Bizim Dergi. Birlikte barış içinde nice Bayramlara. 3 ayda bir yayınlanır Ekim 2008 Sayı 12. Quebec/Canada

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bizim Dergi. Birlikte barış içinde nice Bayramlara. 3 ayda bir yayınlanır Ekim 2008 Sayı 12. Quebec/Canada"

Transkript

1 Bizim Dergi 3 ayda bir yayınlanır Birlikte barış içinde nice Bayramlara Quebec/Canada

2 Bizim Dergi 2 Sevgili üyelerimiz, değerli okurlar Bizim Dergi nin Temmuz sayısını hazırlarken çoğumuz tatil hazırlıkları içindeydik. Tatiller bitti, Ramazan gelip geçti, bayramı da kutladık. Derneğin yaz sonrası etkinliklerinin hazırlıkları başladı harıl harıl... Size birşey söyleyeyim mi? Artık tatillerde, uzaklarda nerede olursak olalım, şu cep telefonu ve internet yüzünden sorumluluklardan, işten, güçten kaçamaz olduk! Cevaplanması gereken sorular, yapılması gerekenler bizi nerede olursak olalım buluyor. Ama tabi kendi suçumuz. Açma efendim cep telefonunu, ya da bakma internete, değil mi? Biz mesela Kanada daydık yaz tatilinde. Orada büyük şehirlerin dışında, ya cep telefonumuz çalışmıyordu ya da otellerde internet bağlantısı bulunmuyordu. Aman neyseki birinden biri çalışıyor deyip rahatlıyorduk. Alışmışız bir kere o sürekli bağlantı halinde kalma durumuna. Sonra arkadaşımız Tuba örneğin; şimdi kızı Yağmur la Türkiye de okul tatilinde. Ama dergi için sürekli e-posta trafiğindeyiz. Kızcağıza oralarda rahat yok. Gerçi o halinden memnun görünüyor... Burada hemen Adnan ın yazısına dikkatinizi çekmek istiyorum. Koşuşturmak, uğraşıp didinmek güzel, tatmin edici bir duygu fakat bazen kendimizi dinlemeyi de unutmamak gerek... Bu arada; Kanada yı çok sevdik. Üç hafta içinde sadece doğusunu gezebildik ve hayran kaldık. Bir İsviçre Türk Kadınları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Adına Başkanı Fatma JÄGGLI Yazı ve Yayın Kurulu Esin KESKİN Fatma JÄGGLI Meltem DİRİK NAUER Nevin MEISTER Sevim KARADENİZ Tuba GÖNÇ Adnan MİRZA Semra FİZ ARIKÇI Teknik Yayın Sorumlusu Jakob JÄGGLI İletişim: Yazışma Adresi: Türkischer Frauenhilfsverein Schweiz Postfach Winterthur Postcheck: yandan düzgün şehirleşme yapısına gıpta ettik. Diğer taraftan tabiatın güzelliği bizi büyüledi. Hatta eşimle "uçsuz bucaksız ormanların içinde kendine ait gölü olan bir ev alsak, burada tabiatla başbaşa büyük bir huzur içinde yaşayabilsek " in hayallerini kurduk... Dergimizin bu sayısının kapak resmi Kanada nın Fransızca konuşulan Quebec şehrinin limanında çektiğimiz resimlerden biri. Geride bıraktığımız faaliyetlerle, yapılacak olanları biribirine biraz karıştırmış olacaksam da bu yazımda geçtiğimiz ay 6 Eylül'de yapılan, derneğimizin de büyük katkısı olan Lernfestival etkinliğinden söz etmeden geçmek istemiyorum. Etkinliğin hazırlıkları esnasında ve yapıldığı gün tüm destek veren dernek mensupları ile büyük bir uyum içinde çalışarak kardeşlik, dostluk duygularını yaşadık. Festival genel olarak gayet başarılı geçti ama aynı zamanda çok sayıda insana hitap eden bir organizasyonun zorluklarını da deneyimledik. Çalışmak, hizmet vermek açısından demiyorum. Benim söylemek istediğim kalabalığın getirdiği o kontrolsüzlük. Asıl kastedmek istediğimi Meltem arkadaşımız şiirler bölümünde çok güzel dile getirmiş... Değerli üyelerimiz, sevgili dostlar, 15 Kasım da derneğimizin 30. Yıl balosu var. Biz her zamankinden daha büyük bir hevesle hazırlanıyoruz. Balomuzun olacağı otelin yeri harika. Manzarası nefes kesici. Salonu büyük. Hepimiz mümkün olduğu kadar çevremize baloyu duyurup, katılımın çok olmasını sağlayalım. Zaten bir yerlere davet etmeyi düşündüğümüz dostlarımızı o akşam oraya davet ederek, geceyi destekleyelim ve güzelleştirelim. Elde edilecek gelire katkıda bulunarak, eğlencemize güzel bir anlam daha kazandırmış olalım. Yalnız balodan önce 25 Ekim de Winterthur Şehir Kütüphanesi nde bir Türk Kahvesi günümüz var. Önce oraya bekliyoruz sizleri. Kitapların büyülü havasını içeren kütüphanede hem bir kahve içer, hem de balo hazırlıklarının son aşamasını konuşuruz. Ondan sonra da artık balomuzda görüşelim diyor saygı ve sevgilerimi gönderiyor ve hepinize esenlikler diliyorum. Fatma Jäggli Bizim Dergi kısa adı TFS olan İsviçre Türk Kadınları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin Resmi Yayın Organıdır

3 Bizim Dergi 3 DERNEK DUYURULARI Meltem D. Nauer, Tuba Gönç...3 İÇİMİZDEN BİRİ Her Yaşam Başka Bir Gezegen, Turhan Yıldırım Meltem D. Nauer SOSYAL SİGORTALAR Adnan Mirza SAĞLIKLI YAŞAM / YOGA VE GERÇEK BEN Yoga ve Mesafe Meltem D. Nauer KÜLTÜR, SANAT VE DÜŞÜNCE YAZILARI Aforizmalar Kitapların Büyülü Dünyasından Seçtiklerimiz Nevin Meister Şiirler Meltem D. Nauer ÇOCUK DÜNYASI Tuba Gönç DERNEK DUYURULARI BU BALO KAÇMAZ!!! DERNEĞİMİZ 30 YAŞINDA Sevgili dostlar Dergimizle birlikte göreceksiniz, 30. Yıl Balosu için bir de ilan bastık. Duymadık diyen kalmasın istiyoruz çünkü. Hepinize tekrar tekrar hatırlatmak istiyoruz. Bu yılki balomuz çok özel. Dile kolay gerçekten. 30 yıl bu. Hep birlikte varıldı bu yıllara. Derneğimizin tarihi bir bayrak yarışı sanki. Bu hizmet yarışını başlatanlar, elden ele bayrağı tutuşturanlar, hala koşmakta olanlar, kısacası gelmiş, geçmiş tüm gönüllü çalışanlar... Hep birlikte, sevdiklerimizle beraber bu baloda buluşmalıyız. 30. Yıl sevincini hep beraber paylaşmalıyız. Doğrusunu isterseniz bizler masallardaki gibi bir heyecanla hazırlanıyoruz balomuza. Özel sürprizler olacak tüm konuklarımız için. Ajandalarınıza yazın lütfen. 15 Kasım Cumartesi akşamı dolusunuz! Felekten harika bir gece çalacağız ve elde edilen gelirle ferahlamaya muhtaç bir kaç kalbi ferahlatacağız inşallah, yine elele, omuz, omuza...

4 Bizim Dergi 4 SİGARASIZLIK ONU ŞAİR YAPTI... Daha önceki sayılarımızı takip edenler, geçtiğimiz aylarda derneğimizce ISGF Türkçe Konuşan Göçmenler İçin Sigara Bırakma Projesi kapsamında sayın Serhan Cangatin ile yapılan işbirliği sonucunda Türkgücü'nün binasında düzenlenen 8 haftalık ücretsiz kurs ile ilgi haberleri hatırlayacaklardır. Katılımcıların tamamı kadın olup, grubun başarısı yüksekti. Aynı grup yaz tatilinden sonra bir değerlendirme yapmak üzere yeniden biraraya geldi. Grubun en şevkli ve çalışkan öğrencilerinden olan Erengül Emanetoğlu sigaradan kurtulma mücadelesi sırasında bir de şiir yazmıştı. Erengül'ün şiiri o kadar hoşumuza gitti ki sizlerle paylaşmak istedik. Şiir hem sigaradan kurtulmak isteyen herkese esin veriyor, hem de Erengül'ün bu zorlu savaştan nasıl zaferle ayrıldığını çok iyi yansıtıyor. Kendisine teşekkür ediyoruz. NİKOTİN CANAVARINA ELVEDA bağlanmasını bildiysem terketmesini de bilirim sevmesini bildiysem unutmasını da bilirim mutluluğu seninle aldığım her nefeste sanmıştım; oysa mutluluk sensiz aldığım her nefesteymiş dilerim Tanrı'dan yalnız kalasın tek bir arkadaş dahi bulamayasın Sigara kursunun tüm katılımcıları toplu halde; Erengül Emanetoğlu Hocanın yanında soldan ikinci Haziran 2008, Winterthur Zürih Kantonu Kızıl Haç Örgütü 50 Yaş Üstü Hanımları Sağlıklı kalarak yaşlanmak konulu kursa davet ediyor. Kendi sağlığım ve sıhhatim için neler yapabilirim? Konular: Beslenme (Yaşlılıkta kilo sorunu gibi konular ) Hareket Sağlık Tedbirleri (İlaç kullanımı, tansiyon vs, hastalık sigortaları) Sosyal Konular (Yaşlılıkta yardım konuları) Ne Zaman: 22 Kasım, 29 Kasım ve 06 Aralık cumartesi günleri, saat arası Nerede: Winterthur Kurs adresini telefonla yapacağınız başvuru sırasında öğrenebilirsiniz. Kurs Öğretmeni: Nihal Birkan Kurs Başvurusu: Tuba Gönç, ; Neuwiesenstr. 16, 8400 Winterthur Kurs ücretsiz olup kurs dili Türkçe dir.

5 Bizim Dergi 5 Sevgili Konsolusumuz Belgin Ergüneş i Uğurladık Dört yıl önce Zürih Konsolosumuz Belgin Ergüneş ile Başkonsolosluk binamızda bir veda töreninde tanışmıştık. Hiç unutmadığımız, hala etkinliklerimizi takip eden ve bizlere kutlama mesajları gönderen Başkonsolosumuz Gürsel Demirok un görev süresi dolmuştu ve veda kokteylinde bizlere yeni konsolusumuz Belgin Ergüneş hanımefendiyi tanıtmıştı. Hepimiz çok şaşırmış ve sevinmiştik çünkü Konsolosumuz oldukça genç bir kadındı. Bir kadınlar derneği olarak kendimizi çok şanslı hissettik. Gürsel Demirok un Belgin Hanımı öven sözleri ile birlikte veda hüznünü ve yeni konsolosumuzu tanıma sevincini aynı anda bir duygu yoğunluğu içinde yaşadık. Gerçekten geçen yıllar zarfında Belgin Hanıma sevgimiz ve saygımız gün geçtikçe hep büyüdü. Başkonsolosluk binamıza her gidişimizde onun candan ev sahipliği yapması ve güleryüzü bizlerin orada çok güzel saatler geçirmemizi sağladı. Onunla her sohbetimizde derin bilgisi, doğallığı ve kibarlığı bizleri büyüledi. Özellikle eğitim, entegrasyon ve dış ülkeler ile ilişkilerimiz konularına gösterdiği önem ile hepimize iyi bir örnek oluşturdu. Kendisi ile beraber İsviçre makamlarıyla yaptığımız görüşmelerde soğukkanlılığı, nezaketi, dil zenginliği bizleri çok etkiledi. Konsolosumuz Belgin Ergüneş derneğimizin düzenlediği tüm etkinliklerde de bizi destekledi ve gerçekten etkinliklerimize severek katıldığını gösterdi. Onun meslek sevgisini ve özverisini oradan oraya koştururken beraber yaşadık. Anneler gününde, 19 Mayısta Akçaağacımızın altında, kermesimizde hep yanımızdaydı. Bizlere çalışmalarımızda güç verdi ve inancımızı kamçıladı. Günler su gibi akıp geçti ve başarılı, sevgi dolu dört yılın sonunda ayrılık zamanı geldi çattı. Bizler de yönetim kurulu olarak kendisini Başkonsolosluk binamızda ziyaret ettik. Gerçekten bu veda ziyaretinde hepimizin gözleri doldu, tüylerimiz diken gibi oldu ve ağlamamak için kendimizi zor tuttuk. 2 saat zarfında bizlere yine gelecek için yol gösterdi ve hepimiz onun Türkiye sevgisini, özlemini bir kez daha paylaştık. Bu dört yılın anılarını bizler kalbimizde yaşatacağız. Bizlere yaptığı katkıları unutmayacağız. Sevgili konsolosumuz Belgin Ergüneş e güzel vatanımızda ve bundan sonraki tüm görev yerlerinde daha da mutlu, başarılı günler diliyoruz. Türkgücü Binasında Almanca Kursları: Yeni başlayanlar için 1 Ekim de açılmış olan Almanca kursunda birkaç kişilik yer mevcuttur. İlgilenenlerin bir an önce kurs öğretmeni Nezahat Doğan ile no'lu telefondan iletişime geçmeleri rica olunur. Çarşamba ve Cuma akşamları 18:00 20:00 (Haftada 4 saat) 3 aylık kurs ücreti Frank Kurslar İsviçre devletinden mali destekli olup saat ücreti 5.- Frank tır.

6 Bizim Dergi 6 KADIN MERKEZLERİ İsviçre nin kadınların kendini geliştirmesi ve koruması konusunda oldukça hassas bir ülke olduğu hepimizin dikkatini çekmiştir. Bizler de dergimizin bu sayısında çevremizdeki kadın merkezleri hakkında sizlere kısa bir bilgi vermek istiyoruz. adresinden İsviçre nin çeşitli şehirlerindeki kadın merkezlerine ulaşabilirsiniz. Zürih adresi : Zürcher Frauenzentrale Am Schanzengraben Zürich Tel: Fax : Winterthur adresi : Frauenzentrale Winterthur Metzggasse 2, 8400 Winterthur Telefon / Fax Pazartesi Cuma Pazartesi, Çarşamba Kadın merkezlerinde belirlenen yıllık konulara göre değişik kurslar düzenlenmektedir. Winterthur da bu yıl için seçilen yaşlılık konusu ile ilgili kurslar bulunmaktadır. Ayrıca toplumda şiddet gören kadınlar için bilgilendirme ve destek hizmetleri sunulmaktadır. Aşağıda bu konu üzerine merkez tarafından yapılan açıklamaları bulacaksınız. Cinsel taciz ve tecavüze maruz kalanlara yardım yasası üzerine açıklamalar (OHG: Opferhilfegesetz) Bu bilgi cinsel taciz ve tecavüz veya şiddete maruz kalan kadın ve genç kızlara yöneliktir. Genel haklarınız : Böyle bir olayla karşılaşan kadınlar arzu ettiklerinde, devlet tarafından da tanınan bu danışma bürolarından yardım ve destek isteyebilirler. Mesleki tecrübe ve eğitim görmüş bayanlardan hukuksal, sosyal, maddi ve manevi destek istemek hakkına sahipsiniz. Tarafımızdan verilen hizmet ve danışma ücretsizdir. Müşavirlerimiz sır mükellefiyetine bağlıdır. Yardım ve destek talebiniz olayın faili hakkında poliste suç duyurusu yapılmadan da talep edilebilir. Belirli şartlar altında, yaşadığınız olay için, iki sene içerisinde tazminat ve tarziye (bedel) talebinde bulunabilirsiniz. Bu hususta sizlere severek yardımcı oluruz. Suç duyurusu yapılmış olduğu takdirde haklarınız : İfade ve sorgulamalarda arzu ettiğiniz bir refakatçi götürebilirsiniz. İfadenizin sanığın yanında alınmamasını isteyebilirsiniz. Tanık ve kurban olarak özel ve cinsel yaşamınıza yönelik soruları yanıtlamayı reddedebilirsiniz. Sizin için önemli konuların ve verilen bütün kararların, örneğin sanığın tahliyesinin, size bildirilmesi. Kişisel ve cinsel dokunulmazlığınız zedelendiği takdirde ayrıca şu haklara da sahipsiniz : İfadenizin bir bayan memur veya savcı tarafından alınması. Soruşturma süresince sanık ile karşılaştırılmamanız. Soruşturma ve duruşmaların kapalı olması. Kadın Acil Yardım Telefonu Winterthur Açılış saatlerimiz: Pazartesi, salı, perşembe ve cuma günleri, saat 11:00 18:00 Carşamba günü, saat : 13 :00 18 :00 Telefonumuz: 052 / Önerilerimiz: Kazazedelere içinde bulundukları bu ağır ve yıpratıcı durumlarda desteklerimiz: Hukuksal, sosyal ve psikolojik yardım. Polis veya diğer araştırma makamlarına refakat etmek. Arzu edildiği taktirde bayan avukat, doktor ve terapisyenlerle bağlantı kurmak. Dava açmanızda ve tazminat talebinizde destek oluruz.

7 Bizim Dergi 7 KIZLARDAN MEKTUP VAR! Çok değerli okurlarımız biliyorsunuz her ay düzenli olarak, az miktarlarda da olsa Türkiye'de gerçekten ihtiyacı olduğunu öğrendiğimiz bazı kızlarımıza eğitim desteği veriyoruz. Onlardan ikisinden teşekkür mektubu aldık geçtiğimiz günlerde. Bu mektuplar sadece bize değil hepimize ait olduğu için dergimiz yoluyla sizlerle paylaşmayı istedik. Onlar hepimizin çocukları, hepimizin geleceği. Sizlerin desteği olmadan böyle bir işi düzenli sürdürmeye asla kalkışmazdık. Bilinizki destekleriniz sayesinde bizden binlerce kilometre uzakta da olsa bazı minik ve genç kalpleri sevindirebiliyoruz. Teşekkürlerimizle... Sevgili Büyüklerim, Öncelikle eğitimim için bana verdiğiniz desteğe çok teşekkür ederim. Benim adım Senem DOĞAN ve altıncı sınıf öğrencisiyim. Siz ve sizin gibi başarılı olmuş ve destek veren bayanlarımız sayesinde daha rahat okumak çok güzel bir duygu. Bu desteğinizin karşılığını nasıl ödeyeceğimi bilemiyorum. Şu anda elimden gelen tek şey sizlere derslerimdeki başarılarımı anlatmak. Birinci dönem sınıf birincisi oldum ve takdir aldım. Sınıf içi başarı durumum gayet iyi. Bundan sonrada başarılarımın devamlı olacağını hatta artacağını biliyorum. Çünkü öncelikle kendim için, sonrada ailem ve sizlerin emeği için çalışıyorum. Sizlere bu mektubu yazarken başarılı olduğumu söyleyebilmek benim içinde çok gurur verici. İsviçre de yaşadığınızı ve orada dernek olarak faaliyet gösterdiğinizi biliyorum. Yardımın, el uzatmanın sınırları olmadığını gösterdiniz. Sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Saygı ve sevgilerimle Senem DOĞAN Sincan/Ankara Sevgili İsviçre Türk Kadınları Derneği'nin değerli üyeleri, öncelikle bana yapmış olduğunız para yardımı için size çok teşekkür ederim. Sizlerin yardımları sayesinde okul masraflarımın önemli bir kısmını karşılıyorum. Ben Marmara Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde okuyorum ve kampüsüm karşı tarafta, Anadolu yakasında. Bu nedenle iki saat gidiş, iki saat dönüş olmak üzere her gün dört saat yolculuk yapıyorum. Bu nedenle benim için yol parası büyük bir masraf oluşturuyor. Yardımlarınız sayesine en azından bunu karşılıyorum. Ben bu yıl İngilizce hazırlık sınıfını okudum. Düz lise mezunu ve hiç İngilizce bilmeden okula başlamama ve derslerimizin ağır olmasına ve kolejli, Anadolu liselerinden gelen öğrenci arkadaşlarımın sınıfta kalmasına rağmen sınıfımı geçtim. BU sene eğitim dili İngilizce olan kendi derslerimi almaya başlayacağım. Yine bu sene olduğu gibi çok çalışıp sınıfımı geçmeye çalışacağım. Mektubumun sonuna gelirken sizlere esenlik diler ve okuyan kızların oranı az olan Türkiye'de, genç bir kızın okumasına yardım ettiğiniz için teşekkür ederim. İnşallah ben de okulumu bitirip, güzel bir iş bulduktan sonra sizin yaptığınız gibi böyke güzel aktivitelerde yer almak istiyorum. Burcu Çam Esenler/İstanbul Not: Sınıfımı 62 puanla geçtim. Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsünde okuyorum. Sınıfımda 20 kişi vardı ve benle beraber 4 kişi sınıfı geçti.

8 Bizim Dergi 8 İTT'nin İsviçre Öğrenim Festivali'ndeki Etkinliği Başarılı Geçti İsviçre Türk Toplumu İsviçre Öğrenim Festivali'ne (Lernfestival 2008), 6 Eylül Cumartesi günü bir kültür ve tanıtım projesiyle Bülach'tan katıldı. Başarılı geçen etkinlik Türk ve İsviçre basınında olumlu görüşlerle yer aldı. Etkinliğin mimarı İTT Yönetim Kurulu Üyelerinin de desteği ile İTT Başkanı Kahraman Tunaboylu idi. Onun yönetiminde işbiriliğine katılan diğer dernekler de bu projeye var güçleriyle destek oldular. (Aarau Türk İslam Kültür Derneği, Bülach Türk Kültür Derneği, Bülach Okul aile Birliği, Türkgücü Derneği Winterthur, İsviçre Türk Kadınları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TFS), Uster Camii Kadınlar Kolu) 6 Eylül Ramazan ayına rastladığından, Ramazan, etkinlik programında ağırlık noktalarından birini oluşturdu. Programda paneller özellikle ilgi çekti. Eğitim ve entegrasyon konusunda düzenlenen panel'in konukları Zürih Şehri Entegrasyon Dairesi başkanı Julia Morais, İTT eğitim sorumlusu Hürsen Yurtsever ve dernek başkanımız Fatma Jäggli idi. (Başkanımız ayrıca tüm gece boyunca programın sunum işini üstlenmişti ve bizce içtenliği ve doğal tarzıyla çok başarılı oldu) İslam ve Hıristiyan dinlerinin özellikle etik (moral ve ahlak) konularında yakınlıkları konusunda yapılan panel özellikle konuşmacıları ve çok sayıdaki katılımcısı ile amacına ziyadesiyle hizmet etti. Panelde İslam'ı temsilen İsviçre Mevlana Derneği başkanı Peter Hüseyin Cunz ve İsviçre Türk Diyanet Vakfi ndan Fatih Dursun, Hıristiyanlığı temsilen de Lehrhaus Zürich başkanı Teolog Dr. Hanspeter Ernst, konuştular. Peter Hüseyin Cunz günün ilerleyen saatlerinde ayrıca Mevleviliği tanıtan bir program da sundu. İsviçre Türk Diyanet Vakfı başkanı ve Din Müşaviri Şemsettin Ulusal da yaptığı konuşmasında iki büyük din in ortak yönlerine değindi. Türk toplumu adına bu iki önemli panel konusunda ev sahipliği yapıyor olmak gurur vericiydi. Bern Büyükelçiliği ni temsilen Arda Ulutaş ziyaretçiler arasındaydı. Turizm ataşesi Fulya Durgut herzamanki gibi, ataşeliğin tüm imkanlarıyla festivalde yer almasını sağlamıştı. Bina girişinde poster, broşür gibi dokümanlarla Türkiye'yi tanıtıcı çok güzel bir stand kurulmuştu. Akşam programında çocuklarımızın sunduğu Türk folklor danslarından örnekler görülmeye değerdi. Verilen iftar yemeği de tüm misafirleri memnun etmiş görünüyordu. İsviçre Türk Toplumu olarak daima daha başarılı programlara imza atabilmek dileğiyle. İsviçre Öğrenim Festivali nedir? İsviçre'de her üç senede bir kez çeşitli şehirlerde yapılır ve 10 gün sürer. Avrupa'nın başka ülkelerinde de yapılan bu festivalin amacı bütün yaş kategorileri için öğrenmenin /eğitimin ne kadar önemli olduğunu güzel ve ilgi çekici programlarla halka göstermek ve toplumun bireylerini yeni şeyler öğrenmeye teşvik etmektir. Bu amacı gerçekleştirirken halkların entegrasyonuna da büyük katkı sağlar.

9 Bizim Dergi 9 WİNTERTHUR ŞEHİR KÜTÜPHANESİNDE TÜRK GÜNÜ Derneğimizin 25 Ekim 2008 Cumartesi günü Winterthur Şehir Kütüphanesiyle ortaklaşa düzenleyeceği Türk Kahvesi programına hepinizi bekliyoruz. Yer: Winterthur Şehir Kütüphanesi, Obere Kirchgasse 6, 8402 Winterthur Program Akışı: : Müzik eşliğinde çay ve Türk kahvesi ikramı, Türkiye tanıtımı, sohbet ve börek-çörek, Gitar : Mehmet Ali Flüt : Murat : Kütüphane nin entegrasyon bölümünde çocuklar için Bana bir masal anlat konulu Türkçe ve Almanca dillerinde bir masal anlatma Türkçe: Tuba Gönç Almanca: Esin Keskin YÜREKLERE DOKUNANLAR ZÜRİH'TE ADALET AĞAOĞLU ESTİ Hazırlayan: Meltem Nauer Değerli okurlar KİTAPLARIN BÜYÜLÜ DÜNYASINDAN SEÇTİKLERİMİZ köşesinde bir sürpriz var bu kez. Bir Türk edebiyat ustasının kanlı, canlı, heyecanlı tanıtımı Bizim Fatma Başkan e- posta yoluyla duyurmasa mazallah haberim olmayacaktı. Okuyunca gözlerime inanamadım; 16 Eylül Salı günü akşamı Türk edebiyatının en ünlü, en etkili kalemlerinden Adalet Ağaoğlu Zürih Marktgasse'deki Zunfthaus'ta düzenlenen Edebiyat akşamının konuğu idi. "Dar Zamanlar" üçlemesinin ilki olan "Ölmeye Yatmak" adlı romanı edebiyat dünyasına Almanca olarak da kazandırılmıştı ve bu roman hakkında konuşacaktı kendisi. Tanrım "hem de yarın akşam!" diye düşündüm. Ne yapıp edip gitmeliydim. Bizim yönetimden Fatma ile Sevim de benzer şekilde düşünmüşler ve böyle bir akşamı kaçırmak istemeyenler olarak tüm şartları zorlayarak orada bulunmayı başardık; kısmet oldu demek daha doğru bence. O ne akşamdı öyle! Öncelikle organizasyonda herşey aksamadan saat gibi işledi. Akşamın moderatörü Dr. Şebnem Bahadır tercüme ve program yönetimiyle harika bir iş çıkardı. Kitabın Almanca çevirisinden pasajlar okuyan Anna Karger ise bence sıradışı bir sunum yaptı. Programın bitişinde kendisini özel olarak tebrik etmekten alamadım kendimi. Sayın Zürih Başkonoslosumuz Mehmet Emre bey, Turizm Ataşemiz Fulya Durgut hanım da oradaydılar. Onları görmek bize herzaman mutluluk ve yalnız değiliz duygusu veriyor elbette. Adalet Ağaoğlu nun kitap tanıtımına başlamadan yaptığı sunuş konuşmasındaki sözleri burada yaşayan Türk toplumunun bireyleri olarak hepimizi çok yakından ilgilendiriyordu. Anlamca şöyle diyordu Ağaoğlu; Avrupa'da özelikle Almanya ve İsviçre halkları Türkleri elbette tanıyordu, çünkü Türkler 1960'lı

10 Bizim Dergi 10 yıllardan itibaren buraya çalışmak için göçmen işçi olarak gelmişlerdi. Ama Adalet hanıma göre bu sadece sözde bir tanımaydı. Sadece yüzeyseldi. Türk insanının kalbini bilmiyorlardı. Bizleri gerçekten tanımıyor, anlamıyordu Avrupalı. Peki ne yapılabilirdi? Ağaoğlu'na göre kendimizi Avrupalıya tanıtmanın tek yolu edebiyattı. Bir ülkenin bireylerini kalben hissetmenin, onları en iyi şekilde anlamanın yolu edebiyattan geçiyordu. İlerlemiş yaşına ve bedensel rahatsızlıklarına rağmen bu uzun yolculuğa katlanmasının tek sebebinin bu inancı olduğunu vurguluyordu. Edebiyat yoluyla halklar arasında gerçek ve kalıcı bir köprü oluşacağını söylüyordu. Daha nelere değinmedi ki Ağaoğlu? Tiyatro yazarlığından, roman yazarlığına geçişinin sebeplerini anlattı harika bir uslupla. Zaten anlatımı tamamen, benzersiz yaşamının derin idraklerine dayanıyordu ve haliyle son derece alçak gönüllü ve yapmacıksızdı. Böyle konuşabilen pek az insanınki gibi onun da konuşması doğal olarak tüm dinleyenleri hem derinden etkiliyor hem de çoğu zaman kahkahalara boğuyordu. Ara ara da tecrübelerini aktarışındaki samimiyet ve zengin anlatımından gözlerimin yaşardığını ifade etmeliyim. Adalet Ağaoğlu, kendi kişisel tarihinde, yaşamındaki siyasi duruşunun etkilerini açıklarken, bir demokrasi sevdalısı olduğunun ve sonsuza dek bu uğurda mücadele vermeyi sürdüreceğinin altını çizdi. Ancak yer aldığı etkinliklerde sadece edebiyatçı kimliği ile bulunduğunu, bir araştırmacı, tarihçi veya siyaset yazarı olmadığını tekrar tekrar hatırlatma gereği duyduğunu belirtti. Edebiyatçı duyarlılığı ve bu duruşu onu ister istemez Türkiye'nin bol askeri müdahaleli ve darbeli yakın siyasi tarihinin çalkantılarından olumsuz etkilenmesine yol açıyordu. Bu çerçevede bugüne dek hiç bir zaman bedensel işkence görmese de hala düşünce bazında işkence altında olduğunu belirtiyordu. Adalet Ağaoğlu yetişmekte olan nesillerin hangi etkilerle kendine tamamen yabancılaşmış, düşünmeyi unutmuş, aymaz bireylere dönüştüğünü anlatıyor, bu kendine yabancılaşmanın olumsuz bireysel ve toplumsal etkilerine karşı da yazmayı öneriyordu. Ölmeye yatmak romanındaki "Aysel" karakterinin çarpıcı bir analizini yapan Ağaoğlu, Fikrimin İnce Gülü romanındaki "Bayram" ın da nasıl ve neden kendisini yansıttığını anlatıyordu. Roman yazmanın insanın kendi aptallıklarıyla yüzleşmesine ister istemez kişinin kendisini tanımada çok yardımı olduğunu söylerken hepimizin içinde az ya da çok var olan yazma isteğine derinden bir kanca atıyor, cesaret aşılıyordu. Programın sonunda dinleyici sorularını da büyük bir incelik ve ustalıkla cevapladı Ağaoğlu. Ancak zaman o kadar dardı ki, sadece siyasetle ilgili sorulan birkaç soruyu yanıtladıktan sonra asıl edebiyatla ilgili sorulması gerekenlere hiç fırsat kalmadı. Ben naçizane, insanın kendi aptallıklarıyla yüzleşirken çektiği acı ve çekinmeye karşı nasıl bir ilaç önerdiğini sormak isterdim... Program sonrası kokteyl eşliğinde Ölmeye Yatmak'ın Almanca'da yayınlanan Sich Hinlegen und Sterben baskısını imzalatmak üzere Adalet Ağaoğlu hayranları bir kuyruk oluşturdu. Ağaoğlu ise sadece imza atmakla kalmadı, olağanüstü bir yüce gönüllülükle herkesle tek tek ilgilendi ve konuştu. Sonunda herbirimiz için farklı anlamlar içeren satırlar yazmıştı imzasının üstüne. İşte onun neden Adalet Ağaoğlu olduğunu açıklayan küçük bir ayrıntı... Umarım bizi yüreklerimizden yakalayan bu Zürih Ağaoğlu rüzgarının birazını sizlere de duyumsatabilmişimdir. Almanca ya da Türkçe, her birimizin yeniden veya ilk defa olsun bir Adalet Ağaoğlu kitabı okuması farz şimdi. Edebiyatı bol günler dileğiyle...

11 Bizim Dergi 11 ADALET AĞAOĞLU KİMDİR? Ortaöğrenimini Ankara Kız Lisesi'nde tamamladıktan sonra 1950 yılında Ankara Üniversitesi Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olmuştur yılları arasında TRT de çeşitli görevlerde bulundu. Kurumun özerkliğine el konulması gerekçesiyle TRT Radyo Dairesi Başkanlığı'ndan istifa etti ve 1970'den bu yana yazarlıktan başka bir işle uğraşmadı. Edebiyat yaşamına şiirle başladı, kısa bir süre sonra oyun yazarlığına yöneldi yılında yazdığı Bir Piyes Yazalım tiyatro oyunu 1953'te Ankara'da sahnelendi. İlk romanını yazana kadar oyun yazarlığını sürdürdü. Üstüste yazdığı oyunlarla altmışlı ve yetmişli yılların önde gelen oyun yazarlarından oldu. İlk romanı Ölmeye Yatmak, 1973 te yayımlandı. Bu ilk romanından itibaren tüm eserleri yoğun tartışmalara konu oldu. Ölmeye Yatmak, daha sonra yazdığı Bir Düğün Gecesi ve Hayır adlı romanlarla bir üçleme oluşturdu ve birçok ödül kazandı. Öykü kitapları, denemeler, anı-roman türünde eserler de yayımlayan Ağaoğlu 1991 yılında Çok Uzak Çok Yakın'la oyun yazarlığına döndü. Ağaoğlu, halen yazmayı sürdürüyor. Adalet Ağaoğlu ile ilgili yazıları biraraya getiren arşiv eşi Halim Ağaoğlu tarafından hazırlanmış ve 2003'te Adalet Ağaoğlu'nun yazarlığının 55. yılı anısına Herkes Kendi Kitabının İçini Tanır adı ile basıldı. Can Yücel'in Adalet Ağaoğlu için söylediği "Sen Türkiye'nin En Güzel Kazasısın" sözü, Feridun Andaç'ın Adalet Ağaoğlu ile yaptığı nehir söyleşi tarzında bir kitabın adı oldu. Kitap, 2006'da basıldı. Ağaoğlu, 1986'da kurulan İnsan Hakları Derneği'nin kurucuları arasında yer almış ancak 2005'de PKK'yı desteklediği gerekçesi ile dernekten ayrılması tartışmalara neden olmuştur. Yazar pek çok edebiyat ödülüne layık görülmüştür. Tiyatro ve Radyo Oyunları : Bir Piyes Yazalım 1953, Yaşamak 1955, Evcilik Oyunu 1964, Sınırlarda Aşk 1965, Çatıdaki Çatlak 1965, Tombala 1967, Çatıdaki Çatlak 1967, Sınırlarda Aşk-Kış-Barış, 1970, Üç Oyun: Bir Kahramanın Ölümü, Çıkış, Kozalar 1973, Kendini Yazan Şarkı 1976, Duvar Öyküsü 1992, Çok Uzak- Fazla Yakın 1991 Romanları: Ölmeye Yatmak 1973, Fikrimin İnce Gülü 1976, Bir Düğün Gecesi 1979, Yazsonu 1980, Üç Beş Kişi 1984, Hayır , Ruh Üşümesi 1991, Romantik Bir Viyana Yazı 1993 Öykü Kitapları: Yüksek Gerilim 1974, Sessizliğin İlk Sesi 1978, Hadi Gidelim 1982, Hayatı Savunma Biçimleri 1997 Deneme Kitapları: Karşılaşmalar 1993, Geçerken 1996, Başka Karşılaşmalar 1996, Diğer Eserleri, Göç Temizliği (Anı-Roman) 1985, Gece Hayatım (Rüya Anlatısı) 1991 Kaynak: İ Ç İ M İ Z D E N B İ R İ Meltem Dirik Nauer Her Yaşam Başka Bir Gezegen Merhaba sayın okurlar. Hemen hepinizin tanıdığına inandığım bir şahsiyeti ağırlıyoruz bu defa bu köşede. Herkesinki gibi onun yaşamının da renkleri tamamen kendine has. Evet huzurlarınızda Turhan Yıldırım. Diğer söyleşi yaptığım konuklarda olduğu gibi, söyleşi öncesi Turhan Yıldırım hakkında da detaylı hiç bir bilgim, fikrim yoktu. Ciddi, disiplinli, Türk toplumu içinde yetkin ve faal biri izlenimi yaratıyordu gözümde, ama hepsi o kadardı. Söyleşi için Türkgücü'nün yeni binasında 17:15'te buluşalım diye sözleşmiştik. Turhan Yıldırım denince akla ilk gelen Türkgücü" değil miydi zaten. Zürih'e taşındığımız için yolum uzundu. Vaktiyle çıktım evden, ancak trafikte bir sıkışıklık, bir sıkışıklık, Ankara'nın ünlü kış trafiği karabasanıydı yaşadığım. Turhan Bey ne kadar nazik olduğunu ilk o zaman belli etti. Kendisine araba kullanırken zar zor mesaj yazıp gecikeceğimi bildirince hiç önemli değil deyip, stresimi hafiflettiği gibi beni ayrıca kapıda beklerken buldum. Merhabalaşma, hal hatır sorma faslından sonra bastım kayıt cihazının düğmesine (Daha önce sadece bir bölümünü gördüğüm Türkgücü binasını gezme fırsatım oldu. Herkese hayırlı olsun, gerçekten bir gün sahici bir kültür merkezine dönüşebilecek bir altyapıya sahip). Sohbet ilerledikçe insan onun içtenliğini, sade ve alçakgönüllü halini hemen seziveriyor. O ciddi

12 Bizim Dergi 12 görünüşlü insanın yerinde son derece neşeli, esprili, sevecen bir tip beliriverdi karşımda. Tüm doğallığı ile anlattı İsviçre macerasını. Ben dinlerken ilgiyle dinledim her sözünü, tıpkı iyi kotarılmış bir Türk filmindeki gibi resimler canlandı gözümde. Gayet resmi başlayan söyleşi Karadeniz fıkraları eşliğinde kahkahalarla son buldu. Buyrun şimdi sizler de onun dünyasına. Onun boyadığı yaşam resmi sizi de alıp biryerlere götürecektir mutlaka. MN: Turhan Bey söyleşiyi kabul ettiğiniz için derneğimiz adına çok teşekkür ederiz. Hoşgeldiniz. Derhal başlayın lütfen anlatmaya... Nerde, ne zaman doğdunuz? Nasıl gelişti sizin İsviçre maceranız. TY: Eyvah bu söyleşi bir bakıma hafıza sınavı gibi. Sağolun siz de hoşgeldiniz. Ben öyle hiç bir hazırlık filan yapmadan geldim. Bakalım doğru düzgün anlatabilecek miyim geçmiş günleri Sinop Ayancık doğumluyum. Ayancık'tan Dolamay köyünden. MN: Pardon hangi köy? TY: Dolamay. Adı neden böyle şimdi çıkaramayacağım ama köyün geçmişi ile ilgili bir çalışma yapıyorum. MN: Sahi mi? Yani tarihi bir belgesel gibi mi? TY: Bir bakıma. Çünkü bizim köy çok göç veren bir köy. Neredeyse sadece yaşlılar kaldı. Onlardan başka köyün geçmişini bilen, ilgilenen kalmadı. Ben de her tatile gittiğimde onlarla konuşup, topladığım bilgileri derliyorum. Köye yerleşen atalarımızla ilgili soy ağacı gibi bir şey oluşturmayı tasarlıyorum. Çalışmam bittiğinde daha detaylı bilgi veririm size. MN: Tamam söz. Sakın unutmayın. Dergimizde de yayınlamak isteriz. TY: Altı yaşındaydım ben ailecek Sinop'tan İstanbul'a göçtüğümüzde. MN: Neydi göçün sebebi? TY: Tabii ki iş. Babam demir döküm işindeydi. Alibeyköy'deki fabrikada işe başladı. MN: Aile büyük bir aile mi? Kaç kardeşsiniz? TY: Biz yedi kardeşiz. 4 kız, 3 oğlan. En küçüğümüz burada doğdu. İlkokulun ardından Haydarpaşa lisesinde, parasız yatılıda okudum. Lise ikinin yazında buraya geldim ve bir daha da dönmedim İstanbul'a. Karadenizlinin "ben buraa cüdiş dönüş bületi aldım ama cittim, dönmedim" dediğine benzedi benimki de (Gülüşmeler). Yaz tatiline gelmiştim güya. MN: Hangi yıldı bu? TY: O sıralar biliyorsunuz Türkiye kargaşa içindeydi. Okullar, sokaklar hiç emniyetli değildi. Bizim de yaşımız olaylara karışmak için gayet uygundu. Karıştığım da oluyordu bazen. Hal böyle olunca babamla annem de geri dönme dediler. MN: Ha yani aile buradaydı? TY: A evet. Onlar 1974'te gelmişlerdi. Bir tek büyük ablam İstanbul'da evliydi. Haydarpaşa'da okurken hafta sonları ona evci çıkardım. Liseyi bitirip kendime İstanbul'da bir gelecek planlıyordum. Bizim okul iyi bir okuldu. Fakülteye giren mezun oranı çok yüksekti. MN: Neydi arzunuz gelecek için? TY: Valla ben pilot olmaya kafayı takmıştım. Hava kuvvetlerine girmek istiyordum. Belki pek çok çocuk gibi benim de askeriyeye karşı bir ilgim, sevgim vardı. Ama maalesef fiziksel olarak pilot olmaya elverişli bulmadılar beni. Buraya gelmeseydim herhalde makina ile ilgili birşeyler öğrenirdim yine. Buraya gelince kısa bir alışma devresinin ardından lehre yaptım, sonra Technikum'a girip makina bölümünü bitirdim. MN: Ne konuda "Lehre" yaptınız? TY: Torna tesviye. MN: Eee sonra? TY: İş hayatına atıldım yılında eşim Fatma ile evlendim. Üç çocuğumuz var. 18, 15, 12 yaşlarındalar. Hepsi de güzel okuyorlar. MN: Fatma hanımı tanıyoruz. Ya çocukların isimleri? TY: Bilge Öney, Aybüke Feyza, Onur Atalay. Biz böyle ikişer ikişer isim vermeyi istedik çocuklarımıza. MN: Ne kadar hoş isimler. Bir dakika hanım kısmını çabuk geçmeyelim. Nerede, nasıl tanıştınız Fatma Hanımla? Türkiye'den mi kendisi? TY: Türkiye'den. Pek de uzaktan değil. Aynı köyden geliyoruz biz. Ama öncesinde hiç tanımıyordum kendisini. Ailelerimiz tanıştırdı bizi. MN: Aracılık ettiler yani. TY: Evet, gayet geleneksel oldu. İyi aileden filan diye tavsiye ettiler. Kendim gidip, göreyim dedim. Fatma'yı da kendi başıma istedim. MN: Eh bu kısmı hiç geleneksel olmamış. Beklemediniz yani (Gülüşmeler).

13 Bizim Dergi 13 TY: Evet. Başta acayip buldular ama sonra anlayış gösterdiler. MN: Kızı başkalarına kaptırmak istemediniz herhalde? TY: (Gülüyoruz) Yok aslında ondan değil. Ben mizac olarak kendi işimi kendim yapmayı severim. Oğlum da bana benzedi. Yani ortada sorun falan olduğundan değil, aksine her şey gayet yolundaydı... Karakter meselesi işte. MN: Eee vize durumu nasıl oldu? Sizin oturum durumunuz neydi burada? TY: Benim C kimliğim vardı. İlk geldiğimde 18 yaşından küçük olduğum için "Familiennachzug" kapsamında geldim. Fatma'ya da vize aldık. Zaten evlilik olduğu için sorun çıkmadı. MN: Türkiye'de evlendiniz yani? TY: Ya evet. balayımızı da orada yaptık. Ben üç ay gibi süre için izin almıştım. Sonra beraber geldik işte. Eşim de sonradan Alters- und Krankenheim'da hasta ve yaşlı bakımıyla ilgili bir işe girdi. Tam 20 yıl oldu bir aile kuralı. Ben şu anda bir firmanın araştırma/ geliştirme bölümündeyim. MN: Sırf bu köşenin konukları değil konuştuğum pek çok kimse de üç aşağı beş yukarı ilk İsviçre yılları hakkında benzer deneyimlerden söz etti. İlk yıllar pek çokları için gerek lisan bakımından, gerekse yaşam tarzı farklılığı bakımından epey bir mücadele ile geçmiş. Ya sizin deneyiminiz nasıldı? En zor ne gelmişti size? Neydi ilk intibanız? TY: Buraya İstanbul'dan gelen biri için burası ilk başta "Tote Hose" tabii. MN: Pardon Winterthur'a mı geldiniz? TY: Evet ben ilk buraya geldim ve hep de burada kalmak istedim. 30 yaşın altı herkesten daha Winterthur'luyumdur ben. O ilk yıllarda, gencim tabii. O aşırı sakinlikten kaçacak yer arardım. Mutlaka Zürih'e giderdim. Özellikle İstanbul'dan gelen herkes bu zorlukları yaşamıştır, ben de yaşadım. İnsan arıyorsunuz, eğlence arıyorsunuz. Sonradan iş, güç yoğunlaşınca biraz unuttum. Şimdi de kalabalığa girince sorun oluyor bize. Sakinlik istiyoruz artık. MN: İlk geldiğiniz yıllarda Türk toplumunda bir örgütlenme, cemiyet var mıydı? TY: Vardı tabii. Türkgücü 1961 yılında Zürih'te kurulmuştu. İsviçre'nin ilk Türk derneği. Sonradan Winterthur'a taşımışlar yerlerini. MN: Dernek ismi olsun, örgüt yapısı olsun şimdikinden farklı mıydı? TY: Hayır o zaman da Türkgücüydü. Logosundaki ufak tefek değişiklikler hariç dernek ismi aynı kalmış. Yine eğitim kolu vardı, kadınlar kolu vardı, spor kolu vardı vs. MN: Turhan Yıldırım ismini Türkgücü'nden ayrı düşünmek imkansız gibi. Çok emeğiniz var dernekte anlaşılan. Nasıl başladı yaşamınızın Türkgücü faslı? TY: Derneğe aktif girişim sporla başlar. Futbol oynuyordum. Spor kolundan sonra yavaş yavaş yönetime dahil oldum yıllarına rastlar. Bizimle beraber dernek yönetiminde bir gençleşme rüzgarı esti. Ardından bir sistem oturttuk. Ağır bir görev olduğu için başkanlığı sırayla yapmaya başladık. Halen öyledir. MN: Peki günümüzde hızlı değişim artık hayatın her alanında kendini gösteriyor. Bunca yıldır - ismi ve örgüt yapısı hariç - Türkgücü bu değişimden nasıl etkilendi? Derneğin o günleriyle bu günlerini bir kıyaslarsanız ne farklılıklar göze çarpar? TY: Yok biz pek değişmiyoruz, hep aynıyız (Karşılıklı olarak kahkahayla gülüyoruz). MN: E bu da ilginç. Bu durumu değerlendirir misiniz o halde. TY: O yıllarda eğitimle uğraşırdık biraz. Öğrencilerin sorunlarının halline çalışırdık. Okul Aile Birliği kurulduktan sonra bunu kısmen ona devrettik ama Okul Aile Birliği'ni herzaman maddi, manevi destekleriz. Spor faaliyetlerimiz vardı. Halen daha devam ediyor. Başlıca

14 Bizim Dergi 14 faaliyetlerimizden olan "Cami" halen daha devam ediyor. Ama şimdi biraz daha camiye benzedi. Eskiden kısacası bir lokalle, mescitten ibaretti herşey. Şimdi ise her yönüyle bir kültür merkezine dönüştürme yolundayız. MN: Her yön derken? TY: Eskiden sadece erkekler gelir, çay, sigara içer, kağıt oynar, vatan kurtarırlardı. Şimdi o görüntü yok artık. Bir sosyal oluşumdan kadın ve çocukları dışlarsanız insanların yaklaşık yüzde yetmişini dışlamış olursunuz. Geri kalan yüzde otuzla da ne birlik olur, ne beraberlik olur. Biz herkes Türkgücü'nden gerektiği gibi yararlansın, içinde bir aile havası essin istiyoruz. Mescidimiz büyük. Hanımlarımız da gelebiliyor. Sigarasız bir ortam yarattık üstelik. İsteyen çocuğunu emanet edebiliyor. Kur'an kursları düzenleniyor. Ayrıca mesela sergi açabilecek salonumuz var. Saz kursları düzenleniyor. Almanca kursları düzenleniyor. Kısacası sadece erkeklerin olduğu bir cemiyetten, toplumsal bir cemiyete dönüştük. Değişimden söz edilecekse olumlu değişimler bunlar. Bu binanın yenilenmesi sürüyor. İleride burada bilgisi, kültürü, yaşamı, kısacası heryönüyle dört dörtlük bir Türk toplumu yaratma gibi bir hedefimiz var. Bunu başarmak zorundayız. Diğer derneklerle hep beraber bunu başarmayı diliyoruz. MN: Türkgücü'nü iyi dileklerle bir kenara bırakıp, Turhan Yıldırım'a dönelim yine. Ben gene ilk yıllara uzanıp, o yıllarda buradaki yaşamınızda ne tür duygular deneyimlediniz diye sormak isterim. TY: Bu çok farklı bir deneyimdi benim için. Hep bir ikilem duygusu; hep bir bölünme! En azından benim için öyleydi. Sanki ayağınızın biri Türkiye de, biri burada, gözünüzün biri orada, biri burada, kalbinizin yarısı orada, diğer yarısı burada. Yoksa ben öyle lisan öğrenmede filan hiç bir zorluk çekmedim. Üç ayda güzel Almanca öğrendim. Çok hızlı ilerleme kaydettim. 11 ayda Lehre'ye gidebilecek durumdaydım. Ama bu demek değildi ki Türkiye'yi özlemiyordum. Ancak ilk yıllar böyle sık gidip gelmeler yoktu, yaşam gailesine kaptırmıştık kendimizi. Son 20 yıldır daha bir özler olduk. Çoluk, çocuk her yıl tatile gideriz. Köyüme de gideriz. Yıllık izinlerin büyük bir kısmı Ayancık'ta geçer. Lale devrine girdik galiba (Gülüşmeler). Hani İsviçre'de hızlı yükseliş dönemi sona erdi, duraklama dönemindeyiz artık. Daha bir oturaklaştık. MN: Ya çocuklar? Onlar kendini Türk mü hisseder? Evde Türkçe TV seyredilir mi? TY: Biz çocuklarımıza o konuda özellikle hiç bir telkinde bulunmadık. Ama Avrupa kupası maçlarında tüm doğallıkları ile Türkiye'yi desteklediler, bayraklar, Türk bayraklı penye bluzler almışlar kendilerine. Sesleri kısılana kadar bağırdılar. Evde Türkçe konuşulur. Hatta bazen Almanca cevap veririm daha iyi anlarlar diye. Oğlum hemen sorar niye Almanca konuşuyorsun der. Galiba Türklük bulaşıcı birşey, bir hastalık gibi. Kan yoluyla kendiliğinden bulaşıyor. Türk olmak için ayrıca çabalamanıza gerek yok! Televizyona gelince evde pek Türk televizyonu seyretmeyiz. Çünkü şahsen Türk medyasının olayları, programları sunuş biçimden ben hiç hoşlanmam. O gürültü, patırtı, bol reklam kuşaklı programlar beni rahatsız eder. Eşim ara sıra (reklamlara kıza kıza) bazı programlara bakar. Zaten antenimiz ya da aboneliğimiz de yok. MN: Ya sosyal yaşam? Daha ziyade Türklerle mi berabersiniz? Çevrenizde çok sayıda İsviçreli var mı? TY: İsviçreli aile dostlarımız var tabii, okuldan olsun, iş yerinden olsun. Hem de iyi dostlardır hepsi. Ama tüm sosyal münasebetlerimizin yüzde onunu geçmez bu görüşmeler. Türklerle beraberiz daha çok. MN: Sonradan buraya gelen bir Türk ün gözüyle İsviçre toplumunda en çok nelerden olumlu olarak etkilendiniz? TY: Herşeyin bir düzen içinde oluşuna hayran kalmıştım. İlk geldiğimde beni havaalanından direkt Zürih'te Bahnhof Caddesi'ne götürmüşlerdi. O zaman sokağın girişi mermer kaplıydı. Arabadan inip direkt tertemiz mermerin üzerine konunca dedim herhalde uzaydaki bir memlekete geldik. O kadar şaşırmıştım. İlk güçlü intibam budur. Bir de adını sonradan öğrendiğim Coupe Denmark

15 Bizim Dergi 15 yemiştim o gün orada; tasın içinde çikolata soslu dondurma. Çok leziz bulmuştum. Acayip bir yere konduk ya hadi hayırlısı demiştim kendime. MN: Tabii çok gençsiniz, 17 yaşında. TY: Elbette ülkenin kargaşa ortamından, yatılı okuldan yeni çıkmışım, o kadar başkaydı ki burası. MN: İlk yıllardan şimdiki zamana dönelim isterseniz. İş kariyeriniz? TY: Yıllardır Wärtsilä'de çalışıyorum. Çok uzun süre püskürtme sistemleri hesapladım, dizayn ettim. Günde 24 saat çalışsanız 24 saat işi olan bir bölümdü. Yurt dışıyla sürekli bağlantım vardı. Çok çalışıyordum. Rahat durmaz evde de çalışır ön hazırlıklar yapardım. Aile de olunca epey zorlanıyor insan. Son zamanlarda daha çok yaratıcılığımı kullanabileceğim bir yer olsun istedim. Çünkü o yoğun temponun içinde yeni bir şeyler üretmeye, düşünmeye vakit kalmıyordu. Biraz zor kabul ettiler ama kabullendiler. Şimdi başka bir bölümde ama gene araştırma, geliştirmedeyim. Yine hala yüzde otuz eski bölümün işlerine bakarım, danışmanlık yaparım. MN: Kaç yıldır Wärtsilä'desiniz? TY: 17 yıl oldu. MN: Ooo işinize sadıksınız maşallah. TY: Vallahi sadece sadakat değil. Pek çok yönden tatmin edicidir çalışma şartları. Firmanın işi bence çok enteresan. Değiştirmeyi gerektirecek bir ortam oluşmadı da bugüne dek. Ama oluşursa elbette değiştirebilirim. MN: Şu pek ünlü entegrasyon konusuna gelelim. Entegrasyon konusu hala gündemdeki yerini çarpıcı bir şekilde koruyor. Kişisel görüşüm Türk toplumunun entegrasyonunda şimdiye dek başarısız olunmuş gibi genel bir algılama olduğudur. İşte hep beraber yakın zamanlarda Lernfestival'deydik. Sürekli, bir kendimizi aklama, anlatma çabası... Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? TY: Aslında zor bir soru bence. Hemen öyle cevabı verilemeyecek bir soru. Öncelikle entegrasyon konusuna hangi pencereden baktığınıza bağlı. Karşı taraf olumsuz görebilir ama bence Türklerin İsviçre toplumuna entegrasyonu pek de az bir seviyede değil. Entegre olunacaksa ille de tıpatıp buradaki topluma benzemek zorunda mıyız? Hayırsa cevabı bence büyük ölçüde entegre olduk sayılır. Tabiiki göçte süreklilik yaşandığı için Almanca öğrenememiş bir kesim hep oldu. Dil önemli olsa da bence entegrasyon sorunlarını tek başına açıklamaya yetmez. Bence onların gözünden asıl sorun tip ve din sorunu. İstediğiniz kadar iyi Almanca konuşun teniniz siyahsa insanların size bakışı hep farklı olacaktır. Türkler için de bu böyle. Çoğumuzun tipinden İsviçreli olmadığımız anlaşılıyor. Mesela ETH'dan bir kızımız var, başı örtülü. Kendim şahit oldum. Çarşıda herhangi bir dükkana girdiğinde hep şaşkınlıkla karşılanıyor. Burada ne işi var gibilerinden. Hele diyalekt konuşmaya başlayınca daha da şaşırıyorlar. Oysa burada büyümüş, yüksek okula giden biri. MN: Karşı tarafın da epey bir yol katetmesi mi gerekiyor yani? TY: İşe tarihsel olarak bakarsanız aslında 40 yıl gibi bir süre entegrasyon için çok kısa bir süredir. İnsan hayatında uzun olabilir ama milletler seviyesinde çok kısadır. Kısacası bu konuyu da biraz zamana bırakmak gerekiyor. Zaman pek çok sorunu çözecektir. Ama dediğim gibi dindeki ayrılık daha uzun süre sorun olarak kalacaktır. Bunun arkasında siyasi nedenler vardır. Ama bir gün İslamı da olduğu gibi kabul etmek zorunda kalacaklar. Aceleye getirmeye gerek yok. İsviçre de çok değişiyor. Restoran önlerinde, dışarıda, bahçede oturmayı bilmezlerdi mesela. Hatta çoğu restoranın pencereleri kahverengi buzlu camdandı. Dışarıyı göremezdiniz. Diskoteğe gittiğinizde sinemaya girmiş gibi yer gösterirlerdi size buraya oturacaksın derlerdi. Ben derhal çeker giderdim. Ne o öyle polis gibi. Şimdi çok daha esnek olmayı öğrendiler başka kültürlerden. Onlar da daha çok yol katedecekler entegrasyon yolunda. MN: Peki gençlik ve bluğ çağlarında olan üç çocuğun babası olarak mutlaka ki gençlik sorunlarıyla yakından ilglisiniz. Çeşitli kaynaklardan öğrendiğime göre Türk gençleri İsviçreli akranlarına göre Lehre bulmak olsun, yüksek eğitim yapmak konularında olsun açık farkla başarısız. Neler söylemek istersiniz bu konuda. Tavsiyeniz olur muydu? TY: Tabii bu da ha deyince bugünden yarına hallolabilecek bir konu değil. Hadi oğlum "Gymnasium"a gidiyorsun demekle olmuyor. Türk toplumunun gelişimine paralel olarak gelişecektir çocuklarımızın da eğitim seviyesi. Gelişim hep beraber olur. Bizler ilerledikçe gençlerin de eğitim sorunu düzelecek, evlerinde başarı için gerekli ortamlar oluşacaktır. Tabii bir de insan faktörü var. Bir ailede üç çocuk varsa hepsi de çok başarılı olacak diye bir şey yok. Herkesin kişisel ilgisi, yetenekleri farklı. Kiminin gönlü olmuyor, kiminin kapasitesi

16 Bizim Dergi 16 yetmiyor. Bu durumlarda zorlamayla birşey elde edilmiyor. Tavsiyeye gelince? Hımm. Öyle damdan düşer gibi bir tavsiyede bulunulmamalı bence. İşe yaramaz çünkü. Sadece şu kadar diyebilirim. Her birimiz hayatın içine doğuyoruz ve neyse üzerimize düşen en iyi şekilde yapmalıyız. O takdirde zaman içinde hep beraber kalkınırız. Mesela artık dillere dolanmış tavsiyeler vardır. Birlik ve beraberlik içinde olalım der dururuz. Tamamen ferdi yaşayan insanlara bunu söyleyip durmanın ne anlamı var ki? Ne zaman ki önce kendi çevremizde saygılı davranmayı, sevmeyi öğreniriz, en basitinden yaşlı birine yer vermek gibi, kendi ailemizde saygıyı, sevgiyi gözeterek davranmak gibi, işte o zaman yavaş yavaş toplumda birlik beraberlik kendiliğinden oluşur. Karşı tarafa onlardan olduğunuz hissini vermelisiniz. Soruya dönersek bence şimdiki şartlar göz önüne alındığında gençlerimiz başarısız değiller. Aile içindeki sorunları filan düşünün; annenin dil bilmemesi mesela. Çocuğun iki millet arasında kalması vs. Ben gençler konusunda olumlu düşünüyorum. Yine iyi durumdalar. Daha fazlası beklenemez onlardan. MN: Bu bir süreç diyorsunuz yine? TY: Bak 100 yıl sonra oturup yine konuşalım seninle. Bambaşka şeyler tartışıyor olacağız. Bu soruları sormayacaksın bile. MN: Çocuklarla ilgili aile özelinize girelim müsadenizle. Nasıl bir aile Yıldırım Ailesi? Geleneksel mi? Yoksa çocuklar öyle babayı arkadaş gibi görür tabiri caizse çok takmazlar mı? TY: Yok biz de öyle baba takılmaz gibi durum yok. Babaya saygı hala gözetilir. Ama kararları birlikte alırız, tartışırız. Tatil programlarımızı onlara göre ayarlarız. Tatile birlikte gideriz mutlaka. Beraber güzel vakit geçirirz. MN: Ben ayrı tatil yapacağım, sizle sıkılıyorum diyen çıkmadı mı henüz? TY: Yok inşallah çıkmaz da. Bu yıl büyük kızımın İşviçreli arkadaşını da bizimle götürdük mesela. Daha uzun yıllar beraber tatile gidebileceğimize inanıyorum. Ama şu oluyor. Gece geç geldiklerinde uyuyamayız, bekleriz. Annem de beni beklerdi. Sen yat bekleme derdim. İlle beklerdi. Şİmdi de bizimkiler bize söylüyor ama biz yatamıyoruz. Demek ki bu doğal birşeymiş. Herşeylerine karışıyormuşuz gibi bir hisse kapıldıkları oluyor bazen. MN: Ya sizi zorlayan soruları varsa çocuklarınızın? Ne tavır alırsınız? Baba ölümden sonra hayat var mı? Yaşamın anlamı ne? Neden İslam? gibi TY: Cevabı biliyorsam hemen anlatırım. Ama bilmiyorsam bilmiyorum hadi gel birlikte bakalım derim. Bakalım Kur'an bu konuda ne diyor derim. Birlikte oturur okuruz, konuşuruz. MN: Şimdi bir yüzleşme sorusu. Bunca yıldır evde kendi uyguladığınız baba modelinden şahsen siz kendiniz memnun musuz? TY: Ben memnunum. Aslında ben öyle hayattan şikayet eden bir adam değilim. Hayatımda keşke şöyle olsaydı demem. Yakınan, sızlanan insanı da pek sevmem. Birisi bana hastayım diyecekse şöyle düşünürüm; sen bir tedavini yaptır, sonra bana hala ihtiyacın kalırsa o zaman söyle. Ben babaanneme benzerim biraz. Babaannemin gözlerinin görmediğini koskoca kuru yolda gidip bir su birikintisine girdiğinde ben anladım. Yakınmak nedir bilmezdi, söylemezdi hastalıklarını. Kısacası fiziksel veya zihinsel yakınmam. Ama madem itiraf söz konusu, şunu itiraf edeyim; topluma, derneklere çok fazla vakit ayırdım, onun bir kısmını çocuklarıma ayırabilirdim. Çocukluklarını pek yaşayamadım. MN: Peki ilişkileri sıcak tutmayı başardınız mı? TY: Bence sıcak. Ama şimdi yaşları geldi, arada bir tartışmalar yaşanır. Biz de bu durumlarda nasıl davranacağımızı onlarla beraber öğreniyoruz. Bunun her aileye uyan bir reçetesi yok. Daha çok deneme yanılma yoluyla öğreniyoruz. Üç nesil birarada yaşasaydık, bazı şeyleri daha kolay aşardık bence. MN: Peki hayattaki duruşunuzla iyi bir örnek olduğunuzu düşünüyor musunuz çocukların gözünde. TY: Bazen beni fazla ciddi bulduklarını bilirim. O konuyu nasıl halledeceğiz bilmiyorum (Gülüyor). Ama küçüklüklerinde babanız yanınızdayken size bir şey olmaz, babanız sizi korur mesajını vermeye hep çalıştım. Bir de iyi örnek olma açısından babanız becerikli imajı yaratmaya çalıştım. Buz pateni öğreneceklerdi mesela, ben onlardan evvel öğrenmeye gittim.. Bu nasıl baba kaymasını bile bilmiyor desinler istemedim. Kayakta da öyle. Şimdi kendi özgüvenleri gelişti artık. Sadece ihtiyaç olduğunda çağırılırım. MN: Ben bunu şahsen çok merak ettiğim için soruyorum. Yabancı bir ülkede çocuklar dinen nasıl yetiştirilirler? Hazır ilk kez maşallah üç çocuk babası bulmuşken sormak istiyorum. TY: Günün gereklerine uygun yetişsinler isterim. Pür dikkat bir İslam modeli filan uyguladığımız yok ailede. Dürüst olsunlar, yardım sever, merhametli

17 Bizim Dergi 17 olsunlar, çalışkan olsunlar. Zaten insan dediğin böyle olmalı. Şimdi çok büyük bir ayrıcalıkmış gibi algılanıyor bu gayet normal özellikler. O takdirde İslam da ibadetler hariç kendiliğinden uygulanmış olur. Buna inancım büyük. Oğlum senede bir kaç defa kendi isteğiyle cuma namazına gider. Hiç kimse git demediği halde. Evde İslam'la ilgili okunacak kitaplar var. Bir gün kendileri okumak isterlerse, işin derinine inmek isterlerse bu onların bileceği bir iş. Elektrik akımını iletmek için ince bir tel yeterlidir. Halat gibi bir kabloya gerek yoktur. MN: Gelelim emeklilik planlarınıza. İleride Türkiye'ye dönmeyi düşünür müsüz? Yoksa buralı mı olduk diyorsunuz? (İlk defa bir konuğum buna hiç tereddüt etmeden cevap veriyor, şaşıyorum) TY: Buralı olduk da ama biz Türkiye'ye dönmeyi düşünüyoruz. MN: Sahi mi? TY: Biz Türkiye'yi seviyoruz. Her ne kadar gititiğimizde bizi sinirlendiren şeyler oluyorsa da oradaki yaşam tarzını, insanları seviyoruz. Kendimizi rahat hissediyoruz orada. Toprakla, hayvancılıkla uğraşabileceğimiz bir yaşam düşünebiliriz. Tabii maddi imkanlar neye el verir bilinmez. MN: Çocuklarınızı bırakmayı hayal edebiliyorsunuz? TY: Burada da olsak hergün görüşemeyiz ki. Herkes kendi yaşamına, işine gücüne dalacak. Nasılsa hep bir ayağımız burada olur. Bize ihtiyaç duyduklarında yanlarında oluruz. MN: Turhan Yıldırım aile, dernek, iş yaşamı dışında ne yapar? Zevkle uğraştığınız bir şeyler var mı? Futbolu seviyorsunuz galiba. TY: Off derneği de çıkarırsanız pek bir şey kalmıyor. Futbolla ilgili daha çok yakın zaman önceye kadar dernekte düzenli oynuyorduk. Bizim gibi futbol yaşı geçmişlerin takımı vardı. Ama çoğu işlerinin yoğunluğu yüzünden dağıldı. Kalben de Galatasaraylıyım o kadar. Futbolcuların adını bile bilmem. Kitap okurum. Her sene Türkiye'ye gittiğimde on onbeş tane yeni kitap alırım. Bunun yıl içinde ancak dört beş tanesini okuyabilirim. Dolayısıyla kitaplarım birikiyor. MN: Ne tür kitaplar? TY: Daha çok tarihi ve siyasi kitaplar. En son okuduğum mesela Filistin'de Son Türkler. MN: Futbol oynamayı bırakınca vücut eksikliğini hissetmiştir. TY: Etti tabii. Şimdi düzenli bisiklete biniyorum. MN: Ya sigara. Ne çok içen var etrafta? TY: Ben 20 yıl önce bıraktım sigarayı, çok da memnunum. Tam evlenmeden önce. Çünkü evlendikten sonra bıraksaydım karısından korktu derlerdi. (Gülüyoruz) MN: Sıra geldi okuyucuyla kendi idraklerinizi paylaşma aşamasına. Dolu dolu geçen yaşamınızda en çok şunu anladım, idrak ettim. Herkese tavsiye ederim diyebileceğiniz birşey var mı? Birçok konuğum bu tip mesajlar verirken biraz zorlanıyorlar, ukalalık eder gibi görünmekten çekiniyorla. Lütfen öyle bir çekinceniz olmasın, okuyucu samimiyetimizi biliyor nasılsa. Bu köşede kimse gösteri yapmıyor, bu bir paylaşım köşesi. (Turhan Bey düşünerek konuşanlardan. Bu sorunun cevabını daha da uzun düşünüyor.) TY: İdrak mi pek bilemiyeceğim, oldum olası uyguladığım bir yaşam ilkesidir. İnsanın açık olmasında yarar var. İnsanlar birbirlerine açık sözlü olsunlar, açık davransınlar. Diğeri de birşeylerin gidişini zorlamamakta fayda var. İslamda çok güzel iki kavram vardır: Şükür ve kısmet. Herşeyi oluruna bırakmak da olmaz tabii, sorumluluklarından kaçmamalı insan. Ancak ne çocukların üzerinde, ne kendi üzerimizde, hatta topluma da hiç bir konuda baskı yapmamak lazım. Bir şeyleri gereksiz zorlamak ümitsizlik ve hayal kırıklığı yaratıyor bence. İslamı kurallarıyla uygulayabilen biri değilim. Ama İslam'ı normal günümüz yaşamıyla bu şekilde birleştirmeye çalışırım. Madem kader denen bir şey var. Pek çok şey bizim kontrolümüz dışında olup, gelişiyor hayırlısı olsun demeyi bilmek lazım. Herşey olacağına varacaktır nasılsa. Ben insan yaşamını da, ülkelerin gidişatını da gemiye benzetirim. Gemiyle giderken bisiklete biner gibi öyle ani manevralar yapamazsınız. Hemen dönemezsiniz. Haliyle dümeni ona göre kırmak lazım. Aceleci olmamak lazım. MN: Gemilerin araba gibi freni de yok değil mi? Durmak isteyince de duramazsınız. TY: Aynen öyle. Hayatta daima temkinli ve ölçülü davranmak lazım. Sonuç hemen görülemeyebilir. MN: Peki Turhan Yıldırım'ın hayatında olmazsa olmazları var mıdır? Onlarsız yapamam diyebileceğiniz. Hadi sayı verelim. 5 adet söyleyebilir misiniz? TY: Ailemin mutluluğu. Bir de Türkiye'nin varlığını sürdürebilmesi. Beni hep bağrına basmaya hazır bir vatanımın olması duygusu benim için çok önemli. Valla beşe çıkamam herhalde. Hayatta hiç kaprisim yoktur. Bizim hanım da aynı kafadan.

18 Bizim Dergi 18 Fazla plan yapmayız. Ani kararlara, değişikliklere filan açığız biz. Kimse huysuzlanmaz. O konuda çok rahatız, uyumluyuz çok şükür. Çocuklar da öyle. MN: İsviçre'de en çok sevdiğiniz 5 şey söyleyin desek? TY: Hımm. bir çikolata. MN: Çikolata Türkiye'de de çok güzeldir ama. TY: Yok benim geldiğim yıllarda berbattı. Altı kartonlu ince kağıtlara sararlardı. Gerçekten tadı kötüydü. Buradaki çikolataları yiyince bayıldım doğrusu. Öğle yemeklerinde bir oturuşta 400 gr. çikolata yediğim olurdu. Hala da çok severim, yerim. Başka, a evet kış sporlarını çok severim bir de. Kışın tabiatın güzelliği bir başka oluyor çünkü. Öyle hergün yapabildiğimden değil tabii ama her yıl kayak tatiline mutlaka gideriz. Akşama kadar da inmem üzerinden. MN: E bravo doğrusu epey ustalaştınız demek ki? TY: Yok çok usta sayılmam ama şöyle tepeden aşağıya inebilirim. MN: Maşallah. Kafayı gözü yarmadan diyorsunuz TY: Bazen yararak da indiğimiz oluyor (karşılıklı kahkahalar) Bir diğeri de tabiatın güzelliği. Hayranım o konuda İsviçre'ye. Ama bunda da beşe çıkamam. MN: Ya Türkiye ile ilgili? TY: Ben Türkiye'yi çok seviyorum. Memleketime herkes gibi aşığım. İstanbul aşığıyım. Son yıllarda İstanbul'daki olumlu gelişmeleri de gözden kaçırmamak lazım. Belki köylerden çok göç alıyor ama bunun yanında da kent yaşamı gerçekten modern dünyayı yakalayacak şekilde gelişiyor. Yeşil alanlar, tramvaylar, metrolar. Ben İstanbulsuz yapamam. Türkiye'de insanların yaşam biçimine bayılırım. Oradaki insanları severim. Ayrıca yemekler tabii. Çok lezzetliler. MN: Karadeniz Mutfağını mı seversiniz? TY: Tüm yemekleri severim. Ayrıca Karadeniz Mutfağı da öyle bir Ege, Akdeniz ya da Güneydoğu Mutfağı kadar zengin değildir. Daha çok pratik yemekler vardır çünkü Karadeniz'de kısıtlı toprağı işlemek çok zahmetlidir. Bu yüzden Karadeniz kadını diğer Türk kadınları gibi evde oturup değişik yemekler geliştirmeye vakit bulamamıştır. Tüm aile o kısıtlı toprağı iyi değerlendirmek için çok çalışmak zorundadır orada. Haliyle daha ziyade çabuk yapılan yemekler vardır sofralarda. MN: Mesela lahana? TY: Oo lahananın herşeyi yapılır bizde. MN: Vallahi şimdi hazır bir karadenizli bulmuşken fıkra anlattırmadan hayatta bırakmıyoruz. TY: Bizim Lazlıkla ilgimiz yok tabii. Bizim oralarda laz da yoktur. Doğu Karadeniz den gelir o komik fıkralar daha çok. Ama çok benzeştiğimiz yönler var tabii. MN: Gerçekten fıkralardan da bizlere yansıdığı gibi Karadenizlilerin zihin yapıları farklı sanki değil mi? Hakikaten fıkra gibiler değil mi? Annemler bir kaç yıl önce Karadeniz gezisine gittiklerinde asfalt yolda şöyle bir tabela görmüşler. "Restoran 100 metre geridedir. " Bunu gerçekten görmüşler (Kahkahalar). TY: Şimdi o şundan kaynaklanıyor. Fazla pratik düşünür Karadenizli. Sonra da kahvede konuştuğu gibi yazıya döker bunu. Mesela o tabelayı asan mutlaka şöyle düşünmüştür. Şimdi burdan biri geçse restoran nerde bilmez, e geride kaldı, ben yazayım en iyisi ilerde aramasın demiştir. Şimdi fazla pratik düşünce yazıya dökülünce bize çok komik geliyor. Ama çok da hazır cevaptır Karadenizli. Her duruma karşı mutlaka hazır bir cevabı vardır. Mesela bizim köyde olmuş birşey bu. Adam, şimdi rahmetli, kurban kesiyormuş. Yoldan geçenler görünce, "bir budunu ben isterim, diğer budunu da ben isterim, ben de isterim" filan diye seslenmeye başlamışlar, adam da demiş " Ula kırkayak mı kesiyoz burada?" (Kahkahalar). MN: Bir de fıkra lütfen. TY: Pekiyi bir temel fıkrası. Şimdi Türkiye'de olimpiyatlar düzenleniyor. O sıralar Titanic filmi de meşhur. Newyork'tan bir siyahi sporcu da gelecek ama pasaportu kayıp, kıvranıyor ne yapsam diye. Havalanında yerde bir pasaport buluyor, a o da ne? Leonardo Dicaprio'nun pasaportu. Aman olsun nasılsa Türkler anlamaz diye alıyor pasaportu iniyor İstanbul'da Yeşilköy havaalanına. Dursun'la Temel de gümrükte polis. Siyahi adam pasaportu Dursun'a veriyor. Dursun alıyor bakıyor pasaporta Leonardo Dicaprio, bembeyaz adam. Dönüyor Temel'e "Ula Temel ha bu titanic, battu miydi, yandu miydi? " (Kahkahalar). MN: Turhan Bey bu kadar gülmek bana da çok iyi geldi. Derneğimiz adına tekrar tekrar teşekkür ediyoruz. Başka güzel ortak çalışmalarda karşılaşmak dileği ile. TY: Ben de teşekkür ederim. Derginiz bizim evde okunur. Başarılar dilerim hepinize.

19 Bizim Dergi 19 OLUMLU DÜŞÜNMEK Sevgili Dostlarım Tekrar bir yazımla sizlerle buluşmaktan duyduğum mutluluğu dile getirmek isterim. Ne zaman dergimize yazı yazmak için kalemimi elime alsam, ilkönce vaktin nasıl hızlı geçtiğini düşünüyorum. Bundan çok kısa bir süre önce (insana öyle geliyor) Milenyum üzerine tartışıyorduk. Bilgisayarların çalışmayacağından, tüm iş hayatının kaosa gireceğinden, uçakların, trenlerin hareket edemeyeceğinden bahsediyorduk. Ama hiçbir büyük felaket gelmeden 2000 yılına girdik ve aradan 9 yıla yakın bir zaman, akan bir su gibi geçip gitti bile. Ben pozitif düşünen bir kişiyim. Sağlıklı oluşumun, kendime duyduğum güvenin ve iş hayatındaki başarımın büyük bir kısmının yaşama ve insanlara olumlu bakmamdan kaynaklandığına inanıyorum. Kişisel ve ticari ilişkilerde veya gelecek ile ilgili kararlarda pozitif enerji ile hareket etmenin insanın yaşamını kolaylaştıracağı kesin. İyi ki gelecekte bizi neler bekliyor, bunu bilmiyoruz. Bilemediğimiz için de geleceği ilgilendiren konular hakkında verdiğimiz kararlarda bilgimize, tecrübelerimize ve içgüdülerimize güveniyoruz. Sonrası haliyle bir risk. Hani Türkçe de "Bundan sonrası Allah'a emanet" bir deyim vardır ya, tam tamına uyuyor buradaki yazdıklarıma. Yaşam büyük süprizlerle dolu. Olumlu düşünmek sorunsuz bir hayata garanti değil haliyle. Bu seferki yazımda yaz aylarında yaşadığım ne yazık ki üzücü bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Sorumlu olduğum bölüm 2008 yılının ortasında yılın başında koyduğu hedeflerin büyük bir kısmına ulaştığı için elemanlarımı bir günlük bir geziye davet ettim. Winterthur'dan bir otobüsle yola koyulduk. İsviçre'nin diğer bölgelerinden gelen iş arkadaşlarımızla buluşma noktamızı daha önceden tayin etmiştik. Bern'den gelen grup, C adlı arkadaşımızın tren istasyonuna gelmediğini, telefonlara da cevap vermediğini söyledi. Biz çok titiz olan bu arkadaşımızın herhalde hasta olduğunu, bize en yakın zamanda bir mesaj yazacağını veya telefon edeceğini düşünerek yola koyulduk. Programda ilkönce kısa bir toplantı, sonra gemi gezisi, daha sonra İkinci Dünya Savaşı esnasında inşa edilen, iyi ki hiçbir savaşta kullanılmıyan, bir askeri sığınağın ziyareti ve güzel bir akşam yemeği vardı. Tabiki arkadaşımızın yanımızda olmaması ve kendisinden haber alamamamız bizi olumsuz etkiliyordu. Kendisine defalarca denememize rağmen telefon ile ulaşamıyorduk. Bern'in güzel Adnan Mirza bir semtinde kendi evinde yalnız yaşıyordu. Sonunda Bern Bölge Müdürlüğünden bir arkadaşa telefon açarak, C'nin evine gitmesini rica ettik. Haliyle biz faaliyetlerimize devam ediyorduk. Gelen haber pek iç açıcı değildi. Arkadaşımızın komşusu kendisini 2 gündür görmemişti, kapısı kilitli değildi ve evi hemen geri gelecek gibi terketmişti. Çok sağlıklı beslenen, sürekli spor yapan ve kilosuna çok önem veren birisiydi. Öğleden sonra sığınağı ziyaret ettik. Onun için bize telefonla ulaşmak mümkün değildi. Sığınaktan dışarıya çıktığımızda ne yazık ki acı haberi aldık. C iki gün evvel Cumartesi günü (havanın çok sıcak olduğu bir gün) ormanda koşarken kalp krizi geçirmiş ve akabinde vefat etmişti. Tesadüfen oradan geçmekte olan emekli bir doktor hemen müdahale etmiş ama acı sonu engelleyememişti. Polis kendisini morga kaldırmıştı ve yakınlarının yanında kimlik taşımayan (kim aranızdan koşuya çıktığında kimlik taşıyor ki?) 47 yaşındaki arkadaşımızı arayacağını tahmin ettiğinden beklemeye başlamıştı. Yalnız yaşadığı ve hafta sonu da olduğu için kendisini kimse aramamıştı. Babası yurtdışındaydı, Bern'de yaşayan kardeşleri için de kendisini aramayı gerektirecek bir durum yoktu. Pazartesi günü biz hiç haber alamayınca kendisini aramaya başlayıp polisi haberdar etmiştik. Şok haber bizi otobüsün yanında yakaladı. 30 seneye yaklaşan iş hayatımda böyle bir durumla hiç karşılaşmamıştım. Bilhassa hedeflerimize ulaştığımız için çok sevinçli olmamız gereken bir günde böyle üzücü bir haber gelince insan gerçekten ne yapacağını şaşırıyor. Herkes şokta, bayanlar sessizce ağlıyorlar. Ben ilk şaşkınlığımı atlatınca danışabileceğim bir kaç kişiye telefon açtım, aksilik ya bu, kimseyi bulamadım. Önümüzde güzel bir restoranda akşam yemeği vardı. Yemeğe gidelim mi yoksa iptal mı edeyim? diye düşündüm. Daha sonra oylamaya karar verdik. İstisnasız herkes akşam yemeğinin beraberce alınmasını, bu üzücü durumda beraber olmamızı onayladı. Yemek haliyle buruk geçti, ama diğer taraftan da çok anlamlı idi. İçimizden kıymetli bir arkadaşımızın vefat ettiği gün (2 gün sonra) hep beraberdik ve kendisini saygı ve sevgi ile anıyorduk. Yemeğin başlangıcında da anısına

20 Bizim Dergi 20 saygı duruşunda bulunduk. Bir hafta sonra tüm arkadaşlar Bern'deki cenaze töreninde buluştuk. Tatilde olmama rağmen bu arkadaşımıza son görevi yapmayı ihmal etmedim. Bu arada İnsan Kaynakları bölümümüzün çok profesyonel çalıştığını, böyle durumlar için hazırlanmış iç tüzüğümüzün olduğunu saptadım. İç tüzüğe göre C'nin amiri olarak ailesi ile ilişkilerde şirketimizi temsil etme zorunluluğum vardı. Bu üzücü ama önemli görevi de bu sayede iyi bir şekilde sona erdirdiğime inanıyorum. Vefat eden arkadaşımızın babası cenaze törenindeki konuşmasında, ne yazık ki bizlere de işveren/amir olarak biraz yüklendi, genel suçlamalarda bulundu. Elemanlarımızdan çok fazla performans beklediğimizi, böyle ani kalp krizlerinin süpriz olmadığını ifade etti. Beni çok yaralamasına rağmen, bu ifadeleri onun üzüntüsüne vererek işin üzerine gitmedim. Bu üzücü hadiseden kendime özel ve iş hayatım için birçok hisseler çıkardım. Birkaçını anmak istiyorum: Yaşamak istediğimiz şeyleri bugün yapmamız gerekir. İleriye atmanın riski büyük. Çünkü ne kadar veya sağlıklı yaşayıp yaşayamayacağımızı bilmiyoruz. Spor yapmak, dengeli beslenmek, pozitif düşünmek yaşamı kolaylaştırıyor, ama uzun ömürlü olmak için bir garanti değil. Severek yaptığımız bir işi seçmek. Yaşamımızda karşılaştığımız zorlukları yakınlarımızla, dostlarımızla paylaşmak, içimize atmamak. Başarılı olmak için başkalarından daha fazla ama severek çalışmak, ve bu arada hayatın sadece çalışmak olmadığını, aileyi, dostları, sevdikleri ihmal etmemek. Sayın okuyucular, bu son yazdıklarım tabiki bilinen şeyler. Ama ne yazık ki çabuk unutuyoruz. Tekrarlamakta fayda var diye düşündüm. Hepinize sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyorum. Adnan Mirza YOGA VE MESAFE GÜNÜMÜZDE YOGA VE DEĞERLENDİRMESİ YOGAYA BURUNDAN SOLUYARAK BAŞLAYIN! Hepimizin bildiği gibi çağımız hız ve tüketim ve dahi hızlı tüketim çağı. Bu sadece çarşıdan, yapılan alış veriş için değil, her konuda geçerli. Kitapları, tv programlarını, gazeteleri, haberleri, fitness, wellness vs. hizmetlerini, reklamları, sanatı, sanatçıyı, öğütleri, ata sözlerini, tatil paketlerini, ilişkileri işte aklınıza ne geliyorsa herşeyi hızla tüketiyor, "e bunu öğrendim, bu insanı tanıdım vs. şimdi sırada ne var?" diyoruz. Okuduklarımızın duyduklarımızın özüne inmediğimiz için o bilgiyle de beslenmiş olmuyoruz. Henüz hiç bir şeyi özümsemeden, uygulayarak yararını idrak etmeden unutuyoruz. En tehlikeli cahillik türü bu olsa gerek. Herkes herşeyi biliyor ama aslında hiç birşey bilmiyor, üstelik bilmediğini de bilmiyor. Herkes herşeyi deneyimlemiş ancak ondan ne öğrenmesi gerektiğini anlamamış, anlamamış olduğunu da anlamamış. İnsanların bu yaşam biçiminden çok büyük rantlar elde edenler var tabii. Doyumsuz insana durmadan birileri bir şeyleri adını, ambalajını, Meltem Dirik Nauer değiştirip, değiştirip sunuyor. Hep 'yepyeni' iddiasıyla... Yepyeni teknoloji, yepyeni metod, yepyeni ürün... Yoga da günümüzün bu hastalığından tamamen nasibini almış durumda. Sırf burada değil, Türkiye'de değil batı dünyasında her yerde sözde çok yaygınlaşmış, tanınmış, ağızlara dolanmış halde. Oysa gördüğüm o ki, binlerce yıllık geçmişi olan koskoca yaşam felsefesi sadece sağlıklı yaşamaya güzel ve genç kalmaya yarayan bir araca indirgenmiş. Asıl amacı unutulmuş, çoğu yerde ticaret ve pazarlama malzemesine dönüşmüş. Yüzlerce değişik isim altında, daima yeni metodlarla, aletlerle, giysilerle, müziklerle sunulmakta bir yerlerde piyasaya. Bir konuda popüler olan neyse o onun orijinalinin yerini alıyor maalesef. Tıpkı Mevleviliğin gerçek felsefesinin turistler için dönen derviş gösterilerinin ve resimlerinin ardına itilmesi gibi. Tıpkı gerçek İslam'ın tamamen unutulup, geriye radikallerin, yobazların, eli kanlı teröristlerin öne

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Đyi bir başarı için gerekli olanşartlar Çocuğunu desteklemek isteyen annebabalar için çeşitli tavsiyeler Elisabeth Grammel und Claudia Winklhofer Übersetzung: Abdullah

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ:

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: 1. Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? (Hangi saatlerde) 2. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? 3. Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, İnsan yetiştirmek başka hiç bir canlıyı yetiştirmeye benzemez.

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM Bu zamana kadarki okul hayatım boyunca birçok öğretmenim oldu. Şu an düşündüğüm zaman, aslında her birinden bir şeyler öğrendiğimi ve her birinin hayatımın şekillenmesinde azımsanmayacak

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ Onur BİÇER Yüksekokulumuza 2006 yılında görevime başlamış olup 2008 yılında kazanmış olduğum muhasebe ve vergi uygulamaları (İÖ) Programını okuyup 2010 yılında

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum. Sevgiler, saygılar.

Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum. Sevgiler, saygılar. MESLEĞE VEDA From: Güney Dinç Sent: Wednesday, April 16, 2014 1:56 PM To: Subject: [ÇEHAV] Mesleğe Veda Sevgili dostlar. 53 yıldan sonra avukatlığı bırakmak zorunda kaldım. Sizlere son bir anımı sunuyorum.

Detaylı

İsviçre Türk Kadınları Yardımlașma ve Dayanıșma Derneği Türkischer Frauenhilfsverein Schweiz. 27. Genel Kurul Toplantısı 24 Mart 2013

İsviçre Türk Kadınları Yardımlașma ve Dayanıșma Derneği Türkischer Frauenhilfsverein Schweiz. 27. Genel Kurul Toplantısı 24 Mart 2013 Gündem: Açılış Misafirlerin tanıtılması Divan heyetinin seçilmesi Gündemin onaylanması Saygı duruşu Faaliyet ve muhasebe raporlarının okunması Denetim kurulu raporunun okunması Raporlar hakkında görüşler

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 22 Mart 2013 Sayın Velimiz, Dördüncü rehberlik postamızda sizlerle, Davranış ve Değerler Eğitimi Programı kapsamında

Detaylı

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör.

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör. Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Eylem ve eylemsilerin anlamalarını durum yönünden tamamlayan zarflardır. Eylem ya da eylemsiye

Detaylı

GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI GAZİANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI EYLÜL / 2014 ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : 1 EYLÜL / 2014 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 1 EYLÜL 2014-2015 Eğitim Öğretim yılı Öğretmen Seminerlerinin Başlaması

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006 ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006 Μάθηµα: Τουρκικά Ηµεροµηνία και ώρα εξέτασης: Πέµπτη, 1 Ιουνίου 2006 11:00 13:00

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

CEBİNİZ BIRAKIN DİYOR SMS TÜRKİYE PHASE ONE COMMUNITY-BASED QUESTIONNAIRE: SURVEY TURKISH VERSION

CEBİNİZ BIRAKIN DİYOR SMS TÜRKİYE PHASE ONE COMMUNITY-BASED QUESTIONNAIRE: SURVEY TURKISH VERSION CEBİNİZ BIRAKIN DİYOR SMS TÜRKİYE PHASE ONE COMMUNITY-BASED QUESTIONNAIRE: SURVEY TURKISH VERSION Ankara da Yetişkinlerde Sigara İçme Davranışının İncelenmesi Lütfen her soruda sizin için doğru olan yanıtı

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

ÇOK AMAÇLI SALONUMUZA KAVUŞTUK OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ. Hazırlayan: MÜCAHİT KARAKUŞ Sayfa: 1

ÇOK AMAÇLI SALONUMUZA KAVUŞTUK OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ. Hazırlayan: MÜCAHİT KARAKUŞ Sayfa: 1 Y A K A M O Z G A Z E T E S İ HAZİRAN 2013 EĞERCİ İLKOKULU / ORTAOKULU YIL: 2 SAYI: 4 OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ Saygıdeğer öğretmenlerimiz, sevgili öğrenciler

Detaylı

RAPOR ÖĞRETİM ÜYELERİNİ DEĞERLENDİRME ANKETİ BULGULARI

RAPOR ÖĞRETİM ÜYELERİNİ DEĞERLENDİRME ANKETİ BULGULARI RAPOR ÖĞRETİM ÜYELERİNİ DEĞERLENDİRME ANKETİ BULGULARI Bu rapor dört alt başlık altında düzenlenmiştir. İlk başlık genel katılım hakkında bilgi vermektedir. İkinci alt başlıkta performans ortalamaları

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ

2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ 2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ TED İSTANBUL KOLEJİ Yıl:6 Hafta: 2 Sayı: 2 11 Eylül 2015 Değerli Velilerimiz, Okulumuz açılalı 1 hafta oldu. Her gün tamamlanması gereken işler, planlamalar,

Detaylı

Volkshochschule Müșteri Anketi 2011

Volkshochschule Müșteri Anketi 2011 Müșteri Anketi 2011 İkinci/Yabancı Dil Olarak Almanca Sayın Kursiyerimiz, Berlin Halk Eğitim Kurumları (VHS), daima sundukları eğitim programlarının kalitesini geliștirmek çabasındadır. Kurslarımız hakkındaki

Detaylı

SOSYALLEŞEBİLEN ÖĞRENCİNİN İLETİŞİMİ DE GÜÇLÜ OLUYOR

SOSYALLEŞEBİLEN ÖĞRENCİNİN İLETİŞİMİ DE GÜÇLÜ OLUYOR 2007 yılında Çankaya Üniversitesi İşletme Bölümü nden birincilikle mezun olan, ayrıca Uluslararası Ticaret Bölümümüzde çift ana dal yapan, 2010 yılında da İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı ndan mezun

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Darmstadt daki yeni AWO»Johannesviertel«huzur evinde. Yan yana yılları paylaşalım

Darmstadt daki yeni AWO»Johannesviertel«huzur evinde. Yan yana yılları paylaşalım Darmstadt daki yeni AWO»Johannesviertel«huzur evinde Yan yana yılları paylaşalım »Burada her zaman benimle ilgilenen birileri var. Bu da kendimi iyi hissetmemi sağlıyor« Sayın Bayanlar ve Baylar, 2012

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ANAOKULU LKOKUL ORTAOKUL ANADOLU L SES FEN L SES CEM L ALEVL KOLEJ GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : Eylül 2013 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 2 Eylül 2013 Pazartesi

Detaylı

Cocuklari icin cirpinan ogretmenleri gordukce hem cok seviniyoruz, hem de onlara yonelik daha fazla birseyler yapabilme derdine dusuyoruz...

Cocuklari icin cirpinan ogretmenleri gordukce hem cok seviniyoruz, hem de onlara yonelik daha fazla birseyler yapabilme derdine dusuyoruz... Kemal Ogretmen fotograflari karne gunu gecince hemen paylasmaliyiz heyecani yasadik, tipki 1 onceki hafta sevgili Selda Ogretmenimizden gelen fotograf ve mektuplari aldigimiz geceki heyecana benzer...

Detaylı

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ

ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ ZONGULDAKLI GENÇ ŞAİR VE BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ DİN KÜLTÜRÜ ÖĞRETMNENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ UFUK SİLİK ŞİİR İLE HAYATIM YENİDEN ŞEKİLLENDİ SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız ve hangi okulları

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ

2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ 2015-2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI İLKOKUL BÜLTENİ TED İSTANBUL KOLEJİ Yıl:6 Hafta:10 Sayı: 8 06 Kasım 2015 Değerli Velilerimiz, İnsanın işini sevmesinin çok önemli olduğunu her gün yaşayarak bizzat deneyimliyorum.

Detaylı

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU NİSAN 2015

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU NİSAN 2015 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU NİSAN 2015 ÇOCUKLAR GELECEĞİMİZİN GÜVENCESİ YAŞAMA SEVİNCİMİZDİR, BUGÜNÜN ÇOCUĞUNU YARININ BÜYÜĞÜ OLARAK YETİŞTİRMEK HEPİMİZİN İNSANLIK

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

2013 Kış Etkinlikleri

2013 Kış Etkinlikleri KARTAL ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 2013 Kış Etkinlikleri İlk Dönem Sonu Eğitim sistemimizde seçkin bir yere sahip olan İmam Hatip Liseleri içerisinde ayrı bir konumda bulunan

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

SADECE BİR ÇANKAYALI DEĞİLİM; ULTRA ÇANKAYALIYIM

SADECE BİR ÇANKAYALI DEĞİLİM; ULTRA ÇANKAYALIYIM Çankaya Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler 2010 Yılı Mezunu ve halen Çankaya Üniversitesi nde kamu hukuku üzerine yüksek lisansına devam eden Kültür Hizmetleri Müdürlüğü Personeli Sayın

Detaylı

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları...

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... Hatta Tarsuslular. Dünyanın öbür ucundan gelen Japonlar,Koreliler,Almanlar

Detaylı

THE SCHOOL WHICH PROVIDES THE BEST OF ALL WORLDS

THE SCHOOL WHICH PROVIDES THE BEST OF ALL WORLDS AUBURN NORTH PUBLIC SCHOOL THE SCHOOL WHICH PROVIDES THE BEST OF ALL WORLDS 100 Adderley Street, AUBURN 2144 Ph: 9748 1036 Fax: 9748 0109 Email: auburnnth-p.school@det.nsw.edu.au SAYI 8 2.DÖNEM 3 TEMMUZ

Detaylı

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ 22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA Gece geç saatlerde Helsinki yolculuğumuz başlayacak. Uzun bir uçak yolculuğu yapacağız.ardından bir saatlik bir uçuş sonunda Jyvaskyla

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sayfa. ÖNSÖZ... v GİRİŞ... 1

İÇİNDEKİLER. Sayfa. ÖNSÖZ... v GİRİŞ... 1 İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ...... v GİRİŞ... 1 I. BÖLÜM SOSYAL DAVRANIŞ KURALLARI A. Hitap... 10 B. Selamlama... 14 C. Tanıtma ve Tanıştırma... 19 D. El Sıkma (Tokalaşma)... 24 E. El Öpme ve Öpüşme... 26 F.

Detaylı

Fall 2010. SAYFA 1 S1: Gittiğiniz üniversite: Katholieke Universiteit Leuven. S2: Gittiğim üniversite beklentilerimi karşıladı.

Fall 2010. SAYFA 1 S1: Gittiğiniz üniversite: Katholieke Universiteit Leuven. S2: Gittiğim üniversite beklentilerimi karşıladı. Fall 2010 Toplayıcı: New Link (Web Bağlantısı) Başlangıç: 23 Mart 2011 Çarşamba 16:12:18 Son Değiştirme: 23 Mart 2011 Çarşamba 16:13:29 Geçen Süre: 00:01:10 Katholieke Universiteit Leuven S3: Gittiğim

Detaylı

Çocuğuna, ev ödevleri konusunda şöyle yardım

Çocuğuna, ev ödevleri konusunda şöyle yardım Çocuğuna, ev ödevleri konusunda şöyle yardım edebilirsin! Eğer çocuğuna derslerinde yardım etmek istiyorsan işte iyi öneriler Ev ödevi yapmak için, günlük bir rutin yap. Bu günün belirli bir saatinde bir

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

AYLIK BÜLTEN MAYIS 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI

AYLIK BÜLTEN MAYIS 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI AYLIK BÜLTEN MAYIS 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI OKUL KURUCUMUZ : ASİYE ÖZTÜRK OKUL MÜDÜRÜMÜZ : F.BİLGE ÖZALP ANAOKULU BİRİMİ HAZIRLIK SINIFI ÖĞRETMENİ : TÜLAY DÖNMEZ 5 YAŞ SINIFI ÖĞRETMENİ : GÜLAY ÇELİKOK

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN Uyarılara kulak verin! Stephen R. Covey, Etkili İnsanların

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı ANA SINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Devl et Dil Sertifikası

Devl et Dil Sertifikası ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ, ΔΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡ ΑΤΙΚ Ο ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙ ΑΣ Eğitim, Yaşamboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devl et Dil Sertifikası DÜZEY &B 2 Avrupa Konseyi nin Ortak

Detaylı

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:...

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:... Übersetzungshilfe - Anket çevirisi Size anketi doldurmanız için kolaylık sağlamak istiyoruz, bu yüzden size göç ve entegrasyon ile ilgili bu çeviriyi hazırladık. Lütfen cevaplarınızı bu kâğıta yazmayınız,

Detaylı