DOÇ.DR. GÜLNUR TOKUÇ SPİNAL DİSRAFİZMLİ ÇOCUKLARDA ÜRİNER SİSTEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ ( UZMANLIK TEZİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "DOÇ.DR. GÜLNUR TOKUÇ SPİNAL DİSRAFİZMLİ ÇOCUKLARDA ÜRİNER SİSTEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ ( UZMANLIK TEZİ"

Transkript

1 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Klinik Şefi: DOÇ.DR. GÜLNUR TOKUÇ SPİNAL DİSRAFİZMLİ ÇOCUKLARDA ÜRİNER SİSTEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ ( UZMANLIK TEZİ ) TEZ DANIŞMANI: DOÇ. DR. GÜLNUR TOKUÇ Dr.MESUT ZEREN İSTANBUL 2009

2 İÇİNDEKİLER...1 ÖNSÖZ.3 TABLO LİSTESİ...4 ŞEKiL LİSTESİ...5 KISALTMA LİSTESİ GİRİŞ GENEL BİLGİLER Embriyoloji Mesane anatomisi İşeme fizyolojisi Spinal disrafizm insidansı Spinal disrafizm etiyolojisi Spinal disrafizmin anatomik sınıflaması Spinal disrafizmin klinik sınıflaması Anensefali Ensefalosel Spina bifida aperta Spina bifida okülta Spinal disrafizmli yenidoğanın sorunlarına yaklaşım Nörolojik sorunlar Ortopedik sorunlar Üriner sisteme ait sorunlar

3 2.9.Çocukluk çağı mesane disfonksiyonlarının sınıflaması Spinal disrafizmli olgularda nörojen mesanenin klinik sınıflaması Temiz aralıklı kateterizasyon Temiz aralıklı kateter öncesi değerlendirme Temiz aralıklı kateter uygulaması Temiz aralıklı kateter uygulamasının izlemi Ürodinaminin spinal disrafizmli olgularda kullanımı Ürodinami hakkında genel bilgiler Ürodinamik incelemeler Çocuklarda ürodinamik inceleme endikasyonları Çocuklarda ürodinamik çalışmaların değerlendirilmesi 41 3.MATERYAL ve METOD BULGULAR Üriner sistem ultrasonografi bulguları Üriner sistem VCUG Bulguları DMSA sintigrafi bulguları Ürodinamik değerlendirme Spinal disrafizmli hastalarda başvuru sırasında alınan idrar sonuçları TAK uygulayan ve uygulamayan hasta grubunun sonuçlarının karşılaştırması TARTIŞMA.69 6.ÖZET.78 7.KAYNAKLAR 80 2

4 ÖNSÖZ Hastanemiz başhekimi Prof. Dr. Hayreddin YEKELER e, uzmanlık eğitimim boyunca hekimlik sanatını bana öğreten, eğitimim süresince yetişmem ve kendimi geliştirmem konusunda engin bilgi ve tecrübelerinden yararlandığım, çalışmalarım sırasında, büyük özveri ve sabırla yol gösteren, her konuda benden yardımını esirgemeyen sayın hocam Doç. Dr. Gülnur Tokuç a sonsuz saygı ve teşekkürlerimi sunarım. Eğitimim süresince emeği geçen, her an desteğini gördüğüm Prof. Dr. Ayça Vitrinel e, 1. Çocuk Klinik Şef Vekili Dr. Yasemin Akın a, Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Şefi Dr. Serdar Özer e, Biyokimya Klinik Şefi Dr. Asuman Orçun a, 1. Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Şefi Doç. Dr. Orhan Ünal a ve 2. Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Şefi Doç. Dr. Cem Turan a teşekkürlerimi sunarım. Asistanlığım boyunca her türlü destek ve yardımlarını gördüğüm, Dr. Kamil Esmer e, Dr. Engin Tutar a, Dr. Sedat Öktem e, Dr. Şıhmir Şimşek e, Dr. Perran Boran a, Dr. Nalan Yazıcı ya, Dr. Esin Uğuzbalaban a, Dr. Semiramis Sadıkoğlu na,dr. Turgut Ağzıkuru ya, Dr. Gülay Çiler Erdağ a ve Dr. Serdar Cömert e teşekkürlerimi sunarım. Tez çalısmam sırasında bilgi ve deneyimleriyle yardımcı olan Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi ABD dan Doç.Dr. Halil Tuğtepe ye tezimde yardımlarını esirgemeyen Dr David Thomas a, Dr. Gülten Thomas a ve Dr.Fatih Bolat a, asistanlığım süresince dostça çalışma ortamını paylaştığım tüm asistan arkadaşlarım, hemşirelerimiz ve personelimize teşekkür ederim. Eğitimim süresince beni yalnız bırakmayan aileme, desteğini benden hiçbir zaman esirgemeyen eşime sonsuz teşekkürler. Dr Mesut Zeren 3

5 TABLO LİSTESİ Tablo 1 :Ultrasonagrafi bulgularına göre hidronefroz derecelendirilmesi Tablo 2 : Tanımlayıcı özelliklerin dağılımı Tablo 3 : Meningomiyeloselli hastaların lezyon seviyesine göre dağılımı Tablo 4 : Operasyon zamanlarına göre dağılımlar Tablo 5 :Spina Bifida Aperta Olgularında Ek Anomaliler Tablo 6 :USG sonuçlarının dağılımı Tablo 7 :VCUG Dağılımı Tablo 8 :Spinal disrafizmli olgularda DMSA ve VUR ilişkisinin değerlendirilmesi Tablo 9 : Ürodinami sonuçlarının dağılımı Tablo 10 :Spinal disrafizmli hastalarda başvuru sırasında alınan idrar kültür sonuçları Tablo 11 :Temiz Aralıklı kateter proğramına alınan hastaların dağılımı Tablo 12 :TAK uygulamasına göre USG sonuçlarının değerlendirmesi Tablo 13 :TAK uygulamasına göre VCUG sonuçlarının değerlendirmesi Tablo 14 :TAK uygulamasına göre idrar kültürü sonuçlarının değerlendirmesi Tablo 15 : TAK uygulamasına göre TIT sonuçlarının değerlendirmesi Tablo 16 : TAK uygulamasına göre DMSA sonuçlarının değerlendirmesi 4

6 ŞEKİL LİSTESİ Sekil 1 :Nöral tüpün embriolojik oluşumu Sekil 2 :Mesane ve mesane boynunun şematik görünümü Sekil 3 :Detrusor-sfinkterin innervasyonunun şematik görünümü Sekil 4 :Mesane sinerjik durumu, dissinerjik durumu Sekil 5 :Spinal disrafizmli yenidoğanın nefrolojik ve ürolojik izlemi Sekil 6 :Normal sistometri (basınç hacim eğrisi) Sekil 7 :Normal sistometri eğrisi Sekil 8 :Normal flovmetri eğrisinin sematik gösterimi Sekil 9 :Spinal disrafizmli hastaların izlem protokolü Şekil 10:Vezikoüreteral reflü sınıflaması Şekil 11:Spinal disrafizmli çocukların yaşlara göre dağılımı Şekil 12: Operasyon zamanlarına göre dağılımlar Şekil 13: Eşlik eden hastalıklara göre dağılımlar Şekil 14: USG Dağılımı Şekil 15: DMSA durumuna göre dağılım Şekil 16: Ürodinami Dağılımı Şekil 17: İdrar kültürü sonuçlarının dağılımı Şekil 18: TAK uygulamasına göre dağılımları Şekil 19: TAK uygulamasına göre USG dağılımı Şekil 20: TAK uygulamasına göre VCUG dağılımı Şekil 21: TAK uygulamasına göre idrar kültürü sonuçları dağılımı Şekil 22: TAK uygulamasına göre TIT sonuçları dağılımı Şekil 23: TAK uygulamasına göre DMSA dağılımı 5

7 KISALTMALAR BOS BT DMSA EMG GFR ICSS : IVP IRSG KBY MAH : MSS MRG SFUG OAH : TAK TLMM TMM TRM-SMZ UPP : USG VCUG VUR V-P Beyin omurilik sıvısı Bilgisayarlı tomografi Teknesyumla işaretlenmiş dimerkaptosüksinik asit Elektromiyografi Glomerül filrasyon hızı Uluslararası Çocuk Kontinens Derneği Standardizasyon Komitesi İntravenöz piyelografi International Reflux Study Classification Groups Kronik böbrek yetmezliği Maksimum Akım Hızı Merkezi sinir sistemi Manyetik rezonans ile görüntüleme Society for Fetal Urology Grading Scale Ortalama Akım Hızı Temiz aralıklı kateterizasyon Torakolomber meningomiyelosel Torakal meningomiyelosel Trimetoprim sülfometaksazol Üretra Basınç Profili Ultrasonografi Voiding sistoüretrografi Vezikoüreteral reflü Ventriküloperitoneal şant 6

8 1.GİRİŞ Konjenital merkezi sinir sistemi malformasyonları otopsilerde %8,8 oranında görülmekte olup bunların %45,5 ini spinal kord anomalileri oluşturmaktadır. Bu anomalilerde spinal kord ve/veya sinir köklerine bası oluşmakta gelişmekte olan nöral dokunun distorsiyonuna neden olmaktadır(24,82).merkezi sinir sisteminin (MSS) en sık görülen konjenital anomalisi olan spinal disrafizm ise ortalama 1000 canlı doğumda bir görülür. (8,9,15,19,35,44,54,68,69,86,). Spinal disrafizm, gebeliğin 3-4. haftalarında nöral tüpün kapanmamasına bağlı olarak ortaya çıkan, spinal sinirleri ve/veya mezankimal yapıları ilgilendiren bir grup anomalinin genel adıdır (10,19). Spinal disrafizmin dışardan farkedilen tipine spina bifida aperta (meningosel, meningomiyelosel); klinik bulgu vermeyen, radyolojik görüntüleme ile saptanan tipine ise spina bifida okulta (dermal kist-sinüs, tethered kord sendromu, diyastematomiyeli, intradural lipom, anterior meningosel, lipomeningosel) denir (1,3,10,15,19,43,69,76). Spinal disrafizmin etiyolojisi kesin olarak bilinmemekle birlikte genetik, beslenme, çevresel faktörler, ilaçlar gibi bir çok faktör suçlanmaktadır (3,19,42,68).Son yıllarda, pretanal tanı olanaklarının artması ve prekonsepsiyonel dönemde folik asit kullanılması sayesinde spinal disrafizm insidansı azalmaktadır (3,15). Normal alt üriner sistem fonksiyonu, sakral spinal sinirler ile serebral korteks arasındaki kompleks nörofizyolojik ilişki ile sağlanmaktadır.spinal disrafizmde bu kompleks sistem bozulmakta, sonucunda mesane disfonksiyonu ile birlikte alt ekstremitede ve vertebralarda ortopedik deformiteler ve nörolojik defisitler ortaya çıkmaktadır.(67-60) Hastaların erken dönemdeki sorunlarını nörolojik problemler ( hidrosefali, merkezi sinir sistem enfeksiyonu vb) ve ek sistem anomalileri oluşturmasına karşın, ileri yaşlardaki morbidite ve mortalitelerini büyük oranda nefrolojik sorunlar belirler (2,12,14,44). Spinal disrafizmli çocuklarda nörolojik, 7

9 ortopedik ve üriner sorunlara sık rastlanması nedeniyle bu hastalara yaklaşım multidisipliner olmalıdır (8,15,22,47,68). Nörolojik bulguların ağırlığı, defektin yol açtığı denervasyona ve sinir kökünün zedelenmesine bağlı olarak değişir (15). Üriner sisteme ait sorunların temelinde, nörolojik tutulumun şekli, yeri ve konumuna bağlı olarak gelişen işeme disfonksiyonu ve nörojen mesane yatar. Ürolojik açıdan bakıldığında spinal disrafizm, sfinkterik disfonksiyon, mesane hiperrefleksisi veya arefleksisi, değişen derecelerde inkontinans, üriner retansiyon, üriner sistem enfeksiyonuna yatkınlığa neden olur(24).tekrarlayan üriner sistem enfeksiyon atakları ile birlikte yüksek basınçlı hipokomplian mesane varlığında, idrar depolama ve idrar boşaltım fonksiyonu bozulur; üriner inkontinans, hidronefroz, vezikoüreteral reflü (VUR) ve ilerleyici böbrek hasarı ortaya çıkar (9,22,25,27,33). Spinal disrafizmli hastalarda defekt nerede olursa olsun, üriner sistem açısından ilk yapılması gereken mesane ve sfinkter fonksiyon bozukluğunun şiddetinin ve tipinin belirlenmesi ve üriner sistemin korunması için gerekli önlemlerin erken dönemde alınmasıdır. Bu amaçla, tüm olgularda nefrolojik ve ürolojik değerlendirme yapılmalıdır. Öncelikle yapılacak tetkikler idrar analizi, idrar kültürü, böbrek fonkisyonlarının tayini, üst üriner sistemin görüntülenmesi için intravenöz piyelografi (IVP) ve ultrasonografi (USG), işeme sistoüretrografisi (VCUG) ve ürodinamik incelemedir (9,10,14,22,44). Bu çalışma, Dr.Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Çocuk Sağlığı Hastalıkları Kliniği Çocuk Polikliniğine Ocak/2007 ve Mart/2009 yılları arasında spinal disrafizm tanısıyla sevk edilen olgularda üriner sorunların değerlendirilmesi, uygun tanı ve tedavi yaklaşımının belirlenmesi amacı ile planlanmıştır. 8

10 2. GENEL BİLGİLER Spinal disrafizm mazenkimal, kemik ve nöral yapıların orta hatta kısmi veya tam birleşememesi sonucu gelişir. Bu gelişimsel bozukluk omuriliği, vertebraları, bunların üstündeki kasları ve cildi ilgilendirir. Cilt ve sinir sistemi embriyonel ektodermden geliştiği için bu yapılarla ilgili anomalilerin birlikte görülmesi doğaldır. Spinal kapanma defektlerinin patogenezinde çeşitli teoriler ileri sürülmesine rağmen alta yatan nedenler nörolizasyon, kanalizasyon, ve/veya farklılaşmanın normal gelişimine engel olan genetik veya edinsel nedenlerdir (5,19,69). 2.1.EMBRİYOLOJİ Üçüncü embriyolojik hafta içerisinde, embriyonun dorsal orta hattında bulunan ekdoderm kalınlaşmaya başlar ve nöral tabakayı (neural plate) oluşturur. Bu tabakanın her iki lateral sınırı yükselti yaparak ortalarında boylu boyunca uzanan çukurumsu oluk oluşumuna neden olurlar. Gestasyonun yaklaşık 17. gününde nöral plak invajine olur ve lateraldaki segmentleri kalınlaşarak nöral katlantılar oluşur. Lateralinde oluşan yükseltiler nöral katlantı (neural fold), ortadaki oluk ise nöral oluk (neural groove)olarak adlandırılır. Bu oluşan nöral oluk, lateralinde yükselti olarak bulunan nöral katlantıların mediale doğru yaklaşarak birleşmesi ile silindir şeklinde kapanır ve nöral tüpü (neural tube) oluşturur. Nöral tüp oluşumu 4. haftanın ortalarında tamamlanmıştır. Daha sonra nöral tüp, rostral kısımda farklılaşarak beyin ve beyinciği oluşturacak, diğer ve kaudal kısımlar ise spinal kordu oluşturacaktır. Nörülasyon işlevinde nöral plağı oluşturan hücrelerin içinde bir kas gibi çalışan aktin ve miyozin liflerinin kasılması sonucunda, nöral plak ortası çukurlaşır. Nöral oluk ortaya çıkar. 9

11 Şekil 1:Nöral tüpün embriolojik oluşumu Katlanma devam ederken nöral oluk kenarları (Nöral Krista) karşılıklı gelir, karşılıklı gelen hücreler fibronektin adı verilen hücre yapıştırıcılar tarafından yapıştırılarak nöral tüp ortaya çıkar.(şekil 1) Nöral tüp içerisinde kalan kanalın rostral kısımları ventrikülleri, diğer kısımları da santral kanalı oluşturacaktır. Nöral oluk oluştuğu sırada her iki tarafında yer alan nöral katlantıların apikal bölgesinden ayrılan bir kısım hücre topluluğu göç ederek, oluşmaya başlayan nöral tüpün dorsolateral bölgesine yerleşirler. Bu yerleşerek oluşturduğu bölgeye nöral crest denir ki, bu hücreler daha sonra farklılaşarak, spinal ve kranial sinirlerin duyu ganglionlarını ve otonom sinir sistemi ganglionlarını oluşturacaklardır. Spinal kord bu şekilde oluşurken, çevre mezodermden nöral tüp çevresine göç eden hücrelerde farklılaşarak, spinal kanalı ve çevre kas ve bağ dokusunu oluşturacaklardır.bu gelişim devam ederken, embriyolojik spinal kordun iç yan yüzünde boylu 10

12 boyunca uzanan bir yarık oluşur ki bu yarık sulkus limitans olarak isimlendirilmiştir. Bu sulkus limitansın anteriorunda kalan kısım bazal plate posteriorundaki kısım ise alar plate olarak isimlendirilir. Bu erişkin spinal kordun basit bir kopyası olan ön kısımdan motor sinir hücreleri, posteriordan ise duyu sinir hücreleri gelişecektir. Bu ana temel yapı daha sonra farklılaşarak erişkin spinal kord şeklinde olmaya başlayacak ve sinir hücrelerini içeren gri madde santral kanal çevresinde toplanarak merkezi çevrelerken, daha dış kısmı aksonal komponentten oluşan ak madde çevreleyecektir. Tüm bu 4. haftanın sonuna kadar ki olaylar primer nörilasyon olarak adlandırılıp, bu hafta içerisinde başlayan spinal kordun distal kısımları olan kauda equina ve iflerinin oluşumu başlayacak ve bu evre de sekonder nörilasyon evresini oluşturacaktır. Sekonder nörilasyon evresinde nöral tüpün kaudale doğru uzaması sekonder nörilasyonun ilk evresi olan kanalizasyonu oluşturur. Nöral tüpün distalindeki kaudal hücre kütlesi kuyruk şeklinde uzanır. Bu oluşum gerçekleşirken çok sayıda lümen ve epandimal topluluklar filum terminale içinde organize olurlar ve distal konus medullaris meydana gelir. Bu kabaca oluşan distal spinal kord, 38. günde kaudal nöral tüpün lümeninde azalma yani retrogresif diferesiasyon ile, distal konus medüllarisi, filum terminaleyi ve santral kanalın son halini almasına neden olur. Primer nörülasyon hataları, iskelet, meninks ve o bölgedeki dermal yapıların defekti şeklinde karşımıza çıkar. Bu duruma örnek olarak anensefali, ensefalosel ve meningomiyelosel verilebilir. Kaudal nöral tüp formasyonundaki hatalar okült disrafik durumlara neden olur. Bu anomalilerde belirgin bir nöral tutulum mevcut değildir. Buna örnek olarak lipomeningomiyelosel, diyastematomiyeli ve konjenital dermal sinüs okült disrafik durumlara verilebilecek örneklerdir.kaudal spinal anomalilerle de birlikte bulunabilir ve kaudal regresyon sendromu adı altında daha geniş bir sınıfta değerlendirilir (68). 11

13 2.2 MESANE ANATOMİSİ: Mesane, idrarın depolanmasını ve gerektiğinde periyodik olarak boşaltılmasını sağlayan muskuler bir organdır (64). Orifislerden geçen bir hat ile kranial ve kaudal olmak üzere iki bölgeye ayrılarak incelenmektedir (1). Histolojik olarak üç ayrı tabakadan (dışta seroza, orta muskuler tabaka, içte mukoza) oluşur (8). Böbreklerde renal parenkim tarafından oluşturulan idrar toplayıcı sistem tarafından üreterlere, üreterler tarafından ise alt üriner sisteme iletilir. Üreterler erişkinde yaklaşık 30 cm uzunluğunda olup, üreteropelvik bileşke, iliyak arterin üreteri çaprazladığı alt bölümü ve üreterovezikal bileşke olmak üzere üç yerde fizyolojik olarak daralır. Üreterovezikal bileşke mesanenin musküler ve submukozal katmanları arasında 1-2 cm lik oblik geçişli bölümüdür. Mesane içi basıncının arttığı durumlarda submukozal üreteri sıkıştırarak idrarın geriye kaçmasını önler.mesane içi basınç yüksekliği sürekli olduğunda ise, idrarın mesane içine boşalmasını engeller.temel işlevi idrar biriktirmek olan mesane detrüsör ve trigon olmak üzere iki farklı yapıdan oluşur. Detrüsörün birbirlerini serbestçe çaprazlayan düz kas demetleri, mesane boynunda dairesel özellik alarak fonksiyonel bir sfinkter özelliği kazanır. Trigon, üreterlerin giriş deliklerinden mesane boynuna uzanır. Derin trigon detrüsör düz kasının, yüzeyel trigon ise üreter kaslarının uzantısıdır. İç sfinkter mesaneden uzanan sirküler düz kas lifleri ile bağ dokusundan oluşur. Aslında gerçek bir anatomik sfinkter olmayıp, mesane boynu ile proksimal üretranın birleşim yeridir. Düz kas lifleri submukozal olarak üretra boyunca uzanır ve dış sfinkter yapısına katılır. Dış sfinkter (rabdosfinkter) istemli kontrol altında olan çizgili kas liflerinden oluşur.dış sfinkter kızlarda üretranın 2/3 proksimalini çevrelerken, erkeklerde membranöz üretrada dairesel bir çizgili kas bandı biçimindedir. Ancak liflerin mesane boynuna dek uzandığı gösterilmiştir. Sonuçta mesanenin kas tabakası içte longitidunal, ortada sirküler ve dışta longitidunal kas liflerinden oluşmaktadır (6,8).Bu kas lifleri çeşitli düzlemlerde uzanım göstermekte ve kesin 12

14 sınırlar ile birbirinden ayırt edilememektedir. Sadece mesane boyunda üç tabaka halinde yer alarak üretranın internal sfinkterini oluştururlar. Ekternal üretral sfinkter somatik sinirler tarafından uyarılan pelvik kasların bir parçasıdır. Her iki sfinkterin yapısı ve innervasyonu farklı olduğu için kontinansta önemlidir (8). Şekil 2: Mesane ve mesane boynunun şematik görünümü (Campbell s Urology kitabından alınmıştır) Alt üriner sistemin nöroanatomisi: Bütün afferent lifler mesane ve üretradan spinal korda gider. Mesane ve üretranın efferentlerinin parasempatik lifleri sakral spinal kordun S2-S4 ünün gri maddesinin intermediolatarel bölgesinden, sempatik sinir lifleri ise T11-L2 spinal kord segmentlerinin intermediomedial nükleuslarından kaynaklanır (1,2,8,10,15). Alt üriner sistemin innervasyonunu üç adet periferik sinir demeti sağlamaktadır. Bunlar pelvik sinir (sakral parasempatik sinir), hipogastrik sinir ve sempatik zincirdir (1). Mesanede bulunan ganglion hücrelerinde ileti nikotinik kolinerjik mekanizma ile sağlanmaktadır. Ayrıca muskarinik, adrenerjik, purinerjik ve enkefalinerjik tipte nörotransmitter sistemleri de bulunmaktadır. Bu 13

15 ganglion hücreleri detrüsörde eksitatör etki meydana getirirler. Somatik efferent sinir lifleri S3- S4 teki anterior boynuzda yer alan çekirdeklerden kaynaklanarak pudental sinir ile eksternal üretral sfinktere ulaşır. Pudental sinir dalları ve diğer sakral somatik sinirler pelvik tabanı oluşturan kas yapısına efferent uyarılar getirir. T12-L2 torakolumbar spinal segmentlerden çıkan sempatik preganglionik lifler, sempatik zincir ganglionları, süperior hipogastrik pleksusta yer alan prevertabral ganglion ve pelvik pleksus yolu ile mesane ve üretraya ulaşır. Sempatik postganlionik sinirler salgıladıkları norepinefrin etkisiyle, üretra ve mesane boynundaki düz kaslarda uyarılma, mesane korpusundaki düz kaslarda inhibisyona neden olur (8,15). 2.3.İŞEME FİZYOLOJİSİ Mesanenin işeme fonksiyonunu normal olarak sürdürebilmesi için sağlıklı bir şekilde çalışan otonomik ve somatik inervasyon ilk şarttır. Hedef organ aktivitesi için (Mesane) spinal kord posterior köklerine afferent sinirler aracılığı ile gelen uyarı korteksde değerlendirilir. Ne yapılacağına karar verildikten sonra, yine spinal kordda ancak ön kök hücreleri ile hedef organa efferent sinirler ile mesaj gönderilir. Detrusor-sfinkter kompleksinin aktivasyonu ve koordinasyonu santral somatik ve otonom sinir sistemi tarafından üç ana periferal sinirle denetlenir: sakral parasempatik (pelvik sinir), torakolomber sempatik (hipogastrik sinir ve sempatik zincir) ve sakral somatik (pudental sinir) (Şekil 3). Şekil 3: Detrusor-sfinkterin inervasyonunun şematik görünümü (Bebek ve çocukların cerrahi ve ürolojik hastalıkları kitabından alınmıştır) 14

16 Mesanenin depolama işlevi yani gevşemesi TI0-L2 segmentlerinden ayrılıp paravertebral sempatik zincir ve hipogastrik pleksusu ve sağ ve sol hipogastrik sinirlerle mesaneye ulaşan efferent sempatik inervasyon yoluyla sağlanır (1,15). Sempatik inervasyonun kimyasal mediatörü mesane fundusundaki α-adrenerjik reseptörleri etkileyen norepinefrindir. Aynı sempatik uyarı trigonum, mesane boynu ve proksimal üretradaki a-adrenejik reseptörleri de etkileyerek internal sfinkter aktivitesini artırır ve mesane çıkış direncini yükseltip depolama işlevine yardımcı olur. Mesane ve üretral sfinkterin duyu ve motor inervasyonu sakral spinal kordun S2-4 segmentlerindeki parasempatik ganglionlardan (Onuf çekirdeği) gelir (13,14). Mesanenin boşalması primer olarak otonom sinir sisteminin parasempatik uyarılarının taşındığı pudendal sinir aracılığıyla gerçekleşir. Asetilkolin aracılığıyla etkili olan parasempatik inervasyon detrusor kaslarındaki kolinerjik liflerin kasılmasını, mesane boynu ve proksimal üretranın gevşeyip kısalmasını sağlar. Bu sırada eksternal sfinkterin de gevşemesi mesane çıkışındaki direnci tümüyle ortadan kaldırır ve sağlıklı bir mesane tama yakın boşalır (13,15). Bu düzeyleri ilgilendiren spinal kord zedelenmeleri nöropatik mesaneyle sonlanır. İşeme mesanenin dolduktan soma boşalmasıdır. İki evrede incelenebilir: (1) dolma ve depolama ve (2) boşaltma. Depolama işlevi detrusor kası ve mesane boynu, proksimal üretra, eksternal sfinkterden oluşan mesane çıkışını denetleyen güçlerin birlikte ve uyum içinde çalışmaları sayesinde gerçekleşir (1,15) (Şekil 3). Toplayıcı kanallardan renal kalikslere akan idrar kaliks duvarındaki uyarıcı etki yapar ve pelvis içine dolan idrar bu uyarıyla pelvis duvarında oluşan peristaltik kontraksiyonlarla üretere doğru itilir. Üreterlerin duvarlarında düz kas hücreleri vardır. Üreter içine gelen idrarın mesaneye taşınması bu kasların peristaltik hareketleriyle mümkün olur. Bu kaslar hem parasempatik, hem sempatik inervasyona hem de nöron ve sinir liflerinden oluşmuş intramural bir pleksusa sahiptir. Parasempatik uyarı bu kasların peristaltik kontraksiyonlarını artırırken, sempatik uyarı inhibe eder. Mesane içi basınç mesane boşken sıfıra yakın olduğu için üreterlerden mesaneye idrar akımında bir direnç söz konusu değildir. Dolma fazında mesane basıncının düşük seyretmesi detrusor kasının gevşemesiyle sağlanır. Mesanenin depolama yeteneği ve özelliklerinin kas dokusundan ziyade ekstraselüler matriks tarafından belirlendiği düşünülmekte ve buna mesanenin viskoelastik özelliği adı verilmektedir. Mesane hacmi arttıkça gerilen detrusor kasının mesane içi basıncı düşük tutabilmek amacıyla gevşemeye devam etmesi, moleküler düzeyde myozinin hafif zincirlerinin defosforilasyonu ve kalsiyuma 15

17 bağımlı güçler tarafından yönlendirilen aktif bir süreçtir. Kortikal merkezden gelen inhibitör uyarılar da depolama sırasında basıncın düşük kalmasını desteklemektedir. İdrar kaçırmayı önlemek için eksternal sfinkter de kasılmış durumdadır. Mesane içindeki idrar miktarı yaşla uyumlu normal düzeye ulaşınca basınç 5-10 cm H2O düzeyine yükselir. Eriksinde mesane içi idrar ml ye çıktığında basınç yükselmeye başlar. İşte bu sırada mesanenin kaslarını gevşeterek hacmini artırması ve içindeki basıncı düşük tutabilme yeteneğine uyum anlamına gelen kompliyans denir. Matematiksel olarak kompliyans hacim değişikliklerinin basınç değişikliklerine oranı olarak ifade edilir (C = V / P). Depolanan idrar miktarı yaşla uyumlu hacmi aştıktan sonra basınç hızla yükselmeye başlar ve işeme gereksinimi ortaya çıkar. Mesane fonksiyonel kapasitesi ölçüsünde dolduğunda mesane duvarında ve özellikle posterior üretra (mesane boynu) duvarındaki gerilmeye duyarlı reseptörler aktive olurlar. Buradan çıkan sinyaller pelvik sinirler tarafından spinal kordun sakral segmentlerine iletilir ve aynı yoldan parasempatik uyarı olarak internal sfinktere geri dönerler. Üretral sfinkterlerin gevşemesiyle çıkış direncinin azalıp, mesane içindeki basıncın da detrusor adelesinin kasılmasıyla yükselmesiyle mesanenin tama yakın boşalması beklenir. İşeme başlatıldığında sfinkter gevşerken detrusor şiddetle kasılır ve idrarın bir jet akımla üretradan atılması sağlanır. İşeme basıncı erişkinlerde erkekte daha yüksek olmakla birlikte değerler birbirine yakındır. Ancak çocuklarda, oğlanların işeme basıncı (118 cm H20), kızlardakinden (75 cm H20) daha yüksektir. İşeme sona erdiğinde üretral sfinkter tonusu yeniden artar detrusor kası da gevşer. Mesane yeniden dolmaya başladığında sfinkter mekanizmasının tonusu da giderek artar. Yeni doğan döneminde ilk günlerde işeme seyrektir. İlk haftadan sonra artar ve 2-4 haftalarda bebekler günde ortalama 20 kez (neredeyse saatte bir) işerler ve bunun da % 40'ı uykudayken gerçekleşir. Altıncı aydan sonra 1 yaşına kadar bu sayı günde olarak devam eder. 1-3 yaşlarına geldiğinde çiş yapma sıklığı azalırken (günde 8-10) işeme miktarları artar. İşeme hissi, çişini tutabilme 2-3. yaşlarda öğrenmeye başlarlar. Diğer yandan çocuğun idrarını kontrol etmeyi öğrendiği yaşlar genellikle 2-3 yaşlar arasıdır. Alt ve üst sınırları 1 ile 5 yaş arasında değişebilir. 12 yaşından sonra erişkinler gibi günde 4-6 kez idrara çıkarlar. Yaşla birlikte işeme sayısının giderek azalmasının nedeni esas olarak mesanenin kompliyansının ve depolama kapasitesinin artması ile ilgilidir. Araştırmacılar yaşa göre mesane kapasitesinin hesaplanması üzerine formüller geliştirmiştir. 16

18 Küçük çocuklarda kullanılabilecek formül(40): Mesane kapasitesi (ml) = 38 + [2.5 x yaş (ay)]. 1 yaşından büyük çocuklarda kullanılabilecek formül biraz farklıdır (56) : Mesane kapasitesi (ml) = 30 x [2 + yaş (yıl)] A B C Şekil 4: A ve B sinerjik durumu, C dissinerjik durumu şematik olarak göstermekte (Bebek ve çocukların cerrahi ve ürolojik hastalıkları kitabından alınmıştır) 2.4. SPİNAL DİSRAFİZM İNSİDANSI Amerika Birleşik Devletleri (A.B.D) de spinal disrafizm insidansı 0,6-3/1000 arasında değiştiği bildirilmektedir (30,86). Türkiye deki sıklığı /1000 arasında değişmektedir (5). Spinal disrafizm insidansı kızlarda ve ilk doğan çocuklarda daha sıktır. Ailede spinal disrafizmli bir çocuğun olması daha sonraki gebelikte spinal disrafizmli çocuk sahibi olma riskini artıkmaktadır ve bu olasılık 60/1000 e yükselmekte, iki çocuğun olması durumunda 130/1000 olmaktadır.(1). Spinal disrafizm sıklığının son yirmi yıl süresince azalmış olmasının prenatal 17

19 teşhis olanaklarının artması, etkilenmiş fetusların erken abortusu, perikonsepsiyonel dönemde folik asidin 0,4 mg/gün kullanımı ile ilgili olduğu düşünülmektedir (68). 2.5.SPİNAL DİSRAFİZM ETİYOLOJİSİ Spinal disrafizmlerin %85 i izoledir. Kız çocuklarda daha sık görülmesi, coğrafi göçlerden sonra da devam eden etnik farklılıklar olması, anne baba akrabalığı ile insidansında artış, monozigot ikizlerde belirli oranda artış görülmesi, kardeşlerde, ikinci derece akrabalarda, daha az oranda üçüncü derece akrabalarda ve etkilenmiş hastaların çocuklarında insidansta artma olması spinal disrafizm etiyolojsinde genetik faktörlerin rolü olduğunu gösteren bulgulardır (3,13,15,19). Coğrafi faktörler, spesifik teratojenler (valproik asit, karbamezapin, aminopterin, talidamit), maternal diabetes mellitus, annenin gebeliğin erken dönemlerinde hipertermiye maruz kalması, gebelikte alkol alımı, konsepsiyon zamanı, perinatal enfeksiyonlar, folik asit antagonistleri, sosyoekonomik durum ve nütrisyonel faktörler gibi çevresel faktörlerin izole spinal disrafizm etiyolojisinde önemli rolü olduğu gösterilmiştir (3,15,42,68). Etiyolojilerine göre spinal disrafizm olguları 2 grupta incelenebilir (5,42): 1. Spesifik bir etiyolojiye bağlı ve genelde diğer malformasyonlarla birlikte görülen spinal disrafizmler a) Tek gen (Otozomal resesif) hastalıklar: - Meckel sendromu - Roberts sendromu - Jarcho-Levin sendromu - Median facial kleft sendromu - Walker-Warburg sendromu - Okülo-aurikülo-vertebral sendrom (GOLDENHAR) b) Kromozom anomalileri 18

20 - Trizomi 18 - Trizomi 13 - Trizomi 21 - Trioplodi - Dengesiz translokasyon, halka (ring) kromozomlar c) Amniyotik bantlar, kloakal ekstrofi, sakrokoksigeal teratomla birlikte olan durumlar 2. Multifaktöriyel kalıtıma bağlı olarak oluşan spinal disrafizmler (İzole spinal disrafizmler). Spinal disrafizmin, ilk trimestirden itibaren tüm besin maddelerinin alımının az olduğu sosyoekonomik seviyesi düşük kadınlarda daha sık olduğu ve özellikler de folik asit yetersizliğine bağlı olabileceği gösterilmiştir. Perikonsepsiyonel olarak günde 0,4 mg folik asit alımının nöral tüp defekt riskini %50 azalttığı gösterilmiştir(15) SPİNAL DİSRAFİZMİN ANATOMİK SINIFLAMASI Spinal disrafizmin olguları lezyonun anatomik lokalizasyonuna göre sınıflandırılır(3,5,19,68) 1)Anensefali 2)Kranium Bifidum -Kranial meningosel -Ensefalomeningosel -Okült kranium bifidum 3)Spina Bifidum a)spina bifida aperta(kistika) - Meningomiyelosel - Miyelosel - Meningosel b)spina bifida okülta 19

21 - Diyastometamiyeli - Spinal lipom - Gergin filum terminale - Anterior sakral meningosel - Lateral torasik meningosel - Split notokord sendromu - Kaudal regresyon sendromu - Dorsal dermal sinus - Siringomiyeli-hidromiyeli 2.7. SPİNAL DİSRAFİZMİN KLİNİK SINIFLAMASI ANENSEFALİ Ön nöral tüpün kapanmasında yetmezlik sonucu gelişen bir bozukluktur. Anensefalilerin bir çoğu ölü doğar veya ölümden sonra birkaç gün içinde ölürler (5) ENSEFALOSEL Ön nöral tüpün nörolizasyon aşamasındaki kapanma yetersizliğinde ortaya çıkar. En sık oksipital bölgede, daha az sıklıkla temporal ve paryetal bölgede görülür. Olguların %50 sine hidrosefali eşlik eder (5) SPİNA BİFİDA APERTA a.meningomiyelosel Spinal sinirlerin veya sinir köklerinin kemik ve duradaki geniş bir arka defekten fıtıklaşmasıdır. Primer problem arka nöral tüpün kapanmasındaki yetersizliktir. Meningomiyelosel merkezi sinir sisteminin en sık konjenital anomalilerinden biridir. İnsidansının 2-3/1000 olduğu tahmin edilmektedir. Genellikle ailenin ilk çocuğunda görülür. Bir ailenin bir 20

22 çocuğu spinal disrafizm ile doğmuş ise ikinci çocuğunda görülme oranı %5, iki çocuğunda varsa üçüncü çocuğunda görülme oranı %25 tir (3,6,10,15,19). Meningomiyelosel medulla spinalisin herhangi bir seviyesinde olabilir. Defektin büyüklüğü ve lokalizasyonu nörolojik bozukluğun derecesini belirler. En sık yerleşim yeri lumbosakral bölgedir. Bunun sırası ile lomber, torakolomber ve torakal bölge izler. En az sıklıkta görüldüğü yerleşim yeri ise servikal bölgedir (15,19,28,29,58,76,87). Meningomiyeloselli hastalarda lezyon seviyesine göre değişen yürüme bozukluğu ortaya çıkabilir. S1 seviyesinin altında lezyonu olanlar yardımsız yürür iken, L3 seviyesindeki hastalar tekerlekli sandalyeye bağlıdır(5). Meningomiyeloselli hastalara Chiari malformasyonu ile birlikte hidrosefali de eşlik edebilmektedir. Bunun nedeni 4.ventrikül ve posterior fossa içinden beyin omurilik sıvı (BOS) akımını bloke eden fossa malformasyonu ve olguların %40-75 inde Chiari malformasyonuyla birlikte olabilen aquaduktal stenozdur. Meningomiyelosele hidrosefali sıklıkla eşlik ettiği için doğumdan hemen sonra kranial USG yapılmalıdır. Hidrosefali en sık 2-3. haftalarda görülür. Hidrosefalinin mortalite ve morbiditesi ventriküloperitoneal şant (V-P) girişimleri ile önemli ölçüde azalmıştır, ancak şant girişimi sonucunda da çeşitli problemler (obstruksiyon, infeksiyon) ortaya çıkabilmektedir (3,15). Arnold-Chiari malformasyonu: Medullanın ve alt serebellumun foramen magnum içinden aşağı inmesidir. Dört tipi vardır. En sık karşılaşılan ikinci tiptir. Miyelomeningoselli hastaların hemen hepsinde Chiari tip II malformasyonu bulunmasına rağmen yalnızca küçük bir bölümü semptomatiktir.(2,3). Meningomiyeloselli hastalarda hidrosefalinin en sık görülme zamanı 2-3 haftalardır ve hastaların %90 nında mevcuttur. Klinik semptomların eşlik ettiği hidrosefali olgularına en uygun 21

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR?

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? Tuvalet eğitimi döneminde, nörolojik olarak normal bazı çocuklarda yanlış edinilmiş işeme alışkanlıkları neticesinde ortaya çıkan işeme fazındaki

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Yetişkinde Gergin Omurilik Sendromu ve Eşlik Eden Toraks Deformitesi Gergin omurilik, klinik bir durumdur ve zemininde sebep olarak omuriliğin gerilmesi sonucu

Detaylı

Prof. Dr. M. İhsan Karaman. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği

Prof. Dr. M. İhsan Karaman. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği Prof. Dr. M. İhsan Karaman Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği İşeme Bozukluğu-Tanım Sağlıklı çocuklarda yanlış tuvalet eğitimi yada psikolojik yada ailesel nedenlerle gelişen

Detaylı

ÜRİNER İNKONTİNANS. Doç Dr Haluk EMİR. Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı

ÜRİNER İNKONTİNANS. Doç Dr Haluk EMİR. Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı ÜRİNER İNKONTİNANS Doç Dr Haluk EMİR Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Alt Üriner Sistem Mesane ve mesane boynu (İnternal sfinkter) Üretra Peri üretral çizgile adele (Eksternal sfinkter)

Detaylı

ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ. Dr.Aytül Noyan

ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ. Dr.Aytül Noyan ÜRĠNER SĠSTEMĠN OBSTRUKTĠF LEZYONLARININ POSTNATAL ĠZLEMĠ Dr.Aytül Noyan Pediatrik ürolojik problemlerin saptanmasında prenatal USG nin önemli etkisi bulunmaktadır. Bunun sonucu olarak özel tedavi yaklaşımları

Detaylı

KONJENİTAL SPİNAL ANOMALİLER

KONJENİTAL SPİNAL ANOMALİLER KONJENİTAL SPİNAL ANOMALİLER Vertebra arka elemanlarındaki basit birleşme defektinden ağır derecedeki nöronal anomalilere dek geniş spektrum içerir. Bunların çoğu nörolojik, ortopedik ve ürolojik bozukluklarla

Detaylı

DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN

DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN DOĞUMSAL BÖBREK ANOMALİLERİ İNT. DR. SİNEM İLHAN ÜRİNER SİSTEM EMBRİYOLOJİSİ 5. haftada metanefrik divertikül oluşur metanefrik blastem ile birleşir Nefrogenezis başlar. 6-9. hafta: lobule böbrek anteriordan

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞI İŞEME BOZUKLUKLARI. Prof. Dr. Şaban SARIKAYA

ÇOCUKLUK ÇAĞI İŞEME BOZUKLUKLARI. Prof. Dr. Şaban SARIKAYA ÇOCUKLUK ÇAĞI İŞEME BOZUKLUKLARI Prof. Dr. Şaban SARIKAYA Sunum planı: İdrar kontrolünün gelişimi Çocuklarda işeme bozukluğu tanımı Terminoloji ve standardizasyon çalışmaları Tanı ve tedavi algoritmaları

Detaylı

Fonksiyonel İnkontinans

Fonksiyonel İnkontinans Fonksiyonel İnkontinans Anatomik, nörolojik sorunu olmayan çocuklarda görülen anormal idrar tutma ya da idrar kaçırma gibi işeme bozukluğu durumlarıdır 7 yaş Kız çocuklar %6 Erkek çocuklar %3.8 GÜNDÜZ

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

İŞEME DİSFONKSİYONUNUN PATOFİZYOLOJİSİ

İŞEME DİSFONKSİYONUNUN PATOFİZYOLOJİSİ 4. İşlevsel Üroloji ve Kadın Ürolojisi Kongresi Ürodinami Kursu İŞEME DİSFONKSİYONUNUN PATOFİZYOLOJİSİ Doç. Dr. Ali Ersin Zümrütbaş Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı 23.10.2015

Detaylı

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi)

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) Otonom sinir sitemi iki alt kısma ayrılır: 1. Sempatik sinir sistemi 2. Parasempatik sinir sistemi Sempatik ve parasempatik sistemin terminal nöronları gangliyonlarda

Detaylı

İşeme disfonksiyonu external üretral sfinkter veya pelvik taban kaslarının istemli işeme sırasında aktivitelerindeki artış olarak tanımlanabilir.

İşeme disfonksiyonu external üretral sfinkter veya pelvik taban kaslarının istemli işeme sırasında aktivitelerindeki artış olarak tanımlanabilir. Dr. Abdullah Gedik İşeme disfonksiyonu external üretral sfinkter veya pelvik taban kaslarının istemli işeme sırasında aktivitelerindeki artış olarak tanımlanabilir. Rahatsızlık hissi, duraksama semptomları

Detaylı

BEYNİN KONJENİTAL MALFORMASYONLARI. Yrd. Doç. Dr. Eşref AKIL D.Ü. T.F Nöroloji A.B.D.

BEYNİN KONJENİTAL MALFORMASYONLARI. Yrd. Doç. Dr. Eşref AKIL D.Ü. T.F Nöroloji A.B.D. BEYNİN KONJENİTAL MALFORMASYONLARI Yrd. Doç. Dr. Eşref AKIL D.Ü. T.F Nöroloji A.B.D. Beynin Konjenital Malformasyonları Canlı doğumların %1 inde görülür. 2000 nin üzerinde türü vardır. Fetal ölümlerin

Detaylı

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener Motor Nöron ve Kas Hastalıkları Uzm Dr Pınar Gelener Genel Bilgiler Vücudun herhangi bir bölümünde kas kuvveti azalması: parezi Tam kaybı (felç) : paralizi / pleji Vücudun yarısını tutarsa (kol+bacak)

Detaylı

Skolyoz. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

Skolyoz. Prof. Dr. Önder Aydıngöz Skolyoz Prof. Dr. Önder Aydıngöz Skolyoz Tanım Omurganın lateral eğriliğine skolyoz adı verilir. Ayakta çekilen grafilerde bu eğriliğin 10 o nin üzerinde olması skolyoz olarak kabul edilir. Bu derecenin

Detaylı

SPİNA BİFİDA VE NÖROJEN MESANE TANILI HASTALARDA MESANE İÇİ HYALURONİK ASİD UYGULAMASI

SPİNA BİFİDA VE NÖROJEN MESANE TANILI HASTALARDA MESANE İÇİ HYALURONİK ASİD UYGULAMASI SPİNA BİFİDA VE NÖROJEN MESANE TANILI HASTALARDA MESANE İÇİ HYALURONİK ASİD UYGULAMASI Harika Alpay, Nurdan Yıldız, Neslihan Çiçek Deniz, İbrahim Gökce Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi

Detaylı

İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel. idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali

İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel. idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali İDRAR KAÇIRMA Dr. Bülent Çetinel idrar kaçırma(üriner inkontinans) idrar tutamama hali Görülme Sıklığı kadında % 4.5-53 erkekde %1.6-24 Üroloji ve Jinekoloji Polikliniklerine İdrar Kaçırma Yakınması Dışında

Detaylı

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Perinatal dönemde herpesvirus geçişi. Virus Gebelik sırasında Doğum kanalından Doğum

Detaylı

Kas Dokusunun Gelişimi. Doç.Dr. E.Elif Güzel

Kas Dokusunun Gelişimi. Doç.Dr. E.Elif Güzel Kas Dokusunun Gelişimi Doç.Dr. E.Elif Güzel Kasların çoğunluğu mezodermden gelişir paraksiyal mezoderm lateral mezodermin somatik ve splanknik tabakaları neural krest hücreleri Paraksiyal mezoderm İskelet

Detaylı

REFLÜLÜ HASTAYI NASIL TEDAVİ ETMELİYİM?

REFLÜLÜ HASTAYI NASIL TEDAVİ ETMELİYİM? HANGİ REFLÜLÜ HASTAYI NASIL TEDAVİ ETMELİYİM? Dr. Kaya Horasanlı Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Üroloji Kliniği Sunum planı ESPU ve EAU ne düşünüyor? AUA bu konuya nasıl yaklaşıyor? Çocuklarla

Detaylı

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Bir vertebra cisminin alttaki üzerinde öne doğru yer değiştirmesidir. Spondilolizis Pars interartikülaristeki lizise verilen isimdir. Spondilolistezis

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

Çocuk Ürolojisinde Tanı Yöntemleri. Doç Dr Haluk EMİR Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı

Çocuk Ürolojisinde Tanı Yöntemleri. Doç Dr Haluk EMİR Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Çocuk Ürolojisinde Tanı Yöntemleri Doç Dr Haluk EMİR Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı Ürinerogenital Sistem Böbrekler Üreterler Mesane Mesane boynu ve Üretra Penis Testis Epididim

Detaylı

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Zeliha Korkmaz Dişli 1, Necla Tokgöz 2, Fatma Ceyda Akın Öçalan 3, Mehmet Fa>h Korkmaz 4, Ramazan Bıyıklıoğlu 2 1 Anesteziyoloji Bölümü, Malatya Devlet Hastanesi 2

Detaylı

NÖROJEN MESANE (alt üriner sistemin nörojenik disfonksiyonu)

NÖROJEN MESANE (alt üriner sistemin nörojenik disfonksiyonu) NÖROJEN MESANE (alt üriner sistemin nörojenik disfonksiyonu) tanımı, etiyolojisi, epidemiyoloji, sınıflama Dr. Tarık Yonguç İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tanım: İşemeyi kontrol eden, santral

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Dönem T+U Saat Kredi AKTS. Sinir Sistemi TIP 204 2 103+40 9 10. Kurul Dersleri Teorik Pratik Toplam

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Dönem T+U Saat Kredi AKTS. Sinir Sistemi TIP 204 2 103+40 9 10. Kurul Dersleri Teorik Pratik Toplam DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Dönem T+U Saat Kredi AKTS Sinir Sistemi TIP 204 2 103+40 9 10 Kurul Dersleri Teorik Pratik Toplam Anatomi 42 16 58 Fizyoloji 39 18 57 Histoloji ve Embriyoloji 12 4 16 Biyofizik

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI. Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1

TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI. Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1 TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1 Vertebral Kolon 33 omur 23 intervertebral disk 31 çift periferik sinir VERTEBRA KIRIKLARI 3 OMURGANIN EĞRİLİKLERİ Servikal bölgede

Detaylı

İŞEME DİSFONKSİYONUNUN PATOFİZYOLOJİSİ

İŞEME DİSFONKSİYONUNUN PATOFİZYOLOJİSİ 4. İşlevsel Üroloji ve Kadın Ürolojisi Kongresi Ürodinami Kursu İŞEME DİSFONKSİYONUNUN PATOFİZYOLOJİSİ Doç. Dr. Ali Ersin Zümrütbaş Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı 23.10.2015

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

SAKRAL NÖROMODÜLASYON

SAKRAL NÖROMODÜLASYON SAKRAL NÖROMODÜLASYON Dr. Ali Ergen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Refrakter Aşırı Aktif Mesane Alternatif tedavilerin uygun zamanda kullanılması için RAAM nin daha spesifik

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

ÜRODĠNAMĠK DEĞERLENDĠRME

ÜRODĠNAMĠK DEĞERLENDĠRME ÜRODĠNAMĠK DEĞERLENDĠRME Prof. Dr. Niyazi Aşkar EÜTF Kadın Hast. ve Doğum Anabilim Dalı Ürodinamik inceleme Amaç: Alt üriner sistem dolum ve boşaltım fonksiyon bozukluklarını saptamaktır Ürodinamik tetkiklerin

Detaylı

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir.

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. REKTOVAGİNAL FİSTÜL Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. KLİNİK-TANI: Vagenden gaz ve gaita gelmesi en

Detaylı

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Beyin-Omurilik Arteriovenöz Malformasyonları ve Merkezi Sinir Sisteminin Diğer Damarsal Bozuklukları Hasta Bilgilendirme Formu 5 AVM ler Ne Tip Sağlık Sorunlarına

Detaylı

BİOFEEDBACK. Disfonksiyonel İşeme nedir?

BİOFEEDBACK. Disfonksiyonel İşeme nedir? BİOFEEDBACK Disfonksiyonel İşeme nedir? Tuvalet eğitimi döneminde, nörolojik olarak normal bazı çocuklarda yanlış edinilmiş işeme alışkanlıkları neticesinde ortaya çıkan işeme fazındaki bozuklukları ifade

Detaylı

Beyin ve Sinir Cerrahisi. (Nöroşirürji)

Beyin ve Sinir Cerrahisi. (Nöroşirürji) Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirürji) BR.HLİ.016 Beyin, omurilik ve sinir hastalıklarının cerrahi tedavisi ile ilgilenen Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümümüz, tecrübeli ve konusunda yetkin hekim kadrosu

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OMURİLİK YARALANMALARI HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ Omurilik yaralanmaları, omurganın içinde bulunan sinir dokusunun, travma ya da

Detaylı

Pelvik taban kaslarının 4 önemli görevi vardır:

Pelvik taban kaslarının 4 önemli görevi vardır: PELVİK TABAN REHABİLİTASYONU İnsan vücudunun gövde kısmı ; Göğüs (Toraks),Karın (Abdomen) ve Leğen (Pelvis) olmak üzere 3ana bölümden oluşur.karnın alt kısmında kasıklar olarak da bilinen pelvis; leğen

Detaylı

EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM

EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM EPİLEPSİLİ HASTAYA GEBELİK DÖNEMİNDE OBSTETRİK YAKLAŞIM Prof. Dr. Hayri Ermiş İstanbul Tıp Fakültesi, Kadın Hast. Ve Doğum A.B.D. Perinatoloji B.D. Gebeliğin kriz sıklığına etkisi? Gebelerin 1/3 ünde kriz

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği GEBELİKTE SİFİLİZ Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği SİFİLİZ TANIM T.pallidum un neden olduğu sistemik bir hastalıktır Sınıflandırma: Edinilmiş (Genellikle

Detaylı

Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi

Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi Spontan Foot Drop (Düşük k Ayak) Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi Dr. Mustafa Akgün, Dr. Zehra Akgün, Dr. Christoph Garner Mentamove Merkezi Bursa Türkiye Keywords: Lumbar Disc Disease, Foot Drop,

Detaylı

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Derin İnfiltratif Endometriozis Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endometriozis Peritoneal Ovarian Derin infiltratif Anterior Mesane Posterior P1-Uterosakral ligament P2-Vajinal

Detaylı

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI NA GİRİŞ KOŞULLARI : Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokullarının veya Yüksekokul ve Fakültelerin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Detaylı

EMG nin Kullanım Alanları ve Uyarılmış Potansiyeller. Uzm Dr Pınar Gelener

EMG nin Kullanım Alanları ve Uyarılmış Potansiyeller. Uzm Dr Pınar Gelener EMG nin Kullanım Alanları ve Uyarılmış Potansiyeller Uzm Dr Pınar Gelener Genel Bilgiler Sinir ve kas hücreleri elektrik üretebilen, dışarıdan elektrik ile uyarılabilen ve elektriği iletebilen dokulardır

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. SERVİKAL DAR KANAL ve MYELOPATİ HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. SERVİKAL DAR KANAL ve MYELOPATİ HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ SERVİKAL DAR KANAL ve MYELOPATİ HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ SERVİKAL MYELOPATİLİ HASTALARIN YAKINMALARI Servikal kanal darlığı, genellikle

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Diastomatomiyeli Ameliyatı Sonrası Mentamove İle Tedavi

Diastomatomiyeli Ameliyatı Sonrası Mentamove İle Tedavi Diastomatomiyeli Ameliyatı Sonrası Mentamove İle Tedavi Dr. Mustafa Akgün, Dr. Zehra Akgün, Dr. Christoph Garner Mentamove Eğitim Merkezi Bursa Turkiye Keyword: mentamove, diastomatomiyeli, postoperative

Detaylı

TEŞHİSTEN TEDAVİYE > ALT EKSTREMİTE ATARDAMARI HASTALIĞI

TEŞHİSTEN TEDAVİYE > ALT EKSTREMİTE ATARDAMARI HASTALIĞI TEŞHİSTEN TEDAVİYE > ALT EKSTREMİTE ATARDAMARI HASTALIĞI Genç Kardiyologlar Grup Sorumlusu - Prof.Dr.Oktay Ergene Bilimsel İçeriğin Değerlendirilmesi, Son Düzenleme - Prof.Dr. Mahmut Şahin Düzenleme, Gözden

Detaylı

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi

Prof Dr Salim Çalışkan. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Prof Dr Salim Çalışkan İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi FC 12y K Tekrarlayan İYE İYE dikkat çeken noktalar Çocukluk çağında 2.en sık enfeksiyondur Böbrek parankimi zarar görebilir (skar) Skara

Detaylı

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD HEMORAJİK İNME Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD İntraserebral kanamalar inmelerin %10-15 ini oluşturmaktadır. İntraparenkimal, subaraknoid, subdural ve

Detaylı

Sakrum Kırıkları ve Biyomekaniği

Sakrum Kırıkları ve Biyomekaniği Sakrum Kırıkları ve Biyomekaniği Dr.Hakan BOZKUŞ VKV Amerikan Hastanesi, Nöroşirurji Bölümü İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü AMERİKAN HASTANESİ Embriyoloji Tüm vertebral kolon 44 mesodermal somatomerden oluşur

Detaylı

Ayrık Omurilik Malformasyonu: İki Olgu Sunumu

Ayrık Omurilik Malformasyonu: İki Olgu Sunumu Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Ayrık Omurilik Malformasyonu: İki Olgu Sunumu Split Cord Malformation: A Report of Two Cases Özen KARADAĞ *, Adem ASLAN**, Mustafa GÜRELİK*, H. Murat GÖKSEL*** ÖZET

Detaylı

TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER

TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER TARIMDA ÇALIŞANLAR AÇISINDAN TERATOJENLER Vaka Ayşe Hanım 39 yaşında, evli ve 2 çocuk annesi, adetleri normal ve 34 günde 1 adet görüyor. Son adet tarihinden 2 hafta sırtındaki sivilceler için komşusunun

Detaylı

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Ektopik Gebelik Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Tanım Fertilize ovumun endometriyal kavite dışında

Detaylı

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir?

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? 86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? A) Angajman B) Pelvik girimden geçiş C) Orta pelvise giriş D) Pelvik çıkım düzlemine giriş E) Omuz

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS NEDİR? Omurga, omur adı

Detaylı

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu

BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ. Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu BİRLEŞİK PRENATAL TARAMA TESTLERİ Dr. Alev Öktem Düzen Laboratuvarlar Grubu Prenatal tarama testleri kavramları Tarama testi: Normal vakalarda anormal sonuçlar, hasta vakalarda normal sonuçlar elde edilebilir.

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği

Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği Aysun Karabay Bayazıt, Bahriye Atmış, Deniz Kör, Neslihan Önenli Mungan, Ali Anarat Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Nefroloji ve Çocuk

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

DÖNEM II 4. DERS KURULU 10 Şubat 4 Nisan 2014. Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ

DÖNEM II 4. DERS KURULU 10 Şubat 4 Nisan 2014. Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ DÖNEM II. DERS KURULU 0 Şubat Nisan 0 Dekan : Dönem II Koordinatörü : Ders Kurulu Başkanı : Prof.Dr. Yrd.Doç.Dr. Yrd.Doç.Dr. KURUL DERSLERİ TEORİK PRATİK TOPLAM AKTS DERS VEREN ÖĞRETİM ÜYELERİ 0 (x) -

Detaylı

GECE YATAK ISLATMA-GÜNDÜZ ISLATMA GECE YATAK ISLATMA

GECE YATAK ISLATMA-GÜNDÜZ ISLATMA GECE YATAK ISLATMA GECE YATAK ISLATMA-GÜNDÜZ ISLATMA GECE YATAK ISLATMA Gece yatak ıslatma sorunu insanlık tarihinde kayıtları bulunan en eski sağlık problemlerinden biridir. 5 yaşına gelmiş bir çocukta yatak ıslatma normal

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MS Hasta Okulu 28.05.2013 Multipl skleroz (MS) hastalığını basitçe, merkezi sinir sistemine

Detaylı

PELVİS KIRIKLARI. Prof. Dr. Mehmet Aşık

PELVİS KIRIKLARI. Prof. Dr. Mehmet Aşık PELVİS KIRIKLARI Prof. Dr. Mehmet Aşık PELVİS KIRIKLARI Pelvis, lokomotor sistemin en fazla yük taşıyan bölümüdür. İçindeki majör damar, sinir ve organ yapıları nedeniyle pelvis travmaları kalıcı sakatlık

Detaylı

Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi

Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi BR.HLİ.019 Yeni doğan döneminden erişkinliğe kadar olan çocukluk çağına ait (0 17 yaş), doğumsal ve daha sonra oluşan solunum, sindirim ve boşaltım sistemlerini ilgilendiren

Detaylı

SİNİR DOKUSU ve SİNİR SİSTEMİ. Prof Dr. Faruk ALKAN

SİNİR DOKUSU ve SİNİR SİSTEMİ. Prof Dr. Faruk ALKAN SİNİR DOKUSU ve SİNİR SİSTEMİ Prof Dr. Faruk ALKAN SİNİR DOKUSU SİNİR DOKUSU Fonksiyonu Özellikleri irritabilite konduktivite korelasyon reaksiyon S.S. SINIFLANDIRMA Somatik (Sistema Nervosum Cerebrospinale)

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

EBSTEİN ANOMALİSİ. Uzm. Dr. İhsan Alur

EBSTEİN ANOMALİSİ. Uzm. Dr. İhsan Alur EBSTEİN ANOMALİSİ Uzm. Dr. İhsan Alur 1866 da W. Ebstein tarafından tanımlandı. 1964 te Lillehei tarafından ilk başarılı valvuloplasti ameliyatı yapıldı. Triküspit kapağın septal ve posterior lifletlerinin

Detaylı

Pediatrik Nöroşirürji Kursu 5. Dönem, 1. Kurs

Pediatrik Nöroşirürji Kursu 5. Dönem, 1. Kurs Türk Nöroşirürji Derneği PEDİATRİK NÖROŞİRÜRJİ ÖĞRETİM VE EĞİTİM GRUBU Pediatrik Nöroşirürji Kursu 5. Dönem, 1. Kurs Hidrosefali ve Spinal Disrafizm 1-4 Nisan 2010 Kocaeli Üniversitesi Derbent Uygulama

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

MEME KANSERİ TARAMASI

MEME KANSERİ TARAMASI MEME KANSERİ TARAMASI Meme Kanseri Taramanızı Yaptırdınız Mı? MEME KANSERİ TARAMASI NE DEMEKTİR? Kadınlarda görülen kanserlerin %33 ü ve kansere bağlı ölümlerin de %20 si meme kanserine bağlıdır. Meme

Detaylı

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,

Detaylı

Santral (merkezi) sinir sistemi

Santral (merkezi) sinir sistemi Santral (merkezi) sinir sistemi 1 2 Beyin birçok dokunun kontrollerini üstlenmiştir. Çalışması hakkında hala yeterli veri edinemediğimiz beyin, hafıza ve karar verme organı olarak kabul edilir. Sadece

Detaylı

RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi

RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi RENAL ARTER DARLIĞI VE HİPERTANSİYON TEDAVİSİ Medikal tedavi daha iyi Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi, Nefroloji Bilim Dalı Renal arter stenozu Anatomik bir tanı Asemptomatik Renovasküler hipertansiyon

Detaylı

AAM de ikinci düzey tedavi

AAM de ikinci düzey tedavi Hasta Bilgilendirme Formu Türkçe 35 AAM de ikinci düzey tedavi Altı çizili terimler sözlükte listelenmiştir. Bazen reçete edilen ilaçlar semptomlarınızı gidermez. Bu vakalarda diğer tedavi opsiyonları

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

YENİDOĞANLARDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI

YENİDOĞANLARDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI YENİDOĞANLARDA EVDE SAĞLIK UYGULAMALARI Doç. Dr. Nurullah OKUMUŞ Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağ. Ve Hast. Eğitim Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliniği ANKARA HASTANEMİZDE EVDE SAĞLIK HİZMETİ Hastanemizde,

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

Üriner inkontinans terimleri sözlüğü

Üriner inkontinans terimleri sözlüğü Hasta Bilgilendirme Formu Türkçe Üriner inkontinans terimleri sözlüğü Açık cerrahi Organlara doğrudan ulaşabilmek için cerrahın cildi ve dokuları kestiği bir cerrahi işlemdir. Anestezi (genel, spinal veya

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

ENÜREZİS NOKTURNA. Çocuklarda en sık rastlanan ürolojik yakınma. Allerjik hastalıklardan sonra en yaygın kronik sorun

ENÜREZİS NOKTURNA. Çocuklarda en sık rastlanan ürolojik yakınma. Allerjik hastalıklardan sonra en yaygın kronik sorun ENÜREZİS NOKTURNA Çocuklarda en sık rastlanan ürolojik yakınma Allerjik hastalıklardan sonra en yaygın kronik sorun İNKONTİNANS Kontrol edilemeyen sürekli veya aralıklı idrar sızıntısı Devamlı inkontinans

Detaylı