ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER DAVRANIŞSAL (RUHSAL) BOZUKLUKLAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER DAVRANIŞSAL (RUHSAL) BOZUKLUKLAR"

Transkript

1 HEDEFLER İÇİNDEKİLER DAVRANIŞSAL (RUHSAL) BOZUKLUKLAR Davranış Bozukluklarının Tanımlanması Davranış Bozukluklarının Nedenlerine İlişkin Kuramsal Bakış Açıları Davranış Bozukluklarının Tanımlanmasında Kullanılan Yöntemler Davranış Bozukluklarının Sınıflandırılması Davranış Bozuklukları PSİKOLOJİ Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Davranışsal bozuklukları sınıflayabilecek ve tanımlayabilecek, Davranışsal bozuklukların nedenlerini anlayacak, Önemli davranışsal bozukluklarının belirtilerini anlayacak,, Davranışsal bozukluklara ilişkin kuramları değerlendirebilecek, Davranışsal bozukluklara karşı klinisyenlerin tedavi yaklaşımlarını tanımlayabileceksiniz. ÜNİTE 14

2 GİRİŞ Psikolojinin en çok bilinen ve önemli çalışma alanlarından biri de davranış bozuklukları ya da başka bir ismiyle ruhsal bozukluklarıdır. Davranış bozuklukları psikologlar tarafından normal kabul edilen yani insanların büyük çoğunluğu tarafından sık sık tekrar edilen davranışlardan olmayan davranışlardır. Bu ünitede bu davranışlardan en çok görülenlerin neler olduğu ve bu tür davranışlara nelerin sebep olduğu, tedavi yöntemlerinin neler olduğu üzerinde durulacaktır. DAVRANIŞSAL (RUHSAL) BOZUKLUKLARIN TANIMLANMASI Anormal psikoloji, ruhsal bozukluklarla ilgilenen bir alandır. Ruhsal bozukluklar, duygu, düşünce ve davranış bozuklukları ya da davranışların normalden sapması olarak tanımlanmaktadır. Anormal psikoloji, ruhsal bozukluklarla ilgilenen bir alandır. Ruhsal bozukluklar, duygu, düşünce ve davranış bozuklukları ya da davranışların normalden sapması olarak tanımlanmaktadır. Anormal terimi, normdan sapma olarak tanımlanmaktadır. Ruhsal bozuklukların nedenleri arasında biyolojik, psikolojik ve sosyal nedenler yer almaktadır. DAVRANIŞSAL BOZUKLUKLARIN NEDENLERİNE İLİŞKİN KURAMSAL BAKIŞAÇILARI Ruhsal bozuklukların nedenlerine ilişkin pek çok görgül çalışma yapılmaktadır. Görgül çalışmaların yanında, kuramsal açıklamalar da bulunmaktadır. Ruhsal hastalıkların nedenlerini açıklayan psikodinamik yaklaşım, medikal yaklaşım, bilişsel-davranışçı yaklaşım, hümanistik ve sosyokültürel yaklaşım ile eklektik yaklaşım olmak üzere beş temel kuramsal yaklaşım bulunmaktadır. Psikodinamik Yaklaşım Freud a göre ruhsal bozukluklar id, ego ve süperego arasındaki psişik çatışmaların sonucunda gerçekleşir. Birey, çatışmaların çok güçlü olması durumunda, savunma mekanizmalarını kullanamaz, aşırı kaygılanım bozukluğu, obsesif düşünceler, kompülsif davranışlar, depresyon, algı bozuklukları, düşünce bozuklukları, fiziksel bir nedene bağlı olmayan felç ya da körlük gibi ruhsal bozuklukları gösterir. Medikal Yaklaşım Medikal yaklaşım ruhsal bozuklukların nedenlerini, bireylerin organizmalarının işlevselliğine bağlar. Bu yaklaşım, ruhsal bozuklukların nedenini organik düzeyde ele aldığı için ilaçla tedaviye başvurur. Medikal yaklaşıma göre, bireylerin göstermiş oldukları ruhsal bozuklukların nedenleri, durumsal değildir. Bu Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 2

3 yaklaşıma göre ruhsal bozuklukların nedenleri, bireylerin organlarındaki işlev bozukluklarıdır. Medikal yaklaşım, ruhsal rahatsızlıklara fiziksel hastalıklar gibi yaklaşır. Bilişsel-Davranışçı Yaklaşım Bilişsel-davranışçı yaklaşım, medikal bakış açısının aksine, ruhsal bozuklukların öğrenildiğini belirtir. Ruhsal bozuklukların en iyi şekilde çevresel faktörler ile bireylerin bu faktörlere ilişkin algılarının incelenmesiyle açıklanacağını savunur. Bu yaklaşıma göre ruhsal bozukluk, bir bireyin bedensel yapısında durduk yere gerçekleşmez. Ruhsal bozukluklar, bireyin çevreyle etkileşimi sonucunda gerçekleşirler. Bilişsel davranışsal yaklaşıma göre ruhsal bozukluklarda sadece çevre değil, çevreyi bireyin nasıl yorumladığı da önemlidir. Bu nedenle davranışçı bilişsel terapistler, danışanlarının uyumunu bozan düşüncelerini ve davranışlarını uyumlarını sağlayan düşüncelerle ve davranışlarla değiştirmeyi amaçlamaktadırlar. Hümanistik ve Sosyokültürel Yaklaşım Bu yaklaşıma göre ruhsal bozukluklar, bireyin Başkalarının olumlu bakış açılarını kazanayım, başkalarını memnun edeyim. şeklindeki çarpıtılmış algılarından kaynaklanır. Kültürel değişkenler, bireylerin davranışlarını, normal ya da anormal olarak yorumlanmasında etkilidir. Ruhsal bozukluklar, kültüre bağlı olarak gerçekleşir. Eklektik (Bütüncül) Yaklaşım Eklektik yaklaşıma göre ruhsal bozukluklar, genetik faktörler ile çevresel faktörlerin etkileşimi sonucunda ortaya çıkar. Ruhsal bozukluklar, bireylerin bir stres durumuyla karşılaşmaları sonucunda görülür. DAVRANIŞSAL BOZUKLUKLARIN TANILANMASINDA KULLANILAN YÖNTEMLER Fiziksel rahatsızlıklar, kan, idrar ya da biyopsi gibi tahlillerle teşhis edilirken; ruhsal bozuklukların teşhisi gözlem, kişinin beyanı ve görüşme gibi yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Bireylerin psikolojik işlevselliklerini ve sağlıklarını inceleme sürecine değerlendirme denir. Değerlendirmenin amacı, belli bir bozukluğa uygun tedavi yapmak için tanı koymaktır. Ruhsal bozuklukların gidişatı, sonucu birbirinden farklıdır. Bu nedenle doğru tanı yapmak, hastalara ve ailelerine bir sonraki aşamada neler olacağına ilişkin doğru bilgiler verilmesine destek olarak, bireylerin hastalık sürecine uyum sağlamalarına yardımcı olur. Ruhsal bozuklukların doğru bir şekilde tanımlanması için klinisyenler görüşme, gözlem, nöropsikolojik değerlendirme ve psikolojik testler gibi araçlara başvururlar. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 3

4 Görüşme Yöntemleri Ruhsal bozuklukların tanısında, yapılandırılmamış ve yapılandırılmış olmak üzere iki görüşme yöntemi kullanılmaktadır. Yapılandırılmamış görüşmede, kişinin problemleri çok farklı açılardan ele alınıp incelenir. Görüşmeye, görüşme yapanın geçmişteki deneyimleri, hasta hakkındaki görüşleri ve yaşanan problemin özellikleri rehberlik etmektedir. Yapılandırılmış görüşmelerde ise, kişilere yapılandırılmış belli bir düzen içinde yer alan sorular sorulmaktadır. Hastanın ifadeleri kodlanmaktadır. Bu koda uygun olarak da tanılama gerçekleştirilmektedir. Gözlem Görüşmenin yanında, kişinin davranışlarının gözlemlenmesi aracılığıyla da önemli bilgilere ve bulgulara ulaşılmaktadır. Örneğin gözlem sürecinde kişinin göz teması kurmaktan kaçınması, sosyal kaygının varlığına işaret etmektedir. Gözlerini şüpheci bir şekilde etrafta gezdiren kişi için paranoyalarının var olduğu düşünülmektedir. Nöropsikolojik Değerlendirme Bir başka yöntem de nöropsikolojik değerlendirmedir. Bu yönteme örnek olarak belli kartları şekillerine, hacimlerine ya da renklerine göre sınıflandırma verilebilir. Verilen bu görevlerde bireylerin planlama, koordine etme ya da bellek gücü gibi yetenekleri test edilmektedir. Bu alanlarda düşük düzeyde performansta bulunanların, beyinlerinin belli bölgelerinde sorunlar olabileceği düşünülmektedir. Bir davranışın ruhsal bozukluk belirtisi olup olmadığını belirlermede üç önemli faktör etkilidir. Bu faktörlerden ilki, o davranışın kültürel normlardan sapma belirtisi olup olmadığıdır. İkincisi, davranışın uyum sağlayıcı yönünün olup olmadığıdır. Üçüncüsü ise, davranışın bireyi strese sokup sokmadığıdır. Psikolojik Testler Ruhsal bozuklukların tanılanmasında kullanılan bir diğer yöntem, psikolojik testler yöntemidir. Depresyon gibi belli alana özgü ruhsal bozukları ölçen Beck Depresyon Envanteri gibi testler kullanılmaktadır. Öte yandan birden fazla bozukluğu ölçen Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (Minnesota Multidimensional Personality Inventroy MMPI) gibi testler de değerlendirme yapmada kullanılmaktadır. DAVRANIŞSAL BOZUKLUKLARIN SINIFLANDIRILMASI Bir davranışın ruhsal bozukluk belirtisi olup olmadığını nasıl anlayabiliriz? Bir davranışın ruhsal bozukluk belirtisi olup olmadığının anlaşılması, içinde bulunulan çevreye bağlıdır. Örneğin; caddede birinin koştuğunu, histerik bir şekilde bağırdığını, insanlara dokunduğunu ve sataştığını, onlara sarıldığını gördüğümüzde, Acaba bu adamın ruh sağlığı bozuk mudur? deriz. Yoksa ona dünya çapında bir ödül kazandığı söylenmiş, o da bunu kutluyor mu? deriz. Bir davranışın ruhsal bozukluk belirtisi olup olmadığını belirlermede üç önemli faktör etkilidir. Bu faktörlerden ilki, o davranışın kültürel normlardan sapma belirtisi olup olmadığıdır. İkincisi, davranışın uyum sağlayıcı yönünün olup olmadığıdır. Üçüncüsü ise, davranışın bireyi strese sokup sokmadığıdır. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 4

5 Tüm bunların yanında, ruhsal bozuklukları tanımak ve tedavi etmek için birtakım sınıflandırmalara ihtiyaç vardır. Bilim tarihinde ruhsal hastalıkların sınıflandırmasını ilk defa Emil Kraeplin ( ) gerçekleştirmiştir. Bugün bile Kraeplin in sınıflandırmasına dayalı olarak psikolojik rahatsızlıklar ele alınıp incelenmektedir. Bu noktada ruhsal bozuklukların sınıflandırılma şekillerinden dünyada iki önemli sınıflandırma şekli vardır. Bu sınıflandırmalardan ilki, Amerikan Psikiyatri Derneğinin Ruhsal Bozukluklarının Tanı ve İstatistiki Sınıflandırması dır. İkincisi ise Dünya Sağlık Örgütünün Hastalıkların Uluslararası Sınıflandırması dır. Dünyada daha çok Amerikan Psikiyatri Derneğinin Ruhsal Bozukluklarının Tanı ve İstatistik Sınıflandırması kullanılmaktadır. Bu bağlamda ilk tanı ölçütleri başvuru kitabı, 1952 yılında basılmıştır. Zamanla yeni baskıları çıksa da psikoloji ve psikiyatri alanında standart başvuru kaynağı olmuştur. Bu kitaplarda bir bireyde herhangi bir ruhsal bozukluk olup olmadığını belirlemek için, öncelikle gözlemlenen belirtilere bakılmaktadır. Bireyin belirtilere ilişkin ölçütleri karşılayıp karşılamadığıyla ruhsal bozukluğa sahip olma düzeyi tespit edilmektedir. Literatürde ruhsal bozuklukların tanımlanmasında, çok boyutluluk ve çok faktörlülük üzerinde durulmaktadır. Bu bağlamda ruhsal bozukluklar, pek çok faktörden etkilenmektedir. Bu faktörler, eksen başlığı altında beş boyutta incelenmektedir. Aşağıda yer alan tabloda eksenler ve içerikleri yer almaktadır. Tablo Davranışsal (Ruhsal) Bozuklukların Eksen Temelinde Sınıflandırılması Eksen 1 Klinik açıdan önemli bozukluklar (şizofreni, duygu durum bozuklukları, kaygı bozuklukları gibi) Eksen 2 Mental retardasyon ve kişilik bozuklukları (antisosyal kişilik bozukluğu, paranoid kişilik bozukluğu gibi) Eksen 3 Ruh sağlığı ile ilgili bireylerin genel fiziksel sağlık durumları (kanser, epilepsi, obezite, parkinson hastalığı, alzheimer hastalığı gibi) Eksen 4 Ruhsal bozuklukların tanısında, tedavisinde ve gelişiminde etkili olabilecek psikososyal ve çevresel problemler (işsizlik, boşanma, yasal problemler, evsizlik, yoksulluk, ebeveynin aşırı korumacılığı gibi) Eksen 5 İşlevselliğin genel olarak sosyal, psikolojik ve mesleki açılardan değerlendirilmesi Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 5

6 DAVRANIŞSAL BOZUKLUKLAR Ruhsal bozukluklara ilişkin literatür incelendiğinde pek çok, ruhsal bozukluk tanımlamasının, tedavi şekillerinin ele alındığı görülmektedir. Bu bölümde belli başlı ruhsal bozukluklara kısaca değinilmiştir. Bu bağlamda bu bölümde, kaygılanım (anksiyete) bozuklukları, somatoform bozukluklar, disosiyatif bozukluklar, kişilik bozuklukları, psikoaktif madde kullanımı bozuklukları, şizofrenik bozukluklar ve duygulanım bozuklukları ele alınmıştır. ANKSİYETE (KAYGILANIM) BOZUKLUKLARI Ruhsal bozuklukların birkaçı içerisinde korku ve kaygıyı barındırdığı için kaygılanım bozuklukları olarak tanımlanmaktadır. Kaygı, kişi için rahatsızlık oluşturan herhangi bir durum veya tehlike algısına karşı kişinin çeşitli tepkiler ortaya koyması ve harekete geçememesi durumuna denir. Kaygılanım bozukluklarına, hüzün, öfke ve endişe gibi duygular; terleme, ağız kuruluğu, hızlı nabız atımı, yüzeysel nefes alma, yüksek kan basıncı ve kas gerginliği gibi fizyolojik tepkiler; uykuya dalmakta sorun yaşama, uzun süre dikkati yoğunlaştırmada ve konsantrasyonda sorun yaşama, problem çözme ve yargılama becerilerinde sorun yaşama gibi bilişsel tepkiler eşilik eder. Kronik kaygı, otonom sinir sisteminin sürekli hareket hâlinde olmasından dolayı, bireylerin somatik tepkiler göstermelerine de neden olmaktadır. Kronik bir şekilde kaygılanma, hipertansiyon, baş ağrısı ve sindirim problemlerine de neden olmaktadır. Kaygı bozukluklarında gösterilen tepkilerde benzerlikler olmasına karşın, farklı kaygılanım bozuklukları vardır. Literatürde kaygılanım bozuklukları: 1- Genelleştirilmiş kaygı bozukluğu 2- Panik bozukluğu, 3- Fobik bozukluğu, 4- Obsesif kompulsif bozukluk ve 5- Travma sonrası stres bozukluğu olmak üzere beş boyutta ele alınıp incelenmektedir. Genelleştirilmiş Kaygı Bozukluğu Tanımı: Bireyin yaşamında yer alan, sağlık, iş, para, ilişkiler gibi pek çok alanda aşırı endişelenme durumu, genelleştirilmiş kaygı bozukluğunun tanımıdır. Belirtileri: Genelleştirilmiş kaygı bozukluğunda bireyler, kaygının bir odağı bulunmadığı için herhangi bir duruma ya da şeye karşı kaygılanabilirler. Bu kaygılardan dolayı, öfke, endişe duygularını sergilerler. Bu aşırı uyanıklık ya da tetikte olma hâli, ilginin dağılmasına, yorgunluğa ve bitkinliğe, aşırı duyarlılığa, uyku problemlerine, baş ağrısına, kas ağrısına neden olmaktadır. Kaygılı bireyler, kaygılarını kontrol etmede sorun yaşarlar ve sakinleşememe, kolay bir şekilde çökkünlük yaşama, uyaranlardan rahatsız olma belirtileri gösterirler. Kaygılı bireyler, karar vermekte de sorun yaşarlar. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 6

7 Nedenleri: Genelleştirilmiş kaygılanım bozukuluğunun pek çok nedeni vardır. Borkovec e göre bireyler, kafalarında birtakım amaçlar belirlerler. Bu noktada kaygı, bireyin geçmişte bu amaçları gerçekleştirmede yıkıcı bir başarısızlık öyküsünün varlığında gerçekleşir. Birey, başarılması gereken herhangi bir durum olduğunda geçmişteki deneyimlerinden dolayı başaramama ya da başarısızlık korkusu yaşar. Yaşanılan bu korkunun genelleştirilmesi sonucunda birey, kaygılanım bozukluğu gösterir. Gray a göre kaygı; ceza, ödülsüzlük ve korku (sinyalleri) işaretleri tarafından harekete geçmektedir. Birey bu tehditleri, nörolojik olarak bünyesinde var olan Davranışı Ketleyici Sistem (Behavioural Inhibition System) aracılığı ile belirler. Bu sistem, bireyin yaşamı için herhangi bir tehdidin olup olmadığını belirlemeye yardımcı olur. Herhangi bir tehdit durumunda bu sistem devreye girerek bireyin kaygılanım bozukluğu göstermesine neden olur. İki faktör modeline göre kaygının nedenleri, bireylerin yüksek düzeyde kaygı özelliğini taşımaları ve başa çıkma becerilerine düşük düzeyde sahip olmalarıdır. Bilgiyi işleme modeline göre kaygılı bireyler, kaygılarıyla ilişkili uyaranlara karşı aşırı duyarlıdırlar ve kaygıyla ilişkili uyaranlara dikkatlerini daha fazla yoğunlaştırmaktadırlar. Tüm bunlardan dolayı da genelleştirilmiş kaygılanım bozuklukları sergilemektedirler. Tedavisi: Genelleştirilmiş kaygılanım bozukluğunda anti-anksiyete ilaçları kullanılmaktadır. İlaç tedavisi olarak benzodiazepinler kullanılmaktadır. Bilişseldavranışçı terapilerde, bireylerin kaygı yaşamalarına neden olan olumsuz inançları bulunup olumlularıyla değiştirilmektedir. Panik Bozukluğu Tanımı: Panik bozukluğu, korkmaktan korkmak olarak tanımlanmaktadır. Panik bozukluğu olan bireyler, olası fiziksel korkuyla ilişkili fiziksel durumların varlığında tehdit algısı geliştirir. Panik bozukluğu olan bireyler, ani ve ağır dehşet ya da korku ataklarından rahatsız olurlar. Dehşete ya da korkuya herhangi bir uyaran ya da düşünce neden olabilir. Dehşetin ya da korkunun kaynağı içsel ya da dışsal olabilir. Belirtileri: Panik atak, birkaç dakika sürer. Birey bu süreçte, terleme, titreme, nefes almakta zorlanma, kalp sıkışması, göğüs yanması, baş dönmesi, ellerinde ve parmaklarında uyuşma yaşar. Panik atak yaşayan kişiler, delireceklerini ya da öleceklerini düşünmeye başlarlar. Kronik panik atağı olan bireylerin, intihar girişiminde bulundukları da görülmüştür. Ergenliği süresince panik atak geçiren bireyler, yetişkinliklerinde kapalı yerlerden korkma, travma sonrası stres bozukluğu yaşama ve genel kaygılanım bozukluğu da göstermektedirler. Nedenleri: Panik bozukluklarının önemli nedenleridnden biri genetik yatkınlıktır. Yapılan çalışmalara göre, panik bozukluğu hastalarının %30 unun aile üyelerinden birinde de panik bozukluğu rahatsızlığı görülmüştür. Clark a göre panik atak, bedende gerçekleşen durumların felaket olarak yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. Bedende meydana gelen küçük bir değişiklik, birey tarafından bireyi kaygılandıracak fiziksel tehdit belirtisi olarak yorumlandığı için birey panik atak yaşamaktadır. Bireyler ne kadar fazla kaygılanırsa o oranda da bedensel Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 7

8 Örnek Davranış Bozuklukları uyaranlara duyarlı olmaktadırlar. Clark a göre bireyin panik bozukluk göstermesini etkileyen sistemin iki önemli özelliği vardır. Birincisi, bireyin bedenindeki durumları aşırı bir şekilde kontrol etmeye çalışmasıdır. İkincisi ise bireyin bedeninde olanları abartacak davranışlardan kaçma isteğidir. Reiss ve McNally e göre ise, bazı bireyler kaygıya karşı aşırı duyarlıdırlar. Duyarlılığın derecesini etkileyen faktör, bireylerin bedensel durumlarının onlara zarar vereceği düşüncesidir. Bu düşünce, bireylerin bedensel durumlarını olumsuz bir şekilde yorumlamalarına neden olmaktadır. Sonuçta bu da paniğe neden olmaktadır. Tedavisi: Panik bozukluklarının tedavisi, hem ilaçla hem de bilişsel davranışçı yöntemlerle gerçekleşmektedir. Panik atağı azaltmada, bilişsel davranışçı terapi etkili olmaktadır. Bu terapi yaklaşımına göre terapi sürecinde, bireyin bedensel olarak rahatlaması için nefes alıp vermesi ve gevşemesi üzerinde durulmaktadır. İkinci olarak ise bireyin bedensel durumuna ilişkin yanlış inançlarının bilişsel olarak yeniden yapılandırılması üzerinde durulmaktadır. Tüm bunların yanında antidepresanlar ve antianksiyolitikler de panik bozuklukların tedavisinde kullanılmaktadır. Fobik Bozukluk Tanımı ve Belirtileri: Fobi, belli bir obje ya da durum karşısında gösterilen korkudur. Normalde korkuların uyum sağlayıcı yanları bulunmaktadır. Bizlerin, olası tehlikelerden kaçmamıza ya da uzaklaşmamıza yardımcı olurlar. Burada bireyler için korkunun hastalıklı bir hâl alması demek, bireyin korkudan dolayı yaşamının alt üst olması demektir. Kişi, gerçek tehlikenin üstünde, abartılı korku tepkisi gösterir. Yılan fobisi, kapalı alan fobisi, yükseklik fobisi vb. Bu fobilerden sosyal fobi, diğerleri tarafından olumsuz bir şekilde yargılanmaktan korkmayı ifade etmektedir. Sosyal fobi, toplum içinde konuşmaktan ya da yemek yemekten çekinme ya da korkma şeklinde kendisini gösterir. Tedavisi: Fobilerin tedavisinde, sistematik duyarsızlaştırma tekniği kullanılmaktadır. İkinci bir tedavi yöntemi de modelin taklit edilmesi yoluyla fobiden kurtulmadır. Bilişsel davranışçı terapi yöntemiyle de fobiler tedavi edilmektedir. Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB) Tanımı ve Belirtileri: Obsesif kompülsif bozukluk (OKB), saplantılı düşünceleri ve zorlayıcı davranışları içermektedir. OKB bozukluğu olan bireylerde, kendilerini terk etmeyen düşünceler ile kendilerini yapmaktan alıkoyamadıkları davranışlar gözükmektedir. Tekrarlayıcı, saplantılı, istenmeyen düşüncelere, fikirlere ve imajlara obsesyon denilmektedir. Kompülsiyon ise, bireylerin tekrar tekrar aynı davranışları göstermeleri anlamına gelmektedir. OKB de bireylerin bilişsel süreçleri Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 8

9 kontrol etmede zorlanmaları, sürekli bir şeyleri yapıp yapmadıklarına ilişkin gözden geçirme davranışlarında bulunmaları, motor davranışların kontrol edilmesinde zorlanma yaşamaları ve kirlilik duyguları gözlenmektedir. OKB de bireylerin gösterdikleri saplantılı davranışlar, bu bireylerin zamanlarının büyük bir kısmını almaktadır. OKB li kişide, camide soyunmak, oturma odasına idrarını yapmak, sevilen birisini öldürmek, Boğaziçi Köprüsü nden kendini atmak gibi yasaklı davranışlardan korkma durumu söz konusudur. Nedenleri: Bilişsel psikologlar OKB li bireylerin, mükemmeliyetçi olduklarını, eleştirilmekten kaçındıklarını ve diğerleri tarafından mükemmel olmadıkları için cezalandırılmaktan endişe duyduklarını belirtmektedirler. Bu nedenle OKB li bireyler, oluşan kaygıyı azaltmak için davranışlarını sürekli kontrol etmeyi düşünmektedirler. OKB nin genetik bozukluk nedeniyle ortaya çıktığına dair çalışmalar da bulunmaktadır. Tedavisi: OKB Tedavisinde iki yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntemlerden ilki davranışsal terapidir. Davranışsal terapiye göre bireyler, sık sık tekrarladıkları davranışları harekete geçiren durum, kişi ve olay ile karşı karşıya bırakılmaktadırlar. İkinci tedavi yöntemi ise beyinde serotonin salınımına olarak tanıyan ilaçla tedavidir. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Tanımı Ve Belirtileri: Travma sonrası stres bozukluğu, bireylerin örseleyici yaşantılara maruz kalması sonucu gerçekleşen kaygılanım bozukluklarındandır. TSSB de birey travmaya neden olan olayı tekrar tekrar yaşar (düşünce ve duygu anlamında), duygularını inkâr edebilir ve travmayla ilgili bilgiler karşısında aşırı duyarlılık gösterir. Üzgün olma, öfke ve suçluluk da görülür. Trafik kazaları, soygunlar, savaşlar, doğal felaketler sonucunda TSSB görülmektedir. Nedenleri: Horawitz e göre travmayla ilişkili bilgilerin zihinde yer almasının nedeni, insanların tamamlama eğiliminden kaynaklanmaktadır. Tamamlama eğilimi, yeni bilgilerin eski bilgilerle bütünleştirilmesi ihtiyacı anlamına gelmektedir. Travmayla ilgili bilgiler, bireyin mevcut şemalarıyla uyuşmadığı için sürekli zihinde yer alır. Birey bu bilgileri bütünleştiremediği için de inkâr savunma mekanizmasını kullanmaktadır. Tamamlama eğiliminden dolayı travmatik yaşantılar, ani bir şekilde bireyin belleğinde yer almaktadır ve hatta birey kabuslar da görmektedir. Bilişsel değerlendirme kuramına göre bireyler, kendilerini yaralanmaz olarak görürler. Dünyanın güvenli ve anlamlı bir yer olduğunu düşünürler. Kendilerine ilişkin algıları da pozitiftir. Bu varsayımlarla bireyler, yaşamlarını sürdürürler. Bireylerin oluşturdukları bu yapı, travmatik yaşantıya neden olan bir olayla zaafa uğrar ve yıkılır. Bu durumun bir sonucu olarak bireyler, TSSB belirtileri sergilerler. Tedavisi: İlaç tedavisinin etkili olduğu çalışmalarca ortaya konmuştur. TSSB nun tedavisine ilişkin olarak, terapi yöntemlerinin etkililiğine ilişkin çelişkili bulguların olduğu görülmektedir. Bu alanda yöntemlerin etkililiğine ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 9

10 SOMATOFORM BOZUKLUKLAR Somatoform bozuklukları, fiziksel belirtilerle kendisini gösteren ve bu belirtileri açıklayacak somut bir bulgunun saptanamadığı bozukluklardır. Bu bozukluklarda bireyler, bedende fiziksel bir problem olmamasına karşın şikâyetlerini bedensel olarak nitelendirmektedirler. Somatoform bozuklukları, somatizasyon ve konversiyon olmak üzere iki başlık altında ele alınmaktadır. Somatizasyon Bozukluğu Tanımı: Somatizasyon bozukluğu daha çok kadınlarda görülen, biyolojik temeli olmayan bedensel yakınmalardır. Bu bozukluk, kronik bir şekilde uzun yıllar sürmektedir. Belirtileri: Somatizasyon bozukluğunun belirtileri, sindirim ve dolaşım sisteminde, nolorojik, cinsel ve üreme alanlarında görülmektedir. Kesin tanı laboratuvar bulgularıyla ortaya konmaktadır. Hastalık hastalığı bozukluğu da somatoform bozukluklardandır. Nedenleri: Somatizasyon bozukluğu, az eğitimli insanlarda görülmektedir. Genetik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Tedavisi: Somatizasyon tedavisinde çoklu tedavi seçenekleri değerlendirilmektedir. Hem bireysel hem grupla terapi hem de ilaçla tedavi seçenekleri kullanılmaktadır. Konversiyon Bozukluğu Tanımı ve Belirtileri: Konversiyon bozukluğu, organ düzeyinde bir hastalık olmamasına rağmen bireylerin fiziksel şikâyetlerinin olduğu, sinir hastalıklarına benzeyen bir bozukluktur. Somatizasyon bozukluğunda, hastanın biyolojik olarak şikâyetleri bulunmasına karşın yapılan muayenede fiziksel hastalık bulgusuna ulaşılamaz. Bu hastalığın körlük, sağırlık, his kaybı ve felç gibi belirtileri bulunmaktadır. Somatizasyon bozukluğunun tersine, konversiyon bozukluğu hem erkeklerde hem de kadınlarda görülmektedir. DSM IV e göre bu bozukluğun tanılanması için: Belirtiler, bireyin bir çatışma yaşamasına neden olan çevresel bir uyarının olması durumunda, Belirtiler, bireyin hoşuna gitmeyen bir faaliyeti yapmayı istemediğinde ya da sosyal destek almak ve sempatik görünmek istediğinde ortaya çıkmaktadır. Nedenleri: Psikoanalitik yaklaşıma göre konversiyon; id, ego ve süperego arasında gerçekleşen ve çözüme ulaşmamış çatışmaların, fiziksel bir belirti hâline dönüşmesidir. Davranışçı yaklaşıma göre, konversiyon bozuklukları pek çok nedene bağlı olarak öğrenilmiştir. Tedavisi: Konversiyon bozukluğunun tedavisinin ilk aşamalarında hastadan, geçmişte yaşamış olduğu örseleyici yaşantıları anlatması istenir. Davranışçı açıdan, Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 10

11 birey için hastalığı ve acıyı ifade eden davranışlar pekiştirilmezken yaşama uyum sağlamasını ve başa çıkma yöntemlerini kullanmasını içeren davranışlar pekiştirilir. İlaçla tedavi seçeneği de yaşama aktarılmaktadır. DİSOSİYATİF BOZUKLUKLAR Tanımı ve Belirtileri: Disosiyatif bozukluklarda bireyler, psikolojik bütünlüklerini kaybetmektedirler. Bu bozuklukta bireyler, kimliklerini kaybettiklerini ya da kimlik kargaşası yaşadıklarını belirtmektedirler. Disosiyatif bozukluklara örnek olarak psikojenik amnezi verilebilir. Birey psikojenik amnezide, geçmiş yaşamını unutup şimdi ve geleceğe yönelik bir yaşamı yapılandırır. Bir diğer bozukluk, disosiyatif kimlik bozukluğudur. Disosiyatif kimlik bozukluğunda birey, iki ya da daha fazla kişiliğe sahiptir. Bireyin içinde yer alan bu iki kişilikten biri, zaman zaman baskın olmaktadır. Bu kişiliklerin biri diğerinden haberdar olmayabilir. Nedenleri: Psikoanalitik görüşe göre birey, güçlü cinsel arzularını bilinçli bir şekilde kontrol altında tutmakta zorlandığından disosiyatif bozukluk gerçekleşmektedir. Bireyler böylece, bedeninin bir bölümünde dağılma yaşamaktadır. Disosiyasyon, bireyin yaptığı bir şeyden dolayı ağır suçluluk duygusu hissetmesi karşısında ya da tolere edilemeyen dürtülerden kaynaklanan güçlü çatışmalar karşısında verilen tepki olarak ele alınmaktadır. Disasiyatif bozukluklar bireyi suçluluk duygusundan kurtarmakta, hoşa gitmeyen yaşantılardan uzaklaştırmakta, yeni deneyimler yaşamasına olanak tanımakta ve bireye hoşlandığı şeyleri yapma olanağı vermektedir. Tedavisi: Disosiyatif bozukluğunun tedavisi, danışanın geçmişteki travmalarıyla yüzleştirilmesi sağlanarak tedavi yapılmaktadır. Çünkü disosiyatif bozukluğun geçmişteki travmaları ve acıları kabul etmemekten kaynaklandığı, eğer bu travmalar kabul edilirse disosiyasyondan uzaklaşılacağı belirtilmektedir. Tedavide anti-anksiyete ilaçları da kullanılmaktadır. KİŞİLİK BOZUKLUKLARI Kişilik, bireylerin kendilerine özgü bir şekilde çevrelerine tepki vermelerini anlatırken kullanılan bir psikoloji kavramıdır. Literatürde, oldukça çok kişilik tanımı bulunmaktadır. Örneğin; kişilik, bireylerin kendilerine özgü bir şekilde çevrelerine tepki vermelerine denir. Bir başka tanıma göre kişilik, bireyleri birbirinden ayırt eden özellikler bütünüdür. Bazı bireyler çevreleriyle uyumlu ve esnek olmayan bir şekilde davranırlar. Bu şekilde uzun bir süre davranmak bireyin iş yaşamında ve toplumsal yaşamında sorunlar yaşamasına neden olmaktadır. Kişilik bozuklukları, kişinin toplumsal ve mesleki alanlarda işlev göstermesini engelleyen davranışlar sergilemesi durumunda görülmektedir. Ruhsal bozukluk anlamında pek çok kişilik bozukluğu vardır. Bu kişilik bozuklukarının tanımlanması, belirgin özellikleri ve tedavisi birbirinden farklıdır. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 11

12 Paranoid kişilik bozukluğu ile ilgili örnek videoyu sistemde ünite başlığı altında yer alan video bölümünden izleyiniz. Bu bölümde önemli kişilik bozukluklarının isimlerine ve belirgin özelliklerine değinilmiştir. Bu bağlamda belli başlı kişilik bozuklukları, aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Kişilik Bozukluğu Paranoid Şizoid Şizotipal Historionik Sınır Kişilik Narsist Kaçınmacı Bağımlı Obsesif Kompülsif Pasif Agresif Depresif Tablo Kişilik Bozuklukları Tablosu Belirgin Özellikleri Diğerlerine karşı aşırı şüphe hâlindedirler, diğerleri tarafından saldırıya uğrama algılarına sahiptirler. Diğerleriyle bağlanma isteği azdır. Toplumsal becerilerde zayıflık vardır. İşlevsel olmayan düşünceleri vardır. İletişim becerisi zayıftır. Dikkat çekmeye çalışır. Kendi çekiciliği üzerine odaklanır. Çevredekiler tarafından kendine ilgi azaldığında öfkelenir. Dürtü kontrol bozukluğu vardır. Öfkeyi kontrol edemez. Çabuk sıkılır. İntihar girişimleri olur. Kendini yüceltir. Empati kuramaz. Dikkat çekicidir. Reddedilmeye karşı aşırı duyarlıdır. Toplumsal ilişkileri yüretmeye yönelik güveni yoktur. Yalnız kalmaktan rahatsız olur. İlişkileri sürdürmek için diğerlerine ihtiyaç duyar. Kararsızdır. Kurallar ve düzenle meşgul olur. Mükemmelliyetçidir. Gevşeme ve rahatlama sorunu yaşar. Olumsuz tutumları vardır. Her şeyden şikâyetçi olur. Kıskançtır. Kendini eleştirir, mutsuzdur. Suçluluk ve yetersizlik duyguları vardır. Kişilik bozukluklarının tedavisi, bireyin kişilik yapısını yeniden yapılandırmayı gerektirdiği için çok güçtür. Tüm bunlara karşın, terapi yöntemleriyle ve ilaçla tedavi seçenekleri hayata aktarılmaktadır. PSİKOAKTİF MADDE KULLANIMI BOZUKLUKLARI Tanımı: Bir maddenin yaşamı ve sağlığı olumsuz etkilemesine karşın, kullanımının devamı ve madde alma isteğinin durdurulamaması durumuna madde bağımlılığı denir. Madde kullanımı bozukluğu, kişilik bozukluğuyla yakından ilişkilidir. Alkol ya da diğer maddeleri kullanan bireylerde, sıklıkla kişilik bozuklukları da görülmektedir. Nedenleri: Bağımlılık konusu genelde biyolojik mekanizmalarla açıklanmaktadır. Bu noktada bağımlılık yapan maddeler bireyin yiyecek, sıcaklık ve Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 12

13 cinsel uyarıcılar gibi beynindeki pekiştirme sistemlerini uyarmaktadırlar. Dopamin salgılayan sinirler, bu noktada etkili olmaktadır. Biyolojik açıklamaların yanında, bağımlılık ile kişilik bozuklukları arasında ilişkiler bulunmaktadır. Antisosyal eğilimleri olan, haz peşinde koşan bireyler kaygılarını azaltmak amacıyla maddeye yönelmektedirler. Madde bağımlısı olmanın, bağımlı bir kişilik yapısında ve tepkisel davranışlara sahip olmayla, suçluluk duygularının varlığıyla ve mükemmeliyetçilikle ilişkisi olduğuna dair çalışmalar da bulunmaktadır. Bilişsel psikologlara göre madde bağımlısı olan bireyler, olumsuz duygulardan uzaklaşmanın önemli bir aracı olarak maddeyi görmektedirler. Madde bağımlısı olan bireylerin madde kullanımı sonucunda daha sosyal, insanlar tarafından daha sevilen ve çekici bireyler olarak algılanacaklarına inandıkları için de madde kullandıklarını belirtmektedir. Tüm bunların yanında birey, madde kullandıktan sonra olumsuz duygulara tekrar yönelmektedir. Bu olumsuz duygulardan uzaklaşmak için de tekrar maddeye yönelmektedir. Böylece bağımlılığını pekiştirmektedir. Tedavisi: Madde bağımlılığının tedavisinde çeşitli aşamalar bulunmaktadır. Tedavinin ilk aşaması, maddeden arınma aşamasıdır. Bu aşamada, maddenin bireyin bedeninden arındırılmasına çalışılmaktadır. İlk aşama, altı hafta sürer. İkinci aşamada amaç, bireyin maddeye daha az güvenmesini sağlamaktır. Bu aşamada, maddenin olumsuz etkileri üzerinde durularak, bireylerin yeni başa çıkma inançları edinmelerine yardımcı olunur. ŞİZOFRENİ BOZUKLUKLARI Tanımı: Şizofreni, psikotik bozukluklardandır. Şizofreni, duygu, düşün ve algı bozukluklarıyla tanımlanan bir hastalıktır. Şizofrenin beş alt tipi vardır. Bunlar tablo 14.3 de gösterilmiştir. Tablo 14.3 Şizofrenin Alt Tipleri Tip Paranoid Tip Organize Olmamış Tip Katatonik Tip Farklılaşmamış Tip Rezidüel Tip Özellikleri Delizyonlar, halüsinasyonlar görülür. Kuşkucu, gergin ve düşmanca duyguları vardır. Organize olmamış konuşma ve davranış söz konusudur. Halüsinasyon, delizyon vardır. Katatonik davranış görülmez. Motor hareketsizlik ile birlikte amaçsızca sergilenen motor hareketler vardır. Konuşmada anlaşılmazlık söz konusudur. Psikolojik yapı, bütünlüğünü kaybetmiştir. Tüm bunların yanında diğer şizofreni tiplerinden birine girmeme söz konusudur. Şizofrenin delizyon, halüsinasyon, düzensiz konuşma, katatonik davranış gibi bütün belirtileri gözükmez. Fakat şizofreninin süregiden bir takım bulguları vardır. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 13

14 Belirtileri: Şizofrenide olumlu ve olumsuz olmak üzere iki tür belirti görülmektedir. Düşünce bozuklukları, halüsinasyonlar ve delüzyonlar olumlu belirtilere örnektir. Düşünce bozukluklarında örgütlemeden yoksunluk, akılcı olmayan düşüncelere sahip olma, anlamsız kelimeler kullanma, bir konudan diğerine atlama gözükür. Delüzyonlar, gerçeğe zıt inançlara sahip olma durumudur. Halüsinasyon durumunda, gerçekte fiziksel bir gerçekliği olmayan uyaranların algılanması söz konusudur. Şizofreninin olumsuz belirtileri grubuna, normal davranışın yokluğu, duygusal tepki açısından konuşma zayıflığı, inisiyatif almada ve bir işi devam ettirmede yoksunluk, haz alamama ve toplumsal açıdan geride durma, geri çekilme girmektedir. Nedenleri: Şizofreni, çevresel stresörler tarafından tetiklenen kalıtsal bir hastalıktır. Ebeveynlerden her ikisi de şizofreni hastasıysa, bireyin şizofreni hastalığına yakalanma oranı % 30 dur. Şizofreninin genetik temelleri olsa da, her şizofreni genini taşıyan birey, şizofreni hastalığına yakalanacaktır diye bir kural bulunmamaktadır. Bazı kimyasal maddelerin (kokain ve amfetamin gibi) kullanımı, şizofreni belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Frontal lobun işlevlerini yerine getirememesiyle de şizofreni arasında ilişkiler bulunmuştur. Doğum öncesi beyin gelişiminde sorunların olması ile şizofreniye yakalanma arasında da ilişkiler vardır. Tüm bunların yanında baskıcı, aşırı koruyucu, tepkisel ve duyarlı olmayan annelerin ve babaların çocuklarının şizofreniye yakalandıkları sonucuna varılmıştır. Eleştiri ve düşmanlık duygularının olduğu ailelerden gelen bireylerde şizofreniye yakalanma olasılığı daha yüksek bulunmuştur. Tedavisi: Şizofreninin tedavisinde, antipsikotik ilaçlar kullanılmaktadır. DUYGULANIM BOZUKLUKLARI Tanımı: Duygularımız, yaşamımızın her yönünü kapsamıştır. Mutlu olduğumuzda dünya bize harika bir yer olarak gözükür. Kendimizi inanılmaz enerjik hissederiz. Üzüldüğümüz zamanlarda ise dünya yavaş yavaş karanlık gözükmeye başlar bize. Bu olumsuz duygular, yaşamımızı olumsuz olarak etkiler. İşte algı, düşünce ve davranışlar üzerinde duygulanımların olumsuz etkilerinin olması durumunda duygulanım bozuklukları ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda duygulanım bozukluğu, duyguların bozukluğu anlamına gelmektedir. Depresyon ve bipolar (manik ve depresif) bozukluk önemli duygulanım bozukluklarındandır. Belirtileri: Manik bozuklukta birey aşırı enerjikdir, kendine güveni yüksektir, çok hızlı konuşur, konudan konuya atlar, büyük düşünceleri vardır. Düşüncede dağınıklık söz konusudur. Depresif bireylerde ise aşırı üzüntü hâli, kendini suçlama, değersizlik ve çaresizlik duyguları, insanlardan kendini geri çekme uykusuzluk, iştah kaybı, sinirlilik, cinsel isteğin azalması gibi belirtiler görülmektedir. Birey aynı zamanda, konsantrasyonda sorun yaşama, suçluluk duygusu hissetme, ölüm ve intihar düşüncelerine sahip olma gibi belirtileri de göstermektedir. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 14

15 Özet Davranış Bozuklukları Nedenleri: Duygulanım bozukluğu olan bireyler, hayata ve kendilerine ilişkin olumsuz duygu ve düşüncelere sahiptirler. Kimse beni sevmiyor, ben değersizim, ne yaparsam yapayım, ben adam olamam. gibi düşüncelere sahiptirler. Kişeler arası ilişkileri olumsuz değerlendirirler, sosyal destek alma konusunda çabaları yoktur. Kendini suçlama, yaşamın olumsuz yanlarına aşırı yönelme vardır. Kendine, geleceğe ve şimdiye ilişkin kötümserlik düşünceleri vardır. Umutsuzdurlar ve olumsuz olay ve durumların hep kendilerini bulacağına ilişkin değerlendirmeleri vardır. Duygulanım bozukluklarında genetik yatkınlık da önemlidir. Tedavisi: Tedavide, bilişsel terapi önemli bir yaklaşımdır. Terapide depresif bireylerin olumsuz inançlarının değiştirilmesi yoluna gidilmektedir. Bilişsel terapinin yanında antidepresan ilaçlar da kullanılmaktadır. Bipolar bozuklukta ve basit mani bozukluğunda, lityum karbonat da kullanılmaktadır. Anormal psikoloji, ruhsal bozukluklarla ilgilenen bir alandır. Ruhsal bozukluklar, duygu, düşünce ve davranış bozuklukları ya da davranışların normalden sapması olarak tanımlanmaktadır. Anormal terimi, normdan sapma olarak tanımlanmaktadır. Ruhsal hastalıkların nedenlerini açıklayan psikodinamik yaklaşım, medikal yaklaşım, bilişsel-davranışçı yaklaşım, hümanistik ve sosyokültürel yaklaşım ile eklektik yaklaşım olmak üzere beş temel kuramsal yaklaşım bulunmaktadır. Ruhsal bozuklukların doğru bir şekilde tanımlanması için klinisyenler görüşme, gözlem, nöropsikolojik değerlendirme ve psikolojik testler gibi araçlara başvururlar. Bilim tarihinde ruhsal hastalıkların sınıflandırmasını ilk defa Emil Kraeplin ( ) gerçekleştirmiştir. Bugün bile Kraeplin in sınıflandırmasına dayalı olarak psikolojik rahatsızlıklar ele alınıp incelenmektedir. Ancak farklı sınıflama yöntemleri de mevcuttur ve davranış bozuklukları ile ilgili yeni sınıflamalar yapılmaya devam etmektedir. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 15

16 DEĞERLENDİRME SORULARI Değerlendirme sorularını sistemde ilgili ünite başlığı altında yer alan bölüm sonu testi bölümünde etkileşimli olarak cevaplayabilirsiniz. 1. Ruhsal bozuklukların öğrenildiğini savunan kuramsal yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? a) Psikodinamik yaklaşım b) Bilişsel-davranışçı yaklaşım c) Medikal yaklaşım d) Humanistik yaklaşım e) Tıbbi yaklaşım 2. Ruhsal bozuklukların eksen temelinde sınıflandırılmasında mentalretartasyon ve kişilik bozuklukları hangi eksende yer alır? a) Eksen beş b) Eksen bir c) Eksen üç d) Eksen iki e) Eksen dört 3. Bireylerin örseleyici yaşantılara maruz kalması sonucu gerçekleşen bozukluk hangisidir? a) Panik bozukluğu b) Fobik bozukluğu c) Travma sonrası stres bozukluğu d) Genelleştirilmiş kaygı bozukluğu e) Obsesif-kompulsif bozukluk 4. Diğerlerine karşı aşırı şüphe halinde olma, diğerleri tarafından saldırıya uğrama algılarına sahip olma özelliklerini içeren kişilik bozukluğu hangisidir? a) Histerionik kişilik bozukluğu b) Sınır kişilik bozukluğu c) Şizoid d) Obsesif-kompulsif kişilik bozukluğu e) Paranoid kişilik bozukluğu Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 16

17 5. Motor hareketsizlik ile birlikte amaçsızca sergilenen motor hareketlerin ve konuşmada anlaşmazlıkların olduğu şizofreni bozukluğu aşağıdakilerden hangisidir? a) Paranoid tip b) Katatonik tip c) Organize olmamış tip d) Rezidüel tip e) Farklılaşmamış tip Cevaplar: 1.B, 2.D, 3.C, 4.E, 5.B Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 17

18 YARARLANILAN VE BAŞVURULABİLECEK DİĞER KAYNAKLAR Alper, Y., Bayraktar, E., & Karaçam, Ö. (1997). Herkes için psikiyatri. İstanbul: Era. American Psychiatric Assoc. (1994). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders. Washington (4th ed.), DC: American Psychiatry. Assoc. Bliss, E. L. (1986). Multiplepersonality, allieddisorders, andhypnosis. New York: Oxford. Borkovec, T. D. (1994). Thenature, functions, andorigins of worry.(in G. C. L. Davey & F. Tallis (Eds.). Worry: Perspectives on theory, assessment, andtreatment. Sussex, England: Wiley. Clark, D.M. (1986). A cognitiveapproachtopanic. BehaviorResearchandTherapy, 24, Hollander, E. (1997) Obsessive-compulsivedisorder: the hidden epidemic. Journal of Clinical Psychiatry, 58(12),3-6. Craig, K. J.,Heisler, J. A., &Baum, A. (1996). Intrusive thought and the maintenance of chronic stress. In I. G. Sarason, G. R. Pierce, & B. R. Sarason (Eds.), Cognitiveinterference: Theories, methods, andindings(pp ). Mahwah, NJ: Erlbaum. Fontana, A.,& Rosenheck, R. (2005). The role of loss of meaning in thepursuit of Treatment for post traumatic stress disorder. Journal of TraumaticStress, 18, Gray, J.A. (1982). Theneuropsychology of anxiety. NY: Oxford Univ. Holman, E. A., & Silver, R. C. (1998). Getting stuck in thepast: Temporal orientation and coping with trauma. Journal of Personality and Social Psychology, 74, Horowitz, M. J. (1986). Stress response syndromes (2nd ed.). Northvale, NJ: JasonAronson. Janoff-Bulman, R. (1989). Assumptive worlds and the stress of traumatic events: Applications of the schema construct. SocialCognition, 7, Kluft, R. P. (1984). An introduction to multiple personality. PsychiatricAnnals, 14, Lynam, D.R. (1998). Earlyidentification of the fled gling psychopath: locating the psychopathic child in the current nomenclature. Journal of Abnormal. Psychology, 107, Kandel, D. B. &Raveis, V. H. (1989). Cessation of druguse in young adult hood. Archives of General Psychiatry, 46(2), Morgenstern, J.,Kahler, C. W., Frey, R. M. & Labouvie, E. (1996). Modeling therapeutic response to 12-step treatment: Optimal responders, nonresponders, partialresponders. Journal of SubstanceAbuse, 8(1), Oltmanns, T. F.,&Emery, R. E. (1998). Abnormal psychology. Upper Saddle River, NJ.:Prentice-Hall. Özturk, O. (1994). Ruh sağlığı ve bozuklukları. Ankara: HYB. Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 18

19 Reiss, S., & McNally, R.J. (1985). The expectancy model of fear. In: Reiss S, Bootzin RR, editors. Theoreticalissues in behaviortherapy. New York: AcademicPress. p Scholing, A.,& Emmelkamp, P. M. G. (1996). Treatment of generalized social phobia: Results at long-termfollow-up. Behaviour Research and Therapy, 34, Van Velzen, C. J. M.,Emmelkamp, P. M. G., & Scholing, A. (1997). The impact of personality disorders on behavioral treatment outcome for social phobia. Behaviour Research and Therapy, 35, Atatürk Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi 19

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR BU DERSTE ŞUNLARı KONUŞACAĞıZ: Anormal davranışı normalden nasıl ayırırız? Ruh sağlığı uzmanları tarafından kullanılan belli başlı anormal davranış modelleri nelerdir? Anormal davranışı

Detaylı

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

DEPRESYONLA BAŞA ÇIKMA

DEPRESYONLA BAŞA ÇIKMA Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi DEPRESYONLA BAŞA ÇIKMA Çökkünlük olarak Türkçe ye çevirebileceğimiz depresyon sınırları kolay çizilemeyen, belirsizliğin en çok yaşandığı yaygın

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir.

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir. Psikiyatrinin en önemli hastalıklarından biridir. Bu hastalıkta gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma, acayip tuhaf davranışlar, hezeyanlar ( mantıksız, saçma, olması mümkün olmayan veya olması mümkün

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Sosyal fobi, bireyin sosyal ortamlarda herhangi bir eylem yaparken utanç duyacağı duruma düşeceğini düşünerek nedensiz kızarma,

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir?

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir? Psikolojiye Giriş İşler Kötüye Gittiğinde Olanlar: Zihinsel Bozukluklar 1. Kısım Ders 18 Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları Susan Noeln-Hoeksema Psikoloj Profesörü Yale Üniversitesi 2 Anormallik

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri 1 Aşağıda zaman zaman herkeste olabilecek yakınmaların ve sorunların bir listesi vardır. Lütfen her birini dikkatle okuyunuz. Sonra bu durumun bu gün de dâhil olmak üzere son üç ay içerisinde sizi ne ölçüde

Detaylı

Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen

Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen Kaygı, strese verilen normal bir tepkidir. Korku ve kaygılarla ortaya çıkan sıkıntı, gerginlik ve huzursuzluk küçük

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5 Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Açıklama (2011-2013) Danışman: Pfizer Konuşmacı: Pfizer

Detaylı

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir?? Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem Sıklığı?? Klinik seyir?? Çocuğun ilk travmatik yaşam olayı emzirme bağlanma olumsuz sağlık koşulları yetersiz bakım Doğum Değişim İyi anne olabilecek

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım

Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım Dr. Mecit ÇALIŞKAN HNH Psikiyatri İdari ve Eğitim Sorumlusu Kanser hastaları tanı, tedavi ve hastalığın ileri evrelerde çeşitli ve değişik, ruhsal

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi

Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi Dersin Adı ve Kodu: Psik 302 Psikopatoloji Dersin ön koşulları: Yok Ders yeri(sınıf): 312 nolu sınıf Ders Günü ve Saati: Salı: 08:30-11:20 Kredisi:

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

İçerik. Duygunun Tanımı Bileşenleri Sınıflandırması Duyguların ifadesi Duygular ve psikosomatik bozukluklar Duygusal Zeka testi

İçerik. Duygunun Tanımı Bileşenleri Sınıflandırması Duyguların ifadesi Duygular ve psikosomatik bozukluklar Duygusal Zeka testi DUYGULAR İçerik Duygunun Tanımı Bileşenleri Sınıflandırması Duyguların ifadesi Duygular ve psikosomatik bozukluklar Duygusal Zeka testi Duygu Nedir? Kişiye göre deneyimleme Öznel ifade biçimi Karmaşık

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ SUNUM PLANI: Hareketli çocuk kime denir? Klinik ilgi odağı olması gereken çocuklar hangileridir?

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

Obezite ve Yeme Alışkanlıklarının Psikolojik Temelleri

Obezite ve Yeme Alışkanlıklarının Psikolojik Temelleri Obezite ve Yeme Alışkanlıklarının Psikolojik Temelleri Prof. Dr. Yıldız Akvardar Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Neden besleniyoruz? Ruhsal gelişimde Oral Dönem (0-1 yaş) Bebeğin doyurulması,

Detaylı

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Yük. Hem. Gül Şav Özaydemir Danışman Hemşire EUKAM E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi ABD XIX. Ege Onkoloji Günleri 6-7 Nisan 2015 İzmir «Kanserle mücadele

Detaylı

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI GÜRÜLTÜ = HOŞA GİTMEYEN SES GÜRÜLTÜNÜN SÜRESİ ŞİDDETİ ZAMANI TÜRÜ GÜRÜLTÜ FİZYOLOJİK TEPKİLER RUHSAL TEPKİLER FİZYOLOJİK TEPKİLER ANĠ GÜRÜLTÜDE KAS GERĠLMELERĠ BAġ DÖNMESĠ YORGUNLUK ĠġĠTME KAYIPLARI METOBALĠZMA

Detaylı

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Olgu 1 32 yaşında, kadın Sınıf öğretmeni Evli Bir kızı var Yakınması Toplu taşıma

Detaylı

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD 1 Psikiyatride İlaç Etkisinin Hastalık merkezli Modeli 2 Alternatif İlaç merkezli İlaç Modeli 3 Fiziksel Tedaviler Ve Hastalık merkezli Model 1 Psikiyatride

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES 1 2 Stres nedir? bireyin fizik ve sosyal çevredeki uyumsuz koşullar nedeniyle, bedensel ve psikolojik sınırlarının ötesinde harcadığı gayrettir 3 Stres nedir? EUSTRESS: Hedefler,

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

BAYILAN ÇOCUK. 3.BAHAR PEDĠATRĠ GÜNLERĠ BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ ADANA UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ MART 2016

BAYILAN ÇOCUK. 3.BAHAR PEDĠATRĠ GÜNLERĠ BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ ADANA UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ MART 2016 BAYILAN ÇOCUK 3.BAHAR PEDĠATRĠ GÜNLERĠ BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ ADANA UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ MART 2016 ÇOCUKLARDA BAYILMA OLUġTURABĠLECEK PSĠKĠYATRĠK TANILAR Neredeyse Tümü Travma sonrası stres bozuklukları

Detaylı

Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD

Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD İÇERİK ALT TİPLENDİRMEDEKİ SORUNLAR KLİNİĞE YANSIMASI ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN ETKİSİ Tanısal bakı Sosyal fobi DSM-I de "Fobik

Detaylı

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz)

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) ÇOCUKLARDA BİPOLAR DUYGULANIM BOZUKLUĞ ( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) Bipolar duygulanım bozukluğu ; iki uçlu duygulanım bozukluğu, manik depresif psikoz

Detaylı

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. Dr Ali Bozkurt Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. The bereavement of the widowed. Dis Nerv Syst 1971;32:597

Detaylı

Depresyon Belirtileri

Depresyon Belirtileri Depresyon, kişinin sosyal işlevlerini ve günlük yaşama dair etkinliklerini rahatsız edecek, bozacak dereceye ulaşmış üzüntü, melankoli veya keder durumudur. Depresyon toplumda çok sık görülmekle beraber,

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ

DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ Bu kitapçık Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Beyin Görüntüleme ve Elektrofizyoloji Birimi tarafından hazırlanmıştır. Şubat 2010 1 DEPRESYON

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI se Li ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2015 KAYGI; Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı bedensel, duygusal ve zihinsel

Detaylı

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme Doç. Dr. Levent KÜEY* Özet Depresyon psikiyatrik bozukluklar arasýnda en sýk karþýlaþýlan hastalýklardan biridir. Depresif hastalarýn önemli bir

Detaylı

ŞİZOFRENLERİN BEYİN YAPISI VE ORKİDELER. Dr. Bülent Madi- Nöroloji Uzmanı

ŞİZOFRENLERİN BEYİN YAPISI VE ORKİDELER. Dr. Bülent Madi- Nöroloji Uzmanı ŞİZOFRENLERİN BEYİN YAPISI VE ORKİDELER Dr. Bülent Madi- Nöroloji Uzmanı Nöron: Bu sinir hücrelerinden beynimizde milyarlarca sayıda var. Ne İşe Yarar? Öğrendikçe beyindeki nöronlar arası binlerce bağlantı

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı

Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması. Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D.

Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması. Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D. Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D. Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem VI Ön Hekimlik Psikiyatri (Seçmeli) Uygulama Dilimi Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç.

Detaylı

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ PSĠKĠYATRĠ ANABĠLĠM DALI DERS BĠLGĠLERĠ FORMU

EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ PSĠKĠYATRĠ ANABĠLĠM DALI DERS BĠLGĠLERĠ FORMU EK-2 CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ PSĠKĠYATRĠ ANABĠLĠM DALI DERS BĠLGĠLERĠ FORMU Bölüm Dahili Tıp Yıl/yarıyıl 2010-2011 Dersin adı Ders düzeyi (önlisans, lisans,vb) Dersin türü (Z/S) Dersin dili

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Kanserli Hastalar Tarafından Sık Sorulan Sorular Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Hastaların Soruları Tıbbi tedavi Otonomi

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

ÜNİTE II: PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİNDE TEMEL KAVRAMLAR VE UYGULAMA STANDARTLARI

ÜNİTE II: PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİNDE TEMEL KAVRAMLAR VE UYGULAMA STANDARTLARI Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri Tedavi Edici Ruh Sağlığı Hizmetleri Rehabilite Edici Ruh Sağlığı Hizmetleri ÜNİTE II: PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİNDE TEMEL KAVRAMLAR VE UYGULAMA STANDARTLARI Psikiyatri Hemşireliğinin

Detaylı

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Müracaat eden herkese muayenede uyku durumu sorulmalı İnsomnia (Uykusuzluk)

Detaylı

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ

DEPRES DEPRE Y S O Y NDA ND PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYONDA PSİKOFARMAKOTERAPİ DEPRESYON TANISI Depresif ruh hali İlgi ve isteklerde azalma Enerji azlığı Konsantrasyon bozukluğu ğ İştah bozukluğu Uk Uyku bozukluğu ğ Kendine güven kaybı, suçluluk ve

Detaylı

2014

2014 2014 DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU (DEB) ve MentalUP İçerik DEB e Klinik İlgi DEB Nedir? DEB in Belirtileri DEB in Zihinsel Sürece Etkileri DEB in Psikososyal Tedavisi MentalUP tan Faydalanma MentalUP İçeriği

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

STRES NEDİR? Organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan psikolojik bir durumdur.

STRES NEDİR? Organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan psikolojik bir durumdur. STRESLE BAŞA ÇIKMA STRES NEDİR? Organizmanın fiziksel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi ve zorlanması ile ortaya çıkan psikolojik bir durumdur. Beni öldürmeyen, beni güçlendirir Nietzche STRESE DİRENÇ

Detaylı

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ Ahmet Zihni SOYATA Selin AKIŞIK Damla İNHANLI Alp ÜÇOK İ.T.F. Psikiyatri

Detaylı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Obezitede Anksiyete Bozuklukları ve Depresyon Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Sanofi Danışman: Teva, BMS Konuşmacı: Lundbeck Obezite giderek artan bir toplum sağlığı

Detaylı

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II

Dersin Grubu. Dersin Kodu. Yarıyıl. Dersin Adı. Bölüm Zorunlu. 1 1 PSY101 Psikolojiye Giriş-I. Bölüm Zorunlu. 2 2 PSY102 Psikolojiye Giriş-II Adı 1 1 PSY101 ye Giriş-I Açıklaması 6 3 ki temel konulara giriş niteliğinde bir derstir. İşlenecek konulara araştırma teknikleri, davranışın biyolojik kökenleri, algı, hafıza, dil, insan gelişimi, vb.

Detaylı

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur.

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Gençlerde DEHB nin Öğrenim Hayatı Üzerine Etkileri Dr Aytül Karabekiroğlu Samsun Mehmet Aydın Eğitim ve Araştırma

Detaylı

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: Bu anket durumunuz hakkında bilgi edinmede bize yardımcı olacaktır. Bu anket sorununuza uygun yaklaşımda yardımcı olacaktır. Cevaplarınız gizli tutulacaktır. Lütfen

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M.

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. DEPRESYON-ANKSİYETE BOZUKLUKLARI İLE ALKOL BAĞIMLILIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. ÖZET Alkol bağımlılığı ve diğer psikiyatrik

Detaylı

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Dr. SiğnemÖZTEKİN, Psikolog Duygu KUZU, Dr. Güneş CAN, Prof. Dr. AyşenESEN DANACI Giriş: Ayrılma anksiyetesi bozukluğu,

Detaylı

Esnek Altıgenle Teşhis ve Değerlendirme

Esnek Altıgenle Teşhis ve Değerlendirme Esnek Altıgenle Teşhis ve Değerlendirme Yaşantısal Kaçınma Kaçınılan içeriği değerlendir? Kaçınma repertuarını değerlendir? Kabul kapasitesini değerlendir (evet veya hayır cevabıyla karıştırılmamalı) K:

Detaylı

Açıklama 2008-2010. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008-2010. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 20082010 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU VE UYKU Hypnos (Uyku Tanrısı) Nyks (Gece Tanrısı) Hypnos (uyku tanrısı) ve Thanatos (ölüm tanrısı) Morpheus

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

Kentte Ruh Sağlığımız Doç.Dr.Timuçin Oral

Kentte Ruh Sağlığımız Doç.Dr.Timuçin Oral Kentte Ruh Sağlığımız Doç.Dr.Timuçin Oral 08 Nisan 2011 Cuma Kentleşmenin sonuçları... Giray ın öyküsü Beşevler de başladı 08 Nisan 2011 Cuma Giray ın öyküsü Beşevler de başladı 08 Nisan 2011 Cuma Giray

Detaylı

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi ÖFKE KONTROLÜ Aşağıdaki kendini değerlendirme soruları bilimsel bir araç olarak tasarlanmış değildir. Amaç; çeşitli durumlardaki davranışlarınıza

Detaylı

Gelişim Sürecinde İstismarın Ruhsal Etkileri. Prof. Dr. Runa İdil Uslu Ankara Üniv. Tıp Fak. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi A.D.

Gelişim Sürecinde İstismarın Ruhsal Etkileri. Prof. Dr. Runa İdil Uslu Ankara Üniv. Tıp Fak. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi A.D. Gelişim Sürecinde İstismarın Ruhsal Etkileri Prof. Dr. Runa İdil Uslu Ankara Üniv. Tıp Fak. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi A.D. Amaç İstismar yaşantısının tetikleyebileceği ruhsal belirtileri ve süreç içinde

Detaylı

İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir?

İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir? Turkish İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir? (What is bipolar mood disorder?) İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı nedir? İki kutuplu ruh hali rahatsızlığı, eskiden manik-depresif hastalık adı verilen

Detaylı

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER

RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER RUH SAĞLIĞI ALANINDA ÇALIŞAN MESLEKLER Sağlık Dünya Sağlık Örgütü tanımlaması Biyolojik, ruhsal ve sosyal iyilik hali. Tıp Özgül bir kurama ve bu kuramdan biçimlenen yöntemle belirlenen uygulamalarla biyolojik,

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

Klinik Psikoloji Ders İçerikleri

Klinik Psikoloji Ders İçerikleri Klinik Psikoloji Ders İçerikleri ZORUNLU DERSLER PSİ 503 - Psikofarmakolojik Yaklaşımlar Biyolojik modellere dayalı olarak yapılan psikiyatrik müdahaleler kapsamında psikofarmakolojik ilaçlar ve merkezi

Detaylı

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ Doç. Dr. Okan Çalıyurt Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD, Edirne Temel Kavramlar Madde kötüye kullanımı Madde bağımlılığı Yoksunluk Tolerans

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15 Bilimin Anlamı ve Özellikleri...17 Psikoloji...18 Gelişim Psikolojisi...25 Öğrenme Psikolojisi...26 Psikolojide Araştırma Yöntemleri...26

Detaylı

YAYIN ATIF/ATIFLAR YAZAR/YAZARLAR. Sayf alar 99-104 7(1) 12(2 ) 281-286 131-135 7(2) 54-55 3(3) 277-282

YAYIN ATIF/ATIFLAR YAZAR/YAZARLAR. Sayf alar 99-104 7(1) 12(2 ) 281-286 131-135 7(2) 54-55 3(3) 277-282 YAYIN ATIF/ATIFLAR YAZAR/YAZARLAR Sıra No YAYIN ADI DERGİ DERGİ KATEGORİS İ (SI/SI- E/SSI/ SSI- E/DİĞER ULUSALAR ARASI/ ULUSAL HAKEMLİ/ DİĞER ULUSAL ULAK BİM GRUB U Yıl Sayı Sayf alar 00 00 00 00 006 00

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Information på turkiska DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

2014 / 2015 - SAYI: 04 Haftanın Bazı Başlıkları Ruh Sağlığımıza Sahip Çıkalım Renkli Bahçemiz En Son Haberler Gazetemizde Hayvanları Koruma Günü

2014 / 2015 - SAYI: 04 Haftanın Bazı Başlıkları Ruh Sağlığımıza Sahip Çıkalım Renkli Bahçemiz En Son Haberler Gazetemizde Hayvanları Koruma Günü 2014 / 2015 - SAYI: 04 Haftanın Bazı Başlıkları Ruh Sağlığımıza Sahip Çıkalım Renkli Bahçemiz En Son Haberler Gazetemizde Hayvanları Koruma Günü Ruh Sağlığımıza Sahip Çıkalım Ruh Sağlığımıza Sahip Çıkalım

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

Endişe rahatsızlığı nedir?

Endişe rahatsızlığı nedir? Turkish Endişe rahatsızlığı nedir? (What is an anxiety disder?) Endişe rahatsızlığı nedir? Endişe insanların tehditle, tehlikeyle yüzyüze kaldıkları veya streste oldukları zaman hissettikleri nmal bir

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

PSİKİYATRİDE KÜLTÜREL FORMÜLASYON. Prof. Dr. Can Cimilli DEÜTF Psikiyatri AD

PSİKİYATRİDE KÜLTÜREL FORMÜLASYON. Prof. Dr. Can Cimilli DEÜTF Psikiyatri AD PSİKİYATRİDE KÜLTÜREL FORMÜLASYON Prof. Dr. Can Cimilli DEÜTF Psikiyatri AD AÇIKLAMA 2009-2012 Araştırmacı: - Konuşmacı: Lundbeck İlaçları AŞ (2009, 2010) Danışman: - Olgu 1 - Bize ayrımcılık yapılıyor

Detaylı

Ruh sağlığı ve Islington da nereden destek alabileceğiniz konusunda bilgiler

Ruh sağlığı ve Islington da nereden destek alabileceğiniz konusunda bilgiler TURKISH MUTLU MUSUNUZ? YOKSA MUTSUZ MU? Ruh sağlığı ve Islington da nereden destek alabileceğiniz konusunda bilgiler Direct Action Project (Doğrudan Eylem Projesi) The Peel Centre 020 7837 6082 admin@peelinstitute.org.uk

Detaylı

OKUL FOBİSİ. Bir çocuğun okul deneyiminin beyin işlevi ve anatomisinde gerçek değişimler yarattığı biliniyor Mel Levine

OKUL FOBİSİ. Bir çocuğun okul deneyiminin beyin işlevi ve anatomisinde gerçek değişimler yarattığı biliniyor Mel Levine OKUL FOBİSİ Okullar eğitim-öğretim süreçlerine başlarken çocuklarda en temel karşılaşılan sorunlardan biri okul fobisidir. İlk defa böyle bir durumla karşılaşan ebeveynler şaşırmış bir halde en uygun çözümü

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Tiedot turkiksi DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)

Detaylı

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS Dersin Adı Psikolojiye Giriş Dersin Kodu OKÖ105 Dersin Türü Zorunlu Dersin Seviyesi Lisans Dersin AKTS kredisi 4 Haftalık Ders

Detaylı

STRES YÖNETİMİ Milli Prodüktivite Merkezi Hazırlayan:İpek İmirlioğlu İÇERİK Stres Stres Nedir? Stresin Nedenleri ve Etkileri 2 STRES 3 Stres; Organizmanın bedensel ve ruhsal sınırlarının tehdit edilmesi

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

Depresyon TYRKISK. Depresjon/Depression

Depresyon TYRKISK. Depresjon/Depression Depresyon TYRKISK Depresjon/Depression Depresyon - Doğal üzüntülerden ciddi rahatsızlıklara Depresyon nedir? Tüm insanlar zaman zaman üzülürler, kendilerini yalnız hissederler ya da örneğin sevdikleri

Detaylı