tavır merhaba Dostlukla...

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "tavır merhaba Dostlukla..."

Transkript

1

2

3 merhaba Eylül ayına yoğun bir gündemle giriyoruz. İktidarın, Irak a, Amerikan askerine kalkan olarak asker göndermek istemesi tartışılıyor. Dışişleri Bakanı, çıkarlarımızın Anadolu ya hapsedilemeyeceğini vurguluyor. Kimin çıkarı? Tekellerin çıkarları için, Kore ye nasıl sürüldüyse gençlerimiz, şimdi de Irak a, işgalciye direnen kardeş halkın karşısına dikilmek için gönderilmek isteniyor. Amerika yla bozulan ilişkilerini gençlerimizin kanıyla düzeltmek istiyor iktidar. İşbirlikçiliğin ve uşaklığın sınırı yok. Halkımız bu kararı kabul etmiyor. 16 Ağustos akşamı, Harbiye Açık Hava Tiyatrosu nda tarihi bir gecede buluştuk İnti İllimani ile. Latin dağlarından kopup gelen şarkılar, Anadolu yu dolaşıyordu. Grup Yorum ve Moğollar da aynı gece sahneye çıktılar. Birlikte söylendi türküler. Acının dili aynı... ve isyanın... İnti İllimani ile tarihsel buluşmaya, dergimizin sayfalarında geniş yer ayırdık. Grubun tarihi, 16 Ağustos gecesi yaşananlar ve İnti illimani ile yaptığımız söyleşiyi beğenerek okuyacağınızı umuyoruz. Coca Cola, kaybettiği imajı yeniden kazanma gayretiyle ülkemizde Rock n Coke isimli bir festival düzenliyor. Coca Cola, Amerikan emperyalizminin sembollerindendir. Bunun için, dünyanın her yanında, Amerika ya duyulan tepki Coca Cola ya da yöneliyor. Coca Cola, kaybolan imajını, festivallerle göz boyayarak kazanmaya çalışadursun; ülkemizden ve yurtdışından muhalif rock sanatçılarının katılacağı alternatif bir festival düzenleniyor, Sarıyer Bahar Suyu Piknik alanında. Bu festivale katılan sanatçılarla yaptığımız röportajlara sayfalarımızda yer verdik. Eylül ayındayız.. Eylül deyince ne gelir akla? Yaşları yetenler, 12 Eylül ün baskı dolu yıllarını hatırlar. Genç kuşak ise onun sancılarıyla büyüyor. 12 Eylül 1980 de de zulüm, ülkemizin her yanını sarmış; baskının ve işkencenin en yoğun yaşandığı yerler yine ülkemizin hapishaneleri olmuştu. Bir halkın umudu, tutsak edilmiş, sindirilmek isteniyordu. 12 Eylül 1980 de de devrimciler direniyordu. 12 Eylül 2003 te de... Metris Hapishanesi nde hakları ve onurları için direnenler kaleme almıştı Bir Direniş Odağı Metris isimli kitabı. 12 Eylül ün yıldönümünde, bu kitaptan derlediğimiz bir bölümü aktarıyoruz. Futbol ligi başladı. Yenilenen adıyla, Süper Lig. Daha sezon öncesi yaşanan tribün olaylarında bir taraftar hayatını kaybetti. Ligin ikinci haftasında Trabzon da yaşananlar, tribündeki teröristler tartışmasıyla halen sürüyor. Görünen o ki, ligin bu yıl gündemi hakemler değil, taraftarlar olacak. Hakan Dilek, dergimize hazırladığı yazıda, Türkiye nin en büyük taraftar çatışmasını, Kayserispor-Sivasspor maçında yaşanan olayları arka planında yaşanan gerçekleriyle anlatıyor. Önümüzdeki sayılarda da bu konu ile ilgili güncel dosyalar hazırlayarak sizlere sunacağız. Vedat Özdemir in yasaklanan filmi Pardon, mahkeme kararıyla gösterim hakkını kazandı. Bu konuyla ilgili yapımcı, yönetmen ve filmin yargı aşamasındaki avukatlığını üstlenen Avukat Ercan Bahadır ile görüştük. Dergimiz, önümüzdeki aylarda da güncel olanı, sanatsal ve kültürel düzlemde tartışmaya ve tartıştırmaya devam edecek. Ekim sayımızda buluşmak üzere... tavır Dostlukla...

4 tavır Aylık Sanat Dergisi ISSN yang n yerine dönen dünyada türkiye ayd n 6 harbiye de tarihi gece 8 röportaj- nti llimani 10 bir direnifl oda metris 13 röportaj-flanar yurdatapan 14 öykü 16 röportaj- rock müzisyenleri 18 dersim de da lar n türküsünü söyledik 21 hayat bir film de il 23 herkesin bir öyküsü vard r 24 sivas bir duçar flehir 26 pardon a bir pardon daha! 28 röportaj - ümit cin güven 29 haber yorum Sahibi: İdil Kültür Yayın Org. Rek. Film. Tic. Adına: Muharrem Cengiz Genel Yayın Yönetmeni: Gamze Mimaroğlu Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Ahu Zeynep Görgün Yazışma Adresi: İdil Kültür Merkezi İstiklal Cad. Aznavur Psj. No: 212 Kat: 6 Beyoğlu/İstanbul Tel/Fax:(212) adresi: Ankara: İdil Can Kültür Merkezi Fahri Korutürk Mah. 8. cad. No: 85-1 Mamak/Ankara Tel: (312) Hesap No: (TL): Gamze Mimaroğlu İş Bankası Parmakkapı/İST. (EURO): Gamze Mimaroğlu İş Bankası Parmakkapı/İST. Ofset Hazırlık: TAVIR YAYINLARI Baskı: ASPAŞ Dağıtım: D-B-R

5 güncel yangın yerine dönen dünyada türkiye aydını tavır Dergimizin Eylül sayısını yayına hazırlarken, özellikle Türkiye nin burjuva milliyetçi,işbirlikçi, ulusal cephesinde kurulan birlik çokça tartışılıyordu. Kızıl Elma namıyla maruf bu oluşum, gerek medyada, gerek siyasetle de meşgul aydın çevre içinde bir tartışma konusu oluşturmuştu. Biz de bu tartışmalar üzerinden, meselenin farklı bir boyutuna değinmek istedik. Özellikle, Avrupa Birliği sürecinin gelişmesiyle birlikte, Türkiye aydın çevrelerinin tartışma gündemi, sol olarak bilinen aydın çevrelerin sürece yaklaşımları ve Türkiye deki aydın tipinin kendine model seçtiği perspektife ilişkin bir kaç söz söylemekti niyetimiz. Fakat, tüm bu yazdıklarımızı kuramsal olmaktan çıkaracak, yazımıza ve tartışmamıza yeniden şekil vermemize sebep olacak birkaç küçük etken, yazımızı yeniden ele almamıza sebep oldu. Öncelikle, Dünya Felsefe Kongresi maalesef yazı gündemimiz içinde gözden kaçmıştı. Neyse ki bu toplantıların gidişatını takip ederek bu ayıbımızı kapattık. Ancak, ne mutlu ki Adam Sanat Dergisi bu ayrıntıyı kaçırmamıştı. Dergi, çeşitli felsefecilerle bu konu üzerine söyleşiler yapmış, bazı felsefecilerden de toplantı vesilesiyle yazılar almıştı. Tüm bunlarla birlikte yazımıza yeniden şekil verme ihtiyacı hissetmiştik ki, dergimize bir darbe de TAYAD lı ailelerden geldi. Şöyle ki, Kongre nin kapanış gününde, iki TAYAD lının yaptığı eylem, yazımızı birkez daha ele almamıza vesile oldu. Felsefe Kongresi boyunca tartışılan konulara, TAYAD lılar noktayı koymuştu. Özellikle bu eylemle birlikte, salonda bulunan Türkiyeli felsefecilerin gösterdiği tepki, Türkiye deki felsefecilerin eğildiğikonuları, ilgi alanlarını, tahammül sınırlarını gayet iyi betimliyordu. İki ak sakallı TAYAD lı, aydınımızın gerçeğini, felsefenin değilse bile felsefecinin sefaletini, Lütfi Kırdar ın orta yerine seriyordu. İlginçtir ki onları salondan çıkaran da kendileri gibi bir sakallıydı. Ancak, aydın sakalı, karışmış ak sakaldan büyük bir kültürel ve ideolojik farkla ayrılıyordu. Tepki gösteren felsefecimiz, salondan ite kaka çıkarılan iki TAYAD lıya toplantı nezaketi üzerine ayaküstü söylev veriyordu. Yaşlarına başlarına bakılmaksızın salondan çıkarılanlar nezaket gösterilmeyi sanırız haketmiyordu. Burjuva ahlakının biçimlendirdiği nezaket kuralları, geleneksel ikiyüzlülüğünü sergiliyordu. Şaşılacak bir şey yok; olsa olsa ibret alınabilir. Çünkü, batı nezaketinin gelişimi yozlaşmanın üzerindeki örtüyü andırır. 3 Uluslararası Felsefe Kuruluşları Federasyonu Başkanı İonna Kuçuradi, Yine yaptınız yapacağınızı, burası bunun yeri değildi! diye sitem ederken, Amerikalı felsefeci Smith, bir kağıda yazdığı yazıyla bu durumu protesto ediyor ve Türk komünistlerini niye dışlıyorsunuz? diye soruyordu. Belki kendisi de bir komünistti, belki de değildi. Belki, davetli kimliğiyle bu eylemi yapma hakkının varlığına inanıyordu. Bunun demokratik bir hakkı olduğu gerçeğini sindirmişti belki ama onun sonu da TAYAD lılardan farklı olmadı. Yine sahte nezaket kuralları çerçevesinde salondan çıkarıldı. Bu ülkede, düzenin bozulamayacağının bir mesajı. Toplantı düzeni olsa dahi... Ancak, bu eylemle birlikte, gösterilen tepki üzerine salonu terkeden başka yabancı felsefecilerin varlığını da biliyoruz.

6 Felsefe Kongresi Üzerine Birkaç Söz 22. Dünya Felsefe Kongresi bu yıl ülkemizde yapıldı. Beş yılda bir yapılan kongrenin Türkiye de düzenlenmesinde, Federasyonun Başkanı Kuçuradi nin yoğun çabalarının payı var. Bu elit toplantının giriş ücretinin 120 dolar olarak belirlenmesi, ardından, talebin azlığı sebebiyle 50 milyon liraya düşürülmesi, tartışmanın hedef kitlesinin kimler olduğunu somut bir biçimde gösteriyor. Haydi bunu es geçelim, -gerçi geçilecek gibi değil ya!- ama toplantı boyunca tartışılanlar Marks a rahmet okutturacak düzeydeydi. İstisnaları görmezden gelmiyoruz. Ancak, dünyanın sorunlarını tartışan felsefeciler, buradan emperyalizmin gidişatı, tek kutuplu dünyanın sakıncaları üzerine kaygılarını iletmelerinin ardından, yine emperyalizme yol yordam gösterecek önerilerini iletmekten geri kalmadılar. Bakınız, İonna Kuçuradi, Kongre öncesi Adam Sanat a verdiği mülakatta ne diyor. Birinci türden problemlerin en önemlisi, yoksulluk ve terörizmdir. İkinci türden problemlerin en önemlisi ise insan haklarının korunmasıdır. Felsefe camiasının popüler bir ismidir diyebiliriz Kuçuradi için. Popülaritesi saygınlığından ileri gelir yanlış anlaşılmasın. Bir dönem, İnsancıl daki yazılarından da Kuçuradi yi takip edebiliyorduk. Bu sözleri bizi şaşırtmadı dersek yalan olur. Kendisine çok büyük misyon yüklemişte değildik muhakkak; ancak, meseleyi böyle anti-bilimsel olarak ele alacağı da hiç aklımıza gelmezdi. Öncelikle, kendisinin terörizm olarak adlandırdığı olgunun tanımı konusunda açıklama yapma gereğini bile hissetmiyoruz. Ancak yoksulluk ve terörizmi tehlike olarak koymasının, bilimin temel nedensellik ilkesi içinde nasıl yer bulduğunu da merak ediyoruz. Yoksulluğun yarattığı bir olgudan sözediyorsak, bunun adına nasıl terör deniyor bunu anlayamıyoruz. Ülkemizin saygın bir düşünürünün bu bakışı bizi üzmekten öteye götüremiyor. Tabi ki durumu açıklayacak bazı tespitler de oluşuyor fakat, biz buna yazımızın ilerleyen bölümlerinde değinmeyi tercih ediyoruz. Kuçuradi nin ikinci türden problemlerin en büyüğü olarak sunduğu insan hakları ihlallerine baktığımızda, hedefin, iktidarı elinde bulunduran güçler olduğunu görüyoruz. Terörizme karşı yapılan mücadelede temel kazanımlardan biri olan insan haklarının ihlalinden endişeleniyor Kuçuradi. Buna karşı verilen mücadeleyi haklı buluyor ve yalnızca toplumun bu mücadele sırasında mağdur edilmemesi gerektiğini savunuyor. Görünen o ki, varolan dengelerin değişmezliğinden hareketle, statükonun değişmezliğine inanarak, bunun içinde doğacak ihlallerin temel problemini yaşıyor. Bir felsefecinin, bu çağda; evet, bu çağda diyoruz. Çünkü çağdan kastımız, proleter devrimlerin gerçekleşmesiyle ilgilidir. Düşünsel ve bilimsel anlamda; iktidar, devlet, toplumların dönüşümü üzerine bunca söz söylemiş ve pratik yaşanmışken aydın beyninin çağının bunca yıl gerilere düşmesi. Değişmezliğe yada değiştirilemezliğe bunca inanması, hapsolması anlaşılabilir bir durum değildir. Liberallerin temel kıstası. Orjinal bir durum yok. Gazetelerin köşe yazarlarının sıkça dile getirdiği bir temenni. Aynı Aydınlar, Eskimeyen Hastalıklarıyla Yeniden Sahne Alıyor Marks ın Feuerbach üzerine Tezleri nin onbirincisinde, Filozoflar dünyayı yalnızca değişik biçimlerde yorumladılar; sorun onu değiştirmektir. şeklinde ifade ettiği; düşünürün ya da genelleştirerek bakarsak, felsefenin yani teorinin değiştirme gücüne yaptığı vurgu, kuşkusuz bugünlerde popülaritesini kaybetmiş bir yaklaşım. Çünkü dünyanın gidişatı, reddiyelerin hakim olduğu anlayış, bilimi bile inkar noktasında ilerliyor. İdealizm, düşünce ve fikir hayatını, günlük yaşamı alabildiğine kuşatıyor. Ancak, Marks ın bu sözünün dönemsel olarak düşünce hayatında popülaritesini kaybetmesi, onun tarihsel doğruluğunu kaybedeceği anlamına da gelmez tabi. Denir ya, Altın yere düşmeyle pul olmaz. Durum biraz bunun gibidir. Bugünkü sosyalizm algısı, ideolojilerin bittiği yargısı ve bunun bilimsel bir gerçeklik olarak sunulması, muhaliflerin yeni arayışlara yönelirken geçmişin birikimlerini tümden reddi, yanlışların doğrulanması anlamına gelmeyecektir kuşkusuz. Yanlış, gerçeğe ne kadar yakın görünürse görünsün, ne kadar cilalanırsa cilalansın özündeki yanlış olma niteliğini kaybetmez. Ancak, ülkemizde fikir hayatına, siyasete yaklaşımları sunması gereken - asla onu şekillendireceği fikrini kastetmiyoruz- aydının kendi dinamiğini oluşturamaması, Osmanlı dan bu yana Avrupalı davranması, ideolojik gıdasını Avrupa dan alma eğilimi değişmediği için, toplumsal konulardaki yaklaşımı, ayaklarını kendi gerçekliğine basmadan hareket etmesini sağlar. Burada, bu konunun tarihselliğine girme gerekliliğini görmüyoruz. Durumu bugünkü haliyle trajik haliyle de denebilir- incelemek daha çarpıcıdır bizce. Marks ın devrimci tavrı ne kadar özgüvene dayalıysa, bizim aydınımızın edilgenliği ve kendi halkına, toprağına, dinamiğine güvensizliği o orandadır. Ve maalesef daimi yorgundur. Sömürünün had safhaya vardığı noktalarda bile başını çektiği barışçı oluşumlarla, aklın sınırlarını zorlayan davranışlar sergilemektedir. Barış kavramının, anlamını bizim ülkemizdeki kadar kaybettiği başka bir ülke daha var mıdır, gerçekten bilmiyoruz. O barış vurgusunun altında yatan, kendisinin bile yürütmediği bir savaştan duyulan yorgunluk, rahatsızlıktır. Kuçuradi, aynı söyleşi içinde, öyle bir noktaya vurgu yapıyor ki, tüm akademik kariyerinden kuşku duymadan edemiyoruz. Dünyanın biz müdahale etmesek bile değiştiğini söylüyor. Bu, içinde imgeselliği barındıran ama son derece somut bir söylemdir. Kuçuradi nin yaptığı gibi sadece soyutlamaya indirgenemez. Kuşkusuz doğa boşluk tanı- 4

7 mıyor ve kimsenin müdahale etmediği yerde iktidar aygıtını elinde tutanlar değişimi öyle ya da böyle sağlıyor. Yoksa dünya kendi başına değişmiyor ve maalesef gezegenimizin böyle bir yetkinliği bunca yaşına rağmen gelişmemiştir. Değişim, hayatın akışıdır ve bu hayata müdahale eden güçlerce değiştirilebilir. Düşünürümüz bu sözüyle, kendini ve kendi gibileri meseleden soyutlayarak, sorumluluk almaktan kaçıyor. Daha doğrusu alanının bu gibi meselelere bulaştırılmamasını istiyor. Bunun için TAYAD lılara kızıyor ve Burası bunun yeri değildi. diyor. Siyaseti tartıştıkları kongrede siyaseti dışlıyor. Temel mesele, tüm bu gidişat içinde kendi statükosunu ve yine anlamı dejenere edilmiş bağımsızlığını korumak. Böyle bir düzen içinde bağımsız kalmak ne oranda mümkündür bunu sormak bile istemiyoruz. Belirttiği, gibi kişinin kendisinden bağımsız olarak bile, hakim güç kendisine bağlıyor. O zaman hangi bağımsızlık? Değişimi yorumlamakla yetinen zamana müdahale edemeyen bir düşünürün, bilimsel algılarından nasıl şüphe etmeyiz. Eğer bu kabullenmecilik hep varolagelseydi, bilimler nasıl ilerleyecekti? Toplumsal değişim ve dönüşümler nasıl sağlanacaktı? Devrimler nasıl olacaktı? Her ne kadar artık devrimler çağının bittiği iddia edilse de bilime vakıf birinin meseleye bakışı böyle mi olmalı? Meseleye bu noktalarından bakmazsak, aydınımızın neden duyarsızlaştığına homurdanıp durmaktan başka bir şey yapamayız. Aydınımız, maalesef akli melekelerini yitiriyor. Zamana uymayı temel kıstas haline getirdikçe, rüzgara göre yelken açtıkça aydın, düşünür ve eylemci kimliğini kaybediyor lerin devrimci dalgasını arkasına alıp, mümkün olduğunca bağımsız ve örgütsüz devrimcilik yapmaya çalışanlar, bugün liberalizmi, Avrupa Birliği ni keşfediyorsa; buradaki temel sorun yenilen darbeler, yaşanan yenilgiler olamaz. Sorun beyindedir. Meseleleri içselleştirememektir. İradenin yokoluşudur. Memlekette düşünen beyinlerin azlığından, genç kuşakların kültürel birikiminin zayıflığından, entelektüel gelişmelerin yok denecek kadar az olduğundan yakınıyor birçok aydın. Fakat, şu var ki başta aydın kesimin kültürel birikimi düşüyor. Beyinlerini emperyalizmin ideologlarına teslim ediyorlar. Orijinal olmayı, marjinal olmakla karıştırıyorlar. Böyle olunca da, adı konmuş ve bitmiş meseleleri, hiç olmamış gibi yeniden yorumluyorlar. Hayat ve bilim, küçülen elektronik aygıtlar meselesine indirgeniyor. Üreten, düşünen beyinlere, yargılarının ardında sonuna kadar duran aydınlara bizim değil bu ülkenin ihtiyacı var. Azalan her şey değerlerimizden kaybettiklerimizdir. Ezilenlere, gerçeğin devrini savunan, zamanı tersine çeviren aydın tipi gerekiyor. Çarkın dişlileri arasına kapılmış olanlar değil. Dünya yoksulluğun ve sömürünün pençesinde boğuşurken, dünyanın temel problemini ekolojik dengenin bozulması olarak tespit edip, mücadele veren bir kesimin analitik zekasından kuşkulanmamak mümkün müdür. Yoksulluğu sadece para meselesi ve paraya sahip olmak gibi dar bir çerçeveye hapsedersek, ekolojik mesele de başlı başına bağımsız bir sorun olarak algılanır. Nedenler, sonuçlar üzerinden düşünemiyor. Böylece anlayamadığı bir fikrin de militanı olamıyor. Çünkü, ortaya koyduğu bilgilerle bazı şeyleri açığa çıkarmanın, vazifesini yerine getirmek olacağını savunuyor. Bunu ortaya koyup yerine geri dönüyor aydınımız. Doğru veya yanlış fikrinin, davasının adamı olmuyor, olamıyor. Yoksulluk, açlık, zulüm, emekçileri yoramıyor. Onlar hala didiniyor. Ancak, bizim aydınımız, zamanın ağırlığını taşıyor beyninde. Bin yılların yorgunluğunu. Bunun için hayattan soyutluyor kendini. Marks, sadece fikirlerle belirli bir maddi durumun ötesine geçilemeyeceğini savunuyordu. Aydınımız, sadece fikir üretiyor. Üstelik, bilimsellikten uzak fikirler. Marks, fikirlerle yani teoriyle pratiğin bağlantısından yanaydı. Bunu, bütünü oluşturan parçalar olarak yorumluyordu. Yaşananalara baktığımızda, haklı çıktığını da görüyoruz. Marks, o güne dek ayakları havadaki felsefeyi, yere indirip, bunu adaletli bir dünyanın hizmetine sunmanın kavgasını veriyordu. Emperyalizm, zamanı tersine çevirmenin derdinde. Aydınlarımız her şeyi baştan alıyorlar. Düşünceyi hayattan koparıyorlar. Böylece, kendi düşünme yetilerini de kaybettiklerini farkedemiyorlar. Bakın, yılların Selahattin Hilav ı, felsefenin görevini nasıl açıklıyor. Bugün de gerçek felsefenin yapması 5 gereken iş, insanca ve hakça bir dünyayı gerçekleştirmek için mücadele eden halk kurtuluş hareketlerine, savaş karşıtlarına, gençlik hareketlerine ışık tutmaya çalışmaktır. Birçok felsefeci bunun yanından geçmiyor. Bunlar olmadığında sözü proleter aydına getirmenin ne faydası var, yer işgalinden başka. Geçmişte, aydının proleterleşmesi için verdiğimiz kavgayı, şimdi bilimsellik ve onurlu olma temelinden tartışıyoruz maalesef. Bunlar değişebilir şeyler. Değişebilmesinin önemli koşulu ise devrimcilerin, kendi militan, aydın hattını geliştirmesinden geçiyor. Doğruyla yanlışın çatışması o zaman daha radikal bir hatta ilerleyecektir. Devrimciler bu kanalı yaratmıştır. Ortaya çıkan sayısız örneği vardır. Ancak, bu bize yetmez. Bu kanalı, bu hattı daha da geliştirmeliyiz. Başka çaresi yok. Bu gidişatı değiştirmenin en önemli yolu, doğru şekli geliştirip yaygınlaştırmaktan geçiyor. Bunu da tarihsel ve bilimsel olarak gerçekleştirebilecek tek güç devrimcilerdir. Siyaset arenası bugün bu gerçeği çırılçıplak gösteriyor. Devrimciler, tarihsel misyonları olan ilericilik bayrağını hala ellerinde taşıyor. Gerçek aydın, bu hat üzerinde gelişecektir. Bir yandan eskiyle kavga ederken, diğer yandan da onu değiştirecek dönüştürecektir. Bunun zorluğu bakidir ancak, devrimin temel gücü değiştirmektir, bunu inkar ederek aydınlanamayacağı da aşikardır.

8 konser tavır harbiye de tarihi gece... 12gelmişlerdi Türkiye'ye. Ve o önce geldiklerinde tıklım tıklımdı açıkhava. İlk o zaman 12Yıl gün bugündür Türkiye'de kendilerini dinleme olanağını bulamamıştık. İnti- İllimani'den bahsediyoruz kuşkusuz. Latin Amerika'nın, Şili'nin on yıllardır ezilen halklarının sesi olan, halkın yaşadıklarını müziğine taşıyan İnti-İllimani'nin bunca zaman sonra ülkemize gelmesi herkesi heyecanlandırıyor. İnti-İllimani'nin tarihine baktığımızda, birçok ağır dönemden geçerek bugüne kadar geldiklerini görebiliyoruz. Şöyle kısaca bir göz-atıp, daha yakından tanıyalım bu grubu isterseniz. Grup ilk olarak 1966 yılında biraraya geliyor. Grup üyelerinin tamamı üniversite öğrencisi ve bu işi de daha çok bir hobi olarak ele alıyorlar. Asıl amaçları birer mühendis olmak, ders dışı zamanlarda üniversitenin müzik grubu olarak sahne alıyorlar. Ancak üniversite rektörü grubun devrimci olduğunu söyleyerek yasaklıyor. Çünkü grup üyeleri arasında Öğrenci Federasyonu Folklor Sekreteri olanlar da vardır. Henüz isimleri konulmamıştır. 6 Ağustos 1967'de, Bolivya'nın Bağımsızlık Günü nde konser vermek üzere çağrılırlar; ama grubun bir ismi olmadığı için isim bulmak gerekir. Sol de İllimani La Paz, Bolivya'nın başkentindeki dağın adıdır. İnti ise And Bölgesi - nin halk dilindeki ismidir. Gruba bu isimlerin birleşimi olan İnti-İllimani ismi konulur. Ve bu isimle birlikte yıllarca sürecek olan serüven de başlar. Grubun artık kalıcı olmasına karar verilir. Mühendislik planları bir kenara kaldırılır. Bu dönemde gruptan ayrılanlar, yeni katılanlar olur ve grubun asıl kadrosu da oluşur. İlk kayıt 1968'de yapılır. İnti-İllimani 1968'den 2001'e kadar 60 albüm çıkarır. Grup üretimlerinde devrimci yazarlardan, şairlerden ve ülkenin devrimci mücadelesinden beslenir. Viktor Jara grubun ilk yıllarında sanat danışmanlarıdır. Şili'de yaşanan kanlı 1973 darbesinde Victor Jara'nın öldürülmesi üzerine onun müziklerini tüm dünyaya tanıtmaya karar verirler darbesi yaşandığında grup Avrupa turnesindedir ve İtalya da konser vermektedir. İtalya konseri, Şili deki askeri darbeye karşı büyük bir gövde gösterisine dönüşür. Konserde tam 400 bin insan vardır. Grubun darbe karşısındaki tavrı nettir: El Pueblo Unido Jamas Sera Vencido. Yani Örgütlü Bir Halk Asla Yenilmez... Grup yıllarca ülkesine giremez yılları arası sürgün yıllarıdır. Grup bu süre içinde İtalya'da yaşar ve konserlerine buradan devam eder yılı ülkelerine giriş özgürlüğünü kazandıkları yıldır. On binlerce 6 Şili li onları havaalanında karşılar. Karşılayanlar arasında Sting, Peter Gabriel, Tracy Chapman ve Bruce Springsteen oradadır. Şili ye girişleriyle birlikte Büyük Şili Turnesi başlarlar. Grubun bugüne kadar birçok elemanı değişir. Asıl değişiklik 1997 ve 1998 yıllarında yaşanır. İşte İnti-İllimani'nin kısa tarihi böyle. Bu tarih aslında bize çokda yabancı değil. Birebir aynı olmasa da biçim olarak bu tarihin Grup Yorum'un tarihiyle de benzerlikler taşıdığını görüyoruz. Belki Grup Yorum, İnti-İllimani kadar eski bir grup değil ama kurulduğu günden bugüne kadar yaşadıkları da yine İnti-İllimani den aşağı kalır değil diyebiliriz. Grubun kuruluş biçiminden tutalımda; örgütlenmeye başlamasına kadar, darbe karşısındaki tavrından tutalımda; ezilen halkın sesi olma hedefine kadar birçok konuda görebiliyoruz bu benzerliği. İnti-İllimani ye yıllarca ülkesine girmesi ya-

9 saklanıyor, Grup Yorum'un ise konserleri yasaklanarak, kasetleri toplatılarak, elemanları tutuklanarak bir nevi aynı yasak uygulanıyor. 16 Ağustos akşamı İnti İllimani, Grup Yorum ve Moğollar la birlikte Harbiye Açıkhava Tiyatrosu ndaydı. O akşam Harbiye hınca hınç dolmuştu. Yaşı kırka varanlar, gençliklerinin ateşli dönemini anmaya gelmiş gibiydi. Ancak Açıkhava Tiyatrosu o akşam her yaştan dinleyiciyi toplamıştı. İlk grup Moğollar dı. Seslendirdiği şarkılarla kitleyi coşturuyor. Ardından Grup Yorum sahneye çıkıyor ve en sevilen şarkılarından oluşan kısa bir konserle, o da programını noktalıyor. Yorumcular bu akşamın kendileri için de mutlu bir akşam olduğunu, İnti İllimani yle aynı sahnede olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtiyorlar. Latin Amerika dan, Anadolu ya ezilmişlerin benzerliklerini sıralıyorlar. Ezilmişlerin, sömürülmüşlerin sesi olan müzisyenlerin dillerinin ortaklığını vurguluyorlar. Herkesin heyecanı doruk noktada. Yorumcular da bir an önce konseri noktalayıp dinleyiciler arasındaki yerlerini almak ve İnti-İllimani'yi seyretmek için sabırsızlar. Bu yüzden şarkılarını bir solukta okuyup noktalıyorlar. İnti-İllimani'nin sahne performansı herkesi büyülüyor. Her eleman adeta bütün enstrümanları ustalıkla çalıyor. Sahnede sürekli bir sirkülasyon var. Hangi kişinin hangi enstrümanı çaldığını, dahası kimin solist olduğunu takip etmekte zorlanıyoruz. Herkes her şarkıda başka bir enstrüman çalıyor ve işin ilginci herkes solistlik yapıyor. Yıllardır hiç bozmadan büyük bir disiplinle sürdürdükleri günde 12 saat çalışma temposunun sonuçlarını, meyvelerini topluyorlar. 7 Eski ve yeni şarkılarından oluşan repertuarlarında, en çok ilgiyi eski parçalar topluyor. Bunda Türkiye li dinleyicilerin, daha çok eski albümleri dinleyebilmiş olmasının da payı var tabi. Grup, Violetta Parra dan, Mercedes Sosa dan söz ederken salon alkışa boğuluyor. Şarkılar, Latin dağlarını turlarken, Simon Bolivar a ve Latin Amerika nın devrimci geleneğine bir saygı duruşu gibi dinleyicilerin sessizliği. O Denizden Geldi şarkısının hikayesini anlatıyor Horacio Duran. Öğretmenler Sendikası Başkanı nın askerler tarafından evinden alınıp, parçalanışı ve cesedinin denize atılışı. Ama deniz kaybolmasına razı olmadı diyor. O nu tekrar kıyıya, toprağına iade etti. Ve sonra şarkı başlıyor. Bir ağıt bu. Tüylerimizi diken diken eden, öfkeli bir ağıt. Bizim hikayelerimiz gibi bir hikaye dinliyoruz, sözlerini anlamasakta. Bütün salon aynı duyguyu yaşıyor. Şarkı bittiğinde, sözbirliği etmişçesine ayakta alkışlıyor. Dakikalarca... Grup şaşkın. Aynı duygularla karşılık veriyor. Elleri göğsünde saygıyla cevap veriyor. Konserin final bölümünde Moğollar ve Grup Yorum elemanları, İnti-İllimani elemanlarına birer bağlama hediye etmek için sahneye çıkıyorlar. Herkeste coşku doruk noktasında. Seyirciler, İnti-İllimani, Yorum, Moğollar, herkesi sarıp sarmalıyor heyecan dalgası. Ve hep birlikte okunuyor, El Pueblo Unido Jamas Sera Vencido... Seyirciler bıkmadan haykırıyor, Venceremos diye. Fakat grup bu şarkıyı okumayı düşünmüyor. Yıllardır hiçbir konserlerinde okumuyorlarmış. Bu marşın parti marşı olduğunu, çok özel bir yeri olduğunu ve bir saygı ifadesi olarak konserlerde okumadıklarını sonradan öğreniyoruz. Ancak, kitle ısrarını sürdürünce, İnti- İllimani yıllardır uyguladığı kararını birazda şaşkınlıkla birlikte bozuyor ve okumaya başlıyor Venceremos u. Bu şarkıya hazır olmadıkları şarkıyı, çalarlarken de belli oluyor. Venceremostaki ısrarı tam olarak anlayabilmiş değiller. Bu marşın Türkçe ye çevrilip okunduğunu, en sevilen marşlardan biri olduğunu konser sonunda öğreniyorlar... Grubun Venceremos u söylediği sırada binlerce izleyici Türkçe eşlik ediyor parçaya. Grup sahnede şaşkın. Şarkının arasında susup seyirciyi dinliyorlar. Birbirlerine gösteriyorlar izleyicileri. Konserden sonra Yorum ile İnti-İllimani elemanları arasında büyük bir dostluk gelişiyor. Kuliste birbirlerine enstrümanlarını hediye ediyorlar. Yorumcular onlara bir kaval ve CD lerinden oluşan bir set hediye ediyor. Zaten kaval ve bağlama grubun büyük merakını uyandırmış konser öncesinde. İnti-İllimani'de bir Peru flütü olan Pito yu ve yine CD lerinden oluşan bir set hediye ediyor. Enstrümanların nasıl çalındığına ilişkin, nota düzenine ilişkin birbirlerini bilgilendiriyor, bunları kağıtlara not alıyorlar. Bağlamalar için de sürüyor bu durum. Daha sonra hep birlikte fotoğraflar çekiliyor, karşılıklı birbirlerinin iletişim adreslerini alıyorlar. Belli ki iki tarafta bu gelişen dostluktan son derece memnun ve bu diyaloğun burayla sınırlı kalmadan sürmesini istiyorlar. Ne de olsa ikisi de aynı ezilen halkların müziğini yapıyor, aynı diktatörlere karşı mücadele ediyorlar...

10 röportaj tav r önemli olan ruhunuzdur... Şili deki bir teknik okulun bodrumunda yan yana geldiklerinde, birbirlerinin derdinden anlayan bir grup olacaklarına ilişkin ilk sinyalleri vermişlerdi bile. Bir ülkenin şarkısını söylemek, o ülkenin bütün dertlerine, sevinçlerine, hüzünlerine, acılarına, kattığınız anlamla daha bir güzel. demişlerdi. Okul müdürü kısa zaman sonra, birbirinden güzel şarkılarla etrafına Şilili gençleri toplamayı başaran bu gruba ültimatomu vermişti; Dağılacaksınız! Çünkü, devrimcisiniz! Kendilerinden önce düğün alaylarında söylenen türküleri, oyunların folklorik öğelerini değerlendirecekler; bütün İnka ve Maya kültürüne ait motiflerden yararlanacaklardı. Öyle de yaptılar. Bunu ayaklarını ülke topraklarına basmak olarak yorumladılar. La Paz da, Bolivya nın Kurtuluş Günü nde söyledikleri şarkılara on binler katılmış, büyük bir koro çıkıvermişti ortaya. Başkent La Paz daki Del Sol İllimani adlı dağın eteklerinde tutuşan şarkılara inat onlara bu dağın adını verdiler; İllimani. Dağ gibi söylüyorlar, rüzgar gibi esiyorlardı. Bir İnka yerlisi onları dinlerken çıkardıkları seslerin dağa ait olduklarını söylüyordu. Grubu oluşturanların çoğunluğu birer yoksuldu. Grubun kurucularından Berru sırtına vurduğu gitarıyla bir gemiye atlayıp 1962 Şili Dünya Kupası nı izlemeye gelmişti. Şili de onu, müzik ve ülke aşkı tutuşturmuştu yeniden yılında darbe oldu ve bütün Şili halkı çizmelerin altında özgürlük türkülerine uzun bir süre veda etmek zorunda kaldı. İnti İllimani de ülkesine... Ülke kadar sevdikleri şar- 8

11 kılarını yanlarına alıp, Avrupa ya ayak bastılar. Yıllarca İtalya da yaşadılar. Yasak çalgılarla yasak şarkılar söylediler! Allende öldürüldü. Gruba bütün varlığıyla katılan Victor Jara katledildi. Bütün bir stadyumu hapishaneye çevirenlere inat gitarını çalarken. Onu dinleyenler, Sadece söylediği şarkıları değil, ruhunu dinliyorduk! dedikleri Jara yoktu artık. İnti-İllimani, yol arkadaşını yitirmişti yılında, Roma da, 400 bin kişiye seslenirken bütün dünya aynı şarkıyı söyleyecekti; El Pueblo Unido Jamas Seras Vencido! Zamanla, grupta değişiklikler oldu. Müzikal açıdan, And Dağları nın ardından seslendikleri her ülkeye ulaştılar. Onları devrimci kılan ya da eskitemeyen şey için, bugün grubun en yaşlı üyesi Horacio ile dertleştik. Klasik bir söyleşi, sohbet o kadar tat vermeyecekti. Saat sabahın üçüydü. Birbirini uzun zaman görmemiş ama karşılıklı mektuplaşan dostların samimiyeti ile konuşuyorduk. İllimani bir dosta gönderilen mektup gibiydi. O sıcaklık ve yakınlıkla başladı sohbetimiz ve devam etti. La Paz, komşumuzdu İstanbul kadar; Andlar yakındı ki Toroslar kadar. Yakın ve birbiri ardına söylenen türküler gibiydik... Öncelikle hoş geldiniz... Merhaba! İlk bu sözcüğü öğrendim. Merhaba! (gülümsüyor) Hemen ve tez elden bunca yıl biriktirdiklerimizle başlamak istiyoruz. Bir ülkenin çektiklerine yabancı kalmamak gerekir anlamında şeyler söylemiştiniz yolun başında. Bir defa, halkla birlikte olmak gibi bir şey var. Biz onlardan ayrı duracağız ya da onlarla içiçe olacağız diye bir özel durumdan söz etmedik. Biz zaten oradaydık, onların içinde. Kaldı ki onlar ve biz diye bir durum yoktu. Biz bunu farkeden müzisyenlerdik ve şarkılarımızı onların da söyleyeceği bir perdeden sunduk. Bir mücadele anlayışı olarak müzik, Latin halkları için ayrı bir önem taşıyor. Bizde de muhalif bir anlamı var türkülerimizin. Peki ama müzikal bir çalışmayı aslında mücadeleye ortak yapan şey nedir? Onu nasıl algıladığınıza, değerlendirdiğinize bağlı... Siz nereden nasıl beslendiğinizle ilgiliyseniz, gelir söylediğiniz şeylerin ortasına düşer zaten. O orada bir yerde vardır. Çok üzüntülü bir parçayı çok farklı bir enstrümanla da çalarsınız ama tını denen o müthiş sihir var mıdır? Buna bakmak gerekir. Peki o sihri, o müthiş tınıyı yakalatan şey nedir insana? Bütün kanallarıyla sanattan beslenmek. Sanatın sihrini gözlemleyebilmek. Siz istediğiniz kadar şöyle bir müzik yapıyorum deyin, önemli olan ruh birleşmesini, düşünsel birliği sağlayabilmektir önemli olan şey. Farklı ülkelerde olsak bile bu ruhsal arayışın ortak noktalarını yakalamak mümkün gibi.. Biraz önce söylediğimiz gibi önemli olan ruhsal birlikteliği yakalayabilmektir aslolan şey. Siz bir yerde buluşursunuz böylece. Latin geleneği devrimci bir özü saklıyor içinde. Bu düşünüş bir yansıma buluyor resimde, heykelde ve müzikte... Resim için daha çok Meksika dan söz etmek gerekir. Kullandığınız simgeler, şarkılarınızdaki o öz denilen şey buralardan çıkar. Siz nasıl bir dünya hedefliyorsunuz? Bu soruyu sorar ama müzik ve resimin içindeki sihri de bununla buluşturursunuz. İşte Latinlere özgü dediğiniz içerikte ve görüntüdeki sihir de buradan gelir. O sihir sizi etkiler ya da etkileneceğiniz biçimde içinde durur. Resim olarak ortaya koyduğunuz şey o ruhun yansıması olur. Ama tabi ki öncelikle iyi bir resim olmak zorundadır. Kendi pentür sorunlarını çözmüş olmalı resim. Yoksa beğenilmez. Peki Şili bugün de o mücadeleci yapısını devam ettiriyor mu? Ya da eski geleneklerine bağlı bir mücadele anlayışı hala sürüyor mu? Bir çok anlamda hayır. Ama bazı anlamlarıyla da... (Elini kaldırıp devam ediyor, eh anlamında bir hareket yapıyor). Aydınlar ve sendikalar bir anlamda bir geriye çekiliş yaşadılar. Biz yıllarca sürgünde kaldık. Bizim sırtımızdan çıkarılamayacak bir acıdır bu. Çok acı çekti insanlar. Çok direndiler, mücadele ettiler. Bu mücadele sonucunda biz ve başkaları da ülkemize geri dönebildik belki. Bir zaman sonra geriledi bu. Eski havasını bulamıyor artık Şili deki mücadele. Aydınlar biraz daha mesafeli oldular. Uzak duruyorlar diyelim. Eskiden şairler, yazarlar daha sıkıydı (gülümsüyor). Onlar, şimdi ülke sorunlarından çok kendi dertleriyle uğraşıyor... Gruba değişik isimlerin katılması müziğinizde bir değişikliğe, farklılaşmaya yol açtı mı? Bunu şöyle değerlendirmek gerekir. Bir müzik grubu, içindeki insanların ruhuyla yapıyordur işini. Fakat, bağlı bulunduğu bir ortak nokta; geçmişten kalan şeyler sürer. Bunları geleceğe gönderebiliyorsanız, hala etrafınızda sizi dinleyen insanlar varsa ve beğeniliyorsanız, o ruhu yakalamanızdadır bunun sırrı. Daha önce de söyledim; kafalar uyuşmalı. Şimdi grubumuzda Kübalı dostumuz var. Biraz Akdeniz, biraz Küba, Peru belki... Bunlar artık içimizde var. Bu gerçek. Biz bu gerçeği yanımızda tutuyoruz. Bu durum bizi rahatsız da etmiyor. Ama hep söylemek istediğim gibi önemli olan ortak bir noktada buluşmak. Bizi dinlenir kılan şey ortak noktayı bulmamızdır. Enstrümanlarda özel bir seçim yapıyor musunuz? Çok eski, neredeyse bin yıllık çalgılar da kullanıyorduk. Şimdilerde bir teneke kutuyu çalgı haline getirebiliyoruz ya da sahnede farklı enstrümanlara yönelebiliyoruz. Daha dinamik bir sahnemiz var şimdi (gülümsüyor).. 9

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr?

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG & YGS- LYS Dedikleri Bu seminerimizle TEOG & YGS- LYS sisteminde yapılan son değişiklikleri sizlere aktarıyoruz. Örneğin, A) Sınava toplam kaç başvurunun olduğu,

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten 2009 2010 eğitim öğretim yılının birinci dönemi ki bu güz dönemi oluyor, benim de yüksek lisans programımın ilk dönemiydi. Üniversiteden 2003 yılında mezun olduktan 6 sene sonra tekrar üniversiteye başlıyordum.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Yardımlaşalım adlı hikayemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

Uyutmayan Sunumlar 1.Giriş. Murat Cudi Erentürk

Uyutmayan Sunumlar 1.Giriş. Murat Cudi Erentürk Uyutmayan Sunumlar 1.Giriş Murat Cudi Erentürk Bana heyecanla anlat Bana ilginç bir şeyler anlat Bana anlayacağım şekilde anlat Örnek Çalışma Büyük Konut Projeleri Yapan İnşaat Firması İş geliştirme müdürü

Detaylı

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 KÜNYE Proje Adı Araştırma Sahibi Araştırma Evreni Adayların Dershane Algısı Araştırması İKSara A.Ş. Toplumsal Gündem Araştırmaları Nisan 2012 Türkiye de üniversiteye

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Yeniden üniversite başlıyor!

Yeniden üniversite başlıyor! Yeniden üniversite başlıyor! İKİNCİ BAHAR Programı Boğaziçi Üniversitesi kuruluşunun 150. yılını kutlarken, Harvard Üniversitesi nin katkıları ile, öğrenmenin yaşı olmadığını kanıtlayacak sıra dışı bir

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR Amaç: Çocukların denizlerde kirliliğine neden olan atıkları gözlemlemesi ve kirliliğin deniz yaşamına etkileri konusunda

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

Çukurören Köyü-Çamlıdere (10 Mayıs 2009) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Çukurören Köyü-Çamlıdere (10 Mayıs 2009) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Çukurören Köyü-Çamlıdere (10 Mayıs 2009) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 10 Mayıs 2009 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Çamlıdere

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

YIL BOYUNCA 185 FARKLI ÜNİVERSİTE 40 FARKLI BRANŞTA 20 BİN SPORCUNUN MÜCADELESİNE SAHNE OLAN

YIL BOYUNCA 185 FARKLI ÜNİVERSİTE 40 FARKLI BRANŞTA 20 BİN SPORCUNUN MÜCADELESİNE SAHNE OLAN 17.04.2011 YIL BOYUNCA 185 FARKLI ÜNİVERSİTE 40 FARKLI BRANŞTA 20 BİN SPORCUNUN MÜCADELESİNE SAHNE OLAN ŞAMPİYONLARIN FESTİVALİ KOÇ FEST İN 2012 MARATONU BAŞLIYOR KOÇ HOLDİNG DIŞ İLİŞKİLER VE KURUMSAL

Detaylı

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler.

Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. İSTANBUL TAYAD lı Aileler Bayram Kahvaltısında Bir Araya Geldiler Bayramın ikinci günü olan 26 Ekim Cuma günü, TAYAD lı Aileler bayramlaşmak için kahvaltıda bir araya geldiler. Kahvaltıdan önce yapılan

Detaylı

Mutfak Etkinliği. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı. Büskivili pasta yapıyoruz.

Mutfak Etkinliği. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı. Büskivili pasta yapıyoruz. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Şarkı Mutfak Etkinliği Sohbetler Yaşayan değerlerimizden Doğruluk ile ilgili sohbet ediyorum. Sağlığımızı korumak için neler yapmalıyız konulu sohbet

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

Cüneyt Özdemir de halkın, işçilerin, öğrencilerin sorunlarını programına taşıyor ve ayrıcalığını gösteriyor. Teşekkürler Cüneyt Özdemir.

Cüneyt Özdemir de halkın, işçilerin, öğrencilerin sorunlarını programına taşıyor ve ayrıcalığını gösteriyor. Teşekkürler Cüneyt Özdemir. DİRENİŞİN 109. GÜNÜ 26 Ekim 2010 Bugünlerde çok sık misafirim var. Gün uzadıkça gelenler artıyor. İlk defa bir arkeolog ziyaretçim vardı. O da işsizdi. Uzun zamandır gelmek istiyormuş. Nasıl giderim diye

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR BALIKESİR - 30.09.2014 HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı

Detaylı

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Çankaya Üniversitesi Bilgi İşlem Departmanı nda çalışan ve 2007 Bilgisayar Mühendisliği Bölümümüzden mezun olan Hakan Yurduseven ile bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Paylaşalım bunları adlı hikâyemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ Onur BİÇER Yüksekokulumuza 2006 yılında görevime başlamış olup 2008 yılında kazanmış olduğum muhasebe ve vergi uygulamaları (İÖ) Programını okuyup 2010 yılında

Detaylı

Destek Personeli Eğitimleri

Destek Personeli Eğitimleri 2.Dönem eczane çalışanlarının Destek Personeli Eğitimleri 28 Aralık 2009 tarihinde başladı 9 Valimiz Sayın Zübeyir KEMELEK 15 Aralık 2009 tarihinde Yönetim Kurulumuzu ziyaret etti.. İstanbul Ecza Koop'la

Detaylı

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor...

final in başarı geleneği final temel liseleri ile sürüyor... Sevgili öğrenciler, değerli veliler... Dershanelerin dönüşüm sürecini kamuoyundan takip ettiniz. Biz de final dergisi dershaneleri olarak artık final liseleri ne dönüşüyoruz. final liseleri Hiçbir başarı

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu.

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Capital ve Ekonomist Dergileri ile LeasePlan Türkiye Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Yılın Filo

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

SOSYALLEŞEBİLEN ÖĞRENCİNİN İLETİŞİMİ DE GÜÇLÜ OLUYOR

SOSYALLEŞEBİLEN ÖĞRENCİNİN İLETİŞİMİ DE GÜÇLÜ OLUYOR 2007 yılında Çankaya Üniversitesi İşletme Bölümü nden birincilikle mezun olan, ayrıca Uluslararası Ticaret Bölümümüzde çift ana dal yapan, 2010 yılında da İşletme Yönetimi Yüksek Lisans Programı ndan mezun

Detaylı

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır KSS Söyleşileri Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Çevre Projeleri Koordinatörü Ferda Ulutaş ile Vakfın faaliyetleri, kurumsal sosyal sorumluluk

Detaylı