BA DAT TA 68 GÜN. BA DAT ta 68 GÜN. Canl Kalkanlar. Anlat yor. Tavır. Cihan Keflkek - Eylül flcan. Tavır

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BA DAT TA 68 GÜN. BA DAT ta 68 GÜN. Canl Kalkanlar. Anlat yor. Tavır. Cihan Keflkek - Eylül flcan. Tavır"

Transkript

1 ACIMAK YOK! Havaland ölüm makineleri Bir gece ans z n uykunun En kör saatinde gelerek çald lar hayatlar yaflamdan Bombalar, bombalar, bombalar... Gece ile gündüz içiçe yaflan yor fiimdi buradaki zamanda Sirenler çal yor üç defa ardarda Ve bafll yor kavga bombalarla Ertesi gün yine ayn sirenler.. Sokakta oynamak yok çocuklara Genç k zlar da erkeklere görünmek için gezmiyor Ya da bir iflçi paydosunda ellerde sigarayla sohbetler Durdu zaman Irak'ta bir savafll k kadar Kim bilir bu savafl kimleri götürecek kadar Kimi annenin elinde çocu unun cesedi Kimi çocu un a z nda anne hayk r fllar Sana ac mak yok Yanki! Ac mak yok.. Bu öfke yine seni bulacak En beklemedi in bir anda Metresinle aflk uykusunda Ya da kumar salonunda Belki New York'taki ofisinde Bu öfke yine seni bulacak Hem de de il bir yerden; Bir Irakl 'n n bak fllar ndan Afrikal çocu un açl ndan Bir Filistinlinin sapan tafl ndan Anadolu'da gün gün eritti in bedenlerden... Mart Ba dat Irak halk yla dayan flma amac yla Ba dat a giden iki devrimcinin günlüklerinin yer ald bu kitap, ayn zamanda; halklar n ac lar n n, umutlar n n, Amerikan emperyalizmine karfl öfkelerinin ortaklaflmas n n da belgesi niteli indedir. Yüzünü bile görmedi i insanlar n ac s n yüre inde hisseden devrimciler günlerce Ba dat ta bombalar n alt nda halk n yan ndayd lar. Öfkeyi gördüler, direniflin coflkusunu yaflad lar, bugünkü yenilginin yar n iflgale karfl direnifle ve zafere dönüflece inin tohumlar na halk n gözbebeklerinde tan k oldular. Tan kl klar n anlatt lar... Adeta bütün gökyüzü ayd nland. Amerika Ba dat a att bombalarla, belli ki tüm dünyaya mesaj veriyor. Alev alev mesajlar. Ölüm ölüm mesajlar. Vahflet vahflet mesajlar ya yor gökyüzünden. Her bomba sesinden sonra 'bu nereye düfltü? diye soruyoruz birbirimize. Dicle nin kenar nda resim yapan çocuklar geliyor akl m za. Lanetler ya d r yoruz Amerika'ya. Camlar sars l yor. Sanki yerin yüre ine kurflunlar s k l yor. Toprak ac yla hayk r yor; ci erime saplad n her bomba senin h flm n olsun, öfkemiz tutsun seni... BA DAT ta 68 GÜN Tavır Canl Kalkanlar Cihan Keflkek - Eylül flcan Anlat yor BA DAT TA 68 GÜN Tavır Ba dat Türküsü Ba dat senin ellerin (Ba dat bu türkü senin) Aya benzer yüre in (Ac de il kaderin) Bir çocuktur gözlerin Analar n yüzünde çocuklar n düflünde Ac ve nefret gizli Babalar n gözünde Musul benim, Kerkük benim Kerbela'da yatan benim... Babil'in harabelerinde Kerbela'n n çölünde Bombalar beklerken Ak p gider zaman n (Dicle'nin kenar nda) Musul benim, Kerkük benim Kerbela'da yatan benim fiubat BA DAT

2 BA DAT ta 68 GÜN Canl Kalkanlar Cihan Keflkek - Eylül flcan Anlat yor

3 Ba dat ta 68 Gün 3 Yay nevinden... Irak halk yla dayan flmak, onlar n ac lar n, umutlar n paylaflmak için Ba dat a gittiler. Birçok ülkeden kat l mc lar n bulundu u Canl Kalkan hareketi içinde yer ald lar. Ancak, ne birebir Canl Kalkan hareketinin mant yla hareket etmifllerdi, ne de biz bu savafl engelleriz gibi hayalleri vard. Daha gitmeden çeflitli yay nlarda yapt klar röportajlarda, aç klamalar nda bunun alt n çizip, iki kelime ile neden gittiklerini özetlediler: Enternasyonalist dayan flma. Bu iki kelimenin içi yüzy llard r çeflitli biçimlerde dolduruluyor. Kimi gün bir baflka halk n yan bafl nda elde silah emperyalizme, faflizme karfl savaflmakla, kimi zaman da o halk ne yafl yorsa, onlarla birlikte yaflayarak ifadesini buluyordu. Grup Yorum üyesi Cihan Keflkek ve stanbul Gençlik Derne i üyesi Eylül flcan da bu duygularla gittiler Ba dat a. Amerikan sald r s bafllamadan günler önce Ba dat tayd lar. Irak halk n tan d -

4 4 Canl kalkanlar anlat yor lar. Canl Kalkan olarak çeflitli ülkelerden gelen insanlar tan d kça, Türkiyeli devrimciler olarak devrimci safl klar yla, hesaps z halklarla dayan flma gelenekleriyle bir kez daha gururland lar. Giderken sözleri bombalar düfltü ünde orada olaca- z idi. Orada oldular. Sonuna kadar olaca z dediler. Oradayd lar. Canl Kalkan lardan dönenler oldu. Onlar iflgalin fiili olarak tamamlanmas na kadar Ba dat ta bombalar alt nda, Amerikan tanklar - n n gölgesinde Irak halk yla birlikte oldular. Elinizdeki kitap, Cihan Keflkek ve Eylül flcan n stanbul dan hareket etmelerinden, geri dönüfllerine kadar olan sürede koflullar elverdi ince tuttuklar günlüklerinden oluflmaktad r. Irak halk n n ac - lar n, özgürlük tutkular n, öfkelerini bulacaks n z günlüklerde. Günlüklerde; Amerikan ak ll füzeleri nin tepelerine düflmesi pahas na daha önce hiç tan mad klar bir halkla birlikte gerekirse ölmeye giden iki devrimcinin duygular n, her bombada duyduklar ac lar, dünya halklar n n bafldüflman Amerikan emperyalizmine karfl her saniye büyüyen öfkelerini ve her direnifl haberinde duyduklar onuru bulacaks n z.

5 Ba dat ta 68 Gün 5 Önsöz Duyulur da durmak olur mu... Amerikan imparatorlu unun Afganistan dan sonraki hedefinin Irak olaca aylar öncesinden belliydi. Bulundu umuz alanlarda, Temel Haklar ve Özgürlükler Derne i'nin düzenledi i kampalarda Amerikan emperyalizmine karfl çeflitli protesto eylemleriyle sesimizi dünya halklar n n sesine katmaya çal flt k. Art k Irak a sald r n n neredeyse kesinleflmeye bafllad süreçte de eylemlerimiz daha da kitleselleflerek sürdü. Tam bu s rada canl kalkan olarak Irak a gitme, Irak halk n n yaflam için önemli olan tesislere yerleflme, buralar n bombalanmas n engelleme, sald r ya karfl bir protesto hareketi yaratma ça r s gündeme geldi. O s rada "Irak'ta Savafla Hay r Koordinasyonu" içerisinde yer al yor, düzenli olarak toplant lar na ve eylemlerine kat l yorduk. "Irak'ta Savafla Hay r Koordinasyonu"; stanbul'da 150'den fazla Demokratik Kitle Örgütü, sendika, siyasi örgüt, yasal partiler, odalar, meslek ku-

6 6 Canl kalkanlar anlat yor rulufllar ndan ve ayd nlardan olufluyordu. Kuflkusuz bu yap içerisinde yer alanlar n tümü Amerikan sald rganl konusunda, emperyalizm konusunda, Irak konusunda ayn düflünceleri tafl - m yordu. Ama çeflitli biçimlerde ifade ediliyor olsa da, sald r ya karfl olmak, bir araya getirmiflti bizleri. Ancak, bir parantez açarak koordinasyona iliflkin bir iki fley de söylemek istiyoruz. En baflta isminde bir yanl fll k vard. Çünkü ortada Irak ta savafl diye bir fley yoktu. Asl nda savafl diye bir fley yoktu. Ne savafl kurallar na ne bilimsel tan mlara göre bunun koflullar da yoktu. Bir yanda, ben dünyay ele geçirece im diyen Amerika n n imparatorluk sald r s, öte yanda sald r ya maruz kalan Irak vard. Burada Irak n rejimini tart flma konusu yapmak ne kadar yanl fl ve emperyalizmin istedi i bir tart flmaysa, bu sald rganl k politikas na savafl demek de, o kadar yanl flt. Ve savafl deyimi, sald rganl daha masum hale getiren bir ifllev görüyordu. Peki neden böyle bir isim seçilmiflti? (Ki bu arada benzeri durumun baflka ülkelerdeki reformist hareketlerin etkin oldu u platform ve eylem sloganlar nda geçirli i oldu unu da belirtelim.) En baflta Amerikan sald rganl (veya bu anlama gelecek baflka bir tan mlama) kullanmak, emperyalizme karfl do rudan tav r almak demekti. Bir sistem olarak emperyalizmin sald rganl k politikas n n, özel olarak Amerikan imparatorlu unun sald rganl k ve istila hareketinin karfl s na dikilmekti. Bunun anlam ise, Amerikan emperyalizminin ve onlar n iflbirlikçilerinin izin verdi i protesto s n rlar n n d fl na taflma, baflka bir deyimle onlar n icazet s n rlar n n d fl na ç kmak demekti. Birinci olarak kaç n lan nokta buydu. Bir di eri, yine bununla ba lant l olarak ideolo-

7 Ba dat ta 68 Gün 7 jik bir sorundu. Küreselleflme yalanlar n n bu kadar yayg nlaflmas na, küreselleflmenin de iyi yanlar vard r yutturmacas n n ra bet görmesine hizmet eden reformist ideolojiydi bu tercihi yapan. Bu bak fl aç s koordinasyonun bir çok eylemine de yans d, geriye çeken bir ifllev gördü. O dönem politik hesaplar içinde olan Avrupa emperyalizminin Avrupa genelindeki bu tür savafla hay r eylemlerini kullanmas gibi, Türkiye oligarflisi de ülkemizdeki eylemleri ABD ile pazarl k yaparken pazarl k pay n art rma amaçl bir koz olarak kullanmaya çal flt. Kulland n söylemek yanl fl da de ildi. Birçok toplumsal olayda böyledir; halk güçleri do ru önderlik ve do ru sloganlarla kitle hareketine yön veremedi inde, egemen s n flar aras çat flmalarda bu hareketlerin kullan lmas riski her zaman vard. Koordinasyon toplant lar nda, sürekli olarak iflbirlikçi AKP iktidar n n da hedef al nmas gerekti ini, bugün savafl n d fl nda kalma politikas n n yalan oldu unu, Avrupa paralelinde politika yapt - n, topraklar m z kulland rmak için Amerika dan daha fazla dolar almaya çal flt n, bunun pazarl - n yapt n anlatmam z n nedenleri de bundand. Tüm bu eksikliklere ve bu eksiklikleri elefltirmemize karfl n, elbette platform içinde kald k, eylemlere en kitlesel kat lanlardan biri olduk. Olmas gereken de buydu. Ne, ben elefltiriyorum gelmem demek do ru tav rd, ne de madem içinde yer al - yorum, o zaman elefltirmeyeyim demek do ru bir anlay flt. Platformun en genifl muhalif kesimleri bir araya getirmifl olmas önemli bir olumluluktu. Bu iyi de- erlendirilmeliydi. Biz bu sat rlar yazarken (Irak n iflgalinin üzerinden üç aya yak n bir zaman

8 8 Canl kalkanlar anlat yor geçmiflti) yukar da anlatt m z eksiklikleri platform zeminine tafl yanlardan kimileri platformdan ayr lm flt. Buna tam anlam yla bir ayr lma da demek do ru de ildi. Bafl n ÖDP nin çekti i bu kesimler, daha geri bir bildiri (Bar fl ve Adalet Bildirisi) getirip, bütün koordinasyon bileflenlerinin önüne koyarak, ya bunu kabul edin ya da ben gidiyorum demiflti. Yakalanan birli i da tmak istiyordu belli ki. Sonuç olarak kendisi gibi düflünen ve hayat n çeflitli alanlar nda demokratik mücadeleyi sürekli geriye çekmeye çal flan baz sendikalar, bar flç lar, meslek kurulufllar n da alarak gittiler. Koordinasyon ise yoluna devam ediyor. fiimdi iflgale karfl mücadele gündemiyle eylemlerine devam ediyor. Canl Kalkan Hareketi ("Human Shields") de gerek eylem tarz, gerekse emperyalizme, halklar n direnifllerine bak fl aç s yla do rudan onaylad - m z bir oluflum de ildi. Ama, onlarla birlikte Irak halk n n yan nda olmam za engel de de ildi bu durum. Bizim oraya gidifl amac m z, hep vurgulad m z gibi, savafl önlemek, flu bu tesisi kurtarmak da de ildi. Savafl önlemek, emperyalizmin pazar alanlar n ele geçirme, imparatorlu unu ilan etme hesaplar yan nda hayalcilikti. Tesisler de hedef al nacaksa, belki hesaplar yap labilirdi, ama mutlaka vuracaksa varl m z buna da engel olmazd. Ama biz oradayd k ve Irak halk ne yafl yorsa biz de onu yaflamal yd k. Ac, ölüm, direnifl, umut... her fley dahildi buna. Ac y yaflarken, burjuva hümanizmi de ildi yaflad klar m z. Emperyalizme karfl öfkeyle yo urabildik bu nedenle ac m z. Anl k bir karar, bir macera, duygular m z n yönlendirmesiyle, tepkisellikle al nm fl bir karar de ildi bizimkisi; bu nedenle sonuna kadar orada kal-

9 Ba dat ta 68 Gün 9 d k. Toplant lardan ve tan flt m z insanlardan ç - kard m z kadar yla, canl kalkanl kendi reklam için kullanmak isteyenler de vard. Ya da ne için geldi ini, nerede oldu unu bilmeyen insanlar vard. Mesela canl kalkan toplant lar n n birinde gitmeden önce yapaca m z bas n aç klamas n tart - fl yoruz. Emperyalist, katliamc kelimelerinde bile saatlerce tart flarak, anlatarak ikna etmeye çal fl yorduk. Yar s kabul etmiyordu. Ve bu insanlar Amerika'n n sald r s n durdurmak istiyordu. Ama niye durdurmak gerekti inin, Amerika n n kim oldu unun politik altyap s yoktu kafalar nda. Sanki bir deli ç km fl bir ülkeyi bombalamak istiyor da ona karfl ç k yorlard. Gidece i yerde ölümcül tehlikeler de vard. Amerika emperyalist ç kar için katliam yapacakt. Bunu biliyorduk. Ve öyle de oldu. Bir toplant da, bu yapaca m z bas n aç klamas n tart fl rken, bir arkadafl kendini dayat yordu. E er "emperyalist" kelimesi olursa ben bas n aç klamas na kat lmam diyordu. Ama suç onlarda de ildi; emperyalist e itim sistemi ony llard r Hitler i de bir deli olarak anlatmam fl m yd? Sanki Alman tekellerinin, belgelerle, kan tlarla ortaya ç kan hesaplar, Hitlerin kime hizmet etti i bilinmiyormufl gibi. Bu nedenle ister Avrupa, isterse Amerikan e itiminde ya da medyas nda emperyalist hesaplar, tekellerin ç karlar n göremezsiniz. En fazla petrol için denilir. Ki bu sald r için en s k bu kullan ld. Bu da tek bafl na aç klam yor oysa. Petrol bir parças d r. Amaç, emperyalist tekellerin denetimi alan nda bulunmayan bütün pazar alanlar n, hammadde kaynaklar n ele geçirmedir. Irak sald r s bunun en önemli halkas -

10 10 Canl kalkanlar anlat yor d r. Ortado u dan Asya ya büyük bir hesab n parças d r. Amerika n n imparatorluk sald r lar n n en önemli halkas d r. Bu nedenle de, yok diktatör Saddam gibi, bu devasa ve bütün dünya halklar n etkileyecek hesab n yan nda ufac k kalan söylemler o kadar anlams zd ki. Eminiz bu sözler ne kadar çok söylenirse Amerikan imparatorlu u o kadar seviniyordu. Ülkemizdeki Amerikanc lar n ABD yi elefltiriyorsunuz, ya Saddam niye elefltirmiyorusunuz diye bize, ABD sald r s na karfl meydanlara dökülenlere, canl kalkan olarak Ba dat a gidenlere yüklenmesi de bu politikan n bir parças yd. ABD yi elefltir, ama Saddam da elefltir. ABD yi elefltir ama Taliban da elefltir... Bunun arkas gelmez ve yeter ki, sen hedefi mu laklaflt r. *** Çeflitli duygularla da olsa, oraya dünyan n dört bir yan ndan gelen bütün insanlar burada anmak, eksi iyle gedi iyle yapt klar n n birer fedakarl k örne i oldu unu belirtmek istiyoruz. Son bir not olarak; Kad n erke i, çocu u genci yafll s, askeri sivil i ile Amerikan sald r s nda yaflamlar n kaybeden binlerce Irak l y sayg yla an yor; Bugün yeniden direnifli yükselten, iflgalcilere karfl savaflan Irak halk n selaml yoruz...

11 Ba dat ta 68 Gün 11 Son Haz rl klar ve stanbul dan Ayr l fl Türkiye grubu olarak, Irak a neden gitti imize iliflkin ortak bir aç klama, 31 Ocak 2003 tarihinde Makine Mühendisleri Odas 'nda yap ld. Bas na gidenlerin listesi verildi. Art k son haz rl klar bitirmeye çal fl yoruz. Türkiye grubu olarak, 30 kifli civar nday z. Son ana kadar tereddütler, vazgeçenler, yeni kat lanlar oldu u için rakam net ifade edilemiyor. Ama, tüm ülkelerden en kitlesel olan n Türkiye den oldu u aç kt. Ekonomik olarak ihtiyaçlar m z n karfl lanmas nda ortak olarak hareket ediyoruz. Türkiye d fl ndan hareket içinde yer alanlar, 25 Ocak 2003 tarihinde Londra'dan yola ç km flt. Yol boyunca Avrupa ülkelerine de u rayarak, yolda çeflitli sorunlar yaflayarak 7 flubatta stanbul'a geldiler. Geldikler akflam birlikte bir toplant yapt k. Türkiye grubundan baz arkadafllar m z Avrupa - dan gelen insan say s n n çok az oldu unu, bu hareketin yüzlerce binlerce say lara ulaflmad nda

12 12 Canl kalkanlar anlat yor amac na da ulaflmayaca n ve bu kadar az say yla yola ç k ld nda bir fley elde edemeyece imizi söyleyip gruptan ayr ld lar. Belki say n n az olmas n n bir cayd r c l k sa layamayaca do ruydu. Ama yüzy ll k sömürücü, katliamc emperyalizm gerçe i ve Amerika n n bütün Ortado u yu, bütün denetim alt na alamad topraklar ele geçirme planlar düflünüldü ünde bu say çok olsa da o arkadafllar n düflündü ü olmayacakt. Ama bu bizim halklarla dayan flmam z n, onlar n yan nda olmam z n, Amerika ya karfl halklar olarak dikilmemizin önünde engel olmamal yd. 8 fiubatta bütün canl kalkanlar olarak stanbul Tabip Odas 'nda yapt m z bas n aç klamas yla 10 fiubat sabah yola ç kaca m z duyurduk. 9 fiubatta ise, biz bir bas n aç klamas yapt k ayr olarak. Herkesin canl kalkan hareketine bak fl ve Irak a gidifle iliflkin düflüncelerinde do al olarak farkl l klar vard. Bu farkl l klar n ifade edecekleri flekilde ayr ayr aç klamalar da yap l yordu. Ama elbette en nihayetinde ortak bir hareket içinde de birlikte bir hedefe yöneliniyordu. Bizim afla da söyleyeceklerimizi, büyük bir k sm n n kabul etmeyece ini, tan maya bafllad kça daha net görüyoruz. S n flar gerçe ine, emperyalizm gerçe ine karfl ç kanlar n Amerikan imparatorlu- unun tüm dünya halklar na savafl ilan etti ini kabul etmesi beklenemezdi. leride hayal k r kl na dönüflecek olan, tamamen hümanist duygularla gelmifllerdi. Hümanistlikleri ileriki aflamalarda umutsuzlu a, Amerika karfl s nda durulamaz duygusuna dönüflecekti. Ço unun beyni emperyalist medyan n propagandalar ndan çeflitli biçimlerde etkilenmiflti. Biz devrimci duygularla gidiyorduk Ba dat a. Amerika y tan yorduk. Bu noktada söyleyeceklerimiz de farkl olmal yd elbette.

13 Ba dat ta 68 Gün 13 Gitmeden önce 9 fiubat 2003 tarihli aç klamada flöyle dedik: IRAK'A G D YORUZ!.. Biz de, "canl kalkan" olarak Irak'a gidiyoruz. Y llard r, tüm dünyada hemen hemen sald rmad k bir bölge b rakmayan Amerika, bugün de gözünü Irak'a dikmifl durumda. Bugün, petrol kar, bölgede kendi denetiminde bir oluflum yaratma amac, Amerika'n n sald r s n n as l yüzünü yans t yor. "Nükleer silah var", "Saddam diktatör" demagojileri hiçbir gerçeklik pay tafl m yor. Amerika bu konuda samimi olsayd, sald rd nda nükleer silah kullanaca n aç klamazd. Amerika'n n tarihi; yalanlar, katliamlar, tarihidir. Bu tarih boyunca, milyonlarca insan hayat n kaybetmifl, milyonlarcas sakat kalm fl, yak lmayan, y k lmayan, bombalanmayan bir bölge b rakmam flt r Amerika. Amerika'n n flu durumda Irak'a yapaca sald r, haks z bir sald r d r. Krize giren ekonomisine ç k fl yolu bulmak için, Irak halk n n kan üzerinden hesaplar yap yor. On binlerce, yüz binlerce insan Amerika'n n kar için gözden ç kar lamaz. Irakl lar bizim kardefllerimizdir, komflumuzdur. Yar n, ayn fleyi Türkiye'nin yaflamayaca n n garantisini kimse veremez. Yan bafl m zdaki Irak halk n bombalayacak uçaklar, bizim topraklar m zdan kalkacak... Amerika emperyalizmi için insan n hiçbir de eri yoktur. Kendi kullanaca nükleer silahlardan dolay ölecek olan Amerikan askerlerinin cesetlerini bile yakaca n söylüyor. AKP iktidar da, bir yandan bar fl turu flovlar yaparken bir yandan topraklar m z sat l a ç karm fl...(t r). Abdullah Gül'ün, "Rüyamda, Irakl çocuklar görüyorum, uyku uyuyam yorum", Erdo- an' n "Ahlaki olarak savafla karfl y z fakat, politik olarak ülke ç karlar n korumak zorunday z" aç kla-

14 14 Canl kalkanlar anlat yor malar yalandan ve k l ftan baflka bir fley de ildir. Ülke ç karlar böyle korunmaz, ama ancak böyle sat l r. Erdo an, politik olarak savafla "evet" diyor, ahlaki olarak "hay r" diyor. Yani politikas ahlak ndan üstün geliyor. Bu noktada politika için, ç kar için ahlaks zl meflru k l yor. Daha aç k söyleyelim, para için onurunu, haysiyetini, ahlak n sat yor. Bunu kendi a z yla söylüyor. Türkiye'de hiç kimse bu savafl istemiyor. Meclis, halka ra men, Amerika'n n yan nda yer alma karar al yor. Grup Yorum, 18 y ld r bedeller ödeyerek bugüne geldi. Her döneminde yeni de erler ekleyerek, yeni likler yaratarak halklar n mücadelesi içerisinde olmaya çal flt k. Bu çerçevede, Irak'a gitmek, oradaki halk sahiplenmek, dayan flma içerisinde olmak, ac lar n paylaflmak bizim mücadelemizle ba lant - l d r. Nas l ki, burada iflçi grevleri, okul boykotlar, gecekondu direniflleri, memur eylemlerinde, ezilen halklar n oldu u her yerde olduysak; yan bafl m zdaki Irak halk n n, ABD taraf ndan yokedilmesine de göz yumamay z... Bugün Grup Yorum'u ayakta tutan fleylerden birisi, halk na olan sevgisi, ba l l -, samimiyetidir. Sürekli halkla beraber, halk n içinde olmas d r. Grup Yorum, türkülerini hep kavgan n içinde hayk rd. fiimdi de, emperyalizme karfl duruflumuzu Irak'tan hayk raca z. Bütün Grup Yorum dinleyicilerini, duyarl, insan olan herkesi bu mücadeleye, Amerikan sald rganl - na karfl mücadeleye destek vermesini, yap lan eylemlere kat lmaya ça r yoruz. Cihan Keflkek (Grup Yorum Eleman ) Eylül flcan ( stanbul Gençlik Derne i Üyesi) 10 fiubat 2003 Ve ayr l k günü geldi. Sabah sular nda Sultanahmet'te Ayasofya Camii önünde topland k. s-

15 Ba dat ta 68 Gün 15 tanbul'a daha önce gelen 45 kiflilik Avrupal grupla beraber, bizler Türkiye'den 24 kifli buraday z. Bizi u urlamak için de gelenler vard. Ço unlu u, ayn saflarda emperyalizme ve oligarfliye karfl mücadele etti imiz, can m z, ekme imizi paylaflt m z insanlardan oluflan yaklafl k yüz kifli ellerinde karanfillerle, gözlerinde umut, gurur ve buruk bir hüzünle bizimle birlikteler. Gecekondulardan, Tayad l ailelerden ve di er demokratik kitle örgütlerinden insanlarla hep birlikte halaya duruyoruz. Sultanahmet alan böyle halay görmemifltir. Tarihi caminin, akustik duvarlar nda tey tey seslerimiz yank lan yor. Birkaç yüz metre ötede bir zamanlar n Osmanl mparatorlu unun idari binalar n n bulundu u saraylardan duyuluyor marfllar m z n gümbürtüsü. Dünkü imparatorlu un saraylar na çarpan sesimizi, flimdinin imparatoruna karfl büyük bir öfke içeriyor. kiflerle üçerli gruplar, aileleri ile vedalaflanlar her bir köflede duygular birbirine kar fl yor. Kimi arkadafllar gözyafllar n tutam yor. Son sohbetlerde herkesin akl nda olan, ama kimsenin diline almak istemedi i o gerçe i hepimiz biliyoruz. Bu seferki ayr l n dönüflü olmayabilir. Gidip de dönmemek düflük bir olas l k de il. Bir yere gidiyoruz ama geri gelece imiz belli de- il. Biz de daha önceki günlerde, demokratik kurumlarda çal flan arkadafllar m zla vedalaflmaya gitti imizde bu duygular yaflam flt k. A z al flkanl yla görüflürüz diyoruz bazen ve düflünüyoruz, görüflebilecek miyiz bilmiyoruz. Arkadafllar m zdan ayr l rken son bir defa s k ca sar l yoruz. Birlikte yaflad m z günler gözbebeklerimize gelip oturuyor. Ve yine espriler... Bunu, ölüme giderken gülmeyi bilen flehitlerimizden ö rendik. Bu, ayn zamanda bizim gücümüzün gayri

16 16 Canl kalkanlar anlat yor iradi olarak bir d fla yans mas. Ve son resim karesi olarak birlikte resim çektiriyoruz. Canl kalkanlar olarak bas na bir aç klama yap - l yor. Irak halk n n yan na gidiyoruz. Amerika'n n sald r s n istemiyoruz. Bar fl umudumuzu koruyoruz... Gözlerimiz geride b rakt klar m zda, yüre imizdeki öfkeyi flimdiden Ba dat n sokaklar na yöneltmifl olarak Sultanahmet Meydan 'ndan uzun bir konvoy halinde yola ç kt k. Coflku ve hüzün bir arada. Coflku var, çünkü güzel amaçlarla ç k l yor yola, hüzün var, çünkü ayr - l k var. Belki bir daha görüflememek var. Belki bir daha hep bir a zdan türkülerimizi söyleyemeyecek, omuz omuza halaylar m z çekemeyece iz. Ama flunu biliyoruz, bu fiziki bir ayr l k. Her zaman akl m z va yüre imiz birlikte olacak. Att - m z her sloganda birbirimizin sesini duyacak, birbirimizin elini hissedece iz her halayda. flte bizim sevgimiz ve ba l l m z burada. Ba dat ekibinde, iki adet Avrupa'dan gelen ve yabanc lar tafl yan çift katl otobüs var. Bu otobüsler "k rm z otobüsler" diye simgeleflti. Yolculuk boyunca da görenler hemen tan yor ve el sall yordu. Yine onlarla gelen bir jip, onun d fl nda Türkiyelilerin oldu u, bir adet minibüs, -bu minibüs insani yard m vakf adl islami kurulufla aitti ve s n - ra kadar bizimle beraber gelecek- ve dört adet otomobilden olufluyor konvoyumuz. Ve elbette bizi stanbul ç k fl na kada u urlayacak olan arkadafllar - m z n araçlar. Art k Ba dat yolunday z. Geride b rakt m z yoldafllar m z düflünürken stanbul u ç kt m z farketmedik. Efllik eden araçlarla da kornalarla, el sallaya sallaya vedalaflt k. Ve stanbul'dan ayr l rken son bir kez dönüp arkam za bakt k, stanbul'u

17 Ba dat ta 68 Gün 17 düflündük, arkadafllar m z, mücadelemizi, hapishaneleri, ölüm oruçlar n, burada verdi imiz flehitlerimizi. Ne de çok fley yaflat yor insana stanbul... Birçok fleyi as l olarak burada ö rendik. Hayat her flekliyle burada tan d k. Cihan n ba lamas kuca- nda. Orada da türkülerimiz söylenecek ve söylenmeli. Irak halk n n ac lar, yaflad klar, Amerika'ya olan öfke olmal o türkülerde. Irak'a gitti imizde çöllerden geçece iz diye düflünüyorduk, çölde gece vakti atefl yak p etraf na dizilecek ve türküler söyleyece iz, yan k türküler, öfkeli türküler ve yine o halaylar m z çekece iz "de loy loy loy loy de loy loy loy"... Arac m z n sahibi Erdo an. Antakyal, Cihan gibi o da müzisyen. slami görüfllü biri. Bizim araban n floförü brahim diye Gebzeli, o da islami görüflten. Ercan, stanbullu, üniversitede ö renci. O da lrak halk n n yan na bizimle geliyor. slami düflünceden. Danina var bir de. O da Bulgaristanl. Amerika'ya yap lan 11 Eylül sald r s ndan sonra islamiyetle tan flm fl, islamiyeti seçmifl ve müslüman Irak halk n n yan na geliyor, bafl nda türban ve çantas ndaki Kuran' Kerimi yle... Eylül, Canl kalkan grubunun en genci. Genç, ama verdi i karar büyük ailesine yak fl rcas na büyük. Ayn amaç etraf nda, farkl kesimlerden bir araya gelen insanlar olarak yol boyunca birbirimizi tan maya çal fl yoruz. Bu arada Ercan da Danina'ya ngilizce'ye çeviri yap yor. brahim nefleli bir insan. Gülüflü bile etraf ndakileri güldürmeye yetiyor. Danina'n n film gibi hayat n dinledik. Danina Araplar' çok sevdi ini söylüyor. Irak ta cepheye gitmek istiyor. Savafla kat laca m diyor. (Irakl yetkililer cepheye gitmesine izin vermediler. Evlenmeyi düflündü ü Suriyeli arkadafl ise cepheye gitti.)

18 18 Canl kalkanlar anlat yor Gece yar s na do ru Ankara ya var yoruz. Ankara'da bizi kalabal k bir kitlenin bekledi ini söylemifllerdi. Fakat öndeki k rm z otobüslere eskortluk yapan polis bizim konvoyu baflka bir yöne çevirdi. K rm z otobüsler en öndeler, yol tarifi için CNN Türk'ten bir muhabir de otobüste. ngiltere'den beri onlarla beraber. Konvoyun baflka bir yöne do ru yöneldi ini anlay nca arabam zla en öne geçip sürekli yönlerini de ifltirmeye çal flt k. Birkaç defa onlar geçtik ve var olan dönüfllerden dönmelerini ve di er yöne do ru gelmelerini sa lamaya çal flt k. Ama CNN Türk muhabiri srarla ayn yönde gitmelerini sa lad. Ba rd k ona, "sen ne yap yorsun diye. Fakat hiç umursamayarak otobandan ilerlediler. Polis nereye derse CNN Türk muhabiri oraya yönlendiriyor. Zaten art k yön de ifltirecek yol da kalmad. Direk Irak Konsoloslu u'na gittik. K sa bir süre sonra arkadafllar m z burada da bizi buldu. Kucaklaflt k. Gecenin bir vakti onlar da bizim peflimizden koflturmufllar. Büyük ailemiz orada da bizi yaln z b rakmad. Konsoloslukta yabanc canl kalkanlar n vize ifllemleri yap ld. Gece vakti olmas na ra men, konsolosluk bizi bekliyordu. Irak Büyük Elçisi Talib Abid Salih, bizi çiçeklerle karfl lad. "Sizler, insanl ve medeniyetleri, devrin Mo ollar' karfl s nda savunmaktas n z" dedi. Birkaç saat içerisinde vizeler al nd. Oradan, Kanal D'yle röpörtaj yapt ktan sonra ayr ld k. Bu arada Kanal D'nin muhabiri bizleri tan d n, Grup Yorum'u, dil Kültür Merkezi'ni iyi bildi ini söyledi. Sevindik. Geceyi geçirece imiz Maden- fl dinlenme tesislerine gittik. Ankaral arkadafllar m z da sabah tekrar yan m za gelmek üzere ayr ld lar.

19 Ba dat ta 68 Gün fiubat 2003 Sabah erkenden geldi arkadafllar m z. Çift katl lardan bir tanesi yine bozuldu. ngiltere'den ilk yola ç kt klar ndan itibaren sürekli bozuluyorlarm fl. Bas n aç klamas için Adakule deyiz. Bas n n n ilgisi yo un. Ama hareketin amac na yönelik de il ilgileri. Kenneth O Kefee nin sevgilisi olarak bilinen Caterine ve AKP kurucular ndan Fatma Bostan Ünsal a yönelik ilgileri. Medyatikler. Her ne kadar bombalar düflmeden Ba dat tan kaçacak olsalar da flimdi ilgi onlar n üzerinde. Medyay ilgilendiren de katledilecek Irak halk, Amerikan sald rganl - na karfl bir grup insan n cüretli tavr de il, magazin. Sorulara ve bas na yans yanlara bak n; Caterina n n nezlesi, Ken ile aras n n nas l oldu u, Fatma Ünsal n eflinin k z p k smad, partisinden tepki gelip gelmedi i... Burada yabanc larla birlikte tüm canl kalkanlar olarak, Irak'a gidiflimizi içeren bir bas n aç klamas yapt k; "biz Irak halk yla dayan flmaya gidiyoruz..." Ve Aksaray'a gitmek üzere yola koyulduk. K rm z otobüslerin h z na uymak durumunday z ve ara ara molalar veriyoruz. "K rm z otobüsler in eski olmas ndan ve uzun yol için uygun olmamas ndan kaynakl yol boyunca sürekli duraklamak veya yavafl gitmek zorunda kal yoruz. Bas na k rm z otobüsler olarak yans yan bu araçlar n üzerinde "Human Shields" (canl kalkan) ve bar fl mesajlar içeren çeflitli sloganlar yaz yor. Organizasyonun di er bir ad : TJP-Truth, Justice, Peace (Do ruluk, Adalet, Bar fl)... Akflam saatlerinde ulaflt m z Aksaray da flehrin giriflindeki a açl otelde bir gece konaklad k. Yabanc arkadafllar, özellikle istanbul da da sürekli

20 20 Canl kalkanlar anlat yor bizimle birlikte olan Adward ve Treays, Cihan n ba lama çalmas n istiyor. Hep birlikte türküler söylüyoruz, halay çekmeye çal flan yabanc lara gülüyoruz, gösteriyoruz nas l çekeceklerini. 12 fiubat 2003 Sabah kahvalt s ndan sonra k sa bir toplant yapt k. Human Shields hareketi içerisindeki sorunlar daha net anlamaya bafll yoruz. Ken O'Keefe'nin grubu ve organizasyonun ismini yenileyip devam etmek isteyen ikinci bir grup var. ngiltereli eski bir diplomat olan Sue Darling ad nda birisinin çevresinde daha çok flekilleniyor bu yeni grup. ngiltere'den yola ç k fltan itibaren Ken O'Keefe'nin olumsuz tav rlar ndan bahsediyorlar. Ve bu tart flmalar Roma'ya gelindi inde doru a ulafl yor, bu grup Ken'i b rakarak yola devam ediyor. Bu arada bir grup geri dönüyor. Ken de Türkiye'den pasaport alamayaca n anlay nca geri dönüyor ve tekrar bir organizasyonla gelmeyi düflünüyor. Gelen ekipte Ken'i savunan kifliler de var. Sue Darling ve arkadafllar toplant da yeni bir isimden bahsediyor, bunu bizlere de onaylatt rmaya çal fl yorlar... Hesap ne?! stanbul dan bu yana küçük küçük yans yan sorunlar flimdi daha aç k tart fl l yor. Kapitalist kültürün flekillendirdi i ve onun etkisinden kurtulamayan kifliliklerin çocukluklar gibi geliyor bize. Söz al yoruz. Birlik halinde gitmemiz gerekti ini, herhangi bir grubu seçmek zorunda olmad m z. E er hareket bölünürse, Amerika'n n istedi inin olaca n anlat yoruz... Umar z anlam fllard r!

21 Ba dat ta 68 Gün 21 Coflkulu karfl lamalar ve u urlamalarla terk ediyoruz Anadolumuzu Ö le saatlerinde, Adana'ya çok coflkulu bir karfl lama eflli inde girdik. Adana otoban giriflinde Adana Savafl Karfl t Platform taraf ndan karfl land k. En coflkulu ve kitlesel karfl lama Adana da. U ur Mumcu Meydan 'na vard m zda orada da yaklafl k 300 kiflinin bizi bekledi ini gördük. Seyhan Belediye Baflkan Y ld ray Ar kan çiçek sundu. Buradaki bas n aç klamas n biz yapt k; "Biz oraya, Irak halk yla dayan flmak, onlar n ac lar n paylaflmak için gidiyoruz. Macerac ya da hayalci de iliz. Amerika'n n sald rganl k politikas sadece Irak'la s n rl de ildir. Tüm dünyada hak ve özgürlüklere sald rmaktad r. Amerika'n n emperyalist sald r s na karfl herkes birleflmelidir..." Halaylar n ard ndan Adana daki Amerikan karargah olan ncirlik üssüne yöneldik. Belki buradan kalkan uçaklarla bombalanacakt Irakl kardefllerimiz. Önce sesimizi buradan yükseltmeliydik. Ony llard r Amerika ya karfl her sesimizi yükseltti imizde karfl m za ç kanlar, Anadolu nun yi it insan-

22 22 Canl kalkanlar anlat yor lar n katledenler yine karfl m zdayd. Jandarma yapmak istedi imiz eylemi engellemeye çal flt. Israr m z üzerine burada bir bas n aç klamas yapabildik. lk tan flma ve sohbetlerimizde gözlemlemeye bafllad m z gerçek burada bir daha kendini gösterdi. Amerikan emperyalizmine her biçimde karfl olmadan soyut bar flç l savunan yabanc kalkanlar (kimi istisnalar olabilirdi.) bu eyleme kat lmayarak yollar n devam ettiler. ABD emperyalizminin ony llard r bölge halklar n n tepesine bombalar ya d rd, tehdit unsuru olarak kulland n kendi belgelerinde aç kça yazd ncirlik onlar ilgilendirmiyordu. Anti-emperyalist olunmadan bar flç da olunmayaca n anlayacaklar elbette! Eylemimizin ard ndan k rm z otobüsler e yetifltik. stanbul dan itibaren bizi hiç yaln z b rakmayan, olduklar her kentte, kasabada bizleri sevgiyle kucaklayan devrimci ailemiz ve skenderun halk bekliyordu bizi. Ama skenderun yoluna girdi imizde, onlardan önce büyük bir f rt na ve yo un ya mur karfl l yor bizi. Ya mur alt nda beklemekte olan coflkulu kalabal gördü ümüzde yine heyecanland k, arabalardan indik ve biz de kitleye kar flt k, arkadafllar m - za sar ld k. Ya mur, bolluk, bereket demekti. Yeni umutlar n do uflunu simgelerdi. Arkadafllar m z da bu umutlarla bizi yolculuyordu. Bizim arkadafllar Antakya'dan, skenderun'dan toplan p gelmifller. Gerçekten de her dura m zda arkadafllar m z n büyük bir coflkuyla bizi karfl lamas insana daha fazla güç ve moral veriyor. Biz böyleyiz diyoruz. T pk bir aile. Her milliyetten insan n yer ald büyük bir aile. "Bir ihtiyac - n z var m, flunu getireyim, flu paralar sizin için

23 Ba dat ta 68 Gün 23 toplad k..." Orada bulunan Grup Yorum korosundan islami görüfllü bir arkadafl da kendi arkadafl çevresinde toplad klar paralar bize veriyor, onlar n bu düflünceleri, sahiplenmeleri ve çabalar bizi duyguland r yor ve teflekkür ediyoruz... slamc lardan da karfl lamaya gelenler, özellikle buralar olan Erdo an n arkadafllar, ailesi de var. Bu gece buraday z. Otelimizin masraflar n skenderun Savafl Karfl t Platform karfl l yor. Sloganlar at lmaya devam ediyor bu arada. "Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi", "Irak Halk Yaln z De ildir"... Buradaki bas n aç klamas n skenderunlu Erdo an okuyor... Otele yerleflilmeden önce, Erdo an Cihan ça - rarak polislerin sordu unu, nerede kalaca n ve flu anda nerde oldu unu sorduklar n, söyledi. Otelde de il, kendi evinde kalmas n istedi. Asl nda sormalar için bir neden yoktu elbette. Ama tedirgin etmek istiyorlard belli ki. Grup Yorum ad n duymalar yetmiflti. Bu konvoyda devrimciler varoldu unu bilmeleri yeterliydi bu tür yasad fl davran fllar için. Erdo an n evinde, AKP kurucular ndan Fatma Bostan Ünsal da var. Sohbetler do al olarak hükümet üzerine geliyor. AKP nin hükümetteki durumu, ülke sorunlar n n çözümüne, ölüm oruçlar na ve bu konuda hükümetin politikas na iliflkin düflüncelerimizi anlat yoruz. Fatma han m da ölüm oruçlar konusunda yard mc olmaya çal flaca n, zaten Tayad l lar n partiye bir dosya sundu unu, dosyay kendisinin de gördü ünü anlat yor. Ancak, sorunun baz kifliler taraf ndan görmezlikten gelindi ini ekliyor. Kim bu baz kifliler? Bu baz kifliler mi hükümet, yoksa AKP mi?! Kendilerinin bir fley yapmaya çal flsalar da böyle bir anlay fl n buna izin vermeyece inden bahset-

24 24 Canl kalkanlar anlat yor ti. Belki Fatma Han m iyi niyetli olabilir ama, Adalet Bakanl n n ve AKP nin bunu bir kaç fl arac olarak kulland n da biliyoruz. ki y l aflk n zamand r hapishanelerde ölümlerin sürdü ünü, her fleyden önce bunun kendilerinin hükümette olmalar ndan kaynakl, onlar da ilgilendiren bir sorun oldu- unu, bu sorunu çözmek için ciddi çaba göstermediklerini, zulme karfl y z derken ne kadar samimi olduklar n n burada belli olaca n anlat yoruz. Üzülüyoruz demenin, t pk Abdullah Gül'ün 'Irakl çocuklar rüyalar ma, giriyor, çok üzülüyorum, aç klamas yap p bir yandan da Amerika'yla o çocuklar öldürmeye çal flan bir güçle anlaflmalar yapmas ndaki gibi bir fley oldu unu belirtiyoruz fiubat 2003 Sabah yine büyük bir kalabal k bizi u urlamak için topland. Hep birlikte Suriye s n r kap s olan Cilvegözü ne do ru uzun bir konvoy oluflturduk. Yaklafl k 100 araçl k bir konvoy. Bizimkiler de bir minibüs tutup kat ld lar konvoyumuza. Konvoyun en coflkulusu bizimkiler. D flar da dondurucu bir so uk var. Kimi zaman h zlan p kimi zaman yavafllayan ya mura ra men kafam z ve zafer iflareti yapan ellerimiz araçlar n penceresinin d fl nda. Sürekli sloganlar at yoruz. Öfkemiz gökyüzünde yank lan yor. Yaflas n feda kültürümüz, Yaflas n halklar n kardeflli i, Irak halk yaln z de ildir, Kahrolsun ABD emperyalizmi. Ellerimizde zafer. Dimdik, rüzgara ra men titremeden. Yaklafl k bir saat Cilvegözü s n r kap s na varana kadar böyle geçiyor. Bize ise befl dakika gibi geliyor. S n rda herkes arabalar ndan indi. Ayr bir anlam var bu u urlan fl n, bu vedalaflmalar n. Daha bir s k sar l yoruz geride kalanlar - m za. Da na tafl na bir kez daha bak yoruz vatan

25 Ba dat ta 68 Gün 25 topra n n. Bir daha göremeyece iz belki, u runa canlar m z verdi imiz bu topraklar. Belki bir daha sar lamayaca z, tutamayaca z yoldafllar m z n ellerini. Hemen halaya durmal y z, kavuflmal ellerimiz birbirine, kurtulufl ve isyan türkülerini hayk rmal y z hep bir a zdan. 19 Aral k ta yoldafllar - n kurtarmak için kendi bedenini tutuflturan Fidan Kalflen geliyor akl m za. Fidan s t r bizi bu so uk havada diyoruz. Türkiyeli arkadafllar ve yabanc lar da giriyor halaya. Yabanc lar "De loy loy"un ne demek oldu unu soruyor. Zor bir soru! Vedalaflma an geldi. Onlara sar l rken, Irakl çocuklara sar l yoruz. Bütün arkadafllar m z temsilen sar l yoruz. Ve geçiyoruz s n rdan. Art k Suriye topraklar nday z. Burada yap lmas gereken ifllemleri bitirdikten sonra yolculu umuza devam ediyoruz. Halep e vard m zda bizi bekleyenlerle bulufluyoruz. Karfl lama bir gösteriye dönüflüyor. Uzun süre halkla birlikte ABD karfl t sloganlar att k. nsanlar n ABD ye karfl öfkesi çok büyük. Bu eylemin ard ndan bir otele yerlefltik. Yerleflti imiz Vennizia otelinde sabaha kadar süren bir toplant yapt k. Toplant da tart fl lan konu, Ken O kefe nin telefon aç p canl kalkanlar Ürdün e ça rmas. Bir kez daha kapitalizmin çarp tt beyinlerin, niyetleri ne kadar iyi olursa olsun insanlar ne hale getirdi ine tan k oluyoruz. Tart flma flu noktaya geldi: Ken i destekleyen ve desteklemeyenler, hatta istemeyenler oldu. Liderlik sorunu tart fl ld. Bu hareketin bir lideri olmayaca n ama Ken in bunu dayatt n söyleyenler oldu. Paris'ten bafllayan, Roma'da alevlenen ve sonra da aç a ç kmaya bafllayan tart flmalar n ortas nda

26 26 Canl kalkanlar anlat yor bulduk kendimizi. Türkiyeli grup olarak srarla birlikte hareket etmeyi sa lamaya çal fl yoruz. Yoksa bu organizasyon daha Irak'a varmadan bölünecek ve bu çok olumsuz yans yacak d flar ya. Türkiyeli grup bu aç dan çok belirleyici. ki taraf da Türkiyeli grupla iyi geçiniyor. Ken'den niye ayr lma karar ald klar n çok net bilmiyoruz. Tek tarafl dinledik. Di er grubun da birçok olumsuz tavr n görmüfltük. Kar fl k bir yap s vard. Güvenemiyorduk. Bir de bu organizasyonu bafllatma ça r s yapan birisini, durumunu, yaflananlar bilmeden, daha Irak'a gitmeden, konuflmadan yok sayamazd k. E er bu olay bizi ç kmaza sürükleyecekse, Ken, bir arabayla al nabilir dedik. Bu arada, yabanc lar da kendi aralar nda, ço- unlu un karar yla Sue Darling'i 'koordinatör' olarak seçmifllerdi. Koordinatörlü ü Ba dat'a yerleflene kadar geçici olarak yapacakt. ABD li bu bayan eski bir diplomatt ayn zamanda. Aç kças biz böyle bir tart flmadan, konuflulanlardan rahats z oluyoruz. Çünkü bir sald r olacak ve insanlar katledilecek. Tart flmalar m z n konusu, hep birlikte Irak ta neler yapabilece imiz üzerine olmal yd. Bu çekiflmeleri, bireysel meseleleleri bir kenara b rakmal yd k. Bu düflüncelerimizi toplant da Türkiyeli canl kalkan grubu olarak dile getirdik. Böylece toplant da bizim söylediklerimiz üzerine flekillenmifl oldu. Genel toplant bittikten sonra Türkiyeli grup olarak toplant ya devam ettik. Onlar tart fl yoruz. Tavr m z n ne olmas gerekti ini belirlemeye çal - fl yoruz. Bu hareketin gelece ini, d flar ya yans mas n konufltuk. Ken ve di er grup aras ndaki sorunu da bir flekilde çözmeliydiz. Art k biz de bir flekilde içindeyiz sorunun. Sorunu hemen orada çözemeyece imizi biliyoruz. Fikir al flverifli yap p, ortak

27 Ba dat ta 68 Gün 27 noktalar yakalamaya çal fl yoruz. 14 fiubat 2003 Sabah, Rakka fiehri'ne do ru yola ç kt k... Ken ile Irak'ta görüflecektik. Telefonla, Irak'a gelmesini söyleyecektik... Yol boyunca türküler söyledik. Cihan ön koltukta ba lamas yla bizlere efllik etti. Bulgaristanl Danina türkülerimizi çok sevdi ve anlamlar n ö renmeye çal fl yor. Arabam z n flöferü brahim direksiyonun bafl nda yolda güzel buldu u yerlerin foto raf n çekmeye çal fl yor. Bu yüzden zaman zaman zikzaklar çizerek ilerliyoruz. Onun bu profesyonel ve artistik foto raf çekme hallarine kahkahalar m z kar fl yor. Rakkaya varmadan bir önceki benzin istasyonuna bizi karfl layacak Üveydi afliretinden bir araba gelmifl. Arabadakiler afliretin k z, efli ve çocuklar. Afliret reisinin efli, Eylül ü çok sevdi. Eylül onlar n arac na binmifl önde gidiyorlar. Bizim araçlar arkalar nda Rakka yolunday z. Eve kadar kad n, elini tutup hiç b rakmad. Rakka flehrine girdi imizdeki görüntü bizi çok heyecanland rd. Adeta bütün halk bizi bekliyordu. fiehrin sokaklar nda ilerlerken konvoyumuza Rakkal lar da kendi araçlar yla kat l yor. Herkes, hepimiz zafer iflareti yap yoruz. Ve sloganlar... ABD karfl t, halklar n birlikteli ine, kardeflli ine dair arapça, ingilizce, türkçe sloganlar... Bu ucu buca görünmeyen konvoyumuzla flehri turluyoruz. nsanlar evlerinin balkonlar na ç km fl, esnaflar dükkkanlar n n önünde zafer iflaretleri yaparak bizleri selaml yorlar. Yol kenar nda bekleflen çocuklar ellerimizi tutmaya çal fl yorlar. Yüzlerce insan n elleriyle birleflti ellerimiz. Üveydi Aflireti'nin evinde konu uz. Evin salonu-

28 28 Canl kalkanlar anlat yor na büyükçe bir sofra serildi, yöresel ve zengin bir sofrayd. Ellerinde ne varsa ortaya ç kar p bizimle paylaflm fl yorlar. Sofrada yaklafl k 60 kifliyiz. lk önce afliret lideri hofl geldin konuflmas yapt. Ard ndan bizden de bir kifli konufltu. Suriye - Irak s n r kap s na do ru yola ç kt k. Akflam saatlerinde s n ra vard k. Irak taraf ndaki s n r kap s olan Cemrah Kaim s n r kap s nda ifllemlerimiz uzun sürece e benziyor. Herkesin, üzerinde getirdi i bütün elektronik eflyalar teslim etmesi gerekiyor, ifllem yap lmas için. Bunlar kay da geçecek, merkeze bildirilecek ve oradan haber beklenecek. Ortaya ç kar lan malzemeler herkesi flafl rtt. Özellikle de görevliler flaflk n. lk kez böyle bir fley gördüklerini söylüyorlar. Bir oda, odan n içerisinde bir tane kocaman masa var. Eflyalar masaya kondu- unda, ufak bir tepe görüntüsü olufltu, masada yer kalmam flt. Kameralar, ses kay t cihazlar, foto raf makineleri, zoomlu, dijital olanlar, walkmanler v.d. ilginç aletler... Görevlilerle bak fl yoruz. Herkes adeta suçlu ve önündeki masada suç aletleri varm fl gibi duruyor masan n etraf nda. Bir yandan gülüyoruz. Bir ara görevliler odadan ayr l p, bir yerlerle konuflmaya gitti inde, birçok kifli masada bulunan foto raf makinelerini ve kameralar n s ras yla ald ve o ilginç an görüntüledi h zl bir flekilde, belli etmek istemezcesine! Sabaha do ru ifllemler bitmek üzere. Herkes odan n bir köflesinde, kimi koltuklarda, kimi yerlerde bir yer bulmufl yat yor, ifllemlerin bitmesini beklerken. Bu da di er ilginç görüntüydü. Uyuyamayanlar flansl. Çünkü bu görüntü kaçmaz! Foto rafl k bir an. Kimisi horluyor, kimisinin kafas koltu un alt na girmifl. Biri üzerine serdi i montu çekifltiriyor, üstü aç lanlara bir fleyler ayarlamaya ça-

29 Ba dat ta 68 Gün 29 l fl yoruz. Ve ifllemler bitti. Eflyalar kay t edildi, izin verildi. Canl kalkanl n faydas asl nda bu. Aram zda az msanmayacak derecede, gazeteciler, televizyoncular oldu unu sonradan daha iyi anlayacakt k, iyi bir yoldu bu flekilde ülkeye girmek onlar için fiubat 2003 Art k günler süren yolculu un ard ndan Irak topraklar ndayuz. Ba dat'a do ru yol al yoruz. Baflka bir dünyaya gelmifl gibiyiz. Bu topraklar çok s - cak hissediyoruz. Aylard r Irak ile o kadar bütünleflmifliz ki, sanki kendi topraklar m zday z. Yolda gördü ümüz her Irakl ya sar lmak istiyoruz, direnin kardefller, direnin yankilere karfl diye hayk rmak istiyoruz onlara. lerledikçe yoksulluk daha çarp c olarak görülmeye bafllan yor. Y llard r uygulanan ambargo büyük etki yaratm fl. Giremedi i topraklar açl kla terbiye etmeye çal flm flt Amerika. Tabii, Birleflmifl Milletler ambargo karar n n al nmas nda Avrupa n n deste ini unutmamak laz m. fiimdi Amerikan sald r s na karfl ç k yor gibi görünüyorlar. Yalan. Yar n talan paylar nda anlaflt klar nda vahflete ortak olmaktan çekinmezler. Avrupa n n kanl sömürgecilik tarihi, faflizm, rkç l k, dünya halklar - n n bafl na gelen ne melanet varsa kayna hep Avrupa olmad m. Bir de ülkemizdeki Avrupa Birlikçilerini düflünüyoruz. Safl k m desek, tarih bilincinin dumura u ramas m desek, iflbirlikçilik mi desek yoksa ideolojinin kaybolmas n n yaratt gerçeklerin önüne çekilen perde mi desek... Cihan n ba lamas ndan ezgiler yükseldikçe bu düflünceler birbir geçiyor akl m zdan. Ambargoyla aç b rak p, sonra da diktatör Saddam halk n aç b - rak yor propagandas yapanlar n riyakarl klar en

30 30 Canl kalkanlar anlat yor aç k haliyle gözlerimizin önünde. Saddam n diktatörlü ünü kimse savunmuyor, ama bu tablodan ambargosuyla, bir zamanlar Saddam yaratan n onlar olmas yla tek sorumlu emperyalizm. Yol boyunca, hani bizim ülkemizde görmeye al flt m z, Amerikan ürünlerinin reklam panolar ndaki küstahl s r tm yor bize. Kültürüyle, ürünleriyle Amerika ya bir tav r var. Emperyalist ajan gibi düflünenler geliyor akl ma. Olur mu böyle, insanlar Coca Cola içmeden nas l yaflar... diye bafllarlard mutlaka söze. Coca Cola, hamburger, kredi, borç flu bu derken bir de bakm fls n z, gençlerimiz Amerikanca konufluyor, hükümetler ne yapacaklar na karar vermek için her konuda Amerika n n gözüne bak yor... stemez, içilmesin o Coca Cola... Yol boyunca gözlerim reklam panolar na tak l kal yor. Ülkemizde neredeyse kendimizi yabanc bir ülkede hissedecek kadar çok emperyalist tekel ürünlerinin reklamlar na nas l da al flm fl z. Nas l da girmifl düflman topraklar m za. Irak'ta bunun olmamas ndan ayr bir mutluluk duyuyoruz. Molalarda futbol maç yap yor, halaylar çekiyor, karfl laflt m z Irakl lar ile sohbet ediyoruz. Arabam z n teybinde, Eylül'ün stanbul Gençlik Derne- i'nden arkadafllarla daha önce söyledikleri türküleri kaydettikleri kaset çal yor. Farkl bir coflku kapl yor içimizi Ba dat'a giderken. Herkeste bir canl l k. Yorgunluklar unutuldu. Ba datl lar n bizi nas l karfl layaca n merak ediyoruz. Ya, yerleflece imiz yerlerdeki insanlar; bizlere yabanc olarak m bakacaklar, yoksa kendilerinden biri olarak m görecekler?! Kafam zda bu soruyu tart fl rken gece 22:00 civar nda Ba dat n fl l fl l görüntüsüyle birlikte bizde de bir hareketlenme bafll yor.

31 Ba dat ta 68 Gün 31 Ba dat... Binlerce y ll k medeniyetlerin topra. Boynuna vurulacak k l ç darbesini bekleyen bir kurban gibi bir hava hiç yok. Her yan fl l fl l yan - yor. Adeta bir fl k denizinin ortas nda tekne ile yolculuk yap yoruz. Par ldayan fl klar, hafif esen rüzgarla birlikte oluflan dalgalara benziyor. Uzaktan yüre imizin bir oldu u Ba dat n l k l k esen rüzgar vuruyor yüzlerimize. fiehir, büyük bir tufan de il de, dü ünü bekliyor. Yankilere lay k olduklar ders verilebilirse elbette dü ün yeri olacak. Halklar n dü ünü olacak. Pervas zca dünya halklar na sald ran, her yeri kendi pazar alan haline getirmeye, iliklerimize kadar sömürmeye çal flan emperyalist sald rganl n önüne dikilen flerefli bir an ta dönüflecek Ba dat. - Öfkeni sür namluya Ba dat!... brahim Cihan a dönüp bak yor. Gülüyor. Belki o da benzer duygularla izliyor Ba dat n fl klar n. Cihan n sessiz konuflmas n duyuyor adeta. Ba dat n kenar semtlerinden itibaren halk n coflkulu karfl lamalar yla art k yerimizde oturamaz hale geliyoruz. Suratlar m z pencerelere yap flt r - yor, ellerimizi camlardan sall yoruz. fiehir merkezinde Irakl görevliler karfl l yor bizi. Halk toplanm fl sevgi gösterileri yap yor. Sanki y llard r birbirimizi tan yoruz. Yabanc l k yok aram zda. S cak ve yak n z Ba datl kardefllerimizle. Görevliler iki ayr otele yerlefltiriyor. Türkiyeliler ve bir k s m yabanc arkadafl Cedar Oteli'ne götürülüyoruz. Di er arkadafllar da 10 dakikal k uzakl ktaki Andalus Oteli'ne yerlefltirildiler. Cedar oteli Birleflmifl Milletler yetkililerinin de bulundu u binan n karfl s nda. Kitle imha silahlar denetimi, aramas yap yorlar. Ne büyük sahtekarl k! En geliflmifl, en fazla kitle imha silah, bu denetçileri buraya gönderenlerde.

32 32 Canl kalkanlar anlat yor Amerika da, Avrupa da. Ve tabii, Ortado u nun ortas na kanl bir hançer gibi saplanan srail de. Ve bunu bütün dünya biliyor. Halklar n kendi iktidarlar birer birer kurulmad kça, güç olmad kça bu durum böyle gidecek. Ne büyük sahtekarl k ki, BM denilen sözde uluslararas kurum, çeliflkilerden dolay ne tam Amerika n n istedi ini yapabiliyor, ne de Avrupa n n. At - yor topu ortaya, kim daha güçlüyse kararlar n ona göre yorumluyor ve uyguluyor. Güçlünün adaleti! Bir de kimileri bu BM ye güvenmiyor mu; sanki yaflananlara gözlerini kapam fllar. Eylül, üç bayanla birlikte ayn odada kal yor. Sevgi, Danina ve Yunanl bir bayan. Erkekler de üçerli, dörderli olarak yerlefltiler odalar na.gece geç saatte yapt m z toplant da dönüp dolafl y yine ayn konuya geliyoruz. Türkiyeli grup olarak sorunlar n çözüm noktas nda daha fazla belirleyici olmaya bafll yoruz. Birlikteli in önemini vurgulayarak yapt m z konuflmalar havay olumlu yönde de ifltiriyor. Bir bak ma canl l ve birlefltiricili i sa lamak bize düflüyor. Otelde internet kafe vard ve uluslararas görüflmeler yapabilecektik. Sonradan internetin sorunlu oldu unu ö renecektik... Yar n, 1991'de bombalanm fl bir s na gezece- iz. Merakl ve heyecanl y z.

33 Ba dat ta 68 Gün 33 El-Ameriye deki çelik, et ve betondan yap lm fl heykel emperyalizmi anlat yor 16 fiubat 2003 Sabah, Dr. Abdulrezzak El-Haflimi ad ndaki yetkili geldi ve bir hoflgeldiniz toplant s yapt. Dr. Haflimi, "Irak Bar fl, Dostluk ve Dayan flma Derne- i"nin baflkan. Irak'a gelen bütün yabanc lardan o sorumlu. Bu dernek devlete ba l çal fl yor. Bundan sonra genel itibariyle bizimle, kendisinin ilgilenece ini, bir sorun oldu unda rahatça söylememiz gerekti ini, "hatta onu çileden ç karacak derecede sinirlendiren fleyleri" de rahatça sorabilece imizi anlatt. San r m bunu söylemesinin nedeni, kafalardaki olumsuz önyarg lar da tmakt... Ö leye do ru Ba dat' n merkezinde bulunan El- Ameriye S na 'ndaki anmaya kat ld k. Bu s - nakta 1991 Körfez Savafl 'nda 418 kad n ve çocuk ABD uçaklar ndan at lan bombalarla katledilmiflti. S na n giriflinde katliam anlatan bir heykel var. Heykel hayk ran bir insan figürüydü. Yüz hatlar derin bir ac y resmediyor. Emperyalizm iflte budur

34 34 Canl kalkanlar anlat yor der gibi anmaya gelenlere k s k gözlerle bak yor. 1991'deki bombalama s ras nda, patlaman n gücüyle her fley paramparça olmufl. nsan etleri, çelik parçalar, beton parçalar birbirine kar flm fl. Bu olay n ac s n n unutulmamas için de, bu heykel; patlamada iç içe kar flan çelik, et parças ve betondan yap lm fl. Amerika s nak delici özel bombalar kullanm flt burada. S na a gitti imizde orada aç lan resim sergisini, katledilen insanlar n eflyalar n n ve foto raflar n n bulundu u müzeyi ziyaret ettik. Ard ndan, olay n yafland günkü görüntülerden oluflan bir belgesel izledik. Daha sonra Irakl yetkililerin de gelmesiyle etkinlik program bafllad. Konuflmalar yap ld, çocuk korosu flark lar söyledi. Bu arada CNN Türk televizyonu ve Irak Tv kanallar bizimle röpörtajlar yapt. Etkinlik sürerken, Slovenyal arkadafllar, katliam anmak için üzerlerindeki "unutma", "hat rla" yaz l ka tlarla yere yatarak 20 dakika yerde hareketsiz, ölü pozisyonunda kalma eylemi yapt lar. El-Ameriye s na- n n bombalanmas n, o heykelin yan ndaki yaz iyi ifade ediyordu; "El-Ameriye s na ndaki suç, sadece barbarl k de il, korkakl k ve kanunsuzlu un bir ispat d r." Oradaki Irak'l larla da ara ara sohbet ediyoruz. Bir memurun maafl n sordu umuzda ortalama dolar aras nda de iflti ini söylemifllerdi. Biz El-Ameriye'deyken Ken O'Keefe de fiam üzerinden buraya geldi. lk defa orada karfl laflt k Ken'le. Ken in iste iyle akflam di er canl kalkanlar n bulundu u Andalus Oteli'nde genel bir toplant yapt k. Kenneth O'Keefe k sa bir konuflma yapt. Buraya niçin geldi inden, bu hareketi bafllatt ndan, bir tak m sorunlar n oldu undan bahsetti. Toplant is-

35 Ba dat ta 68 Gün 35 tenilen gibi olmuyordu. Sorun geçifltirilmeye çal - fl l yor. Henüz do rudan müdahale etmeye bafllamad k. Dil s k nt s pratik davranmay zora soksa da dinliyoruz, ö renmeye, anlamaya çal fl yoruz. Bu konu çok aç lmadan di er gündemlerimize geçtik. Savafl koflullar nda ihtiyaç duyaca m z fleyleri belirlemeye çal flt k. Bizim d fl m zda; savafl karfl t gruplar, bar fl gönüllüleri, anti emperyalist gruplar n Ba dat'ta oldu unu ö rendik. "S n r Tan mayan Doktorlar", "Voice in The Border" (S n rdaki Ses), "Voice in The Wilderness" (Çöldeki Ses), "Bridge to Iraq" (Irak'a Köprü), Japon Müzisyenler, spanyollar'dan oluflan "Stop The War Against To Iraq" (Irak'taki Savafl Durdur), çeflitli Arap ülkelerinden gelen gruplar. En kalabal k grup ise "Human Shields" (Canl Kalkan) grubuydu. 17 fiubat 2003 Canl Kalkan olarak yerleflilecek yerlerden Saba Nisan Su Tesisleri'ni ve Güney Ba dat Elektrik Santrali'ni gezdik. Su tesisleri çok büyük bir alan üzerine kurulu. Dicle Nehri'nden al narak büyükçe havuzlar içerisinde biriktirilen sular, ayn tesis içindeki ar tma sistemlerinden geçirilerek flehre da t - l yor. fiehrin biraz d fl nda kal yor, çevresinde yerleflim yeri pek yok. Su tesislerinin içini gezdik ve elektrik santraline bakmaya gittik. Elektrik santrali de yine büyük bir alan kapl yor. Tesislerin ortas nda 4 adet büyük kule, uzun bacaya benzer ve etraf nda elektrik enerjisi sa layan santraller. Güney Ba dat Elektrik Santrali'nde bir tek katl genifl bir odadan oluflan ve canl kalkanlar için haz rlanan yeri de gezdik. Burada 20 kifli kalabilecek. Bu tesis '91 savafl nda üç yerden vurulmufl, üç kifli hayat n kaybetmifl,

36 36 Canl kalkanlar anlat yor bir k sm da yaralanm fl bu bombalamada. Bu tesis flehir merkezine biraz daha yak n. Orada hep beraber foto raf çektirdik ve ard ndan Om Al-Mairih Camii'ni gezmeye gittik. Bu camii, 1991 y l nda Amerika taraf ndan bombalanm fl ve sonras ndan yeniden yap lm fl. Sonra El-Gazali semtindeki Ummu'l Mahal Kilisesi'ni gezdik. Buralarda foto raflar çektik. Amerika, '91 sald r s nda Irak içerisinde hemen hemen bombalamad k bir bölge b rakmam flt. Akflam saatlerinde otele döndü ümüzde, art k günlük olarak yapmaya karar verdi imiz toplant - m z yapt k. En düzenli giden fley toplant lard. Çeflitli eylem önerileri, tart flmalar o kadar çoktu ki, havada uçufluyorlard adeta. Her akflam 18.00'de durum de erlendirmesi yap yor ve önümüzdeki programlar belirliyoruz. Tabii hiç eksik olmayan "ayr flma", "iki grup" tart flmalar yap yoruz istemesek de. Toplant s ras nda konuflmalardan bir özet aktar rsak, san r z durum biraz daha anlafl l r olacakt r: Ken Nichols O keefe: Yurtd fl ndan canl kalkan olarak 200 kifli daha gelecek. Buraya gelmeden önce onu organize etmeye çal flt m. Say n n dahada artaca n düflünüyorum. Bu hareketi bafllat rken benim düflüncem Irak a tersine büyük bir göç hareketi bafllatmakt... Greenpeace den etkilenerek böyle bir eyleme geçtim. Yani bu eylem do rudan eylem, gönüllü eylem... Kimi politik yap lar bu eylemi sahiplenmeye çal fl yor. Bafllang çtaki safl n bozulup bürokratik bir yap ya dönüflmesi beni korkutuyor. Buna bir çözüm bulmal y z. Benim hakk mda pek çok yalan söylendi sizlere. Bunu yapanlar kendi politik yap lar n öne ç karmak için yapt lar. Daha iyi yeteneklerim veya becerilerim yok elimden geleni yapmaya çal fl yorum...

37 Ba dat ta 68 Gün 37 Hepinizden tek tek özür diliyorum bu kiflisel problemlerle sizleri meflgul etti im için. Ama bunlar n hiçbiri benim elimde olan fleyler de il. nsanlar durmadan benim hakk mda dedikodular yap - yorlar. Bunu yapan birkaç kifliyle özel olarak konuflaca m, e er onlar bu hareketin içinde devam ederlerse ben olmayaca m. Ben olursam da onlar olmayacakt r. nsanlar n kendi insiyatiflerini koymas ndan yanay m, sürekli benim lider olmaya çal flt mdan sözedilmifl, hiçbir zaman öyle bir amac m olmad. Ben yokken bu insanlar kendi politik gündemlerini öne ç karmak için büyük oyunlar çevirmifller. Sonuç olarak; ben bu savafl n olmas n istemiyorum, bunun için yola ç kt m, her gün çocuk ölümleri duymak istemiyorum. Jhon Marcos: Art k bu hareket Ken Nichols O Keefe de ildir. Herkes çok fazla emek gösterdi. Canl kalkan konvoyu Ba dat'a 100 km kala Ken telefon aç yor ve yolun tehlikeli oldu u türünde bahaneler göstererek bizleri Ürdün'e ça r yor. Baz insanlar n gitmesi gerekti inden bahsediyor. Bu yapt klar ve söyledikleri bölünme yaratacak fleylerdir. Ken'in bu flekilde davranmas n onaylam yorum. Selamettin Tellio lu: Bütün sorunlar bir kenara b rakal m, aralar bozuk olanlar birbiriyle bar fls n. Kardefllik ve dostluk içinde yürütelim çal flmalar - m z. Yap lan yanl fll klar alttan almaya çal fl n. fiaban Dayanan: Sizleri anlayam yorum gerçekten. Bar fl sa lamak için gelen insanlar n kendi içlerinde de bar fl k olabilece ini ve olmas gerekti ini düflünüyorum. E er kendi içimizde bar fl k olamazsak nas l bar fl sa lamay düflünebiliriz. Ken Nichols O Keefe: Bu kesinlikle kiflisel bir problem de il. Bu insanlar n kendi gündemlerinden kaynakl. Örne in John Ross benim hakk mda

38 38 Canl kalkanlar anlat yor söylenilen yalanlardan dolay bana önyarg ile yaklafl yor. Bu hareketin içinde kalmak için elimden geleni yapaca m, fakat beni çöpe çevirdiler. Hem de annemin yan nda yapt lar bunu. E er bu durum devam ederse ayr l r m. Sürekli bahsetti im insanlar kesinlikle koordinasyonda yer almayacaklar. Kimseyle bizim ad m za görüflme yapmayacaklar. Bunlar üç kifli. Bu bahsetti im üç insan Irak'ta kal p bize yard mc olacaklarsa sevinirim. Fakat bu insanlar bas nla görüflmeyecekler ve koordinasyonda yer almayacaklar. Sue Darling; Ken isimleri aç klas n. Ken Nichols O Keefe; simleri aç klay p aç klamam oylamaya sunulsun. Çünkü sonras nda bölünmeye neden olabilir ve bu konularla art k zaman - n z almak istemiyorum. Chirstian Birrgs; Benim söylemek istedi im iki konu var. Birincisi, ben buraya sadece savafl durdurmaya gelmedim. Ayn zamanda zulme karfl bir mücadelenin bafllamas na yard mc olmak için geldim. Yol boyunca maalesef Ken'in bahsetti i bu insanlar n ç kartt klar sorunlarla ilgilenmek zorunda kald k. kincisi, ben onlara karfl geldi imde beni tehtid ettiler. Arabalar m z n üzerindeki TJP yaz s n ç - kartacaklar n ve beni arabadan atacaklar n söylediler. Bu insanlar aram zdan ayr lmasalar da dikkatli olmam z gerekiyor. Amerika'daki gibi bir demokrasiden sözedenler var. Ve bunun takipçili ini yap yorlar. Bu hareket e er gerçe in takipçisi olmayacaksa ve ç karlarla hareket edecekse bafllamadan bitmifl olur. Bizim vermemiz gereken mesaj ortadan kald rmaya çal flan ve sözcü olmaya çal - flan insanlarla büyük bir sorunumuz var. Bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Herkes samimi olmal. Jhon Ross; Burada bu özel sorunlar m zdan bah-

39 Ba dat ta 68 Gün 39 setmemizi uygun bulmuyorum. Duvarlar n kula vard r, bu tart flmay burada yapmamal y z. fiaban Dayanan; Art k ayr lmay konuflmak yerine birleflmek için cesurca ad mlar atmam z gerekiyor. Ethem Tepeli: Herfleyi bir kenara b rak p yolumuza, çal flmalar m za devam etmeliyiz. Biz burada bunlarla zaman geçirirken düflman n ilerledi ini unutmayal m. Cihan Keflkek: nsanlar bizden çok fley bekliyor. Bize umut ba lam fl durumdalar. Onlara lay k olmal y z. Bu tart flmalar harekete zarar verecektir. Biz her zaman birlefltirici ve bütünlefltirici olmal - y z. Ken Nichols O Keefe: Gerçekten bunlar tart fl - yor olmam z beni üzüyor. E er buna ben neden olduysam hepinizden tekrar özür diliyorum. Ama bu durum bence bilinçli olarak yarat ld. Hareketimize zarar vermek istiyorlar. Bu konuda aç k gözlü olmal y z. Bütün sorunlar n bir an önce çözülmesini ve bölünmeye neden olacak durumlar n bir an önce kalkmas n istiyorum. Sorunlar bitmeyecektir. Bu tart flma sürecektir. fiu an için bizim aç m zdan kimin ne amaçlad n anlamak için yeterli bilgi var denilemez. Bir gözlemimiz olufluyor kuflkusuz, ama bunun ad n koymak için acele etmemeliyiz. Ayn zamanda bu toplant da görev komiteleri de belirledik. Bu komiteler: Yerleflim Komitesi, Politik Aktivite Komitesi, nternet Sitesi Komitesi, lk Yard m Komitesi, letiflim Komitesi ve yeni gelenler için Karfl lama Komitesi fleklinde. Cihan Politik Aktivite Komitesi(eylem komitesi)'nde Eylül de lk Yard m Komitesi nde görev ald. Türkiyeliler her komitede vard. Sorunlara müdahale ve birlefltiricilik için bu gerekiyordu ve bu konuda aram zda ka-

40 40 Canl kalkanlar anlat yor rar alm flt k. Toplant dan sonra aram zda konuflarak de erlendirdik. fiu konuflmalar geçti: Eylül: Ne yapmaya çal fl yorlar sence? Cihan: Ne yapmaya çal flt klar ayr bir konu, bu ileride netleflecektir. Ama iyi niyet olmad aç k. Bizim için sorun flu olmal ; bu hareket bizim için ne anlama geliyor? Eylül: Ülkeden hareket etmeden önce de konuflmufltuk bunu. Canl Kalkan hareketi temelinde fedakarl k olsa da, birçok açmazlar var. Birincisi, emperyalizm gerçe ini s n fsal bir bak flla göremiyor. Yüz de il de, befl yüz kifli buraya gelse ne olacakt ki, de iflen bir fley olmayacakt. Amerika n n devasa imparatorluk ç karlar var. Bu ç karlar ndan böyle bir giriflimle vazgeçmez de, tereddüt de etmez. Cihan: Biz bu savafl durururuz hayalcili ine kap lmad m z belirtmemizin temelinde de bu var ya zaten. Eylül: Evet, bunu yola ç kmadan da belirtmifltik. kincisi, devrimci bir giriflim de il. Halklar n gücüne de il, sivil toplumcu bir mant a dayan yor. Protest hareketlerle, sistemin içinde sistemi reforme etmeye dayanan bir mant k. Cihan: Bu, bu hareketin içindeki insanlar n kafa yap s n da yans t yor asl nda. Amerikan demokrasisinden sözediyor kimisi. Bar flç y z diyor, Amerikan demokrasisiyle bar fl gelece ine inan yor. Asl nda böyle bir mant k iflgali destekler. Mesela, flöyle diyebilir; tamam ABD Saddam yönetimini y ks n, ama çocuklar ölmesin, fazla kan dökülmesin... Eylül: Burjuva hümanizminin halklar n zulme karfl direnifli noktas ndaki en tehlikeli tezahürü. Bizim ülkemizde de ayn kafay tafl yanlar yok mu; mesela ölüm orucu karfl s ndaki tav rlar, feda ey-

41 Ba dat ta 68 Gün 41 lemleri karfl s ndaki tav rlar örnektir. Emperyalistler, fliddet kullanma hakk bizim, halklar sadece boyun e ecek, fliddet kullan rsa terörizm olur diyor. Bu kesimler de özünde ayn fleyi söylüyor, itiraz noktalar ; Amerika da fazla fliddet kullanmas n. Cihan: K saca flu emperyalizm de, emperyalistlik yapmaktan vazgeçsin... Eylül: Çiçekler, kufllar, böcekler, çocuklar, oh ne güzel dünya... Ama dünya gerçe i böyle de il ki, çeliflkiler ve çat flmalar böyle flekillenmiyor ki! O zaman baflka yollar devreye girmek zorunda kal - yor. Cihan: Evet, biz de bu aç dan bakmal y z Canl Kalkan hareketine. Bir vesiledir bizim aç m zdan. Bizim sorunumuz, Irak halk n n yan nda olmakt r. Ac m yafl yor, biz de yaflar z. Direniyor mu, biz de direniriz. Gülüyor mu, biz de güleriz. Savafl önleriz, Amerika y durdururuz gibi bofl hayaller de il, bizim için önemli olan dayan flma. Tabii, b rakal m ne halleri varsa görsünler dememeliyiz. Amerikanc lar bu tür giriflimlere sald rmak, hakaret etmek için elinden geleni yap yor. Yar n, korkup bombalar düflmeden kaçanlar da olacakt r. Ellerine koz vereceklerdir. Ama en az ndan biz birlikte hareket etme noktas nda çaba harcamal y z. Eylül: Kaçanlar olacakt r dedin de... Biz sonuna kadar burada kalmal y z. Sonuç ne olacaksa burada olmal y z. Bize yak flan budur. Devrimci ailemize böyle lay k olabiliriz. Hangi iflimizi yar m b rakt k, geri döndük ki! Canan ve Zehra Kulaks z ne diyorlard ; bafllad n ifli yar m b rakma! 18 fiubat 2003 Sabahtan, Türkiye'nin Irak Büyükelçili i'ne gittik. Büyükelçili e isimler ve telefon listeleri veril-

42 42 Canl kalkanlar anlat yor di. Herhangi bir durumda tan d klara haber verilmesi için. Büyükelçiye bu sald r n n haks z oldu unu, sald r ya karfl oldu umuzu tekrar vurgulad k ve bunu hükümete iletmesini istedik. O da bize, kendimizi riske atmamam z, dikkat etmemiz gerekti ini söyledi. Nas l olsa bir fley yap lacaksa devlet yapar halk n bir fley yapmas na gerek yok. Yapanlar ya macerac ya terörist. Her konuda ayn kafa yap s. Bizim orada ölümümüz AKP iktidar n n ve genelkurmay n topraklar m z, hava saham z, limanlar m - z Amerika ya kulland rmas ndaki suçunu halk n gözünde biraz daha büyütmüfl olacak. Ard ndan buradan ayr larak baz yabanc arkadafllarla birlikte El-Mansur Hastanesi'ni ziyarete gittik. Hastane hakk nda bir doktor bize seminer verdi. Odalar ve hastalar ziyaret ettik. Çocuklar n oldu u bölümü ziyaret ettik ve onlara hediyeler verdik. Hastanede yatan çocuklar n ve bafllar nda duran annelerinin durumu içler ac s. laçlar n zor ayarl yorlar, yiyecek konusunda s k nt çekiyorlar. Hastane 1983'de kurulmufl. 300 yatakl. Çocuk hastal klar ve acil hizmetler veriliyor. Ayn zamanda bir e itim hastanesi. Ba dat Üniversitesi T p Fakültsinin bir kolu burada Körfez Savafl nda çok büyük bir y k m yaflam fllar ve 13 y ld r ambargo alt nda olmalar hastanenin koflullar n daha da kötülefltirmifl y l ndan sonra kanser vakalar - n n ço ald n söyledi doktor. Bunun nedeninin savaflta kullan lan düflük yo unluklu uranyum oldu unu belirtti. Savafl öncesi sa l k alan nda yap - lan 2200 uluslararas anlaflma ABD taraf ndan iptal ettirilmifl. Yani ambargo hastanelere de uygulanm fl. Büyük oranda ilaç eksikli i ve teknik ekipman s k nt lar n n oldu unu söyledi. Yine de bu zor koflullarda hizmet vermeye devam ediyorlarm fl. Sa-

43 Ba dat ta 68 Gün 43 vafl için haz rl klar n z nelerdir diye sorulan bir soruya sadece yedek malzeme depolamaya çal flt klar n onun d fl nda halk n kendi kendine tedbirler ald n söyledi. Hastalar hakk nda sorulan sorulara karfl flu bilgileri verdi; hastahanede çocu un kemoterapi tedavisi gördü ünü, bunun d fl nda 80 çocu un bu tedavi için hastaneye gelip gitti ini söyledi savafl ndan sonra 5-6 kat daha fazla hastan n geldi ini, özellikle çocuklarda kanser say s n n fazlalaflt n söyledi. Genetik bozulmalar n da 1996'dan sonda 6 kat na ç kt n ve bat bölgelerinde bilinmeyen, teflhisini koyamad klar hastal klar n ortaya ç kt n ve tüm bunlar n ABD'nin att bombalardan kaynakland n ekledi. Buras Irak' n iyi hastanelerinden bir tanesi ayn zamanda. Kötüsü nas l acaba?! 19 fiubat 2003 Sabah, "Irak Sald r s na Karfl Uluslararas Ö renci ve Gençlik Forumu"nun etkinli ine kat ld k. Dünyan n çeflitli ülkelerinden de gençlik gruplar ndan temsilciler var. Etkinlikte çeflitli sahne gösterileri yap ld. BAAS Partisi'nin tek kad n bakan olan Ammash bir konuflma yapt. Bine yak n insan ve büyük bir coflku var etkinlikte. Çeflitli gruplar durmadan sloganlar at yor. Kitle hareketli. Program sonunda biz de Türkiyeli di er arkadafllarla birlikte sahneye ç karak halaylar çektik ve Irakl lar'la birlikte Amerikan karfl t sloganlar att k. Bu görüntüler çeflitli dünya televizyonlar nca da ilgiyle yay nland. Lübnan televizyonuyla röpörtaj yapt k. Cumhuriyet Köprüsü'nden Birleflmifl Milletler binas önüne kadar yap lan halk koflusuna kat ld k. Birleflmifl Milletler binas n n bahçesinde "Irak Halk n n Yan nday z" pankart m z aç p, slogan atarak

44 44 Canl kalkanlar anlat yor eylem yapt k. Akflamki toplant m z Ken'in önerisiyle ço unluk olarak Türkiye'li canl kalkanlar n kald Cedar Oteli'nde, bizim otelimizde yapt k. Keen'in bizimle özel olarak bir konuflmas oldu. Onun için gerçekten çok önemli bir yere sahip oldu umuzu, bizlere güvendi ini ve bizlerle pek çok fley yapmak istedi- ini söyledi. Biz de ona, pek çok fleyi tüm canl kalkanlarla birlikte hiçbir ayr m gözetmeden hep birlikte yapmam z gerekti ini söyledik. Yani flunu söylüyorduk; hiçbir zaman Ken'i destekleyenler veya desteklemeyenler diye ayr lan gruplar n içinde olmayaca z. Art k bunlar afl p öncesinde olan sorunlar bir kenara b rak p daha fazla ifl yapmak için çal flmam z gerekti ini söyledik. 20 fiubat 2003 Ali Baba Meydan 'nda yapaca m z eylemin, yerin uygun olmamas ndan dolay iptal etmek zorunda kalmam zdan yararlanarak yeni gelen yabanc gruplarla tan flmaya çal flt k. Bahreyn'den, M - s r'dan, spanya'dan, talya'dan yeni gruplar n geldi ini ö rendik. yoluyla arkadafllar m zla görüflmeler yapt k, bas nla diyalog halindeydik. Hemen hemen her günümüzün bir saati internet kafede geçiyor. Bazen daha fazla. nternetin saati 3000 dinar. (1 dolar = 2300 dinar) Dolar n fiyat neredeyse her gün art yor. Baz mail adresleri yasak. Amerikan kökenli adresler, hotmail ve benzeri adresler yasak. Amerikan sald r s alt nda bir ülke için bunlar anormal de il. Kimileri vay özgürlük yok diyeceklerdir. Do ru Irak ta ne halk demokrasisi var, ne de burjuva demokrasisi. Ancak, bu tür yasaklar her fleyden önce ülkelerinin güvenli i ile ilgili. Biz bunu anlayabiliyoruz. Ajan faaliyetlerinin, bombala-

45 Ba dat ta 68 Gün 45 nacak hedeflerin belirlenmesinin önüne geçmek için bu tür tedbirler al yorlar. Uydu telefonu da bu tedbirler aras nda. Akflamki toplant da hesaplad k, canl kalkanlar olarak yaklafl k 132 kifliyiz. Dünyan n birçok yerinden insanlar. Bugünden itibaren Andalus Oteli'nin 206 nolu odas canl kalkanlar n ofisi olacak. Telefon ve internet ba lant s da var. D flar yla ba lant m z, bas n iliflkilerini, organizasyonlar buradan yapaca z. Özel görüflmeler için de il. Yar n Türkiye'li grup olarak Türkiye hükümetinin Amerikan iflbirlikçili ini protesto amaçl bir bas n aç klamas yapaca z. 21 fiubat 2003 Bas n aç klamas n medya binas nda yapaca z. Türkiye bas n ve daha fazla yabanc bas n n ilgisi yo un. Aç klama, içerik olarak Amerika'n n sald r - s yla, Türkiye'nin üslerini ve limanlar n ABD'ye satmas yla ilgili. "Bir ülkenin savafla sokulmas konusunda para pazarl yap lmas n do ru bulmuyoruz. Bu savafltan ve akacak kandan Türkiye hükümeti de sorumlu olacakt r... Irak'a sald r, insanlar felakete sürükleyecek. Bizler, Irak halk yla dayan flma içerisinde olaca z. ABD askerlerinin 26 milyar dolarl k rüflvet karfl l nda, topraklar m zda konufllanmas n istemiyoruz." Hürriyet yazar ve Tüsiad n gayri resmi sözcüsü Ertu rul Özkök'ün, bizim üzerimizden ABD sald r s na karfl ç kanlara sald r lar bu aç klamadan sonra iyice z vanadan ç kt. Bu bas n aç klamas onu rahats z etmifl. Oligarflinin tavr n n bütün dünyaya teflhir edilmesinden huzursuz olmufl. Her zaman böyle olmad m ; onlar her türlü katliam yapacaklar, kimse onlar teflhir etmeyecek. Ederlerse Türkiyeyi jurnallemifl

46 46 Canl kalkanlar anlat yor olurlar! Bu aç klamadan birkaç gün sonra, Size canl kalkan olun diyen mi var bafll kl yaz s yla flöyle diyordu Ertu rul Özkök: GEÇEN cumartesi günü okudum. Türkiye'den giden canl kalkanlar Ba dat'ta bir bas n toplant s düzenlemifller ve flunu söylemifller:''e er burada bizim bafl m za bir fley gelirse, bunun sorumlusu Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olacakt r.'' Hayat mda hiç böyle bir fley duymad m. Sen kalk p kendi özgür iradenle savafl bölgesine gideceksin. Sonra orada utanmadan bas n toplant - s yap p, ''Biz burada ölürsek, sorumlusu devletimiz olacak'' diyeceksin. Adama sormazlar m... Sen afra tafra atarak yapt n bu flövalyeli i, devletinden garanti al p da m yapt n? O zaman nerede kald bu iflin cesareti? Hani canl kalkand n sen?... Ben bir ad m daha ileri gidece im ve onlara flunu söyleyece im. E er Ba dat'ta bafl n za bir fley gelirse, bunun sorumlusu Türkiye Cumhuriyeti devleti falan olmayacak. Zaten kalanlar n z n bir bölümü de büyük bir ihtimalle savafltan önce dönece iniz için size bir fley olmayacak. Ama orada kalan Irakl sivillere bir fley olursa, biliniz ki, bunda sizin de sorumlulu unuz olacak. Çünkü bu tek yanl davran fllar n zla o diktatöre öylesine cesaret verdiniz ki, halk n ateflten koruyacak en küçük ad m atm yor. O diktatöre y llarca hep böyle yaltaklan ld için, önce ran'a sald rd. Sonra Kürtlere zehirli gaz

47 Ba dat ta 68 Gün 47 att. Sonra Kuveyt'i iflgal etti. fiimdi de halk n yeni bir maceraya götürüyor. Önüne canl kalkan gibi geçti iniz adam iflte budur. Siz o zavall insanlara de il, böyle bir diktatöre canl kalkans n z. Orada yararl bir fley mi yapmak istiyorsunuz? Ba dat' n çarfl s nda flöyle bir pankart aç n: ''Ey Saddam, çekil art k ve halk n n önünü aç.'' Madem canl kalkan olma cesaretiniz var, madem savafl önlemek istiyorsunuz. Bush'a karfl yapt n z gösterinin, fazla de il, onda birini Saddam'a karfl yap n. Bak n bakal m böyle bir pankart açabilecek misiniz? Aç l rsa, kaç dakika aç k kalacak? Sizin bafl n za neler gelecek? O ana kadar size dostça davranan Ba dat polisi bir anda nas l kurtlaflacak? Türkiye'nin ABD askerlerine kolayl k sa lamas yla ilgili tezkere bugün yar n Meclis'in önüne gelecek. Biliyorum, bu konuda milletvekillerinin üstünde a r bir kamuoyu bask s var. Ama bununla ilgili kararlar n verirken, flu muhasebeyi yaparlarsa, içleri daha rahat olur. ABD ve ngiltere bu harekata Türkiye izin verse de vermese de yapacak. Dolay s yla bizim s n r m zdaki bu tarihi olay n d fl nda kalmam z mümkün de il. Biz Amerikan askerine kolayl k sa lasak da sa lamasak da ABD oradaki Kürt unsurlar devreye sokacak. Üstelik biz izin vermedi imiz takdirde, bunu ya-

48 48 Canl kalkanlar anlat yor parken üzerindeki Türkiye bask s da kalkm fl olaca için orada istedi i etnik grubu istedi i gibi silahland rabilecek. Biz bu savafl n s k nt lar n, ekonomik zararlar - n yine çekece iz...." (25 fiubat 2003, Hürriyet) Yaz, klasik olman n da ötesine geçip ars zlaflm fl bir Amerikanc n n ruh halini yans t yordu. Demokrasiden, diktatörlükten söz ediyor ama despot. Amerika n n istedi i tezkerenin ç kmamas riski uykular n kaç r yor. Bu konuda en küçük pay olan kim varsa ona sald r yor. Bize sald r s da bu yüzden. Bizim fedakarl m z onun anlamas mümkün de il. O dolarla yat p kalk yor, biz halk n ac lar yla, özgürlük, ba ms zl k umutlar yla. Onun atalar Kurtulufl Savafl nda, iflgalci güçlerin eteklerinden ayr lmayanlard r. Bu kafa, ülkemiz iflgal edilse onlar n yatak odalar na ikram yapmaktan çekinmez. Yeter ki, karfl l nda dolar gelsin. Halk için, vatan için, dünya halklar için tek bir t rna n kanatmaya yüre i yetmez, can n feda edenlere dil uzat r. Amerikanc l n en pespaye noktas n temsil ediyor o kafa. Her fley sat l kt r, kapitalist pazarda al - n p sat lan bir mald r onun için. Ülke mi; sat gitsin. Halk m ; oligarflinin üç befl ailesi kals n yeter. Ahlaki, siyasi, kültürel de erler mi; onlar ne ki! Beyni böyle çal fl r onun gibilerin. Düflünsel, kültürel olarak hayvanlaflma noktas d r esas nda. nsana ait olan de erlerin, ahlak n yok oldu u yerdir. Bu noktada her türlü demagoji devreye girer. Saddam geçmiflteki çeflitli olaylarda cesaretlendirenin bizim gibiler oldu unu söylemesi ise yalan n kuyruklusu. Sözünü etti i bütün geliflmeler bizzat Amerika n n deste iyle oldu. Bunu art k bütün dünya biliyor. Özkök gibileri de zaten ya bilmeyen varsa diye yazar. Yalandan kim ölmüfl, demagoji-

49 Ba dat ta 68 Gün 49 den kimin surat na tükürülmüfl... Hele Türkiyeli grubun politik tavr iyiden iyiye çileden ç kar yor. Elbette burada Irak halk na oldu- u gibi, bize olacaklardan da, bu sald r ya destek veren herkes sorumlu olacakt r. AKP hükümeti veriyor, onlar da olacakt r. Özkök, bunu demagojilerle aç klayamaz. Sonraki günlerde de yazmaya devam edecekti Ertu rul Özkök. Geri dönüyorlar, döndüler diye yazacak, ama bizim iflgal sonuna kadar Ba dat ta kal fl m zdan ise hiç söz etmeyecekti. Hukuk, adalet, do ru habercilik, özelefltiri ona uzak. Nas l olsa gazetem var, köflem var, istedi im yalan söylerim. Sorumsuzluk dizboyu. Bir yaz s nda, solcular n islamc lar n birlikte hareket etmesinden duydu u rahats zl kusmufltu. Biz burada örnektik. Ülkedeki ABD karfl t eylemler de ayn flekildeydi. Solcusuyla, slamc s yla bir araday z, onun k flk rtmaya çal flt gibi bir sorun da yok. Onlar n saf nda olmayanlar ne kadar birbirinden ayr olursa, burjuvazi o kadar rahat olur. Bas n aç klamas n n ard ndan otele dönerek daha önce programlanan Babil ve Kerbela ziyaretlerini yapmak için yola koyulduk. Heyecanl y z. Babil Harabeleri'nin de, Kerbela n n da tarihi ve bölge halklar aç s ndan önemlerini biliyoruz. Anadolumuzda da türkülerle, fliirlerle dilden geçmiflti isimleri. Özellikle Kerbela n n yaratt kültürü burada fiii ler temsil ederken, ülkemizdeki Alevi halk m zdan biliyoruz. Kerbela, zulme karfl direnifl. Sonunun ölüm olaca n bilsen de zulmün önünde boyun e memek. Babil Harabeleri'ndeyiz. Nice uygarl klar n yaflad topraklar buralar. Ayakta kalmay baflarm flt yine de... Babilliler kendilerine özgü davul ve zurnalar yla karfl lad lar. Yine davul zurna eflli inde

50 50 Canl kalkanlar anlat yor harabeleri gezdik. Çocuklar harabelerin giriflinde resimler yap yor. Onlar n resimlerinden oluflan sergiyi gezdik. Bildi imiz ev, çiçek, böcek resimleri de il bunlar. Hepsinin resminde savaflla ilgili pek çok fley var. Roketler, tanklar, silahlar, askerler, yerde yatan ölü insan resimleri, çizmesiyle yerde yatan insanlara basan düflman resimleri, kendi bayraklar n mutlaka yapt klar resimler... Babil de iki arkadafl m z oldu. Faham ve Nass r. Her zaman yard mc olabileceklerini, misafir olarak beklediklerini söylediler. Kerbela'ya do ru hareket ettik. Kerbela, mam Hüseyin'in topraklar. Bu topraklar bir direnifl yata-. Milyonlarca insan bugün dahi etkileyen bir direnifl gelene ini simgeliyor. slamiyetin zulme isyan tafl yan damar burada do du. Çölde, s cakta, 72 kifli, binlerce kiflilik Yezid'in askerlerine karfl direndiler, bafllar n ortaya koydular, teslim olmad lar. Onlar n oluk oluk akan kanlar yla sulanm flt Kerbela. Yezid, flimdi Amerika'yd. Yine sald r yorlard. Kerbela'n n heybeti etkileyici. Tarihi aslan heykeli, surlar, mam Hüseyin ve mam Abbas n türbeleri... fiiilerin ziyaret yeri buras. Kan k rm z bir bayrak dalgalan yor, türbelerin tepesinde fiubat 2003 Ba dat ta Sahad Al-Tahrir Meydan 'nda Türkiye grubu olarak 'Türkiye'liler Irak halk yla türkülerle bulufluyor' ad yla bir eylem gerçeklefltirdik. Yapt - m z aç klaman n ard ndan ba lama çald k. Grup Yorum türküleri eflli inde halaylar çektik, türküler söyledik. Yabanc gruplardan da kat l mlar n oldu- u eyleme halk n ilgisi de yo undu. Eylemin ard ndan hep birlikte yak nda bulunan kalabal k pazar-

51 Ba dat ta 68 Gün 51 yerine gittik. Bu pazar yeri bombalama bafllad nda büyük bir katliam yerine dönüflecekti. Sloganlarla pazaryerine giriflimizin ard ndan halk n da kat lmas yla yürüyüfle devam ettik. Medyaya bir k sm yans yor, ancak Ba dat n her yerinde bir flekilde gösteriler oluyor, sloganlar at - l yor. Üç befl kifli bir slogan atmaya görsün, hemen etraf na yüzlerce kifli toplan yor ve bafll yorlar Amerika ya karfl sloganlar atmaya. Andalus Oteli'nde Avusturya'dan gelen Alex ve Walter'la tan flt k. Kendilerinin de sosyalist olduklar n söylediler. Avusturya'daki bizim arkadafllar - m z tan yorlarm fl. Bundan sonra onlarla diyalo umuz daha samimi olacakt. Alex ve Walter ile birlikte di er anti-emperyalist gruplarla tan fl yoruz. Onlar Ba dat'tan ayr lana kadar sürekli görüfltük. Yaklafl k on gün sonra ayr lacaklar. Gitmeden önce de Alex, bizi talyan anti-emperyalist iflçi derne inin baflkan olan Carlos Varea ve 30 kiflilik grubuyla tan flt rd. Diller, kültürler farkl olsa da, dünyan n her yan ndan gelen anti-emperyalistler, sosyolistler hemen kaynafl yoruz. Kendilerine bar flç diyenler biraz daha ayk r l klar olsa da onlarla da iliflkilerimiz oluyor. Ancak kendisine Marksist Leninist diyenlerin ideolojik kan ba n n etkisiyle iliflkileri daha dolays z hale geliyor. Amerika ya bak fl, emperyalizm gerçe inin görülmesi gibi flu anda önemli noktalarda benzeri düflünceleri tafl yor olmak önemli. 23 fiubat 2003 Sabah, bulundu umuz Cedar Otel'inden ayr larak di er canl kalkanlar n bulundu u Andalus Oteli'ne yerlefltik. Art k Türkiyeli grup olarak burada olaca z.

52 52 Canl kalkanlar anlat yor Evet, bugün art k canl kalkan arkadafllar n bir k sm bir tesise yerleflecek. Bombalar burada bekleyecekler. Bir bas n aç klamas yapt k ve arkadafllar m z u urlad k, Güney Ba dat Elektrik Tesisleri'ne. 20 kiflilik bir kontenjan vard bu tesislerin. Canl kalkanlar için bir mekan ayr lm flt. Irak'a gitmeden önce, savafl koflullar nda, tulumlarda yatabiliriz, koflullar zor olur diye gitmifltik. Ama, bizlere ayarlanan mekanlar, temizli i, düzenlili iyle tam tersini gösteriyor. Bize ayr lan tesisler içerisindeki malzemelerin hepsini yeni alm fllar. Yataklar, battaniyeler, dolaplar, televizyonlar, v.s. Yemek veriyorlard bu tesislerde, bir ihtiyaç olursa hemen ayarlamaya çal fl yorlar... Ö leden sonra hava s cak ve güzel. Ba dat'ta flehri ikiye ay ran Dicle Nehri üzerindeki köprüye büyük bir pankart ast k. Köprünün yar s n kaplayan pankart, köprünün yan taraf ndan afla ya sark yor. Herkes nefleli, pankart asmak için, a rl k takmak için kar nca gibi çal fl yor. Pankartta; "Bush, bütün dünya seni izliyor." yaz yor. Her fleyi görebiliyorlar, uydudan kontrol ediyorlar konuflmalar n n oldu u bir dönemde, Bush'un bunu da görmesi bizim için iyi olacak. O pankart bir hafta as l kal yor. Köprü üzerinde bir ucundan di er ucuna kadar dünyan n dört bir yan ndan gelmifl farkl milliyetlerden de iflik renklerden insanlar Irak halk yla elele tutuflup bir zincir oluflturduk. Bu görüntü çok s k görülebilen görüntülerden de il. Bu yüzden kendimizi flansl hissidiyoruz. Zincirin halkalar ndan biri olmak ayr bir mutluluk ve onur veriyor. Daha sonra nehir kenar na inip flark lar söyledik. Irakl çocuklar kendi yörelerine ait danslar, yabanc arkadafllar da kendi yörelerinin danslar n oynad lar. Hep birlikte Irak halay için büyük bir halay kolu oluflturduk. Arap kökenli arkadafllar -

53 Ba dat ta 68 Gün 53 m z bize de ö retmeye çal fl yor. Akflam karanl çöktü ünde, otele dönüfl için yürümeye bafllam flt k. Akflam nehir kenar ndaki bir bahçeli kahveye gittik. Eylemsizlik, s k c tart flmalar insan yoruyor. Eylem önerileri veya organizasyonlar birkaç gruptan geliyordu. Bunlardan biri de Türkiyeli grup. Ba lamam z da ald k. Bizimle gelen yabanc - lardan birisi de k rm z otobüslerden birisinin floförü olan Alex'ti. Alex Frans z. Emekçi bir insan ve bizi, türkülerimizi seviyor. Ona bir Grup Yorum kaseti hediye ettik. O da bizimle halaylara kat l yor. Kürtçe birkaç cümle ö retmifltik. "Çavani" dedi imizde nerede olursa olsun, toplant da, uzakta, ifli varken; hemen kafas n kald r p "bafli, bafli" diye cevap veriyor. Sohbet s ras nda M s r'dan ve Bahreyn'den gelmifl olan kiflilik bir grup da geldi ve onlarla tan flt k. Onlara da türküler söyledik. Kendilerinin burada oldu unu, di er arkadafllar yla beraber say lar n n çok kalabal k oldu unu söyledilor. Bu ekip Ba dat'tan ayr ld nda yeni bir grup gelecekmifl... Adeta dünya buraya toplanm fl. De iflik milliyetlerden o kadar çok insanla diyalog kuruyorsunuz ki, halklar n güzelli i, ç k p buraya gelifllerindeki Amerika ya öfkeleri daha net gözle görülür hale geliyor. 24 fiubat 2003 Sabah, Türkiyeli canl kalkan grubu içerisinde bir toplant m z oldu. Birbirimizi daha iyi tan maya bafll yoruz. Türkiye grubu içerisinde de farkl düflüncelerden insanlar var do al olarak. slami de- erleri savundu unu söyleyen ama bunu reklama dönüfltüren, solculu u savundu unu söyleyen ama sa kafayla düflünen insanlar, her fleyde bir orta

54 54 Canl kalkanlar anlat yor yol bulmaya çal flan arkadafllar... Bütün bu düflünceler en az ndan flimdilik birlikte hareketin önünde engel de il. Her fleyde ortak bir nokta yakalaman n zor oldu unu biliyoruz. Bir-iki hafta içerisinde birbirini yeni tan yan ve farkl kültür, farkl düflüncelerden gelen bu kadar insan olarak yine de birlikteli imizin gücünü koruyabiliyoruz.. Bu toplant n n ard ndan süresi dolan vizelerimizi uzatmaya gittik. Vizelerimizi 14 Mart'a kadar uzatm fllard. Bizim, vizelerimizi uzatt m z s rada, yabanc canl kalkanlar ve baz Türkiyeli arkadafllar da sabah 11.00'de Birleflmifl Milletler binas önündeki a aca, üzerinde her dilden Amerikan karfl t slogan, fliir, resimlerin oldu u yast klar asm fllard. Ö leden sonra da stadyumda "bar fl konseri" yap ld, bu etkinli i kaç rd m za üzüldük. Karl Dallas isimli müzisyen arkadafl m zdan, Al- Ameriya s na katliam n anlatan yeni bir bestesini ald k. Eylem komitesi içerisindeki toplant lar - m zda, bir de müzisyenleri birlefltirme, diyalog gelifltirip ortak çal flmalar yapma karar al nm flt. Daha önce bizim de yapt m z çal flmalar m z var ve müzisyenlerle diyalo umuzu gelifltirmek istiyoruz. Direnifller içinde varolan Grup Yorum a bir soluk da, kuflatma alt ndaki topraklardan, belki yar n iflgal edilecek topraklardan, direnifllerden soluk katmak istiyoruz. Grup Yorum un bütün türküleri gibi, Irak türküleri de hayat n içinden süzülüp gelmeli. Akflam toplant s ndan önce bir Japon milletvekili geldi. Bir konuflma yapt. Ayr ca, canl kalkanlar n bas n bülteni tan t ld. Bu bas n bültenini iki günde bir düzenli olarak ç karmak istiyoruz. Dünya bas n ndaki ve yerel bas ndaki haberlerden, geliflmelerden oluflacak ve istedi imizde buraya yaz

55 Ba dat ta 68 Gün 55 yazabilece iz. Toplant da konuflulan konulardan biri de, tüm canl kalkanlar n bir an önce kalkan olaca bölgelerine yerleflmesi gerekti i üzerineydi. Bir grup zaten elektrik tesisine yerleflmiflti. Bir grup da yar n yiyecek deposuna yerleflecek. 25 fiubat 2003 Bugün 4 Türkiyeli arkadaflla birlikte toplam 12 canl kalkan Ba dat' n d fl nda bulunan Yiyecek Deposu'nun bulundu u yerde haz rlanan evlere yerleflti. Yiyecek tesislerinde, büyük tah l depolar var. Bu tesisler flehrin 20 km d fl nda. Bütün gün boyunca canl kalkanlar için haz rlanan yerleri gezdik. Bu tesislerden baz lar flunlard ; Sabanisan Su Tesisleri, Daura Petrol Rafinerisi, Daura Elektrik Santrali, Güney Ba dat Elektrik Santrali, Yiyecek Deposu. Japon grubu, Andalus Oteli'nde üzerine imzalar n at ld büyükçe bir pankart haz rlad. Biz de pankarta imzalar m z att k. "Yar n yana ndan gayr / paylaflmak için her fleyi / söyledi imiz türkülerde / senin de sesin olmal - Grup Yorum ve "Halk z hakl y z kazanaca z / stanbul Devrimci Gençlik imzalar n att k. Türkiyeliler olarak yapt m z toplant n n ard ndan Irakl yetkili Doktor El Haflimi ile görüflmek için spanyollar n kald Zahrat Al-Khalej Oteline gittik. As l olarak spanyollarla randevular vard, konu ayn oldu u için spanyol arkadafllar bizi de davet etti. Hastanenin önünde çad r kurup, orada kal p, hastanedeki genel iflleyifle yard mc olmak fleklinde talebimizi belirttik, net bir cevap verilmedi bu konuda. Halk n da yaflad bölgeler olmas, onlarla sohbet, kaynaflma imkan m z n olmas bizim tercihimizdi. Belki geçici olarak orada durabi-

56 56 Canl kalkanlar anlat yor lirdik. lk bafllarda bu konuda biz de srarc yd k fakat, hükümet, Irak için önemli gördükleri yerleri belirlemiflti. Bundan sonra daha fazla srar n bir anlam yok. Bize yine de siz El-Mansur Hastanesi'yle görüflün, dediler. Biz de son bir kez deneyece iz ve olmazsa bir tesise hemen yerleflece iz. Belki insanlarla iç içe olmak iyi olurdu ama, flunu da görmüfltük ki; savafl koflullar nda hastanede yard mdan çok engel durumuna da düflebiliriz. Hastane d fl nda, tarihi yerlerde, müzelerde kalmak isteyenler de var. Bu tarihi mekanlarda veya müzelerde durmak isteyenlerin en bafl nda John Ross geliyordu. John Ross Meksika as ll bir Amerikan vatandafl yd. Bir dönem Zapatista'larla yak n bir diyalo u olmufl, hala iliflkisinin oldu unu söylüyor. Kendini Zapatista olarak tan ml yor yafllar nda, bir gözü rahats z, gözüne bazen korsanlar n takt siyah banttan tak yor. Otele döndü ümüzde Yunanistan Halk n Yolu Gazetesi'nden arkadafllarla tan flt k. Yunanistan'da anti-emperyalist bir gazete çevresinde toplanm fllard. Ayn zamanda bize gazete için baz sorular sordular. Akflam yapt m z genel toplant dan sonra ise Türkiyeli arkadafllarla büyük bir "Human Shields" yaz l pankart haz rlad k. Ard ndan köprüde canl kalkan olarak duran baz Türkiyeli arkadafllar ziyarete gittik. Gitti imiz yerlere moral da tafl yoruz. Burada da halaylar çektik, türküler söyledik, yoldan geçen araçlar durarak bizimle sohbet ettiler. Bu arada Abudabi TV'yle röpörtaj yapt k. Bu gece skenderunlu Erdo an ülkeye dönecek, gece yaln z bafl na iyi olmaz diye, sabah gitmesine ikna ettik. 26 fiubat 2003 Sabah erkenden Erdo an, Irak'a gelirken arabay

57 Ba dat ta 68 Gün 57 kullanan arkadafl m z brahim Yeleko lu, AKP li Fatma Bostan Ünsal ve Osman isimli kifliler Ba dat'tan ayr ld lar. Bunlar Türkiye grubundan ayr - lan ilk ekip oldu. Yetkililerin hastaneyle görüflün" demesi üzerine, bugün El-Mansur Hastanesi'ne gittik. Yetkililerle görüfltük. Hastane önünde geçici bir süre, spanyol grupla beraber çad r aç p, etkinlikler yapma gibi giriflimleri konufltuk. Kendi bafllar na bizlerin burada kal p kalamayaca konusunda bir fley söyleyemeyeceklerini söylediler. spanyol gruptaki arkadafllar da anti-emperyalistler. Onlarla çok uyumluyuz. Adeta ayn grupmufluz gibi hareket edebiliyoruz. Hastane konusunda onlar daha çok srarc. Saat: 13.00'te Kenneth O'Keefe'nin bas n merkezinde bir aç klamas oldu. Basra'ya gideceklerini, burada '91 sald r s nda kullan lan düflük yo unluklu uranyum sebebiyle kanser vakalar n n ço ald - n, bu nedenle gözlem ve araflt rma yapmak istediklerini anlatt. Bu yüzden Amerika'ya Uluslararas Savafl Suçlular Mahkemesi'nde dava açabileceklerini söyledi. Saat 15.00'te Daura Petrol Rafinerisi grubu da yerleflmeye gitti. Akflam yapaca m z eylem hakk nda bilgi vermek için Türkiye bas n ile görüfltü ümüzde, Türkiye'nin Irak Büyükelçili i'nin sabah saatlerinde boflalt ld n ö rendik. Efendi, iflbirlikçisine her ne kadar ne zaman sald raca n söylemeyecek olsa da, belli ki, art k sald r yak n. Otele döndü ümüzde, SKY Türk kanal nda canl yay na ba land k. Bizlerin macerac insanlar olmad m z anlatt k ve flöyle dedik: Bu sald r bafllayabilir. Biz Irak'ta kalaca z. Irak halk n n yaflad ac lar, bizim de ac lar m zd r. Amerika'n n sald r - s ancak halklar daha güçlü mücadele ederse son bulabilir."

58 58 Canl kalkanlar anlat yor Akflamki genel toplant m z n ard ndan savaflla ilgili bir film gösterimi yap ld. Irak halk n n '91'deki savaflta yaflad klar, savafl s ras nda Amerika taraf ndan kullan lan kimyasal silahlar n insanlar üzerindeki etkilerini anlatan bir filmdi. Filmin gösterimini, ngiltere'den gelen otobüslerden de birisinin floförü olan John ismindeki arkadafl yapt. Ard ndan saat 20.00'de Sahad Al-Tahrir Meydan 'ndaki "mumlu" eylemimizi yapt k. Irakl lar da kat ld eyleme. Türkiyeli canl kalkan grubu olarak "Irak Halk n n Yan nday z" pankart n açt k. Japon grup da "Savafla Hay r Bar fla Evet" pankart n açt. "Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi, Yaflas n Halklar n Kardeflli i, Irak Halk Yaln z De ildir, No War Yes Peace, Down down Amerika" sloganlar at ld. Cihan n ba lamas eflli inde Grup Yorum türküleri yine Ba dat sokaklar n dolaflt. Karl Dallas, gitar yla efllik etti. Halaylar çektik. Meksika as ll John Ross da Che Guavera'n n bir fliirini okudu. Tom isimli Amerikal m z kas yla efllik etti. Her f rsatta "Enternasyonal" marfl n çalard, m z kas yla. Türkiyeli grup ad na bas na bir aç klama yapt k. Burada da yine, "kahramanl k yapmad - m z, gerçekçi oldu umuzu, bu sald r n n halklar n ABD'ye karfl ortak direnifliyle son bulaca n " vurgulad k. Bas n n ilgisi çok yo undu. Bu eyleme bütün canl kalkanlar kat ld. Bunda Türkiyeli grubun birlefltiricili inin pay n n oldu unu düflünüyoruz. Eylemleri daha çok belli gruplar yap yor. Human Shields organizasyonu içerisindeki liderlik, söz sahibi olma kavgas verenler hariç. Yani bizim deyimimizle, Ken'in oluflturdu u çevre ve ngiliz eski diplomat Sue Darling'in çevresi. Bunlar n d - fl nda, bizim gibi bu organizasyona sonradan kat - lan ve iki tarafla da bütünleflmeyip, birlikte hareket etmeyi savunanlar var. Bu eyleme de bunlar kat ld.

59 Ba dat ta 68 Gün 59 Ayr ca bugün Cihan' n ba datla ilgili beste çal flmas n bitirdik. Bu akflam Türkiyeliler olarak kendi aram zda bir toplant yapt k. Büyük bir k sm 1 Mart'ta gitmeyi düflünüyordu. Kimlerin gidece ini, kimlerin ne kadar kalaca n netlefltirecektik. Toplant sonucunda kimin ne zaman gidece i flöyle ortaya ç kt : 1 Mart günü gidecekler: fiaban Dayanan, Ercan Çelik, Cevahir Bu u, Gençer Yurttafl, Özcan Yurdalan, Bülent Özdemir (milliyet muhabiri ve asl nda canl kalkan l ktan çok bu flekilde muhabirlik için gelmifl biri), Osman Karakafl, Tolga Sezgin, R fat K - z lda l, brahim Do an. 12 Mart'ta dönecekler: Sevgi Sar tafl, Aykut Alyanak, Faruk Keçeli. Sonuna kadar kalacaklar: Cihan Keflkek, Eylül flcan, Ethem Tepeli. Geriye kalan birkaç arkadafl da elektrik tesislerinde kal yorlar ve onlar da kalmaya devam edeceklerini söylüyorlar. Onlar bu toplant ya kat lamam fllard. Bu geri dönüfllerle ilgili olarak bizim de erlendirmemiz flöyleydi: Irak a gelirken, biz flu kadar süre Irak halk na destek için orada olaca z demifl olsalard, elbette söylenecek bir fley olmaz ve canl kalkan de il de, baflka bir s fat kullanarak bunu yapabilirlerdi. Tersine, dönen insanlar n, en az ndan stanbul dan birlikte hareket ettiklerimiz, canl kalkan olacaklar n, bombalar düflerken Ba dat ta olacaklar n söylemifller, bunun için Tv lere ç km fllar, röportajlar yapm fllar, ilan etmifllerdi. Bu davran fllar yla asl nda, dayan flmac kimliklerine de gölge düflürmüfl oldular. Elbette flunu anlar z; bombalar n alt nda beklemek, her an ölümü yak n nda hissetmek herkesin

60 60 Canl kalkanlar anlat yor kald rabilece i bir fley de il. Ülkemizde de böyle de il mi; bedel ödemenin gündeme geldi inde savundu u düflüncelerden vazgeçen, taviz veren örnekler az de ildir. Bizim fark m z da iflte burada. Devrimci ailemizden ö rendimiz, inançlar m z sonuna kadar savunma, söyledi imizi yapma gelene- imiz var. Evet biz buraya canl kalkan olarak de- il, esas olarak Irak halk yla enternasyonalist dayan flmam z n sonucu geldik. Canl kalkanl k bu yan yla biçimsel bir sorun. Emperyalizme karfl bir mücadele biçimi olamaz. Ama Irak halk n n ac lar - n, ölümlerini, direnifllerini paylaflacaksak, her koflulda burada kalmal y z. Ne kendimizi, ne de kamuoyunu aldatmaya, kalaca z deyip, bombalar düflmeden geri dönmeye kimsenin hakk olmamal. Üstelik medya karfl s na en çok ç kanlar, üst perdeden konuflanlar n ilk önce dönmekten bahsetmesi ironik bir durum de il mi! Her ne kadar onun hiçbir söz söylemeye hakk olmasa da, Ertu rul Özkök gibilerine demagoji yapabilme f rsat n da bu tür geliflmeler veriyor. Ci eri befl para etmeyenler, can n halklar için ortaya koyanlara dil uzatabiliyor. Her fleye ra men biz buraday z. Sonuna kadar burada olaca z, dimdik ayakta olaca z. Ya bombalarla parçalanacak ya da görevimizi yerine getirerek dönece iz vatan m za. 27 fiubat 2003 lk tan flt m z kiflilerin d fl nda baflka spanyol anti-emperyalistlerle tan flt k. Politik bak fl m zdan, sald r yla ilgili düflüncelerimizden ve Türkiye'deki mücadelemizden bahsettik. Yunanistanl Halk n Yolu Gazetesi'nden arkadafllar ziyaretimize geldi. Bugün Su tesislerine yerleflmek üzere bir grup canl kalkan otelden ayr ld. Art k canl kal-

61 Ba dat ta 68 Gün 61 kanlar belirlenen bölgelerin hepsine yerlefliyor. Andalus oteldeki ofisimiz her zaman aç k kalacak. htiyac olan buray istedi i zaman kullanabilecek. Bizler de e er hastane olmazsa en k sa zamanda belirlenen bölgelerden birine yerleflmeyi düflünüyoruz. Arkadafllar m z tesislere u urlaman n hemen ard ndan Frans zlar' n düzenlede i, Hindistan, talya gibi ülkelerden gruplar n da destek verdi i Birleflmifl Milletler önündeki protesto eylemi gerçekleflti. Bizim otelin önünden pankartlarla Birleflmifl Milletler binas na yürüdük. Otele döndükten sonra, toplant öncesinde Avusturya'dan arkadafllar m z Walter ve Alex, bizi Yemenli, Ba dat Üniversitesi'nde okuyan iki ö renciyle tan flt rd. (Muhammet ve Baher) Üniversiteli arkadafllar bizi, evlerine davet etti. Gelece imizi söyledik. Biz de onlara istedikleri zaman otele, ziyarete gelebileceklerini, onlar tan mak istedi imizi söyledik. F tiplerindeki mücadeleden, ölüm oruçlar ndan, devrimci, sosyalistlere karfl bask ve katliamlardan söz ettik. Eylül stanbul Gençlik Derne i nin faaliyetlerinden bahsetti. Genel toplant da, geriye kalan canl kalkanlar n da kalacaklar yerler afla yukar belli oldu. Ba dat'la ilgili daha önce çal flt m z bir besteyi bitirdik, ad na Ba dat Türküsü dedik... Ba dat senin ellerin (Ba dat bu türkü senin) Aya benzer yüre in (Ac de il kaderin) Bir çocuktur gözlerin Oy... oy... oy... Analar n yüzünde

62 62 Canl kalkanlar anlat yor Çocuklar n düflünde Ac ve nefret gizli Babalar n gözünde Musul benim, Kerkük benim Kerbela'da yatan benim... Oy... oy... oy... Babil'in harabelerinde Kerbela'n n çölünde Bombalar beklerken Ak p gider zaman n (Dicle'nin kenar nda) Musul benim, Kerkük benim Kerbela'da yatan benim 28 fiubat 2003 spanyollarla birlikte iki hastaneye bakmaya gittik. Yetkililerle görüfltük... Art k hastaneler konusunda dayatman n bir anlam yoktu. Biz de art k tesislerden birine yerleflecektik. Bugün de yeni gelenler oldu. 12 kiflilik Koreli bir grup. Sürekli giden oluyor, ama yenileri de geliyor. Sald r bafllad ktan sonra da bu sirkülasyon sürecekti. Yiyecek deposu yak n ndaki Irakl ailelerin çocuklar yla resimler yapt k. Umutlar n, hayallerini resmettiler. Yar n ülkeye dönecek olan arkadafllar aralar nda para toplayarak bize foto raf makinas hediye ettiler. Burada s k kulland m z bir alet.

63 Ba dat ta 68 Gün 63 Bombalar beklemek üzere tesislerdeyiz 1 Mart 2003 Sabah Dr. Haflimi ile genel sorunlar üzerine bir toplant yapt k. Gergin ve tart flmal geçti. Gerginlik sadece bu toplant yla bafllamam flt. Canl Kalkanlar içerisindeki baz insanlar n tav rlar, konuflmalar ve kitleyi de kendi düflünceleriyle yönlendirmek istemeleri, bu gerginli in sebebi. Toplant - n n sonunda da Ken ve Haflimi aras nda sert tart flmalar yafland. Dr. Haflimi, kalmak istemiyorsan z size yard mc olabiliriz fleklinde uyar da bulundu. "Kalaca n z yerleri biz belirleyebiliriz ve siz bu yerlerde kalabilirsiniz" dedi inde, buna tepkiyle karfl ç kanlar oldu. Salonda bir karmafla, flaflk nl k vard. Bir kifli de kalk p, "içimizde ajanlar da olabilir" deyince daha da kar flt. fiu tart flmalar yafland : Doktor Haflimi: " ki haftad r otelde kal yorsunuz, dostluk ve dayan flma için bizleri en zor an -

64 64 Canl kalkanlar anlat yor m zda yaln z b rakmamak için buraya geldiniz, bu yüzden sizlere minnettar z, ama bir an önce sizler için ayarlad m z tesislere yerleflmelisiniz. Hala otellerde kalman z n bir anlam yok, her türlü ihtiyac n za göre haz rlad m z yerleflim yerleriniz flunlar; Su tesisleri, Elektrik üretim tesisleri, G da depolar, letiflim santrali ve Petrol rafinerisi. Bu listeden istedi iniz seçimi yap p, bu sitelere gidip kalma hakk n z var. fiimdiye kadar bizlere karfl hiçbir zorlama olmad. E er baz lar n z bu tespit edilen sitelere gitmek istemezse bu kendileriniz özgür seçimidir. Bu alanlara gitmek istemeyen insanlar bize söyleyebilirler, onlara Irak tan ç kma konusunda yard mc oluruz. Bu tesislerde kalmak isteyenler, sizlerle ilgilenen Irakl yetkililere isimlerini yazd racaklar ve yar n sabah bu tesislere yerleflilecek. Bu toplant n n amac budur. Bir Canl Kalkan: Biz alanlara gitti imizde ne kadar kalaca m z belirleyebilir miyiz? Doktor Haflimi: Gerçekten sizi bu konuda anlayam yorum. E er buralara iki günlü üne gidecekseniz neden gidiyorsunuz? Otele tekrar gitmenizin anlam nedir? Bir Canl Kalkan: Bu alanlar n canl kalkanlar için yeterli oldu unu düflünmüyoruz, daha fazla yerler belirlenebilir. Tesbit etti iniz alanlar gerçekten önemli ancak baz lar m z okullarda, hastahanelerde ve arkeolojik ve tarihi yerlerde kalmak istiyor, buralar da listenize ekleyemez misiniz? Doktor Haflimi: Bu konuda daha önce konufltuk sorunuza cevap verdim ama tekrarl yorum. Birincisi savafl s ras nda okullarda ö renci kalacak m? Bofl binalar m korumak istiyorsunuz? kincisi, hastahanelerde kalarak insanlara yard m etme iste- inizi anl yorum, ama bir düflünün, bir hastanede olmak m insanlar için önemli yoksa onlar için ya-

65 Ba dat ta 68 Gün 65 flam olan su tesislerinde kalmak m? Ayn flekilde elektrik santralleri ve g da depolar onlar için çok daha önemli, biraz genifl bakmal s n z. Buna benzer sorular arka arkaya geldikçe Haflimi cevaplad. Neredeyse ayn sorular döndürüp soranlar oluyordu. Son olarak flöyle bir tart flma geliflti: Doktor Haflimi: Ya bu tesislere yerlefleceksiniz ya da yar n ülkeden ç kacaks n z. Hafta sonu ç karsan z sizler aç s nda iyi olur. Ken Nichols O Keefe: Irak hükümetine bu kararlar n de ifltirmesini söyleyin. Bu hem sizin aç n zdan, hem de bizler aç s ndan iyi olacak. Kesinlikle flikayet etmiyorum ve ülkeyi terk etmek de istemiyorum. Doktor Haflimi: Bu sizin seçiminiz, ya kal rs n z ya da gidersiniz. Ken Nichols O Keefe: E er siz bu flekilde dayat rsan z ben de arkadafllar mla rak' terk etmeleri yönünde konuflurum. Doktor Haflimi: Sen kim oluyorsun ki, kendini bu hareketin lideri mi zannediyorsun? Kendin ne düflünüyorsan düflün, baflkalar n etkilemeye hakk n yok. Haflimi toplant y bitirmiflti. Salondan ç karken en son yeniden bizlere döndü: - "Lütfen birbirimiz anlayal m. Teflekkür ediyorum... Bu tart flmalardan etkilenen pek çok insan oldu. Kendilerini bask alt nda hissedip dayatmalar yap ld n düflünerek ülkelerine dönmeyi düflünenler oldu. Sonuç olarak biz konuflabildi imiz insanlara flunlar söyledik: Biz buraya Irak hükümeti için gelmedik. Irak halk için geldik. Böylesi basit bir tart flma yüzünden onlar yaln z b rakmamal y z. Bu-

66 66 Canl kalkanlar anlat yor na hakk m z yok, buraya gelmemizin nedenlerini enine boyuna düflünüp ona göre do ru kararlar almal s n z. Bu tart flmalar elbette ikimizi de etkilemedi. Irak yönetiminin yap s n da biliyoruz, buradaki insanlar n nas l bir kültürle flekillendi ini de görüyoruz. Irak koflullar n bilerek geldik. Elefltirilecek fleyler olsa da, Haflimi çok haks z de ildi. Savafl koflullar ndaki bir ülkeye gönüllü olarak gidilmifl ve ben flurada kal r m, burada kal - r m diye dayat l yor. Sonuçta tüm ülke halk n n yaflam n ilgilendiren tesislerde kal nmas n n istenmesi yanl fl de il. Bu yaklafl mlar n kayna burjuva toplumun bireycili inin, özgürlük ad na hiçbir otoriteye, disipline tabi olmama anlay fl yd. Bu mant n çok farkl koflullarda daha uç boyutlarda karfl m za ç kmas mümkündür. Bizim ülkemizde de görmüyor muyuz; birey diye diye bencillikler, örgütsüzlükler gelifltirilmiyor mu? flte ayn kültür buradaki de. Bu nedenle ilk bak flta, ne var bunda hastanede kalmak istemeleri çok do al, diye düflünülebilir. Ama sorun bununla bitmiyor ki. Siz o ülkeye gitmiflsiniz ve kurallar ben belirlerim diyorsunuz. Ne ad na? Ben özgür bir bireyim ad na. Bat, daha do rusu kapitalizm örgütlülükleri bu kültürü yaratarak yok ediyor. Ajan meselesine gelince. Bu da bir olas l kt r elbette. Amerika ya da ngiltere neden böyle bir durumu kullanmay düflünmemifl olsun ki. Olabilir. Ama tüm bunlar n ayn anda üst üste gelmifl olmas bir anda ipleri koparabilecek bir ortam n do mas na yol açt. Zaten bir ço unun kafas nda saçma önyarg lar n oldu u bir dönem. Ve bu insanlar en ufak bir olumsuzlukta, gitme karar veriyor. Bir sonraki toplant - m zda ikna da olabiliyor. Bir süredir sanki bizim

67 Ba dat ta 68 Gün 67 görevimiz toplant larda insanlar n moralini düzeltmek, gitme karar alanlar ikna etmeye çal flmak olmufltu. Elbetteki u raflacakt k, bundan rahats z de- iliz, yük de görmüyoruz. Fakat görüyoruz ki, birileri de suni gündemler yarat yor. As l çözmemiz gereken bu olmal. Basit meselelerden dolay, üzülüyor, k r l yor ve gitmek istiyor. Çocuk gibi adeta. Halbuki tümü orta yafl ve üstü insanlar. Bazen babam z yafl ndaki birine akl selim düflünmeyi anlatmak durumunda kal yoruz. Ama sorun elbette yaflta de il ki, beyinlerinin içinde f rt nalar esiyor. Bir yandan sald r kap da. Öte yandan burjuvazinin yaratt kiflilik içlerinde isyan ediyor. Beyinleri kar fl k. Buraya neden geldi- ini unutanlar var adeta. Her geliflme buna tuz biber ekiyor. Kimse sald r y bekleyen bir insan n, iktidar n durumunu anlamay düflünmüyor. Her fleyin merkezinde kendileri var. Bu iktidar be enirsin ya da be enmezsin, bu ayr bir sorun. Biz de Saddam iktidar n y llard r bask s yla, katliamlar yla en çok elefltirenlerdeniz. Ama flimdi sorun bu de il ki. Tüm dünyay ilgilendiren, bütün halklar n gelece- ini ilgilendiren bir imparatorluk sald r s sözkonusu. Amerika n n burada kazanaca zaferin dünyan n her yan nda halklar n üzerindeki bask s n, yapt r mlar n, pervas zl n çok daha art ran bir fonksiyon görece ini görmeliler. Bunlar da anlat - yoruz zaman zaman. çlerinde devrimci olanlar elbette bunu anl yor. Ama bar fl diye gelenlere anlatmak zor. Onlar Saddam da gitsin deyip duruyor. Tamam gitsin de, peki bu nas l olacak? Asl nda bizce söyledikleri flu; tamam Amerika Saddam iktidar n y ks n, ama çok kan dökülmesin. Irak halk n n kendi mücadelesiyle gitmeyen bir Saddam kim götürecek? Amerika. Sonra? Sonra s -

68 68 Canl kalkanlar anlat yor ra baflka ülkelere gelecek. Ben senin rejimini be- enmiyorum de iflterece im diyen Amerika istedi- i ülkeye müdahaleleri, yapt r mlar daha rahat gündeme getirecek. flte bunlar anlamakta zorlan - yorlar. Burjuvazi ne ö rettiyse asl nda onu biliyorlar. Hümanistlikleri de, burjuvazinin hümanizmi. Merak ediyoruz Dr. Haflimi ye k zanlar n kendi ülkelerine savafl aç lsa, devletlerini de kendileri yönetiyor olsalar ve t pk bizim gibi birileri de dayan flma için gelmifl olsalar. Ne derlerdi; buyurun her fleyi siz belirleyin mi diyeceklerdi? Yoksa kendi ülkelerinin birikimi, deneyimi ile mi karar alacaklard? Bu tart flma daha sürecek gibi. Ö leden sonra Birleflmifl Milletler binas önünde protesto eylemi yapt k. Bütün canl kalkanlar n kat ld bir eylem oldu. Sahad Al-Tahrir Meydan 'nda bafllayan bir yürüyüfle kat ld k. Bu eylemlerin ard ndan bas n merkezinde çal flmak için döndük. Üzerinde çal flt m z 4 dakikal k k sa bir kurgu. Amerikan sald rganl n anlatan bir kurgu olacak. Kurgu üzerine, Yunanistan as ll, ngiltere'de sinema-tv bölümünde okuyan Xen (Zen) ve Cihan yap - yor. Zen'le diyalo umuz çok iyi. Görüntüleri onun çekti i kameradan ald k ve seçtik. K sa yapmam - z n nedeni 2 Mart'ta Zen in gidecek olmas. Akflam toplant s nda yerleflilecek sitelere iliflkin konufltuk, tart flt k. Bu toplant, yer konusuyla ilgili büyüyecek tart flmalar n bafllang c oldu. 2 Mart 2003 Bu sabah canl kalkan olarak de iflik ülkelerden gelen yeni insanlar oldu. Kendilerine has k yafetleriyle ve çanlar yla birlikte 4 Budist de var aralar nda. Ö leden sonra Ba dat sinema salonunda Irakl

69 Ba dat ta 68 Gün 69 çocuklar n bizler için haz rlad klar etkinli e kat ld k. Ard ndan Irakl bir bayan tiyatrocu savafl anlatan tiyatro gösterisini sergiledi. Hava kararmaya bafllad nda Irakl larla birlikte Dicle Nehrine mumlar b rakt k. Bar fl mesaj içindi bu mumlar. Üzerinde çal flt m z kurguyu kasete aktarmak için bas n merkezinde bir süre çal flt k. Kurgumuz, Al-Ameriya S na 'ndan görüntülerle bafll yor. Bu s nak, '91 sald r s nda Amerika taraf ndan bombalanm fl. 418 kad n ve çocuk hayat n kaybetmifl. Amerika, s nak delici özel bombalar kullanm fl. Al-Ameriye'nin ard ndan savafla haz rl k görüntüleri, canl kalkan eylemlerinden görüntüler var, çocuklar n görüntüleriyle sona eriyor. Grup Yorum'dan "Devrim Yürüyüflümüz Sürüyor" isimli enstrümantal parçay fon müzi i olarak kulland k. Cihan medya binas na gitti inde, TRT muhabiri ile karfl laflt. Beyaz saçl, iri yar, polis suratl biri, ya da polis. 45 yafllar nda. Ne haber dedi. yiyim dedim. Sen Türk müsün Türkiyeli misin dedi. Ben de üzerine bast rarak Türkiyeli'yim dedim. Bir fley söylemedi. Daha önce de CNN Türk'ün ofisindeyken, "fiabanlar nas l da t rst döndü, Ertu rul Özkök hakl " diyordu. Hep bizden uzak dururdu. Görüntü almaktan, ropörtaj yapmaktan kaçard. Ama sadece o. Di er TRT'cilerle, baflka Türkiyeli Tv lerin muhabirleri ile bir flekilde diyalo umuz vard ve genelde iyiydi. Akflamki toplant da, kimin nerede kalaca tercihleri yap ld. Biz de flimdilik "Saba Nisan Su Tesisleri"ne ismimizi yazd k. Bu tesisleri ileride de- ifltirebilirdik. 3 Mart 2003 Ö leye do ru Andalus Otel'de canl kalkanlar

70 70 Canl kalkanlar anlat yor olarak bir bas n aç klamas yapt k. ngilizce, Japonca, Türkçe ve daha baflka dillerde. Bugünden itibaren bölgelere yerleflece imizi, buralarda kalmaya devam edece imizi vurgulad k. Arkadafllar yerleflece imiz bölgelere do ru yola ç karken, Cihan da yerleflilecek sitelerin duyurusunu yazmak ve bunu bas na göndermek için internet kafeye gitti. Bugünden sonra herkes tesislere yerleflmeli. Art k otel boflalt lacak. Kalmak isteyen parayla kalabilecek. Ba dat Üniversitesi'nde okuyan Yemenli arkadafllar n evine gitti Cihan. Davet etmifllerdi, cevap vermek iyi olacakt. Birinin ismi Mahir Husseyin'di, birinin de Muhammed... Ev, Türkiye'deki ö renci evleri gibi. Sade, ihtiyaç kadar eflya var. Üç ö renci kal yor bu evde. Bulgur pilav ve etli patates yeme- i yapm fllard arkadafllar. Yer sofras n kurduk, ortada büyük bir tepsi, hepimiz kendi oldu umuz tarafa etli patates yeme inden kafl kla al p koyuyor ve kar flt r yoruz. O flekilde yedik. Sonra çay, yuvarlak cam kaselerin içerisinde, demli bir çayd. Bardak kullanm yorlar. Çay n içerisinde müthifl bir fleker y na var. Bu hemen hemen bütün Arap ülkelerinde böyle. Bol flekerli içiyorlar. lk çay öyle içtim, kar flt rmadan, ikincisinde flekeri ben doldurdum. Sonra koyu bir sohbete dald k. Benim düflüncelerimi soruyorlard. Ben de anlatt m. Emperyalizme karfl oldu umuzu, arkadafllar m z n emperyalizme karfl, onun kültürüne karfl mücadele etti i için hapishanelerde oldu unu söyledim. Ölüm oruçlar ndan bahsettim, 104 insan n hayat n kaybetti ini, üç y la yak n zamand r sürdü ünü, bu süreçte neler yafland n, neden böyle bir eylemin yafland - n anlatt m. Dikkatlice dinlediler. ki devrimci arkadafl m z n da Amerikan Konsoloslu u'na karfl eylem haz rl -

71 Ba dat ta 68 Gün 71 ndayken katledildi inden, anti-emperyalist mücadele gelene imizden söz ettim, örnekler verdim. Namaz k l p k lmad m sordular, k lmad m söyledim ve islamiyete iliflkin düflüncelerimizi anlatt m. Kutsal kitaplarda iyi, ahlaki olan bir fley oldu unu ve bunlar n kimilerinin devrimcilerin günlük yaflam nda oldu unu anlatt m. Örne in ahlakl olma, dürüst olma, erdemli, adaletli olma gibi. Gece yar s na kadar sürdü sohbet. Pijama yerine çarflaj gibi bir fleyi entari tarz nda, pefltamel gibi sar n yorlar. Bana da böyle bir fley verdiler. Tesislere giden arkadafllar, isimlerimizi yazd rd m z su tesisleri dolu oldu u için, Daura Elektrik Tesisleri'ne yerleflti. Türkiye'den Aykut Alyanak, Sevgi Sar tafl, Eylül ve ben olacakt k. Bizim d - fl m zda da spanyol grup olacak. Bu spanyol grup, yerleflilecek yerler konusunda tart flmalar yaflayanlardand. Daha önce de kimi biriken sorunlardan dolay Ba dat'tan ayr lacaklar n söylemifllerdi. Konuflup ikna etmifltik. Onlar n da kafalar nda onlarca önyarg vard. Irak hükümeti hakk nda bilinen önyarg lar bunlar. Sanki Irak a bunlar tart flmak için gelmifller, sanki daha önce bilmedikleri bir durummufl gibi toplant larda bu tür konular mutlaka birileri gündeme getiriyor, buraya neden geldiklerini unutuveriyorlard. Eylemler semboliklefliyor, ruh kayboluyor, hantallaflma, yapt na inanmama gelifliyordu bu tür tart flmalar sonucunda. Çözmek için tart flm yorlard çünkü. Sadece memnuniyetsizliklerini paylaflmak için yap yorlard bunu. Özellikle baz isimlerin Irak yönetimi taraf ndan ülkeden ayr lmas n n istenmesi, her gün gitme-kalma tart flmas n n yaflanmas na da neden olacakt. 4 Mart 2003

72 72 Canl kalkanlar anlat yor Cihan da tesislere geldi. Yer de iflikli inden bilgisi olmad için, önceki yerleri aram fl. Biraz da telafllanmam fl de il. Birçok kiflinin yeri de iflmek durumunda kalm flt. Bu da tart flma konusuydu tahmin edilece i gibi. ran kökenli bir kad n da bizimle birlikte gitmek isteyeni ikna etme bir görev edinmiflti kendine. Yetkililer, "siz hangisini istiyorsan z onu seçin diyorlard. Onlar da tahmin etmiyordu herhalde bu kadar sorun yaflayacaklar n. Belli mekanlara talep fazlal var. Baz lar n pek kimse tercih etmemifl. Bir de baz arkadafllar, srarla baflka tesislere götürülmek istendiklerini öne sürüyorlard. Toplant lar m zda güven sorununu tart fl yorduk. Bu sorun karfl l kl yd elbette. Israrla biz Irak halk için buraday z diye anlatmak durumunda kal yoruz. Yans - yan sorunlardan kaynakl, Irakl lar n da ilk günkü sempatilerinin azald n gözlemliyorduk. Sorunlar hep üst üste geliyordu. Tam düzelecek derken, bu sefer de yetkililer sert ç k fllar yap yordu. Bunda, d fl bas nda Irak hükümetinin canl kalkanlara bask yapt haberleri önemli etkendi. Kimi canl kalkanlar n varl, Amerika ya karfl de il de, Irak hakk nda anti-propaganda malzemesi için mi, diye düflünceler de yer yer oluflmuyor de ildi. Gitmek isteyenler, canl kalkan hareketini dünyan n merkezi, herkesin onlara tabi olmas gerekti- i, vazgeçilmez olduklar gibi düflünceler tafl yorlard. Sadece Canl Kalkan hareketi yoktu ki burada. Baflka bar fl gruplar da vard. Kendilerine olmad k misyon biçme çok geliflkindi. En küçük olumsuzlu un abart lmas nda bunun da etkisi var. 5 Mart 2003 Art k, Daura Elektrik Tesisleri'ndeyiz. Dört Türkiyeli olmak üzere, spanyol, sviçreli, Yunan, Ja-

73 Ba dat ta 68 Gün 73 pon, ngiliz, Amerikal toplam yirmi kifliyiz. Irak kökenli olanlar da var. Gündüz d flar da, otelde, canl kalkan ofisinde, internet kafede, çeflitli eylemlerde, akflam ise Irakl komflular m z n da kat ld türkü, flark lar söyledi imiz toplant larla geçecekti. Akflam toplant lar art k fazla ra bet de görmüyor. nsanlar tesislere yerleflip Irak halk yla iliflkiye girdikçe de iflimler yaflanmaya bafll yor. Onlar n yaflad düflünceleri, duygular ö renmek belki kendilerine dönüp bakmalar na etken oluyor. Tesislerde aram zdaki iliflkiler de daha geliflmeye bafll yor. Tabii bu, hiç tart fl lm yor demek de il. Bu akflamki toplant m z, daha öncesinden ç kar labilece- i gibi, gergin ve tart flmal r bir atmosferde geçti. "Human Shields" (canl kalkan) hareketi tart fl ld. Art k, bu hareketi bitirip bitirmeme, ülkeden ayr - l p ayr lmama düflünceleri ortada dolaflt. Umutsuzluk vard kimilerinde. Öyle bir durumdu ki, toplant lara kat lmayan bir insan n düflüncesi daha olumluydu, Irak'a iliflkin, orada kalmaya iliflkin. Ya da canl kalkan hareketinin d fl nda, baflka organizasyonlarla buraya gelen insanlarla yapt m z sohbetler daha umut verici, olumlu olabiliyordu. Çünkü kafalar toplant larda yersiz tart flmalarla ve flüphelerle buland r lm yor. Eylem fikri geliyor ve yap l yor. Bu toplant da, canl kalkan hareketi içerisindeki genel düflünce olumsuz, halen büyük bir önyarg var. "Bundan sonra bafl m za neler gelece inden emin de iliz. Biz bask alt nday z." düflüncesi var. Kimileri "bu hareketi burada bitirip, daha güçlü bir çal flma içerisine girebiliriz. Filistin'e gidebiliriz." diyor. Sanki oraya gittiklerinde durum farkl olacak. Sald r ad m ad m yaklaflt kça bu tür düflünce-

74 74 Canl kalkanlar anlat yor ler daha fliddetleniyor. Biz de kendi düflüncemizi söyledik: "Sürekli düflen ve son anda toparlanan bir hareket olmak istemiyoruz. Tüm dünyada Amerika'n n sald rganl na karfl güçlü bir karfl durufl, ruh hali yakalanm flken ve kararl l kla ilerlerken buras bu halde olmamal. fiu veya bu flekilde bir çok kesim en az ndan burada bizlerden bir çal flma bekliyor. Amerikay teflhir etme aç s ndan yapabileceklerimiz var. Biz de bu genel harekete güç veren olmal y z. Buradaki insanlar bir çok riski göz önünde bulundurarak geldi. Amerika sald rma konusunda kararl ysa biz de kararl olmal y z. Irakl larla kaynaflt kça moral bulaca n z düflünüyoruz. Kald ki, Filistin e gitmek, flu anda dünyan n odakland yerden bir kaç flt r. Baflka zaman bu da olabilir, ama sald r oda flu anda buras d r. Amerika n n karfl s nda halklar n yan nda bir fleyler yap lacaksa, yeri buras, Irak. Büyük ço unluk bölgelere yerleflti. Canl kalkan hareketinde söz sahibi olmak isteyenler ve karars zlar, Ba dat' terk etmeyi düflünenler kalm flt otellerde. Onlar hala toplant lar yapmak istiyor. Zaten k sa bir süre sonra da memleketlerine döneceklerdi bu insanlar. Kendi memleketlerinde zamanlar bol, istedikleri kadar, istedikleri uzunlukta toplant yapabilirlerdi art k. Bu söz sahibi olmak isteyenler de bir türlü olamam fllard. Canl kalkanlar tesislere yerleflmifl, sald r bafllayacak, onlar hala bir söz sahibi olamad lar. Zaten en son da söz sahibi olamadan, ülkeyi terk edeceklerdi. Buraya gelirken verdikleri sözün sahibi olamayanlar nas l hareket içinde söz sahibi olabilirdi ki! Oysa Irak'ta insanlar onlar ciddiye ald, dinledi. Toplant larda kafa çürüttü. Halk de er verdi. Tele-

75 Ba dat ta 68 Gün 75 vizyonlar düflüncelerine baflvurdu, tüm dünya onlar izledi. Yedikleri önlerinde yemedikleri arkalar ndayd. Onlar canl kalkand. Sald r dan etkilenirler miydi hiç. Kocaman aç klamalar yapm fllard. En baflta, tesislere kendimizi zincirleyece iz demifllerdi. Ama bask vard. Irak'ta istedikleri hiçbir fley olmuyordu. Yemekleri, yatma paras n, gezme paras n hükümet vermiyordu! E lenceleri onlar düzenlemiyordu! Onlar, dediler mi yaparlard! Sözlerinin arkas nda dururlard! Ama olmad iflte, flanslar na küssünler! Her fley Irak ta de iflti. Onlar Irak' da iyi tan yorlard, Amerika'y da. Bütün politikalar çözmüfllerdi. Ama sadece flanslar iyi gitmedi i için aldand lar! Zaten sözlerine bakarsan z, sald r bafllayaca için politikalar yanl fl bulduklar için gidiyorlard! 6 Mart 2003 Bugün, Dr. Haflimi'yle toplant yapt k. Onun talebiyle. Laf uzatmadan, merhaba dedi ve bafllad. "Baz gruplar, sizin sorumlunuz gibi davran yorlar, günlük yaflam n za bile kar fl yorlar, sizin hakk n zda bilgi topluyorlar, aptalca taleplerde bulunuyorlar, sizlere yalandan baflka bir fley söylemiyorlar, 'devlet sizi rehin alacak, buradan hemen ayr l n' diyorlar. Sizi Irak hükümetinden koruyacaklar n söylüyorlar. Pek çok kifli bana geldi ve flikayette bulundu. Ben bu kiflilere karfl do rudan olmayan mesajlar gönderdim. Konuk olduklar n, evin kurallar na sayg göstermediklerini söyledim. ki gün sonra yine dolayl yoldan, bu insanlara anlatmaya çal flt m. Kimin hangi tesiste kalaca n belirleyecek kadar ileri gittiler. Bu üç-befl kiflinin organizasyona zarar vermemeleri için, ülkeyi terk etmelerini söylüyorum. Herkes kendi seçimiyle geldi. Kimse sizi zorlamad. Gelmenizdeki serbestli i

76 76 Canl kalkanlar anlat yor gitmenizde de gösterebilirsiniz. Size hiçbir müdahale yap lamaz. Bu toplant y yapmam z n amac ; Avrupa'da ve dünyan n birçok yerinde bizim sizi zorlad m za dair haberlerin ç kmas d r. Burada sizin rahats z olman z istemiyoruz. Rahats z olacaksan z, siz de bu befl insan gibi gidebilirsiniz. Burada oldu unuz için çok mutluyuz. Ben sizin evinize gelsem, ben de sizin kurallar n za uyar m. Bu tür nedenlerden dolay bu 5 kiflinin ülkeden ayr lmas n istiyoruz: Kenneth Nicholas O'Keefe (ABD), John Ross (ABD, meksika as ll ), Tolga Temuge (Türkiye), Gordon Sloan (Avustralya), Eva Mam (Slovenya). Kenneth Nicholas O'Keefe; 1991 y l ndaki Körfez Savafl 'nda Amerikan ordusunda denizcilik yap - yormufl. Savafl, sald r y yaflam fl. Orada kullan lan uranyumdan kaynakl çocu unun olmad n, bunun çok tehlikeli bir madde oldu unu söylüyordu. ngiltere'de "Human Shields" ofisi ve internet sitesi kurmufllard y l n n bafl nda Amerika'n n sald r s n durdurmak için Irak'a 'canl kalkan' olarak gidelim ça r s n yapm flt. Bu hareketin ça r s n yapan oydu. lk önce kendilerini önemli tesislere zincirleyeceklerini, on binlerle oraya gideceklerini söylüyorlard. Ken'in hareketin ça r s n yapm fl olmas ndan baflka bir a rl, etkisi yoktu toplant - larda. Sadece isminin vermifl oldu u etkiyi kullanmaya çal fl yordu. "Bu hareketi ben bafllatt m" diyordu. nsanlar n güveninin kaybolmas nda, motivasyonunda onun da etkisi vard r. John Ross; Meksika as ll, Amerikan vatandafl olan biriydi. Yazm fl oldu u kitaplar, fliirleri, araflt rmalar vard. Che Guavera'n n mücadelesiyle, Meksika'daki Zapatalar'la ilgili araflt rmalar vard. 60 yafllar ndayd. Kanser hastas oldu unu söylüyordu ve son dönemlerini de burada geçirmek isti-

77 Ba dat ta 68 Gün 77 yordu. Onunla diyalo umuz iyiydi. Bize samimi geliyordu. U rafllar, çabalar ve konuflmalar ndan kaynakl. Ba dat'tan ayr l rken de bizlere yapt konuflmas nda; sorunlar n n Irak'la, Irak halk yla olmad n, düflmanlar n n Amerika oldu unu söylüyordu. Gordon Sloan; Avustralyal 'yd. Human Shields hareketi içerisinde aktifti. Türkiyeliler'i çok seviyordu. Bizim eylem tarz n, eylemlerimizi desteklemeye çal fl yordu son dönemlerde. ngiltere'den Ken'lerle beraber gelmiflti. O da bafl ndan beri Ken'in grubu içerisindeydi. Haflimi'nin bir toplant - da Ken'le yapt tart flmaya o da kat lm fl ve Haflimi'ye sinirli bir flekilde karfl ç km flt. Onlar n bu tav rlar n desteklemiyorduk. Eylemlerimizde bize yard mc olmas yan yla iyi bir diyalo umuz vard. Eva Mam; Slovenyal Anarflizmi savunuyor. Genel anlamda yetkililerin yaklafl m n bask c buluyor, rahat de iliz diyordu. Sürekli eylem öneriyor, toplant lar sevmiyordu. Eylem komitesinde onunla beraber çal fl yorduk. Tolga Temuge; Türkiye'den. Greenpeace'te çal - fl yor. Fakat Ba dat'a ba ms z olarak gelmifl. ngilizcesi çok iyi, toplant lardaki çevirileri gidene kadar o yap yordu. Bizim Türkiyeli grup olarak yapm fl oldu umuz eylemlerin baz lar na kat l yor ama genel itibariyle bizden ayr hareket etmek istiyordu. Ayn gece petrol rafinerisinde yapt m z toplant da, pek çok insan bu befl kiflinin gönderilmesinden etkilenerek gitme karar ald n söyledi. Bunun organizasyona karfl yap lm fl bir tav r oldu- unu söylediler. Baz Türkiyeli arkadafllar m z da böyle düflünüyordu. Biz de; "Biz buraya Irak halk yla dayan flmaya geldik. Bu tip sorunlar bizim fikrimizi de ifltirme-

78 78 Canl kalkanlar anlat yor meli, savafl koflullar nda olan bir ülkenin gerçekli- i göz önünde bulundurulmal, onlar bizim samimiyetimize güvenmek istiyor ve gözlemledikleri baz fleyler bu güveni zedeliyor, güven duymad insanlar ülkesinde bar nd rmak istemiyor." dedik. Ayn düflünceleri yabanc arkadafllardan baz lar da dile getirdi. 7 Mart 2003 Gitmeleri istenen üç kifli ayr ld. Ken ve Eva bir gün daha kal p bas n aç klamas yapmak istediler. Bizim yan m za geleceklerini söylediler, ama ertesi günü ö rendik ki, akflam bas n n kald otele gidip, onlarla görüflmeler yapm fllar, gece de Irak polisi otelden al p s n rd fl etmifl. Bu geliflmeler üzerine canl kalkan hareketini bitirme düflünceleri tart fl l rken, biz lobide, otel odas nda, d flar da, internet kafede mümkün oldu- u kadar tek tek insanlarla konuflmaya, anlatmaya çal flt k. Genel hatlar yla flunlar söyledik: Irak halk bize güvenmek istiyordu. Onlar n güvenini sa layabilecek ciddi anlamda ne yapm flt k. Otellerde kal p, yemekler yiyip, sa a sola gezi turlar na gidip, birkaç eylem d fl nda. Halk da bunu ö rendi mi, buna k z yor. Güveni zedeleniyor. Halkla tan flt k m, sohbet ettik mi, kendimizi tart flmalar m z n d fl nda iyi anlatabildik mi, hem Irakl lar'a hem yetkililere. Onlar savafl öncesi koflullarda, gerginlik, haz rl k v.s... Bir yandan psikolojik savafl yo unlaflarak devam ediyor. Yo un bir anti-propaganda var. Baz canl kalkanlar n ülkeyi terk ettikten sonra yapt olumsuz aç klamalar, ajanl k söylentileri... Onun için onlar anlamak gerekiyor. Biz halka güvenirsek, onlar da bize güvenir. nsanlar n, bafllatt klar harekete olan inançlar -

79 Ba dat ta 68 Gün 79 n n zay flamas, eylemin medyatikli ini yitirmesi, sald r n n yaklaflmas, Amerika'n n tehdit aç klamalar, bu konuda canl kalkanlar da dinlemeyece- ine bir konuflmalar nda vurgu yapmalar, onlar etkiliyordu. lk geldi imiz grubun pek ço u ülkelerine geri döndü. fiu anda birlikte oldu umuz canl kalkanlar ço u daha sonradan gelenler, bir an önce bu sorunlar afl p çal flmalar m za devam etmek istiyoruz. 8 Mart 2003 Sabah, Dr. Haflimi'yle görüfltük. sviçreli Ingrid, ayn zamanda Hürriyet muhabiri olan ve ngiltere de yaflayan Mahir ve Cihan gitti. Birbirimizi anlamaya, tan maya ihtiyaç var. Biz önce biraz kendimizden bahsettik. Ne yapmak istedi imizden, Ba dat'ta uzun süre kalaca - m zdan. Ard ndan, ö renmek istedi imiz ve baflka arkadafllar n bize iletti i sorular sorduk. Bunlar, kal nacak tesislere iliflkindi. Savafl koflullar nda, tesislerden ç k p arkadafllar m z n evine gidebilecek miydik. Savafl bafllad nda canl kalkanlar n koflullar n n neler olabilece ine iliflkindi. Bunun d fl nda, ortada bir anlaflmazl n oldu unu, canl kalkanlar içerisinde olumsuz düflünenlerin varoldu unu, fakat birçok samimi insan n da oldu undan bahsettik. Yaflanan geliflmelerin, bu samimi insanlar da etkiledi ini, bir k sm n n ülkeden ayr ld n, bir k sm n n da güvenemedi i için ayr lmay düflündü- ünü söyledik. Ingrid de bunlardan biriydi. Elbette bu sorunlarda kültürel farkl l n bir etkisi de vard. Haflimi; "Siz rahat olun. Savafl koflullar nda isteyen tabii ki ç kabilir. Arkadafllar n z n yan na gidebilirsiniz cevab verdi. Malum sorunlar konusunda da olumlu bir yaklafl m oldu.

80 80 Canl kalkanlar anlat yor Toplant sonucunu di er canl kalkanlara aktarmam z olumlu oldu. Ayr lmak isteyenlerin ço u ayr lm flt zaten. K rm z otobüsler de gitmiflti. Ama yeni gelenler vard. lk gelen canl kalkan ekibinin dayand tüm güç medyayd. Savafl haz rl klar bafllay nca, medyan n ilgisi de haz rl klara kay yordu... Bugün Dünya Emekçi Kad nlar Günü'nü ABD emperyalizmine karfl bir eylemle kutlad k kifli kat ld. Güney Afrika, Suriye, Lübnan ve di er bir çok ülkeden insanlar vard. Eylemden sonra Aykut ve Sevgi de ülkeye dönüfl yapt, onlardan önce de spanyol grubu u urlad k. Böylece ilk dönemden itibaren birlikte davrand m z arkadafllardan sadece Ethem kalm flt. Gece petrol rafinerisindeki toplant m zda art k canl kalkan organizasyonunun yeni yüzler vard. Ba dat'a gelmeden önce birçok alternatifi düflünmüfltük. Belki çok az kifli kalacakt k, ama tek bafl - m za ikimiz kalsak da orada olacakt k ve Irakl larla birlikte kalacakt k... Bir süredir gündeme gelmeyen eylem önerileri oldu. ABD mallar n boykot ça r s önerildi ve karar al nd. Türkiyeliler'den Güney Ba dat Elektrik tesislerine yerleflmifl olan arkadafllar kalmaya devam ediyor. Hala Türkiyeliler olarak birlikteli imizi koruyoruz. Di er arkadafllar n iki tanesi Hürriyet gazetesine çal fl yordu. Gazeteci Faruk Zabç ve Mahir. Di erleri; Selamettin Tellio lu, Erdo an, Ali ve sonradan gelen Osman. Ali, yan nda pek bir fley getirmemiflti. Savaflmaya gelmiflti Urfa'dan ve öyle yapt da. Ali, cepheye kabul edilen ilk Türkiyeli oldu. Daha önce sadece Arap kökenlilere izin veriyorlard. O da Urfal Araplar'dand. Arapças vard. Cepheye gitti inden itibaren kendisinden bir daha da haber alamad k. Mütevazi, sakin, a rbafll birisiy-

81 Ba dat ta 68 Gün 81 di. Genelde toplant lara kat lmaz, tart flmalarda yer almazd. Çünkü gereksizdi onun için, zaman kayb yd. Bir sürü insan gelmifl birbirlerini tart fl - yorlard. Oysa yan bafllar nda yoksul Irak halk ac çekiyordu. Hakl yd. 9 Mart 2003 Amerika önümüzdeki günlerde sald r y bafllataca n n sinyallerini veriyor. htiyaçlar m z için Ba dat'ta al flverifl yapmaya ç kt k. Saat, terlik, foto raf filmi, çakmak gaz v.s. Otele döndü ümüzde Haflimi'yle olan genel toplant yap l yordu. Kal nan sitelere ve savafl bafllad nda ne olaca na iliflkin sorular soruldu tekrar. Haflimi, "biz savafl koflullar nda hiçbir garanti veremeyiz. Böyle bir fley söylersek sizi kand rm fl oluruz. Her türlü fleyi göze almal s n z. Zaten canl kalkan misyonu da bu demektir." dedi. Neydi "canl kalkan" demek. Sadece isimden ibaret olmad kesin. Bu insanlar niye gelmiflti buraya, gerçek anlamda ilk gelen ekiptekilerin büyük bir ço unlu u gelmeseydi daha iyiydi Irak için. Yar s ndan fazlas televizyonlara, gazetelere çal fl - yordu. Bir k sm medyatik olmak için gelmiflti. çlerinden bir k sm da gerçekten samimiydi. Sald r - dan hemen önce de, stanbul'dan beraber geldi imiz yabanc canl kalkanlardan sadece üç kifli kalm flt. Biçim olarak destekleyip desteklememe sorunun ötesinde, bir anlamda hiç tan mad n bir halk için kendini feda edebilmekti asl nda. Ama, nas l olsa bir fley olmaz, biz bu savafl durdururuz diye gelmiflsen, durduramayaca m z anlay nca bir bahane bulur-yarat r geri dönerim diyorsan, albette bu anlama gelmez. Pasif bir eylem biçimidir. Irak halk için savaflmak gibi de ildir elbette. Özünde ol-

82 82 Canl kalkanlar anlat yor mas gereken de, Irak halk ne yap yorsa onu yapabilmektedir. Yani direniyorsa, savafl yorsa savaflabilmektir mesela... Akflam tesis arkadafllar m zla birlikte Daura Elektrik tesislerine döndük. Yar n petrol rafinerisine geçece iz. Petrol rafinerisi, çok genifl bir alan kapl yor. çerisinde evler de var. Küçük bir mahalleyi and r yor. Burada insanlarla, ailelerle iç içe olabilece iz, Irakl arkadafllar m z olacak. Türkiye'den Ethem ve diyalo umuzun iyi oldu u baz yabanc arkadafllar m z bu tesisteler. Biz de buradaki son gecemizde türkülü bir program düzenledik. Bazen Arapça, bazen Türkçe, Kürtçe flark lar söyledik. Geride kalanlar ayr lmam z istemiyorlard. Tümden hareketsizlefleceklerini dile getiriyorlard. Burada 5 gün kalm fl olduk. 10 Mart 2003 Sabahtan Daura Petrol Rafinerisi'ne geçtik ve konteyn rlara yerlefltik. fiu anda evde yer yoktu. Eflyalar m z konteyn rlara yerlefltirdik. Bizim konteyn rla di er konteyn r aras na yan m zda getirdi- imiz "Uluslararas Terörist Amerika" pankart n ast k. Bulundu umuz bölgede üç tane konteyn r var. Birinde Arjantinli arkadafllar, birinde Alman ve ngiliz arkadafllar kal yor. Bizim konteyn r n bir odas nda Ethem ve Cihan, di er odas nda da Slovenya'dan Marta ve Eylül kal yor. Her karavan n kendine ait telefonu var. Tuvaleti ve banyosu içinde... Arjantinli arkadafllarla daha öncesinden samimi bir diyalo umuz vard. Canl kalkan olarak gelmemifllerdi zaten, dayan flma amaç l olarak belli bir süreli ine gelmifllerdi ve bir hafta sonra Ba dat'tan ayr lacaklar. Foto raf çekmek için kalm fllard. Di er konteyn rlarda Jorgen, John, Robin ve Karl Dallas var. Karl Dallas müzisyen. Gitar yla gel-

83 Ba dat ta 68 Gün 83 miflti. Robin ve John da müzikle u rafl yor. ngiltere'de yafl yorlar. Jorgen ise Almanya-Stuttgart'tan, Anarflist bir dünya görüflü var. Yerlefltikten sonra bas n aç klamas için Filistin Oteli'ne geçtik. Human Shields'ler olarak Ba dat'ta kalmaya devam etti imizi, tesislerde kalmaya devam edece imizi, Amerika'n n sald r için hiçbir gerekçesi olmad n, Irak halk n n yan nda olaca- m z söyledik bas n toplant s nda. Baz bas n mensuplar bizimle birlikte rafineriye geldi, çekim ve röpörtajlar yapt lar. Ifl k söndürme eylemi önerilmiflti. Bugün Filistin Oteli'nden bafllatt k. 11 Mart 2003 Eylül, Mart ile birlikte arapça kursuna bafllad. Bugün, birlikte geldi imiz baz arkadafllar da u urlad k. Gün içerisinde yeni gelmifl olan talyanlarla, Meksikal larla tan flt k. Her gün yeni yüzler görüyorduk, birileri gidiyor, bir baflka ülkeden Irakl larla dayan flma için baflkalar geliyordu. Akflam, Dicle k y s nda Irakl tiyatrocular n haz rlad, mam Ali'yle ilgili tiyatro etkinli ine kat ld k. Bu tiyatro oyununda, Irak'ta birçok mezhep, dinin bulundu u, kültürün bulundu u, bunlar n hepsinin kardefl oldu u ve Amerikan sald r s na karfl ortak mücadele edece i vurgulan yordu. Konteyn rlarda birlikte kald m z arkadafllara Türkiye deki devrimci mücadeleden, hapishanelerdeki direniflten söz ettik. Etkilendiler. Bir yandan da sabaha kadar 8 tane pankart haz rlad k. Hepimizin üstü bafl boya olmufltu. 12 Mart 2003 Sabah, petrol rafinerisinin yak n ndaki bir okula gidildi. Karl, gitar yla s n flarda flark lar söyledi.

84 84 Canl kalkanlar anlat yor Ö leden sonra Medya binas n n yak n nda, Dicle Nehri k y s nda Veziriye diye adland r lan yerde çocuklarla birlikte müzikli, dansl, resimli, sloganl bir eylem yapt k. 250 çocuk ortal flenlik alan - na çevirdi. Her tarafta çocuk sesleri, c rc r böcekleri gibi... Daha önceden ald m z kalem ve ka tlar da tt k çocuklara. Onlar da savaflla ilgili resimler yapt ve bizlere hediye etti. Resimlerinde, hep tank, uçak, bomba çizimleri var. Aralar nda Kürt ö renciler de var, birkaç kelime Kürtçe konufltuk ve çok sevindiler, biz de. Bir küçük Kürt k z n n "vey tu Kurmanciye" sorusuna, "here" cevab verdi- imizdeki sevinci gözlerine yans yordu. Avrupal - lar aras nda kendi dilinden biriyle karfl laflmak mutlu etmiflti. Bugün 12 Mart, Gazi katliam ve ayaklanmas n n y ldönümü. Ethem ile birlikte and k. 13 Mart 2003 Filistin Oteli'nin önünden, Samarra-Ba dat yürüyüflüne destek verdik. Organizasyon Budistlerin. Amerika'n n sald r s na karfl Budist Yürüyüflü. Dinler, diller, milliyetler hepsi kar flm fl durumda burada. Adeta dünya halklar n n üçer befler temsilcileri toplanm flt Ba dat ta. Dünyan n kalbi Ba dat ta at - yordu. Dünyan n dört bir yan ndaki meydanlar Ba dat için, Amerika ya karfl doluyordu. Bu güç bizim iflte. Gücümüzü anlad m zda, gücümüzü birlefltirdi imizde, imparatorluklar kendilerine yaflayacak yer bulamayacaklar. Yürüyüfl yol kenar ndan sürüyor. Irakl lar araçlar n durdurup su veriyor, sohbet ediyor. Bir aile ilk kez görmüfl bizi. lerideki flehir merkezine kadar gitmifl arac yla ve geri dönüp bize meyve suyu ve su verdi. Konuflmad k. Birbirlerimizin elini tuttuk, yüreklerimiz s tt orta yafll kad n ve bizi.

85 Ba dat ta 68 Gün 85 kinci molam z bir çiftlik eviydi. Evin bahçesinden girdik ve bizi karfl lad lar. Davetsiz misafirlerdik ama, hemen çay haz rlanm flt, ard ndan yan - m zda bulunan yiyecek ç k nlar n ç kar p serdik, Irakl lar hemen ayran getirip ikram ettiler. Bugünkü yürüyüflümüz yaklafl k befl saat sürdü. Bu, yürüyüflün ikinci günüydü. Üç gün daha olacak. Akflam kat ld m z bas n toplant s n, WSF ve ESF bünyesinde çal flan World Social Movements ve Anti-War-Networks temsilcileri düzenledi. Avusturya, Almanya ve Nikaragua'dan gelmifller. Rafineri art k bizim evimiz gibi olmufltu. Genelde akflamlar dönüyoruz rafineriye. Bir de ö le yeme i zaman. Akflamlar rafineriye giderken, uzaktan ince uzun kulenin tepesinde yanan alev görünür. Bu alev hiç sönmez, gece-gündüz. Biz de, "evimizin fl yan yor" derdik. 1991'deki sald r da, buras bombalanm fl ve 14 gün boyunca yanm flt. Birçok insan hayat n kaybetmifl. Büyük patlamalar olmufl. Daura Petrol Rafinerisi'nde 2700 iflçi çal flmakta. Çal flanlar n bir k sm, tesis alan içerisinde bulunan 300 adet konutta kalmakta. Ayr ca tesis alan içerisinde, okul, krefl, klinik gibi binalar da var. Akflam misafirlerimiz var. Baflka yerlerde bulunan canl kalkanlardan gelenler oldu. Konuflmak istemifller. Konufltuk: Savafl n önümüzdeki günlerde olaca, bu yüzden hepimizin en k sa zamanda belki de yar n Irak'tan ayr lmam z gerekti ini söylüyorlard. Biri, çok güvenilir duyumlar ald klar n, e er burada kal rsak pek çok riskle karfl karfl ya kalaca m z söylüyordu. Bizim de onlarla gitmemizi istiyorlard. Bizim ölmemizi istemediklerini, yafl m z n genç oldu unu, burada kalman n ç lg nl k oldu unu söylediler. Sonuç itibariyle muhteflem karamsar bir

86 86 Canl kalkanlar anlat yor tablo çizdiler. Felaket tellallar gibi. Bir sürü risk alternatifinden bahsettiler. Bizim cevab m z net oldu: "Biz buraya karfl lafl labilecek her türlü riski göze alarak geldik -bu ölüm de olabilir-. Ald m z bu karar bilinçle al nm fl bir karard r. Biz buraya savafl önleme gibi hayalci bir kafayla gelmedik, bu sald r n n bafllayaca n biliyorduk. Amerika'n n sald r lar uzun soluklu bir mücadeleyle, halklar n direniflleri ve bu direnifllerin kendi ülkelerindeki iflbirlikçileri bafllar ndan defederek sürece ini, bu mücadelelerin anti-emperyalizm temelinde bir birli i ifade etti ini anlatt k. Savafllar da ancak böyle önlenir. Emperyalistlerin egemenli indeki bir dünyada savafllar bitmez, engellemek de tek bafl na canl kalkanl k olay de ildir. Emperyalistlerin kendi aralar ndaki çeliflkileri, baflka etkenler devreye girer, o zaman bu tür muhalefet hareketleri de bir bask unsuru olarak etkide bulunmufl olur. Biz buraya Irak halk n n yan nda olmaya, koflullar ne kadar zor olursa olsun, onlarla birlikte gerekti inde ac lar n da paylaflmaya geldik. E er bomba onlar n üzerine düflecekse, bizim üzerimize de düflecektir. Hareketin bafllang c nda insanlar kendine "canl kalkan" dedi. fiimdi biz bunu yerine getiriyoruz. Belki genç olabiliriz ama böylesi tarihi bir olay gerçekleflirken do ru kararlar al yoruz." Konuflmalar m z daha önceki toplant lardaki gibi gergin, gürültülü de ildi. Zaman zaman gülerek, zaman zaman bafllar n öne e erek dinlediler. Bu kez soru sorma s ras bize gelmiflti: - Niye siz kalm yorsunuz? Çocuklar ölmesin, insanlar ölmesin diyor, sürekli burada kalaca n z söylüyordunuz. fiimdi ne de iflti? - Bizim burada yapabilece imiz bir fley kalmad. Bu hareketin gücü medyayd, art k medya da yok.

87 Ba dat ta 68 Gün 87 Sizler hakl olabilirsiniz, gerçekten cesur insanlars n z. Bu arada bekledi imiz telefon geldi. Ülkeden arkadafllar ar yordu. Durumumuzu merak etmifllerdi. Moralimiz yüksek, onlarla görüfltükten sonra daha da yükseldi. Kararl y z. Daha detayl konuflmak istedi imizi, kararlar n gözden geçirmelerini istedik misafirlerimizden. fiu anda üzerlerine gitmek istemedik, ama ara ara türküler söylerken sohbetimiz de sürüyordu. Bu arada Mart gözyafllar n tutamad. Bizi çok seviyordu. Daha sonras nda, bu arkadafllar n bir k sm gitmekten vazgeçti. Bunlardan biri de iflgal sonuna kadar kalacak olan Marc idi. Amerikan as ll Yunanistan vatandafl. Ama Yunanca's da iyi de ildi. Bunu Yunanistanl doktorlarla konufltuklar bir s rada ö renmifltik. ngilizce konuflmay tercih etmiflti. O gece, gitmemiz noktas nda en çok ikna etmeye çal flanlardan biri oydu. Marc, herkese gitmek gerekti ini söylüyor, kendisinin de gidece ini söylüyordu ama gitmiyordu. Bu tavr yla s k karfl laflacakt k ileriki zamanlarda. Birçok defa bize, gidece ini söylemiflti, fakat her seferinde kal yordu. Baflka yabanc arkadafllar da ikna etmeye çal flm flt, gitme noktas nda Mart 2003 Cihan elektrik tesislerindeki Irakl arkadafl m z Yaser'le bulufltu. Yaser, Daura Elektrik Tesisleri'nde görevli olarak çal fl yordu. Canl kalkanlarla ilgileniyordu. Türkçe'yi idare edecek kadar biliyordu. ngilizce'si de vard. yi bir iliflkimiz var. Kendi sorunlar ndan, ailesinin sorunlar ndan, çocuklar ndan bahsediyordu. Canl kalkanlar olarak, bir Irak amatör tak m yla

88 88 Canl kalkanlar anlat yor maç yapaca z. Futbol tesislerinde, ilk önce çocuklar n bizim için haz rlad bir program izledik. Çocuklar, fliirler okuyor, flark söylüyorlar. 6-7 yafllar ndaki küçük k z çok ilgimizi çekti. Çok sevimliydi ve okudu u fliirler çok içtendi. Slogan att r - yordu herkese. Maç 5-4 kazanm flt k, fakat Irakl tak m n centilmenli iyle. Bir gollerini kale çizgisinden çevirmifllerdi. Biz gol saym flt k ama kabul etmemifllerdi. Güzel bir maç gerçekleflti, formalar - m z o arkadafllara verdik. Maç s ras nda Türkiye bas n ndan HA röpörtaj yapt. En son Eylül konufltu: "Sald r ya say l günler kala bombalar n düflmesine say l günler kala, böyle bir birlikteli in sergileniyor olmas tüm dünyaya örnek olmal. Burada dünyan n her yerinden insan var. Ülkelerinden kilo metrelerce uzaktaki bu topraklara gelmifller. Mazlum Irak halk n yaln z b rakmamak için her fleyini paylaflmak için ve paylafl yoruz da. Bu tüm halklara örnek olmal." Maç n ard ndan otelde Suriyeli bir gazeteci bizimle röpörtaj yapt. Bu gazeteci, anti-emperyalist bir çevrelerinin oldu unu, bir grup olarak Irak'a gelme çabas içerisinde olduklar n söyledi. Bizim ne düflündü ümüzü anlatt k. Bizden önce görüfltü- ü sviçreli Michel bizimle görüflmesini söylemifl. Düflüncelirimiz hofluna gitti gazetecinin. Bir çok konuda, ben de öyle düflünüyorum diye araya girdi. Efli Mehtap, Kürt kökenli. Bir yak nl k olufltu aram zda. Kad n bize çocuklar ym fl z gibi davran - yor, seviyordu. Bu arada Türkiye den dayan flma için yeni insanlar n geldi ini ö rendik, sevindik. Yar n tan flaca- z. Akflam, Ba dat Üniversitesi'nde okuyan, daha önce evlerinde de kald m z arkadafllar m z bizi görmeye geldi.

89 Ba dat ta 68 Gün Mart 2003 Sabah rafineriden otele geldik ve internetten haberleri okuduk, Bush'un aç klamalar na göre önümüzdeki birkaç gün içinde sald r y bafllatacaklar. Burada insanlar savafla haz rl k olarak sadece camlar n bantl yorlar, evlerinin önlerine siperler kaz - yorlar. Hemen hemen herkeste silah var. Bugün Irakl lar n büyük bir miting yapaca n ö rendik. Mitinge biz de kat ld k. On bini aflk n insan vard. Silahl gruplar, ö renciler, bayan kortejleri, çocuklar... Att klar sloganlar n ezgisel, kula a hofl gelen bir yap s da var. Bir kifli omuzlara ç kar l r, ilk önce o kifli, Amerika aleyhine, ülkeyi öven cümleler kurar, ard ndan onun bafllatt ezgili, k sa bir flark ya benzer slogan at l r. Bu kiflinin elinde bir defter var ve o deftere konuflmak istediklerini yazar. Kurdu u her cümlesinin sonunda, kitle de "eey" fleklinde onaylar. Ve sonras nda hep beraber sloganlar atarlar. Sloganlarda genel olarak tam bir karfl durufl var. Mesela, bar fl istiyoruz, fleklinde de il de; sen kimsin, direnece iz gibi sloganlar. Ya da Bush'la, Amerika'yla dalga geçen sloganlar. Bu mitingten sonra canl kalkanlar olarak Birleflmifl Milletler'in önünde bir eylem yapt k. Tuttu umuz dövizlerde, ngilizce ve Türkçe olarak "Grup Yorum, stanbul Gençlik Derne i, we are right, we will win (hakl y z Kazanaca z)" da vard. Meydandaki Irakl lar n att sloganlar n Saddam lehine olmas baz arkadafllar rahats z etti ve bunun bizler aç s ndan medyaya yans rsa kötü olaca- n söyleyip bunun için bas n merkezine gidip bir aç klama yapmam z gerekti ini söylediler. Bu fikre herkes kat lmad ama arabalarla çok yak n olan bas n merkezine gidildi. Gidip aç klama yapmak isteyen arkadafllar indi di erleri de arabada onlar bekledi.

90 90 Canl kalkanlar anlat yor Medyada yo un olarak ifllenen anti-propagandalar n etkisindeydiler. Türkiye gazetelerinden de okuyoruz, kimi yazarlar da aynen böyle olmas n istiyordu. Demokrat geçiniyorlar, ama Amerika y protesto ediyorsunuz, niye Saddam protesto etmiyoruz benzeri bask alt na alma amaçl yaz lar yaz yorlard. Bu tür fleyleri yazanlar n bir k sm için, savafla da karfl y z, teröre de veciz cümlesinde ifadesini bulan, halklarla emperyalizm aras nda bir yerde durma anlay fl var. Halbuki bugünün dünyas nda böyle bir yer yok. Kimse Saddam destekleyin demiyor, ama bunlar n kafa yap s her yerde ayn. Afganistan da da mollalardan yana m olaca z diyerek ayn tavr göstermifllerdi. Bunun anlam, emperyalizmin yapt katliamlara, iflgallere cepheden tav r almamakt. Birçok neden say labilir bunun için. Ama ilk akla gelen, emperyalistlerin ve iflbirlikçisi iktidarlar n icazet s n rlar n aflmak istememeleridir. Emperyalistler ak ll ; tamam siz beni de protesto edin edeceksiniz, ama teröristi de protesto edin, Afgan iktidar n da, Saddam da... edin ki, karfl mdaki cepheye geçmifl olmay n. Beni protestonuz ise zaten önemli de il, ben bildi imi yapar m. Nitekim böyle oluyordu ve bu kesimler halklar n her türlü meflru fliddetine karfl ç k yorlard. Bar fl diyorlar ama emperyalizme karfl savaflmadan böyle bir dünyada kim, nas l bar fl sa layacak belli de il. Emperyalistler silahlanacak, ama halklar silahlanmayacakt. Silahlan r, özgürlüklerini, ba ms zl klar n korursa, ba ms z olmak isterse adlar belliydi; terörist. Ve bu kesimler de bu demagojiye dolayl olarak destek vermifl oluyorlard. Ülkemizdeki reformist, bar flç kesimler tam da bu kategoriye giriyorlar. Bir baflka kesim ise, burjuvazinin sözcüsü, an-

91 Ba dat ta 68 Gün 91 cak do rudan, Amerika hakl d r, iflgal etmelidir, demokrasi bilmeyene bombalarla demokrasi götürmeli, medeni olmayanlara medeniyet götürmeli diyemedikleri için Saddam da protesto etsenize diyorlard. Asl nda düflünceleri ilkiydi. Yüz y l önceki sömürgeciler de ayn gerekçelerle ülkeleri iflgal ediyorlard. O zaman medeniyet götürüyoruz diyenler, flimdi diktatör y k yoruz, özgürlük götürüyoruz diyorlar. Elbette tüm bunlar yalan. Saddam n diktatörlü ü onlar n umurunda de il. Eskiden oldu u gibi Saddam kendilerine hizmet eden bir diktatör olsayd hiçbir sorun olmayacak, aksine Irak halk n n içinden diktatörlü e karfl mücadele eden olursa, onlar n ezilmesinde Saddam a yard m edeceklerdi. Nitekim, 1990 l y llara kadar yapt klar bu oldu. flte flimdi otelin içine girip bas n aç klamas yapanlar da bu tür çarp k düflüncelerden etkileniyorlar. Sosyalist sistemin y k lmas ndan bu yana emperaylistler sadece askeri, ekonomik bir güç olarak halklar ayaklar alt na alm yor. Ayn zamanda ideolojik olarak da beyinlerini eziyor. Emperyalistlerin karfl s na dikilmek, bu noktada ikincil olan, yani tali olan (burada tali olan Saddam) bir yana b - rakmak gibi en temel do ru düflünceler savunulam yor. Biz devrimciyiz. Anti-emperyalistiz Körfez savafl nda da tüm dünyada kendine sol, sosyalist diyenler yüzde elli Saddam yüzde elli Amerika diyerek ortada kal p, emperyalist bir sald r y izlerken, emperyalizme karfl bayrak kald ran bir devrimci anlay fl savunuyoruz. O günlerde bütün dünyada bir iki, bilemediniz üç befl devrimci hareket böyle tav r alm flt. Geliflmedir ki, bugün en az ndan yüzde elli hesab yapanlar pek yok. Amerikan imparatorlu unun sald rganl o kadar aleni

92 92 Canl kalkanlar anlat yor ki, bunu yapmalar na da imkan yok. Fark m z da burada de emperyalist propaganda etkili olmufltu. Biz etkilenmedik. Beynimizi CNN e teslim etmedik. Bugün yalanlar kaba oldu u için ve k smen Avrupal emperyalistlerle aralar ndaki çeliflkilerden dolay bu yalanlar çok çabuk ortal a döküldü ü için herkes görüyor. Devrimcilik, emperyalistlerin icazetinin oldu u yerde ortaya ç kmak de ildir. Tam tersine, emperyalistlerin kendi aralar ndaki çeliflkiler de kullan labilir, ama esas olarak beynimiz bize ait olmal d r, ideolojik çizgimiz net olmal d r. Aksi durumda, öyle koflullar gelir ki, emperyalizmin kulland bir güç olur ç kars n. Bugün özellikle Avrupa daki solun büyük kesimi bu durumdad r. Amerika ile pazar kavgas içindeki kendi devletleri gösterilerin önünü aç yor, onlar alanlara ç k yor, konufluyor. Bir de tersini düflünün. Biz ülkemizde konuflabilmek için çok büyük bedeller ödeyerek geliyoruz. Faflizmin karfl s nda söz söyleyebilmenin baflka yolu da yoktur. Bu netli imiz, anti-emperyalist çizgimizden taviz vermedi- imiz için emperyalistler bizi terörist ilan ediyor. Onlar n istedi i s n rda sivil toplumculuk oyunu oynasak, hiçbir sorun olmazd. Hatta ülkemizdeki kimi reformistlerin vak flar, dernekler arac l yla yapt gibi, Avrupa Birli i fonlar bile emrimizde olurdu. Euro lar n haddi hesab olmazd. Ama devrimcilik de kalmazd. Biz bedelleri çok a r da olsa devrimci kalmay bildik ve bundan sonra da böyle olacakt r. Bizim burada bulunuflumuz, buradaki kararl l m z da bu gelene in bir parças d r. 16 Mart 2003 Ofisimizdeki Uluslar aras ba lant s olan telefonu Irak'a savaflmak için di er Arap ülkelerinden ge-

93 Ba dat ta 68 Gün 93 len milislerle ortak kullan yoruz. Belki son kez konufluyorlar aileleri ve arkadafllar yla. S rayla bir onlar bir biz kullan yoruz. Filistinden, Ürdünden, Suriyeden, randan, Yemenden gelen insanlar bunlar. Ço unlu u genç, çocuk yaflta olanlar bile var. Kardefl müslüman Irakl lar için geldiklerini ve bu ülkenin özgürlü ü ve ba ms zl için hepimizin düflman olan ABD'ye karfl savaflmaya geldiklerini söylüyor, "flehit düflme onuruna da eriflece iz inflallah" diyorlar. Belki bizler de son kez görüyoruz bu insanlar. Ellerinde silah cepheye gidiyorlar. Savafl bafllad nda pek ço u belki inançlar, amaçlar için flehit düfleceklerdi. Japonlar n sanatsal etkinli i oldu Sahad Tahrir Meydan 'nda. Bu etkinlik ö len civar nda bafllad ve akflam geç saatlere kadar sürdü. Ayn zamanda, bizim için genel haz rl k günleriydi bu günler. Çünkü sald r yaklafl yordu. nsanlar yiyecek ve içecek stoku yapmak için dükkanlara ak n etmifllerdi. Baz fleyler tükenmiflti bile. Biz de bu yüzden s n rl fleyler alabildik. Marta ve Pancho ayr l yorlar. Uzun bir zaman birlikte geçirmifltik ve paylaflm flt k. Gitme vakti geldi inde, vedalaflt k ve onlara ufak hediyeler verdik, u urlad k. Boflluklar n çok hissedecektik. Özellikle Marta'n n. Eylül için zor olmufltu. Bugün yaln z kalacak. Marta ile abla kardefl iliflkileri vard adeta. Gidip, gitmeme konusunda karars zd, para sorunu da vard, "e er kalacaksan, bizim param z senin de parand r." dedi imizde, çok etkilenmiflti bu yaklafl mdan. Çünkü, çevresindeki insanlar hep bencil yaklafl yordu. Avrupa kültürü farkl yd. Bizim düflüncelerimizi art k iyi biliyordu. Ona daha önce Grup Yorum kaseti de hediye etmifltik. O da birçok malzemeyi bize b rakt.

94 94 Canl kalkanlar anlat yor 17 Mart 2003 Art k Bush'un tüm dünyaya ilan etti i, sald r y bafllatmak için verdi i sürenin içindeyiz. 72 saatten sonra bombalar ya d rmaya bafllamas n bekliyoruz. Baz esnaflar dükkanlar n kapat yor, baz lar evlerini b rak p daha güvenli bulduklar yerlere gidiyorlar. Ama genel itibar yla herkes gündelik yaflam na devam ediyor. Bahçesini düzenleyenler, kap pencerisini boyayanlar... vb. görüntülerle karfl - lafl yoruz. Bafllayacak olmas insanlar üzerinde ola- anüstü bir durum yaratmam fl gibi. "Biz y llard r savafl yafl yoruz. Bu ilk de il ki" diyorlar. Aksine insanlarda coflkulu bir hava gözlemliyoruz. Y llard r, ambargolarla açl, yoksullu u, bombalar yla zulmü yaflatan düflmanlar yla, Amerikayla karfl karfl ya gelmeyi, hesap sormay bekliyorlarm fl gibi görünüyorlar. Bugün düzenlenen büyük bir mitinge kat ld k, bütün canl kalkanlar olarak. Amerikan karfl t sloganlar n yaz l oldu u dövizler tafl d k. Grup Yorum ve stanbul Gençlik Derne i imzal dövizimizi ve "Bush ve Blair savafl suçlusudur, yarg lanmal - d r" pankart n tafl d k. Eyleme binlerce insan kat ld. Ayn gün içerisinde de iflik bölgelerde eylemler oldu. Di er bir Arjantili arkadafl, Rodrigo da gidiyor. O da Pancho'larla beraberdi sürekli. Konteyn r arkadafllar m zdan biriydi. Birbirimize "habibi" diyorduk. "Habibi" Arapça'da, samimi arkadafllar için kullan l yor. Bugün ayr ca rafinerideki evde kalan eski arkadafllar n büyük bir k sm buradan ayr ld. Ba dat'tan ayr lacaklar. Biz de bugün eve geçiyoruz. Konteyn rlarda Alman Jorgen kald, yaln zl seviyordu. fiu anda evde Amerikal Faith, Irak as ll Avusturalya vatandafl Usama, ngiltereden Phil, Fransa-

95 Ba dat ta 68 Gün 95 dan Luis, bir de Katalon arkadafl m z Guillermo kal yor. Bir de Ethem le birlikte üçümüz eklenmifl olduk. 18 Mart 2003 Sabah ilk ifl olarak evin camlar n, bombalama s ras ndaki herhangi bir patlamaya karfl bantlad k. Filistin Oteli'ne gittik. Bugün, internet ba lant - s nda sorun oldu u için kullanamad k. Türkiye den gelen bir gazeteci dostumuzun getirdi i, arkadafllar m z n gönderdi i malzemeleri ald k. Biraz para, Tav r dergisi, foto raf filmi, pil ve kay t kasetleri göndermifllerdi. Kültür Sanat Yaflam nda Tav r' n yeni say s n görebilmek bizi çok sevindirdi.

96 96 Canl kalkanlar anlat yor lk bomba... Toprak hayk r yor 19 Mart 2003 Her zaman oldu u gibi sabahtan otele gittik. Art k sald r y bekliyor herkes. Haz rl klar buna göre yap l yor, merak, endifle hepsi bir arada. Gece saat civar nda bir Amerikan TV'si arad. O anda Cihan uyan kt. Amerikal Faith'i sordu. Uyudu u için Cihan ile konufltu. Sabaha do ru gibi bombalaman n bafllayaca n, bu konuda ne düflündü ümü, ne haz rl klar yapt m z, korkup korkmad m z, s n a girip girmeyece imizi soruyordu. Haz rl klar m z tamamlay p bekledi imizi söyledim. Ayn zamanda, adam bomban n ilk at laca saati net bir flekilde biliyordu. Bize bu kadar net yans mam flt, fakat tahmin ediyorduk. fiöyle dedik telefondaki Amerikal ya: Amerika att ilk bombayla savafl kaybetmifl olacak. Tüm dünya Amerika n n gerçek yüzünü bi-

97 Ba dat ta 68 Gün 97 liyor art k. Bunu tekrar sergilemifl olacak. Bu bombalamalarda belki bizler de ölece iz. Tüm Irakl lar bunu yaflayacak, bizim de onlardan fark m z yok. Fakat tüm Irakl lar gibi ne bombalardan ne de ölmekten korkuyoruz. Amerika savafl suçlusudur. Katliamc d r... yi geceler dedi ve kapatt. Zaten telefondan sonra ben, saat gibi yat ld. Ve gibi yo un bombard manla uyanacakt k Mart 2003 Sabah saat gibi ilk bombalama sesleriyle uyand k. Bilinmezli e duyulan merak son buldu. Beklenen gerçeklefliyordu. Herkes uyan k. K yafetlerimizi giyip, d flar ya bakmaya ç kt k. Çat ya ç kt k ve bombard man, roket sald r lar n ve Irak savunma roketlerinin fl klar n izliyoruz. Ard arkas kesilmiyor. Kimi zaman daha yak na, kimi zaman daha uza a düfltü ünü hissediyoruz. Yak nlara düfltü ünde kap lar, pencereler, duvarlar ve hatta yer bile sallan yor. Adeta bütün gökyüzü ayd nland. Amerika Ba dat a att bombalarla, belli ki tüm dünyaya mesaj veriyor. Alev alev mesajlar. Ölüm ölüm mesajlar. Vahflet vahflet mesajlar ya yor gökyüzünden. Bombalar çok a r dövüyor her yan. Sesler kesilmiyor. Camlar sars l yor. Sanki yerin yüre ine kurflun s k l yor. Toprak ac yla hayk r yor sanki. Bu ses, at lan bomban n patlarken ç kard ses de il, yerin hayk rmas yd. Kutsal Irak topraklar yd buras, yüzy llarca savafllar, iflgaller gördü. Kaç tane devlet kuruldu, y k ld. Tarihi çok eskilere dayan - yordu. Ve flimdi, ambargo, yoksulluk, Amerika'n n daha önceki sald r s n n etkileri... Bu topraklar n ABD'ye öfkesi büyüktü. Nice çocuklar, analar, babalar, gençler düflmüfltü bu topraklara. Amerika'n n

98 98 Canl kalkanlar anlat yor ak tt kan deryay tutmufltu. fiimdi her bomba düfltü ünde hayk r yordu toprak; "ci erime saplad n bu her bomba senin h flm n olsun, öfkemiz tutsun seni..." Ve at lan her bomba öfkeyi, kini, ayn zamanda umudu biriktiriyordu, bir kere de Amerika'n n üstünde patlamak üzere. Herkes sakin. Ne olabilece ini, o anda nerelerin dövüldü ünü konufluyoruz. Bize yak n birçok yere de bombalar at ld. Yo un bombard man, saat 07.30'a kadar aral ks z sürdü. Ard ndan tekrar uyuduk. Bugün flehre inemedik. Hiçbir araç yok. Sokaklar sessiz, yollarda pek kimse yok. Ö lene do ru Dr. Abdulrezzak El-Haflimi ziyaretimize geldi. Asker k yafetleriyle. Yan nda birkaç asker daha var. Bir ihtiyac m z olup olmad n sordu, sohbet ettik. "Kusura bakmay n, asker k yafetiyle geldi im için. Ülkeye gelen yabanc larla, sizlerle ilgileniyorum, ama ayn zamanda benim görevim bu. Her an haz rl kl olmam z laz m" dedi. Dr. Haflimi, gayet a rbafll, so ukkanl, sakin birisiydi. Onu asker k yafetiyle, komutan haliyle görmemiz bizi daha çok sevindirmiflti. Sald r bafllad - zaman, baz görevliler sürekli askeri k yafetle dolaflmaya bafllad lar. So ukkanl yd lar. nsanlara umut vermeye çal fl yorlar. flgale kadar, son ana kadar, insanlar n motivasyonunu diri tutmaya çal - fl yorlar. Irak halk da sakin, hiçbir telafl belirtisi yok. Savafllara al flm fllar. Önlemlerini al yorlar fakat, ne yapal m koflullar böyle diyorlar. Ölümden çok da korkmuyor gibi bir halleri var. Dr. Haflimi buradayken Irak televizyonu da geldi, bizimle röportaj yapt lar. Bu görüflmelerin ard ndan otele gidip arkadafllar m z n maillerine cevap verdik, tekrar döndük.

99 Ba dat ta 68 Gün 99 Akflam civar nda bombalama ve uçaksavar at fllar yine bafllad. Bombalama bafllarken, üç defa sirenler çal yor. Sakinleflip, duruldu unda uzun bir siren sesi duyuluyor. Bir dönem sonra, art k sirenler yetiflememeye bafllad. Çünkü her an, gün içerisinde de bombalamalar bafllad. Sald r n n ilerleyen günlerinde art k siren seslerini duymamaya bafllad k. Bizim için, uçak sesi demek bomba demekti. Ne zaman bir uçak sesi duysak, ard ndan bomba da geliyordu. Birkaç saat yo un bir flekilde sürdü. Gökyüzünden görülebiliyor, çat ya ç k p foto raf çekmeye çal flt k. Bu arada Irak' n, Amerikan roketlerini vurmak için gönderdi i roketlerden birisinin parças bizim arka bahçeye düfltü. Birden, bir gürültü geldi, k sa bir süre sonra Eylül, Ethem ve di er arkadafllar gülerek afla geldiler. Arka bahçeye bir parça düflmüfltü ve duman ç kararak sönmüfltü. Bunun gürültüsünü ve duman n gören arkadafllar, galiba roket sanm fl, kendilerini korumaya çal flm fllar. Guillermo da, takla atarak, siper al yormufl gibi yere, bir köfleye atlam fl. Sonra herkes kendi haline gülmeye bafllam fl. Guillermo'nun o halini görünce de kahkahalar patlatm fllar. Guillermo, spanya'da yaflayan, Katalonya'n n ba ms zl n savunan bir partinin taraftar. Kendisi için; "Ben Komünistim" diyor. Paylafl mc biri. Yan nda bir de kurflun geçirmez yelek getirmifl. Bombalama bafllay nca, onu giyor. Sonra bu kahkahalarla gülmenin, olay n floku veya stresten kaynakl oldu unu düflündük. Akflam, ilk bombalamada 15 civar nda Irakl 'n n hayat n kaybetti ini ö rendik. Ayr ca, Irak' n da, bir tanesi Kuveyt'te bir tanesi Katar'da olmak üzere iki tane askeri hedef vurdu unu ö rendik.

100 100 Canl kalkanlar anlat yor 21 Mart 2003 Sabaha karfl yine sars ntl larla ve bomba sesleriyle uyand k. Uyumaya bafllayal bir ya da iki saat olmufltu. Hemen ayakkab lar m z giyip çat ya ç kt k. Tam tepemizden geçiyor bombalar. Amerika o kadar çok bomba at yor ki, kafam z nereye çevirece imizi flafl r yoruz. Her taraftan bombalar ya - yor, bir ya mur gibi. 1991'deki Körfez Savafl 'n yaflam fl Irakl komflular m z, bu iki gün içinde düflen bombalar n o günkünden daha çok oldu unu söylüyorlar. Sabah kahvalt dan sonra bir Irak televizyonu daha geldi. Hepimizle röportaj yapt lar. Bundan sonra ne düflündü ümüze iliflkin, mesajlar m za iliflkin sorular sordular. Kararl oldu umuzu, bütün Irak halk ne hissediyorsa onu hissetti imizi anlatt k. Amerikan emperyalizmine karfl öfkemizi kendi dilimizde ifade ettik. Filistin Oteli'ne gitti imizde, di er canl kalkan arkadafllarla görüfltük. Birbirimizi çok merak etmifltik. Kucaklaflt k. Herkes bombalama s ras nda duygular n anlatt. Sonra sveçli bir gazeteciyle ve Show TV ile röportaj yapt k. Hava kararmadan önce rafineriye döndük. Havan n kararmas bombalaman n yeniden bafllamas demekti. Yol boyunca bombalanm fl pekçok bina gördük. Y k lm fl, harabeye dönmüfltü. Yine hava karar r kararmaz bafllad lar. En tehlikelisi beyinlere ya an bombalard. Bu görüntülerin bütün dünyaya izlettirildi ini, hem de naklen izlettirildi ini biliyoruz. Ben yenilmezim, kim bana baflkald r rsa ezer geçerim düflüncesini beyinlere kaz mak için yüzy ld r emperyalizmin kulland bir yöntem bu. Zulüm, vahflet ve ölüm. fiimdi fark, daha modern silahlarla ve çok daha dizginsiz bir flekilde yap yor olmas.

101 Ba dat ta 68 Gün 101 Ama baflaramayacak, biliyoruz. Halklar böyle bir zulme ilelebet boyun e emezler. Yaflamak zorundalar, doymak zorundalar, adalete kavuflmak zorundalar... Ve bunun için direnmek zorundalar. Halklar bu gerçe i gördükçe, bu düflen bombalar n etkileri de silinip gidecek. Amerika tüm dünyay yok edemez ya, hepimizi öldüremez ya!... Bombalama bir an kesildi. Kanal 7 televizyonu haberlerde canl ba lant yapt. Cihan, "Moralimizin iyi oldu unu, türküler söyleyip halaylar çekti- imizi, bizim bu koflullar bilerek geldi imizi söyledi." Telefonun öbür ucundaki bizim moralimizden etkilendi, sevindi. O s ralar Amerikan karfl t bir yay n yap yor Kanal 7 televizyonu. Akflamki ba lant da da bunlar özellikle vurgularsan diye de ekledi telefonu kapatmadan önce. Konuflurken, Irakl yetkililer Amerikan uydular - n n tespit yapabilece ini, sinyallerin bombalar için çekim alan oluflturaca n belirterek telefonun kapat lmas n istiyorlar. Di er arkadafllar Cihan n yan bafl nda bombalar n çok yak na düfltü ünü anlat yor. Henüz biz kapatmam flken ba lant kesildi. Telefonun öbür ucunda bir ses vard. Bu kifli rafinerinin restoran ndan ar yordu. Görevlilerin telefonu kesti ini, uyaracaklar n düflünüyoruz. Telefondaki ses, bu akflam yeme e gelecek misiniz diye soruyor. Gelebiliriz deyip kapatt Cihan, sonra gülmeye bafllad. Bu, restorandaki aflç m zd. Röportaj n ortas nda ara hattan aram fl, fark nda olmadan di- er telefonun kesilmesine neden olmufltu. Biz bombalamadan konuflurken, karfl daki ses birden yeme i konuflmaya bafllam flt. nsanlar bomba alt nda günlük ifllerine devam ediyordu. Bombalama yo unlaflt. Alev toplar gökyüzünü ayd nlat yor. Geç saatlere kadar hiç kesilmedi. Bu

102 102 Canl kalkanlar anlat yor kadar uzun süre devam etmesi, insanda hiç kesilmeyecek duygusu uyand r yor. Telefonun kesilmesinden dolay kayg ya kap lm flt k. Çünkü telefonda flu anda bombalama oldu- unu söylemifltik, yak n m zda oldu undan bahsetmifltik ve ard ndan telefon da kesilince... Dinleyenlerin bize bir fley oldu unu düflünebilmeleri kayg s vard. 22 Mart 2003 Otele gitti imizde, birçok TV kanal n n, Türkiyeliler de dahil s n r d fl edildi ini ö rendik. CNN ve BBC televizyonlar n n ard ndan baz di er televizyonlar da gönderilmiflti. Yine de televizyoncular kalabal kt. Türkiye'den de HA kalm flt. Televizyonlar n ço u yalan haberler, çarp tma haberler veriyorlard. Anti-propagandaya hizmet ediyorlard. Kolayca Irak aleyhine yönlendirilebiliyorlard. Irak, çok zarar görmüfltü bunlardan. Medya ba ms zl diyorlar, ama öte yandan resmen Amerikan aç klamalar n gerçekmifl gibi verip, Irak yok edilmesi gereken diktatörün ülkesi olarak gösterip sald r y meflrulaflt r yorlard. Bizim ülkemizden biliyoruz bu medyay. Hapishanelerdeki katliamda neler yazmad lar. Tutsaklar n birbirlerini yakt n, kurflunlad n, asl nda ölüm orucu olmad n söylemediler mi; tüm bunlar yalan ç kt nda da hiçbir özelefltiri yapma gere i dahi duymad lar m? Biraz önce anlatt m z beyinlere düflen bombalar n yard mc s bunlar. Amerika ne yaparsa do ru yap yor, direnen herkes terörist demagojisini hep bunlar iflliyor. Aç ktan, dolayl haberlerle hep bunlar beyinleri zehirliyorlar. S n r d fl edilen Tv lerin kimisini biliyoruz. Mesela CNN Türk. Ne yapar bu Tv habercili e dair? Hiçbir fley. Resmen Amerikan propagandas yaparlar. Yalan

103 Ba dat ta 68 Gün 103 söylerler. Çarp t rlar. Halk yoktur yay nlar nda. Mazlumlar, ezilenler hiç olmam flt r. Do an Medya n n gazeteleri ne ise, televizyonlar da o. Bu kez ö le saatlerinde bafllad bombalar düflmeye. Bir yandan bombalar düflerken biz de rafineriye dönmeye çal fl yoruz. Otelden d flar ya ç kt - m zda üç ayr yerden siyah dumanlar yükseldi ini gördük. Yol boyunca böyle görüntülerle çok karfl - laflt k. Her taraftan siyah dumanlar yükseliyordu. Her geçen gün bombalanan yerlerin say s art yor. Araban n cam nda flehrin günden güne nas l de iflti ini izliyoruz. Bu görüntüler içimizi burkuyor. Sokaklarda eskisi gibi çok insan yok art k. Ama insanlar savafla ra men ifllerine devam ediyorlar. Genel anlamda umutsuzluk yok. Bombalamada kaybettikleri yak nlar için büyük ac duyuyorlar ama, daha çok öfkeleniyorlar Amerika'ya karfl. Ve asla buralara giremez, burada bar nd rmay z onlar, çocu umuzun, anam z n, babam z n katili onlar diyorlar. Rafineriye geldi imizde Cumhuriyet gazetesi arad, röpörtaj yapt. Sald r hakk ndaki düflüncelerimiz, bundan sonra neler yapacaklar m zla ilgili olarak konufltuk. Uyku yüzü yoktu art k bizlere. Tam yat yoruz, siren sesleri gelmeye bafll yor. Birkaç saat aradan sonra sabaha karfl yine bafllad bomba sesleri. Yine belli bir süre böyle devam etti. Bombalar alt nda yafl yoruz, Irakl kardefllerimiz gibi. Ama hiçbir tereddüt yok içimizde. Dolu dolu kardefllerimiz diyebilmek büyük bir güç veriyor bize. Arab, Fars, Türkü, Kürdü, Avrupal s, Asyal s, Latin Amerikal s ile halklar n kardeflli ine inan yoruz. Devrimcilerin en temel özelliklerinden biridir bu. Burada bulunmam z da bu yüzden. Ve bu düflüncelerimizin güçlü olmas ndan kaynakl dönme-

104 104 Canl kalkanlar anlat yor yi hiç akl m zdan geçirmedik. 23 Mart 2003 Filistin Oteli'ndeyiz yine. Di er tesislerde kalan arkadafllarla görüfltük, sohbet ettik. nsanlar savafl s ras nda birbirine daha çok yak nlafl yor. Herkes birbirini merak ediyor. Tüm arkadafllarda büyük bir üzüntü var. Çünkü günlerdir yüzlerce, binlerce hatta say s n bile tahmin edemedi imiz insan katledildi. Amerikan iflgalcileri flehre girdi inde veya herhangi bir tesise bomba düfltü ünde ve bundan sonraki yapacaklar m z üzerine yar n için bir toplant ayarlad k. Umar z yapabiliriz. Yar n ne olaca bu koflullarda elbette hiç belli de il. Biz buradayken de bombalama devam ediyor. lk günkü yo unlukta olmasa da sürüyor. Ba dat n içi birden hareketlendi. Bombalayan uçaklardan birinin bas n merkezinin yak n ndaki köprü civar na düfltü ünü ö rendik. Tv ler halk n ve askerlerin pilotlar arad klar n gösteriyor. 30 dakikal k aramadan sonra sevinç gösterileri aras nda pilotun yakaland belirtildi. Oteldeki Irakl lar, pilotun yakalanmas ndan dolay çok sevindiler. Tabii bizler de çok mutlu olduk. Hep birlikte, pilotu yakalayan amcay alk fllad k. Televizyonun karfl s nda bu tür görüntüler gördü- ümüzde; örne in Amerikan helikopterinin, uça - n n düflürüldü ü, tanklar n n imha edildi ini gördü ümüzde bir bayram, bir zafer havas olufluyordu. Kim bilir nereleri bombalam flt att bombalarla. Onlara sadece emir kulu demek yeterli olmuyor. Çünkü bu ifli gönüllü olarak yap yorlar. Afganistan bombalarken kendimi futbol maç nda gibi hissediyorum diyen Amerikan pilotu geliyor akl -

105 Ba dat ta 68 Gün 105 m za. Paral katliamc lar bunlar. Beyinleri ve bedenleri Amerikan tekelleri taraf ndan sat n al nm fl, kibirli, bütün dünya halklar na tepeden bakan yarat klar. nsan demeye dilimiz varm yor bunlara. Ne için, hangi amaçla bu sald r n n yafland biliniyor. Bu s radan bir savafl de il ki, onlar asker ne yaps n denilsin. Bütün dünyan n karfl ç kt bir sald r y gerçeklefltiriyorlar. Eminiz Irakl lar n eline düfleceklerini hiç ak llar ndan geçirmemifllerdir. Öyle anlatm fllard r onlara. Tatile gidiyoruz demifllerdir mesela, o bildik Amerikan sululu uyla. O pilot için tatil bitti. Gerçek hayat bafllad art k. Tepesine bombalar ya d rd halkla göz göze gelecek kaç n lmaz olarak. Amerikan imparatorlu unun pazar alanlar n ele geçirme savafl na kat lmay, petrole, bir ülkeye el koymak için giriflti i bu sald r ya kat lmay kendisi seçti. Belki az önce Irakl bir k z çocu unun körpecik bedenini paramparça etti ve yan ndaki pilotla elleri flaplat p çak çak yapt lar, hurra çektiler, tam isabet Corç dediler belki de... Bugün alt Güney Afrikal canl kalkan, bizim bulundu umuz yerdeki konteyn rlara yerleflti. Yafllar ortalama olarak civar nda. çlerinden iki arkadafl biraz daha genç. G.Afrika'da Türkiyeli üniversite ö rencisi arkadafllar n n bulundu unu anlatt lar. S cak kanl lar. Bombalar düflerken gelmifl olmalar, Amerika n n yaratmak istedi i korkunun öyle çok da etkili olmad n n bir örne i. Akflam ve gece her zamanki gibi bombalamayla geçti. Sabah saatlerine kadar. Evimiz genelde sakin, biraz bizim gürültümüz oluyor o kadar. Faith yafllar nda, Usama yafllar nda, Ethem 40 civar nda, Jorgen 40 civar nda. Phil, Guillermo, Eylül ve Cihan onlardan bir kuflak sonra. yi anlafl yoruz tümüyle. Bir flans m z da, evde hep

106 106 Canl kalkanlar anlat yor a r bafll, iyi insanlar n olmas. Bu bizim rafineri evine özgü bir fleydi, iflin do rusu. Di er tesislerde, tart flmalar, birbiri hakk nda ç kar hesaplar, uyuflturucu kullananlar, ahlaks zl k yapanlar, bencillik yapanlar... Avrupa kültürünü buraya da getirmifllerdi. Bizim evdeki yabanc lardan özellikle Faith ve Phil'in yaflam tarz çok farkl. Paylafl mc l klar, sorumluluklar, ciddiyetleri çevresindeki insanlar da etkiliyor. 24 Mart 2003 Elektrik tesisinde kalan arkadafllar n iste i üzerine Vatikan Konsoloslu u ve Küba Konsoloslu- u'na gidilecek. Baz canl kalkanlar daha önce Vatikan'la görüflmüfltü. Amerikan askerleri geldi inde ve Irak hükümetiyle canl kalkanlar aras nda beklenmedik bir problem ç kt nda bu konsolosluklara gidebiliriz diyorlard. Bu beklenmedik dedikleri problem; rehin alma, Amerika'ya karfl kullanma gibi. Saddam, ufak bir ihtimal de olsa böyle bir fleye baflvurabilir diyorlard. Daha önceki yapm fl oldu- umuz tart flmalarda ve birço unun genel ruh halinde böyle bir kayg var. O dönem biz de tam güvenilir bir diyalog kuramam flt k. Bunun en büyük sebebi de, canl kalkanlarla birçok problemin yaflanmas, hükümetin genelleme yapmas, ve bizi iyi tan yamamalar yd. Sonradan bu kaynaflma sorunu çözülecekti. Seçici olmaya bafllayacaklard. Tan - d kça, davran fl biçimleri, yaklafl mlar da daha samimi, güven verici olmufltu. Art k telefon ba lant lar da kurulam yor. Dün ayarlad m z toplant y yapt k. Toplant y biz organize ettik. Herkes çok da n k davranmaya bafllam flt. Düflünceler kar fl k. Her fley kendili inden ilerliyor, kopukluk yaflan yor. Bu nedenle böyle bir ihtiyaç hissetmifltik.

107 Ba dat ta 68 Gün 107 K saca, ald m z kararlar flunlard : - Bütün canl kalkanlar n nerde durdu unun, kaç kifli olduklar n n listesi yap lacak, hem kendimiz hem medya için. - Her tesiste bir kifli iletiflimi kolaylaflt rmak aç - s ndan sorumlu olacak. - Bundan sonra her gün belli bir saatte düzenli olarak kendi aram zda görüflece iz. - Herhangi bir sitenin bombalanmas nda veya baflka bir geliflmede bilgilendirme amac yla, iki telefon belirlendi. Biri Daura elektrik tesislerinde, di- eri bizim tesiste. - Bundan sonra etkinliklere, eylemlere devam edilmesi gerekti i noktas nda hemfikirlik sa land. fiimdi saat Tam toplant y bitirirken 3 tane art arda güçlü bomba yedik, otele uzak de il galiba, sars nt çok oldu... nsanlarda panik yok. Ç - k p d flar ya bakt k, nereyi vurdular diye fakat göremedik. Hava kararmadan rafineriye döndük. Ara ara bombalama bafll yor ve kesiliyor. Gece boyunca sabaha kadar böyle devam etti. Art k gün ve geceler birbirine kar flm flt. Günlük uyku sürelerimiz ikifler üçer saat oluyor.

108 108 Canl kalkanlar anlat yor Bombard man alt nda yürüyüfl 25 Mart 2003 Görevliler, petrol bakan n n ve dünya bas n ndan gazetecilerin rafineriye gelece ini söyledi. Her tesiste canl kalkanlarla ilgilenen görevliler var. Bunlara "muhabarat" deniliyor. Muhabaratl k polislik gibi bir fley, fakat silah tafl m yorlar. De iflmeli olarak çal fl yorlar. ki tanesi idare edecek derecede Türkçe konuflabiliyor. Petrol bakan ve gazetecilerin geldi i söylendi ve biz de onlar n bulundu u yere götürüldük. Bakanla tan flt r ld k. Gazetecilere demeçler verdik. Petrol Bakan bir aç klama yapt. Rafineri içerisinde çekimler yap lmas n n ard ndan, di er gazeteciler otobüsle geri götürüldü. Sadece Irak televizyonlar ve petrol bakan kald. Rafinerinin restoran na geçtik ve Irak televizyonlar bizimle tek tek röportaj yapt. Ça r yapt k televizyondan: "Tüm Irakl lar Amerika'n n bu sald r s na karfl birlikte hareket etmelidir. Onlar bize haks z yere sald r yorlar. Bu savafl

109 Ba dat ta 68 Gün 109 Amerika'n n emperyalist savafl d r, ç kar, petrol savafl d r. Ortado u'yu ele geçirme savafl d r. Sokaklara ç kal m, öfkemizi göstermeye devam edelim. Bombalara inat eylemlerimize devam edelim. Onlar sürekli katlediyor, yok ediyor. Bunu engellemek istiyorsak sesimizi ço altal m. Bizler sizin yan n zda, mücadelenizde yer almak için geldik." Türkçe yapt m z konuflmay, bir Irakl muhabarat çevirdi. Ebu Ahmet. Bizimle iyi bir iliflkisi var. Bize tehlikeli bölgeleri söylüyor ve buralardan fazla geçmememizi söylüyor gizlice. Çünkü bunlar gizli, pek kimsenin bilmedi i fleylermifl. Hele bir muhabarat n söylemesi, ölmesine bile sebep olabilir. Bize güvenmiflti. Babas stanbul Sultanahmet'te bir otelde resepsiyoner olarak çal fl yor. Dört çocuk babas. Ailesi bombalar n çok yo un oldu u Daura ilçesinde kal yor. Bu nedenle sürekli kayg l. S k s k kontrol etmeye gidiyor. Bir gün gitti inde evinin y k lm fl, ailesinin yok edilmifl olaca- n düflünüyor hep. Merkeze indik. Bombalamalar artarak devam ediyor. Her gün aileler yok oluyor, binalar y k l yor, hastane önleri ölüler ve yaral larla doluyor. Bugün saat: 13.30'da en kalabal k say y oluflturan Japon grubu Filistin Oteli önünde bombalamay protesto eden sloganlar atmaya bafllad. Biz gördük, kat ld k. Fransal, Arap as ll bir arkadaflla koflarak, canl kalkan ofisinden pankartlar getirdik. Bu eyleme çok sevinmifltik. Say m z art nca otel önünden yürüyüfle geçtik. O an bombard man devam ediyor. Firdevs Meydan 'na ç kt k. Bombalama oldukça sloganlar m z daha da gür ç k yor. Bo azlar m z patlarcas na at - yoruz sloganlar. Firdevs Meydan 'ndan, El-Sadun Caddesi'ne döndük ve cadde boyunca sloganlarla yürüyoruz. Yolda görenlerin kimi yürüyüfle kat l -

110 110 Canl kalkanlar anlat yor yor kimi destek sloganlar at yor. Do all nda geliflen eylem, yaklafl k 40 dakika sürdü. Dicle nehri k y s ndan dönerek tekrar otelin önüne geldik. Bugün çölde büyük bir kum f rt nas var. Bu nedenle flehir içerisinde bile pek kimse d flar da duram yor. Bir de bombard man devam ediyor. Eylem de bu kum f rt nas ve bombard man alt nda yap lm fl oldu. nternetten ç k fl n ald m z Ekmek ve Adalet Dergisi'ni okuduk. Saat 20.00'ye do ru bombalamalardan kaynakl elektriklerimiz kesildi. 26 Mart 2003 Dr. Haflimi, bizim evde kalan Phil, Jorgen ve Guillermo'yla özel bir toplant yapt ve güvenlik, gizli sebeplerden kaynakl, ülkeyi terk etmelerini istedi. Ayn flekilde baflka tesislerde kalan birkaç arkadaflla da daha önce konuflmufl. Haflimi, konufltu u kiflilere: "Güvenlik ve gizli nedenlerden dolay sizden ülkeden ayr lman z istiyoruz. Size s n rdan ç - k fl için kolayl k sa layaca z." demifl. fiafl rm flt k. Böyle bir fley beklemiyorduk. Bu haberi duyan di er canl kalkan arkadafllardan da tepki gösterenler oldu. Sunulan gerekçenin çok anlams z oldu unu söylediler. çlerinden onlarla birlikte gitmeyi düflünenler oldu. Ethem de gidece ini söyledi. Ama net de il. Bu yüzden kafas zaten net olmayanlar n, kar flmas için uygun bir ortam vard. Bu geliflme birçok insan olumsuz etkiledi. ki gün sonra 5 kiflinin gitmesinin bir sebebi de bu oldu, kendilerince. Daha önceki tart flmalardan ve baz gerekçelerden dolay birçok insan gitmiflti. Kimi arkadafllar da bu tip ortamlarla ve tart flmalarla karfl laflmamak için bulundu u tesisten ç km yordu. Çünkü otel çevresinde farkl bir hava dönüyordu. Gazete-

111 Ba dat ta 68 Gün 111 cilerin felaket tellall, baz yabanc lar n moralleri bozmas, tart flmalar, gidiyor musun, kal yor musun konuflmalar. Hep ayn sorular ve sorunlar. Ve üstüne s n rd fl etme meseleleri insanlar n motivasyonunu da t yordu. Biz de yine insanlarla konuflmaya çal flt k. E er Irak hükümetinin yanl fl yapt n düflünüyorsan z ya da bir yanl fl yapm fl olsa bile bu bizleri etkilememeli diye anlatt k. Biz de bu arkadafllar seviyorduk, en zor koflullarda pek çok fley paylaflt k. Ayn evde kal yorduk. Bombalamalar birlikte yaflad k. Kimi zaman teselli ettik birbirimizi kimi zaman kahkahalar m z kar flt birbirine. Ama böyle düflünüp duygular m zla hareket etmememiz gerekiyordu. Yorum yapacak bilgiye sahip de iliz en az ndan. Diktatördür yapar, deyip iflin içinden kolayca s yr lmak, bunu gitmek için bahane yapmak bize hiç dürüst bir yaklafl m gelmiyor. Onaylamasak da, bizim burada kal fl amac m z farkl. Ve savafl koflullar na göre düflünmeli, onlar n da böyle düflündü- ünü bilmek durumunday z. Yüzlerce kez bunu di- er arkadafllara da anlatt k. nternet-telefon ba lant lar n n kopmas sonucu arkadafllar m za yine ulaflamad k. Meraktay z, onlar n da bizi çok merak ettiklerini biliyoruz. Yüreklerinin bizimle birlikte oldu unu biliyoruz. Akflam saatlerinde rafineriye döndük. Yar n ayr - lacak arkadafllar haz rl klar n yaparken, Ethem de karar n verdi ini ve gidece ini söyledi. Onlarla son gecemizdi. Birlikte yaflad m z an lar m z yeniden sohbetlerimize gelip oturuyor do al olarak. Guillermo'nun bize her sabah komik aksan yla yoldafl diye seslenirdi. Sürekli konuflurdu. Karfl - s ndaki Katalonca veya spanyolca bilmedi i için anlayamazd ama o yine de konuflurdu. ngilizce de

112 112 Canl kalkanlar anlat yor bilmiyordu. Bildi i birkaç kelimeyle anlaflmaya çal fl yorduk. Amerika'n n ismi geçti inde "Yankee ta ta ta ta... " diye silah sesi ç kar yordu. Ellerini de bir kalaflnikof tutuyormufl gibi yap yordu. "Emperyalisma Yankee Finito" diyordu. Emperyalizmin yankilerini bitirece iz diyordu kendi diliyle. Biz de mecburen ö reniyorduk birkaç kelime. Ya da bazen bildi imiz ngilizce kelimelerin sonuna "t -to" eklerini koyarak anlatmaya çal fl yordu. Sanki böyle yap nca Katalanca konuflmufl oluyorduk. Bu da çok komik oluyordu tabii. Ethem sürekli bizimle birlikteydi. Tabii üzülüyordu insan onlar n gidecek olmas na. Art k evde dört kifli kalacakt k. Faith, Cihan, Usama ve Eylül. 27 Mart 2003 Ö leye do ru Phil, Jorgen, Guillermo ve yanlar nda Ethem, Michel, Osman Akkufl ve bir arkadafl gitti. lk dönemden sürekli beraber hareket etti imiz son kifli idi Ethem. Phil ngiltereli, Guillermo spanya'dan Katalan'd, Jorgen ise Almanyal 'yd. Phil di er Avrupal lar'dan çok farkl geliyordu bize. Kültürüyle, davran fl yla, paylafl m yla, sayg s yla, ilgilenmesiyle klasik Avrupal gibi de ildi. T pk Amerikal Faith gibi. Guillermo da Katalonya bölgesinin özgürlü ünü savunan Avrupal bir komünist oldu unu söylüyordu. Bizi çok seviyordu, düflüncelerimizi biliyordu. Ç kar hesaplar yoktu. Saf ve rahatt. Jorgen de Almanyal bir anarflistti. Stuttgart'ta oturuyordu. Baz Türkiyeli müzik gruplar n dinledi ini, belki bizi de dinlemifl olabilece ini, takip etti ini söylüyordu. Sessiz, kendi halinde biriydi. Özellikle Phil ve Guillermo'nun gönderilmesini hiç beklemiyorduk. Ama ona ra men çok kesin emin olam yorduk.

113 Ba dat ta 68 Gün 113 Yine de Irakl lar'a güvenmeye çal fl yorduk. Belki bildikleri bir fleyler vard r diyorduk. Phil'in bir laptop bilgisayar vard. Evde bununla yaz lar yaz yordu, ngiltere'ye gönderiyordu, Guillermo da di er oteldeki spanyol arkadafllarla görüflüyordu. Birkaç defa eve gelmemiflti. Belki bunlar düflünerek karar vermifl olabileceklerini düflündük. Guillermo'nun görüfltü ü kifliler antiemperyalist bir gruptu. Irakl yetkililer çok zarar görmüfltü, ajan faaliyetlerinden. En son mücahitlerin bir otelde kald ö renilmiflti ve bu otel (Ba dat Oteli)'e roket at lm flt. Bundan kaynakl önlemlerini art r yorlard. Özellikle savaflta direkt Amerikan iflbirlikçili i yapan ülkelerin vatandafllar na dikkat ediyorlard. Müslüman ülkelere daha yak nd lar. Baas, küçük burjuva milliyetçi bir iktidard sonuçta. Her akflam oldu u gibi televizyonu izliyoruz. Ama pek bir fley anlayam yoruz. Üç tane Irak kanal var. Bu kanallarda sürekli propaganda yay n yap l yor, motivasyon yüksek tutulmaya çal fl l yor. Her gün yeni flark lar haz rlan yor, bunlara klipler çekiliyor. Kad nl erkekli hepsinin elinde silah Amerika'ya karfl söylenen bir sürü flark ve klipler. Ama mutlaka içinde Saddam' n ismi de geçiyor. Bunlardan baz lar ritmiyle bizim de hoflumuza gidiyor. Düflman n ne kadar uzakl kta oldu una, flimdiye kadar kaç kiflinin hayat n kaybetti ine dair net bir bilgi alam yoruz. Komflular m zla konufltu- umuzda onlar da net bir fley bilmediklerini sadece tahminlerini söylüyorlar. Bombalama yeniden bafllad. Rafineri alan içerisinde bir ufak kule isabet ald. Patlay p yand fakat biz ilk önce anlamam flt k. Çünkü büyük bir sars nt duymad k. Bize uçaklardan at lan küçük çapl bombalardan oldu unu söylediler. tfaiye k sa sü-

114 114 Canl kalkanlar anlat yor rede söndürdü. Sonradan isabet alan bu yeri gördük. Küçük çapl bir hasar b rakm flt. Bu gece sabaha kadar bombalamalar sürdü. Her taraf sallan yor yine. Art k günlük yaflam m z bombalarla geçiyor. Çamafl r y karken, kitap okurken, yaz yazarken, sohbet ederken... sürekli bomba sesleri. Bombalara al fl l r m? Al fl yorsunuz! Sirenler de çalm yor art k. Bombalaman n belli bir zaman, an yok. Her taraf, her an bombalan - yor. Ama bizler art k al flm fl gibiyiz. Eskisi gibi çok tepki vermiyoruz. Yapt m z ifllere devam ediyoruz. Bizlerle birlikte kalan görevliler bombalardan korkmad m z görünce çok flafl r yorlar. Onlardan biraz Arapça ö renmeye çal fl yoruz. Türkçe'de, Arapça'ya benzeyen kelimeler ya da ayn kullan lan kelimeler çok. Bu kelimeleri söyledi imizde çok mutlu oluyorlar. 28 Mart 2003 Ö lene do ru büyük bir patlama oldu. Bu at lan birkaç tonluk bombalardand herhalde. Bu patlamadan dolay canl kalkanlar n kald di er tesislerin camlar k r lm fl. Ö leden sonra Filistin Oteli'ne gittik. Medya Center' n çat s na ç k p eylem yapt k. Pankartlarla ve sloganlarla Bush'u, Blair', Aznar', yalanc medyay protesto ettik. Bombalaman n durmas n istedik. Bize afla dan destek veriyorlard. Alk fll yor, sloganlar m za efllik ediyorlard. Ve tabii medya da mecburen çekim yapmak zorunda kald. Ama aralar nda yine bizleri görmemezlikten gelenler vard. Eylemimiz s ras nda birkaç bomba düfltü. Biz de her bombada daha çok ba rd k. Daha bir gürleflti

115 Ba dat ta 68 Gün 115 sesimiz. Eylem sonunda da hepimizin sesi gitti zaten. Eylemde daha çok öfkemiz ön plana ç kt. Hiç kimse daha önceki eylemlerimizdeki gibi gülmüyordu. Gülümseyemiyordu bile. Bu do all nda geliflen bir fley. Hepimiz çok öfkeliyiz. Amerika'ya lanetler okuyoruz. Çünkü say s z insan katletmiflti ve her an katletmeye devam ediyordu. Öfkeden, duydu u ac dan a layanlar bile oldu eylem s ras nda. Sonra afla da bizlere efllik eden insanlarla konufltuk. Bizlerin hala Irak'ta olmam zdan dolay çok mutlu olduklar n, bizlere minnettar olduklar - n söylediler. çlerinde bombalamalarda yak nlar n kaybedenler de vard. letiflim yollar kapal. Dün akflamki bombard - manda yine iletiflim kulesini vurmufllar. nternet ba lant s yok. Telefon da sadece ngiltere'ye ve Amerika'ya aç labiliyor, ilginç bir flekilde. Bir de spanya'ya olsayd tam olacakt herhalde. Gece eve gelen komflu iki Irakl ve di er arkadafllarla sohbet ettik. Bu arkadafllar bazen u ruyorlar. Aileleri gitmifl, kendileri silahlar yla evde bekliyorlar. Buradaki her aileye silah da t lm fl hemen hemen. Bu gece bombalama öncekilere göre az oldu. 29 Mart 2003 Birkaç gün içerisinde küçük bir konser vermek istedi imizi söyledik. Önerimizi hemen desteklediler. Di er yabanc lardan flark söyleyenler ve Irakl müzisyenlerle beraber (bu koflullarda bulmak biraz zor ama...) yapmay düflünüyoruz. Moral konseri gibi. Son dönemlerde etkinlik yok, canl kalkanlar tesislerde duruyor. Bu, onlar n moral bulmas için de iyi olacak diye düflünüyoruz. Amerika'n n katil uçaklar n n bombalad iki

116 116 Canl kalkanlar anlat yor yeri ziyaret ettik. Birinci yer bir pazar yeri. 6-7 tane yan yana dükkan paramparça olmufltu. Daha bu sabah bombalam fllard buray. Gördü ümüz görüntüler gerçekten insan n içini ürperten görüntülerdi. Hala ölen insanlar n kanlar, et parçalar, paramparça k yafetler, ayakkab lar duruyor. Halk feryat figan içinde a tlar yak yor, Amerika'ya lanetler ya d r yor. Annesini babas n kaybetmifl çocuklar, yavrusunu yitirmifl analar beddualar ediyor. Yafll bir amca da ba rarak bizlere sitem dolu sözler söylüyor; - "Neden buraya geldiniz. Gidin Bush'un yan na. Biz onlara ne yapt k. Niçin bizi öldürüyorlar. Keflke olmaz olsayd petrolümüz metrolümüz. S rf bu yüzden öldürüyorlar bizleri. Ben bugün o lumu kaybettim burada. Gidin söyleyin onlara defolup gitsinler topraklar m zdan... Niye buradas n z, gidin onlara hesap sorun. Biz de, "elbette soraca z. Çekti iniz her ac n n hesab sorulacakt r" dedik. Att klar bomba tonlarca a rl ktayd herhalde ki, kocaman çukurlar açm flt pazar n dört bir yerinde. Bir bomban n isabet etti i bu yerde gündüz saati kalabal nda toplam 58 insan yaflam n yitirdi. kinci yer ise Al-Yarmuk Hastanesi'nin arka taraf nda. 5 bina yerlebir olmufl. Toplam 12 kifli ölmüfl burada da. 7'si çocuk. Y k nt lardan arta kalan, oyuncak bebekler, eflyalar ortal kta. Buradan sa lam gibi görünen bir Arapça kaseti özenle temizleyerek yan m za ald k. Daha sonra, bu kaseti temizleyip tamir ettikten sonra, Irakl arkadafllarla dinledik. Bu kasetin Irak'ta çok sevilen bir flark c ya, Mahmud Anvar'a ait oldu unu ö rendik. Mahmud Anvar, 1985 y l ndaki ran-irak savafl nda cephede askerlik yap yormufl. Savaflta sa baca n kaybetmifl. fiu anda da hayatta de ilmifl. fiimdi o kaseti

117 Ba dat ta 68 Gün 117 dinledi imizde y k nt lar alt ndaki çocuklar, onlar n oyuncak bebeklerini ve Mahmud Anvar' hat rl - yoruz. Bunlar düflündükçe, gördükçe daha bir öfkeleniyoruz, yerinde durmak o kadar zorlafl yor ki; daha baflka bir fley, daha fazla bir fley yapmal y m diyor insan, kendi kendine. Ne büyük bir adaletsizlikti bu. Düflman tam teçhizatl sald r yor. Bizler de, yani Irakl lar da ellerindeki eski kalaflnikoflardan ve kendi bedenlerinden baflka bir fleyleri yoktu. Bu gitti imiz yerlerde hatta yak nlar nda bile ne bir askeri alan ne de bir asker vard. Tamamen halk hedef seçilmiflti yani. Bombalanan evlerin önünde hayat n kaybedenler için bir anma yapt k. Gitti imiz arkadafllarla bir halka oluflturduk. Bir iki dakika sessizce hareketsiz kald k. Sonra herkes kendi inan fl na göre dualar etti. K sa konuflmalar yap ld. Bu anman n ard ndan otele geri döndük. Ama akl m z hala o pazaryerindeki kanlarda, bize "hesap sorun" diyen amcada. O y k nt lar n aras ndaki oyuncak bebeklerdeydi. Gördüklerimiz hepimizi etkilemiflti. Gitmeyi düflünen baz arkadafllar fikirlerini de ifltirdiler. Burada kal nmas gerekti ini flimdi gördükçe, yaflad kça anl yorlard. Bizim saatlerce konuflup anlatmaya çal flt m z, gördü ümüz bu y k nt lar, katledilen insanlar n görüntüleri anlat yordu. Gece bizim evin yan nda kalan yafll bekçiyle sohbet ettik. Bizim Türkiye'den geldi imizi ö renince çok sevindi. Onlara kardefl ve ayn zamanda müslümand k. Bizlere din dersi verir gibi dini aç - dan yapmam z gereken fleylerden, yapmamam z gereken fleylerden bahsetti. Eylül dayanamay p cevap verdi; "as l müslümanlar n flimdi gelip sizlerin, din kardefllerinin yan nda savaflmas gerekirdi. Sadece bu kurallara uyularak müslüman olunmaz.

118 118 Canl kalkanlar anlat yor Böyle bir fleyi beklemeyen yafll amca flaflk n, "do ru söylüyorsun k z m ben hiç böyle düflünmemifltim" demekle yetindi. Sonra bizi daha çok sevmeye bafllad bu yafll bekçimiz Mart 2003 Bu sayfay yazarken, - tam 30 Mart... tarihini atarken - alarm sesleri abart l bir flekilde çald. Ve ard ndan hiç beklemedi imiz bir flekilde bir tane füze oldu unu düflündü ümüz nesne uçak sesi vererek üzerimizden, çok yak n m zdan geçti. Bu k sm camlar n önünden baflka bir yere geçtikten sonra yaz yoruz... Bizim yan m za düflecek gözüyle bakm flt k. Ama düfltü ü yerde patlamad galiba, ya da nehire düfltü. Bir anl k oluyor iflte böyle. T pk bir gün önceki insanlar n pazaryerinde al flverifl yaparken, ya da evlerinde çocuklar oyuncaklar yla oynarken oldu- u gibi..." Baflka fleyler yazacakken bu sayfaya yine bombayla bafllad k. Bugün büyük ailemizin, Türkiye halk n n emperyalizme ve oligarfliye karfl örgütlü gücünün kuruluflunun 9. y ldönümü. Ayn zamanda K z ldere direniflinin ve Mahir Çayan ve arkadafllar n n katlediliflinin de y ldönümü. Bugün Türkiye halk n n yüzde yüze yak n Amerika ya hay r diyorsa, bunda Mahir lerin mücadelesinin çok büyük pay vard r. Mahirler, Denizler tafl m flt r anti-emperyalizm bayra n. Emperyalisteler karfl eylemleri, siyonist srail e karfl eylemleri bu potansiyelin yarat lmas nda çok önemli ifllev görmüfltür. yi ki böyle bir ailenin içindeyiz, iyi ki, böyle bir gelene in tafl y - c lar olarak buraday z... Böyle bir günde burada olmak, savafl n ortas nda umudun ad n n burada da oldu unu göstermek,

119 Ba dat ta 68 Gün 119 bu gerçekten de insana onur veriyor. Bombalar n alt nda y ldönümü kutlam fl, flehitlerimizi anm fl olduk. Dün gitti imiz pazaryeri bölgesinin yak n n n, bu sabah tekrar bombaland n ö rendik. Onlarca insan ölmüfl yine. Sonra bir yolcu arabas n bombalam fllar. Hergün neredeyse birkaç araba yolda giderken bombalan yor. Amerika, sanki bir bilgisayar oyunu oynuyor. Bush'un katilleri halka gözda- vermek, büyük katliamlarla gözünü korkutup direnmelerini önlemek istiyor. Bas n merkezinin boflalt l p, gazetecilerin Filistin Oteli'ne tafl nd n ö rendik. Bas n, o binadan ayr l r ayr lmaz bina bombalanm fl. Bir flekilde gerçe i yans tan bas na ilk önemli Amerikan uyar s bu oldu. Sabahtan itibaren bütün gün boyunca bombalar hiç susmad. Uçaklar hiç eksik olmad tepemizden. Kimi zaman bomba b rak yorlar. Kimi zaman tedirgin etme amaçl çok yak ndan uçuyorlar. Tabii insan hangisinin bomba b rak p b rakmayaca n tahmin edemiyor. Önceden her uçak sesi bombalama demekti. 31 Mart 2003 Cihan, foto raflar almak ve bir süredir ba lant kuramad m z ülkedeki arkadafllar m z aramak için Filistin Oteli'ne gitti. Film ç k fllar n El-Sadun Caddesi'ndeki bir foto rafç dan alaca z. Birkaç gün önce tan flt m z Azerbaycanl arkadafllar n söyledi i bir yer var, buradan telefon belki bir kereli e mahsus aç labilirmifl. Arkadafllar n tv lerden bombalar izleyip ayn zamanda bizden haber alamam fl olmalar n n yaratt merak tahmin edebiliyoruz. Askeri bölgelerden geçerken, askerler durdurdu

120 120 Canl kalkanlar anlat yor ve pasaport istedi. Canl kalkan oldu umu, Türkiye'den geldi imi söyledim. Olsun pasaportunu ver dediler. Daha önce rafinerideki muhabarat n verdi- i, üzerinde "canl kalkan, petrol rafinerisi" yazan kart gösterdim. Arapça yaz yordu. Ben de tam olarak ne yazd n bilmiyordum. Bunu görünce "geçebilirsiniz" dediler. Yolu tarif ettiler. Sonunda adresi buldum. Telefon edip edemeyece imi sordum. Müdürlerine sorup, tamam dediler. Sonunda tan d k bir ses duymufltum. Çok sevindim. Durumumuzun iyi oldu unu, bundan sonra HA muhabirini arayabileceklerini, oradan görüflebilece imizi ve son durumu anlatt m. Avustralyal, Rose Marry isimli yafll bir kad n, Su Tesisleri'nde sorun yaflay p bizim eve geldi. Bir gün önce bizimle ayr nt l sohbet etmiflti, ertesi günü yan m zda buluverdik yafllar nda ilginç birisiydi. Evdeki kimseyle anlaflam yor. Biz de zorla anlaflmaya çal fl yoruz ama zorlan yoruz. Akflam gibi yat yor, ertesi sabah 'de kalk yor. Bir gün, Irakl genç komflular m zla gece otururken, içeriden ç - k p gelmiflti. Üzerine bir çarflaf sarm fl, gürültünüzden uyuyam yorum diye ç k flm flt. Irakl komflular m z da flafl rm flt. Biz de; bu flekilde buraya gelemezsin, içeri git. Onlar bizim ailemiz gibi demifltik. Sadece kendisini düflünüyor. Avrupa n n bencil kültürü bütün hücrelerine ifllemifl adeta. Mesela; restoran evden 5 dakikal k uzakl kta. Bazen restorana gelemeyen arkadafllar için de yemek getiriyoruz. O sadece kendisine özel ekmek al yor ve sakl yordu. Kendi ekme inin yenilip yenilmedi ini de kontrol ediyor. Bazen de bizim getirdi imiz yiyeceklerden gizlice yiyor. Zaten ortak mutfa a koyuyoruz herkes alabilsin diye. Ama o gizli yiyor. Ki-

121 Ba dat ta 68 Gün 121 tap yazmaya çal fl yor. Ben yazar m diyor, ayn zamanda avukat oldu unu söylüyor, her fleyin en iyisini o biliyor. Di er yabanc arkadafllar onunla fazla yüzyüze gelmek istemiyor, ama biz söylüyoruz yüzüne ne düflündü ümüzü. Burada bir düzen var, kimse kendi bencili ini bu düzeni bozmak için dayatamaz. 1 Nisan 2003 Bugünden itibaren, canl kalkanlar n iletiflim yeri ve ofisi Filistin Oteli'nin karfl s ndaki Shereton Oteli'ne tafl n yor, televizyoncular da Filistin Oteli'nde kalacak. Ba dat'tan Suriye'ye giden, içerisinde canl kalkanlar n da oldu u bir otobüsün bombaland n ö rendik. Olayda 9 kifli ölmüfl. Araçtakiler yaralanm fl, ölenler çevredeki evlerden. Araçta bulunan Amerikal lar'dan birini tan yoruz galiba. Tom ad ndaki bu arkadaflla uzun sohbetlerimiz olmufltu. Kendisi hapishanelerle, politik tutsaklarla ilgili çal flmalar yapan bir organizasyonda görevliydi. Sohbetlerimizde, Türkiye'deki hapishane koflullar ndan, F Tipi hapishanelerden, açl k grevlerinden ve hala sürmekte olan ölüm oruçlar ndan bahsetmifltik. O da bize di er ülkelerdeki hapishanedeki koflullar hakk nda bilgiler vermiflti. 2 Nisan 2003 Sabah üç yeni arkadafl geldi. Biri Kazakistanl, biri Bulgaristanl, biri de Kanadal... Kanadal olan Muhammed evli, 4 y l önce islamiyeti seçmifl, buraya da k l c yla cihada gelmifl. Kazakistanl arkadafl Abdullah, 40 yafllar nda, çatpat Türkçe, biraz Arapça konuflan birisi, Rusça'y iyi biliyor. O da b ça yla ve Kazaklar'a özgü k yafeti, k zak fleklindeki eflya sand yla gelmifl. Bulgaristanl Jordan ise, ko-

122 122 Canl kalkanlar anlat yor münist düflünceli bir arkadafl. O da gerekirse Amerikal lar'la savaflaca n söylüyor. lk geldiklerinde evde bulunan Amerikal Faith onlar kabul etmek istemedi. "Onlar savaflmaya gelmifller, canl kalkan olarak gelmemifller. Bu evde ne iflleri var. E er onlar burada kal rsa ben giderim" dedi ve eflyalar n toplad. Faith ile konufltuk. Konuflurken a lad ve bu insanlar anlayamad n söyledi. Öldürmeden bir fleyleri de ifltirmenin bir yolu olmal diyordu. Bunun üzerine Rus ve Kazak arkadafl rafinerideki konteyn rlara geçtiler. Kanadal Muhammed de otele gitti. Öldürmeden bir fleyleri de ifltirmek! Kula a hofl geliyor. Kim istemez, silah n, ölümün olmad bir dünyay. Kim istemez halklar n kardeflçe yaflad, 800 milyon insan n içeceksudan mahrum olmad, bir buçuk milyardan fazlas n n açl k çekmedi i, milyonlarcas n n savafllarda ölmedi i bir dünyay. Evet kim istemez? Emperyalistler istemez. Tarihin hiçbir döneminde egemen s n flar istemediler. lk kez silah egemen s n flar kulland. lk kan onlar döktü. Daha fazla kar, daha fazla toprak için yoksullar n, kölelerin kan n döktüler. Ve tarihsel geliflimi içinde ezilen halklar da kendi meflru fliddetlerini uygulamaya bafllad lar. Baflka hiçbir yol kalmam flt. En bar flç yollardan, en demokratik biçimlerde ekmek istiyoruz, adalet istiyoruz dediklerinde üzerlerine kurflunlar ya d r ld. Binlerce böyle örnek yafland dünya tarihinde. Öldürmeden bir fleyleri de ifltirmek! Güzel bir düflünce. Ama o kadar. Tarihsel gerçekli e uymad gibi, bugünün dünyas na hiç uymuyor. Bir yanda her türlü silahlanma, katletme özgürlü ünü eline alan Amerika ve öteki emperyalistler, öte yanda halklar. Ne yap lacak o zaman? Si-

123 Ba dat ta 68 Gün 123 vil toplumcu protestolarla emperyalistlere; bize biraz daha ekmek verin, bize biraz daha adalet verin, bizim ülkemizi n olur iflgal etmeyin mi denilecek? Haydi dediniz, dinleyecek mi, dinliyor mu? Biliyoruz, uzun bir konu, ama özet olarak yaflam n içinde bugünün dünyas nda yeri olmayan bir düflünce. Böyle bir dünyay yaratmak, ancak emperyalistlerin yeryüzünden yok oldu u bir dünyada mümkündür. Tek tek ülkelerdeki devrimci mücadeleler de bunun içindir ayn zamanda. S n flar n, s n rlar n olmad bir dünyay parça parça, ülke ülke yaratman n kavgas d r bu kavga. Birkaç gün sonra bizim de istememizle Kazakistanl ve Bulgaristanl arkadafllar bizim eve yerleflti. Kanadal arkadafl da, savaflmas için izin verilmedi- inden ülkesine geri döndü ileriki günlerde. Kazakistanl arkadafl cepheye gitti, 1 hafta sonra tutuklanm fl, daha sonra nas l yapt ysa rafineriye geri dönmüfltü. Bulgaristanl arkadafl, bizden sonra da rafineride kald. Oralarda çal flmak istiyordu. lginç birisiydi. Güven vermemiflti. Amerikan askerleri iflgal sonras rafineriye girdi inde onlara el sallam fl, merhabalaflm flt. Biz de ona k zd k, tart fld k. Irakl küçük çocuklar n bile askerlerle konuflmad n, onlara emir kulu demenin do ru olmad n, gönüllü, paral askerler olduklar n, sembolik de olsa onlara karfl nas l davranaca n bilmesi gerekti ini anlatt k. Bugün HA arac l yla arkadafllar m za telefon açt k. NTV, yar n sabah bizimle canl yay n yapmak istedi ini söyledi ve randevulaflt k. Burada sadece HA var, HA di er TV'lere de yay nlar yap yor. Yabanc TV'ler de dahil... Röpörtaj yapmak isteyen televizyonlar, HA'ya bildiriyorlar ve HA onlar için program yap yor.

124 124 Canl kalkanlar anlat yor 3 Nisan 2003 Saat 10.00'da NTV'de canl yay na kat ld k. Niye burada olmak gerekti inden, neler yapt - m zdan, Amerika'n n savafl n n niye haks z oldu- undan, bunu art k bütün dünyan n bildi inden, herkesin sokaklarda oldu undan, Irak halk n n hakl ve kendi savunmas n n meflru oldu undan bahsettik. Zaman m z k s tl yd. Ve daha önceki deneyimlerimizden, k sa ve söylemek istedi imiz fleyleri belirlememiz gerekti ini konuflmufltuk. Çünkü kendi istedikleri k s mlar yay nl yorlard ya da yönlendiriyorlard. ABD askerlerinin yaklaflt duyumlar n ald k. Gece elektriklerimiz kesildi, mum fl nda, yapmay düflündü ümüz konsere biraz çal flt k. Konserde baz Arapça parçalar da söylemeyi düflünüyoruz. Eylül ritm çalacak, Cihan da her zamanki gibi ba lama, iki ngiliz arkadafla da gitar çald rmay düflünüyoruz. Grup Yorum türkülerinin, direnifl marfllar n n a rl kl oldu u bir program ç kard k. Bu konseri yapamayacakt k. Biz provalar na bafllam flt k ama, süreçten kaynakl zora girdi. Amerikan askerleri yaklaflm flt. Dr. Haflimi konseri yapabiliriz diyordu ama o da zor olaca n biliyordu. 4 Nisan 2003 Cihan telefon için otele gitti. Eylül de evde kald. Yunanl üç arkadaflla tan flt k; Dimitri, Babis ve Marina... Bize yard mc olabilece ini söyledikleri bir Yunanl gazeteci ile de tan flt rd lar. Yunanl larla birbirimize çok benzedi imizi düflünüyorum. Ege nin iki yakas nday z ne de olsa. Her iki ülkenin iktidarlar n ekti i düflmanl k tohumlar olmasa, aradaki denizin de düz olur, büyük bir kardefllik denizi yarat rd k.

125 Ba dat ta 68 Gün 125 HA, bir gazete için röportaj yapt. Uzun bir röpörtaj oldu. Cihan konufltu, söylemek istediklerini rahatça söyleyebildi. Röpörtaj yapan islamc yd, ama söylenen her fleye kendisinin de kat ld n söylemeden edemedi. Akl n yolu birdir. Amerikanc de ilse bir insan, beynini onlar n ideolojilerine teslim etmemiflse, çok büyük farkl l klar olmamazd bu tür konularda. Daha önce de kimi sol gruplarla tan flm fl, bizim farkl oldu umuzu söylüyor. ngiltereli arkadafllar Robin ve John'la yapaca - m z konser üzerine konufltuk. Bu arkadafllar da Irak'la ilgili kitap haz rl yorlar. Irak'tayken, sald r bafllamadan önce kitab n ön çal flmalar n yapmaya bafllam fllard. Tahminim çarp tmadan anlatm fl olmalar. fiu anda birçok canl kalkan kitap haz rl - yor. fiimdi bir de böyle bir piyasa aç ld baz lar için. Akflama do ru, Daura ilçesinde yo un çat flmalar bafllad n duyduk. Buras, bizim tesislerin çok yak n nda. Çat flmalar ertesi güne kadar sürmüfltü. 5 Nisan 2003 Sabah çok yo un sars nt larla kalkt k. Gece boyunca da sürmüfltü zaten. Bu sefer yukar dan at - lan bombalardan dolay sallanm yorduk, yukar dan gelmiyordu sars nt, yan taraflardan, duvarlardan geliyordu. Sanki bir bas nç yap yor duvarlara. Bunun tanklar oldu unu tahmin ettik. Akflam ö rendik ki, bizim bölgeye Amerikan askerleri indirme yapm fl ve çok yo un çarp flmalar olmufl. ABD uçak ve helikopterleri, çok say da asker, tank ve askeri silah indirmesi yapm fl bulundu umuz Daura bölgesinin giriflindeki büyük bofl araziye. Bize Irakl arkadafllar m z n anlatt klar aynen flöyleydi; "Amerikan askerleri bofl araziye indirme yap-

126 126 Canl kalkanlar anlat yor m fllar. Tank, makineli, asker v.s. Fedailer kamufle olmufllar. Tanklar onlar geçince de arkadan ç k p sald r ya geçmifller iflaret verildi inde. Ön taraftan da Irak ordusunun tanklar top ateflini bafllatm fl. Top ateflini en öndeki tank n içinde olan Saddam Hüseyin bafllatm fl(!) Oradaki çat flmalar n ard ndan 400 Amerikan askeri öldürüldü, 200 tanesi esir al nd. Kaçabilen tanklar kaçt lar, gerisi imha edildi." Biraz abart ve gönüllerden geçeni anlatma olsa da, ciddi bir çat flma ve direniflin yafland n ö renecektik daha sonra. Bu tanklardan bir tanesi de bizim rafineriye do ru kaçm flt ve halk taraf ndan içindekiler öldürülerek etkisiz hale getirildi. Saddam Hüseyin havaalan n n ele geçirilip geçirilmedi i tart flmalar yay lm flt ortal a. Irak, buran n Amerikan askerlerinden temizlendi ini aç klad, bas n gezdirdi. Günlerdir as k olan suratlar gülüyordu. Yo un bir enformasyon savafl da yaflan yor bilindi i gibi. Amerika katliam ve iflgalini bafl ndan beri yalan propaganda üzerine kurdu. Ve bu yalanlar daha önce hiç olmad kadar deflifre oldu. BM ye delil diye sunduklar n n internet sitesinden çal nt ö renci tezi oldu undan tutun da, sald r n n bafllamas ndan itibaren kay plar na iliflkin yalan söylemeleri herkesin onlara yalanc diye bakmas - n sa lad. Öyleydi! Emperyalizm tarihi boyunca gerçe i yok etmeye çal flm flt r. Medya arac l yla, silahla, katliamla hep gerçe i yok etmeye çal flt. Terörüyle gerçe in üzerini örtmeye çal flt. T pk 11 Eylül sald r s n n nedenlerinin dünya taraf ndan tart fl lmas n önlemek için, terör demagojisi ile Afganistan a bombalar ya d rmas nda oldu u gibi. 11 Eylül ü yaratan koflullar n, Amerika n n dün-

127 Ba dat ta 68 Gün 127 ya üzerine ekti i açl k, yoksulluk ve adaletsizlik tohumlar oldu u, katliamlarla, iflgallerle dolu tarihinin bu sonucu yaratt gerçe ini böylece bir süre tart flt rmam fl oldu. Terör demagojisine bo du dünyay, gerçe in üzerine son model bombard - man uçaklar yla örtmüfl oldu. Hatta, devrimcileri örgüt Amerika n n Afganistan operasyonunu elefltirdi diye yok edilmesi gereken örgütler listesi ne ald. Oysa ne demiflti örgüt ; Gerçe e ça r demiflti, gerçek; Amerika n n yaratt açl k ve adaletsizlik düzenidir demiflti. Ama gerçek o kadar inatç d r ki, hiçbir güç onu gizleyemez, mutlaka bir yol bulur ve ç kar ortaya. flte bugünkü dünya tablosu bunun kan t. fiimdi herkes Amerika n n terör demagojisinin nas l bir yalan ve iflgaller, katliamlar, tekellerin pazar alanlar n ele geçirmek için bir bahane oldu unu biliyor. Amerika n n nas l bir yalan imparatorlu u oldu una herkes tan k oluyor. flte bu nedenlerle baflta pek inan lmasa da, ilerleyen günlerde Irak Enformasyon Bakan Sahaf n aç klamalar na daha da itibar edilmeye baflland. Bugün ilk feda eylemi haberini duyduk. Bir Amerikan tank n imha etmek için kendini feda etti bir Irakl. Filistin direniflinin bölgede büyük etkisi var. Onlar n direnifli bütün halklara direnme gücü veriyor, yol yöntem gösteriyor. Feda daha eskiden de bilinmesine, ilk ve en çok Sri Lanka da Tamil Elam Kurtulufl Kaplanlar kullanmas na ra men Filistin feda eylemcileri bugün daha çok tart flt r yor kendini. Feda bizim ülkemizde de zulmün karfl s na dikilen güçlü bir direnifl biçimi olarak ortaya ç kt. Geliflecektir. Çünkü halklara ölüm, açl k, teslimiyet dayat ld nda, ülkeleri iflgal edildi inde can ne ki... Mutlaka bir direnifl yolu bulup dikiliyor düflman -

128 128 Canl kalkanlar anlat yor n n karfl s na. flte feda eylemleri flimdi en güçlü silah. Bugün Grup Yorum un yeni ç karaca CD yi telefondan dinletti arkadafllar. Biz var z adl parçay ve Ümit lter'in yazd Ba datl y z fliirini dinledik. Çok duyguland k. fiiirde sanki bizim duygular m z dile gelmiflti. Telefon görüflmemizden sonda kafam zda olan pek çok soruya cevap bulmufl olduk. Dr. Haflimi ile görüfltük. Irak halk ne yap yorsa bizim de onu yapmak istedi imizi söyledik. Sevindi. fiimdilik ihtiyaç olmad n söyledi. Ama akl mda olacak dedi son olarak. Filistin Oteli'nin önünde bir eylem yapt k. Hala Ba dat'ta oldu umuzu hayk rd k. Dövizlerde Arapça "Kad n erkek bütün Irakl 'lar vatan savunmal - d r", ngilizce ve Türkçe olarak "Bush ve Blair uluslararas teröristtir." "Irak'taki katliam durdurun." yaz l yd. HA ile canl yay na ba land k. As l teröristin Bush ve Blair oldu unu, Irak halk n n hakl ve meflru bir savunma yapt n vurgulad k. Ailemize ve arkadafllar m za, son mesajlar m z olur diye mesaj gönderdik, Yankiler yaklafl yordu... Tesislere dönmek zor oldu. Hiçbir taksici bizim bölgeye gitmek istemiyor. Bölgede çat flmalar n sürdü ünü, yolun tehlikeli oldu unu söylüyorlar. Do ruydu, yolda pek çok araba bombalanm flt. Sonunda fazladan para vererek bir tane bulabildik. Bir Nisan akflam petrol rafinerisinde görevli bir memurun hayat n kaybetti ini ö rendik. Sabah rafineride çal fl yor, akflam da eline silah n al p düflmana karfl savafl yordu. 6 Nisan 2003 Her zaman oldu u gibi, otele gitmek istedik. Fa-

129 Ba dat ta 68 Gün 129 kat yolun çok tehlikeli oldu unu söyleyerek izin vermek istemediler. Bugün uçaklar yolda bir taksiyi bombalam fl. Yine onun d fl nda da birçok yeri bombalam fl. En sonunda 5 dakika flart yla bir araba verdiler ve 5 dakikal na otele giderek ifllerimizi halletmeye çal flt k. Otelden ayr l rken Yunanl arkadafllarla karfl laflt k. Çok s cak insanlar. Bize sanki y llard r tan fl yormufluz gibi davran yorlar. Akflam misafirlerimiz vard. Komflular m z bizi ziyarete geldi. Birlikte türküler söyledik, halaylar çektik. Güzel bir geceydi. Bombalara ra men herkes çok mutluydu. Kay t cihaz m za kay tlar yapt k. Rose Marry, gürültü oluyor diye, sinirle içeri geldi, sessiz olmam z buyurdu! Eylül de, "hem sen her gece horluyorsun, biz senin gürültüne bir fley diyormuyuz" deyince hep beraber gülmeye bafllad k.

130 130 Canl kalkanlar anlat yor flgalciler Ba dat ta, Ba dat kan a l yor 7 Nisan 2003 Yo un bombard man alt nday z. Geceler gündüzler kar fl yor birbirine. Çat flma sesleri hep yak nlardan geliyor art k. Dicle'nin di er taraf ndalar, büyük kay plar var. Arkadafllarla telefon görüflmesi yapt k. Telefonda yeni ç kacak kasetin parças n ve fliirini tekrar dinledik, ezberlemek için. Bu kez tan d k bir ses canl okudu flark y. Eylül evde kald : Gene yo unlaflt bomba at fllar. Ard arkas kesilmiyor, sallan yor dört bir yan. Camlar k r l yor, k r lan camlar n say s yok art k. En çok ta bebeler... Birkaç saniye korkunç bir hüzün kapl yor içimi, tüm vüvudumda hissediyorum, gözlerim doluyor. Çok geçmiyor kine dönüflüyor, silah olup içime ak yor gözyafllar m. çim içimi yiyor. Elimde silah olsun, bir coniye de iflgalcili in bedelini ödeteyim

131 Ba dat ta 68 Gün 131 istiyorum. Beklemek koyuyor insana. Düflman n beyninde patlamal halklar n öfkesi. fiimdi çok daha iyi anlayabiliyorum, silah elde kurtuluflu için savaflan halklar... fiu anda iki kifliyiz evde. Bir Amerikal bayan Faith, (oda arkadafl m) altm fl nda olmal. D flar da bombalardan ürken kedilerle ilgileniyor. Di erleri otele gittiler. Ben de mutfakta oturup, birfleyler yazmaya çal fl yorum. Kimi zaman zorlafl yor tabi. Yani bomba seslerine kulaklar al flam yor, sars nt - lar... Ailemizi düflünüyorum büyük bir onurla. Destanlaflan tarihimizi. Direnifllerimizi, direniflçilerimizi. Zeliha'n n cans z bedenini Feride Abla'n n bafl nda tuttu um nöbetleri, o en güzel sohbetlerimizi, sonra onu u urlay fl m z... Her can destan bizde. Hepsi birbirinden güzel. Yani birkaç sat ra s m yor anlatmak. Kelimeler de yetmez zaten onlar anlatmaya. Bombalar düflüyor bir bir, kimi yak n kimi uzak. Ama sizlerden yak n olmad hiçbiri, bafl m za düflse de olmayacak! Hiç yaln z hissetmedim kendimi, buraya Ba dat'a geldi imiz ilk günden beri, en zor koflullarda bile. Korku dedim, ne zaman gelip çalacak kap m? Ama gelmedi. Biliyordum insan kendini yaln z hissetmeye bafllad nda gelirdi korku. Ama bizler biliyorduk korkuyu yenmenin anahtar - n. Tek bafl m za kalsak ta, biz olmay becerebilmekti anahtar. fiu ana kadar bana ait ne varsa, ilk onlar duysun istedim. Bu düflüncelerimi paylafl yorum, belki bu topraklarda olur flehitli imiz. Selam olsun bizi yetifltiren ailemize, yoldafllar m za, direniflçilerimize, zalime karfl atan yüreklere, halk n adaleti olanlara... Zaferi hep birlikte kutlayaca z. nanç ve ba l l kla...

132 132 Canl kalkanlar anlat yor Cihan eve döndü ünde flark y ilk olarak bizimle anne gibi ilgilenen Faith'e okuduk ve anlam n aç klad k. fiark y çok be endi ini söyledi. Sözlerini sevmiflti. Komflular m z geldiler bize meyve getirmifller. Biz de çocuklar na çikolata verdik. Akflam bizim sitede bulunan gençler geldi yine. Bizim türkülerle Irak 'debki'si ve 'çobi' halay n, sonra onlar n türküleriyle bizim halaylar oynad k, tavla oynad k. Art k ev, bir kültür merkezi havas n alm flt çoktan. Amerikal lar Ba dat'a yaklafl yor. 8 Nisan 2003 Sabah bizim bölgede yo un çat flmalar oldu. Hala devam ediyor. Amerikan helikopterlerinin sesleri duyuluyor. Belli ki çok yak ndalar. Önce en a r bombard man, sonra tanklar, toplar, a r makineliler, ard ndan askerler... O bölgede hakimiyet sa land zaman helikopterlerle tepede dolafl yorlar, kontrolü tutmaya çal fl yorlar. Burada da ayn fleyler yaflan yor olabilir. Görüfl alan m z n d fl nda oldu u için emin olam yoruz. Ö leye do ru otele gittik. Yabanc bir bayan doktor, bize yurtd fl ndaki arkadafllar m z n gönderdi i Ekmek ve Adalet Dergisi'ni getirdi. Çok sevindik. Bizim bu sevincimizi görünce o da çok sevindi. Derginin ilk sayfas nda "ölüm orucu flehidi Yusuf Arac " diyordu. Bunu görünce akl ma bizim Ali ve amcas n n o lu, Yusuf'un kardefli Naci ve ailesi geldi. Ald m z dergiden ilk kez ö reniyorduk, Yusuf'un flehit düflüflünü. nsanlar m z, her tarafta ölümüne direniyor, mücadele bedellerle yürütülüyor. Bu arada, bugün ilginç bir flekilde, otelde hiçbir yetkili, canl kalkan sekreteryas, bizimle ilgilenen görevliler yoktu. Petrol rafinerisinden bizi getiren

133 Ba dat ta 68 Gün 133 görevli de yok olmufltu. Daura elektrik, G.Ba dat elektrik ve su tesislerindeki arkadafllar, bulunduklar yer güvenli olmad söylenerek Shereton Oteli'ne getirilmifllerdi. Otelde bulundu umuz s rada karfl daki Filistin Oteli'nin 17.kat n, Amerika roketle vurdu. Burada, sonra ö rendi imize göre 2 gazeteci hayat n kaybetmifl. Bas na aç k bir sald r. Biz geldik, flimdi bizim kanunlar m za uyacaks n z, bu roket de uymad n z takdirde ne olaca n n cevab dediler. Bu sald r y ilk gördü ümüzde, baz insanlar Irakl lar' n yapm fl olabilece ini söylüyordu. Yunan arkadafllar m z bile Irakl lar' n büyük ihtimalle yapm fl oldu unu söylüyordu. Amerikan demokrasisine öyle inan lm fl, iflgale karfl ç k lsa da, emperyalizmin Irak a özgürlük getirdi ine gizliden öyle inan lm fl ki, ABD nin yapm fl olaca n düflünmüyor bile. Öyle ya, medeni ve bas n özgürlü ünün en geliflmifl oldu u ülkelerden Amerika durup dururken neden bas n vursundu. Böyle düflünenler bir de muhalif insanlard üstelik. Bu kafayla kime, nas l muhalif olabilirler? Emperyalizmi tan m yor, tekellerin ç karlar için neler yapabilece ini bilmiyor. Ve öldürmeden bir fleyleri de ifltirmek ten söz ediyor. Sivil toplumculukla, küreselleflmenin reforme edilmesiyle sorunlar n çözülece ine inan yor ve inand r yor. Kendi beyinleri çarp t lm fl, halklar n beyinlerini de çarp t yorlar. Emperyalistlerin propagandalar na nas l da inan lm fl; günlerdir buradalar ve olaylara o propagandalar n gözlü üyle bakmaya devam etmifller hala. Ne diyor o propagandalar? Saddam diktatördür katleder. Saddam gazetecileri kalkan olarak kullanacak. Saddam suçu Amerika ya atmak için yabanc lar öldürecek vs. vs.

134 134 Canl kalkanlar anlat yor Bu olay bize psikolojik savafl n, propagandan n ne kadar önemli oldu unu gösterdi. Biz de kesinlikle de ildir diyorduk, Amerika n n yapt n anlat yorduk. Amerikan karargah ndan yap lan aç klama ile bas n n kald bilinen otele sald r aç k olarak üstlenildi. Biz gazetecileri cezaland rd k, uyard k diyemeyecekleri için, bize oradan atefl edildi dediler. Edilmedi ini oradaki gazetecilerin tümü biliyordu oysa. Ayn propaganda mekanizmas sürüyordu. Irakl lar gazetecileri kendilerine kalkan yaparak onlara sald r yordu, savafl kurallar dinlemezdi vb. Dünya üzerinde, daha önce kendilerinin koydu- u hiçbir kural b rakmayan, her türlü hukuku, kural ayaklar alt na alan n Amerika oldu unu art k herkes biliyor. Akflam eve dönerken yollar n bombofl oldu unu, hiçbir askerin olmad n görünce çok flafl rd k. Ya baflka bölgeye gittiler ya da geri çekildiler diye düflündük. Çok garip bir hava var Ba dat'ta ve yollarda. Önceki günler gibi de il. Rafineriye gidene kadar, yollarda silahlar, askeri k yafetler görürdük. Bunlar yoktu. Akl m za geliyordu, ama düflünmek istemiyorduk. Eve vard m zda, evde de hiçbir görevli kalmam flt, buradaki silahl askerler de askeri k yafetlerini atm fl, silahlar saklam flt. Ayn zamanda askerlik de yapan baz petrol rafinerisi görevlileri, askeri k yafetlerini de ifltirip, ifl k yafetlerine dönmüfltü. Art k kendi bafl m zayd k. Buradaki insanlar, komflular m z ihtiyaçlar m zla ilgileniyordu, hiçbir görevli kalmam flt. hanetin kokusu buram buram her yan teslim alm flt adeta. Küçükburjuva diktatörlüklerin, bask rejimlerinin kaderi ; ihanet potansiyelini her zaman içinde tafl r. Resmi olarak belgelenmemifl olsa

135 Ba dat ta 68 Gün 135 da, anlafl lan do ruydu ki, sonraki günlerde ordu komutanlar düzeyinde ihanetlerden sözedilecekti. Akflam komflular m z geldi yine. Ba dat gidiyor, diyorlard, a l yorlard. Teselli etmeye çal flt k. flgal edilse bile bunun halk n direniflini yok edemeyece ini, halk n yeniden aya a kalkaca n anlatt k. Dünyadan, tarihten örnekler verdik. Orada art k bir Irakl gibi olmufltuk. Bir Irakl gibi düflünüyor, bir Irakl n n hissettiklerini hissediyorduk. Biz onlar teselli ediyorduk, ama bizim de yüre- imiz yan yordu. Bilimsel düflünmeyi bir yana b - rakm fl olsak bizim de gözlerimizden yafllar n boflalmas an meselesiydi. Halklara güvendi imiz, direniflin gücüne inand m z için bu durumun geçici oldu unu düflünüyorduk. Bu bize güç veriyordu. Nitekim günlüklerimizi size ulaflt rmak için yeniden gözden geçirdi imiz flu günlerde Irak tan her gün direnifl haberleri geliyordu. Oysa iki ay geçmiflti aradan ve Amerika zafer sarhofllu u içindeydi. Sokaklarda gösteriler, silahl direnifller yükseliyordu. Hakl ç kt m z bir kez daha görüyorduk. Ve burada kalmayaca na, Amerika n n Irak planlar n n tümden paramparça olaca na da eminiz biz. 9 Nisan 2003 Bütün televizyonlar Saddam Hüseyin'in heykelinin y k l fl n saatlerce yay nlad. Tam bir medya flovuydu. Öfkelendik. Müthifl bir ac ve öfkeyle izledik bu görüntüleri. flgal edilen bizim ülkemiz gibi hissettik. Yankiler kanl çizmeleriyle milyarlar n yüre ine bas yordu. Müslüman Ortado u halklar için kutsal Ba dat' n bu görüntülerinin nas l bir ac verdi ini ise tahmin edebiliyoruz... Bir yandan da inanmak istemiyoruz. Bir gün önceki ihanetin kesif kokusu flimdi daha a r hissediliyor.

136 136 Canl kalkanlar anlat yor Amerikan askerleri bir tanka ba lam fl ve çekiyordu heykeli kiflilik bir Irakl grup da onlara yard m ediyor. Bu görüntüler Irak halk diktatörün heykelini y kt diye sunuldu. Y kan Amerikal lar, Irak halk dedi i de, resmin senaryo oldu u belli 60 kifli. Ki sonradan bu kiflilerin hapishaneden Amerikan askerleri taraf ndan ç - kar l p buraya getirilen bir grup oldu u, daha üzerinden eflofmanlar n de ifltirme imkan bile bulamad klar anlafl lacakt. Her ülkede iflgalcilerle iflbirli i yapan birileri ç - kar. Buradaki flakflakç lar da bunlard. Ama heykelin yüzüne örttükleri Amerikan bayra bütün senaryonun bozulmas na neden oldu. flgalci kendine hakim olamad. Öyle ya, Irak halk onlar alk fllarla karfl lam fl olacakt, diktatörü devirmifl olacakt vs. flgalci bayra ; ben bu ülkeyi iflgal ettim, burada size senaryo izlettiriyorum, bu ülke art k benim diyordu. Amerikan flakflakç l yapm fl olmalar na ra men, oradaki insanlar bile, o görüntüye tepki gösterdi, Amerikan bayra yerine Irak bayra tak ld. O da yaklafl k on y ld r kullan lmayan bir bayrakt. Yani o da haz r k ta getirilmiflti gösteri yerine. Bugün hiçbir yere gidemedik. Bütün yollar kapanm flt. Amerikal lar art k Ba dat'ta. Ba dat n yüre i kan a l yor. Geliflmeleri Tv lerden izlemek durumunday z. Düflman her yeri iflgal etmifl. Art k Irak TV'si, radyosu yok. Sadece ran Sahar 1 TV'sini izleyebiliyoruz. Televizyonda birkaç canl kalkan gördük. Uzma, Robin, John Amerikan askerlerine karfl slogan at yorlar. Irakl lar ise flaflk n. Ortal kta kimse yok. Sanki Ba dat terkedilmifl hayalet flehir. Burada da hiçbir görevli yok art k. Rafineri çal flanlar bizim isimlerimizi ve benzeri bilgilerimizi ald lar, herhangi bir duruma karfl l k. Irakl

137 Ba dat ta 68 Gün 137 gençler sürekli yan m zdalar, geç saatlere kadar bizimle birlikte kal yorlar, çok fazla h rs zl k, öldürme olaylar oluyor. Biz de kendi güvenli imizi almaya çal fl yoruz. Yankiler buraya geldi inde öylece beklemek istemiyoruz. Biz de Irakl gibi davranaca z. Komflular m z birer tane rafineri çal flan kart ayarl yor. Bugün hiç uyumad k. Sabaha kadar, eflyalar m z haz rlad k ve ne yapaca m za karar vermeye çal flt k. Sabah erkenden komflular m zdan Ömer arabayla gelecek ve ayn mahallede baflka bir eve tafl - naca z. 10 Nisan 2003 Ba dat'ta ve bizim bölgede h rs zl k ve ya ma olaylar korkunç bir flekilde artt. Silahlarla Irakl - lar birbirini vuruyor. Amerika izliyor. Irak halk birbirine düflürülmeye çal fl l yor. Çürüme körükleniyor. flgale direnmeyi düflünemez durumda b rak l yor halk. Ya may ABD askerleri teflvik ediyor. Böylece iflgalini de unutturmaya çal fl yor. Dünyaya bu görüntüler izlettirilerek, bak n biz bu barbarlara medeniyet götürdük, bak n diktatör halk n nas l aç b rakm fl, mesaj vermeye çal fl yor. Ya malama olaylar, öyle televizyonlardan verdikleri gibi Irak' n her taraf nda her an olmuyor. Ya malamay gerçeklefltirenler de, de iflik bölgelerden, hatta Irak d fl ndan, Irak içerisindekiler de birbirine muhalif çevreler. Mesela Ba datl, Ba dat' ya malam yor. Çevre ilçelerden silahlar yla ve araçlar yla geliyorlar. Hatta Kuveyt'ten bile ya ma için gelen gruplar var. Ya da de iflik milliyetlerden, mezheplerden, düflüncelerden insanlar yapabiliyor. Amerikan askerlerinin korumas nda yap lan ya malar görüyoruz. Tam bir kaos ortam... Baz yerlerde de Amerikan askerleri dükkanlar n

138 138 Canl kalkanlar anlat yor camlar n k r p insanlar teflvik ediyor. Bunu hem canl kalkanlar gördü hem de medya mensuplar gördü. Hiçbir fley medyaya yans d gibi de il... Bir tarih ya malan yor. Müzeler, tarihi eserler, bir ülkenin, devletin resmi binalar, evraklar her fley ya malan yor. Petrol Bakanl hariç. Oras n korumaya alm fl yankiler. Bir de istihbarat servisi binas korumada. Amerika, benim iflime yarayacaklar n d fl nda her fley yokolabilir diyor. Tarih, medeniyetler, kültürler onu ilgilendirmiyor. Irak halk n geçmifli olmayan, tarihi olmayan bir halk haline getirmek istiyor Amerika. Kökleri gangasterlere, rlanda dan, ngiltere den götürülmüfl h rs zlara, serserilere dayanan bir medeniyetleri var onlar n. Tarihin bilinen en eski yerleflim bölgesinde medeniyeti ya mal yor Amerika. Günler sonra anlafl lacakt ki, bu tarih ya mas da emperyalistlerin ifliydi. Kimi tarihi eserler Avrupa da, Amerika da ortaya ç kt. T pk devlet bankalar ndan çal nan paralar n yankilerin üzerinde ç kt gibi... As l h rs z, o tv lerde gösterilen üç befl ya mac de il, emperyalistlerdi. Irak n yeralt, yerüstü zenginliklerine yönelik ya malar ise henüz bafllamam flt. Bu ya ma dünyan n hiçbir h rs z n n, ya mac s n n yapamayaca kadar büyük olacakt. IMF girecek, her fley özellefltirilecek, petrolü Amerikan tekelleri iflletecek... Evet yoksuldu Irakl lar. Saddam rejiminin adaletsizli ine BM damgal ambargo da eklenince, ony ld r büyük ac lar çekiyordu halk. T pk bütün dünya halklar gibi, Irakl lar n bu durumda olmas - n n da en büyük sorumlusu emperyalist sistemden baflkas de ildir. Yaflanan bu silahl bask nlardan kaynakl, biz de kendi güvenli imizi almak zorundayd k. Çünkü

139 Ba dat ta 68 Gün 139 özellikle petrol rafinerisine çok geliyorlar. Bu durum komflular m z da tedirgin ediyor ve moralini bozuyor. Amerika izliyor, onlar kendi aras nda kavga ediyor, diyorlar. Bu tür olaylardan, insanlar ölüyor rafineride ve çevresinde. Ev de ifltirmemizin pek fark etmeyece ini düflünerek, tafl nd m z evden tekrar ayn eve geldik. Petrol rafinerisinin müdürüyle de konufltuk. Amerikan askerlerinin evlere gelmeyece ini, sadece rafineri müdüriyetine ve bina alan na geleceklerini söyledi. Gerekirse, size k yafet ayarlar z, rafineri çal flan gibi gösteririz, dedi. Rafineride, hem bayanlar hem erkekler çal fl yordu. 11 Nisan 2003 Bugün Amerikan askerlerinin gelmesini bekliyorduk. Gelmediler. Rafinerinin müdürünün görüfltü ü baz kifliler, bundan sonra bu petrol rafinerisini bir ngiliz flirketin yönetece ini söylemifller. Resmen ve alenen dünyan n gözleri önünde bir h rs zl k, ya ma, talan. Senin petrolüne ben art k el koyuyorum. Sen bu zenginliklere lay k de ilsin, ben yiyece im... Evet! Kapitalizm de bu de il mi zaten. Kapitalizm h rs zl k düzenidir. Yasalar, bürokratik mekanizmalar, devlet, ad na sivil toplum kurulufllar dedikleri devlet güdümlü örgütlenmeler hepsi bu h rs zl k düzeninin parçalar ve ayn zamanda üzerine örtülen perdeleri. flçiler, müdür tepkili elbette. Kabullenmek istemiyorlar. Onlar nas l bizim petrolümüzü iflletme hakk n kendilerinde görür, diyorlar. Kimisi ben çal flmama onlarla diyor, kimisi Ba dat tan ayr laca - n söylüyor. Pratikte ne kadar yaflam bulaca ayr bir tart flma, ama tepkileri (Baas rejimi devrilmesine ra men) çok aç kt. Ki, ileriki günlerde iflgale

140 140 Canl kalkanlar anlat yor tepkiler çok daha yo unlaflacakt. Rafinerinin müdürüyle görüfltü ümüzde yar n belki Ba dat'a gitme imkan m z n olabilece inden bahsetti. Bir de yar n ngiliz petrol tekelinden h rs zlar gelebilirmifl. Bu bölgedeki evler Amerikan askerleri taraf ndan kontrol edilip tüm silahlara el konabilirmifl. Son üç gündür neyin ne zaman ve nas l olaca belli de il. Tam bir belirsizlik var. Her an Alibaba (h rs z) dedikleri gruplar gelip, bizim eve de u rayabilirler. Silahlar yla insanlar soyabiliyorlar. Bizim yan komflu Ziyad üç tane Alibaba öldürmek zorunda kald n söyledi bugün. Bu durum burada gerçekten çok ciddi bir boyutta. Biz bunca olumsuzluk içinde herfleyin yani mücadelenin as l flimdi bafllad n düflünüyoruz. Savafl kaybedilmifl de il. ABD nin gücü ve ihanet sonucu Irak halk yenik düflmüfl gibi görünüyor olabilir ancak biz ABD nin bu savafl bafl ndan kaybetti- ini düflünüyoruz. Irak yeniden aya a kalkmas n bilecektir. Bu, yeniden bir kurtulufl savafl demektir. Bir aydan fazla zamand r burada gördüklerimiz, insanlarla iliflkilerimizden edindi imiz izlenim; halk bu iflgali kolay kolay kabul etmeyecektir. Boyunduruk alt nda, kukla yönetimler alt nda yaflamay sindiremeyecektir. Amerika bunun ad na zafer diyebilir, ki diyecek önümüzdeki günlerde. Ama zaferinin kal c olmad n da görecek. Bu, bir niyet, bizim bir iste- imiz de il. Binlerce y ll k halklar tarihinden biliyoruz bu gerçe i. Nice imparatorluklar ülkeleri istila ettiler. Ama hiçbiri kal c olamad lar. Bu süreç belki uzun, belki k sa olabilir, ama kazanan mutlaka halk olacakt r. flgalin ilk günlerinde yaflanan Umr Kasr direnifli, bu konuda Irak halk n n da umut verdi inin en aç k kan t oldu. Küçük bir liman kasabas n günlerce ele geçiremediler. Karfl la-

141 Ba dat ta 68 Gün 141 r nda ölümü göze alm fl insanlar n varl yetti. Her savafl havadan yap lan a r bombard man ile bitmiyor ki. Sonuç olarak yere inmek zorundalar. Ve iflte yerdeler. fiimdi konuflmas s ras direnifli yeniden örgütleyecek güçlerde olmal Nisan 2003 Bugün Amerikan askerleri petrol rafinerisine geldi. Komflular m z n çocuklar ndan biri bizim eve koflarak, Amerikal lar' n geldi ini haber verdi. Tanklardan, z rhl araçlardan oluflan uzun bir konvoy... Evlerin bulundu u alana hiç girmeden direkt, müdüriyete ve yönetim yerine gitmifller. Bizim evde bulunan Bulgaristanl Jordan, askerlerin yan na gitmifl ve onlara "merhaba" demifl. Sonra sohbete bafllam fl. Çocuklar bize gelip anlatt lar flaflk n bir flekilde. anlat yordu bunlar, flafl rarak. Evden ç k p Jordan'u bulup getirdik ve tart flt k. - Sen nas l onlarla el s k fl r, sohbet edersin? - Ben onlara canl kalkan oldu umu söyledim. - Onun için mi gülüflüyordunuz? - Onlar emir alt ndaki asker. - Politik olarak, sembolik de olsa, o kadar insan katletmifl, bir ülkeyi zorla iflgal etmifl bir orduya sen nas l böyle bakars n. Çocuklar bile askerlerin yan na gitmedi. Sadece sen askerlerle konuflmaya gittin. Kötü bir durum, düflünmelisin bunu... Ö leye do ru da canl kalkan arkadafllar m z Uzma ve Luis geldiler. Uzma, Pakistan as ll ngiliz vatandafl, Luis ise Fransal. Uzun zamand r onlar da bizim gibi tesislerdeydi. Elektrik tesislerinde kal - yorlard. Son birkaç günü ise otelde geçirmifller. Amerikan askerlerinin heykel y k fl s ras nda ordayd lar. Uzma n n askerlere nas l ba rd n izlemifltik Tv den. Bizi merak etmifller.

142 142 Canl kalkanlar anlat yor Yollarda sorunsuz gelmifller. Canl kalkanlar görmezlikten geliyorlarm fl. Ama bir fley yapamaman n siniri de var askerlerde. Di er canl kalkanlar da flu anda Shereton Otel'delermifl. Büyük bir bölümü bugün ülkelerine dönmüfl. Otelde ne yiyecek, ne içecek hiçbir fley yokmufl. Bizde olan sular, yiyecekleri haz rlay p biraz konufltuktan sonra hep birlikte otele gittik. Bayanlar, baflörtüsü takt. Otel önüne vard k. Buras Firdevs Meydan 'n n önüydü ayn zamanda. Yani Saddam Hüseyin'in heykelinin y k ld meydan. Ortada Firdevs Meydan, onun sa nda Filistin Oteli, solunda Sheraton Oteli var. ki otelin ortas ndan geçen yolun Firdevs Meydan 'na ç kan a z n, Amerikan askerleri barikat kurarak kesmifl. Tanklar ve z rhl araçlar, telörgü ve askerler var. Biz Sheraton Oteli'ne gitmek istiyoruz, izin vermiyorlar geçmemize. Otel önüne geldi imizde, y k lan heykeli gördük, ama heykelin bulundu u yerde Irak bayra- vard. Geçemezsiniz diyorlard otele. Luis de oteldeki oda anahtar n gösterdi, yine bizimle tart fl yorlard, küfür ediyorlard, canl kalkan oldu umuzu biliyorlard, söylemifltik. Karfl l kl tart flmalar n, küfürleflmelerin ard ndan otelden gelen arkadafllar n da çabas yla içeri girdik ve uzun zamand r görmedi imiz arkadafllarla sar ld k. fiimdilik eve geri dönecektik. Çünkü ne yapaca m z, nerede duraca - m z henüz belirlemedik. Yemek yiyece imiz yerin karfl s nda bir hristiyan hastanesi vard. Faith ile Eylül oray ziyarete gittiler. Hastanenin önünde Amerikan askerleri vard. Dönüflte askerlerle tart flm fllar. Rafineriye geri döndük. Bu gece evimizde son gecemiz. Temizlik yapt k. Bütün yiyecek, ilaç, su stoklar n toplad k. Irakl arkadafllar geldi. Sohbet

143 Ba dat ta 68 Gün 143 ettik. Bir kasete kay t yapt k, an olarak kals n diye. Hep birlikte, bizim de nakarat n ezberledi imiz bir marfl n kay d n yapt k. Bu marfl, Irak' n 195. y - l ndaki ran'la olan savafl n kazanmas n n ard ndan yap lan bir marflt. Art k vazgeçilmez marfllar ndan biri haline gelmiflti. Marfl n bir bölümünde flöyle diyordu; "Düflman n, bizim bile imizi büküp, ters çevirmeye çal flt s rada, ald k onun bile ini k rd k. Z lg tlar çekildi, flarjörler çal flt, sat rlar ortaya ç kt. Haydi..." fleklindeydi. Duygusal anlar yaflad k. Arkadafllar gidece imiz için çok üzülüyorlar. Tabii duygular m z karfl l kl yd. Birbirimize çok al flm flt k. En zor anlar birlikte yaflam flt k. Sürekli bizleri unutmay n diyorlard. Tekrar gelmemizi istiyorlard. Yani unutulmayacak anlardan birini yaflam flt k. Yar n bizleri geçirmeye geleceklerini söyleyerek ayr ld lar. Birbirimize "Irraki aden, Allah Meak Me esselam" dedik son olarak. Gözlerinde yafllarla gittiler. Yani duygusal bir tabloydu. Biz de zor hakim olduk. Yaflad m z geliflmeleri onlar da iyi biliyorlard, duygular m z, çal flmalar m z... Saba, Seyf, Halid, Nass r, Muhammed, Navras, Ömer, Ziyad, Ali; küçük komflular m z Muhammed (Hammudi), Ahmet...

144 144 Canl kalkanlar anlat yor Bir t r dolusu ceset Nisan 2003 Sabah erkenden ayr ld k. Yiyecek ve su stoklar - n n büyük bir k sm n komflular m za verdik. Onlar n küçük çocuklar var ve istenilen her fley kolay bulunam yor flimdi. Yiyeceklerin bir k sm n da oteldeki arkadafllara ay rd k. laçlar da hastaneye vermek üzere yan m za ald k. Dört büyük çanta ilaç birikmiflti. Ayr l rken komflular m zdan a layanlar oldu, biz de dolmufltuk. Onlar, bombard man n son dönemlerinde gelmifllerdi, tan fl kl m z k sayd. Bu k sa süreye birçok fley s abiliyordu bu yo unluk içinde. Her günümüz onlarla geçti son dönemlerde. Onlardan ayr lmak, Irak'tan ayr lmak zor geliyordu. Karfl l kl hediyeler verildi... Ve evimiz gibi belledi imiz rafineriden ayr l - yorduk. Tesislerden ç kt k ve yola koyulduk. Yolda hiç durdurulmad k. Bayan arkadafllar n bafl nda baflörtüleri vard, herhangi bir sorunla karfl lafl lmas n diye. Yaklafl k 20 dakikal k yoldan sonra otelin

145 Ba dat ta 68 Gün 145 önüne vard k. Amerikan askerlerinin oluflturdu u kontrol noktas nda sorun yaflad k. Bizi öteki tarafa geçirmek istemediler. Tart flt k. Çantam z n bir tanesini askeri noktan n öbür taraf na att k, izin vermediler. Sonra eflyalar m zla birlikte bas n n oldu- u taraftaki kontrol noktas ndan geçebildik. Otele eflyalar m z b rakt ktan sonra bir gazeteci ile birlikte biz yedi canl kalkan, Saddam Hüseyin Hastanesi'ne gittik. Hastanenin giriflinde sol tarafta bir t r vard ve yan nda insanlar bekliyordu. Ne oldu unu anlamad k. Halk bizi, t ra do ru yönlendirmeye çal fl yor, oraya gidip bak n diyorlar. T ra do ru yöneldik. T - r n arkas na doland k. Bir duvara bak yordu arka k sm. T r n kasas n n arka taraf na gelince, burnumuza a r kokular gelmeye bafllad. Yerde kanlar vard ve torbalar içerisinde ilk cesetleri görmeye bafllam flt k. Sonra arka kasas ndan kafam z çevirip içeri bak nca o manzarayla karfl laflt k. Uzun bir t r, arka baflta bir pervane çal fl yor içeriyi so utmak için. Ve bu pervanenin önünde onlarca ölü beden. Üst üste y lm fl. nsanlar buradan kendi tan d klar n ç karmaya çal fl yormufl gömülmeden önce. A r kokudan anlafl ld na göre birkaç gündür buras böyleydi, belki daha uzun. Kimisi yanm fl ve fliflmifl, kimisinin her taraf mosmor, kimisinin bombalardan kaynakl vücudu parçalanm fl. En önde solda, hemen gözümüzün önünde, bir kiflinin baca kopmufl diz alt ndan itibaren. Kopan bu parça ayn bedene ait diye, cesedin yan na konmufl. T r n içerisindeki bu tabloyu görünce Türkiye'deki 19 Aral k 2000 katliam n hat rlad k. Düflman her yerde ayn yd, katildi, yok edeciydi. Orada bekleyen bir aile vard. Onlara konufltuk, sonra kafam z kald rd k ve hastanenin öbür taraf nda bekleyen Amerikan askerleriyle göz göze gel-

146 146 Canl kalkanlar anlat yor dik. Hastane binas n n girifl kap s na do ru yöneldik. Amerikan askerleri girifl k sm n n afla s nda bekliyordu. Tanklarla, z rhl araçlarla, a r silahlarla... Hastaneyi de ablukaya alm fllard. Çok ilginçti. Katlettikler insanlar gözlerinin önünde, t r n içindeydi. Yüzlerinde buna dair hiçbir belirti yoktu oysa. Hastane önünde güvenlik ald klar n söylüyorlar. Önce katlediyor, sonra cesetlerin, yaralad klar insanlar n güvenliklerini al yorlar!... Öfkeyle onlara do ru yöneldik ve tart flmaya bafllad k. Bir fley diyemiyorlard. Çünkü cevaplar yoktu. Ne diyecekler katliamlar yla m övüneceklerdi? Tart flman n ard ndan hastane içine girdik. Hastanenin içi daha kötüydü. Her yer yaral insanlarla dolu. Doktorlarla konuflup, getirdi imiz, dört çanta ilac onlara teslim ettik. Sevindiler, ilaçlalara ihtiyaçlar vard ama su istiyorlard, oksijenli su ve içme suyu. nsanlar susuzluktan ölüyordu. Mikrop kap yordu yaralar. Sonra hastalar ziyaret ettik. Durumlar çok kötü. Doktorlar n da söyledi i gibi susuzluktan, ilaç ve tedavi gibi yeterli malzeme olmad ndan, insanlar göz göre göre ölüyorlard. Kollar bacaklar kopanlar, kan kaybedenler, inleyenler, bafllar ndakilerin feryadlar, doktorlar n kofluflturmalar... Bir - bir buçuk saat orada kald k. Yaral larla sohbet ettik, doktorlarla konufltuk. Doktorlar pek fazla oyalamak isemiyorduk. Hastaneden ç kt k ve gitmeden önce tekrar askerlein yan na gittik. Onlarla yine tart flmaya bafllad k. - (T r göstererek) Bunlar siz yapt n z, siz katlettiniz dedik. Kimisi bafl n çeviriyor bir fley diyemiyor, kimisi pis pis gülüyor, kimisi de sinirleniyor cevap vermeye kalk fl yor.

147 Ba dat ta 68 Gün "Onlar da direnmeseydi" diyen de vard. Dünyan n her yerinde bütün zalimlerin, faflistlerin mant ayn. Ve demagojileri de ayn. Sen katletmeye, iflgal etmeye gel ve kimse sana direnmesin. Direnirse ölümü hak etmifl demektir. Yine 19 Aral k katliam n hat rlad k. Direnifl katliam n gerekçisi olarak sunulmaya çal fl lm flt. Orada da tutsaklar, siyasi kimliklerinin teslim al nmas na, hücrelere kapat lmaya karfl direniyordu. En meflru haklar yd. Irakl lar n direnifli de en meflru hakt. Katletmek en büyük suçtu. lginç olan, sivil toplumcular n, reformist düflüncedeki insanlar n da, ayn mant ktan etkilenmifl olmas. Direnirseniz onlar da öldürür. Bu mant k onlarda da vard. Emperyalizm ve faflist iktidarlar da bu mant n yay lmas n ister zaten. Herkesin böyle düflündü ü bir dünyay tasavvur edin; kimse direnmeyecek ve dünya onlar n sonsuz ya ma ve tekellerin pazar alan haline gelecek. Bir süre tart flt k. Tam arkam z dönüp gidiyorken, bir tanesi tanktan afla atlad ve silah n n flarjörünü takt, teti i haz rlad ; - "Sizi öldürece im flimdi" diye ba r yordu. Bir baflka yanki: - "Dur yapma, onlar canl kalkan"! Katletmekten baflka hiçbir fley bilmezler. Kallefltirler, arkan z dönmenizi beklerler. Gözlerinizin içine bakarak basamazlar teti e. Korkakt rlar asl nda. Ellerinde son model silahlar olsa da büyük bir korku gelip oturmufltur yüreklerinin ortas na. Çünkü inançlar yoktur. nand klar hiçbir de er, ideoloji, inanç sistemi yoktur. Devrimcisi ideolojine inan r, islamc s dinine inan r, yurtseveri ülkesinin kurtulufluna inan r; peki bunlar neye inan yordu? Kapitalizmin i difl etti i beyinleri neye inanabilirdi ki!

148 148 Canl kalkanlar anlat yor Beyinleri medyaya ayarlanm fl. O aptal kutusu nda ne denirse ona inanan bir toplumda yetiflmifl. Üstelik Amerikan askeri propaganda mekanizmas taraf ndan beyinleri y kanm fl zavall yarat klar. Bunlara oturup günlerce flunlar anlatmak isterdik: Hiçbir devletin bir baflka ülkeyi iflgal etme hakk yoktur. Bütün halklar n kendi kaderlerini özgürce belirleme hakk vard r. Bu hak silahla, bombalarla yok edilemez. Halklar n iradeleri teslim al namaz. Kim ki, halklar n iradesini yok eder, ben senin rejimini be enmiyorum, bombalarla de ifltirece- im derse; kim ki dünyan n üçte ikisini yoksullu a, açl a mahkum ederse; kim ki dünya üzerinde adaletin zerresini b rakmazsa; kim ki milyarlar n açken, susuzken daha fazla de ere el koymak için gizli ya da aç k iflgallere giriflirse... onun bafl ndan 11 Eylüller eksik olmaz. Bunun tohumlar n kendisi at yor demektir. Halklar ilelebet esaret alt nda, afla lanarak, Amerikal dan baflka de erli kimse yoktur denilerek yok say lamazlar. Hiçbir halk bunu kabul edemez. Ve do adaki tüm canl lar gibi, sen üzerine gittikçe birgün gelir elinde hiçbir silah gücü olmasa da t rnaklar yla sald r r sana... Anlar m yd bunlar anlatsak? Bilemiyoruz, ama flu anda bunlar anlatman n ne ortam var, ne de karfl m zdakiler baflkalar n n düflüncesine de er verecek, dinleyecek gibi görünüyor. Aynen filmlerdeki gibi. En ufak problemi böyle çözüyor Coni. Çek silah n sustur! Ortam uygunsa bas teti e sonsuza kadar sustur! Çözümü bu iflte. Sinirden kudurmufl durumda. Kendini zor tutuyor. Elinde silah var, bizde bir fley yok. Kendini güçlü hissediyor o anda. Zafer kazanm fl ordunun askeri o! Bakal m bu sarhoflluk ne kadar sürecek. Ama, onlar n Irakl lar' n aras na yaln z düfltükle-

149 Ba dat ta 68 Gün 149 ri zaman da biliyoruz. fiimdi gösterdi i öfkenin yerini, kuyru unu bacaklar n n aras na s k flt rm fl bir köpe in edas al yor. Küçük bir çocu a yaklafl rken canl bomba olabilir diye gösterdikleri tedirginliklerine de tan k olduk... Kim vermiflti bu hakk onlara. Kim vermiflti bir halk katletme, ülkelerini iflgal etme yetkisini? Hiç kimse vermedi elbette. En güçlü silahlar bende, dünyan n hakimi ben olaca m dediler sadece. Bunu da demokrasi, özgürlük, Irakl lar kurtarma... yalanlar n n arkas na gizlemek istemifllerdi. Her fley dünyan n gözleri önünde gerçekleflti. Güçlünün hukukunun geçerli oldu u, güçlünün dedi ini dayatt bir dünya düzeninde savafllar nas l engelleyebilirsiniz? Yalvararak m? Sivil toplumcu mücadele biçimleriyle mi? Protestolarla m? Bunun mümkün olmad en aç k bu iflgal sürecinde gerçekleflti. Küçümsemiyoruz, çok de er veriyoruz, ama onmilyonlar n meydanlara dökülmesine ra men sonuç de iflmedi. Bu konuyu aram zda tart flm flt k bir süre önce. Baflka bir yol, baflka yöntemler gerekiyor demek ki. Halklar n tarihi bu konuda çok zengin deneylere sahip. Emperyalistlere karfl silahl direniflten baflka hiçbir yol yok. Onlarla bar fl içinde bir arada yaflama n n mümkünü yoktur. Çünkü onlar n bar fl, kendi politikalar n n, ç karlar n n hakim oldu u bir bar fl. Yani halklar için bask, açl k, zulüm demektir. Dünya halklar da bu süreçten gereken dersleri ç karacakt r. Bu süreç ayn zamanda sivil toplumculu un iflas n n da en aç k görüldü ü bir süreç oldu. Bu tart flman n ard ndan otele döndük. Otelin çevresinde duran HA'c lar n telefonundan son bir kez Ba dat'tan arad k arkadafllar m z. HA'c larla da vedalaflt k. Zaman öyle bir h zl iflliyor, de iflim

150 150 Canl kalkanlar anlat yor o kadar h zl ki; bir hafta öncesini düflünüyoruz da, dünyan n dört bir yan ndan insanlar n bulundu u bir halay kurmufltuk burada. fiimdi yanki çizmeleri çi niyor bu topraklar... Bu arada, otele dönmek için araba beklerken Faith'in olmad n farkettik. Eylül onu aramaya gitti. Ve her yere bakt ktan sonra t r n içindeki cesetlerin aras nda buldu. A layarak onlarla konufluyordu. - "Çok üzgünüm, ben de Amerikal 'y m, Amerikal olmaktan utanç duyuyorum"... Gözyafllar içindeydi. O dayan lmaz kokuyu hiç hissetmiyordu sanki. Kendini Amerikal oldu u için suçlu hissediyordu. Eylül O nu al p cesetlerin aras ndan ç kard... Yunan arkadafllarla birlikte ortaklafla bir araba kiralad k, Ürdün'e gitmek için. Gazeteci ve canl kalkan arkadafllarla birlikte bir konvoyla gidece iz. Bu gece otelde kal p ertesi sabah erkenden yola ç - kaca z. Son güne kadar burada kalaca m z aç klam flt k. Elbette son olmayacak, ama en az ndan bu aflamada son gün say labilir. Gece Belçikal bir doktorla tan flt k. Grup Yorum, deyince birden flafl rd. Tan yormufl bizi. Daha önce tan flmad m za hay fland. Türkiye den ölüm oruçlar ndan konufltuk. Bu doktor, Fehriye Erdal Belçika hapishanesinde oldu u dönemde onun doktorlu unu yap yormufl. Devrimcileri genel itibariyle tan yormufl. Onunla böyle bir sohbete dalm flken, gece yar s silah sesleri duyduk. Biz bakmak için kalkt m zda doktor tuttu kolumuzdan; - "Yorum, ne yap yorsunuz. Bu tarafa gelin lütfen, kaç kifli bu flekilde hayat n kaybetti. fiu duvar n arkas na gelin lütfen." Gazeteciler döndüklerinde ö rendik ki, çat flma,

151 Ba dat ta 68 Gün 151 bizim otelin arkas ndaym fl. Televizyoncuya sorduk, ne olmufl diye. Adam, ne olacak can m, tabii ki Irakl lar öldürüldü dedi. Amerikal lar'dan kay p var m, diye sordu umuzda, hay r olur mu, tarz nda cevaplad. Sonradan, Ürdün'de ö rendik ki, 4 Amerikan askeri yaralanm fl, belki de ölmüfl. 3 Irakl ölmüfl 2 Irakl tutuklanm fl. Ama gazetecinin haline bak n; bu gazeteci olsa ne haber verebilir ki! flgalcinin baflar s n isteyen bir gazeteci! 14 Nisan 2003 Saat da yola ç kmak üzere haz rland k. Üç araç olarak gidecektik, fakat sabah ö rendik ki bir çok araç bizimle geliyordu. Zaten, orada insanlar birilerinin gitmesini bekliyordu. Ülkeden ayr lmak isteyen, mümkün oldu u kadar topluca gitmek istiyor. Yollar riskli. Hem soygunlar hem de ABD askerleri riskin kayna. 19 araçl k konvoy olmufltuk. Ba dat'tan ayr lmadan önce sigara ve su almak için en yak ndaki Filistin Oteli'ne gittik. Otele, Amerikan askerleri y nak yapm flt. çini iflgal etmifl, odalar boflaltm fl, kendileri yerleflmifllerdi. Otelin havuzuna, di er mekanlar na "dadanm fllard ". Otel önünde de, Firdevs Meydan giriflinden sonra, ikinci bir askeri nokta koymufllar. Herkes geçemiyor. Ne sigara ne su alamadan geri döndük. Evet, iki ay n ard ndan art k Ba dat'tan ayr l - yorduk. Bütünleflmifltik Ba dat la. Bir fleyler kopuyordu sanki içimizden, ç kmak istemiyoruz. Araçlara binmeden önce biraz daha bekleme bahaneleri yarat yoruz kendimize. Uzun bir savafl n bir muharebesini kaybetmifltik. Ama savafl uzundu ve bir çok cephede sürüyordu. Bir cephe de bizim ülkemizdi. Emperyalizmin yeni-sömürgesi ülkemiz. Emperyalizmin gizli iflgali alt ndaki, dört bir yan nda Amerikan üsleri dolu olan ülkemiz. ktidara ge-

152 152 Canl kalkanlar anlat yor lenlerin kararlar Amerika ad na, onlar n ç karlar - na göre ald ülkemiz. Ve k rlar nda, kentlerinde, hapishanelerinde ba- ms z bir ülke için direnenlerin, canlar n ortaya koyanlar n hiç tükenmedi i ülkemiz... Ba dat terk ederken etraf izliyoruz. fiehrin içi adeta bir y k nt ya dönmüfl. Sokaklar darmada n, çöpler, patlam fl araç parçalar, yanan binalar, bombalamadan kaynakl y k nt haline gelen evler, araçlar... Sürekli bu görüntüler gözlerimizin önünde. Hiç bitmiyor. fiehir d fl na ç kt kça, yol boyunca parçalanm fl, bombalanm fl arabalar, üst geçitleri, askeri araçlar, cesetleri görüyoruz. Sanki bir dev canavar, yeri hal gibi kald r p ters çevirmifl ve sallam flt... Yol boyunca bir sorunla karfl laflmad k. Ba dat'tan uzaklafl nca içimizi çok farkl bir hüzün sarm flt. Sanki, bir fleyleri yar m b rak p öyle ayr lm flt k oradan... Arkam zda hastanelerin ac s n, yollardaki bombalanm fl arabalar, ölü bedenleri, y k k binalar b rakarak geldik, insan n a r na gidiyordu. Irak s n r diye bir fley kalmam fl. Hiçbir kontrol yap lmadan Ürdün'e geçtik. Sadece baz Amerikan kontrol noktalar var. Arkadafllar m z, Irakl kardefllerimizi ve Ba dat' geride b rakt k. Amman da, daha önce Irak terk eden canl kalkanlar n da bekledi ini gördük. Burada da bir canl kalkan ofisi vard. Ba dat üzerine konuflmalar hiç bitmiyor, hala Ba dat'taym fl z gibi geliyor. fiimdiden Ba dat' çok özledik. Amerikan emperyalizmiyle kirlenmemifl nadir yerlerden biriydi Irak... 15/16/17/18/19/20 Nisan 2003 Bu alt gün, Ürdün de bas nla görüflmeler yaparak ve yolda geçti. 20 Nisan günü sabaha do ru s-

153 Ba dat ta 68 Gün 153 tanbul dayd k. ki ayl k bir süreçti yaflad m z. Bulundu umuz yer itibariyle, üzerine bombalar düflen Irak l kardefllerimiz kadar ac lar yaflamam flt k belki. Ama yaflanan her ac y, düflen her bomban n yok etti i yaflamlar yüre imizde duyduk. stanbul a indi imiz gün, Park Orman da Grup Yorum konserinin olmas flans m zd. Befl binden fazla insan toplanm flt konsere. Amerikan emperyalizmini lanetleyen sloganlar hiç eksik olmad konser boyunca. Biz de ç k p konuflma yapt k. Ba dat anlatt k. Bu bizim için ayn zamanda bir görevdi. Emperyalizmin vahfletini, iflgalini canl olarak yaflam flt k. Bir halk n ac lar na, umutlar na tan k olmufltuk. Bunlar anlatmal, teorik olarak bilinen emperyalizm gerçe ini yapabildi imiz oranda gözler önüne sermeliydik. Medya hiçbir zaman orada yaflananlar oldu u gibi göstermeyecek, Irak n özgürlefltirildi inden bahsedecek, iflgalleri meflrulaflt rmak isteyecekti. Biz anlatmal yd k böyle olmad n. Anlatmal yd k ki, Türkiye halk da emperyalizmi tan s n, görsün ve ülkemizin iflgal alt nda oldu unu, buna karfl direnmekten, örgütlenip mücadele etmekten baflka yolumuzun olmad - n anlas n

154 154 Canl kalkanlar anlat yor Ekler Amerika devleti, bu savaflta 'cluster bombs' dedikleri misket bombalar n kulland. Bunu kendileri aç klad lar. 1 Nisan'daki El-Hilla kasabas ndaki katliamlar nda bu bombalarla 100'e yak n insan hayat n kaybetmifl, yüzlercesi de yaralanm flt. At - lan bir bomban n içerisinde 202 adet içecek kutusu ebat nda paket var. Bu kutular n içerisinde de misket denilen küçük patlay c lar var. Bu misket bombalar, iki futbol sahas büyüklü ündeki bir alana da l yor. Her seferinde en az yüzde 5-15'i ilk at ld nda patlam yor. Bu patlamayanlar, ayn zamanda birer may n ifllevi görüyor. Daha sonra dokunuldu unda patl yor. lk etapta patlayanlar da düflünün art k. Ayr ca at lan bombalar paket fleklinde. Yiyecek yard m paketleriyle benzer flekilde ve renkte. Di er bir durum da flöyle: Mesela, tanklar n ateflledi i her bir mermi, at lan n 4,5 kilo kat uranyum içeriyor. Buna plütonyum, neptünyum ve amerikyum da eklenmifl. Mermi düfltü ünde, ince bir toz

155 Ba dat ta 68 Gün 155 haline gelip yay l yor. Demin 4,5 kilo demifltik. Gram olarak bakarsak, 4500 gram n 2200 ya da 2300 gram tamamen toz olarak uçufluyor, solunuyor ve vücuda giriyor. Hem metal zehirlenmesi, hem de vücutta radyolojik etki yarat yor. (Murat Çelikkan' n Radikal'deki yaz s ndan yararlan ld. 19 Nisan 2003) ** 28 Nisan 2003 tarihli bas n aç klamam z: 10 fiubat 2003 tarihinde ayr l p gitti imiz Irak'tan, yaklafl k 2,5 ay sonra döndük. Ba dat'ta savafl sonuna kadar Daura Petrol Rafinerisi'nde "canl kalkan" olarak kald k. 2,5 ay boyunca at lan bombalardan, kullan lan silahlardan binlerce insan yaflam n yitirdi. Dedikleri gibi, sadece askeri bölgeler de il, her gün halk n yaflad bölgeleri de bombal yorlard. Pazaryeri katliam nda 58 kiflinin ölmesi, bunlar n sadece bas na yans yan k sm yd. Saddam heykelinin y k lma olay ndan, havaalan n n al nma olay na; askerlerin çocuklar severkenki görüntülerinden, insanlarla futbol maç yapmas na kadar birçok fley, kendi propagandalar do rultusunda haz rlanm fl bir tiyatroydu. Saddam heykeli y k l rken kiflilik bir grup vard sadece onlar karfl layan... Askerler, o insanlarla beraber heykeli y kt ard ndan ABD bayra ast lar, fakat o insanlar bu bayra indirtip yerine Irak bayra ast. O günden itibaren de o heykelin bulundu- u yerdeki Irak bayra duruyor. Ayn zamanda o meydanda her gün Irakl lar Amerika'n n iflgalini, katliam n protesto ediyor. E er 10 çocuktan 1 tanesini seviyorlarsa veya ona fleker veriyorlarsa, 9 tanesine yaklaflmaktan bi-

156 156 Canl kalkanlar anlat yor le korkuyorlar ve 9 tanesi askerlerden nefret ediyor, babas ve annesi de askerlerden nefret ediyor. fiu anda sokaklarda Amerikan ve ngiliz medyas ndan insanlar var, bu görüntüler onlar n elinden geçerek dünyaya ulafl yor. Di er medya da daha çok Filistin Oteli'nin bahçesinde kal yor, bazen oradan ç k yorlar ama di erleri gibi rahatça çekimler yapam yorlar, gerçekler kolay görüntülenemiyor. fiu anda Irak halk Talabani ve Barzani afliretlerinin d fl nda Amerikan ve ngiliz iflgalini istemiyor. Onlara hiçbir flekilde sempati duymuyor. Her gün yapt klar protestolarla ve silahl eylemleriyle bunlar gösteriyor.... Ne oldu unu çözemedi imiz farkl bombalar kullan ld. Tamamen katliama yönelik misket bombalar kullan ld. Hastane önlerinde t r içinde t ka basa dolu ölüler, ac lar, susuzluk, ilaçs zl k... Yurtd fl ndan gelen yard mlara Amerikan askerleri taraf ndan el konuluyordu. Amerikan birliklerine ise kamyonlar dolusu yiyecek, içecek geliyordu. Sonuç itibariyle bu "özgürlük" operasyonu Amerika'n n sald r s n, katliam n, iflgalini hiçbir flekilde gizleyemedi. fiu anda Irak halk direniyor, silahl veya silahs z bir flekilde. Amerika'y istemiyor. Onlar gerçek demokrasi, özgürlük, yoksulluklar n n son bulmas n istiyorlar, Amerika'n n sahte, bayat laflar n de il... Cihan KEfiKEK (Grup Yorum Eleman ) Eylül fican ( stanbul Gençlik Derne i Üyesi) ***

157 Ba dat ta 68 Gün 157 SAVAfiÇI OLMA ZAMANI fiimdi savaflç olmak zaman d r Amerikan ngiliz askerleri yaklaflmakta Ele silah alma zaman d r Kurflun s kmak zaman d r düflman askerine! fiimdi durup bomba ne zaman Bafla gelecek diye Bekleme zaman de il! Tam zaman d r flimdi Savaflç olman n!!. *** Bombalar geliyordu Basra'dan, Necef'den K y yordu yüzlerce cana Geride sadece kan ve gözyafl!! Geride sadece kan ve gözyafl!! Art k görmek istemiyordu bu gözler Geride kalan bebelerin gözyafl n Evlad n yitiren analar n feryad n. Sorulacak hesab n kini ve nefreti Büyüyordu an an, bomba bomba, can can Saç n n teline kurban oldu um bebeler Elbet sorulacak hesab n z Zaferi sizin gülen gözlerinizle ve Halaylar m zla karfl layaca z. (31 Mart 2003-Daura Petrol Rafinerisi-BA DAT)

158 158 Canl kalkanlar anlat yor Eylül fican ( stanbul Gençlik Derne i Üyesi)

159 Ba dat ta 68 Gün 159 Cihan KEfiKEK (Grup Yorum Üyesi)

160 160 Canl kalkanlar anlat yor Amerika n n Irak a getirdi i özgürlük ; ACI, YIKIM, ÖLÜM VE figal...

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Kızlarsivrisi (3070 m) (27-28 Haziran 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı

Kızlarsivrisi (3070 m) (27-28 Haziran 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı Kızlarsivrisi (3070 m) (27-28 Haziran 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı Antalya Toros Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (TODOSK) tarafından düzenlenen 22. Kızlarsivrisi Yaz Dağcılık Şenliği ne katılmak

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman TABOY HASTA Vitaboy çok kötü bir rüya görüyordu. Rüyas nda karanl k bir yerdeydi. Kimse onun sesini duymuyordu. Yata nda k vran yordu. Birden uyand. Bütün bunlar bir rüyayd. Fakat kendini çok yorgun hissediyordu.

Detaylı

19 ARALIK 2011 PAZARTESİ

19 ARALIK 2011 PAZARTESİ DUYGU UYSAL 0852051 19 ARALIK 2011 PAZARTESİ Bugün sabah 9 dan akşam 10 a kadar dışarıda kalacaktım. Bu yüzden evden çıkmadan çok fazla parfüm sıkmıştım. Evden çıkarken ablam bütün evin benim parfümüm

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek 25-29 Ekim 2008 Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek PDF 28 Ekim 2008 Sal Kongrenin perde arkas Çukurova Patoloji Derne i'nin Patoloji Dernekleri Federasyonu ile ortaklafla düzenledi i kongrenin perde

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Aziz Nesin in Darüflflafaka ya Girifli Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Gitmez den bir al nt yla bafllayaca m. Ailesi Heybeliada ya tafl nm flt r. Y l 1926. Babam n nerde oldu unu

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ 1-2 Kasım 2013 tarihlerinde TED Okulları nda görev yapan müdür yardımcılarına yönelik olarak Antalya da bir hizmet içi eğitim gerçekleştirilmiştir. 25 TED Okulu ndan

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

MÜSİAD Kadın Girişimciler Zirvesi. Kapanış Konuşması. 27 Mayıs 2016. İş Dünyamızın, STK'ların Değerli Bşk ve Temsilcileri,

MÜSİAD Kadın Girişimciler Zirvesi. Kapanış Konuşması. 27 Mayıs 2016. İş Dünyamızın, STK'ların Değerli Bşk ve Temsilcileri, MÜSİAD Kadın Girişimciler Zirvesi Kapanış Konuşması 27 Mayıs 2016 Saygıdeğer (Emine Erdoğan) Hanımefendi, Sayın Bakanım, (Fatma Ramazanoğlu), İş Dünyamızın, STK'ların Değerli Bşk ve Temsilcileri, Değerli

Detaylı

Uçun kufllar uçun zmir e do ru

Uçun kufllar uçun zmir e do ru Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Uçun kufllar uçun zmir e do ru Dokuz karga a ac n dallar na konmufl dinleniyorlard. Üç tanesi gözlerini kapam fl, uyuyordu. kisi gagalar n birbirine uzatm fl flakalafl

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

FOTOĞRAF SANATI KURUMU 4. ÇAMLIDERE KÖY GEZİSİ 5 Nisan 2009

FOTOĞRAF SANATI KURUMU 4. ÇAMLIDERE KÖY GEZİSİ 5 Nisan 2009 FOTOĞRAF SANATI KURUMU 4. ÇAMLIDERE KÖY GEZİSİ 5 Nisan 2009 Hazırlayan: Sümer ÖZVATAN sumerozvatan@yahoo.com Ahmet BOZKURT önderliğinde iki araç ile yola çıktık. Bu defa rotamız Çamlıdere ilçesinin güneyi.

Detaylı

Turistler art k stanbul u "T kl yorlar"

Turistler art k stanbul u T kl yorlar Turistler art k stanbul u "T kl yorlar" Tanıtım görevlisi bürokratların, turizm acentalarının ve halkla ilişkiler uzmanlarının yıllardır Kafdağı nın ardında sandıkları ve o nedenle yalnızca düşlemekle

Detaylı

İşletme Gelişimi Atölye Soruları

İşletme Gelişimi Atölye Soruları İşletme Gelişimi Atölye Soruları Şemsettin Akçay Satış Pazarlama ve İnovasyon Mühendisi İşletmenizi Başarıya Götüren 50 Soru! Bir gün küçük kızımız Lara (o zaman 3.5 yaşındaydı): Baba deniz gölgesi nedir,

Detaylı

Çanakkale. Hava Savafllar 1915-1918. Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir

Çanakkale. Hava Savafllar 1915-1918. Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir 1915-1918 Çanakkale Hava Savafllar Bilindi i gibi Osmanl savafla girdi inde birkaç cephesi vard r. Ancak en önemlisi buradaki Çanakkale Cephesidir. Adeta savafl n can damar

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

PALANDÖKEN'E KATKILARIM

PALANDÖKEN'E KATKILARIM nsanlar Yaflad kça Mehmet Ünver PALANDÖKEN'E K fi SEL KATKILARIM lk kez seksenli y llar n ortas nda gitmifltim Palandöken Kayak Merkezi'ne. Da da özel sektöre ait küçük bir otel vard o zamanlar. Telesiyej

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ

YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ Hazırlayan: Doç.Dr. Hakan Güler Sakarya Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Karlsruhe Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Almanya

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar 2013 / 2014 SAYI: 04 Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar Haftanın Bazı Başlıkları Sağ ve Sol Beynin Şifreleri Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek!

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! A c d r söylemesi, bunca ülke gördüm, bunca insan tan d m, ülkemde gördü üm kadar çok yalanc y hiçbir yerde görmedim. Do u ya az gittim, ama Bat da gitmedi im yer kalmad desem

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

Uyumayan Şehir. Uyumayan Şehir New York için artık bir slogan. Çoğu kişi gibi ben. de New York u izlediğim filmlerden tanıdım ve gerçekte filmlerdeki

Uyumayan Şehir. Uyumayan Şehir New York için artık bir slogan. Çoğu kişi gibi ben. de New York u izlediğim filmlerden tanıdım ve gerçekte filmlerdeki Yağmur Beril Dikmeci Uyumayan Şehir Uyumayan Şehir New York için artık bir slogan. Çoğu kişi gibi ben de New York u izlediğim filmlerden tanıdım ve gerçekte filmlerdeki kadar etkileyici mi diye kendi kendime

Detaylı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Bodrum da düzenlenen toplantıda yeni süreç ile ilgili büyükşehir daire başkanları tarafından Bodrum halkına

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

BİT ini Kullanarak Bilgiye Ulaşma ve Biçimlendirme (web tarayıcıları, eklentiler, arama motorları, ansiklopediler, çevrimiçi kütüphaneler ve sanal

BİT ini Kullanarak Bilgiye Ulaşma ve Biçimlendirme (web tarayıcıları, eklentiler, arama motorları, ansiklopediler, çevrimiçi kütüphaneler ve sanal BİT ini Kullanarak Bilgiye Ulaşma ve Biçimlendirme (web tarayıcıları, eklentiler, arama motorları, ansiklopediler, çevrimiçi kütüphaneler ve sanal müzeler vb.) Bilgi ve iletişim teknolojileri, bilgiye

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

Walt Whitman. - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Walt Whitman. - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Walt Whitman - şiirler - Yayın Tarihi: 9.4.2004 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yasal Uyarı: Bu ekitap, bilgisayarınıza indirip kayıt etmeniz ve ticari olmayan kişisel kullanımınız için yayınlanmaktadır.

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

Afrodisyas Ek Müzesi. Yap Tan t m. Mimari Tasar m. : Cengiz BEKTAfi, Yük. Müh. Mimar Bektafl Mimarl k flli i Yard mc Mimarlar

Afrodisyas Ek Müzesi. Yap Tan t m. Mimari Tasar m. : Cengiz BEKTAfi, Yük. Müh. Mimar Bektafl Mimarl k flli i Yard mc Mimarlar EGEM MARLIK 2008/2-65 Yap Tan t m Afrodisyas Ek Müzesi Mimari Tasar m : Cengiz BEKTAfi, Yük. Müh. Mimar Bektafl Mimarl k flli i Yard mc Mimarlar : Eda ERKAN ALTUNBAfi Gülnaz GÜZELO LU Emrah DEM R Statik

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler 1.Temel Kavramlar Abaküs Nedir... 7 Abaküsün Tarihçesi... 9 Abaküsün Faydaları... 12 Abaküsü Tanıyalım... 13 Abaküste Rakamların Gösterili i... 18 Abaküste Parmak Hareketlerinin Gösterili i... 19 2. lemler

Detaylı

Pelitcik ve Sarıkavak Köyleri-Çamlıdere (04 Ekim 2009) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Pelitcik ve Sarıkavak Köyleri-Çamlıdere (04 Ekim 2009) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Pelitcik ve Sarıkavak Köyleri-Çamlıdere (04 Ekim 2009) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 04 Ekim 2009 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu tarafından organize

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

Prof. Dr. Bilal Sambur ile Medya ve Dindarlık Üzerine 08/04/2015

Prof. Dr. Bilal Sambur ile Medya ve Dindarlık Üzerine 08/04/2015 Medya İslam ı ile karşı karşıyayız Batıda tırmanışa geçen İslamofobinin temelinde yatan ana unsurun medya olduğu düşünülüyor. Çünkü medyada yansıtılan İslam ve Müslüman imajı buna zemin hazırlıyor. Sosyal

Detaylı

Cemal Amca n n Zarlar

Cemal Amca n n Zarlar Cemal Amca n n Zarlar B aflkomiserlikten emekli alt kat komflumuz Cemal Amca tavlaya çok düflkündü. Emekli olmazdan önce haftasonlar n bahçede tavla oynayarak geçirirdi. Hafta içindeyse haftasonunu iple

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ

İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ İZMİR TİCARET ODASI MİDİLLİ İŞ VE İNCELEME GEZİSİ 14-15 HAZİRAN 2013 DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR MÜDÜRLÜĞÜ Hazırlayanlar: Gündem Kont, Mine Güneş, Ahmet Toprak Dış İlişkiler

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

Benzersiz ördekler. sanat

Benzersiz ördekler. sanat sanat Benzersiz ördekler F. Esin ÖZALP esin.ozalp@trt.net.tr Picasso'ya sormufllar: Sanat nedir? Cevaplam fl: Sanat, ne de ildir ki! fiimdi sizlere tan taca m z ressam n sanat anlay fl, iflte tam olarak

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ HÜKMÜ ŞARTI ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 142

Detaylı

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ;

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; 1 BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; O gece en güzel yıldızlar kaydı, Nereden geliyordu bu aydınlık? Neydi insanları bu denli mutlu

Detaylı

Uzay Keflfediyoruz. Günefl Sistemi Nerede? Her Yer Gökada Dolu! n yaln zca biri! evrendeki sonsuz Dünya bizim evimiz ve

Uzay Keflfediyoruz. Günefl Sistemi Nerede? Her Yer Gökada Dolu! n yaln zca biri! evrendeki sonsuz Dünya bizim evimiz ve uzayi kesfet 13/2/6 19:35 Page 34 Uzay Keflfediyoruz n yaln zca biri! de in is kc gö da y sa evrendeki sonsuz Dünya bizi eviiz ve ister isiniz? ak n ta z r la flu renek, ko Evrendeki adresiizi ö Her Yer

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - 2008 YILINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TEMELLERİ ATILDI - İLAÇ VE TIBBİ MALZEME KONUSUNDA

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ Ray KLINGINSMITH U.R. Başkanı 2010 11 Kemalettin ERBİLGİN U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2010 11 Ertuğrul KAYA 14. Grup Guvernör Yardımcısı Tuban GÜÇLÜ (Başkan) Mustafa CİVELEK (Asbaşkan) Melisa KARA (Kulüp

Detaylı

ortopedist röportaj RÖPORTAJ: DR. NADİR ŞENER

ortopedist röportaj RÖPORTAJ: DR. NADİR ŞENER röportaj ortopedist YARATIYOR.Bursalı 60 61 SONBAHAR 2013 SAYI: 301 İSMAİL AYGAN, TAYFUN AÇIKGÖZ, ERTUĞRUL AYDIN, MURAT GÜRÜN VE ENGİN AKGÜN. ONLAR, BURSALI BEŞ ORTOPEDİST. BEŞ MESLEKTAŞI, UZMANLIK ALANLARI

Detaylı

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?docid=30285714

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?docid=30285714 1 / 5 2015/10/13 10:43 Gündem 11 Ekim 2015 Tek dilekleri barıştı TÜRKĐYE de en büyük terör saldırısı olarak tarihe geçen saldırıda ölenler arasında yurdun dört bir yanından barış ve demokrasi için Ankara

Detaylı

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor.

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor. Sonlu Oyunlar B u kitapta s k s k oyunlar konu edece iz. Oyunlar sonlu ve sonsuz oyunlar diye ikiye ay raca z. Sonsuz oyunlar da ilerde ikiye ay raca z: Uygulamada sonsuza dek sürebilen ve süremeyen oyunlar.

Detaylı

I. Bölüm. letiflim Kuracak Bir Dil Kullan n

I. Bölüm. letiflim Kuracak Bir Dil Kullan n I. Bölüm letiflim Kuracak Bir Dil Kullan n Tafllar ve sopalar kemiklerimizi k rabilir, ama sözler kalbimizi k rar. -ROBERT FULGHUM 1 Dil üstad William Safire a bir seferinde sormufllar: Özensiz iletiflimin

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Kış 2014 Sayı:12 ISSN: 2146-281X Kızak Keyfi Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Detaylı

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ ΙV ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70013 Γ) HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK DİNLEYELİM

Detaylı

BÖLÜM 7. BASINDA M MARLAR ODASI ZM R fiubes

BÖLÜM 7. BASINDA M MARLAR ODASI ZM R fiubes BÖLÜM 7 BASINDA M MARLAR ODASI ZM R fiubes ULUSAL VE YEREL BASINDA M MARLAR ODASI ZM R fiubes GAZETELER 19/2/04 Milliyet Ege Tasar geri çekilsin mektubu 19/2/04 Haber Ekspres Memurlar, halk reformu istedi

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır.

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır. Yazıyı PDF Yapan : Seyhan Tekelioğlu seyhan@hotmail.com http://www.seyhan.biz Topolojiler Her bilgisayar ağı verinin sistemler arasında gelip gitmesini sağlayacak bir yola ihtiyaç duyar. Aradaki bu yol

Detaylı

Merhaba 3 Amaç 4 Hedef Kitle 5 Sayfa çerikleri ve lgili Bafll klar 6 Banner Kullan mlar Plan 01 7 Plan 02 8 Plan 03 9 Plan 04 10 Plan 05 11 Banner Ölçüleri ve Format Bilgileri Leader Board 12 Leader Board

Detaylı