VATİKAN İSLÂMÎ FİNANSI ÖNERİYOR; İSLÂMÎ FİNANS NEYİ ÖNERİYOR?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "VATİKAN İSLÂMÎ FİNANSI ÖNERİYOR; İSLÂMÎ FİNANS NEYİ ÖNERİYOR?"

Transkript

1 II. BÖLGESEL SORUNLAR ve TÜRKİYE SEMPOZYUMU 1-2 Ekim 2012 VATİKAN İSLÂMÎ FİNANSI ÖNERİYOR; İSLÂMÎ FİNANS NEYİ ÖNERİYOR? İsmail ÖZSOY* * Prof. Dr., Fatih Üniversitesi, Ekonomi Bölümü, İstanbul 1. GİRİŞ Ağustos 2008 de patlak veren ve dünyanın en büyük ve güçlü bankalarını dize getiren Küresel Finans Krizi dünya iktisadî tarihinde en korkulan krizlerden biri olarak yer almıştır. Kriz sonrası hükümetlerin 1929 Büyük Depresyondan alınan derslerle zamanında davranarak, ekonomiye müdahale denilecek kurtarma paketleriyle kriz şimdilik yıkıcı etkilerini tam olarak göstermemiştir. Köklü tedbirler alınmadığı takdirde dünya benzer krizlere gebe kalmaya devam edecektir. Krizin beklenen yıkıcı etkilerinin büyüklüğü hükümetleri harekete geçirdiği gibi Hıristiyan dünyasının en etkili merkezi olan Vatikan da krizin patlak vermesinden sonra tarihî bir sorumlulukla kendisinden beklenmeyen büyük bir çıkış yapmıştır. Krizden faiz sistemini ve finansal kurumlar ve onların yöneticilerinin kazanma hırsına bağlayan Vatikan, bu ve benzeri krizlerden kurtulmanın çaresi olarak İslâmî finansı ve sukuk sistemini önermiştir. Vatikan ın resmî yayın organı günlük L Osservatore Romano gazetesinde 4 Mart 2009 da yayınlanan makalede, küresel krizden çıkış yolu olarak İslamî finans sistemi tavsiye edilerek, İslamî finans sisteminin dayandığı etik kuralların, kapitalist finans sistemine güven ve nakit para akışı sağlayacağına dikkat çekilmiştir. İtalyan ekonomi uzmanları Loretta Napoleoni ve Claudia Segre nin kaleme aldığı yazıda, İslam a uygun yatırım araçlarının suni ekonomi balonlarının oluşmasını engellediği, faizi, aşırı borçlanmayı, finans piyasalarında manipülasyon ve spekülasyonları önlediği ifade edilmiştir. Kriz ortamında bankaların gelecekte Müslümanları örnek almasını tavsiye eden gazete, İslami finans sisteminin Batı finans dünyasında yeni kurallar oluşmasına yardımcı olabileceğini vurgulamıştır. Vatikan, kapitalist sistemi başarısız bulmakta ve Papa Benedict de, kapitalizme ve banka yöneticilerinin aç gözlülüğüne karşı son zamanlarda çok ciddi eleştirilerde bulunmaktadır. Vatikan ın bu çağrısı Avrupa da geniş yankı bulmuş ve Financial Times gibi ciddi gazeteler de konuya geniş yer vermişlerdir. 4 Vatikan çağdaş finans sisteminin bünyesinde yerleşik bulunan ve her fırsatta şişmelere yol açacak faiz virüsünü 2000 yıllık tecrübesiyle tesbit etmiş bulunmaktadır. Vatikan ın ilk 1500 yıllık döneminde faize karşı çok ciddi mücadele verdiğini ve ona geçit vermediğini hatırlamakta yarar vardır. Vatikan, kapitalizme karşı son 500 yıllık döneminde yaşadığı mağlubiyetinin de etkisiyle bu küresel problemlerle mücadeleyi İslâm a havale etmiş gözükmektedir. Vatikan İslâmî finans sistemini önermiş; acaba İslâmî finans neyi önermektedir? Bu çalışma bu sorunun cevabının araştırmaya yöneliktir. İslâm her türlü mübadelenin karşılıklı rıza yani denge ve eşitlik üzere bina edilmesini istemiş; faizi, bu eşitlik ve dengeyi bozan bir unsur olarak yasaklamıştır. Kur an borç faizini, onun borçluyu olduğu kadar alacaklıyı da zarara sokan özelliğiyle yasaklarken, onun her çeşit ve oranının kaçınılmaz bir eşitsizlik ve haksızlık sebebi olduğuna işaret etmiş, böylece faizin şu veya bu çeşidinin haram kapsamından çıkarılmasına izin vermemiştir. Hz. Peygamber in (as) Altı Eşya Hadisi olarak bilinen meşhur hadisi ise, insanoğlunun bilmediği fakat günlük hayatta uygulana gelen alış-veriş faizi kavramını tanıtmıştır. Para ve faiz konularındaki şümulü ve bu konulardaki günümüz işlemlerine ışık tutması bakımından Altı Eşya Hadisinin mucizevî bir derinlik ve enginliğe sahip bulunduğu görülmektedir. Öyle ki, içeriği itibariyle Kur an da geçen borç faizini bile ihtiva eden bu hadis, son derece karmaşık bütün faizli işlem çeşitlerini veciz bir şekilde özetlemiştir. Bu hadisin incelenmesinden, para ve dövizler ile standart/mislî tüm malların kendi aralarındaki vadeli işlemlerinde faizin doğduğu, mal-para veya para-mal mübadelesi hariç- tüm vadeli mal ve para işlemlerinde vadenin tek başına faiz sebebi olduğu sonucu elde edilebilmektedir. Vadeli döviz işlemlerinin finans dünyasında meydana getirdiği şişmeler ve bunların sonucu ortaya çıkan yıkıcı krizler Hz. Muhammed in (as) mesajına günümüz insanının daha fazla ihtiyaç duyduğunu görmemize yardımcı oluyor. Bu çalışmada, iktisat biliminin faiz anlayışı kritik edildikten sonra İslâmî perspektiften faizin tanım ve çeşitleri ele alınacaktır. Kur an da yer alan borç faizinin mahiyeti ve haram kılınma sebebine kısaca temas edildikten sonra Hz. Peygamber in (as) Altı Eşya Hadisi çerçevesinde alış-veriş faizi incelenecek ve bundan finansal balonlaşmayı önleyecek prensipler çıkarılmaya çalışılacaktır. 2. İKTİSAT BİLİMİNDE FAİZ 4 Vatican Says Islamic Finance May Help Western Banks in Crisis, [accessed 6 December 2010]; Vatikan dan İslami Banka Önerisi, vatikan-islami-banka.html, 29 Eylül

2 İktisat biliminde kabaca sermayenin fiyatı ve iktisat politika aracı olarak kabul edilen faiz, olmazsa olmaz zannedilerek adeta tabulaştırılmış ve dokunulmaz hale getirilmiştir. Ona parayı elde tutmaktan vazgeçmenin bedeli yahut parayı elde tutmanın fırsat maliyeti de denmiştir. Bunların hiç biri ödenen faiz ile ödünç paradan elde edilecek kazanç arasındaki eşitsizlik ve dengesizliği yani bir taraftan diğer tarafa karşılıksız değer aktarımını ortadan kaldıracak ve faizi haklı bir temele oturtacak tanımlamalar değildir. Nitekim bugün faizin kendisi değil, oranı tartışılmaktadır. Oysa eşitsiz bir gelir bölüşüm sistemi olan faizin oranındaki değişiklik, onun sebep olduğu haksızlık ve eşitsizliğin yalnız yönünü ve derecesini değiştirmekte, ama faizde kökleşmiş olan haksızlık ve/ya eşitsizlik vasfını ortadan kaldıramamaktadır. Geleneksel üretim araçlarından emek, fizikî dayanıklı sermaye ve toprağın üretime, yani millî gelire katkısını önceden öngörmek mümkün olduğundan bunların üretimden alacakları payı, yani emek için ücreti, dayanıklı fiziki sermaye için kirayı önceden belirlemek mümkündür ve gereklidir. Çünkü bunların üretkenlikleri doğal, doğrudan, fiilî ve kesin olup sınırları da bellidir. Belirli bir üretkenlik belirli bir karşılıkla, yani ücret veya kira ile fiyatlandırılmaktadır. Meselâ piyasa değeri 100 TL olan bir apartman dairesi doğal olarak, doğrudan ve fiilen oturma faydasını kendiliğinden üretir. Bu dairede oturulsun-oturulmasın bu fayda vardır ve kesindir. Mesken veya işyeri olsun, binalar bir ekonominin en kıymetli fizikî sermaye varlıklarındandır. O yüzden böyle bir dairenin diyelim aylık 500 TL karşılığında kiraya verilmesi meşrudur. 500 TL nin karşılığı, bu dairenin ürettiği oturma faydasıdır. Aynı şekilde, içindeki üretim araçları, makine ve teçhizatıyla bir fabrika veya işyeri de doğal ve fiilî üretkendir, belli bir bedel karşılığında kiraya verilebilir. Oysa finansal sermaye de denilen parasal sermayenin kendi başına bir üretkenliği yoktur. Parasal sermayenin üretkenliği doğal, doğrudan, fiilî ve kesin değil, dolaylı, potansiyel ve belirsizdir. Onun üretkenliği ancak doğal üretken olan fizikî sermayeye, yani sermaye mallarına çevrilmesine bağlıdır. Para halinde iken bu üretkenlik kesin ve belirli değildir. Faize paranın kirası denmesi ise son derece yanlıştır. Dayanıklı olması bir yana kâğıttan öte fizikî bir varlığı bile olmayan paranın kirasından söz edilmesi kira ve onun karşılığı olan menfaat kavramlarını tanımamak demektir. Meselâ bu kez elimizde bir daire yerine 100 TL para olsun. Bu paranın para halinde hiçbir zatî değeri yoktur. İnsanın hiçbir ihtiyacını gidermez; yenilmez, içilmez, giyilmez. Onun faydası ancak zatî faydası olan bir mala çevrilmesi ve mal halinde iken ondan faydalanılması, alım-satımlara konu olarak bu faydanın arttırılarak, sonrasında tekrar paraya çevrildiğinde ilk paraya göre reel bir artışın olması ile mümkündür. Bu sürecin sonunda para artış yani kâr sağlayabildiği kadar eksilme yani zarar ihtimali ile de karşı karşıyadır. Ne bu artış ve onun miktarı ne de zarar ve miktarı önceden belirlenebilir. Şu halde nakdî sermayenin üretkenliği kesin olmadığı gibi üretkenliğin kesin olduğu durumlarda da bunun miktarını önceden kestirmek mümkün değildir. İşte bu belirsizlik borç alandan borç verene veya tersi bir değer aktarımının yani faizin kaynağıdır. Bu demektir ki, faiz, üretime katkısı önceden öngörülmesi mümkün olmayan parasal sermayenin üretimden alacağı payın önceden belirlenmesinden başka bir şey değildir. İnsanın en kör olduğu alan gelecek olmasına 5 rağmen, faiz geleceği görmeden geleceği belirlemektir. Belirlenen faiz oranı ile gerçekleşen -veya gerçekleşmeyen- reel getiri oranı arasındaki sapmalar faizin en zayıf noktası ve finansal dengesizlik, istikrarsızlık ve krizlerin de kaçınılmaz sebebidir. Kısacası, parasal sermayenin üretimden alacağı payın önceden belirlenmesi faiz; üretim sürecinin sonunda gerçekleşmiş, ortaya çıkmış, sınırları belirlenmiş kazançtan belirlenmesine kâr denir. Faiz, üretim sürecinin başında sabitlendiğinden, üretime katkıda bulunulmadan da elde edilen, katkıda bulunulduğunda da eşitsiz ve orantısız paylaşılan bir gelir iken; kâr, üretime katkıda bulunulması şartıyla ve o katkıda oranında elde edilen gelirdir. Parasal sermaye potansiyel üretken, daha doğrusu, gerçek üretken olan maldaki üretkenliğin aracıdır ve üretimden payını bu üretkenliğin gerçekleşmesi halinde ve onunla orantılı almalıdır. Parasal sermayenin gerçekleşen ve üretkenliğiyle orantılı getirisinin adı kârdır. Kâr paylaşım sistemlerinin geliştirilememesi halinde parasal sermayenin üretimden alacağı pay kaçınılmaz olarak faiz şeklinde olacaktır. Çünkü ekonomi potansiyel üretkenliğini sürdürmekte ve nakdî sermaye de buna katkıda bulunmaktadır. Faizin doğal olduğu zannedilen yönü de işte budur. Kâr sistemlerinin oturmaması halinde sıfır faiz politikası parasal sermaye sahiplerinin üretimden pay alamamaları anlamına gelir ki, bu ayrı bir haksızlık sebebidir. Yani kâr sistemlerinin geliştirilemediği durumlarda faizi yasaklamak doğru değildir. Bu sebepledir ki Hz. Peygamber (as) faizi hemen yasaklamamıştır. Faiz oranlarının değişmesi bireylerin tüketim ve tasarruf, firmaların da yatırım kararlarını etkiler. Değişen bir faiz oranı millî paranın yabancı para karşısındaki değerini de etkileyerek ithalat ve ihracatın miktar ve seyri değişir, böylece dış ticaretin dengesi üzerinde kontrol sağlanmaya çalışılır. Faizin bu özelliği onun iktisat politikacıları tarafından bir iktisat politika aracı olarak kullanılmasına imkân vermiştir. Oysa faiz oranlarındaki küçük bir değişme borçluların borç yükünü arttırıp borç verenlere durdukları yerde kazanç sağlarken; tersi bir durumda borçlular kazanca geçer ve borç verenler kayba uğrar. Yani faiz oranlarındaki değişmeler durduk yerde toplumun bir kesiminden diğerine servet aktarımına sebep olur. Her türlü vergi, parlamentolardan özen ve dikkatle çıkarılan kanunlarla düzenlenirken, belli sayıda uzmanlardan oluşan para politikası kurulu faiz oranlarını yükseltip düşürürken sözünü ettiğimiz haksız servet transferlerine sebep olurlar. Şüphesiz burada sorumluluk onların değil, faiz sisteminindir. Şu halde faiz adaletsiz bir hâkimdir. Faizin iktisat politikası aracı olması, keskin bir kılıcın insanlar üzerinde rast gele sallanmasından başka bir şey değildir. Dahası, faizin iktisat politikası aracı olarak kullanılması, piyasa sistemini merkezden güdümlü kumanda ekonomisi halinde getirmek ve ekonominin direksiyonunu kilitleyerek yola devam etmekten başka bir şey değildir. Çünkü belirlenen her bir faiz oranı, yalnız parasal sermayenin değil, tüm üretim faktörlerinin getirisini bu orana endeksleme 5 Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. (Kur an, Lokman, 34) 4

3 sonucunu doğurur ve arz ve talep askıya alınmış olur. Bu sebepledir ki, ekonominin geleceğinin ipotek altına alındığı faiz politikaları ile fiyatların serbest arz ve talebe göre belirlendiği gerçek piyasa sistemi barışık olamaz. Diğer taraftan faizin iktisat politikası aracı olarak kullanılması reel sektörün bilgilendirilmesinden ziyade yönlendirilmesi demek olup, onun üretime devam edip etmeyeceği yani mal piyasasında kalıp kalmayacağı bile, para piyasasında belirlenen faizdeki değişmelere tabidir. Buna rağmen, çözüm faizi yasaklamak değil, kâr paylaşım sistemlerinin geliştirilerek faizin alanının daraltılması ve sonuçta ekonominin onun boyunduruğundan kurtulmasıdır. 3. İSLÂMÎ PERSPEKTİFTEN FAİZ VE ÇEŞİTLERİ 3.1.Faiz Kavramı Türkçedeki faiz kavramının İslâmî literatürdeki karşılığı ribadır. 6 Riba Arapça bir kelimedir ve sözlükte sanal artış, kabarma-şişme, 7 ziyâde (fazlalık) ve nemâ (artma, çoğalma) 8 manalarına gelir. Câhiliyye dönemi Arapları riba kelimesini bu sözlük manalarında kullandıkları gibi, ayrıca, bugün genellikle faiz deyince anlaşılan, Vadenin uzatılmasına karşı borcun da artması manasında da kullanmışlardır. Riba kavramının Kur an da sanal artış, kabarma, şişme anlamında kullanıldığı ve yukarda geçen ayette, kuru toprağın yağmurla birlikte kabardığından söz edilir. Bu, toprağın miktarında bir artış meydana gelmeden şişmesi yani sanal olarak artışından başka bir şey değildir. Kur an ın bu ifadesi, finans sektörünün reel sektörden koparak faizli işlemlerle şişmesi ve İngilizcede bubble kelimesiyle ifade edilen balonlaşma ve köpüklenmesi durumunu en iyi şekilde anlatır. Bu durum Kur an ın zamanlar üstü özelliğiyle indiği günden daha çok bugüne ışık tuttuğunu göstermektedir. Kur an, sözlük anlamı artış olan ribanın aslında geçek bir artış olmadığını 9 ve onun Allah tarafından eksiltilip yok edildiğini 10 beyan ederek faizin gerçek mahiyetini ortaya koymaktadır. İslâm insanlık tarihi boyunca bilinen ödünç veya borç faizi kavramına bir de para ve malların peşin veya vadeli mübadelelerinde ortaya çıkan alış-veriş faizi kavramını eklemiştir. Kur an borç faizini ele alırken, hadisler ağırlıklı olarak alış-veriş faizinin üzerinde durmuştur. Şu halde faiz kavramı İslâm da diğer sistemlerden hem farklı hem daha şümullüdür. Faizi, hem borç hem de alış-veriş faizini de içine alacak şekilde, en genel ve kapsayıcı haliyle şu şekilde tanımlamak mümkündür: Faiz; ödünç işlemlerinde veya alış-verişde ortaya çıkan, karşılığı bulunmadığı veya eşitsiz paylaşıldığı için iki taraftan birini zarara sokan, gerçekleşmiş veya gerçekleşme potansiyeli bulunan fazlalık 11 veya kısaca karşılıksız bir değer transferidir. Bu fazlalığın ya hiç karşılığı yoktur veya karşılığı olduğu durumlarda da eşitsiz ve dengesiz bir paylaşım söz konusudur. Yani faiz, kaçınılmaz bir eşitsizlik, dengesizlik, dolayısıyla haksızlık ve zulüm sebebidir. Özellikle XX. Yüzyılda onu meşrulaştırma çabalarını bir tarafa bırakacak olursak, sahabe ve hukukçular arasındaki faizle ilgili tartışmalar bu fazlalığın nasıl gerçekleştiği ve nasıl tespit edileceği konusu üzerinde yoğunlaşmaktadır Faizin Tesbitinde Temel Kriterler Bu çalışmada, faiz kelimesinin, geçtiği her yerde karşılıksız değer aktarımı manasında kullanıldığını hatırda tutmak konunun anlaşılmasına yardımcı olabilir. Bir işlemin faiz kapsamına girip girmediğini yani karşılıksız bir değer aktarımı olup olmadığını anlamada iki temel ölçü vardır: Birincisi, bu işlemin bir katma değer üretip üretmediği; İkincisi, bu değerin taraflar arasında eşit paylaşılıp paylaşılmadığı. Malın kendi yani öz değeri vardır. Paranın kendi değeri yoktur. Üretimi hariç tutarsak, mübadeleye dayalı değer üreten bütün işlemler malın ya mekân, ya zaman ya da el değiştirmesine dayanır. Bu değişimler malın var olan değerini arttırabilir. Arttırıldığında bu kâr olur; bu işlem başarısızlıkla sonuçlandığında zarar olur. Paranın kendi değeri yoktur. O ancak malı temsil eder. Değeri itibarîdir yani mala nisbeten varsayılan bir değerdir. Paranın özünde olmayan bir değer, onun mekân, zaman ya da el değiştirmesiyle ortaya çıkmaz, dolayısıyla da artmaz. Bu sebeple malla ilişkilendirilmemiş bir para hareketi hiçbir zaman değer üretmez. Bundan dolayıdır ki para hareketlerinin peşin ve rayiç kur üzerinden olması gerekir. Vade de iki bedel arasında değer eşitsizliğine sebep olur. Bu sebeple peşin ve rayiç kur üzerinden yapılmayan her para değişimi üretilmemiş olan bir değerin sadece bir taraftan bir tarafa aktarılması demek olur yani faiz sonucunu doğurur. Genel olarak ele alındığında İslâmî açıdan faiz iki çeşittir: Borç faizi ve alış-veriş faizi. Borç faizine ödünç, kredi ve Arapçası itibariyle de deyn faizi adları verilmektedir. Alış-veriş faizi de fazlalık faizi ve vade (veresiye) faizi olarak ikiye ayrılmaktadır. Bunları teker teker ele almakta yarar vardır Faizin Çeşitleri 6 Yazır, Muhammed Hamdi, Hak Dini Kur'an Dili, TC Diyanet İşleri Reisliği Neşriyatı, İstanbul 1935, c. 1, s. 952; Davudoğlu, Ahmed, Sahih-i Müslim Terceme ve Şerhi, Sönmez Neşriyat, İstanbul 1978, c. 8, s. 51; Emiroğlu, H. Tahsin, Esbâb-ı Nüzûl, Konya, 1978, c. 2, s. 157; Zeytinoğlu, İslâm'da ve Diğer Sistemlerde Faiz, Para, Faiz ve İslâm, İslâmî Araştırma Vakfı Yay., İstanbul, 1987, s. 104; Bayındır, Abdulaziz, Ticaret ve Faiz, Süleymaniye Vakfı Yayınları, İstanbul 2008, s Yeryüzünü görürsün ki kupkurudur; fakat biz ona su indirdiğimiz zaman harekete geçer, kabarır. (Kur an, Hac, 5). 8 Bkz. İbrahim Mustafa, vd., el-mu'cemu'l-vasit, Riba, Çağrı Yayınları, İstanbul; er-râğıb el-isfehânî, el-müfredat fî Ğarîbi'l-Kur'an, Kahraman Yay., İstanbul 1986, Kitâbu'r-Râ. 9 İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekata gelince, işte zekat veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır. (Rum, 39). 10 Allah faizi eksiltir, sadakaları arttırır. (Bakara, 276) 11 Özsoy, İ., Faiz, İslam Ansiklopedisi, Türkiye Diyanet Vakfı, 1995, XII, s

4 Borç (ödünç, deyn veya kredi) Faizi ve Temel Özelliği Borç Faizinin Tanımı Borç faizi; ödünç, alım-satım veya başka her hangi bir sebepten zimmete geçen belli bir miktar borca karşılık ödenecek mal veya parada vade sebebiyle alacaklı adına şart kılınan fazlalık veya menfaattir. Borç faizi, kendisinde şu iki unsur bulunan herhangi bir muamelede hükmen tahakkuk eder: 1. Sebebi ne olursa olsun (satılan bir malın bedeli veya ödünç para veya mal) iki taraftan birinin lehine öbür tarafın zimmetinde tahakkuk etmiş bir borcun bulunması, 2. Borcun ödenmesi esnasında anapara veya mala ilâveten alacaklı lehine bir fazlalığın veya bir menfaatin şart kılınması. Meselâ, 1000 TL nin %10 faiz ile 1 yıl sonra 1100 TL olarak ödenmesi bir akde bağlandığında buradaki 100 lira fazlalık, borç faizi olarak ortaya çıkar. Burada 100 TL nin ya hiç karşılığı yoktur; varsa da onun karşılığı tamı tamına 100 TL değildir. Bir değer eşitsizliği ve veya karşılıksız değer aktarımı kaçınılmazdır. Ayrıca, paranın taşıma külfeti veya kayıp riskinden kurtulmak amacıyla, bir yerde verilen bir ödüncün başka bir yerde ödenmesini şart koşmak veya borçlunun evinde parasız oturmak şartıyla ona ödünç vermek de faize girer Borç Faizinin Kur an Tarafından Yasaklanma Sebebi Borç faizinin, tarih boyunca gözlerden kaçtığını düşündüğümüz ve Kur an dan çıkarılabilecek temel niteliği ve yasaklanma sebebi şudur: Borç faizi, her halükârda, kayıtsız ve şartsız; ister alan ister veren olsun, taraflardan birinin mutlaka zarara uğramasına sebep olur ve bu zararın önlenmesi de hiçbir şekilde mümkün değildir. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, Borç faizi, kredi kullanılan teşebbüsün kârla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı veya kârla sonuçlanacaksa bile bu kârın ne miktarda gerçekleşeceği önceden bilinememesine rağmen, faiz nisbetinin baştan tesbit edilmesi sebebiyle, bu kredi kullanımından elde edilen sonucun taraflar arasında âdil ve dengeli bir şekilde paylaştırma imkânının ortadan kalkması; neticede, ister alan ister veren olsun, taraflardan birinin mutlaka zarara uğraması ve bu zararın hiçbir şekilde önlenmesinin mümkün olmaması sebebiyle haram kılınmıştır. 13 Nitekim Kur an daki ilgili ayet, Eğer tevbe eder, faizden vazgeçerseniz, anaparanız sizindir. Böylece ne zulmetmiş ne de zulme uğramış olursunuz buyurmuştur. Bu ayetin muhalif mânâsı şudur: Eğer faizden vazgeçmezseniz ya zulmeder ya da zulme uğrarsınız. Yani faizli bir kredi muamelesinde kaçınılmaz bir surette haksızlık ve zulüm ortaya çıkmaktadır. Bu haksızlık ve zulüm, faizin ayrılmaz bir parçası olarak onun bünyesinde kökleşmiş bulunmaktadır. Bu haksızlığın hem ortaya çıkmasına hem de önlenememesine sebep olan unsur ise, faiz haddinin baştan tesbit edilmesidir. Şu halde, ödenme yönü, şekli ve miktarı ne olursa olsun, faizin temel karakteri onun kaçınılmaz ve önlenemez bir haksızlık sebebi olmasıdır. Faizin sebep olduğu bu haksızlık, bazen borçluya bazen da alacaklıya olsa da, ikisinden birine mutlaka isabet eder. Faizin çeşidi ve oranı sadece bu haksızlığın yönünü ve şiddetini etkiler, ama ortadan kaldıramaz. İnsan vicdanı, dolayısıyla dinler, haksızlığın hiçbir çeşidine taraftar olamazlar. Öyleyse, faiz haddinin yüksek veya düşük olması; faizin basit olmasıyla katlı/bileşik olması; kredinin üretim amaçlı olmasıyla tüketim amaçlı olması; faizi ödeyen veya alanın fakir veya zengin, yahut kişi veya kurum olması; bunun adına riba veya faiz denmesi... arasında haram faiz itibariyle hiçbir fark yoktur. Çünkü faizin haram kılınma sebebi olan ve onun insan vicdanını rahatsız eden, taraflardan birinin mutlaka haksızlığa uğraması hali bu sayılan hallerden her birinde vardır. Şu halde, faiz oranının % 1 olmasıyla % 100 olması arasında fark yoktur. Çünkü meselâ iyi piyasa şartlarında % 1 lik bir faiz oranı borçluyu memnun edip alacaklıyı rahatsız ederken; kötü piyasa şartlarında % 100 lük bir faiz oranı da borç alanı rahatsız edip, borç vereni memnun eder. Geleceği görmek yani belirlenen faiz oranının uygulandığı dönemde piyasa şartlarının ne olacağını yanılmayacak şekilde kestirmek mümkün olmadığına göre her faiz oranı ve faizin her çeşidi, iki taraftan birini incitir ve haksızlığa uğratır. Faiz, iki tarafıyla da kesen bir bıçağa benzetilecek olursa, o bazen borçluyu bazen alacaklıyı keser, incitir; yani zarara uğratır. Çünkü geleceği görmeden belirlenen herhangi bir faiz oranı sermayenin öngörülen getirisi anlamına geldiğinden, gerçekleşen getirinin bu öngörülen getiriden sapması halinde ki bu sapma muhakkak olur- ya borçlu ya da alacaklı zarar görür. Öngörülen getiri ile gerçekleşen getiri arasındaki bu sapmaların kontrol dışı kalması ise, kriz denilen büyük ekonomik çalkalanmanın ta kendisidir. Borç faizinde borçlu önceden planlandığı gibi bir kazanç elde edememişse, yani gerçekleşen kazanç oranı faiz oranının altında kalmışsa, bu takdirde faiz kazanılmamış bir gelir; gerçekleşen kazanç beklenenden çok fazla olduğu takdirde de eşitsiz paylaşılmış bir gelir olur. Yani faiz ya kazanılmadan elde edilmiş veya kazanıldığında da eşitsiz paylaşılmış bir gelirdir. Faizli bir işlem sonunda faizi ödeyen veya alandan mutlaka biri haksızlığa uğrar. Zira yüksek bir faiz oranı kötü piyasa şartlarında faizi ödeyeni büyük bir haksızlığa uğratırken, düşük bir faiz de faizli kredinin getirisinin çok yüksek olduğu ekonomik şartlarda sermaye sahibini, yani faizi alanı zarara uğratır. İki tarafın da razı kalacağı bir orta yol birçok ihtimalden sadece bir tanesidir. Bütün faizli işlemlerde faizin bu iki taraftan birine zarar verme özelliği bulunduğundan, borç faizindeki bu fazlalığın, basit veya bileşik (mürekkep) faiz denilen katlı faiz olması; üretim veya tüketim faizi olması; oranın düşük veya yüksek 12 Bilmen, Ömer Nasuhi, Hukûk-ı İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kâmûsu, Bilmen Yayınevi, İstanbul, tarihsiz, VI, s.103, Özsoy, İsmail, Kredi Faizi: Kur'ân'a Göre Bir Değerlendirme İslâmî Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 2, Sayı: 3, İstanbul, Güz 1415/1994, s

5 olması; buna riba, faiz, fâide, gelir payı veya nemâ.. gibi adlar verilmesi onu Kur an ın yasakladığı faiz kapsamından çıkarmaz. Bu konuda Sünnî ve Şiî bütün İslâm mezhepleri ittifak halindedirler. Şu halde, her zaman, her sektör ve her mekan için geçerli olacak ve makul (rasyonel) veya mutedil (ılımlı) olarak adlandırılabilecek geçerli bir faiz haddi tesbit etmek ve bunu uygulamak mümkün gözükmemektedir. Günümüzde ve genel olarak kapitalizmde faiz denince ilk akla gelen kredi faizi İslâm daki bu borç faizidir. Bütün faizli işlemlerde belli bir miktar anaparaya belli bir vade sonunda belli miktarda fazla ödeme yapıldığına göre, Kur an ın yasakladığı bu faiz ile günümüzdeki geleneksel banka faizleri, tahvil ve bono faizleri arasında bir farkın olmadığı açıktır. İslâm ın geldiği sırada Araplar uygulaya geldikleri için câhiliyye ribası ve vadeden kaynaklanan bir fazlalığı temsil ettiği için de nesie ribası adlarıyla da anılan bu faiz çeşidi doğrudan Kur an tarafından yasaklanmış, Hz. Peygamber (as) tarafından tekrar ile teyid edilmiştir. Hz. Peygamber (as) Veda Hutbesi nde bu konuda şöyle buyurmuştur:... Ashabım! Faizin her çeşidi kaldırılmıştır; ayağımın altındadır. Ancak borcunuzun aslını vermek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Câhiliyyetten kalma bu çirkin adetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmuttalib in oğlu Abbas ın (Peygamberimizin amcası) faizidir Sukuk Arapça da çek anlamına gelen sakk kelimesinin çoğulu olan sukuk, İslâmî finansal sertifikasının adıdır. Kısaca İslâmî bono da denilmektedir. Sukuk, faiz içermeyen, gayrimenkul veya sermaye ortaklığını temsil eden bir finansal sertifikadır. Sukuk, sermaye ortaklığını temsil ettiğinde kâr veya zarar, gayrimenkul ortaklığını temsil ettiğinde de kira gelirini getirir. Bu ikinci durumda sabit kira gelirin faize benzetilmesi son derece yanlıştır. Sukuk sertifikaları İslâm hukuk prensiplerine göre çıkartılır. İkincil piyasalarda işlem gören ve görmeyen türleri vardır. 14 Sukuk, Vatikan ın İslâmî finansı önerdiği makalede otomobil sanayi veya gelecek sefer Londra da düzenlenecek olan olimpiyatların finansmanında kullanılabilecek bir finansman aracı olarak anılmıştır Alış-veriş faizi ve Altı Eşya Hadisi Alış-veriş faizi, faize konu olan standart mal veya paraların peşin veya vadeli alım-satımlarında ortaya çıkan faiz yani karşılıksız değer aktarımıdır. İnsanlığın daha önce bilmediği bu faiz çeşidini Hz. Peygamber (as) insanlığa öğretmiştir. Dolayısıyla alış-veriş faizinin hükümleri yani para veya mal mübadelelerinde karşılıksız değer aktarımının hangi durumlarda ortaya çıkacağı hadisle tesbit edilmiştir. Alış-veriş faizi hem mal mübadelelerinde hem para ve döviz mübadelelerinde geçerlidir. Alış-veriş faizi Hz. Peygamber in (as) şu sahih hadisinde özetlenmiştir: Altın altınla, gümüş gümüşle; buğday buğdayla, arpa arpayla, hurma hurmayla, tuz tuzla, misli misline, eşit ölçüde ve peşin mübadele edilmelidir. Sınıflar farklı olursa, peşin olmak şartıyla istediğiniz gibi mübadele edebilirsiniz. 16 Altı Eşya Hadisi denilen bu hadisinde Hz. Peygamber (as) karmaşık ve çok çeşitleri bulunan faizi, ancak bir peygamberin ifade edebileceği şekilde mucizevî bir şekilde özetlemiştir. Öyle ki, bu hadis, içeriği itibariyle Kur an da geçen tek faiz çeşidi olan borç faizini bile ihtiva etmektedir. Bu hadis, 2008 Küresel Kriz ve benzerlerinde oluşan şişme ve köpüklenmeleri engelleyecek prensipleri içermektedir. Dolayısıyla bu hadis geçmişten daha çok bugüne bakmaktadır. Bu hadislerinde Hz. Peygamber (as) karşılıksız değer transferinin doğmasını engelleyen yöntemleri belirterek, bu yöntemlere uymayan sayısız birçok işlemin faize girdiğini anlatmış bulunmaktadır. Başka bir ifadeyle, Hz. Peygamber (as) onlarca çeşit faizli işlemi uzun uzun örneklendirmek yerine, faize girmeyen birkaç işlemi anlatmayı tercih ederek, tekrarlardan sakınmıştır. Bu hadiste altın ve gümüşün temsil ettiği bir para kategorisi, bir de anılan dört çeşit malın (buğday, arpa, hurma ve tuz) temsil ettiği mal kategorisi bulunmaktadır. Hz. Peygamber in (as) para kategorisinde sadece altın ve gümüşü zikretmesi de ilginçtir. Günümüzde altın iyi para sıfatıyla hâlâ en temel, birincil ve uluslar arası para niteliğini devam ettirmekte, gümüş ise para vasfını kaybetmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte gümüşün yer ve zaman şartlarına göre ortaya çıkıp sonra tedavülden kalkan her türlü ikincil ve kötü parayı temsil ettiği söylenebilir. Bu açıdan bakıldığında Altı Eşya Hadisinin ayrı bir mucizevî derinlik ifade ettiği söylenebilir. Hangi kategoride olursa olsun faize girmemek için bütün işlemlerin peşin olması gerektiğini ifade eden bu hadis, zaman unsuru yani vadenin en önemli bir faiz illeti olduğunu açıkça ifade etmektedir. Dolayısıyla vadeli işlemlere geniş bir sınırlama getiren bu hadisin ifadesiyle alış-verişlerde ortaya çıkan faiz halleri şu şekilde özetlenmiştir: 14 Küçükçolak, Necla, Faizsiz Finansman Sertifikası Sukuk un Türk Sermaye Piyasası Açısından Değerlendirilmesi, Finans, Politik ve Ekonomik Yorumlar, Cilt: 45, Sayı: 520, s. 23 vd.; Wikipedia contributors, 'Sukuk', Wikipedia, The Free Encyclopedia, 2 December 2010, 09:25 UTC, <http://en.wikipedia.org/w/index.php?title=sukuk&oldid= > [accessed 5 December 2010] 15 Vatican Says Islamic Finance May Help Western Banks in Crisis, [accessed 6 December 2010] 16 Müslim, Müsâkat, 81; Ebu Davud, Büyu, 12. 7

6 Para kategorisinde; cinsleri ve miktarları ne olursa olsun, iki para cinsinin değişiminde paralardan biri veya ikisinin de vadeli olduğu her işlemde faiz doğar. Para kategorisi; nominal (sayısal yazılı) değere sahip tahvil, bono, poliçe, senet, kambiyo senedi vb. kıymetli evrakı da içine alır. Bunların para veya başka bir kıymetli evrak karşılığında peşin fakat eşitsiz mübadelesi fazlalık faizine, eşit de olsa vadeli mübadeleleri vade faizine girer ki esas olarak vadeli mübadele fiyat farkıyla yapılır Küresel Finansal Kriz ve benzerlerini önlemenin en önemli şartı bu ilkenin uygulanmasıdır. Peşin değeri 100 bin dolar olan bir ev müşterisine vadeli 110 bin dolara satıldığında buradaki 10 bin dolar, müşterinin bu evden hemen ve vade boyunca faydalanmasının karşılığıdır. Buna karşılık, 110 bin dolarlık alacak senedinin küçük parçalara ayrılarak toplamda diyelim 120 bin dolara satılması halinde bu ikinci durumdaki 10 bin doların karşılığı yoktur. İşte bu faizdir, şişmedir; Kur an daki ifadesiyle ribadır. Birinci işlemde para malla ilişkilendirilip malın zaman değeri arttırılır ve bu değer artışı onu sağlayan para tarafına kâr olarak aktarılırken; ikincisinde nominal değer olan kağıdın mal piyasasıyla alakası kesilip başka bir kağıtla -peşin veya vadeli- farklı nominal değerle mübadelesi üretilmeyen bir değer aktarımına sebep olur ki işte bu faizdir, ribadır Küresel Finansal Kriz, esas itibariyle, mal piyasasından kopuk finans sektöründe kâğıt alış-verişinin meydana getirdiği şişme yani ribadan doğmuştur. Mal kategorisinde de, aynı şekilde, cinsleri ve miktarları ne olursa olsun standart (mislî) 17 iki malın değişiminde mallardan biri veya ikisinin de vadeli olması halinde vade faizi doğar. Para kategorisi içinde farklı cins paraların kendi aralarındaki veya mal kategorisi içinde farklı cins malların kendi aralarındaki peşin mübadelelerde faiz doğmaz. Aynı cins malların veya kıymetli madenlerin kalite veya işçilik gerekçesiyle farklı miktarlarda mübadelesi faize girer. Kalite veya işçiliğin bunları taşıyan malın kendi cinsinden ağırlık farkına karşılık tutulması kabul edilmez. Kalite veya işçilik başka cins bir değerle veya parayla fiyatlandırılmalıdır. Şu halde alış-veriş faizi de ikiye ayrılır: Fazlalık faizi (ribe l-fadl) ve vade faizi (ribe n-nesie). Fazlalık faizi: Aynı cinsten para veya malların birbirleriyle peşin mübadelesinde bedellerden birinde bulunan nicel fazlalıktır. Vade (veresiye) faizi: Mal-para veya para-mal mübadelesi hariç, bedellerden birinin veya ikisinin birden vadeli olduğu her mübadelede faiz cereyan eder; cinsler ister aynı ister farklı ve miktarları da ister eşit ister farklı olsun, fark etmez. Bu konuda standart (mislî) mallar ile standart olmayan (kıyemî) mallar arasında da fark yoktur. Buna da vade faizi denir. 17 Faizin cereyan ettiği bütün eşya, mislî (standart) mallar sınıfına girer. Kıyemî (standart olmayan) mallar sadece vadeli işlemlerde faize konu olabilir. Mislî mal, parçaları arasında, birimlerinde ayrılık olmayan veya az bir ayrılıkla beraber piyasada benzerinin bulunması sebebiyle bu ayrılığın önem arz etmediği mallardır (Bilmen, Kâmus, VI, s. 9). Bu mallar normal olarak ya tartı, ya hacim ölçüsü ya da sayıyla takdir edilir. Altın, gümüş, demir, bakır vb. birinciye, zeytin ve hububat ikinciye örnektir. Tahıl ürünlerinde tartı daha çok kullanıldığından ölçülenlerden değil tartılanlardan olmuştur. Sayılabilenlere misal ise yumurta, kavun, karpuzdur. Tencere, tabak, kaşık, kitap ve benzerleri de sayıyla takdir edilir. Günümüzde fabrikalarda üretilen mallar imal ve vasıfta birleştikleri mislî mallardan sayılırlar. Dolayısıyla televizyon, bilgisayar, buzdolabı vb. teknolojik ürünler de sayıya tabidir. Metre gibi uzunluk ölçüsüyle takdir edilen kumaş ve benzeri tekstil ürünleri de mislî mal sınıfına dahil edilebilir. Kıyemî mallar ise, piyasada benzeri olmayan veya benzeri olan, fakat büyük ayrılık bulunan, normal olarak benzeri karşılanamayan şeylerdir. Ev, daire, işyeri, arsa gibi gayrimenkul varlıklar; deve, koyun ve benzeri hayvanlar, kıymetli taşlar, yazma kitaplar, antika eşyalar vb. kıyemî mallardır. imal ve vasıfta birleştikleri mislî mallardan sayılırlar. 8

7 4. SONUÇ ve ÖNERİLER 1. İslâm ın kesin bir şekilde yasakladığı faiz, genel olarak; ödünç işlemlerinde veya alış-verişde ortaya çıkan, karşılığı bulunmadığı veya eşitsiz paylaşıldığı için iki taraftan birini zarara sokan, gerçekleşmiş veya gerçekleşme potansiyeli bulunan fazlalık veya kısaca karşılıksız bir değer transferidir. 2. İslâm, faiz anlayışıyla mikro düzeyde taraflar arasında karşılıksız değer transferini önlemek kadar makro düzeyde iktisadî şişme ve finansal balonlaşmayı önleyecek prensipler getirmiştir. 3. Kur an da ele alınan borç faizi, belli bir miktar borca karşılık ödenen mal veya parada vade sebebiyle şart kılınan fazlalık veya alacaklı lehine şart kılınan menfaattir. Borç faizi ya kazanılmamış veya kazanıldığında da eşitsiz paylaşılmış bir gelirdir. 4. Kur anî açıdan bakıldığında borç faizinin; ister alan ister veren olsun, kaçınılmaz bir şekilde, taraflardan birinin mutlaka haksızlığa uğramasına sebep olması ve bu haksızlığın önlenmesinin hiçbir şekilde mümkün olmaması sebebiyle haram kılındığı anlaşılmaktadır. Buna göre, faizin çeşidi ve oranı bu haksızlığın sadece yönünü ve derecesini etkiler, ama onu ortadan kaldıramaz. Haksızlığın kimin kime yaptığı ve büyük mü küçük mü olduğuna bakılmadığına göre borç faizinin İslâmî açıdan meşru görülme ihtimali yoktur. Tefeci faizi ile banka veya devlet faizi, reel veya negatif faiz bu sonucu değiştirmez. 5. Üretim araçlarından emek, fizikî dayanıklı sermaye ve toprağın üretime, yani millî gelire katkısını önceden öngörmek mümkün olduğundan bunların üretimden alacakları payı, yani ücret ve kirayı, önceden belirlemek mümkündür ve gereklidir. Çünkü bunların üretkenlikleri doğal ve kesin olup sınırları da bellidir. Faiz ise, üretime katkısı önceden öngörülmesi mümkün olmayan parasal sermayenin üretimden alacağı payın önceden belirlenmesinden başka bir şey değildir. 6. Parasal sermayenin üretimden alacağı payın önceden belirlenmesi faiz; üretim sürecinin sonunda gerçekleşmiş, ortaya çıkmış, sınırları belirlenmiş kazançtan belirlenmesine kâr denir. Kâr ve faiz, parasal sermayenin biri dince meşru diğeri gayrimeşru kabul edilmiş iki çocuğu gibidir. Kâr sistemlerinin geliştirilemediği durumlarda faizi yasaklamak, yani sıfır faiz politikası doğru değildir. 7. Faizli finansal araçların alternatifi olarak sukuk, sermaye ortaklığını temsil ettiğinde kâr veya zarar, gayrimenkul ortaklığını temsil ettiğinde de kira gelirini getirir. Bu ikinci durumda sabit kira gelirin faize benzetilmesi son derece yanlıştır. 8. Onlarca çeşit faizi iki cümlede özetleyen veciz ve mucizevî sahih Altı Eşya Hadisi İslâmî literatürde faizle ilgili tartışmaların odak noktasını teşkil etmiştir. Sahabe nesli dâhil hukukçular arasındaki faizle ilgili tartışmalar, esas itibariyle alış-verişlerde olmak üzere, bu karşılıksız fazlalığın nasıl gerçekleştiği ve nasıl tespit edileceği konusu üzerinde yoğunlaşmıştır. 9. Faizden sakınılması için mübadelenin her halükârda peşin yapılmasını sıkı sıkıya emreden Altı Eşya Hadisine göre vadeli işlemlerde faizin en önemli sebebi vadedir. Buna göre; cinsleri ve miktarları ne olursa olsun, paraların veya malların kendi aralarındaki değişiminde bedellerden biri veya ikisinin de vadeli olduğu her işlemde vade faizi doğar. Bedellerin cins ve miktarlarının aynı veya farklı olması, malın mislî (standart) veya kıyemî (standart olmayan) olması neticeyi değiştirmez. Vade faizinde faizin doğmasına sebep olan unsur, yani faiz illeti tek başına vadedir. 10. Bedellerden birinin para, diğerinin mal olduğu durumlarda hem peşin hem vadeli mübadeleler câizdir. İnsanların vadeli mübadelelere olan ihtiyacı ve paranın standart bir değer ölçüsü olması yani mal gibi ölçülen değil, ölçen olması bu vadeli işlemlere iznin temelini oluşturmuştur denilebilir. 11. Genelde her para bir ekonomiyi temsil eder. Yerli para doğal olarak yerli ekonomiyi temsil eder. Mal-para mübadelesinde para aktif bir ölçen iken, bir paranın başka bir para ile mübadelesi adeta iki farklı millî ekonominin birbirini ölçmesi demek olduğundan paralar da ölçen olmaktan çıkar ve ölçülen durumuna gelir. Mallarda olduğu gibi ölçülen iki para birbirini peşin ölçebilir, vadeli ölçemez. Bu yüzden paraların vadeli değişimleri mallarda olduğu gibi faiz içerir. 12. Para mübadeleleri değer üretmediğinden kur farkına dayalı vadeli döviz işlemlerinden kazanç elde etmek ancak karşılıksız bir değer transferi anlamına gelir. Bu sebepledir ki Hz. Peygamber (as) para mübadelelerinde paraların ister kendi cinsleriyle eşit veya farklı miktarlarda, ister farklı cinsler mukabilinde vadeli mübadelelerini yasaklamıştır. Günümüzde ForEx adıyla reel sektörden bağımsız döviz işlemlerinin büyük bir şişkinlik oluşturması ve vadeli işlemlerden elde edilen haksız kazançlar Altı Eşya Hadisinde belirtilen esasların eskisinden daha çok bugüne ışık tuttuğunu göstermektedir. 13. Nominal (sayısal yazılı) değere sahip tahvil, bono, poliçe, senet, kambiyo senedi vb. kıymetli evrakın para veya başka bir kıymetli evrak karşılığında peşin fakat eşitsiz -yani nominal değerinden farklı bir fiyattan- mübadelesi fazlalık faizine, eşit de olsa vadeli mübadeleleri vade faizine girer Küresel Finansal Kriz ve benzerlerini önlemenin en önemli şartı bu ilkenin uygulanmasıdır. 9

8 KAYNAKÇA Bayındır, Abdülaziz, Ticaret ve Faiz, Süleymaniye Vakfı Yayınları, İstanbul Bilmen, Ömer Nasuhi, Hukûk-ı İslâmiyye ve Istılâhât-ı Fıkhiyye Kâmûsu, Bilmen Yayınevi, İstanbul, ty. Davudoğlu, Ahmed, Sahîh-i Müslim Terceme ve Şerhi, Sönmez Neşriyat, İstanbul Ebu Dâvud, Süleyman b. es-eş as el-sicistânî, Sünen-i Ebi Dâvud, Dâru İhyai s-sünneti n-nebeviyye. Emiroğlu, H. Tahsin, Esbâb-ı Nüzûl, Konya, İbrahim Mustafa, vd., el-mu'cemu'l-vasit, Çağrı Yayınları, İstanbul. İsfehânî, Râğıb, el-müfredat fî Ğarîbi'l-Kur'an, Kahraman Yay., İstanbul Küçükçolak, Necla, Faizsiz Finansman Sertifikası Sukuk un Türk Sermaye Piyasası Açısından Değerlendirilmesi, Finans, Politik ve Ekonomik Yorumlar, Cilt: 45, Sayı: 520, s. 23 vd.; Müslim, Ebu l-huseyn b. el-haccâc b. Müslim el-kuşeyrî en-nisaburî, el-câmiu s-sahih, Tahkik: M. Fuad Abdulbakî, 1. Baskı, 1374/1955. Özsoy, İsmail, Kredi Faizi: Kur'ân'a Göre Bir Değerlendirme İslâmî Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 2, Sayı: 3, İstanbul, Güz 1415/1994. Özsoy, İsmail, "Faiz", İslam Ansiklopedisi, Türkiye Diyanet Vakfı, 1995, XII, s Vatikan dan İslami Banka Önerisi, 29 Eylül Vatican Says Islamic Finance May Help Western Banks in Crisis, [accessed 6 December 2010] Wikipedia contributors, 'Sukuk', Wikipedia, The Free Encyclopedia, 2 December 2010, 09:25 UTC, <http://en.wikipedia.org/w/index.php?title=sukuk&oldid= > [accessed 5 December 2010] Yazır, Muhammed Hamdi, Hak Dini Kur'an Dili, TC Diyanet İşleri Reisliği Neşriyatı, İstanbul Zeytinoğlu, İslâm'da ve Diğer Sistemlerde Faiz, Para, Faiz ve İslâm, İslâmî Araştırma Vakfı Yay., İstanbul,

MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER

MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER Bu ünite tamamlandığında; o Ekonomik karar birimlerini ve faaliyetlerini ortaya koyabileceğiz o Ekonomik faaliyetlerin bileşenlerini sıralayabileceğiz

Detaylı

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM Fon talep edenler, fon arz edenler, fon akımını sağlayan araçlar, kuruluşlar ve piyasanın işleyişini düzenleyen hukuki ve idari kurallardan oluşan

Detaylı

GENEL MUHASEBE. KVYK-Mali Borçlar. Yrd. Doç. Dr. Serap DURUKAN KÖSE Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

GENEL MUHASEBE. KVYK-Mali Borçlar. Yrd. Doç. Dr. Serap DURUKAN KÖSE Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi GENEL MUHASEBE KVYK-Mali Borçlar Yrd. Doç. Dr. Serap DURUKAN KÖSE Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi KAYNAK KAVRAMI Kaynaklar, işletme varlıklarının hangi yollarla sağlandığını göstermektedir. Varlıklar,

Detaylı

www.tunagokdemir.com

www.tunagokdemir.com www.tunagokdemir.com MEVZUATTA YAPILAN SON DEĞİŞİKLİKLER ÇERÇEVESİNDE TÜRK HUKUKUNDA SUKUK Klasik piyasalarda yatırımcıların, ihtiyaç sahiplerine fon aktarımı, genellikle bu aktarımdan bir maddi menfaat

Detaylı

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARINA İLİŞKİN RİSK BİLDİRİM FORMU

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARINA İLİŞKİN RİSK BİLDİRİM FORMU ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARINA İLİŞKİN RİSK BİLDİRİM FORMU ÖNEMLİ AÇIKLAMA Özel sektör borçlanma araçları alım satım işlemleri sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskiniz de bulunmaktadır.

Detaylı

FİNANSAL HESAPLAMALAR

FİNANSAL HESAPLAMALAR FİNANSAL HESAPLAMALAR Finansal değerlendirmelerin tutarlı ve karşılaştırmalı olabilmesinin yanı sıra kullanılan kaynakların maliyet, yapılan yatırımların alternatif getiri analizlerini yapabilmek amacıyla;

Detaylı

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ Bu ünite tamamlandığında; Alternatif yöntemleri kullanarak IS eğrisini elde edebileceğiz IS eğrisinin eğiminin hangi faktörlere bağlı olduğunu ifade edebileceğiz

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF

KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. FİNANSAL KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

PARANIN ÖZELLİKLERİ, PARA ÇEŞİTLERİ VE EMİSYON REJİMLERİ

PARANIN ÖZELLİKLERİ, PARA ÇEŞİTLERİ VE EMİSYON REJİMLERİ PARANIN ÖZELLİKLERİ, PARA ÇEŞİTLERİ VE EMİSYON REJİMLERİ 1 1.PARANIN TANIMI VE FONKSİYONLARI A.Paranın Tanımı Para bir ekonomide mal ve hizmetlerin alım satımında kullanılan herkes tarafından kabul gören

Detaylı

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ

FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER. Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ FİNANSAL YÖNETİME İLİŞKİN GENEL İLKELER Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ 1 İçerik Finansal Yönetim, Amaç ve İşlevleri Piyasalar, Yatırımlar ve Finansal Yönetim Arasındaki İlişkiler İşletmelerde Vekalet Sorunu (Asil

Detaylı

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 23.Uluslararası Finans Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 2 23.Uluslararası Finans 23.1.Dış Ödemeler

Detaylı

http://acikogretimx.com

http://acikogretimx.com 2009 S 4421- SERMYE PiYSSı VE FiNNSL KURUMLR 1. Birikim açığı olan ekonomik birimlerle birikim fazlalığı olan ekonomik birimlerin karşılaştığı ve finansal varlıkların alınıp satıldığı piyasalara ne ad

Detaylı

Menkul Kýymetlerin Deðerlemesi... Gönderen : guliz - 02/11/2009 22:31

Menkul Kýymetlerin Deðerlemesi... Gönderen : guliz - 02/11/2009 22:31 Menkul Kýymetlerin Deðerlemesi... Gönderen : guliz - 02/11/2009 22:31 1.Giriþ : Menkul kýymet; ortaklýk veya alacaklýlýk saðlayan, belli bir meblaðý temsil eden, yatýrým aracý olarak kullanýlan, dönemsel

Detaylı

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ Finansman, işletmelerin temel işlevlerini yerine getirirken yararlanacakları

Detaylı

EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2013-30.06.2013 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2013-30.06.2013 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2013-30.06.2013 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A-TANITICI BİLGİLER: Euro Kapital Yatırım

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO MENKUL KIYMET YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A-TANITICI BİLGİLER: (Eski Ünvanı:

Detaylı

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 67. madde ile 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 31.12.2015 tarihine kadar;

Detaylı

Dengesi Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman

Dengesi Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman Ödemeler 1 Dengesi Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman Plan 2 Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom ve Denkleştirici

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri Raporuna İlişkin Yöntemsel Açıklama

Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri Raporuna İlişkin Yöntemsel Açıklama Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri Raporuna İlişkin Yöntemsel Açıklama İstatistik Genel Müdürlüğü Parasal ve Finansal Veriler Müdürlüğü İçindekiler I- Tanım... 3 II- Amaç... 4 III- Yöntem... 4 IV-Yayınlama

Detaylı

CİV Hayat Sigorta Anonim Şirketi 31 Aralık 2014 Tarihi İtibarıyla Bilanço (Para Birimi: Türk Lirası (TL) olarak ifade edilmiştir.)

CİV Hayat Sigorta Anonim Şirketi 31 Aralık 2014 Tarihi İtibarıyla Bilanço (Para Birimi: Türk Lirası (TL) olarak ifade edilmiştir.) 31 Aralık 2014 Tarihi İtibarıyla Bilanço VARLIKLAR 1 Geçmiş Önceki 31 Aralık 2014 I- Cari Varlıklar A- Nakit ve Nakit Benzeri Varlıklar 14,169,311 15,618,483 1- Kasa 2.12, 14 698 123 2- Alınan Çekler 3-

Detaylı

EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-31.12.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A-TANITICI BİLGİLER: EURO KAPİTAL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU Euro Kapital Yatırım

Detaylı

5.Hafta Mali Borçlar ve Ticari Borçlar. Dr. Şuayyip Doğuş DEMİRCİ

5.Hafta Mali Borçlar ve Ticari Borçlar. Dr. Şuayyip Doğuş DEMİRCİ 5.Hafta Mali Borçlar ve Ticari Borçlar Dr. Şuayyip Doğuş DEMİRCİ Soru 1: Aşağıdaki hesaplardan hangisi kısa vadeli yabancı kaynaklar arasında yer almaz? a. Banka kredileri b. Çıkarılmış tahviller c. Uzun

Detaylı

Ekteki dipnotlar bu finansal tabloların tamamlayıcısıdır. 1

Ekteki dipnotlar bu finansal tabloların tamamlayıcısıdır. 1 1 VARLIKLAR I- CARİ VARLIKLAR Denetimden Geçmemiş Denetimden Geçmiş A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 26,323,433 32,870,248 1- Kasa - - 2- Alınan Çekler - - 3- Bankalar 14 24,802,294 32,542,783 4- Verilen

Detaylı

SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2

SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2 SERMAYE VE DOĞAL KAYNAK PİYASALARI 2 1. SERMAYE, YATIRIM VE TASARRUF 2 1.1. SERMAYE VE YATIRIM 2 1.2. TASARRUF VE PORTFÖY TERCİHİ 2 1.3. SERMAYE PİYASASI 3 2. SERMAYE TALEBİ 3 2.1. YATIRIMIN NET BUGÜNKÜ

Detaylı

Halk Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi 31 Mart 2015 Tarihi İtibarıyla Bilanço (Para Birimi: Türk Lirası (TL) olarak ifade edilmiştir.

Halk Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi 31 Mart 2015 Tarihi İtibarıyla Bilanço (Para Birimi: Türk Lirası (TL) olarak ifade edilmiştir. Tarihi İtibarıyla Bilanço VARLIKLAR 1 Denetimden Cari Dönem Denetimden Geçmiş 31 Aralık 2014 I- Cari Varlıklar A- Nakit ve Nakit Benzeri Varlıklar 14 399.876.679 329.752.725 1- Kasa 14 3.009 2.079 2- Alınan

Detaylı

VAKIF EMEKLİLİK ANONİM ŞİRKETİ. 30 EYLÜL 2008 TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇOSU (Tutarlar Yeni Türk Lirası ''YTL'' olarak ifade edimiştir.

VAKIF EMEKLİLİK ANONİM ŞİRKETİ. 30 EYLÜL 2008 TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇOSU (Tutarlar Yeni Türk Lirası ''YTL'' olarak ifade edimiştir. VAKIF EMEKLİLİK ANONİM ŞİRKETİ 30 EYLÜL 2008 TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇOSU Cari Dönem Dipnot 30 Eylül 2008 VARLIKLAR I Cari Varlıklar A Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar Dipnot 14 28.421.852 1 Kasa 5.772

Detaylı

Ödemeler Dengesi Tanım ve Kapsam:

Ödemeler Dengesi Tanım ve Kapsam: Ödemeler Dengesi Ödemeler bilançosu, bir ülkede yerleşik gerçek ve tüzel kişilerin yabancı ülkelerle yaptıkları iktisadi işlemlerin sistematik kayıtlar olarak tutulmasıdır. Mal ve hizmetlerin yanı sıra

Detaylı

VARLIKLAR Bağımsız Sınırlı Bağımsız Denetimden Geçmemiş Denetimden Geçmiş Dipnot 30 Eylül 2015 31 Aralık 2014

VARLIKLAR Bağımsız Sınırlı Bağımsız Denetimden Geçmemiş Denetimden Geçmiş Dipnot 30 Eylül 2015 31 Aralık 2014 VARLIKLAR Bağımsız Sınırlı Bağımsız I Cari Varlıklar A Nakit ve Nakit Benzeri Varlıklar 153.735.677 147.648.170 1 Kasa 2 Alınan Çekler 3 Bankalar 2.12, 14 141.629.618 137.321.333 4 Verilen Çekler ve Ödeme

Detaylı

VARLIKLAR Bağımsız Sınırlı Bağımsız Denetimden Geçmemiş Denetimden Geçmiş Dipnot 31 Mart 2015 31 Aralık 2014

VARLIKLAR Bağımsız Sınırlı Bağımsız Denetimden Geçmemiş Denetimden Geçmiş Dipnot 31 Mart 2015 31 Aralık 2014 VARLIKLAR Bağımsız Sınırlı Bağımsız I- Cari Varlıklar A- Nakit ve Nakit Benzeri Varlıklar 154.232.766 147.648.170 1- Kasa - - 2- Alınan Çekler - - 3- Bankalar 2.12, 14 142.884.508 137.321.333 4- Verilen

Detaylı

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY 3 EYLÜL 2013 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Değerli konuklar, yurtdışından gelen değerli misafirlerimiz, finans sektörünün kıymetli

Detaylı

FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. AYRINTILI BİLANÇO YTL VARLIKLAR Cari

FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. AYRINTILI BİLANÇO YTL VARLIKLAR Cari BİLANÇO VARLIKLAR I Varlıklar A Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 4,925,810 1 Kasa 14 2 2 Alınan Çekler 3 Bankalar 14 4,889,175 4 Verilen Çekler Ve Ödeme Emirleri () 5 Diğer Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar

Detaylı

GRUP ŞİRKETLERİ ARASINDA KREDİ AKTARIMINDA ÖRTÜLÜ KAZANÇ, ÖRTÜLÜ SERMAYE, KATMA DEĞER VERGİSİ VE MUHASEBE

GRUP ŞİRKETLERİ ARASINDA KREDİ AKTARIMINDA ÖRTÜLÜ KAZANÇ, ÖRTÜLÜ SERMAYE, KATMA DEĞER VERGİSİ VE MUHASEBE GRUP ŞİRKETLERİ ARASINDA KREDİ AKTARIMINDA ÖRTÜLÜ KAZANÇ, ÖRTÜLÜ SERMAYE, KATMA DEĞER VERGİSİ VE MUHASEBE GRUP ŞİRKETLERİ ARASINDA KREDİ AKTARIMINDA ÖRTÜLÜ KAZANÇ, ÖRTÜLÜ SERMAYE, KATMA DEĞER VERGİSİ VE

Detaylı

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT ANONİM ŞİRKETİ 30 EYLÜL 2013 TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇO V A R L I K L A R

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT ANONİM ŞİRKETİ 30 EYLÜL 2013 TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇO V A R L I K L A R I- CARİ VARLIKLAR V A R L I K L A R A-Nakit ve Nakit Benzeri Varlıklar 10.089.165 5.055.138 1- Kasa - - 2- Alınan Çekler - - 3- Bankalar 10.039.100 5.055.138 4- Verilen Çekler ve Ödeme Emirleri (-) - -

Detaylı

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir BÖLÜM 5 Açık Ekonomi Açık Ekonomi Önceki bölümlerde kapalı ekonomi varsayımı yaptık Bu varsayımı terk ediyoruz çünkü ekonomilerin çoğu dışa açıktır. Kapalı ve açık ekonomiler arasındaki fark açık ekonomide

Detaylı

AvivaSA Emeklilik ve Hayat Anonim Şirketi. 31 Mart 2013 tarihi itibariyle ayrıntılı bilanço (Para birimi - Türk Lirası (TL)) Varlıklar

AvivaSA Emeklilik ve Hayat Anonim Şirketi. 31 Mart 2013 tarihi itibariyle ayrıntılı bilanço (Para birimi - Türk Lirası (TL)) Varlıklar ayrıntılı bilanço Varlıklar geçmiş Dipnot 31 Mart 2013 31 Aralık 2012 I- Cari varlıklar A- Nakit ve nakit benzeri varlıklar 2.12, 14 340,950,876 299,185,453 1- Kasa 2.12, 14 1,486 1,844 2- Alınan Çekler

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖY BİLGİLERİ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka Arz Tarihi 07/11/2008 Portföy Yöneticileri 31.03.2010 tarihi itibariyle Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam

Detaylı

Yapı Kredi Sigorta A.Ş. 31 Mart 2014 tarihi itibariyle konsolide olmayan finansal tablolar

Yapı Kredi Sigorta A.Ş. 31 Mart 2014 tarihi itibariyle konsolide olmayan finansal tablolar 31 Mart 2014 tarihi itibariyle konsolide olmayan finansal tablolar 31 Mart 2014 Tarihi İtibariyle Ayrıntılı Konsolide Olmayan Bilanço (Para Birimi Aksi Belirtilmedikçe Türk Lirası ( TL ) Olarak Gösterilmiştir)

Detaylı

SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SERMAYE PİYASALARI VE FİNANSAL KURUMLAR

Detaylı

ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ AYRINTILI BİLANÇO VARLIKLAR. Bağımsız Denetimden Geçmiş Cari Dönem

ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ AYRINTILI BİLANÇO VARLIKLAR. Bağımsız Denetimden Geçmiş Cari Dönem I- Cari Varlıklar VARLIKLAR A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 14 1.606.048.714 1.153.712.216 1- Kasa 14 37.347 49.256 2- Alınan Çekler 3- Bankalar 14 1.356.733.446 901.838.577 4- Verilen Çekler Ve Ödeme

Detaylı

AVİVA SİGORTA A.Ş. Takip eden dipnotlar finansal tabloların tamamlayıcı parçasını oluştururlar.

AVİVA SİGORTA A.Ş. Takip eden dipnotlar finansal tabloların tamamlayıcı parçasını oluştururlar. VARLIKLAR I- Cari Varlıklar A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 14 296.879.892 254.181.293 1- Kasa 2.12, 14 3.477 1.365 2- Alınan Çekler 3- Bankalar 2.12, 14 269.437.190 218.701.697 4- Verilen Çekler Ve

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

YDA İNŞAAT SANAYİ TİCARET A.Ş. 2. TERTİP TAHVİL İHRACINA İLİŞKİN HÜKÜM VE ŞARTLAR

YDA İNŞAAT SANAYİ TİCARET A.Ş. 2. TERTİP TAHVİL İHRACINA İLİŞKİN HÜKÜM VE ŞARTLAR YDA İNŞAAT SANAYİ TİCARET A.Ş. 2. TERTİP TAHVİL İHRACINA İLİŞKİN HÜKÜM VE ŞARTLAR Şirketimizin, Sermaye Piyasası Kurulu nca yurtiçinde nitelikli yatırımcılara satılmak üzere onaylanan tahvillerinin yatırımcı

Detaylı

ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ AYRINTILI BİLANÇO VARLIKLAR. Bağımsız Denetimden Geçmiş Önceki Dönem. Bağımsız Denetimden Geçmemiş Cari Dönem

ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ AYRINTILI BİLANÇO VARLIKLAR. Bağımsız Denetimden Geçmiş Önceki Dönem. Bağımsız Denetimden Geçmemiş Cari Dönem VARLIKLAR I- Cari Varlıklar A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 14 1.738.269.701 1.606.048.714 1- Kasa 14 53.092 37.347 2- Alınan Çekler 14 24.966-3- Bankalar 14 1.482.421.204 1.356.733.446 4- Verilen

Detaylı

Muharrem İLDİR 08.10.2014 Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü muharremildir@bbdas.com.

Muharrem İLDİR 08.10.2014 Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü muharremildir@bbdas.com. Muharrem İLDİR 08.10.2014 Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü muharremildir@bbdas.com.tr GELİR VE KURUMLAR VERGİSİNDE TAHAKKUK VE TAHSİLAT ESASININ GEÇERLİ OLDUĞU

Detaylı

Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004

Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004 Kanun No : 5281 Resmi Gazete No : 25687 (3. Mük.) Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004 VERGİ KANUNLARININ YENİ TÜRK LİRASINA UYUMU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA

Detaylı

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Gazi Erçel Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1 Nisan 1998 Ankara I. Giriş Ocak ayı başında

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Yurtdışından Sağladıkları Döviz Krediler (Milyon ABD Doları)

Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Yurtdışından Sağladıkları Döviz Krediler (Milyon ABD Doları) Bankalardan sağlanan dövizli kredilerde vergisel maliyetler Melike Kılınç I. Giriş Şirketlerin yurtdışı ithalat ihracat işlemleri, döviz cinsinden pozisyon tutmak istemeleri, nihai ürünlerini ya da hizmetlerini

Detaylı

MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 17 Haziran 2014

MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 17 Haziran 2014 MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 17 Haziran 2014 Ali EREN İSO Yönetim Kurulu Üyesi MAKİNE, AKSAM VE METAL EŞYA İMALATI 27. Grup Genel Amaçlı Makine ve Aksam Sanayii 28. Grup Özel Amaçlı Makine Sanayii

Detaylı

VARLIKLAR. Dip Denetimden Geçmiş Denetimden Geçmiş Yeniden düzenlenmiş (*) I- Cari Varlıklar

VARLIKLAR. Dip Denetimden Geçmiş Denetimden Geçmiş Yeniden düzenlenmiş (*) I- Cari Varlıklar EGE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ 31 ARALIK 2014 TARİHİ İTİBARİYLE SOLO BİLANÇO (Tutarlar Türk Lirası ''TL'' olarak ifade edimiştir.) VARLIKLAR I- Cari Varlıklar Not 31.12.2014 31.12.2013 A- Nakit Ve Nakit Benzeri

Detaylı

YENİ VARLIK BARIŞI KANUNU ÖZET BİLGİLER

YENİ VARLIK BARIŞI KANUNU ÖZET BİLGİLER YENİ VARLIK BARIŞI KANUNU ÖZET BİLGİLER Varlık Barışına ilişkin düzenlemeleri de içeren 21.05.2013 tarih ve 6486 sayılı Kanun 29.05.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun un

Detaylı

AVİVA SİGORTA A.Ş. Takip eden dipnotlar finansal tabloların tamamlayıcı parçasını oluştururlar.

AVİVA SİGORTA A.Ş. Takip eden dipnotlar finansal tabloların tamamlayıcı parçasını oluştururlar. VARLIKLAR I- Cari Varlıklar Denetimden Geçmemiş Denetimden Geçmemiş A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 14 281.090.354 313.301.107 1- Kasa 2.12 ve 14 13.085 1.154 2- Alınan Çekler 3- Bankalar 2.12 ve 14

Detaylı

VARLIKLAR I- Cari Varlıklar Bağımsız Bağımsız Dipnot

VARLIKLAR I- Cari Varlıklar Bağımsız Bağımsız Dipnot 31 MART 2014 ve 31 ARALIK 2013 TARİHLERİ İTİBARİYLE AYRINTILI BİLANÇOLAR VARLIKLAR I- Cari Varlıklar Denetimden Geçmemiş Denetimden Geçmiş 31 Mart 2014 31 Aralık 2013 A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar

Detaylı

UNİCO SİGORTA A.Ş. Takip eden dipnotlar ara dönem finansal tabloların tamamlayıcı parçasını oluştururlar.

UNİCO SİGORTA A.Ş. Takip eden dipnotlar ara dönem finansal tabloların tamamlayıcı parçasını oluştururlar. VARLIKLAR I- Cari Varlıklar Bağımsız Bağımsız Dipnot Denetimden Geçmemiş Denetimden Geçmiş A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 14 302.097.565 313.301.107 1- Kasa 2.12 ve 14 8.726 1.154 2- Alınan Çekler

Detaylı

AVİVA SİGORTA A.Ş. Takip eden dipnotlar finansal tabloların tamamlayıcı parçasını oluştururlar.

AVİVA SİGORTA A.Ş. Takip eden dipnotlar finansal tabloların tamamlayıcı parçasını oluştururlar. VARLIKLAR I- Cari Varlıklar A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 14 313.301.107 296.879.892 1- Kasa 2.12 ve 14 1.154 3.477 2- Alınan Çekler 3- Bankalar 2.12 ve 14 295.062.351 269.437.190 4- Verilen Çekler

Detaylı

AVİVA SİGORTA A.Ş. Takip eden dipnotlar ara dönem finansal tabloların tamamlayıcı parçasını oluştururlar.

AVİVA SİGORTA A.Ş. Takip eden dipnotlar ara dönem finansal tabloların tamamlayıcı parçasını oluştururlar. VARLIKLAR I- Cari Varlıklar Bağımsız Sınırlı Bağımsız Dipnot Denetimden Geçmiş Denetimden Geçmiş A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 14 299.760.448 313.301.107 1- Kasa 2.12 ve 14 12.413 1.154 2- Alınan

Detaylı

İşletmenin Fonksiyonları. İşletmenin Fonksiyonları Finansman Fonksiyonu. Finansman Kavramı. Finansman Kavramı. Finansman İnsan Kaynakları.

İşletmenin Fonksiyonları. İşletmenin Fonksiyonları Finansman Fonksiyonu. Finansman Kavramı. Finansman Kavramı. Finansman İnsan Kaynakları. İşletmenin Fonksiyonları Finansman Fonksiyonu Yrd. Doç.. Dr. M. Volkan TÜRKERT Üretim İşletmenin Fonksiyonları Pazarlama Yönetim Lojistik Finansman İnsan Kaynakları Halkla İlişkiler Muhasebe Ar-Ge 1 2

Detaylı

KISA VADELİ YÜKÜMLÜLÜKLER

KISA VADELİ YÜKÜMLÜLÜKLER Örnek Firma Uygulaması Yukarıda teorisini vermeye çalıştığımız oranları, gerçekçi olması açısından BİST de işlem görmekte olan 2 firma üzerinden inceleyerek konunun uygulama kısmına da değinmekte fayda

Detaylı

Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri

Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri Tanım Ve Açıklamalar İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü İçindekiler I- Tanımlar... 3 II- Türkiye de Özel Sektörün Dış

Detaylı

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-30.06.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-30.06.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş 01.01.2014-30.06.2014 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU 1 EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş NE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU A-TANITICI BİLGİLER: Euro Trend Yatırım Ortaklığı

Detaylı

A. BİLANÇO DİPNOTLARI Gedik Yatırım Menkul Değerler Anonim Şirketi A tipi Hisse Fonu ( Fon ) nun bilanço dipnotları aşağıda sunulmuştur.

A. BİLANÇO DİPNOTLARI Gedik Yatırım Menkul Değerler Anonim Şirketi A tipi Hisse Fonu ( Fon ) nun bilanço dipnotları aşağıda sunulmuştur. A. BİLANÇO DİPNOTLARI Gedik Yatırım Menkul Değerler Anonim Şirketi A tipi Hisse Fonu ( Fon ) nun bilanço dipnotları aşağıda sunulmuştur. a) Birim Pay Değeri: 31.12.2010 31.12.2009 Fon Toplam Değeri (TL)

Detaylı

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar 1. Belli miktarda bir mal veya kıymetin ve bunların karşılığı olan paranın işlemin ardından el değiştirmesini sağlayan piyasalara ne ad verilir? A) Swap B) Talep piyasası C) Spot piyasa D) Vadeli piyasa

Detaylı

Bağımsız Denetimden Geçmemiş Dipnot Cari Dönem Cari Dönem I- Cari Varlıklar

Bağımsız Denetimden Geçmemiş Dipnot Cari Dönem Cari Dönem I- Cari Varlıklar ( ) VARLIKLAR I- Cari Varlıklar A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 4,14 54.400.683 28.327.786 1- Kasa 2.12,14 5.588 3.924 2- Alınan Çekler - - 3- Bankalar 2.12,14 32.366.735 8.595.579 4- Verilen Çekler

Detaylı

Tüm işletmeler UMS 7 kapsamında, UFRS lere göre hazırlanan mali tablolarının bir parçası olarak nakit akım tablosu hazırlamak zorundadırlar.

Tüm işletmeler UMS 7 kapsamında, UFRS lere göre hazırlanan mali tablolarının bir parçası olarak nakit akım tablosu hazırlamak zorundadırlar. UMS 7 Standarda (standardın ilgili paragraflarına referans verilmiştir) Nakit Akım Tablosu Kontrol listesinin bu kısmı nakit akım tablosunun nasıl hazırlaması gerektiğini açıklayan UMS 7 ye yöneliktir.

Detaylı

Güncellenmiş Faiz Dersi

Güncellenmiş Faiz Dersi Güncellenmiş Faiz Dersi Faiz Nedir Nasıl Hesaplanır? Faiz Nedir? Piyasa açısından bakarsak faizi, tasarruf sahibinin, tasarrufunu, ihtiyacı olana belirli süre için kullandırmasının karşılığı olarak aldığı

Detaylı

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. AYRINTILI BİLANÇO (Bağımsız Denetimden Geçmiş) YTL VARLIKLAR

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. AYRINTILI BİLANÇO (Bağımsız Denetimden Geçmiş) YTL VARLIKLAR AYRINTILI BİLANÇO VARLIKLAR I CARİ VARLIKLAR (31/12/2008) A Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 22.641.606 1 Kasa 2.356 2 Alınan Çekler 3 Bankalar 14 20.777.618 4 Verilen Çekler Ve Ödeme Emirleri () 5 Diğer

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

Tahvil Türleri. O Hamiline ve Nama Yazılı Tahviller. O Sabit Faizli ve Değişken Faizli Tahviller

Tahvil Türleri. O Hamiline ve Nama Yazılı Tahviller. O Sabit Faizli ve Değişken Faizli Tahviller Tahvil Şirketlerin fon ihtiyaçlarını karşılamak için çıkardıkları borçlanma senetlerine tahvil denir. Anonim şirketler genel kurul kararı ile tahvil çıkarabilir. Çıkarılan her tahvilin değeri aynı olmalıdır.

Detaylı

DÖVİZLİ İŞLEMLER NEDENİYLE OLUŞAN KUR FARKLARININ MUHASEBE KAYITLARINI HATIRLATMAK İSTİYORUZ.

DÖVİZLİ İŞLEMLER NEDENİYLE OLUŞAN KUR FARKLARININ MUHASEBE KAYITLARINI HATIRLATMAK İSTİYORUZ. Sirküler Tarihi : 11.02.2009 Sirküler No : 750 DÖVİZLİ İŞLEMLER NEDENİYLE OLUŞAN KUR FARKLARININ MUHASEBE KAYITLARINI HATIRLATMAK İSTİYORUZ. Dövizli işlemler önceki yılda yapıldığı halde işlem tutarından

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Yatırım (Sermaye Bütçelemesi) ve Finanslama Kararları Şirket Nedir? Finansal Yönetici Kimdir? Şirketin Amaçları Finansal piyasalar ve kurumların

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

Cari açık ve finansmanı

Cari açık ve finansmanı Cari açık ve finansmanı I.GİRİŞ Cari açık ve finansmanı konusunun, 2011 yılında Türkiye Ekonomisindeki önemli gündem maddelerinden biri olacağı anlaşılıyor. 2010 yılında cari açık, 2009 a göre % 247,1

Detaylı

TEBLİĞ PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1)

TEBLİĞ PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1) 21 Ocak 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 28889 Sermaye Piyasası Kurulundan: TEBLİĞ PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1) Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, makul bir ekonomik veya finansal

Detaylı

5. Borçlanma aracı ihracı için Yetkili organ kararının alındığı tarihten itibaren en geç kaç yıl içinde Kurula başvuruda bulunulması zorunludur?

5. Borçlanma aracı ihracı için Yetkili organ kararının alındığı tarihten itibaren en geç kaç yıl içinde Kurula başvuruda bulunulması zorunludur? 1. Yatırım amacı taşıyan kıymetli evrak aşağıdakilerden hangisidir? a. Menkul kıymet b. Para c. Çek d. Bono e. Poliçe 2. Aşağıdakilerden hangisi payların sahibine sağladığı mali haklardan a. Kar payı alma

Detaylı

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE Sevinç Karakoç Raziye Akyıldırım Yasemin Ağdaş Duygu Çırak NELER ANLATILACAK? FİYAT İSTİKRARI NEDİR? FİYAT İSTİKRARININ YARARLARI NELERDİR? TÜRKİYE DE FİYAT İSTİKRARI Bir toplumu

Detaylı

% 0 stopaja tabi olup, kurumlar vergisine tabidir. (5) Nakit teminatlardan elde edilen gelirler % 15 stopaja tabidir.

% 0 stopaja tabi olup, kurumlar vergisine tabidir. (5) Nakit teminatlardan elde edilen gelirler % 15 stopaja tabidir. GELİR TÜRÜ TAM MÜKELLEF TÜZEL KİŞİ (3) (4) DAR MÜKELLEF TÜZEL KİŞİ (Türkiye de işyeri/daimi temsilcisi bulunmayan) Hisse Senedi Alım Satım kazancı İMKB de işlem görmeyen hisse senetlerinin elden çıkarılmasından

Detaylı

VARLIKLAR Bağımsız Sınırlı Bağımsız Denetimden Geçmiş Denetimden Geçmemiş Dipnot 30 Haziran 2014 31 Aralık 2013

VARLIKLAR Bağımsız Sınırlı Bağımsız Denetimden Geçmiş Denetimden Geçmemiş Dipnot 30 Haziran 2014 31 Aralık 2013 VARLIKLAR Bağımsız Sınırlı Bağımsız Denetimden Geçmiş Denetimden Geçmemiş I- Cari Varlıklar A- Nakit ve Nakit Benzeri Varlıklar 4 ve 14 5,055,181 300,000 1- Kasa 972-2- Alınan Çekler - - 3- Bankalar 2.12

Detaylı

Ekteki dipnotlar bu finansal tabloların tamamlayıcısıdır. 1

Ekteki dipnotlar bu finansal tabloların tamamlayıcısıdır. 1 ANHYT VARLIKLAR I- CARİ VARLIKLAR A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 75.248.958 1- Kasa Mad.14 14.634 2- Alınan Çekler - 3- Bankalar Mad.14 41.720.390 4- Verilen Çekler Ve Ödeme Emirleri (-) Mad.14 (43.473)

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

HUKUKSAL VE FİNANSAL AÇIDAN FORFAITING

HUKUKSAL VE FİNANSAL AÇIDAN FORFAITING M. Vefa TOROSLU Serbest Muhasebeci Mali Müşavir HUKUKSAL VE FİNANSAL AÇIDAN FORFAITING Teorik Boyutu Hukuksal Boyutu Vergisel Boyutu Muhasebe Boyutu ADALET YAYINEVİ Ankara - 2011 IX İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII

Detaylı

ERGO SİGORTA A.Ş. Takip eden dipnotlar finansal tabloların ayrılmaz parçasını oluşturur. VARLIKLAR Bağımsız Denetimden Geçmiş Geçmiş Önceki Cari Dönem

ERGO SİGORTA A.Ş. Takip eden dipnotlar finansal tabloların ayrılmaz parçasını oluşturur. VARLIKLAR Bağımsız Denetimden Geçmiş Geçmiş Önceki Cari Dönem VARLIKLAR A- Nakit ve Nakit Benzeri Varlıklar 2.12, 4.2 213,507,060 133,722,172 1- Kasa 14 2,413 2,067 2- Alınan Çekler 3- Bankalar 14 156,849,494 70,133,616 4- Verilen Çekler ve Ödeme Emirleri 5- Banka

Detaylı

2009 YILINDA TÜRK MENKUL KIYMETLERİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLARIN TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİLER AÇISINDAN VERGİLENDİRİLMESİ

2009 YILINDA TÜRK MENKUL KIYMETLERİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLARIN TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİLER AÇISINDAN VERGİLENDİRİLMESİ 2009 YILINDA TÜRK MENKUL KIYMETLERİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLARIN TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİLER AÇISINDAN VERGİLENDİRİLMESİ Gelir Türü Faiz / Kar Payı (Vade sonunda) Hazine Bonosu, Devlet Tahvili (Döviz ve

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

SS KORU SİGORTA KOOPERATİFİ'nin 31.3.2013 TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇOSU

SS KORU SİGORTA KOOPERATİFİ'nin 31.3.2013 TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇOSU SS KORU SİGORTA KOOPERATİFİ'nin 31.3.213 TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇOSU (TL) VARLIKLAR TOPLAMI Cari Varlıklar Nakit ve Nakit Benzeri Varlıklar Kasa Alınan Çekler Bankalar Verilen Çekler ve Ödeme Emirleri

Detaylı

FİBA SİGORTA A.Ş. BİLANÇO

FİBA SİGORTA A.Ş. BİLANÇO FİBA SİGORTA A.Ş. BİLANÇO VARLIKLAR I- Cari Varlıklar A- Nakit ve Nakit Benzeri Varlıklar 253,305,608 110,848,280 1- Kasa - - 2- Alınan Çekler - - 3- Bankalar 178,350,609 46,043,483 4- Verilen Çekler ve

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2007 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon") mali tablo dipnotları aşağıda

Detaylı

IŞIK SİGORTA A.Ş. 30 HAZİRAN 2015 TARİHİ İTİBARİYLE AYRINTILI BİLANÇO (Aksi belirtilmedikçe, tüm tutarlar Türk Lirası (TL) olarak gösterilmiştir.

IŞIK SİGORTA A.Ş. 30 HAZİRAN 2015 TARİHİ İTİBARİYLE AYRINTILI BİLANÇO (Aksi belirtilmedikçe, tüm tutarlar Türk Lirası (TL) olarak gösterilmiştir. VARLIKLAR I- CARİ VARLIKLAR Bağımsız Denetimden A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 172.120.436 177.695.461 1- Kasa 2- Alınan Çekler 3- Bankalar 2.12, 14 152.832.141 160.053.983 4- Verilen Çekler Ve Ödeme

Detaylı

IŞIK SİGORTA A.Ş. 30 EYLÜL 2014 TARİHİ İTİBARİYLE AYRINTILI BİLANÇO (Aksi belirtilmedikçe, tüm tutarlar Türk Lirası (TL) olarak gösterilmiştir.

IŞIK SİGORTA A.Ş. 30 EYLÜL 2014 TARİHİ İTİBARİYLE AYRINTILI BİLANÇO (Aksi belirtilmedikçe, tüm tutarlar Türk Lirası (TL) olarak gösterilmiştir. VARLIKLAR I- CARİ VARLIKLAR A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 178.824.772 180.246.207 1- Kasa - 2- Alınan Çekler - - 3- Bankalar 14 159.286.582 163.191.920 4- Verilen Çekler Ve Ödeme Emirleri (-) - -

Detaylı

IŞIK SİGORTA A.Ş. 31 MART 2015 TARİHİ İTİBARİYLE AYRINTILI BİLANÇO (Aksi belirtilmedikçe, tüm tutarlar Türk Lirası (TL) olarak gösterilmiştir.

IŞIK SİGORTA A.Ş. 31 MART 2015 TARİHİ İTİBARİYLE AYRINTILI BİLANÇO (Aksi belirtilmedikçe, tüm tutarlar Türk Lirası (TL) olarak gösterilmiştir. IŞIK SİGORTA A.Ş. TL VARLIKLAR I- CARİ VARLIKLAR A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 173.884.215 177.695.461 1- Kasa - - 2- Alınan Çekler 4.000.000-3- Bankalar 14 153.808.495 160.053.983 4- Verilen Çekler

Detaylı

Ekteki dipnotlar bu finansal tabloların tamamlayıcısıdır. 1

Ekteki dipnotlar bu finansal tabloların tamamlayıcısıdır. 1 1 VARLIKLAR I- CARİ VARLIKLAR A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 154.252.907 148.162.389 1- Kasa 14 2- Alınan Çekler 3- Bankalar 14 138.670.963 133.651.828 4- Verilen Çekler Ve Ödeme Emirleri (-) 5- Banka

Detaylı

Öğr.Gör.Cemal ÇEVİKLİ-2015 Dış Ticaret İşlemleri Muhasebesi 1.BÖLÜM

Öğr.Gör.Cemal ÇEVİKLİ-2015 Dış Ticaret İşlemleri Muhasebesi 1.BÖLÜM 1.BÖLÜM 1. Muhasebenin Önemi Dış ticaret, bir ülkenin ithalat ve ihracat işlemlerinin toplamıdır. Dış ticaret ödemeler dengesi unsurudur. Ödemeler dengesi açık vermeyen ülke, ekonomik açıdan güçlü ülkedir.

Detaylı