BANKACILAR MAKALE R SK YÖNET M KONFERANS-SEM NER. Açılıfl Konuflmaları. Tebli ler SAYI 71 ARALIK 2009

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BANKACILAR MAKALE R SK YÖNET M KONFERANS-SEM NER. Açılıfl Konuflmaları. Tebli ler SAYI 71 ARALIK 2009"

Transkript

1 SAYI 71 ARALIK 2009 BANKACILAR MAKALE Prof. Dr. hsan Ersan - Samet Günay Kredi Riski Göstergesi Olarak Kredi Temerrüt Swapları (CDSs) ve Kapatma Davasının Türkiye Riski Üzerine Etkisine Dair Bir Uygulama Yener Coflkun Küresel Kriz Sürecinde Yatırım Bankaları ile Di er Finansal Aracılarda Yaflanan Finansal Baflarısızlıklar ve Kamusal Müdahaleler R SK YÖNET M Doç. Dr. Seyfettin Erdo an - Cesur Ülbe i Operasyonel Risk Algısına Yönelik Bir Arafltırma KONFERANS-SEM NER Bankacılık Uygulamasında Güncel Hukuki Sorunlar Açılıfl Konuflmaları Prof. Dr. Seza Reiso lu Hasan Gerçeker Tebli ler Prof. Dr. Ünal Tekinalp Bankacılık Kanunu nun Kredi Düzeninin Merkez Kavramı Risk ile Bundan Do an Sorumluluk Üzerine Notlar Mehmet Kılıç Anonim fiirketlerde Pay Rehni Mahmut Bilgen nternet Bankacılı ından Kaynaklanan Zararlarda Bankaların Sorumlulukları Prof. Dr. smail Kırca Çek Hukukuna liflkin Muhtelif Sorunlar Ümit Yayla Merkezi Kayıt Kuruluflu ve Kaydi Sistem: Uygulamada Karflılaflılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

2 BANKACILAR Yayın türü : Yerel süreli Basım yeri : İstanbul Yılı : 20 Sayısı : 71 - Aralık 2009 Türkiye Bankalar Birliği adına İmtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Doç. Dr. Ekrem KESKİN Genel Yayın Yönetmeni: Melike MUMCU Yayın Danışmanları: Ali GÜNGÖR Buket HİMMETOĞLU Prof. Dr. Ahmet KIRMAN Prof. Dr. Seza REİSOĞLU B. Cahit SABIR Abdullah TAŞÇIOĞLU Özcan ULUDAĞ Tuğra YAZAR İdare Merkezi: Nispetiye Caddesi Akmerkez B3 Blok Kat: Etiler-İSTANBUL Tel : Faks : Baskı-Yapım Graphis Matbaa San. ve Tic. Ltd Şirketi Yüzyıl Mahallesi Matbaacılar Sitesi 1. Cadde No.139 Bağcılar 34560, İstanbul Bankacılar Dergisi 3 ayda bir yayımlanır. Para ile satılmaz. Bu yayın TBB internet sitesinde (www.tbb.org.tr) yer almaktadır. ISSN (Basılı) ISSN (Elektronik) Sertifika No: Bankacılar Dergisi - Bankacılar dergisi, ekonomi, finans ve bankacılık konularında yapılan çalışmaları ilgili çevrelerin bilgisine sunmak amacıyla yayımlanmaktadır. - Dergide yayımlanacak makalelere karar verilmesinde, konunun uzmanı hakemlerin görüşleri alınmaktadır. - Dergiye gönderilecek yazının daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış olması gerekmektedir. - Basılması istenilen yazılar derginin arka iç kapağında belirtilen yazı ve biçim kurallarına uygun olarak hazırlanmalı ve değerlendirmeye girmek üzere, Bankacılar Dergisi Türkiye Bankalar Birliği Bankacılık ve Araştırma Grubu Başkanlığı Nispetiye Cad. Akmerkez B3 Blok Kat.13 Etiler- İSTANBUL adresine gönderilmelidir. - Dergide yayımlanan yazılar Türkiye Bankalar Birliği nin resmi görüşlerini yansıtmaz, yazar ve görüş sahiplerini bağlar. - Dergide yer alan çalışmalar kaynak gösterilmek suretiyle izinsiz yayımlanabilir. - Yayımlanacak yazılarda yazım kurallarına ve biçime ilişkin değişiklikler yapılabilir veya bunların yapılması yazardan istenebilir. - Dergide yayımlanmayan yazılar yazarlara geri gönderilmez. - Yazılar yayımlanmak üzere kabul edildiği takdirde Bankacılar dergisi yazılı ve elektronik ortamda olmak üzere tüm yayın haklarına sahiptir.

3 Bankacılar Dergisi, Sayı 71, 2009 İçindekiler MAKALE Prof. Dr. İhsan Ersan - Samet Günay 3 Kredi Riski Göstergesi Olarak Kredi Temerrüt Swapları (CDSs) ve Kapatma Davasının Türkiye Riski Üzerine Etkisine Dair Bir Uygulama Yener Coşkun 23 Küresel Kriz Sürecinde Yatırım Bankaları ile Diğer Finansal Aracılarda Yaşanan Finansal Başarısızlıklar ve Kamusal Müdahaleler RİSK YÖNETİMİ Doç. Dr. Seyfettin Erdoğan-Cesur Ülbeği 48 Operasyonel Risk Algısına Yönelik Bir Araştırma KONFERANS-SEMİNER Bankacılık Uygulamasında Güncel Hukuki Sorunlar 59 Açılış Konuşmaları Prof. Dr. Seza Reisoğlu 59 Hasan Gerçeker Tebliğler Prof. Dr. Ünal Tekinalp 61 Bankacılık Kanunu nun Kredi Düzeninin Merkez Kavramı Risk ile Bundan Doğan Sorumluluk Üzerine Notlar Mehmet Kılıç 66 Anonim Şirketlerde Pay Rehni Mahmut Bilgen 78 İnternet Bankacılığından Kaynaklanan Zararlarda Bankaların Sorumlulukları Prof. Dr. İsmail Kırca 97 Çek Hukukuna İlişkin Muhtelif Sorunlar Ümit Yayla 104 Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Kaydi Sistem: Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri 1

4

5 Bankacılar Dergisi, Sayı 71, 2009 Kredi Riski Göstergesi Olarak Kredi Temerrüt Swapları (CDSs) ve Kapatma Davasının Türkiye Riski Üzerine Etkisine Dair Bir Uygulama Prof. Dr. İhsan Ersan * Samet Günay ** Kredi Türevleri, bir risk yönetim aracı olmalarının yanı sıra spekülatif amaçlı da kullanılmaktadırlar. Özellikle kredi temerrüt swaplarından elde edilen spreadler bir risk göstergesi olarak çok başarılı ve etkin değerlendirmeler sağlamaktadır. Bu çalışmada, 2008 yılı Mart ayında iktidar partisine açılan kapatma davasının, Türkiye kredi temerrüt swap spreadleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olup olmadığı VAR (Vektör Oto Regresif) yöntemi ile test edilmiştir. Çalışmanın ilk kısmında kredi türevleri ve özellikle kredi temerrüt swapları için kavramsal bilgi verilmiş, ikinci kısımda da VAR yöntemi ile ekonometrik analiz yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; kapatma davasının Türkiye kredi temerrüt swap spreadleri üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı ve Türkiye kredi temerrüt swap spreadleri üzerinde etkili olan değişkenlerin, Türkiye ye ilişkin yurtiçi değişkenlerden ziyade yurtdışında işlem gören Eurobond getirileri ve Dow Jones Endeksi getirisi değişkenleri olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler : Kredi Türevleri, Kredi Temerrüt Swapları (CDSs), Türkiye Kredi Riski, VAR Modeli, Kapatma Davası Giriş Kredi riski, bir tarafın sözleşmedeki ödeme yükümlülüğünü yerine getirememesi olarak tanımlanabilir. Bu risk bir tarafın diğer tarafa gelecek dönemdeki ödemeler için yükümlülük altına girmesi ile var olacaktır. Kredi riski, banka kredisi, işletme tahvilleri ya da vadeli işlem sözleşmeleri ile ortaya çıkabilir. Burada bahsedilen ödeme yükümlülüğünün yerine getirilememesi, temerrüt olarak ifade edilmektedir. Kredi olayı terimi ise sözleşmelerde genellikle olası temerrüt olaylarını ifade etmek için kullanılmaktadır. Kredi olayına; iflas ilanı, tahvil ödemelerindeki acziyet, yükümlülüğün reddi ya da kredi notunun düşürülmesi örnek olarak verilebilir (Mcdonald, 2006: 841). Tezgah üstü piyasalarda işlem gören kredi türevleri, kredi riskini bir taraftan diğerine transfer etmek için kullanılan finansal enstrümanlardır. Kredi türevleri arasında en önde gelen ürün kredi temerrüt swaplarıdır (Credit Default Swaps- CDSs-bundan sonra CDS olarak ifade edilecektir). Özellikle mortagage krizi baş gösterene kadar kredi türevleri piyasasında ciddi gelişmeler yaşanmıştır. Başlangıçtaki tek varlıklı kredi temerrüt swapları piyasasından çok daha karmaşık olan likit CDS endekslerine (CDX, ITraxx), ezoterik korelasyon ve volatilite ürünlerine uzanan bir süreç söz konusu olmuştur. (Kakodkar ve Galiani, 2006: 3) CDS ler sadece özel şirket borçlanmaları ile sınırlı değildir. Kamu borçlanma senetleri ve Eurotahviller (Eurobondlar) için de CDS alınıp satılabilmektedir. Bu ürünler sadece sigorta amaçlı değil, spekülatif olarak da kullanılabilmektedir. Çeşitli vadelerde bir şirketin ya da ülkenin riskini almak isteyen biri CDS satarak, para yatırmaktansa bir de üste prim alarak, bunu yapabilmektedir. Örneğin Türkiye Eurobondu na yatırım yapmak isteyen bir yatırımcı 5 yıllık CDS satın alabilir. Son yıllarda CDS spreadleri şirketlerin ve ülkelerin risk algılamaları açısından çok önemli bir gösterge olmuştur. Artık ülke riskini analiz edenler Eurotahvil getirilerine değil CDS spreadlerindeki dalgalanmalara bakmaya başlamışlardır (Özel, 2008: * İstanbul Üniversitesi, İşletme Fakültesi, Finans Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. ** İstanbul Üniversitesi, İşletme Fakültesi, Finans Anabilim Dalı Doktora Öğrencisi. 3

6 Prof. Dr. İhsan Ersan-Samet Günay 3). Spread terimi genellikle piyasadaki iki faiz oranı arasındaki farkı ifade etmek için kullanılır. Aynı zamanda sözkonusu spread faiz oranları karşılaştırılan iki menkul kıymet ile ilişkilendirilmiş risk farklılığını göstermektedir. Bu risk bünyesinde kredi riski, likidite riski ve kur riski gibi risk faktörlerini barındırmaktadır. Kredi temerrüt swap spreadi CDS işleminde kredi korunması satın alan taraftan korunma satan tarafa ödenen primleri gösteren spreadlerdir. (Anson ve Fabozzi vd., 2004: 256) CDS spreadlerinin son yıllarda gerek yatırımcılar gerekse de analistler tarafından ilgiyle izlenmesi bu enstrümanların popüleritelerini arttırmış ve finansal piyasalar için bir risk göstergesi olarak kabul görülmelerini sağlamıştır. CDS spreadlerinin önemleri nedeniyle, bu çalışmada; Türkiye kredi riski göstergesi olarak da kullanılan CDS spreadlerinin özellikle 2007 yılında iktidar partisine açılan kapatma davası sürecindeki hareketleri ekonometrik açıdan incelenecek ve kapatma davasının Türkiye nin kredi riski üzerinde etkisinin olup olmadığı saptanmaya çalışılacaktır. 1. Kredi Türevleri Faiz oranı veya hisse senedi türevleri gibi, kredi türevleri de değerleri dayanak varlıklardan (underlying asset) veya varlık sepetlerinden türetilen teminatlar veya sözleşmelerdir. Kredi türevleri, iki grubun, üçüncü bir grup veya referans varlığının borcunu ödeyememesi veya iflası gibi bir kredi olayı olasılığına dayanarak, gelecekteki bir işlem için anlaştıkları iki taraflı tezgah üstü (over-the-counter) sözleşmelerdir. Kredi türevleri temelde, anlaşma taraflarından birini referans varlıklarının yükümlülükleri üzerinde doğabilecek geri ödememe riskine karşı korumak için tasarlanmışlardır (Clarke, 2002: 78). Kredi temerrüt swapları kredi riskinin kredi koruması satan tarafa transferi için kullanılmaktadırlar. Açık ara farkla kredi türevlerinin en popüler tipi kredi temerrüt swaplarıdır. CDS ler sadece varlık yöneticileri ve traderlar tarafından sıklıkla kullanılan bağımsız bir ürün değil aynı zamanda sentetik teminatlı borçlanma yükümlülükleri (synthetic collateralized debt obligations) ve krediye dayalı tahviller gibi (credit-linked notes) yapısal kredi ürünlerinde de kullanılmaktadırlar (Anson ve Fabozzi vd., 2004: 47). Mortgage krizinin kredi türevlerine olan güven ve işlem hacimleri üzerinde ciddi etkileri olmuştur. Ancak halen tüm kredi türev ürünleri içerisinde CDS ler % 98 lik pay ile en yüksek dilimi oluşturmaktadırlar. Aşağıdaki grafiklerden de görüleceği üzere 1-5 yıllık vadeler içinde yatırım yapılabilir derecedeki varlıklara yönelik sözleşmeler % 41 lik oran ile tüm kredi türevleri içinde en yüksek paya sahiptir. Diğer tüm vadeler içinde ise yatırım yapılabilir kredi derecesine sahip varlıklar 2009 ikinci çeyreğinde birinci çeyreğine göre % 4 lük bir artış göstererek pazarın % 65 ini oluşturmuşlardır. 34 Amerikan ticari bankası tarafından satılan korunma oranı 2009 birinci çeyreğe göre % 8 (0,6 trilyon dolar) azalarak 6,5 trilyon dolar olmuştur (The Office of the Comptroller of the Currency Report, 2009 : 6). Grafik 1. Ürün, Kredi Derecesi ve Vadeye Göre Kredi Türevi Kompozisyonu ( Çeyrek) 4 Kaynak :

7 Bankacılar Dergisi ISDA (International Swaps and Derivatives Association) tarafından yapılan açıklamaya göre, üzerine işlem yapılan kapanmamış CDS hacmi 2009 un ilk altı ayında % 19 azalarak 38,56 trilyon dolardan 31,22 trilyon dolara gerilemiştir. 31,22 trilyon dolar ise alım ve satım anlamında yaklaşık olarak eşit dağılmıştır. Bu rakamın 15,79 trilyon doları korunma alınması, 15,4 trilyon doları ise korunma satılması işleminden oluşmuştur in altıncı ayından 2009 un altıncı ayına olan 12 aylık dönemde ise CDS hacminde % 43 lük bir düşüş söz konusudur yılının sonundaki 62,2 trilyon dolar lık hacme göre ise düşüş oranı son 18 ayda % 49,8 olarak gerçekleşmiştir (ISDA Survey, 2009: 1) Kredi Temerrüt Swap İşlemi CDS ler kredi riskini transfer eden türev ürünlerdir. Bu işlemde korunma satın alan taraf, genellikle sözleşmenin yıllık nominal değeri üzerinden, belli bir rakam olan ve baz puan olarak ifade edilen bir primi garantör kuruma öder ve karşılığında kredi olayına karşı korunma almış olur. Korunma satan tarafından garanti edilen ödeme, kredi olayının ortaya çıkması durumunda ya da diğer bir ifade ile referans kredi varlığında satın alınan ve koşula bağlanmış risk gerçekleştiğinde yapılacaktır. Burada kastedilen risk; iflas, kredi notunun düşürülmesi ya da temerrüt (temerrüt) riskinden kaynaklanabilecek kredi olaylarıdır. Kredi olayını tam olarak şöyle ifade etmek mümkündür: Kredi olayı, temerrüt riskine karşı, koruma satan tarafın yükümlülüğünü başlatan ve korunma satın alan tarafa temerrüt ödemesini yapmasına neden olan olaydır. (Kasapi, 1999: 24) CDS anlaşmaları esasen tahvil yatırımcıları tarafından temerrüt riskinden korunmak amacı ile kredi riskinin sigorta şirketleri, hedge fonlar gibi bir üçüncü tarafa transferi için yapılır. Bununla birlikte sözkonusu finansal kurumlar da bu sözleşmeleri kendi aralarında tekrar ve tekrar alıp satabilirler. Sonuçta böyle bir durum nihai riski kimin taşıdığının belirlenmesini oldukça zorlaştırır ve piyasa katılımcıları arasında tanımlanamaz bir kredi riski ağı oluşturur (Middleton, 2008: 1). Kredi temerrüt işlemleri organize bir piyasası ya da borsası olmamasından dolayı tezgah üstü piyasada yani alıcıların ve satıcıların birbirlerini bulup aralarında yaptıkları anlaşmalarla alınıp satılmaktadır. (Özel, 2008: 3) CDS alıcısı korunma satın alan taraftır. Örneğin bir şirketin tahvilini satın alan bir yatırımcı şirketin kredi riskine karşı CDS işlemi yapabilir. Böyle bir işlemde karşı taraf ise korunma satan ya da swapı yazan kişi konumunda olacaktır. Eğer ki bir kredi olayı gerçekleşirse korunma alan tahvilin (piyasa değerini) korunma satan taraftan alabilecektir. Tahvilin piyasa değeri ise genellikle kredi olayını izleyen30 gün içerisinde belirlenir. Korunma alan, swap anlaşmasını yazan tarafa dönemsel sigorta primi ödemelerinde bulunur. Kredi olayının gerçekleşmesi halinde ise prim ödemeleri son bulur. CDS işlemindeki referans varlık (örneğin şirket tahvili) önem arz etmektedir. Aynı ihraççı tarafından ihraç edilecek farklı tahviller temerrütten (default) sonra farklı fiyata sahip olacaktır. Genellikle korunma alan taraf temerrüt sonrası, referans varlıkla eşdeğer ödeme hakkına sahip olan herhangi bir tahvili teslim edebilir. Örneğin bir temerrütün gerçekleşmesi durumunda CDS işlemi ya nakdi ya da fiziksel teslim ile sonlandırılır. Finansal teslimde swap yazan taraf tahvil sahibine tahvildeki kaybın değerini öder. Fiziksel teslimde ise swap yazan taraf temerrüt eden tahvili, temerrütün olmaması durumundaki fiyatından satın alır. Finansal ve fiziksel teslimat kuramda ekonomik olarak eşdeğerde gözükse de temerrüte düşen bir şirketin ihraç ettiği menkul kıymetlerin piyasası likit olmayacağından dolayı, nakdi teslimatta referans varlığın doğru fiyatını belirlemek kolay olmayacaktır (Mcdonald, 2006: 860). Nakdi teslimatta geri kazanım oranı (Recovery Rate) ve açık arttırma işlemi önem arz etmektedir. Nakdi teslimat, geri kazanım oranının üçüncü bir uzman kuruluş tarafından açık arttırma ile belirlenmesi neticesinde gerçekleşir ve telafi miktarı bu işlem sonrasında belirlenen fiyat üzerinden korunma alan tarafa ödenir. Bir temerrüt açıklandığında, ISDA piyasadaki katılımcıları koordine eder ve kredi olayının tarihi üzerinde anlaşılır. Bu tarih itibari ile de referans varlığın işleyen kuponları 5

8 Prof. Dr. İhsan Ersan-Samet Günay durdurulur. Açık artırma ise yaklaşık olarak kredi olayını takip eden 3 ila 4 hafta içinde ilan edilir (Markit, 2009: 13). Kredi olayı açık artırmaları, temerrüt sonrasında kredi türevlerinin sonlandırılabilmesi için adil, etkin ve şeffaf bir sürecin işlemesi için gerçekleştirilen işlemlerdir. Açık artırma işlemleri Creditex, Markit ve ISDA ile ISDA nın nakdi uzlaşı protokolünün parçası olan kredi türevleri dealerları tarafından gerçekleştirilir. Creditex ve Markit birlikte Haziran 2005 ten bu yana kredi olayı açık artırımlarının yöneticileri olarak çalışmaktadırlar. Kredi olayı açık arttırmaları sırasında dealerlar iflas ve vb. sonucunda kredi olayına maruz kalmış işletmenin yükümlülükleri için uygulanabilir makul teklifler sunarlar. Eş zamanlı olarak bu teklifleri gerçekleştirebilmek için standart bir piyasa metodolojisi kullanılır ve sonuç olarak da ilgili kredi türevi sözleşmeleri için nakdi uzlaşı fiyatı oluşturulur. Markit ise bu sürecin doğruluğunu-güvenilirliğini onayarak en son fiyatı hesaplar ve bunu ilgili internet sitesinde yayınlar. Lehman Brothers, Washington Mutual ve Fannie Mae için sözkonusu oranlar aşağıda verilmiştir. (Creditex Group Inc, 2009: 1). Tablo1. Brothers, Washington Mutual ve Fannie Mae Geri Kazanım Oranları Kredi Olayına Maruz Kalan Şirket Geri Kazanım Oranı Lehman Brothers % 8,63 Fannie Mae % 95,51 Washington Mutual % 57 Bir örnek olay yardımı ile CDS işlemini açıklamaya çalışalım. Bir Avrupa bankası olan BBVA tarafından Türkiye 5 yıllık CDS spreadinin 09/02/2009 tarihinde alım-satım için 400bps-410bps olarak kote edildiğini varsayalım. Bunun anlamı BBVA bankasının Türkiye nin referans varlığı için korunma alıcısı ya da korunma satıcısı olarak işlem yapmaya hazır olduğudur. Yani BBVA 410bps ile korunma satabilecek ve 400bps ile korunma alabilecektir. Ayrıca bu işlem için dikkate alınması gereken üç nokta daha vardır. İlki: prim ödemeleri üçer aylık dönemler halinde yapılacak, ikincisi: swap primi BBVA ile işlem yapacak olan karşı tarafa (da) bağlı olacak, üçüncüsü ise kredi olayı ISDA sözleşmesinde tanımlanan durumlar olacaktır. Örneğimizde bir varlık yöneticisi 2030 vadeli Türkiye eurobondu için 10 milyon dolarlık işlem tutarı üzerinden ve 410bps CDS spreadi (primi) ile BBVA bankasından 2 yıllık korunma satın almıştır. Teslimat şekli ise fiziksel teslimat olarak belirlenmiştir. Buradaki işlem tutarı fiziksel teslimat için kullanılabilecek olan Türkiye eurobondunun nominal değeri değildir. Örneğin 1000 dolar nominal değerli bir Türkiye eurobondunun işlem fiyatı 800 dolar olsun. Eğer ki bir varlık yöneticisi 12.5 milyon dolar nominal değerli Türkiye eurobonduna sahipse ve piyasa değeri 10 milyon dolar olan (12,5 milyon doların % 80 i) referans varlık için korunma satın almak istiyorsa bu durumda varlık yöneticisi 10 milyon dolarlık işlem tutarı üzerinden CDS işlemine girecektir. Eğer ki kredi olayı gerçekleşirse varlık yöneticisi 10 milyon dolar tutarında ödeme alacak ve 12,5 milyon dolar nominal değerli Türkiye eurobondunu teslim edecektir. Bu CDS işleminde standart sözleşme için 3 aylık prim ödemeleri aşağıdaki gibi hesaplanacaktır. CDS primi = [Sözleşme Tutarı Baz Puan (Gün / 360)] CDS primi = [ dolar (92 / 360)] = ,78 dolar Kredi olayının gerçekleşmemesi halinde korunma satın alan korunma satana 2 yıl boyunca toplam 8 kez olmak üzere her üç ayda bir prim ödemesinde bulunacaktır. Eğer ki kredi olayı sözkonusu olursa kredi olayının gerçekleştiği tarih itibari ile prim ödemeleri son bulacak ve korunma satan taraf olan BBVA, korunma alan tarafa işlem tutarını yani örneğimizdeki 10 milyon doları ödeyecek ve bunun karşılığında korunma satın alan taraftan değeri düşmüş 6

9 Bankacılar Dergisi olan ve Türkiye tarafından ihraç edilmiş, kabul edilebilir eurobondları teslim alacaktır. (Anson ve Fabozzi vd., 2004: 51). Eğer ki örneğimizdeki CDS işlemi nakdi teslimat şeklinde gerçekleşmiş olsaydı bu durumda geri kazanım oranına bağlı olarak korunma satın alan taraf belli bir ödeme alacaktı. Örneğin geri kazanım oranı % 40 olsaydı korunma alan taraf BBVA bankasından 6 milyon dolar ödeme alacaktı ( dolar [1-0,4]). Görüldüğü üzere teslim şeklinin nakdi teslimat olması durumunda geri kazanım oranının değerinin tespiti büyük önem arzetmektedir. Yukarıda da izah edildiği gibi bu oran Creditex, Markit ve ISDA nın organizasyonunda belirlenmektedir Kredi Temerrüt Swap Spreadi-Primi Koruma satın alanın, aldığı koruma karşılığında koruma satana yaptığı dönemsel ö- demelere swap primi veya swap spreadi denilmektedir. Bu swap primi, satın alınan toplam koruma tutarının veya sözleşme tutarının belirli bir yüzdesi olarak belirlenmektedir. Swap primi, genellikle çeyrek dönemlerde ödenmektedir (Karabıyık ve Anbar, 2006: 49). Kredi temerrüt swap işlemindeki primin oranı; Swap işleminin vadesine, Referans kurumun temerrüt etme olasılığına, Referans varlıktaki beklenen geri kazanım oranına Risksiz faiz oranına Korunma satanın kredi notu gibi faktörlerce belirlenmektedir (Kasapi, 1999: 26). Bir diğer önemli faktör ise volatilitedir. Referans varlığın volatilitesi CDS spreadinin yükselmesine neden olan anahtar etkenlerden birisidir. Volatilitedeki artış daha yüksek bir temerrüt olasılığından dolayı diğer koşullar sabit iken CDS spreadinde de bir artış yaratacaktır. (Hottinga ve Zwanenburg, 2003: 17-18) Tablo 2. En Likit Kredi Temerrüt Swap İşlemleri İçin Son Spreadler (30 Eylül 2009) Net İşlem Günlük Referans Tutarındaki Net İşlem Tutarı Spread Fiyat Kuruluş Haftalık Değişim (Dolar) Değişimi (Dolar) Fiyat Tipi Arjantin Ön ödeme+500bps Almanya Spread (bps) Brezilya Ön ödeme+100bps Fransa Spread (bps) Japonya Spread (bps) İtalya Spread (bps) Güney Afrika Ön ödeme+100bps Türkiye Ön ödeme+100bps Rusya Spread (bps) İngiltere Spread (bps) Meksika Ön ödeme+100bps Amerika Spread (bps) Kaynak: CDS spreadleri, ödenecek sabit primlerin bugükü değerleri ile kredi olayının gerçekleşmesi halinde yapılacak ödemenin bugünkü değerleri arasındaki fark hakkında korunma satan ve alan tarafın beklentilerini yansıtmaktadır. Dolayısıyla CDS spreadleri ağırlıklı olarak piyasa katılımcılarının referans varlığın temerrüt etme olasılığı hakkındaki öngörülerince belirlenirler. CDS spreadlerinin değerlemesinde en temel yaklaşım temerrüt olasılığı (PD) ile geri kazanım oranının (RR) bir fonksiyonudur: CDS spreadi = PD (1-RR) 7

10 Prof. Dr. İhsan Ersan-Samet Günay Bu basit bir yaklaşım olmasına rağmen birkaç önemli sonucun çıkarılması mümkündür. İlk olarak açıkça görüldüğü üzere CDS spreadlerinin belirlenmesinde geri kazanım oranının öngörüsü büyük önem arz etmektedir. Sonuç olarak fiyatlama modellerinde sabit bir geri kazanım oranı kullanılması tüm koşullar için doğru olmayabilir. İkinci olarak, çoğu fiyatlama modellerinde geri kazanım oranı sabit kabul edilse de bazı yazarların belirttiği gibi temerrüt olasılığı ile (PD) temerrüt halindeki kayıp çevrimsel biçimde birbirine bağlı olabilir. Döngü içerisinde PD ve RR arasında negatif korelasyon vardır. Bu durum, temerrüt olasılığı ile temerrüt halindeki kayıp (1-RR) arasında pozitif korelasyon olduğu şeklinde de ifade edilebilir. Bu yüzden ekonominin gerilediği dönemlerde temerrüt halindeki kayıpların çarpım etkisinden dolayı CDS spreadleri temerrüt olasılığına göre orantısız biçimde daha yüksek bir artış gösterebilirler (ECB Report, 2009: 64). CDS spreadleri ile tahvil spreadleri arasında bir ilişki söz konusudur. Konuyu şu şekilde açıklamaya çalışalım: Bir yatırımcı 5 yıllık ve yıllık % 7 getirisi olan bir işletme tahvili almış olsun (Risksiz faiz oranının % 5 olduğu varsayımı altında). Aynı zamanda yatırımcımız işletmenin temerrüt etme olasılığına karşı 5 yıllık CDS işlemi ile korunma satın almıştır. CDS spreadinin 200bps olduğunu varsayarsak CDS işlemi ile riskli olan işletme tahvili yaklaşık olarak risksiz tahvile dönüşmüş olmaktadır. İşletme temerrüte düşmezse yatırımcımız yıllık % 5 kazanacak ancak işletme temerrüte düşerse yatırımcı temerrüt gününe kadar yıllık % 5 kazanacak ve CDS sözleşmesi şartları altında tahvilini nominal değerinden nakde çevirebilecek ve kalan yıllar için de risksiz faiz oranı üzerinden elindeki nakdi tekrar yatırıma yönlendirebilecektir. Kuramsal olarak n yıllık CDS spreadi, yaklaşık olarak n yıllık işletme tahvilinin getirisinin n yıllık risksiz devlet tahvili getirisini aşan oranı yani tahvil spreadi kadar olmalıdır (Hull, 2006: 509). Ancak, 8 Piyasaların birbirinden etkilenmesi, Temerrüt swap sözleşmelerinde belirtilen, en ucuz aktarım seçeneği gibi, bazı ö- zellikler nedeniyle, kredi temerrüt swap spreadleri ile tahvil spreadleri birbirinden farklılaşmaktadır. CDS spreadi ile tahvil spreadi arasındaki fark, temerrüt swap baz puanı (default swap basis) olarak tanımlanmaktadır. Temerrüt swap baz puanı, CDS spreadi, tahvil spreadine göre bir primle işlem görüyorsa pozitif, bir iskonto ile işlem görüyorsa negatiftir (Ateş, 2004: 25). [CDS spreadi - tahvil spreadi] > 0 prim ; [CDS spreadi - tahvil spreadi] < 0 iskonto Eğer ki iskontolu işlem sözkonusu ise yatırımcı işletme tahvili alıp temerrüt riskine karşı korunma için CDS işlemi yaparak risksiz faiz oranından daha yüksek bir getiri elde edebilir. Diğer taraftan primli işlem sözkonusu ise yatırımcı, işletme tahvilinde kısa pozisyon alarak ve CDS satarak risksiz faiz oranından daha düşük bir maliyetle fon temin edebilir. Bu durum mükemmel bir arbitraj olmasa da CDS spreadi ile tahvil spreadi arasındaki ilişki için yeterince açıklayıcıdır (Hull, 2006: 509). Ülke tahvil getirisi spreadleri ülkelerin kredibilitesi açısından ve gelişmekte olan ülkelere yatırım yapan yatırımcıların katlandıkları risk karşılığında istedikleri getiri bakımından, taşınılan riskin finansal anlamdaki ölçüsü olarak kabul edilir. Ülke riskinin değerlemesinin analizi, risk yönetimi açısından olduğu kadar daha iyi bir sabit getirili menkul kıymet portföyü yönetimi ve finansal kurumların regülasyonu açısından da kritik öneme sahiptir (Remolona, Scatigna ve Wu, 2006: 2). Ülke CDS piyasası, ilgili tahvil piyasalarına göre daha likit bir pazardır. Bu da CDS spread ve getirileri için, tahvil spread ve getirlerine göre daha kesin tahminler sağlamaktadır. (Longstaff ve Pedersen vd., 2008: 1-2) Diğer taraftan CDS spreadlerinin tahvil spreadlerine göre öne çıkan iki önemli avantajı daha vardır. İlk olarak, CDS spreadler ilgili referans varlığın temerrüt riskinin oldukça hassas bir fiyatlamasına dayanmaktadır. Ayrıca sözleşmeler standart bir şekilde işlem görürler. Aksine tahvil spreadleri; öncelik, kupon faiz oranı, gömülü opsiyonlar ve garantiler gibi kontratsal düzenlemelerde farklılıklar göstermekte ve bu farklılıklardan etkilenmektedir. İkinci olarak, Blanco (2005) ve Zhu nun (2004)

11 Bankacılar Dergisi gösterdiği üzere, CDS spreadleri ile tahvil spreadleri uzun vadede birbiri ile uyumlu olsalar bile, CDS spreadleri kısa vadede kredi koşullarındaki değişikliklere daha çabuk tepki verebilmektedirler (Zhang, Zhou ve Zhu, 2005: 2). Bu nedenle CDS spreadleri tahvil spreadlerine göre daha fazla ilgi gören ve kullanılan göstergelerdir. Türkiye CDS spreadleri ise global CDS piyasası içinde likidite açısından en ön sıralardadır. Bu anlamda ülke riskinin analizinde kullanılabilecek en önemli göstergelerden birisi CDS spreadleridir. Hernekadar CDS işlem hacminde mortgage krizi sonrasında sert düşüşler yaşansa da bir risk göstergesi olarak CDS spreadleri önemlerinden hiç bir şey kaybetmiş değillerdir. Finansal sistemlerini kurtarmak zorunda kalan ülkelerin de finansal sıkıntı altında olabileceği düşüncesi, banka iflasları ve finansal sistemdeki artan sistematik risk algısı ile birleştiğinde, 2008 yılı araştırmalarında bankalar ve ülkeler ismi en fazla geçen kurumlar olmuştur. İşlem hacmi bazında incelendiğinde hem korunma alan hem de korunma satan sıralamasında; ülkeler, finansal kurumların da önüne geçerek ilk beşin dördünde yer almışlardır. İlk sırada ise aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere en çok işlem hacmine sahip ülke olarak Türkiye yer almaktadır. Türkiye hem korunma alan hem de korunma satan sıralamasında İtalya ve Brezilya yı geride bırakmıştır (Ramaduraı, Rosenthal ve Carter, 2009: 7). Tablo Yılı İşlem Hacmi Bazında, Yıl Sonu İtibariyle Toplam Alınan ve Satılan Korunma İçin En Yüksek Hacimli 20 Referans Varlık Korunma Alan Korunma Satan 1 Türkiye Türkiye 2 İtalya İtalya 3 Brezilya Brezilya 4 JP Morgan Chase Rusya Federasyonu 5 Rusya Federasyonu Gazprom 6 Bank of America JP Morgan Chase 7 Gazprom Bank of America 8 Meksika Meksika 9 Morgan Stanley Deutsche Bank 10 Deutsche Bank Morgan Stanley Kaynak: Fitch Ratings, Grafiklerden de görüldüğü üzere, bu dönemde hem finansal kurumların hem de ülkelerin CDS spreadlerinde piyasalardaki tedirginliği gösteren ciddi sıçramalar gerçekleşmiştir. Grafik 2. 5 Yıllık CDS Spreadleri (sırasıyla Brezilya, Türkiye, İtalya, Morgan Stanley, Ford ve Pfizer 01/01/ /10/2009) Kaynak: Bloomberg 9

12 Prof. Dr. İhsan Ersan-Samet Günay 1.3. Literatür Araştırması Siyasi süreçlerin para politikası ve konjonktür dalgalanmaları üzerine etkisine dair geniş bir literatür olmasına karşın, siyasi riskin ülke riskine etkisi ile ilgili çalışmalar sınırlıdır. Ancak genel olarak gösterilmiştir ki hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülke piyasalarında varlık fiyatları makroekonomik ve siyasi haberlere karşı hassasiyetle tepki vermektedir. Buna karşın konu ile ilgili yapılmış bazı çalışmalarda ise siyasi riskin finansal piyasalar üzerindeki etkisinin kesin olmadığı sonucu çıkmıştır. Konuyla ilgili yapılmış ilk çalışmalar arasında yer alan, Cutler (1988) ve Cutler, Poterba ve Summer (1989) tarafından yapılan çalışmada politik haberlerin ABD piyasaları üzerinde önemli bir etkisinin olmadığını gösterilmiştir döneminde Doğu Asya nın kaotik finansal yapısında hisse fiyatlarında günlük % 10 oranında dalgalanmalar yaşanmaktaydı. Kaminsky ve Schmukler (1999) yaptıkları çalışmada bu dönem içinde piyasada hangi tür haberlerin dolaştığını incelemişlerdir. Elde edilen sonuçlara göre; hem yerel hem de komşu ülkelere dair haberler piyasalardaki dalgalanmalara neden olmaktadır. Bu haberler içinde ise uluslararası anlaşmalar ve reyting şirketlerinin açıklamaları ağırlık kazanmaktadır (Kaminsky ve Schmukler, 1999: 537). Kho ve Stulz (1999) olay çalışması metodunu kullanarak yaptıkları çalışmada, Asya krizi sırasında IMF yardımının bankacılık hisse getirileri üzerine etkilerini incelemişlerdir. Elde ettikleri sonuca göre IMF programı açıklamaları banka hissedarlarının varlıklarında artış yaratmıştır. Hayo ve Kutan (2005); Asya, Rusya ve Brezilya krizleri sırasında IMF ile ilgili haberlerin 6 gelişmekte olan ülke hisse senetleri piyasası getirileri üzerine olan etkisini incelemişlerdir. Panel data yönteminin kullanıldığı çalışmada, iyi ve kötü haberlerin hisse senetlerinin getirileri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkilerinin olduğu görülmüşken, IMF haberlerinin hisse senedi piyasasının volatilitesini arttırmadığı sonucuna ulaşılmıştır (Hayo ve Kutan, 2005, 1138). Bittlingmayer (1998) politik belirsizliğin resesyon ve piyasa volatilitesi üzerinde önemli bir etkisinin olduğunu göstermiştir. Mei ve Guo (2002) 22 gelişmekte olan ülke piyasası için bir panel kullanarak politik belirsizliğin finansal krizler üzerindeki etkisini incelemiştir. Buna göre, dokuz finansal krizden sekizinin siyasi seçim süreci ile ilgili olduğu görülmüştür. Seçimler esnasında piyasa volatilitesinde artış gözlenmiş ve siyasi belirsizliğin incelenen krizlerin başlıca nedeni olduğu, siyasi gelişmelerin gelişmekte olan ülkeler için önemli bir faktör olduğu sonucu elde edilmiştir (Mei ve Guo, 2002: 18). Fornari ve Monticelli vd. (2002) Mart 1994-Kasım1996 dönemi için piyasadaki haberlere karşı İtalyan Lireti nin ve uzun dönem faiz oranlarının günlük volatilitesini incelemişlerdir. Çalışmada haberler iki gruba ayrılmıştır. İlk grupta, periyodik olarak yayınlanan haberler, ikinci grupta ise şartlara göre açıklanan haberler (hükümet açıklamaları gibi) yer almıştır. Buna göre her iki grup haberlerin de İtalyan Lireti ve uzun dönem faiz oranlarının volatilitesi üzerinde etkili olduğu görülmüştür (Fornari ve Monticelli vd., 2002: 634). Emir, Özatay ve Şahinbeyoğlu (2005) 16 Mayıs Aralık 2002 dönemi için yaptıkları çalışmada; ABD faiz oranları, risk karşısında dünya genelindeki yatırımcı iştahı (ABD Baa ve ABD hazine bonoları arasındaki spread olarak), yurtiçi makroekonomik açıklamalar, politik ve Avrupa Birliğine ilişkin haberler, IMF açıklamaları ve reyting değişimlerinin, Türkiye deki faiz oranları üzerine etkisini incelemişlerdir. Elde edilen sonuçlar şu şekildedir: Hem iyi hem de kötü haberler ikincil piyasa faiz oranlarının düzeyi üzerinde etkili olurken, faiz oranlarının varyansı üzerinde etkili olan başlıca faktör kötü haberler olmaktadır. Diğer taraftan kredi notundaki düşüşler de faiz oranlarını etkilemektedir. Buna karşın ABD faiz oranlarındaki değişim ve risk karşındaki yatırımcı iştahının incelenen periyot itibari ile Türkiye deki faiz oranları üzerinde etkili olmadığı görülmüştür (Emir, Özatay ve Şahinbeyoğlu, 2005: 19). Soultanaeva (2008) üç Baltık ülkesine ait hisse senedi endeks getirilerini kullandığı çalışmasında yılları sırasında yurt içi ve yurt dışı (Rusya hariç) siyasi haberlerin Riga ve Tallinn hisse senedi piyasalarının riskini azalttığını göstermiştir. Aynı zaman döneminde Rusya ya ilişkin siyasi haberler Tallinn in hisse senedi piyasasının riskini arttırıcı 10

13 Bankacılar Dergisi bir etki göstermiştir yıllarında ise siyasi haberlerin piyasalar üzerindeki etkisi hem Riga da hem de Tallinn de azalmıştır. Vilnius ise her iki dönemde de siyasi haberlerden etkilenmemiştir. Genel bir değerlendirme ile Baltık hisse senedi piyasasının siyasi haberlere karşı olan hassasiyeti incelenen dönem sürecinde azalmıştır ( Soultanaeva, 2008: 16). Yukarıda bahsedilen çalışmalardan elde edilen sonuçlardan görüleceği üzere siyasi gelişmeler özellikle gelişmekte olan ülke piyasalarında finansal krizlere varan maliyetlere sebep olabilmektedir. 2. Türkiye Riskinin Analizi: Kapatma Davası Etkisi 2.1. Çalışmanın Amacı Ülkelerin temerrüt riskinin belirleyicisi olan nicel ve nitel bazı faktörlerin o ülkenin kredi-borçlanma maliyetlerini ve CDS spreadlerini de doğrudan etkilediği düşünülmektedir. Bu amaçla elde edilen bazı veriler ışığı altında Türkiye nin CDS spreadlerini etkileyebileceğini düşündüğümüz değişkenler ile Türkiye CDS spreadleri arasındaki ilişki incelenecektir. Ancak çalışmanın asıl odak noktası; 2008 yılı itibariyle dünya finans piyasalarında büyük bir krizin yaşandığı, likiditenin önemli ölçüde daraldığı ve risklere karşı çok daha dikkatli bakıldığı bir dönemde, Türkiye'de iktidar partisine açılan kapatma davasının, ülkenin risk primine karşı herhangi bir etkisinin olup olmadığını ekonometrik yöntemler ile incelemek olacaktır Kullanılan Veriler Çalışmamızda 02/01/2004 ve 30/07/2009 tarihleri arasında yer alan ve günlük datalardan oluşan toplam 1444 adet veri kullanılmıştır. Verilerin tamamı Bloomberg den temin edilmiştir. Bu verilerin dağılımı ise aşağıdaki gibidir: Türkiye 5 yıllık CDS spreadleri (cds_5) Dow Jones Endeksi (dji) 2030 vadeli Türkiye gösterge eurobondunun faizi (ebond_30) Türkiye yurtiçi gösterge faizi (gos_faiz) İMKB 100 Endeksi Volatilitesi (kapanış fiyatları üzerinden) (imkb_volatilite) 14 Mart 2008 tarihinde açılan ve 30 Temmuz 2008 tarihinde karara bağlanan iktidar partisine açılan kapatma davası için kullanılan kukla değişken (dummy). Yukarıda açıklandığı üzere günümüzde CDS spreadleri ülke riskinin analizinde en sık takip edilen değişken olmuştur. CDS değişkeni ile etkileşim halinde olabilecek değişkenlerin belirlenmesinde iktisat ve finans teorisinden yararlanılmış, bunun yanı sıra literatürde yer alan çalışmalar incelenerek model için gerekli olan veriler belirlenmiştir. Günümüzün finansal yapısı içinde yurt içi finansal veriler kadar yurtdışı özellikle ABD ye ilişkin veriler de piyasalar ve beklentiler üzerinde belirleyici olmaktadır. Bu gerçekten hareketle modelimizde kullanılan verilerin bir kısmı yurtiçi, diğerleri de yurtdışı piyasalarla ilgili olan değişkenlerden seçilmiştir. Yurtdışı finansal piyasaların en sık takip ettiği gösterge olan Dow Jones Endeksi bu amaçla tercih edilmiştir. Modelde kullanılan diğer bir değişken olan Türkiye 2030 vadeli gösterge Eurobondunun tercih edilmesinin sebebi ise bu menkul kıymetlerin yabancı para cinsinden yurtdışında ihraç edilmesi ve yabancı yatırımcının Türkiye riski algılamasının fiyatlanmasında önemli bir gösterge olarak kabul edilmesidir. Türkiye nin yurtdışında ihraç edilmiş farklı vadelerde Eurobondları olmakla birlikte an itibari ile gösterge olarak kabul edilen; 2030 vadeli Eurobondtur. Yurtiçi finansal piyasalardaki gelişmelerle ilgili olarak modelde kullanılan değişkenlerden ilki Eurobond faizine yurt içi alternatif olarak değerlendirdiğimiz yurt içi gösterge faiz oranlarıdır. Gelişmekte olan ülke piyasalarının volatilitesi gelişmiş ülkelere göre çok daha yüksektir. Sermaye hareketleri, sığ finansal 11

14 Prof. Dr. İhsan Ersan-Samet Günay piyasalar ve siyasi istikrarsızlıklar gelişmekte olan ülke piyasalarının volatilitesini arttıran önemli parametrelerdir ve Cossin ve Hricko nun (2001) kredi temerrüt swaplarının belirleyicilerini analiz ettikleri çalışmalarında belirttikleri üzere tüm yapısal modeller bir girdi olarak varlık volatilitesini kullanmaktadır (Cossin ve Hricko, 2001: 25) Bu nedenle çalışmamızda İMKB100 endeks değerleri yerine GARCH (1,1) olarak modellenen, ulusal varlıklarımızın işlem gördüğü İMKB100 endeks volatilitesi kullanılmıştır. Kapatma davasının Türkiye riski üzerine etkisini test edebilmek için ise kukla değişken kullanılmıştır. Kukla değişkenimiz, kapatma davasının açıldığı ve karara bağlandığı süreçte yani 14 Mart Temmuz 2008 arasında 1, diğer dönemlerde ise 0 değerini almıştır Çalışmanın Yöntemi Yapılacak olan analiz için kullanılan yöntem, Vektör Oto Regresif yöntemidir. Ekonominin kompleks yapısı içinde finansal ilişkileri açıklamak ve yorumlamak zordur. Finansal değişkenler karşılıklı olarak sürekli etkileşim halindedir. Bu nedenle herhangi bir makro ekonomik değişkeni tek denklemli bir modelde bağımlı değişken ilan ederek onu etkileyebileceği düşünülen diğer değişkenleri ele almak yeterli olmayabilir. Çünkü kompleks yapı nedeniyle, ele alınan bağımlı değişken, bağımsız olarak düşünülen değişken ya da değişkenlerin belirleyicisi olabilir. (Bozkurt, 2007: 75) Finansal sistemdeki bu yapı nedeniyle bağımlı bağımsız değişken ayrımı yapmak çok kolay değildir. Bu sebeple çalışmamızda kullanılan yöntem, ifade edilen kısıtlara bağlı olmayan ve oldukça esnek bir yöntem olan VAR analizi olmuştur. (1 g) Y t vektörü t inci gözlemi gösterecek olursa p inci dereceden bir vektör otoregresif (VAR(p) olarak) model aşağıdaki gibi yazılabilir. Burada u t (1 g) hata terimleri vektörü. α (1 g) sabit terim vektörü ve β (i=1..p için) (g g) katsayılar matrisidir (Davidson ve MacKinnon, 1999: 535). VAR modeli uygulama açısından bazı avantajlara sahiptir. Bu yöntemde araştırmacı hangi değişkenlerin içsel ya da dışsal olduğunu tanımlama ihtiyacı duymamaktadır. Tahmin edilebilirlik eşanlı denklem modelleri için bir gereksinim olması sebebi ile sistemdeki tüm eşitlikler tanımlanmaktadır. Bu gereksinim ise şu durumu özetlemektedir: bazı değişkenler dışsal olarak davranmakta ve eşitlikler farklı sağ taraf değişkenleri içermektedir. Aslında ideal olanı bu sınırlamanın finansal ya da ekonomik kuramdan çıkmasıdır. Fakat kuram pratikte hangi değişkenlerin dışsal davrandığı konusunda çok fazla şey söylememektedir. Bu da araştırmacıyı değişkenleri nasıl sınıflandıracağı konusunda kendi takdiri ile baş başa bırakarak sorun yaratmaktadır. (Brooks, 2008: 291) Eş anlı denklem sistemlerinin içerdiği bu karmaşık tablonun çözümüne yönelik olarak geliştirilen Vektör Otoregresif Modeller (VAR) ile söz konusu sorun ortadan kaldırılmaktadır. VAR modelleri, yapısal modele herhangi bir kısıtlama getirmeksizin dinamik ilişkileri verilebildiği için zaman serileri açısından sıklıkla tercih edilmektedir (Keating, 1990: 453). Ayrıca VAR modelleri, bir değişkenin değerinin, sadece kendi geçmiş değerleri ya da beyaz gürültü terimlerinin kombinasyonuna olan bağımlılığından öte ilgili değişkenin farklı değişkenlere olan bağımlılığını da dikkate alan ve bu anlamda AR modellerinden ayrılan çok esnek bir yapıya sahiptir. Diğer taraftan eşitliğin sağ tarafında eşanlı terimler olmaması koşulu ile her eşitlik için ayrı ayrı en küçük kareler (EKK) metodunun kullanılması mümkündür (Brooks, 2008: 291). 12

15 Bankacılar Dergisi İki değişkenli bir VAR modeli standart haliyle şu şekilde ifade edilebilir: Yukarıdaki modelde (p) gecikmelerin uzunluğunu, (u) ise ortalaması sıfır, kendi gecikmeli değerleriyle olan kovaryansları sıfır ve varyansları sabit, normal dağılıma sahip rassal hata terimlerini temsil etmektedir. VAR modelinde hataların kendi gecikmeli değerleriyle ilişkisiz olması varsayımı, modele herhangi bir kısıt getirmemektedir. Çünkü değişkenlerin gecikme uzunluğunun artırılmasıyla otokorelasyon sorunu ortadan kaldırılabilmektedir. Hataların, zamanın belli bir noktasında birbiriyle ilişkili olması durumunda yani aralarındaki korelasyonun sıfırdan farklı olması durumunda ise, hatalardan birindeki değişim, zamanın belli bir noktasında diğerini etkilemektedir. Ayrıca hata terimleri, modelin sağındaki tüm değişkenlerle ilişkisizdir (Özgen ve Güloğlu, 2004: 96) Birim Kök Testleri Çalışamaya ilk olarak durağanlık analizi ile başlanmıştır. Durağan olmayan serilerin denklemlere konulması gerçekte olmayan ilişkilerin varmış gibi görünmesine neden olmaktadır. Genellikle de finansal zaman serileri durağan değildir. Yani serilerin ortalamaları, varyansları ve kovaryansları zamana bağlı olarak değişmektedir (Duran, ). Durağanlık analizinde birim kök testleri son yıllarda oldukça popüler olmuştur. Aşağıdaki modelde u t beyaz gürültü sürecini taşıyan hata terimidir. Y t = ρy t 1 + u t 1 ρ 1 (4) Y t nin kendi geçmiş değeri Y t-1 ile regresyona tabi tutulup ρ=1 çıkması durumunda model sapmasız rassal yürüyüş modeli olacaktır. Bunun anlamı modelin durağan olmayan bir sürece sahip olduğudur. Bu durumda Y t durağan olmayacaktır. Yukarıdaki modelde (4) eşitliğin her iki tarafından da Y t-1 çıkarılırsa aşağıdaki eşitlik bulunur. Y t Y t 1 = ρy t 1 Y t 1 + u t = (ρ 1)Y t 1 + u t (5) (5) şu şekilde de yazılabilir. Y t = δy t 1 + u t (6) Burada δ=(ρ 1) ve ilk fark işlemcisidir. Pratikte (4) yerine (6) tahmin edilir ve sıfır hipotezi için δ=0 test edilir. Eğer δ=0 ise ρ=1 olacak ve seri birim köke sahip olacaktır. Diğer taraftan, dikkat edilirse δ=0 olduğunda aşağıdaki sonuç elde edilecektir. Y t = (Y t Y t 1 ) = u t (7) u t beyaz gürültü sürecine sahip bir hata terimi olduğundan dolayı durağandır ve rassal yürüyüş bir zaman serisinin ilk farklarında durağanlaştığını söyleyebilirz. Bir zaman serisi ilk farklarında durağan olmuşsa ilgili seri 1. dereceden durağandır denir ve I(1) şeklinde gösterilir. Aynı şekilde n. dereceden durağan bir seri I(n) şeklinde gösterilir (Domadar, 2004: 814). Modelimizde kullanılan değiskenlerin durağanlık analizi Genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) ve Phillips-Perron (PP) testleri ile yapılmıştır. Hata terimleri arasında otokorelasyon 13

16 Prof. Dr. İhsan Ersan-Samet Günay olması durumunda genişletilmiş Dickey Fuller (ADF) Testi kullanılır. Amaç, gecikmeli değerlerin kullanılması ile otokorelasyonun ortadan kaldırılmasıdır. ADF testi aşağıdaki regresyonun tahmini ile gerçekleştirilir. Dickey Fuller yöntemindeki en önemli varsayımlardan birisi hata terimlerinin birbirinden bağımsız ve özdeş dağıldığıdır. ADF testi hata terimlerindeki otokorelasyon sorununu çözmek için bağımlı değişkenin gecikmeli farklarını ekleyerek DF testi üzerinde bir düzeltme işlemi yapar. Philips-Perron testinde ise hata terimlerindeki otokorelasyonu dikkate almak için gecikmeli farkları eklemeksizin parametrik olmayan yöntemler kullanılır (Domadar, 2004: 814). Uygulamada hata terimleri korelasyonlu ise ADF testi kullanılabilmektedir. Monte Carlo çalışmaları, negatif hareketli ortalama (MA) söz konusu olduğu zaman, PP testinin birim kök hipotezini reddetme eğiliminde olduğunu göstermistir. Bu nedenle negatif MA sürecinde ADF testinin kullanımı daha uygundur. PP testi veri yaratma sürecinin pozitif (MA) özelliğini göstermesi durumunda güçlüdür (Phillips ve Perron, 1998: 345). DEĞİŞKENLER CDS (cds_5 ) Eurobond Faizi (ebond_30) Gösterge Faiz (gos_faiz ) İMKB (imkb_volatilite) Dow Jones (dji) Tablo 4. Genişletilmiş Dickey- Fuller (ADF) Testinin Sonuçları ADF (Sabitli) ( ) *[20] ( ) *[22] ( ) * [3] ( ) * [0] ( ) *[18] ADF (Trend ve Sabitli) ( ) * [20] ( ) * [22] ( ) * [3] ( ) * [0] ( ) * [18] ADF (Trendsiz ve Sabitsiz) ( ) * [20] ( ) *[22] ( ) * [3] ( ) * [0] ( ) * [18] ADF Durağan Seri ( ) *[19] ( ) *[23] ( ) * [2] ( ) * [0] ( ) *[17] ADF Durağanlık Düzeyi MacKinnon Kritik Değerleri (%1 için): İlk sütun: , İkinci sütun: , Üçüncü sütun: , Dördüncü sütun: Tablo 5. Philips-Perron (PP) Birim Kök Testi Sonuçları PP PP PP DEĞİŞKENLER (Trend ve (Trendsiz ve (Sabitli) Sabitli) Sabitsiz) CDS (cds_5 ) ( ) *[14] ( ) * [14] ( ) *[15] PP Durağan Seri ( ) *[21] I(1) I(1) I(1) I(1) I(1) PP Durağanlık Düzeyi Eurobond Faizi ( ) ( ) ( ) ( ) (ebond_30) *[16] *[16] 4300*[18] *[29] I(1) Gösterge Faiz ( ) ( ) ( ) ( ) (gos_faiz ) * [0] * [0] * [2] * [3] I(1) İMKB ( ) ( ) ( ) ( ) (imkb_volatilite) *[10] * [9] * [10] *[11] I(1) Dow Jones ( ) ( ) ( ) ( ) (dji) *[23] * [23] * [25] *[20] I(1) MacKinnon Kritik Değerleri (%1 için): İlk sütun: , İkinci sütun: , Üçüncü sütun: , Dördüncü sütun: ADF modellerindeki gecikme değerleri AIC kriterine göre seçilmistir. Her iki tabloda da parantez içerisindeki değerler test istatistiği değerlerini, üzerinde (*) olan değerler test istatistiğinin olasılık değerini ve son olarak köşeli parantez içindeki rakamlar da her test için optimum gecikme sayısını göstermektedir. Buna göre, tabloların altında verilen MacKinnon I(1) 14

17 Bankacılar Dergisi kritik değerleri için değişkenler, hem sabitli hem trend ve sabitli, hem de trendsiz ve sabitsiz olarak durağan değillerdir. Tüm değişkenler dördüncü sütunda görüldüğü üzere birinci farkları ile durağan bir seri haline gelmişlerdir. ADF ve PP testinden çıkan ortak sonuca göre tüm değişkenlerin ilk olarak logaritmaları sonrasında ise birinci farkları alınmıştır. Orjinal seriler ve durağanlaştırılmış serilerden elde edilen grafikler aşağıdaki tabloda sunulmuştur. Bundan sonraki analizlerde, elde edilen durağan seriler kullanılmıştır. Tablo 6. Durağan Olmayan ve Durağanlaştırılmış Serilerin Grafikleri Uygun Gecikme Seviyesinin Belirlenmesi ve Johansen Eşbütünleşim Testi VAR modeli ile analize başlamadan önce model için en uygun olan gecikme seviyesinin belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca uygun gecikme seviyesinin kullanıldığı bir diğer önemli nokta eşbütünleşim analizidir. Tüm değişkenlerin birinci farkları ile durağan olmaları, bu değişkenler arasında uzun dönemli bir ilişkinin olabileceğini göstermektedir. Uygun gecikme seviyesi için elde edilen sonuçlar aşağıdaki tabloda sunulmuştur. FPE ve AIC kriterlerine göre etkin gecikme seviyesi 5, SC ve HQ kriterlerine göre ise 2 olarak gözükmektedir. Tablo 7. Etkin Gecikme Seviyesinin Belirlenmesi Lag LogL LR FPE AIC SC HQ NA 1.22e e * * e e e e-26* * e e * 1.81e

18 Prof. Dr. İhsan Ersan-Samet Günay Akaike bilgi kriteri, ortalama hata karesinin minimizasyonunu baz alan ve daha ziyade ileriye yönelik tahminlerde gözetilecek bir değerdir. HQ ise; tutarlı gecikme seviyesinin tayininde göz önünde bulundurulan kriterdir (Lütkepohl, 1993:132). Durağanlık analizinde de Akaike bilgi kriterinin tercih edilmesi nedeniyle etkin gecikme seviyesinin belirlenmesinde yine Akaike bilgi kriterinin verdiği gecikme değeri kullanılacaktır. Buna göre modelde kullanacağımız gecikme uzunluğu 5 tir. Çok değişkenli modellerde birden fazla eşbütünleşim ilişkisi olabilmektedir. Johansen ve Juselius (1990), Engle-Granger tarafından önerilen iki aşamalı regresyon yöntemine karşı bazı üstünlükleri olan ve maksimum olabilirlik yönteminin kullanıldığı bir yöntem geliştirmişlerdir. Johansen yöntemi, değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkiyi tespit etmekte ve bu değişkenler arasındaki tüm olası eşbütünleşim vektörlerinin tahminini gerçekleştirmektedir (Yuan ve Kochhar, 1994: 5). cds_5, ebond_30, gos_faiz, imkb_volatilite, dji değişkenlerinin ilk farklarında durağan olması bu değişkenler arasında uzun dönemli bir ilişkinin olup olmadığının incelenmesini gerektirmektedir. Uzun dönemde söz konusu değişkenler arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını tespit edebilmek için Johansen-Juselius testi kullanılmıştır. Trace ve Max-Eigen istatistiklerine dayanan Johansen-Juselius testi için uygun gecikme uzunluğu VAR modeli için belirlediğimiz rakam olan 5 tir. Tablo 8. Johansen Eşbütünleşme Test Sonuçları Hipotezler Özdeğer Trace İstatistiği Max-Eigen İstatistiği Yok ** En Fazla 1 ** En Fazla 2 ** En Fazla 3 ** En Fazla 4 ** En Fazla ** % 5 ve % 1 anlamlılık düzeyi için H 0 hiptezinin red edildiğini göstermektedir. Tahmin edilen sonuçlara göre, % 5 ve % 1 anlamlılık düzeylerinde eşbütünleşme olmadığını ileri süren H 0 yokluk hipotezi, her iki test için reddedilmiş ve modelimiz içerisinde dört adet eşbütünleşik vektör bulunduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar seriler arasında uzun dönemli bir ilişkinin varlığını göstermektedir. Değişkenlerin kısa dönem ilişkisi ise Granger nedensellik testi ile sınanmıştır. Değişkenlerin tek tek durağan olmaları ile berbaber modelinde bir bütün olarak durağan olması gerekmektedir. Bunun için AR karakteristik polinomunun ters köklerine bakılabilir. Aşağıdaki grafikten görüldüğü üzere, tahmin edilen modele ait AR karakteristik polinomun ters köklerinin birim çember içerisindeki dağılımı, modelin durağanlık açısından herhangi bir sorun taşımadığını göstermektedir. Bu durum VAR modelinin istikrarlı bir yapıda olduğunu doğrulamaktadır. Grafik 3. AR Karakteristik Polinomun Ters Kökleri 16

19 Bankacılar Dergisi Granger Nedensellik Testi VAR modelinin yaygın kullanımlarından birisi de modelde yer alan değişkenlerden birinin ya da daha fazlasının, diğerlerinin Granger Nedeni olmadığı hipotezini test etmektir. Granger Nedenselliği kavramı Granger tarafından geliştirilmiştir (1969) (MacKinnon ve Davidson, 1999: 588). Granger a göre eğer X t değişkenine ait bilgilerin modele eklenmesi, Y t değişkeninin öngörüsüne katkı sağlıyorsa, X t değişkeni Y t değişkeninin nedenidir. Yukarıda sunulan (2) ve (3) modelleri için Granger Nedensellik sınaması şu sekilde gerçekleştirilir. H 1 : β 1i = 0 H 2 : 1i = 0 Denklem (2) için H 1 hipotezinin kabulü halinde X t, Y t nin Granger Nedeni değildir. Denklem (3) için H 2 hipotezinin kabulü halinde ise Y t, X t nin Granger Nedeni nedeni degildir. Eğer H 1 ve H 2 hipotezlerinin her ikisi de reddedilirse, Y t ve X t arasında iki taraflı nedensellik olduğu anlaşılır. Bu durumda geri besleme etkisinden bahsedilebilir (Korkmaz ve Açıkgöz, 2007: 63-81). Varsayalım ki bir VAR modelindeki değişkenlerini Y t ve X t gibi iki gruba ayırıyoruz. Bunlar sırası ile g 1 ve g 2 boyutlarının satır vektörleridir. Eğerki Y t nin dağılımı Y t nin şarta bağlı kendi geçmiş değerleri dağılımı ile aynı ise X t, Y t nin Granger Nedeni değildir. Pratikte, Y t nin tüm dağılımının X t nin geçmiş değerlerine bağlı olup olmadığını test etmek çok zor olabilir. Bu nedenle çoğu zaman, Y t nin şartlı ortalamasının X t nin geçmiş değerlerine bağlı olup olmadığını sınamakla yetiniyoruz. Bu, VAR (1) modeli bakımından Y t ye denk düşen eşitliklere sınırlamalar getirmekle eş değerdir. VAR modelini tekrar yazacak olursak Burada β i matrisi, Y t ve onun gecikmeli bölümleri ile uyumlu olması için bölümlendirilmiştir. Eğer ki X t, Y t nin Granger Nedeni değilse, o zaman β i.21 in tamamı sıfır matrisi olmak durumundadır. Benzer şekilde eğer ki Y t, X t nin Granger Nedeni değilse bu durumda tüm β i.12 ler sıfır matrisi olmak durumundadır (MacKinnon ve Davidson, 1999: 588). Tablo 9. Granger Nedensellik Testi Boş Hipotez F Testi Olasılık DLEBOND_30, DLCDS_5'in Granger Nedeni Değildir E-08 DLCDS_5, DLEBOND_30'in Granger Nedeni Değildir IMKB_VOLATILITE. DLCDS_5'in Granger Nedeni Değildir DLCDS_5, IMKB_VOLATILITE'nin Granger Nedeni Değildir E-08 DLGOSFAIZ, DLCDS_5'in Granger Nedeni Değildir DLCDS_5, DLGOSFAIZ'in Granger Nedeni Değildir E-22 DUMMY, DLCDS_5'in Granger Nedeni Değildir DLCDS_5, DUMMY'nin Granger Nedeni Değildir DLDJI, DLCDS_5' nin Granger Nedeni Değildir E-20 DLCDS_5, DLDJI'nin Granger Nedeni Değildir IMKB_VOLATILITE, DLEBOND_30'un Granger Nedeni Değildir DLEBOND_30, IMKB_VOLATILITE'nin Granger Nedeni Değildir DLGOSFAIZ, DLEBOND_30'un Granger Nedeni Değildir DLEBOND_30, DLGOSFAIZ'in Granger Nedeni Değildir E-37 DUMMY, DLEBOND_30'un Granger Nedeni Değildir DLEBOND_30, DUMMY'nin Granger Nedeni Değildir

20 Prof. Dr. İhsan Ersan-Samet Günay Tablo 9 devamı Boş Hipotez F Testi Olasılık DLDJI, DLEBOND_30'un Granger Nedeni Değildir E-19 DLEBOND_30, DLDJI'nin Granger Nedeni Değildir DLGOSFAIZ, IMKB_VOLATILITE'nin Granger Nedeni Değildir IMKB_VOLATILITE, DLGOSFAIZ'in Granger Nedeni Değildir DUMMY, IMKB_VOLATILITE'nin Granger Nedeni Değildir IMKB_VOLATILITE, DUMMY'nin Granger Nedeni Değildir DLDJI, IMKB_VOLATILITE'nin Granger Nedeni Değildir IMKB_VOLATILITE, DLDJI'in Granger Nedeni Değildir DUMMY, DLGOSFAIZ'in Granger Nedeni Değildir DLGOSFAIZ, DUMMY 'in Granger Nedeni Değildir DLDJI, DLGOSFAIZ'in Granger Nedeni Değildir E-15 DLGOSFAIZ, DLDJI'in Granger Nedeni Değildir DLDJI, DUMMY'nin Granger Nedeni Değildir DUMMY, DLDJI'nin Granger Nedeni Değildir Modelimizde kullandığımız değişkenler ile yapmış olduğumuz Grager Nedensellik testinden çıkarabileceğimiz en önemli sonuç; değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkileşimlerinin yönünü tespit edebilmektir. Bu sonucun bir diğer önemli kullanım yeri de varyans ayrıştırması ve etki-tepki analizinde yer alan Cholesky Sıralaması ndaki dizilimi, buradan elde edilen ilişkiye göre yapacak olmamızdır. Literatürdeki yaygın uygulama, değişkenlerin dışsaldan içsele doğru sıralanması şeklindedir. Sistemdeki ilk değişkenin en dışsal olduğu, bu değişkenin sistemdeki diğer değişkenlere gelen geçici şoklara tepki vermediği, son değişkenin en içsel olması nedeniyle, söz konusu değişkenin hem kendi şoklarına hem de diğer değişkenlere gelen şoklara tepki verdiği anlamını taşımaktadır (Çiçek, 2005: 91). Modelimizde kullanılan sıralama: dummy, dldji, dlebond_30, dlcds_5, imkb_volatilite, dlgosfaiz şeklindedir. Granger Nedenselliği F testi sonuçlarına göre, elde edilen ilişki yukarıdaki şemada sunulmuştur. Görüldüğü üzere, yurtiçi göstergeler olarak nitelendirebileceğimiz gösterge faiz ve imkb volatilitesi değişkenleri, Dow Jones Endeksi ve yurtdışı piyasalarda işlem gören 2030 vadeli gösterge Türkiye eurobondu ile ve Türkiye 5 yıllık CDS spreadindeki değişimlerden etkilenmektedir. Yine Türkiye CDS i de Dow Jones ve 2030 vadeli gösterge Türkiye eurobondu değişkeninden etkilenmektedir. İktidar partisine açılan kapatma davası için modelde kullandığmız kukla değişkenin ise bu etkileşimin tamamen dışında olduğu görülmektedir. VAR denklemleri ekonomik yorum açısından fazla bir şey ifade etmediği için, değişkenler arasındaki dinamik ilişkiler varyans ayrıştırması ve etki-tepki fonksiyonu aracılığıyla incelenmektedir. 18

VOB VADELİ İŞLEMLER VE OPSİYON BORSASI

VOB VADELİ İŞLEMLER VE OPSİYON BORSASI VOB VADELİ İŞLEMLER VE OPSİYON BORSASI Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası (VOB) NEDİR? Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası A.Ş. Sermaye Piyasası Kanunu na tabi olarak ve Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmuş,

Detaylı

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖY BİLGİLERİ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka Arz Tarihi 07/11/2008 Portföy Yöneticileri 31.03.2010 tarihi itibariyle Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

Vadeli Piyasalarda Yatırım

Vadeli Piyasalarda Yatırım Vadeli Piyasalarda Yatırım VADELİ PİYASALARDA YATIRIM 1 2 3 4 5 6 8 İÇİNDEKİLER Vadeli Piyasalarda Yatırım Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasaları: Gelecek İçin Daha Güvenli Yatırım Fırsatları Organize piyasa,

Detaylı

Groupama Emeklilik Fonları

Groupama Emeklilik Fonları Groupama Emeklilik Fonları BEK - Groupama Emeklilik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu Şubat ayında, Ocak ayında küresel piyasalarda görülen yukarı yönlü güçlü hareketin devam

Detaylı

EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2013-30.06.2013 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2013-30.06.2013 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2013-30.06.2013 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A-TANITICI BİLGİLER: Euro Kapital Yatırım

Detaylı

HALK HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU. Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler

HALK HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU. Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler A. TANITICI BİLGİLER Portföy Bilgileri Halka Arz Tarihi 13.06.2012 (*) 02 Ocak 2013 tarihi itibariyle Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler Portföy Yöneticileri Murat Zaman, Kerem Yerebasmaz, Serkan Şevik,

Detaylı

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-30.06.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-30.06.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-30.06.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU 1 EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A-TANITICI BİLGİLER: Euro Trend Yatırım Ortaklığı

Detaylı

EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A-TANITICI BİLGİLER: (Eski Ünvanı:

Detaylı

Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Katılım Esnek Emeklilik Yatırım Fonu (AGB)

Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Katılım Esnek Emeklilik Yatırım Fonu (AGB) Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Katılım Esnek Emeklilik Yatırım Fonu (AGB) 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle performans sunuş raporu ve yatırım performansı konusunda kamuya açıklanan bilgilere

Detaylı

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 BÜYÜME AMAÇLI ULUSLAR ARASI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN 30.06.2009 TARİHİ İTİBARİYLE BİTEN HESAP DÖNEMİME

Detaylı

Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Muhafazakâr Katılım Esnek Emeklilik Yatırım Fonu (AGM)

Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Muhafazakâr Katılım Esnek Emeklilik Yatırım Fonu (AGM) Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Muhafazakâr Katılım Esnek Emeklilik Yatırım Fonu (AGM) 30 Haziran 2012 tarihi itibariyle performans sunuş raporu ve yatırım performansı konusunda kamuya açıklanan bilgilere

Detaylı

FBIST FTSE İstanbul Bono FBIST B Tipi Borsa Yatırım Fonu

FBIST FTSE İstanbul Bono FBIST B Tipi Borsa Yatırım Fonu FBIST FTSE İstanbul Bono FBIST B Tipi Borsa Yatırım Fonu Mayıs 2015 Hazine ve Türev Ürünler FBIST BYF Vadeli İşlem Sözleşmesi FBIST BYF Vadeli İşlem Sözleşmesi; FTSE Türkiye TL Hazine Bonosu Endeksinde

Detaylı

31/12/2004 tarihli Bilanço (YTL) 31/12/2004 tarihli Gelir Tablosu (YTL) Varlıklar (+) 10,122,098.- Borçlar (-) -20,410.-

31/12/2004 tarihli Bilanço (YTL) 31/12/2004 tarihli Gelir Tablosu (YTL) Varlıklar (+) 10,122,098.- Borçlar (-) -20,410.- 01/01/2004 31/12/2004 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Detaylı

1. Nominal faiz oranı %25, enflasyon oranı %5 olduğuna göre reel faiz oranı % kaçtır?

1. Nominal faiz oranı %25, enflasyon oranı %5 olduğuna göre reel faiz oranı % kaçtır? Temel Finans Matematiği ve Değerleme Yöntemleri 1. Nominal faiz oranı %25, enflasyon oranı %5 olduğuna göre reel faiz oranı % kaçtır? a. %18 b. %19 c. %20 d. %21 e. %22 5. Nominal faiz oranı %24 ve iki

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARINA İLİŞKİN RİSK BİLDİRİM FORMU

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARINA İLİŞKİN RİSK BİLDİRİM FORMU ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARINA İLİŞKİN RİSK BİLDİRİM FORMU ÖNEMLİ AÇIKLAMA Özel sektör borçlanma araçları alım satım işlemleri sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskiniz de bulunmaktadır.

Detaylı

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BIST-100 endeksi, Haziran ayı içerisinde %11,28 lik düşüş göstererek 76.295 seviyesinden kapandı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık

Detaylı

AVIVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU İZAHNAME DEĞİŞİKLİĞİ

AVIVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU İZAHNAME DEĞİŞİKLİĞİ AVIVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU İZAHNAME DEĞİŞİKLİĞİ AVIVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM

Detaylı

Bölüm 7 Risk Getiri ve Sermayenin Fırsat Maliyetine Giriş. Getiri Oranı. Getiri Oranı. İşlenecek Konular

Bölüm 7 Risk Getiri ve Sermayenin Fırsat Maliyetine Giriş. Getiri Oranı. Getiri Oranı. İşlenecek Konular Bölüm 7 Risk Getiri ve Sermayenin Fırsat Maliyetine Giriş İşlenecek Konular Getiri Oranları: Gözden Geçirme Sermaye Piyasası Tarihi Risk & Çeşitlendirme Risk Üzerine Yorumlar Sermaye Kazancı + kar payı

Detaylı

İçindekiler. Yatırım Fonları. Şirket Profili IV. II. Kimler Varlık Yönetimi Servisi Alır? Şirket Bonosu III. Varlık Yönetimi Strateji

İçindekiler. Yatırım Fonları. Şirket Profili IV. II. Kimler Varlık Yönetimi Servisi Alır? Şirket Bonosu III. Varlık Yönetimi Strateji Varlık Yönetimi İçindekiler I. Şirket Profili IV. Yatırım Fonları II. Kimler Varlık Yönetimi Servisi Alır? V Şirket Bonosu III. Varlık Gruplarımız VI. Varlık Yönetimi Strateji VII. Özel Varlık Danışmanlığı

Detaylı

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BİST-100, Aralık ta %10,5 değer kaybederek 67.801 den kapattı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık endeksi %12,4,

Detaylı

Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler

Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler A. TANITICI BİLGİLER Portföy Bilgileri Halka Arz Tarihi 13.06.2012 2 Temmuz 2012 tarihi itibariyle (*) Yatırım Ve Yönetime İlişkin Bilgiler Portföy Yöneticileri Murat Zaman, Kerem Yerebasmaz, Serkan Şevik,

Detaylı

VİRTUS Serbest Yatırım Fonu. Finans Yatırım Bosphorus Capital B Tipi Multi Strateji Değişken Fon

VİRTUS Serbest Yatırım Fonu. Finans Yatırım Bosphorus Capital B Tipi Multi Strateji Değişken Fon VİRTUS Serbest Yatırım Fonu Finans Yatırım Bosphorus Capital B Tipi Multi Strateji Değişken Fon Bosphorus Capital Bosphorus Capital Portföy Yönetimi A.Ş. Türk finans piyasalarında aktif varlık yönetimine

Detaylı

Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Katılım Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu (AGH)

Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Katılım Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu (AGH) Asya Emeklilik ve Hayat A.Ş. Büyüme Amaçlı Katılım Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu (AGH) 31 Aralık 2012 tarihi itibariyle performans sunuş raporu ve yatırım performansı konusunda kamuya açıklanan bilgilere

Detaylı

KOÇ ALLIANZ HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN

KOÇ ALLIANZ HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN 31 MART 2006 ARA HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA SUNULAN BİLGİLERE İLİŞKİN ÖZEL UYGUNLUK RAPORU EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN 31 MART

Detaylı

EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A-TANITICI BİLGİLER: EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU Euro Kapital Yatırım

Detaylı

Risk ve Getiri (1) Ders 9 Finansal Yönetim 15.414

Risk ve Getiri (1) Ders 9 Finansal Yönetim 15.414 Risk ve Getiri (1) Ders 9 Finansal Yönetim 15.414 Bugün Risk ve Getiri İstatistik Tekrarı Hisse senedi davranışlarına giriş Okuma Brealey ve Myers, Bölüm 7, sayfalar 153-165 Yol haritası 1. Bölüm: Değerleme

Detaylı

Marjinal VaR Ratio Instruments PV VaR VaR/PV Portfolio PV Marjinal VaR

Marjinal VaR Ratio Instruments PV VaR VaR/PV Portfolio PV Marjinal VaR 1.PERFORMANS DEĞERLEMESİ Karşılaştırma Ölçütü-Serbest Fon Getiri Değişimi 29/02/2012 1H 1A 3A 5A Merchants Capital 0.22% -0.98% -11.91% -15.29% KYD182 0.16% 1.26% 3.13% 3.56% 2.PİYASA RİSKİ VaR değer limiti,

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İKİNCİ ÜNİTE PARANIN ZAMAN DEĞERİ

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM İKİNCİ ÜNİTE PARANIN ZAMAN DEĞERİ İÇİNDEKİLER BİRİNCİ ÜNİTE EKONOMİK VE FİNANSAL SİSTEM 1 13 1. EKONOMİK SİSTEM 2 2. FİNANSAL SİSTEM 5 3. FİNANSAL SİSTEMİN UNSURLARI 8 4. FİNANSAL PİYASALARIN YAPISI 9 4.1. Borç ve Öz Sermaye Yapısı 9 4.2.

Detaylı

VOB VADELİ İŞLEMLER VE OPSİYON BORSASI

VOB VADELİ İŞLEMLER VE OPSİYON BORSASI VOB VADELİ İŞLEMLER VE OPSİYON BORSASI Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası (VOB) NEDİR? Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası A.Ş. Sermaye Piyasası Kanunu na tabi olarak ve bakanlar kurulu kararı ile kurulmuş,

Detaylı

ZİRAAT HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01. 31.03.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI

ZİRAAT HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01. 31.03.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI 01.01. 31.03.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR NUN YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN

Detaylı

BASEL II. RİSK AĞIRLIK FONKSİYONLARI (Beklenmeyen Kayıplar)

BASEL II. RİSK AĞIRLIK FONKSİYONLARI (Beklenmeyen Kayıplar) BASEL II RİSK AĞIRLIK FONKSİYONLARI (Beklenmeyen Kayıplar) Temerrüde düşmemiş krediler için Basel II düzenlemelerinde Korelasyon Katsayısı, Vade ayarlaması, Sermaye Yükümlülüğü oranı, Sermaye yükümlülüğü

Detaylı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı 13 Ekim 2011 Malatya KÜRESEL KRİZ ORTAMINA NASIL GELİNDİ? Net Bugünkü Değer Yöntemi Varlık fiyatlarının indirgenmiş nakit akımları (Net

Detaylı

GARANTİ PORTFÖY YÖNETİMİ AŞ TARAFINDAN YÖNETİLEN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT AŞ GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONUNA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ Halka arz

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

31/12/2004 tarihli Bilanço ( YTL) Varlıklar (+) 1,162,813.- Borçlar (-) -2,913.- Gelirler Toplamı 108,393.-. Giderler Toplamı -39,305.-.

31/12/2004 tarihli Bilanço ( YTL) Varlıklar (+) 1,162,813.- Borçlar (-) -2,913.- Gelirler Toplamı 108,393.-. Giderler Toplamı -39,305.-. 01/01/2004 31/12/2004 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA AMACIYLA DÜZENLENEN

Detaylı

OSMANLI YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. E-ŞUBE DE BONO İŞLEMLERİ

OSMANLI YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. E-ŞUBE DE BONO İŞLEMLERİ OSMANLI YATIRIM MENKUL DEĞERLER A.Ş. E-ŞUBE DE BONO İŞLEMLERİ Bono ve Tahvil Nedir? Bonolar (vadesi 1 yıldan kısa süreli), tahviller (vadesi 1 yıldan uzun süreli); hazine veya özel şirketlerin ödünç para

Detaylı

15.433 YATIRIM. Ders 13: Sabit Getiri Piyasası. Bahar 2003

15.433 YATIRIM. Ders 13: Sabit Getiri Piyasası. Bahar 2003 15.433 YATIRIM Ders 13: Sabit Getiri Piyasası Bölüm 1: Giriş Bahar 2003 Hisse Senetleri ve Tahviller Şekil 1: Temmuz 1985, Ekim 2001 tarihleri arasında S&P 500 endeksi, Nasdaq endeksi ve 10 yıllık hazine

Detaylı

Avrasya Ekonomik Birliği Elektrik Piyasası Entegrasyonu Kapsamında Kırgızistan ın Enerji Tüketim Projeksiyonu

Avrasya Ekonomik Birliği Elektrik Piyasası Entegrasyonu Kapsamında Kırgızistan ın Enerji Tüketim Projeksiyonu Avrasya Ekonomik Birliği Elektrik Piyasası Entegrasyonu Kapsamında Kırgızistan ın Enerji Tüketim Projeksiyonu Prof. Dr. Ahmet BurçinYERELİ Hacettepe Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi,

Detaylı

15.433 YATIRIM. Ders 7: CAPM ve APT. Bölüm 2: Uygulamalar ve Sınamalar

15.433 YATIRIM. Ders 7: CAPM ve APT. Bölüm 2: Uygulamalar ve Sınamalar 15.433 YATIRIM Ders 7: CAPM ve APT Bölüm 2: Uygulamalar ve Sınamalar Bahar 2003 Öngörüler ve Uygulamalar Öngörüler: - CAPM: Piyasa dengesinde yatırımcılar sadece piyasa riski taşıdıklarında ödüllendirilir.

Detaylı

ARAŞTIRMA. 18 Ocak 2016. Glokal Global Lokal. Bankacılık Sektörü & Gösterge Tahvil

ARAŞTIRMA. 18 Ocak 2016. Glokal Global Lokal. Bankacılık Sektörü & Gösterge Tahvil 18 Ocak 2016 Yüksek volatiliteyle başlayan yılın ilk hasar tespit raporu Petrol fiyatlarındaki düşüş eğilimi, Çin kaynaklı volatilite ve jeopolitik risklerin etkisiyle 2016 yılına kötü performansla başlangıç

Detaylı

http://acikogretimx.com

http://acikogretimx.com 2009 S 4421- SERMYE PiYSSı VE FiNNSL KURUMLR 1. Birikim açığı olan ekonomik birimlerle birikim fazlalığı olan ekonomik birimlerin karşılaştığı ve finansal varlıkların alınıp satıldığı piyasalara ne ad

Detaylı

Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri Raporuna İlişkin Yöntemsel Açıklama

Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri Raporuna İlişkin Yöntemsel Açıklama Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri Raporuna İlişkin Yöntemsel Açıklama İstatistik Genel Müdürlüğü Parasal ve Finansal Veriler Müdürlüğü İçindekiler I- Tanım... 3 II- Amaç... 4 III- Yöntem... 4 IV-Yayınlama

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

yarını bugün belirler 2014 1. Çeyrek

yarını bugün belirler 2014 1. Çeyrek yarını bugün belirler 2014 1. Çeyrek Ekonomik Görünüm Para politikalarına dair küresel belirsizliklerin sürmesi ile birlikte, gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımlarındaki zayıflık 2013 yılında

Detaylı

Odak Noktası: Türk Tahvil Piyasasında Fiyat Kazancı Devam Eder Mi?

Odak Noktası: Türk Tahvil Piyasasında Fiyat Kazancı Devam Eder Mi? Odak Noktası: Türk Tahvil Piyasasında Fiyat Kazancı Devam Eder Mi? Türk tahvil piyasasına yönelik algı son dönem içerisinde yeniden pozitife dönüyor. Şubat 16 döneminden bu yana küresel risk algılamasının

Detaylı

9. Şemsiye Fonun Türü Yatırımcının : başlangıç yatırımının belirli bir bölümünün, tamamının

9. Şemsiye Fonun Türü Yatırımcının : başlangıç yatırımının belirli bir bölümünün, tamamının TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş. KORUMA AMAÇLI ŞEMSİYE FONU NA BAĞLI B TİPİ %100 ANAPARA KORUMA AMAÇLI KIRKALTINCI ALT FONU BİRİNCİ İHRAÇ KATILMA PAYLARININ HALKA ARZINA İLİŞKİN İZAHNAME DEĞİŞİKLİĞİ ESKİ MADDE:

Detaylı

FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARININ REEL GETİRİ ORANLARI HABER BÜLTENİNDE YAPILAN ANA REVİZYONA İLİŞKİN METODOLOJİK DOKÜMAN

FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARININ REEL GETİRİ ORANLARI HABER BÜLTENİNDE YAPILAN ANA REVİZYONA İLİŞKİN METODOLOJİK DOKÜMAN Giriş FİNANSAL YATIRIM ARAÇLARININ REEL GETİRİ ORANLARI HABER BÜLTENİNDE YAPILAN ANA REVİZYONA İLİŞKİN METODOLOJİK DOKÜMAN 1997-2013 yılları arasında, Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları,

Detaylı

Zaman Yolu Kalkınma Dolu ile

Zaman Yolu Kalkınma Dolu ile Zaman Yolu Kalkınma ile Dolu USD/TL Aracı KuruluşVarantları Mayıs 2011 TSKB Varantları Varant, alıcısına dayanak varlığı ya da göstergeyi önceden belirlenen bir fiyattan belirli bir tarihte (Avrupa Tipi)

Detaylı

TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş

TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş. KORUMA AMAÇLI ŞEMSİYE FONU NA BAĞLI B TİPİ %100 ANAPARA KORUMA AMAÇLI KIRKALTINCI ALT FONU BİRİNCİ İHRAÇ KATILMA PAYLARININ HALKA ARZINA İLİŞKİN SİRKÜLER DEĞİŞİKLİĞİ ESKİ MADDE:

Detaylı

Doç. Dr. Dilek ALTAŞ İSTATİSTİKSEL ANALİZ

Doç. Dr. Dilek ALTAŞ İSTATİSTİKSEL ANALİZ I Doç. Dr. Dilek ALTAŞ İSTATİSTİKSEL ANALİZ II Yayın No : 2845 Teknik Dizisi : 158 1. Baskı Şubat 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377 868-4 Copyright Bu kitabın bu basısı için Türkiye deki yayın hakları BETA

Detaylı

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BIST-100 endeksi, Mayıs ayı içerisinde %0,07 lik düşüş göstererek 85.990 seviyesinden kapandı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık

Detaylı

Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası nda İşlem Gören Türev Ürünleri ve Hedef Kitlesi. Elif AY

Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası nda İşlem Gören Türev Ürünleri ve Hedef Kitlesi. Elif AY Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası nda İşlem Gören Türev Ürünleri ve Hedef Kitlesi Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası, bir vadeli işlem ve opsiyon sözleşmesine kimin ne kadar fiyat vereceğini belirlemek üzere

Detaylı

Allianz Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi Gelir Amaçlı Kamu Dış Borçlanma Araçları (Euro) Emeklilik Yatırım Fonu nun 31 Aralık 2012 Tarihinde Sona

Allianz Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi Gelir Amaçlı Kamu Dış Borçlanma Araçları (Euro) Emeklilik Yatırım Fonu nun 31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Allianz Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi Gelir Amaçlı Kamu Dış Borçlanma Araçları (Euro) Emeklilik Yatırım Fonu nun 31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Yatırım Performansı Konusunda

Detaylı

Şirketlerde Optimal Sermaye Yapısı Nedir ve Nasıl Analiz Edilir?

Şirketlerde Optimal Sermaye Yapısı Nedir ve Nasıl Analiz Edilir? www.pwc.com.tr Şirketlerde Optimal Sermaye Yapısı Nedir ve Nasıl Analiz Edilir?. 12. Çözüm Ortaklığı Platformu Optimum Sermaye Yapısı İşletmenin sermaye maliyetini minimum ve işletme değerini maksimum

Detaylı

ERGO EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU TANITIM FORMU

ERGO EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU TANITIM FORMU ERGO EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU TANITIM FORMU ÖNEMLİ BİLGİ BU TANITIM FORMUNDA YER ALAN BİLGİLER, SERMAYE PİYASASI KURULU TARAFINDAN 13.01.2011 TARİH VE 2/45 SAYI

Detaylı

KOÇ ALLIANZ HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. PARA PİYASASI EMANET LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN

KOÇ ALLIANZ HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. PARA PİYASASI EMANET LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN PARA PİYASASI EMANET LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN 31 MART 2006 ARA HESAP DÖNEMİNE AİT VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA SUNULAN BİLGİLERE İLİŞKİN ÖZEL UYGUNLUK RAPORU PARA PİYASASI EMANET LİKİT

Detaylı

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Yatırım (Sermaye Bütçelemesi) ve Finanslama Kararları Şirket Nedir? Finansal Yönetici Kimdir? Şirketin Amaçları Finansal piyasalar ve kurumların

Detaylı

STRATEJİ PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. STRATEJİ PORTFÖY İKİNCİ HİSSE SENEDİ FONU (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)

STRATEJİ PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. STRATEJİ PORTFÖY İKİNCİ HİSSE SENEDİ FONU (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON) A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ Halka arz tarihi: 15 Ekim 2003 YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER 31 Aralık 2015 tarihi itibariyle Fon un Yatırım Amacı Portföy Yöneticileri Fon Toplam Değeri 26.267.484

Detaylı

USD/TL Aracı KuruluşVarantları

USD/TL Aracı KuruluşVarantları 1 USD/TL Aracı KuruluşVarantları Mayıs 2011 TSKB Varantları Varant, alıcısına dayanak varlığı ya da göstergeyi önceden belirlenen bir fiyattan belirli bir tarihte (Avrupa Tipi) veya belirli bir tarihe

Detaylı

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU. Fonun Yatırım Amacı

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU NA AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU. Fonun Yatırım Amacı A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka arz tarihi: 19 Aralık 2013 31 Aralık 2014 tarihi itibarıyla (Bu raporun hazırlanmasında 1 Ocak 2015 tarihinde geçerli olan

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2004 YILI FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2004 YILI FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2004 YILI FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu 2004 yılı 4. çeyrekte piyasalara yön veren olay

Detaylı

BU ALT FONUN PAYLARININ HALKA ARZINA İLİŞKİN İZAHNAME 14.03.2013 TARİHİNDE İSTANBUL TİCARET SİCİLİ MEMURLUĞU NA TESCİL ETTİRİLMİŞ OLUP, 14.

BU ALT FONUN PAYLARININ HALKA ARZINA İLİŞKİN İZAHNAME 14.03.2013 TARİHİNDE İSTANBUL TİCARET SİCİLİ MEMURLUĞU NA TESCİL ETTİRİLMİŞ OLUP, 14. BU ALT FONUN PAYLARININ HALKA ARZINA İLİŞKİN İZAHNAME 14.03.2013 TARİHİNDE İSTANBUL TİCARET SİCİLİ MEMURLUĞU NA TESCİL ETTİRİLMİŞ OLUP, 14.03.2013 TARİHİNDE TÜRKİYE TİCARET SİCİLİ GAZETESİ NE İLAN İÇİN

Detaylı

Küresel Kriz ve Yükselen Piyasa Ekonomileri

Küresel Kriz ve Yükselen Piyasa Ekonomileri Küresel Kriz ve Yükselen Piyasa Ekonomileri Erdem Başçı Başkan Yardımcısı, TCMB 17 Aralık 2008, İstanbul, EAF 1 Sunuş Planı 1. Küresel Likidite Sorunu 2. Küresel Kriz, Küresel Çözüm Arayışları 3. Yükselen

Detaylı

KOÇ ALLIANZ HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN

KOÇ ALLIANZ HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN 31 MART 2006 ARA HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA SUNULAN BİLGİLERE İLİŞKİN ÖZEL UYGUNLUK RAPORU EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN 31 MART

Detaylı

1 OCAK - 30 HAZİRAN 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR

1 OCAK - 30 HAZİRAN 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR ALLIANZ HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 1 OCAK - 30 HAZİRAN 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN

Detaylı

ARACI KURULUŞ VARANTLARI

ARACI KURULUŞ VARANTLARI ARACI KURULUŞ VARANTLARI SERMAYE PİYASASI KURULU NİSAN 2010 YAPILANDIRILMIŞ ÜRÜNLER Şirketlerin finansal ihtiyaçlarının standart sermaye piyasası araçlarının sunduğu olanaklar ile karşılanmadığı durumlarda

Detaylı

Verim eğrisinde 4 Mayıs a göre yaklaşık 30-40 baz puan gerileme görüldü

Verim eğrisinde 4 Mayıs a göre yaklaşık 30-40 baz puan gerileme görüldü Mayıs ayına girerken USD/TL kuru 2.71, gösterge tahvil ise %10.5 bileşik faiz seviyelerinde işlem görmekteydi. Ay boyunca oynak bir seyir izleyen kur seviyesine göre hareket eden gösterge tahvil, ay içinde

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD de başlayan ve ardından tüm gelişmiş ülke piyasalarına

Detaylı

ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 8 Aralık 2015

ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 8 Aralık 2015 ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 8 Aralık 2015 1 Aralık 2015 tarihli Alpha Altın raporumuzda paylaştığımız görüşümüz; Pozitif Senaryo Yukarı yönlü hareketlerde, Keltner alt bandı $1073 sonrasında $1095, orta dönemde

Detaylı

ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 23 Aralık 2015

ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 23 Aralık 2015 ALPHA ALTIN RAPORU ÖZET 23 Aralık 2015 15 Aralık 2015 tarihli Alpha Altın raporumuzda paylaştığımız görüşümüz; Pozitif Senaryo Yukarı yönlü hareketlerde, Keltner alt bandı $1073 direnç seviyesi sonrasında

Detaylı

BIST BAP ENDEKSLERİ BIST BAP FİYAT / PERFORMANS ENDEKSLERİ

BIST BAP ENDEKSLERİ BIST BAP FİYAT / PERFORMANS ENDEKSLERİ 1/10 BIST BAP ENDEKSLERİ Borçlanma Araçları Piyasasında işlem gören sabit getirili menkul kıymet endekslerinin hesaplanmasındaki ana amaç, bu tür menkul kıymetlere yatırım yapan bireysel ve kurumsal yatırımcıların

Detaylı

Güncel Ekonomik Veriler. Güncel Ekonomik Yorum

Güncel Ekonomik Veriler. Güncel Ekonomik Yorum KASIM 14 Güncel Ekonomik Veriler Büyüme Oranı(Yıllık) 4,00% Cari Açık/GSYİH 6,40% İşsizlik oranı(yıllık) 9,80% Enflasyon(TÜFE/Yıllık) 8,96% GSMH(milyar USD) 819,9 Kişi Başı Milli Gelir (USD) 10.800 Güncel

Detaylı

MENKUL KIYMET YATIRIMLARI

MENKUL KIYMET YATIRIMLARI DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. MENKUL KIYMET YATIRIMLARI KISA ÖZET

Detaylı

ASYA EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR

ASYA EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. ALTIN KATILIM EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR ASYA EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. 6 AYLIK RAPOR Bu rapor ASYA EMEKLİLİK ve HAYAT A.Ş. Altın Katılım Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2015-30.06.2015 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu tarafından hazırlanan

Detaylı

Aegon Emeklilik ve Hayat A.. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul

Aegon Emeklilik ve Hayat A.. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Aegon Emeklilik ve Hayat A.. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Yatırım performansı konusunda sunulan bilgilere ilişkin özel uygunluk raporu 31 Aralık 2009 tarihinde sona eren hesap

Detaylı

STRATEJİ PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. STRATEJİ PORTFÖY BİRİNCİ HİSSE SENEDİ FONU (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON)

STRATEJİ PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. STRATEJİ PORTFÖY BİRİNCİ HİSSE SENEDİ FONU (HİSSE SENEDİ YOĞUN FON) A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Fon Toplam Halka arz tarihi: 26 Kasım 1996 31 Aralık 2015 tarihi itibariyle Fon un Yatırım Amacı Yöneticileri Değeri 33.799.135

Detaylı

Eylül 2013. Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. ve Bağlı Ortaklığı Merrill Lynch Menkul Değerler A.Ş.Bağlı 1

Eylül 2013. Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. ve Bağlı Ortaklığı Merrill Lynch Menkul Değerler A.Ş.Bağlı 1 Ara Dönem Özet Konsolide Faaliyet Raporu Eylül 2013 Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. ve Bağlı Ortaklığı Merrill Lynch Menkul Değerler A.Ş.Bağlı 1 Yönetim Kurulu Başkanı nın Eylül 2013 Dönemi Değerlendirmeleri

Detaylı

FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI

FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI OCAK 15 Güncel Ekonomik Veriler Büyüme Oranı(Yıllık) 4,00% Cari Açık/GSYİH 6,61% İşsizlik oranı(yıllık) 10,10% Enflasyon(TÜFE/Yıllık) 8,17% GSMH(milyar USD) 819,9 Kişi Başı Milli Gelir (USD) 10.800 Güncel

Detaylı

ZİRAAT HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01. 30.06.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE

ZİRAAT HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01. 30.06.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01. 30.06.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR NUN YATIRIM PERFORMANSI

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2008 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2008 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2008 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Yılın ilk ve ikinci çeyreğindeki sırayla

Detaylı

OPSİYONLARDAN KAYNAKLANAN PİYASA RİSKİ İÇİN STANDART METODA GÖRE SERMAYE YÜKÜMLÜLÜĞÜ HESAPLANMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ

OPSİYONLARDAN KAYNAKLANAN PİYASA RİSKİ İÇİN STANDART METODA GÖRE SERMAYE YÜKÜMLÜLÜĞÜ HESAPLANMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ Resmi Gazete Tarihi: 28.06.2012 Resmi Gazete Sayısı: 28337 OPSİYONLARDAN KAYNAKLANAN PİYASA RİSKİ İÇİN STANDART METODA GÖRE SERMAYE YÜKÜMLÜLÜĞÜ HESAPLANMASINA İLİŞKİN TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam,

Detaylı

HALK HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 02.04. 30.09.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

HALK HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 02.04. 30.09.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 02.04. 30.09.2012 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR NUN YATIRIM

Detaylı

15.433 YATIRIM. Ders 5: Portföy Teorisi. Bölüm 3: Optimum Riskli Portföy

15.433 YATIRIM. Ders 5: Portföy Teorisi. Bölüm 3: Optimum Riskli Portföy 15.433 YATIRIM Ders 5: Portföy Teorisi Bölüm 3: Optimum Riskli Portföy Bahar 2003 Giriş Riske maruz kalmanın etkisine karar verdikten sonra, yatırımcının sonraki işi riskli portföyü, r p oluşturmaktır.

Detaylı

SERİ:XI NO: 29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLANMIŞ YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU

SERİ:XI NO: 29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLANMIŞ YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU Sayfa No: 1 ŞİRKETİN ÜNVANI : İŞ YATIRIM ORTAKLIĞI ANONİM ŞİRKETİ MERKEZİ : İstanbul KURULUŞ TARİHİ : 16/08/1995 FAALİYETİ : Portföy İşletmeciliği RAPORUN DÖNEMİ : 01/01/2011 31/03/2011 ÇIKARILMIŞ SERMAYESİ

Detaylı

YATIRIMLARINIZI DİLEDİĞİNİZ VADE SEÇENEKLERİYLE DEĞERLENDİREN GETİRİ VAKIFBANK'TA TALEP TOPLAMA 14-15-16 OCAK 2013

YATIRIMLARINIZI DİLEDİĞİNİZ VADE SEÇENEKLERİYLE DEĞERLENDİREN GETİRİ VAKIFBANK'TA TALEP TOPLAMA 14-15-16 OCAK 2013 YATIRIMLARINIZI DİLEDİĞİNİZ VADE SEÇENEKLERİYLE DEĞERLENDİREN GETİRİ VAKIFBANK'TA TALEP TOPLAMA 14-15-16 OCAK 2013 Yasal Uyarı Bu doküman Yatırımcıya bilgi vermek amacıyla hazırlanmış olup, kaynak olarak

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Ekonomik Yaklaşım Kongresi Gazi Üniversitesi Erdem Başçı Başkan Yardımcısı Ankara 6 Kasım 2009 1 Ekonomik İstikrara Bütünsel Bakış 1. Fiyat İstikrarı 2. Finansalİstikrar

Detaylı

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003

15.433 YATIRIM. Ders 19: Menkul Kıymet Analizi. Bahar 2003 15.433 YATIRIM Ders 19: Menkul Kıymet Analizi Bahar 2003 Giriş Piyasada gözlemlediğimiz fiyatlar nasıl açıklanır? Etkin bir piyasada, fiyat kamuya açık olan tüm bilgileri yansıtır. Piyasa bilgisini piyasa

Detaylı

Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul

Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Yatırım Performansı Konusunda Sunulan Bilgilere İlişkin Özel Uygunluk Raporu 30 Eylül 2011Tarihinde Sona Eren Hesap

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2005 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2005 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 1 OCAK 2005 31 ARALIK 2005 DÖNEMİNE AİT BAĞIMSIZ DENETİM RAPORU 1. Anadolu Hayat Emeklilik

Detaylı

Alpha Altın Raporu 21 Eylül 2015 Aylık bazda bollinger alt bandı trend değişimi için takip edilebilir. ($1087)

Alpha Altın Raporu 21 Eylül 2015 Aylık bazda bollinger alt bandı trend değişimi için takip edilebilir. ($1087) Alpha Altın Raporu 21 Eylül 2015 Aylık bazda bollinger alt bandı trend değişimi için takip edilebilir. ($1087) Pozitif Senaryo Yukarı yönlü hareketlerde 144 günlük ortalama $1163 seviyesi hedeflenebilir.

Detaylı

Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul

Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu Emeklilik Yatırım Fonu İstanbul Yatırım performansı konusunda sunulan bilgilere ilişkin özel uygunluk raporu 30 Eylül 2010 tarihinde sona eren hesap

Detaylı

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ

BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU BANKACILIK SEKTÖRÜ YÖNETİCİ KESİMİ BEKLENTİ ANKETİ BİLGİ YÖNETİMİ DAİRESİ EKİM 2011 25 Görüş ve Önerileriniz İçin: E-posta: beklentianketi@bddk.org.tr Tel: (312)

Detaylı

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU 1 A-TANITICI BİLGİLER: EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU Euro Trend Yatırım Ortaklığı

Detaylı

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BİST-100, Kasım ayı içerisinde %2,4 azalarak ayı 75.748 seviyesinden kapattı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

ALLIANZ HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU

ALLIANZ HAYAT VE EMEKLİLİK A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 1 OCAK - 30 HAZİRAN 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR 1 ALLİANZ HAYAT VE EMEKLİLİK ANONİM ŞİRKETİ PERFORMANS SUNUŞ

Detaylı