Denetleme ve Düzenleme Sistemi, Sinir Sistemi ve Endokrin Sistem

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Denetleme ve Düzenleme Sistemi, Sinir Sistemi ve Endokrin Sistem"

Transkript

1 Denetleme ve Düzenleme Sistemi, Sinir Sistemi ve Endokrin Sistem 1. SİNİR SİSTEMİ Sinir sistemi canlının çevresindeki değişiklikleri algılamasını ve hızlı tepki vermesini sağlar. a. Farklı Hayvanlarda Sinirsel Denetim Süngerlerde özelleşmiş bir sinir sistemi yoktur. Buna karşı hücreler uyarıları alıp tepki gösterebilir. Gerçek sinir sistemi ilk olarak sölentelerde görülür. Hidrada bütün vücuda yayılan ağsı sinir sistemi bulunur. Merkezi sinir sistemi yoktur. Yassı solucanlarda vücudunun iki yanında uzanan ve enine sinirlerle birbirine bağlantılı iki sinir kordonu şeklinde ip merdiveni sinir sistemi bulunur. Halkalı solucanlarda baş bölgesinde beyin görevi yapan bir çift ganglion bulunur. Böceklerdeki sinir sisteminde halkalı solucanlarındakine benzemekle beraber daha gelişmiştir. Karın bölgesindeki sinir kordonu üzerinde ganglion bulunur. Her segmentteki ganglion birbirinden bağımsız iş görür. Ayrıca böceklerde duyu organları gelişmiştir. Omurgalılarda ise merkezi ve çevresel sinir sisteminin oluşturduğu gelişmiş sinir sistemi vardır. Sinir kordonu sırt tarafında yer alır. Beyin; baş kısmında sinir kordonu ucunda bulunur. Omurgalılarda dış ortamdan gelen uyarılar duyu organlarında bulunan özel hücreler tarafından algılanır. Bunlara reseptör (alıcı) hücreler denir. Bu uyarılar merkezi sinir sisteminde değerlendirildikten sonra kas ve salgı bezi gibi organlara iletilir. Bu organlaraefektör denir. b. Sinir Hücresinin Yapısı ve Çeşitleri sinir sistemi nöron hücreleri ile nöroglia hücrelerinden oluşur. ileri derecede özelleşen sinir hücreleri, sentrozomunu kaybetmiştir. Bu nedenle bölünme yetenekleri yoktur. Bir nöronda çekirdek ve organ elleri bulunduran hücre gövdesi, gövdeden çıkan kısa uzantılar ve uzun uzantılar olmak üzere üç kışımı vardır. nöron (sinir hücresi) yapısı

2 Omurgalıların çoğunda bazı nöronların aksonları etrafında schwan hücreleri bulunur. Bu hücreler miyelin kılıfı oluşturur. Miyelinli aksonlarda uyartı iletimi hızlıdır. Miyelin kılıf ranvier boğumlarla kesintiye uğrar. 1. Duyu nöronu: Çevreden veya reseptörlerden aldığı uyarıyı merkezi sinir sistemine iletir. Bunlara getirici sinirlerde denir. 2. Ara nöronlar: Merkezi sinir sistemi bulunan duyu ve motor nöronlar arasındaki bağlantıyı sağlayan nöronlardı. Gelen bilgileri değerlendirir. 3. Motor nöronlar: Merkezi sinir sisteminde oluşan cevapları tepki organlarına iletir. Bunlara götürücü sinirlerde denir. c. Sinirlerde İmpuls Oluşumu ve İletimi İç ve dış çevredeki uyarılar sinir hücreleri üzerinde elektriksel ve kimyasal değişiklikler meydana getirir. Buna impuls (uyartı) denir. Bir nöronda implus oluşabilmesi için gereken en az uyarı şiddetine eşik şiddeti denir. Nöron eşik değer ve üzerindeki uyarılara hep aynı hızla tepki verirken, eşik değerin altındaki uyarılara tepki vermez. Buna ya hep ya hiç prensibi denir. Uyarılma eşiği birbirinden farklı birçok sinir telinin bir araya gelmesiyle oluşan sinir kordonunda ya hep ya hiç prensibi uyulmaz. Dinlenme durumundaki bir sinir hücresinde zarı iki yüzeyi arasında bir elektriksel yük farkı vardır. Sinir hücresinin dış (+), içi (-) yüklüdür. Buna polarizasyon denir. Hücre dışında Na+ iyonları Ka+ iyonlarına göre fazla, hücre içinde ise K+ iyonları Na+ iyonlarına göre fazladır. İyon farkı zar yüzeyinde elektriksel bir güç oluşturur. Sinir hücresinin uyarılması ile Na+ iyonları hücre içine girer. Hücre içi (+) hücre dışı (-) yüklü hale gelir. Buna depolarizasyon denir. Bu durumda ikinci bir uyartı iletimi gerçekleşmez. Depolarize olmuş hücrede K+ iyonları hücre dışına çıkarak hücre içi tekrar (-), hücre dışı ise (+) olur. Buna repolarizasyon denir. Potansiyel normale dönmüştür ama iyonların yerleri normal değildir, sodyum içeride, potasyum dışarıdadır. Buraya kadarki olaylarda enerji harcanmaz. Daha sonra sodyum potasyum pompası aktif taşıma ile hücre içindeki Na+ dışarı, hücre dışındaki K+ içeri pompalayarak iyon derişimini ilk durumuna getirir. Miyelinli nöronlarda iyon geçişi ranvier boğumlarda olur. Buna atlamalı iletim denir. Böylece miyelinli nöronlarda gerçekleşen iletim daha hızlı olur ve daha az enerji harcanır.

3 Nöronlarda impuls iletimi Bir nöronda oluşan impulslar nöron boyunca aynı hızda ve şiddete iletilir. Nöronlarda uyarı iletim hızını artıran faktörler: Aksonda miyelin kılıf bulunması Akson çapının artması Bir nörondan geçen impulsların sayısını etkileyen faktörler: Uyarının süresi Uyarının şiddeti Uyarının frekansı İmpuls sayısının artması, tepki şiddetini artırır. ç. Sinaplarda İmpuls İletimi ve Hedef Organlarda Tepki Oluşumu Bir nöronun aksonu ile diğer nöronun dendriti ya da tepki organları arasındaki iletişim düzenleyen bağlantı bölgelerine sinaps denir. Sinapslarda impulsların iletimi aksonun sinaptik ucundan salgılanan uyarıcı kimyasallar (nörontransmitter maddeler) ile sağlanır. Bilinen en önemli nörotransmitterler asetikolin, adrenalin, nöroadrenalin, dopamin, histamin ve seratonindir.

4 Akson ucunda sinaptik yumrudaki keseciklerden salgılanan nörontransmitterlerle sinaps boşluğuna dökülerek komşu hücre zarında bulunan özel reseptörlere bağlanır. Bu durumda komşu hücre zarının iyonlara karşı geçirgenliği artar, tepki oluşur. Sinapslar uyartının ilk değerlendirme ve kontrol yeridir. Sinapsta seçici direnç, kolaylaştırma ve engelleme şeklinde gerçekleşir. Sinapslarda geçişi sağlayan impulslar sadece hedef organları uyararak tepki oluşmasını sağlar. B. İNSANDA SİNİR SİSTEMİ İnsanda sinir sistemi merkezi ve çevresel sinir sistemi olmak üzere iki kısımda incelenir. 1. MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ A. BEYİN İnsanda Sinir Sistemi Milyarlarca sinir hücresinden oluşan beyin dıştan içe doğru sert zar, örümceksi zar ve ince zar adı verilen üç zar bulunur. Sert zar kafatası kemiklerine, ince zar ise beynin girinti ve çıkıntılarına yapıştırılmıştır. Örümceksi zar ise ince zar ile sert zarı bağ dokusu iplikleri ile birbirine bağlar. İnce zarda bulunan kan damarları ile beynin beslenmesi sağlanır ince zar ile örümceksi zar arasında beyin omurilik sıvısı bulunur. Beyin-omurilik sıvısı=beyni darbelere karşı korur. Beyin ve omuriliğe besin maddeleri taşır, metabolik artıkları uzaklaştırır. Merkezi sinir sisteminde iyon değişiminin dengede kalmasına yardımcı olur. Beyin; ön beyin, orta beyin ve arka beyin olmak üzere üç kısma ayrılır.

5 I. Ön Beyin (Büyük Beyin) Ön beyin; uç beyin ve ara beyinden oluşur. Uç Beyin (Beyin Kabuğu: Korteks) İki yarım küreden oluşan uç beynin yarım kürelerini iki köprü birbirine bağlar. Bunlardan üstteki köprüye nasırlı cisim alttakine ise beyin üçgeni denir. Bu köprüler nöron aksonlarından oluşmuştur. Beyin yarım kürelerini enine ayıran derin girintiye rolando yarığı alt kısımda ve genişçe olan yarığa ise silvus yarığı denir. Beyinde bulunan çeşitli merkezler bu yarıklar boyunca sıralanmıştır. Beyin yarım kürelerinden enine bir kesit alındığında dış kısmında miyelinli nöronların hücre gövdesi ve dendritlerinden oluşan boz madde, iç kısmında miyelinli nöronların aksonlarından oluşan ak madde bulunur. Boz maddeden oluşan kısma kabuk adı verilir. Beyin kabuğu öğrenilebilir ve istemli davranışların yönetim merkezidir. Ayrıca zeka, hafıza, duyarlılık, düşünmek, hayal kurma gibi bütün ruhsal olayların merkezidir. Beş duyunun alınıp değerlendirilmesi gibi çeşitli merkezler de vardır. Uç beynin önemi ve görevi, beynin bu bölgesi hayvanlarda çıkarılarak araştırılmıştır. Hayvanların yaşadıkları fakat dış etkilere karşı duyarlı olmadıkları, hafıza ve iradelerini kaybettikleri görülür. Beyin yarım küreleri birbirinden farklı aktiviteleri kontrol eden loplara ayrılmıştır. Ara Beyin Ara beynin yan duvarları talamusu, tabanı ise hipotalamusu oluşturur. Talamus: Koku duyusu hariç bütün duyu organlarından gelen uyartılar talamusta düzenlenerek kortekste ilgili merkezlere iletilir. Talamus duyusal impulsların dağıtım merkezidir. Uyku halinde talamus ve beyin kabuğu çalışmaz. Hipotalamus: Hipotalamus iç organların ve dokuların otomatik dokunma merkezidir. Hipotalamustan salgılanan özel hormonlar hipotalamusun altında bulunan hipofiz bezinin çalışmasını kontrol eder. Vücutta homeostatik dengenin korunmasında çok etkilidir. Vücut ısısı, su dengesi, kan basıncı gibi hayatsal olayların yanında uyku uyanıklık, susuzluk, açlık, tokluk, iştah ve eşeysel olgunlaşmayı kontrol eder. I. Orta Beyin Orta beyin; ön beyin, beyincik, pons, omurilik soğanı ve omurilikte bağlantı kuran sinirlerin geçtiği yerdir. Fazla ışıkta göz bebeklerinin küçülmesi, ya da köpekte tıkırtılara kulak kabartma gibi görme ve işitme reflekslerini kontrol eder. Kas tonusu ve vücut duruşunu düzenleyen merkezlerde bulunur. II. Arka Beyin Son beynin üst kısmındadır. Beyincik, pons ve omurilik soğanından oluşur. Beyincik: İki yarım küreye ayrılmıştır. Yarım küreleri pons birbirine bağlar. Beyincik enine kesitinde içte bulunan ak madde, dıştaki boz madde içinde dallanmıştır. Bu görünüm nedeniyle hayat ağacı da denir.

6 Beyincik hareket ve denge merkezidir. Yarım daire kanalları ve gözden gelen uyarılarla birlikte vücudun dengesini sağlar. Vücudun duruşu ve iskelet kaslarının kasılma derecesini düzenler. Kas hareketleri kompleks olmayan canlılarda beyincik küçük, kuş ve memeli gibi kompleks kas hareketleri olan canlılarda büyüktür. Pons (Varoli Köprüsü): Orta beyin ile omurilik soğanı arasında bulunan sinir demetleridir. Beyinciğin iki parçası arasında uyartı iletimi ve orta beyinle ilişki kurulmasında etkilidir. Vücudun sağ ve sol tarafında bulunan farklı kasların yönlendirilmesine yardım eder. Omurilik Soğanı: Dışta ak, içte boz madde yer alır. Omurilikle beyin arasındaki sinirlerin geçtiği yerdir, beyinden çıkıp vücuda giden motor sinirler buradan çapraz yaparak geçer. Bu merkez, metabolizma, solunum, dolaşım, boşaltım, kalp atış hızı gibi yaşamsal olayları düzenler ayrıca yutma, çiğneme, öksürme, kusma, hapşırma gibi fizyolojik olayları kontrol eden refleks merkezleri bulunur. Bu nedenle hayat düğümü de denir. Omurilik soğanının zedelenmesi ölüme neden olabilir. B. OMURİLİK Omurga içinde uzanan, ortasında boydan boya bir kanala içeren merkezi bir sinir sistemidir. Omuriliği beyinde olduğu gibi üç zar örter. Örümceksi zar ile ince zar arasında BOS sıvısı bulunur, omuriliği darbe ve sarsıntılardan korur. Omuriliğin enine kesitinde dışta ak madde içte boz madde bulunur. Boz maddeden omuriliğin ön ve arka bölgesinde sağlı ve sollu olmak üzere sinirler çıkar. Çevresel sinir sistemine ait duyu sinirleri arka (sırt) boynuzdan omuriliğe girerken, motor nöronlar ön (karın) boynuzdan çıkarak vücuda dağılır. Yan boynuz ise çevresel sinir sistemine ait sinir merkezlerini bulundurur. Omuriliğin Görevleri: Duyu organları ile alınan impulsları beyne, beyinden gelen emirleri ilgili tepki organlarına iletimini sağlar. Beyne bağlı olmaksızın refleks olaylarını yürütür. Bir uyarana karşı vücudun ilk yaptığı hareket omurilikten idare edilir. Diz kapağı, göz bebeği, emme refleksi doğuştan var olan reflekslerdir, kalıtsal refleksler denir. Yürümek, koşmak, araba kullanmak gibi sonradan öğrenilerek kazanılan refleksler ise kazanılmış refleksler denir. Bu davranışlar beyin tarafından öğrenildikten sonra omuriliğe devredilerek buradan yönetilir. Hata yapıldığında beyin tekrar devreye girer, hata düzeltilir. En basit refleks yayında duyu ve motor nöronu olarak iki nöron bulunur. Diz kapağı refleksi bu tip reflekstir. Üç nörondan oluşan refleks yanında ise duyu ve motor nöronların arasında ara nöron bulunur. Bir refleks yanında, impulsun meydana gelişinden tepkini ortaya çıkışına kadar izlenen yol şu şekildedir. Reseptör > Duyu nöron > Ara nöron > Motor nöron > Efektör Reseptör; duyu alıcısı. Efektör; tepki organları. 2. ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ Çevresel sinir sistemi, beyin ve omuriliği vücudun diğer parçalarına bağlayan sinirlerden oluşur. Vücudun içinden veya dışından alınan uyartıları merkezi sinir sistemine, merkezi sinir sisteminde oluşan emirleri ilgili bez veya kaslara taşınması çevresel sinirleri sağlar.

7 Omurilikleri çıkan sinirlere omurilik sinirleri denir, 31 çifttir. Beyinden çıkanlara ise kafa sinirleri denir, 12 çifttir. 10. kafa siniri olan vagus siniri iç organların çalışmasını kontrol eder. İnsanın en büyük sinir çifti, omurilik sinirlerinden bacaklara giden siyatik sinirlerdir. Çevresel sinirler görev ve işleyiş bakımından iki çeşittir. a. Somatik Sinir Sistemi İsteğimizle çalışan organları kontrol eder ve yönlendir. Somatik sinirlerin hücre gövdeleri beyin ve omurilikte bulunur, aksonlar ise doğrudan iskelet kaslarına gider. b. Otonom Sinir Sistemi Beyin ve omurilikten gelen, miyelin kılıf bulunmayan motor nöronlardan oluşur, istemsiz çalışır. İç organların çalışmasını düzenler. Otonom sinirler genellikle zıt yönde çalışan sempatik ve parasempatik sinirlerden oluşur. Sempatik sinirler; Kalp atışını hızlandırır. Sindirim sisteminde aktiviteyi yavaşlatır. Kan damarlarını daraltır. İdrar torbasını gevşetir. Bronşları genişletir. Göz bebeklerini genişletir. Parasempatik sinirler: Kalp atışını yavaşlatır. Sindirim sisteminde aktiviteyi artırır. Kan damarlarını genişletir. İdrar torbasını kasar. Bronşları daraltır. Göz bebeklerini daraltır. C. DUYGU ORGANLARI Dış ortamdan alınan bilgiler duyu organları vasıtasıyla sinir sistemine iletilir. Duyu organları üzerinde çeşitli uyarıları almak için özelleşmiş duyu reseptörleri yer alır. Reseptörler alınan uyarıları impulslara dönüştürüp duyu nöronlarına aktararak beyne iletilmesini sağlar. Göze gelen ışığı fotoreseptörler, dile ve burna gelen kimyasal uyarıları kemoreseptörler, deriye ve kulağa gelen uyarıları mekanoreseptörler algılar. 1. GÖRME OLAYI Farklı canlı gruplarında farklı göz yapıları görülmekle birlikte omurgaların göz yapısı birbirine benzer. a. Gözün Yapısı İnsan gözü, göz küresi ve göze yardımcı yapılardan oluşur. 1. Göz Küresi Gözün ana kısmı dıştan içe doğru, sert tabaka (sklera), damar tabaka (koroid), retina (ağ tabaka) olmak üzere üç tabakadan oluşur. I. Sert Tabaka: Bağ dokudan oluşur. Gözü korur, göz yuvarlağına dayanıklılık kazandırır. Gözün ön tarafında incelip, şişkinleşerek saydam tabaka olan korneayıoluşturur. Kornea göze gelen ışığın ilk kırıldığı yerdir. II. Damar Tabaka: Bu tabakada gözü besleyen kan damarları bulunur. Pigment yönünden zengindir. Pigmentler göze gelen ışığın çoğunu emer, gözün ön kısmında irisioluşturur. İris gözün renkli kısmıdır. İrisin tam ortasında göz bebeği bulunur. Göz bebeği göze giren ışığın miktarını ayarlar. İrisin arkasında göz merceği yer alır. Göz merceği, göz bebeğinden giren ışınların kırılarak ağ tabaka üzerine düşmesini sağlar. Mercek ile retina arasında geniş boşluk bulunur. Bu boşlukta jelimsi bir sıvı olan cam sıvı bulunur. Cam sıvı göz küresinde iç basıncı oluşturarak gözün şeklini korur. Göz Uyumu: Mercek bağları ve kirpiksi kaslar yardımı ile göz merceğinin yuvarlaklığının değiştirilerek odak uzaklığının ayarlanmasıdır. Yakındaki bir cisme bakarken; kirpiksi kaslar kasılır, mercek bağları

8 gevşer, mercek kalınlaşır ve göz bebeği daralır. Uzaktaki bir cisme bakarken; kirpiksi kaslar gevşer, mercek bağları kasılır ve mercek incelir. III. Retina: Işığa duyarlı reseptör hücreleri ve sinir hücreleri bulunur. Görme reseptörleri çubuk ve koni olmak üzere iki çeşittir. Reseptörlerin en yoğun bulunduğu yere sarı benek denir. Sarı beneğin merkezinde koniler, merkez etrafında da çubuk hücreleri daha fazladır. Çubuk hücreleri renkleri algılamaz, siyah beyaz görmeyi sağlar. Kırmızı yeşil ve mavi ışığı algılayan üç tip koni hücresi bulunur. Koni hücrelerinden bir grubun kalıtsal bozukluk sebebiyle olmaması ren körlüğüne neden olur. Işığı algılayan pigmentlerin sentezinde etkili A vitamini eksikliğinde gece körlüğü görülür. Görme sinirlerinin retinadan çıktığı noktaya kör nokta denir. Kör noktada reseptör bulunmadığından görüntü oluşmaz. 2. Göze Yardımcı Yapılar Kaş, göz kapakları, kirpikler, gözyaşı bezleri, göz kasları görmeyi sağlayan bölümleri korumakla görevlidir. a. Görme Olayı Göze gelen ışınlar, korneada kırıldıktan sonra göz bebeğinden geçerek merceğe ulaşır. Mercekte ikinci kez kırılan ışınlar, camsı sıvıdan geçtikten sonra retina üzerinde sarı benekte ters bir görüntü oluşur. Retinaya gelen ışınlar, fotoreseptörleri uyararak görme sinirlerinde implus oluşturur. İmpluslar sinirler yoluyla görme merkezine iletilir ve değerlendirilir. Beyinde cisim düz, net ve renkli olarak görülür. Görme Bozuklukları Miyop: Göz ekseni normalden uzun ya da göz merceği normalden daha şişkin ise görüntü retina önünde oluşur. Uzağı iyi göremezler. Kalın kenarlı mercek kullanılarak bu kusur düzeltilebilir. Hipermetrop: Göz ekseni normalden kısa veya göz merceği şişkinliği normalden daha az ise görüntü retina arkasında oluşur. Yakını iyi göremezler. İnce kenarlı mercek kullanılarak bu kusur düzeltilebilir. Astigmatizm: Kornea ve merceğin şekil bozukluğundan oluşur. Işınlar farklı açılarda kırıldığından retinanın her yerine aynı ulaşmaz. Bu nedenle görüntü net oluşmaz. Bu kusur silindir mercek kullanılarak düzeltilebilir. Presbitlik: Yaşlandıkça göz merceğinin sertleşmesi sonucu olarak mercek uzaklığı ayarlanamaz. Gözün uyum yapma yeteneği azalır. Görüntü retina arkasına düşer. Bu bireyler 40 cm den daha yakını göremezler. İnce kenarlı mercek kullanılarak düzeltilebilir. Şaşılık: Göz yuvarlağını hareket ettiren kaslar orantısız olarak kasıldığında gözler farklı eksenlere bakar. Kusur ameliyatla düzeltilir. 2. İŞİTME DUYUSU İşitme ve denge organı olan kulak, dış kulak, orta kulak ve iç kulaktan oluşur. Kulağın Yapısı; a. Dış Kulak: Elastiki kıkırdaktan yapılmış kulak kepçesi ve kulak yolundan oluşur. Kulak kepçesi çevreden gelen ses dalgalarını toplar, kulak yolu ile kulak zarına iletir. b. Orta Kulak: Çekiç, örs ve üzengi kemikleri bulunur. Ses dalgalarının kulak zarında oluşturduğu titreşimler bu kemiklerden geçerek orta kulak sonundaki oval pencereye ulaşır. Orta kulak östaki borusu ile yutağa bağlanır. Östaki borusu hava basıncını dengeler, kulak zarının zarar görmesini önler.

9 c. İç Kulak: İç kulak, dalız, yarım daire kanalları, tulumcuk, kesecik ve salyangoz oluşur. Dalız ve salyangoz işitmeden sorumludur. Oval pencereden gelen ses dalgaları dalız ile salyangoza iletilir. Salyangoz helezon şeklinde kıvrılmış üç kanaldan oluşur. Kanallardan üstte olan vestibular kanal ve altta olan timpanik kanallar perifilent sıvısı ile doludur. Ses dalgaları oval pencere ile vestibular kanaldaki perinlefe geçirilir. Perilenfdeki basınç dalgası timpanik kanaldaki perilenf yoluyla yuvarlak pencere zarına iletilir. Kohlear kanalın tabanında bulunan temel zarın hareket etmesiyle duyu hücrelerinin tüyleri çatı zara sürtünür. Bu da duyu sinirlerinde impulsları başlatır. Duyu hücreleri, sinirler, temel zar ve çatı zardan oluşan yapıya Corti (Korti) organı denir. Kohlear kanal içinde bulunur, işitmeyi sağlar. Denge iç kulakta bulunan üç tane yarım daire kanalları ile bunların uçlarında bulunan tulumcuk ve tulumcuğa bağlı kesecik torbalar ile sağlanır. Bu yapıların içi endolenf sıvısı ile doludur. Tulumcuk ve kesecik içinde kalsiyum karbonat kristallerinin birikimi ile oluşmuş otolit(denge taşları) ve tüylü duyu hücreleri bulunur. Denge sinirleri tüylü duyu hücrelerine bağlıdır. ç. İşitme Olayı Kulak kepçesi tarafından toplanan ses dalgaları kulak zarını titreştirir. Titreşim sırasında orta kulaktaki çekiç, örs ve üzengi kemiklerine iletilir, titreşimler burada kuvvetlendirilir. Üzengi kemiği bu titreşimleri oval pencere zarı ile vestibular kanaldaki perilenfe geçirir. Burada timpanik kanala geçerek kohlear kanala ulaşır. Kohlear kanalın tabanında bulunan temel zar titreşir. Titreşimler Corti organında bulunan tüylü duyu hücrelerini uyararak impuls oluşturur. İmpulslar işitme sinirleri ile beyin kabuğundaki işitme merkezlerine aktarılır. d. Denge Olayı Denge sağlayıcı yapılar olan tulumcuk ve kesecik yerçekimine karşı yapılan hareketlerde oluşan konum değişikliklerini, yarım daire kanallar ise vücudun herhangi bir yöne dönmesi ile oluşan değişiklikleri algılayan yapılardır. Bu yapılar içinde bulunan endolenf eylemsizliği nedeniyle ters yönde hareket eder. Vücut pozisyonuna göre kulak taşlarının duyu hücrelerine yaptığı basınç değişir. Bu durum impuls oluşumuna neden olur. İmpulslar beyinciğe iletilir ve merkezden gelen emirle denge sağlanır. Dengenin sağlanmasında gözden, kaslardaki özelleşmiş reseptörlerden, ayak altında basınca duyarlı hücrelerden gelen impulslarda etkilidir. 3. DOKUNMA DUYUSU İnsanlarda alt deride bulunan duyu almaçları ile dokunma, basınç, ağrı ve ısı gibi duyular algılanır. Derinin görevleri şunlardır; Alt kısmında bulunan hücre tabakalarını fiziksel ve kimyasal etkilerden korur. Mikropların vücuda girmesine engel olur. Vücudun su kaybını önler. Zararlı ışınların etkisinden hücreleri korur.

10 Terleme ile vücut sıcaklığını düzenler ve boşaltıma yardımcı olur. Belirli oranlarda gaz alışverişi yapar, solunuma yardımcı olur. Deri yapısında, epitel doku ve temel bağ doku olmak üzere iki temel doku bulunur. Epitel Doku Epitel doku, vücudun dışını kaplayan, organların ve vücut boşluklarının içini döşeyen bir araya sıkıca paketlenmiş hücrelerin oluşturduğu bir dokudur. Epitel doku hücreleri arasında boşluklar yok denecek kadar azdır. Ayrıca kan damarı ve sinirler bulunmaz. Epitel doku hücreleri yassı, kübik veya silindirik şekillerde olabilir. Görevlerine göre ise örtü, salgı ve duyu epiteli olmak üzere üç bölümde incelenir. Örtü epiteli; vücudun dışını ve iç organların içini örten epiteldir. Örtü epiteli bağ dokudaki kılcal damarlarla beslenir. Salgı epiteli; gözyaşı, ter, süt, hormon ve enzim gibi salgılar üretir. Duyu epiteli; vücudun içinden ve ortamdan gelen uyarıları alır, sinir sistemine aktarır. Temel Bağ Doku Bağ doku, genelde diğer dokuları bir arada tutmada, desteklik sağlamada ve vücudun savunmasında rol oynar. Bağ dokunun hücreleri fibroblastlar, makrofajlar, mast hücreleri ve melanositlerdir. Fibroblastlar, bağ doku liflerini sentezler. Mast hücreleri, heparin ve histamin salgılar. Melanositler, taşıdıkları melanin pigmenti ile deriye renk verir. Makrofajlar, mikroorganizmaları fagositozla yok eder. Plazma hücreleri, antikor sentezlenmesinde görev yapar. Bağ dokunun protein yapısındaki lifleri kollajen, elastik ve retiküler (ağsı) olmak üzere üç çeşittir. Deri, üst deri ve alt deri olmak üzere iki kısımda incelenir. Üst deri (epidermis): Korun ve malpighi tabakalarından oluşur. Korun tabakasında; kan damarları, reseptör bulunmaz. Keratinleşmiş ölü hücrelerden oluşur. Malpighi tabakası; canlı hücrelerden oluşur. Buraya deriye rengini veren melanin pigmenti sentezlenir. Alt deri (dermis): Dermis canlı hücrelerden oluşur. Kan damarları, sinirler, duyu reseptörleri, kıl kökleri, elastik ve kollagen lifler, düz kaslar, ter ve yağ bezleri bulunur. Dermiste farklı duyular algılayan farklı reseptörler bulunur. Bu reseptörler bütün vücuda dağılmış olmasına rağmen derinin her tarafında eşit olarak bulunmaz. Krause cisimciği; soğuğu algılar. Ruffini cisimciği; sıcağı algılar. Paccini cisimciği; basıncı algılar, daha çok el ve ayağın alt derisinde bulunur.

11 Meissner cisimciği ve merkel diskleri; dokunmaya karşı duyarlıdır, parmak uçlarında daha yoğun bulunur. 4. TAT DUYUSU İnsanda ve diğer memelilerde tat ve koku duyuları işlevsel olarak aynı ve birbirleriyle bağlantılıdır. Her ikisinde de, küçük bir molekülün reseptöre ulaşması ve uyarı oluşturması için sıvıda çözünmesi gereklidir. a. Tat Duyusu Dil üzerinde tat alma cisimcikleri olan papillalar bulunur. Papillalar içine gömülmüş tat alma tomurcukları bulunur. Tükürük sıvısı içinde çözünen maddeler tat tomurcukları ile algılanır, oluşan impulslar sinirlerle beyne iletilir. Tat tomurcukları dört temel tadı algılar. Bunlar tatlı, ekşi, tuzlu ve acıdır. Herhangi bir cismin tadının algılanmasında cismin sıcaklığı, kokusu da önemlidir. Dilde faklı tatların daha fazla algılandığı bölgeler 5. KOKU DUYUSU Tad Alma Organımız Dil Memelilerde koku duyusu, burnun boşluğunun üst kısmındaki sarı bölgede bulunan koku alma reseptörleri ile algılanır. Bu reseptörler beyindeki koku soğancığı ile bağlantılıdır. Burna gelen moleküller mukus içinde çözünerek, duyu hücrelerini uyarır, oluşan impulslar koku sinirleri ile beyne taşınır. Koku duyusu çabuk yorulur. Aynı koku uzun süre algılanamaz.

12 Ç. ENDOKRİN SİSTEM Burnun yapısı ve bölümleri Hayvanlarda tüm doku ve organların uyumlu çalışmasında sinir sistemi ve endokrin sistem görev alır. Endokrin sistem, endokrin bezlerden oluşur. Bu bezlerin salgılarına hormon denir. Hormonlar etkileyecekleri yapılara kan ile veya difüzyonla taşınarak hedef dokulardaki işlevleri düzenler. Hormonlar kanla taşınarak genellikle bir çeşit, bazıları çok çeşit hücre veya dokuyu etkiler. Endokrin sistem sinir sisteminden daha yavaş çalışır, fakat endokrin sistemin etkisi daha uzun süreli olur. 1. ENDOKRİN BEZLER VE HORMONLAR İnsanda bulunan başlıca endokrin bezler; hipofiz, tiroit, paratiroit, böbreküstü bezleri, pankreas ve eşeysel bezlerdir. a. Hipofiz Bezi Nohut büyüklüğünde olan hipofiz, kısa bir sapla hipotalamusa bağlıdır. Hipotalamus salgılayıcı ve engelleyici hormonlar ile hipofizin aktivitesini düzenler. Hipofiz bezi, ön, ara ve arka lob olmak üzere üç bölümden oluşur. I. Ön Lop Hormonları Tiroit uyarıcı hormon (TSH): Tiroit bezine etki ederek tiroksin hormonunun salgılanmasını sağlar. Adrenokortikotropik hormon (ACTH): Böbrek üstü bezinin kabuk bölgesini uyararak, hormon salgılanmasını sağlar. Büyüme Hormonu (STH): Hücre bölünmesini uyararak, büyümeyi sağlar. Büyüme hormonunun hedefi bütün vücut hücreleridir. Gelişme döneminde az salgılanması cüceliğe, fazla salgılanması ise devliğe (gigantizm) neden olur. Erişkinlerde STH nın fazla salgılanması el, ayak, çene kemiklerinde anormal büyüme olan akromegali hastalığına neden olur. Folikül uyarıcı hormon (FSH): Dişilerin yumurtalıklarında folikülün gelişimini ve yumurtanın oluşumunu sağlar. Ayrıca folikülden östrojen hormonu salgılanmasını sağlar. Erkeklerde testis hücrelerini uyararak sperm üretimini ve testesteron hormonunun salgılanmasını sağlar.

13 Luteinleştirici hormon (LH): Dişilerin folikülün çatlayıp yumurtanın serbest hale geçmesini sağlar. Yumurtasını bırakan folikülün, sarı cisme dönüşmesinde görevlidir. Sarı cisimden progesteron ve östrojen salgılanmasında etkilidir. Erkeklerde testisleri uyararak leyding hücrelerinden testesteron hormonu salgılatır. Prolaktin (LTH): Doğumdan sonra süt bezlerinin gelişimi ve süt salgılanmasını uyarır. Analık güdüsünü oluşturur. Sadece dişilerde salgılanır. II. Ara Lop Hormonları: Melanosit uyarıcı hormon (MSH): Deride melanosit hücrelerinde melanin pigmenti oluşmasını uyarır. III. Arka Lop hormonları: Oksitosin: Doğum sırasında rahim kaslarının kasılmasını arttırarak doğumu kolaylaştırır. Doğumdan sonra süt bezlerini uyararak, sütün boşaltılmasını sağlar. Antidiüretik hormon (ADH): Vazopressin hormon da denir. Böbreklere etki ederek, böbreklerden suyun geri emilmesini sağlar. Hormonun azlığında böbreklerden su kaybı artar. Bu hastalığa şekersiz şeker hastalığı (diabetes insipidus) denir. b. Tiroit Bezi Soluk borusunun iki yanında, gırtlağın altında yer alan iki lobdan oluşmuş bir bezdir. Tiroksin ve kalsitonin hormonlarını salgılar. Tiroksin: Tiroksin, tirozin aminoasidinin iyotlu türevidir. Hücrelerde oksijen kullanımını ayarlayarak, metabolizma hızını düzenler. İyot yetersizliğinde tiroksin salgısı azalır. Hipofiz bezi uyarılarak TSH salgısı artar. Artan TSH, tiroit bezini uyarır. Bezin fazla çalışması durumunda, bezde büyüme olur (Guatr). Bu durumda bireylerde metabolizma yavaşlar, şişmanlık oluşur. Uyuşukluk, saç dökülmesi, deride kuruluk görülür. Vücut sıcaklığı düşer. Tiroid bezinin az salgı yapması durumunda ileri aşamada vücutta şişlikler oluşur ve miksodem denilen hastalık ortaya çıkar. Gelişme döneminde tiroksinin az salgılanması durumunda kas zayıflaması, gelişmede bozukluk, cücelik, zihinsel gelişmede geriliğe neden olan kretinizm (ahmaklık) ortaya çıkar. Tiroksinin aşırı salgılanmasında eksoftalmik guatr (iç guatr) ortaya çıkar. Metabolizma hızı artar, aşırı terleme, kilo kaybı, sinirlilik, yüksek kan basıncı ve göz küresinin dışarı doğru fırlaması görülür. Kalsitonin: Kanda kalsiyum miktarı arttığında, kandan kemiklere kalsiyum geçişini sağlar. Ayrıca böbreklerden kalsiyumun geri emilimini azaltır. Paratiroit bezi hormonu parathormon ile antogonist (zıt) çalışarak kandaki kalsiyum düzeyini belirler. c. Paratiroit Bezi Tiroit bezinin üzerinde bulunan mercimek büyüklüğünde dört bezdir. Bu bezdenparathormon salgılanır. Kanda kalsiyum miktarı azaldığında, kemiklerden kana kalsiyum geçişini sağlar. Böbreklerden ve bağırsaklardan kalsiyum emilimini arttırır. Böylece kandaki kalsiyum düzeyi artar. Parathormon eksikliği kandaki kalsiyumun azalmasına, bu da iskelet kaslarında şiddetli kasılmalara, titremelere (tetani hastalığı) yol açar. Kemikler sertleşir. Parathormonun fazla salgılanması ise kemiklerin yumuşamasına, böbrek taşlarının oluşmasına neden olur. ç. Böbrek Üstü Bezleri (Adrenal Bezler)

14 Bu bezler böbreğin üst kutbuna yerleşmiş iki küçük bezdir. İki kısımdan meydana gelen bezlerden dıştakine adrenal korteks (kabuk) bölgesi, içtekine ise adrenal medulla (öz) bölgesi denir. I. Adrenal Korteks (Kabuk Bölgesi) Hormonları Glikokortikoit Hormonları: En önemlisi kortizol hormonudur. Vücuttaki karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasını düzenler. Yağ ve proteinlerin, glikoza dönüşmesini sağlar. Dolayısıyla kandaki glikoz miktarını yükseltir. Mineralkortikoit Hormonları: En önemlisi aldesteron hormonudur. Aldesteron hormonu böbreklerde sodyum ve klorun emilimini arttırırken potasyumun emilimini azaltır. Az salgılanması durumunda kanda Na+, Cl- azalır. Kan basıncı düşer, kaslar zayıflar, iştahsızlık, halsizlik görülür. Doku sıvısında K+ artışı derinin tunç rengini almasına neden olur. (Addison= Tunç hastalığı) Eşey Hormonları: Hem erkek hem dişi bireylerde devamlı fakat çok az salgılanan hormonlardır. En önemlileri testesteron, östrojen ve progesterondur. II. Adrenal Medulla (Öz Bölgesi) Hormonları Adrenalin (Epinefrin): Vücudun tehlikeye girdiği acil durumlarda salgılanır. Glikojenin glikoza yıkımını hızlandırır. Kalp atışlarını, kan basıncını ve soluk alıp vermeyi hızlandırır. Göz bebeğinin büyümesine, tüylerin diken diken olmasına sebep olur. Noradrenalin (Norepinefrin): görevleri adrenaline benzer. Kan damarlarını daraltır, kan basıncının artmasına neden olur. d. Pankreas Pankreas dış salgı bezi olarak enzim, iç salgı bezi olarak hormon salgılayan karma bir bezdir. Pankreas hormonları langerhans adacıkları denen bölgelerden salınır ve kana verilir. Bu adacıklarda alfa hücrelerinden glukagon, beta hücrelerinden insülin hormonu salgılanır. İnsülin ve glukagon kandaki glikoz düzeyinin ayarlanmasını sağlar. Kandaki glikoz seviyesi normal değerlerin üzerine çıktığında kana insülin salgılanır. İnsülin kandaki fazla glikozun hücrelere geçmesini sağlar. Ayrıca glikozun fazlasını kas ve karaciğer hücrelerde glikojen şeklinde depo eder. Protein sentezi ve yağ depolanmasını da sağlar. İnsülin hormonunun az salgılanması durumunda diyabet (şeker) hastalığı görülür. Kanda glikoz seviyesi düştüğünde ise glukagon hormonu salgılanır. Glukagon karaciğerde depo edilmiş glikojenin glikoza yıkılmasında ve glikozun kana geçmesinde etkili olur. e. Eşeysel Bezlerden Salgılanan Hormonlar Dişilerde eşey bezleri yumurtalıklar, erkeklerde ise testislerdir. Eşey bezleri hormonları ergenlik dönemiyle aktifleşir. 1. Yumurtalık (Ovaryum) Hormonları: Östrojen Hormonu: FSH etkisi ile folikülden, LH etkisiyle de sarı cisimden (korpus luteum) salgılanır. Bu hormon, uterusu etkileyerek mitoz bölünmeyi hızlandırır, uterus duvarını kalınlaştırır. Ayrıca dişi bireylere ait ikincil eşeysel özelliklerin oluşumunu etkiler. Progesteron Hormonu: Bu hormon ovulasyondan sonra oluşan sarı cisimden (korpus luteum) ve gebelik esnasında plasentadan salgılanır. Progesteron döl yatağı mukozasını uyarır, burada döllenen yumurtanın rahat yerleşmesi için döl yatağının hazır hale gelmesini sağlar. Gebeliğin sürmesinde etkilidir. 2. Testis Hormonu

15 Testesteron: FSH ve LH hormonları etkisiyle testislerden salgılanır. Spermlerin olgunlaşmasında, eşeysel organların gelişmesinde görevlidir. Ayrıca erkeklerde ikincil eşey özelliklerin oluşumunu sağlar. 2. HORMONLARIN ÇALIŞMA MEKANİZMASI Hedef dokunun hücrelerinde, uyarıldıkları hormonları algılayıcı özel reseptörproteinler bulunur. Hormonlar kanla bütün vücudu dolaşmasını karşın sadece hedef dokunun reseptörlerine bağlanacağından dokunun hormona karşı tepkisi başlar. Hormonlar protein ya da steroit yapıda kimyasal moleküllerdir. Protein yapılı hormonlar hücre zarında bulunun reseptöre bağlanarak etkili olurlar. Hormonun mesajını hücre içine taşıyan aracı bir molekül bulunur. Bu sayede hücreyi uyaran hormonun mesajına göre madde sentezlenir. Steroit yapılı hormonlar aracı kullanmadan doğrudan zardan hücre içine geçerek, reseptör proteinlere bağlanır. Oluşan kompleks ile istenen maddenin sentezi uyarılmış olur. a. Hormon Salgısının Düzenlenmesi Hormon salgısının düzenlenmesinde geri bildirim (feedback) mekanizmasının önemi büyüktür. Bu olay pozitif geri bildirim ya da negatif geri bildirim şeklinde gerçekleşir. Pozitif geri bildirim sürekli hormon üretimini sağlar. Negatif geri bildirimde ise oluşan ürün, hormonu salgılayan endokrin bezin salgısını durdurur. Geri bildirim mekanizması vücutta homeostazisi sağlar.

Salgısını görev yerine bir salgı kanalıyla ulaştıran bezlerdir. Gözyaşı, tükrük, süt ve ter bezleri bu gruba girer.

Salgısını görev yerine bir salgı kanalıyla ulaştıran bezlerdir. Gözyaşı, tükrük, süt ve ter bezleri bu gruba girer. ENDOKRİN SİSTEMİ Çok hücrelilerde vücudun uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlayan sistemlere düzenleyici sistemler denir. Düzenleyici sistemler endokrin sistem ve sinir sisteminden oluşur. A. SALGI BEZLERİ

Detaylı

ENDOKRİN SİSTEM. Selin Hoca

ENDOKRİN SİSTEM. Selin Hoca ENDOKRİN SİSTEM Selin Hoca HORMON NEDİR? Endokrin sistemi oluşturan iç salgı bezlerinin (endokrin bez) salgıladığı özel sinyal taşıyan salgılardır. Organik maddelerdir. Hormonların etki ettikleri doku

Detaylı

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler Vücudumuzda aynı anda birçok karmaşık olayın birbirleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleşmesi denetleyici ve düzenleyici sistemler tarafından sağlanır. Denetleyici ve

Detaylı

4. Bütün reseptörler için,

4. Bütün reseptörler için, 1. Eşik değeri ya da üzerinde uyartı verilen bir canlının algıladığı her uyartıya tüm vücudu ile tepki verdiği gözleniyor. Bu durum aşağıdakilerden hangisi ile açıklanabilir? A) Çevresel sinir sisteminin

Detaylı

ENDOKRİN (HORMONAL) SİSTEM

ENDOKRİN (HORMONAL) SİSTEM ENDOKRİN (HORMONAL) SİSTEM HORMONLARIN GENEL ÖZELLİKLERİ Her canlının kendisi tarafından oluşturulur. Ancak dışarıdan alındığında da etkilidirler. Çok az miktarlarda dahi etkilidirler. (Bu özellikleri

Detaylı

Sunum planı. Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları

Sunum planı. Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları Dr. Suat Erdoğan Sunum planı Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları Hipofiz bezi (hypophysis) Hipofizial çukurlukta bulunur (sella turcica) 9 adet hormon üretir İki bölümü vardır: Anterior

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

ÜNİTE 4:HAYVANLARDA KİMYASAL SİNYALLER

ÜNİTE 4:HAYVANLARDA KİMYASAL SİNYALLER ÜNİTE 4:HAYVANLARDA KİMYASAL SİNYALLER Hormon salgılayan bezler endokrin bez olarak adlandırılır.bu bezlerin salgıladıkları kimyasal maddeler kana verilir ve hormon adını alır.oysa ekzokrin bezlerin salgıladıkları

Detaylı

SİNİR SİSTEMLERİ I. CANLILARIN SİNİR SİSTEMLERİ. 1. Tek Hücrelilerde Duyarlılık

SİNİR SİSTEMLERİ I. CANLILARIN SİNİR SİSTEMLERİ. 1. Tek Hücrelilerde Duyarlılık SİNİR SİSTEMLERİ I. CANLILARIN SİNİR SİSTEMLERİ 1. Tek Hücrelilerde Duyarlılık Tek hücrelilerin ve daha basit canlıların hiçbirinde sinir sistemi yoktur. Paramesyum da, sillerin altında bulunan kaide cisimciklerinden

Detaylı

7. Sınıf Fen ve Teknoloji. KONU: Duyu Organları

7. Sınıf Fen ve Teknoloji. KONU: Duyu Organları Çevremizdeki değişim ve gelişmeleri algılayarak sinir sisteminin bilgilenmesini sağlayan organlara duyu organları denir. Duyu organları çevremizdeki, ışık, koku, tat, basınç, sıcaklık ve seslerin algılanmasında

Detaylı

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi Homeostasi - Değişen dış koşullara rağmen nispeten sabit bir iç fizyolojik ortamı sürdürme sürecidir. -Böylece vücut organlarının, normal sınırlarda verimli bir şekilde çalışması sağlanır. İki ana kontrol

Detaylı

SİNİR HÜCRELERİ. taşınması çevresel sinir sistemi tarafından meydana getirilen sinir hücreleri tarafından gerçekleştirilir.

SİNİR HÜCRELERİ. taşınması çevresel sinir sistemi tarafından meydana getirilen sinir hücreleri tarafından gerçekleştirilir. SİNİR HÜCRELERİ Sinir hücreleri nöron adını alır.hayvanlarda değişik görevler üstlenen nöronlar örneğin deniz anemonunda bir sinirsel ağ oluşturmuştur.tentaküllerin hareketi bu sinir ağı tarafından kontrol

Detaylı

HORMONLAR GÖREVLERİ VE EKSİKLİĞİNDE GÖRÜLEN HASTALIKLAR

HORMONLAR GÖREVLERİ VE EKSİKLİĞİNDE GÖRÜLEN HASTALIKLAR HİPOFİZ ÖN LOB HORMONLAR GÖREVLERİ VE EKSİKLİĞİNDE GÖRÜLEN HASTALIKLAR ENDOKRİN BEZ HORMONU HORMONUN VÜCUTTAKİ ETKİSİ ETKİLEDİĞİ HORMON/Bölge; KONTROLÜ STH *Polipeptid özelliktedir. Hipofiz bezi *Organizmada

Detaylı

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi)

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) Otonom sinir sitemi iki alt kısma ayrılır: 1. Sempatik sinir sistemi 2. Parasempatik sinir sistemi Sempatik ve parasempatik sistemin terminal nöronları gangliyonlarda

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER 3.Çok kutuplu: Bir akson ve çok sayıda dendrit bulunur. Bir nöronun aksonu diğer nöronun dendriti ile sinaps yaparak ilgili organlara ulaşır. Sinir hücreleri dış ve

Detaylı

PSİ153 Psikolojiye Giriş I - Prof. Dr. Hacer HARLAK

PSİ153 Psikolojiye Giriş I - Prof. Dr. Hacer HARLAK Alıcı organların çevredeki enerjinin etkisi altında uyarılmasıyla ortaya çıkan nörofizyolojik süreçlerdir. Beyin Uyarıcı (Dış çevre ya da iç çevre) duyu organı (alıcılar) Birincil Duyular Görme İşitme

Detaylı

SİNDİRİM SİSTEMİ. Sindirim işlemi 4 aşamadan meydana gelir;1 - çiğneme ve yutma, 2-sindirim,3 -emilim,4 atılım

SİNDİRİM SİSTEMİ. Sindirim işlemi 4 aşamadan meydana gelir;1 - çiğneme ve yutma, 2-sindirim,3 -emilim,4 atılım 1 SİNDİRİM SİSTEMİ Yediğimiz gıda maddelerinin hücrelerimizde kullanılacak şekle getirilmesini sağlayan sistemdir. Vücudumuzun ihtiyacı olan enerji gıdalardan sağlanır. İşte sindirim sistemi büyük besin

Detaylı

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT Prof.Dr.Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı Sempatik Sistem Adrenal Medulla Kas kan dolaşımı Kan basıncı Solunum sıklık ve derinliği Kalp kasılma gücü Kalp atım

Detaylı

Ovulasyon evresinde yırtılan folikül, sarı renkli yağ damlacıkları taşıyan ve korpus luteum (sarı cisim) adı verilen yapıya dönüşür.

Ovulasyon evresinde yırtılan folikül, sarı renkli yağ damlacıkları taşıyan ve korpus luteum (sarı cisim) adı verilen yapıya dönüşür. UNUTMA!!! Haeckel her canlının embriyolojik gelişimi sırasında, evrimsel olarak geçirdiği farklılaşma basamaklarını kısaltılmış şekilde tekrar ettiğini (FİLOGENİ) söylemektedir. Haeckel buna örnek olarak

Detaylı

Santral (merkezi) sinir sistemi

Santral (merkezi) sinir sistemi Santral (merkezi) sinir sistemi 1 2 Beyin birçok dokunun kontrollerini üstlenmiştir. Çalışması hakkında hala yeterli veri edinemediğimiz beyin, hafıza ve karar verme organı olarak kabul edilir. Sadece

Detaylı

TIBBI TERMİNOLOJİ ÖZET ÜNİTE

TIBBI TERMİNOLOJİ ÖZET ÜNİTE TIBBI TERMİNOLOJİ ÖZET ÜNİTE 11 ÜNİTE 11 ENDOKRİN SİSTEM İç salgı bezleri, endokrin bezler (glandulae endocrinae) olarak tanımlanır. Bu bezlerin oluşturdukları sisteme de Endokrin Sistem adı verilir. Endokrin

Detaylı

DUYU ORGANLARI GÖZ. Göz sert tabaka, damar tabaka ve ağ tabaka (retina) olmak üzere üç bölümden oluşur.

DUYU ORGANLARI GÖZ. Göz sert tabaka, damar tabaka ve ağ tabaka (retina) olmak üzere üç bölümden oluşur. DUYU ORGANLARI GÖZ Göz sert tabaka, damar tabaka ve ağ tabaka (retina) olmak üzere üç bölümden oluşur. a) Sert Tabaka: Gözün dışında bulunan beyaz renkli kısımdır ve gözü dış etkilerden korur. Işığı kıran

Detaylı

İnsanda Destek ve Hareket Sistemi

İnsanda Destek ve Hareket Sistemi İnsanda Destek ve Hareket Sistemi A. HAYVANLARDA DESTEK VE HAREKET Canlı vücuduna desteklik görevi yapan, vücudun çeşitli kısımlarını koruyan ve hareketi sağlayan sisteme destek ve hareket sistemi denir.

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Hücre iletişimi Tüm canlılar bulundukları çevreden sinyal alırlar ve yanıt verirler Bakteriler glukoz ve amino asit gibi besinlerin

Detaylı

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır.

Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. SOLUNUM SİSTEMLERİ Solunum, genel anlamda canlı organizmada gaz değişimini ifade etmek için kullanılır. 1. Dış Solunum Solunum organlarıyla dış ortamdan hava alınması ve verilmesi, yani soluk alıp vermeye

Detaylı

www.fendersi.gen.tr DUYU ORGANLARIMIZ

www.fendersi.gen.tr DUYU ORGANLARIMIZ DUYU ORGANLARIMIZ Çevremizi algılamamızda görevli olan göz, kulak, burun, dil ve deri duyu organlarımızdır. Duyu organlarımız birlikte çalıştığında çevremizi algılamamız daha kolay ve doğrudur. Çevremizdeki

Detaylı

skelet sistemi tek ba ına vücudu hareket ettiremez. Herhangi bir hareket için gerekli kuvvet kaslar tarafından sa lanır. Kas dokusu vücutta oldukça

skelet sistemi tek ba ına vücudu hareket ettiremez. Herhangi bir hareket için gerekli kuvvet kaslar tarafından sa lanır. Kas dokusu vücutta oldukça skelet sistemi tek ba ına vücudu hareket ettiremez. Herhangi bir hareket için gerekli kuvvet kaslar tarafından sa lanır. Kas dokusu vücutta oldukça fazla bulunur. Sadece iskelet kasları toplam a ırlı ın

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Dönem T+U Saat Kredi AKTS. Sinir Sistemi TIP 204 2 103+40 9 10. Kurul Dersleri Teorik Pratik Toplam

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Dönem T+U Saat Kredi AKTS. Sinir Sistemi TIP 204 2 103+40 9 10. Kurul Dersleri Teorik Pratik Toplam DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Dönem T+U Saat Kredi AKTS Sinir Sistemi TIP 204 2 103+40 9 10 Kurul Dersleri Teorik Pratik Toplam Anatomi 42 16 58 Fizyoloji 39 18 57 Histoloji ve Embriyoloji 12 4 16 Biyofizik

Detaylı

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır.

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun boşluğu iki delikle dışarı açılır. Diğer taraftan

Detaylı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı OTONOM SİNİR SİSTEMİ. Dr. Sinan CANAN scanan@baskent.edu.tr

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı OTONOM SİNİR SİSTEMİ. Dr. Sinan CANAN scanan@baskent.edu.tr Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı OTONOM SİNİR SİSTEMİ Dr. Sinan CANAN scanan@baskent.edu.tr Bu Bölümde: Eferent sinir sistemi ve görevleri Yollar, reseptörler ve kullanılan aracı

Detaylı

Kontrol Sistemleri (Sinir, Endokrin) ve Duyu Organları

Kontrol Sistemleri (Sinir, Endokrin) ve Duyu Organları Kontrol Sistemleri (Sinir, Endokrin) ve Duyu Organları Yazarlar Doç.Dr. A. Yavuz KILIÇ Yrd.Doç.Dr. Mustafa TANATMIŞ ÜNİTE 10 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; sinir hücresinin yapısını, sinir sistemlerinin

Detaylı

DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ

DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ İnsan iskeleti ;Baş-Gövde-Üyeler olmak üzere 3 bölümde incelenir. Baş: kafatası ve yüz iskeleti Gövde: Omurga, göğüs kemiği, kaburgalar, omuz ve kalça kemeri Üyeler: Kollar, bacaklar

Detaylı

SİNİR R S İSTEMİ EGZE Z RS R İZ

SİNİR R S İSTEMİ EGZE Z RS R İZ SİNİR SİSTEMİ VE EGZERSİZ Sinir sistemi; hareket etme, konuşma ve vücudumuzdaki milyonlarca hücrenin koordineli bir şekilde çalışmasını sağlayan iç haberleşme yoludur. Bu nedenle, sinir sistemi hemostasizin

Detaylı

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1. Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.5-2 m 2 ) Deri esas olarak iki tabakadan olu ur Üst deri (Epidermis)

Detaylı

YAŞLI FİZYOLOJİSİ. Seray ÇAKIR 0341110005

YAŞLI FİZYOLOJİSİ. Seray ÇAKIR 0341110005 YAŞLI FİZYOLOJİSİ Seray ÇAKIR 0341110005 Yaşlının Vücut Bileşimi İnsanda, kas yapısı ve gücü 25 yaşında doruğa ulaşır. Bu yaşlarda kadınların ortalama vücut ağırlığının %37 si, erkeklerin %45 i kadarını

Detaylı

DÖNEM II 4. DERS KURULU 10 Şubat 4 Nisan 2014. Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ

DÖNEM II 4. DERS KURULU 10 Şubat 4 Nisan 2014. Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ DÖNEM II. DERS KURULU 0 Şubat Nisan 0 Dekan : Dönem II Koordinatörü : Ders Kurulu Başkanı : Prof.Dr. Yrd.Doç.Dr. Yrd.Doç.Dr. KURUL DERSLERİ TEORİK PRATİK TOPLAM AKTS DERS VEREN ÖĞRETİM ÜYELERİ 0 (x) -

Detaylı

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU

ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI. Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU ARI ZEHİRİ BİLEŞİMİ, ÖZELLİKLERİ, ETKİ MEKANİZMASI Dr. Bioch.Cristina Mateescu APİTERAPİ KOMİSYONU Arı Zehiri - Tanım Arı zehiri, bal arıları tarafından öncelikle memelilere ve diğer iri omurgalılara karşı

Detaylı

E DOK O RİN İ S İ S S İ T S EM

E DOK O RİN İ S İ S S İ T S EM ENDOKRİN SİSTEM Prof.Dr. Erdal ZORBA Kontrol sistemleri Sinir sistemi Hızlı, anlık değişim ve yanıtlar Endokrin sistem Saniyelerden aylara kadar süren etki ve yanıt endokrin sistem hormonal iletişim 2

Detaylı

Organizmaların vücuduna desteklik yaparak kendilerine özgü şekillerinin oluşmasını sağlayan yapılara destekleyici yapılar denir.

Organizmaların vücuduna desteklik yaparak kendilerine özgü şekillerinin oluşmasını sağlayan yapılara destekleyici yapılar denir. İSKELET ve KAS SİSTEMLERİ İSKELET SİSTEMLERİ Organizmaların vücuduna desteklik yaparak kendilerine özgü şekillerinin oluşmasını sağlayan yapılara destekleyici yapılar denir. A. İSKELET ÇEŞİTLERİ Hayvanların

Detaylı

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Bitkilerin Yapısı Biyoloji Ders Notları A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Karasal bitkiler iki organ sistemine sahiptir. Toprakların su ve mineral alınmasını sağlayan toprak altı kök sistemi ve gövde,

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

ENDOKRİN SİSTEM ANATOMİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

ENDOKRİN SİSTEM ANATOMİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ ENDOKRİN SİSTEM ANATOMİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ Endokrin sistem Endokrin sistem bir kontrol ve düzenleme sistemidir. Vücuttaki 3 ana fonksiyon ile yakın ilişkilidir. 1. Vücut sıvılarındaki kimyasal maddelerin

Detaylı

11. SINIF. Fotosentez I TEST

11. SINIF. Fotosentez I TEST 11. SNF B Fotosentez 1. Bir bitkinin yaprak hücresinde;. Solunum. Enzim sentezi. Suyun parçalanması V. Oksijen üretimi verilenlerden hangileri her gerçekleşir? 4. 1 2 TEST 1 A) Yalnız B) ve C) ve V D),,

Detaylı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ. Düz Kas. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan.

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ. Düz Kas. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı KAS FİZYOLOJİSİ İ İ İ Düz Kas Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com www.sinancanan.net net Düz Kas Kalp kası İskelet kl kası Düz kas Düz Kas Düz

Detaylı

FEN VE TEKNOLOJİ. İskeletin Görevleri İskeletin Kısımları 4. SINIF. Soru 1: Vücuda şekil veren ve harekete yardımcı olan sert yapılar nelerdir?

FEN VE TEKNOLOJİ. İskeletin Görevleri İskeletin Kısımları 4. SINIF. Soru 1: Vücuda şekil veren ve harekete yardımcı olan sert yapılar nelerdir? 4. SINIF 1. İskeletin Görevleri İskeletin Kısımları Soru 1: Vücuda şekil veren ve harekete yardımcı olan sert yapılar nelerdir? 3. Soru 2: Uzunlukları ve şekilleri farklı kemiklerin bir araya gelmesi ile

Detaylı

OTONOM SİNİR SİSTEMİ. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com

OTONOM SİNİR SİSTEMİ. Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com OTONOM SİNİR SİSTEMİ Dr. Sinan CANAN sinancanan@gmail.com Otonom Sinir Sistemi: Homeostatik Dengeleme Kontrol ettiği bileşenler: Düz kas ve kalp kası Bezler ve yağ doku Zıt çalışan dallar Parasempatik

Detaylı

Şekil ve fonksiyonları benzer olan belli bir görevi yapmak üzere bir araya gelmiş hücre gruplarına doku denir. Hücreler dokuları,dokular da bir araya

Şekil ve fonksiyonları benzer olan belli bir görevi yapmak üzere bir araya gelmiş hücre gruplarına doku denir. Hücreler dokuları,dokular da bir araya Şekil ve fonksiyonları benzer olan belli bir görevi yapmak üzere bir araya gelmiş hücre gruplarına doku denir. Hücreler dokuları,dokular da bir araya gelerek organları,organlar ise organ sistemlerini oluştururlar.

Detaylı

ENDOKRİN SİSTEM HASTALIKLARI. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

ENDOKRİN SİSTEM HASTALIKLARI. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire ENDOKRİN SİSTEM HASTALIKLARI Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Hipertiroidi ya da hipertiroidizm, tiroid bezinin fazla çalışmasıyla ortaya çıkan hastalık tablosudur. Hipertoridizme sebep olan birçok mekanizma

Detaylı

Kazanım Merkezli Çalışma Kağıdı 1. Ünite Vücudumuzda Sistemler Sindirim Sistemi

Kazanım Merkezli Çalışma Kağıdı 1. Ünite Vücudumuzda Sistemler Sindirim Sistemi Fen Bilimleri 7. Sınıf Aşağıda, sindirim sistemi ile ilgili verilen ifadelerden doğru olanlarının yanına (, yanlış olanlarının yanına (Y) koyunuz. Aşağıda verilen resimde sindirim sistemi organlarının

Detaylı

4 Endokrin Sistem ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler. Bu üniteyi çalıştıktan sonra,

4 Endokrin Sistem ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler. Bu üniteyi çalıştıktan sonra, ÜNİTE 4 Endokrin Sistem Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar Hipofiz bezi ve hormonlarını, Tiroid bezi ve hormonlarını, Adrenal korteks hormonlarını, Adrenal medulla ve katekolamin salgısını, Seks hormonlarını,

Detaylı

Kaslar, canlı organizmada hareket sistemini meydana getiren yapılardandır. Kasların en önemli özellikleri uzayıp kısalma yeteneğine sahip olmalarıdır.

Kaslar, canlı organizmada hareket sistemini meydana getiren yapılardandır. Kasların en önemli özellikleri uzayıp kısalma yeteneğine sahip olmalarıdır. KAS SİSTEMLERİ Kaslar, canlı organizmada hareket sistemini meydana getiren yapılardandır. Kasların en önemli özellikleri uzayıp kısalma yeteneğine sahip olmalarıdır. Kas Dokusunun Karakteristikleri: 1.

Detaylı

4. DERS KURULU Nörolojik Bilimler ve Sinir Sistemi. 15 Şubat 2016 8 Nisan 2016 8 HAFTA KURUL DERSLERİ TEORİK PRATİK TOPLAM AKTS

4. DERS KURULU Nörolojik Bilimler ve Sinir Sistemi. 15 Şubat 2016 8 Nisan 2016 8 HAFTA KURUL DERSLERİ TEORİK PRATİK TOPLAM AKTS DÖNEM II. DERS KURULU Nörolojik Bilimler ve Sinir Sistemi Şubat 0 Nisan 0 HAFTA Prof.Dr. DEKAN DÖNEM II KOORDİNATÖRÜ DERS KURULU BAŞKANI Yrd.Doç.Dr. Tolgahan ACAR Yrd.Doç.Dr. Hikmet BIÇAKÇI KURUL DERSLERİ

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ FİZYOLOJİ

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ FİZYOLOJİ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) GÜZELLİK VE SAÇ BAKIM HİZMETLERİ FİZYOLOJİ ANKARA 2008 Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen modüller;

Detaylı

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA

Havacılıkta Ġnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA Havacılıkta Ġnsan Faktörleri Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA BÖLÜM 1 Biyolojik Varlık Olarak İnsan Birinci Bölüm: Fiziksel Faktörler ve Algı Geçen Hafta GEÇEN HAFTA İnsan, Fiziksel Faktörler ve İnsan Performansı

Detaylı

AŞAĞIDAKİ ÇOKTAN SEÇMELİ SORULARI ÜZERİNDE İŞARETLEYEREK YANITLAYINIZ? (90 PUAN)

AŞAĞIDAKİ ÇOKTAN SEÇMELİ SORULARI ÜZERİNDE İŞARETLEYEREK YANITLAYINIZ? (90 PUAN) AŞAĞIDAKİ ÇOKTAN SEÇMELİ SORULARI ÜZERİNDE İŞARETLEYEREK YANITLAYINIZ? (90 PUAN) 1) 4)Adrenalin hormonu hangi iç salgı bezi tarafından üretilir? A)Hipofiz bezi B)Böbreküstü bezi C)Pankreas bezi D)Tiroit

Detaylı

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur.

KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kasların regenerasyon yeteneği yok denecek kadar azdır. Hasar gören kas dokusunun yerini bağ dokusu doldurur. KASLAR HAKKINDA GENEL BİLGİLER Canlılığın belirtisi olarak kabul edilen hareket canlıların sabit yer veya cisimlere göre yer ve durumunu değiştirmesidir. İnsanlarda hareket bir sistemin işlevidir. Bu işlevi

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI BİYOLOJİ CEVAP 1: (TOPLAM 9 PUAN) 1.1: Eğer terleme ve su emilimi arasındaki ilişkide ortam sıcaklığının etkisini öğrenmek istiyorsa; deneyi aynı sayıda yaprağa sahip aynı tür

Detaylı

Deri 05.10.2015. Deri nedir? Derinin Fonksiyonları. Derinin Tabakaları

Deri 05.10.2015. Deri nedir? Derinin Fonksiyonları. Derinin Tabakaları Deri nedir? Deri Bir yetişkinin vücut ağırlığının %15-20 sini oluştururn (4-5 kg). Süreklidir ve mukoz membran olarak vücut yüzeyinin tamamında yer alır (1.8-2.0 m 2 ). Kalınlığı 0.5-2.0 mm arasında değişir.

Detaylı

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Doç. Dr. Turgut GÜLMEZ CALILIK (hayat) NEDİR? FİZYOLOJİ Yaşamın başlangıcı- gelişimi ve ilerlemesini

Detaylı

ÜNİTE 10. Hormonlar. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler

ÜNİTE 10. Hormonlar. Amaçlar. İçindekiler. Öneriler ÜNİTE 10 Hormonlar Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Hormonların nasıl yapıldığını ve hangi yollarla etkili olduklarını bilecek, Hipotalamusun hormon salınımlarını kontrol edici faktörleri öğrenecek,

Detaylı

GENİTAL SİKLUS Östrus Siklusu

GENİTAL SİKLUS Östrus Siklusu GENİTAL SİKLUS Östrus Siklusu Tanım Purbertiye ulaşan bir dişide hormonların kontrolü (hipotalamus, hipofiz ve ovaryum dan salınan) altında ovaryum ve uterusta meydana gelen değişiklikler Genital siklus

Detaylı

1.ÜNİTE: VÜCUDUMUZ BİLMECESİNİ ÇÖZELİM. Fen ve Teknoloji-4.sınıf

1.ÜNİTE: VÜCUDUMUZ BİLMECESİNİ ÇÖZELİM. Fen ve Teknoloji-4.sınıf 1.ÜNİTE: VÜCUDUMUZ BİLMECESİNİ ÇÖZELİM Fen ve Teknoloji-4.sınıf A. DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ İSKELET Kemiklerden oluşan ve eklemlerle bağlanan, vücudumuzun dik durmasını ve hareket etmesini sağlayan yapıya

Detaylı

Fen ve Teknoloji 7. BOŞALTIM SİSTEMİ. Hazırlayan: NİHAT BAHÇE HAYAL BİLİMDEN DAHA ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ BİLİM SINIRLIDIR.

Fen ve Teknoloji 7. BOŞALTIM SİSTEMİ. Hazırlayan: NİHAT BAHÇE HAYAL BİLİMDEN DAHA ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ BİLİM SINIRLIDIR. KAZANIMLAR; BOŞALTIM SİSTEMİ. KARACİĞER: Proteinlerin kullanılması sonucunda amonyak açığa çıkmaktadır. Zehirli olan amonyağı daha az zararlı olması için üreye dönüştürmektedir. 1. Boşaltım sistemi ile

Detaylı

İNSAN FİZYOLOJİSİ SİNAPSLARDA İMPULS İLETİMİ HALİT ÇOBAN

İNSAN FİZYOLOJİSİ SİNAPSLARDA İMPULS İLETİMİ HALİT ÇOBAN İNSAN FİZYOLOJİSİ 1 SİNAPSLARDA İMPULS İLETİMİ SİNAPS OLUŞUMU 2 Bir sinir hücresinin diğer bir sinir hücresi veya hedef organ ile bağlantı noktalarına SİNAPS adı verilir. İnsanlarda ; DOĞUM DA 50 Milyon

Detaylı

Doğum Sonrası (post-natal) Büyüme

Doğum Sonrası (post-natal) Büyüme Doğum Sonrası (post-natal) Büyüme Doğumdan ergin çağa kadar olan büyümedir. Neonatal (yeni doğan) dönemi Infancy (yavru) dönemi Puberty (ergenlik) dönemi Adölesan (gençlik) dönemi Adult (erginlik) dönemi

Detaylı

TG 3 ÖABT BİYOLOJİ. KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ BİYOLOJİ ÖĞRETMENLİĞİ 29 30 Mart 2014

TG 3 ÖABT BİYOLOJİ. KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ BİYOLOJİ ÖĞRETMENLİĞİ 29 30 Mart 2014 KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ BİYOLOJİ ÖĞRETMENLİĞİ 29 30 Mart 2014 TG 3 ÖABT BİYOLOJİ Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin tamamının veya bir

Detaylı

SİNİR HÜCRESİ ( NÖRON) PERİFERİK SİNİR

SİNİR HÜCRESİ ( NÖRON) PERİFERİK SİNİR SİNİR HÜCRESİ ( NÖRON) PERİFERİK SİNİR Doç. Dr. Belgin CAN Sinir Dokusunun Hücreleri Nöronlar Nörogliya Hücreleri = Gliya hücreleri NÖRONLAR -Sinir impulslarını almak, ilerletmek ve iletmek, -Belli hücresel

Detaylı

DENETLEY C VE DÜZENLEY C S STEMLER

DENETLEY C VE DÜZENLEY C S STEMLER DENETLEY C VE DÜZENLEY C S STEMLER nsanlarda vücudun çeflitli sistemleri aras nda uyumlu çal flmay sa layan ve bütünlü ünün korunmas n gerçeklefltiren iki sistem vard r. Bunlara denetleyici - düzenleyici

Detaylı

fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin

fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin Döllenmiş yumurta fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin Yaşam boyu devam eden biyolojik, bilişsel, sosyal gelişim ve kişilik gelişiminin bilimsel incelemesi Gelişim psikolojisinin başlıca

Detaylı

DUYU ORGANLARIMIZ VE DUYULARIMIZ. Retina Sklera Damar Tabaka. Tabakaları GÖZ. Görme DUYU ORGANLARI. Duyu Alıcı Tüycükler İçerir. Kemikçikleri Kohlea

DUYU ORGANLARIMIZ VE DUYULARIMIZ. Retina Sklera Damar Tabaka. Tabakaları GÖZ. Görme DUYU ORGANLARI. Duyu Alıcı Tüycükler İçerir. Kemikçikleri Kohlea NİTE 5 DUYU ORGANLARIMIZ VE DUYULARIMIZ Hipermetrop Miyop Gözbebeği İris Ortasındaki boşluk Işınlar Odaklanmazsa Bulunur Retina Sklera Damar Tabaka Mercek Işınları Üzerine Odaklar Tabakaları Parçasıdır

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III 1: DİYABET...1 Diabetes insipedius...2 Diabetes mellitus...2 Diyabetin Etkileri...3 Belirtiler...4 Nedenler...4 Tedavi...4 Bitkilerin Rolü...5 Tıbbi Faydaları...6 2: KARACİĞER

Detaylı

A.Korkmaz Sayfa 1 18.11.2014

A.Korkmaz Sayfa 1 18.11.2014 A.Korkmaz Sayfa 1 18.11.2014 CANLILARDA SİNİR SİSTEMİ Sinir Dokusu Hücreleri Nöronlar : Uyarılma, uyarıyı değerlendirme, uyarıyı taşıma (iletme) ve diğer hücreleri uyarma Yeteneği vardır. Sinir sisteminin

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

SİNİR DOKUSU ve SİNİR SİSTEMİ. Prof Dr. Faruk ALKAN

SİNİR DOKUSU ve SİNİR SİSTEMİ. Prof Dr. Faruk ALKAN SİNİR DOKUSU ve SİNİR SİSTEMİ Prof Dr. Faruk ALKAN SİNİR DOKUSU SİNİR DOKUSU Fonksiyonu Özellikleri irritabilite konduktivite korelasyon reaksiyon S.S. SINIFLANDIRMA Somatik (Sistema Nervosum Cerebrospinale)

Detaylı

Solunum Sistemi Fizyolojisi

Solunum Sistemi Fizyolojisi Solunum Sistemi Fizyolojisi 1 2 3 4 5 6 7 Solunum Sistemini Oluşturan Yapılar Solunum sistemi burun, agız, farinks (yutak), larinks (gırtlak), trakea (soluk borusu), bronslar, bronsioller, ve alveollerden

Detaylı

BOŞALTIM SİSTEMİ ÜN TE 15

BOŞALTIM SİSTEMİ ÜN TE 15 ÜN TE 15 Canlıların iç dengelerini kararlı tutmak için bazı maddeleri belirli oranlarda atmalarına boşaltım denir. Boşaltımda amaç homeostasiyi sağlamaktır. y CO2 y H2 y O2 Tuz Üre Ürik asit Amonyak Safra

Detaylı

Duyu Fizyolojisi ve Deri Duyuları

Duyu Fizyolojisi ve Deri Duyuları Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Duyu Fizyolojisi ve Deri Duyuları Doç. Dr. Sinan Canan sinancanan@gmail.com Somatik Duyular Mekanik değişim ile uyarılan Dokunma Dokunma

Detaylı

Hormonların özellikleri nelerdir?

Hormonların özellikleri nelerdir? On5yirmi5.com Hormonların özellikleri nelerdir? Hormonların özellikleri, salgılandığı organ ve hormonal hastalıklar nelerdir? Yayın Tarihi : 15 Kasım 2012 Perşembe (oluşturma : 2/13/2016) İnsan vücudunda

Detaylı

10.01.2013. Görme Fizyolojisi. Dr. Sinan Canan sinancanan@gmail.com. Elektromanyetik Tayf

10.01.2013. Görme Fizyolojisi. Dr. Sinan Canan sinancanan@gmail.com. Elektromanyetik Tayf Görme Fizyolojisi Dr. Sinan Canan sinancanan@gmail.com Elektromanyetik Tayf 1 Görme Optiği Kırılma Görme Optiği Kırılma 2 Görme Optiği Odak Uzaklığı Görme Optiği Işığın gözde izlediği yol: Kornea (en yüksek

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı. EGZERSİZ Fizyolojisi. Dr. Sinan Canan sinancanan@gmail.com

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı. EGZERSİZ Fizyolojisi. Dr. Sinan Canan sinancanan@gmail.com Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı EGZERSİZ Fizyolojisi Dr. Sinan Canan sinancanan@gmail.com Kaslarda güç, kuvvet ve dayanıklılık Maksimum kasılma kuvveti 3-4 kg/cm2 kesit alanı

Detaylı

ENDOKRİN SİSTEM FİZYOLOJİSİ ENDOKRİN SİSTEM ENDOKRİN SİSTEM ENDOKRİN SİSTEM. Anabolizma 19/11/2015 ENDOKRİN SİSTEM. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

ENDOKRİN SİSTEM FİZYOLOJİSİ ENDOKRİN SİSTEM ENDOKRİN SİSTEM ENDOKRİN SİSTEM. Anabolizma 19/11/2015 ENDOKRİN SİSTEM. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire ENDOKRİN SİSTEM ENDOKRİN SİSTEM FİZYOLOJİSİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Canlılar yaşadığı dış ortamda meydana gelen değişimlere uyum sağlamak ve iç ortamlarındaki dengeyi korumak zorundadır. İç ortamın

Detaylı

SİNİR SİSTEMİ. Santral Sinir Sistemi. Periferik Sinir Sistemi

SİNİR SİSTEMİ. Santral Sinir Sistemi. Periferik Sinir Sistemi SİNİR SİSTEMİ Santral Sinir Sistemi Periferik Sinir Sistemi Santral sinir sistemi beyin Spinal kord Periferik sinir sistemi Kranyal sinirler Sipinal sinirler Duysal lifler Motor lifler Somatik sistem (iskelet

Detaylı

Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması. Dr. Ahmet U. Demir

Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması. Dr. Ahmet U. Demir Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması Dr. Ahmet U. Demir Solunum fizyolojisi Bronş Ağacı Bronş sistemi İleti havayolları: trakea (1) bronşlar (2-7) non respiratuar bronşioller (8-19) Gaz değişimi: respiratuar

Detaylı

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM: II 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 1- NÖROENDOKRİN SİSTEM DERS KURULU. 19 Eylül 2011 02 Aralık 2011

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM: II 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 1- NÖROENDOKRİN SİSTEM DERS KURULU. 19 Eylül 2011 02 Aralık 2011 T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM: II 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 1- NÖROENDOKRİN SİSTEM DERS KURULU 19 Eylül 2011 02 Aralık 2011 KURUL DERSLERİ TEORİK LAB TOPLAM 1- ANATOMİ 39 22 61 2- BİYOFİZİK

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNĐTE 1 : VÜCUDUMUZDA SĐSTEMLER (MEB)

ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNĐTE 1 : VÜCUDUMUZDA SĐSTEMLER (MEB) ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNĐTE 1 : VÜCUDUMUZDA SĐSTEMLER (MEB) C- DENETLEYĐCĐ VE DÜZENLEYĐCĐ SĐSTEMLER (7 SAAT) DENETLEYĐCĐ VE DÜZENLEYĐCĐ SĐSTEMĐMĐZ 1- Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler 2-

Detaylı

Ses dalgaları. Dış kulağın işitme kanalından geçer. Kulak zarına çarparak titreşir.

Ses dalgaları. Dış kulağın işitme kanalından geçer. Kulak zarına çarparak titreşir. İşitme engelliler İşitme duyusu İşitme duyusu, ses olarak adlandırdığımız mekanik titreşimleri ortaya çıkarabilme yeteneğidir. İşitmenin gerçekleşebilmesinde etkili ve önemli rolü olan organımız kulaktır.

Detaylı

Şekil : Açık Dolaşım Şeması

Şekil : Açık Dolaşım Şeması DOLAŞIM SİSTEMLERİ Çok hücreli canlılarda, alınan besinlerin ve oksijenin hücrelere ulaştırmak ve artık maddeleri dokulardan uzaklaştırmak için bir taşıma sistemine ihtiyaç vardır. Hayvanlarda bu işlemleri

Detaylı

ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ ÜREME SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ Kadın ve erkek üreme sistemi dölün üretilmesi amacı ile özelleşmiş özel organlardan oluşmaktadır. Bazı üreme organları cinsiyet hücrelerini üretir, diğerleri

Detaylı

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR! Acıbadem Hastanesi Büyüme ve Ergenlik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz ile, çocuğun doğumundan itibaren vücudunda hangi hormonların ne gibi işlevleri olduğunu, ilk 3 yılın önemini ve ergenlik

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. Fetus Fizyolojisi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 8.Hafta ( 03-07 / 11 / 2014 ) FETUS FİZYOLOJİSİ 1.Embriyonun Gelişmesi 1.) Plasenta 2.) Amnion Kesesi ve Amnion Sıvısı Slayt No: 9 1.) EMBRİYONUN GELİŞMESİ

Detaylı

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri KAS DOKUSU Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri Kasın Fonksiyonu Hareket Solunum Vücut ısısının üretimi İletişim Organların kontraksiyonu

Detaylı

BEYİN Ve SİNİR SİSTEMİ. Prof.Dr.S.Naz Yeni slaytları hazırlayan: Dr Ufuk Ergün

BEYİN Ve SİNİR SİSTEMİ. Prof.Dr.S.Naz Yeni slaytları hazırlayan: Dr Ufuk Ergün BEYİN Ve SİNİR SİSTEMİ Prof.Dr.S.Naz Yeni slaytları hazırlayan: Dr Ufuk Ergün Tarihçe Prehistorik zamanlardan beri, nörolojik hastalıklar dikkati çekmiştir. İnsan beyni hakkında, anatomisi hakkında bazı

Detaylı

ENDOCRİN SİSTEM Hormonların salgılanmasında: Hormonların genel özellikleri: Endokrin Sisteme ait olmayan ancak hormon üreten yapılar:

ENDOCRİN SİSTEM Hormonların salgılanmasında: Hormonların genel özellikleri: Endokrin Sisteme ait olmayan ancak hormon üreten yapılar: ENDOCRİN SİSTEM Çok hücreli komplex organizmalarda iç ve dış ortam uyarılarına uygun tepkinin verilmesi. Hücre, doku, organ ve sistemlerin çalışmasının kontrolü ve koordinasyonlarının sağlanması. Homeostasinin

Detaylı

UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ. Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D.

UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ. Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D. UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D. Uyku tanımı Uyku Fizyolojisi (uyku evreleri) Sirkadiyen ritim Uyku yoksunluğu İdeal uyku Uyku ile ilgili bazı hastalıklar

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı