Trudi Canavan. Kara Büyücü Serisi Cilt4 Çırak Meydan Okuma

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Trudi Canavan. Kara Büyücü Serisi Cilt4 Çırak Meydan Okuma"

Transkript

1

2 Trudi Canavan Kara Büyücü Serisi Cilt4 Çırak Meydan Okuma Bölüm 1 Sonea'nın İyi Şansı Akademi Müdürü, eğildiği masasından kafasını kaldırarak içeriye kimin girdiğine baktı. Sonea, belki de ilk kez, Müdür'ün yüzünde görmeye alıştığı o ekşi ifadenin kaybolduğunu gördü. Jerrik hızla ayağa kalktı. "Sizin için ne yapabilirim Yüce Lord?" "Sonea'nın eğitimi hakkında konuşmak istiyordum. Raporunuzu okudum; Sonea'nın kimi konulardaki eksikliği beni endişelendirdi." Jerrik şaşkın gözüküyordu. "Sonea'nın gelişimi oldukça tatmin edici." "Savaşçı Becerileri'ndeki notları vasat düzeyde." "Ah..." Jerrik Sonea'ya baktı. "Bir çırağın bu dönemde, disiplinlerden birinde daha az yetenek göstermesi oldukça olağandır. Savaşçı Becerileri'nde parlamasa da kötü notlar almıyor." "Yine de bu zayıflığın ortadan kalkmasını istiyorum. Sanırım Lord Yikmo iyi bir öğretmen olacaktır." "Lord Yikmo mu?" Jerrik'in kalın kaşları kalktı, sonra birleşerek çatıldı. "Yikmo akşamları eğitim vermez; fakat Sonea başka konularda akşam dersleri alırsa, bu ona gün 7 içinde gerekli zamanı kazandıracaktır." "Sanırım dün Savaşçı Becerileri dersini kaçırdı." "Evet," diye yanıt verdi Jerrik. "Genelde aradan sonra bir sınav uygularız ama bunun yerine Lord Yikmo'nun hazırlayacağı bir değerlendirme raporu daha uygun olacak-

3 tır." Masasına baktı. "Sonea'nın için gelecek yıl programını şimdiden hazırlayabilirim isterseniz. Fazla uzun sürmez." "İyi olur. Sonea programını alması için burada kalsın. Teşekkürler Müdür Jerrik." Sonea'nın yanındaki varlık uzaklaştı. Kapı kapandığında derin bir nefes aldı ve yavaşça bıraktı. Gitmişti... Sonunda... Jerrik tekrar koltuğuna oturdu. Eliyle masanın yakı- nındaki ahşap bir sandalyeyi işaret etti. "Otur Sonea." Sonea söyleneni yaptı. Derin bir nefes daha alırken, kaslarındaki gerginliğin geçmeye başladığını hissetti. Rothen'den ayrıldıktan sonra gelişen her şey kötü bir rüya gibiydi. Akkarin'in peşinden; bir hizmetkarın, kendisine kalacağı odayı gösterdiği konutuna gitmişlerdi. Kısa bir süre sonra da Çıraklar Makamı'ndan eşyaları gelmişti. Başka bir hizmetkar bir tepsi yemek getirmişti; ama Sonea kendini aç hissedemeyecek kadar endişeliydi. Bunun yerine küçük bir pencerenin yanma oturup dışarıyı izlemeye başlamıştı. Avluda dolaşan büyücü ve çırakların pek farkında değildi aslında, bu durumdan kurtulmanın bir yolu olup olmadığını düşünüyordu. 8 Aklına ilk olarak varoşlara kaçmak geldi. Büyüsünü kontrol edebildiğine göre Hırsızlar, ona aralarında seve seve bir yer verirdi. Faren'in, kendisini eğitmesi konusunda ikna edemediği Senfel'i saklayabilmişlerdi. Onu da saklayabilirlerdi. Fakat ortadan kaybolursa Akkarin, Rothen'i cezalandırabilirdi. Ama Rothen'i önceden uyarırsa; Yüce Lord, kendisinin ortadan kaybolduğunu öğrenmeden önce Rothen, Lonca'ya Akkarin'in kara büyü yaptığını söyleyebilirdi. Lorlen de tehlikede olacağından, onu da uyarmalıydı. Evet, ikisini de uyarıp zamanlamasını da iyi ayarlarsa Akkarin'in, konuşmalarını engelleme şansı olmazdı. Peki ya sonra? Lonca, Akkarin'e tavır alacaktı. Lorlen böyle bir savaşı kazanamayacaklarına inanıyordu, çünkü Akkarin'i herkesten daha iyi tanıyordu. Yani, eğer kaçarsa Lonca'yı ve büyük ihtimalle bütün Kyralia'yi harap edecek bir yıkıma sebep olabilirdi. Lonca'nm kaderinin kendi ellerinde olduğunu anlamıştı. Onun, basit bir varoş kızının... Fakat Lonca üzerinde sahip olduğu bu ani güç, ona hiçbir tatmin hissi ver-

4 memişti. Aksine hissettiği hüsran ve korkudan dolayı kendini oldukça kötü hissediyordu. Bahçelikler gecenin gölgeleri altında kaybolduktan çok sonra hizmetkar bir içecekle dönmüştü. Uyutucu ilacın hafif aromasını fark eden Sonea; hepsini içip yabancı, aşırı yumuşak yatağa kıvrılırken, üzerine çöken uyuşukluğu mutlulukla kabul etmişti. Sabah, telaşlı hizmetkar yeni bir cüppe ve kahvaltılık 9 getirmişti. Sonea birkaç lokma yemeyi başarmıştı; fakat Akkarin geldiğinde buna pişman olmuştu. Korkusu yüzünden kendini yine hasta hisseden Sonea, Yüce Lord ile birlikte Akademi'ye, Jerrik'in ofsine gelmişlerdi. Yolda çırakların yanından geçmişler miydi? Çıraklar her zaman yaptıkları gibi Akkarin geçerken sessizleşmişler miydi? Hiçbir şey hatırlayamıyordu... Jerrik'in hareketleri hızlanmış, kaşları yoğunlaşma ifadesiyle çatılmıştı. Diğer büyücüler arasında Yüce Lord'u gördüğü her seferinde, ona korkuyla karışık bir saygıyla yaklaştıklarını görmüştü. Bu davranış Yüce Lord unvanı yüzünden veya başka bir sebepten miydi? Yoksa ondan; sebebini bilmeden, içgüdüsel olarak mı korkuyorlardı? Jerrik'i izlerken başını salladı. Program ve sınavlar şu an o kadar önemsiz görünüyordu ki... Jerrik gerçekte neler olduğunu bilseydi; bütün bu yazışmalar, sınavlar hiç ilgisini çekmez, aksine Akkarin'e duyduğu saygı da yok olurdu. Ama bilmiyordu ve Sonea da ona söyleyemezdi. Jerrik aniden ayağa kalktı. Bir dolaba gidip içinden yeşil, kırmızı, mor renklerde üç adet kutu çıkardı. Odanın bir duvarını kaplayan yüksek ama dar kapıların önüne gidip, elini ilkinin kulpunun üzerinde gezdirdi. Bir tıkırtı sesi geldi ve kapı açıldı. Kapı açılınca raflar ortaya çıktı. Parmağını raflardan ilkinde gezdiren Jerrik, raftan, çok düzenli gözüken bir dosya aldı. Masasına geri döndüğünde Sonea, dosyanın üzerinde özenle yazılmış olan kendi adını görebiliyordu. Jerrik dosyayı açıp incelemeye 10 başladığında Sonea'nın içinde merak uyanmaya başladı. İçinde neler var acaba, diye düşündü. Büyük ihtimalle öğretmenlerin yorumlan vardır; bir de benim çalmış olmam gereken kalemle ilgili bir rapor.

5 Jerrik masasındaki üç kutuyu da açtı. İçinde, üzerlerinde öğretmenlerin isimlerinin ve tabloların bulunduğu kağıtlar vardı. Bu kağıtlardan bazılarını seçti ve masasından boş bir kağıt alıp üzerine başka bir tablo çizmeye başladı. Birkaç dakika boyunca odada duyulabilen tek ses Jerrik'in nefes alma sesleri ve kaleminin cızırtısı oldu. "Bu senin için gerçekten de büyük bir şans Sonea," dedi Jerrik başını kaldırmadan. Sonea dudaklarına kadar yükselen kahkahayı zorlukla bastırdı. "Evet, efendim," diyebildi. Jerrik başını kaldırıp Sonea'ya baktı ve kaşlarını çattı, sonra tekrar ilgisini önündeki kağıda verdi. Tabloyu bitirince yeni bir kağıt çıkardı ve bir kopyasını çıkarmaya başladı. ' "Seneye pek boş vaktin olmayacak," dedi Sonea'ya. "Lord Yikmo gündüz ders vermeyi tercih eder, bu yüzden özel Simya dersleri alman gerekecek. Ders çalışmak için de Serbestgünü kullanmak zorunda kalacaksın. Eğer etkin bir şekilde çalışırsan, Serbestgün sabahlarını kendi özel işlerine ayırabilirsin." Biraz durup yaptığını incelerken üzgünce başını salladı. "Eğer Lord Yikmo'yu çalışmalarınla memnun edersen bazı öğleden sonraları da sana kalabilir." 11 Sonea yanıt vermedi. Boş vaktinde ne yapacaktı ki? Akkarin, Rothen ile konuşmasını yasaklamıştı, üstelik çıraklar arasında da arkadaşı yoktu. Önündeki birkaç haftadan oldukça korkuyordu. Gelecek yılın dersleri başlamadan önce sahip olduğu boş zamanda ne yapacaktı? Akkarin'in konutundaki odasında mı oturacaktı? Ürperdi. Hayır, oradan mümkün olduğunca uzak durmayı tercih ederdi. Tabi Akkarin izin verirse... Ya kendisini yakınında tutmak isterse? Ya beni de şeytani işlerinde kullanmak isterse? Bu düşünceyi kafasından atmaya çalıştı ama sonra kendini durdurdu. Ne kadar dehşet verici olursa olsun bu olasılığı göz ardı edemezdi. Rothen'e zarar vermekle tehdit edip istediği her şeyi yaptırabilirdi. Midesi dehşetle büzüldü; her şeyi... Elleri acıyordu. Ellerine baktığında yumruklarını açmak zorunda kaldı. Avuçlarında dörder tane hilal şeklinde iz vardı. Ellerini cüppesine sürterken, odasına döndüğünde tırnaklarını kesmek için zihinsel bir not aldı.

6 Jerrik halen kağıtlara gömülmüş durumdaydı. Jerrik'in kaleminin gittikçe sayfanın altına yaklaşmasını izledi. Kalem sayfanın sonuna ulaştığında Jerrik tatmin dolu bir ses çıkardı ve sayfayı Sonea'ya verdi. "Yüce Lord'un gözdesi olarak sana ayrıcalıklı bir eğitim verilecek; fakat aynı zamanda Yüce Lord'un seçiminin yerinde olduğunu göstermen beklenecek. Yeni konumundan faydalanmakta bir an bile duraksama, beklentileri karşılamak için bu çok önemli." 12 Sonea başıyla onayladı. "Teşekkür ederim efendim." "Gidebilirsin." Zorlukla yutkunan Sonea ayağa kalktı, eğilerek selam verdi ve kapıya doğru ilerledi. "Sonea..." Sonea omzunun üzerinden baktığında Jerrik'in dudaklarında nadir rastlanan bir gülümseme gördü. "Rothen'in gardiyanlığını özleyeceğini biliyorum. Akkarin, Rothen kadar iyi bir arkadaş olmayabilir; fakat seni seçerek sana büyük bir iyilik yaptı." Gülümseme kayboldu. "Çıkabilirsin." Sonea karşılık olarak başını hafifçe eğmeye zorladı kendini. Kapıyı arkasından kapatırken; Jerrik'in kendisini, yüzünde düşünceli bir ifadeyle izlediğini fark etti. Arkasını dönüp planı kutusuna koydu ve geniş, tanıdık koridorda ilerlemeye başladı. Birkaç çırak, sınıfın kapısı önünde oyalanıyordu. Yanlarından geçerken Sonea'ya baktılar. Bakışlarından rahatsız olan Sonea adımlarını hızlandırdı. Kaç kişi biliyor? Herhalde herkes. Öğrenmek için koca bir günleri vardı. Yüce Lord'un sonunda bir çırak seçtiği haberi, her halde Lonca'da kış öksürüğünden hızlı yayılmıştı. Yan koridordan bir öğretmen çıktı. Ona şüpheyle baktı, daha sonra gözleri cüppesinin koluna kaydı. Kaşları kalktı ve başını sanki inanamıyormuş gibi hafifçe iki yana salladı. Cüppesinin kolundaki küçük altın işli kareye baktı. Armalar, Evler'in mensupları tarafından taşınan aile sembolleriydiler. Büyücüler, Loncaya katıldıktan sonra ai- 13 lelerini ve politik bağlarını geride bıraktıkları için arma taşımazlardı. Ona giysileri getiren hizmetkar Yüce Lord'un Lonca sembolünü bir arma olarak taşıdığını, çünkü konu-

7 munun hayat boyu süren bir bağlılık anlamına geldiğini söylemişti. Lonca onun ailesi ve Ev'i oluyordu... Ve Sonea da onun çırağıydı. Cüppesinin kolunu armayı saklayacak şekilde katlayıp sınıfının kapısına yaklaştı. Kapının dışında cesaretini toplamak için bir an duraksadı. "Günaydın Sonea." Sonea döndüğünde Lord Elben'in koridorda kendisine doğru geldiğini gördü. Elben gülümsedi, dudakları yukarı kıvnlmıştı fakat gözleri soğuktu. "Seni yeni gardiyanın dolayısıyla tebrik ederim," dedi yanına geldiğinde. Sonea eğildi. "Teşekkür ederim Lord Elben." Elben sınıfa girdi. Kendini dikleştiren Sonea da onu takip etti. "Lütfen yerlerinize, "diye gürledi Elben. "Bugün yapacak çok işimiz var." "Ah!" Sınıftaki sıra ve mırıldanma seslerinin üzerinden tanıdık bir ses yükseldi. "Yüce Lord'un gözdesi, mütevazı sınıfımızı varlığıyla onurlandırıyor." Sınıf bir anda sessizleşti. Bütün yüzler Sonea'ya döndü. Yüzlerindeki inanamaz ifadeyi gören Sonea, bu durumdan buruk bir keyif aldığını fark etti. Kendi sınıf arkadaşlarının en son öğrenmesi ne kadar ironikti. Biri hariç diye düzletti kendini. Regin bir sıraya dayanmış, verdiği 14 haberin, yarattığı şaşkınlığın memnuniyetiyle sırıtıyordu. "Lütfen yerine otur Regin," diye homurdandı Elben. Regin sıranın üzerinden kayarak sandalyesine oturdu. Yerine geçen Sonea kutusunu sırasının üzerine koydu. Bunu yaparken katlamış olduğu cüppe kolu serbest kaldı ve yakınlardan bir yerden küçük bir hayret nidası duydu. Dönüp baktığında Narron'un armaya bakakaldığını gördü. "Sonea," dedi Elben. "Senin için sınıfın önünde bir yer ayırdım." Sonea baktığında gerçekten de en ön sırada bir yerin boş olduğunu fark etti. Porü'in yeri... Dönüp baktığında eski arkadaşının sınıfın arka tarafında oturduğunu gördü. Poril utandı ve Sonea'nm bakışlarından kaçınmaya çalıştı. "Teşekkür ederim lordum," diye yanıtladı Sonea, öğretmene dönerek. "Çok naziksiniz; fakat ben burada kalmayı tercih ederim." Büyücünün gözleri kısıldı. Bir an sanki bu konuda tartışmaya hazırlanıyormuş gibi gözüktü ama sınıfa bir göz gezdirdi ve herhangi bir itirazda bulunmadı.

8 "Pekala." Sandalyesine oturdu ve bir elini masasında duran düzenli bir kağıt yığınının üzerine koydu. "Bugün Simya bilginiz üzerine sınav olacaksınız," dedi sınıfa. "Şimdi size cevaplamanız için bir miktar soru vereceğim ve daha sonra da yapmanızı isteyeceğim bazı alıştırmalar olacak. Günortasmdan sonra uygulamalı sınavlara gireceksiniz." Elben kağıtları sınıfa dağıtırken Sonea neredeyse unutmuş olduğu bir endişenin yükselmeye başladığını hisset- 15 ti. Sınavlar... Sorulara şöyle bir göz gezdirdi ve rahatlayarak iç geçirdi. Öğretmenlerin hor görmesine, Regin'in kendisini engellemek için yaptığı onca şeye, hatta bıktıracak kadar uzun süren çalışmalara rağmen dersleri oldukça kavramıştı. Kendisini daha iyi hissederek kutusundan bir kalem çıkardı ve yazmaya başladı. Saatler sonra sınavın bittiğini belirten gonk çaldığında sınıf hep beraber rahatlayarak iç geçirdi. "Hepsi bu kadar," dedi Elben. "Çıkabilirsiniz." Çıraklar hep beraber ayağa kalkıp, eğitmene eğilerek selam verdiler. Sınıftan çıkarlarken Sonea kendisine yöneltilmiş birkaç bakış yakaladı. Sebebini hatırlayınca midesinin kasıldığını hissetti. "Bekle Sonea," dedi Elben, Sonea masasının yanından geçerken. "Seninle konuşmak istiyorum." Elben konuşmak için sınıf boşalana kadar bekledi. "Günortasmdan sonra," dedi Elben, "Senin için ayırdığım yere oturmanı istiyorum." Sonea yutkundu. Jerrik kendisine öğretmenlerin ayrıcalıklı davranacağını söylediğinde bunu mu kastetmişti? Jerrik'in önerdiği gibi bundan faydalanmalı mıydı? Fakat sınıfın en önünde oturarak ne kazanabilirdi ki? Poril'in kendisi yüzünden sınıfın gözünde daha da fazla değer kaybettiği gerçeğinden başka... Başını iki yana salladı. "Pencerenin yanında oturmayı tercih ederim." Elben kaşlarını çattı. "Ama artık sınıfın ön kısmında 16 oturman daha uygun olur." Uygun mu? Birden büyük bir öfke hissetti. Bu teklifin, eğitimine yardımcı olmakla bir ilgisi yoktu, bu sadece

9 Yüce Lord'un çırağına bir iyilikti. Büyük ihtimalle kendine yapılan bu tarz küçük iyilikleri Akkarin'e söylemesini bekliyordu. Sonea acı bir kahkahayı bastırdı. Yeni gardiyanına mümkün olduğunca az şey anlatmaya kararlıydı. Son altı ayda öğrendiği şeylerden biri de; sınıftaki önemsiz gözüken sosyal düzeni bozmamak gerektiğiydi. Poril'in yerine oturmak, sadece sıra değiştirmekten öte bir anlam taşıyacaktı. Çıraklar onu zaten sevmiyorlardı, onlara daha fazla sebep vermesine gerek yoktu. Elben'e baktı, büyücü kollarını kavuşturmuş ona bakıyordu. Öfkesinin, karşı koyma isteğini güçlendirdiğini hissetti. "Her zamanki yerimde oturacağım," dedi Elben'e. Elben'in gözleri kısıldı; fakat Sonea'nm bakışlarında duraklamasına sebep olacak bir şeyler görmüş gibi duruyordu. Dudaklarını düşünceli bir şekilde birbirine bastırdı. "Ön tarafta izlemesi ve duyması çok daha kolaydır," diye açıklamaya çalıştı. "Ben sağır değilim Lord Elben, gözlerim de bozuk değil." Elben'in çenesi kasıldı. "Sonea," İyice yaklaşıp kısık sesle konuşmaya başladı, " Eğer ön taraftaki sıraya oturmazsan sanki... sanki seni ihmal ediyormuşum gibi görünecek..." "Belki de Akkarin'e istediğim yere oturmama izin vermediğinizi söylemeliyim." Elben'in gözleri büyüdü. "Onu böyle küçük şeyler için 17 rahatsız etmemelisin..." Sonea gülümsedi. "Benim nerede oturduğumla ilgileneceğinden şüpheliyim zaten." Elben, Sonea'yı sessizce tarttı ve sonra başıyla onayladı. "Pekala. İstediğin yerde oturabilirsin. Çıkabilirsin." Sonea koridora çıktığında kalbinin çılgınca attığını fark etti. Ne yapmıştı? Çıraklar asla öğretmenlerle tartışamazlardı. Sonra koridorun normalden çok daha sessiz olduğunu fark etti. Etrafa baktığında her yaştan çırağın dikkatle kendisini izlediğini gördü. Elben ile yaptığı konuşmanın getirdiği bütün rahatlama bir anda uçuverdi. Zorlukla yutkunarak merdivenlere doğru ilerlemeye başladı. "Bu o," diye fısıldadı bir ses sağından. "Dün," diye mırıldandı biri. "... hiçbir uyarı olmadan." "...Yüce Lord... "Neden o?" diye dudak büktü biri, kesinlikle duyması için yapılmış bir yorumdu. "O sadece bir varoş kızı!" "... doğru değil."

10 "...aslında..." "...Evlere bir hakaret." Sonea hafifçe homurdandı. Beni seçme sebebini bilselerdi, diye düşündü, bu kadar... "Yüce Lord'un gözdesine yol açın!" Sesi tanıyan Sonea'nm midesi büzüldü. Regin yolunu kesmek için öne çıktı. 18 "Ulu kişi!" diye bağırdı yüksek bir sesle. "Sizden küçük, minicik bir iyilik isteyebilir miyim; tapılası, etkileyici varlık?" Sonea, Regin'e ihtiyatla baktı. "Ne istiyorsun Regin?" "Acaba... tabi bunu yüksek pozisyonunuza bir hakaret olarak görmezseniz," İç bayıltan bir şekilde gülümsedi, "Bu gece ayakkabılarımı tamir eder misiniz? Görüyorsunuz sizin bu tarz büyük ve önemli konularda ne kadar beceriye sahip olduğunuzu biliyorum ve ayakkabılarım onanlacaksa varo... ah... Lonca'nın en iyisi tarafından onanlmalıdır, sizce de öyle değil mi?" Sonea başını iki yana salladı. "Bütün bulabildiğin bu mu Regin?" Sonea, Regin'in yanından geçip koridorda ilerlemeye devam etti. Ayak sesleri onu takip ediyordu. "Oh!..ama Sonea... yani... Ulu Kişi. Beni onur..." "Heeyy!" Regin'in konuşmasını başka bir ses kesti. Sonea kaşlarını çatarak arkaya bakma isteğine direndi. "O Yüce Lord'un çırağı," diye mırıldandı biri. "Aptal mısın? Onu rahat bırak." Kano'nun sesini tanıyınca Sonea şaşkınlıktan bir an kalakaldı. Jerrik, Akkarin'in statüsünü yükselttiğini söylediğinde kastettiği şey bu muydu? Merdivenlere ulaşıp Giriş Salonu'na indi, dışan çıkıp Büyücüler Makamı'na doğru ilerlemeye başladı. Sonra birden durdu. Nereye gidiyordu? Rothen'in dairesine mi? Olduğu 19 yerde durup düşüncelerini düzenlemeye çalıştı. Açlık, onun yerine karar verdi. Yemek Salonu'na gitmeliydi. Peki ya öğieden sonraki sınavlar da bitince? Kütüphane... Eğer kapanana kadar orada kalırsa Yüce Lord'un konutuna oldukça geç dönerdi. Eğer şanslıysa

11 Akkarin odasına çekilmiş olurdu ve onunla karşılaşmadan odasına geçebilirdi. Derin bir nefes alarak, kendirri kaçınılmaz olan bakışlar ve mırıldanmalara hazırlayarak Akademi'ye doğru ilerledi. * * * Lorlen'in dairesi Büyücüler Makamı'nm zemin karındaydı. Dairesinde çok az zaman geçirirdi, erkenden kalkar ve Lonca dinlenmeye çekildikten çok sonra dönerdi. Günler geçtikçe dairesindeki yatağı ve elbise dolabı dışındaki hiçbir şeyi fark etmez hale gelmişti. Fakat bir gün önce kendi özel alanı ile ilgili birçok şeyi tekrar keşfetmişti. Kitap raflarında, sahip olduğunu bile unuttuğu süs eşyaları ve çeşitli şeyler vardı. Bu, geçmişine, ailesine ve basanlarına ait hatıralar; sadece suçluluk duygusu ve acı getirmişti. Ona sevdiği ve saygı duyduğu insanları hatırlatıyordu... Hayal kırıklığına uğrattığı insanları... Gözlerini kapatan Lorlen içini çekti. Yardımcısı Osen, henüz endişelenmezdi. Sadece bir buçuk gün olmuştu. Asistanının yapılmamış işler listesi büyürken panik olmasına daha vardı. Ayrıca Osen yıllardır, Lorlen'in görevlerine bir süre ara verip dinlenmesini söylüyordu. 20 Keşke bu durum sadece bir dinlence için olsaydı. Lorlen gözlerini ovuşturdu ve yatak odasına doğru ilerledi. Belki de artık uyuyabilecek kadar yorulmuştu. İki gecedir uyuyamıyordu, olaydan beri... Uzandığında anılar geri döndü. İnleyip anıları görmezden gelmeye çalıştı; fakat onlarla savaşamayacak kadar yorgundu ve kendini serbest bıraktığı anda geri döneceklerini biliyordu. Nasıl başladı? Vindo Büyükelçisi'nin konutta kalmayı beklediği üzerine bir şeyler söyledim... "Yüce Lord'un artık misafir kabul etmediğini öğrenince oldukça şaşırdı. Babası geldiğinde selefinle kalmıştı," diye açıkladığını hatırlıyordu. Akkarin buna gülümsemişti. İçkileri sunduğu masanın yanında durmuş, gecenin örtmüş olduğu avluyu izliyordu. "Şimdiye kadar yapmış olduğum en iyi değişiklik." "Mahremiyetine özen gösteriyorsun." demişti Lorlen dalgın bir şekilde. Akkarin bir parmağını şarap şişesinin üzerine koymuştu, sanki bir bardak daha içip içmeyeceğini düşünüyordu. Yüzü Lorlen'e dönük değildi; ki hemen ardından

12 kurduğu cümle yüzünden Lorlen buna minnettar kaldı. "Büyükelçi'nin benim... alışkanlıklarım yüzünden rahat edebileceğini sanmıyorum." İşte! O garip yorumlardan biri daha. Sanki beni sınıyormuş gibi. Arkasını dönmüş olduğu ve benim tepkimi göremediği için güvende olduğumu sanıyordum "Alışkanlıklar mı?" Lorlen inanamıyormuş gibi rol yapmıştı. "Bazı geceler geç yatmanı ya da fazla içmeni umursayacağmı zannetmiyorum. Sadece en sevdiğin şarabın hepsini içmesinden endişeleniyorsun." "O da var tabi." Akkarin şişeyi açmıştı. "Ama birinin benim bütün küçük sırlarımı öğrenmesine izin veremeyiz değil mi?" Sohbetin bu anında Lorlen'in zihninden Akkarin'in kanlı dilenci giysileri içindeki bir görüntüsü geçmişti. Lorlen bir an ürpermiş ve bu görüntüyü hemen aklından uzaklaştırmıştı. Akkarin'in arkasının dönük olmasına bir kez daha minnettar olmuştu. Akkarin'in hissetmiş olduğu neydi? O sırada benim düşüncelerimi mi dinliyordu? "Hayır," diye yanıtlamıştı Lorlen ve konuyu değiştirmek istediğinden Saray'dan yeni haberler olup olmadığını sormuştu. Bu noktada Akkarin masadan bir nesne almıştı. Parıldayan mücevherleri gören Lorlen daha dikkatli bakmıştı. Bu bir bıçaktı. Sonea'nın kara büyü ayininde kullanılırken gördüğü bıçak. Şaşıran ve gerilen Lorlen, istemsizce nefes alınca, şarabı püskürterek öksürmeye başlamıştı. "Şarabı içmen lazım dostum," demişti Akkarin gülümseyerek. "Soluman değil." Lorlen etrafa bakınıp, öksürürken yüzünü gizlemişti. Soğukkanlılığını tekrar kazanmaya çalışmıştı; fakat Akkarin'in bıçağı tutuşunu görmek, Sonea'nın anılarını 22 eniden yaşamaya benziyordu. Akkarin'in bıçağı neden misafir odasına getirdiğini merak etmişti. Sonrasında, belki de Akkarin'in bıçağı kullanma niyeti olduğu fikri aklına geldiğinde kanı buz kesmişti. "Ne haberler mi var?" Akkarin dudaklarını büzmüştü. "Bir düşüneyim."

13 Lorlen kendini sakince arkadaşına bakmaya zorlamıştı. Akkarin tekrar şişeye döndüğünde Lorlen masanın üzerinde hareket eden bir şey gördüğünü zannetmişti. Başka bir şişeye dayanmış cilalı gümüş bir tepsi Akkarin' in gözlerini yansıtıyordu. Kendisini izleyen gözlerini... Demek bütün bu süre boyunca beni izliyordu. Belki de sohbetin o noktasında yüzeydeki düşüncelerimi okumaya çalışmamıştı. Sadece söylediklerine tepkimi ölçmüştü ve bıçak bir şeyler bildiğime ikna olmasını sağlamıştı... "Elyne ve Lonmar'daki arkadaşlarımdan Dannyl ile ilgili haberler aldım," demişti Akkarin aniden masanın yanından ayrılarak. "Onun hakkında iyi şeyler söylediler." "Bunu duymak güzel." Akkarin odanın ortasında durmuştu. "Çalışmalarını dikkatle izliyorum. Başarılı bir araştırmacı." Demek Dannyl'in bir şeyler araştırdığını biliyordu. Peki Dannyl'in neyi araştırdığını biliyor muydu? Lorlen kendini gülümsemeye zorlamıştı. "Acaba ilgisini ne çekti de araştırıyor?" Akkarin'in gözleri kısılmıştı. "Sana bilgi vermiyor mu?" "Bana mı?" 23 "Evet. Sonuçta geçmişimi araştırmasını sen istedin." Lorlen bir sonraki kelimelerini dikkatle seçmişti. Akkarin, Dannyl'in onun izlediği yolu takip ettiğini biliyor olabilirdi; fakat Dannyl bile bu araştırmayı neden yaptığını bilmezken o nasıl bilebilirdi? "Arkadaşlarının söylediği bu mu?" "Casuslar demek daha doğru olur aslında." Akkarin'in eli hareket etmiş ve Lorlen ani bir korkuyla arkadaşının bıçağı hâlâ tuttuğunu fark etmişti. Akkarin'in bu tepkiyi fark etmemiş olamayacağını bilen Lorlen açık açık bıçağa bakmaya başlamıştı. "Bu ne?" "Seyahatlerim sırasında elde ettiğim bir şey," demişti Akkarin bıçağı biraz kaldırarak. "Sanırım senin de tanıdığın bir şey." Lorlen garip bir tatmin duydu. Akkarin farkında olmadan kara büyüyü seyahati sırasında öğrendiğini itiraf etmişti. Dannyl'in araştırması hâlâ bir yarar sağlayabilirdi... "Garip bir şekilde tanıdık geliyor," demişti Lorlen. "Belki de buna benzer bir şeyi bir kitapta ya da bir antika koleksiyonunda gördüm. Ve o kadar zalim görünüşlü bir şey ki, galiba onun için tamamen aklımdan çıkmamış."

14 "Ne için kullanıldığını biliyor musun?" Akkarin'in hizmetkarının kolunu kesmesine ilişkin bir anı parlamıştı Lorlen'in kafasında. "Sonuçta bu bir bıçak, yani pek hoş bir şey olmasa gerek." Akkarin bıçağı masaya koyunca Lorlen rahatlamış; 24 f kat bu rahatlama fazla uzun sürmemişti. "Son birkaç aydır bana karşı garip bir şekilde ihtiyatlı davranıyorsun," demişti Akkarin. "Zihinsel iletişimden kaçınıyorsun, sanki düşüncelerinin arkasında bir şeyler göreceğimden korkuyorsun. Bağlantılarım, bana Dannyl'in araştırmasından bahsedince meraklandım. Neden Dannyl'den geçmişimi araştırmasını istedin Lorlen? Dur, hemen inkara kalkma, kanıtlarım var." Lorlen, Akkarin'in Dannyl'e verdiği talimatları keşfettiği için dehşete düşmüştü. Ama bu soruya daha önceden hazırlanmıştı. Utanmış gibi görünmeye çalışmıştı. "Merak ediyordum. Ve günlüğünü kaybettiğin üzerine yaptığımız sohbetten sonra, kaybettiklerinin birazını bulabilirim, diye düşündüm. Tekrar gidip araştırma yapacak konumda değildin, ben de... düşündüm ki her ne kadar kendin gitmen kadar tatmin edici olmasa da, hoş bir süpriz olabilirdi." "Anlıyorum." Akkarin'in sesi sertleşmişti. "Sana inanabilmeyi isterdim ama inanmıyorum. Bu gece daha önce hiç yapmadığım bir şeyi yaptım. Sohbet ederken yüzeydeki düşüncelerini okudum. Onlar çok, çok daha fazlasını gösterdiler. Yalan söylediğini biliyorum. Asla görmemiş olman gereken bir şeyler gördüğünü biliyorum ve bunun nasıl olduğunu öğrenmeliyim. "Şimdi söyle bana, kara büyü ile uğraştığımı ne zamandır biliyorsun?" Sadece birkaç kelime ve her şey değişti. Sesinde vicdan azabı ya da pişmanlık var mıydı? Hayır... Sadece öfke Lorlen dehşete düşerek yapabileceği en son çaresiz kaçış yoluna başvurmuştu. Arkadaşına dehşetle bakmışü. "Ne ile uğraşıyorsun?" Akkarin'in yüz ifadesi kararmıştı. "Aptal olma Lorlen," diye terslemişti. "Düşüncelerinde gördüm, bana yalan söylenemeyeceğini en iyi sen bilirsin." Daha fazla inkar edemeyeceğini anlayan Lorlen masa-

15 daki bıçağa bakmıştı. Bir an için, bundan sonra ne olacağını merak etmişti. Ölüp ölmeyeceğini... Akkarin'in bunu nasıl açıklayacağını... Sonea ve Rothen'in gerçekten şüphelenip, Akkarin'in suçunu açıklayıp açıklayamayacaklarını... Çok geç, Akkarin'in düşüncelerini duymuş olabileceğini fark etmişti. Fakat baktığında Akkarin'in yüzünde şüphe veya uyarı değil sadece beklenti ifadesi vardı, bil umutlarının biraz artmasına yol açmıştı. "Ne kadar süredir?" diye ısrar etmişti Akkarin. "Bir yıldan fazla," diye itiraf etmişti. "Nasıl?" "Bir gece buraya gelmiştim. Kapı açık ve aşağıdan ışık geliyordu ben de aşağı indim. Ne yaptığını gördüğümde... şok olmuştum. Ne düşüneceğimi bilmiyordum." "Tam olarak ne gördün?" Taklit etmek zorunda kalmadığından, rahatça Sonea' nın gördüklerini anlatmaya başlamıştı. Anlattıkça Yüce Lord'un yüzünde bir utanma belirtisi ortaya çıkmasını beklemiş ama sadece ufak bir can sıkıntısı belirtisi gör- 26 müştü- "Bunu başka bilenler de var mı?" "Hayır," diye yanıtlamıştı Lorlen çabucak; Sonea ve Rothen'i ele vermeme umuduyla. Fakat Akkarin'in gözleri kısılmıştı. "Bana yalan söylüyorsun dostum." "Söylemiyorum." Akkarin içini çekmişti. Lorlen bu iç çekişi net bir şekilde hatırlıyordu. "Çok yazık..." Lorlen eski dostuyla yüzleşmek için ayağa kalkmıştı, Akkarin'i sırrının güvende olduğuna ikna etmeye kararlıydı. "Akkarin, bana inanmak zorundasın. Bundan kimseye bahsetmedim. Lonca'da çok büyük sorunlara sebep olurdu. Ben... ben neden bu... yasak büyüyle oynadığını bilmiyorum. Sadece iyi bir sebebin olduğuna inanıyorum. Güvenmesem burada duruyor olacağımı mı sanıyorsun." "Yani bana güveniyorsun öyle mi?" "Evet." "O zaman bana gerçeği göster. Kimi koruduğunu bilmeliyim Lorlen ve ne kadarını öğrendiğini." Daha sonra Akkarin, Lorlen'in başına doğru uzanmıştı.

16 Akkarin'in zihnini okumaya niyetlendiğini fark eden Lorlen şok olmuştu. Akkarin'in ellerini tutup ittirmişti, arkadaşı böyle bir şey yapmaya çalıştığı için dehşete düşmüştü. "Buna hiç hakkın..." Ve sonra Akkarin'in parmaklarının tanıdık bir şekilde 27 bükülmesi Lorlen'de kalan son güven kırıntısını da öldürmüştü. Bir güç Lorlen'i geriye doğru ittirmişti. Lorlen sandalyeye çökmüş, güçlü bir büyünün onu yere doğru bastırdığını hissediyordu. "Bunu yapma Akkarin!" Fakat Akkarin'in dudakları düz bir çizgi gibiydi. "Üzgünüm eski dostum... ama öğrenmek zorundayım." Sonra Akkarin'in parmakları Lorlen'in şakaklarına dokunmuştu. Bu mümkün olamazdı! Sanki orada değil gibiydi; ama aynı zamanda oradaydı. Bu zihin okumayı nasıl yapabiliyordu. Bunları hatırlayınca titreyen Lorlen gözlerini açtı ve yatak odasının duvarlarına bakmaya başladı. Yumruklarını sıkarken bir parmağında tenine değen sıcak bir metal hissetti. Elini kaldırdığında zayıf ışıkta parıldayan kırmızı bir mücevher görünce midesi kasıldı. Her şey ortaya çıkmıştı; Sonea'nm tanık oldukları, gerçek-okuma, Rothen'in öğrenmesi ve Dannyl'in bütün öğrendikleri. Akkarin'in hiçbir düşüncesi veya hissi Lorlen'e geçmemişti. Sadece sonrasında Yüce Lord odayı adımlayıp yaklaşık bir saat, hatta daha da fazla düşüncelere daldığında ruh halini gösteren belirtiler fark etmişti. Keşfettiklerinin onu oldukça rahatsız ettiği belli oluyordu; ama tavırlanndaki kendine güvenden hiçbir şey eksilmemişti. Sonunda Lorlen'i sandalyeye bağlayan büyü ortadan kalkmıştı. Akkarin bıçağı eline alınca Lorlen, düşünecek 28 olsaydı kendi hayatı için korkardı; fakat Akkarin, kendi avucunu kesince şakınlıkla bakakalmıştı. Bir elinden kan damlayan Akkarin, Lorlen'in boş bar- - m almış ve masaya vurarak kırmıştı. Elinde kalan bardağın dibini havaya fırlatmıştı. Parça, Akkarin'in gözlerinin hizasında durup, hızla dönerken, kırık kenarları düzleşerek, kırmızı renkte parla-

17 maya başlamıştı. Durduğunda yüzeyi elmas biçimli bir küre haline gelmişti. Akkarin kanayan elinin parmaklarını kürenin etrafına kapatmıştı. Avucunu tekrar açtığında kesik yok olmuş ve elinde kırmızı bir mücevher tutuyordu. Akkarin daha sonra iradesi ile içeceklerin olduğu dolaptan gümüş bir kaşığı eline çağırmıştı. Kaşık kalınca bir halka oluşturana kadar eğilip, bükülerek katlanmaya başlamıştı. Akkarin mücevheri iki parmağı ile tutup halkanın en kalın yerine yerleştirmiş ve metali bir çiçek gibi mücevherin etrafına kapamıştı. Daha sonra yüzüğü Lorlen'e vermişti. "Tak bunu!" Lorlen reddetmeyi düşünmüştü; fakat Akkarin'in istediğini elde etmek için güç kullanmaktan çekinmeyeceğini biliyordu ve yüzüğün kalıcı olarak yerleştirilmesi için birkaç tane -hiç de hoş olmayan- yöntem hayal edebiliyordu. Bir gün yüzüğü çıkarabilme seçeneğinin olmasını tercih ederdi, bu yüzden yüzüğü alıp gönülsüzce orta parmağına taktı. "Etrafındaki her şeyi görüp duyabileceğim," demişti Akkarin ona. "Ve başkaları duymadan iletişim kurabileceğiz." 29 Akkarin şimdi kendisini izliyor muydu? Dairemde volta. atışımı gözetliyor muydu? Yaptıkları için hiç mi suçluluk I duymuyordu? Lorlen kendisini, Akkarin'in yaptıkları yüzünden incin- I miş ve ihanete uğramış hissetse de, ona en fazla acı veren şey Sonea'nın kaderiydi. Birkaç dakika önce pencereden I dışarı bakarken, Sonea'nın Akademi'den çıktığını gördüğünde, Akkarin'in onu da izleyip izlemediğini düşündü. ] Sonea aniden durmuştu; gözlerinde, Rothen'in dairesine 1 bir daha asla gidemeyeceğini hatırladığında beliren acı, I açıkça görülebiliyordu. Akkarin'in Sonea'yı görmesini ieteyip istemediğinden emin değildi. "Arkadaşının" suçluluk ya da vicdan azabı hissedeceğinden emin değildi. Lorlen'in gördükleri, Akkarin'in Sonea'nın kederinden keyif dahi alabileceğini gösteriyordu. Fakat her şeye rağmen Lorlen bunun doğru olmadığına inanmak istiyordu. 30 Bölüm 2

18 Beyaz Gözyaşı Lahitleri. Sonea, Akademi'den uzaklaştıkça devasa binanın arkasında küçülmekte olduğunu düşlüyordu. Sırtı, sıcaklığın havadaki son kalıntıları yüzünden karıncalanırken yüzünde soğuğun batmasını hissediyordu. İleride yaklaştıkça büyüyen karanlık bir şekil vardı. Yüce Lord'un Konutu... Akkarin'in evi... Akşam yemeğini olabileceği kadar uzatmış, ardından da Akademiyi terk etmek istemediği için Çıraklar Kütüphanesi'ne gitmişti. Çıraklar Kütüphanesi kapanıp, bütün Akademi, boş ve sessiz bir hale büründüğünde yeni odasına dönmek dışında bir seçeneği kalmamıştı. Kapıya ulaştığında kalbi çok hızlı çarpıyordu. Durdu, zorlukla yutkundu ve kapının kulpuna uzandı. Kulpa dokunur dokunmaz kapı içeriye doğru açıldı. İçerideki oda tek bir ışık küresi ile aydınlatılmıştı. Odadaki lüks koltuklardan birinde bir karaltı oturuyor, solgun elinde bir kitap tutuyordu. Başını kaldırıp baktığında, Sonea midesinin düğümlendiğini hissetti. "İçeri gir Sonea." Sonea bacaklarını hareket etmeye zorladı. İçeri girdi- 31 ğinde kapı yumuşak; fakat tok bir tıkırtı çıkararak arkasından kapandı. "Bugünkü sınavların iyi geçti mi?" Sonea cevap vermek için ağzını açtı; fakat sesine pek güvenemediğinden, başıyla hafifçe onayladı. "Güzel, peki yemek yedin mi?" Sonea bir kez daha başıyla onayladı. "O zaman dinlenip yarma hazırlanmalısın. Odana gidebilirsin." Rahatlayan Sonea eğilerek selam verdi ve aceleyle solundaki kapjya doğru ilerledi. Bir ışık küresi yarattı ve merdivenleri çıkarken yolunu aydınlatsın diye önden gönderdi. Büyülü ışıkta merdivenler, Akkarin'i kara büyü yaparken gördüğü yeraltı odasına açılan merdiveni andırıyordu. O merdivenlerin, konuk odasının diğer tarafındaki kapının arkasında kaldığını tahmin ediyordu. Bu ] taraftaki merdivenler sadece yukarıya çıkıyordu.? Merdivenlerin bitiminde uzun bir koridora ulaştı. Odası ilk kapının ardmdaydı. Yüce Lord'un konutunda başka hiçbir yeri görmemişti henüz.

19 Kapının koluna uzandığında koridorun öbür ucundan gelen ayak sesleri duydu. Dönüp baktığında diğer merdivenin karşısındaki duvarın, karşıdan gele bir ışıkla gittikçe aydınlanmakta olduğunu gördü. Kendi ışığını yok ederek hızla odasının kapısını açtı ve içeriye sıvıştı. Kapıyı ince bir aralık kalacak kadar kapat- 32 f kat aralıktan gözetlerken hafifçe küfretti. Sadece duvarı görebiliyordu. Daha iyi görebilmek için kapıyı u- z daha açmalıydı; ama o zaman da kesinlikle fark edilirdi- Koridorun duvarları aydınlandı. Ayak sesleri kesildi ve Sonea hafif bir tıkırtı duydu. Işık tekrar hareket etti ve koridorda bir kapının kapanma sesi yankılanırken her yer karanlığa büründü. Demek yatak odası burası, diye düşündü Sonea. Koridorun yaklaşık yirmi adım aşağısında... Bu kadar yakınında olduğunu bilmek hiç de rahatlatıcı değildi; fakat konutun öbür tarafında olsaydı da durum daha iyi olmazdı. Sadece aynı binada olmak bile yeterince rahatsız ediciydi. Kapısını sessizce kapatan Sonea dönüp odasını inceledi. İki küçük pencereden içeri sızan ay ışığı, yerde solgun dikdörtgenler oluşturuyordu. Oda bu yumuşak ışıkta davetkar gözüküyordu. Çıraklar Makamı'ndaki gösterişsiz odasından çok farklıydı. Bu odadaki ahşap mobilyaların üstündeki koyu kırmızı cila, ince perdeden sızan ay ışığında ışıl ışıl parlıyordu. Duvarlardan birine büyük bir dolap yaslanmıştı. Yanında, çalışmak için bir masa ve sandalye vardı. Yatak, iki pencerenin arasına yerleştirilmişti. Yatağın üzerinde bir şey duruyordu. Sonea yatağa doğru ilerledi ve bir ışık küresi yarattı. Yatak örtüsünün üzerinde iple bağlanmış basit bir giysi bohçası duruyordu. Düğümü açınca yeşil bir şeyler çıktı. 33 Kabul Seremonisi'nde giydiği elbise. Elbiseyi kaldırınca kat yerlerinden daha ağır şeyler. düştü; gümüş saç fırçası, aynası ve Rothen'in vermiş olduğu iki şiir kitabı... Sonea gözlerinin dolduğunu fark j etti. Hayır! Kayıp bir çocuk gibi zırlamayacağım, dedi kendi-

20 ne. Gözlerini kırpıştırıp yaşlardan kurtulurken eşyaları çalışma masasının üzerine koydu, sonra elbiseyi giysi dolabına kaldırdı. Elbiseyi bir askıya asarken hafif bir ahşap kokusu yayıldı. Koku Büyük Salonu hatırlatıyordu. Rothen'in, törensel gardiyan cümlelerini söylediği bir anı çaktı zihninde. Ellerinde yeni cüppeleri ile dururken hissettiği mutluluğu hatırladı. Ama o artık benim gardiyanım değil, îçini çekerek dolabı kapattı. Yatağa döndüğünde örtülerin üzerinde daha küçük bir şeyin durmakta olduğunu gördü. Eline aldığında Dorrien' in geldikten kısa bir süre sonra Rothen'e verdiği kaba oyma reberi tanıdı. Bir şeyin bu kadar kabaca oyulmasına rağmen, temsil ettiği hayvanın özünü bu kadar iyi yansıtması onu büyülemişti. Dorrien... Gittiğinden beri onu düşünmemişti. Aylar geçmiş gibi geliyordu, oysa beraber kaynağa yürümelerinin ve Dorrien'in onu öpmesinin üzerinden sadece birkaç gün geçmişti. Gardiyanının böyle aniden değiştiğini duyunca ne düşünecekti? İçini çekti. Büyücülerin çoğu gibi o da bu "iyi şansa" hayret edecekti. Fakat Sonea, Dorrien burada 34 di bir şeylerin yanlış gittiğini anlayacağından emindi., korkusunu, Rothen'in üzüntüsü ile öfkesini Sonea nm kesinlikle fark ederdi. Ama burada değildi. Uzakta, dağların arasındaki küçük köyündeydi. Dorrien er geç Lonca'yi ziyaret edecekti. Ve o zaman da kendisini görmek isteyecekti. Akkarin izin verir miydi? Sonea gülümsedi. Akkarin izin vermese bile Dorrien bir yolunu bulurdu. Ayrıca eğer Akkarin, Dorrien'i görmesini yasaklarsa bu kuşkulara yol açardı. Ya da açar mıydı? Akkarin basitçe Dorrien'in Sonea'nm çalışmasını engellediğini iddia edebilirdi. Her ne kadar Dorrien bunun aşırı korumacı olduğunu düşünecek olsa da, başka hiç kimse sorgulamazdı bile. Sonea kaşlarını çattı. Ya Dorrien bir şeylerin yanlış olduğunu fark ederse? Ne yapardı? Akkarin ne yapardı? Ürperdi. Rothen ve kendisinin aksine, Dorrien, Lonca'nm gözünden uzakta yaşıyordu. Uzak bir kasabada yaşayan bir Şifacı bir "kaza" sonucu ölürse kim araştırırdı ki? Oymayı yavaşça sıktı. Akkarin'e Dorrien'i fark etmesi

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Bekar Evli Boşanmış Eşi ölmüş Diğer. İlkokul Ortaokul Lise Yüksekokul Fakülte Yüksek Lisans

Bekar Evli Boşanmış Eşi ölmüş Diğer. İlkokul Ortaokul Lise Yüksekokul Fakülte Yüksek Lisans Form no : Tarih : Bu anket hastalığınızı daha iyi anlayabilmek ve sizlere daha yararlı olabilmek için düzenlenmiştir. Lütfen olabildiğince nesnel (objektif) yanıtlamaya özen gösterin. Ankete kimliğinizi

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR!

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! 11.11.2014 Salı İzmir Basın Gündemi O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! Kazım Erkmen Daha dün gibi hatırlıyorum, İzmirlilerin Yeşilyurt Devlet Hastanesi diye bildikleri o Hatay daki hastanenin Başhekimliği ne

Detaylı

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464 Otistik Çocuklar Otistik olmak normal insan olmaktan çok farklı değildir aslında, sadece günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Yani bizim kendi başımıza yapabildiğimiz (yemek yeme, kıyafet giyme, oyun

Detaylı

İŞYERİ EGZERSİZLERİ. Hazırlayan: Uzman Fizyoterapist Meral HAZIR

İŞYERİ EGZERSİZLERİ. Hazırlayan: Uzman Fizyoterapist Meral HAZIR İŞYERİ EGZERSİZLERİ Hazırlayan: Uzman Fizyoterapist Meral HAZIR EGZERSİZLERİ Günümüzde, özellikle endüstriyel toplumlarda aktif olmayan yaşam şekli, ergonomik olmayan çalışma koşulları ve İŞYERİEGZERSİZLERİ

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri 1 Aşağıda zaman zaman herkeste olabilecek yakınmaların ve sorunların bir listesi vardır. Lütfen her birini dikkatle okuyunuz. Sonra bu durumun bu gün de dâhil olmak üzere son üç ay içerisinde sizi ne ölçüde

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Hayatta ya da ev işlerinde daha iyi organize olmak için, profesyonellerin önerdiği bu 20 yolu deneyebilirsiniz.

Hayatta ya da ev işlerinde daha iyi organize olmak için, profesyonellerin önerdiği bu 20 yolu deneyebilirsiniz. Organize Olmanın 20 Kolay Yolu Hayatta ya da ev işlerinde daha iyi organize olmak için, profesyonellerin önerdiği bu 20 yolu deneyebilirsiniz. 1. Depolama alanları açın Evinizde rahatça hareket edebilmeniz

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla Kekemelik Nedir? Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu durum

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu.

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. 1. Bölüm Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. Tim ayağa kalktı. İpi çekti. Grk ayağa kalktı, JFK Uluslararası Havaalanı

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM Bu zamana kadarki okul hayatım boyunca birçok öğretmenim oldu. Şu an düşündüğüm zaman, aslında her birinden bir şeyler öğrendiğimi ve her birinin hayatımın şekillenmesinde azımsanmayacak

Detaylı

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ AYIN TEMASI: OKULUM BEN KİMİM? *Kendi isimlerimizi söyleyerek, arkadaşlarımızla tanışma. *Sınıfımızı ve öğretmenimizi öğrenme. *Arkadaşlarımızın isimlerini öğrenme. *Okula

Detaylı

Çok Mikroskobik Bir Hikâye

Çok Mikroskobik Bir Hikâye Çok Mikroskobik Bir Hikâye ÜMMÜŞ PÖRTLEK İlköğretim Okulu nda sıradan bir ders günüydü. Eğer Hademe Kazım, yine bir gölgelikte uyuklamıyorsa, birazdan zil çalmalıydı. Öğretmenimiz, gürültü yapmadan toplanabileceğimiz

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ Adı, soyadı... : Sınıfı... : Tarih :.../.../2015 YÖNERGE: Okuduğunuz cümle sizin için her zaman veya genellikle geçerliyse sağdaki boşluğa " doğru " anlamına gelen D harfinin altına

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Koçluk, danışanın problemlerini çözüme ulaştırmak ve yolunu aydınlatmaktır.

Koçluk, danışanın problemlerini çözüme ulaştırmak ve yolunu aydınlatmaktır. BEN BĐR YAŞAM KOÇUYUM 7.SEANS Koçluk ve danışmanlık Bazen öyle zamanlar olur ki danışanlarınızın koçluk hizmetinin sınırları içinde olmayan problemlerine yardım etme durumunda kalırsınız. Böyle zamanlarda

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

Trudi Canavan. Kara Büyücü Cilt5 Yüce Lord Kara Büyünün Sırrı

Trudi Canavan. Kara Büyücü Cilt5 Yüce Lord Kara Büyünün Sırrı Trudi Canavan Kara Büyücü Cilt5 Yüce Lord Kara Büyünün Sırrı Bölüm 1 Mesaj Antik Kyralia şiirinde Ay Göz olarak bilinirdi. Göz tamamen açıkken, tetikteki varlığı kötülüğü caydırırdı; ya da bakışların etkisi

Detaylı

TEOG ÖNCESİ ÖĞRENCİLERİMİZE VE VELİLERİMİZE KÜÇÜK TAVSİYELER

TEOG ÖNCESİ ÖĞRENCİLERİMİZE VE VELİLERİMİZE KÜÇÜK TAVSİYELER TEOG ÖNCESİ ÖĞRENCİLERİMİZE VE VELİLERİMİZE KÜÇÜK TAVSİYELER Sınava sayılı günlerin kaldığı bu süreçte öğrencilerimizde ve velilerimizde kaygıyla heyecanın iç içe olduğunu biliyoruz.bu nedenle TEOG öncesinde

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

İLK OK UMA KİT APLARI

İLK OK UMA KİT APLARI İLK OKUMA KİTAPLARI Bu kitabın sahibi:... Altı yaşındaki Ugo bir sabah uyanmış ve bir de bakmış ki karnının üzerinde yeşil bir aslan oturuyor! Aslan şişman değilmiş ama pek ufak tefek de sayılmazmış.

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

KONSTANTİNOPOLİS, 12 NİSAN 1204

KONSTANTİNOPOLİS, 12 NİSAN 1204 GÍRÍş KONSTANTİNOPOLİS, 12 NİSAN 1204 Başta onları duymadı. Bizans İmparatoru 5. Aleksios un, Hipodrom a yukardan bakan balkonundan yalnızca nal seslerini duydu. Belirsiz sürücüleriyle savaş arabaları

Detaylı

Verimli Çalışma. Edinilmiş çalışma alışkanlıkları

Verimli Çalışma. Edinilmiş çalışma alışkanlıkları Verimli Çalışma Edinilmiş çalışma alışkanlıkları Bir üniversite öğrencisi olarak sizden beklenilen, bağımsız bir öğrenci olmanızdır. Kimse nasıl çalışmanız gerektiğini sizden daha iyi bilemez, ancak size

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28

Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28 Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28 Beş önemli kritik nokta 1. Bir kez, hedef çizim NUMARASINI yazdığınızda, hemen ardından, AŞAMA 1 deki, sağ üst köşedeki

Detaylı

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ YÖNERGE:

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ YÖNERGE: SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ YÖNERGE:Okuduğunuz cümle sizin için her zaman veya genellikle geçerliyse, cevap kağıdındaki doğru anlamına gelen ( D ) harfinin üstüne X işareti, her zaman veya genellikle geçerli

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Jacob James. Ocak, 2006 Kaptana Ne Oldu?

Jacob James. Ocak, 2006 Kaptana Ne Oldu? Jacob James Ocak, 2006 Kaptana Ne Oldu? İnsanlar St. Marian adlı gezi gemisinin salonunda ne olduğu hakkında hiçbir şey bilmeden toplanıyorlardı. Gemideki bir yolcunun bir katil olabileceğini bilmiyorlardı.

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci Bir Kız Bara Girer Ve... Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci 4 Bir Kız Bara Girer Ve... Bütün kadınlar bir iç çamaşırından çok fazla şey beklememeleri gerektiğini bilirler. Çok seksi olmak istiyorsanız,

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Kızlarla tanışmak isteyen bir erkeğin bilmesi gereken çok önemli bir kural var:

Kızlarla tanışmak isteyen bir erkeğin bilmesi gereken çok önemli bir kural var: 1 2 Kızlarla tanışmak isteyen bir erkeğin bilmesi gereken çok önemli bir kural var: Kadınlar hayatlarını güzelleştirecek, beraber eğlenebileceği, güzel sohbetler edebileceği, bakışlarıyla kalp yakan, hayat

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

SINIF YÖNETİMİ Sınıfın İlişki Düzeni

SINIF YÖNETİMİ Sınıfın İlişki Düzeni SINIF YÖNETİMİ Sınıfın İlişki Düzeni NELER ÖĞRENECEĞİZ? Sınıfta ilk günlerin özellikleri Sınıfta ilişki politikaları ve tipleri Sınıfta iletişim SINIFTA İLK GÜNLERİN ÖZELLİKLERİ Sınıfta ilişki düzeni oluşturmada

Detaylı

1. Bir süre için hayatınızdaki iyi şeylerin artık olmadığını varsayın.

1. Bir süre için hayatınızdaki iyi şeylerin artık olmadığını varsayın. MUTLULUĞU ARTTIRMAK İÇIN BILIMIN KANITLADIĞI ON BASIT FAALIYET Bilimsel çalışmaların sonuçlarına kulak verdiğimizde mutluluğunuzu arttırmak için yol gösterebilirler. Aşağıdaki faaliyetleri 10 gün düzenli

Detaylı

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR Amaç: Çocukların denizlerde kirliliğine neden olan atıkları gözlemlemesi ve kirliliğin deniz yaşamına etkileri konusunda

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı ...ZEDE Bir adam... Bel Plan (Görüntü adama doğru yaklaşıyor) Bir şehir... Geniş Açı Şehirde hayat akıyor... Ve insanlar... Geniş Açı Düşme görüntüsü Yüksek bir yerden düşme hissi, aşağıya doğru tilt...

Detaylı

KAYGIYLA BAŞEDEBİLME VE GEVŞEME TEKNİKLERİ

KAYGIYLA BAŞEDEBİLME VE GEVŞEME TEKNİKLERİ KAYGIYLA BAŞEDEBİLME VE GEVŞEME TEKNİKLERİ Olumsuz düşünen kişi, çiğ bir yumurtayı bütün halde kabuğuyla yutmuş bir adama benzer. Yumurtanın kırılacağı korkusuyla hareket edemez, civciv çıkacağı korkusuyla

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ

2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ 2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ TED İSTANBUL KOLEJİ Yıl:6 Hafta:10 Sayı: 8 06 Kasım 2015 Değerli Velilerimiz, İnsanın işini sevmesinin çok önemli olduğunu her gün yaşayarak bizzat deneyimliyorum.

Detaylı

14 12 Bu ifadenin ne zaman kaba olduğu ne zaman gerekli olduğu konusunda onunla konuşabilirsiniz. Annebaba yanındayken ona nazikçe teklif edilen bir şeyi istemediğini Hayır diye bağırarak ifade etmek doğru

Detaylı

Seviye 1 Ünite 3 Çalışma Planı

Seviye 1 Ünite 3 Çalışma Planı Seviye 1 Ünite 3 Çalışma Planı Değerli Öğrencimiz, İşte bu haftanın çalışma planı. Bu planda detaylandırılmış aktiviteler üzerine 4-6 saat çalışmanızı öneriyoruz. Tavsiyemiz bütün aktiviteleri bir defada

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi İlke Beyanı: 3M çalışma ortamındaki herkes, kendisine saygıyla davranılmasını hak eder. Saygı göstermek, her bir kişiye eşsiz yetenekleri, geçmişi ve bakış

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Verimli Çalışma Teknikleri

Verimli Çalışma Teknikleri Verimli Çalışma Teknikleri İlham, fikir gelince bunu mutlaka not alın! Ord.Prof.Dr. Süheyl ÜNVER evinin her tarafında kağıt ve kalem bulundururmuş. Duyduğu, aklına geldiği her şeyi yazarmış. 50 den fazla

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Geçmişin Gölgesi. Sümeyra Andıç

Geçmişin Gölgesi. Sümeyra Andıç Geçmişin Gölgesi Sümeyra Andıç 4 Teşekkür Bana destek olan herkese, arkadaşlarıma, en yakın arkadaşım Elif Gökçen Solmaz a ve her konuda yanımda olan aileme teşekkür ediyorum. Anne ve babama ayrıca teşekkür

Detaylı

Kızım, evde köpek. bu köpeği eve? dedi. annesi. Zaten hep beni suçlarsın! dedi Cimcime. Mıyk! diye sızlandı köpek. Hemen gidecek bu köpek!

Kızım, evde köpek. bu köpeği eve? dedi. annesi. Zaten hep beni suçlarsın! dedi Cimcime. Mıyk! diye sızlandı köpek. Hemen gidecek bu köpek! Kızlar, ben geldim, dedi Gönül Hanım. Hav! Cimcime! Bu köpek nereden geldi? Sen zaten hiç köpek sevmiyorsun! dedi Cimcime. Evde köpeğin ne işi var? Miyav! Miyav! Miyav! diye ağladı kedi Köfte dığı odadan.

Detaylı

prop & tasarım prop & tasarım İrem Ergene restoratör & iç mimar rem dizayn www.remdizayn.com

prop & tasarım prop & tasarım İrem Ergene restoratör & iç mimar rem dizayn www.remdizayn.com İrem Ergene restoratör & iç mimar rem dizayn rem dizayn Hayal Edebileceğiniz Herşey Gerçektir... HAKKIMDA PROJELER REFERANSLAR İLETİŞİM Değerli Olan iyi Yaptığın Değil, Yapmaya Değer Olandır... İrem ERGENE

Detaylı

Sınav ve Sınav Kaygısı

Sınav ve Sınav Kaygısı Sınav ve Sınav Kaygısı Gündem Sınav Nedir? Sınavla kaygının ilişkisi nedir? Sınav Kaygısının belirtileri nelerdir Sınav Kaygısının olası nedenleri nelerdir? Bu nedenler nasıl kotrol edilebilir Sınav anında

Detaylı

Dünya Onlarla Daha Renkli

Dünya Onlarla Daha Renkli Dünya Onlarla Daha Renkli Okudunuzsa bileceksiniz, yıllar önce yayımladığım bir kitaba, Dünyanın sahipleri arasında biz insanların yanı sıra başka canlılar da olduğunu ilk ne zaman düşünmüştüm? diye bir

Detaylı

I. BÖLÜM. Sayı, insan nefsinde birliğin tekrarından kaynaklanan manevi hayaldir. İhvan-ı Safa (Saflık Kardeşleri)

I. BÖLÜM. Sayı, insan nefsinde birliğin tekrarından kaynaklanan manevi hayaldir. İhvan-ı Safa (Saflık Kardeşleri) I. BÖLÜM Sayı, insan nefsinde birliğin tekrarından kaynaklanan manevi hayaldir. İhvan-ı Safa (Saflık Kardeşleri) Marifet, bize yâr olmayan sevgiliyi kalbimizin içinde öldürmek! İşte en haklı, en masum,

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28

Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28 www.durugrup.biz Sayfa 1 Uzaktangörü (Remote Viewing) Basitleştirilmiş Çizim Taslağı Düzenleme V01.01 2010/02/28 Beş önemli kritik nokta 1. Bir kez, hedef çizim NUMARASINI yazdığınızda, hemen ardından,

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci

KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci KOÇLUK NEDİR? İNCİ TOKATLIOĞLU Profesyonel Koç-Uzman Eğitimci Neden Koçluk? İnsanların günlük koşuşturma içinde hayatlarının bazı yönlerinde dengenin kaçtığını fark edemez. (iş, aile, dostlar ve kendimiz

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek

1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek 1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek İngilizce öğrenilememesinin ilk ve en büyük sebeplerinden birisi, İngilizce öğrenmeyi ders çalışmak olarak görmek. Çoğu zaman İngilizce iş hayatında başarılı

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör.

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör. Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Eylem ve eylemsilerin anlamalarını durum yönünden tamamlayan zarflardır. Eylem ya da eylemsiye

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N.

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N. New York ta bugün kar yağıyor. 59. Cadde deki evimin penceresinden, yönetmekte olduğum dans okuluna bakıyorum. Bale kıyafetlerinin içindeki öğrenciler, camlı kapının ardında, puante * ve entrechats **

Detaylı