A~S[E~~ S EMPOZYUMU. 16\~~~i H~~[]~ ANTALYA İL MüFTÜLOCO KASIM 2013 ANTALYA. Bu sempozyum AK.DENİZ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "A~S[E~~ S EMPOZYUMU. 16\~~~i H~~[]~ ANTALYA İL MüFTÜLOCO KASIM 2013 ANTALYA. Bu sempozyum AK.DENİZ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESI"

Transkript

1 16\~~~i H~~[]~ A~S[E~~ S EMPOZYUMU Bu sempozyum AK.DENİZ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESI ve DİYANET İŞLERi BAŞKANLI CI ANTALYA İL MüFTÜLOCO iş birliği ile düzenlenmiştir KASIM 2013 ANTALYA

2 DİYANET İŞLERi BAŞKANLIGI YAYINLARI: 1366 İ1mi Eserler: 214 Yayın Yönetmeni Dr. Yüksel Salman Yayın Koordinatörü Yunus Akkaya Yayma Hazırlayanlar Prof. Dr. Ahmet ÖGKE Doç. Dr. Sabri YILMAZ Tashih Mahir Kılınç Grafik & Tasarım Ali Çınkı Baskı Epa-Mat Basım Yayın Ltd. Şti. (0.312) Baskı. Ankara 2017 ISBN Y Sertifika No: Eser İnceleme Komisyon Kararı /11 Diyanet İşleri Başkanlığı İletişim Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü Basılı Yayınlar Daire Başkanlığı Tel: {0.312) Faks: {0.312) e-posta: Dağıtım ve Satış Döneı: Sermaye İşletme Müdürlüğü Tel: (0.312) Faks: {0.312) e-posta:

3 AHMET HAMDİ AKSEKİ'NİN "EB EDİ RİSALET"E. YAZDIGI MUKADDİME Yrd. Doç. Dr. Sabri YILMAZ '. Akdeniz Üniversitesi Babiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, Antalya Ahmet Harndi Akseki ( ), Osmanlının son yıllarında yetişen, imparatorluktan Cumhuriyet' e geçiş sürecinde Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı sosyal, siyasi, ilmi, dini ve fikri açıdan oldukça hareketli bir dönem~e önemli görevler ifa eden ilimler.den biridir. XVII. yüzyılda Batı'da ortaya çıkan ve özünde "din karş.ıtlığı" bulunan Aydınlanma, XIX. yüzyılın başlarından itibaren İslam Dünyası'na da yayılmaya başlamış XX. yüzyılın ilk yarısında ise Türkiye'yi hızla etkisi altına almıştır. Din aleyhtarlığı Batı' da Hristiyanlığı hedef alırken, İslam Dünyası'nda, doğal olarak, hedef tahtasına İslam'ı yerleştirmiştir. Böyle bir dönemde hem entelektüel kişiliği hem de önemli görevleri deruhte etme sorumluluğuyla hareket eden Ahmet Harndi Akseki, genel olarak dine, özel olarak da İslam'a yönelen saldırı ve hücumlara, kaleme aldığı makale ve kitaplarıyla karşı koymaya çalışmıştır. O, özellikle Auguste Comte'un ( ) öncülüğünü yaptığı merkezinde "insanlığın üç hali" ve "insanlık dini" gibi fikirlerin bulunduğu pozitivist felsefe ile ınıicadele etmiştir. Eserlerinden birine başlık yaptığı "İslam Fttr! Tabi! ve Umumi Bir Dindir" ifadesi, onun çalışmalarının ana temasını oluşturur: Akseki, bir taraftan İslam dininin temel esaslarını konu edinen kitap ve makaleler yazarken diğer taraftan aynı hususlara dair farklı dillerde yazılmış eserleri Türkçeye çevirmiş ya da tercüme edilmesine vesile olarak o eseriere mukaddimeler yazmıştır. Akseki'nin mukaddi me yazdığı eserlerden biri\ 1945'te kurulan Arap Ahmet Hameli Akseki'nin mukaddime yazdığı diğer eserler şunlardır: Muhammed Hammadi, Batınilerin ve Karmatilerin lç yüzü. tre.!smail Hatib Erzen. <Diyanet Işleri Başkanlığı Ya}'lnlarıı

4 AHMET HAMDi AKSEKI SEMrOZYUMU Birliği'nin ilk genel sekreteri Abdurrahman Azzam Paşa'nın ) kaleme aldığı er-risdletü'l-hdlide başlıklı eserin Türkçe çevirisidir. er-risdletü'l-hdlide, Hasan Hüsnü Erdem ( ) tarafındanallah'ın Peygamberlerine Emanet Ettiği Ebedi Risdlet başlığıyla Türkçeye çevrilmiş. Akseki'nin yazdığı Mukaddime ile birlikte Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 1948 yılında yayımlanmıştu. Bu kitabın yayımlandığı yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı görevini deruhte eden Ahmet Harndi Akseki'nin, 1951 yılı Ocak ayının ilk günlerinde vefat ettiği dikkate alındığında söz konusu Mulcaddime'nin önemi daha iyi anlaşılır. Ahmet Harndi Akseki'nin Ahidie İl mi ve İslam Ahldlcı-Ahldlc Dersleri- başlıklı eserini sadeleştirerek yeniden yayımlay an Ali Arslan Aydın ( ), bu yayma yazdığı Takdim' de Akseki'nin eserlerinin birçoğunu zikrettikten sonra "ilmi birer risale mahiyetinden üadesiyle tavsif ederek H. Hüsnü Erdem tarafından Türkçeye çevrilen iki ayrı esere Akseki'nin yazdığı iki mukaddimeden bahsedel 2 Bunlardan biri, Akseki'nin "Ebedi Risdlet"e yazdığı bu 43 sayfalık 3 Mulcaddime'diL Veli Ertan da, Akseki'nin eserlerini tarııtuken söz konusu mukaddime ve değeri hakkında, "Ahmed Harndi Aleseki'nin Başkanlığı sırasında, 1948 yılmda Arap Birliği Genel Selereteri Abdumahman Azıarn Paşa'nın 'er-risdletü'i-hdlide' adındaki eserini Diyanet İşleri Heyet-i Müşavere dzasmdan Muhterem Hasan Hüsnü Erdem (bi lahere Diyanet İşleri Reisi olmuştur.) 'Ebedi risalet' nam ı altmda dilimize çevirdiği eserin baş tarafında Ahmet Harndi Akselci'nin 47 sahifeyi bulan etrafi ı ve ilmi bir tarzda yazmış olduğu mulcaddimesi vardır. Bu mukaddi me ayrı bir risale mahiyetindedir." şeklindeki üadesinden sonra konu başlıklarını zikrederek M ulcaddime'nin içeriğirıe işaret e del 4 Bahsettiğimiz bu iki yayının dışında, Akseki'nin hayatı ve eserlerinin incelendiği yayınlarda 5. ] Ankara 1948; Muhyiddin Nevevi, Riydzii's-sôlihin. tre. Hasan Hüsnü Erdem-Kıvarnüddin Burslan, I-lli. (Diyaneı İşleri Başkanlığı Yayınları) Ankara Ali Arslan Aydın, "Takdim". Ahlak Dersleri Ahlak!Imi ve ls lam Ahlakı. Ahmet Harndi Ak seki. sadeleştiren A. Arslan Aydın. (4. Baskı> İstanbul s. 5. Yukarıda bahsi geçen Takdim'de A. Arslan Aydın, bu mukaddime için "47 sayfalık" şeklinde bir kayıt düşer. Bkz. Ali Arslan Aydın. "Takdim w. Ahlak Dersleri Ahlak ll mi ve İslam Ahlakı. Ahmet Harndi Akseki. sadeleştiren A. Arslan Aydın, (4. Baskı) lstanbu s. 5. Eser. dikkatlice incelendiğinde Ahmet Harndi Akseki'nin Ebedi R isaleı'e yazdığı Mukaddime'nin Roma rakamıyla V. sayfada başlayıp XLVII. sayfada tamamlandığı. dolayısıyla 43 sayfalık bir yazı olduğu görülecektir. Veli Ertan. Ahmet Harndi Akseki, (Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları), İslanbul1988, s Bkz. S. Hayri Bolay, A.kseld, Ahmet Harndi". DİA. lstanbul1989, c. II, s ; İsmail Kara, Türkiye'de İslamcı h k: Düşüncesi-Temel Metinler. 1stanbul2001, s ; Vehbi Vakkasoğlu, Osmanhdan Cumhuriyet'e Islam Alimleri, (5. Baskı) lstanbul2005. s ; Eıhem Alim oğlu, Ahmet Hamdi Akseki'nin Hayatı", Ahmer Harndi Akseki CSempozyum), Yayma Hazırlayanlar: Hüseyin Arslan-Mehmet Erdogan, Ankara 2005, s. 3-6; Abdullah Kahraman, zor Zamanda Yapılabi leceklerinen İyisini Yapan Bir İslam Afuni: Ahmet Hameli Akseki ( )",1slam Hukuku Araştırmaları Dergisi, Sayı: 6, 2005, s

5 ÜÇÜNCÜ OTURUM Mukaddi me, görebildiğimiz kadarıyla, hiç mevzubahis edilmemektedir. Halbuki - eserlerinin kahir ekseriyetinin, özellikle köşe taşı sayılabilecek olanlarının yayım-. lanmasından sonra yazılan söz konusu Mukaddime, Akseki'nin o zamana kadar telif ettiği eserlerin bir hülasası mahiyetindedir. Tebliğimizde biz, Alunet Harndi Akseki'nin hayatırun son yıllarında kaleme aldığı için "ustalık dönemi eseri" şeklinde görülmesi gereken bu yazısını yani Mukaddime'yi dikkatierinize sunarak kısaca değerlendirmeye çalışacağız. Ahmet Hamdi.Akseki'nin o zaman kadar yazdığı eserlerinin bir hülasası mahiyetindeki Mukaddime'de "Ebecli Risalet" başlıklı eserin muhtevası ve değeri dışında iki temel hususun vurgulandığmı görüyoruz. Bu bakımdan biz, tebliğimizde Mukaddime'yi üç konu çerçevesinde ele ala biliriz:.' a. Din duygusunun. fıtratmda var olması hasebiyle insan için "din"in vazgeçilemez bir kurum oluşu, b. İslam'ın insan fıtratına en uygun din olduğunun vurgulanması ve İslam dininin temel esaslarırun açıklanması. c. Mukaddime yazdığı "Ebedi Risalet" başlıklı eserin muhtevası ve değeri. Şimdi, bu temel hususlar çerçevesinde Mukaddime'yi. birincisinden başlayarak kısaca tahlil edelim. Akseki'nin yaşadığı ve görev yaptığı dönem. özellikle 1924 yılından itibaren en yetkili konumlarında çalıştığı Diyanet 'işleri Başkanlığının ana görev alanı olan "Din"e yönelik yıkıcı cereyan ve akımların ülkemizi de kasıp kavurduğu bir zamana denk düşer. Avrupa'daki marreviyat bozukluğunun toplumda yol açacağı sıkıntıları önlemenin ve beşeriyetın huzurunu sağlamanın yegane yolunun din e dönmekle mümkün olacağını vurgulamıştır. I. Dünya Savaşı'ndan çok önceleri bazı filozof ve ciddi ilim adarnlarının da bu düşünceleri ifade ettiğini dile getiren Ahmet Harndi Akseki, eserlerinin çoğunda ısrarla öne çıkardığı İslam'ıri fıtri bir din oluşunu Mukaddime'de de vurgulama gereği duymuş. bunu "Bugün dünyanın her tarafında umumi olarak d ine dönüş vardır. Bundan dolayı biz bu asra. 'Beşeriyetin fıtri d ine dönüşü ' as n adını veriyoruz. n şeklinde ifade etmiştir. 6 Fransız filozof Auguste Comte ( ) ile özdeşleşen "üç hal kanunu" çerçevesinde ileri sürülen fıkir ve bakış açısını Akseki "Biliyoruz, filozofveya ictimaiyatçı geçinen bazı kimseler insanlığın din hususunda geçirmiş olduğu muhtelif deviriere Ahmed Harndi Akseki, "Mukaddime". Allah'ın Peygamberlerine Emanet El1iği Ededi Riscileı, Abdurrahman Azzam, çev. H. Hüsnü Erdem, Ankara 1948, s. s.xii. (febliğimize temel dayanak oluşturan bu Mukaddime'ye bundan sonraki atıflar doğrudan Akseki, "Mukaddime", s... şeklinde yapılacaktır.)

6 AHMET HAMDi AKSEKI SEMI'OZYUMU bakarak çok yanlış bir jilcre saplanmışlardır. Onlara göre beşeriyet; Din Devri, Felsefe Devri, İli m Devri gibi üç devir geçirmiştir. " 7 cümleleriyle ortaya koyduktan sonra bu düşünceyi eleştirineye koyulur. Bu fikrin temel dayanaklarını birer birer inceleyen Aks eki, ilim devrinde dinin yeri olamayacağımn özellikle Fransız Devrimi'nden (1789) sonra bir aleide gibi toplurnlara telkin edildiğini, bunun ise birkaç açıdan yanlış olduğunu ifade eder. O, her şeyden önce "Bu teldk:k:i, din müessesesini beş e ri mevzııattan saymak: ve öyle sanmaktır; bu ise dini n mahiyeti ni ve menşeini bilmemektir. " 8 şeklinde bir cümlelik değerlendirme ile temel bir hususu bilmemenin gülünçlüğünü ve garabetini dile getirir. Akseki, çağdaş ıiıedeniyetin iftiharla arıdığı birçok ilim adamında dirıi duygu ve felsefi düşüncenin bir arada yaşadığının, aynı vicdanda üç halin bir arada bulunduğunun gözlemlendiğini belirtir. Böylece o, başlangıçtan günümüze beşeriyeti/insanlığı üç devre ayırarak dirı devrinin geride kaldığını iddia etmenin ilmi olmadığım kaydeder. 9 Bu fikri savunanların başında Auguste Comte'un geldiğini, onun da kendi düşüncesinin temel öncüllerine aykırı hükümler çıkararak ilim ve ispat devrinde dini ortadan kaldırmak (ta.y.)ietmek:) gerektiği sonucuna vardığı halde, sonradan "insanlık dini" adı altında yeni bir manevi sistemi icat ettiğinden kendi içinde çeliştiğirıi vurgulayan Akseki şöyle der: Bazı fertler de din b~k:ımından bu üç hdli yaşar. Ilk: devirlerinde gerçekten bir sajiyet içindedir. İnandıkları na pek samimi olarale inanır ve asla şüpheye düşmez. Allah'a da böylece inanır; dini n ahielirnma da sımsıkı sarılır. Bu, insan için ilkfıtrat devridir; doğuştakifıtratın devam etmesidir. Fakat alcli melekeleri inkişafa başlayınca her taraftan şüpheler hücum eder ve birçok: şeyi tereddütle karşılar ki bu, onun için tefelsüf devridir. Bundan sonra her şeyi az çok Icendi bilgileri ile ölçmeye ve her şeyi o ımfiyeden görmeye kalkışır; bu ölçüye uymayanları kabul etme le istemez. Fakat, bu iki hdlde de birinci hdl zayıf da olsa, yine mevcuttur. Bununla beraber insan bu hdl üıere de devam etmeyip nihayet dördüncü bir devir daha yaşar ki o da tam olgunluk zamanıdır. Tecrübe vesaire gibi genel ve özel birtakım olayların tesiri ile veyahut yaş ilerlemesi ile başlayan bu devirde de insan, iman baleımından tekrar çocukluk devrindeki saf ve temiz inanışa, iliefitrafa döner. Allah ve din hakkındaki şüphe ve tereddütlerini tamamen atarak bunlara sadece lcalb ve iman yolu ile bağlanmak ister ve artık hiçbir Akseki, "Mukaddime', s.xii. Akseki, "Mukaddime', s.xiu. Akseki. "Mukaddime', s.xiii

7 ÜÇÜNCÜ OTURUM şey onu bundan çeviremez. Buna insanın "Fıtrat devrine dönüşü" demele yerinde olur... Işte bazılannın geçirmekte olduğu üç hdl budur. Bunu cemiyetler de geçirebilir. Bunu, şu asırdan bu asra kadar diye tahdit etmeğe lüzum yoktur ve esasen böyle bir tahdit de yerinde değildir. Çünkü bu, her cemiyete göre değişebilir. Muhalclcalc olan bir şey varsa din cemiyetin bir hdline mahsus ~ değildir, cemiyet hiçbir hdlinde dinsiz yaşamamıştır. Onun dini ihmal ettiği devirler olabilir fakat yine muhakkak olan bir şey varsa beşeriyetin birçok acı tecrübeden sonra, bugün tekrar d ine dönmek ve ona sarılmak ihtiyacını kuwetle duymuş olmasıdır. 10 Akseki'nin bu ifadelerinde açıkça görülüyor ki, Auguste Comte'un savunduğu "üç hdllcanunu"nu bugüne gelinceye kadar insanlığın geçirdiği aşamalar olarak görmek isabetli bir yaklaşım değildir. Akseki'ye göre bunu, her insanın hayatının başlangıcından olgunluk dönemine kadar yaşadığı gelişmeler ile dönüşümleri açıklamak için kullanmak daha doğrudur. İnsanın gelişim ve değişimi dikkate alındığında bu üç halin. durumu açıklamak için yeterli olmadığını kaydeden Akseki, buna bir hali daha yaniyenidenfttri dine dönüş aşamasını da ilave eder. Auguste Comte'un ( ) "üç hal kanunu" kavramı etrafında ileri sürdüğü fikirlerini sonuna kadar savurıamayıp "insaniyet dini" adı altında yeni bir dinin gerekliliğini duymuş olmasına ~at çektikten sonra Akseki, "Demek ki beşeriyet, her devirde d ine muhtaçtır, din li yaşamak zorundadır. Yeryüzünde beşeriyet durdukça din de duracalctır. Allahfikrinin zevali demek, beşeriyerin yok olması demektir." diyerek dinin/inancın insanın lazım -ı gayr-i müfarıkı olduğunu vurgulamıştır. 11 Akseki'ye göre Batı'da türeyen "Tabii Din" 12 cereyanları gürı geçtikçe etki alanını genişletmiş olsa da ortaya çıkan dünya çapındaki olaylar, özellikle de çeyrek asır içinde maddi-manevi yıkıcılıkta eşi-benzeri görülmemiş İki Dünya S~vaşı'nın patlak vermesi, insanlığı uzaklaşrnış olduğu dineyeniden dönme mecburiyetinde lo ll ll Akseki, "Mukaddime", s.xn-xv: Akseki. "Mukaddime", s.xın -xıv. Akseki, başka bir eserinde Tabü Din iddiaları hakkında şöyle der: On selcizind ve on dokuzuncu asır feylesojlanndan bazılannın 'dini tabii' diye uydurma ya çalıştıklan din de halci/d bir din sayılmaz. Zira vahye ve nflbiiwete istinat etmeyen bir din, insanların Icendi aleti ve teşehhileriyle uydurulmuş bir şey olacağından lcudsiyet ve lcat'iyyetten mahrum demektir. Kudisyeti haiz olmayan bir şey, ne Icad ar ali olursa olsun, insanların vicdanına rehberiilc edemez, ibadet arnellerinin nazımı olamaz. Böyle bir filcre din nam ı vennelcten isefelsefi bir meslek demele daha muvafılc olur. Bkz. Ahmet Ham di Akseki,lsldm Fıtri Tabii ve Umumi Bir Dindir, (Sebil Yayınevi), İstanbul2004, s Batı'da bazı düşünürlerin ileri sürdüğü "tabii din" ile Islam dini arasında dikkatlice yapılmış bii karşılaştırma için bkz. lzmirli İsmail Hakkı. Islam Dini ve Tabii Din, Takdim ve notlarla sadeleştiren Osman Karadeniz,!İzmir nahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları), İzmir

8 AHMET HAMDI AKSEKI SE MPOZYUMU bırakmıştır. Çünkü bozulan dllııyaya yeni bir nizarn vermek; insanlar arasında _eşitlik ilkesine dayanan bir kardeşlik oluşturmak için sadece maddi güç ve beşeri kurallar yeterli değildir. Bunu sağlayacak yegane kurum, bütün insanların tek bir Allah'ın kulu, tamamının bir ana-babadan meydana gelen kardeşler olduklarına; insanların hür ve eşit olarak doğduklar ma; hak ve vazifenin kutsiyetine ve uhrevi mesuliyete sarsılmaz bir iman ile bağlanınayı gerekli kılan dindir. Semavi dinlerin esasları üzerinde yapılacak ciddi incelemeler insanlığın ıstıraplarını dindirecek. sosyal yaralarını saracak, hastalıklarını tedavi edecek dinin İslam'dan başkası olamayacağını ortaya koyacaktır.n Mukaddime'nin i)<inci temel ko~usu, İslam'ın insan fıtratına en uygun din olduğunun vurgulanması ve İslam Dini'nin temel esaslarının açıklanmasına gelince; Mukaddime'nin "İslam, Beşeriyetin Dinidir" başlıklı ilk bölümüne Abdurrahman Azzam Paşa'nın kitabını yazma gayesini açıklayan cümlelerini naklederek başlayan Akseki, şöyle der: tkinci Dünya Harbi ile başlayan ve sade bu har be katılmış olanları değil, bütün milletleri saran ve hdld bir türlü sonu gelmeyen ve gittikçe büsbütün genişleyip korkunç bir hdl alan ıstırap, aklı başında olan her insanı ciddi düşünmeye sevk etmiş ve etmektedir. Son asırlarda birçok d millerin tesiri ile ortaya atılan türlü rejimler, tür.lü davalar. ictimai aleide ve mezhepler. işin derinliklerine nüfuz edemeyenleri ilk bakışta aldatabilse de beşeriyetin ıstırabını mümkün değil hafijletemeyecektir. Hafifletmek şöyle dursun. daha ziyade arttırmaktadır. Azıarn Paşa da bunlardan ümidini keserek nihayet bu hastalığa bir çare bulmak için d ine dönmek lazım geldiğini ve bütün beşeriyeri huzursuz bırakan bu ıstırapları ancak Allah'ın Peygamberleri vas ı tası ile insanlara tebliğ eylediği dinlerin son şekli olan Islam'ın kaldırabileceğini iddia etmekte ve bunu misallerle, vakıalarla, dini naslar ve esaslarla is bat eylemektedir Akseki, Azzam Paşa'nın "Ebedi RisaJ.et" ile ilkinden en sonuncusunakadar... bütün peygamberlere Allah'ın gönderdiği tevhid dinini kast ettiğini; ebedi olan bu ilahi müessesenin en mükemmel şekline Hz. Muhammed'in getirdiği İslam ile kavuştuğunu belirtir. Ayrıca İslam'ın hem vicdanı hem fikri hem de hayatı düzene koymayı gaye edinen, böylece bütürı beşeriyeti kucaklayan insanlık dini olduğu için beşeriyetin ıstıra b ını dindirebilecek çarelerin sadece İslam'ın esasları içerisinde bulunabileceğini ifade eder. 15 u Akseld, "Mukaddime", s. XV-XVI. 4 Akseld, "Mukaddime". s. V-VI. 15 Akseld, "Mukaddime", s. VI-IX

9 UÇÜNCÜ OTURUI\ 1 İslam'ın esaslarını incelemeye koyulmadan önce "İslamiyet ve lnsaniyet" başlığı altında Akseki, "lslcimiyet, birçok eseri m izde de izah ettiğimiz gibi, beşeriyelin bütün. levazımı ile, müesseseleri ile ilgili son dindir. Hilkatten beri Allah'ın peygamberlerine tevdi eyledi ği risciletin, dini n son ve ebedi şeklidir... bu din, billiyatında olduğu gibi cüz'iyatında da akla.fıtrata ve tabiata tamamıyla uygundur. Ve bunun içinfıtri, tabii, umumi ve ebedi olmak ancak bu dini n vasfıdır. " 16 şeklindeki ifadeleri ile "İslamiyet eşittir. insaniyet." denilebilecek bir tutum ortaya koymuştur. Ona göre, yeryüzünde yaygın olan dinlerin tamamının asıl itibariyle aynı kaynağa dayandığını reddetmek, güneşi inkar etrne1c kadar anlamsızdır. Bununla birlikte sorun, aynı kaynaktan çıkıp farklı yollardan akan suların. içen kişinin ağzına koyuncaya kadar, kaynaktan ilk çıktığı haldeki safiyetini ve berraklığını koruyup koruyamamasındadır. 1 Işte, yeryüzündeki dinler arasında, ezeli kaynağından çıktığı gibi terterniz kalan yegane din İslam, semavi kitaplar içinde saffetini muhafaza eden sadece Kur'an-ı Kerim'dir. 17 Allah tarafından görevlendirilen bütün peygamberleri ve onlara nazil olan bütün kitapları hak kabul ederek tamamına iman etmeyi müntesiplerine emreden, bütün semavi dinlerle aslen bir ve müşterek olduğunu ilan eden İslam Dini, insanlık mefhumu kadar geniş tir; dünya durdukça da beşeriyetın temel sorunlarını çözecek ilkeler/prensipler koymuştur. 18 Son Peygamber Hz. Muhammed'in (a.s.) bütün insanlığa getirdiği İslam Dini'nin üçü itikad, kal b ve vicdan; ikisi hareket (iş) ve ahlaka dair başlıca beş esası olduğunu belirten Akseki, aşağıda görüleceği üzere. dikkat çekici bir tasnif yapar. Akseki'ye göre; İtikad esasları şunlardır: 1. Allah'a iman, 2. Hz. Muhammed (Aleyhisselcim)ın peygamber olduğuna iman. (Bu iman; bütün diğer peygamberlere ve kitaplara iman da bunun içindedir.) 3. Ahirete (ölümden sonra mutlak adalet ve mutlak mes'uliyetin tecelli edec_eği güne) iman. Bunlar İslam Dini'nin dayandığı ana prensiplerdir. Islam'ın bu iman esaslan da hayat i.le ilgilidir. Çünkü bunlara tereddütsüz inanmış olanlar, hak sevgisini her şeyin üstünde tutar ve yalnız hakka taparlar.(çünlai iman ettikleri Allah Tecilci, Hak Tecilci'dır; inandıkları din, sadece hak din değil, Hak Dini ve Halele'ın " A.kseki, "Mukaddime", s.xvı. 17 A.ksek:i. "Mukadclime", s.xviii. 18 Akseki, "Mukadclime", s.ix-x. Ayrıca bkz. Ahmet Hameli Akseki,lslam Fıtri Tabii ve Umumi Bir Dindir, (Sebil Yayınevil.!stanbul2004. s

10 AHMET HAMDi AKSEK I SEMrOZYUiviU Dini'dir. Bunun içindir ki İslam'da hak sevgisi, bütün h isiere hakim bir fazilet olmak üzere istenir.) Hak sevgisinden doğan birtakım içti ma i neticeler vardır ki onlardan biri de her zaman ve her yerde hakkın yükselmesine ve her yerde her zaman yalnız onun hclkim olmasına çalışmaktır. Insanlar arasında birlik, kardeşlik ruhunun yerleşmesi de bundan doğan neticelerdir. Allah'ın birliğine imandan doğan hak ve faziletseverlik ile birlik ve kardeşlik bağları. her türlü rabıtalardan daha kuwetlidir. Diyebiliriz ki her kuwetin, her birliğin, her sevginin esası ve kaynağı hakkın btrliğine inanmaktır. Işte Hz. Muhammed (Aleyhisselam)ın insanlara ilk önce telkin eylediği de bu birlik ve kardeşliktir. Amel ve ahlak esasları:. 1. Allah ile müsalemet, yani her hayır ve faziletin kaynağı yalnız Allah olduğuna inanmak ve Allah'ın iradesine teslim olmak, emrine itaat etmektir. Namaz. oruç. zekat gibi ibadetler bu lasımdandır. Buraya ait esaslar ve hükümler en geniş bir surette ve bütün incelikleriyle tebliğ ve tali m olunmuştur. 2. Allah'ın yarattıkları ile müsalemet, yani onlarla dir! ik, düzenlik içinde yaşamak, vazifelerini yapmak ve kimseye fenalık etmemek ve en geniş manasıyla hayır ve iyilik yapmak, herkesin iyiliğini istemektir. Haklarına saygı göstermek bu da şüphe yok ki, hak ve hayırseverliğin içti ma i neticelerindendir. Muamelat denilen bu kısma ait esaslar ve hakümler de bütün teferruatiyle Peygamber tarafindan tali m olunmuştur. Ahlak bahsine gelince; o da akıllara durgunluk verecek bir surette izah ve tafsil olunmuştur. Hz. Muhammed'in nazarında gerçekten Müslüman, hem Allah ile hem de insanlarla tam bir müsalemet içinde yaşayan demektir. 19 İslam Dini'nin esaslarını böylece ortaya koyan Ahmet Harndi Akseki, tslam'ın gerek itikatlarında, gerek diğer hükümlerinde dayandığı en birinci esas akıldır. Sahih ve sarsılmaz bir imanın ilk şartı da akıldır. Müslümanlık akla hitap eder. İ nsanin gerek kendisinde ve gerek yerde ve göklerdeki sun'u ilahiyi aniayabilmesi de ancak akıl ile olur... Bir insana /\klın alsın almasın böyle inanacaksın!' denilemez... " 20 şeklindeki ifadeleriyle, akıl sahibi varlıkları muhatap alması hasebiyle İslam Dini'nin temel özelliğinin akla uygunluk olduğunu, aklın ilkeleriyle çelişen hiçbir esasının bulunmadığını vurgular. ı ı Akseki, insan fıtratına tamamen uygun olan, akıl ve aklın ilkeleriyle çelişen hiçbir yönü bulunmayan İslam esaslarının. Allah'ın emir ve nehiylerine tazim ve itaat ile yaratıklarına şefkat ve merhamet olmak üzere iki ana ilkede 19 Akseki. "Mukaddime", s.xx. Ayrıca bkz. Ahmet Harndi Akseki,lslilm Fıtri Tabii ve Umumi Bir Dindir, ($ebi! Yayınevi) lstanbul2004, s.l9-26. ıo Akseki, "Mukaddime", s.xxi. ıı Akseki, "Mukaddime", s.xxi

11 ÜÇÜNCÜ OTURUM toplanabileceğini ifade eder; bunları da "Allah' ın emirlerine Allah'ın emirleri olduğu - için ttizim ve saygı göstermek, Allah'ın kullarına da yine Allah'ın kulları oldukları için şefkat göstermek, yerine göre yardım etmek." cümleleriyle izah eder. Ona göre dünyada meydana gelenüzücü hadiseler ile insanların çektikleri ıstıraplara, kalplerinde şefkat ve merhamet gibi ilahi duygudan eser bulunmayan insanlar sebep olur; şefkat ve merhamet ise bir insanda, ancak, Allah'a gerçekten iman ettikten sonra bulunabilir. 22 İnsanın, Allah'a teslimiyetten başlayarak. kendi şahsına, ailesine, memleketine, dostlarına, milletine ve bütün insanlara kadar genişleyen bir şekilde hem yaratıcısına hem de O'nun yarattıklar ma karşı mükellefiyetieri vardır. 23 Dinin emir ve teklifleri, insanın Allah'a bağlılığını sağlamlaştırıp sevgisini arttıracağından Allah'ın kulları ve yaratıkları ile ilişkilerini de samirn} ve temiz hale getirir, böylece herkes görevini bilir, haklarına sahip çıkar. 24 Çün.ldi İslam Dini'nin bütün teklifleri. insanın maddi ve ruhl ihtiyaçlarını karşılayıp terbiye ve tekamülünü temirı ederek insanlığın salaıiinı sağlamak içindir. 25 Bu bakımdan Müslüman, hem Allah ile hem de O'nun kulları ile müsalemet içinde hayat süren insandır. Allah ile müsalemet, O'nun iradesine tam bir itaattir. insanlarla müsalemet, kötülük yapmaktan kaçmarak onlarla daima kardeş halinde yaşamaya gayret etmenin yanı sıra iyilik yaparak onların mutluluğu için çalışmaktır. 26 Yaratılışıı:ıdaki hikmet ubudiyet, yani Allah'a itaat ve teslimiyet olan insan yaşamak için çalıştığından daha çok yaşatmak için çabalamalıdır. 27 Görülüyor ki Ahmet Harndi Akseki, eserlerinin birçoğunda ayırmaksızın bir arada ele aldığı iman, ibadet ve ahlak konularını, burada İslam'ın yine bir bütün halirıde başlıca esasları olarak ortaya koymuş; bu esaslara hakkıyla riayet edildiğinde ancak, insanlığın müşküllerinin hallolacağım, huzur içinde kardeşçe yaşabileceklerini savurırnuştur. Akseki'nin, bu istikametteki düşüncesini, Mukaddime'yi sonlandırırken yazdığı "insanlığı çektiği ıztıraplardan, zayıfları kuwetlilerin zulüm ve tahakkümünden kurtarmak ve bütün milletierin sade bugün için değil, yarın dp. barış ve kardeşlik içinde müsavi haklara sahip olarak hür yaşamalarını emniyet altına al~bilmek için, başka isimler altında da olsa, İslam'ın tali m eylediği esaslara göre hareket etmek lazımdır. Beşeriyeti selamete çıkaracak en kısa ve dosdoğru yol budur. " 28 şeklindeki ifadelerinde de görmek mümkündür. 22 Aksek:i, "Mukaddime", s.xxıv. 23 Aksek:i, "Mukaddime", s.xxxvii. 2 4 Akseki, "Mukaddime", s.xxxvi. ıs Akseki, "Mukaddime", s.xl. 26 Aksek:i, "Mukaddime", s.xxxviii. 21 Akseki. "Mukaddime", s.xlii. 2s Aksek:i, "Mukaddime", s.xlvii

12 AHMET HAMDi AKSEKi SEı\IPOZYUı\\U Mukaddime'nin temel konularından üçüncüsü, yani Ahmet Harndi Akseki'nin mukaddime yazdığı "Ebedi Risalet" başlıklı eserin muhtevası ve değerine gelince, bü husus, kırk üç sayfalık metinde sadece bir sayfa kadar yer tutar. Aks eki, Abdurrahman Azzam Paşa'nın eserinde Hz. Muhammed'in getirdiği dinin temelini oluşturan tevhidin mahiyetini; İslam'ın ortaya koyduğu genel müsahama, merhamet, eşitlik ve kardeşlik gibi konuları nasslara dayanarak anlattığını; toplumun huzuru, devletler ve milletler arası ilişkiler ile savaş ve barış gibi hususları da İslam nokta-inazarından açıkladığını ifade eder. Bu eserin, Müslümanlar için olduğu kadar Müslüman olmayarılar için de çok faydalı olduğunu belirterek lslam'ın gerçek yüzünün bütün dünyaya gösterilebilmesi için bu yönde daha çok çalışma yap ılmasının gereğine işaret eder. 29 Sonuç Yerine Böyle bir eseri ortaya koyduğu için Abdurrahman Azzam Paşa'ya, Türkçeye çevirdiğinden dolayı da Hasan Hüsnü Erdem' e teşekkür eden Ahmet Harndi Akseki, bu eserin dilimize çevrilmesini, daha önce kaleme aldığı eserlerinde tafsilatlı olarak üzerinde durduğu İslam Dini, onun ebediyeti, hayat ve ahlaka dair temel esasları hakkındaki düşüncelerini özlü bir şekilde yeniden dile getirmek için bir fırsat olarak görmüştür. Osmanlıdan Cumhuriyet' e geçiş sürecinde Müslüman Türk toplumunun uğradığı sosyal ve kültürel değişikliklere duyarsız kalamayan Akseki bu mukaddimede, özellikle dinin devrinin geçtiğini iddia eden pozitivist akımlara karşı dinin lüzurnunu, kaynağını ve akıl-din ilişkisini açıklamaya çalışmıştır. Ayrıca bozulan dünyaya yeni bir nizarn verip insanlar arasında kardeşliği sağlamamn sadece, hak ve vazifenin kutsiyeti ile uhrevi mesutiye te sarsılmaz bir imam gerekli kılan din sayesinde mümkün olacağını vurgulamıştır. Akseki, insan fı tratına tamamen uygun olan, akıl ve aklın ilkeleriyle çelişen hiçbir yönü bulunmayan İslam Dini'nin, hem vicdanı hem fıkri hem de haya tı düzene koymayı gaye edindiğini belirtir. O. İslam'in bütün beşeriyeti kucaklayan insanlık dini olduğunu vurgulayarak beşeriyetın ıstıra b ını dindirebilecek çarelerin sadece onun esasları içerisinde bulunabileceğini ifade etmiş, bunları birbirinden ayrılamayacak bir bütünlük içerisinde açıklamıştır. Böylece Akseki, bütürı eserlerinde olduğu gibi bu Mukaddi me' de de, itikadi olarak bahsettiği din ve İslam Dini'nin esaslarının mahiyetini bildirmekle yetinmemiş, bunların toplumsal hedeflerini de güzel bir üslupla tebarüz ettirmiştir. 29 Akseki, "Mukaddime", s.xliv- XLV

13 ÜÇÜNCÜ OTURUM Din fikrine. inanca ve İslam'a hücum edenlerle mücadele eden Akseki'nin, - İslam Dini'nin temel esaslarına yönelen saldırılar karşısında, İslam'ın esaslarını fikri ve ilmi açıdan dikkatle savunması göz önüne alımnca onun bir İslam düşünürü ve çağdaş bir kelamcı 30 olduğu ifade edilmelidir. Kaynakça Akseki, Ahmet Hamd.i, "Mukaddime", Allah'ın Peygamberlerine " Emanet Ettiği Ededi Risalet, Abdurrahman Azzam, çev. H. Hüsnü Erdem, (Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları). Ankara Akseki, Ahmet Hamd.i, İslam Fıtri Tabii ve Umumi Bir Dindir, (Sebil Yayınevi), İstanbul2004. Alimoğlu, Ethem, "Ahmet Ha md i Akseki'nin Hayatı", Ahmet Ha1Jldi Akseki (Sempozyum), Yayma Hazırlayanlar: Hüseyin Arslan- Mehmet Erdoğan, (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları), Ankara 2005, s Aydın. Ali Arslan, "Takdim". Ahlak Dersleri Ahlak n mi ve İslam Ahlakı. Ahmet Harndi Aks eki, sadeleştiren A. Arslan Aydın, ( 4. Baskı) İstanbul2006, s Azzam, Abdurrahman: Allah'ın Peygamberlerine Emdnet Ettiği Ededi Risalet, çev. H. Hüsnü Erdem, (Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları), Ankara Bolay. S. Hayri, "Akseki, Ahmet Hamdi", DİA, İstanbul1989, c. II, s Ertan. Veli, Ahmet Harndi Akseki, (Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları),!stanbul1988~ Harnma di, Muhammed, Batınilerin ve Karmatilerin İç yüzü, tre.!smail Hatib Erzen, (Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları), Ankara İzmirli, İsmail Hakkı. Islam Dini ve Tabii Din, Takdim ve notlada sadeleştiren Osman Karadeniz, (İzmir llahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları).!zmir Kahraman, Abdullah, "Zor Zamanda Yapılabilecekleri n En İyisini Yapan Bir İslam Alimi: Ahmet Harndi Akseki ( )", İslam Hukuku Araştirmaları Dergisi, Sayı: 6, s Kara, İsmail, Türkiye'de İslamcılık Düşüncesi-Temel Metinler.lstanbul2001. Nevevi, Muhyiddin, Riyd.zü's-salihin, tre. Hasan Hüsnü Erdem-Kıvamüddin Burslan, I-III. (Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları), Ankara Uludağ, Süleyman, "İslam ın Bir Savunucusu Olarak Ahmet Harndi Akseki", Ahmet Harndi Aleseki (Sempozyum), Ya yına Hazulayanlar: Hüseyin Arslan-Mehmet Erdoğan, (Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları), Ankara 2005, s Vakkasoğlu, Vehbi, Osmanlıdan Cumhuriy~re İslam Alimleri, (5. Baskı) İstanbu Ayr ıca bkz. Süleyman Uludağ. "İslam'ın Bir Savunucusu Olarak Ahmet Harndi Akseki", Ahmet Harndi Aleseki (Sempozyum). Yayma Hazırlayanlar : Hüseyin Arslan-Mehmet Erdoğan, Arıkara 2005, s