MAHŞER / UNDERGROUND POETIX

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "MAHŞER / UNDERGROUND POETIX"

Transkript

1 1

2 MAHŞER / UNDERGROUND POETIX 5 / 7 A.D. WINANS 17 / 19 CAROLYN CASSADY on NEAL CASSADY & ALLEN GINSBERG 8 / 13 ANN CHARTERS on WILLIAM SEWARD BURROUGHS JR. 20 / 22 RICHARD BRAUTIGAN 16 THE KISS-OFF by CHARLES BUKOWSKI 23 / 25 A.D.WINANS on CHARLES BUKOWSKI & JACK MICHELINE 2

3 Doğrudan konuya girelim: Jack London ın On The Road unu (kitap İngiltere de On The Road, Amerika da ise Road adıyla basılmıştır) ya da Steinbeck in Of Mice And Men ini ayrı bir yere kaç kişi koyabilmiştir ve bu nasıl bir ayrı koyuştur? Karşı-kültür edebiyatının eşiği literatürcüler tarafından doğal (ve bazılarınca istemsiz) olarak Beat Kuşağı ile başlatılır; bu noktada yapılabilecek tek hareketse bu oluşumu eşik olarak belirlemeden önce beslendikleri ve belki de tabanları olarak kabul edilmesi gereken önceki oluşumları kronolojik açıdan öne almaktır. Birinci hareket ise kaçınılmaz bir şekilde Kayıp Kuşak denilen, bir diğer adıyla da Hemingwaylerin Kuşağı olarak anılması mümkün yazarlar dünyasından bahsetmektir. London ve Steinbeck yukarıda isimlerini zikrettiğimiz eserlerinde yol yazınını (Beat yazarlarına miras kalacak olan) Hobo ve Hip kavramlarıyla birlikte işlemişlerdir. Doğal olarak Beatler in yol yazını na ülkemizde gösterilen pasif ilgiyi düşündüğümüzde, artık kaçınılmaz ve klişe bir mantıkla klasik denilen bu yazarlara ve söz konusu eserlerine insanlar karşı-kültür ürünleri olarak (büyük ihtimalle) eğilmemişlerdir. Aslında bu, bir şeyleri görememe ya da yanlış görme sorunundan başka bir şey değildir. Üniversiteler de dahil olmak üzere okullarda hiçbir şekilde Amerikan edebiyatına dair ciddi anlamda dersler verilmemesinden de bahsetmek mümkün. Burada okullarda neden Amerikan edebiyatı gerektiği şekilde işlenmiyor cinsinden bir şeyden bahsetmiyoruz kesinlikle, yoksa Oktay Rifat ın da okullarda ne şekilde işlendiği aynı şekilde mevzuu edilebilir, Ece Ayhan ın da... Beat Kuşağı burada bizim için sadece bir günah keçisi olsun, onu bir örnek olarak kullanalım. 3

4 Bu şablonu başka birçok alana ve isme uygulamak da pekâlâ mümkün. Han Shan ın şiirlerine ve Doğu dinlerine ait genel geçerin üzerinde bir bilgiye sahip olmadıktan, Basho nun edebiyat dünyasına 3-5 haikusunu okumanın ötesinde bir ilgi göstermedikten sonra, Ginsberg in ya da Kerouac ın eserlerinden kim nasıl bahsedebilir ya da okuyucusu olduğunu söyleyebilir. Aynı şekilde William Burroughs un birçok eserini anlamasıkavraması güç diye etiketlemek yerine, biraz Huxley okuması yapılsaydı, Foucault şöyle bir gözden geçirilseydi, Debord un gösteri toplumlarına bir göz atılsaydı iyi olmaz mıydı? Kısa süre önce Garip Şiir Hareketi ve Beat Kuşağı üzerine eğilen bir çalışma yapmıştık ve umduğumuzun çok üzerinde (çeşitli ulaşım yollarıyla) bizimle iletişime geçenler olmuştu. Biz o çalışmayı bir nevi single mantığıyla ortaya koymuştuk ki sonsuza dek kendisine eklemelerde bulunmamak eserden bir şey eksiltmeyecektir. Bir şekilde o kitapçığın içerisinde değindiğimiz küçük bir nokta vardı: O eser hiçbir şekilde Beatler le Garipler i karşılaştırmak ya da Garipler e Beat demek gibi yazmaya bile gerek duymadığımız bir amaç taşımamaktaydı; ama kitapçıkta doğal olarak aklımız bizim gezgin ozanlarımıza ya da Neyzen Tevfik e de takılmıyor değildi, işte yazının girişinde bahsettiğimiz gibi gene aynı soruna takılıp kaldık biz. Kendi ülke coğrafyasını hem de tren rayları dahi mevcutken gezmemiş insanların tutup da Nevada, Arizona, Frisco düşleri kurması hep acı gelmiştir bize. Aynı coğrafyanın mikro yansıması da edebiyat alanımızda mevcut işte. Kerouac ın On The Road unun edebi olarak yazarın en kötü eseri sayılması gerektiği üzerine fikirler dolaşadursun, zaten sadece beş kitabını okuma şansına erişmiş bir ülkenin insanlarının Kerouac üzerinde öte bir ahkâm kesme hakkı da doğal olarak mevcut değildir. Sorulardan biri şu: On The Road sevicilikten bahseden kaç insan Lester Young dinler, dinlediğini kaçı çözümler ve Allen Ginsberg in bize açıkça şifrelerini verdiği çözümleri kitap üzerinde bulur? Bunun iç açıcı bir cevabı olduğunu sanmamaktayız. Koskoca Dharma Bums eserinin daha geçen yıla kadar Kabalcı da 1-2 milyona kelepir olarak satıldığı bir kentte her şey çok açık aslında. Nevzat Erkmen e neden kitapları kelepire verdiğini sorduğumuzda cevabı basitti: Depoda çürüyecekti çocuklar. Umarız alanların deposunda çürümemiştir. Şenol Erdoğan / Underground Poetix 4

5 A. D. WINANS A. D. Winans, tanıştığım yazarlardan biri (lanet olasıca birçoğuyla tanıştım) ve bir yazar gibi davranmayan, kendini bir yazar gibi düşünmeyen ve belki de sırf bu yüzden bu işi diğerlerinden daha iyi yapan bir adam. Onun şairliğini beğeniyorum, on dakikadan daha fazla katlanabiliyorum yani. Nadir biri, A.D. Charles Bukowski Tercüme: Melis Oflas Vaktiyle Schmo adında önemsiz bir şair varmış. Schmo, aynı zamanda şiirselliğini de ifşa ettiği, kelimeleri bozarak ve çıplaklığı kesip biçerek oluşturduğu pornografik bir gazeteyi hazırladığı ve yayınladığı şehirde, San Francisco da yaşıyordu. Bu, turistleri aldatmak için tasarlanmıştı; sanki şiirsellikmiş gibi, gerçeklik kül olarak satılıyordu, kelimeleri tahrip ederek gizliyorlardı. Kısacası Huckster Schmo, gideceği yolu biliyordu. Schmo, edebiyat dünyasında büyük olmanın hayalini kuruyordu. Her sabah saat 5 te, bir gün meşhur olacağı umuduyla, şehir boyunca devam eden gazete bayilerine gidip gazetelerini teslim almak için kalkardı. Schmo, bir gün ondan da bahsedebilecek durumda olabilecekleri umuduyla 5

6 arkadaşlarının eserlerini yayınlardı. Hatta arkadaşı olmayanların bile eserlerini, bir gün arkadaşı olabilirler umuduyla yayınladı. Schmo, eserlerini yayınlamamış ve yayınlamayacak olan kişilerin isimlerini kaydetmek için karma bir puan tablosu tutuyordu... Schmo, bu insanların bir gün alçak eylemlerinin karma sonucunun cezasını çekeceklerine inanıyordu. Schmo, LSD gibiydi. Nitekim Schmo nun şiir yazabilmesinin tek yolu LSD kullanmaktı, yine de onun şiirini okuyan ancak birkaç insan Schmo nun ne söylediğini anlayabiliyordu. Ayık olduğu zamanlarda, Schmo çok yavaştı. Bir keresinde Schmo, bölgesel bir şiir olayında okuyucu olabilmek için bir haftanın ücretini ödedi. Okuması salonun gerisindeki genç bir adam tarafından kesintiye uğratılmıştı: BOKTAN! BOKTAN! diye haykırıyordu adam. Daha çok Schmo nun umutsuzluğu olan kalabalık aynı şiddette bir ayine başladı: BOKTAN! BOKTAN! Boktan çığlıkları oditoryumun her yanını kaplıyordu. Schmo gafil avlanmıştı ve bunun neden olduğunu anlamamıştı; o sadece kendi boktan şiirlerini okuyordu BOKTAN! BOKTAN! çığlıkları arasında. İşte bu Schmo nun Boktan Schmo adını nasıl aldığını açıklıyor. Schmo, kendi göt öpme ve pul yalama dünyasına perişan ve kızgın olarak geri döndü. Schmo bunu uzun yıllar önce yapmıştı ama yakın arkadaşları da dahil olmak üzere hiç kimse onun çalışmalarını yayınlamamıştı. İşte bu zamanlarda Schmo, pulların yapışkan yüzeylerini yalamaya başlamış, kendisini San Francisco nun gayriresmi Karma Kralı ilan etmişti. Schmo, gençliğinde nasihat aldığı eski bir beatnik dergisiyle yeniden dirildi: BEAT ZEVKLERİ. Ama Schmo nun Marksist arkadaşları onun durumundan pek mutlu değillerdi. Derginin adının onlardan sonra gelmesini istiyorlardı. Bir dolu tartışma sonrasında Schmo, ünlü olmak için bir plan ileri sürdü. Schmo kendisini, otuzüçüncü San Francisco Şiir Festivali nin başı olarak tayin etti. Aleutian adalarından da olmak üzere çok uzaklardan şairler davet edildi. Schmo ile San Francisco nun merkezinde karşılaşmamız bu zamanlara denk gelir. Schmo, dedim. Festivalde mi okuyacağım? Hayır, dedi Schmo. Sesi sertti, büyük Tibetli Buda dan farksızdı. Neden olmasın? diye sordum. Bana neden olmasın diye sormaya mı kalkışıyorsun? İki yıl önce sana şiirlerimi gönderdiğimde onları geri çevirdiğini hatırlıyor musun? Notta ne diyordu? diye sordum. Parasız olduğun ve bir süreliğine dergini yayınlayamayacağın. İyi Görmüyor musun? diye sordu Schmo. Karman sana geri döndü. Ben sadece bana dönebilen şeyleri yaptım insanlar için. Senin karman galaksinin kozmik ışıklarına giremedi. Ruhun kâinatla uyumsuz. Bana yardımı olmayan insanlarla konuşacak zamanım da yok. Bu kötü karma, değil mi? diye sordum. Kötü karma. Bunun kötü karma olduğunu mu düşünüyorsun? Ordu şiirlerine şekil veriyorum, siyah bir bayrak tasarlıyorum, Broadway ve Columbus un aşağısına doğru yürüyorum. Tanrı, onun yolunda olan herkese yardım eder. Hmmmmmmmmm, dedim. Bu iyi, dedi Schmo, sağ ayağı üzerinde bir aşağı bir yukarı zıplayarak. Şimdi daha yüksek bir sadelikle ilişkidesin ama korkarım bunun için çok geç. Benim karma puan tablom doldu ve sen çizginin üstünde değilsin. Belki beni yedek adam olarak kullanabilirsin, diye fikir verdim. İmkânsız, dedi. Bunun için çok geç. Michael McClure a her zaman fark atabilirsin, diye öneride bulundum. McClure a fark atmak mı? Öfkelenmişti. McClure kâinatın merkezidir. Hayatın yemeğidir o. Kozmik karma döngülerinin altındaki yıldızdır. Peki, dedim. Ben sadece bunun gibi şeyleri bozmak istemiyordum. Bilemedim. Özür dilerim. Bu senin 6

7 karman, dedi Schmo, öfkelenerek. Zıplamasının yönünü sağ ayağından diğerine geçirmişti. Senin karman manyetik güçlerle birlikte çizginin dışında, diye devam etti Schmo. Belki Lawrence Ferlinghetti yi alt edebilirsin, dedim. Demek istediğim gerçekten de okumanın bir parçası olmak istiyorum. Bunun önemi daha çok annem için. Annen mi? Annene yalan söylemeye cüret ediyorsun. Ferlinghetti kâinatın anasıdır. Bizler takımın parçalarıyız. Evrensel bir düzenin parçaları. Senin evreninde Tanrı için de bir oda var mı? diye sordum. Peki ya İsa? O iki kaybeden için zamanım yok, dedi hızlı hızlı. Zıplamayı kesti. O iki kaba şey benim için daha önce ne yaptı? diye devam etti Schmo. Bak, festivalin konusunu değiştirme. Anlamıyorsun, değil mi? dedi Schmo. Maddenin kaşıkta maviye döndüğü zaman. Mavi? diye sordum. Janice Blue. Bufalo sürüsü. Harvard kalabalığı. kafa olup yerden yükseliyordum. Beş gramlık kenevirle geri geliyordum, Smith ve Wesson dan iki sarma dolduruyordum. Ah, ne günlerdi ama. Bu senin yeni bir şiirinden mi? diye sordum. Dumdumdumdum, diye çıkıştı. Festivale devam edecek kadar iyi hissettiğine emin misin? diye sordum. Karmalarını bulmak için milyonlarca trip vardır, diye kıkırdadı Schmo. Ve ben onlara nerede bulacaklarını söylemeyeceğim. Bu anda Schmo nun karısı onu gömleğinden çekti. Saçmalıyorsun, diye fısıldadı. Dumdumdumdum, diye cevapladı onu Schmo. Bu, şair olmak isteyen Schmo yu en son görüşümdü. Festivalin bitiminde bana kısa bir mektup yazmıştı. Sadeydi: Simyasal Tekbencilik Megalomanik Halka. --D Schmo. Schmo dişlerinin arasından mırıldandı. Benim izimden gitme. Çekmecedeki Hollandalı temizleyici hile yapmıyor. Şamdanın doğusundan. Bir parça alıyor ve Mendocino dan postalanmıştı. Yakınlarında bir devlet hastanesi vardı. Schmo nun orda bir bakıcılık işi bulduğunu düşünüyorum. A.D.Winans, San Francisco lu bir şair, yazar, editör, biyografici ve sıkı bir literatür tarayıcısı doğumlu. Panama da US askerliğinde falan bulunuyor, 50 de San Francisco North Beach Beat hareketinin parçası oluyor. San Francisco Streets, North Beach Revisited, 13 Jazz Poems gibi isimleri kadar kendileri de mükemmel olan eserlerini irili ufaklı yayınevlerinden sınırlı baskılarla bastırıyor. Yazıları ve şiirleri yüzlerce dergi ve antolojide yer alıyor. Kendisi de bir yığın basın organı çıkarıyor ve antolojiler hazırlıyor. Bukowski ilinti noktalı kitaplar kaleme alıyor, izine şimdi rastlayamayacağınız, şansınız varsa internette belki ve sadece kapaklarını görebileceğiniz muazzam şiir kitapları yazıyor. 40 kadar kitabı var. Ülkemizde Bukowski bile yeniyetme piçkurularının ekseninde sikindirik bir şair olarak tanınırken (kaç kişi onu müthiş bir sosyal gözlemci ve Amerikan edebiyatına olağanüstü hakim bir yazar olarak, edebiyat tarihiyle Amerikan altkültür yaşamını nabzen izleyen biri olarak okuyor? O sadece hoş küfürler eden ayyaş ve pislik ibnenin biri değil miydi?), elbette ki Winans ı pek kimse bilmiyor. Bilmeye dursunlar, Winans ın eserleri Fransa, Almanya, İspanya, Japonya, Rusya, Polonya, Hırvatistan da tercüme edilerek basılıyor. 7

8 TAKE ME DRUNK, I M HOME BURROUGHS JR. ANN CHARTERS (Speed+Kentucky Ham, Overlook Duckworth Edition, 1993, Tercüme Mahşer) William S. Burroughs Jr., 21 Temmuz 1947 de, Conroe-Texas ta doğdu. Hayatının ilk dört yılını, ebeveynleri Joan Vollmer ve William S. Burroughs, ve kız kardeşi Julie yle (Joan ın bir önceki evliliğinden olan kızı) Texas-Lousiana ve Mexico City de geçirdi. Uyuşturucular hayatını ilk andan itibaren etkilemişti. Annesi Joan, kendisine hamile olduğu dönem de dahil olmak üzere, uzun süredir benzedrin (amfetamin); babası William Burroughs ise morfin bağımlısıydı. Ebeveynlerin uyuşturucu ihtiyacı yüzünden, aile yakasını kanundan kurtarmak için sürekli olarak yer 8 değiştirdi. Burroughs ailesi, en sonunda, uyuşturucuya erişimin Birleşik Devletler e nazaran daha kolay olduğu Mexico City ye yerleşti. 6 Eylül 1951 gecesi, babası sarhoş bir partide kazayla annesini vurarak öldürdüğünde, Billy odadaydı. Burroughs, William Tell oyununu oynamak istemiş ve Joan dan başına koymasını istediği bir kokteyl bardağını vurmaya çalışırken, karısını Colt.45 le alnından vurmuştu. Annesinin ölümünün ardından Burroughs Jr., büyükanne-babası Laura Lee ve Mortimer P.

9 Burroughs la birlikte, kısa bir süre için St. Louis de yaşadı (Julie ise anneannesinin yanına, Albany ye gönderildi) yılında, büyükanne-babasının bir antika dükkanı açtığı Palm Beach-Florida ya taşındılar ve Billy, Palm Beach de özel bir okula gönderildi. Karısının trajik ölümünün birkaç ay sonrasında Burroughs, arkadaşı Jack Kerouac a, oğluyla birlikte Panama ya yerleşmek istediğini söylemiş ancak olayın kaza olduğuna karar verilip serbest bırakıldığında, Mexico City den ayrılarak Tanca ya gitmişti. Burroughs burada bir bağımlı hayatı sürdü ve 1959 yılında Paris de Naked Lunch adıyla yayınlanacak kitabı üzerinde çalışmaya başladı. 14 yaşına dek, Billy babasını yalnızca üç kez, kısa (ancak canlı bir şekilde anımsadığı) Florida ziyaretlerinde görebildi. Sonraki yıllarda yazacağı gibi, hiç memnuniyetsizlik göstermeden ve tüm şefkatleriyle kendisine evlerini açan büyükannebabasıyla sıcak bir ilişkisi vardı. Ancak yıllar ilerledikçe, Billy kontrol edilmesi çok daha zor bir çocuğa dönüştü. Billy, otobiyografik ilk kitabı Speed de kendisinden, İngiliz bisikleti sürüp sürekli terleyen şişman küçük bir velet diye bahseder. Billy gitar çalmaktan hoşlanıyor ancak ellerinin bir enstrüman için uygun olmadığını düşünüyordu; sol eliyle bir bira kutusunu buruşturamayan dünyadaki tek insan olduğundan, okul arkadaşları ona Bira Kutusu Billy diyordu. 13 yaşında, kendi küçük kırılmalarından birini yaşarken, Billy bir arkadaşını boynundan vurarak neredeyse öldürüyordu. Büyükanne ve babası psikolojik rehabilitasyon için Billy yi St. Louis de özel bir kliniğe gönderdi ancak birkaç kaçma girişiminin ardından çocuğu yeniden yanlarına aldılar yazında, 14. yaşgününün hemen ertesinde, Burroughs oğlunu Tanca ya çağırdı. Bu ziyaret öncesinde, babasız büyümek zorunda kalan birçok çocuk gibi, Billy de Burroughs u ilahlaştırmıştı. Ancak Burroughs, oğlunun Tanca da olduğu dönemi, gergin ve karanlık olarak niteleyecekti. Tanca da hiçbir şekilde yakınlaşamadık. Yatmaya gittiğimde, onun yan odada gitar çaldığını duyuyor ve bir kez daha, derin bir mutsuzluk hissediyordum. Billy ise, ikinci romanı Kentucky Ham de Tanca da olanların daha detaylı bir dökümünü vermesine rağmen, babasıyla yaşadığı travmatik olaylara açık bir şekilde değinmedi. Billy, ziyaret öncesinde kendisini, uçma korkusunun üstesinden gelmek için yanına aldığı bilim-kurgu kitabını sımsıkı tutmuş, 14 yaşında pembe yanaklı bir Amerikalı oğlan olarak niteliyordu. Büyükanne-babası Billy ye, zamanında yage bulmak için Güney Amerika yı da araştıran babasının bir kaşif olduğunu söylemişlerdi. Ancak çocuk Tanca ya geldiğinde, babasının keşfe çıktığı asıl yerin kendi iç dünyası olduğunu gördü. Tanca da Burroughs oğlunu, haşhaş ve marihuanayla tanıştırdı. Burroughs un oğlunu eğlendirmeye dair düşüncesi, yazar dostu ve ortağı Brion Gysin le birlikte, teybe sonu gelmeyen deneysel sözcük montajları kaydetmekti. Billy, taş gibi bir kafayla, arada bir terasa çıkıyor ve orada transa girmiş bir şekilde, hareketsiz duran babasını görüyordu. Sağ elinden düşmeyen sigarasıyla, dudakları aralık, batan güneşe bakıyor ve ancak izmarite dayanan sigara parmaklarını yaktığında harekete geçiyordu. Ve en sonunda, gece tam olarak çöktüğünde, daktilosunun başına koşuyordu. Billy Tanca dan ayrılıp Florida ya döndüğünde, babasının kendisi hakkında ne düşündüğünü merak ediyordu; ancak aralarındaki iletişim çok zayıftı. Burroughs un sert uyuşturucularla şekillenen yaşamına doğrudan tanık olan çocuk, aynı zamanda babasının sürdüğü yazar yaşamından da büyülenmişti (Billy, babasının Naked Lunch ı yazmaktan ziyade, kaydettiğini düşünüyordu). Amerika ya döndükten sonra hayatının alacağı yönü asıl belirleyen, Billy nin Tanca daki deneyimleri oldu yılında büyükbaba Mortimer Burroughs öldü ve Billy, büyükannesi Laura Lee yle yalnız kaldı. Billy 9

10 kadını annesi yerine koyuyor ve Laura Lee de torununa canayakın ve sevgi dolu bir şekilde yaklaşıyordu; ancak artık ergenlik çağına giren çocuğa göz kulak olmak konusunda elinden çok fazla bir şey gelmiyordu. Altı yıl sonra, Burroughs Jr. ilk kitabı Speed i yazarken, hikayesine tam da bu noktadan başladı. Ailenin yaşadığı krizi ve dul kalmış büyükannesinin evine sinen ağır kederi, kitabının açılış paragrafında şiirsel bir metafora dönüştürmüştü: Büyükbabam öldüğünde, çatının rengini kaybetmesine ve arka bahçedeki iki banyan ağacının birbirine sokularak örümcek ağlarıyla örülmesine göz yumduk. Billy zamanının büyük kısmını evden uzakta geçirmeye başladı. Arkadaşlarıyla okuldan kaçıyor, otostopla Miami ye gidiyor, sürekli sarhoş oluyor, hali vakti yerinde olan Florida gençlerinin 1960 ların ilk yıllarında bulabildiği uyuşturucularla (paregoric, benzedrin, asit ve marihuana) ilk deneyimlerini yaşıyor ve en sonunda, sabahın ilk saatlerinde büyükannesinin evine dönüp, yaşlı kadına anlatmak için nerede olduğuna ve ne yaptığına dair sakinleştirici bir hikaye uydururken suçluluk hisleriyle boğuşuyordu. Bazen Laura Lee nin salonundaki rahat koltuğa oturup bir gece önce ne kadar iyi uyuduğundan bahsederken gözleri kapanıyor ve kadını tedirginlik içinde bırakıyordu. 15 yaşına gelmeden, Billy uyuşturucularla başının belada olduğunu anlamıştı: Ne zaman durmam gerektiğini asla bilemiyordum. Her zaman X noktasının ötesine geçmek istiyordum. Sanırım biraz aptaldım. Speed, Billy nin, bir arkadaşıyla birlikte New York a kaçıp 1962 sonbaharı öncesinde beş ay boyunca uyuşturucu batakhanelerinde takıldıkları dönemde gittikçe ilerleyen amfetamin bağımlılığının bir dökümüdür. Speed in neden olduğu zihinsel karışıklık ve paranoyanın da etkisiyle, Billy bu beş ay içinde iki kez tutuklandı ancak her iki sefer de babasının yakın arkadaşı Allen Ginsberg in ödediği kefaletlerle salıverildi. New York da ikinci kez tutuklanıp salıverilmesinin ardından, üç arkadaşıyla birlikte Florida ya dönen Billy, intihara meyilli bir noktaya gelmişti: Bir silahım olsaydı memnuniyetle beynimi dağıtırdım. Speed in en sonunda Billy, Palm Beach in sessiz bir sabahında büyükannesinin ön bahçesinde dikilir, speedle kafayı iyiden iyiye bozmuş bir halde ve delik deşik kollarıyla Laura Lee nin bahçesindeki yaseminleri koklar, ve içinde bulunduğu sahnenin 10

11 bayağılığını düşünür: Böyle derli toplu bir dünyadan nasıl oldu da benim gibi biri çıkabildi? Palm Beach de yeniden büyükannesiyle yaşamaya başlayan Billy nin durumu daha da kötüye gitti. Kocasının ölümünün ardından Laura Lee hızla bunadı ve birkaç yıl sonra da St. Louis de bir huzurevine yerleştirildi. Kadın Billy nin bağımlılığının farkındaydı ve çocuğa yardım edebilmek için elinden geleni yapmaya çalıştı. Ancak, Kentucky Ham in açılış paragrafında da yazdığı gibi, New York günlerinin ardından Billy nin speed bağımlılığı ciddi bir noktaya ilerlemişti: Sanki speed çakan ben değildim, sanki bütün metabolizmam sürekli olarak bir speed yoksunluğu içindeydi. Daha da kötüsü, intihar düşüncelerini kafasından defedebilmek için speed bir zorunluluk halini almıştı. Billy 17 yaşındayken, Florida da bir eczanenin otoparkında, Desoxyn alabilmek için kullanmaya çalıştığı sahte reçeteyle yakalandı. Kentucky Ham de Billy, tutuklanmanın ertesinde Laura Lee nin Londra daki babasıyla bağlantıya geçtiğini ve Burroughs un dava esnasında kendisine yardımcı olabilmek için Florida ya geldiğini anlatır. İkinci dereceden suçla davadan yakasını kurtaran Billy nin, dört yıllık süre için gözaltına alınmasına ve Lexington-Kentucky deki Federal Narkotik Hastanesinde zorunlu tedaviye girmesine karar verildi. Kentucky Ham in büyük bir kısmı, yıllarında Billy nin bağımlılığından kurtulmak için federal hastanede yaşadıklarını anlatmaktadır. Kitabın son bölümünde Billy, Lexington dan çıktıktan sonra olanları ve Florida daki deneysel bir okula kaydoluşunu anlatır. Bu okul, ergenlik çağındaki gençler üzerinde uzmanlaşmış olan ve zaman içinde Billy nin yakın bir arkadaşına dönüşen Reverend George von Hilsheimer tarafından açılmış Green Valley Okulu ydu. Green Valley de Hilsheimer, biyografi yazarı Jenny Skerl in tabiriyle, Billy için gerçekten gerekli olan rehberlik ve istikrarı sağladı. Zaten Billy de Kentucky Ham kitabını, tedavisini yöneten ve sapkınlıkların hepsinin bir olduğunu çok iyi bilen Reverend George von Hilsheimer a adamıştır. Kentucky Ham, Hilsheimer Billy ve diğer öğrencileri yaz döneminde bir balıkçı teknesinde çalışmaları için Alaska ya gönderdiğinde olanlarla kapanır. Alaska nın ardından Green Valley e dönen Billy, burada 1968 yılında evleneceği Karen Perry yle tanıştı. Yirmi bir yaşına geldiğinde ilk kitabı Speed i yazan Burroughs Jr. (kitap 1970 yılında yayınlandı), yıllarında ise Kentucky Ham i tamamladı (bu kitap ise ilk kez 1973 de yayınlandı). Kitapları için sözleşme yapan ve bir yazar olarak yeteneği tasdik edilen Burroughs Jr. ın sokaktaki günleri sona ermiş gibi görünüyor ancak yeni bir sorun baş gösteriyordu: alkol Billy nin yeni bağımlılığı olmuştu yılında, kocasının alkolik yaşamını daha fazla kaldıramayan Karen, Billy yi terk etti. Burroughs Jr. ın kısa yaşamının son on yılı Boulder- Colorado da, Allen Ginsberg in kurduğu ve ders verdiği Jack Kerouac School of Disembodied Poetics in de içinde bulunduğu, Tibet Budizmi üzerine çalışmalar yapılan Naropa Enstitüsü nün hemen yakınlarında geçti yılında Burroughs Jr. ın karaciğeri aşırı alkol tüketimi yüzünden çalışamaz hale geldi ve Denver da bir hastanede karaciğer nakli gerçekleştirildi. Üçünü kitabı Prakriti Junction da Burroughs Jr., ameliyat sonrasında oluşan ciddi sağlık sorunları nedeniyle hastanede geçen aylarından ve yaşadığı acı dolu nekahat döneminden bahseder. Ancak yıllarında yazılmaya başlanan Prakriti Junction hiçbir zaman tamamlanamayacaktı. Jenny Skerl in düşüncesi, Burroughs Jr. ın Prakriti Junction ın müsveddeleri üzerinde, yaşadığı ıstırapları kaydetmek ve bundan bir anlam çıkarabilmek için, eline ne geçerse, kibrit kutuları, peçeteler ve zarflara yazarak, ölümüne dek çalışmaya devam ettiği yönünde. Vücudunun nakli yapılan karaciğeri reddettiğinin farkında olan Burroughs Jr., sıcak iklimin sağlığına iyi geleceğini umarak 1981 Ocak ında yeniden Florida ya 11

12 döndü. İkinci kez karaciğeri çalışamaz duruma gelip acilen hastaneye kaldırılması gerektiğinde, George von Hilsheimer ı ziyaret etmekteydi. William Seward Burroughs Jr., 3 Mart 1981 de, karaciğer yetmezliğinden öldü. Burroughs Jr. yazmaya başladığında, etkisi altında olduğu kitap, babasının 1953 yılında basılan ilk kitabı ve otobiyografik bir roman olan Junky ydi. Junky, Burroughs un 1944 yılında, otuz yaşındayken yaşadığı morfin bağımlılığını anlatır. Speed in ilk baskısı için bir önsöz yazan Allen Ginsberg, anlatıcının karakteristik Burroughs lakonizmi ve duyarlılığından işaretler gösterdiğini söylemiştir. Bu kitapta anlatılan kesinlikle ele avuca gelmeyecek bir hikayedir: Methedrine evrenine bir yolculuk. Burroughs un elinden çıkan ilk iş ise cank (morfin, eroin) evrenini anlatmaktaydı. İkinci kuşak Beat yazarlarından biri olan Burroughs Jr. ın önünde, diğer bir taraftan, Kerouac ın otobiyografik roman modeli de bulunmaktaydı (Kerouac ın Duluoz Efsanesi dediği bütünü oluşturan kitap serileri). Otobiyografi Amerika da her zaman el üstünde tutulan bir tür olmuştur ve Kerouac, gelecekte roman türünün bir itiraf edebiyatı olacağını, insanların kendi hayatlarının hikayesini anlatacağını söylemiştir. Çünkü, hikayeler ölümsüzdür. Burroughs Jr. kendi hayatı hakkında yazarken henüz yirmili yaşlarının başında; bir diğer deyişle, Jack Kerouac ve William S. Burroughs un ilk romanlarını ( On the Road ve Junky ) yazdıkları yaşlara kıyasla, çok daha gençti. Genç bir yazar olarak, yeniyetmelik yıllarında yaşadığı korkunç deneyimlerin henüz çok uzak bir geçmişte kalmamış olması, okuyucunun karşısında Burroughs Jr. ın saflığını, korunmasızlığını öne çıkarıyor ve anlatımına hatırı sayılır bir duygulanım katıyordu. Burroughs Jr ın., bir anlamda, J. D. Salinger in Catcher in the Rye romanının kahramanı Holden Caulfield gibi yazdığını söyleyebiliriz yalnız, yirmi yıllık bir farkla. Billy nin talihsizliği zamanlamasının çok kötü olmasıydı: arketip sayılabilecek isyankar gençliğini, 1940 ların görece sakin yıllarında değil, 1960 ların uyuşturucu deneyimi ve sosyal karışıklık yıllarında yaşadı ve yazdı. Kitaplarında Billy nin üslubu, babasının yetişkin bir tona sahip keskin tarzından ziyade, yeniyetmeliğin aptal cesaretiyle örülmüştür. Speed de, asit attıktan sonraki zamanı şöyle betimler: Günün geri kalanı, Life Magazine ya da benzeri bir dergide okuyabileceğiniz LSD tripleriyle geçip gitti. Şair Anne Waldman ın ortaya koyduğu gibi, otobiyografik romanlarında Billy yürekten konuşuyor ve Arkadaşlarınız gidişinizi izliyorsa, hemen onların yanına geri dönün gibi net ifadelerinden, uyuşturucuyla basıldığınızda sahip olduğunuz haklar üzerine hararetli çıkışlarına dek, genç okuyucularına irili ufaklı tavsiyeler veriyordu. Kentucky Ham, Harrison yasasıyla hayata geçirilen 12

13 yasal prosedürleri izleyen yıllarda ABD de uyuşturucu bağımlısı olmanın tehlikeleri üzerine uyarıcı nitelikte bir hikayedir kitap, uyuşturucuların yasallaştırılması yönünde bir savunuyla kapanır. Burroughs Jr. kendi hayatının, geçerli olan cezalandırma ve rehabilitasyon sisteminin çalışmadığının bir kanıtı olduğunu öne sürer. Polis ve narkotik ajanlarının bağnaz olduklarını ve tutuklandığı andan itibaren artık onlara ait olduğunu anlamıştır. Aynı zamanda, bir uyuşturucu bağımlısı olarak kendini yok etmeye giden kaçınılmaz süreç konusunda da gerçekçi bir tutum içindedir. Lexington daki federal hastanede doktorların kendisine önerdiği tedavinin işe yaramayacağını hisseder, ancak içerdeki hasta-mahkumlardan biri bir cankinin iyileşmesinin ancak yeni bir beyinle mümkün olacağını söylediğinde de bunu dikkate alır. Kentucky Ham Burroughs Jr. ın nasıl yakalanıp rehabilite edildiğinin hikayesiyse, o zaman Speed de, amfetamin ve Methedrine bağımlılığının, ve altmışların diğer iki gözde uyuşturucusu LSD ve marihuanayla ilgili deneyimlerinin bir dökümüdür. Tutuklanması, belli konularda Burroughs Jr. ın aklını başına getirmiştir. New York ta içeri atıldığında, konuştuğu herkesin Amerika da gücün kime uygulandığını en parlak politika profesörlerinden bile daha iyi bildiğini görür. Ve bu durumun hayatlarını nasıl etkilediğini de çok iyi biliyorlardı. Hırsız-Polis oyunu Amerikan tarzının bir uzantısıydı. Burroughs Jr., varoluşunun neden olduğu psikolojik ıstıraplardan kaçmak için uyuşturuculara bağlandı; ancak zaman içinde uyuşturucu deneyiminin kendisinin korkunç bir çehre kazandığını gördü ların bağlantısızlığını anlamıştı: Savaş sonrası Beat Hareketinin (ülkeye yönelik) dinsel bir yaklaşımı olduğu doğru ancak birkaç arkaik kaçığı dışarıda tutacak olursam, bugün tanıdığım herkesin tek istediği, bu değerlerle kıçlarını silmek. Uyuşturucular Billy ve arkadaşlarının durdukları yerde çürümelerine neden oldu (New York turlarından birinde, Florida dan tanıdığı bir kızı gördüğünde, kızın bütün ışıltısının kaybolmuş olduğunu yazar). Bu nedenlerle Speed, karanlık arka sokakların, kirli uyuşturucu batakhanelerinin ve çirkin yüzlü bir kentin gece boyu açık hayaletimsi kahvehanelerin ortasında, Amerikan edebiyatının en korkunç asit triplerinden birinin içinde yükselir. Burroughs Jr. ın aradığı, gerçeklik, kendi benliğinin özüydü ancak, kendi tabiriyle, bin ayrı trajik benlik içinde kaybolmakta, gerçeklik içinde bir yeniyetme olmaktan çok daha iyiydi. Boku yemiş bir çocuk olarak, kendi mizah anlayışına tutunacak ve kafayı kırdığında yapabileceği en iyi şeyin her şeyi olduğu gibi, ancak beş farklı biçimde görmek olduğunu bilecek kadar zeki bir çocuktu. Speed ve Kentucky Ham, 1960 larda Amerikan sokaklarına taşan sözde gençlik isyanının en önemli belgelerinden ikisidir. Bu gürültülü kültürel değişim yıllarında, Burroughs Jr., henüz yeniyetmelik yıllarında aklını yitireceğine inanıyordu. Kendi hayatında uçurumun kenarına kadar gelmiş olabilir; ancak bir yazar olarak, kağıt üzerinde sözcüklerin tınısını yakalama aşkı ve olay örgüsünü desteklemek için betimlemelerinde hem keskin fiziksel detayları hem de akıldan kolay kolay çıkmayan şiirsel imgelemini bir araya getirebilen dehasıyla bunun karşılığını almıştır. Connecticut Üniversitesi nde İngiliz Dili Profesörü olan Ann Charters ın Beat edebiyatına olan ilgisi, Allen Ginsberg in Howl şiirini okuduğu Berkeley deki Six Gallery gecelerine dek uzanır. Kerouac ve önde gelen diğer Beat yazarlarıyla da burada tanışmıştır. Columbia Üniversitesi ndeki öğrencilik yıllarında Beat yayınlarını toplamaya başlayan Charters ın ilk önemli çalışması, Kerouac ın ölümünün ardından yayınlanan kapsamlı biyografidir. The Beats: Literary Bohemians in Postwar America başlıklı iki ciltlik ansiklopedinin editörü olan Charters, Beat üzerine hazırladığı kitapların ve yazdığı sayısız makalenin yanında, Charles Olson ve Vladamir Mayakovski gibi şairler hakkında da kitaplar yayınlamıştır. 13

14 Sonun başlangıcı! Bir bariyer yıkıldı! Bir insan sesi ve bedeni, Amerika nın sert duvarına, onun ordularına, akademilerine, kurumlarına, düzeninin sahiplerine ve güç destekli temellerine karşı gürledi. U L U M A Allen Ginsberg 14

15 Kutsal! Kutsal! Kutsal! Kutsal! Kutsal! Kutsal! Kutsal! Kutsal! Kutsal! Kutsal! Kutsal! Kutsal! Kutsal! Kutsal! Dünya kutsaldır! Ruh kutsal! Ten kutsaldır! Burun kutsal! Dil, sik ve el ve göt deliği kutsal! Her şey kutsaldır! Herkes kutsal! Her yer kutsaldır! Her gün sonsuzluk! Her adam melek! Kaçık olduğu sürece dört büyük melek kutsal! Sen ve ruhum delinin kutsallığı kadar kutsal! Daktilo kutsal şiir kutsal ses kutsal dinleyenler kutsal esrime kutsal! Kutsal Peter Kutsal Allen Kutsal Solomon Kutsal Lucien Kutsal Kerouac Kutsal Huncke Kutsal Burroughs Kutsal Cassady Kutsal gizli hayvan sikiciler ve ızdırap içindeki dilenciler ve iğrenç insan melekler kutsal! Kutsal tımarhanedeki annem! Kansas'taki atalarımın siki de kutsal! İnleyen saksafon kutsal! Kutsal mahşeri bop! Cazcılar ot hipsterler barış & junk & sarma kutsal! Kutsal gökdelen ve kaldırımların ıssızlığı! Milyonlarla dolan kafeteryalar kutsal! Sokakların aşağısındaki gizemli gözyaşı nehirleri kutsal! Doyumsuz yalnızlık kutsal! Orta sınıfın büyük kuzusu, isyanın çılgın çobanı kutsal! Kim Los Angeles ı Los Angeles yapan! Kutsal New York Kutsal Frisco Kutsal Peoria & Seattle Kutsal Paris Kutsal Tanca Kutsal Moskova Kutsal İstanbul! Kutsal zamanın sonsuzluğu kutsal sonsuzluğun zamanı kutsal boşluktaki saatler kutsal dördüncü boyut! Kutsal beşinci enternasyonel! Kutsal melekteki Molok! Kutsal deniz kutsal çöl kutsal demiryolu kutsal tren kutsal görüler kutsal halüsinasyonlar kutsal mucizeler kutsal gözçukuru kutsal cehennem! Kutsal bağışlama! Merhamet! İyilik! İman! Kutsal! Bizler! Bedenler! Kederli! Yüce! Kutsal ruhun doğaüstü çokça gözalıcı yetenekli şefkati. 15

16 The Kiss Off it was one of those half-ass literary gatherings and this girl dropped to her knees on the rug and said to him: "O, Mr. C., let me kiss that thumb that great amputated thumb that appeared in that great American novel On the Road!" Mr. C. held out the amputated thumb and she kissed it and we all came all around all around, we all came all around Charles Bukowski 16

17 ALLEN VE NEAL ÜZERİNE CAROLYN CASSADY 1940 ların sonlarında, Allen Ginsberg adında bir Columbia öğrencisi, bir aralar New York ta takılan ancak ardından ortalıktan kaybolan bir tanıdığını, Neal Cassady yi ziyaret etmek için Denver a yollandı. Denver da bu ikiliye ortak bir arkadaşları, Jack Kerouac da katıldı (bu birleşmenin kurgusal bir dökümü daha sonra Kerouac ın Yolda sında yerini alacaktı). Denver, Neal Cassady nin bir süre sonra evleneceği Carolyn Robinson la da tanıştığı yerdi. Diğer bir taraftan, tanışmalarından itibaren Ginsberg tam anlamıyla Neal ın büyüsü altına girmişti. Ginsberg, yıllar sonra, 1966 da ünlü bir Paris Review röportajında bahsedene dek, Neal le olan ilişkilerinin cinsel boyutu birkaç kişi dışında kimse tarafından bilinmeden kaldı. Allen ın 1997 yılındaki ölümüne dek Carolyn Cassady ünlü şairle arkadaşlığını sürdürdü. Anlaşılır bir şekilde, kendine has karmaşıklıkları olan bir ilişkiydi aralarındaki. Aşağıda Carolyn Robinson Cassady nin Allen Ginsberg ve Neal Cassady yle olan ilişkisinden bahsettiği özel bir röportajı okuyacaksınız. Tercüme: Mahşer 17

18 1940 ların Denver ına dönecek olursak, yanınızdaki bu adamların, Ginsberg, Kerouac ve Neal ın bir gün efsane olacağını düşünmüş müydünüz hiç? CC: Ne Allen ın ne de Jack in bir mit yaratma peşinde olduğunu düşünmedim. En azından bilinçli olarak. Beat Kuşağı ve etrafındaki mitler medya tarafından yaratıldı ve o günden beri de birçok yazarla büyüdü. Yıllar içinde Allen, Neal için birçok şiir yazdı. CC: Sanırım Denver daki tanışmamızın hemen öncesinde Allen ın Neal için yazdığı bazı şiirleri okumuştum. Ve San Jose de hep birlikte olduğumuz dönemde de Allen bana bazı şiirler okudu. Şiirlerden birinin adının Yeşil Otomobil olduğunu anımsıyorum. Galiba ikimiz de aynı adamı seviyorduk ve Allen ın hislerini anlayabiliyordum. Bu ortak bir yanımızdı onunla. Allen ın yazdığı şiirler içinde Neal ın favorisi olan bir tane var mıydı? CC: Böyle bir şiir varsa bile ben bilmiyorum. Elbette ki anlıyordu ancak Neal ın şiirden çok hoşlandığını sanmıyorum, en azından Jack kadar. Neal ın zihin yapısının daha çok mantık düzleminde ve analitik olduğunu düşünüyorum. Felsefeden ve olaylarla hareketlerin nedenleri üzerine gitmekten hoşlanıyordu. Yani daha pratik, kullanılabilir şeylerden bahsediyorum. Allen ı kıskanıyor muydunuz? CC: İki kişinin aynı insanı sevdiği tüm durumlarda olduğu gibi, seçimleri yalnızca sevilen bu insan yapıyordu. Diğerini herhangi bir sebepten suçlamak bu anlamda hem çok aptalca hem de saçma. Kerouac biyografilerinden birinde, Neal ın bir yerlerde, Allen a karşı hissettiği yükümlülük nedeniyle gay olmaya çalıştığını söylediği yazıyor. CC: Neal ın Allen a karşı böyle bir yükümlülük hissetmesi söz konusu değil bu çok gülünç bir fikir. Ortada olan şey yalnızca Neal ın merhamet duygusuydu; Allen ın çektiği acı yüzünden kendini çok kötü hissediyor ve onu bir şekilde teskin etmek istiyordu. Allen ın günlüklerini okursanız, Neal ın onu fazlasıyla teskin ettiğini düşünebilirsiniz, ama yalnızca Allen ın fantazilerinde. Neal açık bir şekilde ona penislerden hoşlanmadığını söylemişti ve eminim ki hiçbir zaman da ona karşı baskın bir noktaya gelmedi. Sıradaki soru lütfen. Gerideki Karakterler isimli hatıratında Joyce Johnson (Jack Kerouac la bir arada olduğu yıllardaki ismiyle Joyce Glassman) Barnard dan bir arkadaşlarının, Elise Cowen in, Ginsberg den çok fazla hoşlandığını yazıyor. CC: Allen ın Elise den bahsettiğini hiç duymadım ve Joyce un kitabını okuyana dek bu kızdan haberim yoktu. Ancak gençlik yıllarında Ginsberg de evlenmeyi düşünmüştür eminim bir ara; 30 lu ve 40 lı yıllarda bütün erkekler bu şekilde yetiştiriliyordu sonuçta. 18

19 Allen ilgi odağı olmayı seviyordu... CC: Kendi yarattığı bir imajın içinde debelendi. Zavallı, kendisini hiç güvende hissetmiyordu, bu yüzden muazzam bir ego oluşturdu ve dünyanın her yerinde alkışların peşinde koştu. Ona bir gün, şiirlerine düzülen övgülere inanıp kendisini buna layık görmediği sürece, bunu yapmaya devam edeceğini söylemiştim ki devam da etti zaten. Allen radikal fikirleri üzerine sizinle konuşuyor muydu? CC: Her ikisine de çok karşı olduğumu bildiğinden, benimle siyaset ya da anarşi üzerine konuşmuyordu. Sonraki yıllarda benimle yalnızca sevgilileri hakkında konuştu. Konuşmalarımız ekseriyetle edebiyat, yaşama yönelik planlar ya da Neal hakkında oluyordu larda Allen Ginsberg uyuşturucu kültürünün, özellikle de LSD nin bir sembolü haline geldi. CC: Ginsberg yirmili yaşlarındayken, hatırladığım kadarıyla onu yalnızca esrar ya da amfetaminle kafayı bulmuş bir halde gördüm. Bir şey kullanmadığı zamanlar düşünceli, ciddi, bazen de suratsız ve depresif bir haldeydi. Fakat kafayı bulduğunda neşeleniyor; gürültülü, yerinde duramayan, biraz da şaşkın bir ruh haline bürünüyordu. Sonraki yıllarda, özellikle de Budizm in üzerindeki etkileriyle, daha sakin ve nazik birisi oldu. Egosu büyümeye devam ediyordu ancak hissettiği güvensizlik halen aynı yerde duruyordu. CC: Ne zaman yaşadığım yere gelse, beni arar, görüşmek isterdi. Hayatının son yıllarında eski burukluğu yeniden ortaya çıkana dek, bana karşı her zaman çok nazik oldu. Son yazdığı şiirlerden biri Neden halen Carolyn e kızgınım? diye başlıyordu. Londra ya geldiği zamanlarda arayıp her ne performansa çıkacaksa beni davet ederdi; sonrasında da konuşurduk. Onu alkışlayacak bir çift el daha bulmanın bir yoluydu bu onun için aksi halde benim için silinip gideceğini düşündüğünden muhtemelen. Allen ı en son ne zaman gördünüz? CC: New York ta, ölümünden bir yıl önce. Birlikte olduğumuz tüm zaman boyunca bir fotoğraf makinesini yüzümün içine soktu ki bunun biraz kaba bir hareket olduğunu düşünüyorum. Ama Allen buydu işte. Onu her zaman seveceğim... ailemden birisi gibi. Allen diğer Beat şairlerini beğeniyor,, takdir ediyor muydu? CC: Allen hemen kulağımın dibinde şairler hakkında konuşmuş olabilir ancak umrumda bile değildi. Whalen, Lamantia, McClure u biliyordum ama Rexroth u tanımıyordum. Onların yazdığı şiir türünden hoşlandığımı söyleyemem, bu yüzden hiçbirini çok fazla okumuş değilim. Neal ın ölümünden sonra Allen ı gördünüz mü? 19

20 Richard Brautigan, Beat Kuşağı ile 1960 ların karşı-kültürü arasında köprü kurmuş bir yazar lerde Kenneth Rexroth un çevresinde, Lawrence Ferlinghetti nin City Lights kitabevinde, kafelerde, caz kulüplerinde, sokaklarda bir araya gelen ve San Francisco Rönesansı nı fişekleyen şair ve yazarlar arasında yer aldı larda yazdığı ve apaçık dönemin ruh halini yansıtan romanlarıyla gençler arasında popülerlik kazandı. Grateful Dead ve Jefferson Airplane dinleyenler, Monterey ve Woodstock festivallerini izleyenler, Haight-Ashbury ye yerleşenler, Amerika da Alabalık Avı ve Karpuz Şekerinde yi yutarcasına okudular. Daha özel bir ayrım yapan Edward H. Foster, Brautigan ı Beat edebiyatının kolu sayılabilecek bir topluluğun üyesi olarak kabul etti: Kuzeybatılılar. Ancak Snyder, Whalen, Kesey gibi şair ve yazarların dahil olduğu Kuzeybatı kolu, tıpkı diğerleri gibi, Brautigan edebiyatını tanımlamak için de yetersiz kalacaktı. (Bu yazı bir gece yarısı sıkıntısının sonucunda, ağzı bozuk fanzin Zemberek in tahminen 1998 tarihli üçüncü hamlesindeki köttüne koduum okuyucusu kadir kıymetini bilemedi söz konusu yazarın dizisinden dikilmiştir) 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Zengin Adam, Fakir Adam

Zengin Adam, Fakir Adam Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Zengin Adam, Fakir Adam Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: M. Maillot ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz.

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. YARATICI OKUMA DOSYASI En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. MAVİŞ Mavişe göre Dünya nın ¾ nün suyla kaplı olmasının nedeni nedir?...... Maviş in gözünün maviden başka renk görmemesinin

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Beyni geliştirmek ve zekâmızı parlatmak mümkün. Beyin, yeni bilgiler ve beyin faaliyetleri ile gelişir ve büyür.

Beyni geliştirmek ve zekâmızı parlatmak mümkün. Beyin, yeni bilgiler ve beyin faaliyetleri ile gelişir ve büyür. Beyni geliştirmek ve zekâmızı parlatmak mümkün. Beyin, yeni bilgiler ve beyin faaliyetleri ile gelişir ve büyür. Kullanılmayan beyinde kısmi ve genel büzülme meydana gelir. Bilim adamlarının araştırmaları,

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N.

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N. New York ta bugün kar yağıyor. 59. Cadde deki evimin penceresinden, yönetmekte olduğum dans okuluna bakıyorum. Bale kıyafetlerinin içindeki öğrenciler, camlı kapının ardında, puante * ve entrechats **

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

Hipnoz durumu nedir? H İ P N O Z NE DEĞİLDİR? NEDİR? Uyku Uyanık bir durum. Bilinçsiz bir durum Rahatlama durumu. Aldanma Hayalinizde canlandırma

Hipnoz durumu nedir? H İ P N O Z NE DEĞİLDİR? NEDİR? Uyku Uyanık bir durum. Bilinçsiz bir durum Rahatlama durumu. Aldanma Hayalinizde canlandırma Hipnoz ile ilgili olarak hemen hemen herkesin bir fikri vardır. Ve bu fikir genellikle filmlerden öğrenilen birisine adam öldürtmek, hırsızlık yaptırmak gibi genelde olumsuz örneklerden oluşmaktadır. Peki,

Detaylı

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti SİNOPSİS Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, 2012 de İstanbul da, 2008 yılında yayınladığı Masumiyet Müzesi romanı ile aynı adı taşıyan bir müze açar. Müzenin içindeki eşyalar, romana konu olan ve

Detaylı

Beyin Cimnastikleri (I) Ali Nesin

Beyin Cimnastikleri (I) Ali Nesin Beyin Cimnastikleri (I) Ali Nesin S eks, yemek ve oyun doğal zevklerdendir. Her memeli hayvan hoşlanır bunlardan. İlk ikisi konumuz dışında. Üçüncüsünü konu edeceğiz. 1. İlk oyunumuz şöyle: Aşağıdaki dört

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Dünya Onlarla Daha Renkli

Dünya Onlarla Daha Renkli Dünya Onlarla Daha Renkli Okudunuzsa bileceksiniz, yıllar önce yayımladığım bir kitaba, Dünyanın sahipleri arasında biz insanların yanı sıra başka canlılar da olduğunu ilk ne zaman düşünmüştüm? diye bir

Detaylı

11 Eylül de Sinemalarda

11 Eylül de Sinemalarda İyi Performanslarla Dolu, Çekici Bir Hikaye Milton Moview Review Gece Bitmeden de Chris Evans ın Yakışıklılığından Fazlası Var Culled Culture Gece Doğmadan ve In Search Of A Midnight Kiss in İzinde Filmaluation

Detaylı

İNTERNETİN GÜVENLİ KULLANIMI VE GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ

İNTERNETİN GÜVENLİ KULLANIMI VE GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ İNTERNETİN GÜVENLİ KULLANIMI VE GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ İNTERNETİN ÖNEMİ ve Güvenli İnternet Hizmeti İnternet Dünyamızı değiştiriyor Ailenin yeni bir üyesi Hayatımızın vazgeçilmez bir parçası Bir tıkla

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir.

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir. Evlilik öncesi cinsel ilişki, bir mesele olarak, pek çok insan açısından spesifik bir önem taşımamaktadır. Ancak, konuyla ilgili bana gelen sorular, psikolojik danışma seanslarında karşılaştığım hikâyeler,

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

II) Hikâye Dışı düzlemi

II) Hikâye Dışı düzlemi HİKÂYE ETME DÜZLEMLERİ Prof. Dr. Rıza FİLİZOK Günümüz edebiyat araştırmalarında yeni bir bilim anlayışının derin izleri vardır. Özellikle yapısal metin analizinde artık temel kavramlar görecelilik ve fonksiyon

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

İsa Mesih elçilerini seçiyor

İsa Mesih elçilerini seçiyor İsa Mesih elçilerini seçiyor BU ÇAĞIRIDA ÖNEM TAŞIYAN İLKELER A. Giriş Markos 3:13-18: İsa dağa çıkarak istediği kişileri yanın çağırdı. Onlarda yanın gittiler. İsa bunlardan oniki kişiyi yanında bulundurmak,

Detaylı

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:...

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:... Übersetzungshilfe - Anket çevirisi Size anketi doldurmanız için kolaylık sağlamak istiyoruz, bu yüzden size göç ve entegrasyon ile ilgili bu çeviriyi hazırladık. Lütfen cevaplarınızı bu kâğıta yazmayınız,

Detaylı

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR Amaç: Çocukların denizlerde kirliliğine neden olan atıkları gözlemlemesi ve kirliliğin deniz yaşamına etkileri konusunda

Detaylı

KONTES ADA LOVELACE: İLK KADIN BİLGİSAYARCI

KONTES ADA LOVELACE: İLK KADIN BİLGİSAYARCI KONTES ADA LOVELACE: İLK KADIN BİLGİSAYARCI Kontes Ada Lovelace, İngiliz şair Lord Byron un kızıdır. Mekanik bilgisayar fikrinin öncüsü C. Babbage ile birlikte programlama fikrinin temelini attı. Kontes

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

'Kıyma Parası ile Kitap Almıştım'

'Kıyma Parası ile Kitap Almıştım' On5yirmi5.com 'Kıyma Parası ile Kitap Almıştım' İroni dolu yazıları, aykırı çıkışları ile bilinen gazeteci Fikri Akyüz le uzun soluklu bir söyleşi yaptık. Yayın Tarihi : 20 Nisan 2010 Salı (oluşturma :

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Doğukan Türkekul Akgün TURK 102-1. Seda Uyanık. Tarih: 25.09.2014. Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım. Budapeşte Gezi Notlarım

Doğukan Türkekul Akgün TURK 102-1. Seda Uyanık. Tarih: 25.09.2014. Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım. Budapeşte Gezi Notlarım Doğukan Türkekul Akgün 21302032 TURK 102-1 Seda Uyanık Tarih: 25.09.2014 Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım Budapeşte Gezi Notlarım Lise yıllarımdan beri arkadaşımla her yaz beraber tatile gitme planı yapar

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

EVRİM TRANSCENDENCE 10 EKİM DE SİNEMALARDA!

EVRİM TRANSCENDENCE 10 EKİM DE SİNEMALARDA! EVRİM TRANSCENDENCE 10 EKİM DE SİNEMALARDA! EVRİM - TRANSCENDENCE Evrim Transcendence filminde Oscar adayı Johnny Depp, Rebecca Hall, Paul Bettany, Cillian Murphy ve Oscar ödüllü oyuncu Morgan Freeman

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. I Adınız soyadınız [..] II Doğum tarihiniz [ ] III Cinsiyetiniz? Kadın Erkek IV

Detaylı

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen SEVGİ BAŞMAN: 1986 da Tokat ta doğdu. 2008 yılında İstanbul Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünü bitirdi ve ardından İngiltere ye yerleşip üç yıl öğretmenlik yaptı. 2012 yılında Keele Üniversitesi

Detaylı

SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI

SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY (Artık Perili Malikâne değil, Bay Postacı he he) İçinde büyük masa olan ofis Anneciğim ve Babacığım, Lütfen lütfen LÜTFEEEN Kasvetköy e gelip

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

14 12 Bu ifadenin ne zaman kaba olduğu ne zaman gerekli olduğu konusunda onunla konuşabilirsiniz. Annebaba yanındayken ona nazikçe teklif edilen bir şeyi istemediğini Hayır diye bağırarak ifade etmek doğru

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM DEKO TASARIM Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr Biliyorum ki dekoratör sözcüğü bugün pek de popüler değil, hatta modası geçmiş bir ifade fakat yine de kendimi dekoratör olarak tanımlamak bana daha

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü

Detaylı

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY BRIC (Brasil, Russia, India, China) ve TÜRKİYE (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) 2010-2012 döneminde, BRIC ülkeleri içinde en yüksek kişi başına gelir düzeyi Rusya'da. Türkiye'ninki Rusya dışında kalanlardan

Detaylı

Hayatta gerek yaşayarak,gerek duyarak veya görerek,hiç kimse yoktur ki,etti de bulmadı,desin ve de denilsin.

Hayatta gerek yaşayarak,gerek duyarak veya görerek,hiç kimse yoktur ki,etti de bulmadı,desin ve de denilsin. ETTİM DE BULMADIM!!! Hayatta gerek yaşayarak,gerek duyarak veya görerek,hiç kimse yoktur ki,etti de bulmadı,desin ve de denilsin. Etme,bulma dünyası Eden bulur,genel bir kural halinde hayatta tecelli etmektedir.

Detaylı

Eski çağlara dönüp baktığımızda geçmişteki gç ş insan topluluklarının yazılı, yazısız kültür miraslarında Güneş ve Ay tutulmalarının nedeni hep doğaüstü güçlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan tasvirlerde

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 22 Mart 2013 Sayın Velimiz, Dördüncü rehberlik postamızda sizlerle, Davranış ve Değerler Eğitimi Programı kapsamında

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Kanserli Hastalar Tarafından Sık Sorulan Sorular Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Hastaların Soruları Tıbbi tedavi Otonomi

Detaylı

2013 / 2014 SAYI: 17. Haftanın Bazı Başlıkları

2013 / 2014 SAYI: 17. Haftanın Bazı Başlıkları 2013 / 2014 SAYI: 17 Haftanın Bazı Başlıkları Çocukla İyi Zaman Geçirmenin 10 Yolu VI. Geleneksel Piyano Resitali Miniklere Anlamlı Hediye Okul Küçük Erkek Basketbol Takımı mızdan Başarı Çocukla İyi Zaman

Detaylı

Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum. Sevgiler, saygılar.

Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum. Sevgiler, saygılar. MESLEĞE VEDA From: Güney Dinç Sent: Wednesday, April 16, 2014 1:56 PM To: Subject: [ÇEHAV] Mesleğe Veda Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum.

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014 BİLİMKURGU: BAŞKA BİR VAROLUŞ MÜMKÜN Bilimkurgu bir bakışa göre Samosata lı Lukianos tan (M.S. 2. Yüzyıl) bu yana, başka bir bakışa göre ise 1926 yılında yayımcı Hugo Gernsbeack in scientifiction kelimesini

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM: ΤAZMA. Lütfen aşağıdaki konulardan birini seçerek, aşağı yukarı 150 180 kelimelik bir kompozisyon yazınız:

BİRİNCİ BÖLÜM: ΤAZMA. Lütfen aşağıdaki konulardan birini seçerek, aşağı yukarı 150 180 kelimelik bir kompozisyon yazınız: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΔΙΕΤΘΤΝΗ ΜΕΗ ΕΚΠΑΙΔΕΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Δ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ½ ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI 1 31 MART TEMA ÇALIŞMALARIMIZ Merakla ve sabırsızlıkla ilkbaharı bekliyoruz..gelir umuduyla.. Bu ay temamız İlkbahar.. Kışı gördük, iliklerimize kadar yaşadık aylardır..

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Çankaya Üniversitesi Bilgi İşlem Departmanı nda çalışan ve 2007 Bilgisayar Mühendisliği Bölümümüzden mezun olan Hakan Yurduseven ile bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: Bu anket durumunuz hakkında bilgi edinmede bize yardımcı olacaktır. Bu anket sorununuza uygun yaklaşımda yardımcı olacaktır. Cevaplarınız gizli tutulacaktır. Lütfen

Detaylı

7AB 2 nd SEMESTER TURKISH FINAL REVIEW PACKET. 1. A: Adın ne? B:... a) Adım Alex b) Adın Alex c) Adımız Alex d) Adları Alex

7AB 2 nd SEMESTER TURKISH FINAL REVIEW PACKET. 1. A: Adın ne? B:... a) Adım Alex b) Adın Alex c) Adımız Alex d) Adları Alex 7AB 2 nd SEMESTER TURKISH FINAL REVIEW PACKET ADI SOYADI: SINIF: TARIH:.. 1. A: Adın ne? B:. a) Adım Alex b) Adın Alex c) Adımız Alex d) Adları Alex 2. Senin adın ne? a) Benim adım Sana b) Senin adım Sana

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! SUNUMUMUZA HOŞGELDİNİZ Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! Haber ve bilgi verme amacı başta olmak

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu. Çağrışım: Senden Kim Çıkacak?

3. Yazma Becerileri Sempozyumu. Çağrışım: Senden Kim Çıkacak? Çağrışım: Senden Kim Çıkacak? AMAÇ Amacımız dört temel dil becerisinin bir ayağını oluşturan yazma becerisine farklı bir bakış açısı kazandırmak; duyan, düşünen, eleştiren, sorgulayan insanlar yetiştirme

Detaylı