XV. İLE XX. YÜZYILLARDA BÜYÜK GÜÇLER Ders Notları (Birinci Kısım)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "XV. İLE XX. YÜZYILLARDA BÜYÜK GÜÇLER Ders Notları (Birinci Kısım)"

Transkript

1 1 XV. İLE XX. YÜZYILLARDA BÜYÜK GÜÇLER Ders Notları (Birinci Kısım) Güç Kavramı Yrd. Doç. Dr. Oktay BERBER Devletlerin uluslararası politikalarının analizleri yapılırken ve bu çerçevede uluslararası ilişkiler kapsamında yeni teoriler ortaya konulurken en çok değinilen kavram güç olgusudur. Güç kavramı için ortaya konulan bütün tanımlamalar dikkate alındığında, bu kavramın net bir çerçeveye oturtulmadığı görülecektir. Buna göre güç kavramını oluşturan unsurlar ile ilgili askeri, ekonomik, siyasi, coğrafi vb. birbirinden farklı görüşler ortaya konulmaktadır. Kimilerine göre bunlardan herhangi biri güç kavramını ortaya çıkarmaya yeterken; kimilerine göre de bütün etkenlerin birbiri arasında ilişki olma zorunluluğu vardır. Özdemir in çalışmasında değindiği bazı temel yaklaşımlar, güç kavramını şu şekilde ilişkilendirmektedir: İdealist yaklaşım da uluslararası ilişkilerde gücün önemini kabul ederken, güç mücadelelerinin savaş-dışı ve özellikle ekonomik yöntemlerle yürütülebileceğini savunur. Marksizm ve feminizm gibi eleştirel teorilerin analizlerinin odak noktasında da yine güç ve güç ilişkileri vardır. Eğer güç merkezli bir uluslararası ilişkiler yaklaşımı ile yalnızca realizm özdeşleştirilmiş olsaydı herkes realist olurdu. Realizme özgü olan asıl varsayım, gücün yalnızca kaba somut uygulamalar ( brute material forces ) yoluyla sonuç doğurabileceğidir (WENDT, 2006: 97). Diğer yaklaşımlar da analizlerinde güce merkezi bir yer vermekte, ancak tanımlarında kaba kuvvet yerine fikirlere ve kültürel ya da kurumsal bağlamlara yaptıkları vurgu nedeniyle realizmden farklılaşmaktadır. Büyük Güç Kavramı Güç kavramı ve bunu oluşturan unsurlar ne kadar tartışmalı olsa da, büyük güç kavramının içeriği hemen hemen bellidir. Tarihsel bağlamda ele aldığımızda, başka devletler veya milletler üzerinde politik, ekonomik ve kültürel nüfuzu kuvvetli olan ve bunu kullanabilen ülkeler için büyük güç kavramı kullanılmaktadır. Dolayısıyla dersin kapsamını oluşturan 15. yüzyıldan itibaren bakıldığında, İngiltere, Fransa, Portekiz, İspanya ve Osmanlı devleti için büyük güç sıfatına sahiptir diyebiliriz. 18. yüzyıl başlarından itibaren ise bu grup içerisinde Birleşik Krallık ve Habsburglar ile birlikte Rusya, Prusya, Avusturya gibi ülkeler yerini almıştır. Söz konusu devletlerin büyük güç olarak algılanması, bu devletlerin askeri ve ekonomik durumlarındaki değişimle meydana gelmiştir. Buradaki değişim bu devletlerin kendisini etkilerken, diğer yandan dünya düzeninin yeniden şekillenmesine yol açmıştır. Batı Avrupa nın 1500 lü yıllarla başlayan güçlenme süreci, o güne kadar var olan siyasi, askeri, ekonomik sistemi değiştirmiştir. Bu yeniden şekillenme Osmanlı Devleti, Rusya, Çin, Türk-Moğol devletleri gibi o güne kadar önemli güç olarak varlığını sürdüren siyasi yapılanmayı sarsan süreci başlatmıştır. Alan ile ilgili önemli tespitlerde bulunan Kennedy bu süreci şu şekilde yorumlar: Doğu imparatorlukları ne kadar etkileyici ve düzenli görünseler de, ticari etkinliklerde ve silah geliştirmekte başarı göstermiş olsalar da düşünce ve uygulama birliği üzerinde baskıcı bir merkezi otoritenin varlığı her zaman için gelişmenin önündeki engel olarak görülmüştür. Oysaki Avrupa da bir üst otoritenin bulunmayışı krallıklar ile şehir devletleri arasında rekabeti kızıştırmış ve bu rekabet, askerî alanda gelişme sağlamak için devletleri sürekli arayış içine sokan itici bir güç olmuştur. Merkezî otoritenin olmaması, gelişmenin ve değişimin daha kolay 2

2 olmasına olanak sağlamıştır ve bu sayede Avrupa devletleri kısa zamanda doğunun her alandaki üstünlüğünü batıya transfer edebilmişlerdir. Coğrafi Keşifler ve Değişen Dünya Düzeni 3 XV. yüzyılın ortalarında Avrupa modeli, yerel özellikler içeren bir kurgu üzerine seyretmekteydi. Bu dönemde çoğu insan köyünden uzağa hiç seyahat etmemişti. Üretilen ürünler yalnızca gün içerisinde gidilip, dönülebilecek kadar uzaklıktaki yakınlardaki bir kasaba pazarına götürülürdü. Zihinsel dünya da bu şekilde yereldi. Ancak az olmakla birlikte bir kısmı da kendi bölgesinin sınırlarının dışına çeşitli yollarla ulaşmak için çaba göstermekteydi. Daha çok denizlerde seyahat eden az sayıda insan, hızla gelişmekte olan Viyana dışında çok ücra köşelere eşyalar, yeni fikirler ve değişim getiren bir etkileşime girmişti. Keşifler öncesi dönemde Avrupa nın dünyaya dair bilgisi çoğu kez efsaneler, mitler ve dini yapının tasvirine dayalıydı. Çoğu gerçek dışı olan bu bilgilerin yanı sıra, bazen bir kaşifin seyahat notlarına dayalı olarak doğru bilgiye ulaşmak mümkün olmaktaydı. Marco Polo, Plano Carpini, Rubruck, Sir John Mendeville gibi kişilerin seyahatlerinden edinilen bilgi doğu hakkında Avrupa ya önemli bilgilerin aktarılmasını sağlamıştı. Coğrafi Keşifler Tarihi ni kaleme alan Arnold a göre efsanelere, korkulara, kilise verilerine dayanan bu sığ düşünce, korku verici ve cesaret kırıcıydı. Bu durum soruşturmacı zihniyetin ve araştırmacı ruhun önündeki önemli engellerdendi. Keşifler öncesinde haritacılık da bu kapalı görüş nedeniyle gelişme imkanı bulamamıştı. Daha çok kilise eliyle çizilen ve adına Mappe Mundi denilen haritalar mevcuttu. Bu haritalar Hıristiyanlığın manevi merkezi olarak gösterilen Kudüs ü merkeze koyarken, o güne kadar bilinen kıtaları ise buranın etrafında simetrik olarak yerleştirmişti. (Merkeze Kudüs ü (Jerusalem) alan bir Mappe Mundi haritası) Dini amaca hizmet maksadıyla çizilen bu haritaların denizci ve gemicilere de en ufak faydası yoktu. Bunlardan başka Batlamyus un eserinden hareketle çizilen haritalar mevcuttu. Bunlar Asya nın batısı ve Afrika nın kuzeyi konusunda başarılı olsa da Afrika nın güneyi, Hint Okyanusu konusunda başarısızdı. Ayrıca Antartika, Avustralya ve Pasifik bu haritalarda yer almıyordu. Bütün bu eksikler keşifler çağının ilk haritacıları tarafından doldurulmaya çalışılmış, hayali bilgilerle 4

3 doldurulmuştur. Ancak ne kadar hatalı olursa olsun tüm bu bilgiler insanın doğasında var olan merak duygusunu harekete geçiren faaliyetleri ortaya koymaya başlamıştır. Dünya üzerine birbirinden habersiz toplulukların varlığı devam ederken, diğer yandan dönemin belirli bir düzeni, ekonomik, askeri ve siyasi sistemi de vardı. Ancak bu dönemde yıllarında Avrupa yı kasıp kavuran Kara Ölüm adı verilen veba salgınının etkisinden de söz etmek gerekir. Bu salgın Avrupa da nüfusun üçte birinin yok olmasına neden oldu. Nüfustaki bu hızlı erime ekonomik bunalıma neden olmuştu. Bu durumdan çıkış için yeni ticari arayışlar ortaya çıkmış, bu da iki temel gereksinim etrafında şekillenmişti: İşgücü ve ekonomiyi yeniden güçlendirecek değerli madenler. 14. yüzyılın ortasında yaşanan bu önemli gelişme, içine kapanık yaşamını sürdüren Avrupa nın ufkunu açacak gelişmelere zemin hazırlamıştı yılında Müslümanların İber yarımadası ndaki son bölgeyi (Granada) kaybetmeleri, İspanya ve Portekiz in yeniden fethi (reconquista) anlamına geliyordu. Potekizliler ve İspanya da Kastilyalılar bu yeniden fetih sürecini bir Haçlı Seferi olarak nitelendirip, bu hareketi İber Yarımadası nın ötesine yani Afrika ya da taşımışlardı. Bu hareketin sonucunda Potekiz 1415 yılında Fas taki Ceuta Limanı nı da ele geçirmişti. İşte Avrupalı tarihçiler, Portekiz in bu hareketini keşifler çağının başlangıcı olarak saymaktadırlar. Bu hareketin daha ileriye taşınamaması ve Gemici Henrique in 1 denize yönelmeye mecbur kalması, coğrafi keşiflerin başlamasında önemli bir katkı sağlamıştır. Osmanlı Devleti nin XV. ve XVI. yüzyıldaki başarıları güney Akdeniz in Osmanlı hakimiyetine geçmesini sağladığı gibi, Osmanlı nın Fas tan Balkanlar a ve Karadeniz e uzanan varlığı Hıristiyan Avrupa için büyük bir sınırlama anlamına gelmekteydi. Çünkü Avrupa nın Afrika ve Asya yönünde ilerlemesi için bilinen ve kullanılan yollar, Osmanlı hakimiyetine geçmişti. Bu da Avrupa yı alternatif yol aramaya iten önemli bir etkendi. Ayrıca Avrupa ya göre zengin Afrika ve Asya kıtalarından Avrupa ya pazarlanan ürünler, Avrupa nın dünyanın bu bölgelerine olan ilgisini artırıyordu. Altınlar, mücevherler, ipekler, halılar, porselen, baharatlar bulunmadıkları fakat tüketildikleri Avrupa da Afrika ve Asya yı merak konusu haline getiriyordu. Müslümanların İberya dan çıkarılması ve Kara Ölüm ün etkilerine bağlı olarak, Yeniçağ başlarında Portekiz in özellikle güney bölgelerinde önemli bir nüfus açığı ortaya çıkmıştı. Altın ticareti ile eş zamanlı olarak, bu nüfus açığını kapatmak üzere köle ticareti de canlılık kazandı. Erken keşif seferleri sırasında Portekizliler, Portekiz deki malikânelerde işçi olarak çalıştırılmak, daha sonra da Atlantik teki adalardaki şeker plantasyonlarında kullanılmak üzere Afrika dan bazen satın almak bazen de kendi olanaklarıyla ele geçirerek çok sayıda köle edindiler. Bundan dolayı da Avrupalıları keşiflere götüren tek dürtünün Avrupa ürünlerine pazar arama kaygısı olduğu söylenemez. Keşiflerin başarıya ulaşmasında devletlerin verdikleri destekleri de göz ardı edemeyiz. Ayrıca özellikle İtalyan şehir devletlerinde çok iyi yetişmiş denizciler bulunmaktaydı. Denizci, tüccar, kaşif gibi çeşitli kollarda olan bu kişilerin bir başka devletin hizmetine kolayca geçebilmeleri, keşiflerin başarıya ulaşmasında önemli bir etken olmuştu. Christopher Colombus, John Cabot, Amerigo Vespucci gibi ünlü kişiler bu kapsamda değerlendirilmelidir. Gemici Henrique nin faaliyetleri nedeniyle keşiflerin başlatıcısı sayılan Portekizliler Ümit Burnu ndan geçip Hint Okyanusu na ulaştıklarında Asya daki deniz teknolojilerini daha yakından tanıma fırsatı buldular ve daha hızlı bir gelişim süreci içerisine girdiler. Bu gelişim de Asyalı kılavuzların ve denizcilerin bilgi ve ustalıklarının da ayrı bir yeri vardır. Vasco da Gama 1498 de Doğu Afrika nın Malindi Limanı ndan Hindistan ın Kalküta limanına gerçekleştirdiği seyahati Hint Okyanusu nun Muson rüzgârlarını iyi bilen Müslüman bir Hintlinin yardımına borçluydu. Bundan dolayı, Portekizlilerin, Fas tan Ümit Burnu na seyahati seksen yıllık deneme keşifleri sonucunda gerçekleşirken; Ümit Burnu ndan Çin e ulaşmaları Müslüman kılavuzların bilgi birikimi sayesinde yalnız 15 yıllarını almıştır. Bütün bu örnekler, keşiflerin Avrupalı-Asyalı bilgi birikiminin ortak bir sonucu olduğunu göstermesi açısından önemlidir. Ne var ki, Avrupa nın, dış kaynaklardan aldığı bilgi ve teknolojiyi uyarlama ve daha da geliştirme becerisi, zaman 1 Portekiz Prensi olan Henrique nin başlattığı keşifler, kendisinden sonra Gine Körfezi, Ümit Burnu ve Hindistan a ulaşılmasında oldukça önemlidir. 5 6

4 içerisinde onu Asya nın önüne geçirecektir. Ümit Burnu üzerinden Hindistan a ulaşılmasında özellikle Basra körfezi ve Çin arasında 8. ve 9. yüzyıllardan beri devam eden ticarette tecrübe kazanan denizcilerden yararlanıldığını belirtmek gerekir. Bu bölgede Müslümanların sahip olduğu birikim ile ilgili bu yüzyıllardan kalma seyahatname gibi önemli kaynaklar bizlere yeterli bilgi vermektedir. Daha Abbasi döneminde oluşturulan yapı ile Müslüman denizci ve tüccar, Hindi Çini, Endonezya, Doğu Çin bölgelerindeki şehirlerde koloniler oluşturdular. Aynı şekilde Çin de Basra körfezine kadar uzanan bir ticari ağ oluşturmuştu yılları arasında Portekizlilerin ve İspanyolların dini görünümle yola çıktıkları keşifler zamanla siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan kendi nedenlerini hazırlayarak küresel ve küçülen dünya için atılan ilk adımlar oldu. Keşiflere daha sonra İngiltere, Hollanda, Fransa ve diğerleri de katıldı. Şaşılacak bir şekilde çok uzak bölgeleri keşfeden Avrupalılar, Afrika nın iç bölgelerini derin korkuları nedeniyle daha geç keşfedebildi. Kutuplar, bir önceki yüzyılın ilk yarısında kaşiflerin durağı olabildi. Yeniçağ başlarında doğan bu keşifçi ruh yalnızca bilinmeyen yerlerin keşfi sürecini değil birçok alandaki icadı da tetikledi. Ortaya çıkan merak duygusu, doğayla insanın mücadelesinde yeni bir dönem başlattı ve keşifler için gerekli azmi ve cesareti kamçıladı. Gerçekleştirilen ilk keşiflerin bu denli başarıya ulaşması ve dünya tarihinin farklı bir yöne evrilmesi, ilk keşiflerin yapıldığı zaman diliminde kendi dışındaki dünyanın zayıflığından ve bölünmüşlüğünden büyük ölçüde yararlanmıştı lü yıllarla birlikte Avrupa daki rekabet ve mücadeleler, 1500 lü yıllarla birlikte değişime uğramıştı. Yapıla savaşlar hem yoğunluk hem de coğrafi kapsam açısından farklılaşmıştı. Bunun asıl nedeni iki etken etrafında toplanmaktadır. Birincisi, Reformasyon yani Protestan reform hareketidir. 31 Ekim 1517 tarihinde Martin Luther in başlattığı bu hareket ile Avrupa daki hanedanlar arası geleneksel rekabet farklılaşmıştır. Protestanlar-Katoliklar arasında mücadeleyi kızıştıran bu hareket, Avrupa nın güneyi ile kuzeyini ve gittikçe yükselen kent tabanlı orta sınıflar ile feodal düzeni birbirinden ayırmaya başlamıştır. Bu Hıristiyan Avrupa yı bölerken, tarafları uluslarötesi bir mücadeleye çekmiştir. İkinci etken, birleşik bir hanedan düzeninin ortaya çıkmasıydı ki, bunun en önemli örneği de Habsburglar olmuştur. XVI. yüzyıl ile birlikte Amerika kıtası İngiliz, İskoç, İrlandalı, İspanyol, Portekizli, Alman ve sair pek çok ulusun koloniler hâlinde yerleşme ve yurt tutma mücadelelerine sahne olur. Anglo-sakson ve Kelt kökenli Alman, İngiliz, İskoç ve İrlandalılar Kuzey Amerika yı; İspanyollar ve Portekizliler ise Meksika nın yanı sıra tüm Orta ve Güney Amerika yı işgal ederler. Yenidünyada bayrağını dalgalandıracak bir karış toprağı bulunmayan Almanya nın milyonlarca vatandaşının da yeni topraklara göç etmesi dikkat çekicidir. Fransızlar, askerî müdahalelerle topraklar kazanmaya çalışmanın yanı sıra Fransa dan Missisippi ve Kanada ya yapılan göçler aracılığıyla koloniler oluşturmaya başlar. Emperyal devletlerle sürekli rekabet ve mücadele hâlindeki bu genişleme çabalarının başlangıçta sistemli bir faaliyet olmadığı görülmektedir. Bunun yanında İtalya ve İspanya ile sürüp giden savaşlar veya iç karışıklıkların da etkisiyle Fransa Avrupa da İtalya dan sonra en az sömürgeye sahip devlet konumundadır. Portekiz, İspanya ve İngiltere nin Amerika kıtasında gerçekleştirdiği katliamlar; İngiltere nin Hindistan da her türlü şiddet ve entrika malzemesini kullanarak bölgeye nüfuz etme çabaları; yine İngiltere nin Fransa, Belçika, Almanya ve Danimarka ile birlikte Afrika yı paylaşım sürecinde yerli halkın maruz kaldığı muamele, zulüm ve katliam insanlık tarihini dehşete düşürecek boyutlara ulaşmıştır. 15. Yüzyıla Girilirken Avrupa daki Genel Siyasi Durum İngiltere ve Fransa arasında 1337 de başlayıp, 1453 yılına değin tam 116 yıl süren Yüzyıl Savaşları sonucunda, Fransa daki İngiliz hakimiyeti Calais 2 kentine gerilemişti. İngiltere de 15. yüzyılın başlarındaki zayıf krallar ve savaşlar feodal soyluların güçlerinin artmasına sebep olmuştu. İngiliz soylularının sahip olduğu topraklar, Fransa daki soylularınki kadar bağımsız değildi. Yalnızca Galler ve İskoçya sınırı yakınındaki topraklar bağımsızdı ve İngiliz kralları buradaki soylulardan çekinmekle birlikte, sınır güvenliği konusunda onlara güvenmekteydiler. 2 Fransa nın en kuzeyinde yer alan kent, Manş Denizine kıyısı ile İngiliz topraklarına en yakın konumdadır. 7 8

5 9 İngilizler, Anglo-İrlanda ile Galler bölgeleri arasında kesin bir çizgi çizerek iki nüfusun karışımını engellemeye çalışıyorlardı. 15. yüzyıl ortalarında Almanya yı da içine alan Kutsal Roma İmparatorluğu Avrupa nın tam göbeğinde yer alıyordu. Krallıklar, kontluklar, dukalıklar, bağımsız şehirler, piskoposlar, rahipler, rahibeler veya papa tarafından yönetilen din devletleri ve önemsiz soylular tarafından yönetilen küçük topraklarla dolu bir yapı söz konusuydu. Bu bölünmüş görüntü aynı zamanda iç içe geçmiş bir yapıyı da ortaya çıkarmıştı. Bazı bölgeler veya bireyler, aynı anda birkaç siyasi yapının hakimiyetinde kalabiliyor ve her birine vergi ödemek zorunda olabiliyordu. İtalya yarımadası, Almanya dan da fazla bölünmüştü. 15. yüzyıla gelindiğinde kuzey İtalya, her biri tüccar aristokrasisi veya bir birey tarafından yönetilen irili ufaklı çok zengin şehir devletlerinden oluşuyordu. Ancak Floransa gibi bazı şehirler, 13. yüzyılda kısa bir süre varlık bulan cumhuriyet yönetimini sürdürür bir görüntüdeydi. Orta İtalya daki Papalık devletlerinde papalar, 15. yüzyılın ortalarında aile hanedanlıkları kurmak ve bu bölgedeki askeri-siyasi nüfuzlarını güçlendirmekle meşguldü. Güney İtalya ve Sicilya, Napoli Krallığı elindeydi. Her bir bölge diğeri üzerinde güç sağlamaya çalışıyor ve denge arıyordu. Her başkentte daimi temsilcilikler bulundurmak suretiyle modern diplomasiyi icat etmişlerdi. İspanya da da durum aynıydı. En büyük siyasi birimler Aragon ve Kastilya Krallıklarıydı. Navarra, Portekiz, Müslüman Granada tamamen bağımsızdı. Her krallığın kendi parası, hukuk sistemi, bürokrasisi vardı. Kuzey Avrupa da 1397 yılında Danimarka Kraliçesi Margrethe önderliğinde Kalmar Birliği kurulmuş, böylelikle Danimarka, Norveç ve İsveç Krallıkları tek bir kralın egemenliğinde birleşmişti. Ancak 15. yüzyıl ortasında İsveç soyluları, birliğin krallarını Danimarka yanlısı olarak gördüklerinden ayaklanmaya başlamışlardı. Baltık ın doğu ve güney bölgelerindeki Prusya dükleri 3, Litvanya arşidükleri 4, Polonya kralları ve Moskova prensleri her türlü sınır 3 Dük: Monarşi ile yönetilen Avrupa ülkelerinde imparator, kral ve prensten sonra gelen soylu kişi. Dükalık adı verilen ve imparatorluk veya krallığa bağlı yarı bağımsız eyaletleri yönetmektedirler. anlaşmazlığı ve taht kavgalarında soyluların desteğine güvenmekteydi. Yerel beyler kendi topraklarının en büyük yetkilisi ve gücü olarak halkın haklarını kısıtlamakla meşguldüler. Buna karşın Osmanlı, sürekli genişleyen topraklarında hüküm sürebilmek için merkezi imparatorluk kurumları geliştirmekle uğraşıyordu. 15. yüzyıl ortalarında genel siyasi görüntü bu şekildeyken ve sınırlar sürekli değişirken, kültürel ve entelektüel yaşam da halen din ile ilişkiliydi. Üniversite denilecek yapılar da bu hayatın şekillenişinde önemliydi. 12. yüzyıldan başlayarak sayıları artan ve içerisinde pansiyon, yatakhane, taverna, genelev, çeşitli dükkanlar barındıran karmaşık üniversite yapıları, 14. yüzyıl başında iken; 16. yüzyılın hemen başında 50 yi aşmıştı. Osmanlı nın Yükselişi 1299 yılında bir uc beyliğinden devlete dönüşen Osmanlı, daha beyliğinden itibaren izlediği önemli bir fetih stratejisinin sonucunda kurulmuş ve gelişme imkanı bulmuştu. Daha İstanbul fethedilmeden Karesioğulları nın da yardımıyla Rumeli ye geçilmesi ve 1353 yılında Çimpe Kalesi nin Osmanlı ya geçmesi, ileriye yönelik fetih stratejisinin önemli bir göstergesiydi te Edirne nin ele geçirilmesi ve başkentin buraya taşınması da bu stratejinin önemli bir adımı olmuştur. Osmanlı Devleti nin Balkanlar daki ilerleyişi ve buraya kesin olarak yerleşmesini sağlayacak en önemli adım İstanbul un fethi ile atılmıştır. Bu fetih yalnızca Doğu Roma İmparatorluğu nun ortadan kalkması anlamına gelmez, aynı zamanda Hıristiyan Avrupa için son derece tehlikeli bir sürecin başlaması demektir. Kennedy, İstanbul un fethinin batı için yüklendiği anlama büyük önem atfetmektedir. Kennedy nin bu ifadeleri Osmanlı nın yükselişini özetleyen ve önemli noktalara vurgu yapar niteliktedir: Batı dünyasının büyük bölümünde İstanbul un 1453 te düşmesinin yarattığı şok hala etkisini sürdürmekteydi. Bu olay, Osmanlı Türklerinin ilerleyişinin durduğunu göstermediği için 4 Arşidük: Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu nun Avusturya kolunda hükümdarlara verilen unvandı. Kral ve grandük arasında kalan bir rütbedir. 10

6 yüklendiği anlam daha da büyüktü. Yüzyılın sonuna (15. yüzyılın sonu) gelindiğinde Osmanlı Türkleri, Yunanistan ı ve İyonya Adalarını, Bosna yı, Arnavutluk u ve geriye kalan Balkan topraklarının çoğunu almışlardı. Bundan da beteri, yüreklere kordu salan yeniçeri ordularının Budapeşte ve Viyana ya doğru ilerledikleri 1520 li yıllardı. Güneyde Osmanlı kadırgalarının limanlarına baskılar yaptıkları İtalya da, papalar, Roma nın kaderinin de yakında İstanbul unkine benzeyeceğinden korkar olmuşlardı. İstanbul un fethi, Osmanlı Devleti nin ufkunu daha da açan bir süreci başlatmıştı. Avrupa tarihi için bunun önemi ise, önemli ticari yolların Osmanlı Devleti nin eline geçmesi nedeniyle Avrupa nın yeni arayışlara girmesine neden olmasıdır. Fethin, Asya ve Avrupa arasında sıkışmış bir devlet olan Rusya nın da kaderinin değişmesinde önemli etkisi olacaktır. Askeri bir mekanizma olmanın da ötesinde fetihçi bir topluluk olarak hareket eden Osmanlı Devleti, askeri ve bürokratik sisteminde devşirme usulü gibi önemli uygulamaları hayata geçirdi. Osmanlı nın yükseliş döneminde bu sistem çok başarılı örnekler verdi. 16. yüzyıl ortalarına geldiğimizde (Kanuni Sultan Süleyman dönemi) Osmanlı hakimiyetinde 14 milyonluk bir nüfus söz konusu olmuştu. Osmanlı nın çağdaşlarına göre (İngiltere 2,5 milyon; İspanya 5 milyon) kat kat fazla bu nüfusu ile dönemin askeri ve ekonomik şartlarında büyük bir güç teşkil etmekteydi. Habsburg Hanedanı nın Yükselişi 1500 lü yıllarla birlikte ortaya çıkan savaşlar önceki dönemlere göre çok daha yaygın ve birbirleriyle bağlantılı bir düzen içerisinde ilerlemekteydi. Hıristiyan Avrupa da Reformasyon hareketi ile başlayan Protestan-Katolik mücadelesinin yanı sıra birleşik bir hanedanlık düzeni ortaya çıkmıştı. Bu birleşik hanedanlık düzenini ise, Cebelitarık tan Macaristan a, Sicilya dan Amsterdam a uzanan geniş topraklar üzerinde Habsburglar oluşturmuştur. Kökenleri Avusturya da olan Habsburg hükümdarları, kendilerini Kutsal Roma İmparatoru olarak seçtirmekle kalmamış, bunun düzenli olarak devamını da tesis etmişlerdi. Habsburgların bu başarısı bir dizi önemli politikaların takibi ile gerçekleşmişti. Bu politikaların en önemlilerinden birinin toprakların evlilik ve veraset yoluyla arttırılması olduğu konusunda şüphe yoktur. Avusturya Kralı I. Maximilian ın veraset yoluyla zengin Burgonya topraklarını 5 ve onunla birlikte de 1471 de Hollanda yı kazanması çok önemli bir başarıydı tarihli bir evlilik sözleşmesi ile Macaristan ve Bohemya toprakları da eklenmişti. Maximilian, oğlu Philip i İspanya Kralı Ferdinand ve Kraliçesi İsabella nın kızları Johan ile evlendirmişti. Böylelikle Kastilya ve Aragon da Habsburglara dahil edilmiştir. Bu evlilikten doğan Charles, 1516 da İspanya Kralı olarak V. Charles adını aldı. I. Maximilian ın Haziran 1519 da ölümü ile birlikte Alman İmparatoru seçildi. V. Charles böylelikle Kutsal Roma İmparatoru unvanı da almak suretiyle, Alman İmparatoru, İspanya Kralı, Hollanda-Belçika Kralı sıfatlarıyla bu dört mirasın sahibi olarak Avrupa nın en büyük gücü haline gelmişti. 5 Fransa da bir bölge

7 İspanya nın Yükselişi 8. ve 10. yüzyıllar arasındaki Endülüs döneminden sonra 11. yüzyıl İspanya için iç karışıklıkların yaşandığı bir süreç oldu. Bu süreçten faydalanan Hıristiyan birlikleri kuzeyden başlayarak ülke topraklarını ele geçirmeye başladılar. Bu süreç sonunda Müslüman topluluğun elinde kalan Granada Krallığı da 1492 yılında yıkılmıştı. Ayrıca veba salgını olan Kara Ölüm Fransa ve Büyük Britanya da olduğu gibi çok yüksek ölüm oranıyla İspanya da eski kırsal ekonomi dengesinin bozulmasına yol açmıştır. İspanya da reconquista olarak adlandırılan yeniden fetih faaliyetleri neticesinde Granada ele geçirilmiş ve İber Yarımadasındaki Müslüman hakimiyetine son verilmişti. Ayrıca ülkedeki Museviler de kitleler halinde buradan sürülmüşlerdi. Yine 1492 yılı içerisinde Aragon Karalı Fernando ile Kastilya Kraliçesi Isabel in evliliği gerçekleşmiş, böylelikle hanedanlar bir bayrak olarak birleşmiş olmakla İspanya da siyasi birliktelik sağlanmıştı. Bütün bu gelişmeler İspanya da iç işlerinin düzene ulaşmasını ve yeniden fethin başarıyla tamamlanmasını sağlamış, İspanya yönetimi de yönünü dışarıya çevirebilmişti. Gemicilik teknikleri ve coğrafya bilgisinin gelişmesiyle 15. yüzyılda İspanyollar ve Portekizliler altın ve baharat ülkesi olan Hindistan a ulaşmak üzere deniz seferlerine başladılar. İspanya da bu gelişmeler yaşanırken diğer taraftan da İspanya Kralı nın desteğini alan Kristof Kolomb (Christopher Columbus) Amerika ya ulaştı. Hindistan a ulaştığını zanneden Kolomb, Orta Amerika, Karayipler ve Honduras taki tüm büyük adalara ulaştı İspanya Krallığı, Kolomb un bıraktığı yerden devam etmek üzere pek çok denizciyi yeni kıtayı bulmak üzere teşvik etti. Keşif hareketlerini gerçekleştiren İspanyol denizciler, Amerika Kıtası nda zamanın oldukça gerisinde bir dönemde yaşayan halklarla karşılaştılar. Kendilerini oldukça misafirperver karşılayan yerli halkı barbar, gelişmemiş ve sapkın buldular. Bununla birlikte İspanyollar kıtaya ayak bastıklarında Latin Amerika da üç büyük uygarlığın varlığı söz konusuydu: Maya, İnka ve Aztek uygarlıkları. Keşif hareketlerinin ardından fetih hareketlerini başlatan İspanyollar ilk fetihlerde önce bu uygarlıkları ortadan kaldırdılar. Avrupalıların beraberlerinde Amerika ya getirdikleri ve Avrasya da yaygın olan kızamık, kabakulak, veba, grip ve çiçek gibi hastalıklara karşı hiçbir direnci olmayan Amerikan yerlileri üzerinden bu hastalıklar Karayip 13 14

8 Adaları nda yayıldı ve oradan Orta ve Güney Amerika nın daha yoğun nüfuslu bölgelerine sıçrayarak bazı yerlerde yerel nüfusun neredeyse yüzde 90 ını öldürdü. Kolomb un bu keşif başarısı ve ardından İspanyolların Latin Amerika daki hızlı yayılışı ile birlikte çok değerli madenlerin ele geçirilmesi, İspanya ya dünya tarihinin seyrini değiştirecek gelişmeleri yaşatmasına neden olmuştur. Nitekim bu tarihten sonra (1492) İspanya, dünyanın en büyük sömürge devletlerinden birini oluşturmuş oldu. İspanyollar, Latin Amerika da kiliseler inşa ettiler; tarım ve madencilikle de uğraşarak buraya hiç ayrılmamak üzere geldiklerini kanıtladılar. Kıtada iyice yerleşik hayat sürmeye başlayan İspanyollar, yerli halkın doğal evrimini de engelleyerek yeni bir Amerikalı topluluk oluşturmak üzere Latin Amerika da asırlarca sürecek olan sömürge yönetimlerini kurdular. Amerika kıtasının keşfinin ardından bölgenin zenginliklerini ele geçirmek ve egemenlik kurmak isteyen İspanyollar, kıtaya yönelik seferler düzenlemeye devam ettiler. Amerika ya gelenler denizcilik mesleğiyle uğraşan İspanyol fatihlerdi. İspanyol fatihlerinden Cortez in Meksika yı, Pizarro nun da Peru yu fethetmesi özellikle büyük önem taşımaktadır. Cortez Meksika daki Aztek, Pizarro da Peru daki İnka uygarlıklarını tümüyle yok ettiler. İspanyolların Latin Amerika yı fetihleri 17. yüzyıl sonuna kadar devam etti. Bu dönemde Latin Amerika nın tüm kaynakları sömürgeleştirildi. İspanyolların fetih hareketi, Amerika nın yerli halkı için tutsaklık, yoksulluk, yıkım getiren bir sömürge düzeninin yerleşmesi anlamına geldi. Ateşli silah nedir bilmeyen, ama birçok bakımdan gelişmiş uygarlıklar yaratmış bulunan Mayalar, İnkalar, Aztekler eriyip gittiler. Latin Amerika nın İspanyollar tarafından sömürgeleştirildiği dönemde kıta nüfusunun yanı sıra bölgenin coğrafi yapısı da altın, gümüş gibi değerli madenlere ulaşmak için değiştirildi te Potosi Dağları ndaki büyük gümüş madenleri bulunmuştu. Avrupa nın yıllık üretiminin kilo olmasına karşılık, burada kilo gümüş üretilmekte gecikilmedi. Altına gelince, Avrupa da yılda 1000, Afrika da 2000 kilo üretildiği halde, Amerika yılda 5400 kilo altın üretiyordu. Potosi den sonra Zacatecas bölgesinde çok zengin gümüş yatakları keşfedildi. Zacatecas ve Potosi 16. ve 17. yüzyıllarda İspanya nın güç ve zenginliğinin başlıca kaynaklarını oluşturdu. İspanyollar 16. yüzyılda dünyanın en büyük sömürge imparatorluğunu kurmuş bulunuyorlardı. Fetih hareketlerinin sonunda sınırların genişlemiş olması, fethedilen bölgelerde idari yapılanma ve kurumsallaşmayı zorunlu hale getirdi. Bu nedenle askerlere ve kâşiflere vali veya kraliyet görevlisi gibi makamlar verildi, kısa bir süre sonra da yerleşimciler geldi. İspanyol krallar, Yeni Dünya ya, mutlak otoritelerini ve monarşik merkeziyetçiliklerini yaymak için büyük çaba harcadılar. Amerika da ele geçirilen topraklar İspanyol tacına aitti. Dolayısıyla kanunlar ve yönetim her iki yerde de mümkün olduğu kadar birbirine benzemeliydi. Nitekim öyle de oldu; Amerika da ağır ağır bir kurumlar mekanizması ortaya çıktı. Taht İspanya nın denizaşırı topraklarını (Leyes de Indias / Yerli Yasaları adı altında geniş çaplı bir mevzuatın ortaya çıkmasına yol açan bir kararla) metropolden yönetme ve kökleri İspanyol geleneğine dayanan bir dizi belediye ve siyaset-adliye kurumu (audiencia) oluşturma yoluna gitti. İlk olarak sömürgelere, merkeze bağlı valiler atandı. İspanyol Amerikası ndaki en büyük kurumsal yenilik 1524 te V. Karl tarafından kurulan ve Casa de Contratacion (1503) ile işbirliği içinde hareket eden Yerliler Konsili idi. Bu iki kurum sömürge bürokrasisinin tepesine yöneticiler atayarak ve onlara talimatlar yollayarak, sömürge yönetimlerinin her aşamada düzgün işlemesinden sorumluydular. Portekiz in Yükselişi XV. yüzyılın geleneksel ticaretinde Venedik ve Ceneviz tekeli söz konusuydu. Doğu nun kıymetli mallarının Avrupa ya ulaşmasını sağlayan bu ticaret sisteminin önemli bir kısmı Moğol İmparatorluğu içerisinden çıkan devrin önemli güçlerinin ve 1453 yılında İstanbul a hakim olan Osmanlı Devleti nin hakimiyetinde idi. Dolayısıyla Avrupa nın kendi kontrolünde olmayan bir durum söz konusuydu. Ayrıca her geçen gün artan taşıma maliyeti de zaten uzun sürelerde gerçekleşen ticarette yeni arayışları getirmişti. Bu şartlar altında, Akdeniz yollan pratik olarak kesildi ve Dogu ticaretinin merkezi Batı Avrupa'ya doğru kaydı. Yeni deniz güçlerinin gelişmekte olduğu Batı Avrupa limanlarından okyanus ötesi seyahatler 15 16

9 gerçekleştirmeye başlandı. Gemici Henri'nin baharat tekelini Venediklilerin elinden almak ve Hindistan'a okyanuslardan ulaşmak amacıyla 1415'te başlattığı girişimler, yüzyılın son on-on beş yılında Diaz, Kolomb, Cabot ve Vasco da Gama gibi denizcilerin gerçekleştirdikleri Ümit Burnu'nun dönülmesi, Afrika kıtasının dolaşılması, Hindistan'a ulaşılması ve bu arada Amerika kıtasının bulunuşu vb. bir dizi meşhur "cografi keşif' ile sonuçlandı. 1498'de Vasco da Gama Ümit Burnu'nu dönmesiyle birlikte Avrupa'daki Hindistan ticaretinin merkezi kesin olarak Akdeniz bölgesinden Atlantik kıyılarına kaydı. Bir Portekizli olan Vasco da Gama nın 18 Mayıs 1498 tarihinde Hindistan ın Kaliküt (Calicut) Limanı na demir atması, Portekiz için önemli bir dönüm noktası olmuştu. Portekiz Kralı I. Manuel e bağlı olarak gerçekleştirilen bu önemli sefer, Asyalı denizcilerin de rehberliği ile olmuştu. Vasco da Gama Hindistan dan dönüşünde yanında bolca baharat götürmekle birlikte, Hindistan da ihtiyaç duyulan mallar ve buradaki siyasi, ekonomik ortam ile ilgili çok önemli bilgileri de Portekiz kralına iletmişti. Gama nın Portekiz e geri dönüşünden hemen sonra Alvares Cabral komutasında ticari eşya ve askeri teçhizatla donatılmış on üç gemiden oluşan bir filo Hindistan a gönderildi. Bu filonun Hindistan a ulaşması ardından bölge ticaretine hakim olan Arapları buradan çıkarmak için buradaki bazı şehirlere saldırılar gerçekleştirilmişti. Gerçekleştirilen faaliyetlerin iki ana amacı bulunmaktaydı: Birincisi, Hindistan ile Kızıldeniz arasındaki ticareti durdurmak veya zorlaştırmak; ikincisi ise Doğu ülkeleri ile Avrupa arasındaki ticaret tekelini ele geçirmek. Hindistan a ulaşılmasından sonra geçen yıllık süre bu bölgede Portekiz in askeri altyapısını sürekli güçlendirdiği dönem olmuştu. Bununla birlikte Hindistan ve Kızıldeniz arasında ticaretle uğraşan Araplara sürekli saldırılıyor, yağma ediliyordu. Hindistan ın pek çok yerleşimi de baskı görmekteydi. Portekizli birliklerin gerçekleştirdikleri faaliyetler bir yandan Arapları, diğer yandan da Venedik ve Ceneviz i zora sokmakta, onların yürüttüğü ticaretin maliyetini arttırmaktaydı. Bütün bunlar neticesinde Portekiz 16. yüzyıl için önemli bir güç elde etmiştir. İngiltere nin Yükselişi Yüzyıl savaşları ( ) ile Fransa karşısında geri çekilmek zorunda kalan İngiltere de bu süreç sonrası soylular, Lancaster ve York adı verilen iki düklük arasındaki taht kavgalarına katılmışlardı. Seçilen simgeler nedeniyle (York-Beyaz gül; Lancaster-Kırmızı gül) Güller Savaşı olarak bilinen bu süreç sonunda 1485 yılında Lancaster Hanedanına mensup olan Henry Tudor, York güçlerini mağlup etmeyi başardı. Kral VII. Henry adıyla tahta çıktıktan hemen sonra hakimiyetini güçlendirmek için York Hanedanının tek popüler kralı olan IV. Edward ın kızıyla evlenmiştir. Hakimiyetinin ilk dönemlerinde ülke yönetimi için parlamentoyu toplasa da ülkeyi yüksek soylular, din adamları, şövalyeler ve profesyonel memurlardan oluşan kraliyet konseyi aracılığıyla yönetmiştir. Hukuk alanında yeni düzenlemelere giderek, adalet mahkemesi (Court of Chancery), sulh mahkemesi (Court of Requests), kraliyet mahkemesi (Star Chamber) adlarıyla yeni birimler oluşturdu. Stratejik evlilikler siyasetine devam ederek, büyük kızı Margaret i İskoçya Kralı IV. James ile; oğlu Arthur u da İspanya kralının kızı Aragonlu Catherine ile evlendirdi. İngiltere yi savaş dışında tutan Kral VII. Henry, böylelikle ülke hazinesinin gelişmesini sağladı. Bu arada denizcilik faaliyetleri desteklendi, gemiciliği korumak adına ticaret filosu oluşturuldu. Colombus un Amerika dan dönüşü sonrası sağlanan faydayı gören VII. Henry, uzun süredir devletten destek talep eden John Cabot a olumlu yanıt verdi ve onu İngiltere himayesine aldı. Aslen bir İtalyan olan Cabot, İngiltere kralından aldığı destekle 1498 yılında harekete geçmiştir. Kuzey Amerika ile ilgili faaliyetleri, İngilizlerin Kanada topraklarındaki hak iddialarının temelini teşkil etmektedir 6. Coğrafi keşifler İspanya, Portekiz gibi devletlere nasıl Yenikapılar açmışsa, İngiltere için de aynı durum söz konusu olmuştur. John Cabot ile Amerika nın kuzeyinde faaliyetler yürüten İngiltere, bir yandan da Portekizlilerle karşılaşmadan Hindistan a ulaşma yolları aramıştır. İspanya nın Sevilla kentinte uzun süre bulunan İngiliz tüccar Robert 17 6 Kral VII. Henry, Cabot un Kuzey Amerika ya yaptığı başarılı seyahatinden dolayı 22 Şubat 1498 de yıllık 20 emekli maaşı bağlanmasını emretmiştir. 18

10 Thorne, Kral VIII. Henry e İngiliz ticaret burjuvazisinin Hindistan a gidilebileceği önerisini sundu. İlk deneme 1527 yılında gerçekleşmiştir. Ancak Portekiz in Ümit Burnu yolunu kullanması, İngiltere ye yeni rota aratmış; kuzeydoğu istikametinde gerçekleştirilen sefer başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Daha sonra da başarısız birkaç sefer gerçekleştirilmiştir yılında ise Kaptan Drake, New Hemisphere den yola çıkarak Ümit Burnu nu dolaşmış ve geri döndüğünde İngiltere Krallığının bir yıllık gelirine denk olan yarım milyon poundluk bir ganimet getirmiştir. Onun bu başarısı İngiltere ve İngiltere ticaret burjuvazisinin Portekiz e rağmen Ümit Burnu nun dolaşılabileceği ümidini arttırmıştır. I. Elizabeth ( ), İngiltere nin resmi kilisesi sayılan İngiltere Kilisesi ne has doktrin, ilke ve kurumlardan oluşan Anglikanizm i benimsemiş, böylelikle Katolik direnişi de kırılmıştır. Kraliçe, Avrupa nın en güçlü donanması olarak kabul edilen İspanyol donanmasını 1588 yılında yenerek Britanya İmparatorluğu nun temellerini atmıştır. Evlilikler yoluyla İngiltere deki Tudor Hanedanı ile İskoçya daki Stuart Hanedanı iki düşman tarafı birbirine yaklaşmasına yol açmıştır. Bu yaklaşımın esas sonucu Elizabeth in ardından 1603 yılında İskoçya Kralı, I. James adı ile İngiltere Kralı oldu. Böylece iki krallığın birleşmesi yönünde önemli bir adım atılmış oldu. Ancak bu dönemde İngiltere nin esas başarısı, 1607 yılında oluşturulan Jamestown kolonisi ile Kuzey Amerika da yerleşimler oluşturulması, İngiltere den buraya pek çok İngiliz in yerleşmek üzere gönderilmesiydi den 1651 e kadar Cumhuriyetçiler ve Kraliyet mensupları arasında süren iç savaşlar İngiltere ye güç kaybettirse de ülke yükselişine devam etmiştir. Britanya için en önemli gelişme ise, 1707 yılında yaşandı. III. William ın krallık döneminden sonra 1702 de tahta geçen kızı Anne, İngiltere Kraliçesi, İskoçya Kraliçesi ve İrlanda Kraliçesi unvanlarını üzerinde toplamış olarak 1707 yılında Birlik Kanunlarını kabul ederek İskoçya ve İngiltere krallıklarının resmen birleştirdi. Böylelikle Büyük Britanya Krallığı (Birleşik Krallık) da kurulmuş oldu. Hukuksal ve siyasi gücü kendinde toplamış olan yönetim, Britanya tarihindeki demokratik kültürün tarihsel temelini oluşturmuştur. Fransa nın Yükselişi İngiltere de olduğu gibi Yüzyıl Savaşları ( ), Fransa da da yüksek soyluların güç kazanmasına neden olmuştu. Valois hanedanından kral seçilen VII. Charles, Batı Avrupa daki ilk daimi kraliyet ordusunu oluşturdu, kraliyet konseyini yeniden düzenledi. Krala karşı papayı güçlü kılan bazı yetkileri ve hatta vergi koyma hakkını iptal eden Bourges Fermanı nı (Sanction Pragmatique de Bourges) kabule zorladı. Ardından gelen oğlu XI. Louis de çeşitli ticari anlaşmalar ve ipek dokumacılığı gibi faaliyetler üzerinden topladığı yüklü vergilerle ordunun büyümesini sağladı. Burgonya dükü ile çeşitli anlaşmazlıklar da gündemdeydi. Hatta Burgonya dükleri İngiltere ile evlilik veya anlaşmalar yoluyla ittifak içerisindeydi. Hatta topraklarını her geçen gün genişletiyordu. Ancak XI. Louis, Burgonya topraklarının büyük kısmını tamamen Fransa hakimiyetine almayı bildi. O dönemin önemli stratejik anlaşmaları olarak bakabileceğimiz evlilikler yoluyla Fransa, topraklarını doğu ve batıya doğru genişletmeyi başarmıştı. Yüzyıl savaşlarını takip eden dönemde krallık topraklarının İngiltere, Burgonya ve Bretonya ya kıyasla sürekli genişlemesi, Genel Meclise başvurmadan doğrudan vergi koyma hakkı ve güçlü topçu birliği olan güçlü bir Krallık Ordusunun varlığı, Fransa yı başarılı kılmaya yetmişti. Feodalizm sonrası bir monarşi dönemi görüntüsü ile 16. yüzyıla giren Fransa da bir süre sonra işler tersine dönmüştü. İtalya ile girişilen savaşlar, nüfuz kurma çabasını boşa çıkarmış, 1557 yılındaki iflas ilanı ekonomiyi çok kötüleştirmişti. Bu durumdan çıkış için yollar arasında çeşitli yönetim mevkilerinin satışı, bu satıştan talep edilen paraların sürekli arttırılmasıydı. Bu kötü görüntü IV. Henry nin tahta geçmesi ile sona erdi. Henry, 1598 yılında İspanya ile barış yapmış, bu Fransa nın bağımsız bir güç olarak kalmasını sağlamıştı den sonra devlet bütçesi denk hale getirilmeye başlandı yılında başlayan ve Protestanlar ile Katolikler arasında ortaya çıkan Otuz Yıl Savaşları na yılında dahil olan 7 Protestanlar ile Katolikler arasındaki bir mücadele gibi görünen bu süreç, 1555 Augsburg Antlaşması ile belirlenen hükümlerin çeşitli ve yeni ortaya çıkan dini grupları kapsamaması, Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu içerisindeki grupların 19 20

11 Fransa, bir Katolik olmasına rağmen Protestanların yanında savaşa dahil oldu yılında Vestfalya Barışı ile sona eren bu savaş süreci sonunda Protestanlar galip geldi. Savaş sırasında İspanya bir ara Paris yakınlarına kadar gelse de savaşı Protestanların kazanması, Fransa yı galip devletler arasına sokmaya yetti. Vestfalya Barışı sonucu Almanya ve Avusturya dan oluşan Roma Cermen İmparatorluğu topraklarında birçok irili ufaklı siyasi yapı ortaya çıktı. Fransa nın payına ise, Mets, Toul ve Verdun düştü, böylelikle Fransa topraklarında Almanya ya doğru önemli bir genişleme gerçekleşti. Fransa, Otuz Yıl Savaşları ardından Avrupa nın en önemli gücü haline gelmiş ve Avrupa nın liderliği rolünü almaya başlamıştır. Doğu ve Kuzey Avrupa da Durum Bu başlık altında değerlendireceğimiz siyasi güçler, İsveç, Norveç, Danimarka, Polonya, Litvanya dır. Birkaç siyasi gücün bir arada verilmesi, aşağıda da değineceğimiz üzere zaman zaman kendi aralarında birleşmeleri ve bu şekilde hareket etmeleri ile ilgilidir. Dolayısıyla bu devletler için, değineceğimiz yüzyıllar arasında, ortak ilerleyen bir tarihi süreç mevcuttur. Bu grup içerisine Moskova yani Rusya dahil edilmemiştir. Çünkü Rusya için herhangi bir devletle birleşme süreci değil, tek başına bir güç olma gayreti ve bu kapsamda diğerlerinden farklı ilerleyen tarihi süreç söz konusudur. Daha önce Aragon ve Kastilya nın birleşiminden söz ettiğimiz gibi bir başka birleşme de 1386 yılında Polonya ve Litvanya arasında evlilik yoluyla gerçekleşmiştir. Bu birleşme ile birlikte iki ülkenin özerkliğini devam ettirdiğini de söylememiz gerekir. Jagiello hanedanı egemenliğinde olmak üzere Polonya-Litvanya nın toprakları genişletilmiş, bugünkü Belarus ve Ukrayna toprakları hakimiyet altına alınmıştır yılında ise Polonya ve Litvanya nın tek parlemento altında birleştiğini görmekteyiz yılında Jagiello hanedanının son temsilcisi öldükten sonra ülkedeki soylu ailelerden birine mensup bir kral seçilmesine son verilmiş, yerel güçlerle ilişkisi olmayan yabancılar seçilmeye başlanmıştır. Bunun muhtemel iki sebebi olabilir. Birincisi, o dönemde oldukça etkili olan ve Baltık bölgesinin büyük kısmını elinde bulunduran Töton Şövalyeleri nin 8 Polonya-Litvanya birliği üzerindeki etkisi. Çünkü Polonya-Litvanya birliği, Töton Şövalyeleri ile hareket ederek egemenliğini genişletebileceğini düşünüyordu. Nitekim Livonya Kılıç Kardeşliği de bu şekilde yenilmişti. İkinci sebep de bir hanedanın etrafında birleşmenin daha sonra hanedanlar arası güç mücadelesine dönüşeceğinin düşünülmüş olması ihtimalidir. Bu noktada kesin bir yargıya varmak güç olup, yoruma açıktır. ayrı hareketleri sonucu çıkmıştı. İsveç, Danimarka, Fransa nın da dahil olduğu savaş sonunda Vestfalya Barışı imzalandı. 8 Orta Avrupa da Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu na bağlı olarak hareket eden bu grup, Polonya üzerinde ciddi bir nüfuza sahipti. Napolyon dönemine kadar da varlığı devam etmişti

12 Polonya-Rusya-İsveç üçgeni içerisinde bir Prusya dükalığının varlığı da bilinmelidir. Ancak bu yapı henüz bir krallık olmaktan uzak olup, esas etkisini 18. yüzyılda gösterecektir. İsveç ile Kalmar Birliği arasında devam mücadele 1523 yılında Danimarkalıların yenilmesi ile son bulmuş, soylu ailelerden biri olan Gustaf Vasa hakimiyetinde İsveç Krallığı oluşturulmuştur. Kral Vasa, kısa sürede güçlü bir ordu ve donanma oluşturmuştur. Oluşturulan bu güçlü askeri yapı ile Kuzey Avrupa ülkeleri arasında devam eden mücadelelerde aktif şekilde rol almışlardı. Danimarka ile zaman zaman birlikte hareket eden İsveç, yılları arasındaki Kuzey Savaşı nda Danimarka yı yenilgiye uğratmıştı. Hem Danimarka hem de İsveç hanedan mensupları Avrupa ülkelerindeki güçlü kişi veya hanedanlarla, tıpkı diğer Avrupa ülkelerinin yaptığı gibi, evlilik yoluna da başvurmaktaydı. Rusya nın Yükselişi 1235 yılında Cengiz soylu Batu Han tarafından Doğu Avrupa üzerine başlatılan batı seferlerinin başarıya ulaşması ile birlikte, Karadeniz in kuzeyi ve Deşt-i Kıpçak ta 1242 yılında Altın Orda Devleti kurulmuş oldu. Batu Han ın Macaristan a kadar uzanan başarılı seferleri Avrupa nın büyük bir korku yaşamasına sebep olmuştur. Ancak başkent Karakurum da büyük han olan Ögedey in ölümü üzerine Batu Han geri dönmüş ve Avrupa toprakları da istiladan kurtulmuştu. Batu Han giriştiği başarılı seferler neticesinde knezlikler şeklinde var olan Rus idaresi 1240 yılında Kiyev in ele geçirilmesi ile de Altın Orda ya bağlanmış oldu. Altın Orda döneminde Rus knezliklerinin varlığını devam ettirmesi ve kendilerine verilen ticari, hukuki, dini haklar knezliklerin varlıklarını devam ettirebilmesini sağlamıştır. Verilen haklar çerçevesinde bir büyük knezlik var olmuş ve diğer knezlikler de buraya bağlanabilmiştir. Zamanla Moskova nın siyasi ve dini bir merkez haline gelmesi Moskova Knezliği nin yükselmesine neden olmuştur yılında İstanbul un Osmanlı Devleti nin eline geçmesi, tüm Hıristiyan dünyasında olduğu gibi Moskova da da büyük rahatsızlığa neden olmuştu. Daha önce de 1439 yılında Floransa Anlaşması ile Roma Katolik Kilisesi tüm Ortodoksları itaat altına almayı istemişti. Ancak bu hareket, Rus din adamları ve Knez II. Vasiliy tarafından hoş karşılanmamış, 1448 yılındaki piskoposlar toplantısında Piskopos İvan, İstanbul un onayını almadan Rus knezliklerinin metropoliti seçilmiştir. Böylelikle bağımsız hale gelen Rus kilisesi, 1453 yılında İstanbul un Türklerin eline geçişini de Bizans ın Katoliklerle işbirliğine Tanrı nın bir cezası şeklinde yorumlamıştır. Aynı tarihlerde Altın Orda Devleti de parçalanma sürecinde idi. Altın Orda nın içerisinde bulunduğu parçalanmış yapı, Moskova ile ilişkilerin zayıflamasına neden olmuş ve III. İvan ın Altın Orda nın büyük hanına karşı sağladığı başarı, kendisinin 1485 yılından sonra bütün Rus topraklarının hükümdarı unvanını almasını sağlamıştı. III. İvan da kendisini Çar ilan eden ilk knez olarak bundan sonra Rusya terimi kullanılmıştır. III. İvan ın Bizans soyundan Sophia Palaiologina ile evlenmesi adından Sophia nın, Papa nın amacına aykırı olarak, Ortodoksluğu benimsemesi ve ardından Bizans gelenek-göreneklerinin Moskova ya taşınması, Çar III. İvan a ve dolayısıyla Moskova ya yeni bir ufuk açmıştır. Artık Moskova nın Üçüncü Roma olması önünde bir engel kalmamıştı. Çünkü Hıristiyanlık taki Baba-Oğul Kutsal Ruh üçlemesine göre, birinci Roma batı Roma nın merkezinin 476 yıkılmasıyla; ikinci Roma İstanbul un 1453 yılında Türklerin eline geçmesiyle ortadan kalkmıştır. Bu aşamadan sonra Moskova, yeni bir imparatorluğun ve Hıristiyan dünyanın merkezi iddiasıyla sonsuza kadar varlığını sürdürecektir yılında taç giyen son Moskova knezi IV. İvan (Korkunç İvan) ile birlikte Moskova Knezliği nin tam anlamıyla çarlığa dönüştüğünü söyleyebiliriz yılında soylular ve ruhani liderlerden oluşan sobor adlı bir meclis oluşturmuş, buradaki toplantıda Rusya da mevcut kanunlar, işleyiş ve kurumlar ile ilgili bir takım görüşler ortaya konulmuştur. Var olan düzende iyileştirmeler yapılması gerektiği fikrine varılarak, karar mekanizmasını oluşturan bir heyet oluşturulmuştur. Bu sıralarda Altın Orda Devleti nin dağılmasıyla ortaya çıkan hanlıklar birer birer Rus hakimiyetine girmiştir de Kazan Hanlığı, 1556 da Astarhan (Astrahan; Hacı Tarhan) Hanlığı ele geçirilmiş; böylelikle Aşağı İdil boyundaki Türk hakimiyeti de ortadan kalkmıştır yılında da Sibir 23 24

13 Hanlığı ele geçirilecek ve Altın Orda mirası, şimdilik Kırım hariç olmak üzere, Çarlık Rusya nın eline geçmiş olacaktır. IV. İvan dönemi Rusyası nın Altın Orda topraklarına hakim olması dışında en önemli dönüm noktası, 1564 yılında Kremlin i terk etmesidir. Sobor da (meclis) oluşturulan heyet, İvan ın gözünden düşmüştür. Bu terk edişin nedeni olarak soyluların ihanetini gösteren IV. İvan, iki ay sonra geri döndüğünde kendisine Korkunç unvanını bahşedecek uygulamalara girişmiştir. Neredeyse bütün idare kademesi IV. İvan ın gözünde hain olduğundan, geri döner dönmez pek çok kişiyi öldürtmüştür. IV. İvan bu uygulamaları Opriçina adı verilen gizli bir polis teşkilatı ile birlikte gerçekleştiren Çar, kendisine muhalif olan bütün aristokratların mallarına müsadere yoluyla el koymuştur. Çarlığının son 20 yılında gerçekleştirdiği kanlı baskınlar neticesinde ki, oğlunu da 1582 de öldürtecektir, Çarlık Rusya ya tek adamlık sistemini de yerleştirmiştir. IV. İvan dönemi Türk illeri üzerinde önemli toprak kazanımlarının ve buraların ekonomik, jeopolitik kazanımlarının Rusya eline geçtiği dönemdir. Rusya bu kazanımlar üzerine 17. yüzyılın sonlarında başa gelen I. Pyotr ın (Petro) izlediği siyaset neticesinde imparatorluğa dönüşecektir. Çarlık Rusyasını geri kalmışlık içerisinde gören Pyotr, Rusya yı Asyalı bir devlet olmaktan ziyade Avrupalı bir kimliğe dönüştürmeyi temel alarak bir dizi yeni politika belirleyecektir. Çar Pyotr ın ilk önemli hareketi 1696 da Azak ı ele geçirmek oldu. Onun bu girişimi daha sonra Azak tekrar Türklerin eline geçse de Rusya yı Karadeniz e açan ve bu doğrultuda politikaların geliştirilmesinde cesaret veren bir eylemdi. Ancak Pyotr, bu hareket sırasında Rus askeri kabiliyetinin yetersizliğini görmüş, bunun üzerine yılları arasında kimliğini gizleyerek Avrupa ya bir seyahat gerçekleştirmiştir. Buradaki amaç, Avrupa nın gelişmiş tekniğinin Rusya ya aktarılmasıdır. İngiltere, Almanya, Hollanda gibi devrin önemli ülkelerine gerçekleştirdiği seyahatte gerektiğinde en ağır işlerde bile çalışmıştır. Rusya ya geri dönerken beraberinde başta gemi yapım tekniğini iyi bilen uzmanlar olmak üzere 800 yabancı ile dönmüştür. Onlardan yararlanmak suretiyle başta askeri olmak üzere, idari, hukuki, ekonomik reformlar gerçekleştirmiş, Rusya ya yeni ufuklar çizmiştir. Öncelikle Baltık ülkeleri ile uğraşmış, XII. Şarl ı Poltava da yendikten sonra, onun Osmanlı ya sığınmasını fırsat bilerek Osmanlı topraklarına saldırmıştır. Pyotr tüm bunları yaparken 1700 de imzalanan İstanbul Antlaşması ile elde ettiği İstanbul da daimi elçi bulundurma hakkını çok iyi değerlendirmiştir. Elçi olarak görevlendirilen Pyotr Andreyeviç Tolstoy vasıtasıyla başta İstanbul olmak üzere, Osmanlı hakimiyetindeki Balkanları iyi analiz etmiş, Osmanlı nın içinde bulunduğu siyasi, ekonomik, askeri durumu öğrenmiştir. İşte bu bilgilerden hareketle Prut Savaşı na girişmiştir. Çar Pyotr ın tüm bu hareketi ve planlaması Çarlık Rusyası nı imparatorluğa dönüştürmüş ve 18. yüzyıldan itibaren Avrupa nın önemli büyük güçlerinden biri haline getirmiştir. XVI.-XVII. Yüzyıl da Avrupa da Devlet-Toplum-Ekonomi Döngüsündeki Değişiklikler 1492 yılı ile başlatılan coğrafi keşiflerle birlikte Avrupa nın ekonomik, sosyal, politik ve kültürel tarihinde yeni bir sayfa açılmıştı. Teknik alanda sağlanan başarı ile erken modern dönemde ekonomik askeri ve politik yayılma dönemi başlamış oldu yılında İstanbul un Osmanlı Devleti nin eline geçmesi ve Balkan topraklarındaki ilerleyişi ile kısa sürede Orta Avrupa ya, Afrika kıyılarına, Karadeniz in kuzeyine uzanan hakimiyet alanı Avrupa nın Müslüman dünya tarafından çevrelenmesi anlamına gelmişti. İşte bu açıdan coğrafi keşifler ve arkasından yaşanan gelişmeler, Avrupa nın dünya çapındaki hakimiyetine giden süreci açmış oldu. 15. ve 16. yüzyıllarda Osmanlı Devleti devrin en büyük bir gücü iken, bundan sonra Avrupa nın yükselişi başlamış oldu. Dünya tarihine önemli bir etkisi olması bakımından coğrafi keşiflerin sonuçları şu şekilde özetlenebilir: Avrupa ile Asya Arasında yeni bir deniz yolu açıldı. Karasal ilerleme önce sınırlı kaldı, teknolojik gelişme ile genişledi. Avrupa yeni ürünler ile tanıştı. Yeni Dünya da nüfus azaldı. Yerli kültürler yok edildi Ticaret hacmi arttı. Yeni Dünya ya köle taşınmaya başlandı Mısır ve patates üretimi nüfus artışına destek oldu 25 26

14 Avrupa nın ekonomik merkezi değişti Avrupa ve Asya arasında yeni ticaret yollarının ortaya çıkması, 16. ve 17. yüzyılda ekonomik kaynak arzının önemli ölçüde genişlemesine neden olmuştur. Silah teknolojisinin gelişmeye başlaması, sayısal olarak üstünlüğü elde tutan ve bu sayede önemli bir güç olan kara devletlerinin (örn. Osmanlı) bu üstünlüğünü önemsiz hale getirdi. Yeni ürünlerin keşfi, Avrupa da daha önce olmayan tahıl, şeker kamışı, kahve, patates, domates, fasulye, mısır ve kabak ve çeşitli meyvelerin Avrupa ya girişini sağlamış oldu. Yeni ürünler Avrupa da artan nüfusun beslenme ihtiyacını karşılamış oldu. Avrupa dan Amerika ya taşınan çiçek, tifüs, grip gibi bulaşıcı hastalıklar ve ateşli silahlar Amerika daki yerli kültürlerin yok edilmesine yol açtı. Ayrıca Avrupa daki işgücü eksikliği Afrika ve Amerika dan getirilen köleler ile kapatılmaya çalışılmıştır. Ekonomi alanındaki kazanımlar zengin ailelerin ön plana çıkmasını, daha doğru bir ifadeyle yönetimlerle işbirliklerinin artmasını sağlamıştır. Bunların en önemlilerinden biri Almanya daki Fugger ailesidir. Ailenin ekonomik gücü, savaş finansörü olarak işlev görmesini sağlamıştır. Örneğin 16. yüzyılın hemen başında Macaristan ın Osmanlı Devleti ne karşı giriştiği hazırlığın finansörü bu ailedir. 15. yüzyıldan başlamak üzere, devlet ve ekonomi döngüsündeki gelişimin temelinde merkantilizm 9 yer almıştır. Külçecilik olarak adlandırılan bu ekonomik politika ülke içinde mümkün olduğu kadar çok altın ve gümüş biriktirmeyi amaçlıyordu. Bu sayede lehte dış ticaret fazlası yaratmak mümkün olacaktı. Ekonomik milliyetçiliğin en tipik örneği Fransa da Colbert Dönemi idi. Colbert in büyük etkisi nedeniyle colbertizm ile merkantilizm kelimeleri eş anlamlı olarak kullanılmaktaydı. İngiltere de Avrupa da kralların gücü artarken İngiltere de anayasal bir monarşi doğmuştu. Bu nedenle İngiltere de politikalar parlamentoda temsil edilen aristokratlar, toprak sahipleri, zengin tüccarlar ve saray mensupları tarafından belirlenmekteydi. Denizaşırı kavramının ortaya çıkması, Avrupa daki ticaret merkezlerinin yerini değiştirmiştir. Ticaret için Kuzey İtalya önemli bir merkez iken, İspanya ve Portekiz merkez haline gelmiştir. İspanya ise altın ve gümüş ticareti ile Avrupa daki en zengin ülke haline gelmiştir. Ekonomik anlamda ortaya çıkan tabloyu birkaç madde ile özetleyebiliriz: Alman Hansa şehirleri önce canlanmış sonra gerilemiştir. Gerilemenin temel nedeni Hollanda ve İngiliz şehirlerinin ticari gücünü artırmasıdır. Güney Almanya ve İsviçre ise gerileme sürecine girmiştir. Bunun temel nedeni en önemli ticaret yollarının dışında kalmalarıdır. Büyük keşiflerden en kârlı çıkan bölgeler Alçak ülkeler, İngiltere ve Kuzey Fransa olmuştur. Kısacası Atlantik e açılan ve Kuzey ile Güney Avrupa arasında kalan bölge gelişen dünya ticaretinden en kazançlı çıkan bölge oldu. Yaşanan ekonomik gelişmeler neticesinde toplum hayatında da önemli değişiklikler yaşanmıştır. Bunlardan en önemlisi nüfus artışı şeklinde olmuştu. 15. yüzyıl ortalarında Avrupa da nüfus 50 milyona yakın iken, 16. yüzyıla gelindiğinde bu sayı 100 milyona ulaşmıştır. Bu durumun en önemli nedenlerini ise şöyle özetlemek mümkündür: Veba gibi salgın hastalıklara karşı ilaçların bulunması İnsanların bağışıklık sisteminin gelişmesi Taşıyıcıları etkileyen ekolojik değişme sonucunda iklimde yaşanan iyileşmeler Nüfus/toprak dengesinin iyileşmesi ve bunun sonucunda reel ücretlerin artması Evlenme yaşının düşmesi Doğum oranlarının artması 9 Ülkenin zenginliğinin sahip olunan kıymetli maden stokları ile ölçüldüğü, ülke içine altın ve gümüş girişini artırmak için müdahaleci bir dış ticaret politikası ile mamul mal ihracatının teşvik edildiği, ithalatın ise önlenmek istediği iktisadi görüşe merkantilizm denir. Bütün bu gelişmelerin yanı sıra tarımda da önemli gelişmeler yaşanmıştı. Örneğin; sürü sahipleri Mesta adı verilen güçlü bir birlik oluşturmuşlardı. Sağladıkları vergi gelirleri yüzünden krallık bu birliğe özel imtiyazlar vermekteydi. Sürü sahiplerinin mevsim dönümlerinde 27 28

15 yaylaklar ve kışlaklar arasında geçiş yapma isteğini krallığın olumlu karşılaması, tarımda gerilemeye neden olan unsurlardan biridir. İspanyol Krallığı nın tahıl fiyatlarına narh (fiyat sabitleme) uygulaması gibi isabetsiz hükümet politikaları da tarımda gerilemeye neden olmuştur. Batı Avrupa da Ortaçağ dan gelen açık tarla sistemi varken Fransa da ortakçılık 10 yaygındı. Şehir çevrelerinde küçük mülkler; kırsal kesimde ise uzun dönem kiracılıklar söz konusuydu. 16. yüzyılda modern tarıma geçen ilk ülke olan Hollanda en gelişmiş tarıma sahipti. Bunun temelinde ihtisaslaşma yatıyordu. Yapılan ticari tarımla üretim pazar için gerçekleştirilmekteydi. Sanayi alanında ise en önemli gelişme gemicilikte yaşanmıştı. Ayrıca silah sanayinde de önemli gelişmeler yaşanmıştı. Gemicilik alanındaki gelişmeleri şöyle özetleyebiliriz: Gemi yapımındaki yenilikler gemicilik sanayini geliştirdi. Hollanda nın deniz ticareti hızla gelişti. Hollanda deniz filosu, Avrupa nın en büyük filosuydu. Ahşap gemilerin kısa ömürlü oluşu gemi inşa sanayine büyük talep yarattı. 16. yüzyıl sonunda ortaya çıkan Fluyt adlı özel ticari taşıma gemileri ticaretteki artışı hızlandırdı. Günümüz tankerlerine benzeyen bu gemiler sayesinde hacimli fakat düşük değerli malların taşınmasına imkan sağlandı. Ayrıca haha az tayfa ile faaliyette bulunulabiliyordu. Savaş ve Büyük Güçler Bu başlık altında savaş olgusu ve bunun büyük güçler üzerindeki etkisine, tarihteki önemine değinilecektir. Öncelikle savaşa ne neden olur? sorusu 11 üzerinde durmalıyız. Bu soru üzerinden büyük güçlerle ilişki kurulacaktır. Aktarılacak bilgilerin bir kısmı yukarıda verilenler arasında var olduğundan benzer konular yalnızca ismen veya başlık olarak aktarılacaktır. Savaşa ne neden olur? sorusunun cevabı olarak pek çok seçeneği değerlendirebiliriz. Aşağıda verilen maddelere sizler de kendi yorumunuza göre maddeler ekleyebilirsiniz: Hanedanlık yarışı Nüfuz elde etme Din Askeri faktörler Yanlış algılamalar Dış politikada veya diplomaside yapılan hatalar İmparatorlukların Çöküşü Sınıf faktörü Diğer nedenler Savaşın nedenleri arasında gösterdiğimiz hanedanlık yarışı kapsamında Yüzyıl Savaşlarını ( ) ele alabiliriz. Yukarıda bu savaş ile ilgili bilgi vermiştik. Savaşın nedenini İngiltere Kralı III. Edward ın Fransa tahtında hak iddiası ile feodal yapıyla hanedanlıklar arası yarışı gösterebiliriz. Bu savaş kapsamında 21 adet savaş gerçekleşmiş ve Fransa bu savaşlar sonucunda galip gelmiştir. Bu savaşların ardından yine yukarıda değindiğimiz Güller savaşı ( ) yaşanmıştır. Savaşın İngiltere üzerindeki etkisine İngiltere nin Yükselişi başlığında; Fransa üzerindeki etkisine de Fransa nın Yükselişi başlığında değinmiştik. Savaşa neden olan ikinci faktör din mücadelesi ve nüfuz elde etme başlığı için en bilinen örnek Otuz Yıl Savaşlarıdır ( ). Bu savaş da 1555 te imzalanan Augsburg Barışı ihlal edilmesi ve daha sonra 1609 da Fransa ile İspanya arasında yapılan Protestanlara sınırlı ibadet özgürlüğü verilmesinin yetersiz oluşu ile ortaya çıkmıştır. Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu içerisindeki küçük prensliklerin, krallıkların 10 Toprak sahibinin emek dışındaki tüm üretim girdilerini sağladığı, riske ve 11 Bu sorunun derse uyarlanmasında Prof. Stephen Van Evera nın Savaşın üretim kararlarına katıldığı, elde edilen ürünün ise yarı yarıya paylaşıldığı sisteme ortakçılık denir. Nedenleri ve Önlenmesi isimli dersinden yararlanılarak Büyük Güç kavramı ile birleştirilmiştir

16 mücadelesi olan bu savaşın, 1608 de Protestan birliğinin, 1609 da da Katolik birliğinin oluşturulması sonrası ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur. Savaşın başlamasından kısa süre sonra Protestan-Katolik çekişmesine hanedanlar arası mücadele de eklenmiştir. Savaş sırasında Habsburglu II. Ferdinand 1619 da Kutsal Roma İmparatoru olduğunda zor kullanarak din değiştirtmesi ve Protestanlığı Bohemya dan silmesi önemli bir olay olarak karşımıza çıkar da ise Calvinciliği yasaklayan ve Katolikliğe geri dönülmesini emreden Eskiye Dönüş Fermanı (Edict of Restitution) yayınlanmıştır yılında Protestanları destekleyen Fransa nın savaşa dahil olması ile seyri değişen süreci sona erdiren Westfalya Barışı olmuştur. Bu antlaşmayla; Calvenizm in kabulü Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu nun dağılışı Protestanların zaferi Fransa nın zaferi İsveç in yükselişi Hollanda nın bağımsızlığı Devletlerarası sistemin kuruluşu gerçekleşmiştir. Fransa bu anlaşmadan en karlı çıkan ülke olarak Avrupa nın en önemli büyük gücü haline gelecektir. Savaşa neden olan faktörler arasında en önemlilerinden birisi de askeri faktörler dir. Bu kapsamda yukarıda Rusya nın yükselişi başlığında ele aldığımız Azak ın fethini, Baltık ülkeleri ile mücadele sürecini ve Prut savaşını gösterebiliriz. Yine askeri faktörler içerisinde ele almak üzere, yönümüzü bu kez Doğu Asya topraklarına çevirerek Mançuların Çin in kuzeybatı ülkelerinde gerçekleştirdiği saldırıları ve daha sonra yılları arasındaki Çin in büyük istila sürecini gösterebiliriz. Mançuların kuzeybatı bölgelere askeri seferler düzenlemesi buradan sürekli olarak topraklarına düzenlenen Cungar (Kalmuk) saldırıları ile ilgilidir ki, o dönemde bu süreç Çin i zaman zaman güçten düşmesine neden olmaktadır. Bu bölgedeki Cungar varlığına bir son vermek ve bölgeyi denetim altına almak için de yılları arasında çok büyük bir istila süreci başlatacaktır. Togan, bu süreci çok kanlı baskınların gerçekleştiği ve milyon insan kaybı ile aktarmaktadır. Bu hareket ile Çin birlikleri, çok büyük katliamlar yapmış, bölgedeki Cungar (Kalmuk) varlığının çok büyük kısmını sona erdirmiş, Uygurlar ve bölgedeki diğer Türk boyları için telafisi mümkün olmayan kayıp yaşanmıştır. Bugün Doğu Türkistan Sorunu nu ele alan araştırmacıların 18. yüzyıl ortalarını iyi analiz etmeleri, sorunun kökenine inilmesi bakımından oldukça önem taşır. Dış Politika ve Diplomaside Yapılan Hatalar ve Yanlış Algılamalar savaşa neden olan, daha doğrusu savaşın çıkarılmasındaki görünen sebebi teşkil eden bir etkendir. Bu kapsamda kıtalararası mücadele olarak baktığımızda ilk dünya savaşı diyebileceğimiz Yedi Yıl Savaşlarını ( ) tipik bir örnek olarak gösterebiliriz. Bu başlık altında savaşın nedenlerini özetleyecek olursak; Virginia valisi Dinwiddie, İngiltere ile olan yazışmalarında Ohio Vadisi ni İngiliz Malı olarak tanımlamıştı. Dinwiddie a göre, Fransızlar, Alleghani bölgesinin doğusunu işgal ederek (ki etmemişlerdi), daha büyük bir Kuzey Amerika fethine hazırlanıyorlardı. Massachusetts valisi Shirley, Londra ya Fransa nın Massachusetts i işgal ettiklerini söylemişti. Oysaki bu gerçek değildi. Dinwiddie, Londra ya Fransızlar ın Ohio Vadisi ndeki İngiltere askerlerine saldırdığını söylemişti. Ancak Fransızlar Ohio Şirketi nin paralı askerleriyle savaşmışlardı, İngiliz hükümetinin birlikleriyle değil. Dinwiddie, Ohio Vadisi nde kendi başlattığı kale inşaatını Londra ya bildirmemişti. Dinwiddie, Fransızlar a karşı savaşan yerlileri nasıl desteklediğini de Londra ya bildirmemişti. Savaşın sonrasına bakacak olursak; Büyük Britanya dünya çapında bir deniz gücü ve sömürgeci güç Ekonomik ve politik olarak Fransa nın gerilemesi ve Fransız Devrimi nin zemini Prusya Avrupa nın büyük güçlerinden biri 31 32

17 Almanya nın birleşme süreci hızlandı Amerika da artan vergiler, bağımsızlık hareketlerine zemin hazırladı. Amerika kıtasındaki kolonileşme süreci son buldu Hindistan daki koloniler Britanya ya devredildi Savaşa neden olan önemli etkenlerden biri de İmparatorlukların gerilemesi veya çöküşü gösterilebilir. Basit bir denklem ile bunu özetleyecek olursak; Doğa, asla boşluk kabul etmez! Burada vurgulamak istenilen bozulan siyasi yapıların geri çekilmelere neden olması ve geride kalan boşluğun devrin bir başka gücü veya güçleri tarafından doldurulmak istenmesidir. Bu kapsamda kendi tarihimizden Osmanlı Devleti ni örnek gösterebiliriz. Osmanlı tarihi ile ilgili en fazla bilgi sahibi olduğunuzu düşünecek olursak, burayı kısaca şu örnekle özetleyebilirim. Fransız Devrimi nin neden olduğu milliyetçilik akımı, beraberinde devletin içerisinde var olan askeri, ekonomik, siyasi bozulmalar gerilemeyi veya çöküşü hızlandıran en önemli etkenlerdir. Bu kapsamda 19. yüzyıldaki özellikle Balkanlar daki toprak kayıpları üzerine düşünebilirsiniz. Daha sonra değineceğimiz için savaşa neden olan etkenler içerisinde sınıf faktörü nü sadece başlıklar halinde vermek istiyorum. Bu kapsamda Karl Marks ve Friedrich Engels in Komünist Manifestosu ile ortaya konulan ilkeler bağlamında 1848 İhtilallerini ve topraksız köylüler ile işçi sınıfın isyanı olan Rusya daki 1917 Devrimini düşünebilirsiniz. Siyasi Sitem ve Büyük Güçlerin Şekillenişi 12 Bu başlık altında daha önce aktarılan bilgiler ışığında büyük Avrupa güçlerinin siyasi sistemlerindeki değişim ve farklılaşmaya değinilecektir. Bu farklılaşma konusunda İngiltere ve Hollanda örnekleri ile Fransa, İspanya, Kutsal Roma Cermen İmparatorluklarının 12 sitemlerindeki dönüşüm, bu dönüşüm üzerindeki etkenler, toplumsal yapılar üzerinde durulacaktır. Avrupa daki siyasi sistem üzerine aktaracağımız bilgiler, aslında modern devlete geçiş sürecini de özetleyecektir. Bu geçiş süreci ile büyük güçlerin ilişkisi ön planda olacaktır. Modern devlete geçiş süreci olarak adlandırılan zaman dilimi 17. yüzyıl ile başlatılarak 18. yüzyılın ortalarına kadar uzatılan bir dönemi ifade etmektedir. Bu süreç içerisinde, siyasi sitemlerinin farklılaşması bakımından, iki önemli figür karşımıza çıkar. Bunlardan biri İngiltere, diğeri de Fransa dır. Geçirilen sürecin sonunda İngiltere diğer Avrupa devletlerine göre fazla merkezi olmayan bir siyasi yapı (İngiliz monarşisi) olurken; Fransa aşırı merkeziyetçi bir siyasi yapıya (monarşi) dönüşecektir. İki önemli büyük güç arasındaki yönetimsel veya siyasal bu fark, kıta Avrupası nın yöneticilerinin kendi hanedanlıklarını genişletme veya güçlendirme çabaları ile oluşmuştur. Gösterilen bu güç gayreti ise iki özellik etrafında şekillenir: 1- Kendi halkından sağlanan kaynağın kapasitesini arttırma telaşı, 2- Küçük devletleri evlilikler veya büyük devletlere karşı savaş yoluyla kendi bünyesine alarak hanedanlık topraklarını genişletmek. Kıta Avrupası nda girişilen hanedanlık yarışının en önemli nedeni, Avrupa nın tam ortasında var olan ve diğer devletler için zaman zaman büyük tehdit oluşturan Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu na karşı gerçekleşmekteydi. Bu imparatorluğun yapısına bakıldığında içerisinde beş ayrı hanedanlığın varlığını görebilirsiniz: Habsburglar (Avusturya, Bohemya, İspanya kolu) Hohenzollern (Brandenburg ve Franken kolu) Wettin (Albrecht ve Ernst kolu) Wittelsbach (Bavyere ve Pfalz kolu) Oldenburg (Danimarka ve Holstein-Gottorp kolu) Söz konusu hanedanlıklar arasından Habsburgların sıyrılması ve ön plana çıkması ise, diğer Avrupa güçlerinin gözünü korkutan bir etki ortaya koymuştu. Avrupa daki bu hanedanlık ve merkezileşme yarışına karşın İngiltere de ise ulusal kimliğin inşası süreci, kıta Avrupa sınınkinin tersi Yeniçağ Avrupa sının en önemli devletlerinin büyük güç olma yolunda izledikleri süreç ile birlikte şekillenen yönetim sistemi arasındaki ilişkinin incelendiği bu bölüm, Prof. John Merriman ın Avrupa Uygarlığı, adlı dersi temelinde ele alınmıştır

18 35 bir süreç izlemektedir yıllarında birincisi; yıllarında ikincisi; yıllarında da üçüncüsü gerçekleşen İngiltere İç savaşlarından Parlamento galip çıkmıştır. Bu iç savaş sürecinin temel nedeni, Cumhuriyetçiler ile kraliyet yanlıları arasındaki politik görüş farklılığı ve mücadelelerdir. İç savaşlar Kral I. Charles in idamı ve Cromwell in başa geçmesi ile başlamıştı. İç savaşın İngiltere deki yönetim anlayışına etkisi ise, kralın devleti yönetme sürecindeki şahsiliğin sona ermesi ile İrlanda, İskoçya ve Galler in katılımlarıyla oluşan parlamento ile kral arasında denge oluşturulması idi. İşte bu süreç, daha önce değindiğimiz ve Büyük Britanya yı ortaya koyan 1707 yılındaki Birlik Kanunları nı ortaya çıkaran en önemli unsur olmuştur. İngiltere de bu gelişmeler yaşanırken, Avrupa da geleneksel ortaçağ devletlerinin bürokratikleşme sürecinin yaşandığını görmekteyiz. Bu bağlamda yerel yönetimlerin sahip oldukları yetkileri sınırlandırılmıştır. Çünkü yerel yönetimler ne kadar fazla yetkiye sahip olursa, devlet merkezileşemeyecek yani kral mutlak güç olamayacaktır. Merkezileşme ve birleşmenin diğerlerine göre geç gerçekleştiği ülkelerde buna sebep yerel varlıklardır. Örnek verecek olursak; Alman liman kentleri Lübeck, Hamburg ve bazı liman kentlerin katılımıyla oluşturulan Hansa Ligi (Birliği) Almanya nın birleşmesinin 1871 yıla kadar gecikmesine neden olmuştur. Çünkü Hansa ligi, Almanya nın kuzeyindeki kentlerin ve yabancı ülkelerdeki bazı Almanların çıkarlarını karşılıklı korumak fikrine dayanıyordu. Yani bütün bir Almanya ideali yoktu. Benzer şekilde İtalya nın birleşmesi de lere kadar uzamıştır. Çünkü İtalya nın kuzeyi, elinde pek çok hak barındıran küçük devletçiklerle doludur. Fransa ve İspanya ise merkezileşme yani kralı mutlak güç yapma fikriyle hareket eden ülkeler olarak, öncelikle şehirlerin etrafındaki surların yıkılışı gerçekleşmiştir. Buna en tipik örnekler, Fransa daki Nimes; İspanya daki Avila şehirleridir. Her iki ülkenin kralı da bu surları yıkmakla, bu şehirlerde oluşan yerel yönetimin gücünü kırmayı amaç edinmiştir. Bunun Fransa üzerindeki en önemli etkisi de burjuvazinin gerilemesidir. Çünkü burjuva, şehirde yaşayan ve kendisiyle ilgili kararların bazılarının yerel idare tarafından alındığı sınıfı teşkil etmektedir. Fransa da merkezileşme çabaları birkaç unsura dayanmaktaydı: Yerel yönetimin memurlarının merkezden atanarak değiştirilmesi, Vergiden muaf olma hakkının kaldırılması Büyük merkezi bir ordunun oluşumu Bütün bu sürecin en önemli göstergelerinden biri Otuz Yıl Savaşları dır ( ). Savaş ve sonuçları hakkında daha önce aktarılan bilgilere ek olarak şunu belirtmeliyiz ki, savaşın en önemli sonucu, merkezi otoritenin gücünün kabulüdür. Yani mutlaki yönetimin Fransa da zirve yapmasıdır. Bu noktada Jean Bodin in ( ) Devletin Altı Kitabı nda yer alan egemenliğin üç temel niteliğine atıfta bulunmalıyız: 1- Mutlaklık, 2- Süreklilik, 3- Bölünmezlik ve Devredilemezlik. Bodin, bu üç önerme çerçevesinde egemenliği şekillendirmekte ve aslında Fransa örneğinde anlatmaya çalıştığımız mutlak güç anlayışını özetlemektedir: «Egemen majestelerinin ve mutlakiyetçi gücün temel noktası, esas olarak yasalar çıkarıp, bu yasaları rızaları gerekmeksizin insanların üzerine dikte etmekte yatmaktadır.» «Kralın egemenlik hakkı ve yetkisi, babanın hükmetme hakkı gibi mutlaktır. Fransa yı bu kadar katı bir sisteme götüren pek çok etken olabilir. Ancak yukarıda aktardığımız bilgilere ek olarak şunu da söylememiz gerekir ki, hükmetme gücü elinde olan Kral IV. Henry, 1610 yılında Paris te sıradan bir suikast ile öldürülmüştü. Bu Fransa tarihi için dönüm noktalarından biridir. Bunun üzerine Fransa da var olan Genel Meclis (Estates General), bütün eyaletleri temsilen toplanmıştı. Fransa da bu meclis 1789 a kadar bir daha toplanmamıştır. Sonuç ise, meclisler, parlamentolar var olsa da mutlak ve tek güç kral olmuştur. Çünkü kral bunları toplamak zorunda değildir. Merkezi büyük orduların kuruluşuna ve gelişimine de yine merkezileşme çabası içerisinde bakabiliriz. Çünkü merkezi ordu demek, istediğin anda vergi alabilmek, ülke içinde oluşan direnişi büyük bir kuvvetle bastırmak demekti. Bu noktada rakamları örnek verebiliriz: 36

19 Ülke 1690 yılı 1756 yılı Fransa Habsburg Prusya (Brandeburg ile) Örneğini verdiğimiz Fransa ve diğer Avrupa büyük güçlerine karşın İngiltere ve Hollanda nın yönetim anlayışında farklı bir dönüşüm görülür. Bu bağlamda İngiltere anayasal monarşi; Hollanda cumhuriyet idaresini benimsemişti. Bu iki devletin Fransa dan farkını toplumsal dinamikleri ile izah edebilmek mümkündür. O halde toplumsal yapıyı şöyle özetleyelim: Çok geniş orta sınıf (Avrupa da hiçbir ülkede bu kadar geniş bir orta sınıf yok!) İngiltere de ayrıcalık, soyluluktan ziyade zenginlikle ilgiliydi. Zenginlik ise toprak sahipliği ile. İspanya, Fransa ve Prusya da ticarete yatırım yapmak çaptan düşmek anlamında! Orta sınıf, siyasi haklar ve ayrıcalıklar için baskı kurabiliyordu. Ticari olarak gelişmiş bir orta sınıfın elinde olan kuzey şehirleri, ticari merkezin güneyden kuzeye kaymasını sağlamıştı. Bu bakımdan İngiltere de Norwich, Exeter, York, Mancester, Liverpool un gittikçe büyüdüğünü görürüz. Bu gittikçe büyüme, doğal olarak bazı hakların talep edilmesini beraberinde getirecektir ki, bu da kralın tek otorite olmasının önündeki en büyük engellerdendir. İngiltere de Kral, Fransa dakine benzer şekilde otorite olmaya çalışacaktır lı yıllara gelindiğinde bunu görmekteyiz. Yukarıda İngiliz İç Savaşı ndan söz etmiştik. İşte bu iç savaş tam da kralın otorite olma isteğine karşı konulan tepkidir. Bu tepki, hür doğmuş İngiliz ferdi fikrine karşı kralın ve yetkilerinin tehdit olarak görülmesi ile ortaya çıkmıştı. Hollanda da da benzer şekilde merkezileşme denemeleri olmuştu. Aile hanedanı olarak Orange ailesi, Hollanda daki en yüksek resmi pozisyon olan Stadtholder ı ele geçirip onu gürleyen bir tür kısmimutlakiyetçi bir krala çevirmek istemişti. Bununla birlikte İspanya, Hollanda üzerinde sürekli baskı kurmak istiyordu. Bu baskıyı din merkezli gerçekleştirmekteydi. Çoğunluğunu Calvinistlerin (Protestan) oluşturduğu Hollanda üzerinde Katolikliğe dönülmesi konusunda İspanya nın baskısı mevcuttu. Fransa da XIV. Louis de Hollanda nın tamamını kontrol altında tutmak istiyordu. Bu doğrultuda girişimler de söz konusuydu. Hollanda ise bu dış baskılara boyun eğmeyi reddetmekte ve ayrıca var olan eyalet siteminin devamını savunmaktaydı. Çünkü İngiltere ile aynı şekilde ticaretin gelişkin olduğu şehirler mevcuttu. Sonuç olarak baktığımızda, gelişen tarihi olaylar toplumsal hafıza üzerinde son derece etkili olmuştu diyebiliriz. İşte oluşan bu toplumsal hafıza neden Fransa gibi mutlak gücün kral olduğu bir sistemin İngiltere veya Hollanda da var olmadığı sorusuna cevap olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda baskı uygulayan büyük güçlere (Fransa, İspanya) karşı bir sevimsizlik söz konusudur. Dolayısıyla Katolik dünya aynı zamanda düşmandır (Buradan hareketle Reformasyon ortaya çıkar, kendi İngiliz değerlerine özgü Anglikan kilisesi kurulur.). Yaşanan gelişmeler tek otoritenin kralın elinde olduğu bir mutlak güç mü; yoksa dengelenmiş, paylaşılmış bir güç mü seçeneğini ortaya çıkarmıştır. Bu seçenekler farklı yönetim tarzları ve farklı istikametlere giden devletleri ortaya çıkarmış olur. İngiltere ve Hollanda da ulusal kimliğin oluşumu da bu çerçevede şekillenmişti: Katolik olmamak, Mutlakiyetçi olmamak, Fransız olmamak 37 38

20 DERS NOTLARININ HAZIRLANIŞINDA KULLANILAN KAYNAKLAR Abdurrahman Saygılı, Jean Bodin in Egemenlik Anlayışı Çerçevesinde Kralın İki Bedeni Kuramına Kısa Bir Bakış, Ankara Ün. Hukuk Fakültesi Dergisi, 63 (I) (2014), s Ayşe Yarar, Latin Amerika da İspanyol Sömürgeciliği ve Simon Bolivar ın Bağımsızlık Mücadelesi, History Studies, Vol. 5/1 (Ocak 2013), s Enric Ucelay-da Cal, İspanya. Kara Efsanenin Ötesinde, Ülkelerin Tarihleri. Ulusal Kimlikler Nasıl Oluşturuldu?, der.: Peter Furtado, çev.: Şahika Tokel, Yapı Kredi Yay., İstanbul 2014 Erdoğan Uygur-Fatma Uygur, Fransız Sömürgecilik Tarihi Üzerine Bir Araştırma, Türkiye Sosyal Araştırmalar Dergisi-Turkish Journal of Social Research, yıl 17, sayı 3 (Aralık 2013), s Haluk Özdemir, Uluslararası İlişkilerde Güç: Çok Boyutlu Bir Değerlendirme, Ankara Üniv. SBF Dergisi, 63-3, s Helene Carrere d Encausse, Tamamlanmamış Rusya, çev.: Reşat Uzmen, Ötüken Yay., İstanbul İlyas Kamalov, Altın Orda ve Rusya. Rusya Üzerindeki Türk-Tatar Etkisi, Ötüken Yay., İstanbul İsabel De Madariaga, Korkunç İvan, İşbankası Kültür Yayınları, İstanbul Jeremy Black, Büyük Britanya Kurgulanmış Ulus Devlet, Ülkelerin Tarihleri. Ulusal Kimlikler Nasıl Oluşturuldu?, der.: Peter Furtado, çev.: Şahika Tokel, Yapı Kredi Yay., İstanbul M. Condon E. T. Jones, Warrant for the payment of John Cabot s pension, 22 February 1498, pdf (ET.: ) Mehmet Yetişgin, Rusların Türk Toprakları Üzerine Yayılmasının Sebepleri Üzerine Bazı Düşünceler, Selçuk Üniv. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, S. 16 (2006), S Merry E. Wiesner-Hanks, Erkan Modern Dönemde Avrupa , Türkiye İş Bankası Kültür Yay., İstanbul Murat Hanilçe, Coğrafi Keşiflerin Nedenlerine Yeniden Bakmak, Tarih Okulu Dergisi, S. VII (Mayıs-Ağustos 2010), s P. Kennedy, Büyük Güçlerin Yükseliş ve Çöküşleri, çev.: Birtane Karanakçı, İşbankası Kültür Yay., Ankara 1990 Süleyman el-tâcir, Doğunun Kalbine Seyahat (Çin ve Hind Ülkeleri Hatiraları ve İlaveleri), çev.: Ramazan Şeşen, Yeditepe Yay., İstanbul Yalçın Alganer-Müzeyyen Özlem Çetin, Avrupa da Birlik ve Bütünleşme Hareketleri (I), Marmara Üniv. İ.İ.B.F. Dergisi, c. XXIII, S. 2 (2007), s Z. Velidi Togan, Bugünki Türkili Türkistan ve Yakın Tarihi, Enderun Yay., İnternet Kaynakları

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.

Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight. BASIN BÜLTENİ Tarih: 13 Temmuz 2012 Daha fazla bilgi için Nurgül Usta Genel Md. Yardımcısı Tel: 0212 349 48 50 E mail:nurgul.usta@dorinsight.com Hitay Yatırım Holding firmalarından Türkiye nin en büyük

Detaylı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Hadrianopolis ten Edrine ye : Bizans Dönemi.......... 4 0.2 Hadrianopolis Önce Edrine

Detaylı

HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için

HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için düzenledikleri seferlere "Haçlı Seferleri" denir. Haçlı Seferlerinin

Detaylı

2004 yılında 929 milyon Dolar olan değerli maden ve mücevherat ihracatımız, %62 artışla 2008 yılı sonunda 1.5 milyar Dolara ulaşmıştır.

2004 yılında 929 milyon Dolar olan değerli maden ve mücevherat ihracatımız, %62 artışla 2008 yılı sonunda 1.5 milyar Dolara ulaşmıştır. AFRİKA ÜLKELERİNDE MÜCEVHER SEKTÖRÜ İstikrarlı ve sürekli gelişimiyle büyümeye devam eden Türk Mücevherat Sektörü, son yıllarda gösterdiği ivmeyle altın ve mücevher sektörünün dünya genelinde önde gelen

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER 20. yy.da meydana gelen I. ve II. Dünya Savaşlarında milyonlarca insan yaşamını yitirmiş ve telafisi imkânsız büyük maddi zararlar meydana gelmiştir. Bu olumsuz durumun

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

COĞRAFİ KEŞİFLER. 15. ve 16. yüzyıllarda Avrupalılar tarafından yeni ada, kıta, okyanus ve ticaret yollarının bulunmasına Coğrafi Keşifler denir.

COĞRAFİ KEŞİFLER. 15. ve 16. yüzyıllarda Avrupalılar tarafından yeni ada, kıta, okyanus ve ticaret yollarının bulunmasına Coğrafi Keşifler denir. COĞRAFİ KEŞİFLER 15. ve 16. yüzyıllarda Avrupalılar tarafından yeni ada, kıta, okyanus ve ticaret yollarının bulunmasına Coğrafi Keşifler denir. Öncelikle merak ve keşif amaçlarıyla başlayan bu hareketler

Detaylı

Bayrağında hem mavi, hem beyaz renkler olan Avrupa Birliği ülkelerini. Bu fotoğrafın çekildiği Avrupa ülkesini tahmin edebilir

Bayrağında hem mavi, hem beyaz renkler olan Avrupa Birliği ülkelerini. Bu fotoğrafın çekildiği Avrupa ülkesini tahmin edebilir Bayrağında hem mavi, hem beyaz renkler olan Avrupa Birliği ülkelerini biliyor Haritadan bakıp sıralayabilir misin? 1 AB nin nüfus olarak en kalabalık üye ülkesi hangisi olabilir sence? 5 Avrupa Birliği

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ

KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ Yükseköğretim Sisteminin Uluslararasılaşması Çerçevesinde Türk Üniversitelerinin Uluslararası Öğrenciler İçin Çekim Merkezi Haline Getirilmesi Araştırma Projesi KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül)

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) 2- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcunun Borçluya Göre Alacaklı Dağılımı (2002-2015

Detaylı

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Recep Kapar Muğla Üniversitesi recepkapar@sosyalkoruma.net www.sosyalkoruma.net Sosyal Güvenlik Harcamaları Yüksek Değildir Ülke İsveç Fransa Danimarka Belçika

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ İSPANYA ÜLKE RAPORU Mayıs 2009 Hazırlayan: Özlem Kılıç 2 I. GENEL BİLGİLER Resmi Adı : İspanya Krallığı Yönetim Şekli : Parlamenter Monarşi Coğrafi Konumu

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

We are experts of. workplace culture. GIFTWORK Modelini Anlamak. greatplacetowork.com.tr

We are experts of. workplace culture. GIFTWORK Modelini Anlamak. greatplacetowork.com.tr We are experts of workplace culture GIFTWORK Modelini Anlamak greatplacetowork.com.tr Great Place to Work Hakkında Great Place to Work Enstitüsü bugün dünyada 53 ülkede faaliyet gösteren, 25 Yıldır işletmeleri

Detaylı

Dış Ticaretin Gelişimi Bölgesel Yaklaşımlar Anket Sonuçları AVRUPA

Dış Ticaretin Gelişimi Bölgesel Yaklaşımlar Anket Sonuçları AVRUPA Dış Ticaretin Gelişimi Bölgesel Yaklaşımlar Anket Sonuçları AVRUPA I. Ticaret Müşavirleri Konferansı 25-30 Nisan 2011 28 Nisan 2011 TİM Dış Ticaret Kompleksi Fırsatlar Bölgenin potansiyeli en yüksek pazarı

Detaylı

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012

ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012 ZİYARETÇİ ARAŞTIRMASI ÖZET SONUÇLARI 21 24 Nisan 2012 29. Uluslararası Tekstil Makineleri Fuarı 4. İstanbul Teknik Tekstiller ve Nonwoven Fuarı 9. Uluslararası İstanbul İplik Fuarı Hazırlayan TEKNİK Fuarcılık

Detaylı

Türkiye ve Avrupa Birliği

Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi Avrupa Birliği 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması'yla Avrupa Ekonomik Topluluğu adı altında doğdu. Türkiye 1959 yılında bu topluluğun

Detaylı

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU Akışkan gücü, basınçlı akışkanların, ister sıvı ister gaz halinde olsun, enerjilerinden faydalanarak elde edilen güçtür. Sıvı veya gaz, yada somut olarak su veya hava, ancak

Detaylı

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA TEMMUZ 2009 Hazırlayan: Mesut DÖNMEZ 1 GENEL KOD BİLGİSİ: 392310 GTIP kodunun üst kodu olan 3923 GTİP koduna ait alt kodlar ve ürünler aşağıda

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ Türkiye milli katılım organizasyonunun, T.C. Ekonomi Bakanlığı'na izin başvurusu yapılmış olup, Türkel

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

İktisat Tarihi II. XI. Hafta

İktisat Tarihi II. XI. Hafta İktisat Tarihi II XI. Hafta 19. yy da Ekonomik Gelişmeler 19. yy Avrupa da, sanayinin bir hayat tarzı olarak kesin zaferine şahit oldu. 19. yyda uluslararası ekonomik ilişkilerde ve devletlerin ekonomik

Detaylı

DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ

DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ Kemal Gürüz Atılım Üniversitesi 12 Mart 2012 Yirmi beş yaş üstü nüfus içinde ortaöğrenim görmüş olanların oranı, %. 2007.

Detaylı

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir Yalnız z ufku görmek g kafi değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir 1 Günümüz bilgi çağıdır. Bilgisiz mücadele mümkün değildir. 2 Türkiye nin Jeopolitiği ; Yani Yerinin Önemi, Gücünü, Hedeflerini

Detaylı

AVRUPA MİRAS GÜNLERİ. Umut Özdemir. Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

AVRUPA MİRAS GÜNLERİ. Umut Özdemir. Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı AVRUPA MİRAS GÜNLERİ Umut Özdemir Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Avrupa Miras Günleri fikri Fransa da 1984 yılında başlatılan Kapıları Açık Anıtlar tasarısının tüm Avrupa ya yayılmasının

Detaylı

TEMEL GÖSTERGELER Coğrafi yapı

TEMEL GÖSTERGELER Coğrafi yapı RAMAZAN 2013 KENYA TEMEL GÖSTERGELER Coğrafi yapı Güneyinde Tanzanya, batısında Uganda, kuzeybatısında Sudan, kuzeyinde Etiyopya ve doğusunda Somali olan bir doğu Afrika ülkesidir. Hint Okyanusu na kıyısı

Detaylı

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 23 Aralık 2013 DÜNYA EKONOMİSİNDE 2013 ÜN EN LERİ 1. FED Başkanı Bernanke nin piyasaları dalgalandıran açıklamaları 2. Gelişmekte olan ülke risklerinin

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Uluslararası Konferans Sivil Toplum-Kamu Sektörü İşbirliği 25-26 Nisan 2013, İstanbul 2 nci Genel Oturum

Detaylı

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL Title of Presentation Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL İçindekiler 1- Yeni Büyük Oyun 2- Coğrafyanın Mahkumları 3- Hazar ın Statüsü Sorunu 4- Boru Hatları Rekabeti 5- Hazar

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1

TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Hollanda İlişkileri; Fırsatlar ve Riskler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

türkiye talep profili 2014

türkiye talep profili 2014 1 AKDENİZ TURİSTİK OTELCİLERİ VE İŞLETMECİLER BİRLİĞİ türkiye talep profili 2014 ilk yarı Sonuçları (özet değerlendirme) 30 YIL 1984-2014 AKTOB ARAŞTIRMA /EROL KARABULUT GECELEMELER % 10, GELİR % 6 ARTTI

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > muratmetueds@yahoo.com Özel okul anlayışı, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de farklı uygulamalar olmakla birlikte vardır ve yaygınlık

Detaylı

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış!

Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Tarih: 19.05.2013 Sayı: 2013/09 İSMMMO nun Türkiye de Tatil ve Çalışma İstatistikleri raporuna göre Türkiye tatil günü sayısında gerilerde Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Türkiye, 34 OECD ülkesi arasında

Detaylı

ALTIN, KIYMETLİ MADEN VE MÜCEVHERAT SEKTÖRÜ

ALTIN, KIYMETLİ MADEN VE MÜCEVHERAT SEKTÖRÜ ALTIN, KIYMETLİ MADEN VE MÜCEVHERAT SEKTÖRÜ T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI RİSK YÖNETİMİ VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EKONOMİK ANALİZ VE DEĞERLENDİRME DAİRESİ 31.12.2013 ANKARA 1 GİRİŞ TANIM Bu bölümde

Detaylı

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ

Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ Türkiye de Kadın İstihdam Sorununa Çözümler LİZBON SÜRECİ ve KADIN GİRİŞİMCİLİĞİ TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Kongresi Ankara, 25 Ağustos 2008 Y.Doç.Dr. İpek İlkkaracan İstanbul Teknik Üniversitesi Kadının

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ARICILIK

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ARICILIK A. ANAKARALARIN KOLONİ SAYILARI VE BAL ÜRETİMLERİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ARICILIK H. Vasfi GENÇER Yasin KAHYA A. Ü. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Sayısı ve Bal Üretimi (2002) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)

Detaylı

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF)

MÜCEVHER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ MAL GRUBU ÜLKE RAPORU (TÜRKİYE GENELİ) - (KÜMÜLATİF) ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 1 BİRLEŞİK ARAP EMİRLİ 269.665.223,68 305.580.419,69 13,32 ALTINDAN MAMUL MÜCEVHERCİ VE KUYUMCU EŞYASI 2 IRAK 155.240.675,64 92.044.938,69-40,71 ALTINDAN MAMUL

Detaylı

ÜLKE RAPORU. Mayıs 2013. Eylül 2013 Ç.Ö. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

ÜLKE RAPORU. Mayıs 2013. Eylül 2013 Ç.Ö. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ MONAKO ÜLKE RAPORU Mayıs 2013 Eylül 2013 Ç.Ö. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ 2 I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Monako Prensliği Yönetim Şekli : Anayasal Monarşi Coğrafi Konumu : Fransa nın güneydoğusunda,

Detaylı

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR!

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! Ülke yönetiminde söz sahibi olup, sorumluluk makamlarını temsil edenler iyi yönetim sergilediklerini her fırsatta kamuoyuna yüksek vurgularla belirtmektedirler. Yöneticilerin

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ AVUSTURYA ÜLKE RAPORU Şubat 2009 B.Ö. AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ 1 I. GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Avusturya Cumhuriyeti Yönetim Şekli

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER -BM(BİRLEŞMİŞ MİLLETLER) -NATO(KUZEY ANTLANTİK ANTLAŞMASI TEŞKİLATI) -OPEC(PETROL İHRAÇ EDEN ÜLKELER ÖRGÜTÜ)

KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER -BM(BİRLEŞMİŞ MİLLETLER) -NATO(KUZEY ANTLANTİK ANTLAŞMASI TEŞKİLATI) -OPEC(PETROL İHRAÇ EDEN ÜLKELER ÖRGÜTÜ) KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER -BM(BİRLEŞMİŞ MİLLETLER) -NATO(KUZEY ANTLANTİK ANTLAŞMASI TEŞKİLATI) -OPEC(PETROL İHRAÇ EDEN ÜLKELER ÖRGÜTÜ) -IMF(ULUSLARARASI PARA FONU) -OECD(EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ VE KALKINMA

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı. M.Ö 2000 den itibaren Eski Yunan da ve Ege de polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlileri Atina,Sparta,Korint,Larissa ve Megara dır. Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak

Detaylı

KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI

KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI İÇERİK -Karşılıklı Tanıma Anlaşması (MRA) Nedir? -Karşılıklı Tanıma Anlaşmaları

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

HABER BÜLTENİ 04.07.2014 Sayı 9

HABER BÜLTENİ 04.07.2014 Sayı 9 HABER BÜLTENİ 04.07.2014 Sayı 9 Konya hizmetler sektörü güven endeksi, 4 ayın ardından pozitif değer aldı: Şubat 2014 ten bu yana negatif değer alan Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi, Haziran 2014

Detaylı

International Cartographic Association-ICA

International Cartographic Association-ICA International Cartographic Association-ICA 1.AMAÇ: Uluslararası Kartografya Birliği (International Cartographic Association-ICA), 1959 yılında kurulmuştur. Hükümetler dışı bir kuruluş olan ICA nın ana

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

HABER BÜLTENİ 10.11.2015 Sayı 25 KONYA HİZMETLER SEKTÖRÜ ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDEN UMUTLU

HABER BÜLTENİ 10.11.2015 Sayı 25 KONYA HİZMETLER SEKTÖRÜ ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDEN UMUTLU HABER BÜLTENİ 10.11.2015 Sayı 25 KONYA HİZMETLER SEKTÖRÜ ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDEN UMUTLU Konya Hizmetler Sektörü Güven Endeksi, geçen aya göre yükselirken, geçen yıla göre düştü. Önümüzdeki 3 ayda hizmetlere

Detaylı

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar Umut Oran Basın Açıklaması 06.01.2013 Yarın Aydın-Söke de pamuk üreticileriyle bir araya gelecek olan CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran ın, yazılı açıklaması şöyle: * EL KAZANDI

Detaylı

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları 1. Almanya ve İtalya'nın; XIX. yüzyıl sonlarından itibaren İngiltere ve Fransa'ya karşı birlikte hareket etmelerinin en önemli nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir? A) Siyasi birliklerini

Detaylı

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Türk altın mücevherat üretim geleneği çok eskilere dayanmaktadır.

Detaylı

Türkiye-Meksika. Serbest Ticaret Anlaşması 2. Tur Müzakereleri. 15-16-17 Eylül 2014 Meksika

Türkiye-Meksika. Serbest Ticaret Anlaşması 2. Tur Müzakereleri. 15-16-17 Eylül 2014 Meksika Türkiye-Meksika Serbest Ticaret Anlaşması 2. Tur Müzakereleri 15-16-17 Eylül 2014 Meksika 24 Aralık 2014 Ozan ÖZDEMİR AB Uzman Yardımcısı (İstatistik) Ekonomik ve Teknik İlişkiler Dairesi Avrupa Birliği

Detaylı

PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI

PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI PROGRAMI PROGRAM GENEL TANITIMI T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI TÜRK ULUSAL AJANSI AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı HAYATBOYU ÖĞRENME GENÇLİK Aralık 1999 2002 Helsinki Zirvesi - Topluluk

Detaylı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı

HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. AB Liderleri Jean-Claude Juncker in AB Komisyonu Başkanı Olması İçin Uzlaştı SİYASİ GELİŞMELER HAZİRAN AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER AB Liderleri 27 Haziran da Jean- Claude Juncker i AB Komisyon Başkan adayı olarak belirledi. Schulz yeniden AP Başkanı oldu. AB Liderleri Jean-Claude

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

Coğrafi Keşiflerin Osmanlı'ya etkisi

Coğrafi Keşiflerin Osmanlı'ya etkisi On5yirmi5.com Coğrafi Keşiflerin Osmanlı'ya etkisi Coğrafi Keşifler konusu, 15. ve 16. yüzyıllarda Avrupalılar tarafından yeni ticaret yollarının, okyanusların ve kıtaların bulunmasına denir. Yayın Tarihi

Detaylı

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Invest in DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Türkiye de Doğrudan Yabancı Yatırımın Gelişimi Makroekonomik anlamda küresel ekonomiye uyumu sağlayan yapısal reformlar, bir yandan Türkiye yi doğrudan yabancı yatırım

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ İSTANBUL TİCARET ODASI AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ İNGİLTERE ÜLKE RAPORU Kasım 2009 A.K. 1 I. GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Büyük Britanya Birleşik Krallığı Yönetim Şekli Coğrafi Konumu

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

Başkent, Nüfus ve Cografiyasi

Başkent, Nüfus ve Cografiyasi Fas Morocco Başkent, Nüfus ve Cografiyasi Fas (Arabça: Elالمغرب Mağrip), resmî olarak Fas Krallığı Kuzey Afrikada yaklaşık olarak 35 milyon nüfusa ve 710,850 km 2 yüzölçüme sahip bir ülkedir. Başkenti

Detaylı

Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat

Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Kültür - Sanat Tarih / Terra Cotta Savaşçıları, Çin Halk Cumhuriyeti Kitap / Türkan Röportaj / Doç. Dr. Okan Gülbahar El Sanatları / Geleneksel

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir?

Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir? tepav Economic Policy Research Foundation of Turkey Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir? Güven Sak 28 Şubat 2012 Çerçeve Ne yapmak istiyoruz? İnsan gücümüz dünyanın en büyük 10 uncu ekonomisi olma

Detaylı

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Küresel İzleme Raporu 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Raporu bir orta dönem değerlendirmesidir. 2000 yılından bu yana gerçekleşen önemli gelişmeler 1999-2005 yılları

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

AB de Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma

AB de Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma AB de Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma AB Eşleştirme Projesi, Ankara Kursun 6. Haftası Carin Lindqvist-Virtanen Genel Müdür Yardımcısı Sigorta Bölümü AB Sosyal Politikası Sınırlı Yetkinlik Serbest

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI AVRUPA BİRLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI Hazırlayan: Ömer Faruk Altıntaş Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ANKARA 5 Nisan 2007 Birincil Kurucu Antlaşmalar Yazılı kaynaklar

Detaylı

Dünyada Ana D l Öğret m

Dünyada Ana D l Öğret m Dünyada Ana D l Öğret m -Program İncelemeler - Editör Yazarlar Yrd. Doç. Dr. Bekir İNCE Elif AYDIN Nuran BAŞOĞLU Tuğba DEMİRTAŞ Üzeyir SÜĞÜMLÜ Zekeriyya KANTAŞ Zeynep AYDEMİR Editör: DÜNYADA ANA DİLİ ÖĞRETİMİ

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü

Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü Yrd. Doç. Dr. Münevver Cebeci Marmara Üniversitesi, Avrupa Birliği Enstitüsü AVRUPA BİRLİĞİNEDİR? Hukuki olarak: Uluslar arası örgüt Fiili olarak: Bir uluslararası örgütten daha fazlası Devlet gibi hareket

Detaylı

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI

HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI HELEN VE ROMA UYGARLIKLARI DERS NOTLARI-ŞİFRE ETKİNLİK TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ HELEN UYGARLIĞI Makedonyalı İskender in doğu ile batı

Detaylı

Plast Eurasia İstanbul 2015 Fuar Sonuç Raporu

Plast Eurasia İstanbul 2015 Fuar Sonuç Raporu Plast Eurasia İstanbul 2015 Fuar Sonuç Raporu 2 BAŞARI GÜVEN TECRÜBE BİLGİ TEKNOLOJİ Plast Eurasia İstanbul Avrasya Plastik Sektörünün Buluşma Noktası T 10 Salon 98.000 m2 S Avrasya nın En Büyüğü SAYISAL

Detaylı