OTİZM li. Babalara ve Annelere Dair Her Şey BİZİM KISA HAYATIMIZ 8 SORUDA OTİZM İ ANLAYALIM OTİZM FEDERASYONU VEYSEL ŞAHİN BEY İLE YAPILAN SÖYLEŞİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "OTİZM li. Babalara ve Annelere Dair Her Şey BİZİM KISA HAYATIMIZ 8 SORUDA OTİZM İ ANLAYALIM OTİZM FEDERASYONU VEYSEL ŞAHİN BEY İLE YAPILAN SÖYLEŞİ"

Transkript

1 OTİZM li Babalara ve Annelere Dair Her Şey Sayı: 1/Nisan2014 BİZİM KISA HAYATIMIZ Syf.6 8 SORUDA OTİZM İ ANLAYALIM Syf.8 OTİZM FEDERASYONU VEYSEL ŞAHİN BEY İLE YAPILAN SÖYLEŞİ Syf.12

2 İÇİNDEKİLER Yayın Yönetmeni Harun MISIRLI Editör Neslihan CEBESOY Yazı Editörü Onur GÜRBÜZ Grafik Tasarım Yakup Taştan 8 Soruda Otizm i Anlayalım. 4 [ Prof. Dr. Yankı Yazgan ] Otizm 6 [ Özge Efe Tokatlı - Uzm. Psikolog ] Olumsuz Davranışları Azaltmada Ailelerimizi Etkin Kılma 8 [ Onur GÜRBÜZ ] Otizm Federasonu Veysel Şahin Bey ile Yapılan Söyleşi. 10 Bizim Kısa Hayatımız. 12 Basım Deniz Grafik Reklam ve Matb. Hiz. Tic. Lt. Şti. Otizm ve Bizz 14 Canım Oğlum Emrecan ım 16 Kaan ile Açılan Dünyam 17 Meyike 18 İletişim; facebook.com/groups/otizmlibabalaraveanneleredairhersey/

3 4 OTİZM li Babalara ve Annelere Dair Her Şey 8 8 Soruda Otİzm İ Anlayalım Prof. Dr. Yankı Yazgan Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı; Otizme İlişkin Sorular 1. Otizm nedir? Sosyal etkileşim, karşısındakini anlama ve kendini ifade etme ihtiyacı yaşamın erken dönemlerinden itibaren ilişkilerimizi şekillendirir. Otizm bu ihtiyacı karşılamak için gerekli sözel ve sözel olmayan becerilerin gelişiminde gecikme ya da sapma ile karakterizedir. Bu duruma sıklıkla kısıtlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı hareketler eşlik eder. Belirtiler tipik olarak yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkar. 2. Otizmin toplumda görülme sıklığı nedir? Otizmin görülme sıklığı son çalışmalarda % 0,2-0,5 olarak bildirilmektedir. Klasik otizm tanısı almamakla birlikte otistik bozukluk belirtilerinden bazılarını taşıyan bireyler de otistik yelpaze içinde değerlendirildiğinde sıklık % 4 e yükselmektedir. Otistik bozukluk sıklığı cinsiyetler arasında da farklı dağılım gösterir. Erkek çocuklarda bu soruna kız çocuklarına göre 4-5 kat daha sık rastlanmaktadır. 3. Çocuğunuz neden farklı davranıyor? Otistik olabilir mi? Her tuhaf olan otistik midir? Her çocuğun sosyal etkileşim ve iletişim becerileri aynı hızda ve aynı düzeyde gelişmeyebilir. Bu süreçte çocuğun mizacı, zihinsel ve fiziksel gelişimi, çevreden gelen sosyal uyaranların yoğunluğu ve uygunluğu gibi birçok etken rol oynar. Bu etkileşim sonucunda kimi çocuklar yaşıtlarının çoğundan farklı ya da tuhaf olarak nitelenen ilişki tarzları ya da ilgi alanlarına sahip olabilirler. Elbette her farklı ya da tuhaf olan otistik değildir. Ancak çalışmalar ebeveynlerin, özellikle de annelerin yolunda gitmeyen bir şeyler var hissinin % 80 olasılıkla doğru olduğunu göstermekte. Anne-babalar çocuklarındaki farklılığın onun zihinsel ya da bedensel gelişimini olumsuz etkilediğini, sosyal veya akademik alanlarda zorlanmasına neden olduğunu düşünüyorlarsa bir uzman görüşü almaları yerinde olur. Gelişim basamaklarına dikkat İnsan yavrusu iletişim kurma ve sosyalleşme becerisi ve ihtiyacı ile doğar. Yaşamın daha ilk günlerinde bebek ile dış dünya arasında başlayan ilişki sürekli gelişir ve çeşitlenir. Sağlıklı gelişmekte olan 3 aylık bir bebek insan yüzüne ve sesine ilgi gösterir. 6 aylık bebek keyiflendiğini ya da rahatsız olduğunu yüzü ve bedeni ile ifade edebilir aylarda baş-baş yapabilir, el çırpabilir, heceleri tekrar ederek sesler çıkarabilir. 1 yaşında anne-baba diyebilir, işaret parmağı ile bir cisimi gösterebilir, işaret edilen yere bakabilir. 2 yaşındaki bebek 2 kelimeli basit cümleler kurabilir, taklide dayalı oyunlar oynayabilir. Otistik bozuklukta bu gelişim basamaklarında aksama gözlenir. Bebek bu becerilerden bazılarını hiç geliştirememiş olabileceği gibi kimi durumlarda kazanılan becerilerde gerileme, kayıp gerçekleşebilir. Bebeğiniz 6 aylık olduğu halde sizi tanımıyor, gülümsemiyorsa; 1 yaşını geçtiği halde işaret ile göstermiyor, ce-e, fışfış kayıkçı gibi oyunları oynamıyor, anlamlı 1-2 kelime söylemiyor, adı ile seslenildiğinde bakmıyor, göz teması kurmuyorsa; 2 yaşını geçtiği halde oyuncaklarla amaca uygun şekilde (oyuncak bebeğe yemek yedirir gibi, uçağı uçurur gibi), taklide ve kurmacaya dayalı oyun oynamıyor, çevresinde olup bitenle ilgisiz görünüyor, bir ilişki ihtiyacı göstermiyorsa gelişim basamaklarında bir sorun yaşandığını düşünmek gerekir. Otistik bozukluğu olan çocuklarda bu gelişimsel aksamaya ek olarak anlamsız el çırpma, sallanma, dönme gibi tekrarlayıcı hareketler de gözlenebilir. Sık rastlanan belirtiler arasında gündelik rutinlerine katı biçimde bağlı olma, değişikliğe aşırı tepki gösterme, dokunma, ses, acı gibi duyusal uyaranlara çok az ya da çok fazla yanıt verme sayılabilir. Bu belirtilerden herhangi birinin çocuklarında bulunduğunu düşünen anne-babaların zaman geçirmeden bir uzmana başvurması önemli. Böylece gelişimdeki sorun ve derecesi belirlenebilir, durumun otistik bozukluğa işaret edip etmediğinin saptanabilir ve uygun tedavi seçenekleri oluşturulabilir.

4 5 4. Çocuk iletişim kurmakta zorlanıyorsa ya da bu gelişim süreci hiç başlamamışsa, akla gelecek diğer olasılıklar nedir? Doğumsal sağırlık ya da işitme azlığı, dili algılama ve sözel anlatım bozukluğu olarak tanımlanan konuşma bozukluğu, ağır ve tekrarlayıcı epileptik nöbetler, zeka geriliği gibi bazı gelişimsel, psikiyatrik ya da nörolojik durumlar dikkate alınması gereken olasılıklardan. Ayrıca çocuğun yeterli ve uygun sosyal uyaranlar içeren bir ortamda bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi gerekir. otizm görülme oranı % 3-8 arasında ki bu oran toplumdaki sıklığın oldukça üzerinde. Tek yumurta ikizlerinde ise bu oran % arasında bildirilmekte. Otistik bozukluk tanısı almış çocukların ailelerinde içe kapanıklık, sosyal ilişkilerde güçlük ve dil gelişiminde sorunlar topluma kıyasla daha sık. Sorunun genetik temeline işaret 5. Otistik yelpaze ne kadar genişletilebilir? Otistik bozukluk belirtilerinin sayısı ve şiddeti bireyler arasında farklılık gösterebildiği gibi, bu belirtiler zaman içinde de değişebilmekte. Zihinsel kapasite, uyum becerileri, ek tıbbi-psikiyatrik sorunların bulunup bulunmaması gibi etkenler de eklendiğinde otizmin görünümü daha da çeşitleniyor. Birkaç alanda ancak ciddi düzeyde sorun yaşayan bireyler de, birçok alanda ancak hafif düzeyde sorun yaşayanlar da otistik bozukluk yelpazesinde (daha doğru bir deyişle yaygın gelişimsel bozukluk yelpazesinde) yer alabilirler. Yelpazenin ne kadar genişletilebileceğinden çok, bu genişlemenin sorunu yaşayanlar açısından önemi dikkate alınmalı. Her türlü sosyal, iletişimsel ve davranışsal sıradışılığı, farklılığı bu yelpaze içinde değerlendirmek uygun olmayabilir. Öte yandan otistik bozukluk tanımının en dar haliyle ele alınması da bu tanımın dışında kalan ancak ciddi düzeyde sıkıntı yaşamakta olan çocukların hayatlarını kolaylaştıracak ve gelişimlerini destekleyecek müdahale olanaklarından yararlanamaması sonucunu doğurabilir. Biz hekimler otizm tanısında dünyaca kabul gören kriterleri temel almaya ve aynı zamanda da bu kriterlerin yeterliliğini bilimsel çalışmaların ışığı altında gözden geçirmeye devam etmekteyiz. 6. Otistik çocukların, normal çocuklarla birlikte eğitim almaları (kaynaştırma eğitimi) önemli midir? Bu sorunun çocukların hayatları üzerindeki yükünü hafifletmenin yollardan biri elbetteki onları sosyal hayatın olabildiğince içinde tutmak ve hakları olan eğitimi almalarını sağlamak. Bu açıdan kaynaştırma eğitiminin önemi büyük. Ancak otistik bozukluk tanısı almış bir çocuğun ilköğretimde ne tür bir programa dahil edileceği tıbbi olmaktan çok eğitsel bir karar. Bu karar verilirken her bir çocuğun sorunun derecesi, zihinsel kapasitesi, güçlü ve zayıf yanları dikkate alınarak değerlendirilmesi ona en uygun seçeneğin oluşturulmasını kolaylaştırır. Bu süreçte okul, anne-baba ve çocuk psikiyatristinin işbirliği içinde olması gerekli. 7. Otizm genetik mi? Genetik değilse, çevre faktörleri ve beslenme alışkanlıkları ne kadar etkiliyor? Otizmde kalıtımsal-genetik etkinin varlığını ortaya koyan çok sayıda çalışma var. Otistik çocukların kardeşlerinde eden bu bulgulara rağmen otizme neden olan mekanizma henüz tam olarak açıklığa kavuşturulmuş değil. Bazı genlerin etkisi üzerinde durulmakta ve bu alanda yoğun çalışmalar devam etmekte. Sosyal etkileşim ve iletişim işlevlerinde etkili olduğu düşünülen birden çok gen mevcut. Bunlardan herhangi birinde değil, birkaç gende birden var olan aksaklığın tabloyu oluşturduğu düşünülmekte. Çevresel faktörlerin etkisi ise oldukça tartışmalı bir konu. Aşıların, besinlerdeki katkı maddelerinin etkisi üzerine çok söz söylenmekle birlikte böyle bir ilişkiyi gösteren bilimsel kanıt yok. 8. Tedavi ve eğitim yaklaşımları nasıl olmalıdır? Tedavide amaçlanan çocuğun yaşına uygun iletişim becerilerini geliştirmesini sağlamaktır. Bu amaçla sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik özel eğitim programları, dil ve iletişim terapileri olabildiğince erken dönemde başlatılmalı. Ailenin çocuğun iletişim tarzını kavramasına ve geliştirmesine yardımcı olacak eğitim ve destek sağlanmalı. Duyuların düzenlenmesine ve bedensel aktivitelere dayalı terapiler, dans ve müzik çalışmaları yararlı olabilmekte. Otizmle birlikte görülen davranış ve dikkat sorunları da yükü ağırlaştıran, eğitime uyumu ve katılımı bozabilen durumlar arasında. Bu sorunlara yönelik ilaç tedavilerinin olumlu etkilerini ortaya koyan çok sayıda bilimsel çalışma mevcut. Özetle erken tanı, zamanında ve uygun müdahale ve düzenli takip tedavi sonucunu etkileyen çok önemli faktörler.

5 6 OTİZM li Babalara ve Annelere Dair Her Şey Özge Efe TOKATLI Uzm. Psikolog Otİzm Çocuk dendiğinde hepimizin aklına canlılık, bitmek ve tükenmek bilmeyen bir enerji gelir. Genellikle çevremizde bu tip çocuklarla karsılaşır ve onların oyun ve hayal dünyalarını hayretler içinde seyrederiz. Bununla birlikte her çocuk aynı gelişim özelliklerini göstermez.çevresinde olup bitenlere karsı ilgisiz, kendi dünyasında yasamaya çalışan çocuklar da vardır. Bu çocukların en belirgin özellikleri sosyal ilişki kurmada yasadıkları güçlüklerdir. Etraflarında örülü o kalın duvarı asmak hatta bir pencere olsun açabilmek için hayli zorlanacağınız bu çocuklara otizimli çocuklar denmektedir.otizm, yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden, sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişimde problemler, tekrarlayıcı davranış ve kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösteren, karmaşık gelişimsel bir bozukluktur. Genellikle bebekliğin ilk üç yılı içinde otizme ait belirtiler ortaya çıkmaktadır. Nadiren bu belirtiler daha geç yasta da başlayabilir. Otizm belirtileri, başlangıç yaşı çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre çok farklılıklar göstermektedir. Günümüzde her 110 çocuktan birini etkilediği bilinen otizm ilk kez 1943 te Dr. Leo Kanner yaptığı çalışmalar sonunda literatüre girdi. Aynı yıllarda Hans Asperger, bugün Asperger Sendromu olarak bilinen, aynı bozukluğun daha hafif bir formunu tanımladı. Otizm belirtileri çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre çok farklılıklar gösterebilir. Bebekliğin ilk dönemlerinde annelerin ilk fark ettikleri çocuklarının diğer çocuklara nazaran daha az güldükleridir. Annenin bedensel teması kucağa alınma davranışına tepkisiz kalmaları erken dönemde dikkat çekmektedir. İsmine bakmazlar ve Çevredeki insanlar dikkatlerini çekmez.bazen dışarıdan izlendiğinde adeta odada kimse yokmuş gibi davranırlar. İnsanlarla göz göze gelmekten kaçarlar. Yalnızlığı severler ve yalnız bırakılmaya tepki göstermezler. Konuşma ile ilgili problemler sıklıkla görülmektedir.konuşulan dilin gelişiminin gecikmesi veya dil gelişiminin olmaması ve çocuğun bunun eksikliğini hareketlerle telafi etmeye çalışmaması yada Konuşabilen çocuklarla konuşma başlatma veya konuşmayı devam ettirme konusunda yetersizsizlik göze çarpar. 5 yaşına geldiklerinde ancak % 50 si tek kelimelerle konuşabilir. Konuşmayı ilişki kurmaktan çok ihtiyaçların giderilmesi için kullanırlar. Bir kısmi ise ileri yaslarda dahi konuşamaz ya da konuştukları anlaşılamaz. Konuşmanın geriliği yanında bu çocuklarda söylenen sözcükleri tekrarlama ve kelime uydurma gibi konuşma bozuklukları görülebilir. Konuşmadaki bütün bu gerilik ve bozukluklar çocuğun ilişki kurmadaki zorluğunu bir kat daha artırır. Otizimli çocuklar ise hep yalnız olmayı tercih eder, çocukların içine karışmaz, hep bir kösede yalnız basına oynarlar. Kendi özel davranış biçimleri ile diğer çocuklardan hemen ayırt edilebilirler. Örneğin kendi etraflarında defalarca dönme, tek ayak üzerinde zıplama ve odanın içinde bir köseden diğerine koşma gibi amaçsızca tekrarlanan hareketleri vardır. El çırpma, tüm bedeni sallama gibi olağan dişi beden hareketleri dikkat çekicidir. İlgi alanlarının kısıtlılığı nedeniyle belirli oyuncaklarıyla hep ayni biçimde ve tekrar oynarlar.. Otizme Ne Sebep Olur? Otizmin nedeni henüz tam olarak tespit edilememiştir. Otizmin tek bir nedeni yoktur. Pek çok nedeni olduğu artık bilinmektedir. Otistizmli bireylerde beyin hücreleri farklı çalışmaktadır. Hücreler arasında mesaj taşıyan kimyasal ileticilerde eksiklik yada fazlalık olduğu düşünülmektedir. açar. Genetiğin otizmin nedenleri arasında önemli bir yeri vardır. Kardeş ve ikiz çalışmaları bunu doğrulamaktadır. Otistik bir çocuğun kardeşinde otizm görülme riski genel popülasyona göre kat daha fazladır. Tek yumurta ikizlerinde her ikisinin birden otistik olma oranı çift yumurta ikizlerine göre daha fazladır. Bütün bunlar genetiğin etkisini bize gösteriyor fakat sadece genetiğin tek neden olmadığı noktasına da ulaştırıyor. Sadece genetik etkili olsaydı tek yumurta ikizlerinde her iki bebeğinde her zaman otistik olması gerekirdi. Yapılan çalışmalar bir tek gen değil birden çok genin etkileşimi

6 7 sonucu hastalık yapıcı etki oluştuğunu ortaya koymuştur. Klinik tablodaki davranışsal çeşitlilik çevresel faktörlerinde etkili olduğunu düşündürmektedir. Doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası faktörler ile otizm arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Eldeki bulgular genetik olarak otizme yatkınlığı olan çocukların doğum sırasında sorun yaşama riskinin daha fazla olduğunu göstermektedir. Şu kesin olarak bilinmektedir ki, otizm tek bir nedenle olmaz, birden çok etkenin bir araya gelmesiyle meydana gelen oldukça karmaşık bir durumdur. Otizm erkeklerde kızlara oranla 4 kat daha fazla görülür fakat genelde kızlarda daha ağır seyreder. Otistik bireylerin % 70 inde zeka geriliği görülmektedir. % 30 u normal ve bu %30 luk dilimin %10 u üstün zekaya sahiptirler. Zeka düzeyi ve eşlik eden diğer hastalıklar otizmin ağırlık derecesi üzerinde belirleyici rol oynar. Eşlik eden hastalıklar arasında en sık rastlanılanlar dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, duygudurum bozuklukları ve epilepsidir. Her üç çocuktan biri epileptik anlamda risk taşımaktadır. 0-5 yaş arası ve ergenlik döneminde epilepsi nöbetlerinin görülme olasılığı artar. Ülkemizdeki kayıtlara göre otistizmli olan bireyin bulunduğu, bu rakamın nin 0-14 yaş arası çocuklardan oluştuğu tahmin edilmektedir. Her 110 çocuktan biri otistik özellikler göstermektedir. Otizmin Tipik Belirtileri Nelerdir? Otizm tanılı bireyler aşağıdaki tipik davranışların en az yarısını gösterirler. Bu semptomlar çok hafif ya da çok şiddetli olabilir. Her bir semptomun etkisi de diğerinden farklı olabilir. Ayrıca, bu davranışlar birçok farklı sebeple ortaya çıkarak, gelişimine uygun olmayacak şekilde sergilenebilir. Göz kontağı kısıtlıdır yada yoktur. Çevreye ilgisizdirler. Adına tepki vermezler. Aşırı hareketli yada hareketsiz olabilirler. Bazıları fiziksel temasa (öpülme, sarılma vs.) izin vermez yada hoşlanmazlar. Çoğunlukla insanları değil cansız varlıkları tercih ederler. Sosyal ve duygusal açıdan kendilerini izole ederler. İşaret etmezler, ihtiyaçlarını yetişkinin elini kullanarak ifade ederler. Taklit becerisi yoktur yada sınırlıdır. Konuşma birçoğunda gelişmemiştir. Konuşma gelişse bile bunu iletişim aracı olarak kullanmazlar. Ekolaliktirler, söylenenleri papağan gibi tekrar ederler. Zamirleri ters kullanırlar. Uygun olmayan vurgulamalar, kalıp cümlelerle konuşurlar. Mekanik ve tek düze ses tonu kullanırlar. Uygunsuz gülme ve kıkırdamalar vardır. Düzen takıntıları vardır. Nesne takıntıları vardır. Objelere gereksiz yere bağlanma (İp, pet şişe, araba vs) Rutinlerindeki değişikliklere tepki gösterirler. Tekrarlayan davranışları (stereotipiler) vardır. (Nesneleri çevirme, el çırpma, kanat çırpma, zıplama, kendi etrafında dönme, parmak ucunda yürüme ) Oyuncaklarla gerektiği gibi oynamazlar. (Arabaları dizerler,topu çevirirler ) Hayali oyun oynamazlar. Sürekli aynı oyunları oynamayı tercih ederler. Bazıları çok inatçıdır. Bazıları ses, acı, koku, ışık ve dokunuşa aşırı hassasiyet gösterebilir. Bazıları soğuk, sıcak, acıya duyarsız olabilir. Bazıları tehlikeye karşı duyarsız olabilir. Yemek yeme bozuklukları vardır. Bazıları kendine, çevresindekilere ve eşyalara zarar verebilir. Beklemeye yada isteklerini ertelemeye pek tahammüllü değillerdir. Günümüzde otizmli çocukların tedavilerinde davranışsal, biyolojik, psikodinamik ve duyusal yaklaşımlara ilişkin farklı yöntemler kullanılmaktadır. Otizmli bir çocuğun tedavisinde bütün bu yaklaşımların her birinin önemli bir yeri vardır. Otizmli çocuklarda özellikle davranışsal ve duyusal problemler yaygın olarak görülmektedir. Çocuklarda kendine zarar verici davranışlar, öfke ve tekrarlayan davranışlar yoğun olarak görülen davranış problemlerinden bazılarıdır. Bu problemler ailenin ve çocuğun hayatını zorlaştırmakta, çocuğun yeni beceriler öğrenmesini ve çevre ile etkileşime girmesini engellemektedir. Davranış problemlerinin çözümlenmesinde duyusal yaklaşımlar içinde yer alan duyusal entegrasyon yönteminin kullanılması çok önemlidir. Çocuklarda duyusal algının geliştirilmesi ile davranış problemlerinin azaltılabileceği, duyusal entegrasyon yetersizliklerine bağlı olarak gelişen bu problemlerin çözümlenmesinde duyusal entegrasyon programlarının kullanılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir

7 8 OTİZM li Babalara ve Annelere Dair Her Şey OLUMSUZ DAVRANIŞLARI AZALTMADA AİLELERİMİZİ ETKİN KILMA Onur GÜRBÜZ Zihin Engelliler Sınıf Öğretmeni Otizme İlişkin Sorular; Otizme sahip olan çocuklarımız kimi zaman olumsuz davranışlar yani uygun olmayan davranışlar sergileyebilirler. Bu davranışların önüne geçmek, azaltmak veya ortadan kaldırmak okul içerisinde eğitimci yönünden daha kolay olsa da, çocuklarımız bu tür davranışları evde sergilediklerinde, olumsuz davranışların önüne geçmek ailelerimiz için biraz daha anlaşılmaz olabilir. Bütün ailelerimizden özel eğitimin içerisinde bulunan terimleri bilmelerini bekleyemeyiz. Bulundukları eğitim süreçleri içerisinde bazı terimlere hakim olmaları, ailelerimizin çocuklarının sorunlarını daha kolay anlamalarına yardımcı olabilir. Ancak belirtmek isterim ki bu yazımız ailelerimizi biraz daha bilinçli kılmak onları biraz daha özel eğitimin içine çekmek, özel eğitimi daha anlaşılır kılmak için yazılmıştır. Bu yazıda anlatılanları uygulamak ise uzman eğitimcilere bırakılmalıdır. Pekiştirme nedir? - Pekiştirme bir davranışı izleyen ve o davranışın ileride yapılma olasılığını artıran duruma pekiştirme denir. Olumlu davranışlarımızın arttırılmasında veya öğretimlerimizde pekiştireçlerimiz önemli bir yere sahiptirler. Olumlu pekiştirme nedir? - Olumlu pekiştirme bir davranışı izleyen durumda ortamı bir uyaranın eklenmesiyle o davranışın ileride artmasıdır. Olumlu pekiştirme de yer alan uyaranımız pekiştireçlerdir. Pekiştireçlerimiz yiyecekler olabileceği gibi aferin,harikasın gibi sözlerimizde olabilir. Olumsuz pekiştirme nedir? - Olumsuz pekiştirme bir davranışı izleyen

8 9 durumda ortamdan bir itici uyaranın çekilmesiyle o davranışın ileride yapılma olasılığının artmasıdır. Örneğin; arabalar da kemer takılmadığında sürücüyü rahatsız eden ve kemerin takılmasını sağlayan ses olumsuz bir pekiştirmedir. Pekiştireçleri kullanma ve pekiştirme tarifelerini kullanmamız davranış değiştirme süreci içerisinde büyük önem taşımaktadır. Hangi durumlarda olumlu pekiştirmeyi, hangi durumlarda ise olumsuz pekiştirmeyi kullanacağına aile çok dikkatli bir gözlem yaparak karar verebilir. Uygun Olmayan Davranış Sağaltımı Sürecinde Kullanılan Teknikler 1-Ayrımlı pekiştirme; Bir davranışı azaltmak için pekiştireç kullanılmasına denir. Biz çocuklarımıza pekiştireç kullanarak olumsuz davranışın azalmasını veya ortadan kalkmasını hedefleriz. Seyrek Yapılan Davranışları Pekiştirme; Bazı davranışlar belli bir süre içinde belli bir sıklık ya da süreyle yapıldıklarında uygun olup daha fazla yapıldıklarında uygun olmayan davranışlardır. Örneğin günde 3 kez diş fırçalama normal ama 7 kez diş fırçalama normal değildir. Davranış gözlenen süre içinde uygun sıklık,süre ve yoğunlukta ise çocuk ödüllendirilir. Eğer izlenen süre içinde uygun sıklık,süre,yoğunlukta değil ise ödüllendirilmez. Azaltılmak istenen davranış gözlem süresi boyunca hiç yapılmadıysa gözlem süresi sonunda ilk yapılan herhangi bir uygun davranış pekiştirilir. Gözlem süresinde çocuk istenmeyen davranışı sergilediğinde gözlem süresi sonunda hiçbir davranış pekiştirilmez. Karşıt davranışların pekiştirilmesinde ise ; Azaltılmak istenen hedef davranışın karşıtı olan o davranışla aynı anda yapılamayacak bir davranış varsa o davranış belirlenir. Sizin çocuğunuzda azaltmak istediğiniz davranışın karşıtı var mı? Eğer varsa hedef davranış görmezden gelinirken karşıt davranış pekiştirilir. 2-Sönme; Bir davranışın sürmesini sağlayan pekiştirecin geri çekilmesidir. Sönme tekniği uygulanan davranış önce artma ve çeşitlenme gösterebilir. Böyle bir durumla karşılaştığınızda asla vazgeçmeyiniz, uygulamaya devam ediniz. Pekiştirilmeyen davranış zamanla azalır ve ortadan kalkar 3- Hoşa gitmeyen uyaranı çekme iki şekilde gerçekleştirilir. Bunlar; Tepkinin bedeli; uygun olmayan öncelikle de yasaklanmış davranış sergilendiğinde bireyin daha önce edindiği bazı pekiştireçlerin geri çekilmesidir. Tepkinin bedeli uygulanabilmesi için bireyin elinde yitirecek pekiştireçlerin bulunması gerekir. Örn: yiyeceğinin geri alınması. Siz çocuklarınıza ödül veriyor musunuz? Kızdığınızda geri alıyor musunuz? Mola ise uygun olmayan ve azaltılması istenen davranış sergilendiğinde çocuk başka bir odaya veya bulunduğu ortamda bir köşede bekletilir. Mola yeri seçilirken o ortam çocuk için pekiştirici özellik taşımaması gerekmektedir. Eğer ortam çocuğun hoşuna giderse çocuk devamlı o davranışı sergiler ve oraya gitmek ister. Molalar titizlikle uygulanır ve mola öncesi ve mola sonrası dikkatli gözlem yapılmalıdır. Gözlemlerde çocuğun psikolojisine dikkat etmek lazım. Molalar 4-5 dk. Olmalıdır. Daha fazla olursa çocukta değişik davranış sorunları görülebilir. 4-Hoşa gitmeyen uyaranı verme; Koşulsuz itici uyaran; herhangi bir öğrenme yaşantısına bağlı olmaksızın kendiliğinden ceza niteliği taşıyan uyaran olarak tanımlanır. Örneğin dayak ve hareketsiz bırakma örnek olarak verilebilir. Siz çocuğunuza bu şekilde davranıyor musunuz? Hangi davranışları sergilediğinde böyle davranıyorsunuz? Koşullu itici uyaran; öğrenme sonunda hoşa gitmeyen özellik kazanan uyaran olarak tanımlanır. Örnek olarak zayıf not verme ve arkadaşlarının gülmesi.

9 10 OTİZM li Babalara ve Annelere Dair Her Şey OTİZM FEDERASYONU VEYSEL ŞAHİN BEY İLE YAPILAN SÖYLEŞİ Veysel bey biraz kendinizden bahsedermisiniz? 30 yıldır Amerika da yaşıyordum den 2014 e kadar ve 2014 yılları arasında yaklaşık 30 yıl boyunca Amerika da yaşamaktaydım yılında oğlum için otizme sahip olduğu belirlendi. O yıl dan itibaren, yani 2008 den itibaren işim, gücüm, araştırmalarımın hepsi otizm üzerine kurulu. Amerika da otizm üzerine bir çok toplantılara, seminerlere ve sertifika programlarına katıldım. Araştırdım, çok araştırdım. İngilizce olarak araştırdığınız zaman otizm hakkında daha fazla veri bulabilme imkanınız var. Otizm Federasyonunun kuruluş amacı nedir? Oğlum Amerika da çok iyi bir eğitim almaktaydı. Geçen yıl Türkiye ye gelmeye karar verdik. Ve Türkiye de otizm üzerine kurulmuş olan eğitim kurumlarında çok büyük bir eksiklik gördüm. Türkiye de özel eğitim daha iyi yapılabilir ancak ihmalkarlık, bilinçsizlik veya bürokrasiye takılma gibi problemler ile karşılaştım. Bu tarz karşılaşabileceğimiz problemleri çözmenin tek yolu sivil toplumları bir araya getirmek. Bakanlıklar ile yaptığım görüşmeler sonrasında dernek kuruluşları ile yol alabileceğimi öğrendim. Amerika da özel eğitim nasıl verilmekte peki? Amerika da zaten bu şekilde yapılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı özel eğitimi kapsamıyor, ayrıca bizdeki gibi bir yasası da bulunmamakta. Tamamen vakıflara, derneklere ve federasyonlara devredilmiş. Her il ve ilçede özerk olarak özel eğitim vakıflar veya dernekler tarafından yürütülüyor. Amerika da güçlü bir sivil toplum ve bu sivil toplumlarda gücünü devletten alıyor. Sivil toplumların her türlü ihtiyacını devlet karşılıyor. Ülkemizdeki gibi yardım toplamak, proje yapalım da projeye ödenek çıksın gibi bir sistem yok. Amerika ile Türkiye yi kıyasladığımda özel eğitimde biz çok geride kalmışız. Peki Veysel bey, Otizm Federasyonu ndan önce ne gibi çalışmalarınız oldu? Türkiye ye geldiğimde eksiklikleri gördüğüm an hemen bir şeyler yapmam gerektiğini düşündüm ve 2013 yılının Ocak ayında dernek kurdum. Hemen çalışmalarıma başlayarak, projeler ürettim. Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sağlık bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı ile görüşmeler gerçekleştirdim. 4 ayrı bakanlığın çalıştaylarına katıldım ve sertifikalar aldım. Özel eğitim Türkiye de nasıl işliyor onu öğrenmek üzere Eskişehir de seminerlerde bulundum ve otizm eğitimi üzerine sertifikalar edindim. Türkiye de görmüş olduğunuz eksiklikler nelerdir? Türkiye de problem şu; sivil toplum örgütleri bir arada değil ve yeteri kadar seslerini güçlü çıkartamıyorlar. Ailelerimizin kanadının biri kırık zaten. Ailelerimizden ne bekleriz? Nasıl bir beklenti içine gireriz?. Bu sebeplerden dolayı federasyon kurarak gücümüzü devletten alamayı hedefledim. Derhal 5 derneği bir araya getirerek Avrupa da ve Türkiye de ilk olan Otizm Federasyonunu kurdum. Sizce neden bugüne kadar Federasyon kurulmadı veya kurulamadı? Federasyon bir sorumluluk, ciddiyet isteyen bir iş. Bir dernek ile çalışmalarınızı ister yapabilir ister yapmayabilirsiniz. Kimse sizi yargılayamaz. Fakat federasyon, altında bir çok dernek kuruluşunu barındırmaktadır. Ayrıca bakanlık tarafından yetkili sivil toplum kuruluşu olduğu için ister istemez

10 11 sorumluluk altına giriyorsunuz. Kendinizi sorumlu hissediyorsunuz ve bir an önce bir şeyler yapmayı hedef ediniyorsunuz. Şimdi 2 tane daha federasyon kurmayı amaçladık. Toplamda 3 federasyon olarak konfederasyon kurmayı hedefliyoruz ki, otizm üzerine konfederasyon dünyada şu anda yok. Dünya da ilk otizm konfederasyon olacağız. Konfedarasyon olmakta ki amacınız nedir? Federasyon olarak Türkiye de, iller genelinde çalışmalar yapabiliriz anca Otizm Konfederasyonu olarak biz yurtdışına açılabiliriz. Otizm şu an sadece Türkiye nin değil Dünya nın problemi. Amerikalılar için dünyanın jandarmasıdır diye bir tabir vardır. Otizm Konfederasyonu olarak bir çalışma hazırlamak ve bu çalışmayı birleşmiş milletlerde sunmak. Çalışmanın içeriği ise; otizmin bir dünya problemi olduğunu ve bunun için birleşmiş milletler tarafından alzeihmer, aids ve diğer hastalıklar için ayrılan bütçenin geleceğimizi negatif bir biçimde etkileyen otizm içinde ayrılması gerektiğini vurgulamamız gerekiyor. Konfederasyon olarak Türkiye de otizm üzerine çalışmalar yaparak örnek ülke olmamızı istiyorum. Ben bu sorumluluğu kabul ediyor ve elimi taşın altına koymaktan çekinmiyorum. Otizm için örnek ülke olarak hem balkanlara hemde orta asyaya hatta ortadoğuya otizmin tedavisini ve eğitimini yayabiliriz. Bunu yapmak gerçekten zor değil, istemek lazım. Bizim ülkemize nasıl eğitim almak için yabancı ülkelerden, örneğin; Mısır, Cezayir, Azerbeycan dan öğrenciler geliyor, otizme sahip çocuklarımızda aynı şekilde eğitim almak için Türkiye ye gelebilirler. Ayrıca bu otizmli çocukların eğitimi de bir turizmdir. Eğitim turizmi. Buradan gelecek katkı ile de devlet bize katkı sağlayabilir. Hem devletimize katkı sağlayıp hem de çocuklarımızın eğitimini bir üst seviyeye çıkartabiliriz. Konfederasyon olmakta ki amacım bu. Konfedarasyon olarak belli başlı projeleriniz var mı varsa nelerdir? Aile Bakanlığı ile görüştüğümüz çok güzel bir projemiz var.her ilçede milli emlağa bağlı bir yer belirlenerek burası bakanlık tarafından restore edilecek ve burası bakanlık ve federasyon yönetimi altında hem eğitim verebilecek hem de ailelerimiz gönül rahatlığı ile çocuklarını bırakarak günlük hayatlarını yaşayabilecekler. Bir diğeri ise İstanbul da 4 okulumuzun olması ve bu okullarımızın özel eğitime uygun sistem ile kurulması.bu sistem ise benim belirlediğim bir şey olarak değil, bu alanla ilgili bütün hocalarımızın özel eğitimci arkadaşlarımızdan, görsel sanatlar, beden eğitimi, müzik gibi her branşatan eğitimci arkadaşların görüşleri dahilinde, eğitim-öğretime uygun olarak oluşturulacaktır. Ve İstanbul da birisi Büyükçekmece diğeri ise Sancaktepe de olmak üzere 2 adet yaşam köyü.

11 12 OTİZM li Babalara ve Annelere Dair Her Şey Bağdagül AKYOL BİZİM KISA HAYATIMIZ Merhabalar biz Kuzey-Baran Akyol ikiz kardeşleriz annem bize hamileyken ikili ve üçlü test yaptıramadı. Çünkü biz ikiz olduğumuz için her hangi bir sorun varsa bu hangimizde, nereden bilecekler? 30 Haftalıkken ayrıntılı ultrasona girdik. İlk başta bir sorun olmadığını her şeyin çok normal olduğunu söylediler fakat eve gelir gelmez telefonla tekrar aradıklarında 1 hafta sonra terar ultrasona girmemiz gerektiği söylendi sadece ikiz olduğu için kesin sonuç alalım dediler. Saniyeler saat, saatler gün, günler hafta, haftalar ise yıl oldu bizlere. O gün geldi çattı ve baran kardeşte annemize 3 damarla bağlı olması gerekirken 2 damarla bağlıymış. Bunun sonucunda da kalpte üfürme veya kalpte başka bir problem, tavşan dudak v.b. sorunlar oluyormuş. Ama ayrıntılı ultrasonda tavşan dudaklı olmadığını öğrendik. Çocuk kardiyolojisinden randevu alarak kontrollerimizi yaptırdık bir sorun çıkmadı Allah a şükür. Sonra 35 haftalıkken dünyaya gözlerimizi açtık şimdi ise tam 27,5 aylığız 1 hafta hastanede kaldık çünkü (önce kuzey daha sonra baran) sarılık olduk. İki kere topuk kanımız alındı Allah a şükür bunda da hiç bir sorun çıkmadı. Bütün aşılarımızı zamanında yaptırdık. Hiç bir sorunumuz yoktu. Annem bir şeylerden şüphelenmeye başladı. Çevresindeki bizden küçük olan kardeşlerimizle aramızdaki farklılıkları görmeye başladı. Mesela onlar bay bay yaparken biz yapmıyorduk, onlar bizimle oynamak isterken biz (kardeşimle bile) birbirimizle ilgilenmiyorduk, bıdırdanmamız bile yoktu, göz teması mı? O nedir bilmiyoruz ki, buna benzer farklılıklar. 1 Yaşındayken bizi Marmara Eğitim ve Araştırma Hastanesı çocuk doktoruna götürdüler. Tam bir muayeneden geçtik (tabi biz öyle biliyorduk) doktor bize gayet sağlıklılar hiç bir sorun yok demişti. Annemiz ve babamız buna çok sevindiler. O an annem demek ki ikiz olmalarından kaynaklanıyor diye düşündü. O zamana kardar hiç hastalanmadık desek doğru olur. Fakat baran kardeş daha 9 aylıkken su çiçeği çıkardı kuzey kardeşin çıkarıp çıkarmadığı meçhul. Bizler 18 aylıkken yeni bir eve ve semte taşındık babamızın işi nedeniyle. Burada ki komşumuz sürekli olarak anneme bunları bir çocuk dr. Götürelim dedi. Hani biz 1 yaşındayken dr her şey normal demişti ya buna istinaden annem ise bir sorun yok ki neden götüreyim deyip durdu. Sonra komşumuz nasıl söyleyeceğini bilemeyip bir şekilde konuya girdi ve bizim otizmli olabileceğimizi söyledi büyük bir sessizlik ve araştırmalar ama şunu da söyleyeyim annemin bu konuda azda olsa bilgisi vardı. Sonunda annem ve komşumuzla beraber gittik doktora.doktor kontrollerimizi yaptı ve bizim % 99 ( burada ki oran kesinlik derecesi) otizmli olduğumuzu söyledi. Annem sadece olabilir bunun eğitimi var düzelebilirler düzelmeseler de onlar benim çocuklarım atamam, satamam, bırakıp gidemem,onlar için canımı veririm dediğini duyduk. İzleyeceğimiz yol ise önce ço-

12 13 cuk psikiyatrisinden randevu alarak gitmemiz sonra heyet raporu, ram raporu ve eğitim...bizim için önemli olan bunu babama nasıl söyleyeceğimiz oldu. Annem yüz yüze söyleyemeyeceğini anladı ve telefona sarırdı. Bir şekilde söyledi. Babam hemen araştırmalara başlamış (çok farklı yalan yanlış yazılar yazan kişilerin) makalelerini okuyunca çıldırmış ve bir müddet kabullenemedi fakat annem hemen kabullenmişti babama destek veriyor onu sakinleştiriyordu. İstanbul boğazını bir baştan bir başa geçen down sendromu tanısı koyulan bir çocuğumuzda bu yarışmaya katılmış ve yarı yolda bırakmayıp yarışı bitirmişti bu haber denk geldi, belki de bu bize bir işaretti, annem babama dönüp bak her şeye şükretmeli, Allah tan gelen her şey güzeldir, bizim çocuklarımız özel bizde özeliz dedi. Babam o günden sonra kabullenmeye başladı evet kabullendi de. Sonra süreçler başladı...önce çocuk doktorundan randevu aldık. Çocuk psikiyatri nin sistemine kayıt yaptı. Bizde hemen çocuk psikiyatrisinden randevu alarak gittik. Doktor Kontroller sonunda bize ikisi de atipik otizm olduğunu söyledi raporumuzu yazdı ve heyete verdik 10 gün sonra heyete girdik ve 1 hafta sonra heyet raporunu aldık raporumuzda %80 otizm yazıyordu. Hemen ram a gittik onlarda bize 5 sonraya randevu verdiler. Anneme çeşitli sorular sordular ve ram da atipik olduğumuzu onaylayarak raporun çıkması 10 günü bulur dediler. Ram dan çıkarken yakınında bir rehabilitasyon merkezi gözümüz çarptı ve gittik görüştük. Hiç unutmuyorum bir perşembe günüydü gittik görüştük. Annemin ve babamın korkusu yaşımız küçük olduğu için bizi buraya kabul edip edemeyecekleriydi. Ve cuma günü bizi rehabilitasyon merkezinden aradılar olumlu bir cevap aldık. Pazartesi günü hemen başladık derslere. Yasemin hoca ile tanışmamız böylece başladı.1 Hafta sonra ram dan eğitim raporumuzu da aldık. Böylece bizim için uzun, sabırlı bir sürec başlamış oldu. Şu an eğitimimize aynı rehabilitasyon merkezinde devam etmekteyiz. Öğretmenlerimizden ve tüm çalışanlarından memnunuz. Bizim rehabilitasyon merkezimiz yani okulumuz anaokulu statüsünde. Anaokulu ve kreşlerde neler yapılıyorsa bu faaliyetler, öz beceriler, sosyal faaliyetler burada mevcut. Biz pazartesi, çarşamba ve cuma günleri sabah 9:30-13:30 arası okuldayız. Çünkü biz daha çok küçüğüz öğlen uyumamız lazım. Bireysel ve grup derslerimiz var. Yakında duyu bütünleme dersini de alacağız bu yüzden heyecanlıyız yeni bir ders yeni öğretmen. Biz 6 aydır eğitim alıyoruz. Neler mi değişti biz de ailemiz de çok şeyler...başta göz temasının ne olduğunu öğrendik, komut almayı (özellikle dur, bekle, otur vb.), Çevremizdeki diğer kişileri fark ettik onlarla iletişime geçmeyi,dışarı çıkacağımız zaman montlarımızı ve ayakkabılarımızı getirmeyi,kapıları açmayı,annemle babamla ve de kardeşimle ten tene temasın ne kadar güzel olduğunu, azda olsa çözüm yolu bulmayı, döke saçada olsa kendi kendimize yemek yemeği (annemizi de rahat bırakmış olduk) en önemlisi de sevmeyi, sevilmeyi, güven duymayı öğrendik. Bu kadar mı? 6 Ayda bu kadar... Ama hala öğrenmeyi öğreniyoruz. Annemde babam da çok şey öğrendi en önemlisi sabır ve sakın olmayı...bir de biz ikizde olsak farklı bireyler olduğumuzu öğrendiler. Bu arada birilerine teşekkür etmenin zamanı geldi bize gösterdikleri sevgi için,sabır için,güven için önce annem ile babama sonra bizi hiç yanlız bırakmayan eğitim hayatımızda gözümüzü açar açmaz ilk gördüğümüz sevgili öğretmenimiz yasemin palancı hocamıza sonsuz teşekkürler...ayrıca okulumuzdaki tüm öğretmenlerimize teşekkürler... Kuzey - Baran Akyol

13 14 OTİZM li Babalara ve Annelere Dair Her Şey Semiha SERBEST 14 mart 2008 de dünyama geldi KEREM im. Onun doğumuyla her şey çok güzeldi. Kerem ikinci çocuğumdu. Abisi ile çok zor bir bebeklik ve çocukluk geçirmiştim. Kerem bana ilaç gibi gelmişti. O kadar uslu bir bebekti ki abisi ile yaşayamadıklarımı keremle yaşıyordum. Herkes onu çok seviyordu hep el üstünde tutuluyordu. Bebekliği bir yaş zamanı ve iki yaşına geçiş dönemi gayet normaldi. Basit oyunları yapabiliyordu kişileri tanıyabiliyordu. O evrede evimizi değiştirdik. Kerem hala konuşmuyordu. Aynı zaman da çok hareketli bir çocuktu beni çok yoruyordu. Sonra uyku problemlerimiz başladı geceleri uyumaz olmuştuk hiç bir sebep yokken ağlamaları başlamıştı eşim kaç defa gecenin bir yarısı kalkıp arabayla gezdiriyordu. İki yaşını geçmişti hala konuşmuyordu ismini söylerdik bakmıyordu ama zil çalsın OTİZM ve BİZZ onu duyardı gidip kapıyı açardı babası hadi atta gidiyoruz derdi gidip montunu gösterirdi ama göz teması hiç kurmuyordu. İki buçuk yaşındaydı önce kendi çocuk doktoruna götürdük tabii kerem feryat figan doktor görünce inanamadı ne olmuş bu çocuğa dedi hemen bizi çocuk psikiyatristine yönlendirdi ve hemen gittik gerekli testler yapıldı doktor gözlemledi ve otizm başlangıcı diye tanı koydu. Otizmi az çok biliyordum kız kardeşim öğretmendi ve bir süre özel çocuklarla çalışmıştı ondan aşinalığım vardı ve bana dedi ki kerem sizin hamurunuz istediğiniz şekle siz getireceksiniz. Bu sözü bana hep ışık oldu. Biz bununla yetinmek istemedik şehir dışında başka doktora gittik orada da yapılan testlerde hafif otizmli çıktı. Kerem testlerde sınırdaydı bu bizi biraz sevindirmişti çünkü bununda derecesi varmış. İlk önce kabullenmekle başladık eşimde bende bilinçliydik asla kendimizi bırakmadık ne yapabiliriz durumuna geçtik. Bunun en faydalı yolu yoğun eğitimmiş. Şehir dışında gittiğim doktor orada bir rehabilitasyon merkezi önerdi ilk orayla başladık kerem iki yaş sekiz aylıktı bulunduğum şehirle arası kırkbeş dakikaydı ve ben haftada iki gün oraya gidip geliyordum sonra doktorumuz kreş önerdi kreşe yazdırdık ilk gittiği kreş ilk başlarda güzeldi ama daha sonraları ilgilenmemeye başlamışlardı almaya gidiyordum keremi tuvaletten çıkarıyorlardı bir geliyordu üstü başı ıslak her tarafında diş macunu hemen ordan aldım zaten keremde hiç sevmiyordu orayı hep ağlayarak giderdi sonra başka kreş bulduk burası iyiydi çok güzel ilgileniyorlardı o dönemi orada bitirdik bu arada şehir dışında ki merkezden de ayrıl-

14 15 mıştım bulunduğum şehirde tavsiye üzerine bir merkez bulup orada eğitime başlamıştık aynı zamanda kreşe de devam ediyorduk sonra bulunduğum şehirde özel eğitim anaokulu açıldı oraya da başladık. Yoğundum ama asla yılmadan nerede ne duyuyorsam hemen gidiyordum. Eğitimler, seminerler çünkü çocuk kadar sizinde eğitim almanız gerekiyor siz bilinçli olun ki çocuğa daha verimli olabilesiniz. Yeni başladığım kurumda bir öğretmen vardı ve bu öğretmen çok meşhurdu onu çok istemiştim ama çok yoğun olduğu için bize vermediler ama ben oraya gittikçe gözü hep keremdeydi keremle mutlaka ilgilenirdi bir gün boş bir saatinde keremi aldı ve mutlaka bu çocukla çalışmalıyım dedi keremle çok güzel ders yaptılar ve sonra o öğretmen bizim için dönüm noktası oldu kerem bir çok şeyi onunla aştı bir çok şeyi ondan öğrendi tuvalet eğitimi, meyveler, hayvanlar, taşıtlar, eşlemeler, taklitler, eylemler, renk, sayı, harf bir sürü şey. Keşke daha önceden karşılaş saymışız diyorum ama hayatta hiç bir şey tesadüf değil ne yazık ki. Bizim birde artı yönümüz keremin nöbetleri yoktu kendini uyarıcı hareketleri yoktu kasılmaları kendi kendine gülmeleri yoktu. On bir senedir de konuşması iyice açıldı artık her şeyi ifade edebiliyor olayların farkında günlük yaptıklarını anlatabiliyor çok iyi görsel hafızası var geçen seneye kadar eline kalem almayan çocuk bu sene resim çizmeye başladı boyama yapmaya başladı. Her gün yaptıklarının üstüne yenileri ekleniyor evde de eğitimine asla ara vermiyorum her gün yapmamız gereken çalışmalar var yoğun olmak zorunda her ne kadar bazen sıkılsa da asla taviz vermiyorum çünkü yoğun olmak zorunda ilerisi için bunu yapmak zorundayız. Şu an sabahtan anaokuluna gidiyor öğleden sonra özel eğitim anaokuluna iki gün birer saat rehabilitasyon iki gün birer saat yüzme bir akşam özel ders hafta sonu grup dersi böyle yoğun bir programımız var Allah tan çalışmıyorum yoksa bu çocuk bu halde olamazdı ailemden çevremden herkesten çok destek gördüm. Hiç kimse bizi yadırgamadı parklara alışveriş merkezlerine restoranlara hatta bankalara resmi dairelere çok rahatlıkla girip çıkabiliyorum. Çok hareketli bir çocuk olmasına rağmen çok rahat yolculuk yapabiliyorum, anlamaz, etmez, durmaz demeden götürdüm durmadıysa da gidip geldikçe ona alışkanlık kazandırdım. Çocuğumu hiç birşeyden kısıtlamadım onu eve hapsetmedim, yaşıtlarıyla olmasını sağladım, sürekli parka gidiyoruz, ev gezmelerine, akraba ziyaretlerini hep birlikte yaptık şu an bütün akrabalarımızı isimleriyle biliyor artık... Bir sokak ötemizde oturan ananesine tek başına gidebiliyor artık sinemaya tiyatroya gidebiliyoruz şu an altı yaşında zor günler bizi bekliyor biliyorum ama hep mücadele etmek zorundayız farkındayım, onu çok seviyorum ben... Evet ilk defa böyle kısaca yazdım umarım olmuştur.

15 16 OTİZM li Babalara ve Annelere Dair Her Şey Pervin Subaşı AYDIN CANIM OĞLUM, EMRECAN IM Canım oğlum, EMRECAN IM... Seni ilk kucağıma aldığımda neler hissettim neler... Nurtopu gibi bir oğuldun o kadar güzeldin ki bana cennetten gelmiş bir ödüldün. Seni öptüm, kokladım bağrıma bastım. Ama biliyormusun sen hala öyle kokuyorsun sen hiç büyümedin bedenin büyüdü ama sen hep bebek kaldın... İlk doğum günün geçmişti artık yürüyüp anne,baba, demeye başlamıştın. Evimizde yeni heyecanlar mutluluklar havada uçuşuyordu... Taki ilk nöbetini hissedene kadar. Sonra sustun sanki bize küsmüştün artık hiç konuşmuyordun. Anne, baba bile zor diyordun. Doktora götürdüm epilepsi teşhisi kondu. Çok üzülmüştüm... Ama olsun geçer dedik. Gün geçtikçe sen susmaya devam ettin, tekrar doktora gittik bize otistik dedi... Nasıl bir hastalıktı hiç duymamıştım çok üzülmüştüm şimdi ne olacak dedim doktora? Bana işiniz zor deyip anlatmaya başladı. O anlattıkça ben sustum, oğlum yaşamayacak mı dedim? Sonra EVET yaşayacak dedi... Ama onun gözü, kulağı, eli, ayağı, siz olacaksınız dedi... Olsun dedim ben yaşadığım sürece onun her şeyi olurum. Sarıldım sımsıkı oğluma sanki bir daha hiç ayrılmayacaktık. Öylede oldu o gün bu gündür hiç ayrılmadık.. Canım oğlum ben hayatta olduğum sürecede ayrılmayacağız ama bir gün o bir gün gelirse benim gitmem gerekirse ben seni kime bırakacağım.. Benim ölümlü meleğim, EMRECANIM... Cennet kokulu küçük bebeğim annen seni çok seviyor bunu bil, bil ki beni sen ayakta tut. Hani her anne çocuklarının yaptıklarıyla mutlu olur ya, işte anlatırlar benim oğlum şu okulu kazandı böyle bir karne getirdi falan diye. Bende mutluyum senin bir al değişin anne değişin bana yetiyor. Hani sen çok hareketlisin ya biz anneler hep bundan şikayetçiyizdir. Sen üzülme biliyorum ki sende bunları beni üzmek için yapmıyorsundur. Keşke imkanım olsa bütün otizmli çocukların kaderini değiştiribilsem. Emrem canım seni her ne olursan ol bil ki seni seven bir annen var ve bu hep böyle olacak. Ha unutmadan öteki tarafta buluştuğumuzda beni yanına almadan cennete gitmek yok. Anlaştık mı? SENİ ÇOK SEVİYORUM ANNEN PERVİN...

16 17 Esra KIYICI KAAN ile AÇILAN DÜNYAM Çok ağladım çok çaresiz kaldım oğlum ağlarken dışarda evde bende onunla birlikte ağladım. Otizimden nefret ettim ama and içtim oğlumu bu illeten kurtarmak için. Oğlum benim için Rabbimin lütfu bana hediye beni onunla lütuflandırmış ve ona baktığım zaman onun o sevgi dolu güzel gözlerine baktığım zaman diyorum ki İşte benim meleğim işte benim dünyam iyi ki benim oğlum ve şükürler olsun Rabbime onu bana ver- Daha dün gibi aklımda oğlumun doğduğu kucağıma aldığım gün... Çok güzel inanılmaz güzel bir bebekti, hastanedeki herkes hayran kalmıştı güzelliğine. Her şey çok güzel gelişiyordu gelişimi, yemesi, diği için. Bu zorlu Mücadelede de kendim olduğum gibi diğer Melek annelerimizin de bu mücadeleden galip geleceğine inanıyorum... Sadece sabır sabır sabır. ALLAH hepimizin yar ve yardımcımız olsun. içmesi, agulaması, ses çıkarması, oturması emeklemesi yürümesi tıpkı normal çocuklar gibi. Çok zeki bir bebekti zekice de bakışları vardı... Sonra 1.5 yaşına geldiğine kaanda değişiklikler olmaya başladı sessizleşti seslendiğimizde ismine tepki vermemeye başladı, doktora götürdük testler incemeler vs. ve teşhis... Yaygın gelişimsel bozukluk. İşte bizim mücadelemizin maratonumuzun başladığı an. Kaan şimdi 10 yaşında çok yol katettik çok zor günler geçirdiğimiz gibi kolaylıklarımız da oldu yılmadım pes etmedim oğlum iyi yerlere gelsin diye uğraş verdim...

17 18 OTİZM li Babalara ve Annelere Dair Her Şey Dilek Kırca ÖZTÜRK Biz melike yi iki erkek çocuktan sonra çok heyecanla karşılamıştık. Abileri kuzenleri herkes onu çok merak etmişti. Yıllar sonra aralarında küçük bir kız bebeğin olması sen sevdin sıra bende kavgalarına bile yol açıyordu. Babaannesi hiç yanından ayrılmıyordu. Melike bir yaşına geldiğinde yürüyememişti sadece yatmak istiyordu. Gelgitler yaşatıyordu. Sık sık doktora götürmeye başladım. Sonunda ilde gittiğimiz bir doktor onun otizmli olabileceğini söyledi. Melike iki buçuk yaşındayken hayatımızın taşınma maratonu başladı. Önce ilçeden ile taşındık. Orada özel eğitime başlamıştık ama çok yetersizdi. Dersler sık sık iptal oluyordu. Varla yok arası üç sene kadar gittik geldik araştırdık ve Ankara ya gitmeye karar verdik. Melike ve ben dört sene önce ona bulduğumuz okulun yakınında bir ev bulup Ankara da yaşamaya başladık. Burada da bir kaç özel kurum, hastaneler, okul arasında koşturduk durduk. Hala onun için yeterli eğitim verebilecek bir zemin oluşturduğumuza inanmıyoruz. İdareciler öğretmenler kişisel sorunlarıyla iş başı yapan ram görevlileriyle başımız dertte. Beni yetersiz veli olmakla suçlayan bile var. Sağlıklı çocukların doğal süreçte öğrendiği her şeyi melikeye tekrarla öğretmeye devam ediyoruz. Biz bunları yaparken birazda eğitim camiası bizi desteklese hiç fena olmazdı. MEYİKE Biz melike için koşturur iken büyük oğlumuz okulu bitirip memur olarak işe başladı. Küçük ise Türkiye yedincisi olup iyi bir üniversiteye girdi. Halen üçüncü sınıf öğrencisi. Aslında bizim üç çocuğumuzda hep yüzümüzü güldürdü. Artık destek ve beklentilerimizi de bitirdik... Köstek ve eklentilerini bizden uzak tutarlarsa daha da mutlu olabiliriz... Son olarak melike nin devam ettiği devlet okulunda çok hırpalandığını ve mutsuz olduğunu anladık ona yeni bir okul sevgi dolu bir öğretmen aramak için yeniden harekete geçtik. Yeni okul yeni öğretmen yeni semt yeni ev ve yine taşınma. Sırf onu toplu taşıma Araçlarına bindirebilmek için iki sene otobüse bindik. Bazen bu yolculuk beş saat sürebiliyordu (40 dakikalık bir mesafeden bahsediyorum). Her durakta inmek zorunda kalıyorduk. Melike çığlıklar atıyor morarıyordu, inmek icin mücadele ediyordu. İki senenin sonunda şehirlerarası yolculukta müzik dinleyip meyve suyu içtiğini görmek inanılmaz güzeldi. Onun altı sene boyunca en uzun uykusunun bir saati geçmediğini. Sıklıkla tek tip beslendiğini. Marka takıntıları olduğunu, ama tüm sıkıntılara rağmen hepimizin onu ne kadar çok sevdiğimizi anlatmama gerek yoktur sanırım. Yeşil eriğim, cadım...

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BÜLTEN 5

2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BÜLTEN 5 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BÜLTEN 5 OTİZM NEDİR? Kendi dünyalarında yalıtılmış (izole) otizmli bireyler, farklı ve uzak görünürler ve başkaları ile duygusal bağlar oluşturmazlar. Bu şaşırtıcı beyin

Detaylı

T.C. Artvin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi OTİZM

T.C. Artvin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi OTİZM T.C. Artvin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi OTİZM BENİ KOŞULSUZ SEVİN! OTİZM NEDİR? O Bireyin sosyal iletişimini, dil

Detaylı

TANIM. Aşağıdaki gelişim alanlarının bir kaçında ağır ve yaygın yetersizlik ile karekterize edilir;

TANIM. Aşağıdaki gelişim alanlarının bir kaçında ağır ve yaygın yetersizlik ile karekterize edilir; OTİZM TANIM Aşağıdaki gelişim alanlarının bir kaçında ağır ve yaygın yetersizlik ile karekterize edilir; Sosyal etkileşim becerileri, İletişim becerileri Basma kalıp ilgiler, aktiviteler ya da davranışların

Detaylı

70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları. Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD

70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları. Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD 1943 2013 70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: Yok Danışman: Yok Konuşmacı: 2012 Janssen Cilag

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

10 Mayıs 2009 tarihinde uygulanan Pep-r Gelişimsel Ölçeği Değerlendirme Sonuçları: Kronolojik Yaş : 3 yaş 9 ay

10 Mayıs 2009 tarihinde uygulanan Pep-r Gelişimsel Ölçeği Değerlendirme Sonuçları: Kronolojik Yaş : 3 yaş 9 ay C. C. 17 Ağustos 2005 doğumlu bir erkek çocuğudur. Eylül 2008 yılında Londra da bir anaokuluna başlamıştır. Annesi, yaşıtlarıyla kıyasladığında aynı iletişim becerilerini gösteremediğini düşündüğünden

Detaylı

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Tiedot turkiksi DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Information på turkiska DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

BEYİN GELİŞİMİNİN HİKAYESİ

BEYİN GELİŞİMİNİN HİKAYESİ BEYİN GELİŞİMİNİN HİKAYESİ Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları

Detaylı

Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir.

Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir. Konuşma gecikmesi Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir. Aylara göre konuşmanın normal gelişimi: 2. ay mırıldanma, yabancılara

Detaylı

Hamileliğe başlangıç koşulları

Hamileliğe başlangıç koşulları Zeka aslında tek bir kavram değildir. Zekayı oluşturan alt yeteneklere bakıldığında bu yeteneklerin doğuştan getirilen yeteneklerin yanı sıra sonradan kazanılmış, gerek çocuğun kendi çabasıyla edindiği,

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

14 12 Bu ifadenin ne zaman kaba olduğu ne zaman gerekli olduğu konusunda onunla konuşabilirsiniz. Annebaba yanındayken ona nazikçe teklif edilen bir şeyi istemediğini Hayır diye bağırarak ifade etmek doğru

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU. Prof. Dr. Berna Özsungur Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU. Prof. Dr. Berna Özsungur Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU Prof. Dr. Berna Özsungur Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD 58. Türkiye Milli Pediatri Kongresi 25 Ekim 2014 TANIM Otizm Spektrum

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ?

ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? ÇOCUĞUNUZUN İŞİTMESİ NORMAL Mİ? Cerrahi Servisler İnsanlar duyuları aracılığı ile dış dünyayı algılar, ruhsal, zihinsel, sosyal gelişimini sağlar. Duyulardan birinin eksikliği, algılamanın bütünlüğünü

Detaylı

OKULA HAZIR MISINIZ? VELİ BÜLTENİ EYLÜL - 2012 ATA KOLEJİ REHBERLİK SERVİSİ

OKULA HAZIR MISINIZ? VELİ BÜLTENİ EYLÜL - 2012 ATA KOLEJİ REHBERLİK SERVİSİ OKULA HAZIR MISINIZ? VELİ BÜLTENİ EYLÜL - 2012 ATA KOLEJİ REHBERLİK SERVİSİ OKULA HAZIR MISINIZ? ÇOCUĞUNUZU KOLLARINIZA ALDIĞINIZ AN SANKİ DÜN GİBİ AKLINIZDAYKEN, MİNİK BEBEĞİNİZ BÜYÜDÜ VE BEBEĞİNİZİN

Detaylı

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak. Bu ayki rehberlik bülteni konumuz Kardeş Kıskançlığı hakkındadır. Sizlere çocuğunuza bu süreçte nasıl yardımcı olabileceğiniz ile ilgili önerilerimiz olacaktır. KARDEŞ KISKANÇLIĞI Neler olduğunu hiç anlamıyorum!

Detaylı

TC KİMLİK NO 1-Adı ve Soyadı. 2-Cinsiyeti. 2-Doğum yeri ve tarihi

TC KİMLİK NO 1-Adı ve Soyadı. 2-Cinsiyeti. 2-Doğum yeri ve tarihi TED MERSİN ÖZEL ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI ÖĞRENCİ TANIMA ANKETİ ÇOCUĞUN TC KİMLİK NO : 2-Cinsiyeti 3-Doğum yeri ve tarihi 4-Geldiği okul 5-Okula geliş nedeni 6-Velinin Adı-Soyadı ve Yakınlık

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır. Alzheimer hastalığı nedir, neden olur? Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.

Detaylı

Bazı araştırmacılar, zihinsel engelli olan ve olmayan çocukların oyun türü ve düzeylerini karşılaştırmışlardır.

Bazı araştırmacılar, zihinsel engelli olan ve olmayan çocukların oyun türü ve düzeylerini karşılaştırmışlardır. Engelli Çocuklar Ve Oyun Zihinsel Engelli Çocuklar Zihinsel Engel Doğum öncesinde, doğum anında ve sonrasında çeşitli nedenlere bağlı olarak merkezi sinir sisteminde, daha doğrusu beyinde meydana gelen

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

1 ÖZEL EĞİTİM VE ÖZEL EĞİTİME MUHTAÇ ÇOCUKLAR

1 ÖZEL EĞİTİM VE ÖZEL EĞİTİME MUHTAÇ ÇOCUKLAR İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 ÖZEL EĞİTİM VE ÖZEL EĞİTİME MUHTAÇ ÇOCUKLAR 13 1.1. Özel Gereksinimli Bireyler 16 1.2. Özel Eğitimin Amacı ve İlkeleri 18 1.3. Özel Eğitimin Önemi 19 1.4. Engelliliğin Genel

Detaylı

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel yetersizlik üç ölçütte ele alınmaktadır 1. Zihinsel işlevlerde önemli derecede normalin altında olma 2. Uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme 3. Gelişim

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA ANAOKULLARI ÇOCUK BİLGİ FORMU. 2) Az sorunlu ya da çok sorunlu geçtiyse bu sorunların neler olduğunu kısaca yazınız:

ANKARA ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA ANAOKULLARI ÇOCUK BİLGİ FORMU. 2) Az sorunlu ya da çok sorunlu geçtiyse bu sorunların neler olduğunu kısaca yazınız: ANKARA ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA ANAOKULLARI ÇOCUK BİLGİ FORMU Çocuğun adı, soyadı: Çocuğun doğum tarihi:.../.../... Formun doldurulduğu tarih:.../.../.. DOĞUM ÖNCESİ DÖNEM 1)Çocuğun doğum öncesi dönemi nasıl

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

EĞİTİMDE KAVRAMLAR, İLKELER, HİZMETLER VE SAYISAL BİLGİLER

EĞİTİMDE KAVRAMLAR, İLKELER, HİZMETLER VE SAYISAL BİLGİLER İÇİNDEKİLER 1. Bölüm ÖZEL EĞİTİMDE KAVRAMLAR, İLKELER, HİZMETLER VE SAYISAL BİLGİLER Giriş... 3 Türkiye de Özel Eğitim Gerektiren Bireylerle İlgili Sayısal Bilgiler...10 Özel Eğitimde İlkeler...11 Türkiye

Detaylı

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER BEBEKLİK DÖNEMİNDE (0 3 YAŞ) ERKEN TANI İÇİN KRİTİK DÖNEMLER Bebeklik dönemi, gelişimin en hızlı ilerlediği dönemdir. Çevrelerine

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım.

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. 4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. Heyecanımız dorukta! Çanta, önlük, ders malzemeleri, kışlık giysiler, ayakkabı.

Detaylı

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

TABURCUYUZ, YA SONRASI? TABURCUYUZ, YA SONRASI? Uzm. Hemş. Emel DİLEK Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları ABD Annem, 67 yaşında, Emekli öğretmen, HT hastası, 2002 yılında geçirmiş olduğu beyin ameliyatı sonrası

Detaylı

AİLE HAYATI, PLANLAMASI VE ANA ÇOCUK SAĞLIĞI

AİLE HAYATI, PLANLAMASI VE ANA ÇOCUK SAĞLIĞI AİLE HAYATI, PLANLAMASI VE ANA ÇOCUK SAĞLIĞI Aile nedir? Toplum içindeki en küçük sosyal kurumdur. Çekirdek aile Ana, baba ve çocuklardan oluşur. Geniş aile ise çeşitli akrabalardan oluşur. Aile kurumunun

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

OTİZM. Otizm Nedir? Otizmin Belirtileri Nelerdir? Otistiklerde etkilenme dereceleri değişse de aşağıdaki ortak belirtiler görülür:

OTİZM. Otizm Nedir? Otizmin Belirtileri Nelerdir? Otistiklerde etkilenme dereceleri değişse de aşağıdaki ortak belirtiler görülür: OTİZM Otizm Nedir? Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen bir gelişim bozukluğudur. Otizm, genellikle yaşamın ilk 2 yılında ortaya çıkar. Otistik çocuklar genellikle öğrenme zorluğu

Detaylı

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU AYLIK BÜLTENLER SERİSİ EKİM, 2008 SAYI: 2 KONU: Çocuğunuzun Beceri ve Yeteneklerini Nasıl Geliştirebilirsiniz? Aileler çocuklarının mutlu bireyler olmalarını ve en yüksek

Detaylı

Kişinin çevresiyle etkileşimi sırasında kişide ve çevrede oluşan gözlenebilir ve ölçülebilir değişikliklere davranış denir.

Kişinin çevresiyle etkileşimi sırasında kişide ve çevrede oluşan gözlenebilir ve ölçülebilir değişikliklere davranış denir. DAVRANIŞ PROBLEMLERİ VE ÇÖZÜMLERİ Özel Eğitim Öğretmeni Seyyar KILIÇ Davranış Nedir? Kişinin çevresiyle etkileşimi sırasında kişide ve çevrede oluşan gözlenebilir ve ölçülebilir değişikliklere davranış

Detaylı

1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek

1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek 1) İngilizce Öğrenmeyi Ders Çalışmak Olarak Görmek İngilizce öğrenilememesinin ilk ve en büyük sebeplerinden birisi, İngilizce öğrenmeyi ders çalışmak olarak görmek. Çoğu zaman İngilizce iş hayatında başarılı

Detaylı

Afyonkarahisar Kasımpaşa İlköğretim Okulu Yenilikçi Öğretmen Projesi

Afyonkarahisar Kasımpaşa İlköğretim Okulu Yenilikçi Öğretmen Projesi Afyonkarahisar Kasımpaşa İlköğretim Okulu Yenilikçi Öğretmen Projesi 4. Ve 5. SINIF ÖĞRENCİLERİ Microsoft Türkiye Yenilikçi Öğretmenler Programı İstanbul Forumu 2008 PROJE EKİBİ EKİP ADI EKİP LİDERİ ARMUTCUOĞLU

Detaylı

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ Oyun bir çocuğun en önemli işidir. Çocuklar oyun ortamında kendilerini serbestçe ifade edip, yaşantılarını yansıtırlar ve dış dünyaya farketmeden hazırlık yaparlar.

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006 ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙ ΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2006 Μάθηµα: Τουρκικά Ηµεροµηνία και ώρα εξέτασης: Πέµπτη, 1 Ιουνίου 2006 11:00 13:00

Detaylı

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler,

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler, İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi Sevgili Öğrenciler, Bu anket MLARG: risk grubundaki gençler için cep telefonu üzerinden İngilizce öğrenme (Proje Numarası: 2009-TR1-LEO05-08674) adında bir Avrupa Birliği

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU OKUL KORKUSU Her yıl milyonlarca çocuk okula başlayıp, neşeyle devam ederken

Detaylı

2011-2012 ÖĞRETĠM YILI KAYIT FORMU

2011-2012 ÖĞRETĠM YILI KAYIT FORMU 0 2011-2012 ÖĞRETĠM YILI KAYIT FORMU GELĠġĠM KOLEJĠ Ġ.A.O.S.B ÇOCUKEVĠ MÜDÜRLÜĞÜ ne Çiğli Ġzmir AĢağıda adı geçen çocuğumun 2011-2012 öğretim yılında okulunuzda eğitim-öğretime devam etmesi için gereken

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

ÖZEL EĞİTİM. Arş.Gör. Dr. Canan SOLA ÖZGÜÇ csola@sakarya.edu.tr 1.Hafta

ÖZEL EĞİTİM. Arş.Gör. Dr. Canan SOLA ÖZGÜÇ csola@sakarya.edu.tr 1.Hafta ÖZEL EĞİTİM Arş.Gör. Dr. Canan SOLA ÖZGÜÇ csola@sakarya.edu.tr 1.Hafta 1 GÜNDEM Özel Eğitimde Temel Kavramlar Özel Eğitime gereksinim Duyan Çocuk Kimdir? Etiketleme ve Kullanılan Dil Sınıflandırma Özel

Detaylı

OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNDA UYKU SORUNLARI VE ÖNERİLER

OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNDA UYKU SORUNLARI VE ÖNERİLER OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNDA UYKU SORUNLARI VE ÖNERİLER Uykuyla ilgili sorunlar sadece bebeklik döneminde yaşanmaz.okul öncesi dönemde ki çocuklarda çeşitli uyku sorunu yaşarlar.uykuya dalmada güçlük,gece terörleri

Detaylı

2014

2014 2014 DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU (DEB) ve MentalUP İçerik DEB e Klinik İlgi DEB Nedir? DEB in Belirtileri DEB in Zihinsel Sürece Etkileri DEB in Psikososyal Tedavisi MentalUP tan Faydalanma MentalUP İçeriği

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR! Acıbadem Hastanesi Büyüme ve Ergenlik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz ile, çocuğun doğumundan itibaren vücudunda hangi hormonların ne gibi işlevleri olduğunu, ilk 3 yılın önemini ve ergenlik

Detaylı

Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı. Sayın Milletvekili, konusunda kamuoyunda bilinç oluşturmaya gayret etmekteyiz.

Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı. Sayın Milletvekili, konusunda kamuoyunda bilinç oluşturmaya gayret etmekteyiz. Sayın Milletvekili, Otizm spektrum bozukluğu (OSB) yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nörogelişimsel bozukluk olup belirli davranış ve öğrenme özellikleri ile kendini göstermektedir. Şu an

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

TRSM de Rehabilitasyonun

TRSM de Rehabilitasyonun TRSM de Rehabilitasyonun Yeri Dr. Ayla Yazıcı BRSHH Gündüz Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi Koordinatörü 7.10.2010 Şizofreni tedavisinde çok boyutlu yaklaşım Şizofreni tedavisinde çok boyutlu yaklaşım

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları:

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları: OYUN VE ÇOCUK Çocuklar oyunla dünyayı keşfederler, diğer kişilerle kuracakları ilişkileri öğrenirler, kendi yeteneklerini ve güçlerini test ederler, yeni fikirleri denerler ve farklı aktiviteleri deneyecek

Detaylı

TÜRKÇE MODÜLÜ BİREYSEL EĞİTİM PLANI (TÜRKÇE DERSİ) (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE

TÜRKÇE MODÜLÜ BİREYSEL EĞİTİM PLANI (TÜRKÇE DERSİ) (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE KISA DÖNEMLİ MATERYAL YÖNTEM- i doğru kullanır. 1 2 3 4 Söylenen sözcüğü tekrar eder. Gösterilen ve söylenen nesnenin adını söyler. Gösterilen nesnenin adını söyler. Resmi

Detaylı

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI Okul öncesi dönem genel anlamda tüm gelişim alanları açısından temellerin atıldığı

Detaylı

ZİHİN ENGELLİLER ÖĞRETMENİ RAMİYE AYDIN ESEN DOWN SENDROMLU ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ

ZİHİN ENGELLİLER ÖĞRETMENİ RAMİYE AYDIN ESEN DOWN SENDROMLU ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ ZİHİN ENGELLİLER ÖĞRETMENİ RAMİYE AYDIN ESEN DOWN SENDROMLU ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ 2014 W W W. E S E N T E R A P İ. C O M İÇİNDEKİLER DOWN SENDROMLU ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ... 3 Adım 1: Çocuğun

Detaylı

ETKİNLİKLERİMİZ. 24 Kasım Öğretmenler Günü: Öğretmenler Günüyle ilgili etkinlikler yapıyoruz, Baş Öğretmen Atatürk le ilgili sohbet ediyoruz.

ETKİNLİKLERİMİZ. 24 Kasım Öğretmenler Günü: Öğretmenler Günüyle ilgili etkinlikler yapıyoruz, Baş Öğretmen Atatürk le ilgili sohbet ediyoruz. SAYI:2 ETKİNLİKLERİMİZ SOHBET SAATLERİ 10 Kasım ve Atatürk :Atatürk kimdir?, Ailesinde kimler vardır?, Atatürk ün hayatı, neler yaptığı, Atatürk ün kişisel özellikleri ve 10 Kasım Atatürk ü anma günü ile

Detaylı

BURSA ÖZEL BİREY OKULLARI OKULA UYUM SÜRECİ BAHAR İLHAN REHBER ÖĞRETMEN

BURSA ÖZEL BİREY OKULLARI OKULA UYUM SÜRECİ BAHAR İLHAN REHBER ÖĞRETMEN BURSA ÖZEL BİREY OKULLARI OKULA UYUM SÜRECİ BAHAR İLHAN REHBER ÖĞRETMEN OKULA UYUM SÜRECİ BİR ÇOCUK İÇİN OKUL, DAHA ÖNCE HEMEN HEMEN HİÇBİRİNİ TANIMADIĞI ÇOK SAYIDA ÇOCUKLA KARŞILAŞMA ZORUNLULUĞUYLA, UYULMASI

Detaylı

Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji Bağımlılığı Teknoloji Bağımlılığı Açelya Şahin Fırat Uzman Klinik Psikolog www.monomente.com MEV Okulları Basınköy 17.11.2015 Bağımlılık nedir? Bağımlılık; herhangi bir insan, nesne veya maddeye karşı duyulan önlenemez

Detaylı

Mavi Pupa Montessori Anaokulu nun Sevgili Anne ve Babaları,

Mavi Pupa Montessori Anaokulu nun Sevgili Anne ve Babaları, Mavi Pupa Montessori Anaokulu nun Sevgili Anne ve Babaları, Hep beraber başladığımız yolculuğun iki haftasını geride bırakmış bulunuyoruz. Zamanın Mavi Pupa içinde bizim için daha ayrıcalıklı aktığını

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir."

KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) xxxxxxx DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU. Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir. KOD 1 DAVRANIŞ MR (48-72 AY) DAVRANIŞ VE UYUM RAPORU "Sorun, sorun olmadan çözümlenmelidir." KİŞİSEL BİLGİLER Doğum Tarihi Cinsiyet Okulun Adı Sınıf İl İlçe Uygulama Tarihi Formu Dolduran 8.6.2011 ERKEK

Detaylı

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA 1. TIRNAK YEME Tırnak yeme, her yaşta ve her iki cinste de görülebilen, zaman içinde

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN DEHB başlıca 3 alanda bozulmayı içerir: 1) Dikkat eksikliği 2) Hiperaktivite 3) Dürtüsellik Dikkat eksikliği

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ VELİ BÜLTENİ MAYIS -2012 ÇOCUK VE KİTAP "EĞİTİM YAŞAM İÇİNDİR" 2 ÇOCUK VE KİTAP Önceleri çocuk için kitap bir oyuncaktır.

Detaylı

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENĐ LĐSESĐ R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 2010 2011 Kız olursa Sarin, erkek olursa Masis Erkek olursa doktor, kız olursa öğretmen KENDĐNĐ TANIMA VE MESLEK SEÇĐMĐ Sevgili veliler,

Detaylı

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Türkisch Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Veliler için Bilgiler Januar 2008 / Türkisch 2 / 6 Zürih Kantonu İlköğretim Okulu Hedefler ve Hedefe Yönelik Görüşler Zürih kantonunda devlet ilköğretim okulu

Detaylı

Gelişimsel özellikleri tanımak Olası durumları erken fark edebilmek Öğrenim sürecine destek olabilmek

Gelişimsel özellikleri tanımak Olası durumları erken fark edebilmek Öğrenim sürecine destek olabilmek Gelişimsel özellikleri tanımak Olası durumları erken fark edebilmek Öğrenim sürecine destek olabilmek Yaşamın başlangıcından sonuna kadar süren duygusal, fiziksel, sosyal, bilişsel açıdan sürekli değişimidir.

Detaylı

ÖĞRENCİ TANIMA FORMU KİMLİK BİLGİLERİ I. ÇOCUĞUN ADI-SOYADI : DOĞUM YERĠ VE TARĠHĠ : CĠNSĠYETĠ : UYRUĞU : KAÇINCI ÇOCUK OLDUĞU : KAN GRUBU :

ÖĞRENCİ TANIMA FORMU KİMLİK BİLGİLERİ I. ÇOCUĞUN ADI-SOYADI : DOĞUM YERĠ VE TARĠHĠ : CĠNSĠYETĠ : UYRUĞU : KAÇINCI ÇOCUK OLDUĞU : KAN GRUBU : ÖĞRENCİ TANIMA FORMU KİMLİK BİLGİLERİ I. ÇOCUĞUN ADI-SOYADI : DOĞUM YERĠ VE TARĠHĠ : CĠNSĠYETĠ : UYRUĞU : KAÇINCI ÇOCUK OLDUĞU : KAN GRUBU : II. ANNENİN ADI-SOYADI : DOĞUM YERĠ VE TARĠHĠ : UYRUĞU : MEDENĠ

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

İnsanda genetik düzensizlik sonucu, fazladan bir 21. kromozomun bulunmasına Down Sendromu denir.

İnsanda genetik düzensizlik sonucu, fazladan bir 21. kromozomun bulunmasına Down Sendromu denir. Bu dostlarımız hakkında biraz daha bilgi alalım; İnsanda genetik düzensizlik sonucu, fazladan bir 21. kromozomun bulunmasına Down Sendromu denir. Down Sendromu genetik bir farklılıktır, bir hastalık değildir.

Detaylı

Uygulamalı Davranış Analizi. Emre ÜNLÜ

Uygulamalı Davranış Analizi. Emre ÜNLÜ Uygulamalı Davranış Analizi Emre ÜNLÜ Derse İlişkin genel bilgiler ve işlenişi Bu ders ne işe yarayacak? o Uygulamada o o KPSS de Kendi günlük hayatınızda Ders ile ilgili gerçekleştirmeniz beklenen yükümlülükler

Detaylı

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ SUNUM PLANI: Hareketli çocuk kime denir? Klinik ilgi odağı olması gereken çocuklar hangileridir?

Detaylı

Özel gereksinimli çocuklar

Özel gereksinimli çocuklar Özel gereksinimli çocuklar Spor becerileri yolu ile toplumsal yaşama uyum ve katılımlarını sağlamak Mutlu ve üretken bireyler olmalarına yardımcı olmak. Programımıza yaklaşık 70 sporcu devam etmektedir.

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ 3-6 yaş arasını kapsayan ve okul öncesi dönem adını verdiğimiz süreç çocukların gelişimi açısından oldukça önemlidir. Okul öncesi dönem çocukta büyümenin ve gelişimin en hızlı

Detaylı

fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin

fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin Döllenmiş yumurta fetüs bebek ölüm çocuk İleri yaş yeniyetme yetişkin Yaşam boyu devam eden biyolojik, bilişsel, sosyal gelişim ve kişilik gelişiminin bilimsel incelemesi Gelişim psikolojisinin başlıca

Detaylı

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI Şubat Ayı E-Bülteni 1 İÇİNDEKİLER 1. Doğum günü Olan Yıldızlarımız 2. Mihver Dersler 3. Branş Dersler 4. Kulüpler 2 DOĞUM GÜNÜ OLAN YILDIZLARIMIZ

Detaylı

HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

HASTA DEĞERLENDİRME FORMU HASTA DEĞERLENDİRME FORMU TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ ECZANE KONTROL VE İZLEM PROGRAMLARI 1. BAKIM GÖRÜŞMESİ Hasta Adı Soyadı: Eczane Kaşesi: Tarih: HASTALIK VE İLAÇ BİLGİ DÜZEYİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Size

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK Prof. Dr. Sirel Karakaş Neurometrika Medikal Tıp Teknololojileri Ltd. Şti Nöropsikoloji ve Psikofizyoloji Derneği Başkanı Uslarası Kıbrıs Üniversitesi

Detaylı