Emekçiler bahar erken getirdi!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Emekçiler bahar erken getirdi!"

Transkript

1 ±CMYK iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin fis ZL E SYAN EDEL M, ÖRGÜTLÜ MÜCADELEY YÜKSELTEL M KURULTAYINDA BULUfiALIM! Yer: Mecidiyeköy Kültür Merkezi Adres: Fulya Mahallesi Mevlüt Pehlivan Sokak No: 23-B (Ali Sami Yen Stadyumu karfl s - Otopark üstü) Gayrettepe/ STANBUL Say : 13 *Y l:1 *21 Mart-3 Nisan 2008 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X Tarih: 30 Mart 2008 Saat: 10:30-18:00 DEVR MC DEMOKRAT K SEND KAL B RL K Emekçiler bahar erken getirdi! Emekçi karfl t yasaya hay r! TEKEL i satanlar haindir! Direnenler kazanacak! Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Yasa Tasar s na karfl emekçiler, ifl b rakarak, bas n aç klamalar, eylemler yaparak karfl duruflu örgütlüyor. Tasar n n yeniden görüflülmek üzere geri TEKEL in British American Tabacco (BAT) a sat lmas n n ard ndan fabrikalar na kapanan TEKEL iflçileri özellefltirmeye karfl tüm gücüyle mücadele etmeye haz r. Ancak ba l bulunduklar flçi s n f ve emekçiler, bu süreçte bir s nav vermektedir. Do ru bir önderlik alt nda harekete geçti inde onun önünde hiçbir fleyin duramad n tarih defalarca kez kan tlam flt r. Sendikal ihanetlere çekilmesi iflçi s n f n n gücünü sendikan n bu kararl l karfl uyan k olarak ve gösteren önemli bir geliflme oldu. tafl mad tüm bu süreçteki pratiklerinden aç kt r. kendi gücümüze güvenerek örgütlenelim! Sendikal ihanet gemileri yakmay n diyor K br s Cumhuriyeti nin yeni Cumhurbaflkan! 8 Mart 08 tarihli Proletaryaki Simea-Proletarya Bayra gazetesinde yay nlanan yaz y ilginizi çekece ini düflünerek yay nl yoruz. Sayfa 10 AKP nin yoksullukla mücadelesi! Vard k, var z, var olaca z! Emperyalist sald rganl n dünyada ve bölgemizde giderek yükseldi i, bu sald rganl a paralel olarak, ülkemiz uflak egemen s n flar n n, emperyalist politikalar hayata geçirmeye h z verdi i, yine bu politikalar do rultusunda, iflçiemekçi y nlara dönük sosyal y k m sald r lar - n n ve her türden ekonomik-demokratik hak gasplar n n yafland ve halk n gerçek gündemi olan bu gündemleri sapt rmak için, s n r ötesi harekat, türban vb. meselelerin gündeme tafl nd bu süreçte, bir 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü nü daha geride b rakt k. Bu y lki 8 Mart kutlamalar bir kez daha, egemenlerin ve feminist-reformist ak mlar n tüm içini boflaltma, s n fsal özünden koparma çabalar na karfl n, olanca k z ll ile yap ld. Sayfa 12 AKP nin yerel yönetimlerdeki emelleri! R. T. Erdo an n 22 Temmuz seçimlerinin ard ndan yapt bir konuflmada yerel yönetimlerle ilgili radikal de ifliklikler istediklerini söylemesi üzerine AKP nin ilk hedefi DTP li belediyelere yönelmek olmufltur. Diyarbak r ele geçirerek DTP nin önemli bir kalesini fethetmifl olacaklar n söyleyen Erdo an ikinci önemli hedef olarak da Alevilerin ve muhalif kesimin ço unlukta oldu u Tunceli nin ele geçirilmesini göstermifltir. Halka yönelik uygulad klar sadaka politikalar sonucunda seçimlerde özellikle T. Kürdistan nda az msanmayacak kazan mlar elde eden AKP nin bu uygulamalar na ra men ele geçiremedi i Kürt illerine yönelerek önümüzdeki yerel seçimlerde farkl aç - l mlarla halka gideceklerini her seferinde dillendirmektedir. Sayfa 6 Sa l k hizmetlerinin tasfiyesinde yeni bir viraj; Kamu Hastane Birlikleri Kürt halk emperyalist planlar da bofla ç kartacakt r! TC nin 21 fiubat ta büyük bir medya flovu ve iddial söylemlerle bafllatt s n r ötesi operasyon, 8 gün içinde bitirilmek zorunda kal nm fl ve askerin gerilla karfl s ndaki baflar s zl ortaya ç km flt. Gerek gerillan n direnifli gerekse de Kürt halk - n n yükselen tepkisinin sonucunda ciddi kay plar alan TC nin askerleri geri dönmek zorunda kalm fl ve medya, hükümetin ve ordunun bozulan imaj n düzeltmek için yeniden kolla- Emperyalizm, yar -sömürge ülkelere dayatt neo-liberal politikalar n hayata geçirilmesi için yeniden yap land rma sürecini hayata geçirmektedir. Ülkemizde de bu yeniden yap land rma politikalar na uygun olarak, sa l k alan nda da kendi ihtiyaçlar ve ç karlar na göre yeni düzenlemelerin yap lmas n istemektedirler. Sayfa 8 r s vam flt r. Kandil e bayrak dikme hedefiyle bafllanan iflgalin hemen ilk günü yorulan ve donan askerlerin yerlerinin de ifltirilmesi devletin beklenmedik bir direniflle karfl laflt n ortaya sermifl, daha sonra operasyonun hedefi, Zap Kamp n n imhas olarak aç klanarak s n rland r lm fl ancak tüm teknik donan ma ra men TC askeri Zap Kamp na da girememifl ve gerilla taraf ndan püskürtülmüfltür. Sayfa 3 TEKEL de neler oluyor? Bilindi i üzere TEKEL iflçisinin son aylarda gerçeklefltirdi i eylemlere karfl n, TEKEL British American Tobacco (BAT) sat ld ve sat fl n gerçekleflti i saatlerde iflçiler, Özellefltirme daresi önünde eylemlerini sürdürdüler ve polis bu eyleme dönük azg nca bir sald r gerçeklefltirdi. Sat fl n gerçekleflmesiyle birlikte ise, TEKEL iflçilerinin kendilerini fabrikalara kapad ve sat fl durdurulana kadar da ç kmayacaklar ilan edildi. Ancak sonraki günlerde TEKEL iflçilerinin ciddi bir sessizli e büründü ü görüldü. 14 Mart eylemlerinde de TE- KEL iflçilerinin önceki günlerdeki kitlesel soka a dökülüfllerini göremedik. Hatta 14 Mart eylemleri içinde adlar pek geçmedi. Peki, TEKEL de neler oluyor? Sayfa 9 AKP hükümeti ekonomik olarak birçok olumlu geliflmeyi s ralad ktan sonra, iflsizli i çözemediklerini ama yeni dönemde bu sorunu da çözeceklerini ve kifli bafl na düflen milli gelirin 10 bin dolara ç kaca n vaat ediyor. Sayfa 4 Tütün rejisinden Bat rejisine! Son 10 y l içinde özellikle AKP hükümetiyle daha fazla gündemleflen özellefltirme çabalar, TEKEL in BAT (British-American Tobacco) flirketine peflkefl çekilmesiyle art k son s n r na gelmiflti. Sayfa 5 Katlettiler ama bitiremediler! Bundan tam 13 y l önce devletin provokasyonlar sonucu Gazi Mahallesi nde gerçekleflen katliam, Gazi halk n n can pahas direnifliyle karfl - laflm flt. Bu katliam protesto eden 1 May s Mahallesi de sald r yla karfl karfl ya kalm flt. Her y l oldu u gibi bu y l da yap - lan eylemlerle Gazi ve 1 May s Mahallesi flehitleri an ld. Ayr ca yap lan çeflitli eylemlerle Halepçe ve Beyaz t katliamlar da lanetlendi. Sayfa 7 flçi köylü den Sald r lara karfl barikat örelim! Ülkemiz egemenlerinin sald r politikalar n hayata geçirmeye son sürat devam etti i, genifl y nlara dönük sosyal y - k m politikalar n n hayata geçirilmeye çal fl ld bir süreçte 8 Mart kutlad k. Sayfa 2 S n fsal Yaklafl m Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bak fl Newroz dan 1 May s a her yerde direnifl her yerde kavga Program m z prati imize k lavuz, yönelimimize fl k olsun! Devrimci militanl k kendili indencili i yads r! Soyk r m paras ile soyk r m! Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 11 Sayfa 13

2 Yaşamın İçinden İşçi-köylü 2 21 Mart-3 Nisan 2008 Y k m yasas n n muhataplar ne diyor? işçi-köylü den Y k m yasas n geri püskürtmek amac yla çok say da kurumun bir araya gelerek oluflturdu u Herkese Sa l k Güvenli Gelecek Platformu, gerçeklefltirdi i bir dizi eylem ve etkinli in yan s ra, 5 Mart ta stanbul un çok say da merkezinde imza stantlar açarak, sald r yasas - na karfl imza toplamaya bafllad. Platformun ç kard bildirilerin da t lmas ve halk bilgilendiren konuflmalar n yap lmas eflli inde gerçekleflen imza toplama faaliyetine ise halk n ilgisi oldukça büyük. mza standtlar 24 Mart a kadar aç k kalacak. Bunun yan s ra Türkiye nin birçok yerinde yap lan bas n aç klamalar ve eylemlerde de yasan n getirecekleri ve götürecekleri emekçi kitlelere anlat lmaya çal fl l yor. Emek Platformu taraf ndan stanbul da iki gün üst üste örgütlenen eylemlere kat l m oran n n yüksek olmas, kortejler d fl ndaki kitlenin de ilgi göstererek yürüyüfle kat lmas, slogan, sl k, alk fl vb. ile destek vermesi kitlelerin yasadan süreçten duydu u rahats zl n önemli göstergelerinden. Herkese Sa l k Güvenli Gelecek Platformu nun stant açt yerlerden biri olan Kartal da standa gelenlerden görüfl ald k. Emekçilere, yasaya dair ne düflündüklerini sorduk: Dursun Gültekin ( flçi emeklisi); Yasan n kabul edilecek bir yan yoktur. Çocuklar m z bundan böyle emekli olamayacak anlam na geliyor bu yasa. Bunu engellemek ise ancak toplu halde mücadele etmekle mümkün olur. Alanlara ç kmak gerekiyor, soka a dökülmek ya da baflka kitlesel eylemler gerçeklefltirmek gerekiyor. Öyle kenarda durarak engellenemez. Erol Bahtiyar ( flsiz); Yasa insanlar n gelece ini tehdit alt na al - yor. Bu yasa uluslararas emperyalist tekeller taraf ndan al nm fl bir kararla hayata geçirilmek isteniyor. Yasan n kendisi iflçi-emekçilere dönük aç k bir sald r yasas d r. Bunu geri püskürtmek ise ancak örgütlü bir güçle mümkün olacakt r. Tüm emekçi kesimleri, her türden eylemi kapsayan bir çat alt nda biraraya gelerek, toplu halde bir çözüm üretebilir ancak. Tek tek bireylerle olmaz! Zekeriya Mutlu (Emekli); Bu tür sald r yasalar ndan b kt k art k. Bunlar emek düflman. Art k yeter demek gerekiyor. Halk n uyanmas laz m. Bizi emperyalistlere teslim etmek istiyorlar. Bir taraftan türban Kartal Yavuz Selim Hastanesi Acil bölümünde görüfltü ümüz insanlar n büyük bölümü yasaya dair çok fazla bilgi sahibi olmad klar n söylüyorlar. Bilgi sahibi oldu unu sananlar n ise, hükümetin yasay geçirmeyi kolaylaflt rmak için söyledi i yalan bilgilere sahip olduklar n görüyoruz. Örne in yasa 18 yafl ndan küçük herkese sa l k ve sosyal güvence getiriyor, daha ne olsun diyor, yan na yaklafl p görüflünü almaya çal flt m z bir kad n. Bunun yanl fl bir bilgilenme oldu unu, yasan n 146 YTL nin üzerinde geliri olan herkesi yoksulluk s n r - n n d fl nda tuttu unu ve bunun üzerinde geliri olan herkesin sigorta primi ödemesi gerekti ini söyleyerek, Herkese Sa l k Güvenli Gelecek Platformu nun ç kard vs. diyerek milleti oyal yorlar, di er taraftan da bu tür sald r yasalar n ç kar yorlar. Buna karfl hep birlikte mücadele etmek gerek. Yaflar Yücetafl (Emekli); Bizim toplumda itaat gelene i oluflmufl. Yasa ise ço unlu u yok etmeye dönük. Ben 65 yafl nday m, ama 2 yafl ndaki torunum için buraday m. Onlar n gelece i söz konusu. Buna karfl mücadele etmek gerekiyor. Mesela toplu halde Ankara ya yürümek laz m. Öyle sözle mücadele olmaz. Zeynep Kaya (Ev emekçisi ve (efli) Hasan Kaya-iflçi); Zeynep Kaya; Bizler ömrümüzü geçirdik ama çocuklar m z için çok önemli. Çünkü yasa hiçbir fley getirmiyor, aksine birçok hakk m z götürüyor. Deniyor ki; yasa 50 y l sonra ülkeyi düze ç karacakm fl. Hâlbuki yalan, daha da kötü olacak. nsanlar yasay bilmiyor! bilgilendirme broflürünü veriyoruz. Hemen orada oturan bir baflkas lafa kar fl yor. Kendisinin yasayla ilgili biraz daha bilgi sahibi oldu unu görüyoruz. Ad n n Hilmi Mercan oldu unu ö rendi imiz bu kifli, bir hasta yak n. Verdi imiz bilgilendirme broflürüne flöyle bir göz at yor önce. Mercan, yasan n çal flanlar aç - s ndan büyük olumsuzluklar içerdi- inin fark nda ve diyor ki: Emeklilik yafl 65 e ç kar l yor ve diyorlar ki; Avrupa da da böyle. Orada insanlar uzun süre yafl yor, ancak burada yafl ortalamas düflük her fleyden önce, insanlar n ço u 65 yafl na kadar yaflam yor. Ayr ca fiziksel güç gerektiren ifllerde o kadar süre çal flmak da zor. Örne in benim yapt m ifl bedensel olarak çok y prat - Hasan Kaya; Getirilmekte olan yasayla birlikte, eme in iflgücünün kazanc bloke alt na al n p, sermayeye yeni rantlar ç kar lmak isteniyor. Kapitalist toplumda emek ne kadar az ücret al rsa, sermaye o kadar rahatlar, yani fazla kâr eder. Toplum yoksullaflt r larak, kazan lm fl haklar gasp edilerek, sadaka toplumu yarat l yor. Kendi vicdanlar n rahatlatmak ayn zamanda da iktidarlar n garanti alt na almak istiyorlar. Tüm bunlara karfl mücadele ise, din-dil- rk ayr m gözetmeksizin, eme in ç - karlar etraf nda toplanarak ve ortak bir mücadele gelifltirerek mümkün olacakt r. Sendikalar, yasay kitlelere anlatm yor! Görüflünü ald m z bir di er kifli ise, hemen hastanenin yan nda Optikçilik yapan Bekir Çinçik. Çinçik uzun y llar sveç te yaflad ktan sonra ülkeye dönmüfl ve sveç te bulundu- u süre içinde Sosyal Demokrat Parti de politika yapm fl. Ancak döneli uzun y llar oldu u için, benzer yasalar n tüm Avrupa da hayata geçirildi inden ve buradaki iflçi s n f ve emekçi y nlar n bu yasalar geri püskürtmek için Avrupa n n sokaklar n doldurdu undan, grevlerle yaflam felç ettiklerinden çok haberdar de il. Çünkü oralardaki gündemi pek takip edemedi ini söylüyor. Bundan kaynakl olacak, asl nda 65 yafl çok de il diyor getirilmek istenen emeklilik yafl n kastederek. Ancak flunu da ekliyor: Bu tür yasalar toplumsal mutabakatla, afla dan yukar ya düflünceler al narak yap lmal e er yap lacaksa. Yasa üzerine, Avrupa daki geliflmeleri de aktararak, biraz daha konufltu umuzda ve ise flöyle diyor: Asl nda yasan n içeri ine dair kimsenin tam bir bilgisi yoktur. Hükümet zaten anlatm yor. Ama bence sendikalar n öncelikli görevi olmas na ra men onlar da kitlelere anlatm yor. Ne zaman ki biraz anlat lmaya baflland, hemen eylemler ve grevler gündeme geldi. Oysa, biz esnaflar da dâhil, herkese, en genifl kesimlere anlat lmal bu yasa ki, sokaklara üç bin yerine otuz c ve en fazla 50 yafl na kadar çal flabilirim. Peki 50 yafl ndan sonra kim ifl verir ki bana, 65 yafl nda emekli olabileyim. Yasan n sa l kla ilgili k sm n n da yine ayr bir olumsuzluk içerdi ini ve bugün doktorlara b çak paras olarak verilen paran n yasalaflt r ld - n söylüyor ve bu yasayla birlikte iflini bilmeyen memur da kazanacak diyerek gülüyor. bin kifli dolsun. Bu görüflmelerden ortaya ç kan tablo, yasan n toplumca çok da bilinmedi ini aç kça gösteriyor ve daha kitlesel karfl koyufllar n olmamas nda, örgütsüzlük kadar, bu bilgilendirilmeme de önemli bir rol oynuyor. Bu sorun özgülünde bizlere düflen görev ise, yasa karfl t faaliyetleri en genifl kesimlere yayma yönlü daha büyük bir çaba içine girmektir. (Kartal) Hastane kuyruklar nda ölece iz Görüflünü almak amac yla yan na yaklaflt m z ve hemen sohbete giren bir di er kifli ise Melek Gök. Kendisi çal flmayan Melek Gök, efli Hasan Gök ü getirmifl hastaneye. Zaten birazdan efli de yan m za geliyor. Melek Gök yasan n maddelerini tek tek bilmese de, olumsuzluklar n n fark nda, Bu yasa toplum aç s ndan hiç iyi olmayacak diyor ve ekliyor; Yine hastane kuyruklar nda olaca z, hatta hastane kuyruklar nda ölece iz. Zaten flu an insanlar emekli kuyruklar nda ölüyorlar. Yasayla birlikte hem emekli hem de hastane kuyruklar öldürecek. O s rada efli geliyor. Kendisi emekli ö retmenmifl. O da hemen sohbete kat l yor ve ilk sözü: Yasa bizden al p götürür, bize bir yarar olmaz. Bizden sonra emekli olacaklar ise mezara götürür oluyor, emeklilik yafl n n yükseltilmesini de kastederek ve devam ediyor; Bizim ülkemizde hayat k sa. nsanlar bu yasayla emekli olabilse bile, ya bir y l ya iki y l ancak yaflarlar ve ölürler. Bir emekli olarak, yasan n en çok da emeklilerle ilgili bölümüyle ilgili kendisi. Emekli maafllar n n düflürülecek olmas n Bize verdiklerini üç dört misli geri alacaklar sözleriyle tan ml yor. Hasan Gök bu yasan n bugün gündeme getirilmifl olmas n, t pk türban meselesi gibi seçim yat r m olarak görüyor. Yasaya ve di er sald r lara karfl ne yap laca na iliflkin cevab ise net: nsanlar biraraya gelip karfl koymal. Bak n iki gün eylem yap ld, nas l geri çekme e ilimine girdiler. En küçük bir k p rdan flta geri ad m atanlar, daha yüksek tepki olursa hiçbir fley yapamazlar diyor. Karfl koyuflun güçsüzlü ünü ise daha çok, sendikalar n bölünmüfllü üne ve ortak hareket edilememesine ba l yor. Sald r lara karfl barikat örelim! Emperyalist sald rganl n dünyada, bölgemizde ve ülkemizde özgülünde giderek artt, ülkemiz egemenlerinin sald - r politikalar n hayata geçirmeye son sürat devam etti i, genifl iflçi ve emekçi y nlara dönük sosyal y k m politikalar n n hayata geçirilmeye çal fl ld, her türden demokratik talebin sald r ile yan tland, can bedeli kazan lan haklar n gasp edilmek istendi i ve gerçek gündemlerimizin üstünün örtülmek istendi i günlerde geçirdi imiz 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü kutlamalar kat l m, yayg nl ve öne ç kan yanlar ile önümüzdeki sürece fl k tutacak önemdedir. stanbul dan Kars a, Dersim den zmir e kadar genifl bir yelpazede birçok ilde birleflik ve devrimci bir tarzda örgütlenen 8 Mart, geneli özelle birlefltirme ve tarihi günleri somut güncelle birlikte ele alma noktas nda at lan ad mlar n öne ç kmas anlam nda olumludur. Dersim de Partizan okurlar n n açm fl oldu u Kürtçe pankart, Malatya da TEKEL iflçisi kad nlar n ziyaret edilmesi, Adana ve Hatay da Devrimci 8 Mart Platformu nun oluflturulmas nda gösterilen çaba, Trabzon da sald r - ya ra men yap lan kutlamalar, stanbul da Vard k, var z, var olaca z slogan ile Yeni Demokrat Kad nlar olarak yürünmesi; etkinlik ve mitinglerde emekçi kad nlar n sorunlar n n tüm ezilenlere yönelik sald r lar ile birlikte ele al nmas günceli yakalama anlam nda önemli ad mlard r. Tüm bu kutlamalar n yans mas n n gazetemizde yaratt ve yarataca canl l k ise gözle görülür düzeydedir. Yine Mart tarihleri aras nda Emek Platformu nun birçok ilde örgütledi i sosyal y k m yasalar karfl t eylemler de emekçilerin bahar erken karfl lamas ve devletin yasay tekrar gündemine ele almas anlam nda önemlidir. Bir yandan genifl kitlelerin, y k m yasalar ile ilgili bilgi sahibi olmad n görürken, di er yandan da bu yönde yap lacak çal flmalar n k sa vadede verim alabilece ini ortaya koyan bu eylemler desteklenmesi, büyütülmesi gereken etkinliklerdir. Toplumun çok büyük bir kesimini sald r yasalar ile karfl s na alan AKP hükümetinin türban ata ndan sonra ikinci gündemi de AKP ye yönelik kapatma davas d r. Öyle ki flimdiden yerel seçim çal flmalar na bafllayan, yard m kampanyalar örgütleyen ve özellikle T. Kürdistan na yönelik ziyaretlerine h z veren Erdo an n son ziyaretlerinin neredeyse tek konusu partisine yönelik kapatma davas olmufltur. Halk düflman yüzünün iyice aç a ç kmas n n ard ndan tekrar mazlum rolünü oynamak için gündeme getirdi i kapatma davas n n süreçteki rolü budur. Halk iradesi, milletin onay, demokrasi ay b vb. argümanlar n s kça kullan lmas da Kesinlikle ayn kefeye koymamak kayd yla çok k sa bir süre önce DTP ye yönelik kapatma davas n n aç lmas sürecinde bu argümanlar n hiçbirini duymam fl olmam z tesadüf de ildir. Zira egemenlerin halk n iradesi, demokrasi gibi kavramlar sadece kendileri için geçerlidir. Bu nedenle de DTP yi seçen ve meclise tafl yan milyonlar n iradesinin yok say lmas bir demokrasi ay b olarak de erlendirilmemektedir bu kesimler taraf ndan. Yukar da bahsetti imiz emekçilerin gündemine dönecek olursak; mevcut canl l k ve hareketlili in bundan sonraki gündemler aç s ndan da devam etmesi gerekmektedir. Önümüzde s n f mücadelesi tarihi aç s ndan oldukça yo un tarihler bulunmaktad r. Bunlardan bir tanesi de Newroz dur. Geçen y llardan farkl olarak stanbul da daha ortak örgütlenmesi noktas nda ad mlar at lan Newroz, bu y l Kürt halk na dönük ciddi sald r lar n yafland bir süreçte kutlanacakt r. Devlet, bafllam fl olan Newroz kutlamalar na yönelik sald r tavr n bugünden ortaya koymufl durumdad r. Yine DDSB taraf ndan 30 Mart tarihinde flsizli e syan Edelim, Örgütlü Mücadeleyi Yükseltelim! bafll yla düzenlenecek olan Kurultay, emek cephesindeki örgütlülü ümüz aç s ndan önemli bir gündemdir. Bu gündemi sadece o alan n bir etkinli i olarak görmemek ve gereken deste i, yard m sunmak tüm okurlar m z aç s ndan önemlidir. Tüm sald r ve direnifl haberleriyle birlikte ele ald m zda önümüzdeki süreçte kitleleri kazanma çal flmas ndaki srar m - z ve sabr m z büyütme görevinin önemine vurgu yapmam z gerekmektedir. Koflullara teslim olmadan, gerçekleri b kmadan-usanmadan genifl y nlara tafl ma ve bu u urda savaflma gücünü, özgüvenini kazanma ve süreci örgütlerken ayn zamanda kendimizi örgütleme, faaliyetimizi oturtma hedeflerimizi hayata geçirmemiz önemlidir. Bu anlay fl do rultusunda yeni görevlerimize tekrar tekrar dikkat çekmeliyiz. Yukar da da ifade etmeye çal flt m z gibi, egemen s n flar n ve siyasi sözcülerinin bu dönemdeki sald r lar daha genifl kapsaml d r. Görünen o ki; emperyalistlerin ufla AKP, iflgal hareketinin yaratt atmosferden hareketle IMF nin özellefltirme baflta olmak üzere var olan ekonomik projelerini uygulamak için daha çok çal flacakt r. Üretenlerin ekonomik ve sosyal alandaki kazan mlar n birer birer budayacakt r. Nitekim TEKEL bu süreçte emperyalist tekellere peflkefl çekildi. Yine sa l k alan nda Meclis te var olan yasalar da büyük bir ihtimalle onaylanacakt r. K sacas da larda gerillaya kurflun s k - l rken, kentlerde emekçilerin sofras ndaki lokmalar çal nmaktad r. Ezilenlerin can bedeli mücadeleler sonucu elde etti i sosyal haklar yok edilmektedir. Kurflun s kanlar ve lokmalar - n çalanlar ayn d r. Gün, ses verme ve birleflen seslerden direnifl barikatlar örme günüdür. Önümüzdeki süreçte var olan takvimsel etkinlik günlerinde ajitasyon ve propagandam z günceli, genelle birlefltirerek yapmak, genelin, bugünkü güncel sorunlar içindeki önemini ve anlam n ortaya koyarak pratik görevlerimizi saptamak önemlidir.

3 21 Mart-3 Nisan 2008 İşçi-köylü 3 Politika gündem Kürt ulusu y llard r kendi ulusal kimli inin tan nmas ve üzerinde uygulanan asimilasyon-inkar ve imha politikalar n n kald r lmas için büyük bedeller ödemektedir. Kürt ulusu ancak Kendi Kaderini Tayin Hakk n kulland nda, seçimini bir ulus olarak özgürce yapabildi i zaman kendisi için en uygun yolu bulacakt r. Kürt halk emperyalist planlar da bofla ç kartacakt r! TC nin 21 fiubat ta büyük bir medya flovu ve iddial söylemlerle bafllatt s n r ötesi operasyon, 8 gün içinde bitirilmek zorunda kal nm fl ve askerin gerilla karfl s ndaki baflar s zl ortaya ç km flt. ABD emperyalizminin izni ile gerçeklefltirilen operasyona Irak n iflbirlikçi yönetimi ve Irak Kürdistan ndaki Kürt yönetimi de dolayl da olsa destek sunmufltu. Ancak gerek gerillan n direnifli gerekse de Kürt halk n n yükselen tepkisinin sonucunda ciddi kay plar alan TC nin askerleri geri dönmek zorunda kalm fl ve medya, hükümetin ve ordunun bozulan imaj n düzeltmek için yeniden kollar s vam flt r. Kandil e bayrak dikme hedefiyle bafllanan iflgalin hemen ilk günü yorulan ve donan askerlerin yerlerinin de ifltirilmesi devletin beklenmedik bir direniflle karfl laflt n ortaya sermifl, daha sonra operasyonun hedefi, Zap Kamp n n imhas olarak aç klanarak s n rland r lm fl ancak tüm teknik donan ma ra men TC askeri Zap Kamp na da girememifl ve gerilla taraf ndan püskürtülmüfltür. ABD emperyalizminden k sa bir süre için izin alan Türk hakim s n flar n n k sa sürede baflar ile PKK kamplar n da taca- beklentisi karfl l n bulmay nca, çat flmalar n, direniflin ve devletin kay plar n n daha da artaca ortaya ç k nca ve ülkemizde ve Irak ta Kürt halk n n tepkisi art nca Irak yönetiminin ve Bölgesel Kürt Yönetiminin de itirazlar yükselmifl ve bunun üzerine ABD emperyalizmi de sürecin kendileri aç s ndan daha kötüye gitmesini engellemek için TC ye operasyonu sona erdirmesi emrini vermifltir. Bu geliflmelerle birlikte TC ordusunun yenilmezli i ve tart fl lmazl üzerine medyan n yapt propaganda da gerçeklik karfl s nda tuzla buz olmufl ve geri kitleler nezdinde yarat lan beklenti nedeniyle hükümet ve ordu alk fl beklerken tepki ve elefltirilerle karfl laflm flt r. Geri çekiliflin ard ndan Washington Post gazetesinin 2 muhabirinin iflgal s ras nda Zap kamp nda geçirdi i günleri anlatan izlenimlerinin ve foto raflar n yay nlanmas, geri dönen askerlere pusular n at lmas ve çat flmalar n s n r içinde devam ediyor oluflu da medyada yer alan gerillan n büyük kay plar verdi i, kamplar n da t ld, PKK nin kendine gelemeyece i haberlerinin yalan oldu unu kan tlam flt r. Bölgede ABD emperyalizmini rahats z eden bir güç olarak büyük bir kitle potansiyeline sahip olan Ulusal Hareket in k sa ve etkili bir askeri operasyonla zay flat larak pazarl kta etki gücünün k r lmas hedeflense de gelinen aflamada bu hedefe ulafl lamam flt r. Ancak bu, ABD emperyalizminin bölgeye yönelik planlar n n tamamen bozuldu- u anlam na gelmemektedir. Ulusal Hareket in emperyalizmle uzlaflmaya haz r, bar fl yanl s politik hatt n n verdi i avantajla hareket eden ABD emperyalizmi sivil/siyasi çözüm ad na kapsaml bir paket haz rlamas için hem TC ye bask yapmakta hem de Talabani ve Barzani yi devreye sokmaktad r. Bu do rultuda operasyonun bafllad gün davet edilen Talabani de efendilerinin kendisine verdi i görevleri yerine getirmek amac yla geçti imiz hafta içinde Ankara ya ziyarette bulundu. ABD emperyalizminin ç kmaz içinde kald ve tüm dünyan n tepkisini çeken Irak iflgalinde oynad klar rolle iflbirlikçi yönlerini kan tlayan ve hizmetlerinin karfl l nda iflbirlikçi yönetimde söz sahibi olan ve Irak Kürdistan nda daha serbest hareket eden Barzani ve Talabani de PKK nin zay flat lmas ve silahs zland r larak etkisizlefltirilmesi konusunda ABD emperyalizmi ve TC yle görüfl birli- i içindedir. Özellikle Talabani nin TC devletine iflgal s ras nda aç k flekilde destek verdi i, AB Büyükelçili iyle Ba dat ta yapt toplant larda TC ye övgüler dizdi i, her f rsatta TC ye olan sevgisini ifade etti i bilinmekteydi. Bu nedenle bölgeye yönelik daha uzun dönemli planlarda ortaklaflmak amac yla ABD yönetiminin bilgisi ve talebi do rultusunda Talabani ile Abdullah Gül bir araya gelmifl ve Talabani Irakl Kürt lider ve afliret reisi s fat ndan Irak Cumhurbaflkan s fat na TC nin nezdinde yükselmifltir. Ankara ya ziyaretinde de TC den övgüyle bahseden, programda olmad halde An tkabir e giden, kendisini karfl lamad halde askere özel teflekkürler sunan Talabani iflbirlikçi yönünü her f rsatta aç k ederken PKK den de ortak bir bela olarak bahsetmifl ve PKK nin silahlar b rakmas için her türlü çabay gösterece ini ifade etmifltir. Yine yan nda getirdi i üst düzey bakanlarla enerji ve petrol baflta olmak üzere ticari konularda da iflbirli ine aç k oldu unu ilan ederek bölge halklar n n ç karlar na Talabani efendilerinin kendisine verdi i görevleri yerine getirmek amac yla geçti imiz hafta içinde Ankara ya ziyarette bulundu. Ziyaretinde TC den övgüyle bahseden, An tkabir e giden, kendisini karfl lamad halde askere özel teflekkürler sunan Talabani, PKK den de ortak bir bela olarak bahsetti. ayk r olan hemen her konuda saf - n net flekilde ortaya koymufltur. Talabani nin bu tutumu operasyondan moral bozuklu u ile ç kan TC taraf ndan övgüyle karfl lanm fl ve PKK nin diplomatik yollardan tasfiye edilece i düflüncesi yeniden a rl k kazanm flt r. Talabani nin Barzani ile de ortak düflündü ünü ifade etmesi ve PKK ye yönelik bölgesel yönetimin uygulad ambargo ve bask lar da Leyla Zana n n ilan etti i gibi Barzani ile Talabani nin Kürt halk için yoldafl de il, kendisine zulüm uygulayan düflmanlar yla hareket eden iflbirlikçiler oldu unu bir kez daha kan tlamaktad r. Ayn dönemde ABD gazetelerine aç klama yapan Erdo an n siyasi çözümden ve ekonomik plandan bahsetmesi ve T. Kürdistan na yönelik bir gezi planlamas da sistemin silah bafl nda yenemedi i Ulusal Hareket i ABD emperyalizminin ve Irak taki iflbirlikçilerinin deste ini de ard na alarak masa bafl nda yenmeyi hedefledi ini ve temel güvencelerinin Ulusal Hareket in silahl mücadeleyi tali plana iten bar fl çizgisi oldu unu göstermektedir. ABD emperyalizminin plan nda, meselenin kültürel-bireysel haklar boyutuyla ele al naca, Erdo an n da Kürtçe kanal ve ekonomik yat - r m vb. önerilerde bulunaca medyada ç kan haberler aras nda. Kürt ulusal sorununun böylesi k smi haklarla çözülmesinin mümkün olmad aç kt r. Kürt ulusu y llard r kendi ulusal kimli inin tan nmas ve üzerinde uygulanan asimilasyon-inkar ve imha politikalar n n kald r lmas için büyük bedeller ödemektedir. Kürt ulusu ancak kendi kaderini tayin hakk n kulland nda, seçimini bir ulus olarak özgürce yapabildi i zaman kendisi için en uygun yolu bulacakt r. Bunun d fl nda meselenin ulusal de il de bireysel haklarla çözümlenmeye çal fl lmas uzun vadede Kürt ulusunun ç karlar na ayk r sonuçlar ortaya ç karacakt r. Tüm ilerici güçlerin bu konuda gereken dikkati göstermesi ve çözümü emperyalizmin planlar nda aramamas halk m z n yarar - na olacakt r. S n fsal Yaklafl m Newroz dan 1 May s a, her yerde direnifl her yerde kavga! Devlet denilen olgunun Marksist çözümlemesinden bihaber ya da uzak olanlar, gerek ordu gerekse de hakim s n f partilerine çeflitli misyonlar biçmeye, emperyalistler ile kurulan iliflkilere olmad k anlamlar yüklemeye devam ede dursunlar; s n f mücadelesi, gündemleri birbiri üzerine devirerek akmaya devam ediyor. Böyle olunca da, birbiriyle dolays z iliflkiler içindeki gündemlerin kesiflme/eklemlenme noktas nda, bafl döndürücü h zla yap lan manevralara ayak uydurulamad takdirde, hâkim s n flar n alt nda veya yede inde kalmak ise kaç n lmaz hale geliyor. Bu bunal m ve yön flaflk nl en çok reformist partiler ile demokratik, yurtsever gruplarda kendini gösteriyor. Bunlar n etkili oldu u demokratik kitle örgütleri, sendikalar, ayd n ve ilerici çevreler; sürecin ihtiyac olarak flekillendirilmeye çal fl lan eylem ve direnifllerin süreklilefltirilmesi, etkin ve güçlü bir nitelik kazanabilmesinde sorunlu bir durufl sergiliyorlar. Bu durumun çözümlemesine kalk flt m zda karfl m za ilk önce Kemalizm meselesi ç kmaktad r. Türkiye nin sosyo-ekonomik yap s n n tahlilinde, Kemalizm e devrimcilik, ilericilik, yurtseverlik gömle i giydiren her türden sol etiketli ak m, 1946 ya kadar olan dönemin tamam n veya bir bölümünü emperyalizmden ar nd rma gafletine düflmektedir. Böylelikle, devletin yap - lanmas, kurumlar, ideolojik flekillenifli, emperyalistlerle iliflkilenifli ile s n flar n durumu, ulusal sorun ve di er meselelere iliflkin hatal /çarp k yaklafl mlar ortaya ç kmaktad r. Çeflitli dönemlerde iflbafl na gelen cuntac generallerin gerçek Kemalist olmad, Mustafa Kemal in yurtsever, ilerici, ulusal kurtuluflçu bir pafla oldu u z rvalar ndan vazgeçilmelidir. Bu sav, 68 döneminde, Revizyonist TKP ten T P e devrolunan ve MDD ile kabart lan çizginin etkisini üzerinden atamam fl Dev-Genç lileri bile sarmalayabilmiflti. Gürsel, Ta maç, Madano lu, Türün, Evren, Gürefl, K vr ko lu, Karaday, Özkök, Büyükan t, Baflbu vd. vd. aras nda Kemalistlik konusunda s ralama ve k yas yapmaya kalkanlar, Erdo an, Bahçeli ve Baykal n oyunca haline gelmektedir Temmuz a do ru yol al n rken, c.baflkanl seçimi krizi üzerinden CHP nin bafl n çekti i laikçi kesim ile AKP aras nda süre giden dalaflta ifllenen, fleriat ve darbe tehlikeleri seçim atmosferinde rol oynam fl, bir dizi di er faktörün etkisiyle seçimlerden AKP zaferle ç km flt. Her iki tehlike üzerinden yarat lmaya çal fl lan gündemin suni oldu una dikkat çekerek, TSK ad na verilen e-muht ran n da dostlar al flveriflte görsün misali, sözde bir nitelik tafl d ndan bahsetmifl, Nitekim e-muht ra, kendi içindeki bir çat flmaya yönelik mesaj ve/veya AKP kli i ile yürüttükleri dalaflta a rl ve karfl l olmayan bir hamle olarak okunmal d r. demifltik. Bugün AKP ile TSK n n türban konusundan bafllay p Irak Kürdistan na yönelik hava-kara sald r lar ve iflgal harekatlar na uzanan iflbirli i ile fiemdinli den Ergenekon a geniflleyen derin halvet durumlar ; CHP ile MHP karfl s ndaki ihanetli salvolara varan saf tutuflla doru a ç k nca, ne yapaca n bilemeyen, ezberleri bozulup pusulay flafl - ranlar n say s tavana vurmufl bulunuyor. Bunun bafll ca sebebi, yukar da iflaret etmeye çal flt m z devlet olgusuna iliflkin s n fsal yaklafl m sorunudur. Emperyalizmi ABD den ibaret görenler nas l ekonomideki (dolay s yla siyasetteki) a rl en az onun kadar güçlü olan AB li emperyalistlerin rolünü skal yorsa, faflizmi devlet biçimi olarak kabul etmeyenler de mücadelelerini hükümet partisine göre ayarlama yanl fl na düflmektedir. Ha keza faflist kimli i söylem biçimine göre tan mlama hatas, öteden beri ülkemizde yaln zca MHP ve türdefli partileri faflist görme yan lsamas na yol açm flt r. Bu sayede, DP- AP-DYP-ANAP gelene i hiçbir zaman do ru dürüst faflist olarak adland r lmam flt r. MSP-RP-FP-SP-AKP hep gericifleriatç partiler olageldi. CHP-HP-SHP- DSP ye ise faflist demeye kimsenin dili varmad. Ne zamanki bütün bu hâkim s n f partileri, bizzat a r tekzip pratikleri sergiler oldular, bir k s m devrimci, ilerici çevreler, özelefltiri vermeksizin birer ikifler s fat de ifltirme yoluna gittiler. Yine de bir bütün olarak bütün bu konulara yaklafl mda tutars zl k, kavram kargaflal, anlay fl ve yaklafl m bozuklu u sürüp gitmektedir Devleti meydana getiren kurumlar aras ndaki iliflki do ru biçimde çözümlenemedi. MGK n n pozisyonu, anayasan n ve yasalar n ifllevi, TSK n n devlet yap lanmas ndaki yeri, parlamentonun, yarg kurumlar n n, hükümetin, siyasi partilerin konumu ve a rl, bu arada TÜS AD, TOBB, T SK gibi kurulufllar ile iliflkiler sürekli birbirine kar flt r ld. Dolay s yla bütün bu kurumlar aras nda meydana gelen çeliflki ve iliflkilerden, t pk para-medyadaki köfle yazarlar ve TV yorumcular gibi türlü senaryolar üretildi, yaz lmaya ve yarat lmaya devam ediliyor Dün TSK n n yay nlad e-muht - ra ya derin anlamlar yükleyenler, bugün de Yarg tay baflsavc l n n AKP ile ilgili açt kapatma davas ndan olmad k sonuçlar ç kar yorlar. Devlete ait temel kurumlardan birisini oluflturan yarg, her fleyden önce parçal yap s ile kendi bafl na bir organ de ildir. kincisi, resmi ideoloji ile flekillendirilmifl ve donat lm fl olup mevcut yasalar çerçevesinde egemen s n flar n ç karlar n korumakla ifllevlendirilmifltir. Hâkim s n f klikleri, kendi aralar ndaki mücadelede de, yarg y oluflturan kurumlar üzerinde etkinlik kurduklar oranda, bu mevzileri sonuna kadar kullanmaktad r. Geçmiflte, gerek Anayasa Mahkemesi arac l yla verilen parti kapatma kararlar ve yüce divan mahkumiyetleri, gerekse de çeflitli dereceden mahkemeler arac l - yla yap lan cezaland rmalar neticesinde yasaklamalardan idamlara varan uygulamalar bunlara örneklerdir. Yarg tay baflsavc s n n kapatma davas açmas, kara harekât /iflgali bozgunuyla köfleye s k flan ve devam nda SSGSS tasar s na yönelik giderek büyüyen iflçi-kitle muhalefeti karfl s nda bunalan AKP için gündemi de ifltirme ve ma dur edebiyat yla koflullar lehine çevirme f rsat sunma bak m ndan, dan fl kl l k senaryolar da yazd racak kadar yararl bir ifl olmufltur. Ne var ki, kimi çevrelerce yerel seçimlere kadar kullanabilece i denli yüklü bir kredi elde etti inden söz edilen AKP nin o kadar flansl oldu unu söyleyebilmek, ancak ulusal sorun ve iflçi-emekçi gündeminin gerçek boyutlar - n kavramamakla mümkündür. Dahas, her iki gündemin de yerel seçimlere do ru çok daha ivme kazanarak akan bir yön alaca n öngörmemekle de yak ndan ilgilidir. Ulusal sorunla ilgili süreçte, s n r ötesi harekât tam bir fiyasko ve bozgun ile neticelenmifl, hâkim s n f klikleri bu kez TSK n n da polemiklere bulaflt - r ld biçimiyle birbirlerine düflmüfllerdir. Di er yandan süreç sürprizlere izin vermeksizin ifllemektedir. ABD li generallerin (Odierno, Fallon), PKK lilerle masaya oturulmal, uzlafl mesajlar duymamazl ktan gelinse, Talabani nin gelifli çal flma ziyareti ad alt nda düflük dozda enjekte edilmeye çal fl lsa da, DTP lilerle c.baflkan, meclis baflkan ve Cemil Çiçek (önemli flahsiyet!) düzeyinde kabuller gerçekleflmifl, görüflme tenezzülünde bulunmama rolünü üstlenen T.Erdo an ise ABD gazetelerinde (New York Times, ) gayr -resmi çözüm paketinin bir bölümünü a z ndan kaç rarak 12 milyar dolarl k yat r m planlar ndan, TV yay nlar ndan, vd. hesaplardan söz etmifltir. Ne var ki, pek tabii olarak Kürt ulusundan halk m za yönelik sald r lar, HPG li gerillalara yönelik imha operasyonlar tüm h z yla devam etmektedir flçi hareketi, bendini iki yönlü zorlama e ilimindedir. Birincisi, AKP nin hükümet etti i egemen s n flar n emperyalist programlar do rultusunda dayatt, özellefltirme, tafleronlaflt rma, esnek üretim, sendikas zlaflt rma politikalar na karfl mücadele alan nda. Bu alanda metropollerden dalga dalga yay lan kriz sarmal n n tetikledi i sald r lar pefl pefle gelmektedir. flçi s n - f n n ne soluk alacak hali, ne geriye yaslanacak durumu, ne de daha fazla taviz verecek koflulu kalm flt r. kincisi, s n f örgütlerinin tepesine çöreklenmifl, sendikal a ihanet çemberiyle kuflatm fl faflist, gerici, iflbirlikçi yönetimler ile hesaplaflma alan nda. Emek platformu isimli yasak savma merciine 2 saatlik direnifl karar ald ran, her iki alandaki bas nçt r. Bu bas nç, önlenmesi her geçen gün daha da zorlaflan bir biçimde artmaktad r fiimdi süreç, Newroz dan 1 May s a do ru akmaktad r. Devrimci, demokrat, yurtsever güçlerin, bu dinamikleri buluflturan ve birlikte büyüten bir zemin oluflturmas, günün görevi olarak öne ç km flt r. Bu buluflman n önünde engel teflkil edebilecek anlay fllarla hesaplaflma içerisine girilmeli, grupçu, floven yaklafl mlar mahkûm edilmelidir. Yak n dönemde yaflananlar, emperyalizme karfl duruflta ar zal olan çevrelerin durumlar n sorgulamalar aç s ndan önemli dersler sunmufltur. Ayn flekilde, politikalar na ulusal sorunla ilgili sosyal-floven karalt lar düflürenler de kendilerini gözden geçirmelidir. 1 May s, o güne b rak lmayacak kadar önemine uygun bir süreç olarak örülmelidir May s, dönemin a rl ndan ötürü, ciddi bir hesaplaflma kapsam nda ele al nmal d r. Gelinen aflamada 1 May s, çat flan güçler cephesinde moral üstünlü ün sa lanmas bak m ndan kritik bir eflik konumuna gelmifltir. Hemen her sene geçerli olan bu durum 2008 için fazlas yla böyle okunmal d r. Faflist diktatörlü ün bunun bilincinde hareket edece ine kimsenin flüphesi olmamal d r. Komünist ve devrimci güçler aç s ndan, s n f mücadelesinin son y llara göre daha hareketli ve diri/canl hale gelmifl durumdaki dinamiklerini do ru yöne kanalize etme konusunda, inisiyatif üstlenme sorumlulu uyla hareket etme görevi vard r.

4 İşçi/köylü İşçi-köylü 4 21 Mart-3 Nisan 2008 AKP nin yoksullukla mücadele sinin arkas ndaki gerçekler! AKP hükümete geldi i ilk günden bugüne sürekli ekonominin iyiye gitti ini, her geçen y l ne kadar geliflme sa lad klar n anlat p duruyor. Bununla beraber sermaye çevreleri de bu konunun bir parças olarak AKP nin ekonomik istikrar sa lad n bunun devam etmesi gerekti ini her f rsatta ifade ederek AKP ye olan destek ve güvenlerinin sürdü ünü vurguluyorlar. Sermaye cephesinden bak ld nda aradan geçen bu 4 5 y lda her geçen gün daha da zenginlefltikleri bir gerçek. Ayn sürece emekçiler ve yoksul halk cephesinden bakt m zda ise karfl m za farkl bir tablonun ç kt n görürüz. Yap lan özellefltirmelerle, ifl güvenli ini ortadan kald ran yasalarla, köylülü e dönük tasfiyeci uygulamalarla her geçen gün daha yoksullaflt n görürüz. Gelinen aflamada AKP hükümeti ekonomik olarak birçok olumlu geliflmeyi s ralad ktan sonra, iflsizli i çözemediklerini ama yeni dönemde bu sorunu da çözeceklerini ve kifli bafl na düflen milli gelirin 10 bin dolara ç kaca- n vaat ediyor. En baflta flu sorular sormakta fayda var, AKP nin yoksullukla mücadele için bir program -anlay fl var m? Yoksa tam tersi, var olan yoksullu u kan ksatan ve daha da kal c hale getiren politikalar m uyguluyor? Büyük bir ço unluk do ru olan n ikincisi oldu unda tereddüt etmeyecektir. Peki, durum buysa AKP nas l oluyor da yoksullukla mücadele etti ini toplumun genifl kesimlerine kabul ettirmeyi baflar yor. Burada, baflka bir dizi etmenin yan nda devreye yoksullukla mücadele ad alt nda halka da t lan çeflitli yard mlar devreye giriyor. K fl öncesi da t lan kömürler, okullar aç l rken da t lan kitap, k rtasiye malzemeleri, düzenli aral klarla da t lan erzak paketleri vb. AKP nin yoksullukla mücadele için yapt klar d r. AKP ayn zamanda kendine yak n dernek ve çevrelere de bu tür yard mlar yapmalar için birçok imkân yaratm flt r. Bugün bu uygulamalar yla AKP, devletin yerine getirmesi gereken kimi toplumsal görevleri de ortadan kald r yor. Devletin kamusal kurulufllar nda büyük bir tasfiyeye gidilirken oluflan bofllu u doldurmak ve tasfiye sürecinin yolunda gitmesini sa layacak k r nt lara da ihtiyaç vard. Bu yönüyle de AKP hay rseverlik olarak gösterdi i yard mlarla hem devletin kamusal görevleri, iflletmeleri bütünüyle tasfiyeye u rat l rken halk n tepkileri engelleniyor hem de daha az bütçe gerektiren ama halka do rudan ulaflan yöntemlerle yeni bir yoksullukla mücadele tarz oturtuyor. Yoksullukla mücadelenin, halk n al m gücünün artmas ile halk n kendi ihtiyaçlar n kendisinin çal flarak, üreterek karfl lamas ile olaca n herkes kabul eder. Bunlar n yap lmad yerde yoksullukla mücadeleden bahsetmenin anlams zl ortadad r. flsizler ordusunun elemanlar n n her geçen gün artt, çal - flanlar n üzerindeki bask lar n devam etti i, ifl güvencesinin ortadan kald r ld, emekçilerin sefalet ücretlerine mahkûm edildi i, köylülerin üretemez hale getirildi i, ürün ekebilenlerin masraflar n dahi karfl layamad bir tabloda yoksullukla mücadele edildi ini söylemenin havanda su dövmekten fark olmad ortadad r. fl bulmak umudunu kesmifl milyonlar n oldu u, çal flanlar n ald ücretin ev kiras n bile karfl lamad bir gerçeklik karfl s nda bu yard mlar n toplumun genifl kesiminde olumlu bir uygulama olarak görülmesi, umut ba lanmas anlafl l rd r. Bu uygulamalar sadece yoksullu un maskelenmesine ve kan ksanmas na yol açm yor ayn zamanda birçok olumlu toplumsal de erimizi erozyona u rat yor, yozlaflt r yor. Halk m z yoksulluk ve çaresizlikten bu yard mlar almak için birbirini ezer hale getiriliyor. Kitleler anl k-günlük ihtiyaçlar n karfl lamak umuduyla bu yard mlara ba l hale geliyor, getiriliyor. Böylece daha kolay yönlendirilir duruma sokuluyorlar. AKP nin yoksullukla mücadele olarak ortaya koydu u bu uygulamalardan anlafl laca üzere, yoksullu un ve sefaletin yarat c lar n n temsilcilerinin as l görevi yoksullu u, sefaleti ortadan kald rmak de il, onu gizlemek, yok saymak ve kan ksatmakt r. fiu bir gerçek ki, ezilenlerin ve ezenlerin ç kar her zaman birbiriyle ters orant l d r. Egemen s n flar n temsilcisi olan faflist AKP nin de egemenlerin ç - karlar d fl nda tek bir ad m bile atamayaca ortada oldu una göre AKP den böyle bir ad m beklemek hayal olur. Bu noktada yap lmas gereken halk nemekçilerin kendi sorunlar na sahip ç kmas n ve bu çerçevede ad mlar atmas n sa lamakt r. Yaflanan pratik sorunlardan emekçi kitleler belli boyutlar yla sorunun kayna n görebilse de uygulanan birçok politika sonucu çözüm noktas nda yolunu bulmada yetersiz bir durumdad r. Bu çözüm yolunu ona gösterecek olan, mücadeleye sevk edecek olan bizleriz. Kitlelerin içinde kitlelerle birlikte, kitlelerin somut sorun ve talepleri çerçevesinde harekete geçildi inde bu gücün karfl s nda hiçbir gücün ve engelin duramayaca bilinciyle kitlelerle olan ba lar m z do ru politika ve araçlarla güçlendirmeliyiz. Yap Yol-Sen ifl b rakt! Yap Yol Sen, otoyol çal flanlar n n fiili hizmet zamm ndan yararland r lmas, köprüler ve otoyollar n n ücretsiz olmas, özellefltirmenin durdurulmas iller bankas n n kapat lmamas talebiyle ifl yavafllatt. 12 Mart günü Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri, ller Bankas, Afet flleri otoyol ve köprülerde çal flan Yap Yol-Sen üyesi iflçiler Bay nd rl k Bakanl önünde biraraya gelerek taleplerini dile getirdi. stanbul da Kurtköy, Mahmutbey ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü giflelerinde ifl yavafllatan iflçiler haklar n istedi. Fatih Sultan Mehmet köprüsü giflelerinde yap lan eylemde konuflan Yap Yol- Sen stanbul fiube Baflkan Çetin Dinçer birçok iflkolunda döner sermaye gelirlerinden çal flanlara pay verildi ini, kendi ifl kollar nda çal flanlar n di er kurumlar içinde en az maafl alan kesimi oluflturdu- unu dile getirdi. Eyleme Haber- Sen 8 No lu, tez Koop- fl 2 No lu fiube, Genel- fl Anadolu yakas 3 No lu fiube de destek verdi. fl yavafllatma eylemi s ras nda giflelerde uzun kuyruklar n olufltu u dikkat çekti. Emekçinin Gündemi Program m z prati imize k lavuz, yönelimimize fl k tutsun! flçi s n f ve emekçilere yönelik kapsaml sald r lar n daha fazla gündeme getirildi i bu dönemde, her biri ezilenleri geleceksizli e mahkum etme anlam nda oldukça önemlidir. Sald r n n kapsam ve boyutunu yar n yaflad kça daha fazla anlayacak olan emekçilerin mayalanan öfkesi, tam da y k m n etkilerinin daha fazla hissedilmeye baflland bu dönemlerde patlama noktas n gösterecektir. flçi s n f n n mücadelesinde önemli birikim ve deneyimler yaratan Devrimci Demokratik Sendikal Birlik (DDSB), yaratt birikimlerin fl nda bugüne ve yar na fl k tutmas hedefiyle program n tart flmaktad r. Bulundu u alanlarda ortaya koydu u duruflla iflçi s - n f n n mücadelesine mütevazi, fakat bir o kadar da anlaml notlar düflen DDSB Program kuflkusuz bu gelene in üzerinden yürüyerek, onu büyütme ve daha ileri tafl man n ad mlar n n at lmas na Tersane iflçisi eylemlerini sürdürüyor Tersane iflçileri, 27 ve 28 fiubat tarihlerinde gerçeklefltirdikleri grevin ard ndan hak alma mücadelesine ara vermedi. 10 Mart günü Ada Tersanesi önünde Limter- fl taraf ndan örgütlenerek yap lan bas n aç klamas yla, bir kez daha tersanelerdeki kurals zl n kald r lmas talep edilirken, kurals z ve esnek çal flman n hakim oldu u ve ölümlerin art arda yafland - tersanelerde, patronlar n hala kurals z ve yasa d - fl l a devam ettikleri vurguland. Aç klamada ayr ca, A r ve Tehlikeli flkolu Yönetmeli i gere i çal flma saati 7.5 olmas gerekirken, hala uzun çal flma saatlerinin uyguland da belirtilerek, GE- MAK ta, RMK da ve Tuzla Gemi de 7.5 saat uygulamas na geçildi i ve ayn uygulaman n di er tüm tersanelerde de acil olarak uygulanmas gerekti inin alt çizildi. 13 Mart ta Tuzla Gemi Tersanesi nde tafleronda çal flan Yüksel Özdemir adl iflçinin 20 metre yüksekten düflerek a r yaralanmas ve Amerikan band ral Liberity Star adl gemide 6 iflçinin zehirlenmesi, 14 Mart günü ise Gisan Tersanesi nde Çetin Demir adl iflçinin forklift çarpmas sonucu a r yaralanmas üzerine, tekrar harekete geçen tersane iflçileri, 15 Mart günü de bir eylem gerçeklefltirdiler. Emekli-Sen Kartal fiubesi, Deri- fl Sendikas Tuzla fiubesi ve çok say da kurumun destek verdi i bir bas n aç klamas biçiminde gerçekleflen hizmet edecektir. S n flar mücadelesinde durmas gerekti i yerin anlafl lmas na katk sunacak olan program, iflçi s n f ve emekçilere maledebildi imiz oranda de er ve anlam kazanaca n bilerek sürece yaklaflmak oldukça önemlidir. Kazl çeflme nin direnme gelene ini Tuzla havzas nda büyüten ve hayata geçiren DDSB anlay fl - n n, do ru bir flekilde uyguland nda nas l bir gelenek yaratt n herkes bilmektedir. Do ru politika ve örgütlenme çal flmas ile yakalanan kitlesellikle, iflçi s n f na yönelik sald - r lara karfl önemli direnifller yarat lm fl ve bunlar iflçi s n f n n mücadele gelene ine önemli notlar n düflülmesine neden olmufltur. S n f dayan flmas na örnek oluflturan pratiklerinin yan s ra, toplumun tüm kesimlerine yönelik sald r lara karfl en anlaml tav r yine bu anlay fl n öncülü ünde al nm flt r hapishaneler sald r s na karfl, ifl b rakma eylemi gerçeklefltiren yine s n f sendikac l anlay fl n n yön verdi i pratik hatt n kendisinde olmufltur. Bu durufl ve tutum ise ayn zamanda ülkemizde s n f sendikac anlay fl n n olmazsa olmazlar n gösteren bir yaklafl m olarak kabul edilmelidir. Kuflkusuz yarat lan bu birikimlerin kendisini s n f mücadelesinin o günkü koflullarda sahip oldu u özellikten, iflçi s n f n n dönemin bu tarzda flekillenmesi için ortaya koydu u iradeden ba ms z ve kopuk de erlendiremeyiz. Sendikalar n bugünkü mevcut erime ve kan kay plar sar, bürokrat vb. olmalar de- il ayn zamanda iflçi s n f n n kimli inde yaflanan erezyonla da direk ba lant l ve alakal d r. Bu anlamda s n f mücadelesinin bugünkü koflullar nda tek bafl na örgütlenme di er bir ifadeyle sendikalaflma, kazan lm fl haklar için harekete geçirme genel perspektifinden öte, daha kapsaml analizlere, mevcut profilin tan mlanmas na ciddi anlamda ihtiyaç vard r. Hakim s n flar n bugün milliyetçilik zehrini ciddi boyutlarda ak tt bu kesim, ekmek ve özgürlük mücadelesinde birlikte saf tuttuklar oranda kaderlerinin de ortak, düflmanlar n n da ortak oldu unu anlayabilmektedir. Bu yüzden durgunlu un böylesine ciddi boyutlarda yafland böylesi dönemlerde direnifl ve grevler daha fazla önem ve anlam kazanmaktad r. Oluflturulan program n bugün ve yar n aç s ndan anlam kazanmas kuflkusuz s n f mücadelesinin prati i içinde olacakt r. Ortaya konulan anlay fl ve perspesktif pratikle bulufltu u oranda do rulu u kan tlanacak ve ayn oranda geliflim sa layacak, yetersizlikleri yine bu prati in içinde kendini tan mlayacakt r. flçi s n f n n sermayeye karfl yürüttü ü mücadelede önemli bir mevzi olan sendikalar, bugünkü aflamada bu rolü oynamaya da yerine getirme niteli ine sahip de ildir. flbirlikçi ve sar niteliklerinin kendini daha fazla gösterdi i günümüzde mevcut iradeyi aflacak bir iradenin flekillendirilmesi ve aç a ç kar lmas bir zorunluluktur. Gelinen aflamada saf tutmak yani emek ya da sermaye aras nda bir tercih yapmak zorunlulu u mücadelenin bas nc ile bir zorunluluk eylemde yap lan aç klamada, Y llard r kurals z, yasa d fl, kölece çal flma koflullar na ve ifl cinayetlerine karfl onlarca de il yüzlerce eylem yapt k. Tersane ve devlet yetkililerini uyard k. Ama tersane patronlar bildiklerini okuyor, yasad fl çal flt rmaktan vazgeçmek istemiyorlar denildi ve iflçilerin göz göre göre ölüme gönderildi i vurguland. Aç klama, Tersane iflçileri buna asla müsaade etmeyeceklerdir. Tersane patronlar gerçek anlamda çözüm istiyorlarsa çözüm önerilerimiz orta yerde durmaktad r. Çözüm önerilerimiz G SB R e sunulmufltur. Taleplerimiz derhal yerine getirilmesi gereken taleplerdir ve de yasalarda mevcuttur sözleriyle bitirildi. (Kartal) SCT iflçileri grevlerinin 3. y l n kutlad Mersin in Tarsus ilçesinde 2006 y l nda SCT Orturbo Filtre Fabrikas iflçilerinin bafllatt grevin 3. y l na girmesi Adana SCT flçileri ile Dayan flma Platformu taraf ndan düzenlenen flenlikle kutland. GSS ye karfl genel grev genel direnifl, Kahrolsun ücretli kölelik ve SCT Orturbo iflçileri yaln z de ildir yaz l pankartlar as lan solonda s k s k flçilerin inad sermayeyi yenecek, flçiler yürüyor dayan flma büyüyor ve Gün gelecek AKP halka hesap verecek sloganlar at ld. Platform Sözcüsü fiiyar R flvano lu, iflçilerin direniflinin suni gündemlerle unutturulmaya çal fl ld - n belirterek Ancak, SCT iflçilerinin direnifli unutulmaya karfl örnek olacakt r. Ülkede ezilen tüm kesimler birlik olmal d r dedi. Daha sonra söz alan Birleflik Metal fl Anadolu fiube Baflkan Rasim Gündal ise iflçilerin bir aile oldu unu belirterek, kendilerinin de ailenin bir parças olduklar n ve greve sonuna kadar destek sunacaklar n belirtti. SCT Filtre Fabrikas iflçilerinden Ümmühan Do an ise küçük k z ile yapt konuflmada 2 y l boyunca grevde olduklar zaman süresince maddi s - k nt çektiklerini ifade ederek Biz nöbet tutu umuz fabrikan n önünde biten otlardan yemek yap yoruz. Bunun için sendika ve platformlardan maddi yard m bekliyoruz diye konufltu. Son olarak SCT iflçileri sözcüsü Erdinç Tömük, iflverenle yap lan görüflmelerde iflverenin gün gittikçe geri ad m att n söyledi. Her fleye ra men patronun taleplerini kabul etmedi i sürece çal flmay kabul etmeyeceklerini söyleyen Tömük Bu grev 2 de il 12 y l da sürse yine de çal flmayaca z dedi. Konuflmalar n ard ndan SCT grevini anlatan sinevizyon gösterimi ve müzik dinletisi sunuldu. (H. Merkezi) haline gelmifltir. Bu ayn zamanda ideolojik zeminde de bir kap flmay ve kopuflu da dayatmaktad r. Tart flt m z ve önümüzdeki döneme yön verecek olan program m z ayn zamanda bu kap flman n maddi zeminini de yaratmal d r. Tart flmalar ve de erlendirme aflamas nda hedeflenen çapta ve nitelikte tart flmalar yürütülemese de iflçi s n f - n n mevcut sorunlar na kafa yormay beraberinde getiren tart flmalar önümüzdeki dönem aç s ndan politik ve siyasi zemini daha güçlü bir flekilde yürütmek gerekir. 30 Mart günü yap lacak kurultayla ilan edilecek program m z yaflamla buluflturmak bizler aç s ndan öncelikli görev olmak zorundad r. Do rular m z s n f mücadelesi prati inde büyüyecek, eksik ve yanl fllar m z yine bu pratikte ortaya ç kacakt r. Bu anlamda yürüttü- ümüz tart flmalara bitti i anlay fl yla bakmayarak, mücadele prati i içinde sürekli tart flmal ve gelifltirmeliyiz. Bu süreç s n f sendikac l anlay fl n de il prati ini de gelifltirecek ve ileri tafl yacakt r. Bu perspektif ve yaklafl mla kurultaya haz rlanal m! lbek tekstil de mücadeleye devam! lbek Tekstil iflçilerinin alacaklar için bafllatt direnifl bir ay geride b rakt. flçilerin alacaklar n ödememek için fabrikay kapatan ve makineleri kaç rmaya çal flan patrona karfl iflçiler fabrika önünde nöbet tutuyor. Patron lyas Bektafl iflçileri toplayarak düzenledi i toplant da iflçileri Sizi kurflun ya muruna tutar z, periflan ederiz sözleriyle tehdit ediyor. Patronun tehditlerine karfl Direne direne kazanaca z sloganlar n hayk - ran iflçiler, kararl l klar n bir kez daha gösterdi. flçiler tazminatlar n al ncaya kadar direnifle devam edeceklerini dile getiriyor. (H. Merkezi) Grev yapan Telekom iflçilerine hapis! Haber- fl Sendikas taraf ndan 2007 y l n n Ekim ay nda gerçeklefltirilen Türk Telekom grevi s ras nda gözalt na al nan iflçiler hapis cezas ald. Telekom iflçileri grev s ras nda fiber optik kablolara yönelik sabotaj gerçeklefltirdikleri iddias ile gözalt na al nm flt. Diyarbak r 7. Asliye Ceza Mahkemesi nde görülen davada aralar nda Haber- fl Diyarbak r fiube Baflkan Salih Tafldemir in de bulundu u 10 iflçiye kanunun suç sayd fiili ifllemek için örgüt kurmak ve yönetmek, cebir ve tehdit kullanarak ifl ve çal flma hürriyetini ihlal etmek, grev ve lokavt hallerinde iflverenin maliki veya kullan m nda olan tesis ve mallara zarar vermek ten hapis cezas verildi. Mahkeme Dafldemir e 5 y l 3 ay 15 gün hapis cezas verilirken sendika üyesi Kaz m Antar a da 4 y l 3 ay ceza verdi. Türk Telekom da gerçekleflen ve kamuoyunda genifl yank uyand - ran grev karfl s nda aciz kalan devlet sabotaj iddias ile gözalt na ald - iflçilere hukuksuz bir flekilde hapis cezas veriyor. (H. Merkezi)

5 İşçi-köylü 5 21 Mart-3 Nisan 2008 İşçi/köylü Narl halk jandarma sald r s na u rad Kahramanmarafl n Pazarc k ilçesinde Kat At k Depolama Tesisi ne karfl mücadele yürüten köylülerin direnifli sürüyor. Pazarc k ilçesi Narl Ovas nda kurulmas planlanan tesis ile bölgenin yaflanmaz hale gelece ini dile getiren köylüler tepkilerini yapt klar eylemlerle duyuruyor. Köylülerin tesise karfl yapt klar son eylem jandarman n sald r s na u rad. Araptepe bölgesinde kurulacak tesisin yol çal flmalar na bafllanmas üzerine Narl halk biraraya gelerek eylem yapt. fl makinelerinin önünü keserek çal flmas n engelleyen köylülere jandarma sald rd. Çocuklar n da bulundu u kitleye sald - ran jandarma, kifliyi gözalt na ald. Biber gaz ve coplarla sald ran jandarma bir köylüyü de a r yaralad. Kitlenin da- lmamas, kararl duruflu üzerine köylülere yeniden sald ran jandarma, 5 kifliyi daha gözalt na ald. Sald r üzerine köylüler Kahramanmarafl-Gaziantep- Narl karayolunu trafi e kapatarak 1.5 saat boyunca trafi i kesti. Köylüler gözalt na al nanlar n serbest b rak lmas ndan sonra yolu trafi e açt. (H. Merkezi) Gülnar da nükleer santral lisans iptal edilsin! Mersin Nükleer Karfl t Platform (NKP) üyeleri, AKP hükümetinin nükleer santraller kurma projesini, santral kurulmas planlanan Gülnar a ba l Akkuyu beldesinde kefenli eylemle protesto ettiler. Mersin den Gülnar a gelen Mersin Nükleer Karfl t Platform üyesi grup, üzerlerine tehlikelidir iflaretinin yer ald beyaz önlükler giyerek, santral sahas n n girifline geldi. Herhangi bir çal flman n olmad ancak girifl ç k fl yasaklanan sahada bekletilen güvenlik görevlileri, grubun santral alan giriflinde aç klama yapmalar na izin vermedi. Bunun üzerine gruptakiler saha giriflinden 50 metre uzakl kta bas n aç klamas yapt. Nükleer enerjinin d fla ba ml ve pahal bir enerji türü oldu unu söyleyen Platform sözcüsü Kamer Gülbeyaz, Türkiye nin enerji krizinden kurtulmak için yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklar na yönelmesi gerekti ine iflaret etti. Gülbeyaz; 32 y l önce verilen yer lisans derhal iptal edilmeli ve cennetten bir parça olan bu koy nükleer at klara de- il, turizme aç lmal d r dedi. (Mersin) Tütün rejisinden Bat rejisine... Son 10 y l içinde özellikle AKP hükümetiyle daha fazla gündemleflen özellefltirme çabalar, TEKEL in BAT (British-American Tobacco) flirketine peflkefl çekilmesiyle art k son s n r na gelmifltir. TEKEL i bu kadar gündemde tutan, tütün üretiminin ülkemizdeki ciddi ekonomik pay d r. Bu pay, dev uluslararas flirketlerin ifltah n Osmanl dan beri kabartmaktad r. Özellikle 1883 ve 1925 y llar aras nda bu çokuluslu flirketler, Osmanl ekonomisinde çok ciddi yeri olan tütün üretimini kontrol alt na almak için sürekli çaba içinde olmufllard r. Ve 1884 y l nda Osmanl n n borç içinde oldu u dönemi f rsat bilerek faaliyete bafllayan yabanc flirketler kurumsallaflm fl, tütün rejisi ad alt nda flirketleflmifl ve 40 y la yak n süre tütün üreticisi üzerinde bask ve diktatörlük kurarak, köylüye ciddi sald r larda bulunmufltur. Bu dönemde tütün üretim ruhsat n n verilmesinde binbir zorluk ç kararak üreticiyi b kt rm fl, yar m dönümden az topraklarda tütün üretimini yasaklam fl ve üreticiyi tütünden gittikçe uzaklaflt rm flt r. Tütünün ekonomideki pay bugün de çokuluslu flirketlerin gözünü kamaflt rmaya devam etmektedir. 9 Ocak 2002 tarihinde yürürlü e giren Tütün Yasas yla tütün üreticisi darbe alm fl ve çokuluslu flirketlerin istedi i gibi bir yasa kabul edilmifltir. Bu yasayla TEKEL in destek garantisi kald r lmakta ve sözleflmeli üretime geçifl sa lanmaya bafllamaktad r. Yasayla birlikte çokuluslu flirketlerin belirledi i oranda ve yerlerde üretim yap lacakt r. mzalanan sözleflmede üreticinin hiçbir söz hakk bulunmamaktad r. Fiyatlama da yine bu flirketlerin iste i do rultusunda yap lmaktad r. Ancak ekimden hasada kadar geçen süreçte yaflanacak iklimsel sorunlarda ve AKP hükümeti, göreve geldi i 2002 den bu yana orman arazilerini, tar m alanlar n, k y fleritlerini ve hatta do al sit alanlar ile milli parklar dahi her türlü madencilik faaliyetlerine açt. Bir yandan akarsular özellefltirilirken, di er yandan su havzalar, koruma alanlar ndan ç kar larak kaderine terk edildi. Yeni düzenlemelerden biri de 31 Aral k 2004 tarihinde ç kar lan Su Kirlili- i Kontrol Yönetmeli i dir. Bu yönetmelikle su havzalar n n korunmas gereken mesafe indirilerek, su havzalar nda kirletici faaliyetlerin önü aç ld. TMMOB Çevre Mühendisleri Odas, bu yönetmeli in 19/e maddesine yönelik iptal istemiyle dava açm fl ve Dan fltay dari Dava Daireleri Genel Kurulu, 25 May s TZOB Genel Baflkan fiemsi Bayraktar, dünyada bu day üretiminin düflüflü ve tüketimin artmas nedeniyle bu day fiyatlar n n h zla artt na dikkat çekerek, bunun ekme e zam yap lmas n gerektirmedi ini belirtti. Bu day sektöründe yaflanan s k nt lara dikkat çeken Bayraktar, 2007 y l nda dünya bunun sonucu oluflacak zararda flirket, köylünün zarar n paylaflmamaktad r. Yap lan anlaflmada söz verilen iki avanstan ikincisi flayet istenilen hasad n elde edilmeyece i öngörülüyorsa verilmeyerek, üretici zor durumda b rak lmaktad r. Bu ve benzeri uygulamalarla flekerpancar nda oldu u gibi üretimin düflürülmesi istenmektedir ve tütünü bitirerek ülke d fl ndan tütün ithal edilmesinin önünün aç lmas sa lanacakt r. Bu durum üreticiyi etkiledi i gibi, özel küçük sektörü de zor durumda b rakmaktad r. Yasayla beraber çokuluslu firmalar n etkinli i artmakta ve özelikle Philips Morris firmas n n etkinli i artmaktad r. Bu durum neticesinde pazara yeni flirketler de gözünü dikmekte ve son özellefltirmeyle birlikte BAT gibi dünya pazar nda önemli bir yere sahip olan bir flirketin de ülkemizdeki gücü artmaktad r. Üretici say s düflüyor! Bu sald r lar sonucunda 2002 y - l ndaki verilere göre 140 bin aile 2006 tarih ve 2006/184 tiraz nolu karar ile yürütmeyi durdurma karar vermiflti. Dan fltay n karar yla birlikte hükümet, 13 fiubat ta Resmi Gazete de yay nlanarak yürürlü e giren Su Kirlili i Kontrolü Yönetmeli i nde De ifliklik Yap lmas na Dair Yönetmelik ad yla yeni bir düzenlemeye gitti. Düzenlemeyi yarg kararlar n n arkas ndan dolanan bir düzenleme olarak niteleyen EGEÇEP sözcüsü avukat Arif Ali Cang, Bu yönetmelikle su havzalar n koruyan herhangi bir düzenleme öngörülmemifl, aksine yarg kararlar na uyuluyor gibi yaparak, yönetmeli e su havzalar nda en a r kirletici olma özelli ine sahip madencilik faaliyetlerinin devam na yönelik maddeler koymufltur dedi. bu day üretiminin 603 milyon ton, tüketiminin ise 613 milyon ton olarak tahmin edildi ini kaydetti. Dünya bu day üretiminin yüzde 50 sinin Çin, Hindistan, ABD, Rusya ve Fransa taraf ndan gerçeklefltirildi ini ifade eden Bayraktar, y llar nda 165 milyon ton olan dünya bu day stokunun döneminde 110 milyon tonla son 30 y l n en düflük seviyesine indi ini, bu durumun bu day fiyatlar n h zla yükseltti ini dile getirdi. Üretimin azalmas na karfl n bu day üretimden çekilmifltir. Tütün üretiminde ciddi yeri olan Ege Bölgesi nde 516 bin olan üretici say s 376 bine kadar düflmüfl ve aileleriyle birlikte bakt m zda 500 binden fazla kifli tütünden elini çekip, göç etmek zorunda kalm fl ya da daha farkl tar msal ürünlere yönelmifl ve her halükarda yoksullaflm flt r. Dayat lan sözleflmeler üreticinin gözünü ciddi oranda korkutmakta ve üretimden kaç rmaktad r. Bu nedenle TEKEL in sözleflme dönemlerine yeterince ilgi gösterilmemifl ve tüketiminin artt n bu yüzden stoklar n azald n dile getiren Bayraktar, bu daydaki üretim ve tüketim dengesinin bozulmas ndan dolay son bir y lda bu day fiyatlar n n yüzde 85 artt na dikkat çekti. BM nin yaflanan durumdan dolay açl k tehlikesi uyar s nda bulundu unu hat rlatan Bayraktar, bunun dikkate al narak, sertifikal ürün kullan lmas, kurakl a dayan kl ürünlerin tercih edilmesi gibi tedbirlerin h zla al nmas gerekti ine vurgu yapt. Bu day n Türkiye için stratejik önemine vurgu iki defa sözleflme dönemi uzat lm flt r. TEKEL le hareket etmeyen üretici, tüccarla anlaflman n yollar n aram flt r verilerine göre TE- KEL tüm bölgelerde 240 bin ekici ile 48 milyon kg tütün almak için sözleflme imzalam flt r. Tüccarlarla anlaflma yapan üreticinin say s ise yaln zca T. Kürdistan nda 96 bindir. Tütündeki yok etme politikas - n n en a r bedelini tütün kalitesi yüksek olan T. Kürdistan ndaki üreticiler ödemektedir. Özelikle Ad yaman gibi tütün üretiminin birinci s rada oldu u flehirlerde üretici tütünden tamamen uzaklaflt r lm flt r. Alternatif ürün yalan! Karadeniz, Ege, Güney ve Do u Anadolu da yayg n olan tütün üretimini engellemek için sistem alternatif ürünleri desteklemektedir. Üreticiyi alternatif ürüne yöneltmek için Dünya Bankas ndan gelen deste in önemli bir pay alternatif ürünlere ayr lm flt r. Bu ürünlerde de 3 y l destek verilmekte ard ndan bu destek de kald r lmaktad r. Ülkedeki tütünün ekonomik hacminin 12 milyar dolarla dünyan n 5. büyük pazar konumda olmas na ra men TEKEL zay flat larak pay % 32 lere düflürülmüfl, teknolojik anlamda yenilenmeyip özellefltirmenin önü aç lm flt r. Görüldü ü gibi 1883 y l nda oldu u gibi 2002 döneminde de tütün üreticisi üretimden uzaklaflt r lmak istenmifl, tütün üretimi azalt lm fl, TEKEL ile üretici aras ndaki sorunlar n boyutlanmas sa lanm fl, üretici yoksullaflt r lm fl, ard ndan da TE- KEL in özellefltirilmesi meflrulaflt - r lmaya çal fl lm flt r. Bu noktada sistemin belli bir baflar kazand n Ziraat Odalar n n özellefltirmeye verdi i destekten de anlamak mümkündür. TEKEL in özellefltirilmesiyle birlikte piyasada ilk iki firman n pazar pay toplam % 81 ken ilk üç firman n toplam pay % 90 bulacakt r. Rekabetin söz konusu olmad bir durum ortaya ç kacak ve üreticinin Maden flirketleri hukuku çi niyor! Ç kar lan yönetmelikle su havzalar n n orta mesafeli koruma alan nda madencilik faaliyetini önleyecek düzenlemelerin getirildi ini belirten Cang, ancak madencilik faaliyetlerini düzenleyen 5177 say l Maden Yasas nda su havzalar n n orta mesafeli koruma alanlar nda maden iflletmelerinin faaliyet yürütmesine olanak tan nd n söyledi. Cang, Maden Yasas ile su havzalar nda k sa mesafeli koruma alanlar nda dahi daha önce maden iflletme izni alan iflletmelerin faaliyetlerinin devam etmesinin önünün aç k oldu unu ifade ederek, flöyle devam etti: Maden Yasas ile Su Kirlili i Kontrol Yönetmeli- i nde De ifliklik Yap lmas na Dair Yönetmelik i birlikte ele almak zorunday z. Görünen o ki, söz konusu madencilik olunca her fley serbest. Oysa madencilik faaliyeti, yap s gere i, a r metal kirlili i ve di er kirlili e yol açan bir faaliyettir. Bu nedenle, su havzalar nda kirlenmeye yol açaca çok aç kt r. Burada sa lanmaya çal fl lan su kirlili inin önlenmesi mi yoksa madencilik faaliyetinin kolaylaflt r lmas m anlafl lamamaktad r. Hiçbir yapan Bayraktar, hasat döneminde ihtiyaçlardan fazla yap lan bu day ithalat n n üreticileri zarara u ratt n belirterek, hasat döneminde bu day ithalat n n yap lmamas yap lan ithalat n da zaman nda ve k s tl olmas n istedi. karfl ç kacak gücü kalmayacakt r. fiirketlerin ise istedi i kadar üretim yap l p istedi i fiyattan almas mümkün olacakt r. Köylü düflman BAT Bu özellefltirmeyle birlikte binlerce insan n iflsiz kalmas, çok say - da üreticinin üretimden kopmas beklenmektedir. fieker pancar, f nd k gibi ülke ekonomisi aç s ndan büyük öneme sahip olan ürünlerde de benzeri flekilde kamusal fabrikalar özellefltirilmekte, kotalar konulmakta ve küçük üreticinin aleyhinde büyük toprak sahiplerine yeni olanaklar sa layan düzenlemeler yap lmaktad r. Bugün TEKEL i sat n alan BAT n Tütünün ekonomideki pay çokuluslu flirketlerin gözünü kamaflt rmaya devam etmektedir. Bunun sonucunda 9 Ocak 2002 tarihinde yürürlü e giren tütün yasas yla tütün üreticisi darbe alm fl ve çokuluslu flirketlerin tam istedi i gibi bir yasa kabul edilmifltir. girdi i tüm ülkelerde üreticiyi çok zor durumda b rakt ve çok a r sözleflmeler dayatt bilinmektedir. Bugün BAT Uganda, Brezilya, Pakistan gibi ülkelerde verdi i gübre, tohum ya da dan flmal k karfl l nda üreticiyi kendisine mecbur b rakmaktad r. BAT, yapt sözleflmelerle yaln zca belirledi i üretimin tek sahibi olmuyor, ayn zamanda üreticinin baflka hiçbir firmayla çal flmamas n da flart kofluyor, böylece fiyatlar da belirleyebiliyor. Bu nedenle TEKEL in özellefltirilmesi yaln zca fabrika iflçilerini ilgilendiren bir konu de ildir, tütün üreticileriyle de birlikte tüm halk etkilemektedir ve topyekün bir karfl durufl sergilemek zorunludur. (Kelkit ten bir K okuru) EGEÇEP: AKP nin çevre politikalar tahrip ediyor! ekonomik de erin insan ve canl yaflam ndan daha önemli olmad göz önüne al nd nda, su havzalar nda madencilik faaliyetine izin verilmesi kamu yarar na aç kça ayk r l k oluflturmaktad r ve amaç yönünden hukuka ayk r d r. Cang, su havzalar nda kirletici faaliyetlerin devam na olanak tan - yan yönetmeli in iptal edilmesini istedi. (H. Merkezi) TZOB: Bu day fiyatlar gerekçe gösterilerek ekmek fiyatlar art r lmas n! Bu day fiyatlar n n % 85 gibi bir oranda artmas n n nedeni üretim ve tüketim dengesinin bozulmas d r. Ekme e zam yap lmas na gerek yok! Artan bu day fiyatlar ndan dolay ekme e zam yap lmas n n gündemde oldu unu kaydeden Bayraktar, ekme e yap lacak zam için bu day fiyatlar n n bahane edilmemesi gerekti ini belirterek, Uncular ve f r nc - lar aras na girmek istemiyoruz. Ekmek zamm nda bu day n günah yoktur. Uncular ve f r nc - lar, Tar m ve Köyiflleri Bakanl - hakemli inde anlafls nlar dedi. Bayraktar, bu day fiyatlar n yüzde yüz artmas halinde ekmek fiyatlar na yüzde 20 i etki yapabilece ini belirterek böyle bir durum bulunmad n, dolay s yla ekmek fiyatlar n n art r lmamas gerekti ini söyledi. (H. Merkezi)

6 Dengê azadî İşçi-köylü 6 21 Mart-3 Nisan 2008 Munzur Koruma Kurulu üyeleri Munzur için yürüdü Munzur Vadisi üzerine yap lmas kararlaflt r lan barajlar n vadinin ölümü ve onlarca köylünün aç kalmas anlam na gelece ini belirten Munzur Koruma Kurulu üyeleri, 14 Mart günü stanbul da yapt klar yürüyüflle barajlara karfl duracaklar n belirtti. Taksim Tünel giriflinde Barajlar n anlam! Göç Açl k Yoksulluk yaz l pankart açarak bir araya gelen Munzur Koruma Kurulu üyeleri, sloganlar eflli inde Galatasaray Lisesi ne do ru yürüyüfle geçti. Tunceli Dernekler Federasyonu nun da destek verdi i yürüyüfle çevrede geçen vatandafllar n da alk fllarla destek vermesi dikkat çekti. Yürüyüfl boyunca s k s k, Munzur a uzanan eller k r ls n, Munzur özgürdür özgür kalacak, Göç etmek istemiyoruz ve Munzur a baraj istemiyoruz fleklinde sloganlar at ld. Galatasaray Lisesi önünde bekleyen sa l k çal flanlar n n da destek verdi i eylemde kitle ad na bir aç klamada bulunan Munzur Koruma Kurulu Dönem Sözcüsü Hasan fiener, Munzur Vadisi, suyu ve Munzur Da n n bölge insan için kutsal oldu unu ancak yap lmas planlanan barajlarla bu kutsal yerlerin sular alt nda kalaca n kaydetti. Daha önce milli park ilan edilen vadide onlarca bitki ve canl türü bulundu u, yap - lacak barajlarla tüm bu zenginliklerin ve bölge halk n n ekonomik gelirlerinin yok olaca n sözlerine ekleyen fiener flunlar söyledi: Tunceli de do al kültür olmadan yaflam kültürü olamaz. Çünkü yaflam n alt yap s su ve da d r. Refah ve kalk nma yaln zca do ay talan edip kazançlar n artt rmaya çal flan, güç elde edip topraklar ve üzerindeki canl lar üzerinde fetih kazanmak isteyen devletler için geçerlidir. Nehirler özgür akarlar, t pk evrendeki her fley gibi. Ak fl kontrol edemezsiniz. Munzur tüm gücüyle akmaya devam edecektir. T pk milyonlarca y l üzerinde yal n ayak dolaflm fl, tüm canl lar kardefli saym fl, liderlere, efendilere ve devletlere ihtiyaç duymam fl ve yaflamay kutsal saym fl insanl m z gibi. Çok say da Tuncelili yazar ve ayd n n da kat ld eylem, alk fl, z lg t ve sl klarla son buldu. ( stanbul) Ankara da yaflayan Tuncelililer barajlar protesto etti Ankara Tuncelililer Derne i, 14 Mart günü, Munzur Nehri üzerinde yap lmas planlanan barajlar protesto ederek, barajlar n bölgeyi insans zlaflt raca na dikkat çekti. Uluslararas Nehir, Su ve Yaflam çin Barajlara Karfl Eylem günü dolay s yla, Yüksel Caddesi nsan Haklar an t önünde bir araya gelen Dersimliler, Munzuruma Dokunma pankart açarak, Munzur özgür akacak, Munzur sahipsiz de ildir sloganlar n att. Ankara Tuncelililer Dernek Baflkan Bülent Akda, projelerin hayata geçirilmesi durumunda milli park ilan edilen 42 bin hektarl k alan n, içerisinde yaflayan canl larla birlikte yok olaca n söyledi. Barajlar n n amac n n bölgeyi insans zlaflt rmak oldu unu ifade eden Akda, barajlar n tamamlanmas durumunda bölge halk - n n ekonomik gelirlerinin yok olaca n ve yeni göç dalgas n n bafllayaca uyar s nda bulundu. (Ankara) AKP nin yerel yönetimler üzerindeki emelleri Merkezi hükümete ait baz görev ve yetkilerin genel yönetim hiyerarflisi d fl ndaki seçilmifl organlardan oluflan, göreli olarak özerk yerel birimler olan yerel yönetimlerin iflleyifli, her ülkede mevcut merkez-yerel güç iliflkisine göre de ifliklik göstermektedir. Türkiye de yasallaflmas öngörülen Yerel Yönetimler Reformu Yasa Tasla CHP, MHP ve DTP milletvekillerinin itirazlar na ra men Meclis te geceli gündüzlü tart fl ld. Tasar, mevcut belediyelerden 1166 s n n kapat lmas n ve 42 yeni belediyenin kurulmas n, ayr ca getirilecek yeni vergi ve harç düzenlemelerini kaps yordu. AKP nin köklü de ifliklikler yaparak ç kart lmas nda srar etti i bu yasan n alelacele yasalaflmas n istemesinin elbette kendilerince hakl gerekçeleri vard. Ülke genelinde birçok belde belediyesinin kapat lmas na, baz lar n n bölünerek farkl yönetim birimlerine ba lanmas na yol açan bu yasayla nüfusu 2 binin alt nda olan yerleflim yerleri mahalle statüsüne getirilirken, baz beldeler de -özellikle AKP li belediyeler- ilçe yap ld. R. T. Erdo an n 22 Temmuz seçimlerinin ard ndan yapt bir konuflmada yerel yönetimlerle ilgili radikal de ifliklikler istediklerini söylemesi üzerine AKP nin ilk hedefi DTP li belediyelere yönelmek olmufltur. Diyarbak r ele geçirerek DTP nin önemli bir kalesini fethetmifl olacaklar n söyleyen Erdo- an ikinci önemli hedef olarak da Alevilerin ve muhalif kesimin ço- unlukta oldu u Tunceli nin ele geçirilmesini göstermifltir. Son y llarda devlet eliyle ülkede gelifltirilen linç giriflimlerinden birisi de 10 Mart günü Uluda Üniversitesi nde yafland kiflilik ülkücü faflist grup, ellerinde demir çubuklarla, kampüs içinde bulunan kafeteryada oturan devrimci ve demokrat ö rencilere jandarman n gözetiminde sald rd ve 2 si a r 5 ö renci yaraland. Jandarma sald r lara hiç müdahale etmezken, sald r ya u rayan ö rencileri gözalt na ald. Bu olay Halka yönelik uygulad klar sadaka politikalar sonucunda seçimlerde özellikle T. Kürdistan nda az msanmayacak kazan mlar elde eden AKP nin bu uygulamalar na ra men ele geçiremedi i Kürt illerine yönelerek önümüzdeki yerel seçimlerde farkl aç l mlarla halka gideceklerini her seferinde dillendirmektedir. Diyarbak r milletvekili ve Tar m Bakan Mehdi Eker taraf ndan bölgede seçim 5 Mart Çarflamba günü Mersin Üniversitesi nin Rektörlük binas n n karfl taraf nda masada oturan 4 yurtsever ö renci, kiflilik sivil polisler taraf ndan okul içerisinden kaç r larak gözalt na al nm flt r. Bu olaydan sonra üniversite ö rencileri olay n oldu u yerde toplanm fl ve rektörlü ün aç klama yapmas için oturma eylemi yapm flt r. Rektörlü ün yapt aç klamada, yaflanan olaylar hofl de- il derken sonra yaflananlardan haberimiz vard diyerek çeliflkili konuflmas tepkilere neden olmufltur ve 6 Mart tarihinde eylem karar al nm flt r. Ayr ca 2 yurtsever ö renci otobüsteyken bafllar na silah dayanarak gözalt na al nm fllard r ve yurtsever ö rencilerin kald evler polisler taraf ndan bas larak aranm fl ve evdekiler darp edilmifllerdir. 6 Mart Perflembe günü saat te Mersin Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi önünde kitle toplanmaya bafllad. Yaklafl k 200 ün üzerinde ö renci sloganlar eflli inde Rektörlük binas n n önüne kadar yürüdü. Burada kitle s k kazanma komisyonu oluflturulmas AKP nin burada yürütülecek seçim çal flmalar na ne kadar önem verdi inin de bir göstergesidir ayn zamanda. Özellikle Diyarbak r a verilen do rudan teflvik ve krediler konusunda hükümet oldukça eli aç k davranmaktad r. Di er yandan bölgedeki slamc dernek, vak f vb. örgütlenmelerin güçlenmesini destekleyerek hem bu dernekler hem de bölgedeki idari birimler arac l yla halka yard m malzemeleri da tt klar kampanyalar düzenlemektedirler. Normalde her sosyal devletin sorumlulu u olan ve bütçeden ayr - l p verilmesi gereken kaynaklar bütçe d fl ndan AKP nin ianesi fleklinde slami motiflerle süslenerek yoksul halka da t lmakta, halk n bu yard mlar karfl s nda hükümete minnettar olmas istenmektedir. AKP nin yerel yönetimler üzerinden yapt siyasi ve ekonomik hesaplar ancak halk n ortak karfl koyufluyla bofla ç kar lacakt r. Egemenlerin AKP arac l yla yoksul emekçi halk üzerinde oynad - oyunu bofla ç karmak için genifl kitleler içindeki çal flmam za h z verelim! üzerine üniversitede 200 ü aflk n devrimci ve demokrat ö renci sald r y protesto etmek için kantinleri dolaflm fl, ard ndan Kredi ve Yurtlar Kurumu na yürümüfllerdir. Ö rencilerin bu faflist sald r ya karfl gelifltirdi i tepkiyi hazmedemeyen jandarma, cop ve biber gaz ile sald rarak onlarca ö renciyi yaralam fl, 70 e yak n ö renciyi de gözalt na alm flt r. Jandarma bu sald r terörünü karakollarda da sürdürmüfl hücrelerde ö rencilere biber gaz s km flt r. Bu faflist sald r y protesto etmek için 11 Mart günü E itim- Sen de KESK, TMMOB, ÇHD, Tuncelililer Derne i, HD, çeflitli siyasi partiler, devrimci ve demokrat kurumlar ve aileler bir bas n aç klamas yapt lar. E itim- Sen fiube Baflkan Kemalettin Y ld z yapt aç klamada yaflananlar k nad. Bas n aç klamas nda gözalt na al nan Mehmet Caner Bilir in babas Ali R za Bilir ise s k Polis defol, üniversiteler bizimdir, Faflizme karfl omuz omuza vb. sloganlar at lm flt r. Rektörlük binas önünde yap lan bas n aç klamas nda polisidare iflbirli inin bir kez daha kan tland na, rektörlü ün çeliflkili ifadeler verdi ine ve kara harekât yla Esasta AKP hükümetinin pervas zca uygulad bask ve sömürü politikalar sonucu yoksullu a ve iflsizli e mahkum edilen halk n temel ihtiyaçlar n dahi karfl layamad klar için sadaka yard mlarla yap lan yiyecek, giyecek, kömür ve bir nimet olarak görülen yeflil kartlara muhtaç edilmesi tepkisiz bir taban yaratmak istenmesinden kaynaklanmaktad r. Yine yap lan bu yard mlarla halk n DTP ile olan ba lar kopart lmak istenmekte, Kürt Ulusal Hareketi ni ve DTP yi bölgeden tasfiye edecek politikalar hayata geçirilmek istenmektedir. AKP bugüne kadar ele geçirdi i illerde di er siyasi partilere nazaran daha etkili bir biçimde halk siyasal sistemine entegre etmeyi becerebildiyse bunu hem etkili oldu u idari birimler arac l yla hem de slamc yard m kurulufllar n etkin bir flekilde kullanarak gerçeklefltirmifltir. DTP nin etkin oldu u yerlerde ise belediyelere giden kaynaklarda kesinti yaparak, belediyelerin projelerine onay vermeyerek DTP li yöneticilerin halka hizmet götürmesinin önünü kesen AKP, kendi belediyelerinde yap lan yolsuzluklar sümen alt etmifltir. Ankara Belediye Baflkan Melih Gökçek örne- inde oldu u gibi- Oysa DTP li belediyeler sürekli denetim alt nda tutuluyor, bu belediyelerin projeleri sürekli hükümetin engeline tak l - yor, keyfi gerekçelerle belediye baflkanlar hakk nda soruflturma aç l yor. Burada DTP ye yönelik bilinçli bir kast n oldu u gayet aç k bir flekilde görülmektedir. AKP nin yerel yönetimlerde yap lacak olan düzenlemelerle kadrolaflarak merkezi gücünü art rma iste iyle birlikte kentlerdeki kaynaklar üzerinden rant elde etmek gibi önemli hedefleri bulunsa da, as l önemli görülen egemenlerin özellikle T. Kürdistan üzerinden ç kar politikalar n hayata geçirmektir! Bölgede BOP çerçevesinde yerel yönetimlerin misyonunu lay - k yla oynamas n isteyen AKP nin buradaki yerel yönetimlerin kazan lmas na neden bu kadar önem verdi i de anlafl l r olmaktad r. Çocuklar m z n hakl mücadelesinin yan nday z dedi. Ayr ca Adliye önünde ö rencileri dört gün boyunca Partizan n da içinde oldu u kurumlar bekledi ve destek verdi. 11 Mart günü 24 ö renci Savc l k a ç kart lmadan serbest b rak l rken, di erleri için ek gözalt süresi al narak, dört güne ç kart ld. Ö rencilerin ço u Savc l k tan serbest b rak l rken,12 ö renci tutuklama talebi ile mahkemeye sevk edildi. Onlar beraber devrimci-demokrat-yurtsever kesimlere yönelik sald r lar n daha da artt na de inildi. Yap lan bas n aç klamas sloganlar eflli inde sona erdi. (Mersin Üniversitesi YDG) Olayla ilgili HD, ÖDP, SDP, DTP, EMEP, TKP, Halkevi, KESK Mersin flubeleri, TÖP, SEH, HÖC, ESP, Mersin 78 liler Derne i, 68 liler Derne i, Partizan, YDG, Mersin LÖB ve TÜM GD olarak bir aç klama yap lm fl ve polislerin gözalt na al fl biçimlerini ve kendilerini her fleyin üstünde gösteren, yasa tan maz tavr n k n - yoruz. Gözalt na al narak, ö renim haklar çi nenen ö rencilerin geri dönülmez hak kayb yaflamamas için derhal serbest b rak lmalar n istiyoruz denilmifltir. (Mersin) çi bofl demokrasi söylemleriyle bölge halk n n tepki ve karfl koyufllar n n önü kesilmek istenmekte, halk pasifize edecek, isyanc gelene inden uzaklaflt racak yöntemler gelifltirilmeye çal fl lmaktad r. Oysa Kürt ulusu yaflananlardan görmüfltür ki, onlar n demokratik yöntemlerini s n r içi ve ötesi operasyonlar, Meclis teki ve yerel yönetimlerdeki temsilcilerine yönelik yap lan bask ve sald r - lar, yap lan eylem ve mitinglerde halka yönelen azg nca sald r lar oluflturmaktad r. AKP nin T. Kürdistan nda yerel yönetimlerce gerçeklefltirmeyi düflündü ü hedefleri bunlarken, öte yandan yerel yönetimlerle ilgili yap lacak olan düzenlemelerden nasibini alan baflka yerler de vard r. Bunlar kendisine az oy ç kan belde ve ilçelerle, devrimci ve demokrat kesimin ve yoksul emekçi halk n oturdu u bölgelerdir. Buralarda da referandum yap lmadan, halk n fikri sorulmadan ben yaparsam olur dayatmas yla yap - lan düzenlemeler anti-demokratik olup, halk n iradesi d fl nda gerçeklefltirilmek istenmesi birçok yerde halk taraf ndan tepkiyle karfl lanmaktad r. Görüflülen yasa tasla n n zaten yetersiz bir gelirle yaflamaya çal flan halka yeni vergiler ve harçlar getirecek olmas halk n AKP ye yönelik tepkisini iyice art rmaktad r. AKP nin yerel yönetimler üzerinden yapt siyasi ve ekonomik hesaplar ancak halk n ortak karfl koyufluyla bofla ç kar lacakt r. Egemenlerin AKP arac l yla yoksul emekçi halk üzerinde oynad oyunu bofla ç karmak için genifl kitleler içindeki çal flmam za h z verelim! Uluda Üniversitesi nde devlet ülkücülerle kolkola! Mersin Üniversitesi nde takke düfltü, polis-idare iflbirli i göründü! da daha sonra tutuksuz yarg lanmak üzere serbest b rak ld lar. (Bursa) Dersim de operasyon! Bahar n gelmesi ve s n r ötesi operasyonun s n r içine kayd - r lmas ile birlikte devlet operasyonlara yeniden bafllad. Dersim in Merkez, Pülümür ve Naz miye ilçeleri aras nda kalan bölgede TC ordusu taraf ndan bir operasyon bafllat ld. Kutudere bölgesinin iç kesimleri ile Naz miye ilçesine uzanan Dokuzkayalar da bafllat lan operasyonda cobra ve skorsky tipi helikopterler de kullan l yor. Ayr ca T. Kürdistan n n birçok bölgesinde operasyonlar sürüyor. (H.Merkezi) Newroz piroz be! 15 Mart günü saat de HD önünde DTP, SDP, ÖDP, HD, SES, 78 liler Birli i, 68 liler, MKM, Göç-Der ve Özgür Yurttafl taraf ndan Newroz mitingine ça r amac yla bir bas n aç klamas yap ld. Aç klamada Newroz un bask ve sömürü düzenine karfl, direnmenin ve özgürlü ün simgesi oldu unu söylediler. Bu anlamda Newroz mitingi için gerekli baflvurular n yap ld n ve miting için Mersin de 5 ayr noktada miting ça r s n n yap laca duyuru araçlar n n olaca ve tüm Mersin i Newroz a beklediklerini söylediler. (Mersin)

7 21 Mart-3 Nisan 2008 İşçi-köylü 7 Halkın gündemi F tipleri sa l a zararl d r! nsan Haklar Derne i Ankara fiubesi 7 Mart 2008 Cuma günü Adalet Bakanl önünde yapt bas n aç klamas ile F tiplerinde devam eden hak gasplar n protesto etti. HD Ankara fiube yöneticilerinden Mehmet Ali Tosun yapt aç klamada; Keyfi uygulanan disiplin cezalar ile birlikte haberleflme hakk engellenirken, aç k görüfl yerlerine konulan kameralar sonucu tutuklular görüfle ç kamamakta, tretman ve tecrit her geçen gün hapishanelerde a rlaflt r larak devam etmektedir. Yaflam hakk dedi imiz en kutsal hak bile Adalet Bakanl taraf ndan keyfi bir flekilde F tiplerinde ihlal edilmeye devam etmektedir. Derne imize yap lan birçok baflvurudan da anlafl laca gibi F tipleri, b rak n yaflam hakk n korumay, adeta birer iflkence merkezi haline getirilmifltir dedi. HD Ankara fiubesi ne yap lan 26 fiubat 2008 tarihli baflvuruda ise, Sincan 1 Nolu F Tipi Hapishanesindeki tutsaklar n idarenin vermifl oldu u ö le yeme i sonras zehirlendikleri belirtilmektedir. Hasta olan ve ba fl kl k sistemi zay f olanlar n durumu daha da kötü olmufltur. Tosun zehirlenmeye karfl n hapishane yönetiminin hiçbir ifllemde bulunmad n ifade ederek, hapishanelerdeki keyfi uygulamalar n son bulmas için ba ms z bir izleme komisyonun oluflturulmas gerekti ini kaydetti. Yap lan aç klamada s k s k F tipi sa l a zararl d r, nsanl k onuru iflkenceyi yenecek sloganlar at ld. Eyleme Partizan, Odak ve ESP destek verdi. (Ankara) C den eylem C, Sincan F Tipi Hapishanesi nde tutsaklar n 3 gün ara ile iki defa zehirlenmesini protesto etti. Konak Eski Sümerbank önünde bir araya gelen C üyeleri, Devrimci tutsaklar yaln z de ildir, hasta tutsaklara özgürlük, Erol Zavar yaln z de ildir pankart açt. Kitle ad na konuflan Dr. Alp Ayan F Tipi hapishanelerde tutsaklar n yaflamsal tüm ihtiyaçlar n n yüksek güvenlik gerekçesi ile göz ard edildi ini söyledi. Son olarak, Sincan F Tipi Hapishanesi nde 3 gün ara ile tutsaklar n yedikleri yiyeceklerden zehirlendi ini hat rlatan Ayan, fiaka gibi gelebilir ama aradan üç gün geçmeden 26 fiubat ta tekrar zehirlendiler dedi. Ayan sözlerini flöyle sürdürdü: Sincan F Tipi Cezaevi nde kalan ve mesene kanseri olan Odak Dergisi eski Genel Yay n Yönetmeni Erol Zavar da bu zehirlenmeden hayati boyutta etkilenmifltir... Zavar, 14 Mart günü de polise mukavemet etti i gerekçesi ile yarg lanm flt r. Oysa Erol un yapt sadece onuruna sahip ç kmak için nakil koflullar, üst arama ve zincir dayatmalar na karfl direnmektir. ( zmir) Kimli in yok denilerek ölüme terk edildi! Bergama M Tipi Hapishanesi nde bulunan engelli tutsak Afyon Korkmaz, kimli i olmad gerekçesiyle tedavi edilmiyor. Sa baca n n dizden afla s olmayan ve 7 y ld r ayn protezi kullanan Korkmaz, kemik uzamas nedeniyle protezini kullanamaz hale geldi ini belirterek, Mahkemeler beni var sayarak yarg l yor, ancak hastaneler ise sen yoksun, tedavi edemeyiz diyor. Hapishane koflullar nda dayan lmaz ac lar yafl yorum dedi. Giriflimlerinin sonuç vermedi ini belirten HD zmir fiubesi yöneticileri ise Korkmaz n 2001 y l ndan itibaren kulland protezin acilen de ifltirilerek yenisinin tak lmas gerekti ini söylediler. Baflvurular m za ra men yetkililerden hiçbir yan t alamad k. Ancak Afyon Korkmaz n sa l k sorunlar bas na yans - d ktan sonra birçok hastane ve duyarl kifli HD yi arayarak tedaviyi üstlenmek istedi ini söyledi diyen yetkililer, bu durumun insan haklar sözleflmelerine ayk r oldu unu da eklediler. (H. Merkezi) Katlettiler ancak direnifli bitirmeyi baflaramad lar! Bundan tam 13 y l önce faflist devletin provokasyonlar sonucu Gazi Mahallesi nde gerçekleflen katliam, Gazi halk - n n can pahas bir direnifliyle karfl laflm flt. Gazi halk n n bu yi it direnifli genifl bir yelpazede yank bulmakta gecikmedi. Kentsel Dönüflüm Projesi ad alt nda gerçeklefltirilmeye çal fl lan y - k mlarla gündeme gelen bölgelerden biri olan Bafl büyük te 27 fiubat ta gerçeklefltirilen y k m giriflimi, mahalle halk n n kitlesel karfl koyuflu ve günlerce süren çat flmalar nedeniyle gerçeklefltirilememiflti. Bu çat flmalarda bir kifli a r yaralanarak hastaneye kald r lm flt. Yaral - n n durumu iyiye giderken, mahalle üzerindeki polis bask s da sürüyor. Ancak mahalleye yo un bir y nak yapan polise karfl, mahalle halk da önlemlerini alm fl durumda. TOK flantiyesi kurulmak istenen bölgenin etraf n çevirerek, buradan 24 saat ayr lmayan polise karfl, hemen polis barikatlar n n karfl s nda, nöbetlefle bir bekleyifl gerçeklefltiriyor Bafl büyüklüler. Çünkü y k m ekiplerinin her an yeniden mahalleye girme durumu var. Mahalleli birçok bölgede flantiye kurulmas na karfl n, gerçeklefltirilen direnifl nedeniyle, tek flantiye kurulamayan mahallenin, kendi mahalleleri oldu unu söylüyorlar. Mahallede toplu eylemler 27 fiubat sald r s ndan sonra da sürdü. Bu sald - r dan bir hafta sonra yaklafl k iki bin kiflinin kat ld bir eylem gerçekleflti ve Kentsel Dönüflüm Projesi ne karfl direnmekte kararl olundu u hayk r ld. Eylemde öncelikle de projeyi bölgede hayata geçirme yönlü yo un bir Katliamlar protesto eden ve direnen Gazi halk n n yan nda olan yerlerden biri de 1 May s Mahallesi idi. 1 May s halk n n katliamlar protesto etmek için topyekûn aya a dikilmesi karfl s nda ürken faflist devletin, buraya Beyaz t, Halepçe, Gazi ve Qam fllo katliamlar protesto edildi Türkiye nin birçok yerinde yap - lan eylemlerle Gazi, Halepçe, Beyaz t ve Qam fllo katliamlar protesto edildi. stanbul da Beyaz t katliam n anmak için bir araya gelen ö renciler 14 Mart Cuma günü da bir eylem gerçeklefltirdiler. 200 civar nda ö rencinin kat ld eylemde "Mahir Çayan yafl yor, Deniz Gezmifl yafl yor, brahim Kaypakkaya yafl yor!", "Beyaz t unutma unutturma!", "Devrim flehitleri ölümsüzdür!" vb. sloganlar at ld. Eylem bas n aç klamas n n okunmas n n ard ndan sloganlarla sona erdi. Halepçe katliam 16 Mart günü saat te Beyaz t Meydan nda yap lan eylemle protesto edildi. "Yurtsever Gençlik" pankart n n aç ld eyleme destek veren YDG liler ise "Halepçe katliam n unutmayaca z" ve "S n r içi-ötesi operasyonlara hay r" yaz l dövizler açt lar. stanbul YDG zmir de, Konak eski Sümerbank önünde bir araya gelen kitle ad na yap lan aç klamada Gazi, Halepçe, Beyaz t, Qam fllo katliamlar n unutturmayaca z pankart aç larak, B ji b - ratiya gelan, Gün gelecek, devran dönecek, katiller halka hesap verecek sloganlar at ld. Kitle, aç klaman n ard ndan Konak Kemeralt girifline giderek burada 23 Mart ta Gündo du Meydan nda gerçeklefltirilecek Newroz kutlamalar na kat l m ça r s yapan bildiriler da tt. Batman da HD flubesi, Halepçe Katliam na iliflkin dernek binas nda bas n aç klamas yapt. Van da DTP, Gevafl lçe Örgütü binas nda, Halepçe Katliam n protesto etmek amac yla 1 günlük açl k grevi yapt. Açl k grevini bas n aç klamas ile duyuran DTP Gevafl lçe yöneticilerinden Nevzat Kaçmaz, yüzy llard r Kürtlere zulüm ve bask n n yap ld n söyledi. Adana n n Ceyhan ilçesinde DTP Ceylan lçe Örgütü taraf ndan Halepçe Katliam n protesto amac yla bas n aç klamas ve sessiz yürüyüfl yap ld. Gazi Orhan Kemal Bulvar nda bir araya gelen binlerce kifli, Halepçe unutulmas n, Yeni Halepçeler olmas n vb. dövizler tafl yarak Küçük K r m Caddesi ne do ru sessiz yürüyüfl gerçeklefltirdi. Irak iflgali protesto edildi BAK n öncülü ünde 15 Mart ta Kad köy de yap lan mitingle ABD emperyalizminin Irak iflgali protesto edildi. TMMOB, E itim-sen, ÖDP nin de aralar nda yer alan kurumlar n pankart açt mitingde, Grup Marsis ve Aylin Asl m konser verdiler. YDG nin de kat ld eylemde "Yaflas n halklar n kardeflli i" ve Türkçe ve Kürtçe "Savafla hay r" sloganlar eylemde s kça at ld. (Bir YDG li) çaba içinde olan, Maltepe Belediye Baflkan Fikri Köse protesto edildi. yönelik azg nca bir sald r ya geçmesini de beraberinde getirdi. Ancak 1 May s Mahallesi halk bu amans z sald r ya karfl mahallenin dört bir yan nda kurdu u barikatlarda difle difl direniyor, faflizme geçit vermiyordu. Bu difle difl mücadelenin sürdü ü s - ralarda, faflist kolluk güçleri de hain planlar n hayata geçirmek için harekete geçiyor ve mahallede bulunan 30. Y l lkö retim Okulu nun bahçesinde direnen halk n üzerine atefl açmakta sak nca görmüyordu. Gazi Mahallesi Gazi katliam n n y ldönümünde yaflam n yitirenler karanfillerle an ld. 12 Mart günü sabah saatlerinde Alibeyköy de bulunan mezarlar n ziyaret edilmesi ile bafllayan anma etkinlikleri kitlenin Gazi Mahallesi eski karakol dura nda toplanmas ile bafllad. Önceki y llarda oldu u gibi bu sene de iki ayr anma gerçeklefltirildi. lk anma Al nteri, BDSP, ESP, DTP, DHP, Mücadele Birli i, Özgür Demokratik Alevi Hareketi, TÖP ve Partizan n içinde bulundu u Gazi 12 Mart Platformu taraf ndan gerçeklefltirildi. Sabah n erken saatlerinde eski karakol dura nda toplanmaya bafllayan kitle en önde Yaflas n devrimci dayan flma yaz l bir pankart açt ve sloganlarla cemevine yürüdü. Burada yap lan k sa bir etkinli in ard ndan yürüyüfl mezarl a kadar devam etti. Anmaya 12 Mart direniflinin militan ruhuyla katliamlara y - k mlara çeteleflmeye izin vermeyelim örgütlenelim ve Gazi nin, Çorum un, Sivas n Marafl n katili patron-a a devleti yaz l pankartlarla kat lan Partizan kitlesi yürüyüfl boyunca Gazi nin katili patron a a devleti, Analar n öfkesi katilleri bo acak sloganlar n hayk rd. Partizan kortejinde yürüyüfl boyunca mahallede yaflanan çeteleflmeye, uyuflturucuya yönelik ajitasyon konuflmalar yap ld. Yaklafl k kiflinin kat ld eylem için polis sabah n erken saatlerinden itibaren mahalleyi ablukaya ald. Di er anma HÖC taraf ndan gerçeklefltirildi. Ailelerin de kat l m gösterdi i ve çocuklar n n resimlerini tafl - d anmada Gazi katliam n n sorumlusu devlettir, Ortak düflman Amerika d r yaz l pankartlar aç ld. Bafl büyük halk y k ma karfl nöbette Kad nlar y k m istemiyor Bafl büyük halk sadece y k ma karfl direnifle geçmedi. Bu hareketlilik, 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü kutlamalar yla sürdü. 8 Mart günü TOK flantiyesi önünde buluflan yaklafl k bin kad n, saat de yürüyüfle geçti. Bafl büyük ün hemen hemen tüm sokaklar na girilerek sürdürülen yürüyüfl, y k ma ön ayak oldu u için mahalle halk n n öfkesini toplam fl olan Muhtar n, muhtarl k binas n n önüne kadar sürdü. Burada muhtar istifaya ça ran kad nlar n, minibüs yolu boyunca devam ettirmeye çal flt klar eylem polisin engeliyle karfl laflt. Bunun üzerine yak ndaki bir parkta toplanan kad nlar Kad n z, Hakl y z sloganlar eflli inde eylemlerine devam ettiler ve megafonla muhtar d flar ç kmaya ça rd lar. Saat e kadar süren eylemin sonunda bir bas n aç klamas okundu. Aç klamay mahalle halk ndan bir kad n yapt ve çok heyecanl oldu unu, çünkü mahallede ilk kez böyle bir fley yap ld n vurgulad. Kad nlar olarak anayasal bir hak olan bar nma hakk na sahip ç k ld n n alt çizilen ve s k s k Bafl büyük bizimdir bizim kalacak!, Bar nma hakk m z engellenemez!, Kad nlar y k m istemiyor!, Kentsel Dönüflüm Projesi ne hay r! ve Yaflas n kad n dayan flmas! sloganlar n n at ld aç klaman n ard ndan kad nlar n haz rlad gözleme vb. yiyecekler yendi. (Kartal) 1 May s Mahallesi 15 Mart Cumartesi günü gerçekleflen etkinlikler, sabah n erken saatlerinde smihan Yüksel, Genco Demir ve Hakan Çubuk un mezarlar bafl nda yap lan anmayla bafllad ve ö len saatlerinde mahallede bulunan Pir Sultan Abdal Derne i nde verilen yemekle devam etti. Ö len saat te ise kitlesel bir yürüyüfl gerçeklefltirildi. Mahallenin giriflinde bulunan Cennet Dü ün Salonu önünden, 30 A ustos lkö retim Okulu önüne kadar süren yürüyüfle flehit aileleri, 1 May s Mahallesi Güzellefltirme Derne i, Partizan, ESP, DTP, EMEP, HÖC, DHP, Do ufl Spor Kulübü, PSAKD, Köz, May s ta Yaflam Kooperatifi ve ÖY-DER kat ld. Yürüyüflün en önünde flehit aileleri yer al rken, arkadan gelen kitle Gazi ve 1 May s fiehitleri ölümsüzdür, 16 Mart Halepçe ve Beyaz t katliamlar n unutmad k, unutturmayaca z yaz l pankartlar n arkas nda yürüdü. 500 ün üzerinde insan n kat ld yürüyüflte ayr ca 1 May s ve Gazi flehitlerinin resimleri tafl nd. Yürüyüfl korteji okulun önüne geldi inde, burada bir anma gerçeklefltirildi ve ortak bir aç klama okundu. Aç klamaya geçmeden önce, flehitlerden Genco Demir in küçük k z bir fliir okurken, di er k z da ortak bas n aç klamas n okudu. (Kartal) Mersin Devletin katliamc yönünü teflhir etmek ve katliamlarda yaflamlar n yitirenleri anmak için Partizan, YDG, Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi, Gençlik Derne i, ESP, DTP olarak ortak bir bas n aç klamas örgütlendi. Bas n aç klamas n n sonlar - na geldi i esnada bafl n BBP ve MHP li faflistlerin çekti i bir grup taraf ndan slogan at larak provokasyon yarat lmaya çal fl ld. Kitle bu provokasyonu bofla ç karmak için eylemi sonland r p E itim-sen de yap lacak olan salon etkinli ine geçti. Salon etkinli inde Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi taraf nda sunumlar yap ld. Sunumlardan sonra kitle hep beraber devrimci marfllar okudular. fiiirler okundu ve Halepçe-Beyaz t katliamlar n anlatan sinevizyon gösteriminden sonra etkinlik bitirildi. Etkinlik esnas nda provakasyoncular E itim-sen önünde toplan p gerici sloganlar att lar. Bu tarz provokasyonlara ra men salon içi anma etkinli i baflar ile sonland. Çukurova Bölgesinde okurlar m za yönelik bask lar art yor! Sulukule y k l yor! Fatih Belediyesi Kentsel Dönüflüm Projesi kapsam nda bulunan Sulukule de evleri y kmaya devam ediyor. 13 Mart tarihinde birkaç evin daha y k lmas üzerine Sulukule liler yapt klar bir eylem ile y k mlar protesto ettiler. Sulukule Kale boyunda biraraya gelen Sulukule Platformu üyeleri Y k lan evim de il hayat m, Ya burada kalaca m ya sokakta dövizleri Evimizi bafl - m za y kmay n sloganlar ile bir bas n aç klamas yapt. Bas n aç klamas n okuyan Hacer Foggo y k m çal flmalar n n insanlar n evde oldu u saatlerde yap ld n dile getirerek Fatih Belediye Baflkan Mustafa Demir in Dünyan n en sosyal projesidir fleklindeki aç klamalar n n gerçe i yans tmad n söyledi. Geçti imiz y ldan bu yana Çukurova da gazetemiz okurlar na yönelik yaflanan polis tacizi son dönemde artarak devam etmektedir. 2 Mart tarihinde Mersin de üç arkadafl m z farkl yerlerde polisler taraf ndan durdurularak rahats z edilmifltir. Mersin flçi-köylü Bürosu na girmek isteyen polisler, okurlar - m zdan anahtar istemifl, bu nedenle üst aramas yapm fl, anahtar bulamay nca da okurlar m z uyararak serbest b rakm flt r. Polisler taraf ndan durdurulan arkadafllar - m za çeflitli isimler sorulmufl ve bu iflleri b rakmalar tavsiye edilmifltir. Yine bu dönem Tarsus ta okurlar m za yönelik yo un bir polis bask s bulunmaktad r. Liseli okurlar - m z n evlerine giderek ailelerini uyaran sivil polislerden sonra, bu sefer de Özel Tim ekipleri devreye girmifltir. 8 Mart tarihinde kuruluflu gerçeklefltirilen Musalla Kültür ve Dayan flma Derne i çal flmalar ndan duyulan rahats zl k, okurlar m za ve MKDD ye destek verenlere yönelik gerçeklefltirilen tacizle somutlanm flt r. Otomatik silahlarla evleri, ifl yerleri Özel Tim taraf ndan bas lan okurlar m z tehdit edilmifl ve MKDD ye destek verenler uyar lm flt r. Bu flekilde bask larla halk n hakl mücadelesini engellemeye çal flanlara en güzel cevap ise MKDD nin kuruluflundaki dayan flmayla verilmifltir. (Mersin) Sulukule de bir süredir yap lan y - k mlardan sonra bu defa evlere X ve Y iflaretleri yaz l yor. Mahalle sakinleri belediyenin Nazi dönemini ça r flt - ran bu uygulamas na da tepki gösteriyor. (H. Merkezi)

8 Politik gündem İşçi-köylü 8 21 Mart-3 Nisan 2008 Sa l k hizmetlerinin tasfiyesinde yeni bir viraj; SS ve GSS Kanunu emekçilerin tüm kazan lm fl haklar n ve bu haklar n bir parças olan sa l k alan ndaki haklar n n ellerinden al nmas d r. kamu hastane birlikleri Emperyalizm, yar -sömürge ülkelere dayatt neo-liberal politikalar n hayata geçirilmesi için yeniden yap land rma sürecini hayata geçirmektedir. Ülkemizde de bu yeniden yap land rma politikalar na uygun olarak, sa l k alan nda da kendi ihtiyaçlar ve ç karlar na göre yeni düzenlemelerin yap lmas n istemektedirler. Türkiye nin emperyalist devletlere ve kurumlar na (IMF ve DB vb.) milyarlarca dolar borçlu oldu u bilinmektedir. Borçlar n geri ödenmesi konusunda da Türkiye IMF ve DB gibi kurumlar arac l yla denetim alt nda tutulmaktad r. Çünkü emperyalist devletler ve kurumlarca Türkiye nin önüne bu borçlar n ödenmesi görevi, yükümlülü ü konmufltur. Bu yükümlülü ün yerine getirilmesinde yine emperyalistlerin direktifleriyle oluflturulan bütçe önemli bir yer tutmaktad r. Bu yüzden emperyalistlerin dayatt bütçe hedeflerini yerine getirmek için AKP, emekçilerin tüm kazan lm fl haklar na sald r p gasp ediyor, di- er taraftan da sa l k alan n di er birçok alanda oldu u gibi emperyalizmin, istedi i gibi at oynat p azami oranda kâr elde edebilece i flekilde yeniden düzenliyor. Sa l kta Dönüflüm Program AKP, hükümette oldu u ilk dönem Genel Sa l k Sigortas Kanununu, Sosyal Sigortalar Kanunu ile birlefltirip Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu olarak TBMM den geçirdi. Ancak bu kanunun baz maddeleri o dönem Cumhurbaflkan taraf ndan veto edilince, yasan n yürürlük tarihi 2008 Temmuz una ertelendi. Vetolu maddelerin yeniden düzenlenmesi AKP nin 2. dönemine kald. Bu kapsamda haz rl klar na devam eden AKP, yapt yasa çal flmalar n TBMM alt komisyonlar na yollad. Ve çal flmalar buralarda hâla devam ediyor. Birinci basamak sa l k hizmetlerinde sa l k ocaklar n n yok edilmesi ve aile hekimli ine geçilmesi uygulamas AKP nin birinci döneminde pilot illerde uygulanmaya baflland. AKP ikinci döneminde bu pilot uygulamalar yayg nlaflt rarak tüm Türkiye çap nda hayata geçirmeyi hedefliyor. Bununla daha ilk aflamadan itibaren sa l k alan n piyasa flartlar na uyarlamay amaçl - yor. Buralardan sevk al nmad kça hastanelere gidiflin önü kapat l yor. Bu sevk zincirine uyulmad nda daha çok para istenece- inden herkes aile hekimine gitmek zorunda kalacak ve sa l k alan nda emekçilerin, yoksullar n daha ilk aflamada sa l k haklar n n kullan lmas engellenecektir. Görünürde SSK l hastalar n n daha iyi hizmet götürmek için yap ld söylenen SSK hastanelerinin Sa l k Bakanl na devri de esasta özel sa l k kurulufllar na para aktarman n bir yöntemi olarak hayata geçirilmifltir. Devletin 2007 y l içinde 30 milyar dolar olan sa l k harcamalar n n hat r say l r bir k sm n bu özel sa l k kurulufllar na ödenen paralar oluflturmaktad r. Kendi kayna n bulan(!) hastane birlikleri Tüm sa l k çal flanlar n n sözleflmeli personel olarak çal flt r lmas projesi de bu özellefltirme politikalar yla efl zamanl olarak hayata geçirilmeye çal fl l yor. AKP bu kanunla sa l k kurulufllar n n, hastanelerin özellefltirilmesinde yeni ad mlar at - yor. Verimlili i art rma bahanesi ile tüm hastaneleri tek çat alt nda toplayan, iflçilerin primleriyle oluflturulan SSK hastanelerine el koyan AKP, bu yasa ile büyük illerdeki 400 devlet hastanesinin yasal zeminini haz rlamay hedefliyor. Pilot uygulama oldu u iddia edilen bu yasa ile Sa l k Bakanl na ba l 800 hastaneden 400 ünü birlik ad alt nda toplamay, bu birlik lere genel bütçeden pay ay rmamay hedefliyor. Yasan n genel gerekçesinde Hastanelerin madde ve insan gücü anlam nda her türlü kayna s n rs zca merkezden talep etme yerine kendi kaynaklar ndan karfl lamas ifadesi yer almaktad r. Bundan ç kar lmas gereken sonuç bafltan belirtti imiz gibi devletin sa l k alan na aktarmas gereken kayna kesece i, bu paralar emperyalistlere olan borçlar n ödemede kullanaca d r. Di er bir sonuç da hastanelere kendi kayna n kendin bul denildi idir. Zengine A, yoksula E Yasa tasar s na göre hastaneler hizmet altyap s, organizasyon, verimlilik ve hasta memnuniyeti ölçütlerine göre de erlendirilecek ve bu de erlendirme sonucunda A, B, C, D, E olarak üzere befl gruba ayr lacakt r. Yaklafl k 10 ar hastaneden oluflan gruplar n D ve üstü olanlar birlik haline getirilecektir. Verimlili i düflük, yani kâr etme potansiyeli olmayan E grubundaki hastaneler ise Sa l k Bakanl nda kalacakt r. Yani teknik donan m en iyi olan, yeterli say da personeli olan hastaneler ayr lacak, yeniden düzenlenecek ve sonuç olarak yeterli paras olmayan halk n büyük kesimine bu hastanelere ulaflman n yolu kapanacakt r. Yeterli say - da personeli olmayan, gerekli teknik donan - ma sahip olmayan yani sermayenin ifline yaramayan E tipi hastaneler Sa l k Bakanl nda kalacak ve halk n büyük kesimi ancak buralarda sadaka niyetine sa l k hizmetlerine mahkum edilecektir y l ndan bu yana hastanelerde uygulanan performansa dayal ücretlendirme sistemiyle hem hastane çal flanlar n n piyasa kurallar na uymalar hedeflenmifl hem de hastanelerin kâr elde edebilme potansiyellerinin belirlenmesi hedeflenmifltir. Hastane çal flanlar na, hastaneye ne kadar çok para kazand r rlarsa o kadar fazla maafl verilmeye bafllanm fl; bu flekilde hastalardan daha çok nas l para al r m anlay fl yerlefltirilmeye çal fl lm flt r. Tüm bu veriler Sa l k Bakanl nca kay t alt na al nm fl ve bugün oluflturulmas planlanan A, B, C, D, E grupland rmalar bu verilerin de erlendirilmesi sonucu oluflmaktad r. Baflar ölçütü: Kâr Oluflturulmas düflünülen bu birlik lerin yönetim kurullar na bakt m zda bu birlik lerin kurulufl amac daha anlafl l r olacakt r. Söz konusu yasaya göre hastane birlik lerinin 7 kiflilik yönetim kurullar na, Sa l k Bakanl 2, l Genel Meclisi 2, Valilik 1, Ticaret Odas 1 kifli tayin edecektir. Di er bofl bulunan 1 üyeli e l Sa l k Müdürü ya da yard mc s getirilecektir. Yönetim kurulunda bulunan 2 doktor d fl nda geriye kalan 5 üye, kamu ya da sektörde en az sekiz y l deneyimli olan iflletmeci, mali müflavir ve hukukçulardan atanacakt r. Bu tablo hastane birlik lerinin halka en iyi sa l k hizmetini en ucuza verilmesi için oluflturulmad - n, tam tersine bu birlik lerin azami kâr elde etme hedefiyle oluflturuldu unu ortaya koymaktad r. Yönetimin bu flekilde oluflturulmas Ticaret Odas etkisi unutulmam fl- bunun aç kça ilan d r. Bu birlik ler gelirlerinin esas n sa l k hizmetlerinin sat fl ndan elde edeceklerdir. Yani devletin halka sunmakla yükümlü oldu u sa l k hizmetleri emekçilerin de il, paras olan n yararlanaca birer flirket olarak piyasada yerlerini alacakt r. Bu da iflçilerin, emekçilerin primlerinden vergilerinden kesilerek kurulan bu sa l k kurumlar n n kap - lar n n bu kesimlere kapat lmas sonucunu ortaya ç kacakt r. Genel Sa l k Sigortas ile yoksullar n bu hastanelerden yararlanaca, primi devletin ödeyece i belirtiliyor. Ama devlet yoksulluk s n r n, asgari ücretin 1/3 ü olarak belirleyerek bu miktar n üzerinde geliri oranlar yoksul saym yor. Bu nedenle emekçilerin, yoksullar n hastane birliklerine ba l hastanelere gitmesinin yolu kapat l yor. flletmeye dönüflen, verimlili i yani azami kâr hedefleyen, bunun için harcamalar azaltmay, personel giderlerini k smay hedefleyen bu birlik lerde çal flan tüm personelin sözleflmeli olarak, tam gün hatta gerekti inde tatil ve mesai d fl saatlerde de angarya olarak çal flt r lmas hedefleniyor. Kamu Hastane Birlikleri nde çal flacak personelle ilgili flimdilik sözleflmeli olma zorunlulu u getirilmese de hem yaflanan deneyimler Telekom örne- inde oldu u gibi- hem de yasa tasar s nda yer alan Sözleflmeli personelin haftal k çal flma süresi emsali devlet memurlar ile ayn d r. Belirli sürede bitirilmesi gereken ifller söz konusu oldu unda sözleflmeli personel normal çal flma saatlerinin d fl nda veya hafta sonu tatil ve resmi tatillerde çal flmak zorundad r. Bu çal flmalar karfl l nda sözleflmeli personele bir ek ücret ödenmez hükmünden anlafl laca üzere, bu çal flma tarz ile bir süre çal flan personel, devam nda sözleflmeli personel olmaya zorlanmaktad r. Bu dayatmay kabul etmeyenler de düflük ücretle E tipi hastanelere sürgün edilecektir. Görüldü ü gibi AKP Sa l kta Dönüflüm Program n tamamlamak için canla baflla çal fl yor. AKP nin uygulad bu politikalar n esas sahibinin emperyalizm oldu unu belirtmifltik. AKP di er birçok alanda yapt gibi sa l k alan n da emperyalistlerin ç karlar do rultusunda düzenliyor. Yani sa l k alan - nda da emperyalist flirketlerin büyük kârlar ceplerine indirmesinin zeminini haz rl yor. flte AKP nin haz rlad dönüflüm paketinin özü budur. Derinleflen ekonomik kriz ve Türkiye nin durumu 1970 ten sonra neo-liberal ekonomi politikalar ad alt nda finansallaflma süreci h z kazanm flt r. Üretime geri dönmeyen, çeflitli finans oyunlar yla, faizle, spekülasyonlarla çeflitli finans araçlar n n hacminde % 800 lere varan oranda büyüme yaflanm flt r. Bu süreçte finans sermayesinin devasa büyüklü ünden kaynakl ekonomilerdeki geliflmelerin, yaflanan krizlerin niteli i farkl gösterilmeye çal fl ld. Oysa ki yaflanan tüm krizlerin nedeni, afl r üretim ve kâr h rs n n düflmesi yasas d r. Fakat yaflanan krizlerin özü ayn olsa da büyüklükleri ve etki alanlar de iflebilmektedir ve 1970 ekonomik krizleri derinlikleri ve tüm dünyay etkilemeleri boyutuyla birbirine benzemektedir aras nda veya aras nda birçok defa farkl ülkelerde, farkl sektörlerde patlayan krizler yaflanm flt r. Bu krizler yak ndan incelendi inde döviz kurlar, faiz oranlar, enflasyon oran, s cak paran n girifl-ç k fl yo unlu u gibi birçok parasal oyunla özellikle bizim gibi yar sömürge yar -feodal ülkelerde kriz zamanlar nda soygunun boyutland n, sömürünün had safhaya vard n görüyoruz. Geçen y l yaflanan Mortgage krizinden sonra al nan tüm tedbirlere ra men kriz derinlefliyoryay l yor. Dünyan n en büyük ekonomilerinden (hem üretim de tüketim aç s ndan) ABD de oluflan kredi köpüklerinden birinin patlak vermesiyle bafllayan bu krizin, dünyan n geri kalan bölgelerin etkileyip-etkilemeyece i art k tart flma d fl kalm flt r. Japonya dan Çin e, AB ülkelerine, Rusya ya kadar dünya genelinde etkilerinin yafland -yaflanaca aç klanan banka-flirket bilânçolar yla olan bat klarla ortadad r. Bu krizin 1929 daki veya 1970 teki kriz gibi bir etkisinin olaca art k hemen hemen genel olarak kabul görmüfl bir olguyken; Türkiye de hükümetin çok farkl bir havada oldu una geçen yaz m zda ( flçi-köylü, say :11) de inmifl ve özellikle makroekonomik dengeler aç s ndan Türkiye nin çeflitli finansal derecelendirme kurulufllar ve birçok ba ms z iktisatç taraf ndan neden en riskli gösterildi ini anlatmaya çal flm flt k. Bu yaz m zda ise makroekonomik verilere de inmeye çal flaca z. Türkiye nin ekonomipolitikalar emperyalistlerce flekillenmektedir Ayl k veya 3 ayl k periyotlarla tüm dünyada oldu u gibi ülkemizde de ekonomik veriler yay nlanmaktad r. Yapt tahribatlardan dolay dünyada uyar alm fl 2-3 kurumdan biri olma özelli ini tafl yan TÜ K in istatistikleri üzerinden çeflitli yorumlar yapmaya çal fl l r (çal fl yoruz). flsizli in azald -ço ald, enflasyon oran n n düfltü ü-yükseldi i, durumun daha iyi daha kötü oldu una dair özellikle burjuva bas nda birçok haber-yorum ç kar. Bunlar de erlendirirken bize düflen ülkemizin yar -feodal, yar -sömürge yap s n unutmamaktad r! Bizim ülkemize esasta ucuz ifl gücünü pazarlanmaktad r. Sanayisi ithalata ba ml d r. Uygulan tar m politikalar yla da bu day n bile d flardan ithal eder duruma getirilmifltir. Bizimki gibi ülkelerin asli görevi emperyalist ülkelere art -de er transfer etmektir. Ekonomide de politikada da sürekli bir kriz yönetme durum vard r. Bu süreç dünyadaki konjonktürle ba lant l olarak bazen daha sakin olar bazen de daha dalgal olur. Bazen art k yürütülemez hale gelir, darbe yaflan r vb. fiimdiki krizin dünyadaki ekonomik politik dengelerinde etkisiyle çok daha derin, kitleleri çok daha yoksullaflt r c olaca ve bunun da politik arenaya bu flekilde yans yaca flu anda yaflanan birçok tart flmayla da görülmektedir. Tüm bu tahlilleri de erlendirmemizde temel olarak almazsak bu son 5 y lda çok s kça görüldü ü gibi ekonomide art k ayaklar m z n üzerine bast m z gibi yan lsamalara düflmememiz için hiçbir neden kalmaz. Son 5 y l içinde ucuz döviz politikas yla d flar ya borçlanarak, yapay olara de erli tutulan TL dolay s yla ucuza yap lan ithalatla enflasyonun düflürülmesi, emperyalist flirketlerin fasonlu unu yapmak anlaman gelen iflleme ile dahilde iflleme rejimi ile sa l ks z ve ucuz ifl gücüne dayal yani ifl yerlerinin aç lmas yla istihdam n art r lmas, kredi kartlar yla yani borçlanmayla harcamalar n-tüketimin art r lmas söz konusuydu. fiimdi yaflanan ise her yönüyle d flar ya ba l olan ekonominin d flar daki krizle birlikte çökmeye bafllamas d r. D flardan döviz bulmak zorlaflmakta, fason ifl yerleri peflpefle kapanmaktad r. G da ve çeflitli hammaddelerin dünya genelinde fiyatlar n n yükselmesi de içine girilen ekonomik krizle ba lant l d r. Spekülatörler s nma veya biodizel üretimi flu anda fiyatlar n artmas n n esas nedeni de ildir. Türkiye de 1980 li y llardan sonra bu day, pamuk, pancar gibi birçok temel tar m ürününün ekildi i alanlar n büyüklü ünde dramatik düflüfller görülmüfltür. Özcesi Türkiye nin tüm ekonomi politikalar emperyalist ülkelere ba l d r ve birçok verinin düflmesi veya yükselmesi d flar daki etkenlere ba l d r. Kriz derinlefltikçe, Türkiye deki etkisi de boyutlanmaktad r! Son günlerde aç klanan veriler Türkiye nin krizden etkilendi inin en aç k göstergeleridir tarihli Evrensel gazetesinde iktisatç Mustafa Sönmez flu tespitleri yapm flt r; y llar aras nda tar m d fl sektörlerde istihdam y ll k ortalama % 3.9 artm flt r Kas m nda 21 milyon 235 bin olarak belirlenen istihdam, 2007 Kas m nda 20 milyon 867 bine gerilemifltir. Yani % büyümenin oldu u belirtilen 2007 y l nda istihdam % 1.7 gerilemifltir. Mustafa Sönmez, TÜ K in hesaba katmad son bir haftada ifl aramam fllar, mevsimlik iflçileri hesaba katt nda iflsiz say s n n 5 milyon 50 bini aflt n ve iflsizlik oran n n % 20 ye ulaflt n belirtmektedir. Ankara Ticaret Odas n n (ATO) yapt anket ise Türkiye de resesyona iflaret olarak de- erlendirildi. ( Cumhuriyet) Buna göre flirketlerin aç lma-kapanma oranlar na bakal m; 2000 y l nda kapanan bir flirkete karfl l k 17.6 flirket kurulurken bu oran 2002 de 8.4 e; 2003 te 5.9 a; 2007 de 5.6 ya ve Ocak 2008 de 3.7 ye düflmüfltür. Yani sürekli azalan bir ivmesi olmufltur. ( Dünya) Kriz Türkiye yi etkileyecek midir? sorusunun anlams z oldu u bu verilerle çok aç k ortadad r. Türkiye de zaten kronik olan iflsizlik, son 2-3 ayda daha da artm fl, ucuz ithalat ve bol likiditeyle düflen enflasyon yeniden artmaya bafllam flt r. Dünyadaki kriz henüz dip noktas na ulaflmam flken etkisi böyledir. Kriz derinlefltikçe Türkiye deki yak c etkisi boyutlanacakt r. Ç kart lmak istenen kölelik yasalar na izin vermeyelim! TÜS AD, T SK gibi çeflitli sermaye gruplar bu süreçte hükümeti sürekli uyarmaktalar. Özellikle de TÜS AD Baflkan Arzuhan Do- an Yalç nda, yapt aç klamalarla hemen her gün bas nda ç kmaktad r. Son olarak yapt aç klamada; TÜS AD n gelene inde eylemci giriflimler de var diyerek, zaman ndan 2 ay önceye çektikleri Baflkanlar Konseyi nde bu konuyu de erlendireceklerini söyledi. ( Dünya Gazetesi) SSGSS nin istenilen h zda yasalaflamamas, k dem tazminat sorunu, asgari ücretin bölgesel olarak belirlenmesinin, esnek çal flmay sa layacak istihdam paketinin bir türlü ç - kart lamay fl n n yaratt rahats zl kt r bu! AKP, ABD ile BOP taki rolü konusunda anlaflm fl olman n ve bu konuda TSK ile ayn saflarda oldu- unu bilmenin rahatl yla gelecek y lki yerel seçimlere yönelik çal flmalara bafllam flt r. Krizlerin yükü her zamanki gibi kitlelerin s rt na bindirilmeye çal fl lmaktad r. Sahte-yapay gündemlerle kitleler aldat lmaya çal fl lsa da Türkiye nin dört bir yan nda yaflanan grevler-direnifller bunlar n art k tutmayaca n n da iflaretidir. Ekonomik gündem, halk n sefaleti kendini dayatacakt r-dayatmaktad r. Kitlelerle ba m z sa lamlaflt rmak, kitleleri kendi ç karlar etraf nda birlefltirip siyasi iktidar mücadelesine yöneltmek için semtlerde, fabrikalarda, köylerde çal flman n daha da yo unlaflt r lmas zaman d r!

9 21 Mart-3 Nisan 2008 İşçi-köylü 9 Politik gündem flçi ve emekçilerin yaflamlar n n günbegün yoksullu a mahkûm edildi i, iflsizlerin say s n n h zla katland, çal flanlar n ise sadece % 5 gibi çok küçük bir kesiminin sendikal olarak çal flt bir ülkede iflçi s n f n n öfkesini örgütlemek; süreci bütün hatlar yla kavrayan, bilince ç kartan, öngörülü ve yüzünü iflçi s n f na dönen (adeta onlarla yan p, onlarla tutuflan *), pratikte srarl, fedakâr ve cesur çal flmalar n neticesinde mümkün olacakt r. Yüzünü sadece % 5 lik sendikal ya de il geri kalan 95 lik iflsizlere ve güvencesiz çal flanlara da çevirmek için hareket eden ve Kurultayda program n tüm kamuoyuna deklare edecek olan DDSB nin çal flmalar na tüm DDSB lilerin Kurultay sahiplenmesi ve tüm ajitasyon propaganda ve örgütleme-tan tma çal flmalar na kat lmalar önemlidir. flsizli e isyan et, örgütlü mücadeleyi yükselt! Tarihte hiçbir zaman s n f mücadelesi düz ve rahat bir seyir izlemedi-izlemeyecektir de. Zaman zaman yükselen, zaman zaman düflen bir seyir izlemesi mücadele koflullar n yaratan do an n, üretim flekillerinin ve dolay s yla toplumsal yap lar n sürekli de iflim-dönüflüm içerisinde olmas ndan kaynaklan r. Tarih bize ezenle ezilenin savafl - m nda ezilenlerin flanl mücadele dönemlerini ö retti i gibi s n f mücadelesinin en a r darbeler ald süreçlerde de halk n nas l öfke biriktirdi ini ve en nihayetinde bu öfke patlamas yla ezenleri nas l alafla- etti ini ö retiyor. Ki içinden geçti imiz, s n f hareketinin da n k ve geri günlerinin ilelebet devam edece ini söylemek ne kadar abesse, elbette ki bu süreç hep böyle gitmez diyerek sürecin böyle devam etmemesi için en ufak bir çabay göstermemek de o kadar abestir. Co rafyam zdaki s n f hareketi emperyalizmin talimat yla egemenler taraf ndan, özellikle 80 Askeri Faflist Cuntas ile kesilmeye, tüm ilerici ve demokratik kurumlar sindirilmeye ve yok edilmeye çal fl ld. S n f mücadelesinin çok a r yaralar ald bu süreci emperyalizm tüm sömürge ve yar -sömürgelerdeki özellikle ideolojik, askeri ve ekonomik sald r lar n boyutland rarak sürdürdü. 89 bahar direniflleri ve eylemleri ve sonras ndan gelen 90 l y llarda yükselen emekçi hareketi gerek objektif gerekse subjektif nedenlerden dolay s n f mücadelesini daha nitelikli bir noktaya evirememifltir. S n f mücadelesinin çok a r yaralar ald bu süreçte emperyalizm de bofl durmayarak iflçi s n f n ve ezilen halk yoksullu a, ac ya, mahkûm ederken tüm devrimcilerden ve ilerici, demokratik muhalefet üzerinden terör sopas n hiç eksik etmemifltir. Son süreçte ABD emperyalizminin GBOP (Geniflletilmifl Büyük Ortado u Projesi) ile yeni konsept de iflikli inde bafl yard mc lardan bir tanesinin de TC oldu u aç kt r. Bu baflyard mc modeline en yak flan örnek kukla olarak (yo un çal flmalar ile bin bir entrikalarla) AKP yi hükümete getirerek 80 Cuntas döneminde bile cesaret edemedikleri sald r lar n yo unlaflt r lm fl olarak start n vermeleridir. Özellefltirmelerle birçok iflçi iflinden ç kar ld, emekçilerin iflçilerin maafllar eridi, köylü daha da yoksullaflt, ö renciler tamamen pazar için köleler yetifltirilen faflist okullarda yoksul olarak okumak zorunda b rak ld, devrimci ve ilericiler katledildi, tutukland. Örgütlenerek- Örgütleyerek! flte bu flartlar alt nda olabildi- ince yoksullu a ve sefalete itilen iflçi s n f, bir darbeyi de öz örgütlülükleri olan sendikalar n içerisindeki reformist-bürokratik anlay fl sahiplerinden yemifltir. Bu sendikalar n özellikle baz lar n n tamamen devlet yanl s politika izlemesi emperyalizm ve yerli uflaklar n n sald - r lar n yo unlaflt rd ve azg nlaflt - bir dönemde egemenlerin hava yast olarak ifllev görmüfltür/görmektedir. Bu süreçte ayn zamanda iflçi s n f hareketinin lokal düzeyde de olsa birçok direniflle suskunlu- unu yavafl yavafl parçalamaya çal flt na tan kl k etmekteyiz. SE- KA dan, TEKEL e, Novamed den TELEKOM a kadar onlarca direnifl atefli yak ld. Bu sürecin akabinde SSGSS yasa tasar s na karfl oluflturulan Herkese Sa l k, Güvenli Gelecek Platformu nun çal flmalar n n da etkisiyle, iflçi s n f n n tepkisi, öfkesi akacak bir kanal aramaya bafllad. Egemenler SSGSS, TEKEL in özellefltirilmesi, iflsizli in katbekat artmas, k - dem ve tazminat hakk n n gasp ve daha birçok sald r y yaflama geçirirken iflçi ve emekçilerin y llar sonra ayn saflarda ve kalabal k bir flekilde 14 Mart ta ifl b rakarak Genel grev genel direnifl, flçi memur el ele genel greve sloganlar yla kanal zorlamas dikkate de er bir geliflmedir. Bu kanal örgütlemek için öncelikle kanal n sa lam temellerde infla edilmesi flartt r. flçi ve emekçilerin yaflamlar n n günbegün yoksullu a mahkûm edildi i, iflsizlerin say s n n h zla katland, çal flanlar n ise sadece % 5 gibi çok küçük bir kesiminin sendikal olarak çal flt bir ülkede iflçi s n f n n öfkesini örgütlemek; süreci bütün hatlar yla kavrayan, bilince ç kartan, öngörülü ve yüzünü iflçi s n f na dönen (adeta onlarla yan p, onlarla tutuflan *), pratikte srarl, fedakâr ve cesur çal flmalar n neticesinde mümkün olacakt r. Yine yukar da anlatmaya çal flt - m z bu flartlar alt nda DDSB (Devrimci Demokratik Sendikal Birlik) sürece daha güçlü ve kararl yan t olabilmek için flsizli- e isyan et! Örgütlü mücadeleyi yükselt! fliarl flçi Kurultay örgütlemektedir. Yüzünü sadece % 5 lik sendikal ya de il geri kalan 95 lik iflsizlere ve güvencesiz çal - flanlara da çevirmek için hareket eden ve Kurultayda program n tüm kamuoyuna deklare edecek olan DDSB nin çal flmalar na tüm DDSB lilerin Kurultay sahiplenmesi ve tüm ajitasyon propaganda ve örgütleme-tan tma çal flmalar na kat lmalar önemlidir. Bu kat l m, Kurultay m z n oluflturaca hedeflerini belirlemede ve motivasyonun artmas nda etkili olacakt r. Günün hedefi örgütlülüklerimizi gelifltirmektir. Bu ise ancak yeniyi güçlendirerek olabilir. Uzak hedefleri yan m za çekerek de il, ancak yan na giderek ulaflabilece imizi kavramak zorunday z. Bu da ancak yak n hedeflerimizin gerçekleflmesi ile mümkündür. Öyleyse Kurultay sürecine aktif kat l m m z sunal m! * Kalinin Sendikal ihanet gemileri yakmay n diyor! Emperyalist neo-liberal politikalar n ürünü olan Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Yasa Tasar s na karfl son süreçte gerçekleflen en genifl kat l ml tepkinin, 14 Mart ta, iki saatlik ifl b - rakma ve bu ifl b rakmaya ba l ülkenin dört bir yan nda hayata geçirilen, yürüyüfl, aç klama vb. biçimlerde d fla vuran tepki oldu unu söylemek gerekiyor. Bu tarihte yap lan eylemlerin, hükümetin tasar y tekrar gözden geçirme ve üzerinde uzlaflma sa lama gibi bir e ilimi de beraberinde getirmesi ise, iflçiemekçi y nlar n hanesine bir art olarak yaz lmal d r. Uzunca y llard r, üzerine ölü topra serpilmifl ve at l bir pozisyonda duran emek cephesi aç s ndan önemli ve olumlu bir geliflme olarak de erlendirilebilecek bu k p rdan fl n sinyalleri ise, son y llarda yang ndan mal kaç r rcas na hayata geçirilmeye çal fl lan özellefltirme, tafleronlaflt rma, esnek çal flma ve çal flma yaflam na dönük art arta gerçekleflen daha bir dizi sald - r lar karfl s nda ortaya ç kan, çok say da eylem, grev vb. hak almaya dönük hareketlenmeyle birlikte al nmaya bafllam flt. Bugün birçok sektördeki çal - flanlar n, kendilerine yönelik sald r - lar geri püskürtme yönlü harekete geçmede ne kadar istekli oldu u ve do ru bir yönelim ve örgütlenmeyle gemileri yakmaya haz r oldu unun en son örneklerini fiubat ta gerçekleflen tersane direniflinde ve de TEKEL iflçilerinin fabrikalar n n özellefltirilmesine karfl verdikleri mücadelede gördük. Ayn zamanda bu iflçilerin faflist kolluk güçlerince engellenmeye çal fl ld klar nda, nas l bir karfl koyufl sergilediklerine de flahit olduk. TEKEL de neler oluyor? Bilindi i üzere TEKEL iflçisinin son aylarda gerçeklefltirdi i eylemlere karfl n, TEKEL British American Tobacco (BAT) sat ld ve sat fl n gerçekleflti i saatlerde iflçiler, Özellefltirme daresi önünde eylemlerini sürdürdüler ve polis bu eyleme dönük azg nca bir sald r gerçeklefltirdi. Sat fl n gerçekleflmesiyle birlikte ise, TEKEL iflçilerinin kendilerini fabrikalara kapad ve sat fl durdurulana kadar da ç kmayacaklar ilan edildi. Ancak sonraki günlerde TEKEL iflçilerinin ciddi bir sessizli e büründü ü görüldü. 14 Mart eylemlerinde de TEKEL iflçilerinin önceki günlerdeki kitlesel soka a dökülüfllerini göremedik. Hatta 14 Mart eylemleri içinde adlar pek geçmedi. Peki, TEKEL de neler oluyor? Bunun cevab n sendikal ihanet yine devrede olarak vermek hiç de abart l olmayacak. Bugün birçok sektördeki çal - flanlar n, kendilerine yönelik sald r lar geri püskürtme yönlü harekete geçmede ne kadar istekli oldu u ve do ru bir yönelim ve örgütlenmeyle gemileri yakmaya haz r oldu unun en son örneklerini fiubat ta gerçekleflen tersane direniflinde ve de TEKEL iflçilerinin fabrikalar n n özellefltirilmesine karfl verdikleri mücadelede gördük. hanet genelgesi Tek G da- fl Sendikas Genel Merkezi 29 fiubat tarihinde bir genelge yay nlayarak, bölge ve flube baflkanl klar na göndermifltir. 40 nolu bu genelgede özetle, özellefltirmeyle ilgili hükümet ve Özellefltirme daresi ile görüflmeler yap laca, hareket stratejisinin bu görüflmelere ba l belirlenece i ifade ediliyor ve 22 fiubat tarihinden itibaren ifl yerlerine kapanm fl olan iflçilerden, aile ve sosyal yaflamlar n son derece y prat c olan eylemlerini bitirmeleri isteniyor. Sanki ilerde daha yo un eylemler yap lacakm fl da, bunun için enerjimizi flimdiden harcamayal m gibi bir izlenim de yarat lmaya çal fl lan bu yaklafl m, daha önceki pratiklerine bakt m zda, çok rahatl kla Tek G da- fl yönetiminin eylemi k rmaya dönük giriflimi olarak adland r labilir. Çünkü genelgenin devam nda iflçilerden talep edilen fley, bu adland rmay fazlas yla hak ediyor. Sendika yöneticileri genelgenin devam nda duyduklar bir kayg y dile getiriyorlar. Bu kayg iflçilerin eyleminden dolay üretimin azalm fl olmas kayg s. Ve üretimi art rmalar isteniyor iflçilerden! Deniyor ki: ( ) al nan bilgilerden fabrikalar m zda üretimin çok büyük ölçüde azald anlafl lmaktad r. Yap lan tespitlere göre halihaz rda TE- KEL in 17 günlük stoku kalm flt r ve bu durumun, savunmaya ve özellefltirmeyi durdurmaya çal flt m z kurum için sorun yaratt anlafl lmaktad r. ( ) Bu itibarla sigara fabrikalar - m zda normal üretimin aksamamas yönünde azami hassasiyet gösterilmesini ve sigara fabrikas çal flan üyelerimizin derhal uyar lmas n önemle rica ederiz. S n f mücadelesinin temel kurallar n n bafl nda, sermayeye geri ad m att rman n yolunun, üretimden gelen gücü harekete geçirmekte yatt gelmektedir. Bu üretimden gelen gücün harekete geçmesi ise ayn zamanda üretimde aksamalara nihai olarak da durmalara yol açmas demektir. Üretimden gelen gücün sahibi olan iflçi s n f n n hak almas n n/alabilmesinin yolu da budur. Üretimde herhangi bir aksama olmamas ise, sadece ve sadece sermayenin lehine bir seyir izler. En basit tan mlamayla ise, üretimi ayn flekilde devam eden sermayenin kâr nda azalma kayg s olmayaca için iflçi-emekçilere dönük sald r lar nda geri ad m atmas da söz konusu olamaz. Tek G da- fl yöneticilerinin bu tutumlar çok aç k ki s n f uzlaflmac, daha da ilerisi, sermaye yanl s bir tutumdur. Sermayeyi karfl lar na almaktan korkan ve gerçekte iflçi s - n f n n kazanmas gibi bir derdi olmayan, baflka kiflisel vb. hesaplar yatan bu tutum ise, sadece Ankara eyleminde de il, önceki eylemlerde de kendini zaten birçok vesileyle d - fla vurmufltur. D fla vuran fley ayn zamanda Tek G da- fl yöneticilerinin (en az ndan büyük bölümünün) ideolojik durufllar olmufltur. TE- KEL eylemlerini takip edenler, sendika yöneticilerinin bu eylemlerde yürüyüflteki kitleyi durdurarak ve/veya eylem alan na var ld nda stiklal Marfl okutmalar na, MHP ve BBP bayraklar n n aç lmas na öncülük ettiklerine flahit olmufllard r. Yine bu eylemlerde rkç -floven söylemlerle kitleye hitap edifllerine de Meselenin bu yan ise, Almanya da nasyonal sosyalistlerin o dönemdeki iflsizli i, ekonomik krizi ve kitlelerdeki yoksullaflmay kullanarak kendilerini iktidara tafl malar n and rmakta ve asl nda ayr bir inceleme konusu olarak, bir baflka yaz da ele al nmak durumundad r. TEKEL direnifline dönecek olursak, direniflin seyri budur. Asl nda flu an ortada ciddi bir direnifl kalmad söylenebilir. Çünkü sendikal ihanet gemileri yakmay n diyor!

10 Enternasyonal İşçi-köylü Mart-3 Nisan 2008 Kolombiya hükümetinin kanl provokasyonu Kolombiya askeri güçlerinin, 2 Mart ta, Terörle Mücadele ad alt nda gerçeklefltirdikleri kanl sald r da Kolombiyal Özgürlük Hareketi FARC n 17 üyesi katledildi. Gerillalar bir süre önce Ekvator s n r içinde kalan bu bölgeye çekilmifllerdi. Kolombiya askeri güçlerinin, 2 Mart ta, Terörle Mücadele ad alt nda gerçeklefltirdikleri kanl sald - r da Kolombiyal Özgürlük Hareketi FARC n 17 üyesi katledildi. Gerillalar bir süre önce Ekvator s n r içinde kalan bu bölgeye çekilmifllerdi. Ancak Kolombiya Hava Kuvvetleri, uluslararas hukuku da hiçe sayarak 10 km. içeri girmifl ve FARC savaflç - lar uykudayken hava bombard man gerçeklefltirmiflti. Hava bombard man n n ard ndan ise kara kuvvetlerine ba l askerler, sa kalan ve ço unlu u yaral olan gerillalara sald rarak, katletmiflti. Katledilenler aras nda bulunan FARC lideri Raul Reyes in cesedi ise, Kolombiyal ordu güçleri taraf ndan aleni olarak sergilenmiflti. Katliam n ard ndan Ekvator ve Venezüela, Kolombiya s n r na askeri y nak yapt lar ve ülkelerindeki Kolombiya elçilerini ve diplomatlar n s n r d fl ettiler. Bogotal yetkililer ise katliam n n ard ndan yapt klar aç klamalarda, FARC önderi Raul Reyes ve katledilen di er gerillalar n uzun süreli takip sonucu ç kan bir çat flma sonucu öldüklerini duyurdular. Ancak Ekvatorlu yetkililerin yapt incelemeler, katledilen FARC üyelerinin büyük ço- unlu unun uykudayken bombalanarak öldüklerini ve içlerinden baz lar n n ise Kolombiyal kara harekat güçlerince infaz edildi ini net olarak gösteriyordu. Ekvator Baflkan Rafael Correa bu sald r y mahkum eden bir aç klama yapt ve Kolombiya n n bu tutumunun bölgeyi Ortado u ya çevirebilece ini söyledi. Gerçekten de Reyes in katledilifline iliflkin tüm emareler hedef gözeterek öldürme ye iflaret etmekte. Reyes FARC n uluslararas alandaki en üst düzeydeki temsilcisiydi ve Avrupa ve Latin Amerika daki diplomatik iliflkileri sürdürmekteydi. Kolombiya polisi sözcüleri, ülkenin güneyinde, Ekvator s n r na yak n bölgede oldukça aktif olan ABD güvenlik güçlerine ait hedeflerin ortaya ç kar lmas nda hiçbir sak nca görmediler. ABD istihbarat birimleri Reyes in yerini uydu telefonlar arac l - yla tespit etmifllerdi. ABD Kolombiya Plan çerçevesinde Kolombiya ya 5 Milyar Dolar vermiflti. Gerçekte bir operasyon ad olan bu plan uyuflturucuya karfl olarak aç klanm fl, ancak süreç içinde bunun, ülkede kök salm fl bir gerilla hareketi olan ve k rk y ld r Kolombiya devletine karfl savaflan, bu süre içinde de ülkenin % 40 n denetimi alt na alan FARC a karfl mücadele amac tafl d ortaya ç km flt. Ekvator Baflkan Correa, katliamdan sonraki günlerde yapt aç klamada bu sald r n n Ekvator hükümeti ile Reyes aras nda, FARC n elinde bulunan rehinelerin serbest b rak lmas üzerinde süren yo un görüflmelerle ba lant l oldu unu aç klad. Fransa D fliflleri Bakan da yine ayn günlerde yapt aç klamada, rehinelerin b rak lmas na iliflkin Reyes le görüflmeler yap ld n söyledi ve bu görüflmelerin özellikle de Frans z vatandafl olan ve alt y ld r FARC n elinde bulunan Betancourt un serbest b rak lmas n kapsad n belirtti. Kolombiya hükümeti geçen ay da rehinelerin b rak lmas na iliflkin giriflimleri sabote etmeye çal flm flt. FARC tam y lbafl günü rehineleri serbest b rakaca n aç klad nda bölgeyi yo un bir bombard mana tutmufltu. Gerillalar bombard man n neden oldu u güvenlikten kaynakl, iki rehineyi taahhüt ettikleri tarihten ancak 10 gün sonra serbest b rakabildiler. Çok aç k ki, Uribe ne insani ne de politik sorunlara iliflkin, FARC la görüflerek bir çözüm bulmaktan yana de il. O da Washington daki efendileri gibi teröristlerle görüflme olmaz fliar na uygun hareket ediyor ve kendisini en ac mas z askeri bask kampanyalar ile iktidarda tutmaya çal fl yor. Son sald r lar n nedeni de, rehinelerin serbest b rak lmas durumunda bu politikan n ifle yaramaz hale gelmesinden duydu u korkudur. Kolombiya hükümetleri öteden beri ABD ufla Kolombiya hükümetleri hem geçmiflte hem de bugün emperyalizmin, özellikle de ABD emperyalizminin Latin Amerika k tas ndaki en sad k ufla- d r. Bölgeye flöyle bir göz at ld nda, di er sol olarak geçinen hükümetlerin hepsi, göstermelik bile olsa, ABD karfl t bir durufl sergilerken, Brezilya da Lula n n, Meksika da iktidarda olan Pan Partisinin ve Kolombiya da ise Uribe hükümetinin ABD yanl s durufllar çok aç kt r. Uribe nin 2000 den sonra iktidara getirilmesi bir tesadüf de ildir, ya da öylesine denk gelmifl bir durum de ildir. Alvarez Uribe ulusal güvenlik projesiyle, ülkeye huzur getirece i bofl sözleriyle seçimleri kazanm flt r. Uribe, ülkenin borçlar n yeni demokratik anlaflmalarla çözece ini söylemifltir l y llardan itibaren Kolombiya da genifl bir devrimci mücadele vard ve bu mücadele, özellikle de gerilla mücadelesi anlam nda objektif ve subjektif nedenlerden dolay kesintiye u ram fl olsa da, önemli kazan mlar elde etmifltir. Bu ülkenin koflullar de- erlendirildi inde, uyuflturucu pazar ndaki- yani dünya uyuflturucu pazar ndaki Coca üretiminin % 60 Kolombiya da üretilmektedir- yani en önemli üretim maddesi bu ülkededir. 80 li y llarda Reagan hükümetinin ve CONTELPRO program üzerinden gelifltirilen Terörizme Karfl Mücadele Plan n n (PLKT) tek amac uyuflturucu pazar n n yollar n geniflletmek ve geliflen devrimci hareketi engellemekti. Y llarca uygulanan plan, zaman zaman ismini de ifltirerek devam ediyor. Bu plana 2000 den sonra Plan Kolombiya ad verildi (PL) den itibaren, FARC gerillalar n n, birkaç y l silahlar b rakmas ndan sonra, silahl mücadeleye tekrar bafl vurmas ve kurtar lm fl bölgeler/üsler oluflturmas vb. köylülerden yard m almas, devletin bask s n art rd. Birçok bask n s ras nda onlarca devrimci ve taraftar katledildi, iflkence gördü veya kaybedildi. Bu 17 FARC üyesinin katledildi i bu sald r da yine ayn politikan n sonuçlar ndan biridir. Her katliam sonras nda oldu u gibi, yine bu defa da katliam hakl ç karmak için bir dizi yalan baflvurulmaktan geri durulmad. Kolombiya Ulusal Polis Birli i fiefi General Oscar Naranjo nun bir bas n aç klamas nda getirdi i iddialara bak - l rsa, bu bilgisayarlarda ayr ca FARC n kirli bomba üretmek için Uranyum sat n almaya çal flt na dair bilgiler de mevcutmufl. Bu kan tlar ise, FARC n terörizm dünyas nda küresel bir sald rgan olma yönünde çaba içinde oldu una iflaret etmekteymifl. Venezülelal yetkililer ise sadece bu iddialar yalanlamakla kalmad lar, iddialar n aksine, kendilerinin Kolombiyal bir uyuflturucu tacirinden ele geçirdikleri bir bilgisayarda Kolombiyal polis flefinin uyuflturucu ticareti ile ba lant lar oldu una dair bilgiler bulduklar n aç klad lar. Geliflmeleri yak ndan izleyen ABD, olay n ilk günlerinde D fliflleri Bakanl arac l ile yapt aç klamada, sorunun Ekvator ve Kolombiya aras nda diplomatik yolla çözülmesi gerekti ini aç klad. Ancak Bush un ayn günlerde Uribe ile yapt görüflmenin hemen ard ndan, Kolombiya n n askeri sald r - lar n n desteklendi i ilan edildi. Bush bu görüflmede Uribe ye Kolombiya n n demokrasisini desteklediklerini ve bölgeyi istikrars zl a sürükleyecek her türden fliddet hareketinin karfl - s nda olduklar n ve ABD nin bundan böyle de fliddete, teröre ve uyuflturucu kaçakç l na karfl mücadele veren Kolombiya n n yan nda olmaya devam edece ini söylemifl. Bush bu görüflmenin ard ndan kongreden, ulusal güvenlik sorunu gerekçesiyle, Kolombiya ile hemen bir serbest ticaret anlaflmas yap lmas n talep etmifl. FARC k sa aral klarla ikinci büyük kayb n verdi Kolombiya Ordusu nun Ekvator s n r n ihlal ederek gerçeklefltirdi i katliama karfl hem ülke içinde hem de ülke d fl nda bir dizi protesto gösterisi gerçeklefltirildi. Kolombiya da 300 binden fazla insan katliama karfl kitlesel bir eylem yapt. Ancak Kolombiya faflist ordusu bu süreçte de katliamlar n sürdürdü. Ve FARC Raul Reyes in ard ndan bir önderini daha kaybetti. FARC n yirmi befl üyeli Merkez Komitesi ni yöneten ve yedi kifliden oluflan Merkez Komite Sekreteryas n n en genç üyesi olan Ivan Rios un bir çat flmada öldürüldü ü bildirildi. Gerçek ad Manuel Jesús Muñoz Ortiz olan van Rios, 46 yafl ndayd ve FARC n bar fl görüflmelerini yürütüyordu. Ayr ca merkez blokunun komutan yd. Genellikle köylü ve iflçilerden gelme komutanlar n oldu u FARC da, üniversite gençli inden gelme ender komutanlardan biriydi. Rios yaflad kent olan Medellin de terör estiren, halka dönük katliamlar gerçeklefltiren ölüm mangalar ndan kaçarak, FARC a kat lm flt. ABD, FARC n en nitelikli önderlerinden olan Rios un bafl na 5 Milyon Dolar ödül koymufltu. Ekvator ve Kolombiya aras ndaki diplomatik kriz çözüldü Kolombiya Faflist Ordusu nun Ekvator s n r n geçerek gerçeklefltirdi i katliam sonras iki ülke aras nda ortaya ç kan kriz de bu süreçte afl ld. Ayn günlerde Dominik Cumhuriyeti nde gerçekleflen Rio Grubu Zirvesinde bir araya gelen Uribe ve Correa krizin resmi olarak sona erdi- ini aç klad lar. 20 Latin Amerika liderinin yer ald zirvede yap lan aç klamaya göre, Kolombiya bundan böyle Ekvator s - n r n ihlal etmeyece ine söz vermifl. Krizin bitti ine dair yap lan aç klama sonras katliam n bafl sorumlular ndan Uribe ile el s k flanlar aras nda Chavez de var. Oysa flu bir gerçek ki, Kolombiya bundan böyle de arkas na ald ABD nin yard mlar yla gerillaya dönük katliamlar n sürdürecektir. Krizin afl ld na dair yap lan anlaflmada da zaten bunun olmayaca na iliflkin herhangi bir söz verilmemekte ya da bundan söz edilmemektedir. Peki solcu liderler acaba neyi kutlamak için el s k flt? Sak n silahl halk hareketlerini bast rmaya dönük z mni anlaflmadan dolay olmas n! kinci tur seçimlerine göre AKEL in (Emekçi Halk n Kalk nma Partisi) Baflkan Hristofyas, sa c Yianni Kasulidi nin (D S ) % 46,4 lük oy oran na karfl %53,6 oy oran ile K br s n yeni cumhurbaflkan oldu. AKEL baflkan n n seçilmesi merkez partisi D KO, EDEK ve ekologlar n deste i ile gerçekleflti. K br s seçimlerinin sonuçlar, emperyalistlerin ve Yunanistan egemen güçlerinin bask lar n n bir sonucudur. Düflük bir tonla ifade edilse de, emperyalist bask lar ve talepler karfl s nda daha esnek olacak bir politik yönelimin olmas gerekti i hep ifade edildi. Almanya eski baflbakan n n iflgal alt ndaki K br s topraklar na ziyareti çarp c d r. Bu ziyaret esasta, seçimler öncesinde K br s Cumhuriyetine yap lan kiflisel bir bask yd. PASOK (ana muhalefet partisi) ve ND (iktidar partisi), 2004 ten bu yana emperyalist Anan plan n n yan nda yer ald lar. Karamanlis in Ankara ziyaretinde, daha önceden 2006 Temmuz ay nda Adan n iki lideri aras nda yap lan anlaflmayla ayn ruha sahip bir uzlaflmaya var larak emperyalist müdahalelerin önü aç lm flt. Papadopoulos un ilk turda elenmesi ile Adan n egemen s n f tüm taraflara, bugüne kadar izlenen HAYIR politikas ndan vazgeçilerek yeni bir Komünist Hristofyas K br s Cumhuriyeti nin yeni cumhurbaflkan * dönemin aç ld mesaj n verdi. K br s Adas nda bütün emperyalistlerin ç karlar çat flmaktad r. Di er taraftan bat, Rusya n n gelifliminden ve adaya müdahale (baflar s z olan S-300 müdahalesinden sonra) etmesinden kayg duymaktad r. Papadopoulos un elenmesi ngiliz-amerikal lar ile birlikte AB de memnun etmifltir. Böylece ikinci turda ngiliz-amerika ve NATO destekli Kasulidis ve Hristofyas karfl karfl ya geldiler. Hristofyas n iktidar güçleri taraf ndan desteklenmesinin ya da deste e sessiz kal nmas n n amac hay r blo unun parçalanmas yd. Olas bir Kasulidis seçiminde, Anan plan na karfl olan AKEL taban n güçlendirecek, bununla beraber, D KO ve EDEK partilerinin de bir araya gelmesi ile emperyalist planlara karfl ciddi bir engel olan halk n deste i ile de önemli bir ço- unluk oluflacakt. Hristofyas n seçimi ile AKEL in önemli bir bölümü ve onu destekleyen merkez partilerin ve D S nin çabalar ile K br s halk kuflat lmakta ve böylece adata emperyalist çözüm planlar n n kabulünün önü aç lmakta. Hristofyas n desteklenmesi, D S baflkan n n öfkesini aç klamakta ve onu, emperyalistlerin anti-komünist histerilerinin yans mas n dillendirmeye, Yunan taraf n ve K br s oligarflisini uyararak, AKEL in Yunanl l k ve kilise karfl tl n n temsilcisi oldu unu, hatta bunun bir y k ma kadar gidebilece ini ifadelerine zorlamakta. AKEL, adan n en güçlü politik gücü ve olmaya da devam etmekte. Politik arenan n temel düzenleyicisi konumunda. lk defa Cumhurbaflkanl na talip oldu ve bunu da kazand. Baz lar ise tarihi bir anormallikten bahsetmekte. Yani AB nin ilk komünist cumhurbaflkan ndan. Her ne kadar seçimlerden önce ve sonras nda AKEL liderine yönelik kayg lar olmufl olsa da esasta bunlar yersizdir. Çünkü Hristofyas parti içinde ki tepkilere ra men Anan Plan n n destekleyicisiydi. Fakat tepkilerden sonra plana hay r diyen blo un içine dâhil olmak zorunda kald. Seçimlerde de D KO nun ve di erlerinin deste ini güvence alt na almak ve K br s halk ndan tecrit olmamak için plan n tekrar gündeme getirilmeyece i yönünde di er güçlerle anlaflmaya vard. Ancak yeni bir emperyalist plan n masaya gelmesi noktas nda da karfl de ildir. Gerek seçimlerden önce, gerekse seçim sürecinde iktidar odaklar ndan Hristofyas ile ilgili herhangi bir müdahale ihtiyac do mam flt. Adada olas bir solcu cumhurbaflkan meselesi, ifl çevrelerini de yak ndan ilgilendirmifltir. Bu do rultuda, Yunanl iflletmecilerin seçimler öncesinde ada ziyareti tesadüf de ildir. Latsi holdingin dönemin meclis baflkan olan Hristofyas ile yak n iliflkileri bulunmaktayd ve Hristofyas yapt bir aç klamada; Sizler ve faaliyetleriniz Adam za hofl geldiniz, çünkü dünya çap nda güçlü bir holdingi temsil etmektesiniz. Bunun içinde ifade ettikleri gibi, Hristofyas sermaye için, ça dafl bir giriflim alan yaratmak istemektedir diyerek korkunun olmad n belirtmekteydiler. AB nin ilk komünist cumhurbaflkan olan Hristofyas n millilefltirmeler, özellefltirmeler ile ilgili bir kelime dahi etmemesi tesadüf de ildir. Sermayeye verdi i sözleri, sermayenin adam olan ve ekonomi bakanl na atad - kifliyle yerine getirmifltir. Komünist cumhurbaflkan n n seçilmesinden sonra baflta ABD, ngiltere ve AB den gelen destek mesajlar bu anlamda oldukça çarp c d r. Burada K br s seçimlerini noktalayarak, seçimlerle ilgili Yunan solunun durufluna k sa bir de ini de bulunmakta fayda var. YKP (Yunanistan Komünist Partisi) Genel Sekreteri Aleka Papariga, yapt aç klamada bakanlar kuruluna seçilen ve iflçi s n f n n ç karlar - na hiçte hizmet etmeyen flah slara de inmemekte, bunun yerine enternasyonalizmin iflçi s n f n n ç kar na oldu unu söylemekte. Papariga yapt - aç klamada; Ayn yolda yer almaktay z, K br s cumhurbaflkan ile ayn görüfllere sahibiz sözleri aç kl a kavuflturulmaya muhtaçt r. Bas n n bir bölümü ise zaferi f rsat bilerek, ülkede ço unluk olan sola yönelik sorular ortaya atarak, merkez solun oluflturulamamas, iktidar d fl nda kal nmas yönünde elefltirilerde bulunmakta. Hristofyas ve komünist partisini örnek vererek, farkl bir politik kültürden bahsetmekte ve orada dogmalara tak lmadan, iflbirliklerinin sa land, ekonomik, politik sistem içinde yarat c çal flmalar n yap ld dillendirilmektedir. Böylece, solun iki partisi YKP (AKEL in kardefl partisi) ve S NASP SMOS un (her ne kadar istemese de) Hristofyas fikri do rultusunda hükümet içinde yer almalar akl verilmekte. Hristofyas- Alavanos (Sinaspismos baflkan ) görüflmesinde, Alavanos; K br s ta sol bir hükümet deneyimin çok önemli oldu unu, kendilerinin de yak n zamanda böyle bir deneyime ihtiyaç duyabilece ini ifade etmekteydi. Hükümet mi olmak istiyorsun. Emperyalist-kapitalist sistemi y kmak istemiyor musun? Göster o zaman. Çünkü yak nda senin de s ran gelecek. Hristofyas gördün? *Bu yaz 8 Mart 08 tarihli Proletaryaki Simea-Proletarya Bayra gazetesinden flçi-köylü için çevrilmifltir. Yunanistan dan bir flçi-köylü okuru.

11 21 Mart-3 Nisan 2008 İşçi-köylü 11 Kavga okulu Kleflin teti inde susuzlu unu dindirenlere; Dilek Polat a 1857 de New Yorklu kad nlar n can bedeli direniflleriyle tarihe kanlar yla yazd klar 8 Mart o günden bugüne say s z kad nlar m z tekrar tekrar yaratt. Bunlardan biri de Dilek Polat yoldaflt r, yani da lar n Ayfer i Yaflam n mücadele, mücadelenin kendisinin de art k yaflam oldu unu kavrayan bir yoldafl Ve 1857 den günümüze elden ele dolaflan k z l bayra m z bizlere devrederken de nas l yaflanmas n herkese, ama özellikle de kad nlara gösterendir 8 Mart n üzerinden neredeyse bir ay geçmifltir. Aylardan Nisan. Nisan n 7 si, Cuma. Bahar n en güzel günleridir. Bahar canlanmad r. Umudun daha çok güçlendi i, boy att bir mevsimdir. Da larda ve flehirlerde, her yerde bu böyledir. Ve umut yüklü Partizanlar, umudu yaymak için daha çok u rafl r baharda, halklar n üzerindeki ölü topra kalks n, yeflillensin, çiçeklensin diye Dünyan n dört bir yan nda dört mevsim bahar olsun, insanl n üstüne k z l günefl hiç batmamak üzere do sun diye Ve bir can, bir yoldafl, 8 Mart ruhunu tafl r hayat n her gününe 1857 de New Yorklu kad nlar n can bedeli direniflleriyle tarihe kanlar yla yazd klar 8 Mart o günden bugüne say s z kad nlar m z tekrar tekrar yaratt. Bunlardan biri de Dilek Polat yoldaflt r, yani da lar n Ayfer i Yaflam n mücadele, mücadelenin kendisinin de art k yaflam oldu unu kavrayan bir yoldafl Ve 1857 den günümüze elden ele dolaflan k z l bayra m z bizlere devrederken de nas l yaflanmas n herkese, ama özellikle de kad nlara gösterendir Bahar n tüm canl l n her daim içinde tafl y p yine bir bahar günü ölümsüzlü e yol ald O. Bayra m z o gün daha da k z llaflt. Yaflam yla ve ölümüyle anlatt, yaflam n ve ölümün anlaml k l nmas n n yolunu. Ustalardan mücadelemize fl k tutan sözler * Bilgi pratikle bafllar, pratikle elde edilen nazari bilgiler yeniden prati e dönmelidir. Bilginin aktif rolü, yaln z duygusal bilginin akli bilgiye faal s çray fl nda görülmez, ayn zamanda ve daha önemlisi akli bilginin devrimci prati e s çray fl nda görülmelidir. (Mao, Seçme Sözler, s. 120) * Çetin bir çal flma önümüze konulmufl ve s rt m za yüklenmek için bize meydan okuyan bir yük gibidir. Baz yükler hafiftir, baz lar da a rd r. Öyle insanlar vard r ki, hafif yükleri seçerler, a rlar - n da baflkalar na b rak rlar. Güzel bir davran fl de- ildir. Baz yoldafllar da baflka türlü davran rlar, rahatlar baflkalar na b rak rlar ve a r yükleri kendileri tafl rlar, herkesten önce güçlüklere dayan rlar, rahat da en son onlar tadarlar. Bunlar iyi yoldafllard r. Hepimiz onlar n komünist ruhundan örnek almal y z. (Mao, Seçme Sözler, s. 136) Da lar n yolu kalbinden geçiyordu! Zulmün ve direniflin sürekli ve k l ç a z gibi keskin oldu u bir diyarda; Dersim de do du unda, Dersim da lar n n flahinleri gerillalarla da tan flma flans na sahip olmufltu Dilek yoldafl. çine ilk k v lc m, çocukluk y llar nda düfltü. Sonras nda üniversitede örgütlü mücadeleye bafllad. Henüz E itim Fakültesi nde bir ö renci, yeni örgütlenmifl bir devrimciyken bile hep da larda olmay hayal ediyordu. Da lar n yollar kalbinden geçenler bulurdu mutlaka yolu. Dersim de ç k lan yol, zmir de üniversitede bir dönemeçten geçip Karadeniz da lar n n doruklar na ulafl r. Da lar, sonsuz genifllikteki ba r n açm flt r tüm halklara. Egemenlerin zulmünden kurtulmak için yüzy llardan bu yana güçlü, geçilmez kaleler olur da lar. Geçmiflin ve günümüzün Dehaklar na düflman, Kawalar na dost olmufltur her zaman. Ve flimdi halk savaflç lar na açar kollar n. Ama ille de en çok ezilenlere, kad nlara Özgürlü e en çok susayanlar patikalarda, ormanlarda, sarp kayal klarda, kleflin teti inde dindirir susuzlu unu. Ve Dilek yoldafl da kana kana içer bu suyu Damarlar nda özgürlük aflk n n yak c kan dolafl r. Zorluklar afl l r, e er inanc n varsa! Elbette her güzel, erdemli, onurlu duruflun büyük bedelleri de vard r. Büyük güzelliklere kadar büyük zorluklar da vard r gerilla olman n. Dilek yoldafl da çok zorlan r en bafllarda. Asl nda bu zorluklar herkes yaflar O nun yaflad gibi. Uzun, yorucu yolculuklar, a r yükler, uykusuzluk ve yorgunluk, yaflamla ölümün her an yanyana durdu u gerilla flartlar na adapte olmak kolay de ildir ilk zamanlar. Fakat nerede ve neden var oldu unu bilenler için tüm zorluklar afl l r. Dilek yoldafl da birçok zorluk yaflar do al olarak. Ve bu zorluklar aflmay baflar r her defas nda Gerillaya kat ld nda hareketli birlikte yer al r. Uzun ve zorlu yürüyüfllere al fl k olmayan ayak tabanlar k sa sürede patlar. Bu durum büyük ac verse de grubu engellememek, yavafllatmama için kendini çok zorlar. Yoldafl n bu tutumu bundan sonraki karfl laflt tüm zorluklara karfl yaklafl m n n da ipucunu verir. Mesela, bir faaliyete gitmifltir bir gerilla birimi. Bu birimde Ayfer yoldafl da vard r. Ve tüm yoldafllar 24 saat boyunca k sa molalar d fl nda hiç dinlenmeden, uyumadan, sürekli yol yürümüfltür a r çantalarla. Çantalar gibi görevin önemi de a rd r. Çünkü gerilla için en önemli fleyi, askeri malzeme, cephane tafl maktad r grup. Çantalar oldukça a r, grup oldukça yorgun ve uykusuzken, tam bu s rada grup düflman birimiyle karfl lafl r ve çat flma bafllar. Ayfer yoldafl da an nda düflmana ilk karfl l k verenlerden biridir. Düflman bilinci, düflmana kini ta 38 lerden Dersim den geldi inden kökleri derindedir, bir an bile tereddüt etmez teti e basmakta Tüm dezeavantajl duruma ra men çantas n b rakmaz çat flmada. Eme in de erini gerillada bulundu u sürede çok iyi kavram flt r. Parti de erlerinin, halk n büyük fedakârl yla, kendi ihtiyaçlar ndan k sarak Partiye sunmas ve birçok yoldafl n uzun zindan hayat n veya can n vermeyi göze alarak binbir emek, binbir fedakârl kla yarat ld n bilir. Düflmana bir i ne dahi b - rakmamak gerekti ini, tüm parti de erlerini gözümüz gibi korunmas n, maddi de erlere karfl bu kadar duyarl davranarak, o zor anda göstermifltir. Bunu yaparken en büyük de eri, yoldafllar n da daha fazla korumaya çabalar. Kula n n dibinden v nlay p geçen, önüne, yanlar na kaplan p üstüne topraklar saçan mermilere ra men, bir yandan atefl edip düflmanla, bir yandan yorgunlu uyla u rafl rken, di er yandan da yan bafl ndaki Süheyla (Emel K l ç) yoldaflla birbirlerine yard m ederek, çat flma alan ndan çekilirler. flte yine en zor anlardan birinde O, kendini de il yoldafl n ve parti de- erlerini düflünmüfltür. Elbette ki bu ve benzeri birçok olumlu tav r göstermifltir yoldafl. Bunun say s z örnekleri vard r. Bu olumluluklarda en çok pay olanlar ise flehitlerimizdi. Dilek yoldafl flehit yoldafllardan çok etkilenir, hep sevgi ve özlemle anar, onlar n olumluluklar n tafl mam z, almam z gerekti ini vurgulard. Ve kendi de öyle yapard. De ifltikçe geliflti, gelifltikçe de iflti! Tabi ki O nun da hatalar ve eksiklikleri vard hepimiz gibi. Ö renci kökenli oldu u için, ö rencilere özgü olumlu ve olumsuz özellikleri genel hatlar yla üzerinde tafl yordu. Rahatç l k, disiplin konular nda zorlanma gibi kimi özelliklerdi bunlar. Fakat eksiksiz ve hatas z olmak zaten mümkün de ildir. Önemli olan eksiklik ve hatalar yoldafllar n yard m yla görmek, görmeye aç k olmak ve hatalar yoldafllar n yard m yla de ifltirme çabas nda olmakt r. Aslolan budur, Ayfer yoldafl n yapt da buydu. Ve böylece yoldafl, zamanla de- iflti, ilerledi, kendini aflt. Ayfer yoldafl n kendini en çok sorgulad, kendinde en çok müdahale etti i ve tabi ki tüm bu çabalar sonucunda de ifltirdi i yan toplumdan edindi i edilgen, kendine güvensiz kad n özellikleridir. Üzerinde tafl d gerici de erlerin zincirlerini k ran, kad n olman n gerçek anlamda bilincine ulafl p özgür ve inisiyatifli olma çabas meyvelerini veriyordu. Yoldafl de ifltikçe gelifliyor, gelifltikçe de ifliyordu. Bin y llar n zincirlerini k rman n örne i Ayfer yoldafl bir anneydi ayn zamanda. Birçoklar çocu unu ailesini gerekçe göstererek devrime yapabilece i birçok basit katk y bile yapmaktan çekinirken, O yavrusunu hiç tereddüt etmeden ard nda b rakabildi, da lara yöneldi. Üstelik yavrusunu bu kadar çok sevdi i halde. Tüm çocuklar çocu u belledi i için Toplumun kad na biçti i kal plar n d fl na ç - k p özgürleflmeyi baflar yordu. Bin y llar n bu a r zincirlerini k rmak zor olsa da elbette imkans z de ildir. Ve Dilek yoldafl bunu baflararak, ad n ald Ayfer Celep yoldafl gibi de iflirken de ifltirmeyi baflaranlardand r. Bundand r ki Ayfer ismi tam Dilek yoldafla uygundu. Ayfer ismini alm fl, Ayferce yaflam flt. Ve Ayferce ölmüfltü. flte flehitlere ba l l n en yal n ifadesi, bu yaflam ve ölüm biçimidir. 8 Mart yaratan New Yorklu kad n iflçilerden bayra devralan Komünarl kad nlar n barikatlarda mermilere meydan okuyarak her düflenin yerini al p bayra hiç yere düflürmeden tafl r kad nlar. Ekim Devrimi ve Çin Devrimi nde, her cephede en ön safta yer alan kad nlardan devral nd bayrak, uzat ld bu ülkemize Ve Ayfer Celep ten Dilek Polat yoldafla geçti bayrak. O, Her gün 8 Mart, her gün mücadele fliar - n hayat nda somutlaflt ranlardand. Bundan dolay özgürleflti. Örgütlü mücadeleyle geliflti, güçlendi. Ve her fleyi gibi can n da vermekten hiç geri durmad. Bahar n serinli i, dirili i yay ls n diye tüm canlara, O uzun bir yolculu a ç kt. Uzun yolun zorluklar n bir bir aflarken bir fl k b rakt geride. Zalimleri yakan, halklar -yoldafllar ayd nlatan bir fl k. Nisan günefli her zaman parlas n diye gökyüzünde, 7 Nisan 2006 da bu bayra geride kalanlara uzatt. Ifl yaymam z için bize b rakt. Gözyafl, yas de il inanç, ba l l k, kararl l k ve özgürlü ün yolunu b rakt ard ndan. Özellikle de yeni Ayferlere, Dileklere. Hadi uzat elini. Tut bayra-, al ve yay fl! (Bir yoldafl ) KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER Cemal Ferhat: Dersim Hozat- Peyik (Ça larca) Köyü do umlu olan Cemal Ferhat, Nisan 1980 de Hozat ta Halk n Kurtuluflu taraftarlar n n b çakl sald r s sonucu flehit düfltü. Emin U urlu: Proletarya Partisi saflar nda mücadele yürütürken 27 Mart 1982 de Almanya da geçirdi i bir trafik kazas sonucu yaflam n yitirdi. Veysel Y ld z: Kürt milliyetinden olan Veysel Y ld z bir Partizan olarak 28 Mart 1982 tarihinde Malatya da gözalt na al nd. Yafl 40 n üzerinde olan Veysel Y ld z yo un iflkencelere ra men ser verip s r vermeyerek 31 Mart 1982 de katledildi. Ali Uçar: 1959 Dersim Ovac k Güney Konak (Çakperi) do umlu olan Ali Uçar, Proletarya Partisi nin düflünceleriyle 1976 y l nda tan flt. Bu süreçten sonra birçok kamulaflt rma ve cezaland rma eyleminde yer alan Uçar, 80 sonras oluflturulan ilk askeri komisyon içerisinde yer ald. Son olarak görev yapt Bak rköy- ncirli de bir evi boflaltmaya gitti inde düflman n kurdu u pusuya düflen Ali Uçar düfltü ü pusuda kendi imkanlar ve olanaklar yla çat fl r. Bu çat flma s - ras nda 6 Nisan 1983 te flehit düfler. fierif Ahmet Aslan: Nisan 1984 te zmir Buca Hapishanesi nde yakaland bir hastal k sonucu flehit düfltü. Cihan Çetinkaya: Zeytinburnu nda lümpen arkadafl çevresinden ç k p Partizanlarla yeni tan flt bir dönemde eski arkadafl çevresinde ç - kan bir kavgada Nisan 1997 de yaflam n yitirdi. Davut Kirman: 1950 Artvin fiavflat do umlu, Gürcü milliyetindendir. Proletarya Partisi ne her türlü olanaklar n sunmaktan geri durmam flt r. Hasta oldu u dönemde bile gözalt na al nmas na ra men teslim olmam flt r. Son günlerini Ulucanlar Hapishanesi nde geçiren Partizanlar n Davut amcas, tahliye olduktan k sa bir süre sonra yakaland kanser hastal nedeniyle Nisan 1998 de yaflam n yitirdi. Pusula Devrimci militanl k, kendili indencili i ve dura anl yads r! Devrimci çal flman n en büyük handikap kendili indencilik ve dura anl kt r. Dura anl n ve kendili indencili in oldu u her yerde, militan mücadele, yeni halefler yetifltirme, somut sorunlar üzerinden kitleleri harekete geçirme vb. konularda eksiklikler mutlaka ki olacakt r. Bugün bu noktadaki eksik ve yanl fl yaklafl mlar m z devam etmektedir. Öyleyse nerede, hangi alanda çal fl rsak çal flal m, her komite, her hücre ve hatta her birey döne döne günlük yaflam n tafl d misyona uygun olarak düzenleyip düzenlemedi i sorusuna yan t aramal d r. Düflünüfl tarz m zda problem varsa, pratik çal flmalar m zda yani görev ve sorumluluklar m z yerine getirme konusunda da problemlerin olmamas düflünülemez. Daha da somutlarsak; Devrim bir bedel, s n rs z bir emek verme eylemidir. Demokratik Halk Devrimi ve sosyalizm mücadelesinde ideolojik olarak tereddüte düflenlerin, bedel ödeme, görev ve sorumluluklar - n yarat c bir temelde yerine getirme konusunda da s k nt lar yaflamalar kaç n lmaz olur. Çünkü; bu bir niyet sorunu de il, neyi, ne ölçüde istedi imiz ve halk n davas na hizmet etmek için her türlü bedeli ödemeye ne kadar haz r olup olmad m z sorunudur. Bu temel bir sorundur. Örgütlü mücadelede bu sorun do ru bir temelde çözülmedi i sürece, pratik baflar lar elde etmek mümkün de- ildir. Daha da önemlisi bu konuda Marksizm-Leninizm-Maoizm temelinde bir pratik hat için, geneli somuta uygulamada yarat c l k, ezilenlerin somut taleplerinin do ru tespiti ve bu u urda srarl bir prati in izlenmesi gerekir. Emekçilerin, ezilen uluslar n taleplerinin do ru belirlenmesi, MLM bilgi teorisini ve süreci bu bilgi teorisi fl nda kavrama gerçe ini zorunlu k lar. Burada sözünü etti imiz pratik, randevudan randevuya koflan, dar pratik içinde kendini tüketen bir tarz de ildir. Sözünü etti imiz pratik fikir üretmektir. Proletarya Partisi nin önüne koydu u görevleri bulunduklar alanlarda en iyi tarzda uygulamak noktas nda çaba harcamakt r. Yeni militanlar kazand rmakt r. Çal flma alanlar nda kitleleri örgüte yak nlaflt rma, örgütün kitleler içindeki sayg nl n artt rmakt r. Sorunu bu bak fl aç s yla ele almak, bugün bize, var olan niteli in daha da yükseltilmesini, yeni kadro ve militanlar n kazan lmas için özel çal flmalar n yürütülmesi görevini dayat yor. Sorumluluk alma, inisiyatif gelifltirme yerine, bu yönlü geliflen veya örgütlenen pratiklere s radan bir kat l m göstermek, somut-güncel görevlerin sorumlulu unu ve bilincini tafl mamakt r. S radan bir durufl, s radan bir pratikle, devrimci militanl k, kitlelerle zay f olan ba lar güçlendirme sonuçlar elde edilemez. Öncü tutum ve yarat c l ktan uzak bir pratikle öncünün kararlar ve talimatlar ad na lay k bir tarzda yerine getirilemez. Sonuç olarak; sürecin sorunlar a r ve bu a r sorunlar bize daha büyük özveri ve fedakarl klarda bulunmay emrediyor. Bundan kaç namay z. Bundan kaç nmak, kendili indenci, dura an bir prati i onaylamak anlam na gelir. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki; bu tür pratikler çürütür, yok eder. Bu tür pratikler özgür bir gelece in de il, geleceksizli in temel tafllar n örer. O halde bu öldürücü ideolojik hastal klara karfl öncü, militan bir duruflla hareket etmeliyiz. Öncü-militan bir durufl, geliflmeleri arkadan izleyip, sonuçlardan hareketle reçeteler yazmak de- il, ön görmektir. Öngörülene uygun olarak tüm güçlerini militanca bir kavgaya sürüklemektir. Yap lmas gereken budur. Ve biz de bunu yapmal y z. Yarat c l k devrimcili in özüdür. Genel, somuta ancak yarat c bir bak fl aç s yla uygulanabilir. Yarat c l k incelemeyi-araflt rmay, yani somut durumu çözümlemeyi ön koflul sayar. Çünkü; genel bir teorik belirlemede bulunmak, tek bafl na bir anlam ifade etmez. O teorik belirlemenin kitle içinde nüfuz etmesi ancak nesnel koflullar n gücünü arkas na alan somut bir pratikle mümkün olabilir. flte o pratik kararl ve srarc bir durufl ve yürüyüfl temposunu içermek zorundad r. Sorunun sorulmad, yarat c l n olmad yerde kendi kendini tekrarlama, geliflmelerin peflinde sürüklenme kaç n lmaz hale gelir. Oysa s n f mücadelesinde kadro ve ileri militanlar için en büyük tehlike kendini tekrarlamakt r. Geliflmeleri izleme, ona uygun olarak taktik hamleler gelifltirme ve kendini yenileme yerine, bildi i yöntemleri tekrarlay p, bir memur tavr yla sorunlara yaklaflmakt r. kincisi; bu yeni taze güçleri somut güncel sorunlar üzerinde prati i yöneltmektir. Örne in, egemen s n flar içerde ve d flar da Kürt halk na ve kurumlar na karfl kapsaml bir sald r içindeler. Bu sald r lar karfl s nda durmak, Kürt halk yla dayan flma içinde bulunmak, sürecin bize dayatt bir görevdir. Bu görevi asgari düzeyde yerine getirmek için, devrimci at lganl k, inisiyatif ve mücadele taktiklerindeki yarat c l k olmazsa olmazd r. Öncü, bize harekete geçmemizi emrediyor. Neden harekete geçilmesi gerekti i sorusuna da gereken yan t veriyor. Bu aflamadan sonra görev, tüm alanlardaki komite, hücre ve Proletarya Partisi ne yak n olan güçlere düflüyor. Herkes alan n n somut durumuna uygun olarak sorumluluk alma, inisiyatif gelifltirme, di er bir ifadeyle bu politikay en genifl kesimlere ulaflt rma ve pratik bir tutum tak nma göreviyle yüz yüzedir. Bu demektir ki; hepimizin görevi, al nan kararlar mekanik olarak sahiplenmek de il, ayn zamanda kendimizden bir fleyler katmakt r. Kendimizden bir fleyler katma sürecine girmek, yarat c l m z derinlefltirir, daha çok inisiyatif daha çok sorumluluk alma bilincimizi gelifltirir. flte kendimize olan özgüveni kazanmam z n kitlelerle ba kurup gelifltirmemizin yolu da bu devrimci pratiklerden geçer.

12 Göğün yarısı İşçi-köylü Mart-3 Nisan 2008 Yaflamda ve mücadelede Vard k, Var z, Var olaca z! Emperyalist sald rganl n dünyada ve bölgemizde giderek yükseldi i, bu sald rganl a paralel olarak, ülkemiz uflak egemen s n flar n n, emperyalist politikalar hayata geçirmeye h z verdi i, yine bu politikalar do rultusunda, iflçi-emekçi y nlara dönük sosyal y k m sald r lar n n ve her türden ekonomik-demokratik hak gasplar n n yafland ve halk n gerçek gündemi olan bu gündemleri sapt rmak için, s n r ötesi harekat, türban vb. meselelerin gündeme tafl nd bu süreçte, bir 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü nü daha geride b rakt k. Bu y lki 8 Mart kutlamalar bir kez daha, egemenlerin ve feminist-reformist ak mlar n tüm içini boflaltma, s n fsal özünden koparma çabalar na karfl n, olanca k z ll ile yap ld. K z l renklerin alanlara akt bu kutlamalar ayn zamanda yukar da dile getirilen sald r politikalar na karfl da isyan n hayk r ld, tüm bu sald r lar geri püskürtmenin yegane yolunun, kad n-erkek ortak mücadeleden geçti inin srarla vurguland eylemlere dönüfltü. stanbul Çok say da devrimci-ilerici kurum taraf ndan, Emperyalizme, fiovenizme, Gericili e, Sosyal Y k ma, Sömürüye ve Ayr mc l a Karfl Kad nlar Örgütlü Mücadeleye fliar alt nda, 9 Mart günü Kad köy de gerçeklefltirilen mitinge kad n-erkek binlerce kifli kat ld. Partizan, HÖC, BDSP, HKM, Kald raç, PDD, Pir Sultan abdal Dernekleri, TKP, ÇHD, Türk- fl fiubeler Platformu, Odak, Köz ve KESK li kad nlar n yan s ra, daha birçok kurumun kat ld miting, saat te Tepe Nautilus önünde toplan lmas yla bafllad. En önde Yaflas n 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü fliar n n yaz l oldu u ortak bir pankart n oldu u kortej, buradan Kad köy skele Meydan na do ru yürüyüfle geçti. Kortejin en önünde yer alan Partizan mitinge, Yaflamda ve Mücadelede Vard k, Var z, Varolaca z - Yeni Demokrat Kad nlar ve Kad n Erkek El Ele Demokratik Devrime yaz l iki pankartla kat ld. Ayr ca çok say da kad n flehidin resminin oldu u dövizler tafl yan Partizan kitlesi, yo un ve coflkulu kat l m yla dikkat çekti. Miting, devrim ve sosyalizm mücadelesinde flehit düflen kad nlar n flahs nda yap lan sayg durufluyla bafllad ve ÇHD stanbul fiube Baflkan Zeycan Balc n n kurumlar ad na yapt ortak aç klamayla devam etti. Ard ndan, Yasemin Göksü sahne alarak, ezgilerini seslendirdi. Göksu dan sonra programa kat lan fiair Ruhan Mavruk da fliir okudu. Miting son olarak Grup Yorum un seslendirdi i coflkulu parçalar ve çekilen halaylarla sona erdi. Mersin Saat da Mersin Devlet Hastanesi önünde eylem alan n dolduranlar hep birlikte 8 Mart kad n-erkek elele mücadele günüdür diye Mersin hayk rd. Mitinge Liseli Ö renci Birli i (Mersin LÖB) de paras z e itim ve her türlü bask ya karfl kat ld. Ve daha birçok demokratik kurum, dernek, parti ve sendika da alanlardayd. Miting alan - na gelindi inde alanda sayg duruflunun ard ndan 8 Mart n tarihi anlat ld ve halaylar eflli inde miting bitirildi. zmir 8 Mart günü saat 13:00 de Konak Pier önünde Kad n olmadan devrim olmaz Devrim olmadan kad n kurtulmaz pankart arkas nda toplanan Al nteri ve Partizan okurlar buradan Sümerbank önüne kadar yürüdü. Ellerinde iflçi, köylü, Filistinli, Afganistanl, Irakl, Kürt kad nlar n n ve devrim mücadelesinde ölümsüzlü e u urlad - m z kad n flehitlerin resimleriyle yürüyen kitle alana gelindi inde devrim flehitleri an s na sayg duruflu yapt ve ard ndan haz rlanan ortak bas n aç klamas okundu. Mihriban Karakaya n n okudu u metinde 8 Mart n tarihçesi anlat ld ve isyan-kavga mücadele günü oldu unun alt çizildi. Ard ndan bir kad n emekçi Ekmek ve Gül fliirini okudu. Tecrite karfl direnen devrimci tutsaklar n ve özelde devrimci kad n tutsaklar n u rad sald r lara dair bir tutsak yak n n n mektubunun okunmas ndan sonra saz eflli inde söylenen ezgiler ve çekilen halaylarla etkinlik sona erdi. Adana 8 Mart Cumartesi günü Adana da Devrimci 8 Mart Platformu nun (Al nteri, BDSP, ÇHKM, DHP, HÖC, SSH ve Partizan) düzenledi i eyleme yaklafl k 100 kifli kat ld. Akflam saat de bafllayan meflaleli yürüyüflte Cinsel s n fsal ulusal sömürüye son pankart aç larak, k sa bir yürüyüfl yap ld ve ard ndan bas n aç klamas okundu. Aç klama sona ererken k sa bir müzik dinletisi verildi. Halaylar eflli inde eylem sonland r ld. (Adana K okurlar ) Avrupa da 8 Mart coflkusu Frankfurt Dünyan n birçok yerinde oldu u gibi Almanya da da çeflitli kent ve illerde, 8 Mart etkinliklerle kutland. Bu yerlerden bir tanesi de Frankfurt. Aylar öncesinde bafllayan haz rl klar, AT K-Yeni Kad n n da içinde yer ald ortak bir kad n platformu taraf ndan yap ld. Etkinlik önce Frankfurt Kültüleraras Gençlik Forumu (KAGEF) Derne i nin bünyesinde çal flma yürüten Gökkufla Sanat Atölyesi nin Müzik Korusu yla bafllad. Seslendirdikleri çeflitli türkülerin ard ndan Enternasyonal i Almanca söyleyerek bitirdiler. Sonra de- iflik kad n kurumlar na söz hakk verildi. AT K Yeni Kad n Komisyonu ad na da bir konuflma yap ld. Hemen ard ndan ADKH, Courage, Feminist Partisi ve Avrupa Kürt Kad n Hareketi de bildirilerini okudular. fiiirler okunduktan sonra halaylar çekildi. Etkinlik bitirildikten sonra yürüyüfle geçildi. Alana döndükten sonra yaklafl k 3 saat süren etkinlik, halay ve alk fllarla sona erdi. (Frankfurt K okurlar ) Paris Fransa da, 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü vesilesi ile birçok kurum kad nlara yönelik haks zl klar çeflitli yollarla dile getirdi. Örne in Fransa da, sosyal yaflamdaki tablo bu gerçe in bir yans mas d r. Efller aras fliddetten her üç günde bir, bir kad n yaflam n yitirmektedir. Yine y lda 48 bin kad n tecavüze u ramaktad r. Zorla evlilik ve fuhufl gibi çeflitli kölelik biçimleri, eflitlik, kardefllik ve özgürlükten dem vuran Fransa da politik-ekonomik sistemin bir sonucu olarak varl n sürdürmektedir. Tam da buna parmak basmak üzere 8 Mart günü Paris te bir buluflma gerçekleflti. Frans z Komünist Partisi, Paris nsan Haklar Ligi gibi onlarca Frans z parti ve kurumun yan s ra göçmen kurumlar da mitingde yer ald lar. Les Halles Meydan nda saat 15:00 te bafllayan mitinge Partizan okurlar olarak bizler de pankartlar m zla kat ld k. Günün anlam ve önemiyle ilgili konuflmalar n yap ld etkinlik, alanda yo un bir flekilde at lan Frans zca sloganlarla sona erdi. (Paris K okurlar ) Hatay 8 Mart öncesi biraraya gelen Partizan, DGH, HÖC, Al nteri ve Sosyalist Barikat olarak 8 Mart a iliflkin ortaklaflma sa lanabilecek kurumlara gidildi, ama olumlu yan t al namad. Neticede devrimci gruplar Devrimci 8 Mart Platformu oluflturdu. Bizler bu platform üyeleri olarak 2 hafta öncesinden çal flmalar m za bafllatt k, ortak ç kard m z afifl ve bildiriler belirlenen bölge ve yerlere yap flt - r ld ve da t m yap ld. 8 Mart günü merkez Ulus Meydan nda saat 12:30 da tüm gruplar bir araya geldi. Alanda aç lan Ulusal, cinsel, s n fsal bask ve sömürüye karfl örgütlenelim! ortak imzal pankart aç ld ve eylem z lg t ve alk fllarla bafllad, ard ndan bas n metni okundu. Ortak sloganlardan sonra müzik grubu k sa bir dinleti verdi. Ard ndan küçük bir skeçle eylem devam etti, son olarak yaklafl k 100 kiflinin kat ld etkinlik halaylarla son buldu. (Hatay K okurlar ) Dersim Dersim de Emekçi Kad nlar Günü yaklafl k bir ay öncesinden hem kendi çal flmalar m z hem de 8 Mart Örgütleme Komitesi düzeyinde bafllad. Çal flmalar içerisinde radyo program, mahalle toplant lar, afiflleme ve bildiri da t mlar gerçeklefltirildi. 8 Mart Cumartesi günü saat 11:00 de Sanat Soka nda biraraya gelen Örgütleme Komitesi bileflenleri HKM, Partizan, HÖC, ESP, DHP ve EMEP kortejler halinde Demir Oluk üzerinden mitingin yap ld K flla Meydan na yürüdü. Burada devrim Dersim flehitleri için gerçeklefltirilen sayg duruflunun ard ndan mitinge sunum ve konuflmalarla devam edildi. Çekilen halaylar ve Umuda Türkü müzik grubunun söyledi i marfllar ve türkülerle etkinlik sonland r ld. Bizler Partizan olarak yürüyüfle Raa Demokratik Devrim De Cini U Cüamerdi Tehermede (Kad n Erkek El Ele Demokratik Devrime) pankart yla kat ld k. Kortejimizde kad n ve erke in birlikte mücadelesinin önemi vurguland. (Dersim K okurlar ) Erzincan Bizler Erzincan YDG olarak bu y l oluflturulan 8 Mart Kad n Platformu nda (Partizan, YDG, YDGH, DHP, ESP, DTP ve KESK bileflenleri) yerimizi ald k. lk olarak saat 12:30 da E itim-sen önünden Cumhuriyet Meydan na kadar bir yürüyüfl düzenlendi. Meydana gelindi inde bas n aç klamas yap ld. Yürüyüfl esnas nda s k s k 8 Mart k - z ld r k z l kalacak, Jin jiyan nabe, Kad n erkek elele, örgütlü mücadeleye, Kimsenin namusu olmayaca z vb. sloganlar at ld. Bas n aç klamas ndan sonra kitlesel olarak E itim-sen binas na gidildi. Burada kad n sorunlar n anlatan bir tiyatro gösterimi yap ld ktan sonra 8 Mart etkinli i sona erdi. (Erzincan YDG) Kars 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü vesilesiyle Kars ta E itim-sen, D SK, Devrimci Gençlik, S - n f dergisi, Gençlik Federasyonu ve YDG nin ortak haz rlad bir etkinlik oldu. Yaklafl k 150 kiflinin kat l m yla Cumartesi günü saat 12:00 de fiehir Meydan nda gerçeklefltirilen bas n aç klamas nda D SK in insiyatifinde devrimci yap lardan da önerilerin sunuldu u bir bas n metni okunmufltur. Bas n aç klamas alk fl eflli inde, bir süre yürüyerek sonland r lm flt r. (Kars YDG) Malatya 8 Mart kutlamak ve direniflte olan TEKEL iflçilerine destek olmak için Partizan, HÖC lü kad nlar, EKD-G, DHP, DTP, EMEP, ÖDP, HD ve KESK, Malatya da bir yürüyüfl düzenledi. 8 Mart günü Malatya HD önünde biraraya gelen kitle, burada kortejler oluflturarak davul ve zurna eflli inde direniflte olan TEKEL önüne do ru sloganlarla yürüyüfle geçti. TEKEL önüne gelen kitleyi iflçiler sloganlar ve karanfillerle karfl lad. Burada yap lan aç klamada TEKEL de iflçi kad nlar; özellefltirmeye, ya maya karfl direniyorlar. Bizler de bu 8 Mart ta; iflini, ekme ini, gelece ini ve örgütlenme hakk n savunmak için, direniflte olan TEKEL iflçileriyle dayan flma bilincini ve eylemlili i yükseltmek için buraday z denildi. Eyleme Malatya YDG de haz rlad Cinsel ulusal s n fsal sömürüye son, Kad n erkek el ele örgütlü mücadeleye dövizleriyle kat ld. (Malatya YDG) Trabzon Bu y l 8 Mart YDG, HÖC, ÖEP, Ekim Gençli- i nin örgütledi i bir etkinlik ve bas n aç klamas yla kutland. Çal flmalar üniversitede yap lan afifller ve da t lan bildirilerle duyuruldu. Cumartesi günü saat 12:00 de Trabzon nsan Haklar Derne i nde yap lan etkinli imize yaklafl k 50 kifli kat ld. Bir aç klama ile bafllayan etkinlik, emekçi kad nlar n da oldu u bir söylefli ile devam etti. Burada kad n arkadafllar m z sorunlar n anlatt lar ve özellikle son senelerde 8 Mart n içinin boflalt lmaya çal fl ld n belirttiler. Etkinli imiz fliir dinletisi ve müzikle son buldu. Ard ndan Meydan Park a geçerek bir tiyatro gösterisi yapt k. Tiyatroda savaflta kad n n yaflad s k nt lar ve kurtuluflun direnen halklar n mücadelesiyle olaca vurguland. Sonras nda Kad n erkek elele, emperyalizme karfl mücadeleye pankart yla bir bas n aç klamas yap ld. 10 Mart Pazartesi günü ayn tiyatroyu, KTÜ Makina Mühendisli i kantininde gerçeklefltirmek istedik. Okunan fliirden sonra tiyatro bafllad, ama bir tiyatroya bile tahammülü olmayan kolluk güçlerinin müdahalesi gecikmedi. Kantinciyi s k flt rarak tiyatroyu kantinde yapmam z engellediler. Bizler de tiyatro oyunumuzu d flar da gerçeklefltirip, sloganlarla eylemimize son verdik. 11 Mart ta bu etkinlikten kaynakl 3 arkadafl m z gözalt na al nd. (Trabzon YDG) Linz Yap lan etkinlikler Mezopotamya Anadolu Kültür Derne i ve Umut Kültür Merkezi önderli inde Amara Kürt Kad nlar Derne i, Linz Yeni Demokrat Kad nlar Derne i taraf ndan gerçeklefltirildi. 400 kiflinin kat ld etkinlikte büyük bir kesim kad n ve gençlerden olufluyordu ve oldukça coflkuluydu. Aç l fl konuflmas Kürtçe ve Türkçe yap ld ve ard ndan bir dakikal k sayg durufluna geçildi. AT K- Kad nlar Komisyonu nun haz rlam fl oldu u dia gösterildi. Umut Kültür Merkezi nin haz rlam fl oldu u fliir ve solo grubu da etkinlikte yerini ald. Büyük be eniyle izlenen ve alk fllanan gruptan sonra Amara Kürt Kad nlar Derne i Temsilcisi mesaj n sundu ve Mezopotamya Folklor Ekibi yerini alarak oyunlar n sergiledi. Yar m saatlik bir aradan sonra Mezopotamya Müzik Grubu ve Halk Ozani Delil Xidir yerini alarak yo- un alk fllar aras nda program n bitirdi. ATIGF- Ülke Kad nlar Komitesi ve Yeni Demokrat Kad n Derne i temsilcisi sahne alarak mesajlar n sundu. ATIGF ve Mezopotamya Kültür Derne i nin getirmifl oldu u Koma Çar Newa sahne al rken z lg tlarla ve sloganlarla karfl land. Koma Çar Newa dan sonra sahneyi Gece Tertip Komitesi ald. Dünyada, Türkiye de ve T. Kürdistan nda s n r ötesi operasyon 8 Mart n anlam üzerine yap lan coflkulu konuflmadan sonra ortak sloganlar at ld. (Linz Yeni Demokratik Kad n) Londra Londra da 8 Mart günü ço unlu unu kad nlar n oluflturdu u üç bine yak n kitle sokaklardayd. Bizler de Türkiye ve T. Kürdistanl demokratik kurumlar n kad n komisyon ve komitelerinin oluflturmufl oldu u Britanya Kad n Platformu olarak yürüyüfle kat ld k. 9 Mart günü yine Britanya Kad n Platformu nun haz rlad kültürel etkinlik düzenlendi. Türkçe ve Kürtçe sunumun yap ld etkinlik, devrim flehitleri için yap lan sayg duruflu ile bafllad. Her kurumun kendi konuflmac lar n n yer ald program ak fl ; YÇKM Tiyatro Ekibi nin haz rlad Pembe adl oyunu, YDG taraf ndan oluflturulan lke Sanat Toplulu u Emsali Misal adl oyunu ile sahne al rken, Gikder Kad n Halk Danslar Ekibi Azeri halk danslar n sergilediler. Etkinlik program Rojwomen üyelerinin müzik dinletisiyle son buldu. (Londra K okurlar ) Bursa 9 Mart günü Partizan, EKD, ESP, DHP, BDSP ve Köz bir eylem organize etti. Fomara Meydan nda saat 14:00 de toplanan kitle burada en önde Cinsel, ulusal, s n fsal sömürüye son- Yasas n 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar günü yaz l ortak pankart, arkas nda da her kurum kendi pankart döviz ve flamalar n açarak kortejler oluflturdu. Partizan korteji Kad n erkek elele demokratik devrime yaz l pankart, çeflitli dövizler ve Partizan flamalar n açt. Sloganlarla Santral Garaj metro istasyonuna kadar yüründü. Burada kurumlar ad na ortak metin okundu. Aç klamadan sonra davul zurna eflli inde kitle halaylar çekerek eylemi bitirdi. Sivas 8 Mart vesilesiyle, DGH ve YDG taraf ndan örgütlenen etkinlik, 12 Mart Çarflamba günü saat te E itim-sen Sivas fiubesi nde yap ld. fiehit düflmüfl devrimcilerin an s na yap lan sayg durufluyla bafllayan etkinli e 2 kad n ve 1 erkek konuflmac lar n konuflmalar yla devam edildi. Konuflmac lar n 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü nün tarihsel önemi, iflçi, köylü ve ö renci kad nlar n sorunlar, feodal bask unsurlar alt nda ezilen kad nlar n sorunlar na de inildi. (Sivas YDG) Kad nlar birleflsin! 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü nde direniflte olan TEKEL iflçisi kad nlarla bir sohbet gerçeklefltirdik. - Bize direniflinizi anlatabilir misiniz? - 22 fiubat tan beri fabrikam z n sat lmamas için direniflteyiz. Direniflte olan kad nlar daha mücadeleci. Toplumda kad nlar daha fazla eziliyor. Ülkemizde kad nlar ikinci planda. Evde, iflyerinde, hayat n her alan nda kad nlar çal fl yor, ancak bu emekleri görülmüyor. Erkekler sadece baba ve eve para getiren kifli. Bu ifl bizim özgürlü ümüz bu direniflte ifl ve ekme imiz. - 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü nde direnen kad nlar olarak iletmek istedi iniz bir fley var m? - Kad nlar birleflsin, beraber olsunlar haklar n yedirmesinler. (Malatya YDG) Yorumsuz... * Geçti imiz haftalarda 8 Mart Dünya Kad nlar Günü nedeniyle yap lan birçok etkinlikte kad n n yaflad fliddete dikkat çekilirken, Diyarbak r da bir kad n intihar daha yafland. Ba lar Beldesi nde meydana gelen olayda, kimli i belirlenemeyen 25 yafllar nda bir kad n 6. kattan atlayarak yaflam na son verdi. K sa bir süre önce de Diyarbak r da genç bir kad n temizlikçilik yapt evde kendini asarak yaflam na son vermiflti. * Yine Diyarbak r da Fatma Kaçmaz (33) adl kad n, Silvan yolu üzerinde bulunan köprüden atlad. Dicle Nehri ne düflen Kaçmaz, flans eseri yak nda bulunan bir genç taraf ndan kurtar ld. * Adapazar nda teyzesinin o lundan gelen cep telefonu mesajlar n n ard ndan kendisini aldatt n düflünerek iki çocuk annesi efli Havva Özcan Sakarya Nehri k - y s nda külotuyla bo arak öldürüp cep telefonunu cinsel organ na sokan Muammer Özcan a 25 y l hapis cezas verildi. Ancak mahkemede gayet duygusal konuflan ve neredeyse orada bulunan herkesi duyguland ran Özcan n a r tahrik alt nda suçu iflledi ine karar vererek cezay 15 y la indirdi. * A r n n Diyadin ilçesi nde intihar teflebbüsünde bulunan genç bir kad n a r yaraland. Diyadin ilçesine ba l Kardeflli (Xidik) Köyü nde oturan Tu ba Demir, kimsenin evde olmad s rada evde bulunan av tüfe iyle intihar teflebbüssünde bulundu. * 8 Mart Dünya Kad nlar Günü nün alanlarda kutlad gün, Nasibe Tutufl adl kad n 16 y ld r evli oldu u efli ve bak p büyüttü ü üvey çocuklar taraf ndan feci flekilde dövüldü. Eflinden flikayetçi olan Tutufl, polislerin kendisine büyüklük sende kals n flikayetini geri al dedi ini söyledi.

13 21 Mart-3 Nisan 2008 İşçi-köylü 13 Avrupa grevlerle sars l yor! Yunanistan Sermaye s n f n n, çal flan emekçi kesimlere yönelik sald r lar birçok ülkede oldu u gibi Yunanistan da fliddetlenerek devam etmekte. fiu günlerde ülkemizde de gündemde olan ve tepki toplayan Sosyal Güvenlik ve Genel Sa l k Sigortas na benzer bir yasan n geçirilmeye çal fl ld Yunanistan da buna karfl tepkiler de ç gibi geliflmekte. Yasa ile beraber, emeklilik yafl ilk aflamada 60 a yükselirken emeklilik maafllar da buna paralel azalmakta. Bugüne kadar farkl fonlara ba l olan pek çok ifl kolu IKA (Yunanistan n SSK s ) ya ba lanarak mevcut kimi haklar ndan olmakta. Sa l ks z ve a fl ifl kollar kapsam nda olan kimi sektörler buradan ç kar larak, zaten hayat süreleri çal flma koflullar ndan dolay k salan emekçilerin emeklilikleri ellerinden al nmakta. Ön görülen de ifliklikle beraber, kad nlar n emekli olabilmeleri için ekstradan 5 ile 10 y l kadar daha çal flmalar gerekmekte ve annelikten dolay var olan kimi haklar da ciddi oranda k s lmakta. Ülkedeki grev dalgas geçen haftalarda liman iflçilerinin özellefltirme sald r s na karfl bafllatt klar direniflle bafllarken, geçen haftadan itibaren Kamu Elektrik flletmesi (DEI) çal flanlar, belediye temizlik iflçileri, Filipinler Arroyo karfl t eylemler sürüyor! Genifl y nlar n, seçime hile kar flt rmak ve yolsuzlukla suçlad Filipinler baflkan Arroyo ya karfl haftalard r gerçeklefltirdi i eylemler h z kesmeden ve daha da kitleselleflerek sürüyor. Mart ay n n ilk günleri boyunca, her gün gerçekleflen eylemlerin her birine kat l m ise yaklafl k yüz bin civar nda. Manila da gerçekleflen son eylemde, binlerce iflçi Filipinlerin güneyinde bulunan Laguna Eyaleti nden yola ç karak baflkent Manila daki Baflkanl k Saray na kadar süren bir yürüyüfl gerçeklefltirdiler. Eylemde Arroyo nun istifas n n yan s ra, daha yüksek ücret ve insanca çal flma koflullar gibi talepler de dile getirildi. Arroyo karfl t eylemler 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü nde de devam etti. 8 Mart günü bir araya gelen binlerce emekçi kad n, ellerinde tafl - d klar Gloria defol! yaz l dövizlerle, bir yürüyüfl gerçeklefltirerek, Arroyo yu istifaya ça- rd lar. doktorlar, avukatlar ve banka çal flanlar da grevlere kat lan kesimler oldular. Özellikle elektrik iflletmesi çal - flanlar n n grevi bir haftay geçerken, elektrik üretim tesislerinin ifllememesinden dolay da günde 2 saatle bafllayan elektrik kesintileri bu hafta ile birlikte (10-16 Mart) 1 saatlik kesintilerle devam etmekte. Di er yandan temizlik iflçileri de 9 Mart Pazar gününden beri greve gitmesi ile ülkede çöpler toplanmad. Avukat ve doktorlar ve banka çal flanlar 48 saatlik grevlerle sürece kat ld lar. 13 Mart günü meclis alt komisyonunda görüflülmeye bafllanan tasar y protesto etmek için ifl durdurma eylemi yapan iflçi ve memur sendikalar konfederasyonlar meclis önünde toplanarak tasar n n geri çekilmesini istediler. Binlerce kiflinin kat ld eylemde hükümet politikalar protesto edildi. Geride b rak lan bu grev haftas n n kuflkusuz en önemli aktörleri elektrik kurumu ve temizlik iflçileri oldular. Elektrik ve temizlik iflçilerinin yan s ra avukatlar da bu hafta boyu greve gideceklerini duyurdular. 19 Mart Çarflamba günü ise genel greve gidilecek. Perflembe günü ise meclis önünde yeniden eylem düzenlenecek. Uzun süredir devam eden grevler hükümeti zor durumda b rak rken halk n büyük kesiminden de destek almaya devam etmekte. Eylemlerin bask s na dayanamayan hükümet tasar da son dakika de iflikli i yaparak temizlik iflçilerinin de a r ve sa l ks z ifl kollar na dâhil olmalar n sa lad fakat yine de grevin sonlanmas n sa layamad. Temizlik ifl kolunda faaliyet yürüten iki federasyondan biri hükümetin teklifini kabul ederek örgütlü oldu u yerlerde greve son verdi. Ancak di er federasyon greve devam etmekte ve ülkenin önemli iki kentinde (Atina ve Pire) ve daha birçok bölgesinde grevler devam etmekte. Önümüzde ki günler Yunanistan da mücadelenin daha da fliddetlenece i mesaj vermekte. Yunanistan dan bir flçi-köylü okuru Fransa Eylemleri hayat felç ediyor Frans z emekçileri, sosyal y k m sald r lar na karfl gerçeklefltirdikleri eylemlerini sürdürüyor. Bu kapsamda eylem yapan kesimler en son demiryolu çal flanlar ve emeklilerdi. Demiryolu çal flanlar n n sendikas SNCF nin ça r s ile gerçekleflen iki günlük grev, daha yüksek ücret ve insanca çal flma koflullar gibi talepleri içermekte. Ayr ca geçti imiz y l ç kar lan bir yasayla, demiryolu iflçilerinin emekli olabilmek için, 37.5 y l yerine 40 y l sosyal kesinti ödemesi getirilmiflti. Sendikalar n talepleri aras nda, bu iki buçuk y ll k fark, ücretlerin dengelenmesi yoluyla kapatma hedefi de bulunuyor. Di er taraftan ücretlerine zam yap lmas n talep eden binlerce emekli de, Fransa n n dört bir yan nda eylemler gerçeklefltirdiler. Enflasyonda geçti imiz y l 1.5 art fl olmas na karfl n, emeklilere bu y l n bafl nda 1.1 oran nda bir zam yap lm flt. Ancak bu art fl yetersiz bulan emekliler, emekli ayl klar na daha yüksek oranda bir zam talep etmekteler. Binlerce kiflinin kat ld eylemler CFDT sendikas n n öncülü ünde gerçekleflirken, baflbakan yard mc s sendikalardan oluflan bir heyetle görüflmeyi kabul etti. Portekiz E itim emekçileri kitlesel eylem yapt Socrates hükümetinin E itim Reformu na karfl ç kan e itim emekçileri, 9 Mart da, baflkent Lizbon da kitlesel bir eylem gerçeklefltirdiler. Yaklafl k 80 bin ö retmenin kat ld eylem, Portekiz de bu zamana kadar gerçeklefltirilen en büyük eylem olma özelli i tafl yor. Ö retmenler, Öfke Yürüyüflü ad verilen eylemde hükümeti, e itimde de iflikli e giderken ülkedeki 140 bin e itimciyi yok saymakla suçlad lar. Peru da eylemlerin ard ndan gelen OHAL devam ediyor Perulu köylülerin Serbest Ticaret Anlaflmas (FTA) karfl t eylemleri, ard nda güvenlik güçleri taraf ndan gerçeklefltirilen 4 ölü b rakm fl, iki gün süren eylemlerin ard ndan ülkede OHAL edilmiflti. Devlet Baflkan Garcia taraf ndan ilan edilen OHAL, haftalar geçmesine ra men yürürlükte kalmay sürdürürken, bu süre içinde 700 den fazla köylü tutukland. Tutuklamalar n terörle mücadele yasas çerçevesinde gerçeklefltirildi i ve köylülerin ise terör örgütüne üye olmak la suçland - ö renildi. Hükümet bundan böyle geliflebilecek eylemleri de fliddetle bast rma karar alm fl durumda. Peru ya dayat lan FTA antlaflmas, Peru hükümetinin, yerli üretimi neredeyse bitirerek tar msal al m ABD den yapmas üzerine kurulu bir sömürü antlaflmas. Peru Çiftçiler Federasyonu (CCP) ve birçok toplumsal muhalefet örgütü taraf ndan yap lan ça r yla, 18 fiubat ta bir grev bafllat ld. Köylüler bu grevle birlikte, hükümetten ABD yle imzalanan Serbest Ticaret Antlaflmas n n iptal edilmesini ve yerel tar ma devlet teflviki uygulanmas n talep Somali etmifllerdi. Ancak köylülerin eylemi fliddetle bast r lmaya çal fl lm fl ve bu geliflme üzerine ö retmenler, doktorlar ve birçok meslek örgütü Garcia hükümetinin h zla hayata geçirdi i neo-liberal politikalara karfl bir dizi eylem gerçeklefltirmiflti. Grevleri de içeren bu eylemlere de sald r lar gündeme gelince, eylemler ve grevler di er ifl kollar na yay lm fl, ülkede hayat felce u ram flt. Hükümet ise eylemlere dönük sald r lar n n fliddetini daha da art r nca, 4 eylemci güvenlik güçleri traf ndan katledilmifl, ard ndan ise OHAL ilan edilmiflti. Direniflçiler iki kenti ele geçirdi ABD destekli Etiyopya Ordusu nun geçti imiz y l Somali ye dönük gerçeklefltirdi i iflgal sald r s sürerken, iflgale karfl direnifl de büyüyor. Direniflçilerle, iflgal güçleri destekli Geçici Hükümet Ordusu aras nda süren ve ülkeyi iç savafl n efli ine getiren çat flmalar çok say da insan n ölümüne, yüz binlerce insan n da göç etmesine neden olurken, direniflçilerin iki kenti geçici olarak ele geçirdi i bildirilmekte. Baflkent Magadiflu nun 320 km. kuzeyinde bulunan Belet kentine sald r düzenleyen direniflçiler 5 askeri öldürürken, çok say da askeri arac da kullan lamaz hale getirdiler. Belet den önce ele geçirilen Hudur a ise hiç çat flma olmadan girmifller. Ele geçirdikleri bölgede üç saat kalan direniflçi grubun, tekrar geri çekildi i de gelen haberler aras nda. Zimbabwe Zimbabweli ö retmenler, sa l k çal flanlar ve devlet memurlar tüm ülke çap nda eylemler yapt lar. Eylemlerde dile getirilen bafllca talep ise, maafllar n n tekrar gözden geçirilmesi. Eylemlerin sürdü ü günlerde bir aç klama yapan, Kamu Çal flanlar Birli i Sendikas, hükümetin talepleri dikkate almayarak, üyelerini greve gitmeye zorlad n belirtti. Kamu çal - flanlar n öfkelendiren nedenlerin bafl nda ise, askerlere ve polislere oldukça yüksek bir ücret art fl yap lmas, düflük faizli verilmesi, ancak kendi taleplerinin dikkate al nmamas geliyor. Almanya 18 Mart Uluslararas Siyasi Tutsaklarla Dayan flma Günü vesilesiyle Stuttgart Partizan taraftarlar olarak Enternasyonal Eylem Birli i Stuttgart Platformuyla ortak bir panel düzenlendi. Panelde Uluslararas konuflmac lar olarak Jose Maria Sison (Filipin Komünist Partisi ad na), Avrupa Filistinli Tutsaklarla Dayan flma Birlikteli i Temsilcisi Jamalat Abu Yousef ve Türkiye den de bir arkadafl m z kat ld. Panel devrimci dayan flma ve devrimci coflkuyla son buldu. Stuttgart Partizan taraftarlar Kolombiya Kolombiya n n Cerro Matoso kentinde bulunan nikel madeninde çal flan 3500 maden iflçisi sözleflmeli iflçi statüsünün kald r larak, kadrolu iflçi statüsüne geçmek için greve gittiler. Söz konusu maden oca uluslararas ham madde flirketi BHP ye ait. Maden oca nda çal flan iflçilerin bini kadrolu olarak çal fl rken 2500 iflçi geçici ve k - sa süreli ifl sözleflmeleri ile çal flmaktalar. maden iflçileri sendikas Sintracerromatoso grevle birlikte tüm iflçilerin kadrolu olmas n talep ediyor. Afganistan Afganistan n kuzeyinde bulunan Herat kentindeki sa l k sektörüne ait küçük bir fabrikada çal flan yüzlerce iflçi grev karar ald. Grevci iflçiler kaç r lmalara ve di er sald r lara karfl daha fazla güvence istiyorlar. BM raporuna göre Afganistan da sadece 2007 y l nda 8 bin insan bu vb. nedenlerle yaflam n yitirdi. ABD Dünya ABD deki liman iflçileri sendikas ILWU, tüm ABD limanlar nda 1 May s ta greve gidilece ini duyurdu. Grevin bafll ca talebi ise, Irak ve Afganistan iflgallerinin son bulmas. Tüm askeri birliklerin Ortado u dan hemen çekilmesi de yine talepler aras nda. Bu grev karar ABD sendikalar n n on y llardan beri savafla karfl ald klar ilk grev karar olma özelli- i tafl yor. Evrensel Bak fl Soyk r m paras yla soyk r m! El-Aksa intifadas n n bafllad dönemde srailli bir subay, esir ald klar elleri zincirli Filistinli tutsaklara dönerek flöyle diyordu: Size Nazilerin bize davrand gibi davranaca- z. E er elimizden kurtulursan z, belki siz de ilerde, bizim size davrand m z gibi davranaca - n z bir halk bulursunuz. Siyonist subay bunlar söylerken flaka yapm yordu. Onun bu tutumu, Yahudi- srail toplumuna empoze edilen kolektif bir ruh halinin yans mas yd. sraillileri en küçük bir suçluluk duygusu hissetmeden en vahfli suçlar ifllemeye iten de, iflte bu hastal k derecesindeki ruh halidir. Siyonizmin tarihi Yahudilere dönük Nazi soyk r m ndan eski olsa bile, srail in oluflmas nda bu soyk r m n etkisi oldu u bir gerçekliktir. Çünkü böylece Siyonistler, devlet kurabilmenin argüman na kavuflmufltu. Yahudi soyk r m bugün hala srail in Ortado- u halklar na karfl iflledi i suçlar n üstünü örtmede önemli bir etken olarak kullan l rken, Yahudi yerleflimcilerin duvarlar na yazd klar Araplar gaz odalar na atal m slogan bile mazur gösterilmeye çal fl lmaktad r. Bat fieria da görev verilen her srailli askere, göreve bafllamadan önce Soyk r m Müzesi gezdiriliyor ve böylece srail askerlerinin Filistinlileri Nazi gözüyle görmesi sa lan yormufl ki, Filistinlilere karfl daha ac mas z davrans nlar! Çok say da srailli Yahudi nin de yine Nazilere ve onlar n vahfletine karfl hayranl k duydu u söyleniyor. Filistin halk na dönük Siyonist vahflet, srail devletinin kuruldu u 1948 y l ndan çok daha gerilere uzan r. Siyonistler, vaat edilmifl topraklar olarak adland rd klar Filistin topraklar na yerleflme fikrini daha 1900 lerin sonlar nda, bu y llarda düzenledikleri Siyonist kongrelerde tart flmaya bafllam fllard r. Osmanl n n çöküfle geçmesiyle birlikte, buradaki Osmanl hakimiyeti son bulmufl ve Filistin topraklar ngilizlerin denetimine geçmiflti. srail devletinin kurulufluna kadar ngiliz mandas olan bu topraklar, Siyonistlerin buraya yerleflme hedefleri do rultusunda parça parça ve genellikle de zorla Filistinlilerin elinden al narak, Siyonistlerin Filistin topraklar na yerleflmeleri sa land. Ve Siyonistler bu dönemde en büyük deste i ngilizlerden gördü. ngiliz emperyalizminin temsilcileri bu dönemde Siyonistlere karfl direnen Filistinlilere dönük çok say da katliam n alt na imza att lar. Ve Siyonist devletin kuruldu u günün ertesinde, Filistin i terk ederek, Filistin halk n Siyonistlerin katliamlar yla baflbafla b - rakt lar. Filistin halk na dönük daha kapsaml katliamlar ve insan haf zas n zorlayan vahflet, bu y llardan itibaren en üst düzeyde bir seyir izledi. Baflta ABD emperyalizmi olmak üzere, bat l emperyalistlerin aç k ve büyük bir deste ini arkas na alan ve de kuruluflunda yine bu güçlerin imzas olan Siyonist devlet, sonraki y llarda Ortado u nun en büyük silahl gücü haline geldi. Baflta Filistin halk olmak üzere, bölge halklar na dönük, aral ks z sald r lar gerçeklefltirerek, emperyalizmin bölgedeki tart flmas z jandarmas oldu ve bu misyonu bugün hala ve daha büyük bir sald rganl kla sürdürmekte. ABD emperyalizmi, iflgallerde girdi i büyük bata a ra men, Ortado- u da hayata geçirmeye çal flt Büyük Ortado u Projesi nde, bölgedeki uflak-iflbirlikçi devletlere irili-ufakl roller biçse de, en büyük rolü yine de srail e vermifl bulunmakta. Siyonistlerin son dönemde artan sald rganl n n ard nda yatan bafll ca neden de bildik üzere budur. Ve bu sald r lar ABD emperyalizminin temsilcileri bölgeye her gelifllerinde daha da artmaktad r. srail in Gazze ye dönük son dönemdeki en kapsaml sald r lar gerçeklefltirmesi, dikkat edilecek olursa Rice n son bölge ziyaretine denk gelmektedir. Ve Siyonistler emperyalistlerden ald klar güç ve destekle fl mard kça fl - marmaktalar. Hatta a zlar ndaki baklay ç kar p, Filistin halk na dönük soyk r m tehdidinde bulunacak kadar! Evet, Siyonistler art k aç k aç k soyk r m yapar z diyorlar. Siyonist devletin kuruluflundan bu yana baflta silah olmak üzere, emperyalistlerden büyük mebla larda yard m ve destek gördü ünü belirtmifltik. Ancak Siyonistleri kalk nd ran ve Filistin halk na karfl gerçeklefltirdikleri kitlesel katliamlar finanse eden sadece bu yard m ve destekler de il. srail yaklafl k 60 y ld r Almanya dan, hem de çok yüksek mebla larda soyk r m paras almakta. Sadece para de il, Siyonistlere y llardan beri yine Nazi soyk r m n n faturas olarak, Filistinlileri çoluk-çocuk imha etmede kullan lan çok say da kitle imha silah n, atom bombas atma yetene ine sahip denizalt lar ve daha bir dizi en geliflmifl silah veren Almanya, böylelikle soyk r m n faturas n öderken (özde bir yandan da Ortado u da kendine yer açarken), srail de bu soyk r m paras yla Filistin halk na dönük, gaz odalar arac l yla olmasa bile, gerçekte bir soyk r m gerçeklefltirmekte. K sacas, srail bugün aç k aç k soyk - r m yapmaktan bahsetse de, zaten on y llardan beri soyk r m paras yla gerçekleflen bir soyk r m vard r ortada. Ancak Siyonistlerin sald r lar bu vb. tehditler eflli inde sürerken, Filistin de gelinen sürecin 3. intifaday getirme olas l da oldukça yüksek. Direniflin geldi i boyuta bak ld nda da bunun kaç n lmaz oldu u görülmektedir. Her intifadan n, yani Filistin halk - n n küçük generallerinin ve de yafll - genç, her yafltan insan n n topyekun aya a dikiliflinin ad olan intifadalar n baflta Siyonistler olmak üzere, emperyalistlere ve onlar n bölgedeki uzant - lar na oldukça zor günler yaflatt bugüne kadar yaflanan tecrübelerden bilinmektedir. Filistin halk n n bir kez daha ve suni bölünmüfllü ü de bertaraf edecek biçimde aya a dikilmesi ise an meselesidir! Ve flu da bir gerçektir ki, Filistin halk her topyekun aya a dikildi inde, dünya emekçi halklar n n her türden mücadeleleri de, ad intifada olan bu aya a kalk fltan ald ilhamla, bir ad m daha ileri at lmaktad r.

14 Tarihten sayfalar İşçi-köylü Mart-3 Nisan 2008 Resmi tarih yaz m nda bir durak: Sar kam fl Tarih, dümdüz bak ld nda basit bir kronolojiden ibarettir. Bu tan m ö retilmeye çal fl l r bize daha ilk andan itibaren. Çünkü tarih yaz c güç, ancak böylelikle kendisinin objektif oldu unu iddia edecektir. Neden-sonuç iliflkilerini tarafs zca kurdu unu ve tarihsel olgular deforme etmeden oldu u gibi ortaya serdi ini söyleyecektir. Böylelikle, tarihin bizlere b rakt mesajlar, üzerinde düflünmeden kabullenelim istenmektedir. Egemen s n flar n tarihi yeni bafltan kaleme almalar bofluna de ildir. Böylelikle geçmifl de, egemen ideolojinin prizmas ndan k r - larak gelece i yans t labilecektir. Tarihe do ru sorularla yaklaflmak Gerçek tarih diye ezberimize al nmas istenen fley resmi tarih yaz m ndan öte bir fley de il. Söz konusu Türk egemen s n flar olunca buna tarih kurgusu demek daha yerinde olacakt r. Çünkü sürekli olarak maneviyat yla medar- iftihar edilen toplumumuzun sorgusuz-sualsiz olmas na, okumayazmay sevmemesine, toplumsal belleksizli ine olan güvenden olsa gerek, parmak s rtan yalanlar dahi büyük bir rahatl kla ifade edilebilmektedir. fiimdi ayn tarih kurgusuyla bir Sar kam fl Destan yarat l yor. Konuya iliflkin kitaplar derleniyor, belgeseller haz rlan - yor, resimler bas l yor, filmler-diziler çekiliyor bir seferberlik ruhuyla. Donmufl Osmanl askerlerinin görüntüleri eflli inde anlat lan facia öyküleri ile ac - lar n içine çekiliyoruz. Sonra da bu ac - lar m z n toplam ndan milli bir gurur infla etmemiz isteniyor. Sorular ama do ru sorular- tarihin karanl klar na gömülmüfl gerçeklerin üzerine düflecek fl klard r. Biz de Sar - kam fl efsanesinin üzerinden birkaç do ru sorunun fl n takip ederek gerçe in üzerini açmaya çal flal m. * 1914 k fl nda Allahu Ekber ve So anl Da lar na sürülen askerler gerçekten söylendi i gibi büyük Türklük fluuruyla m ileri at lm flt? Yedi yüzy l boyunca Osmanl tebaa kültürüyle yo rulmufl, padiflah n ve halifeli in temsil edildi i Osmanl l k tan baflka milli kültürü almam fl bir halk nas l oluyor da Türklük maneviyat yla hareket edip, Türk milleti bilincine yükseliyor birden? Henüz ttihat ve Terakki kadrolar n n zihni projelerinde, o da ham halde bulunan Türk milleti kavram bile slamiyet e ba l Müslüman unsurlar olarak yer al rken, Osmanl tebaas ndan bir kimsenin akl nda Türklü e dair maneviyat olmas mümkün mü? B rakal m 1914 y l n, 1919 larda T. Cumhuriyeti ne giden yolda kilometre tafl say lan Erzurum ve Sivas Kongrelerinde, delegelerin etmifl oldu u yemine bakmak, dönemin milli maneviyat n n ne oldu unu aç kça ortaya sermektedir: Osmanl Vatan n n bütünlü ü, ulusal ba ms zl n sa lanmas, saltanat ve hilafet makamlar n n korumas için, Kuvay Milliye yi etkin ve ulusal iradeyi hakim k lmak esast r... Öyleyse içinde Kürt, Çerkez, Tatar, Arap, Gürcü, Laz, Ermeni ve de Türk köylülerinden teflekkül Osmanl ordusunda Türklük damar bulup, Sar - kam fl destan n da bayraklaflt rmak akla ziyan bir çaba de il midir? Ifl m z takip edelim * Sar kam fl ta söz konusu olan, topraklar m z parçalamaya gelmifl düflmana karfl bir vatan savunmas m yd gerçekten? Bir yanda Almanya ve Avusturya- Macaristan mparatorlu u ndan oluflan ittifak devletleri 1. Emperyalist Paylafl m Savafl na tutuflmuflken, 1800 lerin sonlar ndan itibaren ad m ad m Almanya hegemonyas na s nan Osmanl egemenleri bu paylafl m savafl na dahil olmak için f rsat kollamaktad r. Bu emperyalistler aras dünyay paylaflma savafl na öyle ya da böyle girilecektir, bu konuda Osmanl Saray kli i ve ttihat ve Terakki kadrolar hemfikirdir: Savafla girilmeli, kazanan tarafta yer al nmal yd. Almanlar bir savafl takti i olarak Osmanl Devleti ni yedekte tutmak için, Osmanl egemenleri de savafl n gidiflat n daha iyi görebilmek, savafl n kimin lehine gitti ini kollamak için ilk anda savafla aç ktan dahil olmam flt r. Oysa Almanya n n ihtiyat birli i ve cephe gerisi olarak çoktan örgütlü haldedir Osmanl. Vakit gelir Ekim inde Osmanl donanmalar harp bile ilan etmeden Rus donanmalar na sald r r, savafla dahil olur. Ancak savafl n gidiflat Osmanl n n hayallerini suya düflürür. Alman ordular Avrupa da Polonya cephesinde durdurulur, Rus ordular nca geri sürüklenmeye bafllar. Rus ordusunun güç kayd rmak zorunda kald ve Almanlar rahatlataca hesab yla Osmanl ya yeni bir cephe açt rma buyru u bu anda gelir. Akl selim Osmanl subaylar n n uyar lar na ra men Enver-Tokat-Cemal gibi ttihatç liderlerin ifltah ve Alman kurmaylar n dayatmas yla yeni bir cephe ne pahas na olursa olsun aç lacakt r. flte Sar kam fl facias na giden yolun gerçek rotas böyle çizilmifltir. Demek oluyor ki, Sar kam fl ta kara k fl n ortas nda askerlerin arazi ve mevsim koflullar n n olumsuzlu una ra men orduyu apar topar cepheye sürmenin vatan savunmas ndan öte, Osmanl egemenlerinin emperyalist düflleri yatmaktad r. Devam edelim, sorular m z n fl n takip edelim. * Sar kam fl ta milli bir kahramanl k destan m yaz lm flt r? Enver Pafla komutas ndaki 3. Ordu savafl haz rl klar na bafllam flt r. 3. ordunun kurmay heyetindeki ve kritik komutanl klardaki Alman subaylar ndan oluflan 3. kolordudan teflekkül ordunun 94 piyade taburu, 20 süvari bölü ü, 228 topu ve 73 makineli tüfe iyle birlikte harekâta kat lan mevcudu yaklafl k 118 bin kiflidir. 1 kolorduluk olarak tespit edilen Rus ordusunun ise Horasan dan Otlu ya uzanan cephe çizgisi üzerinden üç grup olarak konumlanm fl gücü: 84 piyade taburu, 36 süvari bölü- ü ve 298 toptur. Osmanl egemenlerinin cephe açma h rs o derecedir ki 22 Aral k 1914 sabah göz açt rmaz kar f rt nas na ra men harekât bafllat l r. 5 günün sonunda, Allahu Ekber da lar n afl p Rus kolordusunu sarmaya çal flacak olan Osmanl ordusunun yaklafl k 90 bini so uktan donarak ve tifüs salg - n sonucu imha olmufltur. Hem de tek bir kurflun bile atamadan. Bunu takip eden 10 gün içinde periflanl k içinde bir ordunun zoraki çabas vard r: Keskin bir so uk hepimizi titretiyor. Erler flu koca ormanlar içinde bize yakacak bir kuru çam dal bile bulam yor. Bu s rada Tu general Haf z Hakk Pafla geldi. Frans zca her fley bitti dedi Art k çekilme zaman yd. Haf z Hakk Pafla, Ruslar n kurflun ya muru alt nda at na atlad ve çekip gitti. Her fley bitmiflti. Ruslara hekimler de dahil oldu u halde 106 subay, yaklafl k 80 er, bir k r k top kunda ve birkaç at teslim edilmiflti. flte 4 Ocak 1915 ö leden sonra saat 15:30 da 9. Kolordu nun genel kuvveti! (fierif Köprülü, Sar kam fl kitab ndan aktaran Faik Bulut) 10. kolordunun durumu da bundan farkl de ildir. Bundan sonra Rus ordular kademe kademe bat ya do ru ilerleyecek ve birçok vilayeti ele geçirecektir. * Hiçbir çarp tmaya u rat lmayacak denli bozgunlu un, periflanl - n, askeri-siyasi baflar s zl n ve de insanl k facias n n ad nas l oluyor da destan oluyor? Sar kam fl facias ve hezimeti ittihatç kadrolarca cahil reaya (halka) bir zafer söylemiyle yutturulmaya-geçifltirilmeye çal fl lsa da asl nda ço unluk durumun fark ndad r. Ölüme sürüklenen genç askerlerin ç l halk f s lt lar yla ç gibi yay lmaktad r. Bu yüzden bir yerden sonra bu facia ve baflar s zl - n birilerinin s rt na y k lmas gerekecektir. Öyle bir sebep olmal ki hem ittihatç ve Osmanl egemenleri sorumluluktan kurtulmal hem de do urulacak öfke ve nefret politik arenada ifl görmelidir. Suçlu bulunmufltur: Ermeniler!... Tam bu noktada iken flu sorunun yan t n bulal m. * Sar kam fl neden güncelleniyor? Sar kam fl destan ruhunu günümüze ça ran sebep nedir? Sar kam fl facias n n tarihin tozlu raflar ndan indirilerek bir destan güncellemesiyle önümüze konulmas - n n sebepsiz olmad n düflünmek için çok gerekçemiz var elbette. Hem de, yeni bir kahramanl k destan na olan ihtiyaçtan, milli fluurumuzu güçlendirme gibi geleneksel gayretlerden öte nedenler gözükmektedir. TC nin uluslararas arenada sürekli yüzleflmeye zorland, kimi Avrupa ülkelerinin yasalar na kaydedilmeye bafllayan Ermeni Soyk r m bu sebeplerin bafl nda yer almaktad r. Ermeni Soyk - r m sözlerinin faflist egemen s n flar nas l diken üzerine ç kard n, bu meseleyle nas l canh rafl mücadele edildi- ini ve milli bir dava olarak görüldü ünü biliyoruz. flte Sar kam fl facias da 1915 te yaflanan Ermeni tehcirinin nedenlerini tüm dünyaya anlatma f rsatlar m zdan biri neden olmas n ki? Sar kam fl, ezilen halk n yerlerinden yurtlar ndan aç-ç plak sürgün edilerek insan n akl n n, vicdan n n almakta zorland türlü ac lardan, ölümlerden geçirildi ini iddia edenlerin iflaret ettikleri sorumlular aklama istasyonu olarak, neden ifl görmesin ki? Harp zaman yd, cephe gerisini bizi arkadan hançerleyecek olanlara m teslim etmeliydik. flte Sar kam fl ta yaflad m z ac lar n sorumlular onlar de- il mi? Son y llar içinde Sar kam fl ta artarak devam eden resmi ilgiye de bu düflünüfl yön vermektedir. Sar kam fl facias n n yeri geldi inde flovenizmi flahland ran, yeri gelince tarihimizi aklayan bir k vamda ele al n yor olmas, bizlere ezberletilen resmi tarih yaz m n n üzerine ciddi soru iflaretleri koymam z da zorunlu k l yor. Sar kam fl denilince Ermeni mezalimi nden bahsedilmesinin ( 120 filminde oldu u gibi cepheye yal nayak sürülen Vanl çocuklar n çekti i zd raplar n eflli inde Ermeni Taflnak örgütlerinin iflaret edilmesi gibi kar üzerinde ölen Osmanl askerlerini ve onlar topluca defneden Rus askerlerini gösteren dönem foto raflar n n Ermeni mezalimi ne kan t diye sunulmas gibi) ve Sar kam fl ta yaflanan ac - lar n arkas nda bir hain parma aray - fl n n asl nda resmi tarih yaz m ndaki ideolojik-politik kodlamalar oldu u aç k de il midir? flte, resmi tarih yaz c s bir yandan egemen s n flar n düflünüfl ve bak fl aç - s n yayg nlaflt rmaya çal fl rken, bir yandan da tarihi, günün ihtiyaçlar açs ndan yeniden yazmakta beis görmemektedir. Resmi tarih yaz c lar için tarihi k rpmak, kesmek kadar tarihi olaylar gerçek koflullar ndan kopar p günün siyasal ihtiyaçlar aç s ndan yeniden kurgulamak ola an bir ifltir. Bu yüzden resmi tarihçinin elinde tarih, güncellenen bir duygu ve günün amaçlar na uygun bir dille, kitlelerin bilincine yön verecek ideolojik kodlamalar dizisinden ibarettir. Resmi tarihçi ihtiyaç duyuldu unda tarihe bir mesaj b rak r biz de onu al r, onunla yaflar z. Kültür-Sanat S n f mücadelesinin her aflamas nda, örgütle(n)me bir kültür sorunudur! nsanl k, kendi tarihi olan s n f mücadelesi tarihinde, içinde yaflad toplumun gerici kabuklar n parçalaya parçalaya hep ileriye do ru ilerler. lerlemeyi h zland rmak, her insan için devrimci bir görevdir. Nedir ki birey, bu görevi üstlenip üstlenmemekte özgürdür. Bu karar n temelinde dolays zca bir kavray fl sorunu vard r. Zira bu görevi üstlenmemek, ilerlemeyi kösteklemeye çal flan gerici s n flar n ekme ine ya sürmek olur. Kuflkusuz bu, sömürüye, zulme, barbarl a daha fazla zaman tan nmas d r. Bir düflünceyi savunmak, e er laf olsun diye de ilse, pratikteki yans - mas yla anlam kazan r. Pratikte yans mas olmayan bir düflünce, hangi kelimelerle süslenirse süslensin, samimiyeti olmayan bir düflüncedir. Dolay s yla toplumsal ilerleyifli, di er bir ifadeyle, ilerleme sa lanmas n n yegane koflulu olarak toplumsal alt-üst oluflu savunmak, onun gerekliliklerini yerine getirmekle anlam kazan r. Bu, devrimin siyasi görevlerini yerine getirmekten baflka bir fley de ildir. Nedir ki bu görevi, görevin yerine getirilmesiyle amaçlanan en çok kavrayan, s n fs z topluma eriflme perspektifiyle aciliyetini en çok hisseden, dolay s yla da sömüren ile sömürülenden bahsedildi i yerde en çok sömürü zincirini keflfedip parçalamak isteyen do ru temelde yerine getirir. Birey bu gerçe i kavrad oranda bütün benli iyle kendini bu yürüyüfle adar. Bu yürüyüfl, zorluklar n üstesinden gelebilmenin flart olarak organize (örgütlü) bir yürüyüfltür. Bu yürüyüflte gericili in temsilcisi olan burjuva anlay fllar n n her türlüsüne karfl kolektif bir savafl ilan edilmifltir. Nitekim bu yürüyüflte ben yoktur, biz vard r. S n f bilinçli proleterlerin çabas yla uçurumdan ç kmay baflar p yürüyüfle kat lan n karanl n dibine ilk att fley, ben dir. Birey burada kolektifin bir parças d r. Onun yaratt her fley kolektife mal edilmifltir ve o, kolektifin her kazan - m n kendi kazan m olarak görür. Yaflam n kulvar ndan biri; Sanat Nihayetinde bu yürüyüfl, zorlu ve ciddi bir yürüyüfltür. Tek fleridi olan ve binlerce motif-taktik içeren tek yaflam biçimini, devrimci yaflam biçimini kurtulufl için flart koflan bir güzergah. Say s z çeliflki, tek yol. Say s z fikir, tek yumruk. Laçkal a yeri olmayan, ciddiyetsizli e f rsat tan yacak koflulu bile olmayan bir güzergah. Halk tafl yacak kadar dev ve revizyonizmin her türden salg nlar na meyil vermeyecek kadar keskin bir mücadele yolu. Bu yolda, güzergah ayd nlatan n ideolojik önderli i alt nda örgütlenmek, baflar n n kilidine uyacak tek anahtard r. Örgütlenmek, politik bir sorun olmakla birlikte kültürel bir meseledir de. S n fl toplumda yaflayan herkes iradesi d fl nda da olsa bir s n fa hizmet ediyorsa ve o s n f kendine özgü bir örgütlenmeyi içeriyorsa, o halde s n fl toplumda yaflayan herkes ya bireysel ya da kolektif olarak, ya burjuvazinin lehine, ya da onun aleyhine, ancak kaç n lmaz olarak bir örgütlenme yürütmektedir. Tam da burada somuta inmekte fayda vard r. Sanat olgusunun, yaflam n çeflitli kulvarlar ndan biri oldu unu, yani içinde bulunulan toplumsal (ekonomiksosyal) ve politik cenderenin dolays z etkisi alt nda, mant n kabul etti i soyut do runun yörüngesinde somut örgütsel müdahaleden baflkas olmad n, do adaki bütün çeliflkilere diyalektik materyalist yöntemle, dolay s yla Marksist-Leninist-Maoist temel felsefi çözümleyifl yöntemiyle yaklaflan herkes taraf ndan kabul edilir bir gerçektir. E er mant n kabul etti i do ru, sosyal kurtulufltan uzak, bireysel yaflam yla toplumda kendine taht oluflturma temelinde somutlafl yorsa, sanatç - n n karakteri, böylesi duruflun temel direklerinden esas n oluflturdu u burjuva kültürün etkisinde, kapitalist yasan n (özel mülkiyetçi) politik hatt nda örgütlenen bir karakterdir. Elbette ki bu örgütlülük, kendi yaflam n organize etme, yani bu tahlilde taht daha fazla sa lamlaflt rman n yollar n oluflturma ya dair bir örgütlülüktür. Nedir ki sistemin kültüründen etkilenen (bilinçli veya bilinçsiz) sanatç bireyin kendi s n fsal yap s na ayk r olmayan bu tür örgütlenme biçiminin yan s ra, böylesi ortak karaktere sahip burjuva ve/veya küçük burjuva sanatç lar n, kimi zaman do rudan devletin yönlendirmesi alt nda dönem dönem yanyana gelip geçici (k sa, orta veya uzun vadeli) örgütlenmelerde siyasetlerinin izdüflümlerini ortakça aç a ç kard klar na tan k olunabiliyor [Ulusal Hareketin Oremar bask n ndan sonra burjuva-feodal medyay iflgal eden Mehmetçi e yard m kampanyalar buna karfl -devrim cephesinden bir örnektir. Halk cephesinden ise, burjuva-feodal devlet kliklerinden birinin önce Cumhuriyet Mitingleri ve sonras nda ise laiklik elden gidiyor fleklinde yürüttükleri kampanyalarda bir tak m küçük burjuva sanatç lar n sergiledikleri durufl, sanatta burjuva karakterin yukar da verilen özelli ine bir örnek.] Korkakl n tutsak etti i özgürlük E er mant n kabul etti i do ru, sosyal kurtuluflun gerçekleflebilmesi için toplumsal alt-üst oluflun bireyden bekledi i politik müdahalede bulunma temelinde somutlafl yorsa (ki devrimci olan ve dolay s yla gerçek do ru olan tam da budur), sanatç n n karakteri, böylesi duruflun ifadesi oldu u devrimci proleter kültürün etkisinde, ihtilalin siyasal görevlerini yerine getirmeye dair örgütlenen bir karakterdir. Kuflkusuz bu örgütlenme olgusu, burjuva karakterli bireyin örgütlenme olgusundan bilinç olarak daha üstündür. Üstünlü ü, s n f tavr n aç ktan belirlemesindedir; bireyin bireysellik üzerinden tarihin kendisine yükledi i s n fsal göreve ihanet edercesine kendi egolar n tatmin etmesi için burjuvazinin sundu u bunca olanak bollu u içinde yoksullar n meflru davas na bedel ödeme pahas na saf tutmas ndad r. T pk özgürlü ün en güzel anlam n burjuvazinin safsatalar nda de il, bizzat Türkiyeli halk n ç kar olan Demokratik Halk Devrimi nin gereksinimin s n rlar içinde bulan gerilla gibi. O, kendi davas nda emin ad mlarla yürür. Bu yüzden onun örgütlülü e ba l l, faflist ordudaki askerin kendi örgütlülü üne ba l l ndan daha sa lamd r. Gerilla, da larda, elinde silah, s rt nda çantas yla kendini gölgesinde tafl d ölüme de il, özgürlü e yolculu- un coflkun ak fl na b rak p mücadelenin ihtiyaçlar n karfl lamaya kilitlenmiflken, gerici ordunun askeri, güvendi i uça yla, tank yla, topuyla... çat flma esnas nda bile, karfl cephede hayk ran devrim türkülerin yank s alt nda korkakl nca tutsak edilmifl özgürlü ünü arar. Örgütlerken örgütlenmek kültürel bir durufltur Halk n feodalizm ve komprador kapitalizm zincirinden kurtulufl mücadelesi ç kar na mant n kabul edebilece i gerçe in bireyden bekledi i örgütlenme duruflu, örgütleme duruflunu da dolays zca içermektedir. Örgütlenirken bütünün bir parças olan birey, bütünün kendi önüne koydu u perspektifi onun bir parças olarak uygulamak için örgütleyen bir bireye dönüflür. Ç kard sonuçlar yeniden bütüne tafl yarak bir sentezin, yeni bir yönelimin oluflmas nda katk sunar. Yönelimin güçlenerek yenilenmifl perspektifine göre birey kendini tekrar örgütler. Di er bir ifadeyle, yeni sonuçlar do urmas için gerekti i gibi örgütlemesi için birey önce yönelim taraf ndan örgütlenir. Bu, devrimci mücadelede süre en bir hal olarak kültürel bir duruflu yans tmaktad r. Ö rendikçe ö reten, ö rettikçe de ç - kard derslerden ö renmesini bilen birey bu duruflu sergilemekte en az sorun yaflayacak oland r. Nitekim devrimci yönde sürekli gelifltirmek, yenilenmek ten bu anlafl lmal d r. Örgütün mevcut yöneliminin hayata uygulanmas yla ileriye do ru ad - m n at lmas, organizasyon sorununda olas bütün düzensizlikleri tersine çevirmeyi gerektirir. Proletarya Partisinin yönelimi çerçevesinde planl, somut hedefli, sistematik olarak sergilenecek bir çal flma tarz, yeni olmayan fakat dejenerasyona u ram fl proleter kültürü yeniden kuflanman n örgütlü çizelgesidir. Halk için devrim kaç n lmazsa ve devrim için partinin varl zorunluluksa, kolektifin örgütlenme anlay fl na koflut olarak bir kültürel flekilleniflin örgütlenmesi de bir o kadar zorunludur.

15 İşçi-köylü Mart-3 Nisan 2008 Gazete/Okur Kuantum fizi i ve diyalektik materyalizm Bunlar biliyor musunuz? - Amerikan hava yollar, uçufllarda yolculara sundu u kahvalt larda her tepsiden bir zeytini kald rarak 1987 y - l nda 40 bin dolar kâr etmifltir. - Elektrikli sandalye bir diflçi taraf ndan icat edilmifltir. - Gülmek için 17 kas a ihtiyaç vard r. Surat asmak için ise 43 kas a ihtiyaç vard r. - Bo alar renk körüdür, bundan dolay matadorun elindeki beze sald r rlar; rengi ne olursa olsun. - nsanlar hayatlar n n yaklafl k üçte birini (baz lar daha fazlas n ) uyuyarak harc yorlar. - Uzaydan görülebilen tek insan yap m olan fley Çin Seddi. Klasik fizik, büyük baflar lar na karfl n 1900 lü y llara yaklafl ld nda siyah cismin fl - mas, tayf çizgileri, fotoelektrik gibi bir tak m fiziksel olaylar n aç klanmas nda yetersiz kald. Max Plank enerjinin, Einstein ise fl n paketçiklerden olufltu unu göstermesiyle klasik mekanik derinden yaraland. Enerji ve fl n yay l m ndaki süreksizli i araflt rma çabalar sonucu yap lan deneylerde Rutherfort atomun pozitif yüklü küçük bir çekirdekçi inin oldu unu gözlemledi. Elektronun varl ise zaten biliniyordu. Çekirdek etraf nda dairesel hareket yapan elektronun çekirde e düflebilme ihtimali bütün sistemleri çökertiyordu. Bu konuda geçici çözüm Bohr dan geldi. Bohr un atom modeline göre, elektronlar kuantizasyon kural nca çekirdek etraf ndaki belirli yörüngelerde hareket ediyorlar ve belli enerji de erine ulaflamad kça fl ma salam yorlard. Ve böylece sistem dengede kalabiliyordu. Bu çözüm, küçük atomlarda ifle yarad ancak daha büyük kütleleri aç klamada yetersizdi. Bohr un modeli üzerinde y nla düzenlemeler, yamalar yap ld ysa da eklektik kald ve söz konusu sorunlara çözüm üretilemedi. Gazetemize sahip ç kal m! ÇIKTI Devrimci ve sosyalist bas n n halk kitlelerine ulaflmas da t m engellenerek gerçeklefltiriliyor. Yay-Sat n kabul edilemeyecek bir anlaflma dayatmas sonucu devrimci ve sosyalist bas n Do an Da t m a yay nlar n veremiyor. Bir süredir gazetemizde iflledi imiz bu uygulama egemenlerin devrimci ve sosyalist bas na yönelik düflmanl n da gösteriyor. Devlet, emekçilere genifl halk kitlelerine gerçekleri ulaflt racak, devrimin gücünü tafl yacak yay nlar m z engellemek için yeni yöntemler gelifltiriyor. Bir yandan görsel ve yaz l medya ile emekçilerin gündemini belirleyip onlar gerçek sorunlar ndan uzaklaflt r rken muhalif bas na yönelik bask lar n da artt r yor. Bu uygulamalara karfl devrimci ve sosyalist bas n sahiplenmek bugün daha fazla anlam kazan yor. Okurlar m z n yay nlar m z düzenli takip etmesi, abone olmas ve yeni aboneler bulmas bu sald r ya karfl verilecek anlaml bir yan t olacakt r. flçi ve emekçilerin gazetemize ulaflabilecekleri yeni kitabevi, bayi vb. bulunmas bu çabaya önemli bir katk sunacakt r. Bir önceki say m zda okurlar m za yapt m z abonelik ça r s na Tekirda 1 No lu F Tipi Hapishanesi nden Tutsak Partizanlardan yan t geldi. Tutsak Partizanlar Yay-Sat n yay nlar m z n da t m n engelleme giriflimine karfl durmak amac yla bir y ll k abonelik ücretini yat rarak yay nlar m za abone oldular. Tutsaklar gazetemizin abonelik ça r s na yan t vererek da t m sansürüne hapishaneler cephesinden anlaml bir yan t vermifl oldular. Tüm okurlar m z gazetemize abone olmaya, yeni aboneler bulmaya ça r yoruz! Abonelik Koflullar m z; flçi-köylü; 6 Ayl k; 20 YTL 1 Y ll k; 40 YTL Yeni Demokrat Gençlik 6 Ayl k; 10 YTL 1 Y ll k; 20 YTL Partizan 6 Ayl k; 15 YTL 1 Y ll k; 30 YTL Abone olabilmek için ödeme yapt ktan sonra banka dekontunu yay nevimize fakslay n ya da posta yoluyla ulaflt r n. Abonelik bedeline posta ücreti dahildir. Adres; Gureba Hüseyina a Mahallesi mam Murat Sok. No: 8/1 Aksaray/ Fatih STANBUL Tel: (0212) Faks: (0212) Kuantum mekani i Kuantum fizi inin geliflimi ise fizikte köklü bir de iflim yaratt. Klasik fizi i mekanik bir determinizmden kurtararak daha esnek ve dinamik bir do a görüflü arma an etti. Kuantum fizi ini Max Planck n kuant keflfetmesiyle bafllatabiliriz. Bu yeni fizik, atom çekirde ine s k flm fl kuvvetleri ortaya ç kard. Böylece nükleer enerjinin kullan - m yla s n rs z bir bolluk ve toplumsal ilerlemenin devasa olanaklar n n önü aç lm flt. Albert Einstein n devrim yaratan izafiyet kuram kütle ve enerjinin eflde er oldu unu ve her ikisinin de ayn fleyin farkl biçimleri oldu unu kan tlar. E er bir cismin kütlesi biliniyorsa, bunu fl k h z n n karesiyle çarpt - m zda enerji eflde erli ini buluyoruz. (E = mc 2 ) Yine, Einstein, dalga olarak kabullenilmifl fl n, parçac k gibi davrand n öne sürdü. Daha sonralar, De Brogli parçac klardan olufltu u düflünülen maddenin dalgalar n tabiat n and rd - na dikkat çekti! Madde ve enerji aras ndaki uzlaflmaz-ayr l k böylece yerle bir oldu. Parçac k fizi inde y llarca hüküm süren tart flma, foton ve elektron gibi atom alt parçac klar n parçac k m yoksa dalga m oldu u sorunu nihayet, atomalt parçac klar n hem parçac k hem de dalga gibi davranabilece ini ve davrand n ortaya koyan kuantum fizi i taraf ndan çözüme kavuflturuldu. Ifl k t pk bir dalga gibi giriflim yap yor ve ayn zamanda bir parçac k gibi atomdan elektron da sökebiliyordu. Klasikleflmifl mant n yasalar na uyumlu de ildir bu. Sa duyu yani biçimsel mant k bir fotonun ayn anda iki yerde olabilece ini nas l kabul edebilir? Ve üstelik ayn anda inan lmaz h zlarda ve farkl do rultularda hareketi nas l içsellefltirebilirdi? Dolay s yla fl n hem bir dalga hem de bir parçac k olarak davranmas ak lalmaz bir çeliflki olarak görüldü, görülmeye devam ediyor. Kuantum mekani inin yasalar biçimsel mant a meydan okur ama diyalektik materyalizmle tam bir uyum halindedir. Mesela bildi imiz nokta kavram n ele alal m. Tüm geleneksel geometri, do ru, düzlem, uzay vb. sadece bu noktadan hareket edilerek türetilmektedir. Oysa daha yak n bir gözlem noktan n var olmad gerçe ini ortaya serer. Nokta, uzay n en küçük ifadesi olarak boyutu olmayan bir fley olarak düflünülür. Gerçekte, böyle bir nokta atomalt parçac klardan çok daha küçük olarak kabullenilir. Ve eninde sonunda, kuantum dalgalar n n girdab nda yok olup gider. flte bu sürecin bir sonu yoktur. T pk evrende hiçbir sabit noktan n olamad gibi. Gözlenebilir nesnel gerçekli in ötesinde yatan tanr sal biçimler bulma u rafl ndaki idealistlere verilecek yan t budur. Nihai gerçeklik, sadece, sonsuz ebedi ve her an de iflen nesnel evrendir. Sabit ve de iflmez konuma de il aksine bir sürece, asla sonlanmayan bir ak fla sahibiz. Buna bir bafllang ç ya da bir son bulma u rafllar baflar s zl - n tam da kendisidir. Einstein n izafiyet kuram ndan çok daha önce enerjinin ve maddenin korunumu prensipleri biliniyordu. lk insanlar, sürtme Hesap Numaralar m z; TL hesap numaras : Selma fiahin Ziraat Bankas Aksaray stanbul fiubesi Yurtd fl : Euro hesap numaralar Selma fiahin Ziraat Bankas Aksaray stanbul fiubesi Vak flar Bankas Aksaray stanbul fiubesi Yay nlar m z bulabilece iniz kitapevleri; Ozan Kitapevi Hal Cad Tel:(0 266) Cep: Band rma-bal kesir Ad mlar Kitapevi Hoflnudiye Mah. Doktorlar Cad. Bayrak Sok. No: 9 (Akbank aral ) Tel: (0 222) Eskiflehir Ferda Kitabevi Yeniflehir Mah. 19. Sok No: 11 Tel: (0 326) skenderun/hatay Merdiven Kitabevi Meflrutiyet Mah. Turhan Sok. No: 5/A Tel: (0 372) Zonguldak Jiyan Kitapevi Balatgazi (1.Harput) Caddesi Kaz mhoca Sok. No: 11 Tel: (0424) Faks: (0424) Elaz lhan lhan Karanfil sokak 30/3 Tel: (0312) kuvveti ile atefl yakt klar nda bir miktar enerjiyi s ya dönüfltürüyorlar, böylelikle iflin ve s - n n eflde erlili i ilkesini yaflamlar na uyarlam fl oluyorlard. Bir parçac kta yo unlaflan enerji miktar onun kütlesiyle orant l d r ve toplam enerji miktar her zaman sabit kal r. Örne in, bir proton, bir pozitron salarak bir nötrona dönüfltü ünde, protonun yükü pozitiftir ve sonuçta ortaya ç kan parçac k çiftinin toplam yükü yine pozitiftir. Tüm bu say s z dönüflümlerde, yükün korunumu yasas yürürlüktedir, t pk tüm di er korunum yasalar gibi. Bir elektron ve onun anti-parçac olan pozitron birbirlerini yok ettiklerinde, kütleleri yok olur, yani kütleleri, z t yönlerde hareket eden iki fotona dönüflür. Bu fotonlar da kendisinden ç kt klar parçac klar kadar enerjiye sahiptirler. Diyalektik olarak, elektron ve pozitron yads nm fl ve ayn zamanda korunmufltur. (Foton bir fl k parçac d r) Diyalektik materyalizmde madde, bize duyu-alg içinde sunulan maddi bir gerçekliktir. Sadece kat nesneleri de il, fl k da, foton da elektronlar ya da pozitronlar kadar maddedirler. Kütle sürekli olarak enerjiye dönüflmektedir ve enerji de kütleye. Bir pozitron ve elektronun yok olufllar bir foton çifti üretir, bunun z tt da mümkün: ki foton karfl laflt nda, bir elektron ve pozitron oluflturulabilir. Bu olgu bize baz niyetli yazarlar taraf ndan hiçlikten madde oluflumu olarak sunulur. Oysa burada söz konusu olan, bir fleyin yok oluflu ya da yarat l fl de il, maddenin enerjiye ya da enerjinin maddeye dönüflümüdür. Bir foton atoma çarpt nda, bir foton olarak varl sona erer. Kaybolur, ama atomda da bir de iflikli e neden olur. T pk toplumsal geliflmelerde oldu u gibi Sonuç olarak atomalt düzeydeki evrenin sürekli de iflim süreci, diyalekti in yaln zca akl n öznel bir üretimi de il, do ada gerçekleflen nesnel süreçlere dayand n n do rulanmas d r. (Bir K okuru) K z lay/ankara Dost Kitapevi Konur sokak No:4 Tel: (0312) K z lay/ankara Deniz Kiapevi Zafer çarfl s no:13 Tel: (0312) Yeniflehir/Ankara Konak Kitapevi Belediye Pasaj P-16 Tel: (0232) Konak/ zmir Devrim Kitapevi 853 Sokak Saray iflhan No: 33/B Tel: (0232) Konak/ zmir Z Kitapevi 871 sokak No:19/P.03 Tel: (0232) K zlara as Han -Konak/ zmir Seyhan Kitabevi Cafera a Mah. A abey Sk. No: 42 Tel: (0 216) / Tel: (0 216) Moda-Kad köy/ stanbul Genç Mephisto Vakithane Cad. Cafera a Mah. No: 15 Tel: (0 216) Kad köy/ stanbul Beyo lu-mephisto stiklal Caddesi No: 125 Tel: (0212) , Beyo lu/ stanbul Simurg Kitapevi Hasnun Galip Soka 4B Telefon: Beyo lu/ stanbul Semerkant Kitapevi Süslü Saks Sok. No: 5 Tel: Beyo lu/ stanbul Gazi k z ld r k z l kalacak! 1995 Gazi katliam n n üzerinden 13 y l geçti. Gazi katliam devletin suç dosyas nda ilk olmad gibi son da olmayacak. Sivas, Çorum, Marafl, fiemdinli ve 19 Aral k hapishaneler katliam n n yan s - ra birçok ayd n n katledilmesiyle zengin bir tarihe sahiptir tarihinde 22 kiflinin yaflam n yitirdi i Gazi olaylar devletin politikalar ndan ba ms z de ildir. Gazi Mahallesi iflçi, emekçi halk y nlar n n yo- un olarak yaflad bir semt olmakla birlikte devrimci dinamikleri içerisinde bar nd ran, mevcut düzenin politikalar na karfl refleks uyand ran isyanc militan bir ruh yap s na sahiptir. Bu durum devleti her zaman rahats z etmifltir. Bu devrimci dinamikleri yok etmek ve kendi koltuklar n kaybetmek istemeyen egemenler her zaman bu ve benzeri katliamlar meflru görmüfllerdir. 95 Gazi katliam yla da korkak, düzenle bar fl k yaflayan, araflt rmayan, sorgulamayan, kendi haklar n aramayan, sindirilmifl ve devrimci dinamikleri yok edilmifl bir toplum yaratmak istenilmifltir. Bunu baflaramayan egemenler yoz ideolojilerini emekçi halk n yaflad bu semtte uyuflturucu, çeteleflme, fuhuflu yayarak yok etmeyi planlamaktad r. Bugün Gazi Mahallesi nde uyuflturucu, çeteleflme, fuhufl, h rs zl k ve y k m bafll ca gelen sorunlar aras nda yer almaktad r. Bu bilinç ile Gazi Katliam n ve Gazi flehitlerini anman n en anlaml yolu Gazi Mahallesi ne sahip ç kmak ve Gazi Mahallesi halk n n yan nda yer alarak mücadeleyi büyütmekten geçer.12 Mart katliam öncesi yapm fl oldu umuz bir dizi çal flmayla Gazi halk n n yan nda oldu umuzu ve Gazi Mahallesine sahip ç kaca m z n ilk pratik ad mlar n att k. Y k mlara, çeteleflmeye, fuhufla ve yoz kültüre karfl merkezi olarak ç kar lan Partizan imzal afiflleri yo un bir flekilde Mahallenin yoksul sokaklar - na yapt k. Gazi flehitlerini anmak Gazi ye sahip ç kmakt r, Birlik mücadele zafer, 12 Mart n militan ruhuyla 12 Mart ta alanlara, hesap sormaya, Gazi nin katili patron a a devleti, Gazi k z ld r k z l kalacak sloganlar n tafl yan ozalit afifl çal flmas Partizan saflar nda 12 Mart ta alanlara fliar yla ça r yap ld. 9 Mart 2008 tarihinde akflam saat da Gazi Mahallesi Eski Karakol, Gazi Dörtyol, Fevzi Çakmak Caddesi ve smet Pafla Caddesi ne Partizan imzal pankartlar as ld. Yap lan tüm bu çal flmalar hiç flüphesiz ki egemenlerin hofluna gitmemifltir. Pankartlar n as m s ras nda korkutmak ve sindirmek için yap lan resim çekmeler çal flmalar engellememifltir. Tahammülsüzlü ünü çok geçmeden ortaya koyan faflist sistemin kolluk güçleri pankartlar n as lmas ndan k sa bir süre sonra hepsini indirmifltir. Biz flunu biliyoruz ki hiç bir güç ve hiç bir anlay fl gazinin devrimci dinamiklerini duyarl l n bitiremez. Ve hiç bir anlay fl bizleri devrim ve komünizm davas ndan vazgeçiremez. Bask lar bizi y ld - ramaz. Gazi Mahallesi flçi-köylü okurlar Savafla haz r olmal y z! Emperyalist güçler yoksul ve emekçi halklara karfl olmad k iflkence ve zulüm etmektedir. Do u Anadolu da bask lar bitmek bilmiyor. Bask lardan kaç p büyük flehirlere gelmekte olan Kürt ve di er az nl klara buralarda bask da uygulan yor. stanbul un çeflitli yerlerine yerleflen Türkiye nin yoksul bölgelerinden gelen, var n yo unu buraya yat r p yerleflen çeflitli milliyetlerden emekçilerin yakas na yap flan komprador emperyalist güçler gecekondular na göz diktiler. Bafl büyük denilen semti y kmaya gelen güçler halk karfl s nda buldular. fiimdilik püskürtülen ama faflizmin bofl durmayan bir taraftan da depremi bahane ederek bu yoksul insanlar kovup emperyalist güçlere zemin haz rl - yor. Bafl büyük Zümrüt Evler, Gülsuyu, Gülensu ve daha nerelerde emekçiler varsa hepsini kovmakt r dertleri. Ama ya ma yok. Bizleri Bingöl den, Tunceli den, Sivas tan, Malatya dan, Çorum dan kovdunuz ama buradan kovamazs n z. Çünkü art k gidecek yerimiz kalmad. Bunun için direnece iz. Ölmek pahas na direnece iz ve yerlerimizi faflistlere vermeyece iz. Benim ça r m bütün Türkiyeli emekçilere; art k yeter diyelim. Topyekun komprador patron-a a devletine karfl savaflal m diyorum. Kürt ulusunun üstündeki topyekun savafla karfl birleflmek zorunday z. Art k gençlerimiz savaflmal diyorum. Baflka çaresi olmad n beyan ediyorum. Türkiye nin bir Amerikan ufla oldu u, Kuzey Irak a girip ç kt ndan belli oldu. Bütün ezilen çeflitli milliyetlerden emekçiler tüm Türkiye deki bölgelerde savafla haz r olmal - y z. Aksi takdirde yenilmeye mahkûmuz. Türkiye nin her yerinde Halk Savafl na haz r olmal y z. (Gülsuyu ndan bir K okuru)

16 ±CMYK iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) Cep: ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI fihani NO:11 KAT: 3 DA RE: 32 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: SMET YE MAH. N YAZ M SR CADDES ERSOY APT. NO:9 TEL: (0422) Cep: ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N Cep: AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: flçi-emekçi y nlar n SSGSS ad alt ndaki kapsaml sosyal y - k m yasa tasar s na karfl öfkesi giderek büyüyor. Herkese Sa l k Güvenli Gelecek Platformu nun gerçeklefltirdi i bir dizi eylemin yan s ra, Emek Platformu da Mart tarihlerinde ülke genelinde bir dizi eylem gerçeklefltirdi. Herkese eflit, nitelikli ücretsiz sa l k! Haber- fl Sendikas stanbul 1 No lu fiube üyesi iflçiler SSGSS ye karfl bir eylem gerçeklefltirdi. Üçyüzlü de bulunan Esenler-Bayrampafla Telekom Müdürlü ü önünde toplanan iflçiler Mezarda emekli olmayaca z, Hükümet yasan al bafl na çal sloganlar n atarak polisin engelleme çabalar na ra men Dörtyol Meydan na yürüdü. Mersin 14 Mart Cuma günü saat aras ifl b - rakma eylemi yapan KESK, Türk- fl, Kamu- Sen flubeleri SSGSS yasas na karfl alanlara ç - karak yasaya olan tepkilerini dile getirdi da Mersin Devlet Hastanesi, stasyon ve Çarfl merkezden yürüyüfle bafllayan yaklafl k 7 bin kiflilik kitle sloganlarla AKP hükümetini protesto etti. AKP il binas önünde yürüyüfl sona erdi. Sivas 14 Mart Cuma günü saat da bafllayan ifl b rakma eylemi ye kadar sürdü. fiehir meydan nda saat de yap lan bas n aç klamas ve ard ndan bildiri da t m na yaklafl k 300 kifli kat ld. Bir gün önce platformdan çekilen ve ikiyüzlü davran p ifl b rakma eylemine kat lmayan sendikalar n asl nda ne için ve kim için çal flt n da halk önünde teflhir eden eyleme ö renciler de destek verdi. Eylemde s k s k Yaflas n s n f dayan flmas, flçi-memur-gençlik alanlarda birlefltik, Hükümet yasan al bafl na çal sloganlar at ld. (Sivas YDG) Dersim Dersim de 13 Mart Perflembe günü saat de Yeralt Çarfl s üzerinde SSGSS tasar s na tepki amaçl bir bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Sendikalar ve demokratik kitle örgütlerinin öncülü ünde düzenlenen bas n aç klamas na 1500 e yak n kifli kat ld. Tasar n n onaylanmas ile beraber tüm sa l k ve sosyal haklar m z n elimizden al naca, en temel ihtiyaçlar m z n paral hale getirilece i vurgusu yap lan aç klama, yasa tasar s na karfl sloganlarla sona erdi. (Dersim K okurlar ) Bursa 13 Mart günü saat de Ünlü Caddesi nde toplanan binlerce emekçi Orhangazi Park na kadar Yaflas n s n f dayan flmas, Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek, flçi memur el ele genel greve, Kahrolsun IMF iflbirlikçi AKP vb. sloganlarla yürüdü. Alanda Emek Platformu birleflenleri ad na konuflan Türk- fl 8. Bölge Temsilcisi Mehmet Kanca, SSGSS yasas n n emekçiler aras nda a r hak kay plar na neden olaca n savundu. 13 Mart ta, Yap Yol-Sen e ba l çal flanlar, otoyol ve köprü geçifllerinde ifl yavafllatma eylemleri gerçeklefltirirken, saat te Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerinde bir bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Bir baflka eylem de, Harb- fl taraf ndan Pendik Köprüsü nü ve E 5 i (D-100) trafi e kapatma eylemiydi. Saat civar nda bir araya gelen Harb- fl üyesi yaklafl k 800 iflçi, Genel- fl Anadolu Yakas yöneticilerinin, üyelerinin ve tersane iflçilerinin de aralar nda bulundu u genifl bir kat l mla Pendik Köprüsü nden afla inerek, polisin engelleme çabalar na ra men yolu trafi e kapatt. Kartal da ise yaklafl k 300 Harb- fl üyesi iflçi de D-100 karayolunu, Ankara istikametinde kestiler. Tuzla Askeri Cip Fabrikas, Kartal Cevizli deki Askeri Dikimevi ve Pendik Askeri Tersanelerde çal flan iflçiler de iflyerlerinden ç karak, eylem yapt lar. Her yer grev, her yer direnifl stanbul Emekçiler öfkelerini 14 Mart ta ülke çap nda gerçeklefltirilen 2 saatlik ifl b rakma eylemi ve on binlerce emekçinin kat ld eylemlerle bir kez daha net bir flekilde gösterdiler. Egemen s n flar n kendi içlerindeki ç kar çat flmalar n n bir sonucu olarak gündeme getirilen türban tart flmalar, AKP nin kapat lmas davas, laiklik-fleriatç l k eksenli tart flmalar sistemin bekledi i gibi halk n kat l m ve ilgisiyle karfl lanmamakta, tersine iflçiler ve kamu emekçileri sosyal y k m politikalar na, Kürt ulusu ise imha ve inkâr sald r lar na karfl meydanlar doldurmakta ve sisteme net cevaplar vermekte, halk m z kendi gündemlerini sahiplenerek sistemi zor durumda b rakmaktad r. Emekçilerin tabandan gelen tepkisine karfl daha fazla direnemeyen sendika yönetimleri uzlaflma mesajlar vererek devletle anlaflman n ve emekçileri sakinlefltirmenin yollar n aramaktad r. Ancak Erdo an n sendikalar yalanc l kla suçlamas, Milli E itim ve Sa l k Bakanlar n n emekçilere tehditler savurmalar emekçilerin öfkesiyle karfl lanm fl ve bugüne kadar AKP hükümetiyle uyumlu bir hat izleyen birçok sendika yönetimi de hükümeti do rudan elefltirmek ve harekete geçmek zorunda kalm flt r. SSGSS ye karfl her yer eylem alan Taksim Emek Platformu 13 Mart günü yapt bir yürüyüfl ile yasan n geri çekilmesini istedi. Saat da Taksim Tünel de bir arayla gelen Emek Platformu bilefleni sendikalar Taksim Meydan na yürüdü. Türk- fl e ba l birçok sendikan n kat ld eylemde s k s k Hükümet istifa, Hükümet yasan al bafl na çal, flçi-memur ele ele genel greve sloganlar at ld. stiklal Caddesi boyunca alk fl ve z lg tlarla yürüyen iflçileri çevreden geçen emekçiler de alk fllarla destek verdi. Coflkulu geçen yürüyüflte Tekel iflçileri dikkat çekerken direnifllerini sürdüren lbek Teksitil iflçilere de eyleme kat ld. Yaklafl k 8 bin kiflinin kat ld eylem Tramvay dura nda yap lan bas n aç klamas ile sona erdi. 14 Mart ta 2 saatlik ifl b rakma eylemine kat lan binlerce emekçi de geleceklerine sahip ç kacaklar n ilan ederken halk düflman tutumlar daha fazla aç a ç kan AKP hükümetine ve Erdo an a yönelik tepkilerini de sloganlar na yans tt lar. Saat de Cerrahpafla Hastanesi içinde toplanan binlerce emekçi hastane içinde yürüyüfle bafllad. Di- er sendikalardan emekçilerin kat lmas yla daha da kitleselleflen emekçiler coflkular ve heyecanlar yla stanbul da bahar havas estirdiler. Hep birlikte gür bir flekilde at lan Kas mpafla imam yalanc s n yalanc, Yalanc baflbakan istemiyoruz, AKP sa l a zararl d r vb. sloganlarla hükümet istifaya ça r ld. Cerrahpafla Hastanesi nden d flar ç kan ço unlu u KESK üyesi binlerce emekçi yolu kapatarak Saraçhane ye do ru yürüyüfle devam etti. Doktorundan temizlik görevlisine hastanelerde çal flan binlerce sa l k emekçisi ifl k yafetleriyle eylemde yer al rken E itim-sen üyesi e itim emekçileri de kitlesellikleri ve coflkular yla dikkat çekiyorlard. Kortejde gençler ve kad nlar ço unlu u oluflturmaktayd. Bunun da etkisiyle Paras z e itim-paras z sa l k talebi ve e itimde ve sa l kta ticarileflmeye karfl ç kan konuflmalar daha fazla öne ç kt. Cerrahpafla n n dar sokaklar ndan tramvay yoluna ç kan emekçiler, tramvay hatt n kapatarak Aksaray a do ru yürüdüler. Aksaray Metro stasyonu önünde toplanan, ço unlu unu Belediye iflçilerinin oluflturdu u kalabal k grup da çeflitli sloganlarla yürüyüfle geçti. Görevliler d fl nda kortejlerde bulunan iflçilerin de sürekli slogan att rd, sessizli- e tahammül edilmeyen korteje, d flar dan da kat l m sa land. Yürüyüflü gören insanlar ya kortejlere girerek ya da alk fl ve sl klar ile emekçilere destek verdi. Ço unlu unu Belediye- fl üyelerinin oluflturdu u Türk- fl üyesi iflçilerle birleflerek Saraçhane Park na do ru yürüyüfle devam ettiler. Belediye- fl Sendikas üyeleri Birlik-mücadele-zafer ve Kurtulufl yok tek bafl na ya hep beraber ya hiçbirimiz pankartlar n açarak kat ld klar eylemde direnifle devam edeceklerini, sald r lara boyun e meyeceklerini ifade ettiler. Eylemde Devrimci Demokratik Sendikal Birlik üyesi emekçiler de hem sendikalar nda yürüyerek hem de Kölelik yasalar geri çekilsin pankart n açarak devrimci durufllar n sergilediler. Saraçhane Park nda toplanan emekçiler ad na okunan bas n aç klamas nda SSGSS nin getirece i hak gasplar ifade edilerek AKP hükümetinin iflçi düflman yüzü teflhir edildi, eylemlerin devam edece i vurgusu yap ld. Eylem hep birlikte at lan flçi memur el ele genel greve slogan ile sona erdi. Kad köy 14 Mart eylemlerinden biri de Kad köy de gerçekleflti. D SK Genel- fl üyesi belediye iflçileri ifl b rakarak, Kad köy skele Meydan na yürüdüler. Yaklafl k bin çal flan n kat ld eylemde Herkese Sa l k Güvenli Gelecek çin Mücadeleye yaz l pankart aç ld. Meydana gelindi inde Genel- fl 1 Nolu fiube Baflkan fiahan lseven taraf ndan Emek Platformu nun ortak aç klamas okundu ve eylem çekilen halaylarla sona erdi. Kartal Kartal da BES üyesi Adliye çal flanlar ve PTT çal flanlar ifl b rakt lar. Meydanda çekilen halaylar n ard ndan, saat de Platform taraf ndan bir bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Aç klamay Suzan Zengin okudu ve Ülkenin kârl kamu kurulufllar n zarar ediyor diyerek yerli-yabanc tekellere peflkefl çekenler, flimdi de, kara delik diye tan mlad klar, sa l k ve sosyal güvenlik kurulufllar na göz dikmifl bulunmaktad r. Oysa sa l k ve sosyal güvenlik hakk bizim ve çocuklar m z n gelece i demektir dedi. Kozyata Kozyata nda bulunan PTT Anadolu Yakas Baflmüdürlü ü ve 150. Y l Postanesi çal flanlar da ifl b rakarak tasar y protesto etti. Baflmüdürlük bahçesinde toplanan Haber-Sen, Türkiye Haber- fl, BASK, Kamu Sen ve Birlik Haber-Sen üyesi 200 postac halaylarla greve durdu. Tren seferleri aksad TCDD çal flanlar da ifl b rakarak, Haydarpafla Gar nda bir bas n aç klamas yapt lar. fl b rakma eylemi, demiryolu tafl mac l nda aksamalara neden oldu. Bunu engellemek isteyen demiryolu yöneticileri, Ankara- stanbul seferini yapan ve saat de hareket etmesi gereken Baflkent Ekspresi ni erken hareket ettirme çabas na girerek, grevin etkisini k rmaya çal flt - lar. Ancak eylemciler buna karfl n hareket saatini geciktirerek, treni kald rmad lar. Ayr ca deniz ulafl m nda da aksamalar yaflan rken, banliyö seferleri de durdu. Deri iflçileri de ifl b rakt Tuzla Deri Organize Sanayii nde bulunan deri fabrikalar nda çal flan iflçiler de saat dan itibaren ifl b rakt lar i aflk n deri iflçisi Herkese Sa l k Güvenli Gelecek ve Sa l k Hakt r Sat lamaz pankartlar açarak, eski Traktörcüler dura na do ru yürüyüfle geçtiler ve durakta bir araya geldiler. zmir zmir Emek Platformu üyeleri, Basmane Meydan ndan Konak Meydan na yürümek istedi. Barikat kuran polis, emekçilerin meydana girmesine izin vermedi. Yürüyüflte emekçiler Hükümet istifa, Yalanc Baflbakan istemiyoruz, Mezarda emekli olmayaca z sloganlar n att. Edirne Edirne Belediyesi önünde bir araya gelen Edirne Emek Platformu bileflenleri lhan Kodaman Park na yürüdü. Yaklafl k bin kiflinin kat ld eyleme çevreden vatandafllar alk fllarla destek verdi. Hakkari Hakkari de SES üyesi emekçiler, Hakkari Devlet Hastanesi önünde bir araya geldi. Sendika üyeleri ad na aç klama yapan SES fiube Baflkan Musa Bor, kamu hastanelerinin iflletmeye dönüfltü ünü belirterek, Herfleyin bafl sa l k, bu y k m durdural m dedi. A r Saat Kulesi nin önünde yaklafl k bin kiflinin kat ld bas n aç klamas n E itim-sen fiube Baflkan Cezmi Gündüz okudu. Do ubeyaz t ilçesinde nsan Haklar An t önünde 200 kiflinin kat l m ile bas n aç klamas yap ld. Emekçiler so u a ra men alanlarda! Emek Platformu nun ça r s üzerine yap - lan ifl b rakma eylemi, Türkiye nin birçok ilinde etkili oldu. SSGSS karfl t eylemlerin ilki 12 Mart ta Bay nd rl k ve skân Bakanl önündeydi. KESK e ba l Yap yol-sen iflçileri eflit ifle eflit ücret taleplerini dile getirmek için burada bir eylem gerçeklefltirdi. Eyleme Partizan da destek verdi. 13 Mart günü ise Emek Platformu bileflenlerinin yöneticileri Türk- fl Genel Merkezi nde yapt klar bir bas n toplant s ile yasa tasar s hakk ndaki görüfllerini ve eylem programlar n bir kez daha yinelediler. Emek Platformu nun ça r s ile Sakarya Meydan nda saat de kitlesel bir bas n aç klamas yap ld. 3 bini aflk n emekçinin kat ld aç klama bir anda mitinge dönüfltü. Emek Platformu Ankara bileflenleri 14 Mart ta aras nda bulunduklar iflyerlerinde ifl b rakt. Binlerce emekçi gerçeklefltirilen bas n aç klamalar na kat larak baflkentte seslerini Meclis e duyurmaya çal flt. ki ayr eylem örgütlendi. lki; Türk- fl in srar ile Han meli Sokak ta TEDAfi önünde, di eri ise; çeflitli siyasi partiler, kitle örgütleri, devrimci ve demokrat kurumlar, KESK, ATO, TMMOB un kat l - m ile Numune Hastanesi nden Sa l k Bakanl na yürüyüfltü. Bakanl k önüne gelen kitle Abdi pekçi Park na yönelerek burada fiili bir miting gerçeklefltirdi. Yap lan eylemler son y llarda Ankara da görülen en kitlesel eylemlerden birisi oldu. Havan n afl r so uk olmas na karfl n kitlenin artarak ço ald ve öfkesini Adana zmir Adana Adana da fabrikalarda çal - flan iflçiler, saat dan ye kadar flalterleri kapat rken, sa l k emekçileri yar m gün, e itim emekçileri de sevk alarak tüm gün çal flmad. E itim ifl kolunda örgütlü binlerce e itim ve bilim emekçisi E itim- Sen binas önünde toplanarak nönü Park na kadar sloganlarla yürüdü. Dev Sa l k- fl, SES ve Adana Tabip Odas üyesi sa l k emekçileri Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Balcal T p Fakültesi Hastanesi poliklinikleri önünde toplanarak bas n aç klamas yapt. Demiryolu çal flanlar ise Gar içinde trenleri 2 saatli ine durdurdu. Emek Platformu bileflenlerinin son eylemi yaklafl k 5 bin iflçi ve emekçinin kat l m ile Adana Baflkent Hastanesi önünde yap ld. Buradan Adana Numune Hastanesine kadar yürüyen emekçiler, yürüyüfl boyunca AKP ve SSGSS karfl t sloganlar att. tek ses dile getirdi i gözlenirken, talepleri yerine getirilmezse eylemlerine devam edece i uyar s - nda bulundular. TEDAfi önünde gerçekleflen eylemde ise 4 bine yak n iflçi Türk- fl, D SK ve KESK e ba l baz sendikalar n yer ald bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Kamu-Sen ve Hak- fl baflkanlar da bu eyleme destek verdi. (Ankara)

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı!

COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı! COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı! TÜSİAD ve Birleşik Krallık Ankara Büyükelçiliği Refah Fonu İşbirliği, REC Türkiye ve Amerikan Büyükelçiliği desteği ile yapılan,

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev EGEM MARLIK 00/ - 0 Yap Tan t m Genel görünüm O live Park Evleri Mimari Tasar m : M art D Mimarl k, Metin K l ç Mimari Proje ve Uygulama Ekibi: Özgür Dinçer, Gökhan Yadel, Okan Taflk ran, brahim Deniz,

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü nde Bodrum da bir basın açıklaması yapıldı. İMO Bodrum Temsilciliği nde yapılan basın açıklaması Bodrum İKK Genel Sekreteri Şahabettin

Detaylı

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu Rapor No:01 Rapor Tarihi: 10.03.2011 muz İl Genel Meclisimizin 01.03.2011 tarih ve 2011/33 sayılı kararı doğrultusunda 08-09-10 Mart 2011 tarihlerinde toplanmıştır. İdaremiz araç parkında bulunan makine

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/201203... 1 of 5 6 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28225 Atatürk Üniversitesinden: YÖNETMELİK ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ASTROFİZİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015

Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015 Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015 Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 27/10/2015 günlü, 17399 sayılı yazısında; A HABER logosuyla yayın yapan "TURKUVAZ MEDYA YAYIN HİZMETLERİ A.Ş." adlı kuruluşa

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 23-26 MAYIS 2013 - İZMİR Grup Adı : Özel Hukuk 1. Grup Konu : İş ve sosyal güvenlik davaları Grup Başkanı : Mehmet YILDIZ (Yargıtay Tetkik

Detaylı

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ.

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. KIYMETLİ MESLEKTAŞLARIM HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. TÜRMOB çatısı altında örgütlenen, ülke genelindeki 76 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi Afet Yö netimi İnsan toplulukları için risk oluşturan afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afetlere karşı hazırlıklı olunması, afet anında hızlı ve etkili bir kurtarma, ilk yardım, geçici barındırma

Detaylı

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği kazanmıştır. Özel mülkiyet ilişkilerine dayalı düşünce biçimi

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

H. Atilla ÖZGENER* Afla daki ikinci tabloda ise Türkiye elektrik üretiminde yerli kaynakl ve ithal kaynakl üretim yüzdeleri sunulmufltur.

H. Atilla ÖZGENER* Afla daki ikinci tabloda ise Türkiye elektrik üretiminde yerli kaynakl ve ithal kaynakl üretim yüzdeleri sunulmufltur. Mevcut Kaynaklar Kullan lmas na Ra men 2020 li Y llarda Türkiye de Elektrik Enerjisi Aç Olabilir mi? H. Atilla ÖZGENER* I. Türkiye nin Elektrik Enerjisi Durumunun Saptanmas Türkiye nin elektrik enerjisi

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR

UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR UNIVERZITET U TRAVNIKU PRAVNI FAKULTET SOSYAL HUKUK SOSYAL GÜVENLİK T-152/14 MURAT VELİ ÇAKIR Sosyal Güvenlik Nedir? Sosyal güvenlik, bireylerin ve ailelerin ekonomik ve sosyal risklerle karşılaşmaları

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

CO RAFYA. TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER

CO RAFYA. TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER CO RAFYA TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER ÖRNEK 1 : 1990 nüfus say m na göre nüfus yo unluklar Türkiye ortalamas n n alt nda olan afla daki illerin hangisinde, nüfus yo unlu unun azl yüzey flekillerinin

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr 13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ Prof. Dr. Zeki TEKİN ztekin@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İçindekiler CUMHURİYET DÖNEMİNDE MESLEKÎ TEKNİK EĞİTİMDE

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

Eczacılık Günü Etkinlikleri

Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri

Detaylı

AKLINIZI BAŞINIZA ALIN, KAMU ÇALIŞANLARINI SINAMAYIN! Yazar Editör Perşembe, 26 Haziran 2014 12:58

AKLINIZI BAŞINIZA ALIN, KAMU ÇALIŞANLARINI SINAMAYIN! Yazar Editör Perşembe, 26 Haziran 2014 12:58 AKLINIZI BAŞINIZA ALIN KAMU ÇALIŞANLARINI SINAMAYIN! Perşembe 26 Haziran 2014 12:58 TBMM de görüşmeleri devam eden Torba yasa içerisine memurların İŞ GÜVENCELERİNİelleri nden alacak maddeler eklenmesine

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER

ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER Şekil-1: BREADBOARD Yukarıda, deneylerde kullandığımız breadboard un şekli görünmektedir. Bu board üzerinde harflerle isimlendirilen satırlar ve numaralarla

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

Degisimi_Yonetmek 4/19/10 5:12 PM Page 1 De iflimi Yönetmek

Degisimi_Yonetmek 4/19/10 5:12 PM Page 1 De iflimi Yönetmek De iflimi Yönetmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 16 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

Detaylı

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODTO Turizm Altyapı Projelerine Devam Ediyor Bodrum Ticaret Odası nın, 2014-2017 Stratejik Planı amaç ve hedefleri kapsamında, Bodrum da turizm sezonunun uzatılması, sektörün

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı