Türkiye de Kabilecilik ve Milliyetçilik: Siyaseti Yeniden cat Etmek

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türkiye de Kabilecilik ve Milliyetçilik: Siyaseti Yeniden cat Etmek"

Transkript

1 Türkiye de Kabilecilik ve Milliyetçilik: Siyaseti Yeniden cat Etmek Giri Ancak mitlerle ku atılmı bir ufuk kültürü birle tirebilir. Friedrich Nietzche (Trajedinin Do u u, s. 136) Siyasete ideolojiler yol gösterirler. Onlar, bireye kimlik duygusu, amaç ve aidiyet hissi verirler (Adams 1993; Meszaros, 1989). deolojiler bir yandan dünyanın nasıl oldu unu anlatan bilgi birimleri, öbür yandan onun nasıl olması gerekti ini belirleyen yol haritalarıdır (Mannheim, 1936). Bundan dolayıdır ki genelde kar ıt ve çatı ma halindeki görü leri kapsayan siyasi geleneklerin vücuda gelmi halleri olarak karsımıza çıkarlar. Yirminci yüzyılın son çeyre inde ortaya çıkan ve etki halkası giderek geni leyen en dinamik ideolojik duru, öncelikle etnik iddete dayalı olarak yeniden kurulan Kabileciliktir. Do u Bloku nun da ıldı ı döneme kadar Kabileci ideolojilerden beslenen toplumsal hareketler modası geçmi cemaatçilik kurguları olarak genel geçer siyasetin uç noktalarına itilmi lerdi. Ba ka bir deyi le, muhafazakarlık, Marksizm, liberalizm, milliyetçilik, fa izm ve hatta kökten dincilik birer ideoloji olarak kabul görürken, kabileci etnik hareketler herhangi bir me ru politik kaygı ta ımayan yarı ütopik özlemler olarak geri plana atılmıslardı. Kabilecilik, ancak etnik ve cemaatsel

2 idealler eski komünist dünyanın yeni rejimleri bünyesinde hegemonya kurduktan sonra kayda de er bir dü ünce sistemi olarak kabul görmü tür (Kupchan, 1995). Her ne kadar ütopyayı ideolojiden ayıran ince ve kararsız çizgi üzerinde konumlanmı olsa da, bu çalısmamdaki en temel iddiam, Kabileciligin içten (bona fide) bir siyasi ifade tarzı oldugudur. 1 Antimodernizmin bir ele tirisi olarak Kabileci mütalaalar, basarılarla donanmıs modernist tarihin dı ına itilmi olanlar için yeniden merkezi bir konum talep etmenin yolu olarak cemaatsel hafızanın yüceltilmesi ilkesine dayanırlar. Öte yandan tarihin yeniden yazılmasına saplanıp kalmı bir Kabilecili in, medeniyetler tarihinin sterilizasyonu ve tektiplestirilmesi sonucu meydana gelen toplumsal uyu uklu u a ması oldukça zordur. Buna karsın anavatana dönü ve siyasi haklılı a dair ço u ça da tez gibi, Kabileci arzular da genelde totaliter yapıdaki modernist ideolojilerin bıraktı ı yerden devam etme e ilimi gösterirler ve bu yüzden içerden darbe vurabilme ya da en azından karsı çıktıkları duruslarla nispeten ortak bir dili konusabilme özelligine sahiptirler. Tam da bu nedenle Kabileciligin özellikle cemaatçi türevleri, yirminci yüzyılın önde gelen yeniden dirili çi ideolojilerinin belkemi ini olu turmaktadırlar. Hal böyleyken Kabilecilik neden daha çok ütopik kurtulu semaları ile bir tutulmu tur? 2

3 Kabilecilik degisen baglam ve çerçevelerde uygulamaya sokulabilen bir doktrindir ve adaptasyona yatkın tabiatı nedeniyle geni bir siyasi seçenekler yelpazesi sunuyormus gibi görünür. Aslen kabilecilik, farklı bir gelecek tahayyül etme çabası içerisinde geçmi i yeniden kurar. Bunu yaparken de sa lam popülist özelliklere sahip bir ideoloji olarak, yüzü hem geriye hem de ileriye dönük ütopik bir dü ünce tarzından faydalanır. Bu sekilde, günümüzü ele tirmek adına geçmi i idealize ederek, tarihsel köktencilik ve dı layıcı kimlik politikalarını mesrulastıran bir toplumsal terminoloji sunar. Bu ba lamda, meydana getirdi i siyasi gücü ve yakın tarihte edindigi aldı ı kitlesel deste i saymamayı becerebilsek, Kabilecilik aslında modası geçmi bir ütopyadır denilebilirdi. Avrupa nın modern tarihinde kabilecilik, ırkçılıkla elele vererek, popülist güç stratejileri ve fa izm semsiyesi altında amansız sonuçlara yol açmaktan ba ka bir eye hizmet etmemi tir (Gellner ve Ionescu, 1969; Talmon, 1960). Bu durumda Kabilecili i fosille mi bir Kabilesel dirili senaryosu olarak de il de ütopizme dayalı ve kendini yeniden üretmeye muktedir bir modern ideoloji olarak dü ünmek gerekir. Ikibinli yıllara gelindiginde yeni kisveler altında neden dirildigi konusu ancal bu baglamda netlikle tartısılabilir. Kayda deger popüler cazibeye sahip bir ideoloji olarak Kabilecilik, hatırlama yoluyla bizi bilinmeyen ama tanıdık yerlere götürecek bir ütopik kurtulu vaadi

4 üzerinden geli ip güç kazanır. Bu aranıp sonradan bulunmu hafıza, Kabileci doktrinin yeni hakikatler pe inde ko ma çabasıyla seçilmis bir cemaate yönelik ortaya attı ı tarihsel iddiaların da temelini olusturur. Ne var ki cemaatsel kimlik, bünyesinde hem muhafazakar hem de ihtilaflı bile enler barındırdı ı için ele geçirilmesi çetrefilli, müstahkem bir kaledir. Bundan ötürü Kabilecili in cemaat tabanlı siyasi de i im önerebilmesi, kültürel kimli in sabitlenmesini art kılar ve onu kalkerle tirir. Kabileci siyasetin bu kendine has yönü en açık haliyle, ya biz ya onlar anlayı ına dayalı ve taraflardan birinin kaybetmesi gereken (zerosum-game) bir oyun, bunu türevi olarak da ötekine karsı planlı siyasi iddet e ilimi olarak ifade bulur. Farklı toplumsal grupların ve kültürel cemaatlerin kar ı kar ıya getirilmesi ile vuku bulan siyasi iddet örnekleri, genelde yabancılardan, ihanetçilerden ve diger istenmeyen ögelerden arınma adı altında haklı gösterilmeye çalısılır. Bununla birlikte bütün Kabileci siyasi senaryolar ille de iddet veya terörle sonuçlanır diye bir iddiada bulunmak tabii dogru olmaz. Daha da önemlisi, kabileci hareketin önde gelen kadrolarına ve militanlarına gerekli askeri e itimi ve kaynakları temin etmek kadar, bu hareketin üyelerinin giri ti i iddet olaylarını me rula tıracak ve anlamlı kılacak bir dizi ittifakın da sa lanması gerekir. Diger bir degisle, kabilecilik tek basına siyasi siddet üretmeye muktedir degildir.

5 lerleyen sayfalarda otoriter milliyetçilik, fa izm ve etnisite arasında e ine az rastlanır ittifakları mümkün kılan ko ulları anlama çabası dahilinde, laik Türk milliyetçili inin ütopik kökenleri ve asırı-milliyetçi hareketlerin bu kökenlere atıflla yaptı ı kutsal kisveli ça rılar ele alınacaktır. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde modern milliyetçili inin liberal ahlakına en açık tavırla meydan okuyan Kabilecili in cemaatsel eti i, genelde de hem Balkanlar hem de Ortadogu ortamında etnodinsel yeniden dirili dalgalarını yeniden depre tirmi tir. Varsayılan kan ba ına ve din karde li ine dayalı bir kendinden menkul de erler silsilesi ve cemaatsel talepler cephesi teskil ederek, günümüzde Kabilecilik Türk milliyetçili inin sınırlarını ve Türkiye Cumhuriyeti devletine üyeli in kriterlerini yeniden belirlemeye yeltenmistir. Bu ba lamda, dini azınlıkların, özellikle de asırı-milliyetçi çevrelerce aykırı olarak addedilen Müslüman Alevi cemaatlerinin hedef tahtasına konması, Türk siyasetinde giderek geli en Kabilecilik dalgasına önemli bir kanıt te kil etmektedir. Tarihsel Arka Plan: Kemalist Gelene in Türk Muamması Modern Türk ulus-devletinin siyaset gelene i devletsivil toplum ili kileri semanti inde etnisiteyi a ındırmaya çabalarken, devlet düzeyinde karar alma ve siyaset olu turma mekanizmaları onu yeniden diriltmeye ya da mümkün oldugu kadar canlı tutmaya çalı maktadır. Türk siyasetinin düzenleyici ilkelerinin

6 bir parçası olarak resmi söylem bazında etno-dinsel farklılıkları ortadan kaldırma çabalarına ragmen, Kabileci Türk asırı-milliyetçili i ile Kürt milliyetçili i gibi yeniden dirili çi hareketler, ütopik cemaatçilik formlarını uygulamakta ısrarlı davranmaktadırlar. Etnomilliyetçilik ele tirmenleri bu hareketlerin modern siyasetin matrisleri dahilinde olmadı ını savunabilirler (Hobsbawm, 1990; 1963). Ancak kanımca, Kabileci hareketlerin hizmetinde dola ıma sunulan etnik köken hikayelerini ve kültürel mirasa dair mitleri ille de modern öncesi zamanların ideolojik fossilleri olarak tanımlamak do ru olmaz. Günümüzün siyasi formülasyonları çerçevesinde yeni olarak addedilebilecek ey, Türkiye örneginde görülecegi gibi, laik ve medeni ulus-devlet aygıtı ile Kabileci siyaseti esas alan toplumsal hareketlerden bazıları arasında kurulan ittifaklar ve bunun sonucu olarak devlet tarafından mesrulastırılan siyasi iddet olaylarıdır. Ulus in ası sürecinin ko ularına ba lı olarak, dini ya da laik, aristokrat ya da emekçi, bürokratik ya da halkçı vb. milliyetçiliklerin hepsi ulusun farklı bir küme olarak imajını peki tirme amacına hizmet edebilirler (Renan, 1990). Öte yandan milliyetçilik çalısmaları literatürü milliyetçi hareketlerin geni nüfuz alanını bölgesel/yurtta lık milliyetçili i ve etnik milliyetçilik olarak ayırmakta ısrarlıdır (Smith, 1986). Ancak her iki modelin de hemfikir oldugu konu, en azından bugüne dek gördü ümüz kadarıyla ulusun, yurtta lık modelinin kanunlarına ve me ru kurumlarına

7 riayet etmek durumunda olan, sınırlandırılmı, siyasi otoritenin tonunu ve içerigini belirledigi sözle melere dayalı bir siyasi cemaat oldugu saptamasıdır. Tektip vatandaslık ideali, dil ve egitimde standardizasyon, modelin evrensel uygulanabilirligi ve me ruiyeti bölgesel variyantlardan bagımsız kabul edilir. Buna kar ılık etnik ulus-in a modelini sivil modelden ayıran, milli tarih kayıtlarına yansıdıgı iddia edilen ortak kökenler ve kültürel özgünlükler ulusların vatan topra a ba lanmasının ve kurumsalla tırılmasının temel nedenini teskil eder (Rothschild, 1981). Soysal ba ların muhafaza edilmesi, mitler, etnik dayanı ma sembolleri ve benzersiz bir cemaat olma iddiası, bu türden bir milliyetçili in toplum nezdinde kendine yer edinmesi için organik bir reçete haline getirilir. Etnik milliyetçilik bir kültürel, dilsel ve dini öncüller hiyerar isine dayanır. Ço u zaman bir yandan devletin resmi dinini telaffuz ederken, öte yandan ulusun yapısını ve tarzını belirleme sürecinde bölgesel lehçelerden ulusal diller meydana getirir ve seçilmis bir dizi gelenek-görenegi kanun mertebesine yükseltir (Smith, 1986: s. 138). Son olarak, etnik ulusluk kavramı güçlü halkçı (demotic) ve avam özellikler sergiler ve kitleleri tarihe davet etmek babında popülist siyasetle istigal eder (Nairn, 1976; 1975). Genç Türk ulus-devleti ba larda resmi ideolojisi olarak yurtta lı a dayalı ve hibrid özellikler gösteren bölgesel [territorial] milliyetçili i benimsedi. Atatürk ün önderli inde 1923 te Cumhuriyet in kurulmasıyla

8 birlikte Türk Devletinin modernizasyonu ilkesel düzeyde Fransız htilali nin ilkeleri do rultusunda gerçekle ecekti: E itlik (bütün etnik grupların ve dini mezheplerin tarafsızla tırılarak Türk ulusal vatanda lı ı bünyesinde e itli i), Karde lik (ça da Türkiye nin kutsanmı sınırları dahilinde gene bütün etnik grupların ve dinlerin Türk milliyetçili inin vaadi do rultusunda karde li i) ve Özgürlük (modernizasyon ve devlet merkezli ekonomik büyüme vasıtasıyla sömürgeci/emperyalist istilacılardan kurtulunması ve hukuk devleti ortamında bir milli burjuvazinin yaratılması manasında özgürle mek). 3 Ne var ki toplumsal, ekonomik ve siyasi dönü ümler gerçekte, Ittihat terakki yıllarından baslayarak, romantik Alman milliyetçili inin etkisi altında ekillenmislerdi. Dolayısıyla Kemalist ideoloji halkçılık mitini yurtta lıkla ilgili ve laik bir yapı olarak de il de anavatanla, kan ba ıyla ve dinle ilgili ö elerin kendine has bir kombinasyonu olarak üretmi ve yüceltmi tir. Bu tür bir üretim ma rur ve kendinden emin bir Türk imajına hayat vermi tir ki, bu yeni insan Orta Asya nın antik Türki kabilelerinden Anadolu da ya ayan Hititler e ve Urartular a kadar uzanan soy silsilesinden olan herhangi bir ferdi ya da Balkanlar dan ve Kafkasya dan gelen göçmen cemaatleri dinsel ve dilsel ba lılıkları temelinde kendinden kabul eder (Bora, 1995; Karpat, 1985; 1982). Amma velakin Osmanlı dönemini belirleyen gelenekleri ve gayri-müslim cemaatlerin mirasını bir hamlede atlayıverir. Sonuç

9 olarak Türk milliyetçili inin resmiyetteki medeni ve laik yüzü, ulus in a sürecinin gerçekte dayandı ı etnik temeli gizleyen bir maske vazifesi görmü tür. Bununla beraber, Türk olmak, karma bir soy in a eden mitik temeller üzerine kuruldu undan dolayı muammalı bir formülasyondur. Nitekim, hepsi günümüz Türkiye sinin topraklarına çıkan farazi göç yollarına dayalı olarak Türklükle bir çok alakasız medeniyet arasında ba kuran Güne -Dil teorisi gibi devlet güdümündeki kültürel ürünler dikkate sayan bir gerçeküstü karakter sergilerler. Türkçe gramerin eski insanlar tarafından hala korunan en arı kurallarının pe inde Anadolu nun ücra köylerini gezip dola an etnografların, müzikologların ve antropologların bitmez tükenmez çabaları sonucu üretilen ve resmen yürürlü e konan öztürkçe de benzer sekilde sorunlu bir yapı ihtiva eder. Devlet güdümünde yapılan bu etnisite temelli kültür siyaseti denemeleri, cemaatlerin köklerinin nerelere dayandı ı gibi konularda modern Türk toplumu bünyesindeki ideolojik bölünmeleri kapatmak yerine, daha da derinle tirmislerdir. Üstüne üstlük, en azından 1980 askeri darbesine kadar devlet aygıtının kararlı laik pratikleri, pan-arabizm gibi akımların geli imine ra men hala Osmanlı pan- slamizmini savunan dini siyasi yeniden dirili ini kati biçimde susturmu görüntüsü vermi ler, oysa gündelik siyaset içinde bambaska bir yol izlenmistir. Gerek Cumhuriyet in ilk yıllarındaki gibi Türkçe çevirisiyle gerekse orijinal Arapça versiyonuyla, ezan günde be vakit tüm müminleri (Sünni) Diyanet leri Bakanlı ı tarafından

10 finanse edilen camilere ça ırmaya devam ederken, imam hatip okulları dinbilgisine dayalı müfredat üzerinden, devlet tarafından istihdam edilebilecek din görevlisi sayısından katmer katmer fazla ögrenci yetistiregelmislerdir (Cakör, 1990). Bu kosullarda, devlet güdümündeki Türk milliyetçili i ne dini ne de etnik denebilecek, daha çok Benedict Anderson un deyimiyle tasarlanmı bir cemaatin mükemmel formülasyonu mahiyetinde ancak üçüncü dünyadaki benzerlerine nispeten ucube bir yapı olarak varlı ını korumaya devam etmektedir (Anderson, 1983). Siyasi pratikler açısından, etnik milliyetçili i bölgesel milliyetçilikten ve tabii sivil/yurtta milliyetçili inden kati ekilde ayıran ey udur: etnik milliyetçilige göre ulusun bölgesel olarak sınırlarının belirlenmesi belli bir etnik mirasla kendini özde le tiren bir öncü tabakanın liderli i altında gerçekle ir. Kar ılı ında ortaya çıkan devlet için, asli bir ırkın tarihsel hakimiyeti ve kültürelsiyasi otoritesi topyekün toplumsal kurumların ve siyasi geleneklerin içeri ini ve biçimini belirler (Smith, 1981). Bu ko ullar altında öteki cemaatlerin veya etno-dinsel azınlıkların ulus-devletin sembollerine ve mitlerine en azından bürokratik olarak dahil edilmesi, ulus-in a sürecinin ba arısının tek garantisidir. Yoksa is etnokrasiye varır. Dolayısıyla, bölgesel, yasal ve yurtta lıkla ilgili ö eler etnik olarak addedilen milliyetçili in gündemine ne kadar girerse, çatı ma halindeki çıkarların farklı tarihler ve kimliklere ra men benzer siyasi ve ekonomik amaçlar etrafında bir araya

11 gelme ansı o kadar artar. Kanımca Kemalist Devrimin mimarı elit kadrolar, etnik temelli milliyetçilik in asının içerdi i bu tür ikilemlerin gayet iyi farkındaydılar (Landau, 1984; Özbudun, 1981; Mardin, 1966). Bu nedenledir ki, aynı devletin sınırları içerisinde ya amaya baslayan ayrı cemaatlerce dillendirilen bunca mitin, sembolün, tarihsel hafıza çizgisinin ve farklı siyasi ba lılıkların tam da ortasında, kusursuz bir çözüm olarak hibridite yi seçmislerdir. Ancak ortaya çıkardıkları ürüne bir ad bulmak zorundaydılar, ki bu islem ne mutlu Türküm diyene seklinde cereyan etmistir. Ancak Türk milliyetçili inin öznesinin nihai olarak adlandırılması aynı zamanda a ırı sa cı hareketlerce, asıl Türk ü arayı sürecinde devlet aygıtına katılma ça rısı olarak algılanmsıtır. Böylece devlet güdümlü Türk milliyetçili i, hikayenin ta en basından itibaren, ütopik ö eleri baskın asırı-milliyetçi kabilecilik hareketleriyle karmasık ama uzun soluklu bir ili ki içerisine girmistir. Asırı-milliyetçi Türk Sa ı: Eski Ülküler, Yeni ttifaklar Asırı-milliyetçi olarak adlandırılan siyasi hareket Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çe itli biçimlere bürünmü tür. Hareketin tek parti döneminin sonrasına denk gelen ilk zamanlarında asıl vurgu imparatorlu a dair arzular barındıran hayali bir pan-türkizm üzerindeydi. Özellikle 1960 lardan bu yana ise, bir zamanların elit ideolojisi olan asırı-milliyetçilik,

12 Türkiye nin içteki ve dı taki dü manlarına kar ı koruyucu milliyetçilik adı altında benzeri görülmemi bir popüler geçerlilik kazandı (Landau, 1974) lerden baslayarak hareket yalnızca siyaset arenasında hatırı sayılır bir muhalefet gücü haline gelmekle kalmadı, aynı zamanda ülküleri ve organizasyon yapısı, sokak çatı malarından tutun da etno-dinsel cemaatleri hedef alan planlı katliamlara varan iddet olaylarınına kadar ciddi sekilde siyasi siddeti ate ler oldu. Gücünün zirvesinde oldu u 1970 lerde, asırı-milliyetçi hareketin önde gelenleri Milliyetçi Hareket Partisi çatısı altında kendilerine hükümette bile yer bulabildiler darbesi bu ilk partiyi yasakladı ve ço u üyesinin faaliyetlerine, en azından geçici bir süreli ine, son verdi darbesinin askeri rejimi aynı zamanda asırı-milliyetçili e destek veren gençlik kollarını, profesyonel dernekleri ve vakıfları da kapattı. Gel gör ki, ilk partinin yeniden dirilen versiyonu Milliyetçi Çalı ma Partisi kadar yeniden yapılanan yan örgütlenmeleri de, açıkça iddet yanlısı ve baskıcı tutumlarıyla 1990 larda toplumsal ya amı yeniden tehdit etmeye ba ladılar. Sovyet Sosyalist rejiminin çökü ünden beri Türkiye deki Türkçü lerin dikkatlerini dı arıdaki Türkler e ve onların kurtulu una çevirdi i bilinmektedir. Ancak asırımilliyetçilik yandasları, Türk milleti nin dü manı olarak gördükleri belirli gruplarla cemaatleri hala hedef almaya ve ülkede ve tabii Kıbrıs ta mesru iddet uygulanmasına destek vermeye devam etmektedirler. Kötü adam dün Alevi-Komünistler iken, bugün hain

13 Kürtler olabilir. lginçtir ki, yeni asırı-milliyetçi sa örgütsel bellek kaybı denebilecek bir de hastalı a yakalanmı tır. Hareketin günümüzdeki liderleri özellikle de eskiden beri Türkiye nin Do usu nda ya ayan Alevi cemaatlerin üyelerini hedef alan e itilmi Türkçü militanların i ledi i organize cinayetlerle ilgili en ufak bir sorumluluk dahi kabul etmemektedirler. Onun yerine, bilhassa parti platformunda, bir zamanlar mitik Türk soyuna kurban ettikleri etno-dinsel azınlıkları bünyelerine katmak için ola anüstü çabalar sarfetmekteler. Bunu yaparken de, hareket varolan azınlıkları asli Anadolu Türkleri ve di erleri gibi kategorilere bölmekte ve onları çe itli kalıplara sokmaktadır. Yani, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde ya ayan halkların heterojen kültürel miraslarını inkar etmeye devam etmektedir, ama sarkının melodisi aynı kalırken nakaratı degismistir. Asırı-milliyetçi sa ın tarihsel kökleri Cumhuriyet öncesi döneme dayanır. Yeni Cumhuriyet in hakim ideolojisi, yani Kemalizm, laik ve Türkiye temelli bölgesel milliyetçilik resmi ideolojisini in a etmek amacıyla, pan-türkizm akımının öncülerini acımasızca bastırmı tır. üphesiz azınlıkların zorla Türkle tirilmesine ba vuran ve Sünni slamı, gayrı resmi de olsa devlet dini haline getirenler de Kemalist kadrolardı. Ancak genç Cumhuriyet in ilk yıllarında a ırı Türk milliyetçili i ve resmi Türk milliyetçili i arasındaki ayrılıklar, ikincisinin Kemalistler e rakip

14 di er muhalif seslerle birlikte siyasi çökü üyle sonuçlanmı tır. Atatürk döneminin hemen sonrasında Türk iç siyasetini etkileyen en ciddi de i im, Halk Partisi nin iktidardan dü mesiyle birlikte 1945 te tek partili rejimden çok partili parlamenter sisteme geçi olmu tur (Helvacıo lu, 1996; Landau, 1981, 1974; Karpat, 1972). Bu dönemde yeni partiler kuruldu ve bu partiler ülkenin çe itli yerlerinde kollar kurarak yurda açıldılar. Bu arka plan dahilinde, Cumhuriyet döneminin asırı-milliyetçileri II. Dünya Sava ı arifesinde faaliyetlerini yo unla tırmaya ba lamı lardı bile den itibaren asırı-milliyetçi dergiler basılmaya ba landı, devlet adamlarıyla, i adamları, memurlar, ö retmenler, üniversite ö rencileri ve a ırı milliyetçi fikirlere sempati duyan gençlik örgütlenmeleri arasında yakın ili kiler kuruldu. Yine de bu ideolojik duru ancak 1946 genel seçimlerinde siyasi me ruiyet kazanabilmi tir. Bu ilk nesil Cumhuriyet Türkiyesinin evladı asırımilliyetçi hareket, Alman Nazizm inin entelektüel deste inden büyük ölçüde faydalanmı tır. 4 Ancak bu müsait ko ullar uzun sürmedi. Almanya sava ta yenilince Türk hükümeti Almanya yla ba larını gev etti ve sava dönemi Almanya sının Nasyonel Sosyalist rejimi ile i birli i halindeki Türkçülere kar ı tavrını de i tirdi ve sertlestirdi. Türk siyasetinde sallanan me ruiyetlerini yeniden kurma hamlesi olarak

15 Türkçüler/asırı-milliyetçiler 1944 te Ankara ve stanbul da kitlesel anti-komünist gösteriler düzenlediler. Bunun sonucunda hareketin liderlerinin ço u tutuklandı ve Türkiye Cumhuriyeti nin temel ilkelerine kar ı geldikleri gerekçesiyle ve ırkçılı ın mahkum edilmesi gerekti i kanısından hareketle yargılandılar. 5 Bu olaylardan sonra yaptı ı bir konu mada, Cumhurba kanı milliyetçili in ve Türkçülü ün kabul edilemez oldu unu söyledi. Ayrıca Turancı asırı-milliyetçileri alenen Türkiye için çok tehlikeli gizli örgütlenmelere gitmekle suçladı. 6 Her ne kadar birkaç ki iye ceza verildiyse de, Askeri Yargıtay Ekim 1945 te asırı-milliyetçilere yöneltilen bütün suçlamaları dü ürdü. Çok partili sisteme geçi le birlikte durum daha da de i ti ve iliskiler giriftlesmeye basladı. Demokrat Parti nin öncülük etti i siyasetteki yeni liberalle me düzeni içerisinde, asırı-milliyetçilere günden güne artan Sovyet tehdidi paranoyasına kar ı tedbir olarak tampon görevi verildi. Kızıl eytanı Türkiye den defetme ça rıları artık Türk devlet otoriteleri tarafından bastırılmıyor, tam tersine övülüp te vik ediliyordu. Yargılandıkları süre boyunca kitlesel propaganda ansı bulabilen asırı-milliyetçi çevreler, bu yeni durumdan yararlanmasını bildiler. So uk sava döneminin ekonomik ve sosyal sıkıntılarından bunalan kitlelerin olumsuz tepkilerini kanalize etmek amacıyla milli dayanı ma ça rıları yaptılar. Bir alternatif siyasi hareket olarak popülerle mesi ve me rula ması

16 sürecinde Türk asırı-milliyetçili i, bir yandan sol hareketlerin radikal/devrimci gündemlerine kar ı çıkarken diger yandan geleneksel ve dini de erleri ön plana çıkararak belirgin bir muhafazakar kisveye bürünmü tür. Buna ra men, siyasi ve toplumsal ko ullar ta 1970 lere kadar seçmen nüfusunun önemli bir bölümünü fa ist doktrinleri benimseyecek kadar olgunla madı. Ek olarak, hareketin ideolojik projelerini her ne kadar ba larda tasvip etmi olsalar da, yönetimdeki siyasi elitler kendi siyasi konumlarına meydan okur ve giderek geli en ekonomik milliyetçili i geride bırakır korkusuyle, himayeci e ilimlere sahip ba ımsız bir asırı milliyetçi partinin kurulması fikrinden rahatsızlardı. Nihayetinde Demokrat Parti en önde gelen asırı-milliyetçi örgütlenmeyi-türk Milliyetçileri Birli i ni te kapattı. roniktir ki asırı-milliyetçi hareketin bir Türk fa ist partisi haline gelmesini ve sayısal olarak gün geçtikçe artan bir destek elde etmesini kolayla tıran en öneml etmen, aslen hızlı toplumsal de i im ve sıradan halkın Demokrat Parti yönetimi altında giderek siyasete dolaysız maledilmesi olmu tur. Öncelikle, asırı milliyetçi ideologlar, Demokrat Parti hükümetinin baskıcı uygulamalarını ele tirerek halka me ru muhalif bir ses vermi lerdir. Örne in 1960 darbesini gerçekle tiren cunta yönetimi bünyesi içerisinde, bir grup Türkçüye ve bunların arasında ba ta 1944 te yargılanıp ceza alan ancak cezası sonra bozulup beraat eden Albay Alpaslan Türke e yer vermi tir. 14 ler

17 olarak bilinen bu grup, darbe sonrasında yönetimin yeniden sivil ellere devredilmesi fikrine kar ı çıkıyor, onun yerine sürekli otoriter bir yönetimin kurulması ça rısı yapıyordu. Sivil siyasi güçlere olan bu muhalefetleri sonucunda, Türkçü gurup 1960 htilali nin reformist kadroları arasındaki görevlerinden azledilip sürgüne gönderildiler. Öte yandan, onların sürgün edilmesi asırı-milliyetçi hareketin uzun vadede siyasi liderinin kim olaca ı konusunu da billurla tırmı tır. Türke ve arkada ları sürgündeyken hareketle yakın ili kilerini sürdürmü ler ve siyasi eylemcili in alternatif yollarını aramı lardır. Nitekim 1963 te sürgünden dönen asırı-milliyetçi siyasetçi ve görevinden uzaklastırılmıs askerler, yeni açılan Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi nin ba ına geçtiler ve Türke i parti temsilcisi seçtiler. Çok geçmeden Türke in hareketleri ve siyasi görü leri CKMP yi böldü ve Türke 1965 teki ola anüstü parti kongresinde kendisini ba kan ilan etti da adı Milliyetçi Hareket Partisi olarak de i tirilen parti, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde fa ist ve kabileci ideolojik projelerini açık açık dillendiren ilk resmi parti oldu. Özetle, Türkiye de asırı millyetçi hareket Türk Milliyetçileri Birli i nin 1953 te kapatılmasından Milliyetçi Hareket Partisi nin kuruldu u 1969 yılları arasında çok çabaladı ve hatırı sayılır bir taraftar kitlesi kazandı. Hareketin bu hızlı geli imi örgütlenme yöntemlerine ve kadrolarının kullandı ı siyasi propaganda yöntemlerine ba lanabilir ile 1970

18 arası dönemde asırı-milliyetçi faaliyetler üç farklı düzlemde yürütüldü: medya, halkla iliskiler ve yaygın profesyonel örgütlenmelerle ili ki a ları. II. Dünya Sava ı nın hemen ardından sava öncesi dönemin Türkçüleri bir dizi dergi çıkarmaya ba ladılar. 7 Asırımilliyetçi basın, dı lanmı lıgından, marjinalliginden ve bir yan i olma durumundan giderek kurtulmaya ba ladı. Asırı-milliyetçi fikirler, harekete ba lılık duyan usta yazarlar ve kö e yazarları sayesinde ortayolcu medya içerisinde kendilerine saglam bir yer edindiler. kinci olarak, aktivizmi ve kitle deste ini arttırmak amacıyla komünist kar ıtı gösteriler ve yürüyü ler düzenlendi. Komunist tin ne demek oldu u zamanın gerekleri do rultusunda de i iyordu ancak Türkiye yi ve Türkleri dı dü manlara kar ı korumak bu dönemin ve daha sonra bir çok baska dönemin de en ate li komünizm kar ıtı argümanı oldu. Bu gösteriler ve ayaklanmalar Komünizm kar ıtı duru a ve Marksist- Leninist faaliyetlerle ilgili çekincelere sahip hükümet tarafından açıkça olmasa da zımni destek görüyordu. Açıkça ifade edilmeyen bu ittifak sonucunda asırı milliyetçi ideolojik söylem, Türk siyasi elitleri arasında benimsenmeye baslayacak kadar geli ti lerde Türkçüler bürokraside ve yasal kurumlarda aktif konumlara geldiler. Hareketin önde gelen kadroları, muhtemel bir resmi sansürden kurtulmak için hükümete yakın dini veya geleneksel/milliyetçi sa cı politikacılara da örgütlenmelerinde yer verdiler. Ek olarak, toplumsal sınıflar ve meslek kategorilerini kapsayan bir ili ki a ı

19 kurma çabaları sonucunda bir dizi yeni örgüt kurdular. Bunların ba ında Milliyetçi çi Sendikaları Konfederasyonu (M SK), Ülkücü Ö retmenler Birli i (ÜLKÜ-B R), Ülkücü Polisler Birli i (POL-B R), Ülkücü Kamu Personeli Dayanı ma Derne i, Ülkücü Esnaf ve Zanaatkarlar Birli i, Ülkücü Köylüler Derne i, Ülkücü Gazeteciler Birli i, Ülkücü Yatırımcılar ve Ekonomistler Birli i geliyordu. MHP Almanya da çalı an Türk i çiler arasında da örgütlenmeye gitti ve yıllarca döviz cinsinden aidat ve ba ı lar topladı. E itim sektörü bünyesindeki aktif örgütlenmeleri ise, harekete sempati duyan ö retmenlerin okullarda yo un propaganda faaliyetlerine giri mesi ile 1970 lerde ö renci militanlar arasında ve meydanlarda siyasi iddet olaylarını tetikleyen etkenlerden biri olmustur. Özetle, Türke liderli indeki Milliyetçi Hareket Partisi arası dönemde çe itli siyasi faaliyetleri ba latan Türkçü ku ak tarafından kurulmu tur. Partinin resmi ideolojisi, Türk asırı milliyetçi hareketin ilk zamanlarından beri savunageldi i siyasi ana hatlar do rultusunda belirlenmi tir. Parti ideolojisinin günümüze kadar bozulmadan korunan temel ilkeleri Turancılık 8 (Türkiye, Türkler in do al sınırları anlamına gelen Turan ın siyasi ve mitik vatanını temsil etmektedir), ırkçılık (Türk kanı-yabancı kanı meselesi), militarizm (sava çı Türk ulusunun sanca ı ve Türkler i içteki dü manlarından korumak amacıyla siyasi iddetin desteklenmesi ya da mesru kılınması),

20 Komünizm kar ıtlı ı (sol hareket ve düsünceye kar ı birle me ve siyasi platformu onlarla payla mayı katiyen reddetme), geleneksellik (dini çevrelerle ittifak), hiyerar ik emir komuta zinciri ve tek otorite olarak totaliterlik (öldürme pahasına olsa bile emre itaat) ve son olarak liberal kapitalizme kar ı devlet te ebbüsü (teklestirilmis toplumsal ruh anlasyısı ve otoriter, korporatist rejim istemi) olarak özetlenebilir. 9 Partinin sembolleri olarak kırmızı zemin üzerine üç hilal ve Bozkurt seçilmi ti. Her iki amblem de mitik-milliyetçi anlama sahiptirler. Bozkurt Türk soyundan gelen bütün boyların birli ini temsil etmektedir. Orta Asya nın asli kavimleri, dövü çüler arasında en üstün olan Bozkurt figürüyle özde le tirilmi tir. Partinin doktrini ülkücü yol olarak adlandırıldı ve milliyetçilik, idealizm, ahlakçılık, bilimsellik, sosyalizm, köylülük ile liberalizmin bireyselcilik, geli mecilik, popülizm, sanayile mecilik ve teknoloji yanlılıgı ilkelerini dengeli oranda birle tirmeyi amaçlıyordu (Türke 1988, 1979). Bu etkiler bile iminin tam da ortasında yer alan devlet, bir ulusun en yüce örgütlü biçimi olarak tanımlanmı ve demokratik yönetimin ula ılması gerçekçi ve do al olmayan bir hedef oldu u ileri sürülmü tür. Partinin öngördü ü ve önderlik edece i kitle i çi, köylü, esnaf ve zanaatkar, ücretli i çiler, i verenler ve liberal profesyoneller olarak altı kesime bölünmü tü. Nitekim asırı-milliyetçi hareket, her dönemde siyasi ve

21 toplumsal ya amın çe itli alanlarında nüfusun bütün kesimleriyle özde le me çabası içerisinde olmustur. 10 Partiyi uzun süre yöneten karizmatik lider Alpaslan Türke, yaptı ı konu malarda ve verdi i demeçlerde Türk ulusundan bütün ulusların önderi ve efendisi olarak bahsetmistir. 11 Yalnızca Türk ırkını kapsayan, dıslayıcı, saldırgan ve kavgacı bir milliyetçilik tanımı yapmı tır Türke lerden sonra MHP, Sünni Islam ın ilkelerini de resmi parti ideolojisine dahil ederek kapsamını geni letmi tir (Bora ve di erleri, 1990; Landau, 1974). MHP kadroları çe itli zamanlarda ideal saflı a eri mek için ulus-devleti bütün azınlıklardan temizlemek gerekti ini açık açık ifade etmekten çekinmemislerdir. Partinin azınlıklara kar ı besledi i dü manlık yalnızca ideolojik de il aynı zamanda seçimlere aktif katıldı ı için oy arttırmaya yönelik bir taktik olarak belirginlesmis ve seçici bir tarzda kullanılmıstır. Ulusal ve mezhepsel farklılık ve tanımlanabilir azınlık cemaatleri anlamında (Kürtler, Aleviler, Hıristiyan ve Musevi azınlıklar), azınlıklar Komünistler in yanında ba dü manlar olarak gösterilegelmislerdir. Bunun sonucunda toplumun Sunni ve Türk unsurlarının fakir ve peri an haldeki kesimleri, sefaletlerinin ortadan kalkaca ı vaadiyle azınlıklara kar ı kı kırtıldılar.

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015 ARGETUS ARAŞTIRMA, DANIŞMANLIK, EĞİTİM, PROJE VE ORGANİZASYON AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI 25 AĞUSTOS 2015 Mehmet Akif Mah.Recep Ayan Cad. Günaydın Sok. No:6 Kat:3 Çekmeköy

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder.

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. 8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. Soru : Din nedir? Din, Allah tarafından gönderilmiştir. Peygamberler

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI Kasım 2007 İÇİNDEKİLER Metodoloji I. Araştırmanın Metodoloji ve Örneklemin Yapısı II. Örneklemin Mezhep Bağlılığı ile İlgili Yapısı III. Dindarlık Algısı IV. Din

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

Bütün hayvanlar eşittir, ama domuzlar daha

Bütün hayvanlar eşittir, ama domuzlar daha Zehranaz DÖNMEZ 21301276 Şube:17 Başak Berna Cordan 09.12.14 Bütün hayvanlar eşittir, ama domuzlar daha eşittir! George Orwell, Hayvan Çiftliği adlı eserinde sembolizmi kullanarak, hak ve özgürlüklerde

Detaylı

SPOR KULÜPLERİNE YEREL YÖNETİMLERCE YARDIM YAPıLMASı

SPOR KULÜPLERİNE YEREL YÖNETİMLERCE YARDIM YAPıLMASı SPOR KULÜPLERİNE YEREL YÖNETİMLERCE YARDIM YAPıLMASı Atilla İNAN Bir toplumda devlet, örgütlü çalı manın en geli mi kurumudur. Devlet kadroları da örgütlü dayanı ma gruplarının gizli veya açık rekabeti

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

İçindekiler Şekiller Listesi

İçindekiler Şekiller Listesi 1 İçindekiler 1.GĠRĠġ 3 2. Mekânsal Sentez ve Analiz ÇalıĢmaları... 4 3. Konsept....5 4. Stratejiler.....6 5.1/1000 Koruma Amaçlı Ġmar Planı.....7 6.1/500 Vaziyet Planı Sokak Tasarımı....7 7.1/200 Özel

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr 13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ Prof. Dr. Zeki TEKİN ztekin@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İçindekiler CUMHURİYET DÖNEMİNDE MESLEKÎ TEKNİK EĞİTİMDE

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I. Laboratuar (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Teori (saat/hafta) AKTS. 1.YIL/ 1.yarıyıl Güz Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Dersin Adı Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I Önkoşullar Dersin dili Dersin Türü Dersin öğrenme ve öğretme teknikleri Dersin sorumlusu(ları) Dersin amacı Dersin öğrenme

Detaylı

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar 2013 / 2014 SAYI: 04 Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar Haftanın Bazı Başlıkları Sağ ve Sol Beynin Şifreleri Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları

Detaylı

KONUTTA YENİ FİKİRLER

KONUTTA YENİ FİKİRLER KONUTTA YENİ FİKİRLER İSTANBUL TUZLA DA KONUT YERLEŞİMİ TASARIMI ULUSAL ÖĞRENCİ MİMARİ FİKİR PROJESİ YARIŞMASI JÜRİ DEĞERLENDİRME TUTANAĞI KONUTTA YENİ FİKİRLER: EMİNEVİM İstanbul, Tuzla da Konut Yerleşimi

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı

Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı Başkan Kocadon : Artık hep beraber diyoruz ki Muğla aşkıyla yanıp tutuşalım Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle

Detaylı

Kurbanlar & Failler. Kurban-Fail Bölünmesinin Psikodinamiği. Istanbul, 6 Nisan 2013. www.franz-ruppert.de. 02.04.2013 (c) Prof. Dr.

Kurbanlar & Failler. Kurban-Fail Bölünmesinin Psikodinamiği. Istanbul, 6 Nisan 2013. www.franz-ruppert.de. 02.04.2013 (c) Prof. Dr. Kurbanlar & Failler Kurban-Fail Bölünmesinin Psikodinamiği Istanbul, 6 Nisan 2013 www.franz-ruppert.de 02.04.2013 (c) Prof. Dr. Franz Ruppert 1 Kurbanlar ve Failler Tanımlar Hayatta Kalma Stratejileri

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

EU- OSHA/Tomas Bertelsen

EU- OSHA/Tomas Bertelsen Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı (EU- OSHA), 12. İş Sağlığı ve Güvenliği Avrupa İyi Uygulama Ödülleri için adaylık başvurusu yapmaya davet ediyor. 2014-2015 Sağlıklı İşyerleri Kampanyasının bir parçası

Detaylı

Kuruluşumuz. Ocak 2011

Kuruluşumuz. Ocak 2011 Kuruluşumuz Ocak 2011 Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı nın çağrısıyla bir araya geldik. Kısa bir süre sonra, toplam üye sayılarıyla 100.000 e yakın kadını temsil eden 40 tan fazla sivil

Detaylı

SPONSORLUK DOSYASI. SPONSORLUK DOSYASI

SPONSORLUK DOSYASI. SPONSORLUK DOSYASI SPONSORLUK DOSYASI. SPONSORLUK DOSYASI TAKDİM SPONSORLUK DOSYASI. On üç yıl önce STK tüzel kişiliğinde bir düşünce kuruluşu olarak çalışmalarına başlayan TASAM Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi,

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

MEHMET ÇEKİÇ ORTAOKULU

MEHMET ÇEKİÇ ORTAOKULU ANKARA MAMAK MEHMET ÇEKİÇ ORTAOKULU 1.2. BİT İN SOSYAL ve KÜLTÜREL KATKILARI Ankara, 2014 Hazırlayan: Mustafa KATLANÇ 2 1.2. BİT İN SOSYAL ve KÜLTÜREL KATKILARI Mehmet Çekiç Ortaokulu Sayfa 1 / 10 Mustafa

Detaylı

TÜRKİYE DE ÇALIŞAN KADINLAR: SORUNLARI, BEKLENTİLERİ VE SENDİKALARA KARŞI TUTUMLARI

TÜRKİYE DE ÇALIŞAN KADINLAR: SORUNLARI, BEKLENTİLERİ VE SENDİKALARA KARŞI TUTUMLARI TÜRKİYE DE ÇALIŞAN KADINLAR: SORUNLARI, BEKLENTİLERİ VE SENDİKALARA KARŞI TUTUMLARI Anket Kasım 2014-Ocak 2015 tarihleri arasında 26 ilde, kadınların çalıştığı işkolları dikkate alınarak 10 işkolunda,

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ PROJE DANIŞMANLIK EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı,

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Nas l Bir Kentte Yaflamal y z?

Nas l Bir Kentte Yaflamal y z? Nas l Bir Kentte Yaflamal y z? Bu El Kitabı Deniz Altay L. Yıldız Tokman Aslı Tanrıkulu tarafından Birle mi Milletler Kadınların ve Kız Çocuklarının Haklarının Korunması ve Geli tirilmesi Ortak Programı

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

I. Sabit Kaynaklar, bunlar ısınma ve üretim amaçlı faaliyetlerin yapıldı ı yerlerdir.

I. Sabit Kaynaklar, bunlar ısınma ve üretim amaçlı faaliyetlerin yapıldı ı yerlerdir. G R Havanın gerek insan sa lı ına, gerekse do aya zarar verici duruma gelmesi, kirletici denen unsurların fazlala masıyla olur. Kirleticiler, belirli bir kaynaktan atmosfere bırakılan birinci derecede

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Kişilik Bilgileri: D.1 Hangi yaş aralığında bulunduğunuzu işaretleyiniz. K.1 20 nin altında 1 20-29 2 30-39 3 40-49 4 50-59 5 59 un üstü 6 D.2 Cinsiyetiniz? K.2

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği A.Faruk GÖKSU-ÇEKÜL Vakfı www.cekulvakfi.org.tr www.kentselyenileme.org ÇEKÜL Vakfı, kurulduğu günden bugüne kadar, Kendini Koruyan Kentler adı altında,

Detaylı

Ulusal ve Küresel Perspektifte KAMU YÖNETİMİ. Teori ve Pratik. Prof. Dr. Bekir PARLAK Uludağ Üniversitesi, İ.İ.B.F., Kamu Yönetimi Bölümü

Ulusal ve Küresel Perspektifte KAMU YÖNETİMİ. Teori ve Pratik. Prof. Dr. Bekir PARLAK Uludağ Üniversitesi, İ.İ.B.F., Kamu Yönetimi Bölümü Ulusal ve Küresel Perspektifte KAMU YÖNETİMİ Teori ve Pratik Prof. Dr. Bekir PARLAK Uludağ Üniversitesi, İ.İ.B.F., Kamu Yönetimi Bölümü Yrd. Doç. Dr. Zahid SOBACI Uludağ Üniversitesi, İ.İ.B.F., Kamu Yönetimi

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

GENÇLİK ŞÛRASI ÖN KOMİSYON RAPORU DEMOKRASİ BİLİNCİ VE KATILIM 14 18 MAYIS 2012

GENÇLİK ŞÛRASI ÖN KOMİSYON RAPORU DEMOKRASİ BİLİNCİ VE KATILIM 14 18 MAYIS 2012 14 18 MAYIS 2012 GENÇLİK ŞÛRASI ÖN KOMİSYON RAPORU DEMOKRASİ BİLİNCİ VE KATILIM ANKARA - 2012 D E M O K R A S İ B İ L İ N C İ V E K A T I L I M GİRİŞ İ nsana yatırımı öncelemek, gelecek nesilleri güvence

Detaylı

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ TEKNOPARKLAR Oda Raporu

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ TEKNOPARKLAR Oda Raporu tmmob makina mühendisleri odası ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ TEKNOPARKLAR Oda Raporu Hazırlayanlar Yavuz BAYÜLKEN Cahit KÜTÜKOĞLU Genişletilmiş Üçüncü Basım Mart 2010 Yayın No : MMO

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

2005 Yılı Türkiye Đnsan Hakları Đhlalleri Bilançosu

2005 Yılı Türkiye Đnsan Hakları Đhlalleri Bilançosu 2005 Yılı Türkiye Đnsan Hakları Đhlalleri Bilançosu I. YAŞAM HAKKI ĐHLALLERĐ Ölü Yaralı Yargısız Đnfazlar 45 21 Faili Meçhul Cinayetler 1 Gözaltında Ölümler 5 Cezaevleri 13 2 *Çatışmalar 499 251 Güvenlik

Detaylı

ÖZEL EGE LKÖ RET M OKULU DO RULARIN DANSI HAZIRLAYAN: YANKI TURGUT DANI MAN Ö RETMEN: AY EGÜL GÜRKAN

ÖZEL EGE LKÖ RET M OKULU DO RULARIN DANSI HAZIRLAYAN: YANKI TURGUT DANI MAN Ö RETMEN: AY EGÜL GÜRKAN ÖZEL EGE LKÖ RET M OKULU DO RULARIN DANSI HAZIRLAYAN: YANKI TURGUT DANI MAN Ö RETMEN: AY EGÜL GÜRKAN zmir,2009 1 TE EKKÜR Bu projede eme i geçen danı man ö retmenim Ay egül Gürkan a, sunum hazırlamamda

Detaylı

Stratejik Mekansal Gelişme Önerisi Aralık 2006

Stratejik Mekansal Gelişme Önerisi Aralık 2006 BURSA Stratejik Mekansal Gelişme Önerisi Aralık 2006 Bursa; Stratejik Mekansal Gelişme Önerisi İçindekiler Giriş 3 Stratejik Ortaklar 4 Bursa 5 Sorunlar 6 Fırsatlar 7 Genel Yaklaşım 8 1.Bölüm:Bursa Stratejik

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI

TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI I. KURUMSALLA MA VE ÖRGÜTLENMEN N GEL LMES Trabzon ubesi nin kurumsal ve örgütlenme yap güçlendirerek daha etkin ve verimli

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ HÜKMÜ ŞARTI ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

Detaylı

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy daşı Türk entelijansiyasının ana söylemidir. Bu gruplar birkaç yıl evvel ABD'nin Irak'ı işgali öncesinde savaş söylemlerinin en ateşli taraftarı idiler. II. Körfez Savaşı öncesi

Detaylı

Yerel Seçimler Sonrası Sandık ve Seçmen Analizi

Yerel Seçimler Sonrası Sandık ve Seçmen Analizi Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı Yerel Seçimler Sonrası Sandık ve Seçmen Analizi 17 Nisan 201 Yüzde (%) Birim SANDIK SONUÇLARI (yüzde) Seçim Tipi Partiler 30 BÜYÜKŞEHİR BB + 51 İGM 30 BÜYÜKŞEHİR MECLİSİ

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ 1-2 Kasım 2013 tarihlerinde TED Okulları nda görev yapan müdür yardımcılarına yönelik olarak Antalya da bir hizmet içi eğitim gerçekleştirilmiştir. 25 TED Okulu ndan

Detaylı

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi,

YÖNETMELİK. a) Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi, 27 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28246 Bingöl Üniversitesinden: YÖNETMELİK BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK ARAŞTIRMA VE REHBERLİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

PERFORMANS SONUÇLARI TABLOSU ve DE ERLEND RMES BÜTÇE YILI 2008 YILLAR

PERFORMANS SONUÇLARI TABLOSU ve DE ERLEND RMES BÜTÇE YILI 2008 YILLAR 19. SOSYAL YARDIM LER MÜDÜRLÜ Ü Görev Tan m Ça m z n de i en ve geli en ko ullar içinde Belediyecilik anlay ndaki de i meler nda, Belediyemizin sosyal belediyecilik ilkesi ile kurulan Müdürlü ümüz ekonomik

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

KAR YER GÜNLER PROJES. Murat F DAN

KAR YER GÜNLER PROJES. Murat F DAN KAR YER GÜNLER PROJES Murat F DAN 2012-2013 AYBASTI ANADOLU L SES KAR YER GÜNLER PROJES PROJE SAH OLAN OKUL AYBASTI ANADOLU L SES PROJEN N ADI KAR YER GÜNLER PROJEN N AMACI rencilerin meslekleri her yönüyle

Detaylı

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ 2011 İSTATİSTİKLERİ PARLAMENTO SEÇİM YILI PARLAMENTODAKİ MİLLETVEKİLİ MİLLETVEKİLİ İÇİNDEKİ PAY ( ) 1935 395 18 4.6 1943 435 16 3.7 1950 487 3 0.6 1957 610 8 1.3 1965 450 8 1.8 1973 450 6 1.3 1991 450

Detaylı

KADIN EMEKÇ LER N TALEPLER...

KADIN EMEKÇ LER N TALEPLER... KADIN EMEKÇ LER N TALEPLER D SK/GENEL- SEND KASI Emekçi kadınların sorunları gün be gün artmaktadır. Kapitalizmin yoğun saldırıları ve ataerkil sistem, kadın ve erkek arasındaki eşitsizliği derinleştirerek,

Detaylı

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba 1.1 Ara rman n Amac Ara rmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba olarak hizmet vermekte olan; 1. Bütçe ve Performans Program ube Müdürlü ü 2. Stratejik Yönetim ve Planlama

Detaylı

Halkla İlişkiler ve Organizasyon

Halkla İlişkiler ve Organizasyon Halkla İlişkiler ve Organizasyon A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri alanı, küreselleşen dünya içinde kurum ve kuruluşlar için bir ihtiyaç olarak varlığını hissettirmektedir.

Detaylı

NDEK LER. 6 Eylül de aç klanan ve lerleme Raporu öncesi Türkiye ye moral verdi i söylenen raporda unlardan bahsedilmi tir:

NDEK LER. 6 Eylül de aç klanan ve lerleme Raporu öncesi Türkiye ye moral verdi i söylenen raporda unlardan bahsedilmi tir: NDEK LER 1.. AB TÜRK YE SON DAK KA 1..1.. BA IMSIZ TÜRK YE RAPORU YAYINLANDI! 1..2.. YE L HAT TÜZÜ Ü 1..3.. ULUSAL VE BÖLGESEL DÜZEYDE KÜÇÜK LETME POL KALARININ EK LLENLENMES NDE PAYDA LARA DANI ILMASI

Detaylı

SANAL DĠLĠN DĠLĠMĠZDE YOL AÇTIĞI YOZLAġMA HAZIRLAYAN: CoĢkun ZIRAPLI Ġsmail ÇEVĠK. DANIġMAN: Faik GÖKALP

SANAL DĠLĠN DĠLĠMĠZDE YOL AÇTIĞI YOZLAġMA HAZIRLAYAN: CoĢkun ZIRAPLI Ġsmail ÇEVĠK. DANIġMAN: Faik GÖKALP SANAL DĠLĠN DĠLĠMĠZDE YOL AÇTIĞI YOZLAġMA HAZIRLAYAN: CoĢkun ZIRAPLI Ġsmail ÇEVĠK DANIġMAN: Faik GÖKALP SOSYOLOJĠ ALANI ORTAÖĞRETĠM ÖĞRENCĠLERĠ ARASI ARAġTIRMA PROJE YARIġMASI BURSA TÜRKĠYE BĠLĠMSEL VE

Detaylı

BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR

BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR 1 Aralık 2008 de hilal şeklini almış ay ile Venüs yıldızı birbirlerine o kadar yaklaştılar ki, tam bir Türk Bayrağı görüntüsü oluştu. Ay ve Venüs ün bu hali bana hemen Üsküp

Detaylı

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine 2007y ý l ý ü l k e - m i z için bir ol-mak ya da olmamak savaþýna sahne olacaða benziyor. AKP, çeþitli kesimlerden gelen uya-rýlara raðmen ülkemizi bir is-lâm devletine dönüþtürme tutkusundan vazgeçmedi,

Detaylı

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER Merve Nur Bulut, Kübra Sezgin www.improkul.impr.org.tr facebook.com/improkul @improkul improkul@gmail.com SURİYE KRİZİ VE TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER 2011

Detaylı

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÜÇ BOYUTLU GRAFİK ANİMASYON (3DS MAX) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÜÇ BOYUTLU GRAFİK ANİMASYON (3DS MAX) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÜÇ BOYUTLU GRAFİK ANİMASYON (3DS MAX) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2015 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

ETİYOPYA'DAKİ İNANÇ TEMELLİ SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN ROLÜNÜ ETKİLEYEN YENİ TRENDLER * 2009 STK BİLDİRİSİNİN ARDINDAN BİR BAKIŞ

ETİYOPYA'DAKİ İNANÇ TEMELLİ SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN ROLÜNÜ ETKİLEYEN YENİ TRENDLER * 2009 STK BİLDİRİSİNİN ARDINDAN BİR BAKIŞ ETİYOPYA'DAKİ İNANÇ TEMELLİ SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN ROLÜNÜ ETKİLEYEN YENİ TRENDLER * 2009 STK BİLDİRİSİNİN ARDINDAN BİR BAKIŞ Abdulqadir MOHAMMED Özet Etiyopya, sivil toplum kuruluşlarına karşı kesici

Detaylı

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler... TÜRKONFED BAŞKANI TARKAN KADOOĞLU TKYD KURUMSAL YÖNETİM ZİRVESİ KONUŞMA METNİ 14 Ocak 2016 Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Detaylı

Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında

Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında Belediyemiz her zaman vatandaşın yanında Sağlık ve Ev Hizmetleri Projesi kapsamında belediye temizlik ekipleri, ilçe sınırlarında ikamet eden 60 yaş üstü, kimsesiz, muhtaç ve engelli kişilerin evlerine

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. Gereğini arzederim. M. Akif HAMZAÇEBİ İstanbul Milletvekili 1 GENEL GEREKÇE

Detaylı

İçindekiler. 5 BİRİNCİ KISIM Araştırmanın Kavram sal ve Metodolojik Çerçevesi. 13 Çocuğun İyi Olma Hali

İçindekiler. 5 BİRİNCİ KISIM Araştırmanın Kavram sal ve Metodolojik Çerçevesi. 13 Çocuğun İyi Olma Hali İçindekiler x Önsöz ı Giriş 5 BİRİNCİ KISIM Araştırmanın Kavram sal ve Metodolojik Çerçevesi 7 BİR İN C İ B Ö L Ü M Araştırmanın Kavramsal Çerçevesi 7 Çocukluğa Dair Kavramsal Çerçeve ıo Çocukların Mekânsallığı

Detaylı

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç Yasama süreci ve sivil toplum İsveç Sosyal faaliyet alanları Devlet Piyasa Sivil toplum Sivil toplum nedir? Ortak çıkarlar, amaçlar ve değerler etrafında birleşmiş gönüllü ve kolektif faaliyetler Değişken

Detaylı

KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Tarımda Kadınların Finansmana Erişimi Esra ÇADIR

KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Tarımda Kadınların Finansmana Erişimi Esra ÇADIR KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Tarımda Kadınların Finansmana Erişimi Esra ÇADIR Sektörlere Göre Dağılım 60 %52 50 %39 %46 Tarım 40 Sanayi 30 % 14 %19 %21 İnşaat 20 %8 10 % 1 Hizmetler 0 KADIN ERKEK 2

Detaylı