Biliniz ki, kalpler ancak Allah ı anmakla mutmain olur! Üniversiteliler Ortadoğu daki değişimleri tartıştı IGMG. HAKKI ÇİFTÇİ ile

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Biliniz ki, kalpler ancak Allah ı anmakla mutmain olur! Üniversiteliler Ortadoğu daki değişimleri tartıştı IGMG. HAKKI ÇİFTÇİ ile"

Transkript

1 Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» 28 Aralık 2012 Sayı 7 Camilerimiz BÖLGELERİMİZDEN HASENE Türk Kültür ve İbadet Derneği nden Fatih e Aşağı Saksonya Uyum Bakanı Aygül Özkan IGMG Sosyal Yardım Derneği Hasene Strazburg Eyyub Sultan Camii Hannover Ayasofya Camiini ziyaret etti Türkiye Şubesi açıldı s. 10 s. 14 s. 17 IGMG Mali İŞLER başkanı HAKKI ÇİFTÇİ ile röportaj s. 18 Biliniz ki, kalpler ancak Allah ı anmakla mutmain olur! IGMG İrşad Başkanlığının organize ettiği zikir ve evrâd-ı şerif programları ile, ruh terbiyesi ve nefis tezkiyesini sağlamak, İslamî bir kimlik ve aidiyet oluşturmak, oluşan kimliği geliştirmek ve muhafaza etmek hedefleniyor. Mustafa Ayar İslam Toplumu Millî Görüş Avrupa da İslami kimliğin geliştirilmesi ve muhafazası için yaptığı çalışmalara zikir ve evrâd-ı şerif programları ile devam ediyor. İrşad Başkanlığı tarafından yürütülen zikir ve evrâd-ı şerif programları için yayınlanan Zikirler ve Evrâd-ı Şerif kitabı tüm bölgelere ve cemiyetlere gönderildi. IGMG İrşad Başkanlığı bu amaçla 15 Aralık Cumartesi günü, Avrupa nın muhtelif ülkelerinden gelen 70 kadar idareciyle Evrâd-ı Şerif Toplantısı yaptı. Zikir ve evrâd-ı şerif programları ile, ruh terbiyesi ve nefis tezkiyesini sağlamak, İslamî bir kimlik ve aidiyet oluşturmak, oluşan kimliği geliştirmek ve muhafaza etmek hedefleniyor. Zikirler ve Evrâd-ı Şerif kitabı Kur ân-ı Kerîm den çeşitli ayetlerle Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde geçen zikir ve dualarla, sahabe ve İslam ulemasının dua ve zikirlerinden oluşuyor. Kitap her gün için belirli konulardaki zikir ve duaları içeriyor. Evrâd, Allah a yakın olma niyetiyle belirli zamanlarda ve belli ölçülerde yapılan ibadet, dua ve zikri ifade eden tasavvufa ait bir kelime. Ancak, bugün kimi Müslümanlar tarafından farklı anlaşıldığı gibi yalnızca tasavvuf ehlinin değil, tüm Müslümanların günlük farz olan namazlarının yanı sıra, Allah a olan kulluğunu her zaman hatırda tutması için önemli bir fonksiyon icra eder. Her ne kadar çeşitli dua ve zikirler vird olarak tanımlansa da farz namazlara ilaveten nafile namaz kılmaya, belli duaları okumaya ve tefekkür etmeye de vird denilmektedir. s. 05 Üniversiteliler Ortadoğu daki değişimleri tartıştı Gençlik Teşkilatı Üniversiteliler Birimi sezonun ilk Yatılı Eğitim Seminerini IGMG Genel Merkezinde düzenledi. Seminerde gençler, İslam dünyasındaki gelişmeleri yakından takip eden Akif Emre yi dinleme imkânı buldular. Orgun Özcan Yatılı Eğitim Seminerinde İslam alemi var mı, gelecek tasavvuru nedir?, Arap Baharı nedir? ve Arap Baharının muhtemel sonuçları ve küresel etkilere karşı İslami hareketler konulu Akif Emre tarafından verilen seminerler dışında, Genel Başkan Kemal Ergün, Gençlik Teşkilatı Başkanı İsmail Karadöl ve Üniversiteli- 29 Aralık Viyana Seramik Boyama Kursu, Yer: Rauchfangkehrergasse 34, 1150 Viyana, Saat: 13:00 Düsseldorf Kadınlar Gençlik Teşkilatı, Okumak ve Anlamak (Tefsir Dersleri), Yer: Honsbergerstr. 73, Remscheid, Saat: 20:30 30 Aralık Viyana Camilerin Uzun Gecesi, Saat: 18:00 02:00 Hollanda Vefa Programı, Dünden Bugüne Selimiye Camii, Yer: Govert Flinckstr. 286, 1073 cg Amsterdam, Saat: 13:00 ler Başkanı Taner Doğan üniversitelilere seslendi. Akif Emre, sorun tespitinin bir koşulu olarak öncelikle küresel kapitalizme giriş yaptı. Bu tespite göre, küresel rekabet içinde uluslararası pazarlama çoğalmış ve farklı devletlerin zenginlikleri paylaşılmaya başlanmıştır. Dünya görüşü akıl ve beden odaklı, materyalist olarak tanımlanabilecek olan küresel kapitalizm sonucunda, bu konudaki öncü devletlerin toplumları tüketime alışmıştır. Ajanda Notları Ajanda Notları s Aralık Ruhr A Mekke nin Fethi nin Yılı, Kemal Ergün, Mesut Kurtis, Mustafa Mullaoğlu, İsmail Karadöl, Yer: Almina Eventhalle, Gräwenkolkstr. 85, Marl, Saat: 19:00 Hessen Gençlik Teşkilatı, Sevgi ve Kardeşlik Gecesi, Yer: Dilek Düğün Salonu, Gernsheimerstr. 64, Groß Gerau, Saat 18:30 05 Ocak Württemberg Herrenberg Şubesi, 4. Gönüllerin Fethi Programı, Hasan Sadıki, Dursun Ali Erzincanlı, Ömer Döngeloğlu, Celaleddin Ada, İsmail Tüzer, Yer: Stadthalle, Benzstr. 7, Herrenberg, Saat: 13:00

2 Hac Umre 2013 IGMG Hadsch-Umra & Reisen GmbH Boschstr D Kerpen T F igmghacumre.com /IgmgHacUmra /IgmgHacUmre Türkiye Temsilciliği Hennes Tour T Hac ve umre yapanlar Allah ın misafirleridir. Hadisi Şerif

3 camia 28 Aralık Değerli Kardeşlerim İçindekiler Gündemden Tayland, Müslüman kadınların yönetimde yer almasını istiyor s. 04 Nazi kurbanı Türk vatandaşları için anıt dikildi s. 04 Bölgelerimizden Uyum Bakanı Aygül Özkan Hannover Ayasofya Camiini ziyaret etti s. 14 Camiler, Bergkamen yangını mağdurlarını yalnız bırakmıyor s. 14 Her bir birimimiz, sizlere en iyi hizmeti sunmak amacıyla çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor. Geçtiğimiz haftalarda İrşad Başkanlığımız, gerek bölgelerin irşad sorumlularının biraraya geldiği toplantı ile gerekse Evrâd-ı Şerife Toplantısı ile, cemaatimize yönelik irşad çalışmalarının nasıl iyileştirilebileceği noktasında görüş alışverişinde bulundular. Kalpler ancak Allah ı anmakla mutmain olur ilahî düsturundan hareketle, tüm teşkilatımızda ve cemaatimizde, bir ruh ve nefis tezkiyesi sağlamak amacıyla yapılan evrad çalışmalarını takdir ediyor, bu gayretlerin çalışmalarımıza yeni bir manevi boyut ve güç katacağına inanıyorum. IGMG Sosyal Yardım Derneği Hasene nin, yardım elini uzattığı mazlum ve mağdur sayısı her geçen gün artıyor. Dernek Türkiye deki yardım çalışmalarını kolaylaştırmak ve muhtaçlara daha iyi hizmet verebilmek amacıyla İstanbul da bir şube açtı. Hollanda, Avusturya, Fransa, Danimarka, İsviçre ve Somali den sonra Hasene nin açılan 7. şubesi olan Türkiye Şubesinin, hayırlı olmasını diliyorum. Öte yandan, tüm dünyada kan ve gözyaşı akmaya devam ediyor. Özellikle Suriye de, Arakan da trajedi devam ederken, bizleri sevindiren, bir nebze de olsa üzüntülerimizi hafifleten gelişmeler de yaşanıyor. Almanya nın Hessen Eyaletinde, Müslümanların tabutsuz defin yapabilmelerine imkan sağlanması gündemde. Almanya nın Hamburg, Aşağı Saksonya, Schleswig Holstein ve Berlin eyaletlerinde halihazırda tabutsuz define izin veriliyor. Hessen de de bu tür bir iznin gerçekleşmesi, buraları artık vatan kabul eden Müslüman toplum için, büyük bir kolaylık olacaktır. Yine aynı şekilde Almanya da Köln Eyalet Mahkemesinin sünneti yaralama olarak kabul eden kararı üzerine başlayan sünnetin yasaklanması tartışmaları, Federal Meclisin aldığı bir kararla nihayet bularak Müslümanlara rahat bir nefes aldırdı. Yasa tasarısını destekleyen federal milletvekillerine ve özellikle Başbakan Angela Merkel e teşekkür ediyor, konu hakkındaki mevcut yasanın belirsizliklerinin de giderilerek konunun tamamen, kafalarda hiçbir soru işareti bırakmayacak şekilde çözüme kavuşturulmasını ümit ediyorum. Diğer taraftan Avrupa da yılbaşı nedeniyle okullar tatile girecek. Bu minvalde Eğitim Başkanlığımız bünyesinde düzenlenecek olan Kış tatili eğitim kampı, tatilin boş geçirilmemesi, bilakis çocuklarımızın dinî eğitimi için bir fırsat olarak değerlendirilmesi açısından sunulan önemli bir imkândır. Tüm çocuklarımızın bu hizmetten azami derecede istifade etmesine özen gösterelim inşallah. Bir dahaki sayıda buluşmak duasıyla... Kemal Ergün Almanya da sünnet artık yasal güvence altında s. 04 Genel Merkezimizden Biliniz ki, kalpler ancak Allah ı anmakla mutmain olur! s İmam Eğitimi ve Tekamül Kursları başladı s. 06 IGMG Eğitim Başkanlığı İslam din dersleri eğitimi kurslarını başlattı s. 06 Aile Aile dayanışması danışmadan geçer s. 08 / 09 Camilerimiz Strazburg Eyyub Sultan Camii s. 10 / 11 Hayatın İçinden Dayanışma Müslüman toplumun şartıdır s.12 Hz. Îsâ (a.s.) ın Müslümanlara rehberliği s. 12 Fıkıh Köşesi / Âdâb-ı muâşeret s. 13 Impressum Künye Herausgeber Yayıncı IGMG - Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş (Amtsgericht Köln, VR 17018) Abteilung für Verbandskommunikation Kurumsal İletişim Başkanlığı Mustafa Yeneroğlu (V. i. S. d. P.) Boschstr D Kerpen T F Postanschrift Adres camia Merheimer Str. 229 D Köln T F Chefredakteurin Genel Yayın Yönetmeni İlknur Küçük Redaktionsleiter Yazı İşleri Müdürü İlhan Bilgü Redaktion Redaksiyon T /42/43 F Ilknur Küçük, Ilhan Bilgü, Rahime Söylemez Arlberg Bölge Eğitimcileri toplandı s. 15 Sabırlı olun; yuvanızı koruyun! s. 15 Müslümanlar ayrılıkları değil kardeşliklerini kuvvetlendirmeli s. 15 Camilerin uzun geceleri... s. 16 Düsseldorf Kadınlar Teşkilatı 5 yıllık çalışma programı yaptı s. 16 Sorun değil, çözüm bulmalıyız s. 16 Hasene IGMG Sosyal Yardım Derneği Hasene Türkiye Şubesi açıldı s.17 Mercek Altında Mali İşler Başkanlığı s Gençlik Üniversiteliler Ortadoğu daki değişimleri tartıştı s. 20 Gençlik Eğitim Kursu Almanya dışı bölgelerde de başlatıldı s. 21 Kültür ve sanat Mehmet Akif i anarken s. 23 Fotoğraflarla Faaliyetler s. 24 Anzeigen İlanlar T F Werbung Reklam T F Distribution Dağıtım T F Design Satz Druck Tasarım Dizgi Baskı 99names communication GmbH Merheimer Str. 229 D Köln T F Auflage Tiraj Erscheint alle zwei Wochen Freitags. İki haftada bir cuma günleri yayınlanır. Im Auftrag der IGMG durch 99names communication GmbH erstellt. IGMG adına, 99names communication GmbH tarafından hazırlanmıştır.

4 04 Gündemden camia 28 Aralık 2012 Başbakan Yingluck Shinawatra, Pattani de Müslüman kadınlarla Müslüman Kadınlar İçin Liderlik Akademisi 14 Aralık ta açıldı Tayland, Müslüman kadınların yönetimde yer almasını istiyor Güney bölgelerindeki çatışmaların önlenmesi için Tayland yönetimi Müslüman kadınların idari makamlarda daha fazla görev alabilmelerinin yolunu açacak olan Müslüman Kadınlar İçin Liderlik Akademisi açtı. Başbakan Yingluck Shinawatra Bangkok daki akademinin açılışına katıldı ve Müslümanların çoğunlukta yaşadığı Pattani eyaletini ziyaret etti. Müslümanların çoğunlukta bulunduğu ve silahlı çatışmanın yaşandığı Tayland ın güney eyaletlerinde Müslüman kadınların yönetimde daha fazla yer alabilmesi için bir program hazırlandı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) öncülüğünde Tayland Sosyal Kalkınma ve İnsanî Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan bir programa göre Müslüman Kadınlar İçin Liderlik Akademisi açıldı. Akademi nin açılışına bir buçuk yıldan beri ülkeyi yöneten ve ülkenin ilk kadın başbakanı olan Yingluck Shinawatra da katıldı. Başbakan Yingluck Shinawatra ayrıca Pattani eyaletine de giderek burada yine Müslüman kadınlarla da görüştü. Başbakan Yingluck Shinawatra nın özellikle Müslüman kadınlara yönelik olan programı, ülkenin güneyindeki çatışmaları önlemeye yönelik bir adım olarak görülüyor. Özellikle kardeşi eski Başbakan Thaksin Shinawatra döneminde başlayan silahlı çatışmalar sebebiyle Müslümanların çoğunlukta olduğu güney eyaletlerinde, büyük bir huzursuzluk yaşanıyordu. Filipinler de güneydeki Müslümanlarla imzalanmak istenen barış anlaşmasının bir örneğinin de Nazi kurbanı Türk vatandaşları için anıt dikildi Bergen-Belsen Toplama Kamp ında ikisi Müslüman 8 Türk vatandaşı öldürülmüştü Nazi rejiminin, çoğunluğu Yahudi olan yaklaşık 120 bin kişiyi topladığı Bergen-Belsen Toplama Kampında hayatlarını kaybeden Türk vatandaşları için anıt dikildi. İkisi Müslüman, birisi Ortodoks Ermeni asıllı diğer beş tanesi de Musevi asıllı olan 8 Türk vatandaşının hatırasına dikilen anıtın açılışını T. C. Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu yaptı. Daha önceki verilere göre, Bergen-Belsen Toplama Kampında çeşitli Avrupa ülkelerinden getirilmiş 126 Türk vatandaşının bulunduğu tesbit edilmişti. Bunlardan 105 kişi Türkiye nin diplomatik girişimleri sonrasında, 10 Nisan 1945 tarihinde İstanbul a götürülebilmişti. Nazi rejimi çok sayıda Türk vatandaşını rehine olarak tutmuştu. Ancak, kampta hayatlarını kaybeden Türk vatandaşlarının bulunduğu yönündeki bilgilere daha yeni ulaşıldı. Gerek Nazi toplama kamplarında tutulan ya da öldürülen veya bu kamplara getirilmeden öldürülen Türk vatandaşlarının tam sayısı ise hâlâ tesbit edilebilmiş değil. Almanya nın Aşağı Saksonya Eyaleti nde bulunan Bergen-Belsen Toplama Kampında öldürülen sekiz Türk vatandaşının Perla Behar-Behar, Iso Cory, Jacques Nahoum, Dr. Jakob Jekutiel Neubauer, Max Neumann, Marco Ojalvo, Elyo Sarfati, Anıtlar, geçmişi hatırlatmanın yanında gelecekteki tehlikelere dikkat çeker. Garabed Tachdijan olduğu tesbit edildi. Bu kurbanlar için Türkiye nin girişimleri ile yaptırılan anıt, Berlin Büyükelçisi Karslıoğlu tarafından açıldı. Açılış törenine, Yahudi, Hristiyan ve Müslüman cemaat- Tayland da yapılması düşünülürken, uzun süre bölge yönetimini elinde bulunduran askerî ve sivil bürokrasinin yetkilerinin elinden gideceği endişesi ile görüşmelerde bir ilerleme kaydedilemedi. Tayland hükümeti, Malezya hükümetinden konuyla ilgili olarak arabulucuk görevi yapmasını istiyor. Müslüman Kadınlar İçin Liderlik Akademisi nin açılışında ve Pattani ziyaretinde yine Müslüman kadınlarla görüşen Tayland Başbakanı Yingluck Shinawatra nın bölgede şiddetin önlenmesi için kadınlardan yardım istemesinin olumlu bir politika olmasına rağmen sorunun temelinde yatan, etnik ve dinî ayırımcılık ve baskının da ortadan kalkması isteniyor. Şimdiki Tayland hükümeti bu konuda belirli adımlar atmak istiyor. Ancak askerî ve sivil bürokrasi, kurulan Ulusal Uzlaşma Konseyi kararlarına rağmen gelişmeleri sıradan bir terör olayı olarak değerlendiriyor. Her ne kadar seçim propagandaları esnasında bölgeyi ziyaret ederek soruna adil bir çözüm bulacağı sözünü verse de, lerin temsilcileri de katıldı. Müslümanları temsilen bir imam Kur ân-ı Kerîm den ayetler ve dua okudu. Anıtlar, geçmişi hatırlatmanın yanında gelecekteki tehlikelere dikkat çeker Türkiye nin Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu, anıtın açılışında yaptığı konuşmada Bu anıtı açmakla, vatandaşlarımızın burada yaşadığı acının hiçbir zaman unutulmamasına dikkati çekmek istedik dedi. Anma programlarının ve anıtların geçmişi hatırlatmaktan ziyade, gelecekte olabilecek tehlikelere de işaret etmek açısından önemli olduğunu vurgulayan Karslıoğlu, ırkçılık ve ayrımcılığın getirdiği felaketleri hatırlatarak farklı din ve kültürlere karşı toleranslı olunması gerektiğini belirtti. Yapılan anıtın üzerinde Türkçe, Almanca ve İngilizce olarak Bergen-Belsen de katledilen Musevi ve Musevi olmayan Türk vatandaşlarının aziz hatırasına yazıyor. Anıt, 60 yıl önce kurulan Bergen- Belsen Müzesinde açılan 4. anıt oluyor. İlk anıt ise kurbanların tümü adına 1999 yılında açılmıştı. Başbakan Yingluck Shinawatra nın bu sözleri ikna edici bulunmadı. Başbakan Shinawatra da Pattani ziyareti sırasında güvenlik sebebiyle halkın içine fazla çıkamadı. Bununla birlikte, terörist eylemlerden ziyade sorunu anlamaya çalıştığını ve Müslümanların gasbedilen çeşitli haklarının iade edileceğini söylemesi barış umutlarını yeşertiyor. Geçen yıl Haziran ayındaki seçimlerde bölgeden hiç bir milletvekili çıkaramayan Shinawatra, güney eyaletlerinin bağımsızlığı için mücadele eden çeşitli örgütlerle görüşmeleri, ülkeden kaçan ve yargılanan kardeşi eski Başbakan Thaksin Shinawatra ya devretmiş gibi görünüyor. Ancak güney eyaletlerinde askeriyenin ve diğer güvenlik güçlerinin sivilleri de hedef alan baskınları ve çok sayıda sivilin ölmesi en çok Thaksin in başbakanlığı döneminde meydana gelmişti. Buna rağmen, askerî ve sivil bürokrasi Başbakan Yingluck Shinawatra nın siyasal ve idari gücünün giderek artması üzerine, Ulusal Uzlaşma Konseyinin önerilerinin büyük bir bölümüne sıcak bakmaya başladı. Bu önerilere göre Müslümanlar kendi dillerinde (Malayca) ve Arap harfleri ile yazılan Yavi alfabesi ile hem dinî hem de genel eğitim görebilecekler. Öte yandan, güney eyaletlerinde 300 okul, önceki haftalarda meydana gelen çatışmalar sebebiyle eğitim ve öğretime ara vemişti. Almanya da sünnet artık yasal güvence altında Almanya nın Köln Eyalet Mahkemesinin verdiği bir karar üzerine, yaralama suçu olup olmayacağı tartışılan sünnet ile ilgili, nihayet yasal güvence geldi. Almanya Federal Meclisi, Müslümanlarla Yahudilerin çocuklarını sünnet ettirmelerinin hukuken de suç olmayacağı yönünde bir kanun çıkardı. Kanun Eyaletler Meclisinde de onaylandı. Meclisteki kimi milletvekillerinin sünnetin ancak 14 yaşından sonra yapılabilmesi yönündeki girişimleri ise taraftar bulmadı. Meclisin bu konudaki son kararıysa Yahudiler ve Müslümanlar arasında olumlu yankı buldu. IGMG Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, Federal Meclisinin sünnet yasasını, Müslümanların hukuki güvensizlik duygusunun ortadan kalmış olması olarak değerlendirdi. Bu yasayla sıkıcı bir tartışmanın da sona erdiğine işaret eden Yeneroğlu, yasanın bazı kısımlarında hâlâ belirsizlikler bulunduğunu belirterek, bu belirsizliklerin yeni bir hukuki güvensizliğe yol açmamasını diledi. Daha fazla bilgi için: yazi/2012/12/12/igmg-federal-meclisinin-suennetyasasina-iliskin-kararindan-memnun.html

5 camia 28 Aralık 2012 Genel Merkezimizden 5 Biliniz ki, kalpler ancak Allah ı anmakla mutmain olur! (Râd suresi, 13:28) Râd suresinin 28. ayeti zikrin önemini anlatır: Bunlar, iman edenler ve gönülleri Allah ın zikriyle sükunete erenlerdir. Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah ı anmakla huzur bulur. (Râd suresi, 13:28) Bölge İrşad Başkanları Toplantısında irşad çalışmaları değerlendirildi Peygamber Efendimiz (s.a.v.) pek çok hadislerinde Müslümanları dua etmeye ve her zaman Allah ı anmaya teşvik etmiştir. Bu hadislerden birisinde şöyle buyurulmaktadır: İbn Ömer (r.a.) den: Peygamber Efendimiz (s.a.v.), şöyle buyurdu; Su isabet edince demirin paslandığı gibi, kalpler de paslanır. Sahabe-i kiram (r.a.) öyle ise, kalplerin cilası nedir? dediler. Efendimiz (as): Allah ı çokça zikretmektir buyurdu. (El-İlelü l Mütenahiye, 2/832) Evrâd-ı Şerif Toplantısı İslam Toplumu Millî Görüş cemaat olarak zikir ve evrâd-ı şeriflerin okunmasının daha da yaygınlaşması ve bir program halinde camilerde uygulanması için çeşitli Avrupa ülkelerinden idarecilerin katılımı ile bir toplantı yaptı. Toplantıya, bölge irşad başkanları, Kadınlar Teşkilatı bölge irşad başkanları, Gençlik Teşkilatı ve Kadınlar Gençlik Teşkilatı eğitim başkanları katıldı. Rhein-Neckar-Saar Bölge İrşad Başkanı Özer Demiral ın okuduğu Kur ân ı Kerim le başlayan toplantıda IGMG Genel Başkan Yardımcısı ve İrşad Başkanı Celil Yalınkılıç, teşkilatın irşad çalışmalarının önemine değindi. İrşad Başkan Yardımcısı, Din İstişare Kurulu üyesi ve Fetva Sorumlusu M. Hulusi Ünye de Neden evrâd-ı şerif adlı, evrâdın manası, gerekliliği ve evrâd ile zikrin Müslüman ın hayatındaki önemine dair hazırladığı sunumu takdim etti. İrşad Başkan Yardımcısı ve İmam-Hatipler sorumlusu Zeki Şeker de, Evrâd-ı Şerif in okunması ve uygulanması adlı sunumuyla, Evrâd-ı Şerif kitabının kullanımı için tavsiye ve bilgilendirmelerde bulundu. Celil Yalınkılıç konuşmasında şunları söyledi: Allah-u Teala ya hamd, resulü ve önderimiz Hz. Muhammed Mustafa ya salat-u selam olsun. Kurulduğundan bugüne, 40 yılı aşkındır, kardeşliğin barışın ve tevhidin hizmetinde olan teşkilatımız, Avrupa daki Müslümanları Allah la, Hz. Peygamberle (s.a.v.), kitabımız Kur an la tanıştırma gayreti içerisinde olmuştur. Her kim hayırda bir çığır açar ve bu çığırda kendisine uyulursa kendi sevâbı ile birlikte kendisine uyanların sevapları kadar sevap alır, kendisine uyan kimselerin sevaplarından da hiçbir şey eksiltilmez. (Tirmizî, İlim, 15), hadis-i şerifi gereğince hayır çalışmalarına, her gün bir yenisini ekleyen IGMG, bu minvalde evrâd-ı şerif çalışmasına da başlamış oldu. İrşad alanında kırk yıllık cemaat olmanın getirdiği tecrübeye dayanarak, farklı zaman ve mekanlarda kısa sürelerle gerçekleştirdiğimiz, maneviyat ve zikir programlarının, cemaatimizden gelen talep ve ihtiyaç doğrultusunda, evrâd-ı şerif çalışmasını, tüm teşkilatımızda yaygın hale getirerek, cemaatimizin istifadesine sunuyoruz. Ruh terbiyesi ve nefis tezkiyesini sağlamak, bir kimlik ve aidiyet oluşturmak ve kardeşlerimizin manen de güçlü bir şekilde donanımlı olmaları gerektiğini düşünerek bu çalışmayı başlatmış olduk. Bölge İrşad Başkanları Toplantısı IGMG İrşad Başkanlığı Evrad-ı Şerif Toplantısı nın akabinde bu çalışma döneminin ikincisi olan Bölge İrşad Başkanları toplantısını da yaptı. İrşad Başkanı Celil Yalınkılıç toplantıda, İrşad Baskanlığı bünyesinde gerçekleştirilen irşad hizmet ve çalışmalarının bir değerlendirmesini yaptı. İrşad Başkan Yardımcısı M. Hulusi Ünye, bir önceki dönemde tamamlanan İmamlar Yönetmeliği nin bölgelerde nasıl uygulandığını tesbit etmek amacıyla, toplantıya katılan bölge irşad başkanlarının bölgeleri ile ilgili bilgi vermelerini istedi. 23 bölgenin irşad başkanı, bu yönetmeliğin henüz tüm bölgelerde uygulamaya konulamadığını, ancak uygulamaya konulan bölgelerde takdir topladığını bildirdi. Bu arada, yönetmeliğin her bölgede yürürlüğe girmesi için çalışmalar devam edecek. Toplantıda ayrıca yönetmeliğin uygulanmasından sonra pek çok imam-hatibin göreve döndüğü, başka işlerle iştigal eden ve imam-hatiplik yapabilecek birikime ve donanıma sahip olan kişilerin de bu görevler için çalışmaya başlayabileceği bildirdi. İrşad Başkan Yardımcısı ve İmam Hatipler Sorumlusu Zeki Şeker, görev almak isteyen imam-hatip adaylarıyla hem Türkiye de hem Almanya da mülakatlar gerçekleştirdi. Zeki Şeker, bu görüşmeler sonucu yıl başından yıl sonuna kadar, geçen bir senelik dönemde 64 yeni imam-hatibin istihdamlı olarak göreve başladığını söyledi. Bölge İrşad Başkanları Toplantısı nda Var mı düşünüp öğüt alan? ayetinden hareketle Mart ayı sonunda yapılması planlanan 25. Avrupa Kur ân-ı Kerîm Tilavet Yarışması hakkında da bilgi verildi. Toplantıda ayrıca irşad başkanlarına, yarışmadan bir gün evvel yapılacak olan panel ile ilgili de görüşleri soruldu. Panel ve yarışma ile, Kâmer suresinin, manası mealen Andolsun biz Kur an ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. (Ondan) öğüt alan yok mu? olan 17. ayetinden hareketle, insanlar, Kur an ı okuyup anlamaya ve yaşamaya davet edilecek. Toplantıda, Bölge İrşad Başkanlarına tüm cemiyetlerde asılmak üzere İmam-Hatip Haftalık Çalışma Çizelgesi takdim edildi. Bu çizelgede bir imam-hatibin hafta içi hangi sohbetleri, ders ve faaliyetleri yapması gerektiği gösteriliyor. Öte yandan Günlük Hizmet Kurallarımız adında bir afiş de hazırlandı ve irşad başkanlarına teslim edildi. Bu afişte ise her bir şahsın gün boyunca yapması tavsiye edilen ibadet ve dualar ile dikkat edilmesi gereken ahlakî nasihatler bulunuyor. Evrâd-ı Şerif Toplantısına katılım yoğundu

6 camia 28 Aralık Genel Merkezimizden Dördüncü İmam Eğitimi ve Tekamül Kursları başladı Tekamül Kurslarında Kur ân-ı Kerîm, fıkıh, hadis, tefsir, akaid, siyer ve İslam tarihi, hitabet ve teşkilat faaliyetlerimizi anlatan dersler ve seminerler veriliyor. Eğitim Başkanlığı İslam din dersleri eğitimi kurslarını başlattı İslam Toplumu Milli Görüş Eğitim Başkanlığı akademisyenlere ve bünyesinde hizmet veren eğitimcilere yönelik olarak hazırladığı, Interreligiöse Pädagogik und Didaktik (IPD) eğitim kursunu başlattı. IGMG İrşad Başkanlığı tarafından organize edilen İmam Eğitim ve Tekamül Kursu tekrar başladı. 19 Kasım 2012 Pazartesi günü başlayan ve Mainz Eğitim Merkezi nde yapılan kurs dördüncü kurs oluyor. Kursun başlaması münasebetiyle bir açılış programı yapıldı. Kursun açılış programında IGMG İrşad Başkanı Celil Yalınkılıç, Rhein-Neckar- Saar Bölge Başkanı Yaşar Cimşit, IGMG İrşad Başkan Yardımcıları M. Hulusi Ünye ve Zeki Şeker, Kurs Müdürü eğitimci Mustafa Kütahyalıoğlu, eğitimci Bekir Bilgin, eğitimci Abdulkadir Sağlam ve Mainz Barbaros Camii İmam-Hatibi ve Başkanı Abdulaziz Yılmaz da hazır bulundular. Açılışa katılanlar kursla ilgili intibalarını dile getirdiler. IGMG İrşad Başkanı Celil Yalınkılıç ise, kursa iştirak eden kursiyerlere ve eğitimcilere başarı dileklerini ifade etti. Yalınkılıç şu bilgileri verdi: Cenab-ı Hakk a hamd u senalar olsun ki, bir Eğitim ve Tekamül Kursunu daha başlatma imkanını bize nasip eyledi. Bundan önce de 3 defa yapılan bu kurstan 60 kadar kursiyer mezun edilmiş, bunların önemli bir kısmı camilerimizde diğer bir kısmı da teşkilatlarımızın çeşitli kademelerinde görevlendirilmiştir. Avrupa genelinde 500 ün üzerinde cemaatimize ait camimiz var. Bu camilerimizde bilhassa Avrupa kültürüne aşina, bulunduğu ülkelerin dilini bilen, camiye derse gelen yeni kuşak cemaati ve derse gelen çocukları daha iyi anlayacak, toplumla cami cemaatini birbirine yaklaştıracak imam-hatiplere bugün daha çok ihtiyacımız vardır. Bu nedenle de çeşitli vesilelerle Avrupa ya gelmiş, oturum izni almış veya vatandaş olmuş ve bulundukları ülkelerin dilini öğrenmiş çok sayıda imam-hatip donanımına sahip insanımız söz konusudur. Bunların tamamı, kazanılması ve camilerimizde istihdam edilmesi lazım gelen insanlardır. Bundan dolayıdır ki, bu kursu hakikaten önemli buluyoruz. Camilerimizdeki imam-hatip ihtiyacının en aza indirilmesi ve istihdamlı imam-hatip sayısının artırılması için yapılan faaliyetlerden birisi olarak gündeme gelen İmam Eğitim ve Tekamül Kursuna bu yıl 22 kursiyer katıldı. İmam Eğitim ve Tekamül Kursuna katılmayı hak eden kursiyerlerin, Kur an Kursu, İmam-Hatip Lisesi veya İlahiyat Fakültesi mezunu ya da bu öğrenimlerini tamamlamamış oldukları halde, imam ve hatiplik yapabilmek için belirli bir eğitim almış olmaları dikkate alındı. Kursiyerler, 3 ay boyunca hızlı bir eğitime tabi tutulacaklar, daha sonra da birer ay tecrübeli hocaların gözetiminde staj yapacaklar. Bu staj sonrasında ise, ihtiyaç duyulan camilerimizde göreve başlayacaklar. Kurslarda Kur ân-ı Kerîm, fıkıh, hadis, tefsir, akaid, siyer ve İslam tarihi, hitabet ve teşkilat faaliyetlerimizi anlatan dersler ve seminerler veriliyor. Bu ders ve seminerler sahalarında uzmanlaşmış tecrübeli hocalar tarafından veriliyor. Eğitim ve Tekamül Kursunun koordinesini ve sorumluluğunu İrşad Başkan Yardımcıları Zeki Şeker ve Hulusi Ünye yürütüyor. Kursun koordinetörlerinden Zeki Şeker, açılış programında kursiyerlere çeşitli tavsiyelerde bulundu. Sahalarında tecrübeli eğitimci hocalarımızın vereceği dersleri iyi takip etmeli ve bu 3 aylık kıymetli zaman dilimini iyi değerlendirmelisiniz. Bu kursu bitirdiğinizde bilgilerinize bilgi eklemiş, neyi nerede ve ne şekilde uygulayacağınızı öğrenmiş olacaksınız. Sizlere verilen bilgiler pratikte uygulanacak olan bilgilerdir. Bundan dolayıdır ki, teşkilatımızın sizlere sunduğu bu imkânı sonuna kadar değerlendirmeniz dileği ile sizlere başarılar dilerim. Daha önceki kursların da koordinasyonunda görevli olan Hulusi Ünye ise, kursiyerlere geçmiş dönemdeki kurslar hakkında bilgiler vererek bu kursların güzel bir şekilde değerlendirilmesini istedi. Eğitim Başkanlığı Interreligiöse Pädagogik und Didaktik (IPD) adı altında düzenlediği İslam din dersleri eğitimi kursları çalışmasını başlattı. Almanca olarak yapılan kurslara IGMG bünyesinde camilerde ve eğitim merkezlerinde İslam din dersleri öğretmenliği yapan ya da yapacak olan eğitimciler katılıyor. 6 oturumdan oluşan kursun konuları ise şu şekilde: Dinî esaslar, din pedagojisine giriş, çocuk- gençlik eğitimi ve gelişimi, eğitimde pratik metodlar, müfredat ve materyal üretimi. İlk kursların başlaması üzerine programlara katılanlara bilgi veren Meryem Özmen, düzenlenen bu kursların amacının, IGMG bünyesinde hizmet veren eğitimcilerin verimliklerini ve konuya yatkınlıklarını arttırmak olduğunu belirtti. Özmen, bu kursların özellikle Almanca İslam din dersleri alanında verilecek olan hizmetlere de hazırlık mahiyeti taşıdığını söyledi. İlk oturumda seminerci olarak Amine Erbakan yer aldı. Öğretmenlik bilgisinin, eğitimdeki önem ve mahiyeti hakkında bilgilendirmelerde bulunan Erbakan, İslami eğitime de vurgu yaptı. Pedagoji ve didaktik (eğitim ve öğretmenlik bilgisi) ile ilgili olarak genel bir bilgilendirme yaptıktan sonra İslami eğitimde insana ve Allah a olan bakış açısını izah eden Amine Erbakan, farklı ideolojilerin ve sistemlerin de dine yaklaşımlarını anlattı. Erbakan, giderek sekülerleşen günümüzde dinin önem ve gerekliliğine vurgu yaptı. Bu ortamda dindarlığın önem kazandığına da işaret eden Erbakan, Allah ın emirlerine vefa ve sadakat ile yaklaşanların her düzeyde kazançlı olduklarını, dine gerekli değerin verilmediği takdirde çöküşe giden bir yolun tutulmuş olacağını söyledi. Öte yandan Müslümanlar olarak pedagojik araştırmaların Kur an ve hadislerden hareketle geliştirilmesinin de önemine vurgu yapan Erbakan, bunun için Kur an ve Sünnette tasvir edilen insan modellerinin çağımızın Müslüman çocuklarına rol modeller olarak tanıtılmasının, İslami kimliğin muhafazasında kilit rol oynadığını söyledi. Bu semineri müteakiben ise, çeşitli Kur an ayetleri incelendi ve çocuklara Kur an ayetlerinin tanıtım ve anlatımının nasıl yapılması gerektiği üzerinde duruldu. Bu bölümde, Kur an ın eğiticiliği ve hayatın her alanında çözüm yolu sunan bir rehber olduğunun anlaşılıp anlatılması hakkında müzakereler yapıldı. Bu konunun çocuklara nasıl ve hangi araçlar ile aktarılabileceği hakkında ise ileride yapılacak olan kurslarda daha geniş bir eğitim programı uygulanacak. Yapılacak olan kurslar yıl boyunca devam edecek.

7 Vefat eden IGMG Cenaze Fonu Üyelerimiz Muhakkak ki, biz Allah (c.c.) dan geldik ve muhakkak ki, ona döneceğiz. Bakara [2:156] Darul-bekâya irtihal eden merhum ve merhumelere Allah tan rahmet ve mağfiret, sevenlerine ve yakınlarına sabr-ı cemil niyaz ederiz. İsmi Vefat tarihi Şubesi Bakiye Aydın Ransbach-Baumbach Fikret S.Gökce Gelnhausen Fadime Demirel Du-Mevlana Rahmi Kalaycı Oer-Erkenschwick Balkıza Aşkın Herborn Döndü Ateş Hamburg Merkez Ayşe Niron Hamburg - Harburg Refiye S. Mustafa Mühlacker Ibraim Umer Frankfurt West Vefat eden CIMG Cenaze Fonu Üyelerimiz İsmi Vefat tarihi Şubesi Ömer Gökce Strazburg-Eyüp Sultan

8 08 Aile camia 28 Aralık 2012 Aile dayanışması danışmadan geçer Aile içerisinde söylenen her söz, verilen her mesaj, yapılan her hareket, jest ya da mimik, iyi veya kötü manada karşıdaki kişiyi etkiler. Aile üyeleri, birbirlerinden aldıkları mesajlar doğrultusunda aile kurumunu yürütürler. Rahime Söylemez Aile denildiği zaman akla ilk olarak gelen aile fertleri anne-baba ve çocuklardır. Oysa bu anlayış geniş manada aileyi değil, sadece çekirdek aile yi ifade eden bir tanımlamadır. Kadim felsefe, insan ı mikrokosmos (küçük evren), evreni ise makrokosmos (büyük evren) olarak görür. Bu tür bir kavramsallaştırma, aslında aynı olgunun farklı düzeylerde algılanmasından başka bir şey değildir. Aynı algıyı toplumbilime taşıdığımızda diyebiliriz ki, aile küçük evren (mikrokosmos), toplum ise büyük evrendir (makrokosmos). * Bu bağlamda aile, annebaba, büyükbaba, büyükanne, hala, teyze, amca, dayı, kuzen ve yeğenleri de içine alan çok daha kapsamlı bir kavramdır. Aileyi aile yapan en öncelikli unsurlardan biri ise aile içerisindeki dayanışmadır. Aile içi dayanışmanın gerçekleşebilmesi için sağlıklı bir ortam şarttır. Huzurlu bir ev ortamı, etkin ve sağlıklı iletişim, sağlıklı nesiller için en ideal olanıdır. Aile üyeleri birbirlerine mutlaka çeşitli mesajlar verirler. Bu bildirimler olumlu olabileceği gibi, olumsuz da olabilir. Örneğin suçlamalar, azarlamalar, surat asma ve yalan söyleme vs. olumsuz bildirimler olarak zikredilebilir. Burada göz önünde bulundurulması gereken husus, aile bireylerinin kendilerine has duygu, düşünce, anlayış ve kişilik yapısına sahip olabilecekleri; entellektüel düzeyleri, değer yargıları, içerisinde yetiştikleri ve mensup oldukları sosyo-kültürel çevre doğrultusunda birbirinden farklı biyopsikososyal özellikler sergileyebilecekleri gerçeğidir. Dolayısıyla söylenen her söz, verilen her mesaj, yapılan her hareket, jest ya da mimik, iyi veya kötü manada karşıdaki kişiyi etkiler. Aile üyeleri, birbirlerinden aldıkları mesajlar doğrultusunda aile kurumunu yürütürler. Aile olumlu bildirimlerle yaşar. Olumsuz geri bildirimler ise aile yapısını zedeler ve aile içi dayanışma çökme tehlikesi gösterebilir. Böylece ailenin işleyişi, aile bireylerinin psikososyal ve sosyo-kültürel konumlarını ve ruhsal durumlarını etkiler. Sonuç olarak sağlıklı ve huzurlu bir ev ortamı için ailenin fonksiyonel yapısını bilmemiz ve aile bağlarını güçlendirmemiz gerekecektir. Aile içerisindeki dayanışmanın en önemli faktörü muhakkak ki, iletişimdir. Prof. Dr. Nevzat Tarhan a göre iletişimin üç şekli vardır. Bunlarin ilki sağlıklı iletişim, ikincisi çatışmalı iletişim (konuşurken tartışmaya ve çatışmaya yönelik iletişim), üçüncüsü ise iletişimsizliktir. Aile içinde sıhhatli bir iletişimin gerçekleşebilmesi için ise şu hususlara dikkat edilmesi gerekir: Aile bireyleri birbirlerine karşı saygıyı eksik etmemeli, birbirlerinin sorunlarına empati ile yaklaşmalı, gerçekçi ve uzlaşmacı olmalıdırlar. İletişimin kendisi haddizatında geniş bir Aileyi aile yapan en öncelikli unsurlardan birisi, aile içerisindeki dayanışmadır. Aile içerisinde sağlıklı bir dayanışmanın olabilmesi için sağlıklı bir ortam şarttır. Huzurlu bir ev ortamı, etkin ve sağlıklı iletişim, sağlıklı nesiller için en ideal olanıdır. mevzu olduğu için burada maalesef iletişim konusunu tüm yönleri ileincelemeyip, yalnızca aile içi güven ve dayanışmanın sağlanmsında ve güçlendirilmesinde oynadığı rol ölçüsünde ele alacağız. Ben yerine Biz olabilmeli İmam-ı Şafiî, talebeleriyle Fırat Nehri kenarında otururken talebelerinden biri der ki; Hocam köpeklere bakın, ne güzel oynuyorlar. İmam-ı Şafiî bunun üzerine: Aralarına bir kemik at, onların hakiki sıfatları ortaya çıkar. der. İmam-ı Şafiî durumu çok güzel gözlemlemiştir. Maalesef ailede biz yerine ben ler öne çıkınca anlaşmazlıklar ortaya çıkar. Ego, ene, nefs, kısacası enaniyet ailedeki dayanışmanın birincil düşmanıdır. Her şeyi kendi menfaati çerçevesinde düşünen, egoist bireyler, yani egoizm, aile hayatını zehirler. Benim dediğim olacak yaklaşımı aile kavgalarının başlıca sebeplerinden biridir. Hâlbuki aile hayatında hiçbir zaman tek bir kişinin dediğinin olmaması gerekir. Biz demek, paylaşmaktır. Ben ise, kendi kabuğuna çekilip tek başına yaşamaktır. Ailedeki ben leri birleştirerek bir biz inşa edebilirsek, aile kavramının içini de doldurabiliriz. Bunun için de her fert üzerine düşen fedakarlığı göstermelidir. Zamanla hep ben yapıyorum, ben özveride bulunuyorum gibi şikayetlerin baş göstermesi ailedeki biz mefhumunun yara aldığını gösterir. Bu yaranın, ailenin bünyesini tamamen sarmaması için hemen tedavi edilmesi gerekir. Aile bireylerinin, birbirleriyle etkili ve sağlıklı iletişim kurabilmesi ve aile içi dayanışma sağlanabilmesi için şu hususlara dikkat etmeleri gerekir: Aile fertlerinin bir araya gelmesi, aynı çatı altında toplanıp muhabbet etmesi ve paylaşımda bulunması ilk temel ilkedir. Bu şekilde aile bireylerinin birbirlerinden kopma olasılığı çok azdır. Aileyi bir organizma olarak düşünelim. Aile fertlerini, vücutta bulunan herhangi bir organa benzetebiliriz; baş, kalp ya da göz Bütün bu organlar birbirleriyle bağlantılı bir şekilde çalışır. Bir organa zarar geldiğinde o zarar diğer organların da ritmini ve işleyişini etkiler. Kendi içerisinde etkileşen bir sistemi olan aile nin, bu yapıyı koruyabilmesi için yapıyı oluşturan üyelerin bazı kurallara uyması gerekir. İlk kural ise saygıdır. İkinci kural ailedeki dengeyi sağlamaktır. Örneğin aile içerisindeki iletişimin nasıl olması gerektiği, aile bireylerinin görevleri ve aile işlevindeki konumları ve rolleri bu noktada önem arzeder. Bütün bunların net bir şekilde belirlenmesi gerekir ki, ailenin dengesi sarsılıp bozulmasın. Katı olmayan, esneklik payı bulunan kurallar da ailenin yapısını daha güçlü kılar. Bazen akraba ve konu komşu çevresi, aile fertleri arasında sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Örneğin kayınvalidenin geliniyle sorunu yoktur, ama aile dışından olur olmaz kişilerin etkisiyle birdenbire, normalde vaki olmayan sorunlar baş göstermeye başlar. Geleneksel Türk aile yapısının klasik problemlerinden biridir bu. Bu tür problemler yaşamamak için aile fertlerinin, kurallara uyulması, rol dağıtımına dikkat edilmesi, iletişim ve etkileşimin yeterli seviyede olması gerekir. Diğer bir önemli husus ise aile fertlerinin aile içerisindeki yetki paylaşımıdır. Yani aile ahlakına ve adabına uymayan hareket ve davranışların ailedeki yetkili bireyler tarafından değiştirilebilir olmasıdır. Yetki, çoğunlukla ailenin maddî ve manevî ihtiyaçlarını ve her şeyden önemlisi sevgi gereksinimini karşılayan üyenindir. Çekirdek ailede genellikle bu yetki anne-babadadır. Daha büyük ailelerde ise bu kişinin büyükbaba ve büyükanne olma olasılığı bir hayli yüksektir.

9 camia 28 Aralık 2012 Aile 09 Sağlıklı bir ailenin diğer yapı taşları ise aile bireylerinin aile adına verilen kararlara katılması ve onaylamasıdır. Karar aşamasında herkesin makul derecede, ihtiyaç ve isteklerine saygı gösterilmesi gerekir. Örneğin araba satın alırken, ailenin en küçük ferdine arabanın rengi sorulup fikri alınabilir. Basit görünen, hatta lüzumsuz görünen bu davranış aslında karşılıklı güven, saygı ve sevgi ortamının devamını sağlar. Aileyi güçlendirir. Bireye önemsendiği ve değerli olduğu hissiyatını verir. Diğer önemli hususlardan biri ise aile içerisinde duygu ve düşünceleri rahat bir şekilde ifade etmektir. Sağlıklı ailede her konu istişareye açıktır. Yanlış anlaşılmalara fırsat verilmez, aile bireyleri arasında karşılıklı anlayış ve hoşgörü hakimdir. Duygu ve düşüncelerin ifade edilmesine müsade edilmeyen ailelerde herkes kendi dünyasında yaşar, biz olamadıkları için aile üyelerinde zamanla değişik sıkıntılar ortaya çıkmaya başlar. Örneğin bu sıkıntılar arasında, depresyon, endişe ve huzursuzluklar, düşmanlık ve suçluluk hisleri gibi rahatsızlıklara çok sık rastlanır. Bastırılmış duygu ve düşünceler psikosomatik ağrıları da beraberinde getirebilir. Aile içi dayanışma, aile fertlerinin birbirine güvenmeleri ile güçlenir. Aile fertleri büyük küçük demeden birbirine saygı göstermeli, fikir alışverişinde bulunabilmelidir. Aileyi ilgilendiren önemli ortak kararlardan tutun da, önemsiz diyebileceğimiz en küçük kararlara, meselelere kadar aile bireyleri birbirine danışmanlık yapabilmeli, tüm aile bu tür bir iletişime açık olmalıdır. * Aile Sosyolojisi, Kadir Canatan ve Ergün Yildirim Aile dayanışması için etkili bir iletişimin sırları: 1. Orta noktayı bulun! Aile bireyleri herhangi bir konuda uzlaşamasalar bile muhakkak bir ortak nokta bulabilirler. Her birey, bir adım atarak ortak noktada buluşabilir. 2. Hüsn-ü zanda bulunun! Sağlıklı bir iletişimin şartı, yanlış anlaşılmaya fırsat vermemektir. Duygu ve düşünceleri ifade edebilmek önemlidir. Hüsn-ü zan, iletişime geçmek için ilahî bir metodtur. 3. Bir şeyleri kanıtlamaya gerek yok; çünkü siz bir ailesiniz! Aile içerisinde muhakkak ki anlaşmazlıklar, nadiren de olsa güç gösterisine dönüşebilir. Kişi, bir şeyleri ispat etme çabasına girer. Sürekli gerilim halinde olur. Kendiniz olun! Ailenizi, düşman olarak görmeyin. Aile, dışarıdaki kötülüklerden korunmak için sığınılacak en güvenli limandır. 4. Birbirinize farklı duygu ve düşüncelere sahip olma hakkı tanıyın! 5. Aile toplantıları düzenleyin! Bunu ayda bir veyahut da haftada bir yapabilirsiniz. Bu toplantılar, var olan veyahut da görünmeyen sorunları çözmede etkilidir. 6. Herkesi olduğu gibi kabul edin ve illa ki değiştirmeye çalışmayın! Maalesef, bu davranış, eşler arasında çok yapılan ve evlilikleri zedeleyen bir davranıştır. Buradaki en büyük sorun, kişinin kendi davranışları hakkında düşünmek yerine diğer bireyin davranışlarını eleştirmesidir. Hatta bazen traji-komik durumlar ortaya çıkmaktadır. Örneğin bazı evli kişiler, eşlerinin ruhunu dahi kontrol etmek isterler. Ne düşünüp, ne düşünmemesi gerektiğini belirlemeye çalışırlar. Bu tür davranışlar, sırf eşler arasında değil, ebeveyn-çocuk ilişkisinde de sık sık rastladığımız problemlerdendir. 7. Sabretmeyi öğrenin! Sabırlı olmak, diğer bütün erdemleri geliştiren ve pekiştiren bir güçtür. Sabır gerektiren durumlarda aktif sabır yöntemini kullanmak gerekir. Aktif sabırda kişi hareket halinde bekler. Ümidini kaybetmeden sürekli fikir üretir. Örneğin, hakkını aramamak sabır değil bilakis pasifliktir. Aktif sabırda düşüncelerinizi beyan ederek, sabrederek beklersiniz. Bu sabrımız aynı zamanda sessiz, ama soylu bir davranış ve bekleyiştir. 8. Şefkati önemseyin! Şefkat şefkati doğurur. Şefkat, vicdana ve yüreğimize giden bir yoldur. Şunu unutmamak gerekir; şefkat sevgiden farklı bir duygudur. Batı dillerinde maalesef tam karşılığı yoktur. Karşılığı olmayan bu duyguyu karşılıksız sevgi olarak tanımlayabiliriz. Bu duyguya sahip olan kişi, bilerek kötülük yapmaz. Şefkatin bulunduğu yerde zaten kötülük olmaz. Kötülüğün olmadığı yerde ise kuvvetli ve sağlıklı aile buluruz. 9. Sevgi gösterin! Sevgi, insanlar arasında pozitif iletişimi sağlar ve insanoğlunun en büyük enerji kaynağıdır. Evrendeki gezegenlerin birbirinin arasındaki bağ dahi sevgidir, atomdaki nötronların, elektronların bağı da bir çeşit sevgidir. Bir araştırmaya göre sevgi ile büyütülen bir çiçeğin öz sularının daha hızlı aktığı tespit edilmiştir. Sevgiyi verirken dikkat edilecek husus şartsız sevgi vermektir. Çünkü ya da eğer e dayanan sevgi ise şarta bağlıdır, güvensizliğe ve tedirginliğe neden olur. Biz olmaya engel teşkil eder. Bu sebeble sevgiyi, karşılık beklemeden vermeliyiz. İster istemez o bize geri dönecektir. Sevginin birçok dili vardır; takdir sözleri, hediyeleşme, fiziksel temas, hizmet etme, paylaşma ya da muhabbet etme gibi. İslam Toplumu Millî Görüş Cenaze Fonu Boschstr D Kerpen Tel: (Santral) Faks: Mail:

10 10 Camilerimiz camia 28 Aralık 2012 Türk Kültür ve İbadet Derneği nden Fatih e Strazburg Eyyub Sultan Camii 1982 yılında, o yıllarda cemiyetimizde büyük emekleri olan Durdu Boyraz, İlyas Güngör, Mahmut Yıldırım, Zeki Karakoç un girişimleri ile Avrupa Millî Görüş Teşkilatlarına bağlanır. Zira o zamanlar Türkiye deki askerî rejim, diplomatik kanalları da kullanarak Konsolosluk öncülüğünde Diyanet İşlerini harekete geçirmekte ve çeşitli camileri bu yeni oluşuma bağlama çalışmalarına başlar. Ama Türk Kültür ve İbadet Derneği, Avrupa Milli Görüş Teşkilatları na bağlanır. Cuma namazları zaman zaman St. Nicolas Kilisesi gibi yerlerde kılınıyordu Mehmet Çelik Ertuğrul Güler İlhan Bilgü Avrupa ülkelerinin gelişmekte olan sanayilerinin ihtiyaç duyduğu insan gücü/emeğini karşılamak üzere çeşitli ülkelerle yaptığı anlaşmalar sonrasında Türkiye den Fransa ya başlayan emek göçü ile başlar tarihimiz. Ama 1974 lü yılların başında kalıcı bir müessese ihtiyacı fazla düşünülmez. Çünkü herkes kendisini misafir kabul etmektedir. Üstelik kendileri de misafir olarak muamele görür. Yıllar ilerledikçe, fabrika barakalarında, fabrika yurtlarında kılınan namazlar için artık namaz kılmaya daha uygun camiler açılması bir mecburiyet haline gelir. Öyle ki, cuma ve bayram namazları zaman zaman Saint-Nicolas Kilisesi gibi kiliselerle Vali ve Belediye Sarayının bulunduğu Broglie Meydanı nda (Place Broglie) kılınır Strazburg da. O yıllar, Türkiye deki siyasal kamplaşmaların, sağ-sol kavgalarının alevlendiği yılardır ve Strazburg daki Türkiyelileri de etkisi altına alır. Bu etki, o ilk neslin kendilerinin Müslüman olduklarını da hatırlatır. Ve şimdi zaman, Müslüman olarak bir araya gelip dinî ve kültürel hayatı yaşamak ve yeniden canlandırma zamanıdır. Türkiye deki tartışmaların, dert ve istırapları aynı olan ama Müslüman olma ortak noktaları daha ağır basan Türkiye asıllı Strazburglu göçmenlere bir fayda vermeyeceği gerçeğini ise ilk olarak Hasan Akcebe hoca haykırıyor: Ayrılıktan-gayrılıktan bize fayda yok, gelin bir ve beraber olalım, bir cemiyet kuralım. Bu haykırış makes bulur. Ancak, derneğin, cemiyetin nasıl kurulacağını bilen kimse de yoktur. Mevlüt Kobal bu konuyu araştırmakla görevlendirilir ve Başkonsoloslukta görevli İnci hanımdan yardım ister. İnci hanım, cemiyet kurulması için bir tüzük olması gerektiğini söyler ve Almanya nın Münih kentindeki bir cemiyetin tüzüğü ele alınarak Strazburg a uyarlanır. Ama, Cemiyetin kurulabilmesi için 250 üye ve 9 kurucu üyenin olması gerekir denilir ve üye aranmaya başlanır. Pek çok eğilimden insan bir araya gelir ve üye sayısı 250 değil 500 ü bulur. Fakat kurucu üye sayısında bir problem vardır. 7 kişi kurucu üye olmak ister de 2 kişi daha ortaya çıkıp kurucu üye olmak istemez. Hasan Akcebe ve arkadaşları kahve kahve dolaşarak iki kişiyi daha ikna eder ve nihayet Türk Kültür ve İbadet Derneği adı altında (Association Islamique et Culturelle Turque) 5-7 Rue de la Tour des Pecheurs adresinde bir cami kurulur. Türk Kültür ve İbadet Derneği Hasan Akcebe başkanlığında kurulan derneğin yönetim kurulunda Mahmut Yıldırım, Zeki Karakoç, Mevlüt Kobal, Hayri Kaya, Ahmet Karakaya, Faruk Ceylan, Ahmet Kalaycı vardır. İşe bakın ki, cami olarak kurulması planlanan bu derneğin namaz kılmak için bir yeri olmaz. Namazlar, Türkler in Bir ders halkası yoğun olarak çalıştığı EHALT isimli bir kereste fabrikasının yurtlarında, meydanlarda ve kiliselerde kılınmaya, toplantılar da aynı yerlerde yapılmaya devam eder. Bu durum hem idareyi hem de cemaati derin derin düşündürür yılında belediyeye müracaat edilerek toplantıların ve ibadetlerin yapılabileceği bir yer talebinde bulunulur. Büyük Katedralin (Kilise) arka tarafında 3 salonu 2 odası bulunan ve 150 frank kirası olan bir yerde (9 Rue des Juifs), 1978 yılına kadar idare edilir. Belediye bu istek üzerine bir kaç yer gösterir ve şu anda mülkiyeti bizim olan Fatih Camii nin yerinde (çok da iyi olmamasına rağmen) karar kılınır. O zaman Frank harcanarak tamir edilir ve kullanılır hale getirilir. Fatih Camii ne geçinceye kadar Roth & Frères plastik fabrikasında, Başkonsoloslukta görevli olan Ali Galip Samur hoca efendinin gayret ve çabalarıyla bir yer tahsis edilir. Bütün ibadetler orada yapılmaya başlanır. Fatih Camii o zamanki Strazburg Belediye Başkanı Pierre Pflimlin in katılımıyla, kapısına mermer üzerine Tek Müslüman Türk Kalıncaya Kadar ibaresi yazılarak mülkiyeti Türk Kültür ve İbadet Derneğininin üzerine geçmiş olur. O zamanın Belediye Başkanı Pierre Pflimlin in de özel ilgisi cemaatin bir arada olmasına etki eder ve cemaat hâlâ o başkanı minnet ve şükranla anar yılında ise, o yıllarda cemiyetimizde büyük emekleri olan Durdu Boyraz, İlyas Güngör, Mahmut Yıldırım, Zeki Karakoç un girişimleri ile Avrupa Millî Görüş Teşkilatlarına bağlanır. Zira o zamanlar Türkiye deki askerî rejim, diplomatik kanalları da kullanarak Konsolosluk öncülüğünde Diyanet İşlerini harekete geçirmekte ve çeşitli camileri bu yeni oluşuma bağlama çalışmalarına başlar. Ama Türk Kültür ve İbadet Derneği, Avrupa Milli Görüş Teşkilatları na bağlanır. Camimiz çocuklarımızla büyüyor Eyyub Sultan Camiinin geniş bir namaz kılma alanı var

11 camia 28 Aralık 2012 Camilerimiz 11 Strazburg da, Vali ve Belediye Sarayının bulunduğu Broglie Meydanı nda (Place Broglie) da namaz kılındı Zeki Karakoç un başkanlığı döneminde (1982) belediyenin cami olarak tahsis ettiği yerin yanında virane bir şekilde duran yer, cemaatten yardım toplanarak mülkiyet olarak alınır ve oraya yerleşilir. Burası Fatih Camii olur. Para toplanırken Kiliseye veririm, oraya vermem diyenler olmasına rağmen, duyarlı insanlar sayesinde bu da başarılır. (Daha sonra 2009 yılında Sabahaddin Aydemir başkanlığındaki yönetim kurulunun gayretleriyle belediyenin ilk cami olarak tahsis etmiş olduğu yer de mülkiyet olarak alınır.) 1983 yılında bazı ihtilaflar oluştu ise de cemaat, akın akın camiye koşar, caminin faal olması için ellerinden gelen bütün gayreti gösterir. Fatih Camii nde Hasan Akcebe, Mahmut Yıldırım, Naim Yıldırım, Etem Koçak, Mustafa Yıldız, Hacı Boyraz, Zeki Karakoç, Muammer Ünal, Halil Yılmaz, Mevlüt Sencar, Mehmet Sarı, Mustafa Aslan gibi büyüklerimiz başkanlık ve idarecilik yapar yılına kadar tüm faaliyetler Fatih Camiinde sürdürülür. Topu topu 200 m² olan Fatih Camii yetmez ve cemeatimize dar gelmeye başlar. Öyle zamanlar olur ki, caddelerde, sokaklarda, yazın sıcağında güneş altında, kışın soğuğunda buz üzerinde kılınır namazlar. Bir cuma günü çok iyi hatırlıyoruz; kış ayları. Dışarısı, kar. Ve karlar temizlenerek üstüne kilim serilmiş. Hasan Şahin hocamız cuma vaazını uzattıkça uzatır. Bizler ise dışarıda tirtir titriyoruz. Sonunda dayanamayıp Hocam bitir artık şu vaazı, neredeyse ağzımdaki Sübhaneke dondu diye serzenişte bulunmuştuk. Eyyub Sultan Camii (Association Cultielle de la Mosquee Eyyub Sultan) Fatih Camii de bu haliyle cemaate yeterli gelmez. Sonunda, 27 Route de la Fédération / Meinau daki eski bir fabrika peyder pey alınarak, özverili bir çalışmayla 1996 yılında cami haline getirilerek faaliyete geçer. Burasının adı da Eyyub Sultan Camii olur. Ne güzel bir tesadüfdür ki, camimizin önemli bir bölümünün bulduğu sokağın adı da Eyyub anlamına gelen Job ismini taşıyor. Eyyub Sultanda ilk cuma namazını Mehmet Çelik hoca kıldırır. Eyyub Sultan Camii Külliyesi, sonradan alınanlarla beraber m² alana sahip, net 1000 metrekare namaz kılma alanı, 800 m² konferans salonu bulunur. Bu salonlar, üye ve cemaatimizin düğünleri, kına geceleri, sünnet düğünleri gibi organizelerine tahsis edilir. Gençlerimize, genç kızlarımıza, kadınlar teşkilatımıza, camide hafta sonları eğitim gö- ren öğrencilerimize, cemaatimize ve dışardan gelen insanımıza spor yapmaları ve sağlıklı bir yaşam için hizmet veren kapalı spor salonu, ana cemiyetin ve kadınlar teşkilatının büroları, toplantı salonları, gençlik ve genç kızlar için lokaller, sıcak yemeklerin çıktığı lokantası, çay ocağı, kütüphane ve bakkalı ile büyük bir külliyedir burası yaş grubuna hitap eden 13 sınıfı (yıllık öğrenci kapasitesi ), ayrıca Vizyon Eğitim Merkezi adı altında faaliyet gösteren eğitim merkezinde Fransızca derslerine yardım kursları, başörtüsü sorunundan dolayı okullarına devam edemeyen öğrencilere dışardan bitirme imkanı sunulan eğitim merkezi (CNED), erkeklere ve hanımlara yönelik seminerler, konferansların yanında, her yıl büyük bir katılımın olduğu bu yıl da11.cisi düzenlenecek ve 5 gün sürecek olan Strazburg un en büyük Eyyub Sultan Büyük Kermesi gibi çeşitli aktiviteler cami tarafından sunulur. Caminin günlük cemaati , cumartesi-pazar cemaati , cuma cemaati kişi civarındadır. Bayram cemaati ise kişi olur, Eyyub Sutan ın. Ayrıca 2011 ve 2012 yılında, Strazburg dışından gelip üniversiteye devam etmek isteyen kız öğrencilerimiz için yatılı olarak 22 tane stüdyo daire yapılır, kızlarımız orada kalıp güvenli bir şekilde üniversiteye devam eder. Şu anda bu stüdyo dairelerde 30 tane üniversiteli kızımız kalıyor. Sebahaddin Aydemir in şimdi başkanlığını yaptığı Eyyub Sultan a, Mustafa Aslan, Remzi Kibar da başkanlık eder. Durak Coci, Etem Koçak, Naim Hoca, Hasan Şahin, Abdulvahab Hoca, Mehmet Çelik, Muammer Tan, Hasan Zer, Zekeriyya Koç, Halim Balcı gibi de hocalarımız bizleri irşad eder. Şehirdeki trafik levhalarında da ismimiz 7-8 yerde bulunur. Gerek yerel yöneticilerle ve gerekse Strazburg a gelen özellikle Türkiyeli misafirlerimiz ziyaretçilerimiz olur. İsimlerinin hepsini yazamasak da başta merhum hocamız Prof. Dr. Necmettin Erbakan olmak üzere T. C. Cumhurbaskanı Abdullah Gül, Recai Kutan, Bülent Arınç, Şevket Kazan, Temel Karamollaoğlu, Melih Gökçek, İhsan Süreyya Sırma, Prof. Cevat Akşit, Vehbi Vakkasoğlu, O. Nuri Topbaş hoca efendi, Prof. Hamdi Döndüren, Yakup Çiçek, D. Ali Erzincanlı, Sultan Ahmet Camii İmamı Emrullah Hatiboğlu bu isimler arasında yer alır. Belediye Başkanı Roland Ries ile birlikte Strazburg belediye yöneticileri ve milletvekilleri de sürekli gelen ziyaretçilerimiz arasındadır. Caminin dıştan görünüşü beğeni topluyor.

12 camia 28 Aralık Hayatın İçinden Dayanışma Müslüman toplumun olmazsa olmazıdır İnsan sosyal bir varlık olarak toplu halde yaşamak zorundadır. Dolayısıyla sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın temelini de insanlar oluşturur. Dayanışma sayesinde bireyler, aileler, akrabalar, komşular arasında sevgi ve saygı oluşur. Dayanışma, bir toplumu ayakta tutan en önemli toplumsal değerlerdendir. Dayanışma ve yardımlaşma bilinciyle hareket eden toplumda, birlik ve beraberlik hüküm sürer. Bu toplumlarda birlikten kuvvet doğar ilkesince insanlar iyilikte, güzellikte birbirlerine sahip çıkar, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye eder, kenetlenir ve birbirlerini desteklerler. Dayanışma, Peygamberimizin (s.a.s.) örnek toplumunda bize sunduğu en önemli, en hayatî değerlerdendir. Peygamberimizin arzu ettiği toplum dayanışma toplumudur. İbnu Ömer (r.a.) dan rivayet edilen bir hadiste şöyle buyuruluyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Müslüman Müslüman ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu tehlikede yalnız bırakmaz. Kim, kardeşinin ihtiyacını görürse Allah da onun ihtiyacını görür. Kim bir Müslüman ı bir sıkıntıdan kurtarırsa, Allah da o sebeple onu kıyamet gününün sıkıntısından kurtarır. Kim bir Müslüman ı örterse, Allah da onu kıyamet günü örter. (Buhârî) Dayanışma, bir bakıma sevginin göstergesi, ispatı ve pratiğidir. Dayanışmacı toplumda özveri ve yardımlaşma esastır. Dayanışma temelinde kurulan toplumda çalışmak, çalışkan olmak, üretmek Kardeşlik, dayanışma, birliktelik müminlerin en önemli vasıflarıdır. esastır. Emek harcamak, dayanışmacı bir toplumun temel düsturudur. Var olanla yetinmek, Peygamberimizin örnek toplumunun bir özelliği değildir. Herkesin gücü yettiği ölçüde dayanışma ruhuyla bir diğerine yaklaştığı ve çalıştığı bir toplumda çaresizliğin, çözümsüzlüğün, zafiyetin olması mümkün değildir. Rabbimizin müminlerin birbirlerine destek olmaları isteği, sahabe arasında yaşanan güzel bir örnek vasıtasıyla Kur an da zikredilmiştir: Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. (Haşr suresi, 59:9) Ayette görüldüğü gibi yardımlaşma, bir başkasını kendine tercih edebilme, gönülden verme gibi erdemler dinimizde övülürken; cimrilik, hırs ve tamahkârlıktan uzak duranların kurtulacağı müjdelenmiştir. Kardeşlik, dayanışma, birliktelik müminlerin en önemli vasıflarıdır. Kur an da tüm müminlerin kardeş olduğu bildirilmiştir. Dolayısıyla kardeş olan müminlerin aralarında sevgi ve dayanışma doğal bir şekilde oluşur. Allah müminlerin birbirlerine olan bağlılıklarının nasıl olması gerektiğini Kur an da şu şekilde bildirmiştir: Allah ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah ın sizin üzenizdeki nimetini hatırlayın... (Âl-î İmran suresi, 3: 103) Şeytanın, insanların, özellikle de müminlerin arasını bozmak için uğraşacağı ayetlerle bildirilmektedir. Şeytanın, müminlerin arasındaki birliği bozmak için en çok başvurduğu yollardan biri kıskançlık ve kin duygusudur. Allah bu konuyu şu şekilde bildirmiştir: Yoksa onlar, Allah ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar? (Nisa suresi, 4: 54) Ayette bildirildiği üzere, insanlara verilmiş olan tüm nimetler Allah tandır. Bu nedenle müminler Kur an ahlakına uygun olmayan kıskançlık, bencillik gibi tavırlardan uzak durmalıdır. Rabbimiz başka bir ayette böyle bir tavrın, müminlerin gücünü azaltacağını, şu şekilde bildirmiştir: Allah a ve Resulü ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. (Enfal Suresi, 8: 46) Kur an ahlakının hakim olduğu bir toplulukta, her bir birey diğerinin yardımcısı ve destekçisidir. Müminler arasında oluşturulacak beraberlik ve dayanışma, Kur an ahlakının hakim olması için gösterilen çabaya büyük destek sağlar. İslam da dayanışmaya verilen önem, Müslümanlara farz kılınan ibadetlerde de açıkca zuhur eder. Örneğin, cemaat halinde namaz kılmak 27 derece daha üstün tutularak, birlik beraberlik teşvik edilir. Yine oruçluya iftar ettirmenin sevabı Peygamberimizce belirtilmiştir, bu vesileyle oruç tutma Müslümanların bir araya geldiği ve ellerinde olanı diğerleriyle paylaştığı bir ibadete dönüşür. Yine hac ibadetiyle milyonlarca Müslüman aynı ortamı paylaşmanın, aynı kıbleye dönmenin, kardeş olmanın güzelliğini paylaşır. Zekat, fitre, kurban, sadaka gibi ibadetler de hekeza, verene, veren el olmanın mutluluğunu yaşatırken, alana, yalnız olmadığını hatırlatır. Bu ibadetlerle İslam toplumunda birlik, beraberlik ve dayanışma duyguları gelişir. Hep birden aynı amaç için bir araya gelen insanlar, duygu ve gönül birliği içinde bütünleşirler. Aralarındaki ayrılıklar ortadan kalkar, eşitlik ve kardeşlik duyguları öne çıkar. Zengini-fakiri, amiri-memuru, zayıfı-güçlüsü hepsi Allah ın emir ve isteklerine uymak amacıyla bir araya gelir. Böylece toplumun bütünlüğü sağlanır, insanlar arasındaki ayrılmaların önüne geçilmiş olur. Maddiyata verilen önemin alıp başını gittiği, güçlü olanın zayıfı her geçen gün daha da fazla ezmeye devam ettiği günümüzde, Müslümanlar arasındaki dayanışma ve yardımlaşmanın önemi aşikardır. Sömürülmemek, fakirleşmemek, yoksulluğa mahkum olmamak için Kur an ın, Peygamberimizin üzerinde ısrarla durduğu bu kavramı canlandırmak ve çağımızın şartlarını da gözönünde bulundurarak hayatımıza uygulamak tüm Müslümanlar için elzemdir. Hz. Îsâ (a.s.) ın Müslümanlara rehberliği Ali Mete Hz. Îsâ (a.s.), Müslümanların peygamber kabul ettikleri bir insandı. Kur ân-ı Kerîm de kendisinden Meryem oğlu İsa Mesih diye bahsedilen, bir anneden doğduğu için insan olduğu ve babasının olmadığı bildirilen Îsâ (a.s.), bilhassa Hristiyanlar için son derece önemlidir. Denilebilir ki, Müslümanlar için Kur ân-ı Kerîm ne ise Hristiyanlar için de Îsâ (a.s.) odur. Nitekim Hristiyan mezheplerin oluşması ve gelişmesinde Îsâ (a.s.), onun (insani ve/veya ilahî) fıtratı ve ( kurtarıcı olarak) insanlık için önemi gibi konular merkezî bir yere sahiptir. Böyle olunca bazen Hz. Îsâ (a.s.) daha çok Hristiyanlar veya Hristiyanlık hakkında konuşulurken gündeme gelmektedir. Halbuki Îsâ (a.s.) Müslümanların da peygamberidir. Bu sebeple, nasıl ki Müslümanlar Hz. Nûh (a.s.) ın, Hz. İbrâhîm (a.s.) ın veya Hz. Yûsuf (a.s.) ın kıssalarından dersler çıkarıp hayatlarında uygulamaya çalışıyorsalar, aynı şekilde kendisine kitap verilen büyük peygamberlerden olan Hz. Îsâ (a.s.) ın hayatı, davası ve mesajı Müslümanlar tarafından bilinmeli ve üzerinde düşünülmelidir. Kur an da 25 defa ismi geçen Hz. Îsâ (a.s.) hakkında bir âyet-i kerîmede şöyle buyurulmaktadır. Hani Melekler, dediler ki: Meryem, doğrusu Allah kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir. Onun adı Meryem oğlu Îsâ Mesih tir. O, dünyada ve ahirette seçkin, onurlu, saygındır ve (Allah a) yakın kılınanlardandır. (Âl-i İmrân suresi, 3:45) Bu sebeple Hz. Îsâ (a.s.) ın hayatı ve mücadelesi hakkında bilgi sahibi olmak Müslümanlar için elzem ve tabiidir. Hz. Îsâ (a.s.) Kudüs ün güneyinde bulunan Betlehem (Arapça Beyt Lahm ) şehrinde mucizevi bir şekilde doğmuştur. Doğum tarihi Hristiyan aleminde miladi takvimin başlangıcı olarak addedilse de, bugünkü araştırmalara göre Hz. İsa (a.s.) ın milattan en geç 4 ve en erken 7 yıl önce doğduğu kabul edilir. Hz. Îsâ (a.s.) nın annesi Hz. Meryem dir. Bilindiği gibi Hz. Îsâ (a.s.) babasız olarak Allah (c.c.) un Ol emriyle tıpkı Hz. Âdem (a.s.) gibi dünyaya gelmiştir: (Hz. Meryem) Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken, nasıl bir çocuğum olabilir? dedi. (Fakat) Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona Ol der, o da hemen oluverir. (Âl-i İmrân suresi, 3:47) Hayatı hakkında fazla bir bilgi mevcut olmaması ile birlikte peygamber olmadan önce ailesiyle birlikte Mısır a gitmesi ve tekrar Anlaşılıyor ki, Hz. Îsâ (a.s.) hayatını tamamen içinde yaşadığı topluma Allah (c.c.) un mesajını ulaştırmaya ve daha önce Hz. Mûsâ (a.s.) a indirilen vahyi doğrulamaya adamıştır. geri dönmesi bilinir. Peygamber olduktan sonra ilk olarak doğduğu bölgede, fakat zamanın din adamlarının sert muhalefetiyle karşılaşınca Kudüs dışındaki bucak kentlere giderek mesajını yaymaya çalışmıştır. Kendisi milattan yaklaşık 30 yıl sonra, dolayısıyla 34 veya 37 yaşında Allah ın huzuruna kavuşmuştur. Evlenmediği için ne bir aile hayatı ne de çoluk-çocuğu olmuştır. Anlaşılıyor ki, Hz. Îsâ (a.s.) hayatını tamamen içinde yaşadığı topluma Allah (c.c.) un mesajını ulaştırmaya ve daha önce Hz. Mûsâ (a.s.) a indirilen vahyi doğrulamaya adamıştır. Bütün peygamberler gibi Hz. Îsâ (a.s.) da Müslümanlar ve hatta tüm insanlar tarafından örnek alınabilecek bir peygamber ve insandır. Bu hususlara Kur ân-ı Kerîm de şu ayette işaret edilir: Meryem oğlu Mesih, yalnızca bir elçidir. Ondan önce de elçiler gelip geçti. Onun annesi dosdoğrudur, ikisi de yemek yerlerdi (Mâide suresi, 5:75) Hayatını davasına adamışlığın yanısıra, Hz. Îsâ (a.s.) ibadet etmede, sadaka vermede, kendisini diğer insanlara karşı sorumlu bilmede, merhamet sahibi olma ve sevgi beslemede insanlara örnek ve rehberdir. Bu konularla ilgili olarak Ahmed bin Hanbel in Müsned inde geçen ve Hz. Îsâ (a.s.) nın dilinden rivayet edilen bazı öğütleri şöyledir: Bilginin, öğretmedikçe ve onunla amel etmedikçe sana bir faydası olmaz. Kendisiyle amel etmediğin müddetçe bilginin çokluğu sadece senin kibrini artırır. (Ahmed bin Hanbel, Zühd, 327) Sizden biriniz sağ eli ile verdiği sadakayı, sol elinden gizlesin. Namaz kılacağı zaman da, evinin kapılarını güzelce kapatsın. Zira, Allah, rızıkları taksim ettiği gibi, övgüsünü de taksim eder. (Ahmed bin Hanbel, Zühd, 307) İyilik, sana iyilikte bulunana mukabelede bulunmak değildir. Bu ancak karşılıklı hayırda bulunmaktır. Ama esas ihsan (iyilik), sana kötülükte bulunana karşı iyilikle mukabelede bulunmaktır. (Ahmed bin Hanbel, Zühd, 317) Bir defasında Meryem oğlu Îsâ (a.s.) havarilerine: Ne oluyor da ibadetlerin en üstününü yapmıyorsunuz? diye sordu. Onlar da: İbadetlerin en faziletli olanı hangisidir? dediler. Hz. Îsâ (a.s.) da, Allah için alçakgönüllülüktür. cevabını verdi. (Ahmed bin Hanbel, Zühd, 312) Hülasa, Hz. Îsâ (a.s.) Müslümanlarca daha yakından tanınmalı, dava anlayışı örnek alınmalı ve öğütleri üzerinde derince düşünülmelidir. Zira Îsâ (a.s.) Hrıstiyanlar için son derece önemli biri olmakla birlikte Müslümanların peygamberidir.

13 camia 28 Aralık 2012 Hayatın İçinden 13 Fıkıh Kösesi Âdâb-ı Muâseret M. Hulusi Ünye Sebahat Özcan Noel ve Yılbaşı üzerine Nezaket 1. Hristiyanlara tebrik kartı göndererek veyahut da sözlü olarak nezaketen yılbaşılarını ve Noellerini kutlamak caiz midir? Gayri müslimlere ait örf, adet ve kimi geleneklerin istenerek taklit edilmesini dinimiz hoş görmemiştir. Bu anlamda Kim bir kavme benzerse o da onlardandır 1 hadis-i şerifi bunun delili olarak kabul edilmiştir. Dolayısı ile gayr-i müslimlerin inançsal ve geleneksel uygulamalarını, aynen kendi hayatlarında tatbik edilmesi konusunda Müslümanların dikkatli olmaları gerekir. Ancak, inançlarını kabullenmeksizin gayr-i müslimlerin kendi hayatlarında değerli kabul ettikleri hususlarda, sadece onlar adına tebrik ve temennide bulunulması konusunda, iyi komşuluk hakları, karşılıklı saygı gösterme ve sosyal hayatta beraber yaşama şartları dahilinde, o insanların sevinçlerini paylaşmak onlara benzemek manasına gelmese gerektir. Nitekim onların nişan, düğün ve cenazelerine katılarak onlara saadet ve mutluluklar dilenmesi ve başsağlığında bulunulmasında bir sakınca yoktur. Nitekim, Peygamber Efendimiz (a.s.) ın önünden geçen gayr-i müslim cenazesi için saygıdan dolayı ayağa kalktığı bir vakıadır. Ayrıca gayr-i müslimlere selam verilmesi de bu konunun bir başka örneğidir. Usame (r.a.) ın rivayet ettiği şu hadis-i şerif bu anlamda bir örnektir: Resûlullah, içinde Müslüman, müşrik, Yahudi ve putperestlerin bulunduğu bir topluluğun yanından geçti ve onlara selam verdi. 2 Buradan hareket ettiğimiz zaman adımıza ulaşan yılbaşı tebriklerini bize verilen selam gibi kabul ederek, mesaj gönderen Müslüman ise, gelecek 365 gününün hayırla geçirilmesine, gayr-i müslim ise, gelecek günlerin onun için iylikler getirmesi dileğiyle tebrik etmede bir sakınca olmamalıdır. 2. Bizim Noel ve yılbaşı anlayışımız nasıl olmalıdır? İslam daki yeri nedir; kültürümüzdeki yeri nedir? İslam ın ilk devirlerinde yılbaşı kutlamaları gibi adetler bulunmadığı için, doğrudan bu konuyu hükme bağlayan bir ayet veya hadisten söz etmek mümkün değildir. Böyle olayların tarihlerine inerek anlamak ve hükümlerini ortaya çıkarmak gerekir. Yılbaşı, temeli Hristiyan kültürüne ait bir uygulamadır ve tarih başlangıcı olarak kabul edilir. Tarihî gerçeklere uygun olmamasına rağmen yılbaşı Hz. Îsâ (a.s.) ın doğduğu gün olarak kabul edilmiştir. Çünkü Hristiyanlığın kimi mezheplerine göre Hz. Îsâ(a.s.) ın doğum günü 25 Aralık olarak kabul edilir. Öte yandan yılbaşılarında yapılan Noel Yortusu na adı karıştırılan Noel Baba (Aziz Nicola, Santa Claus) ise, tarihi bir şahıs olarak bir Hristiyan azizidir. Zaman içinde bu şahsın tarihi kimliği değiştirilmiş ve onun adına birçok efsane uydurulmuş ve ilk defa da 17. asırda Almanya da Noel Yortusu na karıştırılmış, daha sonra bu uygulama Hristiyan dünyasına yayılmıştır. Müslümanlar ise, tarih başlangıcı olarak Peygamber Efendimiz (as) ın hicret tarihini esas alan Hicri Takvimi kullanmışlardır. Türkiye gibi bazı İslam ülkeleri de 1 Ocak tarihini resmi yılbaşı olarak kabul etmişlerdir. Ancak bu tarihi dinî yılbaşımız olarak kabul etmez ve yılbaşlarında yapılan uygulamaları İslami kültürün bir parçası olarak saymayız. 3. Bilhassa yılbaşında hindi bulmak daha çok kolay olduğundan, hindi satın alıp hindiyi yılbaşı günü yemek caiz olur mu? Hindi, etinin yenilmesi helal olan bir hayvandır. İslami anlamda kesim şartlarına uygun olarak kesilmiş bir hindinin hangi gün ve zamanda yenilmek istenirse yenilsin her halde helaldir. Ancak sırf birilerine benzemek ve onlar gibi hareket etmeyi niyetine alarak illa da yılbaşı akşamı yiyeceğim diye hareket etmek doğru olmaz. Nitekim Peygamber Efendimiz (a.s.), Hristiyan ve Yahudilerin geleneklerine uymamak için, sadece cumartesi gününü, sadece pazar gününü oruçlu geçirmeyi uygun bulmamış; bir gün öncesini veya bir gün sonrasını da katarak iki gün oruç tutulmasını tavsiye etmiştir. Yılbaşında evlerde çam ağacı süslemek de yine Hristiyan milletlerin geleneklerini taklit etme durumu söz konusu olduğundancaiz olmaz. Başkalarına saygı, incelik ve dikkatle davranmak, nezaket olarak adlandırılır. Nezaket iyi huyların ve güzelliklerin insanda toplanmış kısa adıdır. Yani fıtratına sadık kalmış veya İslam dininin terbiyesini görmüş olan insanlar doğal olarak nazik davranışlarda bulunurlar. Câhiliye toplumu denen kaba bir toplumda doğup, yetişmiş olan Nezaketin Efendisi Muhammed Mustafa (s.a.v.) den bizlere 1400 seneden evvel, bugün için de geçerli ve önemli nezaket dersleri miras kalmıştır. Günümüzde tartışma anında sesini yükseltmek veya muhatabı incitmek gayet normal bir hal almıştır. Evde, okulda, iş yerinde, parlamentoda, sokakta veya toplu taşıma araçlarında yüksek sesle konuşan, hatta bağıran insanlara sakince karşılık vermek elbette zordur. Fakat Allah (c.c) nun Resûlullah hakkında nazil ettiği ayet çok net: O vakit Allah tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi. 1 Nezaket timsali Peygamberimiz Kıyamete kadar örneğimiz olan Resûlullah insanların gönüllerini alır, çocukların fikrini sorar, hanımlarıyla istişare eder, kendisine seslenen kimseye bütün vücuduyla yönelir, biriyle konuşurken başkası söze girdiğinde diğerini bölmez sonuna kadar dinler, büyüklere karşı tam bir hürmette bulunur, küçüklerini sever ve herkesin böyle olmasını emrederdi. Yanındaki insana dünyanın en önemli insanıymış gibi davranır ve kötülüğe iyilikle karşılık verip affetmeyi severdi. Kendisine yıllarca hizmet etmiş olan Enes bin Mâlik şöyle anlatıyor: Allah Resûlü ne Medine de on sene hizmet ettim. Ben o zamanlar küçük bir çocuktum. Her yaptığım iş Efendimizin arzu buyurduğu gibi değildi. Buna rağmen Resûlullah bana, yaptığım hiçbir iş için üf demedi. Bunu niçin yaptın, şunu niçin yapmadın?! demedi. 2 Efendimizin nezaket ve zarafetini anlatan rivayetler çoktur. Efendimizin nezaket ve inceliğinden çeşitli örnekler alan Osmanlı toplumu, bundan hareketle çok güzel adetler oluşturmuştu. Mesela, Osmanlı da içinde hasta bulunan evin penceresine kırmızı çiçek konurdu. Onu gören satıcılar sessizce geçerler ve çocuklar da başka mahallelerde oynarlardı. Veya eve misafir geldiğinde kahveyle birlikte su getirilir, misafir toksa kahveyi, aç ise suyu alırdı. Böylece ince bir nezaketle hiç söz sarfedilmeden, misafir mahcup edilmeden sofra kurulması sağlanırdı. Peygamberimizin örnekliğinden günümüz için dersler çıkarmalıyız. Tıpkı O nun gibi, başkalarının duygu ve düşüncelerini dikkate alarak onları herhangi bir davranışımız veya sözümüzle mahcup etmemeye özen göstermeliyiz. İnsan ilişkilerinde incelikleri düşünüp bir şeyleri söylemeden de yumuşak huyla, söylemek istediklerimizi gösterebildiğimizi bilmeliyiz. Dile getirmek istediklerimizi güzellikle söyleyip başkalarının bizden rahatsız olmamalarına da ayrıca özen göstermeliyiz. İnsanlara yük olmamalı, onlardan yük almalıyız. Mümin başkasıyla hoş geçinen ve kendisiyle hoş geçinilen kişidir. İnsanlarla güzel geçinilmeyen kimsede hayır yoktur. buyurmaktadır Efendimiz. 3 Nezaket bir duruştur, bir hayat tarzıdır, onu benimsemeli ve yaymalıyız. 1 (Âli İmrân suresi, 3:159) 2 (Buhârî, Savm 53) 3 (Ahmed bin Hanbel) 1 Süyuti, El-Camiu s Sagir, H.No: Buhari, Müslim

14 14 camia 28 Aralık 2012 Bölgelerimizden Aşağı Saksonya Uyum Bakanı Aygül Özkan Hannover Ayasofya Camiini ziyaret etti Cami Başkanı Ayhan Aydın, Aşağı Saksonya Uyum Bakanı Aygül Özkan ve Bölge Başkan Yardımcısı Davut Toklu Aşağı Saksonya Aşağı Saksonya Eyaleti Sosyal İşler, Kadın, Aile, Sağlık ve Uyum Bakanı Aygül Özkan IGMG Hannover Şubesini ziyaret etti. Ziyarette Bölge Başkan Yardımcısı Davut Toklu ve Şube Başkanı Ayhan Aydın hazır bulundu Önder Karaca Federal Almanya Aşağı Saksonya Eyaleti Sosyal İşler, Kadın, Aile, Sağlık ve Uyum Bakanı Aygül Özkan, İslam Toplumu Milli Görüş Teşkilatları Hannover Şubesinin bulunduğu Ayasofya Camiini ziyaret etti. Eyalette yaklaşan seçimler öncesinde çeşitli ziyaretler kapsamında Hannover Camiinde cemaate Polonya asıllı mağdurların da aralarında bulunduğu mağdurlara teslim edildi. Yardımların teslim edilme programına IGMG Ruhr A Bölge Başkanı Özcan Kuri ile IGMG Bergkamen Dar ul Erkam Camii Başkanı İsa Altın da katıldı. IGMG Bölge Başkanı Özcan Kuri, son yıllarda camilere ve göçmenlere yönelik kundaklama girişimlerinin arttığını vurguladığı konuşmasında, Bergkamen deki bu gelişmelerin ürkütücü olduğunu belirterek olayla ilgili araştırmaların derinleştirilerek sürdürülmesini istedi. IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün ün selam ve büyük geçmiş olsun dibakanlığının yaptığı çalışmalar ve seçimler sonrasında gerçekleştirmeyi planladıkları projeler hakkında bilgi veren Bakan Aygül Özkan kendisini kabul eden cemaate teşekkür etti. Ben Millî Görüşün çalışmalarını gelmiş bulunduğum Hamburg dan da çok iyi tanıyorum, diyen Bakan Özkan IGMG Hannover şubesine de uzun zamandan beri gelmeyi planladığını, yoğun çalışma programları nedeniyle ziyaretinin ancak şimdi mümkün olabildiğini söyledi. Halk ile politikacıların ortaklaşa çalışarak pek çok zorluğun üstesinden gelebileceğini de söyleyen Özkan, eyalet ilkokullarında İslam din dersleri verilmesi yönündeki çalışmaların kendi döneminde başladığını da hatırlattı. Bakan Özkan, kendi programını anlattıktan sonra cemaatin de kendisinden bir bakan ve siyasetçi olarak beklentilerini dinledi. Cemaat bakandan ayrıca, Türk vatandaşları için çifte vatandaşlığın yeniden mümkün hale getirilmesini istedi. Aşağı Saksonya Aşağı Saksonya Eyaleti Sosyal İşler, Kadın, Aile, Sağlık ve Uyum Bakanı Aygül Özkan ın camilerine yapmış olduğu ziyaret dolayısıyla IGMG Hannover Bölge Başkan Yardımcısı H. Davut Toklu, bakanın ziyareti için teşekkür etti ve siyasetçilerin halk ile iç içe olmasının sorunları tesbit etme ve bu sorumlara çözüm bulmada önemli olduğunu söyledi. Toklu, ziyaret dolayısıyla IGMG Hannover Bölgesi nin ve Ayasofya cemiyetinin hizmet ve faaliyetleri hakkında bilgilendirme yaptı. Hannover Ayasofya Camii Başkanı Ayhan Aydın da cemaat ve cemiyet olarak karşılaştıkları sorunları dile getirdi ve siyasetçilerin ziyaretlerinden memnun olduklarını söyleyerek Bakan Aygül Özkan a teşekkür etti. Camiler, Bergkamen yangını mağdurlarını yalnız bırakmıyor Bergkamen deki yangının mağdurları için toplanan yardımlar teslim edildi. IGMG Dar ul Erkam Camii de yangınzedeler için her gün 50 kişilik yemek çıkarıyor. İsmail Çakır Unna ve Bergkamen çevresindeki camiler 12 Kasım da Bergkamen deki Gedachtnisstr. 10 Numaralı Türkiye kökenlilerin çoğunlukla yaşadığı evlerde çıkan yangınların mağdurlarını yalnız bırakmıyor. Bölgedeki IGMG, DİTİB ve İslam Kültür Merkezlerine bağlı olan camiler çeşitli zamanlarda topladıkları yardımı Bergkamen Diyanet Merkez Camii nde mağdurlara teslim ettiler. Yapılan bir programla, toplanan gıda ve maddi yardımlar Alman ve Yangın mağdurlarına yardımlar camide teslim edildi. IGMG Bölge Başkanı Özcan Kuri ve IGMG Bergkamen Dar ul Erkam Camii Başkanı İsa Altın leklerini ileten Özcan Kuri, yangın mağdurlarının yanında olan Müslümanları da tebrik etti. Bu muhteşem ve anlamlı dostluk ve kardeşlik tablosuna katkıda bulunup destek olan herkese teşekkür ediyorum diyen Kuri, mağdurlara sıcak yemek vermek üzere de IGMG Dar ul Erkam Camiinin görevlendirildiğini söyledi. IGMG Bergkamen Dar ul Erkam Camii Dernek Başkanı İsa Altın ise mağdurlara maddi ve manevi yardımların süreceğini, cami olarak onlar için her gün 50 kişilik yemek çıkaracaklarını söyledi. Programda mağdurlarla dayanışmanın devam edeceğini söyleyen DİTİB Bergkamen Merkez Camii İmam-Hatibi Mevlüt Büber de bir konuşma yaptı ve İslami dernekler olarak her zaman bu dayanışmanın sürdürüleceğini bildirdi. T. C. Essen Başkonlosluğunun da yakından ilgilendiği mağdurlar, belediye başkanlığının ve bölge milletvekillerinin de hem kendi durumları hem de yangının nedenleri ile daha da yoğun bir şekilde ilgilenmelerini istediler. Yangının çıktığı binada 52 kişi ikamet ediyordu. Yangın 10 numaralı ev ile sınırlı kalmayarak, 12 ve 8 numaralı evlere de sıçramış ve büyük maddi hasara yol açmıştı. Yangın sonrasında ilk tahminlere göre en az avroluk bir maddi zarar ortaya çıkmıştı. Yangında can kaybı olmamış, yangını hisseden bina sakinlerinden Naziye Gür ve Niyazi Arslan 13 ailenin kapılarının zillerini çalarak uyandırmış ve dışarıya çıkmalarını sağlamıştı. Yangınzedeler geçici olarak çeşitli ev ve otellere yerleştirildi.

15 camia 28 Aralık 2012 Bölgelerimizden 15 Ömer Döngeloğlu Köln de iki konferans verdi Sabırlı olun; yuvanızı koruyun! İlahiyatçı Ömer Döngeloğlu ailenin korunması ve ailenin önemine üzerine verdiği konferansdan sonra Peygamberimizin ehl-i beytinin Kerbela da şehit edilmesini anlattı. İskender Güngör İslam Toplumu Millî Görüş Köln Bölgesi Başkanlığının düzenlediği konferanslar serisi devam ediyor. İlahiyatçı ve TV programcısı Ömer Döngeloğlu, Bölge Merkezinde eğitim gören bayan talebelere ve öğretmenlerine ailenin korunması üzerine bir konferans verdi. Döngeloğlu daha sonraki konferansında ise Kerbela olaylarını anlattı. İzleyenler tarafında dikkatli bir şekilde dinlenen Döngeloğlu, aile kurumunun çok önemli bir kurum olduğunu vurguladığı konuşmasında, bu konuda başta Nuh aleyhisselam olmak üzere bütün peygamberlerin ve Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v.) in tüm insanlığa örneklik teşkil ettiğini söyledi. Lut aleyhisselam ile Nuh aleyhisselamın her ikisinin de hanımı iman etmemişler, bunlar nasla sabit. Ama her iki peygamber de hanımlarını buna rağmen boşamamıştır. diyen Ömer Döngeloğlu evlilik konusundaki açıklamalarına şöyle devam etti: Nuh peygamberin karısı insanların karşısına çıkıp Bu Nuh a inanmayın! Peygamber olsa idi, bir kere önce ben kendim inanırdım diyerek onun aleyhinde çalışıyordu. Nuh aley- hisselam buna rağmen sabretmiş ve karısını boşamamıştır. Ey Nuh peygamber! Sen buna yüzyıllardır nasıl dayandın? Döngeloğlu Peygamber Efendimizin aile hayatından ve hanımları ile münasebetlerinden örnekler sunduğu konferansında şunları söyledi: Allah Resûlü onlar bizim ilim ordumuz diye nitelendirdiği Ashab-ı Suffe yi savaşa götürmezdi ve Peygamberimiz ganimetleri onlara vermeyi adamıştı. Hz. Aişe annemizin organizesiyle hanımları Peygamberimizden ev eşyası istediler. Fakat Efendimiz, ganimetleri, ashab-ı suffeye dağıtacağını söyledi ve onlara Siz dünya hayatının süsünü benden istemeyin. Allah tan ahiretiniz için hayırlı şeyler temenni edin. dedi. Peygamberimizin hanımları da O nun bu isteğine itiraz etmedi. Peygamberimizin hanımları, yani bizim annelerimizin insani zaafları da vardı ve bir gün Peygamberimiz e karşı tavır aldılar. Fakat Peygamberimiz çok üzüldü ise de ailesini korudu, yıkmadı. Ömer Döngeloğlu, Kerbela ile ilgili konferansında ise, önce ehl-i beyt tanımlamasının anlamını ve bu tanımlamaya kimlerin girdiğini açıkladı. Peygamber Efendimiz bir gün cübbesinin altına Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin i aldı. Allahım! ehl-i beytim bunlardır. Bunlardan kiri, hatayı, günahı sil, onları tertemiz et Yarabbi! diye dua etmiştir diyen Döngeloğlu bu ehl-i beytten Hz. Ali nin şehit edildiğini, Hz. Hüseyin in de Kerbela da alçakça katledildiğini söyledi. Hz. Hüseyin i 72 kişi ile birlikte katleden insanların Müslüman olmasına rağmen bu vahşeti işlediğini, dolayısıyla fitne ve fesadın insanları doğru yoldan çıkarabileceğini söyledi. Müslümanlar görüş ayrılıklarını değil kardeşliklerini pekiştirmeli Ruhr-A Bölgesi Werl Teşkilatı Kerbela Programında konuşuşan Muhittin Aksoydan Müslümanların kardeşliğine vurgu yaptı. Arlberg Bölge Eğitimcileri Wörgl de toplandı Avusturya Arlberg Bölgesi Genişletilmiş Bölge Yatılı Eğitim Toplantısı çeşitli konulardaki seminerlerle Tirol Wörgl da yapıldı. Abdullah Alkan Werl Teşkilatı (Önder e.v. Werl) tarafından düzenlenen programda Kerbela nın yanı sıra aşure günü konusu da işlendi. Sunuculuğunu teşkilatın Eğitim Başkanı Aziz Doğan ın yaptığı programda Dernek Başkanı Adnan Alkan misafirlere katılımları içın teşekkür ettiği bir açılış konuşması yaptı. Werl de ilk defa böyle bir program düzenlendiğine işaret eden Adnan Alkan, önümüzdeki yıllarda bu programı bir gelenek haline getireceklerini söyledi. Nihat Gümüş de programın konusu ile ilgili olarak kısa bir bilgilendirmede bulundu. Çeşitli ilahilerin ve ezgilerin de yer aldığı programında teşkilatın öğrencilerinden Hümeyra Top un Kerbela ya Mektup, Melike ve Eda Eroğlu nun Kerbela isimli şiirleri izleyenleri oldukça duygulandırdı. Programda, bu sene IGMG Ruhr-A Bölgesi birinci kafilesi ile hacca giden bazı hacıların, hac izlenimleri ve duygularını anlattıkları bir bölüm de yer aldı. İlahiyatçı Muhittin Aksoydan hoca, Kerbela ve Kerbela dan alınacak dersler üzerine bir konferans verdi. Aksoydan, öncelikle Kerbela ya nasıl gelindiğini, hadiselerin nasıl geliştiğini anlattığı konferansında, Kerbala faciasının yaşanmasının asıl sebebinin, insanın yapısında bulunan asabiyet duygusuna, makam ve mevki hırsına yenik düşmesi olduğunu ifade etti. Aksoydan şöyle konuştu: O insanlar, insanoğlunun yapısında var olan bu özelliklerini aşmakta zorlandıkları için Kerbela yaşandı ve hâlâ günümüzde, ne yazık ki, İslam kardeşleri arasında Kerbela yaşanmaya devam ediyor. Muhittin Aksoydan o zamanlarda yaşanan olaylarla günümüzdeki bazı olayları da birbirleri ile karşılaştırdı ve Müslümanların, ayrılıklara düşmek yerine kardeşliklerini kuvvetlendirici vesileler oluşturmaları gerektiğini söyledi. Volkan Vural Toplantıya Bölge Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte, cemiyet başkanları, cemiyetlerin teşkilatlanma, eğitim, sosyal hizmetler başkanları ve gençlik teşkilatları yönetim kurulu üyeleri katıldı. Toplantıda Arlberg Bölge Başkanı Kemal Küçük de hazır bulundu. İki gün süren toplantıya Dr. Yusuf Işık, Teşkilatlanma Başkan Yardımcısı Mehmet Ateş, Sosyal Hizmetler Başkan Yardımcısı Süleyman Yılmaz ve Genel Sekreter Yardımcısı Engin Karahan katıldı ve ilgili birimler üzerine seminer verdi. Toplantıda Bölge Başkanı Kemal Küçük, toplantının amacını açıklayan bir konuşma yaptı. Bölge birim başkanları da birimlerinin yaptığı hizmetler ve planladıkları yeni programları anlattı. Seminerlerin ilki Dr. Yusuf Işık tarafından verildi. Işık, Peygamberimizin (s.a.v.) hayatından kesitler sunduğu seminerinde, yaptığımız çalışmalarda örnek almamız gereken kişinin Peygamber Efendimiz olduğunu belirtti ve bunun için de O nun hayatının her yönüyle incelenmesi, okunması gerektiğini söyledi. Mehmet Ateş de teşkilat yapısını ve bu konuda dikkat edilmesi gereken hususları izah etti. Sosyal hizmetler hakkında bir sunum yapan Süleyman Yılmaz da çalışma ve hizmetlerin insanlığa hizmet şuuru ile yapılması gerektiğine vurgu yaptı. Engin Karahan ise Genel Sekreterlik çalışmaları hakkında bilgiler verdi ve çalışmaların resmî olarak ve hukuk çerçevesinde nasıl yapılacağını izah etti. Toplantının ikinci gününde çeşitli konuların müzakereleri yapıldı. İdarecilerin, dilek temennilerinin de alındığı bu oturum sonrasında Bölge Başkanı Kemal Küçük bir değerlendirme yaptı. Toplantı Kur ân-ı Kerîm okunması ile sona erdi.

16 16 Bölgelerimizden camia 28 Aralık 2012 Camilerin uzun geceleri... Viyana İslam Federasyonu tarafından bu sene ikincisi düzenlenen Camilerin Uzun Geceleri programları büyük ilgi gördü. Camilerin tanıtıldığı programlarda çeşitli paneller ve seminerler de yer aldı. Viyana İslam Federasyonu Camilerin Uzun Geceleri (Lange Nacht der Moscheen) adı altında yürüttüğü tanıtma programlarına devam ediyor. Büyük ilgi gören ve bu sene ikincisi 11 farklı camide düzenlenen programlarda entegrasyon ve kimlik, İslamofobya, Müslümanların cihad anlayışı, medyada İslam, İslam ve kültür, din-devlet ilişkileri gibi çeşitli konularda da paneller ve seminerler düzenlendi. Panellerin her biri İslam Federasyonuna bağlı bir camide gerçekleştirildi. Dr. Abdurrahman Reidegeld, Univ.Prof. Dr. Rüdiger Lohlker, Dr. Baruch Wolfski, Teolog Ernst Fürlinger, Dr. Almir İbriç, Ümit Vural, Dr. Michael Luger, Dr. Stefan Beig, Dr. Thomas Schinidinger, Dr. Mustafa Yıldız, Dr. Zeliha Dağdepen, Hacer Bayram gibi çeşitli ilim insanları ve Müslüman camiada tanınmış şahısların konuşmacı olarak katıldıkları panellerde ziyaretçiler, Müslümanları ve İslam ı doğrudan Müslümanlardan öğrenme imkânına kavuştu. Tanıtma ile birlikte Dışilişkiler Başkanlığının (Kollegium für Öffentlichkeitsarbeit) hazırladığı programlarda camilerin mimarî yapıları ve cami içinde yer alan çeşitli kısımlar tanıtıldı. Kürsü, minber, rahle ve tesbihlerin ne anlama geldiği ve nasıl kullanıldıklarının anlatılmasından sonra ziyaretçiler de sorularına cevap aldılar. Bu bilgilendirmelerden sonra ise tartışma panel ve seminerlere geçildi. Panellerde konuşmacılara soru sorma imkânı da verildi. Ziyaretçilerin bir kısmının hâlâ belirli önyargılarla soru sormaları dolayısıyla, bu tür bilgilendirme programları, karşılıklı tanışma ve anlaşmaya da zemin oluşturdu. Programlarda ziyaretçilere İslam ve Avusturya daki camilerle ilgili bilgilendirme broşürleri ile Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hayatını anlatan Almanca bir kitap ve gül hediye edildi. Camilerin Uzun Geceleri programları akşam saat de başladı, gece saat ye kadar sürdü. Düsseldorf Kadınlar Teşkilatı 5 yıllık çalışma programı yaptı Düsseldorf Bölge Kadınlar ve Kadınlar Gençlik Teşkilatı; bünyesindeki şube, teşkilatlanma, sosyal hizmetler, eğitim, tanıtma ve üniversiteliler birimi başkanları ve sorumlularının katıldığı bir toplantı yaptı. Zehra Karataş Düsseldorf Bölge Kadınlar Teşkilatı ve Kadınlar Gençlik Teşkilatı bu yılın ilk Birim Eğitim Toplantısını Wesel de Hotel Bürick te gerçekleştirdi. Bölgeye bağlı 18 şubeden 120 yi aşkın görevlinin katıldığı toplantıya şubelerin Kadınlar Teşkilatı ve Kadınlar Gençlik Teşkilatı sorumluları katıldı. Eğitim Toplantısı, Emine Aslan ın okuduğu Kur ân-ı Kerîm ve okunan ayetlerin mealiyle başladı. Bölge Kadınlar Teşkilatı Başkanı Hatice Yavuz ve Kadınlar Gençlik Teşkilatı Başkanı Zeh- ra Karataş açılış konuşması yaptı. Konuşmaları müteakiben ise Kadınlar Teşkilatı ve Kadınlar Gençlik Teşkilatı birim başkanları ayrı ayrı odalarda birim eğitim toplantılarını gerçekleştirdi. Toplantıda Genel Merkez Kadınlar Teşkilatı görevlileri de vardı. Kadınlar Teşkilatı İrşad Başkanı Tünay Ermiş, Kadınlar Teşkilatı Eğitim Başkanı Handan Yazıcı, Kadınlar Gençlik Teşkilatı Başkanı Fatma Gündüz, Kadınlar Gençlik Teşkilatı Sosyal Hizmetler Başkanı Ayşe Aslan, Düsseldorf Bölgesi Sosyal Hizmetler Başkanı Nihat Südemen ve Tanıtma Başkanı Bektaş Köroğlu kendi birimlerinin çalışmaları ile ilgili bilgilendirme yaptılar ve ders verdiler. Birim Başkanları Eğitim Toplantısında 5 yıllık çalışma hedeflerinin de programlaması yapıldı. Altı birimin her biri gelecek 5 yılda yapmayı planladığı çalışmaları gruplar halinde hazırladı. Birimlerin kendi aralarında yaptıkları birim planları ve eğitim çalışması sonrasında ise toplantıya katılan tüm görevlilerin hazır bulunduğu, Müslüman ın hayatında ibadetin önemini anlatan iki farklı seminer, Tünay Ermiş ve Handan Yazıcı tarafından verildi. Sorun değil, çözüm bulmalıyız Güney Bavyera Bölgesi 2. Şube Başkanları Toplantısı yapıldı. Eğitim Başkanı Ekrem Kömürcü de toplantıya katılarak sorunların değil, çözümün parçası olunması gerektiğini söyledi. Arif Rıdvan Kökten İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Freising Cemiyetinin toplantı salonunda gerçekleştirilen Güney Bavyera Bölgesi 2. Şube Başkanları Toplantısına şube başkanlarının yanı sıra, şube eğitim başkanları ve şube Hasene sorumluları ile IGMG Genel Başkan Yardımcısı ve Eğitim Başkanı Ekrem Kömürcü katıldı. Bölge Yürütme Kurulundan eğitim, irşad, Hasene, Cenaze Fonu, teftiş kurulu ile teşkilatlanma başkanlarının bölge çalışma programlarını sunduğu Şube Başkanları Toplantısında, Güney Bavyera Bölge Başkanı M. Tayyip Sayan, bölge ve cemiyet toplantıla- rının çok önemli olduğunu, Müslümanların Arafat ta vakfe yapması ile Allah rızası için yapılan bu tür toplantılar arasında bir bağ olduğunu söyledi. Oradaki dua ile şubelerimizdeki hizmet birbirlerini bir tesbih taneleri gibi bağlar diyen Tayyip Sayan, bölge ve şubelerin verdiği hizmetlerin giderek daha da çoğalmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. IGMG Sosyal Yardımlaşma Derneği Hasene Kurban Kampanyasına katkıda bulunan ve bu konuda ödüllendirilen Ingolstadt, Münih Merkez, Münih Berg am Laim ve Bobingen cemiyetlerini tebrik eden Sayan, IGMG olarak Müslümanların her hizmetine koşmaya devam edeceklerini söyledi. Bölge Başkanlığı da bu şubelere teşekkür plaketi takdim etti. Toplantıya Genel Merkez adına katılan Eğitim Başkanı Ekrem Kömürcü İslami çalışmaların süreklilik arzettiğini, bir şubede bir toplantı yapılınca işlerimizin bitmediğini, hizmetlerin sonuçlarının ancak gelecek nesillere aktarılması ile bir rahatlama olabileceğini söyledi. Şimdi yetişen neslin sadece kendini düşünen bir nesil olarak yetiştiğini de ifade eden Kömürcü, Müslüman nesillerin İslami kimliklerini geliştirme ve muhafaza etme görevini yaparken de, bu çalışmaların hikmetli bir şekilde yapılması gerektiğini söyledi. Rabbimiz, bizden orta yollu gitmemizi istiyor. Ona göre teşkilat çalışmalarımızı, sloganlarımızı, söylemlerimizi düzenleyeceğiz. diyen Kömürcü, teşkilatın sorumluları olarak, problemin bir parçası değil çözümün bir parçası olunacağını söyledi ve Biz çözüm üretmek zorundayız. Herhangi bir yerde problem varsa buna en iyi Millî Görüş çözüm bulur dedirttirmemiz gerekiyor. dedi. Şube başkanları ile şube eğitim başkanlarının çeşitli sorularının cevaplandırıldığı ve önerilerinin alındığı toplantı Kur ân-ı Kerîm okunması ile son buldu.

17 camia 28 Aralık 2012 Hasene 17 IGMG Sosyal Yardım Derneği Hasene Türkiye Şubesi açıldı 2 yılı aşkın süredir yürüttüğü kampanya ve projelerle 60 ı aşkın ülkede, milyonlarca mazlum ve mağdura uzanan IGMG Sosyal Yardım Derneği Hasene Türkiye de şube açtı. Türkiye şubesi Hollanda, Avusturya, Fransa, Danimarka, İsviçre ve Somali den sonra Hasene nin açılan 7. şubesi oldu. Hasene nin İstanbul daki Türkiye Şubesinin açılış programında IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, IGMG Onursal Başkanı Yavuz Çelik Karahan, İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu, İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi Müdürü Emir Eş, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu ve bazı yardım kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri, gazeteciler, Hasene Derneği Başkanı Mesud Gülbahar hazır bulundu. Türkiye de mazlum ve mağdur kardeşlerimizin yanında yer almaya devam edeceğiz İçerisinde Hasene ifadesi geçen Fussilet suresi 30 ila 36. ayetlerinin okunmasıyla başlayan programda kısa bir konuşma yapan Başkan Mesud Gülbahar, Avrupa da birçok ülkede şube açtıklarını söyledi ve Mazlum ve mağdurlara uzanan el ve bu elin Avrupa dan dünyadaki mazlumlara açılımına niyet ederek 1 Ekim 2010 tarihinde kurulan derneğimiz, özellikle son yaptığımız Kurban Kampanyası nda 64 ülkedeki mazlum ve mağdurlara ulaşmanın heyecanını yaşamış ve bu görevi en iyi şekilde yerine getirip emanetleri sahipleri olan mazlum ve mağdur kardeşlerimize ulaştırmıştır. Merkezi Almanya da bulunan derneğimizin Avrupa da birçok ülkede şubesi bulunuyor ve bugün ise Türkiye Şubemizin açılışı için buradayız. dedi. Avrupa ya göç etmiş olan insanlarımız değerlerini kaybetmeden, Türkiye ile bağını koparmadan hayatını devam ettiriyor diyen Gülbahar sözlerini şu cümlelerle sürdürdü: Avrupa da yaşayan insanımız Türkiye deki akrabalarına karşı, eş ve dostlarına karşı devamlı yardımlaşma içerisinde bulunmuştur. Van da meydana gelen depremin akabinde bölgeye taşıdığımız yardımlar da bu dayanışmanın bir örneğini gösterir niteliktedir. Depremin ardından yaptığımız yardımlar ile Van da her 5 aileden 1 aileye ulaştık. Bu dünya bize büyüklerimizden miras kalmadı; bizler bu dünyayı bizden sonrakilerden emanet aldık Keşmir atasözünü hatırlatan Gülbahar, sözlerini Türkiye de yaşayan mazlum ve mağdurların yanında Hasene Derneği Başkanı Mesud Gülbahar IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün daha fazla yer almaya çalışacaklarını ifade ederek tamamladı: Son yaptığımız Kurban Kampanyası yla 60 ilde dağıtımlarımız oldu ve bu hizmeti 17 ilde valiliklerimizle çalışarak ifa ettik. Hasene Türkiye Şubemizle Türkiye de yaşayan mazlum ve mağdurların yanında daha fazla yer almaya çalışacağız. Açılışta bulunamayan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Van Valisi Münir Karaloğlu, Düzce Valisi Adnan Yılmaz, Bingöl Valisi Mustafa Hakan Güvençer, Ordu Valisi Orhan Düzgün, Sakarya Valisi Mustafa Büyük, İstanbul Büyüksehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve bazı sivil toplum kuruluşları selamlama mesajlarıyla programa katıldı. Hayatımızı güzelleştirirsek ölümümüz de güzelleşecek Hasene nin tanıtım filminin gösteriminin ardından kürsüye gelen IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, programa davet edildiklerinden dolayı teşekkürünü ifade etti ve Hasene kelimesinin neler çağrıştırdığına değindi: Hasene, yüzleri güldürür, hayırları yayar; kanın, barutun, anarşinin, terörün olmadığı bir dünyayı öngörür... Her türlü felaketin, iç kavgaların olmuş olduğu bir dönemde Hasene mazlum ve mağdurların yüzlerini güldürmek için onlara uzanan bir gönül köprüsü oldu. Dünyanın 64 ayrı ülkesine giden Hasene gözlemcileri sadece 5 kilo et vererek, 10 kilo gıda yardımı yaparak insanları bir yıl doyuramayacakları bilinciyle çalışmalarını sürdürdü. Bu çalışmalar insanlığın ölmediğini gösteren çalışmalardır. Efendimiz Yarım hurma dahi olsa vererek kendinizi ateşten koruyunuz buyurmuştur. Aslında biz Hasene nin güzellikleriyle kendimizi, ailemizi; özellikle de hesabımızı kolaylaştırmak, ahiretimizi güzelleştirmek için bu çalışmaları yapıyoruz. Hasene güzelleştirmek demek; sadece bu dünyayı değil, ahireti de güzelleştirmek demek. Hasene Türkiye deki mazlum ve mağdurların da hayır duasını almak için burada şubesini açtı. İnsanlığın huzuru için, yeryüzünde adaletin tesisi için bu çalışmalar artarak devam etme- İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu lidir. Kişi nasıl yaşarsa öyle ölür. O yüzden biz hayatımızı güzelleştirerek ölümümüzü güzelleştireceğiz. İnsanların özellikle ümitlerini yitirdiği bir anda ümitlerini yeşertmekte bu tür çalışmaların önemli olduğuna değinen Ergün, Hasene nin son kampanyası kurban çalışmalarına dair ise, Hasene; Avusturalya dan Kanada ya, İtalya dan Norveç e, İsveç den İsviçre ye, Almanya dan Hollanda ya değin Müslümanların artık gurbet diyarı değil, anavatan olarak kabul ettikleri bu ülkelerde, 130 bini aşkın kurban bağışı toplayarak ve başta Türkiye miz olmak üzere dünyanın 64 ayrı ülke ve bölgesinde 300 ü aşkın gözlemcinin nezaretinde dağıttı. dedi. İsmi güzel bir dernekle karşı karşıyayız IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün ün ardından kürsüye gelen İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu ise Hasene isminin güzelliğine değindi ve şunları söyledi: İsmi güzel bir dernekle karşı karşıyayız. Emaneti doğru insanlara aktarma hususunda üzerine almış olduğu görev dikkate alındığında çok güzel bir misyonu ifade eden bir isim. Bu isimle inşallah kıyamete kadar hizmet etme imkânı olur. Dokucu, yardım faaliyetlerinde yardım yapanların da çok ciddi kazanımları olduğunu şu cümlelerle dile getirdi: Sivil toplum kuruluşlarının her birinin bir hedef kitlesi var; kimisi sağlıkla, kimisi fakir fukarayla, kimisi ise zulme uğrayan insanlarla daha fazla ilgileniyor. Amaç o insanların hizmet alması gibi gözüküyor ama bu çalışmalara aslında, gerek parasıyla, gerek zamanıyla, gerek diğer destekleriyle katkı sağlayan insanların daha çok ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Biz bu tür çalışmalarla hem topluma, hem insanlığa varolan borcumuzu onlar vasıtasıyla gidermiş oluyoruz. Bu noktada ben Hasene ye anayurda yaptıkları ve yapacakları yardımlardan, katkılardan dolayı tebriklerimi iletmek istiyorum. Hasene Türkiye Şubesi ne destekleri olabilirse memnun olacaklarını söyleyen Dokucu yardımlar hususunda yapılacak çok iş olduğunu şu cümlelerle ifade etti: Çok sayıda sivil toplum kuruluşu var; ancak ümmetin coğrafyası bir taraftan, zulme uğrayan insanların sayısı bir taraftan dikkate alındığında, yapılacak işin ve yerin çokluğu yanında az kalmaktadır. Bu coğrafyada yapılacak her noktada çok iş olduğunu biliyoruz. Dünyadaki mazlum ve mağdurların ihtiyaçlarını, açlığını birkaç gün ya da birkaç hafta gidermek aslında sorunu çözmüyor; ama bir anlamda bir merhem oluyor. Açılışta görsel ve yazılı basından da davetliler bulundu. Program şube açılışı için kurdalenin kesilmesiyle nihayetlendi.

18 18 Mercek Altında camia 28 Aralık 2012 IGMG Mali İşler Başkanı Hakkı Çiftçi ile konuştuk Bizi kuvvetli kılan gücümüzü tamamen kendi cemaatimizden almamızdır İlknur Küçük Sayın Çiftçi, IGMG gibi büyük bir kuruluşun giderleri çok olacaktır. Teşkilatımızın giderleri nasıl karşılanıyor? Söze öncelikle camia dan başlamak istiyorum. Düzenli yayınlanan bültenimiz olması itibari ile, teşkilat olarak biz camia ya çok önem veriyoruz. Çıkan sayılar itibariyle çok güzel bir dizayn, içerik olarak da gayet güzel, tebrik ediyorum. Sorunuza gelince; Batı Avrupa da IGMG nasıl kurulmuş, nasıl bu yerlere gelmiş? noktasından hareket etmek gerekir. Batı Avrupa ya olan Müslüman işçi göçüyle beraber, Müslüman topluluk burada farklı bir kültür içinde yaşamaya başladı. Bu çerçevede de insanımız başta ibadetler bağlamında; dinî ihtiyaçlarının, kültürel ihtiyaçlarının, dayanışma ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla küçük dernekler kurdular. Bu derneklerle, ev sohbetleri ve özellikle işçi yurt larında yapılan çalışmalarla teşkilatımızın ilk nüvesi atıldı. Teşkilatımız bugün devasa bir güce, devasa bir yapıya kavuştu. Bütün bunların temelinde yatan yukarıda değindiğimiz gibi insanımızın ihtiyaçlarıdır. Bundan dolayı da tüm faaliyetlerimizde hiç bir finansman sıkıntısı çekmiyoruz, insanımız bunu karşılıyor. Zaten bu yönüyle IGMG güçlü bir sivil toplum kuruluşudur. Teşkilatımızın, gücünü tamamen kendi tabanından, kendi cemaatinden alması bizi güçlü kılmaktadır. Hiç bir surette şu ana kadar, biz şu faaliyeti yapalım ama bunun finansmanını nereden karşılayacağız diye düşünmemişizdir. Teşkilat olarak bu konularda gayet rahatız. Biz biliyoruz ki, insanlarımızı temsilen burada bulunmaktayız. Bu doğrultuda tüm faaliyet alanlarımız insanımıza yöneliktir; cemaatin talepleri çerçevesinde yapılmaktadır. Dolayısıyla yapmak istediğimiz tüm faaliyetler noktasında hiç bir sıkıntı çekmeden finansman sağlamaktayız. Yani bu soruya cevap olarak şunu anlıyoruz; gelirleriniz tamamen cemaatimiz tarafından bağışlar ve üyelik aidatları şeklinde karşılanıyor. Tabii, teşkilatımızın idari giderlerini karşıladığımız gelirlerimizin başında merkez üyeliği gelmektedir. Bu aynı zamanda bizim açımızdan bir aidiyet duygusunun göstergesi, bir aidiyet tescilidir. Bunlar da yine burada çeşitli alanlarda insanımızın ihtiyaçlarının giderilmesi, okulların açılması ve özellikle eğitim kurumlarının daha da kurumsallaşması amacıyla yapılan çalışmalardır. Eğer yeni bir faaliyet yapılacaksa, bunun için de merkezde bir bütçe yoksa onun için ayrı bir kampanya yaparak insanlara duyuruyoruz, insanlarımız da gerekli rağbeti ve ilgiyi gösteriyorlar. Mali İşler Başkanlığı sadece Genel Merkez gelir giderlerinden mi sorumlu? Yoksa bölgeler ve şubelerle ilgili de sorumluluk sahibi mi? Mali İşler Başkanlığımızın iki ana görevi vardır. Birincisi teşkilatın tüm gelir sağlayan birimleriyle, harcamalar yapan muhasebe Etrafımıza dikkatlice bakalım. Etrafımızda ciddi bir potansiyel söz konusu. İnsanlar mali ibadetlerin ifasında teşkilatımızı tercih edebilecek konumdalar. Ancak sadece bu insanlara gitmek gerekiyor. Hassaten cami içerisindeki insanlara da konunun önemini tekrar tekrar hatırlatmak ve anlatmak gerekiyor. Bu özellikle idarecilerin, üyelerin, teşkilatın ve bu davaya gönül vermiş insanların başlıca görevidir diye düşünüyorum. birimi ve diğer birimler arasındaki koordinasyonu sağlamaktır. İkincisi ise, Genel Merkez, bölge ve cemiyetler arasındaki muhasebelerde yine koordinasyonu sağlamak ve bu arada teşkilat içerisinde gerek aşağıdan yukarıya; cemiyetlerden, bölge ve merkeze, gerekse merkezden, bölge ve cemiyetlere yapılan tüm para hareketlerinin yapısıyla ilgili mali hukuka daha uygun, olgun bir muhasebe yapısının oluşturulmasını kapsamaktadır. Bölgeler ve şubelerimize mali konularda danışmanlık yapıyor musunuz? Tabii biz buradan bölge ve cemiyetlerimize Genel Merkez bünyesindeki uzman elemanlarımız aracılığı ile danışmanlık hizmeti veriyoruz. Zaman zaman da ihtiyaç duyulduğunda teftişlere gidiyoruz. Tabii teşkilatımızın federatif yapısı ve dolayısıyla bölge ve cemiyetlerimizin ayrı tüzel kişilikler olması sebebiyle, her bir birim kendi muhasebesiyle ilgili maliyeye karşı sorumludur. Diyelim ki, herhangi bir camimizde mali işlerle alakalı bir sorun oluştu ya da akıllarına takılan bir konu oldu, hemen size danışmanlık noktasında başvurabiliyorlar mı? Elbette. Mali İşler Başkanlığı bünyesindeki uzman muhasebeci arkadaşlarımız ve avukatımız tarafından ele alınıyor. Teşkilatımızın kendi giderlerinin yanı sıra, insani yardım çalışmaları ya da Bosna gibi farklı ülkelerde maddi külfeti olan hizmetler sunuluyor. Gelir tüm bu giderleri karşılıyor mu? Bosna daki yurtlar olsun diğer konular olsun, bunlar tabii ki, özel eğilim gerektiren hususlar oluyor. Teşkilatımız, kuruluşundan bu yana özellikle ümmetçi bir anlayışa sahip olması, hassaten de tüm insanları inanç bağlamında kardeş kabul etmesinden hareketle nerede bir sıkıntı varsa oraya her zaman yardım götürmüştür ve götürmektedir. Örneğin, bu yıl yüklü bir miktar fitre ve zekat parasını doğrudan gıda yardımı ve özellikle Bosna da bir aş evinin kurulması için ayırmış bulunmaktayız. Bu kaynak da kısmen fitre ve zekat fonundan, kısmen farklı fonlardan bahsettiğimiz bu özel kampanyalardan sağlanıyor. Veyahut da doğrudan gönüllü olan iş adamlarımızın katkıları da söz konusu olabiliyor. Bazen iş adamlarımız komple bir proje üstlenip yürütebiliyorlar. Bu tür imkânları da kendilerine sağlıyoruz. Muhasebe hesaplarının kontrolü nasıl sağlanıyor? Bölge ve cemiyetlerimize yönelik hem danışmanlık hem de rehberlik hizmetlerimiz var, hem de teftiş boyutları var. Bunlar farklı şeyler. Yeri geldiğinde danışmanlık ve rehberlik yapıyoruz. Rehberlik olarak mesela, tüm muhasebe kayıtlarının nasıl tutması gerektiği, bilgisayar programları ve çizelgelerin nasıl olması gerektiği gibi konularda, burada yaptığımız eğitim dahilinde kendilerine destek sağlıyoruz, yol gösteriyoruz. Danışmanlık olarak da sorularına cevap veriyoruz. Teşkilatımız i bulan bir cemaat sayısına sahip, dolayısıyla da mali ibadetlerin yapılması noktasında büyük bir potansiyel söz konusu. Biriminiz vasıtasıyla cemaatimizin mali ibadetlerini ifa etmelerine imkân oluşturuluyor. Sizce cemaatimiz bu imkânı yeterince değerlendiriyor mu? Bu teşkilat büyük bir teşkilat. Batı Avrupa başta olmak üzere Kanada ve Avustralya dahil 11 ülkede faaliyet gösteriyoruz. 521 camii var. Tatil günlerinde özellikle civarında insan bizim camilerimizde namaz kılmakta. Bu da ciddi bir sayı. Yani Batı Avrupa da yaşayan özellikle Türkiye kökenli insanların 4 milyon civarında olduğunu düşünüyor olursak, bu camilere gelen insanların ailelerini de sayarsak ciddi bir rakam oluşturduğunu doğrudan görebiliriz. IGMG olarak insanlar / Müslümanlar arasında mezhep, meşrep ayrımı yapmıyoruz. Bu durum bizim her kesimle iletişim içinde olmamızı sağlıyor. Bu da bize ayrı bir avantaj sağlıyor. Çünkü Sen şu şekilde değilsin, bizden değilsin anlayışına sahip değiliz Allah a hamd olsun. Oturup da çok basit rakamlarla hesap yaptığımızda ise teşkilatımızın, genelde sunmuş olduğumuz faaliyetlerin alanları, faaliyet kalemleri ve faaliyet kapsamları bunun mukabilinde ise genel merkeze intikal eden yardımlara, gelirlere veya fitre, zekat, sadaka, infak gibi mali ibadetlere baktığımızda burada çok daha fazla bir potansiyelin var olduğunu bilmekteyiz, görmekteyiz. Mesela, bazı çalışmalarda bu potansiyelimizin sadece %20 sini kullanıyoruz. Özellikle burada, Batı Avrupa da yaşamakta olan kardeşlerimizin kendi konumlarını tekrar sorgulamaları gerekiyor, burada kalıcı olduğumuzu ve

19 camia 28 Aralık 2012 Mali İşler Başkanlığı Mercek Altında 19 bu ülkelerin bir ferdi olduğumuzu yani buralı olduğumuzu hepimiz biliyoruz. Bütün bunlar da başta mali ibadetlerin ifasında öncelikle buradaki hizmetlerin, buradaki teşkilatların tercih edilmesini gerektiriyor. İkincisi ise diğer boyutları yani kalite ve kalifiye olarak araştırılması ve geliştirilmesi gereken hizmetlerin geliştirilmesi için ihtiyaç duyulan ek finansmanın sağlanmasında ayrıca çaba göstermemiz gerekiyor. Çünkü bu teşkilatların varlığı çok çok önemli Batı Avrupa da. Özellikle IGMG birçok boyutu ile birçok konuda denge unsurudur Müslümanlar açısından. Bizim varlığımız yalnız bizim açımızdan değil, diğer Müslümanlar açısından da muhasebesini yapmak lazım. Özellikle idarecilerimizin, üyelerimizin ve cemaatimizin bu noktada kendilerini muhasebe etmesi gerekli. Bu meyanda tercihlerimizi kullandığımız takdirde teşkilatımıza gelecek olan, sağlanacak olan mali katkıların çok daha büyüyeceğini, kat kat misliyle artacağını ve hizmetlerin de aynı oranda artacağını ve yeni nesillerimize çok daha güzel bir yarınla gelecek hazırlayabileceğimize inanıyoruz. Şunu hep idarecilere tavsiye ediyorum: Etrafımıza dikkatlice bakalım. Etrafımızda ciddi bir potansiyel söz konusu. İnsanlar mali ibadetlerin ifasında teşkilatımızı tercih edebilecek konumdalar. Ancak sadece bu insanlara Biz paranın gücünün çokluğunda değil bereketinde olduğuna inanıyoruz. Biz ise paranın gücünün çokluğunda değil bereketinde olduğuna inanıyoruz. Bereket bizim için çok çok önemli bir kavram. mu iyi olan az infakla yetinebilir. Bu nedenle Abdullah b. Avf örneğini verdik. Herkes gücü nispetinde infak etmelidir. Maddi olarak daha fazla destek sağlansa, daha ne tür çalışmalar yapılabilinir? İslam medeniyetine baktığımızda tüm hayatın cami etrafında kurulu olduğunu görürüz. Medine ye göçün hemen ardından, toplumun tüm ihtiyaçlarının karşılanacağı yaşam alanları da caminin etrafında kurulmuştur. Aynı misali buraya uygulayacak olursak, burada da göç etmiş bir toplum var ve bunların da yaptıkları ilk iş camiler kurmak olmuştur. Bu camilerimizin ibadet ve eğitimin yanısıra, sosyal hayat bazında da tüm Müslümanların ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde geliştirilmesi gerekir. Mesela, Müslüman aileler hafta sonu tatil yapmakta zorlanıyor. Onlar için de spor tesisleri, birbirini tanıyabilecekleri yaşam alanları kurulması gerekir. Öğrenciler için yurtlar, yaşlılarımız için bakım evleri, ailelerinden alınan çocuklar için bakıcı aileler oluşturulmasına destek sağlamak gibi hayatı kapsayan tüm alanlarda, imkanlar nisbetinde girişimler yapılması gerekiyor. Bu hassasiyetlerin proje olarak insanımıza sunulması gerekiyor. Destek arttıkça bunların hepsi yapılabilir. İnsanlar bizlere destek olsunlar, buraya da gelip hesabını da sorsunlar. Tüm tekliflere de, tenkitlere de açığız. bir dengedir çeşitli boyutlarıyla. Dolayısıyla bu teşkilatın önemi her geçen gün artmaktadır. Biz kardeşlerimizden şunu rica ediyoruz; başta mali ibadetleri ifa ederken tercihlerimizi nasıl kullanıyoruz, buradaki ihtiyaçları ve buradaki neslin geleceğini dikkate alarak mı kullanıyoruz yoksa farklı duygularla mı yapıyoruz? İkincisi ise etrafımızdakileri teşvik edebiliyor muyuz? Mali ibadetlerin ifasında teşkilatı tercih etmelerini sağlayabileceğimiz organize olmamış geniş bir Müslüman kitlesi daha var. Yani bu kitleyi teşkilata yönlendirmek ve kazandırmak noktasında hangi faaliyetleri yapıyoruz? Bunların gitmek gerekiyor. Hassaten cami içerisindeki insanlara da konunun önemini tekrar tekrar hatırlatmak ve anlatmak gerekiyor. Bu özellikle idarecilerin, üyelerin, teşkilatın ve bu davaya gönül vermiş insanların başlıca görevidir diye düşünüyorum. Cemaatin maddi bağışlarında herhangi bir asgari miktar sınırı var mı? Böyle bir sınırın olması mümkün değil, zaten bu hiç bir zaman İslami de olmaz. Peygamber Efendimizin uygulamalarına da uygun değil. Abdullah b. Avf zamanında 2000 develik kervanını Allah yolunda feda ederken, diğer taraftan çocukların doyuramayan bir Müslüman a Efendimiz; Eğer iki hurman varsa birini infak et. Allah yolunda ver diye buyurmuştur. Dolayısıyla kimin gücü neye yetiyor ise insanların bu infakı sağlamaları gerekir. Önemli olan insanların egoizimden, bencillikten, dünya keyfinden ve tüm hayatı kendi istedikleri ve zevki etrafında tanımlamaktan vaz geçerek, dayanışma, kardeşlik, diğerkamlık ve diğer insanlar adına dert ve tasa taşıma, geleceğimiz adına endişe taşıma noktasında gösterdikleri duyarlılıktır. Bu, yerine göre zaruret içerisindeki insanın vermiş olduğu 1 avrodur. Biz Allah katında bu miktarın değerinin çok yüksek olduğuna, hem de teşkilat hizmetlerine de ciddi bir bereket sağlayacağına inanıyoruz. Biliyorsunuz, birçok medeniyette herşey matematikseldir. Biz ise paranın gücünün çokluğunda değil bereketinde olduğuna inanıyoruz. Bereket bizim için çok çok önemli bir kavram. Biz, pratik hayatımızda defaatle yaşamışızdır. Özellikle teşkilatlarımızın kuruluşunda,1983 sonrasındaki yapılanması sürecinde çok az miktarlarla çok büyük işler yapılmıştır. Bu, şu demek değildir ki, maddi duru- Sosyal Hizmetler Birimi Mali İşler Başkanlığı Hac-Umre ve Seyahat Birimi Mali İşler Başkanlığı, Genel Merkez gelir ve giderlerinin muhasebesinden sorumlu olmakla birlikte bünyesinde barındırdığı; Hac-Umre ve Seyahat, Sosyal Hizmetler, Muhasebe, Personel Dairesi ve İdari İşler ve IT birimleri ile geniş bir alanda çalışmalarını yürütmektedir. Sosyal Hizmetler Birimi, adaletsiz gelir dağılımının hüküm sürdüğü dünyada, zengin sayılanlar ile fakirler arasında bir köprü oluşturmaya gayret eder. Bu doğrultuda, Müslümanlardan toplanan bağış ve yardımlar hangi ırk ve dine müntesip olduğuna bakılmaksızın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaktadır. Cenaze Fonu, Zekat ve Fitre Fonu ve Genel Merkez üyeliği çalışmaları bu birim tarafından yürütülür. Cenaze Fonu, hem vefat edilen ülkedeki işlemleri, hem de nakil yapılacak ülkedeki hizmetleri yerine getirir, tüm resmî işlemleri ve dinî vecibeleri cenaze sahibi adına yürütür. Personel Dairesi ve İdari İşler Muhasebe Birimi IT Birimi Hac-Umre ve Seyahat Birimi, her yıl düzenlenen hac organizasyonunun yanı sıra yıl boyunca özel umre programları ve İslam beldelerini tanıtmak maksadıyla kültürel seyahatler düzenler. Birim IGMG Hac-Umre ve Seyahat Şirketi aracılığı ile hizmet vermektedir. Personel Dairesi ve İdari İşler, Genel Merkez bünyesinde çalışan bütün personelin; işe alınma, işten ayrılma, hastalık, emeklilik, yıllık izin gibi işlemleri ile ilgilenir, bu hususlarda ilgili yönetmeliğe göre çalışmalarını yürütür. Personelin kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar yapar. İdari İşler kapsamında da Genel Merkez bünyesinde yapılan tüm toplantıların organizesi ve Genel Merkez binasının, mekanının yönetiminden sorumludur. Muhasebe Birimi, Genel Merkez ve bölgelerimizin muhasebe kayıtlarından, IT Birimi ise Genel Merkez bilgi işlem ağından sorumludur.

20 20 Gençlik camia 28 Aralık 2012 Üniversiteliler Ortadoğu daki değişimleri tartıştı Akif Emre ye göre, iyice tüketime alışan toplumlar, çevreye verilen zararlara rağmen bir yandan rahatlarından vazgeçmek istemiyor, diğer yandan ise başkalarına da bu değişimi gerçekleştirmeyi yasaklıyorlar. Emre ye göre ahlaki değişimi de beraberinde getiren bu süreçte Budizm veya başka spritüel akımlar, küresel kapitalizmin içinde oluşan mistik ihtiyaçları karşılayan birer takviyeye dönüşmektedirler. Konuşmacıya göre, Müslümanların dinlerine bağlı olarak kalıcı değerler sistemi kurmaları ancak ertelenebilir, fakat engellenememektedir. Hâlâ geçerli olan değerlerin, takriben iki yüz yıllık bir düşüş sonrasında tekrar ihya edileceğinden bahsetmenin mümkün olduğunu savunan Emre, zamanımızda İslam dünyasında bir arayışın yaşandığını kaydetti. Akif Emre, düşünce, kimlik ve siyaset alanlarında var olan kaosun, Müslümanların kalıcı değerler sistemi ni inşa etmelerine vesile olacağını da belirtti. Böylesi bir sistemde hayat, insana ve isteklerine rağmen, insanı savunur ve korur şekilde tanzim edilecektir. Emre ye göre bu açıdan kapitalizmdeki özgürlük ile İslam daki özgürlük anlayışları farklıdırlar, zira insanın zaafları göz önünde bulundurulur. Bu ise ancak insanın dışında bulunan ilahi bir irade sayesinde mümkündür. Akif Emre, Arap Baharının etkenlerini tespit etmeden önce Cemil Meriç ten bir alıntı yaparak, bu tür halk hareketleri hakkında tarihçilerin on sene sonra kayıtlar yapmaya başladıklarını açıkladı. Dolayısıyla bugünkü gelişmelerin uzun vadeli sonuçları henüz belli değildir. Ayrıca toplumsal değişimlerin sadece bir tane değil, çok sayıda etkenlerinin bulunduğunu hatırlatan Emre, öncelikle kavram olarak Arap Baharının oryantalist bir yaklaşım olduğunun altını çizdi. Konuşmacı, bu kavramın Doğu nun durağanlığını, edilgenliğini içerdiğini, Müslümanların Batılı değerleri ve demokrasiyi yeni fark edip istedikleri tarzında bir yorumda bulunduğunu anlattı. Emre ye göre Mağrip ten Yemen e tüm devletlerde ortak özellikler bulunmaktadır ki, onları şöyle sıraladı: Yönetimler askeridir, hanedanlar gibi azınlıklar tarafından idare edilirler, dolayısıyla halkın siyasal özgürlükleri kısıtlıdır. Yer altı ve üstü zenginliklere sahiptirler. Buna rağmen halkları içinde ekonomik yoksulluk (duygusu) oluşmuştur, zira siyasi gücü suistimal edenler yer altı zenginliklerinden gelen gelirleri paylaşmamıştırlar. Tarihte bu ülkeler koloni olmuş, sonrasında ise koloni etmiş olan devletin şablonlarına göre devam yönetilmiştir. İslami hareketler gelişmemiş veya engellenmiştir. Dış güçler tarafından sivil toplum kuruluşları yoluyla kendi değerleri yayılmıştır. Kabul edilemeyecek hale gelen ekonomik sorunlara yönelik dış güçler tarafından kışkırtma organize edilmiştir ki, gelen yeni yönetim ile anlaşarak toplumun en önemli ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra hem siyaset hem zenginlikler üzerindeki kontrolün devam yürütülmesi hedeflenmiştir. Akif Emre ye göre Arap Baharı sürecinde siyasi değişimler olmuştur, fakat bunlar devrim değil, örgütsüz, lidersiz, ideolojisiz yani apolitik halk hareketleridirler. Halkın talebi, diktatörün gitmesiydi. Yeni yönetimlerin çoğu ise tekrar ülke içerisinde hiçbir kuruma hesap vermesi gerekmeyen iktidarlar meydana getirmişlerdir. Sonuç olarak Arap Baharında paradigma değişikliği olmamış, sadece şahıs değişikliği olmuştur. Yatılı Eğitim Seminerinin sonunda katılımcılara seslenen Üniversiteliler Başkanı Taner Doğan ise öncelikle katılımcılara teşekkür etti. Doğan, Üniversiteliler Biriminin hizmetlerini yoktan bugünkü duruma gelmesi için yaklaşık yedi sene boyunca emek sarf etmiş olan Celal Tüter i anarken, YES gibi hizmetlerin de onun çalışmalarının ürünü olduğunu hatırlattı. Taner Doğan, Ortadoğu daki siyasi ve toplumsal dönüşümü anlamak için Ortadoğu nun tarihini ve tarihe şekil vermiş olan şahsiyetleri doğru kaynaklardan okumak gerektiğini vurguladı. Doğan, devamında Ortadoğu daki ayaklanmalarla beraber İslam dünyasının entelektüel uyanışa ihtiyacı olduğuna ve bu uyanışın ilme önem veren bir kitleyle ancak gerçekleşebileceğine dikkat çekti. Köln Bölge Gençlik Teşkilatı ndan Meslek Bilgilendirme Günü Köln Bölge Gençlik Teşkilatı, orta öğretimi bitirmek üzere olan gençler için Meslek Bilgilendirme Günü düzenledi. T. C. Köln Başkonsolosluğu Çalışma Ataşeliği Sekreteri Bahtiyar Şimşek ile IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü nün katıldığı Meslek Bilgilendirme Günü ne yaklaşık 200 kadar genç katıldı. İskender Güngör İslam Toplumu Millî Görüş Köln Bölge Gençlik Teşkilatının organize ettiği programda çeşitli meslekler için birer tanıtım standı hazırlanarak gençlere, yönelmeyi düşündükleri branşlarla ilgili kafalarındaki soruların cevaplarını doğrudan muhataplarından alma fırsatı sunuldu. Köln Bölge salonunda yapılan Meslek Bilgilendirme Gününde bir konuşma yapan Bölge Gençlik Teşkilatı Üniversiteliler Başkanı Yusuf Güngör, henüz herhangi bir mesleğe eğilimi olmayan gençlerin, bu programla belirli bir perspektife kavuşacaklarını söyledi. Programda bir konuşma yapan T. C. Köln Başkonsolosluğu Çalışma Ateşeliği Sekreteri Bahtiyar Şimşek gençlerin bu programa ilgi göstermesinin kendilerini memnun ettiğini, maalesef göçmen kökenli gençlerin ve bunlar arasında Türkiye kökenlilerin Alman gençlere oranla daha az meslekî ve yüksek okul eğitimi aldıklarına işaret etti. Gerek bazı işverenlerin yanlı tutumu, gerekse bazı ailelerin yeterince desteklememiş olması, gençlerin de eğitime ilgisiz kalmaları bu üzücü sonuçların sebeplerinden sadece bir kaçıdır. diyen Şimşek şöyle devam etti: Burada hepimize görev düşüyor. İş ajansları olsun ticaret odaları olsun, dernekler olsun diğer makamlar olsun hepimizin görevi var. Ama, tabii her şeyden ziyade iş kendimize düşüyor. Konsolosluk olarak bizler, bu çalışmaları uzun zamandır takip ederek sizlere yardımcı olmaya çalışıyoruz. İyi bir yaşam kalitesi, iyi bir meslekle oluşur. Programa katılan gençlerle sohbet eden IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü de, kendi hayatından örnekler sundu. Programın sonunda Köln Bölge Gençlik Teşkilatı Başkanı Makina Mühendisi Yusuf Soysal, uzun bir çalışma sonrasında Meslek Bilgilendirme Günü gibi bir programı hazırlayan Gençlik Teşkilatına teşekkür etti bu bilgilendirme gününü niçin yaptıklarını, neyi amaçladıklarını, neden gençlerin meslek edinmesine yardım etmek zorunda oldukları gibi soruları cevaplandırdı. Meslek Bilgilendirme Günü programında genç kızlar için de özel bir bilgilendirme bölümü yer aldı. Bu bölümdeki bilgilendirmeyi Emine Elemenler çeşitli meslek dallarını tanıttığı sunumuyla yaptı. Bilgilendirme gününe katılan gençler de, Köln Bölge Gençlik Teşkilatı ekibine kapsamlı olarak hazırladığı bu program dolayısıyla teşekkür ettiler.

21 camia 28 Aralık 2012 Gençlik 21 Gençlik Eğitim Kursu Almanya dışı bölgelerde de başlatıldı Cennet Yılmaz IGMG Genel Merkez Kadınlar Gençlik Teşkilatı (KGT) çapında döneminde Almanya içi bölgelere yönelik gerçekleştirilen Gençlik Eğitim Kursu (GEK), Almanya dışı bölgelere yönelik olarak da başlatıldı. IGMG KGT bünyesinde Almanya dışı bölgelerde gençlere yönelik çeşitli proje ve programlarla bölge düzeyinde kaliteli çalışmalarını sürdüren idarecilerin kalitelerine kalite kazandırabilmeleri ve kendi bölgelerinde faal olan genç idarecilerini de eğitebilmeleri için çeşitli metodik, teknik, idari ve manevi alanlarda eğitilmelerini esas alan Gençlik Eğitim Kursu, Almanya içi bölgelere yönelik de aynı hedeflerle gerçekleştirilmişti. Bu kurslar vesilesiyle KGT bölge ve Genel Merkez idaresinde faal olabilecek olan kalifiye elemanlar yetiştirmiş ve çalışmalarına kalite katan değerli elemanlar kazanmıştır. Proje kapsamında, Almanya dışı bölgelerin Gençlik Eğitim Kursu katılımcıları ve sorumluları buluştu. Aynı başarıyı Almanya dışı bölgelerde de elde etme amacıyla başlatılan GEK e; Avusturya-Viyana, Avusturya-Linz, Avusturya-Arlberg, Belçika, Kuzey-Hollanda, Güney-Hollanda, Paris, Danimarka, Lyon, Doğu Fransa ve ayrıca Almanya içi bölgelere yönelik düzenlenmiş olan GEK e katılamamış olan Kuzey Bavyera bölgesinden olmak üzere toplam 32 kişi katıldı. Bu katılımcı idareciler, Genel Merkez KGT çapında düzenlenen GEK ten mezun olduktan sonra, Genel Merkez bünyesinde aldıkları eğitimi daha sonra bölgelerindeki idarecilere de aktarmak için bölgelerinde, birer Gençlik Eğitim Kursu açarak, GEK çalışmalarına başlıyacaklar. İki günlük eğitim esnasında işlenilen dersler, IGMG İrşad Baskanı Celil Yalınkılıç, Prof.Dr. Zekeriyya Güler ve uzun yıllar Kadınlar Gençlik Teşkilatı Başkanlığını yürütmüş olan Pedagog Nurcan Ulupınar Demiryürek tarafından sunuldu. İrşad Başkanı Celil Yalınkılıç ilk dersinde tevhidin önemi üzerinde durarak, birer idareci olarak tevhidin Müslümanların hayatına yansıması gerektiğini vurguladı. Yalınkılıç ayrıca,ibadetlerin derin manalarını ele aldı. Mezhepler Tarihi adlı ikinci seminerinde ise Yalınkılıç, bu zamana dek oluşan mezheplerin rivayet edilen hadislerden kaynaklandığını ele aldı. Alimlerin İhtilaf Ahlakı başlıklı seminerinin ardından Yalınkılıç, cemaatle kılınan öğle namazına mütakiben Evrad-ı Şerif ten cumartesi gününün virdini katılımcıların iştirakinde okudu. Celil Yalınkılıç ın hadis ilminin derinliklerinden aktardığı bilgi yüklü derslerinden sonra, Prof. Dr. Zekeriyya Güler Resûlullah (s.a.v.) in aileyi ve İslami toplumu inşa etme metodları başlıklı dersini katılımcılara aktardı. Dolu dolu geçen derslerin ardından, KGT Eğitim Birimi Başkanı Melek Vural gençlik çalışmalarında uygulanabilinecek metodik çalışmalarda bulundu. Film analiz tekniklerini örnek göstererek sunumunu gerçekleştiren Vural, eğitici metodlara deyindi. Sabah namazını topluca Wuppertal şehrinde bir camimizde eda eden GEK katılımcıları, kamp mekanına dönüp Nurcan Ulupınar Demiryürek in hazırladığı interaktif çalışma ile derslere devam ettiler. Katılımcıların gruplar halinde üzerinde yoğunlaştıkları Kur an da bahsi geçen Hz. İbrahim in ve Hz. Meryem in ailesinin anlatımları çalışmalarını katılımcılara sunmalarının, metodik çalışmaların ve kapanış duasının ardından Gençlik Eğitim Kursu son buldu. Ocak ayında tekrar biraraya gelecek olan ekip, üstlendikleri ödevleri tamamlayıp birbirlerine aktarmış olacak.

22 22 Kültür ve Sanat camia 28 Aralık 2012 Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem Mehmet Akif i anarken... Meltem Kural Sekiz yaşında kadardım. Babam gelir: Bu gece, Sizinle camîe gitsek çocuklar erkence. Giderseniz gelin amma namazda uslu durun; Merâmınız yaramazlıksa işte ev, oturun! Deyip alırdı beraber benimle kardeşimi Namaza durdu mu, haliyle koyverir peşimi Dalar giderdi, ben atık kalınca âzade Ne âşıkane koşardım hasırlar üstünde. O, yazmış olduğu, her mısrası iman ve şecaat yüklü bir yüreğin izlerini taşıyan on kıtalık İstiklal Marşı yla yakın tarihimiz ve gönüllerimizde müstesna bir yeri olan büyük bir şair; çok değerli bir fikir ve dava adamı. Birçoğumuzun malesef sadece İstiklal Marşı Şairi olarak tanıdığımız,fakat bundan çok daha fazlasını ifade eden Mehmet Akif Ersoy, bugün vefatının üzerinden 76 sene geçmiş olmasına rağmen, birbirinden değerli eserleri, müstesna kişiliği ve örnek hayatıyla bizlere esin kaynağı olmaya devam ediyor. Gelin bu mümtaz şahsiyeti edebî kişiliğinin dışında biraz da insani yönleriyle tanımaya çalışalım yılının Aralık ayında İstanbul un en eski ve yoksul semtlerinden Fatih te dünyaya gelen Mehmet Akif in babası Fatih Medresesi müderrislerinden Arnavut asıllı Mehmet Tahir Efendi, annesi ise Buharalı Emine Şerife Hanım dır. Asıl adı ebced hesabıyla hicri doğum tarihini ifade eden Ragif olsa da, yakın çevresi onu telaffuzu daha kolay olduğu için Akif olarak çağırmayı daha uygun bulur. Akif, güzel geleneklerin yaşatıldığı bir mahallede, saadet ve inancın hakim olduğu sıcak bir aile ortamında büyüdü. Kendi ifadesiyle annesi çok âbid (ibadetine düşkün) bir hanımdı. Hem anne hem de babası dinî selabet sahibiydiler. İbadetin verdiği zevkleri heyecanla tatmışlardı. Bu abid anne ve baba çocuklarını da aynı değer ve hassasiyetler doğrultusunda yetiştirdiler. Mehmet Akif, İslami ilimler ve Arapça eğitimini babasından aldı. Mehmet Tahir Efendi çocuklarının herşeyiyle bizzat alakadar olurdu. Sabahları erkenden kalkar, Akif ve kızkardeşi Nuriye yi kaldırır, onlara saleplerini pişirip içirir, kızının saçlarını tarar ve böylelikle onları güzelce okula hazırlardı; çocuklarına bir fiske dahi vurmamıştı. Mehmet Akif coşkun, enerjik, ele avuca sığmaz ama her zaman çalışkan ve erdemli bir çocuktu. Her çocuk gibi oyun oynamayı sever, okuldan döner dönmez sokağa fırlar, ağaçlara tırmanır, akşamları masal dinlemeden uyumazdı. Babası onu ve kardeşini küçük yaştan itibaren Fatih Camii ne götürürdü. Akif çocukluğuna ait bu cami anılarını bir şiirinde dile getirir. (Yukarıda alıntılanan şiir) Çocuklarının ahlaki ve dinî eğitimleriyle yakından ilgilenen babası meslek seçimini ise oğluna bırakmıştı. Mehmet Akif ilkin mülkiyeyi tercih ettiyse de babasının vefatından sonra maddi imkansızlıklar nedeniyle Halkalı Baytar ve Ziraat Mektebi ne geçiş yaptı ve bu okulu birincilikle bitirerek veteriner hekim oldu. Çoğunluğunu kendisi gibi yetim ve yoksul öğrencilerin teşkil ettiği bu okulda sağlam dostluklar edindi. Akif in şiire ilgisi de bu yıllarda başladı. Çalışkan, öğrenmeye hevesli ve azimli bir genç olan Akif, özellikle de Arapça, Farsça, Fransızca ve Türkçe gibi lisan derslerinde birinciliği kimseye kaptırmazdı. Bütün bu üstün özelliklerine ragmen Akif te gençler arasında umumiyetle görülen öne çıkma, kendini ıspatlama arzusu yoktu; aksine yakın dostları Akif in spor müsabakaları dışında kendisini pek önemsemediğini dile getirirdi. Sporu çok seven ve okuluna başarıyla devam ederken bir yandan da Kıyıcı Osman Pehlivan dan güreş dersleri alan Akif, bir gün Ermeni bir öğrencinin güreş idmanında bir başka öğrenciyi acımasızca hırpalamasına şahit olur. Bunu bir onur meselesi yapar ve Ermeni güreşciye kendisiyle güreşmesini teklif ederek ilk karşılaşmada onu mağlup eder. Yüzmeyi çok seven ve çok iyi bir uzak mesafe yüzücüsü olan Akif boğazı da yüzerek geçerdi. Aynı zamanda iyi bir biniciydi ve taş sektirme müsabakalarının da daimi müdavimleri arasındaydı. Mehmet Akif, Osmanlı topraklarının işgal altında olduğu, umutsuzluk ve çaresizlik virüsünün devleti ve halkı dört bir yandan sardığı o sancılı yılları bizzat yaşadı. Eserlerinin çoğunu bu yıllarda yaşadığı tecrübelerden ilham alarak yazdı. Herşeyi gibi kalemini de Milli Mücadele davasına adamıştı. Vatan topraklarını karış karış dolaşarak gittiği yerlerde vaazlar veriyor, memleketin içerisinde bulunduğu o zor günlerde millet ruhunu diri tutmaya çalışıyordu. Halkın birlik ve berberlik bilinci kazanmasında çok büyük rol oynayan Kastamonu Vaazları ndan birinde üstad cemaate şöyle sesleniyordu: Ey cemaat-i Müslimin! Milletler, topla, tüfekle, zırhlılarla, ordularla, uçaklarla yıkılmıyor, yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki bağlar çözülerek herkes kendi başının derdine, kendi havasına düştüğü zaman yıkılır. Akif, Anadolu nun daha birçok köşesinde verdiği vaazlarda zaferin top ve tüfekle değil, iman ve beraberlikle kazanılacağını mütemadiyen vurgulayarak halkın içinde bulunduğu ümitsizlik havasını dağıtmaya, insanlara zafer inancını aşılamaya çalıştı yılında para ödülünü almamak koşuluyla katılmayı kabul ettiği milli marş yarışmasında birinci seçilerek milli marşımız ilan edilen İstiklal Marşı nı Taceddin Dergahı nda işte bu haleti ruhiye içerisinde yazdı. Akif in kızlarından Feride Akçor babasının kendi eliyle yazdığı İstiklal Marşı nı bile kendine mal etmekten kaçındığını ve Bu marş, benim değil, bana ilhâm eden milletimindir, milletimin sesidir. dediğini aktararak bu düşünceden hareketle babasının şiirlerini topladığı Safahat adlı yedi ciltlik eserde ona yer vermediğini söyler. Tevazu timsali Akif Akif i halkının duygularına tercüman olan bir şair ve yorulmaz bir dava adamı yapan şeylerden birisi hiç şüphesiz onun güzel ahlak ve tevazu sahibi bir insan olmasıydı. Şairin bu özelliğini, otuzbeş senelik yakın arkadaşı ve onun şahsı hakkındaki en detaylı bilgileri bize aktaran şair ve hukukçu dostu Mithat Cemal Kuntay şöyle anlatır: İlk tanıdığım zaman ona inanmadım. Bir insan bu kadar temiz olamazdı. Fena aktör, melek rolünü oynamaktan bir gün yorulacaktı. Gayr-i tabii bir faziletten yorulan yüzünü bir gün görecektim. Fakat otuzbeş senedir bu gün gelmedi. Otuzbeş sene onun yanından her çıkışımda, kendime hep bu sualleri sordum: Bu tevazu, kendi kendini inkâr edercesine nasıl çıkıyordu? Mahrumiyetlerden yılmayan seciyesiyle kendisini nasıl kahraman sanmıyordu? Onu yakından tanıyanlar için her geçen gün, nasıl onun lehine geçen bir gün oluyordu? Onun temizliği yanında insan kendi günahlarından muzdarip olurken, o, kendisinin sizlerden başka olduğunu nasıl görmüyordu? Akif in bir başka güzel hasleti de vefakar ve sözünün eri bir kimse olmasıydı. Yine arkadaşı Mithat Cemal Kuntay bir hatırasında onun vefa ve merhametine dair şahit olduğu bir hadiseden bahseder. Şöyle ki: Balkan Harbi başlarken Akif görevinden istifa etmiştir. Arkadaşı onu ziyarete gittiğinde Akif in yanında kendi çocuklarından hariç dört çocuğun daha olduğunu görür. Bunlar kim diye sorduğunda Akif: çocuklarım der ve ardından da veterinerlik mektebinde okurken bir arkadaşıyla, Kim önce ölürse hayatta kalanımız, ölenin çocuklarına bakacak diye bir anlaşma yaptıklarını ve çocukların da ölen arkadaşına (İslimyeli Hasan Tahsin Bey) ait olduğunu söyler. Akif bakmak zorunda olduğu kendi çocukları olmasına ve içerisinde bulunduğu yoksulluğa rağmen verdiği sözü tutmuş, merhum arkadaşının geride bıraktığı yetimlere sahip çıkmıştı. Mehmet Akif mizacı itibarıyla müşfik ve sakin bir insan olmakla birlikte, zulüm ve haksızlık karşısındaki sert ve kararlı duruşundan da hiçbir zaman taviz vermemiştir. Onun: Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek: Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek! mısraları ucunda ölüm dahi olsa onun haksızlıklar karşısında sergilediği onurlu duruşun bir ifadesidir. Şair ayrıca: Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek: Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek! düsturundan hareketle, karşısındaki kim olursa olsun doğru bildiği şeyi savunmaktan da imtina etmemiştir. Örneğin Birinci Dünya Savaşı öncesi halkın büyük sıkıntılara katlandığı seferberlik günlerinde, İttihat ve Terakki tarafından yapılan gereksiz harcamaları eleştiren yazılar kaleme almıştı. Sebilürreşad mecmuasının yazıhanesinde arkadaşıyla oturmuş evden getirdiği kuru fasülyeyi yerken İttihat ve Terakki Dahiliye Nezareti nden bir görevli gelerek Akif e Dahiliye Nazırı nın selamını getirdiğini ve yazılarında o kadar ileri gitmemesini rica ettiğini bildirmek istedi. Buna karşılık Akif in hiddetle ayağa kalkarak verdiği şu cevap onun karşısındaki kim olursa olsun hakikati ifade etmekten çekinmeyen karakterini ortaya koyuyor : Nazırına söyle, kendilerini düzeltsinler! Bu gidiş devam ettikçe bizi susturamazlar. Ben fasulye aşı yemeye razı olduktan sonra kimseden korkmam. Akif yaşadığı sürece vatanına, milletine hiç karşılık talep etmeden hizmet ederken belki de istediği kadar zaman ayıramadığı tek şey ailesiydi. İsmet Hanım la olan evliliğinden iki erkek ve üç kız evlat sahibi olan Akif, öldükten sonra çocuklarına tertemiz adından ve eserlerinden başka pek birşey bırakamadı. Böylesi değerli bir şahsiyetin evlatlarının malesef büyük bir yoksulluk ve sefalet içinde yaşayıp ebediyete göçmüş olmaları, tüm varlığını canından aziz saydığı vatanının ve milletinin bekasına adamış bu büyük insanın emanetlerine ne denli sahip çıkabildiğimizin acı bir göstergesi. Bize düşen; bu güzide insanı daha yakından tanımaya ve tanıtmaya gayret ederek, onu kendimize bir rol model tayin etmektir. Belki böylece onun arzu ettiği yüksek ahlak ve iman sahibi, her alanda donanımlı, dünyaya ışık ve umut olacak Müslüman nesillerin yetişmesine küçük de olsa bir katkıda bulunabilir, bununla Akif e olan vefa borcumuzu ödeyemesek de, İbrahim in ateşine ağzıyla su taşıyan karınca misali safımızı belli etmiş oluruz. Vefat ettiği 1936 yılının 27 Aralık akşamı 63 yaşında iken Ne mutlu bana, Peygamberimin (s.a.v.) yaşında öleceğim dedikten sonra hayata gözlerini kapayan büyük şairi Hakk a yürüyüşünün 76. yıldönümünde saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz. Mekanın cennet olsun güzel insan...

23

24 24 Fotoğraflarla Faaliyetler camia 28 Aralık 2012 Avusturya Arlberg Bölgesi Bregenz Şube Üyeler Toplantısı yapıldı. Uzun süreden beri inşaatı devam eden ancak şimdi tamamlanarak yeniden hizmete açılan Bregenz cemiyeti üyeleri, yönetim kurulu tarafından çalışmalarla ilgili olarak bilgilendirildiler. Cemiyette hafta sonlarında ve hafta içinde verilen Kurân-ı Kerîm ve temel İslami bilgiler dersleri dikkati çekiyor. IGMG Württemberg Bölge Başkanı Ünal Ünalan başkanlığındaki bir heyet bir trafik kazasında hanımı ve iki kızları ile beraber hayatını kaybeden Wangen şubesi üyelerimizden Ahmet Tanınmış ın akrabalarına taziye ziyaretinde bulundu. Merhumlar için dua edilen ziyerette Bölge İrşad Başkanı Tayyip Genç, ile Bölge Hac ve Umre Sorumlusu Kenan Sekban, Bölge Başkan Danışmanı Kemal Atasoy ve Pladelsheim Cemiyet Başkanı İsmail Cüman da bulundu. Kadınlar Gençlik Teşkilatı Bölge Başkanları Toplantısında, hazırlanan örnek çalışmalar masası ile bölge teşkilatlarının yaptıkları faaliyetler sergilendi. Toplantı Genel Merkez de gerçekleştirildi. İslam Toplumu Millî Görüş Köln Bölgesine bağlı olarak hizmetlerini yürüten cemiyetlerin başkanlarının katıldığı toplantıda, yeni çalışma döneminde yapılan hizmetler ile hac hizmetleri ve kurban kampanyasına verilen destek gibi hizmetler değerlendirildi. IGMG Kadınlar Teşkilatı Başkanı Hatice Şahin Bergkamen Koleji mezunlarının buluştuğu toplantıya katıldı. Wetzlar Şubesinde pazar günleri sabah dersleri yapılırken, diğer günlerde ise sabah namazından önce Kur an okunuyor, namazdan sonra da zikir çekiliyor. Ayrıca yatsı namazına müteakip fıkıh dersleri veriliyor. Güney Batı Fransa Bölgesi, Bölge Başkanı Hulusi Gültekin başkanlığında Köln Bölgesini ziyaret etti. Köl Bölgesinin eğitim hizmetlerini yerinde inceleyen heyette Bölge ve Bölge Gençlik Teşkilatı Yürütme Kurulu üyeleri bulundu. Heyet ayrıca Kurumsal İletişim Başkanlığını da ziyaret etti. IGMG Hessen Bölgesi Wetzlar Şubesi kış aylarında geleneksel olarak yapılan sabah dersleri Kasın ayından itibaren yeniden başladı. Wetzlar Şubesinde sabah derslerine katılan cemaat derslerin ardından birlikte kahvaltı ederek, sohbet ediyor.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları. Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» www.igmg.org 09 Ekim 2015 Sayı 69 HASENE KURBAN KAMPANYASINDA YENİ REKOR: 161.500 HISSE s. 21 GENEL MERKEZ 27. Avrupa Kur ân-ı Kerîm Tilavet

Detaylı

IGMG Gençlik Teşkilatı

IGMG Gençlik Teşkilatı IGMG Gençlik Teşkilatı Sosyal Hizmetler Birimi Okul Çantası Kampanyası Gençlerden gençlere, eğitimle geleceğe... Biz kimiz? IGMG Gençlik Teşkilatı (GT), Müslüman gençlerin islami bir kimlik ve toplumsal

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR 2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR Elazığ İl Müftülüğü Aile İrşat ve Dinî Rehberlik Bürosu görevlilerinden İl

Detaylı

'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı

'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı 'Hayırlı Gece' Ramazan Proğramı 1) Ne & Niçin? Şubelerde Gençlere özel İrşad Proğramları Ramazan ayı içerisinde şube gençlik teşkilatlarında, o şubenin Camii'sine ibadet etmek üzere gelen gençlere yönelik

Detaylı

Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi

Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi Huzurevlerinde yapılacak programların daha verimli olmasını sağlamak amacıyla İlimiz Müftülüğünce Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu tarafından Huzurevi Ekibinde görevlendirilen personele 05 Aralık 2012 Çarşamba

Detaylı

2014 YILI FAALİYETLERİ

2014 YILI FAALİYETLERİ 2014 YILI FAALİYETLERİ 28 Ağustos 2013 tarihinde Dekanımız Prof. Dr. Bayram Ali ÇETİNKAYA görevine başladı. 27 Eylül 2013 tarihinde Dekanımız Prof. Dr. Bayram Ali Çetinkaya Atatürk Üniversitesinde düzenlenen

Detaylı

ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ SİYER-İ NEBİ YARIŞMASI YÖNERGESİ

ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ SİYER-İ NEBİ YARIŞMASI YÖNERGESİ ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ SİYER-İ NEBİ YARIŞMASI YÖNERGESİ AMAÇ Bu yarışmanın amacı: Anadolu Gençlik Derneği, Liseler Komisyonu bünyesinde Siyer-i Nebi yarışması düzenleyerek, Lise Öğrencilerinin aidiyet

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN

2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2016 YILI 1. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAAZIN VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 1.01.2016 Cuma Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Mermerler Camii SORUMLU

Detaylı

EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ

EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 28.09.2015 Eylül ayı içerisinde üyelerimizin talep ettiği 25 üyeye Kapasite Raporu, 5 üyemize Ekspertiz Raporu ve

Detaylı

1 von 5 21.11.2013 22:24

1 von 5 21.11.2013 22:24 Anasayfa Hamburg GEZİ + POLİS + ORUÇ = İFTAR Tarih : 2013.07.27 17:17:32 Hamburg Sivasspor Taraftar Derneği nin iftar yemeğinde, Gezi Parkı ve Hamburg polisinin Türk gençlerine karşı baskılı tutumuna yönelik

Detaylı

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014

EKİM AYI MECLİS TOPLANTISI / YÖNETİM KURULU FALİYET RAPORU SUNUMU. YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 27 Ekim 2014 Ekim ayı içerisinde Odamız tarafından; üyelerimizce talep edilen 37 adet Kapasite Raporu, 15 adet Ekspertiz raporu ve 6 adet de Fiili Tüketim Belgesi düzenlenmiştir.

Detaylı

T.C. Resmî Gazete. Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ

T.C. Resmî Gazete. Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ Resmî Gazete Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır 21 Ekim 2014 SALI YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ Sayı : 29152 Mükerrer BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ BAŞBAKANLIK 17 Ekim

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI

01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI 01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI ALIŞVERİŞ GÜNLERİ YAKINDA BAŞLIYOR SAYFA 1 EĞİTİM İÇİN AKSARAY'A GELDİLER SAYFA 2 ATSO SENDİKA ZİYARETLERİ SAYFA 3 ATSO'DAN ALMANYA'YA ÇIKARMA SAYFA 4 KOÇAŞ AYKAŞ'I

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ 1. 2014 Türkiye Kitap Pazarı İstatistikleri Açıklandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ISBN Ajansı, Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü ve Yayımcı Meslek

Detaylı

DAMLA PROJESİ HATAY PROGRAMI HAKKINDA BASINDA ÇIKAN HABERLER

DAMLA PROJESİ HATAY PROGRAMI HAKKINDA BASINDA ÇIKAN HABERLER DAMLA PROJESİ HATAY PROGRAMI HAKKINDA BASINDA ÇIKAN HABERLER "DAMLA" HATAY DA GÖNÜLLERE DOLUYOR Gençlik ve Spor Bakanlığı nın sosyal sorumluluk projelerinden "Damla Projesi" kapsamında gönüllü gençler

Detaylı

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA

(1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA (1) BÜYÜK PEYGAMBER (S.A.A) KONULU, BÜYÜK YARIŞMA Birinci Ehlibeyt (a.s) Kültür ve Sanat Festivaline Davet Kısa Filmler ve İngilizce Kitap Yazımı bölümlerinde Büyük Peygamber (s.a.a) konulu ve büyük hediyeli

Detaylı

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri

Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz. 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Bin Yıllık Musiki Kültürümüze Katkı Sunuyoruz 14 Ocak 2014 Kürdilihicazkâr Faslı Beraber ve Solo Şarkılar Konseri Müdürlüğümüz bünyesinde faaliyet gösteren AKM Klasik Türk Sanat Müziği Korosunun Şef Mitat

Detaylı

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii

2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI. 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii VAAZIN 2015 YILI 3. DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- IRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 20.7.2015 Pazartesi Öğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Kapucu Camii PEYGAMBERİMİZİN

Detaylı

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Temmuz 2014 Faaliyet Raporu GK Faaliyet Raporu Temmuz 2014 2 4 Temmuz 2014 İftar Köln Ditib Merkez Camii UETD GM Genclik Kollarindan Beyza Külünk, Esma Cakmak, Meryem Ates

Detaylı

DİNÎ SÖYLEMİN ÖNEMİ. Tartışmalı İlmî Toplantı PROGRAM - DAVETİYE 16/18 EKİM 2015 TOPLUMSAL BİRLİĞİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE

DİNÎ SÖYLEMİN ÖNEMİ. Tartışmalı İlmî Toplantı PROGRAM - DAVETİYE 16/18 EKİM 2015 TOPLUMSAL BİRLİĞİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE TOPLUMSAL BİRLİĞİN GÜÇLENDİRİLMESİNDE DİNÎ SÖYLEMİN ÖNEMİ Tartışmalı İlmî Toplantı PROGRAM - DAVETİYE 16/18 EKİM 2015 CUMA-CUMARTESİ-PAZAR GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ KONGRE ve KÜLTÜR MERKEZİ KAMPÜS / GAZİANTEP

Detaylı

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57

KİTABIN TANITIM YAZISI Cuma, 12 Ekim 2012 14:57 Eğitimci yazar M. Emin KARABACAK ın BAYRAMLIK İSTEMEYEN ÇOCUKLAR (Çocukların Okul Başarısını Artırmada Anne Babalara Düşen Görevler) kitabından sonra ikinci kitabı BİLİNÇALTI APTALDIR ŞAKADAN ANLAMAZ kitabı

Detaylı

UCLG-MEWA Akıllı Şehirler Komite Toplantısı Raporu. Konya. 8 Eylül 2015

UCLG-MEWA Akıllı Şehirler Komite Toplantısı Raporu. Konya. 8 Eylül 2015 UCLG-MEWA Akıllı Şehirler Komite Toplantısı Raporu Konya 8 Eylül 2015 UCLG-MEWA Projeler Departmanı Randa AL SABBAGH Akıllı Şehirler Komitesi Sorumlusu 30.10.2015 1 / 6 Arka plan UCLG-MEWA Akıllı Şehirler

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

2013 Kış Etkinlikleri

2013 Kış Etkinlikleri KARTAL ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 2013 Kış Etkinlikleri İlk Dönem Sonu Eğitim sistemimizde seçkin bir yere sahip olan İmam Hatip Liseleri içerisinde ayrı bir konumda bulunan

Detaylı

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU Türkiye Muharip Gaziler Derneği Hayrabolu Temsilci Ali Güz Borsamızca Derneklerine yapılan yardımlardan dolayı Borsamız Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya

Detaylı

SİZ NEREDEYSENİZ BİZ ORADAYIZ

SİZ NEREDEYSENİZ BİZ ORADAYIZ SİZ NEREDEYSENİZ BİZ ORADAYIZ TASLAK PROJE NİSAN 2014 Siz Neredeyseniz Biz Oradayız projesi Diyanet İşleri Başkanlığı nca düzenlenen camilerde vaaz, irşat ve cami derslerinin sivil inisiyatif katkısı alınarak

Detaylı

Uluslararası İlişkiler ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Uluslararası İlişkiler ULUSLARARASI İLİŞKİLER 6 ULUSLARARASI İLİŞKİLER Uluslararası İlişkiler 6. BÖLÜM ULUSLARARASI İLİŞKİLER Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Komisyonu 2012-2014 dönemine ilişkin ilk toplantısını 28 Kasım 2012 tarihinde yapmış, toplantıda

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ PRATİK DİNİ HİZMETLERVE MESLEKİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ PRATİK DİNİ HİZMETLERVE MESLEKİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ PRATİK DİNİ HİZMETLERVE MESLEKİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu yönergenin amacı, din görevlisi adaylarının, din görevliliği

Detaylı

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret ETO YENİ BAŞKANI COŞKUN SALON U, İDA EĞİTİM YARDIMLAŞMA DERNEĞİ VE AKBANK A.Ş. EDREMİT ŞUBE MÜDÜRÜ TEBRİK ZİYARETİNDE BULUNDULAR. İda Eğitim Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı;Zehra

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

81 İl Müdürü Ankara da (1)

81 İl Müdürü Ankara da (1) 81 İl Müdürü Ankara da (1) SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -PERSONELİMİZ OLMADAN BİZİM GERÇEK BİR BAŞARIYA ULAŞMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL. PERSONELİMİZE DEĞER VERMEMİZ GEREKİYOR -CEZALANDIRMA,

Detaylı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur

Detaylı

Sosyal Faaliyetler. Ankara Sanayi Odası. 2008 Yılı Faaliyet Raporu

Sosyal Faaliyetler. Ankara Sanayi Odası. 2008 Yılı Faaliyet Raporu Sosyal Faaliyetler 29 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından Türkiye deki oda ve borsalar arasında düzenlenen futbol turnuvası nın Ankara bölgesi grup maçları Odamızın ev sahipliğinde 15 Mart 2008

Detaylı

BEYOĞLU ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ STRATEJİK PLANI 2012 YILI EYLEM PLANI

BEYOĞLU ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ STRATEJİK PLANI 2012 YILI EYLEM PLANI HEDEFLER 1 Tüm sınıflarda mesleki formasyon kazandırmak. 1. Kur'an-ı Kerimi tecvid kurallarına uygun bir şekilde yüzüne okuyabilmek, İmam- Hatip'lik yapacak düzeyde ayet ve sureleri ezberlemek. 2. Kur'an-ı

Detaylı

ARDAHAN İL MÜFTÜLÜĞÜ AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ 2012

ARDAHAN İL MÜFTÜLÜĞÜ AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ 2012 ARDAHAN İL MÜFTÜLÜĞÜ AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ 2012 Ardahan da Aile İrşat ve Rehberlik Büromuz 09 Ocak 2012 tarihinde kurulmuştur. AİRB Çalışma Odası TANITIM BROŞÜRÜMÜZ Büromuzun kurulduğu

Detaylı

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ RAMA ZAN GÜNÜ TARİH / GÜN İFTAR PROGRAMI VE YERİ SOHBET PROGRAMI KONULARI SOHBET PROGRAM KONUKLARI İFTAR SAATİ PROGRAM 1 18 Perşembe AKKUŞ Cumhuriyet Meydanı Ramazan ve Oruç Mustafa KOLUKISAOĞLU Ordu Müftüsü

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 2.4.2015 PerşembeÖğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Huzurevi Mescidi

Detaylı

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU 18 EKiM 2014 Uluslararası Çocuk Buluşması, İHH İnsani Yardım Vakfı nın dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği yetim çalışmalarını Türkiye halkına anlatmak

Detaylı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Muğla Valisi Amir Çiçek in katılımı ile Menteşe Belediyesi nin katkıları ile Konakaltı Kültür Merkezi nde gerçekleştirilen törenle sanatçı Eda Özdemir in Bir Kadın Üç Sanat

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı

YECDER. l.ulusal DIN GüREVLILERI SEMPOZYUMU TEBLIGLERI

YECDER. l.ulusal DIN GüREVLILERI SEMPOZYUMU TEBLIGLERI YECDER KiTAPLARI ı YECDER l.ulusal DIN GüREVLILERI \J SEMPOZYUMU TEBLIGLERI (22 Mayıs 2010) V. BÖLÜM 1- YAYGIN VE ÖRGÜN DİN EGİTİMİNDE CAMi MODELİ Kurban EREZ- İmam Hatip 1 İstanbul Giriş İslam, İnsanlığın

Detaylı

KİŞİSEL BİLGİLER. İlyas CANİKLİ. Yrd. Doç. Dr. Temel İslam Bilimleri

KİŞİSEL BİLGİLER. İlyas CANİKLİ. Yrd. Doç. Dr. Temel İslam Bilimleri KİŞİSEL BİLGİLER Adı-Soyadı: İlyas CANİKLİ Unvan: Yrd. Doç. Dr. Doğum Yeri ve Yılı: Samsun-Terme/ 1966 Bölüm: Temel İslam Bilimleri Tel: 0530 9576891 E-Posta: icanikli@mynet.com; ilyascanikli@gmail.com

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI EĞİTİM HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLE

T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI EĞİTİM HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLE T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI EĞİTİM HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLE T.C. GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ VE YURTLAR KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE BAĞLI YURTLARDA KUR AN EĞİTİM VE

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

Sayı: 13 ŞUBAT 2013. Güngören Belediye Başkanı Ziyaret Edildi. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Sedat KURU İLE Yönetim Kurulu

Sayı: 13 ŞUBAT 2013. Güngören Belediye Başkanı Ziyaret Edildi. Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Sedat KURU İLE Yönetim Kurulu Yeditepe Üniversitesi Bölüm Başkanı ve Öğretim Görevlileri Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Sedat Kuru ve Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Ömer ŞENGÜL, 21 Şubat 2013 Perşembe günü Yeditepe Üniversitesi Gıda

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz)

BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) BANDIRMA MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI (27 Haziran - 28 Temmuz) V A İ Z İ N ADI - SOYADI ÜNVANI VAAZIN YERİ VAAZIN GÜNÜ VE SAATİ VAAZIN KONUSU Cahit ÇETİN Müftü Haydarçavuş Camii

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

2016 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 1 İsmail İPEK İl Müftüsü Sultan Bayezit Camii 5.6.2016 Pazar Yatsı Rahmet Ayı Ramazan 2 Mehmet BUŞKUN Vaiz Sultan Bayezit Camii 6.6.2016 Pazartesi Öğle Rahmet Ayı Ramazan 3 Adem AYRANCI Müftü Yardımcısı

Detaylı

2005, yıl:1, sayı:4, ss.62-64 de yayımlanmıştır.

2005, yıl:1, sayı:4, ss.62-64 de yayımlanmıştır. AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DİN ÖĞRETİMİ VE TÜRKİYE İLE KARŞILAŞTIRILMASI 1 Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın 2 Bu yazıda, önce Avrupa Birliği ülkelerindeki din öğretimi uygulamaları hakkında bilgi verilecek

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 12 Eylül 2013 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 28763 Namık Kemal Üniversitesinden: YÖNETMELİK NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

ÇORUM SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI YÖNETİM KURULU (01.01.2013 31.12.2013) DÖNEMİ FAALİYET RAPORU

ÇORUM SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI YÖNETİM KURULU (01.01.2013 31.12.2013) DÖNEMİ FAALİYET RAPORU ÇORUM SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI YÖNETİM KURULU (01.01.2013 31.12.2013) DÖNEMİ FAALİYET RAPORU 1. UZUN ZAMANDIR BEKLEDİĞİMİZ TESMER ÇORUM ŞUBESİ BÜNYESİNDE; ODAMIZ 3 MART 2013 TARİHİNDE YAPILACAK

Detaylı

BATIKENT KIZ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ

BATIKENT KIZ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ BATIKENT KIZ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ Batıkent Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ne zaman açılmıştır? Okulumuz 2014-2015 Eğitim Öğretim yılında 5 şubede toplam 170 kız öğrenci ile eğitim/öğretim hayatına

Detaylı

ÇOK AMAÇLI SALONUMUZA KAVUŞTUK OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ. Hazırlayan: MÜCAHİT KARAKUŞ Sayfa: 1

ÇOK AMAÇLI SALONUMUZA KAVUŞTUK OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ. Hazırlayan: MÜCAHİT KARAKUŞ Sayfa: 1 Y A K A M O Z G A Z E T E S İ HAZİRAN 2013 EĞERCİ İLKOKULU / ORTAOKULU YIL: 2 SAYI: 4 OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ Saygıdeğer öğretmenlerimiz, sevgili öğrenciler

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı

Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı Mustafa Kemal Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütülen 2012-2013 Cemil Meriç Yılı etkinlikleri kapanış töreni Hatay Kültür Merkezi nde geniş

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI 2. DÖNEM BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI KONULAR 01.04.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Sayı. OR-AN Rotary Kulübü. Eylül. Kuruluş : 7 Ekim 1997. John Kenny UR Başkanı. Hasan Akduman Dönem Guvernörü 2009-2010. Zeynep Gökalp Dönem Başkanı

Sayı. OR-AN Rotary Kulübü. Eylül. Kuruluş : 7 Ekim 1997. John Kenny UR Başkanı. Hasan Akduman Dönem Guvernörü 2009-2010. Zeynep Gökalp Dönem Başkanı Sevgili Dostlarım, Dönemimizin 2 ayını geride bıraktık. Yaz aylarının güzel günlerini tatil ile değerlendiren dostlarımız artık Ankara ya döndüler. Çocukların okulları başladı. Sevgili Çocuklarımıza yeni

Detaylı

ORDU İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI 2. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) ÜÇ AYLIK VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

ORDU İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI 2. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) ÜÇ AYLIK VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI 1 M.Süleyman KAYIŞ VAİZ AKYAZI MH. C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR Raşit DEMİR VAİZ KARŞIYAKA MH. MERKEZ C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR Mustafa FIRAT VAİZ AZİZİYE (YALI) C. Ö.ÖNCE TEVBE VE İSTİĞFAR ZEYNEP TEKİN

Detaylı

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Ocak 2014 Faaliyet Raporu

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Ocak 2014 Faaliyet Raporu UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Ocak 2014 Faaliyet Raporu GK Faaliyet Raporu Ocak 2014 2 1 Ocak 2014 Kamuoyu Duyurusu UETD Köln de teşkilat bölge başkanlarıyla 17 Aralık soruşturmalarıyla ilgili bir bilgilendirme

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

KÜLTÜR VE SOSYAL IŞLER MÜDÜRLÜĞÜ FAALİYETLERİ EYLÜL 2015

KÜLTÜR VE SOSYAL IŞLER MÜDÜRLÜĞÜ FAALİYETLERİ EYLÜL 2015 KÜLTÜR VE SOSYAL IŞLER MÜDÜRLÜĞÜ FAALİYETLERİ EYLÜL 2015 MALKARA BELEDİYESİ DÜNYA BARIŞ GÜNÜ ETKİNLİĞİ Malkara Belediyesi tarafından Dünya Barış günü sebebiyle 1 Eylül 2015 Salı günü saat 10.00'da Şehitlik

Detaylı

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11.

17.10.2014 11:30-12:30 24.10.2014 11:30-12:30 31.10.2014 11:30-12:30 7.11.2014 11:30-12:30 14.11.2014 11:30-12:30 AYHAN KAYA 21.11. MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ İÇEL TV-YÖRÜK FM PROGRAM TABLOSU Cami ve Gençlik ( gençlerin camiye ilgisi,hz peygamber ve gençlik (kaynak : DİB cami-gençlik sayfası) İsraf duyarlılığı ya da Tüketim Ahlakı (Hasan

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 2. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI D 1.4.2014 Salı 14:00 Bornova Yeşilova Camii Fatma Özmen ERGEN Sağlık ve Önemi 1.4.2014 Salı 14:00

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :15. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf. SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :5. Syf. Sportmen ilavesi Sayfası :2. Syf Sayfası :31. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZTO dan Selvitopu ve ekibine

Detaylı

MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014. 1- Dostluk ve Kardeşlik

MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014. 1- Dostluk ve Kardeşlik 2013-2014 MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014 YIL LAR LARA GÖRE DEĞER BAŞLIKLARI EKİM KASIM ARALIK OCAK ŞUBAT MART NİSAN MIS HAZİRAN 1- Dostluk ve Kardeşlik 1- Temizlik ARA RAPOR

Detaylı

AVRUPA MİRAS GÜNLERİ. Umut Özdemir. Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

AVRUPA MİRAS GÜNLERİ. Umut Özdemir. Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı AVRUPA MİRAS GÜNLERİ Umut Özdemir Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Avrupa Miras Günleri fikri Fransa da 1984 yılında başlatılan Kapıları Açık Anıtlar tasarısının tüm Avrupa ya yayılmasının

Detaylı

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Kasım 2014 Faaliyet Raporu

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Kasım 2014 Faaliyet Raporu UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Kasım 2014 Faaliyet Raporu GK Faaliyet Raporu Kasım 2014 2 7 Kasım 2014 Muhabbet Halkaları 7 Kasım 2014 de ilk Muhabbet Halkalarını gerceklestirebildik. Bir araya gelip

Detaylı

TOBB GGK nın Onursal Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Başkanı Sayın Ali Sabancı dır.

TOBB GGK nın Onursal Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Başkanı Sayın Ali Sabancı dır. TOBB GGK, TOBB bünyesinde teşekkül ettirilen ve TOBB Yönetim Kurulu nun alacağı kararlara ışık tutan, genç girişimcilik konusunda genel politikalar geliştiren ve görüş oluşturulmasına katkıda bulunan istişari

Detaylı

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINCA DÜZENLENEN EĞİTİM FAALİYETLERİNDE UYGULANACAK DERS VE EK DERS SAATLERİNE İLİŞKİN KARAR (*)

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINCA DÜZENLENEN EĞİTİM FAALİYETLERİNDE UYGULANACAK DERS VE EK DERS SAATLERİNE İLİŞKİN KARAR (*) DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINCA DÜZENLENEN EĞİTİM FAALİYETLERİNDE UYGULANACAK DERS VE EK DERS SAATLERİNE İLİŞKİN KARAR (*) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Karar Tarihi: 14/07/2009 Karar Sayısı:

Detaylı

Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Ukrayna da kamu sektöründe çalışan 20 genç yönetici adayına

Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Ukrayna da kamu sektöründe çalışan 20 genç yönetici adayına Duvarlarla bölünmüş bir Avrupa değil, ancak sınırlarının ayırıcı özelliğini bertaraf etmiş bir kıta sınırlar ötesi bir uzlaşma sağlayabilir. Richard von Weizsäcker, 1985 Robert Bosch Stiftung GmbH Heidehofstraße

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME. ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983. Kanun Tarih ve Sayısı (*) :

159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME. ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983. Kanun Tarih ve Sayısı (*) : 159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983 Kanun Tarih ve Sayısı (*) : Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: Bakanlar Kurulu Kararı

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI - EMO Genç Etkinliklerimiz 9. dönem çalışma raporu / 2010-2011 EMO-GENÇ ETKİNLİKLERİ EMO nun toplumsal yaşamdaki yerini bugünün

Detaylı

Türkiye Diyanet Vakfı Afyonkarahisar Sosyal Tesisi 2015-2016 Yılı Faaliyet Raporu

Türkiye Diyanet Vakfı Afyonkarahisar Sosyal Tesisi 2015-2016 Yılı Faaliyet Raporu Türkiye Diyanet Vakfı Afyonkarahisar Sosyal Tesisi 2015-2016 Yılı Faaliyet Raporu 2 İÇİNDEKİLER Giriş 1-5 Sosyal Alanlar 6-16 Fakülte Dağılımları ve Tesis Çalışanları 17 Manevi Faaliyetler 18-49 Sosyal

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2013 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2013 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ 2013 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI TARİH GÜN VAKİT İLÇE YER VAİZ ADI/SOYADI VAAZ KONUSU 08.07.2013 Pazartesi Teravih Namazı Konak Hisar Camii Prof. Dr. Ramazan MUSLU Cematle

Detaylı