PROBİYOTİK AYRAN ÜRETİMİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA. İlyas Erdem TONGUÇ. Süt Teknolojisi Anabilim Dalı Bilim dalı kodu: Sunuş Tarihi:

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "PROBİYOTİK AYRAN ÜRETİMİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA. İlyas Erdem TONGUÇ. Süt Teknolojisi Anabilim Dalı Bilim dalı kodu: 501.10.01 Sunuş Tarihi: 21.08."

Transkript

1 EGE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (YÜKSEK LİSANS TEZİ) PROBİYOTİK AYRAN ÜRETİMİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA İlyas Erdem TONGUÇ Süt Teknolojisi Anabilim Dalı Bilim dalı kodu: Sunuş Tarihi: Tez Danışmanı : Prof. Dr. Özer KINIK Bornova-İZMİR

2

3 III İlyas Erdem TONGUÇ tarafından Yüksek Lisans Tezi olarak sunulan Probiyotik Ayran Üretimi Üzerine Bir Araştırma başlıklı bu çalışma, E.Ü. Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği ile E.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Eğitim ve Öğretim Yönergesi nin ilgili hükümleri uyarınca tarafımızdan değerlendirilerek savunmaya değer bulunmuş ve 21/08/2006 tarihinde yapılan tez savunma sınavında aday oybirliği / oy çokluğu ile başarılı bulunmuştur. Jüri Üyeleri İmza Jüri Başkanı : Prof. Dr. Özer KINIK... Raportör Üye: Prof. Dr. Harun UYSAL... Üye : Yrd. Doç. Dr. Figen KOREL...

4

5 V ÖZET PROBİYOTİK AYRAN ÜRETİMİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA TONGUÇ, İlyas Erdem Yüksek Lisans Tezi, Süt Teknolojisi Bölümü Tez Yöneticisi: Prof.Dr. Özer Kınık Ağustos 2006, 133 Sayfa Bu çalışmada, geleneksel bir Türk süt içeceği olan ayran, normal ayran kültürünün yanında farklı probiyotik kültürler kullanılarak üretilmiş, ürünlerin bazı fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özellikleri incelenmiştir. Sonuçlar karşılaştırılarak, 10 günlük depolama süresi ve farklı kültür içerikleri açısından oluşan farklar değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, normal ayran kültürüne destek olarak kullanılan probiyotik kültürlerin, ürünlerin fiziksel kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerini olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Buna paralel olarak, yapılan duyusal değerlendirmelerde panelistler, probiyotik ayran örneklerinin normal ayrana göre daha iyi tat, aroma ve kıvam özelliklerine sahip olduklarını belirtmişler ve 10 günlük depolama süresince bu özelliklerini daha iyi koruyabildiklerini dile getirmişlerdir. ANAHTAR KELİMELER: Fonksiyonel gıdalar, probiyotik, fermente süt içecekleri, ayran

6

7 VII ABSTRACT A STUDY ON AYRAN PRODUCTION USING PROBIOTIC BACTERIA TONGUÇ, İlyas Erdem MSc in Department of Dairy Technology Supervisor: Prof.Dr. Özer Kınık August 2006, 133 pages In this study, ayran, which is a traditional Turkish yoghurt drink, were produced using different combinations of probiotic cultures and their physical, chemical, microbiological and organoleptical properties were examined.. These properties were compared and the differences were evaluated with respect to their 10 day storage period and culture content. The results indicate that using probiotic bacteria alongside the standard ayran culture as adjunct culture have positive affects on the physical, chemical and microbiological properties of the products. In the same way, the majority of the panelists in the sensory evaluation described the probiotic ayran samples as having better taste and flavour and spoke of a better durabilty of taste, flavour and acidity until the end of the storage period. KEYWORDS: Functional foods, probiotics, fermented dairy drinks, ayran

8

9 IX TEŞEKKÜR Süt Teknolojisi Bölümü'nde eğitimime başladığım günden itibaren, bana her türlü konuda yardımcı olan, tez danışmanım sayın hocam Prof. Dr. Özer KINIK'a en içten teşekkürlerimi sunarım. Yüksek lisans eğitimim boyunca, gerek tez çalışmalarım gerekse diğer çalışmalarımda, bölümümüzün imkanlarından faydalanma imkanı veren, ilgi ve desteğini esirgemeyen Süt Teknolojisi Bölüm Başkanı, hocam, sayın Prof. Dr. Sıddık GÖNÇ'e; tez çalışmamdaki yardımlarından ve yönlendirmelerinden dolayı Arş. Gör. Harun KESENKAŞ'a ve Arş. Gör. Oğuz GÜRSOY'a; tez çalışmamda duyusal değerlendirmelerimde emeği geçen Süt Teknolojisi bölümü öğretim üyelerine ve çalışanlarına, ayrıca verdikleri ilgi, destek ve dostluktan ötürü Arş. Gör. Emek ASLAN ve su ürünleri yüksek mühendisi Salim Can AKÇINAR'a teşekkür ederim. Son olarak benim şu an bulunduğum noktada olmamda en büyük payın sahipleri sevgili aileme ve yakın ilgi ve desteğinden ötürü Duygu YORNUK a teşekkürü borç bilirim.

10 XI İÇİNDEKİLER Sayfa No ÖZET... ABSTRACT... TEŞEKKÜR... İÇİNDEKİLER... ŞEKİLLER DİZİNİ... ÇİZELGELER DİZİNİ... V VII IX XI XVI XIX 1. GİRİŞ LİTERATÜR ÖZETİ Fonksiyonel Gıdalar Bağırsak ve Bağırsak Florası Probiyotikler Prebiyotikler ve Sinbiyotikler Probiyotiklerin Sağlık Üzerine Etkileri Probiyotik Tedavi ve İntestinal Floranın Modülasyonu Probiyotiklerin Bağışıklığı Güçlendirici Etkileri Allerjik Rahatsızlıklar ve Probiyotikler Bağırsak Rahatsızlıklarında Probiyotikler Laktoz İntoleransı Akut Gastro-enterit Seyahat Diyaresi... 22

11 XII Konstipasyon Kolorektal Kanserler Fonksiyonel Ürünlerde Kullanılan Probiyotiklerin Seçim Kriterleri Lactobacillus bulgaricus / Streptococcus thermophilus Bifidobacterium spp Lactobacillus acidophilus Lactobacillus Lactis L. casei subsp. rhamnosus Probiyotik Süt İçecekleri ile İlgili Yapılan Bilimsel Çalışmalar MATERYAL ve METOT Materyal Süt Tam Yağlı Probiyotik Ayran Üretimi Yarım Yağlı Probiyotik Ayran Üretimi Krema Bakteri Kültürleri Ambalaj Materyali Yöntem Probiyotik Ayran Üretimi Bakteri Kültürlerinin Aktive Edilmesi Kullanılan Kültürler Fiziksel ve Kimyasal Analiz Yöntemleri... 39

12 XIII Standardize Sütte Yapılan Analizler Probiyotik Ayranlarda Yapılan Analizler Mikrobiyolojik Analiz Metotları Mikrobiyolojik Analizler İçin Dilüsyonların Hazırlanması Yoğurt Bakterileri Sayımı Probiyotik Bakterilerin Sayımı Koliform Sayımı Maya-Küf Sayımı Duyusal Analiz Metotları İstatistiksel Analiz Metotları ARAŞTIRMA BULGULARI ve TARTIŞMA Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Özellikleri Tam Yağlı Probiyotik Ayran Üretiminde Kullanılan Sütün Özellikleri Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Kurumadde Yağ Protein Kül Laktoz Serum Ayrılması Titrasyon Asitliği (%) ph... 61

13 XIV Asetaldehit Tirozin Laktik Asit Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Mikrobiyolojik Özellikleri Streptococcus thermophilus sayısı Lactobacillus bulgaricus sayısı Probiyotik Bakterilerin Sayısı Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Duyusal Özellikleri Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Özellikleri Yarım Yağlı Probiyotik Ayran Üretiminde Kullanılan Sütün Özellikleri Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Özellikleri Kurumadde Yağ Protein Kül Laktoz Serum Ayrılması Titrasyon Asitliği (%) ph Asetaldehit Tirozin Laktik asit

14 XV Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Mikrobiyolojik Özellikleri Streptococcus thermophilus sayısı Lactobacillus bulgaricus sayısı Probiyotik Bakterilerin Sayısı Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Duyusal Özellikleri SONUÇ VE ÖNERİLER KAYNAKLAR EK ÇİZELGELER ÖZGEÇMİŞ

15 XVI ŞEKİLLER DİZİNİ Şekil 3.1. Tam Yağlı Probiyotik Ayran Üretimi Akış Şeması Şekil 3.2. Yarım Yağlı Probiyotik Ayran Üretimi Akış Şeması Şekil 4.1. Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Kurumadde Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil 4.2. Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Yağ Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil 4.3. Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Protein Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil 4.4. Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Kül Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil 4.5. Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Laktoz Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil 4.6. Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Titrasyon Asitliği Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil 4.7. Tam Yağlı Probiyotik Ayranların ph Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil 4.8. Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Asetaldehit Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil 4.9. Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Tirozin Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Laktik Asit Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil 4.11 Tam Yağlı Probiyotik Ayranların İçerdikleri S. thermophilus sayılarının depolama süresince değişimleri Şekil 4.12 Tam Yağlı Probiyotik ayranların İçerdikleri L. bulgaricus sayılarının depolama süresince değişimi 76 Şekil Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Depolama Süresi Boyunca Tat-Aroma Puanlarında Görülen Değişimler 83 Sayfa

16 XVII ŞEKİLLER DİZİNİ (DEVAM) Şekil Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Depolama Süresi Boyunca Kıvam Puanlarında Görülen Değişimler Şekil Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Depolama Süresi Boyunca Genel Puanlarında Görülen Değişimler Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Kurumadde Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Yağ Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Protein Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Kül Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Laktoz Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Serum Ayrılması Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Titrasyon Asitliği Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların ph Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Asetaldehit Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Tirozin Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Laktik Asit Değerlerinin Depolama Süresi Boyunca Değişimi Şekil 4.27 Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların içerdikleri S. thermophilus sayılarının depolama süresince değişimleri

17 XVIII ŞEKİLLER DİZİNİ (DEVAM) Şekil 4.28 Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların içerdikleri L. bulgaricus sayılarının depolama süresince değişimleri 110 Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Depolama Süresi Boyunca Tat-Aroma Puanlarında Görülen Değişimler 119 Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Depolama Süresi Boyunca Kıvam Puanlarında Görülen Değişimler Şekil Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların Depolama Süresi Boyunca Genel Puanlarında Görülen Değişimler Şekil 7.1. Probiyotik Ayran Üretiminin Duyusal Değerlendirme Çizelgesi Örneği

18 XIX ÇİZELGELER DİZİNİ Çizelge 2.1. Lactobacillus'ların alt genuslarına (artık geçerli değil) ve moleküler temelli alt gruplarına sınıflandırılması Çizelge 2.2. Probiyotik ürünlerde kullanılan mikrobiyal türler.. 16 Çizelge 2.3. Probiyotik Türlerin Seçilmesinde Etkili Kriterler Çizelge 3.1 Probiyotik Ayran Üretiminde Kullanılan Kültürlerin Mikroorganizma Sayıları Çizelge 4.1. Tam Yağlı Probiyotik Ayran Üretiminde Kullanılan Sütün Özellikleri Çizelge 4.2. Tam Yağlı Probiyotik Ayranların kimyasal ve fiziksel özelliklerinin depolama süresince değerleri 50 Çizelge 4.3 Tam Yağlı Probiyotik Ayranların depolama süresince tespit edilen S. thermophilus sayıları Çizelge 4.4 Tam Yağlı Probiyotik Ayranların depolama süresince tespit edilen L. bulgaricus sayıları Çizelge 4.5 Tam yağlı probiyotik ayranların içerdiği probiyotik bakteri sayıları Çizelge 4.6. Tam Yağlı Probiyotik Ayranların Depolama Süresi Boyunca Belirlenen Duyusal Özellikleri Çizelge 4.7. Yarım Yağlı Probiyotik Ayran Üretiminde Kullanılan Sütün Özellikleri Çizelge 4.8. Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların kimyasal ve fiziksel özelliklerinin depolama süresince değerleri 89 Sayfa Çizelge 4.9. Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların depolama süresince tespit edilen S. thermophilus sayıları Çizelge Yarım Yağlı Probiyotik Ayranların depolama süresince tespit edilen L. bulgaricus sayıları

19 XX ÇİZELGELER DİZİNİ (DEVAM) Çizelge Yarım yağlı probiyotik ayranların içerdiği probiyotik bakteri sayıları Çizelge Yarım yağlı probiyotik ayranların duyusal özelliklerinin depolama süresince değerleri

20

21 1 1. GİRİŞ Fermente süt ürünleri sevilen duyusal özelliklere sahip olmaları ve insan sağlığı üzerindeki olumlu fonksiyonel etkileri nedeniyle dünyada bir çok ülkede giderek yaygın bir şekilde üretilip tüketilmektedirler. Üretim teknolojilerindeki hızlı gelişim yeni fermente süt ürünlerinin gelişimini de aynı paralelde etkilemekte ve bu yöndeki çalışmaları yoğunlaştırmaktadır. Ülkeden ülkeye farklılıklar göstermekle birlikte, fermente süt ürünü tüketiminin alışkanlık haline dönüşmesi, tüketimi de yine o ölçüde artırmaktadır. Günümüzde bir çok yeni fermente süt ürünü üretilmekle birlikte, en çok tüketileni özellikle de ülkemizde en eski fermente süt ürünü olarak bilinen yoğurttur (Akın, 1998). Bunun yanısıra özellikle ülkemizde günlük diyetimizin içerisinde büyük sıklıkla tükettiğimiz bir diğer ürün ise ayrandır. Bu iki ürün çok eski zamanlardan beri geleneksel mutfak kültürümüzün bir parçası haline gelmiştir. Günümüzde tüketiciler, dengeli bir diyet ile beslenebilmek amacıyla, giderek sağlıklı, güvenilir ve dengeli beslenme kavramına uygun gıdaları tercih etmektedirler. Bu açıdan gıda üreticileri tüketicilerin bu isteklerine uygun diyet gıdalar (örneğin düşük yağlı gıdalar), modifiye gıdalar (örneğin katkı içermeyen/ organik gıdalar) ve fonksiyonel gıdalar (örneğin probiyotik ve prebiyotik gıdalar) gibi yeni gıda türleri geliştirerek cevap vermeye çalışmaktadırlar. Böylece gerek Avrupa ülkelerinde ve gerekse Amerika da besleyici, fonksiyonel ve tüketici sağlığına olumlu yararlar sağlayan gıdaların üretimi gittikçe büyüyen bir sektör haline gelmiştir (Sanders, 1998; Gürsoy, 2005).

22 2 Fonksiyonel gıdalar, en basit şekilde temel beslenmenin yanında sağlığa yarar sağlayabilen gıdalar olarak tanımlanmaktadır (Gürsoy ve Kınık, 2004). Bir gıdanın fonksiyonel olarak tanımlanabilmesi için besleyici bileşenler içermesinin yanısıra, besinle alınması durumunda vücutta olumlu sağlık etkileri olduğu iddia edilen bir veya birden çok fonksiyonel madde içermesi gerekmektedir (Roberfroid, 2000a). Yapılan bir araştırmada tüketicilerin % 70 e yakın bir oranının, bazı gıdaların hastalık risklerini azaltıcı ve yaşam süresini uzatıcı aktif bileşenler içerdiklerini kabul ettikleri belirlenmiştir. Tüketiciler bu tip gıdalara olan eğilimlerinin temel nedenini, hastalıkları iyileştirici değil, hastalıkları önleyici çözümler aramaları olarak belirtmişlerdir. Bu açıdan beslenme eğilimlerinin; yaşam desteği niteliğinden sağlık desteği niteliğine doğru bir değişim içerisinde olduğundan bahsetmek mümkündür. Buna paralel olarak medikal maliyet giderlerinin aşırı yüksekliği de bir diğer önemli nedendir. Dünya nüfüsu yaş ortalamasının artış trendi de, sağlık desteği kavramının seçimindeki isabeti somut biçimde doğrulamaktadır. Bireyleri bu tercihe zorlayan nedenlerin başında, sağlığı tehdit edici çevresel tehlikelerin; havada, suda ve gıdalarda bulunabilecek mikroorganizma ve kimyasalların olduğu da kuşkusuzdur. Ayrıca beslenme ve sağlık konularının birbiriyle doğrudan ilişkili olduğu artık çok daha fazla tüketici tarafından bilinmektedir. Zira bu yaygınlaşan görüş bilim otoritelerince de her geçen gün bilimsel olarak kanıtlanarak onaylanmakta ve fonkiyonel gıdalara olan eğilim, her geçen gün artmaktadır ( Roberfroid, 2000b; Sanders, 1998). Fonksiyonel gıdalar içerisinde kritik bir öneme sahip olan fonksiyonel süt ürünlerinin 1999 yılı itibariyle Avrupa da 1,35 milyar

23 3 dolarlık bir pazara sahip olduğu bilinmektedir. Söz konusu fonksiyonel süt ürünlerinin önemli bir kısmını probiyotik ürünler oluşturmakta, bu ürünlerin gıda endüstrisi tarafından pazara sunulmasında da çoğunlukla fermente süt ürünleri kullanılmaktadır (Gürsoy ve Kınık, 2004) yılında Avrupa da sütlü ürünler % 9 büyürken, fonksiyonel ürünler % 23 artış göstermiştir. Ülkemizde probiyotik yoğurt pazarı bir yılda 36 milyon YTL lik hacme ulaşarak büyük bir artış göstermiştir. Fonksiyonel gıdaların fonksiyonel özelliklerinin başında gastrointestinal fonksiyonlar gelmektedir. Bu fonksiyonlar; gıdaların bağırsaktan geçiş süresini düzenleme, bağırsak hareketleri, mukozal hareketlilik gibi özellikleri düzenlemenin yanısıra epitel hücre yenilenmesini ve çoğalmasını düzenleyici etkilerdir tarihli Resmi Gazete de yayınlanan, sayı: 24512, no: , Türk Gıda Kodeksi Fermente Sütler Tebliği nde fermente süt şu şekilde tanımlanmaktadır; Sütün spesifik mikroorganizmalar tarafından fermentasyonu ile ph değerinin düşmesi veya koagülasyon sonucu oluşan; ısıl işlem görmediği sürece spesifik mikroorganizmaları aktif halde bulunduran ürün. Yine aynı tebliğde geçen tanıma göre ayran; Yoğurda su katılarak veya kurumaddesi ayarlanan süte yoğurt kültürü ilave edilerek içilebilir kıvamda hazırlanan fermente ürünü şeklinde tanımlanmıştır. Probiyotikler; insan orijinli, sağlığa ilişkin olumlu özellikler gösteren, patojen olmayan ve toksin üretmeyen, patojenlere karşı antagonistik etkiye sahip olan, asit ve safra tuzlarına dayanıklılık göstererek canlı olarak bağırsak sistemine geçebilen, bağırsak hücrelerine tutunabilen, antimikrobiyal bileşikler oluşturabilen, bağırsak

24 4 mikroflorasını stabilize edebilen, depolamada yumuşak asitliğini koruyabilen canlı mikrobiyal gıda katkı maddeleridir (Erişir, 2005). Probiyotikler en basit şekilde sağlık için yararlı canlı bir mikrobiyal gıda ingrediyenti olarak tanımlanabilir (Gürsoy ve Kınık, 2004). Prebiyotikler ise; vücuda alınması durumunda kolon bölgesindeki çeşitli bakterilerin gelişmesini ve etkinliğini seçici olarak olumlu yönde etkileyen, sindirilemeyen besin ingrediyenti olarak ifade edilmektedir (Roberfroid, 2000a). Probiyotikler ve prebiyotikler fonksiyonel gıda olarak adı geçen fermente süt ürünlerinde en çok kullanılan gıda ingrediyentlerinin başında gelmektedirler. Bu bilgiler ışığında bu yüksek lisans tez projesinin amaçlarını; kullanıldığı ürünlerde oluşturdukları organoleptik ve fonksiyonel özellikleri incelenerek seçilmiş farklı probiyotik bakteriler içeren kültürlerin standart ayran kültürü ile kombine olarak kullanılarak tam ve yarım yağlı olmak üzere iki farklı yağ oranında probiyotik özellikler taşıyan ayran üretilmesi, ürünlerin temel bazı analizlerinin yapılarak probiyotik ayranların kompozisyonlarının incelenmesi, depolama süresince ürünün çeşitli özellikleri ile ilgili temel analizlerin sonuçlarının değerlendirilip karşılaştırılma yapılması, elde edilen ürün ile yapılan duyusal analizler neticesinde probiyotik bakteri kullanımının ayranın tat, aroma ve yapı başta olmak üzere duyusal özellikleri üzerine etkilerinin belirlenmesi oluşturmaktadır.

25 5 2. LİTERATÜR ÖZETİ 2.1. Fonksiyonel Gıdalar Endüstrileşen dünyada beslenme kavramı, belirgin bir şekilde değişim içerisindedir. Hayatta kalabilme, açlık hissini tatmin edebilme ve gıda güvenliği gibi konular gelişerek, günümüzde sağlığı ve yaşamı destekleyici özelliklerinin yanında bazı önemli hastalıklara yakalanma riskini azaltan gıdalara yönelik kavramlar önem kazanmaktadır. Bunun en büyük sebebi ; bilimsel kanıtların beslenmenin insan sağlığı üzerinde temel gıda ihtiyaçlarının giderilmesinin ötesinde fizyolojik ve psikolojik etkilerinin olduğu hipotezini destekler olmasıdır.gıdalarda insan sağlığını ve olası hastalık etmenlerini direkt etkileyen, besleyici özelliği bulunan veya bulunmayan gıda bileşenlerinin bulunduğunu belirten bilimsel veriler, bu kanıtları desteklemektedir (Roberfroid, 1999). Beslenme açısından yeterli olmanın yanısıra, vücutta bir veya birden fazla hedef fonksiyon üzerine, iyi olma halinin güçlendirilmesi ve/veya hastalık riskinin azaltılması gibi olumlu etkiler sağlayan gıdalar fonksiyonel gıdalar olarak tanımlanmaktadır (Karakaya, 2004; Sanders, 1998). Bir gıda türü içeriğinde bulunan bir veya birden fazla bileşeni teknolojik veya biyoteknolojik yöntemlerle modifiye edilerek, herhangi bir bileşeni gıdadan uzaklaştırılarak veya miktarı azaltılarak, gıdaya dışarıdan bir bileşen ekleyerek, yapısındaki bir veya birden fazla bileşeninin biyoyararlılığını modifiye ederek veya tüm bu saydığımız olasılıkların

26 6 tümü yada bir kısmı uygulanarak fonksiyonel gıda haline getirilebilmektedir (Roberfroid, 2000b; Karakaya, 2004). Fonksiyonel gıdalar üzerine araştırmalar ilk olarak 1980 li yılların başında Japonya da başlamıştır.devlet destekli gerçekleştirilen projeler ile çalışmalar genişletilmiş, 1991 yılında gıdaların sağlıklı yaşam için kullanımı (Foods for Specified Health Use:FOSHU) kavramı yayınlanmıştır. Japon Sağlık Bakanlığı sağlığa ilişkin iddiayı bilimsel kanıtlar ile desteklenmesi durumunda kabul etmekte ve ürünün etiketinde iddianın hükümet tarafından onaylandığı belirtilmektedir. Bir gıdanın FOSHU belgesi alabilmesi için elde edilecek son ürünün iddia edilen etkiyi sağlayacağını gösteren bilimsel kanıtların olması ve ürünün mutlaka gıda formunda olması gerekmektedir (Karakaya, 2004; Roberfroid, 2000b). Fonksiyonel gıdalar hakkında Avrupa da yapılan çalışmalar Avrupa Fonksiyonel Gıda Bilimi Komisyonu (FU-FOSE) tarafından yürütülmektedir. Bu komisyonun 1998 de yayınladığı bildiriye göre fonksiyonel gıdalar şu özellikleri taşımalıdır; Geleneksel özelliği olan veya hergün tüketilmeye uygun gıdalar olmalıdırlar. Gündelik diyetin bir parçası olarak tüketilebilmelidirler. Tüm içeriği doğal olmakla birlikte, içerikteki oranı normalin üstünde bir oranda veya normalde doğal içeriğinde bulunmayacak bir gıdada bulunabilirler. Temel besleyici özelliğinin yanısıra belirlenen hedef fonksiyonlar üzerinde olumlu etkiye sahip olmalıdırlar. Sağlığı arttırıcı özeliklerinin yanında, gerek fizyolojik gerekse psikolojik açıdan hastalık risklerini azaltıcı etki göstermelidirler.

27 Bilimsel olarak fonksiyonel özellikleri ispatlanmış ve kullanımı onaylanmış olmalıdırlar. Fonksiyonel gıdalar kesinlikle doğal gıda formatında olmalıdırlar ve etkilerini normal tüketim miktarları içerisinde gösterebilmelidirler.gıdalar hap veya tablet şeklinde değil, normal gıda yapısında olmalıdırlar (Karakaya, 2004; Roberfroid, 2000b ). Japonya ve Amerika da fonksiyonel gıda bilimine yaklaşım ürün veya gıda bileşeninin araştırılması olarak tanımlanmaktadır.ancak bu yaklaşımın bölgesel, geleneksel ve kültürel özelliklerinden çok fazla etkilenebileceği belirtilmektedir. Fonksiyonun araştırılmasına dayalı bilimsel yaklaşım, fonksiyon ve fonksiyona bağlı işlevlerin evrensel olması nedeniyle tercih edilmektedir (Karakaya, 2004) Fonksiyonel gıdaların ve fonksiyonel gıda kavramının gelişmesi disiplinlerarası bilimsel çalışmaların ve akademik ve endüstriyel bilimadalarının ortak çalışmaları sonucu gerçekleşebilmektedir.bu çalışmalarda kilit noktalardan bir tanesi hedef fonksiyonlara sahip olduğu iddia edilen besin bileşenlerinin tanımlaması ve değerlendirilmesidir (Roberfroid, 1999). Fonksiyonel gıda bilimi; beslenme bilimi içerisinde, fonksiyonel gıdaların geliştirilmesi ve bu konuda araştırmalar yapılmasını öngören yeni bir kavramı ifade etmektedir. Bu açıdan fonksiyonel gıdaları bir ürün veya ürün grubundan öte bir kavram olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır. 7

28 Bağırsak ve Bağırsak Florası İnsan vücudunda esas olarak dış çevreyle temas eden iki büyük iç mukozal alan bulunmaktadır.bunlar solunum sistemi ve sindirim sistemidir. Solunum sisteminin yüzey alanı yaklaşık bir futbol sahası büyüklüğünde iken sindirim sisteminin yüzey alanı yaklaşık bir tenis kortu ( m 2 ) büyüklüğündedir (Gionchetti et al., 2000). Bir yıllık bir zaman sürecinde ortalama bir insan yaklaşık yarım ton gıda tüketir. Bu gıdalar 5-7 metre uzunluğunda bizim gastrointestinal bölge dediğimiz uzun bir borudan geçer. Besinler ince bağırsak da, tuzlar ve su ise kalın bağırsak da absorbe edilir (Anonymous, 2001). Gastrointestinal bölgenin mukozal alanı akciğerlere oranla çok daha küçük olmasına rağmen, işlevleri daha karmaşıktır.esasen, insan bağırsak bölgesindeki bakteri sayısı iken, tüm vücutta bulunan ökaryotik hücre sayısı 10 13, yani 10 katıdır. Bu açıdan bağırsak bölgesini ökaryotik vücut hücresini, bakteriden ayıran bir bent olarak düşünebiliriz. (Guarner and Malagelada, 2003; Gionchetti et al., 2000). Tüm yediğimiz ve içtiğimiz gıdalar, dış çevremizin bir parçası olarak kabul edilirse, bu durum bir bakıma gastrointestinal bölgemizin dış çevrede bulunan olası zararlı organizmalar veya zararlı maddeler ile temas ettiği anlamına gelir. Bu durum bir savunma mekanizmasının gerekliliğini gösterir. Doğal mikrofloramız bu zararlı patojenik mikroorganizmalar ile savaşmada, onların çoğalmasını engelleyen bir etki göstererek önemli bir rol oynar. Bunun da ötesinde bağışıklık sisteminin % 80 e yakın bir kısmı gastrointestinal bölgenin içinde, yada etrafında konuşlanmıştır ve bu

29 9 açıdan bağışıklık sisteminin kilit bölgesi olarak da tanımlanabilir (Anonymous, 2001). Yeni doğan bebeklerde gastrointestinal bölgenin kolonileşmesi doğumdan hemen sonra başlar ve bir kaç gün içerisinde gerçekleşir. Esas olarak doğum şekli (doğum kanalı yoluyla veya sezaryan) ve beslenme şekli kolonileşmeyi etkileyen iki temel faktördür. Diğer çevresel faktörler ve hastane şartları, gelişmiş ülkeler ile geri kalmış ülkeler arasında büyük farklar göz önünde bulundurulduğunda kolonileşmeyi etkileyen diğer önemli faktörler olarak sayılabilir. Öncü bakteriler, epitel doku hücrelerinin oluşum şeklini modüle ederek, kendilerine uygun bir habitat yaratmakta, böylelikle ortama daha sonra tanıştırılan diğer bakterilerin ekosistemde gelişebilmelerini engellemektedirler. Bu sebeple ilk kolonileşmenin oluşum şekli, ileride son halini alan kalıcı floranın yapısı üzerinde direkt bir etkiye sahiptir (Guarner and Malagelada, 2003). Bakteriler tüm gastrointestinal bölgeye dağılmış durumda bulunurlar, ancak dağılım yapıları ve konsantrasyonları bölgeden bölgeye değişiklik gösterir. Vücuda alınan bakterilerin mide asitleri ile temasları sonucu sayıları azalır. Mide, az sayıda (10 3 kob/ml) bakteri barındırır ve bunların çoğunluğu Gram pozitif ve aerobik bakterilerdir.ince bağırsak, az sayıda bakteri bulunduran mide ile en çok bakteri konsantrasyonunu içeren kolon bölgesi arasında bir geçiş bölgesi olarak yeralır. İncebağırsağın mikroflora özellikleri mide ye benzerlik gösterir. Bu bölgede 10 3 ile 10 4 kob/ml arası bakteriyel yoğunluk gözlemlenir.ince bağırsağın ileri bölgelerinde bu sayı 10 5 ile 10 9 kob/ml ye çıkar. Kolon bölgesinde bakteri sayısı kob/ml arası gözlemlenir ve

30 10 anaerobların sayısı aeroblara göre kat fazlalık gösterir (Gionchetti et al., 2000). Bağırsak bölgesi intestinal mikroflora ile bağırsağın yapısı arasındaki denge açısından oldukça karışık bir ekosisteme evsahipliği yapar. İntestinal mikrofloranın varlığı, bağışıklık sisteminin olgunlaşması, normal bağırsak morfolojisinin gelişmesi ve kronik ve immunolojik dengenin oluşması açısından büyük önem taşır. Yaklaşık olarak insan normal intestinal mikroflorasında çeşit mikroorganizma olduğu tahmin edilmektedir Birçok mikroorganizma bu bölgelerde birbirleriyle denge içerisinde, besin ve yaşam için yarışmacı bir ortamda yaşarlar (Anonymous, 2001). İntestinal floradaki sözkonusu bakteriler intestinal mukoza ile stabil bir ekosistem oluşturmaktadır.bu denge, dışarıdan gelen mikroorganizmaların eliminasyonunu sağlayan kolonizasyon direnci mekanizması üzerine kuruludur (Gürsoy, 2005). Bu denge çeşitli rahatsızlıklar, belirli farmasötik ve antibiyotik kullanımları, beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler ve stres gibi etkenler nedeniyle bozulur (Anonymous, 2001). Bu değişim, patojenik bakterilerin çoğalma şansı bulması ve antibiyotik kullanımına bağlı diyare, gastroenterit, rotavirus diyaresi, seyahat diyaresi, pelvik radyoterapi uygulamasına bağlı diyare ve C. difficile enfeksiyonu gibi birçok gastrointestinal rahatsızlık ve fonksiyon bozuklukları ile sonuçlanabilmektedir (Gürsoy, 2005).

31 Probiyotikler Bir fonksiyonel gıda türü olarak son yıllarda yoğun bilimsel araştırmaların odağı olan probiyotiklere ilişkin bilimsel çalışmaların yaklaşık 100 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır (Rafter, 2002). 20. yüzyılın başında Nobel ödüllü Rus bilim adamı Ellie Metchnikoff intestinal flora da yüksek sayıda laktobasil bulunmasının insan sağlığı ve ömrü açısından önemli olduğunu bulmuştur.aynı dönemde Tissier bifidobakterlerin anne sütü ile beslenen bebeklerin bağırsak florasında baskın bir mikrobiyal olduğunu göstermiş ve bebeklerde görülen ishallerin yüksek dozda bifidobakter verilerek tedavi edilebileceğini iddia etmiştir (Gionchetti et al., 2000). Probiyotik terimi ilk olarak 1954 yılında Ferdinand Vergin tarafından antibiyotik ve flora üzerindeki antimikrobiyal maddelerin patojen olmayan yararlı etkileriyle ilişkisinin anlatıldığı bir çalışmada Probiotika olarak geçmiştir (Gürsoy, 2005). Probiyotik teriminin ilk kullanımı Lilly ve Stilwell tarafından çiftlik hayvanlarının intestinal florasını dengeleyen madde veya organizmaları tanımlamaya çalıştıkları 1965 yılına dayanmaktadır. Akabinde Fuller, özellikle canlı mikrobiyal gıda alımı gerekliliği üzerinde durmuştur. Daha da yakın bir geçmişte probiyotikler, Beslenme yoluyla yeterli sayıda alınması durumunda temel besleyici özelliklerinin yanısıra, sağlığa ekstra yarar sağlayan canlı organizmalar olarak tanımlanmıştır. Bu tanım gut bölgesinde yeterli miktarda bir canlı mikroorganizma populasyonun önemi üzerinde durmakta, hatta yararlarının mikrobiyal denge ile ilintili olarak

32 12 immunomodulasyon gibi sağlık açısından önemli etkileri olduğu vurgulanmaktadır (Gionchetti et al., 2000). Probiyotikler en basit şekilde sağlık için yararlı canlı mikrobiyal gıda ingrediyentleri olarak tanımlanabilir (Gürsoy, 2005; Diplock et al., 1999). Probiyotiklerin günümüzde en çok kabul gören tanımı 1989 yılında Roy Füller tarafından (Gürsoy, 2005) beslenme yoluyla tüketen bireylerin bağırsak bölgelerinin mikrobiyolojik dengelerini geliştirerek sağlığa yarar sağlayan canlı mikrobiyal gıda katkıları şeklinde tanımlanmıştır (Ziemer and Gibson, 1998). Probiyotiklerin çoğu laktik asit bakterileri (LAB) olarak tanımlanmış, insan gastrointestinal mikroflorasının önemli bir parçası olan, zararlı özellik taşımayan geniş bir bakteri grubuna dahildir (Gionchetti et al., 2000). Buna gerekçe olarak probiyotiklerin olumlu etkilerine ait bilimsel teorilerin Laktobasiller üzerinde yoğunlaşması gösterilmektedir (Gürsoy, 2005). Probiyotik terimi genellikle biyolojik aktiviteleri ve intestinal bölgede canlılıklarını devam ettirebilme yetenekleri ile fermente süt ürünleri veya diyet katkısı olarak tüketilebilen Lactobacillus spp., Bifidobacterium spp. ve Streptococcus spp. gibi laktik asit bakterilerine ithafen kullanılmaktadır (Rafter, 2002; Gürsoy, 2005). Ancak yeni probiyotikler bazı küfleri ve diğer bakterileride içermektedir (Gionchetti et al.,2000). Genel olarak LAB, mikroaerofilik ile tam anaeorobik şartlar arasında spor oluşturmayan ve çoğunlukla Gram (+) ve katalaz (-) olarak kabul edilirler. Endospor üreten laktik asit bakterileri aerobik ve fakültatif aerobik aralığında yer alırlar. Bu özellikteki bakteriler Bacillus ve

33 13 Sporalactobacillus genuslarında bulunurlar.bacillus spp. türleri fizyolojik ve biyokimyasal özelliklerinden dolayı LAB olarak kabul edilmezler (Klein et al., 1998). Laktik asit bakterileri tipik olarak kemoorganotropiktirler ve karbonhidratları fermente ederek son ana ürün olarak laktik asit oluştururlar. Probiyotik olarak kullanılmaları açısından ilgi ve araştırma konusu olan en önemli özelliği bazı fizyolojik karakteristikleri ile birlikte gastrointestinal bölgede canlılıklarını sürdürebilme yetenekleridir. Bu durum, büyük ölçüde düşük ph ya ve/veya safraya olan dayanıklıklarına ve büyüme sıcaklığı aralıklarına bağlıdır. Ancak bu özellikler taksonomik değerlendirme açısından çok büyük bir önem taşımazlar. Taksonomik değerlendirme açısından önemli olan fizyolojik özellikler karbonhidratları fermente etme yolları, farklı NaCl konsantrasyonlarına dayanıklılık özellikleri, farklı besi ortamında gelişebilme özellikleri, belirli sıcaklıklarda gelişebilme yetenekleri ve antibiyotiklere karşı olan dayanıklıklarıdır. Laktobasillerin taksonomisi yıllardır bu fenotipik özelliklere dayanarak düzenlenmektedir. LAB gelişme sıcaklıkları ve heksoz fermentasyonu yollarına (heterofermentatif ve homofermentatif) göre üç ana gruba ayrılmıştır. Modern moleküler metodlar, bu alt gruplara ait türlerinin filogenetik ilişkileri ile tutarsızlık gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu yeni moleküler temelli gruplama Hammes ve Vogel (1995) tarafından derlenmiş Çizelge 2.1 de klasik gruplama sistemi ile birlikte özetlenmiştir.araştırmacılar laktobasilleri sınıflandırırken bakterilerin hücre duvarlarının peptidoglikan yapısını ve pentoz ve heksozları fermente etme yollarını baz almışlardır (Klein et al., 1998).

34 14 Günümüzde yaygın olarak kullanılan probiyotik türleri Lactobacillus familyasının üyesidir ve birçoğu erken yaşlardan itibaren intestinal mikroflorada doğal olarak bulunur. Modern yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi gibi etkenlerle Laktobasil alım miktarımız son bir kaç on yıla oranla çok daha düşük seviyelere inmiştir. Birçok insanda bu mikroorganizmalar çok az bulunmaktadır, hatta bazı insanlarda hiç bulunmadığı saptanmıştır (Casas and Dobrogosz, 2000). Probiyotiklerin bir çoğu patojen olmayan mikroorganizmalardır ve Laktobasiller, Bifidobakterler ve Enterokoklar gibi insan sindirim sisteminde doğal olarak bulunmaktadırlar. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar ile bazı probiyotik mikroorganizmaların (Lactobacillus casei subsp. rhamnosus, Lactobacillus paracasei gibi) potansiyel patojeniteleri tespit edilmiş ve ürün uygulamalarında kullanılacak probiyotik mikroorganizmaların bu açıdan dikkatle değerlendirilmesi gerekliliğine dikkat çekilmiştir (Gürsoy, 2005).

35 15 Çizelge 2.1. Lactobacillus ların artık geçerli olmayan alt genuslarına ve moleküler temelli alt gruplarına sınıflandırılması (Klein et al., 1998). Laktobasil Grubu Fermentasyon yolu Gelişme Sıcaklığı Alt genusu a Probiyotik olarak kullanılan temsilcileri Thermobacterium Homofermentatif b 15 C negatif L. acidophilus grubu 20 C negatif 45 C pozitif Streptobacterium Homofermentatif b 15 C pozitif L. casei grubu 45 C negatif L. sake /curvatus c Betabacterium Heterofermentatif b Genel bir kural L.reuteri/L.fermentum Moleküler temelli alt gruplar mevcut değil Grup A Zorunlu homofermentatif, L. acidophilus grubu pentozları fermente etmezler Grup B Fakültatif heterofermentatif (pentozlardan gaz oluşumu) L.casei grubu, L. sake / curvatus Grup C Zorunlu heterofermentatif L. reuteri /L. fermentum (glukoz ve pentozlardan gaz oluşumu) a Sharpe et al. (1966). b Glukozdan gaz oluşumu. c Koruma kültürü olarak kullanılmakta. d Hammes and Vogel (1995). Bir mikroorganizma türünün probiyotik olarak kabul edilmesi için, öncelikle şu şartları taşıması gerekmektedir. Sözkonusu bakteri bilimsel literatürde rapor edilmiş olmalıdır. Sağlığı destekleyici olduğuna dair açık ve net kanıtlar olmalıdır Gastrointestinal bölgede kolonize olarak bu bölgedeki mikropların dengesini yönetici role sahip olmalıdır Doğal antibiyotik etkisine sahip olarak hastalık yapıcı patojenleri durdurmalıdır Tüketilmesi güvenli olmalıdır Ticari üretimde kullanılmaya elverişli olmalıdır (Casas and Dobrogosz, 2000).

36 16 Çizelge 2.2. Probiyotik ürünlerde kullanılan mikrobiyal türler (Holzapfel and Schilinger, 2002). Lactobacillus türleri Bifidobacterium türleri Diğer LAB Laktik olmayan türler a L. acidophilus B. adolescentis Ent. faecalis b Bacillus cereus b L. amylovorus B. animalis Ent. faecium Escherichia coli (L. casei) L.crispatus L. gallinarum b L. gasseri B. bifidum B. breve B. infantis B. lactis c Sporalactobacillus inulinus b Propionibacterium freudenreichii b Saccharomyces cerevisae (boulardii) L. johnsonii B. longum L. paracasei L. plantarum L. reuteri L. rhamnosus a Farmasötik uygulamalarda kullanılmaktadır. b Hayvanlarda kullanılmaktadır. c Muhtemelen B. animalis ile eşanlamlı Prebiyotikler ve Sinbiyotikler Prebiyotikler beslenme yoluyla alınarak, sindirilmeden kolon bölgesine kadar ulaşabilen seçici fermentasyon özelliğine sahip canlı olmayan gıda bileşenleridir. Tüketiciye olan yararı bir veya kısıtlı sayıda kolonik bakteri türü üzerinde gösterdiği seçici büyümeyi yada aktiviteyi tetikleyen etkileridir. Prebiyotikler olarak sınıflandırılan gıda ingrediyentleri gastrointestinal bölgenin üst bölgelerinde hidrolize olmamalılardır ve sindirilmemelilerdir. Bir veya kısıtlı sayıda kolonik bakteri türü için seçici substrat ihtiyaçlarını karşılamalı ve bu şekilde kolon bölgesinin mikrobiyotasının sağlıklı dengeye kavuşmasını

37 17 desteklemelilerdir.prebiyotikler için bifidobakterler ve laktobasiller iyi hedef organizmalardır (Ziemer and Gibson, 1998). Prebiyotikler çoğunlukla oligosakkaritlerden oluşmaktadırlar. Sinbiyotikler ise probiyotiklerin ve prebiyotiklerin karışımı olarak tanımlanabilirler (Rafter, 2002). Bu karışım tüketicinin gastrointestinal bölgesinde istenilen mikrobiyal dengenin oluşması için gerekli belirli mikroorganizmaların canlılıklarını sürdürebilmeleri ve çoğalabilmelerini sağlaması açısından yarar göstermektedir Probiyotiklerin Sağlık Üzerine Etkileri Probiyotikler, sağlık üzerine olumlu etkileri nedeniyle bilim adamlarının üzerinde en çok çalıştığı konulardan bir tanesidir. Dünyada birçok ülkede farklı fermente süt ürünlerinin üretiminde kullanılan probiyotik bakterilerin insan sağlığı ve beslenmesi açısından oldukça önemli olumlu terapötik ve diyetetik özellikleri birçok bilimsel literatürde bildirilmektedir (Gürsoy, 2005). Probiyotiklerin birçok yararlı fonksiyonlarına bazı örnekler şu şekilde sıralanabilir, Beslenme açısından yararları Vitamin üretimi, mineral ve iz element biyoyararlılığını arttırıcı etkileri Önemli sindirim enzimlerinin üretimi (ör: b-galaktosidaz) Hastalıkları önleyici/ tedavi edici ve restore edici etkisi: seyahat diyaresi, akut viral diyare vakaları gibi enfeksiyonel diyareler, antibiyotik alımına bağlı diyareler, radyasyon alımına bağlı diyareler. Kolesterol düşürücü etkiler

38 18 Bağışıklık sistemini güçlendirici etkiler Bağırsak düzenini rahatlatıcı ve konstipasyonu önleyici etkiler Tutunma özelliklerini ve kolonizasyon dayanımını arttırıcı etkiler Mukozal bütünlüğü sağlayıcı etkiler (Holzapfel and Schillinger, 2001) Probiyotik Tedavi ve İntestinal Floranın Modülasyonu Probiyotiklerin gıda ürünlerinde kullanılması fikrinin temelinde normal intestinal mikrofloranın düzenlenmesi ve potansiyel olarak zararlı olabilecek bir kompozisyonun, sağlık açısından olumlu bir floraya dönüştürülmesi amacı yatmaktadır. Genelde bu durum gastrointestinal bölgede koliform ve clostridia gibi türlerin sayısının azaltılarak, laktobasiller ve/veya bifidobakter türlerinin sayılarının arttırılması anlamına gelmektedir. Kuşkusuz gastrointestinal bölgede patojen kolonizasyonunun önlenmesi potansiyel patojen mikroorganizmaların sayısının aşırı çoğalması riskini ortadan kaldırdığı için bireye sağlık açısından yararlı bir etki sağlamaktadır. Ancak bazı durumlarda, bu kompozisyon değişimi üzerinde çok fazla durulmakta ve probiyotiklerin esas sağlığa yararlı diğer etkileri ikinci plana atılmaktadır. İntestinal mikroflora kompozisyonunda sözde bir değişim, sözkonusu probiyotikin sağlığa yararı konusunda yeterli bir işaret teşkil etmemektedir.bunun yanısıra, bağışıklığın modülasyonu gibi bazı önemli sağlık fonksiyonları açısından intestinal floranın modifikasyonu çok büyük gereklilik teşkil etmemektedir (Ouwehand et al., 2002).

39 Probiyotiklerin Bağışıklığı Güçlendirici Etkileri Yapılan bilimsel çalışmalar, bağırsak mikroflorasının bağırsakların defans bariyerinin önemli bir parçası olduğunu ortaya koymuştur. Bireylerin küçük yaşlarda bağırsakla ilgili lenf bezi dokularının gelişmesinin bağışıklık tepkilerini sistematik olarak güçlendirdiğini ortaya koymaktadır (Ouwehand et al., 2002). Probiyotik bakteriler bireylerin doğal savunma mekanizmasını güçlendirerek bağışıklık sistemini modüle edici yeteneğe sahiptirler. Bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar probiyotik bakterilerin salgısal, hücresel ve spesifik olmayan bağışıklık özellikleri gibi çeşitli immun parametrelerini modifiye edebildiklerini ortaya koymuştur. Veriler, ayrıca probiyotiklerin yaşlı bireylerde doğal öldürücü hücrelerin aktivitelerini arttırarak spesifik olmayan bağışıklığı modüle ettiğine işaret etmektedir. Probiyotiklerin etkilediği modüle edici mekanizmalar, mukus üretiminin indüksiyonu, laktobasillerin uyardığı makrofaj aktivasyonu, IgA ve nötrofil salgılanması, uyarıcı sitokinlerin salgılanmasının inhibisyonu ve immunoglobulinlerin salgılanmasının stimulasyonu olarak sayılabilir. Bunun yanında bazı diğer bilimsel veriler, bağışıklığı modüle edici etkilerin, bireylerin bağışıklık sisteminin durumuna, verilen probiyotik dozuna, ve belirli türler arasındaki farklara bağlı olduğuna işaret etmektedir (Senok et al., 2005).

40 Allerjik Rahatsızlıklar ve Probiyotikler Atopik rahatsızlıkların görülme sıklığı özellikle Batı toplumlarında her geçen gün artmaktadır. Allerjik rahatsızlıkların, küçük yaşlardan itibaren beslenme ve besinsel hijyenle ilgili olduğu belirtilmiş ve bağırsak mikroflorasının gelişmesiyle ilişkisi saptanmıştır. Probiyotiklerin atopik rahatsızlıklar üzerindeki etkilerine ilişkin yapılan klinik çalışmalarda, çocuklarda görülen atopik egzama rahatsızlıklarının tedavisinde belirgin ilerleme kaydedildiği tespit edilmiştir. Allerjik rahatsızlıkları önlemeye yönelik klinik çalışmalar çift körlü, plasebo kontrollü olarak gerçekleştirilmiş ve yüksek allerjik rahatsızlık riski altında olan yenidoğan çocuklara uygulanmıştır. Sonuç olarak atopik rahatsızlık riskinin plasebo grubuna göre yarıyarıya düştüğü tespit edilmiştir (Ouwehand et al., 2002) Bağırsak Rahatsızlıklarında Probiyotikler Laktoz İntoleransı Dünya üzerindeki yetişkinlerin yaklaşık 2/3 ü laktoz intoleransından dolayı sıkıntılar yaşamaktadır (Gürsoy, 2005). Laktoz intoleransı yada bilinen diğer adıyla laktoz sindirim bozukluğu B-galaktosidaz enziminin yeterince üretilememesinden kaynaklanan bir rahatsızlıktır (Ouwehand et al., 2002). Laktoz intoleransındaki etkileri nedeniyle üzerinde en çok durulan probiyotik ürün yoğurttur. Laktoz intoleranslı kişilerde laktozun yoğurttan süte göre daha kolay abzorbe edilebildiğini belirlemiş ve bu durumun muhtemel nedeninin yoğurt bakterileri tarafından laktozun intraluminal

41 21 sindirimi olduğu belirtilmiştir (Gürsoy, 2005). Yoğurtta bulunan bakteriler, sindirimi takiben ince bağırsakta safra tuzlarının etkisiyle parçalanması sonucu bakteriyel laktazın serbest kalarak laktozu hidrolize etmektedir. Buna ek olarak, daha viskoz fermente süt ürünleri gastrosekal bölgeden daha uzun sürede geçerek laktozun daha fazla oranda sindirilmesini sağlamaktadırlar. Bu etki daha çok Lactobacillus bulgaricus ve Streptoccocus thermophilus bakterileri ile ilişkilendirilmektedir (Ouwehand et al., 2002) Akut Gastro-enterit Akut gastro-enterit bakteriyel veya viral kökenli bir rahatsızlıktır. Rotavirus, gelişmiş ülkelerde çocuk yaşlarda görülen akut diyare rahatsızlıklarının en sık karşılaşılan sebeplerinden bir tanesidir. Rotavirus, ince bağırsak epitelindeki hücreleri ele geçirip çoğalarak bu bölgeyi değişikliğe uğratır. Bu durum, intestinal mukozanın yapısının bozulmasına sebep olarak, intestinal madde geçirgenliğinin artmasına sebep olur (Ouwehand et al., 2002). Rotavirusa karşı, genellikle bağırsak mukozasında bulunan IgA ve IgG tipi antikorların koruyucu olduğu kabul edilmektedir.yapılan çalışmalarda, Rotavirus enfeksiyonundan sonra bağırsakta oluşan antikor cevabının aylarca devam ettiği ve reenfeksiyon sırasında hızlı bir antikor artışı olduğu gözlemlenmiştir. Rotavirus tedavisinde, probiyotiklerin, Rotavirus spesifik IgA antikorlarını güçlendirdiği tespit edilmiştir.ayrıca, intestinal mukozanın geçirgenliğinin azaldığı gözlemlenmiş ve intestinal mukoza kompozisyonu normalize edilmiştir (Gürsoy, 2005).

42 22 Antibiyotik alımına bağlı diyare vakaları genelde Clostridium difficile nin aşırı dercede çoğalması sonucu meydana gelmektedir. Yapılan kilinik çalışmalar Saccharomyces cerevisae (boulardii) nin antibiyotik alımına bağlı diyare riskini düşürdüğünü ortaya koymaktadır. Saccharomyces cerevisae (boulardii) verilen grupta antibiyotik alımına bağlı diyare görülme sıklığının kontrol grubuna oranla üçte bir oranında azaldığı gözlemlenmiştir. Ayrıca Lactobacillus rhamnosus GG, Lactobacillus acidophilus ve Enterococcus faecium SF68 suşlarının da antibiyotik alımına bağlı diyarelerin önlenmesi ve tedavisinde etkili olan probiyotikler olduğu gözlemlenmiştir (Ouwehand et al., 2002) Seyahat Diyaresi Diyare seyahat edenleri etkileyen en yaygın hastalık olarak bilinmektedir (McNaught and MacFie, 2001; Spira, 2003; Gürsoy dan, 2005). Gelişmekte olan ülkelerde seyahat diyaresinin görülme sıklığı, yapılan çalışmanın metodolijisine ve seyahatin gerçekleştirildiği bölgelere göre değişmekte olup % 20- %50 arasında tespit edilmiştir (Gionchetti et al.,2000). Bu konuda yapılan beş farklı klinik çalışmada, çift körlü kontrol gruplarıyla yapılan denemelerde, probiyotiklerin seyahat diyaresini önleyici etkileri gözlemlenmeye çalışılmıştır. Bu gruplardan sadece bir tanesinde kullanılan probiyotiklerin (Lactobacillus acidophilus, Lactobacillus bulgaricus, Bifidobacterium bifidum, Streptococcus thermophilus) seyahat diyaresini önlemeye yönelik etkilerine dair belirgin sonuçlar elde edilebilmiştir (Gionchetti et al., 2000). Bu konuda yapılan farklı çalışmalarla ilgili yapılan yorumlar değerlendirildiğinde, bazı probiyotik türlerinin yararlı etkilerine rağmen, konuyla ilgili

43 kanıtların arttırılması ve konuyla ilgili daha fazla klinik çalışmanın gerçekleştirilmesi gerektiğini söylemek mümkündür Konstipasyon Konstipasyon yaşı ilerlemiş ve özellikle bakım evleri veya hastanede yatan bireylerde sıklıkla görülen bir rahatsızlıktır (Ouwehand et al., 2002). Dışkının kuru, sert, normalden az ve geç olarak dışarı atılması hali konstipasyon (kabızlık) olarak tanımlanmaktadır (Gürsoy, 2005). Kabızlık çeken bireyler üzerinde yapılan gözlemlerde fekal mikrofloralarında modifikasyon oluştuğu ve bifidobakter, bacteriodes ve özellikle clostridia türlerinin sayısının azaldığı tespit edilmiştir (Ouwehand et al., 2002). Yapılan çalışmalarda L. acidophilus, L. casei shirota ve Lactobacillus rhamnosus GG kullanımının konstipasyon tedavisinde ve semptomlarının hafifletilmesinde etkili olduğu tespit edilmiştir (Gürsoy, 2005). Ancak bu çalışmalar yeterlilik teşkil etmemekte, zira fiziksel hareketsizlik, düşük diyet lifiyle beslenme, yetersiz sıvı alınması, ve ilaç kullanımı gibi etkiler gözönünde bulundurulduğunda intestinal mikrofloranın olumsuz değişimi konstipasyonun sebebi değil sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu açıdan mikroflora kompozisyonunun iyileştirilmesinin tedavi üzerinde direkt etkili olmadığı düşünülmektedir (Ouwehand et al., 2002) Kolorektal Kanserler Kolon kanseri yaygın bir hastalık olup, beslenme şekli ile doğrudan ilgilidir. Yağca ve etçe zengin ve lif açısından fakir beslenme alışkanlıklarının intestinal mikrofloranın kompozisyonunda değişikliklere

44 24 sebep olduğu ve Bacteriodes ve Clostridium seviyelerini yükselterek Bifidobacterium seviyelerinde düşmeye sebep olduğu bilinmektedir. Mikrofloradaki bu değişiklik, B-glukoronidaz, azoredüktaz, üraz, nitroredüktaz ve glikolik asit redüktaz gibi fekal enzim aktivitelerinde artışa sebep olmaktadır. Bu enzimler prokarsinojenleri karsinojenlere dönüştürerek kolorektal kanserlerin oluşma riskini arttırmaktadır. Belirli laktobasil tüketiminin fekal enzim aktivitesini düşürdüğü tespit edilmiştir. Ancak bu durumun kolorektal kanserlerin oluşum riskini azalttığı konusunda kesin deliller henüz mevcut değildir. Ancak tamamı olmamakla birlikte, birçok epidemolojik çalışma, fermente süt ürünlerinin tüketilmesinin çeşitli kanser türlerinin oluşma riskinin azaltılmasında etkili olduğunu öne sürmektedir (Ouwehand et al., 2002). Bu açıdan elde kesin kanıtlar olmamasına rağmen, kanıtlar probiyotik laktik asit bakterilerinin kolorektal kanser riskini azalttığı umulmakta ve tahmin edilmektedir (Rafter, 2002). Bunların yanısıra probiyotikler intestinal bölgede yağ emilimi kompoziyonu üzerinde modifiye edici etkiler göstererek fitosteroller ile kolesteroller arasında yarışmacı bir ortam sağlamakta ve kolesterol alımını azaltmaktadır. Probiyotiklerin sağlığa yararları konusunda yapılan bilimsel çalışmalarda, probiyotiklerin, özellikle laktobasillerin, kadınların ürogenital sistemlerinin sağlığı üzerinde olumlu etkilere sahip olduğu ve enfeksiyon risklerini azaltıcı etkileri olduğu ortaya konmuştur. Ayrıca yine bağırsak ve karaciğer bölgelerinde çeşitli enfeksiyonlara karşı risk azaltıcı etkileri, ağız ve diş sağlığı üzerindeki olumlu etkileri de diğer sağlığa yararlı etkileri olarak sayılabilir.

45 Fonksiyonel Ürünlerde Kullanılan Probiyotiklerin Seçim Kriterleri Gıda endüstrisinde fonksiyonel gıda ürünlerinde kullanılacak probiyotiklerin seçimi için belirlenen kriterler oldukça çeşitlidir. Çizelge 2.3 de son 20 yılda yayınlanan birçok makale ve tavsiyelere dayanarak oluşturulan seçim kriterleri listelenmiştir. Tüm kriterler dört temel kategoride gruplandırılmış ve detaylandırılmıştır. Bu gruplar ; Uygunluk Teknolojik uyum Yarışmacı özellikler Verim ve fonksiyonalite olarak sıralanabilir. Bu belirlenen kriterlerin birçoğu, mikrobiyal seleksiyon, üreme ve gelişme özellikleri (canlılıklarını devam ettirebilme yetenekleri, teknolojik uyum) ve laktik asit bakterilerinin gıda güvenliği açısından sahip olduğu özellikler (patojen etkiye sahip olmamaları, toksik etkiye sahip olmamaları ve hedef türlerin normal habitatlarında doğal olarak bulunmaları vb.) hakkında elde edilen geniş bilgi ve tecrübelere dayanmaktadır. Ancak bu kriterlerin yarışmacı ve performans özelliklerine ilişkin olanları çelişkili olabilmektedir. Zira probiyotik bakterilerin in vivo koşullarda üstlendiği fonksiyonel görevler tam olarak anlaşılamaktadır. Bu çelişkiye neden olan olası durumlar, in vivo şartlarda safra toleransı ve safra tuzu hidrolizini etkileyen fonksiyonlar, bağışıklığı güçlendiren ve uyaran etkiler, antimikrobiyal etkilerine ilişkin durumlar olarak sayılabilir.

*Türden türe değişkenlik gösterir. *İnsanın sadece barsak mikroflorasında 100 türün üzerinde 100 trilyondan fazla bakteri mevcuttur.

*Türden türe değişkenlik gösterir. *İnsanın sadece barsak mikroflorasında 100 türün üzerinde 100 trilyondan fazla bakteri mevcuttur. *Türden türe değişkenlik gösterir. *İnsanın sadece barsak mikroflorasında 100 türün üzerinde 100 trilyondan fazla bakteri mevcuttur. *İnsan üzerinde ya da içinde simbiyotik yaşam sürdüren 450-500 tür mikroflora

Detaylı

SÜT ENDÜSTRİSİNDEKİ YARARLI MİKROORGANİZMALAR

SÜT ENDÜSTRİSİNDEKİ YARARLI MİKROORGANİZMALAR SÜT ENDÜSTRİSİNDEKİ YARARLI MİKROORGANİZMALAR Süt ve süt ürünleri mikrobiyolojisinde yararlı mikroorganizmalar temel olarak süt ürünlerinin üretilmesinde kullanılan çeşitli mikroorganizmaları tanımlamaktadır.

Detaylı

PROBİYOTİK Lactabasillus Acidophilus 1.25 milyar CFU Lactabasillus Rhamnosus 1.25 milyar CFU Lactabasillus Casei 1.25 milyar CFU Bifidobacterium

PROBİYOTİK Lactabasillus Acidophilus 1.25 milyar CFU Lactabasillus Rhamnosus 1.25 milyar CFU Lactabasillus Casei 1.25 milyar CFU Bifidobacterium ENTEROGİS 1 PROBİYOTİK Lactabasillus Acidophilus 1.25 milyar CFU Lactabasillus Rhamnosus 1.25 milyar CFU Lactabasillus Casei 1.25 milyar CFU Bifidobacterium Bifidum 1.25 milyar CFU Çinko 15 mg 2 Probiyotik

Detaylı

*Hijyen hipotezi, astım, romatoid artrit, lupus, tip I diabet gibi otoimmün hastalıkların insidansındaki artışı açıklayan bir alternatiftir.

*Hijyen hipotezi, astım, romatoid artrit, lupus, tip I diabet gibi otoimmün hastalıkların insidansındaki artışı açıklayan bir alternatiftir. * *Hijyen hipotezi, astım, romatoid artrit, lupus, tip I diabet gibi otoimmün hastalıkların insidansındaki artışı açıklayan bir alternatiftir. *Bu hipotez, memelilerin evrimsel geçmişlerinin bir parçası

Detaylı

*Barsak yaraları üzerine çalışmalarda probiyotikler, yaraların iyileşmesi ve kapanması amaçlı test edilmiştir.

*Barsak yaraları üzerine çalışmalarda probiyotikler, yaraların iyileşmesi ve kapanması amaçlı test edilmiştir. * *Aşılama öncesinde ve beraberinde probiyotik kullanma veya aşının içine serokonversiyon oranını arttıracağına inanılan suşların eklenmesi ilgili çalışmalar son birkaç yılda hızla artmıştır. *Şimdiye

Detaylı

İntestinal Mikrobiyota Nedir? Ne yapar? Dr. Taylan Kav Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji BD

İntestinal Mikrobiyota Nedir? Ne yapar? Dr. Taylan Kav Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji BD İntestinal Mikrobiyota Nedir? Ne yapar? Dr. Taylan Kav Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji BD En iyi mikrop ölü mikrop (mu)? Vücudumuzdaki Mikroplar Bakteriler Mantarlar Virüsler Bakterilerle

Detaylı

STEVİA ÖZÜ İLAVESİNİN PROBİYOTİK YOĞURTLARININ BAZI KALİTE ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİLERİ. Yrd.Doç.Dr. Hüseyin Avni Kırmacı

STEVİA ÖZÜ İLAVESİNİN PROBİYOTİK YOĞURTLARININ BAZI KALİTE ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİLERİ. Yrd.Doç.Dr. Hüseyin Avni Kırmacı STEVİA ÖZÜ İLAVESİNİN PROBİYOTİK YOĞURTLARININ BAZI KALİTE ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİLERİ Yrd.Doç.Dr. Hüseyin Avni Kırmacı Giriş Materyal ve Yöntem Araştırma Bulguları ve Tartışma Sonuçlar ve Öneriler Dünya

Detaylı

PROBİYOTİKLER VE SAĞLIK

PROBİYOTİKLER VE SAĞLIK PROBİYOTİKLER VE SAĞLIK Özet : Probiyotikler intestinal mikrobiyal dengeyi düzenleyen canlımikroorganizmalardır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda probiyotiklerin bakteriyel ve viral ishaller ile atopik

Detaylı

DİYET ACIDOPHILUS BIFIDUS YOĞURDU VE DİYET YOĞURDUN KALİTE NİTELİKLERİNİN İNCELENMESİ

DİYET ACIDOPHILUS BIFIDUS YOĞURDU VE DİYET YOĞURDUN KALİTE NİTELİKLERİNİN İNCELENMESİ P A M U K K A L E Ü N İ V E R S İ T E S İ M Ü H E N D İ S L İ K F A K Ü L T E S İ P A M U K K A L E U N I V E R S I T Y E N G I N E E R I N G C O L L E G E M Ü H E N D İ S L İ K B İ L İ M L E R İ D E R

Detaylı

UYGULAMALI MİKROBİYOLOJİ LABORATUARI

UYGULAMALI MİKROBİYOLOJİ LABORATUARI 27.02.2012 UYGULAMALI MİKROBİYOLOJİ LABORATUARI DANIŞMANLAR: Araş.Gör.Dr. Ali KOÇYİĞİT Caner VURAL Hazırlayanlar: Sinem BÜYÜKKALP Ezgi OSMANOĞULLARI Sevcan ŞATIR Simge KAHYA 1 http://www.geyigiz.biz/2012/02/16/inek-isi-iskence/

Detaylı

Bütün vücudumuzda, derimizin üzerinde, ağzımızda mikroplar bulunur;

Bütün vücudumuzda, derimizin üzerinde, ağzımızda mikroplar bulunur; Prebiyotikler Bütün vücudumuzda, derimizin üzerinde, ağzımızda mikroplar bulunur; İnce bağırsaklardaki bakteri sayısı mideden fazla; ancak besin, sindirim suları ve safrayla birlikte hızla akıp gittiği

Detaylı

FONKSİYONEL ÖZELLİKLERİ GELİŞTİRİLMİŞ DONDURMA ÜRETİMİ

FONKSİYONEL ÖZELLİKLERİ GELİŞTİRİLMİŞ DONDURMA ÜRETİMİ EGE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (YÜKSEK LİSANS TEZİ) FONKSİYONEL ÖZELLİKLERİ GELİŞTİRİLMİŞ DONDURMA ÜRETİMİ Merve AÇU Tez Danışmanı: Prof. Dr. Özer KINIK Süt Teknolojisi Anabilim Dalı Bilim Dalı

Detaylı

KİMYASAL VE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ SEBEBİYLE MİKROBİYEL GELİŞMEYE EN UYGUN, DOLAYISIYLA BOZULMAYA EN YATKIN, GIDALARDAN BİRİDİR.

KİMYASAL VE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ SEBEBİYLE MİKROBİYEL GELİŞMEYE EN UYGUN, DOLAYISIYLA BOZULMAYA EN YATKIN, GIDALARDAN BİRİDİR. KIRMIZI ETLER KİMYASAL VE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ SEBEBİYLE MİKROBİYEL GELİŞMEYE EN UYGUN, DOLAYISIYLA BOZULMAYA EN YATKIN, GIDALARDAN BİRİDİR. ETTEKİ ENZİMLER VE MİKROBİYEL AKTİVİTE BOZULMANIN BAŞLANGICIDIR.

Detaylı

Kanatlı. Hindilerde salmonellanın başarıyla azaltılması

Kanatlı. Hindilerde salmonellanın başarıyla azaltılması Hindilerde salmonellanın başarıyla azaltılması KONU İLGİ Hindilerde pozitif salmonella koşullarında Fysal Fit-4 ve Selko-pH uygulamasının ardından kalan salmonella miktarının araştırılması Hindilerde salmonella

Detaylı

Bağırsak Mikroflorası ve Probiyotikler. Intestinal Microflora and Probiotics GİRİŞ

Bağırsak Mikroflorası ve Probiyotikler. Intestinal Microflora and Probiotics GİRİŞ Türk Bilimsel Derlemeler Dergisi 5 (1): 107-113, 2012 ISSN: 1308-0040, E-ISSN: 2146-0132, www.nobel.gen.tr Bağırsak Mikroflorası ve Probiyotikler Nur CEYHAN* Halime ALIÇ Muğla Üniversitesi Fen Fakültesi,

Detaylı

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN

KARBONHİDRATLAR. Glukoz İNSAN BİYOLOJİSİ VE BESLENMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ OLAN KARBONHİDRATLAR Normal diyet alan kişilerde enerjinin % 55-60 ı karbonhidratlardan sağlanır. Bitkiler karbonhidratları fotosentez yoluyla güneş ışığının yardımıyla karbondioksit ve sudan yararlanarak klorofilden

Detaylı

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Prof. Dr. Yasemen YANAR Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölüm Başkanı Tarih boyunca medeniyetler

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

Biberon Maması İçerik ve Çeşitleri

Biberon Maması İçerik ve Çeşitleri Biberon Maması İçerik ve Çeşitleri Biberon Mamaları Annesütünün ikamesidir. Annesütü alamayan bebekler için Annesütü yetersizliğinde Annesütü ve inek sütünde enerji ve ana besin maddeleri Anne Sütü (100ml)

Detaylı

Beslenme ve Sağlık Beyanları

Beslenme ve Sağlık Beyanları Beslenme ve Sağlık Beyanları PROF. DR. SİBEL KARAKAYA E.Ü. MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ GIDA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BESLENME BİLİM DALI 12-14 KASIM 2014 Resmi Gazete Tarihi: 29.12.2011 Resmi Gazete Sayısı: 28157

Detaylı

GEBELĠK VE MĠKROBĠYOTA

GEBELĠK VE MĠKROBĠYOTA GEBELĠK VE MĠKROBĠYOTA Yrd.Doç.Dr.Tuğba Küçükkasap Cömert Yüksek İhtisas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü 1 Sağlıklı yaşamın temelleri anne karnında atılmaktadır 2 Yenidoğanın

Detaylı

TÜRK GIDA KODEKSİ Fermente Sütler Tebliği (Tebliğ No: 2001/ 21 )

TÜRK GIDA KODEKSİ Fermente Sütler Tebliği (Tebliğ No: 2001/ 21 ) Resmi Gazete; tarih 03. 09. 2001, sayı: 24512 Tarım ve Köyişleri ve Sağlık Bakanlığından TÜRK GIDA KODEKSİ Fermente Sütler Tebliği (Tebliğ No: 2001/ 21 ) Amaç Madde 1- Bu Tebliğin amacı; Fermente sütlerin

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

FONKSİYONEL SÜT ÜRÜNLERİNİN BESLENMEMİZDEKİ ÖNEMİ

FONKSİYONEL SÜT ÜRÜNLERİNİN BESLENMEMİZDEKİ ÖNEMİ FONKSİYONEL SÜT ÜRÜNLERİNİN BESLENMEMİZDEKİ ÖNEMİ Gülfem ÜNAL 1, Serap FENDERYA 2, Gülşah ENDER 1, A. Sibel AKALIN 1 1 Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü, İzmir 2 Ege Üniversitesi

Detaylı

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD

Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım. Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD Tekrarlayan Üriner Sistem Enfeksiyonlarına Yaklaşım Dr.Adnan ŞİMŞİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji AD ÜSE Tüm yaş grubu hastalarda en çok rastlanılan bakteriyel enfeksiyonlar İnsidans 1.000 kadının

Detaylı

Ev Yapımı ve Endüstriyel Üretim Yoğurtlarda ph ve Probiyotiklik İlişkisi

Ev Yapımı ve Endüstriyel Üretim Yoğurtlarda ph ve Probiyotiklik İlişkisi Ev Yapımı ve Endüstriyel Üretim Yoğurtlarda ph ve Probiyotiklik İlişkisi Umut GÖNEN PROJE EKİBİ Tuncay ŞAKİR Doç. Dr. Murat TOSUNOĞLU PROJE DANIŞMANLARI Prof. Dr. Güven ÖZDEMİR ÇANAKKALE 25 OCAK 2 ŞUBAT

Detaylı

TÜRK GIDA KODEKSĐ FERMENTE SÜT ÜRÜNLERĐ TEBLĐĞĐ (TEBLĐĞ NO: 2009/25) 16 Şubat 2009 Resmî Gazete Sayı : 27143

TÜRK GIDA KODEKSĐ FERMENTE SÜT ÜRÜNLERĐ TEBLĐĞĐ (TEBLĐĞ NO: 2009/25) 16 Şubat 2009 Resmî Gazete Sayı : 27143 TÜRK GIDA KODEKSĐ FERMENTE SÜT ÜRÜNLERĐ TEBLĐĞĐ (TEBLĐĞ NO: 2009/25) 16 Şubat 2009 Resmî Gazete Sayı : 27143 Amaç MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı; fermente süt ürünlerinin tekniğine uygun ve hijyenik olarak

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik 2. Ders YB 205 Beslenme İkeleri 2015 Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr BESLENME Dünya Sağlık Örgütü (WHO-DSÖ)

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

BEEBOOK & BAL ARISI (Apis mellifera L.) MİKROFLORASI

BEEBOOK & BAL ARISI (Apis mellifera L.) MİKROFLORASI BEEBOOK & BAL ARISI (Apis mellifera L.) MİKROFLORASI Dr. Aslı Özkırım Yrd. Doç. Dr., Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Arı Sağlığı Laboratuvarı COLOSS 9.1% 90.9% BEEBOOK BeeBook İçeriği ve Amacı BAL

Detaylı

PRETERM MAMALAR. Prematürelerin artan besinsel ihtiyaçlarını karşılar. Normal büyüme ve gelişimi destekler

PRETERM MAMALAR. Prematürelerin artan besinsel ihtiyaçlarını karşılar. Normal büyüme ve gelişimi destekler PRETERM MAMALAR Prematürelerin artan besinsel ihtiyaçlarını karşılar Normal büyüme ve gelişimi destekler Preterm mamalarla artan büyüme oranları elde edilmiştir Ağırlık artışı Baş çevresi genişlemesi Prematüre

Detaylı

Hatice YILDIRAN. Gıda Mühendisi BURDUR İL MÜDÜRLÜĞÜ

Hatice YILDIRAN. Gıda Mühendisi BURDUR İL MÜDÜRLÜĞÜ Hatice YILDIRAN Gıda Mühendisi BURDUR İL MÜDÜRLÜĞÜ GIDA TAKVİYELERİ Eğitim Yeri Eğitim Konusu : HOLLANDA-TNO : Gıda Takviyeleri Eğitim Süresi : 21 Aralık 2012-20 Mart 2013 Danışman : Dr. Koen VENEMA Eğitim

Detaylı

Günde bir elma doktoru evden uzak tutar.

Günde bir elma doktoru evden uzak tutar. ELMANIN FAYDALARI Günde bir elma doktoru evden uzak tutar. Elmanın Sağlığa Faydaları Elma A, E, B6, C, K vitamin kaynağıdır, bunun yanında yüksek miktarda potasyum ve çeşitli mineralleri içeren su içerir.

Detaylı

İnsan Mikrobiyom Projesi. Tanıl Kocagöz, M.D., Ph.D.

İnsan Mikrobiyom Projesi. Tanıl Kocagöz, M.D., Ph.D. İnsan Mikrobiyom Projesi Tanıl Kocagöz, M.D., Ph.D. İnsan Mikrobiyomu İnsan vücudu 10 13 hücreden oluşmaktadır İnsan vücudu 10 14 mikroorganizma taşımaktadır. Mikroorganizmalar insan hücrelerinden 10 kat

Detaylı

Madde 2- Bu Tebliğ krema ve kaymağı kapsar. Bitkisel yağ esaslı köpük kremayı kapsamaz.

Madde 2- Bu Tebliğ krema ve kaymağı kapsar. Bitkisel yağ esaslı köpük kremayı kapsamaz. Krema ve Kaymak Tebliği R.G. Tarihi:27.09.2003 R.G. Sayısı:25242 Amaç Madde 1- Bu Tebliğin amacı, krema ve kaymağın, tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretilmesi, hazırlaması, işlemesi, muhafazası, depolanması,

Detaylı

RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ

RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ Rumen mikroorganizmaların (bakteriler,protozoalar ve mayaların) bir denge içinde çalıştırdığı kusursuz bir makinedir. Yüksek et-süt verimi isterken bu hayvandaki

Detaylı

Kanatlı. Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık ve Yem Tüketimine Etkisi

Kanatlı. Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık ve Yem Tüketimine Etkisi Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık ve Yem Tüketimine Etkisi KONU etkisi İLGİ Tamponlanmış organik asit kombinasyonunun broyler performansına Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık

Detaylı

Pro-, Pre- ve Sinbiyotikler

Pro-, Pre- ve Sinbiyotikler Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi 2006; 49: 128-148 Derleme Pro-, Pre- ve Sinbiyotikler Turgay Coşkun Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri Profesörü SUMMARY: Coşkun T. (Department of Pediatrics,

Detaylı

BAĞIRSAK YANGISINDA ÖNLEYiCi ETKi. Bağırsak Sağlığı Yem Sindirilebilirliği Hayvan Sağlığı Yüksek Performans Bitki Ekstraktı

BAĞIRSAK YANGISINDA ÖNLEYiCi ETKi. Bağırsak Sağlığı Yem Sindirilebilirliği Hayvan Sağlığı Yüksek Performans Bitki Ekstraktı BAĞIRSAK YANGISINDA ÖNLEYiCi ETKi Bağırsak Sağlığı Yem Sindirilebilirliği Hayvan Sağlığı Yüksek Performans Bitki Ekstraktı Bakterilerle mücadele onları sadece öldürmek ile olmaz. Öldükten sonra ortaya

Detaylı

BOVİFİT FORTE İLE AVANTAJLARINIZ Optimal laktasyon başlangıcı Yüksek yem tüketimi İyi doğurganlık Yüksek süt verimi Uzun damızlık ömrü

BOVİFİT FORTE İLE AVANTAJLARINIZ Optimal laktasyon başlangıcı Yüksek yem tüketimi İyi doğurganlık Yüksek süt verimi Uzun damızlık ömrü BOVİFİT FORTE İLE AVANTAJLARINIZ Optimal laktasyon başlangıcı Yüksek yem tüketimi İyi doğurganlık Yüksek süt verimi Uzun damızlık ömrü BOVİFİT FORTE ÜRÜN ÖZELLİKLERİ Kurutulmuş bira mayası ve keten tohumu

Detaylı

Mısır silajında EM-silaj kullanımının etkileri

Mısır silajında EM-silaj kullanımının etkileri Mısır silajında EM-silaj kullanımının etkileri Raporu hazırlayan: Feed Innovation Services (FIS) FIS Aarle-Rixtel Hollanda L. J. van der Kolk W. Smink Haziran 2004 Müşteri: EM Agriton BV Noordwolde Hollanda

Detaylı

SACCHAROMYCES BOULARDİİ NİN ÇOCUKLUK ÇAĞI AKUT DİYARESİNDE ETKİNLİĞİ

SACCHAROMYCES BOULARDİİ NİN ÇOCUKLUK ÇAĞI AKUT DİYARESİNDE ETKİNLİĞİ T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI HAYDARPAŞA NUMUNE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ KLİNİK ŞEFİ: Doç. Dr. Ömer CERAN SACCHAROMYCES BOULARDİİ NİN ÇOCUKLUK ÇAĞI AKUT DİYARESİNDE ETKİNLİĞİ

Detaylı

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ Protein Değerlendirilmesi Enerji Kullanımı Süt Kalitesi Karaciğer Fonksiyonları Döl Verimi Karlılık BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI

Detaylı

NORMAL ÖĞRETİM DERS PROGRAMI

NORMAL ÖĞRETİM DERS PROGRAMI NORMAL ÖĞRETİM DERS PROGRAMI 1. Yarıyıl 1. Hafta ( 19.09.2011-23.09.2011 ) Gıda maddelerinin kalite kriterleri Beslenmeyle ilgili genel bilgilerin verilmesi Gıda güvenliği Halk Sağlığı Zoonoz enfeksiyonlarla

Detaylı

Gökşen GÜLGÖR, Filiz ÖZÇELİK. Ankara Üniv. Mühendislik Fak. Gıda Müh. Bölümü ANKARA

Gökşen GÜLGÖR, Filiz ÖZÇELİK. Ankara Üniv. Mühendislik Fak. Gıda Müh. Bölümü ANKARA Gökşen GÜLGÖR, Filiz ÖZÇELİK Ankara Üniv. Mühendislik Fak. Gıda Müh. Bölümü ANKARA I. GRUP (Kommensaller) II. GRUP (Probiyotik) İYİ BAKTERİLER Biyoyararlılık Etki mekanizmaları PROBİYOTİK Metabolik aktivite

Detaylı

ÖZEL EGE LİSESİ PROBİYOTİK MEYVE SUYU

ÖZEL EGE LİSESİ PROBİYOTİK MEYVE SUYU ÖZEL EGE LİSESİ PROBİYOTİK MEYVE SUYU HAZIRLAYAN ÖĞRENCİ: Cem YILDIRIM DANIŞMAN ÖĞRETMEN: Melike GÜZEL İZMİR 2017 İÇİNDEKİLER 1.Proje özeti...2 2.Projenin amacı...3 3. Giriş...3-4 3.1 Beslenmenin önemi...3

Detaylı

Probiyotik. Sağlıklı Yaşam İçin Yararlı Dost Bakteriler. güncel gastroenteroloji 17/1. Ali ÖZDEN

Probiyotik. Sağlıklı Yaşam İçin Yararlı Dost Bakteriler. güncel gastroenteroloji 17/1. Ali ÖZDEN güncel gastroenteroloji 17/1 Probiyotik Sağlıklı Yaşam İçin Yararlı Dost Bakteriler Ali ÖZDEN 1) Sindirim sisteminin temel fonksiyonları nelerdir? Sindirim sisteminin temel fonksiyonları: a) Yaşamın devamı

Detaylı

SPORCULAR İÇİN TEMEL BESLENME İLKELERİ

SPORCULAR İÇİN TEMEL BESLENME İLKELERİ SPORCU BESLENMESİ SPORCULAR İÇİN TEMEL BESLENME İLKELERİ Yeterli ve dengeli beslenmenin bir sporcunun başarısını garanti etmediği, ancak yetersiz ve dengesiz beslenmenin bazı sağlık problemlerine ve performans

Detaylı

PROBĠYOTĠK KULLANIMININ PRETERM YENĠDOĞANLARIN YENĠDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNĠTESĠNDE ĠZLEMĠ SIRASINDA. OLUġABĠLECEK DĠRENÇLĠ MĠKROORGANĠZMA

PROBĠYOTĠK KULLANIMININ PRETERM YENĠDOĞANLARIN YENĠDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNĠTESĠNDE ĠZLEMĠ SIRASINDA. OLUġABĠLECEK DĠRENÇLĠ MĠKROORGANĠZMA T.C. BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABĠLĠM DALI NEONATOLOJĠ BĠLĠM DALI PROBĠYOTĠK KULLANIMININ PRETERM YENĠDOĞANLARIN YENĠDOĞAN YOĞUN BAKIM ÜNĠTESĠNDE ĠZLEMĠ SIRASINDA

Detaylı

Süttozu, Peyniraltı Suyu Tozu ve Yayıkaltı Karışımları ile Üretilen Kefirlerin Özellikleri Üzerine Bir Araştırma* I.Bazı Kimyasal Özellikler

Süttozu, Peyniraltı Suyu Tozu ve Yayıkaltı Karışımları ile Üretilen Kefirlerin Özellikleri Üzerine Bir Araştırma* I.Bazı Kimyasal Özellikler Ege Üniv. Ziraat Fak. Derg., 2002, 39 (3): 64-71 ISSN 1018-8851 Süttozu, Peyniraltı Suyu Tozu ve Yayıkaltı Karışımları ile Üretilen Kefirlerin Özellikleri Üzerine Bir Araştırma* I.Bazı Kimyasal Özellikler

Detaylı

ADIM ADIM YGS LYS Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 5 İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI

ADIM ADIM YGS LYS Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 5 İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI ADIM ADIM YGS LYS 177. Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 5 İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI Hastalık yapıcı organizmalara karşı vücudun gösterdiği dirence bağışıklık

Detaylı

Normal Mikrobiyal Flora

Normal Mikrobiyal Flora Normal Mikrobiyal Flora Dr. Kaya Süer YDÜ Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Normal Mikrobiyal Flora Deri Konjonktiva Oral Cavite Üst solunum yolu Intestinal tract Genitouriner

Detaylı

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır.

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır. Sayın meslektaşlarım, Kişisel çalışmalarım sonucu elde ettiğim bazı bilgileri, yararlı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Çalışmalarımı iki ana başlık halinde sunacağım. MADDE BAĞIMLILIĞI

Detaylı

7.GRUP PROJE ÇALIŞMASI

7.GRUP PROJE ÇALIŞMASI 7.GRUP PROJE ÇALIŞMASI SĐNEM ÖZKAN ÖZLEM CEYLAN PROBĐYOTĐK BAKTERĐLER PROF.DR.ĐNCĐ MORGĐL ĐÇĐNDEKĐLER Probiyotik nedir? Probiyotiklerin Özellikleri Probiyotiklerin Etkileri Probiyotiklerin Kullanıldıkları

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

İnsan Mikrobiyom Projesi. Prof. Dr. Tanıl Kocagöz

İnsan Mikrobiyom Projesi. Prof. Dr. Tanıl Kocagöz İnsan Mikrobiyom Projesi Prof. Dr. Tanıl Kocagöz Human Microbiome Project İnsan Mikrobiyom Projesi (İMP) 2007 yılında NIH tarafından başlatıldı 300 gönüllünün 5 vücut bölgesinden değişik zamanlarda, toplam

Detaylı

Gıda zehirlenmeleri neden önemlidir?

Gıda zehirlenmeleri neden önemlidir? GIDA KAYNAKLI İNTOKSİKASYON VE ENFEKSİYONLAR Gıda zehirlenmesi nedir? 1 2 İNTOKSİKASYON TİPİ GIDA ZEHİRLENMESİ Bazı bakteriler gıda üzerinde gelişerek toksin üretirler ve toksin içeren gıdanın tüketilmesi

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta verimi Kabuk kalitesi Civciv kalitesi Döllülük Çıkım oranı Karaciğer sağlığı Bağırsak sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA

Detaylı

CİLT MİKROBİYOTASI PROF.DR. NİLGÜN SOLAK BÜLENT ECEVİT Ü. TIP FAK. DERMATOLOJİ AD

CİLT MİKROBİYOTASI PROF.DR. NİLGÜN SOLAK BÜLENT ECEVİT Ü. TIP FAK. DERMATOLOJİ AD CİLT MİKROBİYOTASI PROF.DR. NİLGÜN SOLAK BÜLENT ECEVİT Ü. TIP FAK. DERMATOLOJİ AD CİLT MİKROBİYOTASI CİLT MİKROFLORASI DERİ MİKROBİYOTASI DERİ MİKROFLORASI DERİ Deri en büyük organımız 2 m² alan Vücudu

Detaylı

Probiyotiklerin Yenidoğanda Kullanımı. Prof. Dr. Nejat Narlı Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi

Probiyotiklerin Yenidoğanda Kullanımı. Prof. Dr. Nejat Narlı Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Probiyotiklerin Yenidoğanda Kullanımı Prof. Dr. Nejat Narlı Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Probiyotiklerler Besinlerle beraber ya da ayrı olarak alınan, bağırsak florasını düzenleyerek ve bağışıklık

Detaylı

NATURAZYME Naturazyme enzim grubu karbohidrazlar, proteaz ve fitaz enzimlerini içerir.

NATURAZYME Naturazyme enzim grubu karbohidrazlar, proteaz ve fitaz enzimlerini içerir. NATURAZYME Naturazyme enzim grubu karbohidrazlar, proteaz ve fitaz enzimlerini içerir. Tüm hayvanlar besinleri sindirmek için enzimleri kullanırlar. Bunlar hem hayvanın kendi sentezlediği hem de bünyelerinde

Detaylı

T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ

T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ 1 T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ PREBİYOTİKLER, PROBİYOTİKLER VE İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN KULLANIM ALANLARI Hazırlayan Mustafa YILMAZ Danışman Yrd. Doç. Dr. Dilşad ONBAŞILI Eczacılık Fakültesi

Detaylı

gereksinimi kadar sağlamasıdır.

gereksinimi kadar sağlamasıdır. Yeterli beslenme, vücudun yaşamı ve çalışmasını sürdürebilesi için gerekli olan enerjinin sağlanması anlamına gelir. Dengeli beslenme ise, alınan enerjinin yanında bütün besin öğelerini gereksinimi kadar

Detaylı

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010 IV. Kurul Gastrointestinal Sistem ve Metabolizma IV. Kurul Süresi: 5 hafta IV. Kurul Başlangıç Tarihi: 17 Şubat 2010 IV. Kurul Bitiş ve Sınav Tarihi: 22 23 Mart 2010 Ders Kurulu Sorumlusu: Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

SÜT NÖTRAL PH SI, İÇERDİĞİ LAKTOZ, SİTRİK ASİT, SÜT YAĞI, AZOT KAYNAĞI, MİNERAL MADDELER VE YÜKSEK SU ORANI SEBEBİYLE BİRÇOK MİKROORGANİZMANIN

SÜT NÖTRAL PH SI, İÇERDİĞİ LAKTOZ, SİTRİK ASİT, SÜT YAĞI, AZOT KAYNAĞI, MİNERAL MADDELER VE YÜKSEK SU ORANI SEBEBİYLE BİRÇOK MİKROORGANİZMANIN SÜT NÖTRAL PH SI, İÇERDİĞİ LAKTOZ, SİTRİK ASİT, SÜT YAĞI, AZOT KAYNAĞI, MİNERAL MADDELER VE YÜKSEK SU ORANI SEBEBİYLE BİRÇOK MİKROORGANİZMANIN GELİŞEBİLMESİ İÇİN MÜKEMMEL BİR BESİN KAYNAĞIDIR. YENİ SAĞILMIŞ

Detaylı

İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ

İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ Dr. Sema ÖZBAŞ Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Çocuk ve Ergen Sağlığı Daire Başkanı Sağlık Bakanlığı Teşkilat Şeması Türkiye Halk

Detaylı

Minavit Enjeksiyonluk Çözelti

Minavit Enjeksiyonluk Çözelti Prospektüs ; berrak sarı renkli çözelti olup her ml'si 500.000 IU Vitamin A, 75.000 IU Vitamin D 3 ve 50 mg Vitamin E içerir. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ uygun farmasötik şekli, içerdiği A, D 3 ve E vitamin

Detaylı

DERS ĐÇERĐKLERĐ GÜZ YARIYILI: GMB 501 Uzmanlık Alan Dersi (4 0 0)

DERS ĐÇERĐKLERĐ GÜZ YARIYILI: GMB 501 Uzmanlık Alan Dersi (4 0 0) DERS ĐÇERĐKLERĐ GÜZ YARIYILI: GMB 501 Uzmanlık Alan Dersi (4 0 0) Gıda Mühendisliği Anabilim Dalında Enstitümüz tarafından yüksek lisans tez programları kabul edilen yüksek lisans öğrencileri için danışman

Detaylı

Probiyotik Bakterilerin Klinik Uygulamalarında Yeni Gelişmeler-I

Probiyotik Bakterilerin Klinik Uygulamalarında Yeni Gelişmeler-I Ege Üniv. Ziraat Fak. Derg., 2006, 43(1):181-188 ISSN 1018-8851 Probiyotik Bakterilerin Klinik Uygulamalarında Yeni Gelişmeler-I Oğuz GÜRSOY 1 Özer KINIK 2 New Developments to Clinical Applications of

Detaylı

Ordu il merkezindeki tüketicilerin fermente süt ürünleri tüketim alışkanlıkları

Ordu il merkezindeki tüketicilerin fermente süt ürünleri tüketim alışkanlıkları Akademik Ziraat Dergisi 4(2):71-80 (2015) ISSN: 2147-6403 http://azd.odu.edu.tr Araştırma (Research) Ordu il merkezindeki tüketicilerin fermente süt ürünleri tüketim alışkanlıkları Zekai TARAKÇI 1, Muhammet

Detaylı

PEYNİR TEKNOLOJİSİ. d- Yarı yumuşak (Limburg, Roquefort vb.) e- Yumuşak (Brie, Cottage vb.) 3. Peynirin kuru maddede yağ içeriğine göre.

PEYNİR TEKNOLOJİSİ. d- Yarı yumuşak (Limburg, Roquefort vb.) e- Yumuşak (Brie, Cottage vb.) 3. Peynirin kuru maddede yağ içeriğine göre. PEYNİR TEKNOLOJİSİ Peynir, yağlı süt, krema, kısmen ya da tamamen yağı alınmış süt, yayık altının tek başına veya bunların birkaçının ya da tümünün karışımının peynir mayası dediğimiz uygun proteolitik

Detaylı

TABURCU SONRASI MAMALAR

TABURCU SONRASI MAMALAR TABURCU SONRASI MAMALAR Taburcu olduktan sonra mamayla beslenecek prematüreler için tasarlanmıştır. Besin ve enerji içeriği standart Biberon mamaları ve prematüre Mamalarının içeriklerinin arasındadır

Detaylı

BAL ÜRETİM SÜRECİNDE KRİTİK KONTROL NOKTALARININ BELİRLENMESİ, SEKONDER KONTAMİNASYON KAYNAKLARININ

BAL ÜRETİM SÜRECİNDE KRİTİK KONTROL NOKTALARININ BELİRLENMESİ, SEKONDER KONTAMİNASYON KAYNAKLARININ BAL ÜRETİM SÜRECİNDE KRİTİK KONTROL NOKTALARININ BELİRLENMESİ, SEKONDER KONTAMİNASYON KAYNAKLARININ ve TEHLİKELERİN TANIMLANMASI, RİSK FAKTÖRLERİNİN VE KORELASYON İLİŞKİLERİNİN ORTAYA KONMASI Hayrettin

Detaylı

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü Proteinler, yağlar ve karbohidratlar balıklar amino asitlerin dengeli bir karışımına gereksinim tarafından enerji

Detaylı

*Latince kökenli bir kelime olan «Probiyotik» Türkçe karşılığı olarak «yaşam için» anlamına gelmektedir.

*Latince kökenli bir kelime olan «Probiyotik» Türkçe karşılığı olarak «yaşam için» anlamına gelmektedir. *Latince kökenli bir kelime olan «Probiyotik» Türkçe karşılığı olarak «yaşam için» anlamına gelmektedir. *Probiyotikler yeni bir keşif değildir çünkü insanoğlunun onlarla tanışması insanlık tarihi kadar

Detaylı

PROBİYOTİK ORİJİNLİ TİCARİ OLARAK SATILAN BAZI TAKVİYE EDİCİ GIDALARIN FARKLI VASATLARDA OLUŞTURDUKLARI SÜPERNATLARIN ANTİMİKROBİYEL ETKİLERİ

PROBİYOTİK ORİJİNLİ TİCARİ OLARAK SATILAN BAZI TAKVİYE EDİCİ GIDALARIN FARKLI VASATLARDA OLUŞTURDUKLARI SÜPERNATLARIN ANTİMİKROBİYEL ETKİLERİ Elektronik Mikrobiyoloji Dergisi TR (Eski adı: OrLab On-Line Mikrobiyoloji Dergisi) Yıl: 2015 Cilt: 13 Sayı: 2 Sayfa: 18-26 www.mikrobiyoloji.org/pdf/702150203.pdf PROBİYOTİK ORİJİNLİ TİCARİ OLARAK SATILAN

Detaylı

TGK-KREMA VE KAYMAK TEBLĐĞĐ (2003/34) (Yayımlandığı R.G.: /25242)

TGK-KREMA VE KAYMAK TEBLĐĞĐ (2003/34) (Yayımlandığı R.G.: /25242) TGK-KREMA VE KAYMAK TEBLĐĞĐ (2003/34) (Yayımlandığı R.G.: 27.09.2003/25242) Değişiklik : 06.02.2009tarih ve 27133 sayılı R. G. Amaç Madde 1- Bu Tebliğin amacı, krema ve kaymağın, tekniğine uygun ve hijyenik

Detaylı

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK Dünya nüfusundaki hızlı artış ile teknolojik gelişmeler insanları tarımsal

Detaylı

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI

TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI TÜRKİYE DE EN FAZLA GÖRÜLEN BESLENME HATALARI Türkiye beslenme durumu yönünden hem gelişmekte olan, hem de gelişmiş ülkelerin sorunlarını birlikte içeren bir görünüme sahiptir. Ülkemizde halkın beslenme

Detaylı

DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006

DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006 DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006 ÖNEMLİ! Gıdaları insanların sağlıklarını çok ciddi şekilde etkiler. Bu nedenle, gıda üreten kişilerin temizlik kurallarına uyması çok önemlidir.

Detaylı

Yarın Nasıl Bir Gıda Mühendisliği Eğitimi Olabilir? 8. Gıda Mühendisliği KONGRESİ 7 9 Kasım 2013 ANKARA. Doç. Dr. Y. Birol SAYGI Döhler

Yarın Nasıl Bir Gıda Mühendisliği Eğitimi Olabilir? 8. Gıda Mühendisliği KONGRESİ 7 9 Kasım 2013 ANKARA. Doç. Dr. Y. Birol SAYGI Döhler Yarın Nasıl Bir Gıda Mühendisliği Eğitimi Olabilir? 8. Gıda Mühendisliği KONGRESİ 7 9 Kasım 2013 ANKARA Doç. Dr. Y. Birol SAYGI Döhler Saç Ayakları Mühendis nedir? Dünya da Nüfüs Hammadde Gereksinimi (Miktar

Detaylı

BESLENME VE SAĞLIK AÇISINDAN KEÇİ SÜTÜNÜN NİTELİKLERİ

BESLENME VE SAĞLIK AÇISINDAN KEÇİ SÜTÜNÜN NİTELİKLERİ BESLENME VE SAĞLIK AÇISINDAN KEÇİ SÜTÜNÜN NİTELİKLERİ Keçi, kuru ve sıcak yerlerde ve özellikle tarımsal açıdan geri kalmış bölgelerde yaşayan insanlar için çok önemli bir besin ve gelir kaynağıdır. Gerek

Detaylı

daların rmaları, Yasal DüzenlemelerD Yrd.Doç.Dr.Tu Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, Isparta

daların rmaları, Yasal DüzenlemelerD Yrd.Doç.Dr.Tu Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, Isparta Türkiye de Fonksiyonel GıdalarG daların Tüketim Araştırmalar rmaları, Ürün Çeşitliliği i ve Yasal DüzenlemelerD Yrd.Doç.Dr.Tu.Dr.Tuğba Kök K k Taş Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi

Detaylı

Toplu beslenme yapilan. olaylarinin analizi. kurumlarda gida zehirlenmesi. beslenme ve kontrol sistemleri sempoyumu nda sunulan tebliğden

Toplu beslenme yapilan. olaylarinin analizi. kurumlarda gida zehirlenmesi. beslenme ve kontrol sistemleri sempoyumu nda sunulan tebliğden Toplu beslenme yapilan kurumlarda gida zehirlenmesi olaylarinin analizi Prof.Dr.. Dilek BOYACIOĞLU ve Prof. Dr. Artemis KARAALİ tarafından, 16-17 17 Kasim 1999 tarihinde 2000li yillarda TSK de beslenme

Detaylı

Hazırlayanlar İpek KARŞI Ayda ZEYBEK Sezgi KIPÇAK Türker GÜL. Danışmanlar Araş.Gör.Dr. Ali KOÇYİĞİT Araş.Gör. Caner VURAL 2012

Hazırlayanlar İpek KARŞI Ayda ZEYBEK Sezgi KIPÇAK Türker GÜL. Danışmanlar Araş.Gör.Dr. Ali KOÇYİĞİT Araş.Gör. Caner VURAL 2012 Ege Üniverstesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Uygulamalı Mikrobiyoloji Laboratuar Dersi Sauerkraut Turşusu Yapımı ve Mikrobiyolojik Analizi Hazırlayanlar

Detaylı

Probiyotik ve Prebiyotiklerin Fonksiyonel Özellikleri

Probiyotik ve Prebiyotiklerin Fonksiyonel Özellikleri Atatürk Üniv. Ziraat Fak. Derg. 35 (3-4), 221-228, 2004 Probiyotik ve Prebiyotiklerin Fonksiyonel Özellikleri Osman SAĞDIÇ Erciyes Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Gıda Mühendisliği Bölümü 38039 Kayseri

Detaylı

Bölüm 2 LAKTİK ASİT BAKTERİLERİ

Bölüm 2 LAKTİK ASİT BAKTERİLERİ Bölüm 2 LAKTİK ASİT BAKTERİLERİ Laktik asit bakterileri fermentasyon sonucu temel ürün olarak laktik asit oluşturan mikroorganizmalardır. Bu bakteriler, genellikle spor oluşturmayan ve gıda fermentasyonlarında

Detaylı

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon Obezite Nedir? Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması

Detaylı

Çamlı, BioAqua markası altında ürettiği balık yemleri ile müşterilerine çok geniş bir ürün segmenti sunmaktadır. Ağırlıklı olarak üretilen Levrek,

Çamlı, BioAqua markası altında ürettiği balık yemleri ile müşterilerine çok geniş bir ürün segmenti sunmaktadır. Ağırlıklı olarak üretilen Levrek, YEMLERİ EVREK & ÇİPURA L 1 Çamlı, BioAqua markası altında ürettiği balık yemleri ile müşterilerine çok geniş bir ürün segmenti sunmaktadır. Ağırlıklı olarak üretilen Levrek, Çipura ve Alabalık yemlerinin

Detaylı

(Değişik: RG-22/1/ )

(Değişik: RG-22/1/ ) (Değişik: RG-22/1/2006-26057) (MÜLGA: RG-29/1/2004-25361) 1 Ek-7 1 29/1/2004 tarihli Tebliğ ile Ek-7 yürürlükten kaldırılmış ve diğer ekler buna göre teselsül ettirilmiştir. (Ek: RG-22/1/2006-26057) Yağ

Detaylı

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ BİLİM VE TEKNOLOJİ DERGİSİ ANADOLU UNIVERSITY JOURNAL OF SCIENCE AND TECHNOLOGY Cilt/Vol.:10-Sayı/No: 2 : 343-354 (2009)

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ BİLİM VE TEKNOLOJİ DERGİSİ ANADOLU UNIVERSITY JOURNAL OF SCIENCE AND TECHNOLOGY Cilt/Vol.:10-Sayı/No: 2 : 343-354 (2009) ANADOLU ÜNİVERSİTESİ BİLİM VE TEKNOLOJİ DERGİSİ ANADOLU UNIVERSITY JOURNAL OF SCIENCE AND TECHNOLOGY Cilt/Vol.:10-Sayı/No: 2 : 343-354 (2009) DERLEME /REVIEW İNSAN BAĞIRSAK SİSTEMİNDE PROBİYOTİK OLARAK

Detaylı

DİYET POSASI VE SAĞLIK İLİŞKİSİ. Duygu PELİSTER

DİYET POSASI VE SAĞLIK İLİŞKİSİ. Duygu PELİSTER DİYET POSASI VE SAĞLIK İLİŞKİSİ Duygu PELİSTER Lif yönünden zengin diyet, sağlıklı beslenmenin olmazsa olmazlarındandır. Diyet lifinin, sadece gastrointestinal mukozadan sindirilmeden ya da herhangi bir

Detaylı

FONKSİYONEL GIDALAR. Dursun KODAZ Gıda Mühendisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanlığı 29.08.

FONKSİYONEL GIDALAR. Dursun KODAZ Gıda Mühendisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanlığı 29.08. FONKSİYONEL GIDALAR Dursun KODAZ Gıda Mühendisi Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanlığı 29.08.2013 1 İÇERİK I. Eğitim kurumu II. Ziyaret edilen resmi kurumlar III. Fonksiyonel

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 Eğitim Yılı Dönem II 3. Ders Kurulu GASTROİNTESTİNAL SİSTEM VE METABOLİZMA Eğitim Programı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 Eğitim Yılı Dönem II 3. Ders Kurulu GASTROİNTESTİNAL SİSTEM VE METABOLİZMA Eğitim Programı 2015-2016 Eğitim Yılı Dönem II 3. Ders Kurulu GASTROİNTESTİNAL SİSTEM VE METABOLİZMA Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü Dönem II Koordinatörü Koordinatör Yardımcısı : Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN : Doç.

Detaylı

PROBĐYOTĐK MĐKROORGANĐZMALARIN GASTROĐNTESTĐNAL SĐSTEM UYUMLULUĞU VE ENTERĐK PATOJENLERE ETKĐSĐ

PROBĐYOTĐK MĐKROORGANĐZMALARIN GASTROĐNTESTĐNAL SĐSTEM UYUMLULUĞU VE ENTERĐK PATOJENLERE ETKĐSĐ T.C. PAMUKKALE ÜNĐVERSĐTESĐ TIP FAKÜLTESĐ ĐNFEKSĐYON HASTALIKLARI VE KLĐNĐK MĐKROBĐYOLOJĐ ANABĐLĐM DALI PROBĐYOTĐK MĐKROORGANĐZMALARIN GASTROĐNTESTĐNAL SĐSTEM UYUMLULUĞU VE ENTERĐK PATOJENLERE ETKĐSĐ UZMANLIK

Detaylı

İnflamatuvar barsak hastalığı etyopatogenezinde luminal

İnflamatuvar barsak hastalığı etyopatogenezinde luminal güncel gastroenteroloji 12/2 İnflamatuvar Barsak Hastalığında Probiyotiklerin Yeri Ali ÖZDEN Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Gastroenteroloji Bilim Dalı, Ankara İnflamatuvar barsak hastalığı etyopatogenezinde

Detaylı

Üniversite Öğrencilerinin Probiyotik Süt Ürünleri Tüketimlerinin Değerlendirilmesi

Üniversite Öğrencilerinin Probiyotik Süt Ürünleri Tüketimlerinin Değerlendirilmesi Üniversite Öğrencilerinin Probiyotik Süt Ürünleri Tüketimlerinin Değerlendirilmesi KTO Karatay Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Arş. Gör. M. Gizem KESER Probiyotik Nedir? Yeterli miktarda verildiğinde

Detaylı

Kanatlı. Broilerlerde Kesimden Bir Hafta Önce Selko ph Uygulaması

Kanatlı. Broilerlerde Kesimden Bir Hafta Önce Selko ph Uygulaması Broilerlerde Kesimden Bir Hafta Önce Selko ph Uygulaması KONU İLGİ TERCÜME Broilerlerde Kesimden Bir Hafta Önce Selko ph Uygulaması Broilerlerin kesim öncesi döneminde, Selko Ph, bağırsaklardaki mikrobiyal

Detaylı