CIA nın Temizlik Operasyonlar ı

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "CIA nın Temizlik Operasyonlar ı"

Transkript

1 Önsöz Elinizdeki yapıt başsanığı olduğum Bomba Davası ndaki 10 klasörlük savunmamın 7. klasöründe yer alan dilekçelerin eleştirisinden oluşmaktadır. Bu savunmanın 1. ve 2. klasörleri özet olarak birkaç kez yayınlandı. En son olarak da İleri Yayınları ndan Ekim 2006 da Bomba Davası Savunma adıyla okuyucularla buluştu. Aslında 1975 yılında İstanbul Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinde yapılan bu savunma aradan 34 yıl geçmiş olmasına karşın aynı yöntemler günümüzde de uygulanmaya devam ettiği için güncelliğini yitirmemiştir. Bunun yanında 12 Mart faşist darbesinin içyüzünü somut belgelerle ortaya koyması nedeniyle tarihe not düşmek devrimci misyonumuzu da yerine getirmeye çalışıyorum.(1) Yapıtta göreceğiniz gibi yılları arasında Selimiye Askeri Ceza ve Tutuk Evi nde kaldığım dönemde her konuda sürekli dilekçe vererek yasadışı bir dönemin içyüzünü sergilemek için çaba sarfetmiş bulunuyorum. Nitekim dilekçelerimin hiçbirine, biri istisna, yanıt verilmemiştir. Bu da göstermektedir ki, o dönemde iktidar, yönetim ve yargı, faşist ve ABD işbirlikçisi bir anlayış içerisinde hareket ettikleri için hapishanelere aldıkları ve ideolojik hasım saydıkları kişileri muhatap almamış ve belge vermemişlerdir. Oysa ki bizim yazmış olduğumuz dilekçelere anayasa ve yasalara rağmen yanıt verme cesareti göstermeyenler bir anlamda kendilerini de ele vermiş olmaktadırlar Yılı Temmuz ayında Zihni Paşa (Ziverbey) İşkence Köşkü ne alınarak bir ay işkence gördüm ve sorgulandım. Bu konudaki ayrıntıyı Bomba Davası Savunma adlı yapıtımda bulabilirsiniz. Daha sonra bir ay hücrede, üç ay ihtilattan men koğuşunda, 21 Mayıs 1974 gününe kadar da Selimiye Askeri Ceza ve Tutuk Evi nde harp esirlerine bile uygulanmayacak işlemlere maruz kalarak süreci tamamladım. İşkence köşkünde bulunduğum sürede bir gün çamaşır değiştirirken bana verilen çantamda bulunan jileti alarak yatağımın yanındaki sıva çatlağına yerleştirerek birkaç gün intihar etmeyi düşündüğümü savunmamda açıklıyorum. Gene o dönemde ellerim zincirli, ayaklarım prangalı, gözlerim bağlı bir durumda tuvalete götürülüp somyama zincirle bağlandıktan sonra üzerime bir şarjör mermi boşaltılarak gözdağı verilmeye çalışıldığı sırada kalp atışlarımı denetleyerek özgüvenimi saptamaya çalıştım. Kalp atışlarımda değişiklik olmaması üzerine intihardan vazgeçtiğim gibi direnmeye de karar verdim. Bu kararım doğrultusunda işkence sonrasında Selimiye Askeri Ceza ve Tutuk Evi ndeki hücreye geldiğimde elime kağıt kalem geçince oranın çok ağır koşulları içinde yaşadığım haksızlıkları ve hangi konularda mücadele etmemiz gerektiğini saptayarak ilk görüşmede avukatıma aktardım. Bu suretle bir yandan ben bir yandan müdafilerim, faşizme karşı yasal mücadele sürecine girmiş olduk. Aslında yaptığımız bu mücadele kişisel değildi. İnsan onur ve haysiyetini paspas gibi çiğneyen yasaları hiçe sayan yargıyı araç olarak kullanan bir zihniyete karşı

2 yapıldığı için bir bakıma toplumsal bir mücadele olarak da algılanabilir. Selimiye nin hücrelerinden başladığım antiemperyalist, antikapitalist ve tam bağımsızlıkçı mücadelemi bugün de yayın hayatını sürdürerek devam etmeye çalışıyorum. CIA nın Temizlik Operasyonlar ı Aslında Bomba Davası diye ünlenen bu dava Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde iktidar mücadelesi yapan Amerikancı ve daha az Amerikancı iki kanadın hesaplaşmasını göstermektedir. Ancak iktidar mücadelesinde her yolu mübah sayan Amerikancı zihniyet kendi çıkarlarına ters gelen suçlu olsun ya da olmasın herkesi içeri alıp etkisiz konuma getirmeye çalışmaktadır. Bu yönteme CIA kuramında Temizlik Operasyonu denilmektedir. 12 li faşist darbelerde ABD çıkarlarına ters gelen tüm yurtseverler bu anlayışla yargılanmış ve sindirilmek istenmiştir. Temizlik Operasyonu deyimi aslında bir Özel Harp yöntemidir. Bu yöntemde Anayasa ve yasalar geçerli sayılmaz. Önemli olan mümkün olduğu kadar ABD karşıtı ve devrimci kişinin etkisiz hale getirilmesidir. İdare ve yargılama bu sürece hizmet etmek durumundadır. Nitekim 1965 basımlı ST Gayri Nizami Kuvvetlere Karşı Harekât K.K.K.lığı Sahra Talimnamesinde şöyle yazmaktadır: Madde 9 b: Bir Gayrinizami kuvvetin yeraltı unsurları kaide olarak, kanuni statüye sahip değillerdir. Madde 9 d: Tarih, kanuni statülerin gayrinizami kuvvet örgütlerini pek az ilgilendirdiğini ve bunların gayri nizami faaliyetlere katılma kararlarında pek az müessir olduğunu göstermektedir. Bunun gibi 1965 yılında Genel Kurmay Basım Evi tarafından basılan David Galula mahlas ismiyle yayınlanan Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri adlı kitabın 106. sayfasında şöyle denmektedir: Ayaklanmaları bastırmakla görevli olan taraf harbi bir an evvel bitirmek isterse, normal zamanlarda tatbik edilebilecek olan bazı kanuni telakkileri ihtilal harplerinde nazari itibare almamalıdır. Çoğunlukla emperyalist ülkelerin istihbarat örgütleriyle onunla işbirliği halinde çalışan diğer ülkelerin istihbarat örgütleri de Yasalara bağlı olmamak kuralını benimserler. Örneğin Alman BND istihbarat örgütü kurucusu CIA ajanı General Reinhard Gehlen in Hitler in Sığınağından Pentagon a adlı yapıtında şöyle der:2 Bir istihbarat servisinin, devletin diğer kuruluşları için konulan kurallarla yönetilmesi her zaman mümkün değildir. Açıklamalar 12 li darbelerde yaşama geçirilmiştir...

3 Gn. Reinhard Gehlen in Servis adlı kitabı Milli İstihbarat Teşkilatı nda ders kitabı olarak okutulmakta olduğunu Mehmet Eymür, Analiz adlı kitabında yazmaktadır. Servis adlı kitabı Hiram Abas ın da kaynak olarak be-nim-sediği Eymür tarafından Analiz de açıklanmaktadır. Gerek Hiram Abas gerekse Mehmet Eymür, MİT içinde operasyonel kanatta yer alarak 12 Mart 1971 darbe sonrası dönemde de eylemlere katılmışlardır.(2) Bomba Davası-Savunma adlı yapıtımda MİT in hakkımdaki tutuklama kararı belge olarak yayınlanmıştı. Bu MİT belgesi var olduğu sürece o dönemde demokratik hukuk devletinden ve yargının bağımsızlığından söz eden herkesi sahtekar durumuna düşürmektedir. Çünkü bu MİT belgesi açıkça idarenin yargıya müdahalesini göstermektedir. Şöyle ki; MİT tutuklama emri veremez. Bu belgede verilmektedir. MİT Sıkıyönetim Komutanı emrinde olmasına rağmen bu belgede emir verir konumdadır. Bunun gibi, MİT sorgulama yapamayacağı halde bu belgede MİT de Ziverbey İşkence Köşkü nde sorgulandığım görülmektedir. Bu yasadışı tutumun perde gerisine baktığımız vakit daha iğrenç bir tablo görmekteyiz. Şöyle ki dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Genelkurmay Başkanı Org. Memduh Tağmaç beni şahsi hasım olarak kabul etmektedirler.(4) Gene o dönemin MİT Başkanı Korg. Nurettin Ersin yukarıda adı geçen iki kişinin adamı olarak tanınmaktadır. Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi nde bir duruşmada MİT İstanbul Bölge Başkanı Turan Deniz i çok ağır sözlerle eleştirip iddiasını ispata davet etmem üzerine, anılan kişi avukatım Hidayet Ilgar ile ilişkiye geçerek Kendisine böyle bir tertip yapmak için Nurettin Ersin in emir verdiğini, eğer bu emri yerine getirmeseydim benim akıbetime uğrayacağını itiraf etmiştir. Kuşkusuz adı geçen bütün kişilerin öldüğü günümüzde bu iddiamın kanıtlanması olanaksızdır. Ancak, başta Çeteleşme olmak üzere yapıtlarımda Turan Deniz i ölmeden önce avukatıma söylediği sözleri açıklamaya davet etmiş olmama karşın sessizliğini koruması karşısında 12 Mart 1971 darbe döneminde düzenin nasıl çalıştığı ya da çalışmadığını takdirlerinize sunuyorum. İşkencede Duyduğum Kontrgerilla yı Ortaya Çıkarmaya And İçmiştim Zihni Paşa (Ziverbey) İşkence Köşkü nde bize işkence yapan ABD de eğitim görmüş sado-mazoşist Amerikanofil işkenceciler Burası kontrgerilla örgütü. Burada anayasa-babayasa geçmez. Bizim esirimizsin. Ne söylersek yapmak zorundasın. Yoksa seni öldürürüz. şeklinde söze başlıyorlardı. Burada adı geçen kontrgerilla deyiminin ne olduğunu saptamak için o günden günümüze kadar durmaksızın çaba sarf etmekteyim. Nitekim bir yıla yakın bir süre iddianame hazırlanmadan sorgu sualsiz cezaevinde kaldıktan sonra, mahkemeye çıkartıldığımda vermiş olduğum ve yapıtta bulacağınız 8 Haziran 1973 ve 12 Haziran 1973 tarihli dilekçelerimde, İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Org. Faik Türün ün zulüm ve baskısı bütün ağırlığıyla devam ettiği bir dönemde, Kontrgerilla Örgütü nün açığa çıkartılması için mahkemeden, Başbakanlıktan, Genelkurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri

4 Komutanlığı ndan araştırma yapılmasını ve bu amaçla bir Parlamento Komisyonu kurulmasını talep ettim. Bu Türkiye de ilkti. O günden bugüne kadar bu konuda Parlamento daki tüm girişimlerden sonuç alınmamıştır. Buna karşın her geçen gün öne sürdüğüm bu savlar haklılığımı ortaya çıkarmış bulunuyor. Araştırmalarım sonucunda bu konuya açıklık getiren üç belgeye ulaştım: - ST Gayri Nizami Kuvvetlere Karşı Harekât (Kara Kuvvetleri Komutanlığı Sahra Talimnamesi, 1965) - FM Counterguerilla Operations (ABD Sahra Talimnamesi, 1967) - Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri (David Galula, Genelkurmay Basım Evi 1965) Bu üç resmi ve gayri resmi belgeyi 1975 yılında Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi nde yapmış olduğum savunmada birer suretini mahkemeye vererek savunmamın bir bölümü haline getirdim ve belgeleri kamuoyuna mal ettim. Daha sonra başta Özel Savaş, Terör ve Kontrgerilla ve Kontrgerilla Cumhuriyeti adlı kitaplarım olmak üzere konuya tüm kitaplarımda, yazılarımda, konferanslarımda, TV konuşmalarımda açıklık getirdim. O günden günümüze kadar aynı konuda yurtdışında ve yurtiçinde yayınlanan kitaplarda yukarıda adı geçen kamuoyuna mal ettiğim üç belge kaynak olarak gösterilmektedir. Ne yazık ki yayınlanan bu kitapların çoğunda, konu güncelliğini koruduğu için ve günümüzde konunun hiçbir riski bulunmadığından kaynaklarıma genellikle gönderme yapılmamaktadır. Oysaki gerek 1973 yılında idam istemiyle yargılandığım davada vermiş olduğum dilekçelerle ve gerekse yukarıda açıkladığım üç belge Türkiye de ilk kez tarafımdan her türlü riski göze alarak devrimci yapımın bir gereği olarak açıklanmıştır. Geçtiğimiz aylarda (Ocak 2009) bir televizyon kanalında bu konudaki tartışmaya katılan eski bir bakan, Kontrgerilla konusunu siyaseten ilk kez açıklayan kişinin Bülent Ecevit olduğunu açıklamak suretiyle gerçeği gizlemeyi yeğlemiştir. Bu konuya Bülent Ecevit in dahil olması 1973 yılı sonlarındadır. Yapıtlarımda bu konunun ayrıntısını bulabilirsiniz. Bu durumda asıl kaynağı saklayarak konuyu kendine mal ederek yayın yapanlar eğer özel bir kast içinde değillerse gerçeği gizlemek gibi etik olmayan bir duruma düşüyorlar. Bu açıklamamdan sonra hâlâ aynı tavrı sürdürmekte ısrar edenleri intihalci olarak suçlamakta hak kazanacağım. Oysaki Akademisyen Daniel Ganser in oldukça kapsamlı ve özgün yapıtı olan NATO nun Gizli Orduları isimli kitabında Türkiye deki Derin Devlet yapılanmasını benim ortaya çıkardığım yazılmaktadır.(5) ABD güdümlü tüm askeri darbelerde CIA yöntemleri uyarınca darbe öncesi bir istikrarsızlık (destabilization) süreci yaşanır. Yapılan eylemler bir darbeye gerekçe olacak kadar yeterli sayılırsa darbe sürecine geçilir. 12 li darbeler tıpatıp

5 bu modele uygun bir şekilde cereyan ettiğini biliyoruz. 12 Mart 1971 muhtırasal askeri darbesi öncesi de Türkiye sathında bu tür eylemlere başvurulmuştur. Seferberlik Tetkik Kurulu eski başkanlarından Tümg. Cahit Akyol, Silahlı Kuvvetler Dergisi nin Mart 1971 sayısında Gayrinizami Kuvvetlere Karşı Harekât adlı yazısında şöyle demektedir: Mukavemetin en verimli tohumunun zulüm olduğu bilinmelidir. Bazen Gayrınizami Harp Kuvvetleri (GNHK) bu gerçeği bile bile sahte operasyonlarla halkın mukavemet cephesine iltihakına çalışırlar. Halkı mukavemetçilerden ayırmak için sanki ayaklanma kuvvetleri yapıyormuş gibi mücadele kuvvetlerince zulme varan halka haksız muamele örnekleri ile sahte operasyonlara başvurması tavsiye edilir. Bazı okuyucular bu yöntemlerin savaşta geçerli olduğunu düşünebilir. Oysaki Temizlik Operasyonu evresinde sorguya alınan herkes düşman olarak kabul edilmekte. O nedenle Zihni Paşa (Ziverbey) İşkence Köşkü gibi yerlerde zulme maruz kalmakta ve sorgulanmaktadır. Yukarıda adı geçen Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri adlı kitapta şöyle yazılmaktadır: Bu gibi şahısların sorgulanması profesyonel kimseler ve halkın yardımını kazanmaya çalışan personelden ayrı bir teşkilat gayet dikkatli bir şekilde yapılmalıdır. Mevcut polis teşkilatına itimat edilmiyorsa, sırf bu maksat için yeni bir polis teşkilatı yaratılmalıdır. Yeni Osmanlıcılık Tehlikesine 10 Yıl Önce Dikkat Çekmiştim Günümüzde CIA ajanı Graham Fuller Yeni Türkiye Cumhuriyeti adlı kitabında; Adalet ve Kalkınma Partisi ni (AKP), Fethullah Gülen i ve Emniyet örgütünü övmesi ve Yeni Osmanlı modelinden söz etmesi üzerinde önemle durulmalıdır. Örneğin, 1999 yılında yayınlanan Çeteleşme adlı yapıtımda Yeni Osmanlılık kavramını değinmek gereksinimini duymuştum. 10 yıl sonra Türkiye de CIA İstasyon Şefliği yapmış olan Graham Fuller in aynı konuyu işlemesi ve bu konudaki yayınların günümüzde çoğalması üzerinde önemle durulmalı, emperyalistlerin Türkiye üzerindeki niyetlerini doğru tanılar konulmalı. Yetkili ve sorumlu çevreler gereken tedbirleri iş işten geçmeden almalıdırlar, diye düşünüyorum. 12 Mart 1971 darbesi öncesi MİT yazısında da görüldüğü gibi Türkiye deki Memleket içindeki anarşik olayların planlayıcı olup, bir cunta faaliyeti içinde bulundukları suçlaması gereğince özel sorgu merkezlerinde MİT suçlaması doğrultusunda sorgulanarak o dönemde İstanbul da cereyan eden bombalama ve terör eylemleriyle ilişkili gösterilerek suçlandım ve iddianamede bu eylemleri o dönemde Kara Kuvvetleri Komutanı olan Org. Faruk Gürler (daha sonra Genel

6 Kurmay Başkanı), Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Muhsin Batur, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Kemal Kayacan dan oluşan Marksist-Leninist (!) bir cuntaya iktidar yolu açmakla suçlandım. Özel sorgulama yöntemleriyle... İki yıllık yargılama sürecinde anarşi ve terörle ilgili olan bölümün gerçekle ilgisi olmadığı mahkeme kararıyla hükme bağlandı. Cuntasal faaliyetlere gelince, yukarıda adı geçen kişiler ek iddianameyle mahkeme getirilmek istenilmesine karşın başarılı olunamadığı için yargılanamamış, dava üzerime kalmıştır. Bu tarihsel hesaplaşmanın mutlaka yapılmasını ülkem adına zorunlu gördüğüm için yapıtta bulacağınız affı reddetme dilekçemde yargılanmanın sonuna kadar götürülmesini istedim. Bunun yanında Türk Ceza Kanunu 146. maddesi uyarınca idamla yargılandığıma göre, ya beni idam edeceksiniz ya da beraat ettireceksiniz şeklinde mahkemeye iki seçenek sundum. Bu tavrım eğer yargılanma sürecinde hesaba katılsaydı yapılan bütün tertipleri gün yüzüne çıkmış olacaktı. Oysa mahkeme bana zamanında yasa gereğince suç unsurunda değişim olduğunu belirterek savunmamı Türk Ceza Kanunu 171. madde gereğince yapmamı isteseydi sorun kalmazdı. Oysaki böyle bir tebligat yapılmadığı için Bomba Davası Türk Ceza Kanunu 146. maddesi gereğince açıldığı için bu maddeden savunma yaptım. Daha sonra mahkeme kararını temyiz etmek istedimse de sanık aleyhinde temyiz yapamayacağı için sonuç alamadım. Görüldüğü gibi, Özel Savaş yöntemlerinin tüm kurallarıyla sizi suçluyorlar, sonra da suçsuzluğunuzu kanıtlamaya zorluyorlar. Bu misyonu yerine getirmeye çalıştığınız zaman da önünüzü tıkıyorlar. Demokratik hukuk devleti adına... Aslında özel savaş kuramlarını bildikten sonra bu uygulamalara şaşmamak da gerekir. Nitekim ST Gayrinizami Kuvvetlere Karşı Harekat adlı talimnamede mukavemet hareketine karışmış kişilerin adi suçlarla suçlanılması önerilmektedir. Bu öneri uyarınca akıl almaz suçlarla suçlandım ve günah keçisi olarak seçildim. Karşı devrimcilerin tüm bu çabalarını savunmamla ve bugüne kadar süregelen yapıtlarımla yanıtlamış olduğumu kabul ediyorum. Burada üzerinde durulması gereken husus ne yazık ki bugüne kadar bu insanlık dışı uygulamalardan dolayı hiçbir kurum bizlerden özür dilememiştir. 12 Mart 1971 cuntasının başı Genel Kurmay Başkanı Org. Memduh Tağmaç Sosyal uyanma ekonomik gelişmeyi aştı demişti. Bu cümle Tağmaç a verilen misyonu da gösteriyordu. Yani sosyal uyanma engellenecekti. Bu hedefe ulaşmak için hiçbir yasal, anayasal ve ahlaki kural tanınmamış, işkence evlerinin açılmasına göz yumulmuştur. Bu kişinin emekli olduktan sonra özel söktörü finanse eden içinde ABD nin en etkin casusluk örgütü olan AID in de sermayesi bulunan bir bankada yönetim kurulu üyesi olması bizi hiç şaşırtmamıştır. Marmara Brifingi O dönemde 3 Kasım 1972 günü kamuoyunda Marmara Brifingi olarak ünlenen, aslında 3 Kasım 1972 de Org. Turgut Sunalp, Korg. Abdurrahman Ergeç, Tümg.

7 Recai Engin, Tümg. Memduh Ünlütürk, Tümg. Fazıl Polat, Kurmay Alb. Nahit Arda, Kurmay Alb. Fikret Küpeli, Piyade Alb. Ali Pirgil, Deniz Hakim Alb. Turgut Akan, Hava Alb. Ragıp Horozoğlu, Hakim Yrb. Sabahattin Ar ve Kurmay Binb. Necdet Timur tarafından verilen Devlet Brifingi yönetsel ve yargısal bir açmazı belgelemektedir. Şöyle ki aslında MİT elemanı olmayan bu kişiler bir MİT köşkünde (MİT adına) brifing verebiliyorlar. Bunlardan iki kişi (Turgut Sunalp ve Memduh Ünlütürk) adları Zihni Paşa (Ziverbey) İşkence Köşkü ile birlikte anılıyor. Recai Engin, Seferberlik Tetkik Kurulu eski başkanıdır. Fazıl Polat o dönemde, İstanbul Merkez Komutanı Turgut Akan, Sıkıyönetim Adli Müşaviri idi Düşünebiliyor musunuz işkenceci olarak ünlenen kişilerle özel harpçiler ve yargıçlar bir arada 12 Mart yönetiminin felsefesini açıklarken kendilerini de ele vermiş oluyorlar. Yargıçla işkenceciyi bir araya getiren düzen faşist değilse nedir? Şimdi de bu brifingte yer alan bazı bölümleri aktarmak suretiyle o dönemin Derin Devlet inin içyüzünü sergilemek istiyorum: (...) Cumhuriyet e, rejime ve Anayasa ya kast eden bu kızıl militanlarla, onlara cesaret veren tahrik ve teşvikte bulunan, hatta müzaharet ve muavenet suretiyle fillin icrasını kolaylaştıran çevrelerin temizlenmesi yürürlükte bulunan Ceza Usul Kanunlarıyla normal yargı organlarınca süratle sağlanamaz. Milliyetçi bir cephe halinde bu gereği inanılmadıkça, siyasi partiler ile basını ile aydın çevre ile bu ortak inanç dile getirilmedikçe konu siyasi bir istismar ve rey avcılığı şekline dönüştürülmeden halledilmedikçe sıkıyönetimlerin uzatılmasında gerekçe ve zaruretler birbirini takip eder. Türk Silahlı Kuvvetleri, hukukun üstünlüğüne ve anayasa hakimiyetine bağlılığını sayısız defa ispat etmiştir. Ama yurt bütünlüğüne karşı komünist cephenin haksız taarruzlarında aynı bağlılık ve beraberliği Parlamentodan da beklemektedir. Güvenlik Mahkemelerinin sakıncalarını işaret eden çevreler konuyu salt hukuk açısından değil de, biraz da beynelmilel komünizmin dünyanın bazı bölgelerinde yaptığı tahribatın, Türkiye de aynen uygulanması amacını güden girişimler olarak mütaala ettikleri takdirde Güvenlik Mahkemeleri konusunda hükümete samimi olarak yardımcı hale gelmiş olacaklardır. (...) Türkiyemiz için komünizmin, proleter bir ihtilalle işbaşına gelmesi zordur, imkansızdır. Şu kadar ki, bu neticeyi bilen TKP nin yukarı mihrakları Türkiye yi parçalamak suretiyle hedefe varmaya çalışmaktadırlar. Bu durumda Anayasa kuruluşlarımızla, siyasi partilerimizle, basın ve ordumuzla, gençlik ve tüm milletimizle müşterek cephede, milliyetçi bir cephede birleşmemiz gerektiğine bugün daha çok inanıyoruz.

8 Yukarıda yer alan öneriler de 12 Mart faşizminin niteliği açıkça görülmektedir. Uygulamada öneri halinde de kalmamış, daha sonra Parlamento dan çıkarılan bir yasa ile Güvenlik Mahkemeleri kurulmuş ve bu mahkemelere askeri yargıçlar da dahil edilmek suretiyle Sıkıyönetim mahkemelerindeki anlayışın devamı sağlanmaya çalışılmıştır. Devlet brifinginde şöyle denmiştir: (...) Sıkıyönetim adli organları görevleri kanunlara uygun olarak yürütürken, buna tesir etmeye müsaati bazı konularda hassas davranılmasına işaret etmek istiyoruz. Belki bu sorunların bir kısmı adli siyaset içinde de mütaala edilebilir. Adaletin tecellisinde siyasetin yeri olmamalıdır da denilebilir. Karar verirken her türlü siyasi cereyan ve telkinlerin dışında kanun ve vicdani ölçüler içinde kalması gereken görevlilerin bunlardan söz açmasının zayit olduğu kararı ishar edilebilir. Ancak Türkiye nin bir bütün olarak vatanı ile birlikte Cumhuriyetine ve Anayasasına karşı buthanda bulunanların yeraltı çalışmaları biraz evvel yüksek takdir nazarlarınıza arz edildikten sonra milletçe beraberlik ve bütünlük, tasada, kederde ve kıvançta ortak görüş içinde olmamız gerektiğine, bugün dünlerden daha çok inandığımız için tekrarında fayda mülahaza etmekteyiz. 12 Mart 1971 faşist darbesinden arta kalan çok gizli Marmara Brifingi, tarafımdan temin edilerek bastırılmış, basın toplantısı düzenleyerek yayınlanmıştır. Kitabın önsözü tarafımdan yazılmıştır. O dönemin Derin Devletini ismen açığa çıkartan bu belge aslında 12 Mart dönemi tüm uygulamaları yasadışı bir konuma düşürmekte ve o dönemi yargılayabilmek için kesin kanıt oluşturmaktadır. Bazı çevreler miladı 12 Eylül 1980 den başlatmayı yeğliyorlar. Oysa ki tarihsel gerçek 12 Mart 1971 muhtırasal yarı askeri darbenin uzantısı 12 Eylül 1980 darbesidir. Bunları birbirinden ayırmak gerçekle bağdaşmaz. Darbeler sürecinde 12 Mart döneminde yapılmak istenip de sonuçlandırılamayan Temizlik Harekatı 12 Eylül 1980 de tamamlanmıştır. Devlet brifinginde yer alan bazı görüşleri gözden geçirelim: Bu ekip içinde brifingi hazırlarken tebellür eden fikir Anayasa nın 30. maddesine Sıkıyönetim hallerinde yakalanan kimseler 30 gün içinde hakim önüne çıkartılır şeklinde bir hüküm konulmasında ittifak halindedir. Gerçekte hiçbir yetkisi olmayan bir ekip Anayasada yer alan gözaltı süresini onaylamadığını açıkça ifade ediyor. Bu brifingten çok kısa bir süre sonra da Anayasa da yapılan değişiklikler içinde gözaltı süresi de 30 güne çıkarılıyor. Bu somut olgu varken kuşkusuz TBMM de Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur söylemi bir anlam ifade etmemektedir. Çünkü TBMM iradesi üzerinde 12 Mart 1971 derin devletini oluşturan bir kısım kişilerin iradesi doğrultusunda Anayasa değiştirilmiş olmaktadır. Marmara Brifingi ne devam ediyoruz:

9 ( ) yıkıcı faaliyetlerin bir müddet daha etkisini sürdüreceği ve sıkıyönetimlerin kalkmasından hemen sonra yeniden yıkıcı faaliyetlerine hem de tecrübe kazanmış olarak başlamaları çok muhtemeldir. İşte bu kuvvetli ihtimal karşısında devlet olarak elbette ki tedbir düşünecek, Cumhuriyet e ve Anayasa ya ve yurt bütünlüğüne kast edenlere ikinci bir tecrübe fırsatı verilmeyecektir. Devletin var oluş felsefesi bunu böyle kabul etmiyor mu? Ama belirli bir çevre Güvenlik Mahkemeleri kurulması sorununu değişik pür hukuk açısından görmek istiyor. Yukarıda görüldüğü gibi Marmara Brifingi ni veren kişiler hukuk literatürüne yeni bir deyim eklemektedirler: Pür hukuk! Eğer mahkemeler bu kişilerin hasta mantığına uyarlı karar vermezlerse bu şekilde suçlanabilmektedirler. Onlar için demokrasi, özgürlük, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı gibi kavramlar bir anlam ifade etmemektedir. Nitekim dönemin Sıkıyönetim Komutanı Org. Faik Türün ün istediği doğrultuda karar vermedikleri için 1 Numaralı Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi bir haftada lağvedilmiş. Başta Yargıç Albay Remzi Şirin olmak üzere Doğu Anadolu şehirlerine sürgün edilmişlerdir. Mahkemelerin lağvedilmesi Milli Savunma Bakanlığı nın yetkisindedir. O dönemde Milli Savunma Bakanı nın gücü Org. Faik Türün ün gücünü aşamadığı için Türün ün isteğine uyularak bu haksız tasarruf gerçekleştirilmiştir. Bu koşullar altında Sıkıyönetim Mahkemelerinin bağımsızlığından kim söz edebilir? Yıllardan bu yana geçmişten hesap sormak söylemi slogan halinde yinelenmektedir. Marmara Brifingi ve Sıkıyönetim Mahkemesinin lağvı tek başına o dönemdeki tüm yargılamaları hukuken geçersiz hale getirecek derecede önemlidir. Eğer gerçekten özlemini duyduğumuz demokratik hukuk devleti hedefine ulaşmak istiyorsak darbe dönemindeki davaları yeniden yargılayacaksak buradan başlamak kesin zorunluluktur. 12 Mart tan Günümüze Değişmeyen İşkenceci Düzen 12 Mart 1971 döneminde ABD Büyükelçisi bile Askeri mahkemeler aşırıya kaçıyor diye uygulamayı eleştirmektedir: 12 Mart döneminin baş-larında Ankara da görev yapan ABD Büyükelçisi Handley, Wa-shing-ton a geçtiği telgraf-larda, sıkıyönetim mahkemelerinin özellikle toplu davaları yüzlerine gözlerine bulaştırdıkları nı kaydediyor. Handley ye göre, askeri savcıların hazırladıkları iddianameler, Türkiye Cumhuriyeti ne karşı yaygın bir komplonun varlığını kanıtlamakta yetersiz kalıyor. Handley nin yerine tayin edilen Macomber ise, Sıkıyönetim mahkemelerinin verdiği aşırı cezaları çoğu zaman Askeri Yargıtay düzeltiyor (6) Günümüzde de değişen bir şey olmadığı anlaşılıyor. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton tarafından açıklanan ABD İnsan Hakları Raporu nda, AKP nin medyaya baskısına yer verilirken hükümetin yolsuzlukla mücadelede yasaları

10 uygulamadığı vurgulanıyor ve işkencenin arttığı, kadınlara şiddetin yaygın bir sorun olduğuna dikkat çekiliyor. Bunun yanında raporda polisin yargısız infazlarından Ergenekon davasındaki gözaltıların uzunluğuna yer veriliyor(7) Bunun benzeri bir haberde de, ABD nin 16 istihbarat örgütünün koordinasyonundan sorumlu olan Ulusal İstihbarat Direktörlüğü nün geçen yıl hazırladığı gizli bir raporda holdinglerin ve tarikatların kontrolünde olduğu Türk basını laiklik yanlısı ve İslamcı olarak iki bölümde incelendiği açıklanmakta ve Yaygın medyada 2008 de iki ana grup oluştu. Birincisi laiklik taraftarı medya. Bu grubun önde gelen temsilcileri, sahibi işadamı Aydın Doğan olan Doğan Yayın Holding ve sahibi işadamı Mehmet Emin Karamehmet olan olan Çukurova Medya Grubu dur. Bu ilk grup ayrıca saflarında Kuvayı Milliye gazetelerini içerir. Diğeri ise Fethullan Gülen tarikatı, Albayrak ve Çalık grupları ve liberal İkinci Cumhuriyetçiler gibi çeşitli dini, ticari ve çevre adına, AKP taraftarlarının önayak olmasıyla ortaya çıkan hükümet yanlısı İslamcı-liberal medyadır yazmaktadır.(8) Aslında Soğuk Savaş tan bu yana NATO ya bağlı ülkelerde o ülke halklarının demokratik bilincinin elverdiği ölçüde derin bir yapılanma ABD tarafından kurulmuş, CIA tarafından yönlendirilmiş ve bu amaçla CIA denetiminde olan birçok işbirlikçi örgütlere üye yapılan kişiler ülkelerinde önemli makamlara getirilmek suretiyle demokrasi paravanası ardında derin devlet hükmünü sürdürmüştür. Soğuk Savaş tan sonra bu yapılanmanın kaldırılması gerektiği halde NATO daha da genişletilmiş, alan dışı görevler verilerek ABD tarafından küreselleşmenin jandarmalığına getirilmiştir. Gerçekte ülkelerdeki derin yapılanmalar NATO içinde bulunan ve ACC denilen Allied Coordination Center tarafından yönetildiğine göre NATO var oldukça derin devletler de var olacak ve Özel Savaş yöntemleri geçerliliğini sürdürecektir diyebiliriz. Kontrgerilla Cumhuriyeti 1993 yılında yayınlanan bir kitabımın adını Kontrgerilla Cumhuriyeti koymuştum. Aslında bu tanımlama geçmişe ve günümüze ışık tutmaktadır. Nitekim bir gazetede yayınlanan bir dizi yazıda İtalyan derin devletinin liderliğini yapmış olan eski Cumhurbaşkanı Cossiga kitaplarımda yer verdiğim Kontrgerilla ve Gladio ya ilişkin tüm iddiaları 36 yıl sonra motomot doğrulamaktadır. Bir yabancı istihbarat örgütünden (CIA) para alarak yeraltında örgüt kurarsanız bu örgütün kime hizmet edeceğini tartışmak abesle iştigaldir diye düşünüyorum. Nitekim Cossiga 45 yıl CIA dan para alarak örgütü yönettiğini itiraf etmektedir. Bunun gibi Özel Harp Dairesi nin eski başkanlarından Emekli Org. Kemal Yamak da yazmış olduğu kitapta9 bu amaçla her yıl ABD den 1 milyon dolar aldığını açıklamaktadır. Yabancı bir ülkenin (ABD) istihbarat örgütünden (CIA) para alarak yasalara bağlı olmaksızın cinayet dahil her türlü terör yapmakla görevlendirilen bir yer altı örgütü var olduğu sürece demokrasiden, hukuktan, adaletten söz etmek olanaksızdır. Bu yapı var olduğu sürece de ülkemizde faili bulunamamış sayısız

11 cinayetler işlenmiş ve toplumsal provakasyonlarla darbe ortamları hazırlanmış ve politik manipülasyon için kullanılmıştır. Cossiga nın itiraflarının yer aldığı dizi yazıda şunlar yazmaktadır(10) İkinci Dünya Savaşı sonunda Soğuk Savaş ın başladığı günlerdi. Özel bir programla Avrupa dan 5 genç siyasetçi ABD ye gitti. Aralarında tek bir kadın vardı. O da savaşın galiplerinden olan İngiltere den Margareth Thatcher di. Helmut Schmidt ve Helmut Kohl yenilip ikiye bölünen Almanya dan geliyorlardı. Savaşın diğer galibi Fransa dan Vallary Gisgard d Estaing seçilmişti. Yenilen İtalya dan seçilen hukukçu ise Francesca Cossiga ydı 50 yıl sürecek Soğuk Savaş döneminde Avrupa yı yönetecek olan 5 genç lider, ilk kez ABD nin liderlik programında tanıştılar. Ve beşi de Soğuk Savaş ın kaderini çizdiler. Beşi de Sovyetler Birliği nin ve Varşova Paktı nın dağılmasında rol oynayan güçlü liderler oldular. Cossiga 55 yıl boyunca İtalya yı yöneten kilit isimlerden ve Soğuk Savaş döneminde İtalya da komünizme karşı savaşın en güçlü liderlerinden biriydi. Görüldüğü gibi Soğuk Savaş döneminde ABD kendi çıkarlarını korumak için başta NATO ülkeleri olmak üzere yeraltı örgütleri kurmak, finanse etmek ve yönetmekle yetinmemiş, o ülkelerden kendi felsefesine uygun liderleri seçerek ABD de özel eğitimden geçtikten sonra kendi ülkelerinde sürekli iktidarda kalmalarını sağlamış ve neoliberal felsefeyi egemen kılmıştır. Kuşkusuz Türkiye gibi bir ülkede farklı bir tavır sergilendiğini düşünemeyiz. Nitekim 1954 ten itibaren Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit ABD de özel eğitimden geçirildikten sonra Türkiye de uzun yıllar lider olarak iktidarda kalmaları sağlanmıştır. Bu iki kişinin 1975 yılında Çesme Altınyunus ta yapılan Bilderberg toplantısında üye olması kuşkusuz rastlantı değildi. Yıllardan beri süregelen kontrgerilla tartışmalarında bu iki kişinin sürekli ikircikli davranmalarının anlamı yukarıda açıklanmaktadır. Pek çok kitabımda gerek bu iki kişinin ABD eğitimleri ve bağlı oldukları örgütlerin ve de kontrgerilla konusundaki ikircikli tavrını ayrıntılarıyla sergiledim te Başbakanlığa Verdiğim Kontrgerilla Dilekçesi Biraz evvel sözünü ettiğimiz Nur Batur un Cossiga söyleşisinde Gladio konusunu zamanında bakan olarak görev yapmış Hüsnü Doğan, İsmet Sezgin, Hikmet Çetin ve Hikmet Sami Türk e Nur Batur sormuştur. Aslında bugün dahi bu kişiler konunun özüne girmekten çekinmektedirler. Ancak İsmet Sezgin konuyu inkara yönelik tutumunu sürdürmektedir. Türkiye de böyle bir örgütün varlığına inanmıyorum. dedikten sonra kendi kendiyle çelişkiye düşen bir cümleyle dolaylı

12 itirafta bulunmaktadır: Ancak devletin yüce çıkarları gerektiği zaman dünyada rutin dışına çıkıldığı da görülmüştür 1973 yılında kontrgerilla konusunda Başbakanlığa vermiş olduğum dilekçeyle istediğim TBMM Araştırması yapılmadığı sürece ve de ülkemizde eski İtalya Cumhurbaşkanı Cossiga kadar yürekli bir devlet adamı çıkmadığı sürece derin devlet konusunda yapılan tüm girişimler ile geçmişten hesap sorma önlemleri yasak savmaktan öteye geçemeyecektir diye düşünüyorum. Özünde emperyalist güçler tarafından benimsetilen Neoliberal politikalarla azgelişmiş ülke halklarının çıkarlarının tam karşıtı, dolayısıyla bizlere tam bağımsızlık, antiemperyalizm ve antikapitalizm i öneren Büyük Atatürk ün ideolojisini dışlayan karşı devrimci uydu iktidarlar hıyanetlerini sürdürebilmek için şiddet politikasını yeğlerler. Örneğin ABD uydusu Demokrat Parti önde gelenlerinden Ethem Menderes 6-7 Eylül 1955 olayları üzerine vermiş olduğu bir demeçte Bence tek çare suçu kömünistlerin üstüne yıkıp birkaçını köprü üstünde sallandırmak derken DP nin demokrasi anlayışını da sergilemektedir.11 Bunun gibi Demokrat Parti döneminin Cumhurbaşkanı Celal Bayar 27 Mayıs 1960 öncesi Tahkikat Komisyonu kurulması üzerine Şiddet ve tenkilden (yok etme) başka çare yoktur diyebilmektedir. İşbirlikçi bir iktidarın önde gelen kişilerinin NATO derin devletinin egemen olduğu bir ülkede haksız düzenlerini yaşatabilmek için de başka seçenekleri bulunmamaktadır. Yukarıda sözünü ettiğimiz ST Gayrinizami Kuvvetlere Karşı Harekat Talimnamesi nde tutukluluk süresi ve yapay suçlarla insanların suçlanılması da önerilmektedir. Şöyle ki: Madde 18: Ele geçirilen gayrinizami kuvvet mensuplarının kendilerini gayrinizami faaliyetlere katılmaya zorlayan tutumlarını devam ettirmeleri beklenebilir. Bu sebeple: 1) Tutuklu bulunmalarına lüzum vardır ve bu hal uzunca bir süre devam edebilir. 2) Özel suçlarla suçlandırılabilecek durumdaki esirler, süratle adalet huzuruna getirilmelidir. Suçlamaları mümkünse, şahıslara karşı işlenmiş, katil nevinden suçlar olmalı, doğrudan doğruya mukavemet harekatına bağlanmış suçlardan ileri gelmemelidir. Aksi halde bir kahramanlık mahiyetini kazanır ve gayrinizami faaliyetlerin artması için bir bahane teşkil eder. Nitekim Bomba Davası nda ben bu tür adi suçlar yanında birkaç kişiyle birlikte sadece o tarihte ayakları yapılmış olan 1. Boğaz Köprüsü nü yapıldığı vakit

13 havaya uçurmayı düşünmek savıyla yargılandık. Gerçi mahkeme kararıyla bu savın gerçek olmadığı ortaya çıkmış ise de özel savaş anlayışı gereğince Çamur at izi kalır yöntemi uygulanmıştır. Bomba Davası nda bir kısım medya sıkıyönetim makamlarıyla birlikte çalışmış ve bu gerçek olmayan iddiaları sürekli manşetlere çıkartmış ve bir anlamda sayısız andıç örnekleri vermiştir. Günümüze bu anlayışa hizmet eden bazı medya mensuplarının andıç tan şikayetçi olmaları ilginç bir örnek oluşturmaktadır. Örneğin Bomba Davası nda yargılanırken kapağında genelkurmay başkanlığı amblemi bulunan fakat içinde imzası bulunmadığı için hiçbir belge değeri olmayan Kontrgerilla örgütünde işkence altında aleyhime alınan ifadeler kitaba alınarak onbinlerce basılıp tüm askeri birliklere ve kamu kuruluşlarına dağıtılan ders alalım adlı bu kitapta şahsıma karşı yargısız infaz yapılmış, mahkeme kararı kitapta yer alan iddiaların hiçbirini doğrulamadığı halde bu broşürü yayan çevreler hiçbir açıklama gereği duymamışlar ve hukuku katletmişlerdir... Demokrat Parti yle Başlayan Ülkeyi ABD ye Pazarlama Süreci Yukarıda sözünü ettiğimiz ABD uydusu liberal politikayı benimseyen Demokrat Parti nin cumhurbaşkanı bir Amerikan gezisinde Memleketimiz el değmemiş kaynaklara sahip tatlı bir pazardır, geliniz... diyerek teslimiyetini belgelemiştir.(12) Demokrat Parti den sonra gelen darbeler döneminde büyük bir kesimin umut bağladığı 27 Mayıs 1960 Hareketi daha ilk bildirisinde NATO ya ve CENTO ya... bağlı olduğunu itiraf etmek suretiyle aslında ABD güdümündeki politikada bir değişiklik olmayacağını itiraf etmek durumunda kalmıştır. Buna karşın 1961 Anayasası nın bugün dahi birçok çevre tarafından mükemmeliyeti kabul edilen 1961 Anayasası Türk toplumuna her alanda geniş hak ve özgürlükler tanımış ve sol politikanın önünü açmıştır. Ancak çok kısa bir süre sonra yıkılan Demokrat Parti anlayışı iktidara gelmiş Bu anayasa ile devlet idare edilmez söylemi ile Türkiye deki sosyal ve siyasal gelişmenin önünü kesmek için sürekli karşı devrimci bir çaba göstermiştir. 12 Mart 1971 Muhtırasal darbesinden sonra başbakan olan Nihat Erim, 61 Anayasasını lüks olarak ilan etmiş, 12 Mart ın yıktığı iktidarın zihniyetini benimsemiştir. Darbe lideri Org. Tağmaç ise Sosyal uyanma ekonomik gelişmeyi geçti demek suretiyle baskı ve şiddet politikasını doruğa çıkartarak üç taksitte 61 Anayasası nın 55 maddesini darmadağın etmiştir. Dolayısıyla 61 Anayasası nın vermiş olduğu haklar daha o tarihte geri alınmıştır. Yukarıda 12 Mart döneminde Org. Turgut Sunalp ın başkanlığını yapmış olduğu MİT in Marmara Köşkü nde verildiği için Marmara Brifingi diye adlandırılan belgede oradaki kişilerin gözaltı süresini 30 güne çıkartmayı uygun gördüklerini belirtmiştir.

14 Yazı ve yapıtlarında bir ülkenin anayasasında gözaltı süresinde uzunluk ve kısalığına göre o ülkenin anayasasının ne ölçüde demokrat olduğunu saptayabilirsiniz diye yazıyorum. Bu örnekte Anayasa değişikliğini bir anlamda 12 Mart Faşist Darbesi nin derin devletini oluşturan kişiler ilkönce Anayasa değişikliğini öneriyorlar daha sonra da bu madde değiştirilen 55 maddenin kapsamına alınıyor. 12 Mart 1971 Faşizminin somut örnekle açıkladığım uygulamaları emperyalist ülkeleri tatmin etmediği için ABD güdümünde 12 Eylül 1980 darbesi tezgahlandı bu kez 1961 Anayasası nın tümü 1982 yılında değiştirildi. Konumuz Anayasa tartışması olmamasına karşın bir örnekle günümüzde de güncelliğini koruyan özelleştirmenin 1982 Anayasası na nasıl girdiğini örneklemek istiyorum: Görüldüğü üzere, 61 Anayasası ndaki Devletleştirme maddesi 1982 de Özelleştirme ye dönüşmüş... Turgut Sunalp Kimdir? Önerisiyle anayasayı bile değiştirmek gücünü Org. Turgut Sunalp acaba nerden alıyordu. Sunalp bir gazeteye vermiş olduğu demeçle: ABD ikinci vatanım! Şimdi harp biter, ne olur? Çocuklar, ben Türk Harp Akademisi nden sonra Amerikan Harp Akademisi nde okudum. Kore de harbettim. Türkiye de ilk NATO subayıyım. NATO ya hizmet ettim. Amerikalılarla haşır neşir oldum. Benim akranım Amerikalılarla senli benliyimdir. Çok yakın dostlarım var. Amerika yı çok severim. Amerikalılar bana çok şeyler kazandırmıştır. Hatta ikinci vatanım addederim. Ben Türkiye ile Amerika nın ittifak içinde olmasına kaniim. Amerika ile Türkiye ittifaka doğru giderken askeri sahada elli Amerikalı elli Türk çalışmış ve bunlara rozet verilmiştir. Bu elli Türkten biriyim. Bu işe başladığım için kurmay yüzbaşıyken beni Amerika ya götürdüler, okuttular, getirdiler... Turgut Sunalp kendisini çok iyi tanımlıyor. Bu ilişkileri nedeniyle onu 12 Mart faşizmi döneminde Ziverbey İşkence Köşkünde görüyoruz. Bir demecinde makata cop sokma işkencesi üzerine elimizde taş gibi oğlanlar varken niye cop kullanalım diye kendini sözde savunan bu kişi o tarihte bu tanımlanması ile ünlendi ama Org. olmuş bir kişinin mantığını göstermesi bakımından da işkence üzerinde araştırma yapan çevreler önemle durmalıdır diye düşünüyorum. Turgut Sunalp 12 Mart döneminde Sabatoj Davası diye ünlenen Kültür Sarayı nın yakılması, Marmara Gemisinin batırılması, Eminönü Arabalı Vapurunun batırılması eylemlerini içeren davanın arkasındaki kişidir. Bu davayla Marksizm ve Leninizm suçlanılmak istenilmişse de idamla yargılanan 22 sanığın tümü beraat etmiştir.

15 1972 li yıllarda ta Kurmay Yüzbaşılığından beri ABD de yetiştirilmiş Demokrat Parti nin 10 yıllık iktidarı döneminde 7 yılını yurtdışı görevlerinde geçirmiş bu kişi Genel Kurmay İkinci Başkanı dır. Çünkü NATO Derin Devleti nin Türkiye ayağını oluşturan yapılar ve özellikle Özel Harp dairesi doğrudan Genel Kurmay Başkanı na bağlıdır. Bulunduğu görevde her yönden ikinci vatanının istemleri doğrultusunda çaba sarfettiğini görüyoruz. Bu bağlamda İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Org. Faik Türün ün Marksist Leninist olmakla suçladığı Org. Faruk Gürler in Genel Kurmay Başkanlığını engellemek görevi de bu kişiye verilmiştir. Onun için Ziverbey İşkence Köşkü nde Org. Faruk Gürler, Org. Muhsin Batur, Ora. Kemal Kayacan aleyhinde alınan ifadeleri de bu kişi yönlendirmektedir. O günün siyasal dengeleri içerisinde Bomba Davası nda alınan bu ifadelere karşın Org. Faruk Gürler in Genel Kurmay Başkanı olması engellenememiştir. Başta Turgut Sunalp olmak üzere karşıdevrimci güçler amaçlarına ulaşmak için çabalarını sürdürmüşler bu arada kuşkusuz başat rol Genel Kurmay İkinci Başkanı olan Turgut Sunalp e verilmiştir. Bu kişi Genel Kurmay Başkanı Org. Faruk Gürler i Cumhurbaşkanı olmak üzere görevini terk etmeye ikna etmiş sonuçta Faruk Gürler meclis tarafından seçilmeyerek dışlanmış hemen peşinden de Bomba Davasında ek bir iddianame düzenlenerek bu üç orgeneral Marksist- Leninist bir cuntanın başkanı ve üyeleri olarak ek iddianame ile suçlanılmışlardır. O günün dengeleri içinde anılan kişiler Bomba Davası na sanık yapılamadıkları için dava benim üstümde kalmış ve bu tarihi hesaplaşmada yaptığım savunmayla üzerime düşen görevi yerine getirdiğimi sanıyorum. Peki, Faik Türün Kimdir? Aslına bakarsanız ABD emperyalizmine hizmet eden ve onun kurduğu örgüte üye olan karşı devrimciler hangi konumda olurlarsa olsunlar belirli bir birliktelik içinde anti komünist bir koşullanma içerisinde sola hatta demokratik solu komünizmle eşdeğerli görerek şiddet politikalarını sürdürmüşlerdir. İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün de 1950 li yıllarda Turgut Sunalp gibi kurmay binbaşı olarak Kore de savaşmış anti komünizm eşittir milliyetçilik sarmalına dolanmış yaşamını bu anlayışla tamamlamıştır. Birçok kaynakla belirttiğine göre Faik Türün ün Turgut Sunalp a nazaran bir artısı bulunmaktadır. O da tarikatla olan bağlantısıdır. Bunun yanında gözü kara bir yanı da bulunmaktadır. Örneğin 9 Mart 1971 de Org. Faruk Gürler liderliğinde bir sol darbe gerçekleşse idi bu darbeyi kabullenmeyeceğini ve TBMM yi İstanbul da toplayacağını itiraf edecek kadar gözü karadır. Bu anlayışı inançlarından kaynaklansa belki kabul edilebilir. Ancak onun derdi başkadır. Kendi anılarında söylediğine göre zamanın Genelkurmay Başkanı Org. Faik Türün e cumhurbaşkanlığı vaad etmiştir. Faik Türün bu hedefe ulaşmak için önündeki engelleri (Org. Faruk Gürler, Org. Muhsin Batur, Ora. Kemal Kayacan) temizlemek için kraldan ziyade kral taraftarı bir tavır sergilemektedir.

16 Faik Türün Ziverbey Zihnipaşa İşkence Köşkü nü Genel Kurmay Başkanlığı koltuğunu kapmak için çalıştırmış orda bulunan tüm işkencecileri ve kamu görevlilerini bu tarihi suçuna ortak etmiştir. Org. Faik Türün tüm çabasına rağmen hasım saydığı Org. Faruk Gürler in Genel Kurmay Başkanı olmasını engelleyemediği için, onun hiyerarşisine girmemiş askerlikle bağdaşmamasına rağmen bir yıla yakın süre zarfında yüz yüze gelmemeye çalışmıştır. Hatta, Faruk Gürler in İsviçre de yaşayan oğlu yabancı eşiyle birlikte Türkiye ye geldiğinde hiçbir gerekçe göstermeksizin gözaltına alabilmiştir. Peki Türün bu gücü nereden alıyor derseniz, çok açık olarak Amerikan yanlısı bir kişi olarak Amerikan yanlısı bir partiden aldığını kesinlikle ifade edebiliriz. Nitekim bir gazeteye demeç veren Süleyman Demirel: 12 Mart ın rövanşını iki sene sonra aldık: Gürler Cumhurbaşkanı olamadı. (Tercüman, 21 Mart 1969) diyebilmektedir. Eğer 12 Mart 1971 Muhtırasal Darbesi sonucunda istifaya zorlanan Başbakan Süleyman Demirel direnebilseydi o tavır devlet adamlığına daha yaraşır bir tutum olurdu. Yıllar geçtikten sonra silahlı kuvvetlerle rövanş aldığını ifade etmek ancak tarihsel bir yanılgıyı kayda geçirir. Süleyman Demirel in rövanş alırken kullandığı iki kişiyi (Org. Turgut Sunalp ve Org. Faik Türün) açıkladım. Bu bölümde Faik Türün üzerinde durmak istiyorum. Faik Türün emekli olur olmaz Adalet Partisi tarafından İstanbul dan parlamentoya sokulmak istenmiş, seçimde hezimete uğratıldıktan sonra bir kamu kuruluşunda yönetim kurulu üyeliği alarak ödüllendirilmiş daha sonra da milletvekili yapılmış ve Cumhurbaşkanı seçiminde Adalet Partisi nden aday gösterilmiştir. Her şey ne kadar açık değil mi? Demirel bir gazeteye vermiş olduğu demeçte Komünizmle mücadelede gerekirse şehadet mertebesine ulaşacağız (Cumhuriyet, 2 Ağustos 1976).(13) Derin Devlet i Bir de Rockefeller den Duyalım Bilindiği gibi Soğuk Savaş döneminde ABD kendi çıkarlarını garanti altına almak için ülkelerin her kademesinde seçtiği kişileri özel eğitimden geçirerek örgütlenmeleri için finansman sağlayarak medyayı kullanarak bu işbirlikçileri parlatarak kendi hegemonyasını garanti altına almıştır. Örneğin Uluslar arası Basın Enstitüsü (IPI) 25. yıllık toplantısı, Philadelphia da ABD Başkan Yardımcısı Nelson Rockefeller tarafından yapılan konuşmayla açılmıştır(14) İster beğenelim, ister beğenmeyelim, dünyayı üzerinde Sovyet güneşinin hiç batmadığı yeni bir imparatorluk haline dönüştürmek için devamlı girişimler var. Emperyalizmin bu yeni biçimi içinde, Moskova dan yönetilen ve Moskova nın hâkim olduğu ideolojik, diplomatik, ekonomik, malî askerî ve siyasal yapılar rol oynamaktadır. Sovyetlerin bu genişleme eğilimlerini karşılamak için dünyanın bağımsız ülkeleri arasında daha yakın bir işbirliği gerekmektedir. Bağımsız ülkeler ortak çıkarları için birlikte çalışmaktadırlar. Bu, dünyada insana saygının ve özgürlüklerin gerçekleşmesi için en büyük umudumuzdur.

17 Nelson Rockfeller in söyleminin tam tersine ABD de neredeyse medyanın tümü CIA ajanlarının denetimi altındadır yılında Ankara kitap fuarında vermiş olduğum Medya ve Etik konu başlıklı konferansa bu kişilerin isimlerini açıklamıştım li yıllardan bu yana Küçük Amerika sevdası içinde olan iktidarlar kuşkusuz medyayı da çeşitli yöntemleri kullanarak Amerikan doğrularını milliyetçilik ve dindarlık sayan bir anlayış ile şekillendirmişlerdir. Bu amaçla da medya mensupları çeşitli burslar seminerler konferanslar vb. yöntemlerle ABD çıkarlarına hizmet edecek şekilde yetiştirilmektedir. Örneğin Asya Ülkeleri Anti Komünist Teşkilatı (APACL) 21. Genel Kurul toplantısı 8 Aralık 1975 günü Tokyo da yapılmış bu kongreye 30 Asya ülkesinden dörtyüz delege katılmıştır. Bu kongreye davet edilen kişileri öğrenmek ister misiniz(15) - Doktor Fethi Tevetoğlu - Yazar Tekin Erer - Tarihçi Yılmaz Özsuna - Prof. İlhan Akün - Prof. Mehmet Yardımcı Kuşkusuz bu kişiler ABD emperyalizminin istekleri doğrultusunda Tokyo da en üst düzeyde (VIP) ağırlanmış ve ülkelerine döndüklerinde de görevlerini anti komünizm doğrultusunda yerine getirmeye devam etmişlerdir. 12 Mart 1971 Faşizminin sözcülüğünü yapan gazetelerin birinde köşe yazarlığı yapan Tekin Erer e 1976 yılında rastgeldiğinde sütunlarında sık sık yer verdiği köprüyü havaya uçurma iddiasında yer alan kişinin ben olduğumu bu iddianın mahkeme kararıyla doğrulanmadığını söyleyip ne düşündüğünü sorduğumda Beyefendi biz askeri mercilerden gelen her türlü haberi doğru kabul ederiz sütunlarımızda aynen yer veririz. Siz de açıklama gönderseydiniz onu da yazardık diye kendini savundu. Bunun üzerine kendisine Asya Ülkeleri Anti Komünist Teşkilatı kongresine katılıp katılmadığını sorduğumda yüzü kızararak hayretler içinde nerden bildiğimi sordu. Yanıtı verdim. Gerçekleri öğrenmek istiyorsa evime gelebileceğini söyledim. Tabii hiçbir zaman gelemedi... Basın özgürlüğüne sonuna kadar evet anganjmanlara sonuna kadar hayır diyorum. Prof. Nur Serter in Babası Emin Aytekin in CHP Düşmanlığı Aslında karşı devrimcilerin yarım yüzyıldan fazla bir süredir süregelen bir özleminden söz etmek istiyorum. Onlar CHP yi kapatırlarsa Atatürk dönemini de sonlandıracakları sanısını günümüzde bile sürdürmeye devam ediyorlar. 7 Kasım

18 1975 günü Anarşinin Stratejisi başlığı altında bir gazetede yer alan bir makaleye yer vermek istiyorum: Türkiye de kurulmuş altı adet Marksist kökenli parti bulunmasına rağmen bunları programları DİSK in devrimci stratejisine uymasına karşılık DİSK in tercihi bu yönde olmamış siyasal gücü ağır ve etkin bir parti olan CHP ile bütünleşmesi öngörülmüştür... DİSK in CHP den ümitli olduğu görülmektedir. İşçi provakosyonunu siyasal patlama ile sosyal bir sonuca ulaştıracak en etkili örgüt olarak CHP de tercihte kararlı oldukları anlaşılmaktadır. Bu tercihte, provakosyonun CHP yapısına dayanması ayrıca bunun yanında gençlik ve aydın kesimine de dayanması demek olacak ve güçlü bir Marksist ihtilal süreci yaratabilecektir. Yurt içi anarşizminin bariz karakteri, 12 Mart Faşizmine(!) karşı bir tepki niteliği göstermesidir. Katil Türün(!) parolası esasen CHP bünyesinde oluşturulmuş dikkati çeken bir başlangıçtır. Bunan böyle katil iktidar(!) parolaları ile geliştirilecektir.. Bu dönemde Faşist generallerin(!) tedibi ile ordunun sindirilmesi için kriptolar bolca mürekkep harcamaktadırlar.. c) Türkiye nin böyle bir ortamda Milli bekayı sağlayacak mutlaka güçlü ve etkili bir hükümete sahip olması ve parlamento yapısını bu gibi provokasyonlara karşı koruması şartı vardır. Bu şartlar içerisinde Milliyetçi hükümeti oluşturan partilerin kendi çıkarlarını düşünmeye hakları da imkanları da yoktur! O tarihte özetini çıkardığımız yukarıdaki makaleyi, M. Emin Aytekin isimli bir yazar yazmış. Günümüze bu ismi çok kişinin tanıdığını sanmıyorum. Ancak tanınmasında fayda olduğunu da düşünüyorum. Emin Aytekin 1942 yılında topçu yüzbaşısıyken Samsun da 15. Topçu Alayında askerlik stajı dönemimde benim komutanım idi. 27 Mayıs 1960 günü İstanbul da kurmay albay rütbesiyle kurmay başkanlığı yapmıştır. Daha sonra da Talat Aydemir ile dirsek temasına geçmiş 21 Mayıs 63 darbe girişiminden sonra da geçmişinden kopmayı yeğlediği için bazı çevrelere yaranmak üzere İhtilalin Çıkmazı adlı bir kitap yazmıştır. O kitaba İnfazlarla ilgili açıklama başlığı altında gönderdiğim yazıyı basmış ancak yazı işine gelmediği için ismimi belirtmemiştir. Bu yazıyı web sitemde bulabilirsiniz. Kitabından sonra 12 Mart 1971 faşizmine destek veren yayın organlarında Durum Muhakemesi gibi yazılar yazmıştır. Bir örneğini yukarıda gördünüz. Tabii bu dönüşümün karşılığı olarak da karşı devrimci çevrelerin kendisine sağladığı olanaklarla da daha rahat bir yaşam sürerek ömrünü tamamlamıştır. Cumhuriyet mitinglerinde milyonlarca kişi çok samimi ve iyi niyetlerle cumhuriyet kazanımlarına, Atatürk devrimlerine, Atatürk ün kişiliğine karşı süregelen iç ve dış olumsuz davranışlara tepki olarak miting alanlarını doldurmuşlardır. Ancak bu

19 mitingleri düzenleyenlerin önceden düzenlenmiş bir plan ve projeleri olmadığı için solcular CHP ye sağcılar MHP ye oy versin demek suretiyle bu potansiyeli deşarj etmişlerdir. Oysa ki ne CHP solcu ne de MHP nin bir anlamda sağcı olduğu söylenebilir. Bu mitingleri bahane eden karşı devrimci çevreler Atatürkçü düşünceyi suçlamak için fırsat yakalamış ve bu fırsatı kullanmaya başlamış görünüyorlar. Kuşkusuz cumhuriyet mitinglerinden nemalanmış birkaç kişinin de olduğunu bilmekteyiz. Bunlardan biri Prof. Nur Serter dir yılında CHP yi ve DİSK i suçlayan Emin Aytekin in Nur Serter in babası olduğunu biliyor musunuz? Emin Aytekin in 7 Kasım 1975 günü Son Havadis gazetesinde yayınlanan Anarşinin Stratejisi başlıklı yazısının yayınlandığı günlerde ben İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi nde Bomba Davası nda savunma yapıyordum. Savunmamda küresel ve yerel düzeyde karşı devrimci çevrelerin Emin Aytekin in belirttiği CHP ye yönelik niyetlerini bildiğim için mahkemeye vermiş olduğum bir şemada ilerdeki bir tarihte CHP nin kapatılacağını ve Faşist bir düzenin kurulmasından söz ediyorum. Oysa ki 1975 yılında CHP en güçlü iktidar dönemini yaşamaktadır yılında CHP milletvekili Süleyman Genç in evine bomba atılması üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi nde Kontrgerilla nın araştırılması için önerge verilmiştir. Önergedeki öne sürülen argümanları yetersiz bulduğum için kendi olanaklarımla Ankara ya giderek Başbakan Bülent Ecevit i bilgilendirmek istedim. Ertesi gün Libya ya gideceği için Özel Kalem Müdürü Galip Uzun u bu konudaki bilgi ve belgelerden haberdar ettim. Galip Uzun bu konuyu Ecevit e açtığında benim kendi adına Deniz Baykal la görüşmemi önermiş. Bu öneri üzerine Ecevit in Libya ya gittiği gün CHP Genel Merkezi nde Kontrgerilla konusunda saatlerce Deniz Baykal la görüştüm. Sonuçta benden bu konuda bir rapor yazmamı istedi. 1 Mart 1976 tarihli bu raporu internet sitemde bulabilirsiniz. CHP nin gücü o tarihte Derin Devleti aşabilseydi ne 12 Eylül 1980 faşist darbesi olur ne de CHP kapatılırdı. Faşizmin ve Kontrgerilla nın CHP Düşmanlığı Karşı devrimci çevrelerin CHP ye yönelik önyargılı tutumları ilerdeki tarihlerde devam etti. Nitekim Manisa milletvekili Faik Türün AP grubunda yapmış olduğu konuşmada CHP içinde bir ayağı Marksist Moskavalılar var dedi:(16) Türün: Gerekirse ikinci bir kurtuluş savaşı verilir CHP, karma bir partidir. Bir koalisyondur. İçinde bir ayağı Moskova da Marksist hizipler vardır Tedhiş olayları şiddet ve yayılmasını artırarak devam etmektedir. Aczimizin nedeni, bir tarihî siyasî partimizin bunlara arka çıkması, korumasıdır. CHP de aşırılıktan uzak olanlar partiyi kontrol edemezlerse sabotajlara, sırsal bölgelerde yürütülecek ve dış gönüllü müdahalecilerle artık kontrol altına

20 alınamayacak kardeş kavgasına, bir iç savaşa hazır olalım. Hedef, siyasî rejimimizi değiştirmek, komünist bir düzen getirmek, patron devletle bütünleşmektir. Yıllar sonra 12 Mart 71 ve 12 Eylül 80 darbelerinin ünlü savcısı askeri yargıç Süleyman Takkeci 19 Temmuz 1992 de Nokta dergisine vermiş olduğu demeçte Bütün CHP lileri hapse atacaktım diyerek yıllardan beri süregelen karşı devrimcilerin niyetlerini açığa vurmuştur. Aslında derginin de belirttiği gibi 12 Mart döneminde Bomba Davası ile yıldızı parlayan, 12 Eylül döneminde de süperstar olan askeri savcı Süleyman Takkeci yi yargılandığım süreç içinde tanımak fırsatını buldum. Sıradan bir hukukçu olmasına karşın komutanlarından aldığı emirleri yerine getirmekte çok becerikliydi. Sırası gelmişken Bomba Davası Savunma da Süleyman Takkeci yle ilgili bir bölümü yinelemek istiyorum:(17) Bilindiği gibi Takkeci, Gürler ili Batur ve Kayacan ın sanık olarak mahkemeye getirilmesini istemektedir. Bomba Davası, bir aysberg davadır. Bu davanın zirvesinde görünmemin nedenlerini savunmam da eleştiriyorum. Davaya çözüm getirmek için aysberg in su altında kalan bölümünün sosyal, politik, ekonomik, kültürel ve hukuksal bir yaklaşımla su yüzüne çıkarılması hem mahkemenizin hem de tüm yurtseverlerin sürekli görevi olmalıdır... (...) Politik etkenlerle açılan bu davanın ayrıntılarına girmeden önce, bu tip davalardan birkaç örnek vermek isterim: Tüm hukukçulara ve aydınlara bir soru yöneltsek; Meletos, Anytos, Lycon kimdir diye sorsak, özellikle bu soruları askeri savcılar Selahattin Fırat, Nevzat Çizmeci ve Süleyman Takkeci ye yöneltsek, bu isimlerin kendilerine hiçbir şey anımsatmadıklarını görürüz. Bu düzen uşağı zavallı Meletos, Anytos ve Lycon lar Sokrat ı suçlayarak ölüme mahkum ettiren savcıları. Onlar bugün leş olmak değerini bile yitirmiş olmalarına karşın, binlerce sene önce düzene karşı çıktığı için adalet adına öldürülen Sokrat, insanlık değerlerinin ve haysiyetinin seçkin bir örneği olarak yaşamaya devam ediyor... Bilmem ne demek istediğimi anlatabildim mi? Ergenekon İddianamesi nde Ziverbey İşkence Köşkü Nasıl Geçti? Zamanın tarih boyunca birçok olayların aydınlığa kavuşturulmasında birincil etmen olduğunu biliyoruz. Ergenekon davası nedeniyle basına yansıyan bir yazıda eski MİT müsteşarı Erenköy de nöbetçi olduğu bir gecede bir sanığa yardımcı olduğunu zincirlerini çözdürdüğünü istediği ilacı verdiğini ifade

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

Yargıdaki skandallar Kollama-filmindeki Yiğit-in durumunu cazib hale getirmekte, Kurtlar Vadisi Pusu-daki Polat-ın durumuna özendirmektedir.

Yargıdaki skandallar Kollama-filmindeki Yiğit-in durumunu cazib hale getirmekte, Kurtlar Vadisi Pusu-daki Polat-ın durumuna özendirmektedir. YARGI İNTİHAR ETTİ *Sevr-le sınırları tesbit edilen Türkiye,Lozanla geleceği şekilleniyor,elleri kolları bağlanıyordu.şimdiki hukuk ise bunun kollarından biri..ahtapot gibi.. etti *Mailime gelen bir notta;

Detaylı

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri T#'C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ ESAS NO î 1988/37 KARAR NO î 1988/38 ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan sanıkların askerî cezaevinde işledikleri suça ait davanın,aynı

Detaylı

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL A N A L İ Z 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi Furkan BEŞEL Ekim 2015 7 HAZİRAN DAN 1 KASIM A 7 Haziran 2015 te yapılan 25. Dönem milletvekili genel seçiminde 53.741.838 kayıtlı

Detaylı

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler Yargı ÜNİTE 9 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Yargı bağımsızlığı kavramını tanımlayabilecek, Yargı içinde yer alan farklı mahkemeleri ve bunların görevlerini öğreneceksiniz. İçindekiler Yargı Yetkisi

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yardımcı Kuruluşlar Hükümete veya bakanlıklara görevlerinde yardımcı olmak, belirli konularda görüş bildirmek, bir idari

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK

KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ KAMU YÖNETİMİ YRD.DOÇ.DR. BİLAL ŞİNİK BAKANLAR KURULU Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur. Cumhurbaşkanı bakanlar kurulunun

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 25.5.2005 tarihli ve 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim gerekçesi ile birlikte ektedir. Gereğini arz ederim. 29 Ocak

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana

Detaylı

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 Pentagon yetkilileri Fransa'nın talep ettiği Reaper tipi insansız hava aracı (İHA) veya dronların satışına yönelik olarak Kongre'de

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI Soru 1 : "Anayasa" deyince ne anlaşılır, ne anlamak gerekir? 7 Soru 2 : Türk tarihindeki anayasa hareketlerinin başlıca aşamaları ve özellikleri nelerdir? 15 İkinci

Detaylı

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER 5. A. TELEFON DİNLEMELERİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER İddianame içeriğinde müvekkilimize isnat edilen suçlara ilişkin olarak toplam 10 adet telefon görüşmesi yer almaktadır. Bu telefon görüşmelerinin; 2

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak J.T.G.Y.K. 1 Amaç MADDE 1 - Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Jandarma Teşkilatının görev, yetki ve sorumluluklarına, hizmetin getirdiği bağlılık ve ilişkilere, teşkilat ve konuşa ait esas ve usulleri düzenler.

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

HASAN BALIKÇI ONUR ÖDÜLÜ PROF. ONUR HAMZAOĞLU NA

HASAN BALIKÇI ONUR ÖDÜLÜ PROF. ONUR HAMZAOĞLU NA HASAN BALIKÇI ONUR ÖDÜLÜ PROF. ONUR HAMZAOĞLU NA Elektrik Mühendisleri Odası nın (EMO) kaçak elektrik kullanımına karşı verdiği mücadelede hain bir saldırıyla katledilen üyesi Hasan Balıkçı anısına iki

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PORGRAMI ANAYASA HUKUKU DOÇ. DR. KASIM KARAGÖZ ANAYASA KAVRAMI, TANIMI VE SINIFLANDIRILMASI, ANAYASACILIK HAREKETLERİ ANAYASA

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 2. Dersin amacı ve planı 18 3. CMH ve Hukuk

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

Türkiye'de "Decentralization" Süreci

Türkiye'de Decentralization Süreci Türkiye'de "Decentralization" Süreci 30 Nisan 2013 Bahçeşehir Üniversitesi İlker Girit Ahmet Ketancı Türkiye'de "Decentralization" Süreci Decentralization Prensipleri Türkiye deki Tarihi Süreç Türkiye

Detaylı

7. Yayınlar 7.1 Uluslar arası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities)

7. Yayınlar 7.1 Uluslar arası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Veli Yılmaz 2. Doğum Tarihi : 25.11.1948 3. Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğretim Durumu : Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Subay Kara Harp Okulu 1969 Y. Lisans Kurmaylık Kara Harp

Detaylı

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ 2011 İSTATİSTİKLERİ PARLAMENTO SEÇİM YILI PARLAMENTODAKİ MİLLETVEKİLİ MİLLETVEKİLİ İÇİNDEKİ PAY ( ) 1935 395 18 4.6 1943 435 16 3.7 1950 487 3 0.6 1957 610 8 1.3 1965 450 8 1.8 1973 450 6 1.3 1991 450

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR BALIKESİR - 30.09.2014 HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı

Detaylı

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 1 Ekim 2013 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi, Obamacare olarak bilinen sağlık reformunun bir yıl ertelenmesini içeren tasarıyı kabul etti. Tasarının meclisten geçmesinin

Detaylı

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m - Bakan Yıldırım dan yıldırım gibi özlü sözler - Manisa 4. Asliye Ceza dan insan hakları ve Anayasa dersi - Telefon Ablukası ile Gazze Ablukası arasındaki on benzerlik RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

DAVANIN ESASI KALAÇ/TÜRKĐYE DAVASI (61/1996/680/870) 1 Temmuz 19997

DAVANIN ESASI KALAÇ/TÜRKĐYE DAVASI (61/1996/680/870) 1 Temmuz 19997 KALAÇ/TÜRKĐYE DAVASI (61/1996/680/870) 1 Temmuz 19997 DAVANIN ESASI I. Davanın Özel Koşulları 1939 doğumlu bir Türk vatandaşı olan Bay Faruk Kalaç, Hava Kuvvetlerinde Askeri Mahkeme yargıcı olup, 1990

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6-

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- EKİM 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur Sözleşmesini

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 16 Ocak 2013 Nr. Ref.: RK 347/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI 76/12 Başvurucular Qamil Xhemajli Kosova Cumhuriyeti Hükümeti nin Priştine Üniversitesinden bilim doktorlarının emekliliklerine

Detaylı

İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ

İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ Çalışmamızın amacı idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yer ifadesinin, verilen dilekçelerin kayda girdiği tarihi belirlemede

Detaylı

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? S-1 Sosyal bilgiler öğretmeni: (ikinci Meşrutiyet in ilanının ardından (Meşrutiyet karşıtı gruplar tarafından çıkarılan 31 Mart Ayaklanması, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal in yaptığı Hareket Ordusu

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

Öğr.Gör. İbrahim Ersin TURGUT, Öğr.Gör.Dr.Cumali ERDEMİL Pamukkale Üniversitesi Buldan Meslek Yüksekokulu ieturgut@pau.edu.tr, cerdemil@pau.edu.

Öğr.Gör. İbrahim Ersin TURGUT, Öğr.Gör.Dr.Cumali ERDEMİL Pamukkale Üniversitesi Buldan Meslek Yüksekokulu ieturgut@pau.edu.tr, cerdemil@pau.edu. 1980 Lİ YILLARDA YAPILAN GENEL SEÇİMLERİN TÜRKİYE DE VE DENİZLİ GENELİNDEKİ SEÇİM SONUÇLARI VE BULDAN İLÇESİ SEÇİM SONUÇLARI İLE KARŞILAŞTIRILMASI Öğr.Gör. İbrahim Ersin TURGUT, Öğr.Gör.Dr.Cumali ERDEMİL

Detaylı

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19 İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar I. Devletin şekli... 1...19 II. Cumhuriyetin nitelikleri... 2...19 III. Devletin bütünlüğü, resmî dili,

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Nihat Kayar Mersin Üniversitesi, Đ.Đ.B.F. Kamu Yönetimi Bölümü Giriş Anayasa Mahkemesi ilk defa 1961 Anayasası ile kurulmuş ve ilk

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU 6219 MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU Kanun Numarası : 2945 Kabul Tarihi : 9/11/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 11/11/1983 Sayı : 18218 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ETEM KARAGÖZ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 32008/05) KARAR STRAZBURG 15 Eylül 2009 İşbu karar AİHS

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT HUKUK Soru Bankası ÇTHT G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU 1.. Federal devletin tüzel kişiliği yoktur.. Federe devletlerin ayrılma hakkı yoktur.. Federe devletlerin uluslararası

Detaylı

Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği

Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği Erol TUNCER Seçim sistemlerinin belirlenmesinde temsilde adalet ve yönetimde istikrar (fayda)

Detaylı

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015 ARGETUS ARAŞTIRMA, DANIŞMANLIK, EĞİTİM, PROJE VE ORGANİZASYON AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI 25 AĞUSTOS 2015 Mehmet Akif Mah.Recep Ayan Cad. Günaydın Sok. No:6 Kat:3 Çekmeköy

Detaylı

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili NİSAN 2012 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Yeni Seçilen Tarsus CHP İlçe Yönetimini ziyaret ederek

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no. 36370/08) KARAR STRAZBURG. 13 Nisan 2010

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no. 36370/08) KARAR STRAZBURG. 13 Nisan 2010 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no. 36370/08) KARAR STRAZBURG 13 Nisan 2010 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

İÇİNDEKİLER... SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp BELGELER

İÇİNDEKİLER... SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp BELGELER İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... BELGELER III SAYFA NUMARASI 1. Genelkurmay Başkanlığının Afyon ve Kocaeli mıntıkalarındaki duruma dair 3 Ekim 1921 tarihli Harp Raporu... 1 2. Ali İhsan Paşa nın Güney

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başvuru Numarası: 2013/8492 Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM Başkan : Alparslan ALTAN ler : Serdar ÖZGÜLDÜR Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM M. Emin

Detaylı