hüseyin temel alıcı (İsra; 36) kitab ve sünneti ihya yayınları

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "hüseyin temel alıcı (İsra; 36) kitab ve sünneti ihya yayınları"

Transkript

1 hüseyin temel alıcı Hakkında bilmediğin şeyin ardına düşme. Çünkü kulak göz ve kalb bunların hepsi yaptığından sorumludur. (İsra; 36) kitab ve sünneti ihya yayınları

2 Rasulüllah (sallallahu aleyhi ve selem): Her kim bizim şu dinimiz de ondan olmayan bir sey çıkarırsa o (çıkardığı) red olunmuştur. buyurdular. (sahihi-müslüm; 1718 no lu hadis) (Ey İnsanlar) Rabbinizden size indirilen (Kitap ve Sünnet) e uyun. Onun dışındakileri dostlar edinip de onlara uymayın Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz. (Araf; 3) kitab ve sünneti ihya yayınları Hüseyin Temel Alıcı 2

3 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM Giriş Hamd, ancak Allah içindir. O na hamd eder, O ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden, amellerimizin kötülüğünden O na sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa onu hidayete erdirecek yoktur. Allah tan başka ilah olmadığına şehadet ederim. O tektir ve ortağı yoktur ve şehadet ederim ki Muhammed, O nun kulu ve Rasulüdür. Ey iman edenler! Allah tan sakınılması gerektiği şekilde sakının ve ancak müslüman olarak ölün. (Ali-İmran/102) Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondanda eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir. (Nisa/1) Ey iman edenler! Allah tan korkun ve doğru söz söyleyin ki Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah ve Rasulüne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur. (Ahzab/70-71) Bundan Sonra: Muhakkak ki, sözlerin en doğrusu Allah ın kelamı, yolların en hayırlısı Muhammed (s.a.v) in yoludur. İşlerin en kötüsü ise sonradan uydurulandır. Sonradan uydurulup dine sokulan her amel bidat, her bidat sapıklık ve her sapıklıkta ateştedir. (Müslim/867) 3

4 MUKADDİMEE İslamın temelini özünü teşkil eden külli esaslarını beyan eden bir kaideyi külliye vardır. Azim özlü temel kaidelerdir. Bu temel kaideler, esaslar; insanlar tarafından konulması mümkün olmayan izah edilmesi de mümkün olmayan ilahi ve temel esaslardır. Aslını vaaz etmek ilahi, onu tafsil ettirmek anlatmak izah ettirmekte ilahidir. Bunun içindir ki her müslümanın ebedi hayatını bina ettiği bu külli kaideler, teklif çağından itibaren velilerin vazifesi olarak, bir topluluğun cemaatin vazifesi olarak, ilim ehlinin vazifesi olarak veyahut ta en üstün mertebede bir devletin vazifesi olarak halka öğretilir, tarif edilmesi gerekir. Zamanımızdaki sistemleşen topluluklar, cemaatler bir yerde devletler kendi varlıklarını koruyabilmek için kendi mevcudiyetini muhafaza edebilmeleri için belli başlı kaideler, nizamlar koymuşlardır. Kendilerine tabii olan veyahut kendilerinin kuvvetle hakim oldukları topluluklarda o nizama tertibe uyulmasını hassasiyetle talep ederler. Eğer talep edilen bu arzuya isteğe kendilerine tabi olunan toplulukta muvafakat göremezlerse icbarı olarak tabi ettirirler kendilerine, mecburen tabi ettirirler, bunun korunmasını sağlarlar. Bizim menfaatimize, faydamıza dönük olarak biz şu yeryüzü küresine bir cemaat ve topluluk oluşturan insanoğluyuz. Allah (c.c) bizim dünyevi ve uhrevi ebedi saadetimizi tanzim eden kendimizi koruyabilmemiz için temel esaslar kanunlar ve nizamlar tanzim etmiştir. Bunların korunmasını istemiştir. Yalnız insanoğlunu bunda serbest bırakmıştır. Bu sözü söylerken; insanın iradeyi cüziyesini kullanmakta kendisinin mükellef olduğunu ispat edebilmek için, yani Allah (c.c) nin insana verdiği akıl nimeti iradeyi cüziyeyi kullanma kabiliyetine sahip olduğu için Allah (c.c) ona hesap soracaktır. İyi ve kötüyü seçmekte, tercih etmekte serbesttir derken bunu diyoruz. Ama katiyetle biz kuvvet bulduktan sonra Allah (c.c) nin kelimesi hakim olana kadar, hakim bulduktan sonra mücadeleye emredildik. Ta ki fitne yeryüzünden kalkana kadar (Nur/55) yani biz şerrin kötülüğün, fesadın yeryüzünde hakim olmaması için mücadele etmekle başkalarına mecburen islamı tatbik ettirmek zorundayız. Yani hiçbir kimsenin Allah a küfretmesine, Allah ı inkar etmesine, Allah a ortak koşmasına müsaade edemeyiz. Ama bu sözü söylerken, aşağıdan en üstün mertebeye kadar bir seviyeyi düşünerek söylüyoruz. Bunu derken istemediğimizi, arzu etmediğimizi kalbimizle tahakkuk ettiririz. Lisanımızla tahakkuk etttiririz. Ve elimizle azalarımızla mücadele ederek bunu tahakkuk ettiririz gerçekleştiririz. Onun için sık sık tekrarladığımız söyleme mecburiyetinde kaldığımız mevzumuzu izah edebilmek için, Allah insanoğlunu serbest ve hür bırakmıştır. İstediğini seçebilir, iyiyi ve kötüyü. Ama beyan etmiştir. Hürdür serbesttir derken, kötüyü seçsin ona hiçbir şey yok değil. Kötüyü, iyiyi seçmekle ona bir irade vermiştir. O idareyi kullanma salahiyeti ve kabiliyeti onda vardır. Yani kendi arzusuyla iyiyi seçsin ve mükafatını alsın. Kendi arzusuyla kötüyü seçsin ve böylelikle cezasını çeksin, meselesini izah edebilmek için söylüyoruz. Ama Allah (c.c) hiçbir zaman küfrün fitnenin fesadın yeryüzünde hakim olmasını ve insanların bu işe suluk etmesini istememiştir. Allah (c.c), küfürden, isyandan ve fısk tan nefy ediyor. Ve inananların kendisine teslim olanların kalplerine de bunu çirkin göstermiştir, bunların buğzunu yerleştirmiştir ve kendisine bağlananların kalplerinde Allah a imanı, itaati ve bunların tahakkukunu, hakimiyeti yolunda mücadeleyi sevmeyi yerleştirmiştir. Onun içindir ki bu temel nizam esaslar ve kanunlar muhakkak ki fertlerin kendi mesuliyet çerçevesini ihata ederek en büyüğüne doğru ben bir mesul, mükellef olarak Allah ın emirlerine muhatap olmam hasebiyle nefsimin fısk ve isyana suluk etmesine müsaade edemem. Ben bu hakimiyeti nefsimde sağlamalıyım. Ailemde bunu hiç istemem. Etrafımdaki toplulukta da istemem. Böyle bir mesuliyet hissimi kavraya kavraya en üstün zirvedeki sözü de sarf ederek bir topluluk, Resulune iman eden ona teslim olan bir topluluk katiyetle küfrün şirkin isyanın yapılıp insanlar arasında yayılıp hakimiyet sağlamasını istemez, ve yaptırtmaz ve buna mani olur. İstemez, başkasına yaptırtmaz ve eliyle de buna mani olur. Bunu sağlamanın gerçekleştirmenin bütün yollarını dener. Ferden ve cemaaten. Ferden deneme onu nereye kadar götürürse o sülukunda istikametinin tayininde mesuldür. Ve bu mesuliyeti hissetmelidir. Eğer ferdi gayreti onu daha büyüklerine götüremiyorsa acizliğinden değil, kendi iradei cüziyesi buna karışarak böyle yapıyorsa o yarın Allah indinde katletmiş olduğu bir zerrenin bir kürre olarak karşısına çıkacağını düşünmelidir. Yani kendi ferdi gayretlerinin çalışmalarının acizliği değil de iktidarsızlığı değil de iradeyi cüziyenin karışarak yapmadığı yarın katletmiş olduğu bir zerre olarak dünyada yarın Allah (c.c) nin huzurunda bir kürre olarak karşısına çıkacağını düşünmelidir. Bununla biz neyi kastediyoruz, neyi misal vermek istiyoruz? Şöyle izah edebiliriz ki; bir çekirdeğin ekildiğini düşünün, o bir çekirdek insanlar nazarında çok cüzidir. Akıllı ve olgun bir insanın nazarında o çekirdeğin değeri çok büyüktür. Hele çiftçiyse o daha da değerlidir. Bir çekirdeği ekseniz de hafif şöyle bir yeşerse, biriside gelip onu kökünden koparıp almaya çalışsa onun hayatına son vermeye çalışsa, sizin nazarınızda, iyi düşünenlerin nazarında o dehşetli bir cinayettir. O birkaç sene sonra kocaman bir ağaç olacak binlerce meyvesiyle insanlara faydalı olacak bir ağacı katletmiş nazarıyla bakar. Ona koskocaman bir ağacı binlerce insanın istifade edeceği bir meyve ağacını katletmiş gözüyle bakılır. Hakiki nazarla buna böyle bakılır ve bu böyle görülür. İşte sizin Allah (c.c) nin koymuş olduğu kanunların nizamının hakimiyeti yolunda yapmış olduğuna bütün hareketler birer çekirdek mesabesindedir. Belki siz bahçıvan olarak değil bahçıvan elindeki çekirdeğin değerinin ondan sonradan, seneler sonra neler alınacağını düşündüğünde hesap ettiğinden o onun değerinin kıymetini bilir. Rast gele bir insan o çekirdeğin değerini bilmediğinden böylece atar. Ama sizin şu an gayretlerinizle teşviklerinizle, fedakarlığınız ile Allah (c.c) nin kanunlarının, hakimiyeti yolunda yapmış olduğunuz mücadele belki bir çekirdek mesabesindedir, belki sizin nazarınızda hiçbir değeri olmayan çekirdek mesabesindedir. Ama bir bahçıvan olarak düşünseniz o çekirdeğin seneler sonra vereceği meyveyi düşünürsünüz. Ve hemen ona bakmaya onu himaye etmeye kastedersiniz. Öyleyse aynen bu çekirdeği ekmemekle, ah bana ne bununla uğraşmakla bir ben mi varım bu çekirdeği ekecek ve yahut benim cüzi çabamla mı bu ağaç yeşerecek sözleri sarf ederseniz bu hemen sizin hiçbir meseleden anlamayan şuuruna varmayan hakiki bir telakki ölçüsüne sahip olmayan kişi olarak bakışınızdır. Ve görüşünüzdür. Aynen de o çekirdeği öldürmek o çekirdeği mahvetmek, o çekirdeği koparmak aynen ilerideki bir ağacı katletmek gibi düşünülürse aynen de öylece bu cüzi hareketlerden geri 4

5 durma onları geri durdurma iradeyi cüziye karışmak onlara mani olma gibi hareketlerin hangisi, hangi çeşidi bizden zuhur ederse etsin Allah ın kanunlarının hakimiyetinde atılan tekmelerdir. Onun için yaptığınız hareketi hayır yönünden küçük görmeyin. Yaptığınız hareketi şer yönünden de küçük görmeyin. Söylediğiniz bir kelime, mübarek bir ağacın çekirdeği olur. Binlerce insan ondan istifade ederler. Söylediğiniz bir söz bir zakkum ağacının çekirdeği olur. Binlerce meyve verir, binlerce insanında ebedi hayatını helak eder. Siz şu an halinizden tabiyetinizlen bir yerde ümmi telakki edilecek dini malumatlardan mahrum bir topluluk olarak kendinize bakarsanız çok küçük görülürsünüz. Ama yaptığınız iş tuttuğunuz dava gayretini gütmek istediğiniz meselelerin üzerinde dururda bir bakarsanız çok aciz muhterem insanlığa önder olmuş insanların davasını kucakladığınızı anlarsınız. Biz Kitap ve Sünnet davasını yüklenmek isteyen insanlar olarak bir bardak suda fırtına koparmak isteyen insanlar değiliz. İyi biliyoruz ki bir bardak suda fırtına estirilmez. Bu hava böylece gösterilmez. Yapmadan tatbik etmeden hakikat sahasında sergilemeden yapıyormuş görünmekte istemiyoruz. Biz tatmış olduğumuz davanın, Tevhid davasının Allah (c.c) den gayrının küngünün inkarını sergilerken bir peygamberlik silsilesinin Allah Resulu (s.a.v) e kadar takip ettikleri bir yolun takipçileri olarak, arkalarından giden tabileri olarak onların bırakmış olduğu bu aziz mukaddes mirasın varisçileri olarak kendimizi aziz ve mübarek görürüz. Çünkü Tevhid davası peygamberlerin davası olması hasebiyle Allah ın insanlara ilk istediği bir emir olarak neyi iktiza ettiyse onlara bela olarak musibet olarak neyi isabet ettirmiş ise aynen de bize gelebileceğini bile bile kabul ediyoruz. Bununla şunu izah etmek istiyoruz, Tevhidi bilen kişi ebedi hayatını kurtaran kişidir. Allah ı tek ilah kabul etmeyi gerçekleştirebilen kişi Muvahhid dir. Hemen Tevhid i anlarken, Tevhid i öğrenirken şunu da yanında öğreniyor ki, küfrün zirveye ulaşmış olduğu bir noktada hem de Allah a inandıklarını söyleyen Allah ın Resulüne tabi olduklarını söyleyen toplumun küfre ve şirke boğulmuş olduğu bir esnada saf, pak olan halis Tevhide yapışmanın onu yaşamanın onu başkasına anlatmanın da ne gibi bir belalar ve musibetler getireceğini de öğreniyoruz. Ben Muvahhid im demek; ona bir çok belaları üzerine celb ettiriyor. Kendisi adeta küfrün ve Tağut nizamının yıldırımlarını üzerine çeken bir paratoner oluyor. Adeta yıldırımları şimşekleri üzerine çeken bir siperisaika oluyor. Onun için Tevhid ehli, Allah ı tekleyen muvahhidler devamlı küfrün, Tağut nizamının şirk ehlinin karşısında bütün şiddeti kendisine çeken celbeden bir topluluktur. Tevhidi kazanmak kolay değil, Tevhid ehliyim dedin mi de bütün bu bela ve musibetlere katlanacaksınız. Peygamberler nasıl bir muameleye mazur kalmışlarsa onların mirasçıları olmaya yeltenen kişilerde muhakkak buna maruz kalacaklardır. Bunu da izah ederken birçok vesilelerle tarif ettiğimiz bir kısım vardır. Hani sahabelerden biri gelip diyor ki: Ya Resulullah, ben seni çok seviyorum. Seviyor musun diyor. Evet. Ya Rasulüllah diyor. Anam babam sana feda olsun diyor. Öyleyse fakirliğe hazırlan diyor. Eğer beni seviyorsan, fakirliğe hazırlan. diyor. (Tirmizi,Ebu Davud) Birçok şeyleri üzerine çekeceğinin alametleri olarak delil olarak verilen hadisi şerif budur. Eğer biz Tevhid ehliysek tabi demeyle değil gerçekleştirebildiysek hepimiz Tevhid ehlinin çekmiş olduğu eziyete ve işkenceye maruz kalmış oldukları musibete hazır olalım. Eğer Tevhid ehli olduğunu söylediği halde böyle şeyler ona isabet etmiyorsa, maruz kalmamış ise o kendini bir yoklasın. Onun gerçekleştirmesinde bir sakatlık var demektir. Çünkü, bizde ehli sünnetiz diyoruz. Ama ehli sünnet olmanın alametini gördüğümüz kişinin biz hakikaten ehli sünnet olduğuna inanıyoruz. Ve bunun içindir ki biz diyoruz ki, Ehli sünnet olmak, ehli sünnet olduğunu söylemek değildir. Onu hakikaten gerçekleştirmekle bu mümkündür. Velev ki sen ehli sünnet olduğunu lisanen söylemesen de amellerin senin ehli sünnet olduğuna delalet ediyor mu işte sen o sun. Aynen de ben Muvahhid im diyen kişi eğer hakikaten gerçekleştiremediyse hayatında tatbikatında ona belalar ve musibetler gelmez. Zira Tevhid ehli olsa yaşaması gerekir. Allah a inandığı gibi Allah tan gayrını inkar etmesi gerekiyor. Tevhidi ispat yönüyle, nefy yönüyle tahakkuk ettiren kişi demektir. Peygamberler ve onlara tabi olanlar zamanında bunu kabul ederlerken yaşarlarken insanlara anlatırlarken aynı musibetlere ve belalara maruz kalmışlardır. Muhakkak zamanımızda da bizden önce veyahut bizden sonra muvahhid olduğunu söyleyen kişi hakikaten gerçekleştirmiş ise bu gibi musibetlere maruz kalacaktır. Ve buna hazırlansın. Bütün peygamberlerin hayatı, peygamberlere tabi olan insanların hayatı bunların açık ve bariz birer delilleridir. Öyleyse biz bundan müstağni kalamayız bu mümkün değil. Biz bu vasıfları anlatırken temel kaideleri anlatırken, hastalıkların nereden gelip, yıkılmalarına sebep olan belaları zikretmeliyiz. Temel kaide temel esaslar Allah ın varlığını kabul ettikten sonra, O nun Resulünün risaletini tasdik ettikten sonra milyarlarca insanın kabul edeceği kaidedir. Hatta bütün insanlık fıtraten bunu inkara mecali yoktur. O nun için en büyük müşkülât temel kaideyi kabul etmek değil, temel kaideyi muhafaza etmektedir. Temel kaideyi üstün esas olarak devamlı zikrettiğimiz gibi Allah ın kitabı, peygamberlerin sünneti olarak zikrediyoruz. Hiç bunu kabul etmeyen gördünüz mü? Herkes temel ve asıl kaide olarak Kitap ve Sünneti kabul ettiğini söylüyor. Müşkülât buradan gelmiyor. Müşkülât bu temel kaideleri sağından solundan yıpratan kendi rengini vererek gösteren bir cam mesabesindeki fitnelerin beyanıdır. Musibetlerin beyanıdır. Zira yıkılış tatbikat sahasındaki noksanlık buradan kaynaklanıyor. Onun için müellif esas olarak asıl olarak bunları izah etmek istiyor. Bunları beyan etmek istiyor. Meseleyi açık bir şekilde sarf edebilmek için. Bunun içindir ki İslamın evvelinde bizden çok gerilerde olduğu için bu tabiri kullanıyoruz. Asrı saadetten sonra sahabelerin hemen akabinde İslam ümmeti dahili diyelim, birçok fırkalara cemaatlere bölündüler, parçalandılar. İslamın vahdetini içten özden zedeleyecek fırkalar çoğaldı. Bu Allah (c.c) nin insanları müptela kılmış olduğu belalardan bir tanesidir. Allah (c.c) bunu bizden sakındırmıştır. Kaçınmamızı istemiştir. Ama demiştir ki insanlar buna düşmeyecekler. Yine insanlığın, kısmı azami hemen hemen hepsi denilecek 73 ün 72 fırkası buna müptela olmuştur. Onun içindir ki devamlı söylediğimiz sözleri tekrar tekrar ibareli olarak zikretmemizdeki kasıt budur. En büyük müşkülât imanı kazanma değil. İmanı muhafaza etmedir. İman bir asıldır ki bir temeldir ki fıtratı selime bozulmasa hiçbir insanda imanı yani Allah ın mevcudiyetini inkar etmeye mecal yoktur. Ve bu ihtilaflar bu gruplaşmalar bu cemaatleşmeler hafifleyeceği 5

6 yerde, hafif hafif başlamıştır, şiddetini arttırarak seyrinde yolu uzayarak devamlı hızlanmıştır. Yani asırlardır hız alıyor, süratleşiyor. Dehşetli cinayetler işlenebilecek meseleler halini alıyor. Bunun içindir ki bir ihtilafın başlaması basittir. Basit bir meseledendir. Ama ihtilaf, ihtilaf mıdır? Umumi tabiriyle eğer onun tedavisini hal çaresini Allah ın kitabına ve Peygamberin sünnetine göre müdahale etmese hemen telafi etmeye çalışmazsa bu ileride insanı dinden islamdan çıkaracak meseleler halini alır. Bunu da size izah edebilmek için daha önceki devrelerde bazen hoş tabirler var. Güzel vakalar var. Zamanımızdaki kullanmış tabirlere malzeme tezgah olabilecek mevzular var. Hak söylenildiği zaman. Onu en güzel şekilde söylemek bizim vazifemizdir. Ama Allah Rasulü (s.a.v) o meselesini ebedi hayatın kurtulmasına vesile olacak meseleleri anlatırken gözleri kıpkırmızı kesilip çehresi kızarıp hiddetinden bütün vücudunun titrediği ve sesinin bütün mescidin içini doldurduğu sohbetleri ve vaazları vardır. Bu vakalar Allah Resulü (s.a.v) de çoktur. Ondan sonraki sahabelerde de. Böyle bir talimden ve terbiyeden tesviyeden geçen sahabeler meselelere bazit insan nazarında bakmıyorlardı. Aynen az önce bizim misal verdiğimiz gibi, eğer Allah ın dininin hakimiyeti yolunda zerre kadar da olsun yapabileceğiniz birşey varsa bunu yapmaktan geri durmayın. Sözümden kasıt bunu küçük görmeyin. Bu çok büyüktür. İleride binlerce meyve verebilecek bir ağaç olacak o, Allah yolunda bir mesele izah edilirken, Sahabelerin bakışına bir bakın. Sahabelerin zamanında şu boncukla zikir meselesinde misal verdiğimiz bir mesele vardır. Ama belki onların bidatını izah etmek için bunu size misal verirken esas mevzuyla alakalı kısmını anlatmadığımızdan orası belki sizin dikkatinizi çekmedi. (Darimi / 210 no) Basit bir misal Allah Rasulü nün yapmadığı bir iş başlangıcı çok basit bir yerde iyi olabilir. Ama ondan hemen uzaklaşılmayınca ona mani olmayınca kalplerde öyle bir şeye meyilli oldu mu haricilerle beraber edecek, Ali (ra) ın karşısında kıtal edecek insanlarla beraber olmaya kadar götürür. Şimdi, İbn Mesud (r.a) ın böyle birşeye bidat derken, delaletle itham ederken neleri görerek dediğini anlıyorsunuz değil mi? İbn Mesud (r.a) hemen oradaki vakıayı görerek değil böyle bir bidate müptela olmanın ileride neye sürükleneceğini düşündüğündendir. Onun için yaptığınız bir amelin basit olduğuna bakmayın. Hayır yönüyle de şer yönüylede. Allah ın dini hakim olmadan bunlara mani olmamız mümkün değil gibi söylediğimiz bazı sözler var. Ama diyor ve belki bizimde bunların belasından kurtulmadığımızdan oluyor. Eğer Allah ın dinini hakim kılma yolundaki mücadelemizde zerre kadarda iradeyi cüziyemizin arzularına uyarak yaptığımız bir şeyler varsa geri durduğumuz bir şeyler varsa unutmayın birkaç sene sonra meyve verecek koskoca bir ağacın cinayeti işlenmiştir. Öyleyse Allah ın dinini hakim kılan bir topluluğun bir cemaatin cinayeti işleniyor demektir. Meselelerimize bakarken, meselelerimizi muhakeme ederken bakış nazarımızla ölçümüzle değerlendiremeyiz. Küçük bir meseledir dediğimiz binlerce insansa meyve olabilir. Küçük bir meseledir deyip binlerce insanın hayatını zehirleyen bir zakkum olabilirsiniz. Onun için bu nazardan bakarsanız en hoş olan tarafıdır. İşte bu ihtilaflar bidatler başlarken kolay başlıyor. Basit başlıyor. Çok rahat başlıyor. Ama öyle şiddetleniyor ki insanı dinden çıkaracak meseleler, bir halifenin karşısına dikilebilecek meseleler, müslümanları katledebilecek meseleler haline geliyor. Öyle oldu ki müslümanları parça parça etti, müslümanları perişan etti. Zillet ve zelillik dilinizde müslümanların adedi dur deyipte Allah ın dininin hakim olmayışı Tevhidin hakimiyetini sağlamayışı perişanlığın alçaklığın rezilliğin taa kendisidir. Onun için böyle bir adedi Tevhid ehli zikretmez a yakın bir müslüman olması mümkün değil. Bu adedin belki %1 i olsaydı muhakkak ki Allah ın dini yeryüzünde hakimiyeti sağlardı. Onun için biz kendimizi perişan edecek sözler söyleyemeyiz. Müslümanların şevki gitmiş gayreti gitmiş, fedakarlıklar yok olmaya başladı. Şimdi bizim parçalanmamız parça parça olmamız zayıflamamız şevki kaybetmemizle ne oluyor bunun zıddı kayboluyor. Tevhid zayıfladıkça ne oluyor, şirk ehli kuvvetleniyor. Biz parçalandıkça onlar bütünleşiyor. Biz gayretimizi kaybettikçe onlar gayretlerini arttırıyorlar. Yani bunun zıddı hakim olmaya başlıyor. Ve böylelikle Allah düşmanları Tevhid düşmanları, temekkün edip yerleşip sağlamlaşmaya başlıyor. İşte Allah Resulü (s.a.v) efendimizin sözü ne güzel tecelli ediyor. Hemde 14 asır sonra. Ne diyor? Yahudiler 71 fırkaya ayrıldılar, 70 i cehennemde biri müstesna. Hıristiyanlar 72 fırkaya ayrıldılar. 71 i cehennemlik oldu bunlardan biri kurtuldu. Benim ümmetimde 73 fırkaya ayrılacak. 72 si cehennemlik ve kurtulanda bunlardan bir tanedir, derken. Ya Resulullah bunlar kimlerdir? Bil ki bizde de böyle bir tebliğ ve irşad üslubu olsaydı şu an birimiz diyemezdik belki bu kurtulanlar nasıl. Böyle bir soru sorma kabiliyeti bile bizden sökülüp gitmiş. Onlar dikkatli iyi bir talebe oldukları için hemen onlar kimler ya Rasulüllah demişlerdir. Bunda çok muazzam bir irşad üslubu vardır. Bu 72 fırka kimlerdir demiyorlar. Dikkat edin! Kurtulanlar kimlerdir? Diyorlar. Yani evveliyatta canım önce öğren de sonra sakınırsın, komünistlerin davasını iyi bilmen gerekir ki onlardan korunursun gibi lafların çürüklüğüne bakın. Tevhidi öğren Tevhidden gayrının batıl olduğunu anlarsın. Hakkı öğren Haktan gayrısının batıl olduğu ortaya kendiliğinden çıkar. Çünkü haktan sonra delalet vardır. Peygamberin sünneti haktır,bunlara uyan haktır. Bunlara uymayan nedir? Kimin sözü olursa olsun batıldır. Ve böylelikle müslümanlar parçalandı saflar dağıldı. Bütün bu parçalanmaları asırların katmerleştirdiği taassubu yok edip birdenbire vahdeti sağlamak zamana gayrete fedakarlığa imkanlara bakarak mukayese ederek ancak ve ancak Kitap ve Sünnet ten nasibini almayan kişilerin, ben mi kurtaracağım ya deyip bu mümkün değil deyip alaşağı etmeleridir. Başka bir şey değil. Bundan kastımız şudur ki; 12 asırdır müslümanların içine sokulan ihtilaf, kökleşen hatta bırak ihtilafı da itikattan olduğu teskin edilmiş ve parçalanma ihtilaf rahmet kabul edilmiştir. Bu dinden gösterilmiştir. Düşünün bir kez. Hadi batıl olsa sökülmesi neyse sana dinden gösterilen bir şeyin sökülmesi o nispetle zordur. Batıl olan bir şeyin sökülmesi Hak ispat edildikten sonra gider. Ama onların nazarında hak olarak gösterilen bir şeyin batıl olduğunu ispat etmek en müşkülatlı olanlardandır. İmkansızlığı düşünün, gayretsizliği düşünün, fedakarlığı düşünün telafisi ne kadar zor değil mi? Şerrin yayılışı hayra nispetle daha fazladır. Mesela, bir mahalleyi bir saatte cayır cayır yakarsın ama orayı tekrar yapmak çok zaman alır. Ama bırak bir mahalleyi bir evi ne kadar da yaparsınız? Hayrın ve şerrin yayılışını karşılaştırırken. Şer her zaman dehşetli bir şekilde yayılmış ama telafisi çok zor olmuş. Islah çok 6

7 zordur. Bir de bunun içine bizim gayretsizliğimizi koy bizim fedakarsızlığımızı koy, bizim lakaytsızlığımızı göz önüne koyun nasıl ıslah edilir, nasıl yaralar tamir edilir. İşte bu ortamda elinizden gelen bir zerreyi yapabilmeye muktedir olduğunuz bir hareketi geri alırsanız Allah ın hakimiyetine vesile olacak bir hareketi yarın Allah indinde bir cinayetin faili olarak hesap vereceğinizi düşünün. Ana rahmindeki bir nutfeyi tahrif etmek nedir? Seksen yaşındaki bir adamı öldürmek nedir? Bunlar cinayetle isimlendirilir. Onun için çocuklarınızı öldürmeyin ana rahminde tahrif etmeyin sözünden maksad budur. Siz ufacık bir çocuğu katlederseniz bir insan katlinin hesabını vereceğinizi de muhakkak düşünmeniz gerekiyor. Öyleyse bunların hiçbirisini bu dehşetli ihtilafın ve parçalanmanın karşısında cem edebilmemiz ancak ve ancak öyle bir meseleyle mümkündür ki bundan başka bir kurtuluş buna karşı salih muarızın olmayacağı meselelerdir. Buda ancak Allah (c.c) nin Kitabı ve Peygamber (s.a.v) in sünnetidir. Bu meyanda bu parçalanmalar öyle bir hale geldi ki müstakil birer din oldu. Bunların sahipleri adeta müstakil birer peygamber oldu. Akidede lider Allah ın Resulüyken akidede liderler türemeye başladı. Şeriatta şariler türemeye başladı. Şeriat Allah ınsa onu hüküm koyucu kaç tanedir? Bir tanedir. Şeriatta şariler çoğaldı falana göre filana göre denmeye başlandı. Akidede imam lider Allah Rasulü (s.a.v) iken akidede insanlar birçok liderler edinmeye başladı. Herkes Allah hakkında onun kitabı hakkında yerli yerinde olur olmaz sözler söylemeye başladılar. Ve bu sefer insanların sözleri birer müstakil din birer müstakil yol birer müstakil mezhep haline gelmeye başladı. İşte insanlar bu yolda parça parçadırlar. Bu yolda perişandırlar. Biz asılda özde Tevhid de insanları taksim ediyoruz. İnsanları taksim ederken tabir yönüyle, parçalanan bölümleri, fitneleri muhtelif meseleler olduğu için o meselelerin kitaba sünnete muhalif olarak incelenmesi gerektiğinden Allah Resulü (s.a.v) 73 fırka diyor. Ama asılda küfür tek millettir. Tevhid İbrahim (a.s) ın milleti asılda o da bir tek millettir. Şimdi biz ihtilafların Kitap ve Sünnete sokulan fitnelerin muhtelif mevzuların değil de, Küfür tek millettir ve iman ehlide bir tek millettir. Bu sefer yeryüzünde iki millet olarak takdim ediliyoruz. İki millet vardır. İbrahim (a.s) ın milleti birde küfür milleti vardır. İşte akidede insanlar buna ayrılırlar. Tevhid ehli ve şirk ehlidir. Biz zamanımızdaki muhdes olan ismiyle diyelim. Selefiyye diye tabir ettiğimiz bu tabiri koyarken şunun üzerinde durmak gerekir. Asılda bir tezatlık yok dedik, aslı kabulde bir müşkülât yok dedik. Onunla misal verirken asıl Kitap ve Sünnettir derken, Kitaba ve Sünneti kabul etmeyen ve müslüman olduğunu söyleyen bir topluluk gördünüz mü? Göremezsiniz. Ve görmenizde mümkün değil. Onun için aslı kabulde bir müşkülat yoktur. Aslın muhafazasında bir müşkülât vardır. Biz işte bu aslı muhafazaya gayret gösteren kişilere geçmiştekileri takip eden kişiler, geçmiştekileri örnek alan kişiler, Kitabı ve Sünneti onların anladığı gibi anlayan kişiler Selefiyye ismi tesmiye ettiğimiz bir topluluk vardır. Yani geçmişine sadık kalan bağlı kalan bir topluluktur. Bunlar Kitabı ve Sünneti sahabeler nasıl anlamışlar ise öylece anlamaya çalışıyorlar. İşte öbürkülerden bu toplumun bu cemaatın farklı olan tarafı budur. Biz Kitabı ve Sünneti zamanımızdaki kısır ikimizin mahsulü, dar anlayışımızın mahsulü olarak anlamaya çalışmıyoruz. Yeni bir anlayışın yeni bir idrakin ortaya konması mümkün değildir. Zira oda bir grup oda bir cemaat olur. Biz geriye dönüş yani şimdiki zamanımızdakilerin hakikaten tabir ettikleri gibi öyle kullanmayalım da, hakikaten geriye dönmek isteyen bir topluluklarız. Aslen membaa dönmek isteyen topluluklar olarak muhakkak ki muhakkak bunu yapma en zaruri işlerdendir ki Kitabı ve Sünneti selim bir anlayışla anlayalım. Değilse kendi anlayışımızla kendi ilmimizle bunu yapmamız mümkün değildir. İnsanlar bu yönden ikiye ayrılmışlardır. Bunun adına Küfür ehli, şirk ehli ve islam milleti diyebilirsiniz ama Sünnî olarak tabir edildiği zaman. Lafızlar Selefiyyun ve halefiyyun diye ikiye ayrılmışlardır. Birisi geçmiştekileri takip edenler itikadda hasseden ve birde halefiyyun kendilerinin tesiri altında kaldıkları bazı felsefi kelam ilmine ait olan izah ve tabirle islam itikadına yön veren taifelerdir. Ve işte biz bu konuyu bu meseleleri anlatabilmek için hazırladık. Eğer biz bu yolda bir şeyler anlatabildiysek izah edebildiysek insanların en mesudu sayılırız. Ve yine Rabbimizden temenni ediyoruz. Hacmi küçük olan bu sohbetimizle Allah (c.c) bir çok faideler halk etsin. Amin. Önce tabir derken bu Selefiyye tabiri ne zaman zuhur etti, ne zaman bu tabir kullanılmaya başladı. Ve yahut böyle bir ismi kullanma zarureti var mıdır? Bizim ismimiz müslümandır. Böyle bir ismi kullanmaya katiyetle bir zaruret ve ihtiyaç yoktur. Zira başka bir isim velev ki ona denilmesi hak da olsa, bazı isimler vardır Kur anda geçmiştir. Hizbullah denir. Bu tabir Kur anidir. İbrahim in milleti deniyor, bunlara Hunefalar deniliyor. Tevhid ehli gibi tabirler vardır. Bu tabirler birer tesmiyeden ibaret değildir. Allah ın kitabında kullanmış olduğu tabirlerdir. Ama biz hizbullahız diye bir isim alıp ortaya çıkmayız. Hizbullah topluluğu diyemeyiz. Ama Kitaba ve Sünnete tabi olanlar hizbullah değil midir. Hizbullahtır. Ama biz hizbullah adı altında bir topluluğuz diyemeyiz. Müslümanlar kardeş midir? Allah diyor. Müslümanlar kardeştir. Bu Allah (c.c) nin bir tabiri midir? Tabiridir. Biz müslüman kardeşler adı altında bir topluluğuz diyebilir miyiz? Bu denilmez. Böyle bir teşkilatta kurulamaz ama bu Allah (c.c) nin tabiridir. Bize verilen bir tek isim vardır, Allah ın emrine tabi olanlar. Biz böyle bir isim altında bir teşkilat ve cemaat oluşturamayız. Ama Allah ın Kitabına Peygamberin Sünnetine tabi olanlara ne gibi isimler verilmişse, müslüman kardeşler mi, hizbullah mıdır, biz hizbullahız. İbrahim in milleti miyiz, biz İbrahim in milletindeniz. Hanifler miyiz, biz hanifleriz. Bunların hepsini birden kullanırız, kullanıldığı yerlere göredir. Yalnız geçmişte sahabelerin hemen akabinde Emeviler devrinde o zamana kadar insanlar Tevhid meselelerinde ne gibi bir ayet geldiyse, hadisi şerif geldiyse müslümanlar aynen öylece inanırlar, o ayetler hakkında hadisler hakkında Allah ın Resulu bir şey söylemişse sahabelerde söylemişlerdir. Onlar naklettilerse onlardan sonrakilerde nakletmişlerdir. Katiyetle ne bir ziyadelik izafe ederler nede bir noksanlık atfederlerdi. Olduğu gibi kabul edilirdi. İşte bunlar, Peygamber (s.a.v) in en hayırlı asır benim asrım, ondan sonra, ondan sonra gelen derken bu üç nesli kast ediyor en hayırlı nesli. Birbirinden aktaran ve anlatan nesil. Tabi ki bu zamanlarda müslümanların vahdetini bozan ve yahut şu tabire kadar izah ettiğimiz toplulukların sıfatı lugat kitaplarında bazı meseleleri izah eden garip kelimeleri izah eden kitaplarda geçerken Kitapta Sünnette ayette ve hadiste, Tevhid hakkında ne zikredilmişse olduğu gibi kabul eden taifeye bir isim veriyor. Açarsanız lugat kitaplarını bunlara Selefiyye denir. Geçmiştekileri takip edenler, geçmiş müslümanların peşinden gidenler, hemen göreceğiniz tabir bu salakların kendi kitaplarında diyor Selefiyye diyor: sahabe ve tabiin ayetlere ve hadislere, isim ve sıfatlar hakkında, Tevhid meselelerinde nasıl inanmışlarsa öylece inanırlar. Katiyetle bu ayetler üzerinde münakaşa etmezler. İleri geri hiçbir laf söylemezler. Böylece kabul ederler diyor. Ve onlar bile bu yolun en doğru selametli en ilmi bir yol olduğunu kendileri olduğunu ifade ediyorlar. Ama tatbik etmiyorlar. Bizim doğru yolda olduğumuzu söylerlerken kendilerinin de yakın 7

8 olduğunu söylerler. Bizim yanımızda kendilerinin de hak olduğunu kabul ettirmeye çalışırlar. Onlar bizim hak ta olduğumuzu söylerler. Ki söyleten Allah tır. Ama biz bu yoldan başka bir yolu da kabul etmiyoruz. Ondan sonra Yunan felsefesine ait bazı kitaplar tercüme edilmeye başladı artık ne kasıtla yapıldığı kimin tarafından yapıldığı belli bir isimle zikredilen ama o zamandan kalma belli başlı Yunan felsefesine ait Aristo ya, Sokrates e, Eflatun a dayandırılan felsefi kitaplar tercüme edildi. Yani Allah (c.c) Kitap ve Sünnetle kendi zatını vasfeden ne gibi bir sıfat zikretmiş ise insan aklındandır ilmi çok kısırdır. O ayetleri anlamakla mükellef değildir. O ayetleri kabul etmekle mükelleftir. O ayetleri aynen söyleyip kabul etmek haktır. Kendi aklına göre muhakeme edipte benim aklım böyle kabul etmiyor demek o ayetin üzerinde felsefi bir düşünceye sevk eder insanı. Yunan felsefesine mensup olan felsefenin babası sayılan kişilerinde ekmiş olduğu tohumlarda hep bu meyandadır. Sokrat denen kafirin Allah ın varlığına inanan biri olduğu kitaplarda zikreder. Sadece onu küfre götüren felsefi sözler vardır. Allah yağmuru yağdırır ama kaç gram kaç damla yağdırdığını bilmez. Deyip sapıtan taifelerden bir tanesidir. İşte bunların kitapları tercüme edildi. Müslümanlar arsına yayıldı. Bu kitaplardan ilham almaya başladılar. Öz memba, asıl bozuldu. Allah arşa istiva etmiştir istiva edince bu sıfat bir beşere verilir diye, bir cisme verilir ki Allah bir cevher bir isim değildir. Bir cisim olunca bir cevher olunca mekan isnad etmek gerekir ki bu Allah a yaraşmaz, bu sefer Allah ın ayetlerini aynen kabul edilip kabul edilmesi gerekeceği yerde akıllarına göre Yunan felsefesine göre süzgeçten geçirmeye teraziye vurmaya başladılar. Bu sefer Kelam ilmi doğmaya başladı. Herkes bu mevzuda ileri geri bir şeyler söylüyorlardı. Bu sefer güya ve güya müslümanların bu zahiren kabul edilen ayet ve hadislerin kabulüyle şirke küfre, Allah a ortak koşmaya O na noksan sıfatlar izafe etmeye sevk eden bir hal görerek zahiri manasını aldılar. Olduğu gibi başka manalar vererek müslümanları ona inandırdılar ve öylece inanmak itikatlanmış gibi işlenmeye başlandı. İşte 12 asır bu işte. Sadece Allah ın rahmet etmiş olduğu Kitap ve Sünnetle amel edenler müstesnadır. Onlar her asırda mücadelelerini veren bir topluluktur. Allah (c.c) arşa istiva etmiş derken. Allah ın hükmü hakim olunur, olmuş demektir. Buna iman diye işlendi ve bunun zıddı küfür işlendi. Onun içindir ki kitaplarında görüyorsunuz. Allah (c.c) nin iki olduğunu kabul nasıl şirk ise diyor. Allah (c.c) nin semada olduğunu söylemekte öyle şirktir. Diyor. M. Zahit Kotku (akide kitabında). Az önce zikrettik batılın batıl olduğunu hak ile ispat ettikten sonra onun izalesi kolaydır. Ama o mesele birde imanın temelinden gösterilirse en köklü müşkülat işte oradan geliyor. Artık bu meseleler zuhur ettiğinde söylediğimiz gibi. İman edebilmek için küfretmek gerekiyor onlarda. Onlara iman edebilmek için önce küfretmek gerekiyor. Yani iman etmen için Allah ın o sıfatını inkar etmen gerekiyor önce. Bu sefer öylede diyen kafirdir böyle de diyen kafirdir teorisi çıkıyor ortaya. İman etse de küfür, küfür etse de küfür oluyor. Bunların arasını seçmek köklü kaidelere sarılan köklü bir malumat istiyor. Ki bunun içindir ta geriye asla selefin mecburiyeti halk ediyor. Allah (c.c) bizi gayretli geçmişe dönen zamanına dönme ve orada yaşamını hayatına geçiren kullardan eylesin. AMİN 8

9 HADİS FHRİSTİ 1. Baskı Hellak ollan apaçıık delliillden sonra hellak ollsun yaşayan da apaçıık delliillden sonra yaşasıın.. (Enfal; 42) 9

10 10

11 A Aa, yoksa sen sen Yusuf musun dediler. Ben Yusufum...: Yusuf; 90, Abdest ancak sesten veya kokudan lazım gelir: Tirmizi; 1/74,75, Abdest bozana selam verilmez: Tirmizi; 2862, Müslüm; 370, Abdest bozarken selam alınmaz: Tirmizi; 1/90,2862, Abdest bozmak için yumuşak toprak aramak: Tirmizi; 12, İbn Mace; 307, Abdest namazı: Müslüm; 227,228,232, Nesei; 151,85, Abdest suyuyla günahların çıkması: Müslüm; 244, Abdest: Maide; 6, Nisa; 43, Müslüm; , Abdesti olan ve sonra bozulduğundan şüphe eden o abdestle namaz kılabilir: Müslüm; , Abdestsiz kuran okumak: Buhari; 1c. 324, Müslüm; 373, Ebu Davud; 18, Tirmizi; 3384, Abdestsiz namazı Allah kabul etmez: Tirmizi; 1/76, Abdestten artan suyu ayakta içti: Nesei; 95, Abdullah bin Abbas 1660 hadis rivayet etti, Abdullah bin Mesud 848 hadis rivayet etti, Abdullah bin Ömer (ra) 2630 hadis rivayet etti, Abraş, kel, körün kıssası: Buhari; enbiya 51, Müslüm; zühd 10,2964, Riyazüs Salihin; 65, Acbüz-zeneb, kuyruk sokumundaki kemiktir. Toprak bunun dışındaki herşeyi yer: Tergib-Terhib; 7c. 89sy, Müsned, İbn Hibban, Acemlerin birbirine tazim için ayağa kalktıkları gibi sizden ayağa kalkmayın buyurdu: Ebu Davud; 5230, İbn Mace; 3836, Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan Allaha sığınma: Ebu Davud; 1540, Müslüm; 2706, Nesei; 5450, Açık artırma usulu satış caizdir: Nesei; 4485, Açlık hikmettir UYDURMA: Acluni; 1/337, Açlıktan Allaha sığınırım: İbn Mace; 3354, Ad kavminin helakı: Buhari; 10c , 7c. 3021, Ad kavminin öldürüldüğü gibi öldürürdüm haricileri: Nesei; 4086, Adak adamayın çünkü kaderi değiştirmez: Nesei; 3785, Müslüm; 1638, Buhari; 14c. 6498, Adak hiçbirşeyi önlemez, ancak cimriden mal çıkarır: Nesei; 3784, Adak konusu: İnsan; 7, Buhari; 14c. 6569, Müslüm; , Adaletli olmak: Maide; 8, Enam; 152, Zumer; 3, Adama karısını neden dövdüğü sorulmaz: Ebu Davud; 2147, İbn Mace; 1986, Adamın başına bela gelince yapacağı dua: İbn Mace; 3892, Adamın birinin zekatı bilmeyerek, bir zengine, bir zinakara ve bir hırsıza vermesi ve hayıflanması. Daha sonra rüyasında zenginin ibret alması, hırsızın onu terkesi: Nesei; 2513, Müslüm; Adamın biri intihar etti ve Resulüllah (SAV) ona cenaze kılmadı. İlim ehli Kıbleye karşı namaz kılan herkese ve intihar edene de cenaze namazı kılınır. dediler. Süfyan Sevri ve İshak'ın kavli budur. Ahmed diyor ki: İmam intihar edene cenaze namazı kıldırmaz, imamdan başkası kıldırabilir: Tirmizi, cenaze 68. bab 1074, Adamın yanında oturana ikram etmesi: İbn Mace; 3716, Adamın biri iki parmağıyla dua ediyordu. Allah Resulü (sav) birle birle buyurdu: Tirmizi; 3790, Adaşı yoktur: Meryem; 65, Adem (as) ile Musa (as) münakaşa etmesi: Tirmizi; 2217, Müslüm; 3217, Buhari; 14c. 6504, Adem (as) ve zurriyetinin ilk yaratılışı: Buhari; 7c , Adem ahdini unutması..: Tirmizi; 3589, Taha; 115, Adem ile Musa birbirlerine hüccet getirip niza ediştiler. Musa, Ya Adem, Sen bizim babamızsın. Sen bizi cennetten çıkartdığın için bizleri mahrumiyet ve zarara düşürdün dedi. Adem de Ona Sen Allah ın kelamı ile seçip mümtaz kıldığı ve lehine eliyle yazıp çizdiği Musa sın. Öyle iken sen Allah ın beni yaratmasından kırk sene evvel üzerime taktiridir buyurduğu bir işten dolayı dolay beni levm mi ediyorsun dedi. Bunu takiben Rasulullah (SAV): Böylece Adem Musa ya delil ve burhanla galib oldu, buyurdu: Müslim; 2652, Adem topraktan, cinler ateşten, melekler nurdan yaratılmıştır: Müslüm; 2996, Adem ve Havvanın örtünmesi: Buhari; 9c. 4364, Ademoğlu kardeşinin gözündeki çöpü görür kendi gözünün önündeki merteği görmez: K. Zühd ver-rekaik; 211, Ademoğlunun hepsi günah işler günah işleyenlerin en hayırlısı ise tevbe edenlerdir: Darimi; 2730, Tirmizi; 3760, İbn Mace; zühd, 30, Ademoğlunun iki vadi dolusu altını olsa üçüncüsünü ister, ancak gözünü toprak doyurur: Tirmizi; 2440, Ademoğlunun kuyruk kemiğinden başkasını toprak yer: Ebu Davud; 4743, Müslüm; 2955, İbn Mace; 4266, Nesei; 4079, Ademoğlunun yanıbaşında 99 ölüm tehlikesi vardır: Tirmizi; 2241, Ademoğlunun zinadan nasibi vardır: Müslüm; 2657, Ağaçlar kalem olsa denizler mürekkep olsa..: Kehf; 108, Lokman; 27, Ağızların tadını kesen ölümü çokca anın: Nesei; 1824, Ahir zamanda imanın elden gideceği: Müslüm; 148, Ahkam ayetlerini anlamak zorundayız,müteşabihlere ise iman etmek zorundayız: Ali imran; 7, Müslüm; 2665, 262, Ebu Davud; 4598, İbn Mace; 47, Tirmizi; 3177, 3196, Ahmaklara hikmetten bahsetmeyin: Darimi; mukaddime 34, Ahmed (as): Saf; 6, Ahzab gazası: Müslüm; 1788, Ailesini korurken ölen şehiddir: Nesei; 4079, Aişe (ra) dokuz yaşında evlendi 18 yaşında Resulullah (sav) i kaybetti: Nesei; 3244, Aişe (ra) a zina iftirası: Buhari; 8c. 2770, Müslüm; Aişe (ra) ın duvara resim asması: Müslüm; 2107, Aişe (ra) ın fazileti: Müslüm; , Buhari; 3c. 1312, Aişe (ra) nın Allah Rasulü (sav) in oda benim avret mahallini görmedik: ZAYIF : İbn Mace; 662, Aişe annemizin Allah Rasulü (sav) namazda iken kapıyı açmasını istemesi: Nesei; 1206, Aişe annemizin seferde namazı tam kılması: Nesai; 1456, Aişe küçümsenen günahlardan sakın. Çünkü Allah katından onların peşinde olan, kaydeden melek vardır: Darimi; 2729, İbn Mace; zühd 29, Ak saçları ve sakalı kınalamak: İbn Mace; 3626, Akıl baliğ olan herkese cuma namazının farziyeti: Nesei; 1371, Akıl dini olsaydı islam ben ayağımın altını mesh ederdim: Ebu Davud;162, Akika: Tirmizi; 1556, Akika sünnettir ve her çocuk akika kurbanına rehin gelir: Ebu Davud; 2837, Nesei; 4219, İbn Mace; 3164, Tirmizi; 1550, 11

12 Akil baliğ olan genç kızların,hayızlı kadınların bayrama gitmeleri emredildi: Nesei; 1558, Aklı şuuru örten herşey haramdır ve sarhoş eden herşey haramdır: Ebu Davud; eşribe 5, Müslüm; eşribe 75, Buhari; edeb 80, ahkam 22, megazi 60, Tirmizi; 1923, Nesei; eşribe 53, Akrabasını sıla etmeyen cennete giremez: Ebu Davud; 1696, Tirmizi; 1974, Buhari, Müslüm, Aksırana teşmid: Tirmizi; 2884, Buhari; 3c. 1176, 5c. 2263, 13c. 6169, Müslüm; 2991, Aksırınca Allaha hamd edin: Buhari; edep 126, Tirmizi; 2884 edeb 3, İbn Mace; 3715, edeb 30, Aksırmak Allahtan esnemek şeytandandır: Tirmizi; 2893, Akşam namazının sünneti iki rekattır: Müslüm; , Buhari; 3c. 1122, Akşam ile yatsı namazının birleştirilmesi, cem edilmesi: Buhari; 2c. 622, 3c. 1069, Akşamdan evvel iki rekat nafile namaz: Müslüm; 836, Ebu Davud; 1281, Aldatan bizden değildir: Müslüm; 164, Ebu Davud; buyu, 50, Buhari; 5c. 2225, Ali (ra) un Rasulullah (sav) bana gizli bir şey söyledi demesi: Müslüm; 1978, Ali bin ebu Talip (ra)ın fazileti: Müslüm; , Alimin abide üstünlüğü benim en aşağı mertebede olanınıza üstünlüğüm gibidir: Tirmizi; 2825, Alimler Peygamberlerin varisidir: Ebu Davud; 3641, İbn Mace; 1c.223, Tirmizi; 2822, Müslüm; Alimlerin mürekkepleri şehidlerin kanından efdaldir. (Hasani Basri nin sözü): El-Kubra s. 321, Tahzirulmüslimun; s. 59, Alkolle tedavi: Müslüm; 1984, Allah (cc) 99 ismi: İbn Mace; 3860, Allah, Adem i kendi suretinde yaratmıştır: Müslim; Birr 115 no 2612, Allah Adem (as) ı yarattı, sağ eliyle sırtını sıvazladı onun zürriyetini çıkardı: Ebu Davud; sünne 16, Tirmizi; 3270, Allah aklını Kullanmayanlara azab eder: Yunus; 100, Allah ayağını indirir, koyar: Buhari; tefsir 50/1, eyman 12, tevhid 7, 25, Müslüm; cennet 35,37,38, Tirmizi; 2682, 3488, Allah bir kişinin kalbine bir kadına dünürlüğe gitme isteği koyduğunda ona bakmasında bir sakınca yoktur: İbn Mace; nikah 9, Allah bir kula hayır murat ettiği zaman dinde anlayış kendi ayıplarını görme hasleti verir: Kitabul zühd verrekaik;282, Allah bir kula nimet verdimi onu kulunun üzerinde görmek ister: Tirmizi; 2972, Allah biri diğerini öldüren ve her ikiside cennete girecek olan iki adamdan dolayı güler: Buhari; cihad 28, Müslüm; imare 128, Muvatta; Cihad 28, Nesei; cihad,ibn Mace;13, Allah cc herşeyin üzerine güzellik yazmıştır.birşeyi öldürdüğünüz zaman güzel öldürün birşeyi boğazlayın eziyet vermemek için bıçağı bileyin ve hayvanın kolay ölmesini sağlayın: Müslüm; sayd 12, Ebu Davud; edahi 12, Tirmizi; diyat 14, Allah cc hiç kimsede iki kalp yaratmamıştır: Ahzab; 4, Tirmizi; 3413, Allah cc kendi peygamberinin diliyle neyi helal kılmışsa o helaldir: Darimi; mukaddime 39, Allah cc ye verilen ilk misak, kalu bela: Tirmizi; 3271, Buhari; enbiya 1, El-Bidaye ven-nihaye; 1c. 116, Allah cc yolcudan orucu ve namazın yarısını muaf tuttu. Hamile kadınla süt emziren kadını da oruçtan muaf tuttu: Nesei; 2310, Allah çok hayalı ve çok cömerttir. Kişi O'na ellerini kaldırdığı zaman onları boş ve nasipsiz olarak çevirmekten haya eder: Tirmizi; 3789, Allah her mahzun kalbi sever: UYDURMA: Acluni 1/246, Allah için sevmek: Buhari; 13c. 6025, 1c. 163, Allah kendine şirk koşulmasını asla bağışlamaz: Nisa; 116, Allah kime hayır dilerse onu dinde bilgili kılar: Tirmizi; 2783, Allah kimi severse kullarına sevdirir: Müslüm; 2637, Allah korkusundan ağlayan kişi süt memeye dönmedikçe cehenneme girmeyecektir: Tirmizi; 2413, Allah kuluna kafi değilmi?: Zümer; 36, Allah nur vermedikten sonra onun nuru olmaz: Nur; 40, Allah Rasulü (sav) e itaatın gerekliliği: Buhari 10c. 4775, 15c. 6986, Allah Rasulü (sav) ile Aişe (ra) ın ayak koşusu yapmaları: İbn Mace; nikah 50, 1979, Ebu Davud; 2578, Allah Rasulü (sav) ile Aişe (ra) yarışı: İbn Mace; 1979, Müsned; , Allah Rasulünü tehdid ediyor (şirk); Zumer; 65, İsra; 74,75, Allah semadadır: Müslüm; Mülk; 16,17, Müslim; 2/537, Ebu Davud; 930, Buhari Cüzün de 64, Nesei; 3/15, Ahmed; 5/447, Beyhaki; 7/387, İbn Huzeyme; Tevhidde 121, Ebu Said ed-darimi fir-reddi alel-cehmiyeti; 271, İbnu Ebu Şeybe; İman 84, İbnu Ebi Asım; Sünen 489, Beyhaki; Esma 422, Ebu Hanife Müsned; 3, Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor: Bakara; 67, Allah sizi kendinizden sakındırır: Ali imran; 28, Allah tektir teki sever: Müslüm; 2677, Allah vadinden dönmez: Rum; 6, Allah ve melekleri Peygambere salat etmekte: Ahzab; 56, Allah verdiği her hastalığa şifa için ilaç vermiştir: İbn Mace; 3436, Allah yumuşaklığı sever ve sertlik için vermediği şeyi onun için verir: Darimi; 2796, Ebu Davud; edeb 10, Buhari; edeb 35, Müslüm; selam 10, Allah zamanı gelen hiçbir canı ertelemez: Munafukun; 11, Allah,Ademi yarattığı zaman onun belini sıvazladı ve kıyamete kadar yaratacağı zürriyetin her canlı kişisi onun belinden düştü..: Tirmizi; 3271, Araf; 172, Allaha en sevimli amel azda olsa devamlı olanıdır: Ebu Davud; 1368, Müslüm; 783, İbn Mace; 4240, Allaha en sevimli amel devamlı olanıdıur: Buhari; 1c. 194, Allaha eş koşan kadınlarla iman edinceye kadar evlenilmeyeceği: Buhari; 11c. 5363, Allaha iman nedir?: Buhari; 16c. 7430, İbn Mace; 302, Allaha isyanda hiçbir mahluka itaat yoktur: İbnu Mace; 2863, Allaha isyanda mahluka itaat yoktur: Müslüm; imaret 39, Ebu Davud; cihad 87, Allaha Rasule ve sizden olan emir sahiplerine itaat edin: Nisa; 59, Buhari; tefsir, Müslüm; 1834, Tirmizi; 1758, Nesei; 4199, İbn Cerir; 9858, Müsned; 3124, Ebu Davud; 2624, Allaha selam olsun demeyin zira Allah selamın ta kendisidir: Buhari; istizan 3, Müslüm salat 56, Ebu Davud; salat 178, Nesei; tatbik 109, sehv 41-43, 56, İbn Mace; ikamet 24, Darimi; salat 84, Allahı anarken sağırı çağırır gibi yüksek sesle bağırıp çağırmanın nehyedilmesi: Buhari; 8c. 3929, Allahı kavuşmayı dileme: Müslüm; 2683, Allahı kim dünyada gördüm derse yalan söyleyeceği: Buhari; 10c. 4801, Allahı Rab, İslamı din, Muhammedi Rasul kabul eden kişi imanın tadını tatmıştır: Tirmizi; 2758, Allahım ben ancak bir insanım. Bu suretle hangi müslümana lanet etmişsem kötü söz söylemişsem veya kırbaçla vurmuşsam sen bunları kıyamet günü onun için bağış rahmet ve dolayısıyla onu sana yaklaştıracağın bir vesile kıl: Darimi; 2768, Buhari; deavat 34, Müslüm; birr 89, Allahım beni fakir olarak yaşat, fakir olarak öldür UYDURMA: el-leali 2/325, Allahım kötülükten ve kötülük yapandan sana sığınırım: Nesei; 19, 12

13 Allahım müslümanlardanolan şu cemaatı kırarsan sana yeryüzünde ibadet edilmez: Müslüm; , Tirmizi; 3274, Allahın ahirette en son nimet olarak görüleceği: Tirmizi; 2679, Ebu Davud; 4729, Allahın ahirette görüleceği: Kıyamet; 22-25, Müslüm; 182, Fecr; 22,23, İbn Mace; 187, Mutaffifin;15,16, Buhari; 7c. 3044, Allahın arşını 8 melek taşır: Hakka; 17, Allahın bir insanla konuşması asla mümkün değildir: Şura; 51, Allahın birliğini kabul edinceye kadar insanlarla mücadele emri: Tirmizi; 2733, Allahın dilediği şey ile Muhammed(sav)in dilediği şey demeyin fakat Allah ın dilediği şey sonra Muhammed (sav) in dilediği şey olur deyin: Darimi; 2702, İbn Mace; keffaret 13, Allahın eli cemeatle beraberdir: Tirmizi; 2256, Allahın en yakın gök semasına inmesi: Müslüm; 758, Buhari; 3c. 1096, Ebu Davud; 4733, Tirmizi; 433, Allahın gölgelediği insanlar: Buhari; 14c. 6661, Allahın iki kişiye gülmesi: Nesei; 3151, Allahın indirdiğiyle hükmetmek: Araf 3; Yusuf; 40, Araf; 87, Kehf; 26, Tin; 8, Maide; 44,45,47, Nisa; 113, Bakara; 151, Ahzab; 34, Ebu Davud; 4604, Kıyamet; 16-19, Nahl; 44, Müslüm; 1829, Maide; 49, Nisa; 105, Şura; 10, Allahın indirdikleri: İndirilenin kitab ve hikmet olduğu ;Nisa 113, Okunanın kitab ve hikmet olduğu; Ahzab; 34, Öğretilen kitab ve hikmet olduğu; Bakara 151, Öğüt alınması için kitab ve hikmet olduğu; Bakara 129, Kuranın Kitab ve Hikmetin sünnet olduğunun beyanı; Buhari; 10c. 4668, ibn Kesir 2c. 571, Ebu Davud 4604 Allahın isimlerini ezberleme: Müslüm; 2677, Allahın ismiyle abdest alın: Nesei; 78, Allahın kaderinden kaderine kaçıyorum: Müslüm; 2219, Allahın kullar üzerindeki hakkı: Tirmizi; 2781, Allahın lanet ettiği 4 gurup insan: Müslüm; 6c. 1978, Allahın nuzulu: Fecr; 22, Allahın rahmetinden ümit kesilmez: Yusuf; 87, Hıcr; 55,56, Zumer; 53, Ankebut; 23, Hadid; 22-23, Fussilet; 49-50, Allahın sıfatları: Buhari; 16c. 7272, Allahın size verdiği sadakadır öyle kabul edin: Tirmizi; 3224, Allahın sünnetinde bir değişiklik olmaz: Fatır; 43, Rad; 11, Allahın sünnetini benim sünnetimle konuşturun: Hatibul Bağdadi; el-fakih 1c.94, Allahtan daha kıskanç yoktur: Müslüm; 1499, Allahtan Peygamberden ve müminlerden başka dost yoktur: Tevbe; 116, Allahu Teala dünya semasına iner: Buhari; teheccüd 14, Müslüm; misafurun , Ebu Davud; sunnet 19, Tirmizi; 443, İbn Mace; ikame 182, Allah mahlukatın kader ve kazalarını semaları ve arzı yaratmasından sene önce yazmıştır. Ve onun arşı su üzerinde idi: Secde; 10, Müslim; 2653, Allah cc, gündüz günah işleyenin tevbesini kabul etmek için, geceleyin elini açar. Geceleyin günah işleyenin tevbesini kabul etmek içinde gündüz elini açar. Bu ta güneşin battığı yerden doğuncaya kadar devam eder: Müslim; 2759, Allah kullarına bu kadının çocuğuna acımasından daha çok acır. dedi: Müslim; 2754, Allah'a karşı bir günah söz konusu olunca,mahluka itaat gerekmez: Buhari; Ahad 1, Müslim; imare 39, 1840, Ebu Davud cihad, 40, 87, Nesei, biat 34, İbni Mace, Cihad 40, İbni Ebi Şeybe, Musennef, Cihad 192, no; 12, 7/737, Allah mahlukatı yarattığı vakit, nezdinde arşın üstünde kitabına muhakkak benim rahmetim, gazabıma galebe çalar diye yazmıştır: Müslim; 2751, Ahmed; 2/258, Buhari; Allah Muhammed'i hak din olarak gönderdi ve ona kitab indirdi ve kendisi indirdiği kitabta recm ayeti vardı. İmdi Rasulüllah (sav) recm yaptı ve kendisinden sonra bizde recm yaptık. İnsanlar üzerinde zaman uzayınca içlerinden birinin, Allah' ın kitabında recm bulamıyoruz, diyeceğinden ve Allah' ın indirmiş olduğu bir farzı terketmek suretiyle dalalete düşeklerinden korkuyorum. Dikkat evli halde zina işleyen kişiye, delil bulduğu veya gebelik olduğu veya itirafta bulunduğu taktirte recm haktır : Tirmizi; 1455, Ebu Davud; 4418, İbn Mace; 2553, Buhari, Hudud, Allah tevbeleri kabul eder: Bakara; 37, 160, 218, 222, Ali İmran; 31, 89, Nisa; 110, Allah yanında helalin en çok sevilmeyeni talak (kadın boşamak) dır: Ebu Davud, talak 3, İbn Mace, talak 1, Allah zina eden kadınlar için bir çıkış yolu açtı. Dul dul ile zina ederse yüz değnek vurulur. Ve taş atarak Recm edilir. Bakire kadın, bekar erkekle zina ederse yüz değnek vurulur. Ve bir sene sürgün cezası verilir: Ebu Davud; Hudud, 4415, Müslim; hudud, 1690, Allah' ın kullar üzerindeki hakkı nedir bilir misiniz? buyurdu. Muaz: Allah ve Rasulü en iyi bilendir, dedi. Kendisine hiçbir şey ortak yapılmayarak Allah' ın ibadet olunmasıdır, buyurdu. Bunu yaptıkları zaman onların Allah üzerindeki hakları nedir bilir misin? buyurdu. Muaz: Allah ve Rasulü en iyi bilendir, dedi. Rasulüllah: Onlara azap etmemesidir, buyurdu: Müslim; 30, Alnı toprak olasıca: Buhari; edeb 44, Altın burun takılması: Ebu Davud; 4232, Nesei; 5164, 5128, Tirmizi; 1826, Altın kulu, gümüş kulu, kareli elbise kulu, sürünsün ve baş aşağı sürünsün, vücuduna diken batsın ve çıkarmaya cımbız bulamasın: İbn Mace; 4135, Altın ve gümüş biriktirenin hali: Buhari; 9c. 4398, tevbe; 34-35, Altın ve ipek ümmetimin erkeklerine haram kadınlarına helaldir: Buhari; 3c. 1176, Tirmizi; 2959, Müslüm; 2078, Nesei; 1041,5111, İbnu Mace; 3602, , Altınla gümüşü veresiye bozdurmayı yasak etti: Nesei; 4554, Altmış yaş mazereti: Buhari; 14c. 6361, Amaya sırtını çevirince..: Abese; 1-10, Buhari; 11c. 4969, Amca baba yarısıdır: Taberani mucemus evsat; zekat babı, Amcanın mahrem olmayışı: Ebu Davud; 2057, Buhari; 11c. 5314, Müslüm; 4c. 1444, İbn Mace; 1948, Amcanın yanına girileceği: Ebu Davud; 2057, Amel edin Allah ve Rasulü sizin amelinizi görecektir: Tevbe; 105, Amel imandandır: Buhari; 1c. 192, 16c. 7370, İbn Mace; 57,60 Ameli olmadan dua eden kirişi olmadan bir yayla ok atana benzer: K. zühd ver-rekaik; 322, Ameller niyetlere göredir: Nesei; 75, 3420, 3774, Buhari 1c. 143, 209, 5c. 2333, Amellerin insanı kurtaramayacağı: Buhari; 14c. 6395, Amelsiz iman kabul olunmaz,imansız amelde kabul olunmaz: Taberani mucemul-kebirde, Amin derken sesin yükseltileceği: Ebu Davud; 932, Tirmizi; 248, İbn Mace; 855, Buhari cüzünde 209, Amma da yaman şu ensar kadınları dini öğrenmelerine hayaları engel teşkil etmedi: İbn Mace; taharet 124(642), Ammar (ra) ın şehid edilmesi: Buhari; 6c.2659, Amr (ra) ın 18 günde süryaniceyi öğrenmesi: Tirmizi; 2857, Amr bin As (ra) ın Ebu Hureyre (ra) dan daha fazla hadis bilmesi: Tirmizi; 2805, Ana karnında olanı ancak Allah bilir: Buhari 10c. 4485, iman 41, bedul vahy 1, ikrah 5, talak 11, ıtk 6, Müslüm; imare 155, Ebu Davud; talak 11, Ana ve babaya iyiliği emreden ayetler: Bakara; 83, Nisa; 36, Enam; 151, İsra; 23, Ahkaf; 15, 13

14 Anneme istiğfar etmek için Rabbımdan izin istedim de bana izin vermedi. Kabrini ziyaret etmek için Rabbımdan izin istedim izin verdi: Müslim; 976, Anjin hastalığının tedavisi: Buhari; 12c. 5733, Anjinin tedavisinden dolayı bademcikleri sıkarak çoçuklarınıza azab etmeyin: Müslüm; 1577, Anne ve babaya sövdürenin durumu: Müslüm; 1/90, Arab yarımadasında iki din kalmıyacaktır: Müslüm; salat 187, Tirmizi; mevakıt 41, Muvatta; 4c. 233, Arabça okunur kuran: Yusuf; 2, Rad; 37, Nahl; 103, Meryem; 97, Taha; 113, Şuara; , Zumer; 28, Fussilet; 3, 44, Şura; 7, Zuhruf, 2,3, Duhan; 58, Araf 172. ayetin ilk misak olduğu: Tirmizi; 3276, Aranızda selamı yayın: Tirmizi;2828, Arkadaşlığın en hayırlısı 4 kişi seriyyenin en hayırlısı 400 kişi,ordunun en hayırlısı 4000 kişidir, kişilik ordu azlıktan dolayı mağlup olmaz: Ebu Davud; 2611, İbn Mace; 2827, Tirmizi; 1597, Darimi; siyer 215/2, Arkasında siyah ve beyaz çizgi bulunan yılanı öldürün: İbn Mace; 3534, Arş' tadır Allah: Ebu Davud; 4726, Buhari; 10c. 4457, 16c. 7289, Hud; 7, Arşın ve kürsünün yaratılması: Gafir; 15, Müminun; 116, Buruc; 14-15, Taha; 5, Rad; 2, Ashabı Uhdud: Müslüm; 3005, Tirmizi; 3560, Ashabım gökteki yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız doğru yolu bulursunuz: UYDURMA: İbn Abdilber Camiulilim; , İbn Hazmahkam 4c.82, Ashabını öldürüyor demesin dedim: Müslüm; 2584, Tirmizi; 3532, Ashabını öldürüyor demesin diye işkenceyi yasak kılıyor: Müslüm; 2584, Tirmizi; 3532, Asiye adını değiştirin: Tirmizi; 2993, Müslüm; 2139, İbn Mace; 3773, Ebu Davud; 4952, Asiye isminin değiştirilmesi: 6/2139, Aşereyi mübeşşire: Tirmizi; 6c. 3992, Aşırı gitmeyin: Maide; 77, Aşure günü orucu: Müslüm; 1125, At etinin helallılığı ve eşek etinin ve muta nikahının kıyamete kadar haramlılığı: Buhari 8c. 3930, 12c. 5596, Nesei; , Müslüm; 1941, Tirmizi; 1853, At ve köleye zekat yoktur: Ebu Davud;1574, Tirmizi; 624, İbn Mace; 1790, Nesei; 2479,2462, Müslüm; 982, Ataya birşey sorulmuş o da bilmiyorum demişti. Ona o konuda kendi görünüşünü söylemezmisin, dendi. Bunun üzerine, yeryüzünde benim görüşümün din edinilmesinden, Allah tan haya ederim: Darimi; 108, Ateş bin sene yakılarak kırmızılaştı,sonra bin sene yakılarak beyazlaşması: ZAYIF: Tirmizi; 2717, Ateşe girselerdi onda devamlı kalırlardı. Allaha isyan olan yerde kula itaat yoktur: Ebu Davud; 2625, Buhari; ahkam 78, Müslüm; 1840, Nesei; 4210, Ateşte pişenden dolayı abdest almanın neshi: Müslüm; , Atılmış çocuk hürdür, velisi müslümanlardır: Muvatta; 3c. 379, Atın uğuru kırmızılığındadır: Ebu Davud; 2545, Müslüm; 1875, İbn Mace; 2790, Nesei; 3596, Tirmizi; 1746, Atla eşşek birleşirse katır olur: Nesei; 3563, Avcılıkla uğraşan gafil olur, köyde oturan kaba saba olur: Tirmizi; 2357, Nesei; 4289, Ay görülünce orucun farz kılınışı: Müslüm; 1080, Ayağa kalkmayın: Müslüm; 1768, Ebu Davud; 5215, Ayakkabı ile namaz kılınır: Buhari; 1c. 479, Müslüm; 555, Nesei; 775, 1361, Ebu Davud; 648, Ayakkabı ve çoraba mesh: Tirmizi; 99, Ayakkabıyı yere sürtmek pisliği giderir: Ebu Davud; taharet 141, Ayakta bevl meselesi: Tirmizi; 12, İbn Mace; 307, Ayakta namaz kıl, güç yetiremezsen oturarak bunada muktedir olamazsın yan üstü kıl: Buhari; taksir 19, Ebu Davud; salat 175, Tirmizi; 368, Ayakta su içmeyin: Buhari; 12c. 5667, Müslüm; 2026, Ayakta yemek yemek: Müslüm; 6c. 2024, İbn Mace; 3301, Ayın ikiye bölünmesi: Tirmizi; 2273, 3502, Kamer; 1, Buhari; 7c. 3403, 8c.3619, 10c. 4811, Ayn(göz): Kamer; 13, 14, Taha; 39, Tur; 48, Muminun; 27, Ayrı ayrı oturmayın: Müslüm; 430, Ebu Davud; 5215, Az gülüp çok ağlardınız eğer benim bildiğimi bilseydiniz: Buhari; 14c. 6411, Tirmizi; 2415, Nesei; 1474, Az söz söyleme kabiliyeti ile gönderildim: Buhari; tabir 22, cihad 122, Azda olsa devamlı amel hayırlıdır: Tirmizi; 3016, Azil: Buhari; 5c. 2065, 8c. 3868, 11c. 5291, 16c. 7278, Ebu Davud; 2170, Müslüm; 1438, 14

15 B Baba adıyla yemin yasaktır: Buhari; 14c. 6528, Baba çocuğuna verdiği bağıştan dönebilir: Tirmizi; 2215, 1315, Baba evlendireceği kızdan izin alır: Nesei; 3250, Babası olmayana babamdır diyene cennet haramdır: Müslüm; 63, 203, Ebu Davud; 5113, 4718, Babanda babamda ateştedir: Müslüm; 203, Ebu Davud; 5113, 4718, Babanın nikahı altındaki kadınla evlenmek haramdır: Nesei; 3317, Babanın ve mazlumun duası reddolunmaz: İbn Mace; 3862, Baba oğluna boşamayı emredebilir: İbn Mace; 2088, Baba oğlunu öldürmesiyle kısas edilmez: İbn Mace; 2661, Bacak bacak üstüne atılmasını men etti sırtüstü yatarak uyluk açık olarak: Tirmizi; 2915, Bağdaş kurarak namaz kılınır: Nesei; 1661, Bağdaş kurarak oturmak: Müslüm; 670, İbn Mace; 32-62, Tirmizi; 585, Ebu Davud; 4850, Bağışlama: Müslüm; 1620, Bağırarak zikir yasaktır: Buhari; 8c. 3929, Müslüm, Bağiy babı: Müslüm; 2687, İbn Mace; 4211, 4214, Bahçelerden geçerken meyva yemenin mubahlığı: Tirmizi; 1303, Bakire ile nikah: Buhari; 11c. 5170, Müslüm; 715, 1466, Balcağızını tatmadıkça helal olmaz: Nesei; talak 9, Darimi; talak 49, İbn Mace; talak 32 Tirmizi; nikah 27, Muvatta; nikah 17-18, Buhari; şehadet 3, libas, 6-23, talak 4, edep 68, Müslim; talak 1-5, Bal şifa kaynağıdır: Buhari; 12c. 5723, Balık ve çekirgenin ölüsü yenir: İbn Mace; 3218, 3222, Balık yemek bedeni zayıflatır: UYDURMA: el-menar s. 64, Balık ve çekirge helaldir; İbn Mace; 3314, Balinanın yeneceği: Tirmizi; 2593, Nesei; 4331, Bana ancak namaza kalktığım zaman abdest almam emredildi: Tirmizi; 3c. 1908, Bana itaat eden Allaha itaat etmiştir: Buhari; ahkam 1, İbn Mace; 1, Bana dünyada kadın güzel koku ve namaz sevdirildi: Nesei; 3928, Bana itimad etmiyor musunuz? Ben Sema da olan Allah ın eminiyim sabah ve akşam bana gökyüzünün haberi geliyor: Müslim 1064, Baston sünnettir: UYDURMA: Aliyül Kari; sy. 56, Başına bir musibet gelen hiçbir müslüman yoktur ki Allah'ın emrettiği şekilde; Biz Allah'ınız ve ancak O'na dönücüleriz, Allah'ım musibetim hususunda bana ecir ver ve bana bunun arkasından daha hayırlısı ihsan buyurmasın: Müslim; Cenaiz 3, 4, İbn Mace; Cenaiz 55, (Bakara 156), Başın meshi komple olması: Buhari; 1c. 327, 332, Başkalarının avret mahalline bakmak haramdır: Müslüm; 338, Başkaldıran cennete giremez: Buhari; itisam 2, Başlarına bir kadın geçiren millet felah bulmayacak: Tirmizi; 2365, Başkası adına hacc: Müslüm; 1334, Bayram ayları 29 gün dür: Müslüm; 1082, Bayramda def çalmak mübahtır: Nesei; 1593, Bayram namazı: Tirmizi; 537, İbn Mace; , Nesei; 1565, Bayram namazı hutbeden önce kılınır: Nesei; 1564, Bayram namazında hayızlıda olsa kadınların bulunacağı: Müslüm; 890, Tirmizi; 539, Bayram namazı 12 tekbirle kılınır: Ebu Davud; 1149, İbn Mace; 1280, Tirmizi; 535, Bebekle oynanabileceği: Ebu Davud; 4932, Müslüm; 1422, 2440, İbn Mace; 1826, Buhari; 13c. 6093, Bedevinin gelip mescide bevl etmesi: Nesei; 56 Bedir gazası: Müslüm; 1779, Belada Allaha sığınma: Buhari; 14c. 6297, 6506, Belaya uğrayınca dua: Tirmizi; 3654, Beni övmeyin: Müsned; 4263, Beni nasıl namaz kılıyor görüyorsanız öyle kılın: Müslüm; 2/544, Buhari; 2c , ezan 18, Müsned; 5/53, Buhari; 7c. 3037, Nesei; 739, Ben kulumun yanındayım, bana dua ettiğinde onunla beraberim: Tirmizi; 2496, Ben Mirac için yukarı çıkarıldığımda bakırdan tırnakları bulunan ve tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan bir kavmin yanından geçtim. Ey Cebrail bunlar kimdir? Diye sordum. Cebrail, bunlar insanların etlerini yiyen ve ırzlarına dil uzatanlardır, dedi: Ebu Davud; edeb 40. bab 4878, Beli dümdüz tutma: Ebu Davud; 855, Tirmizi; 264, İbn Mace; 870, Ben ademoğlunun efendisiyim. Toprağı ilk açılacak benim, İlk şefeat edecek benim, ilk şefeatı kabul edilecek benim: Ebu Davud; 4673, Müslüm; 2278, Ben ademoğlunun seyyidiyim: Tirmizi; 335, Ben bir beşerim doğruyu da bulurum hata da ederim: İbn Abdill Berr el-cami; 2c.32, İbn Hazm el-ihkam; 6c. 149, el-fullani ikazul himem; 72. sy, İmamın sözü, Benden sonra şu ikisine uyun: Tirmizi; 3904, İbn Mace; mukaddime 11, Benden sonra kafirlere benzeyip birbirinizin boynunu vurmayın: Tirmizi; 2289, Nesei; , İbn Mace; 3942 Ben devamlı oruç tutarım, seferde de tutayım mı? dedi. Rasulüllah (sav) dilersen tut dilersen tutma dedi: Ebu Davud; 2402, Buhari; savm, seferde oruç babı, Müslim; 1121, Tirmizi; Nesei; 2296, İbn Mace; 16, Ben ilmin şehriyim, Ebu Bekr onun esasıdır: UYDURMA: Fetavel Hadisiye 269, Ben ilmin şehriyim Ali de kapısıdır: UYDURMA: Acluni 1/202, Aliyül Kari; sy. 43, Ben insanlarla, La ilahe illallah demelerine kadar savaşmakla emrolundum. Onlar bunu deyince öldürmeyi hak etmeleri dışında kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. Bundan sonra hesapları Allah' a aittir: Tirmizi; tefsir, sure 88, Müslim; iman no 20, Benim dünya ile işim yok. Dünyada ben bir ağacın altında gölgelenen ve sonra oradan ayrılıp giden bir atlı gibiyim: Tirmizi; 2483, Benim doğduğum yer Mekke, hicret ettiğim yer Medine, Medine'de durdum mu Zul-Huleyfe'den öteye dönünceye kadar iki kılarım. Sahabi' nin biri (Ebul Ali' ye) Ey Allah'ın Rasulü ben memleketime gidiyorum ve iki ay kalıyorum namazı kısaltacak mıyım? diye sorar. Rasulüllah (sav) Evet, orada elli yılda kalıncaya kadar seferisin dedi: Ebu Bekr müsned; 135, Ben kulumun bana olan zannının yanındayım. Beni zikrettiği yerde, ben onunla beraberim, buyurdu. Vallahi Allah, kulunun tevbesine sizden birinizin sahrada kaybolan hayvanını bulmasından daha çok sevinir. Her kim bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. O ba na yürüyerek gelirse ben ona koşarak gelirim: Müslim; tevbe 1, 15

16 Benim bildiğimi bilseniz az gülerdiniz: Tirmizi; 2414, Nesei; 1474, Muvatta; 1c. 319, Buhari; kusuf 16/3, Müslüm; kusuf 10/1, Benim ümmetimin yaşı sene arası olacak: Tirmizi; 2433, Beni zikredip iki dudağı benimle hareket ettikçe kulumla birlikteyim: Buhari; tevhid 43, Benim beş tane ismim vardır: Buhari; menakıb 17, Tirmizi; edep 67, Darimi; rikak 59, Benim tarafımdan velev bir ayet olsun tebliğ ediniz: Buhari; 1c. 32, Beni seviyorsan fakirliğe hazırlan: Tirmizi; 4c. 2454, Benim ümmetimin yaşı sene arasındadır; Tirmizi; 4c. 2433, Ben sade vahyedilene uyarım: Ahkaf; 9, Ben ancak iki ahmak sesten nehyedildim, Feryat ve çalgı sesi: Heysemi M. zevaid; 3c. 13, Ben kaybolanları sevmem: Enam 76, Benim mescidimde kılınan namaz, diğer mescidlerden 1000 misli daha efdaldir: Nesei; 691, Benim mezarımı mescid edinmeyin: Müslüm; 532, Benim yarattığım gibi yaratmaya çalışandan daha zalim kim vardır: Buhari; 16c. 7432, Beni namaz kılanlardan eyle: Şuara; 78, Bakara; 128, İbrahim; 40, Beraber oturun: Ebu Davud; 4823, Müslüm; 430, Besmelesiz abdestte hayır yoktur.: Buhari; vudu, Besmele çek önünden ye: Müslüm; 2022, Nesei; 4414, Besmelenin namazda gizli okunacağı: Müslüm; 399, 299, Tirmizi; 244, Beş şey sorulmadan ayakları ayrılmayacak bir kulun mahşerde..: Tirmizi; 2531, Beş rekat kılan sehv secdesi yapar: Müslüm; 572, Ebu Davud; 1019, Beş hakkı vardır müslümanın müslüman üzerinde..: Müslüm; 2162, Beş rekat vitr kılınır ve yalnız son rekatta oturulur: Ebu Davud; 1359, 1338, Nesei, Beş defa emme: Müslüm; 1452, Beş vakit namazın vakitleri: Müslüm; 610, Beşikte konuşan üç çocuk: Müslüm; 3005, Beş şey fıtrattandır: Tirmizi; 2904, Nesei; 5190, Bevlin kabir azbına sebebiyeti: Buhari; 3c. 1284, 1300, Beyaz elbise giyinin, ölülerinize de beyaz kefene sarın: Tirmizi; 2961, Beyaz kılları yolmayın, o müslümanın nurudur: Tirmizi; 2974, Bıyığı alın sakalı bırakın: Tirmizi 2912, Nesei; , Muvatta; 4c. 323, Müslüm; taharet 259, Ebu Davud; Bıyığından almayan bizden değildir: Tirmizi; 2909, Nesei; 13, Bıyığın ölçüsü: Buhari; 13c. 5925, Bidat:Buhari; 4c. 1749, 5c. 2492, 6c. 2962, 15c. 7170, 2c. 722, 15c. 7159, Müslüm; 3c. 867, İbn Mace; 1c. 46, Müsned; 4c. 105.sy, Camius Sağır; 2c. 7790, Bidatçı imamın arkasında namaz kılınır: Buhari; 2c. 722, Bidatçının günahı kıyamete kadar gider: Müslüm; 1017, 2674, Bidatçı lanetlenmiştir: Buhari; 4c. 1749, Bidatın islamdaki ilk zuhuru: Darimi; 1c. 210, Bidat ehlini dinlerse Allah cc in onun üzerinde koruması kalkar ve ona (yani bidata) verilir: Ebu Nuaym; 7/26-34, İbn Battah al- İbaanatıl Kübra no: 444, Bildiğini gizleme: Bakara; 159, 174, 213, Bile bile babasını inkar edenin hali: Müslüm; 61, Bilgi isteyin Allahtan: Tirmizi; dua 105, İbn Mace; dua 5, Bilgi lafızda kalan şey değildir. Ancak faydası olan şeydir: Ebu Nuaym; Hilyetül Evilyasında 9/123, Bilinmeyen için Allah bilir demek: Buhari; 10c. 4745, Bilmediğin bir şey için Allah daya iyi bilir demenin ilimden oluşu: Buhari; 10c. 4745, Bina yapımı: İbn Mace; 4160, 4163, Binek giden yürüyene, az olan çoğa selam verir: Müslüm; 2160, Bir gün biz Rasulullah (s.a.v) ile beraber idik. Kokmuş bir leşten kokular geldi. "Bu koku nedir biliyor musunuz? Bu mü'minlerin gıybetini yapan kimselerin kokusudur" dedi. Ahmed; 3c. S. 351, Bir hakim hükmedeceği zaman içtihad eder sonra bu hükümde isabet ederse o hakime iki ecir vardır: Müslüm; 1716, Buhari; 16c. 7222, Ebu Davud; akdiye 2, Tirmizi; 1342, Nesei; kuzat 3, İbn Mace; ahkam 3, Müsned; 2/187, 4/198, Bir kavme akıllarının almadığı bir şey anlatma: Müslüm; mukaddime 5/8, Birbirine karışmayan iki deniz: Buhari; 10c. 4827, Bir kadının halası veya teyzesiyle bir nikah altında kalamaz: Müslüm; 1408, Biriniz acele etmedikçe duası kabul edilir: İbn Mace; 3853, Bire on verilir...: Buhari; 8c. 3640, 7c. 3027, 16c. 7383, Bir delikten mümin iki kere sokulmaz: Müslüm; 2998, İbn Mace; 3982, Ebu Davud; 4862 Birlik olma: Müslüm; imare 59, Ebu Davud; sunne 27, Bir beldede iki kıble olmaz: Ebu Davud; 3032, Tirmizi; 339, Bir ve iki defa emme: Müslüm; 1450, Bir kimsenin yemeği iki kişiye yeter: İbn Mace; 3254, Bir adam 99 kişi öldürmüş de tevbesi kabul edilip edilmeyeceğini sormaya başlamış. Derken bir rahibe gelerek ona da sormuş. Rahib, senin için tevbe yoktur, demiş. Adam rahibide öldürmüş. Sonra sormaya başlamış sonra bir köyden çıkarak içersinde iyi insanlar köye gitmek üzere yola çıkmış. Yolun bir kısmına geldikten sonra eceli gelmiş, sonra ölmüş. Bunun hakkında rahmet melekleriyle azab melekler münakaşa etmişler. Neticede iyi yere ötekinden bir karış daha yakın bulunmuş ve o yer halkından sayılmış: Müslim; 2766, Bir adam kendi eşini üç talakla boşamış bulunuyordu. Bir kafire karşılık mümin öldürülmez. Kim kasten bir mümini öldürürse katil öldürülenin velilerine teslim edilir. İstelerse katili öldürürler. İsterlerse diyet alır: Ebu Davud; diyet 4. bab, 4506; Tirmizi; 1434, İbn Mace; 2659, Buhari 15c. 6778; Nesei; 4779, Birbirine karışmayan iki deniz: Buhari; 10c. 4827, no 2675, Tirmizi; 2615 (değişik lafızla), Bir kişinin yemeği iki kişiye yeter: İbn Mace; 3254, Bir bağırsakla yer mümin, kafir yedi bağırsakla yer: İbn Mace; , Bir kişinin mescidle ilgilendiğini görürseniz ona iman şehadetinde bulunuz. Çünkü Allah, Allah'ın mescidlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namaz kılan ve zekat verenler iman ederler. Buyurmuştur: (Tevbe; 18) Tirmizi; 2750, Bir kulun ömrünü nerede tükettiği, ilmini nerede kullandığı, malını nereden kazanıp nereye harcadığı ve cismini nerede yıprattığı sorulmadıkça onun ayakları Allah'ın huzurundan ayrılmaz: Tirmizi; 2532, Bir adam yanında bir veya iki kişi olmadan kocası evde bulunmayan bir kadının yanına girilmez: Müslüm; 2173, Bir kadın kocasına başka bir kadını anlatmasın: Buhari; nikah 118, Ebu Davud; nikah 43, Biriniz kardeşiyle kavga ederse yüzden kaçınsın. Çünkü burada olanlar sözlerimi hazır olmayanlara tebliğ etsin, anlatsın: Buhari; 1c. 30, Bir tek namazı yirmi sene unutan kimse bu namazdan başkasını kaza etmez: Buhari; 2c. 648, 16

17 Biz elçi göndermedikçe azab edici değiliz: İsra; 15, Bize silah çeken bizden değildir: Müslüm; 98, Bizimle onlar arasındaki söz namazdır. Kim bu namazı terk ederse kafir olur: Tirmizi; 2756, Biz işimize isteyeni tayin etmeyiz: Müslüm; 14, Bizde Fatıma (ra) ın mushafı vardır. Allaha yemin ederimki onda Kur anızdan birtek harf yoktur: ŞİA SAPIKLARININ UYDURMASI: el-kuleyni, el-kafi 57, Bizden başkasına benzeyen bizden değildir: Tirmizi; 2835, Biz melekler içinde köpek ve suret bulunan eve girmeyiz: Müslüm; 2104, Biz katiyen her isteyene memuriyet vermeyiz: Nesei; 4, Borcun yazılması: Buhari; 5c. 2424, Boşanan kadın doğurunca iddeti doğurunca biter: İbn Mace; 2026, Boşama sözleri: Buhari; 11c. Boşanan kadın ise başka bir adamla evlendi ve az sonra o adam da sözü edilen kadını onunla henüz cinsi temasta bulunmadan boşadı. Bunun üzerine Resulüllah (sav)' a bu kadının birinci kocasına helal olup olmayacağı soruldu. (sav), şu cevabı verdi: Hayır, ikinci kocası birinci kocası gibi onun balcağızını tatmadıkça helal olmaz : Nesei; talak 9, Buhari; libas 6-23, edep 68, talak 4, şehadet 3, Darimi; talak 49; İbn Mace; talak 32, Tirmiz; nikah 27, Muvatta; nikah 17-18, Müslim; talak 1-5, Boynuzsuz davarın boynuzlu davardan kısası alınacaktır: Tirmizi; Kıyametin Sıfatı Babı, 2535, Bölünmeyin: Şura; 14, Beyyine; 4, Bakara; 213, Casiye; 16, Ali imran; 105, Enam; 159, Rum; 30-32, Buhari nin Ebu Hanife hakkında sözleri: Buhari;15c. 6852, Bu ikisine uyun: Tirmizi; menakıb 16, 3904, İbn Mace; 11, Bu iplikten kasıt gecenin karanlığı ile gündüzün aydınlığıdır: Müslüm; 1090, siyam; 33, Tirmizi; suretil Bakara 17, Buluntu mal: Müslüm; 1722, Buluntu mal helal değildir: Buhari; ilim 28, edep 75, lukata 234, Ebu Davud; lukata 1, Muvatta; akdiye 46, Tirmizi; ahkam 35, Bu ümmetten birine ilham gelse bu Ömer olurdu: Buhari; 7c. 3445, Bu ümmette otuz abdal vardır :UYDURMA: Acluni 1/25, Burun ve alın üzerine secde: Müslüm; 215, 218, Ebu Davud; 894, Bütün namazlar tek abdestle kılınabilir: Müslüm; 277, Bütün sevablar güzel ahlaktadır: Tirmizi; 2497, Büyük adamı emzirme..: Nesei; 3304, Büyük günahların tesbiti: Buhari; 5c. 2442, 1c. 4623, 13c. 5980, 14c. 6550, 16c. 7404, Büyük günahlar: Tirmizi; 2401, Büyük insanın süt emmesi: Müslüm; 1453, Büyü yapılması (sav) e: Müslüm; 2189, 17

18 C Cahiliyeden hesaba çekilmeyeceği: Müslüm; 120, Cahiliyye adedinden sakının: Buhari; 7c. 3321, 13c. 6032, 1c. 184, Cahiliyye insanı köpeğini besler büyütürdü ama çocuğunu öldürürdü: Darimi; 3, Cahiliyye nikah çeşitleri: Buhari; 11c. 5220, Cahiliyye zamanınızdaki bayramları kaldırdım: Nesei; 1556, Cahillerden yüz çevir: Bakara; 67, Maide; 50, Enam; 35, Araf; 199, Hud; 46, Cahillere hikmetten bahsetmeyin: Darimi; mukaddime 34, Camide cenaze namazı kılana sevap yoktur: MEVZU Aliyul Kari 117 sy, Cana kıymanın cezası: Buhari; 6c. 2615, Canından çok sevmedikçe: Müslüm; 69, Canlarınız, mallarınız, ırzlarınız aranızda haramdır: Tirmizi; 2248, Canlı hayvanları hedef yapmayın: Nesei; 4416, 4422, Cariye. Sen Allah ın Rasulüsün dedi. Bunun üzerine Rasulüllah (sav) bana; O nu azad et, çünkü o bir Mümine dir, buyurdu: Müslim; 537, Ebu Davud; 929, 930, Buhari Cüzün de 64, Nesei; 3/15, Ahmed; 5/447, Beyhaki; 7/387, İbn Huzeyme; Tevhidde 121, Ebu Said ed-darimi fir-reddi alel-cehmiyeti; 271, İbnu Ebu Şeybe; İman 84, İbnu Ebi Asım; Sünen 489, Beyhaki; Esma 422, Ebu Hanife Müsned; 3, Cariyenin efendisini doğurması, çıplak ayaklı elbisesiz fakir koyun çobanlarının yüksek bina yapmakta birbiriyle yarıştıklarını görmen...: Müslim; 1, Buhari; 1c. 204, Cariye ile nikah: Buhari; 5c. 2068, Cariye namazı başı açık kılar: İbn Teymiyye feteva; 15c sy, El Muğni 1c sy, Cariyenin Allah cc semadadır demesi: Ebu Davud; eyman 19, Taberani; ıtk 8, 9, Darimi; nuzur 10, Neylul Evtar; 7/223, Nesei 1218, Muvatta 4/24, Cariyenin hükmü: Buhari, 4c. 1995, 5c. 2067, Cariyenin talakı iki iddeti iki hayızıdır: Ebu Davud; 2189, İbn Mace; 2080, Tirmizi 1192, Casusluk ve hükmü: Buhari; 6c , 10c. 4852, Cebrailin namazı (sav) e tarif etmesi: Buhari; 7c. 3037, Muvatta, 1c. 53. sy, Cedeli terk edene cennetin ortasında bir köşk vardır: Tirmizi; 2061, Cehennem ateşi dünya ateşinden 69 derece daha şiddetlidir: Muvatta; 4c. 403, Buhari; bedul halk 59/10, Müslüm; cennet 30, Cehennem ateşi ile dünya ateşi: Buhari; 7c. 3064, Cehennem azabından,kabir azabından, Allah a sığınma: Müslüm, 590, Ebu Davud; 1542, Nesei; 2065, Tirmizi; 3800, Cehenneme, cehennemlikler atılacak da o üç defa daha var mı, daha var mı? diyecek. Nihayet Rabb i ona gelecek ve ayağını üzerine koyacak. O zaman toplanıp büzülecek ve yeter, yeter, yeter diyecek: Darimi; 122. bab, no 2852, Tirmizi; Cennet 19. bab, no 2682, Müslim; Cennet 37, no 2848, Buhari; Tefsir (50.sure) 10c. 4784, Cehennem ehli, her kaba, haris ve büyüklük taslayan kişi: Tirmizi; 2732, Cehennem ehlinin çoğu kadınlardır: Nesei; 1493, Cehennemde en hafif azabı görecek insan iki papucu olupta oradanda beyni kaynayacak: Darimi; 2851, Cehennemden cennete geçiş: Ebu Davud; 4740, Buhari; rikak 8/145, Tirmizi; , 2728, İbn Mace, 4315, Cehenneme girecek ilk üç kişi: Tirmizi; 2489, Nesei; 3123, Cehennemin harareti 69 kat üstün kılmıştır ve her biri bu dünyadaki ateşin harareti kadardır: Tirmizi; 2715, Cehlin yayılması, ilmin azalması, zinanın yayılması, şarabın içilmesi, erkeklerin miktarı azalıpta, kadınların çoğalması o derecede ki elli kadının yalnız bir tek kayyımları yani bakanı olması kıyamet alametleridendir: Buhari; 12c. 5641, 11c. 5309, Celeb (pazara mal gelmeden satılmaz) alınmaz: Müslüm; , Cellale (dışkı yiyen hayvan) etinin yenmesi yasaktır: İbn Mace; 3189, Cem özürsüz olarak kılınırmı: Tirmizi; 187, İbn Mace; 1069, Müslüm; 705, Cem seferde: Müslüm; 703, 704, Buhari 2c. 612, Ebu Davud; 1220, Müsned; 5c. 241, Cemde sünnet namaz kılınmaz: Müslüm; 1288, Ebu Davud; 1906, Cemeat iki kişidir: Buhari; 2c. 692, Cemeata sarılın kurtulan taifedir: İbn Mace; 3993, Cemeata yapışın Allah ın eli cemeatın üzerinedir. Her kim cemeattan ayrılırsa şüphesiz cehenneme gider: Tirmizi; 2255, Cemeata yapışın, fırkalaşmayın, bölünmeyin, şeytan tek kişiyle beraberdir, iki kişiden daha uzaktır: Tirmizi; 2254, Beyhaki şuabul İman, El Kenz 8c. 207, Cemeatle namaz: Muvatta; 8/8, Buhari; ezan 10/29, Müslüm; , Nesei; 10/53, Cemeatle niye namaz kılmadın, sen Müslüman değimlisin; Muvatta; 1c sy, Nesei; imamet 10/53, Cemeatsiz İslam olmaz,emirsiz cemeat olmaz,iteatsız da emir olmaz: Darimi; 1c. 257, Cemeattan ayrılmama: Buhari; 16c. 7220, Cemeattan bir karış ayrılan islamdan çıkar: Ebu Davud; 4758, Cenaze evine yemek getirme: Ebu Davud; 3132, Tirmizi; 1003, İbn Mace; 1610, Cenaze namazı dört tekbirli ve fatiha okunur. Her tekbirde eller kalkar: Buhari; 3c. 1244, 3c. 1251, 1263, 1289, Müslüm; 95, Tirmizi; 1028, 1031, Cenaze namazı mescide kılınır: Müslüm; 973, Tirmizi; 1038, Ebu Davud; 3189, Nesei; 1969, İbn Mace; 1518, Cenaze namazı mescide kılınır: Ebu Davud; 3189, Müslüm; 973, Nesei; 1969, İbn Mace; 1518, Tirmizi; 1038, Cenaze namazında fatiha okunur: Buhari; 3c. 1256, Tirmizi; 1031, Cenaze namazını 100 e varan cemeat kılarsa diledikleri şefeat kabul olunur: Nesei; 1992, Cenaze taşımadan dolayı abdest alma: Ebu Davud; 3161, Nesei; 192, İbn Mace; 1463, Cenaze yıkama: Müslüm; 939, Cenazenin arkasından gitmek imandandır: Buhari 1c. 199, Cenaze tabuta konulup da erkekler onu omuzları üzerine yüklendikleri zaman, o cenaze iyi bir kişi ise: Beni ulaştırınız der. Şayet iyi bir kimse değilse: Yazıklar olsun bu cenazeyi nereye götürüyorlar? diye seslenir. Cenazenin bu sesini insandan başka her şey işitir. Eğer insan bunu işitseydi muhakkak düşer bayılırdı: Buhari; 3c. 1303, 3c. 1239, Cenazeyi şirk koşmayan 40 kişi kılarsa: Müslüm 948, Ebu Davud; 3170, İbn Mace; 1489, Tirmizi; 1033, Nesei; 1993, Cenazeyi takip etmekten nehyolunduk: Müslüm; 928, Ebu Davud; 3167, Cenazeyle üç şey gider.ailesi, ameli ve malı, ameli kalır gerisi gelir: Tirmizi; 2485, Ceninin diyeti elli koyundur: Nesei; 4786, Ceninin diyeti: Müslüm; 1681, Ceninin kesilmesi anasının kesilmesiyledir: Ebu Davud; adahi 17, Tirmizi; 1503, İbn Mace; zebayıh 15, Darimi; adahi 17, 18

19 Cennet serçelerinden bir serçedir deyiverdim. Bunun üzerine Rasulullah (SAV): Sen bilemezsin ki Allah cenneti yaratmış, cehennemide yaratmıştır? Sonra şunun için bir ehil yaratmışdır, buyurdu: Müslim; 2662, Cennet ehli cennete kılsız, tüysüz, yaradılıştan sürmeli, otuz veya otuzüç yaşın çocukları olarak girecekler: Tirmizi; 2669, Cennet ehline baktım çoğu fakirlerdir, Cehenneme baktım çoğunun kadınlar olduğunu gördüm: Tirmizi; 2729, Cennet güçlüklerle kuşatılmış, cehennem ise şehvetlerle çevrilmiştir: Tirmizi 2684, Müslüm; cennet 14, Darimi; 2846, Cennet halkının dili arapçadır: MEVZU: Aliyul Kari 92. sy, Cennet size ayakkabılarınızın bağından daha yakındır. Cehennemde böyledir: Buhari; rikak 29, Ahmed; 1/387, 413, Cennete ancak muminler girecektir: Buhari; 14c. 6496, Cennete hesabsız girecekler: Müslüm; 220, Cennetle müjdelenen on sahabi: Ebu Davud; 4648, Tirmizi; 3992, İbn Mace; 134, Cennette bir ağaç vardır yüz sene yürü bitmez: Müslüm; 2826, Cennette bir ağaç vardır, hayvanına binmiş kişi onun gölgesinden yüz sene yürür: Tirmizi; 2643, 3509, Darimi; 2841, Cennet ve ateş münakaşa ettiler. Şöyleki Ateş: Ben kibirli ve zorlayıcı kimselerle tercih olundum, yani onlara tahsih olundum dedi. Cennet de: Bana ne oldu ki, bana insanların zayıf ve sakatları giriyor? dedi. Allah cc cennete şöyle buyurdu: Sen benim rahmetimsin, ben seninle kullarımdan dilediğime rahmet ederim. Ateşe de şöyle buyurdu: Sen sırf benim azabımsın, ben seninle kullarımdan dilediğime azab ederim. Cennet ve cehennemden herbiri dolacaktır. Fakat Cehennem dolmak bilmez. En sonu Allah cc ona ayağını koyar. O da yetişir, yetişir, yetişir der. İşte o zaman cehennem dolar, bazısı bazısına büzülür. Aziz ve Celil olan Allah hakkında hiçbir kimseye zulm etmez. Cennete gelince Allah cc, onun için (onun boşluğunu doldurmak için) yeniden bir takım halk yaratır: Buhari; 10c. 4785, Cennette çocuk arzu ettiği vakit gebeliği doğumu ve yaşı dilediği şekilde bir anda tamamlanacaktır: Tirmizi; 2688, Cennette mümine cinsi münasebet gücü verilecek: Tirmizi; 2659, Cennette su denizi, bal denizi,süt denizi ve şarap denizi vardır ve nehirler daha sonra bunlardan çıkacaktır: Tirmizi; 2690, Cennette tükürme, sümkürme olmayacak: Tirmizi; 2660, Cereme kime ise semerede onadır (Kim çaba sarfederse meyvesini alacaktır): Tirmizi 2808, Ebu Davud, İbn Mace, Ahmed 6c. 49, Cessase hadisi: Ebu Davud; 4325, 4326, Müslüm; 2942, İbn Mace; 4074, Tirmizi; 2354, Ceza-ke Allahu Hayr: Taberani Mucemus Sağir; 809, Tirmizi; Birr 87, Cibril i altıyüz kanadı olduğu halde kendi suretinde görmüştür: Müslim; İman 282, , Cibril bana kabede iki defa imam oldu: Ebu Davud; salat 2, Müslüm 544, Muvatta 1c. 1, Cibril bana komşuyu o derece tavsiye ettiki neredeyse mirascı yapacağını zannettim: Buhari; edep 28, Müslüm; birr 140, Ebu Davud; edep 123, İbn Mace; edep 4, Cibril Hadisi: Müslüm; 8, Tirmizi; 2738, Nesei; 4960, Cibrilin cennet ve cehenneme gönderilişi: Nesei; 3743, Cibril idi, size dininizi öğretmek için gelmişti buyurdu: Ebu Davud; 4695, Buhari, tefsir 6/144, Müslim; 8, Nesei; 4993, İbn Mace; 63, Cibrilin imanı tarifi: Nesei; 4957, Buhari; 1c. 202, Cibrilin namazı tarifi: Buhari; 7c. 3037, Nesei; 494, Cifir yapanın islamdan nasibi yoktur: Abdurrezzak; 1126, Beyhaki; 18/139, Cihad Cuma namazı ve cenaze peşinden gitmek kadınlar için değildir: Taberani Mucemus Sağır; 817, Cihad farzdır: Nesei; , Cihad imandandır: Buhari; 1c. 189, Cihad: Yasin; 74, 75, Enfal; 39, Bakara; 193, Ali İmran; 142, Muhammed; 31, Tevbe; 16, 38, 111, Saf; 10, 11, Maide; 35, Nisa; 74, Ankebut; 6, Müslüm; 50, İbn Mace; 4011, Buhari; 13c. 5975, Cihadı terk eden münafık olarak ölür: Nesei; 3083, Cima duası: Ebu Davud; 2386, Müslüm; 1434, Buhari; 1c. 293, Cimriliğin kereati: Müslüm; 1029, Cin çıkarma: Darimi; 19, Cinler ateşten, Adem topraktan, melekler nurdan yaratılmıştır: Müslüm; 2996, Cinlerin haber hırsızlığı: Buhari; 13c. 6162, Cinlerin haber hırsızlığı: Buhari; 13c. 6162, Cinlerin mahiyeti ve sav ile gorüşmeleri: Buhari; 8c. 3608, Cinlerin ve insanların yaradılış gayesi: Zariyat 56, Buhari 10c. 4790, Cuma ezanı imam mimbere çıkınca okunur: Nesei; 1392, Cuma ezanı işitenin üzerine farzdır: Ebu Davud; 1056, Darekutni; 165, Beyhaki; 3c. 173, Ebu Nuaym; 7c. 104, Buhari; 2c. 867, Cuma günü gusul: Buhari; 2c. 851, Cuma günü hutbede,dua ederken sadece şehadet parmağını oynatma: Nesei; 1412, Cuma günü namaz için çağrıldığı zaman hemen Allah ın zikrine koşun: Cuma; 9-11, Cuma günü Zuhru Ahir namazı batıldır: El Bahrur Raik; 2/150, Diyanet Fetvaları; Cuma için sultanın iznine muhtaç yoktur. Osman (ra) evine kapanıp asiler evini sarınca Ali (ra) cumayı kıldırmıştı: İbn Kudame; El Muğni 2/245, Cuma kılınır: İbn Mace; 1082, Ebu Davud; 1052, 1056, 1057, 1069, Fethul Bari; 2c. 294, Cuma; 9, Nesei; 1369, 1371, Buhari, 2c. 867, 861, 862, Müslüm; 846, 852, 865, 1829, Tirmizi; 499, Cuma konusunda zayıf rivayetler: İbn Mace; 1081, Beyhaki; 3c. 177, Cuma namazı iki rekattır: Nesei; 1420, 1440, Cuma namazı ilk defa Hicretten evvel Medine de Ensar dan Esad b. Zarure (ra) tarafından kılındı: Fethul Kadir; 1/408, Suyuti Ed-Durul Mansur; 6/128, İbn Hacer Fethul Bari; 2/294, Cuma namazı kılınacak yerde hadler uygulanacak diye bir delil yoktur: El Muğni; 2/234, Cuma namazı kılınca öğle namazı düşer, kılınmazsa o takdirde öğle namazını kılmak farzdır: Fethul kadir; 1/408, Cuma namazına akıl baliğ olan herkesin gitmesi farzdır: Nesei; 1371, Cuma namazını Rasulullah (sav) Mekke de kılmadı: İbn Hacer; Tuhfetul Muhtaç, Cuma ve bayram namazı aynı güne gelirse bayram namazını kılın: Ebu Davud; 1070, İbn Mace; 1310, 1593, Cuma, Bahreyn köylerinden Cuvasa da Abdulkays mescidinde kılındı, ikinci defa: Buhari; 2c. 861, Ebu Davud; 1068, Cuma, köle, kadın, hasta, çocuk dışında herkese farzdır: Ebu Davud; 1067, Beyhaki; 3c. 172, Cumanın evvelinde kılabildiğin kadar namaz vardır: Ebu Davud; 1128, Müslüm 857, Tirmizi; 520, Cumayı özürsüz terk eden bir dinar tasadduk etsin: Nesei; 1372, Cumayı terk edenin kalbi mühürlenir: Müslüm; 652, 865, Ebu Davud; 1052, Nesei; 1369, Tirmizi, 499, İbn Mace; 1125, 19

20 Cumayı üç kere üst üste terk edenin Allah kalbini mühürler: Nesei; 1369, Muvatta; 1c. 198.sy, Cüheymi ve Allah ı kim yarattı diyen kafirler: Müslüm; 134, Ebu Davud; 4721, Cünüp olmakla beraber, müslümanın temiz olacağı: Buhari; 1c. 388, Cünüpken herhalikarda Allah cc yi zikir: Müslüm; 383, Cünüplükten dolayı yıkanma: Müslüm; 316, Nesei; 193, Tirmizi; 108, Cünüplünün kıraat etmesi: Buhari; 1c. 403, Cüveyri hadisi: Müslüm; 2550, 20

Hadis Fihristi. Hüseyin Alıcı. Yayınlarından : Kitap ve Sünneti İhya Yayınları

Hadis Fihristi. Hüseyin Alıcı. Yayınlarından : Kitap ve Sünneti İhya Yayınları Hadis Fihristi ملفهر ملفهر لا لفا لا لفا حلديث حلديث ملعجم ملعجم تريك- Türkçe-Turkish [ [تريك Hüseyin Alıcı Yayınlarından : Kitap ve Sünneti İhya Yayınları 2009-1430 1 ملفهر ملفهر لا لفا لا لفا حلديث حلديث

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI

KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI GÜNÜMÜZDEKİ RESMİ SIRALAMA KUR'AN SÛRELERİNİN RESMİ VE İNİŞ SIRALAMASI YAYGIN İNİŞ SIRALAMASI - OSMAN BİN AFFAN FARKLI İNİŞ (NÜZÛL) SIRALAMALARI (TERTİPLERİ) Sûre No Sûre Adı Nüzul Sırası Âyet Sayısı Nüzul

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17

Rahmet Ayı RAMAZAN Pazar, 07 Haziran 2015 19:17 Ramazan ayı İslam inancının kendisine yüklediği önem sebebiyle halk arasında On bir ayın sultanı ve Şehr-i Mübârek (Mübârek Ay) olarak kabul edilmiştir. Ramazan ayı Müslümanların değerlendirmek için adeta

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Soru: Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Benim sorum şudur: Faizden kazanılan para ile yapılan evde kılınan namazın hükmü nedir? Cevap: Aleykum selam

Detaylı

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B

Sıra no Sûre Adı. Âyet sayısı O.B.E.B Kimi sayılar aralarında asal dır. Hangi sayıların aralarında asal olduğunu belirlemek için ortak bölenlerin en büyüğünü (O.B.E.B.) bulmak gerekir. Örnek: O.B.E.B. kavramını açıklamak için 12 ve 18 sayılarını

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1

Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1 Kur ân-ı Kerîm sûrelerinin sondan sayılması 1 Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm sûrelerini sondan sayalım. Örnek: Sondan birinci sûre Nâs sûresidir. Sûrenin sondan sıra numarası Sûrenin adı 1 Nâs 6 Sûrenin içerdiği

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31 Tarih boyunca hayatın her alanında özellikle de evlilik-aile hayatı ve yönetim-iktidar alanında seçim ve geçim çok önemli unsurlardır. Seçim ile geçim iç içedir, geçim seçime bağlıdır. Geçim yani nasıl

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir.

KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine bildirmesine ne denir? Cevap : Vahy denir. KUR AN I KERİM HAKKINDA KISA BİLGİLER Soru 1 : Kur an ı Kerim kaç yılda inmiş, tamamlanmıştır? Cevap : Kur an ı Kerim 22 sene, 2 ay, 22 günde inmiştir. Soru 2 : Allah(c.c.) ın dilediği şeyleri Peygamberlerine

Detaylı

"Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır.

Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" diyen Ziya Paşa nın sözleri ne kadar da manidardır. Bazı insanlar vardır ki, yapmadıkları halde yapmış gibi övünürler İmkânlar

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

MEKKE-İ MÜKERREME MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA. Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301)

MEKKE-İ MÜKERREME MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA. Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301) MEKKE-İ MÜKERREME'NİN BİR KÜFÜR BELDESİ OLUP OLMADIĞI HAKKINDA Müellif: Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (H1227-H1301) Mecmuatü'r-Resail ve'l-mesaili'n-necdiyye, 1/742-746 www.almuwahhid.com 2 بسم هللا الرحمن

Detaylı

İkili Simetrik Kitap ❸

İkili Simetrik Kitap ❸ 19 lu Gruplar Halinde Sûrelerin Numaraları ve Âyet Sayıları Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm de bulunan sûrelerin sıra numarlarını ve âyet sayılarını 19 lu gruplar halinde birlikte inceleyeceğiz. İlk 19 sûrede

Detaylı

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır.

namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli bir uygulama vardır. Türkiye de Diyanet İşleri Başkanlığı nın belirlediği ve uyguladığı imsak vakti, oruca başlama ve sabah ezanın okunması ile Müslümanların sabah namazı kılmaları hususunda şöylesi bir yanlış ve tehlikeli

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? حكم تكر لعمر م يكو بينهما ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA SADECE SIKINTIDA DEĞİL HER ZAMAN DUA (Resulüm!) De ki: Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkarcılar!) Siz ise, (Allah ve Resulü nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden

Detaylı

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları Ön Söz Bu dergide namaz ibadetinden bahsedilmektedir. Namaz ibadetinin bize kazandırdıklarını, nasıl namaz kılacağımızı, namazın içindeki ve dışındaki şartları vb. gibi konuları özetlemektedir. Dergi kolay

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır.

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır. NAMAZ 1 Namazın önemi ve faydaları nelerdir? 1. İslam ın şartlarından biridir. 2. Kulu, Allah a yaklaştırır. 3. Cemaatle kılınması, birlik ve beraberliği pekiştirir. 4. Sorumluluk bilincini geliştirir.

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI S.NO TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN TARİH ADI SOYADI UNVANI YERİ VAKTİ KONUSU Tepebaşı Camii 1 05.06.2016 29 Şaban Nalbant Camii Rahman Camii Ramazan'a

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -10- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (10) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme

Detaylı

İslâm, güzel ahlâktır. İslâm, güzel ahlâktır. İslâm, güzel ahlâktır.

İslâm, güzel ahlâktır. İslâm, güzel ahlâktır. İslâm, güzel ahlâktır. 1 2 لد ين لن ص ي ة ق ل ن : ل م ن (ي ر س ول لل ) ق ل : ل ل و ل ك ت ب و ل ر س ول و ل ء م ة ل م س ل م ين و ع م ت م ل س ل م ح س ن ل خ ل ق (Allah Rasûlü) Din nasihattır/samimiyettir buyurdu. Kime Yâ Rasûlallah?

Detaylı

PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ. Hâfız el-hakemî

PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ. Hâfız el-hakemî PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ حقيقة الا يمان بالانبياء والمرسلين ] اللغة التركية [ ] Turkish [ Language Hâfız el-hakemî حافظ الحكمي رحمه االله Terceme edenler : Muhammed Şahin ترجمه: محمد بن مسلم شاهين

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Sünnet İnkarı ve Gayesi

Sünnet İnkarı ve Gayesi Sünnet İnkarı ve Gayesi Ali Sağir Bugünlerde birileri dinin temel kaynaklarından biri olduğuna inandığımız, din olduğuna inandığımız, vahyin bir parçası olduğuna inandığımız Rasulullah Efendimizin sünnetini

Detaylı

KADINA ARKADAN YANAŞMANIN HÜKMÜ

KADINA ARKADAN YANAŞMANIN HÜKMÜ 76 KADINA ARKADAN YANAŞMANIN HÜKMÜ Kadına dübüründen yanaşmak haramdır. Dolayısıyla erkeğin kadına dübüründen yanaşması haram olup bazı imamlar bunu zina olarak değerlendirmişlerdir. Her ne kadar livata

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27

Fırka-i Naciyye. Burak tarafından yazıldı. Çarşamba, 09 Eylül 2009 22:27 İslâmî akideyi en net ve sağlam şekliyle kabul eden topluluk. Bu deyim iki kelimeden meydana gelmiş bir isim tamlamasıdır. Terkibin birinci ismi olan fırka kelimesi için bk. "Fırak-ı Dalle". Naciye kelimesi

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

Zengin Sayılar (abundant numbers or excessive numbers) σ(n) > 2n

Zengin Sayılar (abundant numbers or excessive numbers) σ(n) > 2n Zengin Sayılar (abundant numbers or excessive numbers) n pozitif bir tamsayı olmak üzere, n nın pozitif bölenlerinin toplamı σ(n) dir. Şâyet, σ(n) > 2n ise, n zengin bir sayıdır. Örnek: 12 nı ele alalım.

Detaylı

[ 0001 ] Allah'a inanınız ancak devenizi de sağlam kazığa bağlayınız.

[ 0001 ] Allah'a inanınız ancak devenizi de sağlam kazığa bağlayınız. [ 0001 ] Allah'a inanınız ancak devenizi de sağlam kazığa bağlayınız. [ 0002 ] Çalışarak kazanç sağlama yollarını aramak, Müslüman olan her erkek ve kadın için bir farzdır. [ 0003 ] Akılca en mükemmeliniz,

Detaylı

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38 Bütün mesele tam bir sevgi meselesidir. Sevgi kalpte başlar kalpte biter. Sevgi gönlün, kalbin eylemidir. Allah ın bir ismi de Vedud dur. Allah yarattıklarını sever ve bu dünya sevgi ile ayakta durur.

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 9-10

KURAN YOLU- DERS 9-10 KURAN YOLU- DERS 9-10 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 6 no lu dersinin özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1. İsm-i Tafdil: «Daha» ve «En» kelimeleri ile yapılan Karşılaştırma Sıfatlarıdır. Örneğin,

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

ARAPÇA DİLBİLGİSİ BELİRLİLİK TAKISI, ŞEMSÎ VE KAMERÎ HARFLER. Abdullâh Saîd el-müderris

ARAPÇA DİLBİLGİSİ BELİRLİLİK TAKISI, ŞEMSÎ VE KAMERÎ HARFLER. Abdullâh Saîd el-müderris ARAPÇA DİLBİLGİSİ BELİRLİLİK TAKISI, ŞEMSÎ VE KAMERÎ HARFLER Abdullâh Saîd el-müderris Rahmân ve Rahîm olan Allâh In ismiyle. Hamd, Allâh a mahsustur. O na hamd eder, O ndan yardım ve mağfiret dileriz.

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım.

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım. ABUZER KARA 1.Kendinizi tanıtırımsınız. Ben Abuzer Kara 1961 Samsat doğumluyum.ilk ve orta öğrenimimi Samsat ta bitirdim.19 82 yılında evlendim.1983-1984 Yılları arasında askerlik görevimi ifa ettim.1987

Detaylı

İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AKADEMİK TÜRKÇE DERSİ İÇİN KELİME LİSTESİ. Hazırlayan: Doç.Dr. Mustafa ALTUN

İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AKADEMİK TÜRKÇE DERSİ İÇİN KELİME LİSTESİ. Hazırlayan: Doç.Dr. Mustafa ALTUN İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK AKADEMİK TÜRKÇE DERSİ İÇİN KELİME LİSTESİ http://www.dilbilimi.net/akademik_turkce.html Hazırlayan: Doç.Dr. Mustafa ALTUN Son Güncelleme: 14 Şubat 2015 1 Açıklama:

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34)

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34) Nisa [4] 34 Nuşûz Darabe Boşanmadan Önceki İşler Hz. Muhammed Hiç Kimseyi Dövmemiştir Dövmek Yasaklanmış Eşini Döven Hayırsızdır Ayetin Mantığı Kaynakça Kadınların Dövülmesi (Nisa [4] 34) Konusuna Farklı

Detaylı

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal dayanışma ve İslamî değerlerin mali olarak desteklenmesi

Detaylı

Peygamber Efendimiz (sav)'in Güzel Ahlakla İlgili Hadisleri - HZ.MUHAMMED(S.A.V) - Gizli ilimler Sitesi

Peygamber Efendimiz (sav)'in Güzel Ahlakla İlgili Hadisleri - HZ.MUHAMMED(S.A.V) - Gizli ilimler Sitesi peygamber Efendimiz (sav)'in Güzel Ahlakla İlgili Hadisler Allah a takva ve güzel ahlak. (En ziyade neyin insanları cennete sokacağını soruyorlar.) (Tirmizi, Birr 62, kutub-ı sıtte, 16. Cilt, sf. 329)

Detaylı

www.simetrikkitap.com

www.simetrikkitap.com Mükemmel Sayılar (perfect numbers) n pozitif bir tamsayı olmak üzere, n nın pozitif bölenlerinin toplamı σ(n) dir. Şâyet, σ(n) = 2n ise, n mükemmel bir sayıdır. Örnek: 28 nı ele alalım. Bölen kümesi={

Detaylı

İSLAMIN ŞARTI 1 e DÜŞTÜ NAMAZ!

İSLAMIN ŞARTI 1 e DÜŞTÜ NAMAZ! MAKÂLAT Abdulkadir Ankaravî İSLAMIN ŞARTI 1 e DÜŞTÜ NAMAZ! Hamd; bizi En Sevgili ile (kendisiyle) buluşmaya sebep olan Namaz ı bizlere hediye eden Allah azze ve celleye aittir. Salat ise; Namazı dine direk

Detaylı

İkili Simetrik Kitap ❷

İkili Simetrik Kitap ❷ Bölen Kümesi Eleman Sayısı < 2 Olan Sayı Tamsayılar içerisinde bölen kümesi eleman sayısı 2'den küçük olan tek bir sayı vardır; o da 1 sayısıdır. 1 sayısının bölen kümesinde tek bir eleman vardır. Kur

Detaylı

Hasen Ve Sahih Hadislerden Seçmeler (31) Perşembe, 11 Ağustos 2011 07:33

Hasen Ve Sahih Hadislerden Seçmeler (31) Perşembe, 11 Ağustos 2011 07:33 263- Abdullah b. Mes ûdun hanımı Zeynep ten şöyle dediği rivayet edilmiştir: Hz. Peygamber bize şöyle buyurdu: Sizden biri mescide geldiğinde koku sürünmesin. Bu hadisi Müslim kitabına almıştır. 264-Ebû

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

Herkes bir arayış içinde

Herkes bir arayış içinde Euzubillahimineşşeytananirracim Bismillahirrahmanirrahim Herkes bir arayış içinde Ayberk Efendi Berlin 2oo8 La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil Azim. Meded ya Sultanul Evliya, meded ya Şeyh Nazım

Detaylı

www.simetrikkitap.com

www.simetrikkitap.com Üçe bölünen ancak ikiye bölünmeyen sayılar Üçe bölünen ancak ikiye bölünmeyen sayılar Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm fihristinde bulunan sayılardan üçe bölünen ancak ikiye bölünmeyenleri tespit ederek işe başlayacağız.

Detaylı

Şeyh den meded istemek caizmidir?

Şeyh den meded istemek caizmidir? Eusubillahi-mineş-şeytanirrajim Bismillahirr-rahmanirrahim Şeyh den meded istemek caizmidir? Şeyh Eşref Efendi Esselamaleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu Hazihis Salatu tazimen bi hakkike ya Seyyiduna

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

www.simetrikkitap.com

www.simetrikkitap.com İkiye bölünen ancak üçe bölünmeyen sayılar Bu bölümde Kur ân-ı Kerîm fihristinde bulunan sayılardan ikiye bölünen ancak üçe bölünmeyenleri tespit ederek işe başlayacağız. Daha sonra, bunlar arasında matematiksel

Detaylı

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ

ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ ZEKÂTIN FARZ KILINMASININ HİKMETİ [ Türkçe ] الحكمة من تشريع الزكاة [باللغة التركية [ Muhammed b.salih el-useymin محمد بن صالح العثيمين Terceme eden : Muhammed Şahin ترجمة: محمد بن مسلم شاهين Tetkik eden:

Detaylı

İSLAM DA RESMİN HÜKMÜ... 2 Müsavvir (Şekillendiren) Allah tır... 2 Kur an-ı Kerim de Heykel, Put Ve Resimlerin Hükmü... 2 Resim Konusunda Varid Olan

İSLAM DA RESMİN HÜKMÜ... 2 Müsavvir (Şekillendiren) Allah tır... 2 Kur an-ı Kerim de Heykel, Put Ve Resimlerin Hükmü... 2 Resim Konusunda Varid Olan İSLAM DA RESMİN HÜKMÜ... 2 Müsavvir (Şekillendiren) Allah tır... 2 Kur an-ı Kerim de Heykel, Put Ve Resimlerin Hükmü... 2 Resim Konusunda Varid Olan Hadisler... 2 İstisna Edilen Resimler... 4 Fotoğraf

Detaylı

Bütün ilahi kitaplar, onları insanlığa tebliğ ile görevlendirilen Peygamberlerin konuştukları dille indirilmişlerdir.

Bütün ilahi kitaplar, onları insanlığa tebliğ ile görevlendirilen Peygamberlerin konuştukları dille indirilmişlerdir. Son günlerde Türkçe ibadet ve özellikle Kur'an-ı Kerim'in namazda Türkçe tercemesinin okunmasına dair tartışmaların yoğunluk kazanması üzerine konu Kurulumuzda görüşüldü. Yapılan inceleme ve müzakere sonunda:

Detaylı

Şirk İşleyen Bir İnsanın Müslüman Olması İmkansızdır

Şirk İşleyen Bir İnsanın Müslüman Olması İmkansızdır بسم االله الرحمن الرحيم Şirk İşleyen Bir İnsanın Müslüman Olması İmkansızdır Kur'ân ve Sünnet'ten Özetli Deliller Ebu Hamza El Afghani İçindekiler: İçindekiler:... 2 Selef ve Ehli Sünnet ve'l Cemaat'in

Detaylı

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında kadının yeri. Prof. Dr. Hamid bin Mahmud Sufrata (GSM : 0505-105-146)

Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında kadının yeri. Prof. Dr. Hamid bin Mahmud Sufrata (GSM : 0505-105-146) Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında kadının yeri Prof. Dr. Hamid bin Mahmud Sufrata (GSM : 0505-105-146) Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayatında kadın konusuna baktığımızda

Detaylı

RABBİNİ TANI Allah her ne sarfederseniz bilendir.

RABBİNİ TANI Allah her ne sarfederseniz bilendir. RABBİNİ TANI Allah her ne sarfederseniz bilendir. Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) sadaka vermedikçe asla iyi ye (hayra, takvâya, Allah ın rızasına) erişemezsiniz. Her ne sarfederseniz, şüphesiz Allah

Detaylı

İnsanın çalışmaktaki gayesi ne olmalıdır? Neye ne kadar çalışmalıdır? Bu konuda önceliklerini belirlerken nelere dikkat etmelidir?

İnsanın çalışmaktaki gayesi ne olmalıdır? Neye ne kadar çalışmalıdır? Bu konuda önceliklerini belirlerken nelere dikkat etmelidir? İlim dünyasına kırkın üzerinde kıymetli eser kazandıran değerli hocamız Ümit Şimşek Bey ile Müslümanların para ile ilişkisini ve dinin zenginliğe bakışını konuştuk. Türkiye nin yetiştirdiği en önemli düşünürlerden

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı