BARO MECLİSİ 11. OLAĞAN GENEL KURULU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BARO MECLİSİ 11. OLAĞAN GENEL KURULU"

Transkript

1 İSTANBUL BAROSU BARO MECLİSİ 11. OLAĞAN GENEL KURULU 13 Mayıs 2006, Mali Müşavirler Odası Başkan: Av. ŞEREF KISACIK ---- & ---- Gündem Maddesi 1: Açılış ve Saygı Duruşu BAŞKAN- Değerli arkadaşlar, yeterli çoğunluğumuz vardır, Baro Meclisimizin 11. Olağan Genel Kurul Toplantısını açıyorum.. Başta Baro Başkanımız olmak üzere gelen tüm Meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. Sizlere dağıttığımız gündemi kayıtlara geçmesi için okuyarak görüşmeleri başlatıyorum: 1. Açılış ve saygı duruşu Olağan Genel Kurulda alınan kararlarla ilgili gelişmeler ve yapılan diğer çalışmalar hakkında bilgi verilmesi. 3. Güncel gelişmeler ışığında yargı sorunları. 4. Gelecek genel kurulun tarih ve gündemine ilişkin önerilerin görüşülmesi. 5. Görüş ve öneriler. 6. Kapanış. Gündeme ilişkin önerisi olan arkadaşımız var mı? Yok. Açılışı yaptık, saygı duruşunu yapacağız. Arkadaşlar, bildiğiniz gibi Meclis üyesi bir arkadaşımızı kaybettik; O nu, Sayın Halil Yaşar Özmen i burada saygıyla anıyoruz. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşlarıyla birlikte, kaybettiğimiz meslektaşlarımız ve Baro Meclisi Üyesi arkadaşımız Avukat Halil Yaşar Özmen in aziz hatırası önünde sizleri 1 dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum. (Saygı Duruşu Yapıldı) Teşekkür ederim. Gündem Maddesi 2: 10. Olağan Genel Kurulda alınan kararlarla ilgili gelişmeler ve yapılan diğer çalışmalar hakkında bilgi verilmesi & ---- BAŞKAN- Gündemin 2. Maddesine geçerken bazı önergeler var. Önergeleri Av. Füsun Dikmenli arkadaşımız okumadan önce ben bir-iki hususu hatırlatacağım. İlgi duyan, meclis üyesi olmayan arkadaşlarımız da genel kurulumuza katılıyorlar. Onlara, konuk olduklarını belirten yaka kartlarını verdik. Tabii gelip dinleyebilirler diğer meclisler de olduğu gibi. Ancak lütfen söz istemesinler. Bazen meclis üyesi olup

2 2 olmadığını fark etmeden söz veriyoruz. Dinleyebilirler, gelecek dönemde de meclis üyesi olarak katkıda bulunabilirler. Konuşmacı arkadaşların sayısı şu anda Başkanımız hariç 8 kişi oldu. Her genel kurulda bunu tartışıyoruz, yaşıyoruz. Arkadaşlarımızın, ortalama 10 dakikayla kendilerini sınırlamalarını, daha az konuşurlarsa da memnun olacağımızı ifade ediyoruz. Kimsenin sözünü kesmek istemiyoruz. Kestiğimiz zaman eleştiriliyoruz, kesmediğimiz zaman da eleştiriliyoruz. Onun için bizi anlayışla karşılayın. Herkes kendi öz denetimini yapsın diye düşünüyoruz civarında başladık, gibi, konuşmaların seyrine göre dakika ara verelim ve de de bitirelim. Daha önceki genel kurullardaki eleştirilerden kapanış saati belli değil deniliyordu. Buna da uymaya çalışalım diye düşünüyoruz. Konuşmacılar, Kadri Markoç, Sahir Bafra, Osman Aydın Şahin, Nuran Atahan, Cihan Yamaner, Muazzez Çörtelek, Mehmet Durakoğlu, Hüseyin Avni Durmuşoğlu, Cafer Kaya, Nizar Özkaya, Hüseyin Özbek, başka konuşmak isteyen var mı arkadaşlar? Buyurun Cihan Bey. Av. CİHAN YAMANER- Geçen toplantıda alınan kararlar doğrultusunda Yönetim Kuruluna yapılan bir tavsiye kararı neticesinde bir gelişme olduğunu, dolayısıyla benim bu önerimin ve de konuşma isteğimin bununla ilgili olması hasebiyle bunu 2. Madde de yapmamın mümkün olup olmayacağını soracaktım Sayın Divana? BAŞKAN- Geçen genel kurulla ilgili olduğu için olabilir. 10. Olağan Genel Kurulda alınan kararlarla ilgili gelişmeler ve yapılan diğer çalışmalar hakkında bilgi verilmesini de ben kısaca yapıp, sonra gündeme geçmeden önergeleri okuyacağız. Önergenin biri de bu şekilde ortadan kalkmış oldu. Değerli arkadaşlar, bir önceki genel kurulumuzla bunun tarihi arasında kısa bir zaman var dikkat ederseniz. Bildiğiniz gibi 10. Olağan Genel Kurulumuzu 25 Mart 2006 da yaptık. Adli tatil öncesi bir mi, iki mi genel kurul yapalım konusunu tartıştık. Gündemin çok yoğun olması nedeniyle bir genel kurulun yetmeyeceği, iki genel kurul yapılması gerektiği yönünde bir eğilim çıktı. O zaman da 13 Mayıs tarihiyle, 8 Temmuz tarihi kararlaştırıldı. Önce 13 Mayıs ta baronun başka çalışmaları nedeniyle yapamıyorduk, sonradan yapabileceğimiz ortaya çıktı ve 2 hafta gibi bir sürede 13 Mayıs a bu genel kurulu yetiştirdik. 8 Temmuz da da bir sonraki maddede olmasına rağmen bilgilendirmek istiyorum, sonuna kadar kalamayabilir arkadaşlar, Bakırköy bölge temsilcilerimizin ve o bölgedeki arkadaşlarımızın yoğun isteği ve çalışmaları sonucu Yunus Emre Kültür Merkezini 8 Temmuz Cumartesi günü Baromuza ücretsiz tahsis edilmesini sağladı arkadaşlarımız. Belirleyeceğimiz gündemle de büyük bir olasılıkla orada toplanacağız. Ardından da Bakırköy bölge temsilcisi arkadaşlarımız adli yıla ve Baro Meclis çalışmalarına ara vermemiz nedeniyle bir yemek düzenleyecekler sanıyorum. Değerli arkadaşlar, bu gündemi belirledikten sonra bazı arkadaşlarımıza bir ön çalışma toplantısı yapmak için davet de bulunduk. Gelen arkadaşlarımızla, Başkanlık Divanımız bir toplantı yaptık. Osman Aydın Şahin, Sahir Bafra, Kadri Markoç arkadaşlarımız geldiler. Celal Ülgen mazereti nedeniyle gelemedi. Bu arada biz, geçen genel kurulda alınan kararları ve verilen önergeleri Baro Yönetim Kuruluna sunduk. Baro Yönetim Kurulumuzdan gelen yazıdan öğrendiğimize göre, Değerli Meslektaşımız Cihan Yamaner in önerisi konusunda Avukat Coşkun Ongun, Rezzan Akatay ve Cihan Yamaner den oluşan bir komisyonun çalışmalar yapmasına karar

3 3 verildi, Yönetim Kurulu tarafından. Dolayısıyla, bu maddeyle ilgili Cihan Bey söz isteği için, geçen genel kurulda alınan bu karar doğrultusunda, Yönetim Kurulunun aldığı karar ve oluşturulan komisyon, Cihan Yamaner arkadaşımıza bu madde söz veriyoruz. Buyurun. Av. CİHAN YAMANER- Önce bütün arkadaşlarımı, sayın başkanlarımı saygıyla selamlıyorum. Geçen toplantıda alınmış olunan bu kararı, iletmiş bulunan Baro Meclisimizin Divan Heyetine de teşekkür ediyorum; bu konu ciddiyet kazanmıştır çünkü. Her gün daha da vahamet kesbetmektedir. Buna karşı yeterince bir davranış içinde miyiz? Değil miyiz? Konumuz budur. Her toplantıda ben çıkıyorum sizlerin başını ağrıtıyorum belki. Fakat bu konu çok ciddi bir mahiyet taşımaktadır. Ülkemizin yargısını etkiler boyutlara ulaşmıştır ve giderek ekonominin üzerinde de bir ipotek oluşturmaktadır. Bu konuda çok enerjik ve ne yaptığını bilir şekilde davranmak gerekir. Konumuz hep bahsetmiş bulunduğumuz meslek sorunları komisyonumuz tarafından uzun ve ciddi bir çalışma sonunda ortaya çıkarılmış. Mesleğimizin sorunları nedir? Bunlar arasında yakın vadeli olanlar nedir? Orta vadeli olanlar nedir ve uzun vadeli olanlar nedir? diye yüzlerce maddeden oluşan bir sorunlar dizisi hazırladık. Bunlar arasında şimdilik ulaşılması mümkün olmayacak gibi gözükenleri ayıkladık komisyon olarak. Bunlar arasında çok acil olanlarını seçtik, vurguladık. Bunları da ikiye ayırdık. Bir, bunların değişikliği ve düzelmesi için mevzuat gerektirenler, şu ya da bu şekilde mevzuat. İkinci de, mevzuat bile olmadan bugün yapabileceklerimiz. Bu şekilde bir çalışmamızı teslim ettik. Bunlar arasında da özellikle yasayla ilgili olan veya yasanın da gerekmediği şekilde elimizdeki yasayla bile mücadele edebileceğimiz önemli bir konu vardı. O konuda Türkiye de her ne kadar en son değişiklikle kanunumuza girmiş bulunan bir mesnedibulunmasına rağmen, ona uygun davranmayan, öyle çalışmayan, tamamen Türk hukuk bürolarının ifa ettiği bütün fonksiyonları ifa eden yabancı hukuk büroları meselesi vardı. Biz bu konuda defalarca örnekler sunduk. Olayı, bir bütünsel tarzda, nereden başlamak gerekir ve ne yapmalı sorularına cevap arar tarzda, başımıza gelen olaylardan örnekler sunarak, bunun çözümü için nelerin yapılması gerektiği ve ne kadar aciliyetle yapılması gerektiğini vurguladık. Bunların sonunda, bu bizim yasa değişikliğine ilişkin olarak vermiş bulunduğumuz öneri ve hazırlamış bulunduğumuz kanun metni taslağı maalesef bizim buradaki komisyonlarımızda, tam tabiri caizse kuşa çevrilmiştir. Tek bacaklı ördek haline getirilmiştir. Ondan bir hayır çıkmaz bu şekliyle. Bu, bizim hazırladığımız şekliyle açık kapı olmadan çıkması lazımdır eğer yasa çıkacaksa. Bunun başka yolu yoktur. Çünkü, bir tarafı kaparsanız bir taraftan kaçak yapıyorlar. Dolayısıyla, bunun her tarafını kapatan öneriler bunlardır. Kanun tekniğine uygun olup olmaması konusunu tartışmaya getirmemek lazımdır. Bu gayet kanuni tekniğe uygun şekilde kaleme alınmıştır. Daha sonra, Barolar Birliğimiz tarafından bana bir yönetmelik hazırlanacağı, kanunla uğraşılmaması gerektiği ve yönetmelik için taslak hazırlamam gerektiği üstlenmiştir. Bu da yapılmıştır. Bu da gönderilmiştir. Fakat en son Barolar Birliğindeki arkadaşlarımızla da görüştüğümde, yani bunları niçin söylüyorum? Bir koordinasyonsuzluk var. İstemezdik demeyin, ama sanki bir bilgi eksikliği var. Açıkçası, dost acı söyler. Bu olayın vahametinin ulaştığı boyutlar yeterince akla, mantığa çıkarılmış durumda değil. Bu olayın bütün yargı sistemimizi, bütün mesleğimizi ne denli bir vahim duruma bıraktığını kimse yeterince mantığa çıkarmış durumda değil. Bu da diğer sorunlar gibi, örneğin CMUK taki paranın bitmesi sorunu

4 4 gibi ya da icradan tahsil edilen paralardan kesilecek olan stopajın sorunu gibi bir sorun olarak görünmektedir. Bu olay, onları binlerce kat, milyonlarca kat aşan bir vahamettedir. Rakamsal boyutu budur. Pazar içindeki işgal ettiği boyut budur. Size vereceğim örnek, çok yakın bir örnektir. Bir Fransız bakan geldiğinde, Türkiye de Fransız hukuk firması olarak çalışan ve bizim Barolar Birliğimizin kararıyla bu faaliyeti yapamayacakları tescil ve tebeddül etmiş bulunan bu hukuk bürosu, utanmadan kalkıp çıkıp bakana: Bu Türkiye ye en ufak bir yardım yapmayın. Bütün kredi anlaşmalarını askıya alın. Avrupa Birliğine almayın Ben bunlara bizzat şahit olduğum için söylüyorum. Birisinden işitmedim. Hatta o sırada o Airbus uçaklarının satışı vardı bunlara gerekli kolaylığı sağlamayın. Uçak da vermeyin. Ne zamana kadar? Biz burada resmen faaliyet göstermeye izin alana kadar diye bakana baskı yaptılar. Bakan da yani bu iş biraz politik iş filan deyip, olayı biraz yokuşa serdi. Bakın, daha 2 gün önce bu Ermeni tasarısı dolayısıyla, Fransız işadamlarıyla Başbakanın yaptığı toplantıda bunlar var. Bunlar toplantının organize edicisi. Bunlar orada ne iş yapıyor? Başbakan tabii ki aymaz bir insan bu konularda. Olması da beklenemez zaten, ama kim onun yanına bunu sokuyor? Kim enforme ediyor? Adalet Bakanı, burada ne fonksiyon ifa eder? Daha yeni Barolar Birliğinden bana geldi Emin Şirin bir önergesi vermiş. Yazılı, soru önergesi vermiş. Orada sorduğu sorular, emin olun ki, iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına, Emin Şirin in sorduğu sorular bağımsız milletvekili olan arkadaşımız, bu kişinin soruduğu sorular, Baromuz içinde birçok avukatın sorduğundan daha anlamlı, daha hedefe vurucu ve daha netice alıcı tarzda. Bunu kabul etmek zorundayız. Ben de kendisine uzun bir yazıyla konuyu izah eder tarzda, Baromuzun yaptığı çalışmaları anlatan tarzda bir cevap verdim. Ondan sonra da, Adalet Bakanının ona vermiş olduğu cevap da elime ulaştı. Adalet Bakanı burada, amiyane tabiriyle affınıza sığınarak söylüyorum, topu taca atmıştır. Bunun daha ziyade oturma, çalışma izinleriyle ilgili, sosyal güvenlik mevzuatıyla ilgili bir konu olduğu, onun dışında da Adalet Bakanlığının yapacak fazla bir şeyi olmadığı gibi bir cevap vermiş. Cemil Çiçek, mensup bulunduğu zihniyetin daha önceki iktidarı zamanında, bu konuda Adalet Bakanlığının vermiş bulunduğu karar, bizim Baromuzun yaptığı başvuru üzerine ve yayınlanmış bulunan genelgenin bile haberinde değil o zaman. Bu kadar bir aymazlık içinde demektir. Bakın, bunlardan yakınıyoruz, ama bu meseleyi çözmek lazım. Uzun lafın kısası, bu meseleyi çözmek için bir şeyler yapmak lazım. Fransızlar çok devletçidir biliyorsunuz, bizden daha devletçidir, biz hemencecik özel sektöre kayıveririz, özelleştirmeci oluveririz de onlar olmazlar. Olur gibi yaparlar, hep yalandır. Özelleştirdikleri yüzde 5 tir, 10 dur, 15 dir. Daha fazla asla özelleştirmezler. Her şey devletindir orada. Fransızlar böyledir. Hukuk konusunda da. Emperyalisttirler de ama. Geçmişleri vardır, bu konuda kültürleri vardır. Emperyalist oldukları için, hukuk emperyalizmi yapmaktadırlar burada. Amerikalılar korkup, geri çekildiği zaman onlar geri çekilmiyorlar. Bakın, Almanlar bireysel çalışır. Fransızlar örgütlü çalışır. Burada konsolosumuz mecbur tutmaktadır Fransız firmalarını bunlarla çalışmaya. Bunları caydırmamız lazım. Bu konsolosu çağıracağız, konuşacağız. Bakın, bu hukuk firmasının başındaki ve onlara yardakçılık eden meslektaşlarımızı çağıracağız kulaklarını bükeceğiz: Bakın hakkınızda böyle bir karar var. Bu tekerrür ediyor. Çıkıyorsunuz, konuşuyorsunuz. Fransızları burada çalıştırtıyorsunuz. Buna son verin diyeceğiz. Bunun yolu budur. Çağırıp, konuşmaktır bir defa, yani bir gövde gösterisi

5 5 yapalım. Bu iş bizim uzağımızda değil. Barolar Birliği açıkçası şunu söylüyor: Vallahi biz de ne yapacağımızı bilmiyoruz Bakın, ben size anlatayım o zaman dedim. Bakın, adam düşmüş demiş ki, bana damdan düşen doktor getirin Yani, bu iş böyle. Bu işte, şunu açık söyleyeyim, bunlar laflarla kulağıma geliyor. Benim kişisel haysiyetimi ve meslek şerefimi lekeleyen laflar konuşuluyor. Bunların herhalde büyük çoğunluğu herhalde bu salonda oturanlardan değil. Bu işten menfaati haleldar ettiğime inandığımı bu tip çevreler ve onların yardakçılarından başlıyor. Dolayısıyla, sanki bu iş bizim menfaatimize engel olmuş da, biz de onlarla ondan mücadele ediyormuşuz gibi. Hayır, arkadaşlar. Ben size bütün müktesebatımla bu konuda açık, kesin bir söz söylüyorum. Ben hayatım boyunca bunlarla mücadele ettim, hiçbir gün, hiçbiriyle pazarlık etmedim ve bundan sonra da etmeye niyetim yok. Bundan dolayı, onlardan biriyle yardakçılık edersem, bugünkü kazancımı da çarpı 5 olacağını da adım gibi biliyorum. Bunlar bizimle uğraşıyorlar, ben de onlarla uğraşıyorum. Ben niçin uğraşıyorum? Biz, ulusal onurumuz için, meslek haysiyetimiz, şerefimiz için uğraşıyoruz burada arkadaşlar. Tabii ki, ülkemizin tüm avukatlarıyla beraber ekonomisi için uğraşıyoruz. Buradan bir pasta vardır, bu pastanın büyüğü daha mutfaktayken gitmektedir. Tekrar söylüyorum. Buraya, ortaya gelen kırıntılar kalmaktadır. Ülkemizin hukukuna bunlar ipotek koymaktadır. Sayın başkanımız çok güzel söyledi geçenlerde, dedi ki, bunlar IMF anlaşmalarına hüküm koyuyorlar ve bunlar, bu şekilde ancak yabancı hukuk bürosu kullanırsanız size bu kredileri veririz diyorlar. Bu olmaz. Bunu dünyanın hiçbir yerinde dayatamazsınız. Bunlara mani olmak lazım. Sayın meclisimizin divanı, daha önce yaptığımız önerileri, önergeye giriyorum şimdi lafı daha fazla uzatmayacağım. Olay çok ciddi boyuttadır. Tahminlerin çok ötesinde politik bir mahiyet arz etmektedir. Politik özellikte bu meseleyle uğraşmayı düşünen arkadaşlardan, yani Baronun siyasi tavırlar olarak da birtakım tavırlar sergilemesini isteyen arkadaşlardan bu konuda çok ciddi maddi, manevi destek lazımdır. Bu çok ciddi bir konudur. Bu dolaylı yoldan hani emperyalizme teslim olmak filan gibi laflar vardır ya, bunlar soyut laflardır, ama bunun somuta indirgenmiş şekli budur anlatmaya çalıştım. Onun için, herkesin anlayacağı bir konudur aslında. Bu Yönetim Kurulumuza gönderilen tavsiye kararı sonunda Yönetim Kurulumuz bu konuda bir rapor hazırlanması konusunda çok güzel bir karar almıştır. Bana iletilen şekli, bana yazılı olarak hiçbir şey iletilmedi. Bana iletilen şekliyle, Avukat Rezzan Akatay, Komisyonumuz üyesi olan sayın meslektaşımızın ilettiği kadarıyla, bir de ismini hatırlayamadığım bir başka genç bir arkadaş tayin etmişler, onun da rapor yazmasını söylemişti. Yanlış söylüyor olabilirim, bana iletilen bu. Biz kendisini enforme edecekmişiz ve o da rapor hazırlayıp Yönetim Kuruluna sunacakmış. Ben bu arkadaşla görüşemedim. Çünkü o randevulaştığımız saatte gelmedi. Dolayısıyla da, Rezzan Hanım da benimle aynı fikirde olarak bunları ne yapalım? Bari elimizde daha önce ne varsa onları toplayalım, bir daha dosya halinde verelim denildi. Elimizde toparlayabildiklerimizi tekrar dosya halinde verdik. Yani, ortada bir rapor filan değildir o. Bu konuyu hiç uzatmaya gerek yok. Ben görev her zaman talip olduğumu söyledim. Zaten bu 15 sene kadar önce yine şahsi inisiyatifle başlamış, sonra baronun arka çıkması, destek olmasıyla bugünlere gelmiş bir uğraşı. Dolayısıyla, hiçbir zaman, hiçbir yerde emeğimi de sakınmam, zamanımı da sakınmam. Ben diyorum ki, önergemiz budur yani özetle. Önergeyi okuyorum. Bendeniz bu konuda raportör olmayı öneriyorum.

6 6 İstanbul Baro Meclisi Olağan Genel Kurul Başkanlığına önerge, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu ısrarlı konuşma ve yazılarımı dikkate alarak daha önce Meslek Soruları Komisyonunca hazırlanmış bulunan çeşitli sorular ve bunların giderilmesi için alınabilecek kısa ve orta vadeli tedbirlerle a, mevzuat değişikliğine, b, şu anki mevzuat uygulamayla yapılabilecekler şeklinde de değişik kategorilerde öneriler getirilmiş bulunmaktayken, bu dile getirilen sorunlardan yabancı hukuk bürolarının ülkemizde kanunsuz şekilde ve kendilerine çeşitli ayrıcalıklar sağlayarak çalışmaya devam etmeleri karşısında bir rapor alınmasına karar vermiş bulunmaktadır. Bu karar, takdire şayan bir karardır. Yalnız ne var ki, bu konuda raporun alınacağı kişilerden biri olarak bendenizin naspedilmiş bulunmama rağmen, bu konuda bana hiçbir merciden hiçbir tebligat ve resmi yazı ulaşmış değildir. Bu nedenle de bu raporun tanımadığım ve konuda kıdemsiz, bu konuda hiçbir bilgisi olmadığını öğrendiğim bir meslektaşımız tarafından düzenlenmesine karar verildiği öğrenilmiştir. Komisyon üyemiz, Sayın Avukat Rezzan Akatay tarafından şifai olarak bilgilendirmem üzerine haberim olan bu süreç sonunda herhangi bir rapor düzenlenememiş ve gereksiz bir bürokrasiyle konu bir süre daha geçiştirilmiş olmaktadır. Bu nedenle Baromuz Yönetim Kuruluyla, yine Baromuz Yönetim Kurulunun uygun göreceği tüm resmi mercilerle görüşmek, rapor hazırlamak, kanun teklifi hazırlamak, yönetmelik taslağı hazırlamak gibi tüm çalışmalarda Baromuza desteği ve hizmeti borç bildiğimden bu konudaki her türlü taslak ve raporu hazırlamak üzere doğrudan Avukat Cihan Yamaner e görev tevdiinin bir tavsiye kararı olarak önerilmesini saygılarımla arz ederim. Önerimiz budur. BAŞKAN- Değerli arkadaşlar, zaten bu konuyu Yönetim Kurulumuz gündeme aldı ve bir komisyon oluşturuldu. Yeniden bu konuda bir daha karar almamıza gerek var mı? Av. KÂZIM KOLCUOĞLU (İstanbul Barosu Başkanı)- Çok değerli arkadaşlarım hepinizi saygıyla selamlıyorum. Geçen toplantıda alınan yabancı hukuk bürolarıyla ilgili kararı Yönetim Kurulumuz ciddiye alarak bir komisyon oluşturuldu. Bu komisyon 3 arkadaşımdan oluştu Cihan Yamaner dahil olmak üzere. Biri de, Baromuzda görev yapan bir avukat arkadaşımız. O devamlı baroda çalıştığı için, organizasyonu yapar, beraber çalışırlar diye düşünmüş bir arkadaşımız. Kendine göre onlar bir rapor hazırladılar. Nasıl hazırladıklarını bilemiyorum tabii komisyon rapor hazırladı diye söylenildi. Ama Komisyon Üyesi arkadaşımız Sayın Yamaner benim haberim olmadı dedi. Zannediyorum görüşmek üzere bir gün tespiti yapıldı, ama o gün de buluşamadığı söylenildi. Biz de olayın acil bir durum olduğunu, bir an evvel sonuçlanması gerektiğini düşündük, ancak bu arada ben bu konuda hem Adalet Bakanlığı mensuplarıyla, hem Maliye Bakanlığı Müsteşarlığı, hatta Bakana da söyledim toplantıda. Bu konuda ne yapılabiliri değil de, onlar niçin bu kadar fazla, biraz müsamaha göstermek suretiyle yabancı hukuk bürolarıyla ilgili çalışmaları âdeta kendileri için bir kaynak kabul ettiklerini ve maalesef özelleştirmeler için yapılan, alınan raporlarla ilgili olmak üzere yabancı hukuk bürolarına daha fazla para verildiğini söyledim. Bu konuda uluslararası sözleşmeler açık ve net. Bizim de kabul ettiğimiz bazı kurallar var. Onlar böyle bir istedikleri zaman, ister istemez özelleştirmeye veya diğer kurumlarda talepte bulundukları için bize bir rapor verin dedim. Bu raporları da o kurumlardan alınmasını talep ettikleri için oralardan alınıp kendilerine verilmiş olabilir dediler. Bunu ben Barolar Birliğine de taşıdım, sadece İstanbul Barosunun bir sorunu olmadığını, bu konuda Barolar Birliğinin de bir çalışma yapması gerektiğini söyledim. Barolar Birliği de bu konuda gündem aldı, bir çalışma başlattı. Başlatması şu: En fazla, belki İstanbul da var, ama Ankara, İzmir de de, Antalya, hatta İskenderun

7 7 gibi önemli uluslararası ticaret yapan limanların bulunduğu yerlerde de bu çalışmaların yapıldığını öğrendik. Fakat bir sorunumuz var, önemli olan şu: Değerli meslektaşlarımız, tabii belli yerlerde çalışma olanakları var. Bu yabancı danışmanlık hukuk bürolarında arkadaşlarımız çalışıyorlar yaptığımız incelemeye göre. İç hukuk konusunda sorunlarını çözüyorlar avukat arkadaşlarımızla. Ama uluslararası nitelik taşıyan konularda kendileri sorunu çözerek götürmeye çalışıyorlar. Barolar Birliği uluslararası hukuk bürosu niteliği taşıyan bürolarda çalışan avukatlar kaç kişi, ne kadar çalışıyor? İsimleri varsa, isimlerini? gibi bir çalışma başlattı. O konuda biz de bu komisyona yine görev vereceğiz. Onları tespit ederek sonuçta Türkiye de bu tip bürolarda çalışan meslektaşlarımızın sayısı ne kadar olduğuna ve bu büroların bedelini Türkiye de ne kadar gelir elde ettiklerine ilişkin belki bazı ipuçları da bulunabilir, gibi çalışmalar yapılıyor. Ancak, bugünkü hukuk mevzuatı içerisinde yapılabilecek olanlar çok kısıtlı. Neden kısıtlı? Meslektaşlarımızın bu tip hukuk bürolarında çalışmalarını yasaklama yetkimiz yok. Orada çalışıyor arkadaşlar ve iyi de para veriyor onlara tabii. Biz arkadaşlarımıza gidip de, burada çalışmayın. Bunlar yabancı hukuk bürosudur demeye veya bunları engellemeye yetkimiz yok. Diğer taraftan bu konuyu ben uluslararası alanda da tartışma konusu haline getirdim. Kuruluş yıldönümümüzde Uluslararası Avukatlar Birliği CCB gibi kuruluşların da bazı çalışmaları olduğunu biliyorum. Hatta Avrupa Birliği içerisinde serbest avukatlık yapma olanağı olduğu halde Fransızların da bu konuda çok katı davrandıklarını, zaman zaman Almanların ve İngilizlerin, hatta İtalyanların, bu açık nitelikteki uygulamalar karşısında yabancıların, yani Avrupa Birliğinde şu ülkelerin avukatlarının, Fransa da avukatlık yapması konusunda çok katı davrandıklarını ve Fransızlardan şikâyetçi olduklarını söylediler. Bunun üzerine 2007 yılında Uluslararası Avukatlar Birliğinin İstanbul da bir toplantı yapmasına karar verildi yılının Haziran ayında İstanbul da Uluslararası avukatların, uluslararası etik kurallarının saptanılıp, saptanamayacağı, yani etik kurallar, ortak değere ulaşılabilir mi? İkincisi, avukatların uluslararası alanda yapmak istedikleri meslek çalışmalarıyla ilgili ortak bazı ilkelere varılabilir mi? konulu bir sempozyum düzenlenecek ve böylece hem uluslararası alandaki gelişmelerin ve bu konuda birlikte edebileceğimiz ortak yargılar ve değerlerin neler olabileceğinin tespiti, hem de bizdeki uygulamalarla, diğer ülkelerdeki uygulamalar konusunu gündeme getirmektir amaç. Ama şunu da açık olarak söyleyeyim: Aynı şikâyetler sadece bizde değil, bütün ülkelerde var; hepsini izledim. Hatta, Brezilya Baro Başkanın bana söylediği şu: Brezilya daki Amerika hukuk bürolarını kastederek Amerikalılar bizi istila etti dedi. Brezilya da 500 bin avukat var kayıtlı, dünyada en fazla avukatı olan ülkesi ve orada çok büyük sorun yaşadıklarını söylediler. Tabii, bütün bunların tartışılması, değerlendirilmesi, çok kapsamlı bir alanı içermesi nedeniyle, öyle çok kolay da hemen buna çare bulalım veya bulduk, bunu çözdük demek kolay değil. Almanya da bile şu anda Amerikan hukuk büroları olarak Almanya yı işgal ettiklerini söylüyorlar ve Almanya da en büyük hukuk bürolarının Amerika hukuk bürosu olduğunu söylüyorlar. Bu nedenle sorunun dünyada aşağı yukarı bu şekilde geliştiğini görüyoruz. Bu nedenle bizim yaptığımız çalışma biraz

8 8 daha yerel sorunlar var mı, yok mu? Bunların önlenebilecek hukuk kuralları veya yetkileri elimizde var mı, yok mu? bunları önce bir değerlendirip, eksik mevzuat nedir? Nasıl düzenlenebilir? diye bunları hepsini beraber değerlendirip, bu çalışmaları belki de Avukatlık Yasası değişiklik tasarısına bir ölçüde taşımak ve daha açık ve net bir biçimde yabancı hukuk bürolarının Türkiye de çalışmalarını daha kurallara bağlamak ve o kuralların başında da eğer hukuk yardımı yapılıyorsa ve yanlarında Türk avukat çalıştırıyorsa, onların barolara kayıt olma, sadece avukatların değil büroların, barolara kayıt zorunluluğunu getirmek gerekiyor, takip edebilmek için. Şu anda öyle bir zorunluluk yok. Bu nedenle bizim de takip etmemiz çok güç, mümkün değil. Yasaya öyle bir madde zamanında konulmuş. Olayın gelişmesi bu ve kısa olarak ben arz ettim, ama bundan sonra Sayın Yamaner arkadaşımızın çalışmalarına teşekkür ediyoruz. Zannediyorum Barolar Birliğinin o taleplerini de içerecek yeni bir çalışmayı yine Sayın Yamaner ve arkadaşlarından rica edeceğiz. Böylece sonuçta belki çok kapsamlı, daha detaylı bir rapor ortaya çıkarıp, ne olacağına sonuçta bir karar verme olanağını bulacağız. Benim bu konudaki kısa açıklamam bu. Teşekkür ederim. (Alkışlar) FÜSUN DİKMENLİ- Gündemimizin 2. Maddesi hakkındaki görüşmeleri tamamladık. Gündemin 3. Maddesine geçmeden önce ben bugün bize mazeret bildiren arkadaşlarımızı size açıklamak istiyorum. Öncelikle Divan Üyesi Handan Doğan arkadaşımızın eşi, Yusuf İzzettin Doğan ın ağabeyi vefat etti dün gece; bu nedenle aramıza katılamadılar. Bu akşam Yenibosna Cemevi nden cenazesi kaldırılacak. Arkadaşlarımıza başsağlığı diliyoruz. Bir diğer meslektaşımız Avukat Halil İbrahim Göktürk ve Avukat Sevgi Barutçu mazeretleri nedeniyle toplantımıza katılamayacaklarını bildirdiler. 3. Maddemize geçmeden yine Divana verilen bir son önergeyi okuyacağım: İstanbul Barosu Meclisi Başkanlık Divanına, 18 Mayıs 2006 tarihinde Fransız Meclisinde Ermeni soykırımını inkâr edenlere hapis ve para cezası öngören bir yasa görüşülecektir yıllarında Türklerin Ermenilere soykırım yaptığı şeklindeki büyük yalanı yasa hükmü haline getirmek isteyen Fransız Meclisinin bu tutumu Türk-Fransız dostluğunu da yıkacaktır. Bu nedenle ekteki metnin Meclisimizce kabul edilip, bildirge olarak Türk kamuoyuna, Fransız barolarına, Fransız Meclis Başkanlığına gönderilmesini oylarınıza sunuyorum. Saygılarımla. Avukat Osman Aydın Şahin. Bildirgeyi okuyorum. İstanbul Baro Meclisi Bildirgesi: Milletimiz yılları arasında ulusal kurtuluş savaşı vermiş ve vatanını savunmuştur. Ermeni soykırım iddiası büyük yalandan ibarettir. Savaş koşullarında her iki taraftan insanlar ölmüştür. Soykırım asla yapılmamıştır. Bu tarihi gerçek

9 9 Ermenistan ın ilk Başbakanı Kacasnuni tarafından da saptanmıştır. Kacasnuni 1923 yılında yapılan Taşnak Partisinin konferansında şu hususları belirtmektedir: Türkler, savunma içgüdüsüyle hareket etmiştir. Tehcir kararı amacına uygundur. Bizler Rus Çarlığı, İngiliz emperyalizmi, Fransız emperyalizmi tarafından kullanıldık Bu ifadeler soykırıma uğradığı söylenilen Ermenilerin Başbakanına aittir. Başka belge aramaya gerek yoktur. Vatan savunmamızı soykırım olarak nitelendirtmeyiz. Böyle bir yasa kabul edildiği takdirde çiğnemek üzere Fransa ya gideceğiz, çünkü vatanımız savunmaya devam ediyoruz.buyurun Sayın Başkanım. KAZIM KOLCUOĞLU- Teşekkür ediyorum Osman arkadaşımıza, duyarlılık göstererek Meclisin böyle bir karar almasını istedi, ancak İstanbul Barosu daha önceden aldı bu kararı. İstanbul Barosu uzun bir yazıyla Paris Barosu başta olmak üzere, bütün Avrupa daki, Uluslararası Barolar Birliğine, Avrupa Barolar Konseyine ve aynı zamanda Avrupa da ileri gelen bütün baro başkanlarına ve meclislerine, bu konunun gerçekten çok önemli olduğuna ilişkin ve hukuki bölümünü de çok iyi değerlendirmek suretiyle, yani bu belge bültenimizde çıkacaktır göreceksiniz, fikir özgürlüğünü savunan ülkelerin merkezi olduğunu söyleyen Fransa da tarihin ceza yasalarıyla tespitine ilişkin ve insanların fikirlerini açıklamasını yasaklanmasına ilişkin bu tip kararların alınması onlar için bir geriye dönüş ve aynı zamanda 1789 dan bu yana savundukları ilkelerden bir dönüş olarak gördüğümüzü ve eğer bir hasmane nitelik taşımıyorsa, büyük bir hukuk garabeti taşıdığını açık olarak ifade eden ve bu konuda o baroların ve aynı zamanda barolar birliklerinin bu konuda duyarlı davranmasını ve Fransız Meclisinin bu konuda karar almaması için, kendilerinin gerekli gayreti ve bu konudaki düşüncelerini aktarmalarını kendilerinden istedik. Bu yasaları, hepsine gönderdik. Ancak, buna basına da verdik, ama biraz geç vakitti. Basın maalesef bazı şeyleri almakta, yazmakta zorluk çekiyor, bazı şeyleri çok kolay yazıyor ve bazılarını yazamıyor nedense. Bunu açıklamak istiyorum. Eğer Meclis de böyle bir karar alırsa, tabii o karar da ayrıca gönderilebilir, ama Baronun bu konuda yaptığı çalışmaları size açıklamak isterim. Teşekkür ederim. BAŞKAN- Biz de Başkanımıza teşekkür ederiz. Önerge sahibi Osman Aydın Şahin e söz veriyorum; buyurun. OSMAN AYDIN ŞAHİN- Sayın Divan, Sayın Başkan, bu önergeyi hazırlarken Başkanın yazmış olduğu, Baro Yönetim Kurulunca alınan karar doğrultusunda yazılmış olan metinden haberim yoktu; burada öğrendim ve coşkuyla karşıladım. Ben verdiğim önerge de bir de bir eylemsellik öneriyorum. Önerge metninde şayet ve bir yasa çıktığı takdirde çiğnemek üzere Fransa ya gitmek gerekliliğinden söz ediliyor. Yani, bunun sadece sözel bir protesto veya bir demokratik mücadelenin metni halinde kalmasıyla sınırlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Şu nedenle düşünüyorum: İçinde bulunduğumuz koşullara baktığımızda, güney sınırlarımızda üç kolordu kuvvetinde bir yığınak yapılmıştır arkadaşlar. Bu yığınak orada piknik amaçlı değildir, bu yığınağın ne amaçlı olduğunu hepimiz biliyoruz ve ciddi bir gelişmelerin ışığında bu soykırım yalanını yasalaştırmak istiyorlar. Çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri tekrar vatan savunması gereğini yaptığı anda tekrar soykırım suçlamasıyla karşılaşacaklardır. Bu bir tarihi tespitten öte bir şey. Önümüzde yaşanacak siyasal gelişmeler ışığında, bir tehdit altında ülkemiz. Bu amaçla, bir eylemsellik öneriyorum ben bu metnin gitmesi ve yasa çıktığı anda da yasayı çiğneyeceğimizi net olarak ve

10 10 bunun bir vatan savunmasının bir devamı olduğu düşüncesinden hareketle yola çıkıyorum. Söyleyeceklerim bu kadar teşekkür ederim. BAŞKAN- Biz teşekkür ederiz. Bu maddeyle ilgili Genel Sekreterimiz Hüseyin Özbek; buyurun. HÜSEYİN ÖZBEK (İstanbul Barosu Genel Sekreteri)- Değerli arkadaşlar, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Başkanımız ayrıntılı açıklama yaptı. Yönetim Kurulumuz Perşembe günkü toplantısında Fransız barolarına, Paris Barosu başta olmak üzere bazı uluslararası hukuk kurumlarına ve Fransız Parlamentosuna bu metnin gönderilmesi kararını aldı. Şu anda dünyada 18 parlamento Ermeni soykırımını tanıdı. Bir iddiayı, bir isnadı tanıdı. Yani, Türklerin Ermenilere soykırım uyguladığı yolunda 18 devletin parlamentosunda karara geçti ve yasalaştı. Bu ayrı bir şey. Fransız Parlamentosu bu yasa teklifiyle Ermeni soykırımı olmamıştır, bu iftiradır, bu çok ağır bir suçlama ve iftiradır şeklindeki bir beyana ceza yaptırımı getiriyor. Bu açıdan önemli. Biz de Türkiye nin çok önemli bir hukuk kurumu olarak elbette ki, hukuksal zeminde, hukuksal platformda gerekli tepkileri göstermeliyiz; tabanımız da bizden bunu istiyor. Arkadaşımızın duyarlılığına da çok teşekkür ediyorum. Ama bir hukuk kurumunun işlevi, bir hukuk kurumunun tarzı hukuk kurumuna uygun olur. Bir siyasi partinin jargonundan, bir siyasi partinin tarzından biraz farklılıklar taşıyabilir. Elbette ki, Türkiye de bir kısım siyasi partiler, bir kısım siyasal organizasyonlar da bu konuda tepki göstermektedir, gayret sarf etmektedir ve bu takdire şayandır. Ben zamanın da değerinin farkındayım. Kısaca şu bilgiyi de vermek istiyorum: Türkiye, Ermeni sorununda 3 aşama yaşadı. Birinci aşama, emperyalist kışkırtmayla 1921 e kadar gelinen süre. Bu süre içinde Ermeni ayaklanmaları oldu. Yerel ayaklanmalar, bir de Rus Çarlık ordusuyla işbirliği yapıldı. Sonunda bu tenkil edildi ve devlet o zaman ki hükümet tehcir kararı almak zorunda kaldı Mayıs 1915 te. İsyana katılan Ermenilerin, Osmanlı tebaası olan, Osmanlı uyruğu olan Ermenileri yine kendi coğrafyasında, kendi milli sınırları içinde başka yerlere nakletti; tamamen yasal bir uygulamaydı. Şu anda fırtına koparılan budur. Yani, bu uygulamanın bir soykırım olduğu şeklinde bir iftira var şu anda. Fakat bu arada Birinci Dünya Savaşı sonrasında, Birinci Dünya Savaşında kitlesel, çete şeklinde Rusya ordusuyla işbirliği yapıldı, ama Birinci Dünya Savaşından sonra özellikle ülkeyi terk etmek zorunda kalan İttihat ve Terakki önderlerine, Taşnak a göre bu işin siyasal sorumlusu olanlara karşı suikastlar düzenlendi. Osmanlı o dönemde iki başbakanını kaybetti. Bu başbakanlardan biri Talat Paşadır, Berlin de katledilmiştir. Diğeri Sait Halim Paşadır, Roma da katledilmiştir. Talat Paşa yı katleden Sohoman Teyleryan dır, duruşmada beraat etmiştir kısa bir yargılamada. Sait Halim Paşa yı katleden Erşevır Sıvacıyan dır, sonradan başka cinayetler de işlemiştir. Bu adamların şu andaki Ermenistan Cumhuriyetinde heykelleri vardır ve milli kahramandır kendi ülkelerinde. Cani olan, katil olan bu kişiler milli kahraman mesabesindedir ve büyük itibar görmektedirler. Bu Ermeni sorununda birinci şok, birinci dalgadır. İkinci şok, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtından sonra devam etmiştir lere kadar gelmiştir. Orly katliamıyla 1983 te sona eren ikinci dalgadır. Bu dalga ASALA dalgasıdır ve 40 a yakın diplomatımız katledilmiştir.

11 11 Üçüncü dalga, şu anda içinde yaşadığımız süreçtir. 18 parlamento bu konuda karar almıştır. Dünya çapında Türkiye ye yönelik bir kampanya söz konusudur soykırımın yasalaşması ve bunun inkârının ceza yaptırımına uğratılması. Maalesef 2005 yılından itibaren bu kampanya ciddi bir şekilde de yurtiçinde de yürütülmektedir. Asıl öneli olan da budur. Bu dönemde diplomatlar katledilmiyor, ama topyekün bir millet katledilmek isteniyor. Ebediyen mahkûm edilmek isteniyor. Geleceğe yönelik bundan 100 yıl sonraki torunlarımızın bile alnına soykırım yaftası yapıştırılmak isteniyor; en tehlikelisi de budur. Bir kısım büyük medya kuruluşları, bir kısım sermaye grupları Türkiye de, bir kısım entelektüeller, bilim adamları, bazı üniversiteler evet, biz tarihimizle yüzleşelim. Biz 1915 te soykırım yaptık demektedirler. Bugüne kadar 70 milyonluk Türkiye, yurtdışından kendisine yöneltilen bu isnatları reddediyordu, kabul etmiyordu; sağcı, solcu, ortacı burada müttefiktik, hemfikirdik. İlk defa Türkiye de iç cephe içinde gedik açılmıştır ve ilk defa Berlin duvarını yıktık demişlerdir Boğaziçi ndeki Dolapdere de çevrilen dolaptan sonra düzenlenen konferansta. Sorun bu açıdan ciddidir. Onun için de hukuk kurumları da kendi çerçevesi içinde tepki göstermelidirler. Ama üslup da önemlidir. Ben bugün Sani Yıldırım ve Ali Şen arkadaşımızla da konuştum, bunu da size nakletmiş olayım. Türkiye Barolar Birliği de bu konuda bir açıklama yapacaktır, karar alacaktır. Ben kısaca bunları özetlemek istedim. Saygılar sunuyorum. (Alkışlar) BAŞKAN- Biz de teşekkür ederiz. Bu maddeyle ilgili başka söz isteyen var mı arkadaşlar? SALONDAN- Bunun ne olduğunu biliyoruz yani; bize ders verir gibi buralarda şey yapmayın. Bilmediğimiz bir konu değil ki. Av. YALÇIN TURA- Değerli arkadaşlarım, Baronun bu çalışmasını kutluyorum. Barolar Birliği de çalışsın; o da güzel. Baro Meclisi niye yapmasın bunu? Belki buradaki bir parti tabiri gibi Hüseyin arkadaşımın ifadelerine katılmıyorum. O ifadeler biraz daha düzeltilerek İstanbul Barosu Meclisinin böyle bir şeyi yayınlamasından yanayım. Bütün gazetelere fakslansın ve ilgili yurtdışı elçiliklerine de gönderilsin. Baro Meclisinin varlığını da kanıtlama, rüştünü ispatlama gibi bir çalışma olur. Ben böyle bir metnin, eğer ifadelerde düzeltme yapılacaksa yapılarak yayınlamasından yanayım. Teşekkür ediyorum. BAŞKAN- Biz teşekkür ederiz.buyurun Cafer Kaya Bey. CAFER KAYA- Değerli arkadaşlar, sorun çok ciddi, önemli. Bütün boyutlarını dinledik, onun için bir tekrar yapmayacağım. Başkanımızı ve Yönetim Kurulunu kutluyoruz. Gerekli müdahaleyi yapmışlar ve bir bildiriyi duyuru halinde yayınlamışlar. Burada benim gördüğüm şu: Bu bildiri bizim basında yayınlanmadı. Bugünkü basını ben izledim bir miktar, göremedim. Dolayısıyla, demek ki bildiri ilgili yerlere gitti, ama kamuoyunda yansımadı. Ne yapılabilir bu aşamada? Bu aşamada Baromuz şunu yapabilir: Bir basın toplantısı düzenleyerek ilgili Meclis üyelerimiz de katılıp, önümüzdeki gün içinde olması lazım, yani Pazartesi-Salı olması lazım. Böyle bir basın toplantısında bildiri tekrar edilir, medya davet edilir ve Türk kamuoyuyla, dünya kamuoyuna İstanbul Barosunun bu hassasiyeti ve bu tepkisi dile getirilir düşüncesindeyim.

12 12 Burada bize ulusal bir görev düşüyor. Zamanlaması itibariyle bu hafta içinde bu eylemin yapılması lazım. Bu bir Anayasal sorumluluktur. Meslek Yasamız da zaten bize bu görevi veriyor. İlgili yasanın 76. maddesini biliyoruz hukukun üstünlüğünü, insan haklarını koruma ve savunma görevi baroların asli ve temel görevleri arasında yer alıyor. Bu bir insan hakları ihlalidir, uluslararası hukukun ihlalidir. Roma Sözleşmesi ortada. Fransa nın imza attığı bu sözleşmeyi, Fransa Devleti bugün tanımaz hale gelmiş durumdadır, düşünce özgürlüğünü reddetmektedir. Buna bir hukuk kurumu olarak gerekli tepkiyi vermiş durumdayız. Yönetimimizi bu açıdan ben tekrar kutluyorum. Ancak, kamuoyuyla bunu paylaşmamız lazım. Bu hususta bir basın toplantısı düşüncemi sizlerle paylaşmak istiyorum. Teşekkür ediyorum. BAŞKAN- Biz de teşekkür ederiz arkadaşlar.buyurun Cihan Yamaner. Av. CİHAN YAMANER- Burada iki şeyi birbirine karıştırmamız gerekir diye düşünüyorum. Bir defa burada Baromuzun Yönetim Kuruludur temsil yetkisine veya açıklama yetkisine sahip olan; o da onu yapmıştır. Bunun daha geniş kitleye ulaşması için destek gerekiyorsa, tabii ki elimizden geleni yaparız. O ayrı; bu yapılmıştır. Dolayısıyla, önergenin bu kısmının oylanmasına gerek yoktur kanaatindeyim. İkinci bölüm ise, sayın önerge sahibi arkadaşımız, burada bir de eylem önerdi, ona dikkatinizi çekiyorum. Burada özellikle yapılması için oylanması uygun değildir. Çünkü bu kişisel doğrudur. Son derece saygıyla karşılanacak olan bir tavırdır, ama herkesin bu konudaki kişisel yapacağını, edeceğini Meclis konusu haline getirip, haydi gelin hep beraber Fransa ya gidelim konusunun oylanmasına gerek yoktur. BAŞKAN- Bu konu ilgi çekti arkadaşlar.buyurun Bozkurt Nuhoğlu. Av. BOZKURT NUHOĞLU- Arkadaşın görüşüne katılmıyorum. Osman arkadaş ciddi bir eylem önerisinde bulundu, bu yasayı çiğneyelim diyor. Bence bunu oylayalım burada ve bir basın toplantısı olarak bu yasaya uymayacağımızı, gerekirse Paris e gidip, orada da basın toplantısı yapacağımızı kamuoyuna açıklayalım derim ben. Şimdiden tepkimizi koyalım. BAŞKAN- Teşekkürler.Buyurun Sayın Muazzez Çörtelek. Av. MUAZZEZ ÇÖRTELEK- Belki imzaya açılması düşünülebilir mi diye bir öneri getirmek istedim. Yani, metni birazcık değiştirerek, son 2-3 cümleyi de değiştirmek kaydıyla, imzaya açılabilir. Ferdi olarak imza konulup, bir tepki alınması sağlanabilir diye düşündüm. BAŞKAN- Teşekkür ederim.buyurun Tarık Bey, son konuşmacı olarak. Av. TARIK HAKTAN- Saygıyla selamlıyorum. Bu önerideki eylem konusunda, ben de bir eylem önerisinde bulunmak istedim. Belki hepimizin Fransa ya gitmesi ve fiili olarak yasayı orada çiğneyecek derecede eylemlere katılma imkânı olamayabilir. Ancak, Türkiye de hiç olmazsa, İstanbul da Fransız Konsolosluğu önünde cüppelerimizle, bütün avukat arkadaşlarımız önümüzdeki Pazartesi veya Salı günü bir eylem yapabiliriz, çelenk koyabiliriz. Bu baro Meclisi bildirisi olarak arkadaşımızın önerdiği metni, avukatlar olarak İstanbul Fransız

13 13 Başkonsolosluğuna ve Ankara da da hatta yapılabilirse Barolar Birliğinin eylemi olarak Fransa Büyükelçiliğinin önünde güçlü bir eylemle avukatlar olarak sesimizi duyurabiliriz diye düşünüyorum. Bu pratiğe geçirilmesi kolay da bir eylem olur kanaatindeyim. Bu konuyu takdirlerinize arz ediyorum. BAŞKAN- Peki, teşekkür ederiz.son söz dedim, ama Zeki Bey yurtdışı temsilcimiz olduğundan, ona da söz veriyorum; buyurun. Av. ZEKİ YILDAN- Sayın Divan, Sayın Başkanım, Yönetim Kurulu Üyesi olarak bu şeyi yaptık. Ben de inanarak yaptım. Ancak, Ayhan arkadaşımız baroda görev yapan, bir Cumhuriyet Gazetesi getirdi 1936 tarihli. Babasının arşivinden almış. Gazete orijinal. Montrö Anlaşmasının imzalandığı günkü Cumhuriyet Gazetesi. Basımı falan da o kadar güzel ki hayret ettim. Matbaa, hurufat her şey güzel. Değerli arkadaşlarım, hepimiz baktık. Orada bir resim vardı elle çizilmiş. Anadolu, Rumeli, Çanakkale Boğazı, İstanbul Boğazı, iki ayağını Anadolu ya, bir ayağını da Rumeli ye basmış Mehmetçik, Türk Bayrağı Anadolu da, elinde süngüsü. Bir anlaşma sadece oradaki metni imzalayarak olmuyor. Arkasındaki irade, devletin, toplumun iradesi olması lazım. Kınamakla falan bir şey olmuyor. Yıllardır kınıyoruz, bir şey olmuyor. Yanındaki yazı şu: Donanmamız Çanakkale de Karedeniz Boğazı nı işgal etti İstersen imzalama diyor. O anlaşmalar öyle oldu. Ne kadar donanmamız vardı? Olduğu kadar. İşgal etti diyor Montrö nün imzalanacağı gün. Soruyorlar sınırlarımız Misakı Milli sınırları mı? Sınırlarımızı soruyorlar. Onu mu tespit edeceğiz? Sınırlarımız süngümüzün gücünün yettiği yere kadardır diyor Mustafa Kemal. Kınadık, ettik, bitti mi? Arkasındaki irade çok önemli. Dönüşü olmayan bir mücadelenin iradesini göstermemiz lazım, bu yaşamsal meselede. Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. ( Bravo sesleri, alkışlar) BAŞKAN- Biz de teşekkür ediyoruz.arkadaşlar, bu konu ilgi çekti, son olarak Sami Akdağ arkadaşımıza da çok kısa söz veriyorum; buyurun. Av. SAMİ AKDAĞ- Değerli meslektaşlarım, konular bence hep birbiriyle çok bağlantılı. Meclis yapısından bahsediyoruz, Yönetim Kurulundan bahsediyoruz, dolayısıyla bunların yapılanmalarını, birbirleriyle olan bağlantılarını çok fazla önemsemiyoruz, yani bunların birbirine olan etkisini göremiyoruz diye düşünüyorum. Elbette yapılacak işlemler, eylemler o an için gerekli olabilir. Ancak, o işlem ve eylemi yapan kurumun dış kamuoyunda, hukuk nezdinde bağımsız iradesini yansıtan bir kurum statüsünde olması gerekir. Şirketler hukukundan hatırlayalım: İçe etkili eylemler, dışa etkili eylemler. Şu an biz içe etkili eylemler bakımından Yönetim Kurulunun sağlamış olduğu teveccüh ve vermiş olduğu inisiyatifle hareket ediyoruz. Bunu dışa etkili eylemleri yapabilecek kudret olarak görmemiz ne kadar doğru diye ben bir tespitte bulunmak istiyorum. Yararlı bir şeyler yapmak isterken sistem bütünlüğünde doğuracağı mahsurları da göz önünde bulundurmamız gerektiğini düşünüyorum, teşekkür ediyorum. BAŞKAN- Biz teşekkür ediyoruz. Artık kimseye söz vermiyorum, toparlıyoruz. Yönetim Kurulu bu konuda gerekli çalışmaları başlatmış, bildiriyi hazırlamış, ancak bizim Baro Meclisi olarak da bu çalışmalara katkıda bulunmamızı, bir bildiri yayınlanmasını, bir eylem biçimi önermemizi engelleyen herhangi bir şey yok. Öneren

14 14 diyorum dikkat edin, bizzat yapan değil. Onu biliyoruz zaten. Burada 3-4 husus var özet itibariyle. Bir, son 1-2 cümlenin tenzih edilmesi. İki, eylem biçim önerileri. A, imzayı açma, b, basın toplantısı, c, konsolosluğa çelenk koyma, d, sonunda Fransa ya gitme gibi. Dilerseniz şöyle toparlayalım: Baro Meclisimiz Osman Aydın Şahin in önermesindeki gerekli son cümledeki değişikliği yapmak ve eylem biçimleri olarak bunları yazmak kaydıyla, Yönetim Kuruluna bu konudaki çalışmaları desteklediğini, böyle bir bildiri hazırladığını ve bunun duyulmasını istediğini ve aşağıdaki eylem biçimlerini de önerdiğini tavsiye kararı olarak alsın. Oylarınıza sunuyorum: Teşekkürler. Demek ki son söz, iş bitti. Demin unuttuk koridorda söyleyen oldu mu diye, Meclis üyemiz Avukat Aydeniz Tuskan ın annesinin vefatının kırkıncı günü olduğu için bugün o da gelememiş. Bu mazereti de iletmemizi söylediler. Ona da sabır diliyoruz.

15 15 Gündem Maddesi 3: Güncel Gelişmeler Işığında Yargı Sorunları ---- & ---- BAŞKAN- Değerli arkadaşlar, gündemimizin dikkat ederseniz büyük yazdık onu, en önemli maddesi, Güncel Gelişmeler Işığında Yargı Sorunları. Sayın Bozkurt Nuhoğlu nun, Nuran Atahan ın ve diğer arkadaşların da önerisini dikkate alarak, güncel gelişmeleri de gözleyerek böyle bir maddenin, hemen hemen tek madde olarak tartışılmasını istedik. Arada değişik önergeler geldi, ama onlar da bununla bağlantılıydı bence. O da güncel gelişmeler ışığında bir sorundu. Bildiğiniz gibi Avukatlık Yasasının 76. Maddesi ve ilgili maddeleriyle bizim önergemizin amaç başlıklı 2. Maddesi ve genel kurulun görevleri başlıklı, geçen kabul ettiğimiz 5/f maddesi hukukun üstünlüğünün, bağımsız yargının ve mesleğin gelişmesinin sağlanması yönünde, yargının sorunlarının tespiti ve çözümü yönünde çeşitli eleştiri ve önerilerde bulunmak için, Baro Meclisimize görev ve yetki veriyor. Biz de gündemi böyle düşünerek, böyle belirledik. Hepimizin gözlediği gibi arkadaşlar, gerçekten ciddi bir şekilde cumhuriyetin temelleri, ciddi, bilinçli ve sürekli bir şekilde tahrip edilmeye çalışılıyor. Âdeta cumhuriyetle hesaplaşmaya çalışıyorlar her alanda. Bu alanların detaylarına girmeyeceğiz Başkanlık Divanı olarak. Siz değerli arkadaşlarımız onu anlatacaklar. Bu dönemde, hukukun üstünlüğünü, laik ve özgürlükçü demokrasiyi savunan Baromuza gerçekten çok ciddi görevler düşüyor. Biz de Baro Meclisi üyeleri olarak Baroyu oluşturan değişik organlarda görev alan kişiler olarak neler yapabileceğimizi, Baro Yönetiminin çalışmalarına nasıl ışık tutacağımızı, nasıl katkıda bulunacağımızı, görüş ve önerilerimizle ortaya koyacağız. Deminki yaptığımız çalışma da bunlardan biriydi. Konuşmacı arkadaşlarımızın da muhtemelen değineceği gibi, biz Başkanlık Divanı olarak yaptığımız ön toplantılarda, diğer arkadaşlarımızla da olan çalışmalarda, şu başlıkların konuşmacı arkadaşlar tarafından ve kendilerinin uygun göreceği diğer başlıkların gündemde çok önemli yer tuttuğunu, bunların mutlaka tartışılması gerektiğini düşündük. Takdir sizlerin ve konuşmacı arkadaşların. Yargı bağımsızlığı konusu tartışılmalı. Yargıç güvencesinin tehlikede oluşu önemli bir yer tutuyor bize göre. Yargıda siyasallaşma ve kadrolaşma, yargıya müdahale ve yargının özgür ve özerk yapısına tahribe yönelik çalışmalar. Avukatlara yönelik, kendi Baromuzun bir toplantısında dahi gündeme gelen saldırılar. CMK ve diğer yasalarda mesleğimizin yapılmasını da zorlaştırmaya yönelik, insan haklarına aykırı olan, olmayan çalışmalar. Bir de şu önemli arkadaşlar, kuvvetler ayrılığı ilkesini (bu yasama ve yürütmenin başı) ısrarla ve inatla yok sayıyor, bunu tahrip etmeye yöneliyor. O konuda yargının en yüksek organlarından gelen eleştirileri dahi, uyarıları dahi dikkate almıyor, ciddiye almıyor. Bunları her zaman dinliyoruz diyor yürütmenin başı. Âdeta önemsemiyor. Halbuki, Danıştay Başkanımızın söylediği bir söz var: Hukukun üstünlüğü ancak bağımsız yargının denetimiyle gerçekleşebilir Siz yasama ve yürütmeye, siyasi iktidara bütün yetkileri verirseniz, yasama ve yürütmenin işlemlerini yargı denetiminden ayrı tutarsanız, onun adı herhalde laik, demokratik bir cumhuriyet olmaktan çıkar. Bir de şu hepimizin dikkatini çekti: Laikliğe ve devletin laiklik ilkesine sahip çıkan, o mevzileri ve cumhuriyetin kazanımlarını korumaya çalışan başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, yüksek yargı organları olmak üzere, üniversiteler ve öğretim üyeleri olmak üzere ciddi saldırılar var. En sonunda bunun örneğini Cumhuriyet Gazetesinde yaşadık. Ardı ardına 3 kez bombalandı, özgür ve bağımsız basın da susturulmaya çalışıldı.

16 16 İki şey daha: Sözde Ermeni soykırımını da biz gündeme almıştık. Osman Aydın Şahin arkadaşımız bizden öne geçerek bu konuyu gündeme taşıdı. Onu söylemiyorum. Eğitim ve öğretim birliğine ters düşen uygulamalar ve yıllardır cumhuriyetin eğitim ilkesine ters düşen uygulamalar, eğitim sistemine meydan okuyan tavırlar, o tavırlara girmiyorum, girecekseniz 21 yaşındaki bir kişinin çocuk denilerek Meclis kürsüsüne oturtulması, laik eğitim sistemine meydan okutulması, eğitimin dinselleştirilmesi yönündeki çabalar, bunlar bizim tespit ettiğimiz önemli sorunlar. Diğer ayrıntılara arkadaşlarımızın girmesi, bu konunun derinlemesine irdelenmesi, laik, sosyal hukuk devletinin, cumhuriyetimizin devamlılığı, sürekliliği ve kazanımlarının korunması yönünde Baro Meclisinin, Baro Yönetim Kurulunun ne tür çalışmalar yapması gerektiği yönünde görüş ve kararlar oluşturulması yönünde arkadaşlarımıza sırasıyla söz vereceğiz. Şimdiden katkılarınız için teşekkür ediyorum. FÜSUN DİKMELİ- Böylece gündemimizin 3. Maddesine geçtik. Konuşmacı arkadaşlarımızı tespit etmiştik. Sayın Kadri Markoç, buyurun. Av. KADRİ MARKOÇ- Sayın meslektaşlarım, hepinizi saygıyla selamlıyorum. Baro Meclisinin tüm toplantılarına katıldım. İlk defa onur ve gurur duyuyorum, kuruluş amacına uygun bir toplantı yapıyoruz. Baro Meclisinin kuruluş nedeni İstanbul Barosu Genel Kurulunun çok yoğun sorunlarla donanmış, kuşatılmış olmasına rağmen, bir tek günde genel kurul yapılıyor olması nedeniyle bu sorunlara hiç değinememiş olmamızdır. Eğer İstanbul Barosu Genel Kurulu, 3 gün, 4 gün süren bir çalışma yapılıyor olsa, en küçük bir endişe duymuyorum, orada ülke sorunları ve yönetimi konusunda yapacaklarına ilişkin olmak üzere kararlar alınır, açıklamalar yapılır, bildiriler yayınlanırdı. Ancak, tekrar ifade edeyim, buna imkân bulunamadı. İstanbul Barosu Meclisi, Baronun yapamadığı eksiği kapamak ve hiç kuşkusuz Baro Yönetim Kuruluna yardımcı olmak ve onun getireceği sorunları tartışmak üzere kuruldu. O nedenledir ki, bu Baro Meclisi şu saat itibariyle üzülerek ifade ediyorum 60 kişi falan var bu salonda. Oysa, bu toplam rakamımız 300 e yaklaşıyor. Katılımın olmamasının nedeni, bugüne kadar olan biraz eksik çalışmaların bir sonucudur. Burada gelip de Baroya ilişkin bir komisyonun, bir merkezin yapacağı çalışmaları biz burada yapmak durumunda bırakıldı. CMK uygulanıyor, uygulanmıyor, eksik, uygulama fazla, uygulanıyor veya şu komisyon böyle yapıyor, bu komisyon böyle yapıyor gibi konuları biz burada tartışmayız, tartışamayız. Ancak, bugünkü toplantı bakımından tekrar söylüyorum, meslek sorunları bizim ana sorunlarımızdan biridir. Buna hiçbir itiraz geliştirmiyorum ve bugünkü yapılan toplantıda söylenen her şeye katılmamak mümkün değil. O nedenle, tekrar ifade edeyim, emperyalist güçler tarafından kesinlikle kuşatılmış bir ülkeyiz. Ekonomimiz teslim alınmış vaziyette. Emperyalist en büyük güç Amerika Birleşik Devletleri güneyimize kadar hudutlarını genişletmiş bulunuyor. Komşu İran a saldırı planlara geliştiriliyor. Ülkenin rejimine ad biçiliyor ılımlı islam cumhuriyeti tarzında. Böyle şeylerin olduğu bir yerde, İstanbul Barosu oturur da şu kanunun bu maddesi, öbür kanunun öbür maddesini tartışırsa, görevini yapmamış bir meclis halinde oluruz. Ülkenin koşulları itibariyle biz cumhuriyet dönemini bir anlamda kurtuluş dönemi meclisi gibi çalışmak durumundayız. O nedenledir ki, gündemimiz bu şekliyle belirlenmelidir. Avukatlar merakla beklemelidir, üç ay sonra Baro Meclisinden çıkacak bildiriyi, tavsiye kararlarının ne olduğunu merakla beklemelidir. Bu salon, bu anlamda hınca hınç dolmalıdır. Baroda bu Meclisin üyelerine avukatlar tavsiye olarak aman, lütfen şunu da dillendirin. Aman lütfen bunu da dillendirin. Şu konuda da karar alın diye istençli olmalıdırlar. Bizim

17 17 aldığımız kararlar ve bildirileri, böyle diyor zaten Yönergemiz, avukatları durdurmak tarzında yapılmalıdır. Bugüne kadar yapmış olduğumuz çalışmalardan avukatlara duyuracağımız hiçbir çalışma yok. Yani, şunu yaptık, Baro Meclisi bunu yaptı anlamında getirebileceğimiz bir çalışma söz konusu değildir. O nedenle, önerim şudur: Uluslararası sempozyum tabii yapılır, baronun yaptığı tüm çalışmalara yürekten katılıyorum, Baronun yaptığı etkinliklerin herhangi bir yerde olumsuz eleştirilmesine hiçbir şekilde insan olarak müsaade etmem, karşı çıkarım; çalıştıklarını da biliyorum. Ancak, şuna katılamam: Biz çağdaş bir ülkenin barosu değiliz. Yani, biz Fransız, İtalyan, Amerikan barosu gibi olaylara bakamayız. Biz sömürülen ve yeniden kurtuluş savaşına itilen bir ülkenin barosu olduğumuzu ve bu Baronun Meclisi mensupları olduğumuzu unutmamak durumundayız. O nedenledir ki, yapılacak toplantıların gündem maddelerine, sıra 5 kişiyle sınırlanabilir, 5 dakikayla sınırlanabilir, buna hiçbir itirazım yok. Birinci gündem maddesinde kısaca dahi olsa, bu konulara elbirliğiyle değinmek durumundayız ve de ne düşündüğümüzü kamuoyuna açıklamak durumundayız. Yani, burada tepki tartışmaları yapar mıyız, yapamaz mıyız, yaparsak ne olur? Falan tarzında bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değil. Bu özerk bir yapıdır. Bu özerk yapı, aldığı bir kararı açıklar. Bunu yaparken de Yönetim Kuruluyla paralellik oluşturmak mecburiyetinde değildir. Yani, yarın öyle düşünelim arkadaşlar, bir Yönetim Kurulu düşünün ki, bu inançları paylaşmıyor. Biz de Mecliste bulunan arkadaşlarız, yani zaman itibariyle, etki geliştirmeyecek miyiz? Tepki geliştirmeyecek miyiz? İmkân bulursak karşı bildiri oluşturmayacak mıyız? Yani, burada bir terslik söz konusu değil. O nedenledir ki, bu meclis zaten belli bir görüşü ifade ediyor. Baro Yönetim Kuruluyla ters düşmesi de söz konusu değil. Onu güçlendirecek, onun eksik bıraktığı noktaları tamamlayacak, bir kamuoyu açıklamaları, 3 ayda 1 den bahsediyorum, yapmalı ve bunu baroda, ilan tahtalarında açıklamalı ve İstanbul Barosu avukatları arasında kamuoyu ve dayanışmayı beraberinde getirecek ve onların Baroyla kucaklaşmasını sağlayacak bir eylemsellik içerisine bu meclis girmek durumundadır. O nedenledir ki, ben bildiri kaleme alınması için, bir önerge veriyorum. Bu önergemle kısaca söylemek istediğim husus şudur: Baro Meclisinin bu yaptığı çalışmadan çıkan ürün, çıkan hâsıla burada kaleme alınmak suretiyle, kamuoyuna ve avukatlara duyurulmalıdır. Bunda en ufak bir endişe, en ufak bir terslik söz konusu değildir. Baro meclisi yapmış olduğu çalışmalar sonrasında, Fransa nın şusunu, meslektaşımın öne sürdüğü yabancı avukat barolarına ilişkin konularını görüşmüş bunun düzeltilmesi, kaldırılması için, bir şeyler yapılması için. Nihayet tekrar ifade ediyorum, Başkan başlıklarıyla açıkladığı için yeniden tekrar etmiyorum, sadece bir şeyi söyleyerek geçiştiriyorum, çok şey söylenebilir, bugünkü bir gazetede dün Cuma günü Sağlık Bakanlığının bahçesine kadar taşan Cuma namazı kılınmıştır. Bakanlıkta 200 kişilik bir mescit bulunmasına rağmen, orası doldu veya dolmadı, ama bahçesine taşmak suretiyle cuma namazı kılınıyor. Oysa, bilinen bir olay var, siyasetin girmeyeceği yerler noktasında, açıkça belirtilen kışlaya girmemelidir, eğitime girmemelidir noktasının devamıyla ilgili olmak üzere, eğitime girmenin somutu, PKK eylemlerine çocukları sürüyor diye kınıyoruz. Onunla ilgili olmak üzere, ceza yaptırımı getiriyoruz, ama AKP Genel Kurulunun bir ilde yaptığı toplantıya katılım için okul tatil ediyoruz, ellerine bayrak veriyoruz. PKK nın yaptığı zarardan daha az mı zarar oluşturacağını zannediyorsunuz bunun. Bu giderek çok daha büyük

18 18 zararlar oluşturacaktır. Bunları dikkate alan, kaleme alan bir bildirinin hazırlanarak kamuoyuna ve baro odalarında asılmasını öneriyor, hepinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar) Av. FÜSUN DİKMENLİ- Ben sayın arkadaşımı verdiği önergeyi okuyorum: İstanbul Barosu Baro Meclisi Divan Başkanlığına, Güncel gelişmeler ışığında yargı sorunları gündem maddesi üzerinde yapılacak konuşmalarla, ortaya çıkacak görüşlerin, Baro Meclisi genel kurul bildirisi olarak kamuoyuna ve meslektaşlarımıza duyurulması için bir Bildiri Hazırlama Komisyonu kurulmasını ve hazırlanacak bildirinin yayınlanmasına karar verilmesini talep ederim. Saygılarımla. Avukat Kadri Markoç. Komisyona öneri var mı? O zaman öneri sahibi olarak sizi komisyona almamız gerekiyor. Başka bu komisyona girmek isteyen var mı? Osman Aydın Şahin, Nazan Moroğlu, Yalçın Tura kaç kişiyle devam edelim? Peki, 3 kişiden fazla olunca toplantılara katılamıyoruz. Ben bunu bizzat yaşadım Avukatlık Komisyon Tasarısında. Arkadaşlarım da gülüyor. Çünkü bildirileri bir an önce, ama bundan sonra bir komisyonu, bunu genişletebiliriz, yani Baro Meclisindeki her toplantıdan sonra bu, bugünkü gündeme ilişkin değil, bu komisyon devamlı görev yapabilir. BAŞKAN- Arkadaşlar, ara verdiğimizde bu 4 arkadaş kısa bir değerlendirme yaparlar. Çalışma biçimini belirlerler. Büyük bir olasılıkla da burada bir köşede otururlar, konuşmalardan da esinlenerek bildiriyi hazırlarlar diye düşünüyorum. Yani, şu anda Kadri Markoç, Osman Aydın Şahin, Nazan Moroğlu, Yalçın Tura ve Muazzez Çörtelek benim gördüğüm. Av. CİHAN YAMANER- Kadri Markoç arkadaşımızın anlattığı hususta, bu Meclis toplantılarının nasıl düzenlenmesi gerektiği, dizayn edilmesi gerektiğine dair, ilginç ipuçları da var. Çünkü, aslında burada iki grup arkadaş var kabaca. Biri bu meclisin görevleri tam anlamıyla tanımlanmadığı için yeterince, ayrıntısıyla iyi niyetlerle dolu olarak başlayan kuruluş denemesi olduğu için bu, bir grup bunun meslek sorunlarıyla sınırlı olması, meslek etiğine, avukatların şeref ve de kişisel haysiyetine ilişkin konulara ait yasalara ilişkin değişikliklere ait bir konunun ağırlıklı olmasını düşünürken, diğer grup arkadaşın da buranın aslında bir siyasal platform olduğu, özel bir kuruluş olduğu, Yönetim Kuruluna da bağlı olmayarak, istediği gibi kararlar alıp, bunları neşredebileceği, bunların en nihayet en genel prensiplerde Yönetim Kuruluyla zıt düşmemek ve onları zor durumda düşürmemek ilkeleriyle sınırlı olarak sınırlanabileceğini düşünmektedir. Kendisi gayet güzel öneride bulundu burada. Bu konunun halli için bir orta yol bulmak lazım kanaatindeyim ben. Meclis toplantılarının daha kısa, daha etkin ve daha da anlamlı sonuçlar doğması açısından her iki grup arkadaş da haklıdır. Her iki grup da doğru şeyler söylemektedirler. Peki, bunları nasıl meczedeceğiz? Sorun budur. Arkadaşımız süreyle sınırlı olarak ve 5 kişiyle sınırlı olarak dedi. Gayet de güzel bir öneridir. Her toplantının başında, birinci madde geçildikten sonra ikinci madde olarak, bu konuların gündem maddesinin

19 19 sürekliliği açısından, her toplantının gündem maddesini oluşturacak şekilde alışılmış ve geleneksel hale getirilmesini söyledi. Son derece destekliyorum. Bu ancak böyle olur. Gerçekten her toplantıda bu konuşmanın yapılacağını bilmeliyiz. Ülke, egemen yargı sorumluluğu hakkında sözü olan arkadaşlar, hazırlanan, burada akıllarına gelen, böyle gazeteden bir gün önce okudukları değil, hazırlanarak 5 kişi gelsin buraya hakikaten, sözlerini belli süre sınırı içinde serbestçe açıklasın ve arkadaşlarımız aydınlatsın ve bunu daha derinleştirerek yapmasını öneriyorum ben. Oturup da gazete haberleri tekrarlayarak yapılmasını istemiyorum. Onu şiddetle öneriyorum. Burada ciddi bir çalışma olsun. Özellikle meslektaşımız Zeki Beyin yaptığı açıklamaya müteşekkirim bu anlamda. Bildiğimiz bir şeyi anlattı senesinde Montrö Anlaşması imzalandığındaki gazetenin başlığını ve o gün olayı anlattı. Bunu bilen az kişi vardır. Dolayısıyla, bu gibi yapacağı anlamlı, hepimize yararlı, böyle baroyu güçlendirici konuşmaların olması halinde bu gündemi maddesi sürekli bir işe yarar; onu da söyleyeyim. BAŞKAN- Peki, teşekkür ederiz. SALONDAN- Arkadaşımızın bu sansasyonel görüşünüze katılmak mümkün değil. Bir anda kafamızda çakan şimşek, senelik birikimimizin patlaması olur. O patlama noktasını da senin gazete bilgin de yetmez, bizim yaşam bilgimiz, deneyimlerimiz o kadar zengindir ki, sen duvar da koysan o patlayacağı zaman patlar. Yani, belli kurallar içerisinde biz zaten kurallar adamıyız, ama ne zaman, ne kural koyacağımızı biz biliriz. Eylem böyle olgunlaşır, pat diye o eylemi yaparsın Bozkurt ağabeyin dediği gibi, Kadri arkadaşımın dediği gibi. Eylem beklemez, gelir, patlatırsın; bu kadar. BAŞKAN- Peki, teşekkür ederiz. Arkadaşlar, zaten bu Genel Kurulda gelecek gündemin tarihine ve gündemine ilişkin maddeyi, bu nedenle koyuyoruz. Benim de arkadaşlara sitemim şu: O bölüme kalmıyor hiç kimse, hiçbir ciddi öneride bulunulmuyor. Ondan sonra da eleştiriyor arkadaşlar. Ama bir de şunu söyleyeceğim Cihan Bey, gazete haberleri de demek ki önemliymiş bakın. İlk söylediğinizle çelişti biraz. Gazete haberi de önemli. Yani, gazete haberini de küçümsemeliyiz, gazetelere de sahip çıkmalıyız. Özgür basın susturulmamalı. Biz hepimiz anladık ve inanın o dengeyi tutturmaya çalışıyoruz. Zaten Divan olarak en çok yaptığımız o. Biz de daha önce bazı arkadaşlarımız açısından diyorum, çok güzel çalışıyor bu Meclis, diyenler, şimdi hiçbir şey yapamamış gibi davranıyorlar. Tutanaklarda bütün gelişmeler var. Yani, sizlerin önerdiği ve divanın yapmadığı hiçbir şey yok özetle. Teşekkür ediyorum. Av. FÜSUN DİKMENLİ- Evet, devam ediyoruz. Sayın Sahir Bafra, buyurun efendim. Av. SAHİR BAFRA- Değerli arkadaşlarım, 1988 deki genel kurulda dışarıda, siyasette, politikada anlaşmış arkadaşlar, baroda siyaset yapmasınlar. Baroda siyasette anlaşanlar dışarıda siyaset yapsınlar dedim. Ama bir ayrımın eşiğindeyiz. Başkanımızın konuşmasında belirlenen işaretler, Kadri Beyin konuşmaları, hepimizin tanık olduğu gelişmeler, cumhuriyetimizin dini siyasi bir kıskaç içine alındığını ve yaratılan potansiyelin karşı devrim vüsatine vardığı, Türkiye Cumhuriyetinin belki 31 Mart vakası dönemlerinden daha ağır buhranlara, felaketlere, yıkımlara maruz kalabileceği şeklinde. Meclis Başkanı söyledi: Rejim problemi halledildi. Dışarıdan müdahalelerin önüne geçmek istiyoruz dedi. Yani, her bitmiş diyor.

20 20 Değerli arkadaşlarım, dinin siyasallaşmasından bahsediliyor, yargının siyasallaşmasından bahsediliyor. Yargı daima siyasaldır. Humeyni nin ülkesinde yargı, Humeyni nin doktrinini vazeder. Komünist ülkelerde komünist yargıdır. Bakınız, Cumhuriyet kurulurken savcılara cumhuriyet savcısı denildi. Yani, yargı da daima siyasidir ve adliyelere saray denilmesi de buradan geliyor. Yani, saltanata, padişaha, siyasete olan bağlılığa atıftan dolayı. Peki ne oldu da dinin siyasallaşmasından bu derece şikâyetkâr olduk? Biz her zaman şikâyet ettik değerli arkadaşlarım, fakat bugün bıçak kemiğe dayandı; bugün değil, öteden beri dayandı. Ama artık bunlar gemiyi azıya aldılar ve cumhuriyetin kağıttan bir kaplan olduğunu, 28 Şubattan önce olduğu gibi düşünmeye ve savunmaya başladılar. İstanbul Barosunun çok büyük bir aydınlanmacı grup olarak bu gelişmeler karşısında maalesef ve maatteessüf kâfi derecede aktif olmadığını görüyoruz, bunu anlamaya çalışıyoruz, tahlil etmeye çalışıyoruz. Müsaade ederseniz doğru bir cevap ben bulabilmiş değilim. Değerli arkadaşlarım, koca bir fabrika var Coca Cola Company gibi arkasında. Bir şişe bulacaklardı, uygun bir şişe, bu dağıtım için şişelemek için uygundur diye bu model seçildi. Burjuvazi, halk kitleleri aşamaları görürler, onun arkasındaki birikimleri göremezler. Problemimiz o birikimleri, o kaynakları tespit etmek ve yerinde korumak. Değerli arkadaşlarım, şu noktaya geldiğimizde bir şeyle karşı karşıyayız ne yapacağız? Komünist partilerin, faşist partilerin, komünist, faşist propagandaların yasaklandığı ülkeler gibi dini yasaklayacak mıyız? Acaba dini biz siyasi yapısından ayırıp bir itikat safhasında tutabilir miyiz? Cumhuriyet döneminde, ilk zamanlarda bu başarıldı. Fakat çok partili rejime geçtikten sonra, bir başka tabiat harekete geçti: İktidar yarışı ve iktidar oyunu. Bu oyun, bire bir veren bir oyun; yani, olumlu ve olumsuz olarak. Kötüye kullanma haddi aştı. Hiç itikadı, inancı o yönde olmayanlar bile din bezirganı oldular. Albay, Türk gençliğiyle vesaireyle alakası olmayan bir adam. Parti başkanı olduktan sonra Hira Dağı kadar Müslüman, Tanrı Dağı kadar Türk dedi. Misal vereceğim, müsaade verin Demirel i söylemiyorum, Ağar için, onu çok iyi tanıyan bir arkadaşım, Sahir aynen senin gibi düşünen bir adam dedi. Ama adam şimdi parti başkanı oldu, başörtüsünü savunuyor. Çünkü, siyaseti zapturapt eden bir hukuk çerçevesini ne Siyasi Partiler Kanununda, ne Anayasada gerçekleştiremedik. 40 küsur siyasi partiyi. Yargıtay da 5 savcı denetliyor. Bu cambazlarla 5 savcı nasıl uğraşır? 5 savcı, 5 savcı yardımcısı. Onun için, A partisi irtica hareketinde bulunuyor, bölücü harekette bulunuyor, kapatılıyor, başka bir adam, başka bir isimde tekrar parti kuruluyor. Değerli arkadaşlarım, bir Kerensky modeliyle karşı karşıyayız, doktrini bilenler bilir. Yani, Sovyet Rusya da devrimden evvel Kerensky denilen bir adam geldi, o şartları hazırladı, şimdi durum bu. Meclis Başkanı zaten ifade etti rejimi hallettik dedi. Şimdi kurumların ele geçirilmesi, ordunun ekarte edilmesi bu aşamalara geldiler. Yani, ne yapacağız? Yani ne olacak? Değerli arkadaşlarım görünen şu: İşi zamana bırakacağız veya asli kurucu iktidarla yeniden nasıl olacaksa bir restorasyon dönemine gireceğiz, yahut da bekleyeceğiz, menhus yahut mesut akıbetin sonuçlarına katlanacağız. Teşekkür ederim. (Alkışlar)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

MADDELER T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ

MADDELER T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ MADDELER T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ AMAÇ Madde 1 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi Yönetmeliği nin amacı; gençlerimizin demokratik katılımını sağlayarak

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN DIŞ İLİŞKİLERİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN DIŞ İLİŞKİLERİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN 7117 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN DIŞ İLİŞKİLERİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 3620 Kabul Tarihi : 28/3/1990 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 6/4/1990 Sayı : 20484 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

45. Yılında Türkiye-AB İlişkileri Konulu Seminer de TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun açılış konuşması

45. Yılında Türkiye-AB İlişkileri Konulu Seminer de TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun açılış konuşması 45. Yılında Türkiye-AB İlişkileri Konulu Seminer de TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun açılış konuşması İktisadi Kalkınma Vakfı nın Sayın Başkanı, Sayın Büyükelçiler, Kıymetli basın mensupları Hanımefendiler

Detaylı

YÖNETİM KURULU 11 HAZİRAN 2013 GÜNDEMİ KARAR

YÖNETİM KURULU 11 HAZİRAN 2013 GÜNDEMİ KARAR Sıra GÜNDEM MADDELERİ YÖNETİM KURULU 11 HAZİRAN 2013 GÜNDEMİ KARAR 1 Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerinin katıldıkları toplantı, ziyaret ve benzeri konular hakkında Yönetim Kurulu'nu bilgilendirmesi. Yönetim

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

1. Lütfen Araştırın!

1. Lütfen Araştırın! GENEL BİLGİLER Bu dokümantasyonu meydana getirmekteki temel amacımız, belirsizlikleri asgari düzeye indirgemek ve bazı konularda düşünmenizi sağlamaktır. Birçoğunuzun ilk defa duyduğu bu hizmetlerle ilgili

Detaylı

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir.

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir. ANKARA BAROSU AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (2012) AMAÇ Madde 1. Bu Yönergenin amacı Avukat Hakları Merkezi'nin kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirlemektir.

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ 2013-2014 ADLİ YILINDA TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ NİN AVUKATLARA YÖNELİK ÇALIŞMALARINDAN BAZI BAŞLIKLAR Eylül 2014 ANKARA Hastalıkta, Yaşlılıkta, Cezaevinde, Cenazede Her Yerde Avukatın

Detaylı

- Arıtmaların yeri kamu arazisidir bunda indirim yapamayız dediler.

- Arıtmaların yeri kamu arazisidir bunda indirim yapamayız dediler. ÜYELERİMİZE DURURU Milas Belediye Başkanı Sn. Muhammet TOKAT tan 12 gündür randevu almak için çok uğraştık. Ahmet BENCİK hergün Başkanın sekreterine arıyarak randevu saati almaya çalıştı ve randevu alarak

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

ANTALYA SERBEST MUHASEBECĐ MALĐ MÜŞAVĐRLER ODASI ODA ĐÇ YÖNETMELĐĞĐ

ANTALYA SERBEST MUHASEBECĐ MALĐ MÜŞAVĐRLER ODASI ODA ĐÇ YÖNETMELĐĞĐ ANTALYA SERBEST MUHASEBECĐ MALĐ MÜŞAVĐRLER ODASI ODA ĐÇ YÖNETMELĐĞĐ BĐRĐNCĐ BÖLÜM AMAÇ VE KAVRAMLAR Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı; Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası nın, Yönetim Kuruluna

Detaylı

KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ

KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ Amaç MADDE 1 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi Yönetmeliği nin amacı; Gençlerimizin yerelhizmetlere demokratik katılımını sağlayarak

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

ENDONEZYA MALEZYA TİCARET HEYETİ (27 Mayıs 1 Haziran 2012)

ENDONEZYA MALEZYA TİCARET HEYETİ (27 Mayıs 1 Haziran 2012) ENDONEZYA MALEZYA TİCARET HEYETİ (27 Mayıs 1 Haziran 2012) Ülkemiz ile Endonezya ve Malezya arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesi amacıyla 27 Mayıs - Haziran 2012 tarihleri arasında Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU Başkan : Prof Dr. İbrahim Hakkı YILMAZ Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sunum : Iğdır ilinde Kentsel Dönüşüm: Mevcut Durum ve Hedefler Banu ASLAN CAN Iğdır Çevre ve Şehircilik

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

MÜSİAD VİZYONER 15 Basın Toplantısı 16.11.2015, Feriye Lokantası Değerli Basın Mensupları,

MÜSİAD VİZYONER 15 Basın Toplantısı 16.11.2015, Feriye Lokantası Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD VİZYONER 15 Basın Toplantısı 16.11.2015, Feriye Lokantası Değerli Basın Mensupları, 18-19.Kasım tarihleri arasında, yani, bu hafta Çarşamba- Perşembe günü, İstanbul Yeşilköy Wow Otel de gerçekleştireceğimiz,

Detaylı

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu.

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Capital ve Ekonomist Dergileri ile LeasePlan Türkiye Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Yılın Filo

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

SGK Protokolü Çalıştayı Başladı

SGK Protokolü Çalıştayı Başladı SGK Protokolü Çalıştayı Başladı DOMPDF_ENABLE_REMOTE is set to FALSE http://teb.org.tr/uploads/protokol1.jpg 3-4 Nisan 2015 tarihlerinde Ankara Plaza Otel ᤀ 搀 攀 gerçekleşen ᰀ 匀 䜀 䬀 Protokolü Çalışta Çalıştay

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

(Resmi Gazete ile yayımı: 27.10.2004 Sayı: 25626)

(Resmi Gazete ile yayımı: 27.10.2004 Sayı: 25626) 60 TÜRKIYE CUMHURIYETI HÜKÜMETI ILE SLOVENYA CUMHURIYETI HÜKÜMETI ARASıNDA ÖRGÜTLÜ SUÇLAR, UYUŞTURUCU MADDE KAÇAKÇıLıĞı, ULUSLARARASı TERÖRIZM VE DIĞER CIDDI SUÇLARLA MÜCADELEDE IŞBIRLIĞI ANLAŞMASıNıN

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 Dayanak Madde 3 Tanımlar İkinci Bölüm - Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve

Detaylı

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği www.irisakademi.com Resmi Gazete Tarihi:05.02.2013 Resmi Gazete Sayısı:28550 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve 04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara

Detaylı

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Bir cinayetin altı elemanı vardır: Öldürülen kimdir, öldüren kimdir, cinayetin yeri, cinayet günü, nasıl öldürüldü, neden öldürüldü?

Detaylı

10.GRUP HAFTA GRUP GÜN SAAT TÜRÜ KONU 1 2013/10 ÇARŞAMBA 02.10.2013 15.30-16.30

10.GRUP HAFTA GRUP GÜN SAAT TÜRÜ KONU 1 2013/10 ÇARŞAMBA 02.10.2013 15.30-16.30 10.GRUP HAFTA GRUP GÜN SAAT TÜRÜ KONU 1 2013/10 ÇARŞAMBA 02.10.2013 Danışman Avukat ile Tanışma, Baro stajı hakkında genel bilgi 1 2013/10 ÇARŞAMBA 02.10.2013 Staj Eğitimi ve Süreçleri Hakkında Genel Bilgilendirme(

Detaylı

8.GRUP HAFTA GRUP GÜN TARİH SAAT TÜRÜ 10 2013/8 SALI

8.GRUP HAFTA GRUP GÜN TARİH SAAT TÜRÜ 10 2013/8 SALI 8.GRUP HAFTA GRUP GÜN TARİH SAAT TÜRÜ 1 2013/8 SALI 24.09.2013 Danışman Avukat ile Tanışma, Baro stajı hakkında genel bilgi 1 2013/8 SALI 24.09.2013 Staj Eğitimi ve Süreçleri Hakkında Genel Bilgilendirme(

Detaylı

ANKARA BAROSU CMK YÜRÜTME KURULU VE CMK UYGULAMA MERKEZİ YÖNERGESİ

ANKARA BAROSU CMK YÜRÜTME KURULU VE CMK UYGULAMA MERKEZİ YÖNERGESİ ANKARA BAROSU CMK YÜRÜTME KURULU VE CMK UYGULAMA MERKEZİ YÖNERGESİ AMAÇ Madde 1 Bu Yönergenin amacı; 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Müdafi Ve Vekillerin Görevlendirilmeleri

Detaylı

Her yıl kaç vize veriliyor? Türkiye deki Alman temsilcilikleri her yıl yaklaşık 160 bin vize veriyor.

Her yıl kaç vize veriliyor? Türkiye deki Alman temsilcilikleri her yıl yaklaşık 160 bin vize veriyor. Her yıl kaç vize veriliyor? Türkiye deki Alman temsilcilikleri her yıl yaklaşık 160 bin vize veriyor. Ticari, turistik ve diğer vize türlerine nasıl dağılıyor bu sayı? Ticari vizeler toplam rakamın yaklaşık

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

KAZAKİSTAN ISSA-TÜRK ÜNİVERSİTELERİ TANITIM GÜNLERİ RAPORU

KAZAKİSTAN ISSA-TÜRK ÜNİVERSİTELERİ TANITIM GÜNLERİ RAPORU KAZAKİSTAN ISSA-TÜRK ÜNİVERSİTELERİ TANITIM GÜNLERİ RAPORU ALMATI (20-23 KASIM 2015) 20 Kasım 2015 Cuma: İlk gün konu ile ilgili öğrenci haricinde konunun ilgililerinin katıldığı bir panel düzenlendi.

Detaylı

T.C. TRABZON BELEDĠYESĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ YÖNETMELĠĞĠ

T.C. TRABZON BELEDĠYESĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ YÖNETMELĠĞĠ T.C. TRABZON BELEDĠYESĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ YÖNETMELĠĞĠ Amaç MADDE 1 (1)Trabzon Belediyesi Gençlik Meclisi Yönetmeliği nin amacı; gençlerimizin demokratik katılımını sağlayarak temsil kabiliyetini geliştirmek,

Detaylı

Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı.

Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı. Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı. Şayet bir grup şirketi iseniz, diğer bir deyişle ilişkili şirketlerden mal ve veya hizmet alıp satıyorsanız,

Detaylı

T U T A N A K. Dönem : 2015 Toplantı : Ocak Birleşim : 4 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 08.01.2015 Birleşim Saati : 15.00

T U T A N A K. Dönem : 2015 Toplantı : Ocak Birleşim : 4 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 08.01.2015 Birleşim Saati : 15.00 T U T A N A K Dönem : 2015 Toplantı : Ocak Birleşim : 4 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 08.01.2015 Birleşim Saati : 15.00 Gündemin 1. maddesinde yer alan yoklama yapıldı. 34 üyeden müteşekkil İl Genel Meclisinin

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin/Mezitli Gençlik Kolları ile TBMM de bir

Detaylı

PTT BİRİKTİRME VE YARDIM SANDIĞININ 2014 YILI OLAĞAN MALİ GENEL KURUL TOPLANTISI ANTALYA DA 23/24 NİSAN 2015 TARİHLERİNDE YAPILMIŞTIR.

PTT BİRİKTİRME VE YARDIM SANDIĞININ 2014 YILI OLAĞAN MALİ GENEL KURUL TOPLANTISI ANTALYA DA 23/24 NİSAN 2015 TARİHLERİNDE YAPILMIŞTIR. PTT BİRİKTİRME VE YARDIM SANDIĞININ 2014 YILI OLAĞAN MALİ GENEL KURUL TOPLANTISI ANTALYA DA 23/24 NİSAN 2015 TARİHLERİNDE YAPILMIŞTIR. Açılış konuşması Sandık Müdür Vekili Günay ASLAN tarafından yapılan

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

U T A N A K. Dönem : 2015 Toplantı : Nisan Birleşim : 5 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 10.04.2015 Birleşim Saati : 17.30

U T A N A K. Dönem : 2015 Toplantı : Nisan Birleşim : 5 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 10.04.2015 Birleşim Saati : 17.30 T U T A N A K Dönem : 2015 Toplantı : Nisan Birleşim : 5 Oturum : 1 Birleşim Tarihi : 10.04.2015 Birleşim Saati : 17.30 Gündemin 1. maddesinde yer alan yoklama yapıldı. 34 üyeden müteşekkil İl Genel Meclisinin

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

İZMİR KENT KONSEYİ 1.OLAĞAN (KURUCU) GENEL KURULU TUTANAĞI

İZMİR KENT KONSEYİ 1.OLAĞAN (KURUCU) GENEL KURULU TUTANAĞI İZMİR KENT KONSEYİ 1.OLAĞAN (KURUCU) GENEL KURULU TUTANAĞI İzmir Kent Konseyi 1.Olağan (Kurucu) Genel Kurulu 8 Haziran 2010 tarihinde saat 9:00-17:00 arasında Kültürpark alanı İsmet İnönü Sanat Merkezi

Detaylı

7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU

7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU 7-10 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA TRABZON DA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ ALT KOMİSYON RAPORU Alt Komisyon Raporu, 14 Mart 2002 Perşembe günü yapõlan Komisyon toplantõsõnda oy birliği ile kabul edilmiştir.

Detaylı

4 üncü Birleşim 20.5.1999 Perşembe

4 üncü Birleşim 20.5.1999 Perşembe DONEM : 21 ÇILT ; 1 YASAMA YILI: 1 4 üncü Birleşim 20.5.1999 Perşembe

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

KATLEDİLEN ECZACILARIMIZIN VURULDUKLARI YERDEYDİK!

KATLEDİLEN ECZACILARIMIZIN VURULDUKLARI YERDEYDİK! KATLEDİLEN ECZACILARIMIZIN VURULDUKLARI YERDEYDİK! KATLEDİLEN ECZACILARIMIZIN VURULDUKLARI YERDEYDİK! DOMPDF_ENABLE_REMOTE is set to FALSE http://teb.org.tr/uploads/eczaci katlam//flassss.jpg Katledilen

Detaylı

Hürriyet Mah. Taşocağı Cad. No: 72/3 Kağıthane İstanbul GSM: 0554 213 51 79 E-mail: buket.turann@gmail.com

Hürriyet Mah. Taşocağı Cad. No: 72/3 Kağıthane İstanbul GSM: 0554 213 51 79 E-mail: buket.turann@gmail.com Hakkımızda Buket Turan Hukuk ve Danışmanlık Ofisi, hukukun her alanında faaliyet gösteren bir ofistir. Büromuz müvekkillerin hukuki sorunlarına en uygun, hızlı ve ekonomik çözümler üretmektedir. Tecrübeli

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Prof. Dr. Ersan Şen KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU YENİ ÇEK KANUNU NDA CEZA SORUMLULUĞU Ceza Hukukunun Fonksiyonu Yeni Suç Tipleri Ceza Sorumluluğu Bankaların

Detaylı

Değerli Üyemiz, 21/02/2011

Değerli Üyemiz, 21/02/2011 Değerli Üyemiz, 21/02/2011 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 3568 sayılı Kanun uyarınca yetki almış olup bağımsız çalışan Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

18.GRUP HAFTA GRUP GÜN SAAT TÜRÜ KONU

18.GRUP HAFTA GRUP GÜN SAAT TÜRÜ KONU 18.GRUP HAFTA GRUP GÜN SAAT TÜRÜ KONU 1 2013/18 ÇARŞAMBA 27.11.2013 Danışman Avukat ile Tanışma, Baro stajı hakkında genel bilgi 1 2013/18 ÇARŞAMBA 27.11.2013 Staj Eğitimi ve Süreçleri Hakkında Genel Bilgilendirme(

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (AHM)

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (AHM) Kabul Tarihi :Y.K./03.01.2014/2014-6 (Gen.Sek.Sun.) TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (AHM) I. BÖLÜM KURULUŞ, AMAÇ, DAYANAK, KAPSAM VE TANIMLAR KURULUŞ Madde 1: Türkiye Barolar Birliği

Detaylı

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ :

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ŞİKAYETİN KONUSU : Özel büro ve turizm tesisleri

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI ANAYASA HUKUKU DOÇ. DR. KASIM KARAGÖZ ANAYASA KAVRAMI, TANIMI VE SINIFLANDIRILMASI, ANAYASACILIK HAREKETLERİ ANAYASA

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili HAZİRAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin CHP İl Kongresine katılarak bir konuşma

Detaylı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergisi Fihristi

Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergisi Fihristi Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergisi Fihristi Rıza Yurddaş * Ali Akpınar ** 1. Giriş 1.1. Genel Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergisi Fihristi (Fihrist), Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER. 16. Temsil Yeteneği

Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER. 16. Temsil Yeteneği Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER 16. Temsil Yeteneği Kurumu temsil yeteneğinden yoksun, tutarsız ve güven oluşturmayan bir izlenim vermektedir. 1 Giyim, konuşma ve tavırlarında

Detaylı

TBMM BAŞKANI CEMİL ÇİÇEK İN ANAYASA DİLİ SEMPOZYUMU KONUŞMA METNİ

TBMM BAŞKANI CEMİL ÇİÇEK İN ANAYASA DİLİ SEMPOZYUMU KONUŞMA METNİ TBMM BAŞKANI CEMİL ÇİÇEK İN ANAYASA DİLİ SEMPOZYUMU KONUŞMA METNİ Değerli misafirler, Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Evvela bu toplantıyı tertip edenlere hassaten teşekkür ediyorum. 19 Ekim den bugüne

Detaylı

Karar No. Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerinin katıldıkları toplantı, ziyaret ve benzeri konular hakkında Yönetim Kurulu'nu bilgilendirmesi.

Karar No. Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerinin katıldıkları toplantı, ziyaret ve benzeri konular hakkında Yönetim Kurulu'nu bilgilendirmesi. Karar No Konu Karar 3233 Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerinin katıldıkları toplantı, ziyaret ve benzeri konular hakkında Yönetim Kurulu'nu bilgilendirmesi. 3234 Yemin Töreni. Yönetim Kurulu'na bilgilendirme

Detaylı