T.C. ÇUKUROVA ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ NÜKLEER TIP ANABĠLĠM DALI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. ÇUKUROVA ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ NÜKLEER TIP ANABĠLĠM DALI"

Transkript

1 T.C. ÇUKUROVA ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ NÜKLEER TIP ANABĠLĠM DALI ÇUKUROVA ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ NÜKLEER TIP ANABĠLĠM DALI NDA PET/BT DE SAPTANAN PRĠMER VE METASTATĠK LENFOMA, AKCĠĞER VE MEME KANSERLERĠNĠN LATERALĠTESĠ VE F18-FDG AKTĠVĠTESĠ ĠLE ĠLĠġKĠSĠ Dr. Evren TÜMKAYA UZMANLIK TEZĠ TEZ DANIġMANI Prof. Dr. Özoğul SARGIN ADANA 2011 I

2 TEġEKKÜRLER Nükleer Tıp uzmanlığı eğitimim süresince bilgi ve deneyimlerini benimle paylaģan değerli hocam ve tez danıģmanım Prof. Dr. Özoğul Sargın a, eğitimime olan katkılarından dolayı saygı değer hocalarım Prof. Dr. Mustafa Kibar, Prof. Dr. Zeynep Yapar ve Doç. Dr. Gülgün Büyükdereli ye, tezimin istatistik çalıģmalarını birlikte yaptığımız Prof. Dr. Refik Burgut hocama teģekkürlerimi sunarım. Birlikte çalıģmaktan mutluluk duyduğum tüm doktor arkadaģlarıma, tüm Nükleer Tıp fizikçi, radyofarmasist, teknisyen, hemģire, sekreter ve personellerine teģekkür ederim. Beni özveri ve sabırla yetiģtiren her türlü maddi, manevi imkanı sunan, bugünlere gelmemi sağlayan çok sevgili, saygıdeğer annem ve babama Ģükranlarımı sunarım. Ġyi, kötü tüm günlerimde yanımdan ayrılmayan ve desteğini esirgemeyen sevgili eģime sonsuz teģekkür ederim. Saygılarımla Dr. Evren TÜMKAYA I

3 ĠÇĠNDEKĠLER TEġEKKÜRLER I ĠÇĠNDEKĠLER II KISALTMA LĠSTESĠ V TABLO LĠSTESĠ VII ġekġl LĠSTESĠ VIII ÖZET IX ABSTRACT X 1 GĠRĠġ 1 2 GENEL BĠLGĠLER PET VE PET/BT Görüntülemenin Temelleri Pozitron Emisyon Tomografisinin Kısa Tarihçesi Pozitron Emisyon Tomografisinin Fiziksel Temelleri Atenüasyon, Absorpsiyon ve Saçılma Etkisi PET te Kullanılan Radyoizotoplar ve Radyofarmasötikler Hasta Hazırlığı ve Radyasyon Güvenliği Görüntüleme ve Değerlendirme Standardize Tutulum Değeri (SUV) FDG-PET in Sınırlamaları ve Artefaktlar F18-FDG nin Normal Dağılımı ve Varyantlar Akciğer Kanseri Ve PET Epidemiyoloji Etyoloji Histopatoloji PET ve Soliter Pulmoner Nodüllerin Değerlendirilmesi Standardize Tutulum Değeri (SUV) Ve Soliter Pulmoner Nodüller FDG-PET in Akciğer Kanseri Tanısındaki Doğruluğu Akciğer Kanseri Evrelemesinde FDG-PET Akciğer Kanseri Yeniden Evrelemesinde FDG-PET Akciğer Kanserinde FDG-PET/BT 27 II

4 PET in Sınırları Meme Kanseri Ve PET Epidemiyoloji Etyoloji Histopatoloji Tümör, Lenf Nodu, Metastaz (TNM) Evrelemesi OnaylanmıĢ Endikasyonlar Meme Kanserinin Evreleme Ve Yeniden Evrelemesi Tedaviye Yanıtın Değerlendirilmesi Potansiyel Sınırlamalar Gelecekten Beklentiler Lenfoma Ve PET Epidemiyoloji Etyoloji Histopatolojik Sınıflama ve Tedavi Lenfomada Konvansiyonel Görüntülemeler ve PET Tanı ve Evreleme Yeniden Evreleme ve Tedaviye Yanıt Sınırlamalar 43 3 GEREÇ VE YÖNTEM Hasta Grubu PET/BT Protokolü Hasta Hazırlığı PET/BT Çekimi PET/BT Ġncelemesi Görüntülerin Değerlendirilmesi Ġstatiksel Analiz 49 4 BULGULAR Akciğer Kanseri Meme Kanseri Lenfoma 65 5 TARTIġMA 73 III

5 5.1 Akciğer Kanseri Meme Kanseri Lenfoma 79 6 SONUÇ 82 7 KAYNAKLAR 83 EKLER 95 EK-1-Etik kurul onay formu 95 EK-2- PET/BT hasta bilgilendirme formu 96 ÖZGEÇMĠġ 97 IV

6 KISALTMA LĠSTESĠ 2D : Ġki boyutlu 3D : Üç boyutlu 99mTcMDP: Teknesyum 99 metastabil metilen difosfonat AJCC : American Joint Committee on Cancer Ark. : ArkadaĢları ABD : Amerika BirleĢik Devletleri BGO : Bizmut Germenat BT : Bilgisayarlı Tomografi C : Karbon cm : Santimetre dk : Dakika DNA : Deoksiribonükleik Asit EBV : Epstein-Barr Virüs F : Flor FDG : Floro-Deoksi Glukoz FOV : Field Of View- Görüntü Alanı G-6-P : Glukoz-6-fosfataz GSO : Gadolinyum Silikat HIV : Ġnsan Ġmmünyetmezlik Virüsü HL : Hodgkin Lenfoma HTLV : Ġnsan Lösemi/Lenfoma Virüs IASLC : International Association for the Study of Lung Cancer kev : Kilo Elektron Volt Kg : Kilogram KHAK : Küçük Hücreli Akciğer Kanserleri KHDAK : Küçük Hücreli DıĢı Akciğer Kanserleri KOAH : Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı LOR : Line of Response-EĢ Cevap Eğrisi V

7 LSO : Lutesyum Silikat ma : Miliamper Max. : Maksimum mcġ : MiliCurie MBq : mega Becquerel Min. : Minimum MR : Manyetik Rezonans Görüntüleme mg/dl : Miligram/desilitre mm : Milimetre NaI : Sodyum iyodür NHL : Non-Hodgkin Lenfoma ns : Nanosaniye N : Azot O : Oksijen Ort. : Ortalaması PET : Pozitron Emisyon Tomografisi PET/BT : Pozitron Emisyon Tomografisi/Bilgisayarlı Tomografi RNA : Ribonükleik Asit ROI : Region Of Ġnterest-Ġlgi Alanı S.D. : Standart Sapma SSS : Santral Sinir Sistemi SUV : Standardize Tutulum Değeri SUVmax : Maksimum Standardize Tutulum Değeri SUVmean : Ortalama Standadize Tutulum Değeri SPN : Soliter Pulmoner Nodül T ½ : Yarılanma Ömrü Tf ½ : Fizik Yarı Ömrü TNM : Tümör, Lenf Nodu, Metastaz VI

8 TABLO LĠSTESĠ Tablo No Sayfa No Tablo 1. ÇeĢitli PET kristallerinin görüntüleme özellikleri 6 Tablo 2. En sık kullanılan pozitron yayıcısı radyonüklidler 8 Tablo 3. Onkolojik PET görüntülemede kullanılan taģıyıcı moleküller 9 Tablo 4. Küçük hücreli dıģı akciğer kanseri klasifikasyonu 20 Tablo 5. Akciğer kanserlerinin TNM Evrelemesi 23 Tablo 6. Meme Kanseri TNM Evrelemesi 32 Tablo 7. NHL REAL/WHO Sınıflaması 39 Tablo 8. Ann Arbor Sınıflaması 40 Tablo 9. Siemens, Biograph 6 PET/BT cihazının teknik özellikleri 47 Tablo 10. Hastaların demografik özellikleri 50 Tablo 11. Akciğer kanserli hastalarda primer tümörlerin lateralite dağılımı. 51 Tablo 12. Akciğer kanserli hastalarda cinsiyete göre primer tümörlerin lateralite dağılımları 51 Tablo 13. Akciğer kanserli hastalarda lezyonların lateraliteye göre dağılımı 56 Tablo 14. Meme kanserli hastalarda primer tümörlerin lateralite dağılımı. 58 Tablo 15. Meme kanserli hastalarda lezyonların lateraliteye göre dağılımı 63 Tablo 16. Lenfomalı hastalarda sayı ve yaygınlığına göre dominant olan tarafın lateralite dağılımı. 65 Tablo 17. Lenfomalı hastalarda dominant olan tarafın cinsiyete göre lateralite dağılımları 65 Tablo 18. Lenfomalı hastalarda lezyonların lateraliteye göre dağılımı 71 Tablo 19. Farklı yazarların otopsilerde yaptığı çalıģmalarda Akciğer kanserinin lateraliteye göre dağılım sıklıkları (ark.: arkadaģları, E: erkek, K: kadın) 75 VII

9 ġekġl LĠSTESĠ ġekil No Sayfa No ġekil 1. Pozitron-elektron annihilasyon reaksiyonu 6 ġekil 2. Glukoz ve Floro-deoksiglukozun yapısı 9 ġekil 3. Glukoz ve F-18 FDG nin intrasellüler kinetikleri 10 ġekil 4. Akciğer kanserli hasta örneğinde primer tümör ve metastazlarının yerleģimi 52 ġekil 5. Akciğer kanserli hasta örneğinde primer tümör ve yaygın vücut metastazları 53 ġekil 6. Akciğer kanserli hastalarda primer tümörlerin SUVmax değerlerinin lateraliteye göre dağılımları. 54 ġekil 7. Akciğer kanserli hastalarda primer tümörlerin SUVmax değerlerinin lateraliteye göre dağılım histogramı. 55 ġekil 8. Akciğer kanserli hastalarda sağda ve solda izlenen lezyonların ölçülen SUVmax değerlerinin lateraliteye göre dağılımları. 57 ġekil 9. Akciğer kanserli hastalarda sağda ve solda izlenen lezyonların ölçülen SUVmax değerlerinin lateraliteye göre dağılım histogramları 57 ġekil 10. Meme kanserli hasta örneğinde primer tümör ve metastazlarının yerleģimi 59 ġekil 11. Meme kanserli hasta örneğinde primer tümör ve bilateral torakal metastazları 60 ġekil 12. Meme kanserli hastalarda primer tümörlerin SUVmax değerlerinin lateralite dağılımları 61 ġekil 13. Meme kanserli hastalarda primer tümörlerin SUVmax değerlerinin lateraliteye göre dağılım histogramı 61 ġekil 14. Meme kanserli hastalarda sağda ve solda izlenen lezyonların ölçülen SUVmax değerlerinin lateraliteye göre dağılımı 64 ġekil 15. Meme kanserli hastalarda sağda ve solda izlenen lezyonların ölçülen SUVmax değerlerinin lateraliteye göre dağılım histogramı 64 ġekil 16. Lenfomalı hasta örneğinde sol hemitoraksta geniģ kitlesel lezyon. 66 ġekil 17. Lenfomalı hasta örneğinde sağ tarafta daha belirgin olan bilateral lezyonlar. 67 ġekil 18. Lenfomalı hasta örneğinde solda daha belirgin olmak üzere bilateral yaygın lezyonlar. 68 ġekil 19. Lenfomalı hastalarda dominant olan tarafta ölçülen en yüksek SUVmax değerlerinin lateraliteye göre dağılımları. 69 ġekil 20. Lenfomalı hastalarda dominant olan tarafta ölçülen en yüksek SUVmax değerlerinin lateraliteye göre dağılım histogramı 70 ġekil 21. Lenfomalı hastalarda sağda ve solda izlenen lezyonların ölçülen SUVmax değerlerinin lateraliteye göre dağılımları. 72 ġekil 22. Lenfomalı hastalarda sağda ve solda izlenen lezyonların ölçülen SUVmax değerlerinin lateraliteye göre dağılım histogramları 72 VIII

10 ÖZET Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı nda PET/BT de Saptanan Primer Ve Metastatik Lenfoma, Akciğer Ve Meme Kanserlerinin Lateralitesi Ve F18-FDG Aktivitesi Ġle ĠliĢkisi Amaç: Ġnsan vücudunun internal anatomisi belirgin asimetri göstermektedir. Bu açıdan ortaya çıkan malignensilerde de vücutta izlenen bu asimetriyle iliģkili olarak benzer lateralite eğilimleri görülebilir. Bu çalıģmada, PET/BT ile görüntülenmiģ lenfoma, akciğer kanseri ve meme kanseri olguları retrospektif olarak incelenmiģ ve primer tümör ve metastazlarının lateraliteye göre dağılımları belirlenerek, SUVmax değerleri üzerinden lateralite ile metabolizma arasındaki iliģkinin ortaya koyulması amaçlanmıģtır. Bu Ģekilde söz konusu tümörlerin lateralite eğilimleri sadece anatomik olarak değil metabolik olarak da değerlendirilmiģtir. Gereç ve Yöntemler: 75 lenfoma, 71 akciğer ve 38 meme kanseri olmak üzere toplam 184 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Ayrıca PET/BT görüntüleri tekrar incelenerek primer tümör ve lezyonlarının SUVmax değerleri kaydedildi. Bulgular: ÇalıĢmada akciğer kanserinde primer tümör ve lezyonlarının sağ tarafta, lenfomada ise lezyonların sol tarafta yerleģme eğiliminde oldukları gözlemlenmiģtir. Lezyonların SUVmax değerleri lateraliteye göre incelendiğinde ise meme kanserinde sol tarafta ölçülen SUVmax değerlerinin sağ tarafta ölçülenlerden daha yüksek oldukları saptanmıģtır (p = 0,01). Sonuç: Meme kanseri için sol tarafta ölçülen SUVmax değerlerinin yüksek bulunması, tümör yerleģimiyle SUVmax değerleri arasındaki muhtemel iliģkinin göstergesi olarak sayılabilir. Dolayısıyla, daha geniģ hasta serileriyle yeni çalıģmaların yapılması, kanserdeki asimetrik metabolik eğilimlerle prognoz arasındaki iliģkinin gösterilmesi açısından önemli olacaktır. Anahtar Kelimeler: Lateralite, Akciğer kanseri, Meme kanseri, Lenfoma,, F18-FDG- PET, SUVmax IX

11 ABSTRACT The Laterality of The Primary and Metastatic Lymphoma, Lung and Breast Cancers determined on PET/CT at Nuclear Medicine Department of Cukurova University Medical Faculty and the Relationship with F18-FDG Uptake Objective: The internal anatomy of the human body displays marked asymmetry. In this regard, the malignancies may have similar tendency of laterality associated with the asymmetry of the human body. In this study, it was aimed to assess the correlation with metabolism and laterality by comparing the SUVmaxs of the lesions of lymphoma, lung and breast cancers imagined on PET/BT, retrospectively. Therefore, the laterality tendency of the tumors was appreciated not only anatomically but also metabolically. Material and methods: 75 lymphomas, 71 lung cancers and 38 breast cancers, totally 184 patients were examined retrospectively. The PET/CT images were reviewed and the SUVmaxs of the primary tumors and the lesions were recorded. Results: In this study, it was observerd that in lung cancers, the primary tumors and lesions have a tendency to locate on the right side of the body; the lymphomas have a tendency to be on the left side of the body. It was determined that in breast cancer, the SUVmaxs measured on the left side was higher than those on the right side (p = 0,01). Conclusion: Regarding higher SUVmax values in the left side of patients with breast cancer, it may be stated that there is an association between location of tumors and SUVmax values in cancers. Therefore, further studies with a large number of patients may be important in order to expose the correlation with the prognosis and the asymmetric metabolical tendencies in cancers. Key Words: Laterality, Lung cancer, Breast cancer, Lymphoma, FDG-PET, SUVmax X

12 1 GĠRĠġ Kanser günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biridir. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk sağlığı sorunudur. Tanı olanaklarının geliģmesi ve sağlık kuruluģlarından yararlanma olanaklarının artması ile her yıl daha çok kanser vakası teģhis edilmektedir. Kanserler bir hücrenin genetik materyalinde oluģan ve o hücrenin bölünmesiyle sonraki hücrelere aktarılan bozukluklardan kaynaklanır. Bu anlamda, kanserlerin anlaģılması büyük ölçüde moleküler incelemelere dayalıdır. PET (Pozitron Emisyon Tomografisi) dokuların perfüzyonunu, metabolik aktivitesini ve canlılığını (viabilite) yansıtan tomografik görüntüler ve kantitatif parametrelerin kullanıldığı non-invaziv bir görüntüleme yöntemidir. PET görüntülemede kullanılan radyofarmasötik ve radyonüklidlerin en önemli özelliği vücudun temel altyapı taģları olan C (karbon), O2 (oksijen), F (flor), N2 (azot) gibi elementleri içermeleri ve vücutta biyolojik olarak bu moleküller gibi davranmalarıdır. Radyoaktif olmayan karbon, azot, oksijen ve flor molekülleri ile aynı fizyolojik ve metabolik yolları izleyen bu moleküller saldıkları uygun enerjideki ıģınlar sayesinde vücut içerisinde takip edilebilmekte ve dahil oldukları fizyolojik ve metabolik yolların moleküler düzeyde görüntülenmesine olanak sağlamaktadır. Bu amaçla pozitron salıcısı radyonüklidlerle yapılan PET görüntüleme çalıģmalarında iģaretlenmiģ glukoz, aminoasit, hormon molekülleri veya metabolik prekürsörler kullanılmaktadır. PET in çeģitli hastalıklar hakkında anatomik (yapısal) bilgi sağlayan radyolojik görüntüleme yöntemlerinden (direkt radyografiler, bilgisayarlı tomografi, anjiografi gibi) en önemli farkı fonksiyonel bir görüntüleme yöntemi olmasıdır. 1 Hibrit PET/BT tarayıcılarının kullanıma girdiği 2001 yılından beri fonksiyonel metabolik görüntüleme ile anatomik veriler kombine edilebilmektedir. Bu teknoloji kardiyoloji ve nöroloji gibi birçok tıbbi branģta önemli etkiler yaratmıģ; ancak Ģüphesiz ki en büyük etkiyi onkolojik görüntüleme alanında oluģturmuģtur. PET/BT anormal metabolik aktivitenin doğru anatomik lokalizasyonunun saptanmasına olanak sağlayarak birçok kanserin tanı ve tedavisinde çığır açmıģtır. 2 1

13 Her iki cinste en sık görülen kanser, sırasıyla akciğer, mide, meme ve kolorektal kanserlerdir. 3 Akciger kanseri tüm dünyada sık görülen ve mortalitesi yüksek olan bir hastalıktır. Son 20 yıldaki geliģmelere rağmen 5 yıllık yaģam süreleri, tüm evreler göz önünde bulundurulduğunda yaklaģık % 14 tür. 4 Hastalığın geç evrelerde tanı alması mortalitenin yüksekliğinin en büyük nedenidir. Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir ve akciğer kanserinden sonra, kansere bağlı ölümlerin ikinci en sık sebebidir. YaĢam boyu her dokuz kadından birisi invaziv meme kanseri geliģme riskine sahiptir. 5 Dünya genelinde, her yıl yaklasık 1 milyon yeni vaka bildirilmekte, her yıl kadın hastalıktan kaybedilmektedir. 6 Lenfomalar tüm malignitelerin % 8 ini oluģturur. 7 Onkolojinin kür Ģansı olan malignitelerinden olan lenfomalı hastaların prognozu, hastalığın evresine, derecesine ve tedaviye yanıtına göre değiģmektedir. 8,9 Ġnsan vücudunun internal anatomisi belirgin asimetri göstermektedir. Özellikle vücuttaki bilateral organlarda yapısal, hacimsel, arteryel, venöz, lenfatik ve fizyolojik farklılıklar buna örnek teģkil etmektedir. Bu açıdan ortaya çıkan malignensilerde de vücutta izlenen bu asimetriyle iliģkili olarak benzer lateralite eğilimleri görülebilir. Literatürde özellikle lenfoma olmak üzere meme ve akciğer kanserlerinin lateralite eğilimi üzerine yapılan az sayıda epidemiyolojik çalıģma vardır. Literatürde akciğer, meme, over, testis ve böbrekler gibi çift taraflı organların lateralisi ile ilgili çalıģmalar bulunmaktadır. 10,11 Özellikle meme kanserinin laterali insidansı daha çok ilgi gören bir konu olup, lateraliteyi etkileyen farklı faktörler üzerine yapılan daha sık çalıģma vardır. 12,13,14 Lateralite eğilimlerini etkileyen faktörler arasında organların boyut ve hacim farklılıkları, memede emzirme ve baskın el tercihi incelenmiģ ve prognozla iliģkisi araģtırılmıģtır. 15,16 Literatürde lenfomaların baskın oldukları vücut tarafını araģtıran bir çalıģma bulunamamıģtır. Ayrıca malignitelerin lateralite eğilimini rutin kullanıma zaten yaklaģık son 10 yılda girmiģ olan FDG-PET/BT ile araģtıran ve tümörlerin metabolizmaları (SUVmax) ile iliģkilendiren bir çalıģmaya rastlamadık. Biz yaptığımız çalıģmada Nükleer Tıp Anabilim Dalı nda PET/BT ile görüntülenmiģ ve patolojik tanısı doğrulanmıģ lenfoma, akciğer kanseri ve meme 2

14 kanseri olgularında retrospektif olarak primer tümör ve metastazlarının lateralite (sağ / sol taraf) insidansını ortaya koymayı; ayrıca primer ve metastatik tümörlerin lateralitesi ile metabolizması arasındaki iliģkiyi SUVmax değerlerini kantitatif olarak karģılaģtırarak değerlendirmeyi amaçladık. Bu Ģekilde söz konusu tümörlerin lateralite eğilimlerini sadece anatomik olarak değil metabolik olarak da değerlendirerek vücuttaki asimetrik metabolizma dağılımlarını tespit etmeye çalıģtık. Bu çalıģmayla bu konuda yapılabilecek daha ileri ve kapsamlı çalıģmalara da yol gösterici olmayı hedefledik. 3

15 2 GENEL BĠLGĠLER 2.1 PET VE PET/BT Görüntülemenin Temelleri Pozitron Emisyon Tomografisinin Kısa Tarihçesi Pozitron salıcısı radyonüklidlere olan ilgi 1940 yılında Kamen ve Ruben in karbon-14 (14C) ü keģfi ile baģlamıģtır. Pozitron emisyon tomografisi (PET) Dr.Michael Phelps, Dr. Michel Ter-Pogossian nun ve medikal fizik ve nükleer tıpta çalıģan diğerlerinin öncü çalıģmalarıyla 1970 li yıllardan itibaren ortaya çıkmıģtır li yılların baģında Hounsfield ve Ambrose nin x-ıģınlı bilgisayarlı tomografiyi keģfi ile tıbbi görüntüleme alanında yeni bir dönem baģlamıģ aynı yıllarda bazı önemli tıp merkezlerinin (Massachusetts General Hospital, Sloan Kettering Institute, California University ve Ohio State University gibi) siklotron kullanarak pozitron salıcısı radyonüklidlerin üretimine baģlaması ve üretilen radyonüklidlerin biyomedikal araģtırmalarda kullanılması pozitron görüntülemeye de bir ivme kazandırmıģtır. 18 BaĢlangıçta bir araģtırma yöntemi olarak kullanılmasına rağmen, baģta 1995 te miyokardial perfüzyonun PET ile değerlendirilmesi olmak üzere sosyal güvenlik kurumlarının geri ödemeye dahil etmesiyle son 10 yılda klinik uygulamalarda giderek artan bir yer edinmiģtir de, soliter pulmoner nodüllerin ve akciğer kanserinde baģlangıç evrelemesinin değerlendirilmeye baģlanmasıyla PET in klinik kullanımında dramatik bir artıģ olmuģtur. Ayrıca 1998 de ilk PET/BT hibrit sistemi yapılmıģ ve 2001 de bu sistemler ticari olarak da üretilmeye baģlanmıģtır. PET enstrümantasyondaki geliģmelerle, baģlangıçta bir araģtırma yöntemiyken günümüzde giderek artan ve geliģen kanser, kardiak ve nörolojik görüntülemedeki kullanımıyla klinik uygulamalarda büyük bir etki yaratmıģtır. 4

16 2.1.2 Pozitron Emisyon Tomografisinin Fiziksel Temelleri PET in temelleri pozitron yayıcıları olarak bilinen belli radyoaktif izotopların fiziksel özelliklerine dayanır. Ġsimlerinden de anlaģılacağı gibi bu radyonüklidler radyoaktif bozunuma uğradıklarında gama fotonlarından ziyade pozitronları yayarlar. Pozitron bozunumu pozitif yüklü bir partikül olan (β+ olarak gösterilen) bir tür beta bozunumu olup, daha stabil hale gelebilmek için protondan zengin nükleuslarda gerçekleģir. Daha da basitleģtirmek için β+ partiküllerini pozitif yüklü elektronlar olarak da düģünebiliriz. Bu bakıģ açısıyla β+ partiküllerinin madde ile etkileģimlerinin anlaģılması da kolaylaģmaktadır. (Negatron olarak da adlandırılan negatif yüklü beta partikülleri (β- partikülleri) de elektronlara benzerler. Fakat farklı olarak nükleusların etrafındaki elektron bulutlarından değil nükleus orijinlidirler. β- partikülünün PET te herhangi bir rolü yoktur.) PET tarayıcıları pozitronları görüntülememektedir. Gama yayan radyonüklidlerle yapılan konvansiyonel nükleer tıp görüntülemelerinden farklı olarak PET te fotonlar bozunuma uğrayan nükleuslardan direkt olarak yayılmazlar. Pozitif yüklü partiküller olan pozitronlar, negatif yüklü bir elektronla kaģılaģmadan ancak birkaç milimetre kadar çok kısa bir mesafede yol alabilirler. Bir elektronla pozitron çarpıģtıklarında kütlenin enerjiye dönüģümü olayı gerçekleģir. ÇarpıĢan partiküllerin kütleleri yok olurken, 511 kev (kilo elktron volt) enerjili iki tane annihilasyon fotonu birbiriyle 180 derece açı yaparak zıt doğrultuda salınır. Bu olaya annihilasyon (yok olma), oluģan fotonlara da annihilasyon fotonları denir 19 (ġekil 1). 22 Annihilasyon fotonlarının birbiri ile 180 derece zıt doğrultuda yayıldığı sanal hat LOR (Line of Response-eĢ cevap eğrisi) olarak adlandırılır. Yüksek enerjili annihilasyon fotonları konvansiyonel gama kameralarla detekte edilemezler ve bunun için tam halka Ģeklindeki özel dedektörler kullanılır. Aynı anda zıt doğrultularda yayılan iki annihilasyon fotonunun eģ zamanlı olarak detekte edilmesine koinsidans deteksiyon denir. PET dedektör halkasına aynı zamanda (birkaç nanosaniyede-ns) ve birbirine zıt doğrultularda gelmeyen foton çiftleri PET tarayıcı tarafından göz ardı edilir. Bu olaya diskriminasyon denir ve gerçek koinsidans olayının lokalizasyonunu sağlar. Bu Ģekilde PET tarayıcıya belli bir zaman aralığında ulaģan fotonlar gerçek (true) foton bu süreden önce veya sonra ulaģan fotonlarsa gerçek olmayan (random) foton olarak algılanır. 19,23 5

17 ġekil 1. Pozitron-elektron annihilasyon reaksiyonu PET dedektörleri halka Ģeklinde dizili oldukları için bu yüksek enerjili fotonların tespiti için tarayıcının rotasyon yapmasına gerek kalmamaktadır. Geleneksel sodyum iyodür (NaI) kristallerinin yerine halka Ģeklindeki PET dedektöründeki kristaller Bizmut Germenat (BGO), Lutesyum Silikat (LSO), Gadolinyum Silikat (GSO) gibi bileģiklerden oluģurlar. Bu bileģikler farklı PET ve PET/BT üreticileri tarafından kullanılmakta olup fiziksel özelliklerine göre PET görüntüleme cihazlarında kullanılmaktadırlar (Tablo 1). 23 Özellikler Tablo 1. ÇeĢitli PET kristallerinin görüntüleme özellikleri Bizmut Lutesyum Germenat Silikat (BGO) (LSO) Gadolinyum Silikat (GSO) Koinsidans verimi(%) Enerji rezolüsyonu(%) ,5 DönüĢüm zamanı(ns) Görüntü akuzisyon modu 2D veya 3D 3D 3D Atenüasyon, Absorpsiyon ve Saçılma Etkisi PET tarayıcıları objeleri analiz ederek onların gerçeğe yakın temsili görüntülerini oluģtururlar. Fakat görüntü kalitesini etkileyen birkaç faktör vardır. Absorpsiyon ve saçılma bu faktörlerdendir. Nükleer Tıp ta atenüasyon bir foton sinyalinin 6

18 yoğunluğunun madde içerisinden geçerken absorpsiyonla veya saçılma etkisiyle azalmasını ifade eder. Atenüasyon etkisi fotonun çeģitli dokulardan geçerken katettiği mesafe ve içerisinden geçtiği dokunun yoğunluğu ile doğrudan orantılıdır. Yani doku ne kadar yoğun ve kalınsa foton o kadar zayıflayacaktır. Eğer fotonun içinden geçtiği doku fotonu tamamen durduruyorsa buna absorpsiyon denir. Saçılma ise fotonun yolu üzerindeki doku ile olan iliģkisine bağlı olarak yönünde meydana gelen değiģikliği ifade eder ve bu iki neden görüntü rekonstrüksiyonundaki hatalara bağlı olarak PET taramasının doğruluğunu olumsuz etkiler. PET görüntülemede kullanılan gama fotonlarının enerjilerinin yüksek olması absorpsiyonun ve saçılmanın belli bir oranda sınırlı kalmasını sağlasa da yüksek çözünürlüklü görüntüler elde etmek için bir düzeltmenin yapılması gerekir. Bu iģleme atenüasyon düzeltmesi (korreksiyonu) adı verilir. Bu düzeltmeyi yapmak için fotonların yolu üzerindeki farklı dokulara ait düzeltme katsayılarının belirlenmesine ihtiyaç vardır. Bu bilgiler PET tarama öncesi 511 kev enerjili bir nokta kaynak (Germanyum-68 gibi) veya x-ıģınlı bilgisayarlı tomografi görüntüleri alınarak (transmisyon görüntüleme) sağlanır ve her bir görüntüye bilgisayar tarafından otomatik olarak uygulanır. 20,21 PET/BT cihazlarındaki BT komponenti iki amaç için kullanılır. Ġlki PET görüntülerinin atenüasyon düzeltmesinde kullanılmak üzere transmisyon haritasını çıkarmak ve ikincisi lezyonların kesin lokalizasyonunun tespiti için ayrıntılı bir anatomik görüntüleme yapmaktır. Atenüasyon düzeltmesi için BT nin kullanılması sadece tanısal fayda sağlamaz ayrıca toplam görüntüleme zamanını kısaltıp hasta toleransını arttırarak daha doğru veri elde etmemizi sağlar PET te Kullanılan Radyoizotoplar ve Radyofarmasötikler PET görüntülemede kullanılan radyonüklidlerin nötron sayıları radyoaktif olmayan stabil izotoplarına göre daha azdır. Bu radyonüklidlerin nötron sayılarındaki rölatif azlık birbirine yakın protonların birbirini itmesini ve nükleusun daha kararsız bir hale gelmesini sağlar. Bu kararsızlık protondan zengin nükleuslardaki pozitron bozunumunun temelini oluģturur ve çekirdekten pozitif yüklü bir partikülün salınımına ve bir protonun bir nötrona dönüģümüne neden olur. 7

19 Pozitron yayıcılarının diğer bir karakteristiği de kısa yarı ömürlü (T1/2) oluģlarıdır. PET görüntülemede kullanılan radyonüklidlerin fizik yarı ömürleri 1,3 ile 110 dakika arasında değiģmektedir. Fizik yarı ömür (Tf ½) bir radyonüklidin baģlangıç aktivitesinin yarıya düģmesi için gereken süre olup her bir radyonüklid için karakteristiktir. Siklotron adı verilen sirküler partikül hızlandırıcılarında üretilen bu radyoizotopların kısa yarı ömürleri bunların tedarikinde ve PET kullanımındaki sınırlamaları da beraberinde getirmektedir. PET görüntülemede kullanılan radyofarmasötik ve radyonüklidlerin en önemli özelliği vücudun temel altyapı taģları olan Karbon (C), Oksijen (O), Flor (F) ve Azot (N) gibi elementleri içermeleri ve vücutta biyolojik olarak bu moleküller gibi davranmalarıdır. PET çalıģmalarında % 90 oranında Flor-18 (18F) iģaretli bileģikler kullanılmaktadır. F-18 in yarı ömrünün yaklaģık 2 saat (109,7 dakika) civarında olması görüntüleme ajanının üretim yapan merkezlerden satın alınıp kullanılmasına da olanak vermektedir. PET görüntülemede en sık kullanılan radyonüklidlerin fizik yarı ömürleri ve elde ediliģ yöntemleri Tablo 2 de özetlenmiģtir. 1 Tablo 2. En sık kullanılan pozitron yayıcısı radyonüklidler Radyonüklid Fizik Yarı-ömür (dk) Üretim yöntemi Oksijen-15 2,07 Siklotron Azot-13 9,96 Siklotron Karbon-11 20,4 Siklotron Galyum-68 68,3 Jeneratör Flor ,7 Siklotron Rubidyum-82 1,25 Jeneratör Malign hücrelerin normal hücrelerden farklılaģmaları sırasında metabolizmalarında önemli farklılıklar meydana gelir. DNA sentezi, aminoasit kullanımı ve glikolizisteki artıģ bunlar arasında sayılabilir. Bu değiģiklikler onkolojide FDG-PET kullanımının biyokimyasal temelini oluģturur. Radyoaktif olarak iģaretlenmiģ amino asitler, Ģekerler ve hatta DNA ve RNA yı oluģturan nitrojenli ajanlar da PET görüntülemelerinde kullanılan radyofarmasötikleri oluģturmaktadırlar (Tablo 3). 22 8

20 Tablo 3. Onkolojik PET görüntülemede kullanılan taģıyıcı moleküller Ajan Hedef RadyoiĢaretleyici Deoksiglukoz Glukoz metabolizması F-18 Timidin DNA sentezi F-18, C-11 Asetat Lipit sentezi F-18, C-11 Kolin Lipit sentezi,membran sentezi C-11 Tirozin Protein sentezi F-18, C-11 Metionin Protein sentezi C-11 Günümüzde en yaygın olarak kullanılan PET radyofarmasötiği Florodeoksiglukoz (FDG: 18F-2-floro-deoksi-D-glukoz) dur. FDG yapısal ve biyokimyasal davranıģ olarak glukoza çok benzer (ġekil-2). 23 Glukoz Molekülü C6H12O6 FDG (Florodeoksiglukoz) 2-[18F]floro-2-deoksi-D-glukoz ġekil 2. Glukoz ve Floro-deoksiglukozun yapısı Glukoz vücut hücrelerinde birtakım kimyasal reaksiyonlara girerek sonuçta su, karbondioksit ve en önemlisi enerji oluģur. Monosakkaritlerden enerji eldesi glukozun laktik aside dönüģümü sırasındaki glikolizis yoluyla gerçekleģir. Anaerobik Ģartlarda pek çok dokunun, enerji eldesinde kullandığı temel metabolik yol glikolizistir. Malign hücrelerdeki artmıģ glikolitik hıza sebep olarak pek çok faktör ileri sürülmüģtür. 24,25 Tümör dokusunda dominant olan beģ adet glukoz taģıyıcı protein (Glut 1-5) tanımlanmıģtır. Malign hücrelerin belirgin biyokimyasal karakteristik özellikleri arasında hücre yüzeyindeki glukoz taģıyıcı proteinlerin (özellikle Glut-1 ve Glut-3) ve glikolizisi sağlayan hücre içi enzimlerin (hekzokinaz ve fosfofruktokinaz) artıģı; buna karģın glukoz-6-fosfataz enzim aktivitesindeki azalmaya bağlı olarak geliģen düģük defosforilasyon hızı sayılabilir. 9

21 Tümör hücrelerindeki bu artmıģ glikolitik hız ve azalmıģ defosforilasyon hızı, FDG kullanılarak yapılan PET görüntülemenin temelini oluģturur. 27 FDG vasküler beslenmenin yeterli olduğu dokularda glukoz ile aynı kolaylaģtırılmıģ transport mekanizmasını kullanarak hücre içerisine girer. Hücre içerisine giren FDG hekzokinaz enzimi ile FDG-6-P a fosforile edilmesine karģın daha ileri metabolik yollara girmeyerek hücre içerisinde birikir. Normal hücreler ile karģılaģtırıldığında tümör hücrelerindeki azalmıģ glukoz-6-fosfataz enzim düzeyleri, buna karģın artmıģ hücre proliferasyonu ve hücresel enerji ihtiyacı FDG-6-P ın hücre içinde daha uzun süre lokalize olmasını sağlar 26 (ġekil 3). 22 ġekil 3. Glukoz ve F-18 FDG nin intrasellüler kinetikleri FDG kanser spesifik bir ajan olmayıp sarkoidoz, tüberküloz, fungal enfeksiyon ve serebral apse gibi pek çok enfeksiyöz ve enflamatuar hastalıkta da artmıģ tutulum göstermektedir. Bununla birlikte malign lezyonlarda, benign patolojilerin aksine 10

22 zamana bağlı olarak artıģ gösteren geç döneme kadar izlenen FDG retansiyonu ayırıcı tanıda kısmen de olsa fayda sağlamaktadır. 28 FDG tutulumu plazma glukoz düzeyinden oldukça etkilenmekte olup yüksek glukoz düzeylerinde tümör dokusundaki FDG tutulumunun azaldığı gösterilmistir. 27 FDG tutulumunun glukoz tarafından inhibe edilmemesi için en az 4 saat açlık ve 200 mg/dl altında glisemi düzeyi gereklidir. Miyokardial aktivitenin minimum olması ve mediastinal metastazların yüksek duyarlılıkla tespiti için tercihen 12 saat açlık gerekmektedir. FDG ile yapılan onkolojik çalıģmalarda mci ( MBq) FDG nin intravenöz enjeksiyonundan yaklaģık 60 dakika sonra PET görüntüleme yapılır. Tüm vücut görüntüleme süresi kullanılan tarayıcıya bağlı olarak ortalama dakikadır Hasta Hazırlığı ve Radyasyon Güvenliği Hastaları FDG-PET taramaya hazırlarken gözönünde bulundurulması gereken birkaç önemli nokta vardır. FDG bir glukoz analoğu olduğundan hasta çekimden en az 4-6 saat öncesinde yüksek kalorili yiyecekler almamalıdır. Sabah randevulu hastalardan geceden itibaren aç kalmaları, öğlen randevulu hastalardan sabah sadece hafif bir kahvaltı yapmaları istenmektedir. FDG enjeksiyonu öncesi rutin olarak serum glukoz değeri ölçülür ve açlık düzeylerinin mg/dl olması idealidir. Serum glukoz düzeylerinin 200 mg/dl den yüksek olması FDG dağılımında önemli değiģikliklere neden olabilir. 29 Hiperglisemi FDG nin hücre içine alımında kompetatif inhibisyona neden olacağı için bu tür hastalarda serum glukoz düzeyi kontrol altına alınana dek tarama yapılmamaktadır. Hiperglisemi iskelet kaslarında FDG tutulumunu artırdığı için de bir problemdir. Açlık düģük insülin seviyelerini sağlar. Diyabetik hastalarda FDG enjeksiyonunun 4 saati içerisinde subkutan regüler insülin uygulanması tercih edilmemektedir. FDG uygulaması sonrası hastalar çekim öncesi en az dakika kadar bekletilirler. 30 Bu periyod tutulum fazı olarak adlandırılır ve FDG nin yeterli biyodistribüsyonu ve hücre içi transportu için gereken bir süredir. Hastalardan sessiz bir odada mümkün olduğunca hareket etmeden ve konuģmadan dinlenmeleri istenir. Bu Ģekilde taramanın değerlendirilmesini zorlaģtıran FDG nin iskelet kası tutulumu en aza indirilmiģ olur. 11

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD Multipl Myeloma da PET/BT Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD İskelet sisteminin en sık görülen primer neoplazmı Radyolojik olarak iskelette çok sayıda destrüktif lezyon ve yaygın

Detaylı

Pozitron Emisyon Tomografisi

Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) ve Tümör T r GörüntG ntüleme Prof. Dr. İlhami Uslu Cerrahpaşa a Tıp T p Fakültesi Nükleer Tıp T p Anabilim Dalı Giriş PET, insan vücuduna v verilen pozitron yayıcı radyofarmasötiklerden yayılan özel

Detaylı

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Dr. ALĠ MURAT SEDEF Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Dr. ALĠ MURAT SEDEF Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ MEDĠKAL ONKOLOJĠ

Detaylı

Radyoaktif Çekirdekler

Radyoaktif Çekirdekler NÜKLEER TIP Tıpta radyoaktif çekirdeklerin kullanılması esasen 1920 lerde önerilmiş ve 1940 larda kullanılmaya başlamıştır. Nükleer tıp görüntülemede temel, hasta vücudunda bir gama aktif bölge oluşturmak

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Soliter Pulmoner Nodül Tanım: Genel bir tanımı olmasa da 3 cm den küçük, akciğer parankimi ile çevrili, beraberinde herhangi patolojinin eşlik

Detaylı

Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi

Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi Dr. E. Tuba CANPOLAT 1, Dr. Alper FINDIKÇIOĞLU 2, Dr. Neşe TORUN 3 1 Başkent Üniversitesi

Detaylı

Erken Evre Akciğer Kanserinde

Erken Evre Akciğer Kanserinde Erken Evre Akciğer Kanserinde Görüntüleme Dr. Figen Başaran aran Demirkazık Hacettepe Universitesi Radyoloji Anabilim Dalı Kasım 2005 Mayıs 2006 Müsinöz ve nonmüsinöz tipte bronkioloalveoler komponenti

Detaylı

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi Nöroendokrin tümörlerde 2004 WHO sınıflaması Tümör Tipi Tipik Karsinoid Atipik Karsinoid Büyük Hücreli nöroendokrin

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD 15-30 yaş arası ve > 55 yaş olmak üzere iki dönemde sıklık artışı (+) Erkek ve kadınlarda en

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı LENFOMALARDA RADYOTERAPİ Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı HL EPİDEMİYOLOJİ ve ETYOLOJİ Olguların çoğunluğu 15-30 yaş arası Kadın /Erkek: 1/1,5 Noduler

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

KANSER TANIMA VE KORUNMA

KANSER TANIMA VE KORUNMA KANSER TANIMA VE KORUNMA Uzm. Dr Dilek Leyla MAMÇU Sunum İçeriği Genel Bilgiler Dünyada ve Ülkemizdeki son durum Kanser nasıl oluşuyor Risk faktörleri neler Tedavi seçenekleri Önleme mümkün mü Sorular/

Detaylı

SPECT/BT 16-19 MAYIS 2015 XV ULUSAL MEDİKAL FİZİK KONGRESİ TRABZON

SPECT/BT 16-19 MAYIS 2015 XV ULUSAL MEDİKAL FİZİK KONGRESİ TRABZON SPECT/BT 16-19 MAYIS 2015 XV ULUSAL MEDİKAL FİZİK KONGRESİ TRABZON * Nükleer tıp SPECT görüntülerinde artan tutulum bölgesini tanımlamada, Bölgenin kesin anatomik lokalizasyonunu belirlemekte zorlanılmaktadır.

Detaylı

PEDİATRİK HODGKİN LENFOMA DR. CEM ÖNAL BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJISI A.D.

PEDİATRİK HODGKİN LENFOMA DR. CEM ÖNAL BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJISI A.D. PEDİATRİK HODGKİN LENFOMA DR. CEM ÖNAL BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJISI A.D. Vaka 16y, K. Şikayet: sol boyunda 6 aydır var olan şişlikte giderek artış olmuş. Şişlik sayısında artış mevcut. Fizik

Detaylı

Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri

Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri Akciğer kanserinin tanısında anamnez, fizik muayene, tam kan sayımı ve rutin biyokimya testlerinden sonra; Noninvaziv (akciger filmi, toraks BT, PET, balgam sitolojisi),

Detaylı

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polipte Kanser Dr.Cem Terzi Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polip ve polipoid karsinoma POLİP Epitelyal yüzeyden kaynaklanan çıkıntı HİSTOLOJİK POLİP TİPLERİ

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

İnsidental Adrenal Kitlelerinde ve Adrenal Metastazlarda Güncel Değerlendirme ve Cerrahi Girişim Kararı

İnsidental Adrenal Kitlelerinde ve Adrenal Metastazlarda Güncel Değerlendirme ve Cerrahi Girişim Kararı İnsidental Adrenal Kitlelerinde ve Adrenal Metastazlarda Güncel Değerlendirme ve Cerrahi Girişim Kararı Doç. Dr. Semih Görgülü GATA Genel Cerrahi AD Meme ve Endokrin Cerrahi Ünitesi Ankara Sunum Planı

Detaylı

MEME KANSERİ TARAMASI

MEME KANSERİ TARAMASI MEME KANSERİ TARAMASI Meme Kanseri Taramanızı Yaptırdınız Mı? MEME KANSERİ TARAMASI NE DEMEKTİR? Kadınlarda görülen kanserlerin %33 ü ve kansere bağlı ölümlerin de %20 si meme kanserine bağlıdır. Meme

Detaylı

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 ( ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster 2 ( ID: 63)/lenfomalı iki olguda meme tutulumu Poster 4 ( ID: 87)/Olgu Sunumu: Meme Amfizemi Poster 6 ( ID:

Detaylı

KLİNİK OLARAK BELİRGİN OLMAYAN ADRENAL KİTLEYE (İNSİDENTALOMA) YAKLAŞIM

KLİNİK OLARAK BELİRGİN OLMAYAN ADRENAL KİTLEYE (İNSİDENTALOMA) YAKLAŞIM KLİNİK OLARAK BELİRGİN OLMAYAN ADRENAL KİTLEYE (İNSİDENTALOMA) YAKLAŞIM Adrenal bezler, her iki böbreğin üzerinde yerleşmiş üçgen biçiminde organlardır. Vücut metabolizmasını, su ve tuz dengesini düzenlemelerinin

Detaylı

Prostat Kanserinde Prostat Spesifik Membran Antijen 177. Lu-DKFZ-617 ( 177 Lu-PSMA) Tedavisinde Organ ve Tümör Dozimetrisi: ilk sonuçlar

Prostat Kanserinde Prostat Spesifik Membran Antijen 177. Lu-DKFZ-617 ( 177 Lu-PSMA) Tedavisinde Organ ve Tümör Dozimetrisi: ilk sonuçlar Prostat Kanserinde Prostat Spesifik Membran Antijen 177 Lu-DKFZ-617 ( 177 Lu-PSMA) Tedavisinde Organ ve Tümör Dozimetrisi: ilk sonuçlar Nami Yeyin 1, Mohammed Abuqbeitah 1, Emre Demirci 2, Aslan Aygün

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen

Detaylı

IYE'D -' """ A 1 IGI. Pror. Hr. İlhan Ti ~( ~R. Editörler. Dr. Ediz F~ ( 'f lşa R. lh>\'- i>r. ~afi1 8()ZDl-:\1İR. Uo~. Ur. Rl"fik Rl 'Rt;l'T.

IYE'D -'  A 1 IGI. Pror. Hr. İlhan Ti ~( ~R. Editörler. Dr. Ediz F~ ( 'f lşa R. lh>\'- i>r. ~afi1 8()ZDl-:\1İR. Uo~. Ur. Rlfik Rl 'Rt;l'T. TU lt@ IYE'D -' """ A 1 IGI Editörler Pror. Hr. İlhan Ti ~( ~R Uo~. Ur. Rl"fik Rl 'Rt;l'T lh>\'- i>r. ~afi1 8()ZDl-:\1İR Dr. Ediz F~ ( 'f lşa R ANKARA NUMUNE HASTANESİ'NDE 1985-1990 YILLARI ARASINDAKİ

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Füsun AYDOĞAN Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp A.D. Aralık 2015

Yrd. Doç. Dr. Füsun AYDOĞAN Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp A.D. Aralık 2015 Yrd. Doç. Dr. Füsun AYDOĞAN Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp A.D. Aralık 2015 } Total kalça ve diz protez uygulamaları günümüzde başarı ile uygulanabilen ortopedik yaklaşımlardandır.

Detaylı

Salih OĞUZ, L. Ġdil GÖZERĠ, Efe Kemal AKDOĞAN, Gonca SARAÇ, Ayfer AKYAĞCI DanıĢman: Dr. Nihan HABERAL REYHAN

Salih OĞUZ, L. Ġdil GÖZERĠ, Efe Kemal AKDOĞAN, Gonca SARAÇ, Ayfer AKYAĞCI DanıĢman: Dr. Nihan HABERAL REYHAN ENDOMETRĠYAL HĠPERPLAZĠ TANISI VERĠLEN HASTALARIN PROGNOZLARININ RETROSPEKTĠF OLARAK DEĞERLENDĠRĠLMESĠ Salih OĞUZ, L. Ġdil GÖZERĠ, Efe Kemal AKDOĞAN, Gonca SARAÇ, Ayfer AKYAĞCI DanıĢman: Dr. Nihan HABERAL

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz Olgu Sunumu Olgu: 60y, E 2 ayda 5 kilo zayıflama ve karın ağrısı şikayeti ile başvurmuş. (Kasım 2009) Ailede kanser öyküsü yok. BATIN USG: *Karaciğerde en büyüğü VIII. segmentte 61.2x53.1 mm boyutunda

Detaylı

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği Dr. A. Nimet Karadayı Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği MEME TÜMÖRLERİNDE PATOLOJİ RAPORLARINDA STANDARDİZASYON Amaç, hasta

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

KARACİĞER MR GÖRÜNTÜLEMEDE DEĞİŞEN PARADİGMA

KARACİĞER MR GÖRÜNTÜLEMEDE DEĞİŞEN PARADİGMA KARACİĞER MR GÖRÜNTÜLEMEDE DEĞİŞEN PARADİGMA Dr. Şükrü Mehmet Ertürk Radyolojinin diğer alanlarında olduğu gibi, karaciğer görüntülemenin de primer amacı benign lezyonları, malign lezyonlardan ayırt etmektir

Detaylı

Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle

Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle Genitoüriner Sistem Tümörlerinde Radyoloji Dr.Oğuz Dicle III.Tıbbi Onkoloji Kongresi Onkolojik Görüntüleme Kursu 24 Mart 2010,Antalya Böbrek Mesane Prostat Böbrek Mesane Testis Radyolojiye Sorular Tümör

Detaylı

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM Tanım Az diferansiye tiroid karsinomları, iyi diferansiye ve anaplastik

Detaylı

SOLİTER PULMONER NODÜL

SOLİTER PULMONER NODÜL SOLİTER PULMONER NODÜL Dr. Sebahat Akoğlu Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp T p Fakültesi Göğüs s Hastalıklar kları AD Tanım 3 cm.den küçük üçük, tek, normal akciğer dokusuyla çevrili, adenopati ya da atelektazi

Detaylı

İyi diferansiye tiroid kanserleri Radyonüklid tedavi. Dr. Murat Tuncel Hacettepe Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı

İyi diferansiye tiroid kanserleri Radyonüklid tedavi. Dr. Murat Tuncel Hacettepe Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı İyi diferansiye tiroid kanserleri Radyonüklid tedavi Dr. Murat Tuncel Hacettepe Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Sunum planı Cerrahi sonrası değerlendirme RAİ ablasyon Yan etkiler RAİ negatif hastalar

Detaylı

Onkolojide Sık Kullanılan Terimler. Yrd.Doç.Dr.Ümmügül Üyetürk 2013

Onkolojide Sık Kullanılan Terimler. Yrd.Doç.Dr.Ümmügül Üyetürk 2013 Onkolojide Sık Kullanılan Terimler Yrd.Doç.Dr.Ümmügül Üyetürk 2013 Kanser Hücrelerin aşırı kontrolsüz üretiminin, bu üretime uygun hücre kaybıyla dengelenemediği, giderek artan hücre kütlelerinin birikimi..

Detaylı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Dr. Ömer DİZDAR Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Tümör markırları kanserli hastaların dokularında, serumda, idrarda ya da diğer

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

TTOD MEME KANSERİ GÜNCELLEME KURSU 13-14 HAZİRAN 2015 İSTANBUL 08:25-08:30 Açılış 08:00-08:30 Pratiği değiştiren çalışmalar. (salonda kahvaltı ile)

TTOD MEME KANSERİ GÜNCELLEME KURSU 13-14 HAZİRAN 2015 İSTANBUL 08:25-08:30 Açılış 08:00-08:30 Pratiği değiştiren çalışmalar. (salonda kahvaltı ile) TTOD MEME KANSERİ GÜNCELLEME KURSU 13-14 HAZİRAN 2015 İSTANBUL 08:25-08:30 Açılış 08:00-08:30 Pratiği değiştiren çalışmalar. (salonda kahvaltı ile) 1. Gün 1. Oturum: Meme kanserine giriş, Patoloji ve Alt

Detaylı

PET/BT Nedir, Endikasyonları Nelerdir?

PET/BT Nedir, Endikasyonları Nelerdir? PET/BT Nedir, Endikasyonları Nelerdir? Recep SAVAŞ Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, Özel Sağlık Hastanesi, İzmir PET/ BT; Pozitron Emisyon Tomografi ve Bilgisayarlı Tomografi cihazlarının

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir.

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENFOMA LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENF SİSTEMİ NEDİR? Lenf sistemi vücuttaki akkan dolaşım sistemidir. Lenf yolu damarlarındaki bağışıklık hücreleri,

Detaylı

LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE

LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE NEOADJUVAN KıSA DÖNEM VE UZUN DÖNEM KEMORADYOTERAPI SONRASı HAYAT KALITESI DEĞERLENDIRILMESI SORUMLU ARAŞTIRMACI: Prof.Dr.ESRA SAĞLAM YARDIMCI ARAŞTIRMACI: Dr. ŞÜKRAN ŞENYÜREK

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

19/11/2015 RADYASYONUN DETEKSİYONU

19/11/2015 RADYASYONUN DETEKSİYONU RADYASYONUN DETEKSİYONU İyonize radyasyon elle tutulmaz, gözle görülmez. Bu kavramı somut ve ölçülebilir hale getirmenin yolu ise radyasyonun madde ile etkileşiminden yararlanarak, çeşitli maddelerde oluşturduğu

Detaylı

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI RAPOR BÜLTENİ İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI Tarih: 10/09/2015 Sayı : 8 Dünya Lenfoma Farkındalık Günü 15 Eylül 2015 Hazırlayan Neşet SAKARYA Birkaç dakikanızı ayırarak ülkemizde 2011

Detaylı

AKCİĞER KANSERİ. Doç.Dr.Filiz Koşar

AKCİĞER KANSERİ. Doç.Dr.Filiz Koşar AKCİĞER KANSERİ Doç.Dr.Filiz Koşar Akciğer Kanseri Nedir? Kanserler genellikle ilk ortaya çıktığı dokuya göre adlandırılır. Akciğer kanseri ilk önce akciğerde başlar Akciğerler göğüs boşluğumuzun büyük

Detaylı

MALİGN-BENİGN AYIRIMINDA POZİTRON EMİSYON TOMOGRAFİSİ (PET)

MALİGN-BENİGN AYIRIMINDA POZİTRON EMİSYON TOMOGRAFİSİ (PET) MALİGN-BENİGN AYIRIMINDA POZİTRON EMİSYON TOMOGRAFİSİ (PET) Prof. Dr. Kerim Sönmezoğlu İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı PET TRANSFORMASYONU PET/BT Metabolik aktivite Proliferatif

Detaylı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Malignite ve Transplantasyon Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Sunum Planı -Pretransplant malignitesi olan alıcı -Pretransplant malignitesi olan donör -Posttransplant de

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

Prognostik Öngörü. Tedavi Stratejisi Belirleme. Klinik Çalışma Dizaynı

Prognostik Öngörü. Tedavi Stratejisi Belirleme. Klinik Çalışma Dizaynı Prognostik Öngörü Tedavi Stratejisi Belirleme Klinik Çalışma Dizaynı Prognostik faktörlerin idantifikasyonu ve analizi Primer tumor; BRESLOW Tumor kalınlığı Mitoz oranı Ulserasyon CLARK seviyesi Anatomik

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

Akciğer kanserinde radyolojik bulgular, değerlendirme. Dr. Canan Akman İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı

Akciğer kanserinde radyolojik bulgular, değerlendirme. Dr. Canan Akman İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Akciğer kanserinde radyolojik bulgular, değerlendirme Dr. Canan Akman İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Radyolojik bulgular, ipuçları Göğüs duvarı invazyonu, mediasten invazyonu Nodal

Detaylı

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi Dr. Öztuğ Adsan Radikal Sistektomi Radikal sistektomi pelvik lenfadenektomi ile birlikte kasa invaze ve

Detaylı

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Vena Cava Superiorda kan akımının tıkanıklığa uğraması sonucu gelişen klinik tablodur. Acil olarak tanısal değerlendirme ve tedaviyi

Detaylı

Küçük Hücreli Akciğer Kanserlerinde Radyoterapi. Dr. Meltem Serin

Küçük Hücreli Akciğer Kanserlerinde Radyoterapi. Dr. Meltem Serin Küçük Hücreli Akciğer Kanserlerinde Radyoterapi Dr. Meltem Serin Sınırlı hastalıkta radyoterapi Yaygın hastalıkta radyoterapi Sınırlı hastalıkta radyoterapi Torakal radyoterapide tartışmalı konular Proflaktik

Detaylı

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ TORAKS DEĞERLENDİRME ŞEKLİ 2 ( ID: 64)/OLGU Sİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ SONRASINDA GELİŞEN ORGANİZE PNÖMONİ (OP/ BOOP) Poster 3 ( ID: 66)/Akut Pulmoner Emboli: Spiral

Detaylı

Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi

Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Mamografi hangi amaçlar için kullanılmaktadır Tanı Takip Tarama TANI AMACI: Palpasyonda malign kitle düşünülen

Detaylı

MEME KANSERİ ve ERKEN TEŞHİS. Dr.Koray Öcal Mersin Tıp Fak.Genel Cerrahi AD.Meme-Endokrin Cerrahisi Grubu

MEME KANSERİ ve ERKEN TEŞHİS. Dr.Koray Öcal Mersin Tıp Fak.Genel Cerrahi AD.Meme-Endokrin Cerrahisi Grubu MEME KANSERİ ve ERKEN TEŞHİS Dr.Koray Öcal Mersin Tıp Fak.Genel Cerrahi AD.Meme-Endokrin Cerrahisi Grubu MEME KANSERİ NEDİR? Meme süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşan

Detaylı

PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ

PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ PRİMERİ BİLİNMEYEN AKSİLLER METASTAZ AYIRICI TANISINDA PATOLOJİNİN YERİ Dr. Nimet Karadayı Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Kliniği Lenf nodları metastatik malignitelerde en

Detaylı

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM TORAKS RADYOLOJİSİ Prof Dr Nurhayat YILDIRIM PA AKCİĞER GRAFİSİNDE TEKNİK ÖZELLİKLER Film ayakta çekilmelidir. Göğüs ön duvarı film kasetine değmelidir. Işık kaynağı kişinin arkasında olmalıdır. Işık kaynağı

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1 1 VÜCUT KOMPOSİZYONU VÜCUT KOMPOSİZYONU Vücuttaki tüm doku, hücre, molekül ve atom bileşenlerinin miktarını ifade eder Tıp, beslenme, egzersiz bilimleri, büyüme ve gelişme, yaşlanma, fiziksel iş kapasitesi,

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI DÖNEM-V DERS PROGRAMI TEORİK DERSLER: 1- Toraksın cerrahi anatomisi (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 2- Göğüs cerrahisinde invaziv tanı yöntemleri (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 3- VATS (Video yardımlı torakoskopik

Detaylı

FLORON G 1733 MBq/ml i.v enjeksiyonluk çözelti içeren flakon

FLORON G 1733 MBq/ml i.v enjeksiyonluk çözelti içeren flakon 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI FLORON G 1733 MBq/ml i.v enjeksiyonluk çözelti içeren flakon 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİMİ Etkin Madde Çözeltinin 1 ml si kalibrasyon tarih ve saatinde 1733 MBq (18F) Florodeoksiglukoz

Detaylı

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ)

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) Diğer adı ve kısaltma: α fetoprotein, AFP. Kullanım amacı: Primer karaciğer, testis ve over kanserlerinin araştırılması ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi amacıyla

Detaylı

AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert

AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert AMELİYAT SONRASI TAKİP n Ameliyat sonrası evreleme; - TNM sınıflaması kullanılmakla beraber eksiklikleri var; post-op kalsitonin- CEA ölçümü, CEA

Detaylı

igog toplantıları 23.şubat 2011

igog toplantıları 23.şubat 2011 igog toplantıları 23.şubat 2011 PUCCINI MADAM BUTTERFLY OPERA III PERDE ANADOLU SAĞLIK MERKEZĠ Medikal Onkoloji vaka sunumu M.B 54 yaşında kadın hasta ilk başvuru tarihi: 6/5/2010 Öykü: 6 hafta önce başlayan

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ Dr. Derin KÖSEBAY OVER KANSERİ Over kanseri tanısı koyulduktan sonra ortalama 5 yıllık yaşam oranı %35 civarındadır. Evre I olgularında 5 yıllık yaşam

Detaylı

5. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

5. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi Bilimsel Program - 20 Mart 2014, Perşembe UĞUR DERMAN SALONU SEÇİLMİŞ VAKA SUNUMLARI - Peritoneal Kanserlerde HIPEC in Yeri HIPEC Nasıl Yapılır? Kolon Kanseri Mezotelyoma KONFERANS - Onkolojide Nereden

Detaylı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Genel olarak; Tümör hacmi arttıkça Evre ilerledikçe Kombine

Detaylı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller

Detaylı

Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama

Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama Banu Bilezikçi Güven Hastanesi Patoloji Bölümü, Ankara 25. Ulusal Patoloji Kongresi 6. Sitopatoloji Kongresi 14-17 Ekim 2015, Bursa 2014

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

LENFOMADA ERKEN YAPILAN PET/CT TEDAVİYE YÖN VERİR Mİ?

LENFOMADA ERKEN YAPILAN PET/CT TEDAVİYE YÖN VERİR Mİ? 1 LENFOMADA ERKEN YAPILAN PET/CT TEDAVİYE YÖN VERİR Mİ? O. Meltem Akay Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hematoloji Bilim Dalı Ege Hematoloji Onkoloji Kongresi 13-15 Mart 2015, Çeşme Giriş 2 Son 2-3 dekadda,

Detaylı

METASTATİK BEYİN TÜMÖRLERİ Hazırlayan: Türk Nöroşirürji Derneği Nöroonkoloji Eğitim ve Araştırma Grubu (TURNOG)

METASTATİK BEYİN TÜMÖRLERİ Hazırlayan: Türk Nöroşirürji Derneği Nöroonkoloji Eğitim ve Araştırma Grubu (TURNOG) METASTATİK BEYİN TÜMÖRLERİ Hazırlayan: Türk Nöroşirürji Derneği Nöroonkoloji Eğitim ve Araştırma Grubu (TURNOG) Metastatik tümörler en sık görülen beyin tümörleridir. Her geçen yıl çok daha fazla sayıda

Detaylı

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl Karaciğer ve safra yolu hastalıklar klarında laboratuvar bulguları Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 5.Yarıyıl 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında

Detaylı

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5 Sorular Soru 1 T1 ve T2 ağırlıklı spin eko sekanslarda hiperintens görülen hematom kavitesinin evresini belirtiniz? a) Akut dönem b) Hiperakut dönem c) Subakut erken dönem d)

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÜKLEER TIP ANABİLİM DALI

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÜKLEER TIP ANABİLİM DALI BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÜKLEER TIP ANABİLİM DALI ONKOLOJİK VAKALARDA 2D VE 3D MODUNDA YAPILAN PET/BT GÖRÜNTÜLEMEDE SUV DEĞERLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI UZMANLIK TEZİ Dr. Beyza KOCABAŞ ANKARA

Detaylı

KANSER İSTATİSTİKLERİ

KANSER İSTATİSTİKLERİ 1 KANSER İSTATİSTİKLERİ Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biridir. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk sağlığı sorunudur. Tanı olanaklarının gelişmesi ve

Detaylı

Adrenal insidentalomaların nedenleri, prevalansı ve doğal seyri nasıldır?

Adrenal insidentalomaların nedenleri, prevalansı ve doğal seyri nasıldır? NIH Consensus and State-of-the-Science Statements Volume 19, Number 2, February 4 6, 2002 KLİNİK OLARAK BELİRGİN OLMAYAN ADRENAL KİTLEYE (İNSİDENTALOMA) YAKLAŞIM Doç. Dr. Ali İlker Filiz, Doç. Dr. Yavuz

Detaylı

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomlarının EGFR Mutasyon Analizinde Real-Time PCR Yöntemi ile Mutasyona Spesifik İmmünohistokimyanın Karşılaştırılması

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomlarının EGFR Mutasyon Analizinde Real-Time PCR Yöntemi ile Mutasyona Spesifik İmmünohistokimyanın Karşılaştırılması Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomlarının EGFR Mutasyon Analizinde Real-Time PCR Yöntemi ile Mutasyona Spesifik nın Karşılaştırılması Dr.M.Çisel Aydın, Doç.Dr.Sevgen Önder, Prof.Dr.Gaye Güler Tezel Hacettepe

Detaylı

Erken Evre Mide Kanserine Yaklaşım

Erken Evre Mide Kanserine Yaklaşım Erken Evre Mide Kanserine Yaklaşım Cerrahi İlkeler ve Türkiye de Durum Dr. Dursun Buğra Mide Tümörleri Sempozyumu 17-18 Aralık 2004, İstanbul TNM Sınıflaması 2002 T Tümör Tis Karsinoma in situ (lamina

Detaylı

Sağlık Fiziği. 1. Bölüm

Sağlık Fiziği. 1. Bölüm Sağlık Fiziği 1. Bölüm Tıbbi Uygulamalar Tanı Radyasyon başta Radyoloji olmak üzere, Nükleer Tıp, Radyoterapi ve çeşitli tıp dallarında tanı amaçlı kullanılmaktadır. En yüksek oranda tanı amaçlı kullanımı

Detaylı

ONKOLOJİDE İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ ORGAN YETMEZLİKLERİNDE ETKİLEŞİM

ONKOLOJİDE İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ ORGAN YETMEZLİKLERİNDE ETKİLEŞİM ONKOLOJİDE İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ ORGAN YETMEZLİKLERİNDE ETKİLEŞİM İlaç etkileşiminde rolü olan organlar Böbrek Karaciğer Akciğer GİS Kalp Organ fonksiyonlarının değerlendirilmesi Böbrek (üre, kreatinin, GFR)

Detaylı

Doğurganlığın korunmasında etik ve yönetmelikler. Doç. Dr. Murat Gültekin Kanser Daire Başkanı 0 532 256 09 51 mrtgultekin@yahoo.

Doğurganlığın korunmasında etik ve yönetmelikler. Doç. Dr. Murat Gültekin Kanser Daire Başkanı 0 532 256 09 51 mrtgultekin@yahoo. Doğurganlığın korunmasında etik ve yönetmelikler Doç. Dr. Murat Gültekin Kanser Daire Başkanı 0 532 256 09 51 mrtgultekin@yahoo.com 0 Sunum Planı Biz Kimiz? Sağlık Bakanlığı Yeni Yapılanması Türkiye de

Detaylı

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Erman Alçı, Özer Makay, Adnan Şimşir*, Yeşim Ertan**, Ayşegül Aktaş, Timur Köse***, Gökhan İçöz, Mahir Akyıldız Ege Üniversitesi Hastanesi, Genel

Detaylı

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ RİSK GRUPLARINA GÖRE TEDAVİ-TAKİP Dr.Nuri ÇAKIR Gazi Ü Tıp Fak Endokrinoloji ve Metabolizma B.D 35.Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıKongresi 15-19 Mayıs 2013-Antalya

Detaylı

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM NE YAKLAŞIM Prof. Dr. Sibel Güldiken TÜTF, İç Hastalıkları AD, Endokrinoloji BD PREVALANSI Palpasyon ile %3-8 Otopsi serilerinde %50 US ile incelemelerde %30-70 Yaş ilerledikçe sıklık artmakta Kadınlarda

Detaylı

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.)İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 2.) İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI VE ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER Slayt No : 13 1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

Detaylı