Vakıf Üniversitelerinin Türkiye Yükseköğretim Sistemi Üzerindeki Etkilerine Dönük Akademisyen Algıları *

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Vakıf Üniversitelerinin Türkiye Yükseköğretim Sistemi Üzerindeki Etkilerine Dönük Akademisyen Algıları *"

Transkript

1 Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri Educational Sciences: Theory & Practice - 13(1) Kış/Winter Eğitim Danışmanlığı ve Araştırmaları İletişim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. Vakıf Üniversitelerinin Türkiye Yükseköğretim Sistemi Üzerindeki Etkilerine Dönük Akademisyen Algıları * Deniz ERGUVAN a Gulf University for Science and Technology Öz Bu araştırmanın amacı, vakıf üniversitelerinin etkilerini, devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının algıları çerçevesinde incelemektir. Bu doğrultuda nitel araştırma yürütülmüş ve İstanbul daki devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışan 15 öğretim elemanıyla yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, akademisyenler vakıf üniversitelerinin kuruluş amaçları arasında en öne çıkan noktanın devletin karşılayamadığı üniversite talebini karşılamak olduğunu düşünmektedir. Ayrıca vakıf üniversitelerinin istihdam yarattığı, yurtdışına gidecek öğ rencileri yurtiçinde tuttuğu ve devlet üniversitelerindeki yığılmayı azaltarak devletin eğitim yükünü hafiflettiği görüşündedir. Yükseköğrenim görmüş kişi sayısını arttırmak, devlet üniversiteleriyle rekabet ortamı yaratıp kaliteyi yükseltmek de vakıf üniversitelerine dönük olumlu algılardandır. Ancak öğrenci çekebilmek için öncelikle popüler programlar açmaları, iş güvencesinin düşüklüğü ve bazı bölümlerde akademisyenlerin işe alınma-işten çıkarılma oranlarının yüksekliği eleştirilen konulardandır. Akademisyenler vakıf üniversitelerinin araştırma boyutunda henüz bir katkıda bulunmadığını düşünürken, karşılaşılan sorunlar arasında en sıkça ifade edilen görüş kurucularının vakıf üniversitelerini bir kamu kurumundan çok kendi şirketleri gibi görme eğiliminde olmaları ve mütevelli heyetinin yönetime ve akademik konulara karışmasıdır. Bu kurumların geleceğine dönük yapılan yorumlarda bu kurumların sayısının artacağı, kaliteli kalitesiz ayrımının derinleşeceği belirtilmektedir. Anahtar Kelimeler Vakıf Üniversiteleri, Yükseköğretim Sistemi, Eğitimde Küresel Eğilimler, Neo-Liberalizm, Eğitimde Özelleştirme li yıllarda Reagan ve Thatcher ile başlayan serbest pazar yönelimleri ve özelleştirme, Sovyetler Birliği nin dağılması ve Doğu Bloğunun yıkılması sonrasında bütün dünyada hız kazanmıştır. Türkiye de de kendini gösteren özelleştirme girişimleri yükseköğretime de yansımış, geleneksel olarak bir kamu hizmeti gibi görülen yükseköğretim artık tüm ülkelerde yarı kamusal bir hizmet olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Neredeyse bütün dünyada * Bu makale yazarın 2010 tarihli doktora tezine dayanmaktadır. a Dr. Deniz ERGUVAN Gulf University for Science and Technology University (Kuveyt), Fen Edebiyat Fakültesi İngilizce Bölümünde çalışmaktadır. Çalışma alanları arasında yükseköğretim yönetimi ve karşılaştırmalı eğitim yer almaktadır. İletişim: P.O. Box 7207 Hawally Kuwait. Elektronik posta: yükseköğretim hizmetleri piyasa tarafından da sunulmaya başlamıştır (Aktan, 2007, s. 23). Özel yükseköğretim 21. yüzyılın en hızlı büyüyen ve dinamik sektörlerinden biridir. Yükseköğretime daha önce hiç görülmemiş düzeyde ortaya çıkan talep ve kamunun bu talebi karşılamadaki yetersizliği ya da isteksizliği özel yükseköğretim kurum sayısında bir patlama yaratmıştır. Japonya, Güney Kore, Tayvan, Filipinler gibi özel yükseköğretim kurumlarının geçmişinin oldukça eskiye dayandığı ülkelerin yanı sıra Brezilya, Meksika, Kolombiya gibi Latin Amerika ülkelerinde kamudan özele kayma olmuş, öğrencilerin artık yarısı özel kurumlarda okumaya başlamıştır. Eski Sovyet ülkeleri ve Doğu Avrupa ülkeleri de bu değişimden en çok etkilenen ülkelerdendir (Altbach, 1999). Ülkemizde de sayıları hızla artan vakıf üniversiteleri, yükseköğretim kuruluşlarının etrafında oluşan çeşitli va-

2 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ kıflar ve şirketler, devlet üniversiteleri içinde ikinci öğretim başta olmak üzere sayıları giderek artan paralı programlar, son yıllarda yükseköğretimde gözlenen finansman değişiminin başta gelenlerindendir (Şenses, 2007) yılında kâr amacı gütmeyen vakıfların özel yükseköğretim kurmalarına imkan sağlayan anayasa değişikliği ile ilk vakıf üniversitesi Bilkent kurulmuştur. Bu tarihten sonra hiç hız kesmeden açılmaya devam eden vakıf üniversitelerinin sayısı günümüzde 65 e ulaşmıştır (Yükseköğretim Kurulu [YÖK], 2012). Vakıf üniversitelerinin sayısında görülen artışın nedenleri arasında devlet üniversitelerinin değişen küresel talep ve piyasa baskılarına ayak uyduracak örgütsel ve akademik politikalar belirleyememesi başta gelmektedir. Ayrıca devlet üniversitelerinin merkezi YÖK sistemi nedeniyle yasama ve finansman konusunda sıkıntılarının bulunması da önemli etkenlerdendir. Bu koşullar altında devletin yükseköğretim talebini karşılama konusunda da yetersiz kalması özel üniversitelerin açılmasını teşvik etmiştir. Böylece sadece sayıca değil, kurum ve program çeşitliliği açısından da özel üniversitelerde büyük bir gelişme yaşanmıştır (Mızıkacı, 2010). Kurulduğu ilk yıllardan beri Türkiye de vakıf üniversiteleriyle ilgili tartışmalar yapılmaktadır. Vakıf üniversitelerini destekleyenler olduğu kadar eleştiren araştırmacılar, öğretim elemanları ve politikacılar vardır. Destekleyenler, bu kurumların yükseköğretim yükünü devletin omzundan alarak, üniversite kapısı önünde yığılmayı azalttığını, yurtdışına okumaya gidebilecek öğrencilerin bir kısmını ülkede tutarak paranın ülkede kalmasını sağlamaya yardımcı olduğunu söylemektedir (Yetkin ve Atabek, 2006). Vakıf üniversiteleri yüksek öğretim alanında rekabeti arttırmakta, bugün ODTÜ, Boğaziçi, İTÜ gibi prestijli devlet üniversiteleri artık öğrenci alımı için vakıf üniversiteleri ile yarışmak ve daha yaratıcı yöntemler bulmak zorunda kalmaktadır. Bu rekabet, beraberinde bilimin gelişmesine katkıda bulunmakta, yurtdışına gitmiş eğitimli kişileri vakıf kurumlarında istihdam ederek tersine beyin göçü başlatmaktadır (Sarıcaoğlu, 2012). Öğrenci odaklı hizmet vermeleri, güçlü eğitim kadroları ve birçok kaliteli yabancı hocayı kadrolarına dahil etmeleri, uygulamalı eğitim, iş dünyası ile birlikte hareket etmeleri, yeni teknolojileri kısa bir sürede uygulamaları, yabancı dilde eğitim, uluslararası ikili anlaşmalarla öğrencilerine dünya kapılarını açmaları gibi olumlu özellikleri sayesinde artan oranlarda öğrenci, vakıf üniversitelerini tercih etmektedir (Sarıcaoğlu, 2012). Ayrıca vakıf üniversiteleri, küresel ekonominin sürdürülmesini sağlayan başlıca aktörlerden olan finans, işletme, yöneticilik gibi bölümlerin açılmasına ağırlık vermekte, kurum öğrencilerinin %40 ı bu bölümlerde okumaktadır. Küresel gelişmelere ve piyasa taleplerine ayak uydurmakta vakıf üniversiteleri kadar hızlı davranamayan ya da başka önceliklere sahip devlet üniversitelerinde ise bu rakam daha düşük kalmaktadır. Bu bağlamda vakıf üniversitesi mezunlarının, çalışanlarına yüksek maaşlar ödeyen çok uluslu şirketlerde ve bankalarda çalışma ihtimali oldukça yüksek görünmektedir (Yalçıntan ve Thornley, 2006). Vakıf üniversiteleri temelde devlet üniversiteleriyle aynı kökeni paylaşsalar da kendilerine özgü özelliklere de sahiptir. Bunların başında mali yapıları gelmektedir. Özel üniversiteler kendi fonlarını yaratmak zorundadır. Bu kurumlara en büyük eleştiri de bu noktada gelmektedir. Bazı akademisyen ve araştırmacılara göre, kâr amacı gütmemek koşuluyla açılan bu kurumlar, yüksek öğrenim ücretleriyle kâr amacı güden kurumlar haline gelmiştir. Vakıf üniversitelerinin öğrenim ücretleri, çoğu Türk ailesinin bütçesinin kaldırabileceğinden fazla olduğu için ( öğretim yılında ve TL arası), oldukça az sayıda öğrenci ( yılı ÖSYM verilerine göre yaklaşık ) vakıf üniversitelerinin sunduğu olanaklardan yararlanabilmektedir. Bu öğrenim ücretlerini ödeyebilen öğrenciler daha yüksek sosyoekonomik düzeye sahip ailelerden geldiği için bu durum zaten var olan eğitimde fırsat eşitliği sorununu iyileştirmekten uzak kalmaktadır (Tansel ve Güngör, 2002). Ayrıca özellikle bazı vakıf üniversitelerinde öğrencilerden alınan ücretlerin öğrencilere yönelik harcanmaması, üniversitenin finansmanı konusunda vakfın katkısından çok, öğrenci gelirlerine dayanan bir mali sistem kurulması, öğrenci gelirlerinin üniversitenin toplam gelirine oranı ve öğrenci başına yapılan harcama gibi konularda üniversiteler arasında büyük farklar bulunması, ekonomik alanda bu üniversitelere yöneltilen eleştirilerdendir (YÖK, 2007). Bunun dışında bu kurumların yönetim biçimleri kamu kurumlarına göre farklılık gösterdiği için rektörün konumu ve mütevelli heyeti ile ilişkisi de tartışma konusu olmaktadır. Devlet üniversitelerinde rektör en üst idari amirken vakıf üniversitelerinde mütevelli heyetidir ve rektör, vakıf başkanının da bulunduğu mütevelli heyetinin bir üyesidir. Bu durum özerkleşme, kurumsallaşma, akademik liderlik gibi konularda sorunlara yol açabilmektedir. Tüzel kişiliğin temsilcisinin ve atamalarda yetkilinin mütevelli heyeti olması üniversite içinde 138

3 ERGUVAN / Vakıf Üniversitelerinin Türkiye Yükseköğretim Sistemi Üzerindeki Etkilerine Dönük Akademisyen Algıları rektörlük ve mütevelli heyeti olarak iki güç odağını doğurmuştur (Ergüder, 2010, s ). Özel yükseköğretimin dünya çapında gördüğü bu ilgi, bu kurumların konumlarını, özelliklerini ve sorunlarını incelemeyi gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda bazı modeller öne sürülmüştür. Bu modellerden en sık kullanılanı Daniel Levy tarafından geliştirilmiştir. Özel yükseköğretimin, zamana ve bulunduğu yere göre büyük değişiklikler gösterdiğini söyleyen Levy e göre ağırlıklı olarak üç tür özel yükseköğretim vardır (2006, s. 6-9): 1. Kültürel Yapılara Bağlı Özel Yükseköğretim: Din, cinsiyet ya da etnik ayrıma dönük kurumlar. 2. Seçkin (Elit) Özel Yükseköğretim: Kamunun bekleneni veremediğinde ortaya çıkan, ayrıcalıklı gruplara hizmet etmeyi hedefleyen ve bu yüzden ayrımcılık ve eşitsizlik yarattığı için eleştirilen kurumlar. Bunun yanı sıra yarı-elit üniversiteler de vardır ki bunlar devlet üniversiteleriyle kitlesel özel ve devlet üniversitelerinin arasında bir noktada durur. Orta halli özel üniversitelerin çok talep gören alanlardan elde ettikleri maddi kazançları daha pahalı altyapı ve insan kaynağı gerektiren bölümlere yatırmaya başlaması ve sınıf değiştirmeye çalışması da son zamanlarda görülen bir eğilimdir. 3. Seçkin Olmayan Talep Emiciler: Bu tür kurumlar talebin arzın çok üstünde olduğu ve devletin yükseköğretimin gittikçe artan masraflarını karşılayamadığı ülkelerde ortaya çıkar. Talep emici okullar iki türe ayrılabilir: Birinci tür ciddi ve genellikle iş odaklıdır. Diğer tür ise genelde maddi kazanç peşindedir, arz ve talep arasındaki uçurumdan beslenir. Bu tür kurumların kalkınmadaki rolü son derece kısıtlıdır. Zaten sağlam bir lisanslama ya da akreditasyon sisteminin bulunduğu ülkelerde bu tür kurumlar uzun soluklu olamaz. Bu kurumlardan işini ciddi olarak yerine getirenler kalkınmada güçlü bir rol oynayabilir: Ayrıcalık sahibi olmayan kesimleri kalkınma sürecine dahil eder ve özellikle tabakalı, sınıf ayrımcılığının olduğu ülkelerde, geri kalmış kesimleri küreselleşen iş piyasasına sokmuş olur. Haklarında olumlu ya da olumsuz pek çok yorum yapılan ve görüş bildirilen vakıf üniversiteleri yakın gelecekte Türkiye deki üniversite sistemini değiştirebilecek bir olguya dönüşmektedir. Bu açıdan Türkiye deki vakıf üniversitelerinin Levy nin modelinde nereye oturduğunu, hangi tür olduğunu görebilmemiz için bu kurumlarda yaşananların en yakından gözlemcisi olarak akademisyen görüşlerine yer verilmesi gerekliliği doğmuştur. Ülkemizde vakıf üniversiteleri, başlıca akademisyenlerin iş tatmini düzeylerinin ya da eğitim programlarının karşılaştırılması gibi araştırmalara konu olmakta ya da basın yayın organlarında ücretlerin yüksekliği, kontenjanların dolmaması gibi haberlerde yer almaktadır. Vakıf üniversitelerinin eğitim sistemimiz üzerinde yarattığı olumlu ya da olumsuz etkilerin, bu kurumlarda yaşanan sorunların akademisyenlerin gözünden incelenmesine dönük literatürde bir boşluk bulunmaktadır. Bu amaçla, vakıf üniversitelerinin Türkiye deki yükseköğretim sistemine etkileri devlet ve vakıf üniversitelerinde çalışan akademisyen algıları çerçevesinde incelenmiş, akademisyenlerin vakıf üniversitelerinin ekonomik, eğitim, araştırma, toplumsal ve yönetim boyutlarındaki etkilerine dönük görüşleri alınmıştır. Araştırma, son yıllarda ülkemizde sayıları hızla artmakta olan vakıf üniversitelerinin yükseköğretim sistemindeki etkilerini inceleyip, sorunları saptamak, bunların giderilmesine dönük önlemler almak ve bilimsel veriler ışığında yükseköğretim kalitesinin arttırılması için geleceğe dönük öneriler ortaya koymayı amaçlamaktadır. Yöntem Bu araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma kapsamında vakıf üniversitelerinin çeşitli boyutlardaki etkilerine ilişkin akademisyen görüşleri hakkında detaylı bilgilere ulaşmak amacıyla vakıf ve devlet üniversitelerinde değişik unvanlara sahip 15 akademisyen ile yarı yapılandırılmış sorular aracılığıyla derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Araştırmanın amacına ulaşması için belirli kriterlere sahip kişilere ulaşmak önem taşıdığından amaçlı örnekleme tekniği kullanılmıştır. İstanbul daki çeşitli devlet ve vakıf üniversitesinde çalışan katılımcılarla görüşülmüş ancak ana kriter her iki üniversitede de deneyim sahibi olmak olmuştur. Bu amaçla kartopu yöntemi kullanılmış, görüşme yapılan akademisyenden bu özelliklere sahip bir başka kişinin iletişim bilgilerini vermesi rica edilmiştir. Bu yöntemle 13 üniversiteden 15 akademisyene ulaşılmıştır. Görüşmeler akademisyenlerin görev yaptıkları yükseköğretim kurumunda gerçekleşmiştir. Veri Toplama Aracı Toplam 15 katılımcı ile 5 ana soru çerçevesinde görüşme yapılmıştır. Bu bağlamda devlet ve vakıf üniversitelerinde görev yapan öğretim elemanlarının vakıf üniversitelerinin (1) kuruluş amaçlarına, (2) yükseköğretim sistemine olumlu etkilerine (3) yükseköğretim sistemine olumsuz etkilerine (4) bu kurumlarla ilgili gördükleri başlıca sorunlara ve (5) vakıf üniversitelerinin geleceğine dönük düşünceleri ve görüşleri olmak üzere 5 ana tema belirlen- 139

4 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ Tablo 1. Araştırmaya Katılan Akademisyenlerin Kurum, Fakülte ve Cinsiyet Bilgileri Katılımcı Unvan Kurum Fakülte Cinsiyet K1 Profesör Doktor Vakıf Mühendislik Erkek K2 Profesör Doktor Devlet Fen-Edebiyat Erkek K3 Doçent Doktor Devlet Mühendislik- Mimarlık Erkek K4 Doçent Doktor Vakıf İİBF Erkek K5 Doçent Doktor Vakıf İİBF Erkek K6 Doçent Doktor Vakıf Fen-Edebiyat Kadın K7 Yardımcı Doçent Dr Devlet Mühendislik- Mimarlık Kadın K8 Yardımcı Doçent Dr Devlet Mühendislik- Mimarlık Kadın K9 Yardımcı Doçent Dr Vakıf MYO Erkek K10 Yardımcı Doçent Dr Vakıf İİBF Erkek K11 Öğretim Görevlisi, Dr. Vakıf MYO Kadın K12 Öğretim Görevlisi Vakıf MYO Kadın K13 Okutman Vakıf Yabancı Diller Kadın K14 Okutman Vakıf Yabancı Diller Kadın K15 Araştırma Görevlisi Devlet Mühendislik- Mimarlık Erkek miştir. Bu soruların hazırlanmasında ilgili alanyazından ve uzman görüşlerinden yararlanılmıştır. Araştırma problemi ve amacına uygun olarak katılımcılara yöneltilen açık uçlu sorular şunlardır: 1. Vakıf üniversitelerinin kuruluş amacı nedir? Vakıf üniversitelerinin doğmasına hangi gelişmeler, hangi koşullar neden olmuştur? 2. Vakıf üniversitelerinin Türkiye de yükseköğretime olumlu etkileri neler olmuştur? 3. Vakıf üniversitelerinin Türkiye de yükseköğretime olumsuz etkileri neler olmuştur? 4. Vakıf üniversiteleriyle ilgili gördüğünüz başlıca sorunlar nelerdir? 5. Vakıf üniversitelerinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizce vakıf üniversiteleri gelecekte nasıl bir noktaya gelecektir? Araştırmada, akademisyenlerin soruları içtenlikle yanıtlamaları için isimleri, görev yaptıkları yükseköğretim kurumu ve akademik unvanlarına dönük bilgiler belirtilmeyip kodlanmış ve görüşmecide saklı tutulmuştur. Görüşme yapılan akademisyenden alıntı yapılırken o katılımcıya ait kod numarası verilmiştir. Verilerin Analizi Ses kayıtları deşifre edilerek yazılı metin haline getirilmiştir. Geçerlik ve güvenirlik çalışması açısından metinler görüşme yapılan akademisyene gösterilerek onayı alınmış, görüşülen bireylerden doğrudan alıntılara yer verilmiş ve iç geçerlik için görüşler arasında tutarlık incelemesi yapılmıştır. Görüşmelerin çözümlenmesinde içerik analizi türlerinden kategorisel analiz kullanılmıştır. Araştırmada ham verilerin kodlara ve kategorilere dönüştürülmesi işlemi gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda analiz birimi olarak bir düşünceyi aktaran paragraf seçilmiştir. Nitel araştırma kapsamında olmakla beraber, demografik veriler nicel olarak bir değerlendirmeye tabi tutulmuş ve ilgili bölüm başlıkları altında sunulmuştur. Nitel araştırmada elde edilen bulgular ve yorumları, katılımcıların görüşlerinin belirli kategorilerde değerlendirilmesiyle oluşturulmuştur. Bulgular Tablo 1, araştırmaya katılan akademisyenlerin unvanlarını, çalıştıkları kurumu, fakültelerini ve cinsiyetlerini göstermektedir. Katılımcıların 10 unun vakıf, 5 inin devlet üniversitesinde çalışıyor olmasının nedeni, maksatlı örneklem aracılığıyla, kurumdan çok, akademisyenlerin niteliklerinin ön plana alınmış, her iki kurumda deneyimli, ama özellikle de vakıf üniversitesinde çalışmış ya da çalışmakta olan akademisyenlere ulaşılmış olmasıdır. Bölüm bazında makine mühendisliği, finans, mimarlık, psikoloji, çeviribilim, turizm, halkla ilişkiler, isletme gibi çeşitli bölümlerde çalışan akademisyenlere ulaşılmıştır. Ayrıca katılımcıların çoğunluğunun özellikle öğretim üyesi ya da doktoralı öğretim elemanı olmasına dikkat edilmiştir çünkü bu unvana sahip akademisyenlerin hem kıdem hem de öğretim düzeyinin yüksekliği nedeniyle genelde Türkiye nin yükseköğretim sistemi, özelde ise vakıf üniversite- 140

5 ERGUVAN / Vakıf Üniversitelerinin Türkiye Yükseköğretim Sistemi Üzerindeki Etkilerine Dönük Akademisyen Algıları leri konularında daha deneyimli olmalarından dolayı daha ayrıntılı bilgi alınabileceği düşünülmüştür. Bunun yanında her unvanın temsil edilmesi açısından okutman ve araştırma görevlisine de yer verilmiştir. Katılımcıların Vakıf Üniversitelerinin Kuruluş Amaçlarına İlişkin Algılarına Dönük Bulgular Araştırmanın ilk sorusu, akademisyenlerin vakıf üniversitelerinin neden kurulduğuna, kuruluşlarına neden olan gelişmelere dönük algıları ortaya çıkarmaya dönüktür. Vakıf üniversitelerinin kuruluş amacı nedir? Vakıf üniversitelerinin doğmasına hangi gelişmeler, hangi koşullar neden olmuştur? sorusuna akademisyenlerin verdikleri yanıtlar Tablo 2 de verilmiştir: Tablo 2. Vakıf Üniversitelerinin Kuruluş Amaçlarına Dönük Algılar Kuruluş Amacı Frekans Devletin yükünü hafifletmek / Devlet üniversitelerinin talebi karşılamaya yeterli 11 olmaması Ticari amaç/ Devlet üniversitelerine girememiş öğrencilerden ekonomik gelir elde 10 etmek/karlı bir yatırım olması Eğitimin piyasaya dönükleşmesi / 4 Liberalleşme/ Küreselleşme Büyük kuruluşların eleman gereksinimini karşılamak üzere kendi elemanını yetiştirme 4 isteği Sanayi kuruluşlarının eğitime yatırım 3 yapma/ adlarını yaşatma isteği Farklı (araştırmaya dönük, yurtdışı üniversitelere alternatif olabilecek, beyin 2 göçünü durduracak, daha özgür) bir üniversite yaratma isteği Katılımcıların, vakıf üniversitelerinin kuruluş amacına dönük en sık belirttiği nokta, devlet üniversitelerinin üniversitede okumak isteyen öğrenci sayısını karşılayamaması ve yıllar içinde üniversite kapısı önünde milyonlarca gencin birikmesi nedeniyle bir arz talep dengesizliğinin oluşması ve vakıf üniversitelerinin açılmasının buna çözüm getirmeyi amaçlamasıdır. Katılımcı 5 de aynı noktaya değinerek nüfus artışı ve dünyadaki gelişmeler gibi olguları bu kurumların açılma nedenleri arasında saymaktadır: Türkiye de sürekli nüfus artıyor ve sizin bu artışa bir altyapıyla yanıt vermeniz gerekiyor. Altyapı mali imkanlarınıza bağlı ve Türkiye de bir bütçe sorunu olduğu için sonuç olarak istenen oranda okullaşma artmıyor. Bu talepteki yoğunluğu karşılamak üzere vakıf üniversiteleri kuruldu. Normal bir süreç olarak görüyorum, hatta belki de geç kaldı, çok daha önceden başlansaydı çok daha köklü vakıf üniversitelerimiz olabilirdi (K 5). Katılımcı 9, özel sektörün, yükseköğretim görmek isteyenlerin talebini üstlenmek konusunda istekli olduğunu belirtmektedir: İlk kuruluş amacının büyük ölçüde devletin ulaşamadığı kapasiteyi belki özel sektöre veya özel kurumlara paylaştırmak veya aktarmak olabileceğini düşünüyorum. Devletin, kontenjan sayılarının yeterli olmadığını düşünmesi ve bu alanda özel sektörün ya da kurumların var olma isteğine olumlu yanıt vermesiyle daha fazla öğrenciye imkan sağlamak; çıkış noktası bu olsa gerek (K 9). Türkiye nin gittikçe artan genç nüfusu katılımcıların çok sık vurguladıkları bir gerçektir. Vakıf üniversitelerinin kuruluş nedeni sorulunca genel olarak ilk akla gelen devletin yükünü hafifletmek olsa da hiçbir katılımcı bunu tek neden olarak görmemekte, nedenlerden biri olarak saymaktadır. Katılımcılar, devletin yükünü hafifletmek isterken bir yandan da özel sektörün bundan bir kâr etme hedefi güttüğünü, özellikle son yıllardaki artışın bundan kaynaklandığını ekleme gereği duymaktadır. Her ne kadar vakıf üniversitelerinin kâr etmesi yasayla yasaklanmış olsa da katılımcıların çoğu bunun çok kârlı bir iş olduğunu, vakıf kurarak başka iş alanlarına da kayabildiklerini, esas amaçlardan birinin ticaret yapmak olduğunu dile getirmiştir. Tablo 2 de görüldüğü gibi 10 kişi kuruluş amacı olarak kazanç elde etmeyi belirtmiştir. Devlet üniversitesine gidemeyen, bunları kazanacak kadar iyi yetişmemiş, puan tutturamayan korkunç bir sayı var ve bütün okullar bu yoğunluğa çare bulmak üzere ortaya çıktı; ama hepsinin arkasında maalesef kazanç kapısı yaratmak da var. Çok çalışkan olmayan, akademik başarısı üstün olmayan gençlere bir yerde imkan sunuyorlar Böyle bir açığın görülüp birileri tarafından böyle bir şey yapalım onlara da yarar bize de yarar dediğini düşünüyorum (K 8). Katılımcı 8, bu kurumların kazanç kapısı olarak görüldüğünü söylerken, Katılımcı 15 de özel işletmeler olmaları dolayısıyla bu ticari amacın kaçınılmaz olduğu yorumunu yapmaktadır: Kuruluş amaçları, kuran kişinin para kazanması, çünkü her özel işletmenin kuruluş amacı aynıdır. Ama bunu gerçekleştirmesini sağlayan, doldurduğu sosyolojik boşluk, normalde üniversite eğitimi alamayacak akademik yapıda insanların üniversite mezunu olabilmesini sağ- 141

6 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ lamak; tabi bu kişilerin ekonomik yeterliğinin olması kaydıyla. Üniversite kapısında yığılan gençlerin hepsinin özel üniversitelerin gerektirdiği ücreti ödemesi mümkün değil, ancak ödeyebilecek olanlara çözüm olacaktır (K 15). Katılımcılar temelde iki amacın da aynı anda gerçekleştiğini düşünmektedir. Ağırlıklı kuruluş amacı algısı yukarıdaki iki neden olsa da, aslında bunların ikisini de kapsayan ve katılımcıların dünya görüşünü de yansıtan bir yanıt olarak, bütün dünyada görülen liberalleşme hareketinden, devletin yavaş yavaş kamusal harcamalardan kendini çekmeye başlaması eğiliminden Türkiye nin de etkilenmesi gerçeği 4 kişi tarafından dile getirilmiştir. 80 li yıllarda devlet zaten eğitim ve sağlık pek çok kamu harcamasından çekilmeye çalışıyordu, küresel trend bu yöndeydi. Devlet kendisi bir istihdam kuruluşu gibi çalışmayacağını söylüyordu ve bu gelişmelerin bir parçası olarak yükseköğretimin de vakıflar kanalıyla, mütevelli heyeti ve vakıflar tarafından yönetilen özel birer girişim şeklinde kurulabileceği görüşü oluştu. 80 lerin sonundan itibaren bu sürecin önü açılmış oldu (K 3). 4 kişi tarafından dile getirilen bir diğer kuruluş amacı da büyük holdinglerin kendi elemanlarını yetiştirme isteği olarak dile getirilmiştir. Bu neden, diğer nedenlere göre daha az sıklıkta dile getirilmiştir. Çok belirgin olarak, bazı sermaye gruplarının kendi piyasaları, şirketleri için emek gücü ihtiyacını kendi belirledikleri eğitim sistemi içerisinde gidermek, kendi kadrolarını oluşturmak amaçları da var (K 7). Özet olarak, katılımcılar vakıf üniversitelerinin kuruluşuna yol açan etmenler konusunda genelde iki ana başlıkta toplanmışlar, vakıf üniversitelerinde çalışanlar açılma nedeni olarak öncelikle devlet üniversitelerinin karşılayamadığı talebi karşılamayı belirtirken, devlet üniversitesinde çalışanlar ticari kazanç elde etmeyi öncelikle söylemişler, ancak her iki grup da mutlaka diğer nedenleri de dile getirmiştir. Küreselleşme sonucunda Türkiye nin de bu gelişime uzak kalamadığı dile getirilirken, büyük holdinglerin kendi elemanını bulma nedeni temel olmasa da yan amaçlardan biri olarak dile getirilmiştir. Bunun dışında belirtilmesi gereken bir diğer nokta da, farklı, araştırmaya dönük, özgür bir üniversite yaratma isteğinin en az paylaşılan kuruluş nedeni olmasıdır. Katılımcıların Vakıf Üniversitelerinin Olumlu Etkilerine İlişkin Algılarına Dönük Bulgular Görüşmede katılımcılara sorulan ikinci soru Vakıf üniversitelerinin yükseköğretim sistemine ne gibi olumlu etkileri olmuştur? şeklindedir. Bu soruya akademisyenlerin verdiği yanıtlar Tablo 3 te görülmektedir. Tablo 3. Vakıf Üniversitelerinin Olumlu Etkilerine Dönük Algılar Olumlu etki Frekans Yükseköğretimi yaygınlaştırıyor / Üniversite mezunu sayısını artırıyor 5 Rekabet yaratıyor (iyi öğrenci/öğretim elemanı seçmek/akademik kaliteyi yükseltmek 5 konusunda) Türkiye nin bilimsel yayın sayısını arttırıyor 4 Ekonomik hareketlilik, istihdam ve ek gelir yaratıyor 4 Beyin göçünü yavaşlatıyor 4 Yurtdışına gidecek öğrencileri ülkede tutuyor 2 Daha özgürlükçü ve esnek yapısıyla resmi ideolojiye alternatif düşünceler üretebiliyor 2 İş dünyası ve yurtdışıyla daha iyi ilişkiler kuruyor/ girişimciliği geliştiriyor 2 Olumlu etkilere dönük algılara bakıldığında, akademisyenler vakıf üniversitelerinin oldukça çeşitli olumlu etkilerinden söz etmektedir. Katılımcıların genel algısı, kâr amaçlı olsun ya da olmasın, eğitim amaçlı kurulmuş bir kurumun birçok olumlu etkisinin bulunduğu şeklindedir. Bu nedenle katılımcıların çoğu eğitim-öğretim, ekonomik, bilimsel araştırma, toplumsal boyutlara ayrılabilecek çeşitli olumlu etkileri dile getirmişlerdir. Bunlardan en sık belirtilen, 5 katılımcıyla birlikte yükseköğretimin yaygınlaştırılması konusudur. Genelde vakıf üniversitelerinin en olumlu etkisinin bu boyutta olduğuna dönük bir kanı vardır. Vakıf üniversitelerinin çok götürdüğüne inanmıyorum. Sonuçta bir eğitim kurumu olarak açıldığı için, hocalar da, yapılan çalışmalar da bilimsel kapsamda oluyor. Devlet üniversitesine giremeyen, kapıda kalmış öğrencileri almak açısından bir artı oluşturuyorlar (K11). Katımcı 13, Türkiye de yükseköğretime öğrenci seçme ve yerleştirme sistemi nedeniyle ortaya çıkmış olan dershane gerçeğini hatırlatarak vakıf üniversitelerinin burada harcanacak bir yıl yerine daha iyi bir alternatif olduğunu düşünmektedir: Öğrencilerin yükseköğretime devam etmelerine katkılarının olduğunu düşünüyorum. Yalnızca devlet üniversitesi seçeneği olmadığı için, liseden sonra bir yıl daha dershaneye hazırlığa 142

7 ERGUVAN / Vakıf Üniversitelerinin Türkiye Yükseköğretim Sistemi Üzerindeki Etkilerine Dönük Akademisyen Algıları gitmek yerine, daha düşük puanlarla yükseköğretime kabul edilmiş öğrenciler oluyorlar. Bu açıdan katkısı oldu (K 13). Yine aynı sıklıkta belirtilen bir diğer olumlu algı da, 5 akademisyen tarafından dile getirildiği gibi, devlet üniversitelerini de olumlu etkilediği düşünülen rekabet konusundadır. Rekabet üzerine şu yorumlar yapılmıştır: Vakıf üniversitelerinin sayıları artınca rekabet ortaya çıktı, her vakıf üniversitesi kendi altyapısını daha iyi oluşturmaya, istihdam ettiği öğretim elemanı ve idari personeli daha iyi seçmeye gayret sarf etti. Vakıf üniversiteleri arasında başlayan bir nevi rekabet ve yarış, zaman içerisinde devlet üniversitelerine sirayet etti. Bugün eğitim-öğretim dönemi yaklaşırken, yani mayıs haziran aylarından itibaren vakıf üniversitelerinde olduğu gibi devlet üniversitelerinde de tanıtım faaliyetleri başlıyor. Bunun nedeni aralarındaki rekabettir (K1). Devlet üniversitelerinin özellikle kendini tanıtma konusundaki ataleti bir başka katılımcı tarafından hatırlatılmıştır: Devlet üniversitelerini ataletten kurtarmak gibi olumlu bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Belli bir rekabet ortaya çıkıyor. Devlet üniversiteleri de hem pazarlamaya dönük, bu işin pazarlama meselesi olduğunu görüp ona göre çalışmalar yapma ihtiyacı duyuyorlar. Bir de tabi uzun vadede vakıf üniversitelerinin varlığı devlet üniversitelerini tehdit ediyor. Varlıklarını korumak için de bir şekilde işlevlerini ortaya koymak durumundalar (K2). Rekabet, araştırmaya katılan akademisyenler tarafından olumlu algılanmakta, hem vakıf üniversitelerinin kendi aralarında, hem de devlet üniversiteleriyle başlayan rekabetin, yükseköğretimdeki kaliteyi yükselttiğine dönük algılar bulunmaktadır. Bu rekabetin gelecek yıllarda daha da artması beklenmektedir. Bu iki en sık dile getirilen olumlu etkiyi, Türkiye deki uluslararası nitelikte araştırmaların arttığına dönük etki izlemektedir. Bu konuda bir katılımcı şunları demiştir: Türkiye, son yıllarda bilimsel araştırmaların yayınları itibarıyla ülkeler arasında yapılan sıralamada çok öne çıktı lerde yapılan araştırmada Türkiye 42. sıradayken, 2005 yılında 24., 2010 yılında 18. olmuştur. Türkiye nin bilim adamlarının hakemli dergiler ve atıf dergilerinde yayınladıkları bilimsel makalelerin adedi büyük oranda artmıştır. Bunun nedenlerinden biri, vakıf üniversitelerinin bir kısmının araştırma, geliştirme ve bilimsel yayın faaliyetine verdiği önem ve destektir. Vakıf üniversitelerinin bu yükselişte çok katkısı vardır (K1). Katılımcı 12 de, bu katkının altında ekonomik nedenlerin yattığını düşünmektedir: Araştırma boyutuna bir şeyler katmış olabilirler ama biraz temkinli yaklaşmak lazım. İnsanların geçim derdini biraz hafifleterek belki bilimsel araştırmaya daha çok eğilmelerini sağlamış olabilirler. İkincisi, daha fazla üniversite, daha fazla araştırma imkanı demektir. Bazı vakıf üniversiteleri araştırmacılara çok iyi imkanlar sağlıyor, kitap, kütüphane desteği gibi teknik destek veriyor (K12). Araştırma ve eğitim-öğretim boyutlarının yanı sıra, ekonomik bir etki olarak, ekonomik hareketlilik ve istihdam yaratmak etkisi de 4 katılımcı tarafından belirtilmiştir. Aslında akademik etkilerin dışında, oldukça pragmatik bir etki olan ekonomik hareketlilik yaratmak, ülkemizde kamu üniversitelerinin açılmasının altında yatan ağırlıklı nedenlerden biridir. Vakıf üniversitelerinin aktif çalışma yaşındakilerin yanı sıra, emekliliği gelmiş, devlette çalışıp, ek gelir elde etmek isteyen akademisyenlere ve hatta idari personele de bir istihdam alanı olduğu bu araştırmaya katılan akademisyenler tarafından da belirtilmiştir. Kurulan vakıf üniversiteleri, binaların yapılması, altyapının oluşturulması, laboratuarlar, kütüphaneler, bilgisayar ve diğer donanımlar hepsi ekonomik hayatta hareketliliği arttıran birer pozitif davranıştır (K1). Toplumun ekonomisine başlıca katkısı istihdam yaratmak olmuştur. Akademik ve idari personel olarak istihdam yaratıyorlar, bir sürü insan çalışıyor bu üniversitelerde (K15). Kısacası, bu kurumların eğitim sektöründe istihdamı arttırdığına dönük algılar bulunmaktadır. Buna çok yakın bir ekonomik etki de bu kurumların yurtdışına gidebilecek öğrencileri yurtiçinde tutması şeklinde bir olumlu etki olarak 2 kişi tarafından da ayrıca belirtilmiştir. Akademik olarak lisede belirli bir başarıyı yakalayamamış, maddi gücü yerinde aileler çocuklarını yurtdışına gönderme eğiliminde oluyordu. Vakıf üniversiteleri bunun bir kısmını ülke içinde tutmuş, yurtdışına akabilecek kaynağın bir kısmını yurtiçinde tutmayı sağlamış olabilir (K9). Kısacası vakıf üniversitelerinin ekonomik anlamda olumlu etkilerini algılayan akademisyenler bulunmaktadır. Buna yakın olarak değerlendirilebilecek bir etki de beyin göçüyle ilgilidir. Yurtdışına gidip, orada başarılı olan, değerli bilim adamları, Türk üniversitelerindeki maaşla- 143

8 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ rın düşüklüğü nedeniyle Türkiye ye gelemezken vakıf üniversitelerinde ücret biraz daha iyi olduğu için vakıf üniversitelerine gelmeye başladı. Beyin göçünü belirli bir ölçüde, Türkiye nin faydasına geri çevirmiştir diyebiliriz (K1). Katılımcı 9, ters beyin göçünün özellikle mühendislik alanında yaşandığını söylemektedir: Özellikle içinde bulunduğum üniversite ters beyin göçü yaratıyor, özellikle mühendislik kadrosu yaklaşık tamamı yurtdışı doktoralı, bu insanların ciddi bir kısmı büyük ihtimalle buradan biri iş teklifi gelmeseydi yurtdışında hoca olarak kalırdı (K9). Vakıf üniversitelerinin, daha esnek yapısıyla devlet üniversitesinde araştırılmasına izin verilmeyecek, resmi ideolojiye alternatif düşünceler üretebilmesi de 2 akademisyen tarafından olumlu bir etki olarak dile getirilmiştir. Bu akademisyenlerin dileği devlet üniversitelerinde de benzer bir ortamın oluşmasıdır. Tarih, edebiyat ve diğer sosyal bilim alanlarında resmi ideolojiye alternatif çalışmalara yer açan merkezler oldular, bunda da başarılı örnekler verdiler, bunu olumlu görüyorum. Devlet üniversitesinde zorunlu göç gibi bir konuyu rahatlıkla çalışamazsınız, kısıtlamalar oluyor, entelektüel tartışmasını genişletemiyorsunuz. Bu elbette bir katkıdır ama devlet üniversitesinde de olmasını isterdim. Devlet üniversitelerinde gerçek bir özgürlük olsaydı vakıf üniversitelerinin yapmış olduğu bir şey olarak kalmayacaktı. Devlet üniversitelerindeki kadroların da buna yeterli olduğunu düşünüyorum ama çok sınırlayıcı bir ortam var (K7). Bu etkilerin en sonuncusu olarak yine 2 kişi tarafından dile getirilen ve vakıf üniversitelerine dönük olumlu noktalardan biri olarak alanyazında da sıkça dile getirilen iş dünyasıyla / yurtdışıyla iyi ilişkiler kurmak ve öğrencilerde girişimciliği geliştirmek gelmektedir. Bu konuda akademisyen görüşleri şöyle olmuştur: Bu kurumlar daha küçükler, daha cesurlar, öğrenci sayıları daha az, daha az problemleri var, işin içinde maddi imkanlar da olunca dışarıyla ilişkileri daha iyi oluyor. Yabancı üniversitelerle daha iyi ilişki kurduklarını düşünüyorum, öğrencilerini dış gezi ve benzeri etkinliklerle dünyaya daha iyi hazırladığını düşünüyorum. Öğrencisini devlet okullarına göre çok daha cesur yetiştirdiğini düşünüyorum (K8). Vakıf üniversitelerinin özellikle yurtdışıyla daha iyi ilişkiler kurması bu akademisyen görüşlerinde de dile getirilmiştir. Bu üniversitelerin çoğunda yabancı dilde eğitim verildiği için yurtdışı ile ilişki kurmak daha kolay olmakta, ayrıca pek çoğu reklam ve tanıtım amaçlı yurtdışındaki bir üniversite ile işbirliği yaparak bunu öğrencilerine kazandıracağı bir ayrıcalık olarak sunmaktadır. Katılımcıların Vakıf Üniversitelerinin Olumsuz Etkilerine İlişkin Algılarına Dönük Bulgular Bu olumlu etkilerin yanı sıra, akademisyenlere Vakıf üniversitelerinin yükseköğretim sistemi üzerinde ne gibi olumsuz etkileri olmuştur? sorusu da sorulmuştur. Bu soruya verilen yanıtların genelinden çıkarılan görüşler ve ortak kavramlar Tablo 4 tedir. Tablo 4. Vakıf Üniversitelerinin Olumsuz Etkilerine Dönük Algılar Olumsuz etki Frekans Devlet üniversitelerini zayıflatıyor 7 Yükseköğretimi ticarileştiriyor 5 Öğretim elemanı-öğrenci ilişkisine zarar veriyor 4 Yükseköğretimin standartlarını düşürüyor 4 Adaletsiz bir yükseköğretim sistemi ve fırsat eşitsizliği yaratıyor 3 Bölüm açarken aşırı piyasa odaklı davranarak dengeleri bozuyor 3 Tabloya baktığımızda, akademisyenler tarafından en sık dile getirilen olumsuz etkinin devlet üniversitelerinin kadrosunun zayıflaması olduğunu görüyoruz. Bu etkiye akademisyenler büyük oranda katılmakta ve devlet üniversiteleri üzerindeki etkinin ciddi bir sorun olduğu konusunda görüş bildirmektedirler. Bu konuda yapılan yorumlar şunlardır: Devlet üniversitelerini kesinlikle etkiledi. Kaliteli öğretim elemanlarına ciddi maddi imkanlar sunarak rektör, dekan, bölüm başkanı, profesör gibi kadrolarını transfer ettiler ve devlet üniversitesinin eski kalitesi düştü (K4). Bir başka katılımcı bu duruma vakıf üniversitelerinde yarı zamanlı çalışan akademisyenler açısından yaklaşmaktadır: Bizim devlette ücretlerimiz düşük. Vakıf üniversiteleri 2. bir piyasa yarattı ve buradaki birçok hoca vakıf üniversitesinde ek ders veriyor, buradaki maaşı kadar dışarıdan bir gelir elde etmiş oluyor. Bu durum devlet üniversitelerini eksilten bir etki yaratıyor. Hocaların bütün birikimini, ruhunu buraya vermesi, bedenen burada olmasını engelleyen bir şey yapıyor. O üniversite, bu üniversite koşturup ders kapan, piyasa içerisinde kendine yer edinmeye çalışan kişi konumuna düşürüyor (K7). 144

9 ERGUVAN / Vakıf Üniversitelerinin Türkiye Yükseköğretim Sistemi Üzerindeki Etkilerine Dönük Akademisyen Algıları Vakıf üniversitelerine ilişkin algılanan bir diğer olumsuz etki de yükseköğretimi ticarileştirmesi, eğitimi alınır satılır bir mal haline getirmesi ve bu durumun öğretim elemanı ve öğrenci ilişkisine zarar vermesidir. Bu konuda eleştiri dile getiren akademisyenler su şekilde görüş bildirmektedir: Yükseköğretim sistemine, tüm vakıf üniversitelerine baktığımızda aslında yükseköğretimin kendisini bir anlamda ticari yatırıma, ticarî işletmeciliğe çevirerek yükseköğretim fikrine önemli zarar verdiklerini söylemek mümkün. Yükseköğretimin bağımsız düşünceye hazırlayan, bunu öğreten, belirli evrensel standartlar içinde yapılması gereken bir faaliyet olduğu fikrini insanların kafasından sildi ve bunu kişinin kendine veya ailelerin çocuklarına yaptığı bir yatırım haline getirdi (K3). Yükseköğretimi ticari işletmeciliğe çevirerek yükseköğretim fikrine önemli zarar vermekle eleştirilen vakıf üniversitelerinin neden oldukları düşünülen olumsuz bir etki de öğretim elemanı-öğrenci ilişkisine zarar vermeleri, bu ilişkiyi de para verenpara alan ilişkisine çevirmeleridir. Bu konuda şöyle görüş bildirilmiştir: En negatif tarafı öğretmen öğrenci ilişkisi. Öğrencinin ne olursa olsun müşteri durumunda olduğu bir ortam. Hatta ben bazen kendimi varlığını öğrenciye borçlu, öğrenciden para alan konumda hissediyorum. Eğitimi ticarileştiriyor (K8). Aslında öğretim elemanı-öğrenci ilişkilerinin niteliğinin değişmesi, hatta bozulması da yükseköğretimin ticarileşmesinin bir sonucu ya da bir etkisi olarak algılansa da, öğretim elemanları öğrenci boyutunu ayrıca vurgulama gereği duymaktadır. Bu durumdan duyulan rahatsızlığın 4 kişi tarafından belirtilmiş olması öğretim elemanlarının vakıf üniversitelerindeki öğrenci tavırlarından memnun olmadıklarını göstermektedir. Akademisyenlerin olumsuz etki olarak algıladıkları bir diğer konu da bazı vakıf üniversitelerinin daha düşük sınav puanına sahip öğrenciler tarafından tercih edilmesinden dolayı eğitim standartlarının düşmesine ve hatta ülkede yükseköğretim görmüş mezun sayısını arttırmalarına rağmen yükseköğretim mezunu kriterlerini aşağı çekmeleridir. Bu durum 4 katılımcı tarafından dile getirilmiştir. Devlet ve vakıf üniversitelerini karşılaştıracak olursanız, devlet üniversitelerinde belirli bir başarı kriteri vardır ve öğrenci buna uymak zorundadır. Öğrenciye göre başarı kriteri belirlenmez. Birçok vakıf üniversitesinde eğitim öğrencinin profiline göre ayarlanmak zorunda kalınıyor, çünkü ortada bir ticari amaç söz konusu. Devlet üniversitesinin böyle bir kaygısı yok, başarısız öğrenci gider diyor ve eğitim standardını koruyor (K14). Adaletsiz bir yükseköğretim sistemi ve fırsat eşitsizliği yaratıyor başlığı altında toplanabilecek bir olumsuz algı da 3 akademisyen tarafından belirtilmiştir. Burada adaletsizlik olarak, yalnızca gelir düzeyi yüksek öğrencinin üniversitede okuyabilme hakkını elde etmesi değil, hocalar ve alınan notlar gibi konularda da var olduğu düşünülen eşitsizlik durumları da dile getirilmiştir. Katılımcı 8 eşitsizlik sorununu hem öğrenciler hem akademisyenler boyutunda yorumlamaktadır: Sonuçta müthiş bir haksız rekabet yarattı, hem hocalar hem de öğrenciler arasında. YÖK ün getirdiği bazı kriterlere göre not ortalaması çok önemli üniversitelerde, vakıf üniversitelerinde çok daha yüksek notlarla geçiyorlar ve devlet üniversitesi mezunlarının hemen önüne geçiyorlar (K8). Olumsuz etkiler listesinin sonlarına doğru bölüm açarken aşırı piyasa odaklı davranarak (akademik/ toplumsal) dengelere zarar verdiği görüşü 3 akademisyen tarafından dile getirilmiştir. Burada akademisyenlerin kastettiği, sırf popüler diye bazı bölümlerin açılması, ülkede eksiklik duyulan bölümlerin değil o an piyasada iyi para kazanan meslek insanlarının yetiştirilmesine öncelik verilmesi, hatta bu bölümlerde çalışan akademisyenlere, diğer bölümlerdeki akademisyenlere göre daha fazla ücret verilmesi gibi durumlardır. Bir katılımcı da bu soruna farklı bir açıdan yaklaşıp melez disiplin kavramını eleştirmektedir: Vakıf üniversiteleri temel disiplinleri daha parçalayan, ara, melez disiplinler kuruyor. Örneğin resim bölümü açmıyor, resim bölümünden bir hocayı, grafik bölümünden bir hocayı, iletişim, yönetim gibi bölümlerden hocaları transfer ederek, yeni ve yaratıcı bir program açarak, sektöre işgücü sağlayabilecek bir donanımı amaçlıyor. Bu durum, bir boyut, renk katıyor ama ben şöyle bakıyorum: Üniversite her şeyden önce bir düşünce merkezidir. Meslek insanı yetiştirmenin ötesinde, bilgi birikimi yaratan ve ona bağlı düşünce üreten merkezlerdir. Böyle bir merkezi konjonktüre, günün gereklerine uygun, aşırı esnek hale getirdiğinizde kalıcı ve istikrarlı bir bilgi birikimi ortamını kaybedersiniz (K7). Vakıf üniversitelerinin olumsuz etkilerinin değerlendirilmesinde ön plana çıkan konular devlet üniversitelerinin zayıflatılması, eğitimi ticarileştirmesi ve bununla bağlantılı öğretmen-öğrenci ilişkisine zarar vermesi gibi konulardır. Akademis- 145

10 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ yenler arasında yükseköğretimin kamusal mal olarak görülmesi yaygındır ve eğitim-öğretime para karıştığı zaman dengelerin bozulacağı, zengin-fakir öğrenci ayrımından ülkenin zarar göreceği görüşü baskın gibidir. Genel eğilim, öğrencinin müşteri olarak görülmesinin kaliteyi düşürdüğü ve öğretmen-öğrenci ilişkisini bozduğu yönündedir. Vakıf üniversitelerinin olumlu ve olumsuz etkilerine dönük sorulara verilen yanıtlar özetlenecek olursa, bu kurumların en olumlu etkileri yükseköğretimi yaygınlaştırmaları ve rekabeti arttırmaları olarak görülmektedir. En olumsuz etkiler ise devlet üniversitelerini zayıflatmaları ve yükseköğretimi ticarileştirmeleri olarak belirtilmiştir. Bu iki liste karşılaştırıldığında olumlu etkiler sayıca daha çok gibi görünse de olumsuz etkiler üzerinde uzlaşan akademisyen sayısının daha çok olduğu dikkat çekmektedir. Vakıf üniversitelerinin olumlu yönleri listesine baktığımızda daha çok ekonomik etkilerin öne çıktığını görüyoruz (yurtdışına çıkan öğrenci, istihdam, beyin göçü gibi). Akademik etki boyutu daha geriden gelmektedir. Bunun bir nedeni, vakıf üniversitelerinin en kolay gözlemlenen ve etkilerini ilk olarak gördüğümüz alanın ekonomik olması, akademik etkinin kendini göstermesinin daha çok zaman alması olabilir. Akademik başarının kendini göstereceği bir üniversite kültürünün oluşması ve yerleşik bir hal alması uzun bir süreçtir. Belki 10 sene sonra, daha çok bilimsel araştırma boyutu konusunda olumlu etki görmemiz söz konusu olabilecektir. Ancak bu iyimser bakıştır. Kötümser bakış açısıyla değerlendirecek olursak, vakıf üniversitelerinin tek farkının öğrencilerin daha yüksek ücret ödemesi, bunun da doğal olarak bir para dolaşımına neden olması, bundan başka Türk eğitim sistemine olumlu bir akademik etkisinin olmamasıdır. Katılımcıların Vakıf Üniversitelerinin Başlıca Sorunlarına İlişkin Algılarına Dönük Bulgular Araştırmaya katılan akademisyenlere Vakıf üniversitelerinin başlıca sorunları nelerdir? diye sorulduğunda çoğunluk (9 kişi) mütevelli heyetinin akademik konulara çok karışması demiştir. Bunu vakıf üniversiteleriyle ilgili olarak algıladıkları diğer sorunlar izlemiştir. Çalışma koşullarının zorluğu da akla ilk gelen sorunlardandır. Hatta ders saatlerinin fazlalığı ve iş güvencesinin olmaması sorununu çalışma koşulları başlığı altında toplayacak olursak bu sorunun mütevelli heyetinin müdahalesinin bile üstüne çıktığını söyleyebiliriz. Bu soruya verilmiş yanıtları Tablo 5 te görebiliriz. Tablo 5. Vakıf Üniversitelerinin Başlıca Sorunlarına Dönük Algılar Sorunlar Frekans Mütevelli heyetinin akademik konulara aşırı müdahalesi/kurumsallaşamama 9 Öğretim elemanlarının iş ve ders yükünün yüksek olması 6 İş güvencesinin düşüklüğü 5 Öğrenci niteliğinin ve motivasyonunun düşüklüğü 4 Eğitim-öğretim, kütüphane gibi hizmetlerin yeterli olmaması, az para harcanması 4 Rektörün seçilmemesi/ atanması 3 Para/kaynak/bağış bulma zorluğu 3 Tabloya göre, araştırmaya katılanların vakıf üniversitelerine dönük algıladığı başlıca sorun olan mütevelli heyeti müdahalesi, 9 kişi tarafından dile getirilmiş ve şu yorumları ortaya çıkarmıştır: Rektör, mütevelli heyetinin yap dediklerini yapmak durumunda, onlara tabi, çünkü bu kurum rektörün üstünde, bu da rektörün özgürlüğünü kısıtlıyor. Mütevelli heyetinin oluşumu da bir sorun; hiç eğitimle alakası olmayan başka alanlardan bazı kişilerin yükseköğretimle ilgili konularda kararlara imza atması da bana sağlıklı ve doğru gelmiyor (K 13). Mütevelli heyetinin eğitim alanından gelmemesi de bir sorun olarak algılanmaktadır: Mütevelli heyeti de etkisini hissettiriyor çünkü bu heyet eğitimcilerden oluşmuyor. Belirli şirketlerin yöneticilerinin, bu vakfı kuran insanların başta olduğu bir kurul olduğu için karar verilirken eğitim boyutundan bakılmadığı için eğitim geride kalıyor (K 14). Aile şirketi görünümü ve kurumsallaşamama sorunu da aşağıdaki alıntıda dile getirilmektedir: Hem burada hem de daha önce çalıştığım vakıf üniversitesinde mütevelli heyetinin müdahalesiyle karşılaştım. Nasıl ki şirketlerin yönetim kurumlarında o şirketin sahiplerinden çok profesyoneller vardır, onların da söz hakkı vardır; mütevelli heyeti de böyle olmalı, profesyoneller bulunmalı, aile şirketi görünümünden çıkmalılar. Bir karara karşı çıkılmasının sadece param gidiyor dışında bir gerekçesi olmalı (K11). Akademisyen algılarına göre Mütevelli Heyeti ve Rektör ikiliği bir sorundur ve Rektörün konumunu ve yetkilerini kısıtlamaktadır. Eğitim geçmişi olmayan mütevelli heyetinin üniversite gibi ciddi bir akademik birikim gerektiren kurumun stratejik planlamasını yapması ve geleceğine ilişkin kararlar vermesi akademisyenleri endişelendirmektedir. İkinci en sık belirtilen olumsuz yön ise öğretim elemanlarının iş ve ders yükünün yüksek 146

11 ERGUVAN / Vakıf Üniversitelerinin Türkiye Yükseköğretim Sistemi Üzerindeki Etkilerine Dönük Akademisyen Algıları olması dır. Bunun nedeni olarak üniversitenin açtığı bölümde doktoralı akademisyen sayısı az olduğu için var olan akademisyenlere çok yüklenilmesi, kısacası bu kurumların henüz kadrolarını tamamlayamamış olması ve kurumda çalışan akademisyenlerden en yüksek düzeyde yararlanma isteği gibi durumlardan bahsedilmiştir. Bu konuda akademisyenler şu görüşleri dile getirmiştir: Pek çoğunda yeterli kadro olmadığı için, aslında kişinin bulunması gereken bölümlerin, 2 3 genç öğretim elemanının üzerine aşırı yükler bindirilerek işlerin idare ettirildiğini biliyoruz (K3). Bir başka katılımcı da, kadro eksikliğinin nedenini doktora yapmış nitelikli öğretim üyesi eksikliğine bağlamaktadır: Öğretim üyesi eksikliği çok büyük sorun. Başka alanlarda yetişmiş öğretim üyelerinin alınıp diğer alanlara kaydırılması yoluna başvuruluyor. Kadrolu öğretim üyesi az olduğu için çok yükleniliyor bunlara. Kendini yetiştirmesi, doktora sonrası gelişimi için destek verilmiyor, konferans, seminer gibi yerlere gitmelerine imkan tanınmıyor (K6). Aşağıdaki katılımcı, ders yükü fazlalığının yol açtığı bir başka sıkıntıya değinmektedir: Herhalde vakıf üniversitelerindeki hocaların çoğunun ders yükü, devlet üniversiteleriyle karşılaştırılamayacak kadar ağırdır. Bu ağırlıkla beraber otomatik olarak araştırma olanaklarını hocanın elinden alıyorsunuz. Yani bir hoca eğer saat derse giriyorsa hocadan aynı zamanda akademik araştırma üretmesini beklemek gerçekçi değil (K9). Değişik akademik unvanlara sahip öğretim elemanlarının çoğunun ortak algısı vakıf üniversitelerinde ders yükünün fazla olmasıdır. Özellikle araştırma yapma ve yükselme çabasında olan akademisyenler bu durumdan rahatsızdır çünkü girdikleri ders saatinin çokluğu araştırmaya ayıracakları zamandan çalmakta, vakıf üniversitelerinin bilimsel üretkenliğini etkilemekte ve belki de sadece öğretim yapan kurumlar gibi algılanmalarına neden olmaktadır. Yine akademisyenlerin çalışma koşullarına dönük bir sorun da 5 kişi tarafından dile getirilen iş güvencesinin düşüklüğü durumudur. Vakıf üniversitesi akademisyenlerinin 1 ya da 2 yıl gibi süreli sözleşmelerle çalışıyor olmaları, süre bitiminde, hatta bazı nadir durumlarda süre bile beklenmeden işten çıkarılmalarına neden olabilmekte, bu durum bir kaygı yaratarak akademik etkinliği olumsuz etkilemektedir. Genellikle bir yıllık kontratınız vardır vakıf üniversitelerinde, Amerika daki üniversitelerde gördüğümüz tenure yani suresiz kadro olayı yoktur. Zaman zaman vakıf üniversitelerinde, kişinin karakterine bağlı olarak, sene sonu geliyor, benim kontrat yenilenme zamanım geliyor, acaba benim sözleşmem yenilenecek mi, ben burada görevime devam edecek miyim? endişesi olabiliyor. Bu endişe kişinin performansını etkiler. Vakıf üniversitelerinin bir yolunu bulup bu endişeyi ortadan kaldırması lazım (K1). Devlet üniversitesinde iş garantisi var, vakıf üniversitesinde ise her sene kontratlar yenilenir. Bu durum tedirginlik yaratıyor, çevremde özellikle devlet üniversitesi tecrübesi olanlar böyle bir güvence arıyor. Performansı doğrudan etkilemese bile özellikle yaz aylarına doğru geleceğe dönük kaygı yaratıyor, insanın stres düzeyini uzun vadede olumsuz etkiliyor (K13). Bu bulgulardan çıkarılacak sonuç, vakıf üniversitelerinin çalışma koşullarının akademisyenleri çok tatmin etmediğidir. Maaş, çalışma ortamının temizliği vb konularda memnuniyet yüksek olsa da iş güvencesinin düşüklüğü ve verilen maaşın karşılığının ders yükleriyle çıkarılmaya çalışılması, öğretim elemanlarının performanslarını olumsuz etkilemektedir. Listede dördüncü sırada belirtilen sorun ise öğrenci niteliğinin ve motivasyonunun düşüklüğü olarak dile getirilmiştir. Bu sorun vakıf üniversitelerinin kamuoyunda belki de en bilinen, eğitim ve öğretimin kalitesini ve akademisyenlerin meslekten aldıkları doyumu azaltan bir durumdur. Öğrencilere sundukları pek çok maddiî imkana rağmen, üniversite giriş sınavında başarılı olan öğrencilerin çoğunun devlet üniversitelerini tercih etmesi nedeniyle bu kurumlarda genelde sınavda görece düşük puan elde eden öğrenciler okumaktadır. Vakıf üniversitelerinde burssuz okuyan öğrencilerin çoğunun maddi geliri iyi olduğu için bir an önce okulu bitirip meslek sahibi olmayı hedefleyen düşük gelirli öğrenciler kadar yüksek bir başarı güdülenmesine sahip olmadıkları gözlenmektedir. Bu konuda bir öğretim elemanının söyledikleri bu durumu genel çerçevesiyle özetler gibidir: Öğrencilerin düzeylerinin düşüklüğünü ciddi bir sorun olarak yaşıyorum. Dönemlik ders programımı sürekli gözden geçiriyorum çünkü gençler benim bir haftada anlatmayı planladığım şeyi asla bir haftada alamıyor. Kimisinde bilgi eksikliği var, kimisi pırıl pırıl, dinlemek istiyor ama anlamıyor. Ama devlet üniversitesine gelen çocuk o kadar kötü şartlarda okuyor ki, o dersten bir şey almak zorunda. Devletteki çocuklar Anadolu dan gelmiş, yurtta kalıyor, 147

12 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ akşama sıcak çorbası yok içecek, çok kötü koşullarda. Bu okul onun için büyük nimet ve kıymetini çok iyi biliyor, çok mütevazı (K8). Eğitim-öğretim, kütüphane gibi hizmetlerin yeterli olmaması sorunu 4 öğretim elemanı tarafından belirtilmiş ve aslında vakıf üniversiteleriyle ilgili bir sorun olarak algılanması beklenmeyen bir durumdur. Genelde kaynak eksikliğinden dolayı devlet üniversitelerinde görülen bu sorunun vakıf üniversitelerinde de olması, bu kurumların ellerindeki maddi imkanları daha çok eğitim-öğretim dışı alanlarda değerlendirmeyi tercih etmelerinden kaynaklanıyor olabilir. Kütüphane, laboratuar gibi eksiklikleri gidermektense öğrencilere dönük bir kantin, göz alıcı bir kampüs ve çevre düzenlemesi yapmak, büyük olasılıkla öğrenci çekebilmek adına öncelikli görülmektedir. Bu konuda sorun algısı akademisyenlerce şu şekilde ifade edilmiştir: Benim bir önce çalıştığım vakıf üniversitesinde üniversiteyi güzel göstermek, tercih sebebi yapmak adına çok güzel bir kampus yapıldı ama eğitim teknolojilerine ayrılacak bir para olmadı hiçbir zaman. Dışının güzel görünmesi önemli değildir eğitim açısından, eğitime ayrılan para önemlidir ama bunlar gözden kaçabiliyor (K 14). Ağırlıklı olarak çalışanların koşullarına ilişkin sorunların ardından, daha çok yönetim kadrosundaki kişilerin görebileceği bir durum 3 akademisyen tarafından dile getirilmiştir. Vakıf üniversitelerinde devlet üniversitelerinden farklı olarak rektör seçiminde çalışanların hiçbir söz hakkının olmaması ve mütevelli heyetinin çalışmak istediği rektörü kendisinin ataması gibi özellikler bu öğretim elemanları tarafından olumsuzluk olarak görülmektedir. Ayrıca bu durumun yol açacağı kadrolaşma sorununa da değinilmektedir: Vakıf üniversitelerinin rektörlerini mütevelli heyeti atar, YÖK kabul eder cumhurbaşkanı onaylar. Bu son derece sakıncalı bir şey; devlet üniversitelerinde en azından çok yetersiz de olsa bir seçim yapılıyor. Mütevelli heyeti kendine yakın bir kişiyi getiriyor, kendi içlerindeki çekişmelerden dolayı artık odak noktası araştırma ya da eğitime değil bu çekişmelere bırakıyor. Dolayısıyla üniversitenin içinde kadrolaşmalar başlıyor. Uyumlu çalışacağı insanları seçmeleri normal ama bir insanla uyumlu çalışmak ayrı, insanın verimliliği ayrı bir şey (K10). Bu durumu bir olumsuzluk olan gören akademisyenler de dahil olmak üzere, aslında bu atama-seçilme ikiliğini, daha doğrusu devlet üniversitelerinde günümüzde kullanılan rektör seçim yöntemini genel bir yükseköğretim ve hatta YÖK sorunu olarak görüp bunun daha demokratik bir biçime sokulması gerektiğini düşünen akademisyenler de mevcuttur. Bu karmaşa içinde vakıf üniversitesindeki atama sistemini daha uygun bulduğunu belirten akademisyenin görüşleri şu şekildedir: Bugün vakıf üniversitelerinde kullanılan yöntem, mütevelli heyeti metodu sanki bana bir gömlek daha iyiymiş gibi geliyor çünkü bu üniversiteyi kuruyorsunuz, o üniversiteyi kuranlar buranın nasıl gelişmesi gerektiği üzerinde bir fikre sahipler. Rektör adaylarıyla mülakat yapıp kendi düşüncelerine uygun düşen, üniversitenin gelişmesini uygun biçimde sağlayacak olan kişiyi seçiyorlar (K1). Yine daha çok yönetim kadrosundaki kişilerin görebileceği bir sorun olan para/kaynak/bağış bulma zorluğunu 3 katılımcı vakıf üniversitelerinin başlıca sorunlarından biri olarak gördüğünü belirtmiştir. Vakıf üniversiteleri, vakıf gelirlerine rağmen öz kaynak sıkıntısı çekmekte, arkalarında çok güçlü bir sermaye olmayan vakıf üniversiteleri gelirini öğrenci harçlarından temin etmekte, ancak bu da üniversitenin çok gelişememesine neden olmaktadır. Bu durum akademisyenlerin görüşlerinde şöyle somutlaşmaktadır: Tabi temel sıkıntı öğrenci bulmayla ilgili, bunun için de burslu sistemi iyi düşünülmüş bir sistem, bazı yerlerde %10 20 burslu öğrenci kabul ediyorlar ama bütünde öğrenci bulma sıkıntısı devam ediyor. Üniversite bir kere kurulduktan sonra da öğrenci her ne pahasına olursa olsun bulunup eğitim verilmeye çalışılıyor, dolayısıyla bir kısır döngü içerisine giriliyor (K2). Arkasında güçlü sermaye desteği olmayan vakıf üniversitesi çalışanları kaynak bulmayı en büyük sorunlardan biri olarak görmektedir: Vakıf üniversitelerinin daha gelişebilmesi, daha iyi yerlere gelebilmesi için, kaliteli eğitim-öğretim ve ciddiyet çok önemli, fakat çok önemli bir faktör paradır. Daha ziyade öğrenciden gelen kayıt ücretleriyle ve çok küçük bazı diğer desteklerle yürümeye çalışan, kendi yağıyla kavrulmaya çalışan üniversitelere ilave para desteği bulmak lazım. Örneğin Amerikan üniversitelerinde, yerleşik olanlarda kendi mezunlarından bağışlar alınıyor. Bu sistem henüz oturamadı çünkü o kadar yaşlı değil bizim üniversitelerimiz. Vakıf üniversitelerinin şu anda parasal desteğe sahip olmayanları için söylüyorum, zaman içinde mezunlarından bağış almaları lazım (K1). Akademisyenlerin vakıf üniversitelerinin başlıca sorunları nedir sorusuna verdikleri yanıtlar yukarıda verildiği biçimde 7 ana başlıkta belirtilmiştir. Sorunlar daha çok eğitim-öğretim, akademik ve yönetsel boyutlarda toplanmıştır. Akademik bo- 148

13 ERGUVAN / Vakıf Üniversitelerinin Türkiye Yükseköğretim Sistemi Üzerindeki Etkilerine Dönük Akademisyen Algıları yutta ders yükü fazlalığı ve öğrenci motivasyonu ön plana çıkarken, mütevelli heyeti müdahalesi ve rektörün seçimi yönetsel boyutta ortaya çıkan sorunlar olarak görülebilir. Katılımcıların Vakıf Üniversitelerinin Geleceğine İlişkin Algılarına Dönük Bulgular ve Yorum Katılımcılara sorulan son soru Vakıf üniversitelerinin geleceğini nasıl görüyorsunuz, sizce vakıf üniversiteleri ilerde nasıl bir noktada olacak? şeklindedir. Bu soruya verilen yanıtları aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi dört ana başlıkta toplamak mümkün olmuştur. Tablo 6. Vakıf Üniversitelerinin Geleceğine Dönük Algılar Gelecek algısı Frekans Kendi içlerinde kaliteli/kalitesiz ayrımı derinleşecek 6 (Sorunlarını çözerlerse) gelişecek, devlet üniversiteleriyle rekabet edecek 6 Sayıca artacak, nitelikleri düşecek 3 Devlet üniversiteleri kötü etkilenecek 3 Tablodaki gelecek algılarına ve frekanslarına baktığımızda vakıf üniversitelerinin geleceğine dönük en sık yapılan yorumun kendi içlerinde kaliteli kalitesiz ayrımı derinleşecek ve kaliteliler gelişmeye devam ederken kalitesiz, yani genel üniversite standartlarının altında kabul edilenler ise belli bir kesimin ihtiyacını karşılamaya devam edecek ama asla büyüyemeyecek şeklinde olmuştur. Bu konuda şu görüşler aktarılmıştır: Kaliteli olanla kalitesiz ayrımı daha da netleşecek. Serbest ticaret mantığı kendini daha çok belli edecek ve kaliteye oynayan kazanacak. Kalitesiz olan elenmez ama her üniversitenin bir alıcısı vardır. Kalitesiz olanın da kendi alıcısı olacak (K4). Bir başka katılımcının vurgusu ise kurum kültürünün zamanla oturmasıyla kaliteli vakıf üniversitelerinin ön plana çıkacağı üzerinedir: Vakıf üniversiteleri gelecekte de sayı olarak artacak ama içinde kurumsallaşan, oturmuş vakıf üniversitesinin sayısı 10 u geçmeyecek. Vakıf üniversiteleri de bir tarih kazanmaya başladığı zaman kurum kültürleri oturacak, yine bir farklılaşma olacak ve bu 10 üniversite çok başarılı olacak. Diğerleri de açılmaya devam edecek, kendi müşterileri olacak, biri açılıp biri kapanacak belki de (K14). Bu yorumlardan çıkarabileceğimiz sonuç akademisyenlerin yalnızca ticari kaygılara sahip üniversitelerin varlığından rahatsız olduklarıdır. Gelecek konusunda genelde olumlu düşünen bu akademisyenlere ek olarak bir diğer olumlu görüş de 6 kişi tarafından dile getirilmiştir. Vakıf üniversitelerinin başta kaynak olmak üzere sorunlarını çözerlerse çok gelişeceğini, hatta devlet üniversiteleriyle rekabet edeceğini düşünen bu akademisyenlerin görüşleri aşağıda aktarılmaktadır: Vakıf üniversitelerinin gelişmesi için para çok önemli bir faktör. Ciddiyetini, kalitesini iyi bir düzeye getirmiş ve bunu koruduğu takdirde güzel şeyler yapacak olan vakıf üniversiteleri var. Para olmazsa fazla gelişemeyecek ve kendi yağıyla kavrulmaya çalışarak kısır döngüye girecek. Kaynak sorunu, tek sorun değil ama çok önemli bir sorun. Bugünkü kalitelerini ve ciddiyetlerini sürdürmek istiyorlarsa, sacayağını korudukları kadar daha da geliştirmeye devam ederlerse, para da bulabiliyorlarsa bu gelişme çok iyi düzeylere gelebilir (K1). Daha olumsuz görüşlere sahip akademisyenlerin görüşlerini özetleyecek başlık ise sayıca artacak, nitelikleri düşecek şeklindedir. Bu yönde düşünen akademisyenlerin görüşlerine aşağıda yer verilmektedir. Şu anda açılan vakıf üniversitesi sayısı karşısında şaşırıyorum. Bu bir bakıma vakıf üniversitelerinin giderek genel imajları itibarıyla zayıflayacakları anlamına geliyor. Bunun içerisinde bir ayrışma yaşanır, vakıf üniversiteleri arasında belli bir grup sivrilirse iyi ve olumlu olur çünkü vakıf üniversiteleri içerisinde de nitelikli eğitim yapan, öğretim üyelerinin kendilerini rahat ifade edebildiği, yönetimle bir şeylerin paylaşıldığı ve kalitenin böyle anlaşıldığı vakıf üniversitelerin ortaya çıkması Türkiye için hayırlı olur. Yakın vadede ciddî bir değişiklik beklemiyorum (K2). Bu olumsuz görüşe benzer biçimde vakıf üniversitelerinin nitelik ya da nicelik olarak gelişme göstermesinin devlet üniversitesi ve toplum boyutunu nasıl etkileyeceği konusunda kestirimde bulunan akademisyenler de olmuştur: Şu andaki politikalar devlet üniversitelerini zayıflatıyor. Ödenekler, kadro oluşumu itibarıyla çok iyi durumda değiliz, zayıflıyoruz. Bize de özel üniversiteler gibi davranmamız gereği dayatılıyor. Bütçe yetmiyorsa piyasayla işbirliği yapın, piyasaya angaje olun, iş yaratın deniyor. İngiltere ve ABD de bu model 80 lerden beri oturtuldu ve bu ülkelerde üniversitelerde hocaların %70 i yarı-zamanlı çalışıyormuş. Devlet üniversiteleri özel üniversite gibi davranmaya başlayacak (K7). 149

14 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ Vakıf üniversitelerinin geleceği konusundaki düşünceleri genel olarak olumlu ve olumsuz diye özetleyebiliriz. Genele baktığımızda vakıf üniversitelerinin geleceği ve gelecekteki olası etkileri konusunda olumlu düşünenlerin çoğunlukta olduğunu görüyoruz. Akademisyenlerin çoğu, nüfusumuz hızla arttığı ve yükseköğretime ilgi büyüdüğü için vakıf üniversitelerinin kalıcı olacağını düşünmektedir. Belli bir akademik birikim elde ettikten, kurum kültürlerini oturttuktan, altyapı eksiklikleri ve kuruluş yıllarının sancılarını atlattıktan sonra vakıf üniversitelerinin de yavaş yavaş Türkiye yükseköğretimine katkıda bulunmaya başlayacağına dönük algılar güçlü görünmektedir. Tartışma Vakıf üniversitelerinin ekonomik boyuttaki etkileri içinde en olumlu algılanan konular, bu kurumların istihdam yarattığı, yurtdışına gidecek öğrencileri yurtiçinde tuttuğu ve devlet üniversitelerindeki yığılmayı azaltarak devletin eğitim yükünü hafiflettiğidir rakamlarına bakıldığında, toplam öğrenci sayısında ilk 10 sırada yer alan vakıf üniversitelerin öğrenci sayısı su şekildedir: Yeditepe Üniversitesi , İstanbul Aydın Üniversitesi , İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi , Beykent Üniversitesi , Fatih Üniversitesi 8.876, İstanbul Bilgi Üniversitesi 8.338, Başkent Üniversitesi 8.306, Bahçeşehir Üniversitesi 8.286, İstanbul Kültür Üniversitesi 6.241, İstanbul Arel Üniversitesi (ÖSYM, 2011). Öğrenci sayısı on binleri bulan vakıf üniversitelerinin varlığı vakıf üniversitelerin talep emme özelliğine işaret etmektedir. Ne var ki öğretim yılı itibariyle yükseköğretim öğrencilerinin yaklaşık %89 u devlet üniversitelerinde ( öğrenci); %9 u vakıf üniversitelerinde ( öğrenci) öğrenim görmektedir. Açıköğretim öğrencileri hesaplamaya dahil edilirse yükseköğretim öğrencilerinin yaklaşık %94 ü devlet üniversitelerine ve yalnızca %5 i vakıf üniversitelerine kayıtlıdır. Vakıf Üniversiteleri Birliği nin belirttiğine göre, bu kurumlar 2023 yılında 575 bin Türk, 60 bin yabancı öğrenciye ulaşmayı, öğrenci oranlarını %25 e çıkarmayı hedeflemektedir (Sarıcaoğlu, 2012). İstihdam yaratma konusuna bakıldığında, vakıf üniversitesinde çalışan akademisyen sayısı ÖSYM yılı verilerine göre , yani toplam akademisyen sayısının yaklaşık %12 sidir. Vakıf Üniversiteleri Birliği nin belirttiğine göre yaklaşık akademik olmayan personel de bu kurumlarda istihdam edilmektedir (Sarıcaoğlu, 2012). Ayrıca vakıf üniversiteleri her yıl devlete yaklaşık 500 milyon TL SGK primi, 125 milyon TL KDV ödemekte ve 10 yıl içinde ülke ekonomisine katkısını 45 milyar TL ye çıkarmayı hedeflemektedir (Polat, 2012). Katılımcıların vakıf üniversitelerinin özellikle ekonomik boyuttaki katkılarına donuk görüşlerinin bu veriler doğrultusunda olduğu söylenebilir. Ekonomik açıdan özel üniversitelerin istihdam yaratan, vergi ödeyen ve kapasite artıran kurumlar olduğu literatürde de sıkça belirtilir. Özel üniversiteler vergi ödeyerek devlet bütçesine doğrudan, temelde devletin verdiği bir hizmeti üstlenerek de dolaylı katkıda bulunur. Ayrıca özel üniversitelerin yapmış oldukları yatırımlar, harcamalar ve sağladıkları iş olanaklarının uzun vadede genel olarak ülke kalkınmasına katkıda bulunur. Çoğu özel üniversite devletten destek almadan öğrenci sayısını arttırarak kapasite artırımına katkıda bulunur (Geiger, 1986, s. 216; Levy, 2003). Vakıf üniversitelerinin eğitim-öğretim boyutundaki etkilerine dönük algılar arasında en yüksek katılım gören etki, bu kurumların iyi öğrenciyi elde etme konusundaki rekabeti arttırdığıdır. Özel girişimciliğin doğası gereği, özel eğitim kurumlarının hem kendi içinde hem de kamu kurumlarıyla arasındaki rekabeti arttıracağı ve bunun bütün sistemi olumlu etkileyeceği alanyazında sık dile getirilen bir olgudur. Amerikan üniversitelerinin dünyanın en iyileri listesinde yer almasının başlıca nedeni Amerikan üniversite sisteminin rekabete dönük olması gelir. Aynı düzeydeki kurumlar öğretim üyeleri, araştırma fonları, öğrenci ve kamunun ilgisi gibi konularda sürekli birbirleriyle yarışırlar. Harvard ve Stanford un yüksek lisans programlarına en iyi öğrencileri almak ya da en iyi profesörleri kadrolarına katmak için uğraşması rehaveti önlemiş, kusursuzluğu ve değişime giden yoldaki çabaları güçlendirmiştir (Rosovsky, 2003). Rekabet, kamu kurumlarında çalışanların özel yükseköğretim kurumlarına karşı olma nedenlerinden biri olarak da görülmektedir. İdeolojik gerekçelerin yanı sıra özel yükseköğrenim kurumlarının her gecen gün gelişmesi bu kurumların rakip olarak görülmesi durumunu doğurmuş, özellikle Rusya ve Doğu Avrupa ülkelerinde kamu kurumları da piyasaya dönük bölümler açmaya, para getirecek birimler kurmaya ve daha esnek öğrenim yöntemleri sunmaya başlamıştır (Levy, 2003). Vakıf üniversitelerinde iş güvencesinin düşüklüğü, bazı bölümlerde akademisyenlerin işe alınma-işten çıkarılma oranlarının yüksekliği eleştirilen bir konudur. Akademisyenlerin iş memnuniyeti üzerine yapılan araştırmalarda da vakıf üniversitesi çalışanlarının iş güvencesi konusunda memnuniyetlerinin düşük olduğu ortaya konmuştur (Baş ve Ar- 150

15 ERGUVAN / Vakıf Üniversitelerinin Türkiye Yükseköğretim Sistemi Üzerindeki Etkilerine Dönük Akademisyen Algıları dıç, 2002; Kılıç, 2008). Özellikle araştırma görevlisi, okutman gibi akademisyenler, vakıf üniversitelerinin sıkça değiştirdiği gruplardandır. Sönmezer ve Eryaman ın (2008) yaptığı bir araştırmada katılımcılara imkanınız olsa özel okul veya dershaneyi tercih eder misiniz? sorusuna, katılımcıların % 50,8 i (217 kişi) hayır demiştir. Güven faktörü açısından, devlet okullarında görev yapmakta olan öğretmenlerin iş tatmin düzeylerinin yüksek çıkmasının nedeni, kamu tarafından sağlanan iş ve maaş güvencesine kıyasla özel sektörde daha yüksek maaş imkanı olmasına rağmen iş güvencesinin zayıf olması olarak değerlendirilebilir. Akademisyenler vakıf üniversitelerinin araştırma boyutunda henüz söz etmeye değecek bir katkıda bulunmadığını düşünmektedir. Bunda vakıf üniversitelerinin henüz akademik birikim oluşturamayacak kadar genç olması, doktora programı sayısının az olması ve akademisyenlerin ders yükünün fazla olması rol oynamaktadır. Ders yükü fazlalığının araştırmaya zaman bırakmaması akademisyenlerin en sıkıntı duyduğu konulardan biridir. Dost ve Cenkseven tarafından 2007 yılında yapılan bir araştırmaya göre, araştırmaya katılan devlet üniversitesi öğretim elemanlarının % 22,2 si (534) ders yükünün fazlalığını; araştırmaya katılan vakıf üniversitesi öğretim elemanlarının ise % 29,9 u (49) ders yükünün fazlalığını mesleki sorun olarak bildirmektedir. Bu araştırmada da akademisyenlerin büyük çoğunluğunun ders yükünü büyük sorun olarak belirtmesi alanyazındaki bulguları doğrular niteliktedir. Adı herkesçe bilinen, isim yapmış birkaç vakıf üniversitesi dışında diğer vakıf üniversitelerinde akademisyenlerden hem derse girmesi hem de bilimsel araştırma yapmasının istenmesi çok gerçekçi bir beklenti olarak görülmemektedir yılında bir doktora çalışması, vakıf üniversitelerinin ağırlık verdiği amaçları araştırmış ve bu üniversitelerin öncelikli amacının iyi bir öğretim sağlayarak çeşitli meslek ve hizmet alanlarına kaliteli eleman yetiştirmek olduğu saptanmıştır (Yaşar, 2002). Akademisyen görüşlerine göre de bilimsel araştırma yapmak vakıf üniversitelerinin öncelikli amaçları arasında yer almamaktadır yılından önce kurulmuş üniversitelerin yayın sıralamasına bakıldığında, 74 üniversite arasında son 8 üniversite vakıf üniversitesidir (Akbulut, 2010) yılı sıralamalarında da son 10 üniversite içinde 8 vakıf üniversitesi yer almıştır (URAP, 2011). Listenin sonlarında aynı isimleri görmek, bu vakıf üniversitelerinde araştırmaya gereken önemin verilmediğini göstermektedir. Akademisyen algıları, kurucularının vakıf üniversitelerini bir kamu kurumundan çok kendi şirketleri gibi görme eğiliminin kurumsallaşma sürecini olumsuz etkilediği ve mütevelli heyetinin yönetime ve akademik konulara karışmasının özerkliği engelleyici bir etki yarattığı yönündedir. Kurumsallaşma sorununa, hem YÖK tarafından hazırlanan Vakıf Üniversiteleri Raporu nda hem de Yükseköğretim Stratejisi Taslak Raporu nda değinilmiş, vakıf üniversitelerinde mütevelli heyetlerinin kompozisyonları ve mütevelli heyeti başkanlarının yönetime aşırı karışması eleştiri konusu olmuştur (YÖK, 2006). Aynı boyutta vakıf üniversitesi rektörünün mütevelli heyeti tarafından, akademisyenlerin seçimine sunulmadan atanması, ama devlet üniversitesi rektörünü bir seçim sonucu Cumhurbaşkanının ataması bazı akademisyenler tarafından sorun olarak algılanmakta, rektörün mütevelli heyetinin dediklerini yerine getiren, seçilmediği için akademisyenlere hesap verme sorumluluğu olmayan bir çalışan olmasından rahatsızlık duyulmaktadır. Bu sorunlar vakıf üniversitelerinin özeleştirilerini yaptıkları SWOT analizlerinde de belirtilmiş, mütevelli heyeti-rektör ilişkisindeki dengesizlikler zayıf yönlerden biri olarak sıralanmıştır. Tecrübesiz mütevelli heyetlerinin varlığı nın da zayıflıklar arasında olması, vakıf üniversitelerinde yönetici olarak çalışan akademisyenlerin de eğitim ve özellikle yükseköğretim alanında deneyimi olmayan, büyük olasılıkla sanayiden gelen mütevelli heyeti üyelerinin varlığının verimliliği azaltan bir durum olarak algılandığını göstermektedir (Vakıf Üniversiteleri Birliği, 2009). Vakıf üniversitelerinin sorunlarından biri olarak algılanan kaynak sorunu konusunda, dünyadaki başarılı özel üniversitelerin finansman yapısını güçlü ana varlık fonları üzerine oturttuğu, bu fonların büyüklüğünün Harvard da 29, Yale de 18, Stanford da 15, Princeton da 12, MIT de ise 8 milyar dolar olduğu belirtilmektedir (Terzioğlu, 2008). İşletme giderlerinin bir kısmı öğrenci gelirlerinden karşılanırken, ortaya çıkan finansman açığı bu ana varlık fonlarının getirileriyle kapanmakta, Türkiye`de ise en güçlü finansman yapısına sahip vakıf üniversitelerinden biri olan Sabancı Üniversitesi nde bile bu miktar 500 milyon dolarda kalmakta, bu nedenle Türkiye de üniversite için gerekli finansmanın önemli bir bölümü öğrencilerden tahsil edilen paralardan karşılanmaktadır. Kısacası Türk vakıf üniversitelerinde ciddi bir kaynak sorunu vardır ve bağışlar bu sorunu aşmaya yardımcı olabilecek en önemli kaynaklardandır. Ancak böyle bir bağış hareketi ülkemizde henüz yaşanmamıştır. Türkiye deki vakıf üniversitelerinin ortaya çıkış şekli ve üstlendikleri rolleri değerlendirmek için Levy nin (2006) özel yükseköğretim sınıflandırma- 151

16 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ sına bakıldığında birinci tür olan kültürel yapılara bağlı özel yükseköğretimin Türkiye de yer almadığı söylenebilir çünkü ülkemizde belli bir dinsel, kültürel ya da etnik gruba hizmet eden yükseköğretim kurumlarının açılmasına izin verilmemektedir. İkinci tür olan seçkin özel yükseköğretim, bu kurumların üstlendikleri rollerdendir çünkü kamunun ve devlet üniversitelerinin ulusal beklentileri, uluslararası standartları ve hatta politik düzeni sağlamada yeterli olmadığı bir dönemin ardından açılmaya başlamışlardır. Ancak uluslararası standartlara ulaşmış bir üniversite ortaya çıkamadığı için, yalnızca bir kaç üniversite yarı-elit özellik kazanmış, üniversiteye giriş sınavlarında başarılı olan ve iyi liselerden mezun olmuş öğrencilerin tercih ettiği, devlet üniversitelerinin altında ama talep emicilerin üstünde performans gösteren vakıf üniversiteleri oluşmuştur (Mızıkacı, 2010). Türkiye de açılan üniversiteler daha çok seçkin olmayan talep emiciler olarak sınıflandırılabilir. Talep emici özel yükseköğretim kurumlarının özellikle geçtiğimiz yıllarda sayıca artış göstermesinin başlıca nedeni talebin arzın çok üstünde olmasıdır. Bu arz-talep dengesizliği özellikle Türkiye gibi orta sınıfın gelişmekte olduğu ve devletin yükseköğretimin gittikçe artan masraflarını karşılayamadığı ülkelerde ortaya çıkar. Ülkemizdeki vakıf üniversiteleri de talep emici özellik göstermekte, başlıca açılma nedeni devletin karşılayamadığı talebi karşılamak olmaktadır. Levy, talep emici üniversiteleri ciddi, genellikle iş odaklı olanlar ve genelde ekonomik kazanç peşinde koşan, arz ve talep arasındaki uçurumdan beslenenler olmak üzere ikiye ayırmıştır (2006). Levy, talep emicilerden işini ciddi olarak yerine getirenlerin kalkınmada güçlü bir rol oynayabileceğini, toplumda çok ayrıcalık sahibi olmayan kesimleri kalkınma sürecine dahil edip ve özellikle tabakalı, sınıf ayrımcılığının olduğu ülkelerde, geri kalmış kesimleri küreselleşen iş piyasasına sokacağını belirtir. İkinci türün kalkınmadaki rolü son derece kısıtlıdır. Ülkemizdeki vakıf üniversitelerinde de ne yazık ki bu ikinci türün örneklerine rastlanmaktadır. Bu nedenle sağlam bir akreditasyon ve denetleme sisteminin, bu tür kurumları kendilerine çeki düzen vermeye ya da yükseköğretim sisteminden çekilmeye mecbur bırakması gereklidir. Yükseköğretim sistemimiz hızlı kitleselleşme sürecine girmiştir. Okullaşma oranının artırılması hedefinin yükseköğretimin önündeki yığılmanın azaltılması gibi gerekçeleri olsa da, gerekli ön koşullar sağlanmadan yükseköğretimde okullaşma oranını değil, yalnızca okul sayısını artırmakla kalabilir. Bu nedenle okullaşma oranındaki artış hedefinin zamana yayılması ve mevcut akademik yapının kalite konusunda ulusal ve uluslararası düzeyde belirli bir atılım yapma sürecini izlemesi gereklidir. Kaliteden ödün vererek okullaşma oranının yükseltilmesi bir başarı olarak sunulmamalıdır. Bu konudaki kararların yeterli akademik ve fiziksel altyapı gerçekleştirildikten sonra verilmesinde büyük yarar vardır. Yeni vakıf üniversitesi açma önerisiyle gelen vakıflara konusunda seçici davranarak nitelikli bir altyapı sağlayabilecek olanların açılmasına izin vermek gereklidir. Bu seçicilik, vakıf üniversitelerinin devlet üniversitesini kazanamayan öğrencilerin gittiği, düşük standartlı bir eğitimin verildiği yerler olarak algılanmasının da önüne geçecektir. Vakıf üniversiteleri toplumda daha fazla kabul görmek ve tercih edilmek için daha fazla nedenler üretmelidir. Vakıf üniversiteleri bir farklılık ortaya koydukça, puanları yükselecek ve düşük puan algısı da zamanla yok olacaktır. Vakıf üniversitelerinin kendi içlerinde çeşitli sınıflara ayrıldığı, bazılarının akademikten çok ticari kaygılar güttüğü yönündeki eleştirileri önlemek için bağımsız kurumların yapacağı denetim ve akreditasyon çalışmaları etkili olacaktır. Hem YÖK, hem bağımsız akreditasyon kurumları hem de iç denetimler bu kurumların evrensel anlamda birer üniversite olmalarını sağlamaya yardımcı olacaktır. Artısıyla eksisiyle, vakıf üniversiteleri Türkiye nin yükseköğretim sisteminde yerlerini sağlamlaştırmaya, hatta bazıları en iyi üniversiteler içinde yer almaya bile başlamıştır. Ülkemizde işini ciddi olarak yerine getiren vakıf üniversitelerinin varlığı ülkenin geleceği açısından umut vericidir. Ancak bu kurumların toplumsal boyutta ülkeye daha çok katkıda bulunması, fırsat eşitsizliğini gidermek için burslu öğrenci sayısını arttırması, öğrencilere çeşitli ödeme kolaylıkları sunması, iş dünyasıyla bağlarını güçlü tutarak toplumda nitelikli iş gören sayısını arttırması gereklidir. Böylelikle toplumsal güvenilirlikleri ve saygınlıkları artacak, öğrencilerinin niteliği yükselecek, Türkiye nin yükseköğretiminin geleceği için kendi paylarına düşen sorumlulukları yerine getirmiş olacaklardır. Vakıf üniversiteleri konusunda daha fazla araştırmaya gerek vardır. Bu kurumlarda okuyan öğrencilerin algıları da incelenmeli, özellikle düşük sermayeli, öğrenci harçlarına bağımlı üniversiteler ile arkasında daha güçlü bir sermaye olan üniversitelerde okuyan öğrencilerin memnuniyet düzeyleri karşılaştırılmalıdır. Ayrıca bu kurumların mezunlarının çalıştıkları işyerlerindeki konumları, performansları, aldıkları maaşlar, devlet üniversitesinden benzer bölümden mezun olmuş diğer çalışanlara göre ne konumda oldukları araştırılarak bu kurumların gerçekçi bir değerlendirmesi yapılmalıdır. 152

17 Educational Sciences: Theory & Practice - 13(1) Winter Educational Consultancy and Research Center Perceptions of Academics towards the Impact of Foundation Universities on Turkish Higher Education * Deniz ERGUVAN a Gulf University for Science and Technology Abstract This study examined the effects of foundation universities on the higher education system of Turkey through perceptions of academic staff in state and foundation universities. In this qualitative research, 15 members of academic staff were interviewed for their perceptions regarding a variety of issues about foundation universities. Analysis of academic staff perceptions could be summarized as follows: staff tend to agree that foundation universities create employment opportunities; keep the students, who may otherwise have chosen to study abroad, in the country; and that they ease the financial burden of the state by providing higher education for students who may have been neglected by state universities. Increasing the number of graduates, raising quality through competition, and reversing the brain drain are also regarded as additional positive effects of foundation universities. In spite of the positive effects, academic staff also mentioned some negative aspects which could be summarized as; offering only popular programs with high job prospects in order to attract students, accepting academically challenged but affluent students which could result in a differentiation in qualifications between state and foundation university graduates. Low job security and high turnover in some departments are also of some concern. Foundation universities are not deemed to be contributing sufficiently to academic research. In addition, the interventions of founders and board members are considered to hamper the process of institutionalization and autonomy. Perceptions regarding the future of these institutions predict an increase in the number and a widening gap in quality. Key Words Private Universities, Higher Education System, Global Trends in Education, Neo-Liberalism, Privatization in Education. Free market and privatization trends which started in the Reagan-Thatcher era of the 1980s accelerated with the disintegration of the Soviet Union and the collapse of the Eastern Bloc. Opinion among people and governments worldwide has shifted from the expectation that the state will deliver goods and services to a new faith in free market mechanisms. This shift is reflected in education and particularly * This article is based on her PhD dissertation, dated a Deniz ERGUVAN, Ph.D., works for Gulf University for Science and Technology University (Kuwait), College of Arts and Sciences, English Department. Her research interests include higher education management and comparative education. Correspondence: P.O. Box 7207 Hawally Kuwait. in higher education, which began to be regarded as a semi-public service. All over the world, tertiary education services are also offered by private sector (Aktan, 2007, p. 23). Private higher education is the most dynamic and fastest growing sector of the twenty first century. A combination of unprecedented demand for access to higher education and the inability or unwillingness of governments to provide the necessary support has brought private higher education to the fore. Private higher education has long dominated higher education systems in Japan, the Republic of Korea, Taiwan and the Philippines. There has been a dramatic shift from public to private tertiary education in Latin America, such that Brazil, Mexico, and Colombia now have at least half their students in private universities. Private higher education has also spurred many countries in

18 EDUCATIONAL SCIENCES: THEORY & PRACTICE Central and Eastern Europe and the countries of the former USSR (Altbach, 1999). In Turkey, the increasing number of foundation (not-for-profit private) universities, various other foundations and corporations formed around higher education institutions, the growing number of alternatives such as evening programs, offered at a higher fee than day programs in state universities in recent years, are some of the changes in funding of higher education (Şenses, 2007). Following the constitutional amendment in 1984, the first foundation university, Bilkent, was established. Since then, the number of private universities has reached 65 (Yükseköğretim Kurulu [YÖK], 2012). The expansion of private universities is primarily owed to the inability of public universities in updating their academic and organizational policies to meet global demand and submit to market pressures. Also public universities have long been restricted by legislation and funding constraints due to a centrally governed mechanism. Most important of all, public universities could not respond to the growing demand from a young population. Consequently the system encouraged foundation universities, which was followed by a great expansion in the number, scope of institutions and programs (Mızıkacı, 2010). Foundation universities have been a topic of discussion since the time they were established. There have been supporters as well as opponents among researchers, academics and politicians. Supporters generally highlight the fact that these universities absorb the demand for higher education, ease the financial burden of the state, and keep the students, who may otherwise have chosen to study abroad, in the country (Yetkin & Atabek, 2006). Foundation universities intensify the competition in higher education and find creative ways for student intake. This competition is contributing to the scientific progress in the country, and reversing brain drain of the educated population (Sarıcaoğlu, 2012). An increasing number of students prefer foundation universities due to their positive characteristics such as student-focused service, quality teaching staff, hands-on training, cooperation with business community, and quick adaptation to new technologies, and instruction in foreign language (Sarıcaoğlu, 2012). In addition, almost 40% of the students studying in the foundation universities in Turkey are enrolled in programs related to economics, management, and administrative studies, which train the minds that will contribute to the global economy. This percentage is considerably lower in the state institutes which cannot adapt to market needs quickly or do not function according to market principles and have different priorities. Graduates of foundation universities are most likely to become professionals who will generally aim to work for multinational companies and banks that can afford to pay high salaries. In this sense, the relationship with economic globalization is direct (Yalçıntan & Thornley, 2006). According to some scholars and researchers who are critical of these institutions, foundation universities were established as non-profit organizations, however they have become for-profit institutions. The tuition fees of these universities (for the academic years, between and USD) are not affordable for many Turkish households and a very small number of students (according to ÖSYM data for academic year approximately students) take advantage of the opportunities offered by foundation universities. The students who can afford to pay the tuition fees generally come from higher socioeconomic families, which does not alleviate the inequality in educational opportunities (Tansel & Güngör, 2002). Other criticisms to foundation universities include, financial systems based on student tuition fees rather than foundation funds, big differences among universities in issues such as total spending per student and student fees/revenues ratio (YÖK, 2007). In addition, the position of Rectors and their relationship with the Boards of Trustees in these institutions is controversial. The Rector is the chief executive officer in state universities, whereas in foundation universities, they are only members of the Board of Trustees. This situation can create issues, for example, in autonomy, institutionalization and academic leadership. The official representative of the legal entity and the final decision maker in academic appointments is the board of trustees, which has sometimes created conflicting power bases within the administration (Ergüder, 2010, pp ). There have been both positive and negative reviews about not for profit private universities in Turkey which are likely to change the university system in the country. Hence, the characteristics of these institutions, the effects on the education system need analyzing. A model in assessing private universities has been proposed by Daniel Levy. Levy classifies private higher education institutes as (2006, pp. 6-9): 154

19 ERGUVAN / Perceptions of Academics towards the Impact of Foundation Universities on Turkish Higher Education 1. Culturally Pluralizing: Private higher education institutes based on religion, ethnic, or gender. 2. Elite Private Higher Education: Elite private higher education emerges where the public sector is lacking in quality, status, job prospects, and political order. They are often deprecated as elitist, serving privileged groups, and contributing to inequitable development. In addition, there are also semi-elite universities, a level below top public universities but well above the mass of private and public institutions. A popular tendency in these institutes is, modest private universities reinvesting their financial gains from courses with heavy demand (yielding substantial income) into more costly fields, facilities, and faculties. 3. Non-Elite Demand Absorbers: Private non-elite universities emerge from the excess of demand over supply. The gap between demand and supply increases especially where the State is unable or unwilling to pay the bill for increasing cost of higher education. Non-elite institutes can be roughly divided into two; one is serious and usually responsibly job-oriented. The other, profits from the large demand-supply gap, and is vulnerable where countries build accreditation systems. The development role of these institutions is limited. But the main development role of the serious non-elite institutions can be to bring comparatively unprivileged groups into the development process, and serving the globalizing job market. To understand the types of Turkish foundation universities, the perceptions of academics employed both in private and public higher education institutions must be voiced. Private universities in Turkey have been a research topic for a while but mainly on comparison of academics job satisfaction levels, or curriculum and instruction methods. There is not enough research on perceptions of academics concerning the positive or negative effects of foundation universities on the education system. For this purpose, the effects of private universities in the higher education system in Turkey were analyzed within the framework of academics perceptions and their effects in economic, academic, research, social and governance dimensions were looked into. This exploratory study aims to identify the problems of private universities, offer possible solutions to these problems and thus improve the quality of higher education in the light of scientific data. Method In this study, qualitative research methods were used. Within the scope of the research, in-depth interviews with semi-structured questions were conducted with 15 academics from both foundation and state universities in order to obtain their views and perspectives. Participants work in various departments such as translation studies, tourism management, finance, architecture, psychology and mechanical engineering. The number of PhD holders (11) outweighs the MA/Msc holders (4) because PhD holders (assistant, associate and full professors) were assumed to be more experienced and knowledgeable in the higher education system of Turkey, therefore could have more insights into the research questions. Purposive sampling technique was used in order to reach academics with certain criteria (employed either foundation or public but are experienced in both university types). For this purpose, the snowball method was used and the interviewees were asked to provide contact information of another academic who have the same criteria. 15 academics with various titles employed in 13 universities in Istanbul were contacted and the interviews took place in the higher education institution they worked. Data Collection Tool 15 participants were interviewed within the framework of five main themes: (1) the raison d etre of foundation universities (2) their positive effects on the higher education system, (3) their adverse effects on the higher education system (4) the main problems perceived in these institutions, and (5) thoughts on the future of foundation universities. Literature and expert opinion were consulted with in the preparation of these questions. For the purpose of the research problem, the open-ended questions posed to the participants are as follows: 1. What are the reasons underlying the establishment of foundation universities? Which circumstances have led to the emergence of foundation universities? 2. What are the positive effects of foundation universities on the higher education system in Turkey? 3. What are the negative effects of foundation universities on the higher education system in Turkey? 4. What are the main problems you see with foundation universities? 5. How do you see the future of foundation universities? What do you think foundation universities will become in the future? 155

20 EDUCATIONAL SCIENCES: THEORY & PRACTICE Academics names, the higher education institutions they are working at, and their academic titles are kept confidential, and the participants are only given codes. While giving direct quotes from the participant, the code number is given. Data Analysis Audio recordings were transcribed and converted into typed text. To ensure reliability and validity, academics were presented the interview texts for their approval before using the text for analysis. Direct quotations by the interviewed individuals were used and consistency within the opinion was analyzed to ensure inner reliability. The content analysis procedure that was applied for the analysis of the interviews is categorical analysis. The raw data was converted into codes and categories. In this context, a paragraph that expresses a complete opinion was specified as the unit of analysis. Quantitative demographic data were also assessed and presented under the concerned heading. Qualitative research findings and their interpretation were created by analyzing the views of participants under certain categories. Findings Findings Related to Participants Perceptions Regarding Raison d etre of Foundation Universities Academics responses to the first question What are the reasons underlying of establishment of foundation universities? have been presented in Table 1: Table 1. Perceptions Regarding Raison d etre of Foundation Universities Raison d etre Frequency Release burden on the State/ Absorb demand 11 not met by public universities Financial reasons/ Financial gain from students who were not placed in a public uni./ Lucrative 10 business Commercialization of education / 4 Liberalization/ Globalization Big enterprises wanting to train their own 4 labor force Big businesses wanting to invest in education/ 3 perpetuate the family name Desire to create a different university (research oriented, alternative to universities 2 abroad, reverse brain drain, more liberal, free thinking) Participants responses mostly fall under two categories, the majority mentioning the demand not being met by public universities and also obtaining financial gain from students who want to get a higher education diploma. According to 4 participants, globalization and free market practices have also affected Turkish higher education. One of the reasons was expressed as, big corporations desiring to train their own work force in a way they require. However, the desire to create a more liberal, free thinking, research-oriented Turkish university that will be an alternative to universities abroad was mentioned only by 2 participants. Findings Related to Participants Perceptions Regarding Positive Effects of Foundation Universities During the interview, participants were asked a second question, which is, What has been the positive impact of foundation universities on the higher education system? Table 2 shows the responses to this question. Table 2. Perceptions Regarding Positive Effects of Foundation Universities Positive Effect Frequency Popularizing higher education / Increasing number of university graduates 5 Creating competition (getting best students and academics/ improving academic quality) 5 Increasing number of scientific publications of the country 4 Increasing economic capacity, employment/ Creating a second income 4 Slowing down brain drain 4 Keeping students, who may study abroad, at home 2 Producing more liberal, alternative ideas in a flexible, less restricted environment 2 Building close relations with local and international business world / Encouraging 2 entrepreneurship Academics mentioned a variety of positive effects of foundation universities, ranging from educational and academic to economic and even social dimensions. The two most frequently cited perception categories are increasing the number of university graduates in the country (5 participants) and also creating competition among themselves and with public universities to get the best students and academics (4 participants). Also, an academic effect was mentioned as increasing the number of publications and contributing to the recognition of Turkey in internationally indexed databases. 156

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ Doğuş markası, eğitime adanmış yarım asra yaklaşan bir anlam ifade etmektedir. Doğuş Üniversitesi eğitimde ilklerin sahibi, yeniliklerin öncüsü olarak, geçmişinden

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI Ağustos 2013 Araştırma Künyesi PROJE ADI ARAŞTIRMA EVRENİ AMAÇ CSG OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI İstanbul da Yaşayan 18 Yaş Üzeri Bireyler. Katılımcıların 68

Detaylı

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 KÜNYE Proje Adı Araştırma Sahibi Araştırma Evreni Adayların Dershane Algısı Araştırması İKSara A.Ş. Toplumsal Gündem Araştırmaları Nisan 2012 Türkiye de üniversiteye

Detaylı

Akademik Personel Memnuniyet Anketi Analiz ve Bulguları 06-15 Nisan 2015

Akademik Personel Memnuniyet Anketi Analiz ve Bulguları 06-15 Nisan 2015 Akademik Personel Memnuniyet Anketi Analiz ve Bulguları 06-15 Nisan 2015 Üniversitemizin akademik personele sunduğu hizmetlerin değerlendirilmesi ve iyileştirmeye açık alanlarının tespit edilebilmesi amacıyla

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI TANIM Çalıştığı kurumun tanınmasını, çalışmalarına karşı insanlarda olumlu izlenimler uyandırmasını, çevresiyle iyi ilişkiler kurmasını ve saygınlığını artırmasını sağlamak

Detaylı

Stratejik Plan 2015-2019

Stratejik Plan 2015-2019 Stratejik Plan 2015-2019 Bu Stratejik Plan önümüzdeki beş yıl Bezmiâlem in gelmesini umut ettiğimiz yeri ve buraya nasıl geleceğimizi anlatan bir Vizyon Belgesidir. 01.01.2015 Rektör Sunuşu Sevgili Bezmiâlem

Detaylı

Yükseköğretim Kurumlarında Özdeğerlendirme Modeli. 1. Beklenen düzeyin çok altı 2. Beklenen düzeyin altı 3. Beklenen düzey

Yükseköğretim Kurumlarında Özdeğerlendirme Modeli. 1. Beklenen düzeyin çok altı 2. Beklenen düzeyin altı 3. Beklenen düzey 1. Beklenen düzeyin çok altı 2. Beklenen düzeyin altı 3. Beklenen düzey 4. Beklenen düzeyin üstü 5. Beklenen düzeyin çok üstü Yükseköğretim Kurumlarında Özdeğerlendirme Modeli ORTA DOĞU TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ

Detaylı

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU

STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU FAKÜLTE/BÖLÜM ADI: STRATEJİK PLAN, AMAÇ, HEDEF VE FAALİYET TABLOSU Stj. Amaç No Hedef No Faaliyet No Performans no Stratejik Amaç / Hedef / Faaliyet Tanımı 2008 mevcut durum 2009 2010 2011 2012 2013 Faaliyet

Detaylı

Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler

Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler www.faktorgrup.com İşlerinizde Profesyonel Çözümler Değerli yöneticiler, Bildiğiniz gibi, içinde yaşadığımız yüzyılda modern işletmecilik kavramı beraberinde

Detaylı

ETKİN YÖNETİM BECERİLERİ - FERDİN HOYİ 10 MART 2010- ÇARŞAMBA İNSAN ODAKLI YÖNETİM - FERDİN HOYİ 24 MART 2010 - ÇARŞAMBA

ETKİN YÖNETİM BECERİLERİ - FERDİN HOYİ 10 MART 2010- ÇARŞAMBA İNSAN ODAKLI YÖNETİM - FERDİN HOYİ 24 MART 2010 - ÇARŞAMBA MART EĞİTİMLERİ ETKİN YÖNETİM BECERİLERİ - FERDİN HOYİ 10 MART 2010- ÇARŞAMBA İNSAN ODAKLI YÖNETİM - FERDİN HOYİ 24 MART 2010 - ÇARŞAMBA EĞİTİM PROGRAMLARI Geçmişten geleceğe köprü... MART/ 2010 10 MARTT

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

ORDU ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİMİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ORDU ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİMİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ORDU ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİMİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Buyönetmeliğin amacı; Ordu Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

Beyin Gücünden Beyin Göçüne...

Beyin Gücünden Beyin Göçüne... On5yirmi5.com Beyin Gücünden Beyin Göçüne... Beyin göçü, yıllardır pek çok ülkenin kan kaybı... Peki gençler neden ülkelerini tekederler? Hangi sebepler ülkelerin beyin gücünü kaybetmesine sebep olur?

Detaylı

T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL MEMNUNİYET ARAŞTIRMASI

T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL MEMNUNİYET ARAŞTIRMASI T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL ARAŞTIRMASI Sayın Öğretim Elemanı, Bilindiği üzere Dumlupınar Üniversitesi, Yükseköğretim Kurumlarında Akademik Değerlendirme ve Kalite Geliştirme Yönetmeliği

Detaylı

11- Tasarlayacağımız yer hakkında bilgilere nasıl ulaşabiliriz? Yanıt-11 Lütfen şartnameyi bir kez daha inceleyiniz.

11- Tasarlayacağımız yer hakkında bilgilere nasıl ulaşabiliriz? Yanıt-11 Lütfen şartnameyi bir kez daha inceleyiniz. Değerli Akademisyen ve Öğrenciler. Çalışmaların son teslim tarihinin 15 Haziran 2012 olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Basılı şartname sayfa 10 daki 1 Ağustos günü deyişini lütfen dikkate almayınız.

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ BİREYSEL İSTEK VE MEMNUNİYET SİSTEMİ PERFORMANS DEĞERLENDİRME RAPORU

YALOVA ÜNİVERSİTESİ BİREYSEL İSTEK VE MEMNUNİYET SİSTEMİ PERFORMANS DEĞERLENDİRME RAPORU 23/08/2013 YALOVA ÜNİVERSİTESİ BİREYSEL İSTEK VE MEMNUNİYET SİSTEMİ PERFORMANS DEĞERLENDİRME RAPORU Rektörlük makamının 03.01.2011 tarih ve 11 no lu Olur u ile oluşturulan Yalova Üniversitesi Bireysel

Detaylı

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, 29-Haziran-14 Temmuz 2015 tarihleri arasında Hafta içi Her gün Saat: 09.30-17.00 saatleri arasında aday öğrenci ve ebeveynlerine açık

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

Vakıf Üniversitelerinde Kontenjan Boşluğunun Nedenleri ve İleriye Dönük Tehlikeler

Vakıf Üniversitelerinde Kontenjan Boşluğunun Nedenleri ve İleriye Dönük Tehlikeler Vakıf Üniversitelerinde Kontenjan Boşluğunun Nedenleri ve İleriye Dönük Tehlikeler Prof.Dr. Hasan AMCA Doğu Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Gündem Vakıf Üniversitesi Nedir Vakıf Üniversiteleri

Detaylı

Sayın Bakan, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel. Kurumu Genel Müdürü, Danışma Kurulu Üyeleri, Kurumların Saygıdeğer

Sayın Bakan, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel. Kurumu Genel Müdürü, Danışma Kurulu Üyeleri, Kurumların Saygıdeğer Sayın Bakan, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Kurumu Genel Müdürü, Danışma Kurulu Üyeleri, Kurumların Saygıdeğer Temsilcileri, Hepinizi saygıyla selamlıyorum, Başbakanlık Sosyal

Detaylı

BASIN BÜLTENİ. Reklamcılar farklı eğitimlerden geliyorlar...

BASIN BÜLTENİ. Reklamcılar farklı eğitimlerden geliyorlar... BASIN BÜLTENİ Hitay Yatırım Holding firmalarından Türkiye nin en büyük online araştırma şirketi DORinsight tarafından yapılan Reklam Çalışanları Memnuniyeti ve Beklentileri araştırması tamamlandı. Araştırmada

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu OCAK 2013 1.1 Araştırmanın Amacı Araştırmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geliştirme

Detaylı

BİLGİ DE BURS OLANAKLARI

BİLGİ DE BURS OLANAKLARI BİLGİ DE BURS OLANAKLARI İstanbul Bilgi Üniversitesi, 1996 yılında kurulduğu günden beri, Türkiye nin en saygın, öncü ve yenilikçi akademik kurumlarından biri oldu. Akademik özgürlüğü, entelektüel düşünceyi,

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015

Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015 Duyurunun başlangıç tarihi: 25 Ağustos 2015 Son Başvuru Tarihi: 08 Eylül 2015 T.C. BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ NDEN Üniversitemiz aşağıda belirtilen birimlerine 2547 Sayılı Kanun ile Öğretim Üyeliğine

Detaylı

KARİYER YÖNETİMİ. Kariyer teorisi iki nokta üzerinde odaklanmaktadır. Öğr. Grv.. M. Volkan TÜRKER

KARİYER YÖNETİMİ. Kariyer teorisi iki nokta üzerinde odaklanmaktadır. Öğr. Grv.. M. Volkan TÜRKER KARİYER YÖNETİMİ Öğr. Grv.. M. Volkan TÜRKER 7 KARİYER YÖNETİMİ Kariyer, bireyin mesleği ile ilgili pozisyonları, çalışma hayatı boyunca peş peşe kullanması ve organizasyonun üst kademelerine doğru ilerlemesidir.

Detaylı

TİCARET VE YÖNETİM MESLEK ELEMANI

TİCARET VE YÖNETİM MESLEK ELEMANI TANIM İşletmelerde pazarlama, satış, finans yönetimi ve muhasebe alanlarında görev alan kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Ticaret ve yönetim meslek elemanı; - Çalıştığı işyerinde ürünlerin

Detaylı

En Gözde Üniversiteler2014

En Gözde Üniversiteler2014 2014 En Gözde Üniversiteler2014 En Gözde Üniversiteler 2014 Metodoloji ve Örneklem büyüklüğü Türkiye genelinde 89 üniversiteden öğrencilerin, kendi üniversiteleri ile ilgili 12 başlık halinde 56 soruyu

Detaylı

TOBB ETÜ AKADEMİK YÜKSELTİLME VE ATANMA ŞARTLARI:

TOBB ETÜ AKADEMİK YÜKSELTİLME VE ATANMA ŞARTLARI: TOBB ETÜ AKADEMİK YÜKSELTİLME VE ATANMA ŞARTLARI: Şartlar Süre Yabancı dil Öğretim Görevlisi - Akademisyen Öğr.Gör. (6) Yardımcı Doçent Doçent Profesör.(5) - Doktoradan sonra en az 2 yıl herhangi bir üniversitede

Detaylı

---- TABLO-4. MERKEZİ YERLEŞTİRME İLE ÖĞRENCİ ALAN YÜKSEKÖĞRETİM LİSANS PROGRAMLARI ---- ÖSYM Kodu Fakültesi Program Adı Süre Puan Türü Kontenjan

---- TABLO-4. MERKEZİ YERLEŞTİRME İLE ÖĞRENCİ ALAN YÜKSEKÖĞRETİM LİSANS PROGRAMLARI ---- ÖSYM Kodu Fakültesi Program Adı Süre Puan Türü Kontenjan ---- TABLO-4. MERKEZİ YERLEŞTİRME İLE ÖĞRENCİ ALAN YÜKSEKÖĞRETİM LİSANS PROGRAMLARI ---- ÖSYM Kodu Fakültesi Program Adı Süre Puan Türü Kontenjan Bakınızlar 202310142 Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik-Bilgisayar

Detaylı

SAN-TEZ PROJE DESTEKLERİ VE SANAYİ-ÜNİVERSİTE İŞBİRLİĞİNE KATKILARI

SAN-TEZ PROJE DESTEKLERİ VE SANAYİ-ÜNİVERSİTE İŞBİRLİĞİNE KATKILARI SAN-TEZ PROJE DESTEKLERİ VE SANAYİ-ÜNİVERSİTE İŞBİRLİĞİNE KATKILARI Doç. Dr. Metin TANOĞLU Makina Mühendisliği Bölümü "İnovasyon ve Ar-Ge nin önemini kavramış kendi teknolojisini üreten ve satan, rekabet

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI 2011 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu ARALIK 2011 1.1 Araştırmanın Amacı Araştırmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geliştirme

Detaylı

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Standard Eurobarometer European Commission EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU BAHAR 2009 ULUSAL RAPOR ÖZET TÜRKİYE Standatd Eurobarometre 71 / Bahar 2009 TNS Görüş ve Sosyal Bu araştırma Avrupa

Detaylı

TOBB ETÜ AKADEMİK YÜKSELTİLME VE ATANMA ŞARTLARI:

TOBB ETÜ AKADEMİK YÜKSELTİLME VE ATANMA ŞARTLARI: TOBB ETÜ AKADEMİK YÜKSELTİLME VE ATANMA ŞARTLARI: Şartlar Süre Yabancı dil Öğretim Görevlisi - Akademisyen Öğr.Gör. (6) Yardımcı Doçent Doçent Profesör.(5) - Doktoradan sonra en az 2 yıl herhangi bir üniversitede

Detaylı

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU YURT DIŞI YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ KURULUŞ VE FAALİYET YÖNERGESİ

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU YURT DIŞI YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ KURULUŞ VE FAALİYET YÖNERGESİ T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU YURT DIŞI YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ KURULUŞ VE FAALİYET YÖNERGESİ Konu Madde 1- Bu Yönergenin konusu, Plato Meslek Yüksekokulu nun Yurt Dışı Yükseköğretim

Detaylı

LİSANSÜSTÜ FİZYOLOJİ EĞİTİMİNDE GÜNCEL DURUM SAPTAMASI 1

LİSANSÜSTÜ FİZYOLOJİ EĞİTİMİNDE GÜNCEL DURUM SAPTAMASI 1 LİSANSÜSTÜ FİZYOLOJİ EĞİTİMİNDE GÜNCEL DURUM SAPTAMASI 1 Türkiye deki lisansüstü fizyoloji eğitimindeki güncel durumun saptanabilmesi amacıyla bir anket oluşturulmuş ve kuruluş yıllarına göre 30 devlet

Detaylı

12. MĐSYON 13. VĐZYON

12. MĐSYON 13. VĐZYON 12. MĐSYON Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi nin misyonu, evrensel ölçütleri kendisine temel alan, beraberinde ulusal değerlere sahip çıkan, çağdaş tıp bilgi birikimine sahip, koruyucu hekimlik ilkelerini

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

ODTÜ-FEF ATAMA YÜKSELTME KRİTERLERİNDE TEZ DANIŞMANLIĞININ VE ÖĞRENCİ DEĞERLENDİRMESİNİN ETKİSİ ÜZERİNE ANKET ÇALIŞMASI ÖZET BULGULAR

ODTÜ-FEF ATAMA YÜKSELTME KRİTERLERİNDE TEZ DANIŞMANLIĞININ VE ÖĞRENCİ DEĞERLENDİRMESİNİN ETKİSİ ÜZERİNE ANKET ÇALIŞMASI ÖZET BULGULAR ODTÜ-FEF ATAMA YÜKSELTME KRİTERLERİNDE TEZ DANIŞMANLIĞININ VE ÖĞRENCİ DEĞERLENDİRMESİNİN ETKİSİ ÜZERİNE ANKET ÇALIŞMASI ÖZET BULGULAR Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı Haziran 2012 Çalışma Komisyonu Prof.

Detaylı

YEMEKHANE VE KANTİN HİZMETLERİ MEMNUNİYET ANKETİ RAPORU

YEMEKHANE VE KANTİN HİZMETLERİ MEMNUNİYET ANKETİ RAPORU HİTİT ÜNİVERSİTESİ YEMEKHANE VE KANTİN HİZMETLERİ MEMNUNİYET ANKETİ RAPORU 2013 İÇİNDEKİLER 1. AMAÇ VE KAPSAM... 3 2. ARAŞTIRMA METODOLOJİSİ... 3 2.1. Anakütle ve Örneklem... 3 2.2. Veri Toplama... 3 3.

Detaylı

SAHNE VE GÖSTERİ SANATLARI YÖNETİCİSİ

SAHNE VE GÖSTERİ SANATLARI YÖNETİCİSİ TANIM Tiyatro, opera, sinema, televizyon, kültür ve eğlence alanlarındaki etkinlikleri planlayan ve yürüten kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ,GEREÇ VE EKİPMAN - Düzenlenecek sahne veya gösteri için

Detaylı

AJANDA HAKKIMIZDA EĞİTİMLERİMİZ. Biz Kimiz? Vizyonumuz Misyonumuz Değerlerimiz. Eğitim Bölümlerimiz Eğitim İçeriklerimiz

AJANDA HAKKIMIZDA EĞİTİMLERİMİZ. Biz Kimiz? Vizyonumuz Misyonumuz Değerlerimiz. Eğitim Bölümlerimiz Eğitim İçeriklerimiz AJANDA HAKKIMIZDA Biz Kimiz? Vizyonumuz Misyonumuz Değerlerimiz EĞİTİMLERİMİZ Eğitim Bölümlerimiz Eğitim İçeriklerimiz BİZ KİMİZ? Eğitim Sektöründe 11 yıllık tecrübe ve bilgi birikimine sahip olarak yola

Detaylı

SATIŞ YÖNETİMİ MESLEK ELEMANI

SATIŞ YÖNETİMİ MESLEK ELEMANI TANIM İşletmelerin pazarlama ve satış birimlerinde, satışların planlanması ve siparişlerin alınması gibi işleri yürüten kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN - Satışların yapılmasını planlar.

Detaylı

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 Bu Yönerge, Cumhuriyet Üniversitesi nin ulusal ve uluslararası akademik

Detaylı

ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERDE PERSONEL SEÇİMİ

ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERDE PERSONEL SEÇİMİ ÇOKULUSLU ŞİRKETLERDE PERSONEL SEÇİMİ VE YERLEŞTİRMELER Uluslar arası Personel Seçimi ve İşe Yerleştirmeler Personel planlarına göre ihtiyaç duyulan personelin nitelik ve miktarı önceden saptanmaktadır.

Detaylı

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür

Detaylı

ÖZLÜCE ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI TÜBİTAK 4006 BİLİM FUARI PROJESİ İNEBOLU GENELİ ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ OKUMA ALIŞKANLIĞI ANKETİ

ÖZLÜCE ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI TÜBİTAK 4006 BİLİM FUARI PROJESİ İNEBOLU GENELİ ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ OKUMA ALIŞKANLIĞI ANKETİ ÖZLÜCE ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI TÜBİTAK 4006 BİLİM FUARI PROJESİ İNEBOLU GENELİ ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ OKUMA ALIŞKANLIĞI ANKETİ ALTAN YILMAZ ÖZLÜCE ORTAOKULU TÜRKÇE ÖĞRETMENİ MÜRÜVVET ÖZTÜRK

Detaylı

Ekonomik Etki Değerlendirme Çalışması

Ekonomik Etki Değerlendirme Çalışması tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Turkcell Global Bilgi Erzurum Çağrı Merkezi Ekonomik Etki Değerlendirme Çalışması Nihai rapor sunumu 14 Eylül 2011, Erzurum Turkcell Erzurum Çağrı Merkezi

Detaylı

T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM VE DAYANAK AMAÇ MADDE 1- Bu yönergenin amacı; Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi nde öğrenim gören

Detaylı

YÖNETMELİK. b) Merkez: Işık Üniversitesi İnovasyon ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezini,

YÖNETMELİK. b) Merkez: Işık Üniversitesi İnovasyon ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezini, 17 Ekim 2012 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 28444 Işık Üniversitesinden: YÖNETMELİK IŞIK ÜNİVERSİTESİ İNOVASYON VE GİRİŞİMCİLİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

Makine Mühendisliği Bölümü

Makine Mühendisliği Bölümü Makine Mühendisliği Bölümü Neden Makine Mühendisliği Teknolojiyi kullanan, teknoloji üreten ve teknolojiye yön veren, toplum yararına bilimsel bilgi sağlayan günümüz ve yarınların problemlerine çözüm arayan

Detaylı

2016-2017. Aday Öğrenci Bilgilendirme Kitapçığı

2016-2017. Aday Öğrenci Bilgilendirme Kitapçığı 2016-2017 Aday Öğrenci Bilgilendirme Kitapçığı FAKÜLTE VE BÖLÜMLER FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü Matematik Bölümü Mütercim Tercümanlık Bölümü Psikoloji Bölümü GÜZEL SANATLAR,

Detaylı

AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU

AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU Eylül 2006 İÇİNDEKİLER Önsöz...3 TÜBİTAK Ar-Ge Anketi Soruları Analizi...4 1. Genel Bilgiler İle İlgili Sorular...4 2. Proje Sunum ve Destekler İle İlgili Sorular...12 3. Üniversite

Detaylı

ÜNİVERSİTELERİMİZİN 2009-2013 DÖNEMİNDEKİ 5 YILLIK PERFORMANS RAPORU 9 MAYIS 2014

ÜNİVERSİTELERİMİZİN 2009-2013 DÖNEMİNDEKİ 5 YILLIK PERFORMANS RAPORU 9 MAYIS 2014 ÜNİVERSİTELERİMİZİN 2009-2013 DÖNEMİNDEKİ 5 YILLIK PERFORMANS RAPORU 9 MAYIS 2014 [Metni yazın] 09/05/2014 URAP (University Ranking by Academic Sayfa 0 Performance) www.urapcenter.org info@urapcenter.org

Detaylı

(Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773)

(Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773) 22 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28773 YÖNETMELİK (Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773) İpek Üniversitesinden: İPEK ÜNİVERSİTESİ DİL EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

TR83 Bölgesi nde Ar-Ge ve İnovasyon ile Yenilenebilir Enerji Anket Sonuçları

TR83 Bölgesi nde Ar-Ge ve İnovasyon ile Yenilenebilir Enerji Anket Sonuçları TR83 Bölgesi nde Ar-Ge ve İnovasyon ile Yenilenebilir Enerji Anket Sonuçları Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı gelecek dönemdeki çalışmalarına yol vermesi amacıyla 128 paydaşın katılımı ile TR83 Bölgesi nde

Detaylı

T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ KARİYER MERKEZİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ KARİYER MERKEZİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ KARİYER MERKEZİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kariyer Merkezinin amaçlarına,

Detaylı

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış 2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış Prof. Dr. Yüksel KAVAK Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi TÜSİAD / UNFPA İstanbul, 5 Kasım 2010 1 Ana tema: Nüfusbilim ve Yönetim Çalışmanın

Detaylı

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır KSS Söyleşileri Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Çevre Projeleri Koordinatörü Ferda Ulutaş ile Vakfın faaliyetleri, kurumsal sosyal sorumluluk

Detaylı

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİM, UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Kırklareli Üniversitesine bağlı

Detaylı

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları

MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları MMKD Stratejik İletişim Planı Araştırma Sonuçları 29 Mayıs 2013 tarihinde MMKD Stratejik İletişim Planı nı oluşturmak amacıyla bir toplantı yapıldı. Toplantının ardından, dernek amaç ve faaliyetlerinin

Detaylı

VE GAYRİMENKUL DANIŞMANINIZ

VE GAYRİMENKUL DANIŞMANINIZ GAYRİMENKULÜNÜZÜN PAZARLANMASI VE GAYRİMENKUL DANIŞMANINIZ HAKKINDA HERŞEY Aysın Reisoğlu Gayrimenkul Danışmanı Gayrimenkulünüzün Pazarlanması ve Gayrimenkul Danışmanınız Hakkında Bilmek İstediğiniz Her

Detaylı

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ ÖĞRENCİ İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ ÖĞRENCİ İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI KAFKAS ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ ÖĞRENCİ İŞLERİ DAİRE BAŞKANLIĞI İÇİNDEKİLER Fakülte, Yüksekokul, Enstitü, MYO Açılması Uygulama ve Araştırma Merkezi Açılması Bölüm, Anabilim Dalı, Bilim Dalı ve Program

Detaylı

%30 u İngilizcedir. MÜDEK 2/27

%30 u İngilizcedir. MÜDEK 2/27 MÜDEK Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği dir. Müdek, farklı disiplinlerdeki mühendislik eğitim programları için akreditasyon, değerlendirme ve bilgilendirme çalışmaları

Detaylı

ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMLARINI DEĞERLENDİRME ANKETİ

ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMLARINI DEĞERLENDİRME ANKETİ ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMLARINI DEĞERLENDİRME ANKETİ* Sayın katılımcı bu anket, bölümümüzdeki araştırma görevlilerinin uzmanlık eğitim programları hakkındaki duygu ve düşüncelerini

Detaylı

KUYUMCULUK VE TAKI TASARIMI PROGRAMI ÖĞRENCĐLERĐNĐN OKULDAN BEKLENTĐLERĐ VE MESLEKĐ GELECEKLERĐNĐN DEĞERLENDĐRĐLMESĐ

KUYUMCULUK VE TAKI TASARIMI PROGRAMI ÖĞRENCĐLERĐNĐN OKULDAN BEKLENTĐLERĐ VE MESLEKĐ GELECEKLERĐNĐN DEĞERLENDĐRĐLMESĐ MYO-ÖS 2010- Ulusal Meslek Yüksekokulları Öğrenci Sempozyumu 21-22 EKĐM 2010-DÜZCE KUYUMCULUK VE TAKI TASARIMI PROGRAMI ÖĞRENCĐLERĐNĐN OKULDAN BEKLENTĐLERĐ VE MESLEKĐ GELECEKLERĐNĐN DEĞERLENDĐRĐLMESĐ Pınar

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya Projenin Hedefleri Projenin hedefi: Amasya da çalışmayan ama çalışmak isteyen ya da aktif olarak iş arayan 300

Detaylı

AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK

AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK BİR SORUNU DAHA ÇÖZÜME KAVUŞTURDUK Üniversitelerde idari ve akademik personeli bir bütün olarak görüyoruz. 666 Sayılı KHK ile idari personelin ek ödeme oranlarında artış gerçekleştirilirken,

Detaylı

YÖNETMELİK. Tanımlar MADDE 4 (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Merkez: Bitlis Eren Üniversitesi Kariyer Araştırma ve Uygulama Merkezini,

YÖNETMELİK. Tanımlar MADDE 4 (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Merkez: Bitlis Eren Üniversitesi Kariyer Araştırma ve Uygulama Merkezini, 1 Nisan 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29313 YÖNETMELİK BİTLİS EREN ÜNİVERSİTESİ KARİYER UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu

Detaylı

ÜSİMP TTO TECRÜBE PAYLAŞIMI. ÖMER BAYKAL, GAZİ TTO 26 Temmuz 2013, ASO

ÜSİMP TTO TECRÜBE PAYLAŞIMI. ÖMER BAYKAL, GAZİ TTO 26 Temmuz 2013, ASO ÜSİMP TTO TECRÜBE PAYLAŞIMI ÖMER BAYKAL, GAZİ TTO 26 Temmuz 2013, ASO Gazi TTO nun Amacı Gazi Üniversitesi bünyesindeki bilimsel ve teknolojik bilginin toplumsal faydaya ve ekonomik değere dönüşümünü ve

Detaylı

RAKAMLARLA KONYA İSTİHDAMI FEYZULLAH ALTAY

RAKAMLARLA KONYA İSTİHDAMI FEYZULLAH ALTAY Bugün, yükselen ekonomisi ve gelişmekte olan performansıyla ülkesi için önemli bir katma değer oluşturan sayılı merkezlerden birisidir. Gelişmekte olan ekonomisine paralel olarak birçok sektörde yeni iş

Detaylı

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU Bu yıl birincisi düzenlenen Üniversite Tanıtım Fuarı ve Kariyer Günleri organizasyonunun katılımcılar ve ziyaretçiler gözünden etkililiğin

Detaylı

T.C. ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU STRATEJİK PLANI (2015 2019) İÇİNDEKİLER

T.C. ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU STRATEJİK PLANI (2015 2019) İÇİNDEKİLER T.C. ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU STRATEJİK PLANI (2015 2019) İÇİNDEKİLER 1. DURUM ANALİZİ 5 1.1. TARİHÇE 5 1.2. BUGÜNKÜ DURUM 5 1.3. YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER VE MEVZUAT ANALİZİ 11

Detaylı

Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ

Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ 2009 Yılı Kurumsal Değerlendirme Raporu Sürüm no. 2.0 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Tekirdağ, Ocak 2010 1. SunuĢ Bu

Detaylı

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ 1 M.İ.Y. ORTAYA ÇIKIŞ NEDENLERİ Kitlesel pazarlamanın gittikçe pahalı bir müşteri kazanma yolu olması Pazar payının değil müşteri payının önemli hale gelmesi Müşteri memnuniyeti

Detaylı

KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014

KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014 KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014 Sayın katılımcı, bu araştırma Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmektedir. Anketi cevaplamak için ayırdığınız

Detaylı

İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ

İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ Öğrenci Odaklı Üniversite Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi ve FATÜBAT tarafından düzenlenen 3. Uluslararası Öğrenci Kongresi ni onurlandırmanızı diler, saygılar sunarım. Prof. Dr. M. Ramazan YİĞİTOĞLU

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

SOSYALLEŞEBİLEN ÖĞRENCİNİN İLETİŞİMİ DE GÜÇLÜ OLUYOR

SOSYALLEŞEBİLEN ÖĞRENCİNİN İLETİŞİMİ DE GÜÇLÜ OLUYOR 2007 yılında Çankaya Üniversitesi İşletme Bölümü nden birincilikle mezun olan, ayrıca Uluslararası Ticaret Bölümümüzde çift ana dal yapan, 2010 yılında da İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı ndan mezun

Detaylı

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir;

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir; 12. Yetkin Mühendislik TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir; 1. no lu maddede, bu yönetmeliğin amacının, tüm ülkede

Detaylı

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, 8. sınıf öğrencilerinin girdiği ortak sınavlara ilişkin, "Sınav sonuçlarını, ocak ayının ilk haftası, hatta şunu söyleyebilirim, 2 Ocak Cuma 18.00'de

Detaylı

Karabük Üniversitesi / İşletme Fakültesi. Merakınızın peşinden gidin: Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım.

Karabük Üniversitesi / İşletme Fakültesi. Merakınızın peşinden gidin: Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım. Karabük Üniversitesi / İşletme Fakültesi Girişimcilik Bölümü Merakınızın peşinden gidin: Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım. Einstein Geleceğin mesleğini arayan üniversite adaylarını,

Detaylı

KAZIM KARABEKİR MESLEK YÜKSEKOKULU YEREL YÖNETİMLER PROGRAMI

KAZIM KARABEKİR MESLEK YÜKSEKOKULU YEREL YÖNETİMLER PROGRAMI KAZIM KARABEKİR MESLEK YÜKSEKOKULU YEREL YÖNETİMLER PROGRAMI Programın Amacı Yerel Yönetimler Programının başlıca amacı; çağdaş yerel yönetim biliminin temel ilkelerine, stratejilerine ve tekniklerine

Detaylı

UYGULAMALI TEKNOLOJİ TİCARİLEŞTİRME PROGRAMI NEDİR? PROGRAMA KİMLER KATILMALI? Uygulamalı Teknoloji Ticarileştirme Programı (UTTP)

UYGULAMALI TEKNOLOJİ TİCARİLEŞTİRME PROGRAMI NEDİR? PROGRAMA KİMLER KATILMALI? Uygulamalı Teknoloji Ticarileştirme Programı (UTTP) UYGULAMALI TEKNOLOJİ TİCARİLEŞTİRME PROGRAMI NEDİR? PROGRAMA KİMLER KATILMALI? Uygulamalı Teknoloji Ticarileştirme Programı (UTTP) Yükselen teknolojilere dayalı yeni girişimler yaratmak isteyen yaratıcı

Detaylı

SOSYAL HİZMET UZMANI (SOSYAL ÇALIŞMACI)

SOSYAL HİZMET UZMANI (SOSYAL ÇALIŞMACI) TANIM Ekonomik, sosyal ve kültürel yönden sıkıntı içinde bulunan kişi, grup ve topluluklara sorunlarını tanıyıp çözümlemelerinde sahip oldukları olanakları kullanma ve çevredeki olanakları araştırma ve

Detaylı

ÜNİVERSİTEDE KULLANILAN TERİMLER

ÜNİVERSİTEDE KULLANILAN TERİMLER ÜNİVERSİTEDE KULLANILAN TERİMLER Yükseköğretim: Ortaöğretime dayalı ve en az dört yarı yılı kapsayan her kademedeki eğitimöğretimin tümüdür. Yükseköğretimde önlisans, lisans ve lisansüstü düzeylerde eğitim

Detaylı

HAKKIMIZDA Şirketimiz, akademik ve uzman kadrosuyla siyasal, sosyal, medya, piyasa (pazar), yerel yönetimler, gizli müşteri vb. araştırmalar, eğitim ve proje geliştirme alanlarında genel danışmanlık hizmetleri

Detaylı

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Rektörlüğe bağlı olarak görev yapan ve Rektör Yardımcısı

Detaylı

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 10 Mart 2014 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28937 Siirt Üniversitesinden: YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

T.C. PAMUKKKALE ÜNİVERSİTESİ ile T.C. AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

T.C. PAMUKKKALE ÜNİVERSİTESİ ile T.C. AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ T.C. PAMUKKKALE ÜNİVERSİTESİ ile T.C. AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ ORTAK DOKTORA PROGRAMI EĞİTİM-ÖĞRETİM YÖNERGESİ 2015 T.C. Pamukkkale Üniversitesi İle T.C.

Detaylı

Resepsiyon Hizmetleri

Resepsiyon Hizmetleri Resepsiyon Hizmetleri 2 31 Hoşgeldiniz Çözüm odaklı resepsiyon görevlileriyle çalışmak kurumun pozitif imaj yaratmak adına atabileceği en büyük adımdır. İmaj kapıda başlar ve ilk izlenimin ikinci bir şansı

Detaylı

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI (2015) GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI GÜMÜŞHANE DEKİ MESLEKİ EĞİTİMİN MEVCUT DURUMU, SORUN ALANLARI VE BU SORUNLARI GİDERMEYE YÖNELİK GELİŞTİRİLEBİLECEK POLİTİKALARA İLİŞKİN BİLGİ NOTU GÜMÜŞHANE DEKİ

Detaylı

SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar SİNOP ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Sinop Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı

Detaylı