YEREL YÖNETİMLER VE HALK EGİTİMİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "YEREL YÖNETİMLER VE HALK EGİTİMİ"

Transkript

1 YEREL YÖNETİMLER VE HALK EGİTİMİ RtCat MİsER- Alanyazında iki tür yerinden yönetimden sözed.ilir. Bunlardan birisi, üniversiteler, sanayi ve ticaret odaları gibi "hizmet yönünden" yerinden yönetimlerdir ki, bunlar bu tartı mada ele alınmamaktadırlar. Diğeri ise "yer yönünden" yerinden yönetimdir ki bunların ülkemizdeki örnekleri "köy yönetimleri", "belediye yönetimleri" ve "il özel yönetimleri"dir. 1 Yerel yönetimlerin kavramsalla tırılabilmesi, bunların devlet aygıtı içindeki konumlarını bilmekle olanaklı görülmektedir. Çünkü yerel yönetimler, devlet aygıtının ayrılmaz bir parçasıdırlar ve "devlet aygıtının toprağa dayalı ve belli bir alanda kamu gücünün yerel toplumsal güçler tarafından doğrudan kullanıldığı örgütlenme biçimlerinden birisiılı olarak da tanımlanmaktadır. KAVRAMSALLAŞTIRMA Eroğlu'na göre devlet, i i siyaset yapmak olan bir aygıttır. Siyaset ise, ''belli bir üretim biçiminin varlığı ve geli imi için gerekli olan ko ulları toplumsal çapta sağlama uğra ıdır." Devletin, üretim biçimlerinin gerekli kıldığı ko ulları sağlamak yönündeki uğra ı, onun temel i levlerini olu turur. Bunlar: 1. Üretim araçları ve üreticilerin korunması ve geli imi için gerekli ko ulları sağlamak; böylece toplumun ortak çıkarına hizmet etmek. 2 Varolan üretim ili kilerinin korunmasını ve geli mesini sağlamak; böylece egemen sınıfın çıkarına hizmet etmek, 3. Devletin kendi gücünü korumasını ve geii tirmesini sağlamak; böylece bizzat kendi çıkarına hizmet etmek. Devletin bu temel i levlerini gerçeklqtirmesinin yolları ise; yasama, yürütme ve yargıdır. Yani kural koyma, kuralı uygulama, uymayanları cezalandırma. Bunlara da teknik i levler adı verilmektedir. - Dr., Ankara Üniversitesi Elitim Bilimleri Fakültesi Halk Elitimi Bölımı Arqtırma Görevlisi. 1 "Mahalle muhtarlıklan" yerel yönetim birimi sayılmazlar. ı Birgül Ayman GIler, Yerel yöneu.ier, (Uberal Açıkl lara ElettJr'el Y...), rodaie Yayını. Ankara, ı992, s ÇtığtIııf Ynft Ytiftll;"u"., Cil 2, sayı 6, Kiısuıı 1993,

2 10 ÇAGDAŞ YEREL YÖNETIMLER Devlet, söz konusu teknik işlevleri ve onlar kanalıyla temel işlevleri gerçeklc tirirken; ekonomik, hukuksal, askersel, ideolojik bir takım araçları; seçim, atama, yetersayı, çoğunluk, mahkeme kararları, gözaltı, tutuklama gibi mekanizmaları; otoriter, zorba veya uzlaşıcı bir üslubu; nihayet bunların birlc erek ortaya çıkardığı özgül yapıyı yani siyasal sistemi kullanır. 3 Devlet denildiğinde somut olarak algılanan da bunlardır. Devlet, "devletliğini göstermekte" bu sistemi kullanmakla birlikte; sistem, yalnızca devlet gücünün örgütlenmesini ve işleyişini ortaya koymaktadır. Bu gücün kaynağını açıklarnamaktadır. Devletin, gücünü nereden aldığı sorusu, tartışmayı "egemenlik" kavramına bağlar. Ulusal egemenlik kavramını ilk tanımlayanlardan birisi, J.J. Rousseau'd ur. Rousseau'ya göre; bir toplumda yaşayan bireylerin ortak bazı istek ve çıkarları vardır. Toplumu oluşturan da bu ortak istek ve çıkarlardır. Ortak istek ve çıkarların gerçekleştirilmesi, korunması ve geliştirilmesi yönündeki toplumsal istencin varlığı toplumun (ulusun) egemenliğini oluşturur. Toplumsal istenç, tek tek bireylerin istençlerinden doğar ve bireyler bu ortak istence bağlıdırlar. Bu yüzden hem egemen, hem uyruk durumundadırlar." Bu görüşlerin oldukça elc tirildiği görülmektedir. Ancak itiraz edilen yalnızca J.J. Rousseau'nun egemenlik hakkındaki görüşleri değildir; ulusal egemenlik kavramının kendisi de olumsuz elc tirilerin konusudur. Egemenlik, olumlanamıyacak bir kavram olmasına kaqın, toplumların yaşamında varlığını sürekli duyurmasından ötürü yadsınamıyacak bir kavramdır. Bu tartışmada egemenlik, 'ı,uyurma hakkı" olarak; erk (iktidar), "buyurma gücü" olarak anlaşılmaktadır. Sosyalist devletlerde buyurma hakkı proleteryanın; özgürlükçü demokrasiterde ulusun; otokrasilerde genellikle "tanrılının ; despotluklarda 'ı,uyurgan"ındır. Erk'in meşruluğunu sağlayan da bu haktır. Şöyle ki; "İktidarın mc ruluğu, onun topluluk üyelerinin tümü ya da çoğunluğu tarafından bir iktidar olarak tanınmasıdır. Bir iktidar, ona itaat edilmesi konusunda bir uzlaşma varsa mc rudur. Değilse iktidar olmaktan çıkar; kaba güçten ibarettir. Bu durumda kendisine boyun eğilmesini sağlayabildiği sürece varlığını koruyabilir."5 Kuşkusuz, özgürlükçü demokrasilerde buyurma hakkının ulusa ait olduğu savı tartışmaya çok açıktır. Bu savın doğru sayılması, bu toplumlarda "egemen sınır kavramını geçersizlc tirir. Fakat yanlış sayılması da, bu toplumlarda erkin sağladığı mc ruluğu yadsımaya; erkin tek kaynağının "egemen sınıfın gücü" olduğunun kabulüne götürür. Oysa, daha önce de söylendiği gibi, devletin temel 3 "Devlet" kavramıaa mikid buraya depd yapllad açıklamalar içid iu kayaaktad yararladılml tlr: Cem Eroıul, Devlet Nedır?, tmge Kitabevi YayıDl, Ankara, ı990. " tlud F. Akla. DnIet Doktrinleri, Filiz Kitabevi YayıDI,!staDbuL, s EıdOPD Teziç. AM,... Hulwlw, Beta AŞ. YayıDI, tstadbul, 199ı, s. 85.

3 YEREL YÖNETIMLER VE HALK EG111Mİ 11 i levlerinden birisi "toplumun ortak çıkarına hizmet"tir ve "devlet, aynı zamanda herkesin devleti olmadan, egemen sınıfın devleti olamaz".' "Buyurma hakkı "nın, diğer toplumlar kaqlsındaki durumu "buyruk dinlerneme hakkındır ve "bağımsızlık" kavramıyla adlandırılır. Egemenliğin uygulamaya geçirilebilmesi, yani egemenliğe boyun eğmenin sağlanabilmesi için bir güç gerekir. Devlet, bu gücün sistemidir. Günümüzde, anayasası olan toplumlarda bu gücün "neleri yapabileceği", "neleri yapamayacağı" saptanıktır. Bu saptamalar çerçevesinde, seçilen ve atanan insanlar bu güç sistemini i letmektedirler. Gücün kullanılma yetkisi, seçilen ve atanan tüm görevlilere ait olmakla birlikte; gücün yönlendirilmesi yetkisi yalnızca "seçilen"lerin bir kısmına, "hükümet edenlere" aittir. Kuralolarak, hükümet edenler dı ındakilerin gücün saptanık çerçevede ve "doğru amaç ve araçlarla" kullanılması için hükümet edenleri etkileme dı ında bir rolleri söz konusu değildir. Sonuçta, buyurma gücünün saptanık çerçevede yönlendirilmesi i ini yapmanın "hükümet eden seçilmi lere" ait olduğu; bunların di ında kalan kamu görevlilerinin yalnızca saptanık çerçevede ve hükümetlerin yönlendirmeleri doğrultusunda kullanma durumunda oldukları söylenebilir. Öyleyse devlet aygıtının ayrılmaz bir parçası olarak yerel yönetimlerin buyurma gücünü kullanma yetkileri vardır; ama bu gücü yönlendirme yetkileri yoktur. Kele, "yerel yönetimlerin yalnız yürütmeye ili kin kimi yetkileri vardır" demektedir. 7 Bunun anlamı, yerel yönetimlerin yalnızca "saptanık kuralları" uygulamakla yetkili ve görevli olduklarıdır. Aslında bu durum yerel yönetimlerin doğaları gereğidir. Çünkü yerel yönetimlerin ortaya çık1 l, hem Doğuda hem de Batıda bir olu um değil, bir kurulu tur: "Yerel yönetimler, merkezi devlet tarafından yukarıdan a ağıya ve ağır bir merkeziyetçilik ile birlikte kurulmu tur". Yerel yönetimler, erki kullanma hakkı olan birimler olarak, devletin temel i levlerini gerçekle tirmekle yükümlüdürler. Bu yüklenme, devlet aygıtının ayrılmaz bir parçası olmasının doğal sonucudur. Ülkenin yönetim sisteminin bütünlüğü içinde yer alan yerel yönetim kurulu larının; kurulu ilkeleri, görev ve yetkileri, gelir sistemleri, yasama organı tarafından belirlenir.' Oysa, özeğin tqradaki yürütme birimleri ve yönetim örgenleri yerel yönetim kurulu larından farklı olarak, yetkilerini doğrudan doğruya özekten alırlar ve bu yetkileri özek adına kullanırlar.10 Bu ayırımın da ortaya koyduğu üzere, "yerel yönetim kurulu larının en önemli özelliği,, Cem &opl,...e., s RU en Kelq. Yerinden yôneti. ve siyuet, Cem YayınCYi., İstanbuL, s. 12 Birgül AymaD GGler,...eo. s. 258., TODAJE, Ka.u Yöneti.1 ~ (Genel Rapor), Ankara, ı99l, s Cem &opl, Devlet Yöneti.ane Katıl.. Hakkı, tmge Kitabevi YayıDI, Ankara, ı991, s. ı46.

4 12 çagnaş YEREL YÖNETIMLER özerkliklerinin olmasıdır. Özerklik, yerel yönetim kurulu lannın yönetim ve mali alanda sahip olduklan serbestçe hareket edebilme olanağını gösterir."u Ancak, özerklik nedeniyle, "yerel yönetimlerin özekle ili kilerinde tümüyle bağımsız olması beklenemez. Asıl olan, yerel birimlerin, kendi i lerini özeğin kan ması olmaksızın kendi olanaklanyla görebilmeleridir."ll Özerk yerel yönetim kavramı öyle tanımlanmaktadır: "Özerk yerel yönetim kavramı, yasalar çerçevesinde, yerel otoritelerin kendi sorumluluklan altında bulunan ve yerel halkın hizmetlerine yönelik kamusal etkinliklerin önemli bir payını düzenleme hak ve ehliyetini belirtir. Bu hak, dolaysız, e it, gizli ve genel oy ilkesine dayalı olarak serbestçe seçilen üyelerden olu an ve kendilerine kar ı sorumlu yürütme organlanna sahip olan konseyler veya meclisler tarafından kullanılır." Anayasası'nda da yerel yönetimler öyle tanımlanmaktadır: "Mahalli idareler; il, belediye ve köy halkının mahalli mü terek ihtiyaçlannı kaqılamak üzere... seçmenler tarafından seçilerek olu turulan kamu tüzel ki ileridir".1 4 Yerel yönetim kurulu lan için sözü edilen özerklik, "yönetsel özerklikltdir; siyasal özerklik değildir. Siyasal özerklik yerel devletçiklere özgü olan hak ve görevleri nitelemektedir. Yerel yönetimlerin "yönetsel özerkliğe" sahip olmalannın gereği olarak, bunlar "vesayet denetimi" altında bulunmaktadırlar. V esayet denetimi, "yerinden yönetim kurulu lannın kendileri dı ındaki b8 ka bir yönetsel kurulu tarafından, yasaların öngördüğü sınırlar içinde denetlenmesidir."u Yerel yönetim kurulu lannın özerklikleri, üzerlerindeki genel yönetimin denetimi ile ters orantılıdır. ı, 1982 Anayasası'nda da, yerel yönetimlerin vesayet denetimi altında olduğu öyle ifade edilmektedir: "Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun ekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yarannın korunması ve mahalli ihtiyaçlann gereği gibi kaqılanması amacıyla, kanunda belirtilen usul ve esaslar dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir."17 U Şeref 06zlb'ilyGk, Türtdye'nln Yönetı. Y... S YaYlDlan, Ankara, ı978, s. 71. II R1!feD Kelq, L.e., s. 39. ı3 A...,. Yerel Yöned.1er Ö...lk Şartı. Madde 3. ı4 T.C Alla,..., Madde 127. U Şeref 06zlb'ilyGk, L.e., s ı6 A.k., i. 71. ı7 T.C Alla,..., Madde 127.

5 YEREL YÖNETIMLER VE HALK EÖİTIMİ 13 "Yönetsel özerklik" ve "vesayet denetimi" kavramları, yerel yönetim kuruluşlarının genel yönetim sistemi içerisindeki yapılanmasını, sistemin diğer unsurlarıyla ilişkisini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla bu özellikler, "yerel yönetimlerin teknik özellikleri" olarak adlandırılabilir. Biraz önce verilen tanımlarda da olduğu gibi, yerel yönetimlere ilişkin tanımlamaların çoğunluğunda, yerel yönetimlerin ayırdedici özellikleri olarak ortaya konulan göstergelerin "teknik özellikler" ile "ortak yerel gereksinmeler ve seçilmiş örgenler" biçiminde sunulduğu görülmektedir. Ancak, "ortak yerel gereksinme ve seçilmiş örgen" göstergeleri, özeğin taşra kuruluşlarından yerel yönetimleri ayırmak için yeterli sayılamazlar. Çünkü yerel yönetimlerin yüklendiği görevlerin zaman içinde değişebildiği ve yöneticilerinin atama ile görevlendirilebildiği, Türkiye'nin geçmiş uygulamaları içinde bir olgudur. Hem, özeğin taşra kuruluşlarının yüklendiği görevlerin de, "yerel gereksinmeleri" karşılamaya dönük olmadığı söylenemez. Öyle ki, "içme-kullanma suyu, kanalizasyon" gibi temel belediye hizmeti sayılan hizmetleri, örneğin Bayındırlık Bakanlığı'na bağlı bir taşra biriminin de, belediyeler denli başarıyla yürütemiyeceğini ussal biçimde açıklayabilmek olası gözükmemektedir. Dolayısıyla, sözü edilen göstergelerle yerel yönetim kuruluşlarını tanımlamak, bu kuruluşları, bu göstergeler bağlamında "olmasa da olur" düzeyine indirgemektedir. Öyleyse, yerel yönetimlerin varlık nedenlerini daha başka göstergelerle açıklamaya çalışmak zorunludur. Daha önce değinildiği üzere, yerel yönetimler özeğin yukarıdan aşağıya oluşturduğu birimlerdir ve bu oluşturma işi "ulus devlet"ler kapsamında yapılmıştır. Ulus devlet öncesinde, yani feodal devlet döneminde kimilerinin "yerel yönetim birimi" saydığı oluşumları, günümüz yerel yönetim tanımlarına sığdırmak elbette güçtür. Ancak bunun da ötesinde feodal devletlerde, yönetim sistemlerinin yerel otoriteler arasındaki güç dengelerine dayandığı; "Osmanlı Devleti'nin oluşumunda", yüzyıllar süren "Karamanlı ayaklanmalarında", ya da Mısır Valisi "Kavalalı Mehmet Ali Paşa" olaylarında görüldüğü gibi güç dengelerindeki değişmelerin, yerel yönetimmiş gibi gözüken birimleri özek yönetimi durumuna getirdiği bilinmektedir. Oysa ulus devletleri, kapitalist üretim ve bölüşüm ilişkilerinin toplumları sosyo-ekonomik olarak bölünemez bir bütün durumuna getirdiği koşullar ortaya çıkarmıştır. Bir başka deyişle ulus devletler, sosyo-ekonomik olarak toplumların birlikte yaşamaları zorunluğuna dayanmaktadır. Ve dünya devletinin (!) oluşumu da, insanlığın birlikte yaşama zorununa dayanacak gibi gözükmektedir. Ancak, ulus devletin oluşumu sürecinde yerelotoriteler ne olmuşlardır? "Yerel yönetimlerin varlığına, ancak özeksel yönetimi güçlendirdikleri, ulusal birliğin ve bütünlüğün sağlanmasına katkıda bulundukları ölçüde göz yumulur."18 Dolayısıyla, tarihsel koşulların dayattığı ulus devlet modelinin, işleyişinde yerel otoritelerin dirençleri ile karşılaşan değil, katkılarını içeren bir düzenliliğe kavuşturulması için; yerel otoritelerin ulus devlet koşullarına uyum sağlamalarının "yerel yönetim" yetkileri i" 'ı uşc II Kelq, Febmi Yawz, Y~n!i Yön~t1ml~r, Turhan Kitabevi, Ankara, 1989, s. 31.

6 14 ÇAOOAŞ YEREL YÖNETIMLER ile ödüllendirildiği ve yerel otoritelerin kaybettikleri konumlarının "yerel yönetim yetkileri" ile ödünlendiği ileri sürülebilir. Bir başka deyişle yerel yönetimler bir yatıştırıcı rolü oynamışlardır ve bu rolü feodal kalıntılar ve muhalefet kümeleri için sürdilrmeye devam etmektedirler. Buraya değin yapılan tartışmaya dayalı olarak yerel yönetimlerin ayırdedici özellikleri şöyle belirtilebilir: 1. Siyasal özellikleri: a. Devlet aygıtının ayrılmaz bir parçasıdır. b. Egemenlik hakkı bulunmaz. Buyurma gücünü yönlendiremez. Ama devlet aygıtının buyurma gücünü kubanır. c. Buyurma gücünü kullanmasının bedeli, devletin temel siyasal işlevlerinin gerçekleştirilmesine katkıda bulunmaktır. d. Yerel yönetimler, yerine getirdiği görevler bakımından "olmasa da olur" kuruluşlardır. Var olmasının temel nedeni, özeğin yerel otoriteleri yatı tırma istemidir. 2. Teknik özellikleri: a. Yönetsel özerklikleri vardır. b. Özeğin vesayet denetimi altındadır. Belirlenen bu özellikler, yerel yönetimlerin girişecekleri halk eğitimi etkinlikleri için önem taşımaktadır. Şöyle ki; halk eğitimi, kuralolarak akla gelebilecek hemen her konuyu kapsar. Ancak bu kapsam, ulusal eğitim amaçları ile sınırlıdır. Yukarıda belirtilen ilk üç siyasal özellik, yerel yönetimlerin girişebilecekleri halk eğitimi etkinliklerinin amacı ve kapsamı için sınır oluşturmaktadır. Bir başka deyi le, yerel yönetimlerin, ulusal eğitim amaçlarına aykırı nitelikte halk eğitimi etkinliklerine girişebilmesi olanaklı değildir. Değilse, veyaset denetimi özelliği nedeniyle yerel yönetimlerin yaptırıma uğratılması söz konusu olabilir. İster özeğin t3 ra kuruluşlan eliyle, isterse yerel yönetimlerce yürütülsün, tüm halk eğitimi etkinlikleri ilke olarak "sorun özekli" olmak zorundadırlar. Yani tüm halk eğitimi etkinlikleri, yöneldiği kitlenin gereksinmelerini karşılamak ister; kendince hedef kitle için uygun gördüğü bilgi, beceri ve tutumları olu turmaya çalışmaz. Ancak hangi nitelikteki gereksinmelerinin karşılanmasına öncelik ve ağırlık verileceğine, bunların kaf ılanabilmesi için hangi kaynakların aynlabileceğine, ne oranda ayrılacağına vb. ne karar vermede; yani eğitim yöneltilerini oluşturmada yerel yönetimlerin özgürce davranabilme olanağı vardır. Bu olanağı sağlayan da, özerklik özelliği ve belirlenen son siyasal özelliktir.

7 YEREL YÖNETIMLER VE HALK EGİTIMİ 15 YEREL YÖNETİMLER VE HALK EGİTİMİ ETKİLEŞİMİ Yerel Yönetimlerin Başansı İçin Halk Eğitimi Yerel yönetimlerin başarmak durumunda oldukları; kendilerine yasalarla yüklenilen görevler ve bunların dışında, var olan yerel koşulların ve siyasal anlayışların gerektirdiği erekler vardır. Halk eğitimi, bu görevlerin ve ereklerin başarılmasında etkili olabilir. Halk eğitiminin yerel yönetimlerin başarısındaki etk.ililiği şu iki doğrultuda gerçekleşir: 1 ) Yerel yönetim işgörenlerinin yetişmesinde ve gelişmesinde işlev yüklenir. Bu işlev, bir halk eğitimi alt boyutu olan "hizmetiçi eğitim" etkinlikleriyle yerine getirilebilir ki, bu işlev bu tartışmada ele alınmamaktadır. 2) Yerel yönetimlerin görevlerinin ve ereklerinin başarılmasında yerel toplulukların katılımını ve katılımın sonucu olan yararların oluşmasını sağlar. Katılma Katılmanın dört ana boyutundan sözedilebilir: 1) Kararlara katılma, yani neyin yapılacağına, nasıl yapılacağına, niçin yapılacağına, kiminikimlerin yapacağına ilişkin karar alma sürecine katılma, 2) Alınan kararların uygulanmasına katılma, yani kararların uygulamaya geçirilebilmesi için tutumsal, parasal, emeksel, araçsal unsurlardan biri ya da birkaçı ile katkıda bulunma, 3) Uygulamanın sonuçlarına katılma, yani yararlarını ve olumsuz etkilerini paylaşma, 4) Karar, uygulama ve sonuçların değerlendirilmesine, değerlendirmelere dayalı yeni kararların oluşturulmasına, eski kararların düzeltilmesine, geliştirilmesine katılma. Bir katılmadan sözedilebilmesi için, katılımcının bu dört boyuttan en az birinde, bir zorlamanın, pazarlığın sonucu değil, isteyerek yer alması gereklidir. Katılmanın hem sonul amacı, bireylerin, kümelerin kendi yaşam alanlarına ilişkin işlem ve eylemlerde izleyici olmaktan çıkıp oyuncu olmalarıdır; hem de katılmanın yararlığını sağlayan budur; katılma sürecinde bireylerin ve kümelerin "oyuncu" olarak oynanan oyuna katkı yapmaları beklenir. Eroğul'un söylediği gibi, "katılma, tarihin oyuncağı olmaktan kurtulup onun bilinçli yapımcısı durumuna gelmektedir; insanlaşma denen süreç de özünde bundan başka nedir ki?"19 Oynanan oyunda bireylerin, kümelerin "oyuncu" olarak yer alabilmeleri, öncelikle onların "oyuncu" yeterliklerinin olmasını gerektirir. Aynı zamanda bu yeterlikler "oyun" içinde gelişir. Katılmaya eğitsel nitelik veren de bu önkoşullar ve sonuçtur. Yani hem katılmanın olabilmesi için bir "eğitsel destek" gereklidir, hem de katılmanın kendisi "eğitsel" bir kazanımla sonuçlanır. 19 Cem Erotul, Devlet YöneU.lne Kattı.. Hakla, s. '11S.

8 16 ÇAG DAŞ YEREL YÖNEliMLER Katılımı sağlamak yönündeki eğitsel desteğin içeriğini, birey ve kümelerde yeni davranışların oluşturulması ya da varolan sinik davranışların geliştirilmesi oluşturur. Bireyin ve kümenin davranışları, onların, a) bilgileri, hünerleri, tutumları ve yeteneklerinin, b) içinde bulundukları fiziksel ve toplumsal çevrenin, c) bu içsel ve dışsal etmenlerin etkileşimi sonucudur. 10 Oyleyse, davranışların salt eğitsel etkinliklerle yenilenmesi olası değildir; bilgi, beceri ve tutumları uygulamaya geçirebilmek için gereken fiziksel ve toplumsalolanaklar da sağlanmalıdır. Ancak, hangi olanakların gerektiğinin, nereden, nasıl sağlanabileceğinin belirlenmesinin de eğitim konusu olabileceği yadsınamaz. Ayrıca, sorun çözmek için "hangi bilgi, beceri ve tutumların" gerektiğini dışarıdan birilerinin öngörcmiyeceğini; sorunun sahibi olan birey ve kümelerin tanımlamalarına, geçmiş öğrenmelerine dayanması gerektiği unutulmamalıdır. Katılma için hem araç (önkoşul), hem amaç niteliği taşıyan "davranış"larsa, herhalde sorunun niteliğine ve ortama göre farklılaşacaktır. Ama bir genelleme yapılırsa, bu davranışların; sorunlara duyarlık, kendine güven, girişimcilik, işbirliği ve dayanışma (örgütlenme), demokratik tartışma, ussallık, uzlaşma vb.leri olduğu söylenebilir. Katılma deneyimleri arttıkça bu davranışların da pekişmesi, gelişmesi beklenir. Kuşkusuz, katılmanın har zaman eğitsel, toplumsal ve fiziksel destekli, yani uyarıimış olması gerekmez. Bireyler ve kümeler, katılma konusundaki hazırbulunuşluk1arına ko ut olarak, "kendiliğinden" gerçekleşen katılmalarda da bulunurlar. İster uyarıimış, isterse kendiliğinden olsun, katılmanın olabilmesi için insanların öncelikle katılmayı istemesi gereklidir. Katılmayı istemesi için de; "katılmayarak" karşılamakta güçlük çektiği ama "katılarak" karşılayabileceği bir gereksiniminin olması gerekir. Bu yüzden katılmanın anahtar sözcugu "gereksinme"dir, karşılanamayan bir gereksinmenin karşılanmasını olanaklı kılıyorsa katılma olabilir. Açıktır ki, katılmadan sözedilmesi bir "katılanın", bir de "katılınanın" olduğunu gösterir. "Katılınan" genellikle bir örgüt, bir kurum olarak anlaşılır; ama katılınan bir düşünce, bir tutum, bir uygulama da olabilir. Katılınan bir örgüt ya da kurumsa, bunların karar yapmaya, uygulamaya, değerlendirmeye ilişkin tüzel kuralları, toplumsal alışkanlıkları, yöneticilerinin katılanlarının yeterlikterine ilişkin algısı, katılma davranışının gösterilmesini kolaylaştıracak ya da zorlaştıracak, belki de olanaksız kılacaktır. Yönetenler, "en iyiyi", "en doğruyu" kendilerinin bildikleri ve uyguladıkları kanısında iseler; katılmanın sağladığı yararları değerli bulmuyorlarsa böyle örgütler ya katılıma izin vermeyeceklerdir, ya da o'nu bir koltuk değneği gibi kullanmak isteyeceklerdir. 10 Sudi Bülbüı, Halk Eğitl_Ine Glri" Velitkin ~ti_l, Türkiye'de Halk Eğitl_l, Toplu_ Kallan_a.., Anadolu Üniversitesi Açıb~lretim Fakültesi Yayını. Eski ehir. 199L

9 YEREL YÖNETIMLER VE HALK EGİTIMİ 17 Katılanlar da, katılma davranışından dolayı örgütlerin ve yöneticilerin "gazabına" uğramaktan çekiniyorlarsa, ya da katılma davranışı, yüklenemeyecekleri ölçüde özdeksel veya tinsel "risk" t~ıyorsa, katılmaya çekineceklerdir. Bu yüzden, katılmamn özendirilmesi, ödüllendirilmesi ve böylece katılanların yüreklendirilmesi, katılmanın gerçeklc tirilebilmesi için önem taşımaktadır. Katılma kavramına, ilişkin buraya değin yapılan genel tartışmaya dayalı olarak, yerel yönetimlere halkın katılımı şöyle tanımlanabilir: Yerel toplululdann; kendi y~am alanlarına ilişkin yerel yönetimlerin işlem ve eylemlerinde, karar alma ile sonuçların değerlendirilmesi sürecindeki aşamalardan birinde ya da tümünde etkın olarak yer almasıdır. Yerel toplulukların, yerel yönetimlerin işlem ve eylemlerinde etkin olabilmesi için; a. Yerel toplulukların yeterli verilere sahip olduğunda doğru kararlar alabileceğine, uygulayabileceğine yerel yöneticilerin inanması gereklidir. b. Yerel topluluklar, zorlama ya da pazarlıkla değil, kendi istençleriyle katılma davranışlarında bulunmalıdır. c. Yerel topluluklar, katılımı gerekli kılan bir gereksinmelerinin bulunduğunun ayırımında olmalıdırlar. d. Katılım, bireylerin ve kümelerin yüklenemeyecekleri siyasal, toplumsal ve ekonomik "risk" taşımamalıdır, e. Katılma davranışlarını olanaklı kılacak eğitsel, tüzel, fiziksel ve toplumsal destekler sağlanmalıdır. Anımsanacağı üzere, bu tartışmanın "kavramsaıı~tırma" b~lıklı birinci bölüğünde, yerel yönetimlerin siyasal ve teknik özelliklerinin, oynanacak halk eğitimi oyununun sınırlarını ve kurallarını belirlediği belirtilmişti. Kuşkusuz bu sınırlar ve kurallar değişmez değildir. Günümüzde, demokrasi ve kalkınma kavramlarının bir tamamlayıcısı olarak sıkça anılan "katılma", sınırları ve kuralları yenilc tirecek en önemli etmendir. Demokrasi İçin Katılma Bu tartışmada yerel yönetimlere katılım, demokrasi için katılma (siyasal katılma) ve kalkınma için katılma b~lıkları altında irdelenmektedir. Gerçekte bu ikisi arasında bir ayrımın bulunmaması gerekir. Çünkü pekçok dü ünür, "gerçek anlamda bir yerel demokrasinin, ancak, insanları hiç değilse en az, yeterli bir düzeyde eğitim, sağlık ve beslenme olanaklarına kavu turulmuş, bunlarla ilgili yoksunluklardan uzak bulunan..."ll ülkelerde kurulabileceğini ileri sürmüşlerdir. Gerçekten de, ekonomik sorunlarını çözememiş, toplumsal II Ru~n Kelq, Fehmi Yavuz, LIJ.e.,s

10 18 ÇAGDAŞ YEREL YÖNETIMLER yapısını geleneksellikten arındıramamı pekçok yörede, yerel yönetimlerin mütegallibenin elinde ya da etkisinde olduğu, yerel temsili n aldatıcı bir görünüm olduğu gözlenmektedir. o, yalnızca Kapitalizmin temel niteliklerinden birisi "toplanma"dır; sermayenin belli ellerde toplanmasına değil, üretimin, üreticilerin, hizmet olanaklarının toplanmasına ve böylece metropollere, megapoııere de yol açmı tır. Böylece olu an büyük kentlerse, artık merkezi devlet yönetiminden daha fazla "özerklik" istemektedirler. Çünkü; tarihsel geli im sürecinde kentler, hinterlandlarında yaratılan artık ürünü denetleyerek büyümü lerdir. Bu amaçla yönetsel, askersel ve dinsel denetim yöntemleri geli tirmi lerdir; günümüzde ise bu denetim mali i levlerce sağlanmaktadır.ii Mali i levlerin yeterince gerçeklc mesinde önem ta ıyan ula ım, ileti im ve i gücünün yeniden üretimi vb. hizmetlerin iyilc tirilerek sürdürülmesi için, kent yönetimleri kaynaklarına daha çok sahip çıkmak istemektedirler. Bu ise daha çok özerkliği, daha çok özerklik daha çok demokrasiyi, daha çok demokrasi daha çok katılmayı gerektirmektedir. Öte yandan, "çağımızda devlet, insanlığın tartı ılmaz efendisi haline gelmi ; toplumun hak ve çıkarlarını tehdit eder 0Imu tur."13 Devletin azmanla masına kaqılık en etkili önlem olarak da demokratiklc me ve demokratikle menin bir gereği olarak katılım gösterilmektedir. Daha çok katılım, böylece daha demokratik toplumsal yapılar öngörülürken gündeme yerel yönetimler gelmektedir. Öyle ki, "özekçiliğin olabildiğince dı lanması, buna kar ılık yerinden yönetimin yüceltilmesi, demokrasinin tartı ılmaz bir gereği olarak sunulmaktadır."14 Çünkü katılımı artırarak demokratiklc menin artırılması; katılımı zorla tıran mekansal uzaklığı azaltmayı, sorunların somutla tırılmasını gerektirmektedir. Yani yerellc me gerekmektedir. Kısacası, demokrasi için katılımın (siyasal katılımın) yerel düzeyde iki gerekçesi vardır. Bunlar, toplanma eğilimi ve demokratikle me eğilimidir. Ancak siyasal katılmayı, salt yerel yöneticilerin daha çok yetkiye, özerkliğe sahip olması biçiminde algılamamak gereklidir. Eğer bu özerklik, yerel toplulukların kendi i lerinin görülmesine etkin ve eylemli katılmasına olanak vermiyorsa demokratikle meden sözedilemez. Yerel yönetimlere halkın katılımı, onun siyasal eğitimini de sağ1ayan sürecin bir parçasıdır. Katılma, değer yüklü bir kavramdır. ıs DÜ ük katılma düzeyini savunanlara göre; yaygın katılma, siyasal karar alma sürecini gereksiz yere uzatır ve etkinliğini azaltır; yurtta ların çoğunun bilgi düzeyi yetersiz olduğundan, durumun nesnel gereği olan en doğru kararın alınması kolayca engellenebilir. 11 İlhan Tekeli, Yilit Gtlöksıız. Tank Okyay, G~ndul.., DoI..., J,portalı ~hir, Cem Yayınevi Yayını. İsıantıul. 1976, Cem Erolul, DeYlet Yönetl.lne Katlı H.Ida, A.ko, ıs A.ko, s. 263.

11 YEREL YÖNETIMLER VE HALK EOİTIMİ 19 Yüksek katılma düzeyini savunanlara göre ise, katılma alabildiğince artırılmadıkça, demokrasinin temel taşlarından biri olan 'halk tarafından yönetim' ilkesi gerçekleşemez.u Katılmaya böyle farklı yaklaşımların bulunmasına karşın, pekçok yerel yönetici için demokratikleşmenin ve bu amaçla katılımcılığın bir siyasal hedef olduğu gözleniyor. Yerel yöneticiler, bu hedeflerini gerçekleştirmek için çaba göstermelidirler. Bu çabanın içeriğini, şu düzenlemeler oluşturacaktır: ı. Yerel yönetimler katılmaya açık olmalıdır. 2. Katılanlar, katılmadan dolayı yerel yöneticilerin olumsuz davranışlarına uğramayacaklarına güvenmelidirler. 3. Yerel yönetimlerin katılmaya olanak verecek bir tüzel çerçevesi bul un malıdır. 4. Katılmayı olumluyan bir ideoloji geliştirilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır. 5. Yerel yönetimler-yerel topluluklar arasındaki karşılıklı iletişim yoğunlaştırılmalı ve geliştirilmelidir. 6. Yerel topluluklar, katılmayı olanaklı kılacak bilgi, beceri ve tutuma sahip olmalıdır. Görüldüğü üzere, yerel yönetimlere halkın katılımı için burada öngörülen düzenlemeler, yönetsel ve yasal desteklemelerin yanısıra eğitsel desteklemeleri de içermektedir. Eğitsel desteğin içeriğini ise, daha önce tartışılan; katılanların katılma gereksinimini duymasının, kendine güvenmesinin, örgütlenmesinin sağlanmasının yanısıra, katılmanın biçimlerinin ve araçlarının açıklanmasını da kapsayacaktır. Katılmanın değişik biçimleri vardır; katılma bireysel, kümesel, yığınsal veya örgütsel biçimlerde gerçekleşebilir. Biçimlerden hangisinin yeğleneceği, herhalde sorunun niteliğine, yaygınlığına, katılma ortamına ve katılanların alışkanlıklarına, tutumlarına göre farklılaşacaktır. Katılmanın araçları ise dilekçe, bildiri, gösteri, oy verme, seçilme, görev alma, örgütlenme vb.dir. Gerçekte, insanların özek yönetimine ve taşra kuruluşlarına katılımı da, bu araçlarla ve bu biçimlerde gerçekleşir. Ancak farklı olarak yerel yöneticiler ve işgörenler, yerel birey ve kümelere fiziksel ve duygusalolarak daha yakındırlar; yalnızca hukuksal, siyasal nedenlerle değil, toplumsal nedenlerle de onların gözünde aklanmak durumundadırlar. Bu farklılıklar nedeniyle yerel düzeyde katılımın daha etkin olacağı varsayılmaktadır. Çünkü katılım, "birey (ve küme) 16 Cem Erotul, De~t YöndJ.lne Katll.a Hakla, s. 262

12 20 ÇAGDAŞ YEREL YÖNETIMLER ile siyasal toplum örgütleri arasında bir etkile im türüdür."17 Ve fiziksel, toplumsal yakınlık nedeniyle siyasal etkile imin daha doğrudan, daha yoğun olması beklenmektedir. "Yerel temsil" ise, yerel düzeyde katılımın özgün bir boyutudur ve yerel yönetimlerin yerel halkın katılımına açılması için önem t3 ımaktadır. Çünkü yerel katılım, salt yerel yöneticilerin seçilmesi ile biten bir süreç değildir; temsilcilerin temsilleri süresince yerel halk tarafından denetlenmesi de beklenir. Ancak, yerel halkın denetimine dü ünsel ve tutumsal olarak hazır olmayan temsilcilerin, ne yerel halkın katılımı için çaba göstermesi beklenir, ne de yerel halkın katılım çabalarına ho görü ile bakması. Dolayısıyla, "yerel halkın gereksinme ve istemlerini yerel siyasalara dönü türecek 'demokratik bir temsil süreci' olmaksızın etkili ve etken bir yerel yönetim sisteminden sözetmek olanaklı değildir.nu KÜ kusuz, demokratik bir temsil süreci yalnızca yerel halkın oylarıyla seçilmi olmakla sağlanamaz; oy vermenin yanısıra yerel halkın seçimini istem ve gereksinmelerine ko ut olarak yapması, istem ve gereksinmelerinin yerine getirilmesi çabalarını gözlemesi, desteklemesi de gerekir. Oysa; "Yerel demokrasi kuramının temeli olan temsil anlayı ı, bir yandan kendi çıkar ve istemleri doğrultusunda temel siyasaları savunacak temsilci adayları arasından seçim yapacak bilinçli bir seçmen, öte yandan da genel çıkarı savunacak bir temsilci ülküsüne dayanmaktadır. Buna kaf ılık, yerel temsilin belirlenmesinde, bir yöredeki b3 at, yaygın uğr3 ıların ve ki isel bağlılıkların temsilci tercihlerinde etkili olduğu görülmektedir".19 Dolayısıyla, "görece geri bir toplumda yerinden yönetim ilkesini yaygınl3 tırmak, hem yerel ağalıkların doğmasına yol açabilir, hem de katılımcı eylemlerin bütün toplumu saracak bir etkenliğe ul3 masını engelleyebilir."30 Öyleyse, "demokratikle meyi", bunun bir gereği olarak "katılımı" siyasal bir hedef olarak belirleyen yöneticiler, yerel toplulukların geli tirici dinamiklerinden, bunların açığa çıkması ve devinim kazanması için halk eğitiminin eğitsel ve örgütsel yöntem ve tekniklerinden yararlanmak zorundadırlar. Kalkınma İçin Katılma Ülkemiz yerel yönetimlerine, Köy Yasası, belediye yasaları, İl İdaresi Yasası ve diğer bazı yasalarla yüklenmi görevler vardır. Çok çe itli olan bu 17 R1l en Kelq. LI-e., U Oya Çitci. Yeni YÖMd.1erde Taull (BeledIJe Örneii), rodate Yayını., Ankara, 1989, s. 2 ı, A.k.,s Cem Eropl, DeYIet YÖMd.lne Klltal.. Hakkı. s. 192

13 YEREL YÖNETIMLER VE HALK EGİTIMİ 21 görevleri, yerel yönetimlerin gereği gibi yerine getiremediği, uygulamada beklenilen ölçüde ba arılı olmadıkları görülmektedir. Bu sonuç, deği ik etmenlerden kaynaklanmaktadır. Gelir yetersizliği, ~görenlerin yetersizliği, yöneticilerin siyasal ve bireysel çıkarlannı gözeten tutumlan, göç, hem ehriler arasında bizlik bilincinin geli memi olması bu etmenlerden bazılarıdır. Yerel yönetimlerin yasalarla kendilerine yüklenilen görevleri ba armalan için bu etmenleri iyilc tirmeleri ya amsal bir önem ta ır. "Yerel halkın katılımını sağlamak", bu etmenleri iyile tirmenin etkin araçlanndan biridir. Çünkü, "yerel yönetimler, halkın emek, kaynak ve dü ünce gizilgücünü yöresel ve ulusal kalkınma çabalarına yansıtabildikleri ölçüde, toplumsal ve ekonomik geli meye katkıda bulunabilirler."31 Tartı manın bundan sonraki bölüğünde, yerel yönetimlerin görevlerini ba arıyla yerine getirememelerinden kaynaklanan ve aynı zamanda ba arılarını olumsuz etkileyen sorunlar ile bu sorunlarının çözümlenmesinde halk eğitiminin i levinin ne olacağı tartı ılmaktadır. Köy ve Köylü Sorunlan Köy Kanunu, köyü, "nüfusu 2.000'den a ağı olan yurtlar" olarak tanımlamaktadır. 3. BC Yıllık Kalkınma Planı ise nüfus ölçütünü olarak almı tır ve nüfusu bundan a ağı olan yerle imleri köyolarak tanımlamaktadır. 32 Geray ise, köyü toplumbilimsel açıdan öyle tanımlar: "İ bölümünün geli mediği, ekonomisi tarıma dayalı; geni aile türünün, yüzyüze kom uluk ili kilerinin varolduğu; bu açıdan kentsel topluluklardan ayrılan toplulukların ya adığı yerlc melerdir."33 Ülkemizde köye yönelik giri imlerde, bazen köyün farklı, çatı an yararlara sahip kümelerin bir arada ya adığı yerlc meler olduğu gerçeği gözden kaçırılmaktadır. Ülkemiz köylerinin temel geçim kaynağının tarım olmasına dayanılarak, Boratav köylü tabakalarını öyle tanımlamaktadır: - "Büyük toprak sahipleri: Bizzat üretken emek harcamayan, tümüyle artıkla ya ayan köylülerdir. - Varsıl köylü: Bizzat üretken emek harcayan, ancak aile i gücünden daha fazla ücretli i gücü kullanan köylüdür. - Orta köylü: Genel olarak toprağı, i araçları kendine yeterli olan ve aile emeğini i gücü piyasasına sunmayan köylüdür. 31 RU ed Kelq, febmi Yavuz, Lloe., s DPT, Yenı Stntejl n Klıılan.. Plana, Üçüncü Bq Yıl ( ), Ankara, 1973, s eevat Geray, P"nlı Döne.de Köye Yönelık Çal...r, Sonın"r, Y.kIafı."r, Örxütlen.eler, TODAtE Yayını, Ankara, 1974, s. 59.

14 22 ÇAGOAŞ YEREL YÖNETIMLER - Yoksul köylü: Sahip olduğu toprak ve i araçları kendine yeterli olmayan, sınırlı sürelerle i gücünü de satan köylüdür. - Toprak i çisi: Temel geçim kaynağı tarım i çiliği olan köyıülerdir."34 Köy düzeyinde yürütülecek halk eğitimi etkinliklerinde bu tabakaların dikkate alınması, köylülerin katılımını sağlamak bakımından önemlidir. Çünkü katılımın anahtar sözcüğü gereksinmedir ve tabakaların gereksinmeleri arasındaki farkın/çatı manın dikkate alınmaması, belli bir tabakanın gereksinimleri üzerinde yoğunl3 ılmasl katılımı olanaksız hale getirir. Köylülerin konut, içme-kullanma suyu, yol, kanalizasyon vb. pekçok sorunu vardır. Burada, öznel bir seçimle daha ağır bastığı dü ünülen birkaçı üzerinde durulmaktadır. - Türkiye'de kadar köy ve bunun iki katı kadar köyaltı yerle im birimi vardır. Bunların ezıcı çoğunluğunun nüfusu ı.ooo'in altında bulunmaktadır. Buna bağlı olarak kırsal yerlc melere kamu hizmetlerinin götürülmesinin maliyeti artmakta; kaynaklar yeterli hizmet götürmeye yetmemektedir. Bu engelin giderilmesi için farklı siyasal partiler tarafından Merkez Köy, Köy-Kent, Tarım-Kent projeleri üretilmi, ancak bunlar uygulamaya geçirilememi tir. Bu projeler, nüfus yoğunla ması dı ında hedefler de öngörmü lerdir. Söz konusu projelerin uygulamaya geçirilememesinin nedeni temelde "hükümet etme" sorunu olmakla birlikte; uygulamaya geçirilebilmesinin siyasal kararlılığın ve sürekliliğin yanısıra köylülerin katılımını da gerektirdiği açıktır. Bu katılımın sağlanmasında, halk eğitimi etkinliklerinin topluluklar içinde yol açacağı dinamizm önemlidir yılı nüfus sayımlan sonuçlarına göre, Türkiye nüfusunun %53'ü kentte, %47'si köyde Y3 amaktadır. Ancak temel geçim kaynağı tarımsal uğra ılar olan nüfusun oranı daha yüksektir ve aynı yıl verilerine göre 12 ve daha yukarı ya taki faal nüfusun %55.9'u tarımda çalı maktadır yılında yapılan Köy Envanter Etüdleri verilerine göre de, birincil geçim kaynağı tarım dı ı İ ler olan köyleri n oranı yalnızca %O.5'dir. Köylerimizde tarımsal uğra ların ba at olması nedeniyle de, tarımsal verimliliğin artırılması köy kalkınması için önem ta ımaktadır. Tarımsal verimliliğin artırılması sulama, tohum, araç-gereç, üretim deseni vb. pekçok önlemi gerektirmektedir. Köylülerin bu önlemler konusunda açık bir dü ünceye, olumlu bir tutuma sahip olması; bu önlemler için gereken olanakları nereden ve nasıl kar ılayabilecekle.~ini bilmeleri, giri imde bulunmaları ise yine eğitsel desteği gerektirmektedir. Ote yandan tarımsal üretim teknolojisindeki geli meler de, tarımsal üreticilerin bilgi, beceri, tutum donanımlarının iyile tirilmesini gerektirmektedir. 34 Korkut Boratav, Tan...1Yapılar ye Kapitali., ssp Yayını, Ankara, ı980, s

15 YEREL YÖNETIMLER VE HALK EG1TIMl yılı Köy Envanter Edütleri'ne göre, çiftçi ailelerinin %69.1'i topraklı, %30.9'u topraksızdır. Toprakıt çiftçi ailelerinin de %69.2'sinin toprak büyüklüğü 1-50 dekar arasında deği mektedir. Öte yandan, toprak parçalılık oranı yüksektir. Topraksızlık, az topraklılık ve toprak parçalılığı sorunları da, köy kalkınması için toprak bütünlqtirilmesi, topraksızların topraklandırılması ve az topraklıların araç-gereç, girdi kullanımı konusunda ortaklqması gibi önemli gereksinmeleri ortaya koymaktadır. Bu gereksinmelerin kaqılanması da yine köylü katılımını ve halk eğitimini gerektirir. - Tarımda çalı an nüfusun Avrupa ortalaması %8'ler civarındayken, bu oran Türkiye'de çok yüksek çıkmaktadır. Öte yandan geli mi ülkelerdeki teknolojik ve biyolojik geli meler nedeniyle, Türk tarımının rekabet gücü zayıflamaktadır. Tüm bu olgulara dayalı olarak da, ülkemiz tarım nüfusunda gizli i sizlik oranı yüksektir. Ve tarımın geçindirebileceği nüfus oranı dü mektedir. Tarımdaki insangücü fazlalığı, tarımın sorunlarının çözümünün tarım dı ında arandmasına yol açmakta; tarımsal alanlarda sanayiinin ve hizmetlerinin geli mesini gündeme getirmektedir. Tarımsal nüfusun sanayi ve hizmet sektörüne kaydırılabilmesi ise, hem onların bu konularda yatırımlara (ortaklqa yatırımlara) yönelerek küçük ölçekli sanayi kurulu ları olu turmalarına, hem de uygun beceriler edinmelerine bağlıdır. Tarımsal nüfusun diğer önemli bir sorunu da, temel nedeni geçim düzeyinin dü üklüğü ve olumsuz ya ama ko ullarına bağlanan göç hareketleridir. Göçe bağlı olarak, tarımsal alanlar sermaye birikimlerini ve insan kaynaklarını kentlere, özellikle. geli mi kentlere aktarmakta; yerel kalkınmaları için kullanmaktan mahrum kalmaktadırlar. Tarımsal nüfusun göçmesinin en aza indirilerek, insan ve sermaye kaynaklarının yerel kalkınma için i e ko ulmasını sağlayarak kırsal alanlarda sanayi ve hizmet sektörünün geli mesine ivme kazandırmak da, ancak yerel halkın katılımı ile olanaklıdır. Bir yerel yönetim birimi olarak köy yönetimlerinin, burada değinilen ve değinilmeyen sorunların çözümüne yönelik yasal yükümlülükleri bulunmaktadır. Ancak köy yönetimleri bu sorunları çözebilecek çok az kaynağa sahiptir. Dolayısıyla köy ve köylü sorunlarının ç.özümlenmesinde, özek yönetiminin giri imlerinden umar beklemektedirler. Ozek yönetiminin tabandan bqlayan yerel sorunlara yönelik giri imlerine katılımı sağlamakta, farklı kurulu larının giri İmlerinin qgüdümlenmesinde halk eğitimi; yerel sorunların, yerel çözümlerin, yerel örgütlenmelerin açığa çıkarılması, yerel gizilgücün i e ko ulması için yerel birey ve kümeleri harekete geçirme i levini yüklenir. Köy yönetimlerini, kamu ile i birliği yapmaya hazırlayabilir. İl özel yönetimlerinin de, köysel sorunların çözümüne yönelik görevleri bulunmaktadır. Bu görevlerin bqarılmasında, o'nun da halk eğitiminin birey ve kümeleri harekete geçirici, katılımı sağlayıcı etkisinden yararlanması gerekir.

16 24 ÇAGOAŞ YEREL YÖNErtMLER Kentlileşme Sonuau35 Ülkemizde kentlqme; kınn iticiliği, kentin çekiciliği ve ileti im, ul8 ım gibi aracı etmenlerle açıklanmaktadır. Kırdan kente göçe bağlı olarak, 1940'lı yıllardan b8 layarak kentler nüfusunun artl hızı, genel nüfus artl hızından artık olmu tur. Ancak kentler, nüfuslanndaki bu art~ yanıt verecek i i, konutu, altyapıyı vb.lerini üretemediklerinden, Türkiye'nin kentlqmesi, "8 ın", "hızlı", "bağımlı" vb. sıfatlarla anılmaktadır. Hatta, kentlerin köylqmesinden sözedilmektedir. Ancak, Sivasıılann, Rizelilerin ya da Mardinlilerin Böç etme nedenlerini yerinde çözümlemeden; bunlann Ankara veya Istanbul'a göçmelerini önlemek olası olmadığından ve de göçme nedenleri çözümlenemediğinden, Türkiye'de temelde kırdan göçe dayalı kentlqme sürmektedir. Ancak bu süreç içerisinde, göçenlerin kentlilqmesine yönelik önlemler de alınmadığından; göçenlerin kente uyumu, kentlilqmesi kendiliğinden geli en ara mekanizmalar aracılığıyla gerçeklqmektedir. Ancak bu ara mekanizmalarla kente uyum uzun, sancılı, tepkici, yozla maya açık bir süreçtir. Dolayısıyla ara mekanizmaların yerini alacak ve göçenlerin, "fiziksel ve toplumsal soyutlanmalar içine girmelerini önleyecek" politikalara, kurulu lara, uygulamalara gereksinim vardır. Göçedenlerin kente uyum süreçlerindeki ara mekanizmalardan birisi, "gecekondular"dır. Açık ki, gecekonduculuk olmadan kente göçenlerin büyük çoğunluğunun kentte bannabilmesi olanaklı olmazdı. Diğer bir ara mekanizma da, akraba ve hem ehri kümeleridir. Bu kümeler, "bir maddi i birliği aracı ve toplumsal dayanl ma kaynağı"dır. Akrabalann ve hem ehrilerin dayanı ması olmadan, göçedenlerin, belirsiz, güvensiz, bilin med ik yeni çevrede tutunmalan belki olanaksız değil ama herhalde oldukça güç olurdu. Diğer bir ara mekanizma ise, "marjinal i ler"dir. Sanayilqmeye ve örgütlü hizmet sektöründeki geli melere dayanmayan, bu sektörlerin geli mi liğini 8 an nüfus artl ı nedeniyle, göçedenler, "bulu çu atılımlarla, yasa dl ı yollarla" kendilerine i yaratml lardır. Gecekondul8 ma, "sağlıksız yerlqimlere"; akraba ve hem ehri kümelenmeleri, "kentle en dü ük düzeyde bütünlqmeye"; marjinal İ ler, "insan kaynaklannın verimsiz veya az verimli i lerde tüketilmesine"; ve tümü birlikte kentlilqmenin sorunlu bir süreç olmasına yol açml lardır. Söz konusu mekanizmalar, temelde göçenlerin "zorunluluğundan" doğmu lardır. "Yalnız ve yardımsız" kaldıklan için; "b8 lannı sokacak bir odaya, içecek bir tas çorbaya tl gereksinimleri olduğu için olu mu lardır. Bu gereksinmeleri, yalnızlığı ve yardımsızlığı kaf ılayacak önlemleri geli tirmeden, "sağlıklı bir kentlqme ve kentlilqme" beklenemez. Bu 35 Tal1ı IUDlIl b. kısmı içid,. yapıdardad yararladlidı: R... ıce1eı. K_... PoIldbu, tmge Kitabevi YaYlDı, Ankara. 1990; Yaket Seaur, Türldye'de KetalJet-e, Klıtir BakaDhlt YaYlDı, Ankara. 1979, tlhaa Tekeli vd.,...e.

17 YEREL YÖNETIMLER VE HALK EGİ11Mİ 25 önlemlerin geli tirilmesinde sorumluluğu bulunan bir odak, ku kusuz belediye yönetimleridir. Bu yönetimler, tampon mekanizmalann göçenlere sağladığı i levleri yerine getirecek destelderi sağlamalıdır. Tartl madan da çıkanlabileceği gibi, bu destelder fiziksel, ruhsal, toplumsal ve eğitsel destelderin birlikte verilmesiyle gerçeldc tirilebilir. Yani salt eğitsel destelderle kentlilc meyi sağlamak olanaldı değildir; ama eğitsel destek verilmeden de olası değildir. Çünkü: - "Bizim kentlilc me anlayl lmızla", "göçenlerin kentlilc me anlayl ınm" uzl8 tınlması, birlc tirilmesi için, - Göçenlerin geçimlerini sağlayabilecek "uzmanl8 ml beceriler" edinebilmeleri için, - "Şehir köylülerinin", toplum Y8 8mının zorunlu kıldığı kuralcı, sınırlayıcı davranl lann zorunluluklannı değerlendirmeleri için, - Kentlerin sunduğu toplumsal olanaldarla tanı malan, bunlan kullanmalan için, - Kentin yollanna, parldanna, ağaçlanna, ku lanna bizim diyerek sahip çıkmalan, korumalan için, - Temelde plansızlığın ve kaynak kıtlığının, kentsel rantçılığın bir sonucu olan kentsel altyapı sorunlannın çözümünde kendi katkılannı yapabilmeleri için, eğitim olmazsa olmaz bir ko uldur. Eğitim, insanın davranl lannl gözden geçirmesini, kendini yenilemesini sağlar. Öte yandan yine aynı gerekçelerle, kentligillerin eğitsel desteğe gereksinimi olduğu; kentlilerin kendilerini yeniden tanımlamalan gerektiği yadsınamaz. Yerel Yönetimlerin Halk Eğitimi Görevleri Buraya değin, yerel yönetimlere yasalarla yüldenilen görevlerin b8 8nlması ile, varolan yerel ko ul1ann ve siyasal anlayl lann gerektirdiği yerel yönetim erelderine ul8 ılmasında halk eğitiminin yerine getirebileceği i lev tartl ılml tır. Bunun yanında yerel yönetimlerin halk eğitimi görevleri de vardır. Örneğin 1580 sayılı Belediye Kanunu, 72. maddesi ile belediyelere, "beldenin ve belediye idaresinin muhtaç olduğu meslelder erbabı yeti tirmek üzere kurslar, dersler, gece ve hafta tatili günü dershaneleri ve ikmal ve çırak, ev kadını mektepleri açmak ve idare etmek" görevini YÜldemi tir. Belediyelerin ve ii özel yönetimlerinin halk eğitimine İli kin görevlerini yerine getirebilmeleri için de; halk eğitimi etkinlilderine yönelmeleri, bu amaçla yapılannda düzenleme yapmalan, halk eğitimi uzmanlan istihdam etmeleri gereldidir. Ankara Büyük ehir Be1ediyesi'nin, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Halk Eğitimi Bölümü'nün de katkılanyla olu turduğu "Halk Eğitimi Şubesi", yerel yönetimlerin halk eğitimi amacıyla düzenleme yapmalannda dikkate alabilecelderi bir örnektir.

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ Mehmet Uçum 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri a. Tartışmanın Arka Planı Ülkemizde, hükümet biçimi olarak başkanlık sistemi tartışması yeni

Detaylı

hemşehri hukuku: Hemşehri hukuku: Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliye

hemşehri hukuku: Hemşehri hukuku: Herkes ikamet ettiği beldenin hemşehrisidir. Hemşehrilerin, belediye karar ve hizmetlerine katılma, belediye faaliye kent konseyi: Kent konseyi, kent yaşamında; kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma

Detaylı

Yerel Yönetimler. Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Yerel Yönetimler. Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yerel Yönetimler Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yerinden Yönetim Yerinden yönetim bazı kamu hizmetlerinin devlet dışındaki kamu tüzel kişileri tarafandan yürütülmesi demektir. Özellik Merkezden Y. Yerinden Y.

Detaylı

SÖKE KENT KONSEYİ ENGELLİLER MECLİSİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

SÖKE KENT KONSEYİ ENGELLİLER MECLİSİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar SÖKE KENT KONSEYİ ENGELLİLER MECLİSİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar AMAÇ Madde 1- (1) Bu yönerge, Söke Kent Konseyi Engelli Meclisi nin oluşumunu, organlarını, görevlerini

Detaylı

YEREL YÖNETİMLERDE İNTERNET KULLANIMI ve BULDAN BELEDİYE Sİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLERDE İNTERNET KULLANIMI ve BULDAN BELEDİYE Sİ ÖRNEĞİ YEREL YÖNETİMLERDE İNTERNET KULLANIMI ve BULDAN BELEDİYE Sİ ÖRNEĞİ Öğr. Gör. Özlem FEDAİ DENİŞ Pamukkale Üniversitesi, İ.İ.B.F GİRİŞ Türkiye de yerel yönetimlerin kamu bütünü içindeki payı 1950 li yıllardan

Detaylı

Tarımın Anayasası Çıktı

Tarımın Anayasası Çıktı Tarımın Anayasası Çıktı Günnur BİNİCİ ALTINTAŞ Tarım sektörünün anayasası olan 5488 sayılı Tarım Kanunu iki yıllık yoğun bir çalışmanın ardından 18.04.2006 tarihinde kabul edildi. Resmi Gazete de 25.04.2006

Detaylı

Kamu Yönetimi 2. Kısm Ders Notları. Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR

Kamu Yönetimi 2. Kısm Ders Notları. Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR Kamu Yönetimi 2. Kısm Ders Notları Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR Türkiye de Seçim Türkiye de Seçimler, yargı organlarının yönetim ve denetimi altında yapılmaktadır. Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Kırsal Alan ve Özellikleri, Kırsal Kalkınmanın Tanımı ve Önemi. Doç.Dr.Tufan BAL

Kırsal Alan ve Özellikleri, Kırsal Kalkınmanın Tanımı ve Önemi. Doç.Dr.Tufan BAL Kırsal Alan ve Özellikleri, Kırsal Kalkınmanın Tanımı ve Önemi Doç.Dr.Tufan BAL Dersin İçeriği Kırsal Kalkınma Kavramının Tarihçesi Kırsal Kalkınmada Temel Amaç Kırsal Alan Kalkınma Politikaları Kırsal

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür

Detaylı

2. BÖLÜM Sinop Kent Konseyi Gençlik Meclisi Amacı, İlkeleri, Oluşumu ve Organları

2. BÖLÜM Sinop Kent Konseyi Gençlik Meclisi Amacı, İlkeleri, Oluşumu ve Organları Sinop Belediyesi Kent Konseyi Gençlik Meclisi Çalışma Yönergesi 1. BÖLÜM Amaç Kapsam Amaç: Madde - 1: Sinop Kent Konseyi Gençlik Meclisi nin oluşumunu, organlarını, görevlerini ve çalışma yöntemlerini

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

EĞİTİMİN EKONOMİKTEMELLERİ. 6. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL

EĞİTİMİN EKONOMİKTEMELLERİ. 6. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL EĞİTİMİN EKONOMİKTEMELLERİ 6. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ EĞİTİM VE EKONOMİ İNSAN SERMAYESİ KURAMI EĞİTİM VE EKONOMİK BÜYÜME EĞİTİM

Detaylı

18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR

18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR Çevre Alanında Kapasite Geliştirme Projesi AB Çevresel Bilgiye Erişim Direktifi nin Uyumlaştırılması ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü Semineri 18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR 1 2003/4 Çevresel

Detaylı

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI İSTANBUL ATIK MUTABAKATI 2013 ün Mayıs ayında İstanbul da bir araya gelen dünyanın farklı bölgelerinden belediye başkanları ve seçilmiş yerel/bölgesel temsilciler olarak, küresel değişiklikler karşısında

Detaylı

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 5-

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 5- ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 5- Değerlendirme Raporu Doğrudan ve Temsili Demokrasi Merkezi ve Yerel Yönetimler Şeffaflık www.tkmm.net 1 2 ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ (Halk konuşuyor, TBMM dinliyor) Türkiye

Detaylı

Prof. Dr. Münevver ÇETİN

Prof. Dr. Münevver ÇETİN Prof. Dr. Münevver ÇETİN LİDERLİKLE İLGİLİ TANIMLAR Yönetim bilimcilerin üzerinde çok durdukları kavramlardan biri de liderliktir. Warren Bennis in belirttiği gibi, liderlik, üzerinde çok durulan, yazılan

Detaylı

Nas l Bir Kentte Yaflamal y z?

Nas l Bir Kentte Yaflamal y z? Nas l Bir Kentte Yaflamal y z? Bu El Kitabı Deniz Altay L. Yıldız Tokman Aslı Tanrıkulu tarafından Birle mi Milletler Kadınların ve Kız Çocuklarının Haklarının Korunması ve Geli tirilmesi Ortak Programı

Detaylı

Prof.Dr.Muhittin TAYFUR Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü

Prof.Dr.Muhittin TAYFUR Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü Prof.Dr.Muhittin TAYFUR Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü İyi ve kötü, yanlış ve doğru kavramlarını tanımlar, Etik bilincini geliştirmeye ve insanları aydınlatmaya

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

KONAK KENT KONSEYİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KONAK KENT KONSEYİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç (13.04.2015 düzenlendi) KONAK KENT KONSEYİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 (1) Bu Çalışma Yönergesi nin amacı; İzmir İli Konak İlçesi kent yaşamında, kent

Detaylı

NİLÜFER KENT KONSEYİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ

NİLÜFER KENT KONSEYİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ NİLÜFER KENT KONSEYİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Çalışma Yönergesi nin amacı; Bursa İli Nilüfer İlçesi kent yaşamında, kent vizyonunun ve hemşehrilik

Detaylı

KIRSAL KALKINMA POLİTİKALARI VE YÖNETİŞİM. Prof.Dr.Bülent GÜLÇUBUK, Ankara Üniversitesi 13.Aralık.2012

KIRSAL KALKINMA POLİTİKALARI VE YÖNETİŞİM. Prof.Dr.Bülent GÜLÇUBUK, Ankara Üniversitesi 13.Aralık.2012 KIRSAL KALKINMA POLİTİKALARI VE YÖNETİŞİM Prof.Dr.Bülent GÜLÇUBUK, Ankara Üniversitesi 13.Aralık.2012 Dünya ciddi sorunlarla uğraşmakta Küresel sorunların giderek karmaşık hale gelmekte (göç, eşitsizlikler,

Detaylı

BÖLGE PLANI. Hazırlayan : Murat DOĞAN

BÖLGE PLANI. Hazırlayan : Murat DOĞAN BÖLGE PLANI Hazırlayan : Murat DOĞAN İÇERİK 1. Bölge Planlama Nedir? 2. Neden Bölge Planlama? 3. Nasıl bir planlama yaklaşımı? 4. Bölge Planı Örnekleri Bölge planlama, BÖLGE PLANLAMA Bölge Planlama Nedir?

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

ŞEHİRCİLİK ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ

ŞEHİRCİLİK ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİRCİLİK ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ YÖNERGESİ 1 AMAÇ Madde 1. Bu Yönergenin amacı, şehircilik, yerleşmeler ve planlama alanlarında kamu

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem NEDEN Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem YERLi VE MiLLi BiR SiSTEM Türkiye, artık daha büyük. Dünyada söz söyleyen ülkeler arasında. Milletinin refahını artırmaya başladı. Dünyanın en büyük altyapı

Detaylı

Tarım Tarihi ve Deontolojisi Dersi 14.Hafta SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI. Dr. Osman Orkan Özer

Tarım Tarihi ve Deontolojisi Dersi 14.Hafta SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI. Dr. Osman Orkan Özer Tarım Tarihi ve Deontolojisi Dersi 14.Hafta SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI Dr. Osman Orkan Özer SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI Sürdürülebilir tarım; Günümüz kuşağının besin gereksinimi

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

N Bilinmeyenli Denklem

N Bilinmeyenli Denklem N Bilinmeyenli Denklem Kamu KİT Kurum Özel Personel HİE Eğitici 182 84 266??????!!! Ünvan 1 1281 158??????!!! Ünvan 2 139??????!!! Ünvan Sözleşmeli 965 Ünvan İşçi 1781??????!!!??????!!! cem@babadogan.net

Detaylı

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI 25-26 Kasım 2005, İstanbul Sivil Toplumun Geliştirilmesi İçin Örgütlenme Özgürlüğünün Güçlendirilmesi Projesi,

Detaylı

Bağımsız İdari Otoriteler/ Düzenleyici ve Denetleyici Kuruluşlar. Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Bağımsız İdari Otoriteler/ Düzenleyici ve Denetleyici Kuruluşlar. Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Bağımsız İdari Otoriteler/ Düzenleyici ve Denetleyici Kuruluşlar Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Ortaya Çıkışı ve Gelişimi 80 li yıllarda başlayan Yeni Sağ politikaların sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Yapısal-kurumsal

Detaylı

Madde 3 - (1) Bu Yönetmelik; 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 76 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Madde 3 - (1) Bu Yönetmelik; 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 76 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ İçişleri Bakanlığından: Resmi Gazete Tarihi : 08/10/ 2006 Resmi Gazete Sayısı : 26313 BİRİNCİ BÖLÜM : Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı;

Detaylı

T.C. YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MİSYON, DEĞERLER, VİZYON

T.C. YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MİSYON, DEĞERLER, VİZYON T.C. YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MİSYON, DEĞERLER, VİZYON MİSYON Eğitim, sağlık hizmeti ve araştırmada yenilik ve mükemmelliği teşvik ederek, ulus ve ötesinde, sağlığı korumak ve geliştirmektir.

Detaylı

2 Ders Kodu: KMY Ders Türü: Seçmeli 4 Ders Seviyesi Yüksek Lisans

2 Ders Kodu: KMY Ders Türü: Seçmeli 4 Ders Seviyesi Yüksek Lisans TÜRKİYE NİN GÜNCEL ANAYASAL SORUNLARI 1 Ders Adi: TÜRKİYE NİN GÜNCEL ANAYASAL SORUNLARI 2 Ders Kodu: KMY5120 3 Ders Türü: Seçmeli 4 Ders Seviyesi Yüksek Lisans 5 Dersin Verildiği Yıl: 1 6 Dersin Verildiği

Detaylı

1. İŞLETMELERDE KAYNAK BULMANIN ÖNEM NEMİ VE KAYNAK SAĞLAMA SİSTEM STEMİ OLARAK FİNANSMAN 1.1. İşletmelerde Kaynak Bulmanın Önemi ve Likidite Kavramı Bütün işletmeler amaçlarını gerçekleştirmek için temel

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ. 9.Ders. Yrd.Doç.Dr. Uğur ÖZER

KAMU YÖNETİMİ. 9.Ders. Yrd.Doç.Dr. Uğur ÖZER KAMU YÖNETİMİ 9.Ders Yrd.Doç.Dr. Uğur ÖZER 1 Kamu hizmetlerinin yürütülmesi birçok unsur yanında olmazsa olmaz unsur işgücü gereksinimidir. Kamu görevlileri, kamu hizmetinin işgücü unsurunu oluştururlar.

Detaylı

T.C. YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MİSYON, VİZYON, DEĞERLER

T.C. YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MİSYON, VİZYON, DEĞERLER T.C. YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MİSYON, VİZYON, DEĞERLER MİSYON Eğitim, sağlık hizmeti ve araştırmada yenilik ve mükemmelliği teşvik ederek, ulus ve ötesinde, sağlığı korumak ve geliştirmektir.

Detaylı

T.C AKDENİZ BELEDİYELER BİRLĞİ 2011 YILI ÇALIŞMA PROGRAMI

T.C AKDENİZ BELEDİYELER BİRLĞİ 2011 YILI ÇALIŞMA PROGRAMI T.C AKDENİZ BELEDİYELER BİRLĞİ 2011 YILI ÇALIŞMA PROGRAMI Akdeniz Belediyeler Birliği, üyelerine üst düzey hizmet sunan, yerel ölçekteki Reform süreçlerine ve Ülkemizin AB ile bütünleşme sürecine destek

Detaylı

ENERJİ SEKTÖRÜNDE YÖNETİM YAPISI. A. Banu Demirbaş. Sayın Başkan, teşekkür ediyorum...

ENERJİ SEKTÖRÜNDE YÖNETİM YAPISI. A. Banu Demirbaş. Sayın Başkan, teşekkür ediyorum... ENERJİ SEKTÖRÜNDE YÖNETİM YAPISI A. Banu Demirbaş Sayın Başkan, teşekkür ediyorum... Enerji sektöründe serbestleşme ve özelleştirme uygulamaları gereği yeniden yapılanma sürecinde sektörün yönetim yapısı

Detaylı

Türkiye de Bilim ve Teknoloji Politikası Tasarımı için Araştırma İhtiyacı

Türkiye de Bilim ve Teknoloji Politikası Tasarımı için Araştırma İhtiyacı Türkiye de Bilim ve Teknoloji Politikası Tasarımı için Araştırma İhtiyacı TÜBİTAK-BTP Mayıs 1999 Sunuş Ulusal bilim ve teknoloji (B&T) politikası tasarımcılarının ana hareket noktalarından birini, ülkenin

Detaylı

REKABET KURUMU, ÖZERKLİK VE İŞLEVSELLİK

REKABET KURUMU, ÖZERKLİK VE İŞLEVSELLİK REKABET KURUMU, ÖZERKLİK VE İŞLEVSELLİK Ersen YAVUZ Devlet kurma becerimiz, batırdıklarımızı bilinçle gözardı ederek, sürekli bir öğünme vesilesidir bizim için. Devlet kurmadaki beceri söylemini daha ileri

Detaylı

e-belediye ve Kablosuz Belediye Internet Ağları

e-belediye ve Kablosuz Belediye Internet Ağları e-belediye ve Kablosuz Belediye Internet Ağları Mustafa Çoruh International School of Management, Paris Ph.D Öğrencisi mustafacoruh@ttmail.com Özet Bu makalede e-belediye ve Kablosuz Belediye Internet

Detaylı

TEKİRDAĞ- MALKARA. G-17-b-13-b PAFTA. Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU

TEKİRDAĞ- MALKARA. G-17-b-13-b PAFTA. Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU TEKİRDAĞ- MALKARA G-17-b-13-b PAFTA Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU 1. PLANLAMA ALANININ GENEL TANIMI İlçemiz Yenimahalle,

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Amaç Madde 1- Bu Yönergenin amacı; Giresun Üniversitesi'nin akademik değerlendirme ve kalite geliştirme ile stratejik

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

Kamu Mali Yönetim Eğitimi

Kamu Mali Yönetim Eğitimi Hollanda Maliye Bakanlığı Maliye ve Ekonomi Ulusal Akademisi ve Türkiye Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından işbirliği içinde hazırlanan Eğitim Programı Kamu Mali Yönetim Eğitimi

Detaylı

Trakya Kalkınma Ajansı. Tarihi Kentler Birliği Bilgi Notu

Trakya Kalkınma Ajansı.  Tarihi Kentler Birliği Bilgi Notu Trakya Kalkınma Ajansı www.trakyaka.org.tr Tarihi Kentler Birliği Bilgi Notu EDİRNE YATIRIM DESTEK OFİSİ TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ Hazırlayan Işık OCAKLI İçindekiler Trakya Kalkınma Ajansı Tarihi Kentler

Detaylı

HEMŞİRELER İÇİN ETİK İLKE VE SORUMLULUKLAR. Prof. Dr. Lale Büyükgönenç

HEMŞİRELER İÇİN ETİK İLKE VE SORUMLULUKLAR. Prof. Dr. Lale Büyükgönenç HEMŞİRELER İÇİN ETİK İLKE VE SORUMLULUKLAR Prof. Dr. Lale Büyükgönenç Nasıl Bir Süreç İzledik? 2003: HEMAR-G Etik Komisyonu 2004-Ocak: Hemşirelik Deontoloji Tüzüğü Yazılmasına Karar Verilmesi 4-5 Haziran

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

BİR SOSYAL OLGU OLARAK TÜRKİYE'DE KENTLERDE KONUT SORUNU

BİR SOSYAL OLGU OLARAK TÜRKİYE'DE KENTLERDE KONUT SORUNU BİR SOSYAL OLGU OLARAK TÜRKİYE'DE KENTLERDE KONUT SORUNU Prof. Dr. Oğuz ARI Boğaziçi Üniversitesi Köylerden kentlere göçler, özellikle büyük kentlerde, aşırı kentleşme, sanayileşme ile desteklenmeyen kentleşme,

Detaylı

Yönetimi Belirleyen Anayasal İlkeler. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Yönetimi Belirleyen Anayasal İlkeler. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yönetimi Belirleyen Anayasal İlkeler Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu I. Devletin şekli Türkiye Cumhuriyeti nin Temel MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. II. Cumhuriyetin nitelikleri

Detaylı

Gençlik Özerkliği Üzerine Politika Belgesi Üyeler Konseyi tarafından kabul edildi, 23-24 Nisan 2004, Brüksel (Belçika)

Gençlik Özerkliği Üzerine Politika Belgesi Üyeler Konseyi tarafından kabul edildi, 23-24 Nisan 2004, Brüksel (Belçika) Gençlik Özerkliği Üzerine Politika Belgesi Üyeler Konseyi tarafından kabul edildi, 23-24 Nisan 2004, Brüksel (Belçika) 1 Gençlik Özerkliği ve Avrupa Komisyonu: Gençlik Üzerine Beyaz Kitap Gençlik özerkliği

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: MAHALLİ İDARELERİN ORTAYA ÇIKIŞI VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE...

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: MAHALLİ İDARELERİN ORTAYA ÇIKIŞI VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: MAHALLİ İDARELERİN ORTAYA ÇIKIŞI VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE... 1 I. MAHALLİ İDARELERİN ORTAYA ÇIKIŞI... 1 A. Tarihsel Süreç... 1 B. Gelişim Sürecinde Kent ve İşlevleri... 2 C. Feodalite

Detaylı

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 16 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Muş Alparslan Üniversitesi Uzaktan

Detaylı

EĞİTİM YÖNETİMİ BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ

EĞİTİM YÖNETİMİ BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ EĞİTİM YÖNETİMİ BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Bu ders kapsamında Eğitim Bilimleri ve Öğretmen Yetiştirme Alanında kullanılan nicel ve nitel araştırma

Detaylı

Türkiye'de "Decentralization" Süreci

Türkiye'de Decentralization Süreci Türkiye'de "Decentralization" Süreci 30 Nisan 2013 Bahçeşehir Üniversitesi İlker Girit Ahmet Ketancı Türkiye'de "Decentralization" Süreci Decentralization Prensipleri Türkiye deki Tarihi Süreç Türkiye

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ

Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...XIII KISALTMALAR...XXI TABLOLAR

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

7. BÖLÜM. Seçim ve Yerleştirme

7. BÖLÜM. Seçim ve Yerleştirme 7. BÖLÜM Seçim ve Yerleştirme İşgören Seçimi İşgören seçimi, örgüt ve belirli bir pozisyon için adaylar arasından en iyi bireysel uyum göstereceklerin belirlenmesi sürecidir. Seçim faaliyetlerinin amacı,

Detaylı

Toprak Mülkiyeti Sempozyumu Sonuç Bildirisi 17-18 ARALIK 2009 TOPRAK MÜLKİYETİ SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRİSİ

Toprak Mülkiyeti Sempozyumu Sonuç Bildirisi 17-18 ARALIK 2009 TOPRAK MÜLKİYETİ SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRİSİ Toprak Mülkiyeti Sempozyumu Sonuç Bildirisi 17-18 ARALIK 2009 TOPRAK MÜLKİYETİ SEMPOZYUMU SONUÇ BİLDİRİSİ Toprak Mülkiyeti Sempozyumu, 1978 Toprak Reformu Kongresi ile bundan çeyrek yüzyıl sonra yapılan

Detaylı

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ ÖZÜRLÜ HİZMET BİRİMLERİ YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 16.08.2006. Resmi Gazete Sayısı: 26261 BİRİNCİ BÖLÜM

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ ÖZÜRLÜ HİZMET BİRİMLERİ YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 16.08.2006. Resmi Gazete Sayısı: 26261 BİRİNCİ BÖLÜM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ ÖZÜRLÜ HİZMET BİRİMLERİ YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 16.08.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26261 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

KÜRESEL İŞ BAŞINDA EĞİTİM AĞI (GAN) TÜRKİYE İŞBİRLİĞİ VE UYGULAMA PROTOKOLÜ

KÜRESEL İŞ BAŞINDA EĞİTİM AĞI (GAN) TÜRKİYE İŞBİRLİĞİ VE UYGULAMA PROTOKOLÜ KÜRESEL İŞ BAŞINDA EĞİTİM AĞI (GAN) TÜRKİYE İŞBİRLİĞİ VE UYGULAMA PROTOKOLÜ 13.05.2015 KÜRESEL İŞ BAŞINDA EĞİTİM AĞI (GAN) TÜRKİYE İŞBİRLİĞİ VE UYGULAMA PROTOKOLÜ GAN TÜRKİYE Madde 1 Küresel İşbaşında

Detaylı

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

Detaylı

SÖKE KENT KONSEYİ ÇOCUK MECLİSİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

SÖKE KENT KONSEYİ ÇOCUK MECLİSİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar SÖKE KENT KONSEYİ ÇOCUK MECLİSİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar AMAÇ Madde 1- Bu yönerge, Söke Kent Konseyi Çocuk Meclisi nin oluşumunu, organlarını, görevlerini ve çalışma

Detaylı

İşyeri Temsilcileri Rehberi

İşyeri Temsilcileri Rehberi İşyeri Temsilcileri Rehberi Bir sendika için en önemli kadrolardan birisi işyeri temsilcisidir. İşyeri düzeyinde ise işyeri temsilcisi sendika örgütlenmenin olmazsa olmazıdır. Bir işyerinde işyeri temsilcisinin

Detaylı

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet ANAYASAL ÖZELLİKLER Ulus devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde belirli bir nüfus ve egemenliğe sahip bir örgütlenmedir. Ulus-devlet üç unsura sahiptir: 1) Ülke (toprak), 2) Nüfus, 3) Egemenlik (Siyasal-Yönetsel

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? İdare nedir? Organik anlamda idare-fonksiyonel Anlamda İdare Hukuk devleti İdare teşkilatı İdari davalar İDARE HUKUKU Devletin 3 fonksiyonu vardır:

Detaylı

1.ÇAĞDAŞ EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK. Abdullah ATLİ

1.ÇAĞDAŞ EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK. Abdullah ATLİ 1.ÇAĞDAŞ EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK Geleneksel eğitim anlayışı bireyi tüm yönleri ile gelişimini sağlama konusunda sorunlar yaşanmasına neden olmuştur. Tüm bu anlayış ve

Detaylı

E İTLİK VE ÇALI MA YA AMINDA KADINLAR

E İTLİK VE ÇALI MA YA AMINDA KADINLAR E İTLİK VE ÇALI MA YA AMINDA KADINLAR Prof. Dr. Yıldız Ecevit ODTÜ Kadın Çalışmaları ABD Başkanı ODTÜ Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Denizli Sanayi Odası,D&S for DWE AB Hibe Projesi Meslek Sahibi kadınlar

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

* Toplantıya katılanların isimleri üniversitelere göre alfabetik sırada verilmiştir.

* Toplantıya katılanların isimleri üniversitelere göre alfabetik sırada verilmiştir. Eğitim Programları ve Öğretim Alanı Profesörler Kurulu İlköğretim 1-5. Sınıflar Öğretim Programlarını Değerlendirme Toplantısı (Eskişehir) Sonuç Bildirisi Toplantı Tarihi : 02.12.2005 Toplantı Yeri : Anadolu

Detaylı

ENGELLİLERE YÖNELİK SOSYAL POLİTİKALAR

ENGELLİLERE YÖNELİK SOSYAL POLİTİKALAR ENGELLİLERE YÖNELİK SOSYAL POLİTİKALAR III. Sınıf Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Risk Gruplarına Yönelik Sosyal Politikalar Dersi Notları-VI Doç. Dr. Şenay GÖKBAYRAK İçerik Engellilere

Detaylı

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006 TTB Merkez Konseyi YÖK Başkanı sayın Erdoğan Teziç ile 26 temmuz çarşamba günü görüştü. Görüşmede TTB Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi 2006 Raporu sunuldu. Yeni tıp fakülteleri açılması, öğrenci sayıları,

Detaylı

8.0 PLANLAMA UYGULAMA ARAÇLARI

8.0 PLANLAMA UYGULAMA ARAÇLARI 8.0 PLANLAMA UYGULAMA ARAÇLARI 8.1 EKONOMİK VE MALİ YÖNLER 364 8.1 EKONOMİK VE MALİ YÖNLER 8.1 EKONOMİK VE MALİ YÖNLER 365 8.1 EKONOMİK VE MALİ YÖNLER 8.1.1 Giriş Kent gelişiminin planlaması farklı ülkelerde

Detaylı

Yönetim ve Yöneticilik

Yönetim ve Yöneticilik Yönetim ve Yöneticilik Dersin Amaçları Öğrencinin Yönetim kavramını ve sürecini kavramasını Yönetim biliminin özelliklerini anlamasını Yöneticiliğin fonksiyonlarını ve gereklerini anlayıp gerekli bilgi

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Eskişehir 2015 Vizyonu Kentin Sosyo-Ekonomik Geleceği. Gürcan Banger

Eskişehir 2015 Vizyonu Kentin Sosyo-Ekonomik Geleceği. Gürcan Banger Gürcan Banger http://www.gurcanbanger.com Kentsel Vizyon nedir? Kentsel vizyon, bir kentin kendine ve kendi geleceğine nasıl baktığıdır. Kentsel vizyon, kentin gelecekte ne olmak istediğidir. Kentsel vizyon,

Detaylı

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ 13 1.1.Türkiye Ekonomisine Tarihsel Bakış Açısı ve Nedenleri 14 1.2.Tarım Devriminden Sanayi Devrimine

Detaylı

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü SAYI: B.07.0.BMK / /02/2009 KONU: Kamu İç Kontrol Standartları

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü SAYI: B.07.0.BMK / /02/2009 KONU: Kamu İç Kontrol Standartları T.C. MALİYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü SAYI: B.07.0.BMK.0.24-150/4005-1205 04/02/2009 KONU: Kamu İç Kontrol Standartları BAŞBAKANLIĞA... BAKANLIĞINA... MÜSTEŞARLIĞINA... BAŞKANLIĞINA...

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM ENDÜSTRİ DEVRİMİ, SOSYAL SORUN VE SOSYAL POLİTİKA İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM SOSYAL POLİTİKA BİLİMİNİN KONUSU, KAPSAMI VE TEMEL YAKLAŞIMI

İKİNCİ BÖLÜM ENDÜSTRİ DEVRİMİ, SOSYAL SORUN VE SOSYAL POLİTİKA İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM SOSYAL POLİTİKA BİLİMİNİN KONUSU, KAPSAMI VE TEMEL YAKLAŞIMI İKİNCİ BÖLÜM İÇİNDEKİLER Sayfa No ÖNSÖZ GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM SOSYAL POLİTİKA BİLİMİNİN KONUSU, KAPSAMI VE TEMEL YAKLAŞIMI I. EKONOMİ, TOPLUM BİLİMİ VE SOSYAL POLİTİKA...7 A. EKONOMİ BİLİMİ...7 B. TOPLUM

Detaylı

Eğitim Örgütlerinde Değişim Yönetimi

Eğitim Örgütlerinde Değişim Yönetimi ÖN SÖZ İçinde bulunduğumuz çağ bilgi çağı olarak nitelendirilmektedir. Bilginin geçmiş dönemlere göre çok hızlı artışı ve teknolojik gelişmeler toplumların sosyokültürel, ekonomik, siyasal yapılarını da

Detaylı

YÖNT 101 İŞLETMEYE GİRİŞ I

YÖNT 101 İŞLETMEYE GİRİŞ I YÖNT 101 İŞLETMEYE GİRİŞ I İŞLETME BİRİMİ VE İŞLETMEYİ TANIYALIM YONT 101- İŞLETMEYE GİRİŞ I 1 İŞLETME VE İLİŞKİLİ KAVRAMLAR ÖRGÜT KAVRAMI: Örgüt bir grup insanın faaliyetlerini bilinçli bir şekilde, ortak

Detaylı

Bu çalışma insan kaynakları dersinde yapılan kariyer yönetimi konulu sunumun metin halidir.

Bu çalışma insan kaynakları dersinde yapılan kariyer yönetimi konulu sunumun metin halidir. Eğitişim Dergisi. Sayı: 16. Ağustos 2007 GİRİŞ Bu çalışma insan kaynakları dersinde yapılan kariyer yönetimi konulu sunumun metin halidir. KARİYER YÖNETİMİ 1 / 13 Kariyer, bireyin iş yaşantısındaki aktivite,

Detaylı

gelişmesini sağlaması için gerekli birçok maddeye yer verilmiştir. Sözleşmede yer alan

gelişmesini sağlaması için gerekli birçok maddeye yer verilmiştir. Sözleşmede yer alan ÇOCUK HAKLARININ SINIFLANDIRILMASI Çocuk Hakları Sözleşmesi nde, çocukların sağlıklı yaşaması ve çok yönlü olarak gelişmesini sağlaması için gerekli birçok maddeye yer verilmiştir. Sözleşmede yer alan

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların

Detaylı

PROBLEME DAYALI ÖĞRENME VE SOSYO- KÜLTÜREL DEĞİŞİM: Demokratik Bireyin Biçimlendirilmesi Sorunu

PROBLEME DAYALI ÖĞRENME VE SOSYO- KÜLTÜREL DEĞİŞİM: Demokratik Bireyin Biçimlendirilmesi Sorunu PROBLEME DAYALI ÖĞRENME VE SOSYO- KÜLTÜREL DEĞİŞİM: Demokratik Bireyin Biçimlendirilmesi Sorunu Dokuz Eylül Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dilbilim Bölümü Prof. Dr. Semiramis Yağcıoğlu MODERNLEŞME

Detaylı

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme Giriş Öğretim bir sanattır ve her sanat dalında olduğu gibi öğretim alanında da incelikler vardır. Disiplinler arası

Detaylı

Yerel Yönetimler Katılımcılık - Mevzuat

Yerel Yönetimler Katılımcılık - Mevzuat Yerel Yönetimler Katılımcılık - Mevzuat Dr. Nuran Talu, ODTÜMD/STK Üyesi ODTÜMD, 11 Nisan 2009 1 5393 Sayılı Belediye Kanununda (13.7.2005 tarih ve 25874 sayılı RG) yeralan Katılımcılık ile ilgili Hükümler

Detaylı