TÜRKİYE DE BOŞANMA OLGUSU VE BOŞANMA ÇEŞİTLERİ 1. Mehmet ÇELEN İslâm Hukuku Uzmanı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TÜRKİYE DE BOŞANMA OLGUSU VE BOŞANMA ÇEŞİTLERİ 1. Mehmet ÇELEN-10.04.2011 İslâm Hukuku Uzmanı"

Transkript

1 TÜRKİYE DE BOŞANMA OLGUSU VE BOŞANMA ÇEŞİTLERİ 1 Mehmet ÇELEN İslâm Hukuku Uzmanı A- TÜRKİYE DE BOŞANMA OLGUSU Boşanma olgusunun seyrini tespit etmek ve sağlıklı sonuca ulaşabilmek için boşanma oranlarını gözlemlememiz gerekmektedir. Eurostat tarafından yayınlanan ve dünya ülkelerinin yıllara göre boşanma istatistikleri verilmiştir. En yüksek boşanma oranı dünyanın gelişmiş ülkelerinden biri olan Amerika da 1999 yılı için binde 4.2 olarak saptanmıştır. Diğer gelişmiş bir ülke olan Japonya da ise, boşanma oranının 1996 da binde 1.6 olduğu görülmektedir. Yine Eurostat verilerine göre bazı ülkelerde ve Türkiye de boşanma oranlarına bakıldığında, ülkemizin diğer ülkelere kıyasla boşanmada en düşük orana sahip ülkelerden biri olduğu görülmektedir. Avrupa Birliği ülkelerinde kaba boşanma oranı binde 2.1 iken Türkiye de 2007 yılında kaba boşanma oranının binde 1.3 ile dünyanın birçok ülkesinden daha düşük olması dikkat çekicidir. En yüksek boşanma oranına sahip ülkeler ABD başta olmak üzere Litvanya ve Letonya dır. Yörükoğlu na (1997) göre Kuzey Amerika ülkeleri özellikle de ABD, boşanmada hep başı çekmiştir. Örneğin 1915 yılında her on evlilikten biri boşanmayla biterken, 1974 de her 2.3 evlilikten biri boşanmayla bitmiştir yılında bin kişi başına 8.2 evlilik ve 5.7 boşanma düştüğü saptanmıştır. Nüfusun ancak yüzde 44 ü parçalanmamış hanelerden oluşmaktadır. Tüm çocukların yedide biri boşanmış ana babaların çocuklarıdır. Araştırmacılar son 30 yılda dünyada boşanma oranlarında dramatik bir artış olduğunu, örneğin, Amerika da yeni ve ilk evliliklerin en az yarısının boşanma ile sonuçlandığını belirtmektedir. Amerika da 1960 ve 1970 lerde artış göstermeye başlayan boşanma oranının, 1980 lerde en yüksek seviyelere ulaşması (Sayar, 2007), gelişmiş ülkelerde uygulanan aile politikaları ve ailenin geçirmiş olduğu evrimle paraleldir. Nitekim gelişmiş batılı ülkelerde ailenin parçalanması, boşanma, tek ebeveynlilik, aile içi ilişkilerin zayıflaması, akrabalık ve komşuluk ilişkilerinin kopma noktasına gelmesi, bağımlılık yapan madde kullanımının 1 Bu tebliğ, YUVA-KUR (Yuva Kurma ve Aileyi Koruma Derneği-Adana) tarafından 10 Nisan 2011 tarihinde Adana da düzenlenen Ulusal Aile Sempozyumu-Sebep ve Sonuçlarıyla Boşanma Olgusu konulu sempozyumda sunulmuştur.

2 yaygınlaşması ve tüm bunların birey, aile ve toplumsal hayatta yol açtığı patolojiler aileyi ilgilendiren temel sorunlar olarak dikkat çekmektedir (Özek, 2007). Avrupa da urum bundan farklı değildir. Hemen hemen her iki evlilikten biri boşanmayla sonuçlanmaktadır. Belçika istatistik kurumunun açıkladığı verilere göre kendi ülkesindeki her üç evlilikten ikisi boşanmayla sonuçlanacaktır. Görüldüğü gibi batıda boşanma oranı % 70 lik düzeylere tırmanmıştır. 2 Gelişmiş ülkelerde bireyselleşme eğilimleri, artan refah, aşırı tüketim, eşlerin ekonomik bağımsızlığı gibi faktörlerin etkisiyle evliliklerin boşanma ile sonuçlandığı göz önüne alındığında, boşanmanın ülkemizde de giderek artan bir sorun haline gelmesini önlemek için boşanmaya yol açan temel nedenler ve bu nedenleri etkileyen faktörlerin çerçevesini ortaya koyan araştırmaların yapılarak veri tabanı oluşturulmasına ihtiyaç bulunmaktadır. 3 Türkiye de özellikle son on yıldaki oranlar, boşanmanın toplumumuz için sosyal problem olabilecek bir düzeyde seyrettiğini gösteriyor. 90 lı yıllarda yavaş yavaş artış gösteren boşanma oranı, 2000 ile 2010 tarihleri arasında düzenli bir artış şekline dönüşmüş ve toplumu tehdit eder hale gelmiştir. Boşanma, Tarihsel Tablolar, Tarih Boşanan Aile Sayısı % 20 lik bir artış (2001 de) Bkz. haber7.com haber sitesi, tarih. 3 Demirkıran, Semra Yurtkuran, Aysel Günindi Ersöz, Rahime Beder Şen, Emre Ertekin, Özden Sezgin, Ahu Meryem Turğut, Nuray Şehitoğlu (Araştırma Ekibi), Boşanma Nedenleri Araştırması, s. 5-7, Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Ankara, Mart TÜİK, Mart 2011 Verileri.

3 (son 4. çeyrekte % 6 lık artış (2010 da) (on yıldaki rakam, yaklaşık bir milyon) Evlenme, Tarihsel Tablolar, Tarih Evlenme Sayısı Bu tabloyu ve etkenleri araştırdığımızda karşımıza şu sonuçlar çıkmaktadır: 1. Evliliğin ilk 2 ile 5 yılı arasındaki boşanma daha fazladır (% 35,8) 6 2. En fazla boşanma Ege Bölgesi nde, sonra Marmara Bölgesi nde gerçekleşmektedir. 7 5 TÜİK, Mart 2011 Verileri. 6 Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s. 43.

4 3. Okuyan kesimde boşanma oranı okumayanlardan daha fazladır. En çok boşananlar lise ve dengi okul mezunlarıdır (% 39,9) En çok boşanma yaş ortalaması yaşlarıdır (% 42,9) Ekonomik krizlerin olduğu yıllar boşanma oranı daha fazladır krizi ve 2008 kapitalist ekonomilerin krizi En çok boşanan şehir merkezleri büyükşehirlerdir (% 79) Boşanan kadın oranı % 55, erkek oranı ise % 45 tir. Kadınlar erkeklerden daha çok boşanıyor Evli olunan dönemde boşanan kadınların büyük çoğunluğu çalışıyor (% 90,4) Boşanma kararını ben verdim diyen kadınların oranı % 58, erkeklerin oranı %32 dir. Boşanma kararını ben verdim diyen kadınlar daha fazladır Tanıştırılarak ve bir süre flört ederek evlenenlerin boşanma oranı daha yüksektir. (% 36,7) Boşananların büyük çoğunluğu çekirdek aile olarak yaşadıkları gözlemlenmiştir. (% 81,3) Dini ritüellere göre boşanma oranı % 26,2, dini ritüellere yer vermeyen boşanma oran ise % 66,9 dur Boşanma sonrası evlenenlerin oranı % 12,3, bekârların oranı % 87,7 dir Boşandıktan sonra evlenen erkekler % 16, evlenen kadın oranı ise % 9 dur. 19 Ortaya çıkan bu tablo Batı daki orandan küçük gibi görünse de Türkiye nüfusunun %99 unun Müslüman olduğu düşünülürse bunun çok büyük rakamlar olduğu ve boşanma olgusunun çok tehlikeli mecraya doğru gittiğini söyleyebiliriz. Bu rakamlar, şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde boşanmanın sosyal bir problem ve tehdit olduğunu açıklıyor. 7 Bkz. TÜİK, Mart 2011 Verileri. 8 Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s Bkz. TÜİK, Mart 2011 Verileri. 11 Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s. 99.

5 Sadakatsizlik/evliliğe ihanet en önemli boşanma nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Araştırma çoğumuzun sandığı gibi en önemli boşanma nedeninin ekonomik nedenler değil sadakatsizlik (% 24.5) olduğunu ortaya koyuyor. Onu % 17.6 ile fiziki şiddet/dayağı, % 17.4 ile eşler arası sevgisizlik ve % 17.3 ile aşırı alkol ve kumar gibi kötü alışkanlıklar izlemektedir. 20 Kısacası aile modern kentli yaşamın getirdiği olumsuzluklar ve erkeklerin kadınlarına karşı kullandıkları şiddet nedeni ile çözülmekte. Türk Medeni Kanununda Boşanma Nedenleri I. Zina MADDE Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. II. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış MADDE Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. III. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme MADDE Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. IV. Terk MADDE Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak 20 Bkz. Heyet (Mustafa Aydın, Mustafa Tekin, Burhanettin Can, Caner Arabacı, Osman Çıtlak), Türkiye de Aile (Ailenin Yapısal Özellikleri, İşlevleri ve Değişimi), s. 143, Sekam Yayınları, İstanbul, 2011.

6 konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. V. Akıl hastalığı Akıl hastalığı aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır MADDE Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. VI. Evlilik birliğinin sarsılması MADDE Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz. Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Nedene Göre Boşanma TÜİK, Mart 2011 Verileri.

7 Ortalama % 95 oranıyla geçimsizlik nedeni ilk sırada yer almaktadır. Ondan sonra sırayla terk, zina, cürüm ve haysiyetsizlik, cana kast ve pek fena muamele gelmektedir. Geçimsizlik, şiddetli geçimsizlik veya aile birliğinin sarsılması olarak da nitelenmektedir. Toplumda sosyal problem haline gelen boşanmanın elbette bir veya birkaç nedeni olması mümkün değildir. Bu problem komplike nedenlerden oluşmuş; sosyal, kültürel, ekonomik, psikolojik, sosyolojik nedenler gibi ve bugünkü aşamaya gelmiştir. Araştırmalarımız sonucunda iki ana etkenin; dış etken ve çevre şartları ile özel ve iç etkenlerin boşanmaları hızlandırdığı kanaatine sahip olduk. 1- BOŞANMANIN DIŞ ETKENLERİ VE ÇEVRE ŞARTLARI Toplumumuzda ferdi ve aileyi kuşatan birçok etken ve neden boşanmaları tetikleyen gizli güçler olmaktadır. Türkiye de boşanma nedenini büyük ölçüde, ortalama % 95 lik oranı geçimsizlik oluşturmaktadır. Peki, evlenerek ömür boyu bir arada yaşamak isteyen ve evlendiği sırada boşanmayı aklının ucundan bile geçirmeyen iki insanın neden geçimsizliği söz konusu olmaktadır? Niçin bir arada yaşayamıyorlar? Neden evlilikteki ortaklık hukukunu uygulamıyor, işi çatışmaya ve evlilik bağını sarsmaya kadar götürmektedirler? Birbirlerini severek evlenen insanlar neden şiddetli geçimsizlik ile birlikteliğini ve aile hayatını yıkmaktadırlar? Elbette bunların sadece iki kişiyle sınırlı olmayan sosyal, kültürel, psikolojik, ekonomik hatta siyasi ve hukuki nedenleri vardır. Neticede bu nedenler boşanmayı hızlandırmaktadır. Bunların tamamının bir arada yaşanması ya da birkaçının bulunması boşanmayı daha da hızlanmaktadır. Bu etkenleri şu şekilde sıralayabiliriz. a- Cami, tekke, zaviye, dergâh ve cem evleri, b- Sosyal Hizmetler Kurumu, c- Psikolog, psikiyatrist, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı, aile terapistleri ve aile danışmanları,

8 d- Doktorlar, sağlık ocakları, ebe ve hemşireler, e- Mahkemeler, f- Polis ve jandarma, g- Belediyeler, h- Eğitim ve öğretim, i- Katolik evlilik, j- Gelecek kaygısı, şehirleşme ve maddi imkânlar, k- İşsizlik/ekonomik şartların zorluğu, l- Medyanın boşanmayı tahrik etmesi, m- Kanunların Anadolu aile tarzına uygun bir şekilde düzenlenmemesi, n- Feminist hareketler. 2- BOŞANMANIN ÖZEL VE İÇ ETKENLERİ Fertten kaynaklanan veya aile içi problemler, özel durumlar da boşanmayı etkileyen nedenler arasında karşımıza çıkmaktadır. a- Ben duygusu, biz olamama, b- Ferdi etkileyen psikolojik ve sosyolojik faktörler, c- Ailenin darboğaza girdiği dönemde kadının üstünlük kurma arzusu, d- Kadın-erkek arası denkliğin/kefâetin bulunmaması, e- Nikâhsız beraber yaşama olgusu, f- Kadının erkeğe, erkeğin kadına bakış açısının sadece cinsel obje olması, g- Evliliği yük görme ve risk almama, h- Çevresindeki boşanmaların fert üzerindeki olumsuz etkileri, i- Toleranssızlık, j- Ailelerin çocuklarına aşırı sevgisi, k- Erkeğin başka kadınlarla evlenme arzusu, l- Fertlerde paranın, maddenin ve makamın ön plana geçmesidir. Bunları müstakil madde başlıkları altında incelemeye çalışalım. a- Cami, tekke, zaviye, dergâh ve cemevleri aa. Cami ve Mescitler

9 Cami ve mescit, kuruluş amacı olarak bütün hayatı kuşatan bir özelliğe sahiptir. Resûlullah (s.a.v.), ondan sonraki sahabeler dönemi ve sonraki İslâm devletleri dönemlerinde hep bu fonksiyonunu icra eder olmuştur. Camiler, topluma sosyal destek sunmuş, ilmi, fikri ve kültürel eğitimlerin merkezi konumunda olmuştur. Camiler, günümüzde ise sadece namaz kılınan mekânlar konumuna düşürülmüştür. Büyük ölçüde imam ve müezzinlerin donanımlı ve sosyal olmaması, cemaat fertlerinin dertleriyle ilgilenmemesi, bu ilgilenme ortamının oluşturulmaması camilerin sosyal olaylara cevap verememesi sonucunu doğurmuştur. Her caminin cemaatinin fertlerinin ve toplumun dertleriyle dertlenecek, ihtiyaçlarıyla ilgilenecek, kavgalarını barıştıracak ve anlaşmazlıklarını çözüme kavuşturacak bilgi ve donanıma sahip imam ve müezzinlerin yetiştirilmesi gerekir. Belki bugünkü mevzuat buna müsait olmayabilir, ama mevzuatı değiştirerek, buna müsait hale getirerek ve bu görevlilerin maddi imkânları da artırılarak bu konum gerçekleştirilebilir. İlk etapta problem hizmet içi eğitim ile de çözülebilir. Özellikle Şafiî fıkhını çok iyi bilen, kendisi de Şafiî olan vaizlerin, vaizelerin ve din görevlilerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu ya, Şafiîlerin yoğun olarak yaşadığı şehir ve bölgelere atanması gerekir. Şafiî mezhebine mensup vatandaşlarımıza, din hizmetinin kendi mezhepleri çerçevesinde götürülmesi gerekir. Ayrıca vaiz, vaize, imam ve hatiplerin ağırlıklı olarak Kürtçe konuşulan bölgelerde Kürtçe vaaz, hutbe ve dini sohbetler gerçekleştirmesi, dinin emir ve yasaklarının anlatılması insan fıtratına en uygun bir davranıştır. İnsanlara en iyi bildiği dille hitap etmek, tebliğ ve davetin vazgeçilmez esaslarından birisidir. Elbette bir insanın bildiği en iyi dil, anadilidir. Dillerin farklılığı bir yaratılış gereği olup, sadece Allah ın âyetlerinden bir âyettir. Camilerin sadece namaz vakitlerinde açılması, hırsızlık olur gerekçesiyle bu vakitler dışında kapalı tutulması camide oluşması gereken dayanışma, birlik ve yardımlaşmayı engelliyor. Caminin aslî görevini yerine getirmesine mani oluyor. iletiyoruz. Bu tekliflerimizin değerlendirmesini toplumumuza ve Diyanet İşleri Başkanlığı na ab. Tekke, Zaviye ve Dergâhlar

10 30 Kasım 1925 tarihinde yürürlüğe giren 677 sayılı Tekke ve Zaviyeler ile Türbelerin Kapatılmasına ve Türbedarlar ile Bazı Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun ile tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması kabul edilmiş ve bazı geleneksel unvanların kullanılması yasaklanmıştır. Bu kanun aynı sayıyla 13 Aralık 1925 yılında resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir ve hâlâ yürürlüktedir. Tekke: Tarikat mensuplarının barındıkları, oturup kalktıkları, zikir ve ibadet ettikleri, tören yaptıkları yer. Eskiden, tarikat erlerinin toplanıp tören yaptıkları yer Dergâh: Dervişlerin toplandıkları ve ayin yaptıkları yer, yapı. Büyük tekkedir. Zaviye: Küçük tekkedir. Tekke, zaviye ve dergâhların 1925 yılından buyana kanunla kapatılması sonucunda bu mekânlar sosyal dokuyu koruyacak, dayanışma ve tesanütü, birlik ve beraberliği, yardımlaşmayı sağlayacak unsurlardan yoksun bulunmaktadır. Bu yoksunluk, toplumdaki çözülmeyi daha da hızlandırmakta ve var olması gereken bağları koparmaktadır. Günümüzde bu mekânlara fiilen izin verilmesi ve değişik adlarda açık olmasına rağmen kanunlardaki yasak ve kısıtlamaların sürmesi nedeniyle tam anlamalıyla görev yapamamaktadır. Görev yapamamasının sonucu olarak, buralarda ehliyetli kişilerin bulunmamamsı, ehil olmayan ve İslâmî ilimleri gerçek anlamda bilmeyen kimselerin elinde olması, yaraların ve eksikliğin daha da derinleşmesine neden olmaktadır. Şu anda fiilen serbest ve açık olan bu mekânların, sosyal dokuyu ve aileyi koruması açısından kanunen de serbest olması gerekir. ac. Cemevleri Cemevi: Alevilerin toplanma yeri. Cemevleri Anadolu Aleviliğinin toplanma yeri ve merkezidir. Aleviler bu merkezlerde bir araya gelip ayinlerin, sosyal meselelerin, yardımlaşma ve dayanışmanın yapıldığı mekânlardır. Bu mekânları cami ve mescidin karşılığı olarak değil, tekke ve zaviyeler mesabesinde düşünmek gerekir.

11 Ondan dolayı Alevilerin aralarında sosyal dokuyu ve desteği sağlamaları ve kendi düşüncelerini yaşamaları için cemevlerine resmi statü verilmesi gerekir. b- Sosyal Hizmetler Kurumu Sosyal hizmet kurumları, günümüzde formel ilişkilerden kurtulamamıştır. Oradaki memur zihniyeti topluma sevgiyle ve şefkatle yaklaşımı engellemektedir. Öncelikle burada çalışan görevlilerin çok özel bir şekilde seçilmesi gerekir. Merhametli, görgülü, insan sevgisi üst düzeyde olan, Allah tan korkan, insana hizmet etmeyi efendilik olarak bilen ve bundan zevk alan, cömert, güzel ahlâklı ve iyi karakterli insanların seçilmesi gerekir. Var olan görevlilerin de hizmet içi eğitim ile ıslah edilmeleri şarttır. Islah edilmeyen görevlileri Sosyal Hizmetler Kurumu dışında, kendi yapılarına uygun kurumlarda istihdam edilmeli ve bu kurumlarda çalışmaları engellenmelidir. Sosyal Hizmetler Kurumu nda görev alacak uzmanlar psikolog, psikiyatrist, psikolojik danışman, sosyolog, sosyal hizmet uzmanı, aile terapistleri ve aile danışmanları, hukukçu hatta İslâm hukukçusu bulunmalıdır. Halkımızın % 99 unun Müslüman olduğu esas alınarak, bu kurumlarda İslâm hukukçusunun bulundurulması mutlaka gerekmektedir. Bu kurumların en büyük eksikliklerinden biri de bu durumu ve özelliği görmezlikten gelmeleridir. c- Sağlık Görevlileri ve Kurumlar Bu konuyu iki ana başlık altında inceleyebiliriz. ca. Psikolog, psikiyatrist, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı, aile terapistleri ve aile danışmanları: Bunlar, aile ilişkilerinde olumsuzluklar baş gösterdiğinde veya bozulan aile hayatının iyileştirilmesi için müracaat edilen uzmanlar ve merkezlerdir. Bu uzmanların kendilerine müracaat edilen şahıslarla ilişkileri müşteri-satıcı tarzında olmamalı, daha samimi ve cana yakın ortamlarda gerçekleşmelidir. Bu uzmanlar, sadece işin psikolojik ve rahatsızlık boyutuyla değil kişinin dini, inancı, örfü ve âdeti konusunda da kapsamlı ve yeterli bilgiye sahip olmalıdır. Günümüzde yer yer müşahede ettiğimiz üzere bir kısım uzmanlar, bu konularda yeterli bilgiye sahip olmadıkları halde yanlış değerlendirmeler ve yönlendirmeler yapmakta, olması ve iyileşmesi muhtemel konumları imkânsız hale düşürmektedirler.

12 Aile danışma merkezlerinde ve bu konuyla ilgilenen dernek ve vakıflarda olayı çok yönlü inceleyip değerlendirme yapabilmek için psikolog, psikiyatrist, psikolojik danışman, sosyolog, sosyal hizmet uzmanı, aile terapistleri ve aile danışmanları, hukukçu hatta İslâm hukukçusu bulunması gerekir. Bu açıdan bakıldığında günümüzde bu merkezlerin gereği gibi yeterli olduğunu söylememiz mümkün değildir. Ülkemizde aile danışma merkezlerine çok müracaat olmamakta, bu merkezlerin sorun çözmede olumluluğu % 23 gibi çok geride bir oranda gerçekleşmektedir. 22 hemşireler cb. Doktorlar, sağlık ocakları, rehabilitasyon, aile danışma merkezleri, ebe ve Bir kısım doktor, hemşire ve ebenin özellikle genç yaşta evlenen kadınlara veya çocuk sahibi olan kadınlara ya da evli çiftlere karşı, görevleri olmadığı halde Bu yaşta evlenilir mi?, Bu yaşta çocuk sahibi olunur mu? ve benzeri hakarete varacak derecede sözler sarf etmeleri o insanlarda evliliğin hatalı yapıldığı kanaatini uyandırmaktadır. Özellikle resmi sağlık kurumlarında; sağlık ocağı, devlet hastanesi, sağlık merkezlerinde kadın hastalıkları, kadın doğum ve çocuk hastalıkları alanlarında hastalarına kötü davranmaları bu olumsuzlukları tetikleyen noktalar olmuştur. Ama şu son 6 yılda yapılan önemli düzenlemeler bu tarz kötü davranışları çok aza indirmiştir. Bunu olumlu bir gelişme olarak burada bahsedebiliriz. Bir kısım doktor ve hemşireler, 19, 20, 21 yaşlarında çocuk sahibi olan kadınları küçümsemekte, onlara hakaret etmekte ve şöyle konuşmaktadırlar: -Bu yaşta çocuk mu? Hiç mi kendinizi düşünmüyor musunuz? Yazık, bu yaşta çocuk mu yapılır? Aptal mısınız? Aklınızı başınıza toplayın. Buna benzer daha ne sözler sarf etmektedirler. Gerçi bu tarz konuşmalar eskiye oranla daha azaldı, ama bittiğini söylememiz mümkün görünmemektedir. Genç yaşta doğum yapan hastalarına kaba ve kötü muameleler de işin başka yönünü oluşturmaktadır. d- Mahkemeler 22 Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s. 98.

13 Boşanma davalarına önceleri Asliye Mahkemeleri, şimdi de Aile mahkemeleri bakmaktadır. Bu mahkemeler verdikleri kararlarla aile ve toplum hayatında çok önemli roller oynamaktadır. Mahkemelerde formel ilişkilerin ön planda olması, kavgalı aileler arasında arabulucukyapmayı veya barıştırma eylemini azaltmaktadır. Yıllarca uzayan, 3-4 yıl süren mahkemeler, geciken kararlar aileler arası düşmanlıkları, kin ve öfkeyi artırmakta, bazen ölüm ve sakat bırakmalarla sonuçlanan vahim olaylara sebebiyet vermektedir. Geciken adalet, adalet değildir. Neticede iş sadece boşanmayla kalmamakta, toplumsal kin ve nefretin oluşmasına neden olmaktadır. Bu açıdan mahkemelerin boşanma davalarını daha pratik ve kısa sürede sonuçlandırmaları gerekmektedir. Zaten çoğu çiftler, mahkemeye daha önceden aralarındaki evlilik bağını yok ederek gelmektedirler. Kocam bana tecavüz etti., Çocuğumu babası veya annesi kaçırdı. Gibi davaların mahkemelerde görülmesi aile yuvası, birlik ve beraberlik için tehdit oluşturmakta, ailelerin dağılmasına, düşmanlıkların artmasına neden olmaktadır. İcra müdürlüklerinin evi haczetme kararları da sadece borçlu kişinin değil bütün ailenin cezalandırılması sonucunu doğurmuştur. Erkeğin aile içindeki ve ailenin komşular ve akrabalar içindeki itibarını düşürmüş, aile içi kavgaların artmasına neden olmuştur. Bu tip icra kanunlarının ve yönetmeliklerinin değişmesi gerekmektedir. e- Polis ve jandarma Aile içi kavga ve şiddetlerde ilk müracaat edilen merkezler şehirlerde polis karakolu, kırsal bölgelerde jandarma karakolu olmaktadır. Polislerin ve jandarmanın kavgalı ailelere daha çok yardımcı olabilmeleri için özellikle sosyal ve psikolojik destek sağlayacak bir şekilde rehabilitasyon ve aile terapisi alanında hizmet içi eğitim almaları gerekmektedir. Ya da bu alanda uzmanlaşmış psikolog, psikiyatrist ve sosyal hizmet uzmanının bu karakollarda görevlendirilmesi gerekmektedir. Bu tarz vakalarda ilk müdahalelerin bu uzmanlar eliyle yapılması daha sağlıklı sonuçlar ortaya çıkaracaktır.

14 Bu açıdan bakıldığında aile ilişkileri bölümüne bu uzmanların veya hizmet içi eğitim almış görevlilerin bakması daha olumlu olacaktır. Hizmet içi eğitimin konuları öncelikle şunlar olmalıdır: * Rehabilitasyon * Sosyal destek * Psikolojik destek * Toplumun inanç yapısı * Bölgede geçerli olan örf ve adetler * Olayları algılama biçimleri * Aileye yaklaşımlar * Kadın ve erkeğe davranış biçimleri vs. f- Belediyeler ve mülki amirler fa. Belediyeler Belediyelerin sosyal hayatımızda çok önemli yeri vardır. Bundan dolayı sosyal işlerde belediyelere çok büyük görevler düşmektedir. Belediyeler kendi imkânları çerçevesinde birçok kurum oluşturup çalıştırabilirler. Zaten birçok belediyemiz bu tarz görevler yapmaktadır. Ama en önemlisi de buralarda verilen hizmetin kalitesini artırmak ve içeriğini doldurmaktır. * Ailelere sosyal desteğin sağlanması, bunu sağlayacak kurumların oluşturulması, * Rehabilitasyon merkezlerinin kurulması, * Aile sağlığı merkezlerinin oluşturulması, * Sosyal ilişkilerde insan temel hak ve hürriyetlerine bağlı kalınması, * Bu merkezlerde görev alacak personelin büyük bir hassasiyetle seçilmesi gerekir.

15 Burada şu hususu belirtmeden geçmek istemiyorum. Belediyeler ve resmi daireler ailelerin suyunu, elektriğini ve doğalgazını kesmektedir. Kanaatimizce su, doğalgaz, elektrik gibi insanın temel haklarının kullanmasından dolayı aileye ceza verilmemelidir. Bu tür uygulamaları insan temel hak ve hürriyetlerine aykırı buluyoruz. Bu tarz uygulamalar yapan yöneticilerin suç işlediği kanaatindeyiz. Eğer kişi ve kurumlar meseleyi suiistimal ediyorsa, bu resmi kurumlarımız yargıya gidebilir, orada kendi haklarını savunabilirler. Yoksa insanlar ihtiyaçtan bu konumdalar ise onlara sosyal yardım yapmak toplumun görevidir. Tabii ki toplum da bu görevini, hükümetler, belediye ve hükümetlere bağlı sosyal kurumlar aracılığıyla icra eder. Hükümetler ve belediyeler hangi partiden oluşursa oluşsun, topluma karşı en önemli sosyal görevini yerine getirmekle yükümlüdür. Sadece kendi taraftarlarına yardım eden, adam kayırma ve yandaşlık yapan hükümetler ve belediyeler, kötü ve adaletsiz yönetimlerdir. Aile reislerinin borçlarını ödemediği veya ödeyemediği durumlarda evin veya dairenin su, elektrik ve doğalgazlarının kesilmesinin aile içi kavgaları artırdığı, cezanın bütün aileye verildiğinin bilinmesi ve bu ilkel tutumdan vazgeçilmesi gerekir. Bu da Millet Meclisi nde grubu bulunan tüm partilerin görevi olup, bu mesele üzerinde ciddiyetle durmaları gerekir. fb. Mülki Amirler Mülki idareyi yürüten valilik ve kaymakamlıklara da sosyal yaraların iyileştirilmesi konusunda büyük görevler düşmektedir. * İşsizlik ülkemizde büyük bir problem olması hasebiyle işsizlerin tespitini yaparak onlara iş verecek alanların oluşturulması, İş Kurumu nun daha sağlıklı çalışması için sürekli izlenmesi ve denetlenmesi gerekir. * Sosyal Hizmetler Kurumu nun sağlıklı işleyişini sürekli izlemeli, raporlamalı ve denetlemelidir. * Kendi idareleri altında bulunan vatandaşlardan, özellikle kiralarını ödeyemediği için sokağa atılan hiçbir aile olmamalıdır. * Sosyal yardım ve dayanışma, sosyal devlet olmanın gereği olarak tam anlamda yerine getirilmelidir.

16 * Sosyal hizmet veren kurumların başına cimriler, bilgisizler, ahlâksız, adam kayıran, partizanlık ve kötü muamele yapan tipler getirilmemelidir. g- Eğitim ve öğretim Aile eğitimi, ailenin ve toplumun devamını sağlamada çok önemli bir konudur. Günümüzde ilköğretimden yüksek öğretime kadar bu konuda ciddi bir eğitim verilmemektedir. Okullardaki durum, eğitim olmaktan daha çok öğretim olmaktadır. Böylece çocuklarımız yeteri düzeyde, hatta hiç denilecek şekilde bu konuda eğitim alamamaktadır. Özellikle günümüzde orta öğrenimde aile eğitimi ve aile hukuku derslerin konulması zaruri bir hal almıştır. Aile eğitimi ve aile hukuku derslerinin, Milli Eğitim Bakanlığı nca uygulanmasını teklif ediyoruz. h- Katolik evlilik Katolik evlilik denilince akla ilk gelen şey, bir erkeğin bir kadınla ömür boyu evli kalma zorunluluğudur. Ondan kesinlikle boşanamaz ve hangi şartlarda olursa olsun ikinci bir eş alamaz. Kanuni olarak ikinci bir eş alması demek ceza-i müeyyideyi gerekli kılar. Zaten kanunlar da bu tarz evliliğe müsaade etmez. Türkiye medeni hukuku, İsviçre medeni hukukundan doğrudan ithal edilmiştir. İlk başta hiç müdahale edilmeden tercüme edildiği şekliyle topluma uygulanmıştır. İsviçre de kendi medeni hukukunu, Hıristiyanlığın Katolik hukukuna çok sıkı bağlı olan Neuchâtel (Nöşatel) şehrinden almıştır. Bu medeni hukuk üzerinde birtakım değişiklikler yapılmasına rağmen günümüzde asıl olarak varlığı sürmekte ve toplumumuza hâlâ uygulanmaktadır. Bu nedenle İslâm hukukuna göre nikâh akdiyle ikinci bir evlilik yapan erkeğe bir yıldan fazla hapis cezası vermekte, ama birden fazla kadınla beraber yaşayan erkeğe hiçbir ceza vermemektedir. Bundan dolayı nikâhsız beraberlikler artıyor. İslâm hukukuna göre ikinci eş almak isteyen erkeklerin evlilikleri büyük ölçüde boşanmayla noktalanmaktadır. Sonuçta büyük yıkımlar ve düşmanlıklar oluşmaktadır. Burada bu tarz

17 evliliklerin konumunu incelemek mevzumuz değildir. Sadece bunun boşanma nedeni olarak bir etkide bulunduğunu belirtmek istiyoruz. i- Gelecek kaygısı, şehirleşme ve maddi imkânlar İstatistikler büyükşehirlerdeki boşanma oranının diğer şehirler ve kırsal bölgelere göre oldukça fazla olduğunu göstermektedir. Şehirleşme ve maddî imkânların artması, insanların birbirlerine karşı sorumluluk ve yükümlülüklerini azaltmakta, risk almayı zorlaştırmakta, gereksiz olarak minnet etmeme duygusunu artırmaktadır. Maddî imkânların artması, aileye ve evliliğe bakış açısını da değiştirmiştir. Evliliği sıkıntılar yumağı görme, risk ve özgürlüğü kısıtlayıcı bir etken olarak tanımlama yaygınlaşmaktadır. Bu bakış, modernitenin ve Batı nın bakış tarzı olup toplumumuzda gittikçe yaygınlaşmaktadır. Neticede gençler evlenmemeye, evli genç çiftlerde boşanmaya yönelmektedir. Osmanlı da ve Cumhuriyet döneminde 1950 ye kadar toplumumuz tarım toplumu olarak kalmıştır. Toplumun % 80 i kırsal bölgelerde, % 20 si de şehirlerde yaşamıştır. Türkiye de mevcut oran 1950 li yıllardan sonra değişmeye başlamış ve günümüze gelindiğinde bu oran tam tersine dönmüştür. Şu anda nüfus % 80 oranında şehirde yaşamaktadır. 23 Gelecek kaygısı, korku ve endişeyle dolu bir hayatı beraberinde getirmektedir. Bu endişe ve korkular evlilik hayatını olumsuz etkilemektedir. Gelecek kaygısını oluşturan en büyük etken de kendinde var olan maddi imkânların elinden çıkması endişesidir. ı- İşsizlik/ekonomik şartların zorluğu, İşsizlik, Türkiye nin en birinci problemlerinden birisidir. Şu anda Türkiye nin toplam nüfusu: kişidir (31 Aralık 2010). İşgücü toplamı: kişidir. (Ocak 2010) 24 Nisan 2011 verilerine göre işsizlik oranı % 12 civarına kadar inmiştir. Bu oran, gençlerde % 25 lik oranı ulaşmaktadır. 25 Ancak nominal anlamda işsiz sayısı az görünse de 23 Bkz. TÜİK, Aralık 2010 Verilerine. 24 TÜİK, Mart 2011 Verileri (Erişim: ) 25 Bkz. TÜİK, Nisan 2011 Verileri.

18 reel anlamda işsiz toplamı ortalama 3,5 milyon civarındadır. Bu da çok büyük bir sayıyı teşkil etmektedir. Neredeyse ortalama % 20 ye tekabül etmektedir. Hele dört gençten birinin işsiz olması, ayrıca gizli işsizlerin azımsanamayacak sayıda fazla olması halkın yoksulluğunu daha da artırmaktadır. Yapılan istatistikler halkın yarısının (% 46,6) kendi gelirinin yarısıyla geçinemediğini göstermektedir. 26 Çalışanların bile geçim sıkıntısı çektiği bir ülkede aile huzursuzluğun boyutunu tahmin etmek daha da kolaylaşır. İşsizlik sosyal anlamda açlık ve felaket demektir. Çalışmayan insan evine ekmek alamaz ve evinde sıcacık bir çorba kaynatamaz. Evini geçindiremeyen, hanımının ve çocuklarının geçimini yapamayan, nafakalarını temin edemeyen erkeğin evlilik hayatının tehdit altında olması demektir. Bu da ailede problemlerin artmasına, kavga ve gürültülerin çoğalmasına ve yaraların sarılamamasına sebep olmaktadır. Neticede evlilik bağlarının kopması ve yuvaların yıkılması kaçınılmaz olmaktadır. Boşanmanın neden olarak geçim sıkıntısı içine düşmemiz diyenler, % 38,8 gibi büyük bir orandır. 27 Hükümetlerin en öncelikli meselesi, istihdamı artırarak işsizlik problemine çare bulmaktır. Çünkü bu problem, beraberinde birçok sosyal problemi doğurmaktadır. Boşanmaların artmasının en önemli nedenlerinden biri de işsizlik problemidir. Suçu, sadece kişilerin üzerine atmak kolaycılığı tercih etmek demektir. İşsizlik problemini çözecek olan fertler değil hükümetlerdir. Ekonomik sıkıntı sadece evlilik süresince değil, boşanma süreci ve sonrasında da problem olmaktadır. Arıkan a göre (1992) hem boşanma aşamasındaki hem de b oşanmış kadınların en önemli sorunu ekonomik sıkıntıdır. 28 j- Medyanın boşanmayı tahrik etmesi Medya, özellikle TV ler diziler ve filmlerle aile hayatını küçümsemekte, boşanmayı tahrik etmekte, beraber yaşama olgusunu teşvik etmektedir. Büyük çoğunluğu batılılaşmış 26 TÜİK, Tarihli Veriler; Anadolu Ajansı; Timetürk Haber Portali. 27 Araştırma Ekibi, Boşanma Nedenleri Araştırması, s Bkz. Arıkan, Çiğdem, Yoksullukta ve Evlilikte Geçimsizlik ve Boşanma, Ankara, 1992.

19 zihinlerin elinde olan gazeteler, dergiler ve radyolar da kendilerine tevdi edilen bu görevlerini eksiksiz yerine getirmektedirler. Diziler ve filmlerde pembe hayat sunan karakter etkisinin ön plana çıkartılması, sürekli aldatma öyküleri, halkın inanç ve örfleriyle ters düşen yaşam tarzları zihinlerde büyük olumsuzluklar oluşturmaktadır. Buralarda aldatma, başkasının kadınıyla birlikte olma, hayatında birçok kadını bir arada idare etme ve zina teşvik edilmektedir. Aile hayatı ise sürekli sıkıntılı, problemli ve yürütülemez olarak yansıtılmaktadır. Bu da kadınlar, erkekler, gençler ve çocuklar üzerinde çok kötü etki bırakmaktadır. Bundan dolayı genellikle genç erkek ve kızlar, evliliği sıkıntılı ve risk olarak görmektedirler. Bu gençlerin, evliliği 30 yaş ve üzerine erteleme eğilimi artmaktadır. Ayrıca evlilik programlarındaki şiddet olgusu fertler üzerinde çok olumsuz etkiler bırakmaktadır. Tek yönlü ifade edilen ve iki kişi arasında geçtiği için de ispatı mümkün olmayan bu tarz yayınlar, aile kurumu hakkında da kötü düşüncelerin oluşmasına neden olmaktadır. k- Kanunların Anadolu aile tarzına uygun bir şekilde düzenlenmemesi İlk başta kabul edilen İsviçre medeni kanuna sonradan bazı maddeler eklenmiş, ama Eklenen bu maddeler de Anadolu insanın inanç, kültür ve örfüyle örtüşmemiştir. Bu alanda Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde bazı düzenlemeler yapılmıştır. Ancak biz burada en önemlileri üzerinde duracağız. Ailenin reissiz bırakılması: Evli olan kadın ve erkek arasında reis tayin etmeyerek aile reissiz bırakılmıştır. Hâlbuki aile bir ortaklıktır ve ortaklığın da mutlaka bir başkanı vardır. En basit şirketlerde bile yönetim kurulu başkanı veya müdür olarak idareci bulunmaktadır. Aile de bu şekil davranılması aile içi çatışmayı ve anlaşmazlığı artırmıştır. Zinanın serbest bırakılması: Zinanın suç olmaktan çıkartılıp serbest olması boşanmaları artıran bir etken olmuştur. Kendisinin aldatıldığını hisseden eşler soluğu mahkeme de almışlardır.

20 Taraflardan bir tarafa ağırlık vermesi: Özellikle son dönemlerde çıkan kanunların kadınlara pozitif ayrımcılık esasına yönelik olması, taraflar arası dengeyi bozmaktadır. Bu kanunlar erkekle kadın karşı karşıya gelmektedir. Avrupa da bugün gelinen noktada erkekler kendilerini savunacak dernekler, sivil toplum kuruluşları oluşturmakta ve pozitif ayrımcı bu yasalara karşı mücadele etmektedirler. Maalesef Türkiye de de gidiş noktası bunu göstermektedir. l- Feminist Hareketler Feminist hareketler, evvelemirde kadın-erkek mücadelesini esas almış ve işe erkeği düşman ilan ederek başlamıştır. Temelde kadın-erkek eşitliği savunulmuş, ama bu konuda aşırıya gidilerek sonuç düşmanlığa dönüştürülmüştür. Erkekler, kadınlara haklarını vermediler. iddiasıyla hareket etmiş ve bu iddialarıyla aile içi çatışmaları şiddetlendirmişlerdir. Bu tür iddialar Müslüman kadınlar arasında neşvü nema bulmuş, onlar da şöyle demeye başlamışlardır: Müslüman erkekler kadınlara haklarını vermiyorlar. Gerek önceki gerek sonraki iddia ispat edilmesi zorunlu olan varsayımdan öteye gitmemektedir. Yedi milyar dünya nüfusunun yarısı, iki milyar Müslüman nüfusun yarısı erkektir. Bu konuda geneli kuşatıcı ne bir bilimsel araştırma ne istatistik ne de anket söz konusu olmamıştır. Sadece bu ifadeler, altı boşlukta kalan bir söz olmaktan öteye gitmemiştir. 2. BOŞANMANIN ÖZEL VE İÇ ETKENLERİ a- Ben duygusu, biz olamama Ben bende varım, sende veya bir başkasında yokum, felsefesi aileyi yıkmaktadır. Evlenen erkek ve kadın, bir elmanın yarısı olarak bütün olması gerekir. İslâm, kadını erkeğin elbisesi erkeği de kadının elbisesi, yani birbirini tamamlayan örtüsü olarak görmektedir. Bu da eşlerin bütünleşmesi, yekvücut ve bir olması anlamına gelir. Benliğin öne çıkması, bencilleşme ve bencil tutumlar taraflar arası ilişkiyi çok kötü bir şekilde etkilemekte, kavga ve anlaşmazlıklara neden olmaktadır.

ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR. Stj. Av. Mehmet ÖCAL

ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR. Stj. Av. Mehmet ÖCAL ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR Stj. Av. Mehmet ÖCAL BOŞANMA TANIM TANIM : Eşlerden birinin istemi üzerine, yargıcın bu istemi yerinde görerek, eşler arasındaki evlilik girmiş ilişkisine

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür:

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Namusa Saldırı 327 NAMUSA SALDIRI Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Hayayı Ortadan Kaldıran Fiiller 1- Bir kadınla zina etmeye veya bir erkekle ilişkide bulunmaya

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 YASAL DÜZENLEMELER KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI

Detaylı

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir.

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir. Evlilik öncesi cinsel ilişki, bir mesele olarak, pek çok insan açısından spesifik bir önem taşımamaktadır. Ancak, konuyla ilgili bana gelen sorular, psikolojik danışma seanslarında karşılaştığım hikâyeler,

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

21. Yüzyılda Aile Sempozyumu 14-16 Kasım 2014

21. Yüzyılda Aile Sempozyumu 14-16 Kasım 2014 21. Yüzyılda Aile Sempozyumu 14-16 Kasım 2014 1. Amaç ve Gerekçe İnsanlık tarihi kadar köklü bir geçmişe sahip olan aile kurumu, tüm dünyada birtakım kırılmalar yaşamaktadır. Mutlu aile fotoğrafının yerini

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI

City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI Ağustos 2013 Araştırma Künyesi PROJE ADI ARAŞTIRMA EVRENİ AMAÇ SAHA ÇALIŞMASI ÖRNEKLEM SAYISI CSG STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI İstanbul da Yaşayan 18

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

Adli Yadım Bürosu ADLİ YARDIM BÜROSU

Adli Yadım Bürosu ADLİ YARDIM BÜROSU Adli Yadım Bürosu 8 ADLİ YARDIM BÜROSU Adli Yardım Bürosu Adli Yadım Bürosu 8. BÖLÜM ADLİ YARDIM BÜROSU Bireylerin hak arama özgürlüklerinin önündeki engelleri aşmak ve hak arama özgürlüğünün kullanımda

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/8665 Karar No : 2013/9005 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol Özeti : İmar planında küçük sanayi

Detaylı

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 12 Eczacı Profili-1998-2007 II. 1998 ARAŞTIRMASI BULGULARI ll.l.toplumsal VE EKONOMİK ÖZELLİKLER Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 Tabloda

Detaylı

Türkiye de Sosyal Koruma Harcamaları: 2006-2015

Türkiye de Sosyal Koruma Harcamaları: 2006-2015 Ekim 2015 Türkiye de Sosyal Koruma Harcamaları: 2006-2015 Harcama İzleme Güncelleme Notu Nurhan Yentürk STK Eğitim ve Araştırma Birimi tarafından Kamu Harcamalarını İzleme Dizisi kapsamında gençlik, çocuk,

Detaylı

KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014

KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014 KADIN DAYANIŞMA VAKFI 2014 YILI KADIN DANIŞMA MERKEZİ FAALİYET RAPORU 1 OCAK 31 ARALIK 2014 2014 yılında Kadın Dayanışma Vakfı Danışma Merkezi ne 354 kadın başvurdu. 101 kadın yüz yüze başvuru yaparken,

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Hak Kavramı Herhangi bir varlığın, kanuni veya ahlaki gerekçelerle, sahip olması veya yapabilmesi olağan şeyler.. Hak Kavramı Kazanımlara

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Bilgisayarın Yararları ve Zararları

Bilgisayarın Yararları ve Zararları BİLGİSAYAR NEDİR? Bilgisayarın Yararları ve Zararları ŞEYDA BETÜL KÖSE UFUK TAŞDURMAZLI 1 www.bilgisayarnedir.net 2 Bilgisayarın Yararları ve Zararları Bilgisayarın Yararları ve Zararları Nelerdir? 2006

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Mevduatın Vade ve Türleri ile Katılma Hesaplarının Vadeleri Hakkında Tebliğ (Sıra No: 2002/1) (29 Mart 2002 tarih ve 24710 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır)

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler 9 Kasım 2010 Nobody s Unpredictable Çalışmanın Amacı 2010 Ipsos Türkiye de boşanma, ayrılık, ya da vefat nedeniyle ebeveynlerden birinin yokluğunun psikolojik ekonomik

Detaylı

T.C. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI DİN VE TRAFİK SEMPOZYUM

T.C. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI DİN VE TRAFİK SEMPOZYUM T.C. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI DİN VE TRAFİK SEMPOZYUM BİRİNCİ DUYURU Çağımızda trafik, fert ve toplum hayatının bir parçası haline gelmiştir. Bu zorunluluktan hareketle nakil ve

Detaylı

İstismar Edersen Ceza, Delilin. Yoksa. Tedbir, Boşanırsan Nafaka

İstismar Edersen Ceza, Delilin. Yoksa. Tedbir, Boşanırsan Nafaka İstismar Edersen Ceza, Delilin Yoksa Tedbir, Boşanırsan Nafaka Yok! Eğitim Sen Yayınları Mayıs 2016 14 Ocak 2016 da kurulan Aile Bütünlüğünü Olumsuz Etkileyen Unsurlar ile Boşanma Olaylarının Araştırılması

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

ADRES KAYIT SİSTEMİ. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü

ADRES KAYIT SİSTEMİ. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ADRES KAYIT SİSTEMİ Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Sunu Planı Adres Kayıt Sistemi Dayanak Adres Kayıt Sistemi Nedir? Kapsamı İşlevi ve Kullanıcı Grupları Adres Çeşitleri Adres Bildirimi ve

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

TALAK (ERKEĞİN BOŞAMA HAKKI)

TALAK (ERKEĞİN BOŞAMA HAKKI) TALAK (ERKEĞİN BOŞAMA HAKKI) O talak iki defadır. Her birinden sonra kadını ya iyilikle tutmak, ya da güzellikle ayırmak gerekir. (Bakara 2/229) Ey Peygamber! Kadınları boşadığınızda iddetleri içinde boşayın

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2012/3492 Karar No : 2013/5107 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 Özeti : Kentsel dönüşüm ve

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ Đnternete erişime ilişkin yasaklamalara sınırlama getiren ve muhtemel bir kötüye kullanma durumuna karşı hukuki kontrol güvencesi sunan katı bir yasal çerçevede alınmayan

Detaylı

hamilelik ayrılma Aile arabuluculuk evlilik boşanma yasal birlikte yaşam eş çocukların karşılanması doğum

hamilelik ayrılma Aile arabuluculuk evlilik boşanma yasal birlikte yaşam eş çocukların karşılanması doğum evlilik ayrılma arabuluculuk yasal birlikte yaşam eş çocukların karşılanması hamilelik doğum boşanma Aile Biz birlikte yaşıyoruz ama evlenmek istemiyoruz. Bu mümkün müdür? Evet. Belçika da, birçok çift

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

İNSAN VE TOPLUM. KÜTAHYA www.zafer.org.tr

İNSAN VE TOPLUM. KÜTAHYA www.zafer.org.tr İNSAN VE TOPLUM Ülke genelinde medyan yaş 30,1 iken Kütahya ve çevre illerinde bu değer daha yüksektir. Tablo 67 de yer alan ve TÜİK tarafından yapılan nüfus projeksiyonu 2023 yılında Kütahya ve çevresinin

Detaylı

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity İskender GÜMÜŞ* Nebi Sümer, Nevin Solak, Mehmet Harma İşsiz Yaşam: İşsizliğin

Detaylı

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR Bilgi Notu-2: Cinsel Suç Mağduru Çocuklar Yazan: Didem Şalgam, MSc Katkılar: Prof. Dr. Münevver Bertan, Gülgün Müftü, MA, Adem ArkadaşThibert, MSc MA İçindekiler Grafik Listesi...

Detaylı

NİKAH-II (Rükün ve Şartları)

NİKAH-II (Rükün ve Şartları) İSLAM HUKUKU-I DERS -8 NİKAH-II (Rükün ve ) Prof. Dr. Abdülaziz BAYINDIR & Doç. Dr. Servet BAYINDIR İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyeleri DERSİN AKIŞI Rükünleri Rükünlerde Aranan Şartlar

Detaylı

AVRUPA KONSEYĐ BAKANLAR KONSEYĐ

AVRUPA KONSEYĐ BAKANLAR KONSEYĐ AVRUPA KONSEYĐ BAKANLAR KONSEYĐ Adli Yardım Taleplerinin Đletilmesine Đlişkin Avrupa Sözleşmesi (092 No lu Cets) ve Bu Sözleşmeye Ek Protokol (179 No lu Cets) Uyarınca Yapılacak Başvuruda Kullanılmak Üzere

Detaylı

YAŞAM BOYU DÖNEMLERİNE GÖRE KADIN CİNSİYETİNİN KARŞILAŞTIĞI SORUNLAR / OLAYLAR

YAŞAM BOYU DÖNEMLERİNE GÖRE KADIN CİNSİYETİNİN KARŞILAŞTIĞI SORUNLAR / OLAYLAR Bir insan hakları ihlali olan kadına yönelik şiddet gelir, eğitim düzeyi fark etmeksizin farklı toplum ve kültürlerin yaşadığı ortak bir sorundur ve dünyadaki bütün kadınlar kocaları, babaları, kardeşleri

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

D. PİRE. aralarında köprü kurar. İnsanların çoğu duvar, çok azı da. Yard.Doç.Dr. Havva ÖZTÜRK Ebe Tülay BAYRAMOĞLU Trabzon

D. PİRE. aralarında köprü kurar. İnsanların çoğu duvar, çok azı da. Yard.Doç.Dr. Havva ÖZTÜRK Ebe Tülay BAYRAMOĞLU Trabzon İnsanların çoğu duvar, çok azı da aralarında köprü kurar D. PİRE Yard.Doç.Dr. Havva ÖZTÜRK Ebe Tülay BAYRAMOĞLU Trabzon Latince de kararsız kalabalık, şiddete yönelmiş topluluk anlamındadır İngilizce de

Detaylı

YENİ VAKIFLAR KANUNUNA VE VAKIFLAR YÖNETMELİĞİNE SİVİL DEĞERLENDİRME

YENİ VAKIFLAR KANUNUNA VE VAKIFLAR YÖNETMELİĞİNE SİVİL DEĞERLENDİRME YENİ VAKIFLAR KANUNUNA VE VAKIFLAR YÖNETMELİĞİNE SİVİL DEĞERLENDİRME Tüzel Kişilik MADDE 4 Vakıflar, özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir. Yeni vakıfların kuruluşu, mal varlığı, şube ve temsilcilikleri

Detaylı

7 Mirasçılık belgesinin iptali

7 Mirasçılık belgesinin iptali 01.07.2008-31.12.2008 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti Yasasından 3.150,00 YTL Kaynaklanan Uyuşmazlıklar 2 Mirasçılık

Detaylı

2012 YILI YATIRIM PROGRAMI NIN

2012 YILI YATIRIM PROGRAMI NIN T.C. ANTALYA VALİLİĞİ İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü 2012 YILI YATIRIM PROGRAMI NIN Türkiye Cumhuriyeti nin 100 üncü yıldönümüne rastlayan 2023 yılına kadar uzanan gelişme stratejisi içerisinde,

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

1- Aşağıda verilenlerden hangisi ticaret şirketlerine uygulanacak mevzuat hükümlerinden

1- Aşağıda verilenlerden hangisi ticaret şirketlerine uygulanacak mevzuat hükümlerinden 1- Aşağıda verilenlerden hangisi ticaret şirketlerine uygulanacak mevzuat hükümlerinden A) Şirket sözleşmesi hükümleri B) Ticari örf ve adet hukuku kuralları C) Tamamlayıcı ve yorumlayıcı hükümler D) Emredici

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

HER ÇOCUK BİR DÜNYADIR AMA ONLARIN DÜNYALARI SİZLERSİNİZ SOSYAL HİZMET KAPSAMINDAKİ ÇOCUKLAR VE İZMİR DEKİ SON DURUM

HER ÇOCUK BİR DÜNYADIR AMA ONLARIN DÜNYALARI SİZLERSİNİZ SOSYAL HİZMET KAPSAMINDAKİ ÇOCUKLAR VE İZMİR DEKİ SON DURUM HER ÇOCUK BİR DÜNYADIR AMA ONLARIN DÜNYALARI SİZLERSİNİZ SOSYAL HİZMET KAPSAMINDAKİ ÇOCUKLAR VE İZMİR DEKİ SON DURUM Ekonomik kriz, özellikle son aylarda gündemimizi fazlasıyla işgal etti. Gün boyunca

Detaylı

DÖNEMİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ. A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti

DÖNEMİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ. A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti 01.01.2016-31.12.2016 DÖNEMİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti 4.700,00 Yasasından Kaynaklanan Uyuşmazlıklar 2 Mirasçılık belgesinin 2.500,00 alınması 3

Detaylı

Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı

Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı Genç Kız ve Erkeklerin Evlilik Algısı Kadın - Erkek Algısı I (Gelenekten ve Yanlış Din Algısından Kaynaklı) Kadın, erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kadın erkeğin hizmetine verilmiştir. Erkek,

Detaylı

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI BELEDİYE BAŞKANI BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRÜ AVUKAT BÜRO ELEMANI

Detaylı

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Dünyada En Hızlı Yaşlanan İkinci Ülke: Türkiye 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında,izmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER Merve Nur Bulut, Kübra Sezgin www.improkul.impr.org.tr facebook.com/improkul @improkul improkul@gmail.com SURİYE KRİZİ VE TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER 2011

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

Çocuk Hukuku. Çocuk Hukukunun Özellikleri. Çocuk Hukukunun Özellikleri 16.05.2014. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN. 16 Mayıs 2014 2.

Çocuk Hukuku. Çocuk Hukukunun Özellikleri. Çocuk Hukukunun Özellikleri 16.05.2014. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN. 16 Mayıs 2014 2. Ulusal Düzeyde Çocuk Hukuku Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN Çocuk Hukuku Hukukun çocuklara özgü, çocuk haklarını düzenleyen dalıdır. Çocuk hukuku, özel hukuk, kamu hukuku, sosyal hukuk ve uluslararası hukukta

Detaylı

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI Ağustos 2013 Araştırma Künyesi PROJE ADI ARAŞTIRMA EVRENİ AMAÇ CSG OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI İstanbul da Yaşayan 18 Yaş Üzeri Bireyler. Katılımcıların 68

Detaylı

T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARINDA YÖNTEM VE TEKNİKLER SEMİNERİ

T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARINDA YÖNTEM VE TEKNİKLER SEMİNERİ T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARINDA YÖNTEM VE TEKNİKLER SEMİNERİ KONU: ESKİ TÜRKLERDE KALIN VE KALININ HUKUKİ DURUMU HAZIRLAYAN

Detaylı

BOŞANMA NEDENLERİ ARAŞTIRMASI

BOŞANMA NEDENLERİ ARAŞTIRMASI T.C. BAŞBAKANLIK AİLE VE SOSYAL ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BOŞANMA NEDENLERİ ARAŞTIRMASI Araştırma Ekibi Semra YURTKURAN DEMİRKAN Dr. Aysel GÜNİNDİ ERSÖZ Rahime BEDER ŞEN Emre ERTEKİN Özden SEZGİN Ahu

Detaylı

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AİLE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ (Sertifika Proğramı) Programın Amacı: 04 Eylül 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Aile Danışmanlığı Yönetmeliği

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Yük. Hem. Gül Şav Özaydemir Danışman Hemşire EUKAM E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi ABD XIX. Ege Onkoloji Günleri 6-7 Nisan 2015 İzmir «Kanserle mücadele

Detaylı

MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ

MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ Tutum Tutum bir kişinin diğer bir kişi, bir olay veya çevresi ile ilgili olarak negatif veya pozitif tavırdır. Tutum Tutumlar değerler gibi sosyal ve duygusal inşalardır

Detaylı

Kabul Tarihi : 22.6.2004

Kabul Tarihi : 22.6.2004 RESMİ GAZETEDE 26.06.2004 TARİH VE 25504 SAYI İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun 5194 No. Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1.

Detaylı

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz ZİYNET (ALTIN) EŞYASI İSPAT YÜKÜ. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2012/6-1849 KARAR NO : 2013/1006 KARAR TARİHİ:03.07.2013 Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE 2 KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İSTANBUL SÖZLEŞMESİ 11 Mayıs 2011 tarihinde Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 T.C. Resmi Gazete Yayın Tarihi 24 Aralık 2009 PERŞEMBE Sayı : 27442 GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 (1) Bütün hukuki yardımlarda avukat

Detaylı

KİRA İLİŞKİSİNİN SONA ERMESİ

KİRA İLİŞKİSİNİN SONA ERMESİ KİRA İLİŞKİSİNİN SONA ERMESİ Belirli Süreli Kira İlişkisi (TBK, 300) Belirsiz Süreli Kira İlişkisi (TBK, 327/ II) (TBK,327) (TBK, 300) Sürenin Geçmesi ile (TBK,327) Fesih Bildirimi ile (Fesih beyanına

Detaylı

Anket formu. Lübeck te Yaşlılık ve Göç

Anket formu. Lübeck te Yaşlılık ve Göç Anket formu Lübeck te Yaşlılık ve Göç 1 Cinsiyet 2 Çocuklarım var Erkek Kadın, çocuğum var. 3 Yaş 4 Çalışmaktayım 30 yaşından küçüğüm 30-39 yaşındayım 40-49 yaşındayım 50-59 yaşındayım 60-69 yaşındayım

Detaylı

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği

Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyenler : 1- Ankara Gümrük Müşavirleri Derneği 2- Mersin Gümrük Müşavirleri Derneği 3- Bursa Gümrük Müşavirleri Derneği 4- İstanbul Gümrük Müşavirleri Derneği 5-

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

BANKALARLA KARŞILAŞTIRMALI OLARAK HUKUKİ YÖNDEN ÖZEL FİNANS KURUMLARI

BANKALARLA KARŞILAŞTIRMALI OLARAK HUKUKİ YÖNDEN ÖZEL FİNANS KURUMLARI BANKALARLA KARŞILAŞTIRMALI OLARAK HUKUKİ YÖNDEN ÖZEL FİNANS KURUMLARI BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ I. ÖZEL FİNANS KURUMLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER A. Kavram ve Kurum Olarak Özel Finans Kurumları 1. Kavramın Ortaya

Detaylı

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için Bangkok Yasaları El Rehberi Dünya çapında hapishanelerde mahkûmiyeti takiben veya suçsuzluğunun ispatı için duruşma bekleyen bir buçuk milyondan fazla kadın bulunmaktadır.

Detaylı

ARAŞTIRMANIN KAPSAMI. Saha Tarihi: 9-10 Nisan 2011. 134 ilçe. 35 il. 200 mahalle/ köy. 2366 görüşme

ARAŞTIRMANIN KAPSAMI. Saha Tarihi: 9-10 Nisan 2011. 134 ilçe. 35 il. 200 mahalle/ köy. 2366 görüşme ARAŞTIRMANIN KAPSAMI Saha Tarihi: 9-10 Nisan 2011 35 il 134 ilçe 200 mahalle/ köy 2366 görüşme ARAġTIRMANIN KAPSAMI Türkiye nüfus 73,7 milyon 15-30 YaĢ nüfus 17,3 milyon Araştırma saha uygulama Araştırma

Detaylı

Hekim, Tıp Fakültesinden mezun olarak, diploma sahibi olan kişidir.

Hekim, Tıp Fakültesinden mezun olarak, diploma sahibi olan kişidir. UZMANLIK ÖĞRENCİLERİNİN TIBBİ MÜDAHALE YETKİSİ ve HUKUKİ SORUMLULUKLARI Uz.Dr. Ziya T. GÜNEŞ-Sağlık Hukuku Yüksek Lisans Programı Tıbbi Müdahale; Meslek icrasına yetkili bir sağlık personeli tarafından,

Detaylı

AİLE HUKUKU Aile içi şiddet ve kadınların yaşadığı şiddete karşı neler yapılabilir?

AİLE HUKUKU Aile içi şiddet ve kadınların yaşadığı şiddete karşı neler yapılabilir? AİLE HUKUKU Aile içi şiddet ve kadınların yaşadığı şiddete karşı neler yapılabilir? Erkek şiddeti, kuşkusuz kadının evlilikte ve evinde uğradığı en yaygın haksızlıktır. Kadınlar aile içinde çoğu kez bu

Detaylı

16.05.2016 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

16.05.2016 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 16.05.2016 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Manevi Destek İçin Diplomalı Uzman Türkiye'deki 5 üniversitede açılan "Manevi Bakım ve Danışmanlık" yüksek lisans programlarında, ölüm, yalnızlık

Detaylı

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM Öğrencinin adı- soyadı: ERDEM EGE MARAŞLI Proje Danışmanı: MÜGE SİREK Bahçeşehir - İSTANBUL Kentsel Dönüşüm Son günlerde haberlerde gazetelerde çok fazla rastladığımız

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

T.C ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü

T.C ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü SAYI KONU : B.18.0.ÇYG.0.02.00.03/010.06 : Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliğinin Uygulamaları Hk. GENELGE (2007/5) 2872 sayılı Çevre Kanununun 14. maddesi çerçevesinde, Çevresel

Detaylı