*192101* Ayl k Siyasi Gençlik Dergisi * Say : *Ocak 2007 *Fiyat : 1 YTL * ISSN:

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "*192101* Ayl k Siyasi Gençlik Dergisi * Say : 128 2007-12 *Ocak 2007 *Fiyat : 1 YTL * ISSN: 1302-7506"

Transkript

1 *192101* Ayl k Siyasi Gençlik Dergisi * Say : *Ocak 2007 *Fiyat : 1 YTL * ISSN:

2 SUNU Merhabalar, 2. Konferans m z n coflkusuyla tüm okurlar m z selaml yoruz. Yo un bir sürecin ard ndan kolektif bir emekle örgütlenen 2. Konferans tüm engellemelere ve yetmezliklere ra men 2 gün boyunca planlanana uygun flekilde ve YDG li arkadafllar m z n ilgi ve çabas yla baflar l flekilde örgütlendi. Sistemin yo un sald r lar na ve genel gençlik hareketinin durgunlu una ra men dipten gelen dalgay örgütlemek, yaflam her geçen gün kötüleflen, gelece i çal nmak istenen gençlikle bütünleflmek amac yla ülkenin farkl bölgelerinden gelen devrimci gençlerin 2 gün boyunca tart flmas, de erlendirmeler yapmas, deneyimlerini paylaflmas oldukça önemlidir. Bu olumlulu u ileriye tafl d - m z oranda halk gençli i, karfl s nda politik aç dan net, kararl, militan ve kolektif iflleyiflini sa lamlaflt ran bir gençlik örgütünü bulacakt r. Bu nedenle tüm çabam z att m z ad mlar özverili bir çal flmayla büyütmek amac n tafl maktad r. Bu say m zda ortaya konulan eme i farkl aç lardan yans tan yaz lar yer almaktad r. Bir bütün olarak okundu unda, konferans farkl aç lardan incelemek, de erlendirmek bu sayede mümkün olacakt r. Bu nedenle dergimizde yer alan yaz lar n ilgiyle okunaca- n düflünüyoruz. Konferans kararlar n anlamak, hayata uygulamak ve tan tmak aç s ndan dergimizin yararl olaca n düflünüyoruz y l n n son günlerini yafl yoruz. Bu y l s n f mücadelesi aç s ndan önemli olaylar n yafland bir y l oldu. Irkç -floven sald - r lar n yo unlaflt 2007 y l nda sistemin tüm çabas na ra men bekledi i sonucu alamad ortadad r. Hrant Dink in öldürülmesiyle devrimci demokratik güçlerin sinmesini beklerken bu sistemin 80 y ll k korkulu rüyas olan Ermeni Soyk r - m n yeniden gündemlefltiren, dayan flma ve kardefllik ça r s yapan yüz binlerle karfl laflt. 1 May s bayram n bask yla, tehditle, yasakla engellemek isterken binlerce devrimcinin stanbul un her yan n eylem alan na çevirmesine set olamad, girilmez denilen Taksim e girilebilece ini, tüm flehrin durdurabilece ini, sistemin çaresizli ini herkese gösterdi. Y l boyunca süren inkara dayal rkç sald r lar, linçler, tehditler Kürt halk n n direnifli karfl s nda hedefine ulaflamad. Militarist sloganlar, s n r ötesi operasyon tehditleri Kürt halk n n yi it o ul ve k zlar sayesinde bofla ç k yor, tersine dönüyor. flçi s n f na yönelik hak gasplar na karfl THY ve TELEKOM iflçileri direnmeyi ve hak elde etmeyi, patrona geri ad m att rmay ö retiyor. flte böylesi bir ortamda krizi derinleflen sistemin yo un sald r lar na karfl yükselen tepkiyi örgütlü güce dönüfltürmek için biz YDG lilere önemli görevler düflüyor. Konferansta yap lan do ru ve yerinde tespitlere hayat verdi imiz oranda, yarat c flekilde, projeler üreterek, görüfllerimizi coflkuyla yeni gençlerle tan flt rd m z takdirde güçlenmemiz, harekete geçmemiz zor olmayacakt r. Tüm arkadafllar m z bir kez daha devrimci coflkumuzla selaml yor, konferans n her alanda yans mas n bulmas için seferber olmaya ça r yoruz. D CLE ÜN VERS TES NDEN HABERLER Dicle Üniversitesi ndeki hareketlilik h z kesmeden sürmektedir. DÜÖ-DER, Kürt halk na yönelik artan sald r lara ö renci gençlik cephesinden cevap olmak ad na bir dizi eylem program ç kard. Bu ba lamda artan imha politikas na karfl l k bar fl vurgusu yap larak, her gün üniversitenin farkl fakültelerinde kantin toplant lar gerçeklefltirdi. Kantin toplant lar yla üniversitedeki tutuklamalar n devrimci-demokrat-yurtsever ö rencileri susturamayaca gösterilmeye çal fl ld. Kantinlerde toplanan ö rencilerin bölgede yaflanan çat flmalara, s n r ötesi operasyona dair fikirleri tart fl ld, bar fla srarl bir flekilde ça r yap ld. En demokratik hak talebine bile tahammülü olmayan faflizm, ö rencilerin bar fl savunmas na dahi tahammül edememifltir. Kantin toplant lar n n yap ld fakültelerin önüne polis y - p, ö rencileri korkutmak amac yla kamera çekimi yap lm fl, ÖGB ler s k flt r larak kantin toplant lar sabote edilmeye çal fl lm flt r. Kantin toplant lar sürerken YDG olarak 6 Kas m da gündemimize girmifl bulunmaktayd. 6 Kas m en genifl kesimle protesto etmek gerekirken (bu Dicle Üniversitesi nde Ö renci Derne i çat s alt nda yapmak anlam na gelir) buna yönelik çabam z yetersiz kald. 6 Kas m çal flmalar n DGH ile ortak yapmaya yönelik önümüze bir haftal k program koyarak bu program do rultusunda (bu arada kantin toplant lar sürmektedir) YÖK ü teflhir eden bir bildiri haz rlayarak, bildirinin bir yandan yayg n da t m n yapmaya bir yandan da üniversitenin farkl yerlerine 6 Kas m-yök ile ilgili duvar gazeteleri haz rlayarak asmaya bafllad k. Bildiri da t m n n ilk gününden sonra Ö renci Derne i nin YÖK ile ilgili eylem yapmay düflündü ünü ö rendik. Ortaklaflmaya yönelik ça r lar na uyarak biz de kendi program m z iptal ettik ve DÜÖ-DER in çal flmalar na kat ld k. Yeniden haz rlanan bildirilerin da t m na kat ld k. YÖK ile ilgili bas n aç klamas ndan önceki günlerdeki kantin toplant lar nda bas n aç klamas n n duyurusu yap larak, YÖK ün ö rencilerin gündemine k smi olarak girmesi sa land. 6 Kas m da lahiyat Fakültesi nde yap lan kantin toplant s ndan sonra, fakülteden sloganlar eflli inde Fen-Edebiyat Fakültesi ne yüründü. Tabii hem bunlar olup biterken hem de öncesinde üniversitede polisin önceden görülmemifl bir varl söz konusuydu. Yürüyüflün ard ndan 200 civar nda ö renciyle beraber bas n aç klamas okundu, ö renci dayan flmas n öne ç karan sloganlar at ld. 7 Kas m günü Fen-Edebiyat Fakültesi nde son kantin toplant s yap larak bir haftal k toplant lar sürecinde aç a ç kan bar fl yürüyüflü tart fl l p, ertesi gün yap lmas na karar verildi. 8 Kas m Perflembe günü 1500 civar nda ö rencinin Fen-Edebiyat Fakültesi önünde bafllayan yürüyüflü T p Fakültesi önünde yap lan bas n aç klamas yla son buldu. Bu yürüyüfl üniversitede bir süredir hakim olan sessizli i bozdu. Kantin toplant lar ndan bar fl yürüyüflüne kadar olan süreçte onlarca ö renci gözalt na al nd. Ev bask nlar ndan ve fakültede yap lan göz alt lardan sonra 25 ö renci tutukland. Çeflitli gerekçelerle YDG li arkadafllar m z n da aralar nda bulunan 50 ö renciye soruflturma aç ld. Tüm bu tutuklamalardan ve soruflturmalardan sonra 29 Kas m Perflembe günü E itim- Sen, HD ve Göç-Der in de aralar nda bulundu- u bir bas n aç klamas düzenlendi, davul-zurna eflli inde halaylar çekildi. Üniversitede bu flekilde bir hareketlilik sürerken biz de YDG nin 2. Konferans na haz rl k yapma gayretindeydik. Konferansa haz rl k çal flmalar m z politik ve pratik olarak ikiye ay rabiliriz. Politik haz rl k kapsam nda YDG de yay mlanan taslaklar tart flmaya bafllad k. Taslak tart flmalar n daha verimli olaca n düflündü ümüzden gruplara ayr larak her konuyu ayr ayr tart flmaya bafllad k. Önce gruplar kendi içinde konuyu tart flm fl, daha sonra yap lan YDG toplant s nda tart flma sonland r l p alan n konuyla ilgili görüflleri belirlenmifltir. Alanda YDG bilincinin zay f olmas ve ülke genelinde yaflanan kurumsallaflma meselesinin alan özgünlü ünde daha fazla hissedilir olmas ndan kaynakl konferansa ilgi zay ft. Bu eksikliklerden ötürü tart flmalar verimli geçmemifl, YDG toplant lar na genel bir durgunluk hakim olmufltur. Pratik olarak da üniversitede faflizmin bask lar n n artmas na ra men bir fleylerin yap lmas n n gerekti inin fark ndayd k. Bu çerçevede ortak ç kan karara göre çal flmalar m z emperyalizmin ve faflizmin teflhiri üzerinden yapmaya karar verdik. Emperyalizm vurgusunu e itim üzerindeki sald r lar konusunda, faflizm vurgusunu da üniversitede yaflanan tutuklamalar ve soruflturmalar üzerinden yapmaya çal flt k. E itim üzerindeki emperyalist sald r lar inceleyerek, bildiri haz rlayarak yayg n da t m n yapt k. Daha sonra konferansa bir kaç gün kala konferans program n n da içinde bulundu u bir ça r ile üniversite gençli ini konferans m za davet ettik. Üniversitedeki çal flmalar m z n d fl nda gidifl-gelifl masraflar n karfl lamak ad na çeflitli kurumlarla görüflerek kart sat fllar yapt k. Yap lan politik ve pratik çal flmalar genel olarak bunlard. Konferans sayesinde yoldafllar m z n YDG hakk ndaki fikirleri belirginleflmifltir. Pratik olarak da kendimize olan güvenimiz artm fl, kitle çal flmas ndaki tutuklulu umuzu k rmaya yönelik mütevaz bir ad m atm fl olduk. Bir dahaki konferansa daha örgütlü haz rlanmak ad na belli deneyimler edinmemiz olumlu olmufltur. Amed YDG UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No: 8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Yön matbaac l k Tel: (0212) Da t m: YAY-SAT ISSN Yeni Demokrat Gençlik in adresleri: BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI fihani NO:11 KAT:3 DA RE:32 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: SMET YE MAHALLES, N YAZ M SR CAD., ERSOY APT. NO: 9 TEL: (0422) Cep: ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0 446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N CEP: AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: BANKA HESAP NUMARALARI Selma fiahin Ziraat Bankas stanbul/aksaray fiubesi Euro Hesab : TL Hesab : CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY!

3 SYAN etmek meflrudur! Devrimci gençlerin mücadeleyi yükseltme amac yla 2 gün boyunca kolektif flekilde örgütledi i tart flmalar ve ald kararlar devletin bask ve zulüm politikalar n n bofla ç kaca n, bu topraklarda devrimci hareketin yok edilmesinin, devrimci fikirlerin yeni nesillerle buluflmas n n engellenmesinin mümkün olmayaca n bir kez daha kan tlamaktad r. Sald r lar n ve direniflin iç içe geçti i bir süreçten geçiyoruz. Devletin tüm güçlerini kullanarak gerçeklefltirdi i sald r kampanyas genifl kesimler üzerinde etki yaratsa da devrimci demokratik muhalefetin sindirilmesi hedefine ulaflmas mümkün görünmüyor. Özellikle medyan n yo un ve etkili flekilde kullan lmas ile militarist, rkç görüfller milyonlara her akflam haber programlar, reklamlar ve diziler üzerinden dayat lmakta, Irak Kürdistan ndan, Hakkari den, fi rnak tan canl yay nla programa kat lan embedded-ilifltirilmifl asker-gazeteciler ordunun kendi ellerine tutuflturdu u birbirinin kopyas yalan haberleri/bildirileri bizlere heyecanla anlatmakta, dakikalarca da lar n nas l bombaland - n göstererek korku salmaya çal flmaktad r. Ancak ne hikmettir ki ordu güçleri kay plar almaya devam etmekte, büyük kay plar verdi i tahmin edilen gerilla güçleri ise faaliyetlerini sürdürmekte, ulusal ve sosyal kurtulufl amaçl verilen mücadele tüm askeri donan ma ra men engellenememektedir. Bunun da etkisiyle mecliste partiler birbirine girmekte, hükümeti beceriksizlikle suçlamakta, Genelkurmay kinci Baflkan lker Baflbu ise televizyonlarda a lamakl bir üslupla rahat b rak lmalar n talep etmektedir. Ulusal mücadele karfl s nda taktiksel yenilgiler alan devletin baflbakan n n flikayet etmek ve yalvarmak amaçl yapt yurt d fl ziyaretleri ve özellikle ABD emperyalizminden izin alma sürecinde ortaya net flekilde ç kan efendi-uflak iliflkisi de ulusal sorunun uluslararas bir sorun haline çoktan dönüflmüfl oldu unu bizlere göstermektedir. Devlet yaln zca medyas ve ordusuyla de il di er kurumlar yla da kuflatmay derinlefltirmek amac ndad r. Hükümet ç kard bask c yasalarla kolluk kuvvetlerinin sald r lar n n önünü açmakta, demokratik harekete tekrar tekrar piflman olma ça r - s yapmakta, özellikle Ulusal Hareket e terörist deme dayatmas nda bulunarak Kürt halk nda umutsuzluk ve teslimiyet yaratmak istemektedir. Son dönemde DTP nin örgütledi i Yeter Art k! mitinglerine tahammül edemeyen ve kitleye sald ran polisin ald cevap da halk n teslim al namayaca n, devrimci dinami in söndürülemeyece ini bizlere göstermektedir. Faflist yarg da bu arada bofl durmamakta ve tüm çabalar yla bu ülkede hukukun olmad n bizlere kan tlamak için elinden geleni yapmaktad r. Yarg organlar n n faflist, militarist ve ataerkil karakterinin (efliyle cinsel iliflkiye girmedi i için öldürülen kad n n tahrik yaratt iddias yla katilinin cezas n n indirilmesinde görüldü ü gibi) gerçek adaletten uzakl n n çeflitli örneklerle ortaya serildi i bu dönemde DTP nin kapat lmas amaçl aç lan dava da devletin acizli ini bizlere göstermektedir. Y llard r kapat lan onca partiye ra men legal alanda verilen mücadelenin buna benzer yapt r mlarla engellenemeyece i herkes taraf ndan bilinmektedir. Ulusal Hareket in esasta illegal örgütlenmesinin bir sonucu olarak legal alandan tamamen yok edilmesi veya kapatma gibi yapt r mlarla devam n n gelmeyece inin düflünülmesi mümkün de ildir. Tüm bu sald r lar Kürt halk n n direnme gücünü motive etmekten baflka bir sonuç yaratmayacakt r. S n r ötesi operasyonun bafllad n n ilan edildi i bu dönemde net bir anti-emperyalist duruflun önemi üzerine yapt - m z vurgular n hakl l da ortaya ç kmaktad r. ABD nin Irak iflgalinde iflbirlikçi tutumlar n n ödülü olarak daha serbest hareket eden ve varl klar n ve güçlerini emperyalizme borçlu olan Barzani ve Talabani nin (bu hizmetleri sayesinde sadece kendi bölgelerinde de il merkezi hükümette de devlet baflkanl ndan önemli bakanl klara kadar KDP ve KYB nin temsilcileri yer almaktad r) Kürt ulusunun gerçek taleplerinin arkas nda duramayaca ortadad r. Bu nedenle Irak Kürdistan ndaki görece geliflimin yaratt hayallere kap larak Kürt ulusunun her parçadaki birli inin k sa sürede sa lanabilece i beklentisi, art k Kürt ulusunun eskisi gibi birbirlerine k rd r lamayaca iddias ve de Leyla Zana n n ilan etti i gibi Kürt halk n n yoldafllar aras nda bu iki zat n da say lmas n n yanl fll, son süreçte bu gerici güçlerin, efendilerinin talimat üzerine Ulusal Hareket i ablukaya almalar yla daha net flekilde ortaya ç km flt r. Kürt halk n n gerçek dost ve düflmanlar n netlefltirmesi oldukça önemlidir. Bush un aç klamalar ndan sonra ABD nin düflman oldu unu hayk rmak, Barzani ve Talabani nin iflbirli- i yapt n ilan etmek yetmemektedir. Emperyalizmden ve uflaklar ndan halk m za dost olunmayaca çok ac tarihi tecrübelerle sabittir. Bu tarihi ve bilimsel gerçekleri inkar ederek hayali beklentilere girmenin bizlere verece i zarar oldukça fazlad r. Bu nedenle farkl ulus ve milliyetlerden halk m z n emperyalizme her türlü haliyle karfl ç kmas oldukça önemlidir. Bu dönemde gündeme damgas - n vuran ve kitlelerin örgütlü gücünün karfl s nda hiçbir gerici zorbal - n duramayaca n kan tlayan bir baflka geliflme de TELEKOM iflçilerinin gerçeklefltirdi i grevin kazan mla sona ermesidir. Sendika önderli inin gerici ve uzlaflmac karakterine karfl n ülke genelinde on binlerce iflçinin 1.5 ay kadar greve gitmesi, deneyimsizli ine ve hak alma eylemlerine uzakl na ra men taban n sadece ekonomik gelir elde etme amac yla de il, ayn zamanda sendikalar n korumak ve örgütlülüklerini sahiplenmek amac yla grevde srar etmesi ve ülkenin en ücra köflelerine kadar yay lan eylemlerin sonunda kazan m elde etmesi oldukça de- erlidir. Medyan n yok sayma ve karalama kampanyas na, valiliklerin ve polisin zorla çal flt rma ve tutuklama sald r lar na, tafleron çal flman n kolluk kuvvetlerinin denetiminde hayata geçirilmesine ra men bu grev döneminde direniflteki iflçiler hem gerçek dost ve düflmanlar n daha iyi tan - yarak önemli bir deneyim kazanm flt r hem de bunca sald r n n ortas nda emekçilere, demokratik kamuoyuna moral vererek hak verilmez, al n r ilkesine yeni bir örnek sunmufllard r y l boyunca gerçekleflen çok say da irili ufakl emekçi eyleminin içinde TELEKOM iflçilerinin ve THY iflçilerinin sendikas zlaflt rma sald r lar na karfl n sendikalar na sahiplenmekte srar etmeleri, tüm dayatmalara karfl boyun e memeleri ve dayan flmay örgütleyerek haklar n kazanmalar devletin emperyalist patentli yasalara istedi i gibi hayat veremeyece ini bizlere göstermektedir. flçi s n f n n bu deneyimlerinden ö renerek halk gençli ini örgütlemede daha güçlü olanaklara sahip oldu umuz ortadad r. Bu dönemde halk n tepkisini çeken bir di er uygulama da polisin yetkilerinin artmas na paralel halka uygulad zulmün de ivme kazanmas d r. Güvenli i sa lad n iddia eden polis gücünün halk n gözünde güvenilmeyen, ihtiyaç oldu unda ifle yaramayan, bela bir çete örgütüne dönüfltü ü art k herkesin bilgisi dahilindedir. Araba sürerken h z yapt için ensesinden vurulan, parkta kimli ini göstermedi i için at lan tekme darbesiyle öldürülen, gözalt na sa girip ölü ç kan, bask c tav rlara itiraz etti i için darp edilen örneklere imza atan, istedi i zaman istedi i yerde istedi i gibi aramalar yaparak halk n üzerinde korku yaratmaya çal flan polise ve onu silahland ran devlete hak etti i cevab halk n örgütlü gücü verecektir. Tüm bu sald r lar ve direnifller içinde halk n yükselen hoflnutsuzlu- una ivme kazand racak olan en önemli güç, halk n en dinamik kesimi olan ve gelece i çal nmak istenen halk gençli idir. Halk gençli ini örgütlemek ve kaderini kendi ellerine almas n sa lamak hedefiyle Kas m da Adana da örgütlenen YDG 2. Konferans oldukça önemli bir yerde durmaktad r. Devrimci gençlerin mücadeleyi yükseltme amac yla 2 gün boyunca kolektif flekilde örgütledi i tart flmalar ve ald kararlar devletin bask ve zulüm politikalar n n bofla ç kaca- n, bu topraklarda devrimci hareketin yok edilmesinin, devrimci fikirlerin yeni nesillerle buluflmas n n engellenmesinin mümkün olmayaca - n bir kez daha kan tlamaktad r. fiayet YDG li devrimci gençler ald klar kararlar baflar yla ve özveriyle hayata geçirirse önümüzdeki süreçte arzu etti imiz bir seviyeye ulaflmak ve daha güçlü ve örgütlü direniflleri örgütlemenin önünü açmak mümkün olacakt r. Ataca m z ufak ama kararl ad mlar milyonlarca gencin gelece ini fethetme mücadelesine kat lmas - na imkan sa layacakt r. CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY! 3

4 fian be, Konferansame ya duyem! Devrimci gençlik hareketi aç s ndan önemli bir ad m: YDG 2. Konferans Yeni Demokrat Gençli in 2. Konferans Kas m tarihlerinde Adana da baflar yla gerçeklefltirildi. Ekim ay içinde Ankara da örgütlenen Temsilciler Toplant s nda al nan kararlara uygun olarak gerçekleflen Konferans, YDG lilerin kolektif eme inin sonucu olarak genel ve gençlik gündemleri üzerine ciddi tart flmalarla ve al nan önemli kararlarla sona erdi. 2. Konferans daha az merkeziyetçi olan ve demokrasinin ise daha fazla öne ç kt bir yöntemle örgütlendi. Buna göre her gündemde temsilciler toplant s nda görevlendirilen arkadafllar n sunumunun ard ndan konu hakk nda delegeler görüfllerini ifade ederek gündeme yön verdiler. Sunumun as l hedefi de zaten konu hakk nda bir çerçeve çizmek ve somut gerçeklikle ba n kurmakt. Bu anlam yla delegelerin görüfl ve önerileriyle gündemin zenginleflmesi mümkün olmufltur. Temsilciler toplant s nda ilk gün için çeflitli gündemler üzerine tart flmalar n gerçekleflmesi, ikinci gün ise bu tart flmalar n sundu u katk n n da etkisiyle önümüzdeki sürecin planlanmas kararlaflt r lm flt. Ancak konferans alan n n uygun olmamas nedeniyle günler yer de ifltirmifl, ilk gün önümüzdeki süreç ele al nm fl, ard ndan al - nan kararlar n pekifltirildi i tart flma gündemlerine geçilmifltir. Bununla birlikte ikinci günün daha kitlesel kat l mla gerçekleflmesi beklenirken, devletin bask lar sonucu konferansa gelmek için toplanan kitlenin da t lmas, konferansa yo un kat lacak yerlerde halka bask ve tehditlerin gerçekleflmesi, konferans sabah Adana ve Tarsus ta arbedenin ç kmas, YDG li arkadafllar m - z n gözalt na al nmas, burjuva bas nda konferansa gelmek için yola ç kan arkadafllar m z n terörist olarak teflhir edilmesi hedeflenen say ya ulaflmaya engel olmufltur. Buna ra men 50 yi aflk n delege arkadafl m - z n konferansta yerini almas, çok say da YDG linin gözlemci olarak konferansa kat lmas ve devrimci dostlar m z n misafir olarak katk sunmas konferans program n n aksamas na engel olmufltur. lk gün 1- Geçmifl faaliyetin de erlendirilmesi Konferans n ilk günü sunucu arkadafl n yapt aç l fl konuflmas ile bafllad. Konferans n önemini vurgulayan konuflman n ard ndan devrim flehitleri için sayg duruflunda bulunuldu ve konferans yönetecek divan n seçimine geçildi. Divan için aday olan 3 arkadafl m z n hepsinin divanda yer almas ve eflgüdüm içinde yönetmesi kabul edildi ve divan yerini ald. Konferans n ilk gündemi 1. Konferans tan bu yana geçmifl sürecin de erlendirmesiydi. Bu gündemde esas olarak arkadafllar m z YDG kitlesine hesap vererek denetlenirken ayn zamanda özelefltirilerini de sunmufllar, elefltiri ve öneri taleplerini iletmifllerdir. Bu gündemde ilk olarak dergimizin bir önceki say s nda yay nlanan faaliyet raporu tasla okunarak aç kland, ard ndan daha öncesinde YDG toplant lar nda alanlar n de erlendiren arkadafllar m z kendi alan raporlar n sundular. Faaliyet raporunun okunmas ndan önce sunumu yapan arkadafl m z genel hatlar yla son 2 y ll k süreçte ülke ve dünya gündemi üzerine bir de erlendirme yapt. Dünya çap nda emperyalizmin krizinin daha da derinleflti i, askeri-ekonomik-siyasi sald rganl n n ve denetiminin dünyan n her köflesinde hissedildi i, emperyalistler aras çeliflkilerin keskinleflti i belirtildi. Ülkemizde de bu duruma paralel olarak bask n n artt, özellikle Kürt ulusuna düflmanl k üzerinden rkç, flovenist sald r lar n gerçekleflti i, linçlerin devlet eliyle örgütlendi i, askeri operasyonlarla savafl ç - rtkanl n n yap ld, büyük bir medya kampanyas yla ilerici, demokratik kamuoyunun tecrit edilmeye çal fl ld vurguland. Bu sald r lar n amac n n örgütsüz bir toplum yaratmak ve halk m z n yo un sömürüsü üzerinden saltanatlar n sürdürmek oldu u aç klanarak bu sald r lara paralel onlarca emperyalist patentli yasan n meclisten geçirilmesinin tesadüf olmad belirtildi. Özellikle gençli in e itim ve mesleki haklar n n gasp edildi i, buna karfl ö rencilerin tepkisini göstermemesi için bask ve korkutma politikalar na a rl k verildi i, devrimci hareketin zay fl n n sald r lara set olmaya izin vermedi i vurguland. YDG nin de bu bask lardan pay n ald n, birçok YDG li arkadafl m z n tutukland, kaç r ld, haklar nda soruflturmalar aç ld, faflist sald r lara u rad üzerinde duruldu. Ancak gerek dünya çap nda gerekse de ülkemizde egemenlerin ideolojik-felsefi-politik sald r lar n n etkisinin zay flad -, teröre karfl savafl, medeniyetler çat flmas, yeni dünya düzeni gibi kavramlar n inand r c l n n silindi i, direnifl ve mücadele yöntemlerinin arand ve birçok ülkede kayda de er kitle eylemlerinin baflar yla örgütlendi i anlat ld. Ülkemizde de özellikle Kürt halk n n bask ve inkar politikalar na karfl direndi i, Hrant Dink in cenazesinde oldu u gibi yüz binlerin tepkisini ortaya koydu u, Telekom, THY gibi büyük çapl grevlerin yo un kuflatmaya ra men baflar yla sonuçland aç kland. Böylesi kritik bir dönemde toplanan YDG Konferans n n özellikle gençlik içinde hissedilen dipten gelen dalgay yüzeyde kucaklamak için önemli bir f rsat oldu u, YDG nin örgütlü gücünü pekifltirmesinin gereklili i vurguland. Bu gerçeklik göz önüne al narak YDG nin ilk konferans ndan bu yana geçen sürecinin incelenmesine geçildi. Sunumda, genel hatlar yla, 2000 sürecinden bu yana YDG içinde süren tart flmalar ve at lan ad mlar özetlendi, özellikle kitleye karfl sekter yaklafl mlarla sürece yönelik kendili indenci tutumlar n ön plana ç kt, bu zaaflar n afl lmas gerekti i vurguland. Özellikle 1. Konferans n ard ndan konferans kararlar n n gündemden düflmesinin, gençlik hareketinin sorunlar ndan uzaklaflman n olumlu olmad, gençli in e itim ve mesleki hak gasplar na yönelik kampanyam zla beraber YDG nin kendisini yeniden toparlad aç kland. Bu dönemde örgütlenen köy çal flmalar na da de inilerek devrimci gençler aç - s ndan yaz döneminin tatil ve rehavet dönemi olmad, bu aran n emekçi kitlelerle bütünleflmek, onlar n durumlar n n daha iyi anlafl lmas aç s ndan kullan lmas n n önemi üzerinde duruldu. Genel sunumun ard ndan okunan alan raporlar nda ortak vurgular aras nda kitlelere gitmede, genifl kesimlere seslenmede ve gençli i harekete geçirmede ciddi s k nt lar n yafland, bunda çal flma tarz m zda yaflad m z yetersizliklerin belirleyici oldu u, politikalar m z do rultusunda, gençli in somut ve güncel sorunlar yla hareket etti imizde ilgiyle karfl land m z, etkimizi artt rd m z ancak bunu süreklilefltiremedi imiz, güncel geliflmelere yönelik tepkimizin yetersiz kald anlat ld. Bununla birlikte faflist bask lar üzerinde duruldu. Son dönemde gençli in e itim ve mesleki hak gasplar na yönelik yapt m z çal flmalar n olumlulu u üzerinde ortaklafl ld. fian be, Konferansame ya duyem! 4 CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY!

5 2- Önümüzdeki süreç ve yönelimimiz a- Örgütsel yönelim kinci gündem olan önümüzdeki süreç 2 bafll k alt nda incelenmifltir. YDG lilerin daha fazla ilgi gösterdi i örgütsel yönelim ve kurumsallaflma meselesi öne al n rken politik yönelim üzerinde de canl tart flmalar gerçeklefltirildi. Örgütsel yönelim üzerine sözlü flekilde sunum yapan ve örneklerle tasla aç klayan arkadafl m z YDG nin bir kitle örgütü olarak birimden merkeze do ru örgütlenmesi gerekti ini, demokrasinin esas, YDG lilerin inisiyatifinin belirleyici oldu unu aç klad. Alanlar hakk ndaki kararlar n alan genelinde örgütlenen YDG toplant lar ile al nmas n n öneminin vurguland sunumda aksi takdirde ortaya ç kan flefçi-sekter tav rlar n engellenmesinin güç oldu u aç kland. YDG lilerin alanlar nda komisyonlarda örgütlenmesinin eme in daha verimli kullan lmas aç s ndan önemli oldu unu, hangi alanda hangi komisyonlar n kurulaca n n alan n gerçekli ine ba l olarak alandaki YDG liler taraf ndan belirlenece ini; ancak ö renci gençlik (üniversite ve lise), iflçi gençlik ve köylü gençlik komisyonlar n n esas komisyonlar oldu u, bu komisyonlar n faaliyetin omurgas n yüklenmesi gerekti i, di er komisyonlar n ise (kad n, kültür-sanat, çevre vb) tali komisyonlar oldu u, YDG lilerin ilgi ve isteklerine göre kurulabilece i anlat ld. Bu komisyonlar n alan genelinde ortak ve koordineli flekilde faaliyet yürütebilmesi aç s ndan alan merkezi toplant lar - fian be, Konferansame ya duyem! n n önemi vurgulanarak alandaki tüm YDG lilerin kat ld veya komisyondan seçilen delegelerle toplanan alan merkezi toplant lar üzerinden faaliyetin eflgüdümlü flekilde yürümesi gerekti i üzerinde duruldu. Bu anlamda faaliyetin geliflimine paralel olarak il genelinde yönetici organlar n oluflturulmas perspektifinin olumlu olaca anlat ld. YDG de örgütlenen komisyonlar n ve her bir alan n kendi içinde özerk çal flmas gerekti i, YDG nin program na ve merkezi yönelimine uygun olarak her alan n kendi gerçekli ine uygun politikalar ve yöntemlerle örgütlenece i üzerinde duruldu. Bununla birlikte k saca YDG içinde disiplin anlay fl na da de inildi. YDG ye girmenin ve YDG den ayr lman n gönüllülük esas na dayand, bu konuda zorlaman n uygun olmad aç kland. Ayr ca YDG içinde yaflanan disiplinsiz tutumlar n veya zaafl davran fllar n, alandaki en üst irade olan YDG toplant lar nda ele al nmas gerekti i, bu toplant larda elefltiri-özelefltirinin yap lmas n n, davran fllar ve tutumu nedeniyle YDG den uzaklaflt r lacaklar n da bu toplant larda belirlenmesinin önemi üzerinde duruldu. Sunumun ard ndan yap lan tart flma ve önerilerin ard ndan oylamalara geçildi. Buna göre; 1. "Örgütsel olarak merkezileflme ertelenmelidir. Kurumsallaflmay birimlerde bafllatmal y z." önerisi kabul edilirken merkezi yürütme kurulunun bu konferansta seçilmesi talebi reddedildi. 2. "Çal flmam z n esas n s n fsal ayr - ma giderek gerçeklefltirmeliyiz. Ö renci gençlik, iflçi/iflsiz (semt) gençlik, köylü gençlik esas çal flma alanlar olmal. Di er her türlü komisyonlar tali komisyonlar olmal d r. Esas komisyonlarda tüm YDG liler çal flmal, bunun yan nda tali komisyonlara arzu edenler üye olmal d r." önerisi kabul edilirken komisyonlar aras nda esas-tali ayr m n n yap lmas teklifi reddedildi. 3. "Komisyonlar özerk çal flmal d r." önerisi kabul edildi. 4. "YDG den ayr lma gönüllülük temelindedir. Disiplin ilkesizliklerini her komisyon kendi içerisinde çözmelidir. Disiplin cezalar anti-emperyalist, anti-faflist durufltan vazgeçenlere uygulanmal d r. Gerekçesi sunulmal d r." önerisi kabul edildi. Disiplin uygulan rken halk n de er yarg lar da göz önüne al nmal, halk n gerici de er yarg lar ndan kurtulmakta s k nt yaflayan arkadafllara yard mc olunmal d r. 5. "YDG dergisinin da t m sat fl 2 ayda bir % 30 artt r lmal d r." önerisi ilk gün reddedildi ve bu konunun alanlara b rak lmas karar al nd. Ancak ikinci gün dergi da t m ve mali politika üzerine yap lan tart flmalar n ard ndan delegelerin önerisiyle yeniden gündemleflen teklif kabul edildi. 6. "Her birim üst birime deneyim aktar m için faaliyet de erlendirme raporu sunmal d r. Ve üst birim alt birim temsilcilerinden seçilmelidir." önerisi kabul edilerek merkezileflme yöneliminin hangi yöntemle uygulanaca netlefltirildi. 7. "Konferanslar y lda 1 yap lmal - d r." önerisi kabul edildi. 8. YDG nin isminin de ifltirilmesi önerisi reddedildi. 9. YDG flamas ndan molotof atan gencin ç kar lmas önerisi reddedilirken amblemin daha anlafl l r olmas ve kad n devrimci figürünün yerlefltirilmesi karar al nd. 10. Kurumsallaflma konusunda al nan kararlara programda da yer verilerek program n zenginlefltirilmesi önerisi kabul edildi. 11. YDG nin bölge temsilciliklerinin oluflturulmas önerisi heyecanl bir oylaman n sonucunda reddedildi. 12. "Her YDG li farkl kitle örgütlerinde de çal flma yürütmelidir." önerisi kabul edildi. 13. YDG lilerin, özellikle de üniversiteli YDG lilerin ayda 20 YTL ba fl vermesi, toplanan paralar n alanlardaki mali komisyonlar n denetiminde de erlendirilmesi, alan için gerekli paradan kalan k sm n n dergimizin bas m masraflar n n karfl lanmas ve farkl alanlardaki ihtiyaçlar gidermek amac yla dergi merkezine gönderilmesi karar al nd. b- Politik yönelim Kurumsallaflma gündeminin planlanandan uzun sürmesi nedeniyle politik yönelim üzerine gündem Pazar sabah na ertelendi. Pazar sabah farkl alanlardan gelen delege ve kat l mc arkadafllar n polis ve jandarma taraf ndan durdurularak kimlik kontrollerine tabi tutulmas ve baz yerlerde arbedelerin ç k p gözalt lar n yaflanmas nedeniyle Pazar günü konferans gecikme ile bafllad. Bu gündem de dergideki sunumun sözlü olarak aktar l p aç klanmas ile ele al nd. Öncelikle içinden geçti imiz süreçte flovenizme karfl mücadelenin gereklili i ve önemi üzerinde duruldu. Özellikle sald r lar n oda ndaki DTP ile kay ts z flarts z dayan flma içinde olman n önemi anlat ld. Bulundu umuz her alanda halk m z bölen milliyetçi yaklafl mlara karfl ç k lmas, özellikle Kürt düflmanl üzerinden bilinçleri zehirlenen Türk ulusundan ve farkl milliyetlerden gençler içinde de ajitasyon-propaganda çal flmas n n önemi vurguland. Ancak Kürt gençli i içindeki örgütlülü ümüzün gelifliminin esasa al nmas gerekti i kabul edildi. fiovenizm üzerine önerilen karar n kabul edilmesinin ard ndan gençlik içinde ö renci, özellikle de üniversiteli gençlik içinde çal flman n öne ç kar lmas yönelimi üzerinde duruldu. Üniversiteli ö rencilerin yar -ayd n karakterinin politik bilincin daha h zl geliflmesine yard mc oldu unu, kampüslerle ufkunu s n rlamayan bir yaklafl mla üniversiteli ö rencilerin emekçilerin örgütlenmesinde ve devrimin farkl alanlarda faaliyetlerin bafllat lmas nda etkili oldu u vurguland. Bu gündemde üniversite gençli i ve yar -ayd nl k meselesi üzerine farkl görüfller kendilerini ifade ettiler. Ancak delegelerin büyük ço unlu unun üniversite ö rencisi olmas ndan kaynakl var olan örgütlülüklerimizin güçlenmesi aç s ndan üniversiteli gençli in dönemsel olarak esasa al nmas oyçoklu u ile kabul edildi. Emperyalistlerin e itim ve mesleki haklar gasp etme amaçl kapsaml sald r - lar na karfl gençli in bilinçlendirilmesi ve harekete geçirilmesi üzerine önerilen karar kabul edildi. Emperyalistlerin bu konuda önemli ad mlar att, farkl ülkelerde ö rencilerin ciddi direnifllerinin gerçekleflti i ancak ülkemizde hem sald r lar n gizlenmesi hem de ö rencileri bilgilendirecek örgütlenme modellerinin bulunmamas nedeniyle ö rencilerin tepkilerini aç a ç kartamad klar, bunun için YDG nin ve dost devrimci örgütlerin farkl örgütlenme araçlar yla kitlelere giderek gericilerin planlar n bofla ç karmay hedeflemesinin önemi vurguland. Bu gündemde ayr ca köy çal flmalar n n her sene örgütlenmesinin önemi vurguland ve bu yönde karar al nd. Köy çal flmalar n n merkezi olarak m yoksa alanlar özgülünde mi örgütlenmesi üzerine yap lan tart flmada merkezi karar n a rl k kazanmas üzerine bu yönde oy verenlerin sorumlulu u da almas gerekti i üzerine divan n yapt öneriyle köy çal flmalar üzerine bafllayan tart flmaya son verildi. Bu gündemde ayr ca devrimci kültür üzerine de vurgunun yap lmas na karar verildi. Devrimci kültürde yaflanan dejenerasyona dikkat çeken delegeler YDG nin alternatif olarak devrimci kültürü temsil etmeleri gerekti i üzerinde duruldu. CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY! 5

6 "Yaflam boyu ö renim"in teorik olarak kimseye itici gelmedi i, ancak arkas ndaki hedef göz önüne al nd nda kapsaml sald r lar içerdi i, bununla birlikte diplomalardan unvanlar n kald r ld, gençlerin mesleklerini icra edebilmeleri için staj ve türlü s navlardan geçmeleri gerekti i vurguland. YDG nin okur kitlesi içinde YDG lili e abart l bir yaklafl m n oldu u, YDG içinde aktif faaliyet yürütmeyle profesyonel devrimci faaliyetin kar flt r ld belirtilerek, YDG lilerin okullar n, ifllerini vb aksatmadan devrimci mücadele içinde yer alabilecekleri anlat ld. Bununla birlikte devletin propagandas n n etkisiyle genifl kitleler nezdinde ortaya ç kan devrimcilere yönelik olumsuz bak fl aç s n n (üretmeyen, okul-aile derdi tafl mayan, sorumsuz, her fleye muhalif vb) y k lmas için YDG lilerin aktif tav r almas n n gereklili i üzerinde duruldu. Siyasi sunumlar a- Hapishaneler fian be, Konferansame ya duyem! YDG nin önümüzdeki süreçteki politik ve örgütsel yönelimi netlefltikten sonra farkl konularda siyasi sunumlara ve serbest kürsü bölümüne geçildi. lk olarak gündeme al nan hapishaneler konulu sunumda serbest kürsüyü yöneten arkadafllar m z öncelikle tecrit sald r s üzerine bilgi vererek, devletin devrimci tutsaklar üzerindeki çeflitli sald r lar ndan örnekler sunuldu. "Disiplin cezalar "n n devrimci iradeyi teslim almay amaçlad n, hasta tutsaklar n tedavisinin engellendi i, kamuoyunun bu konuda bilgilendirmesinin önemi üzerinde duruldu. Tecridi teflhir ve buna karfl direnen devrimci tutsaklarla dayan flman n öneminin vurguland sunumda ayr ca YDG li arkadafllar m z alanlar nda gerçeklefltirdi i pratiklerle ve gönderdikleri mektuplarla ilgili bilgi sundular. F Tipi nden yak n zamanda ç kan bir YDG li arkadafl m z n verdi i somut bilgiler de konunun daha iyi kavranmas aç s ndan yararl oldu. YDG liyken tutsak düflen arkadafllar - m zla ve Yeni Demokratik Devrim mücadelesinde esir düflen partizan tutsaklar baflta olmak üzere faflizme direnen tüm devrimci tutsaklarla dayan flman n YDG nin önemli bir görevi oldu u üzerinde durularak gündeme son verildi. b- Gençli in e itim ve mesleki hak gasplar na yönelik emperyalist sald r lar ve mücadele yöntemleri Bu gündemde söz alan üniversiteli arkadafl m z emperyalizmin e itim üzerinde planlad dönüflümler hakk nda bilgi verdi. Konunun daha çok felsefi ve politik yönüne de inen arkadafl m z gericilerin kulland kavramlar n alt n nas l doldurduklar n örneklerle aç klad. Mesela "yaflam boyu ö renim"in teorik olarak kimseye itici gelmedi i, ancak arkas ndaki hedef göz önüne al nd nda kapsaml sald r lar içerdi i, bununla birlikte diplomalardan unvanlar n kald r ld, gençlerin mesleklerini icra edebilmeleri için staj ve türlü s navlardan geçmeleri gerekti i vurguland. Bu sald r n n tüm emekçileri kapsad anlat larak h zl flekilde aç lan kurslarla emekçilerin esnek çal flt r lmas için yasalar n ç kar ld, s navlar n ve sertifika veren kurslar n hayat m za girmeye bafllad, böylece emekçi kitlelerin ifllerini korumak için sürekli olarak bu kurslara kat lmas n n zorunlu tutulmak istendi i, bu kurslar n da oldukça pahal oldu u anlat ld. E itimin bireysel temelde tan mlanmas yla paras n ödeyenin okuyabilece i, müfredatta/kredilendirmede/derecelendirmede ortakl k sa lanarak büyük özel üniversitelerin geliflmemifl ülkelerde flubeler açmas n n hedeflendi i, yüksekö renimde özel üniversitelerin pay n n artmas n n istendi i de sunumda aç kland. Kars ta okuyan ö rencinin "isterse" 2. s - n f Viyana da, 3. s n f ise Paris te okuyabilece i yalan n n söylendi i, oysa gitmeyi baflaranlar n büyük ço unlu unun baflar - s z olarak geri geldi i belirtildi. Ö retmen de il ö renci merkezli e itim savunulurken amaçlanan n internet, TV ve özel kurslar üzerinden ö rencinin her istedi inde ve tabii paras n ödedi inde bilgiye ulaflabilece i hedeflenerek müfredatlardan birçok gerekli dersin ç kar lmaya baflland, birçok özel üniversitede ö renci çekebilmek ve daha fazla kâr edebilmek için ö renim süresinin azalt lmaya baflland, böylece yo un bir müfredatla ö rencinin tüm yaflam n n gasp edildi i aktar ld. Üniversiteli arkadafl n ard ndan sunum yapan AT K-YDG den arkadafl m z Avrupa da ö rencilerin hak gasplar na yönelik yapt klar eylemlerin arka plan n anlatt. Avrupa daki ö rencilerin özörgütlülüklerde örgütlü, yönetimde söz sahibi olmalar n n kendilerine yönelik sald r lardan zaman nda haberdar olmalar nda ve kitlesel cevap vermelerinde etkili oldu u ancak ö renci sendikalar n n yönetimlerinin reformist ve burjuva karakterinin mücadeleyi daha ileri tafl mada engel oldu u vurguland. YDG nin ve di er devrimci örgütlerin ortak çal flmalar n n önemi üzerinde duruldu. Bu gündemde son olarak söz alan liseli arkadafl m z ise liselilerin yaflad sorunlar net ve sade flekilde aktard. E itimin niteliksizli inden polisin ve yönetimin bask lar na, ö rencilerin hiçbir söz hakk - n n olmamas ndan ÖSS ye, e itimin giderek daha fazla paral hale getirilmesinden liseli gençli e yönelik emperyalist sald r - lara birçok konuda örneklerle aç klama yapan arkadafl m z ilgiyle dinlendi. Sunumlar n ard ndan serbest kürsülerde söz alan arkadafllar m z ise ö rencilerin sorunlar ndan sald r lara kadar birçok konuya de indiler. Özellikle ö renci derne i çal flmas nda yaflanan s k nt lar üzerinde duruldu. Ö renci derneklerini örgütlemenin önemi ve devletin sald r lar örneklerle anlat ld. Özellikle taflra üniversitelerinde bu yönlü çal flmalar n oldukça zor oldu u belirtilerek, somut koflullara uygun olarak, ö renci derne i kurma hedefini göz ard etmeden kulüp ve topluluklarda faaliyet yürütmenin yararl olabilece i kabul edildi. c. Kültür-sanat üzerine Bu bölümde sunum yapan arkadafl - m z somut örneklerle YDG nin sanata yaklafl m n ele ald. Farkl sanatsal ak mlara önyarg yla yaklaflmamak gerekti i, bugün piyasa taraf ndan yozlaflt r lan birçok sanatsal ak m n esas nda farkl ezilen halklar n müzi i oldu u üzerinde duruldu. YDG lilerin bu bilinçle hareket ederek de erlendirmelerini yapmalar n n önemi anlat ld. YDG lilerin farkl sanatsal alanlarda bilgilerini gelifltirmelerini ve ilgilenmelerini öneren arkadafl m z kültür-sanat çal flmalar n n kitlelere gitmede önemli bir araç oldu unu da vurgulad. YDG olarak do ru elefltirilerde bulunsak da alternatifini yaratmada eksik kald m z aktar ld. Bu bölümde söz alan arkadafllar m z YDG nin esas görevi olan halk gençli ine politik bilinç tafl ma ve kurumsal bir önderlik yaratma görevlerini baflard, kendi içinde kültür-sanat komisyonlar oluflturarak konu hakk nda derinlemesine bilgi sahibi oldu u oranda yerellerde ve merkezi düzeyde AT K-YDG den arkadafllar m z n deneyimlerine benzer flekilde festivaller örgütleyebilece i, bu etkinliklerden iliflki kurdu u amatör gruplarla ortak çal flmalar yapabilece i ancak flu süreçte esas olarak buna yüklenmenin do ru olmayaca n belirttiler. Yine halk kültürü ve halk kültüründen beslenmenin önemi üzerinde duruldu, mücadelenin düzeyinin de bu konuda etkisinin oldu u aç kland. 6 CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY!

7 Ayr ca nce Memed Kültür Evi de "kendi atölyeni kendin yarat" kampanyas hakk nda bilgi verdi, deneyimlerini aktard. fian be, Konferansame ya duyem! d- Tar m iflçileri ve örgütlenme sorunlar Kültür-Sanat üzerine serbest kürsünün ard ndan Antep Ay fl Kültür Merkezi bünyesinde çal flan Denize Ezgi Müzik Grubu k sa bir dinleti vererek konferans n coflkusuna ortak oldular. YDG lilerin halay ve z lg tlar ile efllik etti i türküler "Yaflas n devrimci dayan flma!" sloganlar ile son buldu. Etkinli in ard ndan tar m iflçilerinin örgütlenmesi üzerinde duruldu. Bu gündem de ayr ca köylü gençlik üzerine konuflmalar da yap ld. Sunumu yapan tar m iflçisi arkadafllar samimiyetleri ve heyecanlar yla pratikten ç kard klar sonuçlar büyük bir coflkuyla paylaflt lar ve yo un bir ilgiyle karfl laflt lar. Öncelikle tar m iflçilerinin yevmiyelerinin düflürülmesine karfl örgütledikleri grevin deneyimlerini anlatan arkadafllar m z baflar lar n n iflçiler aras nda YDG nin tan nmas nda etkili oldu- unu, bu çal flmayla sendikalaflma sürecinin h zland n belirttiler. Ayn s n fsal sorunlar yaflasalar da ulusal farkl l klardan kaynakl ciddi bir güven sorunu yaflayan Arap ve Kürt emekçilerinin birli i için çal flma yapan YDG liler sendikan n yan s ra faaliyetlerinde Kürt ve Arap yoldafllar n birlikte hareket etmelerini sa layarak bu yönlü propaganda da yapmaktad r. Yine yeni kurulan mahalle derne inde okuma-yazma kursu açarak emekçilerin birbirlerini daha iyi tan malar n hedefliyorlar. Mahalle derne ini kurma çal flmalar n anlatan YDG li arkadafllar m z dernek binas n n tamirat nda ve temizli inde kolektif flekilde nas l çal flt klar ndan da bahsettiler. Bununla birlikte bir mahallede fark ettikleri sa l k sorununu çözmek için eski bir okul binas n n sa l k oca na dönüfltürülmesini talep etmeleri, bu çal flmay gelifltirmek için mahallede doktorlarla beraber sa l k taramas örgütlemeleri de oldukça önemli deneyimler kazand rm flt r. Arkadafllar m z gelifltirdikleri projelerle hem tar m iflçilerini örgütlemede hem de maddi kazanç sa lamada ad mlar atmay planlad klar n da belirttiler. Sunumun ard ndan sorularla gündem daha da zenginleflti. Köylü arkadafllar n yoksul köylülerle tar m iflçileri aras ndaki çeliflkinin nas l çözülebilece i üzerine sorular delegeleri düflündürürken Malatya ve Erzincan daki çal flmalar m z ve köy çal flmalar üzerine deneyimler de aktar ld. e- Genç kad n ve örgütlenme sorunlar Tar m iflçilerinin gündeminin ard nda genç kad n üzerine sunuma geçildi. Ancak baz alanlar m zdan delege arkadafllar n ayr lmak zorunda kalmalar ve zaman n k s tl kalmas nedeniyle kad n ve Kürt gençli i gündemleri yeterince tart fl lamadan bitirilmek zorunda kal nd. Genç kad n konusunda sunum yapan arkadafl m z genel olarak ülkemizde kad n n yaflad sorunlar ve bask lar anlatt ktan sonra örgütlü kad n n yaflad sorunlara de indi. Örgütlü saflarda yer alan kad n n da toplum genelindeki gerçeklikten etkilendi i, mücadelesini örgüt içinde sürdürmesi gerekti i vurguland ve YDG içinde özel bir kad n örgütlenmesine gidilmesinin, kad n komisyonlar kurulmas n n önemi üzerinde durdu. Ard ndan söz alan arkadafl m z ise toplumsal cinsiyet konusunda bilgi verdi. Sistemin kelimelerden renklere kadar her konuda cinsiyetler aras nda ayr m yapt, topluma belirli s n rlar içinde bir "kad n rolü" ve "erkek rolü"nün dayat ld, bunun saflar m z da etkiledi i, bizlerin erke e veya kad na de il bu rol modellerine karfl ç kmam z gerekti i vurguland. Sunumlar n ard ndan kad n örgütlenmesi ve feminist hareketle iliflkimiz üzerine sorular sorulup cevaplar arand. f- Kürt gençli inin sorunlar ve örgütlenmesi Konferans n son gündemi Kürt gençli inin sorunlar ve örgütlenmesi oldu. Ulusal sorunun ülkemizdeki yans - mas ve devletin sald r lar n n arkas ndaki amac n anlat ld sunumda flovenist sald r lar n yo unlaflt bir dönemde sald r ya u rayanlar n, ezilenlerin ortak hareket etmesinin önemi üzerinde duruldu. Sunumun ard ndan yap lan tart flmalarda ise bu birlikteli in içeri i tart fl ld. DTP nin milliyetçi politikalar n n ve bar fl talebinin kendi talep ve politikalar - m zla nas l ba daflt r labilece i tart fl ld. Demokratik saflarda yer alan her hareketin demokratik taleplerinin desteklenmesi ve bask ya karfl dayan flman n gelifltirilmesi üzerinden ortakl k yakaland. Sonuç Yo un bir gündemle toplanan Konferans, 25 Kas m Pazar akflam de kapan fl konuflmas n n ard ndan sloganlarla sona erdi. Yorucu geçen 2 günün ard ndan yap lan önemli tespitlerin ve al nan kararlar n ard ndan YDG liler örgüt gerçekli ine, sorumluluklar na ve ihtiyaçlara daha vak f halde alanlar na geri döndüler. Art k görev, devrimci mücadeleye sahip ç karak al nan kararlar n genifl gençlik kesimleriyle buluflturmakt r. ADANA YDG KONFERANS HAZIRLIKLARI... Bu sene 2. sini örgütledi imiz merkezi YDG konferans n n Adana da olmas, biz Adana YDG faaliyetçilerini oldukça heyacanland rd. Konferansa ev sahipli i yapacak olmam z bizim aç m zdan oldukça önemliydi. Devrimci bir gençlik örgütünün Adana da ilk defa merkezi bir konferans örgütlemesi, yereli güçlendirmek ve hareketlili i artt rmak aç s ndan önem arz etmekteydi. Bu bilinçle hareket etmeye çal flt k. Fakat konferans yerinin geç netleflmesi bizim aç m zdan önemli bir olumsuzluk oldu. Zira üniversitedeki çal flmalar m z yerin netleflti i güne kadar oldukça k s r geçti. Bu süre içerisinde okulda yapt m z çal flmalarda ö renci gençli e konferans m z n sadece Adana da oldu unu söylemekle yetinmek zorunda kald k. Konferans n yeri netlefltikten sonra YDG dergimizi üniversitede olabildi ince genifl bir flekilde da tmaya çal flt k ve ö rencileri konferans m za davet ettik. YDG dergisinde ç kan taslaklar do rultusunda konferans m z n içeri i hakk nda ö rencileri bilgilendirmeye çal flt k. Ayr ca merkezi olarak ç kart lan afiflleri okulun her yan na asmaya çal flt k. Yine merkezi gelen bildirileri ö rencilere da tt k. Gerek bildiri da t m nda gerek dergimizin da t m nda ö rencilerle konuflup hem YDG yi hem de konferans m z tan tmaya çal flt k. Ayr ca kendi ç kard m z davetiyeleri hem okulda da tt k hem de merkezdeki çeflitli DKÖ, sendika ve di er devrimci örgütlere verdik. Ç karm fl oldu umuz bu davetiyeleri büyütüp ayr ca yine okulda çeflitli yerlere ast k. fian olsun 2. konferans m za ve Irkç l a, faflizme ve flovenizme karfl YDG de örgütlen-yeni Demokrat Gençlik imzal iki pankart okulda ast k. Adana da çal flmalar m z genel olarak üniversitede oldu. Ayr ca Adana YDG kolektifi olarak her hafta düzenli ald m z YDG toplant lar nda konferans konular n e itim çal flmalar olarak almay kararlaflt rm fl olsak da pratikte bunu hayata geçiremedik. Sadece kurumsallaflma konusunda bir e itim çal flmas alabildik. Bir di er ve önemli eksikli imiz ise çal flmalar m z disiplinli olarak yürütemememizdir. Ald m z YDG toplant lar nda bu durum için gerekli olan özelefltiri Adana YDG kolektifine sunuldu. Bir sonraki çal flmalar m - z daha disiplinli ve örgütlü ele alma konusunda hem fikirlili e vard k. Adana YDG CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY! 7

8 2. Konferans yla politik yönelimini netlefltiren YDG nin e itim üzerindeki emperyalist politikalara karfl çal flmalar n yo unlaflt rmas gerekti i karara ba land. Bir süreden beri bu yöndeki çal flmalar - m z n önümüzdeki dönem için konferansta ortaya konulmas önemlidir. Emperyalizmin kapsaml bir dönüflüme u ratt e itim ve ö retim alan içerisinde en boyutlu olan n n üniversiteler aya n oluflturdu unu defalarca kez ifllemifl ve bu konuda araflt rma inceleme yaz lar m z dergimizden aktarm flt k. Konuya iliflkin belirli saptamalar yapsak da alanlarda nas l bir faaliyet hatt belirleyece imiz de önemli bir yerde durmaktad r. Bugün egemen s n flar n halk gençli i üzerinde uzun dönemli ciddi planlar n n olmas na ra men gençli in bu planlardan haberdar olmad bilinmektedir. Bunda en büyük pay sistemin, emperyalist politikalar halktan gizlemesinde yatmaktad r. Bu sefer ülkemiz egemen s n flar n n hem Bologna Süreci ni hem de bu sürece uyarlama emperyalist yasalar halk gençli inden gizleme çabalar bulunmaktad r. Öyle bir süreç ki, yüz binlerce gencin yaflam n do rudan etkileyen politikalarda gençlik yok say lmakta, haberdar edilmemekte ve di er yandan YÖK, ö rencileri kurnazca bu sürece anti-demokratik yollardan katmaya çal flmaktad r. Ö renci Konseyleri Çöpe! Ö renciler, Ö renci Derneklerine! Konferansta ö renci derneklerinin öneminin üzerine basa basa vurgulanmas üniversite gençli ini örgütleyebilecek anahtar bir role sahip oldu unun alt n n çizilmesini iyi kavramak zorunday z. Bologna Süreci için YÖK taraf ndan oluflturulan Ö renci Konseyleri nin kurulmas ve tüm faflist, gerici unsurlarla birlikte iflletilmesi, temsilci seçimlerinin dahi gençlikten gizlenerek flantaj, tehdit, faflist sald - r lar eflli inde yap lmas sistemin ö rencilerin kendilerini temsil etmesini ka t üzerinde dahi kabul edemedi ini göstermektedir. (bkz. Gazi Üniversitesi nde seçimi kazanan sol görüfllü ö rencinin sald r ya u ramas ) Bu kurumlar n ö rencilerin sözcüleri ve temsilcileri olarak gösterilmesi üniversite gençli ine teflhir edilmesi f gereken önemli bir konudur. YÖK güdümündeki konseylerin ö renciler üzerinde hükmü olamaz. Öz örgütlülük mant ile ifllemeyen, anti-demokratik kurumlara karfl aktif tav r alabilmek önemlidir. YDG olarak eksik kald m z ancak önümüzdeki süreçte gündemimize almam z gereken konu ise ö renci konseylerinin seçim dönemlerinde aktif bir seçim boykotu ile bu oyunu teflhir etmek ve gençli- in kendi öz gücüne dayanan, demokratik flekilde iflleyen örgütlerde birleflmesinin önemini vurgulamakt r. Yine de çok geç kalm fl say lmay z. Seçim dönemlerinin geride kalmas yla birlikte boykot olmasa da etkili bir teflhirle ö renci konseylerinin teflhirini iyi yapabilmek ve bunun yan nda ö renci derneklerinde ö rencileri örgütlenmeye ça rmak, var olan ö renci derneklerini güçlendirebilmek ve kan tafl mak bu sayede mümkün olabilir. Ö rencilerin as l temsil haklar n n ö renci derneklerinde oldu unu ö rencilere anlatmak ve örgütleyebilmek önemlidir. Kurulma çal flmalar n n oldu u ö renci derneklerinin gündemlerinde bu konuyu ayn flekilde ele almak gerekir. Ö renci derneklerinin gündemine Bologna Süreci nin tafl nmas dernek çal flmalar nda ele alaca m z en önemli konu olmaktad r. Bologna Bilgilendirme Çal flmalar Sistemin bu süreci ö rencilerden gizlemeye çal flt n biliyoruz. Sistemin bunu gizlemeye çal flmas gayet anlafl labilir ancak bizlerin ö rencileri böylesi bir konuda bilgilendirmememiz anlafl lamaz. Bu sürecin ö rencileri nas l etkileyece ini, Bologna Süreci nin somut yans malar n flu flekilde s ralayabiliriz: - Bologna Süreci; emperyalizmin e itim alan ndaki bir sald r politikas d r. - Bologna Süreci; halk gençli inin e itim ve ö retim hakk n n engellenmesinin ilan d r. - Bologna Süreci; harç paralar - n n art r lmas d r. - Bologna Süreci; beyin göçünün h zlanmas ve en yetenekli ö rencilerin emperyalist tekellerin hizmetine sunulmas d r. rum Bologna Bilgilendirme Çal flmalar Ve Ö renci Dernekleri - Bologna Süreci; diplomalardan unvanlar n kald r lmas, yetkin mühendislik, mesleki yeterlilik yasalar ile beraber ucuz ifl gücü piyasas n n yarat lmas, iflsizlik, yoksulluk ve açl n her üniversiteli genci beklemesidir. - Bologna Süreci; üniversite pazar n n kurulmas, özel üniversitelerin bu pazarda aktiflefltirilmesi ve hakim olmas n n amaçlanmas d r. - Bologna Süreci; bizden al nan paralarla kurulan üniversitelerin salt patronlar n hizmetine sunulmas, piyasalaflt r lmas, ticarethanelere dönüfltürülmesi, ö rencilerin müflterilefltirilmesidir. - Bologna Süreci; özel bir flirket gibi (giriflimci üniversite) iflletilecek olan üniversitelerde hizmeti alan, kullanan ö rencinin (müflteri) bunun bedelini fahifl fiyatlarla ödemeyi kabul etmesidir. - Bologna Süreci; bahsini etti i f rsat eflitli ini yaratmak de il aksine eflitsizli i körüklemek, bilginin insanl k ve halk için faydas n de il kâr h rs ndan gözü dönmüfllerin hizmetine koflulsuz ve s n rs zca sunulmas d r. Daha sayabilece imiz pek çok bafll k olmas na ra men en yak c olan bafll klar bu flekilde s ralanabilir. Bu bafll klar n her biri ayr bir çal flma konusu dahi olabilir. Konunun genifl olmas nedeniyle A/P araçlar m z bu bafll klarca zenginleflecektir. Bologna bilgilendirme toplant lar n n al nmas, bu konuyla ilgili konferanslar, paneller düzenlenebilmesi genifl kesimlere seslenebilece imiz önemli çal flmalar olacakt r. YÖK bunun için çeflitli bilgilendirme toplant lar yapmakta ve sanayi, ticaret odalar n özellikle sermaye kesimlerini bu toplant lara ça rmakta, üniversite-sanayi iflbirli ine vurgu yap lmaktad r. Bu iflbirli- inin üniversitelerin kasalar n dolduraca rahatl kla anlafl lmaktad r. Ülkemizde Bologna zleme Komiteleri Bologna Süreci ni takip etmektedir. YÖK, üniversitelerini bu süreç içerisinde haz rlamaya çal flmaktad r. Bizler de ayn flekilde bilgilendirme çal flmalar örgütleyebilmeliyiz ve gençli i bilinçlendirmeliyiz. Yine internet adresimizin (www.egitimhakkinasahipcik.org) gençli e ulaflt r lmas olumlu olacakt r. Bologna bilgilendirme çal flmalar nda sitemizin önemli bir ifllev yüklenece i muhakkakt r. A/P araçlar m zda bu adresi belirtmek YDG nin genifl kitlelere hitap edebilmesi aç s ndan oldukça önemlidir. Tan flt m z birçok gence bu adres bildirilebilir. Eminiz ki çabalar m z bofla olmayacak ve gençlik nezdinde yank s n bulacakt r. YÖK güdümündeki konseylerin ö renciler üzerinde hükmü olamaz. Öz örgütlülük mant ile ifllemeyen, antidemokratik kurumlara karfl aktif tav r alabilmek önemlidir. YDG olarak eksik kald m z ancak önümüzdeki süreçte gündemimize almam z gereken konu ise ö renci konseylerinin seçim dönemlerinde aktif bir seçim boykotu ile bu oyunu teflhir etmek ve gençli in kendi öz gücüne dayanan, demokratik flekilde iflleyen örgütlerde birleflmesinin önemini vurgulamakt r. 8 CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY!

9 YDG nin 2. Konferans na verilen de erlendirmeye yer veriyoruz. 1. Konferans tan bu yana dergimizin de erlendirilmesi Dergimizin tek bafl na baflarabilecekleri s n rl d r. Ona ruh verecek olan, gençlik kitleleri içinde çekici hale gelmesini sa layacak olan onu sahiplenen, da tan okurlar m zd r. Dergimiz sonuç itibariyle sadece bir araçt r. Her araç için geçerli oldu u gibi dergimiz de maharetli ve istekli ellerde etkili ve önemli bir güç haline gelmekte, isteksiz ve beceriksiz ellerde ise bir ka t parças ndan fark kalmamaktad r. Devrimci mücadelemizi örgütlemede ve YDG nin faaliyetini sürdürmesinde dergimizin önemli bir yeri bulunmaktad r. Dergimiz, YDG nin örgütlü faaliyetinin ülke çap nda eflgüdümlü ve uyumlu flekilde sürdürülmesinde, YDG lilerin birbirinden haberdar olmas nda önemli bir iflleve sahiptir. Ayn zamanda dergimiz YDG nin merkezi politikalar n n aktar lmas nda ve derinlefltirilmesinde de vazgeçilemez bir yerde durmaktad r. Dergimiz ayr ca çok çeflitli konularda yaz lara ve araflt rmalara yer vererek YDG lilerin çeflitli alanlarda kendilerini gelifltirmelerine, politikleflmelerine, tarihimizi ve mücadele tarz m z ö renmesine ve bilgi birikimlerini gelifltirmesine de yard mc olmaktad r. Dergimizin bir ifllevi de örgütümüzün, düflüncelerimizin, politikalar m z n genifl gençlik kesimlerine ve devrimci demokratik kamuoyuna duyurulmas, bilinç tafl mas, polemikler yürütmesi, örgütün niteliksel ve niceliksel geliflimine katk sunmas d r. Bu anlam yla faaliyetimizi örgütlemede önemli araçlar m zdan biri de düzenli ç kan dergimizdir. Dergimizin yay n n n aksamas ciddi s k nt lar do- uracakt r. Geçmiflte bir dönem dergimizin ç kar lmamas n n örgütümüzün darlaflmas nda ve kitlelerden daha da uzaklaflmas nda etkili oldu unu da biliyoruz. Bu nedenle genç devrimcilerin dergimizi daha fazla sahiplenmeleri ve duyarl l klar n artt rmalar önemi bir ihtiyaçt r. Uzun süredir bire bir gözlemledi imiz bir gerçek de, son dönemde de bariz flekilde ortaya ç kt gibi, dergimizin YDG nin gelifliminde ve güçlenmesinde önemli bir etkiye sahip oldu udur. Dergimizle bir flekilde tan - flan gençlerin zamanla politikalar m z benimseyerek kendilerini dergi okuru olarak tan mlamaya bafllamalar, alanlar nda pratik çal flmalara bafllamalar, dergi da t m n örgütlemeleri ve YDG yi temsil etmeleri s kça görülen bir gerçekli imizdir. Ancak burada vurgulamam z gereken bir konu ise bu geliflimin ve talebin dergimizin niteli i ve içeri i ile de do rudan ba lant l oldu udur. Dergimiz yüzünü kitlelere döndü ü, somut ça r lar yapt oranda bunun cevab n büyük oranda almaktad r. Bugün Yay-Sat - tan yayg n da t m n gerçeklefltiremememize ra men halen bu yönlü kat l mlar n olmas bu vurgumuzun hakl l n kan tlamaktad r. Ancak dergimiz kitlelerin sorunlar ndan koptu u, kendi içine döndü ü oranda radikalleflmekte, sola kaymakta ve kendi taban n dahi olumsuz etkileyen bir sürecin yarat lmas nda etkili olmaktad r. Bu anlam yla dergimizin sürekli sorgulanmaya, elefltirilmeye ve katk sunulmaya ihtiyac vard r. Dergimizin tek bafl na baflarabilecekleri s n rl d r. Ona ruh verecek olan, gençlik kitleleri içinde çekici hale gelmesini sa layacak olan onu sahiplenen, da - tan okurlar m zd r. Dergimiz sonuç itibariyle sadece bir araçt r. Her araç için geçerli oldu u gibi dergimiz de maharetli ve istekli ellerde etkili ve önemli bir güç haline gelmekte, isteksiz ve beceriksiz ellerde ise bir ka t parças ndan fark kalmamaktad r. Bu nedenle YDG lilerin dergilerine yaklafl mlar meselesi oldukça önemlidir. Her arkadafl m - z n dergimizin içeri i, misyonu ve hedefleri üzerine düflünmesi, dergiyi en etkili flekilde nas l kullanabilece ini düflünmesi oldukça önemlidir. Dergimiz 1. Konferans n örgütlenmesi sürecinde oldukça etkili flekilde kullan labilmifltir. Program tart flmalar n n, okur toplant lar n n dergiye ayr nt l bir flekilde yans t lmas sürece olan ilgiyi de artt rm fl ve konferans n içeri ini güçlendirmifltir. Ancak konferans n ard ndan dergimizin konferans ve program kararlar ndaki vurgularla do ru orant l bir yönelime girmedi ini, yaklafl k 1 y l boyunca gençli in güncel ve gerçek sorun ve taleplerinden uzaklaflt n, giderek radikalleflti ini, taleplerinin, tart flt konular n hem genel gençlik kitlelerinin hem de YDG lilerin politik seviye ve beklentilerine ve mücadele içindeki durufllar na uymayan, sol bir hatta kayd n gözlemlemek mümkündür. Gençli in somut sorunlar n ihmal ederek kendi misyonundan uzaklaflm fl ve devrimin genel sorunlar ve yolu üzerine gerçeklefltirdi i tart flmalarla gençlik kitlelerinin gündemleri aras ndaki iliflkiyi kuramam fl, devrimin yolu, sorunlar ve neler yap labilece i üzerinden süren tart flmalar YDG nin kendi içine dönmesine de neden olmufltur. Bu dönemde örgütümüze dönük bask ve sald r lar n da yo unlaflmas ve gereken önlemlerin al nmamas da sorunlar n boyutlanmas na neden olmufl, sorunlar n çözülmesine engel olmufl, bu da kitlemizde da n kl ve uzaklaflmay beraberinde getirmifltir. Bu dönemin ard ndan dergimiz uzun süre sonra ilk kez çok ciddi bir maddi krizle karfl karfl ya gelmifltir. Tamamen kendi gücüne dayanarak ayakta kalmaya çal flan örgütümüzün maddi olanaklar do al olarak çok k - s tl d r. Örgütteki da n kl k da buna eklenince dergimizin bas m n karfl lamakta ciddi sorunlarla karfl laflt k. Bu dönemde do al olarak faaliyetimizi örgütlemede en önemli arac m z olan dergimizi sahiplenmemiz, sorunlar n çözmemiz ve örgütlü gücümüzü yeniden toparlamak amac yla bafllatt m z ba fl kampanyas sayesinde dergimiz düzenli flekilde ç kmaya bafllam fl, bu dönemde dergimizin önemi üzerinden yap lan tart flmalar sahiplenmeyi artt rm fl, ayn olumluluk dergimizin yaz larla beslenmesinde de kendisini göstermifltir. Bu sürecin ard ndan dergimiz yüzünü gençli e daha fazla dönmüfl ve gençli in somut sorun ve talepleriyle ilgilenmeye, bu yönlü inceleme ve araflt rmalar yapmaya bafllam flt r. Gençli in sorunlar ile emperyalizmin politikalar aras ndaki ba emperyalist kurumlar n belgelerini inceleyerek daha fazla somutlam fl ve süreç hakk nda daha ayr nt l bir bilgiye sahip olmufltur. Bu da dergimizin bilinç tafl ma, yeni okurlar kazanma ve örgütlülüklerimizi olumlu etkileme gibi yönlerini öne ç karm flt r. Dergimizin niteli inin olumlu bir hatta geliflim gösterdi ini söylersek san r z yan lmay z. Ancak bu olumlu geliflim bizim için yeterli olmal m d r sorusunun cevab aç kt r ki hay rd r. Dergimizin anti-faflist, antiemperyalist gençler aras nda, devrimci mücadeleye ilgi duyan kitleler içinde aran l r bir dergiye dönüflmesi, gündemlerinin ve ça r lar n n genifl kesimler içinde cevap bulmas için çaba harcamam z gerekmektedir. Bunun için kulland dil ve üsluptan araflt rma yaz lar n n içeri ine, politik yaz lar n derinli inden anlafl - l rl na, politik ve güncel meselelerden kültür-sanat bölümlerine, mizanpaj ndan bafll klar na kadar her konuda dergimizin sürekli gelifltirilmesine, tüm bilgi ve birikimin dergimizin daha nitelikli hale getirilmesi için kullan lmas na ihtiyaç vard r. Dergimiz bugün yaz s k nt s yaflamamaktad r. Dergimize düzenli yaz yazan, bu konuda kolektif bir çal flma içine giren bir grup arkadafl m z bulunmaktad r. Gündemi takip eden, yaz ça r lar m za cevap veren, saatlerini-günlerini buna ay ran arkadafllar m za fedakar çal flmalar ndan dolay teflekkür ediyoruz. Ancak bu duyarl arkadafllar m z n say s halen azd r ve daha fazla YDG linin sorumluluk almaya gönüllü olmas n talep ediyoruz. Böylece daha çeflitli, daha zengin bir dergi için daha kolektif bir çal flmaya girmemiz mümkün olacakt r. Sadece haber yazan veya özel rica geldi inde kalemi ele alan de il, gözlemledi i, okudu u, yaflad her konuyu devrimci mücadelemize katk sunma, kolektifle paylaflma anlay fl yla ele alan bir yönelim içinde olmam z olumlu olacakt r. Bununla birlikte dergimizin da t m nda da ciddi s k nt larla karfl laflmaktay z. Bir y l boyunca ayn say da dergi da tan alanlar m - z n say s çok fazlad r. Bu oldukça ilginçtir. Bir y l boyunca dergimizi okumaktan vazgeçen kimse yok mudur? Veya yeni bir kifli daha okumak istememekte midir? Dergimizin okur say s n n artmas faaliyetimizin geliflti ini de göstermektedir. Her arkadafl m za derginin da t m n düzenli flekilde artt rmalar önerisinde bulunuyoruz. Örne in 2 ayda bir dergi okur say m z %30 artt rmak mant kl ve olanakl bir öneridir. Böylece dergimizin ve politikalar m z n niteli ine yak flmayan da t m say s n n h zl flekilde artmas mümkün olacak, bu da faaliyetimizin geliflmesine hizmet edecektir. K saca belirli bafll klar alt nda dergimizi bu flekilde de erlendirmek mümkündür. Arkadafllar m z n öneri ve elefltirileri ile katk sunmalar n n olumlu olaca n düflünüyoruz. CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY! 9

10 2. YDG KONFERANSI: Ufuk Yeni Demokrat Gençlik, Kas m tarihlerinde 2. Konferans n gerçeklefltirdi. Ülkemizde devrimci muhalefetin bir durgunluk içerisinde bulundu u, kitlelerin kendili inden hareketlerinin gerisinde kald bu dönemde YDG nin 2. Konferans n gerçeklefltirmesini mütevaz ama cüretli bir ad m olarak görmek gerekir. Devrimci muhalefetin bu durgunlu unu kendi özelimizde de erlendirecek olursak, kitlelerle ba m z n zay flad, ülke gündemlerine sürekli, militan refleksler gösteremedi imiz bir dönemde, yanl fllar m z n ortaya konulmas ve bunlara yönelik müdahalelerin ve önümüzdeki dönem izleyece imiz politikan n belirlenmesi ve örgütsel sorunlar m z çözmede kitle inisiyatifinin aç a ç kart lmas bu konferans n bizim için oldukça önemli bir yerde durmas na neden olmaktad r. Konferansa haz rl k döneminde de s kl kla vurgulad m z konu, konferans n baflar s n n yaln zca konferans an nda kaç kifli oldu umuzla s n rland r lmamas yd. Konferans n baflar ya ulaflmas demek, konferans öncesi çal flmalarda kitlelerle ne kadar bütünleflti imiz, konferans esnas nda sorunlar m z n çözümü için ortaya koydu umuz irade ve konferans kararlar n n kitlelerle bütünlefltirilmesidir. Konferans öncesi çal flmalar k saca de erlendirecek olursak, yeteri kadar kitle faaliyetinin gerçeklefltirilmedi i anlafl lmaktad r. Bunu pratik faaliyette ortaya ç kan sorunlar n konferansa yans t lmas ve bu sorunlara çözüm noktas nda sunulan önerilerin yetersizli inden de görebilmekteyiz. Konferans haz rl döneminde ortaya ç kan temel sorunumuz kitlelerle ba kurmakt r. Faaliyet yürüttü ümüz alanlarda aç a ç kan iliflkileri örgütlü bir güce dönüfltürme noktas nda s k nt lar - m z bulunmaktad r. Ayr ca konferansa, faaliyet yürüten YDG lilerin d fl ndaki gençlik kesiminin iradesinin yans mam fl olmas bize bu noktadaki eksikli imizi daha net bir flekilde göstermektedir. Bizler hatalar m zdan ö renerek, ç kard m z deneyimlerle önümüzdeki süreci daha verimli örmenin bilincindeyiz. Bu anlamda bir tak m s k nt lar m z olsa da geçirmifl oldu umuz pratik süreç bunun göstergesidir. Konferans kararlar n n kitlelere götürülmesi demek kitle faaliyetine ç kt m zda, kitlelere 2. Konferans m z gerçeklefltirdik, ald m z kararlar bunlard r diyerek yetinmek de ildir. Bu faaliyetimizi örgütlemede bize bir kazan m sa lamayacakt r. Konferansa haz rl k sürecinde düfltü ümüz hatalardan bir tanesi de, konferans n duyurusunu kitlelere yaparken yaln zca konferans n oldu undan bahsetmemizdir. Konferans n halk gençli ini örgütlemede bizim için bir araç oldu undan s kl kla bahsettik. Bu bak fl aç s yla bakt - m zda konferansa haz rl k çal flmalar n n da halk gençli inin sorunlar ndan ba ms z örülemeyece i gerçekli i kendisini göstermektedir. Do all nda sadece konferans n ad - n n bahsedildi i bir ça r n n da faydal olamayaca kendisini pratikte gösterdi. Buradan ç karaca m z deneyimle söylemek gerekirse konferans kararlar n n kitlelere götürülmesinden anlayaca m z, ald - m z kararlar ve belirledi imiz politik yönelim do rultusunda halk gençli i ile bütünleflmenin çabas içerisinde olmakt r. Konferansta semt faaliyeti üzerine al - nan kararlara k sa bir flekilde de inmek faydal olacakt r. Emperyalizmin ülkemizde uygulamaya çal flt politikalardan etkilenen halk gençli i içerisinde, semt faaliyetinde esas hedef kitlemizi oluflturan iflçi ve iflsiz gençlik de yer almaktad r. Bundan dolay ana yönelimde belirlenen anti-emperyalizm vurgusunun ön plana ç kar lmas semt faaliyet için de önemlidir. Ülkemizde artan fleklide devam eden özellefltirmeler, çal flanlara yönelik hak gasplar, ifl saatlerinin uzunlu u, sa l ks z çal flma koflullar uygulanan bu politikalar sonucu iflsizli in artt düflünüldü ünde ve bu politikalar n emperyalizm patentli oldu u göz önüne al nd nda, anti-emperyalizm vurgusunun ön plana ç kart lmas do rulu unu bize göstermektedir. Semt faaliyetinde hedef kitlemizin esas n iflçi gençli in oluflturdu- unu belirledik. Geçmifl dönemde, iflçi gençli i örgütlemede, harekete geçirmede, onlar n sorunlar na vak f olmada, iflçi gençli in kendili inden hareketlerinin içerisinde yer al p onu örgütlü güce dönüfltürmede ciddi anlamda deneyimsizliklerimiz ve yetmezliklerimiz vard. Ama konferansta tar m iflçileri ile ilgili yap lan sunumda, yoldafllar n bize kazand rm fl oldu u çok önemli bir deneyim var. flçi gençli i örgütlemek için iflçi gençli in içerisinde yer almal y z. Bu deneyim tek kelime ile özetlenebilecek bir deneyim de il elbette ama bu deneyimi faaliyetimizin merkezine oturtmal ve iflçi 2. Konferans YDG içerisinde demokrasinin iflletilmesi, kitle inisiyatifinin aç a ç kar lmas ve pratik faaliyet içerisinde karfl laflt m z sorunlara yönelik kolektif kafa yoruflun sergilenmesi ve emperyalizmin tasfiyeci rüzgar na karfl örgütlü bir kafl duruflun ilan edilmesi aç s ndan, mütevaz ama cüretli bir ad m oldu unu ortaya koymufltur. KÜÇÜK ADIMLAR BÜYÜK CÜRETLER gençli i örgütlemek için onlar n bulundu- u yerlerde olmam z gerekti ini, aksi takdirde d flar dan seslenerek yapacaklar m - z n ak nt da bofla kürek çekmek olaca n unutmamal y z. Yine konferansta al nan kararlardan olan her YDG linin farkl bir kitle örgütü içerisinde faaliyet yürütmesi, bizim semt faaliyetinde iflçi gençlikten sonra esas ald m z iflsiz gençli i örgütleme noktas nda oldukça önemlidir. Emperyalizmin uygulad ve uygulamaya çal flt politikalar sonucunda ülkemizde iflsiz gençlik say - s nda ciddi bir art fl meydana gelmektedir. Sosyal ve kültürel olanaklar n k s tlanmaya, okuma haklar n n ellerinden al nmaya çal fl lmas ndan, ifl imkanlar n n zorlaflt r lmas ndan kaynakl, sistemin zorunlu bir flekilde iflsiz ilan etti i gençli i bulma noktas nda ciddi s k nt lar ile karfl - laflmaktay z. Bu noktada, özellikle çeflitli dernek ve kitle örgütlerinde faaliyet yürütmemiz önemli bir yerde durmaktad r. flsiz gençlik zaman n n büyük bir k sm n kahvehanelerde, kafelerde vb. yerlerde geçirmektedir. Zaman n n büyük bir k sm n tüketim içerisinde geçiren bu gençlikten sistem büyük bir memnuniyet duymaktad r ki, bu yüzden gençli in kendisini sosyal ve kültürel yönden gelifltirmesi için hiçbir giriflimde bulunmamakta ve bu giriflim içerinde olanlar da engellemektedir. Bu yüzden semtlerde bulunan çeflitli sosyal yard mlaflma ve kültür dernekleri, iflsiz gençli i sistemin bu sald r lar ndan korumak için önemli bir iflleve sahiptir. flsiz gençli i örgütlemek için böylesi dernek ve kitle örgütlerinin ifllevli hale getirilmesi, olmayan yerlerde böylesi dernek ve kitle örgütü kurma girifliminde bulunmam z önemlidir. Bu, ayn zamanda kitleleri harekete geçirmede kendi inisiyatiflerini kullanmalar n sa lamada ve kendi güçlerini görmeleri anlam nda da oldukça önemli bir noktada durmaktad r. Al nan bu kararlar do rultusunda örülecek olan faaliyette alaca m z verim kendisini gösterecektir. Böylelikle yay n da t m n n iki ayda bir % 30 artt r lmas karar da ayaklar havada olan bir karar olarak durmayacakt r. Burada üstünde önemli bir flekilde durmam z gereken konu 2. Konferans ta al nan kararlar n birbirlerinden ba ms z olarak de erlendirilmemeleridir. Al nan kararlar birbirleri ile ilintili ve birbirini besleyecek nitelikte olan kararlard r. Yani ald m z bir karar es geçti imizde faaliyetin geri kalan nda da s k nt lar yaflayaca m z anlafl lmal d r. 2. Konferans YDG içerisinde demokrasinin iflletilmesi, kitle inisiyatifinin aç a ç kar lmas ve pratik faaliyet içerisinde karfl laflt m z sorunlara yönelik kolektif kafa yoruflun sergilenmesi ve emperyalizmin tasfiyeci rüzgar na karfl örgütlü bir kafl duruflun ilan edilmesi aç s ndan, mütevaz ama cüretli bir ad m oldu unu ortaya koymufltur. Bizim yapmam z gereken bu mütevaz ad m daha da ilerilere tafl mak ve halk gençli ini kendi örgütünde örgütlemektir. Unutmayal m büyük ad mlar küçük cüretlerden ortaya ç km flt r. 2. Konferans n bize gösterdi i yolda b kmadan usanmadan devrimci çal flmalarda yerimizi alal m. 10 CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY!

11 fiovenizme karfl mücadele tebli i YDG Konferans nda sunulan ve kabul edilen tebli i yay nl yoruz... Son süreçte Kürt Ulusal Hareketi nezdinde artan sald r lar sistemin Kürt ulusuna yönelik imha-inkar-asimilasyon amaçl flovenist- rkç -faflist politikalar n n bir sonucu olarak gerçekleflmektedir. Kürt ulusunun en do al hakk olan ve kay ts z flarts z kabul edilmesi gereken Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakk n reddeden, ulusal talepleri bast rarak sonuçland rmay hedefleyen ve tüm demokrasi güçlerini hedef alan bu sald r - lara karfl birlik ve dayan flmaya her zamandan fazla ihtiyac m z bulunmaktad r. Bu sald r ve bask politikalar ndan kendisi de pay n alan YDG nin bu sürece duyars z kalmas ise asla beklenmemelidir. Bu nedenle önümüzdeki süreçte YDG nin anti-flovenist, anti-faflist çal flmalara önem vermesi oldukça önemlidir. Bu, yaln zca do rudan gelen sald r lara cevap olarak veya sald r ya u rayana destek vererek de il esas olarak gençlik kitleleri içinde yo un ve sistemli bir kitle çal flmas ile sistemin planlar n bofla ç kartma hedefiyle mümkün olacakt r. Bu dönemde sald r lar n oda nda olan Kürt Ulusal Hareketinin çeflitli bileflenleriyle, özellikle de legal alanda siyaset yapma hakk için mücadele eden DTP ile kay ts z flarts z dayan flma içinde olmak önemlidir. Bizim için net olan DTP ye yönelik sald r n n bizlere, tüm devrim ve demokrasi güçlerine yönelik bir sald r oldu udur. DTP nin yaflayaca olas yenilgiler hepimizin yenilgisi, alaca zaferler hepimizin baflar s d r. Bu bilinçle hareket ederek faaliyetimizi örgütlemek oldukça önemlidir. Bu dönemde demokrasi güçleri aras nda kendisini gösteren, devletin sald r - lar n elefltiren ancak ayn zamanda DTP ile de aras na mesafe koyan anlay fllarla da mücadele etmemiz gerekmektedir. Sistemin sald r lar n n abart l yanlar n elefltirip ard ndan ise ama ve fakat larla DTP ye dayatma yapanlar n esas olarak sisteme hizmet ettiklerini göstermemiz gerekmektedir. Yine bar fl yanl s olma ad na yaln zca Ulusal Hareket saflar nda savaflan Kürt halk n n onurlu evlatlar na silah b rakma ça r s yapan ancak binlerce askeriyle operasyonlara ç kan, da tafl bombalayan, halka zulüm ve iflkence yapan sisteme yönelik en ufak bir talepte bulunmayanlar n da asl nda düzenin bekas n farkl sözlerle savunduklar n görmek gerekmektedir. Bu dönemde sakland klar kuytuluklardan medya taraf ndan ç kar l p cilanan sözde ba ms z Kürt ayd nlar da devletin taleplerine uygun davran fllar ile Kürt ulusunun ortak bir durufl sergilemesini baltalamaya çal flmaktalar. Savafl n fliddetlenmesiyle birlikte keskinleflen saflar net bir flekilde görmek ve sahte demokratlara kanmamak oldukça önemlidir. Bununla birlikte Kürt gençli i içinde anti-emperyalist bilincin gelifltirilmesi de gerçek dost ve düflmanlar - n n anlafl lmas için de oldukça önemlidir. Özellikle TC nin ve ABD nin bask s sonucunda geri ad m atan Barzani ve Talabani nin emperyalizmin ç karlar n savunuyor oluflu zaten Kürt ulusunun yarar na ad m atamayacaklar n bizlere göstermektedir. Dolay - s yla Barzani ve Talabani yi Kürt halk n n yoldafllar aras nda sayan anlay fla karfl ç kmak da gerekmektedir. fiovenist dalgan n esas hedef kitlesinin gençlik oldu unu gözlemlemekteyiz. Emperyalizmin yar -sömürgesi olan ülkemizde sistemin politikalar yüzünden iflsiz kalan, e itim alamayan, lümpenli e mahkum edilen gençler rkç fikirlerle zehirlenmekte ve sefaletlerinin sorumlusu olarak farkl ulus ve milliyetlerden s - n f kardeflleri gösterilmektedir. Bunun sonucunda da Kürt emekçilerine dönük faflist- rkç sald r lar, linç giriflimleri ülkenin birçok yerinde ortaya ç kmakta, ayn s n ftan yoksullar sistemin gerici politikalar sonucunda bölünmektedir. fiovenist dalga ayn zamanda ö renci gençlik içinde de yo un flekilde propaganda edilmektedir. Cumhuriyeti koruma, düzeni sahiplenme, terörü lanetleme ad alt nda liseli ve üniversiteli ö renciler mecburi flekilde alanlara tafl nmakta, rkç nutuklar dinlenmekte, flovenist marfllar okunmakta, sloganlar at lmaktad r. Toplumun en dinamik kesimi bu flekilde rkç fikirlerle zehirlenmekte, özellikle Kürt düflmanl yo unlaflt r lmakta, gençli in deneyimsizli i ve coflkusu gerici politikalar u runa heba edilmektedir. Y llarca okullara siyasetin girmesini yasak edenler siyasetin en gerici halini en kaba ve yüzeysel haliyle, maddi zor kullanarak dayatmakta, ilerici, demokrat ö renciler üzerindeki bask lar artt r lmaktad r. Ö rencileri ça d fl bir e itime mecbur b rakan, bilgileri ezberci flekilde dayatan, bilimi okullardan kovan, e itimi ticari bir sektör olarak gören sistem ö rencilere hiç bir söz hakk tan mamakta, örgütlenmesinin önünde engel olmakta, ancak mesele düzeninin korunmas oldu- unda da ö renci gençli i seferber etmeye çal flmaktad r. Bu nedenle de e itim ve mesleki hak gasplar na karfl mücadele eden YDG nin sistemin bu ikiyüzlü politikalar n ve oyunlar n deflifre etmesi önemli görevleri aras ndad r. Önümüzdeki süreçte Kürt gençli i içinde anti-emperyalist ve anti-faflist temelde örgütlenme çal flmalar na a rl k verirken di er milliyetlerden halk gençli- i içinde de flovenist- rkç dalgaya karfl bilinçlendirme çal flmalar na önem vermek, sald r lara karfl aktif bir mücadele içinde olmak, özellikle mümkün olan en genifl kesimle eylem birliktelikleri ve platformlar üzerinden faaliyetler örgütlemek gerekmektedir. Mesajlar... Yaflas n devrimci dayan flma YDG Konferans na dayan flma mesaj gönderen devrimci dostlar - m z n mesajlar na yer veriyoruz. Onlar Genç yap c lar Zafer türküleriyle yürüyorlar Gözlerinde inanç p narlar Ad mlar nda cüretin ritmi Uçuruma meydan okuyorlar Emperyalist barbarlar n ve yerli iflbirlikçilerinin iflçi s n f na ve ezilen Kürt halk n yok etmek için her türlü kirli savafl devreye soktu u, neo-liberal politikalarla e itimin her geçen gün ticarilefltirildi i bu dönemde yapm fl oldu unuz konferans n z Adana SDG olarak selaml yoruz. Adana SGD *** Özellikle Adana DPG ve ÖB ad na en devrimci duygular m zla konferans n z selaml yoruz. Emperyalist kapitalizm hayat n her alan nda kendi d fl ndaki tüm katmanlar sindirerek, korku, açl k, geleceksizlik ve örgütsüzlü e iterek asl nda kendi mezar kaz c l n yap yor. E itim alan nda ö rencileri paral e itim ve diplomal iflsizlik çukuruna itiyor. Ö retmenleri sözleflmeli, ücretli, kadrolu diye bölerek gelece imizi tam bir muamma içerisine al yor. Bizler gençlik olarak bu dayatmalara karfl ç k fls z m y z? Hay r! 2005 y l nda yap lan demokratik üniversite kurultay nda ö renci gençli in yap s tahlil edildi ve yeni bir düzlemde bir örgütlenme modeli olan, devrimci bir ö renci sendikas kurulmas karar alt na al nd. Bu karardan sonra paral e itime ve diplomal iflsizli e karfl birlefliyoruz! ad alt nda devrimci ö renci sendikas n n kald rac niteli inde olan bir kampanya örgütlendi y l nda sürece D SK in dâhil olmas yla birlikte ça r lar m z di er devrimci gençlik yap lar ndan da dâhil olanlar oldu y l ndan itibaren GENÇ-SEN ad alt nda birleflik, kitlesel, militan ve devrimci bir ö renci sendikas çal flmalar devam etti. DPG ad na YDG yi de Genç-Sen kurma çal flmalar na dâhil olmaya ça- r yoruz. DPG ve ÖB CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY! 11

12 Den gê Ci wanê Hepimiz Hepimiz Kürdüz DTP liyiz Zorlu ve s k nt l bir sürecin içerisinden geçiyoruz. Kürt Ulusal Hareketinin Da l ca bask n sonras gerici, faflist ordu güçlerinin acizli inin aç a ç kmas ve bu bask nda 8 TC askerinin esir al nmas, anlafl lan egemen s - n fta büyük bir korku ve panik havas oluflturmufl. Hemen akabinde ülkenin dört bir yan nda Kürt Ulusunun çeflitli düzeydeki temsilcilerine, Kürt halk na, çeflitli ilerici, demokrat ve devrimci örgüt ve kurumlara yönelik gerici, faflist bir sald r dalgas bafllat ld. Hatta bu faflist sald r dalgas öyle bir gözü dönmüfllük içerisine girmifltir ki, örne in son süreçte Kürt Ulusal Hareket ine terörist deme aymazl na düflen, egemen s n flarla ayn dili konuflmaya bafllayan TKP nin çeflitli kurumlar da bundan nasibini alm flt r. Da l ca bask n sonras yap lan hayal edilenin ötesinde ac lar n yaflat laca aç klamas da göstermektedir ki, Kürt halk na, ilerici/demokratik kamuoyuna yönelik yap lan sald r lar kesilmeyecektir, yaflanan ac lar egemenlerce yeterli bulunmayacak daha da artt r lacakt r. Bu tehditler saflar n h zl bir flekilde belirlenmesine neden olmaktad r. Korku da lar yürekleri sararken egemen s n flar n yan nda sözde yer almayan bir grup hayal dünyas nda yaflayanlar, bu süreçte tav rs z kalmay benimsiyorlar. Onlar için süreci büyük bir sessizlik içinde geçirmek yaflam koflullar - d r. Bu toz duman içerisindeki flaflk nl k da gösteriyor ki, yaflananlara anlam veremeyenler ülkemizde fazlas yla bulunmaktad r. Bu grup gerici, faflist sald r dalgas n n nedenini Kürt Ulusal Hareketi olarak ilan etti. Hemen akabinde Kürt Ulusal Hareketi ne silah b - rakma ça r lar yap l yor, DTP ye Kürt Ulusal Hareketi nin ana gövdesiyle aras na mesafe koymas isteniyor ve silahl Kürt ulusal güçlerini terörist ilan etmesini talep ediyorlar. Bunlar n tav rlar elbette bizleri fazla flafl rtmamaktad r. fiovenist dalgay yaratan Kürt Ulusal Hareketi de ildir. Bu nedenle sorun bu hareketin elinde silah olmas de ildir. Kald ki Kürt Ulusal Hareketi en son geçen sene olmak üzere defalarca ateflkes ilan etmifltir. Ancak her seferinde ülkemiz egemenlerinin ve onlar n silahl gücü olan gerici, faflist ordunun yo un sald r lar na maruz kalm flt r. Gelinen aflamada bu kesimlerin Kürt Ulusal Hareketine yönelik ça r lar geçmifl döneme göre farkl laflm flt r. Art k söylenen sadece s n rl bir ateflkes de ildir. Dile getirilen, silahlar n art k hiç konuflmamas na susmas d r. Faflizmin onca sald r s na, da tafl onca bombalamas na ve insanlar sorgusuz sualsiz katletmesine ra men bu talepler dile getirilmektedir. Bu talepleri dile getirenler faflizmin de irmenine su tafl maktad r. Bu talepleri dile getirmek siyasi namussuzluktur, ar damar n n çatlamas - d r. Silah b rak p, b rakmama idaresi Kürt Ulusal Hareketinin kendi seçimidir. Ancak faflizmin hüküm sürdü ü bir dönemde silahlar n gömülmesi do ru bir karar da olmayacakt r. Ancak YDG; silah b rak p b rakmamas ndan ba ms z olarak, Kürt Ulusal Hareketinin demokratik taleplerini desteklemektedir-destekleyecektir. YDG, bilindi i gibi hakl ve haks z savafl ayr m yapmaktad r. Haks z savafllara karfl ç karken, hakl savafllar desteklemektedir. Hakl savafl yürütenlere yönelik böylesi bir ça r do ru de ildir. Tüm ulusal ve sosyal kurtulufl mücadeleleri desteklenmelidir. YDG de bunu program nda çok aç k bir flekilde ifade etmifltir. Kürt ulusuna, Kürt halk na yönelik sald - r lar boyutlan p artmaktad r. Kürtlerin sahibi oldu u ifl yerleri ya malanmakta, Kürt oldu- u için insanlar çal flt klar yerlerinden ç kar lmakta veya yaflad yerden gitmesi istenmekte, üniversitelerde Yurtsever Demokratik Gençlik Hareket ine mensup olanlara yönelik tutuklama dalgas boyutlanmaktad r. Kürt olana her türlü sald r n n mubah oldu- u bir dönemin içerisindeyiz. En tehlikelisi susmakt r Son süreçteki geliflmelerin hiç biri yeni de ildir Newroz unda Mersin de gerçeklefltirilen bayrak provokasyonunun devam d r. Bilindi i gibi bayrak provokasyonu devlet eliyle örgütlenmifltir. Bugün de yaflananlar devlet eliyle örgütlenen gerici eylemlerdir, rkç /flovenist sald r lard r. Önümüzdeki dönem bu sald r dalgas - n n artaca kesindir. Ancak hiçbir flekilde ülkemiz egemen s n flar nca bu sald r dalgas bir iç savafl boyutuna tafl nmayacakt r. Ülkemiz egemenleri ve efendileri iç savafl sorunuyla u raflan bir Türkiye nin bölgedeki rolünü yerine getiremeyece inin fark ndad r. Sald r lar devam etmekle birlikte tansiyon son süreçte düflürülmeye çal fl lmaktad r. fiovenist dalgan n yükseltilmesi ile bir yerde tutulmaya çal fl lmas ülkemiz egemenlerinin çeliflkisidir. Ve uzun vadede bu dalgadan zararl ç kacak olanlar da onlar olacakt r. Ancak geliflmeleri bilimsel bir zeminde yorumlayarak, andaki politik tavr m z ve görevlerimizi aç a ç karmal y z. Ülkemiz egemenlerinin gerçeklefltirdi i son sald r dalgas sadece Kürt Ulusal Hareketine, onun çeflitli düzeydeki kurumlar na yönelik de ildir. Bu flovenist dalga, esas Kürt Ulusal Hareketi olmak üzere tüm ilerici, demokrat, devrimci çevreleredir. Faflist güçlerin sald r lar da bunu göstermektedir. Örne in stanbul kitelli de gerçeklefltirilen eylem sonras HÖC e sald r lmas söyledi imizi kan tlamaktad r. Ülkemiz egemenlerinin bir amac da bu sald r dalgas nda Kürt Ulusal Hareketi ni yaln zlaflt rmakt r. Çünkü yaln zlaflt r lan bir harekete yönelik sald r lar daha kolay gerçeklefltirilecektir. Her türlü sald r ve katliam kitleler nezdinde meflrulaflt r lmaya çal flarak gerçeklefltirilecektir. Bunun için bu süreçte en tehlikeli olan n susmak oldu unu ilan etmeliyiz. Susmak egemenlere kan tafl makt r. Bunun için de, bu süreçte kay ts z flarts z Kürt Ulusal Hareketinin yan nda yer almal - y z. Amalar n, lakinlerin, fakatlar n arkas na gizlenmeden Kürt Ulusal Hareketine destek verilmelidir. Amalar, lakinler, fakatlarla yap - lan her aç klama dolayl yollardan egemenlere destek vermektir. Kürt Ulusal Hareketinin yan nda yer almal y z, çünkü bu en do al demokratik görevimizdir. Ne yaz k ki, ülkemiz ilerici demokratik çevrelerin Kemalizme yönelik net bir tav r alamamalar ndan kaynakl damarlar nda flovenizm zehri bulunmaktad r. Kemalizm virüsünden kaynakl Türk olmayan her türlü ilerici hareket bu gibi durumlarda yaln zlaflmaktad r. Ülkemiz tarihi incelendi inde Türkiye halk n n birlikteli ini bozan n Kemalizm vb virüsler oldu u aç a ç kacakt r. Halk n birli inin sa lanamamas, ülkemiz egemenlerinin s n rs z bir flekilde at koflturmas na neden olmufltur. Kürtlerin tarihten bu yana gerçeklefltirmifl oldu u isyanlar n sonuncusunu bir kenara b rak rsak, yenilgilerinin önemli bir nedeni b rakal m Türkiye halk n n birlikteli ini sa lamamas n, Kürtlerin birbirlerine k rd rmalar n engelleyememeleri büyük bir rol oynam flt r. Ayn flekilde Ermenilerinin soylar n n k r lmas nda da çeflitli milliyetlerden Türkiye halk n n birli inin sa lanamamas n n sonucu büyük bir zulüm olmufltur. Keza mübadele s ras nda ve sonras nda Rumlara yönelik yap lanlarda da birlikteli in sa lanamamas büyük bir rol oynam flt r. Bunun için de nas l ki Hrant Dink katledildi inde Hepimiz Ermeniyiz slogan n dillendirmiflsek, bugün aç s ndan Hepimiz Kürdüz, hepimiz DTP liyiz fliar n yükseltmeliyiz. Nas l ki Hepimiz Ermeniyiz fliar ülkemiz egemenlerini rahats z etmiflse, bu fliar da ülkemiz egemenlerini ayn ölçüde rahats z edecektir. S n f mücadelesinin en temel kural s n f düflman n n istedi inin yap lmamas, rahats z oldu u fleylerin ise fazlas yla yap lmas espirisine dayan r. Ülkemiz devrimci, demokratik gençlik hareketleri, bu gerici, flovenist dalgaya haz rl ks z yakalanm fllard r. Güçleri de oldukça dard r. Her fleyin normal oldu u koflullarda anlafl l r olan kâr-zarar hesab bu sald r dalgas karfl s nda geçersizdir. Ne olursa olsun, bedeli ne olursa olsun buna karfl net bir durufl sergilenmelidir. Elde edilen tüm baflar lar tüm zorluklar n ve k sa vadedeki zararlar n göze al nmas sonucu gerçekleflmifltir. Onun için son olarak ifade etmek gerekirse hepimiz Kürdüz, hepimiz DTP liyiz, hepimiz Kürt Ulusal Hareket ine yönelik sald r lar karfl s nda birlikteyiz mesaj n vermek önemlidir. 12 CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY!

13 ZGÜR OKUL 1980 Askeri Faflist Cuntas öncesi tek basamak olan ÖSS, 12 Eylül ile birlikte ÖSS ve ÖYS olmak üzere ikiye ayr ld ve 1981 de kurulan YÖK ün inisiyatifine b rak ld. Amaç, bilgiye dayal s navlarla kaliteli üniversitelere kaliteli ö renci yetifltirmekti y l na gelindi inde ise bu sistem iflas etmifl, ezbercilik her yan bo mufltur. Sistemin bile kabul etti i bu gerçek, baflka bir k l ks z giysiye yerlefltirilmifltir. ki aflamal s nav, yaln zca lise 1 konular n içerecek biçimde tek aflamaya indirilmifl, sistemce ezberci e itime son verilmifltir. (!) Ancak bu sistem de daha fazla dayanamam fl ve temelsiz bir bina gibi y k larak yeniden tek oturumda 2 s nav yöntemine geçilmifltir. Bu de ifliklerin özde de iflimler olmad ortadad r.s navlar n olmas n n temel iki sebebi vard r: 1-Gençli in asosyalleflmesi, apolitikleflmesi: Halk m z n ço unlu unu dar gelirlilerin oluflturdu u gerçe inden hareket edersek, lise ö rencilerinin neden bu denli s navlara sar ld n, önem verdi ini hemen anlayabiliriz. Anne babas gibi olmak istemeyen halk gençli i, kendileri gibi olmas n istemeyen anne babas n n gelirinin önemli bir k sm n harcayarak daha iyi bir gelece e sahip olmak istiyor. Bunu en az bizim kadar iyi bilen sistem, halk gençli inin önüne hayallerine ulaflmas için s navlar sürüyor. Öyle bir s nav ki gençli inizin en güzel ça lar n feda etmezseniz hiçbir ifle yaramaz, imkan yok kazanamazs n z. Ya gençli imizi verece iz ya da anne babam z gibi olaca z (ha bu arada gençli inizi verdikten sonra üniversiteye de y llar vermek zorundas n z. Üniversiteyi bitirince de haz r ifl de yok ama baflka ç k fl yolunuz da yok.) Art k gazete okumay, haber seyretmeyi, b rakal m bunlar kendimiz d fl ndaki herhangi bir fleyle ilgilenmeye vakit bulamayaca z, bireyselleflece iz, bencilleflece iz, yaln zlaflaca z. Tabii, bir zaman sonra dünyadan soyutlan p kendimizi kulelere hapsedece iz. Hayat m z o kuleden ibaret olacak. Ondan sonra ne krallar, ne kraliçeleri, ne saraydaki entrikalar ne de halk n hatta en yak n m zdaki anne-babam z n s rt na binen yeni yükleri, azalt lan ekme imizi görmeyecek, fark etmeyece iz. Ondan sonra da en hareketli, en dinamik kesim olan gençli i susturan sistem oyununa oyun katarak, engelsiz yoluna devam edecek ve cepleri giderek fliflecek. Oysa haberi yok, yar n öbür gün, kulelerden kurtularak pefline verdi inde karn ndakilerin ve ceplerindekilerin a rl ndan kaçamayacak. Ya da yak n olan uçuruma vard ndan karfl ya z playamayacak ve uçurumu boylayacak.?para her kap y açar m? 2- E itim alan nda sa lanan ekonomik rant n yüksek olmas : Bahsetti imiz bu e itim ve s nav sistemini aflmak için sadece ömür vermek yetmiyor. Cüzdan boflaltmak, cüzdan boflsa emek kiralamak, daha da olmad bu hayallerden vazgeçmek gerek; çünkü bu ezberci sistem, ilkokuldan beri düflünmesi engellenen halk gençli inin tek bafl na çal flmas yla ö renilemeyecek kadar karmafl k ve kal pç. Bunun için de ek e itim kurumlar gerek. Bu e itim kurumlar da s - nava girecekler için bir filtre olmal ki devletin bafl ndaki a r biraz dinsin. Dershaneyi kurdular, ele i sald lar, en önce paras olmayanlar düfltü bu ele in üstünden sonra kalanlar yeni bir ele e koydular, sallad lar. Düz liseler, meslek liseleri, süper liseler bu sefer düfltü ele in süzgecinden. Geriye de Anadolu ve fen liseleri, özel liseler, kolejler kald. Art k gerisi ailelere kalm fl. Ö renciye bask yap p azmettirenden özel ders ald rana kendi aralar nda kap fls nlar. En iyi olan kazans n mant n n süzgecinde s ra. Geldik sondan 2. süzgece. S nav 3 saat 15 dakika ve belli bir gün. Süzgeç salland. Heyecanlananlar, kayd rma yapanlar, geç kalanlar an nda süzgecin alt nda kalarak ömürlerinden 1 sene daha çald rd lar. Son süzgeç ise tercih süzgeci, bu süzgeç salland nda da düflecek olan yanl fl tercih yapan bilinçlendirilmemifl ö renci, puan yüksek olup da k s tl kontenjana giremeyen ve özel üniversitelere gidemeyecek olan ö renciler olacakt r. En k sas ndan, Paran varsa okursun kardeflim. ÖSS de bile çok puan yapmana gerek yok. Özel üniversiteler ne güne duruyor? Hadi onu da yapamad n paran sa olsun. Para her kap y açar. Liselerin 4 y la ç kar lmas Sömürü mant n n yeni yollar bulmas zor olmuyor. Son y llarda yap lan reformlar buna en iyi örnek herhalde. Bu reformlar n bafl nda liselerin 4 y la ç kar lmas ve her y l için yeni bir ÖSS yap lmas var. Elini vicdan - na katan sistem böylece ö rencinin y ll k eme ini 3 saat 15 dakikaya s d rmas - na engel olacak. Gözleriniz yaflard de il mi? De il (!) Elbette ki sistemin vicdan yoktur, her zaman aç bir bo az ve doymak bilmeyen bir cebi vard r. Her ö rencinin bir y l daha okumas demek sistemin çark - n n bir ö renciden alaca kadar harac n bir y l daha sürmesi demektir. Bu ayn zamanda gençli i bir y l daha oyalamak anlam na da gelir. Normal ÖSS de kullan lan eleklerin süzgeçlerinin daha da sivrileflti i, keskinleflti i bu yeni sistem dershane ticarethanelerinin artmas demektir. Çünkü her y l yap lacak olan bu s nav di er ÖSS den farkl de il ve yine bir ek kuruma ihtiyaç var. Önceleri yaln zca bir sene dershane paras vererek hayat m z garantilemek isteyen emekçi-yoksul anne babam z bu sefer dört senenin dördünde de bizleri dershanelere göndermek zorunda kalacak. Göndermedi mi, daha do rusu gönderemedi mi? Siz ele- in alt nda kald n z ve baba mesle ini yapmaya yani eme i kiralanm fl iflçi vs. olmaya mecbursunuz. Zaten amaç fakir halk n e itilmesi de il ki. O zaman yoksulun bu ticarethanede ifli ne? Peki, bu e itim ticarethanesi e itim nam na ne veriyor? O kadar paral olmas na ra men verdi i e itim ne kadar düzgün? Elbette ki mevcut sistem kendi koflullar n, oyunlar n sürdürmek için kendini yok edecek potansiyeli olan gençli i, susturmak zorundad r. Bunu da en iyi onu küçük yafltan itibaren e itmekle yapabilir. Faflist sistemin kurallar na uymam z isteyecek ve bize ona göre yetifltirecek bir e itimin niteli i de aç kça bellidir asl nda. Bize verilen e itim düflünmemizi engelleyecek, beynimizi dogmalarla, hurafelerle dolduracak, rkç laflt racak, yozlaflt racak ve bize insan olman n en güzel duygusu olan ö renme ve bilmeyi ters döndürerek vererek bundan nefret ettirecektir. Amaç ö ren, bil de il; görme (!) duyma (!) d r çünkü. Bilim bize dünyadaki gerçekleri, örne in evrimi aç kça gösteriyorsa bu bilim, sistemin ifline gelmez elbette. Bu yüzden sistem bilimsel bir e itim yerine kendi hurafelerini destekleyen, desteksiz bir sürü yalan atacak ve bu yalanlar küçük yafltan itibaren ö retecektir. Di er bir sorunumuz ve talebimizde ana dilde e itim almakt r. Ülkemiz emperyalist güçlerin güdümünde bask yla, ülkemizdeki ulus ve milliyetlere (daha çok Kürt ulusuna) k r ma varan bir asimilasyon uygulamaktad r. Ço unlu unu fakir halk m z n oluflturdu u ezilen ulus ve milliyetlerden halk m z daha önce de bahsetti imiz gibi çocuklar n n kendileri gibi olmamalar için okula gönderecek ve mecburi bir Türkçe e itim gördürecektir. Bütün bunlar ulusal az nl klar n hakk n gasp etmek ve onlar n en do al haklar n ellerinden almak demektir. Zaten bizim her türlü hakk m z yok sayan bu sistem, elbette ki bize demokratik haklar m z da vermeyecektir. Bu yapt n n en büyük kan tlar ndan biri faflist disiplin kurallar yken di eri de sene bafl nda kabul edilen polis salahiyeti ve vazifeleri kanunlar d r. Her türlü demokratik aray fl m za sonuna kadar karfl duracaklar n gösteren bu yasalara göre sivil polis lise önlerinde istedi i ö renciyi gözalt na alabilecek, istedi i gibi okullar m za girip ç kabilecektir. Bu yasayla ö renci kesimi sindirilmeye ve her türlü demokrasi istemi bast r lmaya çal fl l yor. Sistem bize buradan asl nda flunu öneriyor ve ö retiyor: kardeflim hak verilmez al n r. On befl milyon ö renci kapasitesine sahip bir ülkedeki en büyük çeliflkilerin, en büyük döner sermayelerin e itim alan nda oluflmas flafl lacak bir fley de ildir. Her okulda temizlik paras ndan tutun da spor paras - na kadar her türlü fley için ba fl ad alt nda toplanan milyonlarca liral k paran n ne oldu u muamma de ildir. Bütün bu olaylara tepkisiz kalamay z. Bizim tepki göstermemiz demek sistemin saray n n y k lmas demektir. Buna göz yumamayacak oldu undan bizleri uyuflturmak ve yozlaflt rmak zorundad r sistem. Yafl m zdan, ruhsal yaflant m zdan dolay her fleye aç z asl nda. Ülkedeki mevcut sistem de bu aç de erlendirmek ad na ahtapot kollar n bizlere yeniden uzat yor. Bu sefer ellerinde, bizi içinde bo maya çal flt art klar ndan, siyah dünyadan uzaklaflt racak olan uyuflturucular var! Biz liseli YDG liler olarak bütün bunlar n fark nday z. Dar da olsa alan m zda faaliyet yürütmeye, bir k v lc m yaratmaya çal fl yoruz. Bozk r tutuflturmamas için elinden geleni yapan sisteme karfl örgütlü mücadele yürütmenin gereklili ini biliyor ve bunu çevremizdekilere yaymaya çal fl yoruz. Genel olarak sistemin sindirme politikas n n etkisiyle örgütlenmeye so uk bakan bir gençlik ile karfl karfl yay z. Onlar n bu duruflu bizi olumsuz etkilememeli. Sürekli onlar rahats z etmemeliyiz; çünkü sistemin rahats zl na al flmamalar gerek. CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY! 13

14 A-Genel Anlamda Ulusal Sorun Ulusal meseleyi anlayabilmek ve çözebilmek öncelikle uluslaflma sürecini do ru kavramay gerektirmektedir. Uluslaflma sürecinin sosyo-ekonomik sistemin evrimine uygun bir hat izledi ini söylemek yerinde olacakt r. Ulusdevletler kapitalizmin ihtiyac n en iyi karfl layabilen devlet formasyonlar olarak ortaya ç km flt r. Bütün dünyada kapitalizmin feodalizme karfl zaferleri dönemi, ulusal hareketlerle ilgili olmufltur. Bu hareketlerin iktisadi temeli, meta üretiminin tam zaferini sa lamak için yurt-içi pazar ele geçirmek zorunda olmas, ayn dili konuflan bir halk n yaflad bölgeleri siyasal bak mdan birlefltirme zorunda olmas gerçe inde yatar ve bu dilin geliflip kök salmas n önleyen bütün engeller ortadan kald r lmal d r Modern kapitalizme uygun ölçüde, gerçekten özgür ve genifl ticari al flverifl için, ayr ayr s - n flar halinde ve özgürce grupland r labilmesi ve en sonu pazarda, büyük ya da küçük, sat c ya da al c durumda her meta sahibiyle ayr ayr s k ba lar kurabilmek için en önemli koflullar, dil birli- i ve dilin engelsiz geliflimidir Onun için her ulusal hareketin e ilimi, modern kapitalizmin gereksinimlerini en iyi ölçüde karfl layabilecek olan ulusal devlet kurma e ilimdir. (Stalin) Ulusal sorunun çözülmedi i ülkelerde ortaya ç kan ulusal hareketlerde a rl kl olarak burjuvazinin önderli i söz konusudur. Ulusallaflma veya di er bir ifadeyle ulusal bilinç, bu s n f n ç kar na uygun oldu undan kaynakl d r ki esasta bu s n f n önderli i söz konudur. Bu nedenle yukar da bahsini açt m z ulus devlet kurma e ilimine yak n olmak durumundad rlar. Esas mesele tam da bundan sonra bafllamaktad r. Ulus devlet biçiminde örgütlenmifl bir devletin hakimiyeti alt ndaki topraklarda di- er ulus ve az nl k uluslar n haklar ne olacakt r? Burjuvazinin çözümü, özellikle devrimini gerçeklefltiremedi i veya tamamlayamad ülkelerde, ezilen ulus ve az nl k milliyetleri inkara ve imhaya yönelmektir. Böylece olmayanlar n haklar ndan bahsetmenin anlam yoktur. Ulusal sorun ve gençlik Ulusal sorun ve gençlik Ulusal sorun ve gençlik B-Türkiye de Milli Bask Siyaseti Milli bask siyaseti daha çok burjuva demokratik devrimini gerçeklefltirememifl veya tamamlayamam fl ülkelerde uygulanmaktad r. Dünya devrimlerinin bölgelere göre dengesiz bir seyir izlemesi ve kapitalizmin özsel çeliflkilerinin bir sonucu olarak gericileflip emperyalist aflamaya varmas itibariyle böylesi ülkelerde ulus devlet kurma yöntemi de farkl laflm flt r. Kapitalist geliflmenin gerisinde kalan böylesi ülkelerde hakim s n flar sermaye birikimini sa layarak de il, tamamen sömürgeci sermayeye ba ml laflarak hakim konuma gelmifller veya hakimiyetlerini sürdürmüfllerdir. Bu durum beraberinde burjuvazinin, kendinden önceki hakim güç olan feodaliteyle de ittifak n ihtiyaç dahiline sokmufltur. Özcesi; gericiler, varl klar - n sürdürebilmek için yine gerici unsurlara s rtlar n dayam fllard r. Bu gerici ittifak n pazar alan olarak kurulacak ulus devletin bir nevi toplumsal aya olan ulusal bilinç de soyk r mla, imhayla, inkarla, rkç -floven propagandayla yarat lmaya çal fl lacakt r. Dahili ve harici bedhahlar n varl na iflaret edilerek hakim ulus milliyetçili i histerik bir biçimde aç a ç kar lacak, kitleler esas sosyal-ekonomik sorunlardan uzaklaflt - r lma yoluna gidilecektir. Tam da ittifak halindeki s n flar n niteli inden kaynakl harici bedhahlar hiçbir zaman emperyalizm olmayacakt r. Türkiye de iktidar n siyasal ve ekonomik geliflim süreci de k saca böyledir. Gerici ittifak aç klayan komprador burjuvazi kavram da bu geliflimin sonucunda kendini gerçeklefltirmifltir. Türkiye de de hakim s n flar, öncelleri olan Osmanl dan ald klar gelenekle milli bask siyasetini durmaks z n sürdürmüfllerdir. Türkiye de milli bask, baflta Kürt ulusu olmak üzere ezilen ulus ve milliyetlere uygulanm flt r, uygulanmaktad r. Osmanl n n son dönemlerinde tarihin en kanl katliamlar ndan biri olan Ermeni Soyk r m n, TC nin kurulufluyla beraber, Rumlar n mübadele yoluyla yerlerinden sürülmesi, Varl k Vergisi gibi uygulamalarla ekonomik geliflmelerinin engellenmesi, kültürel haklar n gasp edilmesi, asimilasyon, Kürtlerin inkar, isyanlar sonucu kurulan Ast m ast k, kesti im kestik! mahkemeleri, dara açlar, sürgünler, Kürtçe nin yasaklanmas gibi faflist-floven uygulamalar takip etmifltir. C-Tarihsel ve Kavramsal Olarak Ulusal Mesele Tarihsel ve kavramsal olarak sorunlara yaklaflmak, hele bu sorun aç s ndan bir zorunluluktur. Çünkü gericiler bilinçli olarak, olgular ya tarihsel geliflimlerinden soyutlayarak, tarihi yalanlayarak ya da mevzu bahis olan kavramlar n içini boflaltarak gerçekleri çarp tma yoluna giderler. (Bak n z: TC tarihi yalanlar doludur.) En yal n ifadesiyle devrimcilere düflen ise gerçe i bütün yönleriyle ortaya ç kar p, emperyalist, faflist gericili e gerçe in tokad n indirmektir. Çünkü tarih bizi hakl ç karmaktad r ki gelecek hakk m zd r. Yüzy llard r ayn co rafyada yaflayan Kürtler birçok kez egemen sisteme karfl ayakland lar. Bugün de bir baflkald r söz konusudur. Türkiye de faflizm aç s ndan anti-kürtçülük önemli bir yere sahiptir. Bu nedenledir ki, sorunun çözümü belli yönleriyle resmi ideolojinin alt n boflaltma potansiyeline sahiptir ve yine bu nedenledir ki faflizm yenilgiye u rat lmadan sorun çözümsüz kalacakt r. Tarihin en kanl katliamlar ndan biri olan Ermeni Soyk r m n gerçeklefltiren ttihat ve Terakki nin kadrolar, TC yi kurarken do al olarak geldikleri siyasi yap n n politikalar n devam ettirdiler. ttihatç lar Ermenilere, ard llar Kemalistlerse Kürtlere yöneldiler. TC yi kuran Kemalist kadro, Kürt co rafyas nda hakim olan büyük toprak a alar ve din adamlar yla ittifak kurarak Kürt ulusunun temsil hakk n ustal kla gasp etmesini bildi. F rsat ustaca kullan lm flt r ki, yeni kurulan devleti Lozan görüflmelerinde temsil eden nönü, kendisini Kürtlerin ve Türklerin temsilcisi olarak takdim ederek, bugünkü T. Kürdistan bölgesinin ilhak n sa layabilmifltir. Bir meclisin varl demokrasi olarak lanse ettirilmifltir. Konumuz gere i bu meseleye girmeyece iz. Demek istedi imiz sadece T. Kürdistan nda de il, hiçbir yerde bir seçimin gerçekleflmedi idir. ttihatç lar Osmanl l k ad alt nda devleti kurtarmaya giriflmifllerdi, Kemalistler de önce Müslümanl kla cilalanm fl bir Türkiyelili i kullanarak devleti kurdular, devleti idame ettirmek için de Türk- slam sentezi rkç propagandas yla sa lanmaya çal fl ld, çal fl l yor. Geldi imiz aflamada Kürt ulusunun çeflitli düzeyde mücadelesi sonucu, kabul edilmeyen Kürt gerçekli i tan nmaya bafllanm flt r. Dikkat edelim, devletin hemen kurulmas ndan sonra Kürtlük inkar edilmiflti. Bugün de inkar devam ediyor. Kürtlerin ulus oldu u gerçe i göz ard edilmeye çal fl larak, etnik köken, Kürt kökenli Türk vatandafl gibi kavramlarla bir ulusun reddi durumu mevcuttur. Sorunu ortaya koyarken kavramlar n gerçekte neler ifade etti i önemlidir. Bununla beraber devrim ve demokrasi güçlerinin uluslar n kendi kaderini tayin hakk n savunurken dikkat etmesi gereken noktalardan biri de, yine bu kavramlarla ilgilidir. Uluslar n kendi kaderini tayin hakk n n apaç k bir flekilde devlet kurma hakk oldu u konusunda saflar m zda bir netlikten bahsedebiliriz. Dikkat çekmek istedi imiz nokta, uluslar n kendi kaderini tayin hakk n kavraman n ulusal hak eflitli ini kavramak ile mümkün oldu udur. Hangi s n f n önderlik etti ine bak lmaks z n bütün ulus ve az nl k milliyetlerin ulusal hak eflitli ini bilince ç karmak önemli bir yerde duruyor. Önderlik eden s n ftan kaynakl bir karfl ç k fl, ancak ve ancak ezen ulus milliyetçili i saflar - na sürüklenmeye yol açar. Sonuç bellidir: sosyal flovenizm. 14 CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY!

15 Yukar da girifl yapt m z emperyalizm-ulusal hareket iliflkilendirilmesine gelmeden önce, yine tarihe dönelim: Bildi imiz gibi; 1925 te Palu, Genç, Ergani ve Amed merkez bölgeler olmak üzere T. Kürdistan nda fieyh Sait önderli inde bir isyan bafllat lm flt. Özellikle isyan önderinin fleyh olmas n n isyana dini bir motif yükledi i aç kt r. Hatta din ö esinin isyanda güçlü olmas bile muhtemeldir. kincisi; isyan o günden bugüne kadar ngiliz emperyalizminin Türkiye ye dönük politik bir arac olarak lanse edildi, genifl bir kesim de bu yarg y öylece kabul etti. Hatta tarihsel de erlendirmeler aç s ndan Türkiye Devrimci Hareketi de k smen bu yarg y kabul etmekten kendini alamam flt r. Yoksa bu konudaki uzun suskunlu u nas l yorumlayabiliriz? Öncelikle bir kaç soru sormak laz m: Birincisi- syan n dini motifi tek bafl na isyan n meflrulu unu gölgeleyebilir mi? kincisi- Bugün din ö esi kurumsal anlamda T. Kürdistan baflta olmak üzere, Türkiye de güçlü bir yere sahiptir. Kendini koruyabilmifl olmas n Kemalizm le olan ittifak nda aramak gerekmez mi? Üçüncüsü- Emperyalizmle iliflkisi oldu u kabul edilse dahi, isyan gerek örgütlenme gerekse de askeri aç dan neden c l zd r? Sonuncusu- syan, afliretsel tarzda ve üstelik emperyalizmle iliflkili olsa dahi meflruluk biter mi? Sorular m za bak lacak olursa günümüz tart flmalar eskiden çok farkl olmasa gerek. Kürt ulusal sorunu geçmiflte de saflar netlefltiriyordu, halen de netlefltiriyor. Bugün Kürt Ulusal Hareketini emperyalizmle iliflkilendirmeye çal flarak mahkum etmek, destek sunmamak her fleyden önce emperyalizmin ufla TC faflizminin de irmenine su tafl maktan baflka bir fley ifade etmiyor. Güya anti-emperyalizm ad na flovenist cephede saf tutuyorlar. Uluslar n kendi kaderini tayin hakk n, uluslar n tam hak eflitli i hakk n hayas zca çi niyorlar. Elbette, Ulusal Harekete elefltirel yaklaflmak olmazsa olmazd r. Ancak sorunu basitlefltirerek söyleyecek olursak, sorun fludur: Haks zl n karfl - s nda m olaca z, yan nda m? Veya ezilenin yan nda m karfl s nda m? D-Türkiye de Bar fl Sorunu, fiovenizm ve Gençli in Görevleri Bar fl talebi, Kürt Ulusal Hareketi taraf ndan y llard r çeflitli düzeylerde dile getirildi. Bunun için farkl projeler yoluna da gidildi. Hareket bar fl talebini belli ölçülerde taban na da kabul ettirmifl bulunuyor. Ne var ki, talebin verili koflullarda istenilen cevab bulmas mümkün gözükmüyor. Mesele, kesinlikle çarp t lan flekliyle, hareketin samimiyetsizli i olarak aç klanamaz ve kahvehane politikac lar n n o zaman da dan insinler. çözümüyle geçifltirilemez. Devrimci bir anlay fl olarak bar fl muhakkak ki, nihai hedefimizdir. Evet, bar fl talebinin istenilen cevab bulamayaca düflüncesi de saflar - m zda belirgindir. Bu yönelim tamamen meflruiyetle ilgilidir. fiöyle ki, bizler, Kürt Ulusal Hareketinin legal siyaset yapma hakk n savunuyoruz. Hareketin bütün bileflenlerinin ayr m yap lmaks z n, hiçbir bask yla karfl - laflmaks z n, legal siyaset yapma haklar - n n arkas nday z. Bunun bir çözüm olup olmad farkl bir meseledir, bu hakk n do al oldu u farkl bir meseledir. Kürt Ulusal Hareketini meflru gören bütün kesimlerin de bu hakka destek vermesi gerekti ini düflünüyoruz. Çünkü her ezilen ulus milliyetçili i, zulme bir baflkald r d r ve tam da bu nedenle demokratik bir muhtevaya sahiptir. Çünkü ülkemizde ezen ulusun faflist Türk devletinde cisimlenen bask ve zulme karfl, Ulusal Hareketin temsil etti i mücadele de bu demokratik içeri e sahiptir. Her türlü tart flmadan azade, kay t ve koflul ileri sürmeksizin desteklenmesi gereken budur. Gelinen aflamada, devlet bu ça r ya kulak t kamakta, hareketi yok etme amac n gütmektedir. En az ndan devletin, hareket içindeki devrimci dinami i etkisizlefltirerek bir tasfiye plan n uygulamaya çal flt aflikard r. Özellikle son dönem içinde gelifltirilen floven dalga nicelik deste ine bak lmaks z n kitlelerin beynini dumura u ratm flt r. Sald r esasta genifl kapsaml olmak üzere daha çok Kürt Ulusal Hareketi bileflenlerine yönelmifltir. Güçlü bir dayan flma her zaman oldu undan daha çok bir ihtiyaç, bir görev olarak karfl m zda durmaktad r. YDG olarak kuruluflumuzdan itibaren savundu umuz uluslar n kendi kaderini tayin hakk n kay ts z flarts z savunma ilkesini gerçeklefltirdi imiz 1. Konferans m zla beraber oluflturdu umuz program m za dahil ettik. Bu ilke teorik düzlemde oldukça tart fl ld, halen de tart fl l yor ve tart fl lacakt r da. Tart flma, ilkenin pratikte gösterilmesinde kendine yer buluyor. Daha önce de ifade etti imiz gibi belli bir kafa aç kl mevcuttur. Ancak demokratik bir kitle örgütü ve bir gençlik örgütü oluflumuzdan kaynakl bileflenimiz do al olarak yenileniyor. S kl kla ana gündemi oluflturan hassas bir konu olmas ndan kaynakl bu mesele daha çok tart fl lacakt r. Son flovenist sald r dalgas dayan flman n aciliyeti d fl nda baflka bir gereklili i de bizlere hat rlatm fl bulunuyor. Nedir bu gereklilik? Uluslar n kendi kaderini tayin hakk n savunman n sadece bir yönü olan ezen ulus milliyetçili ine karfl mücadeledir. Her sistem varl n sürdürebilmek için flöyle veya böyle kitlelere dayanmak zorundad r. Gerici sistemler, zor ayg t n kullanarak, bilinç bulan kl yaratarak kitle temelini olufltururken ilerici sistemler ise kitleye yüzünü dönerek, gerçekleri en yal n haliyle ortaya koyarak, ikna yoluna giderek ve ihtiyaçlar n bir ürünü olarak kitlelerle var olup, kitlelerle flekillenirler. Ülkemizde Kemalist gericilik, düzmece kurgulu resmi tarihiyle, faflist ideolojisiyle kitleleri arkas na almay belli ölçülerde baflarm flt r. Bu anlam yla rkç, floven propagandaya cevap olma görevimiz de bulunmaktad r. Uluslar n kendi kaderini tayin hakk n, uluslar n tam hak eflitli ini savunmak, farkl ulus ve milliyetlerden halk m z aras na nifak tohumlar eken ve yetifltiren faflist gericili e karfl srarl ve tutarl bir mücadeleyle paraleldir. Bu ilke ajitasyon ve propagandam zda önemli derecede yer edinmektedir. Ancak uluslar n kendi kaderini tayin hakk propagandas n n Türk ulusundan halk gençli ine tafl makta belli bir yetersizli imiz oldu unu görmek gerekiyor. Her türden milliyetçili e karfl oldu- u gibi Kürt milliyetçili ine karfl da mücadele etmek gereklidir. Ancak hem yukar da aç klamaya çal flt m z gibi ezilen ulus milliyetçili indeki demokratik özden kaynakl ve ezen ulus olarak Türk milliyetçili i nedeniyle Kürt milliyetçili ine karfl mücadele tali planda kalmaktad r, kalmal d r. T. Kürdistan nda Türk milliyetçili inin teflhiri yap - larak Kürt milliyetçili ine karfl mücadele yürütülmelidir. Bununla beraber T. Kürdistan nda ulusal çeliflkinin bafl çeliflki oldu u alg - s genel itibariyle mevcuttur. Bizler, nas l gerçe in diliyle konufluyorsak yine gerçeklere göre hareket ederiz. Ulusal çeliflki en nihayetinde s n fsal çeliflkinin emperyalist-kapitalist sistemin dengesiz geliflimi ve bu sistemin içinde bar nd rd içsel çeliflmelerin bir ürünü olarak ortaya ç km flt r. Toplum s n flardan oluflmaktad r. Toplumsal konumlan fl nas l s n flar beliriyorsa, s n flar üretim iliflkilerinin bir sonucu olarak ortaya ç - k yorsa verilecek mücadele de öyle olmal d r. S n f bilinçli bir mücadele ancak ezilenleri kurtulufla götürmeye muktedir olabilir. Bu nedenle, bizler Yeni Demokrat Gençlik olarak bireyleri, topluluklar milliyet esasl de il s n f esasl ele al r z. Bu ele al fl kesinlikle ezen ve ezilen millet gerçe ini görmemizi engel de ildir, olamaz da. Bizler bilime inanan ve bilime göre flekillenmeye çal flan bir gençlik örgütü olarak, kitlelerin esas sorunlar n ortaya ç karman n ve kitlelerle beraber bu do rultuda mücadele yürütmenin u rafl n veririz. Kitlelerin Vatan bölünüyor!-terörizme karfl seferber ol! gibi gerici ve as ls z propagandalar na Birlik, mücadele, zafer! fliar yla cevap vermekle yükümlüyüz. O nedenle diyoruz ki: - Edi Bese! - Biji b ratiye gele T rkiye! Ye Kurdo, T rkan! - fian be, Konferansame ya duyem! CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY! 15

16 KOLEKT F N SES KONFERANS KARARLARI IfiI INDA 2 y l aradan sonra gerçeklefltirdi imiz 2. Konferans m z, örgütümüzün ayn yolda ilerlemesi ve politikalar n n netleflmesi aç s ndan önemli bir yerde durmaktad r. Biriken meselelerin çoklu u düflünüldü ünde özellikle de YDG nin DKÖ olarak niteli inin ve çal flma tarz n n daha da netleflmesi konusunun tart - fl lmas gereklili i, böyle bir konferans bizler için kaç n lmaz k lmaktayd. Program tart flmalar döneminde netlefltirmeye bafllad m z bu konu, örgütledi imiz ilk konferansa da anlam - n vermifltir. YDG nin kuruldu u andan bu yana konferans gündemiyle ilk defa toplanm fl olmas, her ne kadar eksiklikler olsa da 1. Konferans n önemini göstermesi aç s ndan önemli bir veridir. YDG 2. Konferans n n de erlendirmesine geçmeden önce konferans sürecini ve ilk konferansa göre k sa bir k yaslamas n yapmak faydal olacakt r. Örgütümüz, niceliksel anlamda önemli bir geliflme kaydetmifl olmasa da niteliksel anlamda az msanmayacak bir birikim sürecini geride b rakm flt r. lk konferans m zdan bu yana att m z ad mlar n, ç kard m z deneyimlerin, baflar l ve baflar s z pratiklerin bizlere neler katt n ö renmemiz gerekmekteydi. Her alan m zda gerçekleflen geliflmelerin tüm alanlar m z n deneyim hanesine ifllenmesi iflte böyle bir konferans ile sa lanabilirdi. Elbette ki konferans m z n tek amac bu de ildi. Dünyada ve ülkemizde yaflanan yeni geliflmeler düflünüldü ünde ve bizlerin bu konulara karfl nas l bir tav r tak naca m z, esasta hangi çal flma alanlar nda yo unlaflaca m z gibi konulara da cevap vermemiz gerekmekteydi. Özellikle de YDG nin daha da demokratik bir iflleyifle kavuflmas için att - m z yeni ad mlar n örgütümüzün tamam n n kabulüyle derinleflmesi de önümüzde durmaktayd. Bu nedenlerle 2. Konferans m z ilk konferans m zdan farkl bir atmosfer içerisinde gerçekleflecekti. Eflyan n tabiat gere i, örgütümüzdeki her geliflme ve de iflme do al olarak konferans m za da yans d. Konferans n örgütlenmesi sürecinde oluflturulan divandan tutal m da delegelik seçimlerine kadar yans yan farkl l klar bu de iflimin en göz önündeki yans malar olmufltur. Elbette ki biçimde yaflanan de ifliklikler tek bafl na bir anlam ifade etmemektedir. Bu de iflimlerin yani demokratik yöntemlerin, demokrasinin içsellefltirilmesi ile anlaml hale gelece i aç kt r. kinci Konferans m z bütünlüklü de erlendirdi imizde bu konuda henüz yolun bafl nda oldu umuzu görece iz. Örgütümüzün geliflimi (niteliksel anlamda) gerçekten hiç de küçümsenmeyecek bir noktaya varm fl olsa da geldi imiz bu noktan n, hedefledi imiz nokta düflünüldü ünde daha oldukça yetersiz bir yerde durdu unu da bilmekteyiz. Bununla birlikte örgütümüzün düzenledi i her iki konferans da politikaya yo unlaflmas bak m ndan örnektir. Kendi gerçekli imizi bildi imizi, bu gerçekli imizi abartmad m z ve bu nedenle hedeflerimizi daha sa l kl görebildi imizi de aç kl kla ilan edebiliriz. Bu durum üzerinden gerçeklefltirdi imiz 2. Konferans m z için baflar l de erlendirmesini yapmam z hatal olmayacakt r. 2. Konferans m z özellikle politik ve örgütsel yönelim noktas nda, ilk konferans m za oranla daha yo- un geçmifltir. fiimdi konferans m zda al nan kararlar de erlendirmeye bafllayabiliriz: Konferans m z n geçmifl süreç de erlendirmesinde, yukar da sayd m z süreç daha ayr nt l olarak de erlendirilmifl ve emperyalizmin geldi i nokta k saca aktar lm flt r. Özellikle ülkemizde emperyalizmin güdümündeki gericili in artan sald r lar ve kitlelerin yavafl yavafl artan hareketlili i bu bafll k alt nda dikkat çekmektedir. Buna ra men örgütümüz, ilk konferans ndan bu yana yaflanan nesnel ve öznel sorunlar nedeniyle kitlelerle ba kurma konusunda önemli bir ilerleme kaydedememifltir. O halde bu tespit, ancak ve ancak bizlerin önümüzdeki dönemde kitle çal flmas ad na yapacaklar - m z ile anlaml hale gelecektir diyebiliriz. Konferans m zda geçmifl dönem faaliyet raporlar - n sunan alanlar m z da bu genel hareketsizli e dikkat çekmifllerdir. Yani örgütümüzün iki senedir görece durgun bir hatta ilerlemesini sürdürmesi, ülke çap nda çok istisnas olan bir durum de ildir. Bu durum konferans m zda kendili indencilik olarak adland r lm flt r. Örgütümüz bu süreçte do ru tespitlerde bulunmufl olsa da halk gençli ini ilgilendiren bafll ca sorunlarda önemli bir hareketlilik sa layamam flt r. Bu hareketsizlik, sa bir sapma gibi görülse de konferans m zda do ru tahlil edildi i biçimiyle asl nda kitlelere karfl sekter, sol bir hata olarak ortaya ç km flt r. Geçmifl sürecin de erlendirilmesinde öne ç kan baz geliflmeler ise konferans m zda geçti imiz sene örgütlenen 18 May s eylemi, köy çal flmalar, emperyalist yasalara karfl bafllat lan kampanya olarak s ralanm flt r. Ör g ü t ü m ü z ü n d ü z e n l e d i i her iki konferans da politikaya yo- unlaflmas bak m ndan örnektir. Kendi gerçekli- imizi bildi imizi, bu gerçekli imizi abartmad - m z ve bu nedenle hedeflerimizi daha sa l kl görebildi imizi de aç kl kla ilan edebiliriz. Önümüzdeki süreçte politik ve örgütsel yönelimlerimiz Elbette ki konferans m z n en fazla üzerinde durulmas gereken gündemleri, önümüzdeki sürece iliflkin al nan politik ve örgütsel kararlar olmal d r. Konferans m z, hakl olarak önümüzdeki süreçte YDG nin esasta anti-emperyalizm üzerinden faaliyetlerine devam etmesine karar vermifltir. Özellikle emperyalist patentli yasalar n say s ndaki art fl ve dünya genelinde benzeri yasalara karfl verilen kitlesel tepkiler, emperyalizmin teflhir olmufllu- unu da göstermektedir. Bu konuda yak n süreçte onlarca farkl yaz yaz ld için ayr nt - l olarak tekrar üzerinde durmak gereksizdir. Ancak yapt m z bu tespite ra men k sa vadede çal flmalar m z esasta artan flovenist sald r lara karfl yönlendirmemiz gerekmektedir. Ülkemizde anti-faflist anti-emperyalist kitlelerin artan sald r lara karfl h zla taraf oldu u aç k bir gerçektir. Bu nedenle t rmand r lmaya çal fl lan flovenist sald r lar ve egemenler taraf ndan halk n bu sald - r lar n arkas na eklemlenmeye çal fl lmas na karfl örgütümüzün net bir yan t vermesi gerekmektedir. Konferans m z bu anlay fl do rultusunda flovenizm meselesini de tart flarak k sa vadeli planlar aras na flovenizme karfl aktif bir karfl durufl sergilemeyi de alm flt r. Emperyalist yasalar ve Bologna süreci, üniversite çal flmalar m zda önceli ini korumaya devam edecektir. Konferans m zda ayn zamanda özellikle üniversitelerdeki dernek kurma çal flmalar nda düflülen hatal anlay fllara da de inilmifltir. Örgütümüzün araçlar amaçlaflt - ran yaklafl mdan uzun süredir muzdarip oldu- unu hepimiz bilmekteyiz. Bu nedenle ö renci derne i kurman n zor oldu u alanlarda statükocu olmadan farkl araçlara yönelebilmek gerekmektedir. Paral e itim sorununun hem üniversitelerde hem de liselerde korudu u önem düflünüldü ünde bu konunun göz ard edilmemesi gerekti ini aç kça söyleyebiliriz. Konferansta ayn zamanda lise çal flmalar m zda ÖSS sorununa ve güvenlik protokolüne de de inilmifltir. Bunlar n yan s ra semt çal flmalar m zda da iflçi ve iflsiz gençli in örgütlenmesi meselelerine yönelik tart flmalar düzenlenmifltir. Özellikle iflçi gençli in çal flma koflullar ve yaflam standard kabaca ortaya konulmaya çal fl lm fl, sistemin iflçi ve iflsiz gençli- e yönelik kültürel ve ekonomik sald r lar aktar lm flt r. Yine köy çal flmalar ile köylü gençlikle ba kurman n önemi aktar larak, bu arac n bugüne kadar etkin kullan lamad vurgulanm flt r. Bu nedenle konferans m zda bundan sonra köy çal flmalar nda kitle çal flmalar na a rl k verme yönelimi kabul edilmifltir. Bunun yan s ra özellikle köylük bölgelerden üniversitelere okumaya gelen gençlerle ba kurularak, köylü gençlik içerisinde çal flma bafllatman n koflullar oluflturulabilecektir denilmifltir. Ancak politik gündem sunumu üzerinden yap lan tart flmalarda kabul edilen baz kararlar daha ayr nt l incelemekte fayda var. Özellikle özelde YDG üzerinden bugüne kadar kit- 16 CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY!

17 KOLEKT F N SES DAHA FAZLA F K TLE ÇALIfiMASINA lelerin gözünde oluflturdu umuz devrimci kiflilik tan m n n de iflmesi gereklili i üzerinden al nan karar bunlardan birisidir. Bu karar, konferans m zda yeterince tart fl lmad için üzerinde durmak gerekmektedir. Devrimci bireyin nas l olmas gerekti i üzerinden kafalarda oluflan profilin sadece YDG aç s ndan de il di- er devrimci örgütler aç s ndan da çok do ru olmad n söyleyebiliriz. YDG nin misyonu ve program üzerinden düflünüldü ünde YDG lilerden nas l bir durufl beklendi inin netleflmesi gerekmektedir. Halen birçok alan m zda YDG de örgütlenmek için aile, okul vb. kurumlarla tüm ba lar n kesilmesi ve büyük bedeller ödenmesi gerekti i anlafl labilmektedir. Oysaki YDG nin, bünyesine dahil olmak isteyen kiflilerden böyle bir beklentisi bulunmamaktad r. Anti-faflist, anti-emperyalist net durufl konusunda pratikte gösterilen tutarl l k, YDG li olmak için yeterli olmas na ra men adeta daha fazlas isteniyormufl gibi bir alg n n oluflmas ve bu nedenle birçok insan n örgütlenmekten uzak durmas, bizlerin yaratt yanl fl görüntüyle ilgilidir. Konferans m z bu konuda getirilen öneriyi büyük bir ço unlu un olumlu yaklafl m yla karar alt na alm flt r. Bu nedenle alanlar m zdaki çal flmalar m zda bu konuya daha fazla dikkat çekmekte fayda vard r. Önümüzdeki süreçte her sene düzenli ve merkezi olarak köy çal flmalar örgütlenmesi önerisi, içerisinde önümüzdeki süreçte neler yaflanabilece ini göz önünde bulundurmad ndan kaynakl k smen subjektif kalm fl olsa da örgütümüzün köylük bölgelerde çal flma iste inin aç k ifadesi oldu u için de erli bir öneridir. Ancak bu sene genel seçimlerin yaz sürecine geldi i hat rlanacak olursa benzeri durumlarda örgütümüzün köy çal flmalar konusuna esnek bir bak fl aç s yla yaklaflmas daha olumlu olacakt r. Bunlar n yan nda önümüzdeki süreçte politik yönelim kapsam nda ayn zamanda ö renci gençlik içerisindeki çal flmalar n esas al nmaya devam edilece i karar n n al nd n da söylemekte fayda var. Konferans m z n örgütsel yönelim kapsam nda ald kararlar da oldukça önemlidir. Bu kararlar n bafl nda elbette ki merkezileflme yöneliminin ertelenmesi karar bulunmaktad r. Örgütümüzün katetti i aflama düflünüldü ünde ve birimden merkeze do ru geliflim seyri incelendi- inde al nan bu karar daha da anlaml hale gelmektedir. Elbette ki YDG nin merkezileflme gibi bir gündemi vard r/olmal d r. Ancak bu ad m n at lmas için daha erken oldu unu söylemek yanl fl olmayacakt r. Bu gündem dahilinde al nan, birimlerde kurumsallaflma karar, merkezileflme tart flmas n n en önemli k sm n oluflturmaktad r. Alanlarda kurulmas n amaçlaflt rmamam z gereken çeflitli komisyonlar n ifllerli hale gelmesiyle ve örgütümüzün alanlarda geliflmesiyle eflgüdümlü olarak ele almam z gereken merkezileflme karar daha anlaml olacakt r. Konferans m zda belki de en tart flmal ve çekiflmeli geçen konu bu olmufltur. Örgütümüzün geneli merkezileflme meselesinin ertelenmesi konusunda hemfikir olmufl olsa da bölgesel temsilcilikler (bölgesel yönetici birimler) kurulabilece i karar delegelerin bir k sm nca kabul edilmifltir. Buna ra men konferans m z, bölgesel düzeyde de olsa merkezileflmeyi kabul etmeyerek, daha sa lam ad m atmaya dikkat etmifltir. Bunun yan nda örgütümüz, gençlik kitleleri içerisinde yürütece i çal flmalarda yapmas gereken ayr m, esasta s n fsal olarak yapmaya karar vermifltir. Komisyonlar ve birimler üzerine yürütülecek çal flman n kabul edilmesiyle birlikte, bu birim ve komisyonlar n hangi noktalar dikkate al narak kurulaca meselesi karfl m zda durmaktayd. Onlarca farkl bafll k alt nda (esnek bir flekilde) kurulabilece- ini belirtti imiz komisyonlar, örne in kültür-sanat, iflçi, üniversite, lise, semt, tarihsel araflt rma, genç kad n vb. konulardan hangilerini esas alaca m z ve nas l çal flaca m z meselesi konferans - m zda tart fl larak karar alt na al nm flt r. Esasta iflçi, köylü, üniversite, lise ve semt komisyonlar nda her YDG linin örgütlenmesi anlay fl yla hareket edilmesi, bunun yan nda di er komisyonlar n, her YDG linin iste ine ve becerisine göre dahil olaca flekilde düzenlenmesi karar alt na al nm flt r. Bu komisyonlar n kendi çal flmalar nda özerk olmas, DKÖ lerin çal flma tarz gere i olarak kabul edilmifltir. YDG nin disiplin meselesine bak fl da konferans m zda tart fl lm flt r. YDG ye kat l - m n ve ayr lman n gönüllük temelinde olmas gerekti ini hepimiz bilmekteyiz ancak YDG içerisinde yaflanan kimi olumsuz durumlar n nas l de erlendirilece i ve aç k ilkesizlikler dahilinde örgüt disiplinin nas l sa lanaca meselesi, bugüne kadar çok net olmayan bir konuydu. Daha öncesinde bireysel konuflmalarla karar alt na al nan ve bu yönüyle anti-demokratik olan çal flma tarz konferans m zda mahkum edilerek, disiplin sorunlar n n birimlerde, birim toplant - lar nda karar alt na al nmas kararlaflt - r lm flt r. fiefçi-sekter anlay fl n, örgütsel çal flmalar m zdaki yans malar na örnek olarak verebilece imiz geçmifl dönemdeki disiplin anlay fl n n mahkum edilmesi, simgesel-flekilsel bir karar gibi görünse de asl nda içeri i düflünüldü ünde oldukça anlaml bir yerde durmaktad r. Bu konuda örgütümüzün kolektif birimlerinin oldukça deneyimsiz ve yetersiz oldu u aç kt r ancak düzenli olarak elefltiri ve özelefltiri mekanizmas n n iflletilmesi dahilinde bu konuda pratik içerisinde geliflme gösterece imiz aç kt r. Yine simgesel-flekilsel kararlardan birisi de YDG da t m n n 2 ayda bir % 30 oran nda artt r lmas karar d r. Konferans süresince yo un tart flmalar sonucu kabul edilen bu kararla amaçlanan, yay n sahiplenme ve sahiplendirme düzeyimizi artt rmakt r. Verimli bir kitle çal flmas içerisinde ve politikadan uzak durmaks z n yürütece imiz her faaliyet sonucunda dergi da t m say m z n % 30 un da üzerinde olaca aç kt r. Bu nedenle yay n da- t m say s n 2 ayda bir % 30 artt rma karar - n amaç haline getirmeksizin uygulamaya çal flmam z faydal olacakt r. Yay n da t m say m - z n artmas, çal flmalar m z n verimlili ini gösteren bir turnusol ka d ifllevi görmelidir/görecektir. Örgütsel çal flmalar m zda her ne kadar merkezileflme konusunda erteleme karar alm fl olsak da bu karar, otonomculu u ve anarflizmi besleme olarak alg lanmamal d r. Bu nedenle konferans m zda al nan alanlardaki alt birimlerin (lise, üniversite, semt vb) il-ilçe genelindeki YDG toplant lar na düzenli olarak faaliyet raporu sunarak, buradan öneriler ve elefltiriler almas karar önemli bir karard r. Elbette ki il-ilçe genelindeki YDG toplant lar, alt birimlerin alabilece i kararlar alma hakk na sahip de ildir ancak elefltiri ve öneri yoluyla bir denetim mekanizmas n n sa lanmas, alanlar üzerine kolektif yo unlaflman n tesis edilmesi oldukça anlaml d r. Bunun yan nda konferansta alt birimlerden il-ilçe genelindeki toplant - lara herkes kat lam yorsa delege seçimi yoluyla alt birimin iradesinin il-ilçe genelinde savunulmas sa lanabilecektir karar da al nm flt r. Örgütümüzün 2 senelik deneyim birikiminin konferans arac l yla flekillenmesi prati i ve irade birli inin sa lanmas gereklili i, bu arac n ne kadar etkili oldu unu da göstermifltir. Bu nedenle konferans m zda, YDG Konferanslar n n her sene al nmas karar da kabul edilmifltir. Özellikle merkezileflme tart flmalar n n daha sa l kl yürütülebilmesi amac yla örgütümüzün katetti i mesafenin en rahat gözlemlenebilece i alan, konferanslar olacakt r. Bu nedenle merkezileflme tart flmalar n n yan s ra bizzat merkezileflme meselesinin asli bir unsuru olarak da YDG Konferanslar de erlendirilmelidir. Kendi içerisinde bar nd rd eksiklikleri ile merkezileflme meselesinde daha yol almas gerekti i aç kça anlafl lan örgütümüzün buna ra men ilk konferanstaki düzeyine göre, merkezileflme konusunda önemli ad mlar att da görülmektedir. Elbette ki konferans m z n kitle çal flmas konusunda geleneksel bir anlay fl n devaml l - n sürdürmesi gereklili i de anlafl l rd r. Bu konuda örgütümüz dönem dönem baflar l pratiklere imza atm fl olsa da bunun devaml l n bugüne kadar sa layamam flt r. Bu nedenle uzun uzad ya tekrar kitle çal flmas n n tan m yap lmam fl olsa da konferans - m z yine oldukça önemli bir karar olan Her YDG li, YDG d fl nda bir DKÖ de daha çal flma yapmal d r karar n alm flt r. Prati e dönük ve anlafl l r bir karar olan bu karar n mümkün oldu unca takipçisi olmam z, örgütümüzün geliflimi aç s ndan faydal olacakt r. Ö renci Dernekleri, LÖB ler, sendikalar, mahallehemflehri dernekleri, demokratik-ekonomik kazan m için kurulmufl olan tüm örgütler DKÖ kapsam dahilinde düflünülebilir. Ancak bunlar içerisinde özellikle demokratik-ekonomik-akademik mücadele örgütlerinde çal flma yapma anlay fl na a rl k vermek daha do ru olacakt r. Konferans m z n önümüzdeki sürece iliflkin politik ve örgütsel kararlar bu flekilde özetlenebilir. Bu kararlar, merkezi irademiz olarak, bir sene boyunca bizlere yön gösterecek çal flmalar m z n ana hatlar n oluflturmaktad r. Ancak bu kararlar n yan s ra yap lan sunumlarda örgütümüzün deneyim hanesine ekledi imiz her kazan m, program m za da eklenmesi gereken kazan mlard r. Genç kad n, kültür ve sanat, toplumsal cinsiyet konular nda tart fl lan yeni konularla kurumsallaflma meselesinde at lan ad mlar n YDG program na dahil edilmesi karar da konferans m zda ço unluk taraf ndan kabul edilmifltir. Konferans m z n asl nda en dikkat çekici tart flmalar ndan birisi de konferans kararlar - n n uygulanmamas n n ne gibi bir yapt r m oldu u/olaca üzerine gerçekleflmifltir. Bu konuda, YDG nin elefltiri-özelefltiri d fl nda bir yapt r m n n oldu unu söylemek hatal olacakt r. O halde buradan ç kar lmas gereken en önemli sonuç, kararlar n uygulanmas nda esas al nmas gerekenin samimiyet oldu udur. Her DKÖ de ve hatta birçok örgütte oldu u gibi YDG de de irade birli inin, en önemli karar mekanizmas oldu unu söylersek yan lm fl olmay z. Bu iradeye ba l kalarak hareket etmek, YDG ye olan ba l l m z n da en gerçekçi yans mas olacakt r. Buna karar vermek ise herkesin kendi hür iradesine ba l d r. CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY! 17

18 örgütlemek Bugünün engellerini aflarken gelece i örgütlemek Afla daki yaz Tekirda F Tipi nden Konferans m za iletilmifltir. örgütlemek Yoldafllar, Sözlerimize YDG 2. Konferans n ve onun yarat c s olan sizleri selamlayarak bafllamak istiyoruz. çinde bulundu umuz koflullara inat, konferans n bizde yaratt coflku tan ms zd r. Bu coflkuyu ve elbette ki kimi konulardaki görüfllerimizi sizlerle paylaflmay sorumluluk olarak görüyoruz. Umuyoruz ki öne sürdü ümüz görüfllerin tart flmalar n za faydas olacakt r. Konferans n, YDG nin kurumsallaflmas ve çal flma tarz konular n esas gündem maddeleri olarak ele almas olumluluktur. Bu konuda sa lanacak netleflme YDG yi genifl kitlelere ulaflt rmada ve DKÖ olma niteli ini sa lamlaflt rmas nda önemli bir ad m olacakt r. Kurumsallaflma meselesi ancak YDG nin genel niteliklerine uygun bir flekilde ele al nd nda do ru bir çözüme kavuflturulabilir. O halde bu genel nitelikleri tekrar etmekte fayda vard r. YDG nin en genifl kitleye ulaflabilmesi, ancak öz örgütlülükler ile sa layaca s k ba larla mümkündür. fiu aç k olarak bilinmelidir; öz örgütlülükler içinde yer alan kitle, YDG saflar na en yak n kitledir. Ancak böylesi bir ele al flla YDG nin kitle taban güçlendirilebilir ve halk gençli inin farkl kesimlerini devrimci gençlik hareketine katabilir. Birincisi, YDG anti-emperyalist, anti-faflist, anti-feodal bir kitle örgütü olarak ülkemizde halk demokrasisi mücadelesinin önemli bir parças d r. Halk gençli ine bu do rultuda bilinç tafl ma ve harekete geçirme perspektifine sahiptir. Nas l ki halk demokrasisi iflçi, köylü, emekçi s n flar baflta olmak üzere halk n farkl kesimlerinin yönetimde söz almas ise, halk gençli inin bu do rultuda hareket etmesinde de YDG önemli bir araç olarak var olmufltur. kincisi, YDG nin kendi program nda ortaya koydu u genel perspektif, halk gençli inin sorunlar üzerinden tüm gençli i kapsay c bir özellik arz etmektedir. YDG, kitlelerin çeflitli örgütlülükler arac l yla ileri sürdükleri hak ve talepleri tek bir potada eriterek, halk n mücadelesine dahil edecek bir niteli e sahiptir. Kuflkusuz tek bir potada eritmek, kitlelerin farkl alanlardaki tek tek sorun ve taleplerini yads mak de il, aksine bu sorunlar n sahiplenilmesi ve çözümünü genele mâl edebilmektir. Üçüncüsü, YDG bir DKÖ dür, fakat sahip oldu u nitelikler ile di er DKÖ lerden ayr l r/ayr lmas gerekir. Bununla birlikte YDG bir DKÖ iflleyifline sahip olmal d r. Bu, flu anlama gelmektedir; program nda ortaya koydu u görüflleri asgari oranda kabul eden her birey YDG li olabilir, çal flmalar nda sorumluluk alabilir ve politik hatt konusunda fikir belirtebilir. Kat lmak gibi içinde görev almak ve ayr lmak gönüllülük esas na dayan r. Di er DKÖ lerde oldu u gibi YDG için de demokratik merkeziyetçilik ilkesi temel ilkelerden biridir. Demokrasi yan esas, merkeziyetçi yan talidir. Birimlerden merkeze örgütlenir. Bu çerçeve içinde bakt m zda öncelikle söylememiz gereken YDG nin tüm çal flmalar nda halk gençli inin en genifl kesiminin halk demokrasisi mücadelesine kat l m n hedefleyerek hareket etmesi gerekti idir. Bu bir yan yla politik duruflla, ajitasyon/propaganda faaliyetiyle vs ilgiliyken di er yandan mesele bu kat l m n araçlar n n yarat lmas - d r. Bugün ikincisi düzenlenen YDG konferans bunun bir örne iyken bu örnek birimlere do ru yayg nlaflt r lmal d r. Birimlerde kurulmas amaçlanan komisyonlar bunun bir parças yken, yine YDG toplant lar n n yayg nl k kazanmas, bir bölge veya salt bir çal flma alan üzerine konferanslar örgütlenmesi yap labilecek çal flmalard r. Bu, merkezi konferans n birimlerde sa lam ayaklar üzerine oturmas n sa layacakt r. Nihayetinde as l olan halk gençli inin kendi iradesini beyan edebilece i mekanizmalar n yarat lmas d r. Kitlelerin kendi sorunlar temelinde örgütlenmesinde özörgütlülüklerin önemi Bu anlam yla soruna bakt m zda YDG nin en genifl kitleye ulaflabilmesi, ancak öz örgütlülükler ile sa layaca s k ba larla mümkündür. fiu aç k olarak bilinmelidir; öz örgütlülükler içinde yer alan kitle, YDG saflar na en yak n kitledir. Ancak böylesi bir ele al flla YDG nin kitle taban güçlendirilebilir ve halk gençli inin farkl kesimlerini devrimci gençlik hareketine katabilir.... Sömürücü sistem örgütsüz bir halk istemektedir. Fakat di er yandan özellikle devrimci gençlik örgütleri içinde bu örgütlerin misyonunu doldurdu u, art k ifllevsizleflti i iddia edilmektedir. lk bileflenlerinin önemli hatalar sonucunda var olan Ö renci Dernekleri ve LÖB lerin kitlelerden soyutland -, darlaflt ve giderek ortadan kalkt do rudur. Fakat do ru olan bir baflka fley, kitlelerin akademik-ekonomik-demokratik sorunlar ortadan kalkmad - müddetçe öz örgütlülüklere olan ihtiyac n da ortadan kalkmayaca d r.... Bununla birlikte s n f mücadelesinin bugünkü durumunda ve YDG nin görece güçsüz oldu u koflullarda bahsini etti imiz öz örgütlülükler kurulamayabilir. Bu durum bizi kitlelerin içinde yer ald daha geri düzeydeki örgütler içinde çal flmaya götürebilir. fiunu söylemeliyiz ki kitlelerin oldu u her alan bizim çal flma alan m z olmal d r. Ancak bu durumda yap lmas gereken, faaliyeti öz örgütlülüklerin kurulmas hedefi ile ele almakt r. Öz örgütlülüklere yaklafl m bizim aç m zdan temel bir anlay flt r. Öz örgütlülükler YDG nin kitle ile aras ndaki köprülerdir, egemen s n flar bu köprüleri y kmak için ne kadar çal fl yorsa biz de kurmak için o kadar çal flmal y z. Güçlü bir merkez için güçlü birimler Bugün örgütsel iflleyifl ve çal flma tarz meselesini tart flt m zda hareket noktam z YDG nin bir DKÖ oldu u noktas olmal d r. Daha önce de belirtti imiz gibi bu, örgütlenmenin afla dan yukar ya do ru olmas gerekti i anlam na gelir. Di er yandan vurgulanmas gereken demokratik merkeziyetçilik ilkesidir. Elbette ki demokrasi yan güçlü, merkeziyetçi yön zay f olacakt r. Fakat bu ikisinden birinin eksikli i, söz ve eylem birli- inde zedelenmeye yol açacakt r. Bu deneyimle sabittir. Bugün yo un olarak tart fl lan birimlerin güçlendirilmesi ve komisyonlar kurulmas gündemleri bu perspektifle ele al nmal d r. Bu do rultuda birimlerde olabilecek en genifl kitlenin kat l m sa lad toplant lar n düzenli bir flekilde örgütlenmesi do ru bir anlay flt r. Bu konuda yap lmas gereken, mevcut güç dahilinde olabilecek her alanda belli bir nitelik ve niceli e sahip yönetici komisyonlar n oluflturulmas - d r. Bu komisyon il düzeyinde de olabilir, sadece bir üniversiteyi de kapsayabilir. Burada dikkat edilmesi gereken faaliyetin tek merkezden yönetilmesidir. Politikalar mümkün olan en genifl kitlenin kat l m yla belirlenebilir ancak bunun uygulanmas nda tek merkezin olmas faaliyetin daha planl yönetilmesini sa layacakt r. Kitlelerin genifl kat l m ve bu yönetici organlar n kitleye aç k olmalar sa lanabilirse bu durum demokratik iflleyifle ayk r olmaz, aksine onu güçlendirir. Tek tek yönetici organlar oluflturulabildi i oranda kendi üst organlar na da aç k olmal, uzun soluklu bir ele al flla YDG nin yerellerden ülke merkezine do ru örgütlenmesi hedeflenmelidir. Unutulmamas gereken güçlü bir merkez yaratmak için yerellerde güçlü kitle temeline ve örgütlenmelere ihtiyaç oldu udur. Bugünkü görev bu ikincisini yaratmakt r. Bu noktada de inilmesi gereken di er bir konu alanlarda kurulan yönetici komisyonlar d fl ndaki kad n, çevre, tarih, kültürsanat vb. tüm komisyonlar n alt komisyonlar olarak ele al nmas gerekti idir. Elbette nicelik-nitelik geliflim bu komisyonlar n kendi içlerinde örgütlenmesini farkl laflt racakt r. fiovenizme karfl sesimizi yükseltelim! Örgütlenme meselesi d fl nda di er birkaç konu ise flunlard r; Son y llarda egemen s n flar taraf ndan sistematik olarak yükseltilen ve bugün de Kürt Ulusal Mücadelesini hedef alacak flekilde t rmand r lan rkç -flovenist dalgaya karfl konferans YDG nin tavr n bir kez daha yüksek sesle vurgulamal d r. Yine Kürt halk gençli inin örgütlenmesi vurgusunun yap lmas önemlidir. YDG ulusal sorun konusunda net bir anlay fla sahiptir. Bu do rultuda Kürt halk gençli inin örgütlenmesine özel önem vermek, ulusal temeldeki sorunlar sahiplenme ve halk demokrasisi anlay fl merkezinde tav r almak YDG aç s ndan önemlidir. Bugünkü durumda YDG genç kad nlar n örgütlenmesine daha fazla önem vermelidir. Özellikle birimlerdeki çal flmalar n güçlendirilece i anlay fl ile hareket edilece ini göz önüne al rsak, kad n komisyonlar n n kurulmas n n teflvik edilmesi, genç kad nlar n örgütlenmesinin basitten karmafl a ad mlar n n at lmas zorunludur. Yoldafllar, konferans gündemlerine dair söyleyeceklerimiz bundan ibarettir. Kuflkusuz tafl d m z yetersizliklerden ve yine koflullar m zdan kaynakl öne sürdü ümüz düflüncelerde eksiklikler mevcuttur. Bu eksikliklerin sizler taraf ndan tamamlanaca n n tam inanc içindeyiz. YDG 2. Konferans n bir kez daha selaml yor, sizlere tüm çal flmalar n zda baflar lar diliyoruz. Umut ve dirençle Tekirda F Tipi nden Tutsak Bir Partizan 18 CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY!

19 g e n ç l i e n o t l a r DURMAMAK Ç N ÇOK NEDEN M Z VAR! Çeliflkilerin keskinleflmesi, bizler aç s ndan her fleyin önümüzdeki süreçte iyi gidece i anlam na gelmemektedir. Egemenlerin, zaten saklama gereksinimi duymaks z n artt rd sald r lar, devrimci-demokratik-ilerici her kurumu, örgütü ve bireyi tehdit etmektedir. yi ile kötü, olumlu ile olumsuz bu nedenle iç içe geliflmektedir ancak süreçte hangisinin öne ç kaca na sadece bizler, yani devrimciler karar verebiliriz Kas m da gerçeklefltirdi imiz YDG konferans, irade birli imizin sa lanmas ve politikalar n tart - fl lmas aç s ndan oldukça önemli bir yerde durmaktad r. lk konferans - m zdan sonra düfltü ümüz hataya düflmemeye dikkat ederek, halk n huzursuzlu unun artmaya bafllad bu dönemde kitle çal flmas na yo- unlaflarak oldukça verimli sonuçlar elde edebiliriz. Daha önceki yaz lar m zda araç olarak kullanmam z gereken birçok fleyi amaçlaflt rd m zdan bahsetmifltik. lk konferans m z bu yanl fl anlay fla verilebilecek iyi bir örnektir. Konferans n amaçlaflt r lmas nedeniyle konferans sonras nda rehavete düflülmesi, beklemeci bir havaya girilmesi olgusuyla karfl karfl ya kalm flt k. Anlay fl m z netlefltirdi imiz bir konferans sonras nda kitlelere gitmek için daha fazla nedenimiz oluflmuflken, bunun yerine hareketsiz kalmay tercih etmemiz anlafl l r de- ildir. Ayn sorunla bu konferans sonras nda da karfl laflmamak için konferans kararlar n n kavranmas na yo unlaflmam z faydal olacakt r. Ülkenin dört bir yan nda kitle çal flmas ad na çok verimli bir prati- imiz olmamas na ra men, yeni yeni kat l mlar n olmas ve ileri kitle içerisinden örgütlenme talebiyle kendili inden bir ak fl yaflanmas, bizler için çok de erli ve önemli örneklerdi. Birçok yerde att m z küçük ad mlar sonucu bir anda onlarca iliflkiyle tan flmam z, yay nlar m z bir flekilde bulup okuyan insanlar n örgütümüzü sahiplenmesi tesadüf de ildir. Elbette ki bu durum d flar dan bak ld nda olumlu gibi görünse de yetmezliklerimizin anlafl lmas aç s ndan da oldukça olumsuz bir duruma iflaret etmektedir. 20 y ll k prati imiz süresince kitle çal flmas ad na en hareketsiz oldu umuz süreçlerden birisi olan bu dönemde niceliksel anlamda geliflme yaflamam zda, son süreçte ele ald m z gündemlerin etkisi yads namazsa da esasta ileri kitlelerin örgütlenme konusundaki iste i belirleyici bir yerde durmaktad r. Bu nedenlerden kaynakl kitle çal flmas konusunda yaflad m z statükoyu parçalamam z niceliksel anlamda s çramalar yaratmam z sa layacakt r. flte bu yüzden özellikle konferans sonras dönemi iyi de erlendirmemizin getirece i faydalar ortadad r. Konferans sürecinde sa lad - m z irade birli ini kitle çal flmas na yans tabildi imiz, ileri kitlelerin devrimci örgütlerden bekledi i cevab verebildi imiz takdirde sistemin sald r lar na karfl önemli bir alternatif olabiliriz. Kendimize, örgütümüze, kitlelere güvenelim! Tasfiyecili in yo un etkisiyle birlikte saflar m zda da etkisini gösteren kitlelere, örgüte ve kendine güvensizlik sorunu, bizlerin kitle çal flmas noktas nda yaflad m z s k nt - n n en önemli nedenidir. Kitlelerin örgütlenmeyece i düflüncesiyle bafllayan bu sorun, kitlelere güvensizlikten örgüte güvensizli e ve kendine güvensizli e kadar flekillenebilmektedir. Kitleler örgütlenmez anlay fl na sahip birisinin, kitleleri örgütleme perspektifiyle hareket etmesini beklemek mümkün de ildir. flte bu anlay fl, kitle çal flmas na girme konusunda da do al olarak çekingen kalacakt r. Kitlelerin örgütlenmeyece ine yönelik düflünce, örgütün kitleleri kapsayamayaca na yönelik anlay fl içerisinde tafl maktad r. YDG aç s ndan düflündü ümüzde yüz binlerle ifade edebilece imiz anti-faflist, anti-emperyalist gencin YDG de örgütlenmeyece ini düflünen bu anlay fl n yine kitleleri örgütleme gibi bir sorunu olmayaca aç kt r. Bu sorunlar n en temel nedeni elbette ki bilimsel düflünüflten yoksun olmak- CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY! t r. YDG; program yla, hedefleriyle ve çal flma tarz yla, halk gençli inin ileri kesimlerini kapsayabilecek flekilde donanm flt r. Ancak bunu kavrayabilmek için YDG nin anlafl lmas ve kitlelerin özellikle de ileri kitlelerin tahlil edilmesi gerekmektedir. Gerek YDG aç s ndan ileri kitlenin istekleri, beklentileri ve özellikleri gerekse de YDG nin program incelendi inde gerçekten de YDG nin halk gençli- inin ileri kesimlerini kapsayabilecek bir örgüt oldu u anlafl - lacakt r. O halde öncelikle bu konularda bir netleflme sa lamak gerekir. Bunun yan nda e er karfl - m zda duran sistemin göründü ünden güçlü oldu unu san - yorsak da ayn hatal anlay fla düflmemiz mümkündür. Program m z n bilimsel aç dan do rulu unun yan s ra en önemli gücü, meflrulu undan ve örgütümüzün taleplerinin hakl l - ndan gelmektedir. Bu nedenle fiziksel olarak ne kadar güçlü görünürse görünsün, haks z olan düflünceler sonsuza dek egemen olamaz. Egemenlerin aksi yöndeki tüm çabalar na ra men hem kitlelere yönelik sald r lar n artt rmas hem de onlar örgütlenme yöneliminden sürekli uzak tutabilmesi mümkün de- ildir. flte bu çeliflki, ülkemizde devaml l k arz eden bir çeliflkidir. Özellikle bu dönemde kitleleri örgütleme konusunda oldukça elveriflli koflullar bulunmaktad r. Çeliflkilerin keskinleflmesi, bizler aç s ndan her fleyin önümüzdeki süreçte iyi gidece i anlam na gelmemektedir. Egemenlerin, zaten saklama gereksinimi duymaks - z n artt rd sald r lar, devrimci-demokratik-ilerici her kurumu, örgütü ve bireyi tehdit etmektedir. yi ile kötü, olumlu ile olumsuz bu nedenle iç içe geliflmektedir ancak süreçte hangisinin öne ç kaca na sadece bizler, yani devrimciler karar verebiliriz. Bekleme, rehavet havas yla, ileri kitleden bireysel kat l mlarla olumsuzlu u olumlulu a çevirmemiz mümkündür. Bu kendili inden gidiflata dur demek bizlerin ellerindedir. Kitlelerle buluflma noktas nda kararl oldu umuz takdirde bunu egemenlerin engellemesi, tüm çabalar na ra men mümkün olmayacakt r. Tüm bu nedenlerden kaynakl, öncelikle konferans kararlar m z n özümsenmesine yo unlaflmam z n çal flmalar m zda baflar elde edebilmemiz aç s ndan önemli bir yerde durdu unu söyleyebiliriz. Bunun yan nda örgütümüze, kendimize ve kitlelere güvenmekten bir an bile vazgeçmememiz gerekmektedir. Kolektif iflleyen bir mekanizman n politikalar n uygularken bireysel eksiklikleri kapat c bir yönü oldu- u/olmas gerekti i aç kt r. O halde örgütümüz ve kitleler, güvensizlikten ziyade güven sa layan olgulard r. 19

20 R Ö P O R T A J özgür, bilimsel, anadilde, özerk, demokratik Yüksek Ö renim Kurumu (YÖK), 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ard ndan üniversiteler üzerinde bir bask arac olarak kurulmufltur. 12 Eylül zihniyeti gençli in üzerinde YÖK düzeni ile etkin k l nm flt r. 12 Eylül ile birlikte, toplum Türk- slam sentezi do rultusunda gerici düflüncelerin alt na al - n rken, üniversiteler de buna paralel olarak rkç l n ve gericili in hegemonyas alt na girdi. YÖK, bu zihniyetin kurucusu, temsilcisi ve güvencesi olarak 26 y ld r görevini(!) sürdürüyor. Biz de Sivas ta YÖK ü protesto etmek için 6 Kas m Sal günü E itim-sen ve ö renci örgütleri ile birlikte üniversitenin merkezi kafeteryas önünde bas n aç klamas yapt k. Aç klamaya 35 kifli kat l rken YDG, DGH, Gençlik Derne i, ÖDP Gençli i, ESP, K z l Bayrak ve ba ms z ö renciler destek verdi. Yurtsever cephe/tkp li arkadafllar Sivas ta YÖK ün gündemleri olmad - n söyleyerek kat lmad. Gelece imizi stiyoruz Giriflimi üniversite içinde skeç yapacakt ancak ya mur ya d için ertelendi. Aç klamada de inilen konular flöyleydi: Üniversitelerin toplumsal ve bilimsel niteli i ortadan kalkarak, sermayenin ihtiyaçlar do rultusunda e itim yapan, sermayeye eleman yetifltiren ve sermaye için bilgi ve teknoloji üreten merkezlere dönüfltürülmektedir. Bu de iflim üniversiteyi, toplum için bilim üretme gibi temel niteli inden kopart yor. Üniversiteler üzerinde uzun süredir bir kavga sürüyor, bir yanda YÖK di er yanda ise AKP. Üniversiteler iki tür gericilik aras nda s k flt r lmakta, bütün toplum kesimlerinde oldu u gibi üniversitelerde de laik-anti laik cepheleflme yarat lmaktad r. YÖK ve AKP taraf ndan haz rlanan üniversite reformlar n n tamam özde ayn d r, sermayenin ihtiyaçlar na uygun olarak üniversitelerin düzenlenmesini içermektedir. YÖK ün haz rlad strateji raporu ile hükümetin haz rlad yasa tasla n n ortak noktas : üniversitelerin bir iflletme olarak kendi kaynaklar n yaratmas, ö rencilerin ekonomik gelir kayna olarak tan mlanmas, bilginin piyasa için üretilerek üniversitelerin piyasada rekabet eder hale gelmesi dir. Bas n aç klamas ndan sonra, üniversite içinde ilerici bas n n sat lmas yasak olmas na ra men, YDG da t m ve birçok ö renci ile YÖK konulu röportaj yapt k. flte birkaç n sizinle paylafl yoruz: YDG: Merhaba, bugün YÖK ün kurulufl y ldönümü 6 Kas m. YÖK hakk nda ne düflünüyorsunuz? G: YÖK ün bize sa lamad birçok fley var. Mesela bilimsel bir e itim ve özgürlü ün laf n etmek bile yasak. En son olarak bugünkü E itim-sen destekli bas n aç klamas nda da gördü ümüz gibi, polis ö renciden daha fazla, her taraf sivil polis kayn yor. YDG: Bizim YDG olarak baz taleplerimiz var: YÖK kald r ls n! Üniversitelerde paras z bilimsel ana dilde e itim verilsin! Ö rencilere ve üniversite personeline söz-yetki-karar hakk tan ns n! Bunlar aras nda bize kat ld n noktalar var m? G: Tamamen kat l yorum. Art k tarih dersleri öyle bir hâl alm fl ki, egemen ideolojinin görüflleri dikte edilmekte. Ermeni ve Kürtlerden öcü, katil gibi bahsedilmekte, hatta küfür edilmekte (derste hoca taraf ndan). Bizler karfl ç kt m z zaman ise kötü not almakla tehdit ediliyoruz, tabii ki s n fta teflhir de oluyor. Ayr ca rektör seçiminde üniversite personelinin ve ö rencilerinin fikri al nmal d r. YDG: Egemen ideolojinin görüflleri dedin, bunu biraz açar m s n? G: Art k insanlar; di er insanlar kaflgöz-yüz ayr mlar yla de erlendiriyor. nsanlarda polis korkusu o kadar büyütülmüfl ki polise karfl durulmaz, onlar ne derse hakl - d r gibi düflünceler yer etmifl. Ö renciler bas n aç klamas na b rak n kat lmay, yaklaflamaz hale gelmifl (bas n aç klamas nda polis taraf ndan ablukaya al nm flt k çünkü). Tabii bu YÖK eliyle yap l yor. Kat l mc bir üniversite istiyoruz! YDG: Bugün 6 Kas m. 12 Eylül darbesiyle birlikte, ö rencileri zapt-u rapt alt na almak için 6 Kas m 1981 tarihinde Yüksek Ö renim Kurumu (YÖK) kurulmufltur. YÖK hakk nda ne düflünüyorsun? O: Ö rencileri hakimiyeti alt na almaya yarayan bir kurumdur. Ö rencileri yaflamdan soyutlayan; düflünmesini, yorum yapmas n engelleyen gerici bir kurumdur. YDG: Sen birinci s n fs n ama gördü- ün bask lar neler? Nelerden hoflnut de- ilsin? O: Hocalar n, siyasi görüflü yans tmamam z amaçl bask s var. Ö rencilerden de bu yönlü bask var tabii. Ö renciler sanki gelmeden önce tembihlenmifl. Asl nda bu sorunu çözmek için liselere göz atmak laz m. YDG: Anlatt klar ndan flöyle bir fley sezinledim: sanki birileri bir oyun haz rlam fl, biz de burada onlar n kurallar na göre oynuyoruz. O: Evet, tam da öyle. Ortam n kötü olmas n sa layan kurulufllar var. Okul yönetimi, medya, devlet taraf ndan ö renciler baflka taraflara çekiliyor, yani apolitiklefltiriliyor. Futbol, bilgisayar ve internet, online oyunlar, sigara ile ömrümüz bitiyor. Bizim lisede, liseli ö renciler uyuflturucu maddeleri polisten sat n al yorlard. Buralara da bilinç götürmeli. YDG: YÖK hakk nda ne düflünüyorsunuz? H: Yüksek ö retim diyorlar ama verdikleri e itim yüksek midir? Üniversitelerde yüz binlerce ö renci var ama bunlar memnun mudur? Üniversiteye girmek isteyen birçok ö renci var. Ben ÖSS ye karfl y m, bu e itim sistemi mutlaka de ifltirilmelidir. Dersler, müfredat a r, ö renciye yol gösterme yap lm yor. Hoca geliyor, yaz yor, gidiyor. YDG: Dersler a r dedin, peki dertlerin ne bu konuda? H: Sosyal aktiviteye vakit kalm yor. Hocalara göre böyle fleylere vakit ay rmamal ym fl z. Unut böyle fleyleri diyorlar. Bir de bence tüm bölümler faydal de il. Mezunlar iflsiz. Üniversite formalite olmufl, hiçbir getirisi yok. Yüksek ö retimin amac nerde kald? Memnun de ilim. YDG: YÖK hakk nda ne düflünüyorsunuz? E: Özgür bir üniversitedeysek, YÖK kald r lmal, kendi kararlar m z kendimiz alabilmeliyiz. Yapmak istedi imiz fleyleri k s tl yorsa demokrasiden söz edilemez. ÖSS gibi bir standart, sonra para, ondan sonra kalacak yer? YÖK ve milli e itim sistemi de iflmeli. YÖK bir devlet, devlet içinde devlet. M: YDG olarak baz taleplerimiz var: YÖK kald r ls n! Üniversitelerde paras z bilimsel ana dilde e itim verilsin! Ö rencilere ve üniversite personeline söz-yetkikarar hakk tan ns n! letmek istedi in bir mesaj var m? E: E itim sistemi de iflmeli, gençlerin kurtlar vadisi gibi fleylere yöneltilmesi engellenmeli, a r e itimden geçmesi (ÖSS, KPSS ) hafifletilmeli. Sivas YDG Mersin Üniversitesi nde 6 Kas m, protestolarla karfl land! Tüm ülke genelinde oldu u gibi YÖK ün kurulufl günü olan 6 Kas m Mersin Üniversitesi nde de protestolarla karfl lanm flt r. YDG, DSG, DPG, ÖGD ve Yurtsever Gençlik Hareketi nin örgütledi i eyleme yaklafl k 150 kifli kat ld. 5 Kas m tarihinde Fen-Edebiyat Fakültesi önünden Mühendislik Fakültesine kadar bildiri da t m yap lm fl, tüm üniversite ö rencileri 6 Kas m da saat 12 deki bas n aç klamas na ve bas n aç klamas ndan sonra yap lacak olan panele davet edildi. 6 Kas m günü Rektörlü ün önünde toplanan ve Paras z Bilimsel Anadilde E itim için YÖK e hay r! Devrimci-Demokrat-Yurtsever ö renciler pankart n n aç ld eylemde üniversite ö rencileri s k s k YÖK polis medya bu abluka da t lacak, Faflizme karfl omuz omuza vb sloganlarla YÖK protesto edildi. Yap lan bas n aç klamas nda YÖK kurulduktan sonra üniversitelerde ö rencilere karfl yap lan sald r lar n daha da boyutland na, e itimde emperyalist politikalar n uyguland - na ve son günlerde artan rkç faflist sald r lara de inildi. Bas n aç klamas bittikten sonra okul içerisinde panel yap ld. Panelde üniversitelerin araflt rma yapmaktan çok üniversite ö rencilerini susturmak için soruflturmalar açt na, devletin e itime önem vermeyip askerileflmeyi ön planda tuttu u ve tezkereye karfl ç k lmas gerekti i vurguland. Mersin Üniversitesi YDG 20 CÜRET KUfiAN, SYANI HER TARAFA YAY!

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını,

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını, NİĞDE ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı, Niğde Üniversitesine bağlı olarak kurulan

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI

TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI I. KURUMSALLA MA VE ÖRGÜTLENMEN N GEL LMES Trabzon ubesi nin kurumsal ve örgütlenme yap güçlendirerek daha etkin ve verimli

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler Kurul, komisyon ve ekiplerin oluşturulması MADDE 107- (1) Okullarda, eğitim, öğretim ve yönetim etkinliklerinin verimliliğinin sağlanması, okul ve çevre işbirliğinin

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

Ordu Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Staj Yönergesi Aralık 2007 T.C. ORDU ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU STAJ YÖNERGESİ

Ordu Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Staj Yönergesi Aralık 2007 T.C. ORDU ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU STAJ YÖNERGESİ T.C. ORDU ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU STAJ YÖNERGESİ AMAÇ Madde 1- Bu yönergenin amacı; Ordu Üniversitesi Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin eğitim-öğretim döneminde kazanmış oldukları bilgi, beceri

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Muş Alparslan Üniversitesi Uzaktan

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/201203... 1 of 5 6 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28225 Atatürk Üniversitesinden: YÖNETMELİK ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ASTROFİZİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

Tıp Fakültesi Dönem Temsilcileri Grubu Yönergesi

Tıp Fakültesi Dönem Temsilcileri Grubu Yönergesi KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ Tıp Fakültesi Dönem Temsilcileri Grubu Yönergesi Amaç MADDE 1 Bu yönergenin amacı, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi ne kayıtlı öğrencilerin eğitim, sağlık, spor

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek Performans Ölçmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

e-bülten STANBUL B LG ÜN VERS TES LET fi M FAKÜLTES REKLAMCILIK BÖLÜMÜ ADWORKERS YEN AJANS VE MÜfiTER LER YLE DD ALI!

e-bülten STANBUL B LG ÜN VERS TES LET fi M FAKÜLTES REKLAMCILIK BÖLÜMÜ ADWORKERS YEN AJANS VE MÜfiTER LER YLE DD ALI! 2007 3 ADWORKERS YEN AJANS VE MÜfiTER LER YLE DD ALI! stanbul Bilgi Üniversitesi Reklamc l k Bölümü 4. s n f ö rencilerinden oluflan AdWorkers reklam ajans, Türkiye nin önde gelen reklam ajanslar yla birlikte

Detaylı

AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar AMASYA ÜNİVERSİTESİ ETİK KURUL YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Amasya Üniversitesi bünyesinde kurulan Etik Kurulun oluşumunu, görevlerini

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ LİSANSÜSTÜ ÖĞRENCİLERİNİN BURSLARDAN YARARLANDIRILMALARINA İLİŞKİN BAŞVURU VE KAYIT KABUL YÖNERGESİ

KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ LİSANSÜSTÜ ÖĞRENCİLERİNİN BURSLARDAN YARARLANDIRILMALARINA İLİŞKİN BAŞVURU VE KAYIT KABUL YÖNERGESİ KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ LİSANSÜSTÜ ÖĞRENCİLERİNİN BURSLARDAN YARARLANDIRILMALARINA İLİŞKİN BAŞVURU VE KAYIT KABUL YÖNERGESİ Amaç Madde 1- Bu Yönergenin amacı; Kadir Has Üniversitesi nde Lisansüstü Eğitim

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

GENEL KURUL DİVAN TUTANAĞI

GENEL KURUL DİVAN TUTANAĞI GENEL KURUL DİVAN TUTANAĞI MÜDEK Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği nin İlk Genel Kurul Toplantısı, 23 Haziran 2007 Cumartesi günü 14:00 de ARI Teknokent, ARI 2 Binası

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı!

COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı! COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı! TÜSİAD ve Birleşik Krallık Ankara Büyükelçiliği Refah Fonu İşbirliği, REC Türkiye ve Amerikan Büyükelçiliği desteği ile yapılan,

Detaylı

T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (ULUTÖMER) TÜRKÇE KURSU, EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (ULUTÖMER) TÜRKÇE KURSU, EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (ULUTÖMER) TÜRKÇE KURSU, EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 - (1) Bu Yönergenin

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ 22 Mayıs 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28300 Kafkas Üniversitesinden: YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve

Detaylı

İşletme Gelişimi Atölye Soruları

İşletme Gelişimi Atölye Soruları İşletme Gelişimi Atölye Soruları Şemsettin Akçay Satış Pazarlama ve İnovasyon Mühendisi İşletmenizi Başarıya Götüren 50 Soru! Bir gün küçük kızımız Lara (o zaman 3.5 yaşındaydı): Baba deniz gölgesi nedir,

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

KAR YER GÜNLER PROJES. Murat F DAN

KAR YER GÜNLER PROJES. Murat F DAN KAR YER GÜNLER PROJES Murat F DAN 2012-2013 AYBASTI ANADOLU L SES KAR YER GÜNLER PROJES PROJE SAH OLAN OKUL AYBASTI ANADOLU L SES PROJEN N ADI KAR YER GÜNLER PROJEN N AMACI rencilerin meslekleri her yönüyle

Detaylı

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ.

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. KIYMETLİ MESLEKTAŞLARIM HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. TÜRMOB çatısı altında örgütlenen, ülke genelindeki 76 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Detaylı

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği A.Faruk GÖKSU-ÇEKÜL Vakfı www.cekulvakfi.org.tr www.kentselyenileme.org ÇEKÜL Vakfı, kurulduğu günden bugüne kadar, Kendini Koruyan Kentler adı altında,

Detaylı

T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU

T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU 2015-2016 EĞİTİM ve ÖĞRETİM YILI MERKEZİ YERLEŞTİRME PUANIYLA YATAY GEÇİŞ İŞLEMLERİ (EK MADDE-1 E GÖRE) ve BAŞVURULARI Yükseköğretim Kurumlarında Ön lisans ve Lisans

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi,

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi, 27 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28246 Bingöl Üniversitesinden: YÖNETMELİK BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK ARAŞTIRMA VE REHBERLİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

Cep Yönderi Dizisi. Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar

Cep Yönderi Dizisi. Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar Koçluk Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü ve zay f yanlar

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

Eczacılık Günü Etkinlikleri

Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

MADDE 2 (1) Bu Yönerge, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve değişiklikleri ile İzmir Üniversitesi Ana Yönetmeliği esas alınarak düzenlenmiştir.

MADDE 2 (1) Bu Yönerge, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve değişiklikleri ile İzmir Üniversitesi Ana Yönetmeliği esas alınarak düzenlenmiştir. İZMİR ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve Kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönerge; İzmir Üniversitesi nin Fakülteleri, Meslek Yüksekokulu ve bölümlerinde ÖSYM ve Üniversite tarafından

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

17-19 EYLÜL 2010 TARİHLERİ ARASINDA MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİN DE YAPILAN ADIM ÜNİVERSİTELERİ İDARİ GRUP TOPLANTI KARARLARI

17-19 EYLÜL 2010 TARİHLERİ ARASINDA MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİN DE YAPILAN ADIM ÜNİVERSİTELERİ İDARİ GRUP TOPLANTI KARARLARI 17-19 EYLÜL 2010 TARİHLERİ ARASINDA MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİN DE YAPILAN ADIM ÜNİVERSİTELERİ İDARİ GRUP TOPLANTI KARARLARI GENEL SEKRETERLER TOPLANTI TUTANAĞI 1-Bilginin elektronik ortamda paylaşımı

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

ÖZEL MOTORLU TAŞITLAR SÜRÜCÜ KURSLARI TOPLANTISI RAPORU

ÖZEL MOTORLU TAŞITLAR SÜRÜCÜ KURSLARI TOPLANTISI RAPORU ÖZEL MOTORLU TAŞITLAR SÜRÜCÜ KURSLARI TOPLANTISI RAPORU İLERİ ARAŞTIRMALAR ŞUBAT 2016 0 Odamız 15 No.lu Eğitim Meslek Komitesi Üyeleri ve sürücü kursu olarak hizmet veren kuruluşların temsilcilerinin katılımlarıyla

Detaylı

TMMOB HKMO ANKARA ŞUBESİ 11. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI

TMMOB HKMO ANKARA ŞUBESİ 11. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI TMMOB HKMO ANKARA ŞUBESİ 11. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI 1. GENEL TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara Şubesi üyelerinin görüşlerine açılarak hazırlanmış olan program yaklaşımları, ilkeler, önermeler

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Özet şeklinde bilgiler

Özet şeklinde bilgiler Kurzhinweise in türkischer Sprache TR İşçi Temsilciliği seçiminin açılışı ve yapılış usulü hakkında Özet şeklinde bilgiler Bu nedenle yakında İşçi Temsilciliğinin seçimi yapılacaktır. Şu an okumakta olduğunuz

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

MEF ÜNİVERSİTESİ YAŞAM BOYU EĞİTİM MERKEZİ YÖNERGESİ

MEF ÜNİVERSİTESİ YAŞAM BOYU EĞİTİM MERKEZİ YÖNERGESİ MEF ÜNİVERSİTESİ YAŞAM BOYU EĞİTİM MERKEZİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı; MEF Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Uygulama ve Araştırma

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN

TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN 14. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2006-2007 105 TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN 105 106 14. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2006-2007 6. TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN ELAZIĞ İL TEMSİLCİLİĞİ 12 Mart 2007 tarihinde, Elazığ İMO İl Temsilciliği

Detaylı

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ University Grants Committee (UGC) Çeviren : Doç. Dr. M. ÂDEM UGC, üniversitenin parasal gereksinmeleri konusunda Hükümete danışman olarak Temmuz 1919'da

Detaylı

Genel S ra No: 108 2007/19 Cep Kitapl : XXV ISBN: 978-9944-234-20-7

Genel S ra No: 108 2007/19 Cep Kitapl : XXV ISBN: 978-9944-234-20-7 Genel S ra No: 108 2007/19 Cep Kitapl : XXV ISBN: 978-9944-234-20-7 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen Av. Coflkun Ongun Kapak: Can Eren Bask ve Cilt Can Matbaac l k Tel: +90 212 613 10 77-613 15 47 Birinci

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ GİRİŞ Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yeni yapısıyla göreve başladığı günden bugüne yargının daha etkin ve verimli bir

Detaylı

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar AKSARAY ÜNİVERSİTESİ ÖNLİSANS VE LİSANS DÜZEYİNDEKİ PROGRAMLAR ARASINDA YATAY GEÇİŞ ESASLARINA İLİŞKİN YÖNERGE Amaç ve Kapsam MADDE 1 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Bu Yönergenin amacı,

Detaylı

EK 2 ORTA DOĞU TEKNĐK ÜNĐVERSĐTESĐ SENATOSU 2011 YILI ÖSYS KONTENJANLARI DEĞERLENDĐRME RAPORU

EK 2 ORTA DOĞU TEKNĐK ÜNĐVERSĐTESĐ SENATOSU 2011 YILI ÖSYS KONTENJANLARI DEĞERLENDĐRME RAPORU EK 2 ORTA DOĞU TEKNĐK ÜNĐVERSĐTESĐ SENATOSU 2011 YILI ÖSYS KONTENJANLARI DEĞERLENDĐRME RAPORU Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 1995 yılından bu yana, hazırladığı ve titizlikle uygulamaya çalıştığı Stratejik

Detaylı

DEVR MC GENÇL K HAREKET N YÜKSELTEL M!

DEVR MC GENÇL K HAREKET N YÜKSELTEL M! Ayl k Siyasi Gençlik Dergisi * Say : 140 *Ocak 2009 *Fiyat : 1.50 YTL * ISSN: 1302-7506 ddia ve cüretimizi kararl l kla kuflanal m DEVR MC GENÇL K HAREKET N YÜKSELTEL M! Yeni Demokrat Gençlik 3. Konferans

Detaylı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Bodrum da düzenlenen toplantıda yeni süreç ile ilgili büyükşehir daire başkanları tarafından Bodrum halkına

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ STAJ UYGULAMA ESASLARI 1. GENEL HUSUSLAR

DİCLE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ STAJ UYGULAMA ESASLARI 1. GENEL HUSUSLAR DİCLE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ STAJ UYGULAMA ESASLARI 1. GENEL HUSUSLAR Madde 1.1. Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencilerinin lisans derecesini alabilmeye hak kazanabilmeleri için

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı