ÖZEL. 11 Mart 2014 Salı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÖZEL. 11 Mart 2014 Salı"

Transkript

1 Başkan Kocaoğlu'nu eleştiren Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "AK Parti belediyeleri çağı yakalayıp geçerken İzmir'in hali ortada. Nüfusa oranla baktığınızda Türkiye'nin en büyük gecekondu şehri diyerek tepki gösterdi Partisinin seçimlerden güçlenerek çıkacağını savunan Zeybekci, "AK Parti belediyeleri çağı yakalayıp geçerken İzmir'in hali ortada. Nüfusa oranla baktığınızda Türkiye'nin en büyük gecekondu şehri. İzmir 21. yüzyılın başını ıskaladı. Yerel yönetimle belediye siyaset üstüdür. Şehirlerin menfaatlerine bakacaksınız. Ona göre sandığa gideceksiniz" diye konuştu. Nüfusa oranla baktığınızda Türkiye'nin en büyük gecekondu şehri" şeklinde konuştu. 8 de ÖZEL HABER Yavuz Atalay Abdullah Lelik yazdı 11 Mart 2014 Salı devamı 8 de İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak ve Karşıyaka Tramvay Projesi için ING Bank ile toplam 165 Milyon Euro luk kredi anlaşması imzaladı. Anlaşmaya uluslararası ünlü finans kuruluşlarından IFC, AFD ve MİGA da destek verdi Çorbadan tatlıya çok geniş bir kullanım alanı bulunan 100'ü aşkın çeşitteki Ege Bölgesi'nin yabani otları, Fransız şefler tarafından kullanılmaya başlandı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Muftak Sanatları ve Yönetimi Bölümü Eğitmen Şefi Sezener, "Fransa'nın gastronominin başkenti sayılan Lyon Bölgesi'nde şeflerle etkileşim halindeyiz. 23 Mart'ta Urla'da düzenlenecek ot festivalinde Fransız şeflerle birlikte Ege Otları Çorbası'nı yaparak katılımcılara tattıracağız dedi. 4 te AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Yıldırım, "İzmir'e 'Kale' diyorlar. Tamam İzmir kale olsun da ortada kaleci yok. Hizmet yok, hizmet edecek ekip yok" devamı 9 da

2 SAYFA 02 MAVI KIRMIZI SARI 11 Mart 2014 Salı Yeşilçam'ın dillere destan aşkı yeniden beyaz perdede İstanbul ve KKTC'de çekilecek "Seni Seviyorum Adamım" filmi, Yeşilçam'ın unutulmayan "aşk"larını hayat öpücüğüyle günümüzde canlandıracak. Başrollerini Barış Kılıç ile Gizem Karaca'nın paylaştığı, bir sahil kasabasında balıkçılıkla geçinen mesleğine küsmüş başarılı bir müzik yapımcısının aşık olduğu ve albüm yapmak istediği genç kızın hayatının son günlerinde yaşadıklarını anlatan filmin çekimleri haftaya başlayacak Kılıç, KKTC'de okuma provaları süren filmi anlattı. "Karakterin bana çok hüzün veren bir hikayesi var. Senaryoyu ilk okuduğum andan itibaren uykularımı kaçırdı, bir an önce çekimlere başlayalım diye sabırsızlanıyorum" diyen Kılıç, filmin, klasik Türk filmi denilebilecek bir senaryoya sahip ancak dramatize edilmemiş bir acıyı yansıttığını söyledi. Kılıç, Yeşilçam tadındaki "Seni Seviyorum Adamım" filminde canlandırdığı karakterden çok etkilendiğini belirterek, "Belki de farkında olmadan yaşadığım hayatın içinde de bir yalnızlık var. Nedense yalnız adam karakterlerine karşı sempati duyuyorum. Senaryoyu ilk okuduğum zaman da müzikle uğraşmış, iyi paralar kazanmış, başarılı işlere imza atmış bir insanın neden her şeye küsüp bir sahil kasabında balıkçılıkla geçindiği, küçük bir yaşama dahil olduğunu merak ettim. Bu sorunun içinde belki büyük zenginlikler, acılar yatıyor. Beni de etkileyen bu oldu. Çok iyi zamanlarımız oluyor, ama bir bakıyorsunuz, maddi manevi çöküntü içine girebiliyoruz. Böyle düşündüğümüz vakit de insanın her yaşantıya en azından alışabilir bir yakınlık duyması gerekir" diye konuştu. -YEŞİLÇAM TADINDA İyi filmde samimiyet aradığını kaydeden Kılıç, Eski Yeşilçam filmleri neden hala izlenme oranları yüksek, yeni yapımlar karşısında durabilen filmler? Buradan çıkar tek sonuç, o dönemde oyunculukların son derece gerçek, samimi, sanki evimizin içinde yaşanıyormuşcasına bizleri etkilemesidir. Bizim filmimiz de bir Yeşilçam filmi tadında olacak, duygusuyla bütünlüğüyle senaryosuyla oyunculuklarıyla... Bizim tek üzerinde durduğumuz, filmin başarı yakalaması için elimizdeki tek silah samimiyet. Biz samimi olduğumuz sürece seyirci bu filmi sevecek çünkü kendini bizim yerimize koyacak" değerlendirmesinde bulundu. Kılıç, ilk sinema deneyimi olduğu için çok heyecan duyduğunu söyleyerek, "Canlandırdığı karakter dolayısıyla hayatında ilk defa ses stüdyosuna girerek şarkı söylediğini bu nedenle projeye çok özel anılarla başladığını dile getirdi. Filmin koordinatörü Ayşe Sönmez de Türk sinemasına damga vuran Yeşilçam filmlerine duydukları sevgiyle bu işe başladıklarını belirterek, "Bu denenmiş bir işi denemek değil. Yeşilçam filmlerinin aslında hepimizi çok heyecanlandıran kısmı samimiyeti. Kusurlu, hatalı ama samimi ve kolay vazgeçmeyen. Bize o filmlerin öğrettiği şeyler arasında 'insan bir kere sever' gibi öğretiler vardı a- ma biz modern zaman yaşamlarında önce aşktan vazgeçtik. Hayat bize hızlı tüketmeyi dayattığı için aşka inanmayı bıraktık. Bu filmle unuttuklarımızı hatırlatacağız. Bir adam bir kadını nasıl severdi ve bir kadın bir adamı nasıl? Bu bizim çıkış noktamız" diye konuştu. Çok duygusal sahnelerin yer aldığı ve acıklı hikayesi dolayısıyla izleyenlerin gözyaşlarını tutamayacağını ifade eden Sönmez, rollerini okuyunca 'ben buyum' diyen oyuncularla bir araya geldiklerini ve bu nedenle filmin samimiyetiyle öne çıkacağını söyledi. Sönmez, filmde hiçbir hazır ürün kullanmamaya özen gösterdiklerine dikkati çekerek, filmdeki kostümlerin tasarımcı Elif Uysal'ın elinden çıktığını ve şarkıların da ağırlıklı olduğu filmde Burçin Benli söz yazarı, Can Atilla müzikleri yaptığını bildirdi. -"SENİ SEVİYORUM ADAMIM" Araf, Cehennem, Bana Bir Soygun Yaz filmleriyle tanınan Biray Dalkıran yönetmen koltuğunda oturacak. Başrollerde Barış Kılıç ve Gizem Karaca'nın yanı sıra Ayşen Gruda, Asuman Dabak, Mahir Günşıray, Orçun Kaptan, Aslı Omağ, Yıldız Kültür, Görkem Yeltan, Murat Serezli, Erdal Küçükkömürcü gibi isimler rol alacak. Filmin İstanbul çekimleri haftaya, KKTC çekimleri ise ay sonunda başlayacak. (AA) Tüm dünyanın merakla beklediği Oscar törenlerinin ardından Los Angeles'ta gözler Türk Filmleri Festivaline çevrildi. Los Angeles'taki Egyptian Theater'da yapılan festivalde aralarında Derviş Zaim, Reha Erdem ve Mahmut Fazıl Coşkun gibi yönetmenlerin yönettiği çok sayıda Türk filmi sinemaseverlerle buluşacak, Türk oyuncu, yapımcı ve yönetmenler söyleşi ve özel gösterimlere katılacak. Los Angeles'ta öğrenim gören Türk sinema öğrencilerinin kurduğu HIF Corp. tarafından düzenlenen Los Angeles Türk Film Festivali (LATFF), dünyaca ünlü sinema okulları USC ve UCLA'in katkılarıyla yapılıyor. Festivalin açılışı, yönetmenliğini Mahmut Fazıl Coşkun'un yaptığı Yozgat Blues filmi ile yapılırken, gösterimin ardından yapılan söyleşi bölümünde filmin yönetmeni ve oyuncular sinemaseverlerin sorularını Türk filmleri Los Angeles'ta görücüye çıktı yanıtladı. Her sene, kısa film yarışmasının yanı sıra uzun metrajlı film gösteriminin de yapıldığı festivale, bu yıl Güney Kaliforniya Üniversitesi nin ev sahipliğinde gerçekleşen ve katılımcılarına sinemanın farklı alanlarından temsilcilerle biraraya gelme fırsatı sunan LATFF Akademi programı da eklendi. Bu sene üçüncüsü düzenlenen festivale Türkiye'den; ''Yozgat Blues'' filmiyle yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun, oyuncular Nadir Sarıbacak ve Ercan Kesal, ''Meryem'' filmiyle yönetmen Atalay Taşdiken, ''Gözümün Nuru'' filmiyle yönetmen Hakkı Kurtuluş ve oyuncu Melik Saraçoğlu, Devir filmiyle yönetmen Derviş Zaim, ''Sen Aydınlatırsın Geceyi'' filmiyle oyuncular Demet Evgar ve Serkan Keskin, ''Şarkı Söyleyen Kadınlar'' filmiyle yönetmen Reha Erdem ve yapımcı Ömer Atay konuk olarak katılıyor. -''Türk sinemasının tanıtılması için önemli'' Ünlü yönetmen Derviş Zaim festivale ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk yıldan itibaren festivale katılan birisi olarak festivalin doğumuna şahitlik ettiğini belirtti. 3 yıl gibi kısa bir zamanda gelinen noktaya bakıldığında LATFF in değerinin bilinmesi ve desteklenmesi gerektigine inandığını söyleyen Zaim, "Los Angeles Türk Film Festivali, Türk sinemasının tanıtılması için önemli yerlerden biri olmaya namzettir" dedi. Festivalin kısa film yarışması için Türkiye'den yönetmen ve senarist Reha Erdem ve oyuncu Saadet Işıl Aksoy jüri üyesi seçilirken, ABD'- den Sundance Film Enstitüsü Uzun Metraj Film Bölümü Direktörü Michelle Satter, Filmmakers Alliance Başkanı Jacques Thelemaque, Chapman Üniversitesi Sinematografi Bölüm Başkanı Bill Dill ve LACMA film küratörü Elvis Mitchell en iyi filmi belirlemek için py kullanacak. Dört gün boyunca devam edecek festivalde en iyi kısa film ödülü 9 Mart'ta sahibini bulacak ve kazanan film Altın Yumurta ile ödüllendirilecek. Los Angeles Türk Film Festivali, kısa film yarışmasının yanında, film gösterimleri ve söyleşilerle Türk sinemasının ABD'de tanıtılmasını a- maçlıyor. (AA) "Türkiye'deki 26 kule ve minareden esinlenerek inşa edilen Masal Şatosu'nda Dede Korkut hikayelerinin, Kral Midas'ın canlandırıldığı masal odaları, Nasreddin Hoca'nın fıkralarının anlatıldığı, aralarında Keloğlan ve Tepe Göz'ün bulunduğu masal kahramanlarıyla buluşturan bölümler yer alıyor. Masal Şatosu açıldı Eskişehir'de, Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki 26 kule ve minareden esinlenerek inşa edilen, her yaştan çocuğu hikayelerdeki masal kahramanlarıyla buluşturacak "Masal Şatosu''nun açılışı gerçekleştirildi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Sazova Bilim, Sanat ve Kültür Parkı'nda "Masal Şatosu"nun açılışında yaptığı konuşmada, Atatürk'ün Türkiye'nin geleceğini çocuklara emanet ettiğini belirterek, çocuklardan Türkiye'nin geleceği için büyük beklentilerinin olduğunu kaydetti. Bugüne kadar genç nesiller için çalıştıklarını ifade eden Büyükerşen, şöyle konuştu: "Cumhuriyetin kurulduğu günden bugüne kadar çok seneler geçti. O günün çocukları büyüdüler, anneleriniz ve babalarınız oldular. Cumhuriyet çok değerli bir ülkümüz bizim. Size hediye ettiğimiz bu güzel vatan için sizden çok büyük beklentimiz var. Mustafa Kemal Atatürk sizlere cumhuriyeti teslim ederken, sizlerin büyük insanlar olmanızı, bilime önem v- eren insanlar olmanızı istiyor ve düşünüyordu. Çocuklar, gelecekte yepyeni bir dünyaya sahip olacak. Bilime, sanata, kültüre çok önem vereceksiniz. Hayal etmeyi öğreneceksiniz. Masal Şatosu, çocuklara hayal etmeyi, hayallerinizi gerçekleştirmeyi öğretmek için kuruldu. (AA) 4. Bayraklı Deve Güreşi Festivali Deve güreşi geleneğinin en genç organizasyonlarından olan Bayraklı Deve Güreşi Festivali yapıldı. Bayraklı Belediyesinin katkılarıyla bu yıl 4. kez düzenlenen festival, Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinden yetiştiriciler tarafından getirilen ''tülü'' cinsi 90 devenin mücadelesine sahne oldu. Ege kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak Smyrna Meydanı'ndaki sahada yapılan festival, deve güreşi tutkunlarını bir araya getirdi. Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ'ın himayesinde düzenlenen güreşleri, 5 bini aşkın kişi izledi. Cazgırlığını Halil Coşkun ve İsmail Sakın'ın yaptığı güreşler, duayla başladı. Duanın ardından sahipleri tarafından alanda dolaştırılarak müsabakaya hazırlanan develer, yapılan eşleşmeler sonrası birbirleriyle mücadele etti. Develerin birbirlerine zarar vermesine izin verilmeyen güreşlerde, birbirine kenetlenen develer "urgancılar" adı verilen görevlilerce ayrıldı. - Hayvanseverler protesto etti Güreşler öncesi saha kenarına gelen bir grup Hayvan Hakları Federasyonu (HAY- TAP) ve Hayvan Dostları Derneği (HAY- DOS) üyeleri, pankart ve dövizlerle develerin güreştirilmesini protesto etti. "Dinimizde hayvan dövüştürmek, haramdır, yasaktır, günahtır. Peki bu vahşet niye?" yazılı pankart açan eylemci grup, ellerinde de "Deve güreştiren başkan istemiyoruz" yazılı dövizler taşıdı. Herhangi bir müdahalede bulunulmayan grup, bir süre protestolarını sürdürdükten sonra saha kenarından ayrıldı. (AA) Yıl: 3 İmtiyaz Sahibi Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına Eflatun SAYGILI Yazı İşleri Müdürü Azime MOLLA Haber Müdürü Gülseren KUMRU Sayfa Editörü Nur Gülmez BEL Salih ASLAN Denizli Temsilcisi Sedat KAYA Sayı: Mart 2014 Salı Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Fikret DAĞTEKİN İdari Merkez Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat İş Merkezi 45/803 Gümrük - Konak / İZMİR Tel: (Pbx) Mail: Dağıtım: Hakkı SARIÖZ Yayın türü: Yerel Basıldığı Yer Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR Tel: SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir

3 SAYFA 3 SONDAKiKA GAZETESİ >>3 ASAYiŞ Mart Şubat Salı Perşembe Hakaret ettiler ben de ikisini birden öldürdüm Fethiye'de, tartıştığı eşi ve 7 aylık bebeğini av tüfeği ile ateş ederek öldüren zanlı, tutuklandı. Eşi ve 7 aylık bebeklerini öldürmesinin ardından polise teslim olan Bayram Ergen, "Bu saatten sonra pişman değilim. Cinayetin sebebi hakaret" diye konuştu Muğla'nın Fethiye ilçesinde karısını tüfekle öldürdükten sonra 7 aylık bebeğini ayaklarıyla çiğneyerek öldüren baba, cinayet sebebi olarak kendisine hakaret edilmesini gösterdi. Çatalarık Mahallesi 1331 Sokak'ta oturan Bayram Ergen(42), dün öğle saatlerinde cinnet getirdi. Sezonluk turizm işçisi olduğu öğrenilen Ergen, karısı Birgül Ergen i(35) pompalı tüfekle ateş ederek öldürdü. 7 aylık bebeği Elif Beyza Ergen i de ayaklarıyla çiğneyerek öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan Bayram Ergen, sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Karakoldaki i- fadesinde pişman olmadığını söyleyen cinayet zanlısı baba, karakoldan çıkarken gazetecilerin sorularını cevapladı. 'Cinayetleri neden işlediniz?' sorusu üzerine Bayram Ergen, "Hakarete uğradım. Kayınvalidem ve kayınpederimden hakaret işittim. Olaylar bu yüzden yaşandı." dedi. Fethiye'de, tartıştığı eşi ve 7 aylık bebeğini av tüfeği ile ateş ederek öldüren zanlı, tutuklandı. Eşi ve 7 aylık bebeklerini öldürmesinin ardından polise teslim olan Bayram Ergen (42), emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Ergen, çıkarıldığı mahkemece "Kasten adam öldürmek" suçundan tutuklandı. Ergen, adliye çıkışında gazetecilerin eşini ve çocuğunu neden öldürdüğü sorusuna, "Eşim ve kayınvalidem yüzünden yaptım. Bu saatten sonra pişman değilim" cevabını verdi. Olayın ardından komşusu ile zanlı arasında geçen konuşma Ergen ailesinin yaşadığı Çatalarık Mahallesi 1331 Sokağı'ndaki komşuları Feride Kahraman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, olay günü bir silah sesi duyduğunu, bunun üzerine evinin kapısını kapatarak evine girdiği söyledi. Eve girdikten sonra bir silah sesi daha duyduğunu anlatan Kahraman, "İnsanların 'sokakta birisi ölmüş' dediklerini duydum. Dışarı çıktığımda Bayram'ı gördüm. 'Ne yaptın oğlum sen' diye seslendim. O da bana, 'Kurtuldum ben, 3 aydır çok çektim, polise teslim olmaya gidiyorum' cevabını verdi" dedi. Kahraman, komşuluk yaptıkları süre boyunca çiftin hiç kavga ettiklerini duymadığını, böyle bir olaya anlam veremediğini ifade etti. Çiftin 13 yıllık evli olduğunu anlatan Kahraman, ailenin 12 yıldır çocuk sahibi olmak için uğraştıklarını kaydetti. Kahraman, Bayram Ergen'in hasta olan anne ve babasının da bir süredir kendileriyle yaşadığını, gelinleriyle bir sorunları olmadığını sözlerine ekledi. Öte yandan olayda hayatını kaybeden Birgül Ergen (35) ve kızı Elif Beyza'nın cenazeleri, akrabaları tarafından Muğla Tıp Kurumundan alındı. Bu sırada Birgül Ergen'in dayısı Tarık Aslan, gazetecilerin o- layla ilgili sorusu üzerine, "Sadece adalet istiyoruz" ifadesini kullandı. Anne ve kızının cenazeleri, daha sonra toprağa verilmek üzere Seydikemer ilçesine bağlı Çatak köyünde götürüldü. Olay Fethiye'de dün Bayram Ergen ile eşi Birgül Ergen (35) arasında tartışma çıkmış, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Bayram Ergen, eşi ve 7 aylık kızı Elif Beyza'yı av tüfeği ile ateş ederek öldürmüştü. Hakaret yüzünden öldürmüş Muğla'nın Fethiye ilçesinde karısını tüfekle öldürdükten sonra 7 aylık bebeğini ayaklarıyla çiğneyerek öldüren baba, cinayet sebebi olarak kendisine hakaret edilmesini gösterdi. Çatalarık Mahallesi 1331 Sokak'ta oturan Bayram Ergen(42), dün öğle saatlerinde cinnet getirdi. Sezonluk turizm işçisi olduğu öğrenilen Ergen, karısı Birgül Ergen i(35) pompalı tüfekle ateş ederek öldürdü. 7 aylık bebeği Elif Beyza Ergen i de ayaklarıyla çiğneyerek öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan Bayram Ergen, sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi. Karakoldaki ifadesinde pişman olmadığını söyleyen cinayet zanlısı baba, karakoldan çıkarken gazetecilerin sorularını cevapladı. 'Cinayetleri neden işlediniz?' sorusu üzerine Bayram Ergen, "Hakarete uğradım. Kayınvalidem ve kayınpederimden hakaret işittim. Olaylar bu yüzden yaşandı." dedi. (CİHAN) Zihinsel engelli üzerinden 48 bin liralık kredi vurgunu Şehit polis annesinden tepki: Yağmurda yaşta çocuğumu oraya gönderdiniz Kayseri'den Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Muş'taki mitingine giderken Kırşehir'deki kazada şehit olan polis memurlarının anne ve eşleri taziye için yanına gelen AK Partili milletvekillerine tepki gösterdi. Acılı anne Hatice Aydemir, Sizin çocuklarınıza bir şey oluyor mu? Yağmurda yaşta çocuğumu oraya gönderdiniz. Allah size de göstermesin. derken, şehit eşi Esma Kılıç da, başsağlığı dileyen milletvekillerine, Çocuğa anlatın. Sıkıntınızı derdinizi, çocuğa anlatın. 2 yaşındaki çocuğumla, ne yapacağız. Çocuğunu ve eşini düşünüyorsan, 'silahını bırak git' demişler. Bıraktı, gitti." dedi. Kırşehir de dün gece meydana gelen kaza sonrasında şehit olan 3 polis memuru için Dünya Ticaret Merkezi nde tören düzenlendi. Törene TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, milletvekilleri, Kayseri Valisi Orhan Düzgün, Kayseri Emniyet Müdürü Mustafa Aydın, daire müdürleri ve çok sayıda polis katıldı. Düzenlenen törende acılı anne ve eşlerin feryadı ve tepkisi vardı. Şehit ailelerine önce; Vali Orhan Düzgün ve Emniyet Müdürü Mustafa Aydın ardından ise AK Partili milletvekilleri başsağlığı diledi. Şehit Resul Erdal Aydemir in annesi Hatice Aydemir, kendisine başsağlığı dileyen milletvekillerine şunları söyledi: Sizin çocuklarınıza bir şey oluyor mu? Hepsi bu. Sağolun. Allah size de göstermesin. Başımız sağolsun. Ne güzel. Ben bu yaşa getirdim ne güzel. Sizde yaşta yağmurda gönderin. Otobüsle, çocuk gönderin. Çocuğum kendine zor bakıyordu, size nasıl bakacaktı. Vermez olsalardı, o parayı kendilerinin olsaydı. Acılı anne kendisine başsağlığı dileyen vali ve emniyet müdürüne de sesini yükselterek, Muş a buradan araba gider mi? Muş ta devlet yok mu? (CİHAN) Yüzde 75 zihinsel engelli olan 31 yaşındaki Faruk Kılıç'ın kimlik bilgileri kullanılarak ve imzası taklit edilerek, 3 banka şubesinden krediler çekildiği, kredi kartı alındığı ileri sürüldü. Baba Kılıç, "Kredi kartı veren bankanın şube müdürüne konuyu aktardığımda bana, 'ne güzel işte git otomobil al' diyerek adeta bizimle dalga geçti. Hakkımızı hukuki yollardan arayacağız'' diye konuştu Yüzde 75 zihinsel engelli olan 31 yaşındaki Faruk Kılıç'ın kimlik bilgileri kullanılarak ve imzası taklit edilerek, 3 banka şubesinden krediler çekildiği, kredi kartı alındığı ileri sürüldü. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, İstanbul Ümraniye'de ailesiyle yaşayan ve bir fabrikanın engelli kadrosunda çalışan zihinsel engelli Faruk Kılıç'ın okuma yazma bilmediği halde adına çekilen krediler, ailesini zor durumda bıraktı. 3 farklı bankanın şubelerinden adına, 3 kez 14 bin, iki kez 3 bin olmak üzere 48 bin lira çekilen ve alınan sınırsız harcama imkanı bulunan kredi kartından 5 bin lira borçlandırılan Kılıç, tüm bu olanlardan habersiz şekilde maaşına gelen hacizin ardından ailesi tarafından işten alındı. Baba Şinasi Kılıç, bankaların çekilen kredileri faiziyle geri istediğini belirterek, ne yapacaklarını şaşırdığını söyledi. Oğlunun engeli nedeniyle hiçbir bankacılık işlemini bilmediğini dile getiren baba Gizli bilgi ve belge bulundurma davası Nisan ayına ertelendi Özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin ardından İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam etmesi kararlaştırılan, 10'u muvazzaf asker, 15'i tutuklu 357 sanığın yargılandığı "Gizli bilgi ve belge bulundurma" davası 7 Nisan Pazartesi günü görülmeye devam edilecek. Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 10. maddesi uyarınca kurulan ve kamuoyunda "özel yetkili mahkemeler" olarak bilinen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılmasına ilişkin düzenlemeyi de içeren "Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"u onaylamasının ardından, HSYK tarafından, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Gizli bilgi ve belge bulundurma davasının İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine karar verildi. 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde son olarak 16 O- cak günü ele alınan ve bugüne ertelenen davaya ilişkin İzmir Adli Yargı Komisyon Başkanlığı ile 5. Kılıç, şunları kaydetti: "Kimlik bilgileri kullanılarak ve imzası taklit edilerek, 3 banka şubesinden krediler çekmişler. Bir banka bunu nasıl yapar? Bir de sınırsız kredi kartı vermişler. Sınırsız kredi kartı veren bankanın şube müdürüne konuyu aktardığımda bana, 'ne güzel işte git otomobil al' diyerek adeta bizimle dalga geçti. Bu borçları ödeyecek durumumuz yok. Bankalar bunu da yaptı. Olayı yargıya taşıyacağız. Hakkımızı hukuki yollardan arayacağız." Kılıç, oğlunun bankadan bırakın kredi başvurusunda bulunmayı bir fatura yatırmayı dahi becerecek durumda olmadığını vurgulayarak, bankaların sahte başvuruyu incelemeden nasıl kredi verdiğine şaşırdığını ifade etti. ''Oğluma sorgusuz sualsiz kredi verilmiş'' Burada bir suç işlendiğini, oğlunun ve kendilerinin mağdur edildiğini savunan Kılıç, "Bankalar, kredi Ağır Ceza Mahkemesi heyeti toplantı yaptı. Toplantıda davanın 7 Nisan Pazartesi günü görülmeye devam edilmesi kararı verildi. Davanın 2013/9 olan dosya numarası da 2014/100 olarak belirlendi. Davanın tutuklu sanıkları adliyeye getirilmezken, bazı tutuksuz sanıkların ise bugün görüleceği beklentisiyle duruşmaya geldiği görüldü. Güvenlik güçleri de, davanın görüldüğü İzmir Adliyesi Sosyal Tesisler Konferans Salonunda, duruşma yapılacak gibi tedbir alırken, davanın ertelendiğinin açıklanmasıyla bu t- edbirler kaldırıldı. başvurularında ince eleyip sık dokurken, başvuranın ekonomik geliri, üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkul olup olmadığı ve kredibilitesinin bulunup bulunmadığına bakılarak kredi verirken ve üstelik kefilde isterken oğluma sorgusuz sualsiz kredi verilmiş. Konuyla ilgili Tüketici Hukuku Enstitüsünden yardım istedik, gereğini yapacağız" dedi. Tüketici Hukuku Enstitüsünün genel sekreteri Mehmet İmrek, kredi başvurusu yapan kişinin bir engelli olduğunu, okuma yazmasının da bulunmadığını ifade ederek, "Üstelik kendisi yerine bir başkası sahte imza kullanarak kredi alıyor. Bankanın böyle bir kredi işlemini yapması çok düşündürücü olduğu kadar vahim bir durumu da gözler önüne sermektedir. Yapılan bu kredi işlemi geçersizdir ve üstelik banka suç işlemiştir. Yetkililerin bu durum karşısında bir an evvel harekete geçmesi ve sorumluların cezalandırılması gerekmektedir" diye konuştu. (AA) Dava TMK 10. maddesiyle görevli savcı Zafer Kılınç'ın "askeri gizli bilgi ve belgeleri ele geçirme, bulundurma" suçlamasıyla 49'u muvazzaf asker, 79'u tutuklu 357 sanık hakkında hazırladığı iddianamede sanıklar hakkında 2 yıl ile müebbet hapis arasında değişen cezalar istenmişti. İddianamede adı geçen 831 mağdurdan arasında devlet memuru, asker ve MİT mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişinin suç örgütü tarafından fişlendiği iddia edilmişti. Çete lideri olduğu iddiasıyla suçlanan marina işletmecisi Bilgin Özkaynak ile Narin Korkmaz hakkında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, k- işisel verilerin kaydedilmesi, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek" suçlarından müebbet ve 9'ar yıl, sanıklar arasındaki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Veysel Kösele hakkında ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, yasaklanan bilgileri temin etmek" suçlamasıyla 2 ila 6 yıl hapis cezası talep edilmişti. TMK 10. maddesiyle görevli İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2013 yılı nisan ayında görülmeye başlanan davada bugüne kadar 44'ü Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından olmak üzere tutuklu 64 kişi tahliye edilmişti. (AA)

4 SAYFA 4 SONDAKiKA GAZETESİ >>4 KONOM 11 Mart 2014 Salı Ege'nin otları Fransa yolcusu Çorbadan tatlıya çok geniş bir kullanım alanı bulunan 100'ü aşkın çeşitteki Ege Bölgesi'nin yabani otları, Fransız şefler tarafından kullanılmaya başlandı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Muftak Sanatları ve Yönetimi Bölümü Eğitmen Şefi Sezener, "Ege otlarından tatlı da yapmaya başladık, Türk ve Fransız ortaklığıyla yeni lezzetler bularak dünyaya açılacağız" şeklinde konuştu. Radika, turp otu, hardal otu, ebegümeci, sarmaşık, şevketi bostan, arap saçı... Şubat ayının son haftasıyla birlikte Akdeniz mutfağının en özel lezzetlerini sunan yabani otlar, verimli topraklarda yetişmeye başladı. Yılın 2-3 ayında toplanabilmesi nedeniyle sadece yetiştiği yörelerde tüketilebilen otların ülke geneline yaygınlaşması için internet üzerinden satış kanalları hızla artıyor. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Mutfak Sanatları Bölümü ise Ege otlarını dünya mutfağına sokmak üzere proje başlattı. Projeyle, Türk ve Fransız şefler, Ege otlarıyla sos üreterek yıl boyu yemeklere tat katmayı hedefliyor. AA muhabirine açıklamalarda bulunan İEÜ Mutfak Sanatları ve Yönetimi Bölümü Eğitmen Şefi Osman Sezener, Ege Bölgesi'nde 100'e yakın çeşitteki yabani otların önemli bölümünün şubat-haziran arasında doğada çıktığını, çoğu ev hanımları tarafından toplanan otların da genelde ticarileşmeden evlerde tüketildiğini belirtti. Çok farklı lezzet yapısına sahip olan ve sağlığa olan faydalarıyla tanınan otların, Ege'de genellikle yemek, kavurma, salata, börek ve kızartma olarak değerlendirildiğini anlatan Sezener, bu otlardan çorba ve tatlı gibi farklı damak tatları oluşturmak için de çalışma yaptıklarını anlattı. - Tatlılarda da kullanılıyor Son olarak ısırgan, turp otu, arap saçı, ebegümeci gibi otları kullanarak keten, kişniş ve hardal tohumlarıyla bir Ege otları çorbası hazırladıklarını i- fade eden Sezener, ısırgan ve tarhun otlarını süt tatlıları, İtalyan ve Fransız tatlılarında kullanarak denemeler yaptıklarını, evrensel anlamda dikkati çekebileceğini düşündükleri lezzet karışımlarına ulaştıklarını bildirdi. Sezener, özellikle tarhun ve ısırgan kullanılarak yapılan fırın sütlacının lezzetiyle ön plana çıktığını söyledi. Ege mutfağının çok sağlıklı olarak tanınmasına rağmen insanların yabani otlara henüz tam anlamıyla ulaşamadığını, son dönemde bazı otların tarımsal üretiminin yapılmasına rağmen bunun yeterli olmadığını aktaran Sezener, "Doğadan toplanan yabani otlara talep çok yüksek. Son dönemde internet üzerinden pazarlama yapan sitelerin sayısı hızla artıyor. Bu otlarla yapılan yiyecekleri insanlara tanıtırsak sürekli bir talep oluşabileceğini ve bu otların tarımının da yapılabileceğini düşünüyoruz" dedi. Ege mutfağını dünyaya anlatmak için de bölüm olarak bir dizi çalışma yürüttüklerine değinen Sezener, bu kapsamda uluslararası anlamda en önemli ustalık kriteri olarak gösterilen Michelin yıldızı sahibi Fransız şeflerle ortak bir proje başlattıklarını kaydetti. İzmir'e davet ettikleri şeflerle semt pazarlarına giderek yerel toplayıcıların tezgahlarında satışa sunulan yabani otları tanıttıklarını dile getiren Sezener, "Fransa'nın gastronominin başkenti sayılan Lyon Bölgesi'nde şeflerle etkileşim halindeyiz. Periyoduk olarak İzmir' e geliyorlar, biz de oraya gidiyoruz. Bir kaç hafta önce İzmir'e gelen şefleri Seferihisar'daki semt pazarına götürdük. Şefler burada gördükleri otlardan çok etkilendiler. Geçen hafta biz de Urla'da toplanan çeşitli otları yanımıza alarak Lyon'a gittik. Bu otlarla ne yapabileceğimizi, ne gibi farklı tatlar çıkarabileceğimizi tartıştık. Türk- Fransız ortak yapımı lezzetler çıkarıp çıkaramayacağımızı konuştuk. 23 Mart'ta Urla'da düzenlenecek ot festivalinde Fransız şeflerle birlikte Ege Otları Çorbası'nı yaparak katılımcılara tattıracağız. 25 Mart'ta da İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde 135 kişilik davetli kitlesine çeşit otun kullanıldığı farklı bakış açılarının sonucu olan lezzetleri sunacağız. Burada tatlılarda dahi ot kullanacağız. Bu yemekten elde edilen gelirle başarılı öğrencilerimize Fransa'da eğitim bursu sağlayacağız" Fransız şeflerin Ege otlarının Fransız mutfağına girmesini ısrarla talep ettiğini hatırlatan Sezener, "Ancak bu otların tarımsal üretimi ve endüstriyel işlemesi olmaması nedeniyle şu anda bunu sağlamak çok zor. Türk ve Fransız şeflerin bu etkilişimi sonrası bu otlarla bir Ege sosu hazırlamayı planlıyoruz. Bu sosun yıl boyu kullanımını sağladığımız taktirde Ege mutfağı hızla dünyaya yayılacaktır" diye konuştu. - Şevketi bostan ve sarmaşık en pahalısı İzmir ve ilçelerindeki semt pazarlarında ise şubat ayının gelmesiyle yabani ot satışı yapan tezgah sayısında hızlı bir artış başladı. Özellikle köylü kadınların açtığı tezgahlarda şevketi bostan, sarmaşık, arapsaçı, radika, turp otu, ısırgan, ebegümeci gibi çok sayıda ot satışa sunuluyor. Kilogramı 2 liradan 15 liraya kadar farklı fiyatlarla satışa sunulan otlardan en pahalısı ise şevketi bostan ve sarmaşık. Çiğ ya da haşlanmış olarak salatalarda kullanılan otlar, zeytinyağlı ve et yemeklerinde böreklerde veya kavurmalara lezzet katıyor. Bazı otlar ise böbrek, mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi geldiği inancıyla kaynatılıp suyu içilerek de tüketilebiliyor. (AA) Çeşme Marina'ya tasarım ödülü Çeşme Marina, PIANC'e bağlı Rekreasyonal D- enizcilik Komisyonu tarafından "Marina Üstün Tasarım Jack Nichol Ödülü"ne layık görüldü. Marina, Dünya Denizyolu Taşımacılığı Altyapısı Birliği ne (PIANC) bağlı Rekreasyonal Denizcilik Komisyonu tarafından "Marina Üstün Tasarım Jack Nichol Ödülü"ne layık görüldü. Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamaya göre, Çeşme Marina Rekreasyonal Denizcilik Komisyonu tarafından fonksiyonel, estetik ve çevresel değerlendirme kriterleri bakımından en iyi marina seçti. Daha önce "En İyi Mimarlık Projesi", "En İyi Marina", "En İyi Turizm Y- atırımı" gibi ödülleri alan Çeşme Marina'nın, son ödülü Jachthaven Bruinisse (Hollanda), Marstrand (İsveç) Porto Montenegro (Karadağ) marinalarını geride bırakarak aldığı kaydedildi. Açıklamada, şöyle denildi: "Marinaların planlanma ve tasarım, çevreyle uyum, fonksiyon ve estetik özellikleriyle değerlendirildiği PIANC Marina Üstün Tasarım ödülü kapsamında Çeşme Marina, sunduğu hizmetler ve yönetimdeki detaylara verdiği önemle rakipleri arasında ön plana çıktı. Denizde 400, karada ise 100 tekne kapasitesine sahip olan ve uzunluğu 6 metreden 60 metreye uzanan süper yatlara kadar hizmet verebilen Çeşme Marina fonksiyonellik, estetik ve çevresel sürdürülebilirlik kriterleri açısından en iyi tesis olarak seçildi." (AA) Tarımda kadın patronlar geliyor Türkiye'de ilk kez uygulanacak Kırsal Kesimde Kadın Girişimciliğinin Desteklenmesi Projesi ile tarım sektöründe girişimci adayı kadın çiftçilere 30 bin liraya kadar hibe destek sağlanacak. İzmir Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından bakanlık desteği ve KOSGEB işbirliğiyle yürütülecek Kırsal Kesimde Kadın Girişimciliğinin Desteklenmesi Projesi ile tarım sektöründe kadın girişimciliğinin önü açılacak. Projeyle tarım sektöründe kendi işinin patronu olmak isteyen girişimci ruha sahip 50 kadın çiftçi eğitim alma imkanı bulacak. Kendisi ya da eşi, birinci derece akrabası Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 18 yaşını doldurmuş, ilkokul mezunu kadınlar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık il veya ilçe müdürlüklerine 31 Mart'a kadar başvurabilecek. Katılımcıların belirlenmesinin ardından 8 Nisan'da 10 günlük eğitime alınacak girişimci a- daylarına, yöresel ürünlerin işlenmesi ve pazarlanması, kırsal alanda eko-turizm, finansman imkanlarına ulaşım gibi konuları kapsayacak eğitim süreci sonunda hazırlayacakları iş fikirlerinin kabl edilmesi halinde KOSGEB tarafından 30 bin liraya kadar hibe destek sağlanacak. (AA) KOSGEB'den aldığı destekle balık sayma makinesi üretti! ÜNİVERSİTELİ GİRİŞİMCİLER SERTİFİKALANDI Üniversiteli gençler, işletmelerini kurmak üzere KOSGEB bünyesinde aldıkları Girişimcilik Eğitim Programı ndan mezun oldu. İzmir Ekonomi Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen KOSGEB Akademik Yılı Üniversiteler Uygulamalı Girişimcilik Eğitim Programı Sertifika Töreni nde, 60 öğrenci katılım belgelerine kavuştu. Törene eğitimde başarılı olup sertifika almaya hak kazanan öğrencilerin yanı sıra, KOSGEB İzmir Güney Hizmet Merkezi Müdürü Mustafa Çanakçı, İzmir Ekonomi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tunçdan Baltacıoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Yaparel, Ege Üniversitesi (EÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Semih Ötleş katıldı. Törende konuşan KOSGEB İzmir Güney Hizmet Merkezi Müdürü Mustafa Çanakçı, gençlerin 70 saat süren bir eğitim aldığını, sertifikaların işletmelerini kurmak üzere verilen 100 bin liralık bir çek niteliğinde olduğunu bildirdi. Çanakçı, şunları ifade etti: Türkiye İstatistik Kurumu nun 2012 rakamlarına göre yüzde 9.2 oranında işsiz var. İzmir de işsizlik yüzde 14.7 oranında. 81 kent içerisinde en yüksek işsizlik oranı İzmir de görülüyor. Hem işsizlik oranını azaltmak hem de istihdam sağlamak önemli. Bölgemizde Ege, Dokuz Eylül ve İzmir Ekonomi Üniversiteleri ile bugüne dek 24 program yaptık. 439 kişi programları tamamladı. Şu anda kendi işini kuran 31 genç girişimcimiz bulunuyor. Bu yıl Dokuz Eylül - den 27, Ege den 25, İzmir Ekonomi Üniversitesi nden de 20 öğrenci girişimcilik eğitimini tamamladı. (HABER MERKEZİ) KOSGEB'den alınan destek ile üretilen ve Türk Patent Enstitüsü'nden patenti alınan balık sayma makinesi, yüzde 3 ile 5 arasında hata payıyla sayım yapıyor. Kelçeoğlu, "Yurt dışında bu makinenin benzeri 25 ile 35 bin avro arasında" dedi Fethiye'de girişimci bir yazılım mühendisi tarafından üretilen balık sayma makinesi, elle sayım yapan balık çiftliklerinde iş gücünü azaltıp, zaman tasarrufu sağlayacak. Yazılım mühendisi Beyazıt Kelçeoğlu, farklı sektör arayışı içindeyken su ürünleri mühendisi arkadaşının önerisi üzerine alabalık çiftliklerinde kullanılan balık sayma makinesini üzerine araştırma yapmaya başladı. Araştırmalarını proje haline getiren Kelçeoğlu, geri dönüşümsüz Ar-Ge desteğinden faydalanmak için KOSGEB'e başvurdu. Başvurusu kabul edilen Kelçeoğlu, "Sıralı sensör sistemli gömülü yazılım destekli balık ve genel amaçlı sayma cihazı"nı geliştirerek, Türk Patent Enstitüsü'nden patentini aldı. - Yurt dışındakine göre çok daha ucuz Beyazıt Kelçeoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de bir ihtiyacı karşılamak ve insanların işini kolaylaştıracak ürünler üretmek için yeni pazar arayışı içine girdiklerini söyledi. Balık çiftliklerinde sayım makinelerine ihtiyaç olup olmadığını araştırdığını dile getiren Kelçeoğlu, İzlanda'da bir firmanın bu tür makineleri ürettiğini belirlediğini anlattı. Bu firmanın Türkiye'de servisinin olmadığını ifade e- den Kelçeoğlu, bu nedenle makine arızalandığında geri gitmesi ya da yedek parçanın gelmesinin beklendiğini, bunun hem çok pahalı hem de 4-5 ay gibi zaman kaybına neden olduğunu vurguladı. Bunun üzerine balık sayma makinesi yapmaya karar verdiğini belirten Kelçeoğlu, "Çok uzun süre bu makine üzerinde Ar-Ge çalışmaları yaptık. Makinenin çalışma prensiplerini araştırıp proje haline getirdikten sonra KOSGEB'e başvurarak geri dönüşümsüz Ar-Ge desteğinden faydalandık" dedi. Aldıkları destekle 2 yıl çalışma yürüttükten sonra makinenin prototipini üreterek seri üretime hazır hale getirdiklerini anlatan Kelçeoğlu, yaptıklarını testler sonucunda yüzde 3 ile 5 arasında hata payıyla sayma işleminin gerçekleştirilebildiğini bildirdi. Makine yüzde 100 yerli üretim olduğu için servis sıkıntısı yaşatmayacağını, arıza durumunda çok kısa sürede müdahale edilebileceğini kaydeden Kelçeoğlu, şöyle konuştu: "Öncelikle memleketimize faydalı olmayı istiyoruz. Makinenin içinde patenti bize ait sensör sistemi var. Makine, önceden girilen parametrelere göre balığın boyu ile doğrusal orantı oluşturup sayısını çıkarma üzerine kurulu. Su ile makinenin içindeki hazneye giren balıklar, sensörler yardımıyla sayılıyor. Makinenin fiyatı KDV hariç 8 bin lira. Sektöre yeni girdiğimiz için 3 makine ve bir el terminalini kampanya yapıp 20 bin liraya piyasaya sunduk. Yurt dışında bu makinenin benzeri 25 ile 35 bin avro arasında değişiyor. Bunun yanında servis, eğitim sorunu gibi olumsuzlukları da yanında getiriyor. Bizim ürünümüz yurt dışından gelene göre çok daha uygun fiyatlı ve sorunsuz bir makine." Şanlıurfa ve Fethiye'deki birkaç alabalık çiftliğine makineyi deneme amaçlı verdiklerini, şu ana kadar sistemin hatasız şekilde çalıştığını dile getiren Kelçeoğlu, ilerleyen dönemlerde uluslararası pazara açılmayı düşündüklerini kaydetti. (AA)

5 1Şubat 11 Mart Salı Perşembe Son yıllarda özellikle öğrencilere karne hediyesi olarak verilen kafes ve akvaryum hayvanları ithalatı geçen yıl sonu itibarıyla 3 milyon doları aştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlenen bilgilere göre, geçen yıl sonu itibarıyla toplam 951 bin dolar o- larak gerçekleşen "papağanımsı kuşlar, papağanlar, muhabbet kuşları, makao ve kakadu" ithalatının yaklaşık yüzde 40'ına karşılık gelen 375,3 bin dolarlık kısmı Pakistan'dan gerçekleştirildi. Söz konusu ülkeden ithal edilen hayvan sayısı 193 bin 413 olarak kayıtlara geçerken, Pakistan'ı Çek Cumhuriyeti (219,4 bin dolar) ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti (92 bin dolar) izledi. Akvaryum hayvanları ithalatına bakıldığında Türkiye 2013 sonu itibarıyla yaklaşık 2 milyon dolarlık süs balığı ithalatı yaptı. İthalatta 780 bin dolar ile Singapur ilk sırada yer alırken, Tayland (516 bin dolar) ve Endonezya (345 bin dolar) ithalatta ön plana çıkan diğer ülkeler oldu. Bir diğer akvaryum hayvanı olan süs kaplumbağasında da ithalat tutarı geçen yıl sonu itibarıyla 195 bin dolar civarında gerçekleşti. Sadece ABD ve Çin'den ithalat yapan Türkiye'nin ithal ettiği su kaplumbağası miktarı 327 bin o- larak kayıtlara geçerken, bunun 237 bini ABD'den kalanı Çin'den sağlandı. Ankara'da evcil hayvanlar satan bir işletmenin sahibi Bilal Alemdar, Türkiye'de özellikle süs balıklarının ithalat yoluyla Türkiye'ye getirildiğini, kafes hayvanlarının ise yerli piyasadan temin edilebildiğini söyledi. (AA) Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye nin genişbant internet altyapısının her geçen gün geliştiğini belirterek, "Türkiye nin 2013 sonu itibarıyla 228 bin kilometreye yaklaşan fiberoptik ağı, karayolu ağını 4'e katladı"şeklinde konuştu Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Başkanı Orhan Sabuncu, AB ülkelerine yönelik ihracatta son dönemlerde artış trendi yakalandığını belirterek, bunun etkisiyle de sürdürülebilir bir büyüme sürecine girdiklerini söyledi Otomotiv endüstrisinde iç pazarda satışlarda sıkıntılar yaşansa da ihracat sektörün yüzünü güldürmeye devam ediyor. 11 aydır kesintisiz artış trendinde olan sektörün dış satışları, geçtiğimiz ay da yüzde 3 büyümeyle bir milyar 836 milyon dolarlık ihracata imza attı. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği nin (OİB) ihracat verilerine göre son 12 aylık dönemde 21 milyar 456 milyon dolarla Türkiye nin artış hızını katlayarak yüzde 12.3 seviyesinde büyüyen otomotiv endüstrisi, sektörel bazda dış satışta Ocak ayında devrettiği ihracat liderliğini Şubat ayında yeniden geri aldı. OİB Başkanı Orhan Sabuncu, otomotiv endüstrisinin ihracat artışında sürdürülebilir bir ivme yakalamasıyla ana ve yan sanayinin yüzünün gülmeye devam ettiğini belirtti. Özellikle en büyük ihracat pazarı AB ülkelerine yönelik de son aylarda sürekli bir artış trendi yakalanmasının gelecek adına umutları artırdığını kaydeden Sabuncu, AB ülkelerine geçtiğimiz ay yüzde 7 seviyesindeki artış konjonktüre göre hayli olumlu. Ayrıca yan sanayimizin de istikrarlı olarak büyümesine devam etmesi de altyapı olarak, kaliteli üretim olarak geldiğimiz seviyenin gurur verici olduğunu gösteriyor dedi.ihracatta şubat ayı verilerine göre ürün grupları incelendiğinde yan sanayi yüzde 6 artış ile 798 milyon dolarlık dış satışa imza attı. Yan sanayinin ihracat içindeki payının ise yüzde 43 seviyesinde olması sektör dinamiklerinin göstergesi oldu. Binek otomobiller ürün grubu da yine şubat ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde bir büyüme ve 601 milyon, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar yüzde 2 azalışla 331 milyon, otobüs minibüs midibüs ürün grubu da yüzde bir gerilemeyle 74 milyon dolarlık ihracata imza attı. Diğer başlığı altındaki ürünlerde de yüzde 24 büyümeyle 32 milyon dolarlık dış satış gerçekleşti. Yılın ilk iki aylık döneminde ise yüzde 5 artışla 3 milyar 423 milyon dolarlık ihracat gerçekleşirken, yan sanayi yüzde 10 büyüme ve bir milyar 601 milyon, binek otomobiller de ise yüzde 8 yükselişle bir milyar 94 milyon dolarlık dış satış yapıldı. Yine aynı dönemde eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda yüzde 11 gerilemeyle 555 milyon, otobüs-minibüs-midibüs ürün grubunda ise yüzde bir azalışla 122 milyon dolar ihracat gerçekleşti. Diğer başlığı altındaki ürünlerde de yüzde 18 büyümeyle 50 milyon dolarlık ihracat yapıldı.ülke bazlı ihracatta ise şubat ayında Almanya liderliğini sürdürdü. Bu ülkeye geçtiğimiz ay yüzde 14 artışla 290 milyon, Fransa ya yüzde 5 azalışla 201 milyon, Birleşik Krallık a da yüzde 7 büyümeyle 185 milyon dolarlık dış satış yapıldı. Ülke bazlı ihracatta Slovenya ya yüzde 80 artışla 55 milyon, İspanya ya ise yüzde 28 yükselişle 78 milyon dolarlık dış satışta büyüme hızları dikkat çekti. Yine yılın ilk iki ayında Almanya ya yüzde 19 yükselişle 569 milyon, Birleşik Krallık a yüzde 13 büyümeyle 366 milyon, Fransa ya ise yüzde 4 gerilemeyle 337 milyon dolarlık dış satış yapıldı. İki aylık dönemde İsrail e yüzde 141 artışla 98 milyon dolarlık ihracat yapılması ise ülke bazında önemli bir gelişme oldu. (CİHAN)

6 17 11 ubat Mart Per Salıembe Aziz Kocaoğlu, Sandığa sahip çıkmak zorundayız. Her yurtsever sandığın başına gidip yaşanabilecek bir haksızlık varsa bunu engelleyecek. İlçe seçim kurulunda 18 i 81 yapmak, bir partinin 100 oyunu diğer bir partinin oyuna ilave etmek gibi oyunlara da dikkat etmemiz gerekiyor diye konuştu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi Büyükşehir adayı Aziz Kocaoğlu, partisinin Buca Belediye Başkanı Adayı Levent Piriştina ile birlikte Buca daki dernekleri ziyaret etti. Başkan Aziz Kocaoğlu nun ilk durağı Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu oldu. Çok sayıda dernek yöneticisiyle bir araya gelen Başkan Kocaoğlu na Boşnak böreği ikram edildi. Buca da yaptıkları yatırımlardan bahseden Başkan Kocaoğlu, İZBAN ile ilçenin ulaşım sorunun azaldığını, yeni metro ve tramvay hattı projelerinin ulaşımı daha da rahatlatacağını söyledi. Daha sonra Alevi Mevcut iktidar tarafından kadınların itibarsızlaştırıldığını savunan Akpınar Kadınlar sadece çocuk doğurmak için yoktur. Evin direği kadındır. Yerel yönetimler olarak esas görevimiz, kadın haklarının yok sayıldığı bu süreçte, onların sosyal ve kültürel yaşama katılacağı ortamları yaratmaktır. Kadınlara söz veriyorum, bu kenti onlarla birlikte yöneteceğim. Ülkenin kurtuluşu sizlerin elindedir. CHP iktidarında, kadın haklarına saygılı bir anlayışın hakim olacağını bilmenizi istiyorum dedi Gençlik Kültür Derneği ni ziyaret eden Başkan Aziz Kocaoğlu nu burada yoğun bir kalabalık karşıladı. Mitinge dönüşen ziyarette konuşan Başkan Aziz Kocaoğlu, 2014 yılında 3 seçim olacağını belirterek, Ülkenin kaderi bu seçimle yeniden yazılacak. Sandığa sahip çıkmak, sonuçları mutlaka almak zorundayız. Saat 5 te sandıklar açıldığında her yurtsever, sandığın başına gidip vatandaş olarak haksızlığı engelleyecek. Her vatandaş sandık açıldığında tek tek oy pusulalarını görebilir. Ondan sonra ilçe seçim kurulunun önüne gidip, 18 i 81 yapmak, bir partinin 100 oyunu diğer partinin oyuna ilave etmek gibi bilgisayar başındaki oyunlara da dikkat etmemiz gerekiyor. Önümüzde bir sınav var. Ya tek adam yönetimine gideceğiz ya da ülkemizin kurtuluşunu demokratik yoldan sağlayacağız diye konuştu. Tokat Erbaalılar Derneği ni de ziyaret eden Başkan Aziz Kocaoğlu, Bakracın altında kaçak varsa orada bereket olmaz. Bir toplu iğneyi bile haksız hukuksuz alıyorsanız, o toplu iğnede 76 milyonun hakkı vardır. Bize dinimiz, atamız böyle öğretti diye konuştu. Daha sonra Buca nın en eski derneklerinden olan Buca Avcılık ve Dağcılık Derneği ni ziyaret eden Başkan Kocaoğlu, Buca temaslarını Forbes Caddesi nde esnafı ziyaret ederek sürdürdü.izmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi Büyükşehir adayı Aziz Kocoağlu, CHP Milletvekili Oğuz Oyan, İl Başkanı Ali Engin ve Karabağlar adayı Muhittin Selvitopu ile birlikte Karabağlar da seçim bürosu açılışına katıldı. Karabağlıların yoğun ilgi gösterdiği açılışta konuşan Başkan Aziz Kocaoğlu, Karabağlar ın yeni ilçe merkezinin Dostluk Bulvarı üzerinde kurulması için planları hazırladıklarını belirterek, Sınırları değiştirerek, burası Karabağlar demek burayı ilçe yapmıyor. Resmi dairlerin, hükümet konaklarının ve tören meydanlarının olacağı merkezi planladık. Seçim sonrasında bunu hayata geçirip Karabağlar halkının işini tek merkezde takip etmesini sağlayacağız dedi. 5 yıl boyunca görevde olan Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm e yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür eden Başkan Kocaoğlu, CHP nin Karabağlar da iktidarını sürdürmesi ve a- day Muhittin Selvitopu nun belediye başkanı seçilmesi için herkesin üzerine görev düştüğünü söyledi. Konuşmaların ardından Başkan Aziz Kocaoğlu tören katılanlarla birlikte beyaz güvercin uçurdu. (HABER MERKEZİ) Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bayan seçmenlerle bir araya gelen Saadet Partisi (SP) Buca Belediye başkan adayı Cemal Arıkan, başkanlık hedeflerini ve ilçe için hazırladığı projeleri anlattı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir Büyükşehir Belediye başkan adayı Murat Taşer, iki rakibini de eleştirdi.

7 17 11 Mart ubat Salı Per embe Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, üç dönem şartının anayasal bir kural olmadığını savunarak, Şartlarda bir değişiklik olursa parti elbette bunu değerlendirir. şeklinde konuştu Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, yerel yönetimlerde iktidara geldiklerinde ilk işlerinin, belediyelerin kapısına 'Rüşvet alan da veren de melundur' tabelasını astıklarını hatırlatarak, Bizden sonra gelenler ise âdeta, rüşvet alan da veren de memnundur düşüncesini zihinlere yerleştirdi. Huriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Artık bu ülkede hırsız var deyince bir kişinin adı aklımıza geliyor." deyip Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yırtık ayakkabı ile siyasete girdiğini, ancak şu an dünyanın en zengin başbakanlarından birisi olduğunu söyledi Başbakan Yardımcısı İşler, Ankara da Yenimahalle Erzurumlular Kültür ve Yardımlaşma Derneği nde gazetecilerin gündeme dair sorularını cevaplandırdı. İşler, üç dönemle ilgili olarak Şu an partimizin gündeminde böyle bir konu olmadığını biliyorum. 30 Mart tan sonra gelişen olaylar çerçevesinde bu konu belki gündeme alınabilir. diyerek Başbakan Erdoğan ın üç dönem kuralına kesinlikle uyacağını ileri sürdü. Gündemlerinde böyle bir konunun söz konusu olmamasına rağmen Emrullah İşler, Gelişen şartlar nasıl olacak bilemiyoruz. Dolayısıyla, bu anayasa kuralı değil. Partinin tüzüğündeki bir konu. Zaman, şartlar ne getirir bilemiyoruz. Şartlarda bir değişiklik olursa parti elbette bunu değerlendirir. Sayın Başbakanımız da onu söyledi. şeklinde konuştu. Başbakan Erdoğan ın gündeme getirdiği Youtube ve Facebook un kapatılması konusu sorulması üzerine Emrullah İşler, Teknolojik olarak bunu zaten kapatmak söz konusu olamaz. dedi. Yapılan internet düzenlemesinden söz eden İşler, Geçmişte geç müdahale ediliyordu. Şimdi hızlı bir şekilde müdahale edilip, yayın durdurulacak. İnternete düşen bir şey hemen Youtube a, Facebook a düşüyor. Normal internette yasaklanan aynı yayın Youtube da da devam etmemesi gerekiyor. Sayın Başbakanımızın söylemek istediği de o. ifadesini kullandı. Öte yandan Meclis e gelen yolsuzluklara bulaştığı iddia edilen bakanlara ait fezlekelerin okunması konusunda ise Emrullah İşler, seçimden önce bunun mümkün olmayacağını kaydetti.başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, "Eski Türkiye'yle yeni Türkiye'nin mücadelesi şu an yapılmakta. Milletimiz yeni Türkiye'den yana tavrını inşallah 30 Mart günü tekrar ortaya koyacak" dedi. Yenimahalle Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Derneğinde düzenlenen programa, Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, AK Parti Yenimahalle Belediye Başkan Adayı Adem Ceylan, Yenimahalle Erzurumlular Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Soner Cengiz ve vatandaşlar katıldı. İşler, burada yaptığı konuşmada, yerel seçimlere 21 gün kaldığını hatırlatarak, Türk milleti olarak yeniden sandığa gidileceğini belirtti. 30 Mart seçimlerinin yerel seçim olsa da son aylarda yaşanan olaylar neticesinde genel seçim havasına büründüğünü, seçim sonuçlarının bu bakımdan önemli olduğunu ifade eden İşler, "30 Mart'ta yapılacak seçimlerde milletimiz Türkiye'nin geleceğini oylayacak. Çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini oylayacaklar. Eski Türkiye'yle yeni Türkiye'nin mücadelesi şu an yapılmakta. Milletimiz yeni Türkiye'den yana tavrını inşallah 30 Mart günü tekrar ortaya koyacak. Eski Türkiye'den kastım aciz, beceriksiz, dirayetsiz iktidarlar. Milletimiz aciz, beceriksiz, dirayetsiz iktidarları 3 Kasım 2002'de siyaset sahnesinin bir kenarına ittiler, sandığa gömdüler" diye konuştu. 2002'den 2014'e kadar çok değişiklikler yaşandığını hatırlatan İşler, son bir yıl içinde Taksim Gezi olaylarında 17 Aralık operasyonlarında ülke ekonomisinin tehdit edildiğini, ekonomik kriz çıkarılmak istendiğini ama ekonominin dimdik ayakta durmaya devam ettiğini kaydetti.işler, terörle mücadelede 30 yıl içerisinde 400 milyar dolar para harcandığını söyledi. 2012'de terörle sahada güçlü bir mücadele yapıldığını, bin 550'ye yakın teröristin etkisiz hale getirildiğini, sonrasında da çözüm sürecinin başlatıldığını anımsatan İşler, o günden beri gözyaşı akmadığını, anaların ağlamadığını dile getirdi seçimlerinde yüzde 50 oy alınmasının birilerini rahatsız ettiğini dile getiren İşler, şunları kaydetti: "Geçmişte şöyle bir Türkiye algısı vardı. Uzayınca budanacak, kısalınca sulanacak bir Türkiye. Yani belli bir oranda tutulacak. Belli uluslararası güçlerin kontrolünde o- lacak Türkiye onların işine geliyordu. A- ma 2002'den sonra biz bu denklemi değiştirdik, bu söylemi tersine çevirdik. Sürekli büyüyen bir Türkiye'yi meydana getirdik. Bundan dolayı da milletimizin bize olan yüzde 50'lik teveccühü neticesinde düğmeye bastılar yılı itibariyle karalama kampanyalarını başlattılar. Sayın Başbakanımızın dünyadaki ve Türkiye'deki güzel imajını zedelemek için karalama kampanyalarını başlattılar. Medyayı kullandılar, ithamları şuydu, 'diktatör dediler, padişah, baskı uyguluyor dediler' ve karalama kampanyasıyla bugüne kadar devam ettiler. Bu coğrafyada ne zaman bir güçlü devlet adamı gelmiş bu tür karalama kampanyalarına maruz kalmıştır. "İşler, 17 Aralık operasyonunda ve gezi olaylarında hedefin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet olduğunu, görünmeyen hedefin ise Türkiye'nin gelişmesi, kalkınması, ilerlemesi olduğunu söyledi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurumlarında bir yapılanma söz konusu olduğunu ifade eden İşler, "Yapılanma neticesinde yargı darbesiyle karşı karşıya kaldık. Çok şükür, güçlü bir iktidarımız var, dirayetli bir başbakanımız var. 17 Aralık yargı darbesini de boşa çıkarmayı Allah'ın izniyle başarmış bulunuyoruz. Bu yapıyla mücadelemizi sürdürüyoruz. Devlet içindeki bu çeteleşmeye son verebilmemiz için milletimizden güçlü bir desteğe ihtiyacımız var. 30 Mart seçimleri bu bakımdan çok büyük önem arz ediyor" diye konuştu. (AA - CİHAN)

8 SAYFA 8 SiYAH MAVi KIRMIZI SARI SAYFA 9 SiYAH MAVi KIRMIZI SARI SONDAKiKA GAZETESİ >>8 GÜNCEL 117 Mart Şubat Salı Perşembe SONDAKiKA GAZETESİ >>9 GÜNCEL 117 Mart Şubat Salı Perşembe SIZINTI Abdullah LELİK O NA SAHİP ÇIKMALI O YALNIZ DEĞİLDİR O'na hakaretler ediliyor, O susuyor cevap vermiyor. Aklınıza gelen her türlü kötü söz söyleniyor, O susuyor. Yıllardır, O'nu ziyaret edip dua bekleyen, himmet bekleyen kişiler var.politikacılar, akademisyenler, gazeteciler, yazarlar, çizerler neredeler? O'na söylenen öyle sözler varki, kimse o sözlere tahammül edemez. Ama O susuyor, cevap vermiyor. Kötü sözü söyleyeni O Allah'a havale ediyor.sonunda bıçak kemiğe dayanmış olacak ki, Akrabaları dayanamadılar.erzurumda bir araya gelerek, söylenen sözlere karşı, hakaretlere karşı birlik içinde basın karşısında tepkilerini gösterdiler. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin ailesi, akrabaları ve yakınları Hocaefendi'ye yapılan hakaretlere ve çirkin iftiralara ilişkin basın açıklaması yaptılar. Ülkemizde bir süredir muhterem büyüğümüz Fethullah Gülen Hocaefendi veonun teşvikleriyle Türkiye nin dünyaya açılan mütebessim yüzü hizmet aley hinde bir karalama kampanyası sürdürülüyor. Ve bunun yol açtığı ciddi birkamplaşma yaşanıyor. Yakın tarihimiz bir âlim, kanaat önderi ya da bir hareket hakkında bu denli organize bir iftira ve karalama kampanyasına şahit olmadı. Biz bu tür kampanyaları şiddetle kınıyor ve faillerini daha baştan ma şeri vicdana ve Hakkın adaletine havale ediyoruz. Erzurum dan, İstanbul dan, İzmir den, Samsun dan ve bugün yurt dışından gelmiş uzak-yakın akraba ve hısımlar olarak bütün bu nefret söylemlerinden, duyarlı her vatandaş gibi doğrudan ve derinden etkileniyoruz, inciniyoruz. İnsaf, iz an ve sağduyu sahibi ilim erbabının da kabul edeceği gibi Hocaefendi, ülkemizin yetiştirdiği nadide şahsiyetlerdin biri, ilim irfan sahibi ve bir gönül mimarıdır. O, bütün hayatını milletin gözü önünde yaşamış, gizlisi saklısı olma yan abide bir şahsiyettir. Değerli büyüğümüzün çocukluğundan itibaren güzel ahlakına, ilim aşkına, peygamber ve sahabe sevgisine herkes şahittir. Onun ihlâs ve samimiyetini, kendisini dine, millete ve insanlığa adamasını, mütevazı fakat vakur duruşunu, helal-haram sınırlarına ve kul hakkına olan titizliliği ni yakinen biliyoruz. Küçük yaşlarından itibaren ibadete ve ilme olan düşkünlüğü, bugüne kadar ısrarla sürdürdüğü sade ve zahidane hayatıyla hepimizin önünde örnek bir şahsiyet, ahlaki ve manevi bir rehberdir. O hayatını emrolunduğun gibi dosdoğ ru ol sırrına uygun yaşamaktadır. Aylardır iradi olarak susmayı tercih eden Hocaefendi nin sessizliğini fırsat bilenlerin, meydanlarda, onun arkasından konuş malarını ve bazı basın organları tarafından hedefe konulmasını şiddetle kınıyor ve bu Hak dostunu üzenleri ilahi adalete havale ediyoruz. Hepimiz biliyoruz ki Şam ve Ahlat tan göç ederek Erzurum a yerleşen ailemizin kökleri, muhterem hocamızın dedeleri bu millete maddi manevi bir çok alanda hizmet etmiş şahsiyetlerdir. Erzurum valilerinden İsmail Hakkı paşa, Edirne müdafii Şükrü paşa, Halep müftüsü Mustafa efendi, Ahlâtlı Seyyit Hamza bunlardan sadece bir kaçıdır. Hocaefendi Erzurum un bir köyünde neş et etmesine rağmen ailesinin cömertliği ve misafirperverliği sayesinde birçok Allah dostu ve mana büyüğü bu ocağa uğramadan geçmemiştir. İşte Hocaefendi nin manevi dünyası ve ilmi şahsiyeti bu hak dostlarınıgörerek şekillenmiş. Alvarlı Efe hazretleri Erzurum un ve çevre köylerin manevi direğidir ve Hocaefendi nin hayatında özel bir yer tutar. Muhterem büyüğümüz çocukluk yıllarını O nun kanatları altında geçirir ve kalbin zümrüt tepelerine daha o yıllarda Efe nin rehberliğinde yürümeye başlar. Hocaefendi Erzurum un en meşhur âlimlerinin rahle-i tedrisinden geçmiş ve nihayet Bediüzzaman Hazretlerinin eserlerini tanıyınca da bütün ruhuyla nurları anlamaya ve anlatmaya koyulmuştur. Ömrünü kitaplar arasında geçiren, yetmişten fazla eseriyle - ki bunların bir kısmı yirmiden fazla dile tercüme edilmiştir-, fikir ve aksiyon hayatıyla üniversitelerde doktora tezlerine konu olan hocamızın bazı eserleri fakültelerde derskitabı olarak okutuluyor. Hatta dünyada Hocamızın adına üniversitelerde kürsüler kuruldu, yabancı ilim adamları bile değerli büyüğümüzden nasıl istifade ettiklerini iftiharla anlatıyorlar. Biz de ailesi olarak okumanın gerekliliğini ondan öğrendik, onun teşvikleriyle üniversitelere gittik ve gitmekteyiz. Biz, bize dünya ve ukba hayatımızın kurtuluş yollarını gösteren Hocaefendi ye yapılan zulüm ve haksızlık karşısında, susarak dilsiz şeytan olmak istemiyoruz. Hocaefendi bütün ömrünü dikkat ve temkin ile yaşamıştır. Kuran ve sünnete sıkı sıkıya bağlı bir hayat sürmüş ve bu konuda akrabalarına da hüsn-ü misal olmuştur. Son derece mütevazı, müstağni ve ihtiyaçlarını en aza indirerek yaşadığını cümle âlem biliyor;biz de bunun şahidiyiz. Zaten o hayatını bir bavula sığdırmasaydı, bin lerce insan elindeki bir bavula hayatını koyarak hizmet kervanına katılır mıydı? Hayır, katılmazlardı. Onun en büyük sermayesi dünyayı elinin tersi ile itmesi, dün yaya perestiş etmemesi. Dünyadan ve dünyalıktan başka bir şey düşünemeyenler bunun nasıl bir zenginlik olduğunu tabi ki anlayamazlar. Hocaefendi nin dünyayı aşan şöhretine rağmen bugüne kadar ne kardeşleri ne akrabaları ne hısımları ne de sair yakınları bu nüfuzdan nemalanmadılar, istifade etmeyi düşünmediler. Onlar da mütevazı bir hayatı tercih ettiler. Kardeşlerinin ve yakınlarının sade yaşamları buna en güçlü delildir. Evet, o yıllardır Allahım, kardeş lerimin iki yakasını bir araya getirme diye dua ediyor. Gelmedi de zaten. Tarih şa hittir ki Hocaefendi de onun rehberliğindeki hizmet hareketi de bizden, yani ailesin den dolayı mahcup olmadı, inşallah olmayacaktır da. Herkes kendi yağında kavrulacak, dişini sıkacak, ekmeğini taştan çıkaracak, ama inşallah milletimizin hüsn-ü zannını boşa çıkartmayacağız. Hocamızı utandırmayacağız. Bir lokma bir hırka yaşamak nedir bilmeyenler, devletin malını deniz görenler, muhterem büyüğümüze çamur atmaya kalkıyorlar. Ama bilmeliler ki bu çamurlar onun tertemiz elbisesinde iz bile bırakmayacaktır. Son birkaç aydır yürütülen iftira, yalan ve karalama kampanyaları, yakınları ve hısımları olarak bizlerin yüreklerini dağlıyor. Kullardan vefa beklemeyi bile Allaha karşı vefasızlık sayan Hocaefendi, meydanlardan, ekranlardan, vefayı İstanbul da bir semt sayanlar tarafından Sahte peygamber, haşhaşi, içi boş âlim müsveddesi, çete lideri virüs ve kan emici sülük gibi yalan, iftira ve hakaretlere maruz kalıyor. Hele bir de bu hakaretleri demokrasi, şeffaflık ve insan haklarını ağzına sakız eden siyasetçiler yapmıyor mu, işte bizim hayal kırıklığımız burada başlıyor. Bunların, sanki yolsuzluk iddiaları yokmuş, sanki rüşvet ve hırsızlık iddi aları ayyuka çıkmamış, sanki devlet kadroları bir yalan üzerine hallaç pamuğu gibi atılmamış,sanki adalet sistemi yerlerde sürünmek zorunda bırakılmamış gibi bunca büyük problemi görmezden gelerek, gözlerini karartıp, hocamızı suçlamaları karşısında dehşete düşüyoruz. Bin ömrüm olsa Efendimiz in saçının bir teline hepsi feda olsun diyen bir zatayapılacak en büyük hakaret ona yalancı peygamber demektir. Hâlbuki biz de milletimiz de peygamberi delicesine sevmeyi ve peygamberane yaşamayı ondan öğrendik. Hâşâ sadece bu peygamberlik iftirası bile insan tahammülünü aşıyor. Bir de Hocaefendi nin evliliğini dillerine doladılar. Evet, o evlenmedi kendi ifadesi ile bütün ömrünü hizmete adamak istiyordu; bunu yaparken kimsenin hakkına girmek istemiyordu. Ne var bunda? Bazı peygamberler, veli, müçtehit müceddid, ilim adamı veya sanatkârlar da evlenmemiş. Rabia işaretleri ile oy devşirenler Ra bia tül Adeviye nin de evlenmediğini bilmiyorlar herhalde. Dine, diyanete, millete hizmet etmek için veya çocukların, gençlerin halinden anlamak için illa da evlenmek şart mı? biz evladımıza ondan isim istiyor, yavrularımızı nasıl yetiştireceğimizi ondan öğreniyor, ve onun sohbetlerinden istifade ile çocuklarımızı terbiye etmeye çalışıyoruz...hepimiz onun evladıyız; sadece biz değil Asya da, Afrika da, Amerika da binler, yüzbinler evladı var; bunlar olimpiyatlarda stadyumları dolduruyorlar, bü tün bu güzelliklere vesile olduğu için başta hocamıza ve milletimize dua ediyorlar. Biz de ailesi olarak bu dua kervanına katılıyor, Rabbimizin O nu ve onunla birlikteyürüyen dost ve arkadaşlarını koruyacağına inancımızı bir kez de burada tekrarlıyoruz.kıymetli dostlar; Bazı siyasetçilerin ve bazı medya kuruluşlarının her geçen gün hakaret dozlarını artırdıklarını görüyoruz. Bu karalamalardan bîzarız, müştekiyiz, yakınları olarak da son derece müteessiriz. Ne muhtıra dönemlerinde, ne ihtilal yada yirmi sekiz şubat benzeri psikolojik baskı ve saldırı dönemlerinde Hocaefend inin manevi şahsiyeti bu denli rencide edilmedi, böyle çirkin hakarete maruz kalmadı.ülkemizin maruf ve meşhur âlimleri huzurunda hocamıza, muhterem aile büyüğümüze insafsızca, izansızca ve içi boş hakaretler savruldu. Ne yazık ki salonu doldurmuş meslektaşları tarafından yalnız bırakıldı. İlmin ve âlimin izzeti yerle bir edilmesine müsaade edildi. Haftalar geçti hala derde derman bir açıklama yapılmadı.bizler bir âlime sahip çıkmayan ilim adamlarını ve özellikle ilahiyatçıları anlamaktazorluk çekiyoruz. Ama onun sahibi Allah tır; buna inanıyor dolayısıyla karamsarlığa düşmüyoruz. Elmas çamura düşse de kıymetinden bir şey kaybetmez; biz bugün elimizdeki cevherin kıymetini hatırlayalım diye bir araya geldik ve hep bir ağızdan buiftira ve hakaretlere hatta neredeyse tekfire varacak şuursuzluğa karşı kollarımızıaçıyor durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak diye bağırmak istiyoruz.seçilme zorluğunu bile yaşamadan bakan koltuğuna oturan Erzurum lu bir politikacı hem de bu şehirde muhterem büyüğümüzü kastederek Sen kimsin sen, biz senin ağababalarını yendik diyerek, elli yıllık hizmet hayatında camiden, kürsü den, konferanslardan veya daha başka vesilelerle Hocaefendi yi takip eden, sahiplenen, bir işareti ile Allah rızası için yollara düşen fedakâr insanlara ve tabii ki bize hakaret etmesini içimize sindiremiyoruz. Bu saygıdan ve seviyeden yoksun haka reti kınıyor sahibine iade ediyoruz.hocamızın dünya adına hiçbir beklentisi olmadı. Milletin iman yangınını söndürmek içinbir ömür harcadı. Ancak hizmet hareketine yapılan bu akıl almaz saldırılar karşısında dayanamadı anam babam hatta kardeşlerim hepsi aynı gün vefat etseler hiç bu kadar üzülmezdim diyerek kederinin derecesini ifade etti. Biz de karınca misal onun bu yürek yangınına bir damla ile de olsa su taşımak için bir araya geldik. Neden ülkene gelmiyorsun diye sözüm ona çağrı yapıyorlar. Hocam gelip gelmemesizin takdiriniz. Siz nerede olursanız olun yakınlarınız, akrabalarınız hep sizin yanınızda olacak. Sizi hayır dualarla anacak sizin dualarınızı bekleyecek.muhterem büyüklerim, kardeşlerim değerli basın mensupları. Çok üzüldük,çok kırıldık. Ama kimseyi incitecek, kimseyi kıracak da değiliz. Ülkemiz zorgünler geçiriyor, seçim atmosferi içinde olduğumuz bu günlerde bize düşen her zamankinden daha sağduyulu olmak. Sokağın ve meydanların tahrikine gelmemek; çünkü biz emniyetin ve sulhun temsilcileriyiz. Çocuklarınıza sahip çıkın onların okumalarını ihmaletmeyin, ümitsizliğe düşmeyin. Biz, Hocamızın ümit veren sözlerine bakarak diyoruz ki Türkiye nin geleceği parlak, bu gün ler de inşallah geride kalacak.değerli basın mensupları bizim Maksadımız tartışmalara yeni bir cephe açmakdeğil, yalnızca akraba, hısım ve yakınları olarak ailemizin medar-ı iftiharı, değerli büyüğümüz Hocaefendi nin maruz bırakıldığı karalama ve yok etme kampanyalarının yanlışlığını bir kez de buradan, dadaşların diyarından, baba oca ğından kamuoyu ile paylaşmaktır..bu vesile ile yüce Mevla dan vatan ve milletimize zeval vermemesini, daha fazla kavga ve niza ile maddi/manevi bereketsizliğe, dâhili ve harici, siyasi ve içtimâî dalgalanmalara maruz kalarak birlik, bütünlük ve dirliğimizin bozulmamasınıniyaz ediyor, katılımınızdan dolayı teşekkür ediyor hepinize saygılar sunuyoruz'' denmiştir. İzmir Türkiye'nin en büyük GECEKONDU ŞEHRİ Başkan Kocaoğlu'nu eleştiren Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "AK Parti belediyeleri çağı yakalayıp geçerken İzmir'in hali ortada. Nüfusa oranla baktığınızda Türkiye'nin en büyük gecekondu şehri. İzmir 21. yüzyılın başını ıskaladı" dedi Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, milletin oynanan oyunlara izin vermeyeceğini, partisinin yerel seçimlerden güçlenerek çıkacağını savunarak, "İhanet içinde olanlara, ülkeye kastedenlere sözümüz şudur; köpekler istedi diye atlar ölmez" dedi. Uşak'ın Karahallı ilçesinde AK Parti seçim irtibat bürosu açılışına katılan Bakan Zeybekci, buradaki konuşmasında, Türkiye'nin son yıllarda gösterdiği atılıma dikkati çekerek, Türkiye'nin ekonomisinin güçlendiğini belirtti. AK Parti hükümeti döneminde IMF'ye olan 50 yıllık borcun tamamının ödendiğini ifade eden Zeybekci, Türkiye'nin ihracatının 35 milyar dolardan 152 milyar dolara, toplam milli gelirin ise 830 milyar dolar seviyesine ulaştığını, Türkiye'nin dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın ise 5'inci büyük ekonomisi haline geldiğini kaydetti. Zeybekci, "Biz milletimizi, ülkemizi seviyoruz. Biz milliyetçiyiz. Sözde milliyetçilerden değiliz. Düşünün güçlü Türkiye son 2012 ve 2013'te Orta Asya'dan Balkanlar'a, Kafkasya'dan Ortadoğu'ya kadar coğrafyalardaki kardeşlerimize 2,5 milyar dolarlık yardım etti" dedi. Büyüyen, güçlenen, gelişen Türkiye'nin bazı çevreleri rahatsız ettiğini bildiren Zeybekci, "Türkiye'de dünyanın en büyük havalimanı yapılmasın", "nükleer santraller kurulmasın", "Kanal İstanbul gerçekleşmesin", "İzmir-İstanbul, İzmir-Ankara otobanları yapılmasın", "dünyanın en uzun köprüsü Marmara Denizi'nin üzerine yapılmasın", "Türkiye bölgesinde güçlenmesin" diyenlerin kirli oyunları başlattıklarını ve halen devam ettirdiklerini iddia etti. Zeybekci, şöyle konuştu: "Türkiye'de 1960'ta bu ülkenin evlatlarını idam edenler, 1980 yılında 16 yaşındaki çocukları da yaşlarını büyütüp idam ettiler. 28 Şubat'ta hükümeti indirdiler. Geçtiğimiz yıl mayıs ayında Taksim projesinde yine aynı oyunu oynamaya çalıştılar. İstanbul'u, Ankara'yı, İzmir'i talan ettiler, darmadağın ettiler, Türkiye'yi karıştırmak istediler. Bakın o günlerde İstanbul'da olayı planlayan, destekleyen, organize eden 74 yabancı uyruklu ajan yakalandı ve sınır dışı edildi. Allah'a şükür milletimiz herşeyin farkında. Oyun bozuldu. Başbakanımız İstanbul Kazlıçeşme mitinginde 2 milyon kişiye hitap etti. Bunlar o kadar ahlaksız ki, BBC, CNN haberi nasıl verdi biliyor musunuz? O iki milyon kişiyi hükümet karşıtı protesto gösterisi diye dünyaya verdi. Mayıs olayları geçti, baktılar karşı cepheden yaparlarsa olmuyor, 'biz bunları en yakın yerlerinden vuralım, karıştıralım' dediler. Bu sözlerimden kimse alınmasın, bizim kardeşlerimizle hiç bir alıp veremediğimiz yok. Biz bugün o gruba gönül vermiş kardeşlerimizin yüzde 99'u ile hiç bir sorunuz yok. Ama içlerinde birilerine ruhların satmış olanlar var. Onların vasıtasıyla Türkiye'yi karıştırmaya çalıştılar. Bu ülkeye inanan, bu bayrağı seven bir Allah'ın kulu desin ki; 'Adana'da MİT'in tırlarının yakalanması doğrudur'. Onu yapanlar, Türkiye'yi dünyaya rezil etmeye çalışanlar, bu vatana, bu ülkeye ihanet için yaptılar. Bunlar milletin seçtiği Başbakanı alaşağı edip indirmek istiyorlar. İhanet içinde olanlara, ülkeye kastedenlere sözümüz şudur; köpekler istedi diye atlar ölmez." Türkiye'nin yoluna devam edeceğini belirterek bundan kimsenin endişe etmemesini isteyen Zeybekci, "Biz söz söylediğimizde hep doğruyu söyledik, sözümü hep tuttuk, emanete hıyanet etmedik ve ettirmedik. Ancak bizi ayrıştırmaya çalışıyorlar. Allah'ın izniyle bu oyunların hepsini bozacağız. Millet kendi iradesiyle seçtiği meclisine, kendi iradesiyle seçtiği başbakanına yan gözle bakan olduğu zaman 'dur' diyor. Türkiye ayağa kalktı" dedi. - "İzmir Türkiye'nin en büyük gecekondu şehri" Zeybekci, milletin oynanan oyunlara izin vermeyeceğini, partisinin yerel seçimlerde büyük hedeflerinin olduğunu ve seçimlerden güçlenerek çıkacağını savundu. İzmir'i örnek göstererek bu kentin Türkiye'nin en büyük gecekondu şehri olduğunu savunan Zeybekci, "AK Parti belediyeleri çağı yakalayıp geçerken İzmir'in hali ortada. Nüfusa oranla baktığınızda Türkiye'nin en büyük gecekondu şehri. İzmir 21. yüzyılın başını ıskaladı. Yerel yönetimle belediye siyaset üstüdür. Şehirlerin menfaatlerine bakacaksınız. Ona göre sandığa gideceksiniz" diye konuştu. Nüfusa oranla baktığınızda Türkiye'nin en büyük gecekondu şehri" dedi. Türk lirasından tahvil alan kuruluşlar Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ''Bu 17 Aralık operasyonunun arkasından gelen süreçte, Türkiye'de bazı kur oynamaları, yani Türk lirasından tahvil alan kuruluşlar bir anda Türk lirası tahvillerinden çıkarak dövize dönmek gibi bir tehdit unsuru oluşturarak operasyon denediler'' dedi. Zeybekci, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odasında (KÜTSO) iş adamlarıyla bir araya geldi. Zeybekci, burada yaptığı konuşmada, ekonomi bakanı olarak karşı durmaları gereken ilk şeyin faiz olduğunu söyledi. Bir ülkede faizlerin yüksek olması halinde üretim, istihdam ve yatırımın da o derecede düştüğünü belirten Zeybekci, şunları kaydetti: ''İstihdamın düştüğü Türkiye'de, refah ve tüketim de düşer, durağanlık başlar. Bir ekonomi bakanının istemeyeceği tek şey faizdir. Türkiye'ye oynanan oyunlar ve gerçekleştirilen o operasyonların altında, yatan gerçek neden de odur. Yani Türkiye'nin istikrarsızlaştırılması amaçlanıyor. İstikrarsızlaşan Türkiye'de ise asıl amaç faizin yükseltilmesidir. Türkiye'de faizin tekrar yükseltilerek Türkiye'ye finansman akışının sağlanması, bununla da Türk lirasının değerinin olması gerekenin üzerinde artırılması. Dolayısıyla ihracatın üzerinde negatif bir baskı oluşturulmak isteniyor. Negatif baskı oluşturulmasıyla yine üretim ve istihdamın düşmesi ile Türkiye'nin kısır bir döngü içerisinde Greenpeace ve Karşı Bisiklet Grubu, nükleere karşı pedal çevirdi Greenpeace ve Karşı Bisiklet Grubu, nükleer enerji santrallerine karşı pedal çevirme eylemi düzenledi. Japonya nın Fukuşima kentinde yaşanan nükleer felaketin yıl dönümünde düzenlenen etkinliğe katılan bisikletseverler, Türkiye de yapılması planlanan iki nükleer santralden vazgeçilmesini, yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmesini istedi. Konak Cumhuriyet Meydanı nda toplanan grup adına açıklama yapan Berk Butan, Japonya nın Fukuşima kentinde yaşanan nükleer felaketin üzerinden üç yıl geçtiğini hatırlattı. İnsanların sağlıklarını, evlerini, sevdiklerini kaybettiğini aktaran Butan, İnsan sağlığına zararlı radyasyon havaya, toprağa ve suya karıştı, karışmaya da devam ediyor. Olanların sorumluluğunu kimse almadı. Olan yine insana, doğaya ve doğanın hassas dengesine oldu. Japonya nükleer santral faaliyetini durdurdu. Pek çok başka ülke de nükleerden vazgeçiyor. Nükleer enerji, insanlık ve doğa için, yaşamın sürdürülebilirliği için geri dönüşü mümkün olmayacak tehlikeler içeriyor. dedi. Yaşanan korku filmini tüm dünyanın izlediğini ifade eden Butan, şöyle devam etti: Üç yıl sonra bugün bizler artık aynı korku dolu senaryoyu baştan yaşamak istemiyoruz. Geleceğimiz temiz olsun istiyoruz. Ne nükleer, ne de termik santral istemiyoruz. Öncelikle enerjinin verimli kullanılmasını istiyoruz. Enerji ihtiyacımızın temiz ve yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasını istiyoruz. Mersin in, Sinop un yollarında bizi dev nükleer bacalar değil, rüzgar türbinleri, güneş panelleri karşılasın istiyoruz. Bugün İnciraltı ormanına, ulaşıma alternatif olarak gördüğümüz bisikletlerimizle gidiyoruz. Çünkü sürdürülebilir temiz bir yaşantı için kirli enerjilere olan bağımlılığımızın azaltılması gerektiğini biliyoruz. Açıklamanın ardından bisikletseverler İnciraltı ormanına doğru pedal çevirdi. (CİHAN) Mevlüt Dağdeviren Şifa Üniversitesi, yeni öğrencilerine törenle beyaz önlük giydirdi. Böylece mesleğe ilk adımlarını atan öğrenciler, büyük heyecan yaşadı. Sağlık mesleğine kabul edilmenin sembolü olarak görülen beyaz önlük giyme törenleri, tıp ve sağlık bilimleri öğrencileri için büyük önem taşıyor. Şifa Üniversitesi nde düzenlenen törenle Tıp, Diş Hekimliği ve Sağlık Bilimleri fakültelerinin Hemşirelik, Fizyoterapi, Beslenme ve Diyetetik bölümlerine bu yıl başlayan öğrencilere beyaz önlükleri giydirildi. Konferans salonunda düzenlenen törene Şifa Sağlık Grup Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ateş, Şifa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Erdoğan, fakülte dekanları, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Tören, öğrencilerden oluşan müzik gruplarının verdiği minik konserle başladı. Ardından TÜBİTAK tarafından projeleri kabul gören öğrenciler Kübra Sonat, Talha Özüdoğru, Feyzi Kolan, Gizem Yılmaz, Jale Demir, Büşra Gönen, girmesi, zikzaklar veya daireler çizmesi maalesef beklenen olabilir ama böyle olmayacak diyoruz biz. Buna asla müsaade etmeyeceğiz.'' Zeybekci, Türkiye'nin kamu borçları anlamında Avrupa Birliği üyesi 28 ülkenin 25'inden daha sağlam durduğunu dile getirdi. Türkiye'nin özel sektör borçları anlamında da hiçbir problemi olmadığını bildiren Zeybekci, özel sektörün yabancı para borçları olarak da ''TL'' bazında da hiçbir problemin olamayacağını ifade etti. Türk lirasının dengesini bulacağını vurgulayan Zeybekci, şöyle konuştu: ''Türkiye'de eğer bir sıkıntı yaratılacaksa bu sıkıntı ekonomik olarak yaratılamaz. Türkiye'de ekonomi anlamında bir kriz çıkartılamaz. Türkiye'de yapılabilecek her şey siyasi istikrarsızlıkla yapılabilir. Bir zamanlar olduğu gibi birbirimizin kafasına Anayasa kitapçığı atarsak veya buna benzer şeyler olursa birilerinin beklediği de budur. Onun için zaten mayıs ve aralık operasyonları aynı amaçla çıkarılmıştır. Dikkat ederseniz bunlar ekonomik olarak başlamadı. Türkiye'den para çıkışını desteklemek, Türkiye'den bu yurt dışı kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye adına olumsuz açıklamalar yapmaları, bunlardan etkilenmeyeceğini biliyorlar. Onun için bu işi siyaseten yapmaya kalkıştılar. Bu 17 Aralık operasyonunun arkasından gelen süreçte, Türkiye'de bazı kur oynamaları yani Türk lirasından tahvil alan kuruluşlar bir anda Türk lirası tahvillerinden çıkarak, dövize dönmek gibi bir tehdit unsuru oluşturarak operasyon denediler. Onun için biraz hareketlenme oldu. Bunun sürdürülemeyeceğini kendileri de gayet iyi biliyorlar. O da durdu şu anda. İktidara ekonomik sebeplerle siyaseten uzun soluklu olarak bir şey yapamayacakları için yalanlar, dolanlar, montajlar, bunların hepsi ortaya çıkmaya başlayınca uzun süre götüremiyorsunuz. Yani siyasi operasyonu çok uzun süre yalan üzerine götürmeniz mümkün değil. Çünkü gerçekleri çok fazla saklayamıyorsunuz ama bunda çok hızlı bir şekilde ekonomik kriz yaratırsanız, insanlar zarar görürse ve ekonomik anlamda kayıplara girerse o zaman bunun siyasi faturasını insanlar çıkarmaya başlar. Beklenen de istenen de buydu. Bu ikisi de asla olmadı ve olmayacak.'' Konuşmanın ardından, KÜTSO Meclis Başkanı İsmet Özotraç, Bakan Zeybekci'ye Kütahya'yı tanıtan kitap hediye etti. Programa, AK Parti Kütahya Milletvekilleri Hasan Fehmi Kinay, Vural Kavuncu, Vali Şerif Yılmaz, Belediye Başkan Vekili Nihat Helvacı ve iş adamları katıldı. ''Kırım bizim için milli bir değer Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ''Kırım bizim için milli bir değer, milli anlamda da manası olan bir yerdir. Türkülerimizin olduğu bir yerdir. Yani oraya kayıtsız kalmamız beklenemez, onun için yakından takip ediyoruz ama büyük çapta yurt dışı bir krizin olacağına inanmıyoruz'' dedi. Zeybekci, Kütahya Valiliğini ziyaret ederek şeref defterini imzaladı, ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Kütahya'da hayatının en güzel 4 yılını geçirdiğini ve burada yüzlerce dostu, arkadaşı ve hatıraları olduğunu aktaran Zeybekci, ''Kütahya, her geldiğimizde yüreğimizin farklı çarptığı bir yer. Onun için Kütahya'yı ayrı bir severiz, ayrı bir yeri var bizim gönlümüzde, kalbimizde. İnşallah bir dahaki sefere mart ayında söz vermiyorum ama gelmeye çalışacağım ve inşallah Kütahya merkezde olmak istiyoruz ve olacağız'' diye konuştu. Zeybekci, bir gazetecinin Kırım olayları hakkında düşüncesini sorması üzerine, Türkiye'nin Rusya ile çok derin ticari ve ekonomik bağları Hatice Kübra İnce, Fatma Karakoç ve Tarık Alay a teşvik ödülleri verildi. Törende öğrencilere hitap eden Prof. Dr. Ateş, beyaz önlük giymeyi ustanın çırağa el vermesine benzeterek, Öğrencilerimiz için mesleğe adım atma anlamına gelen beyaz önlük giyme töreni geleneği, aslında çok eskilere dayanıyor. Osmanlı daki el verme olayına da böyle bakabiliriz. dedi. Şifa Üniversitesi henüz üç yıllık olmasına rağmen beş bölümün dördünde Türkiye birincisi olduğunu hatırlatan Ateş, Şu anda 500 yataklı üniversite hastanelerimizle öğrencilerimizin pratik eğitimine destek oluyoruz. Bu yılın ekim ayı itibariyle yatak kapasitemiz 750 ye çıkacak, böylece Türkiye nin en yüksek yatak kapasitesine sahip vakıf üniversitesi olarak hizmetlerimizi sürdüreceğiz. şeklinde konuştu. Rektör Erdoğan da sağlığın önemini vurgulayarak, İnsan sağlığının değeri parayla pulla ölçülemez, çünkü bu beden parayla pulla satın alınamıyor. dedi. Meslek hayatından bazı hatıralar da olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin ithalatında bir numaranın Rusya olduğunu belirten Zeybekci, şöyle konuştu: ''Bunun sebebi de enerji ithalatı. Şundan emin olun ki: Türkiye'nin enerji ithalatı ve ihracatıyla ilgili her herhangi bir sorun yoktur, olamaz da zaten. Diğer taraftan Türkiye olarak Ukrayna, Rusya ve Kırım üçgeninde yaşanan sıkıntı ve kriz sebebiyle de endişeyle izliyoruz. Hiçbir ülkenin milli sınırlarının, hiçbir güç tarafından değiştirilmesi ve müdahale edilmesi uluslararası hukuk anlamında kabul edilebilir değil. Diğer endişemiz ise Kırım'daki tarih ve kültür birliği içinde olduğumuz, oradaki kardeşlerimiz bizim için önemlidir. Kırım bizim için milli bir değer, milli anlamda da manası olan bir yerdir. Türkülerimizin olduğu bir yerdir. Yani oraya kayıtsız kalmamız beklenemez, onun için yakından takip ediyoruz ama büyük çapta yurt dışı bir krizin olacağına inanmıyoruz. Yani diğer taraftan Türkiye'nin Ukrayna ve Rusya'ya önemli bir ihracat pazarı vardır. Gerek yaş sebze meyve ve gerekse konfeksiyon ile diğer bazı alanlarda da Türkiye'nin Rusya ve Ukrayna'ya önemli miktarda da ihracatı vardır. Bunlarda da şu an bir sıkıntı görmüyoruz, Ukrayna'da da belki biraz beklemeler var ama Rusya'da her şey yolunda gidiyor.'' Zeybekci, bir başka gazetecinin AK Parti'deki 3 dönem kuralının gündeme geldiğini hatırlatması üzerine de AK Parti'de konulmuş bir kuralın olduğunu fakat tabandan yoğun bir talebin geldiğinin de doğru olduğunu ifade etti. Bu talebin, 3 dönem kuralının kaldırılması veya bazı özelliklerinin esnetilmesi gerektiği yönünde olduğunu anlatan Zeybekci, ''Tabii bu talebi değerlendirecek olan partimizin kurullarıdır. Partimizin bu konudaki tek yetkili organı kongre daha iyi bir şey ama şu andaki mevcut halde, ben aynı zamanda MKYK üyesiyim bu konu MKYK'ya gelir orada değerlendirilir. Orada tekrar bu kuralın konuluş gerekçeleri ve böyle bir kural konduysa bunun haklı gerekçeleri vardır. O gerekçelerle ilgili ne değişiklik oldu ve şimdi nasıl böyle bir sebepten dolayı değiştirilmesi gerekir. Ben aşağıdan ve tabandan gelen bu isteğin de dikkate alınabileceğine inanıyorum ama tabii karar ve yetki MKYK'nındır'' diye konuştu. (AA) Şifa Üniversitesi'nde beyaz önlük heyecanı anlatan Erdoğan, Önlükleriniz beyaz olduğu gibi yürekleriniz de beyaz olsun. Size emek veren hocalarınızın hepsine tek tek teşekkür ediyorum. İnşallah önümüzdeki sene içinde sizler doçent, profesör olup buralarda görev yapacaksınız. temennisinde bulundu. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Vural ise Hemşirelik, Beslenme ve Diyetetik ve Fizyoterapi alanında yüksek lisans programlarının başladığını duyurdu: Ayrıca Hemşirelik ile Beslenme ve Diyetetik doktora programlarımız kabul edildi. Fizyoterapi doktora programımızı da YÖK e sunduk, cevap bekliyoruz. Gelecek yıl 4. sınıf öğrencilerimizin, özel öğrenci statüsünde yüksek lisans programına başlayabileceklerinin de müjdesini vermek istiyorum. Ayrıca Erasmus beyannamemiz kabul edildi. Avrupa da bazı üniversitelerle bu konuda anlaşmalarımızı yapıyoruz. Öğrencilerimiz yaz stajlarını Avrupa - daki anlaşmalı üniversitelerde yapabilecekler. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarsılmaz ve Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Hüseyin Yılmaz da birer konuşma yaparak, öğrencilere meslek yaşamlarında başarı diledi. Daha sonra 1. sınıf öğrencilerine törenle beyaz önlükleri giydirildi. ASLAN: ÖNCE DEĞİŞECEĞİZ SONRA MARKA OLACAĞIZ! DSP Bayraklı Belediye Başkan Adayı ve Ege- Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, Görevi devralacağımız günden itibaren bir yıl içinde Bayraklı da değişimi herkes görecek, iki yıl içinde de İzmir in imrenilen ilçesini yaratmış olacağız dedi. Seçim çalışmalarını gece gündüz aralıksız sürdüren Aslan, önceki gün de üç ayrı derneği ziyaret etti, bir de seçim bürosu açtı. Sırasıyla Ardahan Hanaklılar, Zafer Çalkaya Kütahyalılar Dernekleri ile Bayraklı Erzurum Dernekleri Birliği nde vatandaşlarla biraraya gelen ve yoğun sevgi gösterileri ile ağırlanan Aslan, Tepekule Mahallesi ndeki seçim bürosunu da bini aşkın Bayraklı ile birlikte açtı. Adam gibi adam Hüseyin Aslan, Aslan gelecek dertler bitecek, Yaparsa Aslan yapar sloganları ile karşılanan Aslan, yaptığı konuşmada değişim vurgusu yaptı. Bayraklı nın geride kalan beş yıl içerisinde bir adım dahi ileri gitmediğini, ilçeye tek bir çivinin çakılmadığını belirten Aslan, İnşallah tüm bunlar bize nasip olacak dedi. MAKAMDA DEĞİL MAHALLELERDE OLACAĞIM Seçimden başarıyla çıkması halinde makamda oturmak yerine her mahallede olacağına ve ayrım yapmaksızın her yaşayana dokunacağına vurgu yapan Aslan, Bayraklılı hemşehrilerime önce şunun sözünü veriyorum; Bayraklı nın her mahallesinde olacağız, insana dokunacağız. Bayraklı da, belediye yönetimi de halkın olacak. Bilim, hukuk ve uzmanlık dayanağımız, halkın isteği, talebi ve kararı yolumuz olacak. Emeği hor görmeyecek, işçiyi itip kakmayacağız. Kaynaklarımızı, kamu malını doğru kullanacağız, hesap vereceğiz. İlçe belediyesi olarak yetkilerimizi sonuna kadar kullanacak, büyükşehir belediyemiz ve devlet kurumları ile eş güdümlü ve uyumlu çalışacak, çözüm odaklı yol alacağız. Yönetimde de, kentin genelinde de dayanışmayı egemen kılacağız. Çünkü hak ve halktır bizim anlayışımız dedi. Aslan, sözlerini şöyle noktaladı: Bayraklı da ilk bir yıl içerisinde değişimi yediden yetmişe herkes görmüş olacak. İkinci yıl ise açıkladığımız beş vizyon projemizden sadece ikisini yapalım Bayraklı İzmir in her noktasında imrenilen bir bölge olacak. Bayraklı da eksik olan tek bir şey var o da; yönetim eksikliği. Hak ve halk yolunda bir yönetim anlayışıyla Bayraklı önce İzmir in sonra Türkiye nin marka ilçesi olacak. (HABER MERKEZİ) TÜRKİYE DE BİR İLK DAHA Dünya da her geçen gün beşeri sermayenin kalitesi artmakta ve bu tarza sahip bireyler de teknolojinin yanı sıra yaşadığımız çevrede değişik alanlarda olumlu gelişmelere neden olmaktadır.dünyadaki bu değişimin farkında olan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi de, Avrupa Birliği 6 ncı Çerçeve Programınca desteklenen Yaratıcı Şehirler olgusunu İzmir e kazandırmak için kolları sıvadı. Yetenekli bireyleri İzmir'e nasıl çekebiliriz? İKÇÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyelerince, Avrupa Birliği projesi olarak bir çalışma başlatıldı. Türkiye de ilk kez sadece iktisadi değil aynı zamanda sosyal faktörlerin de dikkate alındığı proje ile yaratıcı ve yenilikçi şehir oluşturma konusunda akademik alanda çalışma yürütülecek.yetenekli bireyler bir şehri neye göre tercih eder? Bu kişileri İzmir e nasıl çekebiliriz? Bu kişiler için İzmir şehri nasıl cazibe merkezi olabilir? başlıklarının irdeleneceği proje çalışmasında; İzmir de kent-insan ilişkisi ve bireylerin yenilikçi yanları incelenecek. Projeye İngiliz akademisyen katkısı Projeye katkıda bulunmak üzere İKÇÜ ye gelen, İngiltere nin Birmingham Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Dr.Caroline Chapain Yaratıcı ve Yenilikçi Şehirler konulu bir seminer sundu. Dr.Caroline Chapain Avrupa Birliği tarafından yılları arasında desteklenen ve 13 Avrupa Şehrini kapsayan proje hakkında bilgi verdi. Dr.Caroline Chapain, Birmingham şehri özelinde proje bulgularını akademisyen ve öğrencilerle paylaştı. Türkiye'de bir ilk Türkiye de ilk kez başlatılan proje ile ilgili bilgilendirmede bulunan İKÇÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr. İbrahim Attila Acar, söz konusu çalışmanın fakültenin öğretim üyelerinin geniş bir katılımıyla Doç.Dr.Serhat Burmaoğlu koordinatörlüğünde yürütüldüğünü belirtti. Avrupa Birliği tarafından 6. Çerçeve Programı kapsamında desteklenen (Accommodating Creative Knowledge Competitiveness of European Metropolitan Regions within the Enlarged Union) proje ile yaratıcı bireylerin şehir tercihlerinde dikkate aldıkları iktisadi ve sosyal faktörlerin ortaya konulduğunu söyledi. İzmir'in birikimli bireyleri çekme yeteneği araştırılacak Doç. Dr Serhat Burmaoğlu da yürütülen çalışma için, Fakülte olarak hazırladığımız proje ile entelektüel sermaye sahibi bireylerin hangi bilgiler ve saikler ile yaratıcı ve yenilikçi bir şehir oluşturma konusunda davranış gösterdikleri incelenecektir. İzmir için yapılacak uygulama ile şehrin yaratıcı ve yenilikçi yetenekleri üzerinde durulacak, kentin birikimli bireyleri çekme yeteneği araştırılacaktır. Nihayetinde tüm şehirler için yürütülebilecek çalışmalar ile Yetenekli Şehirler oluşturabilmenin yolu açılacaktır dedi. (HABER MERKEZİ) Tartan dan, 6 muhtara bilgisayar Konak ta mahalle muhtarlarının vatandaşlara daha modern ve çağdaş koşullarda hizmet verebilmelerini sağlamak amacıyla bugüne kadar 70 muhtara bilgisayar armağan eden Konak Belediye Başkanı ve DSP Konak adayı Dr.Hakan Tartan, 6 muhtarı daha bilgisayar sahibi yaptı. Uğur, Tuzcu, Odunkapı, Kestelli, Fevzipaşa ve Türkyılmaz Mahalle Muhtarlığı ofislerine bilgisayar hediye eden Başkan Tartan, bugüne kadar 60 mahalle muhtarlığını da yenileyerek daha modern bir hizmet merkezi haline getirdiklerini hatırlattı. Konak ta 113 mahalle muhtarlığı bulunduğunu ve acil ihtiyaçlıların belirlenerek karşılanmaya çalışıldığını kaydeden Başkan Tartan, DSP den başkan adayı olduğunu ve yeni dönemde de muhtarın eksikliklerini gidermeye devam edeceklerinin altını çizdi. Demokratik toplum sürecinde ve toplumsal dayanışmada muhtarların öneminin çok büyük olduğunu dile getiren Başkan Tartan, Sizler ne kadar keyifli, mutlu, huzurlu, donanımlı olursanız toplum da o kadar iyi hizmet alır. Muhtarlar yerel yöneticilerin mahallelerdeki temsilcisidir. Yerel yönetimlerde siyaset olmaz, ben 5 yıl boyunca tüm muhtarlarıma hizmet götürdüm. Sizler bizim mahallelerdeki gözümüz, kulağımızsınız. Bundan sonra da dayanışma içinde olacağız ve daha iyiye, daha doğruya ilerlemeye birlikte devam edeceğiz diyerek seçimlerde destek istedi. Oylarınız ak güvercine olsun ki; huzurumuz, mutluluğumuz bozulmasın dedi. (HABER MERKEZİ)

9 SAYFA 10 AK Parti; Rıza'dan önce Rıza'dan sonra Bugünlerin tarihini, AK Parti iktidarının hikâyesini yazarken galiba "Rıza'dan önce" ve "Rıza'dan sonra" diye ikiye ayırmak gerekecek. Çünkü 17 Aralık ile Türkiye gündemine giren 'Hayırsever Rıza' ile her şey altüst oldu. Meğerse 'eski Türkiye'ye ait' dediğimiz her şey aynen devam ediyormuş. Sadece rantı yiyenler değişmiş. Ortaya dökülen tapeler, görüşme kayıtları sonrasında 'çok yazık' dememek mümkün değil. Gerçi garip bir ikilem de yaşıyoruz. Bir ülkenin başbakanı, bakanları dinlenmiş. Kim dinledi, neye dayanarak dinledi bilmiyoruz. 'Güvenli haberleşme' için geliştirilen kriptolu telefonlarla yapılan görüşmeler bile internette yayınlanıyor. Fakat gelin görün ki, dinlediğimiz kayıtlar, yaşanan rezalet hukuksuz dinlemeleri unutturuyor. Eğer bu kayıtlar doğruysa karşılaştığımız tablonun demokrasi ve hukuk devleti ile izah edilebilir bir durumu yok. Başbakan ile oğlu Bilal arasında geçen telefon görüşmelerinde 'sıfırlanması istenen paralar' dudak uçuklatan türden. SONDAKiKA GAZETESİ >> 10 DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ Mart Şubat Salı Perşembe Arkası yarın' gibi her akşam internete düşen kayıtlara göre Başbakan ülkedeki her olaya doğrudan müdahil. Kayıtlardan öğrendiğimize göre bizzat Başbakan; - Fenerbahçe yönetimini ele geçirmek için taktikler veriyor. - Aydın Doğan'ın ceza alması için müdahil oluyor. - Adalet Akademisi'nin yönetimine el atıyor, kimlerin seçileceğine karar veriyor. - Yolsuzluk soruşturmasını yürüten savcıları yakından takip edip, rapor alıp ayrılmak isteyen savcı için devreye giriyor. - Danıştay başkanının kim olacağına karar veriyor. - Büyük ihalelerin kime verileceğine, kazanılmış ihalelerin iptal edilerek başka bir işadamına verilmesine karar veriyor... Başka örnekler de var. Adem Yavuz ARSLAN BUGÜN GAZETESİ Fakat en az bunlar kadar vahim olan bir şey daha var. Miting meydanlarında, TV ekranlarında konuşan Başbakan, açıkça 'Yargıda gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra, 30 Mart sonrası gereken adımları atacağız' diyerek yapılacak bir operasyonun kumandasında olduğunu çekinmeden anlatabiliyor. Hukukçular böyle bir operasyon olursa hukuken 'yok hükmünde sayılması gerektiğini' söylüyorlar. Gerçi bunu bilmek için hukukçu olmaya gerek de yok. Yargının imamı bizzat Başbakan'mış! Bütün bu telefon tapeleri bir gerçeği daha gösterdi. 17 Aralık sonrası 'algı operasyonları'na başlayan hükümet ve medyası, sürekli yalan üretiyor. Bunlardan birisi de 'yargının imamı' söylemiydi. Adalet eski Bakanı Mehmet Ali Şahin 'yargının imamı' açıklaması yapmış, yandaş medyaları da dosyaların önce Pensilvanya'ya gittiğini iddia etmişti. Ortaya çıkan tapeler gösterdi ki, 'yargının imamı' bizzat Başbakan'mış. Dosyalar da Pensilvanya'ya değil Başbakanlık'a gidiyormuş. Her yeni tapeden sonra 'Yok artık, bu kadarı da olmaz' diyoruz ama ortaya çıkan her kayıt bir öncekine rahmet okutuyor. Dün ortaya çıkan tape skandal ötesi skandal. AK Parti Grup Başkan Vekili Nurettin Canikli ile Başbakan'ın özel kalemi arasında geçtiği iddia edilen görüşmeye göre hükümet Sayıştay raporlarını 'skandallar ortaya çıkmasın' diye kapatmış. Canikli diyor ki: 'Sayıştay raporları Meclis'e gelse duman olmuştuk.' Kayda göre, Meclis'e sunulmayan raporlarda 'müthiş şeyler' varmış ve 'Herkesi ileride mahkemelerde süründürürlermiş.' Ayrıca hükümetin Sayıştay'da da tam kadrolaştığını görmüş olduk. Demek ki skandal o kadar büyük ki, kendi kadrolarınız bile üzerini örtememiş. Dün ortaya çıkan diğer kayıtta ise başka bir skandal var. Bilal Erdoğan ile Başbakan arasında geçtiği iddia edilen kayda göre havuz ve yandaş medyanın ibret vesikası manşetleri bizzat aile tarafından atılıyormuş. Hatta yapılacak kara propaganda için MİT'ten bile dosya istenmiş. Böylece MİT'in bir işini daha öğrenmiş olduk. Açıkçası bu kasetleri kim yayınlıyorsa bir ricam var. Lütfen yeni bir şey yayınlamayın. Şu ana kadar dinlediklerimiz bile vücut kimyamızı bozdu. Meğerse büyük bir umutla desteklediğimiz AK Parti iktidarının da öncekilerden bir farkı yokmuş. Yazık... Hem de çok... ( ) Aslı Aydıntaşbaş MİLLİYET GAZETESİ Ali BAYRAMOĞLU YENİŞAFAK GAZETESİ Obama Fethullah Gülen i neden vermez? Başbakan Tayyip Erdoğan, geçen hafta bir televizyon röportajında Barack Obama ya telefonda Fethullah Gülen i şikâyet ettiğini ve iadesini istediğini söyledi. Erdoğan Obama nın buna olumlu baktığını da ekledi. Bunun üzerine Beyaz Saray, alışılagelmişin dışında bir üslupla Washington daki gazetecilere Başkan Obama ya atfedilen cevap doğru değildir dedi. Hükümetin bu kadar naif olmasına şaşırıyorum. Anladığım kadarıyla, ne kendi imajlarının hızla çöktüğünü ne de ABD nin tarihsel olarak bu tür meselelere nasıl baktığını bilmiyorlar. Aydınlatayım... Washington un başından itibaren hükümet-cemaat gerilimine karışmak istemediği aşikâr. Bu yüzden de Başbakan ın 17 Aralık tan hemen sonra ABD elçisi Francis Ricciardone yi hedef alan sözlerine hemen sert tepki geldi; kapalı kapılar ardında Bizi iç kavgalarınıza bulaştırmayım mesajı verildi. Ben ABD nin sahiden bu kavgada taraf tuttuğunu sanmıyorum. Bir yanda Gülen cemaatinin Washington a kadar uzanan güçlü sivil toplum ağı, diğer yanda meşru Türk hükümeti ile ABD arasında onlarca yılan uzanan köklü, kurumsal bağlar var. Birini birine tercih etmektense, savaşı dışarıdan izliyorlar. Ancak Fethullah Gülen in iadesi, Amerika dan taraf tutmasını istemek demek. Bu, hem pratikte hem de siyaseten mümkün değil. Amerika yı az çok tanıyanlar, bu ülkenin Avrupa daki siyasi baskılardan kaçan dindarlar ve din adamları tarafından kurulduğunu bilir. Bu yüzden de dini ve siyasi özgürlükler konusunda hassastır Amerikan siyaseti. Erdoğan ın Gülen e yönelik üslubu ve başlattığı adli süreç, bırakın Hoca nın ABD deki varlığını zora sokmayı, tam tersine sağlamlaştırmıştır. Erdoğan ın meydanlarda cemaate yönelik tehditkâr üslubu ve cemaatin ruhani liderinin iadesini istemesi, Gülen i Amerikalıların gözünde otomatik olarak Dalai Lama ya da Çin Komünist Partisi nin yıllardır mücadele ettiği Falun Gong tarikatının lideri Li Hongzhi s- tatüsünde uluslararası bir mağdura dönüştürme potansiyelini taşıyor. Böyle bir taarruz karşısında ne mevcut ABD kanunları ne de Kongre, Obama veya daha sonraki yönetimlerin Fethullah Gülen i sınır dışı etmesine izin vermez. Erdoğan yüklendiği sürece Gülen in yeri sağlamdır. Peki, ya Gülen cemaatine yönelik Paralel Yapı iddiası daha somut bir adli sürece dönüşürse? Cemaate yakın bazı savcılar ya da polis şefleri arasında bir koordinasyon ortaya çıkar, bu Pensilvanya ile ilişkilendirilirse? O zaman adli mekanizmalar devreye girer ama ben bu sürecin dahi Gülen in iadesine neden olacağını sanmıyorum. Şöyle söyleyeyim: Fethullah Gülen in Pensilvanya daki odasından bir intihar saldırısı ya da bombalama planladığını kanıtlamadığınız sürece, oradaki durumu değişmez. Birkaç nedenden dolayı. Öncelikle ortada siyasi bir kavga var; terör suçu yok. Başbakan Obama yla görüşmesinde Washington un zaman zaman Türkiye den bazı isimlerin iadesini istediğini hatırlattı. Ancak bunlar neredeyse tamamen El Kaide bağlantılı adli soruşturmalar. Gülen hareketi ise (aynı Ak Parti gibi) Batı nın gözünde El Kaide ye alternatif, desteklenmesi gereken bir İslam modeli. Amerika nın taşrasından bir Kongre üyesi yıllar önce bana Bunlar anti-molla Müslümanlar değil mi? diye olayı basitleştirmişti. Batı, İslam dünyasına geniş bir coğrafya üzerinden bakıyor. Pakistan dan Libya ya kadar uzanan bu coğrafyada, Müslüman olup da Batı yla uyumu seçen, herhangi bir terör eylemine bulaşmamış, Batılı eğitim sistemi ve demokrasiyi benimseyen bir muhafazakâr grubun, hele de bu ölçüde etkin ve örgütlü ise, Batı için cazibesini anlamak için âlim olmaya gerek yok. Erdoğan ın Gülen le uluslararası mücadeleye 1-0 yenik başlamasına neden olan bir başka unsur da Gezi olaylarından bu yana yara alan kişisel imajı. Artık Batı kamuoyu Başbakan ı bir zamanlar Time a kapak olan Müslüman demokrat olarak algılamıyor. Şöyle özetleyeyim: YouTube ve Facebook u kapatmaktan söz eden bir liderin Batı da umduğu kurumsal desteği bulması mümkün değil. Avrupa ve ABD medyası, Gezi olaylarından bu yana Erdoğan ı sert ve Türkiye yi otoriterliğe sürükleyen bir lider olarak tanımlıyor. Başbakan ın yolsuzluk soruşturmalarını örtbas ettiği algısı da yabancı medyada sıkça dile getiriliyor. ( ) Göz altı çizgisi kadına yakışıyor Ertuğrul ÖZKÖK HÜRRİYET GAZETESİ Göz altı çizgisi kadına yakışıyor YILLAR önce bir kadın arkadaşıma, Göz altı çizgileri sana çok yakışıyor dediğimde hayretle yüzüme bakmıştı. Kırklı yaşlarının başındaydı ve gözlerinin altındaki çizgilerden şikâyet ediyordu. Bildiğim kadarı ile hiç estetik yaptırmadı ve 50 li yaşlarına da harika göz altı çizgileri ile girdi. Geçen pazar gecesi Oscar törenini izlerken o arkadaşımı Bu talana artık dur demeli TALAN üstüne talan. Bizim hikâyemiz bu. Hikâyenin yeni bölümünde iyiler, Antalya daki tarihi ve doğal öneme sahip Phaselis i kötülerin talanından kurtarmaya çalışıyor. Phaselis, Olimpos Milli Parkı içinde, 10 da biri 1. derece sit alanı. Otoritenin kankilerinden biri burada inşaat yapacak. 280 odalı, 3 yüzme havuzlu, 6 tenis kortlu, o- toparklı. Şatafatlı barok özentisi bir şey olacağını kestirmek zor değil. Orman Bakanlığı alanın 49 yıllığına tahsisine Olur dedi. Aralarında Çevre Mühendisleri O- dası nın da bulunduğu meslek o- daları, STK lar ve yurttaşlar iki ayrı dava açtı. İlk dava bu Olur un iptali ve yürütmenin durdurulması için. İkinci davanın konusu ise ÇED raporu. Artık ülkemizde inşaatların önünü açmak için sıradan bir faaliyete dönen ÇED den muaf tutma ayrıcalığı bu projeye de nasip oldu. Bu dava, ÇED gerekli değildir kararının iptali için. * Hikâye yine buram buram hukuksuzluk kokuyor. Süreç yine tersten işletilmiş. Önce alan tahsis edilmiş, sonradan şirket gerekli evrakları toparlamış, imar planları yapılmış. Kanun Milli parkların gelişme planları kesinleşmeden izin verilemez derken, burada gelişim planı tahsis sonrasında hazırlanmış. hatırladım. Gözüm bu defa Amy Adams ın gözlerinin altındaki harika çizgilere takıldı. *** Bir zamanlar Jacqueline Bisset nin göz altı çizgilerini çok severdim. Elizabeth Hurley de tam belirgin olmayan, intim göz altı çizgilerine sahipti. Şimdi Amy Adams ı aynı hayranlıkla izliyorum. Belki her kadın için değil, ama bazı kadınlar için bu çizgileri yok etmek, bana estetik bir cinayet gibi geliyor. Harika bir cazibeyi taammüden öldürüyorlar. Evet yeni zebra kadınım Amy Adams. Bu talana artık dur demeli Melis ALPHAN HÜRRİYET GAZETESİ * Burası, uluslararası sözleşmelerle korunan tarihi Antik Phaselis kentinin hemen arkasında, arkeolojik alanla iç içe de tarihi sit özelliği genişletildi ve 20 bin metrekare daha sit ilan edildi. Alanın tamamının sit olması talebi üzerine arkeolojik özelliğinin yeniden araştırılmasına karar verildi. Koruma kurulu incelemelerine devam ederken, gidip alanı otelci kankilerine tahsis ediyorlar. Pes. Ne kadar bedelle tahsis edildiği de defalarca soruldu ama dudaklar mühürlü, yanıt yok. * Kanun ancak kamu yararı ve zaruret olması halinde devlet ormanlarının tahsisinin mümkün olduğunu söyler. Buraya kortlu-havuzlu otel kondurmanın nasıl bir zaruretten kaynaklandığını sorsak, tek cevap rant olurdu. Milli park statüsündeki bir ormanlık alana otel yapamazsınız. Kanun izin vermez. 180 dönümlük parselin 20 dönümü sit. Bu 20 dönümlük kısmın tahsisi iptal edilerek 160 dönüm üzerinden yapılaşma emsali belirlenmesi gerekirken... Koruma amaçlı imar planı yapılmadığı için, 180 dönümün tamamının tahsisi sayesinde inşaatı yapacak firma fazla emsal kazanarak haksız rant sağlayacak. * Antik kentin dibine, yine kanuna aykırı şekilde geçiş alanı bile bırakmadan otel dikmeye kalkıyorlar ama nedense ÇED e gerek duymuyorlar. Bunu Antalya İl Çevre ve Şehircilik Harika bir zebra o ve onu, Allah ın gözlerinin altına özene bezene çizdiği harikulade çizgi sayesinde hem uzaktan, hem de kalabalık içinde tanıyorum. *** Oscar töreni bu yıl parlak değildi. Sıradan bir kölelik filmi olan 12 Yıllık Esaret e beklenen etik ödülün verilişini bir kenara bırakıyorum, hayranı olduğum Ellen Degeneres bile beni hayal kırıklığına uğrattı. Ama sırf Amy Adams ın gözlerinin altındaki çizgileri ve harika biçimde taşıdığı elbiseyi seyretmek için bile uykusuz kalmaya değerdi. ( ) Müdürlüğü ne sundukları uyduruk proje tanıtım dosyasına bakıp anlayabiliriz. Kaç ağaç kesileceğine dair bilgi yok. 19 bin metreküp (3 bin ton) hafriyatın arazinin neresinden çıkarılacağı, nasıl depolanacağı yok. 180 dönümlük orman alanında yapılacak kazılarda doğal alanın tahribatı, hangi canlıların zarar göreceği, flora ve faunaya etkilerinin neler olacağı, bu etkilerin engellenmesi için ne gibi önlemler alınacağı hakkında en ufak bir açıklama yok. İnşaat aşamasına dair gerçekçi veriler yok. Kullanılan rüzgâr modelleme yönteminin geçerliliği yok. İnşaat sırasında 150 personelin çalışacağı bölgede şantiye kurulup kurulmayacağının bilgisi yok. Yok da yok. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü nün bu dosyaya bakıp verdiği ÇED gerekli değildir kararı mutlaka sorgulanmalı. Ya da biliyoruz zaten, Mustafa amcagiller hesabı. * Aslında aktörler değişiyor, dekorlar değişiyor ama hikâye hep aynı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile çevre mevzuatının sorunlara çözüm üretmekten fersah fersah uzaklaştığı, daha ziyade rant çevrelerinin işini kolaylaştıracak çalışmalar yaptığı gün gibi ortada. Her gün önünü açtıkları bir saçmalık ile doğal, tarihi, kültürel zenginlikleri barındıran yerleri toplumdan koparıyor, özel mülkiyete tabi tutuyor ve halkın bu alanlara erişimini engelliyorlar. Bu yüzden, tarihi ve doğal sit alanlarına yapılması öngörülen projeler tez elden durdurulmalı. Phaselis kurtulmalı. ( ) Laik kesim, kriz ve körlük Algı saflaşması algı bozukluğuna da yol açıyor. Muhafazakar kesimin tek ayaklı siyasi algısına bir kaç gün önce değindik. 'Cemaat' merkezli, onun dışındaki her gelişmeyi sıradanlaştıran ya da cemaat çatışması içinde konjonktürel o- larak anlamlandıran bir algı bu. Bunun karşısında başka tek ayaklı bir algı var: Ülkedeki tek sorunu 'yozlaşma' olarak gören, bu dahil tüm sıkıntıları Erdoğan'a ve o- toriterliğe indirgeyen sağcısıyla solcusuyla laikmodern kesim algısı... Buradan devam edelim... Ses kayıtları 'düzen halısı'nın altındaki kiri ortaya çıkardıkça ve bu kir eksiğiyle fazlasıyla, haklısıyla haksızıyla AK Parti ve Başbakan Erdoğan'a mal edildikçe söz konusu algı derinleşiyor. Derinleştikçe bozukluk yaşıyor. Bozukluktan kastımız siyasi seçicilikle ilgilidir... Bozukluk diyoruz zira kanaat önderleri ve gazeteleriyle laik-modern kesimin, devlet içindeki cemaat dokusunun yol açtığı 'demokratik hasarı' görmezden gelmesi veya hafifsemesi 'demokrasi açısından ciddi bir sorun ve risk oluşturmakta'dır. Hükümete yönelik devirme ve yıpratma girişimleri bir yana, Türk siyasal sistemi (askeri darbeler dışında) kuruluşundan beri görmediği çap, nitelik ve derinlikte bir sorunla karşı karşıyadır. Yargı ve emniyete, TİB, TÜBİTAK gibi kuruluşlara devlet dışı bir topluluk tarafından sızılmış, devlet mekanizması içeriden başka bir amaçla ve enformel yollarla kısmen ele geçirilmiştir. Bunu görmemenin, görmezden gelmenin, faturasını Erdoğan'a çıkararak geçiştirme siyaseten ölümcül çağrışımlar yapar. Bunda yaşanan kavganın elbet payı var. Ortalığa saçılan kayıtlarının içeriği özellikle modern-laik kamuoyu üzerinde olumsuz ve eleştirel duruşunu teyit ettirici büyük bir etki yapıyor. AK Parti'nin hükümet tarzıyla, yargı, basın, iş dünyası ilişkileriyle demokrasi açısından sorun taşıyan, kuvvetler ayrılığı açısından sınır aşan ilişkileri üzerinden seküler kesimdeki mevcut itiraz siyasallaşması daha da derinleşiyor. Buraya kadar şaşırtıcı her hangi bir şey yok. Ancak bunlar dışında AK Parti'ye yönelik alerji o denli büyük ki, ses kayıtlarının içeriğine verilen dikkat bunlarla ilgili kaynak ve meşruiyet sorunlarında devreye girmiyor. Başbakan ve bakanlar dinleniyor. Devletin tüm kriptolu telefonlarının cemaatin dinlemesi altında olduğu ortaya çıkıyor. Bunlara karşılık '- doğru dürüst bir soru, bir basın tepkisi' yok... Bu durum, ses kayıtlarını hazırlayan ve servis eden yapının bırakın sorgulanmasını, tersine adeta doğrulanmasına yol açıyor. Doğrulanan yapı şu: Cemaat yayıldığı diğer kurumlar dışında, 'merkez'de beşli bir blok oluşturmuş durumda 'polis, savcı, hakim, denetim (hsyk), yargıtay'... Dinleme yetkisi olan özerk kurulları denetliyor, istediğini dinliyor, tutukluyor, mahkum ediyor. Devlet kurumlarının içini boşaltıp bu yolla kadrolaşmaya çalışıyor. Ellerindeki bilgileri gazeteleri ve siteleri üzerinden yayıyor kişilik dinleme listesinin varlığı geçenlerde İstanbul Başsavcılığı tarafından onaylandı. Son haber Anadolu Ajans'ından: 'TİB'de dinlemeler konusunda yapılan inceleme ve soruşturmalar kapsamında elde edilebilen verilere göre 2012 yılında 257 bin 454 kişi, 2013 yılında 252 bin 062 kişi olmak üzere toplam 509 bin 516 kişinin dinlendiği tespit edildi...' Bunlar sadece o beşli blokun ürettiği yasal olan dinlemeler. TİB'in yasal olmayan dinlemeler yaptığına olan inanç devlet içinde 'tam' ve bu konuda soruşturma sürüyor. İki gün önce başbakan Facebook ve Twitter'- da kapatma dahil önlem alınabileceğini söylüyordu. Demokratik zıplamayı zorlamak... ( )

10 SAYFA 11 SONDAKiKA GAZETESİ >> 11 GÜNCEL7 11 Şubat Mart Perşembe Salı Tahta kulübedeki hayat tarzı aynen devam ediyor Fethullah Gülen Hocaefendi ve Hizmet Hareketi ne yönelik ithamları değerlendiren Prof. Dr. Suat Yıldırım, itham ve iftiraların kara propaganda amaçlı olduğunu söyledi Özellikle paralel yapı söyleminin maksatlı olduğuna dikkat çeken Yıldırım, Bunu sene fark edemeyip 17 Aralık sonrası ortaya atmak, belli ki olan bir takım hadiseleri kapatmak için, hedef şaşırtmak için. Asıl paralel yapıyı gözden kaçırmak için bir bahane. Asıl paralel yapı memleketin doğusunda, güneydoğusunda var. dedi. Yıldırım, başörtüsü, beddua ve içki gibi siyasi malzemelerin de halkı yanlış yönlendirmek için kullanıldığını anlattı. Prof. Dr. Suat Yıldırım, Edirne il müftülüğü yaparken Fethullah Gülen Hocaefendi ile aynı evi paylaştı. Uzun süre Hocaefendi yi tanıma ve gözlemleme imkanı buldu. Yaklaşık 6 ay boyunca beraber kaldıkları evde Hocaefendi nin kişiliğine, dini hassasiyetine tanık oldu. Özellikle 17 Aralık y- olsuzluk ve rüşvet soruşturması sonrasında Hocaefendi ve Hizmet Hareketi ne yönelik söylemlerin üzüntü verici olduğunu söyleyen Suat Yıldırım, Hocaefendi ve hakkındaki ithamları değerlendirdi. Başta paralel yapı söylemi olmak üzere, çeşitli konularda ciddi bir kara propaganda yapıldığına dikkat çeken Yıldırım, Bu paralel yapı iddiası çok komik ve eskilerin tabiri ile sümmet- tedarik bir bahane olarak geziyor. Bir şey yakıştırmak için ortaya çıkarılmış bir iddia. Bu iktidar 12 yıldır iktidarda. Böyle bir yapı var idi ise bir kere bunu ilk yıllardan itibaren bulup, onun hakkettiği cezayı vermek hükümetin göreviydi. Bunu sene fark edemeyip, 17 Aralık sonrası ortaya atmak belli ki olan bir takım hadiseleri kapatmak için, hedef şaşırtmak için ortaya atılan bir iddia. Asıl paralel yapıyı gözden kaçırmak için bir bahane. Asıl paralel yapı memleketin doğusunda, güneydoğusunda var. Orada devlet içinde devlet var. Onları hiç mesele etmeyip, 60 senedir toplumun içinde olan bir Hocaefendi yi ve onun terbiyesi ile oluşan gönüllüler hareketini paralel yapı olarak çete olarak nitelendirmek çok büyük bir zulümdür. Kimsenin kabul etmeyeceği bir iftiradır. Hocaefendi ve çevresindeki insanlar bu ithamları kesinlikle hak etmiyor. Bu gibi ithamlar yapılacaksa dünyada en son yapılacak kimseler Hocaefendi ve onun etrafındaki bu hizmet gönüllüleridir. Onun için kesinlikle inandırıcı olamaz. ifadelerini kullandı. MÜBAHELEYE MAKSATLI OLARAK BEDDUA DEDİLER Hocaefendi nin beddua ettiğine yönelik haber ve söylemlerin iftira ve kara propaganda olduğunu söyleyen Suat Yıldırım, mübahele ve beddua arasındaki ayrımı anlattı. Suat Yıldırım, Hocaefendinin orada yaptığı şu: 17 Aralık meselesinden sonra Hocaefendi ye ve kendisinin rehberliğindeki camiaya iftiralar atıldı. Ve bunların dozu gittikçe yükseldi. Hocaefendi, defalarca ifade etti operasyonla ilgimiz yok diye. Aksini iddia eden, ispat etmekle mükelleftir. Ama bunlar fayda etmeyince ve ithamlar gittikçe artınca; çete olmak, terör olmak, İsrail ile Mossad ile işbirliği yapmak, dış güçlerin taşeronu olmak gibi ipe sapa gelmez şeyler olunca, Hocaefendi o zaman, Bizim bu işlerle ilgilimiz yok. Eğer bizim yaptığımız işlerde Allah ın hükümlerine ve mevcut devlet kanunlarına aykırı herhangi bir şey varsa Allah bizim cezamızı versin, bizim evlerimize ateş salsın. Ama bize iftira atıyorlar ve bizi suçluyorlarsa o taktirde Allah onların müstahakkını versin, Allah onları perişan etsin, evlerine ateş salsın. dedi. Hocaefendi nin yaptığı bu şeye mübahale denir. Mübahalenin İslam tarihinde bir yeri vardır. Allah bunu Peygamber Efendimize (sav) de tavsiye etmiştir. Necran dan peşin hükümlerle gelen 70 kişilik bir Hristiyan heyeti vardı, onlarla önce aklen ikna edeceği şekilde konuştu, sorularını cevapladı. Onlar tartışmada ileri gitti ve aklen ikna olmayacakları, delillerle ikna olmayacakları anlaşıldı. Bunun üzerine Allah, Mübahale ayeti denen Al-i İmran Suresi ndeki ayeti gönderdi. şeklinde konuştu. Mübahaleyi Kuran ın büyük müfessiri Abdullah İbn-i Abbas ın da uyguladığını hatırlatan Yıldırım, Şöyle bir şey akla gelebilir; Efendimiz (sav) bunu gayrimüslimlere yapmıştı. Abdullah İbn-i Abbas bir ilmi meseleden dolayı Müslümanlara uygulamıştır. dedi. Hocaefendi nin yaptığı mübahele iken Türkiye de bunun çarpıtıldığını kaydeden Yıldırım, Hocaefendi nin kendisi için söylediği şeyleri keserek, sadece söylenenin bir kısmını verip beddua olarak gösterdiler. Sanki Hocaefendi kendisine karşı olanlara beddua etmiş gibi gösterdiler. ifadelerini kullandı. FÜRUAT KELİMESİ YANLIŞ AKTARILDI Hocaefendi nin 28 Şubat döneminde bir konuşmasında başörtüsü için kullandığı füruat kelimesinin bazı kesimlerce bilmeden, bazılarınca ise kasıtlı olarak yanlış aktarıldığını kaydeden Yıldırım, şu açıklamalarda bulundu: Hocaefendi 28 Şubat dönemindi bir konuşmasında başörtüsü için füruattır demişti. Burada füruat kavramını İslam terminolojisindeki yerine oturtmak lazım. Fıkıh usulünde usul vardır, füru vardır. Dinin akait meselelerine usul denir. Allah a iman, peygamberlerine i- man, Kur an a iman gibi. Akait esaslarına ait olmayıp da amele ait şeylere de füruat denir. Usule ait bir meseleyi inkar eden Müslümanlıktan da çıkar. Amele ait bir meseleyi kabul ediyor da yapmıyorsa o zaman bu kimse günah işlemiş olur. Hocaefendi füruat derken, işte bunu kastediyor. Başörtüsünü örtmek İslam ın inanç esaslarından biri değildir. Hocaefendi bu sözü ile İslam fıkıh usulünün bir bölümlemesini diye getiriyor. Usul ve füru meselesini İslam ı az çok bilen herkesin k- abul edeceğini kaydeden Yıldırım, Bir kimse bilmiyorsa, füruat deyince acaba teferruat gibi mi düşünüyor? Eğer bunu kültürsüzlükten dolayı söylüyorsa mazur görülebilirsiniz ama bunu bilip de defalarca dile getirilmesine rağmen, hala Hocaefendi başörtüsünü küçümsüyor, başörtüsü olmasa da olur diyorsa, bu bile bile yapılan iftira ve kara propagandadır. Hocaefendi yi halk nezdinde yıpratmaya çalışma faaliyetidir. diye konuştu. HOCAFENDİ İÇKİYE CEVAZ VERMEZ Hocaefendi ye gönül verenlerin düzenlediği bir iftar yemeğinde içki içildiğine dair söylemlere de cevap veren Yıldırım, şunları söyledi: Hocaefendi içkiye cevaz verecek biri değildir. Hizmet Hareketi çerçevesinde olan insanlar çok geniş kitlelerle diyalog içinde oluyorlar. Onlarla görüşme, yemek yeme olabilir. Moskova da uluslararası toplantıda, belki Ramazan imiş, yemekte içilmiş. Tabi yemek programında içki dağıtılmıyor, içki yer almıyor. Yemek yendikten sonra gayrimüslimlerden bir i- ki kişi içki istemiş olabilir ve böylece içki sofraya gelmiş olabilir. İçkiye cevaz verdi şeklinde yansıtmak hakkaniyetten adaletten uzak, iftira olur. Belki o misafir gayrimüslim böyle bir istekte bulunmuş olabilir. Kimse kalkıp Hocaefendi içkiye cevaz veriyor diyemez. BİR TAKIM İFTİRALARLA HOCAEFENDİ Yİ SİLEMEZLER Fethullah Gülen Hocaefendi ve Hizmet Hareketi ni yönelik ithamları değerlendiren Prof. Dr. Suat Yıldırım, bunun sebebinin çekememezlik ve bir takım yanlış telkinler olabileceğini söyledi. Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: 30 senedir gerek Türkiye içinde gerek Türkiye dışında devlet adamlarının test etmeleri neticesinde, liyakatlerini kabul ettikleri hareketi, böyle bir takım karalamalarla bir takım iddialarla ortadan kaldırmak öyle kolay değildir, hiç de inandırıcı olmaz. Çünkü bu kadar test edilmiş. Toplumu inandırmak zor ama buna rağmen yapıyorlar. Yapan da kendisine yapar. Bu kadar geniş bir yapıya, 50 senedir dünyanın test ettiği, yakından tanıdığı bir yapıya, özellikle onların sembolü olan Hocaefendi ye kim bu ithamları yaparsa kesinlikle inandırıcı o- lamaz. Halkımızın ona sahip çıkacağı kesindir. Bazen bunu fazla dile getiremeyebilir ama gönlünde zihninde o yerleşmiştir, bir takım iftiralarla kimse onu ortadan silemez. HOCAEFENDİ, KARDEŞLERİNİN BİLE MAL MÜLK SAHİBİ OLMAMASI İÇİN DUA EDİYOR Bir kısım medyada, Hocaefendi için malikane hazırlandığı yönündeki haberleri değerlendiren Suat Yıldırım, bu haberlerin tamamen maksatlı olduğunu belirtti. Yıldırım, Hocaefendi nin dünya malına tamah etmediğini şu sözlerle anlattı: Kestane Pazarı nda caminin içinde bir tahta kulübede kaldığını görmüşler. Edirne de caminin penceresini kendisine ev edindiğini görmüşler. Onun, 50 sene evvelki hayat tarzı hala devam ediyor. Şu anda bile kendisinin dikili bir ağacı yok. Sadece kendisinin değil, kardeşlerinin de dünyalık bakımından mal mülk sahibi olmalarını istemeyen, hatta bunun için dua e- den birisi olduğunu da görüyoruz. Hocaefendi nin çevresinde çok geniş bir çevre, çok geniş iş adamları, çok geniş imkanlar var. Bunlardan en ufak bir çıkar sağlama, en ufak bir imkan sağlamaya gittiklerini görmüyoruz. Hakkında malikaneler yapıldığına dair haberler var. Tamamen yalan ve iftira. Zaten bizzat ilişkilendirilenlerin de tekzip ettikleri bir yalan. Akın İpek Bey de bunu yalanladı. Son zamanda bir kısım medyanın yaptığı habercilik anlayışı o kadar düşük bir seviyeye indi ki; bunlarla halka tercüman ilişkisini kurmak gerçekten çok zor. Bunlar iftira ve hakaret makinesi olarak çalışmaktalar. Bir insan o gazetelerin birinci sayfalarına baksa hükmünü verir ki; maksatlı yalan ve iftira dolu olduğunu hemen fark eder. EĞİTİM, EN DEĞERLİ İHRAÇ MALIMIZ Hocaefendi ve Hizmet Hareketi nin başta eğitim olmak üzere insanı yetiştirmeye yönelik faaliyetlerde bulunduğunu kaydeden Yıldırım, Hocaefendi nin çevresinde halelenen sosyal yapı, memleketimizin eğitim hayatına çok büyük zenginlikler kazandırdı. Hatta dünyada bir numaralı bir hadise haline geldi. 160 dan fazla ülkede 1000 den fazla okul, Türkiye içinde gene yüzlerce, binlerce dershane, yurt okullar 15 kadar yurt dışında üniversite, yurt içinde 10 kadar üniversite. Bu sosyal yapı bu şekilde gelişince memleketin hem devlet adamlarının hem iş adamlarının hem üniversite gençliğinin dikkatini çekti. Turgut Özal dan itibaren Ecevit, Tansu Çiller, Süleyman Demirel, şimdiki başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan, bütün devlet adamları ilgilenmek ihtiyacında gördüler kendilerini. Bu ilgilenme sonucu hepsinin takdirleri oldu. Yurt dışında kendini ispatlamak kolay değil, her bir ülkenin kendine göre kanunları var, prosedürleri var. Buradan giden eğitim gönüllüleri kendilerini kabul ettirdi. Bizden bazıları zannediyor ki; sanki oralar köy, çorak yerler. Giderseniz ne yaparsanız yapın onlar memnun olur. Öyle değil. O ülkelerdeki eğitim seviyesi bizimkinden geri değil. Buralarda kendini kabul ettirmek ispatlamak hele bir yabancı için çok zordur. Çünkü yabancılar için çok değişik ön yargılar var. Türkleştirmek mi istiyorlar, gizli misyonerler mi diye düşüneneler var. Kendisine rakip olarak görenler var. İşte bu eğitim müesseseleri dünyaya takdim edeceğimiz en değerli ihraç malımız. şeklinde konuştu. (CİHAN) Aktarlarda "gündüz kuşağı" bereketi Televiyonlarda "gündüz kuşağı" olarak adlandırılan kadın proglarına katılan doktoların verdiği "bitkisel tedavi" tavsiyeleri aktarlara ilgiyi arttırdı. İzmirli aktar Yelken: "İş yerimizde seyrek satılan bir ürüne birden talep artınca o ürünün televizyondaki programların birinde tavsiye edildiğini anlıyoruz" dedi Televizyonlarda "gündüz kuşağı" olarak adlandırılan kadın programlarına katılan doktorların verdiği "bitkisel tedavi" tavsiyeleri aktarlara ilgiyi arttırdı. Bu programlarda tavsiye edilen kürü uygulamak isteyen birçok vatandaş soluğu aktarda aldı. İzmirlilerin alışverişlerindeki uğrak yeri Tarihi Kemeraltı çarşısındaki baharatçılar arasında yer alan aktarlardan Yılmaz Yelken, AA muhabirine yaptığı açıklamada, işlerinin kış mevsiminde arttığını, özellikle televizyon programlarında tavsiye edilen ürünlerin satışların art etkili olduğunu belirtti. Günde bir veya iki kez satılan bir ürüne bir anda talebin artmasıyla, ürünün televizyon programlarının birinde tavsiye edildiğini anladıklarını belirten Yelken, "Örnek vermek gerekirse yeşil kahve televizyondaki programlarda tavsiye edilince satışı arttı, daha çok sorulmaya başlandı" diye konuştu. -Programa göre sipariş veren var Yılmaz Yelken, satışları etkilemesi dolayısıyla birçok aktarın televizyondaki bu programları takip ettiğini belirterek, "Programları izleyip siparişlerini ona göre veren aktar arkadaşlarımız var" dedi. Sattıkları ürünlere talebin mevsime göre değiştiğini belirten Yelken, kış mevsiminde daha çok hastalıktan koruyucu, ıhlamur, adaçayı ve zencefil gibi ürünlerin satıldığını, yazın ise daha çok kilo vermeye yardımcı olan, metabolizmayı hızlandıran ürünlerin tüketici tarafından tercih edildiğini söyledi. Aktarlarda satılan ürünlerin tazeliğinin de önemli olduğuna dikkati çeten Yelken, "Bitkilerin ömrü maksimum bir yıldır. Bir yıldan sonra içindeki etken maddeler özelliğini kaybeder. Yeni ürün çıktığında mutlaka yenisi alınmalı" diyerek vatandaşları uyardı. - İnandırıcı bulmayanlar da oluyor İzmirli Haluk Özbahçeci, bu programları izleyenlerden olduğunu ancak hiçbirini i- nandırıcı bulmadığını kaydetti. Özbahçeci, "Çünkü birbirleriyle çelişiyorlar. Bize yıllarca yumurta yedirmediler zararlı diye. Şimdi ise haftada 4 tane yiyin diyorlar. Kime i- nanacağımız belli değil, birinin ak dediğine diğer kara diyor" ifadesini kullandı. (AA) "ÇANAKKALE RUHU" Hollanda'da yaşayacak İş adamı Bülent Türker, Hollanda'da, Çanakkale Savaşı'nda kullanılan bin 500 eserin sergileneceği "Çanakkale Müzesi" açacak. Türker: "Çanakkale yi herkes bilmeli ve öğrenmeli. Hollanda da kalıcı bir müze olması gerçekten büyük bir nimet olacak" dedi İş adamı Bülent Türker, Hollanda'da, Çanakkale Savaşı'nda kullanılan bin 500 eserin yer alacağı "Çanakkale Müzesi" açacak. Türker, 30 yıl önce gittiği Hollanda'da bir bankanın müdürü olarak işe başladı, daha sonra başarılı bir iş adamı oldu. Yaptığı yardımlar ve aldığı ödüllerle adını duyuran Türker, 2001'de Rotterdam'da düzenlenen törenle, Hollanda Kraliyet Şövalyelik unvanını aldı. Aynı zamanda amatör bir fotoğrafçı da olan Türker, kendi çektiği fotoğraflarla çok sayıda sergi açtı. Yayımlanmış kitapları da bulunan Türker, kalıcı bir Çanakkale Müzesi açmak için çalışmalar yapıyor. Çalışmaları kapsamında Kırklareli'nin Vize ilçesine gelen Türker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çanakkale Savaşı'nın 100. yılı dolayısıyla Hollanda'da, Çanakkale Müzesi açmayı planladığını söyledi. Yaptığı koleksiyonda, savaşta kullanılan yaklaşık bin 500 eser bulunduğunu belirten Türker, amacının gençlere ve tüm dünyaya Çanakkale Savaşı'nı anlatmak ve tanıtmak olduğunu vurguladı. Gezici bir Çanakkale müzesi olduğunu, müzede savaşta kullanılan tabancadan dürbüne, kılıçtan süngüye ve kıyafete kadar birçok materyal bulunduğunu ifade eden Türker, şöyle konuştu: "Savaşta kullanılan ve tek olan materyaller var. Atatürk'ün altın işlemeli tabancası da benim koleksiyonumda mevcut. Çanakkale Savaşı'nda kullanılan bayraklar, birçok gazete ve dergi var. Yurt dışında Almanya, Hollanda, Fransa ve Belçika'da yaklaşık 6 milyona yakın Türk vatandaşımız yaşıyor. Çanakkale Müzesi Hollanda da olursa, Fransa, Belçika ve Almanya'daki soydaşlarımız müzemizi ziyaret edebilirler. Çanakkale'yi göremeyen insanlara Çanakkale'yi göstermek istiyorum." Türker, gezici müzelerini 3-4 günde yaklaşık 100 bin kişinin ziyaret ettiğini dile getirdi. - Çanakkale günleri düzenlenecek Türker, Çanakkale'yi gençlere anlatmak istediğini, bu nedenle Hollanda'da "Çanakkale Günleri" düzenlemeyi düşündüğünü söyledi. Bu vatanın nasıl kazanıldığını herkesin bilmesini istediğini belirterek, savaşta birçok kişinin yakınının şehit olduğunu anımsatan Türker, şöyle devam etti: "Bu ülkenin kıymetini bilelim. Ülkemize sahip çıkalım. Birlik ve beraberlik bizim ruhumuzda olmalı. Çanakkale'nin geçilmez olduğunu biliyoruz. Çanakkale yi herkes bilmeli ve öğrenmeli. (AA)

11 SAYFA 12 ACİL TELEFONLAR İtfaye 110 AKS Acil Yardım 112 Polis İmdat 155 Elektrik Arıza 186 Jandarma İmdat 156 İZSU Su Arıza 185 Doğalgaz Acil Müdahale 187 Cenaze Hizmetleri 188 Sahil Güvenlik 158 Orman Yangınları 177 YANGIN TELEFONLARI İzmir 110 Karşıyaka Kadifekale Bornova Bostanlı Buca Karabağlar Çamdibi Çiğli Balçova Evka Evka Gaziemir Hatay Narlıdere Güzelbahçe HASTANE TELEFONLARI -Devlet Hastaneleri- Aliağa N.S. İşgören Alsancak Alsancak Acil Servis Ağız ve Diş Sağlığı Alsancak Diş Hast Atatürk Devlet Behçet Uz Bornava Dev. Hast Bozyaka Eği. Hast Buca S.D. Hastanesi Çeşme A. Çizgenakat Foça Göğüs Hastanesi Konak Diş Hastanesi Karşıyaka Çiğli Dev. Hastanesi Menemen Dev. Hast Nejat Hepkon Seferihisar Hastanesi Selçuk Dev. Hast Urla Dev. Hastanesi Tepecik Dev. Hast Belediye Hastaneleri- Eşrefpaşa Bel. Hast Özel Hastaneler- Anadolu Tıp Merkezi Agora Tıp Merkezi Atakalp Kalp Hastanesi Atakent Tıp Merkezi Atagöz Göz Hastalıkları Atafizik, Fizik Ted. Mer Batıgöz Hastanesi Bornova Tıp Merkezi Bornova Özel Tıp Mer Bornova Özel Sağlık Tıp Merkezi Buca Tıp Merkezi Buca Sağlık Merkezi Central Hospital Can Tıp Merkezi Caner Göz Merkezi Çağdaş Tıp Merkezi Çankaya Tıp Merkezi Çesav Tıp Merkezi Çeşme Sissus Has Çınarlı Hastanesi Çiğli Özel Sağ Diyabet Hastanesi Diamed Dah. Dal Mer Doğa Tıp Mer Dr. Sıhhat Tıp Merkezi Efes K.B.B. Merkezi Ege Sağlık Hastanesi Ege Tüp Bebek Merkezi Egeria Çocuk Sağlık Hastanesi Dal Merkezi Ekol K.B.B. Dal Mer Ekol K.B.B. Şube El ve Mikro Cerrahi Gazi Kent Tıp Merkezi Gaziemir Tıp Merkezi Hayat Hastanesi İzmir Hastanesi İrenbe Tüp Bebek Mer Karataş Karşıyaka Tıp Merkezi Türk Telekom- Arıza 121 Bilinmeyen Numara Danışma Uyandırma 135 Posta Kodu 119 Fono Tel 141 Borç Ögrenme 163 Çağrı 133 -Sinemalar- Agora Balçova Afm Park Bornova Afm Forum Bornova Afm Ege Park Afm Passtel Mart 2014 Salı SONDAKiKA GAZETESİ >>12 GÜNCEL 17 Şubat 2013 Perşembe Kemalpaşa gibi kalkındıracağım SP İzmir Büyükşehir Belediye başkan adayı Mehmet Ali Özüdoğru, 3. Sanayi Sitesi esnafının haftalık kahvaltısına misafir oldu. Özüdoğru, "Kemalpaşa da başkanlık yaptığımız 10 yıl boyunca tek bir lira borç almadık. Bütçeye ek gelirler sağladık" dedi SP İzmir Büyükşehir Belediye başkan adayı Mehmet Ali Özüdoğru, 3. Sanayi Sitesi esnafının haftalık kahvaltısına misafir oldu. Programın evsahipliğini, 3. Sanayi Sitesi Kooperatifi Başkanı Sedef Tabakoğlu ve Sanayi Siteleri İşadamları Derneği Başkanı Fatih Karateke yaptı. Partisinin Bornova adayı Osman Akyollu ile birlikte programa katılan Özüdoğru, Kemalpaşa Belediye başkanlığı yaptığı dönemde sağladığı ekonomik dengeyi anlattı. İmza attığı başarıların Millî Görüş belediyeciliğinden kaynaklandığını dile getirerek, Kemalpaşa da başkanlık yaptığımız 10 yıl boyunca tek bir lira borç almadık. Bütçeye ek gelirler sağladık. Görevi devrederken de kasada 2 trilyon lira bıraktık. Yaptığımız kültür merkezi, doğal ortam içinde nadide bir eserdir ve İzmir de başka bir eşi yoktur. İşçimize en yüksek geliri verdik. Hiçbir evladımızı kışta kıyamette bırakmadık. Bunlar önemli göstergelerdir. dedi. Manevi kalkınmanın öncelikli olduğunu belirten SP adayı Özüdoğru, o olmadan maddi kalkınmanın mutluluk sağlamayacağını, insanın önce gönül tatmininin önem taşıdığını ifade etti. Bir sanayicinin, sanayi esnafının sıkıntılarını nasıl çözeceklerini sorması üzerine ise iş hayatına yönelik projelerini aktaran Özüdoğru, Sanayici, işadamları ve esnafımıza yönelik destekler sağlanacak. Organize sanayi bölgeleri oluşturularak, altyapıları hazırlanıp sanayici ve işadamlarımızın istifadesine sunulacaktır. Avşar Palmiye Cinebonus Cinebonus Cinebonus (Ykm) Cinecity Kipa Çiğli Çeşme Hollywood Çamlıca Deniz Karşıyaka Batı Sineması Çınar Sineması Karaca Sineması Kipa Hollywood Menemen Kültür Şan Konak Çınar Center Gerek inşaat ruhsatları gerekse çalışma ruhsatları işlemleri hızlandırılacak, diğer sosyal altyapı hizmetleri süratle tamamlanıp hizmete sunulacaktır. Şehrimizi dünya ticareti açısından cazibe merkezi haline getirecek projelere sahip çıkılacak ve desteklenecektir. Belediye bünyesinde esnaf ve sanayicimize yardımcı olacak Belediye Esnaf ve Sanayiciyi Destek Birimi kurulacaktır. Esnaf odalarıyla her zaman işbirliği yapılacak ve esnafımızın sorunlarının çözümünde belediye, bütün imkânlarıyla yardımcı olacaktır. şeklinde konuştu. Programın ardından oto sanayi esnaflarını da ziyaret eden Mehmet Ali Özüdoğru, bir tamirci dükkânında torna tezgâhının başına geçti. (CİHAN) Bayındır Devlet Hastanesi ile sendika arasında nöbet kavgası Türk Sağlık Sen İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Ahmet Doğruyol, Bayındır Devlet Hastanesi'nde çalışan personelin, dört saat nöbet ücreti alması gerekirken üç saatle geçiştirildiğini iddia etti Çalışanların haklarını alması için sendika olarak her türlü kanuni hakları kullanacaklarını söyleyen Doğruyol, "Bayındır Devlet Hastanesi yönetiminin, tasarruf amacıyla çalışanların dört saatlik nöbet ücretinin bir saatini ödememesi, hastane çalışanlarına 'Bu kadar da olmaz.' dedirtti. Çalışanlara üç saatlik nöbet ücreti olan 13,72 lirayı ödeyen yönetim, bir saatlik ücret olan 4,5 lirayı kesmeyi kazanç saydı." dedi. Yapılan uygulamayla hastane çalışanlarının büyük şaşkınlık yaşadığını belirten Doğruyol, bir saatlik ücretin de ödenmesi için hastaneye resmi başvuruda bulunduklarını ifade etti. Hastane yönetiminin almış olduğu kararın, kamu hastanelerinin ne kadar ticari mantıkla çalıştığının göstergesi olduğunu ifade eden Doğruyol, "4,5 TL ile ne hastane zengin olur ne de sağlık çalışanı zengin olur ancak uygulama oldukça manidar. Hastane yönetimi, dört saatlik mesai ücretinin bir saatini keserek, çalışanlarımızın emeğine saygısızlık etmiştir, kul hakkına girmiştir. Biz buna müsaade edemeyiz. şeklinde konuştu. Eksik yatırılan nöbet ücretlerinin tamamlanması için hastane yönetimine resmi başvuruda bulunduklarını dile getiren Türk Sağlık Sen Şube Başkanı Doğruyol, Bir an önce eksik y- atırılan ücret ödenmelidir. Personelimizin 1 TL alacağı da olsa peşine düşeriz. O kurumlar, kamu kurumları kimsenin özel işletmeleri değil. Herkes kanunlara uymak zorunda. Biz sağlık çalışanlarının yanındayız, görevimiz bu. Burada da onları bu durumlarında yalnız bırakmadık ve hastane yönetimine yazılı başvuruda bulunduk. Sorunun çözülmesini bekliyoruz. Buna benzer örnekler ne yazık ki birçok kurumumuzda yaşanıyor. Tüm bu yapılanlar, çalışma motivasyonunu ve çalışma huzurunu bozuyor. Bir kurumdaki amirin görevi, öncelikle çalışma huzurunu sağlamaktır, bozmak değil. Bayındır da yaşananlar, hastanelerin tasarruf sağlamak amacıyla sağlık çalışanlarının hakkını gaspettiğine yönelik güzel bir örnek oldu. dedi. (CİHAN) Sema Sineması Konak Sineması Desem Sineması Karşıyaka Sineması İzmir Sİneması Tiyatro- Konak Sahnesi Ragıp Haykır Sahn İzmir Devlet Tiyat Uğur Mumcu Sahnesi İzmir Tiyatro Bab-ı Sanat Merkezi İsmet İnönü Sanat Merkezi POLİKLİNİK TELEFONLARI Borcanevi Bornova Yeni Yaşam Bozyaka Halk Bozyaka Dispanseri Buca Çözüm Cansu Karabağlar Çamdibi Derman Polik Çizgi Polik Deniz Sağlık Polik Ege Sağlık Egeform Fizik Eşrefpaşa Ö.Sağ Eşrefpaşa Zinde Polik Gaziemir Dr. Polik Gazi Kent Polik Halk Polik Hatay Özel Sağlık İhtisas Polik Karşıyaka Park Sağlık Mevlana Polik Mersinli Özel Sağlık Neron Psikiyatri Nergiz Özel Sağlık Onur Polik Özel 9 Eylüllüler Polik Özel Altındağ Özel Brn Dr. Dispanseri Özel Çiğli Polik Özel Eylül Polik Özel Gülhan Polik Özel İrem Sağlık Polik Özel İzmir Polik Özel Pınarbaşı Polik Özel Sarnıç Polik Özel Seferihisar Polik Özel Serin Polik Özel Yedigöller Polik Özel Yenişehir Polik Park Sağlık Polik Sevgi Özel Sağlık Şöferler Odası Sağlık Polik Teos Polik Vefa Polik Yeşiltepe Polik Yıkık Cami Halk Askeri Hastaneler- Hava Hastanesi Kara Hastanesi ÜNİVERSİTE TELEFONLARI Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg. Merkezi Dokuz Eylül Ünv Dokuz Eylül Üni. Karşıyaka Polik Ege Üniversitesi İlaç ve Zehir Dan Ege Üni.Uyg.ve Araş.Merkezi Doğum Evleri- Ege Üni. Tıp Fak Konak Doğum Evi Tepecik Doğum Hast Kan Merkezleri- Kızılay Çocuk Hastanesi Ege Üni Tepecik Kan Merkezi ULAŞIM TELEFONLARI Denizyolları THY Rezervasyon Basm. Rezervasyon Alsancak Gar Santral Garaj Körfez Ulaşım İskeleler- Konak Karşıyaka Alsancak Bostanlı Bayraklı İskele Pasaport İskele Göztepe İskele Üçkuyular İskele Elektrik Arıza- Genel Kesinti Seb Buca Çiğli Karşıyaka Bornova Narlıdere Eşrefpasa Gaziemir Güzelbahçe Konak Çeşme

12 SAYFA 13 SONDAKiKA GAZETESİ >> 13 SAĞLIK Mart Şubat Salı Perşembe 40'ı çıkıncaya kadar anlayışı depresyonu da engelliyor! Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydın,"İlk kez hamile kalanlarda, daha önceki hamilelik ve doğum sonrası dönemlerinde benzer hastalık geçirenlerde ve ailesinde ruhsal hastalık öyküsü olanlarda doğum sonrası depresyon riski artıyor. Doğum sonrası 40 gün kültürü anneyi iyileştiriyor" dedi Şifayı termalde arayanları bekliyorlar "Termalin başkenti" olarak bilinen Afyonkarahisar, kentin 4 ayrı bölgesindeki termal su havzası, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, 9 adet 5 yıldızlı oteliyle, yerli ve yabancı turistleri bekliyor. Afyonkarahisar Valisi İrfan Balkanlıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "termal" denilince akla Afyonkarahisar'ın geldiğini belirterek, kentte çok zengin, dünyada eşi benzeri olmayan kalitede, nitelikte, minerallerce zengin ve çok yüksek ısıda termal kaynakların olduğunu kaydetti. Kentte 4 ayrı bölgede termal havzanın bulunduğunu ifade eden Balkanlıoğlu, "Gazlıgöl havzası, var. Orada devre mülkler ve 5 yıldızlı oteller var. Afyonkarahisar merkezde Ömer Gecek havzası, Sandıklı'da Hüdayi Kaplıcası, bir de Bolvadin'de Heybeli Kaplıcaları var. Bunlara bir kaç ilçemiz de ilave olacak. İscehisar'da bir müteşebbisimiz 55 derece sıcaklığında su kaynağı buldu. Şifa amaçlı termal suyu, ön plana çıkarmaya çalışıyoruz" diye konuştu. "Bizdeki konfor ve verilen hizmet Avrupa'da yok" Balkanlıoğlu, Afyon Kocatepe Üniversitesinin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi kurduğuna değinerek, bu merkezin Türkiye'de GATA'dan sonra 2. sırada yer aldığını vurguladı. Merkezin son teknolojiyle donatıldığını anlatan Balkanlıoğlu, şöyle konuştu: "Yatalak hastalar bile tekerlekli sandalyede ya da birinin sırtında gelip, yürüyerek gidebiliyorlar. Her türlü sistem var. İlave olarak kaplıca suyu ile kaplıca tedavisi de var. Şu anda 9 tane 5 yıldızlı otelimiz çalışır durumda. Bu otellerimizde sunulan konfor, verilen hizmet Avrupa'da yok. Hem su kalitesi hem de sunulan hizmet bakımından. Bir de sigortalı vatandaşlarımız buradan tamamen ücretsiz sağlık hizmeti alabilirler. Uzman doktorlar var, otellerimizde. Otellerimizin bir kısmında fizik tedavi bölümleri var. Fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanemizde 250 yatak kapasiteli. Yurtdışıyla entegre olabilecek her türlü alt yapıya sahibiz. Avrupa'da yaşlı sayısı artıyor. Onlarda termal turizm revaçta. Buradaki yaşlı ve rehabilitasyon gereksinimi olan insanların çok daha u- cuza çok daha konforlu buralarda tatil yaptırmak mümkün." (AA) Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazan Aydın, İngiltere'de doğum sonrası annede gelişebilen depresyon araştırmasının, ilk kez hamile kalanlarda, daha önceki hamilelik ile doğum sonrası dönemlerinde benzer hastalık geçirenlerde ve ailesinde ruhsal hastalık öyküsü olanlarda riskin arttığını ortaya koyduğunu bildirdi. Psikiyatrik hastalıkların tedavisi konusunda Türkiye'de gerçekleştirilen en geniş kapsamlı kongre olan "5. Uluslararası Psikofarmakoloji Kongresi", P- sikofarmakoloji Derneğince Antalya'da düzenlendi. Kongre Başkanı Prof. Dr. Mesut Çetin, kongrenin basın toplantısında, bu yıl "aklımız beyinde" sloganı doğrultusunda, dünyanın dört yanından gelen katılımcılar tarafından ruhsal hastalıkların tedavisi konusundaki yeniliklerin ele alındığını söyledi. Kongrede Amerika, Kanada, Malezya, İ- talya, Almanya, Yunanistan, İsviçre, Kırgızistan, Gürcistan, İsrail, Hollanda, İngiltere, Belçika, Hırvatistan, Rusya gibi birçok ülkeden bilim insanının sunum yaptığını belirten Çetin, kongre süresince bağımlılık, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, şizofreni, depresyon, kaygı bozuklukları ve ruh sağlığını olumsuz etkileyen birçok konuda paneller, konferanslar ve kurslar düzenlendiğini bildirdi. Dünya nüfusunun, beşte birini etkiliyor Prof. Dr. Çetin, depresyonun, dünya nüfusunun yaklaşık beşte birini etkileyen ve intiharla sonuçlanma riski bulunan önemli sağlık sorunu olduğunu dile getirdi. Depresyon tedavisinde hastaların çoğu zaman tedaviyi yarıda bırakabildiğini, bunun da ciddi risk taşıdığını vurgulayan Çetin, son yıllarda geliştirilen yeni ilaçlarla depresyon tedavisinde başarının artırdığına yönelik veriler elde edildiğini söyledi. Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Arıcıoğlu ise son 10 yılda yeni yapılan çalışmaların şizofreni ve depresyon tedavisinde farklı i- laçların kullanılabileceğini ortaya koyduğunu belirtti. Kimyasal madde bağımlılığı küreselleşti İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Yargıç da kimyasal madde bağımlılığının Türkiye ve dünyada yayılmayı sürdüren "küresel salgın" haline geldiğini ifade etti. Çeşitli yollarla elde edilen ve "bitkisel" adı altında satılan bazı ürünlerin de bağımlılık yapıcı etkisi olduğunu ve ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını anlatan Yargıç, bu tür ürünlerin, kullananlarda sara nöbetleri, böbrek yetmezliği ve şizofreni benzeri tablolar görülmesine yol açtığını ve esrar, eroin gibi maddelere geçişi hızlandırdığını belirtti. ABD'li katılımcı Andres Pumeriega da ülkelerinde hayat boyu kimyasal madde kullanımı oranının yaş grubunda yüzde 44'e ulaştığını dile getirdi. Pumeriega, "Yürüttüğümüz çalışmaya göre, Türkiye'de kimyasal madde bağımlılığı henüz Avrupa ve ABD seviyelerinde olmamakla birlikte, İstanbul'daki liseli gençler arasında en az bir kez kullanım oranı sigara için yüzde 45,5, alkol için yüzde 32,5, esrar için yüzde 3,3 ve diğer bağımlılık yapıcı maddeler için yüzde 13,4'e çıktı" dedi. ABD Temple Üniversitesi Psikiyatri Kliniğinden Prof. Dr. Alican Dalkılıç ise kimyasal madde kullanımının yol açtığı zararın, sağlık, üretim kaybı ve suçla ilgili kayıplar da göz önüne alındığında sadece ABD için yıllık 600 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Dalkılıç, şöyle devam etti: "Ayrıca paraya çevrilemeyen aile içi geçim sorunları, okul ve iş sorunları ile travmanın kullanıcı ve çevresindekiler üzerindeki olumsuz etkilerini de unutmamak gerekir. ABD'de en yaygın engellenebilir ölüm nedeni olan sigara yılda 193, diğer kimyasal maddeler 193 ve alkol 235 milyar dolarlık kayba neden olmaktadır. Kimyasal madde kullanımı konusunda toplumsal bilgilendirme ve koruyucu kampanyalar, önleyici tedavilerin yaygınlığı, tedaviye kolay ve çabuk erişim, sağlık risklerini ve ekonomik kayıpları azaltmaktadır. (AA) Yemeklere bol bol serpilen tuz, vücudun baş düşmanı! Prof. Dr. Tekin Akpolat, günlük tuz tüketimini 5 gram ile sınırlamanın birçok hastalıklardan korunmak için önemli olduğunu belirtti. Akpolat, "Birçoğumuzun düşünmeden yemeklere bol bol serptiği tuz, vücudun baş düşmanı. Bu yüzden tuz yerine sirke, nar ekşisi yada limon suyu kullanmalıyız." dedi. Liv Hospital Nefroloji Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat '11-17 Mart Dünya Tuza Dikkat Haftası' öncesinde günlük tuz kullanımı ile ilgili bilgiler verdi. Baharat, limon suyu, nar ekşisi ya da sirke kullanımına ağırlık vermenin tuz tüketimini sınırlamak açısından önemli olduğunu belirten Akpolat, Birçoğumuzun düşünmeden yemeklere bol bol serptiği tuz, vücudun baş düşmanı. Bu yüzden tuz y- erine sirke, nar ekşisi yada limon suyu kullanmalıyız. Size sormadan çayınıza ya da kahvenize şeker ekleyebiliyorlar mı? Öyleyse neden size sormadan yemeklerinize tuz ekliyorlar? Buna izin vermeyin, sağlığınızı koruyun. şeklinde konuştu. Böbrek hastalıkları başta olmak üzere obezite, diyabet ve bazı kanser türlerinden korunmak amacıyla günlük tuz tüketimini azaltmanın önemine dikkat çeken Akpolat, Tuzun azaltılması kan basıncını kontrol altına almanın yanı sıra hipertansiyon gelişimini de önleyebilir. Hipertansiyon sorunu ile karşılaşmamak için yapılacak işlerden birisi de tuzun azaltılmasıdır. Yüksek tansiyon için önemli olan sofra tuzu olarak bilinen NaCl dür. Batı tarzı beslenmede kişiler günde ortalama 8-9 gram tuz alır. (HABER MERKEZİ) "Kaynağınız zeytin ise sağlıklı besleniyorsunuz demektir" Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Ümmühan Tibet, yağların temel gıda maddesi olduğunu belirterek, "Eğer kaynağınız zeytin ise sağlıklı besleniyorsunuz demektir. Çünkü hem vücut ve ruh sağlığı, hem cilt güzelliği hem de kemik gelişimi açısından harika bir üründür" diye konuştu Tibet, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son 10 yılda dünyada olduğu gibi Türkiye'de de zeytinyağı sektöründe çok büyük gelişmeler olduğunu söyledi. Bu kapsamda, birçok alana zeytin ağaçları dikildiğini belirten Tibet, üretim her yıl artarken, az olan tüketimi de aynı paralelde artırmak gerektiğini ifade etti. Sağlıklı nesillerin yetişmesi açısından, zeytinyağı tüketmenin çok önemli olduğunu dile getiren Tibet, "Zeytinyağı bu toprakların kadim ağacının ürünüdür ve doğada meyve suyu olarak tüketilebilen tek bitkisel yağdır. Onun dışındaki bütün yağlar tohum yağıdır. Bu özelliği nedeniyle de meyveden gelen bütün pozitif bileşenleri içeriyor. Yağlar temel gıda maddesidir. Eğer kaynağınız zeytin ise sağlıklı besleniyorsunuz demektir. Çünkü hem vücut ve ruh sağlığı, hem cilt güzelliği hem de kemik gelişimi açısından harika bir üründür. Aynı zamanda metabolizmayı hızlandırır" diye konuştu. "Farklı damak tatlarına hitap edecek yağlara sahibiz" Zeytinyağı tüketiminde dikkat edilmesi gerekenlere de işaret eden Tibet, şunları kaydetti: "Halkımız 'nasılsa köylüden aldım, yerinden aldım' diyerek, kontrolü yapılmamış, kusurlu, yemeklik özelliğini kaybetmiş zeytinyağlarını mutfağına sokuyor. 'Her zeytinyağı doğaldır' anlayışı kesinlikle yanlış. Bir ev hanımı bu zeytinyağını kullandığında, mutfağı küf kokuyor ve bir daha ona bu yağı kullandıramıyoruz. Halbuki mutlaka Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının iznini almış, markası olan, kontrollü ürünler tercih edilmelidir. Bunu yaptığımız zaman göreceğiz ki; zeytinyağı aslında harika tadı olan bir ürün. Çok zengin toprak ve iklim koşullarına sahip bir ülkede yaşıyoruz. Bu nedenle de farklı damak tatlarına hitap edecek yağlara sahibiz. Mesela Körfez bölgesinin zeytinyağları çiçek, taze kesilmiş çimen aromalıyken, güneye indiğimizde ise daha yoğun tatları görüyoruz. Dolayısıyla tüketicimizin sevebileceği her çeşit zeytinyağı bu topraklarda yetişiyor. Yeter ki biz onu doğru tanıyalım ve doğru tüketelim." "Her çeşit yemekte kullanabiliriz" Tibet, dünyada sadece Türkiye'de, "zeytinyağlılar" denilen bir mutfak sınıfı olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: "Bu duruma karşı çıkıyorum. Çünkü zeytinyağı sadece bir sınıfa hapsedilecek kadar dar kullanım alanına sahip değil. Bu mucize yağı unlu mamullerden tatlılara, et yemeklerinden ot yemeklerine, hatta ızgaraya kadar çok geniş yelpazede her çeşit yemekte kullanabiliriz. Göreceksiniz, zeytinyağı ile yapılan yemekler, çok daha leziz ve sağlıklı olacak. Bu yağın kullanımında 'doğru' bilinen 'yanlış' çok fazla. Bunlardan biri de bu yağın kızartmalarda kullanılamayacağı yönündeki yanlış. Aksine, kızartmayı en hafif sınıf olan riviera zeytinyağıyla yapmak lazım. Çünkü en yüksek sıcaklığa dayanıklı, en sağlıklı yağ zeytinyağıdır." (AA)

13 11 Mart 2014,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,, Salı AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şu Şanlıurfa, 18 katrilyonu sadece bizim 10 yılımızda aldı. Bu kadar yatırım alan Şanlıurfa, acaba cumhuriyet tarihinde bunları neden almadı. Tek partili dönemde CHP vardı acaba Şanlıurfa'ya ne yaptı? Hiç. Yapmazlar, yapamazlar, onların böyle bir derdi yok. 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yapıldı, biz 10 senede 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptık Türkiye'de. Yolsuzlukların iktidarı bunu yapabilir mi? " diye konuştu

14 SAYFA 15 SONDAKiKA GAZETESİ >>15 SPOR Mart Şubat Salı Perşembe Karşıyaka Spor Kulübü Başkanı Fatih Diniz; Sondakika Gazetesi aracılığı ile mesaj gönderdi KARŞIYAKA SPOR BAŞKANI FATİH DİNİZ: HERKES AKLINI BAŞINA ALACAK Karşıyaka Spor Başkanı Fatih Diniz, Fethiyespor karşısında aldıkları mağlubiyeti ve gelecek hafta oynayacakları Tekden Denizlispor maçını; gazetemizden Gazeteci Yavuz Atalay a değerlendirdi. Herkes aklını başına alacak diyen Diniz, Tekden Denizlispor maçı, çok zor bir maç olacak ifadelerini kullandı. ÖZEL HABER Ligde kötü günler geçiren Karşıyaka Spor Kulübü, kendi evinde oynadığı Fethiyespor mücadelesinden de mağlup ayrılarak taraftarlarını üzdü. Maçın ilk yarısında daha etkili oynayan Fethiyespor, 2 gol birden buldu. İkinci yarıya da hızlı başlayan taraf Fethiyespor du. Ancak ikinci yarı golü YAVUZ ATALAY bulan taraf Karşıyaka Spor oldu. Golden sonra atak yapmaya başlayan Yeşil-Kırmızılı ekip, başka gol bulamayınca, mücadeleden 1-2 mağlup ayrıldı. Aldığı bu mağlubiyetle ligin 11.sırasına inen Kaf- Kaflar; önümüzdeki hafta oynayacağı Tekden Denizlispor maçı hazırlıklarına, dün da başladı. Antrenmana, yönetim kurulu da eşlik etti. BAŞKAN FATİH DİNİZ, MAÇI SONDAKİKA GAZETESİNE DEĞERLENDİRDİ: HERKES AKLINI BAŞINA ALACAK Fethiyespor karşısında aldıkları mağlubiyeti Sondakika Gazetesine değerlendiren Diniz; Bunlar sporun içerisinde var malesef. Panik bizi daha kötü yerlere götürdü. Panik yapmayacağız ama dikkatli olacağız. Sonuna kadar savaşacağız. Allah korusun- düşme tehlikemiz bana göre yok ama çok dikkat etmek lazım. Şakası yok bu işlerin. Her takım çünkü büyük bir hırsla oynuyor. Bizim de o inancı kaybetmememiz lazım. Yolumuz uzun; hocayla da uzun, takımla da uzun Herkes aklını başına alacak. Savaşmaya devam edeceğiz. Biz de yardımcı olacağız. Burada önemli olan, iyi niyetli olarak herkesin birbirini desteklemesi ve birbirine moral vermesi dedi. NEREDEYSE FUTBOLCULARIN BİZE BOR- CU OLACAK Maçtan sonra hocayla konuştuğunu ifade eden Başkan Fatih Diniz; Hocayla ben gece iki üç defa konuştum. Hocamız once bi demoralize oldu ama şimdi iyi. Toparlıyoruz hocayı dedi. Muhabirimizin, Futbolcularla alacak-verecek durumu nedir? şeklindeki sorusuna, Futbolcuların hiçbir sıkıntıları yok. Neredeyse, futbolcuların şimdi bize borcu olacak yavaş yavaş. Kaldı ki para düşünecek durumda değiliz. Ben bu lige bakıyorum, hiç kimse doğru para almıyor. Fethiye de almıyor, Tavşanlı da almıyor Hiç kimse, doğru düzgün almıyor. Ama herkes canla başla oynuyor. Demek ki başka bişeyler var ortada. Bizim onu bulup sağlamamız lazım O inancı sağlamamız lazım ÖNEMLİ OLAN LİGİ SAĞ SALİM BİTİRMEK Sezon sonu ile ilgili de bilgi veren Yeşil- Kırmızılı camianın Başkanı Fatih Diniz; Şu anda ilk 6 dan uzak gözüküyoruz. Zor gözüküyor. Önemli olan, ligi sağ salim bitirmek. Bunları söylemek için çok erken ama önümüzdeki sezon ciddi transferler yapacağız dedi. DENİZLİSPOR MAÇI, ÇOK ZOR BİR MAÇ Denizlispor maçını değerlendiren Diniz; Denizlispor un çok iyi oynadığını ve çıkışta olan bir takım olduğunu, söyledi. Denizlispor un kendi sahalarında oynacağını da sözlerine ekleyen Fatih Diniz; Çok zor bir maç. Her maç gibi çok zor. Ama bizim de artık kaybetmememiz lazım diyerek Tekden Denizlispor a göz dağı verdi. TARAFTARLARIMIZ BİZİM EN ÖNEMLİ İTİCİ GÜCÜMÜZ Taraftarlarının mükemmeliyetine de değinen Fatih Diniz; Taraftarımız, bizim en önemli itici gücümüz. Sağolsunlar, Fethiye maçında da, sonuna kadar hiç köstek olmadan sonuna kadar desteklediler. Onların desteği yanımızda olduğu sürece, bizim çocuklar savaşmaya devam edecek. Başka şansları da yok zaten. YEDEK PARÇA SATIN ALINACAKTIR İZMİR SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (İZSU) NETZSCH MARKA POMPA VE MASARETÖRLERE YEDEK PARÇA alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine gore açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır: İhale Kayıt Numarası : 2014/ İdarenin a) Adresi : Cumhuriyet Bulvarı No: KONAK/İZMİR b) Telefon ve faks numarası : c) Elektronik Posta Adresi : ç) İhale dokümanının görülebileceği : https://ekap.kik.gov.tr/ekap/ internet adresi (varsa) 2- İhale konusu malın a) Niteliği, türü ve miktarı : 90 KALEM NETZSCH MARKA POMPA VE MASARETÖRLERE YEDEK PARÇA ALIMI Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir. b) Teslim yeri : Tuzla Caddesi Sasalı Yolu 8.km. Çiğli-İZMİR adresindeki İZSU Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi c) Teslim Tarihi : Sözleşmenin imzalanmasına müteakip 90 takvim günü. 3- İhalenin a) Yapılacağı yer : Cumhuriyet Bulvarı No:16 K: KONAK İZMİR b) Tarihi ve saati : :30 4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler: 4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler: Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası belgesi; Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge, Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge, Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri; Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi, Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteden veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri, Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler: İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler: İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir. 5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir. 6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir. 7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması: 7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 20 TRY (Türk Lirası) karşılığı Cumhuriyet Bulvarı No:16 K: KONAK İZMİR adresinden satın alınabilir İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur. 8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Genel Evrak Şefliği Cumhuriyet Bulvarı No: K:Z KONAK İZMİR adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir. 9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir. 10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir. 11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (doksan) takvim günüdür. 12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez. Sondakika 11/03 Basın: 2924 Resmi İlanlar: de MALTEPE ASKERİ LİSESİ KLIĞI ASKERİ ÖĞRENCİ GİYİM/KUŞAM AKSESUARLARI ALIMI MALTEPE ASKERİ LİSESİ K.LIĞI MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI BAĞLILARI VE MÜSTEŞARLIK Maltepe Askeri Lisesi Klıgı Askeri Öğrenci Giyim/Kuşam Aksesuarları alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır: İhale Kayıt Numarası : 2014/ İdarenin a) Adresi : MALTEPE MAHALLESİ MİTHATPAŞA CADDESİ 12 SOKAK GÜZELBAHÇE/İZMİR b) Telefon ve faks numarası : c) Elektronik Posta Adresi : ç) İhale dokümanının görülebileceği : https //ekap.kik.gov tr/ekap/ internet adresi (varsa) 2- İhale konusu malın a) Niteliği, türü ve miktarı : 16 Kalem 2 Kısım Askeri Öğrenci Giyim/Kuşam Aksesuarları Ayrıntılı bilgiye EKAP ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir. b) Teslim yeri : Maltepe Askeri Lisesi K.lığı Tşn.(Tük.) 695 Mal Saymanlığı deposu Güzelbahçe/İZMİR c) Teslim Tarihi : Alıma konu malların tamamı bir defada 45 (Kırkbeş) takvim günü içerisinde teslim edilecektir. 3- İhalenin a) Yapılacağı yer : Ege Ordusu İhale Komisyon Başkanlığı Narlıdere/İZMİR b) Tarihi ve saati : :30 4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler: 4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler: Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası belgesi: Gerçek kişi olması halinde ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge, Tüzel kişi olması halinde ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge, Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri; Gerçek kişi olması halinde noter tasdikli imza beyannamesi Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeleleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri, Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz Ekonomik ve malı yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler: İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler: İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir. 5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir. 6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir. 7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması: 7.1. İhale dokümanı idarenin adresinde görülebilir ve 30 TRY (Türk Lirası) karşılığı Ege Ordusu İhale Komisyon Başkanlığı Narlıdere/İZMİR adresinden satın alınabilir İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur. 8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Ege Ordusu İhale Komisyon Başkanlığı Narlıdere/İZMİR adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhüttü posta vasıtasıyla da gönderilebilir 9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir 10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3' ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir. 11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi ihale tarihinden itibaren 90 (Doksan) takvim günüdür. 12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez. Sondakika 11/03 Basın: 2877 Resmi İlanlar: de

15 SAYFA 16 Kredinin teknik özellikleri IFC, AFD ve ING Bank tarafından finansmanı sağlanan anlaşma, 3 yıla kadar ana para geri ödemesiz, toplam 13 yıla uzanan vadeye sahip. Sağlanan kredi, Euribor+2,75 karşılığı sabit faizli bir kredi. Sağlanan kredinin faiz oranı 2012 ve 2013 yıllarında imzalanan Deniz Ulaşımını Geliştirme Projesi, Tam Adaptif Trafik Yönetim Sistemi ve Acil Müdahale Araç Alımı projeleri ile aynı faiz oranına sahip. 11 Mart 2014 Salı Tramvaylar için start verildi 165 milyon Euroluk dev imza İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilecek Konak ve Karşıyaka Tramvayları Projesi finansmanı için imzalar atıldı. Kocaoğlu, "Bu anlaşma, Türkiye deki tüm ekonomik olumsuzluklara rağmen, İzmir Büyükşehir Belediyesi ne olan güvenin yansımasıdır" dedi İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent içi trafiği rahatlatacak, metro sistemini tamamlayıcı nitelikte hayata geçirilecek Konak ve Karşıyaka Tramvay Projesi kapsamında; Dünya Bankası nın alt kuruluşu olan IFC (Uluslararası Finans Kuruluşu), AFD (Fransız Kalkınma Ajansı), ve MİGA (Çok Taraflı Garanti Kurumu) garantili ING Bank ile toplam 165 Milyon Euro luk kredi anlaşması imzaladı. Başkan Aziz Kocaoğlu, Bu anlaşma, Türkiye deki tüm ekonomik olumsuzluklara rağmen, İzmir Büyükşehir Belediyesi ne olan güvenin yansımasıdır. dedi. ING Bank Türkiye Direktörü Görkem Ataç, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile böyle bir ortaklığa imza atmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Ataç, Ülkemizin modern yüzü İzmir in gelişmesine katkı sağlayacak yeni projelerde yer almaya devam ediyoruz. Tramvay projesi, İzmir in dünya standartlarına ulaşma hedefine doğru atılmış çok ciddi bir adımdır dedi. AFD Türkiye Müdürü Bertland Willocquet, Büyükşehir Belediyesi ile finansal işbirliğini sürdürmekten mutlu olduklarını dile getirdi. Willocquet, Proje, İzmir in u- laşımına büyük katkı sağlayacak. Geçen sene İzmir kentinin yeni gemilerinin finansmana yönelik sözleşme yapmıştık. Akdeniz ve dünyaya açılan İzmir, sürdürülebilir gelişme açısından büyük bir adım daha attı. İzmir, AFD için önemli bir ortak olmuştur. İzmir, hedef olarak u- laşımda büyümeyi seçti. İzmir Körfezi ndeki deniz u- laşımının geldiği nokta ve ilk geminin teslimatıyla projenin ilerleyişini görmekten mutluluk duyuyorum. Geçmişinden dolayı tramvaya yabancı olmayan İzmir için bu iki yeni tramvay kadar, yüzülebilir körfez ve kıyı tasarım projesinin de İzmir i geleceğe taşıyacak projeler olduğuna inanıyorum. Tramvay projesi, aynı zamanda g- elecekteki belediye projeleri için de bir model teşkil ediyor. Projenin İzmir halkının beklentilerini karşılayacağına inanıyorum diye konuştu. IFC Türkiye Direktörü Carlsson Mueller ise İzmir in dünya çapında bir kent olabileceğini vurguladı. Mueller, Bu güzel kentin gelişmesini desteklemek için çalışmalar devam ediyor. Bu çevre dostu proje, trafikteki tıkanmaları da azaltacaktır. Böyle büyük projeler, sadece belediye bütçeleriyle karşılanamaz. İzmir Büyükşehir Belediyesi, belediye harici finansman imkanlarını arttırarak altyapı ihtiyaçlarını karşılıyor. Kamu altyapıları çok önemlidir. Bu projeler, İzmir in gelişmesine daha da katkıda bulunacak. Bu sayede İzmir sürdürülebilir kalkınmaya sahip bir kent olacaktır dedi. Güçlü finansal yapının göstergesi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise konuşmasında, Büyükşehir Belediyesi nin 10 yıl önceki finansal durumunu hatırlatarak sıkıntılı bir süreçten bugünkü güçlü finans durumuna geldiğini söyledi. Belediyecilikte kalıcı hizmet yapabilmek için çevre ve ulaşım yatırımlarına önem ve öncelik verdiklerini hatırlatan Başkan Kocaoğlu, Metro, banliyö, yeni gemiler ve tramvay yatırımları söz konusu olduğunda büyük bir finans desteğine ihtiyacımız var. IFC nin konsorsiyumunda 4. kredi sözleşmemizi gerçekleştiriyoruz. IFC ile imzaladığımız toplam kredi miktarı 320 milyon TL civarında. İzmir Büyükşehir Belediyesi nin kredibilitesi ise bunun 4 katı civarında. Ödeyebileceğimiz kadar borçlanacağız. Aldığımız krediyi eski sisteme göre karşılayabilecek durumdayız. Belediyenin ekonomisini güçlendirmeyecek harcamaları kendi kaynaklarımızdan, belediye bütçemizden karşılıyoruz. Bu da finans yapımızın güçlü bir şekilde devam etmesini sağlıyor dedi. IFC nin Büyükşenir Belediyesi nin yürüttüğü kıyı tasarım ve yüzülebilir körfez projelerinin altını çizmesinden çok mutlu olduklarını kaydeden Başkan Kocaoğlu, Bu iki projeyle ilgilendikleri, İzmir i ve İzmir in geleceğini nasıl gördükleri, projelerimizi Akdeniz le örtüştürdükleri ve İzmir e karşı bu duyarlılıkları için k- endilerine sonsuz teşekkür ediyorum diye konuştu. İzmir i demir ağlarla örüyoruz Tramvay ihalesinin 26 Şubat ta gerçekleştirildiğini hatırlatan Başkan Kocaoğlu, Umarız ihale sürecinde bir problem çıkmaz. Kredisi de hazır olduğuna göre hemen çalışmaya başlarız. Ulaşımda raylı sistemi, deniz u- laşımını arttırdığımız taktirde İzmir in ulaşım konusundaki problemini çözmüş olacağız. Konak ve Karşıyaka tramvay hatlarından sonra bir kaç noktada daha tramvay çalışmalarını da adım adım gerçekleştireceğiz. 11 kilometreyle aldığımız raylı sistem uzunluğunu bugün 96 km ile çalıştırıyoruz. Bu ayın 25 inde 97 kilometre, 30 Nisan da 100 kilometre, 30 Haziran da ise Torbalı hattının devre girmesiyle 130 km olacak. 5 yılın sonunda ise bunu 302 kilometreye çıkartmayı hedefliyoruz İzmir i demir ağlarla örüyoruz diye konuştu Dikenli yollardan geçiyoruz Kente gerekli yatırımları, dikenli yollardan geçerek yapmaya yoğun çaba gösterdik ve başardık diyen Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: Önümüzdeki 5 yılda, birikimimiz, güçlü finans yapımız, bunların hepsinden önemlisi 4 milyon İzmirli hemşehrimizle aramızda kurduğumuz güven ve sevgi bağı, bizim hedefimize doğru yürümekte motive eden faktörlerin başında geliyor. (HABER MERKEZİ) Tartan dan tanıtım ve pankart isyanı! Bir süreden beri tanıtım afiş ve pankartları yırtılan Konak Belediye Başkan Adayı DSP'li Hakan Tartan, Vali ve Seçim Kurulu'nu göreve çağırdı. Tartan, "Sevgili İzmirliler; ben Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan. 30 Mart ta gerçekleşecek yerel seçimlerde Demokratik Sol Parti nin Konak Belediye Başkan Adayı yım. Sizinle yaşadığım sıkıntıları paylaşmak istiyorum. Çünkü, ben böyle şey ne duydum, ne de gördüm. Malumunuz, seçimler demokrasinin olmazsa olmazıdır. Propoganda dönemi ise demokrasi yarışıdır. Ancak, bugün İzmir de öyle şeyler yaşanıyor ve öyle kararlar alınıyor ki; Türkiye de böylesi tutumlardan muzdarip olduğunu söyleyerek oy isteyenler; iktidar oldukları şehirde, aynı yoldan giderek, benim propaganda yapma hakkımı elimden alıyor. Tanıtım faaliyetlerime ket vuruluyor; posterlerim yırtılıyor, kurşunlanıyor ve nihayetinde kaldırılıyor. İlçe Seçim Kurulu kararında tüm parti flama, bayrak ve posterlerinin kaldırılmasını istiyor, ama nasıl oluyorsa yalnızca tek bir adayın, benim posterlerim kaldırılıyor, pankartlarım toplatılıyor. Konak ilçe sınırları içinde, adaylar tarafından yaptırılan 30 u aşkın bina giydirmeli dev poster varken ve hatta bu posterlerden bazıları Büyükşehir Belediyesi ne ait binalara asılmışken, sadece tek bir adayın posteri parçalanarak alaşağı ediliyor. Peki, ya diğerleri Diğerleri kaldırılmak şöyle dursun, yerine yenileri ekleniyor. Demezler mi ki; bu nasıl adalet anlayışıdır? Bu nasıl demokrasi anlayışıdır? Bu ülkeye özgürlüğü, eşitliği bu yollarla mı getireceğiz? Demokrasi bu yollarla mı inşa edilecek? Bu işi yapanlara soruyorum. Bu kadar mı gözünüz döndü? Bu kadar mı demokratik değerleri hiçe sayar hale geldiniz? Hani vicdan, hani adalet anlayışı, hani eşitlik Ben bu yola çıkarken; Benim takdirimi seçmenim verir dedim. Ödüllendiren de, cezalandıran da seçmendir. A- ma bırakın, kendimi ifade edebileyim. En temel insan haklarından biri, ifade özgürlüğüm kısıtlanırken; en temel demokrasi haklarından biri, propaganda hakkım gasp edilirken; bu yarışa eşit mi diyeceksiniz? Çok üzgünüm. (HABER MERKEZİ) zmir'in kaleye değil kaleciye ihtiyacı var Rakibi Kocaoğlu'nu eleştiren AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Yıldırım, "İzmir'e 'Kale' diyorlar. Tamam İzmir kale olsun da ortada kaleci yok. Hizmet yok, hizmet edecek ekip yok" dedi AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, ulusal değerler üzerinden siyaset yapmanın doğru olmadığını belirterek, "İzmir'e 'kale' diyorlar. Tamam İzmir kale olsun da ortada kaleci yok. Ortada yoksunuz. Hizmet yok, hizmet edecek ekip yok. Olsaydınız İzmir bu halde mi olurdu" dedi. Urla Zeytinalanı'nda seçim ofisi açan Yıldırım, AK Parti Urla Belediye Başkan adayı Erşan Eroğlu ile vatandaşlara seslendi. Hamaset ve husumetin olmadığı ve projelerin konuşulduğu, yapıldığı bir yönetimin İzmir'de olmasının gerekli olduğunu ifade eden Yıldırım, kentin artık hizmet istediğini belirtti. Seferihisar ilçesinde, coşkulu kalabalığın karşıladığı Yıldırım, ilçenin her yönüyle Türkiye'nin cennet köşelerinden biri olduğunu dile getirdi. İzmir'de rakiplerin proje konuşmaktan ve yaptıkları hizmetleri anlatmaktan imtina ettiğine dikkati çeken Binali Yıldırım, "Göremezsiniz. Çünkü anlatacak bir şeyleri yok. 10 yıldır bitiremedikleri 3 kilometrelik metroyu mu, çalıştıramadıkları teleferiğimi, temizleyemedikleri körfezi mi anlatacaklar? İzmir'in hizmetsizlikten yorulduğunu da anlatamazlar" dedi. İzmir'de 10 yıldır mazeret, mağduriyet ve mecburiyet siyaseti yapıldığını vurgulayan Yıldırım, şöyle konuştu: "Biz de diyoruz ki artık mağduriyet yok, mazeret yok, mecburiyet yok. Bunlara kimse mecbur değil. İzmir, Türkiye'nin, Akdeniz'in incisi olacak. İzmir'de ideolojik siyaset gidecek, hizmet siyaseti kazanacak. 10 senedir İzmir'de korku siyaseti üreterek İzmir'i yoksulluğa hizmetsizliğe mahkum etmeyi bırakın artık. İzmir her şeyi kazanmaya muktedir bir şehirdir. İzmir'in kaderini, hizmetsizliğini 10 yıldır gelişmesini engelleyen y- erel kadrolar artık İzmir'in yakasından düşmeli. İzmir'in buna ihtiyacı var. İzmir'e 'kale' diyorlar. Tamam İzmir kale olsun da ortada kaleci yok. Ortada yoksunuz. Hizmet yok, hizmet edecek ekip yok. Olsaydınız İzmir bu halde mi olurdu? İzmir'de "300 kilometre metro yapacağım" diyorsunuz. Henüz 3 kilometre yol yapılmamış. 300 ü böl 3'e 100 yıl eder. İzmirlilerin 100 yılı yok. İzmirlilerin artık 100 gün bekleyecek gücü yok." Hükümet olarak İzmir'e 10 yıl içerisinde 15,5 milyar lira yatırım yapıldığını kaydeden Yıldırım, belediye bütçesinin yüzde 91'inin Ankara'dan geldiğini sözlerine ekledi. Bütçenin yarısının yatırım bütçesi olduğunu ve ancak yüzde 50'sinin kullanıldığını ifade eden Yıldırım, "Çünkü iş bilmiyorlar, ekipleri yok. Çalıştırdıkları adamlara güvenmiyorlar, çalışanlarda bunlara güvenmiyor. Nasıl hizmet olacak. 30 Martta gümbür gümbür geliyoruz" diye konuştu. (AA)

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-16. Syf Yayın Tarihi :06.12.2013 Sayfası :10.Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :7. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası :1-11. Syf Yayın Tarihi :06.12.2014 Sayfası

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :11. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Meslekdaşlardan Selvitopu na Ziyaret Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi yönetimi, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014

1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014 1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014 2- Sanayinin Sorunlarını üniversite çözecek Hürriyet- 02.12.2014 Ankara Üniversitesi bünyesinde yeni kurulan Teknoloji Transfer Ofisi (TTO)

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi tam kadro halk gününde Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, belediye başkan yardımcıları,

Detaylı

Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı

Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı 14. Dönem Siyaset Akademisi Lider Ülke: Türkiye Yerel Yönetimler-II programında dereceye girenler ödüllerini Sayın Başbakanımızın elinden aldı. Mart

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu.

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu. 2-3 MART 2013 www.reisgida.com.tr Hedefimiz terör... BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Çözüm sürecinin hedefi, terörü sona erdirmek, mili birlik ve beraberliği kuvvetlendirmek, gündemimizden terör belasını

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI. 2014 Yılı Faaliyet Raporu YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI 2014 Yılı Faaliyet Raporu Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Oda Faaliyetlerimiz 69 Slayt 31.01.2014 AB Slovenia Projesi Denetimi 03.01.2014 Belediye Başkan Adayı Kazım

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :15. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf. SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :5. Syf. Sportmen ilavesi Sayfası :2. Syf Sayfası :31. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZTO dan Selvitopu ve ekibine

Detaylı

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı.

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Basın Bülteni Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Şişecam, Yenişehir Cam Kompleksi nde yer alan Anadolu Cam Fabrikası 4. Cam

Detaylı

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Mezitli CHP İlçe Örgütü ve Belediye Başkan

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT Bilişim denince Beşiktaş BEŞİKTAŞ Belediyesi Avrasya bölgesi'nin en büyük bilişim fuarına katılıyor. Beşiktaş Belediyesi, bilişim alanında kullandığı son teknolojileri ve yenilikleri, 29 Kasım 2 Aralık

Detaylı

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA İLGİLİ HER BİREYİN VE TOPLUMUN BİR TAKIM ÇALIŞMALARDA BULUNMASI

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-5 Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar 5 Yılda Modern Hale Dönüşecek Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu hedefinin Karabağlar ı

Detaylı

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI

ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI ESENYURT BELEDİYESİ ERİŞİLEBİLİRLİK ÇALIŞMALARI Türkiye İstatistik Kurumu ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan Türkiye Özürlüler Araştırması sonuçlarına göre, ülkemizde yaklaşık 8,4 milyon

Detaylı

Hürriyet Ege 31 Ağustos 2013

Hürriyet Ege 31 Ağustos 2013 Hürriyet Ege 31 Ağustos 2013 Sabah Egeli - 31 Ağustos 2013 Yeni Asır 31 Ağustos 2013 22 Kasım 2013 Sabah 18 Aralık 2013 Milliyet Ege 18 Aralık 2013 Sabah Egeli 18 Aralık 2013 Yeni Asır 19 Aralık 2013 Milliyet

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 1 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi Kamuoyuna Galatasaray'la yaptığı ortaklıkla gelen American Finans kuruluşu AIG'nin Türkiye Genel Müdürü Paolo Zapparoli,

Detaylı

UYGULAMALI GİRİŞİMCİLİK EĞİTİMİ SERTİFİKA TÖRENİ TEKNİK BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNDA YAPILDI

UYGULAMALI GİRİŞİMCİLİK EĞİTİMİ SERTİFİKA TÖRENİ TEKNİK BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNDA YAPILDI UYGULAMALI GİRİŞİMCİLİK EĞİTİMİ SERTİFİKA TÖRENİ TEKNİK BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNDA YAPILDI 31.12.2013 Ordu Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, KOSGEB ve İŞKUR işbirliğinde düzenlenen Girişimcilik

Detaylı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -PERSONEL ODAKLI HİZMET ANLAYIŞINI ÖNEMSİYORUZ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI MURAT

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-7. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :6. Syf Son Dakika KARABAĞLAR BELEDİYE BAŞKANI MUHİTTİN SELVİTOPU: Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, belediye tarafından

Detaylı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Türkiye nin topal ayağı eğitimdir diyen Özyeğin, düşük eğitim düzeyi ile ekonominin gelişmesini mucize olarak yorumladı. Cari açığın

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 24.06.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı 2001 yılında Üniversitemizin ilk açılışında bizimle birlikteydi 10 yıl boyunca İzmir Ekonomi

Detaylı

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 14.05.2014 Ordu Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ile Çalışma ve İş Kurumu Ordu İl Müdürlüğü işbirliğinde alternatif iş fırsatları yaratmak, öğrenciler ile

Detaylı

2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI

2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI 2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI Ordu Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun organize ettiği, bu yıl Çizgi İzleyen Robot ve Sumo Robot olmak üzere

Detaylı

Kahramanmaraş mutlaka devler liginde olacak

Kahramanmaraş mutlaka devler liginde olacak Kahramanmaraş mutlaka devler liginde olacak Sami Altınkaya nın Bloomberg TV de canlı olarak yayınlanan çıkış yolu programına katılan KMTSO Başkanı Kemal Karaküçük: 2023 te Kahramanmaraş ın 5 milyar dolar

Detaylı

Kuzey Kıbrıs ta. Bir Çay Molası. Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Buluşması. 19-24 Kasım 2012. Lefkoşa - Güzelyurt - Girne - İskele - Gazimağusa

Kuzey Kıbrıs ta. Bir Çay Molası. Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Buluşması. 19-24 Kasım 2012. Lefkoşa - Güzelyurt - Girne - İskele - Gazimağusa Kuzey Kıbrıs ta Bir Çay Molası Ekonomik ve Kültürel İşbirliği Buluşması 19-24 Kasım 2012 Lefkoşa - Güzelyurt - Girne - İskele - Gazimağusa FAALİYET RAPORU K.K.T.C. NİN 29. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE KUZEY KIBRIS

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi Farkındalık Yaratacak

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU AK PARTİ PENDİK İLÇE KADIN KOLLARI BAŞKANLIĞI 2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU (30 Aralık 2013 29 Mart 2014) Hazırlayan: Ayser SOY Pendik İlçe Kadın Kolları Başkanı (07 Nisan 2014) GİRİŞ Pendik İlçe Kadın

Detaylı

''Yanlış anlaşılıyorum''

''Yanlış anlaşılıyorum'' ''Yanlış anlaşılıyorum'' Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, BDP li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için fezleke hazırlanmasıyla ilgili soruya ''Benim sözlerimden farklı anlam çıkarılıyor.

Detaylı

1- EKER: Doktorların Kırmızı Ete Özür Borcu Var Hayvancılık Akademisi - AA 17.09.2014

1- EKER: Doktorların Kırmızı Ete Özür Borcu Var Hayvancılık Akademisi - AA 17.09.2014 1- EKER: Doktorların Kırmızı Ete Özür Borcu Var Hayvancılık Akademisi - AA 17.09.2014 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, yumurta, tereyağı ve kırmızı et tüketiminin kalp ve damar hastalıklarını

Detaylı

1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014

1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014 1- Ulusal Kırmızı Et Konseyi Seferihisar da Toplanacak!- 03.09.2014 Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON) Yönetim Kurulu ve Değerlendirme Toplantısı, Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği alanında Türkiye'nin en

Detaylı

Güzelbahçe İlçe Raporu

Güzelbahçe İlçe Raporu 2014-2023 İzmir Bölge Planı İlçe Toplantıları Mayıs, 2013 Nüfus Yapısı Genel Bilgiler Yüzölçümü, 2002: 116,91 km 2 Nüfus, ADNKS, 2012: 28.469 kişi Nüfus Yoğunluğu, 2012: 243 kişi Şehirleşme Oranı, 2012:

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014

Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Güneş (Kıbrıs) 17 11 2014 Demokrat Bakış (Kıbrıs) 17 11 2014 www.kibrisinternetgazetesi.com 17 11 2014 EROĞLU, KARTAL BELEDİYE BAŞKANI ÖZ VE TC ESKİ BAKANLARINDAN GÜREL İ KABUL ETTİ CUMHURBAŞKANI EROĞLU,

Detaylı

Güzelbahçe İlçe Raporu

Güzelbahçe İlçe Raporu 2014-2023 İzmir Bölge Planı İlçe Toplantıları Mayıs, 2013 Nüfus Yapısı Genel Bilgiler Yüzölçümü, 2002: 116,91 km 2 Nüfus, ADNKS, 2012: 28.469 kişi Nüfus Yoğunluğu, 2012: 243 kişi Şehirleşme Oranı, 2012:

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :6. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :1-8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZKAB, 2. yılını Selvitopu yla kutladı Merkezi Karabağlar'da bulunan

Detaylı

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2014 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili 1 CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mezitli Belediye Başkanı nı makamında ziyaret ederek

Detaylı

Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak

Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak Şubat 29, 2012-1:29:29 Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye'nin her yıl arazi bölünmesinden, parsel küçülmesinden dolayı yaklaşık 8 milyar

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-4. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :10. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :11. Syf Sayfası :13. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar modern hizmet binası için gün sayıyor Karabağlar

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Muğla Valisi Amir Çiçek in katılımı ile Menteşe Belediyesi nin katkıları ile Konakaltı Kültür Merkezi nde gerçekleştirilen törenle sanatçı Eda Özdemir in Bir Kadın Üç Sanat

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

Eşsiz bir manzarada doyumsuz lezzetler

Eşsiz bir manzarada doyumsuz lezzetler KUSADASl - demokrat 27 Ağustos 2011 Sayfa 3 SÖKE TEKZEN YENİDEN KAPILARINI MÜŞTERİLERİNE AÇTI - NİSAN AYI İÇİNDE YANAN SÖKE TEKZEN MAĞAZASI YENİDEN SÖKELİLER VE MÜŞTERİLERİ İLE BULUŞTU - Perakende satışın

Detaylı

EÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARIM TOPLULUĞU 2011 FAALİYET RAPORU

EÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARIM TOPLULUĞU 2011 FAALİYET RAPORU EÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ TARIM TOPLULUĞU 2011 FAALİYET RAPORU Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi bünyesinde 2011 Şubat ayında kurulan Tarım Topluluğu, Ziraat Mühendisliği eğitimi alan öğrencilerin her alanda

Detaylı

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği 13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL A.A Nursel Gürdilek İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği Türkiye ile İsrail arasında bir yılı aşkın süredir devam eden "işitme engelli çocuklara daha iyi bir

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

İstanbul, AK Parti ile güzel

İstanbul, AK Parti ile güzel İstanbul, AK Parti ile güzel Aralık 05, 2013-5:15:52 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul adayının yine Kadir Topbaş olduğunu söyledi. İstanbul'da iki dönem Büyükşehir Belediye

Detaylı

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur

Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Bayraktar Kayıtdışı yüzde 53 ten yüzde 33 e düştü bu bir rekordur Sosyal Güvenlik Kurum Başkanlığı ve Türkiye Ziraat odaları Birliği tarafından düzenlenen bilgilendirme, toplantısında konuşan Ziraat odaları

Detaylı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı MİLLİ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ: -VATANDAŞLAR ALO 170 HATTI SAYESİNDE HER TÜRLÜ SORU VE SORUNLARINI OLDUKLARI YERDEN BİR TELEFONLA ÇÖZEBİLİYORLAR -AÇILAN ÇAĞRI

Detaylı

TÜRKİYE DE BU HAFTA 14 18 EYLÜL 2015

TÜRKİYE DE BU HAFTA 14 18 EYLÜL 2015 TÜRKİYE DE BU HAFTA 14 18 EYLÜL 2015 TARIMDAKİ BÜYÜME İŞSİZLİĞİ GERİLETTİ Tarım sektörü son 10 yılın 8 inde büyüyerek yakaladığı istikrarı, 2015 yılında da sürdürürken yarattığı istihdamla toplam işsizlik

Detaylı

KUSADASl - demokrat 12 Mart 2010 Sayfa 5 AYDIN'DA SEKTÖR TOPLANTILARI 'Ekonomi, sanayi ve ticaret' konulu toplantı Atatürk Kültür Merkezi'nde yapıldı Vali Coş: Kriz döneminde, kredi notu yükseltilen ender

Detaylı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -EMEKLİLERİMİZİN, EMEKLİLİK HAKLARINI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANABİLMELERİ DEVLETİN ÖNDE GELEN GÖREVLERİ ARASINDADIR -EMEKLİLERİMİZ

Detaylı

DIRIM. kültür - sanat - güncel yaşam ISSN 0378-8628. Monet

DIRIM. kültür - sanat - güncel yaşam ISSN 0378-8628. Monet ISSN 0378-8628 DIRIM kültür - sanat - güncel yaşam Monet DİRİM/ocak-Şubat-Mart 2007 Kültür ve Sanat Küçük insanların Büyük Filmi: DONDURMAM GAYMAK Yerel bir masal... Yıl 1995, Ege'nin küçük bir kıyı kasabasında

Detaylı

Sanatın adresi Fulya!..

Sanatın adresi Fulya!.. Sanatın adresi Fulya!.. Beşiktaş Belediyesi Fulya Sanat 2012-2013 sezonunu açtı. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası ile İstanbul Devlet Opera ve Balesi yine Beşiktaş'ta! Dünya kalitesinde tasarlanan Beşiktaş

Detaylı

Toprak Kısa Film ve Belgesel Yarışması

Toprak Kısa Film ve Belgesel Yarışması Toprak Kısa Film ve Belgesel Yarışması 01 Temmuz 03 Kasım 2014 1-BİZ KİMİZ? Toprak Kısa Film ve Belgesel Yarışması, Türkiye nin ilk Tarım ve Hayvancılık Kanalı Bereket Televizyonu adına RFTech Reklam,

Detaylı

Uçan Süpürge İçin Ankara'ya Geliyorlar

Uçan Süpürge İçin Ankara'ya Geliyorlar On5yirmi5.com Uçan Süpürge İçin Ankara'ya Geliyorlar 14. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Mayıs ayında dünyanın dört bir köşesinden çok sayıda sinemacıyı Ankara da ağırlayacak Yayın Tarihi

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ Günlük Haber Bülteni 09.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.sondakika.com.tr Tarih: 08.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi :www.haberler.com.tr Tarih: 08.02.2015 İNTERNET

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar'da her gün 800 kişiye iftar Karabağlar Belediyesi Ramazan ayı boyunca her gün 4 noktada,

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

TOBB, SELİMİYE Yİ KORUYUP YAŞATMAK İÇİN VAKIF KURDU

TOBB, SELİMİYE Yİ KORUYUP YAŞATMAK İÇİN VAKIF KURDU TOBB, SELİMİYE Yİ KORUYUP YAŞATMAK İÇİN VAKIF KURDU Yap-işlet-devret modeliyle sınır kapılarını modernize etmek üzere TOBB ile 137 oda ve borsanın ortaklığı ile kurulan Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret

Detaylı

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları,

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, Sayın Başbakanım, Değerli Bakanlarım, Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, 26 ihracatçı sektörümüzdeki, 61 bin ihracatçımızın temsilcisi Türkiye İhracatçılar Meclisi nin Sektörler Toplantısı

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

Türk filmleri günü!..

Türk filmleri günü!.. Neşeyle kutladılar Beşiktaş Belediyesi ve Halk Eğitim Merkezi ile birlikte ortaklaşa düzenlenen Meslek Edindirme Kursları'ndan Bilgisayar Kursu öğrencileri 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü neşeyle kutladı,

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

30.06.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI

30.06.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI 30.06.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI ATSO BAŞKAN YARDIMCILIĞINA KOYUNCU SEÇİLDİ SGK PANELİ ATSO'DA DÜZENLENDİ EMNİYET MÜDÜRÜ ATSO'DA AHİKA'DA ASLAN PAYI AKSARAY'IN ELEMAN SIKINTISI UMEM'LE ÇÖZÜLÜYOR

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR!

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! 11.11.2014 Salı İzmir Basın Gündemi O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! Kazım Erkmen Daha dün gibi hatırlıyorum, İzmirlilerin Yeşilyurt Devlet Hastanesi diye bildikleri o Hatay daki hastanenin Başhekimliği ne

Detaylı

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, 29-Haziran-14 Temmuz 2015 tarihleri arasında Hafta içi Her gün Saat: 09.30-17.00 saatleri arasında aday öğrenci ve ebeveynlerine açık

Detaylı

İzmirli Kısa Film Yarışması ödülleri sahiplerini buldu

İzmirli Kısa Film Yarışması ödülleri sahiplerini buldu 12.06.2014 Perşembe İzmir Gündemi İzmirli Kısa Film Yarışması ödülleri sahiplerini buldu Müstakil sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şubesi'nin düzenlediği 1. İzmirli Genç Kısa Film Yarışması'nda

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :2. Syf Sayfası :1-14. Syf Sayfası :16. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :2. Syf Sayfası :2. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar'da dönüşüm başlıyor

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02. Günlük Haber Bülteni 02.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ İnternet Haber Sitesi : www.urfastar.com Tarih: 01.02.2015 İNTERNET HABERLERİ

Detaylı

Bodrum da Çukurova Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu

Bodrum da Çukurova Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu Bodrum da Çukurova Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu Bodrum Yarımadasında yaşayan Çukurovalılar tarafından Bodrum Çukurova Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu. Bodrum da yaşayan turizmci Birol Yoleri

Detaylı

KALKINMA HABERLERİ 30 EYLÜL 2010 ZAMAN KOBİ'LERE 100 MİLYON DOLARLIK DESTEK DenizBank, Garanti Bankası ve Türkiye Kalkınma Bankası, KOBİ'lerin orta ve uzun vadeli finansmana erişim imkanlarını artırmak

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.sanliurfa.com Tarih: 18.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.sanliurfa.com Tarih: 18.01. Günlük Haber Bülteni 19.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanliurfa.com Tarih: 18.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanliurfa.com Tarih: 18.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.şanlıurfa.com Tarih:

Detaylı

OYDER, Bursa'da 22. Diyalog Toplantısı'nı gerçekleştirdi

OYDER, Bursa'da 22. Diyalog Toplantısı'nı gerçekleştirdi DİYALOG OYDER Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Alp Gülan OYDER, Bursa'da 22. Diyalog Toplantısı'nı gerçekleştirdi Bursa daki otomobil satıcılarıyla bir araya gelen Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER)

Detaylı

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor?

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Pınar ELMAS Otomotiv sektörü, ekonomide yarattığı katma değer, istihdama olan katkısı ve ilişkide bulunduğu diğer sektörlerdeki teknolojik gelişmenin

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU

HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU HAYRABOLU TİCARET BORSASI 2014 YILI FAALİYET RAPORU Türkiye Muharip Gaziler Derneği Hayrabolu Temsilci Ali Güz Borsamızca Derneklerine yapılan yardımlardan dolayı Borsamız Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :14. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar'da söz yine halkın!

Detaylı

Gülağaç SGM Açıldı -SOSYAL GÜVENLİK KURUMU OLARAK AÇMAYI PLANLADIĞIMIZ 583 MERKEZ MÜDÜRLÜĞÜ NDEN 475 İNCİSİNİ AÇIYORUZ

Gülağaç SGM Açıldı -SOSYAL GÜVENLİK KURUMU OLARAK AÇMAYI PLANLADIĞIMIZ 583 MERKEZ MÜDÜRLÜĞÜ NDEN 475 İNCİSİNİ AÇIYORUZ Gülağaç SGM Açıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -SOSYAL GÜVENLİK KURUMU OLARAK AÇMAYI PLANLADIĞIMIZ 583 MERKEZ MÜDÜRLÜĞÜ NDEN 475 İNCİSİNİ AÇIYORUZ -FİNANSAL KRİZLERİN KURUMLARIN

Detaylı

En Yüksek Prim Ödeyen 10 İşverene Ödül Verildi

En Yüksek Prim Ödeyen 10 İşverene Ödül Verildi En Yüksek Prim Ödeyen 10 İşverene Ödül Verildi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -2008 YILINDA YAŞANAN OLUMSUZLUKLARA ARTIK RASTLAMIYORUZ -PLAKET VERDİĞİMİZ İŞVERENLER DÜZENLİ PRİMLERİNİ ÖDEYEN,

Detaylı

17.05.2013 CUMA İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

17.05.2013 CUMA İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü 17.05.2013 CUMA İZMİR GÜNDEMİ -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü Katip Çelebi ye Bakanlıktan araştırma gemisi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-4. Syf Sayfası :1-4. Syf Sayfası :6. Syf Yayın Tarihi :30.052014 Sayfası :5. Syf Sayfası :10. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar da bir ilk

Detaylı

2. Haber Listesi. 17:19 son güncelleme Bianet Bültene Abone Ol. facebook twitter rss youtube BĐANET. Haber Listesi. 5. Özel Dosyalar BĐAMAG

2. Haber Listesi. 17:19 son güncelleme Bianet Bültene Abone Ol. facebook twitter rss youtube BĐANET. Haber Listesi. 5. Özel Dosyalar BĐAMAG 1 / 5 07.04.2015 17:25 17:19 son güncelleme Bianet Bültene Abone Ol facebook twitter rss youtube BĐANET 4. Galeriler 5. Özel Dosyalar BĐAMAG 2. Yazılar 4. Galeriler 5. Bia Kitaplığı ENGLISH 1. Homepage

Detaylı

FTSO Haftalık Haber Bülteni sayı: 47 Tarih: 08.12.2014

FTSO Haftalık Haber Bülteni sayı: 47 Tarih: 08.12.2014 FTSO Haftalık Haber Bülteni sayı: 47 Tarih: 08.12.2014 SEYDİKEMER ESNAF ODASINDAN FTSO YA ZİYARET Seydikemer Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Harun Sağır ve ekibi, Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı

Detaylı