parasız eğitim mümkün

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "parasız eğitim mümkün"

Transkript

1 parasız eğitim mümkün mü Genç Meclis Eylül 2009

2 mümkün değildir diyenler: [ ]Dünyanın hiçbir yerinde sıfır harç yok. Çin de bile yüzde 25 ini öğrenci karşılıyor. Eğitim işi masraflı bir iştir. Buraya para harcanıyor. Ne olur velilerimiz de biraz elini taşın altına koysa, çocuklarının eğitim kalitesinin artırılması için birazcık yardım etseler. Çocuklarınızı özel okula gönderiyorsunuz, milyarlarca lira veriyorsunuz. Dershaneye gönderiyorsunuz, milyarlar harcıyorsunuz. Hiç kimse konuşmuyor, ama üniversiteye gelince yüzde 8 lik zam yapıldığında dünya yıkılmış gibi gösteriliyor. Ben lise sondaki oğluma binlerce lira harcıyorum. Üniversitede okuyan büyük oğlumdan daha fazla para harcıyorum. Hiç sesim çıkmıyor. Dershane, özel okullar pahalı. Toplarsanız üniversiteye hazırlık için harcanan para, harçlardan daha fazla tutuyor. Belki de ikiye katlıyor. ( Yusuf Ziya Özcan, 20 Ağustos 2009) [ ]Liseyi bitiren her öğrenci üniversiteye gitmek istiyor. Neden herkes üniversiteye yöneliyor? Çünkü üniversiteler bedava. Bu dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir. Aslında üniversite eğitiminin paralı olması gerekiyor. Üniversiteler paralı olursa, isteyen öğrenciye 8-10 bin YTL kredi sağlanabilir. Üniversiteleri paralı yaparsak, Amerika Birleşik Devletleri ndeki (ABD) sistemi uygulayabiliriz. Bu sisteme göre, ihtiyacı olan herkese 10 bin YTL ye kadar eğitim kredisi verilecek. Öğrenci okulunu bitirip işe başladıktan sonra bu krediyi, taksitler halinde geri ödeyecek. Tıpkı, şu anda uygulanan öğrenim kredisinde olduğu gibi. Bu sayede, üniversitelere de ciddi bir kaynak sağlanmış olacak ve üniversiteler kendi ayakları üzerinde durabilecek. Böyle bir üniversitede okumak istemez misiniz? (Yusuf Ziya Özcan, 7 Ocak 2008) [ ]Yüksek okulların çoğunun eğitimi, lise düzeyinin altında kalmaktadır. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, sık sık göç yolda düzelir der. Ancak üniversite tabelası asalım, nasıl olsa düzelir mantığı doğru değil. Devlet üniversitelerinin bir noktaya kadar paralı eğitim yapması konusunun tartışılması gerekir. Üniversiteler için yeterli para ayırılamaması durumunda, vakıf üniversiteleri de özendirilebilir. (Hüseyin Çelik, 6 Haziran 2003)?3 [ ]YÖK, böyle bir talepte bulunur ve nihai kararı verecek olan Bakanlar Kurulu dur. Talep Bakanlar Kurulu na gelmiştir ve üniversite harcı noktasındaki katkı payını yüzde 8 oranında artırmıştır. Dikkat edin, üniversitelerin talepleri bunun yüzde oranında artırılması yönündeydi. Ama biz öğrencilerimize böyle bir yük yükleyemeyiz. Geldiğimiz günden bugüne böyle bir yük yükledik mi? Ortalama yüzde 5 in üzerine çıkmamıştır. Şimdi yüzde 8 olacak.[...] (zamları protesto eden gençler için) Bu tür bir yaklaşım tarzını bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Bu olsa olsa ideolojiktir, adap dışında bir yaklaşımdır. Önce ben, bu tür davranışlar içinde olan gençleri adaba davet ediyorum. Biz eğitimi bir numaralı sorunumuz olarak ele almış, bütçemizde en büyük payı eğitime ayırmış, kadrolarda en büyük kadroları eğitime ayırmış bir iktidarız. (Recep Tayyip Erdoğan, 11 Ağustos 2009) [ ]Bunu yapacağız. İstedikleri kadar bağırsınlar bu gerçekleşecek Türkiye de.[...] Protestocular çok küçük bir grup. Ben hiçbir şekilde onları nazarı dikkate almıyorum. Bunlar ajitasyondur. Neyi protesto ettiklerini biliyorlar mı? Bunlar her zaman olmuştur. Küçük bir azınlıktır. Türkiye de 1 milyon 700 bin tane yükseköğretim öğrencisi var.[...] Zenginden alıp fakire vereceğiz. (Kemal Gürüz,15 Kasım 2001) [ ]Bir kişiye en çok ekonomik ve kültürel katkısı olan üniversite eğitiminin bedava olması zamanımızın gerçeklerine uymuyor. Ancak, üniversite eğitimi paralı olduğunda, mutlaka ihtiyacı olanlara burs, kredi gibi çeşitli yollarla destek olmak gerekiyor. Başarılı araştırma ve eğitim için bunun çok gerekli olduğuna inanıyorum.

3 ?5?4 Yüksek öğrenim bir kişiye en çok katma değer katan eğitimdir. Dolayısıyla bedava olması düşünülemez. Mutlaka bunun bir karşılığı, bir bedeli olmalı. (Güler Sabancı, Capital Dergisi, 1 Mayıs 2008) [ ]Yeni YÖK Başkanı nın araştırma görevlilerini maaşlı yerine burslu yapma önerisi ne kadar yanlışsa, kamu üniversitelerini paralı yapma önerisi de o kadar doğru. Çünkü, ilk duyuşta çelişkili gibi gelir ama, üniversite paralı yapılmazsa yoksul öğrenciler hiç okuyamaz olacak. Ayrıca, hoca kalmayacak. (Baskın Oran, 13 Ocak 2008) biz gençler, parasız eğitim konusuna el atıyoruz... Parasız eğitimle ilgili ortada ne çok soru işareti var değil mi? Mümkün mü, değil mi? Olur mu, olmaz mı? Doğru mu, yanlış mı? Eğitimle ilgili ne çok şey tartışılıyor. Uzmanlar televizyonlardan inmiyor, haberler, yorumlar, raporlar havada uçuşuyor... Tartışılması kötü mü? Elbette değil. Hiç tartışılmamasına göre, tartışılması iyi. Hatta zorunlu. Tartışılması iyi olmasına iyi, ama bu tartışmada önemli bir eksiklik, hatta olmazsa olmaz bir görüşün eksikliği var gibi görünüyor. Sahi, bu eğitimi öğrenciler, gençler alıyor değil mi? Eğitim toplumun bütünüyle ilgili olsa da, olayın başkahramanı her zaman, toplumun yarısından fazlasını oluşturan gençler oluyor değil mi? Dolayısıyla gençlerin talepleri, ihtiyaçları, kısacası tartışmalara nereden katılacağı önemli. Burada bir durup düşünmek gerek: Eğitimi gençler alıyor, gençler bu toplumun yarısından fazlasını oluşturuyor, tartışılanların merkezinde gençler duruyor ama gençlik adına, gençlik için tek bir kelime bile duyulamıyor. Bu broşür, buradan bir ders çıkarılmasını öneriyor: Görüşü alınmayan milyonlarca gencin sözünün çıkması için yapılabilecekleri de, başkasının değil yine gençlerin düşünmesi şart. Bu broşür, bir adım atmak, parasız eğitimi tartışmak için hazırlandı. Yapabileceklerimizin tamamı içinde küçük ama başlangıç için oldukça büyük bir adım olması hedeflendi Gençliğin elinden ne gelir? Biliyoruz, şimdi birileri, gençlerin deneyimsizliğinden dem vuracak, başkaları biz de geçtik o yollardan diyecek, kimisi de tecrübe olmazsa olmaz diye öğüt verecek. Peki, ortada ne var? Gençlerin sorunlarını bir kağıda madde madde

4 ?7?6 yazsanız, bizim yerimize tartışanlar, yazılanların bir tanesini bile gönül rahatlığıyla silebilecekler mi o kağıttan? Peki, gençlerin elinden bir şey gelmez düşüncesinin karşısına neden çıkmıyoruz? Genç Meclis, işte bunun karşısında yer almak için elinden geleni yapmaya karar verdi ve yola çıktı. Gençlik yalnızca gelecek değildir, gençlik aynı zamanda bugündür, dedi. Gençliğin sözünü söylemek için birşeyler yapmalı dedi... Mart ayında Genç Meclis çalışmalarına başladığından bu yana, gençliğin söz söylemesinin ne anlama geldiğini daha net görme fırsatımız oldu. Sadece öğrenciler için değil, işçi, işsiz gençlerin de buna ne kadar ihtiyacı olduğunu gördük. Üretmek için ne kadar fazla neden olduğunu ve gençliğin ellerinden ne kadar fazla şey geldiğini gördük. Bu broşür işte bunun kanıtıdır ve çıkarttığımız derslerin rehberliğinde hazırlanmıştır: Gençlik, kendi sorunlarını tartışmalı, başkalarına bırakmamalıdır. Gençlik eğitimi gündeme almalı, bu sayede bugününü, geleceğini ve toplumun geleceğini tartışmalıdır. Gençliğin elinden çok şey gelmektedir. Gençliğin elinden gelenlerin en küçük örneği ve belki de bir ön adımı bu broşürdür. Nedir bu parasız eğitim: Hayal mi, suç mu, talep mi, hak mı? Peşin peşin söyleyelim: Bu broşür, bir şeyleri sıfırdan tartışmaya açmıyor. Çünkü parasız eğitimle ilgili o kadar çok tartışma yapıldı, o kadar çok görüş ileri sürüldü ki, bunları es geçerek bir şeyleri tartışmak hiç doğru görünmüyor gözümüze. Tartışılanların yanı sıra, ülkemizde bir de, her dönem yenilenen ama para mevzuunda aşağı yukarı benzer şeyler söyleyen bir politikalar bütününün konusu oldu eğitim. Tartışmaların, paralı eğitim için yapılanların çevresinde yoğunlaştığını söyleyebiliriz. Bu nedenle, broşürde biz gençlerin tartışmaya açacağı bir başlık, eğitimin paralılaştırılmasının tarihi olacak. Paralı eğitimin, ezelden beri yürürlükte olmadığı gerçeği, genelde gözden kaçırılıyor. Gözden kaçırıldıkça, parasız eğitim talebi, eğitimin paralılaşması karşısında maça 1-0 yenik başlıyor. Durumu eşitlemek için paralı eğitimin fazla uzun olmayan tarihine ışık tutulması gerekiyor. Eğitimi paralı yaptık, ama bir sor niye yaptık! Eğitimin paralı olması konusunda ilginç bir tartışmanın sürdüğünü söyleyebiliriz. Çünkü eğitime parayla erişilebilmesini ve bu yönde atılan adımları kimsenin inkâr etmediğini görüyoruz. Yani tartışma, Anayasa da da karşımıza çıkan ücretsiz eğitim ilkesinin üzerinde tepinilerek yapılıyor ve eğitim paralı mı, değil mi sorularını boşa çıkaracak şekilde, paralı mı daha iyi, parasız mı sorularının etrafında yürütülüyor. Yürüyen tartışmanın merkezine ise, paralı eğitimi destekleyenlerin, bırakın eski ezberleri, dünyanın her yerinde eğitim paralı türünden tezleri oturuyor. Bu açıdan, parasız eğitim isteyenler genelde, eski sloganlara sığınmak, günümüzün gerçeklerini anlayamamak, her şeyi devletten beklemek ile suçlanıyorlar. Madem herkes kabul ediyor eğitimin paraya bağlandığını, bize de mevcut tartışmada gençlerin tarafını bulmak düşüyor. Paralı mı iyi, parasız mı sorusunu gerçekçi bir şekilde ele alıp, toplumdan yana bir bakış açısına göre cevap aramak gerekiyor. Ortaya çıkan sonuçlara göre, gençlerin ve toplumun çıkarının hangi seçenekte olduğunu tartışmamız gerekiyor. Dünyada olur ama Türkiye de mümkün değil... Gerçekten öyle mi? Dünyada çeşitli şekillerde örnekleri mevcut olan parasız eğitim, Türkiye de mümkün mü? Eğitimin paralı olması, Türkiye için tek seçenek mi? Bu soruların net cevaplarının bulunması gerekiyor, zira gençlerin tartışma dışında durdukları ve kendileriyle ilgili alınan kararları sadece izlediği bir ortamda, bu soruların cevapları aranmıyor, kestirme cevaplarla durum idare ediliyor. Türkiye de eğitimin en ulaşılmaz konuma yerleştiği yıllarda hükümet, bütçeden en büyük payı eğitime ayırıyoruz diyerek durumu yalanlıyorsa, bununla beraber okulların idarelerinden Bakanlık koridorlarına kadar herkes birbirine kaynak yok diyorsa, bu işte bir bit yeniği aramak, bize düşüyor.

5 ?9?8 Dünyada olur ama Türkiye de zor türünden tespitlerin de gerçeklik testinden geçirilmesi, parasız eğitim için bir ülkenin neye ihtiyacı olduğunu görebilmek için önemli. Ülkemizin, havasından, suyundan mı mümkün olamıyor parasız eğitim, yoksa gerekenler yapılırsa parasız eğitim her ülkede sağlanabilir mi? Öyleyse, gerekenler nedir? Buna göz atacağız. Gençliğin sözü, bugünü ve geleceği aydınlatmak için söylenecek. Bir genç Türkiye de rahatlıkla şunu söyleyebilmelidir: Genç olmayanlar sözünü söyledi, şimdi sıra bizde, gençlikte... Evet, sıra gençlikte ama gençlik sırasını yalnızca sözünü söylemek için kullanmayacak. Bütün görüşlerin yanında, bu da bizim görüşümüzdür demek, doğruların peşinden gitmedikten sonra neye yarar ki?, değil mi? Bu tartışma elbette ki bu broşürle bitmeyecek, sürmesi gerekiyor. Bu nedenle, gençler olarak kendimize biçeceğimiz bir görevin farkına varmak durumundayız. Örneğin, paralı eğitimin savunulduğu her ortamda, parasız eğitimin mümkün olduğunu düşünenlerin harekete geçmeleri, kendi görüşlerini anlatmaları, toplumu aydınlatmaları gerekecek. Parasız eğitim mümkün değil sonucuna varanların ise fazla bir şey yapmaları gerekmiyor. Bugün eğitimle ilgili uygulanan politikaların, zaten bu görüşe yaslandığını, bu görüşü temsil ettiğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla, paralı eğitim için gerekenler zaten yapılıyor. Bütün olanlara ve tartışmalara seyirci kalmak, mevcut gidişata sessizce onay vermek anlamına geliyor. Bu tavrın ya da tavırsızlığın ise gençlere yakışmadığını söylemek mümkün. Şimdi harekete geçme, harekete geçirme zamanı! Ama önce okuma, düşünme ve tartışma zamanı... Genç Kabine eğitim hiç parasız oldu mu? Kitapları almaya başladığımızdan beri eğitim parasız sanırım. Hasan, Liseli, 17 Üniversiteler açıldığından beri harç toplanıyor. Onun dışında parasız olduğunu düşünüyorum. Sercan, Üniversiteli, 22 Hayır, eğitim hep paralıydı. Daha ilkokuldan başlatıldı. Okulun suyu kesilecek diye para istediler. Ardından kayıt parası, aidat parası geldi... Baktılar ki öğretmenler tahsildarlık görevi almak istemiyor, bankalara yönlendirdiler. Bu bankalarda açtıkları hesap numaralarını verip her ay bir miktar para yatırmamızı istediler. Taksit bile yapıyorlardı Nuran, Ev hanımı, 43 On iki senedir öğrenciyim. Hep devlet okulunda okudum. Okulların parasız olduğunu söylediler ama bizden her yıl aidat adı altında para istediler. Ümit, Liseli, 18 Olmadı. Eğitimin parasız olduğu iddia edilse de gerçekte hep aksi oldu. Serbay, Liseli, 18 Bir ara üniversite parasızdı ama sonra harç falan koydular Hazal, Öğretmen, 30

6 ?11?10 eğitim nasıl paralı oldu? Türkiye de eğitimin kamu hizmeti niteliği taşıdığı yani parasız olduğu günleri hatırlamak ya da gerçekten böyle bir dönemin yaşanmış olduğunu bilmek günümüzde gençler için pek de kolay bir şey değil. Eğitimin, sağlığın ya da kamusal hizmetlerin paralılaşmaya başladığı yıllarda doğduk ve bugüne kadar büyük çoğunluğumuz eğitimin parasız da olabileceğine ilişkin örneklerle karşılaşmadık Oysa ki eğitimin parasız bir şekilde sağlanabildiği zamanları hatırlamak için çok da gerilere gitmek gerekmiyor. Son senelik dönem, eğitimin paralılaştırılmasını ve bugünkü haline getirilmesini görmek için yeterli. Bahsedilen yıllarda, çoğumuz henüz dünyaya gelmemiştik ancak bugün 40 lı yaşlarına gelenler o döneme tanıklık ettiler. Eğitimin paralılaştırılmasının tanıkları çok uzağımızda değil Paralılaştırmaya bir tanık Şimdi gelin, hep birlikte 29 yıl öncesine gidelim ve dönemin yüzbinlerce tanığının ve onlardan bir tanesinin, Ayşe nin hayatına ve onun hayatındaki değişikliklere bir göz atalım. Yıl 1980 Ayşe 18 yaşında, Eğitim Fakültesi nde birinci sınıf öğrencisidir. Ayşe ve yüzbinlerce üniversite öğrencisi, 12 Eylül 1980 askeri darbesine ve darbe sonrasında 1981 yılında kurulan YÖK e tanık olacaklardır. YÖK ün kuruluşunu, aynı yıl kabul edilen Yükseköğretim Kanunu takip eder, böylece üniversitelerde harç uygulaması da yasallaşmış olur. Ayşe nin arkadaşları her ne kadar nasıl olsa bir sigara parası be Ayşe! tepkisini verseler de, eğitimin paralı olması Ayşe nin kafasını kurcalamaktadır. Nitekim Ayşe nin şüpheleri hiç de anlamsız değildir. YÖK Başkanı Prof. İhsan Doğramacı tarafından 1984 yılında kurulan ilk özel üniversite ( Bilkent Üniversitesi) ve eğitimin paralılaştırılması yönünde atılan adımlar bunun en önemli göstergelerindendir. Dönemin anayasasına göre vakıf üniversitesi kurulmasının yasak olması, özel üniversitenin kurulmasını engellemez. Günümüz Anayasa sında eğitimin parasız sağlanacağına ilişkin maddenin yok sayılıyor olması gibi, bu madde de o tarihte yok sayılmış ve ilk özel üniversite kurulmuştur. Yıl 1985 Sigara fiyatlarının sabit durmaması gibi, harç miktarları da sabit durmaz. Temel ihtiyaçların da paralılaşması ve günden güne etkisini artıran hayat pahalılığı sebebiyle Ayşe kendisini bir yandan çalışıp, bir yandan okumakla uğraşır bir halde bulur. Üstelik Ayşe nin diğer iki kardeşi de bu zor şartlar altında okumak için çabalamaktadır. Ailesi için durum vahimleşmektedir. Kenan Evren in 12 çocuğu var, 12 sini de devlet parasız okutuyor açıklamasından etkilenen bir arkadaşı Ayşe ye, Ailenin 3 çocuğu var, üçünü de devlet parasız mı okutsun? Her şeyi devletten bekleme! şeklinde nasihat etmektedir. Ancak Ayşe devlet kurumlarında öğrenim görmekte olan bir öğrenci için en fazla 202 milyon lira, özel kurumlarda okuyan bir öğrenci için ise 3 milyar lira harcayabilen bir devletten parasız eğitim sağlanmasını beklemesinin doğal olduğunu düşünmektedir. Ayrıca Ayşe, hangi kardeşinin paralı, hangisinin parasız okuması gerektiğine karar verememiş, Kenan Evren in açıklamasını hiç anlamamıştır. Ayşe üniversiteden mezun olup, çalışmaya başlar. Ancak paralılaştırma yalnızca eğitimle sınırlı kalmamış, devletin sağlaması gereken bütün hizmetleri etkilemiştir. Yaşamın daha da pahalı olmasının yanı sıra, kötüleşen çalışma koşullarından bir hayli etkilenmiştir Ayşe. Ayşe nin evlenip, bir de çocuğunun olduğu yıllarda, piyasa koşulları kendisini daha fazla hissettirir hale gelmiştir. Ayşe için hayatın amacı, diğer birçok anne-baba gibi, çocuğunun eğitimini garanti altına almak için, ne kadar sömürüldüğünü önemsemeden çalışmak, kendisini ve çocuklarının geleceğini kurtarabileceği parayı kazanmaktır yılına gelindiğinde Vakıf Üniversiteleri Kanunu değişmiş, daha önce yasak olan vakıf üniversiteleri birçok yerde kurulmaya başlanmıştır. Üstelik bu vakıf üniversitelerinin kurulması için devlet, arsaların bir kısmını ücretsiz vermiş, bir kısmından da yalnızca %45-50 oranında ücret almıştır. Bilkent Üniversitesi için devletten arsa tahsis edilip, üzerine villa yapılınca, villalar da satılıp Doğramacı nın

7 ?13?12 kasasını doldurunca Ayşe iyiden iyiye kızmaya başlamıştır. Devlete hiçbir şekilde yük olmayan ödemelerin yanında, Ayşe nin kardeşine parasız eğitim verilmesi devlet için büyük bir yük oluvermiştir. Yıl 1995 Harçlara % arasında bir zam gelir. Bu zamları, üniversite işgallerine varan protesto gösterileri takip eder ve ardından zamlar geri çekilir. Ancak eğitimi paralılaştıranlar kararlıdır, harç ücretleri bu tarihlerden sonra benzer şekilde artırılacaktır öğretim yılı harç miktarları ile ilgili Bakanlar Kurulu kararı Resmi Gazete de yayınlanır. Bu karar gereğince üniversite harçlarına %60 zam yapılmıştır. Dönemin en yüksek harcı ise 74 milyon lira olmuştur ve Tıp Fakültesi ve Devlet Konservatuarı öğrencileri tarafından ödenir. Nitekim 1999 yılında asgari ücret yaklaşık olarak 78 milyon TL dir. Üstelik öğretim yılında bu kararın yanı sıra öğrencilerin ödeyecekleri harçların, üniversitelerin özellikleri, öğrenim dallarının nitelikleri ve süreleri göz önünde tutularak üniversite yönetim kurulları tarafından yüzde 20 oranında arttırılabilmesini sağlayan karar da hükme bağlanır. Ancak ne gariptir ki aynı dönemde vakıf üniversiteleri için 5 trilyon 121 milyar lira yardım yapılmasına ilişkin teklife YÖK ten onay gelir. Yani devlet sırtındaki parasız eğitim yükü nü Ayşe ve arkadaşlarına verip, vakıf üniversitelerinin yükünü omuzlamıştır lerin ilk yıllarında, eğitimin parasız sağlanamayacağı o kadar çok kabullenilir ki, öğrenciler ve veliler için harçlara yıllık olarak getirilen zamlar birer gazete haberinden daha fazla anlam taşımamaktadır. AKP iktidarı ile birlikte herşey parayla satın alınır düşüncesinin yaygınlaştığı bu yıllara Ayşe de alışmıştır artık. Çocuğunun üniversite hayatı yaklaşmaktadır, ancak o paralı eğitimi sorgulamayı bir kenara bırakmıştır. Yıl 2008 Ayşe çalıştığı okulda boş vakit buldukça gazetelere göz atmaktadır. Ve seçildiği günden beri yaptığı açıklamalarıyla gündemden inmeyen YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan ın yeni bir açıklamasıyla daha karşı karşıya gelir. Özcan, devlet üniversitelerinin paralı olması gerektiğini, parası olmayan öğrenciye de kredi verilebileceğini ve bedava okulun hiçbir yerde görülmediğini açık açık belirtmiştir bu açıklamasında. Bu açıklamayı okuyan Ayşe nin gözlerinin önünden üniversite yıllarında aldığı krediler ve onları ödeyebilmek için adeta çırpındığı günler bir film şeridi gibi geçer. Yıl 2009 Yusuf Ziya Özcan ın açıklamaları sözde kalmamış, üniversitelerin paralılaştırılması ile ilgili önemli adımlar atmıştır. Türkiye de 97 devlet üniversitesine karşılık 45 özel üniversite bulunmaktadır artık. Nitekim özel üniversitelerin 19 u Yusuf Ziya Özcan döneminde açılmıştır. Ayşe gibi milyonların, milyonlarca çocuğu olmuştur. Bu çocuklar doğduğunda eğitim paralıdır, sağlık paralıdır, barınma paralıdır, en temel ihtiyaçlara ulaşmak zorlaşmıştır. Bu çocukların, yani bizlerin, parasız eğitimi tamamen unutması sağlanmış, parasız eğitimi aklına bile getiremeyecek bir kuşak yaratılması hedeflenmiştir. Bu hedefe ulaşılmadığının kanıtı, yetkililerin televizyonlara çıkıp, parasız eğitim isteyenleri marjinal, zamana ayak uyduramayan, ya da edepsiz ilan etmekten vazgeçmemesidir. Gençliğin bugün söylemesi gereken, çok açık ve net olarak, paralı eğitimin ezelden beri varolmadığı, adım adım yerleştirildiğidir. İnsanların en doğal haklarından bir tanesinin ellerinden alınışını hatırlamaması ve bu haklarına sahip çıkmamaları ne kadar garipse, parasız eğitim talebinin gerçekleşemeyeceğini söylemek de bir o kadar gariptir.

8 ?15?14 paralı eğitimin sonuçları... ortada bir başarı var mı? Paralı eğitim ile ilgili tartışmalarda, günümüzde uygulanmakta olan eğitim politikasını ve bir süreç olarak eğitimin paralılaştırılmasının sonuçlarını da hesaba katmak gerekiyor. Dikkat edilirse, eğitimin paralı olmasını savunanlar, şu an yürürlükte olan eğitim sisteminin ve ortadaki sorunların, son senede yoğunlaşan paralılaştırma hamlesinin ürünü olduğunu hasıraltı ediyorlar. Dolayısıyla, eğitim sisteminin çarpıklıkları ve adaletsizliği ile ilgili gerçeklerin, paralı eğitime yönelen eleştiriler olmasını engellemiş oluyorlar. Oysa eğitim sistemimizdeki sorunların başat özelliği, dünyadaki örneklerine benzer şekilde, parayla alınır-satılır hale getirilmesinden kaynaklanıyor olması. O halde, Türkiye de eğitim sistemiyle ilgili eleştirilerin, paralı eğitim anlayışına yönlendirilmesi, paralı eğitimin sonuçlarının ise ayrıntısıyla tartışılması gerekiyor. Paralı eğitime evet dedikten sonra, eğitim sistemini eleştirmenin ise bir anlamı bulunmuyor. Eğitim herkesin kabul ettiği gibi toplumun bütününü ilgilendiren bir olgu. Bu nedenle eğitimi tartışırken toplumda yarattığı sonuçları da değerlendirmek gerekiyor. Bundan hareketle eğitim sistemi ile toplumun refahı arasında aslında sıkı bir bağ bulunduğunu belirtmek gerekiyor. Örneğin, bir ülke yönetiminin başarısı değerlendirildiğinde, çoğu zaman öncelikli olarak eğitim sistemi ve halkın eğitilmesindeki başarı göz önünde bulundurulur. Eğitimde sağlanan olanaklar, bir devletin sosyal politikalarında ilk sıralarda gelir. Halk arasında telaffuz edilen, eğitim şart!, her şeyin başı eğitim gibi ifadelerin içerisinde, eğitimin toplumsal yapıyla olan ilişkisinin ipuçları gizlidir. Örneğin, halkımızın yüzde kaçı, eğitim sistemi düzelirse bu ülkenin sırtının yere gelmeyeceğini düşünüyordur? Burada, eğitim sisteminin, bir halkı, bir ülkeyi değiştireceğine dönük bir beklenti ve gözlem söz konusudur. Bu gözlemin eksikli olması bir yana, yanlış olduğu kesinlikle söylenemez. Hatta bir ülkede hâkim kılınan eğitim anlayışının sonuçlarını ve başarısını, etki etmekte olduğu toplumsal yapıda gerçekleşen değişimler ile ölçmek çoğu zaman iyi bir yoldur. Herkesin kabul ettiği ancak kimilerinin hasıraltı ettiği verilere ve mevcut eğitim anlayışının toplumda bıraktığı etkilere bakarak, paralı eğitimin sonuçlarına göz atalım: Paralılaştırmanın her adımı, bazılarımızı eğitimden men ediyor Toplumda işsiz bırakılmış olan ya da düşük ücretle çalışan kesimlerin çocukları için eğitimin hayalini bile kurmaları zorlaşmış durumda. Düşünsenize; sayıları milyonlarla ifade edilen bir genç nüfusun gündemine, eğitim çoğu kez giremiyor. Maddi yetersizliklerin içerisinde hayata gözlerini açan bu genç nüfusun suçu, yoksul ailelerin çocukları olarak doğmaları. Yoksul anne-baba da anadan doğma yoksul oldukları ya da hayatlarında şansları yaver gitmediğinden yoksul çoğunluk içerisinde yer almaktan kurtulamadıkları için suçlu sayılıyorlar. Çocuklarının eğitimi fiili olarak yasaklandığı ve bu şekilde cezalandırıldıklarına göre, maddi yetersizlik suç olarak kabul ediliyor olmalı! Paralı eğitim anlayışının her adımı, eğitim almanın hayalini bile kurmayanlardan başlayarak, bazılarımızın eğitim hayatına son veriyor. Sonra ne deseler beğenirsiniz: Herkes eğitim almak zorunda değil ki! Sanki eğitim alıp almamak tercihi, gençlerin kendisine aitmiş gibi. Sembolik ücretler : Küçük ama etkisi çok büyük Eğitimin piyasada alınır-satılır hale getirilmesinin Türkiye deki macerası, içerisinde birçok tartışmayı ve mücadeleyi barındırıyor. Paralılaştırma hedefi ile eğitim politikalarını belirleyen hükümetlerin, bu hedef doğrultusunda her yol mübahtır anlayışını benimsedikleri görülüyor. Örneğin, eğitimde bir hizmetin para karşılığı verilmesi için atılan ilk adımın, çoğu zaman sembolik ambalajıyla sunulduğunu görüyoruz. Sembolik olarak konulmuş ücretlerin, cüzi etiketli meblağların karşısında durmak zordur. Ücretlendirme peşinde koşanlar, eğitimin tamamen parasız olmasını isteyenleri, neredeyse üç-beş kuruşun lafını etmekle suçlamaya başlarlar. Peki, nedir sembolik ücretlere de karşı çıkılmasının nedeni?

9 ?17?16 Harç ücretlerinin ilk çıkışını hatırlayalım. Eğitim masraflarının cüzi bir miktarının öğrenciler tarafından karşılanması beklenirken, eğitimden ücret alınmasının yaratacağı tepkiden çekinildiğini ve alınacak miktarın küçük bir miktar olduğunun bol bol propaganda edildiğine şahit oluyoruz. Bunun nedeni, ücretin fazlalığının ya da azlığının değil, ücret alınmasının kendisinin hedeflenmesidir. Eğitimden herhangi bir ücret alınması, eğitimin devlet tarafından karşılanması gereken, kamusal bir hizmet statüsünden çıkması anlamına geleceğinden, paralı eğitimin mimarları, alınan ücretin az veya çok olmasıyla çok da ilgilenmemişlerdir. Harçların ilk çıktığı zamanlarda, herkesin çok rahat ödeyebildiği ücretlerin gündeme getirilmiş olması, eğitim parasız sağlanır ilkesinin elden gitmekte olduğu gerçeğini perdelemiştir. Bugün bu ilkeyi hatırlayan, gerçek olabileceğini düşünenlerin sayısı ne kadar az değil mi? Cüzi miktarlar, sembolik rakamlar, paralılaştırmanın her adımında ve zamlarda, iyi bir ambalaj işlevi gördü. Biz gençlere ve ailelerimize ise, ne yapalım canım, ödenir demek düştü. Öğrenciler, tüketici oldukça, toplumla bağları kalmıyor Dikkat edilirse, harç ücretlerine her sene yapılan zamlarla ilgili olarak YÖK ve Hükümet tarafından yapılan açıklamalar belirli bir argümanın üzerine kuruluyor: Eğitim, bir hizmetse, bunun bir bedeli olmalıdır. Açıkçası, son yirmi yılda, devletin karşılaması gereken bütün hizmetlerin, aynı gerekçeyle paralı hale getirildiğini görüyoruz. Biz öğrenciler bile bazen aynı şeyi söylemiyor muyuz? Bir hizmet aldığımız için parasını ödemeliyiz. Peki, bir devlet için, öğrencisinin tüketici konumuna getirilmesi ne demektir? Bir tüketici için, sahip olduğu parayı kullanarak bir hizmeti ya da malı satın alması önemlidir. Eğitimin toplumla olan bağlarının ise alışveriş ilişkisiyle uzaktan yakından ilişkisi olamaz. Ancak, parasız sağlanan yani kamu hizmeti olarak sağlanan bir eğitim sürecinin sonunda toplumla aidiyet ilişkileri geliştirilir. Biz gençler için, meslek sahibi olduğumuzda, toplum yararına, toplumcu bir bilinçle çalışmak bu kadar gereksiz midir? Kredi ve burslarla ilgili ortaya çıkan sonuçlar da buna işaret etmektedir. Parası olmayana biz borç veririz. Pardon burs diyecektik... Harç ücretlerine yapılan zamların ardından, parası olmayanların ne yapacaklarına ilişkin sorulara verilen cevabın, bize gelsinler, başvuran herkese burs veriyoruz olması da dikkate değerdir. Birincisi, burs vermenin bir lütuf olarak kabul edilmesi komiktir çünkü bu başlı başına borçlandırmadır. İkincisi, borçlandırılarak eğitim alması sağlanan yüzbinlerce gencin, okullarından mezun olduklarında kamu yararını düşünmesi mümkün olmamaktadır. Burs sistemi bireyciliği destekleyen bir uygulamadır. Prof. Dr. Cem Terzi nin bir yazısında belirttiği gibi, Burs alarak okuyan ve hekim olan bir gencin binlerce lira borcunu geri ödeyeceği günleri bir dağ köyünde, sağlık ocağında, bebeklere aşı yaparak geçireceğini düşünmek hayalcilik olur. Türkiye de uzun yıllardır doğuya, kasabalara, köylere hekimler mecburi hizmet yasası ile gönderilmektedir. Paralı eğitimin toplumsal yapıda ortaya çıkarttığı en ciddi sonuçlardan bir tanesinin, burs ve kredi organizasyonu sonucu öğrencilerin borçlandırılması olduğu söylenebilir. Herhalde bunu da borç yiğidin kamçısıdır diyerek haklı çıkaracak değiller Eğitim satan kurumlar: Dershaneler Eğitimin paralı hale getirilmesinin çok önemli bir parçası, son yıllarda palazlanan dershanelerdir. Dershane sektörünün ve dershaneciliğin, eğitimin paralılaştırılması ile ilgisi olmadığını savunanlar, herkes dershanelere gelmek zorunda değil ki deseler de, mevcut sınav sistemi ve toplumda yaratılan beklentiler, dershaneleri hem öğrencinin gözünde, hem de çocuğu için elinden geleni yapmaya hazır olan aileler için olmazsa olmaz oluyor. Dershaneciliğin, paralı eğitimin hem önemli bir parçası, hem de bir sonucu olduğunu düşünebiliriz. Bu sektörün, başlı başına paralı eğitimin ürünü olduğunu görmek için dershanelerin tarihine bakmak yetiyor. Eğitimin özelleştirilmesi ile dershanelerin aynı dönemde ortaya çıktığı görülüyor. Dershaneciliğin büyük bir rant kapısı haline gelmesi ise son 10 yılda eğitim olanaklarının eşitsizliğinde varılan noktayla bağlantılı. Dershanecilikle birlikte gelen ve paralı eğitim sisteminin sonucu olarak değerlendirilebilecek birkaç olguya daha göz atmamız gerekiyor. Birincisi, dershaneler kendi iç ortamıyla da eğitimin paralı olmasını meşrulaştıran bir yapıya sahip. Dershanelerdeki eğitimciler de,

10 ?19?18 toplumu eğitmek ve kamu yararına görev yapmak gibi bir perspektife sahip olamıyorlar. Dershanecilik sisteminin, eğitimcilerin sömürülmesi ve ucuz işgücü olarak kullanılması konusundaki gayreti de devreye girince eğitimcilere aldıkları trajik maaşlarla ayakta kalmak düşüyor. İkincisi, dershanelerin, öğrencilerin gözünde de olmazsa olmaz bir hal alması, eğitimin parasız olması gerektiğine ilişkin beklentilerin ortadan kalkmasına, paralı eğitimin gençlerin kaderi olarak görülmesine neden oluyor. Paranın girdiği yerde ne bilim kalıyor, ne kalite... İlk bakışta sanılabilir ki, üniversiteler ve genel olarak eğitim paralılaştıkça, daha kaliteli bir hale geliyor, daha nitelikli bir eğitim anlayışı devreye giriyor. Böyle sanılmasında biz gençlerin bir suçunun olduğu söylenemez çünkü bizler daha çocukluk yaşlarından başlayarak Türkiye de gerçekleştirilen özelleştirme operasyonunun en temel argümanı olan özelleşsin güzelleşsin sloganlarıyla büyütüldük. Şimdi aklımız başımızdayken, sakin kafayla bir düşünelim. Eğitim parasız olduğu zamanlardan bugüne değişen ne? Kalite arttı da, okullarımız ondan mı paralı oldu? Bunu savunanlar elbette ki çıkacaktır ancak paralı eğitimin sonuçlarından bir tanesi olarak, eğitimin niteliksizleştiğini yazmak için elimizde çok fazla veri var. Üniversitelerin özelleştirilmesi aynı zamanda bilimin de paranın hizmetine sunulması anlamına geliyor. Bilimsel üretimin kendisi, artık sermayenin ihtiyaçları doğrultusunda şekilleniyor. Eğitim hizmetinin paralı hale gelmesi, ödenecek paraya göre hizmetin kalitesinin belirlenmesi anlamına da geliyor ve bu Anayasa da da benzer bir şekilde yer alan eğitimde eşitlik ilkesinin çöpe atılması olarak ortaya çıkıyor. Türkiye deki bölgesel eşitsizliklerin de etkisiyle, eğitim kalitesi bakımından ülke sathında büyük bir farklılık göze çarpıyor. Bölgesel eşitsizliklerin ötesinde, gelir dağılımına göre eğitimin kalitesi de şüphesiz değişiyor. Toplumun çaresizliğinden beslenen hayırsever kurumlar : Cemaatler Eğitimin paralı olması, yüz binlerin, milyonların çaresiz bırakılmasıdır. Eğitimin, parası olanlar için erişilebilecek bir hizmete dönüşmesi, çaresiz bırakılan yüz binlerce gencin, eğitim alabilmek için din istismarcısı tarikatlara, cemaatlere yüzlerini dönmesi ile birlikte ilerler. Paralı eğitim ve cemaatleşme birbirinin adeta sigortası haline gelmiş durumda: Cemaatler, paralı eğitimin meyvesini, çaresiz gençlerden devşirilecek geniş bir kadro yığınağı ve kendi dershane ve okullarıyla cebe indirdikleri dudak uçuklatan kazançlarla yiyorlar. Paralı eğitimin uygulanması ise gençler için cemaat seçeneğinin gündemde tutulduğu her an katmerleniyor. Tarikat şeyhlerinin Türkiye de kazandığı meşruiyet dikkate alınırsa, meselenin iç yüzü daha rahat görülebilir un Ağustos ayında basında yer bulan bir habere bakılırsa, her sene ÖSS ye giren öğrencilerden yüz binlercesi ile Nur tarikatı doğrudan bağlantıya geçmektedir. Daha doğrusu, bu gençlerin iletişim bilgileri, tarikata sızdırılmaktadır. Bu cemaatin, Türkiye sathındaki evleri, yurtları, dershaneleri ve okullarının sayısının kaç olduğuna dair çeşitli spekülasyonlar yürütülüyor. Sayısı ölçülemeyen bu yerlerde, Fethullah Gülen hazretlerinin de emriyle, parasız eğitim istemenin saçma olduğu, alınan hizmetlerin tamamının parasının ödenmesi gerektiği de, vaaz edilenler arasındadır. Ne de olsa parası olmayana abilik eden hayırseverler vardır Öğrenciler için yurt olanaklarının az olduğu noktalardan beslenen cemaatler, yaptıkları işin hayırseverlik olduğunu iddia ederler ancak bu faaliyet çaresizliğin istismar edilmesine daha çok benzemektedir. Özellikle, görece daha yoksul olan bölgelerden üniversite eğitimi almak üzere şehir değiştiren gençlerin önemli bir kısmı, çareyi ucuz hizmet sağlayan tarikat yurtlarına başvurmakta görmektedir. Aileler için ise durum daha farklıdır. Çocuklarını bilmedikleri bir şehirde tehlikelerden ve kötü alışkanlıklardan koruyup kollayacak kişiler olarak gördükleri cemaatlere güvenmeyi tek çare olarak görmektedirler. Geriye nasıl bir toplum kalıyor? Cemaatten olmayan herkesi potansiyel suçlu ya da ahlaksız olarak görmeye ikna edilmiş ebeveynler, eğitim almasının tek yolu olarak sığındığı cemaat yurtlarında kalan, bastırılmış ve özgür düşünme yetisini çöpe atmış tarikat toplamına katılmayı bekleyen çaresiz gençler... Varın bundan sonrasını sizler düşünün.

11 ?21?20 parasız eğitim Türkiye de mümkün mü? Artık önemli bir soruyu sormamızın zamanı geldi: Neden ülkemizde eğitim parasız olmasın? Bazen sermayedarların, bazen hükümet temsilcilerinin ve YÖK Başkanı nın, bazen de köşelerini eğitim konusuna ayıran liberal yazarların söylediklerine kulak verelim: Eğitim maliyetli bir iştir, bedava olmaz, Dünya da eğitimin parasız olduğu tek bir örnek yok, daha kaliteli bir eğitim için eğitimi alanlar finansmanına katkıda bulunmalı (öğrencisi, velisi elini cebine atmalı), bütçe yok, kaynak sınırlı, asıl adaletsizlik zengin çocuklarının üniversitelerde bedava okuması... Liste uzayıp gidiyor. Çözüm ise belli: Bedava okumaya alışmış olan bizlere üniversite okumanın maliyetini yüklemek. Sahi biz fazla mı alıştık bedava yaşamaya. Gerçekten bedava mı okuyoruz? İlköğretim ve liseden başlayan kayıt paraları, katkı payları, eğitim hayatının ayrılmaz parçası dershanelere verdiğimiz ücretler... Bunları görmezden gelip, üç maymunu oynayacaksak, hiç bu konuları tartışmanın anlamı yok. Eğer ortada ciddi bir üçkâğıdın döndüğünü düşünüyorsak, eğitimin parasız olamayacağı iddiası ile uğraşmamız gerekiyor. Dünyanın her yerinde üniversite eğitiminin paralı olduğu ve bunun aksinin mümkün olmadığı söyleniyor. Sovyetler Birliği gibi eğitim ve bilim alanlarında önemli atılımlara ev sahipliği yapan örnekleri bir kenara bıraktığımızda bile Avrupa ve hatta Türkiye de dâhil olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde üniversite eğitiminin ücretsiz olduğunu görürüz. (Eğitim Kademelerine Göre Öğrenci Başına Yapılan Harcama (ABD Doları)) Ülkeler İlköğretim Ortaöğretim Yükseköğretim İlköğretimden Yükseköğretime Çek Cumhuriyeti Fransa Yunanistan Macaristan İtalya Meksika Polonya Türkiye OECD Ortalaması Kaynak: OECD, Education at a Glance, 2008, s. 18 İngiltere ve benzeri ülkelerde, üniversite eğitiminin paralı hale gelmesi son birkaç yıl içerisinde gerçekleşen bir olgudur. Bugün ise Avrupa ülkelerine baktığımızda farklı uygulamalar görmekteyiz: Finlandiya, İrlanda, Almanya, Fransa gibi bazı ülkelerde yükseköğrenim bir kamu hizmeti olarak görülmekte ve öğrenci katkı payı alınmamaktadır. Bununla birlikte İngiltere, Hollanda, Portekiz, İtalya, Avusturya ve gibi bazı ülkelerde öğrenci harçları son yıllarda önemli ölçüde arttırılmıştır. Bu durumu eğitimin finanse edilmesinin zorlukları ile değil kaynakların kullanımındaki tercihlerle açıklamak daha doğru olacaktır. Kamusal hizmetlerin tasfiyesi ve özelleştirilmesi genel bir eğilim olup, bu hizmetler bir ticaret alanı olarak görülmekte ve büyük rantlar yaratılmaktadır. Ülkemize baktığımızda da durum bundan farklı değildir lerden itibaren başlayan özelleştirme süreci ile devletin fonksiyonu eğitim ve sağlık hizmetleri ile sınırlandırılması gerektiği söylenmiş bugün gelinen noktada ise eğitim bütçesinin devlet tarafından değil üniversitenin kendi kaynakları ve eğitim alanlarca karşılanması gerektiği söylenmektedir. Eğitimin paralı olması ile kalitesinin artacağı yalanını çürüten bir

12 ?23?22 başka olgu son yıllarda üniversitelerin gelirlerinde döner sermayenin payının artması, bütçeden ayrılan kaynağın ağırlığının azalmasıdır. Öğrencilere yüklenen para ile eğitime ayrılan düşük bütçe telafi edilmek istenmektedir. Türkiye nin eğitime ve yükseköğretime ayırdığı bütçe: Türkiye de Bütçeden Eğitime Ayrılan Pay ve Eğitim Harcamalarının Milli Gelire Oranı Yıllar MEB Bütçesinin Milli Gelire Oranı (%) , , , , , , , * 2,50 Türkiye de Bütçeden Yükseköğretime Ayrılan Pay ve Milli Gelire Oranı Yıllar Yükseköğretim Bütçesinin Milli Gelire Oranı (%) , , , , , , , ,79 Şeklindedir. Türkiye de kamu üniversitelerine sınırlı kaynak ayrılırken bir taraftan da özel üniversitelere küçümsenemeyecek rakamlarda kaynak aktarılmaktadır. Özel vakıf üniversitelerinin bütçelerinin %45 ine varan bir bölümünün devlet tarafından karşılanması yasayla öngörülmüştür. YÖK yasasının ek 18.maddesinde tarihinde sessiz sedasız yapılan bir değişiklikle, özel vakıf üniversitelerine Devlet yardımı yapılabilir hükmü, Devlet yardımı yapılır biçimine dönüştürülmek suretiyle bu katkı, daha kesin bir zorunluluk haline getirilmiştir. Özel vakıf üniversitelerine sağlanan devlet yardımı, bundan ibaret de değildir. Bir kısım vakıf üniversitelerinin değerli kent arazilerini ve ormanları ucuza kapatmak suretiyle sağladıkları avantajlar bunların dışındadır yılında özel vakıf üniversitelerine Maliye Bakanlığı eliyle yapılan devlet yardımı 12 trilyon liraya ulaşmıştır. Bu miktar, YÖK ün ilk başkanının kurucusu olduğu üniversite ve en güçlüleri başta olmak üzere özel üniversiteler arasında değişen paylarda bölüştürülmüştür. Her türlü devlet harcamasından kısıntıya gidilmesinin öngörüldüğü 2002 yılı bütçesinde, özel vakıf üniversitelerine yapılması öngörülen yardımın miktarı, 17 trilyon liraya çıkarılmış bulunmaktadır. Bu miktar azalmamakta artmaktadır yılında özel vakıf üniversitelerine ayrılan bütçenin devlet üniversitelerinin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılması halinde; devlet üniversitelerinde eğitim gören binlerce öğrencinin ücretsiz ve sağlıklı koşullarda barınabilecekleri yurtlar yapılması mümkündür. Bütçeden sağlanan bu yardımlar, özel vakıf üniversitelerinin yararlandıkları kamusal olanakların yalnızca bir bölümüdür. Bu üniversitelere ucuza veya parasız sağlanan kıymetli kent arazileri, özel eğitim yatırımlarına 2-3 yıla varan ödemesiz ve 5-6 yıla varan vadeli, düşük faizli kredi verme başta olmak üzere diğer kolaylıkları da bu kalemlere eklemek gerekir. Türkiye de eğitimin eşit ve parasız olarak sunulabilmesi için öncelikle eğitime ayrılan bütçe artırılmalıdır. Dış borç geri ödemeleri ile her yıl milyarlarca dolar dolandırıldığımızı düşünürsek, kaynak yok bahanesi geçersizleşmektedir. Sorun hükümetlerin tercihleri ile ilişkilidir. IMF ile yapılan anlaşmalar sonucunda oluşturulan program ve bütçelerde öncelikli hedef, faiz dışı fazlanın bütçedeki payının artırılması olmaktadır. Faiz dışı fazla, bütçe gelirlerinden borç faizi ödemeleri dışındaki bütçe giderlerinin çıkartılması sonucunda elde edilir ve borç faizlerinin ödenmesi için kullanılır. Faiz dışı fazlanın artırılması eğitim, sağlık ve benzer hizmetlere ayrılan bütçe paylarının daraltılması anlamına gelmektedir. Bu duruma çarpıcı bir örnek olarak yılları arasında eğitim, sağlık, kültür hizmetlerini kapsayan konsolide bütçe başlangıç ödeneklerindeki payın %25,5 ten %13,3 e düşürülmüş olmasını gösterebiliriz yılında bütçenin %22,42 si (2001 yılında %51 i) faiz harcamalarına gitmiştir. Aynı yıl bütçeden Milli Eğitim Bakanlığına

13 ?25?24 ayrılan pay %10,5, yüksek öğretime ayrılan pay ise %3,29 dur. Kamu borçları faiz ödemelerinin her yıl bütçede geniş bir yer tutmasına rağmen kamu borçları bitmek bir yana sürekli olarak artmaktadır. Kamu kaynakları sürekli artmakta olan borçların bitmeyen faizleri için çarçur edilirken eğitim, sağlık ve benzeri hizmetlerin devlet tarafından karşılanmasının mümkün olmadığını iddia etmek bir çeşit sahtekârlıktır. Bütçeyi zora sokan eğitim, sağlık ve benzer hizmetlerin kamu tarafından karşılanması değil, hükümetlerin yıllarca sorumsuzca aldıkları borçların faizleridir. Bir taraftan dünyada örneği yok bir taraftan da kaynağı yok denen parasız eğitimin, örneği de kaynağı da var. Kaynakları çok daha sınırlı bir ülke olan Küba da eğitime ayrılan bütçe toplam bütçenin %9,8 ini oluşturuyor ve eğitim tamamen ücretsiz. Eğitimin ücretsiz olmasına ek olarak öğrencilerin entelektüel gelişimi devlet tarafından teşfik ediliyor. Örneğin; öğrencilerin sinemaya, tiyatroya, konsere rahatça gidebilmesi için ciddi bir maddi destek devlet tarafından sağlanıyor. Ülkemizde bizim için önemli ve pahalı iki hizmet olan yurt ve ulaşımdan ise herhangi bir sembolik ücret talep edilmiyor. Sözün kısası eğitim eşit ve parasız bir şekilde devlet tarafından sağlanabiliyor. Kaynakları sınırlı denilen ülkemizde ise devlet yeni açılan üniversitelere bina dikebilecek kadar kaynak ayırmazken özel üniversiteleri finanse etmekte, milyarlarca doları borç ödemelerine harcamakta... Bugün ülkemiz bütçesine ve kaynaklarına göz atan herkes rahatlıkla görebilir ki, Türkiye de parasız eğitim mümkündür. Yeter ki, Türkiye 1980 de girdiği yoldan dönsün. Yeter ki, Türkiye kendi yolunu çizsin, bağımlılık ilişkilerine son versin. Eğitim politikasında sermayenin çıkarlarının belirleyiciliğine son verilsin. Rant dağıtmak üzere değil ülkemizin ihtiyaçları esas alınarak eğitim politikası belirlensin. Eşit ve parasız eğitim, pekâlâ mümkündür. parasız eğitim mümkün, gerekli, zorunlu Parasız Eğitim Mümkün mü? broşürü, en başta belirttiğimiz gibi, çokça tartışılan ve merkezinde gençliğin durduğu bir konuyu ele almak, durumu gençler açısından değerlendirmek, tartışmaları yorumlamak ve asıl soruya sağlam bir cevap vermek için hazırlandı. Bu açıdan, Genç Meclis in amacının yalnızca tartışmaları göstermek değil, gençliğin yolunu aydınlatmak olduğunu söylememiz gerekiyor. Asıl soruya yani parasız eğitimin mümkün olup olamayacağına gelince Bu konudaki bütün sorulara, bütün detaylarıyla cevap vermek için bu broşürün yetersiz kalacağını söyleyebiliriz. Ancak ortada o kadar net, o kadar basit bir gerçek var ki, bunun için ansiklopediler devirmeye, kitaplar yazmaya gerek yok. Bu gerçek, Başbakan tarafından sık sık azarlanan gençlerin pankartlarına yazdığı, maalesef birçoğumuzun eski kafalı bunlar diyenlerden etkilenerek burun kıvırdığımız o sloganda yatıyor: Herkese eşit parasız eğitim! Herkese eşit eğitim verilemez deniliyor. Neden? Daha önce olmuyor muydu? Bugün dünyada gerçekten dedikleri gibi bunun örnekleri bulunmuyor mu? Eğitim parasız olmaz deniliyor. Neden olmasın? Bu bir hak değil mi? Anayasada da, insanların haklarını gösteren en temel metinlerin tamamında da bu yok mu? Dünyada hiçbir yerde bu denilen yapılamıyor mu? Bu soruların cevaplarını görmek için genç olmak yetiyor. Genç Meclis, cevapları görenlere, en temel ve insani hak olan parasız eğitimi isteyenlere öneriyor: Mümkün değil diyenler kadar ısrarcı olmalı, mümkün olduğunu herkese göstermeli

14 ?27?26 Paralı eğitimi, eşitsizliği ve paranın kirini göstermeli Parasız Eğitim Mümkün ise gerçek kılmak için üretmeli, çoğalmalı ve başarmalı Genç Meclis Gençliğin Durumu Raporu, Genç Meclis in Türkiye genelinde yapmış olduğu danışma toplantılarının ardından hazırlanan raporlar ışığında, Genc Meclis in çalışmalarına sunulmak amacıyla hazırlandı. Bu metne Genc Meclis in internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Genç Meclis Mayıs 2009 Baskı: Kayhan Matbaacılık Davutpaşa Caddesi Güven Sanayi Sitesi D Blok No 155 Zeytinburnu TKP, İstanbul İl Örgütü

15 Bir genç Türkiye de rahatlıkla şunu söyleyebilmelidir: Genç olmayanlar sözünü söyledi, şimdi sıra bizde, gençlikte... Evet, sıra gençlikte ama gençlik sırasını yalnızca sözünü söylemek için kullanmayacak. Bütün görüşlerin yanında, bu da bizim görüşümüzdür demek, doğruların peşinden gitmedikten sonra neye yarar ki?

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com Özel okul anlayışı, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de farklı uygulamalar olmakla birlikte vardır ve yaygınlık

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013 OECD 2013 EĞİTİM GÖSTERGELERİ RAPORU: NE EKERSEN ONU BİÇERSİN (4) Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 5 Ocak 2014 Geçtiğimiz üç hafta boyunca 2013 OECD Eğitim Göstergeleri

Detaylı

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 KÜNYE Proje Adı Araştırma Sahibi Araştırma Evreni Adayların Dershane Algısı Araştırması İKSara A.Ş. Toplumsal Gündem Araştırmaları Nisan 2012 Türkiye de üniversiteye

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Recep Kapar Muğla Üniversitesi recepkapar@sosyalkoruma.net www.sosyalkoruma.net Sosyal Güvenlik Harcamaları Yüksek Değildir Ülke İsveç Fransa Danimarka Belçika

Detaylı

TÜRKİYE DE MÜHENDİSLERİ N SORUNLARI VE MÜHENDİS

TÜRKİYE DE MÜHENDİSLERİ N SORUNLARI VE MÜHENDİS TÜRKİYE DE MÜHENDİSLERİ N SORUNLARI VE MÜHENDİS OLMAK Türkiye de Mühendis Olmanın Zorluklarını 4 Evrede İncelemek Yerinde Olacaktır. Bunları; İlköğretim ve Lise eğitimi evresi. ÖSS evresi. Lisans eğitimi

Detaylı

Diğer: Diğer:... Diğer:...

Diğer: Diğer:... Diğer:... Anket Üniversite Bu anket formu, işitme engellilerin üniversite eğitimlerini desteklemeyi amaçlayan bir proje çerçevesinde sizlerin sorunlarını değerlendirmek için hazırlanmıştır. Ad Soyad: Devam ettiğiniz

Detaylı

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU Bu yıl birincisi düzenlenen Üniversite Tanıtım Fuarı ve Kariyer Günleri organizasyonunun katılımcılar ve ziyaretçiler gözünden etkililiğin

Detaylı

10SORUDA AİLE SİGORTASI

10SORUDA AİLE SİGORTASI 10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06. 2009 EĞİTİM İŞ EĞİTİM VE BİLİM İŞGÖRENLERİ SENDİKASI ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.2009 ARAŞTIRMANIN AMACI Araştırmanın

Detaylı

İLAN TARİHİ 3 Mart 2014. SON BAŞVURU TARİHİ: 25 Mart 2014

İLAN TARİHİ 3 Mart 2014. SON BAŞVURU TARİHİ: 25 Mart 2014 2013-2014 ÖĞRETİM YILI ERASMUS ÖĞRENCİ STAJ HAREKETLİLİĞİ BAŞVURU DUYURUSU İLAN TARİHİ 3 Mart 2014 SON BAŞVURU TARİHİ: 25 Mart 2014 Erasmus Stajı Nedir? Staj (yerleştirme), bir yararlanıcının programa

Detaylı

Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir?

Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir? tepav Economic Policy Research Foundation of Turkey Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir? Güven Sak 28 Şubat 2012 Çerçeve Ne yapmak istiyoruz? İnsan gücümüz dünyanın en büyük 10 uncu ekonomisi olma

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

2005, yıl:1, sayı:4, ss.62-64 de yayımlanmıştır.

2005, yıl:1, sayı:4, ss.62-64 de yayımlanmıştır. AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DİN ÖĞRETİMİ VE TÜRKİYE İLE KARŞILAŞTIRILMASI 1 Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın 2 Bu yazıda, önce Avrupa Birliği ülkelerindeki din öğretimi uygulamaları hakkında bilgi verilecek

Detaylı

Milletvekillerine mektup yazdı

Milletvekillerine mektup yazdı Milletvekillerine mektup yazdı 05 Nisan 2011 11:05 Kamu Harcamalarını İzleme Platformu, gözlem sonuçlarını milletvekillerine gönderdiği mektupla paylaştı. Paylaş İki yıldır kamu harcamalarını izleyen 52

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor TOPLUMSAL RAPORLAR 15 YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor 10 yıllık dönemler itibariyle teşvik sisteminin istihdama etkisi Yıllık Yıllık Yıllık Yıl

Detaylı

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr Öncelikle nüfusa ve bu nüfusun ne kadarının genç olduğunu anlatan rakamlara bakalım 2013

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki Bildiğiniz üzere Deutsche bank'ın arzı ile varantlar İMKB'de işlem görmeye başladı. Bu konuda çok soru gelmiş. Basit bir şekilde ne olduğunu açıklamak da bize farz oldu. Fakat hemen şunu belirteyim ki;

Detaylı

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR!

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! Ülke yönetiminde söz sahibi olup, sorumluluk makamlarını temsil edenler iyi yönetim sergilediklerini her fırsatta kamuoyuna yüksek vurgularla belirtmektedirler. Yöneticilerin

Detaylı

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 12 Eczacı Profili-1998-2007 II. 1998 ARAŞTIRMASI BULGULARI ll.l.toplumsal VE EKONOMİK ÖZELLİKLER Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 Tabloda

Detaylı

Zayıflarken Yapılan 5 Hata ve Çözümleri

Zayıflarken Yapılan 5 Hata ve Çözümleri Zayıflarken Yapılan 5 Hata ve Çözümleri Ebru Pelin 10 günde 10 kilo verin... X diyetiyle bu yaza ideal kilonuzda girin... X biberi, Y kapsülü ile ayda 15 kilo verin... Bu ve benzeri iddialarla oluşturulan

Detaylı

DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12.

DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12. DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12.2014 Dişhekimleri, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'ndan randevu bekliyor

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması

10 Ağustos. Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması. 18 Ağustos 2014. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Yazılı Medya Araştırması 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimleri Yazılı Medya Araştırması 18 Ağustos 2014 İÇİNDEKİLER 1. SUNUŞ... 3 2. ADAYLAR HAKKINDA ÇIKAN HABERLER NASIL SUNULDU?... 3-4 2.1 HABERLERİN ADAYLARA GÖRE DAĞILIMI...

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor?

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Pınar ELMAS Otomotiv sektörü, ekonomide yarattığı katma değer, istihdama olan katkısı ve ilişkide bulunduğu diğer sektörlerdeki teknolojik gelişmenin

Detaylı

Education at a Glance: OECD Indicators - 2006 Edition

Education at a Glance: OECD Indicators - 2006 Edition Education at a Glance: OECD Indicators - 2006 Edition Summary in Turkish Bir Bakışta Eğitim: OECD Göstergeleri - 2006 Türkçe Özet Bir Bakışta Eğitim, eğitimciler, politika yapıcılar, öğrenciler ve velilere

Detaylı

2011-2012 ÖĞRETİM YILI ERASMUS ÖĞRENCİ STAJ HAREKETLİLİĞİ 3. EK HİBE DUYURUSU İLAN TARİHİ: 11 MAYIS 2012 SON BAŞVURU TARİHİ: 17 MAYIS 2012

2011-2012 ÖĞRETİM YILI ERASMUS ÖĞRENCİ STAJ HAREKETLİLİĞİ 3. EK HİBE DUYURUSU İLAN TARİHİ: 11 MAYIS 2012 SON BAŞVURU TARİHİ: 17 MAYIS 2012 2011-2012 ÖĞRETİM YILI ERASMUS ÖĞRENCİ STAJ HAREKETLİLİĞİ 3. EK HİBE DUYURUSU İLAN TARİHİ: 11 MAYIS 2012 SON BAŞVURU TARİHİ: 17 MAYIS 2012 Üniversitemizin 2011-2012 öğretim yılında Erasmus Hareketlilik

Detaylı

City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI

City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI Ağustos 2013 Araştırma Künyesi PROJE ADI ARAŞTIRMA EVRENİ AMAÇ SAHA ÇALIŞMASI ÖRNEKLEM SAYISI CSG STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI İstanbul da Yaşayan 18

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER. 16. Temsil Yeteneği

Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER. 16. Temsil Yeteneği Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER 16. Temsil Yeteneği Kurumu temsil yeteneğinden yoksun, tutarsız ve güven oluşturmayan bir izlenim vermektedir. 1 Giyim, konuşma ve tavırlarında

Detaylı

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi. bilgilendirme notu. Sayfa 1

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi. bilgilendirme notu. Sayfa 1 Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi bilgilendirme notu Sayfa 1 İçindekiler: Konu Sayfa Genel Değerlendirme: Türk ilaç piyasasında neler oldu?... 3

Detaylı

ÜÇ MİLYONDAN FAZLA İŞÇİ ASGARÎ ÜCRETLE ÇALIŞIYOR

ÜÇ MİLYONDAN FAZLA İŞÇİ ASGARÎ ÜCRETLE ÇALIŞIYOR YURT tan ÜÇ MİLYONDAN FAZLA İŞÇİ ASGARÎ ÜCRETLE ÇALIŞIYOR SSK ya kayıtlı toplam 6 milyon 918 bin 605 sigortalının yüzde 44 üne denk gelen 3 milyon 42 bin 396 sının ücreti SSK ya asgarî ücret üzerinden

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor

5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor Tarih: 06.10.2013 Sayı: 2013/16 Türkiye de e-ticaret Raporu na göre online alışveriş beş yılda 3 e katlandı 5 milyon kişi online ticarete 31 milyar lira harcıyor İSMMMO nun Türkiye de e-ticaret adlı raporuna

Detaylı

Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı.

Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı. Değerli Yöneticiler, son yıllarda vergi incelemeleri büyük ölçüde bu konu etrafında dönmeye başladı. Şayet bir grup şirketi iseniz, diğer bir deyişle ilişkili şirketlerden mal ve veya hizmet alıp satıyorsanız,

Detaylı

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM Öğrencinin adı- soyadı: ERDEM EGE MARAŞLI Proje Danışmanı: MÜGE SİREK Bahçeşehir - İSTANBUL Kentsel Dönüşüm Son günlerde haberlerde gazetelerde çok fazla rastladığımız

Detaylı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak01 N0 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Evren AYDOĞAN 1 Araştırmacı, Yönetişim Çalışmaları Uluslararası Şeffaflık Örgütü nün- Transparency International (TI), Yolsuzluk

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

BÜTÜNSEL DÖNÜŞÜM PROGRAMI BÖLGELERDE ANLATILDI

BÜTÜNSEL DÖNÜŞÜM PROGRAMI BÖLGELERDE ANLATILDI BÜTÜNSEL DÖNÜŞÜM PROGRAMI BÖLGELERDE ANLATILDI TP2023 Bütünsel Dönüşüm Programı bilgilendirme toplantıları Trakya, Adıyaman ve Batman Bölge Müdürlükleri nde gerçekleştirildi. Genel Müdür Besim Şişman yaptığı

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

URAP BİLİM VE TEKNOLOJİ RAPORU 12 ARALIK 2012

URAP BİLİM VE TEKNOLOJİ RAPORU 12 ARALIK 2012 URAP BİLİM VE TEKNOLOJİ RAPORU 12 ARALIK 2012 TÜRKİYE, TEMEL BİLİM VE MÜHENDİSLİKTE DOKTORA SAYILARIYLA İLK 15 E VE AR-GE PAYIYLA İLK 16 YA GİRDİ Scientific American Dergisi nin sıraladığı, Bilimde Dünyanın

Detaylı

ERASMUS PLUS ÖĞRENCİ HAREKETLİLİĞİ PROGRAMI (STUDENT MOBILITY) 2014-2015 AKADEMİK DÖNEMİ 1 Haziran 2014-30 Eylül 2015

ERASMUS PLUS ÖĞRENCİ HAREKETLİLİĞİ PROGRAMI (STUDENT MOBILITY) 2014-2015 AKADEMİK DÖNEMİ 1 Haziran 2014-30 Eylül 2015 ERASMUS PLUS ÖĞRENCİ HAREKETLİLİĞİ PROGRAMI (STUDENT MOBILITY) 2014-2015 AKADEMİK DÖNEMİ 1 Haziran 2014-30 Eylül 2015 Erasmus plus programı nedir? Nereden bilgi alabilirim? Başvuru tarihleri nedir? Kimler

Detaylı

Kanun Numarası : 3843 Kabul Tarihi : 19/11/1992 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 27/11/1992 Sayı : 21418 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 32

Kanun Numarası : 3843 Kabul Tarihi : 19/11/1992 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 27/11/1992 Sayı : 21418 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 32 7331 YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARINDA İKİLİ ÖĞRETİM YAPILMASI, 2547 SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM KANUNUNUN BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ VE BU KANUNA BİR EK MADDE EKLENMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 3843 Kabul

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Türkisch Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Veliler için Bilgiler Januar 2008 / Türkisch 2 / 6 Zürih Kantonu İlköğretim Okulu Hedefler ve Hedefe Yönelik Görüşler Zürih kantonunda devlet ilköğretim okulu

Detaylı

Fall 2010. SAYFA 1 S1: Gittiğiniz üniversite: Katholieke Universiteit Leuven. S2: Gittiğim üniversite beklentilerimi karşıladı.

Fall 2010. SAYFA 1 S1: Gittiğiniz üniversite: Katholieke Universiteit Leuven. S2: Gittiğim üniversite beklentilerimi karşıladı. Fall 2010 Toplayıcı: New Link (Web Bağlantısı) Başlangıç: 23 Mart 2011 Çarşamba 16:12:18 Son Değiştirme: 23 Mart 2011 Çarşamba 16:13:29 Geçen Süre: 00:01:10 Katholieke Universiteit Leuven S3: Gittiğim

Detaylı

Geçen ay meslektaşım, eğitmen arkadaşım Gülgün Koç ne güzel hatırlattı Peter Drucker ın meşhur tespitini : Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz

Geçen ay meslektaşım, eğitmen arkadaşım Gülgün Koç ne güzel hatırlattı Peter Drucker ın meşhur tespitini : Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz Peter Drucker çok doğru bir ifade seçmiş! Geçen ay meslektaşım, eğitmen arkadaşım Gülgün Koç ne güzel hatırlattı Peter Drucker ın meşhur tespitini : Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz Ölçmek, yönetmek

Detaylı

ÇOCUĞUM BAŞARACAK MI?

ÇOCUĞUM BAŞARACAK MI? ÇOCUĞUM BAŞARACAK MI? Öncelikle başarıp, başaramadıklarına karar vermek için hedefimiz belli olmalı. Yabancı dil öğreniminde çocuğunuz için nasıl bir hedef düşünüyorsunuz, o, kendisi için ne düşünüyor?

Detaylı

-1- Adres: A Blok AZ. Kat 1 Nolu Banko Oda: 12, TBMM, ANKARA Tel: +90 (312) 420 61 88 +90 (312) 420 61 89 Faks: +90 (312) 420 69 45 E-Posta:

-1- Adres: A Blok AZ. Kat 1 Nolu Banko Oda: 12, TBMM, ANKARA Tel: +90 (312) 420 61 88 +90 (312) 420 61 89 Faks: +90 (312) 420 69 45 E-Posta: -1- Ülkemizin sosyo ekonomik açıdan en geri kalmış bölgesi olan Güneydoğu Anadolu da halkın gelir düzeyi ve hayat standardını yükseltmek amacıyla uygulamaya konulan Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Türkiye

Detaylı

ERDOĞAN YÜKSEL KOSGEB Çanakkale Müdürü

ERDOĞAN YÜKSEL KOSGEB Çanakkale Müdürü ERDOĞAN YÜKSEL KOSGEB Çanakkale Müdürü 2011 Şubat 2012 Şubat Sayı % Sayı % Toplam 22.802 100,0 23.338 100,0 Ücretli veya yevmiyeli 14.001 61,4 14.668 62,9 İşveren 1.192 5,2 1.228 5,3 Kendi hesabına 4.685

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU POLİTİKANOTU Haziran2014 N201419 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Selin ARSLANHAN MEMİŞ 1 Yaşam Bilimleri ve Sağlık Politikaları Analisti Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve

Detaylı

Öğrenci Öğrenim Hareketliliği nden Yararlanma Süresi: En az 3 ay En fazla 12 ay

Öğrenci Öğrenim Hareketliliği nden Yararlanma Süresi: En az 3 ay En fazla 12 ay 2014-2015 ÖĞRETİM YILI GÜZ DÖNEMİ ERASMUS+ ÖĞRENİM HAREKETLİLİĞİ 1 Erasmus+ Programı Erasmus programı, yükseköğretim kurumlarının birbirleri ile işbirliği yapmalarını tevsik etmeye yönelik bir Avrupa Birliği

Detaylı

HEKİMLERİN MECBURİ HİZMET YÜKÜMLÜLÜĞÜ

HEKİMLERİN MECBURİ HİZMET YÜKÜMLÜLÜĞÜ HEKİMLERİN MECBURİ HİZMET YÜKÜMLÜLÜĞÜ Çalışma hakkı evrensel bir haktır. Altı yıl üniversite eğitimi alan Tıp Fakültesi mezunları hâlihazırda özgürce hekimlik yapma hakkına sahip değildirler. Dünyada,

Detaylı

Yurtdışında Üniversite Eğitiminin Türkiye ye Göre Artıları

Yurtdışında Üniversite Eğitiminin Türkiye ye Göre Artıları Yurtdışında Üniversite Eğitiminin Türkiye ye Göre Artıları Size, bir insanın geleceğini belirleyen en önemli dönem olan üniversite eğitimi süreciyle ilgili doğru kararlar vermenize çok yardımcı olacak

Detaylı

Dershane İstihdam İlişkisi Katkı / Maliyet Analizi istanbul ENSTiTÜSÜ İstanbul Toplum Siyaset ve Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü Tophaneli Caddesi,

Dershane İstihdam İlişkisi Katkı / Maliyet Analizi istanbul ENSTiTÜSÜ İstanbul Toplum Siyaset ve Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü Tophaneli Caddesi, İSA YAZAR Dershane İstihdam İlişkisi Katkı / Maliyet Analizi istanbul ENSTiTÜSÜ İstanbul Toplum Siyaset ve Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü Tophaneli Caddesi, Aygün Sokak, Altunizade Plaza No:4/A Altunizade/

Detaylı

Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü

Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü Tıp sürekli ilerliyor sözündeki aslan payı bize göre; Tıbbi Malzeme Alt Sektörüne ait. Nitekim; tıbbi malzemeden yoksun sağlık sektörünün eli

Detaylı

Kaynak: Çınar, İkram. 2004. "Hollanda'da Eğitim" Eğitişim Dergisi. Sayı: 7. (Temmuz 2004). Yönetsel yapı

Kaynak: Çınar, İkram. 2004. Hollanda'da Eğitim Eğitişim Dergisi. Sayı: 7. (Temmuz 2004). Yönetsel yapı Kaynak: Çınar, İkram. 2004. "Hollanda'da Eğitim" Eğitişim Dergisi. Sayı: 7. (Temmuz 2004). Yönetsel yapı Hollanda da okulların yönetim ve finansmanı çoğunlukla yerel yönetimlere (belediye) ilgilenir. Bununla

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

Öğrenci Öğrenim Hareketliliği nden Yararlanma Süresi: En az 3 ay En fazla 12 ay

Öğrenci Öğrenim Hareketliliği nden Yararlanma Süresi: En az 3 ay En fazla 12 ay 2014-2015 ÖĞRETİM YILI BAHAR DÖNEMİ ERASMUS+ ÖĞRENİM HAREKETLİLİĞİ 1 Erasmus programı, yükseköğretim kurumlarının birbirleri ile işbirliği yapmalarını tevsik etmeye yönelik bir Avrupa Birliği programıdır.

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

BİLGİ DE BURS OLANAKLARI

BİLGİ DE BURS OLANAKLARI BİLGİ DE BURS OLANAKLARI İstanbul Bilgi Üniversitesi, 1996 yılında kurulduğu günden beri, Türkiye nin en saygın, öncü ve yenilikçi akademik kurumlarından biri oldu. Akademik özgürlüğü, entelektüel düşünceyi,

Detaylı

ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ 13 MART 2015

ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ 13 MART 2015 ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ 13 MART 2015 2014-2015 ÖĞRETİM YILI ERASMUS+ STAJ HAREKETLİLİĞİ BAŞVURU KILAVUZU SON BAŞVURU TARİHİ 30 MART 2015 1 Erasmus Stajı Nedir? Staj, bir yararlanıcının programa katılan

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

ERASMUS ÖĞRENCİ HAREKETLİLİĞİ

ERASMUS ÖĞRENCİ HAREKETLİLİĞİ ERASMUS ÖĞRENCİ HAREKETLİLİĞİ Öğrenci Öğrenim Hareketliliği Socrates II Döneminde "Öğrenci Değişimi" faaliyeti olarak isimlendirilen bu faaliyet, 2007 2013 yılları arasında sürecek Hayatboyu Öğrenme Programı

Detaylı

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları AKILLI VE ÇEVRECİ BİNA ÇÖZÜMLERİ HABERORTAK.com Mayıs 2015 Sayı: 02 Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları Mimar Serter Karataban Danışman Cemil Yaman DANIŞMANDAN l CEMİL YAMAN 6 Biz Danışmanlar, Yatırımcıyı

Detaylı

Forex Ek Kazanç Sistemi

Forex Ek Kazanç Sistemi 106 Forex Ek Kazanç Sistemi Bu anlatacağımız sistem Türkiye de tamamen yasal ve 4 aydır uygulamada olan ve giderek büyüyen bir sistem. ProjeX ProjeX Nedir? ProjeX bir kazanç sistemi; şu şekilde çalışıyor

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK REFORMU. A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi

SOSYAL GÜVENLİK REFORMU. A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi SOSYAL GÜVENLİK REFORMU A.Tuncay TEKSÖZ TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İşgücünün Durumu TÜRKİYE KENT KIR 2005 2006 2005 2006 2005 2006 Kurumsal olmayan sivil nüfus (000) 71 915 72 879 44 631 45

Detaylı

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü On5yirmi5.com KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü Kaç gündür bir 'vitamin' sorusudur gidiyor. İşte geçtiğimiz günlerde yapılan KPSS sorularında yer alan 'vitamin' sorusu ve çözümü... Yayın

Detaylı

LİDER DEĞİŞİRKEN. Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ

LİDER DEĞİŞİRKEN. Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ LİDER DEĞİŞİRKEN Prof. Dr. Necmi Gürsakal ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ İ.İ.B.F. ÖĞRETİM ÜYESİ I. GİRİŞ Güngör Uras bir köşe yazısında şöyle diyordu : Türkiye deki sanayi yatırımla-rının yarısından fazlasını gerçekleştiren,

Detaylı

MEMURUN HAYATI BORÇ ÖDEMEKLE GEÇİYOR! Yazar Editör Pazartesi, 20 Ocak 2014 07:48

MEMURUN HAYATI BORÇ ÖDEMEKLE GEÇİYOR! Yazar Editör Pazartesi, 20 Ocak 2014 07:48 Pazartesi 20 Ocak 2014 07:48 Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi nin yaptığı araştırma kamu görevlilerinin meslek haya tlarını borç ödeyerek geçirdiklerini ortaya koydu Yüzde 97 si borçlu olan memurların 60

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm. Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı

İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm. Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı Panelistler: Erdoğan Güneş (Ankara Üniversitesi), Abdullah Kutlu

Detaylı

Yoksul, ayakkabı zengin araba peşinde

Yoksul, ayakkabı zengin araba peşinde Tarih: 15.04.2012 Sayı: 2012/5 EN ZENGİNLER, EN YOKSULLARIN TÜRKİYE HARCAMA GÖRÜNÜMÜ Yoksul, ayakkabı zengin araba peşinde Türkiye deki 19 milyon ailenin en zengin yüzde 20 lik ve en yoksul yüzde 20 lik

Detaylı

SUNUŞ. 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu; mali yönetim ve kontrol

SUNUŞ. 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu; mali yönetim ve kontrol SUNUŞ 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu; mali yönetim ve kontrol sistemimizi uluslararası standartlar ve Avrupa Birliği uygulamalarıyla uyumlu olarak yeniden yapılandırarak; kalkınma planları

Detaylı

Neden Daha Fazla Satın Alalım?

Neden Daha Fazla Satın Alalım? Neden Daha Fazla Satın Alalım? Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Giderek artan bilinçsiz tüketim ve üretim çevreyi olumsuz etkiliyor.

Detaylı

GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ

GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM ORTAKLIĞI SİSTEMİ Genellikle profesyoneller tarafından oluşturulan Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı sistemi genç, dinamik, hızlı büyüme ve yüksek karlılık potansiyeli olan

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

ZAMAN YÖNETİMİ. Gürcan Banger

ZAMAN YÖNETİMİ. Gürcan Banger ZAMAN YÖNETİMİ Gürcan Banger Zamanım m yok!... Herkes, zamanının yetersizliğinden şikâyet ediyor. Bu şikâyete hak vermek mümkün mü? Muhtemelen hayır!... Çünkü zaman sabit. Hepimizin sahip olduğu zaman

Detaylı

01.01.2012. www.konutkredisi.com.tr

01.01.2012. www.konutkredisi.com.tr Türkiye'nin ilk konut çöpçatanı Tüketici ile bankaların arasını bulan bir çöpçatan gibi çalışıyor. Türkiye de büyüme potansiyelinin en yüksek olduğu piyasalardan biri de şüphesiz konut. Dünyada 2008 de

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

2012-2013 Akademik Yılı Erasmus Öğrenci Öğrenim Hareketliliği ve 2011-2012 Akademik Yılı Staj Hareketliliği Başvuru Duyurusu

2012-2013 Akademik Yılı Erasmus Öğrenci Öğrenim Hareketliliği ve 2011-2012 Akademik Yılı Staj Hareketliliği Başvuru Duyurusu 2012-2013 Akademik Yılı Erasmus Öğrenci Öğrenim Hareketliliği ve 2011-2012 Akademik Yılı Staj Hareketliliği Başvuru Duyurusu Öğrenci Seçim Takvimi 20 Şubat 8 Mart 2012: Adayların online başvuru sürecini

Detaylı

Serbest ticaret satrancı

Serbest ticaret satrancı Serbest ticaret satrancı Türkiye nin sadece AB nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı ülkelerle anlaşma yapabilmesi Türk dış ticaretini olumsuz etkiliyor. AB ile STA yapan bazı ülkeler Türkiye

Detaylı