Embriyolojiye Giriş ve Tarihçe

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Embriyolojiye Giriş ve Tarihçe"

Transkript

1 Embriyolojiye Giriş ve Tarihçe Embriyolojinin Tanımı Embriyoloji, tüm canlıların türe özgü şekillerini alıncaya kadar geçirdikleri gelişme evrelerini inceleyen bilim dalıdır Embriyoloji kendi içinde genel ve özel embriyoloji olarak iki kısımda incelenir. GENEL EMBRİYOLOJİ Gelişimi genel sınırlar içinde inceler. ÖZEL EMBRİYOLOJİ Her doku ve organın gelişimini ayrı ayrı inceler. Prenatal Dönem Gametogenesis Fertilizasyon Yarıklanma Gastrulasyon Postnatal Dönem Organogenesis Histodiferansiasyon Embriyolojik Terimler Ovum Spermiyum Zigot Fertilizasyon Yarıklanma ve Blastomer Oluşumu Morula (Erken ve Geç Morula) Blastosist (=Blastokist): (Erken ve Geç Blastosist) İmplantasyon Gastrula Nörulasyon Embriyo Konseptus Primordium Fetus Abortus Trimester Postnatal dönem Bebeklik Çocukluk Puberte

2 Ergenlik Yetişkinlik Konjenital Anomali En içte sekonder oosit (oosit-ii), onu çevreleyen zona pellisuda ve en dışta granüloza hücrelerinden oluşan dişi germ hücresidir. Spermium Testislerde üretilip, motilitesini ve gelişimini bitirmiş, ancak boşalma esnasında aksesuar bezlerin salgısını alarak ejekulatla dışarı atılan erkek germ hücresidir. Zigot Fertilizasyon sonucunda oluşan hücredir. Zigot yeni bir insanın başlangıcıdır. Yarıklanma ve Blastomer Oluşumu Zigotun mitoz sürecidir, Zigot, iki hücreli evreye ulaştıktan sonra mitotik bölünmeler geçirir. Oluşan hücrelere Blastomer denir. Yarıklanma sırasında; Zigotun çapı değişmez, ancak blastomerler küçülür. Morula Morula gelişimi fertilizasyondan sonraki erken ve geç dönemde olaylanır. İlk 30 saat; Zigotun 2 hücreli dönemidir, Yaklaşık 40 saat sonra; Zigotun 4 hücreli dönemidir, İlk 72 saat sonundaki; Zigotun hücreli dönemi Erken Morula dönemidir, İlk 96 saate kadar ki hücreli dönem ise Geç Morula dönemidir. Blastosist Geç dönemdeki morulanın içerisine uterin sıvının sızması ile, morulanın merkezinde bir boşluk oluşur, Oluşan bu yapıya Blastosist, oluşan boşluğa ise Blastosel Boşluğu denir. Erken ve Geç Blastosist Blastosistin etrafındaki Zona Pellusida kaybolmamış ise Erken Blastosist. Zona Pellusida kaybolunca oluşan yapıya ise Geç Blastosist denir. İmplantasyon Uterusta endometrium içine blastosit in yataklanmasıdır. Gastrula Gastrulasyon esnasında üç tabakalı embriyonik disk Nörula

3 Embriyo gelişiminin üçüncü ve dördüncü haftasına denk gelen ve nöral tüpün nöral plakta geliştiği dönemi kapsar. Sinir sisteminin ilk göründüğü dönemdir. Embriyo Erken gelişim evrelerinde gelişmekte olan insanı ifade eder Embriyonik evre sekizinci haftanın (56 gün) sonuna kadar sürer. Prenatal Gelişim Evreleri Erken embriyonik gelişim evreler halinde tanımlanır. Bunun nedeni embriyonun bazı morfolojik özelliklerinin gelişmesi farklı sürelerde gerçekleşir gelişimin birinci evresi döllenmeyle başlar ve embriyonik gelişim yirmiüçüncü günde tamamlanır ikinci evresi yirmiüçüncü günden başlar ve ellialtıncı günde embriyonal evre tamamlanmış olur. Konseptus Zigottan itibaren gelişen tüm embriyo içi ve embriyo dışı yapıları içerir. Primordium Bir organ yada yapının gelişmesindeki en erken aşamanın fark edilebilir ilk işaretini veya başlangıcını ifade eder. Örneğin göz primordiumu (4) ilerde gözün geliştiği kısım Fetus (Fötus) Dokuzuncu haftada doğuma kadar geçen dönemi kapsar. Abortus Gelişmenin zamanından önce durması;embriyonun veya fetusun yaşayabilir hale gelmeden uterus dışına atılmasını ifade eder. Trimester ve Postnatal dönem Trimester, dokuz aylık gestasyon (Rahim içi gelişme)dönemin basitçe üçerli aylara bölünmesidir. Postnatal dönem, doğumdan sonra ortaya çıkan değişiklikler ve gelişmeyle ilgili terimleri ifade eder. Bebeklik Uterus dışındaki yaşamı en erken dönemini kapsar. Doğumdan sonraki ilk yılı kapsayan süreye verilen addır. Bebek dört haftalık yada daha az ise yeni doğan denir. Bebeklik sırasında beden gelişimi özellikle hızlıdır Boy yarısı kadar artarken ağırlık genellikle üç kat artar Bir yaşına gelen bebekleri çoğunun altı ile sekiz dişi bulunur Çocukluk Onüçüncü ay ile puberte çağı arasında kalan dönemdir Süt dişleri çıkmaya devama eder ve sonra kalıcı dişlerle yer değiştirir Çocukluğun erken döneminde aktif kemik oluşumunu (ossifikasyon) görülür.

4 Yaşın ilerlemesiyle büyüme hızı yavaşlar ancak puberte öncesi gelişme büyüme hızında hızlı bir artış gözler. Puberte ve Ergenlik Puberte,genellikle kızlarda oniki ile onbeş erkeklerde ise onüç ile onaltı yaşlar arasındaki sekonder seksüel karakteristikler geliştiği ve üreme yeteneğinin edildiği dönemdir Pubertede pubik kıllanma kızlarda gögüslerin belirgin hale gelmesi erkeklerde genital organların büyümesi,kızlarda ilk adet kanaması ve mesturasyonun başlaması erkeklerde ise olgun speryumların üretilmesi kendini gösterir. Onbir ile ondokuz yaş arasındaki döneme verilen addır Bu dönemde çok hızlı fiziksel ve cinsel olgunlaşma görülür. Yetişkinlik Büyüme ve olgunlaşmanın tamamlandığı dönemdir. Genellikle onsekiz ile yirmibir yaş arasındaki döneme denir Kemikleşme ile büyüme reken erişkin dönemde sona erer (21 ile 25 yaş arası) Bu süreden sonra gelişimsel değişim çok yavaş meydana gelir. Konjenital Anomali Doğum öncesinde meydana gelmiş olan normal dışı durum. Yenidoğan bebeklerin yaklaşık %3-5 inde çeşitli yapısal anomalilere (anomali=normal dışı yapısal özellik) rastlanır. Gelişen teknolojiyle bazen erken dönemlerde anomalileri tespit etmek mümkün olup, hayatla bağdaşmayan anomalilere sahip bebeklerin daha fazla büyümesine olanak vermeden gebeliğin sonlandırılması mümkün olabilmektedir. Ailede ya da kişisel doğumsal bozukluk; - Önceki çocuklarda doğumsal bozukluk olması; - Gebelik oluşumu sırasında belirli ilaçların kullanımı; - 35 yaş üstü gebelikler. Gametogenesis Gametogenezis; İlkel erkek ve dişi cins hücrelerinin gelişip olgunlaşmasıdır. Erkek germ hücresi spermiyum, dişi germ hücresi ovum, özelleşmiş cinsiyet hücreleridir. Gametogenezisde mayoz bölünme ile kromozom sayısı yarıya (haploid sayıya) düşer. Bu olaya erkekte spermatogenezis, dişide oogenezis adı verilir. Spermatogenezis Spermatogenezis pubertede başlar ve hayat boyu devam eder. Yaklaşık 64 gün sürer. Spermatogenezis; spermatagonyumların spermatide, spermatidlerin spermatozoaya,spermatozoanın spermiyuma dönüşmesini kapsayan süreçtir. Puberteden önce, seminifer tubül epiteli az sayıda ilkel cins hücresi ve çok sayıda sertoli hücresi içerir.

5 Pubertede, hipotalamustan salgılanan gonadotropin salgılayıcı hormonun (gonadotropine-releasing hormone) etkisi ile Hipofiz ön lobundan, gonadotropik (FSH-LH) hormonlar salgılanmaya başlar. LH, Leydig hücreleri üzerinde bulunan reseptörlere bağlanır ve bu hücrelerden testosteron salgılanmasını uyarır, LH aynı zamanda Sertoli hücrelerini de etkileyerek spermatogenezi teşvik eder. FSH, sertoli hücreleri üzerinde bulunan reseptörlere bağlanır ve bu hücrelerden testiküler sıvı yapımını, intraselüler androgen reseptör proteinlerinin sentezini sağlar. Spermatogenezis; spermiyositogenezis ve Spermiyogenezisden oluşur. Spermiyositogenezisde, ilkel germ hücreleri önce spermatagonyumlara farklılanır. Spermatagonyumlar,mitotik bölünme geçirerek tip A hücrelerini oluşturur (Tip A hücreleri kök hücrelerdir). Tip A spermatogonyumların bir kısmı; Sınırlı sayıda bölünerek Tip B hücrelerini oluşturur. Tip B hücreleri ise; Mitoz bölünme ile Primer Spermatositleri oluştururlar. Primer spermatositler; çok uzun profaz dönemi geçirirler (20-22 gün). DNA larını replike ederek 4n kromozon ihtiva ederler. Daha sonra hızlı bir şekilde I. mayoz bölünmeye girerler. Bunun sonucunda 2n kromozomlu sekonder spermatositler (2n) meydana gelir. Sekonder spermatositler II.mayoza girerler. Bunun sonunda 4 adet n haploid kromozom içeren spermatid (4n) meydana gelir. Spermiyogenesiz; sertoli hücrelerinin içlerine gömülü olan spermatidlerin, değişime uğrayarak yaklaşık 1,5 saatlik süre sonunda spermatozoalara dönüşmesidir. Spermatidler, seminifer tübül lümenine yakın adluminal kompartmanda ve sertoli hücre sitoplazması içine gömülüdürler. Spermiyogenezis Spermiyogenez, spermatogenezin son aşamasıdır ve üç ana olay gerçekleşir Bunlar; 1. Flagellum (kuyruk) Gelişimi, 2. Akrozom Gelişmi, 3. Nükleer Yoğunlaşma dır. 1. Flagellum (kuyruk) Gelişimi

6 Flagellum, distal sentriyolden gelişir. Keratin içeren dış yoğun lifler ve fibröz kılıf ile çevrili bir aksonem e (eş merkezli dizilimli 9+2 mikrotübül çiftleri) sahiptir. Mitokondriyonlar kuyruğun proksimal bölümü (orta parça) çevresinde sarmalımsı bir kılıf oluştururlar. 2. Akrozom Gelişimi Akrozomun gelişmesi dört ardışık evreden oluşur; 1. Golgi evresi 2. Kep/Şapka evresi 3. Akrozomal evre 4. Olgunlaşma evresi I. Endoplazmik retikulum proakrozom granül öncüsünü yapar ve golgiye aktarır. Golgi kompleksinin trans yüzünden proakrozom granülleri salgılanır. Proakrozom granülleri büyüyerek vezikül ile sarılırlar. Bu yapıya akrozom vezikülü adı verilir. II. Akrozom vezikülü; spermatid çekirdeğinin ön kutbuna hareket eder ve çekirdek zarına yapışarak çekirdek zarının 2/3 ünü saracak şekilde yayılır III. Akrozom zarı ve granülü birlikte akrozomu oluşturur. IV. Akrozom reaksiyonu sonunda hyalüronidaz, akrozin, proteaz, asit fosfataz, nöraminidaz, asetil glikozaminidaz, aril sülfataz gibi hidrolitik enzimler salgılanır Bu enzimler döllenmede spermiumun ovum çevresindeki engelleri aşmasında önemli rol oynarlar. 3. Nükleer Yoğunlaşma Nükleer yoğunlaşma; çekirdek şekil ve büyüklüğünün değişmesi ile birlikte kromatin yoğunlaşmasıdır. Somatik histonlar (H1, H2A, H2B ve H4) arjinin ve lizin aminoasitlerinden zengin protaminlerle yer değiştirdiğinde nükleer yoğunlaşma oluşur. Spermiogenezis tamamlandığında; spermatidlerden spermatozoalar oluşur ve seminifer tübüllerin lümenine geçerler. Daha sonra duktus epididimise geçerler, olgunlaşıp hareket kapasitelerini kazanır ve sperm adını alırlar Sertoli hücresi Spermatogenik hücrelere destek sağlarlar. Kan-Testis bariyerini oluştururlar. Kandan gelen besin maddelerini aktarırlar. Dejenere spermatogenik hücreleri fagosite ederler. FSH kontrolünde salgılama yaparlar. - (ABP:Androjen Bağlayıcı Protein) - İnhibin - Anti-Müllerian Faktör salgılar Testiküler transferrin yapımı ve salgılanmasını sağlar.

7 Spermiyumların Kapasitasyonu Ejeküle edilen spermler, ilk anda ovumu fertilize etme kabiliyetini taşımazlar. Spermler yaklaşık 7 saat süren kapasitasyon (güçlenme) işlevini geçirmek zorundadır. Glikoprotein ve seminal proteinler akrozomdan uzaklaştırılır Kapasitasyonda morfolojik değişiklik gözlenmez. Spermiyumlar daha da aktifleşir ve membran kolesterol/fosfolipit oranları ile birlikte membran potansiyeli değişir. Dişi genital organları tarafından salgılanan maddeler yardımıyla kapasitasyon uterus ve tüplerde gerçekleşir. Kapasitasyon tamamlandıktan sonra spermlerde akrozom reaksiyonunu gerçekleştirecek duruma erişir. Oogenezis İlkel dişi germ hücreleri olan oogonyumaların olgun ovum haline dönüşmesidir. Oogenezis prenatal dönemde başlar, postnatal dönemde puberte ile birlikte hızlanır menapozda sona erer. Oositlerin Doğum Öncesi Dönemdeki Olgunlaşması İlkel dişi germ hücreleri embriyoda genetik olarak dişi olan ilkel gonadlara ulaşır. İlkel gonadlara ulaşan bu hücreler mitotik aktivite geçirerek oogoniyumlara farklılaşırlar. Mitotik bölünmelerle çoğalan oogoniumlar intrauterin yaşamın 3. ayında ovaryumda kümeler halinde dizilirler. Oogonyumlar bu arada intraembriyonik sölomdan köken alan tek katlı yassı hücrelerle çevrelenirler. Artık bunlara primordiyal folikül adı verilir ve içindeki oosit ise primer oosittir. İntrauterin 5. ayda dişi fetüste mitoz sonucu 7 milyon primordiyal folikül meydana gelmiştir. 7. aya gelince bazı primordial foliküllerin primer oositleri I.mayoz bölünmenin profazına girerler. Profaza giren bu primer oositler metafaza gireceklerine, diploten fazına geçip dinlenme safhasına geçerler. Doğumda daha önce 5. ayda 7 milyon olan primordiyal foliküllerin sayısı doğumda 2 milyona düşer (apopitozis, nekrozis, atrezi vs.) Puberteye kadar bu sayı yine azalır pubertede overlerde yaklaşık bin primordiyal folikül gözlenir. Bir dişi puberteden menapoza kadar ancak 400 yada 500 tanesini ovulasyonla gelişimini tamamlamış şeklinde atar.

8 Primordiyal foliküllerin bir bölümü olgunlaşmadan 40 yıldan daha uzun bir süre birinci mayoz bölünmenin profaz safhasında uyuyup bekleyebilirler. OMI (oosit maturasyon inhibitor faktör) ün; primer oosit in diplotenden çıkmasını engellediği söylenmektedir. Kromozom anomalilerinin görülme sıklığının anne yaşıyla orantılı olarak arttığı dikkate alındığında, uzayan I. mayoz bölünme sürecinin oositleri daha kolay hasarlanabilir hale getirdiğinin kanıtı olarak kabul edilebilir. Primordiyal foliküller her ovaryal siklusta 5-15 tanesi ovulasyon için gelişir. Bu gelişen foliküllerden ancak 1 veya 2 tanesi ovulasyonla atılır. Geriye kalanlar ise gelişiminin değişik dönemlerinde dejenere olur. Puberteye ulaşıldığında dişi gonad artık primordial folliküllerden beslenen bir follikül havuzuna sahip olmuş durumdadır. Her ovarial siklusta bu havuzdan seçilen 5 ile 15 arasında değişen sayıda primordial folikül 3 aşamadan geçerek olgunlaşmaya başlar. Bunlar; 1- Primer veya preantral folikül, 2- Sekonder veya antral folikül, 3- Graafian veya preovulatuar folikül olarak adlandırılırlar. Bunlar arasında en uzun süren dönem antral evredir. Preovulatuar evre yaklaşık 37 saat sürer. Hala diploten devresinde istirahat halinde olan primer oosit büyümeye başladığında, oositi çevreleyen yassı epitel hücreleri önce kübikleşir, sonra çoğalarak çok sıralı bir epitelyum tabakası oluşturur. Çoğalan bu hücrelere Granüloza Hücreleri denir. Bu biçimiyle follikül artık primer follikül olarak adlandırılır. Granüloza hücreleri kendi çevrelerindeki, teka follikülü olarak bilinen stromal hücrelerden ayıran bir bazal memran üzerinde otururlar. Granüloza hücreleri ve oosit tarafından salgılanan glikoprotein yapısındaki bir madde oositin çevresinde Zona Pellusida adıyla bilinen bir tabaka oluşturur. Follikül büyümeye devam ederken teka follükülünün hücreleri, içte salgı yapan hücrelerden oluşan teka interna ve dışta da fibroblast benzeri hücreler içeren bağ dokusundan oluşan fibröz bir kapsül olan teka eksterna adlı iki belirgin tabaka şeklinde farklanırlar. Aynı zamanda, oositin çevrsinde follikül hücrelerinin eldiven parmağı biçimindeki küçük sitoplazmik uzantıları, zona pellusidayı geçip oositin zarının mikrovilluslarıyla iç içe geçer. Bu yapısal düzenlenmenin, maddelerin follikül hücrelerinden oosite taşınmasında önemi vardır. Gelişme devam ettikçe granüloza hücreleri arasında içi sıvıyla dolu boşluklar belirir. Boşlukların birbirleriyle birleşmesiyle folikül antrumu oluşur ve bu haliyle follikül Sekonder Follikül adını alır.

9 Başlangıçta hilal görünümünde olan antrum zamanla genişler. Oositi çevreleyen granüloza hücreleri bozulmadan kalarak kumulus ooforusu oluştururlar. Olgunlaşmış sekonder follikülün çapı 25mm den daha büyük olabilir. Folikülün çevresinde steroide benzer özellikler taşıyan bir madde salgılayan ve kan damarlarından zengin teka interna ve over stromasıyla kaynaşan teka eksterna yer alır. Her ovarian siklusta bir grup follikül gelişmeye başlarsa da, bunlardan ancak bir tanesi tam anlamıyla olgunlaşır. Diğerleri dejenere olarak atrezik hale gelirler. Sekonder follikül oluştuktan sonra lüteinizan hormonun etkisiyle preovulatuvar evreye girer. Birinci mayoz bölünme tamamlanmasıyla büyüklükleri farklı, ancak her biri 23 çift yapılı kromozom içeren iki yavru hücre oluşturur. Bu hücrelerden biri sitoplazmanın tümüne yakınını alarak sekonder oosit; diğeri ise pratik olarak hiç stoplazma içermeyen 1.polar cisim haline gelir. Polar cisim oositin hücre memranıyla zona pellusida arasındaki perivitellin aralıkta yer alır. Sekonder oosit bundan sonra hemen ikinci mayoz bölünmeye girer ama ovulasyondan 3 saat önce metafaz evresinde duraklar. İkinci mayoz bölünme ancak oosit döllendiği taktirde devam eder. Döllenme gerçekleşmediği taktirde ovulasyondan 24 saat sonra dejenere olur. Bu sırada birinci polar cisimcik de ikinci kez bölünür. Primer oosit doğumdan önce I. mayotik bölünmeye girer ancak bu bölünme profaz safhasında puberteye kadar bekler. Bu beklemeyi sağlayan faktör OMİ (Oosit maturatıon inhibition) dür. Pübertede primer oosit büyür, tek katlı folikül yassı folikül epitel hücreleri önce kübik daha sonra prizmatik epitele dönüşerek primer folikül adını alır. Primer oosit; amorf, asellüler, glikoprotein molekülü ile çevrelenir. Bu yapıya Zona Pellusida adı verilir. Primer folikül birden fazla tabakalı olduğunda sekonder folikül adını alır. Oositlerin Postnatal Olgunlaşması Postnatal olgunlaşma puberte ile başlar. Her ay bir follikül olgunlaşır, ovulasyon meydana gelir (oral kontraseptif kullanımı hariç). İlk mayotik bölünmenin uzun sürmesi nondisjunctıon veya çevresel faktörlerden kaynaklanabilir. Doğumdan sonra kızlarda primer oosit oluşmaz, ancak erkeklerde primer spermatosit yapımı devam eder. Primer oositlerin boyu follikül olgunlaştıkça artar. Ovulasyondan hemen önce 1. mayoz bölünmeyi tamamlar. Sekonder oosit hemen hemen tüm stoplazmayı kapsar, 1. polar cisimcik çok küçük olup kısa süre içinde dejenere olur.

10 Ovulasyondan sonra sekonder oosit 2. mayoz bölünmeye girer ancak metafaz aşamasında bekler. Eğer sperm tarafından fertilize edilirse 2. mayoz bölünmesini tamamlar. Stoplazmanın büyük bir kısmı bir hücrede kalır, az bir kısmı 2. polar cisimcik olarak atılır ve kısa süre sonra dejenere olur. Polar cisimcik atılır atılmaz oositin maturasyonu tamamlanır Yeni doğan bir dişide yaklaşık 2 milyon primer oosit vardır, ancak çoğu geriler adolesan döneme kadar tanesi varlığını sürdürür. Bunlardan 400 tanesi sekonder oosite dönüşür. Teka Foliküli Eksterna ve İnternanın Oluşumu Çok katlı folikül epiteli çevresinde ovaryum bağ dokusundan gelen teka tabakası oluşur. Teka tabakası bol miktarda kan damarı ve çok sayıda hücre içeren bir teka interna tabakasını ve bunun dışında sıkı bağ dokusu yapısındaki teka externa tabakasını oluşturur. Teka interna hücreleri daha sonra steroid sentezleyen hücrelere dönüşürler. Ancak teka externa hücreleri fibroblast benzeri yapılarını korurlar. Normalde 28 günde bir görülen menstrüal siklusun gününde oluşur. FSH ve LH ın etkisi altında meydana gelir. Over yüzeyinde; Küçük, avasküler stigma oluşur. Ovulasyondan önceki ilk saat içinde LH pik yapar. Buna bağlı olarak kandaki östrojen seviyesi yükselir. Bu olay stigmanın şişmesine neden olur. Oositin atılması, folikül içi basınç ve muhtemelen teka eksternadaki düz kasların Prostoglandinlerin (Pg) etkisi ile kontraksiyonu sonucu gerçekleşir. Folikül duvarının enzimlerle sindirimi ovulasyona neden olan ana mekanizmalardan biridir. LH artışı ile primer oosit I. mayoz bölünmeyi tamamlar ve II.mayozun metafazına girer ve duraklar. I.mayozun tamamlanması ile birlikte; sekonder oosit oluşur ve 1. Kutup cisimciği previtellin aralığa atılmış olur. Korpus Luteum Ovulasyondan kısa süre sonra folikül duvarı ve teka folikülü interna kollabe olur. Ovulasyonla atılan ovumun yerini bir takım Teka Foliküli İnterna hücreleri, kan damarları ve granüloza hücreleri doldurur ve bu yapıya corpus luteum adı verilir. Korpus luteum gelişimi LH etkisi altında olur. Korpus luteum gebeliğin devamı için bol miktarda progesteron ve az miktarda östrojen salgılar. Özellikle PROGESTERON endometrial bezlerden sekresyona ve blastosistin endometriuma implantasyona hazırlanmasına sebep olur. Eğer fertilizasyon olmuşsa, korpus luteum gelişerek gebelik korpus luteumunu oluşturur ve progesteron hormonu üretimini arttırır. Bu olay sinsisyotrofoblastlardan salgılanan hcg ye bağlı olarak gerçekleşir. Korpus luteum hamileliğin ilk 20 haftası boyunca aktif olarak fonksiyon görür.

11 Gebelik korpus luteumu, plasenta işlev görene kadar hamileliğin devamından sorumludur. Eğer fertilizasyon meydana gelmezse korpus luteum günde dejenere olur ve menstruasyon korpus luteumu adını alır. Bu korpus luteum içerisine bağ dokusunun girmesi sonucu oluşan yapıya ise korpus albikans (atretik) denir. Gebelik korpus luteumu kalıcıdır ve ovaryumlarda iz bırakır. Bu durum adli tıpta önemlidir. Fertilizasyon,Yarıklanma ve İmplantasyon,Bilaminar Disk Oluşumu Tuba uterinanın ampulla bölgesinde erkek ve dişi gametlerin kaynaşmasıyla gerçekleşir. Spermiumlar dişi genital yollarında 24 saat canlı kalabilmektedir. Yine seconder oositte ovulasyondan sonra saat arasında canlı kalmaktadır. Spermium dişi genital sistemine girdiğinde döllenme yeteneğinde değildir. Yani henüz kapasitasyon kazanmamıştır. Kapasitasyon dişi genital yollarında kazanılır ve 7 saat sürer. Kapasitasyon sırasında spermiumun akrozom bölgesindeki glikoprotein kılıf ve seminal plazma proteinleri ortamdan uzaklaştırılır. Kapasitasyon tamamlanması akrozom reaksiyonunun tamamlanmasına izin verir. Akrozom reaksiyonu sırasında şu maddeler salgılanır Hyaluronidaz: corona radiata bariyerinin geçilmesini sağlar. Tripsin benzeri maddeler: zona pellicudayı eritirler Akrozin: spermiumun zona pellicuda içinden geçmesini sağlar. Zona pellicuda ya penetrasyon: Dişi gamet çevresindeki bu bariyer akrozomun iç membranındaki enzimlerin yardımıyla delinir. Spermiumdan zona pellicudaya temas ettiği anda hemen buna bağlanır ve içeri girer. Zona pellicudanın geçirgenliği bu temasla birlikte değişir. Bu değişme oositten lizozomal enzimlerin salınmasını başlatır ve zona pellicudanın yapısını değiştirir. Buna zona reaksiyonu denir ve bu olay spermiumların türe özgü reseptör bölgelerini inaktive eder. Dolayısıyla zona pellicudaya pek çok spermium tutunmuş iken yalnızca bir tanesinin penetrasyonuna izin verilir. Oosit II ve spermiyum membranlarının kaynaşması: spemiyum ve oosit membranları penetrasyonu sırasında kaynaşır ve spermium hücre membranını dışarıda bırakarak sadece baş ve kuyruk kısmı ile birlikte içeri girer. II. mayoz bölünme tamamlanır. Penetrasyondan sonra spermiumda erkek pronucleusu oluşur. Erkek ve dişi pronucleusları kaynaşır. Bu kaynaşmadan önce her iki pronucleusda DNA replikasyonu olur. Bunun nedeni ilk bölünmeden sonra meydana gelen 2 hücrenin DNA miktarının diploid olabilmesi içindir.

12 Kromozomlar iğ iplikçikleri üzerinde yerleşirler ve oluşan 46 kromozomun 23 ü bir hücreye 23 ü diğer hücreye gider. Oluşan iki hücreden diploid sayıda kromozom ve diploid DNA bulunur. Fertilizasyonun 3 sonucu vardır: Diploid sayıda kromozomun sağlanması Eşey belirlenir. Yarıklanmanın başlatılmasıdır. Akrozom zona pellusida üzerindeki ZP3 glikoproteinlerine bağlanır. Sperm plazma membranı, kalsiyum iyonları, prostaglandinler ve progesteron akrozom reaksiyonunda önemli rol oynar. Akrozom reaksiyonunun, spermin sekonder oosit birleşmesinden önce tamamlanması zorunludur. Sperm membran proteinleri zona pellisudadaki polisakkaritlerle etkileşir. Ca++ sperm sitoplazması içine alınır. Ca++ daki artış ph nın yükselmesine ve glöbuler aktinin flamantöz aktine dönüşmesine neden olur. Akrozom vezikülü ile sperm membranı ile kaynaşır. Flamantöz aktin sayesinde spermiyumlar post akrozomal bölgeden zona pellisuda üzerindeki ZP3 glikoproteini aracılığı ile ovumla kaynaşması sağlanır. Tuba uterinaların ampulla bölgesinde gerçekleşir. Fertilizasyon tubaların farklı bölgelerinde meydan gelebilir, ancak uterusda kesinlikle meydana gelmez. Fertilizasyon normalde ilk saat içinde gerçekleşir. İnsan spermi kadın üreme sistemi içinde normelde 48 saatten fazla yaşayamaz. Ancak bazenbazı spermler serviksdeki mukoza katlantılarında 48 saaten fazla kalarak serviks kanalı, uterus ve uternal tüplere geçerek fertilizasyonu gerçekleştirebilir. 1) Spermiumun korona radiatadan geçişi 2) Spermiumiun zona pellusidadan geçişi 3) Oosit ve spermium hücre membranlarının birleşmesi 4) Sekonder oositin ikinci mayoz bölünmeyi tamamlaması ve dişi pronukleusunun oluşması 5) Erkek pronukleusunun oluşması 6) İki pronukleusun birleşmesi 1) Diploid kromozom sayısı tekrar sağlanmış olur. 2) Türlerin varyasyonu sağlanmış olur. 3) Embriyonun cinsiyeti belirlenmiş olur. 4) Yarıklanma başlar. Akrozomdan salgılanana hyalüronidaz enzimi, tubal mukozal enzimler ve spermlerin kuyruk hareketi. Oosit stoplazması içinde sperm nükleusu uzar, genişler ve erkek pronükleusunu oluşturur ve spermin kuyruğu dejenere olur. Morfolojik olarak erkek ve dişi pronükleusları birbirinden ayırt edilmez. Pronükleuslar büyürken DNA larında replikasyon olur. DNA n haploid 2 kromatid içerir.

13 İmmün sistemi baskılayıcı bir protein olan EPF (erken gebelik faktörü) trofoblastlar tarafından salgılanır. Bu faktör fertilizasyondan sonra yaklaşık saat içindea anne serumunda görülür. EPF, gelişimin ilk 10 günü içinde gebelik testinin temelini oluşturur. 2. mayoz bölünme tamamlanır. Zigot, normal dipoloid kromozom sayısına ulaşır. Anne babadan gelen kromozomların birbirine karışması ile insan türünde değişikliklere neden olur. Embriyonun kromozomal cinsiyeti belirlenir. Zigotta yarıklanmayı başlatır GELİŞİMİN 2. HAFTASI İmplantasyon, Embriyonik bilaminer disk, Amnion kesesi, Amnion boşluğu, Yolk kesesi (vitellus kesesi), Birleştirici sap, Koryonik kese gelişir. İmplantasyon başlamadan hemen önce blastokisti çevreleyen zona pellucida yırtılır. Embriyoblast hücreleri blastokistin bir kutbunda kümeleşme gösterirler. Bu kutba embriyonik kutup adı verilir. Embriyonik kutbun karşısında kalan kutba ise abembriyonik kutup denir. Eroziv sinsisyotrofoblastlar endometrium bağ dokusunu (desiduayı) invaze eder. Bu olay gelişirken blastokist yavaşça endometriuma kendi kendine gömülür. Sinsisyotrofoblastik hücreler implantasyon bölgesinin merkezindeki endometrial hücrelerle yer değiştirir. Endometrial hücreler implantasyon esnasında endometriuma invazyonu kolaylaştıran apopitozisin etkisi altındadır. Endometriyumun stromasında bulunan lökositlerden salgılanan interleukin-2, implantasyonun erken dönemlerinde embriyonun anne tarafından, yabancı olarak algılanmasını ve hücresel immün reaksiyon geliştirmesini engeller. Sinsityotrofoblastlar tarafından salgılanan ve immün süpressör bir ajan olan EGF, implantasyonda konseptüsün endometrium tarafından yabancı madde olarak algılanmasını engelleyen diğer bir faktördür. Sinsisyotrofoblast hücreleri, desidual hücreleri parçalar. Bunun sonucu olarak, hem konseptusun implantasyonu hem de beslenmesi sağlanır. 1. Blood vessel 2. Endometrial stroma 3. Syncytiotrophoblast 4. Cytotrophoblast 5. Surface epithelium 6. Epiblast

14 7. Aminotic cavity 8. Hypoblast Gelişimin 8. gününde blastosist, endometriyum stromasına kısmen gömülmüş durumdadır. Embriyoblastın üzerindeki bölgede trofoblast iki tabakaya farklanır : a. Tek çekirdekli hücreleren meydana gelen ve sitotrofoblast denilen bir iç tabaka, b. Hücre sınırının belirgin olmadığı sinsitiyotrofoblast denilen çok çekirdekli bir dış tabaka. Sitotrofoblastlar tek nükleuslu, mitotik aktiviteye sahiptirler. Sitotrofoblastlar sinsisyotrofoblastlara dönüşürler. Sinsisyotrofoblastlar hızla büyürler. Sinsisyotrofoblastlar çok nukleuslu olup hücre sınırı farkedilemeyen bir hücre kitlesi halinde sinsisyum oluştururlar ve hormon salgılarlar. BİLAMİNAR GERM DİSKİ İç hücre kitlesi veya embiryoblastın hücreleri de iki tabakaya farklanır: *blastosist boşluğuna bitişik küçük kübik hücrelerden oluşan hipoblast tabakası, *amniyon boşluğuna bitişik yüksek silindirik hücrelerden oluşan epiblast tabakası. Bu iki tabakanın hücreleri birlikte yassı bir disk oluşturur ve bu yapı bilaminar germ diski olarak bilinir. Epiblast hücreleri arasında bir boşluk belirmeye başlar. Bu boşluk ilkel amnion boşluğunu oluşturur. Amnion boşluğu, epiblast hücrelerinden köken alan amnioblastlar tarafından sarılır. Amnioblastların oluşturduğu zara amnion zarı denir. Amnion boşluğu üstte amnion zarı, altta epiblastlar tarafından sarılmıştır. Dokuzuncu gün blastosist endometriyum içinde daha derine gömülü durumdadır ve penetrasyon sonucu yüzey epitelinde meydana gelmiş olan hasarlı bölge fibrin tıkacı ile kapatılmıştır. 9.günde hipoblast hücreleri ekzosölomik boşluğun çatısını oluşturur ve sitotrofoblastların iç yüzünü çevreleyen ince ekzosölomik membranla (heuser zarı) devam eder. Bu membran hipoblastlarla birlikte primer vitellüs kesesini oluşturur. Trofoblast, özellikle embriyonik kutupta hızlı bir gelişim göstermiş ve sinsitiyum içinde vakuoller belirmiştir. Bu vakuollerin birleşmesiyle lakuna denilen daha geniş boşluklar oluşur ve bu nedenle trofoblast gelişiminin bu evresi lakunar evre adıyla bilinir. İmplantasyonun başlamasıyla birlikte sinsisyotrofoblast tabakasında yer yer küçük boşluklar (vakuoller) oluşur. Komşu vakuollerin birleşmesi ile daha büyük olan lakünalar gelişir. Trofoblast gelişimindeki bu döneme laküner dönem adı verilir. Komşu lakünalar birbirleri ile kanallar aracılığı ile temas kurarak bir çeşit 'laküner ağ' oluştururlar. Bu ağ sinsityotrofoblast tabakasına süngerimsi bir görüntü kazandırır. Sinsisyotrofoblast projeksiyonları maternal endometrial kan damarlarını (spiral arterler) ve endometrium bezlerini çevreler.

15 Bu damarların ve bezlerin duvarlarını parçalamaları sonucunda maternal kan ve salgı maddeleri laküner ağa akmaya başlar. Lakünalar içine akan bu sıvıya embriyotrof adı verilir. Bu sıvı diffüzyonla embriyonik diske geçer ve onu besler. Lakünalara açılan yırtılmış uterus damarları ilkel uteroplasental dolaşımın ilk temellerini atar. Bu sırada embriyonun bulunmadığı kutupta muhtemelen hipoblasttan farklanan yassı hücreler sitotrofoblastın iç yüzünü döşeyen, ekzosölomik membran olarak bilinen ince bir memran oluştururlar. Bu memran hipoblastlarla birlikte ekzosölomik boşluğu (primitif yolk kesesini) çevreler. 10. günde konseptus endometriuma tama yakın gömülmüştür. Penetrasyon bölgesinin uterus lümenine bakan kısmı başlangıçta hücre artıkları ve kan pıhtısı ile kapatılmıştır. Daha sonra fibrin tıkaç ile kapanır. Gelişimin 11. ve 12. günlerinde blastosist uterus endometriyumuna tamamen gömülmüş ve implantasyon bölgesindeki hasar da uterus epiteliyle örtülmüştür. Blastosist, artık implantasyon bölgesinde uterus boşluğuna doğru küçük bir kabarıklık şeklinde fark edilebilir durumadır. Trofoblast bu günlerde sinsitiyum içinde birbiriyle ilişkili laküner boşluklarla karakterizedir. Bu görünüm özellikle embriyonik kutupta daha belirgindir. Buna karşılık diğer kutuptaki trofoblast hala esas olarak sitotrofoblastik hücrelerden oluşmuş haldedir. Sinsitiyotrofoblast hücreleri stromanın derinliğine doğru ilerleyerek anneye ait kapiller damarların endotellerini aşındırmaya başlarlar. İçi kan dolu bu geniş lümenli kapiller damarlara sinuzoid adı verilir. Sinsitiyal lakunalar sinuzoidlerle birleşir ve böylece anne kanı laküner sistem içine dolmaya başlar. Trofoblastların, giderek daha çok sinuzoidin duvarını aşındırmasıyla, maternal kan doşlaşımı trofoblastik sistem içinden geçmeye başlar ve uteroplasental dolaşım teessüs etmiş olur. 12. günde fibrin tıkaç ortadan kalkar, gömülen konseptusun abembriyonal yüzeyi endometrium epiteli ile rejenere olur ve uterusa doğru bir çıkıntı yapar. İkinci hafta içinde embriyonel kutubda, sitotrofoblast hücreleri, yer yer çoğalarak sinsisyotrofoblast tabakasına doğru uzanan hücre kümeleri oluşturur. Bunlara primer koryon villusu denir. Bu süre içinde sitotrofoblastın iç yüzüyle ekzokölomik boşluğun dış yüzü arasında, yeni bir hücre topluluğu belirir. Yolk kesesi hücrelerinden türeyen bu hücreler, daha sonra dıştan trofoblast ve içten de amniyon ve ekzokölomik memran arasındaki boşluğu tümüyle dolduracak olan ekstraembriyonik mezoderm denilen ince, gevşek bir bağ dokusunu oluştururlar. Daha sonra ekstraembriyonik mezoderm içinde yer yer boşluklar gelişir, bu arada hipoblast hücreleri primer vitellüs kesesinin içini döşer. Kısa bir süre sonra, ekstraembriyonal mezoderm içinde büyük boşluklar oluşur. Bu boşlukların birbiriyle birleşmesiyle ekstra embriyonik sölom veya koriyon boşluğu adı verilen büyük bir boşluk meydana gelir.

16 Ekstraembriyonik sölom boşluğu, germ diskinin trofoblasta bağlandığı bağlantı sapı dışında primitif yolk kesesi ve amniyon boşluğunu çevreler. Ekstraembriyonik sölom, ekstraembriyonik mezodermi 2 ye ayırır. 1. Vitellüs kesesini döşeyen kısmına ekstraembriyonik şplenik; 2. Amniyon kesesi ve sitotrofoblastların iç yüzünü döşeyen kısmına ekstraembriyonik somatik mezoderm adı verilir. Ekstraembriyonik sölom boşluğu vitellüs kesesine baskı yaparak, primer vitellüs kesesinin boğumlanmasına neden olur. Sonuçta primer vitellüs kesesinden daha küçük olan sekonder vitellüs kesesinin oluşmasını sağlar. Ekstraembriyonik somatik mezoderm, sitotrofoblast ve sinsisyotrofoblastların oluşturduğu yapıya koryon adı verilir. Daha sonra içi sıvı ile dolu ekstraembriyonik sölom boşluğu genişleyerek koryon kesesi adını alır. Bilaminar germ diskinin büyüme hızı, trofoblasta göre daha yavaş olduğundan, disk oldukça küçük kalır. Bu sırada, endometriyum hücreleri çok köşeli bir biçim alarak, lipit ve glikojenle dolarlar. Hücreler arası boşluklar da sıvıyla dolar ve doku ödemli bir hal alır. Desidua reaksiyonu adı verilen endometrial değişiklikler, önce implantasyon bölgesinin çevresinde başlar, kısa zamanda tüm endometriyumu kaplar. İmplantasyon bölgesindeki endometriyum hasarı artık iyileşmiştir. Bununla birlikte, kan akımının lakünar boşluklar içine doğru yönlenmesi nedeniyle implantasyon bölgesinde kanama görülebilir. Bu kanama menstrüel siklusun yaklaşık 28. gününe rastladığından, normal menstrüel kanamayla karıştırılır ve beklenen doğum tarihinin yanlış tahmin edilmesine yol açabilir. Villus gelişimi ileriki haftalarda devam eder ve sonunda plasenta gelişir. 14. günde abembriyonik kutubda da, sinsityotrofoblast tabakasında lakünalar belirir ve kan dolaşımı başlar. 14. günde embriyo hala yassı bilaminer disk şeklindedir. Ancak lokalize bir alanda hipoblastlar prizmatik hal alarak yuvarlak kalın bir bölge oluşturur. Bu bölgeye prekordal plak adı verilir. Bu bölge baş bölgesini (kranial, sefalik bölge) belirler. Ön beynin gelişmesi için gerekli moleküler sinyalleri oluşturur. Prekordal plak ileride endoderm kökenli 2 laminalı orofaringeal membranı oluşturur. Bu dönemde hipoblasttan, ekzosölomik boşluğun iç yüzü boyunca göç eden başka hücreler de gelişir. Bu hücreler çoğalarak ekzosölomik boşluk içinde zamanla yeni bir boşluk meydana getirirler. Bu yeni boşluğa sekonder veya kalıcı yolk kesesi denir. Sekonder yolk kesesi, orjinal ekzosölomik boşluk veya primitif yolk kesesine göre daha küçük bir boşluktur. Oluşumu sırasında, ekzosölomik boşluktan büyük parçalar kopar.

17 Sıklıkla ekstraembriyonik sölom veya koriyonik boşlukta yer alan bu parçalar ekzosölomik kistler olarak bilinir. Bu arada ekstraembriyonik sölom gittikçe genişleyerek koriyon boşluğu adı verilen büyük bir boşluğa dönüşür. Bundan böyle, sitotrofoblastın iç yüzünü döşeyen ekstraembriyonik mezoderm de koriyon plağı adını alır. Ekstraembriyonik mezodermin koriyon boşluğunu katettiği tek bölge bağlantı sapının içindedir. Kan damarlarının oluşmasıyla bu sap göbek kordonu haline gelir. Sinsitiyotrofoblast, human koriyonik gonadotropin de dahil olmak üzere hormon üretiminden sorumludur. İkinci haftanın sonunda, bu hormonun plazma düzeyi radyoimmünoassay yöntemiyle saptanabilecek miktara yükselir, bu da gebelik testinin temelini oluşturur. İmplante olmuş embriyonun genomunun % 50 si babadan geldiği için embriyo potansiyel olarak anne tarafından atılması gereken bir yabancı cismi temsil eder. Üreme için ideal annelik yaşı, yaşlar arasıdır. 35 yaşından sonra embriyoda kromozom anomalilerin görülme sıklığı artar (Trizomi 21-Down, 18 Edwards, 13 Patau,..). Anne baba ne kadar yaşlı ise döllenme sırasında embriyoda kalıtımsal mutasyon riski de o kadar fazladır. Bezen mayoz bölünme sırasında homolog kromozomlar birbirinden ayrılmaz ve germ hücresi kutuplara gidemez. Nondisjunction sonucu bazı gametler 24, bazı gametler de 22 kromozomlu olur. Eğer döllenme sırasında 24 kromozomlu bir gamet, 23 kromozomlu normal bir gametle birleşirse; 47 kromozomlu bir zigot oluşur. Buna trizomi denir. Eğer döllenme sırasında 22 kromozomu olan bir gamet 23 kromozomlu normal bir gametle birleşirse 45 kromozomlu bir zigot oluşur. Buna monozomi denir. Kromozom çiftlerinden sadece bir tanesi vardır. Bir dominant mutasyon olan Akondroplazili olgularda, çocukların babalarının yaşı ile paralel bir ilişkinin varlığı gösterilmiştir. Dominant mutasyonların hepsi yaşla ilgili değildir. Yaşlı anneler için de aynı durum her zaman geçerli değildir. Ejakulat içerisindeki spermlerin %10 kadarı büyük yapısal anomali gösterebilir. (Çift başlı, başsız, çift kuyruklu, kuyruksuz,...). Morfolojik anomali gösteren spermlerin çoğu servikal kanaldaki mukus bariyerine takılır. X ışınları, bazı allerjik reaksiyonlar ve antispermatojenik ajanlar anormal sperm sayısını arttırır. Anormal sperm sayısı % 20 yi geçmediği sürece fertilizasyon gerçekleşebilir. Bazı oositlerde 2-3 nükleus bulunsa da bu tür hücreler olgunlaşmadan ölür. Bazı kadınlarda ovulasyona paralellik gösteren şiddeti değişken karın ağrısı gözlenir. Bu semptoma mittelschmerz adı verilir.

18 Bu vakalarda ovulasyon sonucu periton boşluğuna hafif bir kanama olur. Bu durum bazı kadınlarda ani ve inferolateral bir ağrıya neden olur. Mittelschmerz ovulasyon bulgusu olarak değerlendirilebilir, ancak bazal vücut ısı artışı daha objektif bir bulgu olarak kabul edilir. Bazı kadınlarda gonodotropinlerin yetersiz salınmasına bağlı olarak ovulasyon oluşmaz ve gebelik gelişmez. Bu kadınlara gonodotropinler veya klomifen sitrat gibi ovulatuvar ajanlar verilerek ovülasyon indüklenebilir. Bu ilaçlar hipofizer gonodotropin salınımını uyarır (FSH, LH). Birden fazla ovaryum folikülünün olgunlaşmasına ve çoğul ovülasyona neden olur. Ovülasyon indüklendiği zaman çoğul gebelik ihtimali 10 kat artar. Çoğul gebeliğin oluşmasındaki neden FSH salınımında hassas kontrol olmayışı ve bunun sonucunda çoğul ovulasyonlar, çoğul gebelikler ve sıklıkla düşükler oluşur. Normalde blastosist uterus gövdesinin ön veya arka duvarında bir yere implante olur. Ancak blastosist bazen serviksin uterus boşluğuna bakan ucuna yakın bir yerde implante olabilmektedir. Bu durumda gelişimin daha ileri evrelerinde plasenta serviksin içe bakan ucunu kapattığından; ikinci trimesterde veya doğumda şiddetli ve hayatı tehdit eden kanamalara neden olur. Anormal blastosist oluşumu sanıldığından daha sıktır. Sadece sinsitiyumdan oluşan, Değişik derecelerde trofoblastik hipoplazi gösteren Embriyoblastın mevcut olmadığı ve Embriyonel diskin anormal bir yerleşim biçimi gösterdiği blastosistler tanımlanmıştır. Anormal blastosistlerin büyük bir çoğunluğunda, trofoblastların kalitesi korpus luteumun canlılığını korumasına yetmeyecek kadar düşük olduğundan, gebeliğe ilişkin herhangi bir belirtide yoktur. Bu embriyolar muhtemelen, bir sonraki menstruasyonla dışarı atıldıklarından gebeliğin farkına varılmamaktadır. Olguların bir kısmında da trofoblast gelişip plasental zarları oluşturmasına rağmen hiç veya çok az denecek kadar embriyonik doku vardır. Böyle bir durum mol hidatiform olarak bilinir. Mol ler yüksek düzeyde hcg salgılarlar ve benign veya malign tümörler oluşturabilirler. Üreme süresincede implantasyon öncesi ve sonrası başarısızlıklarla sık karşılaşılır. Gebelik için uygun koşullara sahip fertil kadınlarda bile oositlerin %15 i döllenip yarıklanmaya başlamakta fakat implante olamamaktadır. Blastosistlerin %70-75 i implantasyonu başarmış olsa bile bunların da sadece %58 i ikinci haftanın sonuna kadar yaşayabilmekte ve %16 sı da anormal olmaktadır. Buna göre beklenen mensturasyonun gerçekleşmemesi anında, spermle karşılaşmış olan oositlerin ancak %42 si canlılığını korumaktadır. Bunların bir kısmı da daha sonraki haftalar içinde düşmekte, bir kısmıda anormal doğumla sonuçlanmaktadır. 2. HAFTADAKİ GELİŞİM BOZUKLUKLARI Uterus inferior seğmentinin internal açıklığa yakın blastosistin implantasyonu, Açıklık(os) kısmen veya tamamen örtülür 2.Trimestırde veya doğumda prematür ayrılmadan dolayı hayatı tehdit eden şiddetli kanamaya sebep olur.

19 EKSTRAUTERİN İMPLANTASYON Tubal Overyal Abdominal Mezenter veya Omental Servikal. ERKEN DÖNEM EMBRİYOLARDA SPONTAN DÜŞÜK İlk üç haftada embriyoların çoğunda düşükler spontan gelişir. Bilinen bütün spontan düşüklerin% 50 si kromozomal anomalilerden kaynaklanır. Tüm zigotların üçte biri blastosist haline gelmez ve implantasyon gerçekleşmez. Gelişimin 3.Haftası gastrulasyon Primitif çizgi, Notokord, Üç germ yaprağı, gelişir. İkinci haftanın sonuna gelindiğinde embriyo iki tabaka (epiblast ve hipoblast) hücreden oluşur. Üçüncü haftanın başlaması ile embriyonik döneme girilmiş olur. Gelişimin üçüncü haftasında primitif çizgi, notokord ve üç germ yaprağı (endoderm, mezoderm ve ektoderm) somitler, kardiyojenik taslak gelişir. Üçüncü haftada embriyo gastrulasyon adı verilen peryoda girer. Gastrulasyon iki tabakalı embriyonik diskin, üç tabakalı embriyonik diske dönüşmesine verilen isimdir. Gastrulasyon primitif çizginin oluşması ile başlar. Notokord ve üç germ tabakasının oluşması ile tamamlanır. Her üç germ tabakası da epiblasttan köken alır. Üçüncü haftanın başında, embriyonik diskin dorsal yüzünde, orta çizginin kaudalinde kalın, şişkin çizgisel bir bant gözlenir. Bu çizgi epiblast hücrelerinin proliferasyonu ve embriyonik diskin orta (median) bölgesine göçü ile oluşur. Başlangıçta kısa olan ve gittikçe uzayan bu çizgiye primitif çizgi adı verilir. Primitif çizgi kaudal kısmına yeni hücrelerin eklenmesi ile uzar. Kranial ucunda ise yoğun proliferasyon sonucunda primitif düğüm (Hensen düğümü) adı verilen yapı oluşur. Primitif çizginin oluşumu ile embriyonun kraniokaudal (baş kuyruk) ve sağ-sol akslarını tespit etmek mümkündür. Primitif çizgi üzerindeki hücrelerin bu şekildeki hareketi ile primitif çizgi üzerinde primitif oluk oluşur. Primitif düğüm üzerindeki hücrelerin aynı hareketi ile de primitif çukur oluşur.

20 Primitif çukur ve oluk epiblast hücrelerin içe doğru hareketi sonucu oluşur. Primitif çizginin belirmesinden çok kısa bir süre sonra bu çizginin derinlerindeki hücreler ayrılarak mezenşim ya da (mezoblast) denen embriyonik gevşek bağ dokusunu oluştururlar. Mezenşim vücuttaki birçok bağ dokusu ve bezlerdeki stromal kompanent veya ağsı komponent gibi embriyonun destek dokusunu oluşturur. Mezenşimin bir bölümü intraembriyonik mezodermi oluşturur. Primitif çizginin epiblast hücreleri hipoblast arasına girerek embriyonik endodermi oluşturur. Primitif çizgiden geri kalan epiblast hücreleri ise embriyonik ektodermi meydana getirir. Çeşitli embriyonik büyüme faktörlerinin etkisi altında mezenşimal hücreler primitif çizgiden yaygın olarak göç ederler. Bu hücreler prolifere olarak fibroblast, kondroblast,.. gibi farklı hücrelere dönüşür. Gastrulasyonun erken dönemlerinden başlayarak epiblast hücreleri hiyaluronik asit üretmeye başlarlar. Hiyaluronik asit epiblast ve hipoblast hücreleri arasına sızar. Hiyaluronik asitin kendi hacminin 1000 misli fazlası kadar su tutma kapasitesi vardır. Hücre göçü sırasında mezenşim hücrelerinin agrege olmasını engeller. Migrasyonda görev alan bir başka önemli madde epiblast bazal laminası altında kalan fibronektin dir. Fibronektin mezenşimal hücrelerin bazal lamina altında yayılmasına yardım eder. Primitif çizgiden intraembriyonik mezoderm oluşması 4.haftanın sonuna kadar devam eder. Daha sonra primitif çizgi küçülür. Embriyonun sakrokoksigeal bölgesinde belirgin olmayan bir yapı halini alır. Çoğunlukla tamamen kaybolur. Kaybolmazsa sakrokoksigeal teratom adı verilen bir çeşit tümöre yol açabilir. Sakrokoksigeal teratomlar değişik doku tipleri içerebilirler. Örn: kıkırdak, kas, yağ, saç, bez dokusu gibi. Bu yüzden bu teratomların bütün germ tabakalarını oluşturabilen primitif çizgiden geliştiğine inanılmaktadır. Notokord uzantısı oluşurken primitif çukur bu uzantı içinde ileriye doğru göç ederek, bir lümen oluşturur. Bu uzantı ektodermle endoderm arasında uzayarak prekordal plağa erişir. Prekordal plakta endoderm ve ektoderm sıkıca birbirine yapıştığından daha fazla ilerleyemez. Primitif çizgi ve notokord uzantısındaki bazı mezenşimal hücreler ektoderm ve endoderm arasında embriyonik diskin sınırlarına ulaşana kadar yan ve baş yönünde göç ederler.

Embriyolojiye Giriş ve Tarihçe. Prof.Dr.Murat AKKUŞ

Embriyolojiye Giriş ve Tarihçe. Prof.Dr.Murat AKKUŞ Embriyolojiye Giriş ve Tarihçe Prof.Dr.Murat AKKUŞ Embriyolojinin Tanımı Embriyoloji, tüm canlıların türe özgü şekillerini alıncaya kadar geçirdikleri gelişme evrelerini inceleyen bilim dalıdır Embriyoloji

Detaylı

GELİŞİMİN 1. VE 2. HAFTASI

GELİŞİMİN 1. VE 2. HAFTASI GELİŞİMİN 1. VE 2. HAFTASI (Fertilizasyon, Segmentasyon, İmplantasyon ve Bilaminar disk) PROF. DR. İSMAİL SEÇKİN FERTİLİZASYON A ) Germ hücrelerinin fertilizasyon bölgesine taşınması Oositin ampullaya

Detaylı

Gelişimin 3.Haftası. Prof.Dr.Murat AKKUŞ

Gelişimin 3.Haftası. Prof.Dr.Murat AKKUŞ Gelişimin 3.Haftası Prof.Dr.Murat AKKUŞ Gelişimin üçüncü haftasında Primitif çizgi, Notokord, Üç germ yaprağı, gelişir. gastrulasyon İkinci haftanın sonuna gelindiğinde embriyo iki tabaka (epiblast ve

Detaylı

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU

EMBRİYOLOJİ VE GENETİK DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU EMBRİYOLOJİ VE GENETİK 1 DERSİNE GİRİŞ ARŞ. GÖR. KEVSER İLÇİOĞLU 2/16 EMBRİYOLOJİ NEDİR? Embriyoloji; zigottan, hücreler, dokular, organlar ile tüm vücudun oluşmasına kadar geçen ve doğuma kadar devam

Detaylı

Fertilizasyon,Yarıklanma ve İmplantasyon,Bilaminar Disk Oluşumu. Prof.Dr.Murat AKKUŞ

Fertilizasyon,Yarıklanma ve İmplantasyon,Bilaminar Disk Oluşumu. Prof.Dr.Murat AKKUŞ Fertilizasyon,Yarıklanma ve İmplantasyon,Bilaminar Disk Oluşumu Prof.Dr.Murat AKKUŞ Tuba uterinanın ampulla bölgesinde erkek ve dişi gametlerin kaynaşmasıyla gerçekleşir. Spermiumlar dişi genital yollarında

Detaylı

ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ Kadın ve erkek üreme sistemi dölün üretilmesi amacı ile özelleşmiş özel organlardan oluşmaktadır. Bazı üreme organları cinsiyet hücrelerini üretir, diğerleri

Detaylı

İmplantasyon İkinci Haftada Embriyogenez Üçüncü Haftada Embriyogenez

İmplantasyon İkinci Haftada Embriyogenez Üçüncü Haftada Embriyogenez İmplantasyon İkinci Haftada Embriyogenez Üçüncü Haftada Embriyogenez Prof.Dr. Alp Can Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji ABD Yaşamın İkinci Haftası İmplantasyon Trofoblast invazyonu

Detaylı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 8.Hafta ( 03-07 / 11 / 2014 ) FETUS FİZYOLOJİSİ 1.Embriyonun Gelişmesi 1.) Plasenta 2.) Amnion Kesesi ve Amnion Sıvısı Slayt No: 9 1.) EMBRİYONUN GELİŞMESİ

Detaylı

FERTİLİZASYON-Döllenme

FERTİLİZASYON-Döllenme FERTİLİZASYON-Döllenme Tanım Spermatozoon ile Oosit II nin birleşerek yeni bir canlı olan ZİGOT u şekillendirmesi Ovulasyonla yumurta yoluna atılan Oosit korona radiata hücreleri ile sarılıdır. - Oosit

Detaylı

ÜREME FİZYOLOJİSİ 19/11/2015. ÜREME SİSTEMİ FiZYOLOJİSİ. Erkek Üreme Organları Fizyolojisi. ÜREME SİSTEMİ FiZYOLOJİSİ

ÜREME FİZYOLOJİSİ 19/11/2015. ÜREME SİSTEMİ FiZYOLOJİSİ. Erkek Üreme Organları Fizyolojisi. ÜREME SİSTEMİ FiZYOLOJİSİ ÜREME SİSTEMİ FiZYOLOJİSİ ÜREME FİZYOLOJİSİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire İnsanların, nesillerini devam ettirebilmeleri için, kadın ve erkek cinsine ihtiyaç vardır. İnsanların üreme sistemi, ergenlik dönemiyle

Detaylı

Prenatal devre insan ve memeli hayvanlarda uterus içerisinde geçer. Kanatlı hayvanlarda ise yumurta içinde kuluçkada geçen devredir.

Prenatal devre insan ve memeli hayvanlarda uterus içerisinde geçer. Kanatlı hayvanlarda ise yumurta içinde kuluçkada geçen devredir. Embriyoloji, genel anlamıyla canlıların oluşmasını ve gelişmesini inceleyen bir bilim dalıdır. İnsan ve memeli hayvanların doğumdan önceki, kanatlı hayvanların ise kuluçka dönemindeki hayatını inceler.

Detaylı

Kas Dokusunun Gelişimi. Doç.Dr. E.Elif Güzel

Kas Dokusunun Gelişimi. Doç.Dr. E.Elif Güzel Kas Dokusunun Gelişimi Doç.Dr. E.Elif Güzel Kasların çoğunluğu mezodermden gelişir paraksiyal mezoderm lateral mezodermin somatik ve splanknik tabakaları neural krest hücreleri Paraksiyal mezoderm İskelet

Detaylı

GENİTAL SİKLUS Östrus Siklusu

GENİTAL SİKLUS Östrus Siklusu GENİTAL SİKLUS Östrus Siklusu Tanım Purbertiye ulaşan bir dişide hormonların kontrolü (hipotalamus, hipofiz ve ovaryum dan salınan) altında ovaryum ve uterusta meydana gelen değişiklikler Genital siklus

Detaylı

07.11.2014. fetal dönem denir. Fetal dönemde, embriyonal dönemde oluşan organ sistemleri gelişir. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. fetal dönem denir. Fetal dönemde, embriyonal dönemde oluşan organ sistemleri gelişir. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.) Göbek Kordonu 2.) Fetus ve Fetal Dolaşım Fizyolojisi 3.) Fetusun Aylara Göre Gelişimi Slayt No: 10 2 7.) FETUS Üçüncü gebelik

Detaylı

İmplantasyon. Plasenta

İmplantasyon. Plasenta İmplantasyon Plasenta İMPLANTASYON Blastosist evresindeki embriyonun uterus mukozasına sıkı veya gevşek bir biçimde bağlanması ( Bu bağlanma plasentayı oluşturur) İmplantasyon Tipleri 1.Central (superficial)

Detaylı

Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği

Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği Ergenlik Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Kliniği Nelerden konuşacağız? Ergenlik nedir? Ergenlik sürecinde vücutta nasıl değişiklikler olur? Üreme organları nelerdir ve nasıl

Detaylı

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa

Detaylı

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları Doç. Dr. Ahmet Özaydın Nükleus (çekirdek) ökaryotlar ile prokaryotları ayıran temel özelliktir. Çekirdek hem genetik bilginin deposu hem de kontrol merkezidir.

Detaylı

Embriyogenez (4-8 haftalar)

Embriyogenez (4-8 haftalar) Dönem I-Sunum-4, 2010 Embriyogenez (4-8 haftalar) Prof.Dr. Alp Can Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji ABD Yaşamı sürdürmenin iki yolu vardır; Birincisi, hiçbir şey mucize değilmiş

Detaylı

Ayxmaz/biyoloji. Hayvansal organizmalarda gamet ve gamet oluşumu oluşumu:

Ayxmaz/biyoloji. Hayvansal organizmalarda gamet ve gamet oluşumu oluşumu: MAYOZ BÖLÜNME Mayoz-1 evreleri: Mayoz bölünme homolog kromozomların ve kardeş kromatidlerin ayrılmasını sağlayan ardışık iki bölünme bütünüdür. Homolog kromozomların ayrılmasına neden olan birinci evreye

Detaylı

Plasenta Amniyon Çoğul Gebelikler

Plasenta Amniyon Çoğul Gebelikler Dönem 1- Sunum 5/ 2012 Plasenta Amniyon Çoğul Gebelikler Prof.Dr. Alp Can Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji- Embriyoloji ABD hgp://histemb.medicine.ankara.edu.tr koryon boşluğu Plasenta = Desidua

Detaylı

Materyal: Rosa sp. (gül; dikotil çiçek) ve Lilium sp. (zambak; monokotil çiçek)

Materyal: Rosa sp. (gül; dikotil çiçek) ve Lilium sp. (zambak; monokotil çiçek) KONU 10. ÜREME VE GELİŞME I. Bitki Hücrelerinde Üreme ve Gelişme: Materyal: Rosa sp. (gül; dikotil çiçek) ve Lilium sp. (zambak; monokotil çiçek) Yöntem: Rosa sp. ve Lilium sp. tam çiçeğinden alınan enine

Detaylı

BUYUME VE GELISME. Yrd. Doc. Dr. Selcuk AKPINAR

BUYUME VE GELISME. Yrd. Doc. Dr. Selcuk AKPINAR BUYUME VE GELISME Yrd. Doc. Dr. Selcuk AKPINAR BUYUME VE GELISME Cocukluk cagi dollenme ile baslar ve ergenligin tamamlanmasina kadar devam eder. Diger butun canlilara kiyasla insanda cocukluk cagi cok

Detaylı

Reprodüktif Endokrinoloji. Prof. Dr. Mithat EVECEN

Reprodüktif Endokrinoloji. Prof. Dr. Mithat EVECEN Reprodüktif Endokrinoloji Prof. Dr. Mithat EVECEN TANIMLAR: Hormon: Yunanca = uyarma, canlandırma, harekete geçirme. Tanım: Bir hücre ya da dokuda sentezlenen ve buralardan kan, lenf ve sinir yoluyla vücudun

Detaylı

Kök Hücre ve Erkek Genital Sisteminde Kök Hücrenin Kaynakları

Kök Hücre ve Erkek Genital Sisteminde Kök Hücrenin Kaynakları Kök Hücre ve Erkek Genital Sisteminde Kök Hücrenin Kaynakları Doç. Dr. Gülperi Öktem Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji AD. Designed by TheTemplateMart.com Kök Hücre Embriyogenezis

Detaylı

AMAÇ: Ökaryotik hücrelerin bölünme mekanizmasını ve kromozom morfolojilerini öğrenmek.

AMAÇ: Ökaryotik hücrelerin bölünme mekanizmasını ve kromozom morfolojilerini öğrenmek. 19.11.2014/Çarşamba Lab 6 KONU: Hücre Bölünmesi ve Kromozom Morfolojisi AMAÇ: Ökaryotik hücrelerin bölünme mekanizmasını ve kromozom morfolojilerini öğrenmek. KAZANIMLAR: Ökaryotik hücrelerin nasıl çoğaldıkları

Detaylı

ayxmaz/biyoloji 2. DNA aşağıdaki sonuçlardan hangisi ile üretilir Kalıp DNA yukarıdaki ana DNAdan yeni DNA molekülleri hangi sonulca üretilir A B C D

ayxmaz/biyoloji 2. DNA aşağıdaki sonuçlardan hangisi ile üretilir Kalıp DNA yukarıdaki ana DNAdan yeni DNA molekülleri hangi sonulca üretilir A B C D 1. DNA replikasyonu.. için gereklidir A) sadece mitoz B) sadece mayoz C) mitoz ve mayoz D) sadece gamet oluşumu E) sadece protein sentezi 2. DNA aşağıdaki sonuçlardan hangisi ile üretilir Kalıp DNA yukarıdaki

Detaylı

ÜNİTE II- KADIN GENİTAL ORGANLARININ ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ

ÜNİTE II- KADIN GENİTAL ORGANLARININ ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ ÜNİTE II- KADIN GENİTAL ORGANLARININ ANATOMİ VE FİZYOLOJİSİ Genital Organlar Dış Genital Organlar İç Genital Organlar Kemik Kısımları (Pelvis ) Siklus Oluşumu ve Hormonlar Oval ve Menstrual Siklus Halkası

Detaylı

ADOLESANLARDA FĠZĠKSEL BÜYÜME VE CĠNSEL GELĠġME

ADOLESANLARDA FĠZĠKSEL BÜYÜME VE CĠNSEL GELĠġME ADOLESANLARDA FĠZĠKSEL BÜYÜME VE CĠNSEL GELĠġME Adolesans ; çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir * Fiziksel Büyüme * Cinsel Gelişme * Psikososyal Gelişme Büyüme ve gelişme, adolesansta belirgin bir

Detaylı

SİNDİRİM SİSTEMİNİN GELİŞİMİ. Prof.Dr. Murat AKKUŞ

SİNDİRİM SİSTEMİNİN GELİŞİMİ. Prof.Dr. Murat AKKUŞ SİNDİRİM SİSTEMİNİN GELİŞİMİ Prof.Dr. Murat AKKUŞ 4.haftadan itibaren kıvrılmaya başlayan embriyonun, bu kıvrılmasının sonuçlarından birisi de primitif barsak oluluşumudur. Primitif barsak kraniyalde orofaringeal

Detaylı

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Ektopik Gebelik Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Tanım Fertilize ovumun endometriyal kavite dışında

Detaylı

HAYVANLARDA ÜREME Tüm canlılar nesillerini devam ettirebilmek için eşeyli veya eşeysiz şekilde üreme yaparlar. Hayvanlar aleminde üreme olaylarında

HAYVANLARDA ÜREME Tüm canlılar nesillerini devam ettirebilmek için eşeyli veya eşeysiz şekilde üreme yaparlar. Hayvanlar aleminde üreme olaylarında ÜREME SİSTEMİ HAYVANLARDA ÜREME Tüm canlılar nesillerini devam ettirebilmek için eşeyli veya eşeysiz şekilde üreme yaparlar. Hayvanlar aleminde üreme olaylarında türe özgü eşleşme davranışları görülür.

Detaylı

Mayoz ve Eşeyli Üreme Biyoloji Ders Notları

Mayoz ve Eşeyli Üreme Biyoloji Ders Notları A. Mayoz Bölünme Mayoz ve Eşeyli Üreme Biyoloji Ders Notları Eşeyli üremenin temelidir. Eşey ana hücrelerinden (2n), eşey hücrelerini (n) oluşturan özelleşmiş bölünme şeklidir. Mayoz I ve II olarak birbirini

Detaylı

ENDOKRİN SİSTEM. Selin Hoca

ENDOKRİN SİSTEM. Selin Hoca ENDOKRİN SİSTEM Selin Hoca HORMON NEDİR? Endokrin sistemi oluşturan iç salgı bezlerinin (endokrin bez) salgıladığı özel sinyal taşıyan salgılardır. Organik maddelerdir. Hormonların etki ettikleri doku

Detaylı

HÜCRE SİKLUSU. Hücrenin bir bölünme sonundan diğer ikinci bölünme sonuna kadar geçen devrine hücre siklusu adı verilir.

HÜCRE SİKLUSU. Hücrenin bir bölünme sonundan diğer ikinci bölünme sonuna kadar geçen devrine hücre siklusu adı verilir. HÜCRE SİKLUSU Hücrenin bir bölünme sonundan diğer ikinci bölünme sonuna kadar geçen devrine hücre siklusu adı verilir. Mitoz (M), G 1 (= 1. Aralık), Sentez (S) ve G 2 olmak üzere birbirini izleyen dört

Detaylı

Tıp Fakültesi 1. Sınıf Genel Histoloji Laboratuvar Ders Programı

Tıp Fakültesi 1. Sınıf Genel Histoloji Laboratuvar Ders Programı Tıp Fakültesi 1. Sınıf Genel Histoloji Laboratuvar Ders Programı Hücre kurulu laboratuvar programı Laboratuar: Mikroskobik inceleme için dokuların hazırlanması- Preparasyon- Boyama Laboratuar: Işık ve

Detaylı

Çekirdek 4 bölümden oluşur Çekirdek zarı: karyolemma Kromatin: Chromatin Çekirdekcik: Nucleolus Çekirdek sıvısı: karyolymph

Çekirdek 4 bölümden oluşur Çekirdek zarı: karyolemma Kromatin: Chromatin Çekirdekcik: Nucleolus Çekirdek sıvısı: karyolymph NUKLEUS Bir hücrenin tüm yapılarının ve etkinliklerinin kodlandığı kromozomu Ayrıca, DNA sını dublike edecek ve 3 tip RNA yı ribozomal (rrna), haberci (mrna) ve transfer (trna)-sentezleyecek ve işleyecek

Detaylı

Plasentanın Görevleri ve İkiz Gebelik. Doç. Dr. Nejdet ŞİMŞEK

Plasentanın Görevleri ve İkiz Gebelik. Doç. Dr. Nejdet ŞİMŞEK Plasentanın Görevleri ve İkiz Gebelik Doç. Dr. Nejdet ŞİMŞEK Plasentanın Görevleri : Plasentanın fonksiyonu çok yönlüdür. 1) Metabolizma organı görevini görür. 2) Solunum organı olarak hizmet eder. 3)

Detaylı

DÖLLENME VE BÖLÜNMELER

DÖLLENME VE BÖLÜNMELER DÖLLENME VE BÖLÜNMELER Ovulasyonda kendisini saran corona radiata hücreleri ile birlikte ovaryumdan atılan ve ovidukta düşen yumurta hücresi, ovidukt silyumlarının ve düz kas kontraksiyonlarının etkisiyle

Detaylı

Hücre çekirdeği (nucleus)

Hücre çekirdeği (nucleus) Hücre çekirdeği (nucleus) Toplam hücre hacmının 1/20-1/10'unu kapsar. Değişik hücrelerde mekanik etkilerle, yer ve şekil değiştirebilir, bu nedenle hücrelerde farklı şekillerde görülebilir. Çekirdek, hücre

Detaylı

Dişi Genital Sistem Anomalileri

Dişi Genital Sistem Anomalileri Dişi Genital Sistem Anomalileri KLEİNEFELTER SENDROMU 47,XXY karyotipine sahip (XXXY gibi diğer varyasyonlar da olabilir) 1:500 erkek insidanla cinsiyet farklanmasıyla ilgili anomaliler içinde en sık görülenidir.

Detaylı

MENAPOZ DÖNEMİ MENAPOZ DÖNEM VE HORMONLAR

MENAPOZ DÖNEMİ MENAPOZ DÖNEM VE HORMONLAR MENAPOZ DÖNEMİ VE HORMONLAR DR.ALEV ÖKTEM Menapozun Nedeni Overlerdeki oositlerin üreme yaşlanması sırasında ovülasyon ve atrezi nedeniyle tükenmesidir Kronolojik yaş üreme yaşlanmasının tespiti için çok

Detaylı

Kök Hücre Biyolojisi. Prof. Dr. Gönül KANIGÜR Prof. Dr. Melek ÖZTÜRK

Kök Hücre Biyolojisi. Prof. Dr. Gönül KANIGÜR Prof. Dr. Melek ÖZTÜRK Kök Hücre Biyolojisi Prof. Dr. Gönül KANIGÜR Prof. Dr. Melek ÖZTÜRK Kök hücre nedir? Kök hücreler organizmanın tüm dokularını ve organlarını oluşturan ana hücrelerdir. Henüz farklılaşmamış olan bu hücreler

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

www.kanatlibilgi.com

www.kanatlibilgi.com www.kanatlibilgi.com TAVUK EMBRİYOSUNUN GÜNLÜK GELİŞİM SAFHALARI Kaynak: Dr Stephan WARIN, DVM, Avian Business Unit. CEVA Santé Animale, La Ballastiere, BP 126, 33501 Libourne Cedex, France Çeviren: Barbaros

Detaylı

Artan bilgi ile birlikte hasta ve ailelerin bilinçlendirilmesi

Artan bilgi ile birlikte hasta ve ailelerin bilinçlendirilmesi Bugün gelinen noktada genetik Artan bilgi ile birlikte hasta ve ailelerin bilinçlendirilmesi «Genetik bilgiden hastaların ve ailelerin yararlanması için tüm sağlık çalışanları insan genetiğinin temelinde

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

Akciğerin Embryolojisi Akif Turna

Akciğerin Embryolojisi Akif Turna Akciğerin Embryolojisi Akif Turna Neden Embryoloji? Neden Embryoloji? Organların gelişimini (organogenesis) anlamak Neden Embryoloji? Organların gelişimini (organogenesis) anlamak Fonksiyonlarını daha

Detaylı

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu Prenatal tarama testleri kavramları Tarama testi: Normal vakalarda anormal sonuçlar, hasta vakalarda normal sonuçlar elde edilebilir.

Detaylı

OVARYUM DOKUSUNDA KÖK HÜCRE VARLIĞININ ARAŞTIRILMASI

OVARYUM DOKUSUNDA KÖK HÜCRE VARLIĞININ ARAŞTIRILMASI OVARYUM DOKUSUNDA KÖK HÜCRE VARLIĞININ ARAŞTIRILMASI Duygu GÖK Mayıs 2011 DENİZLİ OVARYUM DOKUSUNDA KÖK HÜCRE VARLIĞININ ARAŞTIRILMASI Pamukkale Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi

Detaylı

Endodermin Gelişimi Teratoloji Bilgisi 4-8. Ha9alarda Dış Gelişim Fetusun Gelişimi

Endodermin Gelişimi Teratoloji Bilgisi 4-8. Ha9alarda Dış Gelişim Fetusun Gelişimi Dönem 1- Sunum 4/ 2012 Endodermin Gelişimi Teratoloji Bilgisi 4-8. Ha9alarda Dış Gelişim Fetusun Gelişimi Prof.Dr. Alp Can Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji- Embriyoloji ABD hjp://histemb.medicine.ankara.edu.tr

Detaylı

Uluslararası nsan Bilimleri Dergisi ISSN: 1303-5134

Uluslararası nsan Bilimleri Dergisi ISSN: 1303-5134 Uluslararası nsan Bilimleri Dergisi ISSN: 1303-5134 www.insanbilimleri.com 29.09.2004 DÖLLENME VE DÖLLENME ANOMAL LER N N YARDIMLA ÜREME TEKN KLER NDEK ÖNEM Dr. F. Gürcan BEB TO LU * gurcanbebitoglu@yahoo.com

Detaylı

DERİ VE EKLERİ. Doç. Dr. Belgin CAN

DERİ VE EKLERİ. Doç. Dr. Belgin CAN DERİ VE EKLERİ Doç. Dr. Belgin CAN DERİ İki tabakadan oluşur Epidermis Gövdenin dış yüzünü örten boynuzlaşan çok katlı yassı epitel dokusudur. Dermis Gevşek ve sıkı bağ dokusundan oluşan kalın bağ dokusudur.

Detaylı

TESTOSTERON (TOTAL) Klinik Laboratuvar Testleri

TESTOSTERON (TOTAL) Klinik Laboratuvar Testleri TESTOSTERON (TOTAL) Kullanım amacı: Erkeklerde ve kadınlarda farklı kullanım amaçları vardır. Erkeklerde en çok, libido kaybı, erektil fonksiyon bozukluğu, jinekomasti, osteoporoz ve infertilite gibi belirti

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

Deri 05.10.2015. Deri nedir? Derinin Fonksiyonları. Derinin Tabakaları

Deri 05.10.2015. Deri nedir? Derinin Fonksiyonları. Derinin Tabakaları Deri nedir? Deri Bir yetişkinin vücut ağırlığının %15-20 sini oluştururn (4-5 kg). Süreklidir ve mukoz membran olarak vücut yüzeyinin tamamında yer alır (1.8-2.0 m 2 ). Kalınlığı 0.5-2.0 mm arasında değişir.

Detaylı

EKTODERMDEN MEYDANA GELEN ORGAN VE SİSTEMLER

EKTODERMDEN MEYDANA GELEN ORGAN VE SİSTEMLER EKTODERMDEN MEYDANA GELEN ORGAN VE SİSTEMLER İndüksiyon olayı Chorda dorsalis Dorsalinde kalınlaşma Neural Plate( Plak ) Nöral kanal Nöral kanal (Tubulus nöyralis ) 4. somit düzeyinde ilk kaynaşmayı yapar.

Detaylı

Gebelik nasıl oluşur?

Gebelik nasıl oluşur? Normal doğurgan çiftlerde, normal sıklıkta cinsel ilişki durumunda aylık gebe kalma oranı % 25 dir. Bu oran 1 yıl sonunda % 85, 2 yıl sonunda ise % 90 civarındadır. Gebelik nasıl oluşur? Gebeliğin oluşması

Detaylı

fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin

fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin Döllenmiş yumurta fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin Yaşam boyu devam eden biyolojik, bilişsel, sosyal gelişim ve kişilik gelişiminin bilimsel incelemesi Gelişim psikolojisinin başlıca

Detaylı

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri KAS DOKUSU Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri Kasın Fonksiyonu Hareket Solunum Vücut ısısının üretimi İletişim Organların kontraksiyonu

Detaylı

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır.

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun boşluğu iki delikle dışarı açılır. Diğer taraftan

Detaylı

ERKEN BÖLÜNME DEĞERLENDİRMESİNİN İNTRASİTOPLAZMİK SPERM ENJEKSİYONU SONUÇLARIYLA İLİŞKİLENDİRİLMESİ

ERKEN BÖLÜNME DEĞERLENDİRMESİNİN İNTRASİTOPLAZMİK SPERM ENJEKSİYONU SONUÇLARIYLA İLİŞKİLENDİRİLMESİ T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ ANABİLİM DALI ERKEN BÖLÜNME DEĞERLENDİRMESİNİN İNTRASİTOPLAZMİK SPERM ENJEKSİYONU SONUÇLARIYLA İLİŞKİLENDİRİLMESİ Biyolog

Detaylı

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1. Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.5-2 m 2 ) Deri esas olarak iki tabakadan olu ur Üst deri (Epidermis)

Detaylı

Özofagus Mide Histolojisi

Özofagus Mide Histolojisi Özofagus Mide Histolojisi Sindirim kanalını oluşturan yapılar Gastroıntestınal kanal özafagustan başlayıp anüse değin devam eden değişik çaptaki bir borudur.. Ağız, Farinks (yutak), özafagus(yemek borusu),

Detaylı

MEME KANSERİ. Öğr.Gör.Dr.Aylin ERDİM M.Ü. SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI

MEME KANSERİ. Öğr.Gör.Dr.Aylin ERDİM M.Ü. SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI MEME KANSERİ Öğr.Gör.Dr.Aylin ERDİM M.Ü. SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI KANSER Cancer İngilizce yengeç YENGEÇ düşmanını kıstırdıktan sonra sıkıca tutuyor, yavaş

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 Canlıların prokaryot ve ökoaryot olma özelliğini hücre komponentlerinden hangisi belirler? MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 B. Stoplazmik membran C. Golgi membranı D. Nükleer membran E. Endoplazmik retikulum

Detaylı

Hücre canlının en küçük yapı birimidir.

Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Bitkilerde bulunan hücredir.bu hücrelerde hücre duvarı bulunduğundan hayvan hücresinden ayrılır. Hücre duvarı vardır. Kofulu büyük ve az sayıdadır. Şekli dikdörtgen

Detaylı

HÜCRE BÖLÜNMESİ. 1-Amitoz (Amitosis) bölünme, 2-Mitoz (Mitosis) bölünme, 3- Mayoz (Meiosis) bölünme.

HÜCRE BÖLÜNMESİ. 1-Amitoz (Amitosis) bölünme, 2-Mitoz (Mitosis) bölünme, 3- Mayoz (Meiosis) bölünme. HÜCRE BÖLÜNMESİ 1-Amitoz (Amitosis) bölünme, 2-Mitoz (Mitosis) bölünme, 3- Mayoz (Meiosis) bölünme. Amitoz Bölünme Önce nukleolus, sonra nukleus, daha sonra sitoplazmanın uzayıp ortadan boğulması ile ikiye

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

GnRH LH Gonadotropinler FSH Leydig hücresi Sertoli hücresi. Transkripsiyon Transkripsiyon

GnRH LH Gonadotropinler FSH Leydig hücresi Sertoli hücresi. Transkripsiyon Transkripsiyon GONAD HORMONLAR Uyarı Hipotalamus GnRH LH Gonadotropinler FSH Leydig hücresi Sertoli hücresi camp Protein fosforilasyon camp Protein fosforilasyon Transkripsiyon Transkripsiyon Testosteron sentez ve salınım

Detaylı

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler Vücudumuzda aynı anda birçok karmaşık olayın birbirleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleşmesi denetleyici ve düzenleyici sistemler tarafından sağlanır. Denetleyici ve

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ CEVAP 1: (TOPLAM 9 PUAN) 1.1: Eğer terleme ve su emilimi arasındaki ilişkide ortam sıcaklığının etkisini öğrenmek istiyorsa; deneyi aynı sayıda yaprağa sahip aynı tür

Detaylı

Radyoterapi-Infertilite. Dr. Ferah Yıldız HÜTF Radyasyon Onkolojisi AD

Radyoterapi-Infertilite. Dr. Ferah Yıldız HÜTF Radyasyon Onkolojisi AD Radyoterapi-Infertilite Dr. Ferah Yıldız HÜTF Radyasyon Onkolojisi AD 2010 yılında her 250 erişkinden biri kanserden kurtulmuş bireylerden oluşacak Blatt ve ark, 1999 TEDAVİYE BAĞLI YAN ETKİLER!!!!! Infertilite

Detaylı

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır.

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. SOLUNUM SİSTEMLERİ Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. 1. Dış Solunum Solunum organlarıyla dış ortamdan hava alınması ve verilmesi, yani soluk alıp vermeye

Detaylı

AKADEMİK TAKVİM Ders Kurulu Başkanı: Doç.Dr. Figen Kaymaz (Histoloji ve Embriyoloji) Ders Kurulu 201 Akademik Yılın 0. Haftası.

AKADEMİK TAKVİM Ders Kurulu Başkanı: Doç.Dr. Figen Kaymaz (Histoloji ve Embriyoloji) Ders Kurulu 201 Akademik Yılın 0. Haftası. AKADEMİK TAKVİM Ders Kurulu Başkanı: Doç.Dr. Figen Kaymaz ( ) Ders Kurulu 201 Akademik Yılın 0. Haftası 3 Eylül 4 Eylül 5 Eylül 6 Eylül 7 Eylül Kas - Genel Bilgiler Memeler Kas Dokusu A.Neşe Çokuğraş Ön

Detaylı

Fötogenez (3. ay - doğum) Plasenta

Fötogenez (3. ay - doğum) Plasenta Fötogenez (3. ay - doğum) Plasenta Prof.Dr. Alp Can Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji ABD Doğum Öncesi Yaşam (Prenatal Dönem) (266 ± 10 gün döllenmeden sonra) 1. Embriyon öncesi dönemi

Detaylı

KILAVUZ SORU ÇÖZÜMLERİ Fen ve Teknoloji

KILAVUZ SORU ÇÖZÜMLERİ Fen ve Teknoloji MİTOZ -. Ünite 6. Deniz yıldızının kopan parçasının yenilenmesi (onarım), ağaç gövdesinin büyümesi (büyüme) ve zigotun embriyoya dönüşmesi mitoz bölünme ile gerçekleşirken insanlarda yumurta hücresinin

Detaylı

SİTOPLAZMA VE ORGANELLER

SİTOPLAZMA VE ORGANELLER SİTOPLAZMA VE ORGANELLER Sitoplazma, hücre iskeleti, organeller ve bunların içinde yer aldığı koyu kıvamlı sıvı kısımdan ( sitozol, sitoplazma) oluşur. ORGANELLER 1. Mitokondri 2. Plastitler 3. Ribozom

Detaylı

Sunum planı. Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları

Sunum planı. Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları Dr. Suat Erdoğan Sunum planı Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları Hipofiz bezi (hypophysis) Hipofizial çukurlukta bulunur (sella turcica) 9 adet hormon üretir İki bölümü vardır: Anterior

Detaylı

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER

BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER BÜYÜME VE GELİŞMEDE DÖNEMLER 0-2 Yaş Süt çocukluğu 2-5 Yaş Oyun çocukluğu veya okul öncesi 6-12,14 Yaş Okul çağı veya büyük çocukluk 4-5 yıl Ergenlik dönemi 23-26 Yaş Gençlik veya ergenlik sonu 2-5 YAŞ

Detaylı

Sermin YAVAŞ KURT, Yeşim DAŞDEMİR ÇALIK

Sermin YAVAŞ KURT, Yeşim DAŞDEMİR ÇALIK YAYIN KURULU Hazırlayanlar Sermin YAVAŞ KURT, Yeşim DAŞDEMİR ÇALIK YAYINA HAZIRLAYANLAR KURULU Kurumsal Yayınlar Yönetmeni Saime YILDIRIM Kurumsal Yayınlar Birimi Dizgi & Grafik Mustafa Burak SANK & Ezgi

Detaylı

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ

SANKO ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 102: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ 05-06 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 0: HÜCRE VE DOKU SİSTEMLERİ Ders Kurulu Başkanı: / Başkan Yardımcıları: / Histoloji Embriyoloji Yrd. Doç. Dr. Bahadır Murat Demirel / Üyeler: / Tıbbi / Dersin AKTS

Detaylı

Hücre bölünmesinin asal görevleri

Hücre bölünmesinin asal görevleri HÜCRE DÖNGÜSÜ Hücre bölünmesinin asal görevleri Hücre döngüsünü ya da hücre bölünmesini incelemeden önce, hücre çoğalmasının organizmaların yaşamında ne gibi roller oynadığını gözden geçirmek gerekmektedir.

Detaylı

LABORATUVAR-6 KONU-2 Hücre - IV.Kromozomlar ve Genler

LABORATUVAR-6 KONU-2 Hücre - IV.Kromozomlar ve Genler LABORATUVAR-6 KONU-2 Hücre - IV.Kromozomlar ve Genler Biçimlenmiş ve yoğunlaşmış kromatin materyaline kromozom denir. Kromozomlar Mitoz ve/veya Mayoz bölünmenin Profaz safhasında görülmeye başlar ve Metafaz

Detaylı

Dönem I-Sunum-5, 2010. Çoğul ğ Gebelikler. Prof.Dr. Alp Can Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji ABD

Dönem I-Sunum-5, 2010. Çoğul ğ Gebelikler. Prof.Dr. Alp Can Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji ABD Dönem I-Sunum-5, 2010 Fötogenez (3. ay - doğum) ğ Plasenta, Amniyon Çoğul ğ Gebelikler Prof.Dr. Alp Can Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji ABD Prenatal Dönemde Büyüme Pre-embriyon

Detaylı

07.11.2014. Kadın Genital Organlarının Anatomi ve Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. Kadın Genital Organlarının Anatomi ve Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı Kadın üreme organları (organa genitalia feminina), erkek üreme organlarına göre daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Kadın üreme organları da erkek üreme organları

Detaylı

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya HEMATOPOETİK SİSTEM Hematopoetik Sistem * Periferik kan * Hematopoezle ilgili dokular * Hemopoetik hücrelerin fonksiyon gösterdikleri doku ve organlardan meydana gelmiştir Kuramsal: 28 saat 14 saat-fizyoloji

Detaylı

HÜCRESEL FARKLILAŞMASI

HÜCRESEL FARKLILAŞMASI HÜCRESEL FARKLILAŞMASI Embriyo çevresi ile etkileşim halindedir ve gelişimi çevresinden gelen bilgiler yoluyla yönlendirilir. Bir embriyonik hücrenin çevresi ise embriyo içindeki çevreleyen dokudan oluşur

Detaylı

ENDODERMDEN MEYDANA GELENLER

ENDODERMDEN MEYDANA GELENLER ENDODERMDEN MEYDANA GELENLER SİNDİRİM SİSTEMİ *Splanchniopleura ile sarılan vitellus kesesi embriyoya yakın kısımdaki endoderm, cranial ve caudal yönlerde iki kör çıkıntı halinde Bağırsak taslağını oluşturur.

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur.

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur. KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER Canlılığın belirtisi olarak kabul edilen hareket canlıların sabit yer veya cisimlere göre yer ve durumunu değiştirmesidir. İnsanlarda hareket bir sistemin işlevidir. Bu işlevi

Detaylı

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran

Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı. İlhan Onaran Hücreler arası Bağlantılar ve Sıkı bağlantı İlhan Onaran Doku organisazyonu: Hücrelerin bağlanması 1- Hücre-matriks bağlantıları: ekstraselüler matriks tarafından hücrelerin bir arada tutulması 2- Hücre-hücre

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

AMNİYON SIVISININ İÇERİĞİ

AMNİYON SIVISININ İÇERİĞİ AMNİYON SIVISININ İÇERİĞİ 1- Gebeliğin başında amniyon sıvısının içeriği ekstrasellüler sıvı ile aynıdır. 2- Amniyon sıvısının birinci trimesterde major kaynağı amniyotik membrandır. 3- Gebelik ilerledikçe,

Detaylı

Histoloji ve Embriyolojiye Giriş. Histolojiye Giriş

Histoloji ve Embriyolojiye Giriş. Histolojiye Giriş Histoloji ve Embriyolojiye Giriş Prof.Dr.Yusuf NERGİZ Histolojiye Giriş Sunum Planı Histolojinin Tanımı,Amacı Histolojinin Tıptaki Önemi,Diğer Bilim Dallarıyla ilişkisi İnsan Vücudunun Organizasyonu Hücreler

Detaylı

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi)

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) Otonom sinir sitemi iki alt kısma ayrılır: 1. Sempatik sinir sistemi 2. Parasempatik sinir sistemi Sempatik ve parasempatik sistemin terminal nöronları gangliyonlarda

Detaylı

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Bitkilerin Yapısı Biyoloji Ders Notları A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Karasal bitkiler iki organ sistemine sahiptir. Toprakların su ve mineral alınmasını sağlayan toprak altı kök sistemi ve gövde,

Detaylı

Salgısını görev yerine bir salgı kanalıyla ulaştıran bezlerdir. Gözyaşı, tükrük, süt ve ter bezleri bu gruba girer.

Salgısını görev yerine bir salgı kanalıyla ulaştıran bezlerdir. Gözyaşı, tükrük, süt ve ter bezleri bu gruba girer. ENDOKRİN SİSTEMİ Çok hücrelilerde vücudun uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlayan sistemlere düzenleyici sistemler denir. Düzenleyici sistemler endokrin sistem ve sinir sisteminden oluşur. A. SALGI BEZLERİ

Detaylı

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir?

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? 109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? A) Subserozal B) Pedinküle subserozal C) İntramural D) Servikal E) Tip 0 submukozal Soru kalitesiz

Detaylı