ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ 12

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ 12"

Transkript

1 ORTAÖĞRETİM ÇAĞDAŞ TÜRK VE DÜNYA TARİHİ 12 YAZARLAR Yasemin OKUR Akın SEVER Ertan AYDIN Hakan KIZILTAN Mehmet AKSOY Mehmet ÖZTÜRK DEVLET KİTAPLARI DÖRDÜNCÜ BASKI..., 2012

2 MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI YAYINLARI......: 4661 DERS KİTAPLARI DİZİSİ...: ?.Y Her hakkı saklıdır ve Millî Eğitim Bakanlığına aittir. Kitabın metni, soru ve şekilleri kısmen de olsa hiçbir surette alınıp yayımlanamaz. Editör :Doç. Dr. Osman KÖSE Dil Uzmanı :Semra ÇAKIR Görsel Tasarım :A. Suat KEÇECİOĞLU Semra DÜNDAR Zekai KAYA Ölçme ve Değerlendirme Uzmanı :Elif SEYLİM Proğram Geliştirme Uzmanı :Berna SERDAR OTUZ Rehberlik Uzmanı :Mustafa KARA ISBN Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulunun gün ve 71 sayılı kararı ile ders kitabı olarak kabul edilmiş, Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünün gün ve 3398 sayılı yazısı ile dördüncü defa adet basılmıştır.

3

4

5

6

7 ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE: XX. YÜZYIL BAÞLARINDA DÜNYA A. I. DÜNYA SAVAÞI VE SONUÇLARI I. Dünya Savaþý Paris Konferansý I. Dünya Savaþý Sonunda Yapýlan Antlaþmalar I. Dünya Savaþý nýn Sonuçlarý... 7 B. SOVYET SOSYALÝST CUMHURÝYETLER BÝRLÝÐÝ (SSCB), ORTA ASYA DAKÝ TÜRK DEVLET VE TOPLULUKLARI Çarlýk Rusyasý nýn Yýkýlýþý ve Bolþevik Ýhtilali Ruslarýn Orta Asya yý Ýstilasý SSCB Yönetimindeki Türk Topluluklarýnýn Durumu Basmacý Hareketi...13 C. ORTA DOÐU DA MANDA YÖNETÝMLERÝNÝN KURULMASI Orta Doðu da Büyük Devletlerin Durumu ve Politikalarý...14 a. Ýngiltere ve Orta Doðu b. Fransa ve Orta Doðu...17 D. UZAK DOÐU DA YENÝ BÝR GÜÇ: JAPONYA E DÜNYA EKONOMÝK KRÝZÝ Ekonomik Kriz Öncesi Dünya Ekonomik Krizin Ortaya Çýkýþý (Kara Perþembe) Krizin Türkiye ye Etkileri F. ÝKÝ SAVAÞ ARASI DÖNEMDE AVRUPA Barýþýn Sürekliliðini Saðlama Çabalarý Avrupa da Sosyal ve Ekonomik Hayat Totaliter Rejimlerin Kuruluþu...26 a. Ýtalya da Faþizm b. Almanya da Nazizm...27 c. Ýspanya da Franco Dönemi G. ÝKÝ SAVAÞ ARASI DÖNEMDE DÜNYA H. ATATÜRK DÖNEMÝ TÜRK DIÞ POLÝTÝKASI Dýþ Politikadaki Geliþmeler...33 a. Türkiye nin Milletler Cemiyetine Giriþi b. Balkan Antantý c. Montreux (Montrö) Boðazlar Sözleþmesi d. Sadabat Paktý...36 e. Hatay Meselesi ve Hatay ýn Anavatana Katýlmasý...37 Proje Ödevi...39 Deðerlendirme Sorularý Bulmaca ÜNÝTE: II. DÜNYA SAVAÞI A. YENÝ BÝR SAVAÞA DOÐRU Savaþ Öncesindeki Geliþmeler...44 a. Japonya...44 b. Ýtalya...45 c. Ülkeler Arasý Gruplaþmalar d. Almanya e. Savaþ Yýlý: B. SAVAÞ YILLARI Avrupa da Savaþ Kuzey Afrika da Savaþ Asya ve Pasifik te Savaþ a. Savaþ Öncesi ABD...55 b. Pearl Harlbour Baskýný ve ABD nin Savaþa Giriþi c. Pasifik Savaþlarý...56 C. BARIÞA DOÐRU Avrupa da Savaþýn Sona Ermesi Pasifik te Savaþýn Sona Ermesi D. SAVAÞIN ETKÝLERÝ Siyasi Sonuçlar...62

8 ÝÇÝNDEKÝLER 2. Ekonomik Sonuçlar Toplumsal Sonuçlar Ýnsan Haklarý Ýhlalleri E. SAVAÞ YILLARINDA TÜRKÝYE II. Dünya Savaþý nda Türk Dýþ Politikasý II. Dünya Savaþý nýn Türkiye ye Etkileri Proje Ödevi...74 Deðerlendirme Sorularý Bulmaca ÜNÝTE: SOÐUK SAVAÞ DÖNEMÝ A. BLOKLARIN KURULUÞU Doðu Blokunun Kuruluþu...80 a. Doðu Bloku Ýçindeki Diðer Geliþmeler...81 b. Sovyet Modeline Göre Ekonomik ve Sosyal Düzenin Kurulmasý...82 c. Sosyalist Blokta Sarsýntýlar Batý Blokunun Kuruluþu...85 a. Truman Doktrini...86 b. Marshall Planý c. NATO nun Kuruluþu d. Avrupa Konseyinin Kuruluþu e. Avrupa Ekonomik Topluluðu (AET) B. PAYLAÞILAMAYAN ORTA DOÐU Ýsrail in Kuruluþu Eisenhower Doktrini C. UZAK DOÐU DA ÇATIÞMA Çin Halk Cumhuriyeti nin Kuruluþu Uzak Doðu da Hâkimiyet Mücadeleleri...95 a. Kore Savaþý b. SEATO nun Kuruluþu D. ASYA VE AFRÝKA NIN KURTULUÞU Güney Asya daki Geliþmeler Afrika daki Geliþmeler E. SOÐUK SAVAÞ DÖNEMÝNDE TÜRKÝYE Soðuk Savaþ Döneminde Türk Dýþ Politikasý a. Türkiye nin Avrupa Konseyine Giriþi b. Türkiye nin NATO ya Giriþi c. Balkan Paktý nýn Kurulmasý d. Baðdat Paktý nýn Kurulmasý Türkiye de Hayat a. Siyaset b. Ekonomi c. Sosyal ve Kültürel Hayat F. SOÐUK SAVAÞ DÖNEMÝNDE DÜNYA Proje Ödevi Deðerlendirme Sorularý Bulmaca ÜNÝTE: YUMUÞAMA DÖNEMÝ VE SONRASI A. ULUSLARARASI ÝLÝÞKÝLERDE DEÐÝÞÝM SÜRECÝ Yumuþama Dönemi Politikalarý Nükleer Silahlarýn Sýnýrlandýrýlmasý Görüþmeleri Helsinki Konferansý B. YUMUÞAMA DÖNEMÝ ÇATIÞMALARI Çatýþmalarda ABD ve SSCB nin Rolü Küba Buhraný Vietnam Savaþý Keþmir Meselesi Afganistan ýn SSCB Tarafýndan Ýþgali C. BARIÞ ÝÇÝNDE BÝR ARADA YAÞAMA D. ARAP-ÝSRAÝL SAVAÞLARI VE BÜYÜK DEVLETLERÝN POLÝTÝKALARI

9 ÝÇÝNDEKÝLER 1. Camp David Antlaþmalarý Ýslam Konferansý Örgütü E. ULUSLARARASI POLÝTÝKADA PETROLÜN YERÝ F. ÝRAN-IRAK SAVAÞI Irak ta Rejim Deðiþikliði Ýran da Rejim Deðiþikliði Savaþ ve Sonuçlarý G. YUMUÞAMA DÖNEMÝNDE DÜNYA Ekonomi Bilimsel ve Teknolojik Geliþmeler Kültürel Hayat H. TÜRK DIÞ POLÝTÝKASI Türk - Yunan Ýliþkileri a. Kýbrýs Meselesi b. Ege Adalarý Meselesi Türkiye nin Orta Doðu Politikasý Ermeni Ýddialarý I. TÜRKÝYE DE BUNALIMLI YILLAR Siyaset Ekonomi Sosyal ve Kültürel Hayat Proje Ödevi Deðerlendirme Sorularý Bulmaca ÜNÝTE: KÜRESELLEÞEN DÜNYA A. SSCB DE DEÐÝÞÝM VE SONUÇLARI SSCB de Politika Deðiþiklikleri ve Nedenleri SSCB nin Daðýlmasý SSCB nin Daðýlmasýnýn Doðu Avrupa ya Etkileri SSCB nin Daðýlmasýnýn Dünya Güçler Dengesi Üzerine Etkileri B. ASYA DA YENÝDEN YAPILANMA Türk Cumhuriyetleri Baðýmsýz Oluyor a. Azerbaycan Daðlýk Karabað Sorunu b. Kazakistan c. Kýrgýzistan d. Özbekistan e. Türkmenistan f. Diðer Türk Topluluklarý Baðýmsýz Devletler Topluluðu TÝKA (Türk Ýþ Birliði ve Kalkýnma Ýdaresi Baþkanlýðý) C. DOÐU BLOKUNDAN SONRA AVRUPA DA YENÝ ARAYIÞLAR Ýki Almanya dan Tek Devlete Avrupa Ekonomik Topluluðundan (AET) Avrupa Birliðine (AB) a. Maastricht Kriterleri b. Kopenhag Kriterleri c. AB ve Dünya NATO nun Avrupa da Geniþlemesi D. TÜRKÝYE VE AVRUPA BÝRLÝÐÝ Türkiye nin AB Serüveni a. Ankara Anlaþmasý ve Katma Protokol b. Türkiye nin Gümrük Birliðine Giriþi c. Avrupa Birliðinin Geniþleme Süreci ve Türkiye Tarama Süreci E. YENÝ OLUÞUM SÜRECÝNDE BALKANLAR Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti nin Daðýlmasý Arnavutluk ta Demokratikleþme Süreci F. ORTA DOÐU VE AFGANÝSTAN DAKÝ GELÝÞMELER

10 ÝÇÝNDEKÝLER 1. Körfez Savaþlarý Filistin Sorunu ve Orta Doðu Barýþ Görüþmeleri Afganistan daki Geliþmeler Orta Doðu da Su Sorunu G. DÜNYADAKÝ GELÝÞMELER Bilimsel ve Teknolojik Geliþmelerin Etkileri Küreselleþme ve Etkileri H. DEÐÝÞEN DÜNYA VE TÜRK DIÞ POLÝTÝKASI Rusya Federasyonu Kafkasya Orta Asya Türk Cumhuriyetleri Orta Doðu Balkanlar Kýzýlay ýn Yurt Dýþý Yardým Faaliyetleri Türk Ordusu ve Dünya Barýþý I SONRASI TÜRKÝYE Siyasi Geliþmeler Kültürel Geliþmeler ve Sosyal Hayat Bu Dönemde Diðer Önemli Geliþmeler Ekonomik Geliþmeler Toplumsal Sorunlar a. Terörizm b. 17 Aðustos Depremi Sonunda Ortaya Çýkan Sorunlar Ý. KÜRESEL SORUNLAR Küresel Isýnma Kyoto Protokolü Çevre Kirliliði Nüfus Artýþý ve Ýþsizlik Yetersiz Beslenme ve Açlýk Uluslararasý Terör Salgýn Hastalýklar a. AIDS b. Kýrým-Kongo Kanamalý Ateþi Hastalýðý c. Kuþ Gribi d. SARS (Akut Solunum Yolu Yetmezliði Sendromu) e. Hepatit f. Sýtma g. A(H1N1) Virüsü (Domuz Gribi) Proje Ödevi Deðerlendirme Sorularý Bulmaca SÖZLÜK KAYNAKÇA KRONOLOJÝ...244

11 ORGANÝZASYON ÞEMASI ANALÝZ: Konuyla ilgili harita, fotoðraf, resim, karikatür, grafik ve metinlerin incelenerek yorumlanmasý amaçlanýr. EÞ ZAMANLILIK: Ayný zaman diliminde gerçekleþen olaylarý belirterek olaylar arasýnda iliþki kurmayý amaçlar. ÖLÇME ve DEÐERLENDÝRME: Kazanýmlarýn gerçekleþme düzeyinin belirlenmesini amaçlar. PERFORMANS: Kazanýmlarý pekiþtirmeye yönelik çalýþmalarý amaçlar. BÝYOGRAFÝ: Konularla ilgili önemli kiþileri tanýtmayý amaçlar. SÖZLÜ TARÝH: Olaylarýn geçtiði dönemde yaþayan insanlar ile röportaj yapýlarak olayýn geçtiði dönemin özelliklerini yansýtmayý amaçlar. PROJE: Kazanýmlarý pekiþtirmeye yönelik kapsamlý ve aþamalý çalýþmalarý amaçlar. BÝLGÝ NOTU: Konularla ilgili tamamlayýcý bilgilerin verilmesini amaçlar. HAZIRLIK SORULARI: Konuyla ilgili ön hazýrlýk yapmayý amaçlar. Bu ders kitabý 4 saatlik Çaðdaþ Türk ve Dünya Tarihi dersi programýna göre hazýrlanmýþtýr. Çaðdaþ Türk ve Dünya Tarihi dersini seçmeli (2 saat) olarak okuyan öðrenciler bu rengin fon olarak kullanýldýðý bölümlerden sorumludur.

12

13 1. ÜNÝTE XX. YÜZYIL BAÞLARINDA DÜNYA Atatürk, Ýran Þahý Rýza Pehlevi ile birlikte I.Dünya savaþý sonunda Ypres kenti, Belçika Lenin halka hitap ederken Mussolini ve Hitler bir arada 1929 ekonomik krizi Ýspanya iç savaþý 1

14 1. ÜNÝTE: XX. YÜZYIL BAÞLARINDA DÜNYA A. I. DÜNYA SAVAÞI VE SONUÇLARI B. SOVYET SOSYALÝST CUMHURÝYETLER BÝRLÝÐÝ (SSCB), ORTA ASYA DAKÝ TÜRK DEVLET VE TOPLULUKLARI C. D. ORTA DOÐU DA MANDA YÖNETÝMLERÝNÝN KURULMASI UZAK DOÐU DA YENÝ BÝR GÜÇ: JAPONYA E DÜNYA EKONOMÝK KRÝZÝ F. ÝKÝ SAVAÞ ARASI DÖNEMDE AVRUPA G. ÝKÝ SAVAÞ ARASI DÖNEMDE DÜNYA H. ATATÜRK DÖNEMÝ TÜRK DIÞ POLÝTÝKASI HAZIRLIK SORULARI 1. I. Dünya Savaþý güçler dengesini nasýl etkilemiþtir? 2. Çarlýk rejiminin yýkýlmasý Orta Asya da yaþayan Türk topluluklarýný nasýl etkilemiþtir? 3. Orta Doðu bölgesini harita üzerinde inceleyiniz. Bölgenin doðal kaynaklarýný araþtýrarak jeopolitik konumunu deðerlendiriniz lerden itibaren Japonya nýn yayýlmacý bir politika izlemesinin nedenleri nelerdir? 5. Ekonomik dengelerin bozulmasýnýn siyasi ve sosyal yaþam üzerindeki etkileri nelerdir? 6. I. Dünya Savaþý Avrupa daki ekonomik ve sosyal yaþamý nasýl etkilemiþtir? 7. Ýki savaþ arasýndaki dönemde dünyada hangi teknolojik geliþmeler görülmüþtür? Araþtýrýnýz. Araþtýrma sonuçlarýný sýnýfta paylaþýnýz. 8. Türkiye nin Milletler Cemiyetine giriþ sürecini araþtýrýnýz. 2

15 A. I. DÜNYA SAVAÞI VE SONUÇLARI Madrid Paris F R A N S A Ý S P A N Y A PORTEKÝZ Lizbon ÝRLANDA Londra ÝNGÝLTERE Oslo NORVEÇ Stokholm ÝSVEÇ DANÝMARKA HOLLANDA BELÇÝKA Brüksel Berlin AVUSTURYA - MACARÝSTAN ÝMPARATORLUÐU ÝSVÝÇRE Cenevre Viyana Ý T A L Y A SARDUNYA Minsk ROMANYA Belgrat Bükreþ Kiev R U S Y A A T L A S O K Y A N U S U BULGARÝSTAN Sofya K A R A D E N Ý Z SIRBÝSTAN Ýstanbul Ýtilaf Devletleri Ýttifak Devletleri Tarafsýzlar Üçlü Ýttifaktan Üçlü Ýtilafa katýlanlar Tarafsýzken Üçlü Ýtilafa katýlanlar Tarafsýzken Üçlü Ýttifaka katýlanlar YUNANÝSTAN A D R Ý Y A T Ý K D E N Ý Z Ý KORSÝKA Kopenhag ALMAN ÝMPARATORLUÐU Roma KARADAÐ ARNAVUTLUK O S M A N L I D E V L E T Ý A K D E N Ý Z Km Atina SÝCÝLYA KIBRIS I. Dünya Savaþý esnasýnda Avrupa ve Osmanlý Devleti sýnýf bilgilerinize dayanarak Avrupa devletleri arasýndaki hangi sorunlarýn I. Dünya Savaþý na yol açtýðýný belirtiniz. 2. Haritada devletler arasý gruplaþmalarý belirterek bunun nedenlerini açýklayýnýz. 3. Avrupa devletlerinin Osmanlý Devleti ne bakýþ açýlarýný ve Osmanlý Devleti nin savaþa girme nedenlerini belirtiniz. 3

16 1. I. Dünya Savaþý 1914 yýlýnda baþlayan I. Dünya Savaþý 1918 de sona erdi. Bu savaþ milyonlarca insanýn ölümüne ve sakat kalmasýna, dünya üzerinde maddi ve manevi hasarlara sebep oldu. I. Dünya Savaþý, birçok imparatorluðun yýkýlmasýna yol açan insanlýk tarihinin en önemli olaylarýndan biridir. I. Dünya Savaþý nýn çýkýþ sebeplerini XIX. yüzyýl boyunca süren ve XX. yüzyýl baþlarýnda devam eden olay ve geliþmeler oluþturmaktadýr. 11. sýnýf Türkiye Cumhuriyeti Ýnkýlap Tarihi dersinde bu savaþýn sebepleri genel ve özel olmak üzere iki kýsýmda incelenmiþti. Genel sebeplerin Fransýz Ýhtilali sonucunda yayýlan milliyetçilik anlayýþý ve Sanayi Ýnkýlabýný gerçekleþtiren Avrupa devletleri arasýndaki ekonomik rekabet olduðu belirtilmiþti. Fransýz Ýhtilali sonucunda özellikle milliyetçilik akýmýndan etkilenen milletler, büyük devletlerin kýþkýrtmasý sonucunda Avrupa da birçok savaþýn çýkmasýna neden oldu. XIX. yüzyýlýn ikinci yarýsýnda Ýtalya (1870) ve Almanya nýn (1871) siyasi birliklerini geç kurmuþ olmalarý, sanayilerini güçlendirerek ham madde ve pazar arayýþlarýna girmeleri mevcut dengeleri bozdu. Almanya nýn bu giriþimi o zamana kadar sömürgecilikte rakipsiz olan Ýngiltere, Fransa ve Rusya nýn yeni müttefik aramalarýna yol açtý. Almanya nýn güçlenmesi, Ýngiltere, Rusya ve Fransa yý birbirlerine yaklaþtýrdý. I. Dünya Savaþý nýn özel sebepleri arasýnda devletlerarasý iliþkiler önemli bir yer tutuyordu. Almanya nýn siyasi birliðini kurarken iþgal ettiði (1871) Fransýz topraðý Alsace-Lorraine (Alsas-Loren) yüzünden, Fransa ile arasý açýlmýþtý. Fransa, önemli kömür ve demir yataðý olan bu bölgeyi geri almak istiyordu. Balkan topraklarý Avusturya-Macaristan ile Rusya arasýnda rekabet alaný hâline geldi. Avusturya-Macaristan geçmiþte sahip olduðu Balkanlarýn tamamýna tek baþýna egemen olmak istiyordu. Rusya da sýcak denizlere açýlma ve Panislavizm politikasý gereði Balkanlara hâkim olma düþüncesindeydi. Rusya bu düþüncelerini gerçekleþtirmek için Osmanlý ve Avusturya-Macaristan topraklarýnda yaþayan Slavlarý isyana teþvik ediyordu. Avusturya-Macaristan ile ortak politika izleyen Almanya Pancermenizm (Cermen birliði) politikasý gereði Rusya nýn Balkanlara yerleþmesine karþýydý. Ayrýca Almanya nýn Osmanlý Devleti ne yakýnlaþma politikasý, sömürgelerine giden en kýsa yolun kesilmesinden endiþe eden Ýngiltere yi rahatsýz etmiþ ve Ýngiltere yi Fransa ve Rusya yla ittifaka yöneltmiþti. Rusya, tarihî emeline bu ittifak yoluyla Ýstanbul ve Çanakkale Boðazlarýný ele geçirerek Akdeniz e açýlmak suretiyle kavuþmak istiyordu. Sanayisini güçlendiren Ýtalya, ham madde için Akdeniz ve Avusturya-MacaristanVeliahdý çevresinde sömürgeler elde ederek eski gücüne ulaþmak niyetindeydi. Bu nedenle Ýngiliz sömürgelerine göz dikmiþti. Ayrýca Arþidük Franz Ferdinand Avusturya-Macaristan Ýmparatorluðu egemenliðinde kalmýþ Ýtalyan topraklarýný da kurtarmak istiyordu. I. Dünya Savaþý, 28 Haziran 1914 te Saraybosna da Avusturya-Macaristan veliahdý Ferdinand ýn bir Sýrplý tarafýndan öldürülmesi ile baþladý. Savaþ kýsa sürede üç kýtaya yayýldý. Önceleri tarafsýz kalan ABD nin savaþa girmesiyle Ýtilaf Devletleri savaþý kazandý. Bloklar arasýnda ateþkes anlaþmalarý imzalandý. 2. Paris Konferansý I. Dünya Savaþý ný kesin olarak bitirecek ve bozulan dengeyi yeniden kuracak barýþ antlaþmalarýnýn imzalanmasýný saðlamak amacýyla 18 Ocak 1919 da, Paris te bir konferans toplandý. Konferansa katýlan devlet sayýsý çok olmakla birlikte konferansý etkileyen ve yönlendiren dört büyük devlet vardý; bunlar ABD, Ýngiltere, Fransa ve Ýtalya idi. Ancak etkili olan Ýngiltere ve Fransa ydý. ABD Fransa Ýtalya Sýrbistan Japonya Ýngiltere Paris Konferansý ndan galip devletlerin beklentileri Milletler Cemiyetinin kurulmasýný saðlayarak yalnýzlýk politikasýna dönmek. Çýkarlarýný en iyi þekilde gerçekleþtirmek, Almanya nýn bir daha Avrupa dengesini bozmasýný önlemek. Avusturya ve Anadolu dan bazý topraklarý almak. Akdeniz e çýkmak. Çin den topraklar almak. Barýþ düzeninde kendi menfaatlerini en iyi þekilde gerçekleþtirmek, Almanya nýn denizlerdeki gücünü azaltýp sömürgelerini ele geçirerek Almanya yý etkisiz hâle getirmek. 4

17 PARÝS BARIÞ KONFERANSI Avrupa da Paris Barýþ Konferansý nýn toplandýðý tarihten kýsa bir süre önce Osmanlý Devleti Mondros Ateþkes Anlaþmasý ný (30 Ekim 1918) imzalamýþ ve iþgaller baþlamýþtý. Ýþgallere karþý yurdun deðiþik bölgelerinde Anadolu halký direniþ cemiyetleri kurmaya baþladý. Trakya Paþaeli Cemiyeti, Kilikyalýlar Cemiyeti, Doðu Anadolu Mudafaai Hukuk Cemiyeti ilk kurulan direniþ cemiyetlerindendir. Paris Barýþ Konferans ýnda ünlü dörtlü [Soldan saða: Lloyd George (Ýngiltere), Vittorio Emanuele Orlando (Ý talya), Georges Clemenceau (Fransa), Woodrow Wilson (ABD)] Bu konferansta, Viyana Kongresi nin (1815) aksine, milliyetçilik ilkesi önemsendi. Böylece Avrupa nýn siyasi haritasý yeniden çizildi. Avusturya-Macaristan Ýmparatorluðu, Osmanlý Devleti, Rus Çarlýðý ve Alman Ýmparatorluðu parçalandý ve tek bir milletten ibaret kalacak kadar küçüldü (Almanya, Avusturya, Macaristan ve Türkiye). Yalnýzca bir milletin kýsmen bulunduðu Bohemya, Transilvanya gibi küçük devletler veya eyaletler, tarihî kimliklerini ve isimlerini kaybettiler. Polonya, Çekoslovakya, Litvanya, Letonya, Estonya ve Finlandiya gibi yeni devletler kuruldu veya yeniden yapýlandýrýldý. Sýrbistan (yeni adýyla Yugoslavya), Romanya, Yunanistan, Ýtalya, Fransa (Alsace- Lorraine i alarak) ve Danimarka gibi devletler geniþledi ya da güç kazandý. Carlton J. H. HAYES, Milliyetçilik: Bir Din, s. 177 Yukarýdaki metne göre Paris Konferansý Avrupa daki güçler dengesini nasýl etkilemiþtir? Konferansýn çalýþmaya baþlamasýndan sonra ABD nin isteðine uygun olarak Milletler Cemiyetinin statüsünün belirlenmesine öncelik verildi. Ýstediðini elde eden ABD yalnýzlýk politikasýna geri döndü. Ýngiltere ve Fransa bundan yararlanarak Wilson Prensipleri ni dikkate almadan kendi çýkarlarý doðrultusunda barýþ þartlarýný belirlemeye çalýþtý. Ýlk antlaþma Almanya ile yapýldý. 3. I. Dünya Savaþý Sonunda Yapýlan Antlaþmalar 3 Mart 1918 de Sovyet Rusya ve Almanya arasýnda Brest Litovsk Antlaþmasý imzalanýrken Avusturya-Macaristan, Osmanlý Devleti ve Bulgaristan da görüþmelere katýldý. Buna göre Sovyetler; Polonya, Litvanya, Estonya, Letonya, Ukrayna, Finlandiya dan çekilecek ve buralarýn geleceðini Ýttifak Devletleri belirleyecekti. Ayrýca Rusya; Kars, Ardahan ve Batum u Osmanlý Devleti ne geri verecek ve Doðu Anadolu dan çekilecekti. Ýtilaf devletleriyle Almanya arasýnda Versailles (Versay); Avusturya ile Saint Germain (Sen-Jermen); Macaristan la Trianon (Triyanon); Bulgaristan la Neuilly (Nöyyi); Osmanlý Devleti ile Sevr Antlaþmasý imzalanmýþtýr. ABD Baþkaný Monroe MONROE DOKTRÝNÝ 1787 de kurulan Amerika Birleþik Devletleri, Avrupa devletlerinin Amerika kýtasýna karýþmalarýný istemiyordu. Ýngiltere, Fransa ve Prusya nýn Latin Amerika; Rusya nýn Kuzey Amerika üzerindeki isteklerine karþý koymak için ABD, dýþ politikasýný bazý kurallara baðlama gereði hissetmiþti. ABD baþkaný Monroe, kongrede yaptýðý konuþmada devletin dýþ politikasýný þu esaslara dayandýrýyordu (1823): 1. ABD, Avrupa devletlerinin Amerika kýtasýnda yeniden sömürgecilik hareketlerine giriþmelerine ve kendi sistemlerini kýtanýn herhangi bir yerinde uygulamak için yapacaklarý giriþimlere izin veremez. 2. ABD, Avrupalý güçlerin arasýnda bunlarý ilgilendiren soruna, savaþlara ve politikalara karýþmamayý esas alýr. Bu esaslarla ABD, Avrupa nýn kendi kýtasýna karýþmamasýný, buna karþýlýk kendisinin de Avrupa sorunlarý ve diplomasisinden uzak durmasýný yani kýtasýna kapanarak yalnýzlýk (infirat) politikasýna dönmesini saðlamýþ oldu. Prof. Dr. Fahir ARMAOÐLU, 20. Yüzyýl Siyasi Tarihi, s den özetlenmiþtir. 5

18 Tablodaki antlaþma maddelerini galip ve maðlup devletler açýsýndan deðerlendirerek bunun Avrupa da güçler dengesine etkilerinin neler olabileceðini belirtiniz. I. DÜNYA SAVAÞI SONRASINDA YAPILAN ANTLAÞMALARIN BAZI MADDELERÝ SINIRLAR EKONOMÝK ASKERÎ SÝYASÝ Alsace-Lorraine ve Saar bölgesi Fransa ya; Eupen, Malmedy ve Monschau ýn bir kýsmý Belçika ya; Batý Prusya nýn büyük bir kýsmý Lehistan a; Yukarý Silezya nýn bir kýsmý Çekoslavakya ya verildi. Danzig, serbest þehir oldu. Almanya nýn bütün sömürgeleri Ýngiltere, Fransa, Belçika ve Japonya arasýnda paylaþtýrýldý. Kiel Kanalý ile Alman nehirleri, uluslararasý bir duruma getirildi. Almanya nýn on yýl süreyle Fransa, Belçika ve Ýtalya ya kömür vermesi ve savaþta zarar görenlere tazminat ödemesi kararlaþtýrýldý. Zorunlu askerlik kaldýrýlarak Almanya nýn kiþilik bir ordu bulundurmasýna izin verildi. Alman donanmasý Ýtilaf devletlerine teslim edilerek her çeþit silah ve denizaltý yapýmý yasaklandý. Almanya, Avusturya ile birleþmemeyi taahhüt etti. Avusturya, Çekoslovakya ve Lehistan ýn baðýmsýzlýðýný tanýdý ve kurulan Milletler Cemiyetini kabul etti. Yugoslavya ya Bosna-Hersek; Ýtalya ya Tirol, Trieste ile bazý Dalmaçya adalarý; Romanya ya Erdel, Bukovina, Temeþvar ve Banat; Lehistan a Galiçya verildi. Avusturya nýn savaþ tazminatý ödemesi kabul edildi. Avusturya da zorunlu askerlik kaldýrýlarak asker sayýsý kiþiyle sýnýrlandýrýldý. Avusturya, Almanya ile birleþmemeyi taahhüt ederken Macaristan, Çekoslovakya ve Yugoslavya nýn baðýmsýzlýðýný tanýdý. Çekoslovakya ya Slovakya, Romanya ya Transilvanya, Yugoslavya ya Hýrvatistan verildi. Macaristan ýn ekonomik yaptýrýmlarý kabul ederek Ýtilaf devletlerine savaþ tazminatý vermesi kararlaþtýrýldý. Macaristan da zorunlu askerlik kaldýrýlarak asker sayýsý kiþiyle sýnýrlandýrýldý. Yunanistan a Gümülcine ve Dedeaðaç; Romanya ya Dobruca;Yugoslavya ya da batý sýnýrýndan bazý yerler verildi. Bulgaristan ýn savaþ tazminatý ödemesi kararlaþtýrýldý. Bulgaristan ýn asker sayýsý kiþiyle sýnýrlandýrýldý. Osmanlý ülkesi, Ýstanbul ve Anadolu nun küçük bir bölümü ile sýnýrlandýrýldý. Osmanlý Devleti azýnlýk haklarýný gözetmezse Ýstanbul da elinden alýnabilecekti. Boðazlarýn tüm devletlere açýk olmasý ve uluslararasý bir komisyon tarafýndan idare edilmesi kararlaþtýrýldý. Ýzmir ve çevresi ile Batý Trakya Yunanistan a; Antalya ve Konya yöreleri ile Ýç Batý Anadolu Ýtalya ya; Suriye, Adana, Malatya ve Sivas çevreleri Fransa ya; Irak ve Arabistan ýn Ýngiltere ye verilmesi karara baðlandý. Kapitülasyonlarýn devam etmesi ve bütün devletlerin yararlanmasý kabul edildi. Osmanlý maliyesinin denetimi, galip devletlerce oluþturulacak bir komisyona verildi. Osmanlý Devleti nde zorunlu askerlik kaldýrýlýp asker sayýsý kiþiyle sýnýrlandýrýlarak orduda aðýr silahlar bulundurulmasý yasaklandý. Azýnlýklara geniþ haklar verilmesi kabul edildi. SEVR (10 Aðustos 1920) OSMANLI DEVLETÝ NÖYYÝ (27 Kasým 1919) BULGARÝSTAN TRÝYANON (6 Haziran 1920) MACARÝSTAN SEN-JERMEN (10 Eylül 1919) AVUSTURYA VERSAY (28 Haziran 1919) ALMANYA 6

19 Ýtilaf Devletlerinin yenilen devletlerle imzaladýklarý antlaþmalarýn ortak özellikleri; yenilen devletlerin topraklarýný küçültmek, bazýlarýný iþgal etmek veya yeni devletler kurmak; askerî sýnýrlamalar ve yasaklamalar getirmek; aðýr savaþ tazminatlarý ödetmek ve ekonomik yükümlülükler getirmek þeklinde sýralanabilir. Anlaþmalarýn aðýr þartlarý II. Dünya Savaþý na da zemin hazýrlamýþtýr. 4. I. Dünya Savaþý nýn Sonuçlarý 3. sayfadaki I. Dünya Savaþý öncesi Avrupa ve Osmanlý Devleti haritasý ile aþaðýdaki harita sýnýrlar açýsýndan karþýlaþtýrýldýðýnda ne gibi deðiþiklikler görülmektedir? Tespit ediniz. F Ý N L A N D Ý Y A A T L A S O K Y A N U S U ÝRLANDA KUZEY ÝRLANDA Londra Ý N G Ý L T E R E KUZEY DENÝZÝ DANÝMARKA Hamburg HOLLANDA BELÇÝKA Oslo A L M A N Y A Stokholm E S T O N YA N O R V E Ç Ý S V E Ç Riga L E T O N YA Kopenhag L Ý T VA N YA D O Ð U P R U S YA Danzig Berlin B A L T I K D E N Ý Z Ý Varþova P O L O N Y A Leningrat Moskova S O V Y E T R U S Y A Paris LÜKSEMBURG SAAR ALSACE- LORRAÝNE Prag B Ý S K A Y K Ö R F E Z Ý F R A N S A ÝSVÝÇRE Viyana A V U S T U R Y A Ç E K O S L O V A K Y A Budapeþte Odesa B A S E R A B Y A M A C A R Ý S T A N T R A N S Ý L V A N Y A R O M A N Y A Ý S P A N Y A Lizbon KORSÝKA Madrid SARDUNYA P O R T E K Ý Z Ý T A L Y A A K D E N Ý Z ADRÝYATÝK DENÝZÝ Roma SÝCÝLYA SÝCÝLYA MALTA Y U G O S L A V Y A Belgrat YUNANÝSTAN Tuna Nehri I. Dünya Savaþý sonrasý Avrupa ARNAVUTLUK Bükreþ BULGARÝSTAN Sofya DOBRUCA KARADENÝZ Ýstanbul Ankara RODOS T Ü R K Ý Y E Halep SURÝYE ÝRAN IRAK Baðdat I. Dünya Savaþý nýn galip devletler açýsýndan sonuçlarý ABD Ýngiltere Fransa Ýtalya Japonya ABD nin I. Dünya Savaþý na katýlýþý ve Avrupa ya asker sevkiyatý Amerika nýn Monroe Doktrini nden ilk ayrýlýþýdýr. Savaþtan sonra ABD, Avrupa ile ilgisini keserek Monroe Doktrini ne geri dönmüþtür. En büyük rakibi Almanya yý devre dýþý býrakarak Avrupa dan Ýngiltere ye gelebilecek tehlikelerden ve denizlerde de bu devletin rekabetinden kurtulmuþ oldu. Orta Doðu ya yerleþti. Rusya yý etkisiz hâle getirdi. En önemlisi sömürgelerini muhafaza ederken bunlara yeni yerler ekledi. Fransa yý ikinci plana iterek Avrupa nýn ve dünyanýn bir numaralý devleti hâline geldi. Almanya ve Avusturya-Macaristan Ýmparatorluðu nun yenilmesi ile sýnýrlarýndaki iki büyük tehlikeden kurtulmuþtu. Avrupa ve Orta Doðu da elde ettikleriyle Ýngiltere den sonra ikinci kazançlý devlet oldu. Avusturya dan aldýðý topraklarla sýnýrlarýný kuzeye doðru geniþletti. Anadolu da ise payýna düþen topraklarýn bir kýsmýnýn Yunanistan a verilmesinden dolayý Ýngiltere ve Fransa ya kýrgýndý. Ancak elde ettiði toprak ve adalarla Akdeniz ve çevresinde güçlü bir konuma geldi. Uzak Doðu da geniþ çýkarlar elde ederek bu bölgede söz sahibi oldu. I. Dünya Savaþý, 1815 Viyana Kongresi ile kurulan ancak bazý deðiþikliklere uðrayarak 1914 e kadar gelen Avrupa siyasi haritasýnýn deðiþmesine ve güçler dengesinin yýkýlmasýna sebep oldu. Rusya, Osmanlý Devleti, Almanya ve Avusturya-Macaristan Ýmparatorluklarý yýkýlarak yerlerine yeni devletler kuruldu. Avrupa da Ýtilaf Devletleri lehine yeni bir siyasi harita ve güçler dengesi oluþtu. Yýkýlan imparatorluklardan doðan siyasi boþluðu, baþta Ýngiltere olmak üzere Fransa, Ýtalya ve Japonya gibi devletler doldurmaya çalýþtý. I. Dünya Savaþý sonunda dünyanýn bir daha böyle büyük felaketlerle karþýlaþmamasý için Milletler Cemiyeti kuruldu. Sömürgecilik, isim deðiþtirerek manda yönetimi adýyla daha da yaygýnlaþtý. Sömürge rekabeti Uzak Doðu dan Orta Doðu ya kaydý. Dünyada milliyetçilik düþüncesi güç kazandý, yeni millî devletler, yeni rejimler ortaya çýktý. Savaþ sonrasýnda sýnýrlarýn çiziminde etnik yapýya dikkat edilmemesi azýnlýklar sorununu ortaya çýkardý. Savaþa katýlan yaklaþýk 65 milyon civarýndaki askerin 9,2 milyonu öldü. 7

20 B. SOVYET SOSYALÝST CUMHURÝYETLER BÝRLÝÐÝ (SSCB), ORTA ASYA DAKÝ TÜRK DEVLET VE TOPLULUKLARI 1. Çarlýk Rusyasý nýn Yýkýlýþý ve Bolþevik Ýhtilali ÝHTÝLAL DÖNEMÝNDE RUSYA Ýþçilerin yaþadýðý dýþ mahallenin dumaný ve yað kokusu içinde, fabrikanýn düdüðü her gün böðürüp titreþirdi. Asýk suratlý, kaslarý yorgun insanlar, ürkütülmüþ hamamböcekleri gibi telaþla dýþarý fýrlardý kül rengi evlerden. Alaca karanlýðýn soðuðu içinde, kaldýrýmsýz sokaklardan, kara pencereleriyle sakin ve kayýtsýz bekleyen yüksek taþ binaya doðru giderlerdi. Adýmlarý þaklardý çirkefte. Uykulu, boðuk haykýrýþlar karþýlardý onlarý, aðýr hakaretler savrulurdu. Sonra makinelerin boðuk gürültüsü iþitilirdi. Asýk suratlý kara bacalar, mahallenin üstüne kaldýrýlmýþ kalýn sopalar gibi gökyüzüne doðru yükselirdi. Akþam olup da batan güneþin kýzýl ýþýnlarý pencere camlarýný tutuþturunca fabrikanýn taþ karný kusmuk gibi dýþarý atardý öðüttüðü insanlarý. Yüzleri isten kararmýþ iþçiler aç insanlara özgü parlak diþlerini göstererek yeniden sokaklara dolar, ortalýða makine yaðý kokularý yayarlardý ekþi ekþi. Artýk sesler canlý ve hatta neþeli çýkardý çünkü forsalýk o gün için son bulmuþtu, evde akþam yemeði yiyip dinleneceklerdi... Çalýþmak, yoksulluktan, açlýktan ve hastalýktan baþka bir þey kazandýrmýyor insanlara. Her þey aleyhimizde. Tüm ömrümüzü sabahýn köründen gece yarýlarýna dek çalýþýp didinerek tüketiyoruz. Çirkefin, aldatmacanýn içinde sürünüyoruz, kahroluyoruz. Öte yanda ise baþkalarý çektiðimiz çileler sayesinde çatlayýncaya dek yiyor, içiyor, eðleniyor ve bizleri zincirli tutuyorlar, cehalet içinde býrakýyorlar, korku içinde yaþatýyorlar... Evet, hiçbir þeyden haberimiz yok ve her þeyden korkarýz! Bizim yaþamýmýz bir geceden ibaret, zifiri karanlýk bir gece!... Maksim GORKÝ nin Ana adlý romanýndan Metne göre dönemin Çarlýk Rusyasý hakkýnda neler söylenebilir? 1917 Martýnda I. Dünya Savaþý nýn olumsuz etkileri çarlýk yönetimi üzerinde kendisini gösterdi. Hayat þartlarýnýn daha da aðýrlaþmasý, yolsuzluk ve vurgunlar toplumun her kesiminden insanlarý çarlýk yönetimini devirmeye yöneltti. Petersburg da kadýn iþçilerin baþlattýðý grev kýsa sürede yayýldý. Bu hareketi daðýtmakla görevli askerlerin de katýlmasýyla bir devrime dönüþtü. Zor durumda kalan Çar II. Nikola tahttan çekildiðini açýkladý. Duma (meclis) üyeleri tarafýndan kurulan geçici hükûmet yetkiyi devraldý. Petersburg da gösteriler sýrasýnda askerler ve halk bir arada görünürken Önceleri geçici hükûmeti destekleyen Bolþevikler, sürgündeki Ýlyiç Vilademir Lenin in Petersburg a dönmesiyle geçici hükûmeti devirmeye karar verdiler. Geçici hükûmet ciddi bir muhalefetle karþý karþýya kaldý. Savaþ devam ederken toplumun barýþ arzusu yaygýnlaþmýþ, ordudan kaçanlarýn sayýsý artmýþtý. Barýþ, toprak ve ekmek vaat eden Bolþeviklere olan destek gittikçe arttý. Bu geliþmeler sonunda geçici hükûmet devrilerek Bolþevikler yönetimi ele geçirdi (Ekim 1917). Almanlarýn büyük toprak talepleri karþýsýnda çoðunluk savaþa devam etmeyi önerirken Lenin zaman kazanmak amacýyla 3 Mart 1918 de Brest-Litovsk antlaþmasýný imzaladý. Dýþ güçlerin desteklediði Çar yanlýsý Beyaz Ordu yeni yönetime karþý saldýrýya geçti. Üç yýl süren bu iç savaþ Bolþeviklerin zaferi ile sonuçlandý. Fakat savaþta ve onu izleyen kýtlýkta on üç milyon insan ölmüþ, ekonomi alt-üst olmuþ, sanayi üretimi bitme noktasýna gelmiþti. Bu nedenle Lenin, Bolþeviklerin güçlenmesi için geçici uzlaþma politikalarýndan ibaret NEP (Novaya Ekonomiçeskaya Politika) adý verilen yeni ekonomi politikasýný ilan etti (1921). 8

21 R U S Y A TACÝKÝSTAN ÝRAN ÇÝN JAPONYA JAPON DENÝZÝ G.KORE K.KORE SOVYET SOSYALÝST CUMHURÝYETLERÝ BÝRLÝÐÝ MOÐOLÝSTAN Aral Gölü KAZAKÝSTAN KIRGIZÝSTAN ÖZBEKÝSTAN TÜRKMENÝSTAN AFGANÝSTAN NORVEÇ ÝSVEÇ FÝNLANDÝYA LÝTVANYA LETONYA Leningrat POLONYA ESTONYA BEYAZ RUSYA Moskova UKRAYNA MOLDOVYA ROMANYA KARADENÝZ Hazar Denizi Batum TÜRKÝYE ERMENÝSTAN AZERBAYCAN Bakü Kömür madenciliði Petrol çýkarma Demir cehveri madenciliði Elektrik üretimi Aþkabad Alma-Ata Duþanbe Entegre demir ve çelik sanayii Çelik yapýmý Metal iþleme ve makina yapým sanayii Þehir merkezi km GÜRCÝSTAN 9

22 Aþaðýdaki tabloyu dikkate alarak Lenin ve Stalin döneminde uygulanan ekonomi politikalarýyla ilgili neler söylenebilir? Belirtiniz. Hasat yýlý Ekilen alan (milyon hektar) Üretimin tamamý (milyon ton) Nüfus (milyon kiþi) Kiþi baþýna tahýl tüketimi (kg) Nüfus (milyon) 150,5 163,0 163,6 Tahýl (milyon ton) 73,3 69,8 95, ,2 56, , ,6 57,4 135,5 4, ,9 51, , ,3 74, , ,7 78, , ,7 72, , ,2 73,3 150,5 4,87 Lenin döneminde uygulanmaya baþlanan NEP politikasýnýn sonuçlarý Traktör ± Kömür (milyon ton) 36,4 64,4 127,3 Petrol (milyon ton) 11,6 21,4 27,8 Elektrik (milyon kw/h) 5,0 13,5 35,0 Çelik (milyon ton) 4,3 5,9 17,5 Kamyon ± Pamuk (milyon m ) Stalin döneminde beþ yýllýk kalkýnma planlarýna göre üretim sonuçlarý (Sovyet kaynaklarýna göre) 10 Georges LANGLOÝS, 20. Yüzyýl Tarihi, s. 100, 176 Tarým ürünlerine el koymaktan vazgeçilerek köylülere ürünlerini pazarlama özgürlüðü ile küçük esnafa ve tüccara kolaylýklar saðlandý. Yirmi kiþiden az çalýþaný bulunan küçük sanayi iþletmelerinin devletleþtirilmesinden vazgeçildi. Yabancý sermayeye çeþitli imkânlar saðlandý. Buna karþýlýk devlet; bankalar, büyük sanayi kuruluþlarý ve ulaþým üzerindeki egemenliðini koruyarak ekonominin hýzla düzelmesini saðladý. Yönetimde de eski Rus Ýmparatorluðu federasyona dönüþtürüldü ve devlet 1 Ocak 1923 te Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliði (SSCB) adýný aldý. Otuza yakýn farklý statüdeki topraklarý bünyesinde topladý (sosyalist, özerk ve demokratik cumhuriyetler ile özerk bölgeler). Birlik, cumhuriyetlere yönelik siyasi ve ekonomik alanlarda merkeziyetçi bir politika izledi. Her þey yönetim yetkisini elinde bulunduran Sovyetler Birliði Komünist Partisinin kontrolündeydi te Lenin in ölümü ile iktidar mücadelesini kazanan Joseph Stalin, birinci beþ yýllýk kalkýnma planýný uygulamaya koyarak(1928) Rusya nýn kendi öz kaynaklarýyla kalkýnmasýný saðlamayý amaçladý. Tarým devrimini gerçekleþtirmek için köylülerin küçük topraklarýný makinelerle donatýlmýþ büyük çiftlikler þeklinde birleþtirerek kolektifleþtirme politikasý izledi. Tarýmsal alandaki bu uygulamalar köylü tarafýndan büyük tepki ile karþýlandý. Zorunlu kolektifleþtirme sýrasýnda izlenen sert politikalar dört milyon civarýnda köylünün ölümüne ve tarýmsal üretimde düþüþe neden oldu. Bununla birlikte aðýr sanayide hýzlý bir ilerleme görüldü. Eski fabrikalar modernleþtirildi. Özellikle traktör imalatý ve demirçelik alanlarýnda yeni fabrikalar kuruldu den sonra Sibirya daki petrol, gaz ve maden rezervleri iþletilmeye baþlandý. Stalin dönemine ait bir tank fabrikasý Stalin döneminde toplum üstünde büyük bir baský kuruldu, muhalifler tasfiye edildi. Eþitlik ilkesine dayanan resmî ideolojiye raðmen toplumda ve gelir daðýlýmýnda büyük bir eþitsizlik vardý. Ýþçilerin hayat standardýna karþýlýk köylüler sefalet içindeydi. Aydýnlar (yazar, sanatçý vb.) ile komünist parti yöneticileri birçok hizmetten parasýz faydalanabiliyordu dan itibaren toplumun tüm kesimleri için eðitim mecburi oldu. Bilim ve teknoloji alanýnda büyük ilerleme kaydedildi. Bu alandaki geliþmeler orduya da yansýdý. SSCB ordusu dönemin güçlü ordularýndan biri hâline geldi.

23 2. Ruslarýn Orta Asya yý Ýstilasý Altýn Orda Devleti nin yýkýlmasýyla Kazan, Kýrým, Ejderhan, Kasým ve Sibir gibi hanlýklar kurulmuþtu. Bu hanlýklar önceleri Rus knezlerini zor durumda býrakmýþtý. Aralarýnda birlik saðlayan Ruslar, Batý nýn askerî tekniðinden ve Türk hanlýklarýnýn kendi iç mücadelelerinden faydalanmasýný bildiler. Ýlk olarak XVI. yüzyýlda Kazan Hanlýðý ný ele geçirdiler. Bu durum diðer Türk bölgelerinin istilasýný kolaylaþtýrdý. Ruslar XVIII. yüzyýlýn son yarýsýna gelindiðinde Türk hanlýklarýnýn tamamýný ele geçirmiþ oldu. XIX. yüzyýlda Kuzey Kafkasya ve Türkistan bölgesinde istila hareketlerine devam eden Ruslar, Uygur Türklerinin yaþadýðý Doðu Türkistan hariç Türk ülkelerinin hepsini iþgal altýna aldý. Türklerin baðýmsýzlýk hareketleri Ruslar tarafýndan sert bir þekilde engellendi. XX. yüzyýlýn hemen baþýnda Çarlýk yönetiminin baskýcý idaresi Türklerden baþka Rus olmayan diðer milletleri de harekete geçirmiþ ve 1905 Ýhtilali çýkmýþtýr. Ýsmail Gaspýralý Ýhtilalden sonra Türkler millî kültürlerini geliþtirme imkâný buldular. Bu sýrada Yusuf Akçura ve Ýsmail Gaspýralý nýn çalýþmalarýnýn da etkisiyle 15 Aðustos 1905 te Rusya Müslümanlarý I. Kongresi gayriresmî olarak toplandý. Kongrenin ikinci ve üçüncü toplantýsý 1906 da yapýldý. Bu çalýþmalar sonucunda Müslüman Birliði Partisi kurularak Duma ya temsilciler gönderildi. Baskýlarýný artýran Ruslara karþý Türkler de Rusya Müslüman Türk Kavimlerinin Haklarýný Koruma Cemiyeti ni kurarak uluslararasý alanda haklýlýklarýný duyurmaya çalýþtýlar. Bu arada Rus Çarlýðý ndan siyasi ve kültürel haklarýnýn verilmesini istemiþlerdi. Ancak bu istekleri kabul edilmeyen Türkler 1916 da Türkistan da Millî Ýstiklal Ayaklanmasý ný baþlattýlar. Çarlýk yönetiminden sonra kurulan geçici hükûmet, tüm halklarýn kanun önünde eþit olduðunu ilan etti. Türkler, politik ve kültürel alandaki çalýþmalarýný hýzlandýrdý Mayýs 1917 tarihleri arasýnda Bütün Rusya Müslümanlarýnýn I. Kurultayý toplandý. Bir süre sonra baþlayan Sovyet istilasýna karþý Türk toplumlarý ayrý ayrý mücadele vermek zorunda kaldý. 3. SSCB Yönetimindeki Türk Topluluklarýnýn Durumu Alaþ Orda Özerk Cumhuriyeti nin bayraðý Geçici hükûmeti deviren Bolþevik yönetimi, Orta Doðu, Güney Kafkasya, Ýran yöresinde etkili güç olan Ýngilizlerin desteklediði Türklerin ve diðer milletlerin giriþtiði baðýmsýzlýk hareketlerine engel olmak için onlara kendi kaderlerini tayin etme hakký tanýdý. Bu karar Sovyet Rusya nýn o günkü þartlarda zaman kazanmak için uyguladýðý bir oyalama politikasýydý. Ýlk olarak Kazan Türkleri, Ufa þehrinde 29 Kasým 1917 de Ýdil-Ural Devleti ni; Kazaklar, 13 Aralýkta Alaþ Orda Özerk Cumhuriyeti ni yine ayný tarihlerde Hokand da toplanan IV. Müslümanlar Kongresi nde de Özerk Türkistan Cumhuriyeti ni kurdular. Sovyetler Birliði nin kurulduðu dönemdeki karýþýklýktan yararlanan Türkler, bulunduklarý bölgelerde baðýmsýz devletler kurmaya baþladý. Baþkurdistan Sovyet Cumhuriyeti, Harezm Halk Cumhuriyeti, Türkistan ve Kýrgýz muhtar cumhuriyetleri bunlara örnek verilebilir. Bu geliþmelerden rahatsýz olan Sovyet yönetimi, 1920 yýlýnýn Yusuf Akçura sonlarýna doðru Türk devletleri üzerinde doðrudan hâkimiyet kurmaya yöneldi. 11

24 SOVYETLER BÝRLÝÐÝ NÝN ASÝMÝLASYON SÝYASETÝ Çarlýk Rusyasý döneminde iþgal edilen Türk topraklarýnda asimilasyon (Ruslaþtýrma) politikasý baþlatýldý. Ýlk olarak Türkler Hristiyanlaþtýrýlarak asimile edilmeye çalýþýldý. Bu bölgede Rus okullarý açýlarak Türklerin kültür ve dillerinin de deðiþtirilmesi hedeflendi. Türk ailelerinin Rus okullarýna raðbet etmemesi asimilasyon politikasýný etkisiz hâle getirdi. SSCB döneminde Türk illeri ele geçirildikten sonra Rus harita ve kitaplarýnda Türkistan isminin kullanýmý yasaklandý. Ardýndan Türkistan beþ ayrý cumhuriyete bölündü. Türkler arasýndaki birlik ve beraberliðin bozulmasý amacýyla farklý lehçelerin kullanýlmasý yaygýnlaþtýrýldý. Özbek, Kazak, Kýrgýz ve Türkmenlerin zorla Türkleþtirildikleri ileri sürüldü. Buna baðlý olarak da bu milletlerin dillerinden, kendilerine has tarihlerinden ve edebiyatlarýndan sistemli bir þekilde bahsedildi. Böylece Türkistan daki Türk topluluklarý içerisinde Özbekçilik, Kazakçýlýk, Türkmencilik, Kýrgýzcýlýk gibi boy/asabiye duygularý ortaya çýkarýlarak birlik bozulmaya çalýþýldý. Sovyetler, 10 ciltlik bir Sovyet Birliði Tarihi yazdýrma kararý aldý. Eserde Rus olmayan milletlerin özel tarihî geliþimini açýklayan bölümlerine yer verilmedi. Edebiyatta millî ruhu konu alan eserler yasak edildi. Kýrým ve Ahýska Türkleri 1944 te Stalin tarafýndan iki saat içinde vagonlara doldurularak, Kafkasya dan Orta Asya ya sürüldü. Sovyetler, bu Türk illerinde sistematik bir þekilde önce cami ve mescitleri tahrip edip bunlara ait vakýflarýn mal ve mülklerini devletleþtirdi. Din adamý yetiþtiren okul ve medreseleri kapatýp ileri gelen Müslüman din adamlarýný hapis ve sürgün ettiler. Geri kalan az sayýdaki cami ise açýk olmakla birlikte ibadete kapalýydý. Ekonomik kalkýnmayý saðlamak iddiasýyla, yüz binlerce Türk, iþçi sýfatýyla Azerbaycan ve Türkistan dan alýnýp Sovyetlerin diðer bölgelerine yerleþtirilirken buralara Rus ve Rus olmayan baþka milletleri yerleþtirdiler. Senelerce devam ettirilen bu göç hareketinin maksadý Rus olmayan milletleri bir potada kaynaþtýrmak ve onlarýn millî duygularýný yok etmekti. Ruslar, Türkiye ile Türkistan ýn kültürel baðlarýný da koparmak istediler. Bunun için 1924 te Arap alfabesinden Latin alfabesine geçerken 1928 de Türkiye nin Latin alfabesini kabul etmesi üzerine Türkler için Rus Kiril harfleriyle karýþýk bir Latin harf sistemine geçiþ yaptýlar. Prof. Dr. Mehmet SARAY, Kazak Türkleri Tarihi Kazaklarýn Uyanýþý, s SSCB politikalarýnýn günümüzdeki Türk dünyasýna kültürel etkileri neler olmuþtur? A. ZEKÝ VELÝDÝ TOGAN 10 Aralýk 1890 tarihinde Baþkurdistan da doðdu yýlýnda Türk Tarihi ve Arap Edebiyatý Tarihi Muallimi oldu sonlarýnda Türk ve Tatar Tarihi adlý kitabý yayýmlandý. Bu çalýþmalarý sonucunda Kazan Üniversitesi Arkeoloji ve Tarih Cemiyetine üye seçildi arasýnda Türkistan da yaptýðý araþtýrmalar sýrasýnda Fergana da Yusuf Has Hacib in Kutadgu Bilig adlý eserinin yeni bir nüshasýný buldu da Rus Millet Meclisi Dumada Ufa Müslümanlarýnýn temsilcisi olarak Petersburg a gitti. Bu sýrada Bolþevik Ýhtilali patlak verince o da Türklerin durumunun düzelmesi için mücadeleye baþladý. Bu nedenle Bolþevik yönetimiyle defalarca görüþmesine raðmen sonuç alamayýnca Türkistan a çekilip Enver Paþa ile çalýþtý. Basmacý Hareketi nin içinde bulundu. Türkistan Millî Birliðinin kurucusu ve ilk baþkaný oldu. Millî Eðitim Bakaný Hamdullah Suphi ile Fuat Köprülü, Rýza Nur, Yusuf Akçura nýn daveti üzerine Türkiye ye geldi. 20 Mayýs 1925 te Türkiye de Maarif Vekâleti Telif ve Tercüme Encümenine tayin edildi te doktora çalýþmalarýný bitirdikten sonra Avrupa nýn çeþitli üniversitelerinde ders verdi da talep üzerine Türkiye ye gelerek Ýstanbul Üniversitesinde Umumî Türk Tarihi Kürsüsünü kurdu ve ordinaryüs profesör oldu. Zeki Velidi Togan 26 Temmuz 1970 te Ýstanbul da vefat etti. Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, c. V, s den kýsaltýlmýþtýr. Kiril Alfabesi 12

25 Basmacý Hareketi Baskýn yapan, hücum eden manasýna gelen basmacý tabiri, Çarlýk döneminde Ruslar tarafýndan Türkmenistan, Baþkurdistan ve Kýrým da faaliyet gösteren kuvvetler için kullanýlmýþtý yýlý baþýnda Millî Hokand hükûmetinin Ruslar tarafýndan daðýtýlmasý üzerine Basmacý Hareketi bir halk hareketine dönüþtü. Hokand þehrinde baþlayan bu hareket, kýsa zamanda Fergana vadisine ve diðer bölgelere yayýldý. Basmacý Hareketlerinin tek gayesi, Türkistan ý Ruslardan kurtararak istiklaline kavuþturmaktý. Eylül 1919 da tekrar Türkistan (Fergana) hükûmeti kuruldu. Bu bölgede Ruslarla birlikte hareket eden Ermeniler, 180 Türk köyünü ateþe verdi. Bütün Türkistan ý iþgal etmek isteyen Sovyet Rusya ve Basmacýlar arasýnda çok çetin mücadeleler yaþandý. Enver Paþa nýn 8 Kasým 1921 de Türkistan a gelip Basmacýlara katýlmasýyla mücadeleler daha da þiddetlendi de Sovyet Rusya nýn genel bir saldýrýya geçmesi üzerine Basmacý liderleri birbirlerinden ayrýlmak zorunda kaldýlar. Enver Paþa nýn Aðustos 1922 de þehit olmasýyla Basmacý Hareketleri devam etmesine raðmen istenilen sonuca ulaþýlamadý. Bu mücadeleler 1931 e kadar sürdü ve bu tarihten sonra Ruslar, Basmacý Hareketi ne kesin olarak son verdiler. 5 Aralýk 1936 da Batý Türkistan da SSCB ye baðlý Kazakistan, Özbekistan, Kýrgýzistan ve Türkmenistan cumhuriyetleri kuruldu. Bu cumhuriyetlerin millî bir askerî güce sahip olma haklarý kaldýrýldý. II. Dünya Savaþý ndan sonra Sovyet yöneticileri, savaþ sýrasýnda deðiþik Türk ve Müslüman topluluklarýný, düþmanla iþ birliði yapmakla suçladýlar. Bunun sonucunda Kýrým Türklerini ve Kafkasya da yaþayan Karaçay, Balkar, Ahýska (Meshet), Çeçen ve Ýnguþ halklarýný, Orta Asya ve Sibirya ya sürgün ettiler. C. ORTA DOÐU DA MANDA YÖNETÝMLERÝNÝN KURULMASI Orta Doðu hangi özellikleri ile büyük devletlerin ilgi alaný olmuþtur? Coðrafi konumu, yer altý ve yer üstü zenginlikleriyle önem arz eden Orta Doðu, I. Dünya Savaþý na kadar, Ýran hariç olmak üzere Osmanlý Devleti nin egemenliðinde bulunmaktaydý. Fakat XIX. yüzyýlda Osmanlý Devleti nin iyice zayýflamasý, içte ve dýþta birçok meseleyle uðraþmak zorunda kalmasýyla bu bölge, baþta Ýngiltere, Fransa, Rusya, sonra da Almanya ve Ýtalya nýn etkin olmak için uðraþtýklarý bir alan hâline geldi. Batý Avrupa devletleri bu mücadeleyi yürütürken ayný zamanda Rusya nýn bölgeye inmesini engellemeye çalýþtýlar ve bunu baþardýlar da. Ancak XX. yüzyýlýn baþýnda Ýtilaf blokunun kurulmasý ve Osmanlý nýn bunun karþýsýndaki blokta yer alýp savaþ bitiminde yýkýlmasý Orta Doðu da bir otorite boþluðuna yol açtý. I. Dünya Savaþý devam ederken Ýngiltere, Fransa ve Rusya aralarýnda yaptýklarý gizli anlaþmalarla Orta Doðu yu paylaþtýlar Ýhtilali ile savaþtan çekilen Rusya, gizli anlaþmalarý açýkladý. ABD, savaþa girerken yayýnladýðý Wilson Prensipleri ne göre gizli anlaþmalarý kabul etmeyeceðini açýkladý. Ayrýca Osmanlý Devleti nin Türk nüfusunun yoðun olduðu bölgelerinde egemenliðinin devam etmesi, diðer bölgelerinde ise halklarýn kendi geleceklerini belirlemesi isteniyordu. Wilson Prensipleri, Ýngiltere ve Fransa nýn Orta Doðu planlarýný bozacak nitelikte maddeler içermekteydi. Bunun üzerine iki devlet, ortak deklarasyon yayýnlayarak Orta Doðu ülkelerinde halklarýn kendi idarelerine dayanan hükûmet ve yönetimler kurabileceklerini bildirdiler yýllarý arasýndaki Türkistan bayraðý. Ayný bayrak Basmacý hareketinin de bayraðýdýr. Enver Paþa GÝZLÝ ANTLAÞMALARA GÖRE I. Dünya Savaþý sýrasýnda 1915 te Arabistan Yarýmadasý ný ele geçiren Ýngiltere Mc Mahon Antlaþmasý yla Osmanlý Devleti ne karþý ayaklanan Mekke Þerifi Hüseyin i destekleyerek Irak ve Filistin topraklarý üzerinde kendisine baðýmlý bir Arap devleti kurmayý hedeflemiþti. Fransa ise bu plana karþý çýkýp Ýngiltere ye baský yaparak yeni bir antlaþma yapýlmasýný istedi. Rusya nýn da onayý alýnarak 9 Mayýs 1916 da Sykes-Picot Antlaþmasý imzalandý. Antlaþmaya göre; Rusya ya; Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis ile Güneydoðu Anadolu nun bir kýsmý, Fransa ya; Doðu Akdeniz Bölgesi, Adana, Antep, Urfa, Diyarbakýr, Musul ile Suriye kýyýlarý, Ýngiltere ye Hayfa ve Akka limanlarý, Baðdat ile Irak ýn güneyi verilecektir. Fransa ile Ýngiltere nin elde ettiði topraklarda Arap devletleri konfederasyonu veya Fransýz ve Ýngiliz denetiminde tek bir Arap devleti kurulacak, Ýskenderun serbest liman olacak, Filistin de, kutsal yerleþim yeri olmasý nedeniyle bir uluslararasý yönetim kurulacaktýr. Prof. Dr. Tayyar ARI, Geçmiþten Günümüze Orta Doðu, s tan özetlenmiþtir. 13

26 Osmanlý egemenliðindeki halklar tarafýndan baðýmsýzlýklarýnýn kabul edilmesi þeklinde anlaþýlan bu deklarasyon, aslýnda Ýngiltere ve Fransa nýn zaman kazanmak için ortaya koyduklarý bir plandan ibaretti. ABD nin savaþ sonrasý tekrar yalnýzlýk politikasýna dönmesi, Ýngiltere ve Fransa nýn Orta Doðu da serbestçe hareket etmelerine fýrsat verdi. Aþaðýdaki metinlere göre mandacýlýk sisteminin ortaya çýkýþý hakkýnda neler söyleyebilirsiniz? Sömürgecilikle mandacýlýk arasýnda nasýl bir baðlantý kurulabilir? Açýklayýnýz. MANDA REJÝMÝ Madde 22 Önceden kendilerini yöneten devletlerin hâkimiyetinden kurtulan ve kendi kendini yönetmeye yeterli olmayan halklar tarafýndan kalýnan (yaþanýlan) topraklar. Bu halklarýn iyiliði ve geliþmesi kutsal bir medeniyet görevi oluþturuyor. ( ) Bu halklarýn vesayetinin, bu sorumluluðu daha iyi yerine getirebilecek geliþmiþ milletlere verilmesine karar verildi. Geliþmiþ devletler bu vesayeti Milletler Cemiyeti adýna uygulayacaktýr. Mandanýn özelliðinin halkýn geliþmiþlik derecesine, topraðýn coðrafi durumuna, iktisadi þartlarýna göre farklýlaþmasý gerekiyor: A. Daha önce Osmanlý Ýmparatorluðu na ait bazý topluluklar geçici olarak baðýmsýzlýðýnýn tanýnabileceði geliþmiþlik derecesine ulaþmýþlardýr; tabii ki tek baþýna idare edebilecekleri ana kadar mandanýn tavsiye ve yardýmlarýnýn idarelerine yön vermesi þartýyla. B. Özellikle Orta Afrika daki diðer halklarýn geliþmiþlik derecesi, din ve vicdan özgürlüðünün saðlanmasý, engellerin kaldýrýlmasý, polis ve savunma dýþýnda yerlilere silah eðitiminin yasaklanmasý þartýyla, mandacýlarýn orada topraðýn idaresini üstüne almasýný gerektiriyor. C. Medeniyetin merkezinden uzaklaþmýþ, Güney Batý Afrika ya da Pasifik teki adalar gibi topraklarýn sadece mandacýlarýn kanunlarýyla, kendi topraklarýnýn bir parçasý gibi yönetilmesi daha iyi olacaktýr. Versay Antlaþmasý ndan alýntý Prof. Dr. Ömer TURAN, Orta Doðu, s. 111 IRAK MANDASI 16 Mayýs 1916 da yapýlan ve Osmanlý topraklarýnýn Ýngiltere ile Fransa arasýnda paylaþýmýný öngören Sykes-Picot Antlaþmasý na göre Osmanlý topraklarý Arap devletleri federasyonuna ayrýlan bölge ve Fransa ile Ýngiltere nin nüfuz alanlarýna giren bölgeler olarak parçalara ayrýlmýþtý. Akka-Kerkük hattýnýn kuzeyi Fransýz, güneyi ise Ýngiliz nüfuz alaný olarak kabul edildi. Bu hattýn kuzeyinde yer alan Musul, Fransýz nüfuz alanýnda kalmýþtý. Ancak 1918 Aralýk ayýnda yapýlan bir baþka anlaþmayla, Ýngiltere nin savaþ sonrasý Avrupa daki düzenlemelere iliþkin bazý taleplerinden vazgeçmesi ve Musul petrollerinden Fransa nýn da pay almasý koþuluyla, Fransýz nüfuz alanýnda bulunan Musul un Ýngiliz nüfuz alanýna katýlmasý kararlaþtýrýlmýþtý. Bundan iki yýl sonra 1920 Nisanýnda toplanan San Remo Konferansý yla Irak ýn Ýngiliz manda yönetimine býrakýlmasý sonucu Musul petrol alanlarý Fransa nýn da pay almasý koþuluyla resmen bu ülkenin denetimine girmiþtir. Böylece Ýngiltere, I. Dünya Savaþý sonunda Irak petrol alanlarý üzerinde tam bir denetim üstünlüðüne sahip olmuþtur Prof. Dr. Tayyar ARI, Geçmiþten Günümüze Orta Doðu, s dan düzenlenmiþtir. Manda yönetimi Millî Mücadele Döneminde Anadolu da da tartýþýldý. Erzurum Kongresi nde reddedilen manda idaresi Sivas Kongresi n- de kesinlikle reddedilerek ülkeyi iþgal eden devletlerle mücadeleye baþlandý. Ýngiltere ve Fransa Nisan 1920 de toplanan San Remo Konferansý nda Orta Doðu yu kendi aralarýna paylaþtýlar. Buna göre Fransa, Suriye ve Lübnan ý; Ýngiltere, Irak, Filistin ve Ürdün ü aldý. Ayrýca Sevr Anlaþmasý ile Anadolu da nüfuz bölgeleri kurarak buralarý iþgal etmeye baþladýlar. Bunlar dýþýnda Ýngiltere daha önceden iþgal etmiþ olduðu Mýsýr ve Kýbrýs ý resmen kendisine baðladý. Böylece Orta Doðu topraklarý, I. Dünya Savaþý sonunda galip devletlerin kontrolü ve egemenliðine girmiþ oldu. Ancak Wilson Prensipleri nden biri de yenilen devletlerden toprak alýnmamasý idi. Ýtilaf Devletleri bu maddeyi etkisiz kýlabilmek için görünüþte bu maddeye paralel gibi duran manda yönetimi sistemini ortaya atarak bunu Orta Doðu da uygulamak için harekete geçtiler. 1. Orta Doðu da Büyük Devletlerin Durumu ve Politikalarý Osmanlý egemenliðinde sorunsuz yaþayan bölge halký, Ýngiltere ve Fransa gibi sömürgeci devletlerin sözlerine inanarak baðýmsýzlýklarýnýn verilmesini bekledi. Ancak vaatlerini yerine getirmeyen büyük devletlerin izledikleri politikalar, bölgede yeni bir siyasi harita ve statü ortaya çýkardý. Bu durum günümüze kadar süren sorunlarýn çýkmasýnda etkili oldu. 14

27 TÜRKÝYE LÝBYA (1936 ya kadar Fransýz Mandasý) 1939 da Türkiye ye katýldý HATAY SURÝYE GÝRÝT KIBRIS Hayfa (Fransýz Mandasý) 1946 da baðýmsýz oldu A K D E N Ý LÜBNAN Z (Fransýz Mandasý) IRAK 1946 ta baðýmsýz oldu FÝLÝSTÝN (Ýngiliz Mandasý) ÜRDÜN Kahire (Ýngiliz Mandasý) 1946 da baðýmsýz oldu ÝRAN (Ýngiliz Mandasý) 1930 da baðýmsýz oldu BASRA KÖRFEZÝ MISIR (Ýngiliz Nüfuz Bölgesi) 1922 de baðýmsýzlýðýný kazandý SUUDÝ ARABÝSTAN (Ýngiliz Nüfuz Bölgesi) K I Z I L D E N Ý Z Mekke Fransýz mandasý Ýngiliz mandasý Manda yönetiminin sýnýrlarý SUDAN Km Orta Doðu da manda yönetimlerinin sýnýrlarý a. Ýngiltere ve Orta Doðu Ýngiltere nin Uzak Doðu daki sömürgelerine ulaþmada en kýsa yol olan Orta Doðu, 1869 da Süveyþ Kanalý nýn açýlmasý ve XIX. yüzyýlýn sonlarýnda bölgede önemli petrol rezervlerinin bulunmasýyla daha da önem kazandý. Almanya nýn Osmanlý Devleti yle yakýn iliþkiler kurarak Hicaz Demiryollarý projesiyle de bölgede üstünlük saðlamasý Ýngiltere yi tedirgin etti. II. Abdülhamit döneminde Ýslamcýlýk politikasý ve tehlike olarak görülen Þerif Hüseyin in Ýstanbul da tutulmasýyla milliyetçiliðe baðlý ayaklanmalarýn bu bölgede görülmesi engellenmeye çalýþýldý. Ancak Ýttihat ve Terakki yönetimi ile bu politikanýn terk edilmesi ve Þerif Hüseyin in bölgeye gönderilmesi Ýngilizlere istenen fýrsatý verdi. Böylece Ýngilizlerin kýþkýrtmalarý sonucunda Orta Doðu da yerel liderler devlete karþý ayaklanmaya baþladýlar. Özellikle I. Dünya Savaþý sýrasýnda Ýngilizlerin bu bölgeye gönderdiði ajanlarla bu ayaklanmalar daha da arttý ve Türklere karþý bazý bölge liderleri Ýngiltere nin yanýnda yer aldý. I. Dünya Savaþý ndan sonra daha da güçlenen Ýngiltere, Orta Doðu dan aldýðý en büyük payla bölgenin hâkim gücü oldu. Böylece Ýngiltere, Libya sýnýrýndan Hayfa ya kadar uzanan bütün Akdeniz kýyýsýný egemenliðine aldý. Ýngiltere, bölgedeki bu çýkarlarýný sürdürecek bir politika izlerken bölge halký da Ýngiliz egemenliðinden kurtulmanýn yollarýný aramaya baþladý. Arabistan Yarýmadasý Þerif Hüseyin Ýngiltere nin Irak a yerleþmesinden sonra Musul, Türkiye ile Ýngiltere arasýnda sorun oldu. Lozan da çözülemeyen bu mesele 1926 da yapýlan Ankara Antlaþmasý yla çözüldü. Aþaðýdaki metinlere göre Ýngiltere ve Þerif Hüseyin in bölge üzerindeki beklentileri nelerdir? ÞERÝF HÜSEYÝN - Mc MAHON MEKTUPLAÞMASI Þerif Hüseyin in Ýngiltere ye önerdiði 6 maddelik anlaþma metninden (14 Temmuz 1915): 1. Ýngiltere kuzeyde Mersin, Adana ve üzerinde bulunduðu 37. paraleli, Birecik, Urfa, Mardin, Midyat, Cizre, Ahmediye hattý (Ýran sýnýrýna kadar), doðuda Ýran sýnýrý ve Basra Körfezi, güneyde (Aden mevcut pozisyonu saklý kalmak üzere) Hint Okyanusu, batýda Kýzýldeniz ve Akdeniz (Mersin e kadar) sýnýrlarýyla çevrili Arap ülkelerinin baðýmsýzlýðýný kabul eder ve Ýslam Arap halifesinin ilanýný onaylar. 2. Þerif Hüseyin hükûmeti, Ýngiltere nin Arap ülkelerindeki bütün ekonomik teþebbüslerde öncelik sahibi olacaðýný kabul eder. 15

28 Mc Mahon un mektubunda Ýngiltere adýna verdiði garantilerden bazýlarý (24 Ekim 1915): Mersin ve Ýskenderun bölgeleriyle Suriye nin Þam ýn batýsýna düþen kýsmýnýn tümüyle Arap olduðu söylenemez, dolayýsýyla talep edilen sýnýrlarýn dýþýnda býrakýlmalýdýr. 1. Yukarýdaki deðiþiklikleri göz önünde tutarak Ýngiltere, Mekke Þerifi tarafýndan talep edilen sýnýrlar içerisindeki bütün bölgelerde Araplarýn baðýmsýzlýklarýný tanýmaya ve desteklemeye hazýrdýr. (...) 3. Durum el verdiðinde Ýngiltere, Araplara deðiþik bölgelerde, en uygun þekillerde devletlerinin kurulmasý için yardýmcý olacak, tavsiyede bulunacaktýr. (...) 5. Baðdat ve Basra vilayetleri konusuna gelince; bu yerlerin dýþ saldýrýlara karþý güvenliklerinin saðlanmasý, bölge halkýnýn refahýnýn geliþtirilmesi ve karþýlýklý ekonomik çýkarlarýmýzýn güvenliði için Araplar, Ýngiltere nin bu bölgelerde mevcut pozisyon ve çýkarlarýnýn gerektirdiði özel idari düzenlemeleri tanýyacaklardýr. (...) Prof. Dr. Tayyar ARI, Orta Doðu, s. 135 ten yararlanýlmýþtýr. I. Dünya Savaþý sýrasýnda yanýnda yer alan yerel liderlere Ýngiltere nin baðýmsýzlýk vaadi üzerine Hicaz Emiri Þerif Hüseyin kendini Arap Ülkeleri Kralý ilan etti. Ancak Ýtilaf devletleri onu sadece Hicaz Kralý olarak tanýdý. Þerif Hüseyin, oðullarýný Irak ve Ürdün e kral tayin etti ve 5 Mart 1924 te halifeliðini ilan ederek bölgedeki konumunu güçlendirdi. Baþlangýçtan beri bölge liderliði konusunda rekabet eden Necd Emiri Abdülaziz Ýbni Suud, Þerif Hüseyin e savaþ açtý. Galip gelen Ýbni Suud kendini Hicaz ve Necd Kralý ilan etti. Ýngiltere nin 1927 de tanýdýðý bu krallýk 1932 de Suudi Arabistan Krallýðý adýný aldý. Suudi Krallýðý nýn 1936 da Amerikan þirketi Aramco ya petrol ayrýcalýðý vermesiyle ABD bölgeye girmiþ oldu. Ýngiltere nin Arap Yarýmadasý nda uðraþtýðý bir diðer bölge Yemen di. Yemenliler, Ýngilizlerin I. Dünya Savaþý nda iþgal ettikleri Yemen topraklarýný geri alabilmek için mücadeleye baþladýlar. Karýþýklýktan faydalanarak Kýzýldeniz e sokulmaya çalýþan Ýtalya nýn olaya müdâhil olarak Yemenlilere yardým etmesi üzerine Ýngiltere 1934 te Yemen in baðýmsýzlýðýný tanýmak zorunda kaldý. Ýbni Suud, ABD Baþkaný Franklin Roosevelt ile birlikte Ancak bölgede Ýngiltere nin Yemen ve Ýtalya ile olan mücadelesi devam etti. Irak: Ýngiltere sömürge yollarýný Akdeniz den Basra Körfezi ne kadar birleþtiren Irak topraklarýna tam olarak egemen olmak istiyordu. Mondros Ateþkes Antlaþmasý imzalandýðýnda Irak, Musul dýþýnda Ýngiliz kontrolüne býrakýldý San Remo Konferansýnda zengin petrol yataklarýna sahip olan Musul da Ýngiltere ye verildi. Irak ta kendi politikalarýna uygun bir yönetim oluþturmak isteyen Ýngiltere, 1921 de Hicaz Kralý Þerif Hüseyin in oðlu Faysal ý Irak krallýðýna getirdi. Bu durumu kabul etmeyen Iraklýlarýn baþlattýðý baðýmsýzlýk mücadelesi sonucu Ýngiltere, Irak a bazý tavizler verdi. 30 Haziran 1930 da yapýlan antlaþma ile Irak, baðýmsýzlýðýný kazandý. Bu antlaþmaya göre: Dýþ politikada iki devlet birbirine danýþacak, Irak saldýrýya uðrarsa Ýngiltere yardým edecek ve Irak ordusunu eðitecekti de Irak yönetimi Ýngiliz yanlýsý olan Baþbakan Nuri Sait Paþa nýn eline geçti. Böylece Ýngiltere, II. Dünya Savaþý öncesinde Irak üzerindeki egemenliðini sürdürmüþ oldu. Ürdün: Sýnýrlarý ve yönetim biçimi Ýngiltere nin isteðine göre Milletler Cemiyetinin kararýyla belirlenen Ürdün 1922 de Ýngiltere nin mandasý olarak kuruldu. Baþýna Hicaz Kralý Þerif Hüseyin in oðlu Abdullah ýn getirildiði manda yönetimi doðrudan Filistin deki Ýngiliz komiserine baðlýydý. Ürdün, baðýmsýzlýðýna 1946 da kavuþtu. Emir Faysal 18 Ocak 1919 da Paris Konferansý nda 16

29 Filistin: San Remo Konferansý nda Ýngiliz mandasýna býrakýlan yerlerden biri de Filistin di. Ýngiltere nin Filistin de Yahudi yurdu kurma çalýþmalarý, Wilson Prensipleri ne uygun olarak ABD tarafýndan desteklendi. Günümüze kadar karýþýklýklarýn devam ettiði Filistin deki diðer geliþmeler gelecek ünitelerde iþlenecektir. Mýsýr: 1882 de Mýsýr ý iþgal eden Ýngiltere, Osmanlý Devleti nin savaþa girmesiyle de 1914 te topraklarýna kattýðýný açýklamýþtý. Ýngiltere nin Mýsýr ý iþgaliyle baþlayan milliyetçilik hareketleri Wilson Prensipleri nin yayýnlanmasýyla geliþerek Mýsýr da baðýmsýzlýk ümidini güçlendirdi. Mýsýr milliyetçilerinin çýkardýðý ayaklanmalar sonunda Ýngiltere, 1922 de Mýsýr ýn baðýmsýzlýðýný tanýmak zorunda kaldý. Ancak Ýngiltere, Süveyþ Kanalý ve Mýsýr daki yabancýlarýn haklarýný korumayý üzerine aldý. Böylece Mýsýr daki egemenliðini dolaylý olarak sürdürdü. Mýsýr halký, Ýngiltere nin Süveyþ Kanalý koruyuculuðundan vazgeçmesi ve Mýsýr daki askerlerini çekmesi konusunda baský yaptý. Bu esnada Ýtalya nýn Habeþistan ý (1936) iþgal ederek Nil in kaynaklarýna egemen olmasý ve Ýtalya nýn Almanya ile Orta Doðu da baðýmsýzlýk isteyen milletleri kýþkýrtarak yardým etmesi Ýngiltere nin Mýsýr politikasýnda deðiþikliðe gitmesine sebep oldu. Bu geliþmeler Ýngiltere yi Mýsýr ile anlaþma ve ittifak yapmaya zorladý. Buna göre: Ýngiltere, Mýsýr dan çekilirken sömürge yolu üzerindeki Süveyþ Kanalý nda sürekli asker bulundurma hakký elde etti. Ayrýca Ýngiltere, saldýrý hâlinde Mýsýr ý koruyacaktý. Böylece Ýngiltere, Mýsýr daki nüfuzunu korumuþ oldu. b. Fransa ve Orta Doðu Osmanlý Devleti nin yýkýlmasýyla Orta Doðu da söz sahibi olmak isteyen devletlerden birisi de Fransa ydý. San Remo Konferansý nda Fransa nýn payýna Suriye ve Lübnan düþmüþtü. Ayrýca Sevr Antlaþmasý ile Güney Doðu Anadolu yu, diðer Ýtilaf devletleriyle birlikte, Boðazlarý ve Ýstanbul u iþgal etmiþti. Fransa nýn amacý, aldýðý yerleri korumak hatta daha da geniþletmekti. Suriye nin çeþitli bölgelerinden temsilcilerin oluþturduðu Suriye Ulusal Kongresi, Mart 1920 de merkezi Þam olmak üzere Lübnan ve Filistin topraklarýný da içine alan Suriye Krallýðý ný kurdu. Baþýna Kral Faysal ýn getirildiði bu San Remo Konferansý nda Fransýz temsilci Marshal Foch (önde solda) ile Ýtalyan temsilci General Badoglio (önde saðda) bir arada devlet, San Remo Konferansý nda tanýnmadý. Filistin bu devletten alýnarak Ýngiltere ye, Lübnan ve Suriye ise Fransa mandasý altýna verildi. Suriye yi iþgal eden Fransa, Kral Faysal ý tahttan indirerek bölgeyi sýký askerî denetimi altýna aldý. Lübnan ý, topraklarýný iki kat artýrarak Suriye den ayýrdý. Fransa nýn Suriye yi eyaletlere ayýrarak federal bir düzen kurmasý, Araplarýn tepkisini daha da artýrdý. Anadolu da iþgal ettiði yerlerde Türk kuvvetlerine karþý direnemeyen Fransa, Ankara Antlaþmasý yla Güney Doðu Anadolu yu boþaltarak bütün dikkatini Suriye ye yöneltti. Kuvvet yoluyla buralarda tutunamayacaðýný anlayýnca 1926 da Lübnan a, 1930 da da Suriye ye baðýmsýzlýklarýný verdi. Ancak her iki devletin de anayasasýnda Fransýz mandasýnýn devamýný saðlayan maddeler vardý. Ýtalya nýn Habeþistan ý iþgali ve Akdeniz de tehlikeli olmasý, Almanya nýn Orta Doðu da Ýngiltere ve Fransa aleyhine giriþimlerinden sonra Fransa 1936 da Lübnan ve Suriye ile ittifak anlaþmasý yaptý ancak Fransa parlemontesu anlaþmalarý onaylamadý. Fransa, Suriye ve Lübnan dan 1946 da tamamen çekildi. Mýsýr ýn baðýmsýzlýðýnda önemli rol oynayan Mýsýr milliyetçisi Saad Zaglul Mondros Ateþkesi nden sonra Ýskenderun Sancaðý (Hatay) Fransýzlar tarafýndan iþgal edilmiþti. Türkiye ile Fransa arasýnda imzalanan Ankara Antlaþmasý yla (20 Ekim 1921) Ýskenderun Sancaðý, Fransa mandasýnda olan Suriye sýnýrlarý içinde yer almýþtý. Fransa, anlaþma gereði Ýskenderun da özel bir yönetim kurdu. Resmî para olarak Türk parasýnýn kullanýlmasý kabul edildi. Millî kültürün korunmasýnda halka her türlü kolaylýðýn saðlanmasý kararlaþtýrýldý. 17

30 D. UZAK DOÐU DA YENÝ BÝR GÜÇ: JAPONYA XIX. yüzyýlýn ikinci yarýsýna kadar derebeylik ( feodal) düzenin hâkim olduðu Japonya, dýþ dünyaya kapalý bir ülkeydi. Þogun adý verilen ordu komutaný, bu derebeylerin en güçlüsünden seçiliyordu. Asýl güç Þogun un elindeydi. Ýmparator sembolik olarak devletin baþýndaydý. Batýlý devletler ticari gerekçelerle Japonya yý kapýlarýný kendilerine açmasý için zorlamaya baþlayýnca 1854 te Batýlý devletlerle ticari anlaþmalar yapýldý. Ancak Japonya nýn Batý ya açýlýmý, ülkede tepkiyle karþýlandý ve anlaþmayý imzalamakla suçlanan Þogun yönetimi, ülke üzerindeki etkisini kaybetti de genç yaþta tahta geçen Ýmparator Mutsuhito nun aydýnlarýn Batý tarzý yenilikler yapýlmasý fikirlerine destek vermesiyle Japonya da Meiji Restorasyonu denilen reform süreci baþlamýþ oldu de feodal düzen yýkýlarak Batý tarzý hükûmet kuruldu. Hukuk sisteminde reform yapýlarak Prusya-Alman modeline dayalý yeni bir anayasa oluþturuldu. Eðitim alanýnda yapýlan yenilikler sonucu yüksek bir okur yazarlýk oranýna ulaþýldý. Takvim deðiþtirildi. Giyim kuþamda Batý örnek alýndý. Çaðdaþ bir bankacýlýk sistemi oluþturuldu. Japon donanmasýnýn kurulmasýnda Ýngiltere Krallýk Donanmasý ndan faydalanýldý. Ordunun çaðdaþlaþtýrýlmasýnda ise Prusya genelkurmayýndan uzmanlar getirildi. Japon subaylarý Batýlý askerî ve donanma akademilerine gönderildiler. Dýþardan çaðdaþ silahlar satýn alýnýrken yerli bir silah sanayisi de kuruldu. Devlet, ulaþým ve haberleþmeye önem vererek demir yolu aðý, telgraf hatlarý ve deniz yollarýnýn oluþturulmasýný özendirdi. Aðýr sanayi, demir-çelik ve gemi yapýmcýlýðý geliþtirilirken tekstil sanayi de çaðdaþ seviyeye getirildi. Devlet Japon giriþimcilerle ortak çalýþarak ihracatçýlara, sanayicilere ve deniz taþýmacýlýðýna her türlü desteði saðladý. ÞANTUNG Ç Ý N FUKÝEN MANÇURYA LÝAOTUNG YARIMADASI 1905 Amoy Tsingtao RUSYA Çangçun KORE (ÇOÞEN) 1910 TAYVAN (FORMOZA) 1895 DOÐU DENÝZÝ RYUKYU (LUÇU) ADALARI 1872 SAHALÝN KARAFUTO 1905 J A P O N Y A B Ü Y Ü K O K Y A N U S KURÝL ADALARI 1875 BONÝN (OGASANARA) ADALARI 1873 Japonya nýn yayýlmasý 1875 sonunda Japonya ya ait topraklar arasý edinilen topraklar 1918 de Japon nüfuz bölgeleri Km Japonya da Meiji Restorasyonu nu baþlatan Ýmparator Mutsuhito X I X. y ü z y ý l O s m a n l ý Devleti nde Batý nýn örnek alýnarak yeniliklerin yapýldýðý bir dönemdir. Abdülaziz döneminde ( ), Tanzimat Döneminde baþlayan yenilik hareketleri sürdürüldü. Ýdare, askerlik, hukuk, eðitim, ulaþým ve bankacýlýk konularýnda çeþitli düzenlemeler yapýldý de Danýþtay ve 1870 te Sayýþtay kuruldu. II. Abdülhamit döneminde ( ) idari alanda anayasa kabul edilerek Meþrutiyet ilan edildi ve parlamenter sisteme geçildi. Eðitim alanýnda ise harp, hukuk ve güzel sanatlar akademileri ile ticaret, bayýndýrlýk ve veterinerlik okullarý açýldý. Ýlk ve orta öðretimde okul sayýsý artýrýldý. Baðdat ve Hicaz demiryollarý da bu dönemde iþletmeye açýldý. Japonya nýn ihracatý, özellikle ipek ve tekstil dalýnda yükseliþe geçti. Tüm bu geliþmelerin ardýnda güçlü ordusu olan zengin bir ülke olma ideali vardý. Gerçekleþtirilen bu reformlarla kýsa sürede geliþen Japonya XIX. yüzyýlýn sonlarýnda güçlü bir devlet hâline geldi. Sanayileþen fakat hammadde açýsýndan fakir olan Japonya Asya kýtasýna ulaþmak için yayýlmacý bir politika izlemeye baþladý. Çin in yönetimindeki Kore yi ele geçirmek isteyince Çin le karþý karþýya geldi. Ýki devlet arasýnda yapýlan savaþta galip gelen Japonya, Batýlý devletler ve Rusya nýn tepkisi nedeniyle elde ettiði topraklarý Çin e geri verdi. Çin topraklarý Japonya ve Rusya arasýnda rekabet alaný hâline geldi. Rusya ile Japonya arasýnda savaþý çýktý. Rusya bu savaþta yenilerek Çin ve Kore üzerindeki etkisini kaybetti. Japonya bir süre sonra Kore yi topraklarýna katarken Rusya ve Çine karþý elde ettiði baþarýlarla Uzak Doðu da yeni bir güç olarak ortaya çýktý. 18

31 E DÜNYA EKONOMÝK KRÝZÝ EKONOMÝK DURGUNLUKTAN KRÝZE lerin ortalarýnda radyo hâlâ bir yenilikti ve herkes bir radyo almak istiyordu. Amerikalý iki elektrik mühendisi radyo üretecek bir þirket kurdu ve iþe koyulmak için bankadan kredi aldýlar. Çok baþarýlý oldular. Taleplere yetecek kadar radyo üretemiyorlardý. Daha fazla iþçi çalýþtýrmak ve daha büyük bir fabrika kurmak için daha çok sermayeye gerek duydular. Banka kredisini uzattýlar. Þirket hisselerinin bir bölümünü New York Borsasýnda (Wall Street) satýþa çýkardýlar. Wall Street te panik Borsa çöktü. manþetiyle çýkan dönemin Amerikan gazetesi 1929 Ekonomik Krizi nde Amerikan Borsasý Sanayi üretimi endeksi ( ) Hisselerin deðer endeksi ( ) (1925 Haziranýnda temel 100) (1926 Temmuzunda temel 100) Georges LANGLOIS, 20. Yüzyýl Tarihi, s. 130 Bu hisseleri birçok kiþi aldý. Radyo üretimi daha da arttý. Þirketin kârý yükseldi ve hissedarlar yaptýklarý yatýrýmdan iyi bir gelir elde etmeye baþladýlar. Radyo üreten baþka firmalarýn da durumu iyiydi. Bir süre sonra þirket, radyo satýþlarýnýn artmadýðýný fark etti. Çoðu insan tek radyoyla yetiniyordu artýk. Þirket ikinci, üçüncü radyo alýmlarýný teþvik için yeni modeller sundu. Bir süre artan satýþlar daha sonra yeniden düþüþe geçti. Zor bir dönemden geçiliyordu. Ýnsanlar lüks mallarý deðil, temel ihtiyaç ürünlerini almaya bakýyordu. Þirket, iþçi sayýsýný azalttý. Kârlar iniþe geçti, þirket hisselerinin deðeri düþmeye baþladý ve bazý hissedarlar daha fazla para kaybetmeden hisselerini satmaya yöneldi. Bu durum bir panik meydana getirdi. Daha çok sayýda hissedar satýþa geçince hisse fiyatlarý düþtükçe düþtü. Ýlk ortaklara kredi veren banka, paranýn geri ödenmesini istedi. Þirket borcunu ödeyemeyince iflasýný istedi. Bütün iþçiler iþten çýkarýldý. Hisse alabilmek için borçlanan hissedarlar da finansal açýdan yýkýma uðradýlar. Robert STRADLING, 20. Yüzyýl Avrupa Tarihi Nasýl Öðretilmeli, s krizinde New York Borsasý önü Ýþ Aranýyor... pankartýyla görünen Amerikalýlar Metne göre ekonomik krizin çýkmasýnda hangi faktörler etkili olmuþtur? 1. Ekonomik Kriz Öncesi Dünya 1929 Dünya Ekonomik Krizi, 1929 da baþlamýþ, 1930 lu yýllar boyunca devam etmiþ, Kuzey Amerika ve Avrupa yý merkez almasýna raðmen, dünyanýn özellikle de sanayileþmiþ diðer ülkelerinde yýkýcý etkiler meydana getirmiþtir. I. Dünya Savaþý, özellikle Avrupa dýþýnda üretim kapasitesinin olaðanüstü artmasýna sebep olmuþ, sanayi ülkeleri ihraç ettiði ürünlerle büyük kârlar saðlamýþtý. Bununla beraber 1920 lerde tarýmsal üretimdeki artýþ, tarým ürünleri fiyatlarýnýn düþmesine neden olmuþtu. Tarým ülkeleri ekonomik büyümeden yeterince faydalanamamýþtý. Kriz döneminde birçok insan evsiz kalmýþtý. 19

32 Amerika da I. Dünya Savaþý nýn getirdiði zorluklar karþýsýnda küçük þirketler birleþerek savaþ sonrasýnda tekeller oluþturmuþlardý. Öyle ki 1929 yýlýna gelindiðinde Amerikan ekonomisinin % 50 si üzerinde söz sahibi olan holding sayýsý 200 kadardý. Bu da tek bir holdingin bile iflasýnýn ekonomiyi sarsmaya yeteceðini gösteriyordu. Bu dönemde Amerikan banka ve þirketlerinin çalýþma esaslarýný düzenleyen yasalar yetersizdi. Hissedar yatýrýmcýlarýn bilgilendirilmesinde ve denetlemede görülen eksiklikler Amerikan ekonomisinin olumsuz özelliklerindendi. Amerika, yýllarý arasýnda gerçekleþtirdiði ihracat fazlasý ile dünyanýn kredi veren ülkesi konumuna geldi. Bu esnada ülkede otomobil, yapý, elektrik gibi yeni endüstriler geliþmeye baþladý. Yeni geliþen endüstrilere talebin fazla olmasý borsanýn spekülatif (yapay) olarak aþýrý yükselmesine neden oluyordu. Amerika nýn verdiði kredileri geri alamamasý z amanla Amerikan ekonomisini zorda býrakmýþtý. Ayný dönemde Ýngiltere de para birimi pound (paund)ýn aþýrý deðer kazanmasý, ihracatta düþüþe ve ekonominin iyice bozulmasýna yol açmýþtý. Almanya ise savaþ tazminatlarýný ödemek için karþýlýksýz para basmýþ, bu da ülkede hiperenflasyona (aþýrý enflasyon) sebep olmuþtu. Dönemin Amerikan ekonomi yönetiminin, krizle ilgili gerekli kararlarý yerinde ve zamanýnda almamasý krizin büyümesinde etkili olmuþtur. 2. Ekonomik Krizin Ortaya Çýkýþý (Kara Perþembe) New York Borsasý 1928 yýlýnýn baþýndan 1929 yýlý Ekim ayýnýn baþýna kadar olan süreçte gittikçe yükseliyor ve yüksek fiyat/kazanç oraný getiriyordu. Ancak 3 Ekim 1929 tarihine gelindiðinde borsanýn yükseliþi durmuþ hatta birkaç büyük holdingin hisse senetleri düþmüþtü. Bu düþüþ 21 Ekim günü yabancý yatýrýmcýlarýn kâðýtlarýný ellerinden çýkarmalarýyla hýzlandý ve Kara Perþembe olarak anýlan 24 Ekim 1929 Perþembe günü borsa, dibe vurdu yýlýnýn fiyatlarýyla 4,2 milyar dolar yok oldu. Bu süreçte çok sayýda banka batmýþ, binlerce insanýn mal varlýðý yok olmuþtu. Bu insanlar, açlýða sürüklendi, sebze ve meyve yetiþtirip satarak yaþamaya çalýþtýlar. Piyasadaki para bir anda yok olduðu için insanlar ihtiyaçlarýný karþýlamada takas yoluna giderek bir nevi deðiþ-tokuþ ekonomisine geri döndüler. Maddi varlýklarýyla beraber sosyal konumlarýný ve ruh saðlýklarýný da kaybettiler. Bunalýmýn etkileri II. Dünya Savaþý na kadar yaklaþýk 10 yýllýk bir dönemde devam etti. Grafiklere göre 1929 krizinin ekonomik ve toplumsal etkilerini belirtiniz Dünyada sanayii üretimi stoklar % Dünyada iþsizlik üretim fiyatlar Times Dünya Tarih Atlasý, s. 266 Kriz döneminde Amerika da çok sayýda açýlan aþevlerinden birisi Kriz en çok sanayileþmiþ þehirleri vurmuþ, bu kentlerde bir iþsizler ve evsizler ordusu oluþturmuþtur. Bunalýmdan etkilenen birçok ülkede inþaat faaliyetleri durmuþ; tarým ürünü fiyatlarýndaki % lýk düþüþ, çiftçileri ve kýrsal bölge nüfusunu kötü etkilemiþtir. Talebin beklenmedik düzeyde düþmesi nedeniyle madencilik alaný krizin en fazla etkilediði sektörlerden biri olmuþtur. Ekonomik kriz dünyada 50 milyon insanýn iþsiz kalmasýna, yeryüzündeki toplam üretimin % 42 oranýnda ve dünya ticaretinin de % 65 oranýnda azalmasýna sebep olmuþtur yýlýna kadar dünyada oluþan diðer krizlere bakýldýðýnda dünya ticaretinin en fazla % 7 oranýnda düþtüðü düþünülürse 1929 bunalýmýnýn ne derece etkili olduðu görülebilir. Ekonomik kriz farklý ülkelerde deðiþik tarihlerde sona ermiþtir. 20

33 3. Krizin Türkiye ye Etkileri 1929 DA YERLÝ MALI YEMÝNÝ Ýki dünya savaþý arasýnda, tam üç büyük ekonomik durgunluk ve daralma yaþanýr. Yaygýnlýðý, þiddeti ve sonuçlarý açýsýndan, 1929 daki Büyük Buhran bunlar arasýnda en sarsýcý olanýdýr. Bunalýmýn etkisiyle uluslararasý ticarette ortaya çýkan daralma, Türkiye yi de etkiler ve korumacý-devletçi iktisat politikalarýna yöneltir. Dýþ ticaret ve döviz üzerinde devlet denetimini artýran Türkiye, bir yandan ithalata miktar kýsýtlamalarý getirirken öte yandan gümrük vergilerini yükseltir. Ulusal sanayii güçlendirme yolunda halk hem tasarrufa hem de yerli malý kullanmaya özendirilir. Bu amaçla, 4 Nisan 1929 da Ýstanbul Darülfünununda (Ýstanbul Üniversitesi) düzenlenen Yerli Malý Kullanma ve Koruma konulu toplantýda gençlik, yerli malý kullanmaya yemin eder. Bu toplantýdan çýkan bir baþka sonuç da Yerli Mallarý Haftasý nýn ilan edilmesidir. Ýlerleyen günlerde, yerli malý kullanýmý ný yaygýnlaþtýrmak amacýyla, Atatürk ün de direktifleriyle bir cemiyet kurulur. Baþkanlýðýný, TBMM Baþkaný Kazým Özalp ýn yürüttüðü Millî Ýktisat ve Tasarruf Cemiyeti, Aralýk 1929 da çalýþmalarýna baþlar. Cemiyet; propaganda çalýþmalarý, düzenlediði Yerli Mallarý haftalarý ve sergilerle yerli malý kullanýmýný bir alýþkanlýða dönüþtürmeye çalýþýr. Cemiyetin, Ýhap Hulusi, Nurettin Kenan gibi imzalar taþýyan afiþlerinde, Bir avuç fýndýk, bir yýðýn saðlýk!, Üzüm, incir, fýndýk ye! Hem sana yarar hem bana. gibi sloganlar bulunuyordu. Popüler Tarih, Nisan 2002, Sayý: 20, s Türkiye nin 1929 Dünya Ekonomik Krizi ne karþý almýþ olduðu tedbirlerden günümüze yansýyan alýþkanlýklar neler olabilir? 2. Grafiðe göre 1929 Dünya Ekonomik Krizi Türkiye ekonomisini nasýl etkilemiþtir? Belirtiniz. Yerli malýný teþvik etmek için Ýhap Hulusi ye hazýrlatýlmýþ afiþler Dünya Ekonomik Krizi nde Türkiye nin ithalatý ve ihracatý Milyon dolar Ýthalat Ýhracat TÜÝK Ýstatistik Göstergeler , s ile 2008 ekonomik krizlerini benzer ve farklý yönlerden karþýlaþtýrýnýz. 21

34 F. ÝKÝ SAVAÞ ARASI DÖNEMDE AVRUPA 1. Barýþýn Sürekliliðini Saðlama Çabalarý MÝLLETLER CEMÝYETÝ YASASI Baðýtlý (imzacý) yüksek taraflar, uluslararasýnda iþ birliðini geliþtirmek ve bu uluslara barýþ ve güvenlik saðlamak üzere; savaþa girmemek için kimi yükümlülükler üstlenmek, adalet ve onur üzerine kurulan uluslararasý iliþkileri açýklýkla sürdürmek, devletler hukuku kurallarýna sýký sýkýya baðlý kalmak, örgütleþmiþ uluslarýn birbirleriyle olan iliþkilerinde adaleti üstün kýlmak ve antlaþmalardan doðan tüm yükümlülüklere özenle uymak gerektiðini göz önünde tutarak Milletler Cemiyetini kuran iþbu yasayý kabul etmiþlerdir Madde 10. Cemiyet üyeleri, Cemiyetin tüm üyelerinin toprak bütünlüklerine ve bugünkü siyasi baðýmsýzlýklarýna saygý göstermeyi ve onlarý herhangi bir dýþ saldýrýya karþý korumayý görev bilir. Saldýrý ya da saldýrý tehdidi durumlarýnda Konsey, bu durumla ilgili çareleri düþünür. Madde 11. Cemiyet üyelerinden birini doðrudan doðruya etkilesin ya da etkilemesin, her savaþ ya da savaþ tehdidinin cemiyetin tümünü ilgilendireceði ve cemiyetin uluslararasý barýþý etkin biçimde korumaya yarayacak gerekli önlemleri almakla yükümlü olduðu bildirilir Madde 16. Eðer Cemiyet üyelerinden biri 12, 13, ya da 15. maddeler uyarýnca üstlendiði yükümlülüklere aykýrý olarak savaþa baþvurursa Cemiyetin diðer tüm üyelerine karþý bir savaþ eyleminde bulunmuþ sayýlýr. Bu üyeler o devletle tüm iliþkileri kesmeyi, kendi yurttaþlarýnýn yasaya uymayan devletin yurttaþlarý ile tüm iliþkilerini yasaklama görevini yerine getirir Emekli Büyükelçi Ýsmail SOYSAL, Türkiye nin Siyasal Antlaþmalarý, s Tarihî süreç göz önüne alýndýðýnda Milletler Cemiyeti kuruluþ amacýna uygun politika izlemiþ midir? Nedenleriyle açýklayýnýz. Dünya barýþýnýn korunmasý ve sürekliliðinin saðlanmasý amacýyla uluslararasý bir teþkilatýn kurulma fikri XIX. yüzyýlda ortaya atýldýysa da gerçekleþmemiþti. I. Dünya Savaþý ise bu düþünceyi daha da güçlendirdi. I. Dünya Savaþý sonunda yapýlan antlaþmalarla, bir düzen saðlanmýþ gözükmekle birlikte birçok soruna da neden olacak bir ortam oluþmuþtu. Wilson Prensipleri nde belirtildiði gibi savaþ sonrasý ABD ve Ýngiltere bu amaçla çalýþmalara baþlamýþ; Paris Barýþ Konferansý nda 32 devlet tarafýndan uluslararasý bir teþkilat kurulmasý kabul edilmiþti. 10 Ocak 1920 de merkezi Cenevre olmak üzere asil üyelerini I. Dünya Savaþý nda galip gelen devletlerin oluþturduðu Milletler Cemiyeti kuruldu. Daha sonraki dönemde genel kurulun uygun gördüðü devletler Teþkilata katýldý. Ancak ABD, senatonun kabul etmemesi sebebiyle fikir önderliðini yaptýðý Cemiyete katýlmadý. Savaþta tarafsýz kalmýþ ülkeler asil üyeler arasýna alýndý. Türkiye de davet üzerine 1932 de Cemiyete katýldý. Kuruluþunda 18 üyesi olan Cemiyet 1920 de 48 e, daha sonra da 63 üyeye ulaþtý. Uluslararasý barýþý korumaya yönelik bir diðer geliþme de Locarno Antlaþmasý nýn imzalanmasýdýr. Bu antlaþma, Almanya, Fransa, Ýngiltere, Ýtalya, Belçika, Polonya ve Çekoslovakya arasýnda 1 Aralýk 1925 te Londra da imzalandý. Locarno Antlaþmasý için delegeler toplantý hâlinde 22

35 Almanya bu antlaþma ile uluslararasý iþ birliðine yeniden katýlmýþ oldu. Antlaþmadan hemen sonra da Milletler Cemiyetine üye olarak Avrupa nýn büyük devletleri arasýndaki yerini aldý. Antlaþmayla birlikte Avrupa daki siyasi gerginlik bir süre azaldýysa da bu durum kýsa sürdü. Fransa, Avrupa daki durumunu güçlendirmek ve iliþkilerini geliþtirmek için ABD ye, bir barýþ paktý imzalamayý teklif etti. ABD ise savaþ sonrasý Monroe Politikasý gereði Avrupa daki sorunlara müdahil olmak istemedi. Bu nedenle ABD Dýþiþleri Bakaný Kellogg, bu paktýn bütün dünya devletlerini kapsayacak þekilde düzenlenmesini istedi. Fransa, bu öneriyi müttefiklerine yardým edemeyeceði ve sorumluluklarýný yerine getiremeyeceði düþüncesi ile kabule yanaþmadý. Bunun üzerine Amerika, önerisini Sovyetler dýþýndaki diðer büyük devletlere bildirdi ve bunlarla görüþmelere baþladý. Öneriyi Almanya ve Japonya kabul edince halklarýnýn baskýsý karþýsýnda Ýngiltere ve Fransa da bazý þartlarla kabul etmek durumunda kaldýlar. Briand-Kellogg Paktý nýn imza töreni Briand-Kellogg Paktý 27 Aðustos 1928 de Paris te ABD, Ýngiltere, Fransa, Almanya, Ýtalya, Japonya, Polonya, Çekoslovakya ve Belçika arasýnda imzalandý. Ayný yýl Sovyetler Birliði ve Türkiye de antlaþmaya dâhil oldu. Briand-Kellogg Paktý ile savunmaya dayanmayan savaþ, kanun dýþý sayýlmýþ ve devletler arasý iliþkilerde barýþçý yollara baþvurulmasý esas alýnmýþtýr. Fransa meþru savunma hakkýna, Ýngiltere ise sömürgeleri ile dünyanýn bazý bölgelerinde hareket serbestisine sahip olmak istiyordu. Bu nedenle Fransa ve Ýngiltere bu antlaþmayý bazý çekinceler koyarak kabul etmiþlerdir. Bütün bu çabalar, ortaya çýkan anlaþmazlýklara çözüm olmadýðý gibi, II. Dünya Savaþý nýn çýkmasýný da engelleyememiþtir. Bunda büyük devletlerin iç ve dýþ politikalarýnda meydana gelen geliþmeler de önemli rol oynamýþtýr. 2. Avrupa da Sosyal ve Ekonomik Hayat arasýnda büyük güçlerin sanayi üretimi (1913=100 birim) DÜNYA ABD ALMANYA ÝNGÝLTERE FRANSA SSCB ÝTALYA JAPONYA Prof. Dr. Paul KENNEDY, Büyük Güçlerin Yükseliþ ve Çöküþleri, s. 351 Tabloya göre yýllarý arasýnda sanayi üretimiyle ilgili neler söylenebilir? 23

36 I. Dünya Savaþý, milyonlarca insanýn ölmesinin yaný sýra ABD ve Avrupa nýn siyasi, sosyal ve ekonomik hayatýnda önemli deðiþiklilere yol açtý. Savaþ sebebiyle Avrupa dan ABD ye yapýlan göçler azalýrken Avrupa içindeki göçler hýz kazandý. Avrupa devletleri istihdam ve çalýþma þartlarýna yasal düzenlemeler getirmeye baþladý. Örneðin Fransa, Hollanda ve Ýspanya 8 saatlik iþ günü uygulamasýna geçti. Savaþýn ardýndan demokratik süreçte önemli deðiþiklikler gündeme geldi den sonra çoðu ülkede bütün yetiþkin erkeklere ve bazý ülkelerde kadýnlara da oy hakký tanýndý. Böylece seçmen kitlesi geniþledi. Büyük savaþ, baþta aðýr sanayiyi, silah ve motorlu taþýt imalatýný canlandýrdý. Yeni üretim tekniklerinin ve teknolojilerin devreye girmesini saðladý. Sanayileþmiþ ülkelerin çoðunda ekonomik atýlýmlar yaþandý. Politikacýlar iþçi sýnýfýnýn görüþlerini hesaba katmak zorunda kaldý. Gýda ve ham madde fiyatlarýnda 1920 lerin baþlarýnda görülen çarpýcý düþüþ, bütün Avrupa da çiftçileri ve köylüleri sarstý. En aðýr darbeyi Orta ve Doðu Avrupa aldý. SSCB, sýnýrlarýný ticarete kapatýrken Almanya da hýzla yükselen enflasyon ekonomik felç oluþturdu. Ekonomik durgunlukla birlikte iþsizlik arttý. Almanya hiperenflasyon döngüsüne girdi. Orta Avrupa para birimleri de bu geliþmelerden zarar gördü. Avrupa ekonomileri ancak 1924 ten sonra düzene kavuþmaya baþladý larda kýrsal alanlardan kentlere göç istikrara kavuþtu. Þehir merkezinin uzaðýna yerleþim yerlerinin kurulmasý ve buralara hizmet veren demiryolu hatlarýnýn açýlmasýyla kentler büyüme sürecine girdi li yýllarda ABD ekonomisi hýzla büyürken borçlanmaya dayalý bir tüketim patlamasý yaþanýyordu. Ayný yýllarda savaþtan sonra ülkelerini inþa etmek isteyen Avrupa devletleri de ABD bankalarýna borçlanýyordu. Ekim 1929 da ABD borsasýnýn çöküþüyle Amerika,verdiði borçlarý geri istedi. Þirketler battý, iþsizlik hýzla yükseldi de Alman fabrikalarýnýn üretim hacmi 1928 deki düzeyin ancak % 60 ý kadardý te çalýþan nüfusun % 44 ü iþsiz kalmýþtý. Tasarruflarý tükenen ve yerel dükkânlarda veresiye alýþveriþ yapamayan halk, periþan duruma gelmiþti. Avrupa nýn diðer devletlerinde de durum aþaðý yukarý ayný idi lerin sonlarýna doðru Rusya da çok aðýr ilerleyen bir ekonomik canlanma görüldü. Lenin, ülkenin kendi kaynaklarýný harekete geçirmeye yönelik olarak 1921 de Yeni Ekonomik Politika yý (NEP) ilan etti. Lenin in 1924 te ölmesiyle iktidarý ele geçiren Stalin 1928 de ilk beþ yýllýk kalkýnma planýný uygulamaya koydu. Tarým alanýnda uygulanan kollektifleþtirme politikasý Rus köylülerinin tepkisine neden olarak 1930 larda tarým bunalýmýna yol açtý de Stalin, ilk beþ yýllýk plan hedeflerine 4,5 yýl içinde ulaþtý. Rusya nýn uyguladýðý planlý ekonomi sanayide hýzlý bir geliþme saðladý lerde ekonomik kriz içinde olan Almanya ekonomisi, 1930 larýn ortalarýnda tekrar büyümeye baþladý. Büyüme sürecine giren birçok Avrupa ülkesi sosyal güvenlik sistemlerini geliþtirmeye yöneldi. Yaþlýlar için emeklilik, iþsizlik sigortasý, iþ kazalarý tazminatý gibi yenilikler kabul edildi. Almanya, Adolf Hitler in 1933 te iktidara gelmesi ile köklü bir rejim deðiþikliði yaþadý. Hitler, Nasyonal Sosyalist Alman Ýþçi Partisi Almanya da hiperenflasyonun görülmesiyle markýn deðeri düþtü. Alman marklarýný yakarak ýsýnmaya çalýþan bayan görülüyor. (Die Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei)nin önderiydi. Hitler baþa geçince önce anayasayý deðiþtirerek rakip partileri saf dýþý býraktý. Sonra silahlý kuvvetleri yeniden kurdu. Diplomatik manevralara giriþerek Almanya yý yeniden büyük bir devlet yapmak istedi. Hitler içerde iþsizliðe son vererek Alman halkýnýn çoðunun sevgisini pekiþtirirdi ve Almanya yý kýsa sürede Avrupa nýn en etkin gücü konumuna yükseltti. Hitler, Almanya nýn geleceðinin ancak doðudaki geniþ topraklarý ele geçirip Almanlarýn buralara yerleþtirilmesiyle güvence altýna alýnacaðýný öne sürdü. Hitler in 1 Eylül 1939 da Polonya ya saldýrmasý II. Dünya Savaþý nýn baþlamasýna yol açtý. Ýngiltere de savaþ öncesindeki refah düzeyine ulaþma çabalarýndan istenen sonuç alýnamadý. Ülkede yüksek oranda iþsizlik görüldü. Fransa da harap olan ülkeyi yeniden imar etmek için büyük kamu harcamalarýna ihtiyaç duyulmasý ekonomik kalkýnmayý önledi. Ýtalya da savaþýn neden olduðu huzursuzluklar 1922 de Faþist Partisini iktidara getiren bir hükûmet darbesine yol açtý. (Partito Nazionale Fascista) 24

37 AFRÝKA ve ASYA EKONOMÝLERÝ BORÇ VERÝR. AVRUPA HÜKÛMETLERÝ HAM MADDE SATAR. BORÇ VERÝR. AVRUPA FÝRMALARI BORÇ VERÝR. AMERÝKAN BANKALARI BORÇ VERÝR. AMERÝKAN FÝRMALARI UCUZ MAL ve GIDA SATAR. BORÇ VERÝR. BORÇ VERÝR. BORÇ VERÝR. MAL TALEP EDER. AVRUPA BANKALARI AMERÝKALI TÜKETÝCÝLER HAM MADDE ARZI BORÇ VERÝR. UCUZ YÝYECEK ve ÜRÜN SAÐLAR. AVRUPALI TÜKETÝCÝLER GÜNEY AMERÝKA EKONOMÝLERÝ 1930 larda dünya ekonomisinin iþleyiþini gösteren þema Robert STRADLING, 20. Yüzyýl Avrupa Tarihi Nasýl Öðretilmeli, s. 46 Tabloya göre dünya ekonomisinin iþleyiþi ile ilgili hangi çýkarýmlara ulaþýlabilir? Açýklayýnýz. 25

38 3. Totaliter Rejimlerin Kuruluþu FAÞÝZM VE NAZÝZM ÝN DOÐUÞU Siyasi Düþünceler Tarihi yazarý, faþizim ve nazizm ideolojilerinin doðuþ sebeplerini þöyle izah ediyor: Her iki ideoloji de savaþýn ve bozgunun çocuðudurlar. Yani bir öfke, bir hýnç, bir isyan belirtirler. Ayrýca bu ideolojiler, sefalet ve buhrandan, iþsizlikten ve açlýktan doðdular... Bir isyan ve bir ümitsizlik hamlesi olarak ortaya çýktýlar Cemil MERÝÇ, Umrandan Uygarlýða, s. 112 ALMANYA BARIÞ MÜZAKERELERÝ SALONU 24 Metne ve karikatüre göre rejim deðiþikliklerinin görülmesinde hangi faktörler etkili olmuþtur? a. Ýtalya da Faþizm Ýtalya, I. Dünya Savaþý na yeni sömürgeler elde etmek için katýlmýþtý. Ancak savaþ sonunda umduðunu elde edemediði gibi vaat edilmesine raðmen Alman sömürgelerinden ve Anadolu dan da pay alamadý. Savaþ, Ýtalya nýn sosyal ve ekonomik hayatýnda sarsýntýlara neden oldu. Ayný zamanda Ýtalya da liberal demokrasinin yanýnda sosyalizm, komünizm gibi akýmlar önem kazandý. Bu akýmlarýn etkisiyle iþçiler, fabrikalarýn idaresine ve kararlarýna ortak olmak istediler. Ayrýca ülkenin her tarafýna daðýlmýþ asker kaçaklarý, terhis olan asker ve aydýnlarýn maddi ve manevi beklentileri, iþsizlik, iç politikada istikrarý bozdu. Bu durum Benito Mussolini liderliðindeki Faþist Partisinin iþine yaradý. Kasým 1919 da seçimlere ilk kez katýlan bu Parti, meclise giremedi ancak ülkedeki karýþýklýktan dolayý aydýnlar, askerler ve halk arasýnda hýzla taraftar topladý Aðustosundaki genel iþçi grevi ekonomiyi felce uðratýp ülkeyi karýþtýrdý. Faþist Partisinin Kara Gömlekliler i Napoli den Roma ya yürüdü. Darbe yapýlmasýndan çekinen hükûmet istifa etti. Ýtalyan kralý 30 Ekim 1922 de baþbakanlýða Mussolini yi atamak zorunda kaldý. Ýtalya da ekonomiyle ilgili 1926 da bastýrýlan bir afiþ MUSSOLÝNÝ ÝTALYA SI Mussolini, baþlangýçta temkinli ve dikkatli bir politika takip etti. Muhalefeti susturabilmek ve tepkileri önlemek adýna ilk kabinesinde partisinden yalnýzca 3 kiþiye bakanlýk verdi. Öyle ki iktidarýnýn ilk yýllarýnda ülkede kanun, hâkimiyet ve kamu düzeni tam anlamýyla kuruldu. Bir yandan sendikalarýn varlýðýna saygý gösterilirken diðer yandan özel sektöre güven duygusu kazandýrýldý. O dönemin önde gelen liberal düþünürleri parti sayesinde Ýtalya da kanun hâkimiyetinin ve kamu düzeninin kurulduðunu, demokrasinin ülkede yalnýzca anarþi ve demagojiye sebep olduðunu belirten yazýlar yazdýlar. Ancak 1924 yýlýna doðru Ýtalya nýn siyasi havasý tekrar bozulmaya ve Mussolini ye karþý muhalefet sesini yükseltmeye baþladý yýlýnda parlamentoda Mussolini nin sosyalistler tarafýndan aðýr bir þekilde eleþtirilmesi sonrasýnda meydana gelen olaylar iktidar kavgasýný þiddetlendirdi. Muhalefet 31 Aralýk 1924 te Floransa da büyük bir miting tertip etti. Ancak bu mitingin Mussolini taraftarlarýnca basýlmasý, muhalefetten iki gazetecinin öldürülmesi, birçok hukuk bürosunun tahrip edilmesi liberal demokrat muhalefetle, iktidar arasýndaki kavgayý þiddetlendirdi. Bunun üzerine harekete geçen Mussolini 1926 yýlýnda eski liberal anayasanýn yerine yeni bir anayasa yürürlüðe koydu. 26

39 Mussolini 1926 daki ünlü Scala nutkunda Her þey devlet içinde ve devlet için, hiçbir þey devlet dýþýnda ve baþka bir þey için deðildir. ( ) Birey devletle uyumlu olduðu ölçüde önemlidir. diyordu. Bütün iktidarý elinde tutan hükûmet atamalarda tek söz sahibiydi ve bütün yetkiler Mussolini nin elindeydi. Toplumu kontrol etmek için kullanýlan baþlýca araçlar Mussolini taraftarlarýnýn eline geçmiþti yýlýnda iþ hukukunda yapýlan deðiþikliklerle hür sendikacýlýðýn yerini, korporatif iþ yasasý aldý. Böylece her meslek grubu bir sendika hâlinde teþkilatlandýrýlmýþtý. Devlet bu korporatif teþkilatlanma vasýtasýyla ekonomiyi kontrol altýna almýþtý. Ayný yýl ceza yasasýnda yapýlan deðiþiklik sonucu iktidar partisi dýþýndaki bütün siyasi partilerin faaliyetleri yasaklandý. Muhalefet milletvekillerinin de parlamento üyeliði kaldýrýldý. Böylece tam bir diktatörlük dönemi baþladý. Mussolini dýþ politikayla ilgili olarak Sürekli barýþ ne mümkün ne de faydalýdýr. Sadece savaþ insan enerjisini en yüksek gerilimde tutar. Savaþ dýþýndaki diðer bütün sýnavlar insaný önemli kararlar almak zorunda býrakmazlar. Yalnýzca savaþ, yaþama ya da yok olma kararlarýnýn alýndýðý durumdur. diyordu. Prof. Dr. Bülent DAVER, Çaðdaþ Siyasal Doktrinler, s den yararlanýlmýþtýr. Alman lideri Hitler ve Ýtalyan lideri Mussolini bir arada 1. Metne göre Mussolini döneminin genel özellikleri nelerdir? 2. Bu dönemde Mussolini, ideolojisine uygun olarak dýþ politikada hangi faaliyetlerde bulunmuþtur? Araþtýrarak bir sunum yapýnýz. b. Almanya da Nazizm Almanya, I. Dünya Savaþý sonlarýna doðru cephe gerisinde iç sorunlarla karþý karþýya kaldý. Kasým 1918 de askerî bir ayaklanma sonucu imparatorluk yýkýlarak cumhuriyet ilan edildi. Ateþkes anlaþmasýnýn imzalanmasý, iç karýþýklarý daha da artýrmýþ, Almanya iç politika ve ekonomik yönden çöküntüye uðramýþtý. Versay Antlaþmasý nýn imzalanmasý ise bu bunalýmý daha da artýrdý. Bu anlaþma toplumun her kesimi tarafýndan tepkiyle karþýlandý. Bunlar yaþanýrken Aðustos 1919 da Weimar Anayasasý ilan edilerek demokratik düzene geçildi. Temmuz dolar 493 mark Temmuz dolar mark Eylül dolar mark Kasým dolar mark 1 litre süt ( ) 340 milyar mark 1 kilo ekmek ( ) 580 milyar mark 1 kilo et ( ) 2,6 trilyon mark I. Dünya Savaþý ndan sonra Alman ekonomisi 27 Yýllar Sanayi üretimi (endeks 1928=100) Tüketim mallarý Donatým mallarý Ýþsizlik (milyon) , , , , , ,2 Nazi yönetiminde Alman ekonomisi Georges LANGLOIS, 20. Yüzyýl Tarihi, s. 104, 173 Weimar Cumhuriyeti nin hükûmetleri Almanya nýn savaþ sonrasýnda karþýlaþtýðý siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlarý çözmekte yetersiz kaldý. Kurulduðu günden itibaren Versay Antlaþmasý nýn yok edilmesini ve Alman ýrkýnýn üstünlüðünü savunan Nazi Partisi 1924 seçimlerinde ilk kez parlamentoya girdi dünya ekonomik buhraný ile Almanya nýn sanayi üretimi yarý yarýya düþtü. Ticarethaneler iflas etti ve iþsiz sayýsý birden bire artmaya baþladý. Bütçede açýðýn kapatýlmasý için vergi borçlarýnýn arttýrýlmasý, bir yandan da Almanya nýn savaþ tazminatýný ödemekte zorlanmasý Nazi Partisini güçlendirdi ve taraftar sayýsýný arttýrdý seçimlerinde en güçlü ikinci parti olan Nazi Partisi, 1932 seçimlerinden en güçlü parti olarak çýktý. 30 Ocak 1933 te Adolf Hitler baþbakan oldu ve bir fýrsatýný bularak komünistlere karþý sert tedbirler aldý. Ýlk iþ olarak seçimleri yeniledi. Ancak Mart 1933 seçimlerinde çoðunluðu saðlayamadý. Bunun üzerine Hitler, tevkif edilen komünist ve sosyal demokrat milletvekillerinin bulunmadýðý sýrada meclisten 4 yýl süre ile olaðanüstü yetkiler alarak diktatörlüðünü ilan etti. Nazi Partisi, Alman milletinin ekonomik kültürel ve sosyal hayatýný her yönüyle kontrol altýna aldý.

40 NAZÝ ÝKTÝDARI Nazi Partisi, düþüncelerini herkese kabul ettirebilmek için Almanlarýn isteklerine hitap etmeye çalýþtý. Endüstri, savaþ sanayisine kaydýkça büyük þirketlerin de kasalarýna milyarlarca mark girecekti. Alman generallerin rütbe, yeni görev, yüksek maaþ ve madalyalara kavuþarak toplum içinde saygýnlýðý artacaktý. Toprak sahiplerine Avrupa da yeni topraklar vaat ediliyordu. Bu yeni topraklarýn iþsizliði de ortadan kaldýracaðýna inanýlýyordu. Þimdiye kadar önemsenmemiþ dükkân sahipleri, ufak bürokratlar, öðretmenler ve çeþitli meslek erbabý itibar kazanacaktý. Toplumun tüm kesimine hitap etmeye çalýþan Hitler e baþlangýçta en büyük destek büyük iþ çevrelerinden geliyordu. Ýktidarý Nazi Partisine verme kararý da 16 Ocak 1933 te Hitler in büyük iþ adamlarý ile yaptýðý ortak toplantýda alýndý. Sahte bir birlik havasý ve saldýrý ile geniþleme ideali oluþturuldu. Buna karþý sessiz ve kör bir disiplin istendi. Ekonomi denetim altýna alýndý. Nazi ileri gelenleri þirketlerde söz sahibi oldu. Hiçbir özgürlük gösterisi hoþgörü ile karþýlanmadý. Gestapo (Alman gizli servisi), kiþi ve gruplar üzerinde sýnýrsýz bir yetki kurmuþtu. Herhangi birini mahkeme kararý olmadan tutuklayýp alýkoyabiliyordu. Gestapo, en tipik Nazi örgütüydü. (...) Nazizm, disiplin, emirlere baðlýlýk, görev anlayýþý, düzen, cesaret vb. özelliklerin sadece Alman ýrkýnda olduðunu iddia ediyordu. Bu nedenle baþka ýrklarla karýþarak bu özelliklerin kaybedilmemesi gerektiðini savunuyordu te kurulan Adolf Hitler Okullarý parti için propagandacý yetiþtirmekle görevlendirilmiþti. Bu okullarda gençlere eksik bilgi verilmekle kalýnmýyor, kütüphaneler taranýyor bazý kitaplar meydanlarda yakýlýyor. Bir grup bilim insaný, yazar ve sanatçýya yasaklamalar konuyordu. Naziler okunur veya okunmaz diye yazarlar listesi ilan etmekteydiler. Nazi ideolojisiyle uyuþmayan her þey zamanla okul kitaplýklarýndan çýkarýldý. Tarih, ýrkçý ve þöven þekli ile yeniden yazýldý. Naziler bu rejime Halk Toplumu dediler. Bunu yerleþtirip sürdürmek için de yaþ gurubu ile yaþ gurubundakileri farklý yerlerde topladýlar. Savaþ çýkmadan önce bu gençlik örgütlerinde 9 milyona yakýn çocuk vardý. Onlarý topluca sinemaya, konsere, tiyatroya, dansa götürüyorlardý. Ýþsizlere de tabak tabak çorba veren yerler açýlmýþtý. Tüketim mallarýnýn fiyatlarýnýn yükselmesi yasaklandý. Konut sorununu çözmek için bütçeden büyük paralar ayrýldý. Ýþçi çýkarmak zorlaþtý. Ucuz Volkswagen otomobiller üretildi. Böylece Naziler, Almanya da hedeflerine ulaþmayý amaçladýlar. (...) Bu dönemde Alman dýþ politikasýnýn hedeflerini Hitler þu sözlerle ifade etmiþtir: Nasyonal-Sosyalist akým, (...) onu bu günkü dar yurdundan çýkarýp yeni topraklara doðru yürütmek cesaretini göstermek zorundadýr... Nasyonal Sosyalist akým, bu günkü nüfusumuzla toprak düzeyimiz arasýndaki dengesizliði ortadan kaldýracak tarihsel geçmiþimizle bu günkü güçsüzlüðümüz arasýndaki dengesizliði yok etmeye çalýþacaktýr. Dünya üzerinde insanlýðýn bekçileri olarak en yüksek ödevlerin bize düþtüðünü bilecektir. Saðlýklý Almanlarý kalabalýk aile kurmaya teþvik eden Nazi propaganda afiþi. Baþlýkta Almanca þöyle denilmektedir: Saðlýklý ebeveynlerin saðlýklý çocuklarý olur. Almanya da birçok kitabýn Berlin Opera Meydaný nda yakýlmasý (10 Mayýs 1933) Prof. Dr. Türkkaya ATAÖV, II. Dünya Savaþý, s ve Prof. Dr. Bülent DAVER, Çaðdaþ Siyasal Doktrinler, s. 155 ten yararlanýlmýþtýr. Yukarýdaki metne göre Nazi iktidarýnýn icraatlarý Alman toplumunu ve dýþ politikasýný nasýl etkilemiþ olabilir? 28

41 c. Ýspanya da Franco Dönemi Ýspanya da XIX. yüzyýldan beri istikrarsýzlýk ve iç karýþýklýklar yaþanmýþtýr de Ýspanya tahtýna geçen XIII. Alfonso anayasayý ilan etmesine raðmen ülkede istikrar saðlanamadý te ordu yönetime müdahale ederek bütün demokratik müesseselerin kapatýldýðý asker destekli bir yönetim kurdu. Baþarýsýz olan hükûmet askerî desteðini kaybedince istifa etti ve anayasal sistem tekrar kuruldu. Fakat bu geliþme de ülkeye huzur getirmedi ve Kral Alfonso ülkeyi terk edince cumhuriyet ilan edildi. Yeni cumhuriyet yönetiminin dine ve din adamlarýna karþý tavýr almasý, toprak reformlarýna giriþmesi ve köylülerin, zenginlerin topraklarýný ele geçirmek istemesi silahlý çatýþmalara sebep oldu da karþýt gruplar arasýnda iþlenen cinayetler iç savaþýn baþlamasýna yol açtý. Ýspanya iç savaþý milliyetçiler ve cumhuriyetçiler arasýnda gerçekleþti. Cumhuriyetçiler Valencia da, milliyetçiler de Franco liderliðinde Burgos ta hükûmet kurdular. Avrupa nýn büyük devletleri de bu savaþta taraf oldular. Fransa ve özellikle Sovyetler, ideolojik yönden kendilerine yakýn bulduklarý cumhuriyetçileri, Almanya ve Ýtalya ise milliyetçileri destekledi. Ýngiltere, kamuoyunun baskýsý sebebiyle barýþtan yana tavýr takýndý den itibaren milliyetçilerin hýzlý ilerleyiþi karþýsýnda cumhuriyetçiler direndiyse de baþarýlý olamadýlar da Madrid in milliyetçiler tarafýndan ele geçirilmesiyle iç savaþ son buldu. Ýç savaþ sonrasýnda iktidara gelen Franco yönetimi ilk dönemlerde Batýlý devletler tarafýndan dýþlandý. II. Dünya Savaþý ndan sonra BM nin Ýspanya ile iliþkilerini kesmesiyle bu olumsuz süreç devam etti. Soðuk Savaþ döneminde kutuplaþmanýn artmasýyla Batýlý devletlerin Ýspanya ya yakýnlaþmasý iliþkilerin düzelmesini saðladý. Ýspanya 1955 te BM ye, 1958 de Avrupa Ekonomik Ýþ Birliði Teþkilatýna girdi ve ABD ile imzalanan anlaþma ile bu devlete üsler verdi. G. ÝKÝ SAVAÞ ARASI DÖNEMDE DÜNYA Görsellerden ve metinden hareketle iki savaþ arasý dönemde edebiyatta ve sanatta hangi konularýn iþlendiðini, hangi akýmlarýn etkili olduðunu tartýþýnýz. Picasso nun Ýspanya Ýç Savaþý ný konu edinen Guernica adlý tablosu Bir caz müziði orkestrasý GAZAP ÜZÜMLERÝ NDEN... Yollarda dolaþan göçmen halk þimdi iþ bulmak için bütün batýyý taramaktadýr. Yollarýn yanýnda kurulan kamplar ve açlýk korkusu mal sahiplerini de -mallarýna bir þey olacak diye- korkutmaya baþladý. Ömürlerinde açlýðý görmemiþ olanlar, açlarýn gözlerini gördüler Ve göçmenler asfaltlarda akýp durdular. Açlýklarý gözlerinden okunuyor, ihtiyaçlarý gözlerinden okunuyordu... Bir adamýn yapacaðý bir iþ olduðu zaman, on kiþi bu iþ için kavga ediyor, çok az bir gündelik almak için çarpýþýyorlardý. Bir adam otuz sente çalýþýrsa ben yirmi beþe çalýþýrým, boðaz tokluðuna çalýþýrým. Çocuklarým var. Ben, bir lokma ekmek için çalýþýrým Çok iyi bir þeydi bu Gündelikler düþtü ve fiyatlar ayný yükseklikte kaldý. Büyük mal sahipleri bundan memnundu. Bu taraflara daha fazla halk çekmek için yeniden ilanlar bastýrýp daðýttýlar. Gündelik düþtükçe düþtü ve fiyatlar yüksek kaldý... Bu sýrada büyük mal sahipleri bu ortamda servetlerini artýrmak için dâhice bir usul buldular: Büyük mal sahibi, bir konserve fabrikasý satýn alýyor ve meyveler olduðu zaman meyvenin fiyatýný yetiþtirme maliyetinin altýna düþürüyordu. Böylece, konserve fabrikasýnýn sahibi olmuþ dolayýsýyla meyveyi düþük fiyattan satýn almýþ oluyordu. Konserve fiyatlarýný yüksek tutarak bundan büyük kâr elde ediyordu. Konserve fabrikasý açacak kadar parasý olmayan küçük çiftçiler, çiftliklerini ellerinden çýkardýlar. Bu çiftlikler büyük mal sahiplerinin, bankalarýn ve konserve fabrikalarýna sahip þirketlerin eline geçti. Baðýmsýz çiftçilerin sayýsý git gide azaldý. Çiftçiler bir süre þehirlere göç ettiler. Onlar da yollara döküldüler. Yollar iþ bulmak için birbirini yiyen, birbirini öldüren insanlarla doldu. Yoksul çocuklarýn hepsinde kemik hastalýðý vardý ve her taraflarýnda çýbanlar çýkýyordu. Büyük þirketler açlýk ile öfke ve kýzgýnlýk arasýnda kýl kadar bir pay olduðunu bilmiyorlardý. Gündeliklere eklenmesi gereken para; gaza, silaha, hafiyelere, kara listelere ve talimlere harcanýyordu. John STEÝNBECK, Gazap Üzümleri, s den özetlenmiþtir. 29

42 radyo resmi konacak Ýlk radyolara bir örnek Ünlü fizikçi Rutherford Empire State Albert Einstein I. Dünya Savaþý toplumlarý siyasi, ekonomik, kültürel vb. yönlerden etkiledi. Savaþ sýrasýnda yaþanan ekonomik sýkýntýlar savaþtan sonra tüketim isteðinin artmasýnda ve sanayinin geliþmesinde etkili oldu. Sanayide kullanýlan petrol ve elektrik günlük hayata girdi; evlerde elektrikli araçlarýn kullanýmýnda artýþ görüldü. Avrupa da kara ve demiryollarý yapýlarak ulaþým kolaylaþtýrýldý. Dünyada taþýt yapýmýnda seri üretim yaygýnlaþtý. Kýtalar arasý ulaþýmda gemilerin yanýnda havacýlýk teknolojisinin geliþmesiyle birlikte uçaklar da kullanýlmaya baþlandý. Bu dönemde þehircilik ve mimari geliþti. Mimari bir akým olan Bauhaus þehir planlamasý konusunda yenilikler getirdi. Yeni bir mimari tarz baþlatýlmasýný savunan Bauhaus akýmýnýn temsilcileri 1933 te Nazilerin baskýlarý sonucu farklý ülkelere giderek bu anlayýþý geliþtirip yaygýnlaþtýrdý. Yine bu dönemde yüksek binalar, geniþ düzenli caddeler ve yeþil alanlarý ile büyük þehir projeleri tasarlandý. ABD de New York ta 1931 de tamamlanan Empire State Building ile beraber gökdelenlerin sayýsýnda artýþ görüldü. Ýletiþim araçlarýnýn geliþmesiyle haberleþme kolaylaþtý. Dünyanýn en ücra köþelerindeki halklar, kültürleri ile beraber tanýndý. Yazýlý basýnda önemli tiraj artýþý oldu. Radyonun önem kazanmasý ile konuþan basýn dönemi baþladý. Radyo siyasi faaliyetlerde vazgeçilmez bir iletiþim aracý olarak kullanýldý. Radyo aracýlýðýyla caz, klasik müzik, tiyatro da halka ulaþtý. Fotoðraf, çizgi film, sinema gibi görsel sanatlardaki geliþmeler kitle kültürünün þekillenmesine yardýmcý oldu. Yazýlý basýn, fotoðraflarla desteklendi. Savaþ öncesi çocuk yayýnlarý çerçevesinde baþlayan çizgi filmler, büyük geliþme kaydetti. Avrupa da Tintin (Tenten), Barbar, Amerika da Popeye (Temel Reis), Süperman gibi çizgi film kahramanlarý bu dönemde doðdu te ortaya çýkan sessiz sinema, 1920 li yýllarýn sonuna doðru, sesin de kullanýlmasý ile kitle iletiþim aracý olarak önemini devam ettirdi. 30 lu yýllarda ekonomik buhraný konu alan filmlerin yapýlmasý sinema izleyicilerinin sayýsýný arttýrdý. Dünyadaki siyasi geliþmelere paralel olarak sinema propaganda aracý olarak kullanýldý. Ayrýca bu dönemde radyo ve gazetelerin etkisiyle spor, kitlelere mal olurken izleyici sayýsý da hýzla arttý. Almanya da rejim deðiþikliðine baðlý olarak Albert Einstein baþta olmak üzere bazý bilim adamlarýnýn ülkelerini terk etmeleri ile bilim milletlerarasý bir kimlik kazandý. Bu dönemde fizik alanýnda önemli geliþmeler görüldü. Einstein in izafiyet teorisi yeni bir çýðýr açtý. Fizik bilimi, nükleer protonu (Rutherford, 1919), pozitif elektronu (Anderson, 1931) ve nötronu (Chadwick, 1934) keþfetti. Frederic et Irene, Joliot-Curie ve Enrico Fermi, yapay radyoaktiviteyi buldu. Uranyum fizyonu 1939 da Almanya da gerçekleþtirildi. Böylece nükleer enerji alanýndaki geliþmeler birbirini takip etti. Saðlýk sahasý baþta olmak üzere biyoloji biliminde önemli ilerlemeler saðlandý. Bazý hastalýklarýn tedavisi için aþý ve ilaçlar bulunurken organ nakline baþlandý. Banting ve Best 1922 de insülini ayrýþtýrmayý baþardý. Tüberküloza karþý ilk etkili silah olan BCG aþýsý 1921 de Calmette ve Guerin tarafýndan bulundu da Alexander Fleming penisilini keþfederek antibiyotiklerin geliþeceði alaný açtý. Sosyal bilimler, ihtisas alanlarýný belirleyerek bir yenilenme sürecine gitti. Psikoloji önem kazandý ve bu alanda yeni akýmlar ortaya çýktý. Felsefe alanýnda Fenomenoloji (Metafiziðe karþý çýkarak somut yaþantýyý temel alan felsefi görüþ.) ve Varoluþçuluk bu dönemde ortaya çýkan akýmlardýr. 30

43 1929 da tarih biliminde Fransýz ekolünün ortaya çýkýþý ile geleneksel tarih anlayýþýnda önemli deðiþiklikler yaþandý. Yeni tarih anlayýþý ile geleneksel tarihin temel ögesini oluþturan; savaþ tarihi, kral ve imparatorlar tarihi, önceliðini kaybetti. Yeni tarih anlayýþý, yerel tarih, sosyal, ekonomik ve medeniyet konularýný öne çýkardý. I. Dünya Savaþý sonunda Batý medeniyeti ve bu medeniyetin dayandýðý deðerlerin sorgulanmasý, Avrupa edebiyatýný etkiledi. Ýki savaþ arasýnda, birçok yazar yaþadýklarý toplumlara karþý eleþtirel gözle bakarak eserlerini bu doðrultuda verdiler. John Steinbeck in Gazap Üzümleri (1939) adlý eseri 1929 krizinden sonra Amerika nýn sosyal ve ekonomik durumunu anlatan önemli eserlerden biridir. Bazý romancýlar da buhranlý bir dönemden geçen Avrupa yý konu edinmekten kaçýnarak otobiyografi tarzýný tercih etmiþlerdir. Ýki savaþ arasý dönemde tiyatro da bir yenilenme sürecine girdi. Aktör ve seyirciye eleþtiri hakký tanýnarak günümüz tiyatrosuna öncülük edildi. Salvador Dali nin Sivil Savaþýn Anlatýmý konulu tablosu I. Dünya Savaþý nýn tam ortasýnda Zürih te, bütün toplumu ve burjuva sanatýný tamamen ve sert bir þekilde reddetmeye dayalý Sürrealizm akýmý doðdu. Sürrealizm kendini daha ziyade resim sanatýnda gösterdi. Geçmiþle baðlarýný koparan sürrealist ekolün dýþýnda, savaþ öncesinde de var olan ekspresyonizm (dýþa vurumculuk), özellikle Almanya ve kuzey ülkelerinde birçok sanatçý ve yazarý hareketin bünyesinde toplamayý baþardý. Ayný zamanda bazý sinemacýlar da bu ekole önemli eserler kazandýrdý. Ýki savaþ arasýnda klasik müziðe dönüþ yaþandý. Özellikle Orta Avrupa dakiler baþta olmak üzere birçok müzisyen, klasik eserleri folklorik unsurlarla birleþtirmeyi amaçlýyordu. Ayný dönemde ABD nin savaþa girmesi ve Avrupa üzerinde etkili olmasýyla caz, bütün Batý dünyasýnda yayýlma fýrsatý buldu. Tabloda iki savaþ arasý döneme ait icat ve keþiflerin bir kýsmý verilmiþtir. Sizler de bu dönemdeki diðer icat ve keþifleri araþtýrarak tabloya ekleyiniz. Yýl Ýcat, keþif Ülke 1920 ABD de ilk radyo yayýnýnýn yapýlmasý ABD 1921 Verem aþýsýnýn geliþtirilmesi Fransa 1923 Elektrikli trafik ýþýklarýnýn geliþtirilmesi ABD 1924 Dondurulmuþ yiyeceklerin üretilmesi 1925 Elektrikli ses kayýt aygýtlarýnýn geliþtirilmesi 1926 Ýlk baþarýlý roket denemesi 1927 Ýlk sesli sinema filminin yapýlmasý 1928 C vitamininin keþfedilmesi 1929 Penisilinin bulunmasý 1932 Nötronun bulunmasý Elektron mikroskobunun geliþtirilmesi 1935 Radarýn geliþtirilmesi 1938 Çekirdek bölünmesi (fizyon) SÜRREALÝZM (GERÇEKÜSTÜCÜLÜK) XX. yüzyýlýn baþlarýnda Avrupa da ortaya çýkan bir sanat akýmýdýr. Þair ve ressamlar, I. Dünya Savaþý nýn yol açtýðý yýkým karþýsýnda dehþete kapýlmýþ, akýlcý tutuma karþý tavýr alarak bilinç dýþýnýn düþsel dünyasýna yönelmeye baþlamýþlardý te yayýmladýklarý Gerçeküstücülük Bildirgesi nde düþüncenin aklýn denetimi olmadan ve ahlak gibi engelleri hiçe sayarak ortaya konmasý ný savundular. Yapýtlarýnda nesneleri alýþýlmamýþ biçimlerde betimleyen gerçeküstücü sanatçýlar, çoðunlukla düþlerin gizli dünyasýný dile getirmeye çalýþtýlar. Bazen de nesneleri kendi doðal ortamlarýndan çýkartarak þaþýrtýcý, düþsel bir ortama taþýdýlar. Gerçeküstücü ressamlar insanlarýn ruhsal durumlarýný ve davranýþlarýný akýl, mantýk, töre, din ve toplumsal baskýlardan özgür kýlarak tuvale yansýttýlar. Gerçeküstücülük akýmýyla neredeyse özdeþleþen, Salvador Dali ( ) anýlarýndan ve düþlerinden esinlenerek yaptýðý resimlerinde eriyip akan saatler, gövdesinde çekmeceler taþýyan insanlar, boþlukta uçan eþyalar yer alýr. Gerçeküstücülük hiçbir ortak kuram ya da birlik olmaksýzýn, sanatçýlarýn bireysel tavýrlarý doðrultusunda kendi kendine geliþen bir sanat akýmý olmuþtur. Théma Larousse, c. 5, s

44 H. ATATÜRK DÖNEMÝ TÜRK DIÞ POLÝTÝKASI... Milletimizin, güçlü, mutlu ve güvenlik içinde yaþayabilmesi için, devletin tamamen millî bir siyaset izlemesi ve bu siyasetin, iç kuruluþlarýmýza tamamen uygun ve dayalý olmasý gerekir. Millî siyaset dediðim zaman, amaçladýðým mana ve anlam þudur: Millî sýnýrlarýmýz içinde, her þeyden evvel kendi kuvvetimize dayanýp varlýðýmýzý koruyarak millet ve memleketin gerçek mutluluðuna ve bayýndýrlýðýna çalýþmak... Genel olarak eriþilemeyecek hayalî emeller peþinde milleti uðraþtýrmamak ve zarara sokmamak... Uygar dünyadan, uygar ve insanca davranýþ ve karþýlýklý dostluk beklemektir. M. Kemal ATATÜRK 11. sýnýf bilgilerinizi de yoklayarak Atatürk ün belirlediði dýþ politika esaslarýnýn Türkiye nin uluslararasýndaki konumunu nasýl etkilediðini açýklayýnýz. Millî Mücadele nin askerî ve diplomatik safhasýný baþarýyla sonuçlandýran Türkiye, Lozan Barýþ Antlaþmasý ile uluslararasý alanda resmen tanýndý ten sonra Türkiye dýþ politikada Lozan da hâlledilemeyen Musul, dýþ borçlar, Suriye sýnýrý, nüfus mübadelesi ve Boðazlar sorunlarýna öncelik verdi. Bu konular ve Millî Mücadele den itibaren Batýlý devletlere karþý duyulan güvensizlik Sovyetler Birliði yle var olan iyi iliþkilerin devamýný saðladý. Türkiye, Lozan dan kalan sorunlarýný çözdükten sonra Batý ülkeleri ile de iyi iliþkiler kurmaya baþladý. Türk heyeti Lozan Konferansý nda Lozan Antlaþmasý sonrasý ülkenin yaralarýnýn sarýlabilmesi ve yapýlan inkýlaplarýn baþarýya ulaþabilmesi için yurt içinde ve uluslararasý alanda barýþ ortamýna ihtiyaç vardý. Türkiye ilk andan itibaren dýþ politikada, Atatürk ün Yurtta barýþ, dünyada barýþ. sözünü ilke edinerek barýþçý bir politika izlemeye çalýþtý dan itibaren özellikle Avrupa da ortaya çýkan bunalýmlar, I. Dünya Savaþý nýn getirdiði statükoyu korumak isteyen (Ýngiltere, Fransa gibi) devletler ile bu yapýyý deðiþtirmek isteyen (Almanya, Ýtalya gibi) devletler arasýnda gittikçe keskinleþen bir kutuplaþmaya sebep oldu. Avrupa daki geliþmelerle ilgili olarak Atatürk, Versay Antlaþmasý nýn I. Dünya Savaþý nýn sebeplerini yok etmediðini aksine düþmanlýklarý daha da arttýrdýðýný düþünüyordu. Ona göre yenen devletler, yenilenlere barýþ þartlarýný zorla kabul ettirirken bu ülkelerin etnik, jeopolitik ve ekonomik özelliklerini göz önüne almamýþlardý. Atatürk Ýtalya daki geliþmelerle ilgili olarak da þu sözleri söylemiþti: Mussolini nin yönetimi altýnda kuþkusuz büyük bir kalkýnmaya ve geliþmeye sahne olmuþtur. Eðer Mussolini, gelecekteki bir savaþta, 32

45 Ýtalya nýn görünen büyüklüðünü, savaþ dýþýnda kalmak biçimiyle, gerektiði gibi kullanabilirse barýþ masasýnda baþlýca rollerden birini oynayabilir. Ancak korkarým ki Ýtalya nýn bugünkü þefi, Sezar rolünü oynamak isteðinden kendisini kurtaramayacak ve Ýtalya nýn askerî bir güç oluþturmaktan henüz çok uzak olduðunu hemen gösterecektir. Bu dönemde, Türkiye, 1932 de Milletler Cemiyetine üye olarak Batýlý devletlerle olan iyi iliþkilerini pekiþtirdi. Bölgesel ve uluslararasý alandaki barýþçý faaliyetlere aktif bir þekilde katýlmakla beraber, kendi güvenliðini ön planda tutarak öncelikle bölgesel ittifaklara yöneldi. Balkan ve Sadabat Paktlarýnýn kuruluþuna öncülük etti. Boðazlar ve Hatay meselelerini uluslararasý hukuk kurallarý çerçevesinde kendi lehinde bir çözüme kavuþturdu. Ayný zamanda Avrupa daki askerî ve siyasi geliþmeler (özellikle Ýtalya ve Almanya daki) üzerine Batýlý ülkeler ile Sovyetler Birliði arasýnda hassas bir denge kurmaya gayret gösterdi. Böylece izlediði dýþ politika sayesinde Türkiye, bölgede bir istikrar unsuru oldu. 1. Dýþ Politikadaki Geliþmeler a. Türkiye nin Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) Giriþi (18 Temmuz 1932) Milletler Cemiyetinin bir üyesi olmasý için Türkiye ye davet yapýlmasý konusunda önerge (1 Temmuz 1932) Sayýn Genel Sekreter, Genel Kurul adýna yaptýðýnýz çaðrýya karþýlýk, Türkiye Cumhuriyeti nin Milletler Cemiyetine üye olmaya hazýr bulunduðunu ve Türkiye nin, Milletler Cemiyeti üyesi olmayan devletlerle yapýlanlar da kapsam içine girmek üzere, þimdiye kadar yaptýðý antlaþmalarda üstlendiði yükümlülüklerin cemiyet üyeliði görevleriyle hiçbir biçimde çeliþir nitelikte olmadýðýný bildirmekle onur duyuyorum. Bu konuda þunu da belirtmek isterim ki zaten Türkiye nin cemiyete katýlmasýndan önce imzaladýðý tüm antlaþmalarýn Milletler Cemiyeti üyelerinin imzacýsý bulunduðu Paris Yasasý nýn özü çerçevesinde yapýlmýþtýr. Derin saygýlarýmýn kabulünü dilerim, sayýn Genel Sekreter. Dýþiþleri Bakaný Dr. Tevfik Rüþtü Aras Emekli Büyükelçi Ýsmail SOYSAL, Türkiye nin Siyasal Antlaþmalarý, s. 400 Yukarýda Türkiye Cumhuriyeti nin Milletler Cemiyetinin üyelik davetine verdiði yazýlý cevap görülmektedir. Türkiye nin Milletler Cemiyetine giriþinin sebeplerini araþtýrýnýz. Türkiye nin Cemiyete üyelikle elde ettiði kazanýmlarý belirtiniz. 33

46 Milletler Cemiyeti, I. Dünya Savaþý ndan sonra barýþý koruyacak uluslararasý bir örgüt olarak kurulmuþtu. Baþlangýçta 42 üyesi olan Milletler Cemiyetine üye olmak için Genel Kurulun üçte iki çoðunluðuyla karar vermesi gerekiyordu. Lozan Antlaþmasý ndan sonra Batýlý devletlerle sorunlarýný çözen ve komþu devletlerle de dostluk antlaþmalarý imzalayan Türkiye Batý ile daha iyi iliþkiler kurmak istedi dan itibaren Avrupa da gruplaþmalarýn belirli bir durum almasý uluslararasý barýþ ve güvenliði tehdit etmeye baþladý. Bu durumun yaþandýðý sýralarda Türkiye nin uluslararasý politikada artan önemi Batýlý devletler üzerinde de etkisini gösterdi. Türkiye ile iþ birliði yapmak isteyen Batýlý ülkeler, onu Milletler Cemiyetinin bünyesine katmak istedi. Milletler Cemiyeti Genel Sekreterinin Türkiye yi Milletler Cemiyeti üyeliðine davet etmesi üzerine Büyük Millet Meclisi 9 Temmuz 1932 de Cemiyete katýlma kararý aldý. Ýki yýl sonra da konsey üyeliðine seçilen Türkiye, Milletler Cemiyetine üye olmakla ayný zamanda uluslararasý iþ birliðine resmen katýldý. Bundan sonra cemiyet içinde ve dýþýnda barýþýn korunmasý çabalarýna da devam etti. b. Balkan Antantý (9 Þubat 1934) Türkiye Balkan devletleri ile iyi iliþkiler kurmayý amaçlýyordu. Bu sebeple 1923 te Arnavutluk, 1925 te de Bulgaristan ve Yugoslavya ile ikili dostluk antlaþmalarý imzaladý. Bu arada Balkan devletleri kendi aralarýndaki sorunlarý çözmeye çalýþmaktaydý da Türkiye, tüm Balkan devletleri arasýnda sýnýrlarýn karþýlýklý olarak güvence altýna alýnmasý amacýyla bir giriþimde bulundu. Türkiye nin amacý, imzalanacak bir anlaþmayla Balkanlar da istikrarý saðlamak, ayný zamanda Balkanlar dýþýndan gelebilecek tehlikeleri engellemekti. Ancak Türkiye nin bu giriþimleri sonuçsuz kaldý. Bu tarihlerde en büyük tehlike, Balkanlar da ve Doðu Akdeniz de yayýlmacý bir politika izleyen, sahip olduðu On Ýki Ada ile de bölgeye yerleþen Ýtalya idi. Balkan Devletleri arasýndaki bazý anlaþmazlýklarýn ortadan kalkmasý ile bir anlaþma zemini oluþmaya baþladý. Balkan Paktý ný imzalayan dört dýþiþleri bakaný, Atina daki bir toplantý esnasýnda (en solda temsilcimiz Dr. Tevfik Rüþtü Aras) 30 Ekim 1930 günü, Türkiye ve Yunanistan arasýnda Dostluk, Tarafsýzlýk ve Uzlaþtýrma Antlaþmasý nýn imzalanmasý Balkan devletleri arasýnda dayanýþmanýn gerçekleþtirilmesinde önemli bir geliþme oldu. Atatürk ve Venizelos un önderliðinde Türk-Yunan dostluðu geliþti yýlýnda Türkiye sýrasýyla Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Yugoslavya ile birer Dostluk ve Tarafsýzlýk Antlaþmasý yaptý. Bu ikili antlaþmalar Balkan devletleri arasýnda anlaþma yolunu açarak Balkan Paktý nýn imzalanmasýna zemin hazýrladý. Venizelos, Türk-Yunan iliþkilerinde ve Yakýn Doðu da barýþýn saðlanmasýndaki büyük katkýlarýndan dolayý Atatürk ü 12 Ocak 1934 te Nobel Barýþ Ödülü ne aday gösterdi. Balkan Paktý, 9 Þubat 1934 te Atina da Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya Dýþiþleri Bakanlarýnca imzalandý. Bununla birlikte, Pakta girmeyen Bulgaristan ve Arnavutluk a katýlým hakký açýk tutuldu. 34

47 Bu antlaþmayla imzacý devletler Balkanlar daki sýnýrlarýný korumak ve bölgedeki mevcut durumu deðiþtirmek isteyen devletlere karþý önlem almayý amaçladýlar. Ortak savunma niteliðindeki bu anlaþmanýn en önemli maddesi taraflarýn bu antlaþmayý imzalamayan diðer bir Balkan devletine karþý birbirine haber vermeden siyasi bir harekette bulunmamayý ve siyasi yükümlülük altýna girmemeyi garanti etmesiydi. Balkan Antantý, kuruluþundan itibaren çeþitli alanlarda baþarýlar elde etti te Ýtalya nýn Habeþistan a saldýrmasý üzerine, Milletler Cemiyetinin aldýðý zorlayýcý ekonomik önlemlere Antant a üye dört devlet birlikte katýldý da Montrö Konferansý nda, Boðazlar statüsünün Türkiye lehine deðiþtirilmesinde, Antant üyelerinin Türkiye yi desteklemesi ve dayanýþma politikasýný izlemesi bu baþarýlara örnektir. Üye devletlerinin Balkanlarýn dýþýndan gelebilecek tehlikeler karþýsýndaki direnme isteði ve gücüne baðlý baþarýlar gösteren Balkan Antantý nýn durumu 1936 dan itibaren deðiþmeye baþladý. Büyük devletlerin ekonomik, siyasi yayýlma ve etki politikalarý, Antant ýn zayýflamasýna yol açtý. Özellikle 1937 de, Yugoslavya nýn Bulgaristan ile bir dostluk antlaþmasý imzalamasý, gittikçe güçlenen Ýtalya karþýsýnda Yunanistan ýn bu devlete yaklaþmasý, bu durumu daha da hýzlandýrdý. c. Montreux (Montrö) Boðazlar Sözleþmesi (20 Temmuz 1936) Lozan Antlaþmasý nda hâlledilemeyen meselelerden biri de Boðazlar meselesiydi. Türkiye, o günkü þartlar altýnda Boðazlar Bölgesi nin silahtan arýndýrýlmasý ve geçiþin denetlenmesi iþinin Uluslararasý Boðazlar Komisyonu na býrakýlmasýný kabul etmek zorunda kaldý lara gelindiðinde Türkiye, Ýtalya nýn Doðu Akdeniz ile Balkanlar üzerindeki emellerinden endiþe duymakta ve stratejik öneme sahip Boðazlar ýn güvenliðini saðlamak istemekteydi. Konuyu ilk kez Mayýs 1933 te Londra Silahsýzlanma Konferansý nda gündeme getirdi. Ýtalya nýn, 1935 te Habeþistan a saldýrmasý ve On iki Ada yý silahlandýrmaya baþlamasý, Almanya nýn Ren Bölgesi ne yeniden asker sevk etmesi ve Locarno Anlaþmalarýna son vermesi. Türkiye yi, Boðazlar Sözleþmesi nin deðiþtirilmesi konusunda harekete geçirdi. Türkiye, Sovyetler Birliði ve Balkan Paktý yla Balkan devletlerinin desteðini aldý. Pakta üye olmayan Bulgaristan, Türkiye nin Boðazlar la ilgili giriþiminin Nöyyi Antlaþmasý nýn silahtan arýndýrma ile ilgili hükümlerinin Montrö Zaferi nin basýna yansýmasý 35 BOÐAZLAR SÖZLEÞMESÝ ÝLE 24 Temmuz 1923 Lozan Boðazlar Sözleþmesiyle; Çanakkale Boðazý ve Marmara Denizi ile, Ýstanbul Boðaz ýndan denizden ve havadan serbest geçiþ esas alýnmýþ; bu geçiþ güvenliðinin saðlanmasý amacýyla, Çanakkale Boðazý nýn doðu ve batýsýnda yirmiþer, Ýstanbul Boðazý nýn doðu ve batýsýnda onbeþer kilometrelik alan, Marmara Denizi ndeki adalar, askersiz hâle getirilmiþ, bu bölgelerde tahkimat yapmak ve asker bulundurmak yasaklanmýþtý. Buna karþýlýk, bu bölgenin güvenliði Milletler Cemiyetinin garantisi altýna konulmuþtu. Ayrýca, bu statünün yürütülmesini kontrol için bir Türk temsilcisi baþkanlýðýnda, sözleþmede imzasý bulunan devletlerin temsilcilerinden oluþan Boðazlar Komisyonu kurulmuþtu. Dr. Rifat UÇAROL, Siyasi Tarih, s. 580 deðiþtirmesine yol açabileceðini düþünerek tepki göstermedi. Ýtalya nýn Akdeniz deki emellerini bilen Ýngiltere bu giriþimi olumlu karþýladý. Asya da geniþleme çabasý içinde olan Japonya da konuya ilgisiz kaldý. Bu durumda Lozan Boðazlar Sözleþmesi nin imzacýlarýndan sadece Ýtalya, Akdeniz deki emellerinden dolayý bu sözleþmenin deðiþtirilmesine karþý çýkabilirdi. Dünyadaki bu geliþmeler üzerine Türkiye, yeni bir Boðazlar Rejimini ortaya koymak üzere bir Konferans toplanmasýný istedi. Devletlerin (Ýtalya dýþýnda) bu olumlu tutumlarý üzerine 1923 Lozan Boðazlar Sözleþmesi ni deðiþtirmek üzere, 22 Haziran 1936 da Ýsviçre nin Montrö kentinde bir konferans toplandý. Türkiye, Avustralya, Ýngiltere, Bulgaristan, Fransa, Yunanistan, Japonya, Romanya, Sovyetler Birliði ve Yugoslavya nýn katýldýðý Montrö Boðazlar Konferansý nda 20 Temmuzda Montrö Boðazlar Sözleþmesi imzalandý. Montrö Boðazlar Sözleþmesi ile Boðazlar Komisyonu kaldýrýlýp Türkiye ye Boðazlar ve çevresinde asker bulundurma hakký verilerek Boðazlar da Türk egemenliðini ve kontrolünü esas alan bir düzenleme yapýldý. Yeni düzenleme ile Boðazlar da denizden geçiþ serbestliði ilkesi kabul edilmekle beraber belirli kurallara dayanan yeni bir geçiþ statüsü oluþturuldu. Buna göre barýþ zamanýnda ya da Türkiye nin savaþa girmediði durumlarda ticaret gemilerinin serbestçe geçiþine izin verildi. Savaþ gemilerinin geçiþi konusunda Türkiye ye önceden bilgi verilmesi þartý getirildi. Türkiye nin yer almadýðý herhangi bir savaþ durumunda savaþýn içinde olan devletlerin

48 savaþ gemilerinin boðazdan geçiþi yasaklandý. Türkiye içinde bulunduðu bir savaþ ya da güvenliðini tehdit eden bir durum karþýsýnda Boðazlar üzerinde tam yetki elde etti. Türkiye ile savaþ hâlinde olmayan devletlerin ticaret gemilerine kontrollü olarak geçiþ hakký verildi. d. Sadabat Paktý (8 Temmuz 1937) Sadabat Paktý; Türkiye, Irak, Ýran ve Afganistan arasýnda imzalanmýþ, çok taraflý bölgesel bir antlaþmadýr. Bununla taraflar birbirlerine saldýrýdan kaçýnmayý ve bölgede barýþý korumak üzere iþ birliði yapmayý benimsemiþtir. Bu sadece bir saldýrmazlýk ve iyi komþuluk paktýdýr, savunma için yardýmlaþma paktý deðildir yýlýnda Ýngiltere, Irak ýn baðýmsýzlýðýný, bazý sýnýrlamalarla tanýyýp onunla bir ittifak antlaþmasý imzalayýnca Irak Hükûmeti Ýngiltere ye olan baðýmlýlýðýný dengelemek için, Türkiye ile görüþmeler yaptýktan sonra, 1933 sonbaharýnda Ýran ve Türkiye ye birer saldýrmazlýk antlaþmasý önermiþti. O sýrada Irak ýn Türkiye ile iliþkileri gayet iyiydi. Kral Faysal 1931 Haziranýnda Türkiye yi ziyaret etmiþ, Baþbakan Nuri Said Paþa da Ankara da zaman zaman siyasi görüþmelerde bulunmuþtu. Bu dönemde Irak ile Ýran arasýnda sorunlar vardý. Bu nedenle Irak, Ýran la uzlaþmak istiyordu. Irak Kralý Faysal (soldan ikinci) Türkiye de Irak ýn bu giriþimleri üzerine, Türkiye ayrý ayrý saldýrmazlýk paktlarý yerine, Balkan Paktý örneðindeki gibi, bir bölgesel pakt kurulmasýnýn yararlarýný Irak ve Ýran a bildirmiþti. Üç bölge devletinin imzalayacaðý bir metin hazýrlanýp 2 Ekim 1935 te Cenevre de onaylanmýþtý. Ancak SSCB nin önerdiði Afganistan ýn, Irak ýn istediði Suudi Arabistan ýn Pakta alýnýp alýnmamasý üzerindeki görüþmeler ve Irak ile Ýran arasýndaki sorunlar paktýn imzalanmasýný geciktirmiþti. Sonunda Afganistan ýn girmesi kabul edilmiþ ve Pakt 8 Temmuz 1937 günü dört devlet arasýnda Tahran da Þah ýn yazlýk Sadabat Sarayý nda imzalanmýþtýr. Aþaðýdaki tarih þeridinde boþ býrakýlan yerleri diðer örneklere uygun olarak doldurunuz. 28 Temmuz - Avusturya- Macaristan Sýrbistan a savaþ ilan etti. Kasým - Osmanlý Devleti I. Dünya Savaþý na katýldý. Ekim - Avusturya-Macaristan Ýmparatorluðu parçalandý. 30 Ekim - Mondros Ateþkes Antlaþmasý imzalandý. 23 Aðustos - Lozan Antlaþmasý TBMM tarafýndan onaylandý. 29 Ekim - Cumhuriyet ilan edildi. 3 Ocak - Ýtalya da Mussolini bütün yetkileri elinde topladý. 1 Aralýk - Locarno Antlaþmasý imzalandý Nisan - ABD savaþa 10 Ocak - Milletler Cemiyeti kuruldu. girdi. 7 Ekim - Rusya da ihtilal 10 Aðustos - Sevr oldu. Antlaþmasý imzalandý. 6 Aðustos - Lozan 8 Eylül - Milletler Cemiyeti Almanya yý Antlaþmasý yürürlüðe girdi. üyeliðe kabul etti. 36

49 Türkiye açýsýndan Pakt, Atatürk ün barýþçý dýþ politikasýný ve ülkenin etrafýný dostluk çemberi ile kuþatma isteðini yansýtýyordu. Ýçerikleri farklý da olsa Balkan Paktý ile Sadabat Paktý Türkiye nin Batý ile Doðu arasýnda bir barýþ köprüsü olmak isteðinin de ilk somut göstergesiydi. Pakt, Batý da ve Ýslam Dünyasý nda olumlu karþýlanmýþtý. Ancak Pakt, 1939 da Dünya Savaþý baþlayýnca önemini yitirmeye baþlamýþtýr. Savaþ boyunca Ýngiltere Irak ý denetimi altýnda tutmuþtu. Ýran ise SSCB ve Ýngiltere nin iþgaline girmiþti. Savaþtan sonra durum normale dönünce Ýran 1948 de Paktýn canlandýrýlmasýný hatta Pakta Pakistan ýn da alýnmasýný önermiþti. Savaþ sonrasýnda, SSCB tehditlerine karþý Orta Doðu da 1955 te Baðdat Paktý kurulunca Sadabat Paktý önemini kaybetmiþ ve 1980 de Irak-Ýran savaþý çýkýnca artýk var oluþ nedenini de yitirmiþ, tarihteki yerini almýþtýr. e. Hatay Meselesi ve Hatay ýn Anavatana Katýlmasý (30 Haziran 1939) Halkýnýn büyük çoðunluðu Türk olan ve Misakýmillî sýnýrlarý içerisinde bulunan Hatay (Ýskenderun Sancaðý), Fransa yla 20 Ekim 1921 de imzaladýðýmýz Ankara Antlaþmasý ile Türkiye sýnýrlarý dýþýnda kaldý. Bölge, Suriye ile birlikte Fransýz mandasý altýna girdi. O günün þartlarý gereði böyle bir karar almak zorunda kalan Türkiye, Hatay daki Türklerin haklarýnýn korunmasý ve bölgeye özerklik verilmesi için gerekli ortamý hazýrlayacak hükümler eklemeyi de ihmal etmedi. Anlaþmanýn ilgili maddesine göre Ýskenderun bölgesi için özel bir yönetim kurulacaktý. Bölgede Türk kültürünün geliþmesi için her türlü imkândan yararlanýlarak Türk dili resmî bir niteliðe sahip olacaktý. Fransa manda yönetimi 1921 de Ýskenderun Özerk Sancaðý ný Halep e baðladý. Ýskenderun Sancaðý nda kurulan bu statü, bölgede ve Türkiye de olumsuz etkiye neden oldu. Fransa, 1926 da Ýskenderun Sancaðý sýnýrlarý içinde, yapýlan seçimler ve hazýrlanan anayasa sonucunda burada Baðýmsýz Ýskenderun Hükûmeti ni kurdu. Bu durum, Suriye de tepkilere yol açtý. Fransa, ikinci bir kararnameyle bu hükûmetin adýný deðiþtirerek Kuzey Suriye Hükûmeti adýný verdi ve bundan sonra Ýskenderun Sancaðý Þam a baðlandý. Bölgede yaþayan Türk halkýnýn bu geliþmelere büyük tepki göstermesi üzerine 1930 da Milletler Cemiyeti Mandalar Komisyonu Ýskenderun Sancaðý nýn özel bir statüye tabi olduðunu kabul etti. Böylece, Ýskenderun Sancaðý nýn mali ve yönetim özerkliði uluslararasý bir belgeye baðlanmýþ oldu. Fransa, 1935 te Suriye ve Lübnan üzerindeki mandasýný kaldýrdý. 9 Kasým 1936 da Suriye ile bir anlaþma yaparak Ýskenderun dâhil bölgedeki, bütün yetki ve haklarýný Suriye Hükûmeti ne devretti. (Fransa 1946 da tamamen Suriye ve Lübnan dan çekildi.) Bu durum Türkiye tarafýndan tepkiyle karþýlandý ve kabul edilmedi. Bu arada Türk Hükûmeti, 9 Eylül 1936 da, Milletler Cemiyetinde Ýskenderun sorunu hakkýnda Fransa ya ikili görüþme yapýlmasýný önerdi. Fakat öneri kabul edilmedi. Almanya ve Ýtalya daki totaliter rejimlerin yayýlmacý politikalarý baþta Fransa olmak üzere, birçok Avrupa ülkesini endiþeye sevk etti. Bu durum Fransa yý Hatay konusunda anlaþmaya zorlamaktaydý. Türkiye ise sorunlarýný diplomasi yoluyla çözen ve dostluðu aranan bir devlet olmuþtu. Türkiye, 9 Ekim 1936 da, Fransa ya bir nota vererek Suriye ve Lübnan a olduðu gibi Ýskenderun Sancaðý na da baðýmsýzlýk verilmesini istedi. Fransa, verdiði cevapta, Ýskenderun Sancaðý nýn baðýmsýzlýðýnýn tanýnmasý hâlinde Suriye nin parçalanmýþ olacaðýný, buna da kendisinin yetkili olmadýðýný bildirdi. Türkiye nin isteðinde ýsrar etmesi üzerine Fransa, sorunu Milletler Cemiyetine götürmeyi önerdi. Türkiye de bunu kabul etti. Ýskenderun sorunu, 14 Aralýk 1936 da, Milletler Cemiyetinde ele alýnarak Sancak için yeni bir statü kabul edildi. Buna göre Ýskenderun ve Antakya iç iþlerinde tam baðýmsýz, dýþ iþlerinde Suriye ye baðlý, kendisine özgü bir anayasa ile yönetilen bir statüye kavuþturuldu de Türkiye ile Fransa arasýnda imzalanan bir antlaþma ile Sancak ýn toprak bütünlüðü güvence altýna alýndý. 27 Aðustos - Briand- Kellogg Antlaþmasý imzalandý. 9 Þubat - Balkan Antantý imzalandý. 18 Temmuz - Türkiye Milletler Cemiyetine 10 Eylül - SSCB Milletler Cemiyetine üye üye oldu. oldu. Temmuz - Ýspanya iç savaþý baþladý. 20 Temmuz - Montrö Boðazlar Sözleþmesi imzalandý. Mart - Avusturya Almanya tarafýndan ilhak edildi. 2 Eylül - Hatay Cumhuriyeti kuruldu. 10 Kasým - Atatürk vefat etti Japonya Mançurya ya saldýrdý. Ocak - Hitler iktidara geldi. lanmaya baþladý. - Almanya tekrar silah- Ekim - Ýtalya Habeþiþtan ý iþgale baþladý. Aðustos - Japonlar Pekin i iþgal etti. - Çin-Japon savaþý baþladý. 8 Temmuz - Sadabat Paktý imzalandý. 30 Haziran - Hatay Anavatan a katýldý. 1 Eylül - II. Dünya Savaþý baþladý. - Fransa, Ýngiltere ve Kanada Almanya ya savaþ ilan etti. - Alman birlikleri Prag a girdi, Çekoslovakya Almanya nýn eline geçti. 37

50 Türkiye, Milletler Cemiyetinin kararýyla Hatay da oluþturulacak yeni statüsünün hemen uygulanmasýný istedi. Fransýzlarýn engellemeleri üzerine iki ülke arasýndaki iliþkiler gerginleþti. Bu arada Türkiye, Milletler Cemiyeti nezdinde durumu protesto ederek Hatay sýnýrýna asker yýðmaya baþladý. Siyasi geliþmelere paralel olarak Fransa, Hatay la ilgili tavrýný yumuþattý. 6 Haziran 1938 de Hatay daki valisini geri çekerek yerine bir Türk vali atadý. Daha sonra iki ülke arasýnda anlaþma ile Hatay ýn toprak bütünlüðü ve siyasi statüsünün ortaklaþa korunmasý kararlaþtýrýldý ve 5 Temmuz 1938 de, Türk askeri Hatay a girdi. Hatay Devleti milletvekilleri Hatay ýn Anavatan a katýlmasýnýn basýna yansýmasý (24 Haziran 1939) Türkiye ve Fransa nýn gözetimi altýnda Hatay Meclisi için seçimler yapýldý. Eylül 1938 de Sancak Millet Meclisi, ilk toplantýsýný yaparak Hatay Cumhuriyeti nin kurulduðunu ilan etti. Cumhurbaþkanlýðýna Tayfur Sökmen seçilirken Baþbakanlýðýna da Abdurrahman Melek atandý. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarý ve parasý kabul edildi. Hatay Devleti yöneticileri, Türkiye ye katýlmak isteðinde bulundular. Bu sýrada Avrupa da savaþ ortamýna girilmesi Fransa ve Ýngiltere yi Türkiye ye yaklaþtýrdý. Fransa ile yapýlan anlaþma sonucu Fransa, askerlerini bölgeden çekerek Hatay ýn Türkiye ye katýlmasýný kabul etti. Hatay Millet Meclisi, 23 Haziran 1939 günü yaptýðý toplantýda oy birliði ile Anavatan a katýlmak kararýný alarak Hatay Devleti ne son verdi. Ayný gün Fransa imzalanan Ankara Anlaþmasý ile Hatay ýn Türkiye ye katýlmasýný kabul etti ve bir süre sonra Hatay dan çekildi. TBMM 30 Haziran 1939 da, Ankara Antlaþmasý ný onayladý. 23 Temmuz 1939 günü yapýlan törenle de Hatay Türkiye ye katýldý. ATATÜRK VE HATAY Hatay meselesi ile çok yakýndan ilgilenen Atatürk, bu konuya Türkiye nin verdiði önemi, 1 Kasým 1936 da Millet Meclisinin açýlýþ konuþmasýnda þöyle belirtmiþtir: Bu sýrada, milletimizi gece gündüz meþgul eden baþlýca büyük bir mesele, hakiki sahibi öz Türk olan Ýskenderun-Antakya ve havalisinin mukadderatýdýr. Bunun üzerinde, ciddiyet ve katiyetle durmaya mecburuz. Daima kendisi ile dostluða çok ehemmiyet verdiðimiz Fransa ile aramýzda, tek ve büyük mesele budur. Bu iþin hakikatini bilenler ve hakký sevenler, alakamýzýn þiddetini ve samimiyetini iyi anlarlar ve tabii görürler. Kâzým ÖZTÜRK, Atatürk ün TBMM Açýk ve Gizli Oturumlarýndaki Konuþmalarý II, s Hatay ýn Anavatana katýlmasý ile ilgili bir gazete hazýrlayýnýz. Gazetenizde o dönemde dünyadaki siyasi durumu analiz eden bir yazýya, O dönemdeki Türkiye-Fransa iliþkilerini inceleyen bir yazýya, Hatay ýn Türkiye ye katýldýðý tarihe kadar olan süreçte hangi siyasi aþamalardan geçerek baðýmsýz olduðuna dair yazýya, O döneme ait gazete manþetlerine ve dönemin siyasilerine ait hatýralara, Hatay ýn Anavatana katýlmasýnýn dünyada meydana getirdiði yankýlara yer verebilirsiniz. 38

51 I. Dünya Savaþý ndan önce Orta Doðu nun siyasi ve sosyal durumunu inceleyiniz. Savaþ sonrasýnda Orta Doðu haritasýnýn çizilmesi ve manda yönetimlerinin kurulmasý sürecinde geçen geliþmeleri araþtýrýnýz. Bulduðunuz verilerden hareketle manda yönetimlerinin kurulma amaçlarýný ve bu geliþmelerin günümüze yansýmalarýný tespit ediniz. Bu çalýþmayý baþarýyla tamamlayabilmeniz için aþaðýdaki adýmlarý izlemelisiniz. (Grup çalýþmasý yapýlacak.) 1. Ýþ bölümü yapýnýz. 2. Çalýþma sürenizi iyi kullanmak için çalýþma takvimi ve planý hazýrlayýnýz 3. Halk ve üniversite kütüphanesi, Ýnternet vb. yerlerde konu ile araþtýrma yapýnýz 4. Elde ettiðiniz verilerin tümünü bir araya getirip inceleyiniz ve sýnýflandýrýnýz. (Hangi bilgileri nerede, nasýl kullanacaðýnýza karar veriniz.) 5. Projenizde I. Dünya Savaþý öncesi Orta Doðu nun durumunu ve manda yönetimlerinin kurulmasýyla oluþan yeni siyasi yapýlanmalarý gösteren haritalar çiziniz. Çizilen haritalarý paspartu hâline getirerek sýnýf panosunda sergileyiniz. 6. Proje bittikten sonra sýnýf içinde sözlü ya da projeksiyonla sunum yapýnýz. 7. Çalýþma süreniz bir aydýr. Öðrencinin Adý Soyadý: Projenin Adý: Sýnýfý: PROJE DEÐERLENDÝRME FORMU DERECELER GÖZLENECEK ÖÐRENCÝ KAZANIMLARI Çok Çok Ýyi Ýyi Orta Zayýf Zayýf I. PROJE HAZIRLAMA SÜRECÝ Projeye uygun çalýþma planý hazýrlama. Grup içinde görev daðýlýmý yapma Çevreden bilgi toplama. Projeyi plana göre gerçekleþtirme TOPLAM II. PROJENÝN ÝÇERÝÐÝ Türkçeyi etkin kullanma Bilgilerin doðruluðu Toplanan bilgilerin analiz etme Elde edilen bilgilerden çýkarýmda bulunma Toplanan bilgileri düzenleme TOPLAM III. SUNU YAPMA Sorulara cevap verme Sunuyu hedefe yönelik materyalle besleme Verilen sürede sunuyu yapma TOPLAM GENEL TOPLAM Öðretmenin yorumu:... No: 37 39

52 A. Aþaðýdaki sorularý cevaplandýrýnýz. 1. I. Dünya Savaþý sonrasýnda tam bir dünya barýþý saðlanamamasýnda imzalanan barýþ antlaþmalarýnýn rolleri nelerdir? 2. SSCB, Orta Asya daki Türk bölgelerinde nasýl bir yayýlma politikasý takip etmiþtir? Bu politikanýn Türk dünyasýna etkileri nelerdir? 3. I. Dünya Savaþý ndan sonra sömürgecilik nasýl deðiþikliðe uðramýþtýr? 4. Meiji döneminde Japonya da yapýlan yenilikler Uzak Doðu daki güçler dengesini nasýl etkilemiþtir? 5. Avrupa da totoliter yönetimlerin ortaya çýkýþýnda hangi geliþmeler etkili olmuþtur? Bu yönetimlerin iktidara gelmesi dünya siyasetini nasýl etkilemiþtir? 6. Ýki savaþ arasý dönemde dünyada görülen teknolojik, bilimsel ve kültürel geliþmelere örnekler veriniz. 7. Avrupa da meydana gelen siyasi geliþmelere karþý Türk dýþ politikasýnda alýnan önlemler nelerdir? B. Aþaðýdaki ifadelerin baþýna doðru ise (D), yanlýþ ise (Y) harflerini koyunuz. 1. (..) Almanya ile imzalanan Sen Jermen Antlaþmasý II. Dünya Savaþý na neden olmuþtur. 2. (..) Milletler Cemiyetinin kurulmasýna Paris Barýþ Konferansý nda karar verildi. 3. (..) 1929 Ekonomik Krizi sadece Avrupa da etkili oldu. 4. (..) Bolþevik Ýhtilali yle birlikte Orta Asya da Türk topluluklarý baðýmsýzlýklarýný kazanmýþtýr. 5. (..) Montrö Boðazlar Sözleþmesi ile Türkiye, Boðazlar üzerinde tam egemenlik saðladý. C. Aþaðýdaki çoktan seçmeli sorularý cevaplandýrýnýz. 1. I. Dünya Savaþý nýn sonuçlarý arasýnda aþaðýdakilerden hangisi yer almaz? A. Ýmparatorluklarýn yýkýlmasý B. Yeni baðýmsýz devletlerin ortaya çýkmasý C. Köklü rejim deðiþikliklerinin olmasý D. ABD nin birliðini kurmasý E. Almanlarýn Uzak Doðu sömürgelerini kaybetmesi 2. Aþaðýdakilerden hangisi Rusya da Bolþevik Ýhtilali nin sonuçlarýndan biri deðildir? A. I. Dünya Savaþý nda yapýlan gizli antlaþmalarýn açýklanmasý B. SSCB nin kurulmasý C. Rusya - Avrupa iliþkilerinin geliþmesi D. Rusya da yaþayan farklý toplumlarýn baðýmsýzlýk mücadelesine baþlamasý E. Komünist rejimin Rusya ya hâkim olmasý 3. Briand-Kellogg Paktý, hangi ülkelerin öncülüðünde hazýrlanmýþtýr? A. Ýngiltere - ABD B. Ýngiltere - SSCB C. Fransa - ABD D. Fransa - Ýngiltere E. SSCB - Fransa 4. Mandacýlýk sisteminin oluþturulmasýnýn nedeni nedir? A. Sömürgeciliði devam ettirmek B. Wilson Prensipleri ni uygulamak C. Orta Doðu ya baðýmsýzlýk getirmek D. Yönetimde tecrübe kazandýrmak E. Orta Doðu da bozulan dengeleri yeniden kurmak 5. I. Dünya Savaþý ndan sonra Türkiye ile yapýlan antlaþmalardan hangisi dünya barýþýný koruma amacýna yönelik deðildir? A. Montrö Sözleþmesi B. Balkan Paktý C. Lozan Antlaþmasý D. Sadabat Paktý E. Sevr Antlaþmasý 40

53 BULMACA SORULAR Ocak 1919 da I. Dünya Savaþý sonunda maðlup devletlerle yapýlacak anlaþmalarýn içeriðini görüþmek amacýyla toplanan konferans. 2. Almanya da 1930 lu yýllarda Hitler tarafýndan kurulan ve Alman ýrkýnýn üstünlüðünü savunan partinin adý. 3. Türkistan doðumlu olup Basmacý Hareketi içinde yer alan ünlü Türk tarihçisi. 4. SSCB ye karþý Orta Asya Türklerinin baðýmsýzlýk mücadelesine verilen ortak ad. 5. ABD nin Avrupa sorunlarýnýn dýþýnda kalmasý gerektiðini savunan ABD baþkaný. 6. Almanya da 1930 lu yýllarda iktidara gelip Alman ýrkýnýn üstünlüðünü savunan ve II. Dünya Savaþý nýn çýkmasýnda etkisi büyük olan devlet adamý. 7. XIX. yüzyýlýn 2. yarýsýnda Japonya da çaðdaþlaþma hareketini baþlatan imparatorun unvaný. 8. Ýngiltere ve Fransa nýn 1920 de Orta Doðu yu aralarýnda paylaþtýklarý konferans. 9. I. Dünya Savaþý sonucu galip devletlerle Almanya arasýnda yapýlan barýþ antlaþmasý. 10. Albert Einstein tarafýndan 1905 te Hareketli cisimlerin elektrodinamiði üzerine geliþtirilen teori. 11. Almanya, Fransa, Ýngiltere, Ýtalya, Belçika, Polonya ve Çekoslovakya arasýnda 1925 te imzalanan antlaþma. 12. I. Dünya Savaþý sonucu galip devletlerle Osmanlý Devleti arasýnda 1920 de imzalanan barýþ antlaþmasý. 13. Wilson Ýlkelerinden sonra Batýlý ülkelerin sömürgelerini devam ettirebilmek amacýyla uyguladýklarý yeni sistemin adý. 14. Kurtuluþ Savaþý ndan sonra Türkiye nin tam baðýmsýzlýðýnýn onaylandýðý uluslararasý antlaþmanýn adý. 15. Ýki savaþ arasý dönemde ortaya çýkan, en önemli temsilcisi Salvador Dali olan sanat akýmý. 16. I. Dünya Savaþý nda Harbiye Nazýrý olan ve daha sonra Türkistan a geçerek Basmacý hareketine katýlan Türk devlet adamý. 17. Almanya ve Ýtalya nýn yayýlmacý politikalarýna karþý Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya nýn katýlýmý ile oluþan paktýn adý. 18. Dünya barýþýný saðlamak amacýyla 10 Ocak 1920 de merkezi Cenevre olarak kurulan uluslararasý teþkilatýn adý den II. Dünya Savaþý sonlarýna kadar Ýtalya yý yöneten liderin adý. 41

54 2. ÜNÝTE II. DÜNYA SAVAÞI Almanlarýn hava bombardýmanýn dan sonra Canterbury, Ýngiltere Almanlarýn Polonya yý iþgali Almanlarýn hava bombardýmaný esnasýnda siperlere sýðýnan çocuklar, Ýngiltere Atom bombasýndan sonra Nagazaki, Japonya 42

55 A. YENÝ BÝR SAVAÞA DOÐRU B. SAVAÞ YILLARI C. BARIÞA DOÐRU D. SAVAÞIN ETKÝLERÝ E. SAVAÞ YILLARINDA TÜRKÝYE 2. ÜNÝTE: II. DÜNYA SAVAÞI HAZIRLIK SORULARI 1. II. Dünya Savaþý öncesi dünya siyasi haritasýný inceleyiniz. Savaþa dâhil olan devletleri harita üzerinde bulunuz. 2. Mihver ve müttefik kelimelerinin anlamlarýný bulunuz. II. Dünya Savaþý na katýlan Mihver ve Müttefik devletlerin adlarýný yazýnýz Dünya Ekonomik Buhraný nýn II. Dünya Savaþý nýn çýkýþýndaki rolü nelerdir? 4. II. Dünya Savaþý öncesinde Asya kýtasýnýn doðusu ve Pasifik Okyanusu nu harita üzerinde inceleyerek burada yer alan ülkeleri tespit ediniz. 5. Ünite kapaðýndaki fotoðraflarý inceleyerek II. Dünya Savaþý hakkýnda neler söyleyebilirsiniz? 6. II. Dünya Savaþý sýrasýnda yaþanan insan haklarý ihlallerini konu edinen edebiyat ve sanat eserlerini araþtýrýnýz. 7. II. Dünya Savaþý sýrasýnda atom bombasýnýn kullanýlmasý ne gibi sonuçlar doðurmuþtur? 8. Dünya haritasý üzerinde Türkiye nin coðrafi konumunu inceleyiniz. Türkiye nin II. Dünya Savaþý na fiilen katýlmamasý savaþýn seyrini nasýl etkilemiþtir? Düþüncelerinizi ifade ediniz. 9. II. Dünya Savaþý Türkiye yi siyasi, sosyal ve ekonomik bakýmdan nasýl etkilemiþtir? 43

56 A. YENÝ BÝR SAVAÞA DOÐRU Atatürk, 27 Eylül 1932 de Mac Arthur la Avrupa ile ilgili yaptýðý görüþmede özetle þunlarý söylemiþti: Versay Antlaþmasý, I. Dünya Savaþý ný ortaya çýkaran sebeplerden hiçbirini yok edemediði gibi aksine dünün baþlýca düþmanlarý arasýndaki uçurumu büsbütün derinleþtirmiþtir. Çünkü yenen devletler, yenilenlere barýþ þartlarýný zorla kabul ettirerek sadece düþmanlýk duygularýný beslemiþlerdir. Böylelikle bugün içinde yaþadýðýmýz barýþ dönemi sadece ateþkesten ibaret kalmýþtýr. Bence dün olduðu gibi yarýn da Avrupa nýn geleceði Almanya nýn takýnacaðý tutuma baðlýdýr. Üstelik Almanya millî tutkularýný kamçýlayabilecek siyasi bir cereyana kendisini kaptýrdý mý er geç Versay Anlaþmasýný bozmaya çalýþacaktýr. Metne ve karikatüre göre II. Dünya Savaþý nýn çýkýþýnda neler etkili olmuþtur? I. Dünya Savaþý sonunda galip devletlerin barýþý düþünmek yerine barýþ düzeni içerisinde kendi çýkarlarýný gerçekleþtirme yollarýný aramasý, yenilen devletlerin siyasi, ekonomik ve askerî kýsýtlamalar ve aðýr yükümlülükler getiren antlaþmalar imzalamasýna sebep oldu. Ayný zamanda Osmanlý Devleti, Rus Çarlýðý, Avusturya-Macaristan ve Alman Ýmparatorluðu nun yýkýlmasý Avrupa diplomasisi ve kuvvetler dengesini temelinden sarstý. Ýtilaf Devletleri sarsýlan bu dengeyi, imzalanan antlaþmalarla yeni millî devletler kurduðu izlenimini vererek saðlamaya çalýþtý. Bunu kýsmen ve sadece Avusturya- Macaristan üzerinde gerçekleþtirdi. Savaþ sonunda millî devlet anlayýþýnýn uygulamaya konulmadýðýnýn en belirgin örneðini farklý millî unsurlardan oluþturulan Yugoslavya ve Çekoslovakya teþkil etti. I. Dünya Savaþý ndan sonra, Rusya nýn ülkede komünist rejimini yerleþtirmesi uluslararasý alandan soyutlanarak dýþa kapalý bir politika izlemesine yol açtý. Osmanlý Devleti nin yýkýlmasýyla ortaya çýkan Orta Doðu kuvvetler dengesindeki boþluk, Ýngiltere ve Fransa nýn yayýlmacý politikasýyla dolduruldu. Alman Ýmparatorluðu nun yýkýlmasýyla Ýtilaf Devletleri, Almanya ile aðýr þartlar içeren Versay Antlaþmasý ný imzaladý. Böylece Almanya nýn Avrupa yý bir daha tehdit etmesi engellenmiþ oldu. Ancak Almanya nýn uluslararasý alanda býraktýðý boþluk büyük sorunlara yol açtý Versay Antlaþmasý ndan 1925 Locarno Antlaþmasý na kadar geçen sürede savaþ sonrasý sarsýntýlar azaltýlýp barýþ antlaþmalarýyla kurulan düzen yerleþtirilmeye çalýþýldý. Locarno Antlaþmasý ile de milletlerarasý politikada yumuþama ve iþ birliðine gidilerek barýþýn sürekliliðini saðlamak amacýyla silahsýzlanma çabalarýna giriþildi. Dünya bu þekilde devamlý bir barýþ için çabalarken 1929 Dünya Ekonomik Buhraný, etkilerini dünyanýn her yerinde göstermeye baþladý ve siyasi geliþmeleri etkiledi de Japonya nýn Mançurya ya saldýrmasý ve art arda çýkan siyasi buhranlar, dünyayý yeni bir savaþýn eþiðine getirdi. 1. Savaþ Öncesindeki Geliþmeler a. Japonya I. Dünya Savaþý nda Avrupalý devletlerin birbiriyle olan mücadeleleri, Uzak Doðu ya olan ilgilerini azaltmýþtý. Japonya bu durumu Asya daki yayýlmasýný hýzlandýrmak için bir fýrsat olarak gördü. Almanya ya karþý savaþa girerek Pasifik te ona ait (Carolina, Marianne ve Marshall) adalarý iþgal etti. Çin den birçok ekonomik ayrýcalýklar kazandý. Japonya, 1920 li ve 1930 lu yýllarda Uzak Doðu nun en güçlü devleti oldu. Uzak Doðu da topraklarýný geniþletmek isteyen Japonya, doðal kaynaklar açýsýndan zengin olan Mançurya ve Çin e egemen olup Asya içlerine kadar yayýlmak istedi. Bu geliþmeler, Uzak Doðu da çýkarlarý olan Avrupa devletlerini, Japonya ya karþý birtakým önlemler almaya sevk etti Washington Deniz Silahsýzlanmasý Konferansý bu amaçla yapýldý. Burada Japonya nýn Çin e yönelik tehdidini azaltmak için kararlar alýnýrken Japon deniz kuvvetleri de sýnýrlandýrýldý. Liberallerin iktidarda olduðu 1927 ye kadar Japonya, ele geçirmek istediði bölgeleri, ekonomik nüfuzu altýna aldý. Daha sonra askerî destekli hükûmetlerin iktidara gelmesi ve 1929 Ekonomik Buhraný nýn çýkmasý, Japonya nýn yumuþak yayýlma politikasýný deðiþtirdi. Bu tarihten itibaren Japonya, yayýlmacý politikasýný askerî güce dayandýrdý. 44

57 Japonya, 1931 de Mançurya yý iþgal ederek Çin e yöneldi. Asya daki faaliyetlerinde serbest kalmak amacýyla, 1933 te Milletler Cemiyetinden; 1934 te Washington Antlaþmasý ndan çekildi. Ayný zamanda 1934 te, Asya, Asyalýlarýndýr. diyerek Batýlýlarýn Çin le olan münasebetlerini kesmelerini istedi. Japonya nýn yayýlmacý politikasý, Uzak Doðu da güçler dengesini bozdu. Bu bölgede çýkarlarý olan Ýngiltere ve ABD gibi devletler, önce Japonya nýn bu tutumuna tepkisiz kaldý. Ancak Japonya nýn 1937 de Çin e saldýrmasý üzerine bu devletler Çin e yardýma baþladý de Japonya doðu ve orta Çin in topraklarýný ele geçirdi (57. sayfadaki haritadan yararlanýnýz.). Batýlýlarýn doðu Asya dan atýlmasýný öngören Yeni Düzen i ilan etti. Japonya nýn emperyalist tutumu nedeniyle Uzak Doðu, II. Dünya Savaþý nýn cephelerinden biri oldu. b. Ýtalya I. Dünya Savaþý nda istediklerini elde edemeyen Ýtalya, savaþýn sonunda siyasi, sosyal ve ekonomik sýkýntýlarla karþýlaþtý. Bu sorunlar da 30 Ekim 1922 de Benito Mussolini yi iktidara taþýdý ve Ýtalya da aþýrý milliyetçilik esasýna dayalý bir yönetim kuruldu. Mussolini nin ilk iþi kýsa sürede muhalefeti ve demokratik kurumlarý ortadan kaldýrmak, ülkedeki farklý etnik gruplarý zorla Ýtalyanlaþtýrmaya çalýþmak oldu. Ýtalya nýn uzun süreden beri gerçekleþtirmek istediði sömürgecilik emelleri, Mussolini ile birlikte Roma Ýmparatorluðu nun yeniden kuruluþu adý ile millî bir ideal hâline geldi. Ýtalya nýn bu dýþ politikasý rahatsýzlýk kaynaðý oldu. Ýlk problem Yugoslavya ile yaþandý. Serbest Þehir olarak baðýmsýzlýk statüsüne kavuþturulan Fiume, Mussoli ninin Yugoslavya ya baskýsý sonucunda 1924 te Ýtalya ya katýldý. Milletlerarasý bir komisyonda görevli Ýtalya temsilcisinin Yunanistan da öldürülmesi üzerine Ýtalya, Yunanistan a ait Korfu Adasý ný iþgal etti yýlý sonunda Ýtalya, Arnavutluk taki bir iç meseleyi fýrsat bilerek ekonomik ve siyasi desteði ile Arnavutluk u nüfuzu altýna aldý. Bu durum Yugoslavya ile Yunanistan ý korkuttu. Böylece Ýtalya, Arnavutluk vasýtasýyla Balkanlara doðru ikinci hamlesini de yapmýþ oldu. Ýtalya, 1930 lu yýllarda taleplerini arttýrarak saldýrgan politikasýný sürdürdü. Bu sýrada, Mussolini Doðu Akdeniz ve Anadolu yu da yayýlma alanlarý arasýnda saymaktan çekinmedi. Ýtalya nýn yayýlmacý faaliyetlerinin Türkiye ve Balkanlar açýsýndan sonuçlarý nelerdir? Ýtalya nýn Akdeniz de güçlenmesi Fransa ile iliþkileri olumsuz etkiledi. Bu durum Ýtalya nýn Almanya yý Fransa ya karþý bir denge unsuru olarak görmesini saðladý.ýngiltere ise I. Dünya Savaþý sonrasý Avrupa da bir üstünlük saðlayan Fransa ya karþý Ýtalya yý bir denge unsuru olarak gördü. Bu yüzden 1935 e kadar Ýngiltere-Ýtalya iliþkileri iyi bir þekilde devam etti. Ýtalya nýn Habeþistan ý Ýþgali Savaþ sonrasý ekonomik sýkýntýlar içinde olan Ýtalya, 1929 Ekonomik Buhraný ndan da oldukça etkilendi. Bir sanayi ülkesi olmasýna raðmen ham madde kaynaklarý bakýmýndan tamamen dýþarýya baðýmlý olan Ýtalya, ekonomik sarsýntýlar içerisinde bütçe ve dýþ ticaret dengesinde açýklar vermeye baþladý. Bu etkenler Ýtalya yý doðal zenginliklere sahip Habeþistan a doðru yöneltti. Ayrýca 1931 de Japonya nýn Mançurya ya saldýrmasý, Almanya nýn Versay þartlarýndan kurtulma giriþimlerine Ýngiltere ve Fransa nýn tepkisiz kalmasý Ýtalya yý Habeþistan ýn iþgali konusunda harekete geçirdi. Japon imparatoru Hirohito JAPONYA NIN ÇÝN E YÖNELME SEBEPLERÝ 1936 da Ýtalya nýn Habeþistan a saldýrýsýna, Almanya nýn Ren Bölgesi ne asker sevketmesine yeterli tepki gösterilememesi, Berlin-Roma Mihveri nin kurulmasý, Ýngiltere nin yatýþtýrma politikasýna baþlamasý ve Ýspanya da iç savaþýn yaþanmasý gibi geliþmelerin Avrupa dan Japonya ya etkili bir tepkinin gelmeyeceðini göstermesi, ABD nin tarafsýzlýk politikasý gereði buhranlara karýþmak istememesi. Kasým 1936 da Japonya ve Almanya nýn imzaladýðý Pakt ile SSCB nin baský altýna alýnmasý, Japonya nýn Çin e yönelmesinde etkili oldu. Dr. Rifat UÇAROL, Siyasi Tarih, s den özetlenmiþtir. Duçe lakabýyla tanýnan Benitto Mussolini 45

58 Almanya, Ýtalyan-Habeþ savaþýný bahane ederek Versay Antlaþmasý nýn Ren Bölgesi nin askerden arýndýrýlmasýyla ilgili maddesini kaldýrdý. Bu buhran, Kasým 1936 da Ýtalya ve Almanya yý birbirine yaklaþtýrdý ve Berlin-Roma Mihveri kuruldu. Temmuz 1936 da Ýspanya da milliyetçiler ve cumhuriyetçiler arasýnda çatýþmalar yaþanmaktaydý. Ýtalya milliyetçi gurubu, Fransa ve SSCB ise cumhuriyetçileri destekledi. Berlin-Tokyo Mihveri kuruldu. Ýtalya nýn1934 te baþlattýðý Habeþistan saldýrýsý 1936 da iþgalle sonuçlandý. Avrupa da Ýtalya ya karþý ortak bir cephenin kurulamayýþý ve Habeþistan a askerî yardým yapýlamamasý bu iþgali kolaylaþtýrdý. Ýtalya, Akdeniz de deniz gücünü elinde tutan Ýngiltere ye karþý kuvvetli bir rakip hâline geldi. Ýtalya nýn Habeþistan a saldýrýsý ile Almanya, Locarno Antlaþmasý ný feshetti. Avrupa daki mevcut durum bozuldu. c. Ülkeler Arasý Gruplaþmalar Ýtalya, Nazilerin Almanya da iktidara gelip Avusturya ile birleþerek kendi nüfuzu altýnda bulunan Orta Tuna bölgesine egemen olma ihtimalinden endiþe duydu. Bu yüzden Ýngiltere ve Fransa ile 1935 te ortak bir cephe kurdu. Ýtalya nýn Habeþistan ý ele geçirmesi Ýngiltere ile arasýný açýnca Ýtalya, Almanya ya yaklaþtý. Fransa da ise 1936 seçimlerinde Halk Cephesinin iktidara gelmesi, Fransa yý SSCB ye yaklaþtýrýrken Ýtalya dan uzaklaþtýrdý. Böylece ortak cephe bozuldu. Almanya nýn, 1936 da Avusturya nýn baðýmsýz bir devlet olarak kalacaðýný taahhüt etmesi, Ýtalya- Almanya iliþkilerini geliþtirdi. Böylece Avrupa da bir Ýtalyan-Alman ortak cephesi olan Berlin-Roma Mihveri kuruldu dan itibaren Almanya nýn, SSCB ye rejiminden dolayý tavýr almasý, Japonya nýn da Asya içlerine kadar ilerlemek istemesi SSCB ye karþý Almanya ve Japonya yý birbirine yakýnlaþtýrdý. 25 Kasým 1936 da Alman-Japon Paktý imzalandý. Siyasi rejim temeline dayalý bu ittifakla Berlin-Tokyo Mihveri kuruldu. Ýtalya nýn 5 Kasým 1937 de bu Pakta katýlmasý ile Berlin-Roma-Tokyo Mihveri teþekkül etmiþ oldu. Hitler ve Mussolini d. Almanya Versay Antlaþmasý nýn Almanya ya getirdiði zorluklar ve 1929 Dünya Ekonomik Buhraný, Nazileri Almanya da iktidara taþýmýþ ve Hitler in giriþimiyle Almanya da diktatörlük dönemi baþlamýþtý. Hitler le birlikte Alman dýþ politikasý yeniden þekillendi. Bu politikanýn ilk hedefi Versay Antlaþmasý nýn maddelerinden kurtulmaktý. Ýkinci hedefi Almanya dýþýnda Almanlarýn yaþadýklarý topraklarý almak ve topraklarýný sýnýr tanýmadan geniþletmekti. Versay Antlaþmasý na karþý olduklarý bilinen Nazi Partisinin, iktidara gelmesi bu antlaþmanýn yürürlükten kalkma ihtimalini ortaya çýkardý. Bu durum Versay la birlikte kurulan devletler baþta olmak üzere birçok devleti endiþelendirdi. Fransa, Versay Antlaþmasý ile Avrupa da kurduðu üstünlüðü kaybetme ihtimalinden dolayý tedirgin oldu. SSCB, Nazi Partisinin iktidara gelmesinden sonra komünist milletvekillerinin tutuklanmasýna tepki 46

59 olarak Almanya ile ticari iliþkilerini kesti ve ABD ye yaklaþtý. Batýlý devletler ve Milletler Cemiyeti ile iþ birliði yaptý. Eylül 1934 te SSCB Milletler Cemiyetine kabul edildi ve konsey üyeliðine seçildi. Polonya Versay Antlaþmasý yla kendisine býrakýlan Danzig Bölgesi nin Almanya tarafýndan iþgal edilme ihtimalinden endiþe duydu. Önce Batý daki meselelerle ilgilenmek isteyen Hitler, 1921 Fransa-Polonya ittifakýný zayýflatmak ve Avrupa da barýþ yanlýsý bir izlenim oluþturmak istedi. Bunun için 1934 te Polonya ile saldýrmazlýk bildirgesi imzaladý. Kýsa bir süre sonra Almanya nýn Avusturya yý ilhak teþebbüsü Hitler in asýl amacýný ortaya çýkardý. Ancak bu teþebbüsün baþarýlý olamamasý Hitler i uygun zamaný beklemeye ve diðer meselelerle ilgilenmeye sevk etti. 1 Mart 1935 te Versay Antlaþmasý yla Fransa ya býrakýlan Saar Bölgesi, halk oylamasý sonucunda Alman yönetimine geçti. Versay ýn getirdiði askerî kýsýtlamalardan kurtulmak isteyen Almanya, gizlice silahlanmaya baþlayarak Ekim 1933 te Silahsýzlanma Konferansý ve Milletler Cemiyetinden çekildi ten itibaren kara, deniz ve hava kuvvetlerini güçlendirme çalýþmalarýný baþlattý. Modern silah, araç ve gereç yapýmýna önem vererek asker sayýsýný 300 bine çýkardý. Gizlilik içinde devam ettirilen bu faaliyetleri fark eden Ýngiltere, savunma gücünü arttýrýrken Fransa da 15 Mart 1935 te mecburi askerlik süresini uzattý. Ýngiltere ve Fransa nýn bu faaliyetleri Hitler e istediði fýrsatý verdi. Bu geliþmeler üzerine ülkesini koruma gerekçesi ile 16 Martta askerliði mecburi hâle getirip asker sayýsýný 550 bine çýkardý. Versay Barýþ Antlaþmasý ný tamamen ortadan kaldýrmaya kararlý olan Almanya, 7 Mart 1936 da, askerden arýndýrýlan Ren Bölgesi ne asker gönderdi. Fransa bu durumu kabul etmek zorunda kaldý. Almanya, 13 Mart 1938 de Avusturya ile birleþtiðini ilan ederek burayý ilhak etti. Böylece Versay Antlaþmasý nýn son kalýntýsýndan kurtulan Hitler, dýþ politikadaki ikinci hedefine ulaþmak için çalýþmalara baþladý. Alman parlamentosu: Almanya ve Avusturya nýn birleþmesi (Anschluss) Çekoslovakya nýn Südetler bölgesinde 3,5 milyon Alman yaþamaktaydý. Burayý ilhak etmek isteyen Hitler in bu ülkedeki Nazilerin çýkardýklarý karýþýklýklardan yararlanmak istemesi, iki ülke iliþkilerini bir bunalýma dönüþtürdü. Hitler, 28 Mayýs1938 de Çekoslovakya yý iþgal etme kararý aldý. Ýtalya, Südet buhraný sýrasýnda Almanya yý desteklerken Ýngiltere ve Fransa bu konuda ortak bir cephe oluþturamadý. SSCB ise müttefiki Çekoslovakya ya iç sorunlarý ve sýnýrlarý ortak olmadýðý için yardým gönderemedi. Ara buluculuk faaliyetlerinin sonuç vermemesi Avrupa da genel bir savaþ ihtimalini ortaya çýkardý. Ýngiltere nin önerisi üzerine Almanya, Fransa, Ýtalya ve Ýngiltere arasýnda 29 Eylülde Münih Konferansý toplandý. Bu Konferansta Südet, Almanya ya verilirken Çekoslovakya topraklarý Ýngiltere ve Fransa nýn garantisi altýna alýndý. Münih Konferansý na davet edilmeyen ve Çekoslovakya ile ilgili kararlarda kendisine danýþýlmayan SSCB, Batýlý devletlerden uzaklaþýp Almanya ya yakýnlaþtý. Münih Konferansý nýn ardýndan 2 Ekimde Polonya, Çekoslovakya nýn Teschen Bölgesi ni iþgal etti. 2 Kasýmda da Macaristan, imzaladýðý bir anlaþmayla Slovakya dan sýnýr boyunca bir toprak þeridini aldý. 20. sayfadaki Milletler Cemiyetinin görevlerini dikkate alarak Milletler Cemiyetinin Avrupa daki geliþmeler karþýsýndaki tutumunun II. Dünya Savaþý nýn çýkýþýna etkilerini belirtiniz. 47

60 Naziler, Bolþevikler aleyhindeki sözleri ve iktidara geldiklerinde takýndýklarý tutum ile dikkatleri çekmekteydi. II. Dünya Savaþý nýn baþlarýnda Almanya ile SSCB, ayný safta yer alýrken savaþýn ilerleyen safhalarýnda ise Almanya ve SSCB karþý karþýya geldi. REDDEDÝLEMEZ BÝR TEKLÝF... Gerçekte olay çok net ve basitti: Biz Fransýz ve Ýngilizler Stalin e þöyle bir teklifte bulunduk. Stalin den, 1919 sýnýrlarýnýn devamý ve halklarýn baðýmsýzlýðýný savunma konusunda bize yardým etmesini istedik. Demokrasinin ve Milletler Cemiyetinin tanýdýðý bütün haklara sahip olacaðýný, bunun yaný sýra savaþ riskinin devam ettiðini söyledik. Diðer taraftan Hitler, Stalin e Toprak kaybettiniz, onlarý geri alacaksýnýz. Beserabya ve Baltýk ülkelerini kaybettiniz, buralarý size geri vereceðim. Doðrudan bir savaþýn içinde olmayacaksýnýz. diyordu. SSCB nin ana politikasý ise savaþa girmemekti. Bu amaçla Alman-Rus Paktý ný imzalayarak savaþý batýda baþlatýyordu. Hâlbuki yapýlan bütün planlar savaþýn batýdan ziyade doðuda olmasý üzerineydi. SSCB, tereddüt etmedi ve ülkesi için kendisine en avantajlý gelen seçimi yaptý. M. Georges Bonnet Fransýz Dýþiþleri Bakaný Georges LANGLOIS, 20. Yüzyýl Tarihi, s. 236 Karikatürden yola çýkarak Stalin in politikasý hakkýnda neler söyleyebilirsiniz? HAYAT SAHASI I. Dünya Savaþý sýrasýnda Almanya nýn üzerinde bulunduðu topraklarýn Alman ýrkýna yeterli gelmeyeceðine iliþkin mevcut olan fikrin, Hitler tarafýndan Almanya nýn Avrupa da yayýlma politikasýnýn bir gerekçesi olarak kabul edilmesi sonucunda ortaya çýkan kavramdýr. Benzer iddialar Japon ve Ýtalyanlar tarafýndan da ileri sürüldü. Liddell HART, II. Dünya Savaþý Tarihi 2, s. 787 Japonya, 1939 da Uzak Doðu da Hainan Adasý ný ele geçirirken Ýngiltere ve Fransa ya ait ayrýcalýklý bölgeleri abluka altýna aldý. Japon-ABD Ticaret Antlaþmasý feshedildi. Polonya Savaþý sürerken Fransa da Alman sýnýrýndaki Maginot Hattý ný kuvvetlendiriyordu. e. Savaþ Yýlý: 1939 Çekoslovakya buhranýnda Batýlýlarýn pasif kalmasý, Berlin- Roma Mihveri nin yayýlma ve geniþleme emellerini daha da arttýrdý. Almanya ve Ýtalya nýn peþ peþe çýkardýðý buhranlarla Avrupa, Eylül 1939 da savaþýn eþiðine geldi. Münih Konferansý yla Çekoslovakya dan Südet bölgesini alan Almanya, 15 Mart 1939 da Prag a girerek Çekoslovakya yý iþgal etti. Tamamý Almanlardan oluþmayan Çekoslavakya nýn iþgali, Hitler in yayýlmacýlýkta sýnýr kabul etmediðini gösterdi. Hayat Sahasý politikasý uygulanmaya koyuldu. Geliþmelerden yararlanan Macaristan, Rutenya yý iþgal etti. Hitler Memel i de Litvanya dan istedi ve imzalanan bir anlaþma ile Memel Alman yönetimine geçti. Almanya nýn iþgallerinden cesaret alan Ýtalya, 7 Nisanda, 1926 dan beri nüfuzu altýnda bulunan Arnavutluk u iþgal etti. Bu iþgal Almanya tarafýndan desteklenirken Ýngiltere ve Fransa tarafýndan sert tepkiyle karþýlandý. Alman ve Ýtalyan ittifaký 22 Mayýsta Çelik Pakt ile pekiþtirildi. Almanya nýn ticari bir anlaþmayla Romanya yý da nüfuzu altýna almasý, Ýngiltere nin yatýþtýrma politikasýndan vazgeçmesinde etkili oldu. 48

61 Almanya, Versay la serbest þehir statüsüne geçirilen Dantzig i Polonya dan istedi. Bu istek kabul edilmeyince Almanya Polonya yý iþgal etmeye karar verdi. Ancak Ýtalya nýn 1942 yýlý sonuna kadar savaþa girmeyeceðini bildirmesi üzerine Almanya SSCB ye yaklaþtý. 23 Aðustosta SSCB- Almanya Saldýrmazlýk Paktý imzalandý. Paktýn gizli maddelerine göre Baltýk Bölgesi ve Polonya topraklarý iki devlet arasýnda pay edildi. Bu geliþme üzerine Ýngiltere ve Fransa, SSCB ile iliþkisini kesti. Ýngiltere, Polonya ile bir ittifak antlaþmasý yaptý. Bu siyasi geliþmeler neticesinde devletler bloklaþmaya baþladý ve bloklarýn birbirleriyle olan iliþkileri kopma noktasýna geldi. Almanya nýn, 1 Eylülde Polonya ya saldýrmasý üzerine Ýngiltere ve Fransa 3 Eylülde Almanya ya savaþ açtý. YATIÞTIRMA POLÝTÝKASI II. Dünya Savaþý na giden dönemde Ýngiltere Baþbakaný Chamberlain la özdeþleþen politikadýr. Hitler in esas ilgi alanýnýn doðuda olduðuna inanan Chamberlain, SSCB ye karþý Almanya nýn kendileriyle iþ birliðine gireceðini düþünüyordu. Chamberlain, Münih Antlaþmasý ile Südet i alan Hitler in artýk durarak kazandýklarýný elinde tutmaya çalýþacaðýný tahmin etti. Fakat 15 Martta Almanya, az sayýda Alman ýn yaþadýðý Çekoslovakya yý iþgale baþlayýnca yatýþtýrma politikasý sona erdi. Prof. Dr. Baskýn ORAN, Türk Dýþ Politikasý, c. I, s. 408 Maginot Hattý II. Dünya Savaþý nýn baþlamasýndan sonra SSCB nin de katýlmasýyla Polonya iþgali hýz kazandý. Daha sonra SSCB, Estonya, Letonya ve Litvanya yý iþgal etti. Finlandiya bütün çabalarýna raðmen bazý sýnýr bölgelerini SSCB ye vermek zorunda kaldý (1940). Müttefik Mihver Fransa Ýngiltere ABD SSCB Almanya Ýtalya Japonya II. Dünya Savaþý na katýlan devletler ve liderleri Vichy hûkümetinin lideri Mareþal Petain Ýngiltere deki Fransýz direniþ hareketi lideri Charles de Gaulle (Carls Dö Gol) 1940 a kadar Neville Chamberlain Temmuz 1945 e kadar Winston Churchill 1945 ten sonra Clement Attlee Nisan 1945 e kadar Franklin Roosevelt 1945 den sonra Harry S. Truman Joseph Stalin Adolf Hitler Benito Mussolini Ýmparator Hirohito MAGÝNOT HATTI Fransýz generalleri, 1930 larda dünyanýn en güçlü savunma hattýný kurmaya karar vererek Maginot Hattý ný oluþturdular. II. Dünya Savaþý na kadar hiç test edilmeyen bu hat, birbirinden bir top atýmý uzaklýkta 50 savunma kulesi ve bunlara baðlantýlý yer altý sýðýnaklarýndan oluþuyordu. Düþmanýn ele geçirmesi neredeyse imkânsýz olan sýðýnaklarda, askerlerin yaþamasý için her þey mevcuttu. Maginot Hattý nýn iki zayýf noktasý vardý: Belçika sýnýrý ve askerlerin ilerlemesini olanaksýz kýlan sýklýkta aðaç örtüsüyle Ardennes ormanlarý civarý. Fransýzlar savaþ baþladýðýnda Almanlarýn kuzeyden savunmasýz Belçika sýnýrýndan saldýracaklarýný hesaplamýþlar ve güçlerinin büyük bir kýsmýný bu bölgeye kaydýrmýþlardýr. Almanlar ise Ardennes de Fransýz hatlarýný yararak aþýlmaz Maginot Hattý ný geçtiler ve Belçika sýnýrýna yýðýlmýþ Fransýz ordularýný arkadan sararak teslim aldýlar. Prof. Dr. Baskýn ORAN, Türk Dýþ Politikasý, c. I, s

62 Almanya Ýtalya Japonya SSCB Fransa Ýngiltere ABD Naziler iktidara geldi. Silahsýzlanma Konferansý ve Milletler Cemiyetinden çekildi. 26 Ocak - Polonya ile saldýrmazlýk bildirgesi imzaladý. Gizlice silahlanarak kara, deniz ve hava kuvvetlerini güçlendirdi. Almanya ile ticari iliþkileri kesti. ABD ye yaklaþtý. Milletler Cemiyetine üye oldu Ocak - Fransa dan halk oylamasý ile Saar ý aldý. 16 Mart - Mecburi askerlik sistemini getirdi ve asker sayýsýný 550 bine çýkardý. 7 Mart - Ren bölgesine asker sevketti. 1 Kasým - Berlin-Roma Mihveri kuruldu. 25 Kasým - Japonya ile pakt imzaladý ve Berlin-Tokyo Mihveri kuruldu. 14 Nisan - Almanya ya karþý Ýngiltere ve Fransa yla ortak cephe oluþturdu. Almanya yý protesto etti. 9 Mayýs - Habeþistan a saldýrdý. Berlin-Tokyo Mihveri kuruldu. 6 Kasým - Ýtalya nýn Japon-Alman paktýna katýlýmýyla Berlin-Roma-Tokyo Mihveri kuruldu. Çin e saldýrdý. 13 Mart - Almanya ile Avusturya birleþti. 28 Mayýs - Südet in verilmemesi üzerine Çekoslovakya yý iþgal kararý aldý. 15 Mart - Çekoslavakya iþgal edildi. 23 Mart - Litvanya dan Memel i aldý. 29 Eylül - 29 Eylül Münih Münih Konferansý na Konferansý katýldý. 7 Nisan - Arnavutluk u iþgal etti. 22 Mayýs - Almanya ile Ýtalya Çelik Paktý imzaladý. 23 Aðustus - SSCB ile Saldýrmazlýk paktý imzaladý. 1 Eylül - Polonya iþgali ile II. Dünya Savaþý baþladý. Uzak Doðu da Fransa ya ait Çinhindi ni ele geçirdi. 23 Aðustus - Almanya ile saldýrmazlýk paktý imzalayarak Polonya yý bölüþtü. 14 Nisan - Almanya ya karþý ortak cephe oluþturup Almanya yý protesto ettiler. Rusya ve Fransa yakýnlaþtý. 15 Mart - mecburi askerlik süresini uzattý. Ýngiltere savunmasýný güçlendirdi. 29 Eylül - Münih Konferansý na katýldýlar. 3 Eylül - Almanya ya savaþ ilan ettiler. B. SAVAÞ YILLARI 3 Eylülde Almanya ya karþý savaþ ilan eden Fransa ve Ýngiltere, hemen savaþa girebilecek güçte deðildi. Bu yüzden Mihver Devletler savaþýn ilk üç yýlý içerisinde müttefiklere karþý üstünlük saðladý. Savaþ, Avrupa, Pasifik ve Kuzey Afrika olmak üzere üç cephede cereyan etti. 1. Avrupa da Savaþ 1. Aþaðýdaki 2 Eylül 1939 tarihli gazete haberine göre Polonya nýn iþgali dünyada hangi tepkilerle karþýlanmýþtýr? 2. Konuyla ilgili dönemin diðer gazetelerini araþtýrarak farklý tepki ve sonuçlarý bulunuz. Avrupa daki geliþmelerde tarafsýzlýðýný korudu. ^ 50

63 KUZEY DENÝZÝ BALTIK DENÝZÝ Memel LÝTVANYA Danzig 8 HOLLANDA BELÇÝKA FRANSA 1 Rheinland Ren Nehri Elbe Nehri (Almanya nýn yeniden iþgali 1936) SAAR ÝSVÝÇRE Münih 4 Berlin A L M A N Y A Prag 4 Viyana A V U S T U R Y A 3 Oder Nehri 4 Budapeþte Y U G O S L A V Y A Vistül Nehri Ç E K O S L O V A K Y A 6 Teschen 5 M A C A R Ý S T A N Varþova P O L O N Y A 7 Rutenya ROMANYA S S C B te Almanya ya plebisitle katýlan toprak 2 Ýtalyan yayýlmasý de Almanya nýn ilhaký(anschluss) Münih anlaþmasýyla Eylül 1938 de Almanya ya 4 verilen Çek topraklarý(sudetenland) 5 Eylül 1938 de Polonya tarafýndan alýnan Çek topraklarý 6 Kasým 1938 de Macaristan a verilen Çek topraðý 7 Mart 1939 da Macaristan ýn iþgal ettiði yerler 8 Memel in ilhaký (Mart 1939) A D R Ý Y A T Ý K D E N Ý Z Ý KORSÝKA SARDUNYA A K D E N Ý Z Ý T A L Y A Roma ARNAVUTLUK 2 Ýtalya tarafýndan ilhaký 1939 ERÝTRE KENYA 2 HABEÞÝSTAN Ýtalya tarafýndan alýndý. ( ) Mogadiþu ÝTALYAN SOMALÝSÝ SÝCÝLYA km Hint Okyanusu Ýtalyan seferleri sayfadaki tablo ve yukarýdaki haritadan yararlanarak sýnýr deðiþikliklerini inceleyiniz. Bu deðiþikliklerin II. Dünya Savaþý nýn çýkýþýna etkilerini belirtiniz. 51

64 Almanya nýn Norveç i iþgali üzerine Ýngiltere de Churchil, Chamberlain ýn yerine geçti. (10 Mayýs1940) 10 Haziranda Ýtalya, Ýngiltere ve Fransa ya savaþ açtý. Aðustosta Ýtalya, Ýngiltere ye karþý Kuzey Afrika da harekâta baþladý. Ýtalya, Ekimde Yunanistan a saldýrdý. Baþarýsýz oldu ve Adriyatik e çekildi. ABD, tarafsýzlýk politikasýna devam etti. Fransýz General de Gaulle (Dö Gol), Londra ya kaçarak Fransa nýn kurtuluþu için mücadele baþlattý. Ýngiltere ve Fransa, Alman ekonomisini zayýflatarak savaþýn süresini kýsaltmak istedi. Bu iki devlet, Ýsveç ten Norveç yoluyla Almanya ya gelen kömür cevherinin geliþini durdurmak için Norveç kýyýlarýný mayýnladý. Bunun üzerine Fransa ya saldýrmayý planlayan Almanya, Danimarka ile Norveç i ele geçirdi. 10 Mayýs 1940 ta Hollanda, Belçika ve Fransa ya saldýrdý. Hollanda ve Belçika yý kýsa sürede ele geçirdi. Ardýndan Fransada düþtü. 22 Haziranda Almanya ile Fransa ateþkes kararý aldý. Yapýlan anlaþma ile Fransa topraklarýnýn büyük bir bölümünü iþgal eden Almanya, kalan bölümde de kendi kontrolünde Vichy hükûmetini kurdu. Paris te Alman askerlerini izleyen Fransýzlar Hitler Paris te Yukarýdaki fotoðraflarý inceleyerek Fransa nýn iþgalinin Almanlar ve Fransýzlar üzerindeki etkilerini yorumlayýnýz. Almanya nýn, Avrupa yý hýzla iþgal etmesi üzerine Ýngiltere Avrupa da yalnýz kaldý. Aðustos sonlarýnda Hitler, Ýngiltere ye karþý hava saldýrýsý baþlattýysa da baþarýlý olamadý. DE GAULLE Fransýz general ve devlet adamýdýr. I. Dünya Savaþý na katýldý, yaralanýp esir düþtü. Baþbakan Paul Reynaud, 1940 yýlýnda Fransa Savaþý ndan sonra De Gaulle ü Savunma Bakanlýðý Müsteþarlýðýna getirdi. Almanlarla yapýlan mütarekeye karþý çýktý ve Londra ya gitti. Burada Hür Fransýz Kuvvetlerini teþkil etti yýlýnda General Giraud la birlikte Fransýz Ulusal Kurtuluþ Komitesinin baþkaný oldu. 9 Eylül 1944 te kurduðu gölge hükûmeti ile birlikte Cezayir den Paris e döndü ve birbirini izleyen iki geçici hükûmetin baþýna getirildi. 20 Ocak 1946 ya kadar görevde kaldýktan sonra siyasetten ayrýldý de cumhurbaþkaný seçilerek siyasete geri döndü a kadar cumhurbaþkanlýðýnda kalan De Gaulle 1970 te öldü. Liddell HART, II. Dünya Savaþý Tarihi 2, s. 769 HAVADA HÂKÝMÝYET MÜCADELESÝ Nazilerin hava mareþali Göring in, Londra ya yapýlan büyük hava saldýrýlarý dolayýsýyla 15 Aðustos 1940 ta, Dört gün içinde Ýngiliz avcý uçaklarý imha edilecek, sonra sýra endüstriye gelecekti. Ýngilizlerin barýþ istemeye mecbur kalacaklarýndan katiyen eminim. þeklindeki beyanatýný radyodan dinlemiþtim. Bu þiddetli hava saldýrýlarýna karþý tüneller ve yer altý tramvaylarý gibi yerlerde barýnan Ýngilizlerin metaneti ile, Göring in umduðu olmamýþtý.( ) Almanlarýn Kartal Hücumu adý verilen Ýngiltere hava saldýrýsýnda 1015 kara bombardýman uçaðý, 346 Stuka savaþ uçaðý, 933 avcý ve 375 muhrip uçaðý vardý. Buna Ýngilizler, 700 kadar avcý ve 500 kadar bombardýman uçaðý ile karþý koymaya çalýþmýþlardý. Mareþal Göring in, Almanya semalarýnda bir tek Ýngiliz uçaðý uçamayacaktýr. demesine raðmen, 1940 Temmuzundan itibaren Berlin baþta olmak üzere Almanya þehirleri üzerinde gittikçe artan Ýngiliz hava bombardýmanlarý baþladý. Alarm düdükleri insanlarý birkaç kez sýðýnaklara kaçmaya mecbur etmiþ, hastanelerdeki aðýr hastalar sedyelerle sýðýnaklara taþýnmýþtý. Berlin bölgesindeki Siemensstad savaþ sanayi kuruluþu, 30 Aðustos gecesi uðradýðý hasar 52

65 yüzünden iki hafta çalýþamayacak duruma gelmiþti. Freiburg un uðradýðý korkunç hava saldýrýsýndan sonra misilleme yapýlmasýný emretmiþ olan Führer (Hitler in lakabý), 4 Eylül günü Reichstag (Reyþtag)daki konuþmasýnda, Eðer Ýngiliz Hava Kuvvetleri kiloluk bombalar atacak olursa biz bir gecede kiloluk bombalar hatta daha fazlasýný atarýz. Onlar birçok kentimize saldýracaklarýný ilan ederlerse biz onlarýn kentlerini yerle bir ederiz. Allah yardýmcýmýz olsun. Ýki taraftan birinin çökeceði zaman gelecektir. Fakat bu Almanya olmayacaktýr. demiþti. Biz Berlin de, her gece beþ kez sýðýnaða iniyor, radyodan da Almanlarýn þiddetli saldýrýlardaki baþarýlarýný dinliyorduk. 7 Eylül gecesi yapýlan saldýrý, Ýngiltere Hava bombardýmaný sýrasýnda Londra istilasýnýn baþladýðýný düþündürecek kadar þiddetli olmuþtu.( ) Londra, o gece Almanlarýn 648 avcý uçaðýnýn himayesinde 628 bombardýman uçaðýnýn saldýrýsýna uðramýþtý. Hem Führer in konuþmasýndaki misilleme tehdidinin doðruluðunu ispat etmek hem de Ýngiliz halkýnda panik yaratarak Ýngiliz hükûmetini barýþa mecbur etmek amacýný taþýyan bu ve bundan sonraki hava saldýrýlarýndan, en önemli askerî hedef olan hava alanlarýnýn bombalanmamasý, Royal Air Force un (Ýngiliz Hava Kuvvetleri), son derece muhtaç olduðu zamaný kazanmasýný saðlamýþtý. Bu yüzden Almanlarýn hava kayýplarý da gittikçe artmýþtý. Savaþ sonu istatistiklerinden anlaþýldýðýna göre Temmuz baþýndan Ekim sonuna kadar Alman Hava Kuvvetleri 1733 uçak kaybetmiþti. Buna karþýlýk Ýngilizlerin kaybý 915 i geçmemiþti Führer 12 Ekim 1940 ta ordu baþkumandanlýðýna verdiði talimatla Ýngiltere yi istila teþebbüsünden vazgeçti ve Avrupa da kendisi gibi geniþleme siyaseti izlediðini gördüðü SSCB nin tehdit ve tehlikesini ortadan kaldýrmak için doðuya yönelme kararý verdi. Hüsrev GEREDE (Türkiye nin Berlin Büyükelçisi), Harb Ýçinde Almanya ( ), s Almanya nýn Avrupa da kýsa sürede büyük baþarýlar elde etmesine raðmen Ýngiltere ye karþý ayný baþarýlarý gösterememesinin sebepleri nelerdir? 2. I. Dünya Savaþý nýn II. Dünya Savaþý na oranla daha kýsa sürede geniþ alanlara yayýlmasýnýn sebepleri nelerdir? Hitler, hava ve deniz kuvvetleri açýsýndan üstün olan Ýngiltere ye karþý baþarý kazanmanýn zor olduðunu anladý. Hayat sahasý için gerekli zenginlikleri doðuda aramaya karar vererek SSCB yi hedef seçti. Ayný zamanda SSCB nin Alman hayat sahasý içindeki Balkanlar ve Boðazlara doðru geniþlemesi ve silahlanmasý, Almanya nýn çýkarlarýna uygun deðildi. Finlandiya nýn iþgalinde SSCB ordusunun zorlanmasý Hitler i saldýrý için cesaretlendirdi. Almanya, SSCB iþgalinden önce Balkanlara yönelerek Romanya ve Bulgaristan ile ittifak antlaþmalarý yaptý. Kýsa sürede Yugoslavya ve Yunanistan ý ele geçirdi. Daha sonra 22 Haziran 1941 de SSCB ye saldýrarak Barbarossa harekâtýný baþlattý. Bu harekâtla 6 ay içinde SSCB yi teslim almak isteyen Almanya, iklim þartlarýndan dolayý hedefine ulaþamadý. Buna karþýlýk iklime alýþýk Ruslar, Alman hatlarýnýn en ileri uzantýlarýný durdurarak sýnýrlý SSCB topraklarýnda Alman askerleri da olsa onlarý geriletti. 53

66 Ýtalyan ve Alman kuvvetleri, 31 Mart 1941 de Kuzey Afrika da ikinci harekâta baþladý. Japonya, 7 Aralýk 1941 de ABD nin askerî üssü Pearl Harlbour a saldýrdý. DEVLET ÝÞ BÝRLÝÐÝ Vichy hûkümetinin Þefi Pierre Laval ýn Almanya Dýþiþleri Bakaný Ribbentrop a mektubu: Temellerine kadar kültürümüzü yok edecek Bolþevizmden Avrupa yý kurtarmak için Almanya büyük bir mücadeleye hazýrlandý. Fedakârlýðýn büyük boyutlarý karþýsýnda Fransýz hükûmetinin kayýtsýz kalmayacaðýný bilmenizi istiyorum. Fransa hükûmetinin kendiliðinden ve kolayca kendi imkânlarý çerçevesinde hiçbir çekinmede bulunmadan sizin çabalarýnýza yardýmda bulunacaðýný size söylemek istiyorum. Tarihin en büyük savaþý için Almanya, halkýnýn en genç ve aktif unsurlarýný harekete geçirdi, bunun sonucu olarak insana ihtiyacý var. Bu gereksinimleri anlýyorum ve imkânlarýmýzý sizin hizmetinize seferber etmeye hazýrýz. Bundan dolayý Fransýzlarýn fabrikalarýnýzda, mümkün olduðu kadar fazla sayýda, doðu cephesine gidenlerin yerini almasýný istiyorum. Fransa Anti- Bolþevik lejyonuyla sembolik olarak doðu cephesinde temsil ediliyor. Sayýlarýný çoðaltmak mümkün olabilir. Fransýz hükûmeti bütün eski ve yeni gönüllülere kendilerinin ve aile üyelerinin þahsi çýkarlarýnýn adaletle saðlanacaðý garantisini veriyor (12 Mayýs 1942). Pierre Laval Georges LANGLOÝS, 20. Yüzyýl Tarihi, s. 249 Kuzey Afrika da savaþan askerler Barborassa harekâtý Almanya, 1942 ilkbaharýnda ikinci saldýrýya geçti ise de Moskova düþmedi. Ayný zamanda Almanya güneye doðru yöneldi. Amacý Kafkaslar üzerinden Ýran a geçerek petrol kaynaklarýný ele geçirmek, Batýlýlarýn Ýran yolu ile SSCB ye yardýmýný engellemek ve Hindistan a ulaþarak Japonya ile birleþmekti. Alman ordusu Mayýs ayýnda Kýrým ý alarak Kafkaslara girdi ve Maikop petroller bölgesi düþtü. Böylece SSCB nin kömür ve elektrik kaynaklarýnýn yarýsý ele geçirildi. SSCB nin ordularý Stalingrad a çekildi. 22 Aðustosta Stalingrad da baþlayan ve üç ay süren mücadele, Almanlarýn yenilgisiyle sonuçlandý. Bu yenilgi Mihver Devletler için bir dönüm noktasý oldu. SSCB ye karþý mücadelede Almanya nýn kaynaklarý hýzla tükenmeye baþladý. Ayný zamanda ABD nin savaþa girerek Ýngiltere ve SSCB ye her türlü yardýmý yapmasý üzerine Almanya topyekûn savaþa girdi ve iþgal ettiði bölgelerdeki ekonomik kaynaklarý sömürmeye baþladý. Savaþýn ilk yýllarýnda iþgal bölgelerindeki Almanya ya karþý zayýf bir þekilde baþlayan yer altý direniþleri, giderek güç kazandý. Almanya el emeðine ihtiyaç duyunca iþgal bölgelerindeki iþçileri fabrikalarda çalýþtýrmaya zorladý. Bu durum gençlerin yer altý direniþ örgütlerine katýlmasýnda etkili oldu. 2. Kuzey Afrika da Savaþ 1940 ta Fransa savaþ dýþý kalýrken Ýtalya nýn savaþa girmesi Akdeniz ve Doðu Afrika da Ýngiltere yi zor durumda býraktý. Ýngiltere, denizlere egemen bir devletti. Ýngiltere nin maðlup edilebilmesi ancak Ýngiliz donanmasýnýn en önemli üslerinin alýnmasýyla saðlanabilirdi. Bu önemli üslerden biri de Süveyþ Kanalý idi. Bu bakýmdan stratejik ve ekonomik yönleriyle Kuzey Afrika, savaþan taraflar için önemli bir alandý ve savaþýn genel seyrini etkileyecek nitelikteydi. Savaþýn ilk haftalarýnda Ýtalya, Cebelitarýk, Malta, Ýskenderiye ve Süveyþ i; Ýngiltere ise Rodos u ve Ýtalya nýn endüstri bölgelerini bombaladý. Bundan sonra Ýtalya, Afrika da kara harekâtýna girdi. Ýtalya 1940 Aðustosunda Ýngiliz ve Fransýz Somalisi ile Sudan a saldýrdý ve bu bölgeden Ýngilizleri çýkarttý. Akdeniz e kesin hâkim olmak isteyen Ýtalyanlar bu kolay baþarýdan sonra Ýngilizleri tüm Afrika dan çýkarabileceklerini düþünüp Süveyþ harekâtýna karar verdiler Eylülünde Ýtalyanlar, Trablusgarp üzerinden saldýrýya geçerek bir haftada Süveyþ in 150 km batýsýna kadar geldiler. Bu noktada karþý saldýrýya geçen Ýngilizler, beþ gün içinde Ýtalyanlarý Mýsýr dan çýkardýðý gibi Mart 1941 de Ýtalyan iþgalindeki Bingazi yi ele geçirdiler. 54

67 Ýtalya, 31 Mart 1941 de Almanya nýn müdahalesi ile Kuzey Afrika da yeni bir harekât baþlattý. Almanya, bu harekâta büyük önem veriyordu. Plana göre Ýtalya güneyden; Almanya Kafkaslar ve Ýran üzerinden Mýsýr a gelip Orta Doðu Bölgesi ni kýskaç içine alacaktý. Japonya nýn, Birmanya ve Hindistan üzerinden Ýran a gelmesiyle savaþ sona erecekti. Bu yüzden Almanya, bu harekâta hem kara hem de hava kuvvetleri ile destek verdi. Bingazi, Derne, Tobruk ve Sallum ortak Alman-Ýtalyan saldýrýsý ile Ýngiltere den alýndý. Bu durum üzerine Ýngilizler karþý saldýrýya geçerek Alman-Ýtalyan kuvvetlerini Mýsýr ve Libya dan attýklarý gibi Bingazi ye kadar ilerleyiþini de sürdürdü. Bu harekâtla Ýngiltere Ýtalya nýn sömürgelerini elinden alýrken Kuzey Afrika nýn büyük bir bölümünü ele geçirdi. ABD, II. Dünya Savaþý na girince Kasým 1942 de Fransa ya ait Atlas Okyanusu ve Akdeniz kýyýlarýna asker çýkardý. Fas ele geçirilince Ýngiltere de Ýtalya nýn Afrika topraklarýna karþý saldýrýya geçti Mayýsýna gelindiðinde tüm Alman ve Ýtalyan birlikleri teslim oldu. Müttefikler kadar Mihver askerini tutsak aldýlar. Bundan sonra müttefikler Avrupa ya yöneldi. 3. Asya ve Pasifik te Savaþ a. Savaþ Öncesi ABD I. Dünya Savaþý ndan sonra ABD Avrupa daki geliþmelere karýþmama kararý aldý. II. Dünya Savaþý çýktýðý zaman Amerikan kamuoyu, Hitler in diktatör (totaliter) rejimi, saldýrgan politikasý, Yahudilere karþý tutumu, demokratik rejimlere karþý bakýþý ve antlaþmalarý çiðnemesi sebebiyle Almanya ya karþýydý. Ancak tarafsýzlýk politikasý gereði ABD baþkaný Roosevelt, savaþ sýrasýnda bir demeç vererek Amerikan halkýndan düþüncelerinde bile tarafsýz kalmalarýný istedi. Baþlangýçta taraflara silah satmayan ABD, savaþýn Almanya lehine dönmesi üzerine tarafsýz yasalarýný deðiþtirdi ve silah satýþýný serbest býraktý. Alman ilerleyiþi durdurulamayýnca 1940 ta Ýngiltere ye para ve silah yardýmý da yaptý de Amerika Ödünç Verme ve Kiralama Yasasý ný çýkardý. Buna göre her ülke yiyecek ve savaþ malzemesi dâhil her türlü yardýmý bedeli savaþ sonunda ödenmek þartýyla alabilecekti Aðustos 1941 de ABD ve Ýngiltere bir araya gelerek Atlantik Bildirisi ni yayýnladý. ABD de savaþ propagandasý afiþi: Führer in Yüzü ATLANTÝK BÝLDÝRÝSÝ II. Dünya Savaþý sýrasýnda Ýngiltere Baþbakaný Winston Churchill ile o sýrada henüz savaþa girmemiþ olan ABD Baþkaný Franklin D. Roosevelt arasýnda Kanada açýklarýnda bir savaþ gemisinde yapýlan ve beþ gün süren görüþmeler sonucunda 14 Aðustos 1941 de ortak bildiri yayýnlandý. Bu maddeler daha sonra Birleþmiþ Milletler Antlaþmasý na dâhil edildi. Bildirinin maddeleri özetle þöyleydi: 1. Savaþtan sonra toprak kazanýlmayacak. 2. Ýlgili halkýn onayý alýnmadan toprak deðiþikliði yapýlmayacak. 3. Uluslar kendi geleceklerini kendileri saptayacaklar (self-determinasyon). 4. Uluslararasý iþ birliði gerçekleþtirilip geliþtirilecek. 5. Temel ham maddelerden eþit biçimde faydalanýlacak. 6. Ýnsanlar korku ve açlýktan kurtarýlacak. 7. Açýk denizlerde ticaret serbestliði gerçekleþtirilecek. 8. Mihver Devletler silahtan arýndýrýlacak ve savaþtan sonra topyekûn silahsýzlanmaya gidilecek. Kâmuran GÜRÜN, Savaþan Dünya ve Türkiye (Savaþ ), s ten yararlanýlmýþtýr. 1. Bu bildiri size I. Dünya Savaþý ile ilgili hangi belgeyi hatýrlatmaktadýr? Belirtiniz. 2. Bu bildiri, ABD politikalarýnda nasýl bir deðiþikliðe sebep olmuþtur? Açýklayýnýz. 55

68 SOROKU YAMAMOTO ( ) Japon amirali Yamamoto Pearl Harlbor baskýnýnýn düzenleyicisi ve planlayýcýsýydý. Harvardda eðitim gördüðü için Amerikalýlarý çok iyi tanýdý arasýnda Washington da Deniz Ataþesi olarak görev yaptý da Japon Donanmasý Komutanlýðýna getirildi. Asya daki Ýngiliz ve Amerikan varlýðýna karþý savaþa girilmesini savunan Yamamoto, Japonya nýn Almanya ile müttefik olmasýný istemedi. ABD savaþa girdikten sonra 18 ay Coral ve Midway Deniz Muharebeleri de dâhil olmak üzere Pasifik teki bütün deniz harekâtlarýný sevk ve idare etti. 18 Nisan 1943 te deniz harekâtýnýn þifrelerini çözen Amerikalýlar tarafýndan uçaðý düþürüldü. Ölümü ile birlikte Pasifik teki gidiþat deðiþmeye baþladý. Japonya da bir süre gizlenen Yamamoto nun ölümü, açýklandýðýnda Japonlarýn üzerinde çok olumsuz bir etki yarattý. Liddell HART, II. Dünya Savaþý Tarihi 2, s b. Pearl Harlbour Baskýný ve ABD nin Savaþa Giriþi Japonya I. Dünya Savaþý ndan sonra Pasifik bölgesinde ABD ve Ýngiltere nin baskýsý altýnda kalmýþtý. Japon yöneticiler II. Dünya Savaþý ile bu baskýdan kurtulmak istedi. Savaþ çýktýðý sýrada Japonya, Çin in iþgaliyle uðraþýyordu. Ýngiltere ve Fransa Avrupa da savaþýnca ABD, Uzak Doðu da yalnýz kalarak Çin i desteklemekten vazgeçti. Böylece Japonya daha serbest kaldý ve güneye doðru yöneldi. Ýlk adým olarak da Hainan Adasý ný ele geçirdi ta da Fransa, Almanya ya yenilince Almanya nýn Vichy hükûmetine baskýsý sonucu Japonya, Fransa ya ait Çinhindi nden stratejik üsler aldý. Roosevelt, Japonya ya petrol ambargosu koyarak Japon ekonomisini yýprattý. Bu meseleyi diplomatik yollarla çözemeyen Japonya, 7 Aralýk 1941 de ABD nin Pasifik üstünlüðünü simgeleyen Hawaii takýmadalarýndan Honolulu daki deniz ve hava üssü Pearl Harlbour a saldýrdý. Kýsa sürede ABD nin Pasifik Donanmasý yla hava filosunun büyük bölümü etkisiz hâle getirildi. Bu saldýrý üzerine ABD savaþa girmiþ oldu. Ancak Japonya nýn ABD nin Hawai deki petrol depolarýný vurmamasý ve askerî açýdan önemli bu üssü iþgal etmemesi, harekâtýn stratejik açýdan baþarýlý olmasýný engelledi. Pearl Harlbour (Ýnci Limaný) baskýný Japonya nýn Pearl Harlbour a saldýrmasý savaþýn seyrini ve güçler dengesini nasýl etkilemiþtir? Belirtiniz. Almanya, Roma-Berlin-Tokyo Mihveri ne göre bir yükümlülüðü olmamasýna raðmen dört gün sonra ABD ye savaþ açtý. Roosevelt in savaþa giriþ belgesini imzalamasý ABD, Ocak 1942 de Ýngiltere, SSCB ve yirmi iki devletin katýlýmý ile Birleþmiþ Milletler Ýttifakýný kurdu. Böylelikle Mihver Devletlere karþý ortak savaþma ve barýþ antlaþmasý imzalama kararý alýndý. Ýlk önce Almanya nýn yenilgiye uðratýlmasý kararlaþtýrýldý. Savaþ sýrasýnda karþýlýklý antlaþmalar devam etmesine raðmen müttefikler genel olarak aralarýnda ortak strateji belirleyemedi. c. Pasifik Savaþlarý 1942 ye gelindiðinde Almanya Avrupa da; Japonya Uzak Doðu da üstünlüðü elinde tutmaktaydý. Japonya, Pearl Harlbour saldýrýsýndan sonra güneye doðru yöneldi. ABD nin Manila; Ýngiltere nin ise Singapur ve Hong Kong ta üslerini ele geçirdi. 56

69 y e t Daha sonra Birmanya ya ve Endonezya ya asker çýkararak ilerledi. Bölgenin hâkimi Hollanda tutsak vererek teslim oldu. Nisan 1942 de Japonya, Avustralya da durduruldu. Mayýsta Amerikan ve Japon filolarý Mercan Denizi nde karþýlaþtý ve Japonya burada yenildi. Savaþ sýrasýnda ABD donanmasýnýn toparlandýðýný gören Japonya, vakit kaybetmeden ABD nin Midway üssüne saldýrý planladý. 4 Haziranda gerçekleþtirilen Japonya nýn Midway saldýrýsý, baþarýsýzlýkla sonuçlandý. Bu geliþme Pasifik teki savaþýn seyrini etkileyecek bir dönüm noktasý oldu. Japon saldýrýsýndan sonra Midway üssü, 4 Haziran 1942 S S C B T r a n s - S i b i ry a d e i r m y o l u M A N Ç U R Y A 1933 M O Ð O L Ý S T A N Ç i n e Nomonhan 1939 K O R E 1938 Doðu Denizi J A P O N Y A S o v Pekin d e s t e ð i 1938 Sarý Deniz Ç Ý N 5 Þangay 1937 Ryukyu Adalarý HÝNDÝSTAN Burma Yolu 1938 Hong Kong Tayvan 7 Aralýk 1941 Pasifik Okyanusu BURMA BURMA Bangkok F R A N S I Z 1940 Ç Ý N H Ý N D Ý 1941 Saygon Ýþgale izin veren Fransýz - Japon anlaþmasý Güney Çin Denizi 53 Harita üzerinde II. Dünya Savaþý öncesinde ve savaþ sýrasýnda Japonya nýn ele geçirdiði yerleri inceleyiniz. Japonya nýn Uzak Doðu da mücadele ettiði devletleri ve bu mücadelenin sebeplerinin neler olduðunu tespit ediniz de Japonya 1933 e kadar yayýlma 1941 e kadar yayýlma SSCB-Japonya çatýþmasý FÝLÝPÝN ADALARI (A.B.D.) Manila Japon nüfuzu altýnda Baðýmsýzlýk hareketleri için Japon desteði Müttefik üsleri Japon saldýrýlarý km

70 C. BARIÞA DOÐRU 1. Avrupa da Savaþýn Sona Ermesi Ocak 1943 te Roosevelt ve Churchill, Kazablanka Konferansý nda aldýklarý kararla Mihver Devletlerin kayýtsýz þartsýz teslim alýnmasý için harekete geçtiler. Ýtalya yý Kuzey Afrika dan atan Müttefikler Avrupa ya yöneldi. Saldýrý için en uygun yer Ýtalya idi. Temmuz 1943 te önce Sicilya nýn stratejik noktalarýna hava saldýrýsý düzenlendikten sonra denizden çýkarma yapýldý. Ýngiltere ve ABD nin bu harekâtý Stalingrad ölçüsünde bir baþarý olmamakla beraber Mihver Devletlerin Avrupa daki yenilmezliði sona erdi. Bu yenilgiler Mussolini nin otoritesini sarstý. Mussolini, iktidardan düþerken yerine onun görevden aldýðý Genelkurmay Baþkaný Mareþal Badoglio baþbakan oldu ve Müttefiklerle 3 Eylül 1943 te ateþkes anlaþmasý imzaladý. Almanya bu düzenlemelere tepki olarak Kuzey Ýtalya yý iþgal edip bir hava harekâtý ile Mussolini yi tutsak olduðu yerden kurtardý. Daha sonra Almanlar, Roma yý ele geçirerek Müttefiklere karþý savunma hattý kurdu. Müttefikler ancak Haziran 1944 te Roma ya girip 1945 yýlýnýn baþýnda Kuzey Ýtalya yý ele geçirebildi. 6 Haziran 1944 te Alman iþgali altýndaki Fransa ya Ýngiliz ve ABD birlikleri Normandiya kýyýlarýndan girmeye baþladýlar. Almanlarýn çok iyi tahkim ettikleri için hiç beklemedikleri Normandiya dan Müttefik donanmasý büyük bir çýkartma yaptý. Müttefik birlikleri büyük kayýplara raðmen baþarýlý oldu ve Fransa nýn güneyinden gelen birliklerle birleþerek 26 Aðustosta Paris e ulaþtý. Ýtalya da bu geliþmeler yaþanýrken Almanya, SSCB ve batý cephelerinde güçlüklerle karþýlaþtý. Mayýs 1944 te Ruslar Kýrým ý da alarak Tuna ya kadar ilerlediler. DWIGHT DAVID EISENHOWER ( ) ABD li generaldir yýllarý arasýnda Filipinler de Genarel Mac Arthur un komutasý altýnda görev yaptý de Kuzey Afrika Cephesi nde, Meþale (Torch) harekâtýnda ilk kez bir birliðe komuta etti. Bu harekâttaki baþarýsý üzerine ABD Baþkaný Roosevelt, Eisenhower ý Avrupa Müttefik Kuvvetler Baþkomutaný olarak atadý. 6 Haziran 1944 te Normandiya Çýkarmasý nda baþarýlý oldu. Eisenhower ýn bu baþarýsýnýn altýnda yatan en önemli unsurlar, sükûneti, soðukkanlýlýðý, emri altýndaki farklý uluslardan meydana gelen birlikleri, komutanlarý ve kurmaylarý çok dengeli bir þekilde sevk etmesi ve yönetmesidir. Savaþtan sonra ( ) iki dönem arka arkaya ABD nin baþkanlýðýný yaptý. Normandiya çýkarmasý Eylül sonlarýnda Fransa ve Belçika da savaþ sona erdi. Doðuda ise Sovyet ordusu Polonya ve Baltýk ülkelerine girdi. Eylülde Bulgaristan SSCB ordularý tarafýndan iþgal edildi. Romanya ve Finlandiya ateþkes istedi. Hitler, savaþýn son aylarýnda durumun kötüleþtiðini anlayýnca iþgalci güçlere karþý örgütlenerek gerilla direniþi yapmayý planladý. Ancak bunun için halkýn direnme gücü ve zaman kalmamýþtý. Liddell HART, II. Dünya Savaþý Tarihi 2, s. 773 Paris in kurtuluþu 58

71 II. Dünya Savaþý nýn sonlarýna doðru gelecekteki barýþýn esaslarýný saptamak amacýyla Roosevelt, Churchill ve Stalin arasýnda 4-11 Þubat 1945 te Yalta Konferansý yapýldý. Churchill, Balkanlardaki Ýngiliz etkisinin sona ermesinden, savaþ sonunda ABD nin Avrupa dan çekilmesinden sonra güçlü bir SSCB ile tek baþýna kalmaktan çekiniyordu. Bu nedenle, Fransa nýn da Almanya ve Avusturya nýn iþgaline katýlmasýný saðladý. SSCB, Doðu Avrupa dan ordularýný çekmek ve serbest seçimlerin yapýlmasýný saðlamak için söz verdi. Ancak çekilmenin þartlarý ile Polonya nýn gelecekteki sýnýrlarý konusuna açýklýk getirmedi. Almanya dan tazminat almayý da garantileyen SSCB, Japonya ya karþý savaþa girmesine karþýlýk kurulacak Birleþmiþ Milletlerde üç sandalye (Sovyetler Birliði, Belarus ve Ukrayna) aldý. Böylece SSCB konferanstan en kârlý çýkan devlet oldu. Konferansta SSCB nin Japonya ya karþý savaþa girmesi karara baðlandý. AVRUPA ÜZERÝNE BÝLDÝRÝ Özgür Avrupa nýn geçici istikrarsýzlýk dönemi süresince Alman tahakkümünden kurtulmuþ özgür halklara, Mihverin eski uydularý Avrupa devletlerinin halklarýna, acil olan siyasi ve iktisadi sorunlarýný demokratik yollardan çözebilmesi için SSCB baþkaný, Ýngiltere baþbakaný ve ABD baþkaný yardým etme amacýyla hükûmetlerinin politikalarýný ortak iradeleriyle bildirirler. (Soldan saða) Churchill, Roosevelt ve Stalin Avrupa da yeni nizamýn yerleþmesi, ulusal iktisadi hayatýn yeniden kurulmasý, özgür halklara Nazizm ve Faþizm kalýntýlarýnýn yýkýlmasýný mümkün kýlacak yollarýn saðlanmasý ve kendi seçimlerine göre demokratik kurumlarýn oluþturulmasýyla gerçekleþecek... Halklarýn altýnda yaþamak istedikleri hükûmet þekillerini seçme hakkýna sahip olacak iþgalci ülkelerin zorla kendilerinden mahrum ettiði egemenlik ve otonomi haklarý tekrar tanýnacak. Özgür halklarýn bu haklarý uygulayabilecekleri ortamý desteklemek için, üç hükûmet bütün özgür Avrupa devletlerinin halklarýna ve Avrupa da Mihverin eski uydu devletlerine yardým edecek. Bu ülkelerde bunu gerektiren þartlar þunlar; a. Ýç barýþýn þartlarýný kurmak, sýkýntý içindeki insanlara yardým etmek için acil tedbirler almak, b. Mümkün olur olmaz özgür seçimlerle halkýn iradesine cevap verecek hükûmetleri kurmak, halkýn bütün demokratik unsurlarýnýn geniþçe temsil edildiði aracý hükûmetler oluþturmak, c. Gerekli olduðu yerde seçim sürecini kolaylaþtýrmak. ( Yalta Konferansý nýn sonuç bildirisi, 11 Þubat 1945 ) Daha sonra gerçekleþen San Fransisco Konferansý sýrasýnda 7 Mayýs 1945 te Almanya kayýtsýz þartsýz teslim olmuþ ve Avrupa da savaþ sona ermiþti. Bunun üzerine Müttefikler arasýnda Berlin yakýnlarýnda Potsdam da ABD, Ýngiltere ve SSCB arasýnda 17 Temmuz-2 Aðustos tarihleri arasýnda yeni bir konferans toplandý. Bu konferansa SSCB adýna Stalin, ABD adýna Truman katýldý. Ýngiltere Baþbakaný Churchill ise konferans sürerken ülkesindeki seçimlerde yenilgiye uðrayýnca yerini rakibi Attle ye devretti. 59 Georges LANGLOIS, 20. Yüzyýl Tarihi, s. 270 Yalta Konferansý nda görüþülen konularý ve Müttefik Devletlerin Avrupa ile ilgili bir bildiri yayýnlamaya neden ihtiyaç duyduklarýný söyleyiniz.

72 ON ÝKÝ ADA 1913 Uþi Antlaþmasý ile Ýtalya nýn eline geçen On Ýki Ada, Musollini nin devrilmesi ve Ýtalya nýn savaþtan çekilmesi üzerine Almanlar tarafýndan iþgal edildi. Almanya nýn teslim olmasýndan sonra da On Ýki Ada, Müttefiklerin eline geçti ve ayný yýl Yunanistan a býrakýldý. Ýngiliz askerî yönetimi altýnda Paris te, 27 Haziran 1946 da yapýlan Dýþiþleri Bakanlarý Konferansý nda On Ýki Ada nýn Yunan hâkimiyetine geçmesi kabul edildi. Ýtalya bunu 10 Þubat 1947 de onayladý ve Nisan 1947 de On Ýki Ada resmen Yunanistan a býrakýldý. Faruk SÖNMEZOÐLU, Türk Dýþ Politikasý, s. 134 Almanya teslim antlaþmasýný imzalarken Potsdam Konferansý nda, Almanya nýn teslim olmasýndan sonra ortaya çýkan sorunlar, yapýlacak olan barýþ antlaþmalarýnýn temel þartlarý ve yöntemleri belirlendi. Görüþmelerde Avrupa, Müttefiklerin istekleri doðrultusunda þekillendirildi. Almanya, dört iþgal bölgesine ayrýlarak ABD, Ýngiltere, Fransa ve SSCB yönetimine býrakýldý. Ayrýca Almanya için ekonomik ve askerî kýsýtlama ve yükümlülükler getirildi. Savaþ suçlularýnýn tutuklanmasýna ve diðer ülkelerde bulunan Almanlarýn Almanya ya götürülmesine karar verildi. Avusturya ve baþkenti Viyana nýn dört iþgal bölgesine ayrýlmasý, Ýtalya ile koþullarý aðýr olmayan bir barýþ anlaþmasý imzalanmasý karara baðlandý. Kararlarý itibarý ile Avrupa nýn siyasi, askerî ve nüfus yapýsý yönünden büyük önem taþýyan Konferansta, devletlerin çýkarlarý doðrultusunda gergin anlar yaþandý. Bu anlaþmazlýklarýn artmasý, daha sonra dünyanýn baþlýca iki nüfuz alanýna veya iki bloka ayrýlma dönemine girmesine yol açtý. Almanya nýn II. Dünya Savaþý sonunda Müttefik Devletler tarafýndan bölünmesi siyasi, ekonomik ve toplumsal açýdan ne gibi sonuçlar doðurmuþtur? SSCB FRANSA SSCB HOLLANDA Ýngiliz Bölümü Sovyet Bölümü POLONYA ÝNGÝLTERE ABD BELÇÝKA LUXEMBURG FRANSA Fransýz Bölümü Amerikan Bölümü ÇEKOSLOVAKYA Berlin Haritasý ÝSVÝÇRE AVUSTURYA MACARÝSTAN ROMANYA ABD FRANSA ÝNGÝLTERE SSCB YUGOSLAVYA km BULGARÝSTAN 60

73 2. Pasifik te Savaþýn Sona Ermesi Japonya, Filipinlerde General Mac Arthur komutasýndaki ABD kuvvetlerine yenildi. Ekim1944 te yapýlan Leyte Savaþý nda Japon Donanmasý hemen hemen ortadan kaldýrýldý. Daha sonra Pasifik Adalarý alýnarak Japon Adalarýna ulaþmak, ABD nin temel savaþ stratejisi oldu. Ancak Japonya nýn bu þekilde teslim alýnmasýnýn Amerikan ordusunda büyük kayýplara sebep olacaðý düþünülerek ilk kez atom bombasý kullanýldý. 6 Aðustosta Hiroþima ya atýlan ilk atom bombasý ile kiþi, 9 Aðustosta Nagazaki ye atýlan ikinci bomba ile kiþi öldü. ABD nin Hiroþima üzerine atom bombasýný kullanmasýnýn ardýndan SSCB, 8 Aðustosta Japonya ya savaþ ilan etti ve Mançurya yý ve 38. enlemin kuzeyindeki Kore topraklarýný iþgale baþladý. Japonya, Nagazaki nin bombalanmasý üzerine barýþ istemiþti. Japonya 14 Aðustosta kayýtsýz þartsýz teslim oldu. 2 Eylül 1945 te ateþkes antlaþmasý imzalandý ve II. Dünya Savaþý sona erdi. Mac Arthur, Japonya ile Ateþkes Antlaþmasý ný imzalarken Aþaðýda 28 Eylül 1940 ta Japon Baþbakaný Fuminaro Konoye nin, Japonya nýn Roma- Berlin Mihverine katýldýðýný ilan etmesi ve Japonya nýn teslim olmasý anlatýlmaktadýr. Her iki metni okuyunuz ve 1940 ve 1945 teki Japonya nýn siyasi ve sosyal durumunu karþýlaþtýrýnýz. SAVAÞIN BAÞLARINDA JAPONYA Dünya, tarihî bir dönüm noktasýna geldi. Japon hükûmeti barýþ ve dünyanýn geliþmesi uðrunda üçlü ittifaka dâhil oldu. Biz, aðýr sorumluluðumuzun farkýndayýz. Sizlere hadiselerin nasýl geliþtiðini anlatarak gerçek durumu anlamanýza yardýmcý olacaðým. Doðu Asya daki hadiseler git gide kötüleþti ve Çin meselesi içinden çýkýlmaz hâle geldi. Bunun üzerine hükûmet, gerçekten iç savaþa dönüþen duruma çözüm bulmak için köklü tedbirler alýnmasý gerektiðine inandý. Avrupa da yeni bir düzen kuran Almanya ve Ýtalya nýn, kaderlerini Japonya ile birleþtirmek istemesi gayet doðaldý... Son üç yýl boyunca Japonya, büyük fedakârlýklara katlandý ve pek çok sadýk askerini kaybetti. Bir tarafta Çin harbinin uzamasý ve diðer tarafta da yeni düzenin kurulmasý, silahlarýn yenilenmesi, aðýr fedakârlýklarý gerektirdi ve hayatý güçleþtirdi. Ülke içindeki þartlarý ve uluslararasý durumu göz önünde tutan hükûmet, üçlü ittifakýn Japonya için en iyi yol olduðuna karar verdi. Kaderimizi bu yoldaki gayretlerimiz tayin edecek. Sarf edeceðimiz gayretin sýnýrý yoktur. Halkýn ayaða kalkarak milletin karþýlaþtýðý güçlüklerin üstesinden gelmesini istiyorum. Nejat MUALLÝMOÐLU, Bütün Yönleri Ýle Hitabet, s JAPONYA TESLÝM OLURKEN Seksen milyon Japon 15 Aðustos (1945) öðlen vakti hükümdarlarýnýn sesini radyolarýnýn önünde baþlarý eðik, hazýr ol vaziyetinde dinliyorlardý. Bu ses, boðuk ve hüzünlü bir tonda yavaþ yavaþ çýkýyordu. Japonlar büyük þaþkýnlýk yaþýyordu. Japonlar, imparatorlarýndan kendilerini ölünceye kadar mücadele etmeye çaðýracak ateþli bir konuþma bekliyorlardý. Zira ölümle sonuçlanabilecek o meþhur direniþ hakkýnda kendilerine birçok telkinde bulunulmuþtu. Ýmparatorun söyledikleri duyulduðunda birden korkunç bir iç parçalanmasýyla hayretler içinde Japonya nýn yenildiðini anladýlar. Her þey bitmiþti. Kabul edilemez olaný kabul etmek zorundaydýlar. Radyo önündeki herkes çökmüþtü. Japonlar görünmeden aðlamak için uzun süre evlerine kapandýlar. Georges LANGLOIS, 20. Yüzyýl Tarihi, s Þubat 1947 de Ýtalya, Romanya, Bulgaristan, Macaristan ve Finlandiya ile Paris te barýþ antlaþmalarý yapýldý. Japonya yla da 8 Eylül 1951 de San Francisco da barýþ antlaþmasý imzalandý. Ancak, 1919 Versay düzenlemesinin kilit ülkesi Almanya yla bu defa antlaþma yapýlamadý. 61

74 D. SAVAÞIN ETKÝLERÝ yýllarý arasýnda cereyan eden II. Dünya Savaþý kýsa sürede yayýlarak topyekûn bir savaþa dönüþtü. Bu yüzden savaþýn oldukça kapsamlý olan sonuçlarýný siyasi, ekonomik ve toplumsal olmak üzere sýnýflandýrabiliriz. a. Siyasi Sonuçlar II. Dünya Savaþý nýn Müttefiklerce kazanýlmasý ile Faþizm ve Nazizm gibi akýmlar tasfiye edildi ten sonra dünyanýn siyasi yapýsý yeniden inþa edilmeye baþlandý. Mihver Devletlere karþý direniþe geçenler kazanç saðladý. Birçok ülkede savaþýn olumsuz etkilerinden kurtulmak amacýyla reformlar baþlatýldý. Asya, Afrika ve Orta Doðu da yaþayan halklar, II. Dünya Savaþý nda, emperyalist devletlerin zayýflýðýný görerek bu devletlere karþý mücadeleye baþladý de Hindistan, Endonezya gibi ülkelerde millî kurtuluþ hareketleri oluþtu. Ýngiltere ve Fransa nýn II. Dünya Savaþý sonunda galip devletler arasýnda olmasýna raðmen ekonomileri oldukça bozuldu, sömürgeleri üzerindeki etkileri de azalmaya baþladý. Savaþýn maðlup devletleri Ýtalya ve Almanya nýn topraklarý iþgal edildi. Müttefik ordularýnýn denetimi altýnda baþkentleri Berlin ve Viyana da dâhil olmak üzere, Almanya ve Avusturya topraklarý dört iþgal bölgesine ayrýldý. Sömürge imparatorluðunu kaybeden Ýtalya, ekonomik ve siyasi alanda yeniden yapýlanmanýn güçlükleriyle karþý karþýyaydý da düzenlenen bir halk oylamasýyla Ýtalya da cumhuriyet rejimine geçildi. Savaþýn diðer maðlup devleti Japonya, ABD ordularý tarafýndan iþgal edildi. Japonya savaþ sýrasýnda iþgal ettiði topraklarýn yaný sýra XIX. yüzyýl sonlarýndan itibaren elde ettiði topraklarý da geri vermek zorunda kaldý. ABD, tekrar savaþa girmesini yasaklayan demokratik bir anayasa hazýrlamasý, orduyu kaldýrma ve eðitim reformu gibi köklü yenilikler yapmasý konusunda Japonya ya baský yaptý. II. Dünya Savaþý nda SSCB nin Almanya ya karþý önemli zafer kazanmasý, Çekoslovakya baþta olmak üzere bazý Avrupalýlar tarafýndan SSCB nin kurtarýcý olarak görülmesine sebep oldu. Böylece kuruluþundan itibaren ilk kez bu kadar saygý gören SSCB nin 1930 larda karþýlaþtýðý uluslararasý alandan dýþlanma süreci sona erdi. Avrupa kýtasýnýn yarýsýna hâkim olan SSCB, savaþ sonunda büyük bir güç hâline geldi. II. Dünya Savaþý ndan en az etkilenen ABD, atom bombasýna sahip olmakla önemli bir avantaj elde etti. Birleþmiþ Milletlerin New York u, Uluslararasý Para Fonunun (IMF) Washington u merkez olarak seçmesi ABD nin gücünü ve Avrupa merkezli uluslararasý sistemin sona erdiðini göstermekteydi. Dünyadaki altýn rezervinin % 75 ine sahip olan ABD nin, dünya sanayi üretiminin % 50 sini ve uluslararasý ticaretin % 25 ini elinde bulundurmasý da bu ülkenin dünyadaki konumunu güçlendirdi. I. Dünya Savaþý sonunda barýþý korumak amacýyla kurulan Milletler Cemiyeti, büyük devletlerin tesiri altýnda kalarak tarafsýzlýðýný koruyamamýþtý ve II. Dünya Savaþý na yol açan krizleri çözememiþti. Bu yüzden daha II. Dünya Savaþý sýrasýnda dünya barýþýný saðlamak amacýyla ABD ve Ýngiltere, Atlantik Bildirisi ni yayýnlayarak Birleþmiþ Milletler Teþkilatýnýn temelini attý te de Moskova Konferansý ile ABD, Ýngiltere, SSCB ve Çin daimî bir barýþ teþkilatýnýn kurulmasý üzerinde anlaþmaya vardý. Bu devletler 1944 te Washington da teþkilatýn taslak biçimini, görevlerini ve yetkilerini belirledi. Þubat 1945 te Yalta Konferansý nda ABD, Ýngiltere ve SSCB, Mart 1945 e kadar Mihver Devletlere savaþ ilan eden devletlerin Birleþmiþ Milletlere üye olarak kabul edilmesine karar verdi. Ayný yýl Birleþmiþ Milletleri resmen kurmak için San Francisco Konferansý toplandý. Bu Konferans ta ABD, SSCB, Ýngiltere, Çin ve daha sonra Fransa nýn katýlýmýyla oluþan büyük devletler teþkilat üzerinde kesin üstünlük kurmak ve bunu antlaþmaya eklemek istedi. Küçük devletler olarak adlandýrýlan kýrk altý devlet ise buna karþý çýktý. Görüþmeler sonucunda Genel Kurulda devletlerin eþitliði, Güvenlik Konseyinde büyük devletlerin üyeliklerinin sürekliliði ve veto haklarýnýn varlýðý kabul Atlantik Bildirisi nin mimarlarý (Churchill ve Roosevelt) 62 edildi. Konferans sonunda Birleþmiþ Milletler Antlaþmasý kabul edilerek Birleþmiþ Milletler Teþkilatý kuruldu ve Milletler Cemiyeti 19 Nisan 1946 da yetkilerini bu Teþkilata devretti. II. Dünya Savaþý ndan sonra kalýcý bir barýþ hedeflenirken iki yýl gibi kýsa bir sürede gergin bir ortama girildi. Savaþ sýrasýnda ortaya çýkan fikir ayrýlýklarý iyice belirginleþerek devletler arasýnda kutuplaþmalar görüldü. Devletler, II. Dünya Savaþý sonunda önemli güç hâline gelen ABD ve SSCB nin liderliðinde, ideolojik ayrýlýða dayalý Batý Bloku ve Doðu Bloku adý altýnda gruplara ayrýldý.

75 Birleþmiþ Milletler Teþkilatý Þemasý UNDOF BM Gözlem Gücü UNFICYP BM Kýbrýs Barýþ Gücü BM nin temel organlarý BM örgütleri Uzman kuruluþlar ve sistem içindeki özerk kuruluþlar UNRWA BM Filistin Mültecilerine Yardým Kuruluþu VESAYET KONSEYÝ ULUS- LARARASI ADALET DÝVANI GENEL KURUL EKONOMÝK ve SOSYAL KONSEY GÜVENLÝK KONSEYÝ SEKRETERLÝK UNIFIL BM Lübnan Barýþ Gücü UNMOGIP BM Hindistan ve Pakistan Askerî Gözlem Grubu UNTSO BM Filistin Mütareke Gözlem Teþkilatý IAEA Uluslararasý Atom Enerjisi Ajansý UNICEF BM Çocuk Fonu UNHCB BM Mülteciler Yüksek Komiserliði UNEP BM Çevre Sorunlarý Programý Dünya Gýda Konseyi HABITAT BM Ýnsan Yerleþimleri Merkezi UNFPA BM Nüfus Hareketleri Fonu ILO Uluslararasý Çalýþma Örgütü FAO Gýda ve Tarým Örgütü UNESCO BM Eðitim Bilim ve Kültür Teþkilatý WHO Dünya Saðlýk Örgütü IMF Uluslararasý Para Fonu IBRD Uluslararasý Bayýndýrlýk ve Kalkýnma Bankasý Basic Facts Abaut the United Nations, s ten sadeleþtirilerek alýnmýþtýr. Yukarýda verilen þemadaki bilgileri inceleyiniz. Sýnýf içinde gruplara ayrýlarak aþaðýda verilen çalýþmalardan birini seçiniz. Çalýþmalarýnýzý sýnýf içinde sözlü olarak sunarak birbirinize sorular yöneltiniz. Ders sonunda Birleþmiþ Milletler Teþkilatýnýn iþleyiþi ile ilgili ortak çýkarýmlarda bulununuz. Size verilen süre üç haftadýr. Birleþmiþ Milletler Teþkilatýnýn temel organlarýnýn görevlerini ve iþleyiþ þeklini araþtýrýnýz. Milletler Cemiyeti ile Birleþmiþ Milletler Teþkilatýnýn yapýsýný ve iþleyiþini karþýlaþtýran bir araþtýrma yapýnýz. Birleþmiþ Milletlerin insan hak ve özgürlükleri konusundaki faaliyetlerini ve uygulamalarýný araþtýrýnýz. Genel Konseyde beþ ülkeye daimî üyelik ve veto hakkýnýn veriliþ sürecini ve bu uygulamanýn Teþkilatýn iþleyiþine etkilerini araþtýrýnýz. b. Ekonomik Sonuçlar II. Dünya Savaþý nda þiddetli çarpýþmalar ve hava bombardýmanlarý, Almanya baþta olmak üzere Avrupa da birçok kentin hasar görmesine, fabrikalarýn, limanlarýn ve demiryolu hatlarýnýn yýkýlmasýna üretim ve ticaretin olumsuz yönde etkilenmesine sebep oldu. Tarým ve sanayi üretimi 1939 a göre % arasýnda düþüþ gösterdi. Maddi hasar tahminen 2 trilyon dolara yaklaþtý. Savaþ sonunda Ýngiltere ekonomisi iflas etti. Savaþ sýrasýnda Avrupa ülkeleri önemli miktarda paralar kaybettikleri gibi da önemli fiyat artýþlarýyla karþýlaþtýlar. Fransa da fiyatlar 1945 te % 38, 1946 da % 63 oranýnda yükseldi dan 1945 e kamu borçlanmalarý Ýngiltere de üç, Fransa da dört, ABD de altý, Almanya da on kat arttý. Temmuz 1944 te kýrk dört devlet, ABD de yeni bir uluslararasý para sistemi kurmak üzere bir araya geldiler. Görüþmelerde devletlerin paralarýnýn altýn ya da altýna çevrilebilir paralar aracýlýðýyla garanti altýna alýnmasý kararlaþtýrýldý. O dönemde ABD, önemli altýn rezervlerine ve geliþmiþ bir sanayi gücüne 63

76 sahipti. Bu yüzden yeni uluslararasý sistem Amerikan dolarýna dayanýyordu. Dolar, altýn yerine kullanýlabilen uluslararasý para birimi oldu. Washington da, 45 ülkenin imzasýyla Uluslararasý Para Fonu (IMF) kuruldu. Ayrýca Uluslararasý Ýmar ve Kalkýnma Bankasý oluþturularak üye devletlerin yeniden yapýlanma ve kalkýnma çabalarýna maddi destek saðlanmasý amaçlandý. II. Dünya Savaþý sonrasý devletlerde, I. Dünya Savaþý sonrasýna göre sarsýntýsýz ve hýzlý bir ekonomik düzelme görüldü da ekonomi eski canlýlýðýna kavuþtu. Savaþýn açtýðý tüm hasar kýsa sürede onarýldý. Avrupa, hemen hemen tüm deniz aþýrý kolonilerini yitirmesine karþýn savaþ öncesi herhangi bir dönemde görülmeyen verimliliðe ve refaha ulaþtý. Avrupa nýn yeniden toparlanýþýnda toplumun tüm kesimlerinin ayný amaçla iþ birliði yapmasý etkili oldu. Avrupa yanýnda SSCB ve Japonya da da ayný ilerlemeler görüldü. c. Toplumsal Sonuçlar DÜNYANIN BÝÇÝMÝ Londra, 16 Temmuz 1943 Bu savaþ, öteki savaþlara benzemiyor; öteki savaþlar gibi kazanýlacaðý da yok. Geçen savaþta askerler, umut içinde savaþtýlar ve cepheden ayrýldýklarý zaman umutla ayrýlýp evlerine koþtular. Bu savaþta çarpýþan askerlerin kafalarýnda binlerce üzüntü, binlerce dert var. Düþmaný yok etmenin bu savaþý bitirmeyeceðini biliyorlar. ( ) Savaþ bitip de ülkelerine döndüklerinde nelerle karþýlaþacaklar kim bilir? Belki de iþsiz kalacaklar. Baþvurduklarý kapýlardan elleri boþ dönecekler. Ýnsanlar son yirmi beþ yýl içinde çok þeyler öðrendi. Artýk büyülü kelimelere inanmýyorlar... Özgürlük, rahatlýk istiyorlar. Yani, Connecticut (Konektikýt) taki çiftliðini býrakýp savaþa mý katýldý bir asker (...) Connecticut a dönünce yine o küçük çiftliðine kavuþmak, aç kalma tehlikesinden uzak, yine eskisi gibi yaþayabilmek istiyor. Bir asker iþini býrakýp çarpýþmak için Ýngiltere ye mi geldi. Dönüþünde yine iþinin baþýna geçmek hatta çocuklarýný o iþ için yetiþtirmek istiyor. Okul istiyor; ihtiyarlýðýný, hastalýklarý düþünerek para biriktirebilmek istiyor; para biriktiremezse bedava ilaç, hastane istiyor. Hangi askerle konuþsanýz bu endiþelerin dile geldiðini duyarsýnýz. Çýkarlarý için çalýþan birkaç kiþinin eline mi geçecek ülkeler? Birkaç kiþi para kazansýn, zengin olsun diye enflasyon mu yaratýlacak? Bu adamlar ayda elli dolar kazanýrken birkaç kiþi milyonlara mý konacak? Tutku denen þeyin yerle bir ettiði bir ülkeye mi dönecekler? Bu ordu düþmaný yenebilir. Ona kuþku yok. Ama evlerine dönüp de ülkelerinde bir kazanýn derinden derine kaynadýðýný, bir iç savaþýn yolda olduðunu görmek istemiyorlar. Son bunalýmýn anýsý akýllarýndan hâlâ silinmemiþ. Karaborsacýlar harýl harýl çalýþýyorlar. Amerika da karaborsacýlýk yapanlar ise ne yankesiciler ne de önemsiz hýrsýzlar. En iyi vatandaþlarýmýzdan bazýlarý. Askerler, ülkelerinde fiyatlarýn yükseldiðini, yaþamanýn gittikçe güçleþtiðini duyuyorlar. Bir asker, yapayalnýz bir insan deðildir ki. Arkasýnda bir ailesi vardýr; çoluðu çocuðu vardýr. Onlarý geçindirecek parayý kendisi saðlamaktadýr. Aldýðý ve evine gönderdiði para ise yazýk ki fiyatlarla birlikte yükselmiyor. Ýþte bunlarý duyuyor. Gazeteler bu haberlerle dolu; evinden gelen mektuplar bu haberlerle dolu. Asker olduðu için yakýnamýyor da. Yakýnmak yasak. Orduda böyle þey olmaz. O da sadece üzülmekle yetiniyor. Bu savaþý bir an önce bitirip vatanýna dönmek, kendi gözleriyle görmek istiyor. J. STEINBECK, Bir Savaþ Vardý, s Yukarýdaki metne göre II. Dünya Savaþý toplumlarýn psikolojisini nasýl etkilemiþtir? II. Dünya Savaþý nda mülteciler II. Dünya Savaþý sadece cephede deðil cephe gerisindeki sivillerin de hayatýný kaybettiði bir savaþ olmuþtur. Hava saldýrýlarý, karne uygulamasý, iþgal edilen ülkelerin talan edilmesi, sivil esirlerin öldürülmesi, verem, tifüs gibi hastalýklarýn yayýlmasý ayrýca Nazilerin üstün ýrk yaratma gayesiyle engellileri, Yahudileri, Romanlarý, Sintileri, ten rengi farklý olanlarý toplama kamplarýnda yok etmeleri neticesinde 60 milyona yakýn kiþi hayatýný kaybetti. Bunlardan yaklaþýk 21 milyonu SSCB vatandaþý, 13,5 milyonu Çinli,7 milyonu Alman dý. SSCB, 1939 daki nüfusunun % 13 ünü, Almanya % 10 unu, Polonya ise % 16 sýný kaybederken Batý Avrupa ülkeleri ve ABD savaþtan daha az etkilendi. Savaþ sonunda Avrupa ve Asya da çeþitli nüfus hareketleri görüldü te Avrupa da, Almanya tarafýndan gönüllü ya da zorla çalýþtýrýlan milyonlarca yabancý iþçi, savaþ esirleri ve toplama kamplarýndan sað kurtulanlar Alman topraklarýný terk ettiler. Buna karþýlýk SSCB ordusundan kaçanlar ve daha önce Orta Avrupa daki topraklardan ayrýlmak zorunda kalan Germen (Cermen) kökenli 12 milyon insan, Almanya ya geri dönmek için hareketlendi. Japonya nýn Asya da iþgal ettiði ve 1945 te kaybettiði topraklarda yerleþmiþ bulunan Japonlar da ülkelerine geri döndü. 64

77 Yeniden yerleþtirilen, boþaltýlan ya da sürülen halklar (sayýlarýyla) N O R V E Ç Leningrad Almanlar Baltýk halklarý ESTONYA SSC Rus sýnýr bölgesinden sürülen Finliler Kaliningrad Ruslar Riga LETONYA SSC Ý S V E Ç Polonyalýlar DANÝMARKA K U Z E Y D E N Ý Z Ý Klaipeda Çekler LÝTVANYA SSC Uluslararasý Mülteciler Örgütü tarafýndan yerleþtirilen halklar S O V Y E T L E R B Ý R L Ý Ð Ý Vilnius Kaliningrad BÝRLEÞÝK KRALLIK Almanya Avusturya da baðlaþýk denetim bölgeleri Minsk DOÐU PRUSYA Polonya yönetiminde Dört iþgal bölgesine ayrýlan kentler arasý Rusya tarafýndan ilhak edilen yerler arasý komünist devletler Yugoslavya nýn 1945 te Ýtalya dan aldýðý bölge Szczecin Berlin R U S HOLLANDA Ý N G Ý L Ý Z Poznan Varþova P O L O N Y A Polonya yönetiminde BELÇÝKA Wroctaw A L M A N Y A Prag BELÇÝKA SAAR Lvov Krakow Viyana Ç E K O S L O K Y A Çernovtsy R U S A M E R Ý K A N F R A N S I Z M A C A R Ý S TA N Budapeþte F R A N S I Z F R A N S A Kiþinev AV U S T U RYA Ý N G Ý L Ý Z R O M A N Y A Trieste Belgrad Bükreþ K A R A D E N Ý Z B U L G A R Ý S TA N Sofya Y U G O S L A V Y A Ýstanbul A D R Ý Y A T Ý K D E N Ý Z Ý YUNANÝSTAN EGE DENÝZÝ ARNAVUTLUK T Ü R K Ý Y E km Harita üzerinde II. Dünya Savaþý sonrasýnda sýnýrlar ve nüfus hareketleri gösterilmiþtir. Savaþ sonrasýnda Avrupa da sosyal ve siyasi yapýdaki deðiþiklikleri belirtiniz. 65

78 Japonya ya atom bombasýnýn atýlmasý, iþgal bölgelerinde Almanlarla iþ birlikçilerin gerektiði gibi cezalandýrýlamamasý; Almanya nýn toplama kamplarýnda insanlýk dýþý uygulamalarý, Balkanlar da Sýrplar ve Hýrvatlar arasýnda sonu gelmeyen düþmanlýk ve Japonlar tarafýndan Asya da iþlenen savaþ suçlarý toplumlarda telafisi zor izler býraktý. Savaþ sonunda sorumlularýn yakalanmasý ve yargýlanmasýna çalýþýldýysa da tam anlamýyla baþarýlý olunamadý. HÝROÞÝMA ANISINA Mürettebat bombanýn türünü bilmiyordu. 6 Aðustos 1945 sabahý Albay Paul Tibbets yönetimindeki Enola Gay isimli B-29 uçaðý, Little Boy (Küçük Çocuk) isimli çok gizli bir yükle Güney Pasifik teki Tinian Adasý ndan havalandý. Uçaðýna annesinin ismini veren Paul Tibbets in ve mürettebatýn geri kalanýnýn tek bildiði, yükün çok ama çok güçlü bir bomba olduðuydu. Saat te havalanan Enola Gay, saat de içinden nehirler geçen liman kenti Hiroþima nýn üzerinde turlar atarak saat 8.13 te bombayý 10 bin metreden hedefe yolladý. Þehrin 580 metre üzerinde patlayan dünyanýn savaþ amaçlý ilk atom bombasý, ilk anda kiþiyi buharlaþtýrdý. Japonya nýn en güzel kenti olarak bilinen Hiroþima nýn sularý, topraðý ve insanlarý zehirlenmiþti. Ýki ay içinde bombanýn gizli silahý olan radyasyon, ölü sayýsýný e çýkardý. Bombardýmaný takip eden 5 yýl içinde radyasyon etkisiyle kiþi daha hayatýný kaybetti. Hiroþima kurbanlarý atýlan atom bombasýnýn yarattýðý ýsý ve radyasyon nedeniyle ölüyordu. Ardýndan Nagazaki ye, Hiroþima dan sadece 3 gün sonra bir bomba daha atýldý. Bu seferki bombanýn ismi Þiþman Çocuk tu. Ýki kentte ölenlerin sayýsýnýn i aþtýðý tahmin ediliyor. Hiroþima da ilk bomba 20 kiloton (20 bin ton) dinamit (TNT) patlayýcý gücündeydi. Ýlerleyen yýllarda savaþ teknolojisi, Hiroþima ile Nagazaki ye atýlanlarý, tek bombada 2500 kat aþacak düzeye çýkardý; yani 50 megaton (50 milyon ton) TNT. DW-Ajanslar, , (TSÝ) II. Dünya Savaþý nda atom bombasý kullanýlmasýnýn nedenlerini, toplumsal ve siyasi sonuçlarýný araþtýrýnýz. Ulaþtýðýnýz bilgileri kullanarak 10 Aðustos 1945 tarihli bir gazete hazýrlayýp sýnýf panosunda sergileyiniz. d. Ýnsan Haklarý Ýhlalleri II. Dünya Savaþý nda insan haklarý ve uluslararasý anlaþmalar ihlal edildi. Özellikle Almanya, SSCB ve Japonya savaþ esirlerine ve sivillere yönelik kötü muamele, yargýsýz infaz, talan, askerî neden olmaksýzýn yakýp yýkma vb. faaliyetlere yönelerek savaþ kurallarýný ihlal etti ve savaþ suçu iþlediler. Ayný zamanda siyasi görüþ, ýrk ve din ayrýmýna dayalý cinayet, toplu öldürme, sürgün ya da diðer insanlýk dýþý eylemlerle insanlýk suçu iþlediler. Nazi Almanya sý, Avrupa nýn Yahudi ve Roman azýnlýklarýnýn ve muhaliflerin önemli bir kýsmýný toplayarak ölüm kamplarýnda yok etti te Müttefik Devletler, Potsdam Konferansý nda II. Dünya Savaþý ndaki hukuki olmayan ve insanlýk dýþý uygulamalarýn sorumlularýnýn yargýlanmasýna karar Potsdam Konferansý (soldan saða: Attle, Truman ve Stalin) verdi ve yedi maddelik bir uluslararasý sözleþme hazýrlayarak bu yargýlamada takip edilecek usul ve esaslarý tespit etti. Kasým 1945 ten Ekim 1946 ya kadar Nürnberg de, uluslararasý bir mahkeme tarafýndan suçlu görülen Nazi Alman yöneticileri, Nazi Partisi siyasi liderleri ve diðer suçlular da mahkeme karþýsýna 66

79 çýkarýlarak yargýlandý da Tokyo da kurulan bir mahkemede de Japon yöneticiler yargýlandý. Yargýlama sonucunda hapis, müebbet hapis ve idam cezalarý verildi. II. Dünya Savaþý nda yaþananlardan dolayý Soykýrým Suçunun Önlenmesi ve Cezalandýrýmasýna Ýliþkin Sözleþme 9 Aralýk 1948 de Birleþmiþ Milletler Genel Kurulunda kabul edildi. Savaþ sýrasýnda iþlenen insanlýk suçlarý soykýrým olarak adlandýrýldý. Bu kapsama giren suçlar ve suçlularýn cezalandýrýlmasý ile ilgili kararlar alýndý. 10 Aralýk 1948 de Birleþmiþ Milletler Teþkilatý, Ýnsan Haklarý Evrensel Beyannamesi ni kabul etti. Nürnberg Mahkemesi Belge No: 187 Ölüm Emri Adolf Hitler Berlin, 1 Eylül 1939 Genel Sekreter Bouhler ve Tabip Dr. Brandt, ismen saptanacak doktorlarýn yetkilerini, insani ölçü ve takdirlere göre hastalýk durumlarý çok kritik görülen tedavi edilemez hastalara lütuf ve kerem ölümü ihsan edebilecek derecede geniþletmekle görevlendirilmiþlerdir. Ýmza Adolf Hitler Hans-Adolf JACOBSEN, Kronoloji ve Belgelerle Ýkinci Dünya Savaþý, s. 752 II. Dünya Savaþý nda savaþ suçlarý iþlenmiþ ve insan haklarý ihlal edilmiþtir. Yukarýdaki metin Almanya daki insan haklarý ihlallerine bir örnektir. Sýnýf içinde guruplara ayrýlarak Almanlar ve Japonlar tarafýndan gerçekleþtirilen insan haklarý ihlallerini araþtýrýnýz. Araþtýrmanýzý yaparken savaþ esirlerine yapýlan muameleler, iþgal bölgelerinde ve toplama kamplarýnda sivil halka karþý insan haklarý ihlalleri ve insanlar üzerinde yapýlan ölümcül deneyler olmak üzere iþ bölümü yapabilirsiniz. Araþtýrma sonunda insanlýk dýþý uygulamalarýn toplumsal sonuçlarýnýn neler olabileceðini tespit edip sözlü sunum yapýnýz. Araþtýrmanýzda görsel materyal kullanarak öðrendiklerinizi birbirinizle paylaþýn ve tematik bir albüm oluþturup albümlerinizi ürün dosyasýnda saklayýnýz. SOYKIRIMI SUÇUNUN ÖNLENMESÝ VE CEZALANDIRILMASINA ÝLÝÞKÝN SÖZLEÞME Madde 2 Soykýrýmý oluþturan eylemler: Bu sözleþme bakýmýndan, ulusal, etnik, ýrksal veya dinî bir gurubu, kýsmen veya tamamen ortadan kaldýrmak amacýyla iþlenen aþaðýdaki fiillerden herhangi biri soykýrým suçunu oluþturur. a. Gruba mensup olanlarý öldürmek, b. Grubun mensuplarýna ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar vermek, c. Grubun bütünüyle veya kýsmen, fiziksel varlýðýný ortadan kaldýracaðý hesaplanarak yaþam þartlarýný kasten deðiþtirmek, d. Grup içinde doðumlarý engellemek amacýyla tedbirler almak, e. Gruba mensup çocuklarý zorla bir baþka guruba nakletmek, Madde 3 Cezalandýrýlacak eylemler: a. Soykýrýmda bulunmak, b. Soykýrýmda bulunulmasý için iþ birliði yapmak, c. Soykýrýmda bulunulmasýný doðrudan ve aleni surette kýþkýrtmak, d. Soykýrýmda bulunmaya teþebbüs etmek, e. Soykýrýma iþtirak etmek, Madde 4 Kiþilerin cezalandýrýlmasý: Soykýrým suçunu veya üçüncü maddede gösterilen fiillerden birini iþleyenler, anayasaya göre yetkili yöneticiler veya kamu görevlileri veya özel kiþiler de olsa cezalandýrýlýr. Bilim ve Aklýn Aydýnlýðýnda Eðitim, Sayý 38, s. 166 Metindeki maddeleri inceleyiniz. II. Dünya Savaþý nda yaþananlar ile soykýrým tanýmý arasýnda nasýl bir iliþki vardýr? Belirtiniz. 67

80 Hüsrev Gerede anlatýyor: Konuyla yakýn ilgisi sebebi ile sabýk baþbakan ve Hamidiye kahramaný aziz dostum Sayýn Rauf Orbay ýn savaþ yýllarýnda Londra sefirliði sýrasýnda deðerli sohbetlerinde anlattýðý hikâyeyi nakletmeden geçemeyeceðim: Aralarýnda samimi bir dostluk kurulmuþ olan Churchill, Rauf Bey e yüklerini hafifletmek için Türkiye nin de savaþa girmesi gerektiðini ikide bir ileri sürüyormuþ. Rauf Bey yine böyle bir teklifle karþýlaþýnca Churchill e Hazreti Hýzýr ý tanýyýp tanýmadýðýný sormuþ Bilmiyorum. diyen Churchill e, Hazreti Hýzýr ýn onlarýn Saint (Aziz) George u olduðunu bildirdikten sonra þu hikâyeyi anlatmýþ: Ýki arkadaþ bir uçurumun kenarýndan geçerken birinin ayaðý kaymýþ ve aþaðýya düþmüþ. Fakat bir aðaç köküne takýlarak uçurumun dibine yuvarlanmaktan geçici olarak kurtulmuþ. Arkadaþýný yardýma çaðýrmýþ. Uçurumun o bölgesine yetiþmesi imkânsýz olan arkadaþý, Hazreti Hýzýr ý çaðýr. diye seslenmiþ. O da: Çaðýrýyorum fakat gelinceye kadar beni burada bulamayacak. demiþ. Rauf Bey, hikâyeden sonra Churchill in uzun bir süre bu çeþit tekliflerde bulunmadýðýný anlatmýþtý. R. Hüsrev GEREDE (Berlin Büyükelçisi), Harb Ýçinde Almanya, s. 43 E. SAVAÞ YILLARINDA TÜRKÝYE II. Dünya Savaþý nda Müttefik ve Mihver Devletlerin Türkiye yi kendi yanýnda savaþa dâhil etmek istemelerinin nedenleri nelerdir? Mihver ve Müttefik Devletler II. Dünya Savaþý nda Türkiye yi, coðrafi konumundan dolayý kendi yanlarýnda savaþa sokmak istediler. Yoðun baskýlarla karþýlaþan Türkiye, savaþ dýþý kalmak, toprak bütünlüðünü ve baðýmsýzlýðýný korumak amacýyla belirlediði dýþ politikasýndan taviz vermedi. Türkiye, Mihver ve Müttefik Devletler arasýndaki güç çatýþmalarýný kullanarak bir denge politikasý uyguladý ve II. Dünya Savaþý sonuna kadar savaþ dýþýnda kaldý. 1. II. Dünya Savaþý nda Türk Dýþ Politikasý Nisan 1939 da Ýtalya, Arnavutluk u iþgal etti. Bu durum Türkiye, Ýngiltere, Fransa yý birbirine yaklaþtýrdý ve karþýlýklý yardýmlaþma antlaþmalarý için görüþmeler baþladý. Bu dönemde Türkiye nin askerî araç gereç yönünden yetersiz olmasý ve SSCB ye karþý savaþa girme ihtimali büyük miktarda askerî ve mali yardým istemesine bu da görüþmelerin yavaþlamasýna neden oldu. 23 Aðustos 1939 da Almanya ve SSCB nin imzaladýklarý dostluk ve saldýrmazlýk paktýyla Doðu Avrupa yý aralarýnda paylaþmalarý Türkiye nin dýþ politikasý ile ilgili hassas dengeleri bozdu. Bir yanda Ýngiltere ve Fransa diðer yanda SSCB nin bulunmasý izleyeceði politikada bir yol ayrýmýna gelen Türkiye yi zor durumda býraktý. Ýlk önce her iki tarafla da iyi iliþkilerini sürdürmek istedi. SSCB nin daveti üzerine 25 Eylülde Moskova ya giden Türk Dýþiþleri Bakaný, Ýngiltere ve Fransa ile imzalanacak antlaþmaya bu ülkenin de katýlýmýný saðlamaya çalýþtý. Buna karþýlýk SSCB ise Boðazlar geçiþ statüsünün kendi lehine deðiþtirilmesini ve Boðazlar üzerinde Türkiye ile birlikte söz ve kontrol hakký ve Türkiye nin Ýngiltere ve Fransa ile yakýnlaþmasýný engellemek istemiþtir. Görüþmelerden olumlu bir sonuç çýkmamasý üzerine Türkiye, 19 Ekim 1939 da Ýngiltere ve Fransa ile Karþýlýklý Yardým Antlaþmasý ný imzaladý. Antlaþma Avrupalý bir devletin Akdeniz de savaþa yol açan bir saldýrýsý hâlinde Türkiye nin, her iki devletle etkin bir iþ birliði þartýný getiriyordu. Bu antlaþmanýn Türkiye ye getirdiði sorumluluklar, Ýngiltere ve Fransa nýn öncelikle taahhüt ettiði ayni ve maddi yardýmlarýn yapýlmasýna baðlandý. Ayrýca antlaþmaya eklenen ayrý bir protokolde Türkiye, kendisini SSCB ile savaþa girmek zorunda býrakacak herhangi bir yükümlülükten muaf tutuldu. Ýtalya nýn 10 Haziran 1940 ta Ýngiltere ve Fransa ya savaþ ilan etmesiyle antlaþmada öngörülen durum açýkça ortaya çýktý. Ancak SSCB-Alman yakýnlýðý devam ederken Türkiye nin Müttefikler yanýnda savaþa doðrudan katýlmasý SSCB nin tepkisine yol açabilirdi. Bu yüzden Türkiye, kendisine vaat edilen silah ve malzemenin verilmeyiþini ve ek protokolü gerekçe göstererek teklife olumlu cevap vermedi yýlý sonlarýna doðru Balkanlarda kendisini hissettirmeye baþlayan Alman-Sovyet rekabeti, Eylül ayýndan itibaren Türk-SSCB iliþkilerinde kýsmen bir iyileþme saðladý. Bu durumu deðerlendiren Türkiye, bölgedeki dengeleri koruma amacýna yönelik bir birlik oluþturmak için çaba sarf ettiyse de istenilen sonuç elde edilemedi. Ýngiltere, 1941 yýlý baþlarýnda Hitler in Balkan Harekâtý na baþlamasýyla Almanlarýn Türkiye üzerinden Orta Doðu petrollerine ulaþmasýndan endiþelendi. Bunun üzerine Ýngiltere, Türkiye nin kendi yanýnda savaþa katýlmasý durumunda her türlü yardýmý yapmaya hazýr olduðunu belirtti. Yunanistan ýn Almanlarca iþgali ve Bulgaristan ýn Mihver Devletler safýnda savaþa girmesi, tehlikeyi Türkiye sýnýrýna kadar dayandýrdý. Bu geliþmelerden sonra Almanya, Türkiye ile Ýngiltere nin yakýnlaþmasýný önlemeye çalýþtý. 18 Haziran 1941 de Almanya ile Türkiye arasýnda bir saldýrmazlýk paktý imzalandý. 22 Haziranda Alman ordularýnýn SSCB üzerine saldýrýya geçmesiyle Türkiye üzerindeki baský azaldý. 68

81 HÝTLER DEN ÝNÖNÜ YE MEKTUP Ben de ekselanslarý bu fýrsattan istifade ederek size þunu resmen bildiririm ki bu eylemler hiçbir þekilde Türkiye nin siyasi ve ülkesel bütünlüðüne karþý yönlendirilmemiþtir. (...) Size þunu söylemek istiyorum ki gelecekte gerçek bir dostça iþ birliði için Türkiye ve Almanya arasýnda büyük koþullarýn var olacaðý en derin inancýmdýr. Çünkü: 1. Almanya nýn bölgede hiçbir çeþit toprak çýkarý yoktur. Bahsedilen tehlikeler ortadan kalktýktan sonra Alman birlikleri Bulgaristan ý ve ( ) Romanya yý terk edecektir. 2. Savaþtan sonra yaralarý sarmak için kararlaþtýrýlan ekonomik kalkýnma bir kez daha Almanya ve Türkiye arasýnda yakýn ticari iliþkileri gerekli kýlacaktýr. Þurasý kesindir ki Almanya sadece endüstriyel ürünleri satmakla ilgili deðildir; çok geniþ boyutlarda alýmlar da yapýlabilecektir. Bundan da öte savaþtan sonra ortaya çýkacak yeni toprak düzenlemelerinin Almanya yý Türk politikasýnýn amaçlarýna karþý koyar bir durumda býrakmayacaðýna inanýyorum. Buna karþýlýk, iki ülke arasýndaki bir anlaþmazlýk Türkiye nin ve Mihver Devletlerinin çýkarlarýna eþit olarak zarar verecektir... Bu düþüncelerle, Bulgaristan da ilerleyen Alman birliklerinin Türk sýnýrýndan orada bulunmalarýnýn maksadý hakkýnda yanlýþ bir yorumda bulunmasýna meydan vermeyecek bir uzaklýkta kalmalarýný emrettim. Prof. Dr. Baskýn ORAN, Türk Dýþ Politikasý, s. 439 Yukarýdaki metin ve karikatürü inceleyerek II. Dünya Savaþý nda Türk-Alman iliþkilerini deðerlendiriniz yýlý sonlarýnda Almanlarýn Orta Doðu ve Kafkasya bölgesine yönelik harekâta giriþmesi, ABD nin savaþa girmesi ve SSCB nin Almanya ile savaþ içinde bulunmasý Müttefik devletlerin Türkiye nin kendi yanlarýnda savaþa girmesi konusundaki taleplerini daha da arttýrdý. SSCB nin Türkiye nin Müttefikler yanýnda savaþa girmesini istemesinin sebebi nelerdir? Almanlarýn Kasým 1942 de Stalingard yenilgisinden sonra Müttefiklerin Türkiye üzerindeki beklentilerinin artmasýyla Ýngiltere ve Türkiye 30 Ocak 1943 te Adana Konferansý nda bir araya geldi. Yapýlan görüþmelerde, Türkiye nin savaþa katýlmak için hazýrlýksýz olduðu ve özellikle SSCB nin savaþtan galip çýkmasý hâlinde duyduðu ciddi endiþeler dile getirildi. Ýngiltere konferans sonunda Türkiye nin askerî ihtiyaçlarýnýn tespit edilerek Müttefik devletlerce yapýlacak yardýmýn arttýrýlabileceðini bildirdi. Böylece Türkiye Müttefiklere yakýnlaþmakla beraber savaþ dýþýnda kalmayý baþardý. Ayný yýlýn sonlarýna doðru Moskova da, bir araya gelen Müttefik güçler, SSCB nin ýsrarý ile Türkiye nin savaþa girmesi konusunda ikna edilmesini kararlaþtýrdý. Bunun üzerine Ýngiltere ve Türkiye dýþiþleri bakanlarý 5-6 Kasým tarihlerinde Kahire de bir araya geldi. Türkiye Müttefiklerin savaþa girmesi konusundaki teklifleri reddederek savaþ dýþý kalmayý sürdürdü baþlarýnda Ýngiltere nin Türkiye yi savaþa dâhil etme konusunda ýsrarcý olmasýnýn iki sebebi vardý. Birincisi Almanya yý etkisiz hâle getirmek için Avrupa içlerine girmek zorunda olmasý, ikincisi ise savaþ sonunda stratejik bir öneme sahip olan Balkanlarda oluþabilecek bir boþluðun SSCB tarafýndan doldurulmasýndan endiþe duymasýydý. Dolayýsýyla Türkiye nin bölgede açacaðý bir cephenin bu sebepleri ortadan kaldýracaðýný düþünmesiydi. Kahire Görüþmeleri (Roosevelt, Ýnönü, Churchill) (Soldan Saða) Faruk SÖNMEZOÐLU, Türk Dýþ Politikasý, s. 7 Müttefiklerin isteði üzerine Türkiye yi savaþa katýlma konusunda ikna etmek isteyen Roosevelt ve Churchill, Ýnönü yü Kahire ye davet etti. Böylelikle, 4-6 Aralýkta gerçekleþen Kahire görüþmelerinde Ýnönü Türkiye nin ihtiyacý olan silah ve malzemenin saðlanmasý þartýyla savaþa katýlmayý ilke olarak 69

82 kabul etti. Ancak 1944 yýlý baþlarýnda Türk ve Ýngiliz askerî yetkililerinin Türkiye nin ihtiyaçlarýnýn tespiti konusundaki çalýþmalarý sonuca ulaþamamýþtýr. Bu durum Müttefiklerin Türkiye ye yaptýklarý yardýmý kesintiye uðratýrken taraflar arasýndaki iliþkileri durma noktasýna getirdi yýlý içerisinde Türkiye, Müttefiklerle olan iliþkilerini yeniden canlandýrmaya gayret etti. Bu amaçla askerî nitelikli Alman gemilerin Boðazlardan geçmesini engelledi ve Almanya ya yaptýðý ihracatý durdurdu. Türkiye 23 Þubat 1945 te savaþ sonrasý düzenin oluþturulacaðý San Francisco Konferansý na katýlabilmek ve Yalta Konferansý kararlarý uyarýnca Birleþmiþ Milletler Teþkilatýnýn asil üyeleri arasýnda yer alabilmek için Almanya ya savaþ açtý. Ancak savaþ ilaný yalnýzca simgesel bir hareket olarak kaldý. II. Dünya Savaþý sýrasýndaki cumhurbaþkanýmýz Ýsmet Ýnönü hakkýnda biyografi çalýþmasý yapýnýz. Çalýþmalarýnýzý sýnýf panosunda sergileyebileceðiniz gibi sözlü sunum da yapabilirsiniz. 2. II. Dünya Savaþý nýn Türkiye ye Etkileri Aþaðýdaki grafiklere göre II. Dünya Savaþý sürecinde Türkiye nin ekonomisi hakkýnda neler söylenebilir? Türkiye de tarým ve sanayii üretimi Tarým üretimi Sanayi üretimi Türkiye de fiyat artýþý ve büyüme oraný Savaþ döneminde Türkiye de dýþ ticaret (kg) Ýthalat (milyon kg) Ýhracat (milyon kg) Temel gýda maddelerindeki fiyat artýþý Fiyat artýþý % Büyüme oraný% Türkiye II. Dünya Savaþý na fiilen katýlmamasýna raðmen, savaþýn getirdiði aðýr ekonomik þartlarý tümüyle yaþadý. Savaþ ihtimaline karþýlýk ülke gelirinin önemli bir kýsmý savunma alanýna ayrýldý. Hedeflenen ekonomik planlar ve sanayi yatýrým programlarý ertelenmek zorunda kaldý. Seferberlik dolayýsýyla tarým ve sanayi sektöründe iþ gücünün azalmasý üretimin büyük ölçüde gerilemesine sebep oldu Ekonomik Buhraný sonucunda büyük ölçüde daralmýþ olan ithalat, daha savaþýn ilk yýllarýnda yarý yarýya düþtü. Müttefik ülkelerin Türkiye nin Almanya ile olan ticari faaliyetlerini durdurma yönündeki telkinleri ekonomik geliþme sürecini de durdurdu. Savaþ yýllarýnda Türkiye de izlenen ekonomik politika, büyümeyi ve geliþmeyi hýzlandýrmak hedefinden ziyade mal darlýðýný hafifletmek, fiyat artýþlarýný frenlemek, karaborsa ile mücadele etmek Yað Et Þeker Ekmek TÜÝK

83 ve sosyal adaleti saðlamak gibi hedeflere yönelmiþti. Çünkü savaþýn baþladýðý ilk günlerde hemen hemen her eþyaya önemli ölçüde talebin olmasý, gereksiz yere fazla mal alýnarak stoklanmasýna yol açtý. Bu mallarýn yüksek kâr elde edilerek satýlmasý mevcut hükûmetleri bazý kararlar almak zorunda býraktý. Yersiz fiyat yükselmelerine engel olmak amacýyla fiyatlarý yükseltilen maddelere narh koyma bu kararlardan bir tanesiydi. 18 Ocak 1940 ta çýkan ve 1942 de deðiþikliðe uðrayan Millî Korunma Kanunu alýnan tedbirlerin dayanak noktasý oldu. Millî Korunma Kanunu, hükûmete ekonomik hayatý düzenleyici çok geniþ imkânlar saðlamaktaydý. Bu kanun ile üretim, daðýtým ve tüketim iliþkileri tümüyle devlet kontrolü altýna alýndý. Devlet, gerektiðinde üretimi aksatan iþletmelere el koyabilme yetkisine sahipti. Dýþ ticaretin düzenlenmesi ve kontrolü gibi müdahaleler de devlet eline býrakýldý. Ayrýca hükûmet, halkýn ve millî savunmanýn ihtiyaç duyduðu maddelerin deðer fiyatýnýn ödenmesi karþýlýðýnda almaya ve amacýna göre ihtiyacý olan kurumlara kârsýz vermeye yetkiliydi. Millî Korunma Kanunu nun 6. maddesine dayanarak Petrol Ofisi, Et ve Balýk Kurumu gibi bazý kurumlar oluþturuldu. Aþaðýda 20 Aralýk 1941 tarihinde yayýnlanmýþ bir gazete haberi yer almaktadýr. Bu gazeteyi ve bilgilerinizi dikkate alarak II. Dünya Savaþý nýn Türkiye yi nasýl etkilediðini belirtiniz de büyük kentlerde karne uygulamasýna geçildi. Ticaret Ofisi ve Ýaþe Müsteþarlýðý gibi yeni kurumlar oluþturuldu. Bu kurumlar, temel tüketim mallarýnýn karne ile daðýtým kontrolünün yaný sýra iç ve dýþ ticarette fiyatlarý tespit etme gibi görevleri de üstlendi. Sýký fiyat kontrolü birçok malýn piyasadan çekilmesine sebep oldu. Her ülkede savaþ zamanlarýnda az çok görülen karaborsa ve fiyat artýþlarý kent nüfusunu etkiledi. Temmuz 1942 de yeni kurulan hükûmet, mallarýn stoklanarak piyasadan çekilmesini engellemek amacýyla piyasa üzerindeki fiyat denetim ve düzenlemelerini azalttý. Ýaþe Müsteþarlýðýnýn kaldýrýlmasý ile gýda maddelerinde fiyat denetimleri de hafifletildi. Bu politika deðiþikliði istenilen amaca ulaþamadý. Karaborsa ve haksýz kazanç daha da arttý. Savaþ döneminin en yüksek enflasyonu bu dönemde yaþandý. Bu yýllarda Türkiye nin savaþa girme ihtimalinin artmasý üzerine savunma giderlerine ayrýlan pay yeterli görülmedi. Aþýrý ve vergilendirilemeyen kazançlar ile yüksek enflasyon da dikkate alýnarak Varlýk Vergisi ve Toprak Mahsulleri Vergisi olmak üzere iki olaðanüstü vergi uygulamasý getirildi. Varlýk Vergisi Kanunu, 11 Kasým 1942 de kabul edildi. Verginin amacý savaþý fýrsata dönüþtüren iþletmelerin haksýz kazançlarýnýn önüne geçmekti. Fakat varlýk vergisi uygulamada sermaye sahibi bazý gayrimüslim yurttaþlarýn aleyhine bir takým sonuçlar Karneyle ekmek alýnýþý 71

84 SAVAÞ YILLARI Siyasal Bilgiler Fakültesi öðretim üyesi Fehmi Yavuz, savaþ yýllarýnda öðretmenlik yapmaktadýr yýlýnda evlendikten sonra Ankara da eþiyle ev konusunda yaþadýðý sýkýntýlarý þöyle anlatýr. Ankara da konut bunalýmý dayanýlmaz boyutlara ulaþýyordu. Sen git, ev tuttuktan sonra eþini alýrsýn ya da getiririz. dedilerse de ben Bir çaresini bulurum. dedim, eþim ve halasý ile Ankara nýn yolunu tuttuk. Birkaç gün akrabamýzýn evinde kaldýktan sonra Hamamönü ne yakýn bir yerde 18 liraya bir ev kiraladým. Evde su, elektrik, hava gazý yoktu. Bahçedeki tuvaleti beþ aile kullanýyorduk. Saka her gün iki teneke su getiriyor, yakýndaki çeþmeden gerektiðinde kova ile ya da bakraçla su alýyorduk. Ýlk günlerde ardiyeden aldýðýmýz 1-2 küfe kok kömürü sobada yakarak ýsýndýk. Kimi durumlarda kalorifer küllerinden seçilen kömürlerin tenekesini kuruþa alýp yaktýk. Murat METÝNSOY, II. Dünya Savaþý nda Türkiye -Savaþ ve Gündelik Yaþam-, s. 208 Lise ve üniversiteye devam eden öðrenci sayýsý ( =100) Ders yýlý Lise Üniversiteyüksekokul ,0 100, ,4 134, ,2 143, ,6 249, ,4 416, ,0 661,4 Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi c. III, s. 835 Türkiye de ruhsatlý radyo sayýsý Yýllar Alýcý sayýsý Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi, c. X, s doðurdu. Yurt içinde ve yurt dýþýnda tartýþmalara yol açan vergi uygulamasý 15 Mart 1944 te kaldýrýldý. Varlýk vergisi alýnmayan çiftçilerden de 1944 te ayni olarak alýnan Toprak Mahsulleri Vergisi 1946 da kaldýrýldý. Grafiklerde (69. sayfa)de görüldüðü gibi devletin aldýðý önlemler neticesinde 1944 ve 1945 yýllarýnda fiat artýþýnda gerileme, gayrisafi milî hasýla oranýnda da artýþ gözlendi. Türkiye de yaþanan ekonomik sýkýntýlar sonucunda 1940 ve 1945 yýllarýnda nüfus artýþýnda azalma görüldü. 2. Beþ Yýllýk Sanayi Planý uygulanamadý. Savaþ bittiðinde Türkiye ekonomisi 1934 te bulunduðu geliþme düzeyinin altýna düþtü. Bu dönemde 1942 yýlý hariç millî gelirde sanayi ve tarýmsal üretim sürekli olarak düþüþ gösterdi. Yýllýk sanayi üretimi döneminde ortalama % 5,6, tarýmsal gelir % 7,2, millî gelir ise % 6,3 geriledi. Devlet sanayisindeki daralma, özel sanayiye göre daha az olmuþtur. Savaþýn uzun süreli etkileri bakýmýndan en aðýr sonucu, sermaye birikiminde oluþan gerileme oldu. Millî kaynaklarýn büyük ölçüde savunmaya ayrýlmasý ve yatýrýmlarýn yapýlamamasý bunda etkili oldu. Bu dönemde savaþ þartlarýna raðmen devlet harcamalarýnýn bir kýsmý eðitim ve kültüre ayrýldý. Örneðin döneminde eðitime ayrýlan yatýrýmlar cumhuriyetin ilanýndan savaþýn çýktýðý yýla kadar yapýlmýþ olan toplam yatýrýmdan daha fazla oldu. Bir yandan ilkokul yapýmýna hýz verilirken diðer taraftan 1940 ta çýkarýlan bir kanunla köylülerin kendi yörelerinde ve pratik bilgilerle eðitilmesini öngören Köy Enstitüleri kuruldu. Böylece mesleki ve teknik okul sayýsý savaþ boyunca üç katýna, bu okullardaki öðrenci sayýsý ise ayný dönemde dört katýndan fazlaya çýktý. Basýn yayýn organlarýyla beraber okur-yazar oranýnýn artmasý dünyadaki siyasi, edebî ve sanatsal geliþmeleri yakýndan izlenmeye baþlandý. II. Dünya Savaþý nýn olumsuz etkileri Türk edebiyatýna da yansýdý.türk yazar ve þairleri daha çok sosyal gerçekçilik akýmýnýn etkisinde kalarak ülkenin içinde bulunduðu sosyal deðiþim ve geliþmeyi bütün yönleriyle eserlerinde iþlediler. Þiirde serbest nazýmý savunan Orhan Veli Kanýk, Oktay Rýfat Horozcu, Melih Cevdet Anday ýn öncülüðünü yaptýðý Garip Akýmý bu dönemde ortaya çýktý. Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpýnar, Bedri Rahmi Eyüboðlu, Behçet Necatigil ve Sait Faik Abasýyanýk bu dönemin önemli þair ve yazarlarýndandýr. Savaþ yýllarýnda insanlarýn siyasi geliþmeleri takip etme isteðinden dolayý, radyo sevilip yaygýnlaþtý. Ankara Radyosunun yaný sýra, Ýstanbul Radyosu deneme yayýnlarýndan sonra 1943 te sürekli yayýna geçti. Bu dönemde halk müziði derleme 7 Mart - Almanya Ren bölgesine asker sevk etti. 9 Mayýs - Ýtalya Habeþistan ý ilhak etti. 1 Kasým - Berlin - Roma mihveri kuruldu. 25 Kasým - Berlin - Tokyo mihveri kuruldu. 13 Mart - Almanya Avusturya ile birleþti. 29 Eylül - Münih Konferansý toplandý. 9 Nisan - Almanya Norveç ile Danimarka yý iþgal etti. 10 Mayýs - Almanya, Belçika ve Hollanda yý iþgal etti. Churchill baþbakan oldu. 10 Haziran - Ýtalya Batýlý devletlere savaþ ilan etti. 22 Haziran - Almanya Fransa ile ateþkes anlaþmasý imzaladý. 18 Ocak - Millî Korunma Kanunu çýkarýldý. 17 Nisan - Köy Enstitüleri kuruldu. 13 Ocak - Saar bölgesi halk 5 Kasým - Ýtalya, Berlin-Tokyo oylamasý ile Fransa ya katýldý. mihverine katýldý. 15 Mart - Almanya Çekoslovalya yý iþgal etti. 23 Mart - Almanya Memel i ilhak etti. 22 Mayýs - Almanya-Ýtalya ile Çelik Paktý imzaladý. 23 Aðustos - Almanya, SSCB ile Saldýrmazlýk Paktý imzaladý. 1 Eylül - Almanya Polonya ya saldýrdý. 3 Eylül - Ýngiltere ve Fransa Almanya ya savaþ ilan etti. 19 Ekim - Ýngiliz- Fransýz-Türk Yardýmlaþma Paktý imzalandý. 72

85 çalýþmalarýnýn dinleyenlere sunulduðu Yurttan Sesler programlarý yapýldý. Münir Nurettin, Hafýz Burhan baþta olmak üzere pek çok Türk sanat müziði sanatçýsý plaklarýnda türkülere yer verdi ta Ýstanbul Konservatuarýnýn kuramsal bir eðitim vermek üzere açýlmasý da Türk musikisi açýsýndan önemli bir geliþme oldu. Sanat müziði ile ilgilenenler geniþ kitlelere ulaþmak için halk müziðinden yararlandý. Sadettin Kaynak baþta olmak üzere bazý bestekârlar ise halk türküsü tarzýnda þarkýlar bestelediler. Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, Hamiyet Yüceses, Perihan Altýndað Sözeri gibi dönemin önemli sanatçýlarý radyo programlarý ve taþ plaklarla kendilerini halka tanýttýlar. Perihan Altýndað Sözeri ZOR YILLAR II. Dünya Savaþý yýllarýný daha iyi anlayabilmek için o günlere tanýklýk eden Ahmet Kaçar ile röportaj yaptýk. Kendinizi bize tanýtýr mýsýnýz? Adým Ahmet Kaçar da Görele nin Çürükeynesil köyünde doðdum. Genç yaþlarýmdan beri þiir yazarým. Yayýnlanmýþ þiir kitaplarým var. Tapu sicil memurluðundan emekli oldum ve tüm zamanýmý þiir, müzik ve çiçeklere ayýrdým. Savaþ sizin hayatýnýzda neleri deðiþtirdi? Kendimi tanýtýrken söylediðim gibi köyde doðdum ve savaþ yýllarýnda köyde oturmaktaydýk. O yýllarda lise çaðýna gelmiþtim ve bize en yakýn lise Trabzon da olduðu için oraya gittim. Ancak savaþýn getirdiði zor þartlar yüzünden eðitimimi yarýda býrakmak zorunda kaldým ve tuttum köyümün yolunu Savaþ Türkiye yi nasýl etkiledi? Hepimizin bildiði gibi savaþa fiilen katýlmadýk. Ancak her an savaþa girme tehlikesinden dolayý savaþ þartlarýnýn getirdiði olumsuzluklarý büyük ölçüde yaþadýk. Temel ihtiyaçlarýmýzý karþýlamakta zorlandýk. Öyle ki tuz bulamaz, yemeklerimize deniz suyu katardýk. Þehirde oturanlarýn karne ile ekmek aldýðý o yýllarda biz kendi ekmeðimizi kendimiz yapardýk. O yýllarda un bulmak da kolay deðildi. Annem mýsýr unundan, mýsýr unu bulunmadýðý zamanlarda ise fýndýk unundan ekmek yapardý. Ancak bol miktarda yiyemezdik ekmeði. Annem ekmekleri yaptýktan sonra günlük tüketilecek miktarlarý böler, biz yemeyelim diye de çeyiz sandýðýnda saklardý. Hatta o yýllara ait ekmekle ilgili komik bir aným var bu anýyý sizinle paylaþmak isterim. Tabii ki. Hemen anlatayým. Bir gün kardeþimle anlaþtýk, annemin ekmekleri sakladýðý odaya gizlice pencereden girecek ve ekmekleri alacaktýk. O benim sýrtýma çýktý ve pencereye ulaþtý. Ne var ki oldukça dar olan pencereye sýkýþtý. Ne içeri girebiliyor ne de dýþarý çýkabiliyordu. Çaresiz baðýrýp yardým istemek zorunda kaldýk. Nihayet yardýmýmýza büyüklerimiz geldi de kardeþim kurtuldu. Ben ve kardeþim o gün ekmek deðil ama iyi bir azar yemiþ olduk. Hatýralarýnýzý bizimle paylaþtýðýnýz için çok teþekkür ederiz. Ben teþekkür ederim. Komisyon Siz bu röportajý yapsaydýnýz Ahmet Kaçar a neler sormak isterdiniz? 7 Haziran - ABD, Midway Deniz Savaþý nda Japonlarý yenilgiye uðrattý. 25 Kasým - SSCB, Almanya yý Stalingard Savaþý nda yendi. 11 Kasým - Varlýk Vergisi Kanunu kabul edildi. 6 Haziran - Normandiya çýkarmasý yapýldý. 26 Aðustos - Müttefikler Paris e girdi. 15 Mart - Varlýk vergisi kaldýrýldý. Nisan - Ayni olarak Toprak Mahsulleri Vergisi alýndý. 31 Mart - Kuzey Afrika da Alman-Ýtalyan taarruzu baþladý. 14 Aðustos - Atlantik Sözleþmesi yayýnlandý. 7 Aralýk - Japon uçaklarý ABD üssü Pearl Harlbour u bombaladý. 11 Aralýk - Almanya ve Ýtalya ABD ye savaþ ilan etti. 18 Haziran - Almanya ile Türkiye dostluk antlaþmasý yaptý. 3 Eylül - Ýtalya Müttefiklerle ateþkes anlaþmasý imzaladý. 30 Ocak - Ýnönü, Churchill le Adana da görüþtü. 4-6 Aralýk - Churchill, Roosevelt ve Ýnönü nün katýldýðý Kahire Konferansý toplandý Þubat - Yalta Konferansý yapýldý. 23 Þubat - Türkiye Almanya ya resmen savaþ ilan etti. 25 Nisan - San Francisco Konferansý yapýldý. 7 Mayýs - Almanya kayýtsýz þartsýz teslim oldu. 17 Temmuz - Potsdam Konferansý yapýldý. 6 Aðustos - Ýlk atom bombasý Hiroþima ya atýldý. 9 Aðustos - Nagasaki ye atom bombasý atýldý. 14 Aðustos - Japon Ýmparatoru Hirohito kayýtsýz þartsýz teslim oldu.

86 Ben, sadýk hizmetkârýnýz Prof. Albert Einstein Ekselanslarý Atatürk, Yahudi Nüfusu Koruma Gruplarý Birliði þeref baþkaný olarak Almanya dan 40 profesörle doktorun bilimsel ve týbbi çalýþmalarýna Türkiye de devam etmelerine müsaade vermeniz için baþvuruda bulunmayý ekselanslarýndan rica ediyorum. Sözü edilen kiþiler, Almanya da hâlen yürürlükte olan yasalar nedeni ile mesleklerini icra edememektedirler. Çoðu geniþ tecrübe, bilgi ve ilmî liyakat sahibi bulunan bu kiþiler, yeni bir ülkede yaþadýklarý takdirde son derece faydalý olacaklarýný ispat edebilirler. Ekselanslarýndan ülkenizde yerleþmeleri ve çalýþmalarýna devam etmeleri için izin vermeniz konusunda baþvuruda bulunduðumuz tecrübe sahibi uzman ve seçkin akademisyen olan bu 40 kiþi, birliðimize yapýlan çok sayýda müracaat arasýndan seçilmiþlerdir. Bu ilim adamlarý, hükûmetinizin talimatlarý doðrultusunda kurumlarýnýzýn herhangi birinde bir yýl boyunca hiçbir karþýlýk beklemeden çalýþmayý arzu etmektedirler. Bu baþvuruya destek vermek maksadýyla, hükûmetinizin talebi kabul etmesi hâlinde sadece yüksek seviyede bir insani faaliyette bulunmuþ olmakla kalmayacaðý, bunun ülkenize de ayrýca kazanç getireceði ümidimi ifade etmek cüretini buluyorum. Ekselanslarýnýn sadýk hizmetkârý olmaktan þeref duyan Prof. Albert Einstein. Albert Einstein ýn 17 Eylül 1933 te Atatürk e hitaben yazdýðý mektuptan hareketle o dönemde Almanya daki siyasi ve sosyal geliþmeleri araþtýrýnýz. Türkiye ye gelen bilim adamlarýnýn Türkiye deki eðitim ve bilim hayatýna katkýlarýný bulunuz. Bu çalýþmayý baþarýyla tamamlayabilmeniz için aþaðýdaki adýmlarý izlemelisiniz. (Grup çalýþmasý yapýlacak.) 1. Ýþ bölümü yapýnýz. 2. Çalýþma sürenizi iyi kullanmak için çalýþma takvimi ve planý hazýrlayýnýz. 3. Halk ve üniversite kütüphanesi, Ýnternet vb. yerlerde konu ile ilgili araþtýrma yapýnýz. 4. Konuyla ilgili fotoðraflar çekiniz ya da görsel materyaller araþtýrýnýz. 5. Elde ettiðiniz verilerin tümünü bir araya getirip inceleyiniz ve sýnýflandýrýnýz (Hangi bilgilerin nerede, nasýl kullanacaðýnýza karar veriniz.) 6. Proje bittikten sonra sýnýf içinde sözle ya da projeksiyonla sunum yapýnýz. 7. Sunum sonunda projeyle ilgili çýkarýmlarda bulununuz. 8. Fotoðraflarla desteklediðiniz projenizi sýnýf panonuzda sergileyiniz. 9. Süreniz bir aydýr. Öðrencinin Adý Soyadý: Projenin Adý: Sýnýfý: PROJE DEÐERLENDÝRME FORMU GÖZLENECEK ÖÐRENCÝ KAZANIMLARI I. PROJE HAZIRLAMA SÜRECÝ Projeye uygun çalýþma planý hazýrlama Grup içinde görev daðýlýmý yapma Çevreden bilgi toplama Projeyi plana göre gerçekleþtirme TOPLAM II. PROJENÝN ÝÇERÝÐÝ Türkçeyi etkin kullanma Bilgilerin doðruluðu Toplanan bilgileri analiz etme Elde edilen bilgilerden çýkarýmda bulunma Toplanan bilgileri düzenleme TOPLAM III. SUNU YAPMA Sorulara cevap verme Sunuyu hedefe yönelik materyalle destekleme Verilen sürede sunuyu yapma TOPLAM GENEL TOPLAM Öðretmenin yorumu:... No: Çok iyi 5 DERECELER Ýyi Orta Zayýf Çok zayýf

87 A. Aþaðýdaki sorularý cevaplandýrýnýz. 1. Almanya, Ýtalya ve Japonya nýn II. Dünya Savaþý nda ayný grupta yer almasýnýn sebepleri nelerdir? 2. ABD, II. Dünya Savaþý na nasýl girmiþtir? ABD nin savaþa giriþi güçler dengesini ve savaþýn seyrini nasýl etkilemiþtir? 3. II. Dünya Savaþý sonunda uluslararasý iliþkilerde Avrupa nýn yerini ABD nin almasýnýn sebepleri nelerdir? 4. II. Dünya Savaþý sonunda güçler dengesinde hangi devletler ön plana çýkmýþtýr? Sebepleri ile açýklayýnýz. 5. II. Dünya Savaþý nýn toplumsal sonuçlarý nelerdir? 6. II. Dünya Savaþý Birleþmiþ Milletler, Soykýrýmý Suçunun Önlenmesi ve Cezalandýrýlmasýna Ýliþkin Sözleþme nin imzalanmasýnda nasýl etkili olmuþtur? 7. II. Dünya Savaþý nda Türkiye nasýl bir politika takip etmiþtir? Bu politika Türkiye yi savaþ sonrasýnda nasýl etkilemiþtir? 8. II. Dünya Savaþý Türkiye yi sosyal ve kültürel açýdan nasýl etkilemiþtir? B. Aþaðýdaki ifadelerin baþýndaki boþluða doðru ise (D), yanlýþ ise (Y) harfi koyunuz. 1. (...) II. Dünya Savaþý Çekoslavakya nýn iþgali ile baþladý. 2. (...) II. Dünya Savaþý sonucunda Almanya ile Paris Antlaþmasý imzalandý. 3. (...) II. Dünya Savaþý nda Türkiye savaþ dýþý kalmasýna raðmen ekonomik ve sosyal açýdan etkilendi. 4. (...) II. Dünya Savaþý sonunda savaþ suçlularý ilk kez yargýlandý ve cezalandýrýldý. 5. (...) II. Dünya Savaþý sonunda Almanya topraklarý Ýngiltere, Fransa, ABD ve SSCB arasýnda dört iþgal bölgesine ayrýldý. C. Aþaðýdaki çoktan seçmeli sorularý cevaplandýrýnýz. 1. Aþaðýdaki seçeneklerden hangisi Alman dýþ politikasýnýn son aþamasýna ait bir geliþmedir? A. Ren bölgesine asker sevk edilmesi B. Almanya ile Avusturya nýn birleþmesi C. Südet bölgesinin ele geçirilmesi D. Polonya nýn iþgali E. Asker sayýsýnýn artýrýlmasý 2. I. Ýtalya nýn Habeþistan ý iþgal etmesi II. Japonya nýn Mançurya ya saldýrmasý III. Yalta Konferansý IV. Münih Konferansý V. Almanya - Sovyetler Birliði Saldýrmazlýk Paktý Yukarýdaki olaylarýn kronolojik sýralamasý aþaðýdakilerden hangisinde doðru yapýlmýþtýr? A. III - I - IV - II - V B. II - I - IV - V - III C. II - I - V - III - I D. V - IV - II - III - IV E. II - III - I - IV - V 3. Aþaðýdakilerden hangisi II. Dünya Savaþý nýn siyasi sonuçlarýndan biridir? A. IMF nin kurulmasý B. Nazizm ve faþizm gibi rejimlerin yýkýlmasý C. Birçok asker ve sivilin öldürülmesi D. Avrupa nýn tahrip edilmesi E. Avrupa da göçlerin baþlamasý 4. II. Dünya Savaþý nda Türk dýþ politikasýnýn hedefi; savaþ dýþý kalmak, toprak bütünlüðünü ve baðýmsýzlýðýný korumaktý. Bu hedefe ulaþmak için Türkiye, Mihver ile Müttefik Devletler arasýndaki çýkar çatýþmalarýný kullanarak bir denge politikasý uyguladý. Böylece Türkiye II. Dünya Savaþý sonuna kadar savaþ dýþý kalmayý baþardý. Aþaðýdakilerden hangisi bu politikanýn gereði bir uygulama deðildir? A. Millî Korunma Kanunu nun çýkarýlmasý B. Almanya ile saldýrmazlýk antlaþmasýnýn imzalanmasý C. Ýngiltere ve Fransa ile yardým anlaþmasýnýn imzalanmasý D. Türkiye nin Adana Konferansý na katýlmasý E. Türkiye nin Kahire Konferansý na katýlmasý 75

88 BULMACA SORULAR 1. Almanya nýn 22 Haziran 1941 de SSCB ye karþý baþlattýðý harekât. 2. II. Dünya Savaþý yýllarýnda Türkiye de kýrsal kesimde kurulan eðitim kurumlarýnýn genel adý. 3. Kasým 1942 de aþýrý kazançlar ve yüksek enflasyon dikkate alýnarak çýkarýlan vergi. 4. Almanya nýn Fransa yý iþgalinden sonra Almanya ya karþý yapýlan mücadelede liderlik yapan kiþi. 5. Ulusal, etnik, ýrksal veya dinî bir grubu kýsmen veya tamamen ortadan kaldýrmak amacýyla yapýlan insan haklarý ihlâli. 6. Çekoslavakya topraklarýnýn parçalandýðý konferans. 7. Ýlk atom bombasýnýn kullanýldýðý þehir. 8. Çekoslovakya dan Almanya ya verilen toprak. 9. Ýtalya nýn Kuzey Afrika da 1936 da iþgal ettiði topraklar. 10. Müttefik kuvvetlerin Alman iþgalinden kurtarmak amacýyla Fransa ya yaptýklarý deniz çýkarmasý. 11. II. Dünya Savaþý sýrasýnda Mihver Devletlere savaþ ilan eden kuvvetlerin BM ye kabul edilmesine karar verilen konferans. 12. Uluslararasý Para Fonunun kýsa adý. 13. II. Dünya Savaþý nda Almanya ve Ýtalya nýn baþýný çektiði grubun adý. 14. II. Dünya Savaþý sýrasýnda Türkiye nin cumhurbaþkaný. 15. Yatýþtýrma politikasý ile özdeþleþen Ýngiliz baþbakaný. 16. II. Dünya Savaþý nda Ýngiltere, Fransa ve ABD nin baþýný çektiði grubun adý. 17. II. Dünya Savaþý sýrasýnda Japon imparatoru Aralýk 1941 de ABD nin II. Dünya Savaþý na girmesine yol açan olay. 76

89 3. ÜNÝTE SOÐUK SAVAÞ DÖNEMÝ Baþkan H.TRUMAN kongre üyeleriyleabd nin NATO ya giriþ antlaþmasýný imzalarken Kore Savaþýnda ABD askerleri havadan indirme yaparken SSCB nin Çekoslovakya yý iþgali 1968 GANDÝ halký selamlarken Uzayda rekabet 77

90 3. ÜNÝTE: SOÐUK SAVAÞ DÖNEMÝ A. BLOKLARIN KURULUÞU B. PAYLAÞILAMAYAN ORTA DOÐU C. UZAK DOÐU DA ÇATIÞMA D. ASYA VE AFRÝKA NIN KURTULUÞU E. SOÐUK SAVAÞ DÖNEMÝNDE TÜRKÝYE F. SOÐUK SAVAÞ DÖNEMÝNDE DÜNYA HAZIRLIK SORULARI 1. Sýcak çatýþma kavramýndan hareketle soðuk savaþ kavramýný açýklayýnýz. 2. Avrupalý devletlerin II. Dünya Savaþý ndan yýpranarak çýkmalarý uluslararasý dengeleri nasýl etkilemiþtir? 3. Ýdeoloji ve doktrin ne demektir? Araþtýrýnýz. Uluslararasý iliþkilerde ideoloji ve doktrinlerin kullanýlmasý hangi sonuçlara neden olmuþtur? 4. II. Dünya Savaþý ndaki teknolojik geliþmeler hayatý nasýl etkilemiþtir? 5. II. Dünya Savaþý ve sonrasýnda dünyada meydana gelen siyasi geliþmeler, sömürgeciliði nasýl etkilemiþtir? 6. II. Dünya Savaþý Türkiye yi siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik yönden nasýl etkilemiþtir? 7. Dünya haritasý üzerinde Uzak Doðu yu bularak buradaki devletleri inceleyiniz. 8. Türkiye nin Kore Savaþý na giriþi ve savaþ sonrasý Türkiye nin uluslararasý politikadaki durumunu araþtýrýnýz. Araþtýrma sonuçlarýný sýnýfta paylaþýnýz. 9. Soðuk Savaþ Döneminde ülkeler arasýndaki rekabet hangi alanlarý etkilemiþtir? 78

91 SOÐUK SAVAÞ DÖNEMÝ ABD SSCB ABD SSCB DÜNYA Karikatürlere göre II. Dünya Savaþý sonunda dünyada oluþan dengeler hakkýnda neler söylenebilir? II. Dünya Savaþý sonrasýnda Avrupa ve Asya da, güçler dengesinde büyük boþluklar meydana geldi ve dengeler beklenildiði gibi hemen kurulamadý. Bu durumun oluþmasýnda, yenilen devletlerle birlikte galip devletlerden Ýngiltere ve Fransa nýn da savaþtan büyük ölçüde yýpranmýþ olarak çýkmasý önemli rol oynadý. Bu devletlerin kendilerine gelebilmeleri için uzun yýllara gerek vardý. Avrupa da Almanya nýn, Asya da Japonya nýn yerini tek baþýna dolduracak nitelikte bir devlet yoktu. Bununla beraber Batýlý devletler barýþý tesis ettiklerine inanarak ve Birleþmiþ Milletler Teþkilatýnýn varlýðýna güvenerek ordularýnýn büyük bir kýsmýný terhis ettiler. Bu ortamda savaþtan sonra güçlü olarak ayakta kalabilenler ise siyasi ve ekonomik doktrinleri birbiriyle çatýþan ABD ile SSCB idi. SSCB, savaþ sonundaki anlaþmalarla Avrupa nýn önemli bir bölümünü nüfuzu altýna aldý ve ordusunu güçlendirerek savaþ sanayini geliþtirdi. Uluslararasý politikada aktif bir rol oynayarak politikaya doktrin ve ideoloji unsurlarýný dâhil etti. Dýþ politikasýný kendi rejimini bütün dünyaya yaymak esasý üzerine kuran SSCB, yayýlmacý bir politika izledi. Dünyada tek atom bombasý yapabilecek güce sahip olmasýna raðmen ABD nin bu ülkedeki savaþ karþýtý kamuoyunun etkisi ile kýtasýna çekilme eðilimi göstermesi SSCB nin iþine yaradý. Savaþ sýrasýnda iþgal ettiði Doðu ve Orta Avrupa ülkelerini her yönüyle kendine baðlayan SSCB, Türkiye, Yunanistan ve Ýran üzerinde baský kurmaya çalýþtý. Uzak Doðu da ve Çin de iç mücadelelerin ortaya çýkmasýna sebep oldu. SSCB rejiminin getirdiði düzene karþý olan ülkeler, onun bu çabalarýna karþý koydu ve kendilerini güvende hissetmedikleri için ABD ye yaklaþtý. II. Dünya Savaþý sonrasý uluslararasý mücadele, farklý dünya görüþlerinin çatýþmasýyla oluþtu. Soðuk Savaþ olarak adlandýrýlan dönemde bu devletler aralarýndaki anlaþmazlýk ve çatýþmalarý doðrudan birbirlerine karþý sýcak bir savaþa girmeden sürdürdüler e kadar uluslararasý iliþkilerin ve dünya politikasýnýn merkezi Avrupa idi. Asya, Afrika ve Latin Amerika, XX. yüzyýlýn Soðuk Savaþ Döneminde devletler arasýndaki rekabet uzaya taþýnmýþtýr. ortalarýna kadar uluslararasý politikada aktif bölgeler deðildi. Ancak savaþ sonunda farklý kýtalar ve bölgeler dünya politikasýnda aktif rol oynamaya baþladý. Asya da Çin Halk Cumhuriyeti ve Hindistan gibi geniþ ve kalabalýk nüfuslu iki ülkenin ortaya çýkýþý ve Japonya nýn büyük bir ekonomik kuvvet olarak tekrar güç kazanmasý ile bu kýta, milletlerarasý politikada önemli bir güç hâline geldi. Asya ve Afrika daki sömürge hâlindeki ülkeler, baðýmsýzlýðýný kazanmaya baþladý. Böylece Üçüncü Dünya veya Baðlantýsýzlar Bloku adý verilen yeni bir blok doðdu. Ayný zamanda II. Dünya Savaþý sýrasýnda hava sahasýnýn kullanýmý ile ortaya çýkan yeni rekabet alaný, bu dönemin sonlarýna doðru teknolojik geliþmelere paralel olarak uzaya kadar taþýndý. 79

92 A. BLOKLARIN KURULUÞU BLOKLAÞMA Soðuk Savaþ ýn Müttefik olmayan sadece düþman olabilir. mantýðý, bloklarýn kurulmasýna neden oldu. Bloklarýn iki özelliði var: Bloklar silahlara, ekonomiye, rejimlere ve tabii ki uluslararasý politikalara etki eden bir iþ birliðini þart koþuyor. Soðuk Savaþ kavramý tam ve sürekli bir çatýþmayý öne sürüyor. (...) Ýdeolojiler, iç ve dýþ politikayý yeniden þekillendiriyor. Neticede bloklara yeni bir yaþam þeklini dayatmayý deniyor. Yönetici bir güç egemenliðinde kurulan bloklar, dünyaya mutluluk vadeden ideolojilerin hâkim olduðu bir dünyanýn sonucu. (...) Georges LANGLOIS, 20. Yüzyýl Tarihi, s. 277 den özetlenmiþtir. Metinden hareketle bloklaþma nýn devletlerin iç politikalarýný ve uluslararasý iliþkileri nasýl etkilediðini belirtiniz. 1. Doðu Bloku nun Kuruluþu SSCB, II. Dünya Savaþý nda Almanlarý durduran ve ilk kez yenilgiye uðratan devlet olmuþtu yazýndan itibaren Almanlarý topraklarýndan çýkarmayý baþardý ve batýya doðru iþgal hareketlerini sürdürdü. Batýlý devletler savaþýn bir an önce bitmesini istediði için SSCB nin Almanya ya karþý savaþtan çekilmesinden endiþe duydu ve bu iþgallere karþý çýkmadý. SSCB ordularý Doðu Avrupa da ilerleyerek bu topraklardaki Alman iþgaline son verdi. Savaþ sonunda barýþ anlaþmalarýnýn esaslarýnýn görüþüldüðü konferanslarda SSCB, her ne kadar bu bölgeleri boþaltmaya söz verdiyse de boþaltma þekli ve süreci konusunda belirleyici kararlar alýnamadý. Savaþ sonrasýnda da bu bölgelerdeki iþgal devam etti. SSCB, bu bölgelerde savaþ öncesinde Moskova ya sýðýnan komünist parti liderlerinin ülkelerine geri dönmelerine imkân saðladý. SSCB ordularýnýn kurtarýcý olarak görüldüðü bu bölgelerde kalmasý komünist partiler için büyük bir dayanak oldu. SSCB bir taraftan Orta Doðu ya girmeye çalýþýrken bir yandan da Avrupa daki durumunu saðlamlaþtýrmak için, iþgal altýnda tuttuðu ülkelerde komünist rejimler kurdu. Böylece uydu devletler oluþturarak Doðu Blokunun oluþmasýna zemin hazýrladý. Þubat 1945 te Yalta Konferansý sonunda Ýngiltere, ABD ve SSCB Kurtulan Avrupa Hakkýnda Bildiri yayýnladýlar. Bildiride SSCB iþgalindeki ülkelerde serbest ve demokratik seçimler gerçekleþinceye kadar bütün siyasi eðilimleri temsil eden geçici hükûmetler kurulmasý istendi. Bu ülkelerde hükûmetler genellikle koalisyon kabineleri þeklinde kuruldu. Fakat kabinelerde önemli bakanlýklar ve bunlara baðlý güvenlik kuvvetleri, mahkemeler ve kitle haberleþme araçlarý, SSCB SSCB nin komünist partiler yanlýsý güçlerin kontrolü altýna girdi. Bir süre sonra da aracýlýðýyla Doðu Avrupa da hükûmetler, tamamen Sovyet yanlýlarýndan meydana gelmiþ egemenlik kurmasý üzerine oldu ye gelindiðinde Macaristan, Bulgaristan, Romanya, ABD, Truman Doktrini ve Marshall Polonya ve Çekoslovakya daki hükûmetlere karþý muhalefetin Planý ný uygulamaya koydu. tamamý tasfiye edildi. Aþaðýdaki görsellere göre yargýlara ulaþýlabilir? Berlin Buhraný nýn çýkýþ nedeni ve buhranla ilgili hangi SSCB MÜTTEFÝKLER BERLÝN Berlin deki egemenlik mücadelesini anlatan karikatür Berlin e yardým getiren uçaklara gýda maddeleri yüklenirken Berlin e yardým malzemesi taþýyan uçaklar 80

93 Savaþtan yenik çýkan Almanya, savaþ sonunda dört iþgal bölgesine ayrýlmýþtý. Barýþ antlaþmalarý imzalandýktan sonra Batýlýlar, Almanya nýn iþgal statüsünün sona erdirilerek bütünlüðünün tekrar saðlanabileceðini düþünüyordu. Birleþmeye giden yolu açmak için Ýngiltere, Fransa, ABD, iþgalleri altýndaki bölgeleri birleþtirdiler. Bu geliþme üzerine SSCB nin Batýlýlarý Berlin den atmaya çalýþmasý Berlin Buhraný ný ortaya çýkardý. Berlin, SSCB tarafýndan ablukaya alýndý. Þehre giriþ ve çýkýþlar kontrol altýna alýndý. Þehir, elektrikten ve yiyecekten yoksun býrakýldý. Batýlý devletler hava köprüsü kurarak þehre aylarca yiyecek taþýdý. Ablukadan istediði sonucu alamayan SSCB, ablukayý kaldýrdý. Sonunda 23 Mayýs 1949 da Federal Alman Anayasasý ilan edilerek Batý Almanya da resmî adý ile Federal Alman Cumhuriyeti kuruldu. Federal Alman Cumhuriyeti nin kurulmasýna karþýlýk, SSCB de kendi iþgal bölgelerinde Ekim 1949 da Demokratik Alman Cumhuriyeti ni kurdu. Federal Alman Cumhuriyeti Batý nýn desteðiyle hýzlý bir geliþme gösterdi. Bu geliþme Demokratik Alman Cumhuriyeti nde yaþayanlarýn ilgisini çekmeye baþladý. Bunun üzerine Demokratik Almanya tarafýndan Federal Almanya ya geçiþler yasaklandý. Bu itibar kaybýný önlemek için Sovyet lideri Kruþçev, Berlin in tarafsýz bir þehre dönüþtürülmesini istedi. Ancak þehrin bütün kontrol noktalarý Demokratik Almanya nýn denetiminde kalýyordu. Batýlýlarýn bu öneriyi reddetmesi üzerine üç sene süren gergin dönem, Demokratik Almanya nýn Batý Berlin i çeviren duvarý inþasý ile son buldu. Berlin þehri iþgal haritasý Havel Nehri FRANSIZ KESÝMÝ Fransýz karargahý Spree Nehri Tegel SOVYET KESÝMÝ 1961 de inþa edilen Berlin Duvarý ve denetim noktalarý Havaalanlarý ordu karagâhlarý Gatow ÝNGÝLÝZ KESÝMÝ Amerikan karagâhý Müttefik güçler karagahý Brandenburg kapýsý Tempelhof AMERÝKAN KESÝMÝ Sovyet karargahý Spree Nehri Potsdam km Schönefeld 81 Batý ya kaçýþlarý önlemek için Doðu Almanya yönetimi tarafýndan ünlü Berlin Duvarý örülmeye baþlandý (1961). a. Doðu Bloku Ýçindeki Diðer Geliþmeler Komünist rejimlerin kurulmasý Doðu Bloku içinde genellikle SSCB nin etkisi ile gerçekleþirken Yugoslavya ile Arnavutluk ta bu rejimler farklý þekillerde iktidara geldi. Her iki ülke savaþ sýrasýnda Alman iþgaline uðrayýnca bu ülkelerin komünist partileri hemen direniþ kuvvetleri oluþturmuþlar ve savaþ boyunca Almanlara karþý çarpýþarak ülkelerinin kontrolünü ellerine almýþlardýr. Bu geliþmelerde SSCB nin hiçbir yardýmý ve tesiri olmamýþtýr. Bu nedenle Yugoslavya ve Arnavutluk, Moskova ya karþý bundan sonra daha baðýmsýz bir tutum izlemiþler ve Moskova nýn etkisinde kalmamýþlardýr. Çin de komünist yönetimin kurulmasý iç savaþlar sonucunda gerçekleþmiþtir. Savaþ sýrasýnda Japon saldýrýlarýna karþý beraber mücadele eden Çinli komünistler ve milliyetçiler savaþtan sonra birbirleriyle iktidar mücadelesine girdiler. ABD nin yaptýðý geniþ ekonomik ve askerî yardýmlarla 1946 ve 1947 yýllarýnda üstün duruma geçen milliyetçiler, baþarýsýz bir yönetim sergileyince Sovyet Rusya dan yardým alan komünistler, milliyetçileri yenilgiye uðrattýlar. Mao Zedong, 1 Temmuz 1949 da Çin Halk Cumhuriyeti nin kurulduðunu ilan etti. Kore, 1945 te Yalta Konferansý nda alýnan kararla iki iþgal bölgesine ayrýlmýþtý. Rusya Kuzey Kore yi; Amerika da Güney Kore yi iþgal edecekti. Potsdam Konferansý nda 38. enlem, iki bölgeyi ayýran sýnýr olarak kabul edildi. Aralýk 1945 te Moskova da buluþan dört büyükler (ABD, SSCB, Çin ve Ýngiltere) Kore için demokratik bir hükûmet tasarýsý hazýrlama kararý aldýlar. Fakat bir taraftan Amerika ile SSCB arasýndaki müzakereler, diðer yandan Birleþmiþ Milletlerin çabalarý iki Kore nin birleþmesini saðlayamadý. Bunun üzerine ABD, 10 Mayýs 1948 de Güney Kore de seçimler düzenledi ve bunun sonucunda Güney Kore Cumhuriyeti kuruldu. SSCB de Kuzey Kore de 1948 Aðustosunda bir seçim düzenledi ve onlar da kuzeyde, 9 Eylül 1948 de Kore Halk Cumhuriyeti ni kurdular. Böylece SSCB kontrolünde Kuzey Kore de komünist yönetim kurulmuþ oldu. Küba uzun yýllar diktatörler tarafýndan yönetilmiþti. Batista diktatörlüðüne karþý baþlattýðý mücadeleyi baþarýyla sonlandýran Fidel Castro, kendi hükûmetini kurarak baþbakan olmuþtu (1959). Castro, kendine iki kutup arasýnda bir yer edinmek istiyordu. Fakat ABD nin Castro yu iktidardan uzaklaþtýrmak istemesi iliþkilerin bozulmasýna ve Küba ile SSCB nin yakýnlaþmasýna neden oldu. Ülkedeki özel iþletmeleri kamulaþtýran Castro, sosyalist bir yönetim kurdu.

94 b. Sovyet Modeline Göre Ekonomik ve Sosyal Düzenin Kurulmasý Komünist partilerin yönetime hâkim olduklarý Doðu Avrupa ülkelerinde yapýlan anayasalarla siyasi, ekonomik ve sosyal düzen Sovyet modeline göre kuruldu. Ayrýca SSCB, bu devletleri kontrolü altýnda tutmakla beraber, bu devletler arasýnda dostluk, iþ birliði ve saldýrmazlýk anlaþmalarý imzalanmasýný saðlayarak bir blok oluþturmuþtur. SSCB nin Avrupa da egemenlik kurmaya baþlamasý, ABD yi tedbir almaya sevk etti. Amerika bu nedenle 1947 Martýnda Truman Doktrini ni ve 1947 Haziranýnda da Marshall Planý ný uygulamaya koydu. Truman Doktrini, Amerika nýn Sovyet tehdidine maruz kalan ülkeleri destekleme, Marshall Planý da hür Avrupa yý ekonomik bakýmdan kalkýndýrma ve güçlendirme amacýný taþýyordu. Amerika nýn bu yeni tutumu SSCB yi telaþlandýrdý. SSCB, uydu ülkelerle Moskova arasýndaki baðlarý daha da güçlendirmek ve ayný zamanda da uluslararasý ideolojik faaliyetleri bir merkezden idare etmek için yeni tedbirlere baþvurmaya karar verdi. Bu amaçla 1947 Eylül ayýnda Sovyet Rusya, Yugoslavya, Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Polonya, Çekoslovakya, Fransa ve Ýtalya komünist partilerinin liderleri Polonya da toplandý. Yayýnladýklarý bildiride 5 Ekim de Cominform un (Kominform) kurulduðunu ilan ettiler. 25 Ocak 1949 da komünist ülkeler arasýnda ekonomik iþ birliði ve dayanýþma amacýyla Comecon kuruldu. Bu teþkilatta kurucu üye olarak SSCB, Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Polonya ve Çekoslovakya gibi ülkeler yer almaktaydý. Kuruluþa daha sonra Arnavutluk, Demokratik Almanya, Moðolistan ve Küba da katýldý da kurulan NATO nun askerî etkinliklerini artýrmasý üzerine Doðu Blokunda kollektif savunma ve iþ birliði amacýyla 14 Mayýs 1955 te Varþova Paktý kuruldu. Paktýn kurulmasýnda ilk imza atan ülkeler Arnavutluk, Romanya, SSCB, Demokratik Almanya, Bulgaristan, Polonya, Çekoslovakya ve Macaristan dý. c. Sosyalist Blok ta Sarsýntýlar 1924 ten beri SSCB yi yöneten Stalin, 5 Mart 1953 te Moskova da öldü. Daha Stalin ölmeden önce baþ gösteren siyasi çatýþmalar ve onun ölümüyle ortaya çýkan iktidar mücadelesi bloktaki sarsýntýlarý iyice arttýrdý. SSCB nin hakimiyet politikasýna karþý gerek rejim ortaklýðý olan devletlerde gerekse uydu devletlerde tepkiler ortaya çýktý. Blok içindeki bu sarsýntýlar SSCB nin dýþ politikasýný da etkiledi. SSCB-Yugoslavya Ýliþkileri YUGOSLAVYA NIN COMÝNFORM DAN ÇIKARILMASI (Cominform Kararý) Yugoslav Komünist Partisi yöneticileri ülke yönetiminde iþçi sýnýfý yanýnda halkýn deðiþik kesimlerini de (köylüler, tüccar, küçük iþletmeci, burjuva aydýnlarý vs.) etkin kýlarak iþçi sýnýfýnýn konumunu zayýflatmýþ ve ortak ideolojiden uzaklaþmýþtýr. ( ) Bu halk cepheleri Komünist Partisinin etkinliðini azaltmaktadýr. ( ) Enformasyon Bürosu (Cominform), Yugoslav Komünist Partisi yöneticilerine hatalarýný düzeltmesi için gerekli olan uyarýlarý yapmasýna raðmen, onlar hatalarýný düzeltmek yerine eleþtirilere kýzarak ortak ideolojimize karþý bir politika izlemiþlerdir. ( ) Açýklanan bu sebeplerden dolayý Yugoslav Komünist Partisi, Cominform üyeliðinden uzaklaþtýrýlmýþtýr. Georges LANGLOIS, 20. Yüzyýl Tarihi, s. 333 ten özetlenmiþtir. SSCB ile Yugoslavya arasýndaki iliþkilerin bozulmasýnýn sebepleri nelerdir?bu durum uluslararasý dengeleri nasýl etkilemiþtir? 82 Yugoslav lideri Mareþal Josip Broz Tito Yugoslavya, Doðu Bloku na dâhil olmakla beraber, 1945 yýlýndan beri bazý konularda SSCB ile anlaþmazlýk içindeydi. Bu durumun nedenleri arasýnda SSCB nin diðer uydu devletlerde olduðu gibi Yugoslavya yý da tam denetimi altýna almak istemesi ve Yugoslav lideri Tito nun buna yanaþmamasý, Tito nun Moskova yla iyi iliþkiler içinde olmakla beraber Balkanlarda liderliði üstlenmek istemesi ve SSCB nin buna karþý çýkmasý ve iki devlet arasýndaki ideolojik görüþ ayrýlýklarý gösterilebilir. Bu geliþmeler sonucunda iki devletin arasý açýldý ve SSCB nin direktifleri sonucunda Yugoslavya, 28 Haziran 1948 de, Cominform dan çýkarýldý.

95 Yugoslavya, komþusu olan diðer Doðu Bloku devletleri tarafýndan tehdit edilince 1953 te Balkan Paktýna girdi. Bu durumdan yararlanmak isteyen ABD, Yugoslavya yý Batý Blokuna çekmek için, bu ülkeye askerî ve ekonomik yardýma baþladý. SSCB-Yugoslavya iliþkileri ancak 1955 ten itibaren düzelmeye baþladý. Bununla beraber Yugoslavya, bu tarihlerden itibaren daha çok Asya ve Afrika ülkeleriyle, Tarafsýzlar Bloku nun öncülüðünü yapacak bir dýþ politika izlemeye baþladý. SSCB-Çin Ýliþkileri ÇÝN ÝN BAKIÞ AÇISIYLA ÇÝN-SSCB ÝLÝÞKÝLERÝ SSCB ile bizim aramýzda uluslararasý iliþkilerde anlayýþ farklýlýðý mevcuttur. Çin Komünist Partisi, dünya barýþýný savunmak için emperyalizme karþý kitlelerin teþkilatlandýrýlmasý gerektiðine, bütün ülkelerde iþçi hareketlerine ve baskýya maruz kalmýþ milletlerin özgürlük mücadelesine destek verilmesini savunuyor. (...) SSCB Komünist Partisinin yönetimi ise, dünyanýn ezilmiþ halklarýný ve milletlerini desteklemek yerine onlarý yýldýrmak için nükleer tehdide baþvuruyor, ABD ile iþ birliðine giriyor ve ABD ye, bloklar arasý bölgelerde kendi politikalarýný uygulayabilmesi için yardým ediyor Halkýn Gazetesi,19 Kasým 1963 Georges LANGLOIS, 20. Yüzyýl Tarihi, s. 301 den yararlanýlmýþtýr. Metne göre SSCB-Çin iliþkilerinin bozulmasýnýn nedenleri nelerdir? Bu durum güçler dengesini nasýl etkilemiþtir? Sovyet Büyükelçisi Nikolai Vasilievich Roscin in (önde soldan ikinci), Mao Zedong a güven mektubunu sunmasý (16 Ekim 1949) Mao, komünist ülkeler iþçi toplantýsýnda (Moskova, Kasým 1957) Çin Halk Cumhuriyeti nin 1949 da kurulmasý, güçler dengesini etkilemiþtir. Yeni yönetim, SSCB ile iliþkilerini güçlendirmeye yönelik politika izlemeye baþladý de imzalanan dostluk anlaþmasýndan sonra ayný yýl baþlayan Kore Savaþý bu yakýnlaþmayý daha güçlendirdi. Buna karþýlýk ABD yeni Çin yönetimini tanýmadý ve bu ülkeye ticari ambargo uygulamaya baþladý. Daha sonra Pekin hükûmeti, Birleþmiþ Milletler (BM) Teþkilatýndan çýkarýlarak yerine Tayvan hükûmeti alýndý. Bu geliþmelerin de etkisiyle 1953 yýlýna gelindiðinde Çin-Rus dostluðu en üst seviyeye ulaþtý. Zamanla büyük bir güç hâline gelen Çin Halk Cumhuriyeti, SSCB den baðýmsýz bir politika gütmeye baþladý. SSCB-Batý iliþkilerinde baþlayan yumuþama, Çin in yalnýz kalmasýna ve dayanýþmanýn bozulmasýna neden oldu. SSCB-Çin arasýnda 1960 tan itibaren artan anlaþmazlýðýn nedenleri arasýnda iki ülke arasýndaki liderlik iddiasý, tarafsýz ülkelerde nüfuz rekabeti, Batýlý devletlerle iliþkilerin þekli; Doðu Türkistan, Moðolistan gibi sýnýr bölgeleri sorunu, SSCB nin Çin e yapacaðý ekonomik yardýmýn miktarý ve zamaný gösterilebilir. Çin, daki Kültür Ýhtilali nden sonra çok yönlü dýþ politika izleyerek Amerika ile iliþkilerini düzeltmiþ, BM ye tekrar üye olmuþtur. Bu geliþmeler Doðu Bloku nun güç kaybetmesine yol açmýþtýr. 83

96 SSCB-Macaristan Ýliþkileri Fotoðraflarda Macar Millî Ayaklanmasý sýrasýnda (1956) Budapeþte de çekilen görüntüler yer almaktadýr. Fotoðraflara göre SSCB-Macaristan iliþkileri hakkýnda neler söylenebilir? Stalin in heykeli Macar milliyetçileri gösteri yaparken Stalin in ölümünden sonra Doðu Blokunda ayaklanmalar hýzla yayýlmaya baþlamýþ Doðu Berlin den sonra Macaristan daki fabrika iþçileri ekonomik þartlardan dolayý Haziran 1953 te ayaklanmýþlardý. Bunun üzerine SSCB, Ýmre Nagi (Naj) yi yeni baþbakan olarak atadý. Nagi, siyasi baskýlarý azaltarak reformlar yaptý. Nagi nin komünist sistemi yumuþatmaya yönelik politikalarý SSCB tarafýndan tepkiyle karþýlandý ve Nagi görevden alýndý. Alýnan tedbirlere raðmen Nagi döneminde temelleri atýlan adýmlar, Macarlar arasýnda deðiþim isteðini güçlendirmiþ bulunuyordu. 23 Ekim 1956 da Budapeþte de yapýlan gösterilere yaklaþýk kiþi katýlmýþtý. Polisin kalabalýða ateþ açmasýyla barýþçý gösteriler bir anda ayaklanmaya dönüþtü. Halk, silahlanmaya baþladý. Ülkenin hemen her kentinde millî ihtilal komiteleri kurulmuþtu. Yeniden iktidara gelen Nagi nin üst üste verdiði ödünler, ayaklanmayý durdurmaya yetmedi. SSCB, 30 Ekimde birliklerinin Macaristan dan çekileceðini deklare etmesine raðmen 31 Ekimde Budapeþte yi kuþattý. Nagi, 1 Kasýmda Varþova Paktýndan ayrýlma kararýný açýklayarak Birleþmiþ Milletler aracýlýðýyla büyük devletlerin korumasýný istedi. Bu geliþme üzerine SSCB birlikleri Budapeþte yi iþgal etti. Kýsa sürede silahlý direniþ bastýrýldý. Ýþçilerin baþlattýðý genel grevin sona erdirilmesi ise birkaç haftayý aldý. Düzenin saðlanmasýndan sonra geniþ çaplý tutuklamalara giriþildi. Macar Millî Ayaklanmasý nda Arnavutluk, Çekoslovakya, Bulgaristan SSCB yi desteklemiþ, Çin ise ayaklanmacýlarýn haklý olduðunu savunmuþtur. SSCB-Çekoslovakya Ýliþkileri ÇEKOSLOVAKYA DA DEÐÝÞÝM Çekoslovakya Komünist Partisi 9 Nisan 1968 de Çekoslovakya nýn sosyalizme giden yolu adý verilen ve genellikle harekât programý adýyla anýlan bir belge yayýnladý. Bu belgede þunlar yer alýyordu: Sosyalizmin dinamik geliþmesini geniþ bir demokrasi ile birleþtirerek yeni bir siyasi sistemin kurulmasý. Çekoslavakya Komünist Partisinin devlet idaresine müdahalesinin önlenmesi. Sosyalist devlet idaresinin tek bir partinin elinden alýnarak çok partili sisteme geçiþ için demokratik seçimlerin yapýlmasý. Toplanma, dernek kurma, ifade, inanç, kanaat, basýn ve seyahat hürriyetinin kabul edilip sansürün tamamen kaldýrýlmasý. Prof. Dr. Fahir ARMAOÐLU, 20. Yüzyýl Siyasi Tarihi, s. 567 Metinde bahsedilen yenilikler SSCB nin uydusu olan Çekoslovakya nýn mevcut sisteminde nasýl bir deðiþikliðe sebep olmuþtur? SSCB bu deðiþikliðe nasýl bir tepki göstermiþtir? 84

97 II. Dünya Savaþý ndan önce Çekoslovakya da sosyal demokrasi anlayýþý hâkimdi. Çekoslovak toplumu; liberal, milliyetçi, demokrat vb. farklý düþünceden insanlardan oluþuyordu. Çekoslovakya, savaþtan sonra SSCB nin etkisinde kalarak Varþova Paktýna girdi yýlý baharýnda Doðu Bloku nda görülen aðýr ekonomik þartlar Çekoslovakya da da kendini gösterdi. Mevcut hükûmetin 30 Mayýs 1953 te enflasyonu düþürmeye yönelik yayýnladýðý kararlar halk tarafýndan tepkiyle karþýlanmýþ, bazý þehirlerdeki fabrika iþçileri hür seçim sloganlarýyla ayaklanarak mevcut yönetimi ve SSCB yi protesto etmiþlerdi. SSCB nin de desteðini alan Çekoslovak Komünist Partisi yönetimi, sert tedbirlerle ayaklanmalarý bastýrmýþtý. Çekoslovakya da 1967 de Aleksander Dubcek liderliðinde insancýl komünizm hareketi baþladý. Bu hareketin amacý, Çekoslovakya da insan hürriyetini esas alan bir komünist sistemini uygulamaktý de yayýnlanan harekât programý sosyalizmin demokrasi ilkeleri ile birleþtirilerek yeni bir siyasi sistemin oluþturulmasý amacýndaydý. Tek partili sosyalist devlet yönetimine karþý olan inkýlapçý nitelikteki bu hareket ile toplanma ve dernek, düþünce ve ifade, inanç ve kanaat gibi insanýn temel hak ve hürriyetlerinin saðlanmasý gerektiði vurgulandý. Çekoslovakya nýn þartlarýna uygun sosyalist demokratik modelin kurulmasý ve serbest seçimlerin yapýlmasý da ifade edildi. Prag, Aðustos 1968 de SSCB tarafýndan iþgal edildi. SSCB, Varþova Paktý üyelerinin desteðini de alarak Çekoslovakya daki insancýl komünizm hareketini ikili görüþmeler ve baský yoluyla engellemeye çalýþtýysa da baþarýlý olamadý. Geliþmeler üzerine Varþova Paktý Ordusu 21 Aðustos 1968 de Çekoslovakya yý iþgale baþladý. Çeklerin insancýl komünizm hareketi baþarýsýzlýkla sonuçlandý. 2. Batý Bloku nun Kuruluþu ABD NÝN SOÐUK SAVAÞ POLÝTÝKASI... ABD Soðuk Savaþ Döneminde, öncülük ettiði uluslararasý anlaþmalar ve paktlarla güvenlik çemberini sürekli geniþletmiþtir. Bu dönemde ABD, otuz ülkede bir milyondan fazla asker bulunduruyordu. Dört bölgesel savunma paktýnýn (NATO, SEATO, ANZUS vb.) üyesi ve bir beþincisinin aktif katýlýmcýsý idi. Kýrk iki ulusla karþýlýklý savunma anlaþmalarý (Kore, Filipinler, Tayvan, Japonya vb.) vardý. Elli üç uluslararasý teþkilata üye bulunuyordu. Dünyada neredeyse yüz ulusa askerî ve ekonomik yardým yapýyordu. Prof. Dr. Paul KENNEDY, Büyük Güçlerin Yükseliþ ve Çöküþleri, s. 458 Metinden hareketle ABD nin böyle bir politika izlemesinin nedenleri nelerdir? Belirtiniz. 85

98 Daha önce belirtildiði gibi II. Dünya Savaþý dünyadaki dengelerde büyük bir deðiþime neden olmuþtu. Uluslararasý politikada daha önce aktif rol üstlenen devletlerin savaþtan yýpranarak çýkmasý, Avrupa ve dünya siyasetinde boþluk meydana getirmiþti. SSCB nin yayýlmacý politika izlemesi, Türkiye den toprak ve üs istemesi, Yunan iç savaþý, Ýngiltere yi endiþeye düþürdü. Ýngiltere nin ekonomik nedenlerden dolayý bu bölgedeki askerlerini çekeceðini belirtmesi ve SSCB yayýlmasýný ancak ABD nin engelleyebileceði yönündeki telkinleri, kabuðuna çekilmeyi düþünen ABD nin Batý nýn liderliðini üstlenmesi için açýk bir davetti. Bu davet ABD yi aktif politika izlemeye sevk etmiþti. ABD, 1946 dan sonra SSCB yayýlmasýna karþý Doðu Bloku nu kuþatmaya yönelik bir çevreleme politikasý izlemeye baþladý. Bu doðrultuda Truman Doktrini ve Marshall Planý uygulamaya konulmuþ, paktlar kurulmuþ, askerî anlaþmalar imzalanmýþtýr. a. Truman Doktrini YUNAN ÝÇ SAVAÞI II. Dünya Savaþý nda Yunanistan da Ulusal Kurtuluþ Ordusu (ELAS) ve Hür Demokratik Yunan Ordusu (EDES) örgütleri Alman iþgaline karþý baþarýlý mücadeleler vermiþti. Ýki grup arasýnda politik çekiþmelerden dolayý 1944 te baþlayan mücadele 1948 e kadar devam etmiþ ve iç savaþa dönüþmüþtü. ELAS, SSCB ve Yugoslavya dan, EDES ise ABD ve Ýngiltere den destek görüyordu ye kadar süren çatýþmalarýn sona ermesinde Cominformdan çýkarýlan Yugoslavya nýn çetecilere yaptýðý yardýmý kesmesi ve ABD tarafýndan yürürlüðe konan Truman Doktrini etkili olmuþtur. Prof. Dr. Oral SANDER, Siyasi Tarih, s. 253 ABD Baþkaný H.S. Truman ýn Senato ve Temsilciler Meclisinde yaptýðý konuþmadan... Truman yardýmýnýn basýna yansýmasý (13 Mart 1947) Dünyanýn özgürlüðe gönül vermiþ halklarý için, baðýmsýz ve ekonomik açýdan istikrarlý bir devlet olarak Türkiye nin geleceði, þüphesiz Yunanistan ýnkinden daha önemsiz deðildir. Türkiye nin þu anda içinde bulunduðu þartlar Yunanistan ýn içinde bulunduðu þartlardan son derece farklýdýr. Türkiye, Yunanistan ýn baþýna gelen felaketleri yaþamamýþtýr. Savaþ sýrasýnda hem ABD hem de Ýngiltere Türkiye ye maddi destekte bulunmuþtur. Türkiye nin yine de þimdi desteðimize ihtiyacý var. Türkiye savaþtan beri millî birlik ve beraberliðini korumak için gerekli olan modernleþmeye ivme kazandýrmak amacýyla gerek ABD den gerekse Ýngiltere den maddi destek saðlamaya çalýþmýþtýr. Türkiye nin millî birlik ve beraberliði Orta Doðu da düzenin korunabilmesi için son derece önemlidir. Ýngiliz hükûmeti, kendi içinde bulunduðu zor durum ve güçlükler nedeniyle Türkiye ye verdiði mali ve iktisadi desteði daha fazla sürdüremeyeceðini bildirdi. Yunanistan örneðinde olduðu gibi, Türkiye nin ihtiyaç duyduðu yardýmý mutlaka almasý gerekiyorsa ABD, bu yardýmý saðlamak zorundadýr ve bu yardýmý saðlayabilecek tek ülkedir.... Yunanistan yönetiminin silahlý bir azýnlýðýn eline geçmesi durumunda, bu, komþu ülke Türkiye yi de hemen ciddi bir biçimde etkileyecektir. Karmaþanýn, istikrarsýzlýðýn bütün Orta Doðu ya yayýlma ihtimali son derece yüksektir. Bu kader anýnda, Yunanistan ve Türkiye ye gerekli yardýmý yapamazsak bunun etkileri hem Batý da hem de Doðu da yaþanacaktýr. Acilen, büyük bir kararlýlýkla harekete geçmek zorundayýz. Bu yüzden, Türkiye ye ve Yunanistan a gerekli desteði saðlamak amacýyla Kongreden 400 milyon dolar kullanabilme yetkisi istiyorum... Ed.: Doç. Dr. Süleyman ÝNAN, Yard. Doç. Dr. Ercan HAYTOÐLU, Yakýn Dönem Türk Politik Tarihi, s. 267 Metne ve gazete haberine göre Truman yardýmý niçin yapýlmýþtýr? Bu mesaj, Soðuk Savaþ Dönemi nde nasýl bir etki meydana getirmiþtir? 86

99 ABD nin Batý dünyasýnýn liderliðini açýk bir þekilde üstlenmek için yaptýðý ilk giriþim, Truman Doktrini nin ilaný olmuþtur. Truman Doktrini nin uygulamaya konulmasýnýn nedeni ABD yöneticilerinin dünyanýn SSCB tehdidi altýnda bulunduðuna dair endiþeleridir. Truman Doktrini, yeryüzünün iki bloka ayrýldýðýný ve SSCB-ABD mücadelesinin baþladýðýný ilan etmiþtir. Ayrýca Doðu Avrupa ve Balkanlardaki bölünmeyi çok daha kesin çizgilerle ortaya koymuþtur. Yunan Ýç Savaþý nýn seyrini deðiþtirip merkezî hükûmetin komünistleri yenmesini saðlamýþtýr. Doktrinin uygulanmasý bir baþka açýdan II. Dünya Savaþý ndan önce Ýngiltere nin etkisi altýndaki bir bölgenin kontrolünün ABD tarafýndan devralýndýðýnýn göstergesidir. ABD, bu doktrini Orta Doðu ya doðru geniþletmek için giriþimlerde bulundu. Ancak Moskova nýn o dönemde Orta Doðu da fazla etkin olmamasý nedeniyle kendilerini tehlikede görmeyen Arap devletleri doktrinin geniþletilmesine izin vermediler. b. Marshall Planý Karikatürlere göre Marshall Planý nýn Avrupa ya ve uluslararasý iliþkilere etkileri nelerdir? SSCB AVRUPA ABD General Marshall ýn Harward Üniversitesinde yaptýðý konuþmadan... (5 Haziran 1947) ( ) Birçok ülkede ulusal paraya olan güven sarsýldý. Savaþ esnasýnda, Avrupa nýn ticari alt yapýsý tamamen yok oldu. Avrupa nýn kalkýnmasý, Almanya ve Avusturya yla barýþ antlaþmasýnýn savaþýn bitiminden iki sene sonra yapýlmasý yüzünden ciddi bir þekilde gecikti. Bu nazik sorunlara hýzlý çözümler bulunmasýna raðmen, Avrupa iktisadi alt yapýsýnýn tekrar düzene konulmasý uzun bir süre ve öngörüldüðünden daha büyük gayret isteyecek. Gerçek þu ki Avrupa nýn ihtiyacý olan gýda ve diðer gerekli ürünlerin maddi deðeri, gelecek üç, dört sene için kýtanýn ödeme kapasitesini aþýyor. Eðer Avrupa nýn önemli iktisadi, sosyal ve siyasi sorunlara maruz kalmasýný istemiyorsak önemli oranda ek yardým almasýna ihtiyaç var. Dünyanýn saðlýklý normal bir ekonomiye dönmesini desteklemek için ABD nin gereken her þeyi yapmasý mantýklýdýr. Bu yapýlmaksýzýn dünya ne siyasi istikrara ne de güvenli bir barýþa sahip olabilir. Siyasetimiz ne bir devlete ne de doktrine karþýdýr ama açlýða, fakirliðe, umutsuzluða ve kaosa karþýdýr. Amacý, özgür kurumlarýn varlýðýný sürdürebileceði sosyal ve siyasi þartlara dönüþü saðlayacak saðlýklý dünya ekonomisinin kurulmasýdýr. ( ) Yeniden doðuþ görevinde bize yardým etmeye razý olan bütün hükûmetler eminim ki Amerikan hükûmetinden tam bir iþ birliði görecektir. Diðer ülkelerin yeniden doðuþunu durdurmak için faaliyetlerde bulunan baþka ülkeler bu yardýmdan yararlanamayacaklardýr. Üstelik siyaseten ya da baþka sebeplerden dolayý insanlýðýn sefaletinin devam etmesini isteyen hükûmetler, siyasi partiler ya da gruplar ABD nin muhalefetiyle karþýlaþacaklardýr. Yukarýdaki metne göre Marshall Planý nýn uygulamaya konulma nedenleri nelerdir? General George C. Marshall 87

100 Marshall Planý na karþýlýk SSCB de uydularý arasýndaki ekonomik iþ birliðini geliþtirmek için, Molotof Planý ile ikili ticaret düzenini kurdu. Çekoslovakya baþta olmak üzere bazý uydu ülkeler Marshall Planý na katýlmak için büyük istek göstermiþtir. SSCB nin Çekoslovakya da tam egemenlik kurabilmek amacýyla Þubat 1948 de gerçekleþtirdiði Çekoslovak Darbesi nde bunun büyük bir etkisi vardýr. ABD, ekonomik sýkýntýlarýna yardýmcý olmak için Batý Avrupa ya 15 milyar dolar ekonomik yardým yapmýþ fakat bu yardým verimli kullanýlmamýþtý. Marshall Planý na göre, Avrupa ülkeleri her þeyden önce kendi aralarýnda bir ekonomik iþ birliðine giriþmeli, iþ birliði sonunda ekonomik açýk ortaya çýktýðýnda ABD, bu açýðýn kapatýlmasý için yardým etmeliydi. Plan, her Avrupa ülkesine Amerikan malý malzeme ve makine yardýmýný kapsýyordu. Marshall Planý, ülkeler ve yardým miktarlarý (milyon dolar) Ýngiltere Fransa Ýtalya Batý Almanya Hollanda Yunanistan 694 Avusturya 677 Belçika ve Lüksemburg 556 Danimarka 271 Norveç 254 Türkiye 221 Ýrlanda 146 Yugoslavya 109 Ýsveç 107 Portekiz 50 Ýzlanda 29 Prof. Dr. Faruk SÖNMEZOÐLU, Türk Dýþ Politikasý, s. 40 Marshall Planý ile ilgili olarak 1949 da Avusturya da bastýrýlmýþ bir afiþ Batý Blokunda NATO nun kurulmasýndan sonra bu teþkilata karþý Doðu Blokunda Varþova Paktý kurulmuþtur (1955). Marshall yardýmýnýn basýna yansýmasý (5 Þubat 1948) 16 Avrupa ülkesinin üyeleri Türkiye dâhil, 22 Eylülde Amerika ya sunulmak üzere bir Avrupa Ekonomik Kalkýnma Programý hazýrladýlar. Bu program üzerine ABD, 3 Nisan 1948 de Dýþ Yardým Kanunu nu çýkardý. Bu kanuna dayanarak daha ilk yýlýnda 16 lara (Ýngiltere, Fransa, Belçika, Ýtalya, Portekiz, Ýrlanda, Yunanistan, Türkiye, Hollanda, Lüksemburg, Ýsviçre, Ýzlanda, Avusturya, Norveç, Danimarka ve Ýsveç) 6 milyar dolarlýk bir ekonomik yardým yaptý. Bu yardým ileriki yýllarda 12 milyar dolara ulaþtý. Marshall Planý, SSCB ve onun uydularýna da açýk olmakla birlikte, Yogoslavya dýþýndaki Doðu Bloku üyeleri buna katýlmak istemediler. Avrupa da Marshall yardýmlarý sonucunda üç yýllýk bir süre içinde tarým ve sanayi üretimi savaþ öncesine oranla büyük bir artýþ gösterdi. Dýþ Yardým Kanununun çýkmasý üzerine 16 Avrupa ülkesi, 16 Nisan 1948 de Avrupa Ekonomik Ýþ Birliði Teþkilatý ný kurdular. c. NATO nun Kuruluþu Marshall Planý ve Truman Doktrini, SSCB nin Orta Doðu ve Avrupa daki yayýlma faaliyetlerine karþý ABD nin almýþ olduðu ilk tedbirlerdir. Çekoslovak darbesinden (Þubat 1948) sonra, Ýngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasýnda Batý Avrupa Birliði (Mart 1948) adý verilen bir ittifak sistemi kurulmuþtur. Berlin Buhraný (Haziran 1948), Batý savunmasýnýn örgütlenmesine hýz vermiþti. Ancak Batý Avrupa devletlerinin gücü SSCB ye karþý gerekli dengeyi kurmaktan yoksundu. Bu nedenle Amerika nýn bu savunma sistemini desteklemesi gerekiyordu. Sonunda SSCB nin tehditlerine karþýlýk 4 Nisan 1949 da 12 Batýlý ülke (Ýngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda, Ýtalya, Ýzlanda, Danimarka, Lüksemburg, Norveç, Portekiz, ABD, Kanada) arasýnda kýsa adý ile NATO (North Atlantik Treaty Organization) olan Kuzey Atlantik Ýttifakýný kurdu. Ýttifak, savunma amacý yanýnda siyasi, ekonomik, sosyal alanlarda da iþ birliðini amaçlýyordu. NATO nun kurulmasýyla Sovyet yayýlmasýna karþý etkili bir set kurulmuþ, Doðu Blokuna karþý denge saðlanmýþ ve Batý Bloku ortaya çýkmýþtýr. Türkiye ve Yunanistan 1952 de, Batý Almanya 1955 te ve Ýspanya da 1982 yýlýnda NATO ya katýlmýþtýr. d. Avrupa Konseyinin Kuruluþu Ýngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda, Ýtalya, Ýrlanda, Danimarka, Lüksemburg, Norveç ve Ýsveç 5 Mayýs 1949 da Londra da Avrupa Konseyini kurdular. Konseyin çalýþma alanlarý, insan haklarý, medya, hukuki iþ birliði, sosyal dayanýþma, saðlýk, eðitim, kültür, spor, gençlik vb. olarak belirlenmiþtir. Türkiye Konseye 8 Aðustos 1949 da üye olmuþtur. 88

101 e. Avrupa Ekonomik Topluluðu (AET) Avrupa nýn bütünleþmesi ile ilgili düþünceler çok eskilere dayanmakla beraber bu düþünceyi gerçekleþtirecek koþullar ancak XX. yüzyýlda oluþmuþtur. Bu yüzyýlýn ilk yarýsýnda iki büyük savaþýn acýsýný yaþayan Avrupa, bir daha bu tür çatýþmalarýn yaþanmamasý için çözüm arayýþýna girmiþtir. Çözüm olarak da Avrupa devletleri arasýndaki düþmanlýðý ortadan kaldýracak bir bütünleþmenin gerçekleþtirilmesi düþüncesi benimsenmiþtir. Avrupa devletleri bu bütünleþmeyle hem kendi ekonomik potansiyellerini birleþtirerek bir Avrupa pazarý oluþturmak hem de Sovyetler Birliði nin Batý ya doðru yayýlmasýnýn engellenmesi yönünde önemli bir adým atmak istemiþlerdi. Birliðin asýl temeli ise 9 Mayýs 1950 tarihinde Fransýz Dýþ Ýþleri Bakaný Schuman ýn yayýmladýðý bir bildiri ile atýlmýþtýr. SCHUMAN BÝLDÝRGESÝ (9 Mayýs 1950) Fransýz hükûmetinin önerisi, diðer Avrupa ülkelerinin de katýlýmýna açýk bir kuruluþ çerçevesinde, Fransýz-Alman kömür ve çelik üretiminin bir bütün olarak ortak bir yüksek merci altýnda bir araya getirilmesidir. Kömür ve çelik üretiminin bu þekilde bir araya getirilmesi, ekonomik geliþme için gerekli ortak temellerin derhâl atýlmasýný saðlayacak, böylece uzun süredir savaþ mühimmatý üretimi yapan ve bundan hep zarar gören bölgelerin kaderini deðiþtirecektir. Schuman Bildirgesi açýklanýrken Bu þekilde saðlanacak üretim dayanýþmasý, Fransa ile Almanya arasýnda savaþ çýkmasý ihtimalini düþüncelerden sileceði gibi madden de imkânsýz kýlacaktýr. Katýlmaya istekli bütün ülkelere açýk olacak ve nihai olarak tüm üye ülkelere sýnai üretimin temel unsurlarýný ayný þartlarla saðlayacak olan bu güçlü ve üretken birim, ülkelerin iktisadi birleþmesinin gerçek temelini atacaktýr. Yaþam standartlarýnýn yükseltilmesine ve barýþçý kazanýmlarýn geliþtirilmesine katký yapmayý amaçlayan bu üretim, herhangi bir ayrým veya istisna olmaksýzýn tüm dünyanýn istifadesine sunulacaktýr. Schuman Planý, Avrupa Birliðinin oluþumuna nasýl katkýda bulunmuþtur? Bu giriþim sonucunda Fransa, Federal Almanya, Belçika, Ýtalya, Lüksemburg ve Hollanda nýn katýlýmýyla Avrupa Kömür ve Çelik Topluluðu kurulmuþtur (18 Nisan 1951). Bu baþarýlý giriþim, Avrupa da daha geniþ kapsamlý bir ekonomik birleþmenin gerçekleþtirilmesine yönelik yeni görüþlerin doðmasýna yol açmýþ ve 1957 de Roma Antlaþmasý ile Avrupa Ekonomik Topluluðu kurulmuþtur. 89

102 ROMA ANTLAÞMASI NDAN (1957)... Mevcut antlaþma, öngörülen þartlara göre aþaðýdaki maddeleri kapsýyor: a. Üye ülkeler arasýndaki gümrük haklarýnýn ve ticaret eþyalarýnýn giriþ ve çýkýþýna karþý kýsýtlamalarýn kaldýrýlmasý, b. Diðer ülkelere karþý ortak bir gümrük tarifesinin ve ticaret politikasýnýn belirlenmesi, c. Üye ülkeler arasýnda insanlarýn, hizmetlerin ve sermayenin özgür geçiþinin karþýsýndaki engellerin kaldýrýlmasý, d. Tarým alanýnda ortak bir politikanýn belirlenmesi, e. Ulaþým alanýnda ortak bir politikanýn düzenlenmesi, f. Ortak Pazarda rekabeti koruyan ve garantileyen bir rejimin kurulmasý, g.üye ülkelerin ekonomik politikalarýný koordine etmeyi ve ödemelerdeki eþitsizliðe çare bulmayý saðlayan usullerin uygulanmasý, Roma Antlaþmasý imza töreni h. Ortak Pazarýn iþleyiþi için gerekli olan tedbirlerde ulusal yasalarýn yakýnlaþmasý, ý. Ýþçilerin iþ imkânlarýný geliþtirmek ve yaþam seviyelerinin yükselmesine yardýmcý olmak amacýyla bir Avrupa Sosyal Fonunun oluþturulmasý, i. Yeni kaynaklarýn oluþturulmasýyla topluluðun iktisadi ilerlemesini kolaylaþtýrmaya yönelik bir Avrupa Yatýrým Bankasýnýn kurulmasý, j. Ticari muameleleri artýrmak, sosyal ve ekonomik geliþme için ortak çabalarý takip etmek amacýyla deniz ötesi topraklarýn ve ülkelerin ortaklýðý. Avrupa Topluluklarýný Kuran Temel Anlaþmalar, c. I, s Roma Antlaþmasý, Avrupa nýn ekonomik yapýsýnda ne gibi deðiþikliklere sebep olmuþtur? B. PAYLAÞILAMAYAN ORTA DOÐU DÜNYANIN FIRTINA MERKEZÝ Gerçekten Orta Doðu nun istikrarsýz ve karýþýk durumu; baþta bölgenin jeopolitik konumu dünyanýn en geniþ petrol rezervlerine sahip bulunmasý, bölge devletlerinin görüþleri ve hedeflerinin birbiri ile çatýþmasý; gelir daðýlýmýnýn dengesiz olmasý, din ve mezhep farklýlýklarý gibi bir takým köklü faktörlerden kaynaklanmaktadýr. Bir Amerikalý profesör bu nedenle, bölgeye dünyanýn 1 numaralý fýrtýna merkezi adýný yakýþtýrmýþtýr. 90 Ýhsan GÜRKAN, Türk Dýþ Politikasý ve Orta Doðu, s. 3 Önceki ünitelerde öðrendiklerinizden ve metinden hareketle Orta Doðu nun istikrarsýz durumunun ortaya çýkýþ nedenlerinin neler olduðunu belirtiniz.

103 I. Dünya Savaþý ndan sonra Ýngiltere ve Fransa nýn kýþkýrtmalarý sonucunda Orta Doðu da Osmanlý Devleti egemenliðinde yaþayan bazý Arap topluluklarý millî devletlerini kurabilmek için ayaklanmýþlardý. SSCB yönetiminin Çarlýk dönemine ait gizli anlaþmalarý açýklamasý ve ABD nin de sömürgeci politikalara karþý çýkmasý, Ýngiltere ve Fransa nýn planlarýný bozmuþtu. Bunun üzerine Ýngiltere ve Fransa manda yönetimleri kurarak bölgedeki egemenliklerini devam ettirmiþlerdi. I. Dünya Savaþý ndan yýpranarak çýkan Avrupa devletleri, Orta Doðu ülkelerinin baðýmsýzlýk mücadelelerine karþý koyacak durumda deðildi. Ayrýca SSCB ve Nazi Almanyasý ndan gelen tehditler Ýngiltere ve Fransa nýn hareket alanýný kýsýtlýyordu. Sömürgeci devletler gittikçe artan bir muhalefetle karþýlaþtýlar. Muhalefetin öncülüðünü ya halk içinden çýkan geleneksel yöneticiler ya da eðitimli seçkinler yapýyordu larýn ekonomik bunalýmýyla ortaya çýkan toplumsal huzursuzluklar, muhalefet liderlerinin halk desteðini arkalarýna almalarýnda önemli bir etkendi. Bu þartlar Ýngiltere ve Fransa nýn bölgedeki etkinliklerinin azalmasýna neden olmuþtu. Bu geliþmeler üzerine bölge ülkeleri baðýmsýzlýklarýný kazanmaya baþladý ve monarþi yönetimleri kuruldu. Pek çok ülkede asgari ölçülerde de olsa kendi kendini yönetme hakký kabul edildi. Birçok Müslüman ülkede milliyetçi ve modernleþme yanlýlarý iktidara geldi. II. Dünya Savaþý ndan sonra Soðuk Savaþ Döneminde Batýlý devletlerin ABD, Doðu Bloku ülkelerinin ise SSCB önderliðinde iki kutba ayrýldýðý dünyada özellikle Müslüman toplumlar kendilerini bu iki kutbun dýþýnda tutmaya çalýþtýlar. Bununla beraber baðýmsýzlýk sürecinde Batý karþýtlýðýnýn artmasý ve sosyalist bloktan da Etnik ve dinî çatýþmalar Orta Doðu da yaþamý zorlaþtýrmaktadýr. gelen destek, Mýsýr, Suriye, Irak gibi bölge ülkelerinin Doðu Bloku ile iliþkilerinin geliþmesini saðladý. Batýlý devletler, kültürel ve dinî özelliklerini bir tarafa býrakarak bu devletleri geliþmekte olan ülkeler statüsündeki bloklarýn dýþýnda deðerlendirdiler. Bölgenin zengin yer altý kaynaklarýna sahip olmasýna raðmen ekonomik açýdan geliþememiþ halk, bu zenginlikten faydalanamamýþtýr. Manda döneminin mirasý olarak toplumlardaki etnik ve dinî parçalanmýþlýk, Orta Doðu ülkeleri için sorun teþkil etmeye devam etmiþtir. Etnik ve dinî kaynaklý sorunlar bölge ülkelerinde günümüze kadar süren iç çatýþmalara sebep olmuþtur. Bu da ülkelerin siyasi, ekonomik ve kültürel geliþmesini de engellemiþtir. 1. Ýsrail in Kuruluþu Ýngiliz mandasý altýndaki Filistin de bir Yahudi yurdunun kurulmasý çalýþmalarý, XIX. yüzyýlýn ikinci yarýsýnda ortaya çýkmýþtý. Bu amaçla toplanan ilk kongre, 29 Aðustos 1897 de Ýsviçre de Basel de toplanmýþ ve bu kongrede Yahudilerin Filistin de bir yurt edinmesi kararý alýnmýþtý. Filistin, Osmanlý Devleti topraklarý içerisinde yer almaktaydý. Bu nedenle Dünya Siyonist Örgütü Baþkaný Theodor Herzl, Yahudilerin Filistin e göç etmelerine izin verilmesine karþýlýk II. Abdülhamid e Osmanlý Devleti nin dýþ borçlarýný ödemeyi önermiþ ancak istediði sonucu alamamýþtý. Buna raðmen Filistin de izinsiz olarak kurulan Yahudi kolonilerinin sayýsý 1914 te kýrk altýya ulaþmýþtý. SULTAN ABDÜLHAMÝD DEN HERZL E TARÝHÎ CEVAP Ona (Herzl e) söyleyin bu meselede ikinci bir adým atmasýn. Ben bir karýþ dahi olsa toprak satmam, zira bu vatan bana deðil, milletime aittir. Milletim bu imparatorluðu kanlarýný dökerek kazanmýþlar ve yine kanlarýyla mahsuldar kýlmýþlardýr. O, bizden ayrýlýp uzaklaþmadan tekrar kanlarýmýzla örteriz. Benim Suriye ve Filistin alaylarýmýn efradý birer birer Plevne de þehit düþmüþlerdir. Bir tanesi dahi geri dönmemek üzere hepsi muharebe meydanýnda kalmýþlardýr. Türk imparatorluðu bana ait deðildir, Türk milletinindir. Ben onun hiçbir parçasýný vermem. Býrakalým, Yahudiler milyarlarýný saklasýnlar, benim imparatorluðum parçalandýðý zaman onlar Filistin i hiç karþýlýksýz ele geçirebilirler. Fakat, yalnýz bizim cesetlerimiz taksim edilebilir. Ben canlý bir beden üzerinde ameliyat yapýlmasýna müsaade edemem. Prof. Dr. Mim Kemal ÖKE, II. Abdülhamid, Siyonistler ve Filistin Meselesi, s. 81 Osmanlý Devleti nin yýkýlmasý, Orta Doðu daki dengeleri ve Ýsrail in kuruluþunu nasýl etkilemiþtir? 91

104 BALFOUR DEKLARASYONU Dýþiþleri Bakanlýðý, Yahudi Siyonist beklentilerle uyum gösteren aþaðýdaki bildirinin majestelerinin hükûmeti (Ýngiliz hükûmeti) tarafýndan bakanlar kuruluna sunulduðunu ve kabul edildiðini bildirmekten zevk duyarým. Majestelerinin hükûmeti, Filistin de Yahudi halk için ulusal bir yurt kurulmasýnýn lehindedir ve bu amaca ulaþýlabilmesi için gerekenleri elinden geldiðince yapacaktýr. Filistin de bulunan Yahudi olmayan toplumlarýn medeni ve dinî haklarýna yönelik hiçbir tarafgirlik ve herhangi bir ülkedeki Yahudilerin sahip olduðu haklara ve siyasi konuma halel getirilmesine meydan verilmeyeceðinin bilinmesi gerekir. Saygýlarýmla A. James Balfour Prof. Dr. Türel YILMAZ, Uluslararasý Politikada Orta Doðu, s. 39 A. James Balfour Yukarýdaki belgeden hangi çýkarýmlara ulaþýlabilir? I. Dünya Savaþý sýrasýnda, Baþkan Wilson un da Yahudi sorununu benimsemesi, Ýngiltere yi harekete geçirmiþ, Ýngiliz Dýþiþleri Bakaný Balfour, 2 Kasým 1917 de Siyonist Federasyonu Baþkaný na gönderdiði mektupta, Ýngiltere nin Filistin de bir Yahudi devleti kurulmasýný kabul ettiðini resmen bildirmiþti. Balfour Deklarasyonu adýný alan bu belge, Yahudi devleti kurulmasý sorununun bir dönüm noktasý sayýlmaktadýr. Bu tarihten sonra Yahudiler, büyük kitleler hâlinde Filistin e göç etmeye baþladýlar. Ýngiltere nin 1917 den sonra takýndýðý tutum ve izlediði politika, Araplar arasýnda bu devlete karþý sert tepkilere yol açtý. Diðer yandan Araplar ile Yahudiler arasýnda çarpýþmalar baþladý. Bu arada Filistin in iki taraf arasýnda bölünmesi düþüncesi ortaya atýldýysa da bundan bir sonuç alýnamadý. Ancak bu dönemde Filistin e Yahudi göçü devam etti. Bunun sonucunda da 1882 yýlýnda i geçmeyen Yahudi nüfusu 1939 yýlý sonlarýnda e ulaþtý. Filistin de Müslüman ve Yahudi nüfusu ( ) Yýl Toplam* Müslüman Yahudi Sayý % Sayý % , , , , , , , , , ,90 * Toplam nüfusa tabloda yer almayan Hristiyan ve diðer din mensuplarý da dâhildir. Prof. Dr. Tayyar ARI, Orta Doðu, s. 204 AKDENÝZ Tel-Aviv Gazze Kudüs Ölü Deniz SURÝYE Amman ÜRDÜN Wilson ilkelerine göre her millete çoðunlukta olduðu bölgelerde devlet kurma hakký verilmelidir. Haritadaki devletlerin sýnýrlarýný ve tabloyu dikkate alarak bölgedeki siyasi geliþmelerle ilgili hangi çýkarýmlara ulaþýlabilir? MISIR Ýsrail Devleti Arap Devleti Diðer Arap D. Akabe km BM nin 1947/181-A kararýna göre Filistin in paylaþým planý Yahudiler, II. Dünya Savaþý sýrasýnda da Filistin de bir Ýsrail devleti kurmak amacýyla çalýþmalarýný sürdürdüler. Savaþýn sonlarýna doðru Filistin deki Yahudiler de giriþimlere baþladý. Bu arada Filistin de baðýmsýz Arap Devleti kurulmasý için Arap devletleri de çalýþmalarýný hýzlandýrdýlar. Ýngiltere nin Yahudileri desteklemesine karþýlýk Almanya ve Ýtalya, Araplarý destekliyordu. Ýngiltere, ABD nin de desteðini alarak 1947 de Filistin sorununu Birleþmiþ Milletler Teþkilatýna götürdü. Burada Filistin in Araplar ve Yahudiler arasýnda bölünmesine, Kudüs e tarafsýz bir statü verilmesine karar verildi. Birleþmiþ Milletlerin bu taksim kararý Arap ülkelerinde tepkiyle karþýlandý. Bu ülkelerde ABD ve Birleþmiþ Milletler aleyhinde gösteriler yapýldý yýlý Aralýk ayý baþlarýndan itibaren, Filistin de, Arap ve Yahudiler arasýnda çarpýþmalar baþladý. Güvenlik Konseyi konuyu ele alarak görüþtü fakat bir sonuç alýnamadý. Bu sýrada da Ýngiltere, 14 Mayýs 1948 de, Filistin deki manda yönetimini tek taraflý olarak kaldýrdý. Ayný gün, Ýsrail Devleti nin kurulduðu ilan edildi. Bu tarihten sonra günümüze kadar uzanan Arap-Ýsrail savaþlarý ve Filistin sorunu baþlamýþtýr. 92

105 2. Eisenhower Doktrini ABD ve ORTA DOÐU 23 Temmuz 1954 tarihli ABD Millî Güvenlik Konseyi Raporu nda Orta Doðu daki Amerikan politikasý þöyle anlatýlmaktadýr: Genel düþünceler: 1. Orta Doðu nun hür dünya için büyük stratejik, ekonomik ve politik önemi vardýr. Bu bölgede dünyanýn en büyük petrol rezervleri bulunmaktadýr. SSCB ile dünya çapýnda yapýlacak bir çatýþmada hayati öneme sahip bölgeler, Süveyþ Kanalý ve diðer doðal savunma sýnýrlarý ABD nin menfaatleri tehlikeye girer. SSCB etkisine girerse 2. Orta Doðu daki mevcut þartlar ve geliþmeler Batý menfaatleriyle ters düþmektedir. Son yýllarda Batý nýn itibar ve iktidarý gerilemiþtir. Orta Doðu milletleri, baðýmsýzlýklarýný korumada kararlýdýr ve diðer ülkelerin kendi iç iþlerine karýþmasýndan hoþlanmamaktadýr. Ýngiltere ve Fransa nýn etkisi zayýflamýþ, eski sömürge uyumunun yerini güvensizlik ve nefret almýþtýr. Ýngiltere ve Fransa ya yönelik güvensizliðin bir bölümü, bu iki devletin müttefiki olduðu için ABD ye karþý da gösterilmektedir. Daha da önemlisi Arap halklarýnýn bize Ýsrail politikamýzdan ötürü kýzgýnlýklarýdýr 3. Orta Doðu da hür dünyanýn güvenliðinin tehdidi doðrudan bir Sovyet saldýrýsýndan çok, bölge ülkelerinin SSCB yayýlmasýný bir tehlike olarak görmemelerinden kaynaklanmaktadýr. Bu ülkeler ikna edilemezse Batý, Orta Doðu yu önümüzdeki senelerde kaybedebilir. 4. ( ) Hâlen tartýþýlan siyasi sorunlarýn üstesinden gelebilmek için ABD, Arap devletlerine diðer Batýlý devletler ve Ýsrail den baðýmsýz olarak davranabilme yeteneðine sahip olduðunu ispatlamalýdýr. Ümit ÖZDAÐ, Deðiþen Dünya Dengeleri ve Basra Körfezi Krizi, s Metne göre 1950 lerde Orta Doðu daki devletlerin Batýlý devletlere bakýþlarýný nedenleri ile açýklayýnýz? ABD bu geliþmeler üzerine nasýl bir politika izlemiþtir? Ýngiltere ve Fransa nýn Orta Doðu dan çekilmesinden sonra bölgedeki siyasi boþluðu doldurmak isteyen ABD, Baðdat Paktýnýn kurulmasýnda, Süveyþ krizi esnasýnda Ýngilizlerin ve Fransýzlarýn Mýsýr dan çýkarýlmasýnda etkin ve tarafsýz bir rol oynamýþtý. Ama Süveyþ krizinde SSCB nin Araplardan yana tavýr koymasý bu devletin Orta Doðu da ilgi görerek taraftar bulmasýna, Batý karþýtlýðýnýn artmasýna sebep oldu. Süveyþ krizi, 1956 yýlýnda Ýsrail, Ýngiltere ve Fransa nýn oluþturduðu ittifak ile Mýsýr arasýnda yapýlan savaþtýr. Mýsýr lideri Nasýr ýn Batýlýlarýn kontrolündeki Süveyþ Kanalý ný millîleþtirdiðini açýklamasýndan sonra çýkan savaþ, SSCB ve ABD nin baskýsý nedeniyle Ýngiltere ile Fransa nýn geri adým atmasýyla sona ermiþtir. ABD Baþkaný Eisenhower ýn Türkiye ziyaretinin basýna yansýmasý (26 Temmuz 1950) ABD Baþkaný Eisenhower, Orta Doðu nun SSCB nin kontrolüne girmesini engellemek ve bölge halkýný ABD nin yanýna çekmek için 5 Ocak 1957 de kongreye bir mesaj gönderdi. Eisenhower Doktrini adýný alan bu mesajýn amacý: Orta Doðu ülkelerine ekonomik ve askerî yardým yapmak, bu ülkelere komünist bloktan bir saldýrý gelmesi hâlinde Amerikan Silahlý Kuvvetlerinin kullanýlmasý için izin almak ve her yýl 200 milyon dolar harcama yetkisi istemekti. Eisenhower Doktrini ile ABD, Orta Doðu ile 93

106 iliþkilerini geliþtirmiþ, SSCB ile ilk defa Orta Doðu da karþý karþýya gelmeye baþlamýþtý. Bu doktrin ile Orta Doðu ikiye ayrýlmýþtý. Lübnan, Pakistan, Irak, Türkiye, Afganistan, Libya, Tunus, Fas ve en sonunda Ýsrail bu doktrini kabul ettiklerini bildirdiler. Buna karþýlýk Mýsýr, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan dan olumsuz tepki geldi. Bir kaç hafta sonra Suudi Arabistan, tutumunu deðiþtirerek Eisenhower Doktrini ni iyi ve müsbet bulduðunu bildirdi. SOÐUK SAVAÞ STRATEJÝLERÝ XIX. yüzyýlýn sonu ile XX. yüzyýl, büyük devletler arasýndaki çýkar mücadelesinin kimin yararýna çözülebileceðinin askerî ve siyasi uzmanlarca deðerlendirildiði bir dönem oldu. Bu dönemde dünyaya nasýl egemen olunacaðý sorusuna cevap olarak dünyanýn stratejik merkezlerini saptamaya yönelik bazý jeopolitik kuramlar ortaya atýlmaya baþlandý. ( ) Soðuk Savaþ Döneminde Amerikalý Spykman tarafýndan geliþtirilen kuram ABD politikalarýný önemli ölçüde etkilemiþtir. Spykman, dünya egemenliði için Ýç Hilal ( Türkiye, Ýran, Irak, Pakistan, Hindistan, Çin, Kore ve Doðu Sibirya boyunca uzanan kuþak) bölgesinin ele geçirilmesi gerektiðini iddia ediyordu. Spykman kuramýný þu iki cümleyle formüle etmiþti; Ýç Hilal, Avrasya yý; Avrasya ise Dünya yý denetler. Baþta ABD olmak üzere pek çok Batýlý devlet, Soðuk Savaþ Dönemi stratejilerini Spykman ýn bu görüþü üzerine inþa ettiler. Bu görüþ SSCB nin ABD ye meydan okumaya baþladýðý 1950 lerde birçok uluslararasý örgütlenmenin kurulmasýnda etkili oldu. Bir baþka yorumcu Albay Harry Sachaklian ise Soðuk Savaþ Döneminde ABD nin, SSCB çevresindeki ülkelerde stratejik hava gücü konuþlandýrmasý fikrinin temellerini attý. Ona göre, stratejik üstünlüðün saðlanmasý için hava üstünlüðünün olmasý þarttý. Bu nedenle Eisenhower döneminde Ýç Hilal bölgesindeki ABD yanlýsý ülkelerde hava üsleri kurulmaya baþlandý. Prof. Dr. Baskýn ORAN, Türk Dýþ Politikasý, c. I, s. 562 Yukarýda açýklanan stratejiler doðrultusunda Türkiye nin iþtirak ettiði paktlar ve anlaþmalarý da dikkate alarak ülkemizin uluslararasý alandaki konumunu deðerlendiriniz. C. UZAK DOÐU DA ÇATIÞMA 1. Çin Halk Cumhuriyeti nin Kuruluþu Eylül 1949 da Mao nun yönetimi ele geçirmesi ile Çin de komünist yönetim iþ baþýna gelmiþti. Çin deki rejim deðiþikliði, ülke içinde büyük deðiþikliklere neden olduðu gibi Çin in dýþ siyasetini ve uluslararasý politikayý da etkilemiþtir. SSCB KAZAKÝSTAN MOÐOLÝSTAN ÖZBEKÝSTAN KIRGIZÝSTAN TACÝKÝSTAN ÇÝN HALK CUMHURÝYETÝ AFGANÝSTAN Keþmir PAKÝSTAN HÝNDÝSTAN NEPAL BHUTAN km Çin Halk Cumhuriyeti ve komþularý 94

107 Çin deki yeni rejim, SSCB ve müttefikleri tarafýndan hemen tanýnarak Çin le otuz yýllýk dostluk ve ittifak antlaþmasý imzalandý. Bu durum Asya daki güçler dengesinde Doðu Bloku nun aðýrlýðýný artýrmasýna neden oldu. Çin, ideolojisine uygun dýþ politika izleyerek ABD ye karþý Kore Savaþý na girdi Süveyþ krizinde Batýlý devletlere karþý Mýsýr ý destekledi. Daha önce SSCB-Çin iliþkileri konusunda iki devlet arasýndaki iliþkilerin 1960 tan sonra Moskova- Pekin çatýþmasýna dönüþtüðü anlatýlmýþtý. Hindistan ýn güçlenen Çin i bir tehdit unsuru olarak görmesi, Çin in Hindistan sýnýr bölgesindeki Nepal, Bhutan ve Tibet te ideolojisini yaymak istemesi, 1959 dan itibaren iki ülke iliþkilerinin bozulmasýna neden oldu. Ayrýca Pakistan ýn Keþmir meselesinden dolayý Hindistan ile iliþkilerinin bozulmasý, Çin-Pakistan yakýnlaþmasýna sebep oldu. Çin, Malaya da Ýngilizler ve Çin Hindi nde (Vietnam, Laos, Tayland, Kamboçya) Fransýzlarla mücadele eden devrimci gruplara ve Vietnam Savaþý nda ABD ye karþý komünist Kuzey Vietnamlýlara destek oldu. Ýzlediði dýþ politikayla uluslararasý alanda yalnýz kalan ve SSCB ile iliþkileri bozulan Çin, 1960 larýn sonundan itibaren Batýlý devletlerle iliþkilerini düzeltmeye baþlamýþ ve 1972 de BM ye tekrar üye olmuþtur. 2. Uzak Doðu da Hâkimiyet Mücadeleleri II. Dünya Savaþý ndan sonra Avrupa da oluþan Soðuk Savaþ bir süre sonra Uzak Doðu da da çatýþmalara neden oldu. Uzak Doðu daki bu durumun sebebi, ABD ile SSCB arasýndaki çýkar çatýþmalarýdýr. Ayrýca ABD ve SSCB askerlerinin Kore deki, Fransa nýn Çin Hindi ndeki varlýðý diðer sebepler arasýnda gösterilebilir. a. Kore Savaþý II. Dünya Savaþý sonunda yapýlan anlaþmalara KORE SAVAÞI ( ) göre Japonlarý Kore den uzaklaþtýrma görevi ABD ve SSCB ye verilmiþti. Japonya savaþta yenilip teslim olunca SSCB, Kuzey Kore ye; ABD de Güney Kore ye yerleþerek 38. enlem sýnýr olarak kabul edilmiþti. Daha sonra SSCB ve ABD nin iki bölgeyi birleþtirmeye yönelik müzakereleri sonuç vermeyince konu Birleþmiþ Milletlere götürülmüþtü. Bu giriþimden de bir sonuç çýkmayýnca kuzeyde SSCB kontrolünde Kore Halk Cumhuriyeti, güneyde de ABD kontrolünde Güney Kore Cumhuriyeti kurulmuþtu. ABD nin Güney Kore ve Japonya da asker bulundurarak üstünlük saðlamasý, SSCB yi tedirgin etmiþti. SSCB bu duruma Çin de komünist yönetim kuruluncaya kadar ses çýkartmamýþtý. SSCB, Çin de komünist yönetimin iþ baþýna gelmesiyle ABD yi Uzak Doðu dan uzaklaþtýrmaya karar verdi. Moskova nýn talimatý ile Kuzey Kore, Güney Kore ye 25 Haziran 1950 de saldýrýya geçti. Bu saldýrý karþýsýnda ABD nin baþýný çektiði bir Birleþmiþ Milletler Kuvveti oluþturuldu. Türkiye de bu kuvvete bir tugayla katýldý. Savaþ 1953 yýlýnda sona erdiyse de iki taraf da birbirine kesin üstünlük saðlayamadý. Savaþ sonunda SSCB, ABD yi Kore den çýkaramayacaðýný anladý. 95 ÇÝN Þimayci Pyongyang 38 0 Kesang GÜNEY KORE SARI DENÝZ km 1950 Ekiminde Kuzey Koreliler ve Çinliler 1950 Eylülünde BM hücumu 1953 te sýnýr Kanggye Panmercan Ýçan Ýnçan Mokpo Seul Tecan Kuman Vansam Çangcu Kvangcu Ývan Hungnam Tangyang Çunçan Çangcin Çöogcin Pohang Tegu Masari Sangcin ABD BÖLGESÝ Kangnung Pusan KUZEY KORE DOÐU DENÝZÝ SSCB BÖLGESÝ b. SEATO nun Kuruluþu (8 Eylül 1954) II. Dünya Savaþý sonunda Kore gibi Vietnam da ikiye bölündü. Kuzey Vietnam da komünistlerin güçlerini arttýrmasý ve Kore Savaþý ABD yi yeni tedbirler almaya yöneltti. ABD, Uzak Doðu daki etkinliðini arttýrmak için bu bölgede yeni baðýmsýz olan Tayland, Laos, Kamboçya ve Güney Vietnam a askerî yardýmlarýný arttýrdý. Ayrýca Güney Doðu Asya Anlaþma Teþkilatýný (SEATO) kurdu. Bu Teþkilat ABD, Ýngiltere, Fransa, Yeni Zelanda, Avustralya, Filipinler, Tayland, Pakistan dan oluþmuþtu. Böylece ABD, kurmuþ olduðu SEATO ve diðer teþkilatlarla SSCB yi ve Çin i Batý Avrupa kýyýlarýndan Pasifik e kadar uzanan bir çember içine almýþtý.

108 K U Z E Y B U Z D E N Ý Z Ý Soðuk Savaþ Döneminde dünya Varþova Paktý dýþýndaki komünist devletler Arap Birliði Üçüncü dünya ve tarafsýz devletler Baðdat Paktý ABD nin imzaladýðý askerî anlaþmalar K U Z E Y B U Z D E N Ý Z Ý K U Z E Y A T L A S O K Y A N U S U B Ü Y Ü K O K Y A N U S G Ü N E Y A T L A S O K Y A N U S U H Ý N T O K Y A N U S U B Ü Y Ü K O K Y A N U S km SEATO üyeleri KORE ANTLAÞMASI TAYVAN ANTLAÞMASI FÝLÝPÝNLER ANTLAÞMASI JAPONYA ANTLAÞMASI RÝO ANTLAÞMASI Haritadan yararlanarak: 1. Lejantta açýklanmayan renklerin hangi paktlarý temsil ettiðini tespit ediniz. 2. ABD öncülük ettiði paktlar ve imzaladýðý anlaþmalarla bu dönemde SSCB ye karþý nasýl bir politika izlemiþtir?belirtiniz. 96

109 D. ASYA VE AFRÝKA NIN KURTULUÞU I. Dünya Savaþý sonrasýnda sömürge ülkelerde baðýmsýzlýk hareketlerinin baþlamasýna raðmen II. Dünya Savaþý nýn sonuna kadar bu hareketler baþarýya ulaþamamýþtý. II. Dünya Savaþý ndan önce Avrupa da eðitim gören halkýn içinden çýkan bazý aydýnlar Asya da ve Afrika da milliyetçiliði yayarak bu düþüncenin önemli bir ideolojik güç hâline gelmesinde etkili olmuþlardý. II. Dünya Savaþý ise milliyetçiliðin dünya genelinde yayýlmasýnda ve sömürgeler üzerinde Batý egemenliðinin yýkýlmasýnda belirleyici etken oldu. Batý Avrupa nýn güçlü devletleri, Asya dan Afrika ya kadar uzanan bölgede sömürge halklarýnýn kararlý baðýmsýzlýk talebiyle baþ edemeyecek kadar itibar ve güç kaybetmiþlerdir. Bu durumda II. Dünya Savaþý nda Batýlý devletlerin üst üste aldýðý askerî baþarýsýzlýklar, sömürge altýnda yaþayan milletlerin baðýmsýzlýk mücadelesine hýz kazandýrdý. Savaþ yýllarýnda toplumlarýn olaylara bakýþýnda meydana gelen deðiþimle baðýmsýzlýk düþüncesinin önem kazanmasý ve toprak ilhakýnýn hoþ görülmemesi, sömürgeciliðe karþý tepkinin artmasýna yol açtý. Ayrýca Soðuk Savaþ Döneminde sömürge halklarýnýn baðýmsýzlýk talebi, bu halklarý yanlarýna çekebilmek amacýyla sömürgeci devletlerin dýþýndaki bloklar tarafýndan da desteklendi. Böylece Asya dan Afrika ya kadar bir çok ülke baðýmsýzlýðýný kazandý. 1. Güney Asya daki Geliþmeler 1763 ten beri Ýngiliz sömürgesi olan Hindistan da 1917 de Mahatma Gandhi nin faaliyetleri milliyetçilik hareketlerine hýz kazandýrdý. Bunun üzerine Ýngilizler 1919 da bazý eyaletlerde bir kýsým yetkileri halk tarafýndan seçilen yerli liderlere býraktýysa da bu geliþme, Hindistan daki baðýmsýzlýk mücadelesini durdurmaya yetmedi. Baðýmsýzlýk hareketleri Batý da okuyan Hintli aydýnlar tarafýndan örgütlendi. Halk tarafýndan desteklenen bu aydýnlar ilk olarak yerel yönetimlerde söz sahibi olmaya baþladý. Ýngilizler,1935 te Hindistan da yeni bir anayasa hazýrladý. Eyaletlerde bütün yönetim yetkileri Hintli yöneticilere býrakýldý. 30 milyon kadar Hintliye seçme hakký tanýndý. Bu sýrada Hindu egemenliðindeki Müslümanlar, Hintlilerden ayrýlarak ayrý bir devlet kurma isteklerini dile getirdiler. 23 Mart 1940 ta Lahor da toplanan Müslümanlar Birliði Cemiyeti Kongresi, Hindulardan ayrý bir Pakistan Devleti kurulmasýný kararlaþtýrdý. Bu hareketin liderliðini Muhammed Ali Cinnah yapmaktaydý. Muhammet Ali Cinnah (solda) ve Mahatma Gandi (saðda) bir arada PAKÝSTAN Delhi Hindistan ve Pakistan ýn kuruluþu Müslümanlar Hindular Karaçi HÝNDÝSTAN Hindular Müslümanlar BÝRMANYA 1947 den önceki Hindistan Sömürge Ýmparatorluðu Hindu çoðunluk Rangun Müslüman çoðunluðun yaþadýðý bu bölge 1971 e kadar Pakistan a baðlý iken bu tarihten sonra Bangladeþ adýyla baðýmsýz oldu. Hindu mübadiller SEYLAN (Sri Lanka) km Kolombo HÝNT OKYANUSU Müslüman mübadiller 1945 yýlýnda Ýngilizler, yeni bir anayasa hazýrlanmasýna karar vererek, kurucu meclis ve geçici bir hükûmet kurulmasýný kabul etti da Hint Yarýmadasý nda Hindistan ve Pakistan adlarýnda iki baðýmsýz dominyon kurulmasý kararlaþtýrýldý. 14 Aðustos 1947 de Ýngiliz askerlerinin Hindistan ýn kuzeyinden çekilmesi ile Müslümanlarýn çoðunlukta olduðu bölgeler -Ýngiliz Uluslar Topluluðu (Common-wealth) içinde ve dominyon statüsünde- Pakistan adý ile kuruldu. Ancak bu devlet, Kuzey Hindistan ýn doðu ve batýsýnda birbirinden çok uzakta iki bölümün birleþmesinden meydana geliyordu. 97

110 (Pakistan ýn bu durumu 1971 e kadar sürdü.) 15 Aðustos 1947 de Ýngiltere nin Hindistan dan çekilmesi ile Hindistan, baðýmsýzlýðýný kazandý ve Ýngiliz Uluslar Topluluðunun bir üyesi oldu. Hindistan ve Pakistan daki baðýmsýzlýk mücadelesi bölge ülkeleri üzerinde etkisini göstermiþ; Seylan, Birmanya ve Malezya Ýngiltere den; Endonezya Hollanda dan; Vietnam, Laos ve Kamboçya Fransa dan baðýmsýzlýklarýný kazanmýþlardýr. HÝNT DÝRENÝÞÝ Ocak 1930 da ulus, kendi kendine baðýmsýzlýða kavuþma andý içti. Mart ayýnda Gandi, yoksul halka yeni bir vergi yükü getiren Tuz Kanunu nu protesto etmek için kýyýda bulunan Dandi þehrine ünlü yürüyüþünü yaptý. Direniþ kampanyasý 1930 yýlýnýn Nisan ayý ortasýnda zirveye çýktý. Direniþ yalnýz tuz vergisine karþý gelmekle bitmedi, halk baþka kanunlara da karþý gelmeye baþladý. Bunu bastýrmak için peþ peþe özel kanunlar çýkarýldý fakat bizzat bu kanunlar da direnmeye hedef olmaktan baþka iþe yaramadý. Bundan sonra geniþ çapta tutuklamalar baþladý. Yargýlamalar ve silahsýz halka ateþ açma olaylarý çoðaldý. Ýngiliz Partisi komiteleri basýnýn sesini kýsmaya, þiddetli sansür uygulamaya, tutuklularý dövmeye ve uzun süreli tutuklamalara baþladý. MAHATMA GANDHÝ ( ) Hindistan Baðýmsýzlýk Hareketi nin siyasi ve ruhani lideri Gandhi 2 Ekim 1869 günü Porbandar da dünyaya gelmiþtir. Gandi, Hindistan ve dünyada, yüce ruh anlamýna gelen mahatma ve baba adlarýyla anýlýr. Hindistan da resmî olarak Ulus un Babasý ilan edilmiþtir ve doðum günü olan 2 Ekim Gandhi Jayanti adýyla millî tatil olarak kutlanýr. Birleþmiþ Milletler de 2007 de 2 Ekim gününü Dünya Þiddete Hayýr Günü ilan etmiþtir. Gandhi, Ahmedabad Üniversitesinde okudu. Londra da hukuk öðrenimi yaptý, sonra avukatlýða baþladý ten 1914 e kadar Güney Afrika da oturdu ve bu ülkede yaþayan Hintlinin haklarýný savundu. Afrika dan Hindistan a döndükten sonra, halký, baskýcý vergilendirme politikasýna ve yaygýn ayrýmcýlýða karþý protesto etmeleri için örgütledi. Hindistan Ulusal Kongresinin liderliðini üstlenerek ülke çapýnda yoksulluðun azaltýlmasý, kadýn haklarý, farklý dinî ve etnik gruplar arasýnda kardeþlik, kast ve dokunulmazlýk ayrýmcýlýðýna son verilmesi, ülkenin ekonomik yeterliliðine kavuþmasý ve en önemlisi Hindistan ýn yabancý hâkimiyetinden kurtulmasý konularýnda ülke çapýnda kampanyalar yürüttü. Gandhi, 30 Ocak 1948 de bir Brahman tarafýndan öldürüldü. Ed: Neil KAGAN, Resimli Dünya Tarihi, s. 343 Hint Direniþi nin basýna yansýmasý (1934) Her çýkan özel kanun, halkýn direniþiyle karþýlanýyordu. Halk Ýngiliz kumaþlarýný ve mallarýný boykot etti, bu sýrada tutuklananlarýn sayýsý yüz bini geçmiþti. Pasif ihtilal dünya kamuoyunda belli bir yer iþgal eder hâle geldi. Jawaharlal NEHRU (Hindistan Baþbakaný), Kýzýma Mektuplar, s. 149 Metne ve gazete haberine göre Hindistan ýn baðýmsýzlýk mücadalesinin diðer bölgelerdeki mücadelelerden farklý yönleri nelerdir? Gandhi, evinde Hindistan ýn baðýmsýzlýk mücadelesine þiddet dýþý yaklaþýmýnýn simgelerinden olan çýkrýðýnýn yanýnda okumaya dalmýþ hâlde oturuyor. 98

111 Haritada Ýngiliz ve Fransýz egemenliðindeki sömürgeleþtirilen ülkeleri gösteriniz. Bu ülkelerin hangilerinde silahlý mücadele görülmüþtür? Tespit ediniz. A K D E N Ý Z ÝSPANYOL SAHRASI 1974 MALÝ 1960 CEZAYÝR 1962 NÝJER 1960 LÝBYA 1951 UMMAN GAMBÝYA 1965 SENEGAL1960 GÝNE BÝSSAU 1974 GÝNE TUNUS 1956 ÇAD 1960 SUDAN 1956 ERÝTRE ETÝYOPYA SUUDÝ ARABÝSTAN YEMEN CUM. YEMEN DEMOKRATÝK HALK CUMHURÝYETÝ Aden 1967 de boþaltýldý H Ý N T O K Y A N U S U SOMALÝ 1960 SÝERRA LEONA1961 FAS 1956 MORÝTANYA 1960 LÝBERYA Cebelitarýk GANA 1957 NÝJERYA 1960 BENÝN 1960 TOGO 1960 KAMERUN GABON MALTA YUKARI VOLTA 1960 FÝLDÝÞÝ KIYISI 1950 ORTA AFRÝKA CUMHURÝYETÝ 1960 ZAÝRE KENYA 1963 UGANDA KONGO 1960 ÝNGÝLÝZ TOGOSU1957 EKVATOR GÝNESÝ 1968 Ýskenderiye Kýbrýs 1960 Süveyþ MISIR 1954 LÜBNAN ÜRDÜN 1946 RUANDA 1962 BURUNDÝ 1962 IRAK 1958 TANZANYA 1964 MALAVÝ 1964 KUVEYT 1958 ÝRAN AFGANÝSTAN KEÞMÝR TÝBET ÇÝN BHUTAN NEPAL PAKÝSTAN 1947 ÝSRAÝL 1947 FÝLÝSTÝN SURÝYE 1946 (1975 de Hindistan ilhak etti) SIKKIM BAHREYN 1971 KATAR 1971 BÝRLEÞÝK ARAP EMÝRLÝKLERÝ 1971 HÝNDÝSTAN 1947 BANGLADEÞ 1971 BURMA 1948 K I Z I L D E N Ý Z TAYLAND Hong Kong LAOS 1953 Maldivler 1965 SEYLAN 1948 KAMBOÇYA 1954 KUZEY VÝETNAM 1954 GÜNEY VÝETNAM 1954 Tayvan FÝLÝPÝNLER 1946 Brunei Güney Çin Denizi CÝBUTÝ 1977 MALAYA 1957 MALEZYA SÝNGAPUR Saryak Borneo Timor 1976 Hollanda Yeni Ginesi PAPUA YENÝ GÝNE E N D O N E Z Y A ANGOLA 1975 MADAGASKAR GÜNEY BATI AFRÝKA (NAMÝBYA) ZAMBÝYA 1964 RODEZYA 1965 GÜNEY AFRÝKA SWAZLAND de Cumhuriyet AVUSTRALYA MOZAMBÝK 1975 BOSTWANA 1968 Asya ve Afrika da sömürgecilik ( ) Fransýz sömürgesi Ýspanyol sömürgesi Ýngiliz sömürgesi Portekiz sömürgesi Hollanda sömürgesi Belçika sömürgesi Sömürge sonrasý çatýþmalar Sömürgeciliðe karþý mücadele km 99

112 Hindistan 1947 de baðýmsýzlýðýný kazandýktan sonra iki bloka da dâhil olmayýp Baðlantýsýzlar Hareketi nin önde gelen devletlerinden biri oldu. Keþmir meselesi sebebiyle 1965 te çatýþmalar yaþadýðý Pakistan ýn Çin ile ittifak yapmasý üzerine SSCB ile iyi iliþkiler kurdu. Soðuk Savaþýn sona ermesiyle ABD ile olan iyi iliþkilerini daha da geliþtirdi. Bugün kalabalýk nüfusu ve askerî gücüyle önemli bir ülke hâline gelen Hindistan, buna raðmen kiþi baþýna düþen millî gelir açýsýndan hýzlý bir büyüme gösterememiþtir. Ülkede toplumsal, dinî, bölgesel nitelikli çatýþmalar hâlâ devam etmektedir. Hindistan, yaþadýðý sorunlara raðmen günümüze kadar demokratik hükûmet þeklini koruyabilmiþtir. Malezya nýn Kuala Lumpur þehrinden bir görünüm Kurulduðu günden itibaren uzun süre ordu tarafýndan yönetilen Pakistan, Afganistan ýn SSCB tarafýndan iþgal edildiði dönem Afgan mültecilerinin akýnýna uðradý. SSCB-Hindistan ittifakýna karþý Afgan direniþçilerine destek verdi. Hindistan ile yaptýðý savaþlarla beraber ülkedeki dinî, askerî ve siyasi çekiþmeler ülkenin sosyal ve ekonomik dengelerini sürekli bozmaktadýr. Güney Asya ülkelerinde II. Dünya Savaþý ndan günümüze kadar karýþýklýklar hüküm sürdü. Vietnam, Kamboçya gibi bazý ülkelerde baðýmsýzlýk kazanýldýktan sonra iç savaþlar çýktý. Ýç çekiþmelerin yanýnda Malezya ve Endonezya gibi komþu ülkeler arasýnda sýnýr çatýþmalarý yaþandý. Bölge ülkelerinin bir çoðunda uzun yýllar diktatörlük yönetimleri hüküm sürdü. Bu durum demokrasinin geliþmesini engelledi. Parlamenter sisteme geçiþler yakýn zamanda görülmeye baþladý. Bölge ülkeleri Soðuk Savaþ Dönemindeki siyasi þartlara baðlý olarak farklý bloklarla iliþki kurmuþsa da kendi aralarýndaki sorunlarýn çözümünde büyük güçlerin müdahalesini dengelemek, siyasi, ekonomik ve ticari alanda iþ birliðini saðlamak amacýyla ASEAN (Güneydoðu Asya Milletleri Birliði) ý kurdu (8 Aðustos 1967). Filipinler, Malezya, Tayland, Endonezya ve Singapur un kurduðu bu teþkilata daha sonra Brunei, Vietnam, Laos, Birmanya ve Kamboçya dâhil olmuþtur. Bölge ülkeleri yer üstü ve yer altý zenginliklerine (demir, kömür, petrol, manganez, çinko vb.) sahip olmasýna raðmen uzun yýllar sömürge yönetiminde kaldýklarý için ekonomik açýdan birkaç ülke dýþýnda (Malezya,Endonezya gibi) yeterince geliþme gösterememiþlerdir. 2. Afrika daki Geliþmeler 1941 de Atlantik Paktýnda Roosevelt ve Churchill tarafýndan açýklanan ilkeler (hür irade ve özerklik) Afrika daki Avrupa sömürgeciliðinin sonunun geldiðini belirtiyordu. Afrika da sömürgeciliðin sona ermesi, Ýtalyanlarýn Etiyopya ve Libya dan çýkarýldýðý 1940 lý yýllarda baþladý. Afrika daki devletlerin, baðýmsýzlýklarýný kazanmalarýna raðmen insanlar dünya standartlarýnýn altýnda yaþamaktadýrlar. Kabilecilik anlayýþýnýn hâkim olmasý demokratikleþmenin önünde en büyük engeldir. Serbest seçim, özgür basýn vb. kavramlarýn toplum nazarýnda pek bir deðeri yoktur. Ülkelerin çoðunda tek parti ve askerî diktatörlükler iþbaþýndadýr. Bugün dünyanýn en borçlu kýtasý olan Afrika da dünyanýn en fakir ülkeleri yer almaktadýr. Dýþ ülkelerden gönderilen yardýmlarýn çoðu verimli kullanýlmamýþtýr. Ülkelerin dýþ ticaret hacmi son derece zayýftýr. Ýnsan ve hayvan hastalýklarýndaki artýþ, kötü yönetim, tarým arazilerinin azalmasý gibi sebepler üretilen gýda miktarýnýn düþmesine neden olmaktadýr. Saðlýk sorunlarý, altyapý ve finansman eksikliði yüzünden en üst noktaya ulaþmýþtýr ten beri Afrika nýn dünya pazarýndaki payý yarýya inerken dýþ borcu 20 kattan fazla artmýþtýr. Kýtada kara ve demir yollarý, þehir ve kasabalarýn altyapýlarý son derece yetersizdir. Tüm bu olumsuzluklarýn yanýnda Batý Dünya Tarým ve Gýda Örgütü (FAO) verilerine göre desteðe ihtiyaç duyan 37 ülkeden 21 i Afrika da bulunuyor. kültürünün etkisi ve Batý nýn siyasi, iktisadi müdahaleleri Afrika daki geri kalmýþlýðýn sebepleri arasýndadýr. 100

113 Baðýmsýzlýklarýný kazanan devletler, Doðu-Batý mücadelesinde her iki blokun dýþýnda kalarak öncelikle ekonomik kalkýnmayý hedeflemiþlerdir. Bu amaçla 25 Mayýs 1963 te Afrika Birliði Teþkilatý (OAU), 32 baðýmsýz Afrika ülkesi tarafýndan kurulmuþtur. Teþkilatýn amaçlarý; Afrika ülkeleri arasýndaki birlik ve dayanýþmayý geliþtirmek, üyelerinin baðýmsýzlýklarýný gözetmek, tüm kolonileþme biçimlerini ortadan kaldýrmak, Birleþmiþ Milletler Sözleþmesi ne ve Ýnsan Haklarý Evrensel Beyannamesi ne uygun olarak uluslararasý iþ birliðini ilerletmek; üyelerinin ekonomi, diplomasi, eðitim, saðlýk, bilim ve savunma politikalarýný uyumlu hâle getirmektir. AFRÝKA... Afrika Birliði, kýtada 1963 yýlýndan bu yana meydana gelen 30 büyük savaþý þu þekilde sýnýflandýrmýþtýr: Baðýmsýzlýk sonrasý savaþlar, siyasi savaþlar, doðal kaynaklarýn (petrol, bakýr, altýn vb.) kontrolü amacýyla yapýlan savaþlar, etnik savaþlar, uyuþturucu ve elmas trafiðinin kontrolü amacýyla yapýlan savaþlar. Kara Kýta daki iç savaþlarýn nedenleri ile ilgili de birçok tespit ve analiz yapýlmýþtýr. Bunlar þöyle özetlenebilir; Ulusal bütünlüðü saðlayýcý etkenlerin olmamasý nedeniyle ulus-devlet oluþumuna uyum saðlanamamýþtýr. Hâlihazýrda, ulus-devlet süreci sancýlý bir süreçtir. Avrupa nýn büyük imparatorluklarý da yüzyýllar süren iç savaþlar sonrasýnda ulus-devletlere dönüþebilmiþtir. Afrika ülkeleri ise bu sürecin henüz baþýndadýr (Somali, Çad, Uganda). Sömürgeci güçlerin etnik, dinî ve diðer yerel gerçeklikleri göz ardý etmek suretiyle oluþturduklarý yapay sýnýrlar çatýþma tohumlarý ekmiþtir (Eritre, Kamerun, Togo, Gana). Soðuk Savaþ Döneminde büyük devletlerin provokasyonlarýyla meydana gelen toplumsal ayaklanmalar ve baðýmsýzlýk hareketleri ortaya çýkmýþ ve bu esnada bazý çatýþma süreçleri tetiklenmiþtir (Angola, Mozambik, Zimbabve, Namibya). Kýta da þiddetli bir etnik ayrýmcýlýk ve düþmanlýk hüküm sürmektedir (Burundi, Raunda, Liberya). Dinî farklýlýklar önemli bir çatýþma dinamiðidir (Sudan). Geçim kaynaðý hâline gelen çok uluslu ve çok etnik yapýlý çeteleþmeler pek çok çatýþmaya kaynaklýk etmektedir (Somali, Kongo, Fildiþi Sahili). Öngörülebilir bir gelecekte iç çatýþmalarýn ve savaþlarýn Afrika nýn makûs talihi olmaktan çýkmasý mümkün görünmemektedir. Zengin yer altý ve yer üstü kaynaklarýna sahip Kara Kýta nýn, geliþmiþ ülkelerin ham madde ihtiyacýna hitap etmesi ve bu nedenle de neo-sömürgecilik faaliyetlerinin devam edecek olmasý, Afrika ülkelerindeki iç savaþ ya da çatýþmalarýn yabancý devletlerin müdahalesine açýk olacaðýnýn habercisidir. Afrika da iç savaþlarýn sona ermesi için sizce hangi tedbirler alýnmalýdýr? Belirtiniz. E. SOÐUK SAVAÞ DÖNEMÝNDE TÜRKÝYE 1. Soðuk Savaþ Döneminde Türk Dýþ Politikasý Türkiye nin Avrupa Konseyine katýlmasýyla ilgili olarak Dýþiþleri Bakaný Necmettin Sadak ýn TBMM de yaptýðý konuþmadan (1949) Dýþ siyasetimizin aðýrlýk merkezi Batý dünyasýdýr. Ýngiltere ve Fransa ile ittifakýmýz, Amerika ile gittikçe artan dostluðumuz ve menfaat birliðimiz, dýþ siyasetimizin istikametini daha fazla Batý ya çevirmiþtir. Avrupa Konseyi içinde bir Avrupa devleti olarak yer almamýz, bu uzun ve devamlý siyasetimizin zaruri bir neticesidir. Ayný zamanda, Avrupa Konseyine girmemiz bu ana siyasetimizde bizi kuvvetlendiren yeni bir amildir. Yine ancak bir Avrupalý devlet sýfatýyladýr ki Amerika nýn Marshall yardýmýndan istifade edebiliyoruz. Avrupa Konseyine katýlmamýz neticesi, Anadolu nun Avrupa siyasi ve iktisadi birlik hudutlarý içine girmesi bizim için belli baþlý bir hadisedir. Dr. Rifat UÇAROL, Siyasi Tarih, s. 726 Metinden hareketle Soðuk Savaþ Döneminde izlenen Türk dýþ politikasý hakkýnda neler söyleyebilirsiniz? 101

114 ABD Soðuk Savaþ Döneminde SSCB yayýlmacýlýðýna karþý jeostratejik konumundan dolayý Türkiye yi yanýnda görmek istiyordu. Türkiye ise SSCB nin baskýlarýna karþý ABD ve Batýlý devletlerle iþ birliði yaparak kendi güvenlik alanýný geniþletmeye yönelik siyaset izlemeye yönelmiþtir. Çin Halk Cumhuriyeti nin yeni bir güç olarak ortaya çýkmasý ve Kore Savaþý, Türkiye nin izlediði politikanýn haklýlýðýný ortaya koymuþtur. Bu doðrultuda Türkiye, Avrupa Konseyine ve NATO ya girmiþ, Balkan ve Baðdat paktlarýnýn kurulmasýnda etkili rol oynamýþtýr. a. Türkiye nin Avrupa Konseyine Giriþi II. Dünya Savaþý ndan sonra Batý Avrupa nýn Sovyetler Birliði tehdidi altýnda kalmasý üzerine Ýngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Danimarka, Ýrlanda, Ýtalya, Norveç, Ýsveç 5 Mayýs 1949 da Londra da antlaþma imzalayarak Avrupa Konseyini kurmuþlardý. Batý ile siyasi, ekonomik iliþkilerinin geliþtirilmesi ve güvenliðini arttýrma adýna Türkiye ittifaklar sistemine yönelik önemli bir adým atarak askerî niteliði olmayan bu teþkilata 8 Aðustos 1949 da üye oldu. b. Türkiye nin NATO ya Giriþi Türkiye nin NATO ya üyelik için davet edilmesi üzerine Baþbakan Adnan Menderes in Anadolu Ajansý na verdiði beyanattan... Tarihin eþini kaydetmemiþ olduðu büyük tehlike (Sovyet yayýlmacýlýðý) karþýsýnda kendi baþlarýna savunma yapamayacaklarýný anlayan küçük-büyük Batýlý hür memleketler, varlýklarýný ve millî ananelerine dayanan demokrasi rejimini birleþerek korumak maksadýyla Atlantik Paktýný vücuda getirdiler... Demokrat Parti hükûmetinin güttüðü azimli ve Türkiye nin taahhütlerine mutlak baðlýlýðýný bilfiil göstermesi itibarýyla da hayýrlý ve güven verici dýþ politika sayesindedir ki Batý camiasý ile Atlantik Paktý içinde kader birliði durumuna girmek üzere bulunuyoruz. Atlantik Paktýna davet edilmemiz hakkýnda alýnan kararýn, bu bakýmdan hepimizi sevindirmesi lazým. Prof. Dr. Mehmet SARAY, Sovyet Tehdidi Karþýsýnda Türkiye nin NATO ya Giriþi: Cumhurbaþkaný Celâl Bayar ýn Hatýralarý ve Belgeler, s. 133 Türkiye hangi nedenlerle NATO ya üye olmuþtur? Türkiye nin üyeliði uluslararasý alanda nasýl karþýlanmýþtýr? Ekonomi ve güvenlik arayýþý Türkiye nin Soðuk Savaþ Döneminde Batý ile iliþkilerinde belirleyici etkenler olmuþtu. Türkiye nin modernleþme sürecini devam ettirmek istemesi de Batý ile iliþkilerin geliþtirilmesinde bir etkendi. Bu dönemde Türkiye nin dýþ politikada en önemli hedeflerinden biri de NATO ya üyelikti. Türkiye, kurulduðu andan itibaren NATO ya dâhil olmaya çalýþmýþtý. Truman Doktrini nden sonra Amerikan yardýmýnýn NATO vasýtasýyla Batý Avrupa ya yayýlmasý, Türkiye de kendine yapýlan yardýmýn azalacaðý endiþesi doðurmuþtu. Türkiye nin NATO ya müracatýnýn basýna yansýmasý (3 Aðustos 1950) Türkiye NATO ya ilk müracaatýný Mayýs 1950 de, ikinci müracaatýný ise Aðustos 1950 de yaptý. ABD, Türkiye nin bu isteðine itiraz etmedi. Fakat Ýngiltere ve bazý Avrupa devletleri, Türkiye NATO ya alýnýrsa bunun SSCB tarafýndan tepki ile karþýlanacaðý hatta savaþa neden olacaðý düþüncesiyle Türkiye nin baþvurusuna karþý çýktýlar. 25 Haziran 1950 de baþlayan Kore Savaþý, Türkiye nin Batý Bloku içinde yer almasý için bir fýrsat oldu. Türkiye, Kore Savaþý nýn baþlamasý üzerine Birleþmiþ Milletler Teþkilatýnýn davetine olumlu cevap vererek kiþilik bir kuvvetle BM gücünde yer aldý. Böylece Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez yurt dýþýna asker yollandý. Türkiye, bu giriþimi ile Amerika yý etkileyerek NATO konusunda bu devletin desteðini almak istiyordu. 102

115 Türkiye nin Kore ye asker gönderme kararýnýn basýna yansýmasý (26 Temmuz 1950) Kore Savaþý nýn meydana getirdiði kaygý verici ortam ve Türkiye nin Kore Savaþý nda gösterdiði baþarý, Türkiye ile ilgili itirazlarý azaltmýþtý. Ayrýca Sovyetler Birliði nin Avrupa ya saldýrma ihtimaline karþý SSCB ye yakýn bir üs gerektiði, bunun için en uygun yerin Türkiye olduðu strateji uzmanlarýnca belirtilmiþ, bu da Türkiye ye ilgiyi arttýrmýþtý. 15 Eylül 1951 de Ottowa da toplanan NATO Bakanlar Konseyi, Türkiye ve Yunanistan ýn birlikte kabul edilmesine karar verdi. TBMM, 18 Þubat 1952 tarihinde Kuzey Atlantik Antlaþmasý ve Protokolünü kabul etti. Türkiye nin NATO ya giriþi ile Türkiye-ABD iliþkileri daha da geliþti. Türk topraklarýnýn güvencesi NATO güvencesi altýna alýnmýþ oldu. ABD, NATO STRATEJÝLERÝ VE TÜRKÝYE NATO kuruluþundan itibaren savunma politikalarýný NATO Stratejisi adý verilen ana baþlýklar altýnda toplamýþtýr. Bu stratejilerle ilgili kýsaca þunlar söylenebilir: Sýnýrlý Savaþ Stratejisi: NATO nun kuruluþ yýllarýnda ABD Hava Kuvvetleri zayýf olduðu için SSCB karþýsýnda askerî sayýsal dengenin saðlanmasý benimsendi. Bu yaklaþýma göre NATO nun asker sayýsýnýn hýzla artýrýlmasý planlandý. Kitlesel Karþýlýk Stratejisi: NATO için bu kadar asker beslemek hem çok pahalýydý hem de atom silahlarý kapasitesini hýzla geliþtiren SSCB, konvansiyonel (klasik silahlar) güçle durdurulmayacak bir niteliðe bürünmüþtü. Bu çerçevede, benimsenen bu stratejiye göre NATO, SSCB ye karþý kullanabileceði nükleer silahlar için üslere ihtiyaç duymaktaydý. Esnek Karþýlýk Stratejisi: SSCB nin de etkili nükleer silahlar ve füzeler geliþtirmesi, nükleer caydýrýcýlýk kavramýnýn yerini nükleer denge kavramýna terk etmesine yol açtý. Olasý bir saldýrýda en son seçenek olarak nükleer silahlara baþvurulacaktý. Ýleri Savunma Doktrini: 1970 lerin sonlarýnda benimsenen bu doktrine göre çatýþma, yerleþim merkezlerinden mümkün olduðunca ileride ve uzakta tutulmalýydý. Böylece merkezden uzak kanat ülkelere daha fazla yük düþüyordu. Bu nedenle üye ülkeler, kendi sýnýrlarýndan mümkün olduðunca uzakta savaþa gireceðinden bu ülkelerin hava kuvvetlerinin geliþtirilmesine yönelik adýmlar atýldý. Soðuk Savaþ Sonrasý NATO Stratejileri: Varþova Paktýnýn daðýldýðý bir ortamda NATO ya gerek olmadýðý tartýþýlýrken Ekim 1991 de NATO, yeni bir strateji benimsedi. Buna göre, NATO nun tek varoluþ nedeninin toplu savunma olmadýðý vurgulanýyor, Ýttifakýn, üyelerinin güvenliðini etkileyen her türlü krizin yönetimiyle ilgilendiði belirtiliyordu. Nisan 1999 da NATO, yine bazý yeni ilkeler benimsedi. Üye ülkeleri tehdit eden etnik ve dinî rekabet, terörizm, insan haklarý ihlalleri, bölgesel çatýþmalar gibi konularý NATO nun yakýndan takip ettiði belirtilerek NATO ya yeni görev alanlarý oluþturuldu. Prof. Dr. Faruk SÖNMEZOÐLU, Türk Dýþ Politikasý, s den yararlanýlmýþtýr. Yukarýdaki bilgiler ýþýðýnda Türkiye nin NATO içindeki konumunu deðerlendiriniz. Türkiye bu stratejiler doðrultusunda NATO içinde hangi görevleri üstlenmiþtir? 103

116 Türkiye nin Kore DÜNYA Savaþýna katýlmasýnýn BASININDA basýna TÜRK yansýmasý ASKERÝ Binlerce Birleþmiþ Milletler askerlerinin muhakkak bir çemberden kurtuluþlarýný, Türk askerinin kahramanlýðýna borçluyuz. Bu baþarý Türk Milletinin kahramanlýk, anane ve menkýbelerine, yeni ve unutulmaz bir þeref sayfasýný daha ilave etmiþtir. Amenuel Shinwell - Ýngiltere Millî Savunma Bakaný Kore muharebesinde mevcutlu Türk tugayýnýn göstermiþ olduðu yiðitlik ve kahramanlýk, ana vatanda bu gibi daha yüzbinlerce aslanýn mevcut olduðu fikriyle, hür dünya milletleri için bir huzur kaynaðý olmuþtur. Evening Star Gazetesi Kore deki Türk Kuvvetlerinin komutaný Tahsin Yazýcý Paþa mýz, BM Ordu Komutaný Walton Walker dan madalyasýný alýrken Kore deki Türk tugayýndan bir görünüm Türkiye, Kore Savaþý na yardým hususunda Birleþmiþ Milletlerin talebine müsbet cevap veren nadir milletlerden biridir. Kendi kudretine nisbetle, baþka milletlerden daha üstün bir þekilde harbe iþtirak etmiþtir. Türkler bizim en iyi müttefikimiz olarak kabul edilebilir. Birleþik Amerika, muvaffakiyetle savaþabilecek bu müttefikine minnettardýr. Chicago Tribune Kore de dünya savaþ tarihinde bugüne kadar hiçbir birliðin yapamadýðýný baþaran, eþsiz zafer kazanan Türk Silahlý Kuvvetleri uzun zamandan beri taarruzlarýný baþarýyla sürdürerek zaferden zafere koþmaktadýr. Bunun sonucu, Güney Kore topraklarý artýk düþmanýn istilasýndan kurtulmuþ bulunmaktadýr. Göç durmuþtur. Topraklarýmýzýn kazanýlmasýnda Türk Silahlý Kuvvetlerinin payý büyüktür. Güney Kore Radyosu Nazým Dündar SAYILAN, Kore Harbi nde Türklerle, s. 170 Türk askerinin Kore deki baþarýlarý uluslararasý alanda Türkiye nin konumunu ve iliþkilerini nasýl etkilemiþtir? Türkiye nin Kore Savaþý na katýlmasýyla ilgili bir gazete hazýrlayýnýz. Gazetenizde: Kore gazileriyle yapýlmýþ röportajlara yer verebilirsiniz. Savaþa katýlan askerlerin fotoðraflarýný sergileyebilirsiniz. Kore de Türk askerlerinin gerçekleþtirdiði sosyal faaliyetlere yer verebilirsiniz. Dönemin gazete manþetlerini kullanabilirsiniz. Dönemin siyasilerinin açýklamalarýna yer verebilirsiniz. Þehit olan askerlerimizle ilgili albüm hazýrlayabilirsiniz. Türkiye nin Kore Savaþý na katýlmasýnýn gerekçelerini ve bunun sonuçlarýný içeren yazýlar yazabilirsiniz. 104

117 c. Balkan Paktý nýn Kurulmasý Yugoslav lideri Tito (ortada) Balkanlarda iþ birliðini geliþtirmek amacýyla Atina ziyareti esnasýnda Yunan kralý ve kraliçesiyle (6 Mart 1954) Türkiye nin NATO ya üye olmasý Sovyetler Birliði ve onun nüfuzu altýndaki Bulgaristan tarafýndan tepki ile karþýlanmýþtý. NATO nun yanýnda Balkanlarda aktif politika izlemenin gerektiðine inanan Türkiye, Yugoslavya ve Yunanistan arasýnda 28 Þubat 1953 te Dostluk ve Ýþ Birliði Anlaþmasý imzalanarak Balkan Paktý kurulmuþtur. Bu belgeyle üç devlet aralarýnda ekonomik ve kültürel iþ birliði yapacaklar, sorunlarýný barýþçý yollarla çözecekler, ortak savunma konusunda iþ birliðini sürdüreceklerdi. Bu anlaþmadan sonra bu üç devlet arasýnda iliþkiler daha da geliþti ve 9 Aðustos 1954 te Siyasi Ýþ Birliði ve Karþýlýklý Yardým Antlaþmasý imzalanarak Üçlü Balkan Ýttifaký kuruldu. Bu geliþme ABD ve Ýngiltere tarafýndan memnuniyetle karþýlandý. Fakat zamanla Ýttifaký oluþturan devletler arasýndaki görüþ farklýlýklarý ve sorunlar ittifakýn ömrünün uzun süreli olmasýný engelledi. Stalin in ölümünden sonra 1954 ten itibaren Yugoslavya nýn SSCB ile tekrar yakýnlaþmasý ve Türk-Yunan iliþkilerinin Kýbrýs meselesinden dolayý bozulmasýyla Pakt, gücünü kaybetmeye baþladý. d. Baðdat Paktý nýn Kurulmasý Türkiye nin NATO ya giriþi ile ilgili müzakereler yapýlýrken Orta Doðu nun müdafaasý sýk sýk dile getirilmiþ ve Ýngiliz temsilcileri Türk heyetine, NATO ya girdikten sonra Türkiye nin Orta Doðu nun savunmasýnda kendine düþen rolü oynamasýný hassasiyetle beklediklerini ifade etmiþlerdir. Bunun üzerine, Dýþiþleri Bakaný Fuat Köprülü ise TBMM de yaptýðý konuþmada Orta Doðu savunmasýnýn gerek stratejik, gerek ekonomik bakýmlardan Avrupa nýn korunmasý için zorunlu olduðunu belirtmiþtir. Bu nedenle Türkiye, Atlantik Paktýna katýlýnca Orta Doðu da üzerine düþen rolü etkin biçimde yerine getirmek ve gerekli tedbirleri birlikte almak için, ilgili ülkelerle derhâl müzakereye girmeye hazýr olduðunu söylemiþtir. Türkiye, NATO ya giriþinin ardýndan hem Balkanlarda hem de Orta Doðu da savunma sistemi arayýþýna girmiþti. Bu tarihlerde Arap-Ýsrail gerginliði, Ýngiliz-Mýsýr anlaþmazlýðý Orta Doðu da gergin bir hava oluþturmuþtu. Bu ortamda bölgede savunma ve güvenlik amaçlý kurulan, Baðdat Paktýnýn temeli Türkiye-Irak arasýnda CENTO toplantýsýndan bir görünüm (1959) 105 Türkiye nin aktif rol oynadýðý CENTO toplantýsýnýn basýna yansýmasý (1959) atýlmýþ (24 Þubat 1955), daha sonra Pakta Ýngiltere, Ýran, Pakistan da katýlmýþtýr. Arap Birliðini kurmak isteyen Arap ülkeleri ile bu ülkeleri yanýna çekmek isteyen SSCB de bu Pakta tepki göstermiþtir Temmuzunda Irak ta krallýk rejiminin yýkýlmasý sonucu yeni yönetim 24 Mart 1959 da, Baðdat Paktýndan çekildiðini resmen açýkladý. ABD bu geliþmelere raðmen Paktýn devamýndan yana tavýr sergiledi. Irak ýn ayrýlmasýndan sonra Paktýn merkezi Ankara oldu. Paktýn adý 18 Aðustos 1959 da Merkezî Antlaþma Örgütü (CENTO) olarak deðiþtirildi. Bu þekliyle yirmi yýl devam eden örgüt, Pakistan ve Ýran ýn ayrýlmasýyla hukuken olmasa bile fiilen sona ermiþ oldu.

118 2. Türkiye de Hayat a. Siyaset Dörtlü Takrir den (7 Haziran 1945) CHP Meclis Grubu Baþkanlýðý na, (...) II. Dünya Savaþý nýn belirmeye baþlamasý ve harp tehlikesinin memleketimizi daimi bir tehdit altýnda bulundurmasý pek tabii olarak siyasi hürriyetleri tahdide (sýnýrlandýrýlmasýna) sebep olmuþ ve bu suretle Teþkilât-ý Esasiye Kanunu nun demokratik ruhundan biraz daha uzaklaþýlmýþtý. ( ) Bütün dünyada hürriyet ve demokrasi cereyanlarýnýn tam bir zafer kazandýðý demokratik hürriyetlere riayet prensibinin milletlerarasý teminata baðlanmak üzere bulunduðu þu günlerde memleketimizde de cumhurbaþkanýndan en küçüðüne kadar bütün milletin ayný demokratik ülküleri taþýdýðýndan þüphe edilemez. Uzun asýrlardan beri müstakil bir devlet olarak yaþayan Türkiye de, hatta okuyup yazma bilmeyen vatandaþlarýn bile siyasi hürriyetlerini þuurlu kullanacak bir seviyede bulunduklarý inkâr edilemez bir hakikattir. Okuyup yazma bilmeyen köylüler arasýnda bile dünyanýn en deðerli idare ve siyaset adamlarýný yetiþtirmiþ olan milletimizin, bilhassa cumhuriyet idaresinin kuruluþundan beri yapýlan büyük hamleler neticesinde, bundan 20 yýl evveline nispetle çok yüksek bir seviyeye eriþmiþ bulunduðu övünülecek bir gerçektir. Ýþte, bir taraftan iç hayatýmýzdaki bu mesut tekâmülün (deðiþim) yarattýðý siyasi olgunluk, diðer taraftan bugünkü medeniyet dünyasýnýn umumi þartlarý, daha ilk Teþkilât-ý Esasiye Kanunumuzda hâkim olan demokratik ruhu bugünkü siyasi hayat ve teþkilatýmýzda kuvvetle tecelli ettirmek zamaný geldiði kanaatine bizi sevk etmiþ bulunuyor. ( ) CHP Milletvekilleri: Celâl Bayar (Ýzmir), Fuat Köprülü (Kars), Refik Koraltan (Ýçel), Adnan Menderes (Aydýn) Ed.: S. ÝNAN, E. HAYTOÐLU, Yakýn Dönem Türk Politik Tarihi, s Cumhurbaþkaný Ýsmet Ýnönü nün TBMM nin, III. Yasama Yýlýný Açýþ Konuþmasýndan ( 1 Kasým 1945) ( ) Demokratik karakter bütün Cumhuriyet devrinde prensip olarak muhafaza olunmuþtur. Diktatörlük, prensip olarak hiçbir zaman kabul olunmadýktan baþka, zararlý ve Türk milletine yakýþmaz olarak daima itham edilmiþtir. Büyük Meclisin her denetim yanýnda milletin vergileri ve harcadýklarý üzerindeki denetim, en ileri demokratik milletlerin hiçbirinden eksik kalmayacak kadar kesin ve kavrayýþlýdýr. Bizim tek eksiðimiz, hükûmet partisinin karþýsýnda bir parti bulunmamasýdýr. 2 Kasým 1945 tarihli gazete haberi (...) Yeni seçim için tabii olarak bir buçuk sene kadar bir zaman geçecektir... Tek dereceli olmasýný dilediðimiz 1947 seçiminde milletin çoklukla vereceði oylar gelecek iktidarý tayin edecektir. O zamana kadar bir karþý partinin kendiliðinden kurulabilip kurulamayacaðýný ve kurulursa bunun Meclis içinde mi, Meclis dýþýnda mý ilk þeklini göstereceðini bilemeyiz. Þunu biliriz ki bir siyasi kurul içinde prensipte ve yürütmede arkadaþlarýna taraftar olmayanlarýn hizip (grup) þeklinde çalýþmalarýndan fazla, bunlarýn, kanaatleri ve programlarý ile açýktan durum almalarý, siyasi hayatýmýz için daha doðru yol, milletin menfaati ve siyasi olgunluðu için daha yapýcý bir tutumdur. Ýnönü nün Söylev ve Demeçleri, s Metinlere göre Türkiye de dönemin siyasi þartlarý hakkýnda neler söylenebilir. TBMM de muhalefet olgusundan söz edilebilir mi? Çok partili hayata geçiþte baþka hangi nedenler etkili olmuþtur? Belirtiniz. Türkiye de demokrasi alanýndaki geliþmeler Osmanlý Devleti nin son dönemlerine kadar gitmektedir. Türk toplumu I. Meþrutiyetle ilk kez seçme hakkýný kullanýrken II. Meþrutiyetle beraber çok partili hayat ile tanýþmýþtý. 11. sýnýf T.C. Ýnkýlap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde görüldüðü üzere Atatürk, tam baðýmsýzlýk saðlandýktan sonra egemenliðin millete ait olmasý gerektiðine inanmýþ ve cumhuriyeti ilan etmiþ, daha 106

119 sonra da çok partili hayata geçiþ denemelerinde bulunmuþtur. Fakat þartlarýn yeterince olgunlaþmadýðýný görüp denemelerden vaz geçmiþtir. II. Dünya Savaþýn dan sonra uluslararasý ortamýn elveriþli olmasý, Batý nýn demokratik fikirlerinden etkilenmiþ bir kuþaðýn ve halkýn demokrasi talepleri, çok partili hayata geçiþte etkili olmuþtur. Cumhurbaþkaný Ýsmet Ýnönü Ankara da 19 Mayýs Gençlik ve Spor Bayramý nda (1945) demokratik geliþmeden bahsetmiþ ve Siyasi hayatýmýzda demokratik prensipler daha büyük ölçüde hâkim olacaktýr. demiþti. Ýnönü nün bu açýklamalarýndan sonra ilk muhalefet partisi, Temmuz 1945 te Nuri Demirað tarafýndan Millî Kalkýnma Partisi adýyla kuruldu. Diðer taraftan bir grup CHP milletvekili (Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan, Fuat Köprülü) parti programý ve kanunlardaki bazý deðiþiklik tekliflerinin (dörtlü takrir) CHP grup toplantýsýnda reddedilmesi üzerine partiden ayrýlarak 7 Ocak 1946 da Demokrat Partiyi (DP) kurdular. Ayný yýl içinde Ýç Ýþleri Bakanlýðýndan izin alýnarak 13 parti kurulmuþtur. ADNAN MENDERES Millî Kalkýnma Partisi nin açýlýþýnýn basýna yansýmasý (28 Ekim 1945) Birden fazla parti ile 1946 yýlýnda seçimlere gidildi sayfadaki tabloda da görüldüðü gibi bu seçimde CHP 397, DP 69, Baðýmsýzlar da 7 milletvekilliði kazandý yýlýnda DP nin iktidara karþý muhalefetini yetersiz gören bir grup milletvekili DP den istifa ederek Millet Partisi (MP) ni kurdular. Böylece Mecliste üç parti yer aldý (CHP, DP, MP). 14 Mayýs 1950 de yapýlan seçimlerden Demokrat Parti aldýðý % 55,2 oy oraný ile birinci parti olarak çýktý. Seçimlere katýlým % 89 ile yüksek bir orana ulaþmýþtý. Böylece 27 yýl süren CHP iktidarý sona ermiþ ve DP iktidarý baþlamýþtý. 14 Mayýs 1950 seçimlerinin basýna yansýmasý (16 Mayýs 1950) 1899 da Aydýn da doðan Adnan Menderes, Ýzmir Ýttihat ve Terakki Mektebinde, daha sonra Kýzýlçullu Amerikan Kolejinde öðrenim gördü. I. Dünya Savaþý na yedek subay olarak katýldý. Adnan Menderes in siyasi hayatý, Fethi Okyar ve arkadaþlarý tarafýndan kurulan (1930) Serbest Cumhuriyet fýrkasýyla baþladý; Partinin Aydýn teþkilatýný kurdu, il baþkaný seçildi. Bu parti daðýlýnca CHP ye girdi. Partinin il baþkaný iken Atatürk ile karþýlaþtý ve 1931 de CHP Aydýn milletvekili oldu te Ankara Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Mayýs 1945 te, Çiftçiyi Topraklandýrma Kanunu nedeniyle partisi CHP ile arasý açýldý. 7 Haziran 1945 te Celal Bayar, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan la birlikte Dörtlü Takrir olarak bilinen önergeyi imzaladý. Önergenin CHP meclis gurubunca reddedilmesi üzerine görüþlerini basýna açýklayan Menderes, Köprülü ve Koraltan 12 Haziran 1945 te partiden çýkarýldýlar. Dörtlü Takrir in imzacýlarý 7 Ocak 1946 da Demokrat Partiyi kurdular da DP den Aydýn milletvekili olan Menderes, on yýl süren Demokrat Parti Ýktidarý devrinin tek baþbakanýdýr. 22 Mayýs 1950 den 27 Mayýs 1960 a kadar beþ hükûmet kurdu. 27 Mayýs 1960 ta yapýlan askerî müdahale sonucunda tutuklanan Adnan Menderes, yapýlan yargýlama sonucunda idam edildi (17 Eylül 1961). Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi c. VII, s dan özetlenmiþtir. 107

120 Aþaðýdaki tabloya göre bu dönemde yapýlan seçimlerle ilgili neler söylenebilir? Genel Seçim arasýnda TBMM de temsil edilen siyasi partiler Demokrat Parti Cumhuriyet Halk Partisi Millet Partisi Cumhuriyetçi Millet Partisi Hürriyet Partisi Baðýmsýz MS % MS % MS % MS % MS % MS % , ,6 1 4, , , , , , , , ,5 4 3,5 - - MS: Milletvekili sayýsý %: Oy oraný TÜÝK 22 Mayýs 1950 de DP Genel Baþkaný Celal Bayar cumhurbaþkaný seçilerek hükûmet kurma görevini Adnan Menderes e vermiþtir. Uyguladýðý sosyal politikalar (ücretli hafta sonu tatili, iþçilere sendika kurma izni, genel af vb.), 1947 de baþlayan ABD yardýmlarýnýn bu dönemde artmasý ve II. Dünya Savaþý nýn ekonomik etkilerinin azalmasý 1954 te yapýlan seçimlerde DP yi 1950 seçimlerinden daha yüksek bir oyla (% 58,4) tekrar iktidara taþýmýþtýr. Ekonomi alanýnda CHP nin devletçilik modeline karþý daha liberal bir ekonomi modelini benimseyen DP aralýksýz on yýl iktidarda kalmýþtýr. Aþaðýda larda Türkiye de kullanýlan seçim afiþleri görülmektedir. Afiþlere göre partilerin izlediði politikalar hakkýnda neler söylenebilir? DP Afiþleri CHP Afiþleri 108

121 b. Ekonomi Adnan Menderes in Mayýs 1950 deki seçim konuþmasýndan: Bize göre devletin ekonomi politikasý, özel teþebbüsü ve mülkiyeti esas almalý, kiþinin iktisadi hürriyetini korumalýdýr. Ekonomik alanda özel teþebbüsü esas almak, memleket ekonomisinde devlet iþletmelerine ve kooperatiflere yer vermemek anlamýna gelmemelidir. Bizim devletçilik anlayýþýmýza göre, devlet iþletmecilik yapmak yerine ekonomiyi tanzim etmelidir. Devlet deðiþik alanlarda iktisadi faaliyetlerin geliþmesi için teþvik, koruma ve rekabetle ilgili tedbirleri almalýdýr. Devlet özel teþebbüsün ve sermayenin yatýrým yapmayacaðý kamu hizmetlerinde görev üstlenmelidir. Adnan Menderes bir seçim mitinginde Bize göre, ekonomi politikasýnda ekonominin asýl sahibi kiþiler ve özel teþebbüstür. Bizim görüþümüze göre devlet, ekonominin içinde deðil, üstündedir. Devlet, bundan böyle kamu hizmeti veren iþletmelerin dýþýndakileri bir plan dâhilinde özel teþebbüse ve kooperatif birliklerine devretmeye baþlamalýdýr. Ýstikrarlý bir ekonomi politikasý oluþturmak için, ekonomistlerden ve baþarýlý iþ adamlarýndan oluþan bir iktisadi araþtýrma merkezinin kurulmasýný acil olarak gerçekleþtirmek istiyoruz. Prof. Dr. Feroz AHMAD, Demokrasi Sürecinde Türkiye, s. 154 ten sadeleþtirilmiþtir. DP nin benimsediði ekonomi politikasýnýn özellikleri nelerdir? 1946 seçimlerinden sonra yeni kurulan hükûmet ekonomik problemlerin çözümü için yeni kararlar alýnmasýna ve ekonomide liberalleþmenin gerektiðine, inanýyordu yýlý, ekonomi alanýnda da deðiþimlerin yaþandýðý bir yýl oldu. 7 Eylül 1947 Kararlarý ile Türk lirasýnýn deðeri % 50 (1 ABD dolarý = 280 kuruþ) düþürülerek ithalat kolaylaþtýrýlmýþ, bankalarýn altýn satmalarýna izin verilmiþti. Türkiye de devletçi ekonomiden liberal serbest pazar ekonomisine geçiþin ilk adýmý bu kararlarla gerçekleþmiþtir. Tabloya göre DP döneminde uygulanan tarým politikalarý hakkýnda neler söylenebilir? 45 Demokrat Parti döneminde tarým Ýþlenen alan (yüz bin hektar) Traktör sayýsý (bin adet) Prof. Dr. Stefanos YERASÝMOS, Az Geliþmiþlik Sürecinde Türkiye, c. III, s

122 DP iktidarýnýn ilk yýllarýnda Marshall yardýmlarýyla desteklenen tarým, hýzlý geliþme gösteren en önemli alanlardan biri olmuþtur. Dýþarýdan alýnan krediler, ithal makinelerin alýnmasýnda kullanýlmýþtý. Bir önceki sayfadaki grafikte de görüldüðü gibi traktör sayýsýndaki artýþ, ekilip biçilen toprak miktarýnýn da artmasýna sebep olmuþtur. Çok iyi giden hava koþullarý da eklenince Demokrat Parti yönetiminin ilk üç yýlýnda tarým ürünleri üretimi ve çiftçinin geliri oldukça artmýþtý. Tarýmdaki bu büyümenin öncülüðünde, ekonomi bir bütün olarak % oranda büyüdü de hükûmet, Türkiye de yabancý yatýrýmý teþvik etmek için bir yasa hazýrladý. Böylece yabancý sermayenin Türkiye de yatýrým yapacaðý bekleniyordu. Fakat bütün teþviklere raðmen yabancý yatýrýmlar da beklenen sonuç alýnamadý. Liberalizme iliþkin bütün beklentilere raðmen devlet, yatýrýmlarýn % sini yapmak zorunda kaldý arasýnda 17 kamu iktisadi teþekkülü kuruldu yýllarýnda yatýrýmlar karayolu, inþaat, sanayii ve tarým alanlarýnda yoðunlaþtý. Marshall yardýmýyla gelen traktörler Kara yolu yapýmýndaki hýzlý geliþmeyle beraber, artan ithal otomobil ve kamyon sayýsý, daha etkin bir pazarlama ve daðýtým olanaðý saðladý. Demir yollarý yapýmý ise neredeyse tamamýyla durdu. Özel yatýrýmcýlarýn isteksizliði ve sermaye yetersizliði büyük devlet iþletmelerinin özelleþtirilmesini engelledi. Seçilmiþ gýda maddelerinin ortalama perakende fiyatlarý (Ankara) (TL/kg) Ekmek Pirinç Toz þeker Koyun eti Zeytin yaðý ,36 1,24 1,56 1,95 2, ,33 1,23 1,40 2,35 2, ,33 1,18 1,41 2,74 3, ,34 2,07 1,74 3,40 4, ,52 2,10 2,38 4,71 4, ,70 3,07 3,25 5,53 6,43 % yýllarýnda enflasyon yýllarý arasýna ait ekonomik veriler (* bin dolar, ** milyon TL) YIL Ýthalat* Ýhracat* Hizmetler** Tarým** Sanayi** Büyüme (%) , , , ,4 TÜÝK Yukarýdaki verilere göre döneminde Türkiye nin ekonomik durumu ile ilgili neler söylenebilir? 110

123 Kara yollarýnýn geliþmesiyle otomobil sayýsýnda artýþ görülmüþtür. Neþet Ertaþ Bir film afiþi Bir çamaþýr makinesi reklam afiþi Türk ekonomisinin zayýflama eðilimi ilk kez Eylül 1953 te alýnan ekonomik önlemlerde kendisini gösterdi. Bu önlemlerle dýþa açýlma ve dünya ekonomisiyle hýzlý bütünleþme dönemi sona erdirilerek ithalat ve döviz denetim altýna alýnmaya çalýþýldý. Ekonomik canlanma dönemi 1954 te sona erdi. Tarýmda büyüme modern tarým yöntemlerinin kullanýlmasýndan çok ekili alanlarýn geniþletilmesine baðlý olduðundan,yaþanan kuraklýklar tarým üretimini düþürdü ve Türkiye yeniden buðday ithal etmek zorunda kaldý. Ekonomik büyüme % 4 e kadar düþerken dýþ ticaret açýðý büyük bir hýzla arttý. Hükûmet buna raðmen ithalatý ve yatýrýmlarý devam ettirdi. Ancak Aðustos 1958 de hükûmetin dýþ borca duyduðu gereksinim sonucu IMF den borç alýndý. c. Sosyal ve Kültürel Hayat Türkiye de II. Dünya Savaþý ndan sonra birçok alanda yaþanan deðiþim, kültürel alanda da kendisini göstermiþtir. Bu deðiþim iç ve dýþ sebeplerin etkisiyle geliþmiþ ve yayýlmýþtýr. Dýþ sebepler baðlamýnda dýþarýdan alýnan kredi ve yardýmlarla ülkenin refah seviyesi yükselmiþtir. Ýç sebepler ise refah seviyesinin artmasýna baðlý olarak tüketimdeki artýþ ve alýþkanlýklarýn deðiþmesi, tarým politikalarý nedeni ile kýrsal kesimden yeni bir sýnýfýn yükselmesi gösterilebilir. Bu dönemde insanlar tarýmda hýzlý makineleþmeyle beraber köyden kente göç etmeye baþlamýþlardýr. Karayollarýnýn geliþmesi ile kentleþme hýzlanmýþ, kente gelenler kentin tüketim alýþkanlýklarýný benimsemiþ ve tüketim kültürü toplumun alt katmanlarýna doðru yayýlmýþtýr. Bu dönemde baþta caz olmak üzere Rock and Roll ve diðer müzik türleri Türkiye yi etkisi altýna almaya baþlamýþtýr. Özellikle gençler radyolar ve plaklar aracýlýðýyla bu yeni müzik akýmlarýný takip ediyorlardý. Bu dönemin en önemli çýkýþýný önce bir radyo sanatçýsý olarak ünlenen ve sonradan sahnelere geçen Zeki Müren yaptý. Müzeyyen Senar, Neþet Ertaþ gibi isimler dönemin diðer ünlü sanatçýlarý arasýnda gösterilebilir. Batý etkisi savaþtan sonra sinemada da hissedilmeye baþlandý. Bu dönemde çevrilen Ö. Lütfi Akad ýn Vurun Kahpeye filminde Batý sinemasýnýn izleri görülmüþtür arasýnda çoðu edebiyat eserleri ve yabancý filmlerden uyarlama 553 film çekildiði saptanmýþtýr. Bu dönemde Hollywood sinemasý dünyada olduðu gibi Türkiye de de etkisini hissettirmiþtir. Tiyatroda ise ekonomik durum ile ahlak iliþkisi, sarsýlan deðer yargýlarý, orta sýnýfýn sýkýntýlarý, aydýnlarýn toplumdan kopukluðu bu dönem oyunlarýnýn baþlýca temalarýdýr tan sonraki yazar ve þairlerin daha çok sosyal gerçekçilik akýmýna baðlý kaldýklarý görülür. Ülkenin içinde bulunduðu sosyal deðiþim ve geliþme bütün yönleriyle bu dönemin eserlerine yansýdý. Roman ve hikâye yazarlarý, II. Dünya Savaþý nýn toplumumuzda sebep olduðu çeþitli olumsuzluklarý, çevrelerindeki yoksulluðu, geri kalmýþlýðý, köyden kente göçü ve bunun getirdiði sorunlarý, tarým sanayi iliþkilerini ve gelir daðýlýmýndaki dengesizlikleri eserlerinde sýkça iþlediler. Dilde özleþmenin yaþandýðý bu dönemde sanatçýlar eserlerine kendi siyasi düþüncelerini de yansýttýlar lý yýllarda ilk edebi hareket þiir alanýnda Garip Akýmý ile baþladý. Orhan Veli nin öncülüðünü yaptýðý grup, þiiri kurallardan soyutlamayý, anlatýmda yeni bir dil kullanmayý ve gelenekçiliði býrakarak yenilikçilik ilkesini benimsedi. Garipçiler akýmýna karþý oluþan Ýkinci Yeniler in þiir anlayýþýnýn temelini konuþma dilinden uzaklaþarak edebi sanatý bolca kullanmak gibi ilkeler oluþturmuþtur. Bu dönemin diðer bir akýmý ise 1950 de ortaya çýkan Hisarcýlar Grubu dur. Bu grubu birleþtiren temel amaç; toplumsal deðerleri korumaktýr. Sanatçý baðýmsýzlýðý, yaþayan dil ve millî sanat temel ilkeleridir. 111

124 Genel saðlýk konusunda ise bu dönemde baþta verem olmak üzere salgýn hastalýklarla mücadele millî bir dava olarak kabul edilmiþtir. Kýrsalda yaþayan halkýn saðlýk hizmetlerinden yararlanabilmesi, saðlýk personeli sayýsýnýn artýrýlmasý, personelin eðitim amacýyla yurt dýþýna gönderilmesi, genel bütçeden saðlýða ayrýlan payýn arttýrýlmasý saðlýk politikasýnýn temelini oluþturmuþtur. Bu nedenle birçok saðlýk merkezi, verem dispanserinin yanýnda Verem Hastaneleri ile Ankara Ebe ve Hemþire Okulu hizmete açýlmýþtýr. Bu dönemde bütçeden saðlýk alanýna ayrýlan pay arasýnda on iki kat arttýrýlmýþtýr. Tabloda görüldüðü üzere Türkiye bu dönemde uluslararasý spor müsabakalarýnda büyük baþarý elde etmiþtir. Sizler de Türkiye nin hangi dallarda madalyalar kazandýðýný ve bu dönemin sporcularýný araþtýrarak bir almanak hazýrlayýnýz. F. SOÐUK SAVAÞ DÖNEMÝNDE DÜNYA Yýl Madalya sayýsý Dünya sýralamasý Tablolara göre Soðuk Savaþ Döneminde dünya ekonomisiyle ilgili hangi yargýlara ulaþýlabilir? Yýllar Dünya sanayi üretimi Toplam üretim (1900=100 birim) Yýllýk büyüme (%) , ,4 2, ,7 4, den 1973 e kadar dünyadaki ekonomik büyüme 1938 için gösterge: 100 Otomotiv (bin) Çelik (bin ton) Elektrik (milyon kws) Petrol (bin ton) ,1 5, Prof. Dr. Paul KENNEDY, Büyük Güçlerin Yükseliþ ve Çöküþleri, s larda büyük bir bunalým geçiren dünya, II. Dünya Savaþý ndan sonra esaslý bir büyüme sürecine girdi. Büyük sanayi ülkeleri, yýllarý arasýnda benzeri görülmemiþ bir ekonomik büyüme yaþadýlar. XX. yüzyýlýn ilk yarýsýnda yalnýzca iki kat artan dünyadaki toplam üretim, bu dönemde üç katýna çýktý. Petrol, elektrik ve otomotiv gibi bazý sektörlerde üretim, on kat hatta daha fazla arttý. Yýllýk % 5 civarýnda seyreden büyüme oraný bazý dönemlerde yavaþladýysa da üretimde uzun süreli bir gerileme yaþanmadý ve iþsizlik hep çok düþük bir düzeyde kaldý. Bu dönemde göze çarpan diðer bir olgu, hýzlý nüfus artýþýydý. Nüfusun en hýzlý arttýðý bölgeler, Asya nýn, Afrika nýn ve Latin Amerika nýn yoksul bölgeleriydi. Savaþý takip eden 25 sene içinde Batýdaki sanayileþmiþ ülkelerde doðum oraný büyük artýþ gösterdi. Sanayileþmeyle birlikte þehirlere göç hýzlandý. Þehirlerin hýzla geniþlemesi ulaþýmda otomobilin kullanýlmasýna ve otomobil kültürünün doðmasýna neden oldu. Þehirleþmeyle birlikte insan hayatýnda geleneksel iliþkiler deðiþti. Büyük aileler parçalandý ve doðum oranýnda düþüþ görüldü Model Ford Mustang Diðer açýdan þehirlerde ekonomik refaha kavuþamayan kitleler çoðu kez aþýrý siyasi akýmlarýn geliþmesine uygun ortam oluþturdular. Asya, Afrika ve Latin Amerika gibi ülkelerde iktidarýn deðiþtiði (diktatörlüklerin kurulmasý, baðýmsýzlýklarýn kazanýlmasý gibi) görüldü. Özellikle bloklara dâhil ülkeler

125 belirledikleri toplumsal, ekonomik, siyasi ve askerî hedeflere ulaþmak için büyük çaba sarfetti. Soðuk Savaþ ortamýnda her ülkede orduya büyük önem verildi. Askerî harcamalar arttý. Tabloya göre Soðuk Savaþ Döneminde silahlanmaya en fazla ve en az para harcayan devletlerin hangileri olduðunu belirtiniz. Önceki bilgilerinize dayanarak bunun nedenlerini açýklayýnýz yýllarý arasýnda büyük güçlerin savunma harcamalarý (milyar dolar) YIL ABD SSCB FRANSA ÝNGÝLTERE ÝTALYA ÇÝN BATI ALMANYA JAPONYA ,9 13,1 0,9 3,4 0, ,5 29,5 2,9 4,3 0,8 2,5 1,7 0, ,5 36,9 3,8 4,6 1,1 6,7 2,9 0,4 Prof. Dr. Paul KENNEDY, Büyük Güçlerin Yükseliþ ve Çöküþleri, s. 451 Savaþ yýllarýnda erkeklerin cephede olmalarý kadýnlarýn birçok iþ kolunda çalýþmalarýna sebep oldu. Savaþtan sonra erkekler tekrar iþ hayatýna döndüyse de kadýnlar da iþ hayatýnda etkin olmaya devam ettiler. Bu dönemde birçok kadýn hareketi ortaya çýktý. Savaþ sonunda teknik alanda saðlanan geliþme günlük hayatý daha da kolaylaþtýrdý. Daha önce lüks olarak algýlanan birçok ürün evlerde kullanýlmaya baþlandý. Tüketimin teþvik edilmesi reklam sektörünün hýzla büyümesine sebep oldu. Radyo ve sinemanýn önemi, televizyonun icadýyla azaldý. Bu dönemde aþýrý nüfus artýþý dünyada genç bir kitlenin oluþmasýna sebep oldu. Ekonomik büyüme içinde rahat bir hayata sahip olan bu gençler yaþadýklarý ortamý sorgulama imkânýna sahip oldular. Bu tepkiler birçok alanda kendini gösterdi. Müzik alanýnda Amerikan hayat tarzýný sorgulayan Rock and Roll müziði ortaya çýktý arasýnda bu müzik türünde Elvis Presley büyük bir çýkýþ yakaladý. Elvis Presley Ýlk bilgisayar ENIAC ABD li bilim insanlarý tarafýndan yapýldý. II. Dünya Savaþý ndan sonra fen ve sosyal bilimler hýzlý bir geliþme gösterdi lerde ABD de 15 bin olan araþtýrmacý sayýsý 1940 larda 400 bine ulaþmýþtý. Savaþ öncesi Almanya dan liberal demokrasinin hâkim olduðu ülkelere yapýlan beyin göçü bilimsel geliþmelere katký saðladý. II. Dünya Savaþý sýrasýnda geliþtirilen bilgisayarlar insan yaþamýný her alanda etkiledi. Savaþ yýllarýnda Amerikalý bilim adamlarý tarafýndan ENIAC adlý ilk bilgisayar yapýldý. Füze teknolojisinde saðlanan ilerleme sonucunda ilk uydu Sputnik SSCB tarafýndan uzaya gönderildi (1957). Böylece atmosfer ve uzayýn keþfedilmesiyle, yerküremiz ve onun çevresi hakkýnda pek çok yeni bilgilere sahip olunmuþtur. Bu geliþmeler uluslararasý rekabeti uzaya taþýdý. Siyasi ve sembolik öneminden dolayý nükleer olgu savaþ sonrasý teknik ilerlemenin temel alanlarýndan biri hâline geldi. Bu alandaki bilgi önce askerî alanda kullanýldý. Nükleer enerji daha sonra elektrik üretiminde de kullanýldý. 113

126 Hidrojen atomlarýnýn parçalanmasýndan elde edilen reaksiyonlarla, kýtalar arasý roketlerin yapýlmasý olaðanüstü geniþlikte iletiþim ve denetim aðlarýnýn kurulmasýna sebep oldu. Biyoloji alanýnda DNA nýn kimyasal yapýsý çözüldü. Tarýmsal alanda ilaçlarla, uygun tohumluklarýn seçilmesi ve gübrelemeyle, sanayide ilerlemiþ tüm ülkelerde tarým hayatý kökten deðiþti. Kimya laboratuvarlarýnda yapýlan yeni sentetik maddeler, sanayide gittikçe önem kazandý. Seyahatlerde demir yollarý ve gemiler kadar uçaklar da önemli bir yere sahip oldu. Televizyon, günlük hayatýn bir parçasý oldu. Uzak yerler arasýnda telefon iletiþimi de geliþti ve birçok durumda mektuplarýn ve telgraflarýn yerini alma eðilimi gösterdi. Bilim ve teknik alanýndaki geliþmeler teknik eleman ihtiyacýnýn artmasýna, geliþmiþ ülkelerle geri kalmýþ ülkeler arasýndaki farkýn büyümesine neden olmuþtu. Mimari alanda savaþtan sonra Avrupa da þehirlerin yeniden inþa edilmesi yüzyýlýn ilk yarýsýnda ortaya konan modellerin uygulanmasýna imkân saðladý.þehirlerde nüfusun artmasý, sýra evler ve toplu konutlarýn yaygýnlaþmýþtýr. Ayrýca kule ve gökdelenlerin inþasýna da önem DNA nýn yapýsýný keþfeden James D. Watson verildi. Savaþýn Avrupa da yayýlmasý bilimde olduðu gibi sanat alanýnda da birçok kiþinin Amerika ya göç etmesine sebep oldu. Sürrealizm in temsilcilerinden Breton, Duchamps, Masson gibi edebiyatçýlar ve sanatçýlar Amerika ya göç ederek yaþamlarýný burada devam ettirdiler. Bu akýmýn etkileri 1960 larýn ortalarýna kadar sürdü. Avrupa ve ABD de soyut resim anlayýþý geliþme gösterdi. Böylece New York, Paris için kullanýlan sanatta Batý nýn baþkenti unvanýný aldý. Soyut resim sanatýnýn temsilcilerinden J. Pollack (solda) ve P. Borduas ýn (saðda) çalýþmalarýndan örnekler Aþaðýdaki tarih þeridinde boþ býrakýlan yerleri diðer örneklere uygun olarak doldurunuz. 25 Haziran - Kore Savaþý baþladý. 1 Aðustos - Türkiye, NATO ya girmek için baþvuruda bulundu. 28 Eylül - BM emrine verilen Kore birliði yola çýktý. 5 Ekim - Türkiye, BM Güvenlik Konseyine üye seçildi Mart - Truman Doktrini ilan edildi. 5 Haziran - Marshall Planý ilan edildi. 5 Ekim - Kominform kuruldu. 14 Nisan - Yaþar Doðu, güreþte Avrupa þampiyonu oldu. 22 Mayýs - ABD, Türkiye ye yardým tasarýsýný kabul etti. 25 Ocak - Comecon kuruldu. 4 Nisan - NATO kuruldu. 23 Mayýs - Federal (Batý) Alman Cumhuriyeti kuruldu. 1 Temmuz - Çin Halk Cumhuriyeti kuruldu. Ekim - Demokratik (Doðu) Alman Cumhuriyeti kuruldu. 1 Nisan - Türkiye, Ýnsan Haklarý Evrensel Beyannamesi ni kabul etti. 1 Eylül - Ýstanbul Radyosu deneme yayýnýna baþladý. 12 Aralýk - TBMM, Avrupa Konseyine katýlmayý onayladý. 18 Þubat - TBMM, NATO üyeliðini onayladý. 9 Temmuz - Ýlk televizyon deneme yayýný gerçekleþtirildi. Eylül - SEATO kuruldu. 28 Mayýs - UNESCO, en çok konuþulan diller arasýna Türkçeyi de koydu. 114

127 Sporda Akdeniz e kýyýsý olan ülkelerin katýldýðý bir organizasyon olan Akdeniz Oyunlarý, Ekim 1951 de ilk kez Mýsýr ýn Ýskenderiye kentinde düzenlendi. Ayrýca Avrupa da UEFA Þampiyon Kulüpler Kupasý sezonunda ilk kez düzenlendi ve kupanýn ilk sahibi Ýspanya nýn Real Madrid takýmý oldu de Mýsýr da düzenlenen Akdeniz Oyunlarýnýn afiþi UEFA Kupasý nýn ilk þampiyonu Real Madrid in sezonundaki takýmý Tabloda Soðuk Savaþ Dönemine iliþkin icat ve keþiflerin bir kýsmý verilmiþtir. Sizler tablodaki eksikleri tamamlayarak listeye baþka örnekler de ekleyiniz. Yýl Ýcat, keþif Ülke 1942 Ýlk nükleer reaktörün kurulmasý ABD 1945 Ýlk atom bombasýnýn yapýlmasý ve kullanýlmasý ABD 1953 DNA yapýsýnýn çözülmesi Renkli televizyon yayýnýnýn baþlamasý 1954 Çocuk felci aþýsýnýn geliþtirilmesi 1956 Ýlk video kayýt aygýtýnýn geliþtirilmesi 1958 Kalp pilinin icat edilmesi 1960 Lazerin icat edilmesi 29 Ekim - Süveyþ krizi baþladý. 27 Mayýs - Güreþ Millî Takýmý, dünya þampiyonu oldu Mayýs - Varþova Paktý kuruldu. 5 Ocak - Eisenhower Doktrini ilan edildi. 25 Mart - Roma Antlaþmasý ile AET kuruldu. 3 Haziran - Güreþ Millî Takýmý, dünya þampiyonu oldu. 25 Mayýs - Afrika Birliði Teþkilatý kuruldu. 115

128 Baþbakan Adnan Menderes in Türkiye nin NATO ya giriþi üzerine TBMM de yaptýðý konuþmadan Muhterem arkadaþlar: Bu baþarý; hiç þüphe yok, Türk milletinindir! Yine hiç þüphe yok ki Türk milletinin iradesini týpký Türk milletinin kendisi gibi en geniþ yetkilerle yürütmekte olan sizlersiniz, binaenaleyh eser sizlerindir. (...) Muhterem arkadaþlar: Bu Pakta giriþimiz hadisesinin, memleketimiz için olduðu kadar dünya için de hayýrlý ve uðurlu olmasýný temenni ederken heyecanýmýn daha fazla söz söylemeye müsaade etmediðini görmüþ olmanýzý tahmin ederek özür diliyorum ve huzurunuzdan ayrýlýyorum. Yrd. Doç. Dr. Saime YÜCEER, Tarihsel Perspektif Ýçinde Türkiye nin NATO ya Giriþi ve Meclisteki Yankýlarý adlý makalesinden, s.87 Soðuk Savaþ Döneminde kurulan Batý Blokunun en büyük askerî teþkilatlanmasý olan ve günümüzde önemini koruyan NATO nun kuruluþunu ve Türkiye nin bu Pakta katýlýþ sürecini araþtýrýnýz. Konuyu incelemek üzere bir grup kurunuz. Grubun yarýsý NATO nun kuruluþunu, diðer yarýsý da Türkiye nin NATO ya giriþini inceleyebilir. Bu çalýþma için Ýnternetten faydalanarak dönemin gazetelerine, dergilerine fotoðraflarýna ulaþabilir, dönemi yaþayan insanlarla görüþmeler yapabilirsiniz. Bu çalýþmayý baþarýyla tamamlayabilmeniz için aþaðýdaki adýmlarý izlemelisiniz. 1. Ýþ bölümü yapýnýz. 2. Çalýþma sürenizi iyi kullanmak için çalýþma takvimi ve planý hazýrlayýnýz. 3. Halk ve üniversite kütüphanesi, Ýnternet vb. yerlerde konu ile ilgili araþtýrma yapýnýz 4. Elde ettiðiniz verilerin tümünü bir araya getirip inceleyiniz ve sýnýflandýrýnýz (Hangi bilgileri nerede, nasýl kullanacaðýnýza karar veriniz.). 5. Proje bittikten sonra sýnýf içinde sözle ya da projeksiyonla sunum yapýnýz. 6. Çalýþma süreniz bir aydýr. Öðrencinin Adý Soyadý: Projenin Adý: Sýnýfý: PROJE DEÐERLENDÝRME FORMU DERECELER GÖZLENECEK ÖÐRENCÝ KAZANIMLARI Çok Çok iyi Ýyi Orta Zayýf zayýf I. PROJE HAZIRLAMA SÜRECÝ Projeye uygun çalýþma planý hazýrlama Grup içinde görev daðýlýmý yapma Çevreden bilgi toplama Projeyi plana göre gerçekleþtirme TOPLAM II. PROJENÝN ÝÇERÝÐÝ Türkçeyi etkin kullanma Bilgilerin doðruluðu Toplanan bilgileri analiz etme Elde edilen bilgilerden çýkarýmda bulunma Toplanan bilgileri düzenleme TOPLAM III. SUNU YAPMA Sorulara cevap verme Sunuyu hedefe yönelik materyalle besleme Verilen sürede sunuyu yapma TOPLAM GENEL TOPLAM Öðretmenin yorumu:... No: 116

129 A. Aþaðýdaki sorularý cevaplandýrýnýz. 1. II. Dünya Savaþý ndan sonra dünyada görülen kutuplaþma uluslararasý iliþkileri nasýl etkilemiþtir? 2. Doðu ve Batý Bloklarýnýn kuruluþ þekli itibariyle birbirinden farklý yönlerini belirtiniz. 3. Sömürülen devletlerin baðýmsýzlýðýný kazanmalarý dünyadaki siyasi dengeleri nasýl etkilemiþtir? 4. Batýlý devletlerin Orta Doðu daki egemenliklerinin zayýflama nedenleri nelerdir? 5. Moskova-Pekin çatýþmasý uluslararasý iliþkileri nasýl etkilemiþtir? 6. Türkiye nin BM üyeliði Türkiye yi hangi yönlerden, nasýl etkilemiþtir? 7. Soðuk Savaþ Döneminde askerî alandaki bilimsel geliþmelerin günlük yaþantýmýza etkilerine örnekler veriniz. B. Aþaðýdaki ifadelerin baþýna doðru ise (D), yanlýþ ise (Y) harflerini koyunuz. 1. (..) Hindistan da baðýmsýzlýk, silahlý direniþ sonucu elde edilmiþtir. 2. (..) II. Dünya Savaþý klasik sömürgeciliðin tasfiyesine neden olmuþtur. 3. (..) Batý bloku içinde en kapsamlý (askerî, ekonomik, siyasi) teþkilat Varþova Paktýdýr. 4. (..) II. Dünya Savaþý ndan sonra Türkiye hýzlý bir kültürel deðiþim yaþamýþtýr. 5. (..) Eisenhower Doktrini, II. Dünya Savaþý ndan sonra ABD nin, Türkiye ve Yunanistan ý SSCB tehdidinden korumak için geliþtirdiði doktrindir. C. Aþaðýdaki çoktan seçmeli sorularý cevaplandýrýnýz. 1. Aþaðýdakilerden hangisi arasý Türkiye de görülen geliþmelerden biri deðildir? A. Kýrsaldan kente göçün artmasý B. Uzay çalýþmalarýna baþlanmasý C. Sporda uluslararasý alanda önemli baþarýlarýn elde edilmesi D. Tüketim kültürünün toplumda yer edinmesi E. Edebiyatta Hisarcýlar grubunun ortaya çýkmasý 2. I. Demokrat Partinin kurulmasý II. Türkiye nin Avrupa Konseyi üyesi olmasý III. Türkiye nin NATO ya üye olmasý IV. Türkiye nin Kore ye asker göndermesi Yukarýdaki olaylarýn kronolojik sýralamasý aþaðýdakilerden hangisidir? A. IV - III - II - I B. II - I - III - IV C. III - II - I - IV D. I - II - IV - III E. I - III - II - IV 3. Aþaðýdakilerden hangisi Soðuk Savaþ Döneminde Türkiye ye ait özelliklerden biri deðildir? A. Çok partili hayata geçilmesi B. Tüketim kültürünün toplum tarafýndan hýzla benimsenmesi C. Devletçi ekonomiden liberal ekonomiye geçilmesi D. Batýlý müzik türlerinin ülkemizde de yaygýnlaþmasý E. Dýþ politikada tarafsýzlýk ilkesinin benimsenmesi 4. Aþaðýdakilerden hangisi arasýnda dünyada görülen geliþmelerden biri deðildir? A. Sanayide hýzlý büyümenin görülmesi B. Silahlanma yarýþýnýn görülmesi C. Uluslararasý iliþkilerde diyalog sürecinin baþlamasý D. Rock and Roll müziðinin ortaya çýkmasý E. Kadýn hareketlerinin ortaya çýkmasý 117

130 BULMACA SORULAR 1. Doðu Bloku ülkeleri komünist partileri arasýnda iþ birliðini saðlamak amacýyla kurulan teþkilatýn adý. 2. II. Dünya Savaþý ndan sonra ABD nin Avrupa yý yeniden inþa etmek için uygulamaya koyduðu yardým programýnýn adý. 3. Kýrþehir doðumlu, Türk halk müziðine bozlaklarýyla katkýda bulunmuþ, Zahidem, Gönül Daðý, Mühür Gözlüm gibi türküleriyle tanýnmýþ ses ve saz sanatçýmýz. 4. Doðu Bloku ülkeleri arasýnda askerî alanda iþ birliði yapmak amacýyla kurulan teþkilatýn adý te bir grup CHP milletvekili tarafýndan hazýrlanan parti programý ve yönetimine iliþkin önerileri içeren belgenin adý. 6. Ýlk bilgisayar. 7. SSCB nin 4 Ekim 1957 de uzaya göndermesiyle ABD ile krize neden olan uydunun adý. 8. ABD ile SSCB arasýndaki rekabet nedeniyle Uzak Doðu da çýkan ( ) ve Türkiye nin de katýldýðý savaþýn adý. 9. II. Dünya Savaþý ndan sonra oluþan yeni dengeler sonucu dünyada arasý döneme verilen ad. 10. Doðu Bloku ülkeleri arasýnda ekonomik alanda iþ birliðini saðlamak amacýyla kurulan teþkilatýn adý. 11. Ýngiltere tarafýndan 1917 de Filistin de bir Yahudi devletinin kurulmasýna destek vermek amacýyla yayýnlanan deklarasyon. 12. Çin Halk Cumhuriyeti nin kurucusu. 13. DP nin kurucularýndan olup yýllarý arasýnda Türkiye de baþbakanlýk yapmýþ siyasetçi. 14. Ýsmet Ýnönü den sonraki Türkiye nin 3. cumhurbaþkaný. 15. Batý Bloku ülkeleri arasýnda askerî alanda iþ birliði yapmak amacýyla kurulan teþkilatýn adý de Irak ýn Baðdat Paktýndan çekilmesi üzerine ABD nin de dâhil olmasýyla kurulan ve Merkezî Antlaþma Teþkilatý adýyla anýlan organizasyonun kýsa adý. 17. ABD nin SSCB yayýlmasýna karþý Yunanistan ve Türkiye ye yaptýðý yardým programýnýn adý. 118

131 4. ÜNÝTE YUMUÞAMA DÖNEMÝ VE SONRASI Berlin Duvarý Krusçev-Kennedy görüþmesi Neil Armstrong ABD de Vietnam Savaþý protestosu 119

132 4. ÜNÝTE: YUMUÞAMA DÖNEMÝ VE SONRASI A. ULUSLARARASI ÝLÝÞKÝLERDE DEÐÝÞÝM SÜRECÝ B. YUMUÞAMA DÖNEMÝ ÇATIÞMALARI C. BARIÞ ÝÇÝNDE BÝR ARADA YAÞAMA D. ARAP-ÝSRAÝL SAVAÞLARI VE BÜYÜK DEVLETLERÝN POLÝTÝKALARI E. ULUSLARASI POLÝTÝKADA PETROLÜN YERÝ F. ÝRAN-IRAK SAVAÞI G. YUMUÞAMA DÖNEMÝNDE DÜNYA H. TÜRK DIÞ POLÝTÝKASI I. TÜRKÝYE DE BUNALIMLI YILLAR HAZIRLIK SORULARI 1. Ünite kapaðýný ve Soðuk Savaþ Dönemini dikkate alarak 1960 lý yýllarda uluslararasý iliþkilerde ne gibi deðiþiklikler olabileceðini ifade ediniz? 2. Yumuþama politikasý sizin için ne ifade ediyor? Belirtiniz. 3. Konvansiyonel silah ile nükleer silah arasýndaki fark nedir? Yumuþama Döneminde nükleer silahlarýn sýnýrlandýrýlmaya baþlanmasýnýn sebepleri nelerdir? 4. Uluslararasý iliþkilerde baðlantýsýzlýk kavramý neyi ifade eder? 5. Tarih bilgilerinizden yararlanarak Arap-Ýsrail Savaþlarýnýn sebeplerini ifade ediniz? 6. Dünya siyaset ve ekonomisinde petrolün yeri nedir? yýllarý arasýnda uzay çalýþmalarý alanýndaki geliþmeleri araþtýrýnýz. Araþtýrma sonuçlarýný sýnýfta paylaþýnýz. 8. Uluslararasý iliþkilerde yumuþamanýn baþlamasý Batý Ýttifakýna baðlý olan Türkiye nin dýþ politikasýný nasýl etkilemiþtir? 9. Televizyonun günlük hayatýmýza girmesinin toplum üzerindeki etkileri nelerdir? 120

133 YUMUÞAMA DÖNEMÝ VE SONRASI A. ULUSLARARASI ÝLÝÞKÝLERDE DEÐÝÞÝM SÜRECÝ SOVYET KOMÜNÝST PARTÝSÝNÝN 20. KONGRESÝNÝN RAPORU NDAN (1956) SSCB, dýþ politikasýnda devletlerin rejimlerine bakýlmaksýzýn barýþ içinde birlikte var olma siyasetini sabýrlý bir þekilde uygulamalýdýr. Ayrýca uluslararasý alanda baþlayan iyi iliþkiler sürekli bir barýþa dönüþtürülmelidir. Bu amaçla halklarýn güvenliði ve barýþý için aktif bir þekilde çalýþmalar yapmak politikamýzýn bir parçasý olmalýdýr. (...) Dünyanýn iki büyük gücü SSCB ve ABD arasýnda kalýcý dostluðun saðlanmasý dünya barýþýnýn güçlenmesi için önemlidir. (...) Ýki ülke arasýndaki iliþkiler karþýlýklý barýþýn beþ ilkesine göre belirlenmelidir. Bu ilkeler; karþýlýklý olarak toprak bütünlüðüne ve egemenlik haklarýna saygý göstermek, devletlerin içiþlerine karýþýlmamasý, karþýlýklý çýkarlara dayalý eþitlik, siyasi ve ekonomik iþ birliði NIXON - KISSINGER DOKTRÝNÝ NDEN (1968) ABD yönetimi olarak SSCB ile iliþkilerimiz þu üç ilkeye göre düzenlenecektir.(...) Realizm ilkesi: (...) iki ülkenin birçok alanda farklý çýkarlarý olduðunun da farkýndayýz.(.) Ortak çýkarlarýmýz doðrultusunda antlaþmalar yapmaya hazýrýz. Ölçü ilkesi: iki devletten birisi dünyada oluþan krizlerden tek taraflý avantaj elde etmeye kalkýþýrsa iki devlet arasýndaki iliþkiler sürdürülemez.( ) Baþka devletleri zarara uðratacak anlaþmalarý desteklemediðimiz gibi iliþkilerde eþitlik ilkesini benimsiyoruz. Baðlantýlýlýk ilkesi: Dünyanýn farklý bölgelerinde birbirine baðlý sorunlarýn çözümü için ABD olarak sadece askerî alanlarda deðil bütün alanlarda görüþmeler yapýlmasýný savunuyoruz. George LANGLOIS, 20. Yüzyýl Tarihi, s den derlenmiþtir. Soðuk Savaþ Döneminden sonra yukarýda belirlenen politikalar uluslararasý iliþkileri nasýl etkilemiþtir? Belirtiniz. 121 ABD Baþkaný Richard Milhous Nixon (solda) ve Dýþ Ýþleri Bakaný Henry Alfred Kissinger Yumuþama (detant) uluslararasý iliþkilerde, Bloklarýn gerginliði azaltmak için karþýlýklý görüþmeleri tercih ettiði bir dönemdir. Bu dönemde izlenen politikalarla Doðu-Batý iliþkilerinde çatýþma ve gerginlik nispeten azaltýlmýþtýr. Yumuþama politikasý, barýþa varacak yakýnlaþma, anlaþma ve iþ birliði aþamalarýndan oluþmaktadýr. Yumuþama politikasýnýn ortaya çýkmasýnda konvansiyonel silahlardan nükleer silahlara geçiþ, önemli etken oldu li KONVANSÝYONEL SÝLAHLAR yýllarýn sonlarýna doðru SSCB ve ABD nin nükleer silahlanma Nükleer, biyolojik (bakteriyolojik) ve yarýþýnda birbirine denk güçler hâline gelmesi, dünyayý bir kimyasal silahlar dýþýnda, kara, deniz nükleer savaþýn eþiðine getirdi. Her iki devletin de çýkmasý ve hava ordularýnca kullanýlan her türlü muhtemel bir savaþta ayný þekilde zarar görecek olmalarý, klasik silahlar. Yüzyýllardýr kullanýlan savaþa yol açacak çatýþmalarý engellemeyi zorunlu kýldý. Bu konvansiyonel türdeki silahlarýn günümüzde en çok kullanýlanlarý, top, tank, sebeple ABD Baþkaný John Fitzgerald Kennedy ve SSCB tüfek, gemi ve denizaltý, nükleer bomba Baþkaný Nikita Kruþçev, 1961 yýlýnda bir araya gelerek yumuþama sürecini baþlattýlar. Bu süreçte Bloklar, silahsýzlanma ve taþýmayan uçak ve füzelerdir. bazý silahlarda sýnýrlandýrma yolunu seçtiler. Ana Britannica, c. XIX, s ten özetlenmiþtir. Yumuþama politikasýna giden diðer bir sebep ise Bloklar içinde yaþanan siyasi geliþmeler oldu. Soðuk Savaþ Döneminde bahsedildiði gibi Doðu Bloku içinde SSCB ile Çin arasýnda baþlangýçtan beri devam eden güven bunalýmý, Çin-ABD SSCB-ÇÝN ÇATIÞMASI yakýnlaþmasýnda ve Bloklar arasýndaki iliþkilerin baþlamasýnda 1950 lerin sonlarýna doðru SSCB ile etkili oldu. Yugoslavya ve Romanya nýn SSCB güdümünden Çin arasýnda bir uyuþmazlýk ortaya kurtulmak istemesi ve Batý ile diplomatik iliþkilere girmesi Doðu çýktý den itibaren iki ülke Blokunda SSCB nin gücünün kýrýlmasý anlamýný taþýmaktaydý. sýnýrýnda çatýþmalar baþladý. SSCB de SSCB nin Varþova Paktýna baðlý güçleri kullanarak Çin arasýndaki sýnýr konusu 1969 da Çekoslovakya yý iþgali, Doðu Blokunda tepkilere yol açtý. ele alýnmasýna raðmen çözülemedi. Ayný yýlýn mart ayýnda Usuri Nehri nde ABD nin dünyadaki siyasi geliþmeler karþýsýnda müttefiklerine Çin-SSCB çatýþmasý yaþandý. danýþmadan hareket etmesi, Batý Bloku içinde de görüþ ayrýlýklarýna neden oldu. Ardýndan Fransa nýn NATO nun askerî Dr. Rifat UÇAROL, Siyasi Tarih, s. 675 kanadýndan çekilmesi de Batý Blokunda sarsýntýlar meydana getirdi.

134 1. Yumuþama Dönemi Politikalarý Doðu ve Batý Bloku arasýndaki ilk iliþkiler, 1958 Berlin Buhraný sonrasýnda Cenevre de yapýlan toplantýlarla baþladý. Toplantýlarýn ardýndan ABD nin daveti üzerine SSCB Devlet Baþkaný Kruþçev, Eylül 1959 da ABD ye gitti. Camp David de Einsenhower ile Kruþçev ilk kez bir araya geldi. Bu görüþmeler sonunda anlaþmazlýklarýn müzakereler yoluyla çözümlenmesi kararlaþtýrýldý. Ancak Berlin konusunda Mayýs 1960 ta ABD, SSCB, Ýngiltere ve Fransa arasýnda Paris te gerçekleþtirilen liderler zirvesi sonuç vermedi. Haziran 1961 de Viyana da ABD Baþkaný Kennedy ile SSCB lideri Kruþçev ayný konuyu görüþmek üzere bir araya geldi. Gergin geçen görüþmelerin ardýndan NATO nun kararlý tutumu karþýsýnda SSCB nin Berlin SSCB lideri Kruþçev (solda) ve ABD Baþkaný Kennedy (saðda) Viyana da (1961) konusundaki katý politikasýný terk etmesi ile iki ülke iliþkilerinde uzlaþma yolu açýldý. Moskova da SSCB-ABD Zirvesi yapýldý (1963). Uluslararasý alanda yalnýzlýktan kurtulmak isteyen Çin, Japonya yý etkisiz hâle getirmek ve SSCB nin baskýsýndan kurtulmak amacýyla dýþ politikada yumuþama siyasetini benimsedi. SSCB ile Çin arasýnda muhtemel bir ittifaký önlemek isteyen ABD, bu politika deðiþikliði üzerine Çin in uluslararasý alanda tanýnmasý gerektiðini savunmaya baþladý. ABD nin Güney Vietnam dan askerlerini çekmesi Çin ile yakýnlaþmayý daha da hýzlandýrdý. Önce Çin ile ticari iliþkileri baþlatan ABD, ardýndan Çin in Birleþmiþ Milletlere üye olmasýnda etkili oldu. PÝNG-PONG DÝPLOMASÝSÝ Amerika nýn Çin e karþý yaklaþma siyasetini Çinliler cevapsýz býrakmadý. Japonya da dünya þampiyonasý için bulunan Amerikan masa tenisi (ping pong) takýmý, 6 Nisan 1971 günü Çin e davet edildi. Çoðunluðu Amerikalý olan yedi Batýlý gazeteciye de giriþ vizesi verildi. Amerikan masa tenisi takýmý 14 Nisan 1971 de Çin Baþbakaný tarafýndan kabul edildi. Ayný gün, ABD Baþkaný Nixon da, yirmi yýldan beri Çin e karþý uygulanmakta olan ticari ambargoyu kaldýrdý. Amerika ya gelmek isteyen Çinlilere vize verileceði bildirildi. Amerikan ping-pong takýmýnýn yapmýþ olduðu bu ziyaretle Çin ile ABD arasýnda ilk temaslar baþlamýþ oldu. Bu temaslardan sonra ABD Baþkaný Nixon Þubat 1972 de Çin Halk Cumhuriyeti ni ziyaret etti. Çin Lideri Deng Xiaoping ABD ziyareti sýrasýnda Abraham Lincoln heykelini selamlýyor. ( ) Prof. Dr. Fahir ARMAOÐLU, 20. Yüzyýl Siyasi Tarihi, s Nükleer Silahlarýn Sýnýrlandýrýlmasý Görüþmeleri Küba buhraný konusunda bahsedileceði üzere SSCB ile ABD arasýnda yaþanan füze krizinin uzlaþma yoluyla çözümlenmesi nükleer silahlarýn sýnýrlandýrýlmasýnda baþlangýç oldu te de ABD, SSCB ve Ýngiltere arasýnda Moskova da ilk kez Nükleer Denemelerin Kýsmen Yasaklanmasý Anlaþmasý imzalandý. Ancak bu anlaþmadan sonra devletler nükleer alanda yarýþa devam ettiler. Nükleer silahlarýn sýnýrlandýrýlmasý konusunda 1969 da Helsinki de ABD-SSCB arasýnda gerçekleþtirilen SALT-I (Strategic Arms Limitation Talks -Stratejik Silahlarý Azaltma Görüþmeleri-) önemli bir aþama oldu. Sadece savunma füzelerinin sýnýrlandýrýlmasýnýn kararlaþtýrýldýðý SALT-I Antlaþmasý, 26 Mayýs 1972 de Moskova da imzalandý. Bu Antlaþma ile sorunlarýn barýþçý yollarla çözülmesi süreci baþlatýldý. ABD-SSCB iliþkilerinin temel esaslarý belirlendi. Görüþmelerin baþladýðý 1969 yýlý Yumuþama Dönemi nin baþlangýcý sayýldý. 122

135 Yumuþama Döneminde SALT-I Anlaþmasý ndan sonra nükleer silahsýzlanma konusunda birçok anlaþma imzalandý. Bu anlaþmalarýn en önemlisi 1979 da ABD ve SSCB arasýnda Viyana da imzalanan SALT-II Antlaþmasý ile uzun menzilli nükleer silahlar sýnýrlandýrýldý. Ancak SSCB nin 1979 da Afganistan ý iþgali nedeniyle ABD kongresi bu antlaþmayý onaylamadý. 3. Helsinki Konferansý (1 Aðustos 1975) Bloklar arasýndaki iliþkilerde yumuþama sürecine girilmesi üzerine Doðu Bloku ülkeleri, Avrupa da güvenlik ve iþ birliðini güçlendirmek amacýyla bir konferans toplanmasý önerisini sundu. Bloklar arasýnda bazý sorunlarýn SALT-II Antlaþmasý imza töreni çözümlenmesi üzerine Batýlý ülkeler bu öneriye olumlu cevap verdi. SALT-I Anlaþmasý ndan sonra Arnavutluk dýþýnda bütün Avrupa devletleriyle ABD ve Kanada nýn katýldýðý Avrupa Güvenlik ve Ýþ Birliði Konferansý (AGÝK) Helsinki de toplandý. Uzun görüþmeler neticesinde hazýrlanan uluslararasý iliþkilerde temel barýþ ve iþ birliðini kapsayan Sonuç Belgesi (Helsinki Nihai Senedi) 1 Aðustos 1975 te imzalandý. HELSÝNKÝ NÝHAÝ SENEDÝ (1 Aðustos 1975) Konferansa katýlan devletler: 1. Her devletin hukuk eþitliði, toprak bütünlüðü ile özgürlük ve siyasi baðýmsýzlýk haklarý da dâhil olmak üzere karþýlýklý olarak birbirlerinin tüm egemenlik haklarýna saygý gösterirler. Aralarýndan her birinin siyasi, toplumsal, ekonomik ve kültürel sistemini özgürce seçme ve geliþtirme hakkýna olduðu kadar, yasa ve tüzüklerini saptama hakkýna da saygý gösterirler. 2. Uluslararasý iliþkilerinde olduðu gibi karþýlýklý iliþkilerinde de baþka bir devletin toprak bütünlüðüne ve siyasi baðýmsýzlýðýna karþý, Birleþmiþ Milletlerin amaçlarýyla ve iþbu bildiriyle baðdaþmayacak bir biçimde tehdit ya da kuvvet Helsinki Konferansý kullanmaya baþvurmaktan kaçýnacaklardýr. 3. Birbirlerinin sýnýrlarýný ve Avrupa daki tüm devletlerin sýnýrlarýný dokunulmaz sayarlar. 4. Toprak bütünlüðü, birbirlerinin topraklarýný askerî olarak iþgal etmekten ya da bu topraklar bugün olduðu gibi gelecekte de bu sýnýrlara saldýrýda bulunmaktan kaçýnýr. Üzerinde doðrudan ya da dolaylý kuvvet uygulamaktan kaçýnýr. Bu nitelikteki her türlü iþgal veya edinim, hukuka aykýrý sayýlacaktýr. 5. Aralarýndaki anlaþmazlýklarý uluslararasý barýþý, güvenliði ve adaleti tehlikeye düþürmeyecek biçimde, barýþçý yollarla çözerler. 6. Konferansa katýlan devletler birbirlerinin iç ya da dýþ iþlerine her türlü müdahaleden kaçýnýrlar. 7. Irk, cinsiyet, dil ve din ayýrýmý gözetmeksizin, insan haklarýna ve herkes için düþünce, vicdan, din ve inanç özgürlükleri de dâhil olmak üzere temel özgürlüklere saygý gösterirler. Ýnsan kiþiliðinin özündeki onurdan doðan ve kiþinin özgür ve tam geliþmesi için gerekli olan yurttaþlýk hak ve özgürlükleriyle, siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve diðer hak ve özgürlüklerin etkin biçimde kullanýlmasýný geliþtirir ve desteklerler. Prof. Dr. Oral SANDER, Siyasi Tarih, s. 457 Helsinki Nihai Senedi nin Avrupa ve dünya tarihi açýsýndan önemi nedir? Ýleriki yýllarda uluslararasý iliþkilere etkisinin neler olacaðýný tahmin ediniz. Bloklar ve devletler arasýnda sürekli görüþme saðlanarak uluslararasý iliþkilerde yumuþama politikasý hâkim oldu. Demokrasi, temel hak ve özgürlükler alanýnda da önemli geliþmeler kaydedildi. 123

136 PORTEKÝZ ÝSPANYA SALVADOR SURÝNAM B. YUMUÞAMA DÖNEMÝ ÇATIÞMALARI Yumuþama Dönemi kriz ve çatýþmalarý ALASKA (A.B.D.) GRÖNLAND (DAN) K U Z E Y B U Z D E N Ý Z Ý FÝNLANDÝYA ÝSVEÇ FRANSA ÝTALYA AMERÝKA BÝRLEÞÝK DEVLETLERÝ A T L A S O K Y A N U S U M E K S Ý K A KOSTARÝKA JAMAÝKA BELÝZE PONDURAS NÝKARAGUA GUATEMALA EKVADOR HAÝTÝ KOLOMBÝYA DOM.CUM. SAN JUAN GUYANA VENEZUELLA H Ý N T O K Y A N U S U PERU BOLÝVYA B R E Z Ý L Y A PARAGUAY A R J A N T Ý N Þ Ý L Ý URUGUAY SURÝYE Harita dönemini kapsamaktadýr. 3. ünitede öðrendiðiniz bilgileri kullanarak Çekoslovakya, Almanya ve Keþmir de yaþanan çatýþmalarýn sebeplerini açýklayýnýz BATI SAHRA SENEGAL GÝNE LÝBERYA FAS FÝLDÝÞÝ KIYISI C E Z A Y Ý R M A L Ý N Ý J E R L Ý B Y A Ç A D M I S I R T Ü R K Ý Y E H Ý N D Ý S T A N M O Ð O L ÝSTA N S U D A N NÝJERYA ORTA AFRÝKA CUM. E T Ý Y O P Y A NÝJERYA GARBON ANGOLA ZAÝRE ZAMBÝYA BOSTWANA ZÝMBAWE KENYA TANZANYA A V U S T U R A L Y A Çekoslavakya nýn Ýþgali 1968 B erlin Krizi 1961 K A N A D A ÝZLANDA SOVYET SOSYALÝST CUMHURÝYETLER BÝRLÝÐÝ ÝNGÝLTERE JAPONYA IRAK Ý R A N Ç Ý N H A L K C U M H U R Ý Y E T Ý TUNUS N E PA L P A K Ý S T A N M O R Ý T A N YA VÝETNAM GANA MALEZYA TAYVAN BÝRMANYA U M M A N SUUDÝ ARABÝSTAN KÜBA LAOS TAYLAND Y E M E N FÝLÝPÝNLER SOMALÝ E N D O N E Z Y A KONGO CUM. MADAGASKAR MOZAMBÝK AVUSTRALYA NAMÝBÝYA GÜNEY AFRÝKA CUM. ABD ve müttefikleri SSCB ve müttefikleri Diðer komünist ülkeler Diðer ülkeler PANAMA AFGANÝSTAN Keþmir KORE DEMOKRATÝK HALK CUMHURÝYETÝ KORE CUMHURÝYETÝ B Ü Y Ü K O K Y A N U S B Ü Y Ü K O K Y A N U S Baþlýca krizler ve savaþlar km 124

137 YUMUÞAMA DÖNEMÝ SAVUNMA HARCAMALARI 1975 te Varþova Paktýnýn savunma harcamalarý 132 milyar dolar ve NATO nunki de 150 milyar dolar civarýndaydý de ise iki ittifaka ait rakamlar, 210 ve 240 milyar dolar civarýnda olmuþtur. Savunma harcamalarý bakýmýndan üçüncü sýrayý Orta Doðu almaktadýr yýlýnda on bir Orta Doðu ülkesinin savunma harcamalarý 28 milyar dolar kadar olmuþ iken 1980 yýlýnda sadece 6 ülkeye ait miktar 38 milyara yükselmiþtir. Orta Doðu, kiþi baþýna düþen savunma harcamalarý bakýmýndan dünyada ilk sýrayý almaktadýr yýlýnda Suudi Arabistan ýn kiþi baþýna düþen savunma harcamasý miktarý dolar iken bu rakam 1980 de dolar olmuþtur. Ýkinci sýrayý alan Ýsrail için bu miktarlar 1975 te ve 1980 de dolardýr. Prof. Dr. Fahir ARMAOÐLU, 20. Yüzyýl Siyasi Tarihi, s. 635 Yumuþama Döneminde Avrupa da konuþlandýrýlan Persing II Füzesi Yukarýdaki metne göre Yumuþama Döneminde devletler nasýl bir politika izlemiþlerdir? Ýzlenen politika uluslararasý iliþkileri nasýl etkilemiþtir? 1. Çatýþmalarda ABD ve SSCB nin Rolü 1960 lý yýllarýn baþlarýnda Bloklar arasýndaki iliþkilerde yumuþama baþlamýþsa da SSCB ile ABD; Küba ve Vietnam gibi uzak bölgelerde mücadelelerini sürdürdü. Bu bölgelerdeki gruplarýn iktidar mücadelelerini kendi çýkarlarý doðrultusunda destekleyen SSCB ve ABD rekabetlerini sürdürmüþlerdir. Bununla birlikte ABD ve SSCB öncülüðünde nükleer silahlarý sýnýrlandýrmak için uluslararasý anlaþmalar da imzalanmýþtýr. 2. Küba Buhraný K A N A D A ABD abluka hattý Sovyet gemileri Menzil 3000 km Montreal A B D Chicago Detroit Washington Boston PASÝFÝK OKYANUSU km MEKSÝKA Dallas Havana KÜBA ATLANTÝK OKYANUSU Haritaya göre Küba Buhraný nýn sebepleri neler olabilir? 3. ünitede de belirtildiði gibi Küba da Fidel Castro 1959 da Batista diktatörlüðünü yýkýp yönetimi ele geçirmiþ, ekonomiyi millîleþtirme kararý almýþtý. Bu kararla Küba da faaliyet gösteren ABD þirketlerinin faaliyetlerinin kýsýtlanmasý, ABD ekonomisini olumsuz etkiledi. ABD nin Castro yönetimini yýkmak amacýyla muhalifleri desteklemesi, Küba yý SSCB ye yaklaþtýrdý. Bunun üzerine SSCB 1962 yýlý baþýnda Küba ya füze yerleþtirmeye baþladý. Haritada görüleceði üzere bu füzelerin ABD topraklarýnýn 125

138 büyük bir kýsmýný vurabilecek menzile sahip olmasý ABD nin tepkisine yol açtý. ABD nin Küba daki füzelerin sökülmesi isteðine SSCB nin olumsuz cevap vermesi sonucunda ABD Donanmasý Küba kýyýlarýný kuþattý. SSCB, meseleyi BM Güvenlik Konseyine taþýmakla birlikte savaþ gemilerini de bölgeye gönderdi. ABD ve SSCB nin bu tavrý, durumu daha da gerginleþtirirken bir nükleer savaþ ihtimalini ortaya çýkardý. BAÞKAN KENNEDY NÝN TELEVÝZYON KONUÞMASI (22 Kasým 1962) (...) ABD ve batý yarým küresiyle olan tarihî ve özel baðlarý olan Küba ya SSCB füzelerinin gizli bir þekilde yerleþtirilmesi, hiç bir devletin ve mevcut durumun kabul etmeyeceði bir duruma neden olmaktadýr.(...) 1930 lu seneler gösterdi ki saldýrgan tutumlara, tepki gösterilmez ve yaygýnlaþmasýna izin verilirse sonunda bu durum savaþa götürür. Ülkemiz savaþa karþýdýr. Ayýca sözümüze de baðlýyýz. Ancak füzelerin ülkemize ya da herhangi bir ülkeye karþý kullanýlmasýnýn engellenmesi ve Küba dan geri çekilmesinin ya da imha edilmesinin saðlanmasý gerekiyor (...). (...) Dünya nükleer savaþýna gereksiz girmeyeceðiz. Fakat savaþa girmek zorunda kalýrsak bundan kaçmayacaðýz da. Ýlk olarak bu saldýrý potansiyelinin inþasýný engellemek için Küba ya askerî saldýrý gereçleri üzerine ambargo uygulandý.(...) Bununla beraber þimdilik, SSCB nin 1948 de Berlin ablukasýnda yapmayý denedikleri gibi, gerekli ihtiyaç ürünlerinin giriþini yasaklamayacaðýz. ABD Baþkaný John F. Kennedy KRUÞÇEV ÝN KENNEDY E MEKTUBU (27 Kasým, saat: 15.30) Biz Küba ya, sizin saldýrý gereçleri dediðiniz savunma gereçlerini gönderdik. Küba ya bir saldýrýda bulunulmamasý, düþünmeden yapýlan hareketlerden kaçýnýlmasý için gönderdik. Sizin 27 Kasým 1962 de, Küba ya saldýrý olmayacak, istila olmayacak. Sadece ABD tarafýndan deðil batý yarým küresine baðlý diðer ülkeler tarafýndan da þeklinde yaptýðýnýz mesajýnýza karþý saygý ve güven duyuyorum. Böylece, bizi, Küba ya bu içerikte bir yardýma iten nedenler de ortadan kalkmýþ oldu. Ýþte bunun için (...) belirtilen araçlarýn inþasýnýn durdurulmasý, sökülmesi ve SSCB ye geri getirilmesi için uygun tedbirlerin alýnmasýný görevlilerimize bildirdik. Georges LANGLOIS, 20. Yüzyýl Tarihi, s den özetlenmiþtir. ABD Baþkaný Kennedy nin konuþmasý ve SSCB lideri Kruþçev in mektubu incelendiðinde iki ülke iliþkileri hakkýnda neler söylenebilir? Bu konuþma ve mektubun uluslararasý iliþkilerin þekillenmesine etkisini ifade ediniz. Jüpiter füzesi Nükleer savaþ ihtimali karþýsýnda ABD ve SSCB geri adým atmak zorunda kaldý. SSCB, Türkiye deki ABD ye ait Jüpiter füzelerinin sökülmesi karþýlýðýnda Küba daki füzeleri sökebileceðini bildirdi. ABD nin öneriyi kabul etmesi sonucunda karþýlýklý füze sökümü ile Küba Buhraný çözüldü. Küba Buhranýnýn çözülmesi ile Doðu- Batý arasýnda diyalog süreci baþlarken, silahsýzlanma konusunda da önemli geliþmeler saðlandý. ABD ve SSCB politik ve askerî alanda dengeye ulaþtýklarýný anladý. Bu durum bir çatýþmayý önlediði gibi Bloklar arasý ve devletler arasý iliþkilerde deðiþimin baþlangýcý oldu. 126

139 3. Vietnam Savaþý Daha önce Fransa nýn sömürgesi durumundaki Vietnam, 1954 yýlýnda imzalanan Cenevre Anlaþmasý ile Kuzey ve Güney Vietnam adý altýnda baðýmsýz devletler durumuna gelmiþlerdi. Cenevre Anlaþmasý na göre 1956 da yapýlacak seçimlerle Kuzey ve Güney Vietnam birleþecekti. Güney Vietnam yönetimi, birleþme seçimlerine katýlmadý. Komünist olan Kuzey Vietnam yönetimi ise 1957 de Güney Vietnam yönetimini deðiþtirerek birleþmeyi saðlamak için gerilla savaþýna baþladý. Buna karþýlýk Güney Vietnam ABD den yardým istemek zorunda kaldý. ABD devreye girerek kendi güvenliðini ve millî menfaatlerini gerekçe göstererek Güney Vietnam a ekonomik ve askerî yardým yapacaðýný dünya kamuoyuna duyurdu Aðustosunda Kuzey Vietnam donanmasýna ait gemiler Tokin Körfezi nde ABD donanmasýna saldýrdý. Bu geliþme üzerine ABD, 1965 Þubatýnda Kuzey Vietnam da askerî hedefleri bombalayarak savaþý baþlattý. Kuzey Vietnam birliklerinin güneye girmesi üzerine ABD, Güney Vietnam a 1965 Mayýsýnda asker gönderdi. Sayý daha sonra e çýkartýldý. Vietnam a asker gönderilmesi ABD de özellikle büyük þehirlerde ve üniversitelerde protesto gösterilerine sebep oldu. Gösterilerin yaygýnlaþmasý ABD kongresinin savaþa karþý tutum deðiþtirmesine yol açtý. Batýlý müttefiklerin de savaþý onaylamamasý ABD yönetiminin iþini daha da zorlaþtýrdý. ABD Vietnam da hedeflediði baþarýyý gösteremedi ve bir çýkmaz içine girdi. Vietnam Savaþý ndan görünüm ABD de Vietnam Savaþý nýn protesto ediliþi MUHAMMED ALÝ VE VÝETNAM SAVAÞI 1967 de Vietnam Savaþý en kanlý dönemindeydi ve Amerika bölgeye asker göndermeye devam ediyordu. Askere çaðrýlanlar arasýnda Muhammed Ali de vardý. Muayeneden geçen Ali yemin etmeyi reddetti ve Vietnam a gitmeyi istemediðini açýkladý. Ayrýca Vietkonglar (Kuzey Vietnamlýlar) bana hiçbir kötülük yapmadýlar ki onlarla savaþayým þeklindeki tarihi sözünü söyledi. Bu savaþ karþýtý tutum, dünya þampiyonluðunun elinden alýnmasýna ve boks lisansýnýn da iptal edilmesine neden oldu. Beþ yýl hapis cezasýna da çarptýrýlan Muhammed Ali üç buçuk yýl boyunca resmî bir maç için ringe çýkamadý. Amerikan kamuoyunun Vietnam Savaþý na bakýþý deðiþince lisansý geri verildi ve spor yaþamý tekrar baþladý. Muhammet BALKIR, Muhammet Ali, s. 47 Amerikan kamuoyunda Vietnam Savaþý na karþý oluþan tepkileri araþtýrarak bir sunu hazýrlayýnýz. ABD, 1968 yýlýnda Paris te Kuzey Vietnam ile barýþ görüþmelerine baþladý. Yeni baþkan Nixon, ABD askerlerini Vietnam dan çýkarma kararý aldý. ABD askerleri geri çekilirken saldýrýlarýný da þiddetlendirdi. Bunun amacý Vietnam ý barýþa zorlamaktý. Paris te yapýlan görüþmeler sonucunda, Vietnam Barýþý 27 Ocak 1973 te imzalandý. SSCB ve Çin in ABD ile politik yakýnlaþmasý antlaþmanýn imzalanmasýnda etkili oldu. Antlaþmaya göre: ABD kuvvetleri Vietnam dan çekilecek, esirler karþýlýklý geri verilecek, Kuzey ve Güney Vietnam arasýnda yapýlacak müzakerelerle birleþme gerçekleþtirilecekti. 127

140 S i y a m K ö r f e z i ABD, savaþ alanýna 7 milyon ton bomba attý. Bombalar 20 milyon krater izi býraktý. Vietnam topraklarý, uzun yýllar üzerinde hiçbir bitki yetiþmeyecek duruma geldi te Kuzey Vietnam ýn Güney Vietnam ý ele geçirmesiyle 1976 da iki devlet birleþerek Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti adýný aldý. 4. Keþmir Meselesi Haritaya göre Keþmir in stratejik önemi ile ilgili neler söylenebilir? Keþmir Sorunu Pakistan ve Hindistan dýþýnda hangi ülkeleri etkilemiþtir? Pakistan kontrolündeki bölge Gilgit Hindistan iþgali altýndaki bölge AFGANÝSTAN Paþaver Tarbela Ýslamabad Tobat Srinagar Raveýpindi Mangla Çammu KEÞMÝR Aksai Çin Ç Ý N BM kontrol hattý ÝRAN Kuetta Ýndüs Nehri P A K Ý S T A N Multan Pathankot Lahor Amritsar Çandigarh Delhi Çaypur Aðra Ganj Nehri H i m a l a y T Ý B E T a l Brahmaputra Nehri a r N E P A L Karaçi Yamuna Nehri Laknov Benares UMMAN DENÝZÝ Ahmedabad Baroda Trombay Bombay Puna Narmada Nehri Tapti Nehri Mahanadi Nehri Godavari Nehri H Ý N D Ý S T A N Cemþidpur Rourkela Hilal Tarapur Maymensingh Sylhet BANGLADEÞ Dakka Çesson Durgapur Çittagong Kalküta Mandalay Sagaing B U R M A Haydarabad TAYLAND Krisna Nehri B e n g a l K ö r f e z i Bassein Rangun Mulmeyn Bangolore Maysor Kaliküt Madras Pondiçherry Bangkok Koçin H Ý N T O K Y A N U S U Komorin Burnu km SEYLAN 3. ünitede belirtildiði gibi Ýngiltere nin 1947 Aðustosunda bölgeden çekilmesiyle burada Pakistan ve Hindistan adý ile baðýmsýz iki devlet kurulmuþtu. Bu iki devlet baðýmsýzlýklarýndan itibaren birbirleriyle sorunlar yaþamýþlardýr. Çatýþmalarýn en önemli nedeni Hindistan, Pakistan, Afganistan ve Çin in kesiþme noktasýnda yer alan, verimli topraklara ve yer altý zenginliklerine sahip olan Keþmir dir. Pakistan, Keþmir halkýnýn büyük çoðunluðunun Müslüman olmasýndan dolayý buranýn kendisine ait olmasý gerektiðini belirtmekteydi. Hindistan ise Keþmir Mihracesi nin kendi topraklarýyla birleþme kararýndan dolayý burada hak iddia ediyordu. Bu Keþmir in doðal güzelliklerinden bir görünüm nedenlerle iki devlet 1948 de ilk kez savaþtý. Birleþmiþ Milletler araya girdi ve Keþmir de halk oylamasý yapýlmasý þartýyla ateþkes saðlandý. Bu çatýþmada Pakistan, Keþmir in küçük bir kýsmýný ele geçirirken büyük kýsmýný Hindistan almýþtý. Hindistan, BM kararýna raðmen bugüne kadar elinde tuttuðu Keþmir topraklarýnda halk oylamasý yapmamýþtýr. 128

141 Keþmir meselesi iki devletin dýþ politikasýný da etkiledi. Kuruluþundan itibaren baðlantýsýzlýk politikasý izleyen Hindistan, SSCB ile yakýnlaþarak bu devletin desteðini aldý. Buna karþýlýk Pakistan, Batý yanlýsý bir politika takip ederek 1954 ten itibaren ABD den askerî yardým almaya baþladý. Pakistan ýn1955 te Baðdat Paktý na üye olmasýyla da SSCB, iki devlet arasýndaki tüm anlaþmazlýklarda Hindistan ýn yanýnda yer aldý da Çin in Tibet i iþgali Hindistan ile çatýþmasýna sebep oldu. Pakistan da bu süreçte Çin ile yakýnlaþarak Keþmir meselesinde bu devletin desteðini aldý ve uluslararasý alanda dengeyi saðlamaya çalýþtý sonlarýndan itibaren Keþmir de Hindularla Müslümanlar arasýnda baþlayan çatýþmalar Aðustos 1965 te savaþa dönüþtü. BM Güvenlik Konseyinin çaðrýsý ile savaþ durduruldu. Taraflarýn ateþkesi kabul etmesinde Çin in Hindistan a karþý sert tutum almasý büyük rol oynamýþtýr. Çin Hindistan üzerindeki baskýsýný artýrýnca Uzak Doðu da dengeleri korumak isteyen ABD, Hindistan ýn yanýnda yer aldý. Bu süreçte SSCB, Çin ile uzlaþma yolu arayarak Keþmir meselesinde tarafsýz kalmaya çalýþtý. SSCB nin tutumunda Pakistan ýn bu devlet ile iyi iliþkiler kurma çabasý da etkili oldu. Pakistan ile Hindistan SSCB nin aracýlýðý ile 10 Ocak 1966 da Taþkent Deklarasyonu nu imzalayarak 1965 teki savaþtan önceki sýnýrlara çekilmeyi ve anlaþmazlýklarýný barýþçý yollarla çözmeyi kabul etti. Fakat Keþmir meselesi Pakistan-Hindistan münasebetlerinde çözümlenemeyen bir sorun olarak günümüze kadar geldi. 5. Afganistan ýn SSCB Tarafýndan Ýþgali Batum TÜRKÝYE ÇÝN S S C B HAZAR DENÝZÝ SURÝYE IRAK ÝRAN AFGANÝSTAN Lahor SUUDÝ ARABÝSTAN UMMAN SSCB ÝÞGALÝNE ABD NÝN BAKIÞI Þimdi Afganistan daki Sovyet Birlikleri tarafýndan tehdit edilen bölge, büyük bir stratejik öneme sahiptir. Dünya petrolünün ihraç edileninin üçte ikisi burada bulunmaktadýr. SSCB nin Afganistan a egemen olmak için yaptýðý çalýþmalar, SSCB Silahlý Kuvvetlerini Hint Okyanusu na ve petrolün büyük bir bölümünün dünyaya nakledildiði Hürmüz su yoluna 300 mil kadar yaklaþtýrmýþtýr. Sovyetler Birliði Orta Doðu petrolünün serbest akýþý için büyük bir tehlike oluþturacak stratejik bir konumu saðlamlaþtýrmaya çalýþýyor... Dr. Ümit ÖZDAÐ, Deðiþen Dünya Dengeleri ve Basra Körfezi Krizi, s. 59 Harita ve metne göre SSCB nin Afganistan ý iþgal etme sebepleri nelerdir? Belirtiniz. 129

142 Afganistan XIX. yüzyýlda kuzeyden Rusya nýn, güneyden Ýngiltere nin yayýlmacý politikalarýnýn hedefi oldu. Ýki devlet, 1885 te yaptýklarý bir antlaþma ile Afganistan üzerinde denetim bölgeleri oluþturdular. Afganlarýn Ýngilizlere karþý baþlattýklarý mücadele neticesinde 1919 da baðýmsýzlýklarýný kazanýrken krallýk yönetimini kurdular. Krallýk idaresi 1973 yýlýnda cumhuriyetin ilaný ile son buldu. Yönetim giderek diktatörlüðe dönüþürken ülkede sosyal huzursuzluklar ve ekonomik sýkýntýlar yaþandý. Bu zor þartlar altýnda 1978 yýlýnda SSCB ile Afganistan arasýnda Dostluk, Ýyi Komþuluk ve Ýþ Birliði Antlaþmasý imzalandý. Bu antlaþma ile taraflar, 20 yýl süreyle ülkelerinin güvenliðini, baðýmsýzlýðýný ve toprak bütünlüðünü korumak için birbirleri ile dayanýþma içinde olmayý ve karþýlýklý olur ile gerekli tedbirleri almayý kararlaþtýrdýlar yýlý sonlarýna doðru Afganistan da halkýn SSCB yanlýsý yönetime karþý direniþ hareketi baþlatmasý üzerine iktidarda bulunanlar SSCB den askerî yardým istedi. Ýki devlet arasýnda imzalanan dostluk antlaþmasý gereði SSCB den çok sayýda uzman ve asker Afganistan a geldi. Bu arada ülkede iktidar mücadelesi sürdü. Bu geliþmeler üzerine SSCB, 27 Aralýk 1979 da gönderdikleri ek kuvvetlerle Afganistan ý iþgal etti. SSCB nin Afganistan ý iþgali SSCB nin Afganistan ý ele geçirerek Basra Körfezi ve Orta Doðu petrolleri istikametinde önemli bir ilerleme kaydetmesi dünyada büyük tepkiye yol açtý ve birçok devlet tarafýndan kýnandý. Çin, daha sonra da Pakistan meseleyi BM ye taþýdý. ABD ise SSCB ile yaptýðý SALT-II Anlaþmasý ný onaylamamýþ ve Afgan mücahitlerine yardýma baþlamýþtýr. Sovyet iþgaline karþý halk direniþ hareketine geçti. Afgan mücahitleri özellikle kýrsal alanýn büyük bölümünü kontrolleri altýna aldýlar. Bunun üzerine SSCB, Afganistan a daha fazla kuvvet gönderdiyse de ülkeyi bütünüyle kontrol altýna alamadý. Mücahitler kýsýtlý imkânlarýna raðmen hem Sovyet hem de hükûmet askerlerine karþý baþarýlý mücadele verdiler. Bu arada üç milyon Afgan mülteci, Pakistan a sýðýndý. Bu geliþmeler üzerine Çin, Ýran, Pakistan, Arap devletleri ve Batýlý devletlerin SSCB ye tepki göstermesi BM yi harekete geçirdi. Ayný zamanda Pakistan ve Suudi Arabistan ýn öncülüðünde Ýslamabad da olaðanüstü Ýslam Konferansý toplandý. Ancak istenilen sonuç elde edilemedi de Afganistan sorununu çözmek üzere BM gözetiminde Afganistan, Pakistan, ABD ve SSCB nin katýlýmýyla görüþmeler baþladý. Uzun süren görüþmelerden sonra 14 Nisan 1988 de Cenevre de Afganistan sorununa son veren anlaþma imzalandý. SSCB askerleri yýlý içerisinde Afganistan dan çekildiler. Bu arada, mücahit gruplar birleþerek bir hükûmet kurdular. Ancak bu geliþmelerle birlikte SSCB birliklerinin Afganistan dan çekilmesi gerekli istikrar saðlanamadý. Afganistan da bu defa iktidar için iç çekiþmeler baþladý. 130

143 PORTEKÝZ SURÝNAM C. BARIÞ ÝÇÝNDE BÝR ARADA YAÞAMA GRÖNLAND (DAN) K U Z E Y B U Z D E N Ý Z Ý ÝZLANDA YUGOSLAVYA AMERÝKA BÝRLEÞÝK DEVLETLERÝ KOSTARÝKA JAMAÝKA BELÝZE PONDURAS NÝKARAGUA SALVADOR EKVADOR KOLOMBÝYA H Ý N T O K Y A N U S U B Ü Y Ü K O K Y A N U S A T L A S O K Y A N U S U HAÝTÝ DOM.CUM. SAN JUAN GUYANA PERU VENEZUELLA BOLÝVYA B R E Z Ý L Y A PARAGUAY A R J A N T Ý N Þ Ý L Ý URUGUAY SURÝYE Haritayý inceleyerek Konferansa katýlan ülkeleri ayný amaç etrafýnda bir araya getiren sebeplerini belirtiniz BATI SAHRA SENEGAL GÝNE LÝBERYA FAS C E Z A Y Ý R M A L Ý L Ý B Y A M I S I R T Ü R K Ý Y E H Ý N D Ý S T A N MOÐOLÝSTA N FÝLDÝÞÝ KIYISI N Ý J E R Ç A D NÝJERYA ORTA AFRÝKA CUM. KAMERUN GARBON ANGOLA ZAÝRE ZAMBÝYA BOSTWANA S U D A N ZÝMBAWE E T Ý Y O P Y A KENYA TANZANYA 10 BAÐLANTISIZ ÜLKELERÝN BELGRAD TOPLANTISI S S C B K A N A D A JAPONYA KIBRIS Ý R A N TUNUS P A K Ý S T A N LÜBNAN IRAK Ç Ý N H A L K C U M H U R Ý Y E T Ý M O R Ý TA N YA GANA SRÝLANKA VÝETNAM MALEZYA KUZEY KORE B Ü Y Ü K O K Y A N U S GÜNEY KORE AFGANÝSTAN BHUTAN N E PA L TAYVAN MYANMAR U M M A N SUUDÝ ARABÝSTAN KÜBA M E K S Ý K A Y E M E N FÝLÝPÝNLER PANAMA KAMBOÇYA GUATEMALA SOMALÝ E N D O N E Z Y A KONGO CUM. MADAGASKAR MOZAMBÝK AVUSTRALYA NAMÝBÝYA GÜNEY AFRÝKA CUM km 131

144 Nehru nun 7 Eylül 1946 da yaptýðý konuþmasýndan: Dünya savaþlarý insanlýk için telafisi mümkün olmayacak sonuçlar ortaya çýkarmýþtýr. Yeni bir dünya savaþýna yol açacak gruplaþmalardan uzak durulmalýdýr. Sömürgecilik, insanlýk tarihi açýsýndan kabul edilemez bir durumdur. Bu durumun sona erdirilmesi için dünya milletlerinin ortak çalýþmasý gerekmektedir. Halklarýn eþitlik ilkesinin büyük devletler tarafýndan saygýyla karþýlanmasý ve buna baðlý olarak yeni kurulan devletlerin dünya milletleri içerisinde hak ettiði yeri almalarý saðlanmalýdýr. Dünya barýþýnýn saðlanabilmesi için uluslararasý iþbirliðine ve yeni politikalara ihtiyaç vardýr. Sömürgecilik, emperyalizm ve bloklaþmanýn olmadýðý yeni bir dünya düzeni kurulmalýdýr. Yeni siyasi anlayýþ, barýþ içinde bir arada yaþama ilkesi esasýna dayandýrýlmalýdýr. K. R. NARAYANAN, Nehru ve Vizyonu, s den özetlenmiþtir Metne göre uluslararasý iliþkilerde ne gibi deðiþiklikler olabilir? II. Dünya Savaþý ndan sonra sömürgelerde ortaya çýkan baðýmsýzlýk hareketleri, uluslararasý iliþkilere etki eden yeni bir gücün ortaya çýkmasýna sebep oldu. Doðu ve Batý Bloklarýnýn dýþýnda baðlantýsýz olarak kendini ifade eden bu gücün önde gelen devletleri Kore Savaþý sýrasýnda baðlantýsýzlýðýný ilân eden Hindistan, Yugoslavya ve Mýsýr dý. Sömürgeciliðe karþý halklarýn kendi kaderlerini belirleme haklarýný benimseyen Asya ve Afrika dan yirmi dört ülke, ilk kez Endonezya nýn, Bandung kentinde bir araya gelmiþlerdir (1955). Konferansýn amacý, baðýmsýzlýðýna yeni kavuþan Afrika ve Asya ülkelerinin ABD ve SSCB gibi iki büyük nükleer güç karþýsýnda varlýklarýný korumak için birlik ve dayanýþmalarýný saðlamaktý. Bandung Konferansý nda alýnan kararlar içinde en etkili olaný, 1954 Temmuzunda Çin Halk Cumhuriyeti Baþbakaný ile Hindistan Baþbakaný arasýnda kabul edilerek ilk defa dünyaya tanýtýlmýþ olan barýþ içinde bir arada yaþamanýn beþ ilkesi üzerinde varýlan anlaþma idi. Barýþ içinde bir arada yaþama nýn beþ ilkesi: Siyasi baðýmsýzlýk, askerî ittifaklara katýlmama, kendi topraklarýnda baþka devletlere askerî üsse izin vermeme, ikili ittifaklara girmeme, millî kurtuluþ savaþlarýný desteklemedir. BANDUNG KONFERANSI SONUÇ BÝLDÝRGESÝ Konferans, 1. Sömürgeciliðin, en kýsa zamanda sona erdirilmesi gereken kötü bir uygulama olduðunu, 2. Kendi topraklarýnda sömürgecilere kölelik ve onlarýn egemenliði altýnda yaþamaya zorlanan halklar sorununun temel insan haklarýnýn kabul edilmemesi anlamýna geldiðini, Birleþmiþ Milletler Sözleþmesi ne aykýrý olduðunu ve dünyada barýþ ve iþ birliðinin geliþmesine engel olduðunu, 3. Sömürge durumunda olan bu halklarýn özgürlük ve baðýmsýzlýk davasýna destek olduðunu, 4. Sömürgeci devletlerden bu halklara özgürlüklerini ve baðýmsýzlýklarýný vermelerini talep etmek (...) konularýnda uzlaþmaya varmýþtýr. Konferans, Afrika nýn büyük bölümünde ve dünyanýn baþka yerlerinde siyasi sistemin ve insan iliþkilerinin temelini oluþturan ýrk ayrýmcýlýðý siyasetini ve uygulamalarýný kýnar. Bu tür bir tavýr yalnýzca insan haklarýnýn tecavüze uðramasý deðil, ayný zamanda uygarlýðýn ve insanlýk onurunun temel deðerlerinin inkârýdýr. Filistin in durumu nedeniyle Orta Doðu da var olan gerilim konusunda ve bu gerilimin dünya barýþý açýsýndan oluþturduðu tehlikeyi de göz önünde bulundurarak Arap Filistin halkýnýn haklarýný ve Filistin sorununa barýþçý bir çözüm bulunmasýný desteklediðini beyan eder. George LANGLOIS, 20. Yüzyýl Tarihi, s. 404 ten özetlenmiþtir. Bandung Konferansý sonuç bildirgesinin içerik analizini yapýnýz. Bu belgede yer alan temel konularý tespit ediniz Bandung Konferansý, bir baþlangýç olmasý ve üyelerinin farklý siyasi yapýlarý ve uluslararasý baðlantýlarý olmasý sebebiyle Doðu ve Batý Bloklarý karþýsýnda yer alabilecek yeni bir anlayýþ ve ortak bir hareket oluþturamadý. Ancak milletlerarasý politikada bir Baðlantýsýzlýk akýmýný ortaya çýkardý. Bandung Konferansý tam bir birliktelik meydana getirememesine raðmen Asya- Afrika ülkeleri arasýnda dayanýþma düþüncesi oluþturdu. Baðlantýsýzlýk hareketinin ilk teþkilatlý toplantýsý Yugoslavya lideri Tito ile Mýsýr lideri Nasýr ýn öncülüðünde 1961 de Belgrat ta 25 baðlantýsýz ülkenin katýlýmýyla yapýldý. Belgrad Konferansý

145 1961 Belgrad Konferansý Sonuç Bildirgesinden... Sömürgeci devletler, Asya, Afrika ve Latin Amerika da halklar üzerindeki egemenliklerini yavaþ yavaþ kaybetmektedir. (...) Konferansa katýlan ülkeler, soðuk savaþýn kaçýnýlmaz olduðu tezini reddetmektedir. (...) Yaþadýðýmýz dünyada farklý sosyal sistemler hüküm sürmektedir. (...) Katýlýmcý ülkeler, diðer milletlerin içiþlerine karýþýlmamasý ve baský yapýlmamasý þartýyla bu farklýlýklarý barýþa engel görmemektedir. (...) Soðuk savaþtan ve nükleer felaket riskinden kurtulmanýn tek çözümü olarak karþýlýklý barýþ esas alýnmaktadýr. (...) Konferansa katýlan baðlantýsýz ülkeler yeni bir blok kurmayý düþünmemektedir. (...) Baðlantýsýz ülkeler Afrika daki ýrkçý ve Orta Doðu daki emperyalist politikalarý kýnýyor ve Filistin Arap halkýnýn haklarýna sahip olmasý için bütün desteðini saðlýyor. George LANGLOIS, 20. Yüzyýl Tarihi, s. 405 Baðlantýsýzlar grubunun Yumuþama dönemindeki siyasi etkisi neler olabilir? Toplantýnýn sonunda 27 maddelik bir Deklarasyon ile ABD ve SSCB ye hitaben bir Barýþ Çaðrýsý yayýnlandý. Bu toplantý, baðlantýsýzlýk hareketini resmen baþlattý. Deklarasyonda her türlü kolonicilik ve sömürgeciliðe karþý geliniyor, sömürgelerin baðýmsýzlýk hareketlerinin desteklenmesi isteniyordu. Özellikle Kongo, Angola ve Cezayir in baðýmsýzlýk hareketleri desteklenirken Güney Afrika Cumhuriyeti ndeki ýrk ayýrýmýna karþý çýkýldý. Filistinlilerin tüm haklarýnýn tanýnmasý, yabancý üslerin kaldýrýlmasý, genel ve tam bir silahsýzlanma, bütün nükleer silahlarýn yasaklanmasý, büyük devletlerin en kýsa zamanda bir silahsýzlanma anlaþmasý imzalamalarý ve Çin in BM ye kabul edilmesine çalýþýlmasý kararlaþtýrýldý. Barýþ çaðrýsýnda ise, Konferansýn o günkü milletlerarasý durumdan duyduðu kaygý ve endiþe ifade ediliyordu. Baðlantýsýz ülkelerin 1970 Zambiya toplantýsý JAWAHARLAL NEHRU 1889 da doðan Nehru varlýklý bir Brahman ailesine mensuptu. Ýngiltere'de doða bilimleri ve hukuk öðrenimi gördü de Hindistan a döndü. Sömürge yönetimine karþý pasif direniþteki halka Ýngiliz polisinin ateþ açmasý Nehru nun hayatýnda bir dönüm noktasý oldu. Hindistan Ulusal Kongresi adlý siyasi partinin baþkaný olarak Nehru, Hindistan halkýnýn amacýnýn tam baðýmsýzlýk olduðunu savundu de Ýngilizlere karþý düzenlenen Hindistan ý Terk Edin eylemlerinde Kongre Partisinin önde gelen üyeleriyle birlikte tutuklandý. II. Dünya Savaþý nýn sonuna kadar tutuklu kaldý. 15 Aðustos 1947 de kurulan Hindistan ýn ilk baþbakaný oldu ve ölümüne kadar bu görevde kaldý. Ana Britannica, c. 16 Baðlantýsýzlarýn ikinci toplantýsý, 5-10 Ekim 1964 te Mýsýr da yapýldý. Toplantý sonunda Barýþ ve Milletlerarasý Ýþ Birliði Programý yayýnlandý. Bu program, bütün ülkelerin nükleer silahlardan vazgeçmesini, bütün yabancý üslerin tasfiyesini, devletlerin birbirlerinin iç iþlerine karýþmamalarýný, yeni sömürgecilik ve emperyalizme karþý çýkýlmasýný ve bu arada da Kýbrýs a self-determinasyon hakkýnýn tanýnmasýný istiyordu. Baðlantýsýzlarýn üçüncü toplantýsý, zirve toplantýsý olarak, 8-10 Eylül 1970 te Zambiya nýn baþkenti Lusaka da yapýldý ve bu toplantýya 54 ülke katýldý. Alýnan kararlar daha öncekilere benzer nitelikteydi. Baðlantýsýzlar, günümüze gelinceye kadar milletlerarasý politikaya ve onun güncel meselelerine tesir etmeye ve geliþmelere kendi düþüncelerine göre istikamet vermeye yönelik kararlar aldýlar. Baðlantýsýz ülkelerin 4. zirvesi 2006 da Küba da 118 ülkenin katýlýmýyla gerçekleþmiþti. Baðlantýsýzlar Birleþmiþ Milletler üyelerinin yaklaþýk üçte ikisini temsil ederken dünya nüfusunun % 55 ini oluþturmaktadýrlar. Uluslararasý iliþkilerde Batý Bloku ve Doðu Bloku dýþýnda kalan devletler grubu Üçüncü Dünya olarak adlandýrýldý. Baðlantýsýzlar adý da verilen bu Üçüncü Dünya ülkelerinin 1950 lerin ortalarýyla 1990 larýn baþýna kadar tarihî iþlevleri oldu. Bu iþlevler: Baðýmsýzlýðýný yeni kazanan ülkelerin aralarýnda siyasi, ekonomik, kültürel iþ birliði kurarak bölgesel birlikler oluþturmak ve olumlu tarafsýzlýk olarak nitelendirilebilir yýlýnda Birleþmiþ Milletlerin Sömürge Altýndaki Ülke ve Halklara Baðýmsýzlýk Verilmesine Ýliþkin Bildiri yi kabul etmesinde etkili oldu. Baðlantýsýzlýk Hareketi Doðu ve Batý Bloklarý dýþýnda kalan çeþitli oluþum ve teþkilatlarýn doðmasýna imkân saðladý. 133

146 D. ARAP-ÝSRAÝL SAVAÞLARI VE BÜYÜK DEVLETLERÝN POLÝTÝKALARI DEVLETLER SEBEPLERÝ SONUÇLARI ABD SSCB ÝNGÝLTERE FRANSA Mýsýr, Ürdün, Suriye, Lübnan, Irak, Ýsrail Mýsýr ile Ýngilizlerin ve Fransýzlarýn desteðini alan Ýsrail B M k a r a r ý y l a Filistin topraklarýnda Ýsrail Devleti nin kurulmasý Mýsýr ýn Süveyþ Kanalý ný millîleþtirmesi Filistinlilerin ülkelerinden çýkarýlmalarý Ýsrail baþarýlý oldu da BM aracýlýðýyla taraflar arasýnda ateþkes antlaþmasý imzalandý. Çok sayýda Filistinli, komþu ülkelere sýðýndý ve mülteciler sorunu ortaya çýktý. (2. haritaya bkz.) Mýsýr yenildi. BM kararý doðrultusunda Ýngiltere ve Fransa Mýsýr topraklarýndan çekildi. Ýsrail, savaþ öncesi (1949) sýnýrlarýna döndü. Orta Doðu, ABD ve SSCB nin rekabet ve mücadele alaný oldu. (3. haritaya bkz.) Ýsrail i kurulduðu gün tanýdý. Ýngiltere ile birlikte savaþta Filistin e silah sevkiyatýný önlemek için ambargo koydu. SSCB nin bölgede güçlenmesini engellemek amacýyla Ýsrail-Ýngiliz-Fransýz ortak saldý-rýsýna karþý çýktý. Savaþýn sonunda Mýsýr ýn boþaltýlmasýnda önemli rol oynadý. Ýsrail i kurulduktan iki gün sonra tanýdý. Savaþ sýrasýnda Ýsrail in yanýnda yer alarak bu ülkeye silah sevk etti. Orta Doðu da aktif bir politika izleyerek Ýsrail i destekleyen Batýlý devletlere karþý Araplarýn yanýnda yer aldý. Mýsýr a silah sattý. Orta Doðu da önemli bir konuma geldi. Araplarla gerginleþen iliþkiler Ýsrail in kurulmasýyla daha da bozuldu. Savaþta ABD ile birlikte hareket etti den sonra bu bölgedeki etkinliði azaldý. II. Dünya Savaþý ndan sonra iç ve dýþ sorunlarý nedeniyle Orta Doðu da savaþtan sonra aktif bir politika izleyemedi da, Mýsýr ýn Süveyþ Kanalý ný millîleþtirmesi üzerine yapýlan gizli görüþmelerde Ýsrail in Mýsýr a saldýrýya geçmesine karar verdiler. Ýsrail in saldýrýsý üzerine bölgenin güvenliðini saðlamak gerekçesi ile Süveyþ i iþgal ettiler. ABD ile SSCB nin baskýsý ile kuvvetlerini Mýsýr dan çektiler. Ýsrail ile Mýsýr, Suriye ve Ürdün Mýsýr ýn Akabe Körfezi ni Ýsrail e kapatmasý Filistin Kurtuluþ Örgütünün kurularak Ürdün e yerleþtirilmesi Ýsrail; Doðu Kudüs, Golan Tepeleri, Sina Yarýmadasý ve Gazze yi ele geçirerek topraklarýný dört kat geniþletti. Ýsrail, Tiran Boðazý ný da ele geçirerek Süveyþ Kanalý na ulaþtý. SSCB ile birlikte savaþý önleme çalýþmalarýný baþlattý Ancak baþarýlý olamadý. Savaþ sonrasý durum BM de görüþülürken Ýsrail yanlýsý bir tutum izledi. Daha sonra Orta Doðu da üstünlüðü SSCB ye kaptýrma endiþesiyle barýþý saðlamada aktif rol aldý. Savaþ sonrasý Orta Doðuda etkisini arttýrdý. Suriye, Mýsýr ve Cezayirde deniz üsleri kurarak Akdeniz de önemli bir güç hâline geldi. Bölgeye ekonomik ve askerî yardýmda bulundu. Orta Doðu da eski etkinliðini kazanmaya çalýþtý. Ýsrail e silah ambargosu koydu. Bazý Arap devletlerine askerî ve ekonomik yardým teþebbüsünde bulundu. Orta Doðu da eski etkinliðini saðlayamadý Arap-Ýsrail (Altý Gün) Savaþý 1956 Mýsýr-Ýsrail Savaþý 1948 Arap-Ýsrail Savaþý Mýsýr ve Suriye ile Ýsrail 1967 Arap-Ýsrail Savaþý nda Mýsýr ve Suriye nin kaybettiði topraklarý Ýsrail den geri almak istemesi Ýsrail baþarýlý oldu te Mýsýr ile Ýsrail arasýnda imzalanan antlaþma ile Süveyþ Kanalý nýn tamamý Mýsýr hâkimiyetine býrakýldý. Mýsýr, Sina daki topraðýnýn bir bölümünü Ýsrail den geri aldý. Camp David Antlaþmalarýna giden yol açýldý. Barýþ görüþmelerinde öncü olan ABD nin Orta Doðu daki etkisi arttý. Arap ülkelerinin Batýlý devletlere petrol ambargosu koymasý petrol krizine yol açtý. SSCB ile birlikte hareket etti. Ýsrail e baský yaparak savaþtan alýkoymaya çalýþtý. Daha sonra Ýsrail e silah gönderdi. Savaþýn sonunda SSCB nin bölgedeki etkinliðini azaltmak amacýyla barýþ antlaþmalarýnýn imzalanmasýna öncülük yaptý (1974 te Sina ve 1978 de Camp David). Bu anlaþmalarla Mýsýr la olan iliþkilerini geliþtirdi. Suriye ve Mýsýr ý yatýþtýrmaya çalýþtý. Ýsrail in Suriye cephesinde ilerlemesi üzerine savaþýn derhal durdurulmasý konusunda ABD ye çaðrýda bulundu ve BM de Araplarý destekledi. Bazý Arap devletleri üzerinde etki sahibi olarak dolaylý da olsa, Akdeniz e inebilme politikasýný belli ölçüde gerçekleþtirdi Yom Kippur* Savaþý *Yahudilerin oruç tuttuklarý kutsal ay 134

147 SURÝYE Yahudi devleti Filistin topraklarý Beyrut LÜBNAN Þam SURÝYE Ýsrail devleti Diðer Arap devletleri Beyrut LÜBNAN Þam SURÝYE A K D E N Ý Z A K D E N Ý Z Nil Nehri Said Limaný Süveyþ Kanalý Tel-Aviv Gazze Amman Kudüs ÝSRAÝL Ölü Deniz Nil Nehri Said Limaný Süveyþ Kanalý Tel-Aviv Gazze ÝSRAÝL Kudüs Amman Ölü Deniz Kahire Süveyþ ÜRDÜN Kahire Süveyþ ÜRDÜN MISIR Sina Akabe MISIR Sina Akabe SUUDÝ ARABÝSTAN SUUDÝ ARABÝSTAN km km K I Z I L D E N Ý Z BM in paylaþma planý K I Z I L D E N Ý Z 1949 un sýnýrlarý (Ýlk Arap-Ýsrail Savaþý ndan sonra) Ýsrail topraklarý Ýsrail tarafýndan iþgal edilen topraklar Fransýz-Ýngiliz müdahalesi Ýsrail ordusunun ilerleyiþi Beyrut LÜBNAN Þam SURÝYE Ýsrail tarafýndan iþgal edilen topraklar Ýsrail in 1949 daki topraklarý Beyrut LÜBNAN Þam Golon tepeleri A K D E N Ý Z A K D E N Ý Z Nil Nehri Said Limaný Süveyþ Kanalý Tel-Aviv Gazze ÝSRAÝL Kudüs Amman Ölü Deniz Nil Nehri Said Limaný Süveyþ Kanalý Tel-Aviv Gazze ÝSRAÝL Kudüs Amman Ölü Deniz Kahire Süveyþ ÜRDÜN Kahire Süveyþ ÜRDÜN MISIR Sina Akabe MISIR Sina Akabe Süveyþ Kanalý Þirketi 1956 Temmuzunda millîleþtirildi SUUDÝ ARABÝSTAN SUUDÝ ARABÝSTAN km km K I Z I L D E N Ý Z 1956 Arap-Ýsrail Savaþý K I Z I L D E N Ý Z 1967 Arap-Ýsrail Savaþý sonrasý Bir önceki sayfadaki tabloda Arap-Ýsrail savaþlarý ve büyük devletlerin Orta Doðu politikalarý hakkýnda bilgi verilmiþtir. Yukarýdaki Arap-Ýsrail savaþlarýyla ilgili haritalarý ve tablodaki bilgileri incelerek aþaðýdaki sorularý cevaplandýrýnýz BM nin paylaþým planý ile I. Arap-Ýsrail Savaþý haritalarýný karþýlaþtýrýnýz. Sýnýrlar açýsýndan ne gibi farklýlýklar olduðunu tespit ediniz BM kararýna göre Kudüs te üç dinin temsil edileceði uluslararasý özel statü istenmiþtir. Haritalarý inceleyerek Arap-Ýsrail Savaþlarý sonunda Kudüs te oluþturulan yeni statü nasýldýr? Arap-Ýsrail Savaþý nýn Orta Doðu güçler dengesinde ne yönde deðiþikliklere sebep olduðunu tespit ediniz. 135

148 FÝLÝSTÝN DEN GÖÇ Filistin den ilk göç hareketi 1948 savaþý sonrasýnda baþladý. Bu tarihte Ýsrail Devleti nin kuruluþunun ilan edilmesi ve bunun 181 sayýlý BM kararýyla da onaylanmasý üzerine çok sayýda Filistinli kendi öz vatanýnda vatansýz durumuna düþürülmüþtü de ilk mülteci akýný o zaman henüz iþgal altýnda olmayan Gazze ve Batý Þeria ya olmuþtu. Bu yüzden özellikle Gazze de o topraklarýn besleyebileceði sayýnýn üstünde insan toplandý Haziran savaþýnda Gazze ve Batý Þeria nýn da Ýsrail tarafýndan iþgal edilmesi üzerine buralarda yaþayan çok sayýda Filistinli baþka ülkelere iltica etmek zorunda kaldý. Bu tarihten sonra en büyük mülteci akýný da Lübnan ve Ürdün e oldu. Yüz binlerce Filistinli de baþta Körfez ülkeleri olmak üzere deðiþik Arap ülkelerine iltica etti. Bugün bu ülkelerde, çeþitli Avrupa ülkelerinde ve ABD de çok sayýda Filistinli yaþamaktadýr. Bunlarýn bazýlarý yaþadýklarý ülkelerde vatandaþlýk hakký almýþ olsa da birçoðu hâlâ mülteci konumundadýr ve vatansýz olarak deðerlendirilmektedir. Ana Britanica, c. 8, s BM kayýtlarýna göre Filistinli mülteciler Toplam mülteci (1959) Toplam mülteci (1965) * Ürdün ve Batý Þeria birlikte sayýlmýþtýr. Toplam mülteci (1979) Toplam mülteci (1992) Toplam mülteci (1999) Toplam mülteci (2005) Kamplarda yaþayanlar (2005) Ürdün Batý Þeria * Gazze Lübnan Suriye Toplam Prof. Dr. Tayyar ARI, Geçmiþten Günümüze Orta Doðu, s. 232 Mülteciler için BM e baðlý olarak çalýþan kuruluþun adýný bularak Filistinli mülteciler için ne gibi çalýþmalar yaptýðýný araþtýrýnýz. Yaptýðýnýz çalýþmalarý derste öðretmeniniz rehberliðinde arkadaþlarýnýz ile paylaþýnýz. MEKÝK DÝPLOMASÝSÝ 1973 Arap-Ýsrail Savaþý BM nin kararý doðrultusunda sona ermesine raðmen barýþ saðlanamadý. Barýþýn saðlanabilmesi için ABD Dýþiþleri Bakaný Henry Kissinger, Tel-Aviv ile diðer Arap baþkentleri arasýnda defalarca gidip geldi. Mekik Diplomasisi (shuttle diplomacy) adýný alan bu ziyaretler sonunda, Mýsýr ile Ýsrail arasýnda askerî nitelikli çekilme antlaþmasý ile Suriye-Ýsrail anlaþmalarý imzalanarak barýþa giden yol açýldý. ABD nin Orta Doðu barýþýndaki taktiði, barýþa adým adým ilerlemekti. Bu çalýþmalar Camp David Antlaþmalarýna giden yolu açtý. Prof. Dr. Fahir ARMAOÐLU, Filistin Meselesi ve Arap-Ýsrail Savaþlarý, s Camp David Antlaþmalarý ABD Baþkaný Nixon, 1974 te Ýsrail ile Mýsýr arasýnda imzalanan Sina Antlaþmasý yla oluþan barýþ ortamýný güçlendirmek amacýyla, Orta Doðu devletlerini ziyaret etti. Bu gezi sýrasýnda ABD ile Mýsýr arasýnda bir anlaþma imzalanmasý, SSCB yi rahatsýz ederken ABD-Libya iliþkilerini de olumsuz etkiledi. Bu arada Mýsýr Halk Meclisi nin Mýsýr-SSCB Dostluk Antlaþmasý ný feshetmesi ABD yi bir Orta Doðu barýþý konusunda harekete geçirdi de ABD, bölge ülkeleriyle barýþ için temaslarda bulundu. Ayný yýl Ýsrail ve Mýsýr Devlet baþkanlarý karþýlýklý olarak resmî ziyaretlerde bulundular. Ýsrail in Batý Þeria da yeni Yahudi yerleþim merkezleri kurmasý iki ülke arasýnda devam eden müzakerelerden sonuç alýnmasýný engelledi. Ýsrail in bu tavrý Mýsýr ve ABD ile olan iliþkilerinin bozulmasýna sebep oldu de ABD, bölgedeki gücünü kullanarak Ýsrail ve Mýsýr ý Camp David te bir araya getirdi. 17 Eylül de Ýsrail ile Mýsýr, Filistin meselesi ve iki ülke arasýndaki barýþ esaslarýný içeren antlaþmalarý imzaladý. 136

149 CAMP DAVID ANTLAÞMALARINA GÖRE Camp David Antlaþmalarýnda Filistin meselesi ile ilgili þu kararlar alýndý. Gazze ve Batý Þeria da yaþayan Filistinlilere, þekli ve mahiyeti, Ýsrail, Mýsýr ve Ürdün ün ortak kararýna göre belirlenecek beþ yýllýk bir süre için bir muhtariyet verilecek. Bu muhtariyet döneminde Ýsrail, bu iki toprakta, kendi güvenliðini de sarsmayacak þekilde, asker miktarýný asgariye indirecekti. Muhtariyet döneminin üçüncü yýlýndan itibaren, Ýsrail, Mýsýr, Ürdün ve Filistin muhtariyet idaresinin temsilcileri arasýnda, Batý Þeria ve Gazze nin nihai statüsünü tespit edecek bir anlaþma için müzakereler yapýlacaktý. Bu anlaþma, Filistin halkýnýn meþru haklarý ile adil istekleri ni tanýyacaktý. Bu dönemde Ýsrail ile Ürdün arasýnda barýþ müzakereleri ve Ýsrail in güvenliðini saðlayacak düzenlemeler de yapýlacaktý. Prof. Dr. Tayyar ARI, Geçmiþten Günümüze Ortadoðu, s Camp David Antlaþmalarýnýn Orta Doðu barýþ sürecine katkýsý hakkýnda neler söyleyebilirsiniz? Camp David Antlaþmalarý sýrasýnda ( soldan saða: Enver Sedat, Jimmy Carter, Menahem Begin) Camp David Antlaþmalarýna tepki gösteren Arap ülkeleri, Mart 1979 da Baðdat ta toplanarak Mýsýr ýn bu anlaþmayý feshetmesini, Filistin meselesinde ortak hareket edilmesini ve baðýmsýz bir Filistin Devleti nin kurulmasýný kararlaþtýrdý. Camp David Antlaþmalarý çerçevesinde belirlenen Mýsýr- Ýsrail Barýþ Antlaþmasý, planlanan sürede imzalanamadý. Özellikle Ýsrail ve Mýsýr ýn bu antlaþmanýn maddelerini kendine göre yorumlamasý, Ýran da gerçekleþen rejim deðiþikliði ve ABD nin tutumu, süreci sonlandýrdý. 26 Mart 1979 da karþýlýklý toprak bütünlüðü ve baðýmsýzlýk düþüncesine saygý duymayý esas alarak bugünkü Ýsrail-Mýsýr sýnýrlarýný çizen Ýsrail-Mýsýr Barýþ Antlaþmasý Washington da imzalandý. Bu antlaþma, Ýsrail in, güneyde güvenliðini garantilerken Mýsýr ýn Arap dünyasý ile iliþkilerinin kopmasýna yol açtý. Arap ülkelerinden Mýsýr a yapýlan ekonomik yardým kesilirken ABD, Mýsýr a ekonomik yardýmda bulundu. Ýsrail 27 Nisan 1982 de Sina dan tamamen çekildi. Bu geliþmeler Orta Doðu da 137 ARAP BÝRLÝÐÝNÝN CAMP DAVID ANTLAÞMALARINA TEPKÝSÝ Camp David Antlaþmalarýna Avrupa Topluluðu destek verirken SSCB ve Arap ülkeleri tepki gösterdi. Suriye, Cezayir, Libya, Güney Yemen ve Filistin Kurtuluþ Örgütü Mýsýr a ekonomik boykot uygulanmasý, SSCB ile iliþkilerin geliþtirilmesi, ortak bir komutanlýk kurulmasý ve Arap Birliði merkezinin Kahire den baþka bir yere taþýnmasý kararý aldýlar. ABD aleyhtarlýðýný artýrýrken Suriye gibi bazý ülkeleri SSCB ye yakýnlaþtýrdý. Bu barýþ antlaþmalarý, Ýsrail in muhtariyet vaadedilen Batý Þeria da devamlý olarak Yahudi yerleþim merkezleri kurmasý, Kudüs ü baþkent yapmasý, Golan Tepelerini ilhak ettiðini açýklamasý ile amacýna ulaþamamýþ ve bölgedeki gerginliðin artmasýný engelleyememiþtir.

150 EKMELEDDÝN ÝHSANOÐLU Ýslam Konferansý Teþkilatýnýn ilk Türk genel sekreteri olan Ekmeleddin Ýhsanoðlu 1943 yýlýnda Kahire de doðdu. Mýsýr Ayn Þems Üniversitesi Fen Fakütesinden mezun olduktan sonra El Ezher Üniversitesinde akademik hayata baþladý. Ýhsanoðlu, Kahire Millî Kütüphanesinde ve Ayný Þems Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde Osmanlý kültürü ve edebiyatý ile ilgili araþtýrma ve eðitim çalýþmalarý yaptý te Ankara Üniversitesi daha sonra da Ýngiltere de Exeter Üniversitesinde akademik çalýþmalar yaptý te profesör olan Ýhsanoðlu, Ýslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araþtýrma Merkezinin Genel Direktörlüðünün yaný sýra Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü ile Türk Bilim Tarihi Kurumunun Baþkanlýðýný ve Ý.Ü. Bilim Tarihi Müze ve Dokümantasyon Merkezi Müdürlüðü görevlerinde bulundu te Ýslam Konferansý Teþkilatý Genel Sekreterliðine seçilen Ekmeleddin Ýhsanoðlu hâlen ayný görevini sürdürmektedir. 2. Ýslam Konferansý Örgütü Ýsrail iþgali altýndaki Kudüs te, 21 Aðustos 1969 da Müslümanlarýn kutsal yerlerinden olan El-Aksa Camii nin kundaklanmasý ve camide maddi hasar oluþmasý Ýslam dünyasýnda büyük tepkilere yol açtý. Ürdün Kralý Hüseyin in önerisi ile Arap devletlerinin dýþiþleri bakanlarý 25 Aðustos 1969 da Kahire de toplanarak bir Ýslam Zirvesi oluþturulmasý kararý verildi Eylül de Fas ýn baþkenti Rabat ta Türkiye dâhil 24 ülkenin katýldýðý bir Ýslam Zirvesi toplandý. Zirve sonunda yayýnlanan bildiride, Ýsrail in Kudüs ü boþaltmasý ve 1967 Haziran savaþýnda iþgal ettiði Arap topraklarýndan çekilmesi kararlaþtýrýlýrken Ýsrail i tanýmýþ olan devletlerin, Ýsrail ile diplomatik iliþkilerini kesmeleri istendi. Ýslam Zirvesi nin ikincisi, 1974 te Pakistan ýn Lahor kentinde yapýlmýþtýr. Zirvede Filistin ile ilgili alýnan kararlar yanýnda, 1971 de Pakistan a karþý ayaklanarak baðýmsýzlýðýný ilan eden Bangladeþ in Pakistan tarafýndan tanýnmasý da saðlanmýþtýr. Böylece Ýslam Konferanslarý, Ýsrail meselesinin dýþýnda, Ýslam dünyasýnýn meselelerini tartýþýp bu meselelere de çözüm getirmeye çalýþtý. Teþkilatýn 1973 te yapýlan Cidde toplantýsýnda üye ülkelerin maliye bakanlarý mali teþkilatlanmanýn önemini vurguladýlar. Ekim 1975 teki toplantýda Ýslam Kalkýnma Bankasýnýn kuruluþ planý onaylandý. Ýslam Konferansý Teþkilatýnýn bazý üyeleri harita üzerinde yeþil renkte belirtilmiþtir. Ýnternet araþtýrmasý ile Teþkilatýn diðer üyelerini tespit ederek harita üzerinde iþaretleyiniz. K U Z E Y B U Z D E N Ý Z Ý NORVEÇ ÝSVEÇ FÝNLANDÝYA R U S Y A F E D E R A S Y O N U ÝNGÝLTERE FRANSA ALMANYA BELARUS POLONYA UKRAYNA PORTEKÝZ ATLAS OKYANUSU ÝSPANYA ÝTALYA ROMANYA KAZAKÝSTAN M OÐOLÝ STAN BATI SAHRA SENEGAL M O R Ý TA N YA GÝNE LÝBERYA FAS FÝLDÝÞÝ KIYISI CEZ AYÝR M ALÝ GANA TUNUS NÝJER NÝJERYA KAMERUN GABON LÝB Y A Ç AD ORTA AFRÝKA CUM. KONGO CUM. ANGOLA NAMÝBYA ZAÝRE M I S IR ZAMBÝYA BOSTVANA GÜNEY AFRÝKA CUM. T Ü RKÝYE SUDAN ZÝMBAVE SURÝYE ETÝYO P Y A KENYA TANZANYA MOZAMBÝK IRAK SUUDÝ ARABÝSTAN SOMALÝ MADAGASKAR Ý R A N Y E M E N ÖZBEKÝSTAN TÜRKMENÝSTAN U M M A N TACÝKÝSTAN AFGANÝSTAN P A K Ý S T A N KIRGIZÝSTAN H Ý N D Ý STAN Ç ÝN HALK CUMHURÝYETÝ N E PA L H Ý N T O K Y A N U S U BÝRMANYA TAYLAND LAOS km VÝETNAM MALEZYA KUZEY KORE GÜNEY KORE TAYVAN FÝLÝPÝNLER E N D O N E Z Y A 17 JAPONYA AVUSTRALYA BÜYÜK OKYANUS 138

151 E. ULUSLARASI POLÝTÝKADA PETROLÜN YERÝ K U Z E Y B U Z D E N Ý Z Ý Harita üzerinde bölgelere göre gösterilen petrol rezerv ve tüketim iliþkisi kurulduðunda petrolün dünya siyaset ve ekonomisinde rolü nedir? Açýklayýnýz A T L A S O K Y A N U S U B Ü Y Ü K O K Y A N U S B Ü Y Ü K O K Y A N U S DÜNYA PETROL REZERVÝ VE TÜKETÝMÝ Kuzey Amerika Rezerv :%5 Tüketim:%30 Güney ve Orta Amerika Afrika Avrupa-Asya Orta Doðu Asya Pasifik 17 AVUSTRALYA H Ý N T O K Y A N U S U Rezerv :%8 Tüketim:%6 Rezerv :%9 Tüketim:%3 Rezerv :%12 Tüketim:%25 Rezerv :%62 Tüketim:%7 Rezerv :%4 Tüketim:% km 139

152 XIX. yüzyýlýn ortasýnda ilk kez ABD de çýkarýlmaya baþlanan p etrol, kýsa süre sonra da Avrupa ya ihraç edildi. Bu yüzyýlýn sonunda Avrupa ülkelerinde ve Rusya da petrol kullanýmý yaygýnlaþtý. Petrolün motorlu araçlarda kullanýlmaya baþlanmasý önemini daha da arttýrdý. Orta Doðu da petrol, ilk olarak I. Dünya Savaþý öncesinde bulundu. Ýngiltere Osmanlý Devleti nin topraklarýnda petrol arama faaliyetine girerek petrol ticaretini kontrol etmeye çalýþtý. Almanya da Baðdat-Berlin demiryolu ile bölgedeki petrol yataklarýný kontrolü altýna almak istiyordu. Savaþ sonrasýnda Batýlý devletler mandacýlýk sistemi ile ABD ise petrol þirketleri aracýlýðý ile bölge üzerinde etkili oldu. II. Dünya Savaþýnda Japonlar, Pearl Harbour a Doðu Hint Adalarýndaki petrol kaynaklarýný ellerinde tutmak için saldýrdý. Hitler in SSCB yi iþgal etmek istemesindeki etkenlerden birisi de Kafkasya daki petrol yataklarýný ele geçirmekti. II. Dünya Savaþý ndan sonra hýzlý bir sanayileþme sürecine giren dünyada petrolün bir çok sanayi dalýnda kullanýlmaya baþlanmasý, enerji kaynaðý olarak taþ kömürünün yerini almasýna da sebep oldu. II. Dünya Savaþý ndan sonra Orta Doðu üzerinde hâkimiyetlerini yitirmeye baþladýðýný anlayan Batýlý devletler, petrol þirketleri aracýlýðýyla etkinliklerini devam ettirmeye çalýþtýlar. Þirketlere ayrýcalýk veren ülkelerdeki milliyetçi gösteriler bu ülkelerin petrol satýþýndan da pay istemelerine ve bazý ülkelerde de (Ýran vb.) petrol þirketlerini millîleþtirilmesine neden oldu. Bu millîleþtirme giriþimleri karþýsýnda Batýlý Devletler petrol üreten baþka ülkelere yönelerek üretimlerini arttýrdýlar ve fiyat kontrolünü ellerinde tutmaya devam ettiler. Bu tarihlerde petrol piyasasýna girmek isteyen SSCB gibi ülkeler düþük fiyatlardan petrol petrol satmaya baþladýlar. Bu geliþmelerden olumsuz etkilenen petrol üreticisi ülkeler, Aðustos 1960 ta OPEC i (Organization Petroleum Exporting Countries -Petrol Ýhraç Eden Ülkeler Teþkilatý-) kurdular. OPEC in amacý petrol fiyatlarýný yüksek seviyeye çýkarmak ve üretici ülkeler arasýnda teknik konularda iþ birliðini saðlamaktý. Günümüzde petrol, rafine edilerek baþta yakýt olmak üzere petrokimya sanayinin (plastik, sentetik, lifler, kauçuk, deterjan, gübre, yapay lif, kozmetik ürünleri, filmler, plakalar, besin maddeleri vb.) yaklaþýk ürününün ham madde kaynaðýdýr. Meydan Larousse. c. 16, s. 35 OPEC 9-14 Eylül 1960 tarihleri arasýnda Baðdat ta toplanan bir konferans sonucunda petrol ihraç eden ülkeler teþkilatý anlamýnda OPEC kuruldu. Kurucu üyeleri: Suudi Arabistan, Ýran, Kuveyt, Irak ve Venezüela dýr. Kuruluþa sonradan Katar, Libya, Endonezya, Ekvador, Birleþik Arap Emirlikleri katýlmýþtýr. OPEC üyeleri kuruluþundan günümüze kadar tam bir fiyat anlaþmasý saðlayamadý. Petrol rezervi az olan üye ülkeler, petrol fiyatlarýnýn yükseltilmesini isterken rezerv açýsýndan zengin olan ülkeler fiyat yükseltilmesine karþý çýktýlar. Grafiðe göre 1973'te artan petrol fiyatlarý dünya ülkelerini nasýl etkilemiþ olabilir? Yorumlayýnýz. Dünya petrol üretimi ve fiyatý dolar/varil milyon varil OPEC dýþý üretim OPEC üretimi Varil fiyatý li yýllarýn baþýnda OPEC amacýna ulaþtý ve petrol þirketlerine karþý üstünlük saðladý. Petrol üretimini daha pahalýya mal ettiði için düþük fiyatta petrol satýþýndan zarar gören ABD nin petrol þirketlerine destek vermemesi, OPEC in baþarýlý olmasýnda etkili oldu. Bu arada 1967 (Altý Gün Savaþý) Arap-Ýsrail Savaþý ndan sonra petrolün Ýsrail e karþý siyasi bir silah olarak kullanýlmasýný saðlamak için OAPEC (Organization of Arab Petroleum Exporting Countries -Petrol Ýhraç Eden Arap Ülkeleri Teþkilatý-) 140

153 kuruldu. Ancak Arap ülkeleri arasýnda dayanýþmanýn saðlanamamasý ve Batýlý ülkelerin OAPEC dýþýndaki ülkelerden petrol satýn almasý OAPEC in istediði sonucu alamamasýna sebep oldu. Ekim 1973 te çýkan Orta Doðu savaþýndan sonra OAPEC tarafýndan petrol fiyatlarýlarýnýn yükseltilmesiyle yaþanan petrol krizi hýz kazandý. Bu durum özellikle Batý Avrupa da ve Japonya da paniðe yol açtý. Japonya 22 Kasýmda Ýsrail e karþý tavýr aldý. Ýngiltere 1973 Arap-Ýsrail Savaþý nda Orta Doðu ülkelerine uygulamaya baþladýðý silah ambargosunu kýsa bir süre sonra kaldýrarak sadece Ýsrail ile sýnýrlý tuttu. Suudi Arabistan ýn Ýsrail e destek veren ABD ve Hollanda ya karþý uyguladýðý petrol ambargosu özellikle ABD nin Orta Doðu politikasýný deðiþtirmedi. Hatta ABD, bu politikanýn Batý nýn sanayisine ciddi zararlar vermesi hâlinde Basra Körfezi bölgesine bir silahlý müdahale ihtimalini belirterek oldukça sert bir tepki verdi te enerji ve özellikle petrolün saðlanmasýnda, kullanýlmasýnda iþ birliði ve ortak planlamayý gerçekleþtirmek amacýyla Avrupa Ýktisadi Ýþ Birliði ve Kalkýnma Teþkilatý (OECD) çerçevesinde Milletlerarasý Enerji Ajansý (International Energy Agency) kuruldu ten itibaren OPEC ülkelerinin ham petrol fiyatlarýna her altý ayda bir zam yapmalarý, petrol üretimin azaltýlmasýndan endiþe duyan Batý nýn sanayileþmiþ ülkeleri tarafýndan kabullenildi. Buna karþýlýk sanayileþmiþ ülkeler, petrol fiyatlarýný kendi sanayi mamullerine ve teknolojilerine yansýtarak yine bu ülkelere sattýlar. Ayrýca petrol üreten ülkelerin petrol satýþýndan elde edilen gelirleri Batý bankalarýnda deðerlendirmesi, sanayileþmiþ ülkelerin petrol zamlarýndan etkilenmesini engelledi. Ancak Türkiye nin de içinde bulunduðu geliþmekte olan ülkeler, artan petrol fiyatlarýndan olumsuz Aðustos 2008 tarihli OPEC toplantýsýndan bir görüntü etkilendiler. OAPEC üyelerini internetten araþtýrarak harita üzerinde iþaretleyiniz. K A N A D A ÝNGÝLTERE ABD 141

154 F. ÝRAN-IRAK SAVAÞI ( ) 1. Irak ta Rejim Deðiþikliði 1920 San Remo Konferansý nda manda yönetimi kurulan Irak ta 1921 de Meþruti Krallýk kuruldu de Milletler Cemiyetine baðýmsýz bir devlet olarak katýldý te Kral Faysal ýn ölümünün ardýndan ülkede dinî ve etnik çatýþmalar arttý. II. Dünya Savaþý öncesi dünyadaki geliþmeler Orta Doðu da yeni oluþumlar için zemin hazýrladý te Türkiye nin de üye olduðu Sadabat Paktý na katýlan Irak, II. Dünya Savaþý sonrasý ABD ve Batýlý devletlere paralel politikalar izleyerek Baðdat Paktý (1954) içinde yer aldý de yapýlan bir askerî müdahale sonucu ülkede monarþi rejimi yýkýlarak cumhuriyet ilan edildi. Irak rejim deðiþikliðinden sonra Baðdat Paktý ndan çekildi. Baas Partisi 1968 de Irak ta yönetimde söz sahibi oldu, SSCB ile yakýnlaþarak bu ülkeden ekonomik ve askerî yardým almaya baþladý. Bu durum Batý ya dönük bir politika takip eden Ýran ile arasýndaki iliþkileri zayýflattý. Diðer taraftan, 1970 te Ýngiltere nin Basra Körfezi nden çekilmesinden sonra Ýran ýn, buraya tek baþýna hâkim olmak istemesi iki ülke iliþkilerini daha da gerginleþtirdi. Baas Partisinin 1972 de, SSCB ile imzaladýðý dostluk antlaþmasýyla beraber bu ülkeden silah satýn almaya baþlamasý Ýran ý tedirgin etti. Ancak 1975 Martýnda Cezayir in arabuluculuðu ile imzalanan Cezayir Anlaþmasý yla Irak ile Ýran arasýndaki Þattülarap Su Yolu nun en derin yeri sýnýr kabul edilirken karþýlýklý dostluk ve iþ birliðinin taahhüt edilmesi iliþkileri bir süreliðine düzeltti. 2. Ýran da Rejim Deðiþikliði BAAS HAREKETÝ Baas Partisi, 1940 ta Þam da kuruldu. Yeniden doðuþ anlamýna gelen Baas, Arap sosyalizminin yöntemleriyle Arap dünyasýnda bir yeniden doðuþ gerçekleþtirmeye çalýþan siyasi anlayýþ ve partilere verilen isimdir. Baas hareketinin amacý sosyalist bir sistemle yönetilen, birleþik, laik bir Arap toplumu kurmaktý. Özel mülkiyeti güvence altýna alan Baas sosyalizmi gelir adaleti, iç ve dýþ ticaretin denetimi, toprak mülkiyetinin kamu yararýna sýnýrlandýrýlmasý, madenlerin ve doðal kaynaklarýn millîleþtirilmesi, planlý kalkýnma, iþçilerin iþletmelerin yönetimlerine katýlmasý gibi ilkelere dayanýyordu te Irak ta, iktidara gelen Baas Partisi 1968 de yapýlan darbeyle yönetime tam hâkim oldu da ise yeni bir darbeyle Saddam Hüseyin tek baþýna yönetime geldi. Prof. Dr. Baskýn ORAN, Türk Dýþ Politikasý, c. I, s. 785 ten özetlenmiþtir. Ýran Devrimi nden bir görünüm Ýran Devrimi nin gerçekleþmesinde hangi faktörler etkili olmuþtur? 1925 ten itibaren Ýran ý yöneten Pehlevi Hanedanlýðý uygulamalarýyla halk tarafýndan benimsenmemiþti. Batý kültürünün toplumsal alanda kendini hissettirmesi halkta memnuniyetsizliðe yol açmýþtý. Bununla birlikte plansýz toprak reformu, kýrsal nüfusu yoksullaþtýrmýþ köyden kente göçe zorlamýþtý. Ayrýca petrol gelirlerinin silahlanmaya harcanmasý gelir daðýlýmýndaki eþitsizliði daha da artýrdý. Halkýn uygulamalara karþý baþlattýðý protestolarýn yönetim tarafýndan dikkate alýnmamasý ayaklanmaya sebep oldu yýlý baþlarýnda bölgesel nitelikli baþlayan ayaklanma, bir yýl içinde halk hareketine dönüþtü da sürgündeki lider Ayetullah Humeyni nin ülkeye dönmesiyle Ýran Ýslam Cumhuriyeti kuruldu. Yeni yönetim, anayasa ile halka siyasi haklar tanýyan bir takým deðiþiklikler yaptý. Ýki aþamalý seçimler sonucunda yeni meclis oluþturuldu. Ülkedeki yeni yapýlanma sýrasýnda petrol ihracatýnýn azalmasý ekonomiyi zor durumda býraktý. 142 ÝRAN DEVRÝMÝ Pehlevi Hanedanlýðýnýn 54 yýllýk ( ) iktidar dönemi, rejime sadýk dostlar yetiþtirdiði gibi karþýtlar da oluþturmuþtur. Bu nedenle Ýran devrimi siyasi bakýmdan dýþlanmýþlarýn, dinî bakýmdan rahatsýz olanlarýn ve gelir daðýlýmýndan yeterince pay alamayanlarýn ortak paydada buluþmalarý sonucunda ortaya çýkmýþtýr. Ýran Devrimi, çarþý esnafý ile köylüyü, üniversite öðrencisi ile radikal Þii gruplarý ayný platformda buluþturan bir sürecin adýdýr. Prof. Dr. Tayyar ARI, Geçmiþten Günümüze Orta Doðu, s. 524 ten özetlenmiþtir.

155 Ýran, dýþ politikada baðlantýsýzlýk ilkesini benimserken ABD öncülüðünde kurulan CENTO dan ayrýldý. SSCB ile daha önce imzalanan dostluk antlaþmasýnýn bazý maddeleri tek taraflý feshedildi. Irak ýn Orta Doðu da Mýsýr dan boþalan güçler dengesini kendi lehine deðiþtirmek istemesi ve bu amaçla yayýlmacý bir politika takip etmesi Irak-Ýran iliþkilerini olumsuz etkiledi. 3. Savaþ ve Sonuçlarý ARAP LÝDERLÝÐÝNE Irak 1975 Cezayir Antlaþmasý ile bölgesel güvenliðin saðlanmasýnda öne çýktý. Antlaþmanýn hemen ardýndan Irak Fransa ve SSCB den silah alýmýný hýzlandýrdý. Bu arada 1978 de Arap Birliði zirvesine ev sahipliði yaparak hem siyasi prestijini artýrdý, hem de Mýsýr ýn tecrit edilmesine öncülük etti. Camp David Anlaþmasý yla Mýsýr ýn Arap dünyasýndaki liderliðinin sarsýlmasý Irak ý liderlik yapma hususunda harekete geçirdi. OPEC in fiyat artýrýmýna gitmesi ile Irak ýn yýllýk petrol geliri 1980 de 26 milyar dolara ulaþmýþtý. Böylece Irak, artan siyasi ve ekonomik gücüyle orantýlý olarak uluslararasý politikada daha etkin bir rol üstlenmek amacýndaydý. Prof. Dr. Tayyar ARI, Irak, Ýran ve ABD, s ten özetlenmiþtir. BASRA KÖRFEZÝ NDE REKABET 1960 larýn baþýnda hýzla silahlanan Ýran ýn amacý Basra Körfezi nde egemen güç olmaktý. ABD nin destek ve teþvikini alan Ýran, 1960 lar ve 70 ler boyunca Basra Körfezi nde koruma görevini üstlendi. Özellikle 1971 de Ýngiltere nin bölgeden çekilmesinin ardýndan doðan boþluðu Ýran ýn doldurmasý konusunda, daha 1960 larýn sonunda ABD-Ýngiltere- Ýran arasýnda anlaþma saðlanmýþtý. Ýran ýn dýþ politikasýnda üç temel unsur vardý: Birincisi, daima Batý yanlýsý güçleri ve monarþileri desteklemek. Ýkincisi, tüm Þiilerin ve Fars kökenlilerin koruyucusu rolünü üstlenerek söz konusu azýnlýklara sahip ülkeler üzerinde denetim kurmak. Üçüncüsü ise, Basra Körfezi ndeki adalara ve önemli su yollarýna doðrudan sahip olmaktýr. Prof. Dr. Baskýn ORAN, Türk Dýþ Politikasý, c. I, s. 802 den özetlenmiþtir. TÜRKÝYE Erivan Erzurum Tebriz Bakü HAZAR DENÝZÝ S S C B Ceyhun Semerkant Musul SURÝYE Tahran Kâbil I R A K Baðdat Ýsfahân Ý R A N Herât AFGANÝSTAN Kandahâr Þattülarap Basra Âbâdân Kuveyt PAKÝSTAN BASRA KÖRFEZÝ SUUDÝ ARABÝSTAN Bender Abbâs Hürmüz Boðazý Ýndus Riyad BAHREYN km KATAR Doha Abu Dabi BÝRLEÞÝK ARAP EMÝRLÝKLERÝ UMMAN UMMAN Muscat UMMAN DENÝZÝ Arap Liderliðine ve Basra Körfezi nde Rekabet adlý metinleri ve haritayý inceleyerek Ýran-Irak Savaþý nýn sebeplerini belirtiniz. Karaçi Ýran ile Irak arasýnda Basra Körfezi ve Þattülarap Su Yolu üzerinde egemenlik mücadelesi nedeniyle gerginleþen iliþkiler 1975 Cezayir Anlaþmasý ile geçici olarak düzeltilmiþti. Camp David Antlaþmasý yla Orta Doðu da Mýsýr ýn etkinliðini kaybetmesi sonucunda ortaya çýkan otorite boþluðundan yararlanan Irak, Arap liderliði için çalýþmalar baþlattý da Ýran ýn rejim deðiþikliði sebebiyle yaþadýðý iç sorunlardan yararlanmak isteyen Irak, Basra Körfezi ne hâkim olmak için harekete geçti. Cezayir Anlaþmasý ný feshettiðini açýkladý. 22 Eylül 1980 de Ýran topraklarýna saldýrýya geçerek Basra Körfezi ne kadar ilerledi. Bir süre sonra Ýran, savaþta dengeyi saðlayarak Irak ýn iþgal ettiði bazý topraklarý geri aldý. Ýran-Irak Savaþý nda Suriye ve Libya Ýran ý; diðer Arap devletleri ise Irak ý desteklediler. ABD, savaþýn 143

156 ÝRANGATE OLAYI Ýran Ýslam inkýlabý ve bu sýrada Tahran daki ABD büyükelçiliðinin iþgal edilmesi nedeniyle ABD-Ýran iliþkileri gerginleþmiþ, ardýndan Eylül 1980 de Ýran la Irak arasýnda savaþ baþlamýþtý. Þah döneminde ordusunu Amerikan silahlarýyla donatmýþ olan Ýran, savaþ nedeniyle hem yeni silah hem de yedek parça arayýþý içindeydi. Humeyni rejiminin sýkýþýnca ABD den Ýsrail aracýlýðýyla gizlice silah satýn aldýðý ve bu olayda Ulusal Güvenlik Konseyi üyesi Yarbay Oliver North un önemli bir rol oynadýðý ortaya çýktý da açýlan soruþturmada North suçlu bulunurken Baþkan Reagan ýn sorumluluðu bulunmadýðý sonucuna varýldý. Ýrangate olayý ABD nin çýkarlarýný koruyabilmek için Ýran a bile silah satabileceðini, Ýran ýn ise siyasi iliþkide bulunmadýðý ABD den silah alabileceðini gösterdi. Reel politik her zaman ve her zeminde faaliyetteydi. Prof. Dr. Baskýn ORAN, Türk Dýþ Politikasý, c. II, s. 51 den düzenlenmiþtir. baþlarýnda tarafsýz kalmayý ve iki devletin toprak bütünlüðünün korunmasýný esas aldý. SSCB savaþ sýrasýnda Basra Körfezi nde etkili olmak ve Afganistan iþgalinde serbest hareket edebilmek için Ýran ýn yanýnda yer aldý. Avrupa ülkeleri ise tarafsýz bir politika izleme kararý alýrken Ýran daki rejim deðiþikliðinden dolayý Irak yanlýsý tutum takýndý. Ýran-Irak Savaþý ndan bir görünüm 1986 da Ýran ýn Basra Körfezi ne hâkim olmaya baþlamasý ve körfeze kýyýsý olan ülkelerin petrol satýþý yapamamasý ABD ve bazý Batýlý devletleri ekonomik açýdan olumsuz etkiledi. Ayrýca SSCB nin Ýran la yakýnlaþarak bölgede güç kazanmasý ABD yi endiþelendirdi. Bu sebeple ABD, Fransa ve Ýngiltere gibi bazý Batýlý büyük devletler harekete geçerek Basra Körfezi ne savaþ gemileri gönderdiler. Bu müdahale sonucu Irak, Ýran a karþý cephelerde dengeyi saðladý. BM nin kararý ile 6 Aðustos 1988 de ateþkes gerçekleþti ve savaþ sona erdi. Irak ýn 1990 da Kuveyt i iþgal etmesi ve ABD nin bu iþgale müdahale ihtimalinin ortaya çýkmasý üzerine Irak iþgal ettiði Ýran topraklarýndan çekildi. Böylece Ýran kaybettiði topraklarý geri aldý. Sekiz yýl gibi uzun süren bir savaþ sonucunda iki ülkeden yaklaþýk bir milyon insan hayatýný kaybetti. Savaþ sýrasýnda iki devletin birbirlerinin petrol bölgelerini bombalamasý sonucunda 150 milyar dolar civarýnda bir ekonomik kaynak yok oldu. Savaþtan sonra iki ülkede de ekonomik sýkýntýlar yaþandý. Kuveyt in iþgalinde, Irak ýn yaþadýðý bu ekonomik bunalým etkili oldu. Ýran-Irak Savaþý ile Arap ülkelerinin taraf olmasý Arap birliðinin bozulmasýna ve Ýsrail in Orta Doðu da daha serbest hareket etmesine zemin hazýrladý. Bazý devletler tarafsýz olmalarýna raðmen bu iki devlete silah satarak önemli bir gelir elde etmiþ oldu. G. YUMUÞAMA DÖNEMÝNDE DÜNYA 1. Ekonomi 1. Grafiklere göre dünya ekonomisi için neler söylenebilir? 2. Fransa örneðinden hareketle ekonomideki geliþmeler toplumlarýn yaþamýný nasýl etkilemiþtir? Belirtiniz. Dünya imalat sanayileri üretimi ( ) (1900 = 100 birim) birim % % yýllarý arasýnda, Fransa da kullanýlan dayanýklý tüketim mallarý oraný Toplam üretim (birim) Yýllýk büyüme oraný (%) Prof. Dr. Paul KENNEDY, Büyük Güçlerin Yükseliþ ve Çöküþleri, s Buzdolabý Televizyon Otomobil Çamaþýr makinasý Derin dondurucu Bulaþýk makinasý

157 II. Dünya Savaþý sonrasýnda bilim ve teknolojideki ilerlemelerin sanayide kullanýlmasý ile büyük bir verimlilik elde edildi sayfadaki grafiklerde de görüldüðü gibi önceki dönemlerde lüks sayýlan merkezî ýsýtma sistemi, evlere kadar suyun getirilmesi, çamaþýr makinesi, telefon ve televizyonun yaygýn olarak kullanýlmasý insan hayatýný kolaylaþtýrdý. Petrol, elektrik ve otomotiv sektörlerinde önemli üretim artýþý oldu. Sanayideki büyüme, enerji tüketimini artýrýrken enerji kaynaðý olarak kömürün yerini alan petrol, kimya sanayiinde yeni ürünlerin ortaya çýkmasýný saðladý. Bu geliþmelerle dünya ekonomisi hýzlý bir büyüme dönemi yaþadý lere kadar büyümenin kesintisiz devam etmesi iþsizlik oranýný da düþürdü. Dünya ekonomisindeki büyümeye baðlý olarak talep fazlasý ürünleri pazarlama ihtiyacý reklam sektörünün önemini artýrdý. Ýþlevleri artmaya baþlayarak geniþ kitlelere ulaþan radyo ve televizyon bu ürünlerin tanýtýmýnda önemli birer araç hâline geldiler. Uydu teknolojisi sayesinde de televizyon programlarý uluslararasý bir boyut kazandý. Ýlk kez 1964 Tokyo Olimpiyatlarý canlý televizyon yayýný ile tüm dünyaya ulaþtýrýldý. Grafiðe göre dünya ticaretinin yýllarý arasýnda nasýl bir geliþme gösterdiðini yorumlayýnýz. birim 600 Dünya ticaret hacmi ( ) (1913 = 100 birim) Prof. Dr. Paul KENNEDY, Büyük Güçlerin Yükseliþ ve Çöküþleri, s Uluslararasý alanda ticaretin yaygýnlaþmasý bu dönemin dinamizmini oluþturdu. Serbest ticaret ve çok uluslu þirketler tarafýndan yapýlan uluslararasý yatýrýmlarýn geliþmesi ilerlemeyi perçinledi. Dünya ticaret hacmi de büyük bir büyüme gösterdi. Uluslararasý ticaret hacmi % 7 oranýnda büyüdü. 2. Bilimsel ve Teknolojik Geliþmeler Bu dönemde bilimsel ve teknolojik anlamda önemli buluþlarýn yapýlmasýnda Soðuk Savaþ Dönemindeki bloklar arasýndaki rekabet önemli bir etken olmuþtu. Özellikle füze sistemlerinin geliþtirilmesi iki süper gücü uzay yarýþýna itti. SSCB nin 1957 de ilk uzay aracý olan Sputnik i uzaya fýrlatmasýndan bir yýl sonra ABD, Ulusal Havacýlýk ve Uzay Dairesini (NASA) kurarak ilk uydusunu uzaya gönderdi de Rus kozmonot Yuri Gagarin, Vostok-1 uzay aracý ile ilk kez uzaya giden insan oldu de ABD ayný þekilde karþýlýk vererek uzayda rekabeti hýzlandýrdý da ise Amerikalý astronot Neil Amstrong un Ay a inmesi ile ABD uzay yarýþýnda liderliði ele geçirdi. Baþlangýçta ABD ile SSCB arasýnda devam eden uzay yarýþýna, daha sonra sýnýrlý olarak Ýngiltere, Fransa, Japonya ve Çin Halk Cumhuriyeti de katýldý. Devletler bütçelerinin önemli bir kýsmýný uzay çalýþmalarýna ayýrdý. Bu da toplumlarýn ihtiyacý olan alanlarda (eðitim, saðlýk vb.) yapýlacak olan yatýrýmlarý kýsýtladý. Uzay araþtýrmalarý sýrasýnda yapýlan buluþlar, insanoðlunun Neil Armstrong Ay yüzeyinde SSCB uydusu Sputnik I 145

158 günlük hayatýnda kullandýðý bazý ürünlerin (teflon, haberleþme uydularý gibi) geliþtirilmesinde temel oldu. Uzay araþtýrmalarý ülkelerin geliþmiþlik düzeyinde bir ölçüt olarak kabul gördü. Öyle ki uzay çalýþmalarýnda elde edilen baþarýlar, devletlerin iç ve dýþ politikalarýnda kullanýlarak bir propaganda aracý hâline geldi. Devletler arasýnda füze diplomasisi dönemine girildi. Uzay çalýþmalarýna doðrudan katýlmayan devletler de uzayla ilgili geliþmelerden farklý þekillerde etkilendi. Uluslararasý iliþkiler ve rekabet uzaya kadar yayýldý. Uzay yarýþýnýn baþlamasýndan hemen sonra, uzayda egemenliði ve diðer konularý kapsayan uzay hukuku tartýþmalarý yaþandý. BM, 1961 de aldýðý bir kararla, uzayýn ve gök cisimlerinin hiçbir devletin egemenliði altýna alýnamayacaðýný kabul ederken 1962 de teknik alanda iþ birliðini onayladý ve 1963 te bu kararlara açýklýk getirdi. Savaþ yýllarýnda yapýlan ilk bilgisayar geliþtirilerek 1970 te kiþisel bilgisayar üretildi de üretilen APPLE ýn fabrikalarda kullanýlmasýyla bilgisayar, sanayi alanýna girmiþ oldu. Ýletiþim alanýnda telefon ile baþlayan geliþmeler XX. yüzyýlda görüntülü telefonla devam etti. Uydu teknolojisinin yerleþmesi ile iletiþimde kýtalar arasýndaki uzaklýk ortadan kalktý. Ýletiþimdeki bu sýnýr tanýmaz geliþme Ýnterneti ortaya çýkardý yýlýnda ilk olarak ABD de bilim adamlarý arasýndaki iletiþimi saðlamak maksadý ile deneme niteliðinde olan ARPANET Amerikan Geliþmiþ Savunma Araþtýrmalarý Dairesi (Advanced Research Projects Agency Network) kuruldu. Daha sonra ARPANET ABD deki bütün üniversitelerin araþtýrma kuruluþlarýnýn bilgisayarlarýný bünyesinde toplayarak büyüdü de ABD de Ýnternetin, ticari amaçla kullanýlmasýný engelleyen tüm kýsýtlamalar kaldýrýldý. Bir yýl sonra grafik web tarayýcý Mozaic devreye girmiþ ve Ýnternetin bir alt kümesi olan Uzay Antlaþmasý na göre uzay çalýþmalarý, ekonomik ve bilimsel kalkýnma durumlarýna bakýlmaksýzýn bütün insanlýðýn yarar ve çýkarlarýna uygun olarak yapýlacak, uzay ve gök cisimleri bütün insanlýðýn çalýþma alanlarý sayýlacak, bütün çalýþmalarda uluslararasý barýþ ve güvenliðin korunmasý, uluslararasý iþ birliði ve anlayýþýn desteklenmesi saðlanacaktý. Bu suretle uzay ve gök cisimlerinin hukuki statüsü saptanmýþ ve buna uluslararasý bir nitelik verilmiþtir. Dr. Rifat UÇAROL, Siyasi Tarih, s. 712 ARPA NETWORK1969 World Wide Web in (Geniþ Dünya Aðý) yýllýk büyüme hýzý artmaya baþlamýþtýr. Tüm dünyayý kapsayan bu að ile aralarýnda baðlantý bulunan tüm belgeler ve dijitalleþtirilmiþ nesneler bir araya getirilmek istenmiþtir. Bilgisayar ile telefonun iþ birliðine insanýn bilgisinin de eklenmesiyle ortaya çýkan Ýnternet, günümüzde önemli bir yere sahiptir. BÜYÜK OKYANUS Stanford University Oregon Nevada California UCLA UCSB USA Idaho University of Utah Utah Arizona Tabloda gösterilen icat ve geliþmelerin karþýsýna gerçekleþtiði ülkeleri yazýnýz. Bunlarýn dýþýndaki geliþmeleri araþtýrarak benzer bir tablo hazýrlayýp sýnýf panosunda sergileyiniz. Yýl Ýcat-geliþme Ülke 1961 Ýlk insanlý uzay uçuþu (Yuri Gagarin) SSCB 1962 Ýlk haberleþme uydusu (Telstar1) Ýlk sýnaî robot 1963 Yer eksenli haberleþme uydusu 1965 Ýlk uzay yürüyüþü (Alexy Leonev) Hawker Harrier (dik havalanabilen ilk uçak) Ýlk kalp nakli (Chirstian Barnard tarafýndan) 1968 Ay etrafýnda ilk pilotlu uçuþ 1969 Ýnsanoðlu aya indi (Neil Armstrong-Edwin Aldrin) 1971 Mikro iþlemci (Ýntel Firmasý) 1972 Video kaset Ýlk video disk 1973 Mini bilgisayar 1974 Hafýza kartý 1975 Hepatit B aþýsý 1976 Cray1 iþlemci (250 milyon/sn) 1977 Nötron bombasý 1978 Nükleer manyetik rezonans (Ýlk týbbi görüntüleme [MR]) 1979 Compact disk (CD) PC ev bilgisayarý Memo Larousse, c. 3 (Keþifler ve Ýcatlar), s

159 3. Kültürel Hayat Hýzlý sanayileþme ve tarýmda makineleþmenin artmasý sonucu köylerden kentlere doðru hýzlý bir göç baþladý. Kadýnlarýn eðitim düzeyinin artmasý ve sosyal hayata aktif olarak katýlmasý erkek egemenliðini ön plana çýkaran anlayýþý sona erdirdi. Cinsiyete dayalý her türlü þiddet eylemine karþý çýkýldý. Sanayileþmiþ ülkelerin kent nüfusunun artmasýnda Üçüncü Dünya Ülkelerinden yapýlan göçler de etkili oldu. Ýþ merkezlerinin bulunduðu þehirlerin etrafýndaki mahallelerde iþçiler ve göçmenler yaþamaktaydý. Gelir düzeyi düþük ayný zamanda farklý etnik kökene sahip olan bu mahallelerde güvenlik sorunlarý çýkmaya baþladý. Ekonomik gelir düzeyi yüksek olan kiþiler ise þehir dýþýnda müstakil evlerden oluþan yerleþim alanlarý oluþturarak buralarda yaþamaya baþladýlar. Beaubourg Kültür Merkezi (Fransa) Bilimsel ve teknolojik geliþmelerle ulaþýlan düzey ve gelecek konusundaki bilinmezlik, edebiyatta post modern (modern ötesi) anlayýþýn 1960 lardan itibaren hâkim olmasýna yol açmýþtýr. Müzik alanýnda 1950 lerde ortaya çýkan Rock And Roll tarzý bu dönemde de etkisini sürdürmüþtür. Bunun yanýnda dönemin siyasi ve politik çekiþmelerini, savaþ, göç vb. toplumsal sorunlarý dile getirmek amacýyla yeni müzik türleri ve gruplarý ortaya çýkmýþtýr. Heavy Metal müzik türü ve bu türün temsilcisi olan Rolling Stones grubu döneme damgasýný vurmuþtur. Savaþtan sonra yeni bir boyut kazanan soyut resim anlayýþý bu dönemde de etkisini devam Rolling Stones grubu ettirmiþtir. Sanayinin toplumsal yaþam üzerindeki etkileri mimaride de kendini hissettirdi. Bu alanda Paris te inþa edilen Beaubourg Kültür Merkezi bu tarz mimari eserlere önemli bir örnektir. Olimpiyatlarda madalya kazanan sporcularýmýzý tespit ederek bir almanak hazýrlayýnýz. Olimpiyatlar ve Türkiye Yýl Madalya sayýsý Katýlmadý Dünya sýralamasý yýllarý arasýnda yapýlan olimpiyatlarda ABD, SSCB, Japonya ve Doðu Almanya madalya sýralamasýnda önde gelen ülkelerdir. Türkiye ise istediði baþarýyý elde edememiþtir yýllarý arasýnda düzenlenen FIFA Dünya Kupasý nda sýrasýyla Brezilya (1962), Ýngiltere (1966), Brezilya (1970), Almanya (1974) ve Arjantin (1978) þampiyon oldu. Bu dönemde FIFA Dünya Kupasý nda kurallar gereði, kupayý üçüncü kez kazanan Brezilya, 1970 te kupayý müzesine götürdü. Baþlangýçta Avrupa Uluslar Kupasý adýyla anýlan Avrupa Futbol Þampiyonasý UEFA tarafýndan 1960 tan itibaren 4 yýlda bir düzenlenecek þekilde organize edilmiþtir. Türkiye ise döneminde finallere katýlma hakkýný elde edememiþtir yýlýndan itibaren yapýlan Akdeniz Oyunlarýnýn tamamýna katýlan Türkiye, 1971 de düzenlenen altýncý Akdeniz Oyunlarýna Ýzmir de ev sahipliði yaptý yýllarý arasýnda 1970 yýlýnda Dünya Kupasý ný kazanan Brezilya millî takýmý 147

160 düzenlenen bu oyunlarda Türkiye 1963 te dördüncü, 1967 de beþinci, 1971 de dördüncü, 1975 te beþinci ve 1979 da ise altýncý oldu yýllarý arasýnda UEFA Þampiyon Kulüpler Kupasý nda FC Bayern München ve AFC Ajax üçer kez kupayý kazanarak dikkat çekti. UEFA tarafýndan 1971 de organize edilen UEFA Kupasý (UEFA Cup), Avrupa da Þampiyonlar Ligi nden sonraki en deðerli kupa ve en çok takýmýn katýldýðý futbol turnuvasýdýr. Her iki þampiyona da her yýl düzenlenmektedir. FIBA (Uluslararasý Basketbol Federasyonu) tarafýndan dört yýlda bir düzenlenen Dünya Basketbol Þampiyonasý ulusal erkek basketbol takýmlarýnýn dört yýlda bir katýldýðý bir turnuvadýr. Bu dönemde SSCB ve Yugoslavya ikiþer kez þampiyon olarak dikkat çekmiþlerdir. Bayanlar Dünya Þampiyonasý da dört yýlda bir düzenlenir. Turnuva erkek ve bayan takýmlarý için ayný yýlda ancak farklý ülkelerde yapýlmaktadýr. Bu dönemde yapýlan þampiyonalarda her iki kategoride de SSCB en baþarýlý ülke olarak dikkat çekmektedir. FIVB (Uluslarasý Volevbol Federasyonu) tarafýndan düzenlenen Dünya Voleybol Þampiyonasý erkekler için 1962 yýlýndan itibaren bayanlar için ise 1964 ten itibaren dört yýlda bir yapýlmaktadýr. Þampiyonaya kýta elemelerinde baþarýlý olan takýmlar katýlmaktadýr. H. TÜRK DIÞ POLÝTÝKASI FIBA logosu Türkiye nin Soðuk Savaþ Döneminde Batý ittifakýna dâhil olarak bu doðrultuda dýþ politika izlediði belirtilmiþti. Bu dönemde Kýbrýs, Ege sorunlarý Orta Doðu da Arap-Ýsrail Savaþlarý ve Ermeni terörü Türk dýþ politikasýnýn belirlenmesinde etkili olmuþtur. 1. Türk - Yunan Ýliþkileri Kurtuluþ Savaþý ndan sonra Lozan Antlaþmasý imzalanmasýna raðmen Türkiye ve Yunanistan arasýndaki sorunlar çözümlenememiþ ve iliþkiler bir süre daha normale dönememiþti. 1. ünitede de bahsedildiði gibi 1930 lu yýllarda dünya barýþýný tehdit eden geliþmeler üzerine Atatürk ve Venizelos liderliðinde Balkan devletleri arasýnda ittifaký saðlamak için çaba sarf edilmiþti. Bu çalýþmalar iki ülke arasýndaki iliþkileri olumlu etkilemiþti. Ancak 1954 yýlýna gelindiðinde Türkiye ve Yunanistan iliþkileri Kýbrýs meselesine baðlý olarak yeniden gerginleþmeye baþladý. a. Kýbrýs Meselesi Kýbrýs meselesinin ortaya çýkýþýnda Kýbrýs ýn Belirtiniz. stratejik konumunun etkisi nelerdir? ARNAVUTLUK YUGOSLAVYA Teselya BULGARÝSTAN Ýstanbul Batum GÜRCÝSTAN YUNANÝSTAN Atina Ýzmir Bursa Samsun Ankara T Ü R K Ý Y E Trabzon Erzurum ERMENÝSTAN Denizli Antalya Konya Kayseri Mersin Adana Gaziantep Diyarbakýr Van ÝRAN km 400 mil 50 mil Girit Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti Güney Kýbrýs Rum Yönetimi Beyrut LÜBNAN Halep S U R Ý Y E Þam Musul Erbil Kerkük I R A K Tarih 10 dersinde iþlendiði gibi 1571 de Türk hâkimiyetine giren Kýbrýs ýn yönetimi 1878 Ber-lin Antlaþmasý nda arabuluculuk görevi yapan Ýngiltere ye geçici olarak býrakýldý. Osmanlý Devleti nin I. Dünya Savaþý na girmesini fýrsat bilen Ýngiltere, 5 Kasým 1914 te Kýbrýs ý ilhak ettiðini açýkladý. Türkiye Lozan Antlaþmasý ile bu statüyü kabul etti. 148

161 Kýbrýs taki Rumlar, Ýngiliz yönetimi altýndayken Adayý Yunanistan a katma idealleri (Enosis) doðrultusunda faaliyetlerde bulundular. Enosis i gerçekleþtirmek için yapýlan ilk önemli ayaklanma 1931 de görüldü. II. Dünya Savaþý ndan sonra Kýbrýs konusuna daha çok ilgi gösteren Yunanistan, 1951 de Kýbrýs ýn kendisine verilmesi için Ýngiltere ye resmen baþvurdu. Bu giriþimi olumsuz karþýlanan Yunanistan, 1954 te Kýbrýs sorununu BM ye taþýyarak meseleyi uluslararasý bir konu hâline getirdi. Kýbrýs ta self-determinasyon ilkesinin uygulanmasýný isteyen Yunanistan ýn bu giriþimi BM tarafýndan reddedildi. Bu geliþmeler, Türkiye nin Kýbrýs konusunda harekete geçmesinde önemli rol oynadý. Böylece Kýbrýs sorunu, Türk dýþ politikasýnýn en önemli konularýndan birisi hâline geldi. ENOSÝS Enosis, Megola Ýdea hedefi çerçevesinde Kýbrýs ýn Yunanistan a baðlanmasýný ifade etmektedir. Kelime anlamý ile ilhak demek olan Enosis ilk Megali Ýdea haritasýnýn çizildiði 1791 yýlýndan beri gündemde olan bir konudur. Bir anlamda Kýbrýs sorununun da bu tarihten itibaren var olduðu söylenebilir. 18 Ekim 1828 tarihinde ingiltere, Rusya ve Fransa ya bir nota veren Yunanistan, resmen ilk kez Enosis fikrini ortaya atmýþ ve Kýbrýs ýn kendisine baðlanmasýný istemiþtir. Kýbrýs ta Yunan kilisesi, Patrikhane ve Yunan Hükümeti tarafýndan desteklenen Enosis hareketi, yýllar boyunca kilise ve okullarda yeni nesillere tanýtýlmýþtýr. Ana Britannica, c. VIII, s te Ýstanbul da düzenlenen Kýbrýs mitingi 1960 tan önce Yunanistan ýn Kýbrýs konusundaki isteklerinin BM tarafýndan reddedilmesi üzerine Rumlar, Kýbrýs ta EOKA yer altý örgütünü kurarak önce Ýngilizler, sonra da Türklere yönelik tedhiþ hareketlerine baþladýlar. Bu örgütün amacý: Ýngiltere yi Kýbrýs tan atmak, Türkleri imha etmek ve Enosis i gerçekleþtirmekti. Yunanistan ýn kýþkýrtma ve yardýmlarýyla Rumlarýn baþlattýklarý tedhiþ hareketleri geniþleyerek bir iç savaþ hâlini aldý da Türkiye ve Yunanistan baþbakanlarý Zürih te bir araya gelerek Kýbrýs anlaþmazlýðýný çözümlemek için görüþmelere baþladýlar. 11 Þubat 1959 da Kýbrýs ta baðýmsýz bir cumhuriyet kurulmasý kararý alýnarak Zürih Anlaþmasý yapýldý. Daha sonra Türkiye, Yunanistan ve Ýngiltere Londra da Kýbrýs Meselesi ni ele aldýlar. Londra toplantýlarýn sonunda Zürih Anlaþmasý esas alýnarak baðýmsýz bir Kýbrýs Devleti nin kurulmasýna karar verildi. 23 Þubat 1959 da imzalanan Londra Anlaþmasý; Kýbrýs Cumhuriyeti nin kurulma anlaþmasý, Garanti Anlaþmasý, Ýttifak Anlaþmasý ve Uyuþma Anlaþmalarýndan oluþmaktaydý. Kýbrýs Cumhuriyeti nin kuruluþu anlaþmasý imzalanýrken (1960) Zürih ve Londra Anlaþmalarý doðrultusunda 16 Aðustos 1960 ta baðýmsýz Kýbrýs Cumhuriyeti ilan edildi. Cumhurbaþkanlýðýna Rum lider Makarios, yardýmcýlýðýna da Türk lider Dr. Fazýl EOKA (Kýbrýs Mücadelesi Rum Örgütü) EOKA örgütü Kýbrýs Rumlarýnýn Enosis amacýný gerçekleþtirmeyi hýzlandýrmak için Ýngiliz sömürge idaresine karþý olarak kurulmuþtur. EOKA 1950 li yýllarýn baþlarýnda Kýbrýs Adasý nýn Yunanistan a baðlanmasý hedefine ulaþmak amacý ile Yorgo Grivas liderliðinde gerilla savaþý yapmak amacý ile kurulmuþ bir gizli örgüttür. Grivas, 1951 yýlýnda Kýbrýs ta gönüllüler toplayarak Yunanistan a eðitime götürmüþtür yýlýnda Yunanistan dan getirdiði silahlar ve terör eðitimi alan savaþçýlarý ile Kýbrýs a geri dönen Grivas, Ýngiliz askerî ve sivil hedeflerine terör saldýrýlarý yaptý. Grivas 1958 yýlýndan sonra ise Kýbrýslý Türkleri hedef seçmiþtir. Prof. Dr. Cevat GÜRSOY, Kýbrýs ve Türkler, s. 112 FAZIL KÜÇÜK 14 Mart 1906 tarihinde Lefkoþa da dünyaya geldi. Lefkoþa Lisesinden sonra Lozan Týp Fakültesini bitirdi. Kýbrýs a döndükten sonra Belediye Meclisi üyeliðine seçildi ve Kýbrýs Adasý Türk Azýnlýðý Kurumuna katýldý. Kýbrýs Türk tür Partisi ile Türk toplumunun haklarýný savunmak için mücadeleye baþladý. Londra da Türkiye, Ýngiltere, Yunanistan, Kýbrýs Türk ve Rum cemaatleri arasýnda yapýlan antlaþmayý Türk cemaati adýna imzaladý. Bu antlaþma uyarýnca kurulan Kýbrýs Cumhuriyeti nde cumhurbaþkaný yardýmcýsý oldu Kýbrýs Barýþ Harekâtý ndan sonra cumhurbaþkaný yardýmcýlýðý fiilen sona erdi ve siyasi yaþamdan çekildi. Kýbrýs Türk halkýnýn var olma mücadelesinde önemli bir yeri olan Dr. Fazýl Küçük 15 Ocak 1984 te hayatýný kaybetti. Halil Gürdal GÜRAK, Kuzey Kýbrýs, s

162 Küçük getirildi. Kýbrýs ta saðlanan barýþ ortamý uzun sürmedi. Yunanistan ýn asker ve silah göndererek desteklediði EOKA, Türklere karþý tedhiþ hareketlerine devam etti. Kýbrýs Türkleri de bu faaliyetlere 1955 te kurulan Türk Mukavemet Teþkilatý (TMT) vasýtasýyla karþý koymaya çalýþtý. Makarios, 1963 te, Türk toplumu lideri Fazýl Küçük e, Türkiye, Yunanistan ve Ýngiltere ye anayasa deðiþikliði önerisinde bulundu. KIBRIS CUMHURÝYETÝ ANAYASASI 1. Baþkanlýk sistemiyle yönetilen baðýmsýz cumhuriyetin cumhurbaþkaný Rum seçmenlerin seçtiði bir Rum; cumhurbaþkaný yardýmcýsý ise Türk seçmenlerin seçtiði bir Türk olacaktý. Devletin iki resmî dili, Rumca ve Türkçe olacak; yasalar ve yönetimle ilgili bütün belgeler bu iki dilde yazýlacaktý. 2. Yürütme yetkisine sahip olan cumhurbaþkaný ve yardýmcýsý, yürütme görevini, yedi Rum ve üç Türk bakandan oluþan Bakanlar Konseyinin kararlarýný cumhurbaþkaný ve yardýmcýsý birlikte veya ayrý ayrý veto edebileceklerdi. 3. Yasama yetkisi, a. Elli üyesinin % 70 i Rum ve % 30 u Türklerden oluþan ve iki toplumun seçmenlerinin ayrý ayrý seçiminden gelen bir Temsilciler Meclisi ile, b. Rum ve Türk toplumlarýnýn kendi iþlerinde yetkili olan iki ayrý Cemaat Meclisi tarafýndan kullanýlacaktý. 4. Cumhurbaþkaný ve yardýmcýsýnýn Temsilciler Meclisi nden geçen yasalarý da birlikte ve ayrý ayrý veto etme yetkisi bulunacak; anayasanýn temel maddeler dýþýnda kalan hükümleri, ancak meclisin Rum ve Türk üyelerinin ayrý ayrý üçte iki çoðunluðu ile deðiþtirilebilecekti. 5. Beþ büyük kent olan Lefkoþa, Limasol,Magosa, Larnaka ve Baf ta iki toplumun ayrý belediyelere sahip olmasý öngörülmekteydi. 6. Kamu hizmetlerinin her kademesinde, görevlerin % 70 i Rumlara ve % 30 u Türklere verilecek; bu oranlar, toplamý 2000 le sýnýrlanan polis ve jandarma gücü içinde geçerli olacaktý. 7. Ordu, 2000 kiþilik olacak ve bu sayýnýn % 60 ýný Rumlar, % 40 ýný ise Türkler oluþturacaktý. Ordu, polis ve jandarma kuvvetlerinden birinin baþýnda bir Türk ün bulunmasý öngörülmekteydi. 8. Yüce Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Mahkemelerin baþkanlarý Türk, Ýngiliz, Kýbrýslý veya Yunan olamayacak, tarafsýz bir kimse olacaktý. Halil Gürdal GÜRAK, Kýbrýs, s MAKARÝOS UN ANAYASA DEÐÝÞÝKLÝÐÝ ÖNERÝSÝ Makarios un, 30 Kasým 1963 te deðiþtirilmesini istediði 13 anayasa maddesi: 1. Cumhurbaþkaný ve yardýmcýsýnýn veto haklarý kaldýrýlacaktý. 2. Cumhurbaþkaný görevinin baþýnda bulunamadýðý zaman, yerine cumhurbaþkaný yardýmcýsý geçecekti. 3. Cumhurbaþkaný ve yardýmcýsý, Temsilciler Meclisinin yapacaðý ortak seçimlerle seçileceklerdi. 4. Temsilciler Meclisi Baþkaný görevinin baþýnda bulunamadýðý zaman yerine Temsilciler Baþkan Yardýmcýsý geçecekti. 5. Bazý vergilendirme yasalarýna ayrý veto uygulamasý kaldýrýlacaktý. 6. Ayrý belediyeler kaldýrýlacaktý. 7. Adli sistem birleþtirilecekti. 8. Polis, jandarma ve güvenlik güçleri birleþtirilecekti. 9. Ýdari yapý ve ordu içindeki görevlerin sayýsal daðýlýmý nüfus oranýna uygun olarak yapýlacaktý. 10. Polis ve orduda görevlerin sayýsal daðýlýmý yasayla belirlenecekti. 11. Kamu Hizmetleri Komisyonunun üye sayýsý ondan beþe indirilecekti. 12. Kamu Hizmetleri Komisyonu kararlarýný basit çoðunlukla alacaktý. 13. Cemaat meclisleri, en azýndan Kýbrýslý Rumlarýn Cemaat Meclisi ilga edilecekti. Kýbrýslý Türkler eðer isterlerse kendilerininkini koruyabileceklerdi. Halil Gürdal GÜRAK, Kýbrýs, s. 128 Kýbrýs Cumhuriyeti Anayasasý incelendiðinde Makarios un anayasa deðiþikliði önerisinin amacý ne olabilir? Açýklayýnýz. Türkiye nin Makarios un yaptýðý önerileri reddetmesi, iki toplum arasýndaki gerginliði arttýrdý. Rum çeteleri Türk köylerini yakýp yýkarak 25 bin Türk ü göçe zorladý. 24 Aralýkta Kanlý Noel denilen ve 24 Türk ün þehit edildiði olay üzerine Türk savaþ uçaklarý Lefkoþa üzerinde ilk uyarý uçuþunu yaptý te Yunanistan ýn Ada ya daha çok asker ve silah göndermeye baþlamasý üzerine olaylarýn büyümesinden endiþelenen BM Güvenlik Konseyi, Barýþ Gücü kurulmasý kararý aldý. Ancak Barýþ Gücü Ada ya henüz gelmeden Rum çetelerinin saldýrýya geçmesi Türkiye nin Kýbrýs a müdahale kararý almasýna yol açtý. Ancak bu kararýn uygulanmasýný istemeyen ABD Baþkaný Johnson, yazdýðý mektupla Türkiye yi kararýndan vazgeçirmeye çalýþtý. 150

163 ABD Baþkaný Lyndon B. Johnson ýn Ýnönü ye Mektubu (5 Haziran 1964) Kýbrýs a yapýlacak olan Türk müdahalesi Türk-Yunan kuvvetleri arasýnda askerî bir çatýþmaya sebep olabilir... Türkiye nin Kýbrýs a yapacaðý askerî bir müdahale SSCB tarafýndan ayný þekilde bir müdahaleye yol açabilir. NATO nun rýzasý olmadan Türkiye nin giriþeceði bir hareket sonunda doðabilecek bir Sovyet müdahalesine karþý müttefiklerin Türkiye yi savunma konusunu müzakere etmedikleri kanaatindeyim... Türkiye ile aramýzda mevcut bulunan askerî yardýmýn maksatlarýnýn dýþýnda kullanýlmasý için hükûmetinizin ABD nin olurunu almasý gerekmektedir. (...) Mevcut þartlar altýnda Türkiye nin Kýbrýs a yapacaðý bir müdahalede ABD tarafýndan temin edilmiþ olan askerî malzemenin kullanýlmasýna ABD nin olur vermeyeceðini size bütün samimiyetimle ifade etmek isterim... Dr. Rifat UÇAROL, Siyasi Tarih, s dan özetlenmiþtir. Ýsmet Ýnönü nün, ABD Baþkaný Johnson a yazdýðý mektubundan. Sayýn Bay Baþkan, 5 Haziran tarihli mesajýnýzý büyükelçi vasýtasýyla almýþ bulunuyorum... Mesajýnýz gerek yazýlýþ tarzý gerek içerik bakýmýndan, Amerika yla ittifak iliþkilerinde daima ciddi bir dikkat göstermiþ olan Türkiye gibi bir müttefikinize karþý hayal kýrýklýðý oluþturmuþ, ittifak münasebetlerine deðinen muhtelif konularda önemli görüþ ayrýlýklarý belirmiþtir... Baþýndan beri güvenliði korumak için yapýlan görüþmeler yalnýz Makarios idaresinin saldýrganlýðýný ve tahribatýný artýrmaya hizmet etmiþtir. Kýbrýs hükûmeti açýktan silahlanmaya baþladý ve BM yi kendi zulmünü ve Anayasa dýþý yönetimini güçlendirecek yardýmcý bir vasýta gibi farz etti. BM nin Anayasal düzeni geri getirme ve saldýrýlarý durdurma konusunda müdahale niyetinin olmadýðý açýkça görülmüþtür. Yunan hükûmeti nin Kýbrýs yönetimini nasýl teþvik ettiðini biliyorsunuz. Bu durum içinde Kýbrýs ta zulmü durdurmak için bir müdahaleye mecbur olacaðýmýzý size söylemiþtik... Size en kesin ve açýk surette temin etmek isterim ki eðer Türkiye bir gün Kýbrýs a askerî müdahale zorunluluðunda býrakýlýrsa bu tamamýyla milletlerarasý antlaþmalarýn hükümlerine ve gayelerine uygun olarak yapýlacaktýr. Bu münasebetle kararýmýzýn ertelenmesinin Garanti Antlaþmasý nýn 4. maddesinin Türkiye ye verdiði haklarý hiç bir suretle ortadan kaldýrmadýðýný belirtmek isterim. Dr. Rifat UÇAROL, Siyasi Tarih, s dan özetlenmiþtir. Mektuplar Türk Dýþ Politikasýný nasýl etkilemiþtir? Belirtiniz. Küba Krizine baðlý olarak 1963 te Türkiye deki ABD ye ait Jüpiter füzelerinin bilgi verilmeden sökülmesi ve Türk-Yunan meselelerinde ABD nin Yunan yanlýsý politikasý iki ülke arasýnda güven bunalýmýna sebep olmuþtu te ABD Baþkaný Johnson un mektubu da Türk-ABD iliþkilerini olumsuz etkileyerek Türkiye yi SSCB ve Orta Doðu politikasýný yeniden gözden geçirmeye yöneltti. Ayný yýlýn sonlarýnda ABD nin NATO üyesi ülkeleri, Çok Taraflý Nükleer Güç e katma önerisi Türkiye tarafýndan kabul görmedi. ABD-Türkiye anlaþmalarý 1966 da yeniden düzenlendi da iki ülke arasýnda imzalanan Savunma Ýþ Birliði Anlaþmasý nda karþýlýklý egemenlik ve eþitlik prensibine yer verilerek Türkiye, üslerde tam kontrol hakkýný aldý. II. Dünya Savaþý ndan sonra Batý Ýttifaký nda yer alan Türkiye nin SSCB ile iliþkileri DP iktidarýnýn son yýllarýna kadar mesafeliydi. Batýdan beklediði ekonomik yardýmý alamayan Türkiye nin 1959 da SSCB den kredi talebinde bulunmasý ve daha sonra Doðu ve Batý Bloku arasýndaki iliþkilerde yumuþamanýn baþlamasý Türkiye-SSCB iliþkilerini olumlu etkilemiþti. Ancak yýllarý arasýnda Kýbrýs meselesinde SSCB nin Akdeniz politikasý gereði Rumlarý SSCB ile yapýlan anlaþma sonucunda kurulan Seydiþehir Alüminyum Fabrikasý 151

164 desteklemesi Türkiye-SSCB iliþkilerini durma noktasýna getirdi. Ancak ABD Baþkaný Johnson un mektubu, Türkiye-SSCB iliþkilerinde bir dönüm noktasý oldu ve karþýlýklý eþitlik ilkesine dayalý iliþkiler baþladý. Diplomatik ziyaretlerle baþlayan ekonomik iliþkiler, siyasi iliþkilerin de geliþmesinde etkili oldu lý yýllarýn sonlarýna doðru iki ülke arasýndaki iliþkiler üst düzeye çýktý. Johnson un mektubundan sonra yapýlan diplomatik temaslar sonucunda Türkiye Kýbrýs a müdahale kararýný bir süre askýya aldý. Ancak BM Barýþ Gücü nün Rum çetelerinin Kýbrýs taki saldýrýlarýný engelleyememesi üzerine 8-9 Aðustos 1964 te Türk Hava Kuvvetlerine baðlý savaþ uçaklarý Rum mevzilerini bombaladý. Bu müdahale Kýbrýs Rum çetelerinin saldýrý gücünü ve genel olma özelliðini kaybettirerek faaliyetleri sýnýrlý çatýþmalar hâline dönüþtürmüþtür. Türkiye Baþbakaný Süleyman Demirel in Eylül 1967 de SSCB ziyareti RAUF DENKTAÞ IN ÝNÖNÜ YE MEKTUBU Yurdundan sürgün edilen Rauf Raif Denktaþ, her ne pahasýna olursa olsun vatan bildiði topraklara dönme kararýndadýr. Böylece Türk hükûmetinin bilgisi dýþýnda TMT nin (Türk Mukavemet Teþkiþlatý) ilk lideri Albay Rýza Vuruþkan la birlikte 30 Temmuz 1964 de Erenköy e doðru yola çýkar. Gitmeden önce zamanýn T.C. Baþbakaný Ýsmet Ýnönü ye iletilmek üzere bir de mektup býrakýr. Rauf R. Denktaþ ýn Ýsmet Ýnönü ye Mektubu: Pek Muhterem Paþam, Nihayet Kýbrýs a gidebilme imkâný buldum. Ýnandýðým bir dava uðruna fiilen hizmet etmek fýrsatý bana verildiði için müteþekkirim. Anavatan a tamamen inanan ve bütün gençliði halký bu inanca sürükleyen bir kimse olarak Kýbrýs davasýný yalnýz baþýmýza halledemeyeceðimizi; Anavatan ýn pek yakýn bir gelecekte yardýmýmýza gelmediði takdirde hepimizin de mahvolacaðýný biliyorum; Anavatanýn yardýmýmýza geleceðine inanýyorum ve bu inançla gidiyorum. Mansura-Koççina bölgesine vuku bulacak herhangi bir hücum Yunan komandolarý tarafýndan yapýlacaktýr. Bu bölgede Kýbrýs Türk ünün yüksek tahsil gençliði nöbettedir. Bunlarý takviyesiz býrakmayacaðýnýza eminim. Lütfen ve merhameten bu bölgeye komando birlikleri göndermenizi rica ederim. Kýbrýs Türk ü, son boykotlar ve tevkifler dolayýsýyla ve Rumlarýn ithal ettikleri malzeme ve personel karþýsýnda takatlerinin sonuna gelmiþlerdir. Mücadele birkaç ay daha bu þartlarla uzatýldýðý takdirde çöküntü baþlayacaktýr. Size inanýyoruz; son darbeyi indireceðiniz günü bekliyoruz. Türk milletine yeni bir zafer kazandýracaðýnýza eminiz. Hürmetle ellerinizden öper, baþarýlar dilerim Paþam. Saygýlarýmla, Rauf Raif Denktaþ Halil Gürdal GÜRAK, Kuzey Kýbrýs, s. 135 Metinlerde belirtilen olaylarýn sonucu ne olmuþtur? DÖNEMÝNDE TÜRK HALKININ YAÞANTISI NASILDI? Kýbrýs Türk halkýnýn 1964 saldýrýlarýndan sonra Devletin tüm organlarýndan dýþlanmasý ve 11 yýl sürecek insanlýk dýþý bir kuþatma altýnda yaþamaya zorlanmasý, olumsuz etkisini her alanda gösterdi. Göçmen olan 30 binden fazla Türk, çadýrlarda, sinema salonlarýnda, okullarda barýnmak zorunda kaldý. Kýbrýs Türk Halký üretimden koptu. Her yaþtan tüm erkekler elde silah can güvenliklerini korumak için mevzilere doldu. Ada nýn % 3 lük bir bölümündeki kuþatma boyunca, dýþ dünyadan soyutlanan Kýbrýs Türklerinin haberleþmesi, ulaþýmý, ekonomik iliþkileri tümü île yasaklanmýþtý. Türk bölgelerine mektup gelmesi, mektuplarýn dýþ dünyaya ulaþmasý, yabancý turistlerin Türk bölgelerine geçmesi bütünü ile engellenmekteydi. Ulusal gelir günden güne düþerken, Türk halký sadece Türkiye Cumhuriyeti nin gönderdiði yardýmlarla ayakta durabilmekteydi. Yiyecek doktor ve ilaç ihtiyacý bütünü ile Türkiye den Kýzýlayýn gönderdiði yiyecek, doktor ve ilaç yardýmlarý ile karþýlandý. Diðer yandan, açlýða mahkum etmekle Türk toplumunu çökerteceðini sanan Rum liderliði, aralarýnda çividen bot baðýna kadar her çeþit malzemenin bulunduðu tam 37 çeþit malýn Türk bölgelerine giriþini yasakladý. Rum liderliði bu 11 yýl boyunca Türk halkýnýn bütçedeki hakkýný, dýþ yardýmlarýn tümünü gasp etti. Vergileri topladý ama Türk bölgelerine tek bir kuruþluk yardým yapmadý. Yol, su, elektrik, saðlýk hizmetlerinden yararlandýrmadý, onlarý utanç barikatlarýnda onur kýrýcý yoklamalara maruz býraktý. Kýbrýs Türk halký bütün bu aðýr koþullara karþýn teslim olmadý, direniþini sürdürdü. Bu insanlýk dýþý koþullar 1974 Türk Barýþ Harekâtý na kadar devam etti. Halil Gürdal GÜRAK, Kuzey Kýbrýs, s

165 Kýbrýs Meselesi, Mayýs 1965 te Türkiye ile Yunanistan arasýnda yapýlan ikili görüþmelerle çözülmeye çalýþýldý. Ancak Kýbrýs Rumlarýnýn tutumu ve Yunanistan da askeri müdahale ile hükûmet deðiþikliðinin yaþanmasý istenilen sonucun alýnmasýný engelledi de Rumlarýn genel saldýrý hareketlerine geçmesi üzerine Türkiye, Yunanistan a bir nota verdi. Devam eden olaylar yüzünden Rumlarla bir arada yaþamanýn mümkün olamayacaðýný anlayan Kýbrýs Türkleri, 28 Aralýk 1967 de Kýbrýs Geçici Türk Yönetimi ni kurdular. Kýbrýs Anayasasý hükümleri saklý kalmak üzere kurulan bu yönetimin baþkanlýðýna Dr. Fazýl Küçük, baþkan yardýmcýlýðýna da Rauf Denktaþ seçildi. 30 Aralýk 1967 tarihli gazete manþeti 1968 de meselenin çözümü için Kýbrýs Türk toplumu lideri Rauf Denktaþ ve Rum toplumu lideri Glafkos Klerides arasýnda gerçekleþtirilen ikili görüþmeler, altý yýl kadar sürmesine raðmen bir sonuç alýnamadý. Kýbrýs Cumhuriyeti Cumhurbaþkaný Makarios, Ada daki Türklere ekonomik ve sosyal baskýlarda bulunarak göçe zorlayan bir politika uyguladý. Ancak Enosis in hemen gerçekleþtirilmesini isteyen EOKA üyeleri Yunanistan dan aldýklarý destekle 15 Temmuz 1974 te Makarios a karþý bir darbe gerçekleþtirdi. EOKA üyeleri Nikos Sampson u cumhurbaþkanlýðýna getirirken Kýbrýs Elen Cumhuriyeti ni ilan ettiler. AKRÝTAS PLANI 21 Nisan 1966 tarihli Patris Gazetesi nde yayýnlanan bu plana göre Türk halký ani bir saldýrý ile yok edilecek ve Ada Yunanistan a baðlanacaktý. Bu planýn hazýrlayýcýlarý arasýnda AKRÝTAS kod adlý Ýçiþleri Bakaný Yorgacis, Cumhurbaþkaný Makarios, Meclis Baþkaný Klerides gibi isimler de bulunmaktaydý. Planýn ana hatlarý þöyleydi: Makarios un verdiði demeçler millî davanýn alacaðý yönü göstermiþtir. Amaca ulaþmak için iç ve dýþ tahrikler izlenecektir. EOKA müdahalesinin son safhasýnda Kýbrýs davasý dünya kamuoyuna ve diplomatik çevrelere Kýbrýs halkýnýn selfdeterminasyon hakkýna kavuþmasý þeklinde sunulmuþtu. Þimdi ilk hedefimiz uluslararasý alanda Kýbrýs probleminin çözümlendiði ve yeniden gözden geçirilmesi gerektiði kanaatini yaymak olmalýdýr. Bu amaçla. Bulunan olan çözümün tatminkâr olmadýðý, adil olmadýðý; iki toplumun bir arada yaþayabileceði belirtilmelidir. Kýbrýs liderliði, yerinde bir davranýþla anlaþmalarý halkoyuna sunmamýþ ve elimizdeki bu durum koz olmuþtur. Kýbrýs ýn þimdiye kadar Rumlar tarafýndan idare edildiðini Türklerin ise sadece olumsuz, köstekleyici bir fren rolü oynadýðýný gösterdik. Gizliliðe uyulacaktýr... Buna göre her bölgede ne kadar kuvvet bulundurulacaðý, silah miktarý, bölge sorumlularý, saldýrý planlarý, ayrýntýlý olarak þemalar üzerinde gösterilmiþtir. Halil Gürdal GÜRAK, Kýbrýs, s. 141 Aþaðýdaki gazete haberlerini inceleyerek Kýbrýs Barýþ Harekâtý ile ilgili neden-sonuç iliþkisi kurunuz. 16 Temmuz 1974 tarihli gazete manþeti 20 Temmuz 1974 tarihli gazete manþeti 153

166 KIBRIS BARIÞ HAREKÂTI ÜZERÝNE 1974 Barýþ Harekâtýnýn gerçekleþtiði þartlarý ve yaþananlarý daha iyi anlayabilmek amacýyla bir Kýbrýs gazisiyle o günlere ait bir söyleþi yaptýk. Kendinizi bize tanýtýr mýsýnýz? Adým Ýbrahim KAPLAN Samsun Ýli Tekkeköy Ýlçesi Aþaðýçinik köyünde doðdum. Ýlkokulu o zamanki adýyla Tekkeköy Ýlkokulunda tamamladým. Askerlik görevim sýrasýnda düzenlenen Kýbrýs Barýþ Harekâtýna katýldým. Hâlen Aþaðýçinik beldesinde çiftçilik yaparak hayatýmý sürdürmekteyim Kýbrýs Barýþ Harekâtý öncesinde yaþanan olaylar hakkýnda neler biliyordunuz? Bu yaþananlar Türk kamuoyunda nasýl yanký buluyordu lý yýllarda Kýbrýs ta Rum çetelerinin Türkler üzerine tedhiþ faaliyetlerinde bulunduðunu duymuþtum. Mesela Cengiz Topel ve Kýbrýs Türk lideri Dr. Fazýl Küçük biliniyordu. Kanlý Noel olarak adlandýrýlan katliamý gazetelerden öðrenmiþtik. Bu yaþananlar Türkiye de halký olumsuz etkilemekteydi. Kýbrýs Barýþ Harekâtý hangi geliþmeler üzerine yapýldý? Ýskenderun da vatani görevimi yaptýðým sýrada Kýbrýs ta Makarios a karþý bir darbe yapýldýðýný öðrendik. Bu darbe üzerine planlý tatbikatýmýz ertelendi. Bizim birliðimiz deniz çýkarma birliði olduðundan Mersin e hareket ettik. Bütün hazýrlýklar tamamlanarak beklemeye baþladýk. 19 Temmuz u 20 Temmuz a baðlayan gece Diyanet Ýþleri Baþkaný, Ertuðrul Gemisi ne gelerek bir konuþma yaptý ve ardýndan dua yapýldý. Savaþa gideceðimizi anladýðýmýz o anda tek düþüncemiz soydaþlarýmýzý Rum çetelerinin zulmünden kurtarmaktý. Harekâtý bize anlatýr mýsýnýz? 20 Temmuz Cuma sabahý þafak sökerken gemilerden çýkarma botlarýna bindik ve Pladino plajý denilen yerden karaya çýktýk Bölgede Beþparmak Daðlarý na doðru tarama harekâtýna baþladýðýmýz sýrada denizden deniz topçularý, havadan da uçaklarýn bombardýmaný ile ilerlemeye baþladýk. Bir yandan da hava komandolarýmýz indirme harekâtý ile bize destek vermekteydi. Ýlk önce karayolu, birliklerimizce kontrol altýna alýndý. Zor geçen birinci gün sonunda ilerleyiþimiz Beþparmak Daðlarý eteklerine kadar devam etti ve mevziler kazýldý. Gece de çatýþmalar devam etmekteydi. Ýkinci gün aðýr silahlarýn da devreye 69 girmesi ile ilerleyiþimiz hýzlandý. Üçüncü gün birliklerimiz Beþparmak Daðlarý ný aþarak Lefke ve Girne ye doðru ilerleyiþine devam etti. Üçüncü günün sonunda gelen ateþkes emri ile Girne yakýnlarýnda birliklerimiz karargâh kurarak beklemeye baþladýk. 14 Aðustosta gelen emir ile II. Barýþ Harekâtý baþladý. Hava Kuvvetlerinin desteðinde kara birliklerimiz Maraþ kesimine kadar ilerleyiþini devam ettirdi. Ben bu ikinci harekâtta komutanýmýn muhafýz birliðinde görev aldýðýmdan fiili olarak çarpýþmalarda bulunamadým. Bu harekât sýrasýnda sizi çok etkileyen bir olay var mý? 20 Temmuz günü yaptýðýmýz çýkarma sýrasýnda fundalýklarýn içinde ikisi kadýn üç Rum sivil ile karþýlaþtýk. Kadýnlardan biri yaralanmýþtý. Komutanýmýz ilk yardým çantasýný çýkartarak yaralý kadýnýn yarasýný sardýktan sonra onu çatýþma bölgesinin gerisine gönderdi. Baþka neler söylemek istersiniz? Savaþ bir baþka. Ýnsan o anda bu dünya ile ilgisini kesiyor. Bir an önce görevimizi tamamlamak azmi içinde mücadeleyi sürdürüyorsunuz. Kýbrýs harekâtý hakkýnda verdiðiniz bilgiler için teþekkür ederiz. Komisyon Yukarýdaki söyleþiyi inceleyerek bu harekât ile ilgili olarak neler söyleyebilirsiniz? 154

167 Türkiye, Kýbrýs taki darbenin bir Yunan müdahelesi olduðunu belirtti ve garantilerin ihlâli saydý. Ýngiltere ye ise ortak hareket etmeyi teklif etti. Olumsuz cevap alan Türkiye, garanti antlaþmasýnýn kendisine tanýdýðý yetkiyi kullanarak müdahale kararý aldý. Türkiye 20 Temmuz da Enosis e engel olmak, barýþý yeniden kurmak ve Türklerin güvenliðini saðlamak amacýyla Kýbrýs Barýþ Harekâtý ný baþlattý. 20 Temmuz da Türk Silahlý Kuvvetlerinin çýkartma yaptýðý bölge Lefkoþa ya kadar ilerleyen Türk kuvvetleri, 22 Temmuz da BM nin ateþkes çaðrýsýna uydu. Kýbrýs meselesinin görüþülmesi maksadýyla 25 Temmuzda Türkiye, Yunanistan ve Ýngiltere, Cenevre Konferansýnda biraraya geldi. Görüþmelerden barýþý saðlayacak bir sonuç çýkmayýnca 14 Aðustos ta Ýkinci Barýþ Harekâtý baþladý. Türk birlikleri Ada nýn yaklaþýk üçte birine hâkim oldu. Türkiye BM nin ateþkes çaðrýsýna uyarak 16 Aðustosta askerî harekâtý durdurdu Kýbrýs Barýþ Harekâtý Türkiye nin dýþ politikasýnda da etkili oldu. ABD nin bu harekâtý gerekçe göstererek Türkiye ye yapmakta olduðu ekonomik yardýmý keserek silah ambargosu uygulamasý, iki ülke arasýndaki iliþkileri olumsuz etkiledi. Bunun üzerine Türkiye, 1969 Savunma Ýþ Birliði Anlaþmasý ný yürürlükten kaldýrdý ve 1975 ten itibaren Türkiye deki bütün ABD üs ve tesislerine el koydu. Ancak 1978 de ABD ambargosunun kalkmasýyla iliþkiler normale döndü. SSCB ise Ada nýn bir NATO üssü hâline gelmesi ihtimalinden endiþe duyarak meseleyi uluslararasý alana taþýmak istedi ve 1974 Kýbrýs Barýþ Harekâtý nda Türkiye ye destek vermedi. SSCB nin bu tavrý, iki ülke iliþkilerini durma noktasýna getirdi. Ancak 1980 den sonra Türkiye nin çok yönlü dýþ politika izlemeye baþlamasýyla Türkiye-SSCB iliþkilerinde ilerlemeler kaydedildi. Kýbrýs Barýþ Harekâtý ndan sonra Türklerin kuzeyde, Rumlarýn da güneyde yerleþmesi yeni bir devlet düzeninin kurulmasýný gerekli kýlýyordu. Baþlatýlan toplumlar arasý görüþmelerden istenilen sonucun alýnamamasý üzerine Türk toplumu 13 Þubat 1975 te Rauf Denktaþ ýn liderliðinde Kýbrýs Türk Federe Devleti ni kurdu. BM öncülüðünde Kýbrýs Türk ve Rum toplumlarý arasýnda ikili görüþmeler baþladý. 12 Þubat 1977 deki görüþmede taraflar, baðýmsýz, baðlantýsýz ve iki toplumlu bir Kýbrýs Cumhuriyeti nin varlýðýný kabul ettiler. Bundan sonra yapýlacak görüþmelerin çerçevesini oluþturacak olan bu anlaþmaya raðmen, 1980 yýlýna kadar yapýlan görüþmelerde Türklerin Ada daki siyasi varlýðý Rumlar tarafýndan kabul edilmediði için sonuç alýnamadý. BM Genel Kurulu, 13 Mayýs 1983 te Kýbrýs Rumlarýný Kýbrýs Hükûmeti olarak tanýma kararý aldý. Bu geliþmeler karþýsýnda Türk toplumu da 15 Kasým 1983 te Kuzey Kýbrýs Türk 155 Rauf Raif Denktaþ BM Genel Kurulunun 13 Mayýs 1983 tarihli kararý: Cezayir, Küba, Guyana, Mali, Hindistan, Sri Lanka ve Yugoslavya tarafýndan hazýrlanan Rum yanlýsý Kýbrýs tasarýsý, Türkiye, Pakistan, Malezya, Somali ve Bangladeþ in 5 ret oyuna karþýlýk SSCB, Doðu Bloku ve baðlantýsýz ülkelerin 103 oyu ile kabul edildi. Oylamada, ABD, Ýngiltere ve Batý Blokundan 20 ülke çekimser kaldý. 29 üye ülke ise oylamaya katýlmadý. Cumhuriyeti ni kurdu. Türkiye Cumhuriyeti, Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti ni kurulduðu gün tanýyan ilk devlet oldu. Buna karþýlýk, Yunanistan ve Kýbrýs Rum yönetimi Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti nin baðýmsýzlýk kararýný tanýmayacaklarýný açýkladý. Baþta ABD, Ýngiltere, Fransa ve SSCB olmak üzere çeþitli ülkeler,

168 baðýmsýzlýk kararýna karþý tepki gösterdiler. Bu arada Ýngiltere nin önerisiyle, BM Güvenlik Konseyi Ada da Kýbrýs Cumhuriyeti dýþýnda baþka hiçbir hükûmetin tanýnmamasý kararýný aldý. b. Ege Adalarý Meselesi XIX. yüzyýlýn baþlarýnda Yunanistan devleti kurulurken bazý Batý Ege adalarý bu devlete baðlanmýþtý. Yunanistan diðer Ege adalarýný da ele geçirmek için çalýþmalar yapmýþ, Lozan Antlaþmasý yla Ege Denizi ndeki Türkiye ye býrakýlan Bozcaada, Gökçeada ve Ýtalya nýn sahip olduðu Meis ve On iki Ada dýþýnda kalan diðer adalar Yunanistan a býrakýlmýþtý. II. Dünya Savaþý sonunda galip devletlerin Ýtalya yla imzaladýklarý Paris Antlaþmasý yla Meis ve On iki Ada Yunanistan a verildi (1947). Böylece Ege Denizi nde bulunan Bozcaada ve Gökçeada dýþýndaki adalar Yunanistan a baðlandý. Yunanistan, Ege Denizi nin doðusuna da yerleþtikten sonra Türkiye nin Ege Denizi ndeki mevcut haklarýný ortadan kaldýrarak bu denizin tümüne egemen olmak istemiþtir ten itibaren bu amaçla yaptýðý giriþimler Türkiye-Yunanistan iliþkilerinde gerginliðin artmasýna ve Ege Denizi sorununun ortaya çýkmasýna sebep olmuþtur. Bu sorunlar Ege adalarýnýn silahlandýrýlmasý, kýta sahanlýðý, kara sularýnýn 12 mile çýkarýlmasý ve Ege hava sahasý þeklinde sýralanabilir. Ege Adalarýnýn Silahlandýrýlmasý Yunanistan, özellikle 1963 Kýbrýs bunalýmýndan itibaren Ege Denizi nde Türkiye kýyýlarýna yakýn olan adalarla birlikte 1947 de Ýtalya dan aldýðý Meis ve On iki Ada yý, Lozan Antlaþmasýna aykýrý olarak gizlice silahlandýrmaya baþladý. Bunun üzerine Türkiye bu konuyla ilgili 1964 ten itibaren farklý zamanlarda Yunanistan a nota vermiþtir ten itibaren Yunanistan, Ege adalarýný açýk olarak silahlandýrýlmaya devam etti. Yunanistan adalarý NATO tatbikatlarý kapsamýna aldýrtarak silahlanma faaliyetlerini meþrulaþtýrmak istemiþtir. Yunanistan, 1980 de Türkiye nin veto hakkýný kullanmamasý üzerine altý yýllýk bir aradan sonra NATO nun askerî kanadýna döndü. Bu geliþmeden sonra da Yunanistan, Limni Adasý ný NATO savunma sistemi kapsamýna aldýrtmayý amaçlayarak 1983 te Limni nin dâhil edilmediði hiçbir NATO tatbikatýna katýlmayacaðýný beyan etti. Buna karþý Türkiye Limni nin statüsünün deðiþtirilmesini kabul etmeyeceðini açýklayarak tepki gösterdi. Kýta Sahanlýðý Sorunu: KITA SAHANLIÐI Kýta sahanlýðý, kara sularýnýn bitiþ noktasýndan baþlayan deniz altýndaki devamýný ifade eder. Kýyýya sahip her devlet kýta sahanlýðýna da sahiptir. Ancak kýta sahanlýðýna sahip ülkenin sadece bu bölgedeki canlý-cansýz doðal kaynaklarý arama ve iþletmede egemen yetkileri vardýr; su alaný ve hava sahasý uluslararasý statüsünü korur BM Deniz Hukuku Sözleþmesi nin (BMDHS) 76. Maddesine göre, her devlet en az 200 deniz mili mesafeye kadar kýta sahanlýðýna sahip olabilir. Eðer kýta sahanlýðý 200 mil mesafeyi aþýyorsa, kýyý devleti doðal uzantý gereði bu sahanlýðýn sona erdiði yere kadar kýta sahanlýðýný uzatabilir. Ancak hiçbir zaman 350 mili ya da 2500 metre derinlikten itibaren 100 mili aþamaz. Ayný sözleþmenin 121. maddesine göre adalarýn da kýta sahanlýklarý vardýr. Ama insan yerleþiminin olmadýðý veya kendine ait bir ekonomik yaþamý olmayan kayalýklarýn özel ekonomik bölgesi ya da kýta sahanlýðý yoktur. Bitiþik ya da karþýlýklý kýyý sahibi olan devletlerin ise kýta sahanlýðýný anlaþarak sýnýrlandýrmalarý gerekmektedir. Baskýn ORAN, Türk Dýþ Politikasý, c. I, s. 754 Yunanistan 1961 den itibaren þirketlere Ege Denizi nin kuzey ve batý kýyýlarýnda petrol arama ruhsatý vermeye baþladý baþlarýnda arama ruhsat alanýný Doðu Ege yi kapsayacak þekilde geniþletti. Böylece Yunanistan Ege Denizi nde Türkiye ile deniz sýnýrlarýný kendisine göre belirlemeye çalýþmasý iki ülke arasýnda anlaþmazlýða sebep oldu. Yunanistan ýn Ege Denizindeki bu faaliyetleri üzerine Türkiye de 1973 te Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklýðýna Ege nin açýk deniz sularýnda ve kendi kýta sahanlýðýnda petrol arama ruhsatý verdi. Yunanistan ýn bu duruma itirazý iki ülke arasýnda Kýta Sahanlýðý Sorunu nu ortaya çýkardý Kýbrýs Barýþ Harekâtý nýn gerçekleþtirilmesi iki ülke iliþkilerini daha da gerginleþtirdi Aðustos 1976 tarihlerinde Ege de petrol arama çalýþmalarý yapan Sismik-I 1975 te yapýlan ikili görüþmelerde anlaþmazlýðýnýn Uluslararasý Adalet Divanýnda görüþülmesi konusunda prensip anlaþmasýna varýldý. Ancak iki ülke hukukçularýnýn yaptýðý toplantýdan sonuç alýnamadý da Türkiye nin Sismik-I adlý araþtýrma gemisi ile Ege Denizi nde bir araþtýrma yapmasý üzerine Yunanistan BM Güvenlik Konseyi ve Lahey Uluslararasý Adalet Divaný na baþvurdu. BM Güvenlik Konseyi sorunun ikili müzakereler yoluyla çözümlenmesi kararý aldý. Uluslararasý Adalet Divaný ise 156

169 Yunanistan ýn Ege nin uluslararasý sularýnda Türkiye nin petrol arama giriþimlerinin durdurulmasý isteðini reddetti. BM Güvenlik Konseyi nin ve Uluslararasý Adalet Divaný kararlarýndan sonra iki ülke temsilcileri Bern de bir araya geldi. Görüþmeler sonunda imzalanan Bern Deklerasyonu ile taraflar Ege Denizi nde kýta sahanlýðý ile ilgili hiçbir faaliyette bulunmamayý kabul etti. Kara Sularýnýn 12 Mile Çýkarýlmasý Sorunu Aþaðýdaki metinler ve harita incelendiðinde: 1. Kara sularý konusunda iki ülkenin tezleri arasýnda nasýl bir fark bulunmaktadýr? Belirtiniz. 2. Kara sularý 12 mil olarak belirlendiðinde sonuç ne olabilir? Açýklayýnýz. Kara Sularý Konusunda Yunan Tezi 1. Kara sularýnýn geniþliðinin 12 mil olabileceði kuralý BM Deniz Hukuku Sözleþmesi nin 3. maddesinde kabul edilmiþ ve imzacý devletler tarafýndan uygulanmýþ, yapýla geliþ (örf-adet) niteliði kazanmýþtýr; dolayýsýyla bir uluslararasý hukuk kuralý olmuþtur. 2. Yunan adalarý ve ana karasý ülkesel (teri-toryal) bir bütünlük oluþturmaktadýr. Ülkesel bütünlük ilkesine uygun olarak, herhangi bir kural dýþýlýk oluþturmayan Ege deki Yunan adalarýnýn kara sularý için de 12 mil kuralý geçerlidir. 3. Kara sularýný saptamak kýyý devletinin egemenlik yetkisindedir. Kara Sularý Konusunda Türk Tezi 1. Kara sularýnýn geniþliði konusunda geçerli genel, tekdüze bir kural yoktur ve olamaz BM Deniz Hukuku Sözleþmesi nde 12 millik kara sularý geniþliði azami olarak kabul edilmiþtir ve her duruma otomatik olarak uygulanamaz. Ayrýca bu hak, sözleþmenin 300. maddesinde de belirtildiði gibi, kötüye kullanýlamaz. 12 mil kuralýnýn yapýla geliþ niteliði de Türkiye için yoktur çünkü Türkiye III. Deniz Hukuku Konferansý tartýþmalarý sýrasýnda buna karþý çýkmýþtýr. 2. Kara sularý geniþliði belirlenirken denizlerin coðrafî özelliklerinin dikkate alýnmasý gerekmektedir. Prof. Dr. Baskýn ORAN, Türk Dýþ Politikasý, c. 1, s. 753 MARMARA DENÝZÝ Limni Gökçeada Bozcaada YUNANÝSTAN Midilli TÜRKÝYE TÜRKÝYE E G E D E N Ý Z Ý Sakýz Ýzmir Atina Sisam O n i k i a d a l a r Kiklad Uluslararasý sular Yunan kara sularý (6 mil) Yunan kara sularý (12 mil olursa) Türk kara sularý (12 mil olursa) Girit Rodos 6 ve 12 mile göre Ege Denizi nde kara sularý 157

170 Türkiye ile Yunanistan arasýnda Ege Denizi ile ilgili diðer bir anlaþmazlýk da kara sularýnýn sýnýrý konusu olmuþtur. Lozan Antlaþmasý yla Ege Denizi nde kara sularý geniþliði 3 mil olarak kabul edilmiþti. Bu geniþlik 1936 da Yunanistan 1964 te Türkiye tarafýndan 6 mile çýkarýldý ten itibaren Yunanistan deðiþik dönemlerde kendi kara sularýný 12 mile çýkaracaðýný ileri sürdü. Bu durum Türkiye tarafýndan tepkiyle karþýlandý. Ege Denizi nin % 49 unu tüm devletlerin kullanýmýna açýk olan uluslararasý sular, % 43,6 sýný Yunan kara sularý, % 7,4 ünü de Türk kara sularý oluþturmaktaydý. Ege Denizi nde kara sularýn 6 milden 12 mile çýkmasý hâlinde uluslararasý alan % 27,3, Yunan kara sularý % 64,1, Türk kara sularý % 8,5 þeklinde deðiþecekti. Böylece Yunanistan, Ege Denizi nde -adalarýn çokluðu nedeniyle- büyük oranda egemenlik hakkýna sahip olabilecek ve üstünlük saðlayabilecekti. Bu durum, Türk gemi ve uçaklarýnýn Ege den Akdeniz e çýkýþlarýna büyük sýnýrlamalar getirecek, Batý Anadolu ve Boðazlar bölgesinin savunmasýný da olumsuz etkileyecekti. Türkiye, 1976 da Yunanistan ýn kara sularýný 6 milin üzerine çýkarmasýný hiçbir zaman kabul etmeyeceðini ve böyle bir uygulamanýn savaþ nedeni olacaðýný açýkladý. Ege Hava Sahasý (FIR Hattý - Uçuþ Bilgi Bölgesi) Sorunu Türkiye, Yunanistan ýn 1931 e kadar 3 mil olan hava kontrol sahasýný 10 mile çýkarmasýna iki ülke arasýndaki iyi iliþkilerden dolayý tepki göstermedi. Uluslararasý Sivil Havacýlýk Örgütü (ICAO) nün 1952 deki bölge toplantýsýnda, Türkiye Ege kara sularý sýnýrýný FIR hattý olarak kabul etmesi, Ege Denizi üzerindeki hava sahasýnýn kontrolünü büyük ölçüde Yunanistan a býraktý e kadar bir problem oluþturmayan FIR hattý, Kýbrýs Barýþ Harekâtý sýrasýnda Türkiye nin güvenliðini tehdit etti. Türkiye 6 Aðustos ta yayýnladýðý NOTAM (Notice to Airmen: Havacýlara Ýhtar Bildirimi) ile yeni bir FIR hattý oluþturdu. Bu hatta göre; Türkiye yönünde uçuþ yapan her uçak Türk kýyýlarýna 50 mil kala durumunu ve uçuþ planýný Türk yetkililerine bildirecekti. Yunanistan ise Kýbrýs Barýþ Harekâtý ndan sonra, 16 Aðustosta Ege Denizi nin tümünü tehlikeli bölge ilan ederek ve bölgede FIR hizmetlerini durdurarak Ege semalarýný uluslararasý hava trafiðine, dolayýsýyla da Türk sivil ve askerî uçaklarýna kapattý. Türkiye nin Ege deki haklarýný zedeleyen bu durum, özellikle sivil havacýlýk yönünden çeþitli zorluklarla karþýlaþýlmasýna ve iki ülke arasýnda da yeni bir sorunun ortaya çýkmasýna yol açtý de Türkiye nin, Ege hava sahasýný Yunanistan ile ortaklaþa kontrolü konusundaki giriþimleri Yunanistan tarafýndan kabul edilmedi. NATO nun Türkiye ve Yunanistan ile yaptýðý temaslar sonucunda her iki tarafýn da daha önceden almýþ olduðu Ege hava sahasý ile ilgili kararlarý yürürlükten kaldýrmalarý ile sorun çözüldü. Ege Denizi tekrar sivil hava trafiðine açýldý. 2. Türkiye nin Orta Doðu Politikasý yýllarý arasýnda Arap ülkelerinin SSCB ye yaklaþmalarýna karþýlýk NATO üyesi olmasý sebebiyle Türkiye Orta Doðu da Batý ya paralel bir politika izlemiþti te Türkiye- ABD iliþkilerinde meydana gelen deðiþiklik, Kýbrýs meselesinde yalnýzlýktan kurtulmak isteyen Türkiye nin Orta Doðu politikasýný da etkiledi petrol krizine kadar olan dönemde Türkiye, Orta Doðu ya açýlma politikasý izleyerek Arap ülkeleri ile iliþkilerini geliþtirdi Arap-Ýsrail Savaþý nda Türkiye, ABD nin Türkiye deki üslerinden Ýsrail e yardým etmesine izin vermedi. Bu savaþta Türkiye nin Filistin halkýnýn davasýný desteklemesi Arap ülkeleri ile iliþkilerin yoðunlaþmasýný saðladý. Türkiye 1969 daki Mescid-i Aksa yangýnýna büyük tepki gösterirken bu geliþme üzerine Rabat ta toplanan Ýslam Zirve Konferansý na katýldý. Böylece Arap dünyasý ile iliþkilerini geliþtirdi deki Ýslam Zirvesi ne Türkiye, ilk defa baþbakan düzeyinde katýldý. Türkiye günümüze kadar Batýlý devletlerle, Orta Doðu arasýnda bir denge unsuru olmaya gayret gösterdi. Ýsrail ile iliþkilerini devam ettiren Türkiye, Filistin meselesinde Ýsrail in uluslararasý hukuka aykýrý eylemlerine tepki gösterdi. 158 Mescid-i Aksa

171 3. Ermeni Ýddialarý te Viyana büyükelçimiz Daniþ Tunaligil ve te Paris büyükelçimiz Ýsmail Erez in Ermeni terör örgütü ASALA tarafýndan þehit ediliþini haber yapan gazeteler. 23 Ekim 1975 tarihli gazete manþeti 25 Ekim 1975 tarihli gazete manþeti Ermeni teröristlerin büyükelçilerimize yönelik terör faaliyetlerinin amaçlarý nelerdir? Ermeni sorunu, Tarih 10 dersinde belirtidiði gibi XIX. yüzyýl sonlarýnda büyük devletlerin politik çýkarlarý doðrultusunda ortaya çýkmýþtý. Lozan Antlaþmasý nda Türk vatandaþý olan gayri müslimlerin siyasi ve medeni haklarý belirtilmiþ olmasýna raðmen Ermeniler azýnlýk statüsünü istemeyerek diðer Türk vatandaþlarý ile ayný kanunlara tabi olmayý kabul etmiþlerdi. Bu olumlu geliþmelere raðmen Ermeni diasporasý ve bazý devletler politik amaçlarla Ermeni meselesini yeniden canlandýrmýþlardýr. Bu baðlamda diaspora, iddialarýný dünyaya tanýtmak ve Türkiye ye kabul ettirmek, Türkiye den tazminat ve toprak almak son aþamada da büyük Ermenistan hayalini gerçekleþtirmekti. Bu amaçla propoganda faaliyetlerine de baþlayan Ermeniler Ermenistan Kurtuluþu için Ermeni Gizli Ordusu adý verilen ASALA adlý terör örgütünü kurdular te Los Angeles te Baþkonsolos Mehmet Baydar ve yardýmcýsý Bahadýr Demir in bir Ermeni terörist tarafýndan katledilmesi, Ermeni iddialarýnýn dünya kamuoyuna duyurulmasý için yeni bir yöntemin ortaya çýkmasýna sebep oldu. Bu olaydan sonra Ermeni teröristler, genellikle yurt dýþýndaki Türk temsilcilerini ve diplomatlarýný hedef alan terör faaliyetlerine giriþtiler. Þehit diplomatlarýmýzýn fotoðraflarý Mehmet BAYDAR Bahadýr DEMÝR Orhan GÜNDÜZ Ermeni terör faaliyetleri ile ilgili gazete ve Ýnternet araþtýrmasý yaparak bir sunum hazýrlayýnýz. Ermeni terör örgütleri, amaçlarýna ulaþabilmek için Türkiye de etkinlik gösteren ayrýlýkçý terör örgütleriyle iþ birliði yapmýþtýr. Bu örgütler ayný zamanda Türkiye nin sorunlar yaþadýðý bazý ülkelerle de yakýn iliþkiler kurmuþlardýr. Ermeni terörünü asýl yönlendiren terör örgütü ASALA olmuþtur. ASALA nýn 1973 te baþlatarak 1994 yýlýna kadar devam ettiði terör faaliyetlerinde çoðu diplomat olan 35 Türk þehit edilmiþtir. Bu durum karþýsýnda Türkiye, önlemlerini artýrmýþ, ulusal ve uluslararasý platformlarda tezimizi ortaya koyan çalýþmalar yaparak faaliyetlerini sürdürmüþtür. 159

172 I. TÜRKÝYE DE BUNALIMLI YILLAR ( ) 1. Siyaset 29 Nisan 1960 tarihli gazete manþeti 27 Mayýs 1960 tarihli gazete manþeti Türkiye, 1950 de iktidara gelen Demokrat Parti ile ilk yýllarda birçok alanda büyük geliþme kaydetmiþti. Ancak 1957 den itibaren ekonomide enflasyonist baský hissedilmeye baþlanmýþtý. Ülkemizde demokrasinin tam olarak yerleþmemiþ olmasý siyasi yaþamdaki hoþgörü eksikliði ve belirtilen ekonomik nedenler siyasi ortamý gerginleþtirdi. Bu þartlar altýnda 27 Mayýs 1960 askerî müdahalesi gerçekleþtirilerek DP iktidarýna son verildi. Demokrasimizin geliþimini kesintiye uðratan bu müdahale sonucunda anayasa yürürlükten kaldýrýlarak meclis kapatýldý. Cumhurbaþkaný, baþbakan, pek çok bakan ve milletvekili yargýlandý. Bu yargýlama sonucunda Baþbakan Adnan Menderes, Dýþiþleri Bakaný Fatin Rüþtü Zorlu ve Maliye Bakaný Hasan Polatkan idam edildi (1961). 11 Nisan 1990 tarihinde kabul edilen kanunla, idam edilen bu devlet adamlarýnýn itibarlarý iade edilmiþ ve ayný kanun uyarýnca naaþlarý kendileri için Ýstanbul da yaptýrýlan anýt mezara devlet töreniyle defnedilmiþtir. Orgeneral Cemal Gürsel ve Bakanlar Kurulu 1961 ANAYASASI NA GÖRE YASAMA YETKÝSÝ Madde 5- Yasama yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez. A. Türkiye Büyük Millet Meclisi Madde 63- Türkiye Büyük Millet Meclisi, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosundan kuruludur. III. Millet Meclisi Madde 67- Millet Meclisi, genel oyla seçilen dört yüz elli milletvekilinden kuruludur. Madde 69- Millet Meclisi seçimleri dört yýlda bir yapýlýr. IV. Cumhuriyet Senatosu Madde 70- Cumhuriyet Senatosu, genel oyla seçilen yüz elli üye ile Cumhurbaþkanýnca seçilen on beþ üyeden kuruludur Anayasasý Türk Silahlý Kuvvetleri adýna ülke yönetimini üstlenen Millî Birlik Komitesi yeni anayasayý oluþturmak için Kurucu Meclis Kanunu nu kabul etti. Siyasi partiler, barolar, basýn, ticaret odalarý temsilcileri, sendikalar ve gençlik kuruluþlarýndan seçilerek oluþturulan Kurucu Meclis üyeleri 6 Ocak 1961 de çalýþmalarýna baþladý. Ayný zamanda siyasi partilerin faaliyetlerine de izin verildi. Millî Birlik Komitesi siyasi partilerin ilk genel seçimlere katýlabilmeleri için 13 Þubat a kadar kuruluþ iþlemlerini tamamlamýþ olmalarý gerektiðini duyurdu. Bu açýklamadan sonra Türk siyasetine yeni siyasî partiler girmiþ oldu. Kurucu Meclis tarafýndan hazýrlanan yeni anayasa 9 Temmuz 1961 de yapýlan halk oylamasý sonucunda kabul edilerek yürürlüðe girdi. 15 Ekim 1961 de yapýlan seçimlere Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Adalet Partisi (AP), Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP), Yeni Türkiye Partisi (YTP) katýldý. 160

173 % Aþaðýdaki grafikte 1961, 1965, 1969 genel seçim sonuçlarý verilmiþtir. Seçimler hakkýnda hangi yorumlara ulaþýlabilir? Milletvekili genel seçimi sonuçlarý (oy oraný %) Adalet Partisi (AP) Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) Yeni Türkiye Partisi (YTP) Baðýmsýzlar Millet Partisi (MP) Türkiye Ýþçi Partisi (TÝP) Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP) Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Türkiye Birlik Partisi (TBP) Hasan ERSEL, Cumhuriyet Ansiklopedisi, c. 3, s. 14 Türkiye 1959 da Avrupa Topluluðu Konseyine üye olmak için baþvuruda bulunmuþ, 1963 te Ankara Anlaþmasý imzalanmýþtýr. Anlaþmanýn amacý; Türk halký ile Avrupa Ekonomik Topluluðu halklarý arasýnda sýký iliþkiler kurmak ve Türk ekonomisi ile topluluk ülkeleri ekonomileri arasýndaki farký kapatmaktýr. Seçimlerden sonra oluþan Meclis, Cemal Gürsel i cumhurbaþkanlýðýna seçti seçimlerine kadar koalisyon hükûmetleri iktidarda kaldý. 10 Ekim 1965 te yapýlan genel seçimleri AP kazandý. 27 Ekim 1965 te Süleyman Demirel in baþbakanlýðý ile baþlayan AP iktidarý, 12 Mart 1971 Askerî Muhtýrasýna kadar devam etti. Demokrasiye zarar veren bu muhtýra sonucunda Baþbakan Süleyman Demirel istifa etti. Daha sonra ise partisinden istifa ederek baðýmsýz kalan Nihat Erim baþbakanlýðýnda meclis dýþýndan ve farklý partilerin milletvekillerinden oluþan geniþ tabanlý ve hiçbir siyasi partiyle doðrudan iliþkili olmayan bir hükûmet kuruldu. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araþtýrma Kurumu (TÜBÝTAK) 17 Temmuz 1962 de kabul edilen bir yasayla kuruldu. Kuruluþun amacý ise Kalkýnma planlarý doðrultusunda bilimsel araþtýrmalar yapmak ve yaptýrmak, bu araþtýrmalar arasýnda eþ güdüm saðlamak. olarak belirlendi. 68 HAREKETÝ 1968, dünya gençliðinin demokrasi adýna baþkaldýrý yýlýydý. Gençlik hareketleri, Batý Avrupa yý, Kuzey Amerika yý, Orta Doðu yu, bazý Asya ülkelerini ve hatta Doðu Bloku ülkesi olan Çekoslovakya yý etkiledi. Dünya ölçeðindeki bu hareketlilik Türkiye de daha önceki yýllarda baþlamýþ olan gençlik hareketlerine ivme kazandýrdý. Özellikle üniversite gençliðinin eylemleri hýzla týrmanýþa geçti. Hasan ERSEL, Cumhuriyet Ansiklopedisi, c. III, s. 188 Ýsmet Ýnönü nün cenaze töreni Nisan 1973 te AP ve CHP nin desteklediði emekli Oramiral Fahri Korutürk cumhurbaþkaný seçilirken 14 Ekim 1973 te genel seçimler yapýldý. Seçimlerde hiçbir parti tek baþýna iktidar olacak çoðunluðu saðlayamadý. Bu arada 25 Aralýk ta Türkiye Cumhuriyeti nin ikinci Cumhurbaþkaný Ýsmet Ýnönü vefat etti. Üç gün sonra devlet töreniyle Anýtkabir e defnedildi. 161

174 Aþaðýdaki grafik ve tablo birlikte deðerlendirildiðinde yýllarý arasý Türk siyasi yaþantýsý için neler söylenebilir? Belirtiniz. % Milletvekili genel seçimi sonuçlarý (oy oraný %) Adalet Partisi Cumhuriyet Halk Partisi Cumhuriyetçi Güven Partisi Demokratik Parti Millet Partisi Milliyetçi Hareket Partisi Millî Selamet Partisi Türkiye Birlik Partisi Türkiye Ýþçi Partisi Baðýmsýzlar Boðaziçi Köprüsü nün açýlýþ töreni (30 Ekim 1973) Hükûmetin Adý Kuruluþ T. I. Nihat Erim Hükûmeti II. Nihat Erim Hükûmeti Ferit Melen Naim Talu CHP-MSP Koalisyonu Sadi Irmak AP-MSP-CGP-MHP AP-MSP-MHP Bülent Ecevit (Azýnlýk) Süleyman Demirel (Azýnlýk) Hasan ERSEL, Cumhuriyet Ansiklopedisi, c. 3, s den faydalanýlmýþtýr ten 1980 yýlýna kadar Türkiye de, kýsa süreli koalisyon hükûmetleri iktidarda kaldý. Sýk sýk gerçekleþen hükûmet deðiþikliðine baðlý olarak ülkede siyasi istikrar saðlamada zorluklar yaþandý. Siyasi istikrarsýzlýk ekonomik ve toplumsal geliþmeyi olumsuz etkileyerek ülkede iç huzursuzluk, siyasi anlaþmazlýk ve ekonomik sýkýntýlarýn artmasýna yol açtý. Türk Silahlý Kuvvetleri yer yer meydana gelen þiddet ve terör olaylarýný gerekçe göstererek 12 Eylül 1980 de demokratik yönetimi ortadan kaldýran askeri müdahaleyi gerçekleþtirmiþtir. 24 Kasým 1983 e kadar devam eden bu dönem, Türk siyasi tarihine 12 Eylül Dönemi olarak geçti. Bu dönemde Bülent Ecevit, Süleyman Demirel ve Fahri Korutürk (soldan saða) 1961 anayasasý yürürlükten kaldýrýlmýþ, Parlamento ve siyasi partiler ile dernek, sendika vb. pek çok sivil toplum kuruluþu kapatýlmýþ ve demokratik süreç kesintiye uðramýþtýr. 12 Eylül 1980 de siyasi iktidarý eline alan Türk Silahlý Kuvvetleri, Genelkurmay Baþkaný Org. Kenan Evren baþkanlýðýnda kuvvet komutanlarýndan oluþan Millî Güvenlik Konseyini (MGK) oluþturdu. Kenan Evren ayný zamanda devlet baþkanlýðý görevini de üstlendi. Bülent Ulusu nun baþkanlýðýnda Bakanlar Kurulu oluþturdu. Prof. Orhan Aldýkaçtý baþkanlýðýnda kurulan komisyonun hazýrladýðý anayasa 7 Kasým 1982 de halkoyuna sunularak kabul edildi. Anayasanýn kabulünden sonra seçim hazýrlýklarý baþladý. 6 Kasým 1983 seçimlerine Anavatan Partisi (ANAP), Halkçý Parti (HP) ve Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) katýldý. Bu seçimler sonucunda birinci parti olarak çýkan ANAP, Turgut Özal baþkanlýðýnda tek baþýna iktidar oldu ve 1970 li yýllarda koalisyon hükûmetleri ile bunalýmlar yaþayan Türkiye, Turgut Özal iktidarý ile ülke yönetiminde siyasi, ekonomik ve toplumsal alanda köklü kararlar aldý. 162

175 1961 ve 1982 Anayasalarýný temel hak ve özgürlükler bakýmýndan karþýlaþtýrarak yorumlayýnýz ANAYASASI NA GÖRE TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER GENEL HÜKÜMLER I. Temel haklarýn niteliði ve korunmasý: MADDE 10- Herkes, kiþiliðine baðlý, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Devlet, kiþinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleriyle baðdaþamayacak surette sýnýrlayan siyasî, iktisadî ve sosyal bütün engelleri kaldýrýr; insanýn maddî ve mânevî varlýðýnýn geliþmesi için gerekli þartlarý hazýrlar. II. Temel hak ve hürriyetlerin özü, sýnýrlanmasý ve kötüye kullanýlamamasý: Kanun, temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunamaz. Bu Anayasa da yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbirisi, insan hak ve hürriyetlerini veya Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüðünü veya dil, ýrk, sýnýf, din ve mezhep ayrýmýna dayanarak nitelikleri Anayasa da belirtilen cumhuriyeti ortadan kaldýrmak kastý ile kullanýlamaz. Bu hükümlere aykýrý eylem ve davranýþlarýn cezasý kanunda gösterilir. III. Eþitlik: MADDE 12- Herkes, dil, ýrk, cinsiyet, siyasi düþünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayýrýmý gözetilmeksizin, kanun önünde eþittir. Hiçbir kiþiye, aileye, zümreye veya sýnýfa imtiyaz tanýnamaz. KÝÞÝNÝN HAKLARI VE ÖDEVLERÝ I. Kiþi dokunulmazlýðý: MADDE 14- Herkes, yaþama, maddî ve mânevî varlýðýný geliþtirme haklarýna ve kiþi hürriyetine sahiptir. Kiþi dokunulmazlýðý ve hürriyeti kanunun açýkça gösterdiði hâllerde, usûlüne göre verilmiþ hâkim kararý olmadýkça kayýtlanamaz. Kimseye eziyet ve iþkence yapýlamaz. Ýnsan haysiyetiyle baðdaþmayan ceza konulamaz ANAYASASI NA GÖRE TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER GENEL ESASLAR X. Kanun önünde eþitlik MADDE 10- Herkes, dil, ýrk, renk, cinsiyet, siyasi düþünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayýrým gözetilmeksizin kanun önünde eþittir. TEMEL HAKLAR VE ÖDEVLER I. Temel hak ve hürriyetlerin niteliði: MADDE 12- Herkes, kiþiliðine baðlý, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kiþinin topluma, ailesine ve diðer kiþilere karþý ödev ve sorumluluklarýný da ihtiva eder. III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanýlamamasý: MADDE 14- Anayasa hükümlerinden hiçbiri, devlete veya kiþilere, Anayasayla tanýnan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniþ þekilde sýnýrlandýrýlmasýný amaçlayan bir faaliyette bulunmayý mümkün kýlacak þekilde yorumlanamaz. Bu hükümlere aykýrý faaliyette bulunanlar hakkýnda uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir. IV. Temel hak ve hürriyetlerin kullanýlmasýnýn durdurulmasý: MADDE 15- Savaþ, seferberlik, sýkýyönetim veya olaðanüstü hâllerde, milletlerarasý hukuktan doðan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydýyla, durumun gerektirdiði ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanýlmasý kýsmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykýrý tedbirler alýnabilir. KÝÞÝNÝN HAKLARI VE ÖDEVLERÝ I. Kiþinin dokunulmazlýðý, maddi ve manevî varlýðý: MADDE 17- Herkes, yaþama, maddî ve manevî varlýðýný koruma ve geliþtirme hakkýna sahiptir. Týbbî zorunluluklar ve kanunda yazýlý haller dýþýnda, kiþinin vücut bütünlüðüne dokunulamaz; rýzasý olmadan bilimsel ve týbbi deneylere tâbi tutulamaz. Kimseye iþkence ve eziyet yapýlamaz; kimse insan haysiyetiyle baðdaþmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz ve 1982 Anayasalarý 1961 Anayasasý nýn en önemli özelliði, devlet yönetiminde ve toplum yaþamýnda bireye aðýrlýk verilmiþ olmasýdýr.ýnsan haklarýna dayanan devlet olma özelliðine baðlý olarak temel hak ve ödevler ayrýntýlý bir biçimde düzenlemiþtir. Anayasa da klasik hak ve özgürlüklerle birlikte sosyal ve ekonomik haklar da verilmiþtir Anayasasý, temel hak ve özgürlükleri güvenceli bir statüye oturtmuþtur. Parlamentonun çýkardýðý yasalarýn Anayasa ya uygunluðunu denetlemek ve özgürlükleri korumak için Anayasa Mahkemesi kurulmuþtur. Ayrýca Anayasa Mahkemesi ile birlikte Cumhuriyet Senatosu ve Yüksek Hâkimler Kurulu gibi yeni kurumlar oluþturulmuþtur Anayasasý ise hak ve özgürlükler açýsýndan birey e deðil devlet e aðýrlýk veren bir anayasa özelliði taþýr tarihli Anayasa nýn öngördüðü temel hak ve özgürlüklere iliþkin ilkeleri korumuþtur. Ancak temel hak ve hürriyetlerin sýnýrlandýrýlmasý konusunda daha ayrýntýlý bir düzenleme getirmiþtir. Bu sýnýrlandýrýcý hükümler daha sonra Anayasa ve yasalarda yapýlan deðiþiklikler ile büyük ölçüde düzeltilmiþtir.

176 2. Ekonomi Yýllar Tabloya göre yýllarý arasý Türk ekonomisi hakkýnda neler söylenebilir? Büyüme (%) 1960 tan itibaren planlý ve hýzlý kalkýnmayý hedefleyen yeni bir ekonomi anlayýþý benimsendi. Devletin ekonomik, sosyal, kültürel amaçlarýnýn belirlenmesinde hükûmete danýþmanlýk yapmak ve belirlenen amaçlar için kalkýnma planlarý hazýrlamak amacýyla Devlet Planlama Teþkilatý (DPT) kuruldu(1960). Bu doðrultuda beþ yýllýk kalkýnma planlarý yapýlarak uygulamaya konuldu yýllarý arasýnda uygulanan ithal ikameci sanayileþme ile daha önce ithal edilen tüketim mallarýnýn ülkede üretimi amaçlanmýþtý. Bu dönemde, sanayi daha çok demir-çelik, çimento, kâðýt, kimya, petrol rafinerisi, alüminyum ve madencilik alanýnda yoðunlaþtý li yýllarda uygulanan ileri ithal ikameci model ile buzdolabý, televizyon, çamaþýr makinesi gibi dayanýklý tüketim mallarýnýn yaný sýra ülkemizde artýk otomobil de üretilmekteydi. Ekonomide ithalata baðýmlýlýk ve ihracatta durgunluk yaþanmasýna raðmen 1960 lý yýllarda Avrupa ya giden iþçilerimizin ülkeye döviz transferleri ekonomiye önemli katkýlar saðladý. Türkiye ekonomisi 1970 lerde ve özellikle bu dönemin ikinci yarýsýnda enflasyon ve dýþ ödeme güçlükleri dolayýsýyla zor günler geçirdi. Bu dönemde istikrarsýz koalisyon hükûmetleri, 1973 petrol krizi, 1974 Amerikan ambargosu ve iþçi dövizlerindeki azalma ekonomik gerilemeye neden oldu. Türkiye de 1977 yýlýnda dýþ ticaret dengeleri bozulmaya baþladý. Ülkede birçok temel malda kuyruklar, karaborsa ve aþýrý fiyat artýþý görüldü. Türk lirasýnýn yabancý paralar karþýsýnda deðeri hýzla düþtü. Ekonomideki bu kötü gidiþi önlemek için çeþitli ekonomik programlar hazýrlandý. Bu programlar içerisinde karma ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçiþi saðlayan 24 Ocak Kararlarý önemli bir yer almaktadýr (1980). ÝÞÇÝ DÖVÝZLERÝ Bu yýllarýn bir özelliði de Türkiye nin Avrupa ya iþçi göndermesi ile bu iþçilerin ülkeye yüksek miktarlarda döviz yollamýþ olmasýydý te sýfýra yakýn olan iþçi döviz transferleri, 1970 te 273 milyon dolara, 1972 de ise 740 milyon dolara, yani ülkenin toplam mal ihracat gelirine eþit düzeye gelmiþti. Genel ekonomik göstergeler Kiþi baþýna Enflasyon Kiþi baþýna Büyüme Enflasyon GSMH Yýllar GSMH (%) (Cari, $) TÜFE (%) (Cari, $) TÜFE (%) , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,8 Yalýn ALPAY, Türkiye Ekonomi Tarihi, s. 121, 139 Türk Otomobil Fabrikasý AnonimÞirketinin (TOFAÞ) Bursa daki otomobil fabrikasý 12 Þubat 1971 de törenle açýldý. Fabrika, Fiat lisansýyla Murat 124 tipi otomobillerin üretimine baþladý. Yalýn ALPAY, Türkiye Ekonomik Tarihi, s Mart 1978 tarihli gazete haberi 164

177 3. Sosyal ve Kültürel Hayat Dedim ya, ben o zamanlar on altý yaþýndayým. Cýlýzým, çöp gibi bacaklarým, kollarým. Ama hýrslýyým, atýlganým. Yahu babama mý çekmiþim ne, hiçbir iþte dikiþ tutturamýyorum. Ülkemizde bitmez tükenmez eðitim seferberlikleri yapýlýr ya iþte onlardan birinin en hýzlý döneminde, her þehre, kasabaya, hatta nüfusu tutsun tutmasýn siyasî bir deðeri olan her beldeye bir müdür, bir mühür ortaokullar, liseler açýlýyor; bizim kasabaya da açmýþlar bir lise. Talebe çok, hoca yok. Askerlik þube baþkaný, veteriner, hükûmet tabibi, aðzý laf yapan mülki âmirlerden hevesi olan herkes derse geliyor. Biz liseliler sabah gidiyoruz mektebe ( ) Öðle sonlarý boþtayým. Kahvede garsonluk, Orman idaresinin aðaçlandýrma projesinde fidan dikimi, pazarda karpuz sergisi, yazlýk sinemada fýndýk-fýstýk-gazoz satýþý, bir sürü iþe girip çýktým. O yýllarda sinemaya daha çok kovboy filmleri, korsan filmleri, Herkül-Masist filimleri geliyor. Bu filmlerin etkisinden midir nedir, kasabanýn gençleri topluca vücut yapmaya soyunmuþ durumda. Bir su borusunun iki ucuna kalýp-beton dökülerek halterler icat ediliyor, aðaçlarýn uygun dallarýnda barfiks çalýþanlar oluyor, hiçbir þey bulamayanlar yuvarlak sel taþlarýný kaldýrýp indirerek kas geliþtirmeye çabalýyordu. Benim babam oldu bitti gazete okur, kitap okur, yanýndan hiç ayýrmadýðý Remington marka eski daktilosunda geceler boyu taka tuka bir þeyler yazardý. Þeytan ne zaman dürtmüþtü bilmiyorum. Gözüm babamýn çekmecesine takýlmýþtý. Gidip açtým, zaten kilitli deðildi. Ailemizin özel tarihi ile karþýlaþmýþ, babamýn mahremiyetine girmiþtim. Buruþup ipe dönmüþ mor bir kurdele ile çaprazýna baðlanmýþtý. Açtým ve bir yerinden okumaya baþladým. Yurt dýþýna gidecek iþçiler için yeni kolaylýklar saðlanýyor. Çalýþma Bakaný Ali Naili Erdem, konu ile ilgili geniþ bilgi verdi. Babam altýna el yazýsý ile not düþmüþ. Biz de mi gitsek acaba! Prenses Fazýla nýn eþi Hayri Suat Ürgüplü 79. dönem yedek subay adayý olarak Levazým Okulundaki kýtasýna katýldý. Ürgüplü ilk gün kuru fasulye yedi. Babamýn notu: Pasta-börek yiyecek deðil ya. Asker Ocaðý bu. Arçelik peþin lira, taksitle lira. Akkýþla belediye baþkaný istifa edip çöpçü olmak üzere Almanya ya gidecek. Babamýn notu: Ýþte memleketin hâlini gösteren en güzel fotoðraf. Muhtelif memleketlerde on altý þehir gezen altý kiþilik Çöp Tetkik Heyeti Belediye Meclis Baþkanlýðý na verdiði üç sahifelik raporda çöplerin yakýlarak gübre hâline getirilmesi için üç yüz milyon liraya ihtiyaç olduðu belirtilmiþ, çýkar yolun çöpleri denize dökmek olduðu ifade edilmiþtir. Not: Yuh be! Bunu öðrenmek için Avrupa da on altý þehir gezdiniz demek. Bu konuda mutlaka yazacaðým. Mustafa KUTLU, Uzun Hikâye, s , 47, 48 den özetlenmiþtir. Metne göre Türkiye de sosyal, siyasi, ekonomik ve kültürel yaþam nasýldýr? Siz de bu döneme ait bir eser seçerek Türkiye de sosyal, siyasi ve ekonomik ve kültürel yaþantý hakkýnda bir makale yazýnýz yýllarý arasýnda Türkiye de köyden kente göç, gecekondulaþma, iþçi sayýsýndaki artýþ ve daha önce baþlayan sendikal faaliyetlerin yoðunlaþmasý gibi önemli toplumsal deðiþimler yaþandý. Sanayileþmeyle artan köyden kente göç çarpýk kentleþmenin ortaya çýkmasýnda etkili oldu tan sonra Türk toplumunun sosyoekonomik yapýsýnda görülen deðiþiklikler edebiyat, sinema ve müzik alanýnda etkisini gösterdi. Edebiyatta 1950 sonrasýnda görülen edebî akýmlar etkilerini 1960 lara kadar sürdürdü. Garipçilere karþý ortaya çýkan Ýkinci Yeni Akýmý 1960 larýn ortalarýna kadar etkisini devam ettirdi. Bu akýmýn temsilcileri arasýnda Edip Cansever, Ýlhan Berk, Cemal Süreya, Turgut Uyar ve Sazai Karakoç gibi isimler yer alýr. Daha önceki dönemlerde baþlayan köy romancýlýðý Fakir Baykurt un Yýlanlarýn Öcü, Þevket Süreyya Aydemir in Toprak Uyanýnca eserleriyle ön plana çýkmýþtýr lý yýllarýn ortalarýndan itibaren Toplumculuk edebiyatta Çarpýk kentleþme 165

178 bir akým olarak ortaya çýktý. Þiir alanýnda bu tarzýn temsilcilerinden Nazým Hikmet ve Ahmet Arif gibi isimler sayýlabilir. Dönemin diðer bir önemli ismi, þiirlerinde mistik anlayýþý kullanan Necip Fazýl Kýsakürek tir. Þair, þiirlerini Çile adlý kitabýnda toplamýþtýr. Þairler yalnýzca dünya görüþleriyle deðil þiirleriyle de kendilerinden sonrakileri etkilemiþlerdir lerden itibaren toplumdaki politikleþmenin hýzlanmasý, çarpýk kentleþmenin meydana çýkardýðý sorunlar ve iþsizliðe baðlý dýþ göç, edebiyatýn baþlýca konularýný oluþturdu. Attila Ýlhan, Adalet Aðaoðlu ve Vedat Türkali bu dönem romancýlarý içerisinde önemli bir yer tutar. Konularýný genellikle halk hayatýndan ve Kurtuluþ Savaþý ndan alan Kemal Tahir bu döneme damgasýný vuran yazarlarýmýzdandýr. Haldun Taner konularýný þehir hayatýndan seçerken hikayelerinde ince gülmece ve hiciv anlayýþýný ustalýkla kullanmýþtýr. Tarýk Buðra ise kiþisel yaþantýlarýn yaný sýra SÝHÝRLÝ KUTU EVLERDE 31 Ocak 1968 de gerçekleþen ilk yayýn akýþý þöyleydi: Test diasý TRT yazýsý ve sinyal müziði Anons ve sinyal müziði Posta açýlýþý anonsu Baþlarken Devrim tarihi Haberler Hava durumu Çizgi film Belgesel Kapanýþ anonsu ve Ýstiklâl Marþý Hasan ERSEL, Cumhuriyet Ansiklopedisi, c. III, s. 202 toplumsal ve tarihî meseleleri konu olarak seçmiþtir. Yazar roman, hikâye ve tiyatro eserleriyle edebiyatýmýzda önemli bir yer edinmiþtir. Bu dönem edebiyatýnda tiyatro, gezi, hatýra ve deneme, eleþtiri türlerinde büyük geliþmeler yaþanmýþtýr. Gezi, hatýra türünde Yusuf Ziya Ortaç; denemeeleþtiri türünde Nurullah Ataç, Mehmet Kaplan ve Cemil Meriç önemli yazarlarýmýzdandýr yýllarý tiyatro topluluklarýnýn artmasý, yeni yazarlarýn yetiþmesi, yeni konularla yeni türlerin denenmesi ve seyirci sayýsýndaki artýþla Türk tiyatrosu için önemli bir dönem olmuþtur tan önce kurulmalarýna raðmen Dormen Tiyatrosu ve Kent Oyuncularýnýn oluþturduðu Birleþik Sanatçýlar Topluluðu 60 lý yýllarda Batý modelindeki özel topluluklara öncülük etti. Gülriz Sururi-Engin Cezzar, Nisa Serezli-Tolga Aþkýner topluluklarý bunlardandý. Zeki Alaysa ve Metin Akpýnar tarafýndan kurulan Devekuþu Kabare Tiyatrosu günlük konularýn eleþtirel bir biçimde ele alýndýðý müzikli güldürülerle tanýnarak ön plana çýktý. Bu dönemde geleneksel Türk tiyatrosunun özelliklerinden yararlanýlarak çaðdaþ Türk tiyatrosu oluþturma yolunda ciddi çalýþmalar yapýlmýþ, Batý tarzý müzikli oyunlar sahnelenmiþtir. Politik hayattaki canlýlýk tiyatroya yansýmýþ, köy, gecekondu ve göç sorunlarý oyunlara konu olmuþtur. Keþanlý Ali Destaný, Yedi Kocalý Hürmüz, Kanlý Nigar, Sersem Kocanýn Kurnaz Karýsý, Üç Karagöz, Kurban, Sultan Gelin, dönemin farklý özelliklerini yansýtan Aþaðýdaki tarih þeridinde boþ býrakýlan yerleri diðer örneklere uygun olarak doldurunuz. - Kýbrýs Cumhuriyeti kuruldu Mayýs Askerî Müdahalesi yapýldý. - Vietnam da ABD askerî etkinlikleri baþladý. - Baðlantýsýzlar Kahire de toplandý. - Fransa NATO dan ayrýldý. - SSCB Federal Almanya ile görüþmelere baþladý. - Baðlantýsýzlar Belgrat ta toplandý. 17 Temmuz - TÜBÝTAK kuruldu. 12 Eylül - Avrupa Ekonomik Topluluðu ile Ankara Antlaþmasý imzalandý. Ekim - Ýsrail ile Arap devletleri arasýnda savaþ baþladý. - ABD, SSCB ve Ýngiltere arasýnda Dýþ Uzay Antlaþmasý imzalandý. 166

179 eserlerdir. Haldun Taner, Turgut Özakman, Orhan Asena, Cahit Atay, Turan Oflazoðlu, Necati Cumalý, Recep Bilginer dönemin önemli tiyatro yazarlarýdýr. Geçmiþte baþlayan millîleþme ve anti-emperyalist düþüncenin etkisiyle li yýllar artýk yabancý oyunlardan ziyade yerli oyunlarýn sahnelendiði yýllar olmuþtur. Türk Sinemasý toplumsal sorunlara aðýrlýk vererek geliþme göstermiþtir. Metin Akpýnar, Zeki Alaysa, Münir Özkul, Adile Naþit, Þener Þen ve Kemal Sunal sosyal içerikli konularý güldürü yoluyla iþleyen filimlerde rol almýþlardýr. Orhan Gencebay ýn baþrolünü oynadýðý Bir Teselli Ver ile birlikte baþlayan arabesk tarzý filmlerin yanýnda Amerikan kovboy filmlerinin örnek alýndýðý Türk filmleri de seyircinin beðenisine sunulmuþtur. Bu dönemin önemli erkek oyuncularý arasýnda Cüneyt Arkýn, Kartal Tibet, Ediz Hun, Tarýk Akan, Tanju Gürsu, Tanju Korel; kadýn oyunculardan ise Filiz Akýn, Türkan Þoray, Fatma Girik ve Hülya Koçyiðit sayýlabilir te Metin Erksan ýn Susuz Yaz filmi, Berlin Film Festivali nde Altýn Ayý ödülünü kazanarak uluslararasý alanda önemli bir ödülün sahibi oldu. Türk sinemasýnýn geliþme göstermesiyle ilk kez 1964 te Antalya Film Festivali düzenlenmeye baþlandý. Ömer Lütfi Akad, Metin Erksan ve Halit Refið dönemin önemli yönetmenlerindendir lerden itibaren renkli film sayýsý hýzla artmasýna raðmen televizyonun yaygýnlaþmasý sinemaya olan ilgiyi azalttý. Yaþanan toplumsal deðiþim beraberinde yeni anlayýþlarý, farklý fikir hareketlerini, yeni estetik deðerleri de getirdi. Kýrsaldan göç eden insanlarýn var olan deðerleri ile þehir kültürünün kaynaþmasý arabesk adý verilen yeni bir anlayýþý ortaya çýkardý. Ýnsanlar þehir hayatýndan umduklarýný bulamayarak hayal kýrýklýðý yaþadýlar. Bu durum daha önceki dönemlerde ortaya çýkan arabesk müziðe de yansýdý lý yýllarda bu müzik, Arap müziðinden alýnan ezgilere sözler yazýlmasý þeklinde farklýlýk gösterdi. Özellikle Orhan Gencebay ile tanýnan arabesk müzik, Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses, Hakký Bulut ve Ýbrahim Tatlýses ile toplumun büyük kesiminde yaygýnlaþtý lý yýlarda Fecri Ebcioðlu nun öncülüðünde aranjman (düzenleme) tarzý müzik ortaya çýktý. Bu tarz, yabancý müziklere Türkçe sözlerle þarkýlar yazýlarak oluþturuldu ve Türkçe bestelerin yolunu açtý yýlýnda Türk müziðine yeni sesler kazandýran Altýn Mikrofon Yarýþmasý düzenlenmeye baþlandý. Bu ilk yarýþmada birinciliði kendi bestesi Gençliðe Veda ile Yýldýrým Gürses aldý. Bu yarýþmanýn kazandýrdýðý müzisyenlerden Cem Karaca ve Erkin Koray, 60 larýn sonunda yaptýklarý çalýþmalarla Popüler Batý Müziði ne yeni bir yön verdiler. Moðollar isimli grupla 1970 te ileri teknikle zengin folklor öðelerini birleþtirmek amacýyla Anadolu-rock adý altýnda yeni bir müzik tarzýndan ilk kez bahsedildi. Bu tarzýn önemli isimlerinden biri de Barýþ Manço oldu. Moðollar grubu 26 Mayýs - SALT-I Antlaþmasý imzalandý. - ABD-SSCB arasýnda Eþik Antlaþmasý imzalandý. 20 Temmuz I. Kýbrýs Barýþ Harekâtý baþlatýldý. 14 Aðustos - II. Kýbrýs Barýþ Harekâtý baþlatýldý. - Çin Halk Cumhuriyeti nde ekonomik reformlar baþladý. - Ýran-Irak Savaþý baþladý ( ). 22 Mayýs Türkiye Moskova Olimpiyatlarý na katýlmama kararý aldý. 12 Eylül 1980 Askerî Müdahalesi yapýldý. 12 Mart - Silahlý Kuvvetler muhtýra verdi. Ocak - Ýngiltere, Ýrlanda ve Danimarka Avrupa Topluluðu na tam - Helsinki Anlaþmasý. üye oldular. - Arap - Ýsrail Savaþý yapýldý. 27 Ocak - Vietnam Barýþý imzalandý. 30 Ekim - Boðaziçi Köprüsü açýldý. - Mýsýr ile Ýsrail arasýnda Camp David Antlaþmasý imzalandý. - Ýran da Ayetullah Humeyni yönetimi ele geçirdi. - SSCB Afganistan ý iþgal etti. 167

180 Aþaðýda proje ödevi örnek konularý ve proje deðerlendirme formu verilmiþtir. Bu konulardan birini seçerek proje ödevi hazýrlayýnýz. Not: Proje deðerlendirme formu ndaki ölçütler konuya göre deðiþim gösterebilir yýllarý arasýnda Türkiye deki iç göçün sosyal hayata etkileri yýllarý arasý Türk kadýnýnýn sosyal hayattaki deðiþimi yýllarý arasýnda eðitimde meydana gelen deðiþimler ve geliþmeler Türkiye den Avrupa ya çalýþma amaçlý giden Türklerin sosyokültürel hayata uyumlarý ve karþýlaþtýklarý sorunlar Bu çalýþmayý baþarýyla tamamlayabilmeniz için aþaðýdaki adýmlarý izlemelisiniz (bireysel çalýþma yapýlacak). 1. Çalýþma planý hazýrlayýnýz. 2. Kaynak taramasý yapýnýz. 3. Elde edilen bilgileri ve görselleri sýnýflandýrýnýz. 4. Sýnýflandýrýlan bilgilerden yararlanarak kendi cümlelerinizle metin oluþturunuz. 5. Kaynakça belirtiniz. 6. Görselleri de kullanarak çalýþmanýzý sunu hâline getiriniz. 7. Ýki ay süre içinde ödevinizi teslim ediniz. PROJE DEÐERLENDÝRME FORMU Öðrencinin Adý Soyadý: Projenin Adý: DEÐERLENDÝRME ÖLÇÜTLERÝ I. PROJE HAZIRLAMA SÜRECÝ Projeye uygun çalýþma planý hazýrlama Kaynak taramasý yapma Projeyi plana göre gerçekleþtirme TOPLAM II. PROJENÝN ÝÇERÝÐÝ Türkçeyi doðru ve etkili kullanma Doðru bilgilere ulaþma Toplanan bilgileri ve görselleri sýnýflandýrma Metin oluþturma Kaynakça kullanma TOPLAM III. SUNU YAPMA Sorulara doðru cevap verme Sunuyu hedefe yönelik görselle destekleme Verilen sürede sunuyu yapma TOPLAM IV. SÜRE Ödevi zamanýnda teslim etme GENEL TOPLAM Sýnýfý: No: DERECELER Çok iyi Ýyi Orta Zayýf Çok zayýf Öðretmenin yorumu:

181 A. Deðerlendirme Sorularý 1. ABD ve SSCB yi yumuþama politikasý izlemeye yönelten sebepler nelerdir? 2. Filistin Meselesi hangi olay ile baþlamýþtýr ve bu sorunun çözümsüzlüðündeki temel etkenler nelerdir? 3. Dünya tarihinde Baðlantýsýzlýk Hareketi nin ortaya çýkmasýnda etkili olan sebepleri ve bu hareketin dünya politikasýndaki rolünü açýklayýnýz. 4. Ýslam Konferansý Teþkilatýnýn kuruluþ amaçlarý ve sorunlarýn çözümündeki etkisini ifade ediniz. 5. OPEC in kuruluþ amaçlarýný ve dünya petrolü üzerindeki etkisini yazýnýz. 6. Arap-Ýsrail Savaþlarý, SSCB ve ABD nin Orta Doðu politikasýnda ne gibi deðiþikliklere sebep olmuþtur? 7. Ýran-Irak Savaþý nýn sonuçlarý nelerdir? 8. Uzay alanýnda meydana gelen geliþmelerin insan hayatýna etkileri neler olmuþtur? 9. ASALA nýn kuruluþ amaçlarý ve bu doðrultuda yaptýðý faaliyetler nelerdir? Anayasasý ile hangi kuruluþlar oluþturulmuþtur? B. Aþaðýda verilen yargýlar doðru ise (D), yanlýþ ise (Y) harfleri koyunuz. 1. (...) Ýran-Irak Savaþý nda Batýlý ülkeler Irak ý desteklemiþtir. 2. (...) Baðlantýsýzlar Hareketi Bandung Konferansý ile baþlamýþtýr. 3. (...) Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti nin ilk cumhurbaþkaný Fazýl Küçük tür. 4. (...) 1973 Arap-Ýsrail Savaþý petrol krizine neden olmuþtur. 5. (...) Keþmir, Pakistan ile Afganistan arasýnda günümüze kadar çözüme ulaþtýrýlamayan bir sorundur. C. Aþaðýdaki çoktan seçmeli sorularý cevaplandýrýnýz. 1. Türkiye de yýllarý arasýnda uygulanan ekonomik sistem aþaðýdaki seçeneklerden hangisinde doðru olarak verilmiþtir? A. Liberal ekonomi B. Devletçi ekonomi C. Ýthal ikameci ekonomi D. Karma ekonomi E. Serbest piyasa ekonomisi 2. Aþaðýdakilerden hangisi arasýnda Türkiye deki sosyal hayata ait bir geliþme deðildir? A. Kýrsaldan kente göçler baþladý. B. Arabesk filmler yapýldý. C. Avrupa ya iþçi gönderilmeye baþlandý. D. Gecekondulaþma sayýsý arttý. E. Sendikal faaliyetler arttý. 3. Aþaðýda verilenlerden hangisi Yumuþama Döneminde yapýlan silahsýzlanma antlaþmalarýndan biri deðildir? A. Helsinki Nihai Senedi B. SALT-I Antlaþmasý C. SALT-II Antlaþmasý D. Dýþ Uzay Antlaþmasý E. Camp David Anlaþmalarý 4. Türkiye yi 1964 te ABD den uzaklaþtýrarak SSCB ye yaklaþtýran en etkili olay aþaðýdakilerden hangisidir? A. Arap-Ýsrail Savaþlarý B. Kýbrýs meselesi C. Ege Denizi sorunu D. Vietnam Savaþý E. Amerikan ambargosu 5. Aþaðýdakilerden hangisi yýllarý arasýnda dünyada bilim-teknik alanýnda ortaya çýkan geliþmelerin bir sonucu deðildir? A. Uydu aracýlýðýyla kýtalar arasý haberleþmenin yapýlmasý B. Ýlk mikro iþlemcinin kullanýlmaya baþlanmasý C. Ýlk týbbî görüntülemenin (MR) yapýlmasý D. Ýlk radyo yayýnýnýn baþlamasý E. Ýlk video kasetin kullanýlmasý baþlanmasý 169

182 BULMACA SORULAR te yapýlan Berlin Film Festivali nde birinci olan Türk filmi de BM Güvenlik Konseyinin Mýsýr ile Ýsrail arasýnda imzalanmasýna öncülük yaptýðý anlaþma Anayasasý nda Meclis in yanýnda Meclis le beraber görev yapan yasama organý. 4. Baðlantýsýz ülkeler oluþumunda etkili rol oynayan Mýsýr lideri. 5. Halkýnýn büyük çoðunluðu Müslüman olan Pakistan ve Hindistan arasýndaki sorunlu bölge. 6. Kýbrýs ýn Yunanistan a baðlanmasý ideali ta kurulan Kýbrýs Cumhuriyeti nin Türk Cumhurbaþkaný Yardýmcýsý. 8. Kara sularýnýn deniz altýndaki doðal uzantýsý. 9. Yumuþama Döneminin mimarlarýndan sayýlan ABD baþkaný. 10. Petrol Ýhraç Eden Ülkeler Topluluðunun kýsa adý. 11. Petrol Ýhraç Eden Arap Ülkeleri Topluluðunun kýsa adý. 12. Vietnam Savaþý ný protesto eden ABD li dünya þampiyonu boksör. 13. Soðuk Savaþ Döneminden sonra baþlayan dönemin adý te Tokin Körfezi ndeki donanmasýna yapýlan saldýrýyý gerekçe göstererek ABD nin savaþ açtýðý devlet lý yýllarda Heavy Metal müzik türünün en önemi temsilcisi grubun adý. 16. Yumuþama Döneminin baþlamasýnda birinci derecede rol oynayan SSCB lideri. 17. Kýbrýs ý Yunanistan a baðlamak amacýyla kurulan Rum tedhiþ örgütü lý yýllarda Türkiye de ortaya çýkan müzik akýmý. 170

183 5. ÜNÝTE KÜRESELLEÞEN DÜNYA TERÖR ÝLETÝÞÝM KÜLTÜR SANAT BÝLÝM POLÝTÝKA TEKNOLOJÝ EKONOMÝ ÇEVRE EDEBÝYAT 171

184 5. ÜNÝTE: KÜRESELLEÞEN DÜNYA A. SSCB DE DEÐÝÞÝM VE SONUÇLARI B. ASYA DA YENÝDEN YAPILANMA C. DOÐU BLOKUNDAN SONRA AVRUPA DA YENÝ ARAYIÞLAR D. TÜRKÝYE VE AVRUPA BÝRLÝÐÝ E. YENÝ OLUÞUM SÜRECÝNDE BALKANLAR F. ORTA DOÐU VE AFGANÝSTAN DAKÝ GELÝÞMELER G. DÜNYADAKÝ GELÝÞMELER H. DEÐÝÞEN DÜNYA VE TÜRK DIÞ POLÝTÝKASI I SONRASI TÜRKÝYE Ý. KÜRESEL SORUNLAR HAZIRLIK SORULARI 1. Ünite kapaðýndan da yararlanarak küreselleþen dünya ifadesiyle ne anlatýlmak istendiðini söyleyiniz. 2. SSCB nin daðýlmasý dünyadaki güçler dengesini nasýl etkilemiþtir? 3. SSCB nin daðýlmasýnýn Türk dýþ politikasýna etkileri hakkýnda araþtýrma yapýnýz. 4. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattýnýn Türkiye ye saðladýðý avantajlar nelerdir? 5. Türkiye ile AB arasýnda yapýlan tam üyelik görüþmeleri günlük hayatýmýzda hangi deðiþikliklere yol açmýþtýr? Örnekler veriniz. 6. Günümüzde Orta Doðu da yaþanan temel sorunlar nelerdir? 7. Kafkaslarda Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan arasýnda oluþan yakýn iþ birliðinin temel nedenleri nelerdir? yýllarý arasýnda Bulgaristan dan Türkiye ye göç etmiþ kiþilerin yaþadýklarý sorunlarla ilgili araþtýrma yapýnýz. Araþtýrma sonuçlarýný sýnýfta arkadaþlarýnýzla paylaþýnýz. 9. Küreselleþmenin günlük hayatýmýza yansýmalarýna örnekler veriniz den sonra ülkemizde meydana gelen deðiþimler ve bunlarýn hayatýmýza etkileri hakkýnda büyüklerinizden bilgi alarak sýnýf arkadaþlarýnýzla paylaþýnýz. 11. Günümüzde yaþanan küresel sorunlarla ilgili örnekler veriniz. 172

185 C E Z A Y Ý R POLONYA L Ý B Y A BELARUS UKRAYNA M I S I R T Ü R K Ý Y E H Ý N D Ý S T A N MOÐOLÝSTA N FAS ÝSPANYA M O R Ý T A N YA BURKÝNA FASO N Ý J E R NÝJERYA FÝLDÝÞÝ KIYISI M A L Ý Ç A D S U D A N E T Ý Y O P Y A 1. Estonya 2. Letonya 3. Litvanya 4. Rusya Feder. 21.Nahcivan Özerk Cum. 22.Bileþik Arap. Emr. 23.Togo 24.Benin A. SSCB DE DEÐÝÞÝM VE SONUÇLARI Aþaðýdaki SSCB ve Doðu Bloku haritasýndan yararlanarak SSCB nin ve Doðu Blokunun daðýlmasýnýn dünyada ve Türkiye nin dýþ politikasýnda ne gibi deðiþiklikler meydana getirmiþ olabileceðini yorumlayýnýz. K U Z E Y B U Z D E N Ý Z Ý FÝNLANDÝYA ÝSVEÇ NORVEÇ ÇEKOSLOVAKYA 8 10 ROMANYA FRANSA 12 ÝTALYA SURÝYE TÜRKMENÝSTAN Ý R A N KAZAKÝSTAN KIRGIZÝSTAN ÖZBEKÝSTAN TACÝKÝSTAN IRAK R U S Y A F E D E R A S Y O N U Doðu ALMANYA ÝNGÝLTERE ALMANYA A T L A S O K Y A N U S U Batý B Ü Y Ü K O K Y A N U S 16 Ç Ý N H A L K C U M H U R Ý Y E T Ý TUNUS P A K Ý S T A N TAYVAN BÝRMANYA 22 AFGANÝSTAN KORE DEM. HALK CUM. H A Z A R D E N Ý Z Ý KORE CUM. N E PA L U M M A N SUUDÝ ARABÝSTAN LAOS TAYLAND Y E M E N FÝLÝPÝNLER SOMALÝ A K D E N Ý Z K A R A D E N Ý Z JAPONYA H Ý N T O K Y A N U S U km GANA SOVYET SOSYALÝST CUMHURÝYETLER BÝRLÝÐÝ SSCB DIÞINDA DOÐU BLOKUNA BAÐLI ÜLKELER 5. Danimarka 6. Hollanda 7. Belçika 8. Avusturya 9. Ýsviçre 10. Macaristan 11. Moldova 12. Yugoslavya 13. Arnavutluk 14. Yunanistan 15. Bulgaristan 16. KKTC 17. GKRY 18. Gürcistan 19. Azerbaycan 20. Ermenistan PORTEKÝZ 173

186 1. SSCB de Politika Deðiþiklikleri ve Nedenleri SSCB NÝN SONU Durumu tahlil ederken önce ekonomik büyümenin yavaþladýðýný gördük. Son on beþ yýl içinde gelir büyüme oranlarý yarý yarýya düþmüþ ve seksenli yýllarýn baþýndan itibaren de ekonomik týkanma denilebilecek bir düzeye inmiþti. Bir zamanlar dünyanýn ileri ülkeleri ile arasýndaki açýðý hýzla kapama sürecinde olan ülke, birçok alanda güç kaybetmeye baþlamýþtý. Üretimde etkinlik, ürünlerin kalitesi, bilimsel ve teknolojik geliþme, ileri teknoloji üretme ve ileri teknikleri kullanmadaki açýk aleyhimize büyüyordu. Dünyanýn en büyük çelik, ham madde, yakýt ve enerji üreticisi, israf ve beceriksiz kullaným yüzünden bu alanlarda yokluklar çekiyordu. Dünyanýn en büyük tahýl üreticisi ülke, her yýl, hayvan yemi olarak milyonlarca ton tahýl ithal ediyordu. Ülkemiz dünyada, her bin kiþiye en çok hastane ve doktor sunan ülke olmasýna raðmen saðlýk hizmetlerinde þaþýrtýcý aksaklýklar vardý. Füzelerimizin Halley kuyruklu yýldýzýný bulmakta ve Venüs gezegenine ulaþmakta gösterdikleri dakikliðin yaný sýra, bu bilimsel ve teknolojik baþarýlarý, etkin uygulama eksikliði yüzünden ekonomik gereksinmeler için kullanamýyorduk. Sovyet evlerindeki bir çok beyaz eþyanýn kalitesi kötüydü. Ne yazýk ki hepsi bundan ibaret deðildi. Halkýmýzýn ideolojik ve manevi deðerleri de giderek aþýnmaya baþlamýþtý. Mihail GORBAÇOV, Perestroika, s. 18 NÜKLEER KIYAMETTEN KIL PAYI NÜKLEER REKABET Gorbaçov un Komünist Parti Genel Sekreteri olduðu tarihlerde (Mart 1985) ABD ile SSCB, birbirlerinin topraklarýný vurabilecek kadar uzun menzilli füzelere sahipti. Son derece yüksek maliyeti olan bu yarýþ, SSCB ekonomisi üzerinde büyük bir yük oluþturuyor, devletin gelirlerinin büyük bir kýsmý bu yarýþa harcanýyordu. Halkýn refah düzeyi her geçen gün düþmekteydi. Buna karþýlýk Amerikan ekonomisi bu aðýr yükü daha kolay kaldýracak güce sahipti. ABD nin bu yýllarda baþlattýðý, uzayda üsler kurup SSCB füzelerini ABD topraklarýna ulaþmadan lazer ýþýnlarýyla havada yok etmeyi hedefleyen Yýldýz Savaþlarý projesi, SSCB nin bu silahlanma yarýþýnda yenilgisini hazýrladý. Çünkü SSCB ekonomisinin bu projeye karþý bir proje geliþtirecek gücü yoktu. Ayrýca Gorbaçov, Nükleer savaþ, politik, ekonomik, ideolojik veya baþka herhangi bir gayenin aracý olamaz Nükleer savaþ saçmadýr, akýlcý deðildir. Dünya çapýnda bir nükleer savaþýn ne kazananý ne kaybedeni olacaktýr. diyerek nükleer silahlanmaya karþý olduðunu belirtiyordu. Bu nedenle Gorbaçov, ABD yi bu projeden vazgeçirmeye ve uzun menzilli füzelerin sayýsýný indirmeye ikna etmeye çalýþtý. SSCB yi bu kadar zayýf yakalamýþ ve Yýldýz Savaþlarý projesi ile üstünlüðü ele geçirmiþ olan ABD nin taviz vermeye niyeti yoktu. Gorbaçov ile ABD Baþkaný Reagan ve daha sonra Bush arasýnda çok sayýda görüþme gerçekleþti. Yapýlan bu görüþmeler sonunda ABD, kýsa ve orta menzilli füzelerin sayýlarýný azaltmayý kabul ederken Yýldýz Savaþlarý projesinden vazgeçmedi. Prof. Dr. Fahir ARMAOÐLU, 20. Yüzyýl Siyasi Tarihi, s düzenlenmiþtir. Yukarýdaki metinlere göre SSCB nin yönetim sisteminde yapýsal deðiþikliklere gitme nedenleri nelerdir? Soðuk Savaþýn taraflarýndan biri olan Doðu Bloku 1980 lerden itibaren büyük bir deðiþime mecbur kalmýþtý. SSCB nin mevcut sistemi iþlemez durumdaydý. Buna raðmen SSCB bütün kaynaklarýný nükleer silahlanmaya aktararak dünyadaki güçlü konumunu sürdürmek istiyordu. Fakat SSCB mevcut hâliyle bu yarýþý sürdürecek güce sahip deðildi. Stanislav Petrov, 26 Kasým 1983 tarihinde Moskova yakýnlarýnda bulunan Rusya Stratejik Roket Kuvvetlerinin Serpukhov-15 istasyonunda görev yapmaktaydý. Petrov un ana görevi orduya ait füze erken uyarý sistemini izlemek ve herhangi bir saldýrý alarmý verildiðinde en hýzlý yoldan üstlerini durumdan haberdar etmekti. Soðuk Savaþ yýllarýnda SSCB nin resmî prosedürü, herhangi bir erken füze saldýrýsý uyarýsý alýndýðýnda otomatik bir karþý ataðýn hayata geçirilmesi ve bu sayede karþý tarafa (ABD) kesin kayýp verdirilmesiydi. Rus füze erken uyarý sistemi, sabaha karþý 00:40 sularýnda Rusya ya ABD den gönderilmiþ beþ adet kýtalar arasý balistik füze algýlandýðý uyarýsýný vermeye baþladý. Petrov, bu uyarýnýn bir hata olduðunu ve gerçekten saldýrý olmasý hâlinde ABD nin beþ füze deðil yüzlerce füze göndereceðini öne sürdü. Kýsa süre sonra bulutlarýn üzerindeki güneþ ýþýðý yansýmalarýnýn bilgisayar hatasý sonucu radarda beþ Amerikan nükleer füzesi olarak görüldüðü ve Petrov un kararýnýn dünyayý kurtardýðý biliniyor. Petrov 21 Mayýs 2004 tarihinde Dünya Vatandaþý ödülü ile ödüllendirilmiþtir. Bir gazete haberi,

187 GLASTNOST VE PERESTROÝKA Perestroika yeniden yapýlandýrma anlamýna gelmektedir. SSCB de gerek ekonomik gerekse siyasi merkeziyetçiliðin ortadan kaldýrýlmasýna dönük faaliyetleri kapsar. Kamuda verimliliði arttýrmaya, ekonomik ve toplumsal ilerlemeyi saðlamaya ve idari yapýyý yenilemeyi amaçlayan bütün politikalar perestroikanýn ana hedefidir. Diðer yandan siyasi merkeziyetçiliðin ortadan kaldýrýlmasýna dönük faaliyetler de çoðu zaman glastnost (açýklýk) politikasý içinde yer alýr. Glastnost, perestroika (yeniden yapýlanma) hareketinin özel bir bölümünü nitelendirmek için kullanýlýr. Bu politikayla parti içi seçimlerde gizli oy sisteminin getirilmesi, parti politikalarýný eleþtirmeyi engelleyen bir dizi yasal engelin yürürlükten kaldýrýlmasý, yönetilenlerin siyasi elitlere karþý dava açabilmelerini olanaklý kýlan düzenlemelerin yapýlmasý, bürokratizmi aþmayý ve bürokratik ayrýcalýklarý ortadan kaldýrmayý amaçlayan bir dizi düzenlemenin tatbik edilmesi, rüþveti ve adam kayýrmayý önlemek için bir dizi yeni düzenlemenin getirilmesi, kamu hizmetlerinde parti yandaþý olmayanlara da yer verilmesi, sivil toplum örgütlerinin özgürce faaliyet gösterebilmesinin önündeki engellerin kaldýrýlmasý, basýna sansür uygulanmasýna son verilmesi ve liberal demokrasinin tesis edilmesi için gerekli idari ve siyasi altyapýnýn hazýrlanmasý amaçlanmýþtýr. Mihail GORBAÇOV, Perestroika, s tan düzenlenmiþtir. Glastnost ve perestroika politikalarýnýn SSCB ye etkileri neler olmuþtur? Açýklayýnýz. Ayný zamanda SSCB nin uydusu konumunda olan Sosyalist Blok içindeki ülkelerde daha fazla özgürlük ve baðýmsýzlýk isteðiyle toplumsal olaylar baþlamýþtý. Gorbaçov, ocak 1987 de glasnostu, kasým ayýnda ise perestroikayý açýkladý. Gorbaçov bu hamlesiyle Sovyet komünizminin yapýsýný deðiþtirmeye karar vermiþti. Gorbaçov açýklýk ve yeniden yapýlanma programlarýyla, komünist iktidarýn tepki çeken baskýcýlýðýný, demokratik bazý uygulamalarla halk egemenliðine yaklaþtýrmak istiyordu. Ayrýca ekonomik yapýda radikal deðiþikliklerle ülke ekonomisini canlandýrmayý, ekonomiye yeni bir dinamizm kazandýrmayý ve Sosyalist Blok içindeki toplumsal olaylarý yatýþtýrmayý hedefliyordu. Böylece devlet yönetimi daha demokratikleþecek, ülke ekonomisi düzeltilerek ABD ile rekabet edebilecek hâle gelinecekti. Gorbaçov, iktidarýný güçlendirmek ve reformlarý gerçekleþtirebilmek için güçlü bir siyasi destek istiyordu. SSCB nin parlamentosu konumundaki Yüksek Sovyet in Aralýk 1988 deki toplantýsýnda yetkileri geniþletilen ve devlet baþkaný seçilen Gorbaçov halktan da destek almak istiyordu. Bu amaçla çoðunluðu (2/3) halk tarafýndan seçilen üyelerden oluþan Halk Temsilcileri Kongresi kuruldu. Böylece halk ilk defa devlet yönetimine doðrudan katýlma imkâný buldu. Mihael Gorbaçov Gorbaçov, siyasi otoritesini güçlendirdikten sonra glastnost ve perestroikaya uygun olarak verimliliði ve ürün kalitesini yükselten, sanayi ve araþtýrmada çalýþanlara maddi-manevi teþvikler getiren kararlar aldý. Sanayi iþletmelerine üretim hedeflerini ve ürün fiyatlarýný belirlemede özgürlük tanýdý de Sosyalist Teþebbüs Kanunu ile iþletmelerin yöneticilerine geniþ yetkiler verildi. Gorbaçov bu ve benzeri yeniliklerle kapitalist sistemin üretimde baþarýyý saðlayan yöntemlerini sosyalist sistemin içinde kullanmaya çalýþýyordu. SSCB, 1989 da ani bir kararla 1979 dan beri iþgal altýnda bulundurduðu Afganistan dan çekildi. Ekonomide, sanayide ve teknolojide geri kalýnmasý, nükleer silahlarýn azaltýlmasý isteðine Afganistan dan çekilme de eklenince süper güç SSCB imajý zedelendi. 2. SSCB nin Daðýlmasý Gorbaçov perestroika ile siyasi sistemi, devlet örgütünü ve hükûmet yapýsýný yeniden düzenlemeyi hedeflemiþti. Bunun için Gorbaçov, SSCB içindeki Letonya, Estonya ve Litvanya gibi cumhuriyetlerde baþlayan baðýmsýzlýk hareketlerine ve milliyetler sorununa çözüm bulmak için Aralýk 1990 da Egemen Devletler Birliði Antlaþmasý fikrini ortaya attý. Gorbaçov, bu Antlaþma ile SSCB içindeki cumhuriyetler arasýnda daha sýký bir ekonomik iþ birliðini isterken, birlik içindeki en büyük cumhuriyet olan Rusya Federasyonu nun lideri Boris Yeltsin, Mayýs 1990 da serbest pazar ekonomisi ve ekonomik baðýmsýzlýk isteyerek Haziran 1990 da baðýmsýzlýðýný ilan etmiþti. Ayný zamanda SSCB içindeki birçok cumhuriyet de baðýmsýzlýðýný ilan etmiþti. 175

188 Gorbaçov un öne sürdüðü ve 10 cumhuriyet tarafýndan kabul edilen Egemen Devletler Birliði Antlaþmasý nýn 20 Aðustos 1991 günü imzalanmasý kararlaþtýrýldý. Çok önemli bir sorunu çözdüðüne inanan Gorbaçov ailesiyle beraber 5 Aðustosta Kýrým daki yazlýðýna tatile gitti. SSCB ye baðlý cumhuriyetlerdeki baðýmsýzlýk ilanlarýna karþý Gorbaçov un gerekli tedbirleri almadýðýný düþünen ve Egemen Devletler Birliði Antlaþmasý na karþý olan ordu içindeki bazý komutanlar, bakanlar ve KGB liderinin aralarýnda bulunduðu bir grup, 18 Aðustos 1991 günü Gorbaçov a karþý bir darbe yaptý. Gorbaçov ve ailesi Kýrým da ev hapsine alýndý. 19 Aðustos 1991 günü tanklar Rusya Federasyonu Parlementosunu çembere alýrken, Boris Yeltsin darbeyi yapanlara karþý halký her yerde gösteri ve grevler yapmaya çaðýrdý. Yeltsin in çaðrýsý hem halktan hem de Batýlý devletlerden büyük destek gördü. Kýsa süre sonra darbe yapanlar daðýlmak zorunda kalýrken Yeltsin halkýn gözünde bir kahramana dönüþtürdü. Karýþýklýktan yararlanan SSCB ye baðlý cumhuriyetlerin tamamýna yakýný baðýmsýzlýklarýný ilan etti. 19 Aðustos 1991 de Kremlin Sarayý na 1917 den önceki Rus bayraðýnýn çekilmesi, SSCB nin tarihteki ömrünü doldurduðunun iþaretiydi. Moskova ya dönen Gorbaçov Boris Yeltsin darbe yapanlara karþý halký gösteri yapmaya çaðýrýrken Devlet Baþkanlýðý görevine bir süre daha devam eden Gorbaçov, 25 Aralýk 1991 de bu görevinden de istifa etti ve yerine Boris Yeltsin geçti. Gorbaçov Perestroika adlý eserinde; Gayesinin sosyalizmin yerine baþka bir sistem getirmek deðil, sosyalizmi güçlendirmek olduðunu, Batý dan yapýlan ekonomik önerileri kabul etmeyeceðini, sosyalizmin potansiyelini gerçekten kullanýp onun ana prensiplerine sarýlacaklarýný, insan çýkarlarýný dikkate alarak planlý bir ekonominin nimetlerini kullanýrlarsa, sosyalizm, kapitalizmden daha baþarýlý olacaðýný savunmuþ fakat SSCB yi yýkýlmaktan kurtaramadý. 3. SSCB nin Daðýlmasýnýn Doðu Avrupa ya Etkileri Gorbaçov un Her ulus istediði kalkýnma yolunu seçme, kendi kaderini tayin etme, topraklarýný ve insan kaynaklarýný istediði gibi kullanma hakkýna sahiptir. açýklamasý Doðu Avrupa da da etkisini gösterdi. II. Dünya Savaþý ndan sonra Sovyet hegemonyasýna karþý ilk baþkaldýrýyý gerçekleþtiren Çekoslovakya, Macaristan ve Polonya baþta olmak üzere Doðu Avrupa daki tüm Sovyet uydusu ülkelerindeki aydýnlar ve milliyetçiler harekete geçti. 24 Aðustosta Sovyetler Birliði Komünist Partisi liderliðinden istifa etti ve ayný gün Partinin faaliyetlerine son verildi. Devletin adý Baðýmsýzlýk tarihi 1 Gürcistan Estonya Letonya Ukrayna Beyaz Rusya Moldova Azerbaycan Kýrgýzistan Özbekistan Litvanya Tacikistan Ermenistan Türkmenistan Kazakistan Rusya Federasyonu Kadife Devrim, Çekoslovakya, 1989 Ýnsan hak ve hürriyetlerini kazanmak amacýyla baþlayan bu hareketler zamanla Sosyalist Blokun temellerini sarsarak baðýmsýzlýk mücadelesine dönüþtü. Bu mücadeleyi doðrudan Moskova ya karþý yapmak yerine öncelikle kendi ülkelerindeki sosyalist yönetimlerin tasfiyesi þeklinde gerçekleþtirdiler. Kýsa süre sonra bu ülkelerdeki sosyalist yönetimler yýkýldý ve devletler SSCB ye karþý baðýmsýzlýklarýný ilan ettiler. Bu devletlerden Çekoslovakya hiçbir çatýþma olmadan Çek Cumhuriyeti ve Slovakya olarak ikiye ayrýldý. 176

189 4. SSCB nin Daðýlmasýnýn Dünya Güçler Dengesi Üzerine Etkileri DEHÞET DENGESÝ Soðuk Savaþ Döneminde SSCB ile ABD nin casus savaþlarý kendi içinde ne kadar sertlik içerse de dünyada kýsmen huzurlu bir dönem yaþanýyordu. Aslýnda bu durum bir tür dehþet dengesiydi. SSCB ve ABD nin birbirlerini tamamen yok etmeye yetecek kadar karþýlýklý nükleer silaha sahip olmalarý aralarýndaki soðuk savaþýn sýcak savaþa dönüþmesini engelliyordu. SSCB çökünce ABD nin gücünü dengeleyecek bir güç kalmadý. Açýkça söylemek gerekirse dehþet dengesinin bozulmasý, dünyayý da dengesizliðe itti. Amerikan gücünü dengelemek için arada bir adaylar çýksa da bunlarýn hiçbirisi SSCB nin gücüne ulaþamadý. Bir gazete haberi, Yukarýdaki metin ve þekilden yararlanarak SSCB nin daðýlmasýnýn dünyadaki güç dengesini nasýl etkilediðini yorumlayýnýz. Daha önce de görüldüðü üzere Soðuk Savaþ Döneminde ABD önderliðinde Batý Bloku na karþýlýk, SSCB önderliðinde Doðu Bloku kurulmuþtu. Bu iki blok askerî, siyasi ve ekonomik yönden büyük güce sahipti. Bunlarýn dýþýnda tarafsýz olan ülkelerin oluþturduðu Baðlantýsýzlar Hareketi nin dünya ölçeðinde ekonomik, siyasi ve askerî gücü çok azdý. Bu Bloklarýn sahip olduðu nükleer silahlarýn etkisinden dolayý çýkacak bir savaþ, bütün dünyayý yok edebileceði için her iki taraf da büyük çaplý sýcak çatýþmalara girmek yerine siyasi mücadeleyi seçiyor, dünyada bir denge unsuru oluþturuyorlardý yýlýnda SSCB nin daðýlmasý ile Doðu Bloku çöktü. Kontrol, Batý Bloku nun dolayýsýyla ABD nin eline geçti. Artýk ABD dünyanýn lider ülkesi ve tek süper gücü olarak görülmeye baþlandý. SSCB ye üye olan devletlerden bazýlarý Rusya Federasyonu önderliðinde Baðýmsýz Devletler Topluluðunu kursalar da SSCB nin dünya üzerindeki etkisine sahip olamadýlar de ülkesindeki terör olaylarýný gerekçe gösteren ABD, Ekim 2001 de Afganistan a, Nükleer silahlanmayý önlemek iddiasýyla Mart 2003 te de Irak a askerî müdahalede bulundu. Afganistan müdahalesi ABD ye önceden SSCB kontrolünde bulunan Orta Asya daki zengin enerji kaynaklarýna yakýn olma imkâný verdi. Irak a yaptýðý müdahale ve sonrasýndaki geliþmeler petrol bakýmýndan çok zengin olan Basra Körfezi bölgesinin kontrolünün ABD nin eline geçmesini saðladý. Avrupa Birliði ABD ye karþý bir dengeleyici güç unsuru olmaya çalýþtýysa da Ýngiltere nin ABD nin yanýnda yer almasýndan dolayý baþarýlý olamadý. Rusya ise son yýllarda tekrar eski gücüne ulaþmak için yoðun bir çaba içine girdi. Çin askerî, siyasi ve ekonomik yönden son dönemlerde önemli bir güç merkezi hâline gelirken Hindistan da gösterdiði teknolojik geliþmelerle ön plana çýkmýþtýr da Çin, Rusya, Kazakistan, Kýrgýzistan ve Tacikistan ýn Þanghay Beþlisi adý ile kurduklarý iþ birliði yapýlanmasý 2001 de Özbekistan ýn da katýlýmýyla Þanghay Ýþ Birliði Þanghay 2006 toplantýsý (soldan saða) Özbekistan lideri Ýslam Kerimov, Rusya lideri Vladimir Putin, Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev, Çin lideri Hu Jintao, Kýgýzistan lideri Kurmanbek Bakiyev ve Tacikistan lideri Ýmam Ali Rahmanov Örgütü adýný aldý. Enerjinin bütün dünyada devletler arasý iliþkilerde aðýrlýk merkezi hâline geldiði günümüzde enerji kaynaklarý bakýmýndan son derece zengin, genç nüfusa sahip, ekonomik yapýsý güçlü bu örgütlenme artýk dünyada önemli bir güç hâline gelmiþtir. Hindistan, Ýran, Pakistan ve Moðolistan bu örgütlenmeye gözlemci ülkeler olarak destek vermektedir. 177

190 Devletlere ait çeþitli veriler Kafkasya da Yeni Kurulan Devletler Orta Asya da Yeni Kurulan Devletler Azerbaycan Ermenistan Gürcistan Kazakistan Kýrgýzistan Özbekistan Tacikistan Türkmenistan Resmî adý Azerbaycan Cumhuriyeti Ermenistan Cumhuriyeti Gürcistan Cumhuriyeti Kazakistan Cumhuriyeti Kýrgýzistan Cumhuriyeti Özbekistan Cumhuriyeti Tacikistan Cumhuriyeti Türkmenistan Cumhuriyeti Bayraðý Baðýmsýzlýk tarihi 30 Aðustos Eylül Nisan Aralýk Aðustos Aralýk Eylül Ekim 1991 Türkiye nin tanýma tarihi 9 Kasým Aralýk Aralýk Aralýk Aralýk Aralýk Aralýk Aralýk 1991 Baþkenti Bakü Erivan Tiflis Astana (Aralýk 1998) Biþkek Taþkent Duþanbe Aþkabat Yüzölçümü km km km km km km km B. ASYA DA YENÝDEN YAPILANMA km Nüfusu (2003) (2003) (2003) (2003) (2003) (2003) (2003) (2003) Dini Ýslam Hristiyanlýk Hristiyanlýk Ýslam ve Hristiyanlýk Ýslam Ýslam Ýslam Ýslam Resmî dil Azeri Türkçesi Ermenice Gürcüce Kazak Türkçesi Kýrgýz Türkçesi Özbek Türkçesi Tacikçe Türkmence Devlet baþkaný (2008) Ýlham Aliyev Serj Sarkisyan Mihail Saakaþvili Nursultan Nazarbayev Kurmanbek Bakiyev Ýslam Abdulganievich Kerimov Ýmam Ali Rahmanov Kurbankulu Berdimuhammedov Para birimi (2008) Manat Drami Lari Tenge Som Sum Somani Manat GSYÝH (milyar $) 7,1 milyar $ (2003) 12 milyar $ (2008) 3,883 milyar $ (2003) 29,8 milyar $ (2003) 29,8 milyar $ (2003) 8,6 milyar $ (2003) 1,586 milyar $ (2003) 12,3 milyar $ (2002 tahmini) Ýhracat milyon $ (2003) milyon $ (2006) milyon $ (2006) milyon $ (2003) 590 milyon $ (2003) milyon $ (2003) 906 milyon $ (2003) milyon $ (2003) Ýthalat milyon $ (2003) milyon $ (2006) milyon $ (2003) milyon $ (2003) 673 milyon $ (2003) milyon $ (2003) milyon $ (2003) milyon $ (2003) Yer altý kaynaklarý Petrol, doðal gaz ve demir Bakýr Manganez ve perlit Petrol, uranyum, demir, altýn, kurþun, krom, çinko, mangan, doðal gaz, alüminyum Altýn, civa ve uranyum Altýn, doðal gaz, alüminyum, tungsten, kömür, mermer Alüminyum Doðal gaz, sodyum sülfat, krom, sülfür, kurþun, galyum, iyot ve petrol Kaynak: Prof. Dr. Baskýn ORAN, Türk Dýþ Politikasý, cilt II, s. 378 ve 178

191 1. Türk Cumhuriyetleri Baðýmsýz Oluyor Haritaya göre SSCB nin daðýlmasý Türkiye ve yakýn çevresi ile Orta Asya Türk Cumhuriyetlerini nasýl etkilemiþtir? Belirtiniz. SSCB NÝN DAÐILMASIYLA BAÐIMSIZLIÐINI KAZANAN TÜRK CUMHURÝYETLERÝ HARÝTASI R U S Y A F E D E R A S Y O N U BELARUS UKRAYNA KAZAKÝSTAN MOÐOLÝSTAN MOLDOVA ROMANYA BULGARÝSTAN K A R A D E N Ý Z T Ü R K Ý Y E GÜRCÝSTAN ERMENÝSTAN 2 HAZAR DENÝZÝ AZERBAYCAN ÖZBEKÝSTAN TÜRKMENÝSTAN KIRGIZÝSTAN TACÝKÝSTAN Ç Ý N H A L K C U M H U R Ý Y E T Ý A K D E N Ý Z Ý R A N AFGANÝSTAN km P A K Ý S T A N Daðýlmadan önce SSCB ye dâhil olan ülkeler Rusya da 1917 Ýhtilali sýrasýnda Bolþeviklerin Milletler kendi kaderlerini tayin edebilecekler ve baðýmsýz devletler kurabilecekler. sözleri üzerine Türklerde oluþan baðýmsýzlýk umudu, ihtilal sonrasýnda hüsran ile sonuçlanmýþtý. Yeni Sovyet yönetimi Türklerin baðýmsýzlýklarýný tanýmayarak topraklarýný iþgal ederken Türklerin ellerinde bulunan verimli topraklar ve zengin maden yataklarý Sovyet sanayisinin ham madde merkezi hâline gelmiþti. Gorbaçov un açýklýk ve yeniden yapýlanma politikalarý Türklerin baðýmsýzlýklarýný kazanmalarý için iyi bir fýrsat oldu. SSCB nin daðýlmasýyla Türkler baðýmsýzlýklarýný elde ettiler. Türkiye daha baðýmsýzlýklarýný ilan ettikleri günden baþlayarak bu kardeþ devletlerle yakýndan ilgilenmeye baþlamýþ, onlara örnek olarak Batý ya açýlan pencereleri olmuþtur. SSCB YIKILACAKTIR Bugün Sovyetler Birliði dostumuzdur, komþumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluða ihtiyacýmýz vardýr. Fakat yarýn ne olacaðýný kimse bugünden kestiremez. Týpký Osmanlý gibi, týpký Avusturya Macaristan Ýmparatorluðu gibi SSCB de parçalanabilir, ufalanabilir. Bugün SSCB nin elinde sýmsýký tuttuðu milletler avuçlarýndan kaçabilirler. Dünya yeni dengeye ulaþabilir. Ýþte o zaman Türkiye ne yapacaðýný bilmelidir. Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancý bir, özü bir kardeþlerimiz vardýr. Onlara sahip çýkmaya hazýr olmalýyýz. Hazýr olmak yalnýz o günü susup beklemek deðildir. Hazýrlanmak lazýmdýr. Milletler buna nasýl hazýrlanýr? Manevi köprüleri saðlam tutarak. Dil bir köprüdür. Ýnanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olaylarýn böldüðü tarihimiz içinde bütünleþmeliyiz. Onlarýn bize yaklaþmasýný beklememeliyiz, bizim onlara yaklaþmamýz gereklidir. SSCB bir gün daðýlacaktýr. O zaman Türkiye onlar için örnek bir ülke olacaktýr. Mustafa Kemal Atatürk,1933 Fahri UNAN, Türk Tarihi ve Atatürk, s. 113 Yukarýdaki metne göre Atatürk, SSCB nin daðýlmasýndan sonra Türkiye nin nasýl bir dýþ politika izlemesi gerektiðini öngörmüþtür? Açýklayýnýz. 179

192 a. Azerbaycan Bolþeviklerin 1917 de yayýnladýklarý bildiride, milletlerin kendi kaderlerini kendilerinin çizeceklerini ve baðýmsýz devletlerini kurabileceklerini belirtmeleri üzerine 1918 de Azerbaycan Mehmet Emin Resulzade önderliðinde baðýmsýzlýðýný ilan etmiþtir. Fakat bir süre sonra SSCB nin bu baðýmsýzýk ilanýný tanýmayarak kuvvet kullanmasý sonucu Azerbaycan tekrar SSCB yönetimine girmiþtir. Azerbaycan özellikle Stalin döneminde baskýcý bir politika ile yönetildi ve bu durum SSCB nin daðýlmasýna kadar devam etti. Gorbaçov un iktidara gelmesiyle SSCB de baþlayan deðiþim sonucu Azerbaycan da da baðýmsýzlýk hareketleri tekrar baþladý. Ebulfeyz Elçibey in önderliðinde Halk Cephesi adýyla bir teþkilat kuruldu. SSCB nin daðýlmasýndan sonra 1991 de yeniden baðýmsýzlýðýný ilan eden Azerbaycan ý ilk tanýyan ülke Türkiye oldu de devlet baþkaný olan Ebulfez Elçibey döneminde Türkiye-Azerbaycan iliþkileri büyük geliþme gösterdi te cumhurbaþkaný olan Haydar Aliyev in Biz bir millet, iki devletiz. sözleri Türk-Azeri iliþkilerine egemen olmuþtur yýlýnda Haydar Aliyev in yerine cumhurbaþkaný seçilen Ýlham Aliyev döneminde Ebulfez Elçibey de iyi iliþkiler devam etmektedir. Ey Gençlik! Senin uhdende büyük bir vazife var: Senden evvelki nesil yoktan bir bayrak, mukaddes bir ideal, remiz (sembol) yarattý. Onu bin müþkülatla yücelterek dedi ki: Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez! Elbette ki sen onun ümidini kýrmayacak, bugün parlamento binasý üzerinden Azerilerin yanýk yüreklerine inmiþ bu bayraðý tekrar o bina üzerine dikecek ve bu yolda ya gazi veya þehit olacaksýn! (1920) Mehmet Emin Resulzade Yukarýdaki metinden de yararlanarak Azerbaycan ýn baðýmsýzlýk hareketinin Doðu Avrupa ülkelerindeki baðýmsýzlýk hareketlerinden farkýný belirtiniz. Baðýmsýz Azerbaycan ýn Hazar petrolleri üzerinde hak sahibi olmasý Rusya ekonomisini olumsuz etkilemektedir. Azerbaycan ýn petrol gelirleriyle güçlenmesi, topraklarýnda 30 milyona yakýn Azeri Türk ünün yaþadýðý Ýran ý tedirgin etmektedir. Ayrýca Karabað sorunu nedeniyle Ermenistan, Azerbaycan ýn geliþmesini istememektedir. Bu nedenle Ýran, Rusya ve Ermenistan arasýnda dostluk, iþ birliði ve saldýrmazlýk anlaþmalarý imzalanmýþtýr. Buna karþýlýk Azerbaycan Türkiye ve Gürcistan ile iyi iliþkiler kurmuþtur. Zengin petrol ve doðal gaz yataklarýna sahip olan Azerbaycan ý Rusya, ABD ve Batýlý devletler bir nüfuz mücadele alaný olarak görmektedir. Azerbaycan Türkiye nin de aracýlýðýyla ABD ve Batý ülkeleri ile iliþkilerini geliþtirmeye çalýþmaktadýr. ABD, Türkiye ve Batýlý devletlerin desteði ile Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattý Ýran, Rusya ve Ermenistan ýn bütün karþý çýkmalarýna raðmen hayata geçirilmiþtir. Petrol, doðal gaz ve demir satýþý Azerbaycan ekonomisi için önemli gelir kaynaðýdýr. Ülkede enerji, maden ve petrokimya sanayi geliþmiþtir. Eðitim ve kültürel faaliyetler diðer Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine göre daha ileri seviyededir. Azerbaycan da Mehmet Emin Resulzade, Bahtiyar Vahapzade gibi bir çok ünlü þair ve yazar yetiþmiþtir. Okuryazar oraný % 98 dir. Çok sayýda Azeri öðrenci, baþta Türkiye olmak üzere Batýlý ülkelerde yüksek öðrenim görmektedir. Bahtiyar Vahapzade EBULFEYZ ELÇÝBEY ( ) Nahçývan da doðdu. Azerbaycan Bakü Devlet Üniversitesi Arap Dili ve Edebiyatý bölümünden mezun oldu li yýllarda Azerbaycan ýn baðýmsýzlýðý için mücadeleye baþlayan Elçibey, bu yüzden 1976 da tutuklandý ve 1978 yýlýnda þartlý olarak serbest býrakýldý yýlýnda, Azerbaycan Halk Cephesi Partisinin (AHCP) baþýna geçerek Azerbaycan halkýna baðýmsýzlýk mücadelesinde öncülük etti. 7 Haziran 1992 de Azerbaycan ýn ikinci cumhurbaþkaný oldu. Elçibey, daha önce Millî Kahramanlýk Ödülü nü verdiði Suret Hüseyinov un Haziran 1993 te ayaklanmasýndan sonra cumhurbaþkanlýðý görevini terk ederek doðum yeri olan Keleki ye döndü. 31 Ekim 1997 de Bakü ye gelerek AHCP nin baþýnda aktif siyasi hayatýna devam etti. Hayatý boyunca Türk dünyasýnýn birleþmesi ve kardeþliði için mücadele eden Elçibey, Bütün Azerbaycan Yolunda isimli bir de kitap yazdý. 62 yaþýnda Türkiye de vefat etti. Uður GÜLER, Elçibey adlý kitaptan özetlenmiþtir. 180

193 Aþaðýdaki haritada Bakü-Tifis-Ceyhan (BTC) petrol boru hattý ve bu hatta karþý çýkan Rusya Federasyonu nun önerdiði alternatif hatlar gösterilmiþtir. Haritayý ve tabloyu inceledikten sonra BTC konsorsiyumunu oluþturan devletlerin diðer hatlarý kabul etmeme nedenlerini sorgulayýnýz. U K R A Y N A R U S Y A BAKÜ-TÝFLÝS-CEYHAN KONSORSÝYUMU Novorossiysk ÜLKESÝ PAYI (%) Ýngiltere 30,1 H A Z A R D E N Ý Z Ý E G E D E N Ý Z Ý Burgaz K A R A D E N Ý Z T Ü R K Ý Y E Ceyhan G Ü R C Ý S T A N Tiflis E R M E N Ý S T A N Bakü A Z E R B A Y C A N K A Z A K Ý S T A N Azerbaycan ABD Norveç Türkiye Ýtalya Japonya 25,0 11,4 8,71 6,53 5,0 5,9 A K D E N Ý Z Ý R A N km Fransa ABD / S. Arabistan 5,0 2,36 Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattý Rusya Fedarasyonu nun önerdiði alternatif petrol boru hatlarý Avrasya Dosyasý Daðlýk Karabað Sorunu Aþaðýdaki harita incelendiðinde SSCB nin, nüfusunun tamamýna yakýný Azeri Türkü olan Nahçývan ve Azerbaycan ý, Ermenistan la ayýrmýþ olduðu görülür. Yüzyýllardýr Azeri topraðý olan Karabað a ise Ermeni nüfusu yerleþtirilerek çoðunluðun Ermenilerin eline geçmesi saðlanmýþtýr. 1. Sizce SSCB nin böyle bir politika izlemesindeki amacý nedir? 2. Bu politikanýn bugüne yansýmalarý nasýl olmuþtur? Tiflis R U S Y A Gümrü E R M E N Ý S TA N Iðdýr Aralýk TÜRKÝYE D.Beyazýt Sevan Kazak Sederek N A H Ç I V A N Ö Z E R K C U M. Nahçývan km Ordubad Gence Terter Þeki Yavlakh DAÐLIK KARABAÐ Goris Tebriz Hocalý Barda Hankenti Suþa Laçin Fizuli Zengelan Ý R A N Kuba A Z E R B A Y C A N Neftçak Lenkeran Erdebil Bakü H A Z A R D E N Ý Z Ý Nüfusunun büyük bir çoðunluðu Türk olan ve Azerbaycan topraklarý içinde yer alan Daðlýk Karabað a XIX. yüzyýlýn baþlarýndan itibaren Rusya tarafýndan Ermeniler yerleþtirilmiþtir. Ermenilerin bölgede hâkimiyet kurmak istemelerinin çatýþmalara sebep olmasý üzerine Daðlýk Karabað 1923 te SSCB tarafýndan özerk bölge statüsü verilmiþtir. Stalin dönemi baþta olmak üzere Karabað a Ermeni nüfusu yerleþtirme politikasý devam etmiþ ve Ermeniler çoðunluk hâline getirilmiþtir ten sonra SSCB deki iç geliþmelerinden faydalanan Ermenistan, Karabað ý kendisine baðlamak istemiþtir. Bu istek Halk Cephesi önderliðindeki Azerilerin tepkisine neden olmuþtur. 181

194 Þubat 1988 de çoðunluðu Ermenilerden oluþan Karabað parlamentosunun Ermenistan a katýlma kararý, Ermeniler ile Azeriler arasýnda önce çatýþmaya, sonra da bir savaþa dönüþmüþtür. Geliþmeler üzerine 1990 da Moskova hükûmeti, yayýnladýðý bir kararname ile bölgedeki yasal olmayan tüm silahlý kuruluþlarýn kapatýlmasýný ve silahlarýn teslim edilmesini istemiþtir. Azerilerden silahlar toplanýrken Ermenistan Meclisi bu kararnameyi kendi topraklarýnda uygulamamýþtýr. Azerilerin tamamen silahsýz kalmasý üzerine Karabað, Ermenistan tarafýndan iþgal edildi. Hocalý baþta olmak üzere bir çok kentte çok sayýda sivil öldürülmüþ veya göçe zorlanmýþtýr. Bugün BM nin ve birçok uluslararasý kuruluþun Ermenistan a Karabað daki iþgali sona erdirerek çekilmesi yönünde yaptýklarý telkinlere raðmen iþgal hâlâ devam etmektedir. KARABAÐ DA RUS POLÝTÝKASI Azerbaycan topraklarý içinde bulunan Karabað ýn 1823 teki nüfusunun % 75 i Türk tü. Daha sonra Çarlýk Rusyasý Karabað a Ermeni nüfusunu yerleþtirme politikasý gütmeye baþladý. Bunun sonunda 1917 de Karabað daki Türk nüfusu oraný % 56 ya gerilemiþtir. SSCB nin kurulmasý ile özerk bir cumhuriyet olarak Azerbaycan a baðlanan Karabað a Ermeni göçü, Stalin döneminde daha da yoðunlaþtý ve nüfus çoðunluðu Ermenilerin eline geçti. Bugün Karabað nüfusunun % 75 ten fazlasý Ermeni dir. Prof. Dr. Fahir ARMAOÐLU, 20. Yüzyýl Siyasi Tarihi, s HOCALI KATLÝAMI Akþam saat yi geçiyordu. Bir anda top sesleri duyulmaya baþladý. Þehrin bombalandýðýný gördük. O sýrada havaalanýna da ateþ açýlýyordu. Biz, havaalanýný korumakla görevliydik. Amirimiz ve pek çok arkadaþýmýz havaalanýnda þehit düþtü. Kadýnlarýmýz, çocuklarýmýz hep Hocalý kentindeydi. Ben ve kurtulan birkaç polis þehre gittik. Daha önce Ruslar Azerilerin elindeki silahlarý topladýðý için Hocalý da silah yoktu. Elimizdeki tabancalarla savaþmak zorundaydýk. Kar, kýzýla boyanmýþtý, yerlerde komþularýmýzýn, yýllardýr birlikte yaþadýðýmýz insanlarýn cesetleri yatýyordu. Bakamýyordum. Ailemi kurtarýp Esergan yönüne kaçan gruba katýldýk. Halit CAFEROV / Hocalý Gazisi, Bir gazete haberi, Yukarýdaki metinde sözü edilen "1993 Hocalý Katliamý" ile ilgili araþtýrma yaparak bulduðunuz bilgi ve fotoðraflarý öðretmeninizin rehberliðinde sýnýf panosunda sergileyiniz. b. Kazakistan Bolþevik Ýhtilali sonrasýnda 1917 de baðýmsýzlýðýný ilan eden Kazaklar 1920 de SSCB egemenliðine girmek zorunda kaldý. SSCB sanayisinin ham madde kaynaðý konumunda olan Kazakistan ýn nüfus yapýsý, 1921 den itibaren Rus nüfusu yerleþtirilerek Kazaklar aleyhine deðiþtirilmiþtir. SSCB nin izlediði politikalardan hoþnut olmayan Kazaklar, 1985 ten sonra SSCB deki deðiþimlerden yararlanarak baðýmsýzlýk için harekete geçtiler. Gorbaçov tarafýndan Kazakistan ýn baþýna getirilen Nursultan Nazarbayev, SSCB nin daðýlmasýndan sonra 1991 de baðýmsýzlýðýný ilan etti. Kazakistan ý tanýyan ilk devlet Türkiye oldu. Kazakistan daki büyük petrol, uranyum, demir, altýn ve kurþun rezervleri, ABD baþta olmak üzere bütün Batýlý ülkelerin ilgisini çekmiþtir. Dünyadaki kromun % 26 sý, altýnýn % 20 si, uranyumun % 17 si Kazakistan dadýr. Kazakistan daki Türk yatýrýmlarý ABD den sonra ikinci sýrada yer almaktadýr. Baðýmsýzlýðýn ardýndan siyasi ve ekonomik istikrara kavuþan Kazakistan Cumhuriyeti nde 1994 yýlýndan bugüne kadar yapýlan yabancý sermaye yatýrýmlarý 8 milyar ABD dolarýna ulaþmýþtýr. Kazakistan SSCB tarafýndan kapatýlan Kazak okullarýný yeniden açmýþ ve eðitimde seferberlik baþlatmýþtýr. Ayrýca çok sayýda Kazak öðrenci Türkiye de yüksek öðrenim görmektedir te Türkiye ve Kazakistan ýn ortak katkýlarý ile Türkistan da Ahmed Yesevi Uluslararasý Türk -Kazak Üniversitesi kurulmuþtur. Kazakistan, Baðýmsýz Devletler Topluluðu nun kurulmasýnda önemli bir rol oynamýþtýr. Kazakistan Cumhurbaþkaný Nursultan Nazarbayev, Mayýs 2006 dan beri BDT Devlet Baþkanlarý Konseyi baþkanýdýr. Ayrýca Kazakistan Avrasya Ekonomik Topluluðu (AET), Þangay Ýþ Birliði Örgütü (ÞÝO), gibi bölgesel örgütlenmeler ile BM, Ýslam Konferansý Örgütü (ÝKÖ), Avrupa Güvenlik ve Ýþ Birliði Teþkilatý (AGÝT) ve diðer uluslararasý ve bölgesel kuruluþlarda aktif bir rol oynamaktadýr. Kazakistan, Rusya, ABD ve Türkiye baþta olmak üzere pek 182 Ahmed Yesevi Uluslararasý Türk- Kazak Üniversitesi çok ülke ile iliþkilerini hýzlý bir þekilde geliþtirmektedir te Avrupa Birliði benzeri Orta Asya Birliði kurulmasý fikrini ortaya atan Kazakistan, Eylül1991 de Semey nükleer deneme alanýný kapatarak dünya tarihinde ilk defa gönüllü olarak kendi nükleer silah deposundan vazgeçen ülke olmuþtur.

195 c. Kýrgýzistan MANAS DESTANI Beline ok-yay baðladý, Kemikleri bakýr gibi. Yakup Han ýn Çiriçi Hatun dan Ak-boz kýsrak kestirdi, Hem de erkek çocuðu oldu. Yakup Han doðan oðlunun Bu çocuða bakýp gördü: Dört peygamber kocaya Eti ap-ak kumaþ gibi. Adýný Manas koydurdu. Kýrgýz dili ve kültürünün yüzyýllardýr canlý kalarak genç kuþaklara aktarýlmasýnda önemli bir yere sahip olan Manas Destaný nýn Kýrgýzlar için önemini araþtýrarak sýnýfta sözlü sunum yapýnýz. Manas Heykeli 1881 yýlýnda Ruslarýn egemenliðine giren ilk Türk topluluðu olan Kýrgýzlar, Bolþevik Ýhtilalinden sonra SSCB egemenliðini kabul etmek zorunda kalmýþlardý. Gorbaçov un uyguladýðý politikalar, Kýrgýzistan da 1990 da etkisini göstermeye baþlamýþtý. Mayýs 1990 da, 24 küçük siyasi grubun birleþmesiyle oluþan Kýrgýzistan Demokratik Hareketi ilk siyasi kuruluþ olarak ortaya çýktý. Bu siyasi grubun etkisiyle Kýrgýzistan parlamentosu Demokrasi ve Millî Birlik Deklarasyonu yayýnladý sonbaharýnda yapýlan seçimlerde Askar Akayev cumhurbaþkaný seçildi. Þubat 1991 de baþkent Frunze nin adý Biþkek (devrim öncesi adý) olarak deðiþtirildi. Kazakistan SSCB nin daðýlmasý üzerine 31 Aðustos 1991 de baðýmsýzlýðýný ilan etti. Türkiye, Kýrgýzistan ýn baðýmsýzlýðýný tanýyan ilk ülkedir. Türkiye Kýrgýzistan ýn tanýnmasý, uluslararasý ve bölgesel kuruluþlara kabulü konularýnda destek olmuþtur. Kýrgýzistan 1991 de BDT ye, 1992 de BM ve AGÝT e üye oldu. Kýrgýzistan-Türkiye iliþkileri her geçen gün daha fazla geliþmektedir. Ýki ülke arasýnda eðitim ve kültürel iliþkileri saðlamlaþtýrma amacý ile 1995 te yapýlan protokol ile Biþkek te, Kýrgýzistan-Türkiye Manas Üniversitesi kurulmuþtur. Ayrýca çok sayýda Kýrgýz öðrenci ülkemizde yüksek öðrenim görmektedir. Kýrgýzistan ýn yetiþtirdiði ve bütün dünyada tanýnan önemli bir yazar olan Cengiz Aytmatov un romanlarý ülkemizde de büyük ilgi görmektedir. Ülke ekonomisi daha çok tarým ve madenciliðe dayalýdýr. Ülkede son yýllarda doðal güzelliklerin etkisi ile turizm faaliyetleri de hýzlanmakta ve bu da ülke ekonomisine büyük katký saðlamaktadýr. Tabiatý Danyar dan farklý da olsa, düþüncelerini konuþarak gizler Cemile. Belki de susmanýn en usta yolu konuþmaktýr. Sert mizaçlý, lafýný esirgemeden dobra dobra konuþur. Kimilerini bu tavrý rahatsýz etse de, Baybiçe onun en çok bu yönünü sever. Hâl ve tavýrlarýnda serbest, büyüklerine saygýlýdýr. Oldukça da güzeldir Cemile. Kocasý evliliklerinin dördüncü ayýnýn ertesinde savaþ dolayýsýyla askere gitmiþtir. Kocasýnýn ara sýra gönderdiði mektuplarýn son satýrlarýnda geçen Karým Cemile ye selamlar. cümlesi, tatmin etmez Cemile nin deli dalgalar gibi coþan yüreðini. Cengiz AYTMATOV un, Cemile adlý romanýndan. Yukarýda Cemile adlý romanýndan kýsa bir bölüm verilen ünlü Kýrgýz yazar Cengiz Aytmatov hakkýnda biyografi çalýþmasý yaparak yazarýn seçeceðiniz bir romanýný okuyup özetini çýkarýnýz. d. Özbekistan 1917 Bolþevik ihtilali sýrasýnda Özbekistan da kurulan geçici bir hükûmetin 1918 de Rus askerleri tarafýndan yýkýlmasý ile burada 1. ünitede de anlatýldýðý gibi basmacýlýk adý verilen baðýmsýzlýk mücadelesi baþlatýlmýþtý. Bu mücadelenin baþarýsýz olmasýyla Özbekler 1924 te SSCB ye baðlandý. II. Dünya Savaþý ndan sonra Stalin tarafýndan Almanlarla iþ birliði yapmakla suçlanan Ahýska (Meþhet) Türkleri Gürcistan ýn güneyindeki Meþheti bölgesinden Kýrgýzistan, Kazakistan ve Özbekistan baþta olmak üzere Orta Asya ya sürülmüþtü da Özbekistan ýn baðýmsýzlýðýný savunan Birlik Halk Cephesi ne Ahýska Türklerinin karþý çýkmasý üzerine oluþan gerginlik, kýsa süre içinde Özbeklerle Ahýskalýlar arasýnda çatýþmalara neden oldu. Mevcut yönetimin çatýþmalarý kontrol altýna alamamasý üzerine 1990 yýlýnda, Gorbaçov, Özbekistan Komünist Partisi liderliðine Ýslam Kerimov u getirdi. Ancak Kerimov, SSCB ye karþý bir politika izleyerek Özbekçeyi resmî dil kabul ederken Rusçanýn çeþitli alanlardaki etkinliðini azaltmaya baþladý. Yaptýðý uygulamalar Özbek halký tarafýndan da desteklendi. SSCB nin daðýlmasý üzerine, 31 Aðustos 1991 de Özbekistan baðýmsýzlýðýný ilan etti ve Kerimov, cumhurbaþkaný seçildi. Ýslam Kerimov 183

196 Özbekistan, baðýmsýzlýðýný kazandýktan sonra geliþmiþ ülkelerle özellikle, ekonomik anlamda iliþkiler kurarak Orta Asya nýn güçlü devletlerinden biri hâline gelmiþtir. Baðýmsýzlýðýndan günümüze kadar devlet baþkanlýðýný Ýslam Kerimov yapmaktadýr. Özbekistan ile Türkiye arasýnda ekonomik ve kültürel iliþkiler her geçen gün geliþmektedir. e. Türkmenistan XIX. yüzyýlýn sonlarýna doðru Rusya nýn egemenliðine girmiþtir. Bolþevik Ýhtilali sýrasýnda Ruslara karþý baðýmsýzlýk mücadelesi vermiþse de 1924 te Türkmenistan, SSCB nin egemenliðini kabul etmek zorunda kalmýþtýr. SSCB Türkmenistan ý sanayisinin ham madde kaynaðý olarak görmüþ ve Özbekistan la birlikte topraklarýnda pamuk üretimini zorunlu tutmuþtur. SSCB yönetimine karþý her fýrsatta baðýmsýzlýk mücadelesi baþlatan Türkmenlerin bu mücadeleleri çok sert bir þekilde bastýrýlmýþtýr te Türkmenistan Komünist Partisi Baþkanlýðýna Saparmurad Niyazov getirildi. Türkmenler arasýndaki kabileciliði ortadan kaldýrýp birliði saðlayan Niyazov, Türkmen dilinin resmî dil olmasýný saðladý. Türkmenistan 1991 de baðýmsýzlýðýna kavuþtu. Türkmenistan ekonomisinin temeli doðal gaz ve petrolden oluþur. Türkmenistan Orta Asya Cumhuriyetleri arasýnda en büyük doðal gaz rezervlerine ve yýllýk üretim kapasitesine sahiptir. Rusya üzerinden ihraç edilen Türkmenistan doðal gazýnýn Türkiye üzerinden Avrupa ya satýþý ile ilgili çalýþmalar devam etmektedir. Özbekistan dan sonra bölgede en fazla pamuk üreten Türkmenistan ýn ihracatýnýn % 20 sini pamuk oluþturur. Türkmenistan ýn baðýmsýzlýðýný tanýyan ilk ülke Türkiye olmuþtur. Türkmenistan-Türkiye Türkiye ve Türmenistan ýn iþ birliðinin basýna yansýmasý ( ) iliþkileri hýzlý bir þekilde geliþmektedir. Ýki ülke arasýnda Ekonomik ve Ticari Ýþ Birliði Anlaþmasý imzalanmýþtýr. Ayrýca Latin alfabesine geçiþ, Türkmen öðrencilerin ülkemizde yüksek öðrenim görmesi, Türkmenistan da ortak okullar açýlmasý gibi çalýþmalar yapýlmaktadýr. Aþkabat ta bulunan Türkmenistan-Türk Üniversitesi ortak olarak kurulmuþtur. f. Diðer Türk Topluluklarý Özerk cumhuriyetin adý Altay Cumhuriyeti Baþkortostan Cumhuriyeti Çuvaþistan Cumhuriyeti Daðýstan Cumhuriyeti Gökoðuz Cumhuriyeti Hakas Cumhuriyeti Kabardin-Balkar Cumhuriyeti Saha (Yakutistan) Cumhuriyeti Tataristan Cumhuriyeti Tuva Cumhuriyeti Karakalpak Cumhuriyeti Nahcivan Cumhuriyeti Sincan Uygur Özerk Bölgesi Kýrým Cumhuriyeti Coðrafi konumu Nüfusu Yüzölçümü 2 (km ) Geçim kaynaklarý Güney Sibirya da yer alýr Tarým ve hayvancýlýk Avrupa kýsmýnda Orta Ýdil bölgesinde yer alýr. Volga Nehri nin orta bölümünde yer alýr. Azerbaycan ýn kuzeyi, Hazar Denizi nin batýsýnda yer alýr. Moldova ya baðlý özek bir cumhuriyettir civarýnda civarýnda civarýnda Tarým ve hayvancýlýk, petrol ve doðal gaz Ýmalat sanayisi geliþmiþtir Tarým ve hayvancýlýk Tarým ve hayvancýlýk Sibirya nýn güneyinde yer alýr Tarým ve hayvancýlýk Kafkas Sýradaðlarýnýn kuzeyinde yer alýr Tarým ve hayvancýlýk Doðu Sibirya da yer alýr Volga Nehri kýyýsýnda yer alýr civarýnda Yer altý kaynaklarý, avcýlýk ve ormancýlýk geliþmiþtir. Yer altý kaynaklarý, tarým ve hayvancýlýk geliþmiþtir. Yukarý Yenisey Havzasý nda yer alýr Tarým ve hayvancýlýk Özbekistan ýn kuzeybatýsýnda yer alýr Tarým ve hayvancýlýk Türkiye nin doðusunda Azerbaycan a baðlý özerk bir cumhuriyettir. Çin sýnýrlarý içinde Sincan bölgesinde yer alýr. Karadeniz in kuzeyinde Kýrým Yarýmadasý nda Ukrayna ya baðlýdýr Tarým ve hayvancýlýk Tarým ve hayvancýlýk Turizm, tarým ve hayvancýlýk 184

LYS ÝNKILÂP TARÝHÝ - 58

LYS ÝNKILÂP TARÝHÝ - 58 BÝREY DERSHANELERÝ SINIF ÝÇÝ DERS UYGULAMA FÖYÜ (TS) LYS ÝNKILÂP TARÝHÝ - 58 D E R S H A N E L E R Ý I. D Ü N YA S AVA Þ I - I Ders anlatým föyleri öðrenci tarafýndan dersten sonra tekrar çalýþýlmalýdýr.

Detaylı

1. Mondros Ateþkes Antlaþmasý ndan sonra baþlayan iþgallere karþý ilk direniþ nerede, kimlere karþý olmuþtur?

1. Mondros Ateþkes Antlaþmasý ndan sonra baþlayan iþgallere karþý ilk direniþ nerede, kimlere karþý olmuþtur? Soru - Yanýt 4 1. Mondros Ateþkes Antlaþmasý ndan sonra baþlayan iþgallere karþý ilk direniþ nerede, kimlere karþý olmuþtur? Yanýt: Ýþgallere karþý ilk direniþ güneyde Hatay Dörtyol da Fransýzlara karþý

Detaylı

Dış Temsilciliklerde ve Gümrüklerde Oy Kullandı İşaretlenen Seçmen Sayısı

Dış Temsilciliklerde ve Gümrüklerde Oy Kullandı İşaretlenen Seçmen Sayısı Dış Temsilciliklerde ve lerde Seçmen ve Toplam Seçmen Toplam 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 ARNAVUTLUK ARNAVUTLUK BERLIN DÜSSELDORF 8 139,556 49,097 35.18 4,798 3.44 53,895

Detaylı

TÜRKİYE DEKİ YABANCI ÜLKE TEMSİLCİLİKLERİ

TÜRKİYE DEKİ YABANCI ÜLKE TEMSİLCİLİKLERİ Ülke TÜRKİYE DEKİ YABANCI ÜLKE TEMSİLCİLİKLERİ Temsilcilik Türü Şehir Telefon Faks e-posta A.B.D. Başkonsolosluk Adana (0322) 346 62 62 (0322) 346 79 16 A.B.D. Büyükelçilik Ankara 455 55 55 467 00 19 A.B.D.

Detaylı

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları - Türkiye ile Afganistan arasında 7 Kasım 1959 tarihinde Ankara'da "Kültür

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI

TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI TÜRKİYE NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU FUAR 3.ELECTRONIST FUARI Sektörlerindeki ürünlerin, en son teknolojik gelişmelerin, dünyadaki trendlerin ve son uygulamaların sergilendiği, 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 9 12 Ocak 2013

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 9 12 Ocak 2013 ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 9 12 Ocak 2013 TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Büyükçekmece İstanbul 1 İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMA KONUSU 3 1.1. FUAR KÜNYESİ 3 1.2. ARAŞTIRMANIN AMACI 3 1.3. ARAŞTIRMANIN

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF)

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF) ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 1 BİRLEŞİK ARAP EMİRLİ 269.665.223,68 305.580.419,69 13,32 ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 2 IRAK 155.240.675,64 92.044.938,69-40,71 ALTINDAN MAMUL

Detaylı

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları 1. Almanya ve İtalya'nın; XIX. yüzyıl sonlarından itibaren İngiltere ve Fransa'ya karşı birlikte hareket etmelerinin en önemli nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir? A) Siyasi birliklerini

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER 20. yy.da meydana gelen I. ve II. Dünya Savaşlarında milyonlarca insan yaşamını yitirmiş ve telafisi imkânsız büyük maddi zararlar meydana gelmiştir. Bu olumsuz durumun

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012 ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012 29. Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı 4. İstanbul Teknik Tekstiller ve Nonwoven Fuarı 9. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı Hazırlayan TEKNİK Fuarcılık

Detaylı

SEKTÖRÜN BENİMSENEN FUARI ELEX

SEKTÖRÜN BENİMSENEN FUARI ELEX SEKTÖRÜN BENİMSENEN FUARI ELEX 3. ELEX FUARI 25-28 EYLÜL 2014 TARİHLERİ ARASINDA İSTANBUL FUAR MERKEZİ NDE SEKTÖRÜN EN ÖNEMLİ BULUŞMASINA İMZA ATTI 25-28 Eylül 2014 tarihleri arasında organize edilen ve

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ ÝKK TOPLANTISI ÞUBEMÝZDE GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ 4 Kasým 2010 tarihinde ÝKK toplantýsý Þubemizde gerçekleþtirildi. ÞUBEMÝZ SOSYAL ETKÝNLÝKLER KOMÝSYONU TOPLANDI Þubemiz sosyal etkinlikler komisyonu 05 Kasým 2010

Detaylı

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE Fevzi Karamw;o TARIH 10 FEN LisESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 i

Detaylı

3T, metal iþleme sektöründe marka fuarlar arasýnda 3T Uluslararasý Metal Ýþleme, Kalýp, Otomasyon Teknolojileri ve Yan Sanayi Ürünleri Fuarý 15-18 Mayýs 2008 tarihleri arasýnda Ýzmir Kültürpark Uluslararasý

Detaylı

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ

4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ 4. ULUSLARARASI ELECTRONIST FUARINDAN 2016 YILI İÇİN ÜMİT VADEDİCİ KAPANIŞ Elektronik yan sanayi sektörünü bir araya getiren tek organizasyon Uluslararası Electronist Fuarı yerliyabancı birçok farklı şehir

Detaylı

B ölüm. BEÞERî SÝSTEMLER ÞEHÝRLERÝN FONSÝYONLARI VE NÜFUS POLÝTÝKALARI KONULAR NÜFUS POLÝTÝKALARI TARÝHSEL SÜREÇTE ÞEHÝRLER ÞEHÝRLER VE ETKÝ ALANLARI

B ölüm. BEÞERî SÝSTEMLER ÞEHÝRLERÝN FONSÝYONLARI VE NÜFUS POLÝTÝKALARI KONULAR NÜFUS POLÝTÝKALARI TARÝHSEL SÜREÇTE ÞEHÝRLER ÞEHÝRLER VE ETKÝ ALANLARI B ölüm 2. BEÞERî SÝSTEMLER ÞEHÝRLERÝN FONSÝYONLARI VE NÜFUS POLÝTÝKALARI KONULAR NÜFUS POLÝTÝKALARI TARÝHSEL SÜREÇTE ÞEHÝRLER ÞEHÝRLER VE ETKÝ ALANLARI Temel Kavramlar Nüfus politikalarý Küresel etki Aile

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İthalat Rakamları. 2 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İhracat Rakamları

İÇİNDEKİLER. 1 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İthalat Rakamları. 2 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İhracat Rakamları İÇİNDEKİLER 1 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İthalat Rakamları 2 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları Yassı Ürünler İhracat Rakamları 3 2007-2008-2009-2010-2011 Yılları çelik borular İthalat-İhracat

Detaylı

TARIM ALANINDAKİ ANLAŞMA VE PROTOKOLLER 1. TARIM ALANINDA TEKNİK İŞBİRLİĞİ ANLAŞMALARI 2. HAYVAN SAĞLIĞI ANLAŞMALARI 3. BİTKİ SAĞLIĞI ANLAŞMALARI

TARIM ALANINDAKİ ANLAŞMA VE PROTOKOLLER 1. TARIM ALANINDA TEKNİK İŞBİRLİĞİ ANLAŞMALARI 2. HAYVAN SAĞLIĞI ANLAŞMALARI 3. BİTKİ SAĞLIĞI ANLAŞMALARI TARIM ALANINDAKİ ANLAŞMA VE PROTOKOLLER 1. TARIM ALANINDA TEKNİK İŞBİRLİĞİ ANLAŞMALARI 2. HAYVAN SAĞLIĞI ANLAŞMALARI 3. BİTKİ SAĞLIĞI ANLAŞMALARI 4. BALIKÇILIK ALANINDA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMALARI 5. DİĞER ANLAŞMALAR

Detaylı

CILVEGÖZÜ SINIR KAPISI

CILVEGÖZÜ SINIR KAPISI 01/03/2006 31/03/2007 TARİHLERİ ARASINDAKİ SINIR GEÇİŞ İSTATİSTİKLERİ CILVEGÖZÜ SINIR KAPISI EŞYA TAŞIMALARI TRANSİT TAŞIMALAR TAŞIMALARI TOPLAM TOPLAM N Almanya 2 7 1 38,000 7 20,210,118 62 1,126,067

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 2 7 Ekim 2012

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 2 7 Ekim 2012 ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 2 7 Ekim 2012 TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Büyükçekmece İstanbul İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMANIN KONUSU 3 1.1.ARAŞTIRMANIN AMACI 3 1.2.ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE ÖRNEK

Detaylı

Azerbaycan Dýþ Politikasý'nýn Temel Özellikleri (1991-2009)

Azerbaycan Dýþ Politikasý'nýn Temel Özellikleri (1991-2009) Azerbaycan Dýþ Politikasý'nýn Temel Özellikleri (1991-2009) Dr. Hatem Cabbarlý Vüsale Abdullayeva (*) (**) 1. Giriþ 1980'li yýllarýn sonu dünyada yaþanan ciddî deðiþikliklere tanýklýk etmiþtir. Elli yýldan

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

DÜZENLÝ ORDUNUN KURULMASI

DÜZENLÝ ORDUNUN KURULMASI ÜZENLÝ ORUNUN KURULMASI TMM nin açýlmasýndan sonra Mustafa Kemal Paþa nýn öncelikle gerçekleþtirmek istediði iþlerin baþýnda düzenli ordunun kurulmasý gelmiþtir. Çünkü Anadolu nun batýsý ve güneyi iþgal

Detaylı

TÜRKİYE 2011 YILI FAALİYET PROGRAMI GÜN AY FAALİYETİN ADI ŞEHİR ÜLKE OCAK. 08 -- 21 OCAK EJU Büyükler Ortak Çalışma Kampı Mittersil AVUSTURYA

TÜRKİYE 2011 YILI FAALİYET PROGRAMI GÜN AY FAALİYETİN ADI ŞEHİR ÜLKE OCAK. 08 -- 21 OCAK EJU Büyükler Ortak Çalışma Kampı Mittersil AVUSTURYA 2011 YILI FAALİYET PROGRAMI GÜN AY FAALİYETİN ADI ŞEHİR ÜLKE OCAK 08 -- 21 OCAK EJU Büyükler Ortak Mittersil AVUSTURYA 15 -- 16 OCAK WORLD MASTERS Bakü AZARBAYCAN 29 -- 30 OCAK Dünya Kupası Bay Tiflis

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi. Büyükçekmece İstanbul

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi. Büyükçekmece İstanbul ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Büyükçekmece İstanbul İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMANIN KONUSU 3 1.1. FUAR KÜNYESİ 3 1.2. ARAŞTIRMANIN AMACI 3 1.3. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

ELEX SEKTÖRÜNÜN TEK FUARI

ELEX SEKTÖRÜNÜN TEK FUARI ELEX SEKTÖRÜNÜN TEK FUARI 26-29 Eylül 2013 tarihleri arasında organize edilen ve T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından desteklenen Türkiye nin ve bölgenin sektöründeki tek ihtisas fuarı olan

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü KONYA ÖZELİNDE YABANCI SERMAYELİ FİRMALARIN ÜLKE BAZLI ANALİZİ 06.08.2014 1 DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail

Detaylı

BALKANLARDA SÝYASÝ ÝSTÝKRAR VE GELECEÐÝ. Hazýrlayanlar: Prof. Dr. Hasret Çomak Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger RAPOR NO: 14

BALKANLARDA SÝYASÝ ÝSTÝKRAR VE GELECEÐÝ. Hazýrlayanlar: Prof. Dr. Hasret Çomak Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger RAPOR NO: 14 BALKANLARDA SÝYASÝ ÝSTÝKRAR VE GELECEÐÝ Hazýrlayanlar: Prof. Dr. Hasret Çomak Yrd. Doç. Dr. Ýrfan Kaya Ülger RAPOR NO: 14 RAPOR NO: 14 Balkanlarda siyasi istikrar ve geleceði NOT: BÝLGESAM farklý disiplin

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM

TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM Türk Dünyası, Türk milletine mensup bireylerin yaşamlarını sürdürdüğü ve kültürlerini yaşattığı coğrafi mekânın tümünü ifade eder. Bu coğrafi mekân içerisinde Türkiye, Malkar Özerk,

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ VE ISO 9001:2000 KALÝTE YÖNETÝM SÝSTEMÝ UYGULAMASI KONULU TOPLANTI YAPILDI GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK YÝBÝTAÞ - LAFARGE GRUBUNDA KONYA ÇÝMENTO SANAYÝÝ A.Þ.

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi. Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi

TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi. Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi TR33 Bölgesi nin Üretim Yapısının ve Düzeyinin Tespiti ve Analizi Ek 5: Uluslararası Koşulların Analizi Sektörün genel özellikleri Kümes hayvanlarının etleri ve yenilen sakatatı Ürünler dünyada ortalama

Detaylı

4. Osmanlýlar topraðýný iyi ekip biçmeyen ya da üç yýl üst üste boþ býrakanlardan topraðýný alýp baþkasýna vermekle neyi amaçlamýþtýr?

4. Osmanlýlar topraðýný iyi ekip biçmeyen ya da üç yýl üst üste boþ býrakanlardan topraðýný alýp baþkasýna vermekle neyi amaçlamýþtýr? Soru - Yanýt 7 1. Selçuklularda ülke topraklarý kime aittir? Yanýt: Selçuklularda ülke topraklarý devlete aittir. 2. Týmar sisteminin Selçuklulardaki adý nedir? Yanýt: Týmar sisteminin Selçuklulardaki

Detaylı

2014 YILI OCAK-HAZİRAN DÖNEMİ ADANA DIŞ TİCARET RAPORU. HAZIRLAYAN : CENK KADEŞ Meslek Komitesi ve Kararlar Şefi

2014 YILI OCAK-HAZİRAN DÖNEMİ ADANA DIŞ TİCARET RAPORU. HAZIRLAYAN : CENK KADEŞ Meslek Komitesi ve Kararlar Şefi 2014 YILI OCAK-HAZİRAN DÖNEMİ ADANA DIŞ TİCARET RAPORU HAZIRLAYAN : CENK KADEŞ Meslek Komitesi ve Kararlar Şefi İhracat: 2014 YILI ADANA DIŞ TİCARET RAPORU Türkiye İstatistik Kurumu 2014 Haziran ayı sonu

Detaylı

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ EÐÝTÝM SEMÝNERÝ RESÝMLERÝ Çimento Ýþveren Dergisi Özel Eki Mart 2003, Cilt 17, Sayý 2 çimento iþveren dergisinin ekidir Ýþçi Saðlýðý ve Ýþ Güvenliði Projesi Sendikamýz

Detaylı

AVRUPA BÝRLÝÐÝ SÜRECÝNDE TÜRKÝYE ve ENERJÝ AÇILIMLARI

AVRUPA BÝRLÝÐÝ SÜRECÝNDE TÜRKÝYE ve ENERJÝ AÇILIMLARI AVRUPA BÝRLÝÐÝ SÜRECÝNDE TÜRKÝYE ve ENERJÝ AÇILIMLARI GÝRÝÞ Türkiye, 3 Ekim 2005'te Avrupa Birliði (AB) üyesi olmaya yönelik olarak önemli bir aþama kaydetmiþ bulunmaktadýr. Bu çalýþmada, Türkiye'nin bu

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR. Hazýrlayan: Prof. Dr. Ýlter Turan RAPOR NO: 5

TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR. Hazýrlayan: Prof. Dr. Ýlter Turan RAPOR NO: 5 TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR Hazýrlayan: Prof. Dr. Ýlter Turan RAPOR NO: 5 RAPOR NO: 5 Türk-Rus iliþkileri NOT: BÝLGESAM farklý disiplin ve görüþlere sahip bilim adamlarýný sinerji saðlayacak

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 1 İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMANIN KONUSU 3 1.1. FUAR KÜNYESİ 3 1.2. ARAŞTIRMANIN AMACI 3 1.3. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE ÖRNEK YAPISI 3 2. FUAR SONUÇ ÖZET BİLGİLERİ

Detaylı

Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: tculha@grem.com.tr BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 12 17 Ocak 2016 İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMANIN KONUSU 3 1.1. FUAR KÜNYESİ 3 1.2. ARAŞTIRMANIN AMACI 3 1.3. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ VE ÖRNEK YAPISI 3 2. FUAR SONUÇ ÖZET

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 29 Mayıs 1 Haziran 2013 ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Büyükçekmece İstanbul İÇİNDEKİLER SAYFA 1. ARAŞTIRMANIN KONUSU 3 1.1. FUAR KÜNYESİ 3 1.2. ARAŞTIRMANIN AMACI 3

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

4691 sayýlý Teknoloji Geliþtirme Bölgeleri Kanunu kapsamýnda kurulan ULUTEK TEKNOLOJÝ GELÝÞTÝRME BÖLGESÝ, Uludað Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde 471.000 m2 alanda hizmet vermektedir. 2006 yýlýnda

Detaylı

AFRÝKA VÝZYON BELGESÝ. Hazýrlayan: Hasan Öztürk RAPOR NO: 16

AFRÝKA VÝZYON BELGESÝ. Hazýrlayan: Hasan Öztürk RAPOR NO: 16 AFRÝKA VÝZYON BELGESÝ Hazýrlayan: Hasan Öztürk RAPOR NO: 16 RAPOR NO: 16 Afrika vizyon belgesi NOT: BÝLGESAM farklý disiplin ve görüþlere sahip bilim adamlarýný sinerji saðlayacak þekilde biraraya getiren

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight. BASIN BÜLTENİ Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.com Hitay Yatırım Holding firmalarından Türkiye nin en büyük

Detaylı

YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ!

YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ! YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ! 2009 yılında faaliyetlerine başlayan Yunus Emre Enstitüsünün bugün itibariyle dünyanın birçok yerinde kültür merkezleri bulunuyor. Afganistan - Kabil Almanya

Detaylı

AB ve sosyal politika: giri. Oturum 1: Roma dan Lizbon a

AB ve sosyal politika: giri. Oturum 1: Roma dan Lizbon a AB ve sosyal politika: giri Oturum 1: Roma dan Lizbon a AB entegrasyonu Gönüllü süreç Ba ms z Devletler ortak politikalar tasarlamak ve uygulamak amac yla uluslarüstü yap lara Uluslararas Antla malar yoluyla

Detaylı

ve AHLAK BÝLGÝSÝ TESTÝ

ve AHLAK BÝLGÝSÝ TESTÝ SOSYAL BÝLGÝLER - DÝN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BÝLGÝSÝ TESTÝ 1 [ 9 ] A kitapçýðý soru numarasý B kitapçýðý soru numarasý 1[9] Anadolu uygarlýklarýndan Ýyonyalýlar denizcilik ve deniz ticaretiyle uðraþmýþlardýr.

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ Türkiye milli katılım organizasyonunun, T.C. Ekonomi Bakanlığı'na izin başvurusu yapılmış olup, Türkel

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

KURU MEYVE VE MAMULLERİ İHRACATI

KURU MEYVE VE MAMULLERİ İHRACATI İSTANBUL İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ TÜRKİYE GENELİ ve İİB MAL GRUPLARI VE BAZINDA KURU MEYVE VE MAMULLERİ İHRACATI OCAK ARALIK 2014 / 15 0 TABLOLAR I. Mal Grupları Bazında Türkiye Geneli Kuru

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. ÜNÝTE Bir Kahraman Doðuyor. 2. ÜNÝTE Milli Uyanýþ: Yurdumuzun Ýþgaline Tepkiler

ÝÇÝNDEKÝLER. 1. ÜNÝTE Bir Kahraman Doðuyor. 2. ÜNÝTE Milli Uyanýþ: Yurdumuzun Ýþgaline Tepkiler ÝÇÝNDEKÝLER 1. ÜNÝTE Bir Kahraman Doðuyor BÖLÜM 1 : ATATÜRK ÜN ÖÐRENÝM VE ASKERLÝK HAYATI... 11 Ölçme ve Deðerlendirme... 13 Kazaným Deðerlendirme Testi - 1... 14 BÖLÜM 2 : ATATÜRK LÝDERLÝK YOLUNDA...

Detaylı

KURU MEYVE VE MAMULLERİ İHRACATI

KURU MEYVE VE MAMULLERİ İHRACATI İSTANBUL İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ TÜRKİYE GENELİ ve İİB MAL GRUPLARI VE BAZINDA KURU MEYVE VE MAMULLERİ İHRACATI OCAK TEMMUZ 2014 / 15 0 TABLOLAR I. Mal Grupları Bazında Türkiye Geneli Kuru

Detaylı

2. ÜNÝTE: GEÇMÝÞÝMÝ ÖÐRENÝYORUM

2. ÜNÝTE: GEÇMÝÞÝMÝ ÖÐRENÝYORUM 2. ÜNÝTE: GEÇMÝÞÝMÝ ÖÐRENÝYORUM AÝLE TARÝHÝMÝZ Herkesin bir soyadý vardýr. Ülkemizde, 1934 yýlýnda çýkarýlan Soyadý Kanunu gereði her aile almak istediði soyadýný belirlemiþtir. Aile büyüklerinizin, kullandýðýnýz

Detaylı

Medikal Turizmde Tanıtım, Pazarlama Stratejileri ve Hedef Ülkeler

Medikal Turizmde Tanıtım, Pazarlama Stratejileri ve Hedef Ülkeler Medikal Turizmde Tanıtım, Pazarlama Stratejileri ve Hedef Ülkeler Oğuzhan KAYA TKHK Kaynak Geliştirme Daire Başkanlığı khk.kaynakgelistirme@saglik.gov.tr www.tkhk.gov.tr Slayt1/28 Bakanlığımızın 2013-2017

Detaylı

AĞAÇ İŞLEME MAKİNESİ 2006 19. Uluslararası Ağaç İşleme Makineleri, Kesici Takımlar, El Aletleri Fuarı

AĞAÇ İŞLEME MAKİNESİ 2006 19. Uluslararası Ağaç İşleme Makineleri, Kesici Takımlar, El Aletleri Fuarı AĞAÇ İŞLEME MAKİNESİ 2006 19. Uluslararası Ağaç İşleme Makineleri, Kesici Takımlar, El Aletleri Fuarı İNTERMOB 2006 9. Uluslararası Mobilya Yan Sanayii ve Aksesuarları, Orman Ürünleri ve Ahşap Teknolojisi

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI HANGÝ OKULDA OKUMAK ÝSTEDÝÐÝNE KARAR VERDÝN MÝ? Genel Liseler Fen Liseleri Sosyal Bilimler Anadolu Spor Güzel Sanatlar Askeri

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ

ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ 210 ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ Örnek Restorasyonlar Sergisi Vakýf eseri için restorasyon, adeta ikinci bahar demektir. Zor, çetin ve ince bir iþtir. Bu nedenle, tarihi ve kültürel deðerlerimizin baþarýlý

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði

Detaylı

01/07/2015 31/07/2015 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ

01/07/2015 31/07/2015 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ 01/07/2015 31/07/2015 TARİHLERİ ARASINDAKİ EŞYA TAŞIMA GEÇİŞLERİ Geçici Plaka İzni Geçiş Abd Minor Outlying Adaları 04 01 05 10 04 Almanya 13 01 01 70 01 186 69 135 161 Avustralya 01 01 Avusturya 01 09

Detaylı

Bayrağında hem mavi, hem beyaz renkler olan Avrupa Birliği ülkelerini. Bu fotoğrafın çekildiği Avrupa ülkesini tahmin edebilir

Bayrağında hem mavi, hem beyaz renkler olan Avrupa Birliği ülkelerini. Bu fotoğrafın çekildiği Avrupa ülkesini tahmin edebilir Bayrağında hem mavi, hem beyaz renkler olan Avrupa Birliği ülkelerini biliyor Haritadan bakıp sıralayabilir misin? 1 AB nin nüfus olarak en kalabalık üye ülkesi hangisi olabilir sence? 5 Avrupa Birliği

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- EKONOMÝNÝN GENEL DENGESÝ... 9 II- III- MÝLLÝ GELÝR VE SABÝT SERMAYE YATIRIMLARI A. GAYRÝ SAFÝ MÝLLÝ HASILA...

Detaylı

9. Uluslararası İlişkiler

9. Uluslararası İlişkiler 9. Uluslararası İlişkiler 9.1. Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları (ÇVÖA) Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları, 03.11.1970 tarihinde Avusturya ile imzalanarak başlamış olup, bugüne kadar 76 ülke

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖRÜ TÜRKİYE GENELİ DEĞERLENDİRME RAPORU

YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖRÜ TÜRKİYE GENELİ DEĞERLENDİRME RAPORU 2014/2015 OCAK-EYLÜL AKDENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ YAŞ MEYVE VE SEBZE SEKTÖRÜ TÜRKİYE GENELİ LENDİRME RAPORU HAZIRLAYAN Yaş Meyve ve Sebze Sektör Şefliği Limonluk Mah. Vali Hüseyin Aksoy

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

2015 NİSAN DIŞ TİCARET RAPORU

2015 NİSAN DIŞ TİCARET RAPORU 2015 NİSAN DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2015 NİSAN / TÜRKİYE

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR. Prof. Dr. Ýlter TURAN

TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR. Prof. Dr. Ýlter TURAN TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR Prof. Dr. Ýlter TURAN 63 TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR GÝRÝÞ Prof. Dr. Ýlter TURAN Türk-Rus iliþkileri tarih boyunca rekabetçi bir zeminde geliþmiþ,

Detaylı

GENEL KÜLTÜR DERS NOTLARI Gönderen : caner - 02/12/2008 13:36

GENEL KÜLTÜR DERS NOTLARI Gönderen : caner - 02/12/2008 13:36 GENEL KÜLTÜR DERS NOTLARI Gönderen : caner - 02/12/2008 13:36 Benim A.Ý.Ý.T. Dersinden Almýþ Olduðum Notlar 1. Bir insan topluluðunun belli bir zaman içinde her alanda ürettiði maddi-manevi bütün deðerlerin

Detaylı

TÜRKİYE NİN EN TEKNİK ELEKTRİK FUARI: 4. ULUSLARARASI ELEX FUARI 2015 YILINDA DA HEYECAN VERDİ

TÜRKİYE NİN EN TEKNİK ELEKTRİK FUARI: 4. ULUSLARARASI ELEX FUARI 2015 YILINDA DA HEYECAN VERDİ TÜRKİYE NİN EN TEKNİK ELEKTRİK FUARI: 4. ULUSLARARASI ELEX FUARI 2015 YILINDA DA HEYECAN VERDİ 4. ULUSLARARASI ELEX FUARI 01-04 EKİM 2015 TARİHLERİ ARASINDA İSTANBUL FUAR MERKEZİ NDE SEKTÖRÜN EN ÖNEMLİ

Detaylı