Kayıklı Şapka. İlginç Şapka. Güzel Şapka

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kayıklı Şapka. İlginç Şapka. Güzel Şapka"

Transkript

1

2 Kayıklı Şapka İşte bu şapkanın sahibi, beyaz saçlı ve fakir bir adam. Evet, şapkayı takan adam yaşlı ve saçları azıcık Einstein ın saçlarına benziyor. Yetmiş beş yaşında ve balıkçı. Deniz kıyısına yakın eski bir balıkçı kulübesinde oturuyor. Daha doğrusu oturuyorlar. Çünkü bir karısı ve bir de çocuğu var. Bu şapkayı takmaktan çok hoşlanıyor. Kayığına binip gezerken ya da balık tutarken takıyor şapkayı. Çünkü mesleğini belli etmek ve işi oyuna çevirmek hoşuna gidiyor. Bu arada çocuğu erkek ve biraz kaçamak yapıp babasının şapkasıyla gemicilik oynuyor. Bazen de babasının taklidini yaparak balıkçılık oynuyor. Onlar çok fakir olsalar bile çok mutlular. Balıkçı da çok eğlenceli bir adam. Ayda Albayrak Atatürk İO / 4-D / İstanbul İlginç Şapka Merhaba! Ben bir şapkayım, Pazarda satılıyorum. Ama beni hiç kimse almadı. Bir de ben çok ilgincim. Beni satanın ismi İsmail. Bir gün bir kişi geldi. Bana baktı. Fiyatımı sordu. Fiyatım 5000 TL idi. Adama pahalı geldi. Almadı. Bir saat sonra ışıklar kapandı. Çok üzüldüm. Sonra İsmail beni evine götürdü. Fiyatımı indirmeyi düşündü. İyi para kazanmak için almıştı beni. Sabah oldu. Yine satılmak üzere tezgâhtaydım. İlginç giysili bir kadın geldi tezgâha. Eşine hediye alacağını söyledi. Eliyle beni işaret etti. Beğendiğini söyledi. Eşinin mesleğinin kaptanlık olduğunu anlattı. Yakışacağını söyleyerek beni satın aldı. Çok sevindim. Beni hediye olarak verdiğinde eşi de çok mutlu oldu. İnsanları mutlu etmekten hoşlanıyorum. Emre Köymen ODTÜ Geliştirme Vakfı Okulu / 2-B / Ödemiş / İzmir Güzel Şapka Ben bir şapkayım. Benim güzel bir sahibim var. Değişik birisi ama güzel. Benim sahibim 22 yaşında ve bir mimar. Biz Antalya da oturuyoruz. Beni hep başına takıyor. Çünkü beni çok seviyor. Bir gün ne gördüm biliyor musunuz? Bir adam gördüm. Sahibim ve ben, adamı hiç beğenmedik. Kötü bir adama benziyordu. Yanına hiç yaklaşmadık. Adam bize Korktunuz mu korkaklar? dedi. Sahibim adama çok sinirlendi ve Git başımdan dedi. Tartışmaya başladılar. Bu arada sahibim beni düşürdü. Sonra beni bulamadı. Çok üzüldü, ağlamaya başladı. Yaptığı hatayı anladı ve bir daha birisiyle tartışmadı. Oğuz Yılmaz 2-B Sınıfı / Ödemiş / İzmir

3 Hayal Gücü Nanoçocuk, o gün arkadaşı Manya nın düzenlediği maskeli baloya gidecekti. Bu nedenle çok mutluydu. Her şey hazırdı; ancak baloya bir gün kala çok büyük bir sorun olduğunun farkına vardı. Adı üstünde bu maskeli bir baloydu. İlginç bir kostüme ihtiyacı vardı. Aslında Nanoçocuk un her zaman giydiği özel bir kıyafeti vardı ama baloya giyeceği kostüm daha ilgi çekici, güzel ve garip olmalıydı. Hemen tüm sorunlarına çare bulan arkadaşının yanına koştu. Bilim Çocuk Ocak sayısında İlginç Şapkalar vardı. Oradaki şapkalardan 1 numaralı olanını seçti. Arkadaşı Kiki nin de yardımıyla şapkayı tamamladı. Artık tek ihtiyacı olan bir kostümdü, onu bulmak da çok kolaydı. Çünkü Nanoçocuk un her zaman yedekte garip kıyafetleri vardı. Bu ise aklına yeni gelmişti. Hemencecik yarın olmuştu. Nanoçocuk, kostümünü giyip baloya yetişti. Galiba oradakilerden en garip ve en güzeli Nanoçocuk olmuştu. Baloda her şey güzel giderken Kasıksurat geldi ve her şeyi dağıttı. Kimse bunun sebebini anlayamamıştı. Kasıksurat, her şeyi sadece zevk için yaptığını açıklamıştı. Tam bir sihirbazlık yapacakken sihir dalgaları Nanoçocuk un şapkasındaki tele takılı kaldı. Şapka Kasıksurat ın bütün gücünü emdi. Fakat o vazgeçmedi. Ve diğer salonları da dağıtmak için yola koyuldu. Şapka teliyse gücü sayesinde Kasıksurat ı buldu. Kasıksurat ortaya kocaman bir deniz açtı. Ancak unuttuğu bir şey vardı. Nanoçocuk un deniz tecrübesi vardı. Şapka, elektromanyetik gücüyle Kasıksurat ın son güç damlasını da emdi. Böylece yarışmanın en iyisi Nanoçocuk seçildi. Şapka, şu anda Oyuncak Müzesi nde koruyucu şapka adı altında sergileniyor. Sema Acar Yalova İşte Şapkam Bu sapkanın sahibi yardımsever ve dürüst biri. Üstelik 20 yaşında ve bir geminin kaptanı. Bu kaptanın şapkasından başka kimsesi yok. Kaptan ne zaman gemiye binerse o zaman şapkasını takar. Bu şapkayı neden takıyor? diye soracak olursanız, amacı gemici olduğunu ispatlamak. Bazen onunla konuşup dertleşir. Şapkasıyla konuşmak onun içini rahatlatır. Kaptanın gittiği bölgelerde yaşayanlar da şapkasını çok beğenirler. Onlar da hep böyle bir şapkaya sahip olmak isterler. Kaptanın yanına gidip bu şapkadan kendilerine de yapmasını isterler. Kaptan da kabul eder. Kaptanın sayesinde herkesin bir şapkası olur. Şevval Beydilli Kazım Karabekir İO/4-A /İstanbul

4 Kül Kedisi Güzel bir evde iki çocuğuyla birlikte bir adam yaşar. Bu adam bir şapka koleksiyoncusudur. Otuz altı yaşına kadar bunu sürdürdü. Ta ki o güne kadar. O gün adam: - Balkabağını andıran, eski bir şapkanız var mı? Antikacı: - Var efendim, bu nasıl? Adam: - Harika, aradığım şapka bu, kızım bunu çok beğenecek. Artık o da benim gibi bir koleksiyoncu olabilir. Eve gidip kızına şapkayı verdi. Kızı: - Babacığım, külkedisinin şapkası gibi bunu partilerde takacağım, çok sevdim. O günden sonra da kızı otuz altı yaşına kadar şapka koleksiyonculuğu yaptı. İ. Efdal Aydoğdu İzmir Şapka Konseri Bir varmış, bir yokmuş. Ankara da yaşayan Zeynep Olgun 29 yaşındaymış. Zeynep Olgun un yaşadığı yerde, yani Ankara da Hepimizin öyküsü var. Ama şapkaların öyküsü yok! diyorlarmış. Herkes öykü yazmaya karar vermiş. Zeynep Olgun un öyküsü çok beğenilmiş. Öyküsünün adı, Şapka Konseri ymiş. Şapkası kabak şeklinde ve ışıklıymış. Şapkasını hep konsere giderken takıyormuş. Bir gün Zeynep Olgun a konser davetiyesi gelmiş. Zeynep Olgun konser şapkasını giymiş ve konsere gitmiş. Herkes Zeynep Olgun un şapkasını çok sevmiş. Herkes Zeynep Olgun dan şapka istemiş. Zeynep Olgun şapka konusunda ünlü olmuş. Ünlü olduktan sonra hep yeni şapkalar icat etmiş. Tuğçe Yaşar TOKİ İO / 3-B /Yozgat

5 Kabaktan Şapka Bir varmış bir yokmuş. Bir zamanlar bir ülkede bir adam yaşarmış. Bu adam, kabak satıcısıymış. Her sabah erkenden el arabasını alır. Kabaklarını içine koyar sokaklarda dolaşır, kabak satarmış. Yaz, kış demeden çalışırmış. Bir kış günü yine sabah erkenden yola koyumuş. Ama çok üşüyormuş, kulakları neredeyse donacakmış. Hemen eve gitmiş düşünmeye başlamış. Aklına kabaktan yapabileceği bir şey gelmiş. Hemen el arabasından bir kabak almış, içini boşaltmış. Eşinden bir bot, bir lamba, bir de kumaş istemiş. Kumaşla bir şapka oluşturmuş. Kabağı üzerine dikmiş. Botu kabağın üzerine yapıştırmış. Ampulü de şapkanın üzerine yapıştırmış. Ampulü takarak geceleri de önünü görebilecekmiş. Son olarak üçgenlerle süslemiş. Bir şey unuttuğunu fark etmiş. Hemen bir ad bulacakmış. Ve adını şapka koymuş. Artık dışarı çıktığında üşümeyecekmiş. Şapkasını takıp el arabasını alarak satışa devam etmiş. Hiç üşümüyormuş. Arkadaşları çok güzel bir şapka; Bunun adı ne? diye sürekli soruyorlarmış. Bu adam hayatını şapka yapmaya ve kabak satmaya adamış. Bu adam sayesinde dışarı çıktığımızda üşümüyoruz. Melike Saba Şen İbni-i Kemal İO / 4-A/ Tokat Şapkaların Öyküsü Olsa... Bu şapkayı takan çocuk altı yaşında. Adı Ayşegül. Elbise satarak geçiniyor. İstanbul da yaşıyor. Bu şapkayı yünlerden ve kumaşlardan yapmış. Şapkanın adı Kabak Çorbası. İçinde şeker, muz, çikolata var. Kabak Çorbası hem şapka gibi giyiliyor hem de içinden çorba içiliyor. Ayşegül şapkasını her yeni yıl gecesi takıyor. Şapkayı takınca her dileği gerçekleşiyor. Kaydırak, salıncak, civciv... Bir de her günün güzel geçmesini diliyor. Yeni yılda en büyük dileği ailesinin mutlu olması. Anne ve babasının çok parasının olması. Gözde Gürbüz Bahçelievler / Ankara

6 Kuşlu Şapka Bilim Çocuk dergisinde kuşlu bir şapka gördüm. Tam 36. sayfadaydı. O sayfaya baktıkça şu kuşlar ne şanslı diye düşünüyorum. Neden mi? Açıklayayım: Uçabiliyorlar, etrafın güzelliklerini görebiliyorlar ve güzel güzel ötüyorlar. Ağaçlarda yuvaları. Oyüzden o kuşlu şapkanın kıymeti ayrı. O şapkayı bu yüzden çoooook severim. Fatih Yılmaz Ödemiş / İzmir Güzel Şapka Merhaba arkadaşlar! Benim adım civcivli şapka. Çocuklar için yapıldım. Çocukları çok seviyorum. Onlar da beni seviyorlar. Beni gördüklerinde alıyorlar. Hele hele minikler. Bir gün beni bir erkek çocuk almaya geldi. Onunla beraber yürüyorduk ki yolda şapkanın bir civcivi düştü. Çocuk ağlamaya başladı. Annesi ağlama, evde baban yapar dedi. Eve gittik. Çocuğun babası evde yoktu. Çocuk yine ağlamaya başladı. Annesi sabırlı olmuyor diye kızdı. Annesi mutfağa gitti. Çocuk of baba gel artık dedi. Biraz bekledi. Yine of, pof demeye başladı. Ben, annemi üzüyorsun dedim. Şaştı kaldı. Sözüme devam ettim. Bir tek seninle konuşuyorum. Seni korkutmak istemedim. Sabredersen baban çabuk gelir ama sabretmezsen bu süre sana uzun gelir derken babası geldi. Çocuk babasının yanına koşarak tamir etmesini istedi. Babası tamir etti. Çocuk sabrettiği sürece hayatının kolaylaşacağını düşündü ve her zaman sabretti. Sude Çıngır Fatih Yılmaz / ODTÜ Koleji / Ödemiş / İzmir

7 Elif ve Kuşlu Şapka Elif, hayvansever biriydi. Kuşlarla çok ilgilenirdi. Nerede yaralı ya da karnı aç bir kuş görse yanına gidip kuşu alıp çiftliğine götürürdü. Bu nedenle herkes ona Kuşçu Elif derdi. Bir gün arkadaşı Sevda yı çiftliğine çağırdı. Sevda, Elif sana bir şey diyeceğim. Kuşları Koruma Derneği kurulacakmış. Duydun mu? dedi. Elif, Aaa, ne güzel, ne zaman açılacakmış? Sevda, Bilmiyorum Elif diye yanıt verdi. Sevda gittiğinde Elif bilgisayarını açıp yeni kurulan derneğin adresini ve telefon numarasını aldı. Telefonundan arayıp ne zaman kurulacağını öğrendi. İki gün sonra da derneğin yerine gitti. Derneğe kayıt oldu. Elif, burada yeni arkadaşlarla tanıştı. Elif in kuşlara olan ilgisinden dolayı onu başkan seçtiler. Ona, üstünde kuşlar bulunan bir şapka hediye ettiler. Ertesi gün insanların kuşları sevmeleri için bir kampanya düzenlemeye karar verdiler. Elif in şapkasını beğendikleri ve bu fikri söylediği için onu görevlendirdiler. Bu kampanyadan sonra herkes kuşları sevmeye başladı. Bu durumu öğrenen Elif çok mutlu oldu. Arkadaşı Sevda yı arayıp derneğin açıldığını haber verdiği için ona teşekkür etti. Buse Hürben 50. Yıl Ahmet Merter İO / 7-A / Merter / İstanbul Kuşlu Şapka Bir zamanlar Esma adında çok tatlı bir kız yaşarmış. Bu kız 13 yaşındaymış. Kitap okumaya, özellikle de Bilim Çocuk dergisini okumaya bayılıyormuş. İşte bu yüzden ailesi ona Bilim Çocuk Kuşu diyormuş. İşte yine çok güzel günlerden bir günmüş. Esma çok sevinçliymiş. Çünkü bugün ona şapka alınacakmış. Esma alışveriş merkezine girmiş. Tüm şapka dükkânlarını dolaşmış. Gözü birden üzerinde kuşlar ve bir de balık olan şapkaya takılıvermiş. Bu şapka çok değişikmiş. Esma hayvanlara meraklı olduğu için bu şapkayı seçmiş. İşte şapkanın öyküsü böyleymiş. Esma Avcı Kemal Rızvanoğlu İO / Konya Civcivi Olan Şapkanın Öyküsü Merhaba! Benim adım Ahmet. Ancak bütün çocuklar bana Çiftçi Amca der. Bana Çiftçi Amca demelerinin nedeniyse çiftçi olmamdır. Ben 72 yaşındayım. Düzce de yaşıyorum. Benim bir şapkam var. Bu şapkanın üzerinde bir ev ve evin üzerinde de üç civciv var. Beni bu şapkayı takma nedenim onu çok şık bulmam. Bu şapkayı genellikle yaz aylarında takıyorum. İnci Bayramiçli İstanbul

8 Esrarengiz Şapkalar Bizim sokaktaki tüm posta kutularına esrarengiz hediye paketleri konulmuştu. Hediye paketlerini biz çocuklar olarak bizim garaja topladık. Hediyeyi benim açmam gerektiğini anladım. Çünkü diğer çocuklar bomba olduğundan korkuyorlardı. Kutuyu açtığımda içinde ilginç ve esrarengiz şapkalar olduğunu gördüm. Benimkisinde üç civciv, bir güneş, bir ağaç ve bir yeşillikli alan, bir de balık vardı. Bu şapkalar güzeldi ama bunları bize kim hediye ediyordu? Bu esrarengiz olayı çözmem gerekiyor. Bu bir mesaj da olabilir! Ve Esrarengiz Şapkaların Şifresi Çözülüyor! Merhaba! Esrarengiz şapkaların ikinci haftası. Şifreyi çözemedik... Aniden aklıma bir şey geldi ve bağırdım! Buldum! Bubu, bu şapkayı üç ay önce takmıştı. Niçin mi? Bu civcivleri seven iyi kalpli bir çocuktur. Benden iki yaş küçük. Yani 8 yaşında. Arkadaşım sözümü kesti, Galiba Bubu bunları bizi doğum gününe çağırmak için yolladı. Evet! şifreyi çözdük! dedim. Neyse ki şifreyi çözebilmiştik... Müberra İklil Aşık Barbaros İO / 4-A / Yenimahalle / Ankara Hasan Amca nın Şapkası Hasan Amca, üzerinde çok sevdiği civcivlerinin resmi olan şapkayı sık sık takardı. Doğayı çok seven Hasan Amca, bahçesini çok iyi koruyordu. Hasan Amca, altmış üç yaşındaydı. Hem hayvanları hem de tarlası vardı. Kentin dışında, şırıl şırıl akan bir derenin kenarında, yeşillikler içinde küçük bir evde eşi Güler Teyze yle mutlu ve huzurlu bir hayat sürüyorlardı. Ama bazı insanların doğayı bilinçsizce katletmesi onları üzüyordu. Bu insanların yaptıklarını görmemek için de kentte yaşamıyorlardı. Sessiz ve şirin evlerinde mutluydular. Hasan Amca nın çok sevdiği şapka doğayı anlatıyordu. Civcivleri, balıkları, ağaçları temsil ediyordu. Hasan Amca bahçeyle uğraştığı sırada mutlaka bu şapkayı takardı. Çünkü bu şapka ile doğaya olan sevgisini anlatıyordu. Aynı zamanda bu şapka sayesinde güneşten korunuyordu. Hasan Amca bitkilerinin büyümesi için çok çalışıyordu ve yetiştirdiklerini kışın yerken çok mutlu oluyordu. O zaman da şapkasını takıyor ve Yaz sıcaklarında beni güneşten koruyan şapkamın yetişmiş sebze ve meyveleri yerken bizi görmeye hakkı var. diyordu. Hasan Amca bahçesiyle ilgili umutlu olduğunu anlatıyordu. Şapkası içinse Benim şapkam kişiliğimi yansıtıyor ve bana bahçemde çalışırken destek oluyor. Şapkamı çok seviyorum. diyor. Aslı Yücel Evrenosbey İO / 7-B / Tekirdağ

9 Ali nin Sihirli Şapkası Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur zaman içinde Ali adında bir çocuk varmış. Ali biraz kirli bir çocukmuş. Dışarıda oynayıp çamurlu ellerle eve girermiş. Bir gün hava çok güneşliymiş. Ali yine arkadaşlarıyla şapkasını takıp oynamaya başlamış. Üç tane kuş Ali nin yanına gidip ona: - Bizce annenin sözünden çıkma demişler. Ali onların sözlerini umursamıyormuş bile. Neyse günler peş peşe gelip geçmiş. Ali ellerini yıkamadığı için hastalanmış. Artık aşağı inemiyormuş. Hasta olunca kendi kendine ellerini yıkayacağına söz vermiş. Günlerden bir gün Ali masa başına oturup: Bir şey icat edeyim demiş. Evet! Bir şapka yapacağım ve hep başımda taşıyacağım. Bir sabunlu şapka. Şapkayı kısa sürede tamamlayıp başına takmış. Bu şapka sayesinde elleri kirlendiği zaman hemen ellerini yıkayıp hasta olmaktan kurtulacakmış. Evet dediği gibi olmuş. Ali oyundan sonra hemen elini yıkıyor ve artık hasta olmuyormuş. Bundan dolayı şapkasını havaya atarak yaşasın benim sihirli şapkam diye bağırmış. Suden Demirboğa Sincan Cumhuriyet İO / 3-D

10 Saatli Şapkanın Öyküsü Yıllar sonra ne olurdu sizce? Öykümüz böyle başlıyor. Yıllar sonra zamanın verimsiz geçtiği günlerdi. Yaşlılar hayatlarını ne kadar boş geçirdiklerini düşünüyorlardı. Ama iş işten geçmişti. Gelecek nesiller de tıpkı onlar gibiydi. Herkes zamanı boş geçirip ya uyuyor ya da boş işlerle ilgileniyordu. Çalışmaya, yeni şeyler öğrenmeye üşeniyorlardı. Bu duruma yaşlılar çok üzülüyordu. Yaşlılar bir şapka tasarladılar. Şapkaları bütün çocuklara dağıttılar. Bu şapkada bir saat vardı. Bu saat çocuklar zamanı verimsiz geçirdiğinde şapkadaki çanı çaldırıyordu. Sonrasında çocuklar zamanı verimli geçirmeye başlamışlardı. Çocuklar bir gün şapkaları bir sandığa koyup kaldırdılar. Eğer kendi çocukları da zamanlarını verimsiz geçirirlerse onlara da bu şapkaları takmaya karar verdiler. Z. Banu Abdulhakimoğulları Bahçelievler İO / 4-C / Zonguldak Çalar Saatli Şapka Bir gün, bir çocuk sabah okula gitmek için çalar saatini gece yatarken a kurmuş. Ama sabah 8 olmasına rağmen çalar saat çalmamış. Saatin çalmama nedeniyse annesinin akşam çocuğun odasını toplarken yanlışlıkla masanın üzerinde duran çalar saati çöp kutusuna düşürmesiymiş. Saat çöpe düştüğü için çocuk tabii ki sabah uyanamamış. Birinci dersi kaçırsa da okula gitmiş. Eve geldiğinde bu sorunu çözmek için uzun uzun düşünmüş. Sonunda aklına çalar saatli şapka yapmak gelmiş. Bu fikrini babasına anlatmış ve onun da yardımlarıyla şapkayı yapmış. Artık çocuk okuluna vaktinde gidebiliyormuş. Amine Öztürk Emlak Kredi İO / 6-A / Aksaray

11 İlginç Şapka Bir varmış bir yokmuş. Ormanın birinde küçük bir kulübede yaşayan üç kardeş varmış. Bu üç kardeş bir gün ormana gezintiye çıkmışlar. Bir yandan gezip bir yandan çiçek topluyorlarmış. Kardeşlerden biri yürürken bir ağacın altında çok büyük, ama çamurla kaplı bir şapka görmüş. Hemen diğer kardeşlerini çağırmış. Kardeşleri bu şapkayı eve götürüp yıkayabileceklerini söylemiş. Hep birlikte evin yolunu tutmuşlar. Üç kardeş birlikte şapkayı bir güzel yıkamışlar. Şapka yıkanınca çok güzel olmuş. Ama şapkadan tık tık diye sesler geliyormuş. Meğer şapka bir çalar saatmiş. Uzun bir saati, tam ortasında da bir dairenin içinde bir çanı varmış. Bu şapkayı ömür boyu saklamışlar. Ama bir gün geçim sorunundan dolayı bu şapkayı satıp para kazanmaya karar vermişler. Bir eskiciye bu şapkayı satmışlar. Eskici bir gün yolda giderken bu şapkayı düşürmüş. Çok aramış ama bulamamış. Bir genç yolda yürürken şapkayı sahiplenmiş. Bu genç sürekli şapkanın saatiyle oynamış. Ama bir gün ne olduysa şapkanın saati bozulmuş. Çok üzülmüş. Halbuki saat hâlâ çalışıyormuş. O saati herhangi bir düğmeyle kapatmış. Genç saatin hiçbir değerinin kalmadığını düşünüp saati atmış. Tam attığı anda saat çok hızlı çalışmaya başlamış. Bunu gören genç çok sevinmiş. Şapkanın saatiyle bir daha oynamamış ve saatli şapkanın hikâyesi böylece bitmiş. Ezgi Katırcı Samsun Saatli Şapka Saatli şapkanın sahibi Alp Bey çok çalışkan bir bilim adamıdır. Alp Bey Ankara da yaşayan 26 yaşında bir gençtir. Alp Bey, işine çok düşkün olduğu için bazen saatine hiç bakmaz ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadan geç saatlere kadar çalışır ve bu durum sonucunda uykusuz kalıp iş sırasında uyuyakalırdı. Bunun sonucunda tüm emekleri boşa giderdi. Bu yüzden Alp Bey saatli şapkayı icat etti. Çalışırken saatli şapkayı takardı. Çünkü bu şapkanın bir özelliği vardı. Alp Bey bu şapkayı taktığında şapka onun uykusunun geldiğini anlar ve uyumaması için beynine uyarı gönderirdi. Böylece Alp Bey in çalışma sırasında uyumasını önlerdi. Bununla da kalmaz ne zaman uyuması gerektiğini söyleyebilirdi. Ve uyuma zamanını anlardı. Günler geçti, aylar geçti, yıllar geçti Sonunda makinenin tamamlanmasına az kalmıştı ki saatli şapka bozuldu. Alp Bey ne yapacağını şaşırmıştı. Çünkü saatli şapkanın yedeğini yapmayı unutmuştu. Tekrar o şapkadan yapmak çok zamanını alabilir ya da şapkanın yapılışını unutmuş olabilirdi. Eğer şapkayı yapmazsa her an uyuyup 7 yılını çöpe atabilirdi. Alp Bey in aklına bir fikir geldi ve yatağına girip mışıl mışıl uyudu. Daha sonra yıllardır yapmadığı bir şeyi ilk defa yapıp elini yüzünü yıkayıp kahvaltısını edip işine devam etti. Artık Alp Bey işini daha iyi yapıyordu; çünkü uykusunu alabiliyordu. Birkaç ay sonra zaman makinesini tamamladı ve nanoteknolojiyi uygulayarak zaman makinesini küçülttü ve tekrar saatli şapkayı yaptı. Zaman makinesini ekledi ve ilk denemesini yapıp 20 yıl önceki çocukluğuna döndü. Eğlendiği, koştuğu, oynadığı, düştüğü günleri gördü. Gözleri dolmuştu çünkü 11 yıldır doğru düzgün insan yüzü görmemişti. Hiç gülmemişti, ağlamamıştı bunlar ona çok yabancı geliyordu artık. Otuz sekiz yaşındaydı ve hâlâ evlenip çocuk sahibi olmamıştı. Hedefine ulaşmıştı, neden çocuk sahibi olmasaydı ki? Patentini aldıktan sonra kendini sokaklara attı. Hayatı ve zamanı sokaklarda aradı. Sevim Hanım la tanıştı ve evlendi. Bir çocukları oldu ama Alp Bey bilimden vazgeçmedi. Boş zamanlarında tekrar saatli şapkayı tamir etmeye çalıştı ve başardı. Alp Bey in oğlu Alper büyüdü ve babasıyla saatli şapkayı takıp okul projeleri yapmaya başladılar... Mersin

12 Mavi Şapkanın Sırrı Ben şapkanın adını Mavi Şapka koydum. Bu şapkayı Yunus Emre adında bir arkadaşımız kullanıyordu. Yunus Emre, şapkayı bir dükkânda görüp hemen satın aldı. Şapkayı taktı ve arkadaşlarıyla buluşmaya gitti. Yunus Emre, yolda yürürken şapkasının üstünde bulunan zil çalmaya başladı. Sesi duyan Yunus Emre arkasına dönüp baktı ve araba geldiğini fark etti. Hemen arabanın önünden çekildi ve çarpılmaktan son anda kurtuldu. Arkadaşlarının yanına giden Yunus Emre arkadaşlarıyla konuşmaya başladı ve şapkanın üstünde bulunan zilin nasıl çaldığını anlayamadı. Yunus Emre arkadaşlarına saatin kaç olduğunu tam soracaktı ki şapkanın arkasından uzanan bir şey geldi. Yunus Emre bunun saat olduğunun farkına varmıştı. Yunus Emre bunun nasıl bir şapka olduğunu düşünüyordu. Yunus Emre eve doğru yürümeye başladı. Yunus Emre de her genç gibi enerjik bir çocuktu. Yunus Emre nin mutlu olmasının nedeni birini çok sevmesiydi. Bir gün Yunus Emre, kız arkadaşına Bir kafede buluşalım mı? dedi. Yunus Emre nin kız arkadaşı yani Ayşegül bu teklifi kabul etti. Yunus Emre aldığı mavi şapkayı kız arkadaşına hediye etmek istedi. Kız arkadaşıysa kabul etmedi. Bunun nedeni de şapkanın ona çok yakışmasıydı. Yunus Emre o zaman bir kereliğine şapkayı takmasını istedi. Ayşegül içinden bazı şeyler geçirdi. Şapkanın bir özelliği vardı. Düşünceleri kaydedebiliyordu. Şapkayı bir süre takıp çıkardı. Yunus Emre, şapkayı Ayşegül den alıp takınca bazı sesler duymaya başladı. Bu seslerin ilk önce nereden geldiğini anlayamadı. Sonra sadece kendisinin duyduğu bu seslerin şapkadan geldiğini anladı. Bu sesler Ayşegül e aitti ve kendisi için düşündüklerini söylüyordu. Bunları duyan Yunus Emre çok mutlu oldu. Yunus Emre Arıkan Ova Un İO / 7 B / Konya Sevim Hanım ın Şapkası Sevim Hanım, dakik olmayı severdi. Bundan dolayı randevu ve davetlere tam zamanında giderdi. Dikkat ettiği bir şey de giyimiydi. Bu görüşmelere çok uyumlu ve güzel giyinip giderdi. Bir gün Sevim Hanım ve arkadaşları bir eğlence düzenlemeye karar verdiler. Sevim Hanım günleri sayar oldu. Nihayet gerekli gün geldi. Tüm davetliler gelmiş olmasına rağmen Sevim Hanım yoktu. Arkadaşları dakikliğini bildikleri için telaşlanmışlardı. Hemen evine gittiler. Kapıyı çaldılar. Sevim Hanım kapıya doğru ilerledi. Birden aklına saat geldi. Eğlenceye geç kaldığını anladı. Kapıda arkadaşlarını görünce çok utandı ve üzüldü. Ertesi gün Sevim Hanım eşinin aldığı Bilim Çocuk dergisindeki şapka modellerini görünce aklına bir fikir geldi. Bir şapkaya minik bir çalar saat yerleştirdi. Bir de zil Saati gelince zil çalıyordu. Ama hiç zarif görünmüyordu. Bundan dolayı zilin üzerine üçgen kumaşlar dikti. Artık dakiklikten ödün vermeyecekti. İrem Nalbant Cumhuriyet İO / 6-D / Gemlik / Bursa

13 Zilli Çoban Şapkası Bir zamanlar bir çoban varmış. Zilli, saatli bir şapkası varmış bu çobanın. Zil sesi kuzularının dikkatini çekmek ve zamanı öğrenmek, şapkasındaki dikenlerse kurt gelirse kurtları korkutmak içinmiş. Çoban 54 yaşında, 48 seneden beri Hedeyli Köyü nde çobanlık yapıyormuş. Çobanlık yapmadan önce bir teknede çalışıyormuş. Patronu, balık tutamayınca onu kovmuş. Balıkçıdan çıktıktan sonra bir fırında çalışmaya başlamış. O gece fırını fareler basmış. Oradan da kovulmuş. Daha sonra bir sabun fabrikasına girmiş. Sabun yaparken onun sabunu öyle bir köpürmüş ki fabrikayı köpük basmış. Oradan da kovulunca çoban olmuş. Sahi unutmadan, bu adamın adı Mercan mış. Şapkasındaki zil çalınca herkes peşine takılırmış. Akşam olunca herkes kuzusunu ve koyunun alıp evine dönermiş. Bu çoban köyün neşesi olmuş. Anlaşılan o ki köyün Mercan Çoban a, Mercan Çoban ın da bu köye ihtiyacı varmış. Seçil Yüzak Zübeyde Hanım İO / 3-A Sanatseverin Şapkası Bu şapka insanların saat sorunu yaşamalarından esinlenerek üretilmiştir. Bu şapka ilginç görünse de çok rahat ve dekoratiftir. Bu şapka, daha çok saatlere ilgisi olanların dikkatini çeker. Zaten bu şapka bir saaatsever tarafından tasarlanmış olsa gerek. Ömer Mart İO / 5-B /Çanakkale İlginç Şapkalı Adam Bu adam, güzel bir evde yaşıyormuş. Bir de şapkası varmış. Çok ilginçmiş. Adam, zamana çok önem veriyormuş. Bu yüzden şapkasında zil ve saat varmış. İşe giderken şapkasını takmıyormuş. Çünkü işadamıymış. Bir gün işe gitmeden önce bir yere uğramış. Akşam saati ayarlamadığı için zil çalmamış. Adam, son anda geç kaldığını anlayıp gitmiş. Ama şapkayı kafasında unutmuş. Patron: Nerede kaldın? Ayrıca bu nasıl bir şapka? demiş. Adam: Kusura bakmayın, saati gece kursaydım, zil çalar haberim olurdu. Yaşlılık Unutmuşum. demiş. Patron: Şapkayı sen mi yaptın? Adam: Evet efendim. Patron: Tamam bir daha geç kalma. Ayrıca şapka sayesinde benden istediğini al demiş. Adam çok mutlu olmuş. Bu şapkadan bir sürü yapmış ve çok ünlü olmuş. Şeymanur Aksöz 10 yaş / Kayseri

14 Efsane Pınar ın bir şapkası vardı. Şapkasını arkadaşı Pınar a doğum gününde armağan etmişti. Pınar, şapkayı başından ayırmıyordu. Şapkanın adı Efsane ydi. Pınar, bir gün bu şapkayla bir efsane yaşayacağına inanıyordu. Pınar, şapkayı gözünün önünden ayırmıyordu. Yine bir sabah uyandı. Bir de ne görsün! Efsane ortada yoktu. Arkadaşlarını toplayıp Efsane yi aramaya çıktılar. Birçok değişik canlıyla karşılaştılar. Gözlem yaptılar. En sonunda Efsane nin çanının sesi duyuldu. O yöne doğru gittiler. Çok komik bir durumla karşılaştılar. Pınar ın kedisi Mırnav, Efsane nin çanıyla oynuyordu. Pınar ın dediği doğru çıktı. Şapka sayesinde, efsane olabilecek bir olay yaşamış oldu. Bu, Pınar ın hayatında yaşadığı en güzel gündü. Esranur Aygün Cemal Diker İO / 4-C/ İstanbul Minik Şapkacı Bir zamanlar çok uzak ülkelerde, henüz 12 yaşlarında tatlı mı tatlı, güzel mi güzel bir kız varmış. Bu kız şapka merakı olan bir kızmış. Şapkaları öyle çok severmiş ki kimin başında şapka görse hayranlıkla bakarmış. Bu kızın anne babası o çok küçükken ölmüş ve hayatta yalnızca dedesi kalmış. Dedesi de artık iyice yaşlanmış. Bu kızın şapka merakı iki yaşındayken başlamış. Çünkü dedesinin bir şapka dükkânı varmış. Kız küçük olduğundan dedesi onu her gün dükkâna götürürmüş. Bu yüzden şapkalar onun en büyük tutkusu olmuş. Kız, hep değişik şapkalar tasarlarmış. Şu yuvarlak, şu kare, şu renkli olsun diye. Bir gün öyle bir şapka düşünmüş ki üzerinde yuvarlak askısı olan, kenarında saati olan ve bir de askıya asılı zili olan bir şapka tasarlamış. Bu kız bunları düşünürken dedesi dükkânda değilmiş. Tam o sırada kapıdan kadife sesli, uzun boylu kıvırcık saçlı bir hanımefendi girmiş, ve Müşteri: - Kimse yok mu? Küçük kız: - Dedem bir yere kadar gitti, birazdan gelir belki, demiş. Ve başlamışlar ikisi muhabbet ertmeye. Uzun uzun konuşmuşlar. Tam o sırada kapıdan içeri dedesi girmiş ve müşteriye Hoş geldiniz! demiş. Ve müşteriye Nasıl bir şapka bakmıştınız? diye sormuş. Ardından müşteri: - Henüz düşünmedim, ama bir bakarım. Hoşuma gideni alırım. Küçük kız: - Benim size önerdiğim şapkaya bakmaya ne dersiniz? Ve hayalindeki şapkayı söylemiş ama gösterememiş, çünkü o bir hayalmiş. Küçük kız: - Dedeciğim müsaade et de bundan sonra müşterilere ben bakayım demiş. Dedesi onun iyi bir şapkasever olduğunu anlayarak teklifini kabul etmiş. Bu günden sonra dükkâna artık küçük kız bakmaya başlamış. Her gün yeni şapkalar tasarladığından ünü dört bir yana yayılmış. Herkes küçük kızda bu yaşta bu beceriyi gördükçe müşteriler hep oraya gelmeye başlamış. İşleri de çok iyi gidiyormuş. Dükkâna her giren onu takdir ediyormuş. Ve büyük bir azimle çalıştığından dükkânı en büyük, en özel ve en güzel dükkân haline gelmiş. Ve ünlüler, sanatçılar ve tüm insanlar bu dükkâna akın etmiş. Çiğdem Çınar Bartın Akçamescit İO / 7-A

15 Şapkaların Öyküsü Bu şapkayı büyük işadamları takar. Çünkü o adamların zamanlarını iyi kullanmaları gerekir. Yoksa hayatları düzensiz olur. Bu şapkayı takan kişiler 18 yaşında olabilirler. Bu şapkayı takan kişiler işadamıdır. Bu şapkayı takan kişiler Türkiye, Amerika ve Çin de yaşıyor olabilirler. Bu şapkayı takan kişiler bu şapkayı önümüzdeki yüzyıllarda kullanabilirler. Veya geçmiş yüzyıllarda kullanıyor olabilirler. Muhammed İhsan Koçak İstanbul Yeni Bir Şapka Bir zamanlar küçük bir kulübede yaşlı ve iyi kalpli bir şapkacı yaşarmış. Bu şapkacı, sabah olunca kalkamaz işine geç kalırmış. Her gece çalar saatini kursa bile uyanamazmış. Bir gün masasına oturup düşünmeye başlamış. Sabahları erken kalkması için ne yapabilirdi? Zaten çalar saat bir işine yaramıyordu. Düşündü, o bir şapkacıydı. Yatmadan önce başına takabileceği gir şapka yapabilirdi. Şapkaya takacağı titreyen alarmlı saat şapkanın üst bölümüne konan çanın gürültülü bir şekilde çalmasını sağlayabilirdi. Birkaç gün yapacağı şapka üzerinde çalıştı. Bir hafta sonra güzel şapkasını tamamlamıştı artık. Geriye tek bir sorun kalıyordu. Sorunsa şapkanın işe yarayıp yaramamasıydı. Akşam yatma vakti gelince şapkasını başına taktı ve Umarım işe yarar dedi. Sabah olunca yaşlı şapkacı acayip gürültülü bir çan sesi duydu. Kendi kendine Bu ne gürültü! Tüm uykumu kaçırdı diye yakındı. Tam o anda aklına yaptığı şapka geldi. Şapkası işe yaramış, şapkacının uyanmasını sağlamıştı. Şapkacı, şapkasını biraz süsledi, biraz düzeltti. Aklına muhteşem bir fikir gelmişti. Yaptığı şapkaları satabilir; böylece hem insanlara kolaylık sağlar hem de elde edeceği gelirle kendine güzel bir dükkân açabilirdi. Şapkaları satın alan insanlar artık uyanmakta zorluk çekmiyor, işe geç kalmıyorlardı. Şapkacı sonunda kendine güzel bir dükkân açtı. İçinden söyle dedi Evet! Şimdi sıra başka şapkalar yapıp insan hayatını kolaylaştırmada. İlkim Yağmur Ersem Özel Yüce İO / 5. Sınıf / Ankara Saatçinin Şapkası Zilli ve saatli şapkanın sahibi 30 yaşında ve zamanı iyi kullanan biri. Bu kişi İstanbul da yaşıyor. Mesleği saatçilik olduğu için şapkasına bu düzeneği kurmuş. Çok ünlü olan bu saatçi bu şapkasıyla ününe ün katmış. Şapka düzeneği saate ve zile bağlı olan tellerin hareket etmesiyle çalışıyor. Ayarlanan saat geldiği zaman teller geriliyor ve zil sallanıyor. Bu sayede belirlenen saatin kaç olduğu tahmin ediliyor. Burak Süha Yüksel

16 Şapkaların Öyküleri Olsun Bu şapkanın sahibi bir kız olabilir. Biraz süslü birisi olabilir. Benim tahminimce bu kişi yaşlarında. İşleri saatle ilgili olabilir. Çünkü şapkada saat var. Bence gelişmiş bir yerde yaşıyorlar. Çünkü modern bir şapka. Şapkaları işe giderken ve davetlerde takabilirler. Şapkayı kolaylık olsun diye takabilirler. Örneğin, saate bakmaları gerektiğinde hemen bakabilirler. Burkay Bayazıt / Ankara Çalar Saatli Şapka nın Öyküsü Bir zamanlar çalar saatli şapkası olan bir adam varmış. Bu adam 38 yaşındaymış. Mesleği çiftçilik olduğu için erken kalkıyormuş. Yalnız bu adam erken kalkmayı pek sevmezmiş. Yani biraz uykucuymuş. Bu şapkayı da geceleri yatarken ve çiftçilik yaparken takarmış. Şapkanın saatini kurup uyanır veya saati geldiğinde tarladan evine dönermiş. Bir gün bu şapkayı takıp kasabaya inmiş. Kasabada bu şapkayı gören varlıklı insanlar çiftçinin etrafına toplanmış. Her taraftan Bu şapkayı bana sat, istediğin parayı veririm diye bağrışmalar başlamış. Çiftçi neye uğradığını şaşırmış. En çok parayı verene şapkayı satmış. Aldığı para da çok fazlaymış. Bu parayla geçinip gitmiş. Elif Ece Örnek Maltepe İO / 4-A / Ankara Güneş ve Şapkası Benim sahibimin adı Güneş. Güneş, 16 yaşında. Beni akşam yatarken takar. Çünkü saatim ve zilim sayesinde sabah onu uyandırırım. Güneş saatimi kurar ve o saate göre zilim çalar. Zilim çalınca Güneş uyanır. Sonra hazırlanıp okula gider. Yazın dışarda oynarken zilimi ve saatimi çıkarıp takar. Onu güneşten korumuş olurum. Elektrikler kesilince düğmeme basar; ben de ona ışık veririm. Bazen pilim biter ve görevlerimi yapamam. Buna çok üzüldüğümü gören Güneş yeni pil alır ve ben yeniden görevlerimi yaparım. Güneş in bir de beni temizleme görevi var. Farklı malzemeler kullanarak beni temizler. Güneş her görevini yerine getirir. Bu yüzden onu çok seviyorum. O da beni. Dicle Keçe ODTÜ Geliştirme Vakfı Okulları

17 Size Sahibimi Anlatayım Merhaba, ben bir şapkayım. Size kendimi tarif edeyim. Benim üst kısmımda çarkı andıran bir süs var. Ortadan da çan sallanıyor. Şapkamın üstündeki koyu mavi süsten bir saat çıkıyor. Çok şaşırdınız değil mi? Size biraz da sahibimi anlatayım. Sahibim kısa, şişman, ellili yaşlarda ve Ankara da yaşayan bir adam. Çok meşgul. Başını kaşıyacak vakti yok. Zaten beni hiç başından çıkarmaz veya masasının ucunda tutar. Çünkü, dediğim gibi meşgul ve her işini saatle yapar. 7 de kalkar, 8 de yemek yer vs... Bu program hiç şaşmaz. Çarkın ortasından sarkan sarı, şirin zil ise vakit gelince onu uyarır. Örneğin saat 7 olunca zil çalar. Çünkü sahibim kalkar. Şu an masanın ucunda duruyorum. Sahibim yine bir şeyler yazıyor, çiziyor. Çünkü o bir yazar! Ben ise tüm görkemimle masanın üstünde kuruluyorum. Sahibim beni alırken duymuştum, fiyatım çok yüksekmiş. Satıcı: Bu şapkayı giymek herkese nasip olmaz beyefendi! Kaçırırsanız çok üzülürsünüz. Tükeniyor zaten depoda kalmadı. diyordu. Sahibim ise : Fiyat yüksek olmasa burada bir dakika bile pazarlık yapmam. Haydi son fiyatı söyleyin. Ben meşgul bir insanım. demişti. Satıcı ise son fiyatı söyledi. Sahibim parayı çıkarıp verdi ve beni başına taktı. Ooohh, o tozlu raflardan kurtulmuştum. Herkes hayranlıkla bana bakıyordu. Bir kadın yanındakini dürtüp: Ben bu şapkayı almayı düşünüyordum. Baksana millet nasılda hızlı! diyordu. Ben de hemen gururlandım ve kumaştan yapılma bedenimi kabarttım. Herkes beni çok beğeniyordu. Tabii ben de buna çok seviniyordum. Sahibim bana gözünün içi gibi bakıyordu. El üstünde tutuluyordum. En çok da buna seviniyordum zaten. Sonuçta ben onun emektarıydım. Sahibim birazdan bir seyahate çıkacak. Benim üretildiğim yere gideceğiz. Yani İstanbul a. Çok heyecanlıyım, yaşasınn!!! Beni de götürecek tabii ki. Çünkü beni çok beğeniyor ve onun çok işine yarıyorum. Valizimizi aldık, gidiyoruz. Görüşürüz!!! Özge Kaymak Bursa Bay Sakar Geçkalan Size Bay Sakar Geçkalan ı tanıştırayım. O, otuz yaşlarında bir gazeteci ve falanca şehrin, falanca mahallesinde, falanca apartmanda yaşıyor. Onun yanından hiç ayrımadığı bir de şapkası var. Şapkası saatli ve çıngıraklı. Şapkasında saat olmasının nedeniyse neredeyse her röportajına gecikmesi. Şapkasındaki saat, vakit gelince onu uyarıyor yani kafasına vuruyor. Çıngırağın nedeniyse Bay Sakar Geçkalan ın, adı üzerinde sakar biri olması. Etrafındaki eşyalara, insanlara zarar vermemek için çıngırağın sesini duyanlar daha dikkatli oluyor. Bütün bu nedenlerden dolayı Bay Sakar Geçkalan şapkasından ayrılamıyor. Betül Eker Düzce

18 Saç Biti ile Şapka Saç bitimiz bütün akrabalarıyla birlikte Bayan Bitli nin saçlarında yaşardı. Saç biti ikinci sınıf öğrencisiydi ve 8 yaşındaydı. Bayan Bitli saçlarındaki bitlerin belli olmaması için bir şapka aldı. Şapka çok uzundu ve ucu sivriydi. Aynı zamanda da şapka dört katlıydı. Birinci katta okullar, ikinci katta mağazalar ve marketler vardı. Üçüncü katta mağaza ve marketlerdeki ürünlerin imal edildiği yerler yani fabrikalar vardı. En üst kat lunaparkların, konserlerin, havuzların olduğu bir eğlence merkeziydi. Bayan Bitli bu şapkayı aldıktan sonra her şey değişti. Öğrenci bitler harçlıklarına zam, yaşlı bitler de tekrar genç birer bit olmak istiyordu. O kadar çok fabrika vardı ki işsiz bit kalmamıştı. En üst katta iğne atsan yere düşmezdi. Çok eğlenceliydi dördüncü kat. Öğrenci bitler derslerle pek ilgilenmiyordu. Bizim küçük saç bitimiz de buna dahildi. Neyse ki yeni yasa geldi. Artık yaşlı genç bitler sadece bir defa gidiyordu eğlence merkezine. Ama kısa sürede hayat eski haline geri döndü. Herkes buna alıştı. Betül Eker Düzce Çocukların Gözdesi Olan Şapka Bu şapka tam çocukların gözdesi. Gördüğünüz evin içinde iki araba var. Arabalar merdivenden yukarı doğru çıkabiliyor. Pencerenin her birinde farklı sesler var. Hangisine bassanız ses çıkarıyor. Çocukların gözdesi demiştim ya işte 5-10 yaş arası çocuklar bunu takıyor. Bu şapkayı takanlar genellikle sıcak yerlerde oturan kişiler. Şapkayı da gündüz güneşten korunmak için takıyorlar. Bu çocuklar annelerine, babalarına yardım ediyorlar. Tarlada, bahçede, çiftlikte yani anne babalarının çalıştıkları yerlerde takıyorlar. İşte şapkanın özellikleri bunlar; şimdi de sizinkileri dinleyelim. Gülbin Demirezer İstanbul

19 Gamoz ve Arkadaşlarının Şapkası Bir varmış, bir yokmuş. Fransa da 28 yaşında bir doktor yaşarmış. Bu adamın ismi Gamoz muş. Gamoz, çok iyi kalpli ve dürüstmüş. Bir gün şapka satan bir mağazayı gezerken gözü kırmızı uçlu, ev şeklinde, yeşil ve koyu yeşil renkli bir şapkaya ilişmiş. Onu satın alıp evinin yolunu tutmuş. Gamoz bu şapkayı çok sevmiş. Bu şapkayı çok sevdiğinden onu özel günlerde takıyormuş. Şapkayı hiçbir zaman kaybetmemiş. Arkadaşları, Gamoz un şapkasını görünce çok şaşırıyorlarmış. Çünkü şapka çok garip görünüyormuş. Gamoz arkadaşlarına da aynı şapkadan alıp hediye etmiş. Arkadaşları bu hediyeye çok sevinmişler. Gamoz ve arkadaşları bu şapkaları çok uzun zaman takmışlar. Nadiye Nazlıcan Usta Trabzon Bina Şapka Köyün birinde bir çocuk varmış. Bu çocuğun bir şapkası varmış. Ama şapkası çok değişikmiş; çünkü üstünde bir bina varmış. Bu binanın iki yanında bir yol varmış. Üstünden arabalar geçermiş. Gören, çocuğun deli olduğunu sanırmış. Çocuk bilmese de Bina Şapka nın üstünde insanlar yaşarmış. Eeee o yüzden binanın iki yanında yol, yolun üstünde de araba varmış. Ama bu insanlar çok küçükmüş. Çocuk bir gün şapkasının üstünde insanların yaşadığını öğrenmiş. Küçük insanlar çok korkmuş, çocuk da çok şaşırmış. Ama çocuk küçük insanlara, küçük insanlar da çocuğa alışmış. Mutlu ve mesut yaşamışlar. Beyza Nur Atalay T. Emlak Bankası İO / 3-B / Ankara Uzun Ev Uzun bir apartmanda oturan bir adam varmış. En üst katta oturuyormuş. Apartmanda neredeyse herkesin arabası varmış. O yüzden apartmanda park edecek yer olmuyormuş. Adam bir gün bir plan düşünmüş. Apartmana bir yol yapsam da herkes arabasını eve kadar çıkarsa demiş ve dediğini yapmış. Aklına bir şey takılmış. Eğer ben bunu yaparsam yukarı çıkarken başlarına güneş geçebilir; en iyisi ben bir de şapka yapayım. demiş. Herkes bu planı görsün; aynı zamanda başlarına güneş geçmesin diye şapka yapayım ama şapkanın üzerinde planım olsun. demiş ve yapmış. Böylece hem insanların başına güneş geçmemiş hem de insanlar o şapkadan örnek alarak evler yapmışlar. Ege Açıköz

20 Şapkam Ev Oldu Sabah uyandığımda sahibim Seda yine arkadaşlarıma bağırıyordu: - Siz neden hep böylesiniz? Siz neden hep böyle düşersiniz? Hemen ardından mağazaya çok tatlı bir erkek çocuğu girdi. Annesine beni göstererek bir şeyler dedi; ama ben anlamadım. Sonra Seda: - Buyurun efendim. Size nasıl yardımcı olabilirim? diyerek söze girdi. Çocuğun annesi beni göstererek: - Ben şuradaki şapkayı istiyorum dedi. Seda da beni eline alarak: - Oh işte sonunda birinizden kurtuluyorum. dedi. Ama ben Seda ya hiç aldırmadım. Ne de olsa sonunda buradan kurtuluyordum. Seda beni çocuğa verirken yüzünde bir gülümseme vardı. Sonradan öğrendim, çocuğun adı Emre ymiş. Emre aslında çok iyi bir çocukmuş; ama bazen ailesini çok üzüyormuş. Neyse sonra Emreler in evine ulaştık. Annesi Emre ye çikolatalı süt getirdi. Ama Emre sadece süt istediğini söyledi. Ben Emre nin bu davranışına çok kızdım; ama söyleyemedim. Ne de olsa ben bir şapkaydım. Kendimi duysam bile sesimi başkalarına duyuramazdım. Eee tabii şapka arkadaşlarım hariç. Çünkü onlar da benim gibi. Ah, diyorum ki şu Emre ye birazcık saygılı davranmayı öğretsem. Bir an baktığımda Emre çoktan uyumuştu. Acaba hangi rüyaları görüyordu. Bunu çok merak ettim. O yüzden ben Emre nin rüyalarına girmeye karar verdim. Çalıştım, çalıştım, çalıştım; ama başaramadım. Sonra aklıma Şapkalar Perisi nin beni dünyaya indirmeden önce söylediği sözler geldi. Şapkalar Perisi o zaman bana: - Bak Curcuna cığım eğer sen birisinin düşüncelerini okuyup ona göre hareket etmek istersen o kişinin adını üç kere tekrarlaman gerek. Ama eğer içinden gelerek söylemezsen bunu yapamazsın. demişti. Ben de Şapkalar Perisi nin bu sözlerine uyarak en içten sesimle üç kere Emre, Emre, Emre diye tekrarladım ve birden kendimi Rüyalar Ülkesi nde buldum. Emre nin gördüğü bir sürü rüyanın içinden geçtim. En çok da Emre nin bebeklik rüyalarını beğendim. Gittim, gittim. Sonunda Emre nin şimdi gördüğü rüyanın kapısının önüne geldim. Ama kapı kapalıydı ve önünde iki tane nöbetçi vardı. Nöbetçilerden birine sordum: - Acaba bütün rüya kapıları açıkken bu niye kapalı? Nöbetçilerden çok garip bir cevap aldım: - Çünkü bu rüya hâlâ devam ediyor. dediler. Ben de çok şaşırdım. Sonra nöbetçilerden biri bana: - Hey sen, buraya çok mu girmek istiyorsun? diye sordu. Ben de: - Tabii ki istiyorum. Lütfen bana bunun bir yolunu gösterin. Yoksa meraktan öleceğim. dedim. Nöbetçiler de bana bunun sadece tek bir yolu olduğunu söylediler. Ben de bunun ne olduğunu sordum. Nöbetçiler de: - Bunun tek yolu, senin bize Emre yi çok sevdiğini göstermendir. dediler. Ben de Emre yi çok sevdiğimi ve ona saygılı davranmayı öğreteceğimi söyledim. Bu sözümden sonra nöbetçiler bana inanıp beni Emre nin rüyasının içine soktular. Emre, rüyasında kendisinin ev şeklinde bir şapkası olduğunu görüyordu. Bunu görünce hemen eve döndüm ve Şapkalar Perisi ni çağırdım. Ona beni alıp götürmesini, yerime de ev şeklinde bir şapka getirmesini istedim. Peri de beni çok sevdiği için bu isteğimi yerine getirdi. Emre sabah uyandığında başucunda rüyasındaki şapkayı görünce bağırmaya başladı: - Şapkam ev oldu. Şapkam ev oldu. Sonra bunu annesinin aldığını sandı. Bu yüzden bir daha annesine saygısızlık yapmadı. Arada sırada benimle birlikte çektirdiği fotoğraflara bakıp beni çok özlediğini söylüyordu. Ben de hem Emre nin istediği şapkayı ona verdiğim hem de Emre yi saygılı bir çocuk yaptığım için kendimle gurur duyuyordum. Sıla Gezgin Şht. Üst. Konuralp Özcan İO / 3-A / İzmir

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Paylaşalım bunları adlı hikâyemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

DEMET İN PAMUK DEDESİ İLE AŞÇI NİNESİ

DEMET İN PAMUK DEDESİ İLE AŞÇI NİNESİ DEMET İN PAMUK DEDESİ İLE AŞÇI NİNESİ Bir yaz mevsimiydi. Demet okulların kapanmasına sevinmiş, evlerinin bahçesinde koşturuyor ve bisiklet sürüyordu. Bisikleti babası ona derslerindeki başarısından dolayı

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56 SAAT TUTARAK METİN OKUMA-1 KAZA Çağdaş ile Cevat cadde kenarında top oynuyordu. Top caddeye kaçtı. Çağdaş topun arkasından koştu. O sırada caddeden geçen minibüs Çağdaş a çarptı. Çağdaş yere düştü. Cevat

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Okul günüm. Anne-babalar ve çocuklar için için okula başlama rehberi. Niedersächsisches Kultusministerium

Okul günüm. Anne-babalar ve çocuklar için için okula başlama rehberi. Niedersächsisches Kultusministerium Derste biraz önce resim yaptık. Şimdi öğretmen resimlere bakıp neyi daha iyi yapabiliriz diye bize öneride bulunuyor. Öğlenleri okulumuzun yemekhanesinde yemek yiyorum. Yemekler çoğunlukla lezzetli ve

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Yüksekova ve Cizre nin il yapılacağı duyuldu, 70 küsur ilçe Ben de istiyorum diye ayağa kalktı. Akhisar, Tarsus, Nazilli, Alanya,

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Yardımlaşalım adlı hikayemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz.

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. YARATICI OKUMA DOSYASI En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. MAVİŞ Mavişe göre Dünya nın ¾ nün suyla kaplı olmasının nedeni nedir?...... Maviş in gözünün maviden başka renk görmemesinin

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Selin A.: Yağmur yağdığında neden gökkuşağı çıkar? Gülsu Naz Ş.: Neden sonbaharda yapraklar çok dökülür? Emre T.: Yapraklar neden sararır?

Selin A.: Yağmur yağdığında neden gökkuşağı çıkar? Gülsu Naz Ş.: Neden sonbaharda yapraklar çok dökülür? Emre T.: Yapraklar neden sararır? İSTEK ÖZEL KEMAL ATATÜRK ANAOKULU MARTILAR SINIFI Mevsimler Geçtikçe Doğadaki Canlıların Yaşam Biçimleri de Değişir Konusu İle İlgili Neler Biliyoruz? Ece S. : Yaz mevsimi olunca hayvanlar daha da heyecanlanır.

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Şimdi Okullu Olduk İlkokul 1. Sınıf

Şimdi Okullu Olduk İlkokul 1. Sınıf Yrd. Doç. Dr. Özgül Polat Şimdi Okullu Olduk İlkokul 1. Sınıf 11 Adım ve Soyadım Eşleştirme yapalım. A Cümlelerin ilk harflerinin her zaman büyük olması gerektiğini biliyor muydunuz? e T t E l e E L L

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Haziran 2015 Bülten

HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Haziran 2015 Bülten HAZİRAN 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ * YAZ MEVSİMİ Yaz mevsimi aylarını öğrenme. Yaz mevsimi panosu hazırlama. Yaz mevsiminde meydana gelen değişiklikleri söyleme. Yaz mevsiminin meyve ve sebzelerini tanıma.

Detaylı

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 03.11.2014 PAZARTESİ Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı. Müzik eşliğinde öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapıldı.

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası Yerli Malı Haftası Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) GÜNE BAŞLAMA ETKİNLİKLERİ Oyun

Detaylı

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMU SEVERİM Biz anasınıfı çocuklarıyız, Hem çalışırız,hem oynarız. Çok severiz biz okulu, Yaşasın yaşasın anaokulu. BAY MİKROP Bay mikrop

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

Minti Monti. Tilki Tilki Baksana. Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri TİLKİ OKULU

Minti Monti. Tilki Tilki Baksana. Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri TİLKİ OKULU Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Sonbahar 2012 Sayı:7 ISNN: 2146-281X Tilki Tilki Baksana Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri

Detaylı

BÜLTENİMİZDE NELER VAR?

BÜLTENİMİZDE NELER VAR? 2013-20142014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BÜLTENİMİZDE NELER VAR? ETKİNLİKLERİMİZ GEMS ETKİNLİKLERİMİZ KURBAĞALAR KİTAP ATÖLYESİ YAZAR ETKİNLİĞİMİZ OKUMA YAZMA HAZIRLIK ÇALIŞMALARIMIZ GEZİLERİMİZ SİNEMA ETKİNLİĞİMİZ

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

Atabek Koleji Anaokulu Eylül - Ekim Ayı Aylık Takvimi

Atabek Koleji Anaokulu Eylül - Ekim Ayı Aylık Takvimi Eylül - EYLÜL 5.Hafta EKİM 1.HAFTA GEL BİZE KATIL BİZE OYUN, SANAT OKUL RESMİ ALAN GEZİSİ, SANAT SABUN DENEYİ SANAT,OYUN,FEN SEBZELER KONUŞUYOR DRAMA, OYUN OKULVAKTİ TÜRKÇE, MÜZİK,OKUMA-YAZMA BAY MİKROP

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ Merhaba arkadaşlar, adım Öykü ilköğretim 2. sınıf öğrecisiyim. Gün içinde düşüncelerimi, duygularımı, hissettiklerimi yazdığım bir günlük defterim var. Günlük defterime bugün not aldığım,

Detaylı

Arılar. (Tekerlemeler)

Arılar. (Tekerlemeler) (Tekerlemeler) TEK TEK TEKERLEME Tek tek tekerleme Üstü kaymak şekerleme Dereye düşme çok soğuk Söyle bana çarçabuk ÇARŞIYA GİTME Leblebi alma Kıtır kıtır yeme bir iki üç dört beş altı yedi sana bunu kim

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

SİBELANNE ANAOKULU MAYIS AYI BÜLTENİ ÇALIŞKAN ARILAR SINIFI

SİBELANNE ANAOKULU MAYIS AYI BÜLTENİ ÇALIŞKAN ARILAR SINIFI SİBELANNE ANAOKULU MAYIS AYI BÜLTENİ ÇALIŞKAN ARILAR SINIFI ULAŞIM VE TRAFİK HAFTASI * Trafiğin tanımı yapıyoruz(yayalar,taşıtlar vb.) *Trafik işaretlerini öğreniyoruz. Trafik polisinin görevlerini öğreniyoruz.

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR Amaç: Çocukların denizlerde kirliliğine neden olan atıkları gözlemlemesi ve kirliliğin deniz yaşamına etkileri konusunda

Detaylı

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı Einstufungstest / Seviye tespit sınavı Dil: Türkçe Seviye: A1/A2 1. Günaydın, benim adım Lavin, soyadım Çeşme. (a) Günaydın ben adım Lavin, soyadım Çeşme. Günaydın benim ad Lavin, soyad Çeşme. 2. Ben doktorum,

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BÜLTENİMİZDE NELER VAR? ETKİNLİKLERİMİZ 2.PORTFOLYO SUNUMLARIMIZ SORGULAMA ÜNİTEMİZ OKUMA YAZMA HAZIRLIK ÇALIŞMALARIMIZ GEZİLERİMİZ SAHNE PROVALARIMIZ BAHÇE ETKİNLİKLERİMİZ

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI ÖZEL SAYISI

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI ÖZEL SAYISI İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI ÖZEL SAYISI 1 Değerli Velimiz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, okulumuzda yönetici,

Detaylı

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI 1 31 MART TEMA ÇALIŞMALARIMIZ Merakla ve sabırsızlıkla ilkbaharı bekliyoruz..gelir umuduyla.. Bu ay temamız İlkbahar.. Kışı gördük, iliklerimize kadar yaşadık aylardır..

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 4 YAŞ GÖKKUŞAĞI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI. Tekerlemeler: Kartal ve tırtıl tekerlemelerini öğreniyorum.

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 4 YAŞ GÖKKUŞAĞI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI. Tekerlemeler: Kartal ve tırtıl tekerlemelerini öğreniyorum. FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 4 YAŞ GÖKKUŞAĞI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal Tekerlemeler: Kartal ve tırtıl tekerlemelerini öğreniyorum. Bilmeceler:

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ ATATÜRK Atatürk kim olduğunu hatırladık Atatürk ün hayatını inceledik. Atatürk ün kişisel

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

Cocuklari icin cirpinan ogretmenleri gordukce hem cok seviniyoruz, hem de onlara yonelik daha fazla birseyler yapabilme derdine dusuyoruz...

Cocuklari icin cirpinan ogretmenleri gordukce hem cok seviniyoruz, hem de onlara yonelik daha fazla birseyler yapabilme derdine dusuyoruz... Kemal Ogretmen fotograflari karne gunu gecince hemen paylasmaliyiz heyecani yasadik, tipki 1 onceki hafta sevgili Selda Ogretmenimizden gelen fotograf ve mektuplari aldigimiz geceki heyecana benzer...

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

Azra hızlı hızlı giyinip, kahvaltı yapmadan evden ayrıldı. Asansöre binerken arkadan hala Berrak ın sesi geliyordu:

Azra hızlı hızlı giyinip, kahvaltı yapmadan evden ayrıldı. Asansöre binerken arkadan hala Berrak ın sesi geliyordu: Koru Azra nın kabusun etkisinden kurtulup yataktan kalkması için birkaç on dakikaya ihtiyacı vardı. Bu sırada Azra nın geveze ev arkadaşı Berrak her zamanki nutuk öğütlerinden birini atmakla meşguldü.

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI 3 YAŞ EKİM AYI TEMASI Mevsimlerden sonbaharı öğreniyoruz. Çiftlikte yaşayan hayvanları öğreniyoruz. Sebze ve meyvelerin bize faydalarını öğreniyoruz. Cumhuriyet nedir? Öğreniyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

ŞELİ VE ŞETKOT YAZAR : NİSANUR KORKMAZ ÖZEL ALTIN NESİL ÇOCUK EVİ KARDELENLER SINIFI

ŞELİ VE ŞETKOT YAZAR : NİSANUR KORKMAZ ÖZEL ALTIN NESİL ÇOCUK EVİ KARDELENLER SINIFI ŞELİ VE ŞETKOT Ormanların birinde güzel ağaçların içinde yemyeşil çimenlerde bembeyaz tavşan yaşarmış. Bu tavşanın adı Şeli imiş. Şeli çok mutlu arkadaşlarıyla oynamayı seven koşmayı zıplamayı ve havuç

Detaylı

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor?

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor? . Sınıfı Hatırlıyorum Türkçe Noktalama İşaretleri 1. Hafta Aşağıdaki şiiri iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız. TEMİZ ÇOCUK Temiz çocuk hasta olmaz. Gönlü acı ile dolmaz. Hiçbir vakit benzi

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ:

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: Μάθημα: Σοσρκικά Δπίπεδο: Ε2 Γιάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία: Τπογραφή Καθηγητή:

Detaylı

Aşşk Kahve ve Laduree

Aşşk Kahve ve Laduree Aşşk Kahve ve Laduree Daha önce adını çok duyduğum; ama bir türlü gidemediğim Aşşk Kahve ye nihayet gitmeyi kafaya koydum. Hafta sonları sahil yolu çok kalabalık olduğundan eşimi ikna edip o yola sokamıyordum.

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

IQ Oyun Tasarımı Öğretmen Kılavuzu Dedektif Oyunu

IQ Oyun Tasarımı Öğretmen Kılavuzu Dedektif Oyunu IQ Oyun Tasarımı Öğretmen Kılavuzu Dedektif Oyunu Özet Öğrenciler bir oyun tasarımcısının bakış açısından dedektif Oyunu denen bir IQ oyununu tasarlayacaklar ya da analiz/ test edeceklerdir. Bu ödev öğrencilerinizin

Detaylı

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ AYIN TEMASI: OKULUM BEN KİMİM? *Kendi isimlerimizi söyleyerek, arkadaşlarımızla tanışma. *Sınıfımızı ve öğretmenimizi öğrenme. *Arkadaşlarımızın isimlerini öğrenme. *Okula

Detaylı

APPLE BİLGİSAYARI İCAT EDEN TEKNİSYEN: STEVE WOZNIAK

APPLE BİLGİSAYARI İCAT EDEN TEKNİSYEN: STEVE WOZNIAK APPLE BİLGİSAYARI İCAT EDEN TEKNİSYEN: STEVE WOZNIAK Steve Wozniak, hesap makinası üreten bir firmada teknisyendi. Tek başına, 1976 da Apple-I ve 1977 de Apple-II bilgisayarlarını icat etti ve satış rekorları

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464 Otistik Çocuklar Otistik olmak normal insan olmaktan çok farklı değildir aslında, sadece günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Yani bizim kendi başımıza yapabildiğimiz (yemek yeme, kıyafet giyme, oyun

Detaylı

ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul 4.banka 5.otel 6.market 7.alışveriş merkezi 8.kafe 9.hastane 10.köprü 11.nehir 12.kafe 13.spor salonu 14.

ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul 4.banka 5.otel 6.market 7.alışveriş merkezi 8.kafe 9.hastane 10.köprü 11.nehir 12.kafe 13.spor salonu 14. ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul

Detaylı