Gülen Hareketi ve Türklerin Almanya daki Entegrasyonu

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Gülen Hareketi ve Türklerin Almanya daki Entegrasyonu"

Transkript

1 Gülen Hareketi ve Türklerin Almanya daki Entegrasyonu Jill İrvine Bu makalede ilhamını Gülen den alan merkezler ve okulların, Türk toplumunun Almanya da entegrasyonu için pozitif bir model oluşturmadaki rolü ve öbür yandan mensuplarına kendi kültürel ve dinî köklerini koruma imkânı vermesi konusu ele alınmaktadır. Geçen on yıl boyunca kalabalık Türk topluluğunun Alman toplumunda entegrasyonunun güçlükleri konusunda çok şey yazıldı. Daha yakın dönemde bu konu Avrupa nın Müslüman nüfusu arasında köktendincilik ve şiddetin artışına ilişkin geniş tartışmanın bir parçası haline geldi. Bu tartışma, ev sahibi toplumların entegrasyonun önüne koydukları sosyal, ekonomik ve siyasal bariyerleri doğru biçimde gün ışığına çıkarmakla birlikte, Avrupa nın Müslüman nüfusu arasında kendi entegrasyon vizyonları ve modellerini teşvik etmeye yönelik çabalar hakkında İngilizce olarak çok az çalışma yayınlandı. Bu modeller arasında en önde gelenin; ayrıca İslâmî pratik ve geleneklerde derin kökleri bulunan, modern, çok kültürlü bir siyasal kimlik ve cemaat olarak Gülen hareketi olduğu kuşkusuzdur. Peki, Almanya da Gülen den ilhamını alan merkezler, Alman kökenlilerle Türkler arasında ortaklaşa varolma modelini teşvik etmede hangi ölçüde başarılı olmuştur? Almanya da Türk-Müslüman entegrasyonu konusundaki tartışmalar üç ana eğitim politikası sorunu etrafında yoğunlaşmaktadır. Birincisi; okullardaki dinî eğitimin rolü ve Müslüman öğrencilere İslâmî eğitimin en iyi nasıl verileceği hususudur. Dinî eğitim Alman okullarında ana müfredatın bir parçasıdır ve İslâmî dinî eğitim verilmesi ihtiyacı gittikçe artan oranda kabul edilirken, bu İslâmî eğitim konusu hayli tartışmalı olma özelliğini korumaktadır. İkinci eğitim politikası tartışması, özel Müslüman yada Türk okullarının kurulması konusundadır. Türk öğrenciler tipik olarak akademik açıdan oldukça yetersiz bir performans sergilemektedir ve üniversiteye hazırlayan bir Alman lisesine gitme ihtimalleri oldukça düşüktü. Özel okulların kurulmasının bir amacı da bu soruna çözüm getirmekti. Ancak Almanlar güçlü bir kamu okulları eğitimi geleneğine sahiptir ve eyalet yönetimleri ve federal

2 hükümet özel Müslüman okullarının kuruluşuna karşı direnç gösterdi. Üçüncü eğitim politikası sorunu ise okullarda başörtüsü takılmasıyla ilişkilidir. Fransa nın aksine Alman okulları kız öğrencilerin sınıfta başörtüsü takmasına izin verirken, Almanya nın hemen hemen her yerinde öğretmenler bu haktan yoksundur. Bu durum bir çok yargı davasına konu edildi ve edilmeye de devam etmektedir. Ayrıca kadının genel olarak İslam daki rolü, Almanya daki Alman kökenli vatandaşlar ile Müslüman-Türk cemaatler arasındaki gerilimin zirve noktası olmayı sürdürmektedir. Bu politika sorunları Müslüman-Türk entegrasyonu ve bu sorunun beraberinde getirdiği sonuçlar problemini gündeme getirmektedir. Avrupa İslam ı konusunda uzman bir ilim adamının belirttiği üzere; günümüze kadar hem İslâmî inancın değerleri ve usullerini koruyacak hem de bu değerleri bir bütün olarak toplum çerçevesine uyduracak, Müslümanlar ve gayrimüslimler tarafından teorik ve sosyal düzeyde genel olarak kabul edilen bir Alman yada Avrupalı İslâmî yaşam tarzı yoktu (Rohe, 2004: 102). Bir yandan eski Devlet Bakanı ve Parlamento Başkanı Rita Süsmuth gibi bir çok Alman politika yapıcı, kendi entegrasyon yaklaşımlarının onları, asimilasyonun gerekliliğini vurgulayan Fransa gibi ülkelerdeki meslektaşlarından ayırdığında ısrar etmektedir (Dowling, 2006). Öbür yandan, bir çok Alman kökenli ve Türk kökenli vatandaş Almanya nın yaklaşımının bir asimilasyon yaklaşımı olduğu suçlamasında bulunmaktadır (Stowasser, 2004:61). Onlara göre Bavyeralı Hırisityan Sosyal Birlik (CSU) lideri Edward Stoiber gibi liderler tarafından desteklenen vizyon; adaptasyonla ilgili tüm çabaların Türk azınlık nüfusu tarafından gösterilmesini gerektirmektedir (1. Mülakat). Almanya da son on yıl içinde kurulan bir çok Gülen kaynaklı merkez, asimilasyonun doğurduğu kültürel mahvoluş ile çoğunluk kültüründen uzak yaşayan bir azınlık grubunun gettolaşması arasında bir orta yol bulmaya çalışmaktadır. Bu eğitim merkezleri, kültür merkezleri ve okulların öğretmenleri ve personeline göre, entegrasyon meydan okumasına bulunacak her türlü çözümün mutlaka kültürel anlayış alış verişi ve karşılıklı zenginleşmeyi içermesi gerekmektedir. Almanya nın Türk sakinleri mutlaka Alman standartlarına göre eğitilmeli ve Alman meslek adamları topluluğunun en yüksek düzeylerinde faaliyet gösterme açısından tam yetkinliğe sahip olmalıdır. Ancak entegrasyonun anahtarı; aynı zamanda Türk kültürünü de dikkate alan mümkün olan en iyi eğitimin verilmesidir. Atlantik Öğrenme Merkezinin Müdürünün ifadesiyle; En iyi entegrasyon modeli mi? Çok basit. Eğitim! (7. Mülakat).

3 Bu makale, 2006 yılı Temmuz ila Ağustos aylarında Almanya da gerçekleştirilen bir araştırmaya dayanmaktadır. Bu dönem boyunca Münih, Berlin ve İngolstadt taki birkaç eğitim merkezini, Berlin de bir liseyi ve Münih te bir kültür merkezini ziyaret ettim. Bu eğitim merkezleri ve okulların müdürleriyle, aynı zamanda diğer personeli ve faaliyetlerinin katılımcılarıyla mülakatlar yaptım. Hedefim bu gruplar ve merkezlerin faaliyetlerini, Almanya daki Müslüman Türk azınlığın entegrasyonu hakkındaki geniş tartışma zeminine oturtmaktı. Bu gruplar ve merkezler ne tür bir entegrasyon vizyonunu destekliyorlar ve nasıl? Gülen hareketinin Almanya daki Faaliyetleri Almanya daki Gülen hareketi mensupları, ülkenin çeşitli yerlerinde faaliyet gösteren bir çok eğitim kurumu kurdular. Bu kurumlar başlıca üç türden oluşmaktadır: ilkokuldan liseye kadar öğrencilere okul sonrası etüt imkânları sunan eğitim merkezleri; azınlıktaki Türk kökenli vatandaşlarla çoğunluktaki Alman nüfusu arasında kültürel ve dinî alışverişi teşvik eden çeşitli program ve etkinliklere sponsorluk eden kültürlerarası kültür merkezleri ve daha yakın dönemde özellikle Türk kökenli öğrencilere tamamen üniversiteye hazırlık müfredatıyla eğitim veren özel liseler. Hareket halen Almanya da hiçbir cami ile doğrudan ilişkili olmadığı gibi, hiçbir camiye de sponsorluk yapmamaktadır. Eğitim merkezleri halen Almanya daki büyük kentlerin ve kasabaların çoğunda faaliyet göstermektedir. Bu merkezlere ilişkin olarak tüm Almanya yı kapsayan istatistik kaynağı bulunmamaktaysa da, İngolstadt taki eğitim merkezinin müdürü Bavyera da yüzden fazla merkez olduğu tahmininde bulunmuştur (7. Mülakat). Bu merkezler tipik olarak sınıflardan çeşitli düzeylerdeki yaklaşık yüzelli öğrenciye hizmet vermekte, Almanca, İngilizce, matematik ve fen derslerinde kurslar düzenlemektedir. İlave olarak eğitim merkezleri çok çeşitli yetişkin eğitim kursları vermektedir. Merkezlerde okul sonrası eğitim desteği alan çocukların ebeveyni en azından ayda bir toplantılara katılmakta, bu toplantılarda evde nasıl bir destekleyici öğrenme ortamı sağlayabilecekleri konusunda öğretmenlerle müzakereler yapmaktadır. Birkaç eğitim merkezi son zamanlarda Entegrasyon Kursları da açmaya başlamıştır. Federal makamlarca izin verilen bu kursları şimdi bütün yetişkin göçmenlerin alması gerekmektedir. Altı aylık kurs süresince 600 saat Almanca ve 30 saat Alman kültür ve tarihi eğitimi verilmektedir. Bu merkezlerde ayrıca Almanlar için Türkçe kursları da düzenlenmektedir.

4 Eğitim merkezlerinde görevli personel büyük ölçüde Türk kökenli üniversite öğrencileri arasından seçilmektedir. Öğretmenler hizmetleri karşılığı maaş alırken, merkezlerdeki hizmetlere katılımlarının önemli bir kısmını gönüllü çalışmalar oluşturmaktadır. Zira başka bir yerdeki danışmanlık konumuyla kıyaslandığında alması gerekenden çok daha düşük bir ücret almaktadır. Bunun nedeni kâr amacı gütmeyen bu eğitim merkezlerinin kurs ve hizmet ücretleri yoluyla tamamen kendi kendini finanse eden merkezler olmasıdır. İşsiz ebeveyne çocuklarının merkeze devam etmesi için burs verilebilir; ancak merkezler şu anda genel olarak eyalet hükümeti yada yerel yönetimden doğrudan malî yardım almamaktadır. Kültür merkezleri Almanya nın bazı büyük kentlerinde kurulmuştur. Bunlar özellikle Türk ve Alman toplumları arasında kültürel ve dini anlayışı teşvik edecek faaliyetlere sponsorluk etmesi amacıyla kurulmuştur. Belirtilen hedef karşılıklı etkileşim olmakla birlikte, temel konunun Almanlara Türk kültür ve toplumunu daha fazla tanıtmak olduğu anlaşılmaktadır. Etkinlik ve faaliyetler konferanslar, Türkiye ye geziler, Türkçe kursları, yuvarlak masa toplantıları ve panel tartışmalarına katılım, Türk evlerinde Almanlar için yemekler düzenlenmesi ve gençler ve yetişkinlere yönelik diğer faaliyetlerden oluşmaktadır. Merkezler üyelik aidatları yoluyla kendi kendini finanse etmektedir. Münih teki Kültürlerarası Diyalog Merkezi 2001 de kurulmuş olup 100 aktif üyeye sahiptir. Kültür merkezleri (ve Almanya daki diğer Gülen kaynaklı kurumlar), diğer Türk yada Müslüman gruplarla yakın ilişki içinde değildir. Bu grupların davranış ve faaliyetlerini kontrol edemeyeceklerinin bilincinde olarak ve bu grupların bazılarının aşırı eğilimlerini dikkate alarak, kültür merkezleri Alman toplumu üzerindeki kendi diyalog ve temas kurma çabalarına yoğunlaşmayı tercih etmektedir (1. Mülakat). Özel okulların kurulması, dünya çapında Gülen den ilham alan faaliyetlerin hedeflerinden birisiydi. Ancak yakın döneme kadar Almanya da bu okulların kurulması imkânsızdı. Geçen iki yıl içinde Berlin, Dortmund ve Stuttgart da üç özel, üniversiteye hazırlık amaçlı lise kurulması ve gelecek iki yılda üç lise daha kurulmasının amaçlanması, Gülen hareketinin Almanya daki eğitim faaliyetlerinde yeni bir aşamayı temsil etmektedir. Bu okullar üniversiteye hazırlık müfredatlı kamu liseleriyle aynı müfredatı uygulamaktadır; ancak tek fark Almanca ve İngilizce den sonra üçüncü yabancı dil seçeneği olarak Türkçe yi sunmasıdır (Almanya da lisesine bağlı olarak üçüncü yabancı dil tipik olarak Latince yada Fransızca dır).

5 Eğitim merkezleri, kültür merkezleri ve liseler tipik olarak Alman hukukuna uygun bir dernek tarafından yönetilmektedir. Dernek üyeleri ise tipik olarak Kültür merkezlerine gelen çocukların ebeveyni yada kültürlerarası derneklerin üyeleri olup, genel olarak yedi kişiden oluşan yönetim kurulunu bu üyeler seçmektedir. İki yıllığına seçilen yönetim kurulu üyeleri, öğretmenlerin tutulması, eğitim müfredatı ve politikasının belirlenmesine ilişkin başlıca kararları onaylama yetkisine sahip olan bir başkan tarafından temsil edilmektedir. Yönetim kurulu genellikle ayda bir yada iki kez toplanır. Gülen hareketi ile yukarıda tanımlanan kurumlar arasındaki ilişki esnektir ve örgütlenmeden çok ilham kaynağı olma biçimindedir. Türkiye de olduğu gibi Hareket aşırı derecede yerelleşmiştir. Örneğin; Almanya da Gülen le bağlantılı kurumlar için merkezi bir kayıt bürosu yoktur. Her bir kent yada kasaba kendi okulları ve merkezlerini örgütleme ve işletmekten sorumludur. Üstelik merkezler ve okulların katılımcılarının birçoğunun Gülen in fikirlerinden bir şekilde ilham aldıkları konusunda hiçbir fikirleri yok gibi görünmektedir. Wedding Eğitim Merkezi başkanına göre, ebeveynin yüzde 80 i merkezlerin bir şekilde Gülen hareketiyle ilişkili olduğunun farkında değildir; zira personel normalde bu konularda ebeveyn ile konuşmaz. Başkan öğretmenlerin büyük çoğunluğunun orada bulunmasının nedeninin merkezlerin yaptığı işler olduğunu, yoksa Gülen den ilham aldıkları için çalışmadıklarını vurgulamaktadır (3. Mülakat). İngolstadt taki Eğitim merkezinin Müdürü Derneğin yüzde ellisinden fazlasının, öğretmenlerin ise yalnızca iki yada üçünün Cemaatle ilişkili olduğunu hesaplamaktadır (7. Mülakat). Her halükarda konuştuğum her müdür ve temsilci, Cemaatin fikirleri ve uygulamalarından açıkça etkilenmişti. Okullardaki Dini Eğitim Müslüman Türk nüfusun entegrasyonuna ilişkin en önemli sorunlardan birisi dinî eğitim sorunudur Alman Temel Yasası kamu okullarında din eğitimini ve bu eğitimin eyalet düzeyinde düzenlenmesini hükme bağlamaktadır. Yasa dinî eğitimin devlet okullarındaki düzenli müfredatın bir parçası olacaktır (Alman Temel Yasası, 7. Madde, nakleden: Fetzer ve Soper, 2005:111). Bu sınıfların müfredatı, öğretmenleri ve ders materyali dinî cemaatler tarafından, temelde Protestan ve Roman Katolik dinî cemaatler tarafından belirlenmektedir. Ebeveyn genellikle çocuklarının Hıristiyanlığın bu iki farklı biçiminden birisinde (yada Yahudiliğe mensup yeterince ebeveyn varsa, bu dinde) yada

6 bunların yerine daha genel ahlâk eğitimi veren bir sınıfta eğitim görmesi tercihini yapar. Bazı bölgelerde ebeveyn çocuklarını bu dinî eğitim yada ahlâk eğitiminden tamamen çekebilir. Geçen on yıl içinde Müslüman ebeveynin çocuklarının İslâmî eğitim veren sınıflarda okutulmasına izin verilmesi yönünde gittikçe artan talepleriyle karşılaşıldı. Alman makamları bu fikri entegrasyonu destekleyici bir yöntem ve pek arzulanmayan diğer alternatiflerden kaçınma yolu olarak gittikçe artan oranda kabullenmeye başladılar. Bir uzmanın ifadesiyle: Müslümanlar ve gayrimüslimler arasında açıkça aşırı yada Batı karşıtı görüşlere sahip olduğu görülen kişi yada gruplar tarafından işletilen özel Kur an kursları hakkında belli bir kaygının egemen olduğunu unutmamak gerekir. Bu nedenle Müslüman cemaatlerle devlet arasında, İslâm ı normal okul eğitimin içine yerleştiren güvenilir bir işbirliği sistemi, gelecek için tek kabul edilebilir alternatiftir (Rohe, 2004: 97). Almanya nın bazı bölgelerinde İslâmî eğitim verilirken, bu eğitimin ülkenin büyük bir kısmında başlatılmasının önünde birkaç engel çıktı. Birincisi; henüz hiçbir Müslüman grup, Alman Temel Yasası çerçevesinde Hıristiyan ve Yahudi cemaatlerine verilen özel yasal statü olan kamusal yapı (public corporation) statüsünü elde edemedi. Bu statü dinî cemaatlere hükümetin dini cemaatlerin mensuplarından, bu cemaatlere malî destek sağlamak üzere, para toplamasını isteme hakkı gibi bazı haklar ve korumalar sağlamaktadır (Fetzer ve Soper 2005:107). Müslüman toplum için böyle bir yasal statünün bulunmaması, okul yönetimlerinin Müslüman öğrencilere dinî eğitim verme zorunluluğu hissetmemeleri anlamına geldi. İkincisi; okul yönetimleri müfredat tasarlama ve öğretmen atama için birlikte çalışacakları belirgin bir paydaşa sahip olmadıklarına dikkat çekmektedirler. Ezici bir çoğunlukla Türk kökenli olan Almanya daki Müslüman toplumu (3 milyon Müslüman dan 2,2 milyonu Türk kökenlidir), dinî eğitim ve pratik bakımından çeşitli yaklaşımlara sahip bir çok gruba bölünmüştür. Bu durum eğitim yetkilileri için birleşik bir müfredat belirlemeyi ve bu konuda kiminle müzakere yapabileceğini bilmeyi güçleştirmektedir. Bir çok örnekte bu duruma verilen karşılık Hıristiyan dinine mensup öğrenciler için yaygın uygulama olan Pazar okulu modeli ne daha az ve İslam dininin daha tarafsız veya akademik açıdan öğretildiği bir karşılaştırmalı din modeline daha çok dayanan bir eğitim sisteminin benimsenmesi oldu (Fetzer ve Soper 2005: 112). Bu yüzden okullarda dinî eğitim verilmesi, Müslümanlar açısından kendi hedeflerine ulaşmak için geleceğe yönelik fırsatlar yaratıyorsa da, bu fırsatlar henüz kullanılabilir halde değildir (Fetzer ve Soper, 2005).

7 Gülen hareketinin mensupları ve liderleri ile eğitim merkezlerinin personeli genel olarak okullardaki dinî eğitime ilişkin, çoğunlukla duygusal içerikli politika tartışmalarında, oldukça sınırlı bir rol oynamaktadır. Münih teki kültür merkezi müdürünün ifade ettiği gibi, kendisi ancak bu konuyla görevli yetkililer sorduğunda görüşünü belirtmektedir (1. Mülakat). Bazı gruplar İslam ın Türkçe olarak öğretilmesini savunurken, bu merkezin müdürü İslam ın devlet okulları sistemi içinde eğitim görmüş eğitimciler tarafından Almanca olarak verilmesi gerektiğinde ısrar etmektedir. Önceleri dinî eğitim, hem müfredatı hem de öğretmenleri sağlayan Türk hükümetinin işbirliğiyle, Türkçe anadil eğitimi sınıflarında da verilmekteydi. Birden fazla gözlemciye göre bazen dinî olmaktan çok milliyetçi nitelik taşıyan Türkçe İslâmî eğitim bu Türkçe derslerinin bir parçasıydı (Rohe 2004:95). Daha yakın dönemde eyaletler müfredatın yerel Müslüman gruplarla yuvarlak masa toplantılarıyla belirlendiği, dinî eğitim sınıflarını denemektedir. Erlangen-Nuremberg Üniversitesi gibi bazı üniversiteler de İslâmî eğitim verecek öğretmenleri yetiştirecek programlar başlattılar (Rohe 2004:96/97). Bu tür programların, Alman eğitimi almış, Almanca konuşan öğretmenler tarafından yapılacak İslâmî eğitimin okullarda en fazla başarıyı elde edeceğine inanan Gülen hareketi mensupları tarafından da desteklendiği görülmektedir. Ancak bu destek, Gülen hareketi mensuplarının kendi merkezleri ve okullarında ahlâk dersleri vermede kendilerine bir rol biçmedikleri anlamına gelmemektedir. Bu okullar kendi sınıflarında herhangi bir resmî dini eğitim vermekten kaçınırken, ilhamını Gülen den alan eğitim merkezleri öğrencilere içinde Kur ân ın açık bir referans noktası ve rehber olarak sunulduğu bir ahlâk eğitimi vermeye odaklanmaktadır. Bazı merkezlerde, bu gibi motivasyon yada ahlâk dersleri zorunlu iken, diğerlerinde tercihe bağlıdır. 1 Münih teki Bodensee Eğitim merkezinin müdürü bu merkezin eğitim ve öğrenim misyonları arasında açık bir ayrım yapmaktadır. Eğitim öğrencilerin belli bir dersteki performansını artırmaya odaklanırken, öğrenim ahlâkî ve kültürel konularla ilişkilidir. Bu merkezin müdürü, merkezin Kur ân yada ibadet konusunda herhangi bir ders vermediğini, bu görevin camilere ait olduğunu hemen vurguladı. Ancak bu merkezdeki eğitim doğru bir yaşam tarzı sürmeye, başkalarıyla düzenli ilişkilere ve ahlâkî ve etik davranışlara odaklanmaktaydı. Müdür bu bağlamda Kur ân ın referans dışı bırakılmasının imkânsız olduğunu savunuyordu. Onun ifadesiyle; Alman hukukuna atıfta bulunduğumuzda, biz hukukçu değiliz ve hukuk öğretimiyle de uğraşmıyoruz. Yine de 1 Örneğin; İngolstadt taki Atlantik Eğitim merkezinde öğrenciler tipik olarak haftalık sekiz saat ders için kaydolurlar. Ayrıca iki saatlik seçimlik motivasyon kursu yapılmaktadır. Müdür öğrencilerin yüzde elliden fazlasının bu motivasyon kursuna katıldığını hesaplamaktadır.

8 düzenli kamusal davranışın anlaşılması için hukuk zaruridir. Aynı husus Kur ân için de geçerlidir. Elbette gerekli olduğunda Kur ân a atıfta bulunuyoruz (2. Mülakat). Ahlâkî eğitime yapılan bu vurgu yalnızca bir İslâmî referans noktasını içermekle kalmayıp, aynı zamanda geleneksel Türk değerlerinin aktarılmasını, her şeyden önce kişinin ebeveynine ve diğer yetki sahiplerine karşı saygılı olmasını ve ailenin önemine vurguyu da içermektedir. Bu ahlâkî eğitimin zaruri bir unsuru da geniş Alman toplumuyla ilişkiler ve dolaysıyla özgün bir entegrasyon vizyonundan oluşmaktadır. Bu vizyon; bir yandan öğrencinin Türk kültüründeki kökenlerinin altını çizerken, öbür yandan kişinin kendisini içinde bulduğu kültürde rahat yaşama ihtiyacını vurgulamaktadır (7. Mülakat). Bodensee Eğitim merkezi Müdürüne göre; okulun öğrenim unsurunun ana vurgusu, bu çocuklara kendi Türk kültürü ve miraslarını öğretmek üzerinde olmalıdır. Ona göre öğrenciler Alman kültürünün zaten içinde yaşadıkları, ama kendi kültürlerini çok daha az bildikleri için, Alman kültürün öğretilmesine nadiren ihtiyaç bulunmaktadır. Bu yüzden öğrencilere daha çok Türk kültürü ve değerleri öğretilmelidir. Ancak o zaman her iki kültürün sentezini yapabilirler. Geleneksel Türk değerleri aynı zamanda bu öğrencilerin Almanya daki günlük yaşamlarında karşılaştıkları sorunları çözmelerine de yardım edebilir (2. Mülakat). Berlin, Wedding teki eğitim merkezinin müdürü bu soruna biraz daha farklı bir açıdan yaklaştı. Bu merkezdeki öğrenciler ilişkiler ve yaşam sorunlarını ele alan haftalık motivasyon gruplarına katılmaktadır. Bu grupların güçlü temalarından birisi; birbirleriyle, özellikle de her gün temas içinde oldukları Almanlarla iyi geçinme ve onlarla karşılıklı ilişkide fiziksel saldırganlıktan kaçınma ihtiyacı idi. Müdür, haftalarca motivasyon sınıfında bu mesajı alan bir 7. sınıf öğrencisinin öyküsünü anlattı. Artık dayanabileceğinden fazlasını dinlemişti ve bir gün ayağa kalkıp sordu: Peki nasıl? diye sordu; biz Almanlarla arkadaş olmak istiyoruz, ama onlar bizimle arkadaş olmak istemiyor; bizimle alay ediyor, aşağılıyor ve bizi taciz ediyorlar. Bu durumda ne yapmamız gerekiyor? Müdüre göre bu tür durumlar oldukça yaygındı ve kendileri öğrencilere bu tür davranışlara karşı yumruklarını kullanmayı içermeyen bir karşılık yolu bulma konusunda yardımcı olmaya çalışıyorlardı (3. Mülakat). Eğitim merkezleri öğrencilerin okullarda Türk ve Alman öğrenciler arasında doğan gerilimlere karşılık vermelerine yardım etmenin yanı sıra, ebeveyne de ulaşma ve aile içinde doğan entegrasyona ilişkin gerilimler üzerinde olumlu etki yapmaya çalışmaktadır. Ebeveynin merkezlerdeki veli toplantılarına en az ayda bir katılması gerekmektedir. Bu toplantılarda çocuklarına akademik olarak nasıl yardım edecekleri öğretilmektedir. Ancak bu

9 toplantılar ve merkezin öğretim personelinin evlere yaptıkları sık ziyaretler, daha derin ebeveyn-çocuk ilişkileri sorunlarını hedef almaktadır. Bu ebeveynin çoğu kırsal kesimden gelmiş, muhafazakar geçmişe sahip ve Alman, lâik ve kentli yaşamının gerçekleriyle başa çıkmak için yeterince hazırlıklı olmayan kişilerdir. Eğitim merkezlerinin öğretmenleri öğrencilerle ebeveynleri arasında dinî ibadetlerin yerine getirilmesi, Alman sosyal normları ve cinsiyetler arası ilişkiler gibi sorunlar konusunda sık sık çıkan kültürel çalışmalara arabuluculuk etmeye çalışıyor. Bu çatışma Türkiye den oniki yaşındayken Almanya ya göç etmiş bir Türk kadını tarafından çok güzel tanımlanmaktadır. Alman sosyolog Hiltrud Schröter in yaptığı bir araştırmanın parçası olan mülakatta, bu hanım Alman kültürüne adapte olma ve okula devam etmenin ne kadar güç olduğunu anlatıyor. Başlangıçta iki sınıf geriden başladığı için Türkiye deki arkadaşlarından eğitim bakımından geri kalacağından endişe etmişti. Daha sonra ise Almanya ya hiçbir zaman uyum sağlayamayacağından korkmuştu. Nihayet başarılı olmaya ve yeni ülkesinde kendisini yurdunda hissetmeye başladığında, ebeveyni ona karşı daha katı davranır olmuştu. Onun Almanya daki kendi yaşıtı normal kızların yaptığı şeyleri yapmasına arkadaşlarıyla dışarı çıkma, oğlanlarla sosyalleşme, geceyi kız arkadaşlarının evlerinde geçirme gibi faaliyetlerine- izin vermiyorlardı. Kız, ebeveyninin Türkiye deki sosyal ilişkiler konusunda oldukça rahat davranırken, Almanya da daha katı ve daha endişeli bir hale geldiklerini hissediyordu. Çevrelerindeki Türklerin onlar ve kızlarının davranışları hakkında ne düşüneceğini çok önemsiyorlardı. Babası ona arkadaş olmaya ve kızının her istediğini yapmasına neden izin vermediğini açıklamaya çalışıyordu. Ama o ebeveynine gittikçe daha çok yalan söylemeye başlamıştı. Anne ve babasıyla pazarlıkla kurallar belirlemeye çalıştılar: arkadaşlarıyla yalnızca haftada bir kez dışarı çıkacak yada yalnızca iki haftada bir kez bir kız arkadaşının evinde kalabilecekti. Ama bu sistem işlemedi. Ondokuz yaşına geldiğinde bavullarını hazırladı ve ayrı eve taşındı (Schröter 2003: 49-62). Ebeveyni çocuklarını eğitim merkezine göndermeye teşvik eden husus; aslında akademik yardımdan çok, bu tür durumlar, yani çocuklarına özgün bir kültürel yada ahlâkî mesaj aktarılmasına yardım sağlayabilmektir. Bu merkezler, dinî oryantasyonları ve Türk kökeni ve kültürüne vurgu yapmaları ve aynı zamanda personelinin modern üniversite eğitimli öğrencilerin dilinden konuşmaları nedeniyle, ebeveyne özellikle güven vermektedir. Öğretmenler öğrenciler ve ebeveyni ile yoğun bir ilişki kurmakta, her iki gruba da özgün bir entegrasyon modeli sağlamaktadır. Gerçekten de eğitim merkezlerinin öğretmenleri

10 ebeveynin kamu okullarındaki yönetimle görüşmelerine ve öğrencilerin öğretmenleriyle ilişkilerine de yardım etmektedir (2. Mülakat). Her halükarda benim ziyaret ettiğim bütün merkezlerin ana hedefi; öğrencilerin Alman toplumu içinde rahat ve üretken bir yaşam tarzı bulmalarına yardım etmektir. Böyle bir entegrasyon için hem öğrencilerin hem de ebeveyninin eğitilmesi zaruridir. Özel Okulların Kurulması Türk entegrasyonu ve eğitim sistemine ilişkin ikinci tartışmalı konu; özel okulların kurulmasıdır. Oldukça yüksek bir öğrenci yüzdesinin özel okullarda eğitim gördüğü İngiltere ve Fransa nın aksine, Alman öğrencilerin yalnızca yaklaşık yüzde dördü özel okullarda eğitim görmektedir (Fetzer ve Soper 2005: 116). Bu yüzden Alman Temel Yasasının 3. Kısım, 7. maddesinin özel okulların faaliyet göstermesi hakkını teminat altına almasına karşın, Müslüman özel okulların açılması sorunu Almanya daki Türk nüfusu için, Fransa ve İngiltere nin Müslüman nüfusuna nazaran daha büyük bir sorun olma özelliğini sürdürmektedir. Bavyera ve Berlin eyalet hükümetleri 1980 li yıllarda, Almanca ve Arapça eğitim vermek üzere iki Türk ilkokulunun kurulmasını onayladı. Yine de Türk öğrencilerin neredeyse tamamı, performans sorunları, üniversiteye hazırlık liselerine giriş sorunu ve meslek liselerinde okulu terk sorunu yaşamaya devam ettikleri kamu okullarında eğitim görmeye devam etmektedir. Berlinli öğrencilerin 10. sınıf matematik sınavındaki performansına dair son bir araştırma, Türk öğrencilerin karşılaştığı sorunların devam ettiğini göstermektedir. Üniversiteye hazırlık liselerindeki öğrencilerin yüzde 96 sı sınavı geçerken, göçmen öğrencilerin çok daha yüksek bir oranının eğitim gördüğü meslek lisesi öğrencilerinin yalnızca yüzde 42 si bunu başarabildi. Benzer şekilde sonuçlar mahallelere göre tasnif edildiğinde, kentin Türk nüfusunun en yüksek orana sahip olduğu iki bölgesinin en kötü sonuçları aldığı görülmektedir. 2 Bir eğitim yetkilisi bu sonucu yetersiz olarak niteledi; zira Türk öğrencilerin yalnızca üçte ikisi bu yarışı geçmeyi ve sınavda yeterli puan almayı başardı (Tages SPiegel 2006: 7). Bir başka istatistik ise Berlin de sınavı geçerek birinci sınıfa kaydolan öğrencilerin yüzde 20 sinin Türk kökenli olduğunu göstermektedir. Halbuki 10. sınıf sınavına girenlerin yalnızca yüzde 8 i Türk kökenli idi. Türk öğrencilerin büyük çoğunluğu okulu bir Meslek Diplomasıyla yada hiçbir bitirme diploması olmaksızın terk etmektedir (Tages Spiegel 2006:7). Halen göçmenlik geçmişine sahip çocukların okulu 2 Neukolm % 78 ve Kreuzberg % 77 iken; Steglitz-Zelendorf % 89 dur.

11 diploma almaksızın terk etme ihtimali Alman kökenli çocukların üç katıdır. En son PİSA araştırmasına OECD nin ilk ve orta öğretime yönelik karşılaştırmalı analizine- göre; göçmenlik geçmişine sahip gençlerin Almanya da üniversiteye hazırlayan bir liseye gitme ihtimali, Alman kökenlilere kıyasla oldukça düşüktür. Bir başka deyişle bu öğrenciler üniversiteye başlama aşamasına gelmekte bile sorun yaşamaktadır. Halen Alman üniversitelerinde yalnızca Türk öğrenci bulunmaktadır ve bu rakam üniversite nüfusunun yaklaşık yüzde üçüne denk gelmektedir (Dowling 2006). Bu duruma bir karşılık olarak ve eğitime yaptıkları güçlü vurgularıyla, Cemaatin Almanya daki hedeflerinden birisi özel okulların kurulması oldu. Hem özel Türk okullarına ihtiyaç bulunduğu, hem de Gülen hareketi mensuplarının bu okulları işletecek kapasiteye sahip olduğu konusunda yetkili makamları ikna etmek için geçen birkaç yılın ardından, Berlin, Stuttgart ve Dortmund da özel, üniversiteye hazırlık amaçlı liselerin kurulmasına izin verildi. Diğer kentlerde de yeni lise inşa projelerinin fizibilite araştırmaları sürmektedir. Yetkili makamların nihayet bu okulların kurulmasını onaylamasına neden olan faktörler çeşitlilik göstermektedir. Münih Kültür merkezi müdürünün tahminine göre ilk ve en öncelikli sorun zaman sorunuydu. Cemaat Almanya da yalnızca on yıla yakın bir süredir faaliyetteydi. Bu süre cemaat mensuplarının hükümet nezdinde saygınlık kazanmaları ve hükümetin onların özel okul kurma taleplerini ciddiye alması için harcandı. Üstelik Almanya da doğmuş ve eğitimli Türk kökenli profesyoneller, bir çok Alman yetkilinin kafasındaki eğitimsiz, işçi sınıfı klişesinden farklı bir Türk kökenli vatandaş portresi çizmeyi ve hükümet içinde lobi yapmayı başardı. Bir çok hükümet yetkilisini ikna etmeye yönelik çabaların en kritik kısmı onları Türkiye, Gülen hareketi okullarının çalışmalarını ilk elden görebilecekleri bu ülkeye götürme kararı oldu (1. Mülakat). Hükümet yetkililerinde son zamanlardaki bu fikir değişikliğinin son nedenini ise Wedding Eğitim merkezinin Müdürü açıkladı. Ona göre; yetkililer özel liselerin kurulmasının, entegrasyon teşvik etmenin yararlı bir metodu olarak onların yararına olduğunu gördüklerinde nihayet kuşkuculuklarını yenmeyi başardılar. Müdüre göre bu yetkililer entegrasyona yönelik bir orta yol sunan gruplar arıyorlar ve bu grubun da böyle bir yol önerdiğine inandılar (3. Mülakat). Eğitim merkezleri ve okulların kurulması ve işletilmesine ilişkin olarak yerel makamlarla müzakere süreci zorunlu olarak ebeveynin ve diğer ilgili bireylerin ilgisini gerektirmektedir. Yerel makamlarla iyi ilişkiler hayatî önem taşımaktadır. Öğrenim ve kültür merkezlerinin ve aynı zamanda Berlin okulunun müdürleri, kendi ilişkilerini çeşitli şekillerde

12 tanımladılar nüfusa sahip orta büyüklükte bir kent olan İngolstadt taki Atlantik Eğitim merkezinin Müdürü, yerel makamlarla ilişkisini parlak sözlerle tanımlıyor. Kazabanın belediye başkanı eğitim merkezi tarafından sponsorluğu üstlenilen etkinliklere, örneğin Ramazan bayramı kutlamalarına düzenli olarak katılmaktadır ve Müdür merkeze ilişkin konularda ilgili hükümet kuruluşlarıyla sık sık temas kurmaktadır (7. Mülakat). Bodensee Eğitim merkezi Müdürüne göre; sorun ulaşma sorunuydu. Augsburg kentindeki yetkililerle yakın ve işbirlikçi bir çalışma ilişkisi kurabilirken, böyle bir ilişkinin Münih gibi çok daha büyük bir kentte kurulmasının güç olduğunu görmüştü (2. Mülakat). Buna karşın Berlin de kurulu TUDESB Derneği Berlin belediyesinden çok daha sıcak bir ilgi görmüş gibi görünmektedir (3. Mülakat).2006 yılı Mart ayında Mitte-Wedding Belediye Başkanı Wedding Eğitim merkezini ziyaret etti ve Almanca yı Türk gözmenlere öğretme konusunda merkezin uyguladı metoda ilgi gösterdi. Ayrıca bu çabaları konusunda kendi kurumunun ne tür bir katkı sağlayabileceğini sordu. On yıldır faaliyette bulunan TUDESB Derneği, Almanya daki ilk özel Türk okulunu kurmadaki başarısının da gösterdiği üzere, kent makamlarıyla ilişki kurmada gittikçe daha mahir hale gelmektedir. Konuştuğum kişiler, bu başarının en azından bir kısmının Türk toplumunun şimdi akademik ve politika yapan elitin saflarına katılmış olmasına bağlı olduğunu vurguluyorlar. Bu durumda saygın bir Türk akademisyen olan Dr. Mahmut Saygılı nın çabaları, önerilen okulun projesinin çizilmesi ve belediyeye sunulmasında, diğer TUDESB Derneği temsilcileriyle birlikte, hayati önem taşımaktadır (3,4 ve 5. Mülakatlar). TUDESB lisesini kurmak isteyenlerin karşılaştığı en önemli soru; neden ayrı, özel bir okulun gerekli olduğu yada tercih edildiği idi. TUDESB okul-aile birliği başkanına göre bu sorunun basit cevabı Alman okullarının günümüzde geniş Türk nüfusu konusunda başarısız olduğu idi. Bir çok ebeveyn bunun ilk ve en önemli nedeninin; Türk öğrencilerden düşük beklentilere sahip ve onlardan daima en kötü davranışı bekleyen Alman öğretmenler olduğunu düşünüyor. Sonra bu öğrenciler bu düşük beklentileri içselleştiriyor ve başarısız oluyorlar. Türk göçmenlerin önceki iki kuşağının aksine, Almanya da doğan bu Türk kökenliler kuşağı, kendi anayurtlarının başka yer olduğu duygusunu taşımıyorlar. Aksine kendi anayurtlarında ikinci sınıf vatandaş olduklarını hissediyorlar (5. Mülakat). Türk öğrencilerin büyük çoğunluğunun probleminin kökeninde kesinlikle lisan bulunuyor. Wedding Eğitim Merkezindeki bir öğretmenin ifade ettiği gibi, bu öğrencilerin büyük çoğunluğu Türkçe ve Almanca yı üç çeyrek kadar biliyorlar. Yalnızca bir kaçı Türkçe yada

13 Almanca yı çok iyi öğreniyor. Bu dil kusuru yalnızca Türk öğrencilerin derslerinde uzmanlaşma yeteneğine ket vurmakla kalmıyor, aynı zamanda notlarının yüzde 50 sinin sözlü sınavlardan alınması da onlar için ilave sorunlara neden oluyor (6. Mülakat). Berlin deki TUDESB Lisesinde, Almanya da yaşayan yeni Türk kuşağının sorunlarına, onların özel ihtiyaç ve sorunlarını da göz ardı etmeyen yoğun bir müfredat öğretilerek çözüm bulunuyor. Bazı yetkililer Türk öğrenciler için üniversiteye giriş şartlarında bir kolaylaştırma çağrısı yapmaya başlarken, TUDESH Lisesinin öğretmenleri ve veliler bu yaklaşımı genel olarak reddediyorlar (3,4,5. Mülakatlar). Bunlar aksine kendi liselerinin daha yüksek akademik standartlara sahip olması gerektiğinde ısrar ediyorlar; zira özel, ücretli eğitime alışmamış bir kültürde istenen okul ücretlerini ancak böyle bir yüksek standartlı akademik eğitim haklı çıkarabilir (4. Mülakat). Üstelik okulların Türk ebeveyn ile büyük oranda Alman olan öğretim personeli arasındaki uçuruma köprü oluşturmada sıradan kamu okullarından çok daha başarılı olması gerekmektedir. Bu nedenle ilgili grupların kültürel ihtiyaçları ve varsayımları hakkında ebeveyn ve öğretmenlerle yakın iletişim kurması için tüm gün çalışacak bir okul aile birliği temsilcisi görevlendirilmiş. Bu temsilci yalnızca tüm aileleri bizzat tanımakla ve sık sık evlerini ziyaret etmekle kalmıyor; aynı zamanda kendisi de eğitimli bir öğretmen olarak, Alman eğitim sisteminin eğitim standartları ve süreçlerini ebeveyne, onların çocuklarının akademik performansını desteklemelerine imkan sağlayacak şekilde açıklıyor. Bu öğrencilerin ve velilerinin büyük çoğunluğunun hedefi; mezun olduklarında bir Alman üniversitesinde yer bulmak ve başarılı bir meslekî kariyer yapmak. Türk kültürü ve diline vurgu yapılması bu okulun önemli bir hedefi iken, dinî eğitim bu hedefler arasında yer almıyor. Berlin yasaları halen kamu okullarında bir tür İslâmî eğitime izin vermekteyse de, Berlin deki TUDESB Gymnasium, böyle bir ders vermiyor. Bunun yerine okul yetkilileri 2006 yılının sonbaharından itibaren başlamak üzere daha genel kapsamlı bir ahlâk dersi vermeye karar verdi. Karşılaştırmalı din eğitimini kapsayacak olan bu ders, dünyanın büyük dinlerindeki benzerlikleri ve aynı zamanda birbirinden ders almanın yararlarını vurgulayacak (4. Mülakat). Böyle bir yaklaşımın; okulun kültürler arası alışveriş ve anlayışa yaptığı genel vurguyu da desteklemesi beklenmektedir. Geçen yıl okul, Avrupa Birliği tarafından Comenius Projesi katılımcısı olarak seçilmiştir. Bu proje beş ülkedeki okullar arasında yoğun karşılıklı değişimleri öngörmektedir: Polonya, Bulgaristan, Türkiye, Fransa ve Almanya (Tuebest 2006).

14 Diğer Gülen le bağlantılı merkezlerde olduğu gibi, bu okul için entegrasyon iki yönlü bir süreçtir. Türk kültürünün Alman eğitim sisteminin müfredatı çerçevesinde kabul görmesi ve değerlendirilmesi gerekir ve Alman personelin büyük ölçüde Türk kökenli olan öğrencilerini anlaması için büyük gayret sarfedilmektedir. Okul-Aile Birliği temsilcisine göre, bu yaklaşım meyvesini vermeye başladı. Alman öğretmenler Türk kültürünü öğrenmeye gittikçe artan oranda ilgi gösteriyorlar ve bunlardan ikisi Türkçe dersi vermeye başladı. Üstelik okulun iki yıl önce kurulmasından bu yana Türkçe fakültelerinin sayısı yavaş yavaş artmaya başladı. Okulun ilk yılında öğretim heyetinin tek Türk kökenli üyesi Türk dili öğretmeni iken, gelecek yıl okul buna Türk kökenli iki öğretmen daha ilave edecek. Kısacası; okulda faaliyet gösterenlere göre; entegrasyon ilk ve en önce içinde yaşanılan kültürün, yani bu örnekte Almanya nın kültürünün anlaşılmasını içermektedir; ancak bu, kişinin sahip olduğu temel kültürü terk etmesini gerektirmez. İşte Berlin deki TUDESB Lisesi gibi yeni kurulan özel okulların yaymaya çalıştığı entegrasyon felsefesi bu! Başörtüsü Anlaşmazlığı ve Eğitim Politikası Eğitim politikasının son ve en tartışmalı alanı sınıflarda başörtüsü sorunudur. Bu konu bütün Avrupa da özel bir kaygı alanı oluşturmaktadır ve Almanya da bunun istisnası değildir. Müslüman kadınlar, doğulu, Müslüman kültür ile Batı arasında görünüşte bağdaşmayan her şeyin sembolü haline getirildi. Bir gözlemcinin ifadesiyle; başörtüsü kadının toplumdaki konumuna ilişkin kültürel tartışmanın sembolü haline geldi (Rohe 2004:93). Alman Temel Yasası nın dinî ifade özgürlüğü maddesi çerçevesinde (4. Madde, 1. ve 2. fıkralar) Alman öğrenciler sınıfta başörtüsü takabilir; ancak öğretmenlere ilişkin durum çok daha karmaşıktır. Öğretmenler devletin temsilcisi olduğu ve devlet anayasal olarak dinî meselelerdeki tarafsızlığını korumak zorunda olduğu için, Almanya daki yetkililer genel olarak öğretmenlerin başörtüsü giymeyi tercih etmeleri halinde diploma alamayacaklarını ve devlet okullarında ders veremeyeceklerini hükme bağlamıştır. Bu sorun Almanya da 1998 yılında başörtüsü anlaşmazlığı olarak başladı. Ailesine mülteci statüsü verilen ve daha sonra evlilik yoluyla vatandaşlık hakkı kazanan, eski Afganistan büyükelçisinin kızı Fereshta Ludin, onüç yaşında iken öğretmen olmaya karar verdi ve ayrıca aynı zamanda başörtüsü takmayı seçti. Sorun, derse girmek istemesiyle ortaya çıktı ve ona başörtüsü taktığı için sınıfa girmesinin kabul edilemeyeceği söylendi. Bavyera daki Kültür Bakanlığına dilekçeyle başvurduktan ve başka bir kasabadaki Eğitim

15 Okuluna kabul edildikten sonra Bayan Ludin öğretmenlik eğitimine devam etti. Ancak diploma sınavına girme zamanı geldiğinde, kendisine diploma verilmedi. Bu kez Kültür Bakanlığı, başörtüsü taktığı sürece bir sınıf öğretmeni olmaya uygun olmadığı kararını verdi (Oestreich 2004:37). Bu karara göre; Müslüman kadınların büyük çoğunluğu başörtüsü takmadığına göre, başörtüsü dinî kurallara uymak için gerekli olmayıp, yalnızca bir kişisel ifade tarzı idi. Bu yüzden devlet anayasanın teminat altına aldığı dinî ifade özgürlüğü çerçevesinde başörtüsü giyilmesini koruma yükümlülüğü altında değildi. Üstelik bu kararda pek tutarlı olmayan bir şekilde, başörtüsü giyen öğretmenlerin kız öğrencilere başörtüsü giymeleri için baskı yapabileceği ve bu yolla kız öğrencileri kültürel bakımdan ayıracağı ileri sürüldü (Oestreich 2004: 37). Bu yüzden öğretmenlerin sınıfta başörtüsü giymelerine izin verilmesi devletin yararına değildi. Bu davanın sonucu çeşitli reaksiyonlarla karşılaştı. Bazıları güçlü dindar kadınların baskısı karşısında geri çekilmeyi reddettiği için Bakanı alkışlarken, bazıları da onun başörtüsü giyen bütün kadınların bunu baskı altında yapmadığını gösterme fırsatını kaçırdığını savundular. Müslüman giyim tarzı ve bu giyim tarzının önemi tartışması kamu oyu önüne ve mahkemelere taşındı ve bir çok başka davalar açılmaya başlanıldı. Yine de bir hukuk uzmanının işaret ettiği üzere; sorun temelde hukuki bir sorun olmayıp, derin kültürel entegrasyon sorunlarını içermektedir. Benim görüşüme göre; bu problemin gerçek çözümü hukuk alanında bulunamaz. Başörtüsü, çok sayıda Müslüman dahil olmak üzere, Alman toplumunun geniş kesimleri tarafından Alman demokrasi ve hukuk düzenine aykırı olarak, kadınların bastırılmasının ve köktendinciliğin bir aracı olarak görüldüğü sürece, bu problem sürüp gidecektir (Rohe 2004:1000). Türk kadınları ve kızlarının karşılaştığı problemleri ve meydan okumaları çözmede, Gülen Hareketinin merkezleri ve okullarında uygulandığı şekliyle eğitimin rolü nedir? Başörtüsü anlaşmazlığı tatminkâr ve Almanya daki Türk nüfusun entegrasyonunu güçlendirecek bir çözüme en iyi nasıl ulaştırılabilir? Bu konu derinliğine araştırmayı amaçladığım bir konu; ancak burada yalnızca birkaç ilk gözlemimi sunacağım. Birincisi; çok yüksek düzeyde kadın eylemciliğine dikkat çekmek önemlidir; bazı hesaplamalara göre hem Almanya da hem de Türkiye de Gülen hareketi mensuplarının yüzde 50 sine yakını kadındır. Bu kadın mensuplar bir mülakatçının ifade ettiği gibi kendi Alman dostlarına ve aynı zamanda kamuoyuna başörtüsünü bir dinî emre uyma biçimi olarak giydiklerini açıklama gayretleri sayesinde, bu giysinin halen sembolize ettiği kültürel çatışmayı ortadan kaldırma

16 yönünde önemli mesafeler alınabilir. Bir gözlemcinin belirttiği üzere Almanya bu kadar lâik bir toplum haline gelmiş olması, kamuoyunun dinî ifadesi olarak kadınlara bu şekilde muamele edilmesinden çok fazla şok olacağı anlamına gelmez (Rohe 2004). Bu tür dinî yaşamı seçen kadınlar gayrimüslimlere dinî ifade ile kültürel baskı arasındaki farkı ne kadar çok gösterirse, entegrasyon şansı da o kadar artacaktır. İkincisi; Gülen hareketi doğrudan tartışmadan kaçınmaya devam edecektir ve öğretmenlerin sınıfta başörtüsü giymesine izin verme mücadelesi konusunda daha belirgin bir rol oynamaktan da uzak duracaktır. Bu duruş; cemaatin yüksek gerilimli olup kendisini eğitim misyonundan uzaklaştıracak siyasal mücadelelerden uzak durma genel hedefi ile uyumludur. Ancak şu anda en azından özel TUDESB Lisesi, bu tartışmadan yalnızca sınıfta başörtüsü takmak isteyen bayan öğretmeni bulunmadığı için uzak durmaktadır. Okulun öğretmen kadrosuna daha fazla Türk öğretmen ilave edilmeye başlandığı için, böyle bir talebin gelmesi an meselesidir (başörtüsü giyme kısıtlaması eğitim merkezlerinde uygulanmamaktadır ve benim ziyaret ettiğim merkezlerdeki bayan öğretmenlerin hemen hemen üçte biri ders verirken başörtüsü giymektedir). Bu arada Gülen hareketi okullarının yaklaşımı, bir yandan Türk deneyimi ve kültürüne dayalı olarak bir eğitim ve entegrasyon modeli sunma ile öbür yandan kadınların rolü gibi duygusal sorunlar konusunda tartışmadan kaçınma arasındaki ince çizgide yürüme gibi görünmektedir. 3 Üçüncüsü; eğitim misyonları dikkate alındığında, Gülen den ilham alan okullar ve merkezler Türk kadınları ve kızlarının karşılaştığı güç sorunlarla başa çıkma konusunda mükemmel bir imkâna sahiptir. Eğitim Merkezlerindeki öğretmenlerin çoğunluğu kadın ve bazı merkezlerde öğrencilerin çoğunluğu kız olduğu için, bu merkezler kadınlara baskıyı sonuç veren kültürel uygulamaları caydırmaya yönelik adım atılması için mükemmel bir ortamdır. Çok sayıda bayan öğretmenin varlığı zaten bir örnek oluşturduğu gibi, Berlin TUDESB Lisesinde kadınlar günü kutlaması gibi programlar da bu yolda atılmış adımlardır; ancak daha yapılabilecek çok şey vardır. Kadın ve kızların haklarını tehdit eden kültürel uygulamalara, merkezler ve okulların ahlâk veya motivasyon programları bağlamında karşı çıkılabilir. Benzer şekilde kadınlar cemaat ve cemaatin kurumlarında liderlik rolleri oynamaya teşvik edilebilir. Şu anda eğitim merkezi müdürlüğü, okul-aile birliği temsilciliği 3 Okul-Aile Birliği temsilcisine böyle bir durumun meydana gelmesi olasılığı ve Berlin deki mevzuat konusunda soru sorduğumda, bana böyle bir durumun ortaya çıkması halinde, Berlin in özel okullarda başörtüsü giyilmesi konusundaki mevzuatı konusunda kendilerinin bilgi edinmesi gerekeceği, halen başörtüsü giymenin kamu okullarında yasak olduğu cevabını verdi.

17 gibi liderlik konumlarında kadınların bulunmaması dikkat çekicidir. Aynı şekilde okullar ve merkezlerde cinsiyet eşitliği sorunlarını ele almak üzere tasarlanmış programlar da bulunmamaktadır. Almanya daki Gülen hareketi, Müslüman-Türk kimliğini korumanın, cinsiyet ve insan haklarıyla uyuşabileceğini gösterme yolunda, eğitim ve diğer kurumları vasıtasıyla öncülük etmektedir. Cemaat bunu yaparak, Türk azınlığının bir yandan kendi kültürel ve dinî köklerini korurken, öbür yandan Avrupa toplumuna entegrasyon yolunda büyük bir adım atmış olacaktır. Sonuç Türk cemaatinin Alman toplumuna entegrasyonu sorunu 11 Eylül 2001 olayları ve onu izleyen terörizme karşı savaş tan bu yana önemini artırmıştır. Halen Almanya da temelde Türk olan Müslüman nüfusa ilişkin belki de birbiriyle çelişen- iki güç faaliyet göstermektedir. Bir yandan Almanya da Müslüman topluma yönelik gittikçe büyüyen bir korku havası egemendir. Öbür yandan entegrasyonun şimdiye kadar yapıldığından daha ciddi biçimde ele alınması ve farklı yaklaşılması gerektiğine ilişkin bir anlayış doğmuştur. Gülen hareketi halen kendi entegrasyon vizyonunu teşvik ederken bu iki güç arasında yolunu dikkatlice seçmektedir. Cemaatin mensuplarının benimsediği entegrasyon vizyonu her şeyden önce eğitime dayanmaktadır. Geçen on yıl içinde Almanya daki Gülen hareketi, Türk kökenli vatandaşların sosyo-ekonomik durumunu iyileştirmeyi ve onların Alman toplumuna entegrasyonunu teşvik etmeyi amaçlayan bir eğitim altyapısı inşa etmiştir. Ülkenin her yerinde faaliyet gösteren yüzlerce eğitim merkezi, kültür merkezi ve okullarıyla, Cemaat diyalog, eğitim ve sosyal uğraşı ideallerini pratiğe dökmeye çalışmaktadır. Entegrasyona ilişkin tartışmanın büyük bir kısmı eğitim politikası etrafında yoğunlaştığından, bu eğitim merkezlerinin çalışması sessiz ama güçlü bir etki yapmaktadır. Bu eğitim merkezlerinde sunulan eğitim iki uçludur. Birincisi; bu eğitim Almanya da eğitim gören Türk öğrencilere bütün ana derslerde, özellikle Almanca da eğitim desteği vermek üzere tasarlanmıştır. Bu destek yalnızca çocuklarının okul eğitimlerini en iyi nasıl destekleyecekleri konusunda kendilerine danışmanlık yapılmakla kalmayıp, aynı zamanda bazen onlarla çocukları arasında kültürel ayrılık tan kaynaklanan güç durumlarda yol gösterilmesi yoluyla ebeveyne de uzanmaktadır. Özel okulların kurulması kuşkusuz gelecekte daha da önemli olacak; zira Cemaat Türkiye deki başarılı özel eğitim modelini

18 Almanya daki şartlara adapte etme girişimlerinde bulunacaktır. İster bir tür geçici önlem olarak görülsün, isterse sabit bir yapı, Gülen hareketinin okullarının hedefi aynıdır: Türk öğrencilerin eğitim başarısını onları üniversiteye girme ve meslekî başarı elde etmeye hazırlama yoluyla artırma. Gülen hareketi okulları ve merkezlerinin sunduğu eğitimin ikinci yönü Alman halkını ilgilendirmektedir. Eğitim merkezleri ve okulların ve özellikle kültür merkezlerinin hedefi, Türk kültürü, dini ve dilinin zenginliğin daha iyi anlaşılmasını teşvik etmektir. Merkezler, Türk dili kursları açarak, Türkiye ye seyahatler düzenleyerek, İslam ve Türk tarihi ve kültürüne ilişkin konularda yuvarlak masa toplantılarına ev sahipliği yaparak, Almanları Türk evlerine yemeğe davet ederek, dinî bayramlara yerel yetkilileri de dahil ederek ve diğer etkinlikler yoluyla sosyal faaliyetler de gerçekleştirmektedir. Bu eğitim çalışmasının iki yönlü bir kültürel anlayış alışverişine ve bir çok Alman ın aklındaki Türklere ilişkin kültürel klişelere karşı çıkmaya dayanan bir entegrasyon vizyonunu teşvik etmesi amaçlanmıştır. Bu gibi yaklaşımlar Türk toplumundaki bir çok kişi, özellikle kendilerini Almanya da ikinci sınıf vatandaşlar gibi hisseden Almanya da doğan Türklerin ikinci ve üçüncü kuşakları için, kabullenmesini gittikçe güç hale gelmektedir. Bu yüzden Gülen hareketinin merkezleri tarafından teşvik edilen entegrasyon vizyonu asimilasyondan çok kültürel alışveriş ve zenginleşmeye dayanmaktadır. Bazı Alman yetkililerin Almanya da Türk gettoları olduğunu inkâr etmelerine karşın, bir çok Türk hatta büyük çoğunluğu- yaşamlarının önemli bir kısmını yerli Almanlardan apayrı geçirmektedir. Gülen hareketinin merkezleri iki toplum arasında bir köprü inşa etmeye çalışmaktadır. Ancak kendileriyle konuştuğum müdürler ve öğretmenler, bunun asimilasyon yoluyla gerçekleştirilemeyeceğinde ısrar etmektedir. Bu gibi bir yaklaşım işe yaramayacaktır ve azınlık nüfusu için aşağılayıcı bir durumdur. Münih teki kültür merkezinin müdürü ve diğerleri kendilerinin sahiplendiği entegrasyon sürecini Nuh un Aşuresi olarak adlandırmaktadır. Bu aşure çok sayıda katkıdan oluşmaktadır. Bu malzemelerin her biri aşurenin tadını zenginleştirirken, birbirlerine karışmadıkları için kendi farklılıklarını yitirmezler (1. Mülakat). Almanlar sonunda Türklerin sonunda tamamen kendileri gibi olmasını bekleyemezler. Entegrasyon ayrıca ev sahibi halkın da Türk azınlığın değerleri ve deneyimlerini anlama ve kabul etme istekliliğini gerektirmektedir. Gülen hareketi iyi eğitimli, Alman toplumu içinde faaliyet göstermede mahir ve Almanya daki Türk nüfusun çıkarlarını temsil edebilen kadınlar ve erkeklerden oluşmaktadır.

19 Almanya daki Gülen hareketi mensupları tartışmalı politik faaliyetlerden (ve bu tür faaliyetlere karışan diğer Türk gruplarıyla temas kurmaktan) kaçınmaktadır ve eğitim ve kültürel anlayış sağlamaya odaklanmaktadır. İslam bu eğitimin bir parçası olabilirse de, bu unsur Türk kültürü ve tarihi çerçevesinde sunulmaktadır. Gülen hareketinin mensupları, bir çok mevcut modele göre, bu kültür ve tarihin daha kozmopolit, hoşgörülü ve mutedil bir İslam formu sunmaktadır. Cemaat bu orta yol misyonunun Almanya daki Müslüman nüfusun entegrasyonunu güçlendirmesini umut etmektedir. Mülakatlar 1. Mülakat: İsa Güzel, Interkulturelles Dialogzentrum Müdürü, Münih. 2. Mülakat: Mehmet Kervan, Bodensee Bildungscenter Müdürü. 3. Mülakat: Serdar Amecidağ, Wedding Buildungszentrum. 4. Mülakat: Yusuf Şeker, Fizik öğretmeni ve Berlin deki TUDESB- Privatgymnasium Okul-Aile Birliği Başkanı. 5. Mülakat: Anonim, TUDESB Privatgymnasium öğrencisinin velisi, aktif TUDESB üyesi. 6. Mülakat: H. Hümeyra Ölçes, Wedding Bildungszentrum da öğretmen. 7. Mülakat: Mehmet Pekince, Atlantik Schulungs und Bildungscenter Müdürü, İngolstadt.

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

Alberta. Kanada'nın. Eyaletinde Eğitim Alın. Sizi eyaletimizde eğitim görmeye davet ediyoruz!

Alberta. Kanada'nın. Eyaletinde Eğitim Alın. Sizi eyaletimizde eğitim görmeye davet ediyoruz! Alberta'da Eğitim Kanada'nın Alberta Eyaletinde Eğitim Alın Sizi eyaletimizde eğitim görmeye davet ediyoruz! Dünyanın en iyileri arasında yer alan bir eğitim sistemine kayıt olun. Alberta Hükümeti tarafından

Detaylı

Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ÇİN HALK CUMHURİYETİ. HAZIRLAYAN: Dr. Recep ALTIN

Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ÇİN HALK CUMHURİYETİ. HAZIRLAYAN: Dr. Recep ALTIN Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ÇİN HALK CUMHURİYETİ HAZIRLAYAN: Dr. Recep ALTIN ÇİN HALK CUMHURİYETİ NUFÜSÜ YÜZÖLÇÜMÜ YÖNETİMİ BAŞKENTİ KİŞİBAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİRİ KİŞİ BAŞINA DÜŞEN MİLLİ GELİRDE

Detaylı

Anadilde Eğitim ve Başarı Üzerine Etkileri: Almanya Örneği

Anadilde Eğitim ve Başarı Üzerine Etkileri: Almanya Örneği tepav The Economic Policy Research Foundation of Turkey Anadilde Eğitim ve Başarı Üzerine Etkileri: Almanya Örneği Ali Sökmen, TEPAV 4 Aralık 2013 Çerçeve Almanya nın eğitim sistemi ve dil politikası Almanya

Detaylı

PROMISE- TÜRKİYE PROMOTING IMMIGRANTS IN SCIENCE EDUCATION. Göçmenlerin Fen Eğitiminde Desteklenmesi

PROMISE- TÜRKİYE PROMOTING IMMIGRANTS IN SCIENCE EDUCATION. Göçmenlerin Fen Eğitiminde Desteklenmesi PROMISE- TÜRKİYE PROMOTING IMMIGRANTS IN SCIENCE EDUCATION Göçmenlerin Fen Eğitiminde Desteklenmesi PROJENİN BAŞLAMA TARİHİ: 01-10-2005 PROJENİN SÜRESİ: 2 yıl ORTAKLAR Almanya- Humboldt Üniversitesi Avusturya-

Detaylı

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 10 Mart 2014 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28937 Siirt Üniversitesinden: YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com Özel okul anlayışı, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de farklı uygulamalar olmakla birlikte vardır ve yaygınlık

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ

AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ Eğitim Uzmanı ŞABAN KARAKÖSE AVUSTURYA (Österreich, Nemçe) Genel Bilgiler Başkent: Viyana Resmi dil: Almanca Bağımsızlık: 1955 AB ye kabul: 1995 Nüfus: 8,3 milyon (2007) Para birimi:

Detaylı

SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ

SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ SORU 1: Bu yasal değişikliğe neden gerek duyuldu? CEVAP 1 Dünya genelindeki ortalama eğitim süresi 11-12 yıl veya daha üzerindedir. Türkiye de

Detaylı

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Kırklareli Üniversitesine bağlı

Detaylı

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar Hamburg Uyum Meclisi Genel bilgiler Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar 1. Uyum Meclisi ne için gereklidir? Entegrasyon; örneğin politika, ekonomi, iş piyasası, eğitim, sosyal işler, kültür, din,

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Sevgili Okutmanlar, YDYO Müdürlüğü

Sevgili Okutmanlar, YDYO Müdürlüğü Sevgili Okutmanlar, Yabancı Diller Yüksekokulunda önemle üzerinde durduğumuz konu, etkin öğretim ve öğrenmeyi desteklemektir, bu yüzden siz okutmanlarımız tarafından kullanılmak üzere bir el kitabı hazırladık.

Detaylı

2013/2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI.. ORTAOKULU 7.SINIFLAR YIL SONU ŞUBE ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTI TUTANAĞI

2013/2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI.. ORTAOKULU 7.SINIFLAR YIL SONU ŞUBE ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTI TUTANAĞI 2013/2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI.. ORTAOKULU 7.SINIFLAR YIL SONU ŞUBE ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTI TUTANAĞI TOPLANTI TARİHİ : TOPLANTI YERİ : Öğretmenler Odası TOPLANTI SAATİ : 10:30 GÜNDEM : 1-Açılış ve yoklama

Detaylı

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Türkisch Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Veliler için Bilgiler Januar 2008 / Türkisch 2 / 6 Zürih Kantonu İlköğretim Okulu Hedefler ve Hedefe Yönelik Görüşler Zürih kantonunda devlet ilköğretim okulu

Detaylı

Okul-Aile Birliği (School Council) özet bilgi: eğitim programı

Okul-Aile Birliği (School Council) özet bilgi: eğitim programı Okul-Aile Birliği (School Council) özet bilgi: eğitim programı Okul-Aile Birliği nedir? Bir okulun izleyeceği ana yolu belirleme yetkisi verilmiş hukuki bir yapıdır Bir okulun ana idare organıdır Okulun

Detaylı

Pedagojik Psikolojik Hizmetler

Pedagojik Psikolojik Hizmetler Pedagojik Psikolojik Hizmetler Pedagojik Psikolojik Hizmetler (PP Hizmetleri) okul çağı altında çocuklar, ve ilk-ve ortaokul ve lise öğrencileri için, gelişim, öğrenim ve refahı ile ilgili danışmanlık

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP. Proje hakkında açıklayıcı bilgiler

Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP. Proje hakkında açıklayıcı bilgiler Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP Proje hakkında açıklayıcı bilgiler Bu anketin amacı, niteliksel bilgilerin toplanıp, belirli formlarda yardım ve ihtiyacı olan, 15-25 yaş arası göçmen yada farklı

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m

Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Kiliseler ile yap lan Resmi Sözleflmeler ve her iki ülkede ibadet yerlerininin yap m Rainer Korten 6 yıldan beri Türkiye de yaşama memnuniyetini tadiyorum ve sayıları yaklaşık 12-14000 i bulan, ana dili

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

Politika Notu 09/2 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI. Yönetici Özeti

Politika Notu 09/2 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI. Yönetici Özeti Politika Notu 09/2 20.03.2009 ÇALIŞAN ANNELERİN ÇOCUKLARI DAHA BAŞARILI Mehmet Alper Dinçer 1 ve Gökçe Uysal Kolaşin 2 Yönetici Özeti OECD, 2000 den beri üç senede bir OECD ülkeleri ve diğer katılımcı

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

bilgi@ua.gov.tr EĞİTİM, HAYATBOYU SÜREN BİR ETKİLEŞİMDİR! Sorularınız İçin www.ua.gov.tr Ülke Merkezli Faaliyetler http://ua.gov.

bilgi@ua.gov.tr EĞİTİM, HAYATBOYU SÜREN BİR ETKİLEŞİMDİR! Sorularınız İçin www.ua.gov.tr Ülke Merkezli Faaliyetler http://ua.gov. TC AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AB EĞİTİM VE GENÇLİK PROGRAMLARI MERKEZİ BAŞKANLIĞI TC AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AB EĞİTİM VE GENÇLİK PROGRAMLARI MERKEZİ BAŞKANLIĞI Ülke Merkezli Faaliyetler http://uagovtr

Detaylı

DANİMARKA DA ZORUNLU EĞİTİM, GENEL VE MESLEKİ ORTA ÖĞRETİM, TEMEL MESLEKİ EĞİTİM VE YETİŞKİN EĞİTİMİ

DANİMARKA DA ZORUNLU EĞİTİM, GENEL VE MESLEKİ ORTA ÖĞRETİM, TEMEL MESLEKİ EĞİTİM VE YETİŞKİN EĞİTİMİ DANİMARKA DA ZORUNLU EĞİTİM, GENEL VE MESLEKİ ORTA ÖĞRETİM, TEMEL MESLEKİ EĞİTİM VE YETİŞKİN EĞİTİMİ ZORUNLU EĞİTİM VE ÖĞRETİM Danimarka eğitim sisteminde ilköğretim zorunludur ve 9 yıl sürmektedir. İsteyen

Detaylı

İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları. Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN

İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları. Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN Yakın Geçmiş... 1990 Eğitimi Geliştirme Projesi Dünya Bankası nın desteği - ÖME 1997 8 Yıllık Kesintisiz Eğitim 2000 Temel Eğitime

Detaylı

Tarabya Konferansı. Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa

Tarabya Konferansı. Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa Tarabya Konferansı Alman-Türk İşbirliği Konusu olarak İslam ve Avrupa Almanya nın Ankara Büyükelçiliği 2002 yılından beri, İstanbul/Tarabya daki Alman-Türk Diyaloğu Evi nde Alman-Türk İşbirliği konusu

Detaylı

Bu evrak güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. http://evraksorgu.meb.gov.tr adresinden 8d28-1222-330b-9b07-d4e1 kodu ile teyit edilebilir.

Bu evrak güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. http://evraksorgu.meb.gov.tr adresinden 8d28-1222-330b-9b07-d4e1 kodu ile teyit edilebilir. Bu evrak güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. http://evraksorgu.meb.gov.tr adresinden 8d28-222-330b-9b07-d4e kodu ile teyit edilebilir. EK - MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Din

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013 BİLİM OLİMPİYATLARI, MADALYALAR VE ÇAN EĞRİSİ Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 8 Aralık 2013 Milliyet Gazetesi nde belki de Milliyet okuyucularından çoğunun da

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

Alan: Sosyal Psikololji. 04/2007 10/2008 Yüksek Lisans Humboldt Üniversitesi Berlin

Alan: Sosyal Psikololji. 04/2007 10/2008 Yüksek Lisans Humboldt Üniversitesi Berlin Yrd. Doç. Dr. Leyla ÖZDEMİR Holtur Evleri 2. Etap A Blok Daire 24 Boztepe/Trabzon Mail: leyla-oezdemir@hotmail.com Doğum Tarihi: 12.01.1980 Eğitim Bilgileri 10/2008 12/2012 Doktora Humboldt Üniversitesi

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

TÜRKIYE DE KAMU SEKTÖRÜNDE ETIĞIN GÜÇLENDIRILMESI PROJESI (TYEC2) TEKNİK RAPOR

TÜRKIYE DE KAMU SEKTÖRÜNDE ETIĞIN GÜÇLENDIRILMESI PROJESI (TYEC2) TEKNİK RAPOR TÜRKIYE DE KAMU SEKTÖRÜNDE ETIĞIN GÜÇLENDIRILMESI PROJESI (TYEC2) TEKNİK RAPOR EĞİTİM İHTİYAÇLARININ GÖZDEN GEÇİRİLMESİ VE ÖNERİLER HAKKINDA TASLAK RAPOR Hazırlayan Mr Gary Hickey, TYEC 2 Uzun Dönemli

Detaylı

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06. 2009 EĞİTİM İŞ EĞİTİM VE BİLİM İŞGÖRENLERİ SENDİKASI ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.2009 ARAŞTIRMANIN AMACI Araştırmanın

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Sinop Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı

Detaylı

RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

Detaylı

Orta-Doğu Avrupa ve Avrasya da Erken Dönem Çocuk Eğitim ve Bakım (EÇEB) Kalitesi. Sarah Klaus Direktör Erken Çocukluk Programı

Orta-Doğu Avrupa ve Avrasya da Erken Dönem Çocuk Eğitim ve Bakım (EÇEB) Kalitesi. Sarah Klaus Direktör Erken Çocukluk Programı Orta-Doğu Avrupa ve Avrasya da Erken Dönem Çocuk Eğitim ve Bakım (EÇEB) Kalitesi Sarah Klaus Direktör Erken Çocukluk Programı Kaliteli EÇEB in Yararları Aynı zamanda hem hakkaniyeti ve sosyal adaleti yaygınlaştırıp

Detaylı

İTALYA DA ZORUNLU EĞİTİM, GENEL VE MESLEKİ ORTA ÖĞRETİM, TEMEL MESLEKİ EĞİTİM VE YETİŞKİN EĞİTİMİ

İTALYA DA ZORUNLU EĞİTİM, GENEL VE MESLEKİ ORTA ÖĞRETİM, TEMEL MESLEKİ EĞİTİM VE YETİŞKİN EĞİTİMİ İTALYA DA ZORUNLU EĞİTİM, GENEL VE MESLEKİ ORTA ÖĞRETİM, TEMEL MESLEKİ EĞİTİM VE YETİŞKİN EĞİTİMİ İLKÖĞRETİM İtalya eğitim sisteminde ilköğretim ile orta öğretimin 1. yılı* zorunludur ve 9 yıl sürer. a)

Detaylı

(Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773)

(Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773) 22 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28773 YÖNETMELİK (Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773) İpek Üniversitesinden: İPEK ÜNİVERSİTESİ DİL EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları. Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» www.igmg.org 09 Ekim 2015 Sayı 69 HASENE KURBAN KAMPANYASINDA YENİ REKOR: 161.500 HISSE s. 21 GENEL MERKEZ 27. Avrupa Kur ân-ı Kerîm Tilavet

Detaylı

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler 9 Kasım 2010 Nobody s Unpredictable Çalışmanın Amacı 2010 Ipsos Türkiye de boşanma, ayrılık, ya da vefat nedeniyle ebeveynlerden birinin yokluğunun psikolojik ekonomik

Detaylı

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor...

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor... Sevgili öğrenciler, değerli veliler... Dershanelerin dönüşüm sürecini kamuoyundan takip ettiniz. Biz de final dergisi dershaneleri olarak artık final liseleri ne dönüşüyoruz. final liseleri Hiçbir başarı

Detaylı

İTALYAN OKULLARI NASIL DÜZENLENMİŞTİR?

İTALYAN OKULLARI NASIL DÜZENLENMİŞTİR? İTALYAN OKULLARI NASIL DÜZENLENMİŞTİR? Eğitim Kaç yıldan oluşur? Eğitim 6 yaşından itibaren 16 yaşına kadar zorunlu olup, bölümlere ayrılmıştır: İlkokul 5 yıl Ortaokul 3 yıl Lise 2 yıl 6 yaşından önce

Detaylı

ALMAN FEDERAL ANAYASA MAHKEMESİ BAŞÖRTÜSÜ DAVASI NI KARARA BAĞLIYOR

ALMAN FEDERAL ANAYASA MAHKEMESİ BAŞÖRTÜSÜ DAVASI NI KARARA BAĞLIYOR ALMAN FEDERAL ANAYASA MAHKEMESİ BAŞÖRTÜSÜ DAVASI NI KARARA BAĞLIYOR Dr. Michael ERNST-PÖRKSEN* Çev.: Yrd.Doç.Dr. Didem ÖZALPAT** DAVA Afganistan kökenli Müslüman bir kadın olan Fereshta Ludin Alman vatandaşıdır

Detaylı

YÖNETMELİK. İzmir Üniversitesinden: İZMİR ÜNİVERSİTESİ KADIN ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. İzmir Üniversitesinden: İZMİR ÜNİVERSİTESİ KADIN ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 8 Ağustos 2011 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28019 İzmir Üniversitesinden: YÖNETMELİK İZMİR ÜNİVERSİTESİ KADIN ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

BAYBURT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

BAYBURT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM BAYBURT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Bayburt Üniversitesine bağlı olarak

Detaylı

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır.

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır. K. K. T. C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM ORTAK HİZMETLER DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA ŞUBESİ 2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik

Detaylı

ORDU ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

ORDU ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ 1 Aralık 2014 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı: 29192 ORDU ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Wilson Learning in yaptığı araştırma, Evet e Doğru Müzakere eğitiminin satış performansı üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere geliştirilmiştir.

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ Fakültemiz 2809 sayılı Kanunun Ek 30. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 02.06.2000 tarih ve 2000-854 sayılı kararnamesiyle kurulmuş, 2001-2002 Eğitim

Detaylı

Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı

Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı Misyon: Evrensel Etik İlkelerin Türkiye de toplumun her kesiminde benimsenmesi ve uygulanmasına önderlik etmek

Detaylı

AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU

AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU Eylül 2006 İÇİNDEKİLER Önsöz...3 TÜBİTAK Ar-Ge Anketi Soruları Analizi...4 1. Genel Bilgiler İle İlgili Sorular...4 2. Proje Sunum ve Destekler İle İlgili Sorular...12 3. Üniversite

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NİMET İLKOKULU 4. SINIF DERS İŞLEME YOL HARİTASI

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NİMET İLKOKULU 4. SINIF DERS İŞLEME YOL HARİTASI 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NİMET İLKOKULU 4. SINIF DERS İŞLEME YOL HARİTASI 1. Bölüm: Tanımlayıcı Bilgiler Dersin Adı :İNGİLİZCE Dersin Kredisi : 3 Saat Öğretmenin Adı ve Soyadı :ÖZAY TETİK Dersin İşleneceği

Detaylı

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENİ LİSESİ R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 2010 2011 Bilgili olduğumuz oranda özgür oluruz. Sokrates 9. S ı n ı f l a r LĠSELĠ OLMAK ve REHBERLĠK SERVĠSĠNĠN TANITIMI Sevgili

Detaylı

MEHMET ŞİRİN DENETİM STANDARTLARI DAİRESİ BAŞKANI

MEHMET ŞİRİN DENETİM STANDARTLARI DAİRESİ BAŞKANI MEHMET ŞİRİN DENETİM STANDARTLARI DAİRESİ BAŞKANI Bağımsız Denetim Standartları 1. Kilit Terimlerin Belirlenmesi 2. Metnin Çevrilmesi 3. İlk Uzman Kontrolü 4. Çapraz Kontrol İkinci Uzman Kontrolü 5. Metnin

Detaylı

UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ

UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ TMMOB Makina Mühendisleri Odası I. Ulusal Uçak Havacılık ve Uzay Mühendisliği Kurultayı 12 Mayıs 2001 Eskişehir-Türkiye UÇAK,HAVACILIK,UZAY MÜHENDİSLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN DURUM DEĞERLENDİRMESİ Mehmet Nazım

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

UYGULAMALI EĞİTİM KALICI ÖĞRENİM

UYGULAMALI EĞİTİM KALICI ÖĞRENİM UYGULAMALI EĞİTİM KALICI ÖĞRENİM ARS Training, profesyonel iş dünyasında gereksinim duyulan eğitim ve danışmanlık hizmetlerini bütünsel yaklaşımla, duygu ve davranışları temel alarak uygulayan bir eğitim

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, İstanbul Üniversitesi Kariyer

Detaylı

2014/15 Akademik Yılı için Kıbrıslı Türk Toplumu Burs Programı

2014/15 Akademik Yılı için Kıbrıslı Türk Toplumu Burs Programı Ek D - Değerlendirme Kriterleri Aşamaları 1-3 A TİPİ BURSLAR Lisans (L) AŞAMA 1 Başvuru formu ve destekleyici belgeler 2014/15 Akademik Yılı için Kıbrıslı Türk Toplumu Burs Programı Resmi ve İdari gereklilikler

Detaylı

ERASMUS+ 2015 YILINA AİT TEKLİF ÇAĞRILARI

ERASMUS+ 2015 YILINA AİT TEKLİF ÇAĞRILARI ERASMUS+ 2015 YILINA AİT TEKLİF ÇAĞRILARI HASAN ORTAÇ İL AB PROJE KOORDİNATÖRÜ UŞAK VALİLİĞİ AB KOORDİNASYON MERKEZİ ERASMUS+ ÖZEL EYLEMLER (Grundtvig, Erasmus, Comenius, Leonardo) (Bireylerin Öğrenme

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

2013/14 AKADEMİK YILI İÇİN KIBRIS TÜRK TOPLUMUNA YÖNELİK BURS PROGRAMI

2013/14 AKADEMİK YILI İÇİN KIBRIS TÜRK TOPLUMUNA YÖNELİK BURS PROGRAMI 2013/14 AKADEMİK YILI İÇİN KIBRIS TÜRK TOPLUMUNA YÖNELİK BURS PROGRAMI Başvuru rehberinin 5. Maddesi doğrultusunda 28 Nisan 2014 e kadar gelen AÇIKLAMA TALEPLERİ No. Soru Cevap 27 Bir öğrenci şu anda yurt

Detaylı

İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir]

İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir] Danimarka Halk Okulları İçeriği, Amacı, Tarihsel Gelişimi ve Yapılan Değişiklikler [değiştir] Folkeskole Danimarka daki devlete bağlı olan ilköğretim ve ortaokul sistemidir. Bir yıl hazırlık sınıfı ile

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

Ö RENME GERÇEKLEŞMİYOR!

Ö RENME GERÇEKLEŞMİYOR! E T M SİSTEMİNDE Türkiye eğitim sistemi, sistemdeki değişiklik ve iyileştirmelere rağmen, öğrencilere şam becerileri kazandırmada yetersiz kalıyor. Uluslararası testlere göre, 15 şındakilerin önemli bir

Detaylı

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER DUNYA GIDA GUNU ACLIGA KARSI BIRLESELIM Dr Aysegul AKIN FAO Turkiye Temsilci Yardimcisi 15 Ekim 2010 Istanbul Bu yılki kutlamanın teması, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde dünyadaki açlıkla mücadele

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

ATILIM ÜNİVERSİTESİ ROBOT TEKNOLOJİLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ATILIM ÜNİVERSİTESİ ROBOT TEKNOLOJİLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 31.03.2010 gün 27538 Sayılı Resmi Gazete Amaç ATILIM ÜNİVERSİTESİ ROBOT TEKNOLOJİLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

TEOG. Kuralları. Yeni Sınav Sisteminin TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ

TEOG. Kuralları. Yeni Sınav Sisteminin TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ TEOG TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ Yeni Sınav Sisteminin Kuralları Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi Eğitimin doğasında var olan değişim

Detaylı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı ORTAÖĞRETİM ÖBBS RAPORU 2009 (ÖĞRENCİ BAŞARILARINI BELİRLEME SINAVI)

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı ORTAÖĞRETİM ÖBBS RAPORU 2009 (ÖĞRENCİ BAŞARILARINI BELİRLEME SINAVI) T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Dairesi Başkanlığı ORTAÖĞRETİM ÖBBS RAPORU 2009 (ÖĞRENCİ BAŞARILARINI BELİRLEME SINAVI) Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı OECD üye olan

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Prof. Dr. Reiner Staubach ve Tülin Kabis-Staubach (Planerladen

Detaylı

Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program...

Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program... Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program... DeGiSen DUnyada GeliSmek Her Cocuk Fark yaratabilir Empati, Yaratıcılık, Liderlik, Ekip CalıSması Ashoka

Detaylı

2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 5-A SINIFI SENE SONU ŞUBE ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTISI. 2 Sınıf Rehber Öğretmeni. 6 Sosyal Bilgiler Öğretmeni

2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 5-A SINIFI SENE SONU ŞUBE ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTISI. 2 Sınıf Rehber Öğretmeni. 6 Sosyal Bilgiler Öğretmeni 2012-2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 5-A SINIFI SENE SONU ŞUBE ÖĞRETMENLER KURULU TOPLANTISI Toplantı Tarihi : Toplantıda Bulunanlar : SIRA NO TOPLANTIYA KATILAN ÖĞRETMENİN ADI SOYADI BRANŞI 1 Müdür Yardımcısı

Detaylı

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 SIK SORULAN SORULAR 1. TANDEM: Kültür Yöneticileri Değişimi Nedir? TANDEM Kültür Yöneticileri Değişimi Türkiye-Avrupa Birliği

Detaylı

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları

Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve. Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye ye Bakışları ve Türkiye nin Avrupalılaşma Sorunları Merkezi Finans ve İhale Birimi AB ve Türkiye Arasında Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Üniversiteler

Detaylı

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi İlke Beyanı: 3M çalışma ortamındaki herkes, kendisine saygıyla davranılmasını hak eder. Saygı göstermek, her bir kişiye eşsiz yetenekleri, geçmişi ve bakış

Detaylı

AİLE EĞİTİMİ KURS PROGRAMI (0-18 YAŞ) UYGULAMALARI İLE İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR VE CEVAPLARI

AİLE EĞİTİMİ KURS PROGRAMI (0-18 YAŞ) UYGULAMALARI İLE İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR VE CEVAPLARI AİLE EĞİTİMİ KURS PROGRAMI (0-18 YAŞ) UYGULAMALARI İLE İLGİLİ SIKÇA SORULAN SORULAR VE CEVAPLARI 1.Neden aile eğitimi Cevap: Ailelerin bilgi beceri yoksunluğunun, çocukların gelişmelerinin önünde büyük

Detaylı

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların

Detaylı

Öğrencilerin başarısını rapor etmek üzere A'dan E'ye not sisteminin kullanılması

Öğrencilerin başarısını rapor etmek üzere A'dan E'ye not sisteminin kullanılması Öğrencilerin başarısını rapor etmek üzere A'dan E'ye not sisteminin kullanılması A'da E'ye not sistemi A dan E ye not verme sistemi öğretmenlerin, net standartlar kullanarak herhangi bir zamanda öğrencilerin

Detaylı

DEĞERLER EĞİTİMİ. Prof. Dr. Emin Karip M illi Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başka nı

DEĞERLER EĞİTİMİ. Prof. Dr. Emin Karip M illi Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başka nı DEĞERLER EĞİTİMİ Prof. Dr. Emin Karip M illi Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başka nı Okulların, sınıfların, okul ile ilgili tüm içerik ve düzenlemelerin niteliği, değerlere ve değerler eğitimine

Detaylı

Doğruların buluştuğu adres...

Doğruların buluştuğu adres... M E D I A Doğruların buluştuğu adres... İletişim Sanattır Firmaların kıyasıya rekabet ettikleri Etnik Pazar sürekli yeniliklere açıktır. Reklam stratejileri yapılırken hedef kitlenin doğru bir şekilde

Detaylı

Deutsche Islam Konferenz

Deutsche Islam Konferenz Deutsche Islam Konferenz Özet: Almanya daki Yaşam Şekli Yapılan araştırma, Almanya daki yaşam şekillerinin çeşitliliğini ilk kez kanıtlıyor Federal Göç ve Mülteciler Dairesi, ülke çapında temsil edici

Detaylı

LİSE REHBERLİK SERVİSİ

LİSE REHBERLİK SERVİSİ LİSE REHBERLİK SERVİSİ Verimli Ders Çalışma Ders çalışma konusunda bir çoğunuz da çeşitli şikayetler vardır. Bir kısmınız ders çalışmaya başlamakta güçlük çekerken Bir kısmınız çalışma esnasında derse

Detaylı

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 14 Haziran 2005, Salı A company of Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef kitleyi geleneksel

Detaylı

eğitim ücretsiz yönlendirme dil bütünleşme rota Yeni gelenleri karşılama

eğitim ücretsiz yönlendirme dil bütünleşme rota Yeni gelenleri karşılama ücretsiz rota yönlendirme dil eğitim bütünleşme Yeni gelenleri karşılama 21 Uyum sağlamak ne demek? Sıkca göçmenlerin entegrasyonundan bahsediyoruz, ne demek istiyoruz? Ilk olarak iki yönlü bir süreçtir:

Detaylı