T.C. KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI"

Transkript

1 T.C. KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI KAHRAMANMARAŞ İLİNDE TÜKETİME SUNULAN KIYMALARDA HAREKETLİ AEROMONAS TÜRLERİNİN İZOLASYON VE İDENTİFİKASYONU YÜKSEK LİSANS TEZİ KAHRAMANMARAŞ Eylül 2007

2 T.C. KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI KAHRAMANMARAŞ İLİNDE TÜKETİME SUNULAN KIYMALARDA HAREKETLİ AEROMONAS TÜRLERİNİN İZOLASYON VE İDENTİFİKASYONU YÜKSEK LİSANS TEZİ KAHRAMANMARAŞ EYLÜL 2007

3 T.C. KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI KAHRAMANMARAŞ İLİNDE TÜKETİME SUNULAN KIYMALARDA HAREKETLİ AEROMONAS TÜRLERİNİN İZOLASYON VE İDENTİFİKASYONU YÜKSEK LİSANS TEZİ Kod No: Bu Tez 18/09/2007 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oy Birliği ile Kabul Edilmiştir... Doç. Dr. Özlem ERDOĞRUL DANIŞMAN.. Yrd. Doç. Dr. E. Banu BÜYÜKÜNAL BAL ÜYE.. Yrd. Doç. Dr. İnci ÇINAR ÜYE Yukarıdaki imzaların adı geçen öğretim üyelerine ait olduğunu onaylarım. Prof. Dr. Özden GÖRÜCÜ Enstitü Müdürü Bu Çalışma KSÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir. Proje No: 2007/1-10 Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge, şekil ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.

4 İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER SAYFA NO İÇİNDEKİLER... I ÖZET... III ABSTRACT... V ÖNSÖZ... VII ÇİZELGELER DİZİNİ... VIII ŞEKİLLER DİZİNİ... IX SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ... X 1. GİRİŞ Kırmızı Etin Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Kırmızı Etin Mikrobiyolojik Özellikleri Aeromonas Türlerinin Tarihçesi, Taksonomisi ve Genel Özellikleri Tarihçe Taksonomi Genel Özellikler Aeromonas Türlerinin Virulans Faktörleri Aeromonas Türlerinden Kaynaklanan İnfeksiyonlar Aeromonas Türlerinden Kaynaklanan Gastroenteritisler ve Gıda İnfeksiyonları Aeromonas Türlerinden Kaynaklanan Ekstraintestinal İnfeksiyonlar Aeromonas Türlerinin Gıdalarda Bulunmasını ve Üremesini Etkileyen Faktörler Sıcaklık ph NaCl ve a w Klor bileşikleri Atmosfer Radyasyon Rekabetçi Flora Aeromonas Türlerinin Su ve Gıdalarda Varlığı Aeromonas Türlerinin Vibrionaceae Familyasının Diğer Üyelerinden Ayrımı ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Su ve Su Ürünlerinde Aeromonas Türlerinin Varlığı Kırmızı Et ve Ürünlerinde Aeromonas Türlerinin Varlığı Kanatlı Eti ve Ürünlerinde Aeromonas Türlerinin Varlığı Süt ve Süt Ürünlerinde Aeromonas Türlerinin Varlığı Sebzelerde Aeromonas Türlerinin Varlığı MATERYAL VE METOT Materyal Hareketli Aeromonas Türlerinin İzolasyon ve İdentifikasyonunda Kullanılan Besi Yerleri ve Kimyasal Maddeler Besi Yerleri Kimyasal Maddeler Test Suşu 23 I

5 İÇİNDEKİLER 3.2. Metot Hareketli Aeromonas Türlerinin İzolasyonu ve İdentifikasyonu Hareketli Aeromonas Türlerinin İzolasyonu (1). Gram Boyama ve Mikroskobik Bakı (2). Oksidaz Testi (3). Katalaz Testi (4). Hareketlilik Testi (5). Vibriostatik Ajan O/129 a Dirençlilik Testi (6). NaCl İçermeyen ve %6 NaCl İçeren Nutrient Brothda Üreme (7). DNase Testi Hareketli Aeromonas Türlerinin İdentifikasyonu (1). Eskulin Hidrolizasyonu (2). KCN Broth da Üreme (3). Karbonhidrat Fermentasyon Testleri (4). Sisteinden H 2 S Oluşumu Testi (5). Voges Proskauer Testi (6). Metil Red Testi (7). İndol Testi BULGULAR VE TARTIŞMA SONUÇ VE ÖNERİLER KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ II

6 ÖZET KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS TEZİ ÖZET KAHRAMANMARAŞ İLİNDE TÜKETİME SUNULAN KIYMALARDA HAREKETLİ AEROMONAS TÜRLERİNİN İZOLASYON VE İDENTİFİKASYONU DANIŞMAN: Doç. Dr. Özlem ERDOĞRUL Yıl: 2007 Sayfa: 58 Jüri : Doç. Dr. Özlem ERDOĞRUL Yrd. Doç. Dr. E. Banu BÜYÜKÜNAL BAL Yrd. Doç. Dr. İnci ÇINAR Bu çalışmada, Kahramanmaraş ın değişik semtlerindeki kasap ve marketlerden alınan 11 koyun ve 39 sığır kıyması örneğinden oluşan toplam 50 kıyma örneği Aeromonas spp. varlığı yönünden incelenmiş ve hareketli Aeromonas türlerinin izolasyon ve identifikasyonu yapılmıştır. Çalışmada incelenen, 11 koyun kıyma örneğinin 1 inden (%9,09), 39 sığır kıyma örneğinin 10 undan (%25,64) olmak üzere toplam 50 örneğin 11 inden (%22) hareketli Aeromonas türleri izole edilmiştir. Hareketli Aeromonas türleri ile kontamine olduğu saptanan 10 sığır kıyma örneğinin 6 sından (%60) Aeromonas hydrophila, 4 ünden (%40) Aeromonas caviae identifiye edilmiştir. Hareketli Aeromonas spp. ile kontamine olduğu belirlenen 1 koyun kıyma örneğinde ise Aeromonas hydrophila ya rastlanmıştır. Örneklerden Aeromonas sobria türü izole edilememiştir. III

7 ÖZET Sonuç olarak, Kahramanmaraş ta satışa sunulan kıymaların hareketli Aeromonas larla kontamine olduğu ve potansiyel patojen türler olan A. hydrophila ve A. caviae nin sıklıkla identifiye edildiği saptanmıştır. Bu nedenle kıyma üretiminde hijyen kurallarına mezbahadan başlayarak titizlikle uyulması, özellikle kıymaların hazır olarak satışa sunulmamaları ve mümkün olduğunca kısa süre muhafaza edilerek yeterli ısı işleminden sonra tüketilmeleri önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kıyma, Hareketli Aeromonas türleri, A. hydrophila, A. caviae. IV

8 ABSTRACT UNIVERSITY OF KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES DEPARTMENT OF BIOLOGY MSc THESİS ABSTRACT ISOLATION AND IDENTIFICATION OF MOTILE AEROMONAS SPECIES IN GROUND CONSUMED IN KAHRAMANMARAŞ PROVINCE Supervisor: Assoc. Prof. Dr. Özlem ERDOĞRUL Year: 2007 Pages: 58 Jury : Assoc. Prof. Dr. Özlem ERDOĞRUL Assist. Prof. Dr. E. Banu BÜYÜKÜNAL BAL Assist. Prof. Dr. İnci ÇINAR In this study a total of 50 ground samples purchased from different supermarkets and butchers in Kahramanmaraş including 39 beef and 11 lamb ground samples were analysed for the presence of motile Aeromonas species. Isolation and identification of motile Aeromonas spp. in ground samples were also studied. According to the findings, 1 of 11 ground lamb samples (9.09%) and 10 of 39 ground beef samples (25.64%) were found to be positive for motile Aeromonas spp. Totally 11 of 50 ground samples (22%) were determined as positive for motile Aeromonas spp. In 10 positive ground beef samples, 6 samples were identified as contaminated with Aeromonas hydrophila (60 %) and 4 were contaminated with Aeromonas caviae (40 %), respectively. One positive ground lamb sample was identified as Aeromonas hydrophila. Aeromonas sobria wasn t isolated from the samples. V

9 ABSTRACT In conclusion, it was determined that ground samples were contaminated with motile Aeromonas species and also A. hydrophila and A. caviae as, potential pathogens, were frequently identified species. Thus, it is suggested that food hygiene and regulations must be considered during the production, ground not prepared in bulk amounts in advance and not consumed raw or before adequate heat processing. Key Words: Ground, Motile Aeromonads, A. hydrophila, A. caviae. VI

10 ÖNSÖZ ÖNSÖZ Son yıllarda hareketli Aeromonas türleri gıda kaynaklı gastroenteritisler arasında önemli bir yer tutmaktadır. Hareketli Aeromonas türlerinin potansiyel gıda patojeni olarak tanımlanmasında, çevrede oldukça yaygın olarak bulunmasının büyük payı vardır. Özellikle tatlı su ve deniz suları ile insanların ve hayvanların dışkılarından sıklıkla izole edilmektedirler. Etkenin klorlanmış sularda da varlığını sürdürebilmesinin epidemiyolojik yönden ayrı bir önemi vardır. Gıdaların kontaminasyonunda etken ile kontamine sular önemli derecede rol oynamaktadırlar. Hareketli Aeromonas türleri gıda kaynaklı gastroenteritislerin yanı sıra ölümlerle sonuçlanabilecek septisemilere, yara infeksiyonlarına, nekrozlara, akciğer, pleura, endokard ve diğer iç organ yangılarına sebep olabilmektedir. Çeşitli ülkelerde, hayvansal kaynaklı gıdalarda hareketli Aeromonas' ların izolasyonu ve identifikasyonuna yönelik birçok çalışma yapılmıştır. Ülkemizde ise bu konu ile ilgili ancak sınırlı sayıda çalışmaya rastlanmıştır. Kesim, hazırlama, nakliye, muhafaza ve satış aşamalarında hijyenik açıdan uygun olmayan koşullar nedeniyle kontamine olabileceği düşünülen kıymalarda hareketli Aeromonas türlerinin varlığının saptanması amaçlanmıştır. Çalışmalarım süresince değerli yardım ve katkılarıyla beni yönlendiren, her türlü bilgi, destek ve yardımlarını esirgemeyen saygı değer hocam Doç. Dr. Özlem ERDOĞRUL a teşekkürlerimi sunarım. Tez çalışmam sırasında yardımlarını esirgemeyen Yüksek Lisans Öğrencisi Edip ÇİFTÇİ ve Mehmet DEMİR e katkılarından dolayı teşekkür ederim. Hayatımım her alanında beni hiç yalnız bırakmayan, maddi ve manevi hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan çok değerli aileme sonsuz teşekkür ederim. Eylül 2007 KAHRAMANMARAŞ VII

11 ÇİZELGELER DİZİNİ ÇİZELGELER DİZİNİ SAYFA NO Çizelge 1.1. Hareketli ve hareketsiz Aeromonas türlerinin biyokimyasal karakterleri... 6 Çizelge 1.2. Aeromonas türlerinin Vibrionaceae familyasının diğer üyelerinden ayrımında kullanılan biyokimyasal testler. 13 Çizelge 1.3. Hareketli Aeromonas Türlerinin Ayrımı Çizelge 3.1. Hareketli Aeromonas Türlerinin İdentifikasyon Testleri Çizelge 4.1. Kahramanmaraş ta tüketime sunulan kıymaların hareketli Aeromonas türleri ile kontaminasyon düzeyi. 32 Çizelge 4.2. Kahramanmaraş ta satışa sunulan kıymalarda hareketli Aeromonas türlerinin dağılımı VIII

12 ŞEKİLLER DİZİNİ ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA NO Şekil 3.1. Aeromonas Agar daki Aeromonas spp. kolonilerinin tipik görünümü Şekil 3.2. Aeromonas spp. kolonilerinin SİM Medium da görünümü Şekil 3.3. Vibriostatik Ajan a dirençlilik testi Şekil 3.4. DNase testi.. 29 Şekil 3.5. Eskulin hidrolizasyonu.. 30 Şekil 3.6. Karbonhidrat fermentasyonu Şekil 3.7. Glukozdan gaz oluşumu Şekil 3.8. Voges Proskauer testi Şekil 3.9. Metil Red testi Şekil İndol testi Grafik 4.1. Kahramanmaraş ta satışa sunulan kıymalardan izole ve identifiye edilen hareketli Aeromonas türlerinin yüzdeleri. 32 Grafik 4.2. İdentifiye edilen hareketli Aeromonas türlerinin dağılımı IX

13 SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ C : Celcius (Santigrad derece) aw : Su aktivitesi (water activity veya water availability) ph : Hidrojen iyon konsantrasyonu (hydrogen ion concentration, relative acidity or alkalinity) g : Gram kda : Kilodalton kob - cfu : Koloni oluşturan birim - Colony Forming Unit l : Litre mg : Miligram ml : Mililitre spp. : Species µ : Mikron µm : Mikrogram µm : Mikrometre LPS : Lipopolisakkarit n : Number(sayı) H 2 S : Hidrojen Sülfür dk : Dakika NaCl : Sodyum Klorür SIM : Sulphate Indol Motility KCN : Potasyum Siyanür MR : Metil Red VP : Voges Proskauer DNA : Deoksiribonükleikasit DNase : Deoksiribonükleaz X

14 GİRİŞ 1. GİRİŞ İnsanoğlunun var olduğu ilk tarihlerden bu yana, et ilk gıda maddesi olarak beslenmede yerini almıştır. Ayrıca organik bünyemizin temel taşı ve alt yapısı olarak da büyük önem taşıyan et ve et ürünleri, insanların yeterli ve dengeli beslenmesinde ilk sırada yer alır (Farber ve ark., 1989; Unat, 1986; McClain ve Lee, 1998). Yüksek biyolojik değerde oluşu, doyuruculuğu ve tat maddelerini içermesi nedeniyle beslenmede önemli yer işgal eden et, organizmanın gereksinim duyduğu proteinlerin %100 ünü karşılayacak ölçüde protein içermektedir. Özellikle sığır eti bütün esansiyel aminoasitlerini kapsamaktadır (Yücel, 1993). Ayrıca, fizyolojik yönden oldukça önemli mineral ve vitaminleri de içermektedir. Kalsiyum dışında diğer mineral maddeler bakımından da oldukça iyi bir kaynaktır. Özellikle demir ve fosfor yönünden oldukça zengindir. Suda eriyen B kompleksi vitaminlerin (Tiamin, riboflavin, niasin gibi) en iyi kaynağıdır. Yağda eriyen A, D, E ve K vitaminleri bakımından da yeterli kaynaktır. Yalnızca C vitamini az bulunmaktadır (Özen, 1989). İnsan beslenmesinde bu kadar önemli yere sahip olan et ve et ürünlerinden daha iyi yararlanmak, kalitesini ve verimini arttırmak yönünde günümüze kadar birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalar günümüzde de sürdürülmektedir. Bilindiği üzere et, besin içeriğinin zengin olması ve su aktivitesinin yüksekliği ile patojen mikroorganizmalar da dahil olmak üzere çok geniş bir mikroorganizma grubunun gelişme ve çoğalmaları için ideal bir kültür ortamıdır. Birçok mikroorganizma için uygun bir ph değerine sahiptir. Et ve et ürünlerinin mikrobiyal olarak bozulması mevcut bakteri türlerine ve toplam bakteri sayısına bağlıdır. Kontaminasyona açık bir gıda olması ve de çok tüketilmesi nedeniyle bu gıdanın mikrobiyolojik yükünün belirlenmesi halk sağlığı ve güvenliği açısından önem taşımaktadır (Prandl ve ark., 1988; Jöckel ve Stengel, 1984). Gelişmiş ülkeler dengeli ve sağlıklı bir tüketim için standardizasyona gitmişler ve sorunlarını büyük ölçüde çözmüşlerdir. Ülkemizde bu sorunlar hâlâ yeterince çözülememiş, yeterli standardizasyonlar hazırlanamamıştır (McLauchlin, 1987). Türkiye de hayvansal ürünlerin üretimi, işleme, taşıma ve pazarlanması aşamalarındaki sanitasyon koşulları dikkate alındığında, yapılan işlemlerin yeterli olmadığı görülmektedir. Özellikle et ürünlerinin hazırlanması sırasında kullanılan satır, bıçak ve tezgâhların hijyenik durumu ile etin çekilmesi, karıştırılması sırasında makine ve eller ile patojen mikroorganizmaların bulaşma riski vardır (Seeger ve ark., 1986). Yapılan çalışmalar başta Aeromonas hydrophila olmak üzere, diğer hareketli Aeromonas türlerinin et ve et ürünlerinde yüksek oranda kontaminasyon yarattığını ortaya koymuştur. Hareketli Aeromonas türleri buzdolabı sıcaklığında üreyebilen ve halk sağlığı açısından önem taşıyan gıda kökenli infeksiyon etkenleridir. Son yıllarda, soğutulmuş gıda tüketiminin artmasıyla hareketli Aeromonas türlerinin sebep olduğu infeksiyonlarda artış görülmektedir (Buchanan ve Palumbo, 1985). Hareketli Aeromonas türleri gıda infeksiyonları yanında ölümlerle sonuçlanabilecek septisemilere, yara infeksiyonlarına, nekrozlara, akciğer, pleura, endokard ve diğer iç organ yangılarına sebep olabilmektedir. Meydana gelen diyareler akut olabileceği gibi; kanlı ve koleral formda da tüm yaş gruplarını etkileyebilir (Janda, 1991). İmmun sistemi zayıflamış insanlar ve beş yaş altı 1

15 GİRİŞ çocuklar özellikle risk altındadır. Aeromonas gastroenteritlerinin semptomları çok komplekstir. Diyare sulu, kanlı, sümüğümsü olabileceği gibi bulantı, karın ağrısı, kusma ve ateş de semptomlara eşlik edebilir (Waites ve ark., 1991). Çalışmamız Kahramanmaraş ilinde kasap ve süpermarketlerde satışa sunulan sığır ve koyun kıymalarının hareketli Aeromonas türleri ile kontaminasyon derecesini ve tür dağılımını belirlemeyi hedeflemiş ve bu amaca yönelik olarak yürütülmüştür. Bu amaçla, ilimizin farklı semtlerinde bulunan, kasap ve süpermarketlerden toplam 50 adet (11 koyun kıyması ve 39 sığır kıyması) kıyma örneği temin edilmiştir Kırmızı Etin Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Et, genel olarak bir hayvanın kas dokuları ile kas olmayan organları ve yağ dokularını kapsayan proteince zengin bir gıda maddesidir. Akciğerler, karaciğer, dil, deri, beyin, kemik iliği ve böbrekler, et olarak kullanılabilir. Kırmızı et, büyükbaş hayvanlardan elde edilen et grubuna, beyaz et ise; tavuk ve balık türlerinden elde edilen et grubuna verilen addır (Anonim, 2007a). Etin kimyasal bileşimi, elde edildiği hayvanın türüne ve karkasın hangi bölgesinden alındığına göre farklılık göstermektedir. Etin içerdiği su, yağ ve protein miktarı, et kalitesinin belirlenmesinde önemli bir kriterdir. Etin içerdiği protein miktarının suya ve yağa göre oranlaması ile elde edilen parametreler et kalitesinin belirlenmesi ve teknolojik kullanımının yönlendirilmesi için verilecek kararın oluşmasında kullanılmaktadır (Göğüş, 1986). Ette su miktarı yağ miktarı ile ters orantılı olup, yağ miktarı arttıkça su miktarı azalma, yağ miktarı azaldıkça su miktarı artış göstermektedir. Ette protein/su oranı sabit olup; bir kısım proteine karşın dört kısım su bulunmaktadır (Gökalp ve ark., 1993). Ette; yaşa, cinse, cinsiyete, beslenme durumuna bakılmaksızın genel bir değerlendirme yapıldığında kimyasal yapının, ortalama %70 su, %18 protein, %3,5 protein yapısında olmayan eriyebilir nitrojenli bileşikler ve %3 oranında kül içerdiği görülmektedir (Gökalp ve ark., 1993). İnsan beslenmesinde önemli bir yere sahip olan etin kimyasal bileşimini; su, azotlu maddeler, kas renk maddesi, kas proteinleri, amino asitler, bazlar, yağlar, karbonhidratlar, vitamin ve mineral maddeler ile birlikte et enzimleri oluşturmaktadır. Su: Et ve ürünlerinin pek çoğunda su en yüksek oranda bulunan bileşiktir. Et ve ürünlerinde bulunan su, etin kalitesini belirlemekte, mikroorganizmaların faaliyetlerini, ette meydana gelen fiziksel, kimyasal ve biyokimyasal olayların oluşmasını, ete katılan birçok katkı maddesinin iyice karışmasını ve etkinlik kazanmasını sağlamaktadır (Göğüş, 1986). Ayrıca ette bulunan su, duyusal kalitenin belirlenmesi ve beslenme değeri açısından da büyük önem taşımaktadır (Weir ve ark., 1962). Etteki su miktarı, kesim hayvanlarının ırklarına, yaşlarına ve semizlik durumlarına bağlı olarak %48-78 arasındadır. Hayvan ne kadar yağlı olursa su miktarı o nispette az olur. Yağsız sığır etinde %72-78,4 oranında su bulunur. Ette %70 oranında bulunan su, yağda %22 oranında bulunmaktadır (Göğüş, 1986; Gökalp ve ark., 1993). 2

16 GİRİŞ Protein: Protein, et ve ürünlerinin bileşiminde bulunan, ürünün tekstürü ve beslenme kalitesi açısından en önemli bileşiktir. Et proteini, kas proteini ve bağ doku proteininden oluşmaktadır. Bağ doku proteini beslenme değeri açısından fakirdir ve ette fazla bulunması etin kalitesinin düşük olduğunu göstermektedir (Göğüş, 1986; Yıldırım, 1992). Sığır etinde %20 oranında protein mevcuttur (Yücel, 1993). Et, ait olduğu bölgeye göre farklı oranlarda protein içermektedir. Tüm haldeki sığır karkası %13-18 oranında protein içerirken sırt kısmı %16-21 oranında protein içermektedir. Yine sığır eti içerdiği yağ oranının farklı olmasına bağlı olarak farklı oranlarda protein içermektedir. Yağ oranı arttıkça protein oranının azaldığı görülmektedir (Weir ve ark., 1962). Yağ: Yağ, proteinlerle birlikte etin en önemli bileşenlerinden olup, etin kalitesi ve besin değerinin belirlenmesinde birlikte etkilidirler (Göğüş, 1986). Sığır eti %15-16 oranında yağ içermektedir (Weir ve ark., 1962). Sığır etinin %16 sı, koyun etinin %22 si yağdır. Tavuk etinde %4,5, hindi etinde ise %3 oranında yağ bulunmaktadır. Weir ve ark. (1962), çiğ ve pişmiş etlerde yaptıkları yağ, protein ve su analizleri sonucunda pişirme sırasında etlerin protein kapsamında herhangi bir değişim olmadığını, yağ kapsamının arttığını, su kapsamının ise azaldığını belirtmişlerdir Kırmızı Etin Mikrobiyolojik Özellikleri Et ve et ürünlerinin mikrobiyal olarak bozulması mevcut bakteri türlerine ve toplam bakteri sayısına bağlıdır. Mikroorganizmalar ette çoğalıp metabolizma ürünleri bırakarak kokuşma, asitleşme, acılaşma, gaz oluşumu ve değişik renk alma gibi fizikokimyasal bozulmalara neden olmaktadır (Shelef, 1989). Taze et, fiziksel ve kimyasal özellikleri nedeniyle mikrobiyolojik bozulmalara karşı duyarlı gıdalardan biridir (Ünlütürk ve Turantaş, 1998; Kovacks, 1956). Yüksek miktarda su, azotlu bileşikler ve diğer gelişme faktörlerini içermeleri bunun yanı sıra ph nın nötre yakın olması bakteri faaliyetlerini teşvik eder. Canlı hayvanda gerek kas yapısı ve kimyası, gerekse vücudun kendini koruma sistemi, mikroorganizma faaliyetlerini önleyici bir faktör oluşturmaktadır (Kıyardı, 1999; Teufel, 1979). Canlı hayvanda mikroorganizmalar lenf nodüllerinde lokalize olmuştur. Bu nedenle de kontamine olmuş lenf nodülleri kesimden sonra derin dokularda meydana gelen mikrobiyolojik bozulmalarda önemli rol oynamaktadır. Kesimden sonra hayvanda mikroorganizmalara karşı savunma mekanizması (bağışıklık sistemi) zayıflamakta ve nihayet durmaktadır. Bu durum mikroorganizmaların bütün dokulara yayılmasına neden olmaktadır (Ünlütürk ve Turantaş, 1998). Ayrıca kesim esnasında oluşan negatif basınç nedeni ile kandan kaynaklanan kontaminasyonlar olabilmektedir (Yıldırım, 1992). Değişik ülkelerde yapılan çalışmalarda çeşitli et ve et ürünlerinin patojen mikroorganizmalarla kontamine olabildiği ve bu etlerin önemli bir halk sağlığı tehlikesi oluşturabileceği bildirilmektedir. Taze ette genel olarak 20 ayrı bakteri türü, 10 çeşit mantar, küf ve benzeri mikroorganizmalar bulunur. Bakteri olarak koklar (Micrococcus spp., Staphylococcus spp.), çubuk şeklinde gram negatif spor yapmayan bakteriler (Pseudomonas spp., Achromobacter spp., Aeromonas spp., Escherichia spp., Aerobacter spp., Proteus spp., Salmonella spp.), gram pozitif bakteriler (Listeria monocytogenes, Lactobacillus spp., 3

17 GİRİŞ Microbacterium spp., Arthrobacter spp.) ve çubuk şeklinde gram pozitif spor yapan bakteriler (Clostridium spp., Bacillus spp.) görülmektedir (Kovacks, 1956; Murmann ve ark., 1985; Yıldırım, 1992). Kesimden sonra yapılan yüzme işlemi kontaminasyona sebep olan başlıca işlemlerden biridir. Bu aşamadaki kontaminasyon mikrobiyal yük yanında, mikroorganizmaların cinsini de etkilemektedir (Labadie, 1999). Kesim, derinin yüzülmesi, iç organların çıkarılması, kesim aletleri, hava, çalışanların elleri ve elbiseleri, taşıma araçları, alet ve ekipmanlardan da birçok mikroorganizma ete bulaşmaktadır. Bulaşan bu mikroorganizmalar uygun koşullar bulduğunda çoğalarak ette bozulmalara neden olabilmektedir (Kovacks, 1956). Az sayıda mikroorganizma ihtiva eden etlerin elde edilmesi için, kesimin temiz koşullarda yapılması, kanın seri akıtılması, göğüs ve karın boşluklarının özenle boşaltılması gerekmektedir. Eğer kesim hijyenine dikkat edilmezse hammaddede başlangıç mikroflorası yüksek olur. Böyle etlerdeki bakterilerin minimum çoğalma derecelerindeki ısıda dahi ölmedikleri görülür (Anonim, 1993; Hildebrant ve ark., 1989; İnal, 1992). Hammaddenin mikroorganizmalarla kontaminasyon derecesi, ürünün son halinin kalitesini olumlu veya olumsuz yönde etkileyeceğinden, kullanılacak hammaddenin daha önceden tespit edilmiş olan mikrobiyolojik standartlara uygunluğu önemlidir (Topcu, 2006) Aeromonas Türlerinin Tarihçesi, Taksonomisi ve Genel Özellikleri Tarihçe Günümüzde Aeromonas olarak adlandırılan bakteri ilk kez 1890 yılında Zimmerman tarafından musluk suyundan izole edilmiş ve Bacillus punctatus olarak isimlendirilmiştir. Bir yıl sonra Sanerelli benzer bir türü kurbağanın kanından ve lenf sıvısından izole etmiş ve buna Bacillus hydrophilus fuscus adını vermiştir. Emmerich ve Weibel 1894 yılında balıklardan izole ettikleri bakterileri Bacterium salmonicida olarak adlandırmışlardır. Gıdadan Aeromonas ilk kez 1917 yılında Hammer tarafından izole edilmiş ve bozuk sütten izole edilen bakteriye Bacillus icthyosmius ismi verilmiştir. Vibrio jamaicensis olarak adlandırılan ilk insan izolatı ise Hill ve arkadaşları tarafından 1954 yılında akut metastaz myositisli bir septisemi vakasından izole edilmiştir. Aeromonas ismi ilk kez 1936 yılında Kluyver ve Van Niel tarafından önerilmiş ve daha sonra 1943 te Stainer tarafından geliştirilmiştir (Popoff, 1984; Joseph ve ark., 1988; Joseph ve Carnahan, 1994; Caselitz, 1996; Amaro ve Biosca, 1996) Taksonomi Bergey s Manual of Determinative Bacteriology nin 1957 deki baskısında Aeromonas bakterileri Pseudomonadaceae familyasında yer almıştır. Fakat yapılan taksonomik incelemeler neticesinde Aeromonas cinsinin Vibrionaceae familyasında yer almasının daha uygun olacağı bildirilmiş ve bunun üzerine Bergey s Manual of Systematic Bacteriology nin son baskısında Aeromonas cinsi Vibrionaceae familyasında değerlendirilmiştir (Popoff, 1984; Joseph ve Carnahan, 1994). Ancak Aeromonas 4

18 GİRİŞ türlerinin Vibrionaceae familyasından farklı olarak %6 NaCl içeren ortamlarda üreyememelerinden dolayı, Colwell ve ark. (1986), Aeromonadaceae familyasının oluşturulmasını ve Aeromonas türlerinin bu familyada toplanmasını önermişlerdir. Bu tarihten sonra yayımlanan bazı makale ve kitaplarda Aeromonas türleri kendi ismini taşıyan Aeromonadaceae familyasında incelenmiştir (Altwegg ve ark., 1990; Abbott ve ark., 1998; Kirov, 2001). Aeromonas cinsi bakteriler iki alt gruptan oluşmaktadır. Birinci grup psikrofilik ve hareketsiz Aeromonas lardır. Bu grupta Aeromonas salmonicida türü yer alır ve özellikle de somon balıkları için patojendir. Ancak 37 C de üreyemedikleri için insanlarda patojenik etki gösteremezler. İkinci grup ise mezofilik ve hareketli Aeromonas lardır ve A. hydrophila, A. sobria ve A. caviae türleri bu grupta yer alırlar. Bu grup hareketli Aeromonas lar olarak isimlendirilmektedir ve bu sınıflandırma günümüzde kullanılan ve Bergey s Manual of Systematic Bacteriology nin son baskısında yer alan sınıflandırmadır. Bu sınıflandırmada yer almayan Joseph ve Carnahan (1994) tarafından yapılan genetik çalışmalar neticesinde tanımlanan yeni tür isimleri ortaya atılmıştır. A. hydrophila, A. sobria, A. caviae ve A. salmonicida dışında kalan bu yeni türler; A. media, A. eucrenophila, A. veronii biovar sobria, A. jandaei, A. veronii biovar veronii, A. schubertii, A. Grp 501, A. trota olarak isimlendirilmiştir (Popoff, 1984; Janda, 1991) Genel Özellikler Aeromonas türleri 0,3-1,0µm genişliğinde, 1,0-3,5µm uzunluğunda uçları yuvarlak şekilde sonlanan, sporsuz, gram negatif çubuk şeklindeki organizmalardır. Flagellaları sayesinde hareketli ya da hareketsiz, sıklıkla da peritrik flagellaya sahiptirler. Oksidaz ve katalaz pozitif, fakültatif anaerobik mikroorganizmalar olan Aeromonas türleri glukozu hem oksidatif hem de fermentatif olarak kullanabilirler, karbonhidratları parçalayarak asit veya hem asit hem de gaz (CO 2 ve H 2 ) meydana getirirler, nitratı nitrite indirgerler ve Vibriostatik ajan O/129 a (2,4-diamino-6,7-diisopropylpteridine) dirençlidirler. Ayrıca bütün Aeromonas türleri glukoz ve maltozdan asit üretir ancak ksiloz, dulsitol, inositol, adonitol, malonat ve mukat dan asit oluşturmazlar. Aeromonas türlerinin tüm suşları jelatinaz, deoksiribonükleaz, ribonükleaz ve tween-80 esteraz enzimlerine sahiptirler. Tiyosülfattan hidrojen sülfid (H 2 S) üretmezler (Popoff, 1984; Holt ve ark., 1994; Von Graevenitz ve Butcher, 1985; Abbott ve ark., 2003 ). Aeromonas türleri %6 NaCl de üreyememeleri ile halofilik Vibrio lardan ve Vibriostatik ajanın 150 µg ına dayanıklılığı ile de Vibrio cholera grubundan ayırt edilebilirler (Stelma, 1989; Cahil ve MacRae, 1992). Hareketli Aeromonas türlerinin tamamı katalaz, nişasta hidrolizi, lesitinaz, fosfataz, ADH, o-nitrophenyl-β-d-galactopyranoside (ONPG) hidrolizi, NaCl içermeyen Nutrient Broth da üreme, mannitol, trehaloz, fruktoz, galaktoz ve dekstrin fermentasyonu yönünden pozitif, Cetrimide Agar da üreme, pektinaz, %5 NaCl içeren Nutrient Broth da üreme, sorboz, eritriol ve rafinoz dan asit üretme yeteneği yönünden negatiftirler (Popoff, 1984). Hareketli Aeromonas türleri katı besiyerlerinde yuvarlak, konveks ve düzgün kenarlı gri-beyaz görünüme sahip pigmentsiz koloniler oluştururlar. Anaerobik ortamda 5

19 GİRİŞ pigment oluşumu şekillenir. Koku ise değişken olup kuvvetliden kokusuna kadar gidebilir. Kanlı agarda hemoliz yaparlar ve koloniler yedi gün sonra yeşilimsi renk alırlar. Kapsül yoktur ve sıvı ortamda tek polar flagellalıdırlar. Sıvı besiyerinde genelde homojen bulanıklık oluştururlar (Isonhood ve Drake, 2002; Popoff, 1984; Holt ve ark., 1994). Mezofil olan hareketli Aeromonas türlerinin optimum üreme sıcaklığının 28 C olduğu, çoğu türün 37 C de iyi ürediği, ayrıca üreme aralığının 4-42 C ve ph 5-9 olduğu belirtilmiştir (Palumbo ve ark., 1985b; Holt ve ark., 1994; Beuchat, 1991). Çizelge 1.1. de Hareketli ve hareketsiz Aeromonas türlerinin biyokimyasal karakterleri gösterilmiştir (Popoff ve ark., 1994). Çizelge 1.1. Hareketli ve hareketsiz Aeromonas türlerinin biyokimyasal karakterleri (Popoff ve ark., 1994). Karakterler Hareketli Aeromonas türleri Hareketsiz Aeromonas türleri Oksidaz + + Nitratın nitrite indirgenmesi + + Lizin dekarboksilaz (Moller) D D Ornitin dekarboksilaz (Moller) - - Arjinin dihidrolaz + + Triptofan ve fenilalanin deaminaz - - Ureaz - - Nişasta, jelatinaz, DNA; RNA hidrolizi + + Tween 80 esteraz + + Sitrat (simmons) D - NaCI sız peptonlu suda üreme + + Maltoz, galaktoz ve trehalozun fermentasyonu + + Selobioz, laktoz ve sorbitolün fermentasyonu (+) pozitif; (-) negatif; (D) değişken + D 1.4. Aeromonas Türlerinin Virulans Faktörleri Ekstrasellüler toksinler (Enterotoksinler, hemolizinler ve proteazlar), yapısal özellikler (pili, S-layer, LPS-lipopolisakkarit) ile invazyon ve adezyon Aeromonas türlerinin patojenitesinde rol oynadığı varsayılan ve tanımlanan virulans faktörleridir (Cahil, 1990; Anonim, 1991; Janda ve Abbott, 1998; Merino ve ark., 1999). Hareketli Aeromonas suşlarının çoğu flagellası, fimbriası, OMP (Outher Membran Protein=Dış Membran Proteini) adı verilen adhezinleri yardımıyla konağın epitel hücrelerine yapışarak zarar verirler (Canals ve ark., 2006). 6

20 GİRİŞ Aeromonas türleri α (alfa) ve β (beta) olmak üzere iki tip hemolizin üretmektedirler. Alfa hemolizin, beta hemolizine kıyasla eritrositler üzerinde daha zayıf bir hemolitik etkiye sahiptir (Stelma, 1988; Isonhood ve Drake, 2002). Hareketli Aeromonas türlerinde ısıya duyarlı ve dirençli iki tip proteaz saptanmıştır (Paniagua ve ark., 1990; Rivero ve ark., 1990). Proteazlar doğrudan doku hasarı oluşturarak veya invaze olmayı arttırarak patojenitede rol alırlar (Howard ve Buckley, 1985). Hareketli Aeromonas türlerinde hemolizinler inaktif olarak sentezlenip hücre dışına çıkarılır ve proteazlar tarafından ekstrasellüler olarak aktif hale getirilirler. S-layer oluşumlarının bakterilerin bağırsak epiteline yapışma ve koloni oluşturma yeteneklerini arttırarak Gram negatif ve Gram pozitif mikroorganizmaların patojenitesinde etkili olduğu, genellikle hücre duvarının dışında onu çevreleyen bir yapıda ve hücre duvarındaki protein veya glikoprotein alt ünitelerinden oluştuğu bildirilmiştir. A. salmonicida, A. hydrophila ve A. sobria S-layer a sahip türlerdir (Merino ve ark., 1995; Isonhood ve Drake 2002). Aeromonas türlerinin farklı yüzeylere tutunmasını sağlayan lifli veya lifsiz iki tür fimbria belirlenmiştir. Birincisi kısa ve serttir, bakteri hücrelerinde çok sayıda bulunur. İkinci tür fimbria uzun ve bükülebilirdir ve bakteri hücrelerinde daha az sayıda bulunur. Sıvı ortamda ve düşük sıcaklıkta üreme çoğu izolatta fimbriaların oluşmasına yardımcı olur (Hokama ve ark., 1990; Hokama ve Inagawa, 1991; Merino ve ark., 1995). Virulant suşlarda önemli bir patojenite göstergesi olan kapsular polisakkarit önemli bir yüzey yapısıdır. Kapsular polisakkaritin, Aeromonas türlerinin farklı yüzeylere yapışmasını geliştirdiği ve patojeniteyi arttırdığı biliniyor olsa da bunların etki mekanizmaları tam olarak bilinmemektedir (Martinez ve ark., 1995) Aeromonas Türlerinden Kaynaklanan İnfeksiyonlar Aeromonas Türlerinden Kaynaklanan Gastroenteritisler ve Gıda İnfeksiyonları Aeromonas lar insan ve hayvanların sindirim sistemi florasında bulunan oportünist fırsatçı patojenik mikroorganizmalar arasında yer alırlar ve bu bakteriler özellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda, yaşlılarda ve immun sistemi zayıf olan insanlarda gastroenteritis ile seyreden infeksiyona neden olurlar (Abeyta ve ark., 1986; Adams ve Moss, 1997; Altweg ve ark., 1991; Wadström ve Ljungh, 1991). Yapılan çalışmalar hareketli Aeromonas türlerinin, insanların önemli bakteriyel ishal etkenlerinden birisi olduğunu ortaya çıkarmıştır (Palumbo ve ark., 1990; Burke ve ark., 1984; Desgrandchamps ve Munzinger, 1989; Kirov ve ark., 1990). A. hydrophila ve A. sobria insanlarda iki tip gastroenteritise neden olmaktadır. Birincisi sulu ishal, hafif ateş ve 2 yaşın altındaki çocuklarda kusma ile görülebilen kolera benzeri gastroenteritis, ikincisi ise, kanlı ve mukuslu ishal ile karakterize dizanteri benzeri gastroenteritistir. En sık görülen infeksiyon tipi birincisidir. Aeromonas spp. kaynaklı gastroenteritis olguları mevsimseldir ve en fazla yaz aylarında görülür. Geruard ve Stelma (1989), üç yaşından daha küçük çocukların ishallerinin %92 sinin hareketli Aeromonas 7

21 GİRİŞ türleri ile ilgili olduğunu ve vakaların %82 sinin Mayıs-Ekim aylarında rastlanıldığını bildirmişlerdir. San joaquin ve arkadaşları da (1988) 53 ishalli çocuktan 55 Aeromonas suşu izole etmişlerdir. Bildirilen olguların 3/4 ünde izlenen klinik göstergeler, hafif ateşle seyreden sulu ishal şeklindedir. (Geruard ve Stelma, 1989; Champsaur ve ark., 1982; Gracey ve ark., 1982; Stelma, 1989; Anonim, 1991; San joaquin ve ark., 1988). Aeromonas diyareleri çoğunlukla yumuşak seyirli ve kendiliğinden iyileşebilen türdedir. Bununla beraber tedavi gerektiren durumlara da rastlanmıştır. Antibiyotik tedavisi gerektiren, 38,5 C ateş, karın ağrısı, kramp, ülseratif kolit oluşan inatçı infeksiyonların da olduğu bildirilmiştir (Altwegg, 1985; Albert ve ark., 2000). Aeromonas infeksiyonunun başlıca kaynağının muhtemelen su olduğu, yapılan çalışmalar neticesinde; içme suyunda rastlanan Aeromonas sayısının artmasına bağlı olarak Aeromonas türlerinden kaynaklanan gastroenteritlere rastlanma sıklığının arttığı bildirilmiştir (Burke ve ark., 1984). İşlenmemiş içme suyu, Aeromonas spp. kaynaklı gastroenterit olguları için önemli bir risk faktörü olarak tanımlanmıştır (Moyer ark., 1987). Yaz mevsiminde su depolarında Aeromonas türlerinin popülasyonlarının artması ile sulardan kaynaklanan infeksiyon oranlarının artması arasında ilişki olduğu bildirilmiştir (Picard ve Goullet, 1987a). Ayrıca içme suyu olarak mineral suyun kullanımı, mide lavajı ve radyo opak çözeltiler gibi uygulamalarda steril su kullanımı ile Aeromonas türlerinden kaynaklanan septisemi olgularının sayısının azaldığı bildirilmiştir (Picard ve Goullet, 1987b). Nishikawa ve Kishi (1988) tarafından Japonya da yapılan bir çalışma sonucunda, insan dışkısından Aeromonas spp. izolasyonunun artması; sığır, domuz ve tavuk eti gibi gıdalarda Aeromonas spp. sayısının fazla olmasıyla ilişkilendirilmiştir. Buna karşın, diyare ile ilişkili izolatlar ile çoğu su kaynaklı olan Aeromonas suşları arasında küçük bir benzerlik olduğunu tiplendirme yöntemleri ortaya çıkarmıştır (Picard ve Goullet, 1987b; Havelaar ve ark., 1992). Aeromonas türlerinden kaynaklanan gıda infeksiyonları olgularının pek çoğunda istiridye ve diğer deniz ürünleri, yenilebilir yer salyangozu, yumurta salatası gibi şüpheli gıdalar yer alırlar. Bu gıdalar ya buzdolabında uzun süre muhafaza edilen ya da Aeromonas türlerinin hızla üremesine izin veren uygunsuz depolama koşullarında depolanmış ve yetersiz pişirme sonucu tüketilen gıdalardır (Bottone, 1993; Kirov ve ark., 1993b) Aeromonas Türlerinden Kaynaklanan Ekstraintestinal İnfeksiyonlar Aeromonas türleri sindirim sistemi infeksiyonları dışında septisemi, menenjit, deri, kas, kemik infeksiyonları, kulak burun infeksiyonları, endokardit, korneal ülser, göz infeksiyonları, tonsillit, pneumoni, üriner kanal infeksiyonları, osteomyelitis ve lokalize yara infeksiyonları gibi ekstraintestinal infeksiyonlara da neden olduğu bildirilmiştir. Aeromonas türlerinin neden olduğu menenjit ve septisemi vakaları, siroz ve lösemi gibi immun sistemi baskılanmış hastalarda saptanmıştır (Brenden ve ark., 1988; Stelma, 1989; Palumbo ve ark., 1992; Parras ve ark., 1993; Gold ve Salit, 1993; Kelly ve ark., 1993). 8

22 GİRİŞ Özellikle toprak ve su ile temas eden travma ve yaralanmalar sonucu oluşan deri ve yumuşak doku infeksiyonları Aeromonas türlerinin neden olduğu en önemli infeksiyonlar arasındadır. Sağlıklı bireylerde infeksiyon sadece yaralanmış bölge ile sınırlı kalırken, bağışıklık sistemi zayıf veya hasta bireylerde septisemi şeklinde görülmekte, hatta bazen ölüme bile neden olabilmektedir (Von Gravenitz, 1987). Aeromonas türlerinden ileri gelen septisemilerin semptomları yüksek ateş ve terleme ile karakterize olmaktadır. Aeromonas ların hipotansiyon ve karın ağrısı ile bazen de mide bulantısı, kusma ve hatta deri lezyonlarına neden olduğu bildirilmiştir (Stelma, 1989) Aeromonas Türlerinin Gıdalarda Bulunmasını ve Üremesini Etkileyen Faktörler Aeromonas türlerinin üremeleri üzerine sıcaklık, ph, NaCl ve a w, klor bileşikleri, atmosfer, radyasyon ve rekabetçi flora gibi faktörler etki etmektedir (Merino ve ark., 1995; Palumbo ve ark., 1985a) Sıcaklık Hareketli Aeromonas türleri 4 C den 42 C ye kadar değişen sıcaklık derecelerinde üreyebilmektedir. Optimum üreme sıcaklığının 28 C olduğu ve 37 C de de rahatlıkla üreyebildiği görülmektedir. Hareketsiz ve balıklar için patojen olduğu bilinen A. salmonicida nın optimum üreme sıcaklığı C, maksimum üreme sıcaklığı 35 C dir. Bundan dolayı, Aeromonas türlerinin tamamı için optimum üreme sıcaklığı 28 C değildir (Popoff, 1984; Palumbo ve ark., 1985b; Knochel, 1990; Mc Clure ve ark., 1994). Buzdolabı sıcaklığında Aeromonas türlerinin gelişebilmesi gıda infeksiyon etkenleri içerisinde önemini ortaya koymaktadır (Beuchat, 1991). İki hafta boyunca buzdolabında muhafaza edilen gıdalarda Aeromonas türlerinin populasyonunun kat arasında artış gösterdiği bildirilmiştir. Bu sebeple gıdalarda Aeromonas türlerinin üremesinin kontrol altına alınmasında sadece buzdolabının yeterli olmayacağına dikkat çekilmiştir (Palumbo ve ark., 1985a; Callister ve Agger, 1987; Berrang ve ark., 1989; Beuchat, 1991; Kirov, 1993). Ayrıca Aeromonas türlerinin -20 C de muhafaza edilen gıdalardan da izole edilebildiği ve -70 C de uzun yıllar saklanabildiği bildirilmektedir (Kirov, 2001). Palumbo ve ark. (1985b) çeşitli gıda maddelerinde 5 C de muhafazanın Aeromonas hydrophila nın varlığı üzerine etkisini inceledikleri çalışmalarında, çiğ süt, sucuk, tavuk ve tavuk karaciğerinde ile düzeyinde artışlar saptamışlardır. Diğer taraftan 5 C de muhafaza edilen sebzelerden izole edilen izolatların 42 C de üreyebildiği ifade edilmiştir. Gıdalardan ve klinikten izole edilen Aeromonas türlerinin çoğunluğunun mezofilik olduğu, klinikten elde edilen izolatların yaklaşık yarısının 4-5 C de üreyebildiği oysa gıdalardan izole edilenlerin neredeyse tamamının bu sıcaklıkta üreyebildiği bildirilmiştir (Palumbo ve ark., 1985b; Knochel, 1990). 9

23 GİRİŞ Aeromonas türleri ısı işlemine oldukça duyarlıdır ve pastörizasyon sıcaklıklarında yıkımlanmaktadır (Palumbo ve ark., 1987; Nishikawa ve ark., 1993; Radomyski ve ark., 1994). Aeromonas türleri 60 C de 20 dakikada, 65 C de 10 dakikada inaktive olmasına rağmen ısıya dayanıklı suşlarının da olduğu ve ısıtma işlemi sırasında Aeromonas ların ürettiği ekstrasellüler proteolitik ve hemolitik ürünlerin tahrip olduğu bildirilmiştir (Wang ve Gu, 2005) ph Hareketli Aeromonas türleri için üreme aralığının ph 4-10 arasında olduğu buna karşın optimum ph değerinin 7,2 olduğu bildirilmiştir. Aeromonas türleri yüksek ph düzeylerinde dahi canlılıklarını koruyabilmektedir. Bunun en iyi kanıtı ph değeri 8,4-8,6 olan alkali peptonlu suyun zenginleştirme yöntemi olarak kullanılmasıdır. Ayrıca Aeromonas türlerinin ph 5,5 in altındaki düzeylere oldukça duyarlı olduğu tespit edilmiştir (Palumbo ve Buchanan, 1988; Kirov, 1993; Roberts ve ark., 1996). Buna karşın Knochel ve Jeppesen (1990) ise yapmış oldukları çalışmada ph sı 5,8±0,52 düzeyinde olan mayonezli salatalardan Aeromonas türlerini 10 5 kob/g düzeyinde izole ettiklerini, ayrıca %0,5 NaCl içeren sıvı besi yerinde 28 C de test ettikleri minimum değer olan ph 4,6 da Aeromonas türlerinin ürediğini bildirmişlerdir ph daki küçük değişikliklerin Aeromonas ların tuzu tolere etme yeteneklerini etkilediği görülmüştür. Örneğin ph:5,9 da %2 NaCI, Aeromonas ları tamamen inhibe ettiği halde, ph: 6,1 de Aeromonas ları %3 NaCI inhibe etmiştir (Palumbo ve ark., 1985a; Palumbo ve Buchanan, 1988). Palumbo ve Buchanan (1988), soğukta muhafaza edilen ph değeri 6 dan daha düşük ve %3 den daha yüksek NaCl içeren gıdalarda Aeromonas türlerinin üremelerinin mümkün olmadığını fakat canlılıklarını koruduklarını ve düşük sıcaklığın Aeromonas türlerinin NaCl ve ph toleranslarını düşürdüğünü bildirmişlerdir NaCl ve a w Aeromonas türleri tuza toleranslıdır. Aeromonas türlerinin optimum %1-2 NaCl içeren ortamlarda ürediği, hareketli Aeromonas türlerinin %5 NaCl içeren Nutrient Broth da üreyemedikleri bildirilmiştir (Popoff, 1984; Roberts ve ark., 1996). Palumbo ve arkadaşları yaptıkları çalışmada Aeromonas izolatlarının 28 C de %4 lük NaCI varlığında ürediklerini tespit etmişler. Bunun yanında %1,5 in üzerindeki tuz miktarında logaritmik fazda ve üremede yavaşlama gösterdiklerini ve tuz yokluğunda da mikroorganizmaların çok yavaş geliştiğini bildirmişlerdir (Palumbo ve Buchanan, 1988). Diğer bir çalışmada %3,5 NaCI içeren ve düşük sıcaklık derecelerinde muhafaza edilen gıdalarda Aeromonas ın baskılandığı saptanmıştır (Palumbo ve ark., 1991; Mary ve ark., 2003). Palumbo ve ark. (1985b) A. hydrophila nın %0,5, %1,5 ve %2,5 NaCl içeren Brain Heart Infusion Broth da 4 C ve 28 C de üreyebildiğini, %4 NaCl içeren ortamda 5 C de ve %6 NaCl içeren ortamda ise 28 C de inaktive olduğunu bildirmişlerdir. 10

24 GİRİŞ Su aktivitesi (a w), bir maddenin içerisindeki toplam serbest ve elverişli su oranını gösterir. Teorik olarak 0 ile 1 arasında değerler alabilir. Su aktivitesi değeri azaldıkça o gıdanın dayanma süresi artar. Mikroorganizmalar genellikle 0.9 un altındaki a w değerlerinde yaşayamazlar. Taze etin su aktivitesi değeri 0,98 dir (Anonim, 2007b). Üreme üzerine etki eden diğer faktörler uygun olduğu takdirde a w 0,94-0,98 arasında Aeromonas türlerinin üreyebildikleri bildirilmiştir (Santos ve ark., 1994) Klor bileşikleri Koliform grubu bakterilerin hiç bulunmadığı klorlanmış sulardan Aeromonas türleri izole edilmiş ve Aeromonas türlerinin klora, Koliform grubu bakterilerden daha dirençli olduğu bildirilmiştir (LeChevallier ve ark., 1982). Başka bir çalışmada Burke ve ark. (1984), E. coli bulunmayan klorlanmış içme sularından düşük miktarda Aeromonas spp. izole ettiklerini bildirmişlerdir. Holmes ve Sartory (1993), şehir şebeke sularından Aeromonas türlerinin ortaya çıkma olasılığının, ortalama mevsimsel sıcaklıklar 14 C yi geçtiği zamanlarda ve ortalama serbest klor konsantrasyonun 0,1 mg/l nin altına düştüğü durumlarda önemli oranlarda artış gösterdiğini bildirmişlerdir. Farklı klor dozlarının ve temas sürelerinin A. hydrophila üzerine etkisinin araştırıldığı bir çalışmada, serum fizyolojik içerisine bu bakteri inoküle edilmiş, ilaveten 0.1, 0.5, 1.5 ve 2.5 ppm(µg/ml) seviyede klorlanacak şekilde sodyum hipoklorit eklenerek örnekler 5, 10, 15 ve 30 dakika bekletilmişlerdir. Çalışmanın sonunda kullanılan klor dozlarının ve etki sürelerinin bakteri üzerine belirgin bir etkisi olmadığı bildirilmiştir (Özbaş ve Aytaç, 1993). Aeromonas spp. ile kontamine suların neden olabileceği infeksiyonların önlenmesi amacıyla, son kullanma noktasında sudaki serbest klor seviyesinin 0,4 mg/l den az olmaması önerilmiştir (Gürsoy, 1993) Atmosfer Et ürünleri ve bazı gıdaların raf ömürlerini uzatmak için vakum ve modifiye atmosfer ile paketlemede, ortamdaki oksijenin azaltılması Aeromonas türlerinin üremeleri üzerine çok az etki etmekte ve üremelerine engel olamamaktadır. Hatta modifiye atmosfer yöntemi ile paketlenmiş etlerde, başlangıçta çok düşük olan hareketli Aeromonas ların sayısı depolama süresinin uzamasıyla artmaktadır (Berrang ve ark., 1989; Beuchat, 1991; Jacxens ve ark., 1999). Düşük CO 2 düzeyinin üreme üzerine sınırlayıcı etkisinin az olmasına karşın, CO 2 in yüksek miktarının (%94-99) üremeyi ve canlılığı olumsuz yönde çok fazla etkilediği bildirilmiştir (Golden, 1989). Vakum paketlenmiş ve karbondioksit içeren sığır eti örnekleri Aeromonas suşları inoküle edilerek -2, 2, 5 ve 10 C de muhafaza edildiğinde 2 C ve altındaki örneklerde A. hydrophila nın canlı kalmadığı bildirilmiştir (Gill ve Reichel, 1989). 11

25 GİRİŞ Radyasyon Hareketli Aeromonas türleri ultraviyole ve röntgen ışınları ile kolayca inaktive olmaktadır. A. hydrophila nın radyasyona oldukça duyarlı olduğu belirtilmiştir. Gıdalardaki Aeromonas türlerinin yıkımlanması için kilorad dozlarının yeterli olacağı bildirilmiştir (Palumbo ve Buchanan, 1988) Rekabetçi Flora Rekabetçi floranın gıda maddelerinde ya da sulardaki varlığı Aeromonas türlerinin hızlı bir şekilde inaktive olmasına sebep olur. Etkeni izole etmek için geliştirilen selektif besi yerlerine farklı antibiyotikler katılarak rekabetçi floranın baskılanması sağlanır. Rekabetçi floranın A. hydrophila nın üzerine baskısını araştırmak amacıyla yapılan çalışmada domuz eti yüzeylerine 300 kilorad ışın uygulanmıştır. Bu etlere A. hydrophila suşları inoküle edildiğinde kontrol grubuna göre daha çok yaşama şansı gösterdiği saptanmıştır (Palumbo ve Buchanan, 1988) Aeromonas Türlerinin Su ve Gıdalarda Varlığı Hareketli Aeromonas lara bağlı enfeksiyonların insan ve hayvanlara en önemli bulaşma kaynağı sudur. Suyun sıcaklığına, organik madde içeriğine ve serbest klor miktarına bağlı olarak Aeromonas türleri haftalarca canlı kalabilmekte hatta sayısı artabilmektedir (Palumbo ve ark., 2000). Aeromonas cinsi üyelerinin klorlanmış ve klorlanmamış içme suları, atık ve kirli sular, dereler, kuyu suları, deniz suları ve yüzme havuzları gibi sucul çevrelerde bulunduğu yapılan pek çok çalışmada gösterilmiştir (Abeyta ve ark., 1990; Krovacek ve ark., 1991; Hannien ve ark., 1997; Kuhn ve ark., 1997; Gavriel ve ark., 1998; Albert ve ark., 2000; Pavan ve ark., 2000). Aquatik ortamlarda Aeromonas spp. in sayısı mevsimsel olarak değişmekte, yaz aylarında artış, kış aylarında ise azalma göstermektedir (Burke ve ark., 1984;Abeyta ve ark., 1990; Rhodes ve Kator, 1994; Gavriel ve ark., 1998). Gıdaların kontaminasyonunda Aeromonas ile kontamine sular önemli derecede rol oynamaktadır. Aeromonas larla kontamine sular deniz ürünlerini, sebzeleri, et ve süt ürünlerini indirek olarak kontamine etmektedir (Arcos ve ark., 1988; Farmer ve ark., 1992; Nedoluha ve Westhoff, 1993; Saad ve ark., 1995; Santos ve ark., 1996; Janda ve Abbott, 1999; Wang ve Silva, 1999; Gonzalez ve ark., 1999; Gonzalez ve ark., 2001; Doğançay, 2006). Sığır eti, kuzu eti, kanatlı eti gibi soğukta muhafaza edilen ve bozulma gösteren hayvansal ürünlerde ve tüm taze et çeşitlerinde Aeromonas lar mevcuttur (Singh, 1997; Okrend ve ark., 1987). Et ve et ürünleri, kesimhanelerde kesim prosesinin farklı basamaklarında hareketli Aeromonas türleri ile kontamine olmaktadır (Barnhart ve ark., 1989). Özellikle yüzme işlemi ve iç organların çıkarılması kontaminasyona sebep olan başlıca işlemlerdir (Labadie, 1999). Ayrıca kesim aletleri, çalışanların elleri ve elbiseleri, taşıma araçları, alet ve ekipmanlardan da Aeromonas lar ete bulaşmaktadır (Kovacks, 1956). 12

26 GİRİŞ İnsan ve hayvanların dışkılarında bulunan Aeromonas türleri fekal kontaminasyon neticesinde karkasa bulaşabilmektedir. Kontaminasyon özellikle kontamine içme ve kullanma sularının kullanımıyla meydana gelmektedir (Palumbo ve ark., 1985b). Buzdolabı muhafaza koşullarında gelişme yeteneğine sahip olan hareketli Aeromonas türlerinin pastörize sütlerde bulunması potansiyel bir gıda infeksiyon tehlikesini göstermektedir (Buchanan ve Palumbo, 1985). Ayrıca hareketli Aeromonas türlerinin pastörize edilmemiş ya da hatalı pastörize edilmiş sütlerde bulunması da infeksiyonlara yol açabilmektedir (İbrahim ve MacRae, 1991) Aeromonas Türlerinin Vibrionaceae Familyasının Diğer Üyelerinden Ayrımı Vibrionaceae familyasında Vibrio ve Aeromonas dışında Plesiomonas ve Photobacterium cinsleri de bulunmaktadır (Austin ve Lee, 1992). Vibrionaceae familyası içinde yer alan türlerin birbirlerinden ayrımı biyokimyasal testler ile mümkündür. Aeromonas türlerinin Vibriostatik ajan O/129 a dirençli olmaları ve üremelerinde tuz gereksinimi olmamaları ile kolayca Vibrio spp. den ayrılabileceği bildirilmiştir. Bu yüzden, Aeromonas ve Vibrio türlerini birbirinden ayırmak için Vibriostatik ajan O/129 a dirençlilik testi ve tuz testi önerilmektedir (Palumbo ve ark., 1992). Aeromonas türlerinin Vibrionaceae familyasının diğer üyelerinden ayrımında kullanılan biyokimyasal testler Çizelge 1.2. de gösterilmiştir (Palumbo ve ark.,1992). Çizelge 1.2. Aeromonas türlerinin Vibrionaceae familyasının diğer üyelerinden ayrımında kullanılan biyokimyasal testler (Palumbo ve ark.,1992). Biyokimyasal Testler (+) pozitif; ( ) negatif; (D) Değişken Aeromonas Ayrıca Aeromonas ların glukozdan enzimatik yolla asit yapma özelliği, Enterobacteriacea familyasında da vardır. Bu yüzden Enterobakter ile Aeromonas lar birbiriyle karıştırılabilmektedir. Ancak, Aeromonas lar oksidaz reaksiyonu göstermelerine spp. Vibrio spp. Plesiomonas Oksidaz İnositol (asit) + Mannitol (asit) + + Ornitin dekarboksilaz D + Na gereksinimi + Ekzoenzim üretimi + D Amilaz + Gelatinaz + + Lipaz + Vibriostatik ajan O/129 a dirençlilik(10µg) + D D Vibriostatik ajan O/129 a dirençlilik(150µg) + spp. 13

27 GİRİŞ karşılık, enterobakterler göstermezler (Yıldırım,1992). Bu yüzden, Aeromonas türlerinin üyesi olduğu Vibrionaceae familyasının, Enterobacteriaceae familyasından ayrımında oksidaz testi kullanılmaktadır. Bu test basit ve kullanışlı bir testtir (Palumbo ve ark.,1992). Bu testlerin dışında hareketli Aeromonas türlerini birbirinden ayırmak için kullanılan biyokimyasal testler ise Çizelge 1.3. de gösterilmiştir ( Popoff, 1984). Çizelge 1.3. Hareketli Aeromonas Türlerinin Ayrımı ( Popoff, 1984). Biyokimyasal Testler A. hydrophila A. caviae A. sobria İndol üretimi %1 lik peptonlu suda Eskulin hidrolizi + + KCN Broth da üreme + + L-histidin kullanımı + + L-arjinin kullanımı + + L-lisin kullanımı + + L-arabinoz kullanımı + + Salisin fermentasyonu + + Sukroz fermentasyonu Mannitol fermentasyonu İnositol yıkımı + Voges-Proskauer testi + D Glukozdan gaz oluşumu + + Beta-hemolizis + + Sisteinden H 2 S oluşumu + + (+) pozitif; ( ) negatif; (D) Değişken 14

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ PUREZONE CİHAZI TEST RAPORU

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ PUREZONE CİHAZI TEST RAPORU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ PUREZONE CİHAZI TEST RAPORU Prof.Dr. Gülen GÜLLÜ Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü 06800 Beytepe Ankara OCAK 2010 Amaç: Bu çalışmada, Shenzhen

Detaylı

Buzağılarda Protein Beslemesi ve Buzağı Mamasının Önemi. Sayı:2013/Rm-37 Sayfa:205-210

Buzağılarda Protein Beslemesi ve Buzağı Mamasının Önemi. Sayı:2013/Rm-37 Sayfa:205-210 Buzağılarda Protein Beslemesi ve Buzağı Mamasının Önemi Sayı:2013/Rm-37 Sayfa:205-210 KONU İLGİ Buzağılarda Protein Beslemesi ve Buzağı Mamasının Önemi Besleme TERCÜME VE DERLEME Ürün Müdürü Esra ÇINAR

Detaylı

Proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler

Proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler Proteinler Canlılarda miktar olarak en çok bulunan biyomoleküllerdir. Amino asit birimlerinden oluşurlar Yapısal ve işlevsel olabilirler Genlerle aktarılan kalıtsal bilginin ortaya çıktığı moleküllerdir.

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

KAPLAMA TEKNİKLERİ DERS NOTLARI

KAPLAMA TEKNİKLERİ DERS NOTLARI KAPLAMA TEKNİKLERİ DERS NOTLARI PVD Kaplama Kaplama yöntemleri kaplama malzemesinin bulunduğu fiziksel durum göz önüne alındığında; katı halden yapılan kaplamalar, çözeltiden yapılan kaplamalar, sıvı ya

Detaylı

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Hücre zedelenmesi etkenleri Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Homeostaz Homeostaz = hücre içindeki denge Hücrenin aktif olarak hayatını sürdürebilmesi için homeostaz korunmalıdır Hücre zedelenirse ne olur? Hücre

Detaylı

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ 22 Mayıs 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28300 Kafkas Üniversitesinden: YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve

Detaylı

D VİTAMİNİ TARİHSEL BAKI 01.11.2008. 25-D vitamini miktarına göre değişir. öğünde uskumru yesek de, böbrekler her

D VİTAMİNİ TARİHSEL BAKI 01.11.2008. 25-D vitamini miktarına göre değişir. öğünde uskumru yesek de, böbrekler her VİTAMİN BİYOKİMYASI D VİTAMİNİ BU BÖLÜMDE ANLATILACAK KONULAR: Tarihsel Bakış D vitamininin kimyasal ve biyolojik fonksiyonları Besin kaynakları Hazırlayan: V. Murat BOSTANCI Toksisite 1 2 TARİHSEL BAKI

Detaylı

BEBEK FORMÜLLERİ TEBLİĞİ

BEBEK FORMÜLLERİ TEBLİĞİ Amaç BEBEK FORMÜLLERİ TEBLİĞİ Yetki Kanunu: Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Yayımlandığı R.Gazete :04.09.2008-26987 Tebliğ No: 2008/52 Bebek Formülleri Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ Yayımlandığı

Detaylı

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D Vitamin D ve İmmün Sistem İnsülin Sekresyonuna Etkisi Besinlerde D Vitamini Makaleler Vitamin D, normal bir kemik gelişimi ve kalsiyum-fosfor homeostazisi için elzem

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

BUĞDAY RUŞEYMİ (WHEAT GERM)

BUĞDAY RUŞEYMİ (WHEAT GERM) BUĞDAY RUŞEYMİ (WHEAT GERM) Buğday rüşeymi buğday başağının alt kısmında bulunan embriyodur. Buğdayın 1 tonundan sadece 1 kilogram rüşeym elde edilebilmektedir. Rüşeym özel yöntemlerle elde edilmediği

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

DEZENFEKSİYON TEKNİK TEBLİĞİ

DEZENFEKSİYON TEKNİK TEBLİĞİ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: DEZENFEKSİYON TEKNİK TEBLİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Maksat, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Maksat MADDE 1 (1) Bu Tebliğin maksadı, küçük yerleşim yerlerinde son kullanıcıya ulaşan

Detaylı

Öğr. Gör. Süleyman GÖKMEN

Öğr. Gör. Süleyman GÖKMEN Öğr. Gör. Süleyman GÖKMEN GİRİŞ Fonksiyonel Gıda Tanımı Et Ürünlerine Tedbirli Yaklaşım Et ürünlerine Konjuge Linoleik asit ilavesi Et ürünlerine Diyet Lifi İlavesi Et ürünlerine Probiyotik İlavesi Et

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Sütün İnsan Beslenmesindeki Yeri

Sütün İnsan Beslenmesindeki Yeri Sütün İnsan Beslenmesindeki Yeri Sağlığın yaşam boyu korunması için yeterli ve dengeli beslenmede süt ve süt ürünleri tüketimi büyük öneme sahiptir. Besin öğesi içeriği açısından dengeli olan süt ve süt

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Senato: 2 Mart 2016 2016/06-6 KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Kahramanmaraş

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS HAYVAN BESLEME VE YEM BİLGİSİ TEKNOLOJİSİ

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS HAYVAN BESLEME VE YEM BİLGİSİ TEKNOLOJİSİ DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS HAYVAN BESLEME VE YEM BİLGİSİ TEKNOLOJİSİ LVS22 IV 2 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Ön Lisans Seçmeli

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi

ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi KİHG/İŞL-005 19.08.2009 07.08.2012 2 1/8 GÜNCELLEME BİLGİLERİ Güncelleme Tarihi Güncelleme No Açıklama 11.11.2009 1 Belge içeriğinde ve belge numarasında değişiklik yapılması 07.08.2012 2 Komite, başlık,

Detaylı

Mardin Piyasasında Tüketime Sunulan Bulgurların Bazı Fiziksel Özelliklerinin Türk Standartlarına Uygunluklarının İstatistikî Kontrolü

Mardin Piyasasında Tüketime Sunulan Bulgurların Bazı Fiziksel Özelliklerinin Türk Standartlarına Uygunluklarının İstatistikî Kontrolü Mardin Piyasasında Tüketime Sunulan Bulgurların Bazı Fiziksel Özelliklerinin Türk Standartlarına Uygunluklarının İstatistikî Kontrolü - doi: 10.17932/ IAU.IAUD.m.13091352.2015.7/26.15-21 Şerzan ASLAN 1

Detaylı

TEBLİĞ TÜRK GIDA KODEKSİ SİYAH ÇAY TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2008/42)

TEBLİĞ TÜRK GIDA KODEKSİ SİYAH ÇAY TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2008/42) 12 Ağustos 2008 SALI Resmî Gazete Sayı : 26965 Tarım ve Köyişleri Bakanlığından: TEBLİĞ TÜRK GIDA KODEKSİ SİYAH ÇAY TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2008/42) Amaç MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı; siyah çayın tekniğine

Detaylı

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA ÇİFTLİĞİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu yönergenin amacı, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) ne ait tarla arazisi,

Detaylı

ÇÖKELME SERTLEŞTİRMESİ (YAŞLANDIRMA) DENEYİ

ÇÖKELME SERTLEŞTİRMESİ (YAŞLANDIRMA) DENEYİ ÇÖKELME SERTLEŞTİRMESİ (YAŞLANDIRMA) DENEYİ 1. DENEYİN AMACI Çökelme sertleştirmesi işleminin, malzemenin mekanik özellikleri (sertlik, mukavemet vb) üzerindeki etkisinin incelenmesi ve çökelme sertleşmesinin

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

ÖLÇÜ TRANSFORMATÖRLERİNİN KALİBRASYONU VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

ÖLÇÜ TRANSFORMATÖRLERİNİN KALİBRASYONU VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR 447 ÖLÇÜ TRANSFORMATÖRLERİNİN KALİBRASYONU VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR Hüseyin ÇAYCI Özlem YILMAZ ÖZET Yasal metroloji kapsamında bulunan ölçü aletlerinin, metrolojik ölçümleri dikkate alınmadan

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım

Detaylı

HAYALi ihracatln BOYUTLARI

HAYALi ihracatln BOYUTLARI HAYALi ihracatln BOYUTLARI 103 Müslüme Bal U lkelerin ekonomi politikaları ile dış politikaları,. son yıllarda birbirinden ayrılmaz bir bütün haline gelmiştir. Tüm dünya ülkelerinin ekonomi politikalarında

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

YEMEK HİZMETLERİ MEMNUNİYET ÖLÇÜM ANKETİ DEĞERLENDİRME RAPORU

YEMEK HİZMETLERİ MEMNUNİYET ÖLÇÜM ANKETİ DEĞERLENDİRME RAPORU YEMEK HİZMETLERİ MEMNUNİYET ÖLÇÜM ANKETİ DEĞERLENDİRME RAPORU 28 Mart - 01 Nisan 2016 tarihleri arasında yapılan ve Müsteşarlığımızdan 375 personel (253 erkek, 122 kadın) ve Ekonomi Bakanlığından 276 personel

Detaylı

S. 1) Aşağıdakilerden hangisi biyolojik mücadele ye örnektir? A) Üreaz enziminin üretimi. B) Sadece böcekleri hasta eden virüs üretimi.

S. 1) Aşağıdakilerden hangisi biyolojik mücadele ye örnektir? A) Üreaz enziminin üretimi. B) Sadece böcekleri hasta eden virüs üretimi. S. 1) Aşağıdakilerden hangisi biyolojik mücadele ye örnektir? A) Üreaz enziminin üretimi. B) Sadece böcekleri hasta eden virüs üretimi. C) Tek hücre proteini üretimi. D) Melez bitkilerle bitki türünün

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ

YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ YÜKSEK HIZLI DEMİRYOLU YOLCULUKLARININ ÖZELLİKLERİ Hazırlayan: Doç.Dr. Hakan Güler Sakarya Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Karlsruhe Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Almanya

Detaylı

Emilebilir, Mikro gözenekli Doğal Epitelyum Eşdeğeri Sentetik Yanık ve Yara Tedavi Ürünü GEÇİCİ DERİ EŞDEĞERİ

Emilebilir, Mikro gözenekli Doğal Epitelyum Eşdeğeri Sentetik Yanık ve Yara Tedavi Ürünü GEÇİCİ DERİ EŞDEĞERİ Emilebilir, Mikro gözenekli Doğal Epitelyum Eşdeğeri Sentetik Yanık ve Yara Tedavi Ürünü UYGULAMA VİDEOSU LİTERATÜR GEÇİCİ DERİ EŞDEĞERİ SUPRATHEL Geçici Deri Eşdeğeri İle Yenilikçi Yanık ve Yara Tedavisi

Detaylı

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 1. ROMATİZMAL ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? Romatizmal ateş, streptokok adı

Detaylı

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Dr. Asım Armağan Aydın Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu antalya EAH Çalışmaya Katılan

Detaylı

Deprem Yönetmeliklerindeki Burulma Düzensizliği Koşulları

Deprem Yönetmeliklerindeki Burulma Düzensizliği Koşulları Deprem Yönetmeliklerindeki Burulma Düzensizliği Koşulları Prof. Dr. Günay Özmen İTÜ İnşaat Fakültesi (Emekli), İstanbul gunayozmen@hotmail.com 1. Giriş Çağdaş deprem yönetmeliklerinde, en çok göz önüne

Detaylı

Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir

Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir CANLILIK HÜCREYLE BAŞLAR 1- Canlıların Ortak Özellikleri : Çevremizdeki varlıklar canlı ve cansız varlıklar olarak iki grupta toplanırlar. Cansız varlıklar katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerden oluşur.

Detaylı

DNA Đzolasyonu. Alkaline-SDS Plasmit Minipreleri. Miniprep ler bakteri kültüründen plasmit DNA sı izole etmenizi sağlar.

DNA Đzolasyonu. Alkaline-SDS Plasmit Minipreleri. Miniprep ler bakteri kültüründen plasmit DNA sı izole etmenizi sağlar. DNA Đzolasyonu Saflaştırılmak istenen DNA ya genomik DNA dır ya da genomik olmayan mtdna, chldna, plasmit DNAsıdır.DNA izolasyon kitleri, genomik ve genomik olmayan DNA izole etmemizi sağlayan standartlaştırılmış

Detaylı

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com Giriş Yönetim alanında yaşanan değişim, süreç yönetimi anlayışını ön plana çıkarmıştır. Süreç yönetimi; insan ve madde kaynaklarını

Detaylı

BİLGİSAYAR DESTEKLİ BİR DİL PROGRAMI -Türkçe Konuşma - Tanıma Sistemi-

BİLGİSAYAR DESTEKLİ BİR DİL PROGRAMI -Türkçe Konuşma - Tanıma Sistemi- BİLGİSAYAR DESTEKLİ BİR DİL PROGRAMI -Türkçe Konuşma - Tanıma Sistemi- Prof. Dr. Fatih KİRİŞÇİOĞLU Bilgisayarlı Dil Uzmanı Erkan KARABACAK Proje Sorumlusu Çetin ÇETİNTÜRK Tanımlar : Konuşma Tanıma : Dil

Detaylı

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2

İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET. Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 İngilizce Öğretmenlerinin Bilgisayar Beceri, Kullanım ve Pedagojik İçerik Bilgi Özdeğerlendirmeleri: e-inset NET DOI= 10.17556/jef.54455 Betül Arap 1 Fidel Çakmak 2 Genişletilmiş Özet Giriş Son yıllarda

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU OLAN HASTALARDA NÖROTİSİZM VE OLUMSUZ OTOMATİK DÜŞÜNCELER UZM. DR. GÜLNİHAL GÖKÇE ŞİMŞEK GİRİŞ Yaygın anksiyete bozukluğu ( YAB ) birçok konuyla, örneğin parasal, güvenlik, sağlık,

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD)

AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD) AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD) 1 GÜNDEM Tanım Epidemiyoloji (Hastalığın Yayılımı) Mücadele Soru-Cevap 2 Afrika Hastalığı Nedir? Sivrisinek, kene ve sokucu sineklerle

Detaylı

ÖZET ...DEĞERLENDİRMELER...

ÖZET ...DEĞERLENDİRMELER... ÖZET Ekim ayında tüketici fiyatları yüzde 3,7 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde 7, ya yükselmiştir. Bu artışın 1,3 puanı yönetilen/yönlendirilen fiyat ayarlamalarından kaynaklanmıştır. Döviz kuru

Detaylı

BOYAR MADDELERDE AKTİF KARBONUN ADSORPLANMA ÖZELLİĞİNE HİDROJEN PEROKSİTİN ETKİSİ

BOYAR MADDELERDE AKTİF KARBONUN ADSORPLANMA ÖZELLİĞİNE HİDROJEN PEROKSİTİN ETKİSİ TÜBİTAK BİDEB KİMYA LİSANS ÖĞRENCİLERİ KİMYAGERLİK, KİMYA ÖĞRETMENLİĞİ, KİMYA MÜHENDİSLİĞİ BİYOMÜHENDİSLİK ARAŞTIRMA PROJESİ KİMYA 3 (Çalıştay 2012) KİMYA PROJE RAPORU GRUP AKTİF PROJE ADI BOYAR MADDELERDE

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi,

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi, 27 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28246 Bingöl Üniversitesinden: YÖNETMELİK BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK ARAŞTIRMA VE REHBERLİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

HAYVANSAL GIDALARDA LISTERIA TÜRLERİNİN VARLIĞININ KONVANSİYONEL VE İMMUNOLOJİK YÖNTEMLERLE ARAŞTIRILMASI

HAYVANSAL GIDALARDA LISTERIA TÜRLERİNİN VARLIĞININ KONVANSİYONEL VE İMMUNOLOJİK YÖNTEMLERLE ARAŞTIRILMASI TÜRKİYE 12. GIDA KONGRESİ 05-07 EKİM 2016; EDİRNE HAYVANSAL GIDALARDA LISTERIA TÜRLERİNİN VARLIĞININ KONVANSİYONEL VE İMMUNOLOJİK YÖNTEMLERLE ARAŞTIRILMASI Ayla EYİ GENCAN *, İlker Turan AKOĞLU, İbrahim

Detaylı

Oksijen, flor ve neon elementlerinin kullanıldığı alanları araştırınız.

Oksijen, flor ve neon elementlerinin kullanıldığı alanları araştırınız. Oksijen, flor ve neon elementlerinin kullanıldığı alanları araştırınız. 3.2 KİMYASAL BAĞLAR Çevrenizdeki maddeleri inceleyiniz. Bu maddelerin neden bu kadar çeşitli olduğunu düşündünüz mü? Eğer bu çeşitlilik

Detaylı

TÜBİTAK BİDEB YİBO ÖĞRETMENLERİ

TÜBİTAK BİDEB YİBO ÖĞRETMENLERİ TÜBİTAK BİDEB YİBO ÖĞRETMENLERİ ( FEN ve TEKNOLOJİ FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ ve MATEMATİK ) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYLARI YİBO 5 ( Çalıştay 2011 ) TÜSSİDE / GEBZE 30 Ocak 06 Şubat 2011 GRUP BEN

Detaylı

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir.

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENFOMA LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENF SİSTEMİ NEDİR? Lenf sistemi vücuttaki akkan dolaşım sistemidir. Lenf yolu damarlarındaki bağışıklık hücreleri,

Detaylı

PRETERM MAMALAR. Prematürelerin artan besinsel ihtiyaçlarını karşılar. Normal büyüme ve gelişimi destekler

PRETERM MAMALAR. Prematürelerin artan besinsel ihtiyaçlarını karşılar. Normal büyüme ve gelişimi destekler PRETERM MAMALAR Prematürelerin artan besinsel ihtiyaçlarını karşılar Normal büyüme ve gelişimi destekler Preterm mamalarla artan büyüme oranları elde edilmiştir Ağırlık artışı Baş çevresi genişlemesi Prematüre

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Geleneksel Gıdalarda Bulunan Bozulma Etkeni Mayalar 1

Geleneksel Gıdalarda Bulunan Bozulma Etkeni Mayalar 1 Elektronik Mikrobiyoloji Dergisi TR (Eski adı: OrLab On-Line Mikrobiyoloji Dergisi) Yıl: 2011 Cilt: 09 Sayı: 1 Sayfa: 18-21 www.mikrobiyoloji.org/pdf/702110103.pdf Özet Geleneksel Gıdalarda Bulunan Bozulma

Detaylı

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba 1.1 Ara rman n Amac Ara rmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba olarak hizmet vermekte olan; 1. Bütçe ve Performans Program ube Müdürlü ü 2. Stratejik Yönetim ve Planlama

Detaylı

İçindekiler. Birinci Bölüm YİYECEK İÇECEK ENDÜSTRİSİ

İçindekiler. Birinci Bölüm YİYECEK İÇECEK ENDÜSTRİSİ Birinci Bölüm YİYECEK İÇECEK ENDÜSTRİSİ 1.1. Yiyecek-İçecek Endüstrisinin Önemi ve Gelişimi... 1 1.2. Yiyecek - İçecek İşletmelerinin Sınıflandırılması... 3 1.2.1. Kar Amaçlı (Ticari Amaçlı) İşletmeler...

Detaylı

PROJE ADI DOĞAL ÇEVRECĠ SEBZE-MEYVE KURUTMA SĠSTEMĠ. PROJE EKĠBĠ Süleyman SÖNMEZ Ercan AKÇAY Serkan DOĞAN. PROJE DANIġMANLARI

PROJE ADI DOĞAL ÇEVRECĠ SEBZE-MEYVE KURUTMA SĠSTEMĠ. PROJE EKĠBĠ Süleyman SÖNMEZ Ercan AKÇAY Serkan DOĞAN. PROJE DANIġMANLARI TÜBĠTAK-BĠDEB LĠSE ÖĞRETMENLERĠ (FĠZĠK, KĠMYA, BĠYOLOJĠ VE MATEMATĠK) PROJE DANIġMANLIĞI EĞĠTĠMĠ ÇALIġTAYLARI LĠSE-1 (ÇALIġTAY 2011) FĠZĠK GRUP SES-2011 PROJE ADI DOĞAL ÇEVRECĠ SEBZE-MEYVE KURUTMA SĠSTEMĠ

Detaylı

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ Dr. Ayhan HELVACI Giriş Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda yapılan eğitim birçok disiplinlerden

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm. HİJYEN ve SANİTASYON. (Yrd. Doç. Dr. Emre Özgür BULDUK)

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm. HİJYEN ve SANİTASYON. (Yrd. Doç. Dr. Emre Özgür BULDUK) İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm HİJYEN ve SANİTASYON (Yrd. Doç. Dr. Emre Özgür BULDUK) Hijyen ve Sanitasyon... 1 İdeal Bir Dezenfektanın Özellikleri... 5 Dezenfektan Kullanımında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar...

Detaylı

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler 1.Temel Kavramlar Abaküs Nedir... 7 Abaküsün Tarihçesi... 9 Abaküsün Faydaları... 12 Abaküsü Tanıyalım... 13 Abaküste Rakamların Gösterili i... 18 Abaküste Parmak Hareketlerinin Gösterili i... 19 2. lemler

Detaylı

TEŞVİK SİSTEMİNDE TARIM YATIRIMLARI VE KONYA

TEŞVİK SİSTEMİNDE TARIM YATIRIMLARI VE KONYA TEŞVİK SİSTEMİNDE TARIM YATIRIMLARI VE KONYA 2009/15199 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar 16/07/2009 tarih ve 27290 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Karar

Detaylı

1 SUDA SERTLİK ve CO2 TAYİNİ 1.SUDA SERTLİK TAYİNİ Suyun sertliği kavramı ile kalsiyum (Ca +2 ) ve magnezyum (Mg +2 ) iyonlarının toplamı anlaşılır ve 1 litre suyun içerdiği Ca ve Mg iyonlarının kalsiyum

Detaylı

İnşaat Firmalarının Maliyet ve Süre Belirleme Yöntemleri Üzerine Bir Alan Çalışması

İnşaat Firmalarının Maliyet ve Süre Belirleme Yöntemleri Üzerine Bir Alan Çalışması İnşaat Firmalarının Maliyet ve Süre Belirleme Yöntemleri Üzerine Bir Alan Çalışması Latif Onur Uğur Süslü Sokak No: 4/2 Mebusevleri, Beşevler, 06580 Ankara E-Posta: latifugur@mynet.com, onurugurtr@yahoo.com

Detaylı

Kahramanmaraş İlinde Tüketime Sunulan Kıymalarda Hareketli Aeromonas Türlerinin İzolasyon ve İdentifikasyonu*

Kahramanmaraş İlinde Tüketime Sunulan Kıymalarda Hareketli Aeromonas Türlerinin İzolasyon ve İdentifikasyonu* KSÜ Doğa Bil. Derg., 14(4), 2011 7 KSU J. Nat. Sci., 14(4), 2011 Kahramanmaraş İlinde Tüketime Sunulan Kıymalarda Hareketli Aeromonas Türlerinin İzolasyon ve İdentifikasyonu* Özlem TURGAY 1, Ayla ÜÇKARDEŞ

Detaylı

GETINGE FD1600 ÖNDEN YÜKLEMELİ ÖRDEK SÜRGÜ YIKAYICI DEZENFEK- TÖR CİHAZI

GETINGE FD1600 ÖNDEN YÜKLEMELİ ÖRDEK SÜRGÜ YIKAYICI DEZENFEK- TÖR CİHAZI GETINGE FD1600 ÖNDEN YÜKLEMELİ ÖRDEK SÜRGÜ YIKAYICI DEZENFEK- TÖR CİHAZI 2 Getinge FD1600 Getinge FD1600 3 HASTANE ENFEKSİYONUYLA MÜCADELE BASİT VE ETKİLİ Çekici modern tasarımı, kolay çalıştırılması ve

Detaylı

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi özcan DEMİREL 1750 Üniversiteler Yasası nın 2. maddesinde üniversiteler, fakülte, bölüm, kürsü ve benzeri kuruluşlarla hizmet birimlerinden oluşan özerkliğe ve kamu

Detaylı

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2015-1-69 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 16-02/30-9 Karar Tarihi : 14.01.2016 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan Üyeler : Prof. Dr. Ömer

Detaylı

Proje Tasarım Esasları Prof. Dr. Akgün ALSARAN. Temel bilgiler TÜBİTAK Üniversite Öğrenci Projesi Hazırlama

Proje Tasarım Esasları Prof. Dr. Akgün ALSARAN. Temel bilgiler TÜBİTAK Üniversite Öğrenci Projesi Hazırlama Proje Tasarım Esasları Prof. Dr. Akgün ALSARAN Temel bilgiler TÜBİTAK Üniversite Öğrenci Projesi Hazırlama İçerik Giriş Proje amacı Yöntem ve metotlar Örnek 2 Giriş 3 Alt Sorunlar Odaklama ve sorun analizi

Detaylı

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR Hepatit C nedir? Hepatit C virüsünün neden olduğu karaciğer hastalığıdır. Hepatit C hastalığı olarak bilinir ve %70 kronikleşir, siroz, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1 Projenin Amacı... 1. 2 Giriş... 1. 3 Yöntem... 1. 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6. 5 Kaynakça... 7

İÇİNDEKİLER. 1 Projenin Amacı... 1. 2 Giriş... 1. 3 Yöntem... 1. 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6. 5 Kaynakça... 7 İÇİNDEKİLER 1 Projenin Amacı... 1 2 Giriş... 1 3 Yöntem... 1 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6 5 Kaynakça... 7 FARKLI ORTAMLARDA HANGİ RENK IŞIĞIN DAHA FAZLA SOĞURULDUĞUNUN ARAŞTIRILMASI Projenin Amacı : Atmosfer

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI 2015-2016 5. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 2015-2016 5. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 FEN BİLİMLERİ Adı ve Soyadı :... Sınıfı :... Öğrenci Numarası :... SORU SAYISI : 20 SINAV

Detaylı

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Dursun Yıldız SPD Başkanı 2 Nisan 2016 Giriş Gelişmenin ve karşı duruşun, doğuya karşı batının, kuzey kıyısına karşı güney kıyısının, Afrika ya karşı

Detaylı

TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ HASTA BESLEME KANUNU

TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ HASTA BESLEME KANUNU 10201 TÜRK SİLÂHLI KUVVETLERİ HASTA BESLEME KANUNU Kanun Numarası : 5715 Kabul Tarihi : 21/11/2007 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/12/2007 Sayı : 26720 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 47 Sayfa:

Detaylı

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 Sunum Planı Giriş I)Literatür Uluslararası Literatür Ulusal Literatür II)Karşılaştırmalı Analiz III)

Detaylı

Binalarda Enerji Verimliliği ve AB Ülkelerinde Yapılan Yeni Çalışmalar

Binalarda Enerji Verimliliği ve AB Ülkelerinde Yapılan Yeni Çalışmalar Binalarda Enerji Verimliliği ve AB Ülkelerinde Yapılan Yeni Çalışmalar Mak.Y.Müh. Nuri ERTOKAT Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Çalışmamızın isminden de anlaşılacağı gibi Avrupa

Detaylı

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi

Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Giresun Üniversitesi Akademik Değerlendirme Ve Kalite Geliştirme Uygulama Yönergesi Amaç Madde 1- Bu Yönergenin amacı; Giresun Üniversitesi'nin akademik değerlendirme ve kalite geliştirme ile stratejik

Detaylı

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı,

Detaylı

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 287-291 287 KİTAP İNCELEMESİ Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri Editörler Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice

Detaylı

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı olarak şahsım ve kuruluşum adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı olarak şahsım ve kuruluşum adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum. Sayın Başkanlar, Sayın KĐK üyeleri, Sayın Katılımcılar, Sayın Basın Mensupları, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı olarak şahsım ve kuruluşum adına hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Detaylı

ÜRÜN GÜVENLĐK BĐLGĐ FORMU

ÜRÜN GÜVENLĐK BĐLGĐ FORMU Sayfa 1/7 Düzenlenme tarihi: 26.09.2007 1 Ürün ve firma tanıtımı Ürün adı: DONA KLOR 60 Ürünün uygulama alanı: Havuz Kimyasalı Üretici/Tedarikçi:UKM Uğur Kimya Makina Bilgi merkezi: UKM Uğur Kimya Makina

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Muş Alparslan Üniversitesi Uzaktan

Detaylı

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU

ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU ELLE SÜT SAĞIM FAALİYETİNİN KADINLARIN HAYATINDAKİ YERİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI ANALİZ RAPORU Hazırlayan Sosyolog Kenan TURAN Veteriner Hekimi Volkan İSKENDER Ağustos-Eylül 2015 İÇİNDEKİLER Araştırma Konusu

Detaylı

Soğuk Depolamada Gıda Güvenliğinin Önemi

Soğuk Depolamada Gıda Güvenliğinin Önemi Soğuk Depolamada Gıda Güvenliğinin Önemi Gıda güvenliği, insan gıdası ve hayvan yemi olarak kullanılan her türlü hammadde, yarı mamul ve mamul maddelerin çiftlikte yetiştirilmesi, üretimi, bakımı, hasadı

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.04.2004-30.06.2004 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu

Detaylı

UMUMA AÇIK KULLANIM ALANLARI VE İNSANLARIN TEMAS ETTİĞİ YÜZEYLERDEN BULAŞMA ETKENİ BAKTERİLERİN ARAŞTIRILMASI

UMUMA AÇIK KULLANIM ALANLARI VE İNSANLARIN TEMAS ETTİĞİ YÜZEYLERDEN BULAŞMA ETKENİ BAKTERİLERİN ARAŞTIRILMASI UMUMA AÇIK KULLANIM ALANLARI VE İNSANLARIN TEMAS ETTİĞİ YÜZEYLERDEN BULAŞMA ETKENİ BAKTERİLERİN ARAŞTIRILMASI İsmail Hakkı ARIK Sinan ÇAKMAK Nahit HORASAN Biyolog Biyolog Mik.Şefi Biyolog ÖZET Bu çalışmada

Detaylı

GIDALARDA BİYOJEN AMİNLER VE ÖNEMİ

GIDALARDA BİYOJEN AMİNLER VE ÖNEMİ GIDALARDA BİYOJEN AMİNLER VE ÖNEMİ BİYOJEN AMİNLER Gıdalarda bazı spesifik amino asitlerin dekarboksilasyonuna veya aldehit ve ketonların transaminasyonuna bağlı olarak oluşan temel azotlu bileşiklerdir.

Detaylı

Kan kültürü örneklerinde üreyen Candida türlerinin tanımlanmasında MALDI TOFTOF-MS yönteminin değerlendirilmesi Görkem Yaman1, Işın Akyar1, Simge Can2 1Acıbadem Üniversitesi, Tıbbi Mikrobiyoloji AD, İstanbul

Detaylı

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU 91 / 155 / EEC, 93 / 112 / EC, 2001 / 58 / EC ye göre

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU 91 / 155 / EEC, 93 / 112 / EC, 2001 / 58 / EC ye göre Düzenleme tarihi 01/12/2012 1. Ürün ve Firma Tanıtımı Ürün Adı FAGOR SY 820 Ürün Tanımı Alkali Köpüğü Kontrollü Şişe Yıkama Maddesi Ürün Kodu FH-017 Ürünün Uygulama Alanı Gıda Hijyeni Üretici/Tedarikçi

Detaylı

BÖLÜM 3 FREKANS DAĞILIMLARI VE FREKANS TABLOLARININ HAZIRLANMASI

BÖLÜM 3 FREKANS DAĞILIMLARI VE FREKANS TABLOLARININ HAZIRLANMASI 1 BÖLÜM 3 FREKANS DAĞILIMLARI VE FREKANS TABLOLARININ HAZIRLANMASI Ölçme sonuçları üzerinde yani amaçlanan özelliğe yönelik gözlemlerden elde edilen veriler üzerinde yapılacak istatistiksel işlemler genel

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI KAMUDA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ PANELİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI Uzm. Yusuf DUMAN İSG Koordinatörü / İş Güvenliği Uzmanı Mayıs/2016 (1/55) 6331 SAYILI İSG KANUNU İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu

Detaylı

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI ANTALYA SU VE ATIKSU İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2012 YILI DENETİM RAPORU ARALIK / 2013 [Metni yazın]

T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI ANTALYA SU VE ATIKSU İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2012 YILI DENETİM RAPORU ARALIK / 2013 [Metni yazın] T..C.. SAYIIŞTAY BAŞKANLIIĞII ANTALYA SU VE ATIIKSU İİDARESİİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2012 YIILII DENETİİM RAPORU ARALIIK // 2013 [Metni yazın] T.C. SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI 06100 Balgat / ANKARA Tel: 0 312 295 30

Detaylı

GIDALARDA SALMONELLA ARANMASI (RAPIDCHEK SELECT SALMONELLA)

GIDALARDA SALMONELLA ARANMASI (RAPIDCHEK SELECT SALMONELLA) 1. AMAÇ VE KAPSAM Bu talimat gıda örneklerinde Salmonella türlerinin aranmasına yöneliktir. Analiz iki aşamalı selektif zenginleştirme sonrasında protein temelli bir sistem olan Rapidchek Select Salmonella

Detaylı

GENEL BİYOLOJİ UYGULAMALARINDA AKADEMİK BAŞARI VE KALICILIĞA CİNSİYETİN ETKİSİ

GENEL BİYOLOJİ UYGULAMALARINDA AKADEMİK BAŞARI VE KALICILIĞA CİNSİYETİN ETKİSİ Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi Yıl:2003 (2) Sayı:14 63 GENEL BİYOLOJİ UYGULAMALARINDA AKADEMİK BAŞARI VE KALICILIĞA CİNSİYETİN ETKİSİ Arş.Gör.Esra ÖZAY* Arş.Gör.Dr.İjlal OCAK* Gürbüz OCAK**

Detaylı

KİMYASAL VE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ SEBEBİYLE MİKROBİYEL GELİŞMEYE EN UYGUN, DOLAYISIYLA BOZULMAYA EN YATKIN, GIDALARDAN BİRİDİR.

KİMYASAL VE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ SEBEBİYLE MİKROBİYEL GELİŞMEYE EN UYGUN, DOLAYISIYLA BOZULMAYA EN YATKIN, GIDALARDAN BİRİDİR. KIRMIZI ETLER KİMYASAL VE FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ SEBEBİYLE MİKROBİYEL GELİŞMEYE EN UYGUN, DOLAYISIYLA BOZULMAYA EN YATKIN, GIDALARDAN BİRİDİR. ETTEKİ ENZİMLER VE MİKROBİYEL AKTİVİTE BOZULMANIN BAŞLANGICIDIR.

Detaylı

3- Kayan Filament Teorisi

3- Kayan Filament Teorisi 3- Kayan Filament Teorisi Madde 1. Giriş Bir kas hücresi kasıldığı zaman, ince filamentler kalınların üzerinden kayar ve sarkomer kısalır. Madde 2. Amaçlar İnce ve kalın filamentlerin moleküler yapı ve

Detaylı