TÜRK YE GERONTOLOJ AJANDASI 2020

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TÜRK YE GERONTOLOJ AJANDASI 2020"

Transkript

1 2020 TÜRK YE GERONTOLOJ AJANDASI 2020 Türkiye de Bilim nsanlar n n Gözünde Ya l l k Sorunlar : Görü ler, Planlar, Talepler, Tutumlar Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü Prof. Dr. smail Tufan 1

2 çindekiler EK LLER... 3 TABLOLAR... 3 ABSTRACT... 4 G R GERONTOLOJ : ARA TIRMALARDA GÜNCEL DURUM VE TEOR Uluslararas Perspektif Türkiye de Durum Ajanda2020 nin Teorik Model ARA TIRMANIN SORULARI VE H POTEZ METOT Ara t rma Dizayn Ölçüm Arac ve Ölçek Denekler BULGULAR Deskriptif statistikler Reliabilite, Faktör Analizi, Korelasyon Analizleri TARTI MA VE GELECE E YÖNEL K GÖRÜ LER KAYNAKÇA EK Tablolar Ek ekiller Soru Ka d Uzmanlara Gönderilen Yaz

3 ekiller ekil 1: Teorik model ekil 2: Kat l m-paradoksu teorisi ekil 3: Eylem plan ekil 4: Likert-ölçe i ekil 5: Deskriptif istatistikler ekil 6: Aç klanabilen varyans oranlar ekil 7: Kat l m paradoksu: Problemi görme, planlar üretme, kararlar alma, taleplerde bulunma ekil 8: Çözüm uygulamalar na kat lamama e ilimi Ek'teki ekiller ekil 9: Deneklerin cinsiyete göre da l m ekil 10: Deneklerin ya gruplar na göre da l m ekil 11: Bireysel yeterlik ekil 12: Ekonomik yeterlik ekil 13: Altyap birikimi ekil 14: Sosyal birikim ekil 15: Çerçeve ko ullar ekil 16: Öngörüler ekil 17: Planlar, Talep, Kararlar ekil 18: Kat l m paradoksu Tablolar Tablo 1: Ajanda2020 ye kat lan uzmanlar n çal ma alan ve cinsiyeti Tablo 2: Ajanda2020 ye kat lan uzmanlar n ya grubu ve cinsiyeti Tablo 3: Item lerin reliabilite analiz sonuçlar Tablo 4: Tutumlarda ya, cinsiyet ve uzmanl k alan n n etkileri Tablo 5: Kat l m paradoksu (korelasyon hesaplar yla) Ek'teki Tablolar Tablo 6: Deskriptif istatistikler (devam bundan sonraki iki sayfadad r) Tablo 7: Ya faktörüne ba l korelasyonlar (devam arka sayfadad r)

4 Abstract Türkiye Gerontoloji Ajandas 2020, farkl alanlarda çal an uzmanlardan olu an bir denek grubu üzerinde yap lan ampirik ara t rmadan ve bu uzmanlarla yap lacak bir toplant dan meydana gelen bir çal mad r. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü taraf ndan tasarlan p yürütülmü tür. Burada iki standart soru ka d n n ikisini de cevapland ran 210 uzman n ya lanma ve ya l l kla ba lant l tutumlar Likert-ölçe i ile yönetilen sorulara verilen cevaplara dayan larak analiz edilmektedir. Ön ara t rma üniversite ö rencileri aras nda yap lm t r. Bu ara t rmada kullan lan ve tutum ölçümü aç s ndan uygun sorulardan olu turulan 8 adet Item-bataryas ile uzmanlar n tutumlar belirlenmi tir. Ara t rman n bir bölümünü içeren bulgular burada sunulmaktad r. Uzmanlar yöneltilen sorular, ya am durumu modeli ve kat l m-paradoksu-teorisi olarak adland r lan iki tezin kavramlar ndan hareket edilerek yöneltilmi tir. Sorularda, ya l lar n bireysel ve ba lamsal yeterlikleri ve çerçeve ko ullar üzerine uzmanlar n ne dü ündü ü ve geronolojik çal malar kat lma iste i belirlenmeye çal lmaktad r. statistiksel analizler, denek grubunda, ampirik verilerle uyumsuz abart l pozitif bir ya l görüntüsünün belirginle ti ini göstermi tir. Gerontolojik sorunlar alg lama, bunlara yönelik plan ve önerilerde bulunma, kararlar kat l mda istekli görünen uzmanlar, ara t rman n stratejisi olarak kullan lan gerontolojik çal malara ça r ya olumsuz yan t vermi lerdir. Denek grubundaki bireylerin ya yükseldikçe, çal malara kat l m iste inde belirgin azalma meydana geldi i saptanm t r. Ara t rman n hipotezi udur: Türkiye de ya l lar n her yönden (ekonomik, fiziksel, sosyal, psi ik) çok olumsuz görünen durumu, buna yönelik çözüm giri imi yapabilme olana bulunan aktörlerdeki, ya lanma ve ya l l görmezlikten gelme e ilimiyle (tutumuyla) ba lant l d r. Bulgular, bu hipotezin kesin kan t n de il, fakat dikkate al nmas n gerektiren yöndedir. Ortaya ç kan sonuç, uzmanlara daha yo un ekilde gerontolojik bilgi transferinin gerçekle mesi gerekti ine i aret etmektedir. 4

5 Giri Ya am süresinin uzamas Türk toplumunu gelecek y llarda belirgin ekilde de i tirecektir. Bu de i imden günlük ya am n pek çok alan etkilenecektir. Ya am süresinin uzamas (bunun her türlü izi Türkiye de vard r) nedeniyle meydana gelen sosyodemografik de i imler, ya l lardan toplumun beklentilerini de de i tirecektir. Ya l lar n, toplumun s rt ndaki maddi ve manevi yük olarak görülmeleri için bugünden ba layarak aktif ekilde ya l lar n ya am durumunu düzeltmeye çal mak gerekmektedir. Türkiye Gerontoloji Ajandas 2020 (Ajanda2020), Antalya kentindeki Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Gerontoloji Bölümü taraf ndan haz rlanm t r. Bilim adamlar 1 aras nda yürütülmü ampirik ara t rman n ad d r. Ara t rmaya denek olarak kat lan bilim adamlar n n, ya lanma ve ya l l kla ilgili tutumlar n da içermektedir. Ocak A ustos 2008 döneminde derlenen verilerin analizine dayanmaktad r. Ara t rman n sadece bu k sm yla ilgili bulgular burada tart lacakt r. Gerontolojik literatürü biraz kar t r nca ister istemez kazan lan y llar sözü ile kar la l r. Bat ülkelerindeki ya l lar aç s ndan bak ld nda ya am süresinin uzamas na ek olarak büyük ölçüde sa l klar n uzun süre koruyabildikleri, ekonomik güvenlik alt na al nm olduklar, sa l k ve bak m hizmetlerinden önemli ölçüde yararlanabildikleri gibi sebepler, kazan lan y llardan söz edilmesini hakl ç karmaktad r. Fakat Türkiye deki ya l lar n genel durumu buna hiç uymuyor. Türk ya l s aç s ndan bak ld nda ya l l k daha çok kaybolan y llara benziyor. Bunun sebebi ya am süresinin daha k sa olu u de ildir. Aksine ya am süresi h zl bir t rman göstermektedir. leri ya l l k Türk toplumunun da gerçeklerinden biridir. Ancak ya am süresinin uzamas yla kazan lan y llar, kazançl y llar olarak nitelendirmek genellikle mümkün de ildir. Bir Türk atasözü der ki: Kom u kom usunun kaybolan merkebini sl k çalarak arar. Henüz 2006 y l nda kurulan Gerontoloji Bölümü nün vizyonu, ya l insanlar n, e er bu resimde kalacak olursak, kaybolmu y llar n imdiye dek yap lmam bir ciddiyetle aramakt r. Sadece nerede oldu u merak edildi i için de il, aksine neden kayboldu unu bulup, bir daha olmamas n sa layacak müdahalelerde bulunabilmek içindir. Kurt Lewin in u sözü AJANDA2020 nin temel ç k noktas d r: Kitap ortaya koymaktan ba ka bir ey yapmayan ara t rmalar, yeterli de ildir (al nt : Hinte & Karas, 2003) 2. Ancak bu yol takip edilirse ya l l Türkiye de de kazançl y llara dönü türülebilme ans yükselir. Durum tespiti için incelenen veriler, ya l lar n her yönden olumsuz bir tablo çizdiklerini göstermi tir. Analiz edilen veriler T.C. Ba bakanl k statistik Kurumu na aittir. Toplam 68 milyon ki iyi kapsamaktad r (TÜ K, 2002) 3. Türk ya l s n n en önemli sorunlar n n hastal k, engellilik, bak ma muhtaçl k, yoksulluk ve ya l kad na özgü sorunlar oldu u kesinlik kazanm t r (Tufan, 2007) 4. Bunlar dikkate al nd nda klasik ya l görüntülerinin Türk toplumunda yayg n oldu undan hareket edilebilir. Türkiye nin nüfusu Bat ülkeleriyle kar la t r ld nda çok gençtir. Fakat bu durum ayn zamanda yanl bir dü üncenin ayakta kalmas na da yol açm t r. Ya l l k ve ya lanman n, toplumsal sorun olarak alg lanmas na 1 Bilim adam : Türkçeye yrle mi kavram olarak bunu kullanmay tercih ediyorum, fakat tabii ki bilim kad nlar n da bu kavram n içinde görüyorum. 2 Hinte, W. & Karas, F. Die Aktionsforschung in der Gemeinwesenarbeit, Handbuch Aktivierende Befragung : Konzepte, Erfahrungen, Tips für die Praxis. Ed: M.Lüttringhaus & H. Richers. Arbeitshilfen für Selbsthilfe- und Bürgerinitiativen, Nr. 29. Stiftung Mitarbeit: Bonn, (2003). Pp: T. C. Ba bakanl k statistik Kurumu, Ankara, (2002). 4 Tufan,. Birinci Türkiye Ya l l k Raporu, GeroYay: Antalya, (2007). 5

6 engel te kil etmi tir. Bu yüzden Gerontoloji Bölümünün hedefi, toplumsal ya lanmay görmezlikten gelme e iliminin ortadan kalkmas n sa lamakt r. Bunun için iki gruba ula abilmek gerekir: Birincisi sosyal politikalar n aktörleridir, di eri ise bilim insanlar d r. Bu giri imlerden biri olan Ajanda2020, bilim camias nda nab z yoklama niteli i ta maktad r. Farkl alanlarda çal an uzmanlar n ya lanma ve ya l l kla ilgili dü ünceleri nedir? Ya l l k problemine yönelik nas l bir tutum içersindedirler? Ya l l n gelece i ve ya l lar n güncel durumunu nas l de erlendirmektedirler? Bu sorulardan hareket ederek haz rlanm t r. 1 Gerontoloji: Ara t rmalarda Güncel Durum ve Teori 1.1 Uluslararas Perspektif Bat ülkelerinde 1920 li y llar n ortalar nda gerontolojik ara t rmalara geçilmi tir (Wahl, 2004) 5. Ba lang çta t bbi perspektif ön planda yer alm t r li y llardan sonra ya lanman n psikolojisi ve sosyolojisi ara t r lmaya ba lanm t r (Wahl, 2004). Bugün disiplinler aras bilim olarak kabul edilmektedir (Kruse & Martin, 2004) 6. Ya lanman n biyolojik, t bbi, psikolojik, sosyal yönlerini ara t rmaktad r (Owald et. al. 2006) 7. Amaç, ya lanma süreçlerine yap lan müdahalelerle ya l l kta ya am kalitesini yükseltmektir. Biyoloji, T p, Psikoloji ve Sosyolojinin yan s ra Antropoloji, Pedagoji, Bak m Bilimi gibi pek çok alanda ya lanma ara t r larak, bu hedef ula lmaya çal lmaktad r. Ya lanman n çok boyutlulu unu ve yönlülü ünü dikkate alan konseptleriyle Gerontoloji Bat ülkelerinde ya l lar n ya am kalitesinin yükselmesine önemli katk larda bulunmu tur (Wahl & Heyl, 2004) 8. Bu geli melerin d nda kalan Türkiye de, görülecektir ki, ya l lar n durumu, Bat l ya l dan belirgin ekilde ayr lmaktad r. Bu yüzden Türkiye de de Gerontolojiden beklenen disiplinler aras bak (Lehr, 2006) 9 ve gerontologlar n yeti mesine katk s olan kurumlardan, farkl disiplinlerin teorilerini, konseptlerini, metotlar n ve bulgular n dikkate almalar ve en az ndan bunlar tezlerine entegre etmeleridir (Kruse & Martin, 2004) 10. Gerontolojinin, uygulama alanlar na yapt olumlu etkiler, ya l lar n ya am ko ullar nda kan tlanabilir pozitif de i imlere yol açm t r. Bunu günlük ya amda kendi gözlemlerimizden de bilmekteyiz. Gerontolojik uygulama alanlar Bat ülkelerinde giderek ço almaktad r (Wahl & Tesch-Römer, 2002) 11. Nitekim Wahl ve Heyl (2004), henüz ilk cümlede buna dikkat çekmekte, say lar giderek ço alan genç gerontologlardan bahsetmektedirler. 5 Wahl, H.-W. Entwicklung gerontologischer Forschung, Enzyklopädie der Gerontologie: Alternsprozesse in multidisziplinärer Sicht, Ed: A. Kruse & M. Martin. Huber: Bern, Göttingen, Toronto, Seattle, (2004). Pp: Kruse, A. & Martin, M. Enzyklopädie der Gerontologie: Alternsprozesse in multidisziplinärer Sicht. Huber: Bern, Göttingen, Toronto, Seattle, (2004). 7 Oswald, W.D., Lehr, U., Sieber, C. & Kornhuber, J. Gerontologie: Medizinische, psychologische und sozialwissenschaftliche Grundbegriffe, 3., vollständig überarbeitete Aufl., Kohlhammer: Stuttgart, (2006). 8 Wahl, H.-W. & Heyl, V. Gerontologie: Einführung und Geschichte. Kohlhamer: Stuttgart, (2004). 9 Lehr, U. Alternstheorien Einführung, Gerontologie: Medizinische, psychologische und sozialwissenschaftliche Grundbegriffe, 3., vollständig überarbeitete Aufl., Ed: W.D. Oswald, U.Lehr, C. Sieber, J. Kornhuber. Kohlhammer: Stuttgart, (2006). Pp: Kruse, A. & Martin, M. Vorwort, Enzyklopädie der Gerontologie: Alternsprozesse in multidisziplinärer Sicht, Ed: A. Kruse & M. Martin. Huber: Bern, Göttingen, Toronto, Seattle, (2004). Pp: Wahl, H.-W. & Tesch-Römer, C. Angewandte Gerontologie in Schlüsselbegriffen. Kohlhammer: Stuttgart, (2002). 6

7 Bat toplumlar nda Gerontoloji ve gerontolojik uygulamalar aras ndaki ba lant lar n daha iyi sa lanmas için çerçeve ko ullar n n daha iyi düzeye gelmesine de çal lmaktad r. Bak ma muhtaç ya l lar n hukuksal haklar (Klie, 2006) 12, Gerontoloji ve Bak m Bilimi aras nda ortak çal ma alanlar n n belirlenmesi ve giri imler (Klie & Brandenburg, 2003) 13 ya da ku aklar aras ili kiler (Lüscher & Liegle, 2003) 14, ama yan zamanda ya l lar için sosyal politik bilimsel çal malar (Schulz-Nieswandt, 2006), Gerontolojinin Bat daki yüksek konumunu ortaya birkaç örnektir. Ya lanman n çok boyutlulu u, ya lanma süreçlerine müdahalelerde demografik de i imlerin, birey, toplum ve sosyal güvenlik sistemlerinin, sosyal politikalar n ve kültürel perspektiflerin dikkate al nmalar n gerekli k lmaktad r. Moleküler Biyolojiden Gerontopsikiyatriye, sosyal hizmetlerden göçmenli e, ya l l kta dinden ya l l n kültürel yorumlar na kadar her aç dan ara t r lan ya lanma (bkz. Kruse & Martin, 2004), Bat l ya l s aç s ndan bak l nca, ya l l k anlaml ve kazançl bir ya am dönemi olarak kar m za ç kmaktad r. Tabii ya l l a tozpembe gözlükle bakmamak, aksine zorluklar n, risklerini göz önüne almak gerekir. Fakat ya 70 ve üzerinde olan ya l lar daha ne kadar ya amak isterlerdi sorusu yöneltilmi, günlük ya am nda k s tl olmayanlar n %90 n en az 6 ile 20 aras nda ve daha fazla ya amak istediklerini söylemi tir. Hatta bir bak mevinde yatalak durumdakilerin %12 si 6 ile 20 y l, ayn orandaki di erleri 20 y l n üzerinde ya amay arzu etti ini söylemi tir (Martin & Kliegel, 2005) 15. Bu bulgulardan hareket ederek, Bat l ya l lar n önemli ölçüde anlaml ya am sürdürdü ü dü ünülebilir. Bununla Türk ya l s aç s ndan tam tersinin geçerli olmas gerekmez. nsan n en zor ko ullarda dahi kendine anlam ç karak bir varl k oldu u da bilinmektedir (Oerter & Montada, 2002). Fakat bundan daha iyisi, iyi ko ullarda alg lanabilen anlamlard r. Bu yüzden Türk ya l s ne durumda, k saca da olsa, buna bakmak laz m. 1.2 Türkiye de Durum Türkiye deki temel sorun sadece gerontolojik tezlerin noksanl de ildir, ayn zamanda gerontolojik hedefler takip eden disiplinler aras ara t rma ve uygulamalara da rastlanmamaktad r. Bu yüzden Gerontolojinin kendisinden beklenenlere yan t verme ans pek fazla de ildir. Ajanda2020, farkl alanlardan gelen bilim adamlar n, ya lanma ve ya l l kla ilgilenmeye yönelten bir ara t rmad r. Türkiye s n rlar içinde imdiye kadar tek gerontologun yeti memi olmas tesadüften çok, ya lanma ve ya l l a ilgisizli in sonucudur. Psikolojide tutum ve ilgi tesadüfen birlikte ele al nan kavramlar de illerdir. Tutumlar, davran lar idare eden kuvvetlerdir (Toman, 1973) 16. Dolay s yla tutumlar, insan, içinden ilgi duydu u eylere sürüklemektedir. Türk bilim camias nda son birkaç y la kadar ya l lara yönelik giri imlerin yok denilecek kadar az oldu u dikkate al n rsa, ya l lar n, bilimin ve hizmet sektörlerinin ilgi alanlar d nda alg land klar söylenebilir. 12 Klie, T. Rechtskunde, 8. überarbeitete und aktualisierte Aufl., Vincentz: Hannover, (2006). 13 Klie, T. & Brandenburg, H. Gerontologie und Pflege: Beiträge zur Proffessionalisierungsdiskussion in der Pflege alter Menschen, Vincentz: Hannover, (2003). 14 Lüscher, K. & Liegle, L. Generationenbeziehungen in Familie und Gesellschaft, UVK Verlagsgesellschaft: Konstanz, (2003). 15 Martin, M. & Kliegel, M. Psychologische Grundlagen der Gerontologie. Kohlhammer: Stuttgart, (2005). 16 Toman, W. Einführung in die Psychologie. Band 2: Affektivität, Motivation, Persönlichkeit, Soziale Kontexte. Rombach: Freiburg, (1973). 7

8 Türkiye Gerontoloji alan na henüz yeni girdi. Ya l l k ara t rmac l Türkiye de tam olarak bilinen bir alan olmad gibi gerontolojik bak ta da büyük eksiklik vard r. Türk ya l s n n durumu bunun en belirgin göstergesidir. Türkiye de ya l l k ve yoksulluk aras nda s k ba lant lar n bulundu u, ya l lar n hem erken hem de a r kronik hastal klara yakaland klar saptanm t r. Ya aras ndaki bireylerin %27 si, 80 ya n üzerindekilerin %54 ü engellidir y l nda den fazla ya l n n ev kazalar sonucu engelli kald belirlenmi tir. Ya l lar n neredeyse %50 nin sa l k hizmetlerin yararlanamad, 10 ya l dan 3 nün sosyal güvenlikten yoksun oldu u, 10 ya l dan 9 nun hiçbir geliri olmad belirlenmi tir. %80 den fazlas n n 5 y ll k temel e itimden yararland, hatta %40 n n daha da az okula gitti i, bu yüzden okuryazarl k oran n n ya l lar aras nda çok dü ük oldu u da ortaya konulmu tur (TÜ K, 2002; Tufan, 2007). Ya l lar aras nda kad nlar n ve engelli ya l lar n durumu de il sadece, gençler aras nda da yayg n olan engellilik ve genç kad nlar n e itim ve çal ma alanlar na entegre edilememeleri, gelece in ya l lar aç s ndan çok olumsuz bir gidi at n göstergeleri olarak kabul edilmelidir ya lar aras nda yakla k 15 Milyon ev kad n emekli olamam gelece in yoksul ve ba ml kad nlar n meydana getirecektir ve yoksullu un, hastal klar n, engelliliklerin ve bak ma muhtaçl n yayg n olaca na dair göstergeler mevcuttur. Demografik ya lanman n h zl bir süreç içersinde geli ti i de saptanm t r tan bu yana 60+ ku a %57, buna kar n 80+ ku a %266 ço alm t r. Kesin rakamlar bilinmeyen Alzheimer hastas ya l lar n say s minimum dir. Yine eldeki eksik veriler ve uluslar aras bulgulardan hareket ederek hesaplanan bak ma muhtaç ya l say s n n minimum oldu undan hareket etmek gerekir (Tufan, 2007). Fakat Türkiye nin ya lanmayla ba lant l en büyük sorunlar ya l lar de il, asl nda gençliktir. Gençlerin nüfustaki yüksek oran, ayn zamanda ya lanan insan say s n n çok fazla oldu u anlam na gelmektedir. Bunlar seri dalgalar halinde art arda ya lanacaklard r ve onlar n durumu göstermektedir ki ya lanma süreçlerine gerontolojik-bilimsel bulgulara ve teorilere dayanan müdahaleler yap lmad takdirde gelecekteki ya l lar n durumu bugünkü ya l lardan çok daha iyi olmayacaklard r. Ya l 30 ve a a s nda 40 milyona yak n insan n ya ad Türkiye de toplumsal ya lanman n güçlü etkileri 2050 y llar nda iyice kendisini hissettirecektir. Kaba tahminlerden hareket ederek 2020 ye kadar 60+ ku a n n nüfustaki pay n n en az %15 e ve 2050 de %30 a yükselece inden hareket etmek gerekir. Bugün 72 milyonluk nüfusta ya l lar n pay %9 u a m t r; 2050 de 100 Milyona ula aca tahmin edilen nüfusun 30 Milyonunu 60 ya n üzerindeki bireyler meydana getirecektir. Henüz 6 milyon ya l s n n ihtiyaçlar n kar lamakta zorlanan Türkiye nin sosyal güvenlik sistemi, imdiden finansal çökü tehlikesiyle burun buruna gelmi tir. Yakla k 6 milyon ya l dan 2,1 milyonunun sosyal güvenli i olmad n, bunlar n 1,2 milyonunun kad n oldu unu dikkate al rsak, sanki ya l kad nlar n sosyal güvenlik aç s ndan erkeklere göre daha avantajl olduklar intiba uyanabilir. Fakat bunun sebepleri asl nda kad n n ya lanma sürecinde daima kar kar ya kald dezavantajlard r ve Türk kad n n n ekonomik ba ml l n n göstergelerinden biridir. Bütün ya lanan toplumlarda oldu u gibi Türkiye de de kad nlar n ortalama ya am süresi erkeklerden daha uzundur. Yeni do an bir k z ortalama 72, erkek 68 y ll k ya am beklentisine sahiptir (TÜ K, 2005) 17. Bu durum ya l nüfusta kad nlar n ço almas na yol açarken, dul kad nlara, e i emeklilik maa al yorduysa, dulluk maa ba lanmaktad r. Böylece daha önce e i üzerinden sosyal güvenlik kapsam nda yer al rken, e i öldükten sonra da yine onun sayesinde bu olanaktan yararlanmaya devam 17 T. C. Ba bakanl k statistik Kurumu, Ankara, (2005). 8

9 etmektedir. Öte yandan dul kad nlara, e i öldükten sonra, e i emekli de ildiyse, ama kad n n babas emeklilikten yararlan yorduysa, bu kez dul kad na (erkeklere bu olanak tan nmam t r) yetim maa ba lanmaktad r. Kad n ya am boyunca ekonomik aç dan hep erke e ba ml d r, ba ml l e ine, hatta babas na kadar gerilere uzanmaktad r. Bugünün ev kad nlar gelecekte ayn duruma dü ecektir (TÜ K, 2002; Tufan, 2007). Sosyal güvenlik gelecekte de ya l lar n sorunlar n n ba nda gelecektir. Çünkü Türkiye de 72 milyonu çal an 14 milyon ki i beslemektedir. Kamu sektöründe çal anlar n (2,9 milyon) sadece %3 ü sigortas zd r. Buna kar n özel sektörde çal anlar n (5,8 milyon) %29 u, kendi hesab na çal anlar n (4,2 milyon) %52 si, ücretsiz i çi olarak aile i letmesinde çal anlar n (1 milyon) %62 si ve i veren konumundaki bireylerin (0,35 milyon) %21 inin sosyal sigortas yoktur. Burada birkaç yüz bin çocuk i çi konusuna dahi girmeye gerek yoktur, çünkü sayd m z, ampirik verilerle kan tlanm bütün veriler gelece in ya l lar aç s ndan adeta alarm sireni çalmaktad r (Tufan, 2007). Ampirik verilerle ileri ya l l k olgusunun ortaya ç kt, 1960 y l ndan bu yana ya l lar aras nda en h zl ço alan kesimin ya 80 nin üzerindeki bireyler oldu u saptanm t r. Ya 60 n üzerindekiler ayn dönemde %57 lik, fakat 80+ ku a %266 l k art göstermi tir döneminde nüfusun %25, buna kar n ya l nüfusun toplam nüfustaki art n n %628 oldu u görülmü tür (Tufan, 2007). Öte yandan Türkiye de nüfusun %12 den fazlas engellidir (Türkiye Özürlüler Ara t rmas, 2002) 18. Her ne kadar ya l lar aras nda engellilik ve bak ma muhtaçl k oran hat safhaya eri se de, mutlak say lar daha çok olan genç ve çocuk engellileri özellikle dikkate alan bir Gerontlojiye de Türkiye de acilen ihtiyaç vard r. Her ne kadar 2008 y l ba nda yasalla an sosyal güvenlik reformu toplumsal ya lanmaya yönelik bir önlem olarak kabul edilebilse de sadece emeklilik ya n yükseltmekle s n rl kalan bu reform(!) problemin özüne dokunmam t r. Ya l lar n sa l k sorunlar n n yan s ra, psi ik ve sosyal sorunlar, topluma kat l mdaki dezavantajlar, alg lanan ve alg lanamayan bariyerler, ya l l Türkiye de kalitesiz bir ya am dönemine dönü türmektedir. 1.3 Ajanda2020 nin Teorik Model Bilim adamlar ndan Türk ya l s n ekonomik, sosyal ve psi ik yeterlikleri bak m ndan de erlendirmeleri istenmi tir. Hans Thomae (1998) 19, ya l lar n sosyal durumunun tarifinden ba ms z olarak, ya l lar n farkl yeterliklerine yönelik taleplere özellikle dikkat çekmektedir. Schulz-Nieswandt n (2006) 20 ya am durumu modelinde, ekonomik, sosyal ve psi ik yeterlikler, günlük ya am yeterli i olarak kabul edilmektedir. Ya am durumu, birey ve çevre aras ndaki ili kilere dayanan, birikimlerle (rezerv) aç klanan bir teoridir. Bireyin, günlük ya am yeterli inin yan s ra, kognitif ve psi ik yeterli i, bireysel birikimler olarak tan mlanmaktad r. Çevreye ait nitelikler olarak ekonomik, altyap sal ve sosyal birikimler ba lamsal birikimler olarak tan mlan r. Bireysel ve ba lamsal birikimlerin yan s ra bireyin sa l k durumu, konut ve konut çevresi, trafik sistemi, teknik-ayni-çevre ve 18 T. C. Ba bakanl k Türkiye statistik Kurumu, Türkiye Özürlüler Ara t rmas. Yay n Numaras D E Matbaas : Ankara, (2002). 19 Thomae, H. Probleme der Konzeptualisierung von Alternsformen, Psychosoziale Gerontologie, Band 1: Grundlagen. Jahrbuch der Medizinischen Psychologie 15. Ed: A. Kruse. Hogrefe, Verlag für Psychologie: Göttingen, Bern, Toronto, Seattle, (1998). Pp: Schulz-Nieswandt, F. Sozialpolitik und Alter. Kohlhammer: Stuttgart, (2006). 9

10 yerle imsel altyap özellikleri de çerçeve ko ullar kavram alt nda toparlanm t r (Schulz- Nieswandt, 2006, S.14ff.). Türk ya l s yla ilgili veriler, bireysel ve ba lamsal rezervlerinin çok dü ük oldu una i aret ederek, bunlar düzeltme olanaklar bulunan aktörlerin, ya l l toplumsal sorun olarak tan mlamaktan kaç nmalar, çerçeve ko ullar n n da olumsuz bir görünüm çizmesine yol açmaktad r. Türkiye nin hedefleri kesin tan mlanm bir ya l l k politikas dahi olmad dikkate al n rsa, toplumsal ya lanmay sosyal sorunlar çerçevesinde alg lad söylenemez. Bu yüzden ya l l kla ba lant l sorunlar n, genellikle bireysel ve ailesel sorunlar kategorisinde alg lanmaya devam edilmektedir. Yeterlik, de i imleri, geli meleri veya kay plar kognitif, duygusal davran larla i leme koyma kapasitesidir. Schulz-Nieswandt n (2005) dedi i gibi bilgi veya enformasyona indirgenemez. Ba ka bir deyi le, bilgi, yeterlik aç s ndan gerekli, fakat belirleyici tek ko ulu de ildir. Kognitif yeterlik, tutumlarla ba lant l d r, yani duygu yüklü dü ünce ve davran boyutlar na sahiptir. Davran lar n tutumlar taraf ndan yönlendirildi ine (Toman, 1973) de inmi tik. Di er taraftan dü ünme yetene inin özelliklerinden biri, alg lanan düzene koymak, olgu ve davran lara anlam yüklemektir. Dolay s yla sosyal kognisyon, yani sosyal dü ünce ve davran lar n sebepleri, ki inin kendisi ve ba kalar taraf ndan bunlar n bilinçli alg lan na ve de erlendirili ine dayan r (attribution). Bunlar n içine bireyin ba kalar taraf ndan alg lan, çevredeki nesnelerin alg lan (sosyal alg lama) ve sosyal aç dan önemli unsurlar n alg lan girmektedir (Pöppel, Bullinger & Härtel, 1994, S.231) 21. Demek ki kognitif yeterlik, ya l lar n tutumsal yeterli ini kast etmektedir ve kendi sosyal dü ünce ve davran lar da bunun içinde yer almaktad r. Fakat burada bizi ilgilendiren ya l lar n kendilerini nas l alg lad klar de il, aksine ba kalar taraf ndan nas l alg land klar d r. Ba kalar kavram n n anlam ise ara t rmaya denek olarak kat lan bilim adamlar d r. Schulz-Nieswandt n (2006) ya am durumu modelinden hareket ederek, a a da ematik olarak yeterlik kavram n n göstergeleri belirlenmi tir. Amac m z ya l lar n bireysel ve ba lamsal yeterliliklerini ve çerçeve ko ullar n tespit etmek de il, aksine, bilim adamlar n n ya l lar bu aç lardan nas l alg lad klar d r. Dolay s yla amac m z bilim adamlar n n sosyal alg lamalar na ula mak, bunlar n ard ndaki olumlu veya olumsuz tutumlar görünür hale getirmektir. Türk ya l s n n objektif ya am ko ullar ndan kaynaklanan olumsuz görüntüsünün ard nda, daha çok olumsuz beklentilerin yatt ndan hareket edilmi tir. 21 Pöppel, E., Bullinger, M., & Härtel, U. Medizinische Psychologie und Soziologie. Chapman & Hall, (1994). 10

11 ekil 1: Teorik model (Kaynak: Schulz-Nieswandt, 2004) Yeterlik Bireysel Ba lamsal Çerçeve Ko ulu Günlük ya am yeterli i Kognitif yeterlik Psi ik yeterlik Ekonomik birikimler Altyap sall birikimler Sosyal birikimler Sa l k kamet Hukuki Teknik- Ayni Çevre Ya l lar n bilim insanlar n n sosyal alg lamalar na dayanan görüntüleri Meslek Gelir Servet Tesisler: Eri ilebilirlik, girilebilirlik, mevcudiyet, Benimsemek, hizmet E, çocuklar, akrabalar, tan d klar vs. Fiziksel, Psi ik sa l k (ojektif), sübjektif sa l k Konut, konut çevresi, mimari yap lar (örn. kurumlar) Örn. bak m yasas 11

12 2 Ara t rman n Sorular ve Hipotez Ajanda2020 her ne kadar iddial bir kavram gibi görünse de, bu giri imin temel sebebi, böyle bir ajandan n Türkiye de gerçekle tirilebilirli i konusundaki kayg lar m zd r. Çünkü ya lanma ve ya l l k dikkate de er bir konu olarak alg lanmamaktad r. Bunun gerekçesi olarak nüfusun genç olu u gösterilemez. Çünkü Gerontolojinin ortaya ç kt dönemlerde Bat toplumlar da genç bir nüfus yap s na sahiplerdi. Hatta 19. yüzy lda Quetelet ve Galton, 20. yüzy l n hemen ba nda Metschinikoff gibi isimlerin ya lanmayla ilgilenen öncüler olduklar dü ünülürse, Türk ayd nlar n n hala genç nüfus kavram yla hareket etmeleri, üphesiz bir tutum meselesidir ve ya l l a ve ya lanmaya ilgisiz kalan bir tutumla aç klanabilir. Bu negatif ç k noktas n n gerekçeleri sadece bilimsel alandaki ilgisizlikle s n rl da de ildir. Genel bir ilgisizlikten rahatl kla söz edilebilir. Türkiye ye ilk defa gelen bir yabanc büyük kentleri saran beton apartmanlar n aras ndaki swimmingpool leri ve tenis kortlar n görünce, Türkiye de yüzmeye ve tenise çok büyük bir merak ve ilgi oldu unu zannedebilir. Oysa üç taraf denizle çevrili bu ülkenin yüzme ve tenis dallar nda olimpik bir madalyas veya ünlü bir sporcusu yoktur. Buna kar n yoksul, hasta ve bak ma muhtaç ya l s hem çok, hem de ço almaktad r. Ya lanma ve ya l l n Türkiye de sosyal problem olarak görülmedi ine dikkat çekildi. Bunun sebepleri Ritter ve Hohmeier e (1999) 22 göre iki davran la aç klanabilir: Ya çözüm giri imlerine yönelme ya da çözüm giri iminden kaç nma durumlar yla ba lant l d r. Çözüm giri imleri, uygun artlar yarat l ncaya kadar sürebilir veya problemle hiç ilgilenilmez ve kal c hale gelebilir. Sorunlara pasif davran la tepki veriliyorsa ya da çözüm giri imlerine yönelme olmuyorsa, bu durumda da üç davran gözlemlenmektedir. As l soruna çözüm aramak yerine, ba ka sorunlar yaratarak bunlara çözüm aramak veya sorunu görmezlikten gelmek, gizlemek veya alg layamamak, hatta inkara varan davran lar ortaya ç kmaktad r. Türkiye de imdiye kadar toplumsal ya lanma yoktur diyen olmam t r. Bu yüzden toplumun giderek ya lanaca n alg lama konusunda kan m zca bir sorun yoktur. Daha ziyade bu sorunu tan mlamaktan kaç nma e ilimleri alg lanmaktad r. Ama sosyal sorunlar tan mlanmad klar sürece var olduklar ndan söz edilemez. Bu yüzden imdiye dek çözüm olanaklar na sahip olan aktörler, tan mlanmayan sorunu da yok say yor gibi bir izlenim yaratmaktad rlar. Sosyal problemlerin tan mlar n ise daima iktidar yap lar belirlemektedir, bunun ard nda daima ç karlar yatmaktad r. Sorunla kar kar ya kalanlar n ise iktidar özellikleri çok azd r (Cloerkes : Tufan, ). Dolays s yla Türk ya l s n n kendi sorunlar n tan mlamas mümkün de ildir. Say lar giderek ço ald halde sosyal problem olarak tan mlanmay n ard nda ise ya l lar n sosyoekonomik zay f gücü vard r. Türkiye de ta lanma ve ya l l k, toplumsal sorun olarak tan mlanmaya çal lal, aradan henüz çok az bir süre geçmi tir. Kesin tarih verilemez, fakat 2000 li y llar n ba lang c nda henüz toplumsal ya lanmadan söz eden yoktu y l nda Antalya da düzenlenen Birinci Uluslararas Sosyal ve Uygulamal Gerontoloji Sempozyumu ile kamuoyuna bu sorun duyuruldu. imdiye kadar üç sempozyum yap ld. Fakat hiçbirine davet edilen yüksek düzey politikac lar kat lmad. Bunun sebebi tan mlamaktan kaç nma olabilece i gibi ard nda sorunu 22 Ritter, U.P. and Hohmeier, J. Alterspolitik. Oldenbourg Verlag: München, Wien, (1999). 23 Cloerkes, G. Soziologie der Behinderten. Eine Einführung, 2.Aufl.. Edition S. Univ. Verlag Winter: Heidelberg, (2001). 24 Tufan,. Türkiye de Ya lanmak ve Ya l l k, GeroYay: Antalya, (2006). 12

13 alg layamama durumuna yatabilir. Muhtemelen her ikisinden de biraz al rsak, tan mlama olanaklar na sahip aktörlerin tutumlar n daha iyi anlayabiliriz. Bilim camias n n sosyal sorunlar tan mlamadaki gücü inkar edilemez, hatta sosyal sorunlar ilk tan mlayanlar genellikle ayd nlar olmaktad r. Geriatri d nda son y llara kadar ya lanma olgusunu inceleyen, sorunu ciddi ekilde tart maya açan, önerilerine eylemlerini de katan Türk ayd nlar n n say s, bunu yapmayanlardan çok azd r. Özellikle sosyal bilimciler konuya çok yabanc kalm görünmektedir. Siyasi partilerin programlar nda da toplumsal ya lanma ve ya l l k, emeklilikle s n rl tutulmaktad r. Oysa Türkiye deki emeklilerin ortalama ya 45 civar ndad r (Tufan, 2007). Listeyi daha fazla uzatmaya gerek yoktur. Belirtilen sebepler ara t rman n hipotezi için yeterlidir: Türkiye de ya l lar n her yönden (ekonomik, fiziksel, sosyal, psi ik) çok olumsuz görünen durumu, buna yönelik çözüm giri imi yapabilme olana bulunan aktörlerdeki, ya lanma ve ya l l görmezlikten gelme e ilimiyle (tutumuyla) ba lant l d r. ekil 2: Kat l m-paradoksu teorisi (Kaynak: Palm, 1987; al nt yap lan kaynak: Reinert, 1998). Kat l m Problemi Alg lama Çözüm planlar Çözüm kararlar Çözüm getirecek uygulamalar Bu e ilimin var olup olmad sorunun yan s ra, varsa, devam edip etmeyece i sorusu da Türk ya l s n n gelecekteki durumu aç s ndan büyük bir önem kazanmaktad r. Kat l m- Paradoksu olarak adland r lan bir teoriden hareket ederek bu tespit edilmeye çal lm t r. (Tomas Palm, ; al nt yap lan kaynak: Reinert, ). Buna göre bireyler problemlere çözüm giri imlerinin farkl a amalar nda farkl davran lar ortaya koymaktad rlar. Daha önceki bilgileri de dikkate al rsak, çözüm eylemlerinin a amas na göre bireylerde tutumlar n gücü yön de i tirmekte, davran lar buna ba l olarak belirgin ekilde de i mektedir. 25 Tomas Palm, Information för bättre demokrati, ekonomi och folkhälsa, Informationens möjiligheter. Ed: Malle Jöever. Stockholm, (1987). 26 Reinert, A. Mobilisierung der Kompetenz von Laien Die Methode der Planungszelle/Bürgergutachten, Wege zur Zukunftsfähigkeit ein Methodenhandbuch. Arbeitshilfen für Selbsthilfe- und Bürgerinitiativen Nr. 19. Ed: H. Apel, D. Dernbach, T. Ködelpeter & P. Weinbrenner. Stiftung Mitarbeit: Bonn, (1998). Pp:

14 Çözüm süreçlerine en çok kat l m n problemi alg lama safhas nda oldu u görülmektedir. Günlük gazeteler bir sürü toplumsal problemden ikayetçi olan ayd nlarla doludur. Genel olarak herkes özel ya am nda politik, sosyal veya sportif sorunlar tart r, yani sorunlar en az ndan kendi perspektifinden alg lar. Buna kar n soruna çözüm aray veya plan safhas nda kat l m n belirgin ekilde azald görülür. Bunu takip eden çözüm yollar ndan hangisinin seçilece i karar a amas na gelindi inde kat l mda yine azalma olmaktad r. En dü ük kat l m ise karar uygulamaya s ra geldi inde ya anmaktad r. 3 Metot Türkiye de ya l lar aç s ndan önemli görülen sorunlardan ve gerontolojik literatürde yer alan güncel konular aras ndan yap lan seçimle, ara t rma sorular tasarlanm ve ön ara t rma kapsam nda teste tabi tutulmu lard r. ki a amadan meydana gelen standart soru ka tlar yla yap lan ampirik ara t rmada 7-kademeli Likert-Ölçe i kullan lm t r. Türk bilim insanlar n n kendi alanlar ndan ya l, ya lanma ve ya l l kla ba lant l sorunlar alg lay ndan kaynaklanan tutumlar belirlenmeye çal lm t r. Üçüncü ve son a amada uzmanlarla görü me yap lacakt r. Ara t rman n bir bölümüyle s n l olan bulgular birinci ve ikinci a amalara aittir. Mart -May s 2008 döneminde gerçekle tirilen birinci a aman n ard ndan Temmuz-A ustos 2008 döneminde ikincisi tamamlanm t r. Aral k ay çersinde yap lmas dü ünülen üçüncü a amada Ajanda2020 ye kat lan uzmanlar Antalya ya davet edilecek ve Türkiye nin ya l l k sorunlar disiplinler aras boyutta tart maya aç lacakt r. Amaç, ya l lar n ya am ko ullar nda uzun vadede olumlu de i im sa layacak önerileri masya yat rmak ve gerontolojik alanda disiplinler aras çal malar için bir platform yaratabilmektir. Finansal destek almadan gerçekle tirilen, tasar m, yürütme, verilerin bilgisayara aktar m ve analizleri taraf mdan yap lan bu ara t rmada üniversite ö rencileri üzerinde denenen sorularla tasarlanan ve farkl alanlardan çal an bir uzman grubunun cevaplar na dayanan bulgular hem kar la t rma olana olmad ndan hem uzman popülasyonunu yans mad ndan genelleme yapmamak gerekir. 3.1 Ara t rma Dizayn Literatür taramas ve ya l lar n Türkiye de durumu ile ilgili analizlerle ba layan Ajanda2020 ara t rmas önceden tasarlanan belli bir eylem plan dahilinde yürütülmektedir. Yürütülmektedir denilmesinin nedeni henüz son a amas olan ara t rmaya kat lan bilim insanlar yla yapaca m z toplant n n Aral k 2008 ortalar nda gerçekle tirilecek olmas d r. Literatür taramas ve ya lar n durumuyla ilgili analizler devam ederken, ara t rmaya ça r ve ara t rma hakk nda bilgi veren bir metin haz rlanarak, farkl üniversitelerde çal an 750 civar nda bilim insan na ula t r ld. Yani henüz ilk soru ka d ellerine geçmeden önce Ajanda2020 hakk nda bilgi sahibi oldular. Bununla amac m z hem konunun önemini vurgulamak, hem de ya lanma ve ya l l k üzerine dü ünmelerini sa lamakt. Literatür taramas ve durum analizleri yap ld ktan sonra bunlara dayanan sorular n tasar mlar ba lad. Bu a amada ayn zamanda kavramlar n tan m ve indikasyonlar üzerine çal malar yap ld. Tasarlad m z sorular ön ara t rma kapsam nda 40 ki ilik bir ö renci grubu üzerinde denedik. Bunlara eri mekte fazla bir sorun ya anmam t r. Akdeniz Üniversitesi ö rencileri aras ndan seçti imiz, farkl bilim dallar nda ö renim yapan ö rencilere

15 sorudan olu an ve 7-basamakl Likert-Ölçe iyle cevaplamalar istedi imiz sorular denemi olduk. Ön ara t rma, as l ara t rmada kullanaca m z Likert-Ölçe inin tasar m açs ndan önemliydi. Faktör analizi yönetimi ve reliabilite testleriyle ön ara t rmadan ç kan sonuçlara dayanarak uygun görünen 66 sorunun kullan lmas na karar verilmi tir. Bu sorular n 33 ü burada sunulan bulgularla ilgilidir. Ara t rma süreci üç a amadan olu maktad r: 1. Birinci soru ka d yla ilgili verilerin derlenmesi 2. kinci soru ka d yla ilgili verilerin derlenmesi ve 3. Her ikisine de kat lan bilim insanlar yla yap lacak olan toplan. Soru ka tlar denek adaylar na internet üzerinden gönderildi. Birinci soru ka d yakla k 750 ki iye gönderildi, bunlardan 327 si cevaplanm olarak geri döndü. kinci soru ka d sadece bu 327 ki iye gönderilmi tir. Bunlardan cevaplanm olarak 210 nu geri döndü. Dolay s yla Aral k ay ortalar nda yap lmas dü ünülen Ajanda2020-Toplant s teorik olarak bu 210 ki iyle gerçekle tirilecektir. Ancak toplant ya, gerekçelerini a a da sunaca m, ara t rman n hipotezlerinden birini olu turan sebepten ötürü toplant ya bu rakamdan belirgin ekilde daha az uzman n kat lmas n beklemekteyiz. ekil 3: Eylem plan AJ ANDA2020 Literatür Taramas Türkiye deki ya l larla igili Analizler Sorular n Haz rlanmas, Tan mlamalar, ndikasyonlar ÖN ARA TIRMA Denek: 40 ki i Akd. Üniv. ö rencileri Soru ka d n n denenmesi L KERT-ÖLÇE Tasar m Ön ara t rma verilerilerinin analizleri, soru ka d na sorular n seçimi Bilim nsanlar AJANDA2020 ki soru ka d tasarland AJANDA2020 hakk nda bilgi, kat l ma ça r metni Geri dönen 1. Soru ka d 1. Soru ka d internetten gönderildi Nihai Rapor Bilim insanlar yla Toplant Analizler & Ara Rapor Verilerin kayda geçilmesi 2. Soru ka d internetten gönderildi Sadece 1. Soru ka d n cevaplayana Birinci soru ka d : Ya l lar n güncel ve gelecekteki durumlar de erlendirilmektedir. 15

16 kinci soru ka d : Be sorudan ibarettir. lk soru ka d nda fikirlerini dile getiren bilim insanlar, bu kez aktif olmaya ça r lmaktad r. Üçüncü a ama: Aral k 2008 de yap lacak toplant d r. Amac m z sadece hipotezi kontrol etmek de ildir. Ayn zamanda bilim camias nda ya lanma ve ya l l k konular na dikkat çekmek, bilimler aras çal malar n ba lamas için bir temel atmakt r. Sorular bilerek genel görü lere yönelik olarak tasarlanm lard r. Uzmanlarla yap lacak toplant da, bu görü lerin ard ndaki gerekçeler tespit edilecektir. Ya lanma ile ilgili gelece in kosepsiyonlar n tasarlayabilmek için izlenen yol üç ad mdan meydana gelmektedir: Durum tespiti: Ajanda2020 kapsam nda yap lan durum tespiti, Türkiye de uzman görü lerine dayanan ya lanma ve ya l l kla ilgili bir bilanço niteli indedir. Hedef perspektifi: Uzmanlarla bir araya geldikten sonra ya l lar n ya am durumlar n genel olarak düzeltecek acil giri imler belirlenecektir ve gelecek dönemlerde Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü aç ndan bunlar hedef perspektifleri olarak kullan lacakt r. Önlem ve Stratejiler: Hedef perspektiflerine yönelik olarak yapmay dü ündü ümüz bilimsel ara t rma ve çal malardan ç kacak sonuçlara göre ya l l k politikalar için önlemsel ve stratejik öneriler ortaya konulacakt r. 3.2 Ölçüm Arac ve Ölçek Her ne kadar bilim insanlar ndan ya l lar n durumunu de erlendirmeleri istendiyse de, sa l kl de erlendirme yapabilmek için gerekli olan ampirik bilgilerde çok büyük eksiklik vard r. Ajanda2020 asl nda bu eksikli e dikkat çeken bir çal mad r. Ard nda ise ya lanma ve ya l l k olgular yla ilgili tutumlar n yatt varsay m ndan hareket etmektedir. Dolay s yla talep edilen de erlendirmeler asl nda bir tutum ölçümü olarak dü ünülmü tür. Diekmann a (2007, S.241) 27 göre basit ve kullan m kolay olan Likert-Ölçe i, asl nda bir ölçek yöntemi de ildir. Çünkü Likert-tekni inde detayl ekilde tan mlanm bir ölçüm modeli ko ulu aranmamaktad r. Rating-ölçe i türlerinden biri olan Likert-ölçe inde soru yerine bir görü belirtilir ve deneklerden bu görü e bipolar cevap ölçe iyle kat l p kat lmad klar n belirtmeleri istenir. Likert-ölçe inin avantaj farkl içerikte çok say da Item in ayn ölçekle tasarlanabilmesine sa lad olanakt r. Ama dezavantaj, cevaplar n birden fazla anlama gelebilece idir. Likert-ölçe inden söz edebilmek için ölçülmek istenilen tutumun bir tek Item ile de il, birden fazla Item, yani bir Item-bataryas ile tespit edilmesi ve farkl say sal de ere sahip cevaplar n kurall bir hesaplama ile toplam de erinin belirlenmesidir Hesaplama kural genellikle Item-skorlar n n basit ortalamas na dayanmaktad r. Bütün ifadeleri içeren Item-bataryas sistemi ve hesaplama kural birlikte Likert-ölçe i olarak tan mlanmaktad r (Borg & Staufenbiel, 2007, S.21-22) 28. Ajanda2020 kapsam nda kullan lan Likert-ölçe i 7-basamakl d r, yani bipolar skala üzerinde yedi cevap alternatifi yer almaktad r. A a da Ajanda2020 nin ilk sorusu örnek olarak verilmi tir. 27 Diekmann, A. Empirische Sozialforschung: Grundlagen, Methoden, Anwendungen, 18.Aufl., Rowohlt: Reinbek bei Hamburg, (2007) 28 Borg, I. & Staufenbiel, T. Theorien und Methoden der Skalierung, 4.vollständig überarbeitete und erweiterte Aufl., Huber: Bern, (2007). 16

17 ekil 4: Likert-ölçe i. Kesinlikle do ru Yar yar ya Kesinlikle yanl 1. Ya l lar günlük ya am ödevlerinin üstesinden gelme konusunda ba ar l bir tablo çiziyorlar. 3.3 Denekler Elektronik posta yoluyla Türkiye nin farkl üniversitelerinde çal an 750 uzmana gönderilen birinci soru ve ikinci soru ka tlar n n ikisine 210 u cevap vermi tir. Ara t rman n denek grubu bunlardan meydana gelmektedir. Sosyoloji, Psikoloji, Siyasal Bilimler, Pedagoji, Hukuk, Ekonomi, Sa l k Bilimleri, Tarih ve Felsefe alanlar nda çal an uzmanlar n 139 u erkek, 71 i kad nd r. Böylece %66,2 sini erkekler, %33,8 ni kad nlar meydana getirmektedir. Deneklerden kendileri hakk nda fazla bilgi vermeleri istenmemi tir. Birbirimizi tan mad m z, sadece internet üzerinden ula t m z uzmanlarda ortaya ç kabilecek olas bir güvensizli i göz önüne alarak demografik verileri cinsiyet, ya, unvan, medeni durum, çocuk say s gibi sorularla s n rl tutup, güvensizlik yaratabilecek, örne in ekonomik durumlar hakk nda bilgi vermeleri istenmi tir. Tablo 1: Ajanda2020 ye kat lan uzmanlar n çal ma alan ve cinsiyeti Uzmanl k Alan Toplam Erkek Kad n Say % Say % Say % Sosyoloji 39 18, , ,1 Psikoloji 32 15, ,0 7 9,9 Siyasal Bilimler 26 12, ,9 8 11,3 Pedagoji 23 11, ,8 8 11,3 Hukuk 22 10, ,1 8 11,3 Ekonomi 21 10,0 13 9,4 8 11,3 Sa l k Bilimleri 17 8,1 12 8,6 5 7,0 Tarih 16 7,6 10 7,2 6 8,5 Felsefe 14 6,7 8 5,8 6 8,5 Toplam , , ,0 Tablo 2: Ajanda2020 ye kat lan uzmanlar n ya grubu ve cinsiyeti Ya Grubu Toplam Erkek Kad n Say Yüzde Say Yüzde Say Yüzde ,1 10 7,2 5 7, , ,2 5 10, , , , , , , , ,8 5 12, , , ,3 >= ,8 8 5,8 2 4,8 Toplam , , ,0 17

18 4 Bulgular Ara t rma hipotezinin denek grubunda geçerli olup olmad çal malar na ilk önce deskriptif istatistiklerle ba land. Daha sonra faktör analizleri, korelasyon (Speraman Rho), reliabilite (Cronbach-Alpha) ve çapraz tablo hesaplar (Ki-Kare hesaplar ve Phi) ile veriler üzerinde daha detayl analizler uyguland (Bu istatistik yöntemleri için örne in bkz. Bortz, 2005) 29. A a da bu çal malardan elde edilen bulgular iletilmi tir. 4.1 Deskriptif statistikler Toplam 33 soru yöneltilen deneklerin 7-basamakl Likert-Ölçe ine dayanan cevaplar n n deskriptif da l mlar a a daki grafikte toplu halde görülmektedir. Sorularda dile getirilen dü ünceye kat lma e ilimine i aret eden 1,2 v3 de erleri grafikte pozitif, kat lmama e ilimine i aret eden 5,6 ve 7de erleri ise negatif kavram yla ifade edilmi tir. Ölçe in merkezini ifade eden 4 de eri ise karars z olarak tan mlanm t r. A a da sorularda yer alan ifadeler ve kodlar, Likert-ölçe ine dayanan da l mlar bölüm Ek te verilmi tir. Yerden kazanmak için tablolarda sadece kodlar kullan lacakt r. Grafikten hemen alg land gibi pozitif de erlendirmeler ço unluktad r. Sadede grafi in alt bölümünde durumun terse döndü ü dikkat çekmektedir. Ara t rma hipotezinin do ru olabilece ine dair ilk sinyal, tutumlarda ortaya ç kan bu terse dönü ile alg lanm t r. ekil 5: Deskriptif istatistikler. Günlük ya am yeterli i Kognitif yeterlik Psi ik yeterlik Ekonomik yeterlik Mesleki biyografi Gelir durumu Tesis mevcudiyeti Tesislere eri ebilirlik Tesislerin uygunlu u Tesislerin benimsenirli i Hizmet "anlay Çocuklar yla ili kiler Kom uluk ili kileri E itimin soyutlanma riskini azaltmas E itim düzeyi yükselecek, topluma kat l m artacak Gelecekte bireysel yeterlik Gelecekte ba lamsal yeterlik Gelecekte çerçeve ko ullar Ya l lara uygun altyap eksikli i Ya l lar n sorunlar n alg lama noksanl Disiplinler aras çal malar yap lmal Bilim insanlar na dan lmal Bilim insanlar yönetimde etkin olmal Yerle im bölgeleri ya l lara göre uyarlanmal Bak m sigortas gerekli Ya l lara uygun trafik sistemi gereksiz Ya l çal malar na kat lma iste i Sempozyuma kat lma iste i Derne e üyelik AjandaAjanda2020 toplant s an akt lma iste i Gönüllü çal ma iste i Gerontolojik faaliyetlere genel ilgi 0% 10% 20% 30% 40% 50% 60% 70% 80% 90% 100% Pozitif Karars z Negatif 4.2 Reliabilite, Faktör Analizi, Korelasyon Analizleri Tutum ölçümünde sekiz item-bataryas olu turulmu tur. Alt s ya am durumu teziyle (bireysel yeterlik, ba lamsal yeterlik ve çerçeve ko ullar ), ikisi kat l m-paradoksu teziyle ba lant l d r. Ön ara t rmada uygun görülen sorulardan olu turulan item-bataryalar n n reliabilitesi, yani cevaplardaki tutarl l k Cronbach-Alfa de eriyle belirlenmi tir. 29 Bortz, J. Statistik für Human- und Sozialwissenschaftler, 6. Aufl., Springer: Heidelberg, (2005). 18

19 Genel olarak sosyal ara t rmalarda 0,8 de eri yeterli kabul edilmektedir (Diekmann, 2007). Toplam-skor ile her item in korelasyon de erleri de hesaplanm t r. Bunun sonucunda baz lar n n toplam-skor ile daha dü ük bir korelasyona sahip olduklar saptanm t r. Bu durumda, koralsyon de eri küçük olan item i devre d b rakarak Cronbach-alfa de eri yükseltilebilmekte, yani cevaplar aras ndaki tutarl l k artmaktad r. Bu da tutum ölçümlerinin daha sa l kl olmas n sa lamaktad r. Tabloda (*) i aretli de erler di erlerine göre bir hayli küçüktür. Be tane olduklar görülen bu itemlerden ikisi devre d b rak larak, Cronbach-Alfa de erlerinde belirgin bir yükselme sa lanm t r. Tabloda hangilerinin analizlerin d na çekildi i de gösterilmi tir. Tutumlar iyi ölçemedi i anla lan item leri analizlere katmayarak, ba lang çta 33 olan soru say s, 31 e indirilmi tir. Tablo 3: Item lerin reliabilite analiz sonuçlar. Item_Nr Cronbach-Alfa Item-Total Correlation Uygun görünmeyen (*) Item-Total Correlation Uygun görünmeyen (*) devre d b rak ld ktan sonra SK1B 0,72 0,72 B REYSEL SK2B 0,84 0,76 0,76 YETERL K SK3B 0,63 0,63 SK4BA1 0,63 0,63 BA LAMSAL SK5BA1 0,80 0,67 0,67 YETERL K 1 SK6BA1 0,63 0,63 SK7BA2 0,49* SK8BA2 BA LAMSAL 0,64 Item 7 nin ç kar lmas kazanç sa lamad, SK9BA2 YETERL K 2 0,79 0,56 De i iklik SK10BA2 0,60 yap lmam t r. SK11BA2 0,59 SK12BA3 0,66 0,73 SK13BA3 BA LAMSAL 0,73 0,80 0,80 SK14BA3 YETERL K 3 0,69 0,67 SK15BA3 0,37* Ç kar ld SK16ÖG YETERL KLER 0,63 0,63 SK17ÖG ÜZER NE 0,79 0,67 0,67 SK18ÖG ÖNGÖRÜLER 0,62 0,62 Item_Nr Cronbach-Alfa Item-Total Correlation Item-Total Correlation Uygun görünmeyen (*) Uygun görünmeyen (*) devre d b rak ld ktan sonra SK19KP1 0,67 0,67 SK20KP1 KATILIM 0,68 0,68 SK21KP1 PARADOKSU -1 0,83 0,62 0,62 SK22KP1 0,61 0,61 SK23KP1 0,54 0,54 SK30ÇK 0,53 0,61 SK31ÇK ÇERÇEVE 0,56 0,70 0,61 SK32ÇK KO ULLARI 0,59 0,67 SK33ÇK 0,02* Ç kar ld Item_Nr Cronbach-Alfa Item-Total Correlation Item-Total Correlation SK24KP2 SK25KP2 KATILIM 0,47* 0,57 SK26KP2 PARADOKSU -2 0,48* 0,80 SK27KP2 0,61 SK28KP2 0,63 SK29KP2 0,54 Item 24 ve Item 26 n n ç kar lmas kazanç sa lamad, De i iklik yap lmam t r Cronbach-Alfa Uygun görünmeyen (*) devre d b rak ld ktan sonra 0,84 0,80 0,79 0,86 0,79 Cronbach-Alfa Uygun görünmeyen (*) devre d b rak ld ktan sonra 0,83 0,81 0,80 Reliabilitenin yan s ra ölçülmek istenilenin ölçüp ölçmedi i de önemlidir. statistiksel aç dan bunun anlam, tutumu ölçmeye çal an istem-bataryas n n tek boyutlu olmas n n gerekti idir. statistik aç s ndan cevaplanmas gereken soru, item bataryas ndaki tüm sorular tek faktöre indirgemenin mümkün olup olmad d r. Dolay s yla tek faktörle aç klanabilen varyans oran na bakmak gerekir. Faktör analizleri, bütün item-bataryalar nda tek faktöre indirgeme yap labildi ini göstermi tir. Faktör analizlerinde uygulan farkl yöntemlerden burada kullan lan temel faktör metodu olmu tur. Kat l m paradoksunu ölçmeye çal an item de 19

20 boyut indirgemesi sonucunda tek faktörle aç klanabilen varyans oranlar n n bir hayli dü ük olduklar dikkat çekmektedir. Di erlerinde ise yeterince yüksektirler (Faktör analizleri için örn. bkz. Bortz & Döring, 2006) 30. ekil 6: Aç klanabilen varyans oranlar (Faktör Analizi; Temel Faktör Metodu) Item Bireysel Yeterlik Ba lamsal Yeterlik 1 Ba lamsal yeterlik 2 Ba lamsal Yeterlik 3 Öngörüler Çerçeve Ko ullar Kat l m Paradoksu 1 Kat l m Paradoksu 2 Tek Faktörle aç klanabilen Varyans %75 %71 %55 %78 %71 %73 %59 %49 Yorum Tatmin edici düzeyde Tatmin edici düzeyde Dü ük düzeyde Tatmin edici düzeyde Tatmin edici düzeyde Tatmin edici düzeyde Dü ük düzeyde Dü ük düzeyde Reliabilite ve faktör analizlerinin yan s ra deneklerin cevaplar na ya, cinsiyet ve uzmanl k alanlar n n etkileri korelasyon hesaplar ve ki-kare testiyle belirlenmi tir. ki kategoriden meydana gelen cinsiyete ba l olas etkiler Phi katsay s hesaplanarak belirlenmi tir. A a daki tabloda bunlar n sonuçlar topluca verilmi tir. Bo b rak lan yerlerde istatistiksel manidarl k p 0,05 düzeyinin üzerindedir. Korelasyon hesaplar n * ve ** i aretleriyle gösterilen istatistiksel manidarl k düzeyi tabloda verilmi tir. Görüldü ü gibi cevaplara cinsiyetin ve uzmanl k alan n n etkisinden söz edilemez. kisinde de sadece iki soruda buna rastlanm t r. Dolay s yla imdilik bunun tesadüfen ortaya ç kt ndan hareket edilmesinde daha do ru olur. Buna kar n denelerin ya yla cevaplar aras nda ba lant bulundu unu kabul etmeyi gerektiren bulgular elde edilmi tir. Korelasyon hesaplar, neredeyse bütün cevap da l mlar n n ya faktörüyle ilgile im içersinde oldu unu göstermi tir. SPSS program yla yap lan analizler, bu program n sundu u bir olanakla güvenilirli i artmaktad r adet örneklemi temel alarak çapraz-tablo da l mlar üzerinde uygulanan ki-kare-testleri 31 sorunun 11 nde ya a ba l istatistiksel manidarl n bulundu unu göstermi tir. Bunlardan hareket ederek, deneklerin ya l yla, ya l l k ve ya lanmaya yönelik tutumlar aras nda tesadüfe dayanmayan bir e ilimin varl ndan söz edilebilir. 30 Bortz, J. & Döring, N. Forschungsmethoden und Evaluation für Human- und Sozialwissenschaftler, 4. überarbeitete Aufl., Springer: Heidelberg, (2006). 20

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

TÜİK KULLANICI ANKETİ SONUÇLARI

TÜİK KULLANICI ANKETİ SONUÇLARI TÜİK KULLANICI ANKETİ SONUÇLARI Aralık 1 Giriş Kurumumuz taraf ndan üretilen istatistikler kullan c lara çeşitli kanallar yoluyla sunulmakta, hizmet kalitesini artt rmak ve kullan c ihtiyaçlar n karş lamak

Detaylı

KORELASYON VE REGRESYON ANALİZİ

KORELASYON VE REGRESYON ANALİZİ KORELASON VE REGRESON ANALİZİ rd. Doç. Dr. S. Kenan KÖSE İki ya da daha çok değişken arasında ilişki olup olmadığını, ilişki varsa yönünü ve gücünü inceleyen korelasyon analizi ile değişkenlerden birisi

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi ÜN VERS TEYE G R SINAV S STEM NDEK SON DE KL E L K N Ö RENC LER N ALGILARI Doç. Dr. Mehmet Durdu KARSLI Sakarya Üniversitesi E itim fakültesi Doç. Dr. I k ifa ÜSTÜNER Akdeniz Üniversitesi E itim Fakültesi

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

İçindekiler Şekiller Listesi

İçindekiler Şekiller Listesi 1 İçindekiler 1.GĠRĠġ 3 2. Mekânsal Sentez ve Analiz ÇalıĢmaları... 4 3. Konsept....5 4. Stratejiler.....6 5.1/1000 Koruma Amaçlı Ġmar Planı.....7 6.1/500 Vaziyet Planı Sokak Tasarımı....7 7.1/200 Özel

Detaylı

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ

ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 15 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ZAĞNOS VADİSİ KENTSEL

Detaylı

ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY

ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY ARAŞTIRMA PROJESİ NEDİR, NASIL HAZIRLANIR, NASIL UYGULANIR? Prof. Dr. Mehmet AY Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü 29.03.2012 / ÇANAKKALE Fen Lisesi ARAŞTIRMA PROJESİ

Detaylı

Analiz aşaması sıralayıcı olurusa proje yapımında daha kolay ilerlemek mümkün olacaktır.

Analiz aşaması sıralayıcı olurusa proje yapımında daha kolay ilerlemek mümkün olacaktır. Analiz Raporu Kısa Özet Her geçen gün eczanecilik sektörü kendi içerisinde daha da yarışır hale geliyor. Teknolojinin getirdiği kolaylık ile eczane otomasyonu artık elinizin altında. Çoğu eczacılar hastalarına

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET DOI= 10.17556/jef.54455 Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 Genişletilmiş Özet Giriş Son yıllarda

Detaylı

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA İLİŞKİN GENELGE (2015/50) Bu Genelge, 25.05.2015

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

HAYALi ihracatln BOYUTLARI

HAYALi ihracatln BOYUTLARI HAYALi ihracatln BOYUTLARI 103 Müslüme Bal U lkelerin ekonomi politikaları ile dış politikaları,. son yıllarda birbirinden ayrılmaz bir bütün haline gelmiştir. Tüm dünya ülkelerinin ekonomi politikalarında

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU Hazırlayan Sosyolog Kenan TURAN Veteriner Hekimi Volkan İSKENDER Ağustos-Eylül 2015 İÇİNDEKİLER Araştırma Konusu

Detaylı

ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi

ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi KİHG/İŞL-005 19.08.2009 07.08.2012 2 1/8 GÜNCELLEME BİLGİLERİ Güncelleme Tarihi Güncelleme No Açıklama 11.11.2009 1 Belge içeriğinde ve belge numarasında değişiklik yapılması 07.08.2012 2 Komite, başlık,

Detaylı

HİZMET ALIMI İHALELERİNDE İŞ DENEYİMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR 1. GİRİŞ

HİZMET ALIMI İHALELERİNDE İŞ DENEYİMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR 1. GİRİŞ Murat ARAPGİRLİ HİZMET ALIMI İHALELERİNDE İŞ DENEYİMİNDE KARŞILAŞILAN SORUNLAR 1. GİRİŞ İhale konusu işin kaliteli bir şekilde ve zamanında yapılabilmesi için işi yapacak kişinin mesleki ve teknik olarak

Detaylı

UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR

UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR Sosyal Güvenlik Nedir? Sosyal güvenlik, bireylerin ve ailelerin ekonomik ve sosyal risklerle karşılaşmaları

Detaylı

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ Dr. Ayhan HELVACI Giriş Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda yapılan eğitim birçok disiplinlerden

Detaylı

MADDE 2 (1) Bu Yönerge, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve değişiklikleri ile İzmir Üniversitesi Ana Yönetmeliği esas alınarak düzenlenmiştir.

MADDE 2 (1) Bu Yönerge, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve değişiklikleri ile İzmir Üniversitesi Ana Yönetmeliği esas alınarak düzenlenmiştir. İZMİR ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve Kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönerge; İzmir Üniversitesi nin Fakülteleri, Meslek Yüksekokulu ve bölümlerinde ÖSYM ve Üniversite tarafından

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba 1.1 Ara rman n Amac Ara rmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba olarak hizmet vermekte olan; 1. Bütçe ve Performans Program ube Müdürlü ü 2. Stratejik Yönetim ve Planlama

Detaylı

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com Giriş Yönetim alanında yaşanan değişim, süreç yönetimi anlayışını ön plana çıkarmıştır. Süreç yönetimi; insan ve madde kaynaklarını

Detaylı

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir?

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir? DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Katılımcı tarafından ödenen katkı paylarının %25 i oranında devlet tarafından katılımcının emeklilik hesabına ödenen tutardır. Devlet katkısı başlangıç tarihi

Detaylı

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk.

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Sayı: 64597866-120[94-2014]-131 Tarih: 28/08/2014 T.C. GELİR

Detaylı

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi özcan DEMİREL 1750 Üniversiteler Yasası nın 2. maddesinde üniversiteler, fakülte, bölüm, kürsü ve benzeri kuruluşlarla hizmet birimlerinden oluşan özerkliğe ve kamu

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Amaç Madde 1- Bu Yönergenin amacı; Giresun Üniversitesi'nin akademik değerlendirme ve kalite geliştirme ile stratejik

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR

TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR Çocuğun çalışması, hemen bütün ülkelerde yaşanmakta olan evrensel bir olgudur ve önemli bir sosyal

Detaylı

HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ *

HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ * HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ ETKİNLİKLERİNİN YÖNETİMİ * Doç. Dr. Meral TEKİN ** Son yıllarda halk eğitimi, toplumdaki öneminin giderek artmasına koşut olarak, önemli bir araştırma alanı olarak kabul görmeye

Detaylı

Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Satın Alma-Satma ve İhale Prosedürlerinin Hazırlanması ve Uygulanmasına İlişkin Yeni Yönetmelik Yayımlandı

Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Satın Alma-Satma ve İhale Prosedürlerinin Hazırlanması ve Uygulanmasına İlişkin Yeni Yönetmelik Yayımlandı Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Satın Alma-Satma ve İhale Prosedürlerinin Hazırlanması ve Uygulanmasına İlişkin Yeni Yönetmelik Yayımlandı I. Giriş Türkiye elektrik piyasasında dağıtım sisteminin kullanımına

Detaylı

Danışma Kurulu Tüzüğü

Danışma Kurulu Tüzüğü Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu Otel Yöneticiliği Bölümü Danışma Kurulu Tüzüğü MADDE I Bölüm 1.1. GİRİŞ 1.1.1. AD Danışma Kurulu nun adı, Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksek Okulu ve Otel

Detaylı

İşletme Gelişimi Atölye Soruları

İşletme Gelişimi Atölye Soruları İşletme Gelişimi Atölye Soruları Şemsettin Akçay Satış Pazarlama ve İnovasyon Mühendisi İşletmenizi Başarıya Götüren 50 Soru! Bir gün küçük kızımız Lara (o zaman 3.5 yaşındaydı): Baba deniz gölgesi nedir,

Detaylı

KAMU İHALE KURULU KARARI. Toplantıya Katılan Üye Sayısı : 7 : Elektrik ihtiyacının temini.

KAMU İHALE KURULU KARARI. Toplantıya Katılan Üye Sayısı : 7 : Elektrik ihtiyacının temini. Toplantı No : 2011/047 Gündem No : 2 Toplantıya Katılan Üye Sayısı : 7 Gündem Konusu : Elektrik ihtiyacının temini. Elektrik piyasası ve ilgili mevzuatındaki değişiklikler ve gelişmeler sonrasında, 4734

Detaylı

10. Performans yönetimi ve bütçeleme bağlantıları

10. Performans yönetimi ve bütçeleme bağlantıları 10. Performans yönetimi ve bütçeleme bağlantıları girdi süreç çıktı etki, sonuç Üretkenlik,verimlilik, etkinlik Kaynaklar Nihai Hedefler 4.10.2006 1 Yönetim anlaşması en azından aşağıdakileri içermelidir

Detaylı

SİRKÜLER 2009 / 32. 1- İşsizlik Ödeneği Almakta Olan İşsizleri İşe Alan İşverenlere Yönelik Sigorta Primi Desteği

SİRKÜLER 2009 / 32. 1- İşsizlik Ödeneği Almakta Olan İşsizleri İşe Alan İşverenlere Yönelik Sigorta Primi Desteği KONU SİRKÜLER 2009 / 32 Sigorta Primi Desteklerine Yönelik Yeni Düzenlemeler (5921 Sayılı Kanun) Genel Olarak İşsizlikle mücadeleye yönelik bir yasal düzenleme olarak nitelendirilebilecek olan 5921 Sayılı

Detaylı

GEKA NİHAİ RAPOR TEKNİK BÖLÜM. 1. Açıklama

GEKA NİHAİ RAPOR TEKNİK BÖLÜM. 1. Açıklama GEKA NİHAİ RAPOR TEKNİK BÖLÜM 1. Açıklama 1.1.Proje Ortaklarının Adları: Uzman Klinik Psikolog Özge Yaren YAVUZ ERDAN, Uzman Klinik Psikolog Elvan DEMİRBAĞ, Uzman Klinik Psikolog Nilay KONDUZ 1.2.Nihai

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

Üniversite Hastaneleri Mali Sorunları ve Ortak Kullanım Yönetmeliği

Üniversite Hastaneleri Mali Sorunları ve Ortak Kullanım Yönetmeliği Üniversite Hastaneleri Mali Sorunları ve Ortak Kullanım Yönetmeliği Beklentiler Sorunlar Dr. A. Sadık Kılıçturgay ÜHBD Yönetim Kurulu Üyesi, ÜHB Geri Ödeme Çalışma Kurulu Üyesi Üniversite Hastaneleri Mali

Detaylı

2. Söz konusu koruma amaçlı imar planı üst ölçek plana aykırı hususlar içermektedir.

2. Söz konusu koruma amaçlı imar planı üst ölçek plana aykırı hususlar içermektedir. İstanbul İli, Beykoz İlçesi, Beykoz I. Bölge, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Nazım İmar Planı ve Beykoz I. Bölge 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Uygulama İmar Planı Bakanlık Makamının 30.12.2014

Detaylı

Tasarım Raporu. Grup İsmi. Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK. Kısa Özet

Tasarım Raporu. Grup İsmi. Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK. Kısa Özet Tasarım Raporu Grup İsmi Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK Kısa Özet Tasarım raporumuzda öncelikle amacımızı belirledik. Otomasyonumuzun ana taslağını nasıl oluşturduğumuzu ve bu süreçte neler yaptığımıza karar

Detaylı

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği A.Faruk GÖKSU-ÇEKÜL Vakfı www.cekulvakfi.org.tr www.kentselyenileme.org ÇEKÜL Vakfı, kurulduğu günden bugüne kadar, Kendini Koruyan Kentler adı altında,

Detaylı

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 Sunum Planı Giriş I)Literatür Uluslararası Literatür Ulusal Literatür II)Karşılaştırmalı Analiz III)

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler,

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Bu araştırmada Fen Bilgisi sorularını anlama düzeyinizi belirlemek amaçlanmıştır. Bunun için hazırlanmış bu testte SBS de sorulmuş bazı sorular

Detaylı

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı olarak şahsım ve kuruluşum adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı olarak şahsım ve kuruluşum adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Sayın Başkanlar, Sayın KĐK üyeleri, Sayın Katılımcılar, Sayın Basın Mensupları, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı olarak şahsım ve kuruluşum adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1. Projenin Amacı... 2. 2. Proje Yönetimi... 2. 3. Projenin Değerlendirilmesi... 2. 4. Projenin Süresi... 2. 5. Projenin Kapsamı...

İÇİNDEKİLER. 1. Projenin Amacı... 2. 2. Proje Yönetimi... 2. 3. Projenin Değerlendirilmesi... 2. 4. Projenin Süresi... 2. 5. Projenin Kapsamı... 0 İÇİNDEKİLER 1. Projenin Amacı...... 2 2. Proje Yönetimi... 2 3. Projenin Değerlendirilmesi... 2 4. Projenin Süresi... 2 5. Projenin Kapsamı... 2 6. Projenin Saklanması... 3 7. Proje ve Raporlama... 3

Detaylı

PROJE. Proje faaliyetlerinin teknik olarak uygulanması, Sanayi Genel Müdürlüğü Sanayi Politikaları Daire Başkanlığınca yürütülmüştür.

PROJE. Proje faaliyetlerinin teknik olarak uygulanması, Sanayi Genel Müdürlüğü Sanayi Politikaları Daire Başkanlığınca yürütülmüştür. PROJE Avrupa Birliği IPA 1. Bileşeni kapsamında T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı nın Sanayi Stratejisine İlişkin İdari Kapasitesinin Güçlendirme Projesi (IPA Component I, TR 2009/0320.01) 22 Ocak

Detaylı

FELSEFE GRUBU ÖĞRETMENİ

FELSEFE GRUBU ÖĞRETMENİ TANIM Çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere, felsefe, psikoloji, sosyoloji ve mantık ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Felsefe, psikoloji, sosyoloji ve mantık

Detaylı

KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Tarımda Kadınların Finansmana Erişimi Esra ÇADIR

KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Tarımda Kadınların Finansmana Erişimi Esra ÇADIR KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Tarımda Kadınların Finansmana Erişimi Esra ÇADIR Sektörlere Göre Dağılım 60 %52 50 %39 %46 Tarım 40 Sanayi 30 % 14 %19 %21 İnşaat 20 %8 10 % 1 Hizmetler 0 KADIN ERKEK 2

Detaylı

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Dursun Yıldız SPD Başkanı 2 Nisan 2016 Giriş Gelişmenin ve karşı duruşun, doğuya karşı batının, kuzey kıyısına karşı güney kıyısının, Afrika ya karşı

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I

B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I B E Y K E N T Ü N İ V E R S İ T E S İ S O S Y A L B İ L İ M L E R E N S T İ T Ü S Ü İ Ş L E T M E Y Ö N E T İ M İ D O K T O R A P R O G R A M I İLİŞKİSEL PAZARLAMA 31 MAYIS 2014 K O R A Y K A R A M A N

Detaylı

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ PROGRAMI PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ PROGRAMI PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ PROGRAMI PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ 2 İÇERİK Eğitim temel olarak; Sözleşme yönetimini, Projelerin izleme çerçevesini, Proje yönetimi, uygulama usul ve

Detaylı

ÇOCUK GELİŞİMİ ÖĞRETMENİ

ÇOCUK GELİŞİMİ ÖĞRETMENİ TANIM Çalıştığı eğitim kurum ya da kuruluşunda öğrencilere ya da yetişkinlere çocuk eğitimi ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Çocuk gelişimi ile ilgili hangi

Detaylı

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA Dersin Amacı Bu dersin amacı, öğrencilerin; Öğretmenlik mesleği ile tanışmalarını, Öğretmenliğin özellikleri

Detaylı

TKY de Karar Almaya Katılımın ve Örgütsel Bağlılığın Kişisel Performansa Etkisi

TKY de Karar Almaya Katılımın ve Örgütsel Bağlılığın Kişisel Performansa Etkisi TKY de Karar Almaya Katılımın ve Örgütsel Bağlılığın Kişisel Performansa Etkisi Yard.Doç.Dr. Hakan KİTAPCI Özet: Bu çalışmanın temel amacı, örgütsel bağlılık ve karar almaya katılımın kişisel performansa

Detaylı

AB Mevzuatının Uygulanmasına Yönelik Teknik Desteğin Müzakere Edilmesi

AB Mevzuatının Uygulanmasına Yönelik Teknik Desteğin Müzakere Edilmesi Genel DEA Eğitimi 6 8 Temmuz 2009 EuropeAid/125317/D/SER/TR Oturum 10-B AB ye Uyum Sürecinde DEA nin Önemi AB ye Uyum Sürecinde DEA nın Avantajları Mevcut mevzuatın revize edilmesine yönelik opsiyonlar

Detaylı

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK ALANI HIZLI KLAVYE KULLANIMI (F KLAVYE) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2009 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde

Detaylı

Brexit ten Kim Korkar?

Brexit ten Kim Korkar? EDAM Türkiye ve Avrupa Birliği Bilgi Notu Brexit ten Kim Korkar? Haziran 2016 Sinan Ülgen EDAM Başkanı 2 23 Haziranda İngiliz halkı, İngiltere nin AB de kalıp kalmayacağına dair bir halkoyuna katılacak.

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/201203... 1 of 5 6 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28225 Atatürk Üniversitesinden: YÖNETMELİK ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ASTROFİZİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ () TEMEL ALAN YETERLİLİKLERİ ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 ANKARA 13 OCAK 2011 İÇİNDEKİLER 1.BÖLÜM: ÖĞRENİM ALANLARI VE ÇALIŞMA YÖNTEMİ...3 1.1.ISCED 97

Detaylı

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 16 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş.

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. 27 Şubat 2016 ÜNSPED GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ VE LOJİSTİK HİZMETLER A.Ş. Kurumsal Yönetim Notu: 7.30 Priv. YÖNETİCİ ÖZETİ ÜNSPED Gümrük Müşavirliği ve

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Muş Alparslan Üniversitesi Uzaktan

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

14.8. İşyeri Temsilcileri Şube Koordinasyonu

14.8. İşyeri Temsilcileri Şube Koordinasyonu 14.8. İşyeri Temsilcileri Şube Koordinasyonu Kamu ve özel sektörde çalışan mimarların mesleki alanda gereksinimlerini karşılamak, mesleki uğraşlarını kolaylaştırmak, mesleki hizmetinin güvencelerini sağlamak

Detaylı

MY16 Bulut PBX Benimseme Teklifi Hüküm ve Koşulları

MY16 Bulut PBX Benimseme Teklifi Hüküm ve Koşulları 1 Şubat 2016 tarihinde düzenlendi Sayfa 1 / 5 Bu belgede MY16 Bulut PBX Benimseme Teklifi'nin ("Teklif"), hem Microsoft Corporation ( Microsoft ) hem de katılımcı müşteri ( Müşteri ) için uygunluk gereksinimleri

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 23-26 MAYIS 2013 - İZMİR Grup Adı : Özel Hukuk 1. Grup Konu : İş ve sosyal güvenlik davaları Grup Başkanı : Mehmet YILDIZ (Yargıtay Tetkik

Detaylı

SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI)

SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) T.C. MĠLLÎ EĞĠTĠM BAKANLIĞI Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü SANAT VE TASARIM GUAJ BOYA RESĠM MODÜLER PROGRAMI (YETERLĠĞE DAYALI) 2011 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde sanat dallarının değişim ile karşı

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/43. KONU: Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Düzenlemeler.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/43. KONU: Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Düzenlemeler. VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2013/43 KONU: Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Düzenlemeler. Bağımsız denetime tabi olacak şirketlerin belirlenmesine dair 2012/4213 sayılı Karar 23

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi. Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü PROJE HAZIRLAMA ESASLARI

Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi. Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü PROJE HAZIRLAMA ESASLARI Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü PROJE HAZIRLAMA ESASLARI Yrd.Doç.Dr. Kemal ÜÇÜNCÜ Orman Endüstri Makinaları ve İşletme Anabilim Dalı 1. Proje Konusunun

Detaylı

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man 214 EK M-ARALIK DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 214 y dördüncü çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 9 Ocak 215

Detaylı

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ Doç. Dr. Ülkü TATAR BAYKAL İÜ Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı ve Yönetici Hemşireler Derneği Yönetim Kurulu

Detaylı