Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. (M. Kemal ATATÜRK) Seyircinin hükmü kesindir, temyize gitmez.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. (M. Kemal ATATÜRK) Seyircinin hükmü kesindir, temyize gitmez."

Transkript

1 Türk Halkının Sanata BakıĢının ve Sanata Olan Ġlgi Düzeyinin Tiyatro Sanatı Bağlamında ÇeĢitli Sosyolojik DeğiĢkenler Açısından Ġncelenmesi: EskiĢehir Örneği Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. (M. Kemal ATATÜRK) Seyircinin hükmü kesindir, temyize gitmez. (Muhsin Ertuğrul) Dünya aydınlık olsaydı, sanat olmazdı. (Albert Camus) HAZIRLAYANLAR HÜMEYRA DUMAN ENES CĠCĠ ( ESKĠġEHĠR ETĠ SOSYAL BĠLĠMLER LĠSESĠ ) DANIġMAN ÖĞRETMEN MEHMET AKSOY Bursa Türkiye Bilimsel ve Teknolojik AraĢtırma Kurumu Ocak, 2011

2 İÇİNDEKİLER 1. PROJENİN ADI PROJENİN KONUSU PROJENİN AMACI.5 4. GİRİŞ.7 5. YÖNTEM...25 a. Kuramsal Çerçeve...25 b. Varsayımlar.25 c. Kapsam ve sınırlılıklar 25 d. Veri Toplama Tekniği ZAMANLAMA BULGULAR ve TARTIŞMA SONUÇ ve ÖNERİLER KAYNAKÇA EKLER.44 2

3 I. PROJENİN ADI Türk Halkının Sanata Bakışının ve Sanata Olan İlgi Düzeyinin Tiyatro Sanatı Bağlamında Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi: Eskişehir Örneği 3

4 II. PROJENİN KONUSU Öncelikle Eskişehir, modern ve çağdaş yaşam anlayışına sahip insanların yaşadığı ve bu insanların kültürel-sanat faaliyetlerini istikrarlı bir şekilde izlediği bir kenttir. Büyükşehir Belediyesi nin bünyesinde yer alan Turgut ÖZAKMAN Sahnesi şehir yaşamında ruh bulan bir mekândır. Bu sanat mekânı her gün çoğu insanın uğrak yeri olmaktadır. Böylece Kent-Sanat-Yaşam üçgeni arasında bulunan uyumunu pekiştiren unsurları ve olası tehditleri sosyolojik olarak anlamak önem arz etmektedir. Çünkü bir kentin nabzını çoğu zaman sanatsal etkinliklerde tutabiliyoruz. Yukarıda verilen bilgiler ışığında bakıldığında bu çalışma, bir Sanat Sosyolojisi çalışmasıdır. Bu projenin konusu genel anlamda insan ve sanat tır. Türk İnsanının sanat algısını, sanat eserlerine olan ilgi düzeyini ortaya koymak; bu algılarında ve ilgi düzeylerinde etkili olan faktörleri incelemek ve değerlendirmektir. Bilim literatürüne bakıldığında, sanatı, sosyolojik anlamda doğrudan ele alan çalışma çok azdır. Bu tespit ışığında, bu çalışmada, Eskişehir halkının sanata bakışı ve ilgi düzeyinin tiyatro örneği üzerinden, sosyolojik boyutta incelenmesi yapılmıştır. Kısaca bu araştırmada işlenen ana tema, küreselleşen ve hızla değişen toplumda insanların sanata verdiği önem ve sanatsal faaliyetlere gösterdiği ilgidir. 4

5 III. PROJENİN AMACI İnsanlık kültürünün temel öğelerinden biri olan sanat, hem kültürel yapıya bağlı olarak gelişmekte, hem de toplumsal ve kültürel oluşuma katkıda bulunmaktadır (Armağan, 1992 den aktaran Güler, 1997, s. 6). Sağlam bir toplumsal yapıya ulaşmanın çeşitli kuralları vardır. Bir hukuksal kurallardan ekonomik-ruhbilimsel vb. kurallara dek sayılabilir. Ancak tüm bu kuralların kaynağında, birlikte yaşayan insanların kültürel yaşamlarını sağlam temeller üzerine kurmuş olmaları yatar. Bu noktada da varolan kültürel birikimlerin paylaşılması, yeni birikimlerin yaratılması açısından ayrı bir önem taşır (Nutku, 1982 den aktaran Güler, 1997, s. 6). Böylece sanat, toplum halinde yaşayan insanların, kültürel birikimlerini paylaşmalarını sağlayan bir etkinlikler manzumesidir. Bu faaliyetler sayesinde insanlar, geleceğe dair yeni kültürel zenginlikler yaratırlar. Geçmişte sanat hayatın içinde vazgeçilmez bir unsur iken zamanla bu anlayış yalnızca ihtiraslarımızı tatmine yönelik kuru bir zevk hissini almıştır. Aynı zamanda çağımız ürünü olan makineler ve makine ürünlerinin insan yaşamına girmesi ile oluşan yeni kültür, yarattığı karmaşıklık ile insanın görme biçimini pek çok engel ile karşı karşıya getirdi (Kara, 1993). Tiyatro gerek bir bilim gerekse bir sanat olarak, günlük yaşamda çok sık karşılaştığımız bir kavramdır. Tiyatro bir sanat olarak, toplum öğesi bütün sanatlar içinde ağır basan bir sanat dalıdır. Bu nedenle de tüm sosyal bilimler, tiyatro kavramıyla yakından ilgilenirler. Tiyatro kavramı kültürel antropolojiden ruhbilime, sosyolojiden yönetim bilimine kadar birçok bilim dalının çalışma alanı içindedir (Güler, 1997: 7). Çeşitli bilimlerin ilgi alanı içinde yer alan tiyatro sanatı, aynı şekilde bir fazla işlevi yerine getiren bir sanat ve aynı zaman da toplumun aynasıdır. 5

6 Yukarıda anlatılanlar ışığında bu çalışmanın amacı, makro anlamda Türk insanının; mikro anlamda ise Eskişehir halkının sanata bakışını ve sanata olan ilgi düzeyini, tiyatro sanatı örnekleminde, çeşitli sosyolojik değişkenler açısından ortaya koymaktır. Ayrıca bu araştırmada aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır: Teknolojinin durdurulamaz ilerleyişi, televizyon ve internetin sınırsız seçenekler sunmasıyla insanların bağımlı hale geldiği ve yabancılaştığı günümüz toplumlarında, insanların sanata / sanat dallarına (özellikle tiyatroya) olan ilgileri ne düzeydedir? İnsanlar teknolojinin ve televizyonun sanat dallarını ( bilhassa tiyatroyu) ne yönde etkilediğini düşünüyorlar? İnsanlar sanatsal etkinliklere yeterli zaman ayırabiliyorlar mı? Maddi gelirlerinin ne kadarını sanatsal etkinliklere ayırıyorlar? Tiyatro insanlar için ne ifade etmektedir? Tiyatro sinema ikileminde insanlar hangisinin daha etkili olduğunu düşünüyorlar? İnsanlar tiyatro oyunlarına örnekler verebiliyorlar mı? İnsanlar en son vefat eden tiyatrocumuzun adını biliyorlar mı? İnsanlar yabancı tiyatro sanatçılarına örnekler verebiliyorlar mı? İnsanlar bütçelerinin ne kadarını tiyatroya gitmek için ayırmaktadırlar? Oturulan muhit ile tiyatroya gitme sıklığı arasında nasıl bir ilişki vardır? Boş zaman kavramı insanlar tarafından nasıl algılanmaktadır? İnsanlar Türk tiyatrosunun geleceğini nasıl görüyorlar? Tiyatroya ilgi gösteren bireyler; maddi gelirleri, eğitim durumları, cinsiyetleri, medeni durumları, meslekleri, tiyatroya gitme sıklıkları, bulundukları muhit vs. nasıl bir değişim göstermektedirler? Tiyatrolar kent yaşamında nasıl bir yere sahiptirler? Tiyatrolar toplumsal değişime etkisi nasıl bir etki yapmaktadır? Eskişehir kent kültüründe tiyatrolar nasıl bir işleve sahiptir? Kentlilik bilincinin oluşumunda tiyatroların etkisi var mıdır? 6

7 IV. GİRİŞ A. SANAT A.1. Sanat Kavramı ve Tanımı İnsanoğlu varoluşundan bun yana, sürekli bir toplumsal evrim sürecini yaşamaktadır. Bu evrim ve gelişme süreci boyunca insan, öncelikle doğaya karşı bir varoluş ve bağımsızlık mücadelesi verirken bir yandan da daha iyi, daha güzel ve daha doğru kavramlarıyla insan olmanın bir gereği olarak yakından ilgilenmiştir. Doğaya karşı yürütülen varoluş savaşımından, bilim ve teknolojinin yardımıyla yengiyle çıkarken, daha güzel bir dünyanın kurulması ve bireyin kendini gerçekleştirmesi çabalarında da insanoğluna bilimin yanı sıra, sanatsal etkinliklerde de yardımcı olmuştur (Güler, 1997: 6). Sanat, anlamlı biçimlerin özgür yaratılışıdır, insan, yeryüzünde göründüğü andan başlayarak besinle ve sanatla yaşadı ve esaslı hiçbir şey de bu gerçeği değiştirmiş değil. Ne var ki sanat, ciddilikten uzak, yararsız, düşsel, hatta ahlakdışı olmakla suçlanır kimi zaman. Öyle olunca, uğraşlarımız arasında bize en az yarar sağlayan, en az akli ve en az ahlaksal olan bir şey, nasıl olur da bizi alabildiğine insanlaştıran bir etkinlik olabilir? Biliyoruz, sanatsız bir uygarlık hiçbir zaman olmadı. Tarih öncesinin insanları, mağaralara sığınmış bir halde, duvarlara resim yapmakla uğraştılar; çevrelerindeki dünyaya, inançlara ve isteklerine hissedilir bir suret vermek gerekliymiş gibi Bununla beraber, bu zorunluluk apaçık değildir; çünkü hiçbir yaracı işlevi yoktur sanatın. O, biçimini göz önünde tutup sadece zevk almak için eserler yaratmaya dayanan, gerçekten insana has bir etkinliktir: zevk, amacıdır onun, biçim de gerçek içeriği. Ressam Maurice Denis nin ( ) hatırlatmasıyla söylersek, Bir tablo, aslında, bir savaş atı, bir çıplak kadın ya da herhangi bir öykü olmadan önce, belli bir düzene göre devşirilmiş renklerle kaplı düz bir yüzeydir. Bir eserin görünüşteki teması-portresi yapılan kişi, tuvalde belirlenen bir peysaj, bir kitabın ya da bir filmin anlattığı öykü- ne denli önemli olursa olsun, sadece biçimi ve kendine 7

8 özgü araçlardır ki, sanat eseri bir anlam ve heyecan yaratır. Ünlü heykeltıraş Rodin ( ), eksenlerden, plan ve açılardan söz ederek, eski Yunan heykelinde, sonra da Rönesans ta insan bedenine verilen farklı biçimin, her defasında nasıl bir uygarlık ve yaşam idealine biçim verip dile getirdiğini pek güzel açıklar. Böylece, sadece zevk vermek amacıyla özgürce yaratılan bir eser, biçimiyle, ülkülerimize ve isteklerimize hissedilir bir biçim, daha da genel, dış dünyayı algılamamıza insansal bir biçim kazandırarak, yaşamımızda esaslı bir rol oynayabilir. Daha da ayrıntısına gidersek, ne verir sanat bize? Anlamlı biçimlerin özgürce yaratılması demek olan sanat, ülkülerimize, isteklerimize ve dünyayı algılamamıza biçim verir. Doğal dünya ile ilgili algılayışımız da sanattan gelir: Sadece zevki kültürle biçimlenen insan içindir ki, doğa güzel ya da çirkindir, kayıtsız ya da heyecanlıdır, üzgün veya sevinçlidir; çünkü algılama salt fizyolojik bir şey değildir bizde. Oscar Wilde a ( ) katılıp şunu kabul etmek gerekir: Doğayı, ona bir anlam vererek algılamayı sanat öğretiyor bize. Sanat, dünyayı algılamamızdan, değerlerimizden ve yaşamımızın güzelliğinden-büyük ölçüde-sorumlu olduğuna göre, onun çerçevelerinin öğrenilmesi herkesin eğitiminde büyük bir yer tutmalı. Sanat eseri, toplumdaki ahlakı da kaygı edinmez kendine; tersine, ahlakın reddettiği ve toplumun mahkûm ettiği duyguları ya da düşleri dile getirmek üzere, saygın bir formül koyar ortaya: Çünkü sanata has ahlak, toplumun ahlak değerlerinin desteklenmesi ya da onlara karşı çıkan bir çizgide yer almaz; sanatın dürüstlüğü kullandığı usullerdedir. Başka bir deyişle, sanat, kendine göre gerçek ve ahlakidir. Böylece, bir sanat eserini denetlemek tehlikelidir. (Tanilli, 2006: ). Sanat kelimesi, geniş anlamıyla, bilginin işe uygulanmasını ifade eder. Bacon a göre, Sanat, doğaya ilave olunmuş insandır. Suut Kemal Yetkin e göre de Sanat, ruhun madde içinde görünüşüdür. Sanat eseri, hayal gücü ve yaratıcı yeteneğin kullanılmasıyla ortaya çıkar. Tolstoy ( ) sanatı şöyle tanımlar: Sıkıntı sürecinde olgunlaşan, düşünceyle yoğunlaşan, emekle hazırlanan ve en iyiyi vermeyi amaçlayan faaliyete sanat denir. Yine Tolstoy, İnsanın bir zamanlar yaşamış olduğu duyguyu, kendinde canlandırdıktan sonra, aynı duyguyu başkalarının da hissedebilmesi 8

9 için hareket, ses, çizgi, renk veya kelimelerle belirlenen biçimlerle ifade etme ihtiyacından sanat ortaya çıkmıştır der. İnsan, nasıl duymaya, düşünmeye başladığı andan itibaren kelimenin gerçek anlamıyla hayata girmiş olursa, insanlık da duygularını ve düşüncelerini sesler, çizgiler ve renklerle canlı ve cansız simgeler halinde şekillendirmeye başladığı andan itibaren, gerçekten tarih sahnesine çıkmış olur (Bolay, 2008: 147). Sanat en genel anlamıyla, yaratıcılığın ve/veya hayal gücünün ifadesi olarak anlaşılır. 1 Sanat, insanlık tarihinin her döneminde var olan bir olgudur. İnsanlığın geçirdiği evrimler yaşama biçimlerini, yaşama bakışlarını, sanat biçimlerini ve sanata bakışlarını değiştirmiş, her dönemde ve her toplumda, sanat farklı görünümlerde ortaya çıkmıştır. Bugün sanatın duygusal ve düşünsel etkileme gücü ne sahip oluşu daha belirleyicidir. Bu anlayışa en uygun tanımı yapan Thomas Munro ya göre; Sanat doyurucu estetik yaşantılar oluşturmak amacıyla dürtüler yaratma becerisidir. 2 Açık olarak sanat insanlığın evrensel bir değeridir ve kısıtlı veya değişik şekillerde bile olsa her kültürde görülür. A.2. Günümüzde sanat Teknolojik gelişmenin baş döndürücü hıza ulaştığı bir çağda yaşıyoruz. Her yirmi yılda bir adını yeniden koyuyoruz: Teknoloji çağı, Atom çağı, uzay çağı, computer çağı. Ne büyük bir değişme içinde olduğumuzu anlamak için çevremize, yaşadığımız kentlere bir göz atmamız yeterlidir. Ağaç, taş ve tuğlanın yerini betona çeliğe cama bırakmasıyla göklere tırmanan dev yapılarla karşılaşırız. Öte yandan üç dört katlı tarihi yapıların bu dev kuruluşlar arasında sıkışıp kalmasını önlemeye biraz olsun yeşil, doğal alan sağlamaya yönelik yeni kent düzenlemeleri çağımızın bir başka özelliğidir. 3 Çağımızda, teknoloji sahasındaki gelişmelere her gün yeni bir değer eklenmektedir. Doğanın ve insanın korkunç bir hız içinde niceliksel yönden üretildiği günümüzde, sanatsal üretim ilişkileri de aynı sürat ile tavırlarını değiştirerek estetiksel ilişkilerini 1 Erişim: (Erişim tarihi: ) 3 / Bolumler / guzelsanat / yirminciyüzyil. (Erişim tarihi: ) 9

10 yeniden düzenlemek, doğayı ve insanı niteliksel yönden üretmek zorundadır (Galatalı, 1988: 87). Bu teknolojik gelişmeler çağımız toplumunun yaşam tarzını da büyük oranda etkilemiş ve toplumu yalnızca para kazanma hırsına ve tüketim çılgınlığına itmiştir. Toplumun devamlılığını sağlayan değerlerimiz ise dört bir yandan hücum etmiş olan bu teknolojik gelişmelerin altında ezilmektedir. Her tarafı kuşatan yozlaşma sanatta da kendini göstermiştir. Emperyalizm sanatı istismar, insanı da istihmar için devreye girmiştir. Müstekbir güçler insanları kolay sömürebilmek ve rahat güdebilmek için afyon-sanattan yararlanmış, daha açıkçası, sanatı uyuşturucu fonksiyona indirgemişlerdir. 4 Günümüzde sanatın birbirinden kopuk ifadeleri sanatın tanımını genişletmiş ve değiştirmiştir. Gerçekten de sanat ifadeleri tarihin hiçbir devrinde bu kadar farklı uçlarda olmamıştır. Sanat günümüzde her zamankinden fazla çağdaş yaşam biçimlerine yakındır, çağdaş yaşam ile iç içedir (Güre, 1988: 121). Sanat mana ve hakikat âleminin penceresi olmaktan çıkmıştır. Günümüzde halk yığınlarına mal olmuş şekliyle sanatçı diye ya şarkıcıya denir, ya artiste. Art batı dillerinde sanat demektir, artistte sanatçı. Şaire, edebiyatçıya, mimara, hattata, tezhipçiye, çini işleyen ressama sanatçı diyen yoktur artık. Sadece şarkıcı ve artist bu unvanı alır. Burada biraz durmak gerekir. Sanatçı ile sanatkâr arasında büyük bir fark ortaya çıkmıştır. Sanatkâr, sözlüğe bakılırsa sanatçı demektir ama kullanılışta hiçte aynı değildir. Sanatkâr ın kitle nazarında bir ağırlığı, bir saygınlığı vardır. Ciddi bir sanat dalında veya ustalık isteyen bir meslekte (zanaatta) mâhir birine günümüz manasıyla sanatçı denemez. 5 Kimi düşünürlerde yine çağımız toplumlarını geleneksel toplumlar ve teknolojik toplumlar biçiminde bir ayırıma tabi tutarlar. Niteliği ne olursa olsun kapitalist ya da sosyalist, gelişmiş ya da az gelişmiş, çağımız toplumlarını 1950 lerden sonra bir takım benzer yapısal özellikler gösterdiği insanlığın toplumsal değişim sürecinde yeni bir eğitim ortaya çıktığı gözlenmektedir. Böylece dünya ölçeğinde teknolojik tüketim modeli diyebileceğimiz bir tüketim biçimi ortaya çıkmış ve insanların yaşam ve 4 Sanat Bilinci (Erişim tarihi: ) 5 Sanat Bilinci (Erişim tarihi: ) 10

11 davranışları teknolojiye bağımlı hale gelmiştir. İşte teknolojinin yönlendirdiği, teknolojik değerlerin geçerli tek değer kaynağı olarak benimsediği insanın ve insancıl değerlerin göz ardı edildiği çağımız toplumları tek boyutlu toplumlar olarak nitelendirilir. Bu etkileşim süreci sonunda, ister kapitalist, ister sosyalist olsun bütün çağdaş toplumlar uygulamada insanı yavaş yavaş dışlayan bir örgütlenme süreci yaşamaktadırlar. Kuşkusuz çağdaş uygarlıkların doğmasında bilimsel ve teknik gelişmelerin önemli yeri vardır. Özellikle 18.yy dan sonra yaşanan hızlı gelişimler, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmamızda bilim ve teknolojinin yerini ve önemini hiç kimse yadsımamaktadır. Fakat bilimsel teknolojik gelişmeleri ve maddi değerleri yaşamın merkezi olarak kabul eden insan, sadece inançlarını değil, aynı zamanda insancıl değerlerini de yitirmeye başladı. Fakat her şeye rağmen toplumların aynası olan, geçmişten günümüze kültürel mirasımızın taşıyıcısı sanatın günümüzde çok farklı işlevleri vardır, yani sanat çok işlevli toplumsal- kültürel bir olgudur (Armağan, 1988: 39). A.3. Felsefi Anlamda Sanat Sanata felsefe gözüyle baktığımız zaman temel soru şu olmaktadır: Sanat eseri (resim, şiir, roman vb.) nasıl meydana geliyor, nasıl oluşuyor? Bu soruya birbirinden farklı yanıtlar verilmiştir. Bu yanıtlarla ilgili kuramlar şunlardır: a. Taklit (yansıtma) kuramı: Burada esas olan, sanatçının sanat eserinde ele aldığı konuyu (doğa, insan vb.) iyi yansıtmasıdır. Başka bir deyişle sanatçı, eserinde ideayı taklit etmeli veya onu yansıtmalıdır. Çünkü idea en güzel olandır. Bu görüşün İlk Çağdaki en büyük temsilcisi Platon dur. b. Yaratma kuramı: Bu kurama göre sanatçı, yaratıcılığı ile doğmuştur. Onun yaratıcılığı doğada ve toplumda gördüğü pek çok varlığı azaltmakla, onlar arasından seçme yapmakla kendini gösterir. Buna duygularını, hayallerini ve anılarını da katarak bir sentez yapar. c. Oyun kuramı: Oyun kuramı, sanat heyecanının karşılıksız yönünü açıklamaktadır, ama sanatın doğuşunu ve özünü açıklamakta 11

12 yetersizdir. Sanat, duygusal oluşu ve düşünceye dayanması ile oyundan ayrılır (Bolay, 2008: 147). Sanata duyulan gereksinim iç ve dış dünyanın bilincine varmak için insanı iten ussal bir gereksinmedir ve bu durum insanı, söz konusu olan bu her iki dünyadan kendisini yeniden tanıyacağı bir nesne yapmaya iter. Bir yandan tinsel özgürlüğün gereksinimini içsel bir biçimde var- olanı kendi için varlık yaparak ama aynı zamanda bu kendi- için varlığı dışsal olarak da tatmin eder; bunu da, kendinde olanı, duyusal görünün, diğer şeylerin ve kendisinin bilgisinin erişebileceği bir düzeye koyarak, işte bu çift yanlı olmadan kalkarak yapar. İnsanın böyle ussal özgür temelinde yer alan zorunlu kökenini sanat, kendi bularak çekip çıkarır; eylem ve bilgi olarak ne varsa sanat hepsini insanın bu temelinden alır (Hegel, 2007: 157). Sanat bireysel bir etkinlik olduğu kadar toplumsal bir etkinliktir de. Sosyologlar, sanatın toplumsal yapı ve değişme üzerindeki oluşturucu ve dönüştürücü etkisini bilimsel yaklaşımla ele alırlar. Tarihçiler de sanatın tarihsel gelişimini, sanat tarihinin bir konusu olarak incelerler. B. TİYATRO B.1. Kavram Olarak Tiyatro Tiyatro, bir sahnede, seyirciler önünde oyuncuların sergilemesi amacıyla hazırlanmış gösteridir. Genel olarak temsil edilen eser anlamında da kullanılır. 6 Haldun Marlalı Mimik-rol alıştırmaları ve temel tiyatro bilgisi adlı eserinde tiyatro kavramını dört farklı biçimde tanımlamaktadır: 1. Tiyatro; insan yaşamında geçmiş, geçebilecek olayların, yaşama, benzetme, öykünme yollarıyla, belli yerlerde, bir görücü topluluğu önünde canlandırılması sanatıdır. 6 (Erişim tarihi: ) 12

13 2. Tiyatro; bir olayı, belirli kişilerle, yapıta uygun bir dekor içinde ışık, müzik, efekt kullanarak- tekelci bir sahne düzeniyle canlandırma sanatıdır. 3. Tiyatro; yaşamın bir benzeri olduğu, konusu bakımından da devinime, konuşmaya yer verdiği, yazın, müzik, dans, resim, mimarlık, oyunculuk gibi çeşitli sanat kollarını birleştirdiği için, güzel sanat dalları arasında en renkli, en ilginç olanıdır. 4. Tiyatronun, sözcük kökü: tiyatro: Yunanca Theastai = görmek ten Theatron = genel görüş (Marlalı, 1993: 127). Tiyatro kavramı günümüzde çok değişik şekillerde kullanılmaktadır. Önceleri izleyicilerin oturdukları yer için kullanılan bu genel kavram, daha sonraları gösterilerin izlendiği mekân, sahne ve canlandırma sanatı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu bağlamda; a. Tiyatro; bir dram ve canlandırma sanatı olup, sinema ve televizyondan ayrımı, bir eylemin izleyiciler önünde konuşma, mimik, jest, müzik, dans, giysi ve dansçılar vb. aracılığıyla doğrudan doğruya ve aynı anda ortaya konmasıdır. b. Tiyatro; oyun yazarı, besteci, koreograf, dramaturg, yönetmen, oyuncu, kostümcü, mask yapımcısı, şef ve müzisyen, teknisyen ve yardımcılar gibi, çok geniş bir sanatçı gücünün toplamıdır. c. Tiyatro; sahnenin yanısıra gardrop, prova salonu, iş atölyeleri vb. gerekli odaları, kasa, vestiyer, fuayi, büfe vb. izleyicilere ayrılan mekânları da bünyesine alan kültür yapıları olarak, yani tiyatro yapıları ve mekân şeklinde ansiklopedik bilgi olarak tanımlanmıştır (Çalışlar, 1983 ten aktaran Güler, 1997, s. 7). Tiyatro, insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatı olarak da ifade edilir. Tiyatro, bir sahne sanatıdır. Tiyatro eseri, olayları oluş halinde gösterir. Bu yönüyle konuşma ve eyleme dayanan bir gösteri sanatı olarak da tanımlanabilir. Temsil yeri ve eser, tiyatronun edebiyat öğesidir. Bu edebiyat öğesi yanında tiyatro kavramı içinde oyunculuk, sahne düzeni, ışıklandırma, dekor, kostüm, müzik, dans gibi unsurları da katmak gerekir. Tiyatro nun diğer edebi eserlerden en önemli farkı; diğer edebi eserler okumak ve dinlemek için yazılmışken, tiyatro oyununun sahnede seyirci önünde 13

14 oynanmasıdır. Değer ölçülerini, izleyenin kanaat ve anlayışlarından alır. Göze görünür bir karaktere sahip olması, canlı olarak meydana geliş niteliğiyle toplum psikolojisine hitap eder. Tiyatroda sosyal hayatın ve insan karakterlerinin eleştirileri yapılır. 7 B.2. Tiyatronun Doğuşu ve Gelişimi Tiyatro insanla birlikte doğmuş bir sanat türüdür. Tiyatro terimi genellikle temsil edilen eser anlamında kullanılır. Yunanca theatron sözcüğünden gelmektedir. Çünkü günümüzdeki anlamıyla tiyatronun tarihi bağ bozumu tanrısı Dionysos adına yapılan dinsel törenlere dayanmaktadır. İlk tiyatro şenliği M.Ö. 534 yılında Atina da yapılmıştır. 8 Tiyatro da başka sanatlar gibi dinsel törenlerden doğmuş, sonra dinden bağımsızlaşarak sanatlaşmıştır. Kökeninde, ilkel insanın doğa olaylarını kendi bedensel hareketleriyle simgesel olarak temsil etme çabaları yatar. Avrupa'da Üst Paleolitik Çağdan (İ.Ö bin yıl önce) kalma mağara resimlerinde, ellerine ve yüzlerine hayvan postları geçirmiş insanların ritmik hareketler yaptığı görülmektedir. 9 Tiyatro eski Yunanistan da doğdu. Yaşamın özdeksel, tinsel her davranışını bir masala, bir mitologya ya bağlayan Yunanlılar, beğeni, eğlence, şölen, içki konusunda da bir tanrı yaratmışlardı. DIONYSOS (Bakkhus) adını verdikleri bu tanrı, kendilerine, çetin yaşama koşulları içinde arada bir de olsa- mutluluk, sevinç olanağı sağladığı için, gönül borçlarını ödemek amacıyla, yılda bir kez, belli günlerde DIONYSOS ŞENLİKLERİ düzenlediler. Bu eğlenceler sırasında, coşmak, taşmak, sevmek yoluyla kötülüklerden arınıyorlar, ruhlarındaki ilkel, kaba, yabanıl kaynaklara dönüyorlar; doğadan uzaklaştıran us u bırakarak doğayla birleştiren çılgınlığa-kendinden geçmeye- ulaşıyorlardı. Önceleri, her usuna esenin kalkıp benzetmeler yaptığı, güldürücü öyküler anlattığı, çılgınca oyunlarda kendinden geçtiği bu şenlikler, gelenek durumuna geldikten sonra, kimileri, bu işi kendilerine uğraş seçti. Böylece, oyuncusu tek kişi olan ilk tiyatro doğdu. Buna MONOLOGOS (tek konuşma) dendi. Bir süre 7 (Erişim tarihi: ) 8 (Erişim tarihi: ) 9 (Erişim tarihi: ) 14

15 sonra Monologos olarak sürüp giden tiyatroda, kişiler sonradan ikiye çıktı, anlatmanın yerine DIALOGOS (karşılıklı konuşma) geçince konu daha canlı, daha ilginç bir düzeye yükseldi. TRIALOGOS denilen üçlü konuşmalardan sonra da artık bu oyunlar, bir uğraş, bir sanat niteliğine erişti. O çağdaki tiyatronun henüz yazını yoktu. Oyuncular, ya ustalıklarına güvenerek, ortaya çıkıp doğaçtan oynarlar, ya da kendilerinin düzenlediği konuları canlandırırlardı. Oyun yazarlarının ortaya çıkışı, tiyatronun az çok düzenli duruma gelişinden sonradır. Tiyatro, eski Yunanistan da uzun süre Agora denilen alanlarda oynandı. Oyuncular, oyunlarını, yerden yarım metre yükseltilmiş bir seki üzerinde gösterir, görücüler de onların çevresinde halka olup toplanırdı (Marlalı, 1993: ). Tüm sanatlarda olduğu gibi tiyatronun kaynağında da insan öğesi vardır. İnsan sanatsal yaratımın kaynağı olması nedeniyle evrensel bir nitelik taşır. Fransa nın güneyindeki bir mağara duvarında bulunan erkek geyik kılığına girmiş, maskeli büyücü resminin en aşağı on bin yıllık olduğu düşünülürse, tiyatro biliminin ve sanatının kaynağının çok eskilere dayandığı söylenebilir. Öyle ki, tiyatro ilk insanla beraber başlamıştır bile denilebilir. Böylesi bir önerme karanlık, belirsiz, kesinliği olmayan mitoslar, büyüler dünyası içinden tarih öncesi insanına uzanmaktadır. Gece ateşin çevresinde otururken av hayvanlarını çoğaltmak ya da ertesi gün çıkacakları avın iyi gitmesini sağlamak amacıyla bir çeşit büyü yapmayı düşünen, kalkıp avlanacak hayvanları taklit eden ilk insanın bu davranışıyla birlikte tiyatroda başlamıştır denilebilir (Fuat, 1984 ten aktaran Güler, 1997, s. 8-9). İlkel insanın bu av oyunlarında tiyatronun üç temel ilkesi görülmektedir. Bunlar: Taklit, eylem ve topluca katılmadır. Avcı avını avlamak için önce bir hayvan postuna bürünerek, o hayvanın ses ve hareketlerini taklit ederek, yakınına gider, onu öldürür. Sonra köyüne döner, nasıl avlandığını ötekilere anlatacak bir hareketler düzenine girerdi. Bu da eylemdir. Avcının (anlatıcının) sunum biçiminin izleyenlerde yarattığı coşku ile topluca katılım gerçekleşmiş ve duygusal bir bütünleşme sağlanmış olmaktaydı (Nutku, 1971 den aktaran Güler, 1997, s. 9). 15

16 İlkel insanın benzetme, özdeşleşme, imge ve dil gücüyle, büyücülükle, toplu ritmle, devinimlerle doğayı evcilleştirme çabalarını komik bulmak yanlış olur. İlkel insanın, doğanın yasalarına daha yeni gözlemlemeye başladığı, nedenselliğini yeni bulduğu, toplumsal işaretlerde, sözcüklerden, kavramlardan, alışkanlıklardan bilinçli bir dünya kurmaya yönelmesi elbette sayısız yanlış sonuçları ortaya koyuyordu. Ancak ilkel insan, sanatı yaratmakla kendine gerçek bir güç buldu. Ava çıkmadan önceki çılgın dans, topluluğun kendine güvenini arttırıyor, yüze sürülen savaş boyaları, atılan savaş çığlıkları savaşçıyı gerçekten daha kararlı yapıyor, düşmanını ürkütebiliyordu. Tehlikeli, anlaşılmaz, ürkütücü doğa karşısındaki güçsüz, ilkel insan, büyüden büyük destek görüyordu (Fisher, 1968 den aktaran Güler, 1997, s. 9-10). Kısaca tiyatronun doğuşu ve kaynağı konusunda temel iki görüş vardır. Bunlardan birincisi, tiyatronun kaynağının ilkel dans olduğu; ikincisi ise, tiyatronun taklitten doğduğunu söylemektedir (Fuat, 1984 ten aktaran Güler, 1997, s. 10). Bütün sanatlar içinde, günlük yaşantımızın akışına en çok karışanı, etkileyeni ve de belki de yaşantımızı değiştireni tiyatro sanatıdır. Günlük yaşantının her aşamasında tiyatro, her an kendiliğinden doğup, dağınık ve belirlenmemiş bir biçimde geliştiğini görebilmek için çevreye bir göz atmak yeterlidir. Bu bağlamda tiyatronun kaynağında günümüzdeki ilkel toplumlarda hala uygulanan mimetik büyü törenleri yatmaktadır (Pignarre, 1991 den aktaran Güler, 1997, s. 11). Varolan toplumsal yapının niteliği, tiyatroyu sanatsal boyutuyla etkilerken, varolan üretim ilişkileri, devlet halk ilişkileri de tiyatronun yönetsel bir olgu ve bir örgüt olarak şeklinin belirlemesinde etkili olmuştur (Güler, 1997: 16). Tiyatro sanatının tarihsel sürecine kısaca göz atılması faydalı olacaktır. B.2.1. Ortaçağda Tiyatro Ortaçağın başlarında tiyatroyu yasaklayan kilise, o çağın sonlarında tiyatronun yeniden doğuşuna da ön ayak oldu. Ortaçağ sonlarında kimi din adamları, Tevrat la İncil de 16

17 anlatılan bir takım önemli konuları, halk üzerinde daha derin bir etki bırakmak için, canlandırmayı düşündüler. Böylece, baştan sona dinsel propaganda niteliğinde olan oyunlar başladı. Bir süre sonra da bu oyunlar kiliselerden dışarıya taştı. B.2.2. Rönesans Dönemi Rönesans ın başlıca özelliği, düşünüşte, sanatta eski çağa, eski Yunana, eski Roma ya dönülmesidir. Bu arada, Hristiyanlık görüşüne putlar çağının görüşü de karıştı. Ressamlar, yontucular İsa yla Orpheus u, Meryem le Aphrodite yi yapıtlarında birlikte canlandırdı. B.2.3. Aydınlanma Çağı Bu çağ, Avrupa da 17. Yüzyıl ortasından 19. Yüzyıl başlarına değin süren bir düşünce akımıdır. Bu akımın amacı, kültürde us u, insanın değerini, saygınlığını egemen kılmaktır. Bu dönemde tiyatronun öncülüğünü Alman oyun yazarı Lessing tir. B.2.4. Altın Çağ Altın çağ, Aydınlanma çağından sonra Avrupa da yetişen büyük oyun yazarlarının çağıdır. İngiltere de Marlowe, Shakespeare, Johnson; İspanya da Calderon, Lope De Vega, Tirso de Molina; Fransa da Corneille, Racine, Moliere gibi yazarların yaşadığı, hemen hemen iki yüz yılı kapsayan dönemdir. B.2.5. Coşkunluk Çağı Coşkunluk Çağı, Sturm und Drang: fırtına ve atılış. Fransızların, ilk Alman romantizmi dedikleri akımdır. 18. Yüzyılın ikinci yarısında, Almanya da yazarlarla ozanlar, us a yönelen Aydınlanma akımına karşı, Rousseau nun doğaya dönme gerekliliği düşüncesini benimsediler; kurallarla toplum bağlarını parçalayan coşkun davranışlarıyla yeni bir akım yarattılar ( ) (Marlalı, 1993: ). 17

18 Bu gelişmelerden sonra tiyatro sanatı gelişimini hızlandırmış ve güçlü bir sanat dalı haline gelmiştir. Ayrıca her bilimsel olay ve olguda olduğu gibi, tiyatro konusunda da çeşitli teoriler geliştirilmiştir. Bunlara kısaca göz atılması yararlı olacaktır. Haldun Marlalı bu akımları şöyle aktarmaktadır. B.2.6. Belli Başlı Tiyatro Akımları Ayrıntılı Tiyatro: Yaşam gerçeğini en küçük ayrıntısına varıncaya değin işleyen; tartışma açacak konuları ele alıp inceleyen bu akım üzerinde 19. Yüzyıl sonu düşüncesinin, özellikle olgucu felsefenin büyük etkisi oldu. Fransa da Andre Antonie ın Theatre Libre i, Almanya da Otto Brahm ın Freie Bühne si kurulan ilk ayrıntılı tiyatrolardır. Biçimci Tiyatro: Özü ikinci düzeye atarak biçimi önemseyen tiyatro akımıdır. Bildiri Tiyatrosu: Günlük konuları belli bir tutumla yansıtan, görücüde bir etki yaratmayı ödev edinen tiyatrodur. Dışavurumcu Tiyatro: Ayrıntılı tiyatroya ve izlenimciliğe karşı bir tepki olarak doğan, 1910 dan 1924 e değin süren tiyatro akımıdır. İlk olarak Almanya da uygulandı. Yönetimde, dekorda, ışıkta yalınlık arar. Örnek, Hasenclever in Der Sohn = Oğul u Gerçekçi Tiyatro: Olayları, kişileri gerçekçi bir görüşle ele alan tiyatro anlayışıdır. Almanya da Büchner, Fransa da Duma Fils. Gerçeküstü Tiyatro: Gerçekçi, esemeci, usçul, alışıla gelmiş imgeleri bırakıp oyuna eseme dışı çağrışımlar, bilinçaltından kopma ayrıntılar, düşsel öğeler getiren akımdır. Örnek, Cocteau nun Orphee si, Anton Artaud nun Kan Fıskıyesi. İzlenimci Tiyatro: 1896 yılında gerçekçiliğe karşı çıkmış bir akımdır. Örnek, Maeterlinck in oyunları. Öncü Tiyatro: Herhangi bir akımda, ya da dönemde bir takım yenilikler getiren, öncü oyunlar sunan tiyatrodur. Romantik Tiyatro: Masal, mitologya, şiir, öykü havası olan, duygusal yönü ağır basan oyunlardır. Özde, biçimde özgürlük düşüncesi, tiyatroya bu akımla yerleşti. Örnek, Viktor Hugo nun Hernani oyunu. 18

19 Siyasal Tiyatro: Siyasal gelişimleri konu edinerek, insanların daha iyi yaşamalarını savunan, görücünün duygusundan çok usunu etkileyen tiyatro akımıdır. Alman Erwin Piscator un ortaya attığı bir türdür. Soyut Tiyatro: Olayları, oyuncuları gerçekçilikten, alışılagelmiş eseme düzeninden kurtarmak amacını güden tiyatro akımıdır. Tümcül Tiyatro: Tiyatroyu bütün sanat kollarının kaynaştırılmasıyla ortaya çıkartmayı öngören akımdır. Uyumsuz Tiyatro: İnsanın doğaya, yaşama olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla, 20. Yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçim veren, Aristo cu anlamda usla bağdaşmayan tiyatro akımıdır. Örnek, S. Beckett le E. Ionesco nun ilk oyunları. Varoluşçu Tiyatro: Kişinin davranışlarıyla var olduğunu, karar zorunluluğu ve sorumluluğuyla kendini gerçekleştirdiğini savunan tiyatro akımıdır. Örnek, J. P. Sartre ın ve A. Camus un oyunları. Yapı Tiyatrosu: Biyomekanik tiyatro da denilen bu akımda, özel nitelikleri silinen oyuncular, makinenin parçalarıymış gibi iş görür. Sahne bir fabrikayı andırır; içinde vinçler, tekerlekler, asansörler bulunur. Örnek, Meyerhold un sahne düzeni ( ). Yılgı Tiyatrosu: İçinde tüyler ürperten korkunç sahneler bulunan, görücüyü korku duygularıyla kavrayan tiyatro akımıdır (Marlalı, 1993: ). Dünyada bunlar yaşanırken, Türkiye de tiyatro adına neler yaşanmıştır. Bunlara da kısaca göz atılması çalışmamız açısından bir zorunluluktur. B.3. Türkiye de Tiyatronun Gelişimi Türk tiyatro sanatını, toplumsal ve kültürel boyutta inceleme çabası, Türklerin Anadolu ya yerleşmeden önceki dramatik olmayan oyunlarından, günümüzün çağdaş tiyatro anlayışına kadar uzanır. Anadolu Türklerinin kültürü içinde önemli yer tutan dramatik sanatı beş önemli etkenin bir araya gelmesiyle ortaya çıkmıştır. Bu etkenler şunlardır: 19

20 Yer Soy-Gelenek İslam İmparatorluk Batılılaşma (And, 1969 dan aktaran Güler, 1997, s ). B.3.1. Geleneksel Türk Tiyatrosu: Bu tiyatro geleneğimiz, binlerce yıl önce Orta Asya da yapılan ilkel törenlere, ritüellere dayanır. Bu toplulukların dans, müzik, söz gibi öğelerden oluşan ritüelleri, ilk seyirlik oyunların temelini oluşturmuştur. 10. Yüzyılda Şamanizmin ses, müzik ve taklide dayanan ve insanın kendinden geçmesini sağlayan dramatik özellikleriyle, seyirlik köy oyunları biçimlenmiştir. 11. Yüzyılda, Selçukluların dramatik oyunları, dansları, saray eğlencelerindeki güldürüleri bilinmektedir. El kuklası bu dönemde de yaygın bir oyundur. Osmanlılar döneminde ise, yapılan tüm törenler, düğün, kutlama ve şenliklerde, dramatik nitelikteki gösteriler, güldürüler ve danslar sürmüştür. Meddahlık yaygın bir oyun olarak görülür. Kukla yaygınlaşmaya başlar ve günümüze kadar gelir. 16. Yüzyılda gölge oyunu olarak Anadolu ya giren Karagöz, kalıplaşmış kesin biçimini ve başkişileri olan Karagöz ve Hacivat adlarını, 17. Yüzyılda almıştır. Daha sonra Orta Oyunu önemli bir tutmuştur (Güler, 1997: 17). 18. Yüzyılda Saray Tiyatrosu ön plana çıkmış ve şenliklerde oyunlar düzenlenirdi. Bu dönem 19. Yüzyıldan İkinci Meşrutiyet in sonuna kadar devam etmiştir. Esnaf loncalarının geçit törenlerinde çeşitli oyunlar düzenlenirdi (Turan, 1990 dan aktaran Güler, 1997, s. 20). B.3.2. Türk Tiyatrosunda Batı Etkisi Batı tiyatrosu 19. Yüzyıl ortalarında Türkiye ye girmiş ve kimi duraksamalardan sonra Türkler tarafından da benimsenmiştir. Ancak bu durum Avrupa Tiyatrosunun Türkler tarafından hiç bilinmediği anlamına gelmemelidir. Özellikle Osmanlı Başkentinde 20

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI BİLİMSEL HAZIRLIK GÜZ YARIYILI DERSLERİ EGB501 Program Geliştirmeye Giriş

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

beste tarafından yazıldı. Perşembe, 06 Mart 2008 19:31 - Son Güncelleme Cumartesi, 14 Ağustos 2010 13:11

beste tarafından yazıldı. Perşembe, 06 Mart 2008 19:31 - Son Güncelleme Cumartesi, 14 Ağustos 2010 13:11 Yazı İçerik Sanat Nedir Güzel Sanatlar Güzel Sanatlar Nelerdir Güzel Sanatların Sınıflandırılması Sanat Nedir? Sanat, insanlık tarihinin her döneminde var olan bir olgudur. İnsanlığın geçirdiği evrimler

Detaylı

KÜLTÜREL Bin KURUM OLARAK TiYATRO

KÜLTÜREL Bin KURUM OLARAK TiYATRO Kurgu Dergisi S 10, 179 187, 1992 KÜLTÜREL Bin KURUM OLARAK TiYATRO Zeki GÜLER" Kültürel bir kurum olarak tiyatro olgusunu inceleyebilmek için, kültürel yaşam içinde tiyatronun önemini ve bu sanat dalının

Detaylı

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR?

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Temel sanat eğitimi çizgi, form, mekân, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin temeli Bauhaus a, Johannes Itten in

Detaylı

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat!

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Sanat eğitimi, çizgi, form, mekan, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin

Detaylı

RESİM İŞ EĞİTİMİ haftalık ders sayısı 1, yıllık toplam 37 ders saati

RESİM İŞ EĞİTİMİ haftalık ders sayısı 1, yıllık toplam 37 ders saati RESİM İŞ EĞİTİMİ haftalık ders sayısı 1, yıllık toplam 37 ders saati GİRİŞ Yapısı ve uğraşı alanı ne olursa olsun tüm dersler, insan için ve insanlık adına sevgi, saygı, dayanışma ve rahat yaşama için

Detaylı

BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ

BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ İÇERİK Müzikoloji nedir? Müzik tarihinin Müzikoloji içindeki yeri Müzik tarihinin temel kavramları Etimoloji (Müzik kelimesinin kökeni) Kültürel evrim

Detaylı

VEGA ANAOKULU 4 YAŞ GÖKKUŞAĞI SINIFI KUKLALAR NELER SÖYLÜYOR SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA

VEGA ANAOKULU 4 YAŞ GÖKKUŞAĞI SINIFI KUKLALAR NELER SÖYLÜYOR SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA VEGA ANAOKULU 4 YAŞ GÖKKUŞAĞI SINIFI KUKLALAR NELER SÖYLÜYOR SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ: Düşünceleri, duyguları, doğayı, kültürü, inançları, değerleri

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Tuna USLU Gedik Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Özel Gebze Doğa Hastanesi Sağlık Hizmetleri A.Ş.

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Tek düze düşünmek yerine çok boyutlu düşünebilme.

Tek düze düşünmek yerine çok boyutlu düşünebilme. Drama Yetenekleri Nelerdir? Sabit fikirler yerine yaratıcı fikirler üretebilme. Tek düze düşünmek yerine çok boyutlu düşünebilme. Tek başına karar verebilme. Bilgiyi her yerde kullanabilme. Ezbercilik

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Bilim ve Bilimsel Araştırma

Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim nedir? Scire / Scientia Olaylar ve nesneleri kavramak, tanımak ve sınıflandırmak üzere çözümleyen, olgular arasındaki nesnellik ilişkilerini kuran, bu ilişkileri deney

Detaylı

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM TANIM Sinema için oyunlaştırılmış öykü ve romanların (senaryoların) oyuncular tarafından canlandırılması ve oyunun filme alınmasını sağlayan kişidir. A- GÖREVLER - Yazılı metni (senaryoyu) görsel olarak

Detaylı

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir.

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. KİTAP VE ÇOCUK Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. Türkçe dil etkinlikleri çocuğun kendi

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Sanatın Tanımını yaparmı sınız Nurdan Gül Kökten

Sanatın Tanımını yaparmı sınız Nurdan Gül Kökten Bir duygunun, bir tasarının ya da güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tümü ve bu anlatım sonucu ortaya çıkan üstün yaratıcılıktır. insan yaratıcılığının, yeteneklerinin ve düş gücünün; mimari,

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI BİRİNCİ HAFTA 2 TURİZM OLAYI VE GELİŞİMİ Turizm kelimesinin Latincede dönmek, etrafını dolaşmak, geri dönmek anlamına gelen tornus kökünden türetildiği

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI YÖK ten 1 Mart 2 de Doktora programımıza olur alınması ile Fakültemizin dikey kuruluşu tamamlanmış olmaktadır. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DOÇ.DR. ZEHRA ALTINAY SINIF YONETIMI Bu derste, Sınıf ortamı ve grup etkileşimi Grup türleri Grup ve lider Liderlik türleri Grup içi etkileşimin hedefleri

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

I. YARIYIL Psikolojiye Giriş Fizyolojik Psikoloji Türkçe I: Yazılı Anlatım Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Yabancı Dil I Bilgisayar I

I. YARIYIL Psikolojiye Giriş Fizyolojik Psikoloji Türkçe I: Yazılı Anlatım Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Yabancı Dil I Bilgisayar I I. YARIYIL Psikolojiye Giriş Psikolojinin tanımı, psikoloji tarihi, psikolojinin alanları (sosyal psikoloji, klinik psikoloji, eğitim psikolojisi vs.), psikoloji kuramları (davranışcı kuramlar, bilişsel

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları günlük bakımcıya veya kreşe gidecek olan vede başlamış olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 9-14 aylık çocuklar hakkında durum ve

Detaylı

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU BRANŞ DERSLERİMİZ ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU eğitiminde uygulanan programda Milli Eğitim Bakanlığı okul öncesi eğitim ve öğretim müfredatında yer alan çalışmalar ve bu çalışmalara ek olarak çağın gerekleri

Detaylı

Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları

Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları Coğrafya Her tarihi olay belli bir coğrafi mekanda meydana gelir.tarihi olayların oluşumu esnasında iklim,yeryüzü şekiller,ekonomik faaliyetler konum vb. coğrafi faktörler

Detaylı

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ BATI DİLLLERİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ BATI DİLLLERİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ BATI DİLLLERİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Ders Planı - AKTS Kredileri T: Teorik (saat/hafta) U: Uygulama (saat/hafta) AKTS: Avrupa Kredi Transfer Sistemi 1. Yarıyıl

Detaylı

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI 996 I.BURDUR SEMPOZYUMU BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI Kemal FİLİZ * Kadir PEPE ** ÖZET Araştırmada, Burdur ilinde aktif spor yapan sporcuların sosyoekonomik profillerinin

Detaylı

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ETKİNLİĞİ SANAT ETKİNLİĞİ TÜRKÇE DİL ETKİNLİĞİ MÜZİK-OYUN ETKİNLİĞİ. Sevgili Velilerimiz,

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ETKİNLİĞİ SANAT ETKİNLİĞİ TÜRKÇE DİL ETKİNLİĞİ MÜZİK-OYUN ETKİNLİĞİ. Sevgili Velilerimiz, Sevgili Velilerimiz, Bizler çocuklarımızla birlikte 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nı okulumuzda coşkuyla kutladık. Onlara vatan, millet sevgisini birliği, bütünlüğü yaşlarının alabildiği ölçüde aktarmaya

Detaylı

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Wilson Learning in yaptığı araştırma, Evet e Doğru Müzakere eğitiminin satış performansı üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere geliştirilmiştir.

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

GÖRSEL SANATLAR DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI NIN GENEL AMAÇLARI

GÖRSEL SANATLAR DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI NIN GENEL AMAÇLARI GÖRSEL SANATLAR DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI NIN GENEL AMAÇLARI Öğretim Programı, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu nun 2. maddesinde ifade edilen Türk Millî Eğitiminin Genel Amaçları ile Türk Millî Eğitiminin

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE Doç. Dr. Mutlu ERBAY İstanbul 2013 Yay n No : 2834 İletişim Dizisi : 97 1. Baskı - Şubat 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-858 - 5 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

I. DÖNEM. 1. Şiir İnceleme Yöntemi... 25 2. Şiir Okuma... 49 3. Manzume ve Şiir... 50 DERS KİTABI ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ... 61

I. DÖNEM. 1. Şiir İnceleme Yöntemi... 25 2. Şiir Okuma... 49 3. Manzume ve Şiir... 50 DERS KİTABI ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ... 61 VII İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER I. DÖNEM 1. ÜNİTE (GÜZEL SANATLAR VE EDEBİYAT) 1. Güzel Sanatlarda Edebiyatın Yeri... 5 2. Edebiyatın Bilimlerle İlişkisi... 7 3. Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri ve Önemi...

Detaylı

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek Yaklaşık Ağırlığı 1) Sözel Bölüm %50 2) Sayısal Bölüm %50 Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini, dil bilgisi ve yazım

Detaylı

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU ÖĞRENCİNİN ADI-SOYADI: BEP HAZIRLAMA :07.10.2011 BEP Birimi Üyeleri: - ÖĞRENCİNİN ŞU ANKİ PERFORMANS DÜZEYİ:.. öz bakım becerilerini yerine getirir... okuma yazmayı

Detaylı

3.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (10 EYLÜL-19 EKİM 2012)

3.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (10 EYLÜL-19 EKİM 2012) 3.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (10 EYLÜL-19 EKİM 2012) Sayın Velimiz, Sizlerle daha önce paylaştığımız gibi okulumuzda PYP çalışmaları yürütülmektedir. Bu kapsamda 6 PYP disiplinler üstü teması ile ilgili

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ Kasım, 2006 Değerli Arkadaşlar, Bildiğiniz gibi 7 Temmuz, 2006 da başlayan ve 27 Ağustos 2006 da tamamlanan Kültürel Yapılanma Grubumuzu ve Etkinliklerini

Detaylı

LYS. Lisans Yerleştirme Sınavı. Öğretmenin defteri

LYS. Lisans Yerleştirme Sınavı. Öğretmenin defteri LYS Lisans Yerleştirme Sınavı Öğretmenin defteri LYS EDEBİYAT HIZLI ÖĞRETİM EDİTÖR Turgut MEŞE İÇİNDEKİLER Güzel Sanatlar ve Edebiyat... Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılması... 1 29 Bütün hakları Editör

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek

TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek TABLO-1 KPSS DE UYGULANACAK TESTLERİN KAPSAMLARI Yaklaşık Ağırlığı Genel Yetenek Yaklaşık Ağırlığı 1) Sözel Bölüm 0 2) Sayısal Bölüm 0 Sözel akıl yürütme (muhakeme) becerilerini, dil bilgisi ve yazım kurallarını

Detaylı

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Đyi bir başarı için gerekli olanşartlar Çocuğunu desteklemek isteyen annebabalar için çeşitli tavsiyeler Elisabeth Grammel und Claudia Winklhofer Übersetzung: Abdullah

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU İletişim Nedir? Değişen İletişim Kavramı Yalnızlaşma ve Yabancılaşma Yüzeysel Etkileşim İlgi Eksik Etkileşim Otomatik Etkileşim İletişim Herşeydir! Değişen

Detaylı

ARALIK AYINDA NELER YAPTIK?

ARALIK AYINDA NELER YAPTIK? OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların kendilerini, duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebildikleri oyun etkinliklerine yer verildi. Eğitici oyuncak merkezi, evcilik merkezi, kukla merkezi, blok merkezi, müzik merkezi,

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Gençlerin Kozmetik Kullanma Davranışları

Gençlerin Kozmetik Kullanma Davranışları Gençlerin Kozmetik Kullanma Davranışları Prof. Dr. Gülsen DEMİR Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Selahattin YAMAN Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı TEMEL OYUNCULUK KURS PROGRAMI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı TEMEL OYUNCULUK KURS PROGRAMI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı KURS PROGRAMI ANKARA 2010 KURS PROGRAMI KURUMUN ADI : KURUMUN ADRESİ : KURUCUNUN ADI : PROGRAMIN DAYANAĞI : 1739 sayılı Millî Eğitim Temel

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

Yaratıcı Drama Nedir? Yaratıcı dramanın katılanlara etkisi erken yaşta tanışmış olmaya bağlıdır. Okulöncesi dönemden başlayarak, öğrenme ortamının içine kendiliğinden alınan drama etkinlikleri; tıpkı iyi

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014 BİLİMKURGU: BAŞKA BİR VAROLUŞ MÜMKÜN Bilimkurgu bir bakışa göre Samosata lı Lukianos tan (M.S. 2. Yüzyıl) bu yana, başka bir bakışa göre ise 1926 yılında yayımcı Hugo Gernsbeack in scientifiction kelimesini

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ!

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! EĞİTİMİN ALTIN MARKASINDA BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! %100 ÖĞRENİM BURSU FIRSATI ANADOLU LİSESİ TEOG PUANINLA SÜRESİZ BURS KAZAN! GELECEĞE GÜÇLÜ BAŞLA! EN İYİSİNİ SEÇ, DOĞRU KARAR VER ŞANSA İHTİYACIN YOK EĞİTİME

Detaylı

METİNLERİ SINIFLANDIRILMASI

METİNLERİ SINIFLANDIRILMASI Türk ve dünya edebiyatında ortaya konan eserler, amaçları ve içerikleri açısından farklı özellikler taşırlar. Bu eserler genel olarak üç ana başlıkta toplanır. Ancak son dönemde bu sınıflandırmaların sınırları

Detaylı

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10. ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Laboratuvara Giriş Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.2013) Derslik B301 1 BİLGİ EDİNME İHTİYACI:

Detaylı

Avrupa'da Okullarda Sanat. ve Kültür Eğitimi

Avrupa'da Okullarda Sanat. ve Kültür Eğitimi Avrupa'da Okullarda Sanat ve Kültür Eğitimi Bu çalışma Eurydice ağı tarafından hazırlanılmış ve 30 Avrupa ülkesinde uygulanan sanat eğitimi politikaları ve çalışmaları hakkında güncel, detaylı ve karşılaştırmalı

Detaylı

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ Oyun bir çocuğun en önemli işidir. Çocuklar oyun ortamında kendilerini serbestçe ifade edip, yaşantılarını yansıtırlar ve dış dünyaya farketmeden hazırlık yaparlar.

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

DRAMATİK METİN YAZARI

DRAMATİK METİN YAZARI TANIMI Tiyatro oyunu, sinema, TV senaryosu, reklam yazarlığı alanlarında yaratıcılığını kullanarak canlandırmaya dayalı metinler yazan kişidir. A GÖREVLER Dramatik Metin Yazarı; KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

1. Sosyal Politika, hangi tarihsel olayın kendine özgü koşulları altında doğup gelişmiş bir sosyal bilim dalıdır?

1. Sosyal Politika, hangi tarihsel olayın kendine özgü koşulları altında doğup gelişmiş bir sosyal bilim dalıdır? ÜNİTE 1 Sosyal Politika Bilim Dalı Sosyal Politika bilim dalını neden tanımlamak gerekir? Sosyal Politika bilim dalını tanımlamak neden güçtür? Sosyal Politika ile çevresindeki başka sosyal bilim dalları

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların okula geldikleri ilk saatlerde ve günün farklı saatlerinde sınıflarda bulunan öğrenme merkezlerinde (evcilik, kitap, kukla,

OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların okula geldikleri ilk saatlerde ve günün farklı saatlerinde sınıflarda bulunan öğrenme merkezlerinde (evcilik, kitap, kukla, OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların okula geldikleri ilk saatlerde ve günün farklı saatlerinde sınıflarda bulunan öğrenme merkezlerinde (evcilik, kitap, kukla, blok, fen-doğa, yapılandırılmamış oyuncak, müzik, sanat)

Detaylı

TÜRKÇE MODÜLÜ BİREYSEL EĞİTİM PLANI (TÜRKÇE DERSİ) (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE

TÜRKÇE MODÜLÜ BİREYSEL EĞİTİM PLANI (TÜRKÇE DERSİ) (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE KISA DÖNEMLİ MATERYAL YÖNTEM- i doğru kullanır. 1 2 3 4 Söylenen sözcüğü tekrar eder. Gösterilen ve söylenen nesnenin adını söyler. Gösterilen nesnenin adını söyler. Resmi

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili Türk Dili II Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans (x ) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim ( X) Uzaktan Öğretim( )

Detaylı

Ek 3. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI MAYIS AYI KAZANIM GÖSTERGELERİ : SELAHATTİN MÜZEYYEN KAÇAKER ANAOKULU

Ek 3. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI MAYIS AYI KAZANIM GÖSTERGELERİ : SELAHATTİN MÜZEYYEN KAÇAKER ANAOKULU MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI OKUL ÖNCESİ EĞİTİM PROGRAMI MAYIS AYI KAZANIM GÖSTERGELERİ Okul Adı : SELAHATTİN MÜZEYYEN KAÇAKER ANAOKULU Tarih : MAYIS AYI Yaş Grubu (Ay) : 36-66 AY Öğretmen Adı : AYLAR MAYIS

Detaylı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

Skolastik Dönem (8-14.yy) Skolastik Felsefe Skolastik Dönem (8-14.yy) Köklü eğitim kurumlarına sahip olma avantajı 787: Fransa da Şarlman tüm kilise ve manastırların okul açması için kanun çıkardı. Üniversitelerin çekirdekleri

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ Enes SANAL Ankara, 2014 Giriş Siyasal iktidar ile din arasındaki ilişkiler, tüm çağlar boyunca toplumsal

Detaylı

EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA

EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ HAYDİ! HALİL İBRAHİM SOFRASINA 1-PROJENİN ADI: HAYDİ HALİL İBRAHİM SOFRASINA EZİNE ÇOK PROGRAMLI LİSESİ 2-PROJENİN ÖZETİ: 2013-2014 eğitim- öğretim yılında okulumuz da gerçekleştireceğimiz

Detaylı

geliştirmemize yardımcı olur.

geliştirmemize yardımcı olur. 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; PYP disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel kavramları, insan ve toplum yaşamında

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ

SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ 1.Sanatsal düzenleme öğeleri Çizgi: Çizgi, noktaların aynı veya değişik yönlerde sınırlı veya sınırsız olarak ardı arda dizilmesinden elde edilen şekildir. Kalemimizle

Detaylı