Wir machen mit. Ulusal Uyum Planı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Wir machen mit. Ulusal Uyum Planı"

Transkript

1 Wir machen mit. Ulusal Uyum Planı Yeni Yollar Yeni Fırsatlar

2 İçindekiler Başbakan Angela Merkel in Önsözü 7 Devlet Bakanı Maria Böhmer in Giriş Yazısı 9 1. Federal Hükümetin Ulusal Uyum Planı ile İlgili Açıklaması Eyaletlerin Ulusal Uyum Planı na Katkıları Yerel Yönetim Organizasyonları Birliklerinin Katkıları Çalışma Gruplarının Sonuçları 35 Giriş Konu Alanı 1: «Uyum Kurslarını İyileştirmek» Durum Tespiti Hedef Belirleme Kararlaştırılan Önlemler ve Özyükümlülükler 43 Üyeler Konu Alanı 2: «En Başından İtibaren Almanca Dilini Öğrenmeyi Teşvik Etmek» Dil Gelişiminin ve Dil Öğreniminin Ebeveynler Aracılığıyla Desteklenmesi Gündüz Çocuk Bakım Yerleri ve Kurumlarında Dil Teşviki Çocuk Yuvasından İlkokula Geçişte Sürekli Dil Eğitimi 55 Üyeler Konu Alanı 3: «İyi Bir Eğitimi ve Meslek Eğitimini Garanti Etmek, İş Piyasasındaki Fırsatları Çoğaltmak» 61 Görev 61 Sonuçlar Uyum ve Eğitim Uyum ve Meslek Eğitimi Uyum ve İş Piyasası 76 Üyeler Konu Alanı 4: «Kadın ve Kızların Yaşam Koşullarını İyileştirmek, Eşitliği Gerçekleştirmek» Konu Ağırlık Noktası: Hukuk Yoluyla Uyum Konu Ağırlık Noktası: Katılım Konu Ağırlık Noktası: Sağlık, Cinsel Eğitim, Yaşlılara Yardım 96 Alt Çalışma Grubu-1 Üyeleri 102 Alt Çalışma Grubu-2 Üyeleri Konu Alanı 5: «Uyumu Yerinde Desteklemek» 105 Ön Notlar Konu Ağırlık Noktası 1: Yerel Toplu Tasarımlar Konu Ağırlık Noktası 2: Mahallelerde Yerleşim ve Yerleşim Çevresi Konu Ağırlık Noktası 3: Mahallede Okul ve Eğitim Konu Ağırlık Noktası 4: Yerel Ekonomi Konu Ağırlık Noktası 5: Göstergeler, Gözlemleme, Değerlendirme 116 Üyeler Konu Alanı 6: «Kültür ve Uyum» Konu Ağırlık Noktası: Kültürel Eğitim Konu Ağırlık Noktası: Kültür Kurumları Konu Ağırlık Noktası: Kültür Politikası ve İdaresinin Alanlar Üstü Konusu 127 Üyeler Konu Alanı 7: «Spor Yolu ile Uyum Potansiyelleri Kullanmak, Olanakları Genişletmek, Kurulan Ağı Genişletmek» Sporun «Uyum Motoru» Olarak Kullanımı İçin Yapısal ve Personel Ön Koşullar 133 Ek Ek Üyeler Konu Alanı 8: «Medya- Çeşitlilikten Faydalanmak» Konu Alanı: Medya ve Uyum 149 Üyeler Konu Alanı 9: «Uyumu Yurttaşlık Angajmanı ve Eşit Katılım Yolu ile Güçlendirmek» Durum Tespiti Hedef Belirleme Uygulanacak Önlemler ve Karşılıklı Gönüllü Özyükümlülükler Uyum Projeleri İçin Standartlar Değerlendirme 171 Üyeler Konu Alanı 10: «Bilim Dünyaya Açık» Görev Tavsiyeler Yükseköğrenim ve Bilim Ülkesi Almanya nın Çekiciliğinin ve Uluslararası Açılımının Güçlendirilmesi Uyumu İlerletmek: Eğitimsel Yerlilerin ve Almanya ya Göç Eden Yüksek Kalifikasyonlu Kişilerin Potansiyellerinden Daha İyi Yararlanılması ve Bunların Teşvik Edilmesi Göç ve Uyum Araştırmalarını Güçlendirmek: Başarıyla Gerçekleştirilen Uyum Faktörlerinin İncelenmesi ve Veri Tabanının İyileştirilmesi 187 Üyeler

3 Önsöz Almanya Federal Başbakanı Angela Merkel in Önsözü Sevgili Yurttaşlar, Uyum, demografik yapının değişmesi ile de daha çok önem kazanan, zamanımızın kilit görevlerinden biri- sidir. Bu nedenle federal hükümet bu konuyu, çalışmasının ağırlık noktası haline getirmiştir. Ulusal Uyum Planı ile, tüm devlet kademeleri ile işbirliği ve konuya angaje kişiler ve federasyonlarla diyalog içersinde, ülkemizdeki uyumu adım adım geliştirmek istiyoruz. Almanya dünyaya açık bir ülkedir. Burada, göçmen kökene sahip 15 milyon kadar insan yaşamaktadır. Bu kişilerin çoğu toplum içerisinde kendisine çoktan bir yer edinmiştir. Buna rağmen, sayıları ne yazık ki halen oldukça fazla birçok insanın, uyum konusunda belirgin açıkları olduğunu da biliyoruz. Yetersiz Almanca dil bilgisi, öğretim ve mesleki eğitim alanlarındaki eksiklikler de, bunlar arasında ilk sıralarda gelmektedir. Bunlar, oldukça yüksek bir işsizlik ve hatta toplumsal içe kapanıklık şeklinde ortaya çıkan eksikliklerdir. Uyum kendiliğinden başarıya ulaşmaz; öylesine, «tepeden inme» talimatlarla da düzenlenemez. Göçmen ailelelere mensup olan insanların beceri ve potansiyellerini, amaçlar doğrultusunda desteklemede başarıya ulaşmak, ancak uyum politikasında kapsamlı ve sistematik bir yaklaşımla mümkün olabilir. Bu potansiyeller, ülkemizin toplumsal dayanışması ve ekonomik geleceği için önemlidir. Önemli olan ortak bir uyum anlayışı geliştirmektir. Elbette buna, Alman hukuk düzenini ve Alman Anayasasının koruma altına aldığı değerleri kabul etmek dahildir. Kalıcı olarak bizimle birlikte yaşamak ve bu ülkedeki çok yönlü fırsatlardan yararlanmak isteyen- lerin mutlaka Almancaya yeterince hâkim olmaları gerekecektir. Toplumumuz, ortak yaşantımızdaki hoşgörü ve açıklık sayesinde giderek zenginleşmekte ve insancıllaşmaktadır. Bu nedenle uyum hepimizi gerek göçmen ailelerinden olan insanları ve gerekse uzun süreden beri burada yaşayan yurttaşlarımızı ilgilendirmek- tedir. Uyum ancak hep birlikte, el ele vererek başarıla- bilir. Ortak evimiz Almanya`yı, sevmeye ve yaşanmaya değer bir vatan olarak anlayabilmek ve öğrenebilmek bize bağlıdır. Angela Merkel Almanya Federal Başbakanı 6 7

4 Önsöz Devlet Bakanı Maria Böhmer in Giriş Yazısı Geçen yıl Federal Almanya Başbakanı, Birinci Uyum Zirvesi ne davet etti yılının Temmuz ayında Federal Başbakanlıkta başlayan toplantılar, geçtiği- miz aylarda toplumumuzda canlı bir gelişmeye yol açtı. Federal Almanya da, uyum politikası açısından da yeni bir hava esmektedir. Göçmenler, federal hükümet, eyalet ve yerel yönetim, kültür, spor, bilim dünyası, medya ve sivil toplum, kilise, işveren ve sendika temsilcilerinden oluşan bir halka içinde, hep birlikte Ulusal Uyum Planı nın hazırlanması konusunda mutabık olduk. Yabancı işçilerin ülkemize ilk davet edilişlerinden bu yana elli yıl geçti. Bu kişiler ülkemize «misafir işçi» olarak geldiler; önce yalnız, daha sonra aileleriyle birlikte. Kısa bir süre kalacaklardı ve beklentiler de bu yöndeydi; ancak daha sonra bir çoğu, Almanya da yaşamaya karar verdiler. Böylece ülkemiz onların bir çoğu için yeni bir vatan oldu. Pek çoğu ise yabancı olarak kaldılar ve Almanya da yaşadıkları yılları, çoğunlukla umut ve fırsatlarının gerçekleşmediği yıllar olarak algıladılar. İlerleyen yıllarda göçün karakteri de değişim gösterdi. Artık insanlar Almanya ya başka nedenlerden ötürü geliyorlardı ve çoğunlukla da kalabiliyorlardı. Orta ve Doğu Avrupa daki değişiklikler ile birlikte birçok Alman, atalarının ülkesine geri döndü. 1. Uyumun yaşanması şarttır. Uyum kendisini, ülkemizde yaşayan ne çoğunluğa, ne de azınlığa dikte ettirmez. Birliktelik duygusu, ancak insanlar kendilerini kabul edilmiş ve yerli gibi hissederlerse, iş hayatında ve özel hayatta toplumumuza ortak olurlarsa ve başarılarının takdir edildiğini gözlem- lerlerse oluşur. Ve birliktelik insanların birbirlerine saygı ile yaklaşmalarını gerektirir. Bugün, 200 farklı devletten on beş milyon kişi, hayatını ülkemizde sürdürmektedir. Bu insanlarla birlikte yaşamanın sonucu olarak toplumumuz kültürel, iktisadi ve politik yönden büyük değişimlere uğradı. Bu süreç yeni değil: Avrupa`da gelişen medeni bir ulus olarak Almanya, bugün artık doğal olarak ülkemizin ve kültürümüzün bir parçası olarak gördüğümüz, dışarıdan gelen çok yönlü etkileri daima kabullenerek, kültürüne katmıştır. Yine de bu gelişim, olduğu gibi anlaşılana kadar uzun bir zaman geçmiştir: Bu, önemli fırsatlar kazandıran, fakat aynı zamanda toplumsal gerilim tehlikesi de içeren bir gerçekliktir. Geleceğe yön veren ve sürdürülebilir bir uyum politikası gerektiren bir gerçeklik. Bu esnada iki prensip çerçevesinde, tamamen bilinçli olarak yeni yollara başvurmak istiyorduk: Bu nedenle uyum politikamızın birinci prensibi şudur: Göçmen kökenli ailelerden gelen insanlarla doğrudan ve karşılıklı güven içinde, beraber çalışmak ve ortak geleceği oluşturmak. 8 9

5 2. Federal hükümet, eyalet ve yerel yönetimler uyu- eyaletler tarafından Ulusal Uyum Planı na verilen bir mun başarıya ulaşması için önemli, temel koşulları katkı da, önümüzde durmaktadır. sağlamaktadırlar. Devlet, güvenliği garantiler, eğitime ulaşılmasını sağlar ve mesleki eğitim ve iş Bölüm 3 de yerel yönetim organizasyonları birlikleri, piyasasında yer almayı teşvik eder. Ancak, devlet uyumun eylem alanlarına olacak katkılarını açıklatek başına, genel bir toplumsal görev olan uyumu maktadırlar. Yerel yönetim organizasyonları birlikleri yeterince yerine getiremez. Bu görev, herkesin bununla, üyelerinin uyum çabalarını sürdürmelerini göçmen veya yerli pratik ve somut sorumluluk ve genişletmelerini desteklemeyi amaçlamaktadırlar. üstlenmesiyle başarılabilir: İş yerinde ve sporda, kültürde, medya alanında, bilimde ve oturdukları Federal hükümetin 12 Temmuz 2006 tarihli bakanlar semtteki komşuluk ilişkilerinde. Ancak bu şekilde, kurulu kararına uygun olarak, uyum politikasının on uzun vadede göçmenlerin, kendilerini toplumumu- farklı konu alanına yönelik olarak göçmen temsilcizun gayet doğal bir parçası olarak görmeleri için leri, federal hükümet, eyalet ve yerel yönetim temsilcesaret verici bir hava oluşabilir. cileri ile birçok sivil toplum aktörünün katıldığı ve her birinin, uyum konusunda küçük bir zirve oluş- Bu nedenle uyum politikamızın ikinci prensibi turduğu çalışma grupları kuruldu. Bu gruplar, Ekim şudur: Herkesten kendi sorumluluk alanı dahilinde 2006 tarihinden itibaren toplantılar düzenlemiş ve yükümlülükler üstlenmesini talep etmek; çünkü, Mart 2007 tarihinde ise sonuç raporlarını sunmuştur. herkes uyumun Almanya da başarıya ulaşmasına Bu çalışma gruplarının hazırladıkları raporların her katkıda bulunabilir. biri, birçok ortak görüşleri ve ayrıca hedefler ve uygun yollar konusunda yapılan yoğun ve yapıcı tartışma- Katkıda bulunan herkesin uzman bilgileri ve çabala- ları da yansıtmaktadır. Federal hükümet bu çalışma rıyla hazırlanan Ulusal Uyum Planı, yeniden şekillen- gruplarını yönetmekle kalmamış, diğer katılımcılar dirilmiş bir strateji olarak şimdi önümüzde durmak- gibi kendisini de yükümlülük altına sokan öneriler tadır. Konu, çok yönlü olduğu kadar, her bir bölüm de getirmiştir. Sonuç: Analiz ve somut önlemler içeren, birbirinden o kadar farklıdır. çok yönlü ve farklı açıdan ele alınan, hemen hemen 170 sayfa. Çalışma gruplarının raporları Bölüm 4 te Bölüm 1 de federal hükümet, kendi uyum politikası- aynen aktarılmaktadır bu da, özellikle katkıda nın temel prensiplerini tanımlamakta ve yetki alanı bulunan göçmenlere gösterilen saygı ve teşekkürün içindeki merkezi önlemleri ön plana çıkarmakta- bir ifadesidir. dır. Federal hükümetin aldığı diğer birçok önlem, münferit konu alanlarıyla ilgili hazırlanan raporları Altı ayrı çalışma grubunun on farklı konu alanı içermektedir. şunlardı: Bölüm 2 eyaletlerin ortak tutumunu yansıtmakta- 1. Uyum Kurslarını İyileştirmek dır. Eyaletlerin eğitim ve dil teşviki, kültür ve medya konusundaki yetkileri, 16 eyalete önemli sorumluluk- 2. Okul Öncesi Eğitim: En Başından İtibaren lar yüklemektedir. Eyalet başbakanlarının 14 Haziran Almanca Dilini Öğrenmeyi Teşvik Etmek 2007 tarihli ortak beyannameleri ile, artık bütün 3. İyi Bir Eğitimi ve Mesleki Eğitimi Garanti Etmek, Almanya da yaşayan insanların tümünün ortak bir İş Piyasasındaki Şansları Yükseltmek geleceğe sahip olduğunu bir kez kavrayan ve anlayan herkes, politik hedefi tanır: O da, bu geleceğin iyi bir 4. Kadın ve Kızların Yaşam Koşullarını İyileştirmek, gelecek olmasıdır. Eşitliği Gerçekleştirmek Almanya nın her kesiminden, Ulusal Uyum Planı üze- 5. Uyumu Yerinde Desteklemek rinde yapılan çalışmalara gösterilen olumlu tepkiler şunu göstermektedir: Bu görüş benimsenmiştir. Yeni- 6. Uyumu Tüm Vatandaşları Kapsayıcı Faaliyetler likleri teşvik etmeye ve hep birlikte hayata geçirmeye ve Eşitlikçi Katılımla Güçlendirmek hazırız. 7. Kültürel Çoğulculuğu Yaşamak Kültürler Arası Özellikle bu çalışma gruplarında katkısı bulunanlara Yetkinliği Güçlendirmek özellikle de göçmenlere, hazırladıkları bilirkişi raporları, gönüllü çalışmaları ve Ulusal Uyum Planı nın 8. Spor Yolu ile Uyum Potansiyelleri Kullanmak, gerçekleştirilmesine somut olarak katkıda bulunmaya Olanakları Genişletmek, Ağları Genişletmek hazır oldukları için, teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Ayrıca Mayıs 2007 tarihinde Federal Almanya 9. Medya- Çeşitlilikten Yararlanmak Başbakanı nın da katıldığı Gençlik Uyum Forumu nun katılımcılarına da, geleceğe yönelik görüşleri için 10. Bilim Dünyaya Açık teşekkür ederim. Çalışma gruplarındaki tüm organizasyonlar, kurumlar ve birlikler katkılarını zamanında karara bağlayıp sunamamışlardır. Bunların üstlendiği ve bize ilaveten iletilen yükümlülükler, uygun şerhlerle birlikte, her bir çalışma gurubunun raporunda yer almaktadır. Federal hükümetin Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı olarak, hareketli ve duygu dolu 12 ay boyunca, Ulusal Uyum Planı çerçevesindeki çalışmaları yönlendirdim ve koordine ettim. Bu dönemde şu konular bir kez daha tasdiklendi: Uyum politikası, asla yalnızca teknik ve asla yalnızca soyut bir şey değildir. Uyum, gerçekleri nesnel bir biçimde değerlendirmeyi gerektirir ve eksikleri tabulaştırmamalıdır. Uyum politikası herşeyden önce en önemli şeyi hiçbir zaman unutmamalıdır: Söz konusu olan, her birinin kendi ihtiyaçları, kendi dünya görüşü, kendi iradesi, kendi motivasyonu ve kendi iç dünyası olan, tek tek insanlardır. Devamlı Tüm katılımcılara, çok olumlu ve hedefe yönelik işbirliklerinden ötürü, içten teşekkürlerimi sunmak isterim. Maria Böhmer Federal Hükümetin Göç, Mülteciler ve Uyum Görevlisi Federal Devlet Bakanı 10 11

6 Federal Hükümetin Ulusal Uyum Planı ile İlgili Açıklaması 1. Göç ve Uyum Tarihimizin Bir 2. Ulusal Önemde Bir Görev Parçasıdır Federal hükümet, eyalet ve yerel yönetimler, uyumun teşvik edilmesi için çeşitli yöntemlere başvurmuşlar- dır. Buna rağmen, geçen yıllar içerisinde uyum ile ilgili sorunlar kısmen artış göstermişlerdir. Eğitim- deki başarının sosyal köken ve göçmenlikle bağlantısı, uluslararası çerçevede kıyaslandığında, Almanya da özellikle belirgindir. Ayrıca burada göçmen kökenli öğrencileri, ülke dilini öğrenmelerinde sistematik ve tutarlı bir şekilde desteklemenin, diğer ülkelerde olduğundan daha az başarılı olduğu görülmektedir. Özellikle de göçmenlerin, kısmen ikinci ve üçüncü kuşaklarında önemli bir uyum eksiği bulunmaktadır. Ülkemiz çok sayıda başarılı uyum örnekleri içeren, uzun ve etkileyici bir uyum deneyimine sahiptir. İkinci Dünya Savaşı nın sona ermesi ile birlikte, milyonlarca Alman sığınmacı ve yurtlarından sürülenler, toplumumuza kazandırılmıştır. Daha sonra da, dört milyondan fazla Alman kökenli göçmen kabul edildi. Yabancı iş gücünün ülkemize davet edilmesinden bu yana 50 yıl geçti. Bunu, iş gücü veya çalışanların yakını olarak veya insani sebeplerden dolayı ülkemize gelen, kabul edilen ve çoğu zaman da buraya yerleşen milyonlarca insan izledi. Bu tarihi tecrübe zenginliğini, şu ana kadar olduğundan daha güçlü şekilde, göç ve uyum adına olumlu ve pragmatik bir yaklaşım için kullanacağız. Göçmen kökenli grupların bazı kesimleri Almanca ya yeterince hâkim değildir; bu nedenle bunlar, eğitim ve mesleki eğitimde daha kötü sonuçlar almakta ve daha sık işsiz kalmaktadırlar. Ayrıca bazıları, birlikte yaşamanın temel kurallarını kabul etmemektedirler; bu, kadın hakları için de geçerlidir. Genç göçmen- ler arasında büyük bir kesimin hissettiği perspektif eksikliği ve yeterince kabul görmeme durumunun, sosyopolitik çıkmazlara yol açmasını engellemek zorundayız. «Kayıp bir neslin» oluşmaması gerekmektedir. Ülkemizde yaşayan tüm insanların geleceği için, herkesin bu zorlukları gidermeye hazır ve istekli olmasının önemi büyük olacaktır. Aksi takdirde bir arada yaşamak yerine, yan yana yaşamak tehlikesi sözkonusu olur. Bugün Almanya da, göçmen kökenli olan, on beş milyon kadar insan yaşamaktadır. Bu sayı ülkemizde yaşayanların neredeyse beşte biridir. Hatta, 25 yaş altı grubunda bu sayı dörtte bir oranından fazladır. Göçmen kökenli insanların yarısından fazlası Alman vatandaşlığına sahiptir. Bir çoğu Almanya da doğmuştur. Çok sayıda göçmen, çoktandır, toplumumuz içerisinde hakettikleri yeri bulmuşlardır. Bu kişiler başarılıdırlar, yetenekleri ve becerileri ile ülkemizin refahına ve toplumsal ve kültürel çeşitliliğine katkıda bulunmaktadırlar. Bu nedenle de, tabiiki saygı ve takdiri hak etmektedirler. Nüfus yapısındaki değişiklik ve beyin göçü konusunda artan global rekabet ışığında, gelecekte de göçü, hedefe yönelik bir şekilde Almanya nın ekonomik ve toplumsal çıkarları doğrultusunda değerlendirmek zorundayız. Bu açıdan da, acil olarak sürdürülebilir bir uyum politikası gerekmektedir. Bu nedenle uyum, ulusal öneme sahip bir görevdir. Temeli, değer yargılarımız ve kültürel özanlayışımızın yanı sıra, Alman ve Avrupa tarihi içerisinde geli- şen ve anayasamızda, anayasal ifadesini bulan özgür ve demokratik düzenimizdir. gerekliliğini aktarabilirler. Bu, örneğin dil öğrenimi, toplumsal faaliyet, çocuk bakım kurumlarına küçük yaşta başlanılması ve ebeveynlerin okul yönetimine katılımı için de geçerlidir. Aynı kurumlar yerli halka ve politikaya, göçmenlerin maruz kaldıkları sorunları aktarabilirler. Federal hükümet, eyaletler, yerel yöne- timler ve devlete ait olmayan kurumların, göçmenleri ve kuruluşlarını, uyuma yönelik önlemlerin plan- lamasına ve tasarlanmasına daha yoğun bir şekilde katmaları en doğru yoldur. Uyum emirle gerçekleştirilemez. Devlet ve göçmen kökenli olan ve olmayan insanların oluşturduğu toplum dahil, herkesin aktif çabasını gerektirir. Bu noktada belirleyici olan, bu kişilerin bizim toplumumuzda yaşamaya kendini hazırlamaları, anayasamızı ve tüm hukuk düzenimizi hiçbir ön koşul olmaksızın kabullenmeleri ve özellikle de Alman dilini öğrenmeyi, Almanya ya ait olmanın görünür bir işareti olarak kabullenmeleridir. Bu durum ise özgür girişim, gayret ve bireysel sorumluluk gerektirir. Buna karşılık göç alan toplum tarafında ise kabullenme, hoşgörü, sivil toplum sorumluluğu ve yasal olarak ülkemizde yaşayan insanları samimi olarak kucaklama gayreti gerekmektedir. Tüm kesimlerden değişime ve sorumluluk üstlenmeye hazır olmaları beklenmektedir. Başarılı bir uyum politikası yeni potansiyeller doğurur ve bunları kullanır. Başarılı bir uyum politikası, göçmenlerin çok yönlü yeteneklerine, sağladıkları verim ve gönüllü faaliyetlerine önem verir. Bu tür bir politika, klişeler kullan- 3. Daha İyi Bir Uyumun Yeni Yolları maktan kaçınır ve sorunları politika ve toplumun gelişimi için bir şans ve fırsat olarak görür. Kadın Farklı kültürlerden gelen insanların kalıcı olarak, ve erkek göçmenlerin kendi yetkinliklerini ortaya barış içerisinde bir arada yaşayabilmeleri için büyük koyabilmeleri, karşılaştıkları sosyal koşul ve engellere çabalar gerekmektedir. Bu bağlamda federal hükü- bağlıdır. met, aktif ve kalıcı bir uyum politikası yönünde göçmenlerin sahip oldukları potansiyeli hesaba katan, Göçmen kökenli çocuk ve gençlerin sahip olduğu güçlendiren ve yalnızca bu konudaki açıkları vurgu- potansiyelden yararlanabilmek için, bunların, mümlamayan yeni bir yola girmiştir. Uyuma sürekli olarak kün olan en iyi eğitimi alabilme imkânına sahip ayak direyen göçmenlerin, bunun bazı yaptırımlar olmaları gerekmektedir. Çocuk yuvası ve okulda doğurabileceğini de göz önünde bulundurmaları belirli bir hedefe yönelik dil eğitimi, en başından itigerekir. Bizim uyum politikamız, modern bir göç baren okulda başarı, mesleki eğitim, meslek hayatına hukukuna ve özellikle Ulusal Uyum Planı ve Alman giriş ve sonuç itibarı ile, toplumsal takdir olasılığını İslam Konferansı çerçevesinde, göçmenlerle birlikte artırmaktadır. Bu süreci teşvik etmek için göçmen yürütülen kurumsallaştırılmış diyaloğa büyük önem kökenli olan çalışanların, kamu yönetimi ve hizmetlevermektedir. rinin tüm alanlarındaki oranını artırmak gereklidir; örneğin, gündüz çocuk bakım kurumları ve okullar, 12 Temmuz 2006 tarihli «İyi Bir Ortak Yaşam Belirgin resmi makamlar, aile ve gençlik kurumları veya polis Kurallar» isimli değerlendirme raporunda federal örgütünde. hükümet, Ulusal Uyum Planı çerçevesinde, uyum politikası yolunda diyaloğa yönelik bir platform oluştur- Başarılı bir uyum politikası, göçmen kökenli muştur. Bu temel çerçevesinde, uyum politikası için kadınların kilit bir role sahip olduğunun aşağıdaki prensipler belirlenmiştir: farkındadır. Gerek meslek hayatı ve aile içindeki konumları itiba- riyle, gerekse sosyal, toplumsal ve politik faaliyetleri ile, bir sonraki kuşağın uyumunu önemli derecede belirleyenler, özellikle kadınlardır. Başarılı bir uyum politikası, diyalog ve yakın işbirliği anlamına gelmektedir. Bu nedenle kadın ve kızların sahip olduğu potansiyeli güçlendirmek zorundayız. Onların sosyal, toplumsal ve politik katılım imkânlarını artırmak mecburiyetin- deyiz. Ve bunun mümkün olduğu kadar erken, okul ve meslek eğitim alanında da başlaması şarttır. Ulusal Uyum Planı, göçmenlerle yakın ve yapıcı bir işbirliğinin sonucudur. Temel prensibimiz her zaman böyle idi ve bugün de böyledir: Biz göçmenler hakkında değil, göçmenlerin kendileriyle konuşuyoruz. Uyum zirvesine, Uyum Forumu nun çalışma gruplarına ve buna eşlik eden bir çok toplantılarına, göçmenler aktif birer partner olarak iştirak etmişlerdir. Uyum politikasına yönelik önlemlerin, özellikle göç- men kökenli kadın ve kızların özel ihtiyaçlarına göre belirlenmeleri şarttır. Aynı olgu şu ana kadar çoğun- lukla daha az dikkate alınan sağlık koruma, cinsel eğitim ve yaşlılara yönelik yardım gibi alanlar için de geçerlidir. Göçmen organizasyonları göçmen kökenli kadın, erkek ve çocuk veya aileler ile yerli halk arasında köprüler oluşturmaktadırlar. Bu organizasyonlar birer kültür taşıyıcısı olarak, göçmenlere uyum çabalarının 12 13

7 Böylece, anayasanın en merkezi yerine yerleşmiş olan kadın erkek eşitliği güçlendirilmiş ve günlük yaşantıya geçirilmiş olacaktır. Jenital organlarda kesim ve zorla evlendirme gibi şiddetin özel biçimleri dahil aile içi şiddet, göçmen kökenli kadınları özel olarak etkilemektedir. Bu nedenle bu tür şiddetin önlenmesi ve daha güvenli bir koruma kaçınılmazdır. Başarılı bir uyum politikası aktif bir sivil toplumu esas alır. Uyum, sadece devletin yerine getirmesi gereken bir görev değildir. Aksine, mümkün olduğu kadar çok insanın sorumluluk üstlendiği ve insiyatif geliştirdiği, aktif bir sivil toplumu gerektirir. Bu nedenle Ulusal Uyum Planı nın hazırlanmasına toplumun geniş bir kesimi katılmıştır: Göçmenler, sosyal partnerler, ekonomi dünyası, kilise ve dini cemaatler, hayır kurumları, spor kulüpleri, medya ve kültür dünyası, vakıflar, ülke çapında faaliyet gösteren birlikler ve dernekler ile bilim dünyasının temsilcileri. Önemli kuruluş temsilcilerinin yanı sıra, özel kişiler de sahip oldukları bilgi ve deneyimlerini ortaya koymuşlardır. Başarılı bir uyum politikası, tüm ilgililerin taşıdığı sorumluluk ve gönüllü katılımından güç kazanır. Ulusal Uyum Planı, tüm aktörlerin sağladıkları tek tek katkılar sayesinde sürdürülebilir, etkin ve somut hale gelmiştir. Bu plan, asıl katılımcıların kendi sorumluluk alanları dahilinde verdikleri 400 kadar yükümlülük sayesinde bağlayıcı olmaktadır (Eyaletler için bknz: Bölüm 2, Yerel Yönetim Organizasyonları Birliği için Bölüm 3, Sivil toplum örgütlerinin üstlendikleri yükümlülükler ile federal hükümetin üstlendiği yükümlülükler Bölüm 4 te yer almaktadır). Başarılı bir uyum politikası, tüm düzeylerde ele alınması gereken alanlar üstü bir görevdir. Federal hükümet, eyalet ve yerel yönetimler etkinleştirici ve sürdürülebilir bir uyum politikası yönünde yükümlülük üstlenmişlerdir. Şu an bile, federal hükümetin bütün alanlarında, uyum politikası konuları ele alınmaktadır. Bunun dışında eyaletler ve çok sayıda yerel yönetim, çeşitli şekillerde yerinde uyuma yönelik konsept ve prensipler geliştirmişlerdir. Ancak alınan bireysel çözümlerin çok daha etkin biçimde birbirlerine uyumlu hale getirilmesi ve çok farklı faaliyetlerin hedefe tam olarak odaklandırılması gerekmektedir. Ulusal Uyum Planı, uyum politikası alanında bu şekilde kapsamlı bir bütünleşmeyi hedeflemektedir. Gerek tüm devlet kademeleri ve gerekse uyum önlemleri alanındaki diğer kurumlar, uyuma yönelik önlemlerin daha uyumlu ve birbiriyle bağlantılı hale getirilmesi gerekliliğini onaylamaktadırlar. Bu anlamda ilçe, kent ve yerel yönetimlerde kültür, eğitim ve öğretim kurumları, gençlik ve çocuklara yönelik yardım kuruluşları, dil kursları ve iş piyasası kurumları tarafından yürütülecek ortak projeler teşvik edilmeli ve bunlar daha da geliştirilmelidir. Çeşitli kurumları etkileyen alanlar üstü bir görev olarak uyum, devlet kademesinde her zaman için çok katmanlı bir politika olmuştur: Federal hükümet Ulusal Uyum Planı nın hazırlanmasında insiyatifi ele almıştır. Bu bağlamda, eyalet ve yerel yönetimleri yakın bir işbirliğine dahil etmek önemli bir ilgi noktası olmuştur. Bunlar, yerinde okul eğitimi, çocuk yuvası kurumlarında küçük yaşta dil eğitimi, kültür politikası ve somut uyum önlemleri gibi kilit konularda yetkilidirler. Federal hükümet, dil teşviki başlıklı faaliyet alanında yapmış olduğu, hükümetin, eyaletlerin, yerel yönetimlerin ve özel kurumların varolan uyum olanaklarına dair tesbitini, İkamet Kanunu nun 45. maddesi uyarınca Almanya genelindeki uyum programı çerçevesinde, diğer faaliyet alanlarında da sürdürecek ve uyum programlarının geliştirilmesi için tavsiyelerde bulunacaktır. Uyum programı ile ilgili çalışmada, Ulusal Uyum Planı nın öngörüleri hayata geçirilecektir. Başarılı bir uyum politikası hedefe yönelik olmalıdır. Toplumumuz fırsat eşitliği anlamında, hedefe yönelik bir uyum politikasına ihtiyaç duymaktadır. Bu şekilde, göçmenlere ulaşabilmek için teşvik programları, program ve alt yapıların sistematik olarak geliştirilmesi sağlanmaktadır. Ana okullarından, yetişkinlere yönelik çalışmalara kadar uzanan bir süreci kapsayan ve tarafların aynı doğrultuda hareket ettiği genel konseptlere ihtiyaç duyulmaktadır. Almanya da yaşayan göçmenler homojen bir grup yapısına sahip değildirler. Bu nedenle teşvik projeleri bilinçli olarak bireye, bireyin yetenek ve becerilerine ve uyum ihtiyacına yönelik olmalıdır. Ortaklık söz konusu olduğunda, başarılı bir uyum politikası, özellikle kolay erişilebilen bilgi ve danışmanlık programlarına önem verir. Başarılı bir uyum politikası olguları esas alır. Bu nedenle araştırma, istatistik ve başarılı bir uyuma dair çerçeve koşullarla ilgili bilgimizin belirgin bir şekilde geliştirilmesi gerekmektedir. Göçmen kökenli insanların yarısından fazlası Alman vatandaşlığına sahiptir. Bundan ötürü, vatandaşlığa göre yapılan ayırımın yanı sıra, göç geçmişinin de uyum politikası ile ilgili planlama ve denetimde kıstas alınması gerekmektedir. Başarılı bir uyum politikasının, belirgin göstergelerle ölçülebilmesi gerekir. Bu göstergelerin sürekli olarak geliştirilip, düzenli raporlarla, değerlendirmenin temeli olarak alınmaları gerekir. Başarılı bir uyum politikası, finansmanı sağlam olan bir temelde gelişir. Mali plana göre öngörülen zaman diliminde federal hükümet, doğrudan uyum teşvikine, daha doğrusu öncelikli amacı olan uyum teşvik projelerine, federal kaynaklardan yılda 750 milyon avro para aktaracaktır. Bunun yanı sıra federal hükümet, eskiden olduğu gibi, uyumu dolaylı olarak teşvik eden çok sayıdaki projeyi finanse etmeye devam edecektir. Aile, eğitim ve iş piyasası ile ilgili genel teşvik programları, özellikle göçmen ailelerinin işine yaramaktadır. Buna örnek olarak, «Eğitim ve Bakımın Geleceği» isimli yatırım programı kapsamında, eyaletlerin tam gün eğitim veren okullar kurmasının finanse edilmesi, tam gün bakımın geliştirilmesi yasası kapsamında sağlanan finansal destek ve üç yaşın altındaki çocuklara yönelik bakım hizmetlerinin artırılması ile iş geliştirme projeleri gösterilebilir. Federal hükümet, mevcut teşvik programlarını gözden geçirecek ve gerekli görmesi durumunda, bunların hedef kitle olan göçmenlere daha faydalı olması için düzeltmeler yapacaktır. Daha sonraki aşamalar 2008 yılı sonuna kadar federal hükümet, Ulusal Uyum Planı nın hayata geçirilmesi ile ilgili olarak bir ara bilanço çıkartacaktır. Federal hükümet bünyesindeki Uyum Forumu da çalışmalarını sürdürecektir. 4. Federal Hükümetin Alacağı Önlemler Federal hükümet kendi yetkileri çerçevesinde, Ulusal Uyum Planı na aşağıdaki katkıları sağlayacaktır. Eğitim yolu ile uyum Eğitim sosyal, kültürel ve iktisadi uyum alanında belirleyici bir anahtar konumundadır. Bu noktada, ülkemizin geleceğini belirleyen ve toplum tarafından yetki tartışmaları yerine sonuçlarına göre değerlendirilen bir görevle karşı karşıyayız. Burada eyalet hükümetleri eğitimden, federal hükümet ve eyalet hükümetleri ortaklaşa, eğitim sisteminin uluslararası arenadaki verimliliğinin saptanmasından sorumludurlar. Ülkemiz, göçmen ailelerden gelen çocukların ve gençlerin potansiyeline ihtiyaç duymaktadır. Onların eğitim konusundaki başarıları ülkemizin geleceğine yapılan bir yatırımdır, çünkü Almanya da yaşayan insanlar bizim en önemli hammaddemizdir. Alman dilinin öğrenilmesi ve Alman diline yeterince hâkim olabilmek, okul ve meslek hayatında elde edilecek başarı ve dolayısıyla toplumsal uyum için, en önemli önkoşullardan birisidir. Kişiye özel dil eğitiminin teşvik edilmesi, anne-babalarla el ele yürütülmelidir. Bu tür bir eğitimin en erken yaşta, çocuk bakım kurumlarından başlaması ve tüm eğitim kariyeri boyunca devam etmesi sağlanmalıdır. Bu tür bir teşvik, kişinin önüne imkânlar açan, mevcut potansiyelini geliştiren ve eğitimde elde edilen başarıyı sosyal kökenden bağımsız hale getiren bir eğitim sistemini gerektirir. Tüm çocuk, genç ve yetişkinlerin mevcut potansiyellerini geliştirebilmeleri gerekir. Herkesin eşit eğitim şansına sahip olması ve toplumsal, kültürel ve iktisadi hayata katılabilmesi gerekir. Bu amaçla federal hükümet, kendi yetkileri kapsamında, eyaletlerin göçmenlerin eğitimdeki başarılarını artırma konusunda gösterdikleri çabaları, özellikle de aşağıdaki önlemlerle destekleyecektir: Gündüz çocuk bakım kurumlarını, uyum ortamı ve dil öğrenimini teşvik etmenin gerçekleştiği yer olarak mümkün olduğunca erken dönemde devreye sokabilmek için, Almanya genelinde ihtiyaca yönelik ve kaliteyi hedef alan bir paket gereklidir. Federal hükümet, eyaletler ve yerel yönetimler ile birlikte, üç yaşının altındaki çocuklara yönelik bakım yerleri oranını, 2013 yılı itibarı ile ortalama yüzde 35 e çıkartmayı amaçlamaktadır. Federal hükümet, bu paketin giderlerinin karşılanmasına önemli katkıda bulunacaktır. Bu paket göçmen kökenli çocuklara da yönelik olup, erken yaşta dil öğreniminin teşvik edilmesi anlamında olumlu etkiler gösterecektir. Federal hükümet «Eğitim ve Bakımın Geleceği» isimli yatırım programı kapsamında, eyaletlere 2009 yılına kadar toplam hacmi 4 milyar avro olan bir finansman sağlayarak, kendilerini tam gün eğitim veren okulların kurulmasında destekleyecektir. Tam gün eğitim veren okullar, özellikle göçmen ailelerinden gelen çocuk ve gençlerin eğitim fırsatlarının ve başarılarının artmasına da katkıda bulunmaktadırlar. Federal hükümet, demografik yapıdaki gelişim ve eğitim alanlarının sayısındaki azalmadan dolayı harcanmayan bütçe imkânlarının, eğitimin kalitesinin artırılması yönünde kullanılması tarafında görüş bildirmiştir. Federal hükümet, ana okullarında, genel dil eğitimine yönelik, özellikle göçmen kökenli çocukların da Alman dilini öğrenmelerini başarılı bir şekilde teşvik edecek bir konsept geliştirecektir

8 Gündüz çocuk bakım yerinden meslek eğitimine kadar sürekli ve bireysel bir dil eğitimini teşvik etmeyi sağlayabilmek amacıyla, federal hükümet, dil becerisini tespite yönelik yöntemlerin geliştirilmesine destek vermektedir. Bu tür testler, öğrencilerin bireysel gelişimini teşvik etmeli ve öğretmenlere ise dil eğitimi alanında mesleki eğitim konseptlerini geliştirme fırsatı vermelidir. Federal hükümet on ayrı eyalet ile birlikte, FörMig adlı program çerçevesinde, göçmen kökenli çocuk ve gençlerin dil eğitimi ve teşvikine yönelik genel bir konseptin geliştirilmesine destek sağlamaktadır. Okulu yarıda bırakanların sayısını azaltmak amacıyla federal hükümet, yerel proje ortakları ile birlikte «Okuldan Kaçış 2. Şans» isimli bir model program yürütmektedir. Bu program öncelikle temel eğitim okullarında (Hauptschule) okuyan çocuklara yöneliktir. Programın hedefi, eğitimlerini yarım bırakmış olan çocukları yeniden okul yaşamına kazandırmak ve onlara okulu bitirmeleri için fırsat tanımaktır. Federal hükümet, eyaletlerin eğitim araştırmalarına ve uyumun iyileştirilmesi gibi konularda konsept ve araç geliştirmelerine (örneğin dil seviye tespiti ve kültürler arası eğitimler) destek vermektedir. Uluslararası karşılaştırmalı araştırmaların sonuçları ve düzenli olarak federal çerçevede ve eyaletler tarafından desteklenen ulusal eğitim raporları, göçmen kökenli gençlerin eğitim sistemine uyumunda gösterilen başarıları değerlendirmeyi mümkün kılan veriler sağlamaktadırlar. Almanya nın bilim toplumu olarak uzun vadeli bir başarı elde etmesi için, Alman eğitim sisteminden geçen genç göçmenlerin sahip oldukları potansiyeli daha güçlü kullanmak ve göçmen kökenli daha çok gencin, daha iyi okul ve yüksek eğitim diploması almaları için etkin katkıda bulunmak kaçınılmaz bir olgudur. Dil yolu ile uyum Federal hükümetin sunduğu uyum kursları Dil, uyum için bir ön koşuldur. Uyum, ancak göçmen yurttaşların Almanya daki yaşamlarını bir üçüncü şahsın yardımı veya aracılığı olmaksızın, günlük yaşamın getirdiği tüm meselelerin üstesinden tek başına gelebilmesi halinde başarıya ulaşabilir. Bu amaçla federal hükümet, 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren yasal olarak zorunlu hale getirilmiş dil kursları ile birlikte ilk defa, göçmenler için standart niteliklere sahip, dil ve yönlendirme kursları başlatmıştır. Bu kurslar, kapsam itibari ile federal hükümetin uyum politikası açısından başvurduğu en büyük projedir. Aynı zamanda, uyum sürecinin amaca yönelik ve bireysel desteğini sağlayan, Almanya genelinde bir sistem kuruldu. Belirtilen kurslara yoğun ilgi gösterilmektedir. İlk iki yıl, kadar kişi uyum kursuna devam etmiştir ve bunların yarısından fazlası, uzun süredir Almanya da yaşıyor yılı Aralık ayı itibari ile hazırlanan uyum kursları ile ilgili bir değerlendirme raporu, aynı zamanda bu kursların nitelik açısından geliştirilmesine yönelik öneriler içermektedir. Yapılan bu değerlendirme ile, dil konusunda esas alınan Ortak Avrupa Referans Kriteri nin öngördüğü biçimde B1 dil düzeyi, başarılı bir uyum süreci için ön koşul olarak benimsenmiş bulunmaktadır. Ulaşılması gereken hedef, şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla katılımcının bu seviyeye ulaşmaları olmalıdır. Bu kursların etkisini artırmak için önemli bir koşul, uyum kurslarının daha fazla oranda katılımcının başarısına odaklanmasıdır. Mümkün oldukça, tüm katılımcıların kursu başarı ile bitirebilmeleri için, ders saatleri kontenjanları ihtiyaca uygun olarak genişletilmekte ve kursların kalite standartı yükseltilmektedir. Uyum kursları kapsamında nitelikli çocuk bakımının artırılması, özellikle ebeveynlere ve kadınlara yönelik kurslar açısından önem taşımaktadır. Federal hükümet, uyum kurslarını yakın zamanda ve tüm Almanya yı kapsayacak biçimde genişletmeyi taahhüt eder. Hükümet, özellikle başarının artırılması, öğretim görevlilerinin niteliklerinin yükseltilmesi, kurs yönetiminin mükemmelleştirilmesi, hedefe yönelik bir finansman sisteminin kurulması ve sürdürülebilirliğin sağlanması için, uyum kurslarında varolan yaklaşımların dil kursları sistemine ne derecede aktarılabileceğini gözden geçirecektir. Federal hükümet, göçmenlere özel danışmanlık hizmetlerinin tasarımına uygun olarak, göçmenlere yönelik ilk danışma hizmetleri ya da göçmen gençlik hizmetleri ile dil kursu düzenleyenlerin arasındaki işbirliğini güçlendirmeyi taahhüt eder. Federal hükümet, uyum kurslarının etkinliğini ve sürdürülebilirliğini temsili bir temelde ölçümlemeyi planlamaktadır. Meslek eğitimi ve meslek yaşamı bağlamında uyum Federal hükümet, iş piyasası politikası kapsamında uyuma teşvik sağlayan projelere özel bir önem atfetmektedir. Eğitim ve de özellikle mesleki eğitim, göçmenlerin sosyal uyumlarında merkezi niteliğe sahip unsurlardır. Bu unsurlar politik, kültürel ve iktisadi hayata eşit şartlarda katılım ve dolayısıyla istihdam olanakları ve gelirin miktarı üzerinde belirleyici niteliğe sahiptirler. Göçmen kökenli genç insanların eğitim ve meslek hayatına ulaşma imkânlarını artırmak için, federal hükümet gösterdiği faaliyetleri tek bir çatı altında toplayacaktır. Federal hükümet, meslek seçimi imkânlarını mümkün olduğunca çeşitlendirmeyi, kamunun sağladığı destek paketini en verimli şekilde kullanmayı ve belirli bir amaca yönelik biçimde daha da geliştirmeyi benimsemektedir. Hükümet özellikle, göçmen kökenli gençlerin meslek eğitimine yönelik eğitim imkânlarını artıran önlemleri destekleyecektir. Bu anlamda federal hükümet, eğitim alanında birlikte çalıştığı ortakları ile göçmen kökenli, eğitim alma ve meslek öğrenme konusunda istekli olan genç insanların uyumuna odaklanacak, «Gençlerin Meslek Hayatına Girişi İçin Özel Program (EQJ Programı)» kapsamında eğitim birliğinde bulunan partnerlerinin gösterdiği çabaları bir araya getirecek ve başarı elde etmiş olan bu programı, iş yerini kapsayacak biçimde destekleyip süresini uzatacaktır. Özellikle göçmen kökenli genç insanlar için EQJ programı, mesleki eğitim alanında bir köprü görevi görmüştür. Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) ve Alman-Yabancı İşadamları Birlikleri ile birlikte, 2010 yılına kadar, sahipleri yabancı kökenli olan işletmelerde, yeni meslek eğitim yeri sağlamaya yönelik «Meslek Eğitim Yeri için Aktif» isimli girişimi düzenleyecektir. «Yabancı İşletmelerdeki Mesleki Eğitimin Koordinasyonu» (KAUSA) da dahil olmak üzere, JOBS- TARTER isimli mesleki eğitim yapısal programı ile, özellikle göçmen kökenli gençlerin yararlanacağı, birlikte bölgesel mesleki eğitim arzının desteklenmesine ve mesleki eğitimin şu anki durumunun iyileştirilmesine katkıda bulunacaktır. kendi yetki alanında kalan kamu idareleri ve işletmelerinde, göçmen kökenli meslek eğitimi gören gençlerin sayısının artırılması için çaba gösterecektir. özellikle oturma hakkı bulunan ve ülkede kalması muhtemel gençlerin mesleki eğitim desteği ve BAföG bursu (üniversite öğrencilerine verilen devlet bursu) ile teşvik edilme olanaklarını genişletecek, çoğu zaman meslek hayatı için örnek alacakları bir model bulunmayan göçmen kökenli genç kadınlar için, «network.21» gibi eğitici programlarla bireysel, iş piyasası ve mesleki yönlendirme imkânları sunacaktır. Uyumun ana hatlarıyla ne kadar başarılı olduğunu iş piyasası belirlemektedir. Uyum, göçmen ailelerinden gelen bireylerin mesleki hayata etkin bir şekilde dahil oldukları durumlarda en iyi başarıya ulaşmaktadır. Ekonomi ve idare gelecekte daha yoğun bir şekilde göçmen kökenli bireylere ve özel dil ve kültürler arası bilgi sahibi personele ihtiyaç duyacaktır. Bu nedenle iş piyasasındaki uyumun, gerek sosyal ve sosyopolitik, gerekse iktisadi nedenlerle belirgin bir şekilde iyileştirilmesi acilen gereklidir. Göçmenlerin istihdam imkânlarının artırılması, iş hayatına yönelik önlemler ile danışmanlık, bilgilendirme ve iletişim imkânlarının ihtiyaçlara uygun hale getirilmesi ve işletme bünyesindeki uyumun geliştirilmesi, hedefe yönelik bir şekilde teşvik edilmelidir. «Kalifikasyon Yolu ile Uyum» (IQ) isimli danışmanlık ve bilgilendirme ağı, federal hükümet adına, Federal İş Ajansı ve sivil toplum örgütleriyle birlikte göçmenlerin, Alman kökenli göçmenlerin ve statüsü kabul edilmiş mültecilerin iş hayatındaki konumlarının düzeltilmesine yönelik yeni stratejiler geliştirmektedir. Sürmekte olan değerlendirmenin sona ermesiyle birlikte federal hükümet, başarılı eylem öneri ve gereçlerinin mevcut çalışma piyasası ile ilgili etkin önlemlere nasıl aktarılabileceğini ve kalıcı olarak uygulanacağını gözden geçirecektir. Federal hükümet, gelecekte de halkın her kesiminden adaylara kapsamlı fırsat eşitliği sağlamak amacıyla, kendilerinin mesleki eğitimi, uyumu ve teşviki için destek verecektir. Federal hükümet, işveren olarak taşıdığı sorumluluğun bilincindedir. Bu anlamda hükümet, mesleki nitelik, verimlilik ve becerileri doğrultusunda göçmen kökenli personelin oranını, elindeki imkânlar dahilinde artıracaktır. Bu bağlamda hükümet, dil ve kültürler arası yetilerin uygun bir şekilde dikkate alınmasını amaçlamaktadır. Federal hükümet, Alman Ekonomisi nin «Bir Fırsat Olarak Farklılık Almanya daki İşletmelerin Çeşitliliği Bildirgesi» isimli girişimine destek vermektedir. Hükümet bu anlamda «İşyerinde Çeşitlilik/İstihdam Kaynağı Olarak Çeşitlilik» isimli bir kampanya ve yarışma dizisini gerçekleştirerek, göçmenlerin, iş piyasasına ve meslek eğitimine uyumlarını daha iyi hale getirmeyi ve işletmelerin ve kamu yönetiminin istihdam ve personel politikasında daha çok dikkate alınmalarını amaçlamaktadır. Federal hükümet 2007 ile 2013 arası teşvik döneminde, ESF-Federal Programı nın hayata geçirilmesi bağlamında göç politikası ile ilgili hususlara büyük bir önem verecek ve Ulusal Uyum Planı nı bir dizi ek projeler ile destekleyecektir. ESF-Programı kapsamında, mesleki bağlamda Alman dilinin teşvik edilmesi, 2007 yılının ortalarından itibaren genişletilecektir. Bu teşvik, federal hükümetin sağladığı uyum kurslarını iş piyasasının gereksinimlerine göre tamamlayacak ve gelecekte, göçmen kökenli herkese açık olacaktır

9 Bilim dünyasında uyum Alman bilim sistemi yüksekokullar ve araştırma organizasyonları çok farklı alanlarda başarılı bir uyum örneği sunmaktadır. Bilim dünyası, dünyaya açık olmaktan ve işbirliği içinde yürütülen rekabetten beslenir. Almanya, burada yaşayan den fazla yabancı öğrenci ve yüksek vasıflı bilim insanını memnuniyetle ağırlamaktadır. Federal hükümet, bilim dünyası alanındaki uyuma destek vererek, dünya genelinde en iyilerin ülkeye kazandırılmasını ve Almanya nın yüksek öğrenim merkezi ve yeni fikirler ülkesi olarak uluslararası iyi bir konuma gelmesini amaçlamaktadır. Federal hükümet, eğitimini Almanya da almış olan veya sonradan gelmiş olan yetenekli ve üstün yetenekli yabancıları, gerek yüksek öğrenim ve gerekse bilim alanında desteklemeye büyük önem vermektedir özellikle göçmenlere özgü mesleki eğitim ve üstün yeteneklileri teşvik imkânlarını geliştirerek. Federal hükümet göç ve uyum konusundaki araştırmalara destek vermektedir. Federal hükümet, eyaletlerin yabancı öğrencilerin eğitim başarılarının artırılması ve bu öğrencilerin daha iyi seçilmesi, desteklenmesi, eğitim başarılarının daha iyi takibi ve yüksekokullarda daha iyi danışmanlık almaları konusunda yerinde katkıda bulunma doğrultusunda sarfettikleri çabaları memnuniyetle karşılamaktadır: Bu etkinlikleri aracı organizasyonlar çerçevesinde desteklemektedir. Federal hükümet, ülkeye göç eden yüksekokul mezunlarına çalışma hayatında nitelik kazandırma amaçlı projelerin teşvik edilmesine devam edecek ve bu projeleri, hedef gruplarına özgün biçimde geliştirecektir. Kadın ve genç kızlar Almanya da yaşayan ve göçmen kökenli olan bireylerin neredeyse yarısı kadın ve kızlardan oluşmaktadır. Bu nedenle uyum politikası, özellikle kadınları da hedef almalıdır. Kadınlar aynı zamanda aktif bir uyum politikası için merkezi bir dayanak ve motor konumundadırlar. Göçmen kadınlar, anne sıfatı ile bir sonraki kuşağın uyumunda anahtar bir konuma sahiptirler. Göçmen kökenli bir çok genç kız, okulda iyi sonuçlar alıp, Alman diline hâkimdir. Fakat aynı genç kızların, bu potansiyeli fayda sağlayıcı bir şekilde kullanma imkânları çoğu kez yoktur. Federal hükümet bu anlamda, göçmen kadınların sahip oldukları potansiyeli farklı hayat tasarımları doğrultusunda pekiştirmeyi, kadın ve genç kızların toplumsal ve siyasal hayata katılma imkânlarını desteklemeyi sürdürecektir. Kadınların uyumuna yönelik önemli katkılar arasında aşağıda belirtilenleri sayabiliriz: Ebeveynlere ve kadınlara yönelik uyum kursu saatlerinin artırılması, kurs düzenleyicilerinin nitelikli çocuk bakım imkânı sağladıklarına dair ispatla yükümlü kılınmaları, meslek eğitim yardımları ve BAföG bursu ile meslek eğitimi ve üniversite öğrenimi yapan yabancı öğrencilerin teşvik durumlarının iyileştirilmesi, meslek icrasının kolaylaştırılması konusunun örneğin meslek icra ruhsatında olduğu gibi- yeniden gözden geçirilmesi. Federal hükümet, kadın göçmenlerle arasındaki diyaloğa ve kadın göçmenlerin güçlendirilmesi ve onların devlet ve topluma katkıda bulunmaları için yapılan programlara desteğini sürdürecek ve gelecekte kadın göçmenlerin organizasyonlarını daha güçlü bir şekilde kendi proje planlama ve yürütme sürecine dahil edecektir. Zorla evlendirmeler, kişilerin sahip olduğu yaşam perspektiflerini yok etmekte ve bundan etkilenenlerin insan haklarını önemli ölçüde zedelemektedir. Federal hükümet, bu bağlamda zorla evlendirmelerle olan mücadelesini ve bu kişilere yardım elini uzatmayı sürdürecektir. Bu amaçla ilgili kişilerin, insan ve kadın hakları, zorla evlendirilme ve sığınabilecekleri güvenli yerler konusunda, her şeyden önce genişce bilgilendirilmesi ve aydınlatılması mecburidir. Federal hükümet bu çerçevede, kendi yetki alanı bünyesinde, internet üzerinden, mağdurlar ve yardım eden profesyoneller için erişimi kolay bir danışmanlık hizmetini model proje olarak deneceyecektir. Federal hükümet en kısa zamanda, zorla evlendirilmelerin kapsamı ve boyutuyla ilgili istatistiksel bilgi düzeyini artıracaktır. Federal hükümet, yeterli sayıda kadın sığınma evlerinin kurulması, hükümet ve eyalet yönetimlerine bağlı danışmanlık birimleri arasında güvenilir bir koordinasyonun sağlanması ve bu yerlerin sağlam bir finansmana kavuşturulması yönünde gereken katkıyı sağlayacaktır. Yerinde uyum Uyum ancak yerinde gerçekleşir. Bireyin yaşadığı ortam, uyum sürecinde merkezi bir fonksiyona sahiptir. Bu ortam, kişinin yaşamının odak noktasını oluşturur ve göçmenler ile yerli halkın temas noktasıdır. Bu nedenle sosyal birliktelik ve uyum imkânları açısından kişinin yaşam koşulları, yaşadığı çevrenin tasarımı ve gerek kamu, gerekse de özel alt yapı unsurları, önemli çerçeve koşullardır. Federal hükümet, yerel yönetimlerin sağladığı uyum hizmetlerini özellikle takdir etmektedir. Bu birimler, uyumu geleceğe yönelik bir görev olarak benimsemişler ve bir çok defa erken aşamada yerel yönetimler çapında faaliyet konseptleri geliştirmişlerdir. Yerel yönetim organizasyonları birliklerinin Ulusal Uyum Planı na sağladıkları katkı, il, ilçe ve belediye yönetimlerinin kendi gelişim görevlerini gereği gibi algıladıklarını ve büyük potansiyellerini göçmen ailelerinden gelen bireylerin uyumu için kullanmaya hazır olduklarını göstermektedir. Bu anlamda uyumun, belediyelerin toplu bir meselesi olduğu ve bu açıdan uzmanlık alanlarının ötesinde genel bir konsept gerektirdiği konusunda mutabakat bulunmaktadır. Özellikle eyleme geçme gereksinimi olan yerler, sık sık bir çok göçmenin de yaşadığı dezavantajlı semtlerdir. Bu mahallelerdeki ikamet ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik en önemli eylem aracı «Özel gelişim gereksinimi olan semtler Sosyal Şehir» isimli, federal devletin eyaletlerle birlikte yürüttüğü programdır. Federal boyutta 300 farklı belediyenin 450 semtinde yürütülen bu teşvik, inşaat yatırımları ile semt sakinlerinin sosyal yaşam koşullarının düzeltilmesine yönelik tamamlayıcı projeleri bir araya getirmektedir. Federal hükümet «Sosyal Şehir» isimli program kapsamında alınan önlemler için, yıllık finansal yardımlar sunmaktadır. Programın üçte bir giderlerini Federal hükümet karşılarken, eyaletler ve yerel yönetimler geri kalan üçte ikilik kısmını üstlenmektedirler. Bu programla göçmenlerin uyumu da desteklenmektedir. Bu kaynaklardan ayrıca, sosyal uyuma destek veren model projeler de finanse edilmektedir. Bu destek sürdürülecek ve gelecekte de, bugünün seviyesinde tutulacaktır. «Sosyal Şehir» isimli programın bütünsel sosyal mekan anlayışı, uzmanlık alanına göre, politikaların ve önlemlerin birbirine bağlantılı olarak, konular üstü yaklaşımla ele alınmasını gerektirmektedir. Tarafların ortak girişimi, federal düzlemde de, programların koordinasyonu ve mevcut eylem imkânları ve teşvikler hakkında geniş çaplı bilgi aktarımı ile gerçekleşmektedir. Bunun ötesinde federal hükümet, Sosyal Şehir kapsamında yer alan bölgelerde «İstihdam, Eğitim ve Yerinde Katılım» isimli bir program yürütmekte, ve bu programa Avrupa Sosyal Fonu ndan kaynak akmaktadır. Böylece sosyal alandaki hedefe yönelik kümeleşme, istihdam ve nitelik kazandırma projeleri ile pekiştirilmektedir. Programa 2007 ile 2013 arasındaki teşvik dönemi için daha yüksek bir finansman hacmi sağlanması söz konusudur. Gözlemleme ve değerlendirme, «Sosyal Şehir» programı kapsamında uyum projeleri açısından da, semt geliştirme konseptinin sabit bir ayağı olarak kabul edilmiştir. «Sosyal Şehir» programının transfer birimi üzerinden de gerçekleşen deneyim paylaşımı yoğunlaştırılacaktır. Federal hükümetin Deneysel Konut ve Kent Yapımı bünyesindeki Göç/Uyum ve Semt Politikası başlıklı model programında, göçmenlerin uyumunu teşvik etmeyi amaçlayan şehir imarı ile ilgili ileri götüren stratejiler ve eylem yaklaşımları uygulamada gözlemlenmekte ve denenmektedirler. Kültürel uyum Kültür ortak yaşamımızın önemli bir temelidir ve farklı kökene sahip insanlar arasında bağ oluşturmaktadır. Göç alan toplumların şekillendirilmesi aynı zamanda kültürel anlamda bir görevdir. Bu açıdan, kültürel çeşitlilikle ilgili uygun tavır, gerekli ve bir çok insan tarafından henüz öğrenilmesi gereken bir yetkinliktir. Federal hükümet, faaliyetlerini göçmenlerin kültürel uyumu üzerinde yoğunlaştırmış olup, ağırlık noktasını kültürel eğitime vermektedir. Kültürel uyumu desteklemek amacı ile federal hükümet, diğer projelerin yanı sıra, bu konuyu daireler üstü temel bir ödev olarak ele almak için «Kültür ve Uyum» isimli bakanlıklar arası bir çalışma grubu oluşturacaktır. uyum fikrini teşvik prensipleri arasına alacak ve kendisinin kültürel projelerin taşıyıcısı olduğu durumlarda bu hedeflere öncelik verecektir. International Council of Museums (ICOM)/Uluslararası Müzeler Birliği düzleminde «Müze Göç Kültür Uyum» isimli çalışma grubunun kurulmasını önerecektir. Altı ayda bir gerçekleşen Alman-Fransız Bakanlar Kurulu Toplantıları ve «Kültürler Arası Diyalog 2008 Avrupa Yılı» çerçevesinde, Fransa ve Büyük Britanya ile kültür politikası alanında uyum ve kültürel eğitime yönelik deneyim alışverişini ve hükümetler arası işbirliğini yoğunlaştıracaktır. Spor yolu ile uyum Spor, farklı kökene sahip insanların dostça ve sportmence bir araya gelmelerine önemli ölçüde katkı sağlar. Spor uyum alanında motor görevi görür

10 Spor kulüpleri ve federasyonları uzun yıllardan beri göçmenlerin uyumuna gayet doğal bir destek sağlamaktadırlar. Federal hükümet, spor aleminin, göçmen kökenli ailelerden gelen bireylerin uyumuna gösterdiği gönüllü faaliyeti takdir etmekte ve desteklemektedir. Göçmenlere yönelik spor faaliyetleri, tüm göçmenler için sosyal, kültürel, dil ve uzaklık açısından ulaşılabilir ve cazip olmalıdır. Belirli hedef gruplarına yönelik faaliyetler, özellikle göçmen ailelerden gelen kadınlar ve kızlar için önemli bir rol oynamaktadır. Yerinde sunulan ve kamuya açık faaliyetler, klüplerin yanı sıra iyi bir başlangıç oluşturmaktadır. Federal hükümet 1989 yılından beri «Spor yolu ile uyum» programına destek vermektedir. Bu program sayesinde geçen 18 yıl zarfında, sporun uyum potansiyeli ile ilgili geniş bilgi edinilmiştir. Federal hükümet bu deneyimlere dayanarak, «Spor yolu ile uyum» isimli programın etkinliğini gelecekte daha da artırmak istemektedir. Hükümet bununla ilgili olarak, programın elde ettiği sonuçların değerlendirilmesine yönelik, geniş kapsamlı bir bilimsel araştırma yürütecektir. Bunun yanı sıra spor alanında çok fazla sayıda uyum projesi bulunmaktadır. Farklı programlar arasındaki tecrübe alışverişini artırmak ve projelerin birbirleri ile koordinasyonunu sağlamak amacı ile federal hükümet bölgeler üstü ve bölgesel projelerin belgelendirilmesi amacı ile bir bilgilendirme platformu oluşturacaktır. Federal hükümet, spor dünyasının kültürler arası açılım yönünde gösterdiği çabalarını «Uyum Forumu. Biz de katılıyoruz.» isimli kamuoyu kampanyası ile desteklemektedir. Medya yolu ile uyum Medya göçmenlerin kamu önünde nasıl algılandıklarını belirlemekte ve uyum konusundaki görüş oluşumunu etkilemektedir. Bu nedenle medyaya özel bir sorumluluk düşmektedir. Gerek kamuya gerekse özel girişimcilere ait medya grupları, göçmenlerin toplumsal uyumları yönünde geniş çaplı önlemler almışlardır. Bunun için kendilerine özellikle teşekkür borçluyuz. Haber ve program yapımının bağımsız olduğunu ve medya politikasının eyaletlerin yetki alanında olduğunu göz önünde bulundurarak, federal hükümet, medyanın uyum politikası açısından sağladığı katkıya diğerlerinin yanı sıra aşağıdaki önlemlerle destek vermektedir. Federal hükümet prodüktörlerin, program planlamacısı ve geliştiricilerinin yer aldığı düşünce atölyeleri kapsamında, televizyon için hazırlanan bütünleştirici ve yenilikçi program formatlarına destek sağlamaktadır. Hükümet bunun için Grimme-Enstitüsü, Civis Medya Vakfı, Deutsche Welle ve Uyum ve Televizyon isimli federal bazdaki girişimle işbirliği yapmaktadır. Federal hükümet Dışişleri Bakanlığı nın Ernst- Reuter-Girişimi kapsamında, Türk ve Alman medyasının, bir atölye çalışması veya üst düzey televizyon sorumlularının katıldığı Türk-Alman Televizyon Konferansı gibi işbirliği girişimlerine verilecek teşvikleri incelemektedir. Yurttaşlık angajmanı yolu ile uyum Uyum, sivil toplumun çok yönlü katkıları olmadan gerçekleşemez. Yurttaşlık angajmanı, sosyal dayanışma sağlar ve uyum için başarılı bir katalizatör görevini görür. Eşit haklara sahip şekilde topluma katılma ve topluma şekil verme yönündeki somut tecrübe, kimlik oluşumuna olumlu etki eder ve kişinin eylem yetkinliğini artırır. Göçmen ailelerden gelen bireylerin bulundukları toplumun derneklerinde, birliklerinde, kurum ve kuruluşlarında olduğu gibi, göçmen kuruluşlarında gösterdikleri gönüllü faaliyetler, çok yönlülüğü giderek artan toplumumuzu zenginleştirmektedir. Ancak gönüllü faaliyetlerin teşvike ve hedefe yönelik yönlendirmelere de ihtiyacı vardır. Bu anlamda federal hükümet, politikalarını giderek artan biçimde göçmenlerin ve kuruluşlarının eşit katılımının teşvikine yöneltecektir. Federal hükümet kendisi tarafından hazırlanan programlarda, yine hükümet tarafından desteklenen alt yapı ve genel ağ kurma projeleri ile ihalelerin yanı sıra, kurul ve uzmanlık kurullarına yapılacak atamalarda, göçmenlerin veya onların kurduğu organizasyonların uygun katılımını sağlayacaktır. Federal hükümet, altyapı projelerinde kültürler arası açılımın ve ağ kurulmasının yoğunlaştırılmasını teşvik kriterine dönüştürecek ya da bunları teşvik anlaşmalarında özellikle güvence altına alacaktır. Kurumsal olarak teşvik edilen kurumların, personel geliştirme konseptleri ile projelerde göçmenlerin eşit haklara sahip şekilde katılımını sağlamaları talep edilecek. Eşit katılımın sağlanması, en çok göçmen organizasyonlarının desteği ve nitelik kazanmalarını gerektiren bir süreçtir. Federal hükümet, proje geliştiren göçmen organizasyonlarına nitelikli yardım sunacak ve bunun için göçmen organizasyonlarının kuracağı ağları destekleyecektir

11 Eyalet Yönetimlerinin Ulusal Uyum Planı na Katkıları Hep birlikte daha çok uyuma doğru Uyumun toplumumuzun birlikteliği ve gelecekte var olabilmesi açısından öneminin bilincinde olan eyalet yönetimleri, Ulusal Uyum Planı na ortak katkıda bulunmaktadırlar. Bu anlamda, eyalet yönetimleri geçen yıllar içerisinde çok farklı önlemleri bir araya getiren ve eşgüdüm sağlayan uyum politikasına yönelik genel konsept ve prensipler geliştirmişlerdir. Eyalet yönetimleri gerek eyalet ve gerekse yerel yönetimler bazında, tartışma süreçleri başlatmış ve bunlara erkek ve kadın göçmenlerin yanı sıra farklı toplumsal grup ve organizasyonların katılmalarını sağlamışlardır. Eyalet yönetimleri, Ulusal Uyum Planı insiyatifinden dolayı Federal Başbakan a teşekkür ederler. 14 Temmuz 2006 tarihli Uyum Zirvesi ne yapılan davetle, tüm devlet kademeleri ile sivil toplum tarafından yürütülen ve hem yoğunluğu hem de yaygınlığı açısından Almanya da o ana kadar ulaşılamamış bir tartışma süreci başlatıldı. Bu diyalog ile, uyum politikasının hedefleri ve temel içeriği hakkında daha iyi bir anlaşma sağlandı. Bu noktada göçmenlerin ve onların kurduğu organizasyonların çalışma gruplarının işleyişine dahil edilmeleri ve onların aktif katılımı önemli bir rol oynamaktadır. Bu kişilerin gönüllü faaliyetleri Ulusal Uyum Planı üzerindeki çalışmalarda önemli ölçüde belirleyici olmuştur. Bu bağlamda eyalet yönetimleri, çalışma gruplarında görev alan tüm katılımcılara teşekkürlerini ve ifa ettikleri çalışmaları için takdirlerini sunarlar. Eyaletler, çalışma gruplarının hazırladıkları kapanış raporlarını ilerideki uyum politikalarının tasarlanmasında kullanacaklar ve başlatılan diyalog sürecini canlı tutacaklardır. Federal hükümet, eyalet ve yerel yönetimler, uyum politikalarında ortak sorumluluk taşımaktadırlar. Öte yandan ne federal hükümetin, ne de eyalet ve yerel yönetimlerin tek başına başarılı bir uyum politikası sürdürmeleri mümkün değildir. Ancak ve ancak federal hükümet, eyalet ve yerel yönetimler ve sivil toplumun işbirliği ve organize çabaları etkin, pratik ve vatandaşlara yönelik bir uyum politikasının yürütülmesini sağlayabilir. Eyalet yönetimleri, federal hükümet, yerel yönetimler ve sivil toplum ile birlikte yürütecekleri işbirliğinin başarıya ulaşması yönünde üstlenecekleri sorumluluğun farkındadırlar. Tüm eyaletlerde uyum politikası, Federal Almanya için geleceğe yönelik merkezi toplumsal bir görev olarak görülmektedir. Uyum ancak yerinde başarıya ulaşabilir. Göçmen kökenli insanların uyum sürecinin başarılı olup olmayacağı belediyeler, kent ve semtlerde belli olur. Fırsatlar ve sorunlar burada ortaya çıkar. Toplumsal hayata katılan herkesin barışcıl ve eşit haklara sahip olarak birlikte yaşamalarının temeli belediyelerde yatar. Eyalet yönetimleri, yerel yönetimlerin sağladıkları çeşitli katkıları takdir etmektedirler ve bunların geliştirilmesi için belediyelerle birlikte çalışacaklardır. Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği nin Ulusal Uyum Planı na yaptığı katkı, belediyelerin sorumluluklarının bilincinde olduklarını ve göçmen kökenli bireylerin uyum sürecini şekillendirme potansiyellerini sunmaya bundan sonra da hazır olduklarını göstermektedir. Eyaletler, Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği nin sağladığı katkının, Ulusal Uyum Planı nın bir parçası haline getirilmesini talep etmektedirler. Eyaletler görüş birliği içinde, uyum politikasının kararlılıkla, toplumun tüm katmanlarını ilgilendiren çapraz bir görev olarak algılanması, buna uygun olarak organize ve koordine edilmesi gerektiğini düşünmektedirler. Uyum politikası, alınan politik önlemlerin genel toplamından çok daha ötesidir. Uyum, eyalet politikasının tüm katmanlarını ilgilendirir ve tüm birimler tarafından ele alınması gerekir. Eyaletler geçtiğimiz yıllarda, uyumun artan önemine yönetim yapılarını uygun hale getirerek yanıt vermişlerdir. Eyaletler, görüş birliği içinde kapsamlı bir uyum politikası anlayışını benimsemektedirler. Eyaletler aynı şekilde uyum ile ilgili farklı önlemleri daha organize biçimde birbirine uyumlu hale getirme, bunları genel konseptlere oturtma ve kendi sorumluluklarını kesin olarak belirleme yönündeki faaliyetlerini sürdüreceklerdir. Bu bağlamda tüm eyaletler için «Hedef Birliği Yöntem Çeşitliliği» prensibi geçerlidir. 16 ayrı eyalette göç ve göçün, uyuma yönelik doğurduğu taleplere ilişkin farklı politik, sosyal ve altyapısal şartlar mevcuttur. Bu şartlar doğrultusunda bir dizi uyum politikası prensibi geliştirilmiştir. Uyum politikası iki büyük farklı görev içermektedir. Bütün eyaletlerin karşılaştığı bir büyük görev, Almanya da dünyaya açıklığı, hoşgörüyü ve barış içerisinde bir arada yaşamayı pekiştirmektir. Diğer görev ise, özellikle Almanya nın batı eyaletlerinin uyum açığının giderilmesidir. Göçmen kökenli bireylerin ve bu arada eğitim imkânlarına yeterince ulaşamayan katmanlara dahil olan «misafir işçi aile»lerinin büyük bir kısmı bu eyaletlerde yaşamaktadır. Bu kişilerin gelecek perspektifi ve elbette bu kişilerin çocukları ve dolayısı ile ülkemizin gelecek perspektifi açısından eğitim, çalışma hayatı ve sosyal politikalar için önemli çabalar gösterilmesi gerekmektedir. Değişik eyaletler arasında, göçmen kökenli insanların sayısı, bu insanların özellikleri, uyum altyapısı ve uyum politikası açısından alınacak önlemlere ilişkin, büyük farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklılık ve çeşitlilik, Federal Almanya nın sahip olduğu federal yapının bir sonucu ve tabii ki gücüdür. Aynı zamanda, eyaletler uyum politikası ile ilgili olarak belirli prensipler doğrultusunda anlaşmaya varmış ve bununla ilgili olarak 7 Temmuz 2006 tarihinde Eyalet Meclisi nde karar alınmıştır. Ancak eyaletler arasında kullanılan kavramlar arasında da belirli farklılıklar bulunmaktadır. Tüm eyaletler çok katmanlı bir durum olan göç gerçeğinin dilimize de yansıtılması ve sadece yabancı ve Alman kavramları arasında ayırım yapmakla yetinilmemesi yönünde çaba sarf etmektedirler. Tüm eyaletler, gerek kişilerin kökenleri ile ilgili niteliklerini ve gerekse aidiyetini göz önünde bulunduran bir tanımlama çabası içerisindedir. Eyalete bağlı olarak «göçmenler», «göçmen kökenli insanlar» veya «göçmen geçmişli insanlar» gibi tanımlar tercih edilmektedir. Elinizdeki bu durum tespit raporunda sözü geçen kavramlar, eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. Eyaletler, federal hükümet ve sivil toplum örgütleri ile birlikte yürüttükleri yakın işbirliğinin yanı sıra, eyaletler arasındaki diyaloğa süreklilik kazandırılmasını şart olarak görmektedirler. Burada amaç, uygulamadaki olumlu veya olumsuz deneyimlerini paylaşmak ve anlamlı ve mümkün olacağı görülen durumlarda ortak stratejiler geliştirmektir. Bu nedenle eyaletler Ulusal Uyum Planı üzerindeki ortak çalışmadan sonra işbirliklerini geliştirme ve «iyi uygulama» doğrultusunda, uyum politikası ile ilgili program ve önlemler konusunda düzenli bir bilgi alışverişini sağlama taahhüdünde bulunurlar. Eyaletlerin uyumdan sorumlu bakanları/senatörleri, Ulusal Uyum Planı nın hayata geçirilmesi aşamasında ve uyum politikası ile ilgili güncel soruların ele alınmasında bundan sonra da biraraya geleceklerdir. Adı geçen yetkililer, Kuzey-Ren Vestfalya eyaleti ile Schleswig-Holstein eyaletlerini, 2008 yılının ilk üç ayı içersinde, 16 ayrı eyalette elde edilen iyi uygulama örneklerinin tanıtımının yanı sıra, gelecekteki işbirliğinin biçim ve yönteminin görüşüleceği bir toplantıya davet etmekle görevlendirmişlerdir. Uyum ile ilgili sorumluluk, farklı eyaletlerde farklı bakanlıklara dağıtılmıştır. Bundan bağımsız olarak uyum politikasının yönetim organizasyonu açısından farklı eyaletler arasında bağlantılar bulunmaktadır. Bir dizi eyalette işin koordinasyonu (Kabine Kurulu, Müsteşarlar Kurulu, Bakanlar arası Uyum Çalışma Grubu) özel komisyonlara bırakılmış olup, bu komisyonlar ilgili birimlerin gösterdikleri faaliyetler arasında daha iyi koordinasyon ve yönlendirme sağlamakla görevlendirilmişlerdir. Bakanlıklar arasında kurulan ağın ötesinde, çok sayıda eyalette farklı yapılara sahip kurullar olup, bu kurullarda eyalet hükümetlerinin temsilcileri ile sivil toplum örgütü temsilcileri örneğin ekonomiden, sendikalardan, bilim çevrelerinden, sosyal refah kuruluşlarından, kilise ve dini cemaatlerden, göçmenlerin kurdukları organizasyonlardan vb. yapılandırılmış bir diyalog sürecinde bir araya toplanmış bulunmaktadırlar. Bunun da ötesinde, bazı eyaletlerde uyum, yabancılar ve Alman asıllı göçmenlerden sorumlu görevliler çalışmaktadırlar. Kısmen, yerel yabancılar ya da uyum sorumlularının eyalet çapında örgütlenmiş çatı örgütleri mali açıdan desteklenmekte, kısmen de göçmenlerin yabancılar ya da uyum meclislerine katılımına dair varolan olanaklarının, katılımı teşvik etmek ve yerel yapılarla daha iyi bir bütünleşme sağlamak amacıyla daha çok geliştirilmesi istenmektedir. Yürütülen çok sayıdaki uyum politikasına yönelik program ve önlem ile ilgili saptama ve öneriler, İkamet Yasası nın 45. maddesi doğrultusunda eyaletlerin de aktif rol aldığı federal bazdaki uyum programı kapsamında gerçekleştirilmektedir. Uyum, eyaletlerin görüşüne göre tek yanlı bir uyum süreci olmayıp aksine bir yandan göçmenlerin, öte yandan da onları kabul eden toplumun dürüst bir diyaloga açık olmasını gerektirir. Eyaletler, uyumdan, insanların dostça yan yana yaşamalarından çok daha 22 23

12 fazlasını anlamaktadırlar. Uyum, karşılıklı bir saygı kültürünü şart koşar. Bu noktada teşvik ve talep etme prensibi geçerlidir. Bu prensip bir yandan göçmenler ve ailelerinin yetenek ve potansiyellerini ortaya koymalarını ve bunun için de uyum önerilerinden faydalanmalarını anlatır. Göçmenler, kendi güçleri ile bir noktaya ulaşamadıkları anda, kendilerini kabul eden toplumdan dayanışma ve destek elde edeceklerdir. Eyaletler Alman dilinin yeterince bilinmemesi, sosyal alanların birbirinden görülür biçimde ayrılması ve göçmenlerin kendi etnik gruplarına özgün ortamlara geri çekilmelerini, başarılı bir uyuma en büyük engeller olarak görmektedirler. Bunun sonuçları okulda, meslek eğitiminde zorluklar, yüksek işsizlik oranı ve de kısmen dini motifleri olan uyum düşmanı akımların güçlenmesidir. Eyaletler uyum politikasının sadece devlete düşen bir görev olmadığını, sivil toplum örgütlerinin de aktif katılımına olduğu kadar, göçmenlerin bireysel olarak uyuma hazır olmasına bağlı olduğu yönünde görüş birliği içerisindedirler. Eyaletler bu ülkede yaşayan herkesin bu ülkenin anayasası ile eyaletlerin anayasalarını açık bir şekilde benimsemesini ve ülkemizde geçerli olan temel hak ve değerlere, özellikle de demokrasi, hukuk devleti, insan onurunun korunması, kendi geleceğini tayin hakkı ve kadın erkek eşitliği olmak üzere, saygı göstermesini beklemektedirler. Uyum ancak devlet ve topluma ait kurumların da göçmenlere açık olması ve göç gerçeğinin gereklerini yerine getirmeleri durumunda başarıya ulaşabilir. Bunun için eyaletler, yönetim birimlerini kültürler arası diyaloğa açmayı hedeflemektedir. Buna, bütün kamu hizmetlilerine yönelik nitelik kazandırma önlemlerinin alınması ve göçmen kökenli insanların oranının artırılmasına dair çabalar dahildir (bakınız S. 27, «İşveren olarak Eyaletler»). Eyaletler görüş birliği içerisinde eğitime ve Alman dilinin okul öncesi çağda öğrenilmesine büyük önem vermektedirler. Eyaletler uyuma destek veren dil eğitimi teşvik konseptlerinin içeriklerini geliştireceklerdir. Tüm çocuklar için dil beceri durumunun mümkün olduğunca erken dönemde tespiti de bu açıdan değerlendirilmelidir. Özellikle son yıllarda tüm eyaletlerde kamuoyu, halk içerisindeki dini çeşitliliğe doğru giden gelişmeyle birlikte, uyum politikası açısından doğan zorluklara karşı daha bilinçli haldedir. Eyaletler bu konudaki kültürel egemenliklerinden kaynaklanan özel sorumluluklarının bilincinde olup, bu bağlamda özellikle Müslümanların kurdukları örgütlerle yapısal ve kalıcı bir diyalog arayışı içerisine girmişlerdir. Eyaletler büyük bir maddi yatırımda bulunarak, önemli çabalar sarf etmekte ve çok farklı genel ve özel uyum teşvikleri sunmaktadırlar. Eyaletlerin ortak görüşüne göre mevcut altyapı yeterince güçlü olup, göçmenlik öyküsü bulunan insanların uyum potansiyelinin artırılmasına önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır. Aşağıdaki metinde eyaletler, Ulusal Uyum Planı için geçerli olan uyum politikası bağlamında harekete geçilmesi gereken noktalarla ilgili olarak, ortak konumlarını ortaya sermektedirler. Burada belirtilen politik görüş ve önlemlerin çapı ve gerçekleşme zamanı, eyalet parlamentoları tarafından serbest bırakılan bütçe imkânlarının izin vermesi koşulu ile ifade edilmişlerdir. Yerinde uyum Uyum, yerinde gerçekleşir! Göçmen kökenli olan ve olmayan kişilerin karşılaşmaları kent ve beldelerde, semt ve yerleşim birimlerindeki komşuluk ortamlarında olur. Uyumun başarılı olup olmadığı beldelerde görülebilir. Uyumun başarıları ve tabiî ki sorunlar da en belirgin şekilde buralarda hissediliyor. Bu nedenle uyum, kişinin yaşadığı yerde, kamu yönetimlerinde, çalışma yerinde, okullarda, çocuk yuvalarında ve göçmenlerin katkıları ile amacına ulaşır. Sosyal alanda gelişim Eyaletler, merkezi uyum politikası unsurları olarak beldelere büyük önem vermektedirler. Bağlı bulunduğu ilçeleri olmayan kentler, ilçe ve beldeler, büyük bir personel ve finansal kararlılıkla uyum vazifesini üstlenmektedirler. Bu noktada eyaletler, farklı beldelerdeki uyumun gereksinimlerinin mevcut sosyal yapı ve göç eden halkın sayısı ve bileşimi doğrultusunda önemli farklılıklar gösterdiğini saptamışlardır. Uyumun başarıya ulaşabilmesi için, göç eden insanların sosyal mekan yoğunlaşmalarının doğurduğu sorunların üstesinden gelinmesi gerekmektedir. Sosyal mekandaki gelişme açısından Avrupa Birliği, federal hükümet ve eyaletlerin entegre kent gelişimi ile ilgili programları son derece önemlidir. Bu anlamda eyaletler, artırılan teşvik imkânlarının çok daha güçlü biçimde uyum yönünde kullanılması için çaba göstereceklerdir. Eğitim yolu ile uyum Eğitim, uyumun başarılı olmasında en önemli kaynaktır. Devletin üstlendiği eğitim ve öğrenimin en temel alanlarından birisi de, yetişen nesil için genel ve mesleki eğitim hakkını teminat altına almak, kişiliğin serbestçe gelişimini teşvik etmek, çocuk ve gençleri geniş çaplı biçimde toplum ve meslek hayatında üstlenecekleri görevlere hazırlamaktır. Eyaletler arasında anayasanın yüklediği bu görevin, özellikle göçmen kökenli öğrencilere karşı da yerine getirilmesi gerektiği yönünde derin bir mutabakat vardır. Gençlik ve Eğitim Bakanları Konferansının şu ana kadar aldığı kararlar temelinde eyaletler aşağıdaki fikirleri savunmaktadırlar. Anaokullarında erken dönemde teşvik Eyaletler günlük çocuk bakım kurumlarının, eğitim görevine okul öncesi eğitim kapsamında şekil kazandırmak ve uygulanmasını sağlamak için ortak bir çerçeve oluşturmak üzere zaten uzlaşmışlardır. Bu çerçeve tüm eyaletlerde mevcut eğitim ve yönlendirme planları ile eyalet düzeyinde somutlaştırılacak, içi doldurulacak ve genişletilecektir. Bu ortak çerçeve kapsamında eyaletler yorumlama ve uygulama anlamında kendilerine en uygun yolu izleyeceklerdir. Ana okulu seviyesindeki uygulama çabalarının ön planında temel yetkinliklerin aktarılması ve kişisel kaynakların geliştirilmesi ve pekiştirilmesi bulunmaktadır. Dil eğitimi, çocuk yuvalarına verilen eğitim görevinin yerine getirilmesinin önemli bir unsurudur. Bu nedenle dil eğitiminin teşvik edilmesi, bütünsel ve çocuğun bireysel ihtiyaçlarına uygun olarak değerlendirilmelidir. Bu teşvikin başarılı olabilmesi için çocuğun çevre ile ilişkisine yansıtılmalıdır. Bu nedenle de mümkün olduğunca erken ve düzenli olarak başlamalı ve sistematik bir yapıya sahip olmalıdır. Teşvikin çocuk yuvalarında mümkün olduğunca erken dönemde başlaması, gerek nitelik ve gerekse nicelik yönünden ihtiyaca uygun bir bakım imkânını gerektirmektedir. Dil eğitiminin teşvik edilmesi bağlamında eyaletler, dil eğitimi konusunu verilen eğitim hizmetleri kapsamında çapraz bir görev olarak çocuk yuvalarının konseptlerine aktarmayı amaçlamaktadırlar. Çocuk yuvaları ve ilk okullar için ortak ya da yakın bir ilişki ile birbirine bağlı eğitim ve öğretim planları tüm eyaletlerde hazırlanmıştır veya hazırlanmak üzeredir. Çocuk yuvalarının dil eğitimini teşvik imkânları ile ilk okula giriş aşamasındaki beklentiler arasındaki uyumun sağlanması son yıllarda önemli ölçüde artış göstermiştir. Dil becerilerinin tespitine yönelik yöntemler ya da dil yeteneği ile ilgili okul öncesi gözlemler ve buna bağlı olarak ihtiyaç halinde sağlanan destek, aradan geçen dönem içerisinde tüm eyaletlerde uygulanmakta veya planlama aşamasındadır. Bu anlamda eyaletler nerede ise tamamen veya yüksek oranda göçmen kökenli çocukların devam ettiği kurumlara, etkin bir telafi edici özelliğe sahip dil eğitimini sağlamak için ek teşvik önlemleri alınmasını amaçlamaktadırlar. İyi uygulama örnekleri ile ilgili bilgiler edinmek amacı ile eyaletler bu önlemlerin başarısını sürekli olarak denetlemeyi ve ulusal rapor oluşturma çerçevesinde, eyaletlere yönelik raporlar temelinde bilgi alışverişine girmeyi amaçlamaktadırlar. Dil eğitimine yönelik teşvik önlemlerinin uygulamaya geçirilmesi için eğitmenlere nitelik kazandırılması kaçınılmazdır. Eyaletler şu an itibarı ile bu nitelik kazandırma önlemini hayata geçirmeye yönelik farklı önlemleri gözden geçirmektelerdir. Eyaletler, bu konularda alacakları kararları kendi aralarında düzenli bir şekilde yaptıkları bilgi alış verişine dahil etmeyi taahhüt ederler. Dil eğitiminin teşviki/okullarda çok dillilik Alman dilinin eğitim ve iletişim dili olarak mutlak önemi üzerinde mutabakat bulunmaktadır. Aynı şekilde Alman dili konusunda eksiklik gösteren tüm çocuklara, kendilerine ders ve eğitime eşit haklarla katılma imkânı veren bir ek eğitim verilmesi yönünde de mutabakat bulunmaktadır. Eyaletler bunu tüm öğretmenlerin ve derslerin yerine getirmesi gereken bir görev olarak kabul etmekte olup kendi yetki alanlarında, tüm okul formlarında ve tüm okul kademelerinde, ihtiyaç duyulması halinde destekleyici dil eğitimi verilmesi için çaba göstermeyi amaçlamaktadırlar. Aynı şekilde önümüzdeki beş yıl boyunca, tüm öğretmenlerin dersteki dil eğitimi görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli olan meslek içi eğitim programlarını sunmayı taahhüt etmektedirler. Alman dilinin öğrenilmesinin yanı sıra, tüm eyaletler çocuklar ve gençler için çok dilli olarak büyümenin önemini tanımaktadırlar. Bu, göçmen kökenli çocuk ve gençlerin kökenlerine veya ailelerine ait dilleri de kapsamaktadır. Bu anlamda günlük okul hayatında çok dilliliği uygun biçimde dikkate alan uygun önlemler saptanmalıdır. Eyaletler ulusal eğitim raporları bazında, çok dilliliğin teşvik edilmesi konusunda sürekli bir görüş alışverişine girmeyi taahhüt etmektedirler. Ebeveyn çalışmaları Eyaletler ebeveynlerin okullarda gösterdiği uyumu teşvik edici çabaların önemini takdir etmektedirler. Özellikle geçmişi göçmen kökenlere dayanan ebeveynlerle çalışmaların güçlendirilmesine ilgi göstermektedirler.eyaletler öncelikle, ebeveynlere yönelik çalışma kapsamında, göçmen dernekleri ile birlikte ortak bir açıklama yapmak niyetindeler. Eyaletler, göçmen kökenli aileler, çocuk yuvaları ve diğer kurumlar arasında dil ve kültür köprüsü oluşturacak olan çok dilli, gönüllü ebeveynlerden faydalanılması ve kendilerine nitelik kazandırılması olanağını incelemektedirler. Eyaletler, erken yaşta eğitim, erken yaşta 24 25

13 yuvaya devam ve dil gelişimi konularını kapsayan, ebeveynlere yönelik, sistematik ve hedefe yönelik broşür ve bilgilendirme kitapçıklarının devreye sokulmasından yanalar. Tüm gün okullar Tüm gün öğrenim veren okullar öğrenme, eğitim ve yetiştirme için daha fazla zaman sunmaktadırlar. Tüm gün süren okullar özellikle sosyal yönden dezavantajlı konumda ve eğitimden uzak ailelerin çocukları için dil, kültür ve sosyal açıklarını kapatma doğrultusunda büyük bir fırsat sunarlar. Eyaletler düzenli aralıklarla, tüm gün süren eğitim şeklinde genel eğitim veren okulların gelişimi ile ilgili istatistiksel raporlar hazırlamaktadırlar. Eyaletler, federal hükümet tarafından finansal olarak desteklenen tüm gün eğitim veren okul programını, 2009 yılına kadar belirlenen kapsamda sürdürecek ve tüm gün eğitim veren okulların oranını sürekli olarak artıracaklardır. Bunun da ötesinde eyaletler, düzenli olarak eğitim raporlarında tüm gün eğitim ile ilgili gelişmelere yer vermeyi taahhüt etmektedirler. İşbirliği Eyaletler çocukların daha iyi teşvik edilmesi açısından yuva ve okullar arasında işbirliğinden yanadırlar. Bu işbirliği, gençlere yönelik yardım kurumlarının konseptine ve okul çalışmalarına, örneğin okul programlarına dahil edilmelidir. Okul başarısının ve okul sisteminin geçirgenliğinin artırılması Eyaletler arasındaki farklılıklardan bağımsız olarak sınıfını tekrar eden, okulu yarım bırakan ve herhangi bir diploma almadan okuldan ayrılan öğrencilerin sayısı, Alman okullarında çok yüksektir. Bundan ise en çok göçmen kökenli çocuk ve gençler ve yine bu grup içerisinde de genç erkekler ve genç erkek çocukları etkilenmektedir. Eyaletler PISA-araştırmasının ilk sonuçlarının açıklandığı günden itibaren bu durumun farkındadırlar ve bu durumun düzelmesi için belirli önceliklere sahip faaliyet alanları geliştirmişlerdir. Elbette bu noktada kısa süreli başarılar beklenmemelidir, çünkü bunun için sadece başarıyı esas alan bir desteği öngören okul kültüründen, bireysel teşvik ve desteği daha çok dikkate alan bir okul kültürüne geçişte, zihniyet değişikliği gerekmektedir. Eyaletler, kendi yönetimleri altındaki okullarda başarı oranlarının artırılmasına yönelik alınan iyileştirme önlemlerini, etkinlikleri açısından sürekli olarak denetleyecekler ve ulusal eğitim raporları çerçevesinde düzenli olarak bu konuda rapor hazırlayacaklardır. Eyaletler ortak şekilde, önümüzdeki beş yıl içerisinde okulu yarım bırakan ve sınıfını tekrar eden öğrencilerin sayısını azaltmak ve göçmen kökenli çocuk ve gençlerin ortalamasını diğer kız ve erkek öğrencilerin genel ortalamasına indirmek hedefini gütmektedirler. Bazı eyaletler kendi yönetimleri altındaki okullarla hedef mutabakatları belirleyecek, diğerleri ise farklı projeleri deneyeceklerdir. Bu önlemlerin etkinliği üzerine eyaletler, düzenli aralıklarla bilgi paylaşımında bulunacaklardır. Aynı zamanda hepsinin ortak hedefi mevcut okul sistemlerinin kendi içerisindeki geçişkenliğini etkin şekilde teşvik etmektir. Burada da gelecekte göçmen kökenli çocukların ve gençlerin ileri eğitime geçiş oranları sistematik olarak saptanacak ve sayılarının diğer tüm çocuk ve gençlerin oranına eşitlenmesi hedef alınacaktır. Uyumun teşvik edildiği bir yer olarak okul Çocuk yuvaları, okul ve yüksekokullar uyumun en başarılı şekilde uygulandığı yerlerdir. Buna rağmen uyum otomatik olarak kendiliğinden gerçekleşmez. Uyum taraflardan yüksek oranda istek, zaman, çaba ve açıklık ister. Bu anlamda eyalet hükümetleri yüksek oranda göçmen kökenli çocukların ve gençlerin devam ettiği okullarda uyum çalışmasını gerektiği ölçüde yürütebilmek için daha fazla çaba sarfedilmesi gerektiğinin bilincindedirler. Bu açıdan bu okullar için öğrenci sayısının azaltılması, öğretim personelinin artırılması veya öğretim görevlilerinin gençlere sağlanan yardımlar alanından sosyo-pedagojik uzmanlarca desteklenmesi biçiminde de olsa, özel kaynaklara ihtiyaç duyulduğu yönünde mutabakat bulunmaktadır. Bu okulların özel donanımlı personele ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu ihtiyaca bir yandan özel kültürler arası yetkinliklere sahip personel (örneğin uyum rehberleri) ile, öte yandan göçmen kökenli öğretim görevlileri, eğitmenler veya sosyal danışmanların sayısının artırılması ve de tutarlı bir meslek içi eğitimle yanıt verilebilir. Kültürler arası yetkinliklerin edinilmesine yönelik modüller, öğretim görevlilerinin eğitimi için belirlenen yeni standartlara şimdiden dahil edilmişlerdir. Eyaletler burada belirlenen önlemleri hızla uygulamaya koyacaklardır. Mesleki eğitim ve meslek eğitimi veren okullar Göçmen kökenli gençler dual eğitim sistemine geçişte büyük zorluklar yaşamaktadırlar. Genel eğitim veren okullardaki mesleki yönlendirmenin amacı, bilhassa katı ve cinsiyete bağlı meslek tercihlerinin aksine geleceğe yönelik meslek alternatiflerini sunmaktır. Mesleki eğitim veren okullarda eğitim için kullanılan mesleki uzmanlık diline büyük bir önem atfedilmektedir. Eyaletler dil eğitiminin mesleki kullanıma yönelik bu yönüne büyük ağırlık vermektedirler. Yönetimler şu ana kadar alınan önlemlerin kapsamını ve etkinliğini ve personele nitelik kazandırılmasında göçmen kökenli gençlerin yoğunlukta olduğu sınıflardaki özel koşulların dikkate alınmasını denetleyeceklerdir. Eyaletler yüksek oranda göçmen kökenli genç öğrencileri bulunan meslek okullarının da gereken çapta uyum çalışması yapabilmek için desteğe ihtiyaçları olduğunun bilincindedir. Bu okulların da özel bir takım ihtiyaçlarının sağlanması konusunda mutabakat vardır. Bu, öğrenci sayısının düşürülmesi, göçmen kökenli öğretim elemanlarının sayısının artırılması, öğretim elemanlarının okullarda verilecek sosyal destek veya uyum rehberleri gibi kültürler arası yetkinliğe sahip personel aracılığıyla desteklenmesi şeklinde olabilmektedir. Dil eğitiminin teşvik edilmesine yönelik önlemler, ihtiyaç olması halinde meslek eğitimi veren okullarda da sunulacaktır. Gençlerin çok dilli olmaları özellikle mesleki eğitim aşamasında büyük bir önem kazanmaktadır. Bu özellik, mümkün olduğu ölçüde mesleki bazda geliştirilmeli ve meslek eğitimi görenlerin ilerideki çalışma alanlarında daha güçlü olmalarına yol açmalıdır. Bilim üreten yeni neslin tespit edilmesi Almanya «en iyi düşünen» beyinlerin kazanılmasına yönelik bir rekabet içerisindedir. Almanya nın yeni fikirler merkezi olarak korunması ve daha da geliştirilmesi ve nüfus yapısındaki dönüşüm dikkate alındığında, burada büyüyen ve göçmen kökenli insanların ve buraya göç eden yüksek nitelikli elemanların potansiyelinin daha iyi tespit ve teşvik edilmesi gerekmektedir. Bu noktada önemli olan üstün yeteneklerin sahip olduğu potansiyeli sonuna kadar kullanabilmektir; eğitimlerini Almanya da alanların lise diplomasını almaları ve yüksek öğretim görmeleri yönünde daha güçlü motive edilmeleri gerekmektedir. Bu anlamda eyaletler, yurt dışından yüksek öğrenim için gelenlerin başarı oranlarını artırabilecek şekilde desteğin verilmesini gerekli görmektedir. Bu durum sadece Alman dilini öğrenmede ve bu dilin pratiğini geliştirmede destek verilmesini değil, aynı zamanda danışmanlık, destek ve rehberlik programlarına destek verilmesini de kapsamaktadır. Kültürel eğitim Kültürel eğitim uyum sürecini desteklemektedir. Eyaletler giderek daha açık hale gelen bir dünya toplumunda kendi ülkelerinde farklı kültürleri tanıyabilmeyi özel bir fırsat olarak görmektedir. Farklı kültürlerin başarılarına açık olmak karşılıklı anlayış ve saygıya hizmet eder. Bu düşüncenin kültürel eğitimin tüm alanlarında kabul görmesi gerekmektedir. Eyaletler bu görüşü özellikle kamuya ait eğitim ve öğretim kurumlarının konseptlerinde dikkate alacaklardır. Çalışma hayatına uyum Toplumsal uyum açısından çalışma, merkezi bir öneme sahiptir. Her ne kadar iş dünyasına yönelik politika, federal hükümetin yetki alanında olsa da, eyaletler de bu politikaya çeşitli biçimlerde katkıda bulunmaktadırlar. Çalışma piyasasına yönelik programlar Kişi ve işletme esaslı bir istihdam teşviki ve göçmen kökenli kişilere mesleki nitelik kazandırılmasının hedefi, bu kişilerin meslek eğitimi ve iş piyasasına etkin ve uygun bir şekilde girebilmelerini sağlamaktır. Eyaletler, Avrupa Sosyal Fonları nın mesleki uyuma yönelik açtığı imkânları son derece yararlı bulmaktadırlar. Eyaletler, özellikle eyaletlere özel ve çalışma hayatına yönelik programlar çerçevesinde, çalışma piyasasına yönelik uyumu desteklemektedirler. İşveren olarak eyaletler Eyaletler, işveren olarak da üstlendikleri görevin bilincindedirler. Kendi imkânları çerçevesinde göçmen kökenli personelin oranını nitelik, yetenek ve verimliliği göze alarak artırma gayreti içersindedirler. Bu yönetimler dil ve kültürler arası becerilerin yeterince dikkate alınmasını hedeflemektedirler. Mesleki eğitim fırsatları Eyaletler «Mesleki Eğitim ve Nitelikli Eleman Yetiştirmeye yönelik Ulusal Antlaşma» kapsamında okuldan meslek hayatına geçişin daha iyi yönetilmesi, mesleki eğitim düzeyi ile meslek seçimine yönelik olarak, genel eğitim veren okullarda daha iyi hazırlık yapılması ve bu bağlamda özellikle göçmen kökenli gençlerin bir mesleki eğitim yeri aramada desteklenmesi yönünde taahhütte bulunmuşlardır. Uygulamanın günlük okul hayatına daha yaygın biçimde aktarılması ve uygulama veya işbirliği sınıflarının oluşturulması ve böylece yeterince verim sağlayamayan öğrencilerin teşvik edilmesi de bu kapsamdadır. Gençlere nitelik kazandırmak ve kendilerine staj yeri, meslek eğitim yeri bulunması ve çalışma hayatına girişlerini sağlamak için idare, okullar, gençlik kurumları, yerel esnaf, iş ajansları, ortak çalışma grupları/tercihe bağlı beldeler ve diğer aktörler (örneğin göçmenlerin kendi kurdukları organizasyonlar, göçmenlerin işveren dernekleri ve medya gibi) arasında işbirliğine gidilmesi ve ağların kurulması için girişimde bulunulmakta ve destek sağlanmaktadır. Yabancı diplomaların tanınması Eyaletler, göçmenler tarafından yurt dışında edinilen okul, eğitim ve mesleki eğitim diplomalarının iktisadi açıdan daha iyi değerlendirilmesi gerektiği görüşündedirler. Bu yaklaşım, duruma göre bu diplomaların 26 27

14 kısmen tanınmasını veya ek nitelik kazandırma önlemlerini de kapsayabilir. İş kurma ve mesleki eğitim verme potansiyeli Eyaletler göçmen kökenli insanların serbest çalışma ve işyeri açmaları konusunda büyük bir potansiyele sahip olduklarını görmektedir. Bilgi ve danışma imkânlarını bunun henüz yapılmadığı yerlerde daha kuvvetli oranda bu hedef grubuna yöneltmek istemektedirler. Eyaletler çok daha fazla sayıda göçmenlik öyküsüne sahip erkek ve kadın işletmeci tarafından yürütülen işletmelerin mesleki eğitim adına kazanılmaları için çaba sarf edeceklerdir. Uyum kursları Eyaletler kendi yetki alanları ve imkânları dahilinde, uyum kurslarının başarı düzeylerinin artırılması için katkıda bulunacaklardır. Yönetimler, uyum kurslarının başarısını sağlamak için Yabancılar Dairesi, çalışma grupları/tercihe bağlı beldeler, kurs düzenleyicileri, Göç ve Mültecilerden Sorumlu Federal Daire nin Yerel Koordinatörü ve göç olgusuna özel danışmanlık hizmetleri arasındaki koordinasyonu artıracaklardır. Erken dönemde uyum kurslarına katılım Uyum kurslarının belirlenmiş amacı, uyuma ihtiyaç duyan göçmenleri mümkün olduğunca erken dönemde bu kurslara göndermektir. Oluşturulan ağa çocuk yuvaları, okullar, gençlere yönelik yardım kurumları ve yaşanılan sosyal alanda faaliyet gösteren kurumlar (örneğin konut işletmeleri) da dahil edilerek «daha önceden Almanya ya gelmiş göçmenlerin» uyum kurslarına daha kolay ulaşmaları sağlanmalıdır. Uyum kurslarının kalıcılığı Eyaletler uyum kurslarına ek destek veren önlemlerin, dil eğitiminin kalıcılığı ve çalışma hayatına katılım için zorunlu olduğu görüşünü paylaşmaktadırlar. Ortak ve yan projeler olarak adlandırılan bu önlemlerin başarılı olması için, imkanları çerçevesinde katkıda bulunmaktadırlar. Kadın ve genç kızlar Hakların pekiştirilmesi Eyaletler çok sayıdaki göçmen kadının aile, meslek, komşuluk ortamı ve toplum içerisindeki uyuma yönelik katkılarını takdirle karşılamaktadır. Yönetimler, özellikle göçmen kökenli genç kızların okul hayatı, mesleki eğitim alanı ve meslek yaşamında gösterdikleri katkıyı önemsemektedirler. Eyaletler genç kızların bu şekilde kendileri ve toplum için oluşturdukları fırsatları görmektedirler. Bu nedenle yönetim birimleri genç kız ve kadınların sahip oldukları eşit katılım haklarını sürdürülebilir bir şekilde güçlendirmeyi görev bilmektedirler. Eyaletler genç kız ve kadınların kendi kaderlerini tayin hakkını ve bu potansiyelden tam anlamıyla faydalanmalarını desteklemektedir. Hakların korunması Genç kız ve kadınların kendi hak ve potansiyellerini geliştirme imkânlarının, özellikle de serbestçe meslek ve eş seçimi haklarının kısıtlanması durumunda, eyaletler bu tür haksızlıkları engelleme, kriz yönetim ve destek temini gibi uygun önlemler almayı bir sorumluluk kabul etmektedirler. Sağlık Sağlık her insanın kişisel ilgisinin odak noktasını oluşturur. Sağlık sistemi, kökeni ne olursa olsun bağımsız olarak her bir halk grubuna açıktır. Ancak eğitimden uzak kalmış ve sosyal yönden zayıf sayılabilecek, göçmen kökenli bireyler sağlık koruması ve sağlık bakımı ile ilgili programları diğer bireylerden daha az kullanmaktadırlar. Kültürler arası açılım Eyaletler göçmen kökenli bireylerin sağlık sisteminden aldıkları payı, sistemin kültürler arası açılımının genişlemesiyle de iyileştirmeyi savunmaktadırlar. Özellikle bu kişilerin sağlık programlarına erişimi, sağlık konusundaki bilgileri ve yetkinlikleri artırılmalıdır. Eyaletler bu tür erişim bariyerlerinin kaldırılmasına yönelik proje ve girişimleri destekleyecek ve işbirliği yaptıkları partnerleri ile hedef gruplarına yönelik projeleri genişletecek ve bunları hayata geçireceklerdir. Aynı olgu engelli göçmenlere yönelik imkanlar için de geçerlidir. Göçmen kökenli yaşlı insanlar Erişim bariyerlerinin kaldırılması Göçmen kökenli yaşlı insanların halk içerisindeki oranı ve mutlak sayıları gelecekte giderek artacaktır. Aynı zamanda bu kişilerin önemli bir kısmı, bu imkânlar kendilerine açık olmasına rağmen yaşlılara yönelik hizmetlere, bakım hizmeti ve kurumlarına erişememektedirler. Eyaletler göçmen kökenli yaşlı insanların bu tür hizmetlere ulaşımını kolaylaştırmak için gösterdikleri çabaları artıracaklar ve örneğin hedefe yönelik bilgilendirmeler yaparak yaşlılara yönelik çalışmalarda ve bakım hizmetlerinde belirli kültürlerin getirdiği hassasiyetlere gereken saygının gösterilmesini sağlayacaklardır. Yurttaşlık angajmanı ve eşit katılım yolu ile uyum Modern toplumların sosyal dayanışması bir yandan piyasalardaki ekonomik davranışlar, öte yandan da politik davranışlar ve devlet yönetimi tarafından tek başına sağlanamaz. Sosyal dayanışmanın yurttaşlık angajmanının geniş bir yelpazeye yaygın biçimlerine ihtiyacı bulunmaktadır. Çok sayıda sivil toplum kuruluşları ve organizasyonlarının çalışmaları eyalet ve beldelerin sosyal yapısı üzerinde özel bir şekilde belirleyici olup, başarılı bir uyumun ön koşulunu oluşturmaktadır. Özellikle göçmen kökenli olan ve olmayan insanların ortak yurttaşlık angajmanı, karşılıklı kabullenmeyi ve toplumsal dayanışmayı arttırır. Yurttaşlık angajmanı kişinin gönüllü olarak taahhütte bulunması, kamu önünde sorumluluk alması ve ağların kurulması esasına dayanır. Kimlik oluşturucu bir etkisi vardır ve bireysel iş görme yetkinliğini arttırır. Eyaletler, her yaş grubunda göçmenler tarafından ve göçmenler adına klasik dernek, dernek konfederasyonu, kilise ve dini cemaatler ile göçmenlerin kendi adlarına kurdukları derneklerde gösterilen gönüllü angajmanın, sosyal istikrara önemli katkılar sağladığının bilincindedirler. Göçmen kökenli olan veya olmayan bireylerin ortaklaşa yürüttükleri yurttaşlık angajmanı, bu bireyleri bünyesine kabul eden toplumun artan çeşitliliklerle baş etmesi ve değişikliklerin üstesinden gelebilme yeteneğini de artırır. Takdir kültürü Eyaletler bir takdir kültürü talep etmektedirler. Bu kültür, bireylerin olağanüstü faaliyetlerinin takdir edilmesi ile gerçekleşebileceği gibi aynı şekilde, başarıya ulaşan uyum projelerine ödül verilmesi biçiminde de tezahür edebilir. Bunun dışında eyaletler gönüllü faaliyet gösteren vatandaşların uyum konusundaki yetkin görüşlerinin uygun birimlere, örneğin eyalet uyum danışmanlığı veya komisyonu gibi birimlere seçilmeleri ile yansıtılmasına önem vermektedir. Eyaletler dernek, konfederasyon, kilise, dini cemaatler ve göçmenlerin kendi kurdukları organizasyonların kültürler arası diyaloğa açılmalarını gerekli görmektedir. Spor yolu ile uyum Eyaletler sporun çok önemli bir uyum gücüne sahip olduğu konusunda görüş birliği içerisindedirler. Bu anlamda yönetim birimleri uyum konsept ve prensiplerinde, sporun öneminin altını çizmektedirler. Spor bireylere takım ruhu, adalet duygusu ve kabul edilmişlik hissi vermekte, önyargıların yıkılmasına ve öte yandan farklı sosyal ve kültürel kökenden gelen insanlar arasında köprüler oluşturmaktadır. Sportif faaliyet insanlara sosyal takdir ve çok çeşitli başarı deneyimi sağlamaktadır. Bu açıdan sportif faaliyetin teşvik edilmesi şiddet ve aşırı sağ görüş ile mücadelede etkin bir katkı sağlamaktadır. Sporun teşvik edilmesi Eyaletler, özellikle kitle sporları alanında spor merkezlerinin inşa, yenileme ve modernizasyon giderlerini finanse etmektedirler. Bunun ötesinde eyaletler sportif faaliyetleri çok farklı yöntemlerle, örneğin «Spor yolu ile uyum» gibi programlara katkıda bulunarak desteklemektedirler. Uyumun teşvik edilmesi ile ilgili mevcut yapılar spor kulüpleri ile daha sağlam bağların kurulmasından önemli faydalar elde edebilirler. Eyaletler bu ilişkileri daha güçlü bir şekilde ilerletmek istemektedirler. Medya Medya toplumsal uyum süreci konusunda çok büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Medya göç ve uyum konusunda bireylerin görüş oluşturmasında belirleyici bir özelliğe sahiptir. Medya organları toplumsal gruplara bir platform sunmakta ve bu platform aracılığı ile mevcut ön yargıların daha da derinleşmesini sağlayabileceği gibi bu konuda aydınlatıcı da olabilmektedir. Program ve yapılar Eyaletler medya organlarına, özellikle kamu kontrolü altındaki medya organlarına uyum konusunda her zamandan büyük bir merkezi rol düştüğü görüşünü paylaşmaktadırlar. Eyalet başbakanları bu nedenle 2006 yılının Ekim ayında ARD ve ZDF kanallarına, 2007 Haziran ayına kadar program ve program formatlarının uyum sürecine ek bir katkıda bulunmalarını sağlayacak biçimde nasıl geliştirilebilecekleri ve bunun nasıl uygulamaya geçirilebileceği yönünde öneriler getirmeleri için ricada bulunmuşlardır. Eyaletler sunulan bu önerileri uygulanabilirlik açısından gözden geçireceklerdir

15 Uyumun gözlemlenmesi Veri kalitesi Uyumun, göç ve uyum süreçlerinin izlenmesi ve tarif edilmesini ve alınan teşvik önlemlerinin etkinliğinin değerlendirilmesini mümküm kılan göstergelere ihtiyacı vardır. Mevcut istatistiklerde kullanılan Alman ve yabancı ayrımı, uyum süreci seviyesinin değerlendirilmesinde çok kısıtlı olarak işe yaramaktadır yılından beri yürütülen mikro nüfus sayımında, mevcut durumun istatistik açısından tespitine yönelik daha kapsamlı imkânlar kullanılmaktadır. Bu sayede bireyin vatandaşlığının yanı sıra, göçmen kökenini de saptamak mümkün olmaktadır. Eyaletler bu yeni veri niteliğini (geçerli sonuçlar bekledikleri yerlerde) kendi uyum yönetimlerine aktarmayı amaçlamaktadırlar. Eyaletler uyum gözlemleme konusuna, federal bazdaki uyum programının hazırlanması çerçevesinde özel bir önem göstereceklerdir. Nihai notlar Uyum, toplumun birlikteliği ve gelecekte de var olabilmesi açısından merkezi bir öneme sahiptir. Eyaletler Ulusal Uyum Planı na yaptıkları katkı ile bu talebe tam bir görüş birliği içinde ve gönülden katıldıklarını göstermişlerdir. Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği nin katkısı Önsöz Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği Ulusal Uyum Zirvesi ile başlatılan diyaloğu memnuniyetle karşılamakta ve göçmen kökenli insanların uyumunu daha çok iyileştirme ve mevcut uyum eksikliklerinin giderilmesi yönünde katkıda bulunmaya hazır olduğunu beyan etmektedir. Kent, ilçe ve belediyeler uyum alanında taşıdıkları büyük sorumluluğun bilincindedirler. Kendilerinden talep edildiği gibi, göçmen kökenli bireylerin uyumuna şekil vermeye yönelik potansiyellerini hayata geçirmeye hazır bulunmaktadırlar. Bazı beldelerde halkın yaklaşık % 30 u göçmen kökenlidir. Bu gelişme demografik gelişme açısından da gelecek yıllarda da devam edecektir ve uyum çabalarını sürdürme ve en iyiye doğru geliştirme yönünde bir vesile oluşturmaktadır. Uyumun başarılı olabilmesi için sadece göç alan toplumun uyuma istekli olması değil, aynı zamanda göçmen kökenli insanların da uyuma hazır olmaları gerekmektedir. Uyum Zirvesi ile uyum konusuna ülke genelinde hakettiği yerin verilmesi başarıldı. Beldeler, yıllardan beri uyum görevini üstlenmiş ve uyum ve toplumsal barışa önemli katkı sağlamışlardır. Çok sayıda iyi örneklerle, yerel çerçevede başarılı uyum önlemlerinin çeşitli şekilleri sunulmaktadır. Bu çeşitlilik gelecekte de korumamız gereken, yerel özerk idarenin taşıdığı potansiyelin bir kanıtıdır. Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği nin özyükümlülükleri Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği beldeler bazında yürütülen uyum süreçlerinin devamı ve güçlendirilmesi için, uyum çabalarının sürdürülebilirliğine ortak katkıda bulunma amacıyla, üyelerine örneğin tecrübe ve en iyi uygulama paylaşımı yolu ile önerilerde bulunup bilgi sunma, bu suretle uyum çabalarına eşlik etme, üyelerini önerilerle destekleme ve belde bazındaki değişiklik ihtiyaçlarını federal hükümet ve eyaletler nezdinde savunmak için sözcülük yapma yükümlülüğünü üstlenir. 1. Belediyeler üstü bir görev olarak uyum Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği üyeleri alanında ve üye organizasyonlarına, uyuma belediye politikaları açısından büyük önem verilmesini, uyumun yerel yönetimlerde daireler üstü bir görev olarak görülmesi ve taşıdığı öneme uygun konumda ele alınmasını, yerel ihtiyaçlara uygun genel nitelikli yerel yönetim stratejilerinin geliştirilmesi ve bunların sürdürülmesini önermektedir

16 2. Yerel ağların desteklenmesi Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği üyeleri alanında ve üye organizasyonlarına, toplumsal, politik ve iktisadi aktörlerin daha güçlü ağlar kurması doğrultusunda yoğunlaşmalarını, gerekirse ağ kurulması yönünde girişimde bulunmalarını, bu bağlamda kendi imkanları çerçevesinde farklı uyum çabaları arasında eşgüdüm ve uyum sağlanması için merkezi aktör rolüne geçmelerini önermektedir. 3. Yönetimin kültürler arası açılımı Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği üyeleri alanında ve üye organizasyonlarına, göçmen kökenli bireylerin yönetimdeki iştirak oranını artırmalarını, çalışanlarına müşteri memnuniyetini ve yönetim kademesindeki kültürlerarası yetkinlik ihtiyacına daha etkin karşılık verebilecek biçimde meslek içi eğitim vermelerini 5. Dil ve eğitim Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği üyeleri alanında ve üye organizasyonlarına, bir kılavuz olarak göçmenleri, federal düzeyde ve eyaletler tarafından sunulan eğitim olanakları konusunda desteklemeleri (örneğin mevcut programlar hakkında bilgilendirerek) ve bu olanaklardan faydalanmalarını sağlamalarını, belde bazında alacakları önlemlerle eğitim programlarını tamamlamaları ve bu programları federal hükümet ve eyaletlerin programları ile bağlantılı hale getirmelerini önermektedir. 6. Mesleki uyum Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği üyeleri alanında ve üye organizasyonlarına, (Alman Sosyal Kanunu II) SGB II uyarınca yerine getirmekle yükümlü olduğu görevler itibari ile göçmen kökenli bireylerin mesleki uyumunu ek önlemler ile desteklemelerini, 8. Yerel etnik esaslı ekonominin teşvik edilmesi Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği üyeleri alanında ve üye organizasyonlarına, belde bazındaki ekonomik teşvik konseptleri kapsamında önemi giderek artan etnik ekonomiye daha fazla değer vermelerini, halkı ve yönetimi etnik esaslı ekonominin sahip olduğu potansiyel hakkında bilinçlendirmelerini ve yerel ekonomi merkezi konumları için bu potansiyelden faydalanmalarını önermektedir. 9. Yabancı düşmanlığına karşı gönüllü faaliyetin pekiştirilmesi Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği üyeleri alanında ve üye organizasyonlarına, şimdiye kadar olduğu gibi, ileride de aşırı ve yabancı düşmanı akımlarla mücadele etmelerini ve yabancı düşmanlığına hangi nitelikte olursa olsun karşı gelmelerini, aşırı akımlara karşı ve hoşgörü yanlısı olarak kurulan yerel ağları desteklemelerini önermektedir. 10. Bilgilendirme ve değerlendirme Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği üyeleri alanında ve üye organizasyonlarına, bireyleri yerinde sunulan uyum programları hakkında gereğince bilgilendirmelerini, yerel uyum politikalarının verimliliği ve kaynaklarının etkin kullanımı doğrultusunda uyum çabalarını belgelendirmelerini, değerlendirmelerini ve gerekmesi halinde optimize etmelerini önermektedir. Almanya da bulunan yaklaşık den fazla belediyenin çok farklı özelliklere sahip olmalarından ötürü, Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği nin önerileri yerel şartlara ve sözkonusu herbir belediyenin bütçe durumuna göre uyarlanması gereken bir çerçeve sunabilmektedir. önermektedir. işveren olarak da mesleki uyuma doğrudan katkıda bulunmalarını 4. Katılım ve yurttaşlık angajmanı yolu ile toplumsal uyum Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği üyeleri alanında ve üye organizasyonlarına, göçmenler için, göçmenlerle birlikte ve göçmenler tarafından yürütülecek sosyal faaliyetlerin desteklenmesi ve teşvik edilmesini, göçmen kökenli bireylerin daha güçlü biçimde sosyal ve politik hayatın farklı alanlarında karar ve uygulama süreçlerine katkıda bulunmalarını sağlamalarını ve bu sürece kadın göçmen nüfusun da katılması için çaba göstermelerini, göçmenlerin bilgiyi yaygınlaştırma ve uyuşmazlıklarda moderatörlük yapma yetilerini daha fazla dikkate almalarını önermektedir. önermektedir. 7. Sosyal alan itibari ile uyum Yerel Yönetim Organizasyonları Federal Birliği üyeleri alanında ve üye organizasyonlarına, uyum açığı bulunan sosyal alanlarda semt yönetimi ve ağların kurulması yolu ile halkın farklı kesimlerinin birlikte yaşamını teşvik etmelerini, kolaylıkla katılabilinen sosyal ve kültürel programlarla semtle bütünleşmeyi güçlendirmelerini ve buradaki yaşam kalitesini artırmalarını, dezavantajlı konumdaki semtlerin desteklenmesine yönelik teşvik olanaklarından yararlanmaları, örneğin federal hükümet ve eyaletler tarafından yürütülen «Sosyal Şehir» programı ile Avrupa Sosyal Fonlarından (ESF) daha çok faydalanmalarını önermektedir

17 Çalışma Gruplarının Sonuçları Giriş Ulusal Uyum Planı nın hazırlanması için federal hükümet on ilgi alanında her biri farklı bir federal bakanlık tarafından koordine edilen altı ayrı çalışma grubu oluşturmuştur. Bu noktada çalışmalar özellikle de göçmenler dahil olmak üzere, tüm katılımcıların eşit haklara sahip olması şeklinde yürütülmüştür. Çünkü burada önemli olan, daha iyi uyuma doğru götürecek bir süreci birlikte başlatmaktı. Yürütülen yoğun görüşmelerde çalışma grupları durum tespitinde bulundular, hedefler belirlediler ve uyumu teşvik eden önlemleri ifade ederek bunları bir sonuç raporunda özetlediler. Kamu ile sivil toplum örgütlerinden gelen 376 temsilci konunun ehli olarak ve canla başla çalışmıştır; ki bu çalışma grupları göçmenler, eyalet yönetimi temsilcileri, yerel yönetim ve önemli sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden oluşmuştur. Federal hükümet başından itibaren tüm katılımcıların bağlayıcı yükümlülüklerde bulunmalarına özen göstermiştir. Bu hedefe kısmen çalışma gruplarında, kısmen de daha sonraki aşamalarda ulaşılmıştır. Hazırlanan raporlar çalışma gruplarının çok sayıda eylem ve proje önerisinin yanı sıra, yaklaşık 400 kadar gayet somut ve en başta sivil toplum aktörleri tarafından olmak üzere doğrudan çalışma grupları çerçevesinde ifade edilen yükümlülükleri içermektedirler. Doğaları gereği çalışma grupları raporlarında ifade edilen üstlenilen yükümlülüklerin kapsam ve önemi birbirinden farklıdır. Bunların her biri önemli ve uyuma somut katkı olarak, memnuniyetle kabul görmüştür. Bu nedenle metinler aşağıda, olduğu gibi değiştirilmeden yansıtılacaklardır. Federal hükümet kendi katkılarını çalışma gruplarının raporlarında dile getirmiştir ve federal bakanlar kurulunun 11 Temmuz 2007 de karara bağladığı Ulusal Uyum Planı ile ilgili açıklamasında, söz konusu önlemlerinin ağırlık noktalarını özetlemektedir (Bölüm 1). 16 farklı eyalet yönetimi çalışma gruplarının elde ettiği sonuçları değerlendirmeye tabi tutmuş ve bunları, Ulusal Uyum Planı kapsamındaki ve 14 Temmuz 2007 de Başbakanlar Konferansı tarafından karara bağlanan ortak katkıları için temel almışlardır. Bu katkıya çalışma gruplarının çalışmalarının yanı sıra eyalet yönetimlerinin üstlendikleri yükümlülükler de dahil edilmiş olup, bu yükümlülükler uyum politikası ile ilgili işbirliğini ve uyum politikası açısından gerekli yapıları da içermektedirler (Bölüm 2). Yerel Yönetim Organizasyonları, çalışma grubu raporlarında yer alan öneri ve istekleri Ulusal Uyum Planı kapsamında yaptıkları açıklamada dikkate almışlardır (Bölüm 3). Kamu tarafından alınacak önlemlerin farklı bölümler halinde sunumu federal hükümet ve eyaletler arasında anayasadan kaynaklanan yetki dağılımına uygun düşmektedir. Ulusal Uyum Planı bu görev dağılımına uygun olarak, sürekli olarak Almanya da yaşayan göçmen ailelerinden gelen bireylerin başarılı uyumu yönünde, federal hükümet, eyalet ve yerel yönetimlerin aralarında daha da iyi ağların kurulmasını öngörmektedir. Çalışma gruplarının raporlarında eylem önerileri ile üstlenilen bağlayıcı yükümlülükler arasında ayrıma gidilmiştir

18 Konu Alanı 1: 4.1. «Uyum Kurslarını İyileştirmek» 1. Durum Tespiti 1.1. Uyum Kurslarının Almanya nın Uyum Politikasına Dahil Edilmesi 1 Ocak tarihinde yürürlüğe giren Göç Yasası ile ilk kez, devletin göçmenlere (yabancılar, Alman asıllı göçmenler ve Avrupa Birliği vatandaşları) sunduğu uyum programları devletçe standart biçimde düzenlenmiştir. Uyumun teşvik edilmesine yönelik çabaların temel noktasını ise o zamandan beri uyum kursları oluşturmaktadır. Bu kurslar, yasal olarak devamlı Federal Almanya sınırları dahilinde yaşayan yabancıların uyumu için temel olanaklar teşkil ederler. Bu kursların amacı, Almanya ya göç eden bireylerin Almanya daki yaşama koşulları ile tanışarak üçüncü bir şahsın yardım ve aracılığı olmadan günlük hayatı ilgilendiren meselelerde kendi başlarına hareket edebilmeleridir. Bu nedenle uyum kursu, yeterli Almanca bilgilerinin öğretilmesi için düzeyi Diller İçin Ortak Avrupa Çerçeve Anlaşması (GER) kapsamında B1 düzeyine denk gelen, aynı süreli bir temel kursundan ve bir geliştirme kursundan ibaret olan 600 saatlik bir dil kursunu, bir de 30 saaatlik bir yönlendirme kursunu da kapsamaktadır. Bu kurs, Almanya nın hukuk düzeni, kültürü ve tarihi ile ilgili temel bilgilerin aktarılmasına hizmet etmektedir. Uyum kursları sayesinde, aynı anda hedef grupları ile teşvik programları da bir araya getirilerek ilk kez, kursların içeriği ve yönetimi açısından standartlar belirlenmiştir. Bunun kapsamına kursu düzenleyen birimlerin belirli kalite standartlarına göre seçilmesi ve özellikle de kurs içeriklerinin standart haline getirilmesi için dil didaktiği açısından belirli ölçütlerin hazırlanması girmiştir. Bunda ilk kez, ara ve mezuniyet dönemi için amaçlanan eğitim hedefleri tespit edildi ve bu hedefe ulaşıp ulaşılmadığını denetlemeye ve hedeflere ulaşılmasını kolaylaştırmaya yarayan, Avrupa standartlarını esas alan, düzey belirleme, ara ve bitirme testleri de kurs pratiğinde uygulanmaya başlandı. Bunun ötesinde uyum kursları ile ilgili hazırlanan konsept, katılımcıların arasında tahsil durumuna ve ihtiyaçlarına göre fark gözetilmesini, uyum kurslarında ders veren öğretmenlerin kalifikasyonu hususunda bir talep profilinin hazırlanmasını ve pedagojik personelin kalifikasyonu için olanakların sunulmasını öngörmektedir. Dil teşviğinde tamamen yeni bir nitelik sağlayan bu sürecin yanısıra, aynı zamanda Göç ve Mülteciler Federal Dairesi nin (bundan sonra Federal Daire olarak geçecektir) yerel koordinatörlerinin faaliyete geçmesiyle ifadesini bulan ve en başından itibaren kursları düzenleyen kurumların büyük onayını bulan bir yardım, danışmanlık ve kontrol sistemi kuruldu

19 Şu Ana Kadar Elde Edilen Sonuçların Sayılarla İfadesi 4.1. senemeyecek boyutlardaki yönetim işlemleri getiriyor. Bazı işlemler Rambøll Management in görüşüne göre uygulama açısından gerekli değildir. Bunun dışında elektronik ortamda sunulan çözümlerin geliştirilmesi önerilmektedir. Kurs düzenleyicileri yoğunluğunun sayesinde tüm bölgelerin kapsanması Yüksek katılım oranı Yüksek oranda kadın katılımı Kurs hedeflerine ulaşım Uyum Kursu Yönetmeliği (IntV) nin 15. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tescil edilen öğretim elemanı Yaklaşık kayıtlı kurs düzenleyicisi kişi için düzenlenen katılım sertifikası, kursta katılımcı Katılanların % 65 i kadındır Kursu bitirenlerin yakl. %45 i Almanca (B1) sertifikalı bitirme sınavını vermiştir. Ek kalifikasyon ihtiyacı olmayan yaklaşık öğretim elemanı Faaliyet Alanı 5 «Sürdürülebilirlik»: Rambøll Management sürdürülebilirliğin daha çok artırılması için, diğer önlemlerin yanı sıra kursların iş piyasasına yönelik teşvik önlemleriyle daha iyi bağlantılı olmasını, amaca uygun bir şekilde yerel uyum stratejilerinin kapsamına alınmasını ve göçmenlere yönelik danışma hizmetleri ile daha iyi işbirliğini önermektedir. Faaliyet Alanı 6 «İdari işlemlerin azaltılması»: Uyum kurslarının hayata geçirilmesi, beraberinde hem kurs düzenleyicileri, hem de Federal Daire tarafından yerine getirilmesi gereken, hiç de küçüm- Faaliyet Alanı 7 «Finansman yolları»: Rambøll Management, bu bağlamda bir ödeme çekleri sistemi önermektedir. Bu şekilde idari iş hacmi azalacak ve sistemin daha fazla oranda başarıya odaklanması ile birlikte kurslarda kalite artışı sağlanacaktır. IntV md.15, fıkra 3 uyarınca tescil edilen öğretim elemanı İstisna izni olan yaklaşık öğretim elemanı Şimdiye kadar yetiştirilen öğretim elemanları Öğretim elemanlarının yetiştirilmesine izin verilen kuruluşlar 1.3. Sonuçların Değerlendirilmesi Yabancıların ikameti, çalışması ve uyumu hakkında yasa uyarınca (İkamet Yasası-AufenthG) federal hükümet 1 Temmuz 2007 tarihinde federal parlamentoya, uyum kurslarının yürütülmesi ve finansmanı ile ilgili edinilen tecrübeler hakkında bir rapor sunmak durumundadır. Bu raporun temeli olarak İçişleri Bakanlığı (BMI), Göç Yasası kapsamındaki uyum kurslarının değerlendirilmesi ve olası iyileştirme potansiyelleri ile ilgili bir bilirkişi raporunun hazırlanması için ihale yapmıştır. Bu raporlar 2006 yılının Aralık ayında tamamlanıp «www.bmi.bund.de/evaluierungintegrationskurse» adresi altında kamuya ulaştırılmıştır (Rambøll Management tarafından hazırlanan değerlendirme ve bilirkişi raporu). Değerlendirme raporu sonuçları uyum kursları sisteminin oturduğunu ve Almanya nın geniş bir bölümünde kendini kanıtladığını göstermektedir. Bu sistem, tüm göçmenlere sistematik ve yüksek kaliteli, sadece dil uyumuna değil, sosyal uyuma da önemli bir katkıda bulunacağını vaad eden bir teşvik sağlamaktadır. Uyum kurslarının 2005 senesinden beri uygulamaya geçirilmesinin, Alman uyum politikasının belirgin bir niteliksel iyileşmesine yol açtığı saptanabilir, (Rambøll Management, Değerlendirme Raporu 2007 S.i). Uyum kursları, uygulamaya geçirilmeleri ile birlikte Alman uyum politikasının merkezi aracı olmuşlardır. Diğer Avrupa ülkelerinin uyum çabalarına kıyasla Almanya, uyguladığı uyum kursları sistemi ile, hem katılımcı başına teşvik edilen eğitim saati, hem de GER in B1 düzeyindeki öğrenim hedefi açısından, en ön sıralarda gelmektedir. Yaklaşık kişi (bunun 500 kişisi eğitimi tamamlama aşamasındadır) Resmi olarak kabul edilen 8 kuruluş, 8 kuruluş daha resmi olarak kabul edilme aşamasında bulunmaktadır 1.4. Uyum Kursları ile İlgili Değerlendirmenin Sonuçları Değerlendirme raporu, dikkati buna rağmen henüz optimal olmayan süreçlere de çekip, nerelerde iyileştirme ihtiyacının mevcut olduğunu göstermektedir. Rambøll Management tarafından hazırlanan bilirkişi raporu, sistemin optimize edilmesi için mevcut olan olanakları yedi ayrı faaliyet alanında özetlemiştir. Faaliyet Alanı 1 «Uyum kurslarının başarısının kontrolü ve yönetimi»: Rambøll Management, bağlayıcı mezuniyet testlerinin uygulanmasını ve amaca yönelik bir kontrol sisteminin kurulmasını önermektedir. Faaliyet Alanı 2 «Kurs başarısının artırılması»: Rambøll Management, diğer önerilerinin yanı sıra ders saati kontenjanlarının esnekleştirilmesi ile B1 dil düzeyine ulaşımın kolaylaştırılmasını ve kurs düzenleyicileri arasındaki kalite rekabetinin artırılmasını önermektedir. Faaliyet Alanı 3 «Yönlendirme kursunun öneminin artırılması»: Yönlendirme kursunun öneminin artırılması amacı ile bir öğretim programının ve standart testlerin geliştirilmesi ve öğretim elemanlarının eğitimi önerilmektedir. Faaliyet Alanı 4 «Kursların gerçekleştirilmesi»: Almanya nın tamamını kapsayan ve ihtiyaçlara yanıt veren bir kurs programının temini, tüm Almanya nın kapsanması açısından başarılmıştır. Bilirkişi raporuna göre, belirli hedef gruplarının kurslara erişiminin optimize edilmesi ve katılımın kolaylaştırılması ile ihtiyaçlara uygunluk artırılabilmektedir. 2. Hedef Belirleme Uyum kurslarının ilerideki yapısının iyileştirilmesine yönelik birçok faaliyet önerisi İkamet Yasası, «Yabancılar ve Alman Asıllı Göçmenler için Uyum Kurslarının Düzenlenmesi Yönetmeliği» (Uyum Kursu Yönetmeliği IntV) veya federal bütçeyle ilgilidir. Avrupa Birliği nin ikamet ve iltica yönetmeliğinin uygulanmasına dair yasa tasarısı kurs hedeflerinin belirlenmesinde daha çok başarı odaklı olunmasını, Sosyal Yasa (SGB II) uyarınca iş arayanlara temel güvence ödemeleri yapan kuruluşlara doğrudan yükümlülük üstlenmeleri olanağının tanınmasını, özellikle uyum ihtiyacı bulunan Alman vatandaşlarının kurslara katılma olanağının sağlanmasını ve yaptırım imkânlarının somutlaştırılmasını önermektedir. Uyum kurslarının bütçe açısından düzenlenmesi ise bütçe işlemlerine tabidir. Bu raporun amacı, aşağıda söz konusu olan tekliflerle uyum kurslarının optimize edilmesidir. Bu anlamda aşağıdaki liste, nihai bir sıralama olmayıp önem verilmesi gereken noktalara konsantre olmaktadır. Tüm düzeltmelerin temel kriteri ise, her halükarda bir an evvel Almanya nın tamamına hitap eden bir uyum kursları paketinin geliştirilmesi ve duruma göre genişletilmesi olmalıdır. Uyum kursu, Almanya genelinde uyum için standart koymalı ve mümkün olduğunca çok sayıda göçmene ulaşmalıdır. Buna bağlı olarak çıkarılan sonuçları bilimsel yönden temellendirmek ve aynı zamanda uygulanabilir halde sunmak için federal hükümet bundan sonra, kabul görmüş ve güvenilir bir danışmanlık ve iş görme enstrümanı olarak Değerlendirme Komisyonundan yararlanacaktır. Değerlendirme Komisyonu, IntV nin 21. maddesi uyarınca «Ders planları, ders ve öğretim araçları ile testlerin içeriğinin değerlendirilmesi, kalite kontrolüne yönelik yöntemlerin geliştirilmesi ve uyum kursu konseptinin geliştirilmesi» için kurulmuştur Kurs Başarısının Artırılması Uyum kurslarının esas hedefi olan, göçmenlere yeterince Almanca bilgisi verme hedefine şimdilik kursu bitirenlerin ancak yarısı ulaşmaktadır. B1 düzeyi GER de serbest dil kullanımının ilk kademesi olarak belirtilmektedir. Fırsat eşitliği ve katılımcılık temeline dayanan uyum taleplerine uyabilmek açısından B1 dil düzeyi, uyum süreci için zorunlu asgari şartı oluşturmaktadır. Yürütülen çalışmanın hedefi, B1 seviyesine ulaşanların oranının önemli derecede artırılmasıdır. Ancak göçmenler için, sadece genel iletişim dilinde yeterlilik kazanmaları ile «günlük hayatın tüm meselelerinde tek başına hareket edebilmeleri» için gereken temel önkoşul yerine gelmiş sayılmaz. Bu nedenden ötürü, Alman tarihi, hukuk düzeni ve kültürü hakkında temel bilgileri vermeyi amaçlayan yönlendirme kursu, büyük ama genelde henüz tam kavranılmayan bir öneme sahiptir. Bağlayıcı testlerin devreye sokulması Seviye tespit sınavı, katılımcının uyum kursunun kendisine uygun modülüne başlatılması açısından önemli olduğundan çok daha detaylı biçimde düzenlenmeli ve tüm katılımcıların seviyelerine uygun bir şekilde sınıflara dağıtılması için kullanılmalıdır. Bunun için test, bir yandan büyük bir isabetlilikle adayın dil becerisini saptamalı, öte yandan da öğrenim durumunun seyri konusunda bir tahminde bulunmaya imkân vermelidir. Seviye tespit sınavında katılımcının gençlere veya kadınlara yönelik uyum kurslarından birisine katılmasının uygun olup olmadığı konusunda bir tavsiyede bulunulmalı. Katılımcıların kursa olan ilgilerini korumak ve hatta artırmak açısından ve ayrıca uyum kursunun 38 39

20 4.1. amacına ne derecede ulaştığı yönünde iyi bir tablo çizebilmek amacı ile mezuniyet testi, tüm katılımcılar için bağlayıcı olacak biçimde gerçekleştirilmelidir. Bu noktada GER uyarınca A2 ile B1 arası kademe düzeylerinde kademeli dil beceri testleri yapılmalıdır sal alandaki eğitim olanakları ile koordine edilmesi, iş ajansları ve iş arayanlara temel güvence hizmetleri sağlayan kurumlarla, MEB ve JMD ile işbirliği, diğer yerel kurumlarla bir ağın kurulması, gereksiz bekleme sürelerinin azaltılması için diğer kurs düzenleyicileri ile ağların kurulması ve uyum kurslarında izin verilen azami katılımcı sayısına uyulmasıdır. Sözü edilen kademeli dil testi hazırlanana veya 2009 yılında Almanya nın tamamını kapsayacak biçimde devreye girene dek, 2008 yılı için Değerlendirme Komisyonu tarafından A2 düzeyinin saptanmasına da izin veren bir düzenleme getirilmelidir. A2 düzeyi Alman sertifikası testinde alınan puanlarla saptanamayacağı için, bir A2 testi uygulanması şeklinde geçici bir düzenleme bulunmalıdır. Ders saati kontenjanlarının esnek hale getirilmesi ve katılımcı sayısının sınırlandırılması Kursta elde edilen başarının artırılmasına, özellikle de öğretim hedefi olan B1 dil düzeyinin erişimine yönelik olarak, ihtiyaca uygun ve en fazla 900 ders saatine kadar varan esnek ders saatleri öngörülmektedir. Aynı şekilde katılımcıların sayısının kabul edilebilir bir sayı olan 25 in altında kalması amaçlanmaktadır. Genel Uyum Kursu (temel program) Usulüne uygun uyum kursuna katılan, fakat devam etmelerine rağmen 600 ders saatinde B1 düzeyine erişemeyen katılımcılara 300 saate kadar varabilecek ek ders saati kontenjanı tanınabilir. Özel hedef gruplarına yönelik uyum kursları ve özel kurslar Özel hedef gruplarına (Madde 13 IntV) hitap eden uyum kursları veya özel kurslar hedef gruplarının özel öğretim ihtiyacını hesaba katmak zorundadır. Ayrıca her bir hedef grubunun ihtiyaç duyduğu eğitimin kapsamı özel olarak saptanmalıdır. Gençlere yönelik uyum kursları, amacına uygun olarak mesleki eğitim, yükseköğrenim ve mesleki hayata hazırlayan 300 saatlik ek bir modülü kapsamalı. Bu tür kursları düzenleyenler, staj ve kurs sonrasında meslek eğitim yerleri veya başka kalifikasyon önlemlerini sunmalı veya bu konuda aracılık yapabilmelidir. Bu tür hizmetler iş ajansları ve iş arayanlara yönelik temel güvence ödemelerini yapan kurumlar ile işbirliği içerisinde yürütülmelidir. Ebeveyn ve kadınlara yönelik kurslar da gene aynı şekilde, aile ve kadınlara yönelik konulara hitap edilebilmesi ve eğitim sorunlarının yanıtlanabilmesi için 300 saatlik ek bir modülü kapsamalı. Ebeveyn ve kadınlara yönelik kurslar düzenlemek isteyen yerler, nitelikli bir çocuk bakımhizmeti sunduklarını ispatlamalıdırlar. Okuma ve yazması hiç ya da yeterli derecede olmayan katılımcılar, uyum kursu öncesinde 300 saatlik bir okuma yazma kursuna gönderilmelidir (özel kurs). Öte yandan B1 hedefine 600 ders saatinden daha kısa sürede erişebilecek katılımcılara buna uygun bir konsept sunulmalıdır (özel kursyoğun dil kursu). Katılımcıların yoğun dil kurslarına ilgi göstermeleri için özendirici tedbirlere başvurulmalıdır. Öğretim elemanlarının ek eğitimi Öğretimin kalitesi, öğretim görevlilerinin teşvik edilmesini gerektirir. Bu da bir yandan mesleki niteliğin sağlanmasını, diğer yandan ise uygun ücretlerin ödenmesini kapsar. Geçici düzenlemenin süresini kısaltabilmek ve 2010 senesinden önce kursları istisnasız olarak kalifiye öğretim elemanları ile yapabilmek için, şu anda istisna bir düzenleme kapsamında çalışan (IntV Madde 15, Bölüm 3) öğretim elemanları daha hızlı biçimde, ek bir eğitimden geçirilmelidir. Bu anlamda uyum kurslarında çalışan öğretim elemanlarının kendilerinin, yazılı ve sözlü olarak kusursuz Almanca dilbilgisine sahip olmaları şarttır. Kursları düzenleyenler, öğretim elemanlarını seçerken bu noktaya dikkat etmelidirler. Haklı olarak bundan şüphe duyuluyorsa, yetkili bölge koordinatörü bu becerilerin kanıtlanmasını talep edebilir (en azından C1 dil düzeyi). Yönlendirme kurslarının değerinin artırılması Yönlendirme kursu, Almanya nın hukuk düzeni, kültür ve tarihi hakkında temel bilgileri aktardığından, bu kursun uyumun başarılı olmasında ve özellikle de yerleşim izninin verilmesi ile ilgili karar için büyük önemi vardır. Bunun ötesinde, bilgi aktarımı ile göçmenlerin yaşadıkları ortam ve sosyal sorumluluk arasında dengeli bir ilişki kurulmalıdır. Bu talebe uyabilmek amacı ile bir an evvel standart bir kurs programı, standart bir mezuniyet testi ile öğretim elemanlarının bilgilerini ilerletmek için uygun olanaklar sağlanmalı ve pratikte uygulanmalıdır. Yönlendirme kurslarının ders saatinin artırılması da amaçlanmalıdır. Uyum kurslarına eşlik Uyum kursları uygulamasının başlaması ile birlikte Alman Dil Birliği nin kurslarında ve eski garanti fonlarına göre düzenlenen kurslarda, okul ve mesleki eğitim alanında şimdiye kadar temel yeri olan kurs düzenleyicilerinin sosyo-pedagojik eşlik yükümlülüğü devre dışı kalmıştır. İkamet Yasası nın 45. maddesinin 1. fıkrası, uyum kursunun özellikle göçmenlere yönelik özel bir danışmanlık programı ile tamamlanabileceğini (bunun gelecekte zorunlu olmasının amaçlandığını) öngörmektedir. Kurs düzenleyenlerin çoğunluğu Göçmenlere Özel İlk Danışma Hizmeti (MEB) ve/veya Genç Göçmenlere Yönelik Danışmanlık Hizmetleri (JMD) ile işbirliği içerisinde çalışmaktadırlar. Rambøll Management tarafından hazırlanan nihai rapor ve bilirkişi raporunun gösterdiği gibi, uyum kurslarına katılanlara sosyo-pedagojik açıdan eşlik MEB ve JMD tarafından tam anlamıyla ve Almanya genelinde sağlanamamakta ve çoğu kez uyum kurslarında görevli öğretim elemanları tarafından üstlenilmektedir. Gelecekte daha iyi bir işbirliğinin amacı, sosyopedagojik eşliği daha çok danışmanlık hizmetlerine aktarmak olmalıdır. İşbirliği anlaşmalarına dayanılarak, danışmanların kurslarda daha çok hazır bulunması ve danışmanlar için kurs düzenleyicilerinin kendi mekanında görüşme saatlerinin ayarlanması sağlanmalıdır. Bu durum uyum kurslarındaki öğretim elemanlarının üzerindeki yükün önemli ölçüde azaltılmasına yol açacaktır ve sosyo-pedagojik danışmanlık hizmetinin MEB ve JMD nin eğitimli personeli tarafından üstlenilmesi, danışmanlık hizmetlerinin kalitesinin artmasına katkıda bulunacaktır. Kursları düzenleyenlerin katılımcılarla yakın işbirliği içerisinde olmalarından ötürü bundan sonra da kurs düzenleyenlerin sosyo-pedagojik becerilere sahip olmaları gerekmektedir. Kursların daha iyi donatılması ile birlikte, kurs düzenleyicilerinin hizmetlerinin temelde kötüleşmemesi hedef alınmaktadır Kurs Yönetiminin Optimize Edilmesi Yoğunlaştırılmış denetleme ve kalite temini Uyum kursları ile ilgili kontrol işlemleri Federal Daire nin erişim imkânlarının artırılması ile daha da nitelikli hale getirilmelidir. Süreçlerin yönlendirilmesi ve bunların niteliklerinin değerlendirilebilirliği için tutarlı bir denetlemenin yanı sıra, uyum kurslarının bir diğer kalite temin aracı olarak kurs düzenleyicilerinin tanımlanmış kalite kıstaslarına göre seçilmelerine daha çok dikkat eden bir uygulamaya geçilmesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda başvurulacak bir imkân, kurs açma izninin verilmesinin ya ilgili eyaletin kurs düzenleyenlerle ilgili ruhsat kriterlerine ya da kabul görmüş bir kalite güvenlik sistemine bağlanmasıdır. Ancak kurs düzenleyenlerin çeşitliliğini bundan sonra da sağlamak için, yeni bir düzenleme, küçük girişimciler için de kurs açma ruhsatını edinmenin cazip kalmasını temin etmek zorundadır. Bu konudaki nihai tavsiye, değerlendirme komisyonu tarafından hazırlanacaktır. Kurs düzenleyenlere izin verilmesine dair diğer kriterler, işe alınan öğretim elemanları için uygun bir ücretin belirlenmesi, uyum kurslarının mesleki ve toplum- Kalite temini alanında kullanılacak araçlardan birisi de, kuralların ihlal edilmesi halinde daha önceden verilmiş olan iznin iptal edilebilmesidir. Federal hükümetin somut bir niteliksel atılımı olarak, Federal Daire nin bölgesel koordinatörlerinin bu görevleri yerine getirmek için konuyla ilgili daha iyi ek eğitim almaları amaçlanmaktadır. Bir an evvel meslek içi eğitim tavsiye edilmektedir. Kurs düzenleyicileri arasındaki kalite rekabeti Her bir kurs düzenleyicisinin niteliği belirlenmeli ve bu nitelik dışarıdan gelenlere de açık olmalıdır. Bunun için bölge koordinatörlerinin yerinde yapacakları daha yoğun kontrolleri, yaptırım uygulama imkânlarını ve kurs düzenleme izni için üç yıllık bir müddet tayini içeren bir kalite rekabet sisteminin kurulması amaçlanmaktadır. Bir yıldan daha uzun süredir hiçbir uyum kursu düzenlemeyen girişimcilerin izinleri iptal edilecektir. Ayrıca azamî katılımcı sayısı, B1 kurs hedefine erişim, diğer yerel kurs düzenleyicileri ile koordinasyon ve işbirliği, iş piyasasına yakınlık gibi kaliteyi belirleyen önemli unsurlar kurs düzenleyicileri arasındaki rekabette daha fazla göz önünde bulundurulmalıdır. Yönetim masraflarının sınırlandırılması Veri koruma ile ilgili hükümler göz önünde bulundurularak, dikkati uyum ihtiyacı olan yabancılara daha kolay çekebilmek için, bu alanda faaliyet gösteren tüm birimler arasında söz konusu veri alışverişinin mümkün olup olmadığı incelenmelidir. Yönetim işlemleri elektronik veri transferi yolu ile kolaylaştırılmalı ve iş hacmi esasen azaltılmalıdır. Bildiriler, merkezi olarak Federal Daire üzerinden yabancılar dairelerine iletilmelidir. Bu özellikle devamsızlık ve katılımcıların kursu yarıda bırakmaları durumunda söz konusu olacaktır. Ayrıca gereksiz yere yönetim işlemlerine yol açan yükümlülüklerin kesin olarak azaltılması amaçlanmalıdır. Bunun için izlenebilecek bir yol ise, katılımcının kursa devam etmediği süreler için kendisinin ödediği payın geri ödenmesi işleminin iptalidir. Bunun haricinde katılımcıların kursa devamsızlığı ve kursu yarıda bırakmaları ile ilgili saptamalar yeniden düzenlenmelidir. Yeni yasal düzenlemelerin uygulamaya geçirilmesinde hangi alternatif yöntemlerin ilgili birimlere (Federal Daire, kurs düzenleyicileri) hissedilir bir rahatlama getirebileceği incelenmelidir. Bu konuda 40 41

Wir machen mit. Ulusal Entegrasyon Planı

Wir machen mit. Ulusal Entegrasyon Planı Wir machen mit. Ulusal Entegrasyon Planı Yeni Yollar Yeni Fırsatlar Ulusal Entegrasyon Planı Yeni Yollar Yeni Fırsatlar İçindekiler Başbakan Angela Merkel in Önsözü 7 Devlet Bakanı Maria Böhmer in Giriş

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar Hamburg Uyum Meclisi Genel bilgiler Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar 1. Uyum Meclisi ne için gereklidir? Entegrasyon; örneğin politika, ekonomi, iş piyasası, eğitim, sosyal işler, kültür, din,

Detaylı

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler

Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Herkes katılabilsin diye... Mahalle sakinlerinin katılımını sağlamanın yolları ve geniş katılımı sağlamanın temel kuralları için tavsiyeler Prof. Dr. Reiner Staubach ve Tülin Kabis-Staubach (Planerladen

Detaylı

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanlığı (ŞUBAT 2014) Ankara 0 Avrupa 2020 Stratejisi ve Eğitim de İşbirliğinin Artan Önemi Bilimsel ve teknolojik ilerlemeler

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, İstanbul Üniversitesi Kariyer

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015

AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015 AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015 ANA EYLEM 2: YENİLİK ve İYİ UYGULAMALARIN DEĞİŞİMİ İÇİN İŞBİRLİĞİ Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi için İşbirliği;

Detaylı

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları Y. Doç. Dr. Tamer Atabarut Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi Müdürü atabarut@boun.edu.tr Avrupa 2020 Stratejisi: Akıllı, Sürdürülebilir

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası Büyümenin ve istihdamın artırılması için 2005 yılında kabul edilen Yenilenmiş Lizbon Stratejisi kapsamında, Avrupa Sosyal modelini yeniden şekillendiren Sosyal Gündem

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

BELGESİ. YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21

BELGESİ. YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21 TÜRKİYE HAYAT BOYU ÖĞRENME STRATEJİ BELGESİ YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21 Dr. Mustafa AKSOY Hayat Boyu Öğrenmenin Geliştirilmesi Operasyon Koordinatörü mustafaaksoy@meb.gov.tr

Detaylı

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları

Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları. Bilgilendirme Toplantıları Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Bilgilendirme Toplantıları Ulusal Ajans olarak da bilinen AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen Eğitim

Detaylı

ARBEIT & LEBEN ggmbh. Sürekli gelişen iş ve yaşam dünyanızdaki yolculuğunuzda sizlere eşlik ediyor ve destek oluyoruz. - 3 -

ARBEIT & LEBEN ggmbh. Sürekli gelişen iş ve yaşam dünyanızdaki yolculuğunuzda sizlere eşlik ediyor ve destek oluyoruz. - 3 - ARBEIT & LEBEN ggmbh Sürekli gelişen iş ve yaşam dünyanızdaki yolculuğunuzda sizlere eşlik ediyor ve destek oluyoruz. - 3 - KURUM ARBEIT & LEBEN ggmbh 1973 senesinden beri Rheinland Pfalz Eyaleti Eğitim

Detaylı

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 ILO Kabul Tarihi: 15 Haziran 2006 Yürürlüğe Giriş Tarihi: 20 Şubat 2009 Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Konferansı, Uluslararası

Detaylı

ERASMUS+ 2015 YILINA AİT TEKLİF ÇAĞRILARI

ERASMUS+ 2015 YILINA AİT TEKLİF ÇAĞRILARI ERASMUS+ 2015 YILINA AİT TEKLİF ÇAĞRILARI HASAN ORTAÇ İL AB PROJE KOORDİNATÖRÜ UŞAK VALİLİĞİ AB KOORDİNASYON MERKEZİ ERASMUS+ ÖZEL EYLEMLER (Grundtvig, Erasmus, Comenius, Leonardo) (Bireylerin Öğrenme

Detaylı

18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK

18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK 18- EĞİTİM, ÖĞRETİM VE GENÇLİK Göçmen İşçi Çocuklarının Eğitimine İlişkin Yönetmelik, 14 Kasım 2002 tarih ve 24936 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik kapsamında yapılan

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

AB ve Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Hibe Programı

AB ve Türkiye Sivil Toplum Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Hibe Programı AB ve Türkiye Diyaloğu - IV Tüketicinin ve Sağlığın Korunması Avrupa Birliği Bakanlığı, Katılım Öncesi AB Mali Yardımı kapsamında finanse edilen diyalog sürecini desteklemeye devam etmektedir. Diyaloğu-IV

Detaylı

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları 1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları Virpi Einola-Pekkinen 10.1.2011 1 Finlandiya Hükümetinin Yapısı Finlandiya da 12 Bakanlık vardır. Her Bakanlık kendi yetkisi çerçevesinde yönetim kapsamına

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ NİN TÜRKİYE DE DESTEKLEDİĞİ BAZI HİBE PROGRAMLARI

AVRUPA BİRLİĞİ NİN TÜRKİYE DE DESTEKLEDİĞİ BAZI HİBE PROGRAMLARI AVRUPA BİRLİĞİ NİN TÜRKİYE DE DESTEKLEDİĞİ BAZI HİBE PROGRAMLARI Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 07-08 Temmuz 2006 Halil Serkan KÖREZLİOĞLU Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Yayın Desteği Hibe Programı

Detaylı

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR 2013/101 (Y) Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] BTYK nın 2009/102 no.lu kararı kapsamında hazırlanan ve 25. toplantısında onaylanan Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin koordinasyonunun

Detaylı

Sentez Araştırma Verileri

Sentez Araştırma Verileri Eğitim, Görsel-İşitsel & Kültür Yürütme Ajansı Eğitim ve Kültür Genel Müdürlüğü Yaşam Boyu Öğrenim Programı İnternet Üzerinden Kişisel İşgücünü Geliştirin Leonardo da Vinci LLP (Yaşamboyu Öğrenim Programı)

Detaylı

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI İSTANBUL ATIK MUTABAKATI 2013 ün Mayıs ayında İstanbul da bir araya gelen dünyanın farklı bölgelerinden belediye başkanları ve seçilmiş yerel/bölgesel temsilciler olarak, küresel değişiklikler karşısında

Detaylı

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları 29 Mayıs 2013 tarihinde MMKD Stratejik İletişim Planı nı oluşturmak amacıyla bir toplantı yapıldı. Toplantının ardından, dernek amaç ve faaliyetlerinin

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Yönetmelik 22 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28773 İpek Üniversitesinden: YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların

Detaylı

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM HAZIRLAYANLAR: Md. Yrd. Şinasi BAYRAKTAR Baş Öğretmen Dr. Ayşegül GÜLTEKİN TOROSLU Uzman Öğretmen Menevşe SARAÇOĞLU Öğretmen Sevgi SÜREK 15 Kasım

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ BELGE YÖNETİMİ VE ARŞİV SİSTEMİ STRATEJİSİ

T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ BELGE YÖNETİMİ VE ARŞİV SİSTEMİ STRATEJİSİ T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ BELGE YÖNETİMİ VE ARŞİV SİSTEMİ STRATEJİSİ (Doküman No: BEYAS-DK-02) Ankara Üniversitesi için aşağıda verilen temel bir Belge Yönetimi ve Arşiv Sistemi Stratejisi metni hazırlanmıştır.

Detaylı

KUMLUCA HALK EĞĠTĠMĠ MERKEZĠ MÜDÜRLÜĞÜ HAYDI BUZLARI KIRALIM PROJESĠ BILGILENDIRME SEMINERI

KUMLUCA HALK EĞĠTĠMĠ MERKEZĠ MÜDÜRLÜĞÜ HAYDI BUZLARI KIRALIM PROJESĠ BILGILENDIRME SEMINERI KUMLUCA HALK EĞĠTĠMĠ MERKEZĠ MÜDÜRLÜĞÜ HAYDI BUZLARI KIRALIM PROJESĠ BILGILENDIRME SEMINERI TOPLANTI ICERIGI Ulusal Ajans Hayat boyu ogrenme Programlari GRUNDTVIG Projeleri Haydi Buzlari Kiralim (Let s

Detaylı

KOOPERATİFLERE YÖNELİK HİBE DESTEĞİ

KOOPERATİFLERE YÖNELİK HİBE DESTEĞİ Karınca Dergisi, Ekim 2014, Sayı:934 KOOPERATİFLERE YÖNELİK HİBE DESTEĞİ 1. GİRİŞ Kooperatifler, ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılamak

Detaylı

2. Gün: Finlandiya Maliye Bakanlığı ve Birimleri

2. Gün: Finlandiya Maliye Bakanlığı ve Birimleri 2. Gün: Finlandiya Maliye Bakanlığı ve Birimleri Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 2 Maliye Bakanlığının Yönetim Birimleri Limited Şirketler Kurumlar Ticari işletmeler ve fonlar HANSEL LTD SATIN ALMA KURUMU

Detaylı

BAŞKAN. Prof. Dr. Peyami BATTAL Rektör ÜYE. Prof. Dr. Ahmet KAZANKAYA Rektör Yardımcısı ÜYE ÜYE. Prof. Dr. Şefik TÜFENKÇİ Ziraat Fak. Dek.

BAŞKAN. Prof. Dr. Peyami BATTAL Rektör ÜYE. Prof. Dr. Ahmet KAZANKAYA Rektör Yardımcısı ÜYE ÜYE. Prof. Dr. Şefik TÜFENKÇİ Ziraat Fak. Dek. Üniversite Senatosu Başkanlığında toplanarak aşağıdaki kararı almıştır. Karar 2014/14-5 (Sayfa 1/5) Üniversitemizde Yüzüncü Yıl Üniversitesi Kariyer Geliştirme Araştırma ve Uygulama Merkezi kurulması ve

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

MFİB Tarafından Açılan Üç Yeni Hibe Programının Tanıtımı. 6 Temmuz 2012 2012 yılı 2. ABUDYK Toplantısı Antalya

MFİB Tarafından Açılan Üç Yeni Hibe Programının Tanıtımı. 6 Temmuz 2012 2012 yılı 2. ABUDYK Toplantısı Antalya MFİB Tarafından Açılan Üç Yeni Hibe Programının Tanıtımı 6 Temmuz 2012 2012 yılı 2. ABUDYK Toplantısı Antalya 1 1) Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Yerel ve Ulusal STK ların Kapasitesinin Güçlendirilmesi

Detaylı

MESLEKİ EĞİTİM İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?

MESLEKİ EĞİTİM İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ? MESLEKİ EĞİTİM İŞSİZLİĞE ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ? ÖĞRENCİ RAPORU TR-51-12-2012-R3 OSTİM MESLEKİ EĞİTİM MERKEZİ "Bu proje T.C. Başbakanlık DPT AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (http://www.ua.gov.tr)

Detaylı

HİBE VEREN KURUMLAR TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ

HİBE VEREN KURUMLAR TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ HİBE VEREN KURUMLAR TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ Gaziantep ve AB Projeleri SIRASI KURULUŞ SÖZLEŞME ADEDİ YÜZDESİ HİBE TUTARI ( ) YÜZDESİ 1 Ankara 206 6,39 23.461.895,52 5,83 2 İstanbul 203 6,29 25.963.219,98

Detaylı

Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik. İdari Özet Türkçe

Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik. İdari Özet Türkçe Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik İdari Özet Türkçe Avustralya Hükümet hizmetlerinin Avustralya nın kültür ve dil bakımından çeşitlilikler gösteren nüfusuna duyarlılığı üzerine bir araştırma

Detaylı

TAIEX PROGRAMI BÖLGESEL EĞİTİM PROGRAMI (RTP)

TAIEX PROGRAMI BÖLGESEL EĞİTİM PROGRAMI (RTP) TAIEX PROGRAMI BÖLGESEL EĞİTİM PROGRAMI (RTP) 1. Bölgesel Eğitim Merkezi (RTP) Bilindiği üzere; Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü Kurumsal Yapılanma Birimi tarafından uygulanan Bölgesel Eğitim

Detaylı

Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma

Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma AB Eşleştirme Projesi, Ankara Kursun 6. Haftası Carin Lindqvist-Virtanen Genel Müdür Yardımcısı Sigorta Bölümü Sosyal refah ve sağlık bakım alanında idari

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

Erasmus+ Stratejik Ortaklıklar. Celil YAMAN Mesleki Eğitim Koordinatörü

Erasmus+ Stratejik Ortaklıklar. Celil YAMAN Mesleki Eğitim Koordinatörü Erasmus+ Stratejik Ortaklıklar Celil YAMAN Mesleki Eğitim Koordinatörü Stratejik Ortaklıklar AE2 - Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi İçin İşbirliği: Stratejik Ortaklıklar Bilgi Ortaklıkları Sektörel

Detaylı

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER DUNYA GIDA GUNU ACLIGA KARSI BIRLESELIM Dr Aysegul AKIN FAO Turkiye Temsilci Yardimcisi 15 Ekim 2010 Istanbul Bu yılki kutlamanın teması, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde dünyadaki açlıkla mücadele

Detaylı

2015 Sonrası Kalkınma Gündemi için Seçkin Kişiler Üst Düzey Paneli (HLP) Görev Tanım Belgesi

2015 Sonrası Kalkınma Gündemi için Seçkin Kişiler Üst Düzey Paneli (HLP) Görev Tanım Belgesi 2015 Sonrası Kalkınma Gündemi için Seçkin Kişiler Üst Düzey Paneli (HLP) Görev Tanım Belgesi 1. Seçkin Kişiler Üst Düzey Paneli (HLP) Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından oluşturulacak olup 2015

Detaylı

YÖNETMELİK. Gaziosmanpaşa Üniversitesinden: GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PALYATİF BAKIM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. Gaziosmanpaşa Üniversitesinden: GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PALYATİF BAKIM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 13 Ekim 2014 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29144 Gaziosmanpaşa Üniversitesinden: YÖNETMELİK GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PALYATİF BAKIM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA. Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA. Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları Aile içi Şiddetle Mücadele İçin Kadın Konukevleri Projesi nin açılış

Detaylı

Pedagojik Psikolojik Hizmetler

Pedagojik Psikolojik Hizmetler Pedagojik Psikolojik Hizmetler Pedagojik Psikolojik Hizmetler (PP Hizmetleri) okul çağı altında çocuklar, ve ilk-ve ortaokul ve lise öğrencileri için, gelişim, öğrenim ve refahı ile ilgili danışmanlık

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 İÇERİK Amaç, Vizyon Hazırlık Süreci İnovasyona Dayalı Mevcut Durum Stratejiler Kümelenme ile ilgili faaliyetler Sorular (Varsa) İNOVASYON & KÜMELENME

Detaylı

Merhaba Adım Serkan UĞUR. Bu sunumda Bütüncül Devlet Yaklaşımının (Whole of Government) e-dönüşüm Açısından İncelenmesi konusunu anlatacağım.

Merhaba Adım Serkan UĞUR. Bu sunumda Bütüncül Devlet Yaklaşımının (Whole of Government) e-dönüşüm Açısından İncelenmesi konusunu anlatacağım. Merhaba Adım Serkan UĞUR. Bu sunumda Bütüncül Devlet Yaklaşımının (Whole of Government) e-dönüşüm Açısından İncelenmesi konusunu anlatacağım. Türkçe tercümesi tüm devlet, bütüncül devlet veya bütünleşik

Detaylı

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN

PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN PROJE YAPIM VE YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ 09071067 ŞEYMA GÜLDOĞAN İnsan kaynakları bir organizasyondaki tüm çalışanları ifade eder. Diğer bir deyişle organizasyondaki yöneticiler, danışmanlar,

Detaylı

Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Ücretlendirme Politikası

Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Ücretlendirme Politikası Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Ücretlendirme Politikası Bu politika, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. nin (Banka) faaliyetlerinin kapsamı ve yapısı ile stratejileri, uzun vadeli hedefleri ve risk yönetim yapısına

Detaylı

EU - LdV NEDİR? İTALYA YI TANIYALIM AKÜ İTALYA LdV UYGULAMALARI

EU - LdV NEDİR? İTALYA YI TANIYALIM AKÜ İTALYA LdV UYGULAMALARI LdV PROJELERİ VE İTALYA UYGULAMALARI DOÇ. DR. İ. SEDAT BÜYÜKSAĞİŞ EU - LdV NEDİR? İTALYA YI TANIYALIM AKÜ İTALYA LdV UYGULAMALARI LEONARDO DA VINCI (Mesleki Eğitim Programı) NEDİR? Leonardo da Vinci i

Detaylı

UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ

UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ Genel Konferansın 20. Oturumunda benimsenmiştir. (*) Giriş Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu nun amacının UNESCO Kuruluş Sözleşmesi tarafından belirlendiği

Detaylı

Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Ukrayna da kamu sektöründe çalışan 20 genç yönetici adayına

Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Ukrayna da kamu sektöründe çalışan 20 genç yönetici adayına Duvarlarla bölünmüş bir Avrupa değil, ancak sınırlarının ayırıcı özelliğini bertaraf etmiş bir kıta sınırlar ötesi bir uzlaşma sağlayabilir. Richard von Weizsäcker, 1985 Robert Bosch Stiftung GmbH Heidehofstraße

Detaylı

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: YEŞİL BİNALAR & NANOTEKNOLOJİ STRATEJİLERİ. Muhammed Maraşlı İMSAD-UNG Çalışma Grubu Üyesi

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: YEŞİL BİNALAR & NANOTEKNOLOJİ STRATEJİLERİ. Muhammed Maraşlı İMSAD-UNG Çalışma Grubu Üyesi İNŞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: YEŞİL BİNALAR & NANOTEKNOLOJİ STRATEJİLERİ Muhammed Maraşlı İMSAD-UNG Çalışma Grubu Üyesi RAPORUN AMACI Türk İnşaat Sektörünün rekabet gücünün arttırılması amacıyla

Detaylı

I. GİRİŞ II. UZAK HEDEFLER

I. GİRİŞ II. UZAK HEDEFLER I. GİRİŞ Eğitim, Kosova nın toplumsal, siyasi ve ekonomik gelişmesinin etki alanını temsil eder. Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı (EBTB) savaşın bitiminden sonra başlayan, en gelişmiş uluslararası

Detaylı

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları Ekonomi Bakanligi Ev Sahipliginde Özet 5 Ekim 2015 Hilton Istanbul Bosphorus Hotel İstanbul,

Detaylı

ALMAN MESLEKİ EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖZEL SEKTÖRÜN ROLÜ VE ÜLKEMİZ MESLEKİ EĞİTİM VE ODA SİSTEMİ İÇİN ÇIKARIMLAR

ALMAN MESLEKİ EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖZEL SEKTÖRÜN ROLÜ VE ÜLKEMİZ MESLEKİ EĞİTİM VE ODA SİSTEMİ İÇİN ÇIKARIMLAR ALMAN MESLEKİ EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖZEL SEKTÖRÜN ROLÜ VE ÜLKEMİZ MESLEKİ EĞİTİM VE ODA SİSTEMİ İÇİN ÇIKARIMLAR Esin ÖZDEMİR Uzman TOBB AB Daire Başkanlığı ALMAN MESLEKİ EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖZEL SEKTÖRÜN ROLÜ

Detaylı

PROJE SAHİBİ KURUM : Erzurum Cumhuriyet Kız Teknik Ve Meslek Lisesi (Erzurum Cumhuriyet Girl Technical And Vocational High School)

PROJE SAHİBİ KURUM : Erzurum Cumhuriyet Kız Teknik Ve Meslek Lisesi (Erzurum Cumhuriyet Girl Technical And Vocational High School) PROJE SAHİBİ KURUM : Erzurum Cumhuriyet Kız Teknik Ve Meslek Lisesi (Erzurum Cumhuriyet Girl Technical And Vocational High School) PROJE ADI : İletişim Ve Etkileşimde Avrupa Deneyimi (European Experience

Detaylı

Sağlık Hizmetlerinde Stratejiler Ve Politika Hatları Belgeleri

Sağlık Hizmetlerinde Stratejiler Ve Politika Hatları Belgeleri Sağlık Hizmetlerinde Stratejiler Ve Politika Hatları Belgeleri Reformlar ve Hükümet Programları, Finlandiya Klaus Halla Kalkınma Direktörü 1990 ların başından beri Finlandiya da devlet düzeyinde gerçekleşen

Detaylı

T.C ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI ÇALIŞMA VE İŞ KURUMU KIRIKKALE İL MÜDÜRLÜĞÜ

T.C ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI ÇALIŞMA VE İŞ KURUMU KIRIKKALE İL MÜDÜRLÜĞÜ T.C ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI ÇALIŞMA VE İŞ KURUMU KIRIKKALE İL MÜDÜRLÜĞÜ } Türkiye İş Kurumu 2003 tarihinde 4904 sayılı kanun ile kurulmuştur. } 665 sayılı KHK ile Bölge Çalışma Müdürlükleri

Detaylı

KEŞAN AVRUPA BİRLİĞİ VE PROJE ARAŞTIRMA GELİŞTİRME UYGULAMA MERKEZİ (KAPUM) KURULUŞ GEREKÇESİ

KEŞAN AVRUPA BİRLİĞİ VE PROJE ARAŞTIRMA GELİŞTİRME UYGULAMA MERKEZİ (KAPUM) KURULUŞ GEREKÇESİ KEŞAN AVRUPA BİRLİĞİ VE PROJE ARAŞTIRMA GELİŞTİRME UYGULAMA MERKEZİ (KAPUM) KURULUŞ GEREKÇESİ İlgi: a. 5449 Sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve görevleri hakkında kanun, b. 17 Aralık

Detaylı

Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ

Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ Üniversiteler İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu İzmir 11.12.2015 - KOÇ ÜNİVERSİTESİ Biz kimiz Neden platform? Üniversitelerde; İSG farkındalığını nasıl arttırabiliriz? İSG kültürünü nasıl geliştirebiliriz?

Detaylı

DOĞAN GRUBU İNSAN KAYNAKLARI POLİTİKASI

DOĞAN GRUBU İNSAN KAYNAKLARI POLİTİKASI DOĞAN GRUBU İNSAN KAYNAKLARI POLİTİKASI Sayfa : 1/7 1. AMAÇ Bu politikanın amacı Doğan Grubu olarak tüm şirketlerimizde İnsan Kaynakları yönetiminde uyguladığımız değerleri açıklamaktır. 2. KAPSAM Doğan

Detaylı

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 Bu Yönerge, Cumhuriyet Üniversitesi nin ulusal ve uluslararası akademik

Detaylı

trafikte bilinçli bir nesil için

trafikte bilinçli bir nesil için bilinçli bir nesil e t k i için f tra Giriş Önemli bir halk sağlığı sorunu olan trafik kazalarının önlenmesi, pek çok kurum, kuruluş, sivil toplum örgütleri ve bireylerin ortak çalışması ile mümkün olabilecektir.

Detaylı

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI Bölgesel Yenilik Stratejisi Çalışmaları; Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi İstanbul Bölgesel Yenilik Stratejisi Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi Önemli Not: Bu anketten elde

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (ÇAKUZEM)

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (ÇAKUZEM) ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (ÇAKUZEM) 2015 YILI FAALİYET RAPORU ÇANKIRI - 2016 SUNUŞ Uzaktan Eğitim, geleneksel öğrenme-öğretme yöntemlerindeki sınırlılıklar

Detaylı

eğitim ücretsiz yönlendirme dil bütünleşme rota Yeni gelenleri karşılama

eğitim ücretsiz yönlendirme dil bütünleşme rota Yeni gelenleri karşılama ücretsiz rota yönlendirme dil eğitim bütünleşme Yeni gelenleri karşılama 21 Uyum sağlamak ne demek? Sıkca göçmenlerin entegrasyonundan bahsediyoruz, ne demek istiyoruz? Ilk olarak iki yönlü bir süreçtir:

Detaylı

bilgi@ua.gov.tr EĞİTİM, HAYATBOYU SÜREN BİR ETKİLEŞİMDİR! Sorularınız İçin www.ua.gov.tr Ülke Merkezli Faaliyetler http://ua.gov.

bilgi@ua.gov.tr EĞİTİM, HAYATBOYU SÜREN BİR ETKİLEŞİMDİR! Sorularınız İçin www.ua.gov.tr Ülke Merkezli Faaliyetler http://ua.gov. TC AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AB EĞİTİM VE GENÇLİK PROGRAMLARI MERKEZİ BAŞKANLIĞI TC AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AB EĞİTİM VE GENÇLİK PROGRAMLARI MERKEZİ BAŞKANLIĞI Ülke Merkezli Faaliyetler http://uagovtr

Detaylı

İçindekiler. Hakkımızda Misyon Vizyon TKYD Üyelik Ayrıcalıkları Faaliyetler

İçindekiler. Hakkımızda Misyon Vizyon TKYD Üyelik Ayrıcalıkları Faaliyetler w İçindekiler Hakkımızda Misyon Vizyon TKYD Üyelik Ayrıcalıkları Faaliyetler Çalışma Grupları Eğitim Programları İhtisas Programları Anadolu Seminerleri Kurumsal Yönetim Kütüphanesi Yayınlar Zirve ve Paneller

Detaylı

TÜRKİYE DE ATÇILIĞIN DESTEKLENMESİ. Erdal Celal SUMAYTAOĞLU Yüksek Komiserler Kurulu Başkan Yardımcısı 20 Temmuz 2012

TÜRKİYE DE ATÇILIĞIN DESTEKLENMESİ. Erdal Celal SUMAYTAOĞLU Yüksek Komiserler Kurulu Başkan Yardımcısı 20 Temmuz 2012 TÜRKİYE DE ATÇILIĞIN DESTEKLENMESİ Erdal Celal SUMAYTAOĞLU Yüksek Komiserler Kurulu Başkan Yardımcısı 20 Temmuz 2012 1 I. TÜRKİYE DE ATÇILIK ve AT YARIŞLARI POTANSİYELİ 2 TÜRKİYE; TÜRKİYE DE ATÇILIK SEKTÖRÜ

Detaylı

KADIN DOSTU KENTLER - 2

KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENT NEDİR? KADINLARIN Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere İstihdam olanaklarına Kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut vb) Şiddete maruz kaldıkları takdirde

Detaylı

Orta-Doğu Avrupa ve Avrasya da Erken Dönem Çocuk Eğitim ve Bakım (EÇEB) Kalitesi. Sarah Klaus Direktör Erken Çocukluk Programı

Orta-Doğu Avrupa ve Avrasya da Erken Dönem Çocuk Eğitim ve Bakım (EÇEB) Kalitesi. Sarah Klaus Direktör Erken Çocukluk Programı Orta-Doğu Avrupa ve Avrasya da Erken Dönem Çocuk Eğitim ve Bakım (EÇEB) Kalitesi Sarah Klaus Direktör Erken Çocukluk Programı Kaliteli EÇEB in Yararları Aynı zamanda hem hakkaniyeti ve sosyal adaleti yaygınlaştırıp

Detaylı

ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM YETİŞKİNLER İÇİN OKUMA YAZMA ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM YETİŞKİNLER İÇİN OKUMA YAZMA ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM YETİŞKİNLER İÇİN OKUMA YAZMA ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖNSÖZ Günümüzde mesleklerin

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Gençlik Politikasi Geliştirme Sosyal Uyum İnsan Hakları Kültürlerarasi Diyalog Katılım Araştırma AVRUPA KONSEYI VE GENÇLER 40 YILI AŞKIN BIR SÜREDIR AVRUPAYI BIRLIKTE INŞA

Detaylı

ERZURUM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ KARİYER PLANLAMA, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1:

ERZURUM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ KARİYER PLANLAMA, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1: ERZURUM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ KARİYER PLANLAMA, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1: Bu Yönetmeliğin amacı, Erzurum Teknik Üniversitesine

Detaylı

DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ NÜN KURULMASI HAKKINDA YASA

DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ NÜN KURULMASI HAKKINDA YASA DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ NÜN KURULMASI HAKKINDA YASA Sayı 33/1976 (42/1982, 47/1983, 21/1994 ve 59/1995 Sayılı Yasalarla Değiştirilmiş Şekliyle ) DPÖ YASASI İÇ DÜZENİ Madde 1. Kısa İsim BİRİNCİ KISIM DEVLET

Detaylı

SAĞLIĞI GELİŞTİRME KAVRAMI

SAĞLIĞI GELİŞTİRME KAVRAMI İŞYERLERİNDE İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİNDE İŞYERİ HEMŞİRELİĞİNİN ÖNEMİ ROLÜ KURSU 4 MAYIS 2014 İSTANBUL VII. ULUSLARARASI İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ KONFERANSI SAĞLIĞI GELİŞTİRME KAVRAMI Uzm.

Detaylı

3.ORTAK AKIL TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

3.ORTAK AKIL TOPLANTISI SONUÇ RAPORU BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ 3.ORTAK AKIL TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 14 HAZİRAN 2013 ÖNSÖZ Üniversitemiz Rektörlüğü olarak ilkini 14 Mayıs 2011 de Kongre ve Kültür Merkezinde, ikincisini 22 Mayıs 2012 de Burhaniye

Detaylı

Kadın İstihdamı: Sorun Alanları, Çözüm Önerileri. Ülker Şener 13.02.2013

Kadın İstihdamı: Sorun Alanları, Çözüm Önerileri. Ülker Şener 13.02.2013 Kadın İstihdamı: Sorun Alanları, Çözüm Önerileri Ülker Şener 13.02.2013 Temel sorun alanları Toplumsal yapı: kadın olmaya yüklenen anlam ve toplumsal cinsiyet rolleri İşgücü talebinden kaynaklı sorunlar:

Detaylı