T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI"

Transkript

1 T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI ESAS NO :2009/191 CELSE NO :16 CELSE TARİHİ : BAŞKAN :KÖKSAL ŞENGÜN ÜYE :HASAN HÜSEYİN ÖZESE ÜYE :SEDAT SAMİ HAŞILOĞLU C. SAVCISI :MEHMET ALİ PEKGÜZEL C. SAVCISI :NİHAT TAŞKIN KATİP :MEHMET ALİ ALTUNKAYNAK Mahkeme başkanı Köksal Şengün ile Üye Hâkimler Hasan Hüseyin Özese ve Sedat Sami Haşıloğlu ndan oluşan mahkeme heyeti tarafından tarihli oturum açıldı. Tutuklu sanıklardan İbrahim Özcan, Levent Ersöz; Fatih Hilmioğlu, Ersin Gönenci, Adil Serdar Saçan, Mehmet Haberal ve Mustafa Dönmez dışında tutuklu sanıklar cezaevinden getirildi. Bağsız olarak huzurdaki yerlerine alındı. Tutuksuz Sanıklardan Tanju Güvendiren, Muhittin Erdal Şenel, Emin Şirin, İlyas Çınar, Noyan Çalıkuşu, Yüksel Dilsiz ile bir kısım sanıklar müdafileri sanıklar Mehmet Şener Eruygur, Hasan Atilla Uğur, Rıza Ferit Bernay Müdafi Av. Zeki Aksoy, Av. Filiz Esen, sanık İlyas Çınar müdafi Av. Hanife Çakmak, sanıklar Tuncay Özkan, Adil Serdar Saçan, Birol Başaran, Hüseyin Vural Vural, İlyas Çınar müdafi Av. Celal Ülgen, sanıklar Erdal Şenel, Mustafa Koç müdafi Av. Serkan Günel, sanık Gürbüz Çapan müdafi Av. Özlem Durdağı, sanıklar Tuncay Özkan, Mesut Özcan ve Hüseyin Nazlıkul müdafi AV. Gizem Öcalan, sanık Mustafa Özbek müdafi Av. Aydın Akpınar, sanık Hüdai Ünlüer müdafi Av. Osman Topçu, sanıklar Tanju Güvendiren, Gürbüz Çapan müdafi Av. Şener Atılgan, sanıklar Yalçın küçük, Taylan Özgür Kırmızı, Muhammet Sarıkaya müdafi Av. Hüseyin Fatih Demir in geldikleri görülmekte huzurdaki yerlerine alındı. Açık yargılamaya devam olundu. Durmuş Ali Özoğlu hakkında 5 celse duruşmaya gelmeme kararı verilen, sanık Durmuş Ali Özoğlu nun bu oturumda hazır olduğu görülmekte CMK nın 250/2-f maddesi gereğince gıyabında yapılan işlemler kendisine izah edildi. Mahkeme Başkanı: Yokluğunuzda iddianamenin bir bölümü okundu. Birde Hasan Atilla Uğur un sorgu ve savunması tespit edildi. Bu tespit sırasında sizinle ilgili herhangi bir beyan ve belge ileri sürmedi, bunları dilerseniz sizin veya vekilinizin talebi halinde katılmadığınız duruşmalar ile ilgili tutanakları da talep etme hakkına sahipsiniz. Anladınız? Sanık Durmuş Ali Özoğlu: Anladım efendim, teşekkür ederim. SANIK HASAN ATİLLA UĞUR MÜDAFİ AV. ZEKİ AKSOY SAVUNMASINDA: "Efendim 2. iddianamenin Mart ayında kabulünden bu yana yaklaşık 8 aylık bir süre geçti ve önceki hafta itibariyle nihayet sanıkların sorgu ve savunmalarına başlayabildik. İlk olarak ta müvekkilim Hasan Atilla Uğur un sorgu ve savunmasını yaptık, şimdi her 2 iddianamede ki toplam sanık sayısı 108 bu tempoyla hesaplama yaptığımızda yaklaşık sanıkların sadece sorgu ve savunmalarının alınması dahi, yaklaşık olarak en az iyimser bir tahmini 1,5 yıl sürecek belki 2 yıl sürecek. Ben bu iddianameleri klasörleri incelerken nasıl bir savunma hazırlayalım diye hep düşünürken, aklıma sürekli olarak gelen konu şuydu, İddianamelerde somut bir suç isnadı yok. Buna konulan somut bir delil yok. Hukuki fiiller ile

2 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:2 ilişkilendirilen deliller yok. Bu sanıkların savunma yapmasını gerektirin herhangi bir hususta yok. Kendimce bu dosya kapsamında yapılabilecek en iyi savunma esasen her bir sanığın kalkıp söz alıp biz buradaki, tutarsız çelişkili iddiaların hiç birini kabul etmiyoruz demesi, en uygun savunma olurdu diye düşünüyorum. Halende aynı şeyi düşünüyorum, ancak iddianame o şekilde hazırlanmış ki, insanları karalama, onları itibarını zedelemeye yönelik doğrudan suçla ilgisi olmayan her türlü şey, iddianamede doldurulmuş. suç yok ama bu kadar haksız iftira niteliğindeki beyanlar var. Sanıklar da insan doğası gereği buna sessiz kalma, kalamıyor. Haklı olarak söz alacak ve çok detaylı olarak burada belki günlerce sürecek savunmalar yapacaklar. E bu durumda ne oluyor? Süreç yargılama süreci uzayacak. Arkasından sayın savcılarımız çapraz sorguda her bir sanığa kimin tanıyıp tanımadığı, kaç yıldır tanıdığı, kaç defa telefonla görüştün? Diye sorular soracaklar. Özel hayatlarını irdeleyecekler, sanıklarda yine bu şekilde bunlara cevap verecek ve yargılama bu şekilde, bu davayı kurgulayanların istediği şekilde devam edip gidecek. Ya buna karşı yapılabilecek bir şey yok. Keşke her bir sanık ve bizler müdafiler olarak kalkıp söz alıp, birer ikişer cümleyle savunmalarımızı yapsaydık. Bütün sanıkların sorgu ve savunması bir hafta bilemediniz iki hafta içerisinde bitseydi. Bundan en fazla yarar görecek olan yine sanıklar olacaktı ama yargılamanın işleyişi bu davanın kurgulanışı buna el vermiyor. Herkes kendince uzun savunmalar hazırladı, bende kendimce uzun savunma hazırladım ve onu arz edeceğim. Bu operasyonu düzenleyenlerin isteyenlerin, istediği şekilde bir savunma yapacağım belki ama bu aşamada yapılacak başka bir şey yok. Ben bu savunmayı hazırlarken hep şunu düşündüm, geçmişten günümüze ülkemizin geldiği hale bakıp bu ülke nasıl bu hale geldi diye düşündüm ve bu sorunun cevabını araştırdım. Bu sorunun cevabı esasen bu davanın gelişimiyle de çok yakından ilgiliydi. Şimdi iddianameye baktım karşımızda bize sunulan hayali bir örgüt var, bu örgütün yeniden yapılandırıldığını iddia edildiği tarihte 1999 olarak yazılmış senesine döndüm, 99 dan bugüne ülkemizde bu davayla ve ülkenin genel gidişatıyla ilgili olabilecek önemli olayları, alt alta kronolojik olarak yazdım ve bundan kendimce bir çıkarımda bulundum. Yani, burada ki her bir sanığın bu davayla ilgili genel bir düşüncesi var, kendilerince de büyük ölçüde haklılar bunun bir kurgu, bunun bir planlanmış önceden planlanmış bir dava olduğu yönünde. Bende kendimce bu tespit ettiğim hususları şimdi birazdan size bir Powerpoint sunum şeklinde aktaracağım. Ancak bu sunuma geçmeden önce yani bu dava ile ilgili olarak dışarıda da yaratılan ve iddianamenin genelinde de yazılan husus şu, biz sözüm ona Türkiye de ilk defa, darbe girişimi yargılıyoruz iddianame ne diyor yılları arasında her nedense kimsenin hissetmediği, fark etmediği bir ülkede bir darbe girişimi olmuş bizde bunun sorumlularını, faillerini burada şu an yargılıyoruz. Yıllarca da yargılayacağız belki 5 yıl 10 yıl sürecek 15 yıl sürecek. Bu yargılama sonucunda belki heyet olarak toplanıp en vereceğiniz bir karar olacak, deliller toplanacak, değerlendirmeler yapılacak en son aşamada. Bu aşamaya geçmeden önce efendim, belki sorgu ve savunmalar alınmadan önce sizin heyet olarak kendinize sormanız gereken bir soru var. tüm sanıklarında kendi kendilerine sormaları gereken soru var. Esasen bu iddianamelerde bir suç var mı? Şimdi bu insanları yargılayacağız, sorgulayacağız aylarca, yıllarca belki tutuklu kalacaklar ama, en sonunda sormamız gereken şeyi en başta sormamız lazım. Bu iddianamelerde suç var mı? Ben sunuma geçmeden önce kendimce çok, bu soruların cevaplarını efendim, buradaki tüm sanıkların ve avukatların yapacağı sorgu ve savunmalardan daha önemli ve daha öncelikli olduğunu düşünüyorum. Yani bu soruları da şu an yazdım cevabını da hemen sizinle yani burada kendi görüşlerimi açıklamayacağım. Esas itibariyle bu soruların cevaplarını, meslektaşım Filiz hanım savunmasında gayet güzel net ve ayrıntılı bir şekilde açıkladı. Bu soruların cevaplarını tüm sanıkların sorgu ve savunmalarından daha önemli, ve bu soruların heyetinizin de sunumumu yaparken gerekse 2

3 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:3 bu yargılama sürecinde aklınızın bir köşesinde kalmasını istiyorum. Çok basit olarak ya burada bir ceza yargılaması yapıyoruz. Kendime hep soruyorum esasen bu sorunun cevabını burada bir darbe teşebbüsü suçunu icra hareketi nedir sizce? Ben bu soruyu sordum kendime, soruyorum icra harekâtı olmadan suç olması mümkün değil. Savcılarımızın çok önemli bir iddiası var. TCK 311 ve 312 gibi devlet aleyhine işlenen suçlarda hazırlık hareketleri cezalandırılır mı? Siz hiç hazırlık hareketlerini cezalandırıldığına ilişkin bir karar, görüş, yorum duydunuz mu efendim? Veya bir kanun maddesi. Teşebbüs suçlarına teşebbüs mümkün mü dür? Aslında bu teşebbüs değil de bir kalkışma suç tipi itibariyle de teşebbüsün tamamlanmış suç gibi cezalandırıldığı 311,312 de teşebbüse teşebbüs mümkün mü dür? Buda önemli bir soru. Birde iddianamelerde sürekli olarak sorulan bir şey var. TCK da diyor ki, darbeye zemin hazırlama faaliyeti Türk Ceza Kanununda böyle bir suç yok efendim. İddianameler de yüzlerce sayılan işte darbeye zemin hazırladı diye isnatlar var ama böyle bir suç yok ve kendime şunu soruyorum. Bir an için iddianamelerde yer verilen iddiaların doğru olduğun, sunulan delillerin gerçek ve hukuka uygun olduğunu kabul etsek dahi, ortada bir icra hareketinden söz edilebilir mi, diye soruyorum? İcra hareketlerinin olmadığı yerde, kuvvetli suç şüphesinden bahsedilebilir mi efendim, bu insanların tutukluluğuna devamına karar verirken, kuvvetli suç şüphesinden bahsediyorsunuz. İddianamelerde suç var mı? Burada olmayan ve kabule göre dahi oluşmayan darbe teşebbüsünün yargılamasını biz yapıyoruz. Bu soruların heyetinizin kafasını bir köşesinde olmasını arz ediyorum. Başlangıçta dediğim gibi kendime 1999 yılını referans aldım başlangıç tarihi olarak. Çünkü iddianamede diyor ki bu örgüt 99 yılında yeniden yapılandırıldı, hayali örgütümüz 99 yılında şöyle bir baktım 99 yılında seçimler yapılmış. O dönem birinci parti olarak DSP çıkmış. Daha sonrasında DSP, MHP, ANAP lı üçlü bir koalisyon hükümeti oluşturuldu, oluşturuluyor. Tabi ki secim, o döneme de bakarsak 27 Şubat sonrasında ki, siyasi süreç içerisinde ki gelişmeler DSP nin azınlık hükümeti olarak görev yaptığı sırada Apo nun yakalanarak Türkiye ye getirilmesi bu seçim sonuçlarını çok doğrudan etkili ve belirleyici olmuştu. Apo nun yakalanması pek tabi ki başlı başına Türkiye de bir seçimleri çok doğrudan etkileyen önemli bir hadiseydi. Tabi müvekkilim de kendisi bu arada vurguladı, belki müvekkilime atıfta bulunmakta yarar var burada. Apo nun yakalanması çok önemli bir hadiseydi ve bu kişinin sorgulanması ile ilgili çok önemli görevlerden birisi şu an sanıklardan birisi olarak karşınızda oturan müvekkilime verilmişti. Bunu da anti parantez belirtiyorum. O dönem ki koalisyon hükümeti kendince önemli işler yaptı. Tabi başlangıçta uyumlu çalışan hükümetti, öncelik bir ekonomik istikrar programı uygulamaya başladılar. Avrupa Birliği ile ilgili önemli kararlar aldılar. işte devamında da sayın Ahmet Necdet Sezer in cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili geniş bir uzlaşı oldu. Cumhurbaşkanını problemsiz bir şekilde seçti ülke. Genel 99 da ki siyasi hukuki durum bu. 99 senesinde Fethullah Gülen ile ilgili ve cemaati ile ilgili 28 Şubat sürecinden sonra başlatılan soruşturmalar bir nihai aşamaya geliyor ve kendisi hakkında tutuklanması talebiyle dava açılıyor. Sene 99, tabi bunun öncesinde tutuklanma talebinden önce Fethullah Gülen Amerika ya gidiyor, ve Amerika da kendi yayın organı Aksiyon dergisini mülakatta bulunuyor. Mülakatta Aksiyon un kendisine sormuş olduğu sorular var. Aksiyon diyor ki, o dönemde tabi, kendisi hakkında hazırlanan emniyette bir takım raporlar var. Cemaat bu raporlara karşı oldukça tepkili bakın emniyetin hazırladığı raporlar için ne diyorlar efendim. rapor kelimesinin ayağa düşüren iddialardaki hangi saçmalığı, hangi gülünçlüğü ona ciddi bir soru yönlendirebilirdik ki? Her insanın bir bakışta görebileceği yanlışlıklar ve çelişkiler ile dolu bir resmi raporun, emniyet teşkilatı adına hazırlanması. Devletin üst birimlerine sunulması ve bunun bazı basın yayın organlarına gerçekmiş gibi yayınlanması aklın alabileceği şeyler miydi? O dönemdeki hazırlanan emniyet raporlarıyla ilgili olarak, cemaatin bakış açısı bu. bu dönemde nasıl raporlar hazırlandığını da hep 3

4 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:4 birlikte görüyoruz. Fazla söze gerek yok. Tabi devamında cemaate yönelik kendileri o dönemde bu kendilerine yönelik yapılan işlemlerden mağdur olduklarını iddia ediyorlar. Kendine konjonktüre uygun bir karalama vardır diyorlar. Emniyet içerisinde Fethullahçı bir yapılanmanın olmadığına yönelik iddiaları var. Bu konularda sanıyorum Adil Serdar Saçan bize daha detaylı bilgiler verecektir, emniyetteki yapılanma hakkında. Daha sonra diyor ki, hayali bir örgüt Fethullahçılıkla, Fethullahçı yapılanmayla ilgili olarak bunun tamamen hayali bir örgüt olduğuna ilişkin beyanlar var. kendileri hakkında DGM kararları bulunduğu, bunlardan suçsuz olduklarına ilişkin kararlar aldıklarını, buna rağmen kendileri ilgili soruşturma yapıldıklarından bahsediyor. Şimdi bunları niye yazdık? Bunlar niye önemli? O dönemde cemaat kendisine karşı bazı gerek emniyet içerisinde, gerekse devletin bazı yayın organları, bazı kurumları tarafından haksız bir uygulamaya maruz bırakıldıkları yönünde genel bir kanıları var. Doğru veya yanlış bununla ilgili herhangi bir malumatımız yok. Ama o dönemde buradaki yazılan kendilerinin mağdur edildiklerini her türlü yöntem efendim, bugün kendileri buradaki insanlara uyguluyor. Geçmişten tecrübe kazanmışlar. Tabi geçmişten tecrübe kazanmışlar ama yine bir söz var kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma diye, bunlar belki geçmişte kendilerine bir yanlışlık yapılmışsa bunun 10 katını şu an buradaki insanlara yapıyorlar, hiç çekinmeden. Örneğin çok dikkat çeken bir şey kendisi hakkında soruşturma başlatıldığı dönemde Fethullah Gülen rahatsızlıklı gerekçesiyle Amerika ya gidiyor ve kendisiyle ilgili soruşturma bitene yani kovuşturma da bitene, Türkiye ye dönmesine engel kalmadığı ana kadar da Türkiye ye bir daha dönmüyor. Gerekçe hastalık, orada tedavi oluyor. Peki bu dönemde bu dosya kapsamında rahatsızlanan veya yurt dışına gidip yine aynı şekilde rahatsızlığını ileri sürüp dönmeyen sanıklar var, birçok sanık var. Mesela Bedrettin Dalan var veya buradaki rektörlerimiz var. Onlarla ilgili olarak kendisinin kullandığı ifadeler ve yandaş medyanın kullandığı ifadelere bakarsak efendim. Her türlü ne diyeyim kara propagandayı yapmaktan alı koymuyorlar ama kendilerinin oraya gidip dönmemesinin de hiçbir beis yok. Burada ki çifte standardı da görmekte yarar var. İddianameye bakıyoruz sene 99, ya oradaki siyasi konjonktür bu Ergenekon sözde bu Ergenekon yeniden yapılanmaya gidiyor. 1. iddianamenin 46. sayfasında Ergenekon örgütünün uzun yıllardır ülkemizde faaliyet gösterdiği, 99 yılından sonra sivil açılımlar sağladığı görülmüştür. Arkasında aynı şekilde devam ediliyor, iddianamenin ve iddianamelerin bize söylediği şu; 99 a kadar Ergenekon diye bir örgüt vardı fakat askerlerden oluşuyordu, yani sivil açılımlar sağladığı ne demek? Önceden demek ki askerler ve askerlerin kontrolünde olan bir örgüt vardı. 99 dan itibaren yeniden yapılanmaya gitti bunlarla ilgili belgeler ele geçirdik, tabi hemen akla şu soru geliyor. 99 yılında askerlerden oluştuğunu daha önceden bu kim veya kimler kurmuş? Bu örgüt neler yapmış bu konuda en ufak bir bilgi yok. sadece geçmişte ülkemizde faili meçhul kalmış tamamen açıklanamayan her türlü cinayet suikast ve benzeri karanlık olay bu hayali örgütün üzerine yıkılıyor. Kesin bunlar yapmıştır diye iddianamelerde dolaylı olarak atıflar var. Burada ki temel soru şu, 99 a kadar örgüt bu şekildeydi hayali örgüt 99 yılından niye yeniden yapılanma ihtiyacı hissetti, yani bu da 99 da ülkenin genel konjonktür yapısını biraz önce üzerinde durduk her hangi bir problem yok. Bununda cevabı yok ve iddianamelere cevabı verilmeyen yine çok önemli bir durum var, bu örgütün hayali örgütün 99 ve 2002 yılları arasındaki hangi faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin en ufak bir tespit ve belirleme yok. Bunun 2002 tarihi nerede başlıyor AKP nin iktidar olduğu tarihe kadar. 99 örgüt sözde örgüt yeniden yapılanıyor 2002 ye kadar hiçbir faaliyet yok iddianamelere göre, bu da tabi çok dikkate değer. Şimdi tabi Türkiye nin siyasi konjonktürünü değerlendirirken dışarıdaki gelişmelerden bunu tamamen bağımsız almamızda mümkün değil. O dönemde sıklıkla dile getirilen herkesin artık çokta üzerinde durduğu konu var. Amerika nın büyük Ortadoğu projesi diye de adlandırdı 97 de Bill Clinton açıklamasıyla ile başlayan ne diyor. ABD 4

5 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:5 çıkarlarına dayanan ekonomik sürecin gerekirse silah gücüyle dünyaya egemen kılınması üzerine bina edilen bir anlayış. İşte petrol rezervleri ile hazar bölgesi Türkmenistan, Özbekistan, Kafkasya, Doğu ve Güneydoğunun dünyanın artan enerji talebini karşılayan bölgelerin kontrol edilmesi gerekiyor. Yani büyük Ortadoğu projesi diye adlandırılan şey genel olarak bu. Tabi 11 Eylül saldırılarından sonra, bu proje daha hızlı bir şekilde hayata geçirilmeye çalışılıyor ve bu projenin bir kapsamında Türkiye var Irak ta var ve Irak ın işgali de var. yani bu projenin temel ayaklarından birisi Irak ın işgal edilmesi o dönemde Amerikan hükümeti bunu kafasına koymuş. Tabi Amerika Büyük Ortadoğu projesiyle ne hedeflemektedir üzerinde çok fazla durmaya gerek yok. Herkes bunun az çok ne olduğunu biliyor. İşte bu bölgeleri kontrol etmek şeklinde özetleyebiliriz. Evet, Büyük Ortadoğu projesinin o dönemdeki belki ilk ve en öncelikli hamlelerinden birisi Irak ın işgali Irak ı Amerika nın işgal etmesi gerekiyor. Irak işgal çevresi, işgal planı içinde Türkiye Türkiye nin vereceği bir desteği Amerika nın son derece ciddi ihtiyacı var. o dönemde de sene 2001 Ecevit hükümeti başta Ecevit başbakan, Amerika nın dolaylı olarak hükümetle temasa geçtiği ve Irak ı işgal planından bahsettiği ve bu konuda destek istediği biliniyor. Ne kadar doğru gerçek Ecevit hükümetinin veya Ecevit in kendisinin bu konuda ki beyanı böyle bir işgal planına kesinlikle karşıyız. Biz size bu konuda destek vermeyiz. Bizim dışımızda siz şahit Irak ı işgal etmeye kalkarsanız bizde kendi güvenliğimiz açısından Irak ın kuzeyine gireriz şeklinde bir beyanı oluyor. Ya Ecevit hükümeti ve Ecevit bu işe kesinlikle karşı olduğunu Amerika ya bildiriyor. şimdi Amerika nın Irak ı işgal edeceği kesin, Türkiye nin ihtiyacına, Türkiye nin buna destek olmasına ihtiyacı olduğu da kesin, ama Ecevit hükümetiyle bu işin olmayacağı kesin. Dolayısıyla Ecevit in ve bu üçlü koalisyon hükümetinin iktidardan uzaklaştırılması ve kendi Irak işgal planlarını ve genel olarak büyük orta doğu projesine destek verecek birilerinin Türkiye de iktidara gelmesi zorunlu, tüm plan bundan sonra başlıyor. Ondan sonra derhal Şubat 2001 krizi aniden patlak veriyor. Gerekçe ne bir Milli Güvenlik toplantısında bir Anayasa kitapçığının fazla hızlı bir şekilde fırlatılmasıyla Türkiye cumhuriyet tarihimizin en büyük ekonomik krizlerinden birini sokuluyor. Yani bu gerekçeyle bir ülke ekonomisinin krize girmesi neyle açıklanabilir. Tabi ki mümkün değil. O kiriz de efendim, özellikle yabancı bankaların IMF nin ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının çok büyük katkısı oluyor. Şimdi gibi gelişmekte olan ülkeler nasıl büyür? Dışarıdan sıcak parayı çekersiniz belli süre içinde onlara yüksek faiz verirsiniz ve o sıcak paranın yarattığı bollukla gelişiminizi, büyümenizi sağlarsınız. Türkiye ne zaman büyümüşse cari açık vererek sıcak paraya dayalı olarak büyümüştür. O dönemde de 2001 de de Türkiye o dönemde sabit kur uyguluyordu. Dolar ve diğer döviz para birimlerini sabitlemişti bu yüzden dışarıdan yoğun miktarda sıcak para gelmişti ülkeye ve ülkede büyüme süreci yaşanıyordu. Tabi kriz dış güçler tarafından patlak verildiği anda çok yoğun bir şekilde ülkeden döviz çıkışı başladı, yani 3 günde merkez bankası sabit kurdan sadece 8 milyar dolar yabancı bankalara para sağladı. Arkasından piyasada inanılmaz bir likidite krizi yaşandı. Gecelik faizler yüzde 7 binler 8 binlere çıktı ki korkunç rakamlar merkez bankasının asli görevi efendim bu gibi durumlarda piyasaya para vermektir. Merkez bankası bunun için vardır. Piyasada para biterse merkez bankasında bitmez ve gerekli koşullarla bu parayı verir. İMF o gün efendim merkez bankasına para verdirtmedi. Kesin talimat geçti dedi ki hayır, yüzde 7 bin 8 bin hiç fark etmez piyasaya para vermeyeceksiniz. Piyasaya para vermemesi neticesinde efendim Türkiye de ki bankacılık sektörü, finansal sektör tamamen çöktü. Arkasından biz bankalara el konma süreçlerini yaşadık. Tabi bankalara el konmasında da ilginç bir hikâye var, çok önemli bence detay var. şimdi bu krizleri, bu krizi kendileri çıkardı. Bu krizi kendileri ağırlaştırdı. Daha sonra bankalara el koydurttular. El koymanın şöyle sonucu vardı, bankaya el koyduğunuz zaman tıpkı onu devlet bankası gibi yapıyordunuz. İç dış kredi nereden ne almışsa, yurt dışından 5

6 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:6 diyelim herhangi özel banka ne kadar kredi kullanmışsa el koyduğunuz zaman o krediyi yurt dışından problemsiz bir şekilde ödedik biz, daha sonra hazine olarak. Devletin sırtına yaklaşık 50 milyar dolarlık yük bindirildi. Aynı İMF bugün efendim, yine küresel kriz yaşıyoruz ve verdiği ilk talimat şu, piyasalarda para sıkışıklığı varsa tüm merkez bankaları piyasalara para vermesi lazım. Bizde 2001 in tam tersini yaptırdılar. Bile bile yaptırdılar ve bizde onlara uymak zorunda kaldık. Şimdi 2001 de Türkiye açıkça batırılmak istendi ve batırıldı büyük ölçüde ama aynı Türkiye bugünkü ekonomik, rakamları çok daha kötü ama hiçbir şekilde bu noktaya getirilmiyor çünkü dışarıdan yapılan çok ciddi bir destek var. yani merkez bankasının açıkladığı rakam var, Türkiye de geçen yıl itibaren giren kaynağı belirsiz 20 milyar dolarlık bir para girişi var. buda Türkiye nin birileri tarafından kollandığını gösteriyor. ve bu süreçte tabi Tuncay Güney in yakalanıp gelip emniyette ifade vermesi, işte bu sözde hayali örgütün belgelerini emniyete teslim etmesi orada kendi gönlünce yine bir çok beyanlarda bulunmasıyla ilgili hadise var, 2 Mart bununla ilgili üzerine çok fazla durmayacağım. Yine sanıklardan Adil Serdar Saçan ın bu konuyu bize detaylı olarak açıklayacağını ümit ediyorum. Sadece dikkat çeken bir husus, Tuncay Güney geliyor araba dolandırıcılığı ile ilgili soruşturma kapsamında ama alakasız şeyler söylüyor daha sonra çok belgeler teslim ediyor. Bakın bende şu belgeler de var bunu da almalısınız etmelisiniz diye, şu anki hayali örgütün, hayali belgelerin hepsini emniyete veriyor. Daha sonra bunlarla ilgili olarak bir proje çalışması başlatılıyor, yapanda yine Adil Serdar Saçan bu iddialar ciddi mi, değil mi diye. Ama bir yıllık proje çalışması sonucunda herhangi bir ciddi bulguya rastlanamadığı için proje sonlandırılıyor, sonlandırılma kararı üzerinde ismi bulunan kişi Aykut Cengiz Engin. Şimdi tabi ki, yeni takip ediyoruz. Adil Serdar Saçan ı bu dosyada sanık yaptık. Yani hayati örgüte karşı ilk soruşturmayı başlatan kişi Adil Serdar Saçan olarak gözüküyor ama bu dosyanın sanıkları arasında şimdi projeyi kapatma kararında da imzası bulunan Aykut Cengiz Engin in de sanıyorum sırf bu nedenden dolayı mı dinlemeye aldılar veya buna ilişkin bir teknik takip yapıldı oda işin diğer bir dikkate değer tarafı. Şimdi Tuncay Güney in gelip emniyette ifade vermesi niye önemli bu hayali örgütün tüm belgeleri o dönemde ortaya çıkıyor efendim. Tuncay Güney elinde ne var ne yoksa Ümit Oğuzhan da elindeki bütün belgeleri ilgisi olmadığı halde bakın bizde bu belgeler de var, bu da var, buda önemlidir deyip gelip emniyete veriyor o dönemde. 1. iddianameye göre de, Tuncay Güney in kendisiyle İstanbul emniyet müdürlüğü organize suçlarla mücadele şube müdürlüğünde 2001 yılında yapılan mülakatta evinde yapılan aramada bulunan bir kısım dokümanlar ile ilgili olarak diyor Tuncay Güney in bu belgelerin Ergenekon örgütünün yeniden yapılanmasının bir tasarımı, bir tasarımı olduğunu söylüyor. Sonra kendince iddiaları var. İşte bunu Doğu Perinçek ve ekibi hazırladı şu hazırladı sonra Veli Küçük düzeltti şeklinde birbiriyle çelişen beyanları var. 1. iddianamede yer verilen bu iddiaların birçoğu sonradan savcılık tarafından geri alındı. Doğu Perinçek ve Hasan Yalçın ve Deniz Bilge gibi kişiler tarafından böyle bir hazırlığın olmadığı, Tuncay Güney in beyanlarının iddianameye yanlış geçirildiği anlaşıldı. Şimdi bu hayali örgütün belgeleri o zaman ortaya çıkıyor. bu belgeler gerçekte kim hazırlamış o konuda net bir tespit yok ama birinci derecede sorumlusu ve şüphelisi Tuncay Güney. Tuncay Güney ve Ümit Oğuztan ın içinde bulunduğu o dönemden eskiye dayanan strateji isimli bir dergi var. Ben 1. dosya kapsamında o dergileri almış incelemişsizin anladığım kadarıyla, bende aldım inceledim. O dergiye baktığınız zaman o derginin hazırlanış mantığına orada ki kurgulara, yer verilen olaylara baktığınız zaman, o dergiyi çıkaranların, bu belgelerin hazırlanmasına büyük katkısı olduğunu görmek çok mümkün yani çok kolay. Yani bu belgelerin çıkış kaynağı hazırlanan esas yer Tuncay Güney olduğu çok net görülüyor. Ama Tuncay Güney niye ısrarla bu belgeleri birilerine göndermesi, servis etme ihtiyacı duyuyor. O konuya ilişkin somut bir cevap yok. belgelerin içeriğinde zaten ciddiye alınabilir. Yani böyle bir çok ciddi, 6

7 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:7 örgütün çok ciddi belgeleri denecek herhangi bir şey yok biz iddianamelerde ne diyoruz. Savcılarımız diyor ki, Ergenekon örgütünün Anayasası diye kabul edilen Ergenekon belgesi. Ergenekon belgesinin kendisi bir rapor. Bu son derece devasa örgütün Anayasası olarak kabul edilen belge diyor ki bu bir rapordur, ön çalışmadır, tasarımdır diyor. Ama iddianame diyor ki, bu bir örgütün anayasası. Tabi bu belgenin ciddiye alınır bir tarafı olmadığı için o belgenin vakti zamanında Tuncay Güneye tekrar iade ediliyor ve o tarihte bu tarihe bu hayali örgütün tek bir güncel dokümanı yok efendim. yani bunun bir gerekçesi olması gerekir de Tuncay Güney de ne bulduksa bu örgütün bu hayali örgütün tüm dokümanları belgeleri bundan oluşuyor. Bunun herhalde tek bir açıklaması kalıyor, örgütün tek stratejist teorisyeni Tuncay Güney di, e Güney de da kalktı yurt dışına çıktı, Amerika ya gitti. Örgüt teorisyensiz kaldı ondan sonra bir tek güncel dokümanda oluşturamadı. Bunun tek açıklamamsı bu. 30 Nisan 2001, Taha Kıvanç yani müstear adıyla Fehmi Koru, Yeni şafak ta Ergenekon dan bahsediyor Ergenekon u yazıyor. Yine bu Tuncay Güney de ele geçen rapora istinaden diyor ki. Raporun, rapordan bahsediyor oradan alıntılar yapmış. Raporun, raporu yazanın adı sonunda yer alıyor diye bir ibaresi var efendim. yani Fehmi Koru nun beyanına göre böyle bir rapor bu kim yazmışsa, bunun sonunda da bu raporu yazanın ismi var imiş. Kendisinin de soruldu, sorulmadı onu bilmiyorum, 1. iddianamede. Yani olsa da muhtemelen söylemezde yani kim var, kim yok diye de. Şimdi bizim örgütün temel Anayasası diye aldığımız herkese suç isnat ettiğimiz bak örgüt bunun yapıyor, şunu yapıyor muş dediğimiz temel belge bu rapor, bu tasarım ama bu nasıl olduysa bu rapor, bu tasarım kim ve hangiler yani bu örgütün herhalde bir merkez karar organı bir üst yönetim kurulu olması lazım. Tuncay Güney rapor hazırlayacak, adına rapor denilecek. E kim onayladı? Kim buna karar verdi bizim örgütün temel şeyi budur dedi? Herhangi onunla ilgili bir şey yok. bir rapor hazırlanıyor e tamam bu örgütün Anayasasıdır deniliyor. E bu ne kadar mantıklı? Değil tabi. Daha sonra 12 Mayıs 2001 de Aksiyon dergisi Ergenekon belgelerini yayınlıyor. Ergenekon belgelerinin almışlar kendilerince yorumlamışlar ve ekinde de yayınlıyorlar. Sivil Ergenekon diye. Şimdi yalnız Aksiyon orada yaptığı ilginç bir yorum var, diyor ki Ergenekon teknik olarak faaliyet alanları yurt içi ve yurt dışı olmak üzere ikiye ayrılıyor. Yurtdışındaki çalışmaların bazıları tartışmalı bulunsa bile Türkiye devletinin çıkarları doğrultusunda Balkanlar, Ortadoğu, Kuzey Irak, Orta Asya ülkelerindeki bir çok askeri siyasi ve ekonomik çalışmaların arkasında dolaylı olarak Ergenekon yapılanması var. Vatan menfaatleri doğrultusunda yapılan bu çalışmalara büyük ölçüde kimsenin pek itirazı olamaz. Aksiyon 2001 de bunları diyor. Tabi süreç, mevcut o hükümetin bu dönemde hükümeti o dönemdeki mevcut hükümetin, yıkılmasına Ecevit hükümetinin gitmesine yönelik Amerika nın projesi ve çalışması var. kriz çıkarıldı onunla ilgili gerekli süreç devam ediyor. Ecevit hükümeti sonrasına ilişkin, plan ve hazırlık yapılıyor. Bununla ilgili olarak ta 22 Haziran 2001 de AKP kurduruluyor. Ya AKP nin kuruluşu tamamen Amerika nın Amerika yla bağlantılı ve Amerika nın Ecevit hükümeti sonrası Türkiye yi şekillendirmeye yönelik planının ciddi bir parçası. Bu iddianamede bunun diğer şeylerini göreceğiz. O tarihte 2001 de Aksiyon sıra Tayyip te diye bir başlıkta bir değerlendirme yapıyor. Şimdi kendisi de yeni dönemde iktidarın Erdoğan da olacağının farkında cemaat diyor ki, kendisi fakat bazı flu olduğu kadar şüpheleriyle bakılan yönleri yok değil Erdoğan ın daha birkaç yıl önce söylediği bazı sözlerin mevcut laik sistemin hassasiyet antenlerini her zaman alarmda tutması için yeterli bir sebep. Erdoğan perde arkasında kimleri ne şekilde iddia etti edilmez ama kamuoyu önünde laik düzenin kurallarına göre oynayacağını göstermeli, birilerini rahatlatması için bu gerekli. Şimdi orada tabi ki, şunu ön görmekte yarar var. yani hep bu ana kadar yapılan değerlendirme, bugün içinde yapılan değerlendirmelerde biz cemaat ile AKP nin ve Erdoğan ın çok yakın birbirlerini seven, destekleyen kişiler olduğunu düşünüyoruz. Aslında öyle değil. Cemaatle 7

8 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:8 Erdoğan ve çevresindeki ekip aslında birbirlerini çok mesafeli ve birçok yönüyle birbirinden pek hoşlanmazlar de veya geçmiş dönemde cemaatin doğrudan herhangi bir siyasi partiye ilişkin bir yönelişi de yoktur. Yani bir seçimden önce üyelerine siz gidin şu partiye oy verin şeklinde hiçbir dönemde yönlendirmesi dahi olmamıştır. Ta ki, bu son ten itibaren cemaat ve AKP nin güçlü bir şekilde bu ülkeyi yönetmeye başladığı andan itibaren, her ikisi de birbirine karşı, birbirlerine olan mesafelerini husumetlerini bir kenara koydular ve işbirliği içerisine geldiler ve şu an bu noktada cemaat açıktan bir siyasi partiyi destekliyor. Ama buda sırf koalisyon ortağı olduğu içindir. Bu sürecin böyle devam ettirilmesi için. tabi AKP hazırlanıyor, AKP ne yapılıyor Fazilet o dönemde, ilk önce Refah Partisi süreci var onu yaşadık 28 Şubat süreci, arkasından Refah Partisinin kapatılması süreci yaşanıyor. Daha sonra Fazilet kuruluyor, Fazilette de yenilikçiler diye bir kanat oluşuyor. Yenilikçiler içerisinden Abdullah Gül ve Recep Tayip Erdoğan ın başkanlığında bir gurup bir ayrışma yaşanıyor ve bu ayrışma sürecinden sonra parti kapatıldıktan sonra Adalet ve Kalkınma partisi kuruluyor. Şimdi o zaman şimdi 2. iddianame diyor ki, günümüze gelerek 2008 de yaşadığımız olaylar için Ergenekon un siyasette her türlü müdahalesi vardır. İşte adalet ve kalkınma partisini bunlar bölmeye çalışmıştır. Hakkında açılan kapatma davasını etkilemeye çalışmıştır, MHP yi bölmeye çalışmıştır oradaki şeyi değiştirmeye çalışmıştır. Her türlü bilgi ve beyanat var efendim. Yazıyor işte, Sinan Aygün, şöyle çok ciddi iddialar da var. AKP yi bölme, parçalama faaliyetlerini sürdürdükleri, bu kapsamda AKP milletvekili ve başbakan yardımcısı Abdullatif Şener i istifa ettirerek bir parti kurmayı planladıkları. Yani AKP ye yönelik AKP den ayrılan kim olmuşsa, istifa eden kim olmuşsa her türlü şeyi sözde örgüte mal ediyorlar ve bu örgüt yaptı şeklinde, lanse ediliyor. O zaman ben şunu soruyorum. 99 da Ergenekon vardı belik bu günden daha da güçlüydü arasında bu örgüt ne yaptı efendim? Türkiye nin siyasi, konjonktürü değiştirmek adına, yani DSP, ANAP, MHP koalisyonu dağılmasında Ergenekon un bir rolü olmuş mu dur? Ya bu mantık çerçevesinde olmuş olması lazım. E Fazilet partisi de kapatıldı, Anayasa mahkemesinde görülen bir süreç vardı. e bu süreçte Ergenekon un bir katkısı oldu mu? Ya Faziletin kapanmasında Ergenekon rol oynadıysa, daha sonra da AKP, Faziletin içinden çıktıysa o zaman AKP yi Faziletten ayıranında Ergenekon olması gerekmiyor mu? O zaman biz çok rahtlıkla iddianamelerdeki yazılanlar doğruysa, bu hayali örgütün AKP yi de kurdurduğunu, Fazileti parçaladığını, iktidara hazırladığını söylememiz son derece doğal ve mantıklı. Ama aynı Ergenekon AKP yi iktidar yaptırdıktan sonra 1-2 ay sonra onu devirmek için, sözüm ona faaliyetleri başlıyor bu da tabi açıkta kalan bir soru. Tekrar söylüyorum efendim yılları arasında bu iddianamelerin hiçbir bölümünde bu örgüte atfedilen herhangi bir şey yok. Bu örgüt ne yaptı ne etti, fazilet nasıl bölündü, bunlar niye ayrıldı, nasıl iktidar oldu, bununla ilişkili herhangi tespit ve değerlendirme yok. Şimdi 2001 yılına tekrar dönersek AKP kuruldu ama henüz daha yeni seçimler yapılmadı iktidar el değiştirmedi, 2001 yılından itibaren ülkemizde ulusalcılık hareketleri hız kazanıyor. Henüz ortada AKP iktidarı falanda söz konusu değil. Ama ulusalcılık hareketlerinin temel kaynağı aslında esas itibariyle küreselleşme karşıtlığı krizinin yaratmış olduğu ülkede çok ağır bir ekonomik durum var yaşadığımız büyük bir deprem var. Ve bu süreçte Amerikanın Türkiye ye karşı hasmani tavrı gittikçe artıyor. Avrupa birliğiyle ilgili olarak insanların kafasında çok olumsuz şeyler var. Ve bunu aksiyon bir haber şeklinde yapıyor haber konusu yapıyor 2001 senesinde hangi küreselleşme diye. Bir burada bakarsak bir TV programına atıfta bulunarak MHP li devlet bakanı Abdülhaluk Çay ile işçi partisi genel başkanı Doğu Perinçek in aynı toplantıda bulunduğu ve birbirleriyle son derece yakın fikirler içerisinde olduklarından bahsediyor. Ve küreselleşmenin Türkiye nin savunucuları öylesine kusursuz bir hedef olarak ortaya konuldu ki, sanki sihirli bir değnek gibi dokunduğu her ülkeyi refaha kavuşturacaktı. Türkiye de 80 li yılların ortaları ve 90 lı yılların başı bu hayale 8

9 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:9 inanmakla geçti. Fakat zamanla küreselleşmenin getirdiği olumsuzluklar ortaya çıkmaya başlayınca ciddi hayal kırıklıkları oldu. Türkiye de özellikle sermayenin küreselleşmesi hiçbir omurga koymadan geç izni vermek teslimiyetçe yapımızın bir göstergesi olsa gerek. ve arkasından bir çok ismi yan yana koyup diyor ki, normal şartlar altında birbirinden çok farklı düşünen isimler nüanslarda ayrılsalar bile küreselleşme karşıtlığında birleşiyorlar. Şu an efendim bu iddianameler kapsamında göz altına alınan sanık yapılan şüpheli yapılan herkesin aslında çok bir ortak noktası var belki ulusalcılık ve bunun esas ulusalcı, ulusalcılığa kaynak oluşturan şeyde AKP falan değil. Olması mümkün değil zaten. Esas itibariyle küreselcilik küreselleşme karşıtlığı ve ülkemizin ulus devlet olma yapısına sürdürülmesi inancı. Bunların tek ortak noktası da bu. Şimdi hep diyoruz ya bu insanlar nasıl bir araya gelir ortak nokta, ortak noktaları bu. Ortak noktaları yoksa AKP falan değil. Bu insanlar bir araya geldiğinde AKP zaten yoktu efendim. Ulusalcılık hareketleri başladığında ivme kazandığında da AKP yoktu henüz ortada. Aksiyon o dönemde henüz olaya gayet normal yaklaşıyor. Diyor ki, ya kuvai milliye hareketini gündemine alıyor onunla ilgili yorum ve değerlendirmeleri var. İşte bunların planlarından bahsediyor. O dönemde efendim yapılan önemli bir sempozyum var yani Türkiye nin o dönemdeki siyasi konjonktürü açısından. Sene mart harp akademilerinde Türkiye nin etrafında barış kuşağı nasıl oluşturulur konulu sempozyum. Şimdi 2000 yılından itibaren Türk, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde de Amerika ya ve Amerika nın Türkiye yle ilgili gerçek niyetlerine karşı bir bilinçlilik farkındalık artıyor. Yani Amerika nın Türkiye ye bakışının hiçte dostane ve müttefik anlayış içerisinde olmadığına ilişkin TSK içerisinde ciddi bir bilinçlenme oluşuyor. Ve bu yapılan toplantı da esasen bunun göstergesi. Bu kapsamda TSK bir sempozyum düzenliyor. Konuşan Erol Manisalı ne diyor aynen, hoşlanalım hoşlanmayalım AB kesinlikle Hıristiyan kulübüdür. AB bizim yararımızadır, ancak pazarı ele geçirecekse ulusal sanayiyi bitirecekse bürokrasiyi Brüksel den yönetecekse Kıbrıs, Avrupa ordusu, PKK ve ermeni konularında Türkiye ye taban tabana zıt koşullar ileri sürüp aksi halde olmaz derse beni bölmek istiyor içine almamak için bütün koşulları öne sürüyor derim, diye bir çıkışı var. Erol hoca sanıklarımızdan birisi, söz alan dönemin milli güvenlik kurulu genel sekreteri orgeneral Tuncer Kılınç şu açıklamayı yapıyor. Kendi şahsi görüşlerini açıkladığını söylüyor ama tabi ki kendisi konumu itibariyle şahsi görüşleri olarak kabul etmemiz zor. Türkiye nin yeni arayışlar içinde olması bir ihtiyaç. Bunun da en doğru yöntemi zannediyorum Rusya ile birlikte ABD yi göz ardı etmeksizin mümkünse İran ı da içine alacak şekilde arayış içinde olması. Türkiye AB den hiç yardım görmemiştir. AB Türkiye yi ilgilendiren sorulara menfi bakıyor, devamında şöyle bir öneride bulunuyor, NATO dan çıkalım. Sene 2002 efendim. Milli güvenlik kurulu genel sekreteri Tuncer Kılınç diyor ki NATO dan çıkalım. Türkiye öncelikle stratejik anlamda kimlerle bağı varsa o bağları çözmesi lazım. Sağlam düşünüp uyum konjonktüründe kendi bekası açısından ileriye dönük hangi hedef tehditlere karşı karşıya kalabilir bunları yeniden değerlendirebilmek için ayakları bağı çözmesi lazım. Bu bağlardan bir tanesi NATO dur. Eğer NATO dan sıyrılırsanız ABD nin size bakışının ne kadar doğru olup olmadığını, hayrınıza veya şerrinize olmadığı kararını daha kolay verirsiniz. Bu gün Amerika ya, Amerika Türkiye zaman zaman stratejik dost diye bakıyor. Ama hiçbir zaman dostça davranmıyor. TSK nın 2002 yılı içerisinde Amerika ya olan bakışı bu, daha sonra Tuncer Kılınç ın da tabi sanıklarımızdan olduğunu söylemeye gerek yok. Sene 2002, o dönemin Genelkurmay başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu o dönemde Rusya ya resmi bir ziyarette bulunuyor, daha sonra Hüseyin Kıvrıkoğlu nun da yandaş basın tarafından bu davanın nasıl sözde örgütün bir numarası yapılması yapılmaya çalışıldığını, nasıl içeriye alınmaya çalışıldığını gördük. Onun da geçmişteki bu çıkışlarının hesabı bugün soruluyor. Şimdi TSK nın tabi ki o dönemde Amerika ya olan bakışı değişiyor. Amerika nın dışında yeni bir müttefik arayışı, yeni dengeler arayışı var. İşte Amerika nın 9

10 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:10 buna izin vermesi müsaade etmesi mümkün değil. Türkiye den vazgeçmesi mümkün değil. TSK dan vazgeçmesi mümkün değil. Dolayısıyla buna karşı tedbir alma ihtiyacı hissediyor. Şimdi ikinci iddianamede şöyle bir tespit var yani iddianamedeki belki en önemli tespitlerden birisidir. En dikkat çekici bölümlerden birisi. Burayı okumak istiyorum efendim ülkemizi son yıllarda Avrupa Birliğiyle tam üyelik müzakerelerinin başlaması. Komşularıyla ve ABD başta olmak üzere büyük devletlerle milli çıkarlarımızı gözetecek iyi ilişkiler kurma çabalarının, Ergenekon terör örgütünü rahatsız ettiği şüphelilerin konuşmalarında görülmektedir. Örgüt bir yandan ülkemizi her fırsatta ve sahip olduğu tüm olanaklarla AB ve ABD düşmanlığını körüklemekte öte yandan bunun başarılması için bir aşama olarak gördüğü Rusya yla daha yakınlaşılmasını savunmaktadır. Ya insan kendi kendini bu kadar kolay ve açık ele vermez diye düşünüyorum. Yani bu ibare buraya yazılmaz. Ya bunu yazdığınız zaman bu işin arkasında kimin olduğunu çok rahat ortaya koymuş oluyorsunuz. Bir defa milli çıkarlarımızı gözetecek iyi ilişkiler kurma çabalarının yani bu hükümetin yürüttüğü dış politikanın milli çıkarlarımıza uygun olup olmadığını değerlendirmesini sayın savcılarımız yapılabilir mi? Yani o zaman, o zaman siyaset tartışmamız gerekecektir. Mehmet Ali bey o zaman ermeni açılımı konusundaki görüşlerini kendisine sormamız lazım milli çıkarlarımız gözetiliyor mu gözetilmiyor mu? Bunu yazarsanız bunun sonucu bu. Sadece bu bölüm bile bu işin arkasında kimler olduğunu, neyin amaçlandığını çok net ortaya koyuyor yılı başbakan rahmetli Bülent Ecevit o dönemde rahatsızlanıyor bir hastalık süreci var. O dönemde tabi hastalandıktan sonra kendisini çekilmesi yerine işte Hüsamettin Özkan ın geçmesi vesaire bir çok senaryo konuşuluyor. Üçüncü iddianameye efendim dönemin milletvekili Recai Bir gün aynı zamanda Bülent Ecevit in koruma müdürlüğünü yapan kişi o dönemde. Kendisinin tanık olarak ifadesi alınıyor. Ve tanık olarak ifadesinde aynen Ecevit e karşı başkent üniversitesi hastanesinde ve Mehmet Haberal kaynaklı ne deyim, kasten kasıtlı olarak kendisini görevinden uzaklaştırmaya yönelik senaryolardan bahsediliyor. İddia bu yani bizden buna inanmamız gerekiyor. Şimdi efendim DSP bunu baştan söyledik DSP, ANAP ve MHP koalisyonunun yıkılmasını isteyen Amerika dır. AKP yi iktidara hazırlayan Amerika dır. Ecevit hükümetini dağıtan güç ile AKP yi iktidar yapan güç Amerika dır. Şimdi üçüncü iddianamede Mehmet Haberal, Ecevit e yönelik sağlıkla ilgili spekülasyonlardan dolayı neden suçlanıyor çünkü Amerika kendi suçunu başkaları üzerine atma peşinde. Tıpkı iddianamede yaptığı gibi. Türkiye deki her karanlık işin arkasında muhtemelen Amerikan ve onunla ilgili şeyleri var kullandığı güçler var. Her şeyi buradaki insanların üzerine atıyor. Burada da Ecevit le ilgili hadiseyi Haberal ın üzerine atıyor. Çok basit bir sağlama var efendim. Eğer Haberal la ilgili olarak burada yazılanlar doğru olmuş olsa idi, Haberal burada kesinlikle sanık olarak bulunmazdı. Eğer Haberal burada iddianamenin sanıklarından birisiyse buradaki yazılanlar yanlıştır. Başka bir sağlamaya bile gerek yoktur. Şimdi Tuncay Güney emniyette gerekli bilgi malzemeleri verdiğini söylemiştik. Bu bilgi malzemelerle bir ihbar mektubu ekinde de MİT e gönderiliyor. MİT te kendi içerisinde daha sonra bir çalışma yapıyor. Bununla ilgili çok detaylı üzerinde durmamıza gerek yok. Dönemin MİT müsteşarı kendisine gönderilen bu belgeler için kullandığı ifade şu, MİT bir rapor hazırlıyordu, hazırlamış sonrasında diyor raporda benimde çok saygı duyduğum isimler vardı. Saçma sapan ciddiye alınmayacak iddialarda bulunuyordu. Ancak raporu tutmadım tutamazdım. Yani daha sonra bu raporu gönderme gerekçesini açıklıyor. Yani dönemin MİT müsteşarı Tuncay Güney, o belgeler, yok sözde şemalarla ilgili yorumu bu, saçma sapan ciddiye alınmayacak iddialar. Ama o iddialar birileri tarafından çok ciddiye alınıyor ve çok ciddi bir şekilde kullanılıyor. 2002, 28 Ağustos Hilmi Özkök Genelkurmay başkanlığına geliyor 3 kasım 2002 seçimlerine gidiyor ülke, tabi o süreci yaşadık. Amerika ekonomik kriz arkasından diğer senaryolarla Ecevit hükümetini çok kolay bir şekilde devirdi. Kemal Derviş faktörünü halen o konuda çok net bir 10

11 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:11 çıkarımda bulunamıyorum. Kemal Derviş in bu işte katkısı var mıydı yok muydu, yani onu ondan çok emin değilim. Günahını da almak istemem. Ama 3 kasım 2002 derken seçim kararı alınıyor ve seçim sonuçları çok enteresan AKP yüzde 34 oy ile 363 milletvekili çıkarıyor CHP de sadece yüzde 19 oy alıyor 178 milletvekili çıkarıyor. Kimsenin beklemediği bir tablo esasen. Amerikanın öngördüğü ama bizim içeride beklemediğimiz bir tablo. Tabi bu tablonun böyle olmasına genç partinin çok büyük bir katkısı var. Genç partinin almış olduğu yüzde 7.5 gibi bir oy oranı nedeniyle MHP, DYP barajı aşamayarak o zaman parlamento dışı kalıyor ve meclis tablosu aynen bu şekilde şekilleniyor. Hilmi Özkök ün o dönemde yayınladığı bir 10 kasım mesajı var. En son diyor ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bizi bıraktığı en büyük eseri olan cumhuriyeti başta irticai ve bölücü gayretler olmak üzere her türlü tehlikeye karşı, dün olduğu gibi bugün ve yarında koruma ve kollama azim ve iradesindedir, geçiyorum. Şimdi tabi seçimlerden sonra hemen ilk gündeme gelen konu meclis başkanlığı, meclis başkanlığıyla ilgili tartışmalar var. Tabi AKP nin almış olduğu bu zafer ülkede çok büyük bir tedirginliğe yol açıyor tabi, çünkü AKP ye yönelik çok ciddi endişeler var. Geçmişteki sabıkaları sicilleri her şeyi ortada. Yine arkasından hemen cumhur, meclis başkanlığı seçiminde kim olsun, kim olmasın, eşi türbanlı olsun, olmasın, gibi tartışmalar yaşanırken Bülent Arınç diyor ki, bunun üzerine ben inadına adayım diyor. Şimdi inadına adayım diyor ve seçiliyor arkasından. Arkasından hemen YAŞ kararları gündeme geliyor YAŞ kararlarında yine muhalefet şerhi konma hususu yeni bir gerginlik meselesi. Tabi o dönemi tekrar hatırlarsak, başlangıçta Recep Tayyip Erdoğan milletvekili seçilememişti. Daha sonra CHP nin de vermiş olduğu anayasa değişikliği sonrasında Siirt de yapılan bir yenileme seçimi sonrasında 9 mart 2003 de milletvekili oluyor. AKP nin ilk döneminde de zaten geçmişten gelen sabıkaları ve insanların kafalarındaki kuşkulu bakış nedeniyle hem kendi kendilerini rahat hissetmiyorlar hem de ülkedeki halkın büyük bir çoğunluğu kendilerine karşı mesafeli. Açıkçası bir siyasi meşruiyet sorunu yaşıyorlar. başlangıçta çok ciddi bir şekilde. İlk başta işte ekonomi konusunda bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Biz diyorlar ki İMF siz de yaparız ederiz. Bir iki ay sonra tekrar fikir değiştiriyorlar bakıyorlar ki İMF siz yapabilmeleri falan imkanı da yok, tekrar önceki hükümetlerin uyguladıkları İMF programını aynen uygulamaya devam ediyorlar. Bir taraftan da Avrupa yla ve Amerika yla olan ilişkilerini iyi tutma o yönde yani kendi siyasi meşruiyet sorunlarını Avrupa ve Amerika yla olan iyi diyalog üzerinden çözme yönünden bir strateji geliştiriyorlar. Ancak AKP nin belki de geldiğimiz 2002 den bu yana 2009 a kadar başardığı en önemli şey şu, bizler her seçim sonrası diyoruz ki kendi kendimizi AKP bu kadar şeye rağmen bu kadar oyu nasıl alıyor. Bunun cevabı da şu AKP nin genel olarak diyebiliriz ki halka yardım dağıtma stratejisinde yatıyor. Aksiyon kendisinde AKP ye o dönemde ilk verdiği öğüt şu. Diyor ki, 3 kasım seçimlerinde halk dindar ancak dini siyasete sokmak isteyen bir anlayışa yetki verdi. Yeni hükümetin birinci meselesi ki kuşkusuz öteki Türkiye olmalı. İnsanların açlığından, yoksulluğundan bahsediliyor. Ben aslında ekonomik olarak dinler bu tip düzenlemeler yapmamız gerekiyor ve sonucunda önerdiği şey şu. Halka ulaşacaksınız, halka yardım edeceksiniz, kendi yanınıza çekeceksiniz, yardımı kim ve nasıl yapmalı olarak aksiyon 2002 deki önerisinde deniz feneri modeli. Tabi deniz feneri meselesi ayrı bir konu AKP 2002 den bu yana bazı şeyleri çok iyi yaptı. Yoksul kesime ulaşma onu kendisine bağlama, kendisi ülkede ne yaparsa yapsın, iç siyasette dış siyasette kendi oy tabanını sabit oy tabanını yaratabilme konusunda önemli bir yol kat etti. Bunu da çok basit şeylerle yaptı belki. Yeşil kart uygulamasıyla, sağlıkta yaptı, bedava kitapta yaptı, bedava kömürle yaptı. Cemaatleri kullandı, tarikatları kullandı, kaymakamları hükümetin olanaklarını kendi siyasi partisi yapmışçasına kullandırdı. ve kendince varoş diye tabir ettiğimiz kesimlerde, gecekondularda yoğun bir oy potansiyeli yarattı. 4 haziran 2003 de efendim birleşmiş milletler ikiz sözleşmeleri TBMM de kabul ediliyor. İkiz 11

12 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:12 sözleşmeler konusu da önemli bir konu ama çok kısa üzerinde durmakta yarar var. İkiz sözleşmeler denilen şey şu, birleşmiş milletlerin hazırlamış olduğu iki ayrı farklı sözleşme sosyal siyasal ve kültürel hakların genişletilmesine yönelik. Bu sözleşmelerin birinci maddesi şunu diyor. Bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir. Bu hak vasıtasıyla halklar kendi siyasi, siyasal statülerini serbestçe tayin edebilir ve ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmelerini serbestçe sürdürebilir. O güne kadar Türkiye nin kabul etmediği, kabul edip ama meclisten geçirmediği ikiz sözleşmeler AKP döneminde kabul edilip meclisten geçiriliyor. Bu günler için ilerleyen dönemler için geçiriyorlar efendim bu sözleşmelerinde ileride önümüze nasıl getirileceğini zaman içerisinde yaşayıp muhtemelen göreceğiz. Tabi devamında AKP yeni hemen iktidar olur olmaz tabi kendisini iktidar olmasının sağlayan güçlerin ondan bir beklentisi var, hemen önlerine kuzey ırak meselesi işgal planları ve 1 mart tezkeresi konuluyor. AKP 1 mart tezkeresini başbakanın ve cumhurbaşkanının başbakanın tüm çabalarına o dönemde Abdullah Gül dü ve Tayyip Erdoğan ın tüm çabalarına rağmen meclisten geçirmeyi başaramıyordu. CHP nin burada yapmış olduğu muhalefet çok önemli bir katkısı var. 1 mart tezkeresi meclisten geçmiyor bu konular üzerinde çok durmayalım. Ama Amerika teskerenin reddinden birinci derece TSK yi sorumlu tutuyor. Çünkü tezkere oylamasından önce yapılan milli güvenlik kurulu toplantısında tezkereye ilişkin herhangi bir destek kararı çıkmıyor. Tabi CHP zaten belli CHP başından beri karşı çıkıyor. Ahmet Necdet Sezer in dönemin cumhurbaşkanının yoğun bir karşıtlığı muhalefeti var. Ve genel olarak da ulusalcı olarak adlandırdığımız insanların hepsi o tezkereye o dönemde karşıydı. İkinci iddianame ne diyor. Mustafa Balbay ile hukuki değerlendirmede, ayrıca cumhurbaşkanıyla görüşmeler yaparak cumhurbaşkanının yapacağı atamaları kontrol ve takip ettikleri, Tüm bu faaliyetleri İlhan Selçuk ile birlikte yapıyor olması örgüt içerisinde üst düzey yöneticiler olan İlhan Selçuk un yardımcısı olduğunu gösterdiği, ayrıca sürekli ekonomik sorunlar yaşayan bir gazetenin temsilcisi olarak şüphelinin irtibat halinde olduğu üst düzey bürokratlar ve askeri şahıslar ile devlet yöneticileriyle gazetecilik ilişkisi çerçevesinde yoğun irtibat kuramayacağı, aktif irtibatlarını Ergenekon silahlı terör örgütünün üyelerinin referanslarıyla gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Burada suçlanan kim efendim. Mustafa Balbay mı Ahmet Necdet Sezer mi? Taktiri size bırakıyorum. Şimdi burada şunu da belirtmekte yarar var. O tezkere 1 mart teskeresi geçmedi, ama incirlik üssünü biz Amerika ya serbestçe kullandırdık. Hiç hesabını da sormadık. Kuzey ıraktaki yani o uçaklarıyla o bombaları serbestçe yüzlerce binlerce sorti yapıp kullandılar. Bu da yetmedi efendim AKP diyet borcunu ödemek için 1 mart tezkeresinden daha ağır tezkereyi o dönemde Felluce de ırak ın o Sünni bölgesindeki çatışmaların en yoğun olduğu bölgeye doğrudan asker göndermek için meclisten tezkere çıkardılar efendim. Allah tan o dönemde Barzani yle Talabani Türk askeri buraya gelmesin diye karşı çıktı da biz askerlerimizi Felluce ye çatışmaların en yoğun olduğu bölgeye göndermedik. AKP o dönemde onu dahi onu göze almıştı. Tabi dediğim gibi o dönemde AKP hükümetine karşı çok ciddi kaygılar, endişeler var. Üst üste koyduğunuzda hemen meclis başkanı seçimleri, yaş kararları şu bu derken 23 mayıs 2003 tarihi cumhuriyet gazetesi manşet, genç subaylar rahatsız, faili burada yanınızda. Cumhuriyet gazetesi haberde askerlerin ülkenin gidişenden genel olarak rahatsız olduğu şeklinde bir beyan var alt kademe askerleri. İkinci iddianame diyor ki, cumhuriyet gazetesi cumhuriyet çalışma grubu çerçevesinde, cumhuriyet çalışma grubunun aralık 2003 tarihinde dönemin jandarma istihbarat başkanı emekli tuğgeneral Levent Ersöz ün talimatıyla istihbarat başkanlığı bünyesinde istihbarat yönetim şube müdürlüğü adıyla kurulduğu anlaşılmaktadır. Öncesinde de diyor ki, genç subaylar rahatsız haberini yaptıranda cumhuriyet çalışma grubudur. Şimdi iddianamede ki şöyle bir şey. İddianameye göre 23 mayıs 2003 tarihli genç subaylar rahatsız haberini yaptıran cumhuriyet çalışma grubu efendim. Aynı iddianame 12

13 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:13 diyor ki cumhuriyet çalışma grubu aralık 2003 tarihinde kurulmuştur. Şimdi o zaman aralık 2003 mayıs 2003 geriye dönüp mü yaptırdı yani buradan çıkan sonuç şu Ergenekon yer mekan ve özellikle zaman tanımayan bir örgüt efendim. Mustafa beye de sormayı, yani merak ediyorum esasen şu anda kendisi haberle ilgili şu anda ne hissediyor ne düşünüyor. Yaptığı koşullarla geldiği nokta itibariyle şuan ki yansıması şeyi. Kendi savunmasında eminim bunu da alırız kendisinden. Yıl 2009 jandarma genel komutanının resmi yazısı efendim. Jandarma genel komutanlığı bünyesinde 2003 ve 2004 veya başka bir dönemde cumhuriyet çalışma grubu adında bir grup oluşturduğuna dair, oluşturulduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunamadı. Genel komutanlık aynen bunu söylüyor. Ama biz bu beyana itibar etmiyoruz efendim. Bu iddianameleri hazırlayanlar bu itibarlara itibar, bu yazılanlara itibar etmiyor. resmen jandarma genel komutanlığının yalan söylediğini yalan söylemiş olabileceğini düşünüyorlar. Kendilerine göre bu iddianameler hazırlanırken dayanak tuttukları itirafçılar eski PKK lılar her türlü insan doğruyu söylüyor, ama jandarma genel komutanlığının resmi yazısına itibar edilmiyor. Yıl 2009 genelkurmay eski başkanı, dönemin Genelkurmay başkanı Hilmi Özkök, cumhuriyet çalışma grubunun eylem ve faaliyetlerinden haberdar değilim. Jandarma genel komutanlığı bunu söylüyor, dönemin Genelkurmay başkanı bunu söylüyor ama iddianamelerde buna itibar edilmiyor. Taktir sizin. Şimdi tabi tezkere falan olayları yaşanıyor. TSK ile Amerika arasındaki mesafe gittikçe açılıyor,tezkere, Amerikanın TSK dan daha sorulacak hesabı bitmiyor, yani akabinde çok kısa sürmüyor zaten 4 temmuz 2003 te kuzey ırakta çuval geçirme olayını yaşıyoruz. Olay hepimizin malumu, çok ciddi bir infial uyanıyor. O dönemi bende hatırlıyorum. Bende dehşete düşmüştüm yani askerlerimizin peşmergeler ve Amerikalılar tarafından öyle çuvala kafalarına çuval geçirilip götürülmesi bir vatandaş olarak beni inanılmaz üzmüştü. yani ülke olarak çok sert bir tepki bekledim yani başbakandan, hükümetten Amerika ya karşı haddini bildiren başbakana söylenen şuydu, bu konuda bir nota vermeyecek misiniz? Cevabını çok iyi hatırlıyorum ne notası veriyorsun, müzik notası mı bu kardeşim diye çıkışmıştı. Şimdi iddianamede yazılan milli çıkarlarımızı gözeterek dış siyasi dış politika yapma bu olsa gerek herhalde yani iddianamede öyle yazıyor ya. Hükümetimiz milli çıkarlarımızı gözeterek dış politika yapıyor. Böyle bir olayda ne veriyorsun müzik notası mı, şeklindeki beyanı da bu politikanın devamı diye anlamak gerekiyor. Çuval olayı ile ilgili çok fazla üzerinde durmak gerek yok, nedenleri de çok açık yani Amerika nın TSK ya olan bakışı da çok açık, hükümetin ABD ile olan ilişkileri de çok açık. Hükümetin çuval olayına neden tepki vermediği de çok açık. Hükümetin çuval olayından bırakınız üzgün olduğunu veya üzülmesini bir yönüyle sevinmiş olduğunu düşünmemiz bile çok makul ve mantıklı. Çünkü zaten hükümetinde TSK yla bir hesabı var. Amerika nın da bir hesabı var. Dolayısıyla hiçbir tepki verilmiyor. Ne gariptir ki, tam çuval olayından 6 gün sonra efendim sadece 6 gün sonra Tuncay Güney inle ilgili olarak MİT te hazırlanan rapor Genelkurmay başkanına gönderiliyor. Sadece 6 gün sonra. Muhtemelen denilen şu Genelkurmaya ve TSK ya siz bu konularda Amerika veya diğer konularda öyle çok fazla ileriye gitmeyin ve yapmayın bakın elimizde sizin hepinize karşı kullanabileceğimiz güzel bir hazırlığımız var sesinizi çıkarırsanız gerektiği anda düğmeye basar sizinle ilgili operasyonları da yaparız şeklinde Genelkurmaya herhalde muhtemelen gönderiliş amacı bu benim aklıma başka bir şey gelmiyor. Çünkü MİT e bu belgeler bir yıl önce gelmişti bir yıl niye bekletti bunun bir cevabı yok. Bu bildirimin neden sadece Genelkurmay başkanlığına yapıldığına ilişkin bunun da bir cevabı yok. Madem bu iddialar son derece ciddidir Tuncay Güney in şeyleri başbakana niye o dönemlerde aynıları gönderilmedi bununda bir cevabı yok. Bu olmayan cevaplardan çıkan tek mantıklı yorum bu. MİT in içerisinde hazırlandı ve Genelkurmaya gönderildi. Bakın sizlerle ilgili elimizde böyle bir silah var ve biz bu silahı oluşturduk günü geldiğinde istediğimiz zaman size karşı kullanacağız. O yüzden fazla sesinizi çıkarmayın. Tek olayın 13

14 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:14 tek mantıklı açıklaması bu. Daha sonra 2003 yaş kararları yine Tayyip Erdoğan şerh falan düşüyor yani, tabi TSK yla olan gerginlik sürekli olarak ve artarak devam ettiriliyor. Başbakanlık müsteşarı atanıyor. Başbakanımızın müsteşar tercihi de aynen şöyle daha önce de söylediği şu Türkiye cumhuriyetinin başlangıçta ortaya koyduğu bütün temel ilkeleri, laiklik, cumhuriyet ve milliyetçilik gibi birçok ilkenin yerini daha çok katılımcı daha ademi merkeziyetçi daha Müslüman bir yapıya devretmesi zorunlu olduğunun ve artık bunun zamanının geldiği düşüncesini taşıyorum diyen Ömer Dinçer i başbakanlık müsteşarı yapıyor. Ve ondan sonra ve bizlere bu cumhuriyetin temel niteliklerini savunan onlardan endişe duyan insanlara şu deniliyor, siz niye irticayla ilgili tehdit algılaması içerisindesiniz. Tabi hükümet hemen işe koyuluyor. Şimdi bu cumhuriyetin efendim bu cumhuriyetimizi, Atatürk cumhuriyetini ayakta tutan temel bazı kurumlar var temel bazı değerler var. bunlar ben cumhuriyetin üç sac ayağı da diyebiliriz. Bunlardan birisi yargı, yargımız her şeye rağmen yargımız. İkincisi üniversitelerimiz. Üçüncüsü de yani belki çok doğru gelmiyor ama Türk Silahlı Kuvvetleri her şeye rağmen. Bu üç kurum bir çok yönüyle yani cumhuriyeti, cumhuriyetin ayakta durmasını sağlayan temel yapılanmalar. Geçmişte yaşadığımız altı yedi yıl içerisindeki tüm odaklanmalar bunun üzerinde TSK üzerinde, üniversiteler üzerinde, ve yargı üzerinde yapılan her şey bunlar üzerinde planlanmış ve bunlar üzerinde kurgulanmış. Tabi ki bu yetmiyor bu süreci devam ettirebilmek için de operasyonu sağlıklı yürütebilmek içinde bir medya desteği gerekiyor. Bunun ne şekilde sağlandığını şimdi burada göreceğiz. O dönemde hemen başlıyor aksiyon Kemal Gürüz le ilgili haber yapmaya. Eleştirmeye, YÖK üzerine her türlü şeyler yapılıyor. Kemal Gürüz şu an sanıklardan birisi. AKP o dönemde hemen YÖK e karşı bir operasyona girişiyor. Yeni bir yasa taslağı hazırlıyor. YÖK ü kendi himayesine almakla ilgili çalışması var. Üniversitelerin buna karşı bir tepkisi var. O dönemde jandarma genel komutanlığında rektörlerle bir toplantı yapılıyor. Tarih 19 eylül anladığımız kadarıyla o toplantıda bilgilendirme toplantısı. Yıkıcı, bölücü, bölücülüğe karşı öğrencileri korumak amacıyla yapılacak işbirliği konusunda bilgi alışverişinde bulunulduğu, bulunulmuş. Öğrencilere öğrenim bursu temini, örnek köy planlamaları, çocuk suçlarını önleme, ağaçlandırma, çevre koruma, orman yangınlarını önleme gibi projeler ve üniversiteler bölgesinde emniyet asayiş ilişki yapılacak işbirliğine ilişkin konular konuşuluyor. Toplantının konusu genel çerçevesi bu, sonrasında da bir yemek yeniliyor bu toplantıda. İddianameye göre bu toplantıda öyle bir toplantı olarak adlandırılıyor ki, son derece gizli bir toplantıydı planlı bir toplantıydı, örgütün faaliyetleri çerçevesinde yapıldı ve rektörler o kadar ileriye gitti ki bazıları Kubilay yani toplantı sırasında rektörün Kubilay olmaya hazır olduklarını söylediği dahi ibaresi yer alıyor. Üçüncü iddianamenin sayfa 35. sayfasında aynen şu ibare yer alıyor. Özden Örnek in notlarına istinaden Özden Örnek 6 aralıkta bir not tutmuş sözde. Bu notta diyor ki, bu planında hayata geçirildiği plan gereği jandarma genel komutanlığında rektörlerle bir toplantı düzenlendiği, bu toplantıda hükümetin icraatlarıyla irticai konuların konuşulduğu toplantı sırasında rektörün Kubilay olmaya hazır olduklarını söylediği. Şimdi iddianame diyor ki Özden Örnek iki veya üç gün aralıklarla not tutuyordu. Notun tarihi 6 aralık. Bu tarih, yine bu tarihlerle ilgili olarak yine bir çelişkiler var. Notta yazan tarihle toplantının yapıldığı tarih birbirini tutmuyor. Yani oradaki o plan gereği olduğu yapıldığı söylenen tarih o tarihle birbirini tutmuyor. Burada yine defaatle söylenen ve özellikle her bir iddianamede bu rektörlerin Kubilay olmaya hazır oldukları yönündeki ibare, şimdi böyle bir ifade geçmemiş. Oradaki buradaki insan, burada katılan rektörlerinde ibare şey beyanları var. Böyle bir ifade geçmemiş ama ben yinede şunu önemli görüyorum. Kubilay olmaya hazır olma meselesi niye bu kadar önemli efendim birilerini niye bu kadar rahatsız ediyor. Ya oradaki insanlardan birisi Derviş Mehmet olmaya hazırız deseydi, rektörlerden birisi biz bundan memnun mu olacaktık. Ya Kubilay kim, ya biz devrim şehidi diye biliyoruz ama 14

15 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:15 başka bir kişi miydi? Yani iddianame düzenlenirken Kubilay olma meselesine bu kadar yoğun bir şekilde durulmasını da ben kabul edemiyorum. Buradan çok büyük çıkarım yapılmasını da kabullenemiyorum. Her neyse o dönemde tabi AKP nin YÖK le ilgili üniversitelerle ilgili planlarına karşı bir çok protestolar yoğun protestolar yaşanıyor. O dönemde düzenlenen yine bir miting var Ankara da rektörler yürüyor, bu meşhur, ordu göreve, pankartlarının taşındığı, Şimdi her bir olayı yaşandığı dönemdeki siyasi konjonktüre göre değerlendirmemiz lazım. O yoğun endişe içerisinde düzenlenen gösteride kim olduğu belirsiz bir iki kişi ordu göreve diye bir pankart açıyor daha sonra bu kişilerin de ne olduğu kime hizmet ettiği de belirleniyor. Ondan sonra sürekli olarak bakın bu rektörlerin hepsi darbe yanlısı o toplantıda da ordu göreve başlıklı bir pankart açılmıştı diye ta o günden bu günü iddianamelerde elli yüz defa aynı şeyi tekrarlanıp tekrarlanıp duruyor. Aksiyonda çünkü aynı şeyi söylüyor. Bu miting sonrasında aksiyon aynen şunu diyor, ordu göreve pankartlarını açmak tek kişinin düşünüp yaptığı bir eylem değildir. Atatürkçü bir kuruluşun organizasyonunda gerçekleşen yürüyüşe onlarca dövizle birlikte açılmıştı. Öylesine belirgin ve kışkırtıcıydı ki, bir tane değildi. Yani önceden planlanan hazırlanan yapılan prova edilen bir eylemdi. Her darbelerde de üniversiteler vardır diye devam ediyor. Ya hedefte üniversiteler var. O dönemden itibaren üniversitelere rektörlere yönelik çalışmalar yoğun planlı ve sistemli bir şekilde devam edip getirilmiş de yeni şafak, 2003 teki yapılan mitingi 2009 da yeni şafak şöyle yorumluyor. Ordu göreve pankartının açıldığı 2003 deki cumhuriyet mitinginin Ergenekon organizasyonu olduğu ortaya çıktı. Rektörler önde yürüdü. O dönemde bir yasaya karşı son derece makul demokratik bir tepki 6 yıl 7 yıl sonra geriye dönüp bu şekilde malzeme konusu yapılıp insanlar bu şekilde suçlanıyor. Ve yeni şafaktaki yazılan haber içeriği aynen tamamen birebir iddianameyle benzer nitelikte. Şimdi aksiyon tabi durmaya devam etmiyor. Aksiyon durmaya devam etmiyor. Diyor ki hocalarla işi üniversitelerle işi bitmedi daha son tezleri son tezleri darbe. Yine bu toplantıya atfen bazı isimlere yer veriyor işte bu toplantıya bunlarda katılmıştı yürümüşlerdi Kemal Gürüz, Kemal Alemdaroğlu ve Nur Serter gibi hocaların oynadığı rolü şimdi çok daha geniş bir hocalar grubu oynamaya başladı diye de ordan üniversiteler hedef alınıyor ve isim isim veriliyor. Burada tabi Kemal Gürüz sanıklarımızdan, Kemal Alemdaroğlu birinci iddianamenin sanıklarından, Nur hocada milletvekili olduğu için sanıklar arasında bulunamama şansını mı deyim, sahip olmuş. Şimdi o dönemde AKP nin üniversitelere karşı yürüttüğü sistemli plan bu şekilde devam ediyor. YÖK le ilgili çalışmalar çok el vermeyince bu sefer tek tek rektörleri hedef almaya başlıyorlar. İlk hedef Yücel Aşkın, Yücel Aşkın la ilgili olaylar yaşanıyor, hakkında iddianameler düzenleniyor işte Yücel Aşkın a karşı yapılanlara ilişkin YÖK ün yayınlamış olduğu bir bildiri var. Aksiyon diyor ki bu bildiri hukuka aykırı ve Sami Selçuk tan bir röportaj alıyor ve Sami Selçuk diyor ki YÖK sivil itaatsizlikte bulundu, kendince değerlendirmesi o. Aksiyon Sami Selçuk için aynen şunları söylüyor. Sami Selçuk hukuk adamı sıfatını en fazla hak eden isimlerden birisi yargının ve bağımsızlığın ve hukukun üstünlüğünü savunuyor yıllardır. Demokrat çıkışlarıyla tanınıyor. Aksiyon bu haberde Sami Selçuk u taltif etmiş övmüş. Aynı Sami Selçuk efendim bu davayla için ne diyor, Ergenekon diye bir dava yoktur bu bir siyasi. nedir cumhuriyet Türkiye cumhuriyeti hükümetine karşı başkaldırı ve suçu ve davası vardır. Davanın hukuki adı bu. Siyasi adıysa Ergenekon. Demek ki davayı siyasallaştırma daha işin başında ona Ergenekon adını koyanda başlamıştır. Dava diyor başından kirletilmiştir. Bu davayla ilgili hukuki yanlışlıklara değinenleri davayı sulandırmak isteyen ordu yanlıları, bulanıklıkları dile getirmeyenleri ordu karşıtı diye göstermek karalamak çok sığlıktır, diyor çok kez yazdım diyor. Böylesine sığ bir anlayış olsa olsa hukuk bilincinin bulunmadığı toplumlarda görülür. Gizlilik çok önemlidir diyor ve gizliliğin ihlal edildiğinden bahsediyor. El koyma ve gözaltının son çare olduğunu söylüyor ve ancak buna uyulmadığından söz ediyor. Ve en önemlisi diyor ki dedikodu kanıt 15

16 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:16 değildir. Mahalle kahvesi konusu olabilir. Ama iddianamelerin dayanakları arasında yer almaz alamaz. Yasa olayları ayrıntılarıyla anlatır demiyor bilinçli olarak kanıtlarla ilişkilendirilerek açıklanır diyor. Anayasal düzene karşı suçları bizzat savcılar soruşturmak zorundadır kolluk ifade alamaz. Sami Selçuk un Ergenekon davasıyla ilgili yorum ve görüşleri bu. Adli yıl açılış töreninde de Yargıtay başkanımız efendim bu sözlere aynen katıldığını beyan ediyor. Hükümetin rektörlerle ilgili planları tabi bitmedi daha sonra tek tek onları hedef aldığını söylemiştik. Bu sefer samsun 19 mayıs rektörü hakkında mecliste bir meclis araştırma komisyonu kuruluyor bizim diğer müvekkilimiz Rıza Ferit Bernay hakkında o dönemde YÖK ve rektörler üzerinde sistematik bir planlı çalışma başlatılmış. O dönemde çünkü YÖK ün yapısından son derece rahatsızlar. Bu an için bu gün için durum tabi tamamen değişmiş durumda kasımında BDDK da başkan değişikliği yaşanıyor. İşte BDDK başkanını değiştiriyorlar. Şimdi BDDK yı buraya yazmamdaki amaç şu, BDDK efendim bu ülkenin ekonomisi açısından çok önemli. Bankacılık sektörü özellikle çok önemli yıl 9 yıl BDDK verilerine göre yabancı bankaların sektör içerisindeki payı aktifler içerisindeki payı yüzde 80, bu bankaların yabancı hisselerinin aktiflerdeki payı da yüzde 39,4 e ulaşmıştır diyor. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde yabancı bankaların bankacılık sektörü içerisindeki payı yüzde 10 dan fazla değil. Ama biz ülkemizde böyle bir şey hassasiyet göstermedik özellikle AKP döneminde tüm bankalarımızı tüm finans ve bankacılık sektörümüzün yabancıların eline geçmesine izin verdik. Böyle bir gelişmiş Avrupa ülkesi yok efendim. Bizi hep Avrupa birliği uyum çerçevesine atalım diye gösterdiler ama böyle bir düzenleme yok. Daha sonra TMSF başkanlığına Ahmet Ertürk getiriliyor, TMSF neden önemli, çünkü daha sonrasında yapılan Uzan grubu, sabah grubu, Çukurova grubu operasyonlarının hepsi bu günlere yönelik. Medyadaki dönüşüme yönelik. 19 kasım 2003 MİT raporu nihayet başbakana gönderiliyor. Daha evvelden çuval olayından 6 gün sonra Genelkurmay başkanına gönderilmişti. Niyeyse aradan geçen 4 aydan sonra başbakana bu raporun gönderilmesi ihtiyacı hissediliyor. Tabi başbakan bu raporu aldıktan sonra ne yapıyor, ne ediyor, neler yapılıyor. Ne gibi önlemler alınıyor. Ciddiye alınıyor mu. Bu konu herhangi bir şey yok. Tabi ki AKP nin kadrolaşması yine tüm hızıyla devam ediyor. TÜBİTAK ı yazdım, TÜBİTAK önemliydi çünkü sırf TÜBİTAK ı ele geçirmek için özel yasa çıkardılar. Bir defalığına da olsa başbakan tüm bilim kurulu üyelerini atamak için kendi yetkisine aldı yasayla. Sonra tabi anayasa mahkemesi durdurdu ama yine de bu atamayı yaptı. Daha sonra TRT genel müdürlüğüne Şener Şenol Demiröz ü atadı. Bildiğim kadarıyla kendisini bu belediye başkanlığı döneminde kültür işleri başkanı olsa gerek, onu getiriyor. Yani TRT nin bu günkü getirildiği nokta hakkında bir şey söylemeye gerek var mı? Yani tek başına bu Tuncay Güney in TRT de canlı yayına çıkartılması, doğrudan mesela bir çok yetkiliyi özellikle de CHP yi Deniz Baykal ı hedef alan ağır hakaret iftiralarına imkan verilmesi bir devlet kurumunun, devlet televizyonunun yapabileceği bir iş midir değildir tabi. Şimdi o dönemde tabi yaşanan bütün bu hadiseler Türk toplumunda Amerika ya karşı olan endişe ve korkuları gittikçe artırıyor. Amerikan karşıtlığı arttırılıyor o dönemde öne çıkarılan bir kitap var işte Amerika yla Türkiye nin bir savaşına ilişkin metal fırtına. bu kitap en çok satan kitaplar arasına giriyor. Yabancı gazeteler Türkiye deki paranoyak milliyetçiliğin artığı şeklinde ifadeler kullanıyorlar. Amerika, Türk toplumunun amerikan karşıtlığı giderek yükseliyor ve Amerika buna karşı bir tedbir istiyor. Tedbir istediği kişide kim tabi kendi yönlendirmesinde olan kişiler. Derhal aksiyon bunu bir görev addedip ulusalcı hareketlere karşı yayına başlıyor. İlk haber işte ulusalcıların yeni kızıl elması al Rusya. Bu haberde ulusalcıların hedef ve planlarından bahsediliyor ve eski genel MGK genel sekreteri Tuncer Kılınç ın Avrasya ya yaptığı atfın çok önemli olduğundan bahsediliyor. Daha sonra kim var hedefte cumhuriyet gazetesi ve İlhan Selçuk, cuntanın sözcülüğünü yaptı diye bir başlık. Her devrin cumhuriyeti diye cumhuriyet ve İlhan Selçuk hedef alınıyor. Tabi bu süreçte 16

17 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:17 Türkiye nin AB ile yürütmüş olduğu müzakereler ve sözde demokratikleşme çabaları var. Kıbrıs konusu var, Kıbrıs konusuna hükümetin AB ile ilgili yoğun bir diplomasi trafiği var. Ama o dönemde cumhurbaşkanı Denktaş ın ve içerdeki birçok kimsenin buna karşı duruşu var. Avrupa birliğinin o dönemde Kıbrıs çözülmeden tarih yok şeklinde bir açıklaması oluyor. Kıbrıs ve Avrupa Birliği süreci bir o dönemde AKP hükümeti döneminde bir birine bağlanıyor hiçbir bağlantı olmadığı halde. Önümüze 2004 Nisanında Annan referandumu Annan planı konuluyor. Ve Türk tarafına zorla bir şekilde baskı ile kabul ettiriliyor. Ancak bu plan Rum kesimi tarafından kabul edilmediği için hayata geçirilemiyor. 3. iddianame şunu diyor efendim, örgütün stratejileri arasında bulunan Kıbrıs sorununu çözümsüzlüğe götürmek amacına matuf olarak açıklamalar yaptığı, Şimdi iddianameleri okuduk, yani örgütün sözde belgelerine falan da baktık. Şimdi bu Kıbrıs sorununu çözümsüzlüğe götürmek örgütün stratejileri arasında bunu nerden çıkarmış savcılarımız yani iddianameyi yazanlar? Veya şuandaki mevcut durumun çözümsüzlüğün nitelemesini nasıl yapıyor savcılar? Yani şuan orda bir kuzey Kıbrıs Türk cumhuriyeti var farklı bir devlet var yani bu bir çözüm değil mi? veya iddianameyi hazırlayanlar bunu bir çözüm yolu olarak görmüyor mu? Şimdi bunu dediğiniz zaman Kıbrıs meselesini konuşmamız lazım yani, çözümsüzlük çözümdür falan şeklinde bir konulara girmemiz lazım. Savcılarımıza da şunu sormamız lazım, Kıbrıs taki çözüm ne olmalı? Yani İsviçre modeli olur mu Mehmet Ali bey mesela sizin için veya Belçika modeli midir uygun olan? Yani kantonlara mı bölmek lazım? Yani bunu yazdığınız zaman siyasi işlere girmiş oluyorsunuz. İddianame bir siyasi metin olamaz. Ama her yerinde siyaset var. Bu kişiler diyor ki Kıbrıs ta çözümsüzlük istiyoruz. Belki şuandaki çözüm en iyi çözüm. Belki Kıbrıs problemi şuanda çözülmüş durumda, belki biz kuzey Kıbrıs Türk cumhuriyetini tanıtmaya devam etsek o yönde ilerlesek belki kesin bir çözüm alacağız. Bu doğrudur yanlıştır ama siz bunu tümden tek bir doğru varmış gibi siyasi bir konuyu bir iddianamede dayatma olarak koyabilir misiniz? Veya karşısındaki insanlara siz bir örgüt strateji çerçevesinde bunu diyebilir misiniz? Kime peki fayda sağlamış oluyorsunuz bu durumda bunu derseniz? Biz Yunanistan la Kuzey Kıbrıs Rum kesimiyle nasıl müzakere masasına oturacağız? Kıbrıs taki haklarımızı nasıl savunacağız? Adam demez mi sizin örgütün işiymiş bu yani kendi kendimize bunu dedirttiriyoruz. Söyleyebilecek yani söyleyebilecek fazla bir şey yok. daha sonra iddianame devam ediyor, işte Levent Ersöz albay Hasan Atilla Uğur toplanmışlar Kıbrıs la ilgili politikalar eleştirmişler. Balbay ordan demiş ki, işte psikolojik harekat olarak Atatürk ün üniformalı resmini poster olarak bastırıp cumhuriyet gazetesi ekinde dağıtalım. Müthiş bir suç işlemiş yani Atatürk ün asker üniformalı resmini bastırıp dağıttık mı korkunç. Ya bu böyle yazılmaz. Dağıttınız mı Mustafa bey? Yani varsa icrayı harekete geçtiniz mi onu da bilelim ki, hazırlık hareketi miydi onu da bilelim, İkrar efendim onu da yazalım. Şimdi bu konular çok tehlikeli konular efendim. iddianamelerde siyaset yapılmaz. İddianamelerde siyaset yaptıranlar bakın geçmişte Kıbrıs için neleri söylüyorlar bugün neler söylüyorlar. Bugün Kıbrıs la ilgili herkesin görüşünü şeylerini biliyoruz, aksiyonun cemaatinin de görüşünü biliyoruz yılında aksiyon cemaati ne diyor bakalım Kıbrıs için, bugün Kıbrıs ya yarın burası çok önemli önemsiyorum çünkü okumak lazım. Geleceği Avrupa birleşik devletlerine doğru adım atan Avrupa Birliği artık Türkiye karşısında daha fütursuzca daha rahat ve daha rahat bir kaba dille konuşuyor. Bunun en son en sıcak örneği Avrupa parlamentosunun Kıbrıs konusunda açıklamış olduğu tavırdır. Avrupa Parlamentosu büyük oy ekseriyetiyle Türkiye ya Kıbrıs ya AB demiş bulunuyor. Bunun manası gayet açık. Avrupa Birliğine girmek istiyorsanız Kıbrıs ı vereceksiniz. Fakat bu konuda bu katmerli problemin asıl sebebi dıştan değil içten kaynaklanmakta. Konuşana değil konuşturana bak diyenler haklı. İlkin Türkiye devleti kendi kendini alternatifsiz bırakarak geri dönüşü git gide imkansızlaşana manevra alanı sıfıra yaklaşan bir koridora hapsetmekte, temel şiarı ya AB ya AB olarak özetlenecek 17

18 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:18 olan tam bir ufuksuzluk, vizyonsuzluk, basiretsizlik numunesi olan bu anlayışsızlık, bu anlayış, onun elinde bir koz, hiçbir koz kalmamasına sebep vermekte ve her türlü şantaja tehdide açık şekilde savunmasız hale getirmektedir de bunu söylüyor, daha sonrasında devamında şöyle diyor, madem önemsiz onlar, verip kurtulsun, aktirase Türkiye nin arındırma, şimdi en son buraları okumaya gerek yok, son kısmında şunu söylüyor. Hepsinden önemlisi madem Kıbrıs bu kadar önemsiz bir yerse niçin onlar burayı verip kurtulmayı düşünmediklerini sormuyorlar? Rum tarafına diyor. Yani madem bu kadar önemsiz bizler de bu kadar da önemsiz sayıyoruz, niye onlar verip kurtulmuyorlar diye soruyor. Üst tarafında da gene şey diyor efendim çözümü Denktaş tıkıyormuş diye Denktaş a destek çıkıyor, 2001 döneminde döneminde bunu diyorlar, 2009 da bunu diyorlar. Bu bir siyasettir değişebilir tutarlılıkta yoktur zaten. Bu çizgi değişikliğinin sebebini değişenlere sormak lazım yani bunu bizim yorumlayabileceğimiz bir konu değil. Tabi sonra bu işin bu operasyonda Mehmet Eymür ün katkısı konusunda her zaman yazılan konuşulan şeyler var. O olduğu inanın yani o olduğu yönünde de kuvvetli belirtiler var. O dönemde Mehmet Eymür Aksiyon a konuşuyor. Kendince iddiaları var, işte Özdemir Sabancı suikastında DEVSOL taşerondu, Yeşil gibi 100 tane adam var. Bir CHP milletvekili MİT e bilgi veriyordu. Şimdi geçmişteki yaşanan geniş bahriye Üçok, Muzaffer Aksoy ve Turan Dursun olaylarıyla ilgili kendince spekülasyonlar yapıyor. İşte Apoyla ilgili bir operasyon yapacaklarmış. Bunu cumhuriyet gazetesine haber olarak sızmasını gündeme taşıyor. Bir çok geçmişteki olayla ilgili olarak Mehmet Eymür kendince bir algılama bir sunuş şekli var. Bu sunuş şeklini iddianamede aynen görüyoruz zaten. Yani o dönemde yani bu iddianamelerin kimler tarafından hazırlandığını hangi mantıklarla yönlendirip koordine edindiğini buralara bakarak görmek mümkün. Yani iddianamelerin kaynağı belki doğrudan atıfta bulunsalar daha iyi olurdu ama, Mehmet Eymürler, onun yorumları ve aksiyon dergileri, en sonunda galiba 1.iddianamede müdahil olmak için talepte bulunmuş Mehmet Eymür, Fethullah Gülen efendi 2004 de uyarmış. Türkiye de yeni faali meçhuller olabilir. Ne kadar istikrar o kadar suikast şimdi burda yazmışlar o dönemde aksiyonda, başlık olarak alıyorum sadece içeriği de çok önemli, dost tarikat lideri İhsan Güven in öldürülmesi işte, insan hakları derneği başkanı Akın Birdal a Türk İntikam Tugayı tarafından bir suikast yapıldığı, Necip Hablemitoğlu, Gaffar Okkan; Akın Birdal, Ahmet Taner Kışlalı, gibi olaylara yer veriyor. Bunların demokratikleşmeyi bloke eden eylemler olduğundan bahsediyor. Hedef anti laik, laik çatışması şu bu 33 askerle ilgili Bingöl de taranması olayındaki şüphe, yok Sivas ta madımak otelinin yakılmasında bir şüphe, İstanbul ve Ankara daki Kürt kökenli bazı işadamları ve aydınların birer birer ortadan kaldırılması konusundaki şüphe, o gün Sivas ta neler oldu şeklinde bir soru. Devamında gazi olayları arkasında büyük bir tuzak vardı deniyor. Gazi ve Akın Birdal daki ortak imza, Özdemir Sabancının vurulmasıyla ilgili şüpheler, ya bunları okuyunca efendim iddianameleri okumuş gibi oluyoruz. Ben bu aksiyon dergilerini okudum, iddianameleri okumaya gerek kalmadı. Yani hiç 2 iş yapmaya gerek yok. iddianameler zor geliyorsa daha özet ve daha ham haliyle daha vurucu şekilde iddianamelerde neler yazıyor diye merak edenlere hiç iddianameleri almayalım 5 er 10 ar bin sayfa. Gitsinler aksiyon dergilerini alsınlar, okusunlar, daha kısa yoldan bu işlere hakim olurlar. Birebir aynı çünkü. Burda şaibe yani şaibeli olduğu sürülen her olay birebir aynen iddianamelere aktarılmış ve iddia aksiyonda nasıl yazılmışsa o şekilde aktarılmış. Şimdi AKP nin Türkiye de yaptığı önemli işlerden birisi de bu,tabi bankacılık sektörünü olduğu gibi yabancılara devrettik. Yaptığımız işlerden birisi de buydu. Türk Telekom u özelleştirdik %55 ini kimin aldığını da bilmiyoruz. Arap sermayesi midir yok, kim olduğu da belli değil verdiğimiz kişinin. Her hangi bir gelişmiş ülke var mıdır Türk Telekom tekelini ne olduğu belli olmayan bir sermayeye satsın. Bir tane gelişmiş bir ülke gitsin Fransa ya Fransız Telekom a kaç yüz milyar dolar para teklif etseniz bir Arap gurubuna verir mi o şeyi 18

19 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:19 Fransa? Onu söyleyeceğim bir dönem Amerika da bir liman özelleştirme konusu gündeme gelmişti. Her hangi bir limanın satılmasıyla ilgili, Amerikan kamuoyunda kıyamet koptu. Aylarca o kadar ağır tepki biz dediler bir limanımızı nasıl bir Arap sermayesi bilmem neye verebiliriz. Her şey uygundu. Satışta yapılmıştı, en son başkandan geri döndü. Vermediler, bir limanı sadece tek bir limanla ilgili şeyi konuyu. Biz Türk Telekom un %55 ini üstelik birkaç yıllık karina tuttuk Arap sermayesine veya başka bir sermaye ne olduğunu bilmiyorum ona verdik. Özelleştirmedeki mucize bu, şimdi efendim demiştim bu işin bir medya ayağı var medya ayağının kurulması gerekiyor. Şimdi medya ayağının nerden kurmaya başladı? TMSF den bahsettik o yapılan uzan gurubu, sabah gurubu operasyonlarını da birazdan göreceğiz. Medya desteğine ihtiyaç var medyada bir dönüşüme ihtiyaç var bu operasyon yapılabilmesi için. Yani Türkiye nin götürülmek istenen noktaya götürülmesi için medya desteği şart. Bir iş, star gazetesi, o dönemde TMSF tarafından el konulup daha sonra ilk önce Ali Özmen Safa diye bir iş adamına satılıyor. Daha sonra da Ethem Sancak a veriliyor. Ethem Sancak ın şuan kim olduğunu biliyoruz. ama Ethem sancak eskiden efendim İşçi Partisi üyesiymiş. Ve Tuncay Güney tarafından hazırlanan MİT şemasında ismi olan işadamlarından birisi Ethem Sancak, şimdi ben kendimce şunu diyorum Ethem Sancak işçi partisi olarak işçi partili olarak kalmaya devam etseydi. Yani kendi tırnak içinde sözüyle, Tayyip sevdasına yakalanmasaydı. Bugün Ergenekon sanığı olur muydu efendim? şimdi o zaman geçmişte şemada yer alırsınız işçi partisi olursunuz ama sonradan dönüp Tayyip sevdasına yakalanırsanız bu hukuki af mı oluyor efendim? yani ben Tayyip sevdasına yakalandım geçmişteki bütün suçlarım affoldu diye mi düşünmemiz lazım? Öyle oluyor her halde yani iddianamenin genel kurgusu bu. Şimdi Ergenekon 3 tane iddianameyi yüzlerce belki binlerce klasör var, AKP nin üst yönetimini AKP yi rahatsız edebilecek tek bir belge yok. eklerde de yok. ne bir konuşma ne bir görüşme ne bir belge, ek yok. geçen gün çok detayını da bilmiyorum şimdi hep müvekkilimin sorgusunda da yaptık bazı görüşmelerin kayıt altına alındığından Mustafa Balbay ın veya bazı diğer kişilerin bunlarla ilgili bütün belgeler ek klasörlerde var medyadan geçiyordu Bülent Arınç la da ilgili bir şey varmış kayıt varmış. Hatta Şener Paşayla iyi ilişkilendirilerek verilen öyle bir kayıt var mı yok mu bilmiyorum ama var olduğundan bahisle bunu tekrardan işte iade edildiği ek delil klasörüne konulmadığı şeklinde, yani böyle bir kayıt varsa o kayıt niye konulmuyor efendim? Bülent Arınç siyasi bir kişilik değil mi? madem bu sözde örgütün siyasi partileri yönlendirme amacı ve gayesi var buradaki insanlarla yapılan her şeyi ilgili ilgisiz iddianameye koyuyorsunuz ama konu Bülent Arınç olunca niye iddianameye girmiyor o? Bakalım görelim orda ne var? Yok. Bülent Arınç ı rahatsız edebilecek bir şey vardır o yüzden o iddianame eklerine konulmaz. Medyadaki operasyon devam ediyor bugün gazetesi var şuandaki yandaş medyamızın en ne diyeyim cengaverlerinden birisi, işte koza ipek gurubuna satılıyor. Bugün gazetesinin yayın çizgisi ortada o dönemde Aksiyon tabi önce cumhuriyeti hedef almıştı. Üniversiteleri hedef aldı rektörleri hedef aldı bu sefer şeyi üzerine işçi partisinde Doğu Perinçek i hedef tahtasına koyuyor. Karanlık aydınlık diye bir başlık, bay matruşka yazmış, yazmış işte devrim, bir zamanlar devrimciydi sonra Maocu oldu ardından da Apocu yeri geldi darbeciliğe soyundu yeri geldi vatanı kurtarmak için ulusalcılar diye Doğu Perinçek le ilgili bir çok şey var. Arkasından Aksiyon şeye devam ediyor, Kuvai Milliye dernekleri ve hareketleri, hedefleri sivil darbe diye bir haber. Haberin tarihi de 2005 bunlarla ilgili şu cümleyi kullanıyor ulusal cephe, bunlar ulusal cephe olarak kullanıyor. Gücünü gerçek sivillerden almıyor peki kimlerden alıyor diye kendince o dönemdeki çıkarı var ve bunlarla ilgili şaibe yaratmaya çalışıyor. Daha sonra diyor ki durumdan vazife çıkaran siviller olarak adlandırıyor bunları, yazıyor burda da Vural Savaş, Doğu Perinçek, Vatan sever kuvvetler güç birliği Taner Ünal iddianamelerde gördüğümüz herkesin isimleri burda olmaya devam ediyor. Türk milleti 19

20 ESAS NO: 2009/191 CELSE NO:16 Sayfa:20 kuvvacılıktan çok çekti diyor daha sonra. En son olara da Mümtezer Türköne ye sözü veriyor. Mümtezer Türköne de şunu diyor, oluşumları şüphe ile karşılayan Türköne kuvvacı dernekler için mevcut siyasi düzlemde oluşturulmayan ağırlık merkezine başka yöntemlerle tesis etme çabasıdır diyor. Yani Mümtazer Türköne nin şeyi o dönemdeki şeyi de bu kuvacılıkla ilgili yorumu. Mümtazer Türköne ye birazdan geleceğiz şu andaki çizgisiyle de ilgili yorumda bulunacağız. Ondan sonra efendim tabi TSK ya yönelik hamleler devam ediyor. Bu dönemde de kullanılan en etkili argüman AB süreci, TSK yı etkisizleştirmeye yönelik olarak AB süreci bu hükümet tarafından gayet iyi şekilde kullanılmıştır. Gerekçe AB, bununla ilgili önemli değişiklikler yapılıyor. MGK büyük ölçüde işlevsizleştiriliyor yani işlevini kaybettiriliyor. Yetkileri elinden alınıyor. Gerekçe de AB ye girebilmemizin tek koşulu bu yani o dönemde bize söylenen medyanın bize söylediği şey şuydu, yani Türkiye AB ye girebilir ama bu askeri bir yola sokması lazım yani bu askeri Türkiye de vesayet var bir şekilde bizim bunu kırmamız lazım. Bu işi yapmadan da AB ye giremeyiz. Bunu yaparsak da aynı gün AB ye gireceğiz şeklinde bir hava vardı. tüm o dönemdeki yapılan faaliyetlerde bu yönde. Geldiğimiz nokta itibariyle efendim TSK nın artık siyaseti etkisinden baskısından söz etmek mümkün mü? Yani kendi istedikleri noktaya fazlasıyla geldi diye düşünüyor. Peki biz AB ye girebildik mi? veya bu konuda bir mesafe kaydedebiliyor muyuz? Veya geçmişin AB savunucuları bu AKP li hükümette dahil olmak üzere AB yi destekleyenler, bugün ben hiç AB ile ilgili bir yazı göremiyorum. Avrupa birliği ile ilgili müzakereler ne oluyor ne bitiyor bu yönde neler yapılıyor? Hiçbir çalışma yok. çünkü AB yi unuttuk çünkü AB ye ihtiyacımız kalmadı. Onların ihtiyacı kalmadı. AB onlar için kesinlikle varmak istedikleri amaç değildir. araçtır. AB yi güzel bir araç olarak TSK yı sindirme aracı olarak gayet güzel kullandılar ve şimdi de gerçek amaçlarına doğru devam ediyorlar. Daha sonra Şemdinli de yaşanan olaylar Yaşar Büyükanıt ın çıkışı, arkasından Şemdinli iddianamesi hazırlanıyor. Şemdinli iddianamesine de baktım ben efendim. Ergenekon iddianamelerinin sanki etüt çalışması gibi yani büyük ölçüde benzerlikler, kurgu hazırlanış şekli, orda bir ön çalışma yapmışlar biz bu işi nasıl yaparız yani iddianameler nasıl hazırlanır şu bu, o kurgu biçimi daha sonra Ergenekon iddianamelerinde karşımıza çıktı. Şimdi Aksiyon tabi çalışmalarını faaliyetlerine devam ediyor. Bu sefer PKK yı hedef tahtasına koyuyor ve diyor ki, PKK nın hedefi hükümet yani PKK nın hükümetten başka derdi yok. genel yazının içeriğine de baktığınızda vurgulanan şu, PKK nın içerisinde bir derin PKK var, bu derin PKK da Türkiye de bazı yine derin güçlerle işbirliği halinde. Şuan iddianamelerde bize sunulan mantıkta aynen bu, 2. iddianameyi açıp bakıyoruz. Ne diyor? İşte elde edilen delillerden Ergenekon un PKK Kongragel, DHKPC, Hizbullah vs. örgütlerle bağlantılı olduğu, bu terör örgütlerinin amaçları doğrultusunda kontrol altında tuttuğu yönlendirdiği veya kullandığı şüphesi doğuracak deliller elde edilmek ile, yazıyor tabi, arkasında bir gizli tanık ifadesi koyuyor yok efendim, bir birliği yok etme ihtimalleri varmışta askerlerin o dönem geri çekilmişler bunun nedenini anlayamamış. yok 33 erin şehit edilmesi hadisesine bir anlam verememiş. Bir tane PKK lı böyle diyor o zamanda iddianamelere tutup ne yazılıyor? Eh bu işlerin arkasında şey var o zaman bir derin PKK var, bunu yönlendiren de Türkiye içerisinde veya TSK içerisinde birileri var bunlarla bağlantı kuralım. Şimdi siz iddianamelere bunu yazdığınız zaman ve kamuoyuna bunu sunduğunuz zaman şunu demiş oluyorsunuz ya, hiç lafı çevirmeye gerek yok. TSK nın en üst düzey generalleri kuvvet komutanları da dahil olmak üzere Ergenekon isimli örgütün üyesi. Yani iddianamede bu var sevk maddeleri de var. Bu örgüt PKK yı yönlendiriyor destekliyor ve PKK nın bitmesini istemiyor. Kullanılan ifadeler aynen kurgulanış biçimi aynen bu. Güneydoğu da görev yapan kahraman diye bildiğimiz TSK mensupları her türlü hukuksuzluğun içinde. Bunlarla ilgili yüzlerce şey var. Müvekkilim Hasan Atilla Uğur, gitmişler bulmuşlar bir tane Aydost mudur öyle bir gizli tanık, yok efendim Hasan Atilla Uğur 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER 5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER İddianame içeriğinde müvekkilimize isnat edilen suçlara ilişkin olarak toplam 10 adet telefon görüşmesi yer almaktadır. Bu telefon görüşmelerinin; 2

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur.

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur. İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA Müşteki Vekilleri Şüpheli Konu Müsnet Suç : (T.C.:.)./ 3 Ümraniye İstanbul : Av. Aytekin TETİK & Av. Ahmet AYDIN - Adres Antette :...T.C.:2...2 Üsküdar İstanbul

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA Av. Hüseyin ERSÖZ Eski Büyükdere Cad. No: 22 Park Plaza Kat: 11 Maslak 34398 Sarıyer Istanbul Tel: 0 (212) 345 06 06 Pbx Fax: 0 (212) 345 06 18 16 Ocak 2014 İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NA SOR. NO

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin Erdoğan, Balıkesir Ekonomi Ödülleri Töreni nde konuştu: Ben diyorum ki,

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 2. Dersin amacı ve planı 18 3. CMH ve Hukuk

Detaylı

Ergenekon'da 19 tahliye, işte tahliye olan isimler

Ergenekon'da 19 tahliye, işte tahliye olan isimler On5yirmi5.com Ergenekon'da 19 tahliye, işte tahliye olan isimler Ergenekon davasında tutuklu Tuncay Özkan, Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük'ün de aralarında bulunduğu 19 sanık hakkında tahliye kararı çıktı.

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

10SORUDA AİLE SİGORTASI

10SORUDA AİLE SİGORTASI 10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,

Detaylı

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600 Faks: (312) 441 7490 www.metropoll.com.tr Yerel seçimlerden sonra ülke gündeminde

Detaylı

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na 1 Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Suç Duyurusunda Bulunan : (Avukat) Serdar ÖZTÜRK TCKN :18689107606 5 No lu L Tipi C. İ.K. C Blok No:9 SİLİVRİ/ İSTANBUL Şüpheliler Suç :1- Hüseyin ÇAPKIN- Suç Tarihinde

Detaylı

İFADEYE ÇAĞRI YAZISI (Şikayetçi için)

İFADEYE ÇAĞRI YAZISI (Şikayetçi için) Sayı: Tarih:.././ Konu: Ceza Soruşturması İFADEYE ÇAĞRI YAZISI (Şikayetçi için) Sayın: Rektörlük / Genel Sekreterlik / Dekanlık/ Müdürlük Makamının. tarih ve.. sayılı yazısıyla konusundaki şikayetiniz

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, Araştırma grubumuza destek amacıyla 2000-2015 seneleri arasındaki konuları içeren bir ARŞİV DVD si çıkardık. Bu ARŞİV ve VİDEO DVD lerini aldığınız takdirde daha önce takip edemediğiniz

Detaylı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 25.5.2005 tarihli ve 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ektedir. Gereğini arz ederim. 29 Ocak

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP 1999 ve 2002 Seçimlerinde CHP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP 1999 seçimlerine Türkiye yükselen milliyetçilikle girdi. Ecevit in azınlık iktidarında seçimlere kısa bir süre kala Türkiye

Detaylı

Terörle Mücadele Mevzuatı

Terörle Mücadele Mevzuatı Terörle Mücadele Mevzuatı Dr. Ahmet ULUTAŞ Ömer Serdar ATABEY TERÖRLE MÜCADELE MEVZUATI Anayasa Terörle Mücadele Kanunu ve İlgili Kanunlar Uluslararası Sözleşmeler Ankara 2011 Terörle Mücadele Mevzuatı

Detaylı

Esas Sayısı : 2009/1 (Değişik İşler) Karar Sayısı : 2009/1 Karar Günü : 16.7.2009 KARAR

Esas Sayısı : 2009/1 (Değişik İşler) Karar Sayısı : 2009/1 Karar Günü : 16.7.2009 KARAR Esas Sayısı : 2009/1 (Değişik İşler) Karar Sayısı : 2009/1 Karar Günü : 16.7.2009 KARAR İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2008 günlü, 2008/1756 sayılı yazılarında; Ergenekon Terör Örgütüne yönelik

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. OCAK-MART 2008 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU

DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. OCAK-MART 2008 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. OCAK-MART 2008 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. OCAK MART 2008 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU KAPAK...1 YÖNETİM KURULU BAŞKANI NIN MEKTUBU...3

Detaylı

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi Eylül Ayı Toplantısını Yaptı

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi Eylül Ayı Toplantısını Yaptı 15 EYLÜL 2014 HABERLER Gül-Ay - Sayfa 5 Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi Eylül Ayı Toplantısını Yaptı Büyükşehir Belediye Meclisi, yoğun bir gündemle toplandı. Gündem maddelerinin ardından söz alan Başkan

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı.

Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı. Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı. Şayet bir grup şirketi iseniz, diğer bir deyişle ilişkili şirketlerden mal ve veya hizmet alıp satıyorsanız,

Detaylı

EK- A: SAHTE DARBE PLANI SEMİNER İLE NASIL İLİŞKİLENDİRİLDİ?

EK- A: SAHTE DARBE PLANI SEMİNER İLE NASIL İLİŞKİLENDİRİLDİ? EK- A: SAHTE DARBE PLANI SEMİNER İLE NASIL İLİŞKİLENDİRİLDİ? İddia makamı seminerde darbe planının üstü kapalı görüşüldüğünü ileri sürmüştür. Ancak 162 katılımcıdan sadece 52 kişiyi sanık yapmışlardır.

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ETEM KARAGÖZ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 32008/05) KARAR STRAZBURG 15 Eylül 2009 İşbu karar AİHS

Detaylı

4 üncü Birleşim 20.5.1999 Perşembe

4 üncü Birleşim 20.5.1999 Perşembe DONEM : 21 ÇILT ; 1 YASAMA YILI: 1 4 üncü Birleşim 20.5.1999 Perşembe

Detaylı

İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA (CMK 250. Maddesi Uyarınca Görevli ve Yetkili) 21.04.2009 Esas No : 2009/85 İddianame No : 2009/188 Sanık : Birol BAŞARAN Silivri 4 Nolu L Tipi Cezaevinde

Detaylı

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR

KARARSIZ AK PARTĠ SEÇMENĠ PARTĠSĠNE DÖNÜYOR Türkiye 7 Haziran 2015'te yapılacak milletvekili genel seçimlerine hazırlanırken araştırma şirketleri de seçmenlerin nabzını tutmaya devam ediyor. Genel seçim öncesi Politic's Araştırma Şirketi'nce yapılan

Detaylı

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016

Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması. 1 Şubat 2016 Türkiye de Kutuplaşmanın Boyutları Araştırması 1 Şubat 2016 Yöntem ve Künye Araştırma çalışması, 3-10 Aralık 2015 tarihleri arasında, Türkiye 18+ yaş nüfusunu temsil eden 1024 kişiyle, 16 ilin kentsel

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Suç Duyurusunda Bulunan : (Avukat) Serdar ÖZTÜRK TCKN :18689107606 5 No lu L Tipi C. İ.K. C Blok No:9 SİLİVRİ/ İSTANBUL Şüpheliler :1- Celalettin CERRAH - Suç Tarihinde

Detaylı

[Miloseviç / Hollanda ve diğer NATO üyeleri Davası] 1 Karar Tarihi:20 Aralık 2001

[Miloseviç / Hollanda ve diğer NATO üyeleri Davası] 1 Karar Tarihi:20 Aralık 2001 İzmir Barosu Dergisi 2002 Nisan Sayısı İngilizce Özgün Metinden Çeviren Av. Serkan Cengiz 2 [Miloseviç / Hollanda ve diğer NATO üyeleri Davası] 1 Karar Tarihi:20 Aralık 2001 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(İkinci

Detaylı

İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR

İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR İKİNCİ DAİRE KABUL EDĠLEBĠLĠRLĠK HAKKINDA KARAR Başvuru no. 40851/08 Ġlhan FIRAT / Türkiye T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayri resmi çeviri, Adalet Bakanlığı, Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 i Bu sayıda; Kısa vadeli Dış Borç Stoku, Merkez Bankası Net Döviz Pozisyonu rakamları Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Ve İmalat Sanayi

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor Reel Sektörün Çarkı Faktoring, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin in katıldığı sempozyumda değerlendirildi. Faktoring sektörü

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP, Kendinden Önceki 42 Hükümetin, 56 Yılda Kullandığı Paranın 2 Katından Fazla Parayı 10,5 Yılda Kullandı Türkiye de, çok partili

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ocak 2014, No: 83

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ocak 2014, No: 83 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ocak 2014, No: 83 i Bu sayıda; 2013 Kasım Kısa Vadeli Dış Borç; TCMB Rezervlerinin son durumu değerlendirilmiştir. i 1 Kısa Vadeli Dış Borçdaki Hızlı Artışa

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Seçmen sayısı. Böylesine uçuk rakamlar veren bir YSK na nasıl güvenilir?

Seçmen sayısı. Böylesine uçuk rakamlar veren bir YSK na nasıl güvenilir? Değerli arkadaşlar, 7 Haziran 2015 günü yapılacak olan 25. dönem Milletvekili seçiminin nasıl sonuçlanacağı haklı olarak büyük merak konusu... Bu nedenle aylardan beri kamuoyu yoklamaları yapılıyor, anketler

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ESAS NO :2009/191 CELSE NO :21 CELSE TARİHİ :14.12.2009

T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ESAS NO :2009/191 CELSE NO :21 CELSE TARİHİ :14.12.2009 T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ (CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI ESAS NO :2009/191 CELSE NO :21 CELSE TARİHİ :14.12.2009 BAŞKAN : KÖKSAL ŞENGÜN 20209 ÜYE : HASAN HÜSEYİN ÖZESE 28298

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI

T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI T.C. İSTANBUL 13.AĞIR CEZA MAHKEMESİ ( CMK 250 MADDESİ İLE YETKİLİ ) DURUŞMA TUTANAĞI ESAS NO :2009/191 CELSE NO :15 CELSE TARİHİ :06.11.2009 BAŞKAN :KÖKSAL ŞENGÜN 20909 ÜYE :HASAN HÜSEYİN ÖZESE 28298

Detaylı

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli www.ekrempakdemirli.com 21.05.2014 1923 sonlarında Cumhuriyet Kurulduğunda Savaşlardan yorgun Eğitim-öğrenim seviyesi oldukça düşük bir toplum Savaşlar sonrası ülke harap ve

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

İSTANBUL NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ NE

İSTANBUL NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ NE İSTANBUL NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN HÂKİMLİĞİ NE (CMK 250. Maddesi Uyarınca Görevli ve Yetkili) 20.01.2009 DURU MA TALEPLİDİR Soruşturma No : 2008/1756 Tahliye Talebinde Bulunan üpheli : Birol BA

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ T.C. ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU FORMU Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 59. maddesine göre hazırlanmıştır. 1 BİREYSEL BAŞVURU FORMU I- KİŞİSEL BİLGİLER A- GERÇEK KİŞİLER İÇİN BAŞVURUCUNUN 1- T.C. KİMLİK

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te.

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te. AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ 4 te AK YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T

Detaylı

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine 2007y ý l ý ü l k e - m i z için bir ol-mak ya da olmamak savaþýna sahne olacaða benziyor. AKP, çeþitli kesimlerden gelen uya-rýlara raðmen ülkemizi bir is-lâm devletine dönüþtürme tutkusundan vazgeçmedi,

Detaylı

: Av. Hüseyin ERSÖZ. Eski Büyükdere Cad. No: 22. Park Plaza Kat: 11 Maslak 34398 Sarıyer Istanbul. Tel: 0 (212) 345 06 06 Pbx Fax: 0 (212) 345 06 18

: Av. Hüseyin ERSÖZ. Eski Büyükdere Cad. No: 22. Park Plaza Kat: 11 Maslak 34398 Sarıyer Istanbul. Tel: 0 (212) 345 06 06 Pbx Fax: 0 (212) 345 06 18 Av. Hüseyin ERSÖZ Eski Büyükdere Cad. No: 22 Park Plaza Kat: 11 Maslak 34398 Sarıyer Istanbul Tel: 0 (212) 345 06 06 Pbx Fax: 0 (212) 345 06 18 İSTANBUL NÖBETÇİ SULH CEZA HAKİMLİĞİNE SORUŞTURMA NO : 2011/108558

Detaylı

HÜKÜM GİYMEMİŞ BİR TUTUKLUNUN HASTANEYE SEVKİ (KISITLAMALI YA DA KISITLAMASIZ)

HÜKÜM GİYMEMİŞ BİR TUTUKLUNUN HASTANEYE SEVKİ (KISITLAMALI YA DA KISITLAMASIZ) HÜKÜM GİYMEMİŞ BİR TUTUKLUNUN HASTANEYE SEVKİ (KISITLAMALI YA DA KISITLAMASIZ) (1983 Ruh Sağlığı Yasası, Bölüm 48) 1. Hasta Adı 2. Bakımınızdan sorumlu kişinin ismi (sorumlu klinik tedavi uzmanınız ) 3.

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

Harp Akademileri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Millî Savunma Komisyonu Raporu (1/511)

Harp Akademileri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Millî Savunma Komisyonu Raporu (1/511) Dönem: 23 Yasama Yılı: 2 TBMM (S. Sayısı: 130) Harp Akademileri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Millî Savunma Komisyonu Raporu (1/511) T.C. Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar 24/01/2008

Detaylı

8 Nisan 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29678 YÖNETMELİK

8 Nisan 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29678 YÖNETMELİK 8 Nisan 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29678 YÖNETMELİK Millî Savunma Bakanlığından: ASKER KİŞİLERİN KITA, KARARGÂH VE KURUMLARDA YA DA GÖREV ESNASINDA VEYA GÖREV YERLERİNDE ÖLÜMÜ HÂLİNDE YASAL MİRASÇILARINI

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

İstanbul 13 ncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı na

İstanbul 13 ncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı na İstanbul 13 ncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı na (CMK 250 nci Madde İle Görevli) Esas No : 2010/106 Talepte Bulunan Sanık : (Avukat) Serdar ÖZTÜRK, TCKN: 18689107606 Müdafiiler : Avukat Cahit Karadaş-

Detaylı

U T A N A K. Dönem : 2015 Toplantı : Nisan Birleşim : 5 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 10.04.2015 Birleşim Saati : 17.30

U T A N A K. Dönem : 2015 Toplantı : Nisan Birleşim : 5 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 10.04.2015 Birleşim Saati : 17.30 T U T A N A K Dönem : 2015 Toplantı : Nisan Birleşim : 5 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 10.04.2015 Birleşim Saati : 17.30 Gündemin 1. maddesinde yer alan yoklama yapıldı. 34 üyeden müteşekkil İl Genel Meclisinin

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

Kuzey Irak'a harekat

Kuzey Irak'a harekat Kuzey Irak'a harekat Asker terörü engellemek için yeniden Irak'a girdi. Irak'ın kuzeyinde istihbarat uçuçu yapan insansız uçaklar bugün hareketli PKK gruplarını tespit etti. Türk Silahlı Kuvvetleri Zap

Detaylı

'Kıyma Parası ile Kitap Almıştım'

'Kıyma Parası ile Kitap Almıştım' On5yirmi5.com 'Kıyma Parası ile Kitap Almıştım' İroni dolu yazıları, aykırı çıkışları ile bilinen gazeteci Fikri Akyüz le uzun soluklu bir söyleşi yaptık. Yayın Tarihi : 20 Nisan 2010 Salı (oluşturma :

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır KSS Söyleşileri Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Çevre Projeleri Koordinatörü Ferda Ulutaş ile Vakfın faaliyetleri, kurumsal sosyal sorumluluk

Detaylı

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması 18 Ağustos 2014 İÇİNDEKİLER 1. SUNUŞ... 3 2. ADAYLAR HAKKINDA ÇIKAN HABERLER NASIL SUNULDU?... 3-4 2.1 HABERLERİN ADAYLARA GÖRE DAĞILIMI...

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

Endi eli yimserlik Kamuoyu Beklentilerinde Pozitif Trend Devam Ediyor Genel Seçim Sürecine AKP Önde Giriyor, CHP Takipte de Bahar Havasý Türkiye nin LoveMarklarý Arçelik-Adidas-Nokia-LCWaikiki-Beko Türkiye

Detaylı

YURT İÇİNDE İHRAÇ EDİLECEK KİRA SERTİFİKASI İZAHNAMELERİNİN VEYA İHRAÇ BELGELERİNİN ONAYLANMASI İÇİN GEREKLİ BELGELER(*)

YURT İÇİNDE İHRAÇ EDİLECEK KİRA SERTİFİKASI İZAHNAMELERİNİN VEYA İHRAÇ BELGELERİNİN ONAYLANMASI İÇİN GEREKLİ BELGELER(*) EK/1 YURT İÇİNDE İHRAÇ EDİLECEK KİRA SERTİFİKASI İZAHNAMELERİNİN VEYA İHRAÇ BELGELERİNİN ONAYLANMASI İÇİN GEREKLİ BELGELER(*) 1) VKŞ ve fon kullanıcılarını tanıtıcı bilgiler. 2) VKŞ nin yürürlükte bulunan

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı