Portföy Yönetimi. Yatırımcı Bülteni / Şubat MAKRO GÖRÜNÜMÜ: BİR EKONOMİSTİN İTİRAFLARI 02/02/2015

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Portföy Yönetimi. Yatırımcı Bülteni / Şubat 2015 2015 MAKRO GÖRÜNÜMÜ: BİR EKONOMİSTİN İTİRAFLARI 02/02/2015"

Transkript

1 Yatırımcı Bülteni / Şubat MAKRO GÖRÜNÜMÜ: BİR EKONOMİSTİN İTİRAFLARI Ekonomistler için yılın en popüler oldukları dönemindeler diyebiliriz. Bunun nedeni, yeni bir yılın başlarında olmamız ve insanların enflasyon ne olacak, kur ne olacak, faiz ne olacak, vs. gibi soruların daha da fazla merakı içinde olması. Bu merakı gidermek için de her yeni yılın başlarında aracı kurum ve bankaların yayınladıkları makro görünüm ve strateji raporlarında da bir artış görülüyor. Biz de bu geleneğe uyarak bu raporumuzda 2015 yılının makro görünümüne ilişkin görüşlerimizi paylaşmak istiyoruz. 02/02/2015 Serkan Gönençler Tel: İletişim: Demet Kardeş Tel: Yalnız öngörülerimize geçmeden, The Great Crash 1929 (Büyük Kriz 1929) kitabının yazarı önemli iktisatçı John Kenneth Galbraith in meşhur bir sözünü de hatırlatmak istiyoruz: İki tip tahminci vardır: Birincisi, bilmeyenler; ve ikincisi de, bilmediğini bilmeyenler. Gerçekten de geriye dönüp, daha önce yapılan ekonomik tahminlere baktığımızda, ileriyi öngörmeye çalışmanın zorlu bir çaba olduğunu kabul etmek gerekiyor. Örneğin, FED 16 Aralık 2008 günü politika faizini %0 0,25 aralığına indirdiğinde, faizlerin 6 7 sene daha bu seviyede kalacağını (ya da daha doğru bir ifadeyle kalmak zorunda olacağını) öngören kaç ekonomist vardı? Ya da 2012 Temmuz unda, Avrupa da borç çevirme tartışmalarının alevlendiği borç krizinin tepe noktasında, İspanya da uzun vadeli faizler %7,5 i aştığında, kaç tane ekonomist Price relative faizlerin to NSE 2 2,5 yıl içinde %1,5 in bile altına düşerek, son 200 yılın en düşük seviyelerini göreceğini öngörebildi? Kendi hayatımdan örnek vermek gerekirse, 2001 yılında iş hayatımdaki (dolar bazındaki) ilk maaşımı 1,60 kur seviyesinden aldığımda, hiç bir ekonomist Bunun kıymetini bil, 2008 yılında 1,15 kur seviyesinden maaş alacaksın demedi. O dönemde çalıştığım kurumun ekonomisti olan ve daha sonra maalesef kaybettiğimiz Emin Öztürk, 2001 yılındaki o dalgalı dönemde kendisine kur tahminini soranlara Kur tahminim yok, bundan da hiç utanmıyorum... derdi. Kendisini şu anda çok daha iyi anlıyorum.

2 Tutarlı bir şekilde ekonomik tahmin yapmak neden bu kadar zor? Bu sorunun birden fazla cevabı olabilir. Öncelikle, fiziki bilimlerdeki kanunlar ve teoriler her yerde aynı ölçülerde geçerli olabilir, örneğin bir kimya dersinde aynı deneyi aynı şartlarda ne zaman yaparsanız yapın aynı sonucu elde edersiniz, ama ekonomide böyle bir kesinlik yoktur. Aynı ekonomik reçete farklı ülkelerde farklı sonuçlara, hatta aynı ülkede farklı zamanlarda farklı sonuçlara yol açabilir. Böyle bir kesinlik olmaması, ekonomik tahmin yapmanın birinci zorluğunu oluşturuyor. Ekonomik tahmin yapmanın ikinci bir zorluğunu da şöyle açıklayabiliriz; her ne kadar pozitif bilimler gibi matematikten ve istatistikten faydalanıyor olsa da, iktisat aynı zamanda bir sosyal bilim, yani özünde insanı, insan davranışlarını ve ihtiyaçlarını inceliyor. Olayın içinde insan davranışları olunca, makroekonomik tahmin yapmakta kullanılan ekonometrik modeller çoğu zaman yetersiz kalabiliyor. Finansal piyasaların ve ekonomik göstergelerin yönünün şekillenmesinde, ekonomik gerçeklerden daha çok insan psikolojisi, ya da başka bir ifadeyle insanların finansal piyasaları etkilemesi beklenen olayları o andaki konjonktüre göre algılayış biçimleri rol oynayabiliyor. Küresel risk algısındaki değişimlere bağlı olarak enflasyon, kur ve faiz gibi makro göstergeler ekonomik temellerden bir süreliğine de olsa sapabiliyor, bu (kısa vadeli) sapmalar yapılan (uzun vadeli) ekonomik tahminlerin tutarlılığını da olumsuz yönde etkileyebiliyor. Risk iştahının artığı dönemlerde, finansal piyasalarda oluşan vurdumduymazlık (complacency) ileride büyük kayıplara yol açabiliyor. Ya da tersi bir durumda, yani küresel risk algısının bozuk olduğu bir dönemde riskleri olduğundan fazla ciddiye almak bazı fırsatların kaçırılmasına yol açabiliyor. Bu iki durumu da 2011 ve 2012 yıllarında yaşadık yılını kısaca hatırlarsak, finansal piyasaların 2010 yılının büyük bölümünü pozitif geçirmesinin etkisiyle (2010 yılında Türkiye de IMKB 100 endeksi %25 değer kazanmış, gösterge tahvil faizi 2011 in hemen başında %7,0 nin altına, yani tarihi dip noktasına gerilemişti), 2011 yılı başında piyasanın genelinde Yunanistan daki bütçe ve borç problemleri gözardı edilmiş, TL faizlerin daha da düşeceği, TL deki değerlenmenin devam edeceği ve IMKB de yeni zirvelerin görüleceği belirtilmişti. Oysa yıl içinde Yunanistan daki borçluluk probleminin İspanya, İtalya ve Fransa gibi çevre ülkelere yayılması ve euronun geleceğini tehdit eder hale gelmesiyle, sene başındaki beklentilerin tam aksine, 2011 yılının neredeyse tamamı çalkantılı geçti. Sene sonuna gelindiğinde TL faizler %11 i aşmış, TL/$ kuru 1,40 lı seviyelerden 1,90 ın üzerine çıkmış, IMKB 100 endeksi de %20 nin üzerinde değer kaybetmişti yılının başında ise bir önceki senenin aksine negatif ruh hali tüm ekonomik beklentileri olumsuz etkilemişti. O dönemde, Avrupa borç krizinin daha kötü noktalara gidebileceği endişesiyle, TL faizlerin uzun süre yüksek kalacağı, hisse senetlerinde daha düşük seviyelerin görülebileceği belirtilmekteydi. Oysa sene başında ECB den gelen uzun vadeli kredi finansmanı (LTRO) adımı, sene ortasında Draghi nin ne gerekiyorsa yapacağız açıklaması ve FED den gelen 3. parasal genişleme (QE3) adımı tüm risk algısını değiştirmiş, özellikle yılın ikinci yarısı çok pozitif geçmişti. Hatırlatmak gerekirse, BIST 100 endeksi 2012 yılını %50 nin üzerinde değer artışıyla tamamlarken, TL faizler 2012 sonunda %6,0 nın altına gerilemişti. 2

3 Ekonomik tahmin yapmanın üçüncü ve belki de en önemli zorluğu da, hayatın önceden bilmemizin mümkün olmadığı, ama gerçekleştiğinde tüm makro çerçeveyi değiştiren olaylara gebe olması, yani kısaca elimizdeki bilgi setinin aslında çok kısıtlı olması yılının başında, yılboyu yaşanan jeopolitik gelişmeleri, yani kısaca Rusya Ukrayna geriliminde yaşananları, Musul un IŞİD tarafından işgalini, Kobani şehrinin finansal piyasalar için ne kadar önemli olabileceğini öngörmek ne derece mümkündü. Sene başındaki yurtiçi siyasi belirsizliklerin nasıl şekilleneceği ne ölçüde bir tutarlılıkla öngörülebilirdi. Petrol fiyatlarına ilişkin olarak ise, bazı uzmanlar petrol fiyatlarında bir düşüş ihtimalini daha önceden dile getirmiş olsalar da, bu kadar kısa bir sürede bu çapta bir düşüşü herhalde kimse öngörmüyordu. Benzer bir şekilde, 2013 yılı başında tahmin yaparken Gezi olaylarını, 17/25 Aralık soruşturmalarını, kısaca yurtiçinde siyasi risk algısının ne kadar bozulabileceğini öngörmek de imkansızdı diyebiliriz. Önceden kestirilmesi çok da mümkün olmayan bu gibi olaylar (event risk) nedeniyle 2013 ve 2014 yıllarında da makro beklentiler ve gerçekleşmeler, 2011 ve 2012 yıllarında olduğu gibi pek de örtüşmedi YILI MAKRO BEKLENTİLERİMİZ: ŞEYTANIN AVUKATI 2015 yılının Ocak ayını geride bırakırken, 2014 ün aynı döneminin aksine piyasalarda iyimser bir ruh hali hakim. Bu iyimserliğin arkasındaki temel faktör de şüphesiz olarak son 3 4 ayda petrol fiyatlarında yaşanan %50 yi aşan gerileme. Bu gerilemeye bağlı olarak, enflasyon ve cari açık tahminleri aşağı, büyüme tahminleri yukarıya doğru revize ediliyor. En iyimser tahminlere baktığımızda, cari açık/gsyh oranının sene sonunda %4,0 ün bile altına gelebileceği, enflasyonun %5,0 hedefine yaklaşacağı, büyümede ise %4,0 lük OVP hedefinin yakalanacağı belirtiliyor. Bu olumlu beklentiler altında, TCMB üzerindeki siyasi baskıların da etkisiyle ilk faiz indirimini gerçekleştirirken, bir faiz indirim sürecine başladığı sinyallerini veriyor. Önümüzde bir genel seçim olsa da, yurtiçinde siyasi risk algısı geçen yıla nazaran düzelmiş durumda. Küresel risk görünümüne baktığımızda, FED in 2015 yılı içinde faiz artırım sürecine başlaması bekleniyor, ancak bunda aceleci davranmayacağı ve küçük adımlarla ilerleyeceği düşünülüyor. Ayrıca Avrupa, Japonya ve Çin merkez bankalarının ek parasal gevşeme adımlarının FED in potansiyel parasal sıkılaştırmasının etkilerini bir ölçüde de olsa telafi edeceği beklentisi de iyimser ruh halinin, dolayısıyla piyasalardaki pozitif trendin devamını sağlıyor. Bu görüntü altında, devam eden siyasi ve jeopolitik riskler de gözardı ediliyor. Kısaca, 2015 yılının başında Türkiye için kusursuza yakın br senaryo ortaya çıkmış gibi duruyor. Ancak, yıllarında beklentiler ve gerçekleşmeler arasındaki ayrışmayı gözönüne alırsak, 2015 yılında da şu anda bilmediğimiz herhangi bir olayın gerçekleşmesi ya da şu anda ciddiye alınmayan bazı risklerin farklı noktalara gitmesi şu anda çizilen tüm makro çerçeveyi değiştirebilir, olumlu risk algısı bozulabilir. Bunu gözönünde bulundurarak, daha temkinli hareket ediyoruz; makro tahminlerimizi paylaşırken, aynı zamanda bir nevi şeytanın avukatlığını yapmak, olumlu ve olumsuz tarafta farklı görüşleri paylaşarak, sizleri piyasada fiyatlanan makro senaryonun hangi şartlarda geçerli olabileceği ya da nasıl bozulabileceği hakkında düşündürmek istiyoruz. 3

4 Piyasaların yönünün şekillenmesine hangi faktörler etkili olabilir? 2014 ün ana gündem maddeleri, kısacası pozitif görüntüyü sağlayan faktörler neler oldu? Bu faktörlerin ortaya konması, süregelen olumlu görünümün 2015 yılında ne ölçüde devam edebileceğinin anlaşılmasına yardımcı olabilir. Hatırlanacağı gibi finansal piyasalar 2014 yılına özellikle 17/25 Aralık soruşturmaları ile artan siyasi belirsizlikler sonucu bozulan yurtiçi siyasi risk algısı nedeniyle oldukça karamsar bir ruh hali ile başlamıştı. Ayrıca TCMB nin gevşek para politikası tutumunun da etkisiyle TL de devam eden değer kaybı süreci bu karamsar ruh halinin katlanmasına yol açmıştı. Sene başındaki bu karamsar görünümün aksine 2014 ün finansal piyasalar için yılın genelinde pozitif bir yıl olmasında özetle aşağıdaki faktörlerin etkili olduğunu söyleyebiliriz: TCMB nin Ocak ayı sonunda yaptığı yüklü faiz artışı TL nin istikrar kazanmasına yardımcı oldu. Yerel seçimler ile ortaya çıkan siyasi tablo siyasi istikrar algısının yeniden kuvvetlenmesini sağladı. Gelişmiş ülkelerin merkez bankaları destekleyici para politikası duruşlarını sürdürdüler; FED sürekli olarak faiz artırımı sürecinin yakın bir gelecekte başlamayacağı mesajını verdi. Avrupa da büyümenin beklentilerin altında kalması ve enflasyonda devam eden gerileme ECB den genişleyici para politikası adımları beklentisini canlı yuttu. Aynı şekilde Japonya ve Çin merkez bankaları da genişleyici para politikası mesajları vermeye devam ettiler. Özellikle yaz ayları ve sonbahar başında artan jeopolitik riskler (Rusya Ukrayna gerilimi, IŞİD in Musul u ele geçirmesi ve Kobani ye saldırması, Suriye deki gelişmeler, vb.) finansal piyasalarda çalkantılı bir dönem yaşanmasına yol açtıysa da, yılı sonlarında petrol fiyatlarında yaşanan dramatik düşüş Türkiye nin yeniden pozitif ayrışmasını sağladı yılında bu faktörler nasıl şekillenebilir? İleriye dönük makro tahmin yapabilmek, piyasaların seyrini öngörebilmek için öncelikle bu sorulara cevap verebilmek ve buna göre bazı varsayımlarda bulunmak gerekiyor. 1. FED in ne yapacağı önemli bir belirsizlik unsuru FED in para politikası adımlarına ilişkin belirsizlikler çok fazla Önceki yıllarda olduğu gibi, 2015 yılında da finansal piyasaların yönü konusunda en belirleyici faktör, FED başta olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası duruşları olmaya devam edecek. ABD para politikasının 2015 yılında 2014 yılına nazaran çok daha önemli bir risk faktörü olabileceğini düşünüyoruz. Bu düşüncemiz, FED in yıl içinde faiz artırımına başlayacağı beklentisinden de kaynaklanmıyor. Önemli bir risk unsuru olarak görmemizin nedeni FED in para politikası adımlarına ilişkin belirsizliklerin bu kez çok fazla olması. 4

5 Örneğin 2014 başında, FED in ne yapacağı bugünkü kadar belirsizlik kaynağı değildi, buna göre 2014 yılı baz senaryolarını oluştururken, FED çok önemli bir risk faktörü olarak alınmayabilirdi. Daha açık anlatacak olursak, 2014 yılı başında FED tahvil alımlarını kademeli olarak azaltma kararı almış olsa da bu piyasada büyük ölçüde fiyatlanmıştı. Ayrıca FED üyeleri de bu kararın negatif piyasa etkisini sınırlamak için faiz artırımlarının çok uzakta olduğu mesajını vermeye özen gösteriyordu. Piyasa için baz senaryo oluştururken, bu durumun 2014 boyunca bu şekilde süreceğini varsaymak makul sayılabilirdi. FED in faiz artırımına ne zaman başlaması gerektiği konusunda çok farklı görüşler var Oysa 2015 yılı baz senaryosu oluştururken, FED in para politikası duruşuna ilişkin bir varsayımda bulunmak son derece güç. FED in 2015 yılında faiz artırım sürecine başlayacağı kabul edilliyor olsa da, bunun ne zaman başlayacağına ilişkin bir konsensus yok; faiz artırımlarının ilk çeyrek sonunda başlaması gerektiğini belirten uzmanlar da var, aksine Aralık ayından, hatta 2016 yılından önce başlamasının mümkün olmadığını belirten uzmanların sayısı da çok fazla. FED in erken faiz artırımına başlaması gerektiğini savunanlar, ekonomik büyüme ve istihdam verilerinin faiz artırımını kaçınılmaz kıldığını belirtiyor. Faiz artırımında geç kalınması halinde, ileride enflasyonun kontrolden çıkabileceğini ve FED in sonrasında daha fazla faiz artırmak zorunda kalabileceğini belirtiyorlar. Aynı zamanda geç faiz artırımının varlık fiyatlarında köpüklerin oluşmasına ve ileride büyük kayıpların yaşanmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar. FED in faiz artırım sürecini 2015 sonu hatta 2016 ya bırakması gerektiği görüşünü savunanlar ise, düşük enflasyona ve ücretlerde yeterince artış olmadığına dikkat çekerek, istihdam piyasasında halen fazla atıl kapasite olduğunu, erken yapılacak bir faiz artırımının ekonomik büyüme sürecini duraklatabileceğini ve tekrar resesyona girilebileceğini belirtiyorlar. Bu görüşü savunanlar, bugünkü durumu 1937 yılına benzetmekte; 1929 Büyük Buhran sonrasında arası yaşanan ekonomik büyüme döneminin ardından FED in 1937 yılında erken bir faiz artırımı süreci başlatarak ABD ekonomisinin 1938 de resesyona girmemesine neden olduğunu, bugün de aynı hatanın tekrarlanmaması gerektiğini savunuyorlar. Bu görüşün savunucuları aynı zamanda dolarda süregelen güçlenme nedeniyle FED in faiz artırımlarında hızlı davranamayacağını belirtiyorlar. FED in faiz arttırım sürecini 2004 te olduğu gibi küçük adımlarla yürüteceği fiyatlanıyor. Bu hangi şartlarda mümkün olur? Bu tartışmaları bir tarafa bırakırsak, piyasalarda fiyatlanmak istenen ana senaryoda FED in faiz artırım sürecini 2004 te olduğu gibi küçük adımlarla (bu kez örneğin iki toplantıda bir 25 baz puanlık artışlarla) yürüteceği, bu sayede de finansal piyasalarda potansiyel negatif etkilerin sınırlı kalabileceği düşünülüyor. ABD de veri akışı yıl boyunca FED in öngörülerine paralel gelirse, örneğin ücret artışları sınırlı kalır ve çekirdek enflasyon %2,0 nin altında kalmaya devam ederse, bu mümkün olabilir. Ancak, çekirdek enflasyonun %2,0 yi aşması FED i küçük adımlarla faiz artırımı yerine, öngörülenden daha agresif bir para politikası duruşuna zorlayabilir, bu da finansal piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Aksine Avrupa da olduğu gibi büyüme ve (çekirdek) enflasyon verilerinde düşüş başgöstermesi halinde FED in faiz artırımlarını ötelemesi gerekebilir. Bu durumda finansal piyasalar mutlaka pozitif etkilenmeyebilir, aksine negatif etkilenmesi daha muhtemel; olağandışı para politikası uygulamalarının 8. yılında da ekonomik büyüme sekteye uğrar ve FED faiz artırım sürecini ötelemek zorunda kalırsa, bu durum artık para politikasının sorgulanmasına ve finansal piyasaların bu kez olumsuz etkilenmesine yol açabilir. 5

6 Öte yandan, istihdam ve büyümede iyileşme devam eder, buna karşın gerek güçlü dolar, gerekse de petrol ve emtia fiyatlarındaki düşük seyir nedeniyle enflasyon düşük kalmaya devam ederse (örneğin FED in güvenli eşik olarak kabul ettiği %2,0 nin altında kalmaya devam ederse), bu da FED e faiz artırımlarını 2015 sonu hatta 2016 ya erteleme olanağı tanıyabilir. Bu durum, büyümede yavaşlama nedeniyle faiz artırımlarının ertelendiği durumun aksine, kuşkusuz finansal piyasalara olumlu yansıyacaktır. Burada bir ara not olarak ABD de güçlü doların dezenflasyonist etkileri konusunda da fikir ayrılıkları olduğunu belirtelim. Bir grup uzman güçlü doların hem büyüme hem de enflasyonu aşağı yönlü baskılayarak FED in faiz artırımlarını ötelemesine yol açacağını belirtirken, önemli sayıda uzman da, ABD TÜFE enflasyonunda belirleyici faktörün hizmet enflasyonu olduğunu belirttikten sonra, hizmet enflasyonunun da güçlü dolardan ziyade ücret artışları tarafından belirlendiğine işaret ediyor baz senaryosunda FED, 2014 e nazaran daha ciddi bir risk faktörü olarak alınmalı Özetle, FED in ne yapması gerektiği konusunda ciddi fikir ayrılıkları var ve FED in 2014 yılının aksine, 2015 yılında çok kritik para politikası kararları alması gerekiyor yılı başında baz senaryo oluştururken, FED in para politikası duruşu bir risk faktörü olarak gözardı edilebilirdi, ancak 2015 başlarında bir baz senaryo oluştururken, yukarıda anlatmaya çalıştığımız belirsizlikler nedeniyle, FED in para politikası duruşunun en azından 2014 yılına kıyasla daha ciddi bir risk unsuru olarak değerlendirilmesi gerekiyor. 2. ECB, BoJ ve PBOC parasal gevşemesi FED faiz artırımını telafi eder mi? Piyasalarda tartışma konusu olan bir başka konu da Avrupa, Japonya ve Çin gibi diğer büyük merkez bankalarının yapacağı parasal genişlemenin, FED in sıkılaştırma adımlarının etkisini telafi edip etmeyeceği ile ilgili. Parasal genişleme klasik aktarım mekanizmasını çalıştırmada yeterince başarılı olmasa da, finansal varlıklara fon akışlarının hızlanmasına yol açıyor. ECB nin son adımı da farklı olmayabilir Bir görüşe göre, FED tahvil alımlarını sona erdirmiş olsa da, 2015 yılında 4 büyük bankanın toplam bilanço büyüklüğünde 2014 yılına nazaran daha fazla bir artış olacağı, bu sayede küresel ölçekte para ve sermaye piyasalarına fon akışında bir kesinti olmayacağı savunuluyor. Bu görüşün savunucuları, BoJ ve ECB nin tahvil alımlarının, birebir FED in yerini tutmasa bile, dolardaki güçlenme nedeniyle FED in faiz artırım kararını geciktirmesine yol açacağını, finansal piyasaların da bundan olumlu etkileneceğini düşünüyor. Bunun aksini savunanlar ise, BoJ nin zaten yıllardır parasal genişleme yaptığı halde, bunun finansal piyasalar üzerinde majör bir etkisinin bulunmamasını gerekçe göstererek, ECB ve BoJ un para politikası adımlarının FED in parasal genişlemesinin yerini tutamayacağını iddia ediyor. Ayrıca, ECB nin parasal genişlemesine ilişkin bazı teknik farklılıklara (risk paylaşımı konusu, yalnızca yatırım yapılabilir statüdeki ülkelerin tahvillerini kapsaması, vs.) dikkat çekerek FED in parasal genişlemesi ile aynı etkiyi yapmayacağını belirtiyor. Son yıllardaki tecrübelerimizin bize gösterdiği bir gerçek, büyük merkez bankaları tarafından gerçekleştirilen tüm parasal genişleme adımları klasik aktarım mekanizmasını çalıştırmada yeterince başarılı olmasa da, finansal varlıklara fon akışlarının hızlanmasına yol açıyor. Bu açıdan ECB nin son adımı da farklı olmayabilir, Türk varlıkları da bu süreçten payını alabilir. ECB nin tahvil alımları aynı zamanda TCMB ye faiz indirimi için geniş bir alan sağlayarak, yurtiçi finansal piyasalardaki pozitif trendin devamını sağlayabilir. 6

7 Ancak ilerleyen süreçte sermaye akımlarının yönü konusunda FED in esas belirleyici olacağını düşünüyoruz Ancak ilerleyen süreçte sermaye akımlarının yönü konusunda yine FED in esas belirleyici olacağını düşünüyoruz. Piyasalarda FED in faiz artırımlarına yılın ikinci yarısından önce başlamayacağı ve faiz artırımlarını da küçük adımlarla yapacağı fiyatlandığı sürece, ECB nin parasal genişlemesi kısa vadeli sermaye akımlarına ivme kazandırmaya devam edebilir. Ancak FED in faiz artırımlarına beklenenden erken başlayacağı ve/veya planlanandan daha agresif davranacağı algısı kuvvetlenirse, ECB ya da BoJ tarafından yapılan parasal genişlemenin finansal piyasalardaki negatif etkileri bertaraf edemeyeceğini düşünüyoruz. 3. Avrupa da büyüme(me) sorunu ve politik yansımaları ECB nin son açıkladığı tahvil alım programı ile ilgili asıl kritik soru, kısa vadeli sermaye akımları üzerindeki etkilerinden ziyade, Avro bölgesinde büyümeyi canlandırmayı ve enflasyon yaratmayı başarıp başaramayacağı ile ilgili olmalı. Asıl kritik soru: ECB nin parasal genişlemesi büyüme yaratacak mı? Parasal genişleme büyüme yaratacak mı tartışmaları bir tarafa, kesin olan bir şey var ki, o da Avrupa da büyüme yaratılmasının artık zorunlu olduğu Tahmin edeceğiniz üzere, ekonomistler arasında bu konuda da bir konsensus yok: ECB tahvil alım programının büyümeyi canlandırması konusunda umutlu olan ekonomistler ECB nin arası yaptığı tahvil alımları ile bilançosunu 3,1 trilyon $ a yükselttiğine vurgu yaparak, bu süreçte Avro bölgesi enflasyonunun %2,0 nin altından %3,0 ün üzerine yükseldiğini, ancak ECB nin 2012 ortalarından itibaren bilançosunu küçültmesiyle (ECB bilançosu 2014 sonuna kadar 1 trilyon nun üzerinde küçüldü) büyüme ve enflasyonun da düşüşe geçtiğini belirtiyorlar. Yeni parasal genişleme adımının da dönemindekine benzer bir etki yapacağını, ek olarak eurodaki zayıflamanın da artan ihracat potansiyeli kanalıyla büyümeye destek vereceğini düşünüyorlar. Avrupa da büyüme konusunda pek de umutlu olmayanlar, Avrupa bölgesini Japonya ya benzeterek, ECB nin parasal genişleme kararında çok geç kaldığını ve Avrupa da faizlerin zaten çok düşük olduğunu, bu açıdan ek parasal genişlemenin büyüme için bir teşvik yaratamayacağını düşünüyor. Umutlu olmamalarının diğer bir nedeni de tahvil alım tutarının Avrupa ekonomisinin kümülatif büyüklüğüne oranla çok küçük kaldığını düşünmeleri. Bu iddialarını desteklemek için, FED in 6 yıl içinde 3 hatta Operation Twist de hesaba katılırsa 3,5 adımda bilançosunu ABD GSYH nin %20 sinden fazla oranda büyütmesine karşın büyümede ancak bir canlanma sağlanabilmesini örnek gösteriyorlar. Kısaca, ECB nin Avro bölgesi GSYH sının %7 sine ulaşan tahvil alım programının büyümeyi canlandırma konusunda yeterli olamayacağını düşünüyorlar. Büyüme konusunda umutsuz olanlar arasında konuyu farklı bir açıdan değerlendirenler de var. Bu kesim, AB de büyüme ile ilgili asıl sorunun yapısal olduğunu ve kalıcı büyüme için özellikle istihdam piyasasında yapısal reformlara ihtiyaç olduğuna inanıyor. ECB nin tahvil alımlarının özellikle borç sorunu yaşayan ülkelerde bütçe kısıntısı ve reform yapma iştahını törpüleyeceği, dolayısıyla kısa vadede büyümeyi canlandırıyor gibi görünse de, uzun vadede kalıcı büyüme sorununun katlanmasına yol açacağı belirtiliyor. Bu tartışmalar bir tarafa, kesin olan bir şey var ki, o da Avrupa da büyüme yaratılmasının artık zorunlu olduğu. Yunanistan da GSYH, 2009 öncesine göre %25 oranında gerilemiş durumda. Portekiz, İtalya, İrlanda ve İspanya gibi borç sorununu en ağır yaşayan ülkelerde de GSYH, 2009 öncesine göre %5 10 arası daha düşük düzeylerde. Yunanistan ve İspanya da 7

8 işsizlik oranı %25, genç nüfusta işsizlik oranı ise %50 civarında kalmaya devam ediyor. Ülkelerin düşük büyüme ve yüksek işsizliğin yarattığı sosyal huzursuzluklarla daha fazla yaşamaları giderek zorlaşıyor. Ancak büyüme konusunda iyimser taraftakiler bile konuya temkinli yaklaşıyor ve bir mucize beklememek gerektiğini, büyümede canlanmanın zaman alabileceğini belirtiyor. Bu da konuyu daha da kritik bir hale getiriyor. 4. Avrupa da radikal partilerin yükselişi borç krizini farklı bir boyuta taşır mı? Avrupa da artan sosyal huzursuzluklar radikal partilerin yükselişini beraberinde getiriyor Bu sürecin birliğin dağılmasına kadar gidebilecek olumsuzlukları tetiklemesinden endişe ediliyor Büyüme konusunun giderek daha kritik hale gelmesinin nedeni, ülkelerdeki sosyal huzursuzluklar nedeniyle, iktidardaki merkez partilerin seçmenler tarafından cezalandırıldığı ve merkez dışı, radikal partilerin giderek daha fazla ön plana çıktığı bir sürecin yaşanıyor olması. Bunun en canlı örneği son olarak Yunanistan da radikal sol Syrizia partisinin Pazar günkü seçimlerin ardından iktidara gelmesiyle yaşandı. Bu durum yalnızca Yunanistan ile de sınırlı değil, örneğin Aralık 2015 te genel seçimlerin yapılacağı İspanya da da radikal sol Podemos adlı parti anketlerde önde gidiyor. Benzer şekilde İtalya da Five Star Movement, Fransa da National Front, Hollanda da Freedom Party gibi radikal partiler de giderek popülaritelerini artırıyorlar. Bu partilerin ortak noktaları ülkelerinde uygulanan bütçe kısıntıları ve yapısal reformları, hatta euroda kalınmasını sorguluyor olmaları. Syrizia ve Podemos, ülkelerinin eurodan çıkmasını arzu etmediklerini açıklamış olsalar da, AB Komisyonu, ECB ve IMF den oluşan Troyka ekibiyle pazarlık masasına oturarak bütçe tedbirlerini ve borçların yeniden yapılandırılması konularını görüşmek istiyorlar. Bu pazarlık sürecinin borç sorunu yaşayan bir ülkenin euroyu terketmesiyle sonuçlanması ve bunun Pandora nın Kutusu nun açılmasına ve birliğin dağılmasına sebep olmasından endişe ediliyor. Bu zorlu süreç ilk olarak Yunanistan ile test edilecek. Syrizia daha fazla bütçe kısıntısı yaparak büyümeyi canlandırmanın ve ülkenin borç sorununu hafifletmenin mümkün olmadığı görüşünden hareketle bütçe kısıntılarının gevşetilmesi, hatta bir takım bütçe teşvikleri yapılması gerektiğini savunuyor. Syrizia Troyka dan ayrıca 350 milyar ya varan borçlarının bir bölümünün tamamen silinmesini, bir bölümünün de 60 yıl gibi çok uzun bir vadeye yayılmasını talep ediyor. Buna karşılık, Almanya nın başını çektiği Troyka ise yardım paketleri için şart koştuğu bütçe kısıtları ve reform taleplerinden geri adım atılmasının söz konusu olamayacağı yönünde açıklamalarda bulundu. Hatta Yunanistan ın eurodan çıkmasının 2 sene öncesinin aksine AB için bir sorun yaratmayacağını belirtti. Bu şartlarda taraflar arasında nasıl bir uzlaşmaya varılacağı, uzlaşma olmaması durumunda Syrizia nın eurodan çıkmayı göze alıp alamayacağı hep bir muamma. Pazarlıklar olumlu sonuçlanır ve örneğin Yunanistan ın borçlarının bir kısmı silinirse, bundan da Avrupa bankacılık sisteminin olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz olur. Daha önceki yapılandırmalar ve tahvil alımları ile Yunanistan ın borcunun önemli bir kısmı ECB ve IMF üzerine geçmiş olsa da, halen yaklaşık 350 milyar luk borcun yarısından fazlası özel sektörün, ağırlıklı olarak da Avrupa bankacılık sisteminin üzerinde. Kısaca, Avrupa borç krizine ilişkin endişeler son 2 senedir yatışmış gibi görünse de, aslında krizin sona ermediği, her an farklı bir şekilde ortaya çıkarak finansal piyasalarda ciddi sarsıntılara yol açabileceği görülüyor. 8

9 5. Yurtiçinde siyasi riskler nasıl şekillenebilir? 2013 ortalarından itibaren hararetlenen ve piyasalarda ciddi satışlara yol açan yurtiçi siyasi tansiyon yüksek kalmaya devam ediyor. Ancak piyasalar için şu anda daha önemli olan, siyasi risk algısının yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yerini sakinliğe bırakmış olması. AKP nin genel seçimlerden de zaferle çıkacağı ve siyasi istikrarın devam edeceği beklentisi de siyasi risk priminin düşük kalmasını sağlıyor. Barış sürecinin akıbeti, Başkanlık süreci, anayasa değişikliği ve yargıda devam eden düzenlemeler gibi çok önemli konular en azından seçimlerin sonrasına kadar piyasaların radarından çıkmış durumda. Bu durumda herhangi bir değişiklik olmasını da beklemiyoruz. HDP nin seçimlere parti olarak katılma kararı sandalye dağılımını dramatik şekilde değiştirebilir Ancak yurtiçi siyasi risk priminin tamamen de gözardı edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Neticede önümüzde bir genel seçim var ve meşhur siyasette 1 gün çok uzun bir süredir lafını unutmamak gerekiyor. Öncelikle, HDP nin Haziran ayındaki genel seçimlere bağımsız milletvekilleri ile değil de parti olarak katılma kararı (bir değişiklik olmadığı taktide) Meclis te sandalye dağılımını dramatik şekilde değiştirebilir ve bu da seçimler sonrası barış sürecinden anayasa değişikliğine kadar bir dizi gelişmeyi derinden etkileyebilir. Seçim simulasyon modelimizden faydalanarak, farklı seçim senaryolar altında milletvekili dağılımının nasıl olabileceği konusunda bazı gözlemlerimizi paylaşmak istiyoruz: HDP nin Meclis dışında kalması halinde AKP ye 330 milletvekili için %46 oy yetiyor HDP nin önceki seçimlerde olduğu gibi seçimlere bağımsız milletvekilleri ile katılıp, milletvekili çıkardığı bir durumda; AKP nin salt çoğunluk sağlayan 276 milletvekili için %42,5 43,0 civarında, referandum çoğunluğu olan 330 milletvekili için de %50,5 51,0 civarında oy alması gerekiyor. HDP nin örneğin anketlerde gözüken %8,0 civarı oy alarak Meclis dışında kalması durumunda ise; AKP ye 276 milletvekili için %37,5, 330 milletvekili için %46 civarında oy alması yetiyor yerel seçim sonuçları (Büyükşehirler için belediye başkanlığı, diğer iller için İl Genel Meclisi sonuçları) baz alınırsa; AKP 325, CHP 141, MHP 84 milletvekili çıkarabilir. HDP nin %10 barajını geçerek milletvekili çıkarması halinde, AKP nin 276 milletvekili için %44 oy, 330 milletvekili için de %53 civarında oy alması gerekiyor. Ancak HDP %10 oy ile Meclis e girerse, AKP nin salt çoğunluk altında kalma durumu bile olabilir HDP nin %10 barajını aşması halinde AKP nin salt çoğunluk altında kalma durumu bile ortaya çıkabilir; HDP nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olduğu gibi CHP den oy kapma potansiyeli olsa da, %10 barajını aşabilmesi için daha büyük oranda Doğu ve Güneydoğu da AKP ye oy veren seçmeni kendine çekmesi lazım. Dolayısıyla HDP nin %10 u geçtiği bir durumda, AKP de %44 oy oranının altına düşebilir. Basit bir aritmetik hesap yapacak olursak, HDP nin %10 oy aldığı bir senaryoda, CHP ve MHP toplamda yerel seçimlerde aldıkları %42 43 civarında oy alırsa, Meclis dışı kalan partilerin de %4 5 oy potansiyeli dikkate alındığında, AKP nin oy oranı %42 ye kadar düşebilir. Bu da AKP nin salt çoğunluk olan 276 milletvekilinin bile altında kalması anlamına gelir. Baz senaryomuzda böyle bir duruma yer vermiyoruz, ancak HDP nin %10 u aştığı bir senaryoda, bu olasılığın imkanlar dahilinde olduğunu belirtmek istiyoruz. Bu doğal olarak piyasalar için daha önce hiç fiyatlanmayan, en kötü senaryo olur. 9

10 Seçim sonuçlarına göre çok farklı senaryoların ortaya çıkabileceği akılların bir köşesinde tutulmalı Seçim sonuçlarına göre ileriye dönük çok farklı senaryolar (farklı belirsizlik unsurları) ortaya çıkabilir ve bunların her birinin sağlıklı bir analizini yapmak da çok zor. Örneğin, HDP nin Meclis dışında kalması ve AKP nin 330 üstü ya da 330 a yakın bir çoğunlukla Meclis e girmesi piyasa için en iyi senaryo mudur? Bu durumda barış süreci her koşulda sürdürülebilir mi? AKP nin başkanlık sistemi için anayasal değişikliği zorlaması beraberinde siyasi tansiyonu nasıl etkiler? Gezi ya da 7 8 Ekim protestoları benzeri olayların tekrarlaması durumu olur mu? En kötü senaryo dediğimiz AKP nin 276 nın altında milletvekili çıkarması durumunda nasıl bir koalisyon kurulur? AKP MHP ile koalisyon kurarsa barış sürecinin akıbeti ne olur? HDP ile koalisyon kurarsa, buna milliyetçi ve seküler çevrelerin, hatta kendi seçmeninin tepkisi ne olur? Bu soruların cevaplarını şimdiden kestirebilmek çok güç. Özetle, piyasalar genel seçimlerden AKP nin galibiyeti ile çıkıldığı ve siyasi istikrarın devam ettiği bir senaryoyu fiyatlıyor olsa da, bunun bir genel seçim olduğu ve seçim sonuçlarına göre çok farklı senaryoların ortaya çıkabileceği de akılların bir köşesinde tutulmalı. 6. Jeopolitik riskler gündeme gelebilir IŞİD, Suriye, Irak, Rusya, Ukrayna gibi bir dizi jeopolitik faktör 2015 yılı boyunca piyasaların radarında olacak Siyasi risk primi ile birlikte değerlendirilmesi gereken bir başka konu da jeopolitik gelişmeler. Bilindiği gibi, jeopolitik gelişmeler sene içinde finansal piyasalar için ciddi dalgalanmalar yarattı yılı için de jeopolitik gelişmeleri önceden kestirilmesi mümkün olmayanlar sınıfında düşünebiliriz. Özetle, IŞİD, Suriye, Irak, Rusya, Ukrayna ve şu an aklımıza gelmeyen bir dizi jeopolitik faktör 2015 yılı boyunca piyasaların radarında olmaya devam edecek. Özellikle petrol fiyatlarındaki gerileme ve uygulanan yaptırımlar nedeniyle 2015 de ağır bir ekonomik daralma yaşaması beklenen Rusya da gündemi ekonomik daralmadan uzaklaştırmak için dış politikada 2014 deki gibi yeni maceralara girişilmesi, finansal piyasalarda risk algısını bozabilir. 7. Petrol fiyatlarının yarattığı pozitif etki döngüsel olarak mı kalacak? 2015 petrol fiyatı varsayımları 100 $ ın üzeri seviyelerden $ lara kadar geriledi 2015 te Türkiye için oluşan pozitif senaryonun ana damarını petrol fiyatlarındaki gerileme oluşturuyor. Petrol fiyatlarındaki gerilemenin başladığı ilk dönemlerde, piyasada 2015 yılı için ortalama petrol fiyatı varsayımları 100 $ ın üzeri seviyelerden 80 90$ a çekilmişti, ancak varsayımlar bugünlerde 50 60$ lara kadar düşmüş durumda. Petrol fiyatlarında bu çaptaki bir gerilemenin enflasyon, cari açık ve büyüme üzerindeki dramatik etkileri nedeniyle Türkiye için piyasa algısında da önemli bir iyileşme oldu. Petrol fiyatlarında bu çapta bir düşüşü kimse öngörmüyordu, neden bu kadar düştüğünü de kimse tam olarak açıklayamıyor. Geriye dönüp 2014 yılı başında yazılan bazı makro görünüm ve strateji raporlarına baktığımızda, petrol fiyatlarında gerileme ihtimaline değinilmesi bir yana, tüm rapor boyunca petrol kelimesinin dahi geçmediğini görüyoruz. Dolayısıyla, bu gerilemeyi bir piyango olarak değerlendirmek mümkün. Bugünkü ortamda petrol fiyatına ilişkin sağlıklı bir öngörüde bulunmak imkansıza yakın Petrol fiyatı tüm makro tahminler için çok önemli bir girdi, dolayısıyla enflasyon, cari açık ve büyüme tahminlerimizi tam olarak yapabilmemiz için petrol fiyatı varsayımında da bulunmamız gerekiyor. Oysa, fiyatların 3 4 ay içinde %50 nin üzerinde gerilediği bir ortamda, petrol fiyatlarına ilişkin sağlıklı bir öngörüde bulunmak da zor görünüyor. Yakın zamanda yapılan anketler de bunu yansıtıyor. 10

11 Ocak ayında MarketWatch tarafından 306 kurumsal yatırımcı ile yapılan 2015 sonu Brent petrol fiyatı tahminine ilişkin ankete göre katılımcıların %51 i 60 $ ın altında bir petrol fiyatı tahmininde bulunurken, sadece %7 si petrol fiyatlarının 80 $ ın üzerine çıkabileceğini belirtmiş. Ancak Aralık ayında, petrol fiyatları yaklaşık 63 $ iken (aynı kurumlarla) yapılan ankette katılımcıların %89 u 60 $ ın üzerinde, %47 si de 80 $ ın üzerinde tahminde bulunmuş. Anketler ile ilgili habere oil drops below 30 a barrel brace for a global recession ?dist=countdown linkinden ulaşabilirsiniz. Makro tahminlerimize baz oluşturacak petrol fiyatı varsayımını 2015 sonu için 75 $, yıllık ortalama da 65 $ aldık Petrol fiyatlarının dış ticaret üzerindeki olumlu yansımasını önümüzdeki aylardan itibaren artan bir oranda göreceğiz Petrol fiyatlarındaki düşüşün sağladığı avantajı yapısal kazanımlara çevirebilmeliyiz, yoksa bu sadece döngüsel bir avantaj olarak kalır Görüldüğü gibi, piyasada petrol fiyatı tahminleri gerçekleşen fiyatlara göre kolayca oynayabiliyor. Bu ortamda sağlıklı bir öngörüde bulunmak neredeyse imkansız, ancak makro tahmin setimizi tamamlayabilmemiz için de bir petrol fiyatı varsayımında bulunmamız gerekiyor. Biz de piyasanın geneli gibi, petrol fiyatlarının yıl içinde arz yönlü düzenlemeler ile bir miktar yükselişe geçtiği bir çerçeveyi baz aldık. Buna göre petrol fiyatını 2015 sonu için 75 $, yıllık ortalama olarak da 65 $ varsaydık (2014 sene sonu 57 $, 2014 ortalaması 97 $). Petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerindeki en önemli etkisi petrol ithalatçısı olmamız nedeniyle dış ticaret üzerinde görülüyor. Artık finansal piyasalarla ilgilenen herkesin aşina olduğu üzere petrol fiyatlarındaki her 10 $ lık değişim, net petrol ithalatı faturamızı kabaca 4,0 4,5 milyar $ etkiliyor. Petrol fiyatlarındaki değişimlerin ithalat faturamıza yansıması da en az 3 4 aylık bir gecikmeyle gerçekleşiyor. Dolayısıyla, petrol fiyatlarının dış ticaret verimiz üzerindeki pozitif etkisini henüz görmedik, önümüzdeki aylardan itibaren bu olumlu yansımayı artan bir oranda göreceğiz. Öte yandan, petrol fiyatında şimdiye kadarki düşüşün enflasyon üzerindeki doğrudan yansımasını ise görmüş bulunuyoruz; petrol fiyatlarında Ağustos ayından itibaren hız kazanan gerileme Ocak ayı itibariyle TÜFE enflasyonunu %1,0 civarında aşağı çekmiş durumda. Başka bir ifadeyle, petrol fiyatları sabit kalsaydı, 2014 yılını kabaca %9,0 civarında bir enflasyonla kapatacaktık. Bu durumda belki de bugünkünden çok farklı bir para politikası duruşunu konuşuyor olacaktık. Ek olarak, petrol fiyatlarındaki gerileme nedeniyle artan satın alma gücü ile tüketimin başka kanallara aktarılması yoluyla büyümenin de bir miktar pozitif etkilenmesi beklenebilir, ancak bunun net etkisini söyleyebilmek çok da kolay değil. Petrol fiyatlarındaki düşüşün cari açık, enflasyon ve büyüme rakamları üzerinde şüphesiz önemli etkileri var ve bu etkilerle risk algısı da dramatik şekilde değişebiliyor. Ancak sadece petrol fiyatı şu kadar düşerse enflasyon bu kadar düşüyor, cari açık bu kadar düşüyor, büyüme şu kadar yükseliyor şeklindeki bir söylem de son derece sığ bir bakış açısını yansıtıyor. Petrol fiyatlarındaki düşüşün ekonomimiz üzerinde sağladığı asıl avantaj, ekonominin yapısal sorunlarının çözümü için kazandıracağı zaman olmalı, başka bir ifadeyle petrol fiyatlarının düşüşte olduğu bu zamanı yapısal reformlara ağırlık vererek avantaja dönüştürebilmeliyiz. Aksi taktirde, petrol fiyatlarındaki düşüşün sağladığı avantaj, sadece döngüsel bir avantaj olarak kalır, bu avantajı yapısal kazanımlara çevirememiş oluruz. Bu çok önemli değil, ben kazandığım paraya bakarım diyen bir yatırımcı tipi için şimdilik çok sorun olmayabilir. Ancak bu tip yatırımcı ileride petrol fiyatları hızlı bir yükselişe geçerse kendini ağır kayıplara da hazırlayabilmeli. Sonuçta, petrol fiyatının bu kadar hızlı düşeceğini kimse öngörememişti ve kimsenin nedenini açıklayamadığı bir şekilde, kimsenin beklemediği bir zamanda petrol fiyatı hızlı bir yükselişe de geçebilir. Bu gibi durumlarda piyasadan doğru çıkış zamanı da her zaman kestirilemeyebilir. 11

12 8. Cari açık ne kadar gerileyecek? Petrol fiyatlarındaki düşüşün cari açık üzerindeki net etkisi dolaylı faktörler de düşünülürse, 7,5 8,0 milyar $ ı bulabilir 2014 yılında ortalama 97 $ seviyesindeki Brent petrol fiyatının 2015 yılı için örneğin ortalama 65 $ seviyesinde kalması, net petrol ve petrol ürünleri ithalatı faturamızı %30 civarında düşürebilir. Bu da net petrol ithalatı faturamızın 15 milyar $ civarında gerilemesi anlamına geliyor. Ancak biz miktar bazlı etkileri ve doğalgaz fiyatında daha az oranlı bir düşüş ihtimalini göz önüne alarak net petrol ithalatımızda 13 milyar $ lık bir düşüş öngördük. Ancak petrol fiyatlarında düşüş nedeniyle Rusya başta olmak üzere petrol ihracatçısı ülkelerle olan ihracat, bavul ticareti ve turizm potansiyelimizin düşmesi de çok olası, bu nedenle cari açık üzerindeki net etki daha düşük olacaktır. Biz bu net etkinin 7,5 8,0 milyar $ a kadar gerileyebileceğini öngörüyoruz. İhracatımızın yaklaşık yarısını Avrupa ya gerçekleştirmemiz nedeniyle, Avrupa da parasal genişleme ile birlikte büyümede olası bir canlanma ihracat performansımızı olumlu etkileyecektir. Ancak burada zayıf euro nedeniyle bir dezavantajımız da söz konusu. Yukarıda bahsettiğimiz gibi petrol fiyatlarındaki düşüş ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle Rusya ve Irak gibi önemli ihracat pazarlarımızda da bir daralma yaşanması muhtemel. Özetle, ihracat potansiyelimiz 2014 e nazaran zayıflayabilir. Öte yandan, iç talepte sınırlı da olsa iyileşme nedeniyle petrol dışı ithalat kalemlerinde 2014 tekine kıyasla daha yüksek oranlı bir artış görülebilir. Zayıf euro özellikle tüketim malı ithalatına ek bir ivme kazandırabilir. $/ paritesindeki düşüş nedeniyle, hem ihracat hem de ithalat rakamsal olarak gerileyebilir Bu sene dış ticaret tahminlerinde gözönünde bulundurulması gereken diğer bir unsur da $/ paritesindeki ciddi düşüş. İhracatımızın yaklaşık %45 ini, ithalatımızın ise %30 unu euro bazında gerçekleştiriyoruz. Dış ticaret rakamları ise dolar bazında açıklanıyor. Euro ile yaptığımız dış ticaret dolar bazında açıklanırken 2015 te 2014 e göre çok daha düşük bir parite ile çarpılarak açıklanacak (2014 te ortalama $/ paritesi 1,33 oldu), yani aynı miktarda euro bazlı ihracat ve ithalat dolar bazında çok daha düşük bir rakama işaret ediyor olacak. Euro bazında yaptığımız ihracat ve ithalatın toplam ihracat ve ithalat içindeki payları farklı olsa da, miktar olarak birbirine çok yakın ve yıllık yaklaşık 70 milyar $ civarında. Dolayısıyla, paritedeki değişimin dış ticaret açığı üzerindeki bahsettiğimiz bu aritmetik etkisi nötr e yakın olacak, ancak ihracat ve ithalat rakamlarında bir miktar gerileme görebileceğiz. Tüm bu faktörleri biraraya getirdiğimizde, ihracatın 2014 sonundaki 158 milyar $ dan 2015 sonunda 154 milyar $ a, aynı dönemde ithalatın ise 242 milyar $ dan 233 milyar $ a gerilemesini bekliyoruz. Bu da yaklaşık 79 milyar $ lık bir dış ticaret açığına işaret ediyor (2014 sonu 84 milyar $). Sene sonu cari açık tahminimiz kabaca milyar $ (GSYH nin %5,0 i) Dış ticaret dışında kalan turizm ve bavul ticareti gibi kalemlerde de petrol fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak bir gerileme yaşanabileceğini düşünüyoruz. Cari açık tahminimize ulaşırken, dış ticaret dışında kalan tüm kalemlerin toplamda 39,0 milyar $ dan kabaca 37,0 37,5 milyar $ a gerileyebileceğini öngörüyoruz. Böylece 2015 sonunda cari açığın milyar $ civarında (GSYH nin yaklaşık %5,0 i) olabileceğini düşünüyoruz. Bu rakam ortalama piyasa tahminlerinden daha yüksek bir rakama işaret ediyor. Bu tahminimize göre aşağı yönlü bir risk, petrol fiyatlarının beklediğimizden uzun bir süre daha bugünkü seviyelerinde kalması ve/veya turizm ve bavul ticareti gelirlerimizin beklediğimiz gibi düşmemesi olabilir. 12

13 9. Bütçe performansı vergi dışı gelirlerin yardımıyla olumlu kalmaya devam ediyor 2014 yılında da merkezi bütçede yıl başındaki hedeflerin üzerinde olumlu bir performans ortaya çıktı. Sene başında 33,2 milyar TL olarak öngörülen ve daha sonra 24,6 milyar TL ye revize edilen bütçe açığı sene sonunda 22,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Faiz dışı fazla da 18,8 milyar TL den 25,6 milyar TL ye revize edilmesinin ardından 27,2 milyar TL oldu. Böylece 2013 sonunda %1,2 seviyesindeki bütçe açığı/gsyh oranı, 2014 de de benzer bir şekilde %1,3 de kaldı te de bütçe açığı/gsyh oranının %1,1 olması öngörülüyor ve 2014 teki güçlü bütçe performansında vergi dışı gelirler etkili oldu Harcama ödeneklerinin aşılmasının muhtemel olduğu 2015 te de vergi dışı gelir yaratma potansiyeli kritik olacak 2013 ve 2014 yıllarındaki bu olumlu performansta harcama disiplini ve güçlü vergi tahsilatı performansından ziyade vergi dışı gelirlerde hedeflerin aşılması etkili oldu. BOTAŞ ve EÜAŞ ın geçmiş vergi borçlarını ödemesi, TCMB ve kamu bankalarından beklentinin üzerinde temettü transferi, il özel idarelerinden bütçeye transferler gibi kalıcılığı şüpheli (bir kereye mahsus) faktörlerin yardımıyla vergi dışı gelirler hedeflerin 2013 te 11 milyar TL, 2014 te de 18,5 milyar TL üzerinde geldi. Hedefleri aşan vergi dışı gelirler de yatırım harcamaları ve mal ve hizmet alımlarında kullanılarak bütçe harcama ödenekleri aşıldı. Olaya başka bir açıdan bakarsak, kamu sektörü son iki yılda harcama artışlarıyla büyümeye ciddi katkı yaparken, yaratılan vergi dışı gelirler sayesinde bütçe performansında da bir bozulma görülmedi. Özellikle 2013 te kamu yatırımları ve mal hizmet alımlarındaki hızlı artışların GSYH ya %1,6 lık bir katkı yaptığını gördük ün 9 aylık döneminde de büyümeye kamu katkısı %0,6 oldu yılı bütçe hedeflerine baktığımızda vergi dışı tarafta 2014 yılı gerçekleşmesine göre 11 milyar TL daha düşük gelir bekleniyor. Buna paralel olarak yatırım harcamalarında ve mal ve hizmet alımlarında da tasarrufa gidileceği öngörülüyor. Örneğin 2014 te 55,7 milyar TL ye ulaşan toplam yatırım harcamasının 2015 te 47,8 milyar TL ye düşeceği öngörülüyor. Bu oranda bir düşüş GSYH yı %0,6 0,7 oranında aşağı çekebilir. Büyümeye özel sektör katkısının zaten düşük kaldığı bir genel seçim döneminde hükümetin bu öngörüsüne sadık kalamayabileceğini düşünüyoruz. Ek olarak vergi geliri hedefleri genel itibariyle büyüme hedefleri ile tutarlı görünse de, KDV tahsilatındaki %16 artış hedefi bir miktar iddialı kalabilir ve hedeflerde 2 3 milyar TL lik bir sapma olabilir. Dolayısıyla, 2015 te bütçe performansında bir bozulma olmaması için hükümetin önceki yıllarda olduğu gibi vergi dışı gelir yaratma potansiyeli kritik olacak. Hükümetin vergi dışı gelir yaratma potansiyelinin son iki yılın altında kalması durumunda, bütçe açığı/gsyh hedefi %1,1 yerine %1,5 2,0 ye çıkabilir. Bu borç dinamikleri için bir sorun yaratmayacaktır, ancak böyle bir durumda sene sonunda bazı vergi artışı tedbirleri alınması gündeme gelebilir, bu da dezenflasyon sürecinin sekteye uğramasına yol açabilir. Özetle, merkezi bütçe yıl içinde finansal piyasalar için ek bir risk yaratmasa da, uzun vadedeki potansiyel enflasyonist etkileri açısından takip edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. 13

14 10. Büyümede başrol iç talebe geçecek ama %4,0 hedefinin altında kalınabilir 2014 ün 3. çeyreğinde büyümeye özel sektör katkısı sıfıra geriledi 2014 yılı büyümesi ile ilgili olarak, sene başındaki olumsuz görünüm (kur ve faizlerdeki yükseliş) ve BDDK nın aldığı talep kısıcı önlemler nedeniyle iç talepteki zayıflığın yıl boyunca sürdüğü, büyümeyi teşvik eden ana unsurun güçlü ihracat performansı sayesinde dış talep olduğu ve kamunun da büyümeye bir miktar katkıda bulunduğu görülüyor. Örneğin, 2014 yılının üçüncü çeyreğinde GSYH büyümesi %1,7 ye gerilerken, özel sektör tüketim ve yatırım harcamalarının büyümeye katkısının sıfıra yaklaştığı görüldü. Zayıf iç talebe bağlı olarak stok değişimleri de 3.çeyrek büyümesini %1,5 oranında aşağı çekti. Öte yandan büyümeye net dış talep %2,5, kamu sektörü de %0,5 lik katkı yaptı. 4.çeyrekte öncü göstergeler iç talep katkısının bir miktar artabileceğine işaret etse de, dış talep katkısının gene daha fazla olacağı görülüyor. GSYH büyümesinin yılın son çeyreğinde %2,0 2,5 civarında gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Bu da 2014 yılının tümü için GSYH büyümesini yaklaşık %2,6 2,7 ye getiriyor in ilk çeyreğinden itibaren baz etkilerinin de devreye girmesiyle, büyümenin bileşenlerinde net dış talepten iç talebe doğru bir dönüşüm görülmesi bekleniyor. Yukarıda dış ticaret bölümünde değindiğimiz nedenlerle ihracattaki zayıflama bu dönüşüme katkıda bulunacaktır. Ek olarak, faizlerdeki gerileme ve zayıf euro da özel tüketim harcamalarına ve bir miktar da yatırım harcamalarına destek verebilir. Ancak şimdiye kadar açıklanan öncü göstergelere dayanarak henüz çok kayda değer bir canlanma belirtisi de görülmediğini söyleyebiliriz. Büyümede %4,0 hedefinin üzerine doğru bir canlanma için özel yatırım harcamalarında bir ivmelenmeye ihtiyaç var 2015 yılı büyüme beklentimiz %3,5. Bunda da iç talep katkısının %3,0 olmasını bekliyoruz. Büyümede %4,0 hedefi ya da daha üzerine doğru bir canlanma için kuşkusuz ki özel sektörün yatırım harcamalarında bir ivmelenmeye ihtiyaç var. Yatırım harcamaları 2010 yılında %34, 2011 yılında da %22 oranında artış göstererek, o yılların büyümesine sırasıyla %5,4 ve %4,4 lük katkı sağlamıştı. Ancak özel sektör yatırımları 2012 yılından beri daralma eğiliminde; 2014 ün üçüncü çeyreği itibariyle 2011 sonuna göre %6 gerilemiş durumda. TCMB den seri faiz indirimi beklentisiyle özel sektör yatırım harcamalarının 2015 büyümesine önemli bir katkı yapması umut ediliyor. Ancak yatırım artışında faizlerin tek değişken olmadığını not edelim. Yatırımlarda artış için yatırımcıların faizlerdeki düşüşün kalıcı olduğuna inanması gerekiyor, bunun için de yapısal reformlar, düzenleyici kurumların bağımsızlığı, siyasi istikrar (bunu da sadece tek parti iktidarı olarak tanımlamıyoruz), yerli kura güven gibi bazı konularda pozitif bir görünüme ihtiyaç var. Bugünkü konjonktürde bu değişkenlerin yatırımlara hızlı bir ivme kazandıracak durumda olmadığını söyleyebiliriz. Özetle, 2015 yılında yatırım harcamalarında çift haneli büyüme oranlarına dönülmesini beklemiyoruz, ancak baz etkisinin yardımıyla %5 6 civarında bir yatırım artışı mümkün olabilir. Beklentilerimizi toparlarsak, 2015 te büyümeye iç talep katkısının %3,0, stok katkısının da %0,5 olmasını bekliyoruz, kamu katkısı da 2014 yılındakinin üzerine çıkarak %1,0 e yaklaşabilir. Öte yandan net dış talebin 2015 büyümesini %0,9 1,0 arasında aşağı çekebileceğini düşünüyoruz. Bunlara bağlı olarak 2015 yılı GSYH büyüme beklentimiz %3,5. 14

15 11. Enflasyon ne olacak? Enflasyonun Mart ayından itibaren %5,5 6,0 aralığında seyretmesini, son çeyrekte %6,5 7,0 ye yükselmesini bekliyoruz Enflasyonda kalıcı bir düşüş için hizmet enflasyonunun katkısına ihtiyaç var 2014 ün başında yaşanan kur geçişkenliğinin kademeli olarak endeksten çıkmasıyla, temel mal grubu enflasyonu 2014 ün ilk aylarında hızla düşmeye (çekirdek enflasyon eğilimi iyileşmeye) devam edecek te çok yüksek seyreden gıda enflasyonunun tarihi ortalamalarına yönelmesiyle, gıda enflasyonunun da TÜFE enflasyonunu aşağı çekmesi muhtemel görünüyor. Özetle, önümüzdeki özellikle 3 4 aylık süreçte TÜFE enflasyonunda hızlı bir düşüş görülmesi kaçınılmaz görünüyor. TÜFE enflasyonunun Ocak ayı sonunda %7,0 nin altına, Mart Nisan aylarından itibaren de %6,0 nın altına %5,5 e yakın seviyelere gerileyebileceğini düşünüyoruz. Bu süreçte hizmet enflasyonu da katkı verirse, çekirdek enflasyon da %6,0 civarına gerileyebilir. Ancak yılın son bölümünde baz etkisi bu kez tersine dönecek. Şöyle ki, 2014 ün son döneminde (Ağustos Aralık) petrol fiyatlarındaki düşüş TÜFE enflasyonunu %0,7 0,8 oranında aşağı çekti. Dolayısıyla, 2015 in aynı döneminde petrol fiyatları artışa geçmeyip, yatay seyretse bile, bu TÜFE enflasyonunu yukarı çeken bir etki yapacak. TÜFE enflasyonu Mart ayından itibaren %5,5 6,0 civarında seyretse de, yılın son çeyreğinde tekrar %6,5 7,0 aralığına doğru yükselebileceğini düşünüyoruz. Bu yükselişte petrol fiyatlarının oluşturduğu olumsuz baz etkisinin yanısıra küresel risklere ve TCMB nin gevşek para politikasına bağlı olarak negatif kur gelişmeleri etkili olabilir. Sene sonu TÜFE enflasyonu beklentimiz %6,9. Öte yandan, uzun vadeli enflasyon görünümü için hizmet enflasyonunun seyri de önemli olacak. Hizmet fiyatları, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın bir yansıması olarak son 4 senedir sürekli artış eğiliminde. İlerleyen süreçte, enflasyonda düşüşün kalıcı olabilmesi için bu düşüşe hizmet enflasyonunun da katkı vermesi, fiyatlama davranışlarındaki katılığın hafiflemesi gerekiyor yılında yüksek gıda enflasyonu, dışarıda yenen yemek hizmetleri kanalıyla hizmet enflasyonunu olumsuz olarak etkiledi. Gıda fiyatlarındaki olası normalleşme, 2015 yılında dolaylı olarak hizmet enflasyonuna da olumlu olarak yansıyabilir. Ayrıca petrol fiyatlarındaki gerileme de ulaştırma hizmetleri kanalıyla olumlu bir etki yaratabilir. Tüm bunları gözönüne aldığımızda, 2014 sonlarında %9,0 u aşan hizmet enflasyonunun 2015 yılı sonunda %6,5 civarına gerileyebileceğini düşünüyoruz. %5,0 hedefi için hizmet enflasyonunda bundan daha hızlı bir gerilemeye ihtiyaç olduğu ise açık. 15

16 12. TCMB ne yapacak? TCMB nin 27 Ocak ta açıkladığı enflasyon raporu, TCMB nin para poltikası duruşu hakkında önemli ipuçları verdi. Öncelikle, TCMB Başkanı Erdem Başçı Ocak ayı TÜFE enflasyonunda yıllık bazda %1,0 in üzerinde bir düşüş görmeleri halinde, 24 Şubat taki PPK toplantısını beklemeden 4 Şubat ta toplanarak bir parasal gevşemeye gidebileceklerini söyledi. Faiz indirimi süreci ilk beklentilerden daha agresif olabilir Bizim yaklaşık %2,5 luk gıda enflasyonu varsayımıyla manşet TÜFE enflasyonu beklentimiz %0,6 civarında. Bu da yıllık enflasyonu %8,2 den %6,7 ye getiriyor. Gıda enflasyonu %4,5 5,0 lere ulaşmadığı sürece, yıllık enflasyondaki düşüşün %1,0 i aşabileceğini söyleyebiliriz. Dolayısyla, Başçı nın bu söylemi TCMB nin 3 Şubat taki Ocak ayı enflasyonu açıklamasının ardından erken toplanarak bazpuan arasında bir faiz indirimi yapabileceğine işaret ediyor. Ancak açıklama sonrası gözlenen kur gelişmeleri ara toplantı ihtimalini azaltmış olabilir. Zaten erken PPK toplantısı kararı verilmek istenen temkinli duruş söylemi ile çelişiyor. Bu karar TCMB nin üzerinde hissettiği siyasi baskının boyutunu yansıtıyor. Enflasyonda belirgin bir düşüş görülene kadar verim eğrisini yatay tutmak suretiyle sıkı para politikası duruşu devam edecek vurgusuna atfen belirgin düşüşten neyin kastedildiği sorusuna Erdem Başçı nın verdiği cevap da para politikasına ilişkin önemli ipuçları verdi. Buna göre, TCMB nin önümüzdeki aylarda faiz indirim sürecinde beklenenden daha agresif olabileceğini düşünüyoruz. Erdem Başçı bu soruya verdiği cevapta, çekirdek enflasyon eğiliminin (bunu mevsimsellikten arındırılmış çekirdek enflasyonun 3 aylık ortalamasının yıllıklandırılması şeklinde tanımlayabiliriz) kalıcı bir şekilde, örneğin 3 ay boyunca, %5,0 veya altında kalması halinde enflasyonda belirgin düşüş konusunda ikna olabileceklerini ifade etti. İlk yarıyıl sonuna kadar toplam faiz indirimleri bazpuana ulaşabilir TCMB emniyet subabı olarak likidite politikasına güveniyor, ancak biz o kadar iyimser değiliz Bu konuda da değerlendirmelerimizi şöyle paylaşabiliriz: Aylık enflasyon projeksiyonlarımızı baz alırsak, çekirdek enflasyon eğiliminin önümüzdeki 3 4 ay boyunca %5,0 civarında (sonrasında bir miktar yükselebilir) kalabileceğini görüyoruz. Bu TCMB ye faiz indirimleri için bir alan sağlayabilir. Daha başka bir ifadeyle, faiz indirimi baskısı altındaki bir merkez bankasının, çekirdek enflasyonun bu trendini gerekçe göstererek faiz indirim sürecini hızlandırabileceğini düşünüyoruz. Bizim de hemfikir olduğumuz piyasadaki genel beklenti TCMB nin ilk yarıyıl sonuna kadar bazpuan faiz indirimi yapabileceği şeklindeydi. Ancak Erdem Başçı nın bu söylemini baz alırsak, faiz indirim sürecinin bazpuana (belki de küresel gelişmelere göre biraz üzerine) kadar varabileceğini söyleyebiliriz. Toplantıda edindiğimiz diğer bir izlenim de, TCMB nin küresel risk iştahındaki bir bozulmaya (örneğin FED in beklenenden erken faiz artırımına) karşı sıkı likidite politikasına fazlasıyla güvendiği, bu açıdan da haftalık repo faizinde hızlı indirimlere gidilse bile, faiz koridorunun üst bandı olarak tanımlanan gecelik borç verme faizini sabit tutma (ya da küçük oranlı indirimler yapma) eğiliminde olduğu şeklinde. Bu da olması gereken ve beklentilerimiz ile uyumlu bir duruşu ifade ediyor. Ancak politika faizlerinin hızla %7,0 nin altına indirildiği bir durumda, sıkı likidite politikasının küresel risk iştahındaki bozulmanın negatif etkilerini bertaraf etmede başarılı olacağı konusunda emin değiliz. Özetle, faiz indirimlerinde olası bir hızlanmanın piyasa üzerindeki kısa vadeli etkisi açık; zaten toplantının ardından gösterge tahvil faizi %6,7 ye geriledi. Ancak uzun vadede negatif etkilerin sınırlanması için TCMB ye biraz da şansının yardımı gerekiyor. 16

17 13. Kur ve faiz; küresel riskler ve TCMB nin gevşek para politikası tutumu belirleyici olacak Konvansiyonel olmayan para politikası araçları kura karşı atakları önlemede yetersiz kalıyor TL nin değer kayıplarına açık olduğu ama reel kurun 2014 başındaki dip seviyelerine gerilemediği bir çerçeveyi baz alıyoruz. Buna göre sene sonu sepet kur beklentimiz 2,74. TL faizlerin sene sonuna kadar %7,0 nin altında kalma ihtimali zor görünüyor En son 2014 ün başında olmak üzere bir çok kez gördüğümüz üzere, küresel bazda risk alma iştahının azaldığı panik dönemlerinde, faiz koridoru ve ROM gibi konvansiyonel olmayan para politikası araçları kura karşı atakları önlemede yetersiz kalıyor. Bu kez de farklı olması için bir neden göremiyoruz. TCMB nin sıkı likidite politikası ile TL üzerindeki negatif baskıları bertaraf edemeyeceğini düşünüyoruz. Bu görüşü desteklercesine, TCMB nin para politikasında gevşeme sinyali sonrası, daha küresel makro görünümde bir değişim olmadığı halde, TL üzerinde baskıların arttığı görülüyor. Önceki bölümlerde küresel ekonomik görünüme ilişkin çeşitli risklere değindik (FED in beklenenden hızlı faiz artırımı adımları, Avrupa da büyümenin gecikmesi, jeopolitik riskler, vb.). Bunların gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilemeyiz, ancak gerçekleşmesi halinde, TCMB nin sinyallerini verdiği para politikası duruşu TL deki kayıpların katlanmasına yol açabilir. Piyasada kur tahminleri yapılırken baz senaryolarda bu riskler pek hesaba katılmıyor. Biz de gevşek para politikası tutumu nedeniyle TL nin değer kayıplarına açık olduğu ama reel kurun 2014 başındaki dip seviyelerine kadar gerilemediği (risk algısının o derece bozulmadığı) bir çerçeveyi baz alıyoruz. Buna göre TL de reel %1 2 lik bir kayıp öngörüyoruz. Buna göre 0.5 $ ve 0.5 dan oluşan sepet kurun sene sonunda 2,74 seviyelerinde olabileceğini düşünüyoruz. Şu andaki konjonktürde pariteye ilişkin sağlıklı bir öngörüde bulunmak güç, ancak 1,15 parite varsayımıyla sene sonu TL/$ kurunu 2,55, TL/ kurunu da 2,94 olarak tahmin ediyoruz. Gevşek para politikası duruşu altında 2 yıllık gösterge tahvilin faizi, küresel risk görünümü izin verdiği sürece %7,0 civarında, hatta altında kalabilir. Ancak kur görünümüne ilişkin yukarıda çizdiğimiz çerçeve dahilinde TL faizlerin sene sonuna kadar %7,0 nin altında kalma ihtimali de zor görünüyor. Gösterge tahvil faizinin 2015 sonunda %9,0 a yakın seviyelerde olmasını bekliyoruz. TCMB de küresel gelişmelere bağlı olarak, yılın ilk bölümünde gerçekleştirmesi muhtemel parasal gevşemeyi yılın ikinci yarısında geri almak zorunda kalabilir. 17

18 14. Olumlu görünümün kalıcılığını sağlayabilecek pozitif faktörler neler olabilir? Risk faktörlerini öne çıkarmamızın nedeni, şu an Türkiye için kusursuza yakın bir senaryonun fiyatlanıyor oluşu FED in faiz artırım sürecini enflasyonist baskıların zayıf kalması nedeniyle ötelemesi Türkiye için olumlu beklentilerin devamını sağlayabilir En iyi senaryo da, AKP nin seçimlerin ardından kutuplaşmayı azaltacak adımlar atması ve ağırlığını yapısal reform paketine vermesi olur Raporumuzun genelinde risk faktörlerini çok fazla öne çıkardık. Ancak bunun nedeni, bunların gerçekleşeceğine dönük kesin beklentilerimiz değil. Zaten yazımızın ilk bölümünde belirttiğimiz ve geçmişten örneklerini verdiğimiz gibi ileriye dönük kesin öngörülerde bulunmak neredeyse imkansız. Üstad Galbraith ın dediği gibi iki tip tahminci var; bilmeyenler ve bilmediğini bilmeyenler. Biz kendimizi birinci gruptakiler arasında değerlendiriyoruz. Risk faktörlerini daha sıklıkla gündeme getirmemizin nedeni, şu an Türkiye için kusursıza yakın bir senaryonun fiyatlanıyor oluşu. Bu pozitif görünüm şartlar izin verdiği ölçüde sürebilir, ancak buna karşılık şu an pek ciddiye alınmayan risk faktörlerinin yıl çinde bambaşka boyutlara gelmesiyle, bu durumun değişebileceğini de hatırlatmak istedik. Bunun benzer örneklerini gerek 2011 gerekse de 2013 yıllarında gördüğümüzü de yazımızın ilk bölümünde hatırlatmıştık. Türkiye için oluşan bu pozitif görünüm hangi şartlarda sekteye uğramadan devam edebilir? Bu sorunun birçok cevabı olabilir, ancak kuşkusuz en pozitif etki, ECB, BoJ ve PBOC gibi büyük merkez bankalarının destekleyici para politikası adımları atmaya devam ettiği bir ortamda, FED in de beklenen faiz artırım sürecini ötelemesi olur. Ancak (yazımızın önceki bölümlerinde de belirttiğimiz gibi) bu öteleme ABD büyümesinin sekteye uğraması nedeniyle mecbur kalınan bir adım olarak değil de, hızlı büyümeye rağmen enflasyonist baskıların zayıf kalması sayesinde hayata geçerse, pozitif etki çok daha net bir şekilde ortaya çıkabilir. Bu durumda, petrol fiyatları da düşük kalmaya devam ederse, yurt içinde parasal gevşeme adımları kurlar üzerinde çok baskı yaratmadan hayata geçirilebilir. Cari açıktaki gerileme Türkiye için pozitif hikayeye destek veren diğer bir unsur olabilir. Böyle bir senaryoda, cari açık, enflasyon ve büyüme %5, %5, %5 şeklindeki rüya senaryo kadar olmasa da, şimdikinden daha sağlıklı bir dengeye oturabilir. Bu ortamda kredi görünümünün negatiften durağana çekilmesi de gündeme gelebilir. Bu pozitif gelişmelerin üzerine en iyi senaryo da, seçimlerin geride kalmasının ardından, tüm belirsizlikleri arkada bırakmış bir AKP hükümetinin, toplumdaki kutuplaşmayı azaltacak adımlar atması ve ağırlığını yapısal reform paketine vermesi olur. Bu son bir kaç yıldır %3,0 3,5 lara gerilediği izlenimi veren potansiyel büyüme hızımızın yeniden %5,0 ve üzerine doğru ivmelenebileceği algısını kuvvetlendirebilir. Bu şartlarda Türkiye için meşhur yeniden değerleme hikayesi de hayata geçebilir. Biz bugünkü belirsizlik ortamında pozitif ya da negatif senaryoların gerçekleşme olasılıkları hakkında kesin bir görüş vermekten kaçınıyoruz. Bunun değerlendirmesini okuyucularımızın takdirine bırakmak istiyoruz. 18

19 BIST 100 için endeks hedefi gerçekçi mi? Top down bir yaklaşımla, endeks için bottom up hedefine yıl içinde ulaşılabileceğini düşünüyoruz BIST 100 endeksi, 30 Ocak itibariyle geçen senenin Mart ayı içinde gördüğü dip seviyesinden %42 lik bir yükseliş kaydetti. Aradaki süreçte Ağustos Ekim arası dönem hariç ciddi bir düzeltme de yaşanmadı. Böyle hızlı yükselişlerin ardından aracı kurumların hisse senedi değerlemelerinde kullandığı risksiz faiz oranı ve risk primi varsayımlarını aşağı çekerek endeks için hedef değerlerini yukarı yönlü revize ettikleri görülür. Bugün de benzer bir durumla karşı karşıyayız. Aracı kurumların yaptıkları bu bottom up analiz sonucu BIST 100 için arası endeks değer hedeflerine ulaştıkları görülüyor. Biz bottom up analiz ile ulaşılan bu endeks rakamlarını top down bir yaklaşımla değerlendirecek olursak (yazının başından beri bunu yapmaya çalışıyoruz), uygun şartlar devam ettiği taktirde bu seviyelerin yıl içinde pekala görülebileceğini söyleyebiliriz. Zaten seviyesinin %10 15 uzağındayız ve risk algısı pozitif kaldığı sürece bu performans da sağlanabilir. Ancak, tüm şartların bütün yıl boyunca Türkiye nin lehine geliştiği bir senaryoyu da öngörmüyoruz. Raporda belirttiğimiz gibi bu görüntüyü bozma potansiyeline sahip ciddi risk faktörleri var ve bunların gerçekleşme olasılığı da az değil. Dolayısyla hedefi yıl içinde görülse bile zirve seviyesinden ciddi bir düzeltmenin de mümkün olduğunu düşünüyoruz. Türkiye nin pozitif ayrışmasını sürekli kılacak yeterli katalist yok Türkiye nin pozitif ayrışması bir süre daha sürebilir, ancak ardından bir negatif ayrışma dönemi sürpriz olmaz Türkiye yüksek betaya sahip bir ülke olarak, küresel risk algılamasındaki değişimlere çok duyarlı. Hisse senedi pereformansı uzun vadede diğer endekslere yakınlaşsa da, dönem içinde sürekli pozitif veya negatif ayrışıyor. Örneğin MSCI Türkiye endeksinin MSCI gelişmekte olan ülkeler (EM) endeksine göreli performansı yılları arasında sırasıyla %21, +%39, %24 ve +%22 oldu ün Mart ayından bugüne kadarki döneme bakarsak, MSCI EM endeksine göreli performansın yaklaşık %36 ya ulaştığını görüyoruz. Pozitif ve negatif ayrışma trendlerinde bir değişiklik olması için bir neden görmüyoruz, yani şu anda Türkiye nin pozitif ayrışmasını sürekli kılacak yeterli katalist yok. Bu nedenle, Türkiye nin pozitif ayrışmasını bir süre daha sürdürebileceğini (bu süreçte belki de endeks seviyesinin aşılabileceğini), ancak 2015 yılı içinde zirve seviyesinin görülmesinin ardından negatif ayrışma dönemine girilmesinin sürpriz olmayacağını düşünüyoruz. 19

20 Rapor boyunca çerçevesini çizdiğimiz baz senaryomuz dahilinde makro tahminlerimizi aşağıdaki özet tabloda görebilirsiniz: 20

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fitch, Türkiye nin kredi notu ve görünümünü korudu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu BBB- olarak korurken, kredi notunun Durağan olan görünümü de değiştirmedi.

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 03 Ağustos 2015, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 29 Haziran 2015, Sayı: 17. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 17 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİ ANALİZİ

ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİ ANALİZİ ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİ ANALİZİ Bugün, saat 15:30 da global piyasalara etkisi çok büyük olan ABD Tarım Dışı İstihdam Raporu açıklanacak. Veri açıklandığı sırada dalgalanmanın çok yüksek olabileceğini

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 48 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM ANALİZİ

ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM ANALİZİ ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM ANALİZİ Bugün, saat 15:30 da global piyasalara etkisi çok büyük olan ABD Tarım Dışı İstihdam Raporu açıklanacak. Veri açıklandığı sırada dalgalanmanın çok yüksek olabileceğini hatırlatmakta

Detaylı

ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİ ANALİZİ

ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİ ANALİZİ ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİ ANALİZİ Bugün, saat 15:30 da global piyasalara etkisi çok büyük olan ABD Tarım Dışı İstihdam Raporu açıklanacak. Veri açıklandığı sırada dalgalanmanın çok yüksek olabileceğini

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 12 Ocak 2015, Sayı: 02. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 12 Ocak 2015, Sayı: 02. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 02 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Sayı: 2015-16 BASIN DUYURUSU 3 Mart 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 1,10 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 10 Ağustos 2015, Sayı: 22. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 10 Ağustos 2015, Sayı: 22. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 22 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 23 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Almanya sanayi üretimi endeksi beklenenin altında kaldı Almanya da bugün açıklanan PMI İmalat Sanayi Endeksi, küresel ekonomik daralmanın ülke ekonomisine

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 08 Haziran 2015, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 14 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Çağlar Kuzlukluoğlu 1

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz 2009 Aralık ayında vadeli piyasalarda 1230.0 dolar/ons seviyesine kadar yükselen altın fiyatları sonrasında yaklaşık % 15 düşüş ile Şubat ayı başında 1045.0 dolar/ons seviyesine geriledi.

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU 19 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU Japonya Maliye Bakanı yeni parasal genişleme hakkında konuştu Japonya Maliye Bakanı Taro Aso yaptığı konuşmada Japonya Merkez Bankası nın (BoJ) şu an için

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 28 Aralık 2015, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 41 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 27 Temmuz 2015, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 20 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 Sayı: 2015-34 BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Nisan 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 1,19 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİ ANALİZİ

ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİ ANALİZİ ABD TARIM DIŞI İSTİHDAM VERİSİ ANALİZİ Bugün, saat 15:30 da global piyasalara etkisi çok büyük olan ABD Tarım Dışı İstihdam Raporu açıklanacak. Veri açıklandığı sırada dalgalanmanın çok yüksek olabileceğini

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 06 Temmuz 2015, Sayı: 18. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 06 Temmuz 2015, Sayı: 18. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 18 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİ. FED in faiz artırımı sürecine yönelik zamanlamayı fiyatlandırmakla güçlük çeken küresel piyasalar,

DÜNYA EKONOMİSİ. FED in faiz artırımı sürecine yönelik zamanlamayı fiyatlandırmakla güçlük çeken küresel piyasalar, AĞUSTOS 2015 DÜNYA EKONOMİSİ 2015 yılının Ağustos ayında; küresel ekonomiye olan güvensizlik ortamının sürdüğü ve buna bağlı olarak riskten kaçınma eğiliminin artış gösterdiği görülmektedir. 2008 krizi

Detaylı

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU ORTAKLIK YAPISI VE SERMAYEYE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Bankamızın 30.09.2011 itibarıyla ortaklık yapısı ve paylarında herhangi bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 18 Ağustos 2014, Sayı: 33

Ekonomi Bülteni. 18 Ağustos 2014, Sayı: 33 Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji Ekonomik Büyüme Nasıl Seyredecek? Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

Turkey Data Monitor Ekonomi Bülteni. 07 Mart 2016 I. KÜRESEL GELİŞMELER

Turkey Data Monitor Ekonomi Bülteni. 07 Mart 2016 I. KÜRESEL GELİŞMELER I. KÜRESEL GELİŞMELER Zayıf ücret artışları, güçlü istihdam artışını gölgede bıraktı ABD de Şubat ayında toplam tarım dışı istihdam 195 bin kişilik beklentilerin belirgin üzerinde 242 bin kişi olarak açıklandı.

Detaylı

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 RİSKİN İŞTAHI KAÇARSA Bernanke nin Mayıs ayı içerisinde yaptığı açıklama ile başlayan riskten kaçınma eğilimi 19 20 Haziran FED toplantısı ile doruğa ulaştı. FED in 85 milyar

Detaylı

Portföy Yönetimi. Makro Bülten. Büyüme ne kadar yavaşladı? Sinyaller karışık olsa da henüz korkulduğu kadar değil 01/04/2014.

Portföy Yönetimi. Makro Bülten. Büyüme ne kadar yavaşladı? Sinyaller karışık olsa da henüz korkulduğu kadar değil 01/04/2014. Makro Bülten Büyüme ne kadar yavaşladı? Sinyaller karışık olsa da henüz korkulduğu kadar değil Dün açıklanan 2013 yılı 4.çeyrek GSYH büyümesi beklentilerin hafif üzerinde %4,4 seviyesinde geldi. Böylece

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014

Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014 Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014 Enflasyon Gelişmeleri 1. Aralık ayında tüketici fiyatları yüzde 0,46 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde

Detaylı

İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014

İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014 İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014 Cevaplarda şu işaretlerin tekrarını dileriz: B.02.2.TCM.0.00.00.00- Sayın Ali BABACAN BAŞBAKAN YARDIMCISI ANKARA Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) Kanunu

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ DÜNYA EKONOMİSİ

TÜRKİYE EKONOMİSİ DÜNYA EKONOMİSİ EKİM 2015 gelişmekte olan ülkeler adına birer risk unsuru oluşturduğunu dile getirdi. Buna ek olarak; IMF nin küresel ekonomiye dair büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize ederek 2015 yılı için %3,1 e,

Detaylı

Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010. PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010

Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010. PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010 Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010 Enflasyon Gelişmeleri 1. Nisan ayında tüketici fiyat endeksi yüzde 0,60 oranında yükselmiş ve yıllık enflasyon

Detaylı

Global Piyasalar. XTB Günlük Bülteni. *Fed toplantısı öncesinde dün gelen ABD verileri..

Global Piyasalar. XTB Günlük Bülteni. *Fed toplantısı öncesinde dün gelen ABD verileri.. XTB Günlük Bülteni Global Piyasalar *Fed toplantısı öncesinde dün gelen ABD verileri.. ABD'de perakende satışlar %0,3 beklenirken Ağustos'ta %0.2 yükselerek tahminlerin altında artış gösterdi. Otomotiv

Detaylı

İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015

İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015 İDARE MERKEZİ ANKARA, 27 Ocak 2015 Cevaplarda şu işaretlerin tekrarını dileriz: B.02.2.TCM.0.00.00.00- Sayın Ali BABACAN BAŞBAKAN YARDIMCISI ANKARA Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) Kanunu

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Yılın üçüncü çeyreğinde dünya ekonomisinde büyüme kaygılarının

Detaylı

FED FAİZ KARARINDA SÜRPRİZ YAPABİLİR Mİ?...

FED FAİZ KARARINDA SÜRPRİZ YAPABİLİR Mİ?... FED FAİZ KARARINDA SÜRPRİZ YAPABİLİR Mİ?... FED in genişleyici para politikasına geçtiği Aralık 2008 den bu yana faizler 0-0.25 bandında bulunuyor. 2008 de yaşanan finansal krizin ardından, ekonomideki

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-65. 28 Ekim 2015. Toplantı Tarihi: 21 Ekim 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-65. 28 Ekim 2015. Toplantı Tarihi: 21 Ekim 2015 Sayı: 2015-65 BASIN DUYURUSU 28 Ekim 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 21 Ekim 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Eylül ayında tüketici fiyatları yüzde 0,89 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 24 Haziran 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 24 Haziran 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 24 Haziran 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Euro Bölgesi'nde PMI beklentinin altında Euro Bölgesi'nde imalat sanayi ve hizmet sektörü faaliyetleri Fransa ekonomisindeki yavaşlama doğrultusunda Haziran

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

Gündem 16.09.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10%

Gündem 16.09.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Açılış 1,1320 1,5427 120,193 3,0585 1109,10 Yüksek 1,1329 1,5457 120,653 3,0692 1109,52 Düşük 1,1259 1,5330 119,402 3,0228 1102,65 Kapanış 1,1270 1,5344 120,417

Detaylı

Gündem 18.09.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10%

Gündem 18.09.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Açılış 1,1291 1,5496 120,578 2,9985 1119,45 Yüksek 1,1441 1,5628 120,990 3,0282 1134,15 Düşük 1,1285 1,5486 119,796 2,9757 1115,56 Kapanış 1,1434 1,559 119,990

Detaylı

Global Ekonomi ve Yurtdışı Piyasalar. Temmuz 2011

Global Ekonomi ve Yurtdışı Piyasalar. Temmuz 2011 Global Ekonomi ve Yurtdışı Piyasalar Temmuz 2011 Görünüm Küresel ekonomide toparlanma sürüyor: Gelişmiş ülkelerdeki borç yükünün yarattığı kırılganlık sebebiyle toparlanma yavaş seyrederken, gelişmekte

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 18 Kasım 2013, Sayı: 42. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler

Ekonomi Bülteni. 18 Kasım 2013, Sayı: 42. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Ekonomi Bülteni, Sayı: 42 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 Yurt Dışı Gelişmeler Janet Yellen Güvercin duruşunu

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para

Detaylı

ING EMEKLİLİK A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR

ING EMEKLİLİK A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR ING EMEKLİLİK A.Ş. KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR Bu rapor ING Emeklilik A.Ş. Kamu Borçlanma Araçları Standart Emeklilik Yatırım Fonu nun 01 Ocak 2014 30 Haziran

Detaylı

PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 17 Temmuz 2014

PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 17 Temmuz 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Enflasyon Gelişmeleri Toplantı Tarihi: 17 Temmuz 2014 1. Haziran ayında tüketici fiyatları yüzde 0,31 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde 9,16 ya gerilemiştir.

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

01 Haziran - 05 Haziran 2015

01 Haziran - 05 Haziran 2015 Önümüzdeki Hafta Neleri Takip Edeceğiz? Pazartesi; 04:00 Çin İmalat ve İmalat Dışı PMI Endeksleri 04:30 Avustralya Konut İzinleri 04:35 Çin HSBC İmalat PMI Endeksi 10:00 Türkiye İmalat PMI Endeksi 11:00

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz Ocak ayının ilk yarısını geride bırakırken piyasalardaki olumlu havanın sorgulanmaya başladığını söyleyebiliriz. Amerika kanadında Aralık ayında sürpriz bir iyileşme gözlenen tarım dışı istihdam

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 20 Haziran 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Altın, Fed sonrası 3 haftanın yükseğinde ABD merkez bankası Fed'in faiz oranlarının düşük kalmaya devam edeceğini bildirmesi ile, alternatif yatırım aracı

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para politikası görünümü önümüzdeki üç

Detaylı

Ekonomi Bülteni 15 Aralık 2014, Sayı: 50 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler

Ekonomi Bülteni 15 Aralık 2014, Sayı: 50 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Ekonomi Bülteni, Sayı: 50 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji - Büyümeyi Nasıl Yorumlamak Gerekiyor? Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 16 Mayıs 2016, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji. Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 16 Mayıs 2016, Sayı: 20. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji. Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 20 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Makro Ekonomi ve Strateji - Döviz girişi gerilemeye devam eder mi? Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 08 Aralık 2014, Sayı: 49. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 08 Aralık 2014, Sayı: 49. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 49 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 Yurt

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 14 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Cari açıkta düşüş Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nın (TCMB) açıkladığı Ağustos ayı ödemeler dengesi rakamlarına göre cari işlemler açığı, bir önceki

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir.

31/12/2011-31/03/2012 tarihleri arasında fon getirisi %2,11 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi %2,49 olarak gerçekleşmiştir. GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT-KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 3 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi genel olarak 2011 yılını bir önceki yıldan devraldığı Euro

Detaylı

Gündem 30.09.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10%

Gündem 30.09.2015. Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Amerika 0,25% İsviçre -0,75% Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Açılış 1,1245 1,5174 119,920 3,0580 1132,15 Yüksek 1,1281 1,5204 120,160 3,0687 1134,78 Düşük 1,1194 1,5129 119,252 3,0336 1124,56 Kapanış 1,1253 1,5151 119,741

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Standart Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2015-30.06.2015

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU Bu rapor AEGON Emeklilik ve Hayat A.Ş. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.04.2010-30.06.2010 dönemine

Detaylı

7. Orta Vadeli Öngörüler

7. Orta Vadeli Öngörüler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 7. Orta Vadeli Öngörüler Bu bölümde tahminlere temel oluşturan varsayımlar özetlenmekte, bu çerçevede üretilen orta vadeli enflasyon ve çıktı açığı tahminleri ile para

Detaylı

HAFTALIK BÜLTEN 26 EKİM 2015 30 EKİM 2015

HAFTALIK BÜLTEN 26 EKİM 2015 30 EKİM 2015 26 EKİM 2015 30 EKİM 2015 HAFTANIN ÖZETİ Küresel piyasalar geçtiğimiz hafta Merkez Bankalarının aldığı kararlar ile yön buldu. Hafta başında Japonya Merkez Bankası ndan gelecek verilere odaklanan piyasalar

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 13 Ekim 2014, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 13 Ekim 2014, Sayı: 41. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 41 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2015 BEKLENTİLERİ EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2015 OCAK

DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2015 BEKLENTİLERİ EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2015 OCAK DÜNYA VE TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN 2015 BEKLENTİLERİ EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ 2015 OCAK DÜNYA EKONOMİSİ DÜNYA EKONOMİSİNDE 2014 YILI NASIL GEÇTİ DÜNYA EKONOMİSİNDE BÜYÜME % 2,6 İLE BEKLENTİLERİN

Detaylı

Ekonomik Ajanda Zaman Ülke Önem Açıklanacak Beklenti Önceki

Ekonomik Ajanda Zaman Ülke Önem Açıklanacak Beklenti Önceki Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Açılış 1,10598 1,56122 123,55 2,75923 1094,79 Yüksek 1,10839 1,56896 124,02 2,77479 1102,03 Düşük 1,09669 1,55877 123,33 2,75323 1090,5 Kapanış 1,09831 1,56032

Detaylı

Kasım. Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU

Kasım. Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU 03 Kasım Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU Uluslararası kuruluşlar seçim sonuçlarından memnun 1 Kasım erken genel seçiminden tek parti iktidarı sonucunun çıkması yabancı kuruluşlar tarafından olumlu

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 DESTEK PİVOT DİRENÇ EURUSD 1.2744 1.2744 1.2814 1.2722 1.2836 1.2687 1.2871 ALTIN 1233.09 1236.94 1240.79 1230.71 1243.17 1226.86 1247.02 USDTRY 2.2426 2.2515 2.2605 2.2371 2.2660 2.2281 2.2749 USDJPY

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 24 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

27.06.2014 27.06.2014. Grafik:1 EURO REFİNANSMAN FAİZİ. Grafik:2 NORVEÇ FAİZ ORANI. Kaynak: Bloomberg

27.06.2014 27.06.2014. Grafik:1 EURO REFİNANSMAN FAİZİ. Grafik:2 NORVEÇ FAİZ ORANI. Kaynak: Bloomberg EUR/NOK Avrupa Merkez Bankası 5 Haziran da yapmış olduğu Para Politikası Toplantısında refinansman faizini %0,25 seviyesinden %0,15 seviyesine düşürdü. Mevduat faizini de %0 seviyesinden %-0,10 düzeyine

Detaylı

BASIN DUYURUSU 31 Aralık 2014

BASIN DUYURUSU 31 Aralık 2014 Sayı: 2014-78 BASIN DUYURUSU 31 Aralık 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Aralık 2014 Enflasyon Gelişmeleri 1. Kasım ayında tüketici fiyatları yüzde 0,18 oranında artmış, yıllık

Detaylı

Sayı: 2011 42 28 Temmuz 2011. PARA POLĐTĐKASI KURULU TOPLANTI ÖZETĐ Toplantı Tarihi: 21 Temmuz 2011

Sayı: 2011 42 28 Temmuz 2011. PARA POLĐTĐKASI KURULU TOPLANTI ÖZETĐ Toplantı Tarihi: 21 Temmuz 2011 Sayı: 2011 42 28 Temmuz 2011 PARA POLĐTĐKASI KURULU TOPLANTI ÖZETĐ Toplantı Tarihi: 21 Temmuz 2011 Enflasyon Gelişmeleri 1. Haziran ayında tüketici fiyatları yüzde 1,43 oranında azalmış ve yıllık enflasyon

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

Avrupa Merkez Bankası (ECB) üyelerinden konuşmalar gelmeye devam ediyor. ECB üyesi Weidmann, son zamanlarda

Avrupa Merkez Bankası (ECB) üyelerinden konuşmalar gelmeye devam ediyor. ECB üyesi Weidmann, son zamanlarda 22 Aralık 2014 EURUSD HAFTALIK GÖRÜNÜM Avrupa Merkez Bankası (ECB) üyelerinden konuşmalar gelmeye devam ediyor. ECB üyesi Weidmann, son zamanlarda petroldeki düşüşün Almanya daki enflasyonu negatife döndürebileceğini

Detaylı

BOJ TOPLANTI TUTANAKLARI ÖNCESİ

BOJ TOPLANTI TUTANAKLARI ÖNCESİ BOJ TOPLANTI TUTANAKLARI ÖNCESİ Japonya Merkez Bankası (BOJ) bu hafta 30 Nisan Çarşamba günü gerçekleştireceği Para Politikası toplantısında ekonomideki son görünümü ortaya koyacaktır. Japonya nın genel

Detaylı

Günlük Yorum. IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı. Piyasalarda Bugün Ne Oldu? USDTRY EURUSD GBPUSD BRENT PETROL ALTIN

Günlük Yorum. IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı. Piyasalarda Bugün Ne Oldu? USDTRY EURUSD GBPUSD BRENT PETROL ALTIN Günlük Yorum IŞIKFX Uluslararası Piyasalar Departmanı Piyasalarda Bugün Ne Oldu? USDTRY EURUSD GBPUSD BRENT PETROL ALTIN Brexit sonrası oluşan son iki günlük havanın biraz daha iyimser fiyatlamalara yol

Detaylı

Kasım. Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU

Kasım. Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU 05 Kasım Günlük Araştırma Bülteni Sabah RAPORU Volkswagen skandalı devam ediyor Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi nin Salı günü yaptığı açıklamanın ardından Avrupa borsalarında yükseliş

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 01 Haziran 2015, Sayı: 13. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 01 Haziran 2015, Sayı: 13. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 13 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Çağlar Kuzlukluoğlu 1

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 05 Kasım 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 05 Kasım 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 05 Kasım 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fed/Bullard: ABD diğer ülkelere göre 'refah adası' St. Louis Fed Başkanı James Bullard ABD'nin küresel büyümede yavaşlama görüldüğü bu dönemde 'refah adası'

Detaylı

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BİST-100, Aralık ta %10,5 değer kaybederek 67.801 den kapattı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık endeksi %12,4,

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-71. 1 Aralık 2015. Toplantı Tarihi: 24 Kasım 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-71. 1 Aralık 2015. Toplantı Tarihi: 24 Kasım 2015 Sayı: 2015-71 BASIN DUYURUSU 1 Aralık 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Kasım 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ekim ayında tüketici fiyatları yüzde 1,55 oranında yükselmiş ve

Detaylı

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü TÜRKİYE Yurtiçinde geride bıraktığımız haftada gündemde Eylül ayı ihracat verileri, TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ve enflasyon verileri yer aldı. TİM tarafından açıklanan verilere göre Eylül

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ DÜNYA EKONOMİSİ

TÜRKİYE EKONOMİSİ DÜNYA EKONOMİSİ ARALIK 2015 DÜNYA EKONOMİSİ 2015 yılı Aralık ayında, küresel ekonominin en önemli gündem maddesi FED in faiz artırımı sürecini başlatması 2008 yılında başlayan küresel krizin ardından parasal genişleme

Detaylı