Prof. Dr. Yeflim Gökçe Kutsal

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Prof. Dr. Yeflim Gökçe Kutsal"

Transkript

1

2 Önsöz T p, bilim ve teknoloji üçgenindeki geliflmeler ve do um oranlar ndaki azalma, toplumlar n yafllanmas nda temel tafl oluflturmufltur. Özellikle kalp hastal klar ve inmeye ba l mortalitedeki düflüfl, sigara, yüksek kan bas nc ve yüksek serum kolesterol düzeyi gibi risk faktörlerinin kontrol alt na al nmaya bafllanm fl olmas sa kal mdaki art flta önemli rol oynam flt r. Türkiye de son yirmi y lda do urganl k oran ndaki azalma, nüfus kompozisyonunda önemli de iflikliklere neden olmufltur. 65 ve yukar yafltakilerin oran 2005 y - l nda %5.9 a ulaflm flt r ki, bu kifli demektir. Devlet Planlama Teflkilat taraf ndan haz rlanan projeksiyonlar; 2005 y l nda olan 60 yafl ve üzerindeki kiflilerin say s n n, 2015 y l nda , 2025 y l nda ise olaca- n bildirmektedir. Türkiye de hayatta kalma beklentisi 2005 y l itibari ile 70.8 y l iken, 2015 de 72.3 y l, 2023 de ise 74.1 y l olaca ön görülmektedir. Dünya Sa l k Örgütü nün aç klamalar nda dünya nüfusunun yafllanmas ile birlikte kanser, diyabet, kardiyovasküler hastal klar, kronik akci er hastal klar ve baflta demans olmak üzere mental hastal klar n artt, yaflla beraber gelen komorbiditenin artmas nda en önemli faktörler olan sigara, sedanter yaflam tarz, obezite, sa l ks z ve bilinçsiz beslenme gibi olumsuz faktörlerin önüne geçilebilmesi için kapsaml çal flmalar n yap lmas gerekti i belirtilmektedir. Toplumun önemli bir parças olan yafll bireyin; bu dönemde aktif, üretken ve baflar l bir yaflam sürmesindeki en önemli faktör Sa l kl Yafllanma d r. Yafllanmaya ba l yeti kayb n n ve hastal klar n tedavi ve rehabilitasyon giderlerinin artmas, yafll larda görülme s kl artan hastal klara ba l sorunlar n yo unlaflmas, yafllanman n alt nda yatan yap sal ve ifllevsel mekanizmalar n gün geçtikçe daha fazla ayd nl a kavuflmas ; GER ATR bilimine sadece gereksinimin de il ilginin de artmas na neden olmaktad r. Ça dafl dünyada her yafll birey toplum içinde aktif olma ve aktif yafllanma flans na ve hakk na sahip olmal d r ve üretken yafll l n yolu da sa l kl yafllanmadan geçer. Hekimlerin yafllanan nüfusun gereksinimlerini en iyi flekilde karfl lamak üzere e itim almalar ve deneyim kazanmalar, yafll bireylerin toplum içinde aktif olmalar na ve aktif yafllanma flans na ve hakk na sahip olmalar na önemli bir katk sa layacakt r. Bu aç dan pratisyen meslektafllar m z ve tüm uzmanl k dallar ndaki hekimler son derece anlaml bir misyon üstlenmektedirler, dolay s yla gerek temel t p e itiminin ve gerekse tüm uzmanl k e itimlerinin her aflamas nda yafll sa l konusu ele al nmal, pediatriye verilen önem geriatriye de verilmelidir. Böylesi kapsaml bir tan m, iyi hekimlik uygulamalar çerçevesinde kapsaml bir yaklafl m da gerektirmektedir. Yafll ya yaklafl mda de iflik uzmanl k dallar n n sadece kendi bilgi ve deneyimleri de il, ayr ca bunlar n çok yönlü paylafl m da yararl olacakt r. iii

3 Her uzmanl k dal na mensup hekimler ve pratisyen meslektafllar m z di er uzmanlar n birikimlerinden yararlanacak, s n rlar geniflleyecek ve sonuçta hekimler yafll sa l konusunda kendi temel uzmanl k dallar n n ve deneyimlerinin üstünde bir bilgi ve beceri donan m na sahip olacaklard r. Bu donan m n da mesleki geliflimlerine ve hastalar na sunduklar hizmetlere olumlu katk lar yads namaz. Bu düflünceler fl nda haz rlanan; Yeni Ufuklar serisinin Yafll Sa l kitab - na katk sunan tüm de erli meslektafllar ma ve editör yard mc l n üstlenen Doç. Dr. Dilek Aslan ve Prof. Dr. Murad Baflar a teflekkürlerimi sunar, okuyuculara yararl olmas n dilerim. Prof. Dr. Yeflim Gökçe Kutsal Editör

4 çindekiler ÖNSÖZ... iii BÖLÜM 1 Yafll l k ve Sa l k Hizmetleri Gereksinimindeki De iflim... 1 BÖLÜM 2 Hastal klar n Önlenmesi ve Yafll l k BÖLÜM 3 Yafll l k Döneminde Sa l n Korunmas na liflkin Uluslararas Öneriler BÖLÜM 4 Geriatri ve Etik BÖLÜM 5 Geriatrik Aciller BÖLÜM 6 Andropoz ve Sonras Dönemde Görülen Sorunlar ve Çözümler: Yafllanan Erkek BÖLÜM 7 Yafll l k Döneminde Gö üs Travmalar BÖLÜM 8 Yafll l k Döneminde Kar n Travmalar BÖLÜM 9 Yo un Bak mdaki Yafll Hastaya Yaklafl mlar BÖLÜM 10 Geriatrik Sendromlar BÖLÜM 11 Yafll l k Dönemi ve Kardiyolojik Sorunlar BÖLÜM 12 Yafll l k Dönemi ve Akci er Hastal klar BÖLÜM 13 Yafll l k Dönemi ve Endokrinolojik Sorunlar BÖLÜM 14 Yafll l k Dönemi ve Nefrolojik Sorunlar BÖLÜM 15 Yafll l k Dönemi ve Nörolojik Sorunlar BÖLÜM 16 Yafll larda S k Görülen Psikiyatrik Sorunlar BÖLÜM 17 Yafll larda Kas ve skelet Sistemi Sorunlar BÖLÜM 18 Yafll l k Döneminde Hematolojik Sorunlar BÖLÜM 19 Yafll l k Döneminde nfeksiyon Hastal klar BÖLÜM 20 Yafll l k Döneminde Onkolojik Sorunlar BÖLÜM 21 Yafll l k Döneminde Gastro- ntestinal Sorunlar BÖLÜM 22 Yafll l k Döneminde Dermatolojik Sorunlar BÖLÜM 23 Yafll l k Döneminde Oküler Hastal klar BÖLÜM 24 Yafll l k Döneminde Görülen Kulak Burun Bo az Hastal klar

5 BÖLÜM 25 BÖLÜM 26 Yafll l k Döneminde fleme Disfonksiyonu ve nkontinans Yafll l k Döneminde Estetik-Plastik ve Rekonstrüktif Sorunlar BÖLÜM 27 Yafll Hastada Anestezi NDEKS

6 Yafll l k ve Sa l k Hizmetleri Gereksinimindeki De iflim 1 Dr. Nilay Etiler Yaflam koflullar n n iyileflmesi, bulafl c hastal klar n yayg nl n n azalt lmas ve do urganl k h zlar ndaki azalma gibi pek çok nedenle dünya üzerinde ortalama yaflam süresi giderek artmakta, buna ba l olarak da yafll nüfusun toplumdaki pay genifllemektedir. Bu e ilim Türkiye de de gözlenmektedir. Sa l k hizmetleri aç s ndan risk grubu olarak nitelenen yafll lar n say ca art fl, bu dönemin gereksinimlerini gözeten ve karfl layan bir sa l k hizmetini gerekli hale getirmektedir. Yafll l k döneminde sosyal sorunlar ve sa l k sorunlar n ay rt etmenin güçlü ü, bu konuya yaklafl mda sosyal hizmetler boyutunun gere ini de ortaya ç karmaktad r. Yafll l k Döneminde Sosyoekonomik Sorunlar Ülkenin sosyal güvenlik sisteminin kapsay c l, toplumda yoksullu un ve eflitsizli in boyutlar, yafll l k dönemindeki sa l k sorunlar na yans - maktad r. Yafll l k dönemi, ekonomik gücün düflük oldu u bir dönem oldu u için bu dönemdeki sosyal sorunlar n bafl nda yoksulluk gelmektedir. Yoksulluk yafll nüfusta daha fazlad r. Örne in ABD ve ngiltere de yoksul nüfusun beflte biri yafll lard r. Bulgaristan da yafll lar n yoksullu unun 1989 dan 1994 y l na gelindi inde %4 ten %28 e ç kt bildirilmektedir. Türkiye de ise temel gereksimler maliyeti ne göre yoksul olanlar n %22,1 i 65 yafl üzeri olup, say olarak yaklafl k 700,000 yafll yoksul vard r. Minimum g da harcamas maliyetine göre bak ld nda ise, yoksullar n %9,5 i yafll d r. Cinsiyet aç s ndan bak ld nda yafll yoksullar n say - ca benzer olduklar görülmektedir. Türkiye de 65 yafl üzeri kad nlar n %65 i, erkeklerin ise %27 si okuma yazma bilmemektedir. Yafllanma ile Ortaya Ç kan Sa l k Sorunlar Yafllanma ile ortaya ç kan sa l k sorunlar n n bafll calar kas iskelet sistemi sorunlar, kazalar, difl sa l problemleri, iflitme sorunlar, kalp-damar hastal klar, kanserler, mental sorunlar, ruhsal sorunlar ve hastal klar ve beslenme sorunlar d r. Ülkemizde 60 yafl üzeri nüfusun hastal k yükünün %20 sinden iskemik kalp hastal, %16 s ndan serebrovasküler hastal klar sorumludur. Bunlardan sonra kronik obstrüktif akci er hastal, diabetes mellitus, hipertansif kalp hastal, demans, solunum sistemi kanserleri, osteoartrit ve iflitme kay plar gelmektedir. Yafll larda yayg n göz- 1

7 2 Yafll Sa l lenen a z ve difl sorunlar, her üç yafll dan birinde yemek yemeyi k s tlayacak düzeyde gözlenmektedir. Sa l k hizmetleri aç s ndan bak ld nda yafll l k döneminde yayg n gözlenen kronik ve dejeneratif hastal klar nedeniyle, gerek sa l k kurulufllar na ayaktan baflvurularda gerekse hastanelerde yatan hasta hizmetlerinde yafll nüfusun hat r say l r bir pay vard r. Yafll lara Yönelik Sa l k Hizmetleri Sa l k hizmetleri aç s ndan en temel ilke, yafll n n sa l n n bütün olarak ele al nmas d r. Yafll nüfusta hastal klar n di er yafl gruplar na göre daha fazla olmas na karfl n, yafll lardaki sa l k sorunlar n n çok az bir k sm tedavi edici hekimlik ile çözülebilmektedir. Dolay s yla koruma, sa l n sürdürülmesi, sa l k e itimi, rehabilitasyon gibi hizmetler ön plandad r. Bu durum sa l k hizmetlerinin planlanmas aç s ndan önemlidir. Yafll l k döneminde sa l k hizmetleri aç s ndan temel bak fl aç s, bu grubun günlük yaflam gereksinimlerini karfl layabilece i fiziksel ve mental sa l n n korunmas ve sürdürülmesi olmal d r. Bu anlamda yafll l k dönemindeki hizmetlerin hedefleri afla da s ralanm flt r: Fonksiyonel yetenek kayb n n önlenmesi, Yaflam kalitesini etkileyen sa l k sorunlar ndan koruma ve tedavinin sa lanmas, Yafll lar n olabildi i kadar uzun süre evde kendi yaflamlar n sürdürebilmelerinin sa lanmas, Yafll lara bak m veren yak nlar n desteklenmesi. Koruyucu Sa l k Hizmetleri Yafll l k dönemine gelindi inde, sa l k hizmetlerinde koruyucu sa l k hizmetleri büyük öneme sahiptir. Koruyucu sa l k hizmetleri birincil koruma ikincil ve üçüncül koruma olmak üzere üç grupta incelenir: Birincil koruma: Yafll l k döneminde öne ç kan sa l k sorunlar na bak ld nda, büyük bir k sm n n önlenebilir oldu u görülmektedir. Yafll l k dönemindeki art fl gösteren kronik hastal klar ve kanserlerin, gençlik dönemlerinde hatta daha da önce al nacak önlemlerle büyük oranda azalt - labilece i bilinmektedir. Yafll l k dönemindeki sa l k sorunlar için primordiyal koruma anlam na gelen fiziksel egzersiz, sa l kl beslenme, sigara kullan m ve obezitenin önlenmesi gibi önlemler, kalp-damar hastal klar, osteoporoz, baz kanser türleri gibi hastal klar n ortaya ç kmas n azaltmaktad r. Yafllanmayla ortaya ç kan kronik hastal klar n genel özelliklerine bak ld nda mültifaktöriyel (çok etkenli) olduklar ve daha çok bireysel riskli davran fllar ile iliflkili olduklar görülmektedir. Bu anlamda, yafll bireyin beslenmesinin düzenlenmesi, fliflmanl k ya da zay fl n önlenmesi, sigara kullan m n n önlenmesi, egzersiz yoluyla dolafl m sistemi hastal klar n n önlenmesi ve ruh sa l n n korunmas, birincil koruma bafll al-

8 Hastal klar n Önlenmesi ve Yafll l k 2 Dr. Dilek Aslan Hastal klar n önlenmesi kavram, kapsam itibariyle genifl bir bak fl aç - s na sahiptir. Bu genifl yelpazede hastal klar n oluflmadan önlenmesi, hastal k olufltuktan sonra erken tan ve tedavi olanaklar n n kullan lmas ve rehabilitasyon hizmetleri incelenir. Evrensel olarak kabul edilmifl olan sa l k yaklafl m nda bu temellerin do um öncesinde bafllayan dönemde at lmas öngörülmektedir. Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ) taraf ndan 65 yafl ve üzeri dönem olarak kabul edilen yafll l k süresinde, bireyin sa l ile ilgili bir karar vermek için yaln zca yafl de erlendirmesi eksik bir de erlendirmedir. Yafll l k dönemini yaflayabilen bireyler oldukça heterojen oldu undan, yafll lara yönelik sa l koruma ve gelifltirme yaklafl mlar bu farkl l klar gözetmelidir. Bu yaz da yafll l k döneminin mümkün olabildi ince hastal klardan uzak (sa l kl ), üretken, kat l mc, paylafl mc, sayg n ve aktif geçebilmesi için yap lmas gerekenler üzerinde durulmufltur. Yafll l k döneminin sa l kl geçirilmesi ile ilgili de erlendirmelerin daha iyi anlafl labilmesi için baz indikatörlerin bilinmesi yararl olur. Do- uflta beklenen yaflam süresi, engellili e ayarl yaflam süresi (DALY), kaliteye ayarl yaflam y l (QUALY), küresel hastal k yükü hesaplamalar, ölüm nedenleri, s k görülen hastal klar n nedenleri bu indikatörlerin bafl nda gelmektedir. Bu de erlendirmeler ülkelerin geliflmifllik düzeylerine göre de iflmektedir. Geliflmifl ülkelerde geliflmekte olan ve az geliflmifl ülkelere göre do uflta beklenen yaflam süresi daha uzundur, hastal k ve ölüm nedenleri ise korunabilir özelliktedir. Bu temel verilerin yan s ra ülkeleri daha karfl laflt r labilir yapabilmek için farkl de erlendirme kriterleri de kullan lmaktad r. Bu kapsamda insani geliflmifllik indeksi (HDI) örnek olarak kullan labilir. nsani geliflmifllik düzeyi 1 e ne kadar yak n ise o ülkenin geliflmifllik düzeyinin de iyi oldu u anlafl lmaktad r. Do uflta beklenen yaflam süresinin uzunlu u ya da k sal Tablo 1 de de görüldü ü gibi pek çok faktör taraf ndan belirlenmektedir. DSÖ, yaflam n uzun olmas kadar yaflan lan y llar n nitelikli olmas - n n öneminide vurgulamaktad r. Uzun ve nitelikli yaflam ise sa l n korunmas ve gelifltirilmesi yaklafl mlar na ihtiyaç duyar. Nitelikli yaflam denildi inde de aktif, baflkas na ba ml olmayan, üretken, sa l kl bir süreç akla gelmelidir. Bu bak fl aç s yla, dünyada ve Türkiye de yafll l k dönemine özgü sorunlarda y llar içinde art fl oldu u ifade edilebilir. Örne in, 11

9 12 Yafll Sa l TABLO 1 Ülkelerin geliflmifllik düzeyleri ile ilgili baz bilgiler. Ülke nsani Geliflmifllik ndeksi de eri nsani Geliflmifllik ndeksi s ralamas Do uflta beklenen yaflam süresi Kifli bafl na düflen Gayri Safi Milli Has la (ABD dolar Sa l a ayr lan pay (ABD dolar ) Sa l a ayr lan kamu- özel sektör pay n n GSMH içindeki yüzdesi zlanda 0,968 0,968 81, ,3-1,6 Norveç 0,968 0,968 79, ,1-1,6 Japonya 0,953 0,953 82, ,3-1.5 Brezilya 0,800 0,800 71, ,8-4,0 Türkiye 0,775 0,775 71, ,2-2,1 Botswana 0,654 0,654 48, ,0-2,4 Swaziland 0,547 0,547 40, ,0-2,3 Tanzanya 0,467 0,467 69, ,7-2,3 Kaynak: Human Development Report 2007/2008. UNDP publications, 2007; Türkiye de do uflta beklenen yaflam süresinin artmas yla birlikte ba ml nüfus yüzdesinde de art fl saptanmaktad r. Yafll ba ml nüfus yüzdesi 1935 y l nda 7,14 iken, bu rakam 2000 y l nda 8,83 e yükselmifltir. Yap - lan projeksiyonlar durumun 2050 y l nda %20 ye yükselece ini göstermektedir. Yafll l k döneminde di er yafl gruplar ndan farkl olarak sa l k sorunlar nda art fl, sorunlar yaflama biçimindeki farkl l k, birden fazla sorunun birlikte görülebilmesi, sorunlarla bafl edebilmek için kullan lan ilaçlar n etkileflimi gibi durumlar dikkat çekmektedir. Yafll lar genellikle yafl n artmas ile birlikte özellikle bulafl c olmayan kronik hastal k s kl nda bir art fl olaca n düflünmektedirler. Do ru olmayan bu düflünceyi yaratan iki temel faktör bulunmaktad r; bunlardan birincisi, yafllanma sürecinin baz hastal klar n oluflmas na katk da bulunmas d r. Bireyde fiziksel ve biyolojik olarak do al süreçte meydana gelen de ifliklikler, a r gibi baz semptomlar n artmas na neden olur. kinci neden ise, bireylerin yaflamlar boyunca yanl fll klar yapt yaflam davran fllar ile ilgili istenmeyen sonuçlar n bu dönemde görülmeye bafllamas d r. Gerçekte yafll l k dönemi kiflinin kendi sa l ile ilgili olumsuz davran fllar n etkisini deneyimledi i bir dönemdir. Yafll l k döneminde bireyler kronik hastal klar ve engellilik ile ilgili sorunlar neden daha s k yaflarlar? Bu sorunun yan t gerçekte sa l n her dönemde birden fazla belirleyicisinin olmas ndan kaynaklanmaktad r (fiekil 1). Kültür, toplumsal de- erler, cinsiyet, sosyal s n f, ekonomik koflullar, yoksulluk, bireyin yaflam

10 Yafll l k Döneminde Sa l n Korunmas na liflkin Uluslararas Öneriler 3 Dr. Meltem fiengelen Dünyada do urganl k h z n n 1972 den itibaren yar ya düflmesi, koruyucu sa l k hizmetleri ve sa l k bak m hizmetlerindeki geliflmelere ba l olarak ölüm h zlar n n düflmesi ve do uflta beklenen yaflam süresinin artmas günümüzde dünya nüfusunun yafllanmas na neden olmufltur. Yüzy l önce dünyada her 20 kifliden biri 65 yafl üzerinde iken, günümüzde her alt kifliden biri 65 yafl üzerindedir, 2051 y l nda ise her dört kifliden birinin 65 yafl üzerinde olmas beklenmektedir. Ülkemizde 65 yafl üzeri nüfusun genel nüfus içindeki pay fiekil 1 de sunulmufltur. Yafllanmaya iliflkin endiflelere ra men yafllanma, sosyal ve bilimsel geliflmelere ba l olarak ortaya ç kan çok olumlu bir sonuçtur. 94,3 94,9 93,7 Tüm nüfus içinde % pay Toplam Erkek Kad n fiek L 1 Türkiye de 65 yafl üzeri nüfus (Devlet statistik Enstitüsü, 2000) Yafll lardaki morbidite ve mortalite gençlerden farkl d r; birden fazla hastal a sahip olma ve fonksiyonel k s tl l k olas l yaflla birlikte artmaktad r. Yafll larda ölümler daha çok uzun süreli kronik hastal klara ba l olarak ortaya ç kmaktad r. Dolay s yla yafll sa l özel bir yaklafl m gerektirmektedir. Ayr ca yafll l ktaki baz özellikler yaflam n önceki dönemlerindeki olaylar n sonucu olarak kabul edilmeli, bir bireyin çocukluk ça nda yaflad klar ilerideki yaflam n etkiler varsay m korunma yaklafl mlar na esas oluflturmal d r. 19

11 20 Yafll Sa l Korunma Yaklafl mlar Birincil (Primer) korunma: Risk faktörlerinin ortadan kald r lmas ve davran fl de iflikli i sonucunda hastal klar n engellenmesi amac yla yap - lan faaliyetlerdir. Ba fl klama, sigara mücadelesi, sa l kl beslenme ve sa l kl yaflam tarz n n benimsetilmesine yönelik e itim ve müdahaleler ve ilaçla korunma birincil korunma hizmetleri aras nda yer almaktad r. kincil (Sekonder) korunma: Geç saptand nda tedavisi tam yap lamayan hastal klar preklinik dönemde saptayarak tedavi etmek ve sa kal m uzatmak amac yla yap lan düzenli sa l k kontrolleri ve tarama testleri ikincil korunma hizmetlerini oluflturur. Üçüncül (Tersiyer) korunma: Mevcut hastal klar n daha fazla ilerlememesi, kiflilerin baflkalar na ba ml olmadan yaflayabilmelerini sa lamak için verilen rehabilitasyon hizmetleridir. Yafll lar daha uzun süre sa l kl, aktif ve dolay s yla ba ms z k labilmek için bir tak m tedbirler al nmal d r. Düzenli sa l k kontrollerini de kapsayan koruyucu sa l k hizmetleri bu tedbirlerin bafl nda gelmektedir. Düzenli sa l k kontrolleri bir bireyde hastal k geliflme riskini belirleme ya da bir hastal asemptomatik dönemde yakalama ve tedavi etme amac yla yap lan, hem birincil hem de ikincil korunmay içeren bir grup aktivitedir. Önlenebilir sa l k sorunlar n n semptomsuz bireylerde saptanmas amac yla periyodik sa l k muayeneleri yap lmaktad r. Bu kapsamda kullan lacak tarama testlerinin uygulanabilir olmalar için belirli kriterlere uygun olmalar gerekir: Taranmak istenen hastal k, toplumda önemli morbidite ve mortaliteye yol açan önemli bir halk sa l sorunu olmal d r. Taranmak istenen hastal k, o toplumda prevalans yüksek bir hastal k olmal d r. Tarama sonucu bulunan hastalar n iyilefltirilmesi için uygun tedavi yöntem(ler)i olmal d r. Hastal n asemptomatik bir dönemi olmal ve bu dönemde tarama ile tan konularak tedavi edildi inde gecikmifl tedaviye göre morbidite ve mortalite anlaml flekilde azalmal d r. Tarama testi duyarl l (sensitivite) ve özgüllü ü (spesifisite) yüksek, güvenilir sonuçlar veren bir test olmal d r. Tarama testi pratik ve ekonomik olmal d r. Tarama testi uygulanaca toplum için kabul edilebilir olmal d r. Tarama testinin uygulanaca toplumlarda geçerlilik ve güvenilirli inin gösterilmifl olmas gerekir.

12 Geriatri ve Etik 4 Dr. Nüket Örnek Büken Bugünün yetiflkinleri yar n n yafll lar d r. fiimdiden soruyoruz, yafll l m z nas l geçecek? Ana babalar m z n ve dedelerimizin yafll l klar ndan hangi bak mlardan farkl olacak? Yaflam kalitemiz hangi düzeyde olacak? Bu sorular n yan tlar, büyük ölçüde, insanlar n sa l kl bir yafll l k için yetiflkinler olarak bugün ne yapt klar na ve hükümetlerin sa l k politikalar n n onlar ad na ne yapabileceklerine ba l d r. Konuyla ilgili politikalar n üretilmesinde T bbi Etik nas l bir ifllev üstlenecektir? Günümüzde insanlar gittikçe daha çok birbirlerine sokulup yaklaflmakta ve kaynaklar gitgide azald için dürüstlük zemininde bir iflbirli- ine olan gereksinim iyice artmaktad r. flte bu nedenlerle, insanlar aras iliflkilerin ve eylemlerin küresel ölçekte gerçekleflebilmesi için, üzerinde asgari müfltereklerinde anlaflabilece imiz, uzlaflabilece imiz normatif bir zemin kurmak zorunday z. Bunun için de T bbi Etik alan n n yard m na gereksinimimiz var. Çünkü yafll l kta iyi bir yaflam n var olabilme koflullar üzerinde bir uzlaflma sa lama bak m ndan gerekli savlar üretme görevi T p Eti i için de yarat lm fl olmaktad r. T bbi Eti in bu görevi yerine getirmesinin önkoflulu ise; öteki kültürlerle benimsenmifl, sayg gören ve uygulamada kabul gören normlar n ve de erlerin iyi bilinmesi, giderek bunlar n o kültürlerde gerek prati i gerekse genelde eylemleri yönlendirici ve düzenleyici ifllevlerini elefltirel bir gözle sorunlaflt r p, bunlar n nereye kadar evrensel ölçekte geçerlilik tafl yabilece ini belirlemektir. Yafll lar n say s n n gençlere göre daha h zl artmas, toplum aç s ndan önemli anlamlar içerir. Sa l k alan nda, toplumun yafllanmas maliyetleri art raca gibi, karneli sa l k hizmetleri üzerinde de bask yarat r. Bu durumda, sa l k hizmetlerinin gençler ve yafll lar aras nda nas l adaletli da- t laca konusundaki sorular gündeme gelir. Nüfusun yafllanmas, ayr - ca, yaflam tehdit etmeyen kronik hastal klar olanlar n veya özürlü /engellilerin say s nda art fla neden olarak, sa l k hizmetlerinin do as n de ifltirir. Bunun karfl l nda, t bbi etik tart flmalar; belirli bir andaki akut yaflam ve ölüm kararlar ndan, birçok y la yay lan ve nispeten s radan sorunlara yönelir. Ayr ca, toplumsal yafllanma aile yaflant s ndaki de iflimin kötü bir habercisidir. Halen, gençler ve yafll lar aras ndaki say sal dengesizlik bak m sorumlulu unu üstlenmifl olan gençleri güç durumda b rakmakta ve onlar n görevlerinin kapsam ve s n rlar hakk nda sorular sorulmas na neden olmaktad r. Aile bireyleri, yafll lar n bak m nda bir ölçüye kadar artan bir rol oynamakta olup, sa l kla ilgili karar vermedeki rolleri önemlidir ve yayg n flekilde tart fl lmaktad r. 31

13 32 Yafll Sa l Tarihsel ve Kültürel Aç dan Yafll l k Tan m Yafll nüfusun genç nüfusa oranla daha h zl artmas olarak tan mlanan yafllanan bir toplum, bireylerin genç ve yafll olarak iki genel kategoriye ayr labilece ini öngörmektedir. Ça dafl Bat toplumu; gençlik, adolesan dönem orta yafl ve yafll l yaflam n kendine has sorunlar olan ayr safhalar olarak görmekle birlikte, bu bak fl aç s genellefltirilemez. Gerçekte, yaflam n ak fl na iliflkin flimdiki görüfller görece yeni fenomenlerdir. Thomas Cole, yaflam safhalar metaforunun izini, günümüzün yaflam safhas metaforunun ilk olarak ortaya ç kt 16. ve 17. yüzy llardaki kuzey Avrupa flehirlerine kadar sürmüfltür. Yazara göre, yaflam s raya konulmufl evreler serisi olarak resmetmek, yaflam n safhalar n n evrenin düzeni ile uyumlu oldu unu ifade eder ve her bireye kendi yaflam deneyiminin d fl - na ç kmak ve onu bir bütün olarak görmek imkân n verir. Yafll l k tan m m z n, tarihsel ve kültürel geleneklerimizi yans tmas gibi, yafla verilen de er ve anlam hakk ndaki inan fllar m z da tarihsel ve kültürel miras m z n gere idir. Yafll insanlar n toplum içindeki mevkileri, ileri yafl gruplar n n desteklenmesinin do urdu u maliyete ve bu bireylerin yapacaklar düflünülen katk ya ba l olarak, farkl tarihsel ve kültürel süreçlerde çeflitlilik göstermifltir. Örne in, ülkemiz gibi Do u kültürüyle yo rulmufl uygarl klarda insanlar n yaflland kça di erlerinin yaflam na daha çok ve ayr lmaz ba larla girdiklerine ve o insandan mahrum olman n giderek daha büyük zarara yol açt na inan lmaktad r. Ayn zamanda, yafll lar n özellikle önemli bir sosyal kaynak olarak düflünülen - ve ancak yafl ilerledikçe ortaya ç kan - akla sahip oldu unu düflünen topluluklar da vard r. Buna karfl ABD toplumu, geleneksel olarak pragmatizmi, aksiyonu, kuvveti ve gençli in gücünü; yafll l n derin düflüncesine, deneyimine ve bilgeli ine üstün tutar. Bu yüzden, yafla ba l ayr mc l k (ageism) ABD toplumu içinde özellikle belirgindir. Yafllanman n ortaya koydu u küresel görevler, ayn anda meydana gelen demografik de iflikliklerle birlikte karmafl klaflmaktad r. Giderek azalan say daki çal flan nüfus, say s artan bir kesime bakmak durumunda olacakt r. Varl kl ülkelerde bile yafll ve güçsüz durumda olanlar n ço- unlu u, gereksinim duyduklar bak m için gerekli masraflar n ancak çok küçük bir bölümünü kendileri karfl layabilmektedir. Ne yaz k ki, sa l k hizmetine ve araflt rmalara eriflmek konusunda daha genç bireyleri etkileyen birçok konu, insanlar yaflland kça ortadan kaybolmamaktad r. Genelde ulusal sa l k ya da sigorta hizmetine sahip ülkeler aç s ndan büyük sorun olmamakla birlikte, bu durum ABD de hala önemli bir sorundur. fiafl rt c say da yafll y da içeren birçok insan, t bbi bak m ihtiyaçlar n n ço unun Medicare (yafll lar için federal sa l k sigortas program ) taraf ndan karfl land n söylemektedir. Medicare, hastane masraflar n n ve hekim ücretlerinin önemli bir k sm n karfl lasa da, ilaç masraflar n, birçok koruyucu hizmetleri, gözlük, duyma cihaz gibi pek

14 Geriatrik Aciller 5 Dr. Berkant Özpolat, Dr. Mehmet Mahir Kunt Geriatrik yafl grubunun acil servislerde muayenesi güçtür. Hastalar n birden fazla hastal klar n n olmas, daha karmafl k planlamalar yap lmas gereklili i, laboratuvar ve radyolojik incelemelerin daha fazla yap lmas nedeniyle, acil serviste kal fl süreleri de daha uzun olmaktad r. ABD de yap lan bir araflt rmaya göre, acil hekimlerinin yafll hastalar de erlendirirken kendilerini daha güç durumda hissettikleri ve daha zor teflhis koyduklar ortaya ç km flt r. Yanl fl teflhis ve gecikmifl tan oran fazlad r ve sonuçta morbidite ve mortalite yükselir. Acil servis sisteminde yafll hastalar n ihtiyaçlar na yan t verebilmek için geriatrik acil t p ilkelerinin bilinmesi gereklidir (Tablo 1). Fizyolojik de ifliklikler sonucu, yafll hastalar infeksiyonlara, ilaç toksisitesine, dehidratasyon ve k r klara daha e ilimili olmaktad rlar. Yafllanmayla beraber oluflan de ifliklikler hastal klar n seyrini ve sunumlar n etkilemektedir. Örne in miyokard infarktüsü (M ), pnömoni, idrar yolu infeksiyonu, apandisit, flok gibi birçok hastal n sunumu farkl olabilmektedir. Yafll hastalara özel temporal arterit, aort diseksiyonu, demans gibi hastal klar ak lda tutulmal d r. TABLO 1 Geriatrik acil t p ilkeleri. 1. Hastal klar n sunumlar genellikle kompleks yap dad r. 2. Hastal klar s kl kla atipik seyreder. 3. Altta yatan hastal klar n etkisi de erlendirilmelidir. 4. Çok ilaç kullan m s kt r ve bu, sunumda, teflhis ve tedavide önemli bir faktördür. 5. Biliflsel bozukluk ihtimali unutulmamal d r. 6. Baz laboratuvar testlerinin normal de erleri eriflkinden farkl d r. 7. Fonksiyonel rezervde azalma olas l de erlendirilmelidir. 8. Sosyal destek unsurlar yeterli olmayabilir ve hastalar bak c lara güvenmek zorunda kalabilirler. 9. Önceki fonksiyonel durumun bilinmesi, yeni meydana gelen durumun de erlendirilmesi aç s ndan önemlidir. 10. Sa l k problemleri, efllik eden psikolojik durumlarla birlikte de erlendirilmelidir. 11. Acil servis ziyareti sayesinde belki de hastan n hayat ndaki önemli bir soruna ulaflma flans yakalanabilir. 12. Geriatrik hastalar n patofizyolojileri iyice anlafl lmadan ciddi birçok hastal a yatk n olma nedenleri tam anlafl lamaz. 55

15 56 Yafll Sa l TABLO 2 Yafll l kta fizyolojik de iflikler ve potansiyel etkileri. Fizyolojik de ifliklik Muhtemel etki Sinir sistemi Kan beyin bariyerinin etkinli i azal r Is ya karfl vücut yan t azal r Otonom sistem fonksiyonlar bozulur Nörotransmitterlerde bozukluk Deri/mukoza Bütün deri tabakalar n n atrofisi Ter bezlerinin hem say hem fonksiyonlar n n azalmas Kas ve iskelet sistemi lerleyici kemik kayb Fibrokartilaj ve sinoviyal doku atrofisi Toplam vücut kitlesinde azalma Ya dokusu oran n n artmas mmün sistem Hücresel immünitede azalma Antikor yap m nda azalma Kalp ve damar sistemi Azalm fl inotropik cevap Azalm fl kronotropik cevap Artm fl periferik vasküler direnç Azalm fl ventriküler dolum Akci erler Azalm fl vital kapasite Akci er ve hava yolu kompliyans nda azalma Hiperkapni ve hipoksemiye azalm fl kemoreseptor yan t Ventilasyonda azalma Diffüzyon kapasitesinde azalma Hepatik fonksiyon Karaci er hücre kütlesinde azalma Hepatik kan ak m nda azalma Enzim aktivitesinde de ifliklikler Böbrekler Böbrek hücre kütlesinde azalma Bazal membranda kal nlaflma Vit D hidroksilasyonunda azalma Toplam vücut suyunun azalmas Susamaya karfl yan t n azalmas Renal vazopressin yan t n n azalmas Gastrointestinal sistem Gastrik mukozada azalma Bikarbonat sekresyonunda azalma GIS kanlanmas n n azalmas Epitel rejenerasyonunun azalmas Meninjit riski artar laçlar n sinir sistemi üzerine yan etkileri ve etkileri beklenenden fazla olur Termoregülasyon bozulur Ortostatik hipotansiyon riski artar Erektil disfonksiyon Üriner inkontinans Kompleks mental fonksiyonlarda azalma Vücut izolasyonunun azalmas Deride yaralanmas riskinin armas nfeksiyon riskinin artmas Hipertermi riskinin artmas K r k oluflma riskinin artmas Eklemlerde instabilite ve a r Denge ve hareketlerde bozukluklar Farmakokinetikte de ifliklikler Farmakokinetikte de ifliklikler Tümör oluflma olas l n n artmas Latent infeksiyonlar n aktive olmas nfeksiyon riskinin artmas Miyokard n stres durumunda yan t n etkinli inin azalmas Maksimum kalp h z n n azalmas Kan bas nc n n artmas Organlar n kanlanmas nda de ifliklikler Hava yolu direncinde artma H zl dekompensasyon tehlikesi PaO 2 de azalma Rejenarasyon yetene inin azalmas Farmatokinetikte de ifliklikler Farmatokinetikte de ifliklikler laç eliminasyonunda azalma laç eliminasyonunda azalma Hipokalsemi ve osteoporozda art fl Farmatokinetikte de ifliklikler Dehidratasyon ve elektrolit bozuklu u riskinin artmas Dehidratasyon ve elektrolit bozuklu u riskinin artmas Gastrik ülser riskinin artmas Gastrik ülser riskinin artmas Perforasyon riskinin artmas Ülser iyileflme süresinin uzamas

16 Andropoz ve Sonras Dönemde Görülen Sorunlar ve Çözümler: Yafllanan Erkek 6 Dr. Mehmet Murad Baflar, Dr. Timuçin fiipal Yafllanman n do al bir parças olarak pek çok sistemdeki de iflikliklerin yan s ra, erkek ve kad nlarda gonadal fonksiyonlarda da azalma görülür. Erkeklerde bu süreç genel de ildir ve meydana geldi i zaman özel bir klinik tablo ortaya ç kar. Bafllang ç yafl, geliflim h z ve androjen eksikli inin düzeyi bireyler aras nda farkl l k gösteren bu durum Yafllanan Erke in Androjen Eksikli i (Androgene Deficiency of Aging Male=ADAM), Geç Bafllang çl Hipogonadizm (Late On-set Hypogonadism=LOH) veya Andropoz gibi çeflitli isimler ile adland r lmaktad r. Günümüzde ise genellikle Semptomatik Geç Bafllang çl Hipogonadizm (Symptomatic Late On-set Hypogonadism=SLOH) olarak ifade edilen bu sendrom, serum androjen düzeyinde de ifliklik olarak veya olmaks z n androjen reseptör duyarl l nda azalma ile karakterli klinik ve biyokimyasal bir sendromdur. Pek çok organ sistemini etkileyen ve yaflam kalitesini önemli oranda bozan bu durumun kad nlarda ortaya ç kan menopoz ile fark Tablo 1 de sunulmufltur. Gonadlar n fonksiyonel önemi antik ça lardan beri bilinmektedir. Gonadal hormonlar n etkileri konusunda ilk çal flma, hayvan gonadlar ndan ekstre edildi i Testiküler s v n n etkilerini kendi üzerinde gösterilmesi ile 19. yüzy l sonlar nda yap lm flt r. Bu sonuçlar 1920 li y llarda yafllanma ve cinsel fonksiyon bozuklu u gibi sorunlar n tedavisinde testiküler ekstrelerin kullan lmas veya testiküler transplantasyon gibi uygulamalar gündeme getirmifl ve sonras nda Laquaeur ve arkadafllar n n testosteron ve androsteronu izole etmeleri ile sonuçlanm flt r. Ard ndan, üç farkl araflt rmac taraf ndan yaklafl k ayn zamanlarda testosteron hormonu sentezlenmifltir. Bu araflt rmac lardan Butenandt ve Ruzicka, 1939 y l nda TABLO 1 Erkeklerde ortaya ç kan Geç Bafllang çl Hipogonadizm ile kad nlarda geliflen menopoz aras farkl l klar. Özellik Androjen eksikli i Menopoz Bafllang ç Durum S kl k Neden Yavafl geliflir, y llar içerisinde ortaya ç kar. Androjenin parsiyel eksikli i vard r. Erkeklerin yaklafl k %20-35 i etkilenir. Primer ve sekonder hipogonadizm kombinasyonudur. 1 2 y l içinde tamamlan r. Estrojenin tam eksikli i vard r. Tüm kad nlarda görülür. Primer hipogonadizm tablosudur. 69

17 70 Yafll Sa l yapt klar icat nedeni ile Nobel Kimya ödülünü alm fllard r. Hormon sentezinin ard ndan injektabl formlar gelifltirilmifl ve tedavide kullanmaya bafllanm flt r. kinci Dünya Savafl ndan sonra testosteronun etkisi ve öneminin anlafl lmas ve klinik kullan m n n yayg nlaflmas na ba l olarak düflük testosteron düzeyi ile iliflkili Erkek Klimakterium u, ilk defa Werner taraf ndan tan mlanm flt r. Testosteronun yafla ba l azalmas ise ilk olarak Hollander taraf ndan spermatik ven kan nda testosteron düzeylerinin ölçülmesi ile gösterilmifltir. Daha sonra yap lan çok say daki çal flmada, testosterondaki bu düflüflün gerçekten yafllanma olay ile mi ilgili oldu u, yoksa efllik eden sistemik hastal klar ya da kullan lan ilaçlara m ba l oldu u tart flmal bir hale gelmifltir. EP DEM YOLOJ Geç bafllang çl hipogonadizmin prevalans henüz net olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte yap lan çal flmalardan elde edilen sonuçlara göre ABD de her bin kiflinden 12,3 ünde bu klinik tablo vard r ve yafl aras erkeklerde her y l 481,000 yeni olgu ortaya ç kmaktad r. Serbest androjenlerin esas alarak yap lan araflt rmalarda, testosteronda düflmenin 31 yafl ndan sonra bafllad ve daha sonra da devam etti i saptanm flt r. Buna göre yafllar aras ndaki erkeklerin %7 sinin, aras ndakilerin %21 inin ve 80 üzerindekilerin ise %35 inin normalin alt nda testosteron düzeylerine sahip oldu u kabul edilmektedir. Biyoyararlan l r testosteron (bio-t) düzeyi dikkate al nd nda ise 60 yafl üzerindeki erkeklerin %70 i hipogonadotropik olarak de erlendirilmektedir. SEKS STERO DLER N N F ZYOLOJ S Seks steroidlerinin sentez ve sal n fl : Hipofizden sal nan Luteinize edici hormon (LH) Leydig hücrelerinde testosteron sentezini sa lar ve üretimini kontrol eder. Leydig hücreleri üzerine hipofizden baflka etkili faktörler de araflt r lm fl ve paraventriküler nükleusdan sal nan gherelin isimli bir peptidin Leydig hücre aktivitesini kontrol etti i gösterilmifltir. Erkeklerde günlük sal nan 6 7mg testosteronun %95 i Leydig hücrelerinden elde edilirken, testosteron %5 oran nda adrenalden ve di er baz lokal hücrelerden de sal n r. Testosteronun ana sentez kayna kolesteroldür. Kolesterol plazma lipoproteinlerinden elde edilebildi i gibi, hücre içinde de novo olarak asetattan da sentezlenir. Hücre içine al nan kolesterol burada Steroid Activating Protein (StAR) arac l ile mitokondriye tafl n r ve benzodiazepin benzeri reseptörler taraf ndan içeri al narak sitokrom P450 enzim grubu arac l ile pregnanolona (C21) çevrilir. Oluflan pregnanolon daha sonra düz endoplazmik retikuluma iletilir ve testosteron da dahil olmak üzere çeflitli C19 steroidlere dönüfltürülür (fiekil 1).

18 Yafll l k Döneminde Gö üs Travmalar 7 Dr. Koray Dural, Dr. Berkant Özpolat Gö üs yaralanmalar tüm vücut travmalar içerisinde önemli bir yer teflkil etmektedir. Tüm travmalarda oldu u gibi gö üs travmas geçirmifl bir hastada da hem hastane öncesinde hem de hastanede h zl ve do ru de erlendirmenin yap lmas, tedavi plan n n zaman geçirmeden uygulanmas hayati önem tafl maktad r. Yafll hastalarda gö üs travmas kendine has özellikleri vard r ve özel tedavi yaklafl mlar gerektirmektedir. Görülme S kl Amerika Birleflik Devletleri (ABD) y ll k 150,000 civar nda travmaya ba l ölüm olmaktad r. Travma 40 yafl alt ndaki yafll toplumda beflinci ölüm sebebidir ve bu ölümlerin 1 / 4 ünde gö üs travmas bulunmaktad r. Yafll - larda genç nüfusa göre daha az travma görülmesine ra men, daha ölümcül seyretmektedir. Ankara Numune E itim ve Araflt rma Hastanesi (ANEAH) Gö üs Cerrahisi Klini i nde yat r larak tedavi edilen künt gö- üs travmalar nda prognoza etki eden faktörlerin araflt r ld bir çal flmada; yafl da l m ndaki 65 yafl üzeri hastalar n yüzdesi 19,5 olarak bulunmufltur. Yafll grupta hem ülkemizde hem literatürde genç gruptaki penetre yaralanmalar/künt yaralanmalar oran n n yafll larda künt travmalar lehinde artt görülmektedir. Literatür de erlendirmesi yap ld zaman da yafll larda gö üs travmas nda trafik kazas, düflme, çarpma gibi mekanizmalar daha s k oldu u için araflt rmalar daha çok künt gö üs travmalar na ve kot k r klar na yöneliktir. Genel De erlendirme Gö üs travmal hastada ilk de erlendirme ve müdahale hasta için yaflam koruyucu olabilir. Travma nedeniyle oluflan ölümlerin %20-25 inde gö- üs travmas mevcuttur. Bu ölümlerin yaklafl k %30 unun olay n olufltu- u yerde do ru ilk müdahale, h zl ve uygun hastane nakli ile önlenebilece i düflünülmektedir. Gö üs travmal bir hastada genel de erlendirmenin bir bütün olarak yap lmas önemlidir. Öncelikle, solunum yeterlili inin tespit edilerek hava yolu aç kl n sa lamaya yönelik müdahale, boyun venlerindeki kollaps veya distansiyon durumu, solunum mekanizmas n bozabilecek kot k r klar veya yelken gö üsün tespiti için yap lacak muayene (krepitasyon, hematom) ve gö üs duvar nda cilt alt amfizem tespiti, hastan n durumunu de erlendirmede ve yap lmas gerekenleri planlamada önemlidir. 89

19 90 Yafll Sa l Görüntüleme seçenekleri içinde en s k kullan lan postero-anterior (PA) akci er grafisidir. Son y llarda toraks bilgisayarl tomografisinin (BT) acil servislerde kullan m giderek artmaktad r. Ultrasonografi (USG), manyetik rezonans görüntüleme (MR) gibi yöntemler hasta stabil hale geldikten sonra özel durumlarda kullan lan görüntüleme yöntemleridir. ANEAH Gö üs Cerrahisi Klini i nde gö üs travmas ile acil servise baflvuran hastalarda ve BT çal fl lmas n karfl laflt ran bir baflka araflt rmada, özellikle a r travmal hastalarda daha belirgin olmak üzere BT çekilmesinin, atelektazi, kontüzyon, hemotoraks ve diyafram rüptürlerinin tespitinde avantaj sa lad ve tedavi plan n %30 de ifltirdi i saptanm flt r. Gö üs travmalar n n yafll hastalarda genç hastalara göre morbidite ve mortalitesinin daha fazla oldu u birçok araflt r c taraf ndan gösterilmifltir. Bunun nedenleri sorguland nda iki hipotez ön plana ç kmaktad r. Birincisi, yafll da mevcut efllik eden hastal klar n morbidite mortaliteyi art rmas ; ikincisi, yafll daki s n rl solunum rezervinin morbidite ve mortaliteyi olumsuz etkilemesidir. Yafllanman n solunum sisteminde yol açt belli bafll de iflimler, rezidüel kapasitedeki art fl ile alveollerin yüzey alan nda ve kan n oksijenlenmesindeki azalmad r. Yeni do an bir çocukta akci erlerin toplam alveol say s 20 milyon iken, 8 yafl nda bu say 300 milyona ulafl r. Bu yafltan itibaren sabit kal r ve yafllanma sürecinden etkilenmez. Yaflla birlikte akci erin elastik kapasitesinin azalmas, alveoller aras duvarda kal nlaflma sonucu gaz al flverifl yüzeyinin azalmas ve gö üs duvar n oluflturan kemik yap daki de ifliklikler nedeni ile solunum olumsuz yönde etkilenir. leri yafltaki kiflilerde kan n oksijenlenmesinin azalmas nedeniyle solunumun bozulmas na ba l solunum say s n n belirgin olarak artt gözlenebilir. Bunun nedenleri solunum kaslar ndaki zay flama, kostal k k rdaklar n kalsifikasyonu sonucu gö üs kafesinin esnekli inin azalmas, vertebral alandaki disk alan n n daralmas sonucu gö üs ön çap nda artma (bazen kamburluk) ve kosta hareketlerinde azalma, akci er elastikiyetindeki azalma, alveol düzeyindeki de ifliklikler nedeniyle ventilasyon/perfüzyon oran n n bozulmas olarak s ralanabilir. Yaflla birlikte trakea ve bronfliyal yap da da de ifliklikler ortaya ç kar. Trakea yumuflar ve genifller peribronfliyal kaslarda zay flama ile birlikte bronfliyal yap lar dilate olur. Trakeobronfliyal yap lardaki ve akci er parankimindeki bu de ifliklikler akci er solunum de erlerinde de iflikliklere neden olmaktad r. Total akci er kapasitesinde belirgin bir düflme olmazken (25-65 yafl aras nda total akci er kapasitesindeki azalma %4-6 civar ndad r), rezidüel hacimde artma, vital kapasitede ve maksimal solunum kapasitesinde azalmaya neden olmaktad r. leri yaflta vital kapasitede %40 a varan de ifliklikler bildirilmifltir. lerleyen yaflla birlikte akci erin siliyer aktivitesinde yavafllama ve öksürük refleksinde azalma meydana gelir bunun neticesinde akci er enfeksiyonuna yatk nl k artar.

20 Yafll l k Döneminde Kar n Travmalar 8 Dr. C. Gökhan Osmano lu, Dr. Mustafa Emirdo an Penetran ya da künt mekanizma ile meydana gelen kar n travmalar ciddi mortalite ve morbidite nedeni olabilmektedir. Ülkemizde de pek çok ülkede oldu u gibi travma major ölüm nedenlerinden birisidir. Kafa ve gö üs travmalar ndan sonra gelmesine ra men travmaya ba l ölümlerin %10 undan sorumludur. Söz konusu yafll hastalar oldu- unda, travmaya azalm fl fizyolojik yan t, tan ya götüren semptom ve bulgular n farkl olmas ve efllik edebilen di er sa l k problemleri nedeni ile, oranlar genç eriflkinlere k yasla daha da artmaktad r. Mortalitenin ve morbiditenin h zl bir flekilde azalt labilmesi için erken tan flartt r. Penetran travmalarda neden ço u zaman aflikar oldu- undan, tan da genellikle fazla vakit harcanmaz ve yüksek bir oranda iç organ yaralanmas olabilece i düflünülerek tedaviye bafllan r. Künt bat n travmalar n n, bir çok sistemi etkileyebilmesi nedeniyle, tan sal yaklafl m biraz daha karmafl k ve zordur. Mekanizmas ne olursa olsun bat n travma hastas iki nedenle kaybedilir. Bunlar erken dönemde görülen hipovolemik flok ve daha geç dönemde görülen bat n içi organ rüptürü sonucunda geliflen peritonit ve septik floktur. T p alan ndaki son geliflmeler nedeniyle bat n travmalar na yaklafl mdaki alt n standartlar da de iflmektedir. Örne in, tan sal laparatominin yerini bir çok merkezde laparoskopik giriflimler alm flt r. Ancak temelde h zl ve tam bir fizik muayenenin tamamlay c s olan tan sal tetkikler, tam kan say m, kan grubu tayini, kan biyokimyas analizleri, toraks n ve bat n n direkt grafileri, ultrasonografi, tomografi, periton lavaj, tan sal laparoskopi ve laparatomidir. Yafll hastalarda efllik etmesi muhtemel di er dahili hastal klar sorguland ktan sonra ilgili tetkikler de eklenmelidir. Hasta fluuru kapal getirilmiflse efllik edebilen hastal klar n var olabilece i her zaman ak lda tutulmal, tan sal giriflimler ve tetkikler bu bilgi göz önünde bulundurulup belirlenmelidir. TANI YÖNTEMLER Travma hastalar nda baflar n n sadece travma kavram n ö renmifl bir travma ekibi ile olabilece i art k tüm dünyada netleflmifl bir gerçektir. Bu amaçla pek çok ülkede travma sistem ve organizasyon e itimleri 103

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir.

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENFOMA LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENF SİSTEMİ NEDİR? Lenf sistemi vücuttaki akkan dolaşım sistemidir. Lenf yolu damarlarındaki bağışıklık hücreleri,

Detaylı

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir? Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir?

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir?    Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir? İş Sağlığı İş sağlığı denilince, üretimi ve işyerini içine alan bir kavram düşünülmelidir. İşyerinde sağlıklı bir çalışma ortamı yoksa işçilerin sağlığından söz edilemez. İş Sağlığı nedir? Bütün çalışanların

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Girifl Marmara Üniversitesi Eczac l k Fakültesi Farmakoepidemiyoloji Araflt rma Birimi (MEFEB) Ecz. Neslihan Güleno lu

Girifl Marmara Üniversitesi Eczac l k Fakültesi Farmakoepidemiyoloji Araflt rma Birimi (MEFEB) Ecz. Neslihan Güleno lu G R fi Girifl Bu kitapç k Marmara Üniversitesi Eczac l k Fakültesi Farmakoepidemiyoloji Araflt rma Birimi (MEFEB) taraf ndan, befleri t bbi ürünlerin güvenlili inin izlenmesi ve de erlendirilmesi hakk

Detaylı

ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR

ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR GUATR NED R? Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Tiroid bezi Guatr Tiroid

Detaylı

GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL

GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL Hasta Rehberi Say 7 GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL Orta kolayl kta okunabilir rehber Genç Yetiflkinlerde Büyüme Hormonu Eksikli i - Say 7 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading

Detaylı

EGZERSİZ TEST SONUÇLARININ YORUMLANMASI. Doç.Dr.Mitat KOZ

EGZERSİZ TEST SONUÇLARININ YORUMLANMASI. Doç.Dr.Mitat KOZ EGZERSİZ TEST SONUÇLARININ YORUMLANMASI Doç.Dr.Mitat KOZ Fiziksel Uygunluk Test Sonuçları Klinik Egzersiz Test Sonuçları Fiziksel Uygunluk Test Sonuçlarının Yorumlanması Bireyler arası karşılaştırmalar

Detaylı

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar.

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar. Cerebral palsi gibi hareket ve postüral kontrol bozukluklar na yol açan hastal klar olan çocuklar, hastal klar n n derecesine ba l olarak yürüme güçlü ü çekmekte veya hiç yürüyememektedir. Hart Walker,

Detaylı

Deomed Medikal Yay nc l k

Deomed Medikal Yay nc l k Deomed Medikal Yay nc l k Schiltenwolf / Henningsen Muskuloskeletal A r lar Biyopsikososyal Yaklafl mla Tan ve Tedavi Türkçe Editörü / M. Sar do an Çeviri / A. Kasabal gil 16.5 x 24 cm, XVI + 320 Sayfa

Detaylı

SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar

SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar Hmfl. Özlem SANDIKCI SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi, nfeksiyon Kontrol Hemfliresi,

Detaylı

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL 2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU

Detaylı

KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ

KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Hasta Rehberi Say 6 KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Orta kolayl kta okunabilir rehber Konjenital Adrenal Hiperplazi - Say 6 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri

Detaylı

Deomed Yay nc l k. Birinci bask Deomed, 2011.

Deomed Yay nc l k. Birinci bask Deomed, 2011. Deomed Yay nc l k Çifçili (Ed.) Aile Hekimleri için Yafll Sa l na Bütüncül Yaklafl m 16.5 x 24 cm, XII + 340 Sayfa 62 Resim, 49 Tablo, 17 fiekil 28 Yazar Kat l m yla ISBN 978-975-8882-36-6 Birinci bask

Detaylı

Tarifname SARKOPENİ NİN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON

Tarifname SARKOPENİ NİN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON 1 Tarifname SARKOPENİ NİN TEDAVİSİNE YÖNELİK BİR KOMPOZİSYON Teknik Alan Buluş, sarkopeni nin tedavisine yönelik oluşturulmuş bir kompozisyon ile ilgilidir. Tekniğin Bilinen Durumu Günümüzde sarkopeni,

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

YOĞUN BAKIM EKĐBĐNDE HEMŞĐRE ve REHABĐLĐTASYON. Yrd. Doç. Dr. Nilay Şahin Selçuk Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD.

YOĞUN BAKIM EKĐBĐNDE HEMŞĐRE ve REHABĐLĐTASYON. Yrd. Doç. Dr. Nilay Şahin Selçuk Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD. YOĞUN BAKIM EKĐBĐNDE HEMŞĐRE ve REHABĐLĐTASYON Yrd. Doç. Dr. Nilay Şahin Selçuk Üniversitesi, Meram Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon AD. Rehabilitasyonun Tanımı Fizyolojik veya anatomik yetersizliği

Detaylı

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama 21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I

ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D

08.11.2008 VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D VİTAMİN D VE İMMÜN SİSTEM VİTAMİN D Vitamin D ve İmmün Sistem İnsülin Sekresyonuna Etkisi Besinlerde D Vitamini Makaleler Vitamin D, normal bir kemik gelişimi ve kalsiyum-fosfor homeostazisi için elzem

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

Hepatit B. HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r.

Hepatit B. HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r. Hepatit B HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r. HBV nas l yay l r? Hepatit B, hepatit B li kiflilerin kan veya vücut s v lar yoluyla

Detaylı

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar Kazand ran Güç Mercedes-Benz orijinal ya lar arac n z üreten uzmanlar taraf ndan, gelifltirilmifltir. Mercedes-Benz in dilinden en iyi Mercedes-Benz

Detaylı

Hasta Rehberi Say 11. ÇO UL H POF Z HORMONU EKS KL Orta kolayl kta okunabilir rehber

Hasta Rehberi Say 11. ÇO UL H POF Z HORMONU EKS KL Orta kolayl kta okunabilir rehber Hasta Rehberi Say 11 ÇO UL H POF Z HORMONU EKS KL Orta kolayl kta okunabilir rehber Ço ul Hipofiz Hormonu Eksikli i - Say 11 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri

Detaylı

Kadın İdrar İnkontinansı. Dr. M.NURİ BODAKÇİ

Kadın İdrar İnkontinansı. Dr. M.NURİ BODAKÇİ Kadın İdrar İnkontinansı Dr. M.NURİ BODAKÇİ Genel populasyonun çoğunda özellikle kadınlarda ve yaşlılarda mesane disfonksiyonu vardır. ICS üriner inkontinansı; objektif olarak gösterilebilen ve sosyal

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM)

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle /AIDS Dr. Aygen Tümer Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada /AIDS Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ)/UNAIDS taraf ndan Aral k 2010 tarihinde

Detaylı

Andropozun temel nedeni testosteron hormonunun azalmasıdır.

Andropozun temel nedeni testosteron hormonunun azalmasıdır. Andropozun temel nedeni testosteron hormonunun azalmasıdır. Testosteron noksanlığının erkekleri en çok ilgilendiren yanı, libido ve potens azalmasıdır. Cinsel arzunun azalması, orgazm hissinin zayıflaması,

Detaylı

Tarifname BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON

Tarifname BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON 1 Tarifname Teknik Alan BÖBREKÜSTÜ BEZĠ YETMEZLĠĞĠNĠN TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON Buluş, böbreküstü bezi yetmezliğinin tedavisine yönelik oluşturulmuş bir formülasyon ile ilgilidir. Tekniğin Bilinen

Detaylı

Şeker Hastaları için Genel Sağlık Önerileri

Şeker Hastaları için Genel Sağlık Önerileri ÖNEMLİ! İlaçlarınızı düzenli kullanmanız çok önemlidir. Kilonuza dikkat ediniz. Ani bir kan şekeri düşmesi (hipoglisemi) durumuna karşı yanınızda her zaman birkaç adet şeker bulundurunuz. Mutlaka egzersiz

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

NIJERYA DAN GELEN YOLCUDA EBOLAYA RASTLANMADI

NIJERYA DAN GELEN YOLCUDA EBOLAYA RASTLANMADI Portal Adres NIJERYA DAN GELEN YOLCUDA EBOLAYA RASTLANMADI : www.cayyolu.com.tr İçeriği : Gündem : http://www.cayyolu.com.tr/haber/nijerya-dan-gelen-yolcuda-ebolaya-rastlanmadi/96318 1/3 SAGLIK IÇIN EGZERSIZ

Detaylı

Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil Koruma)

Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil Koruma) .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Kanama ve Tromboza E ilim Sempozyum Dizisi No: 36 Kas m 2003; s. 185-189 Venöz Tromboembolizmin Önlenmesinde Antitrombotik Tedavi (Birincil

Detaylı

BEZMİÂLEM. Horlama ve Uyku. Apne Sendromu VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı.

BEZMİÂLEM. Horlama ve Uyku. Apne Sendromu VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı. Horlama ve Uyku Apne Sendromu BEZMİÂLEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Polikliniği rtibat : 0212 453 17 00 GH-02 V;01/2010 Horlama ve Uyku Apne Sendromu

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Hastalıkların tedavisinde kat edilen yol, bulaşıcı hastalıklarla başarılı mücadele, yaşam koşullarında düzelme gibi

Detaylı

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015

Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Hücre zedelenmesi etkenleri Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Homeostaz Homeostaz = hücre içindeki denge Hücrenin aktif olarak hayatını sürdürebilmesi için homeostaz korunmalıdır Hücre zedelenirse ne olur? Hücre

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. çindekiler

Detaylı

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 1. ROMATİZMAL ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? Romatizmal ateş, streptokok adı

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

UÜ-SK ORGAN VE DOKU NAKLİ PROSEDÜRÜ

UÜ-SK ORGAN VE DOKU NAKLİ PROSEDÜRÜ Rev. No : 01 Rev.Tarihi : 13 Haziran 2012 1/ 1. Amaç: UÜ-SK da organ ve doku nakli hizmetlerinden yararlanacak hastaların ve/veya canlı vericilerinin başvuru kriterlerinin ve organ bekleme listelerine

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MEDOTİLİN 1000 mg/4ml İ.M./İ.V. enjeksiyonluk çözelti içeren ampul

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MEDOTİLİN 1000 mg/4ml İ.M./İ.V. enjeksiyonluk çözelti içeren ampul KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI MEDOTİLİN 1000 mg/4ml İ.M./İ.V. enjeksiyonluk çözelti içeren ampul 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin Madde: Her bir ampul 1000 mg Kolin alfoskerat a

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Hepinizin bildi i gibi bilgi ça olarak adland r lan günümüzde bilim ve teknoloji alan nda

Hepinizin bildi i gibi bilgi ça olarak adland r lan günümüzde bilim ve teknoloji alan nda Say n Meslektafllar m z, Hepinizin bildi i gibi bilgi ça olarak adland r lan günümüzde bilim ve teknoloji alan nda bafl döndürücü flekilde h zl ilerlemeler olmaktad r. Bu geliflmelerin en fazla oldu u

Detaylı

Hasta Rehberi Say 6. KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Kolay okunabilir rehber

Hasta Rehberi Say 6. KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Kolay okunabilir rehber Hasta Rehberi Say 6 KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Kolay okunabilir rehber Konjenital Adrenal Hiperplazi - Say 6 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri Enstitüsü,

Detaylı

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU 36 nsan Kaynaklar SMMMO Kurumsallaflma çal flmalar çerçevesinde; 2008 y l nda nsan Kaynaklar Birimi oluflturulmufltur. nsan Kaynaklar Biriminin

Detaylı

ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi

ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi KİHG/İŞL-005 19.08.2009 07.08.2012 2 1/8 GÜNCELLEME BİLGİLERİ Güncelleme Tarihi Güncelleme No Açıklama 11.11.2009 1 Belge içeriğinde ve belge numarasında değişiklik yapılması 07.08.2012 2 Komite, başlık,

Detaylı

Türk Toraks Derneği. Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. www.toraks.org.tr

Türk Toraks Derneği. Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı. Cep Kitapları Serisi. www.toraks.org.tr Türk Toraks Derneği Türk Toraks Derneği Cep Kitapları Serisi Akut Bronşiyolit Tanı, Tedavi ve Korunma Uzlaşı Raporu Cep Kitabı www.toraks.org.tr Editörler HAZIRLAYANLAR Prof. Dr. Münevver Erdinç Ege Üniversitesi

Detaylı

Ayşe YÜCE Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD.

Ayşe YÜCE Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. TÜRKİYE DE TÜBERKÜLOZUN DURUMU Ayşe YÜCE Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. DSÖ Küresel Tüberküloz Kontrolü 2010 Raporu Dünya için 3 büyük tehlikeden

Detaylı

Doç. Dr. Orhan YILMAZ

Doç. Dr. Orhan YILMAZ Yazar Ad 151 Doç. Dr. Orhan YILMAZ İnsanda iletişimin en önemli araçlarından biri olan ses, kişinin duygusal yapısını yansıtan bir olaydır. Yaş ilerledikçe tüm organlarda görülebilen yaşlanma konuşma

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

OHSAS 18001 fl Sa l ve Güvenli i Yönetim Sisteminde Yap lan De iflikliklere Ayr nt l Bak fl

OHSAS 18001 fl Sa l ve Güvenli i Yönetim Sisteminde Yap lan De iflikliklere Ayr nt l Bak fl OHSAS 18001 fl Sa l ve Güvenli i Yönetim Sisteminde Yap lan De iflikliklere Ayr nt l Bak fl Altan ÇET NKAL MESS fl Sa l ve Güvenli i Uzman Geliflen yeni yönetim anlay fllar, hiyerarflik yap - lanmadan

Detaylı

4- Solunum Sisteminin Çalışması : Solunum sistemi soluk (nefes) alıp verme olayları sayesinde çalışır.

4- Solunum Sisteminin Çalışması : Solunum sistemi soluk (nefes) alıp verme olayları sayesinde çalışır. SOLUNUM SİSTEMİ Canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. İhtiyaç duyulan bu enerji besinlerden karşılanır. Hücre içerisinde besinlerden enerjinin üretilebilmesi için,

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Kent Hastanesi, Hepimizden Önce Çocuklarımızın Hastanesi!

Kent Hastanesi, Hepimizden Önce Çocuklarımızın Hastanesi! Kent Hastanesi, Hepimizden Önce Çocuklarımızın Hastanesi! www.kenthospital.com Kent Hastanesi, hepimizden önce çocuklarımızın hastanesi! Çünkü, çocuklarımız, hepimizin geleceği! Kuruluşumuzdan bu yana

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ

KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ En

Detaylı

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ

HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ HEMŞİRE İNSANGÜCÜNÜN YETİŞTİRİLMESİ VE GELİŞTİRİLMESİ Doç. Dr. Ülkü TATAR BAYKAL İÜ Florence Nightingale Hemşirelik Fakültesi Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı ve Yönetici Hemşireler Derneği Yönetim Kurulu

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 İÇİNDEKİLER Bölüm 1 Giriş 1 Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2 Normal Dışı Davramışları Belirlemede Öznellik 2 Gelişimsel Değişimlerin Bir Bireyin Davranışsal ve Duygusal Dengesi Üzerindeki

Detaylı

ACİL SERVİSTE NÖBET YÖNETİMİ UZ DR SEMRA ASLAY YDÜ HASTANESİ ACİL SERVİS MART 2014

ACİL SERVİSTE NÖBET YÖNETİMİ UZ DR SEMRA ASLAY YDÜ HASTANESİ ACİL SERVİS MART 2014 UZ DR SEMRA ASLAY YDÜ HASTANESİ ACİL SERVİS MART 2014 Nöbet Beyin hücrelerindeki aşırı ve anormal elektrik deşarjına bağlı olarak serebral fonskiyonların baskılanması ile sonuçlanan bir durum Epilepsi

Detaylı

standartlar Standartlar ve Sertifikalar sertifika

standartlar Standartlar ve Sertifikalar sertifika standartlar Standartlar ve Sertifikalar sertifika Standartlar ve Sertifikalar.1. Genel Önceki bölümlerde paslanmaz çeliklere ait pek çok özellikler, standartlar ve karfl l klar hakk nda baz bilgiler verilmiflti.

Detaylı

Kanserde Erken Tan. Prof.Dr. Adnan Ayd ner. Yard.Doç.Dr. Gülbeyaz Can

Kanserde Erken Tan. Prof.Dr. Adnan Ayd ner. Yard.Doç.Dr. Gülbeyaz Can Kanserde Erken Tan Prof.Dr. Adnan Ayd ner Yard.Doç.Dr. Gülbeyaz Can KANSERDE ERKEN TANI Ço u insan kanseri düflünmek bile istemez. Ancak unutmay n ki, kanser ne kadar erken saptan rsa onu yenme flans n

Detaylı

TIPTA UZMANLIK KURULU. 23/06/2010 tarih ve 82 sayılı Karar Sayfa 1 / 14

TIPTA UZMANLIK KURULU. 23/06/2010 tarih ve 82 sayılı Karar Sayfa 1 / 14 Eğitimi Yılı /0/00 tarih ve 8 sayılı Karar Sayfa / ( Uzmanları için) Acil tıp (Toplam eğitim süresi ay) (0.0.0 tarih ve 7 No lu TUK Kararıyla ( Uzmanları için ) Acil tıp (Toplam eğitim süresi ay) (0.0.0

Detaylı

Buradaki bilgiler özet olup genel hatları ile tanımlamalar bulunmaktadır. Derste anlatılan örnekler ve analizler bu dokümanda yer almaktadır.

Buradaki bilgiler özet olup genel hatları ile tanımlamalar bulunmaktadır. Derste anlatılan örnekler ve analizler bu dokümanda yer almaktadır. Buradaki bilgiler özet olup genel hatları ile tanımlamalar bulunmaktadır. Derste anlatılan örnekler ve analizler bu dokümanda yer almaktadır. GİRİŞ İnşaat sektörü, barınma ihtiyacı başta olmak üzere insanların

Detaylı

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

ÖLÇÜ TRANSFORMATÖRLERİNİN KALİBRASYONU VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

ÖLÇÜ TRANSFORMATÖRLERİNİN KALİBRASYONU VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR 447 ÖLÇÜ TRANSFORMATÖRLERİNİN KALİBRASYONU VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR Hüseyin ÇAYCI Özlem YILMAZ ÖZET Yasal metroloji kapsamında bulunan ölçü aletlerinin, metrolojik ölçümleri dikkate alınmadan

Detaylı

Asgari Ücret Denklemi

Asgari Ücret Denklemi Asgari Ücret Denklemi Av. Mesut Ulusoy MESS Hukuk Müflaviri ve Dr. Aykut Engin MESS E itim Müdürü flçilere normal bir çal flma günü karfl l olarak ödenen ve iflçinin g da, konut, giyim, sa l k, ulafl m

Detaylı

BALIK YAĞI MI BALIK MI?

BALIK YAĞI MI BALIK MI? BALIK YAĞI MI BALIK MI? Son yıllarda balık yağı ile ilgili kalp damar hastalıklarından tutun da romatizma, şizofreni, AIDS gibi hastalıklarda balık yağının kullanılmasının yararları üzerine çok sayıda

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim

2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim 2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim (TÜSİAD ve UNFPA Ortak Raporunun Değerlendirilmesi) Prof. Dr. Zafer Öztek 27 Kasım 2012 Fütürist Prof. David Passig 2050 adlı eserinde Türkiye nin 2050 yılında Dünyadaki

Detaylı

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9 Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi 1.0 Girifl 1.1 ndirgenmifl nakit ak fl ( NA)

Detaylı

Tarifname PARKĠNSON HASTALIĞININ SEMPTOMATĠK TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON

Tarifname PARKĠNSON HASTALIĞININ SEMPTOMATĠK TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON 1 Tarifname PARKĠNSON HASTALIĞININ SEMPTOMATĠK TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK BĠR FORMÜLASYON Teknik Alan Buluş, parkinson hastalığının semptomatik tedavisine yönelik oluşturulmuş bir formülasyon ile ilgilidir. Tekniğin

Detaylı

Yaşamsal fonksiyonların sürekli azalması, tüm organizmanın verimliliğinde görülen azalma,çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalması

Yaşamsal fonksiyonların sürekli azalması, tüm organizmanın verimliliğinde görülen azalma,çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalması Yaşlı sağlığı DSÖ yaşlılığı Yaşamsal fonksiyonların sürekli azalması, tüm organizmanın verimliliğinde görülen azalma,çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalması olarak tanımlamıştır 65 yaş

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER

T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER T.C. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMLARI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ZORUNLU DERSLER PSH 501 - Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Temelleri

Detaylı

D VİTAMİNİ TARİHSEL BAKI 01.11.2008. 25-D vitamini miktarına göre değişir. öğünde uskumru yesek de, böbrekler her

D VİTAMİNİ TARİHSEL BAKI 01.11.2008. 25-D vitamini miktarına göre değişir. öğünde uskumru yesek de, böbrekler her VİTAMİN BİYOKİMYASI D VİTAMİNİ BU BÖLÜMDE ANLATILACAK KONULAR: Tarihsel Bakış D vitamininin kimyasal ve biyolojik fonksiyonları Besin kaynakları Hazırlayan: V. Murat BOSTANCI Toksisite 1 2 TARİHSEL BAKI

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

Hasta Rehberi Say 14. NTRAÜTER N BÜYÜME GER L Orta kolayl kta okunabilir rehber

Hasta Rehberi Say 14. NTRAÜTER N BÜYÜME GER L Orta kolayl kta okunabilir rehber Hasta Rehberi Say 14 NTRAÜTER N BÜYÜME GER L Orta kolayl kta okunabilir rehber ntraüterin Büyüme Gerili i - Say 14 (A ustos 2006 da güncellenmifltir) Bu rehber Reading Üniversitesi, Sa l k Bilimleri Enstitüsü,

Detaylı

Göğüs ağrılarının ayırıcı tanısı. Prof. Dr. Zeki Öngen İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

Göğüs ağrılarının ayırıcı tanısı. Prof. Dr. Zeki Öngen İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Göğüs ağrılarının ayırıcı tanısı Prof. Dr. Zeki Öngen İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Göğüs ağrısı ile ne sıklıkta karşılaşıyoruz? Göğüs ağrısı ile ne sıklıkta karşılaşıyoruz? İngiltere

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

DÖNEM V NÖROPSİKİYATRİ

DÖNEM V NÖROPSİKİYATRİ DÖNEM V NÖROPSİKİYATRİ STAJ KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ AMAÇ: Nörolojik yapı ve fonksiyonlar hakkındaki temel bilgileri pekiştirmek, nörolojik muayene ve psikiyatrik görüşme yapma, elde edilen verileri yorumlama

Detaylı

LABORATUVARIN DÖNER SERMAYE EK ÖDEME SİSTEMİNE ETKİSİ. Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu Gaziantep Üniversitesi

LABORATUVARIN DÖNER SERMAYE EK ÖDEME SİSTEMİNE ETKİSİ. Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu Gaziantep Üniversitesi LABORATUVARIN DÖNER SERMAYE EK ÖDEME SİSTEMİNE ETKİSİ Prof. Dr. Mehmet Tarakçıoğlu Gaziantep Üniversitesi Bir etkinliğin sonucunda elde edilen çıktıyı nicel ve/veya nitel olarak belirleyen bir kavramdır.

Detaylı

HASTA TRANSFER PROSEDÜRÜ

HASTA TRANSFER PROSEDÜRÜ REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No 08.11.2012 Acil Servis Hemşire İzlem Formu ifadesi kaldırıldı. 01 Yerine Acil Servis hasta Değerlendirme ve Gözlem Formu ndaki hemşire izlem notları

Detaylı

Haz rlayan: Halime Ayd n Kartal E itim ve Ara rma Hastanesi Stoma ve Yara Bak m Hem iresi

Haz rlayan: Halime Ayd n Kartal E itim ve Ara rma Hastanesi Stoma ve Yara Bak m Hem iresi Haz rlayan: Halime Ayd n Kartal E itim ve Ara rma Hastanesi Stoma ve Yara Bak m Hem iresi *Ac badem Üniversitesi 2. Geleneksel Bilgi Güncelleme Sempozyumunda Sunulmu tur 1-BASINÇ YARASI Tan m Evreleri

Detaylı

her hakki saklidir onderyaman.com

her hakki saklidir onderyaman.com Andropoz: Yaşlanan Erkek: Tarihsel yaklaşım Yaşlanma ile beraber gonadal (testis) fonksiyonlarda azalma ve bu durumun kişi üzerine etkileri antik çağlardan beri bilinmekte ve araştırılmaktadır. Örneğin

Detaylı

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Gelişim psikolojisi, bireylerin yaşam boyunca geçirdiği bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal

Detaylı

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR

HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR Hepatit C nedir? Hepatit C virüsünün neden olduğu karaciğer hastalığıdır. Hepatit C hastalığı olarak bilinir ve %70 kronikleşir, siroz, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri

Detaylı