Temporomandibuler Bozukluklarýn Psikiyatrik Yönü ve Bruksizm

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Temporomandibuler Bozukluklarýn Psikiyatrik Yönü ve Bruksizm"

Transkript

1 DERLEME Temporomandibuler Bozukluklarýn Psikiyatrik Yönü ve Bruksizm Nurper Erberk Özen 1 1 Yard.Doç.Dr., Kýrýkkale Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Kýrýkkale ÖZET Temporomandibular bozukluk (TMB), temporomandibular eklem, çiðneme kaslarý ve iliþkili yapýlarý ilgilendiren, aðrý ve aðýz hareketlerinde kýsýtlýlýkla seyreden, sýk rastlanan bir bozukluktur. Süregen yüz aðrýsý yaný sýra, baþ aðrýsý, kulak çýnlamasý ve eklem hareketlerinde aðrý yakýnmasý ile baþvurular sýktýr. Baþvurular, diþ hekimi, pratisyen hekim, nörolog, fizyoterapi-rehabilitasyon hekimi, anesteziyolog ve psikiyatristlere olabilir. TMB'nin oluþ nedeni ile ilgili farklý görüþler bulunmaktadýr. Süregen aðrýnýn psikolojik boyutu önceden beri bilinmektedir. TMB'nin somatizasyon ya da somatoform bozukluklar içinde ele alýnmasý ile ilgili tartýþmalar sürmektedir. Genel kabul edilen görüþ, multidisipliner bir yaklaþýmla ele alýnmasý gereken bir iþlev bozukluðu olduðu yönündedir. Bruksizm, diþ gýcýrdatma ve diþ sýkma ile belirli bir motor bozukluk olup stresle arttýðý bilinmektedir. Öte yandan bruksizmin varlýðýnda TMB belirtilerinin arttýðý gösterilmekle beraber, aralarýndaki nedensellik net olarak aydýnlanmamýþtýr. Ancak, TMB'de psikojenik etkenlerin varlýðý kabul edilmektedir. Bu derleme yazýsýnda, TMB ve bruksizm ile ilgili genel bilgiler, aðrýnýn psikojenik boyutu, eþlik eden psikiyatrik tanýlar ve güncel tedavi yaklaþýmlarý literatür ýþýðýnda tartýþýlmýþtýr. Çalýþmada geriye dönük kaynak taramasý yapýlmýþtýr. Bu amaçla yeni çalýþmalar yaný sýra, genel bilgiler için klasik bilgilerin yer aldýðý görece eski tarihli kaynaklardan da yararlanýlmýþtýr. Pubmed ve Google arama motoru kullanýlarak, "temporomandibular eklem, temporomandibular bozukluk, (kronik) aðrý, somatizasyon, bruksizm" ile iliþkili anahtar sözcükler tercih edilmiþtir. Sonuç olarak, diþ sýkma ve çene kaslarýnda aðrý ile belirli TMB veya iliþkili yakýnmalar ile baþvuran hastalarda, öncelikle klinik olarak eþlik eden belirtiler de göz önünde bulundurularak, çok yönlü yaklaþýmlarla tedavi olanaklarý saðlanabilir. Anahtar Sözcükler: Temporomandibuler bozukluk, bruksizm, somatizasyon. () SUMMARY Psychiatric Aspects In Temporomandibular Disorders and Bruxism Temporomandibular disorder (TD) is a common disorder and a term used to describe a number of related disorder affecting temporomandibular joint, masticatory muscles and associated structures, all of which have common symptoms such as pain and limited mouth opening. Generally the patients who complaint chronical facial pain, headache, tinnitus and painful temporomandibular joint movements, first seek the care of specialists in general dentistry, general practioners, neurology, physical therapy, anesthesiology or psychiatry. There are different views about etiology of TD. Psychogenic dimensions of chronic pain have been known for a long time. There is still a controversion that TD should be either included as a somatoform or somatization disorder or not. It is generally suggested that the treatment options must be in a multidisciplinary manner. Bruxism is a motor disorder associated with grinding and gnashing of the teeth that increases with stres. Although it has been reported in related literature that symptoms of TD increase with bruxism, the relation between two still remains controversial. However, it is concluded that the psychogenic factors are important in patients with TD. In this review, general information about TD and bruxism, psychogenic dimension of chronic pain, comorbid psychiatric diagnosis and current treatment methods are discussed with the light of previous literature. For this purpose, besides the textbooks with classical general information, PubMed and Google search engines were used and terms such as "temporomandibular joint, temporomandibular disorder, pain (chronical), somatisation, bruxism" were chosen as key words. As conclusion, this article emphasizes the importance of establishing accurate diagnosis and managing interdisciplinary approach to the patients who suffer from TD and related symptoms such as bruxism and orofacial pain. Key Words: Temporomandibular disorders, bruxism, somatization. 148 Makalenin geliþ tarihi: , Yayýna kabul tarihi:

2 Temporomandibuler Bozukluklarýn Psikiyatrik Yönü ve Bruksizm GÝRÝÞ Temporomandibular bozukluk (TMB), kas ve/veya eklem yapýsýndan kaynaklanan, sýk görülen ve hastalarýn yaþam kalitesini bozan bir somatik aðrý bozukluðudur (Aydýn ve ark. 2004). Bazý yazarlar, stereotipik hareket bozukluðu olduðunu belirtirken (Bader ve Lavigne 2000), diþ hekimliðinde parafonksiyon, uyku ile ilgili çalýþan hekimler tarafýndan ise parasomnia olarak nitelendirilir (Kato ve ark. 2003). Kadýnlarda erkeklerden üç-dokuz kat fazla gözlendiðini bildiren yayýnlar olduðu gibi, cinsiyet farký olmadýðýný bildirenler de vardýr (Bader ve Lavigne 2000). Ancak tedavi arayýþýnda olanlarýn yaklaþýk %80'i kadýn hastalardýr. Kadýnlarla ilgili veriler hormonal ve psikolojik nedenlerle açýklanmaya çalýþýldýðý gibi, ergonomik nedenlere de baðlanmýþtýr; þöyle ki erkeklerde kas-iskelet sistemi ile ilgili aðrýlarýn daha çok sýrt bölgesinde, kadýnlarda ise boyun, kol ve omuz bölgesinde görüldüðü bildirilmiþtir (Warren ve Fried 2001). Cinsiyetle ilgili yapýlan çalýþmalarýn sonuçlarý tartýþmalýdýr. TMB'de izlenen belirtiler, temporomandibular eklem (TME) ve onu çevreleyen kaslarýn yapýsal ve iþlevsel bozukluðu ile iliþkili olup (Cohen ve Pertes 2002), nedeni kesin olarak bilinmemektedir ve sýklýkla nedenini anlamaya yönelik yapýlan incelemelerde fiziksel bir etken bulunamamýþtýr (Zide 1990). En yaygýn görülen üç belirtisi þu þekildedir: 1. Myofasial aðrý ve iþlev bozukluðu, 2. TME, çiðneme kaslarý ve ilgili yapýlarda bozukluk, 3. Osteoartroz (Dimitroulis 1998). Bu belirtilerden en az biri toplumun yaklaþýk olarak %60-70'inde görülürken, bu bireylerin sadece %3-7'si tedavi arayýþýndadýr (Suvinen ve Kemppainen 2007, Roda ve ark. 2007). Myofasial aðrý ve iþlev bozukluðu, TMB'si olan hastalarýn yaklaþýk olarak %60'ýnda gözlenen en önemli belirtidir. Bu durum çiðneme sistemine ait bir kas iþlevi bozukluðu olup, miyofasiyal aðrý sendromu (MAS) olarak bilinir ve diþ sýkma veya diþ gýcýrdatma (bruksizm), týrnak, kalem, dudak yeme gibi aðýz bölgesi ile ilgili alýþkanlýklarla birlikte görülebilir. Bu alýþkanlýklara %80 hastada baþ aðrýsý, süreðen sýrt aðrýsý ve irritabl barsak sendromu gibi psikojenik kökenli olduðu düþünülen bozukluklar da eþlik edebilir (Dimitroulis 1998). TMB'de aðrý daha çok çiðneme kaslarý kökenlidir, yani MAS vardýr ve bu hastalarda depresyon düzeyi ve hipokondriazis, TME'ye baðlý belirtileri olanlardan daha fazla bulunmuþtur (Kino ve ark. 2005). Ayrýca, stres, anksiyete ve depresyon, tüm bu hastalýklarda temel özelliklerden birisidir (Grzesiak 2002). Ancak, MAS'de psikojenik etkenlerin, olayý baþlatýcý olmaktan çok, alevlenmesi ile iliþkili olduðu da düþünülmektedir (Dimitroulis 1998). Pek çok hastada beraberinde psikiyatrik belirtilerin de bulunuþu (Miyachi ve ark. 2007), bu sendrom ile ilgili çalýþmalarda, hastalarýn psikolojik ve psikiyatrik açýdan da deðerlendirilmelerine olan ilgiyi arttýrmýþtýr. Literatürde TMB'nin nedenleri ve tedavi seçeneklerine yönelik psikojenik etkenlerin araþtýrýldýðý çok sayýda çalýþmaya rastlanmaktadýr. Bu çalýþmalarýn sýklýkla; 1. Aðrýnýn psikosomatik yönü, 2. Eþlik eden psikiyatrik bulgu ve/veya tanýlarýn varlýðý, 3. TMB olanlarýn kiþilik özellikleri, 4. Tüm bu özelliklerin TMB'nin baþlangýç ve seyrine etkileri alanýnda yoðunlaþtýðý dikkat çekmektedir. TMB'DE AÐRI VE PSÝKÝYATRÝK EÞTANILAR Klinikte, süreðen, iyi lokalize edilemeyen, tedaviye dirençli, belirli bir örüntüsü olmayan (müphem) aðrýlý sendromlarda psikiyatrik deðerlendirme öncelik taþýr (Özkan 1993). Diþ hekimlerine aðrý yakýnmasý ile yapýlan baþvurularýn tümü ya tedaviye yanýt verir ya da kendiliðinden iyileþir. Ancak aðýzyüz bölgesindeki aðrý süreðense ve iþlevselliði bozuyorsa, tedaviyi uygulayan hekimin, buna neden olabilecek psikososyal etkenleri hatýra getirmesi uygun olur; zira böyle durumlarda hastada aðrýnýn þiddeti ve kýsýtlayýcý etkisi, klinik muayenede beklenenden daha fazladýr (Turner ve Dworkin 2004). Süreðen aðrý, 3-6 aydan daha uzun süren aðrý yakýnmasý ve acý çekme ile belirlidir (Turner ve Dworkin 2004, Özkan 1993). Sýklýkla altta yatan fiziksel patoloji ya bulunamaz ya da çok azdýr (Turner ve Dworkin 2004). Süreðen aðrýlý hasta, ciddi huzursuzluk ve yakýnmalar tanýmlar fakat (akut) aðrýsý var gibi davranmaz ve tedaviye direnç arttýkça, hasta-tedavi ekibi iliþkisi gerginleþir, böylece "gerçek" aðrý olmadýðý düþüncesi geliþir (Özkan 1993). Ayrýca, aðrý ne kadar uzun süre devam ederse psikososyal etkenler daha fazla iþe karýþýr, bir kýsýr döngü oluþur ve hastanýn aðrý ve kýsýtlýðý da 149

3 Özen NE. daha fazla artar. Bu nedenle, kabul edilen görüþ, aðrýnýn biyopsikososyal çerçevede ele alýnmasý gerektiðidir (Turk ve Okufuji 2002). Genel olarak, akut aðrýdan çok süreðen aðrýda psikolojik etkenlerin varlýðýndan söz edilmekle birlikte, akut aðrýnýn nasýl süreðen aðrýya dönüþtüðü henüz kesin olarak anlaþýlamamýþtýr. Bu dönüþümde psikolojik etkenlerin rol aldýðý düþünülmektedir. Akut aðrýda kaygý daha sýk görülürken, süreðen aðrýda depresyon daha sýktýr ve madde baðýmlýlýðý ve yeme bozukluðu da tabloya eþlik edebilir. Bu nedenle akut TMB, psikolojik-psikiyatrik bir bozukluðun ilk belirtisi olabilir ve uygun taný ve tedavi ile süreðenleþme önlenebilir (Winocur ve ark. 2007). Somatizasyon, çok sayýda fiziksel belirti, saðlýk kurumlarýna sýk baþvurma ve belirtilerin fiziksel veya biyokimyasal açýklamasý için inatçý bir arayýþ gibi bir dizi davranýþý tanýmlamakta kullanýlan bir terimdir. Tanýmlamalardaki ortak görüþ, hastanýn dile getirdiði belirti veya tedavi arayýþlarýnýn, klinik olarak saptanan patolojik süreçle uyuþmayacak kadar aþýrý olmasýdýr (Henningsen ve ark. 2005). Klinisyenler açýsýndan zihin karýþtýrýcý olan, somatizasyon ve bir psikiyatrik taný olarak somatizasyon bozukluðunun DSM-IV-TR'ye (American Psychiatric Association 2005) göre somatoform bozukluklar içinde yer alan farklý kavramlar olmasýdýr. Somatizasyon, kiþinin öznel olarak çeþitli fiziksel belirtileri olduðunu söylemesi ve/veya onlarý yaþamasý ile belirlidir. DSM-IV-TR'nin (American Psychiatric Association 2005) kesin taný kriterleri nedeniyle somatizasyon bozukluðu aslýnda seyrek rastlanan bir durumdur; oysa daha hafif bir formu olan somatizasyon, genel toplumun yaklaþýk %4'ünde görülür ve psikiyatrik bir taný olmaktan çok, bireysel farklýlýklarýn ön planda olduðu, yani psikolojik yönü aðýr basan bir tablodur (Henningsen ve ark. 2005). Fonksiyonel somatik belirtiler ile ilgili olasý etiyolojik model, Þekil 1'de görülmektedir (Mayou ve ark. 2005). Yüz aðrýsý nedeniyle baþvuran hastalarýn yaklaþýk %50'sine (Carlson ve ark.1998) somatoform bozukluk tanýsý konulmuþtur. TMB, DSM-IV-TR'ye (American Psychiatric Association 2005) göre, somatoform bozukluklar altýnda, "aðrý bozukluðu" taný kategorisinde, "hem psikolojik etkenlerin, hem de genel týbbi bir durumun (burada fasial olarak kodlanýr) eþlik ettiði aðrý bozukluðu-süreðen tip" olarak belirtilir. TMB'de eþlik eden psikiyatrik taný oraný %66-76 olarak bildirilmiþtir. Psikiyatrik tanýlarýn çoðunun hafif düzeyde depresyon ile birlikte seyreden anksiyete aðýrlýklý, atipik depresyon, somatoform bozukluk ve hipokondriazis vakalarý olduðu vurgulanmýþtýr (Miyachi ve ark. 2007). Stres ve anksiyete, kas gerginliðini arttýrarak diþ sýkma ve/veya diþ gýcýrdatmayý arttýrýr ve bu da TMB'ye olumsuz etki eder (Grzesiak 2002). Nitekim, stresin biyokimyasal bir göstergesi olan üriner kortizol/kreatinin oraný, TMB olanlarda yüksek olarak tespit edilmiþtir (Jones ve ark. 1997). TMB'nin altta yatan nedenlerinden biri de akut ya da yineleyen travma olabilir. Kadýn hastalarda fiziksel kötüye kullaným öyküsü olan grupta, cinsel kötüye kullaným öyküsü olan ve bu tür bir öyküsü olmayan gruba göre, daha fazla aðrý, depresyon ve kaygý belirtisi olduðu bulunmuþ ve hastalarýn bu yönden de deðerlendirilmesi önerilmiþtir (Campbell ve ark. 2000). Baðýmlýlýk öyküsü ve antisosyal kiþilik bozukluðu gibi psikiyatrik durumlarda travmaya maruz kalma da sýk olup hastalarýn bu yönden de sorgulanmalarý gerekebilir. TMB ve kiþilik özellikleri TMB olanlarda nedene yönelik çalýþmalarda olgularýn kiþilik özellikleri de ele alýnmýþtýr. "Hastalýk davranýþý", hastanýn belirtilerinin farkýna varmasý, deðerlendirmesi ve yanýt vermesi ya da vermemesinin çeþitli yollarýný tanýmlayan bir kavramdýr. Hastalýk davranýþý gösterme eðilimi yüksek olan kiþilerin aðrýlarýnýn daha fazla olduðu, yaþamlarýndaki stres etkenlerini inkar etme çabasý içinde olduklarý ve konservatif tedaviye daha dirençli olduklarý bulunmuþtur (Speculand ve ark. 1983). Israrlý süreðen aðrý, dýþa vuran davranýþlarý, duygusal durumu ve baþa çýkma yollarýný etkilerken, bir yandan da bir kýsýr döngü oluþturur. Þöyle ki, psikolojik etkenler de var olan temporomandibular aðrýyý ve yakýnma þiddetini arttýrýr ve aðrýyý gidermek için uygulanan tedavilere yanýtý azaltýr (Widerström-Noga ve ark. 1998). Bir baþka çalýþmada TMB olanlarýn histeri puanlarý anlamlý olarak düþük bulunmuþ ve bu ilginç sonuç "kontrol bölgesi" kavramý ile açýklanmaya çalýþýlmýþtýr. Kontrolün iç ve dýþ bölgesi kavramý 1966'da Rotter 150

4 Temporomandibuler Bozukluklarýn Psikiyatrik Yönü ve Bruksizm tarafýndan ortaya atýlmýþtýr. Buna göre, kiþiler yaþamlarýna yön veren güçleri içsel ya da dýþsal olarak nitelerler. Ýçsel bir kontrol bölgesi olan kiþiler, kendisine olan her þeyden kendisinin sorumlu olduðunu hissederken, dýþsal bir kontrol bölgesi olanlar ise yaþamsal olaylarýn kontrolü dýþýnda gerçekleþtiði, hatta kaderleri olduðunu hissederler. Dýþsal kontrol bölgesi olanlar, diðer insanlara daha baðýmlýdýrlar ve daha güçlü kiþiler arasý iliþkiler kurarlar. TMB olan hastalar da bu gruba dahil olup, histerik hastalarda ise kiþiler arasý iliþkiler daha yüzeyseldir (Zach ve Andreasen 1991). TMB olanlarýn kiþilik özelliklerinin Minnesota Çok Yönlü Kiþilik Envanteri (Minnesota Multiphasic Personality Inventory) (MMPI) süreðen günlük baþ aðrýsý ve yüz aðrýsý grubu ile karþýlaþtýrýldýðý kapsamlý bir çalýþmada, TMB grubunun MMPI verileri, özellikle hipkondriazis, depresyon ve histeriyi içeren üç nörotik belirti kümesinde, diðer iki gruptan daha düþük bulunmuþtur. Bu çalýþmada, TMB olanlarýn psikiyatrik eþtanýlarýnýn daha az ve kiþilik profili açýsýndan diðer iki gruba göre daha normal olduklarý belirtilmiþtir (Mongini ve ark. 2000). BRUKSÝZM Bruksizm, diþ gýcýrdatma ve diþ sýkma ile belirli olaðan dýþý artmýþ aktivite olarak tanýmlanýr ve sýk görülür (Pergamalian ve ark. 2003; Clark ve Ram 2007). Amerikan Uyku Bozukluklarý Birliði (American Sleep Disorders Association-ASDA), uykuda görülen motor bozukluklarýn, bir hareket bozukluðu olmaktan çok, uyku bozukluðu olduðunu belirten bir sýnýflamayý önermektedirler (Montagna 2004). Bruksizm ile TMB arasýndaki iliþki, uzun süredir ilgi konusudur ve henüz net olarak aydýnlatýlamamýþtýr. Bazý yazarlar bruksizmin, TMB'nin bir ya da daha fazla alt grubunun karakteristik belirti ve bulgularýndan oluþtuðunu, bazýlarý da bruksizmin kendisinin bir TMB olduðunu ve bazen TMB'nin diðer tipleriyle de birlikte bulunabildiðini öne sürmektedirler (Pergamalian ve ark. 2003). Bruksizm sadece gece olabildiði gibi, hem gece hem gündüz ortaya çýkabilir (Winocur ve ark. 2003). Uyanýklýk durumunda ortaya çýkan bruksizm, istemsiz çene kasý kasýlmasý olup, diþ sýkma ön plandadýr; diþleri birbirine sürtme ve/veya diþ gýcýrdatma daha seyrektir (Lavigne ve ark. 2003). Genellikle gerginlik ve anksiyete durumlarýnda meydana gelir (Yager ve Gitlin 2005) ve toplumun yaklaþýk %20'sinde görülür (Winocur ve ark. 2003). Gece oluþan bruksizm, DSM-IV-TR'ye (American Psychiatric Association 2005) göre, uyku bozukluklarý ana baþlýðý altýnda, birincil uyku bozukluklarýndan parasomnialar-baþka türlü adlandýrýlamayan olarak yer almaktadýr (Wills ve Garcia 2002) ve uyanýkken oluþan bruksizmden farklý olarak ele alýnmalýdýr (Lavigne ve ark. 2003). Uyku bozukluklarý baþlýðýnda ele alýnmakla beraber, bruksizmi olanlarýn, genelde uykularýndan yakýnmalarý yoktur (Bader ve Lavigne 2000). Uykuda görülen bruksizm, çene kasýnda kasýlma ile oluþan, 1 Hz büyüklüðünde ve 3 ya da daha fazla sayýda, yineleyici, ritmik, isotonik aktivitedir (Lavigne ve ark. 2003). Eriþkin nüfusun yaklaþýk %8'inde (%5-10) görülür; ancak kiþi farkýnda olmadýðý için gerçek sýklýðýný bilmek zordur. Her iki cinste eþit olarak görülür. Genç yaþta daha sýktýr, yaþ ilerledikçe azalýr (Bader ve Lavigne 2000). Uykunun her evresinde görülebilmekle beraber (Bader ve Lavigne 2000), sýklýkla Evre II (delta) döneminde izlenir (Rugh ve Harlan 1988). REM dönemine olan bruksizm seyrektir; ancak bu tip en fazla zarar veren tiptir. Çünkü, REM döneminde spinal refleksler ve hasarý önleyen koruyucu çene refleksleri ile aðrý refleksleri baskýlanmýþtýr. Böylece, çiðneme daha güçlü ve baskýlý olur ve oluþacak hasar artar (Rugh ve Harlan 1988). Bruksizm, parkinsonizm gibi bir nörolojik hastalýk, depresyon, þizofreni gibi bir psikiyatrik bozukluk sýrasýnda ya da bir ilaç kullanýmý ile ortaya çýkýyorsa "ikincil bruksizm" olarak adlandýrýlýr (Winocur ve ark. 2003). Öte yandan, genel olarak parasomnialar ile psikiyatrik hastalýklar arasýndaki iliþkiye ait yeterli kanýtlar olmadýðý da öne sürülmektedir (Wills ve Garcia 2002). Etiyopatogenezi net olarak bilinmemekle beraber, kaygý, stres gibi psikososyal etkenler yaný sýra, beyin nörotransmitterleri ve bazal ganglia ile ilgili çalýþmalar da vardýr (Bader ve Lavigne 2000). Ýlginç olarak, uykuda motor kas tonüsünün ortadan kalkmasýna baðlý olarak, aslýnda çene açýktýr ve diþler birbirine deðmez; diþler uyanýklýkta birbirine deðer. Bazý periferal duyusal girdiler, uyku-uyanýklýk mekanizmasýný etkileyerek bruksizmi tetiklese de, asýl santral (serebral korteks) ve/veya otonomik (kardiak) sinir sisteminin bruksizm oluþumunda 151

5 Özen NE. Psikolojik ve patolojik kaynaklý somatik duyumlar Hastalýk bilgisi ve kendisi, ailesi ya da diðerlerinin deneyimi Duygusal uyarýlma Somatik duyumlarýn belirti olarak yorumlanmasý Kronik belirtiler Rahatsýzlýk Týbbi yardým arama Depresyon ve anksiyetenin eklenmesi Þekil 1. Fonksiyonel somatik belirtiler için önerilen etiyolojik model (Mayou ve ark. 2005'den uyarlanmýþtýr). etkili olduðu öne sürülmektedir (Kato ve ark. 2003). CCK (kolsistokinin), adrenalin ve noradrenalin, serotonin, glutamat/nmda, histamin, VIP, P maddesi ve anjiotensin de uykudaki ritmik çene hareketlerini arttýran nörokimyasallardýr (Lavigne ve ark. 2003). Bazý ilaçlarýn kullanýmý ile bruksizm oluþabilir. Bunlar þu þekilde sýralanabilir: 1. Dopaminerjik ve antidopaminerjik ilaçlar: Merkezi dopaminerjik sistemin, uykudaki bruksizmle ilgili olduðu þeklinde yayýnlar vardýr. Ancak, L-Dopa'nýn bruksizmi arttýrýcý yönde etkisi olsa da, D 2 reseptör agonisti bromokriptinin bu yönde bir etkisi olmadýðý vurgulanmýþtýr. Dopamin reseptör blokajý yapan antipsikotikler, diskineziye yol açmakla beraber, bruksizm üzerine olan etkileri ile ilgili yayýnlarda çeliþkili sonuçlar elde edilmiþtir (Winocur ve ark. 2003). 2. Antidepresan (AD) ilaçlar: AD'lar ile indüklenen bruksizmin, akatizi benzeri bir durum olduðu, yani mesokortikal yolakta dopaminerjik nöronlarda serotonerjik modulasyonun bozulmuþ olabileceði öne sürülmüþtür. Öte yandan trisiklik AD'lar bruksizmin tedavisinde tercih edilen ilaçlardýr. REM dönemini baskýlayýcý yönde etkileri olduðu için, bu dönemde ortaya çýkan bruksizmi önlemede yararlýdýrlar. Venlafaksin ve SSRI'lar ile bruksizmin arttýðýný bildiren olgu sunumlarý vardýr (Winocur ve ark. 2003). 3. Sedatif ve anksiyolitik ilaçlar: Stresin bruksizmi tetiklediði yönündeki genel kanýya karþýn, anksiyolitik etkili ilaçlarýn bruksizmi ortadan kaldýrýcý etkisi ile ilgili bulgular çeliþkilidir. Örneðin klonazepamýn TMB'ye etkili olduðu, ancak bruksizme etkisi olmadýðý bildirilmiþtir. Diazepamýn bruksizmi azalttýðý yönünde bulgular vardýr (Winocur ve ark. 2003). Ancak, genel olarak benzodiazepinlerin bruksizmi arttýrabileceði de unutulmamalýdýr 152

6 Temporomandibuler Bozukluklarýn Psikiyatrik Yönü ve Bruksizm Tablo 1. Uykuda görülen bruksizmin patofizyolojisi (Kato ve ark. 2001'den uyarlanmýþtýr) Ekzojen/çevresel etkenler Endojen etkenler Stres-anksiyete Kiþilik (örn. kaygýlý kiþilik) Çevresel etkiler (ailesel, diþ sýkma alýþkanlýðý, Genetik (yeterli kanýt yok) dil hareketleri vb.) Nörokimyasallar (D, NA, S) Emme hareketi (tartýþmalý) Nörolojik hastalýklar (Parkinson vb.) Ýlaçlar (L-dopa, antipsikotikler, amfetamin, Psikiyatri ile iliþkili bozukluklar(demans, SSRI) zihinsel gerilik,tourett sendromu vb.) Madde baðýmlýlýðý (kokain, alkol vb.) Uyku bozukluklarý (Yager ve Gitlin 2005). 4. Alkol ve diðer baðýmlýlýk yapan maddeler: Alkol alýmýnýn bruksizmi artýrdýðý bilinmektedir (Winocur ve ark. 2003, Yager ve Gitlin 2005). Öte yandan bruksizmi olanlarda yatmadan önce alkol alma alýþkanlýklarýnýn, kontrollerden daha fazla olduðu da bildirilmiþtir. Nikotinle ilgili yapýlan tek bir çalýþmada, sigara kullananlarda bruksizm ve huzursuz bacaklar sendromunun daha sýk olduðu gözlenmiþtir. Kafein ile ilgili iki çalýþma olup, bir çalýþmada bruksizm üzerine artýrýcý etki bildirilirken, diðerinde etkisiz olduðu söylenmiþtir. Opioidler ile ilgili çalýþmaya rastlanmamýþtýr. Kokain, dopaminerjik etkilidir ve bruksizmi önemli oranda arttýrýr; alkolle birlikte alýndýðýnda ise additif etki ile daha þiddetli bir görünüm oluþabilir (Winocur ve ark. 2003). Tablo 1'de uykuda görülen bruksizmin patofizyolojisi yer almaktadýr (Kato ve ark. 2001). Gece bruksizminde en önemli etiyolojik faktör, emosyonel strestir (Takemura ve ark. 2006). Çocuklarda beyin hasarý ve zeka geriliði durumlarýnda da görülebilir. Özellikle diþ gýcýrdatmanýn genetik geçiþinden de söz edilmektedir (Rugh ve Harlan 1988). Bruksizm, çevresel strese anksiyete yanýtý olarak tanýmlanmaktadýr. Deneysel koþullarda psikolojik stres artýrýlýnca, çiðneme kasýnda elektriksel aktivitenin arttýðý gösterilmiþtir. Stresli ve yorucu günlerden sonra da bruksizmde artýþ gözlenmiþtir. Bruksizmde psikolojik etkenler üzerine yapýlan çalýþmalarda, anksiyete, düþmancýlýk ve hiperaktivite ile ilgili güçlü iliþkiler elde edilmiþtir. Yapýlan bir çalýþmada, bruksizmi olanlar, psikolojik ve psikiyatrik yönden iki alt gruba ayrýlmýþtýr: Ýlk grup "gergin bruksizmliler" olup, öfkeli ve duygusal bozukluklara daha fazla rastlanan kiþilerdir. Ýkinci grup "gergin olmayan bruksizmliler" olarak adlandýrýlmýþ ve içsel kontrolleri daha fazla olan, disforik, depresif, obsesif özellikleri olan bireyler olduklarý öne sürülmüþtür (Pignitore ve ark. 1991). Bruksizm, diþ bozukluklarý yapan önemli bir saðlýk sorunudur (Pergamalian ve ark. 2003). Yirmi yýllýk izlem çalýþmasýnda, çocuklukta baþlayan bruksizmin, uzun yýllar devam ettiði bildirilmiþtir (Carlsson ve ark. 2003). Uzun süre devam eden bruksizm, TME üzerinde de olumsuz etkilere ve özellikle çiðneme kaslarýnda hipertrofiye de neden olabilir. Diðer sýk görülen etkisi ise, MAS ve gerilim baþ aðrýsýdýr (Rugh ve Harlan 1988). TMB VE BRUKSÝZM TEDAVÝSÝNDE GENEL ÝLKELER TMB ve bruksizmin tedavisi, ayrý bir yazýnýn konusu olarak ele alýnabilir. Ancak burada kýsaca tedavi yaklaþýmlarý ve yeni bulgular özetlenecektir. TMB ve bruksizm, interdisipliner bir ekip tedavisi gerektirir (Israel ve Scrivani 2000). Bu tedavide, diþ hekimi veya iliþkili yapýlar açýsýndan kulak-burunboðaz hastalýklarý hekimi, biliþsel-davranýþçý öðeler açýsýndan psikiyatri hekimi, aðrýnýn kontrolü açýsýndan farmakolojik yaklaþýmlar, fizyoterapistler ve anesteziyologlar yer alabilir (Bader ve Lavigne 2000). Ancak, akut aðrý, yerini süreðen bir paterne býraktýysa, nörofizyolojik ve psikolojik yaklaþýmlar daha fazla önem kazanýr (Israel ve Scrivani 2000). Hem TMB hem de bruksizmde temel tedavi ilkesi, her hastanýn bireysel olarak deðerlendirilip tedavi edilmesi gerektiðidir (Bader ve Lavigne 2000). 153

7 Özen NE. TMB'da Aðrý Tedavisi Pek çok süreðen aðrý yakýnmasý olan hastada izlenen psikolojik görünüm þu þekilde özetlenebilir: -Stres ve kaygý düzeylerinde artýþ, -Ýlaç toleransý ve baðýmlýlýðýna eðilimde artýþ, -Aileye, doktor ve arkadaþlarýna baðýmlýlýk, -Benlik saygýsýnda düþüklük, apati ve geri çekilme davranýþý. -Öfke ve düþmancýllýkta artýþ (Israel ve Scrivani 2000). Çalýþma sonuçlarý çeliþkili olmakla beraber, hastalarýn, ayrýntýlý bir psikiyatrik görüþme ile deðerlendirilmesi ve özellikle, depresyon, anksiyete bozukluklarý, yaþamsal stres etkenleri, fiziksel ve cinsel kötüye kullaným öyküsü (travma sonrasý stres bozukluðu dahil), madde baðýmlýlýðý, yeme bozukluklarý ve somatoform bozukluklar açýsýndan sorgulanmasý, kiþilik bozukluðunun da göz önünde bulundurulmasý gereklidir. Bu ilk deðerlendirmeden sonra, kiþiye uygun modellerin belirlenmesi gerekir (Elbi 1993). Aðrýnýn Farmakolojik Tedavisi Serotonin (5-HT) ve noradrenalin (NA), duygudurumun düzenlenmesinde olduðu gibi, SSS'inde inen aðrý yolaklarýnýn inhibisyonunda etkileri olduðu bilinen iki nörotransmitterdir. 5-HT ve NA, beyinde nörogenesis ve nöroplastik deðiþiklikleri düzenleyerek, depresyonda hem AD etki gösterir, hem de fiziksel belirtilerin iyileþmesine katkýda bulunurlar (Delgado 2004). 5-HT ve NA gerialýmýný özgül olmayan bir biçimde engelleyen TAD'lar, periferik nöropatik aðrý, fibromiyalji, kanser aðrýsý gibi aðrýlý durumlara depresyon ya da anksiyete eþlik etsin ya da etmesin, etkili olduðu uzun süredir bilinen ilaçlardýr. Ancak süreðen aðrýya etkileri ile ilgili veriler çeliþkilidir (Grothe ve ark. 2004). TAD'lara göre yan etkileri daha az olan yeni nesil AD'larýn aðrý üzerine etkileri ile ilgili çalýþmalar artmýþtýr. SSRI'larýn aðrý üzerine olan etkisinin serotonerjik ve/veya NA'erjik yolak üzerinden ya da endojen opioid mekanizmalarý aktive etmelerinden kaynaklandýðý düþünülmektedir (Mattia ve ark. 2002). Venlafaxinin ve yine bir SNRI olan duloksetinin aðrý kesici etkisinin AD etkisinden baðýmsýz olduðu, AD dozlardan daha düþük dozlarda ve daha erken baþladýðý, bu etkinin opioid sistemi aktive etmesiyle iliþkili ancak inflamasyonla ve nöropatik aðrý ile iliþkili L-arginin NO yolaðýndan baðýmsýz olduðu öne sürülmüþtür (Gültekin ve Ahmedov 2006). AD'larýn analjezik ve antiinflamatuar etkisinin hayvan deneyleriyle deðerlendirildiði bir çalýþmada, TSA'lardan imipramin, amitriptilin, klomipramin ve SSRI'lardan fluoxetin ve sertralinin, heterosiklik AD trazodonun analjezik etkileri gösterilmiþ, sertralin dýþýnda tümünün antiinflamatuar etkisi de olduðu vurgulanmýþtýr (Abdel-Salam ve ark. 2003). SSRI'larýn aðrý tedavisinde kullanýmý artmakla beraber, analjezik etkiden daha çok NA'erjik sistemin sorumlu olduðu ve sadece NA'erjik ya da hem 5-HT hem NA'erjik ilaçlarýn, sadece serotonerjik olanlardan daha etkili olduðu düþünülmektedir (Bamholt ve ark. 2005), ancak çeliþkili sonuçlar vardýr. Þöyle ki, serotonerjik olan sitalopram ve noradrenerjik olan reboxetin ile yapýlan bir çalýþmada her ikisinin de AD etkisi ayný olmakla beraber, sitalopramýn aðrý üzerine etkisi daha belirgin bulunmuþtur (Aragona ve ark. 2005). TMB'de aðrýnýn kontrolü için bir diðer seçenek antipsikotik (AP) ilaçlardýr. Klasik AP ilaçlar üzerine yapýlan bir gözden geçirmede etkileri þüpheli bulunmuþtur. Yeni nesil atipik AP ilaçlardan olanzapin, risperidon ve ketiapinin ise etkili olduðu bildirilmiþtir (Fishbain 2004). Ayrýca bu ilaçlarýn düþük dozda anksiyete giderici etkisi ve serotonerjik etkileri nedeniyle antidepresan özellikleri de vardýr. Ancak yan etkileri nedeniyle kullanýmlarý sýnýrlý ve düþük dozda olmalýdýr. TMB'nin nörobiyolojik nedeni ile yapýlan çalýþmalar, yeni tedavi arayýþlarýný da arttýrmýþtýr. TME'de periferik ionotropik glutamat reseptörleri vardýr. Ýnflamasyonla ve hasarla uyarýlýnca glutamat salýnýr ve bunun aðrý ile iliþkili olduðu düþünülmektedir. Glutamat salýnýmýný engelleyen moleküllerin aðrý üzerine etkisi olabilir (Kam ve ark. 2005). Yazýþma adresi: Dr. Nurper Erberk Özen. Kýrýkkale Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Kýrýkkale, 154

8 Temporomandibuler Bozukluklarýn Psikiyatrik Yönü ve Bruksizm Abdel-Salam OM, Nofal SM, El-Shenawy SM (2003) Evaluation of the anti-inflammatory and anti-nociceptive effects of different antidepressants in the rat. Pharmacol Res; 48: American Psychiatric Association, Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders Text Revision (2005) (DSM IV- TR). 4. Baský, Washington, DC. American Psychiatric Association. Aragona M, Bancheri L, Perinelli D ve ark. (2005) Randomized double-blind comparison of serotonergic (Citalopram) versus noradrenergic (Reboxetine) reuptake inhibitors in outpatients with somatoform, DSM-IV-TR pain disorder. Eur J Pain, 9: Aydýn G, Keleþ I, Zöð G ve ark. (2004) Diþ sýkma alýþkanlýðý temporomandibular rahatsýzlýðý olan hastalarda semptom ve bulgularý ne yönde etkiliyor? Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg, 13: Bader G, Lavigne G (2000) Sleep bruxism; an overview of an oromandibular sleep movement disorder. Sleep Med Rev, 4: Bamholt SF, Mikkelsen JD, Balckburn-Munro G (2005) Antinociceptive effects of the antidepressants amitriptyline, duloxetine, mirtazapine and citalopram in animal models of acute, persistent and neuropathic pain. Neuropharmacology, 48: Campbell LC, Riley JL, Kashikar-Zuck S ve ark. (2000) Somatic, affective, and pain characteristics of chronic TMD patients with sexual versus physical abuse histories. J Orofac Pain, 14: Carlsson GE, Egermark I, Magnusson T ve ark. (2003) Predictors of bruxism, other oral parafunctions, and tooth wear over a 20-year follow-up period. J Orofac Pain, 17: Clark GT, Ram S (2007) Four oral motor disorders: bruxism, dystonia, dyskinesia and drug-induced dystonic extrapyramidal reactions. Dent Clin North Am, 51: Cohen HV, Pertes RA (2002) Diagnosis and management of musculoskeletal orofacial pain. Myofacial Pain and Fibromyalgia. 2. baský, Rachlin ES, Rachlin IS (Ed), St Louis: Mosby, Chp. 8, s Delgado PL (2004) Common pathways of depression and pain. J Clin Psychiatry, 65(Suppl 12): Dimitroulis G (1998) Temporomandibular disorders: a clinical update. BMJ, 317: Elbi H (1993) Psikiyatrik tedavi. Aðrý ve Tedavisi içinde. Yeðül Ý (Ed), 14. bölüm, Deva Holding, Ýzmir, s Fishbain DA, Cutler RB, Lewis J ve ark. (2004) Do the secondgeneration "atypical neuroleptics" have analgesic properties? A structured evidence-based review. Pain Med, 5: Grothe DR, Scheckner B, Albano D (2004) Treatment of pain syndromes with venlafaxine. Pharmacotherapy, 24: Grzesiak RC (2002) Psychologic considerations in myofacial pain, fibromyalgia, and related musculoskeletal pain. Myofacial Pain and Fibromyalgia, 2. Baský, Rachlin ES, Rachlin IS (Ed), St Louis: Mosby, s KAYNAKLAR Gültekin H, Ahmedov V (2006) The role of the opiodergic system and nitric oxide in the analgesic effect of venlafaxine. Pharmac Soc Jap, 126: Henningsen P, Jakobsen T, Schiltenwolf M (2005) Somatisation revisited. Diagnosis and perceived causes of common mental disorders. J Nerv Ment Dis, 193: Israel HA, Scrivani SJ (2000) The interdisciplinary approach to oral, facial and head pain. JADA, 131: Jones DA, Rollman GB, Brooke RI (1997) The cortisol response to psychological stress in temporomandibular dysfunction. Pain, Kam DL, Sessle BJ, Caims BE ve ark. (2005) Neural mechanisms of temporomandibular joint and masticatory muscle pain: A possible role for peripheral glutamate receptor mechanisms. Pain Res Mgmt, 10: Kato T, Thie N, Montplaisir J ve ark. (2001) Bruxism and orofacial movements during sleep. Dent Clin North Am, 45: Kato T, Thie NM, Huynh N ve ark. (2003) Topical review: sleep bruxism and the role of peripheral sensory influences. J Orofac Pain, 17: Kino K, Sugisaki M, Haketa T ve ark. (2005) The comparison between pains, difficulties in function, and associating factors of patients in subtypes of temporomandibular disorders. J Oral Rehabil, 32: Lavigne GJ, Kato T, Kolta A ve ark. (2003) Neurobiological mechanisms involved in sleep bruxism. Crit Rev Oral Biol Med, 14: Mattia C, Paoletti F, Coluzzi F ve ark. (2002) New antidepressants in the treatment of neuropathic pain. a review. Minerva Anestesiol, 68: Mayou R, Kirmayer LJ, Simon G ve ark. (2005) Somatoform disorders: time for a new approach in DSM-IV. Am J Psychiatry, 162: Miyachi H, Wake H, Tamaki K ve ark. (2007) Detecting mental disorders in dental patients with occlusion-related problems. Psychiatry Clin Neurosci, 61: Mongini F, Ciccone G, Ibertis F ve ark. (2000) Personality characteristics and accompanying symptoms in temporomandibular joint dysfunction, headache, and facial pain. J Orofac Pain, 14: Montagna P (2004) Sleep-related non epileptic motor disorders. J Neurol, 251: Özkan S (1993) Psikiyatrik ve psikososyal açýdan aðrý. Psikiyatrik Týp: Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi, Roche, Ýstanbul. 5. bölüm. s Pergamalian A, Rudy TE, Zaki HS ve ark. (2003) The association between fear facets, bruxism, and severity of facial pain in patients with temporomandibular disorders. J Prosthet Dent, 90: Pignitore G, Chrobak V, Petrie J (1991) The social and psychologic factors of bruxism. J Prosthet Dent, 65: Roda RP, Bagan JV, Fernandez JMD ve ark. (2007) Review of 155

9 Özen NE. temporomandibular joint pathology. Part I: Classification, epidemiology and risk factors. Med Oral Patol Oral Cir Bucal, 12: Rugh JD, Harlan J (1988) Nocturnal bruxism and temporomandibular disorders. Adv Neurol, 49: Speculand B, Goss AN, Hughes A ve ark (1983) Temporomandibular joint dysfunction: pain and illness behaviour. Pain; 17: Suvinen TI, Kemppainen P (2007) Review of clinical EMG studies related to muscle and occlusal factors in healthy and TMD subjects. J Oral Rehabil, 34: Takemura T, Takahashi T, Tanaka M ve ark. (2006) A psychological study on patients with masticatory muscle disorder and sleep bruxism. Cranio, 24: Turk DC, Okufuji A (2002) Psychological factors in chronic pain: evolution and revolution. J Consult Clin Psychol, 70: Turner JA, Dworkin SF (2004) Screening for psychosocial risk factors in patients with chronic orofacial pain. JADA, 135: Warren MP, Fried JL (2001) Temporomandibular disorders and hormones in women. Cells Tissues Organs, 169: Widerström-Noga E, Dyrehag LE, Börglum-Jensen L ve ark. (1998) Pain threshold responses to two different modes of sensory stimulation in patients with orofacial muscular pain: psychologic considerations. J Orofac Pain, 12: Wills L, Garcia J (2002) Parasomnias: epidemiology and management. CNS Drugs, 16: Winocur E, Gavish A, Voikovitch M ve ark. (2003) Drugs and bruxism. J Orofac Pain, 17: Winocur E, Hermesh H, Littner D ve ark. (2007) Signs of bruxism and temporomandibular disorders among psychiatric patients. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod, 103: Yager J, Gitlin MJ (2005) Clinical manifestations of psychiatric disorders. Kaplan and Sadock's Comprehensive Textbook of Psychiatry, Sadock BJ, Sadock VA (Ed), 8. Baský, Cilt 1, Bölüm 8, Lippincott Williams and Wilkins, Philadelphia, s.998. Zach GA, Andreasen K (1991) Evaluation of the psychological profiles of patients with signs and symptoms of temporomandibular disorders. J Prosthet Dent, 66: Zide BM (1990) Psychologic aspects. The Temporomandibular Joint. McCarthy JG (Ed), Cilt 2, Bölüm 26, W.B. Saunders Company, Philadelphia, s

Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım. Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD

Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım. Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Ağrı Hoş olmayan bir uyaran Duygusal Algısal Bilişsel ve davranışsal Biyopsikososyal

Detaylı

The Efficacy of Amitriptyline in the Treatment of Bruxism

The Efficacy of Amitriptyline in the Treatment of Bruxism EÜ Diþhek Fak Derg 2001; 22: 43-48 The Efficacy of Amitriptyline in the Treatment of Bruxism Ahmet SARAÇOÐlU 1 Baybars VEZNEDAROÐLU 2 Cenk CURA 1 Fisun AKDENiz2 Ege Üniversitesi, 1Diþhekimliði Fakültesi,

Detaylı

Somatoform Bozukluklarýn Ýlaçla Tedavisi

Somatoform Bozukluklarýn Ýlaçla Tedavisi Somatoform Bozukluklarýn Ýlaçla Tedavisi Hülya Eltutan ÖNCÜLOÐLU*, Nevzat YÜKSEL** ÖZET Bu çalýþmada somatoform bozukluklarýn tedavisi gözden geçirilmiþtir. Diðer tedavi yöntemlerinden kýsmen bahsedilse

Detaylı

Az sayıda ilaç. Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması. Hastayı bilgilendirme İzleme

Az sayıda ilaç. Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması. Hastayı bilgilendirme İzleme Temel farmakoterapi ilkeleri Az sayıda ilaç Daha önce kullanılan veya ailede kullanılan ilaç Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması Psikolojik desteğin de sağlanması Hastayı

Detaylı

EGZERSiziN DEPRESYON TEDAVisiNDEKi YERi VE ETKiLERi

EGZERSiziN DEPRESYON TEDAVisiNDEKi YERi VE ETKiLERi Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe 1. ofsport Sciences 2004, 15 (1),49-64 Dave/li Derleme EGZERSiziN DEPRESYON TEDAVisiNDEKi YERi VE ETKiLERi Ziya KORUÇ, Perlearı BAYAR Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri

Detaylı

Aðrý tanýsý klinik olarak, DITI ile konulabilir

Aðrý tanýsý klinik olarak, DITI ile konulabilir Fibromiyalji hasta görüntüleri Aðrý tanýsý klinik olarak, DITI ile konulabilir Aðrýyý görüntüleme ve patolojisini tanýmlamada baþarýlý yöntemdir. Aðrý kaynaðýnýn vücudun neresinde olduðunu gösterebilir.

Detaylı

Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur.

Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur. Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur. Travma Sonrası Stres Bozukluğu Askerî Harekâtlar Sonrası Ortaya Çıkan Olguların Tedavisi Bir asker, tüfeğini

Detaylı

Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri

Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri Hakan Türkçapar Doç. Dr., SSK Ankara Eðitim Hastanesi Psikiyatri Kliniði, Ankara Anksiyete bozukluklarýyla depresyonun belirtileri arasýnda belirgin

Detaylı

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon ARAÞTIRMA Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon Gülten Karadeniz 1, Serdar Tarhan 2, Emre Yanýkkerem 3, Özden Dedeli 3, Erkan Kahraman 4 1 Yrd.Doç.Dr., 3

Detaylı

Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý

Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý Aslýhan Sayýn 1 1 Uz.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara GÝRÝÞ Sosyal anksiyete bozukluðunun (SAB) tedavisi,

Detaylı

OBEZİTE VE DEPRESYON. Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD.

OBEZİTE VE DEPRESYON. Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD. OBEZİTE VE DEPRESYON Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD. Obezite nedir? Obezite BKİ>30 kg/m² Çoğul etyolojili Kronik Tekrarlayıcı Yaşam kalitesini bozan Çeşitli

Detaylı

Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları. Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU

Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları. Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU ICSD-2 (International Classification of Sleep Disorders-version 2) 2005 Huzursuz bacaklar sendromu Uykuda periyodik hareket bozukluğu Uykuyla

Detaylı

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, 5 Prof. Dr. Semih KESKÝL Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, yaþlýlarýn acil hastalýklarý diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceðimiz yaþlýlar arasýndaki acil týbbi durumlardýr.

Detaylı

Bel ve Boyun Aðrýsý Hastalarýnda Anksiyete, Depresyon ve Yaþam Kalitesi #

Bel ve Boyun Aðrýsý Hastalarýnda Anksiyete, Depresyon ve Yaþam Kalitesi # Bel ve Boyun Aðrýsý Hastalarýnda Anksiyete, Depresyon ve Yaþam Kalitesi # Kemal YAZICI*, Þenel TOT*, Ali BÝÇER**, Aylin YAZICI*, Visal BUTURAK*** ÖZET Bu çalýþmada bel ve boyun aðrýsý olan hastalarda anksiyete

Detaylı

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

Aile Hekimliðinde Genogram

Aile Hekimliðinde Genogram Aile Hekimliðinde Genogram Prof. Dr. Ýsmail Hamdi KARA, Düzce Üniversitesi Týp Fakültesi Aile Hekimliði AD, Düzce Aile Hekimliði Dersleri - 02.06.2010 15:30 1 I. Tanýmlar Hastalarý yalnýz bir birey olarak

Detaylı

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya Þizofrenide Prodromal Belirtiler Prof. Dr. Ýsmet KIRPINAR* Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya da yazýlarýn çoðu; þizofreninin heterojen bir sendrom olduðunu, bu hastalýk için hiçbir patognomonik

Detaylı

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen

Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen 9 Prof. Dr. Selçuk BÖLÜKBAÞI Yaþlanma ile birlikte deri ve saçlarda görülen deðiþiklikler gibi vücut duruþunda ve yürüyüþünde de deðiþiklikler meydana gelir. Kas-iskelet sistemi vücudun destek ve temelidir.

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma

Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma ARAÞTIRMA Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma Hüseyin Güleç 1, Ayhan Yavuz 2, Murat Topbaþ 3, Ýsmail

Detaylı

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M.

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. DEPRESYON-ANKSİYETE BOZUKLUKLARI İLE ALKOL BAĞIMLILIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. ÖZET Alkol bağımlılığı ve diğer psikiyatrik

Detaylı

Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri

Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri ARAÞTIRMA Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri Selçuk Aslan 1, Esra Yancar Demir 2 1 Doç.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri

Detaylı

Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi

Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi Dr. Sema Ýlhan Akalýn* Dr. Can Cimili**, Dr. Esma Kuzhan*** Giriþ: Depresyon birinci basamakta en yaygýn görülen ruh saðlýðý sorunudur, çok azýnýn ikinci

Detaylı

Duloksetin: Klinik Kullanýmý

Duloksetin: Klinik Kullanýmý Duloksetin: Klinik Kullanýmý Nevzat Yüksel 1 1 Prof.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara GÝRÝÞ Major depresyonun genel toplumdaki yaþam boyu prevalansý erkekler için %12,

Detaylı

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme Doç. Dr. Levent KÜEY* Özet Depresyon psikiyatrik bozukluklar arasýnda en sýk karþýlaþýlan hastalýklardan biridir. Depresif hastalarýn önemli bir

Detaylı

HIV Enfeksiyonu ve AIDS'in Psikiyatrik Yönleri

HIV Enfeksiyonu ve AIDS'in Psikiyatrik Yönleri HIV Enfeksiyonu ve AIDS'in Psikiyatrik Yönleri Can CÝMÝLLÝ*, Burak BAYKARA** ÖZET HIV enfeksiyonu ve AIDS'in psikiyatrik yönlerini konu edinen bu yazýda HIV bulaþma riskini arttýran psikiyatrik bozukluklar,

Detaylı

Somatizasyon iyi tanýmlanmýþ bir taný sýnýfý ya da

Somatizasyon iyi tanýmlanmýþ bir taný sýnýfý ya da Depresyon ve Somatizasyon Uz. Dr. Sermin KESEBÝR* SOMATÝZASYON Somatizasyon iyi tanýmlanmýþ bir taný sýnýfý ya da bozukluk deðil, geniþ kapsamlý bir klinik görüngüdür. Buna baðlý olarak somatizasyonu bulunan

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

29 Fizik Tedavi Alan Hastalarýn Yaþam Kalitesinin Deðerlendirilmesi Assessment For Quality Of Life Of Patients Receiving Physical Therapy 1 Yrd.Doç. Dr.Birsen ALTAY 2 Yrd.Doç. Dr. H.Demet GÖNENER 1 Hemþ.

Detaylı

1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ

1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ 1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ Burhanettin Kaya 1, Mine Kaya 2 1 Doç.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, 2 Uz.Dr., Ankara Halk Saðlýðý Müdürlüðü,

Detaylı

Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks

Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks Sosyal Anksiyete Bozukluðu: Taný, Epidemiyoloji, Etiyoloji, Klinik ve Ayýrýcý Taný Doç. Dr. Nesrin DÝLBAZ* Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks ve Gelder tarafýndan tanýmlanmasýna karþýn ayrý

Detaylı

ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI

ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI -ÖN ÇALIŞMA- Dr. Nasibe ÜNSALAN*, Dr. Özkan PEKTAŞ**, Dr. Ayhan KALYONCU**, Dr. Devran TAN*, Dr. Hasan MIRSAL**, Dr. Mansur

Detaylı

Yatan hastalarýn anksiyete ve depresyon düzeyleri ve iliþkili faktörlerin incelenmesi

Yatan hastalarýn anksiyete ve depresyon düzeyleri ve iliþkili faktörlerin incelenmesi ARAÞTIRMA 1 Yatan hastalarýn anksiyete ve depresyon düzeyleri ve iliþkili faktörlerin incelenmesi Fahriye Oflaz, Huriye Varol GATA Hemþirelik Yüksek Okulu 06010 Etlik-Ankara Özet Amaç: Bu çalýþmanýn amacý

Detaylı

0 KLÝNÝK ARAÞTIRMA Romatolojik Sorunu Olan Hastalarda Yaþam Kalitesi ve Bazý Semptomlarla Ýliþkisi Quality Of Life Patients With Rheumatologic Problems And Its Correlates With Some Symptoms Arþ.Gör. Seda

Detaylı

Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte

Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte Distimi Prof. Dr. Olcay YAZICI* 1. KAVRAMIN ORTAYA ÇIKIÞI VE TARÝHÇESÝ Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte olan distimi sözcüðü, Yunanca'da 'kötü-mizaçlý' anlamýna gelmektedir. Mizaç (humour),

Detaylı

Mirtazapinin Major Depresyonda Etki Baþlangýcý ve Güvenilirliði: Olgu Serisi

Mirtazapinin Major Depresyonda Etki Baþlangýcý ve Güvenilirliði: Olgu Serisi OLGU SERÝSÝ Mirtazapinin Major Depresyonda Etki Baþlangýcý ve Güvenilirliði: Olgu Serisi Feryal Çam Çelikel 1, Birgül Elbozan Cumurcu 1, Ýlker Etikan 2 1 Yrd.Doç.Dr., Gaziosmanpaþa Üniversitesi Týp Fakültesi,

Detaylı

Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði

Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði Birsen CEYHUN*, Ömer OÐUZTÜRK**, Ayþe Gülsen CEYHUN*** ÖZET Alkol ve diðer maddelerin kötü kullanýmý ülkemizde yaygýn bir sosyal sorun haline

Detaylı

Cinsel Ýþlev Bozukluklarýnda Ýlk Basamak Deðerlendirme ve Ayýrýcý Taný

Cinsel Ýþlev Bozukluklarýnda Ýlk Basamak Deðerlendirme ve Ayýrýcý Taný Cinsel Ýþlev Bozukluklarýnda Ýlk Basamak Deðerlendirme ve Ayýrýcý Taný Uz. Dr. Cem ÝNCESU* Özet Sýk görülmelerine karþýn cinsel iþlev bozukluklarý hekimler tarafýndan çok az bilinen bir alaný oluþturmaktadýr.

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik verilerin tedaviye direnç açýsýndan karþýlaþtýrýlmasý

Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik verilerin tedaviye direnç açýsýndan karþýlaþtýrýlmasý Týp Araþtýrmalarý Dergisi 23: 1 (3): 15-2 ARAÞTIRMA Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik verilerin tedaviye direnç açýsýndan karþýlaþtýrýlmasý Remzi Kutaniþ, Ömer A. Özer, Buket T. Eryonucu Yüzüncü

Detaylı

Akne Vulgarisli Bireylerde Kiþilik Özellikleri

Akne Vulgarisli Bireylerde Kiþilik Özellikleri Akne Vulgarisli Bireylerde Kiþilik Özellikleri Yarkýn ÖZCAN*, Hamdi ÖZCAN**, Süheyla ÜNAL*** ÖZET Akne vulgaris geliþiminde kiþilik özelliklerinin rol oynayýp oynamadýðý hakkýnda görüþ birliði yoktur.

Detaylı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Obezitede Anksiyete Bozuklukları ve Depresyon Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Sanofi Danışman: Teva, BMS Konuşmacı: Lundbeck Obezite giderek artan bir toplum sağlığı

Detaylı

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu

Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu OLGU SUNUMU Çocuk Ýstismarýna Birimler Arasý Yaklaþým: Bir Olgu Sunumu Multidisciplinary Approach to Child Abuse: A Case Report Muhammed Ayaz 1, Ayþe Burcu Ayaz 1 1 Uz.Dr., Sakarya Üniversitesi Týp Fakültesi

Detaylı

Aðrý, insanoðlunun en yakýndan tanýdýðý, en. Aðrý ve Psikiyatri. Özet

Aðrý, insanoðlunun en yakýndan tanýdýðý, en. Aðrý ve Psikiyatri. Özet Aðrý ve Psikiyatri Doç. Dr. M. Kerem DOKSAT* Özet Vücut dokusuna zarar verici veya verme kapasitesinde olan süreçlerce ortaya çýkarýlan, vücudun belli bir bölgesinden geliyor olarak idrak edilen, nâhoþ

Detaylı

Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol

Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol Klinik Pediatri, 2004;3(1):5-11. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisinde Acil Durumlar Dr. Dilþad FOTO ÖZDEMÝR*, Prof. Dr. Þahnur ÞENER* Çocuk psikiyatrisinde acil durumlara iliþkin ortak bir yol bulunamamýþtýr.

Detaylı

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ

Detaylı

Lisans ODTÜ Psikoloji 1979. Öğretim Üyesi Ufuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 2012-halen

Lisans ODTÜ Psikoloji 1979. Öğretim Üyesi Ufuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 2012-halen Yrd. Doç. Dr. G. Zeynep Akabay Gülçat Klinik Psikoloji Tel: (312) 586 74 17 e-posta: zeynep.gulcat@ufuk.edu.tr gulcatz@gmail.com Adres: Kızılcaşar mahallesi İncek Bulvarı 06830 Gölbaşı Ankara / TÜRKİYE

Detaylı

Sýnýrda Kiþilik Bozukluðu Aslýnda Bir Bipolar Spektrum Bozukluðu mudur?

Sýnýrda Kiþilik Bozukluðu Aslýnda Bir Bipolar Spektrum Bozukluðu mudur? DERLEME Sýnýrda Kiþilik Bozukluðu Aslýnda Bir Bipolar Spektrum Bozukluðu mudur? Manolya Çalýþýr 1 1 Psk., Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü, Ankara ÖZET Sýnýrda (borderline) kiþilik bozukluðunun

Detaylı

Alkol çok eski zamanlardan beri (M.Ö. 2000) var. Alkol Kullaným Bozukluklarý. Özet

Alkol çok eski zamanlardan beri (M.Ö. 2000) var. Alkol Kullaným Bozukluklarý. Özet Alkol Kullaným Bozukluklarý Uz. Dr. Ayhan KALYONCU*, Uz. Dr. Hasan MIRSAL* Özet Alkol kullaným bozukluklarý hem yetiþkinleri hem de gençleri etkileyen oldukça ciddi ve önemli bir saðlýk sorunudur. Alkolle

Detaylı

Depresyonda Tedavi: Genel Ýlkeler ve Kullanýlan Antidepresan Ýlaçlar

Depresyonda Tedavi: Genel Ýlkeler ve Kullanýlan Antidepresan Ýlaçlar Depresyonda Tedavi: Genel Ýlkeler ve Kullanýlan Antidepresan Ýlaçlar Sibel Örsel Doç. Dr., SSK Ankara Eðitim Hastanesi Psikiyatri Kliniði, Ankara Depresyondaki patoloji bir duygulaným, yani mevcut duygusal

Detaylı

Bir týbbi durumun ayýrýcý tanýsýnýn iyi yapýlabilmesi,

Bir týbbi durumun ayýrýcý tanýsýnýn iyi yapýlabilmesi, Þizofrenide Ayýrýcý Taný Doç. Dr. Can CÝMÝLLÝ* Bir týbbi durumun ayýrýcý tanýsýnýn iyi yapýlabilmesi, taný ölçütlerinin iyi belirlenmiþ olmasýna baðlýdýr. Oysa bu yazýnýn konusu olan þizofreninin ne olduðuna

Detaylı

Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi

Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi ARAÞTIRMA Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi Yalçýn M. Yarpuz 1, Ümit Aydoðan 2, Oktay Sarý 1, Aydoðan Aydoðdu 3, Gökhan Üçkaya 4,

Detaylı

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ Doç. Dr. Okan Çalıyurt Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD, Edirne Temel Kavramlar Madde kötüye kullanımı Madde bağımlılığı Yoksunluk Tolerans

Detaylı

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER Kistik Fibrozisli Çocuk ve Ergenlerde Psikopatoloji ve Tedavi Uyumu White T, Miller J, Smith GL ve ark. (2008) Adherence and psychopathology in children and adolescents with cystic

Detaylı

Kronik Aðrý Tedavisinde Psikiyatrik Yaklaþýmlar

Kronik Aðrý Tedavisinde Psikiyatrik Yaklaþýmlar Kronik Aðrý Tedavisinde Psikiyatrik Yaklaþýmlar Atilla SOYKAN*, Hakan KUMBASAR** ÖZET Herhangi bir patolojik lezyon, algýsal farklýlýklarla iliþkili olarak deðiþik þiddetlerde aðrýya yol açabilir. Hem

Detaylı

Aurasýz migren ile epizodik gerilim tipi baþaðrýsý: Psikiyatrik morbidite ve ayýrt edici diðer özelliklerin araþtýrýlmasý

Aurasýz migren ile epizodik gerilim tipi baþaðrýsý: Psikiyatrik morbidite ve ayýrt edici diðer özelliklerin araþtýrýlmasý Týp Araþtýrmalarý Dergisi 2005: 3 (1): 22-26 ARAÞTIRMA Aurasýz migren ile epizodik gerilim tipi baþaðrýsý: Psikiyatrik morbidite ve ayýrt edici diðer özelliklerin araþtýrýlmasý Melek Zeynep Saygýn 1, Esat

Detaylı

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler 46.ULUSAL PSİKİYATRİ KONGRESİ, 2010 Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler Dr.Canan Yücesan Ankara Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Akış Sitokinler ve depresyon Duygudurum bozukluklarının

Detaylı

Depresyon Tanýsý Almýþ Hastalarda Ölüm Kaygýsýnýn Araþtýrýlmasý

Depresyon Tanýsý Almýþ Hastalarda Ölüm Kaygýsýnýn Araþtýrýlmasý ARAÞTIRMA Depresyon Tanýsý Almýþ Hastalarda Ölüm Kaygýsýnýn Araþtýrýlmasý Investigation of Death Anxiety Among Depressive Patients Nilgün Öngider 1, Suna Özýþýk Eyüpoðlu 2 1 Psk.Dr., P.S. Yaþam Özel Aile

Detaylı

Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri

Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri Depresyonun Klinik Belirtileri Prof. Dr. Ali Kemal GÖÐÜÞ* Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri alanýnda deðil genel týpta da hekimlerin en sýk karþýlaþtýklarý belirtiler kümesidir. Bu belirtiler kümesi

Detaylı

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt II, Sayı 1, Sayfa 205-211, 1985 BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS Yıldız BATIRBAYGİL* Alparslan GÖKALP** Cleidocranial Dysostosis veya «Marie and Sainton» Sendromu

Detaylı

Migren hastasının tedavi öncesi değerlendirimi

Migren hastasının tedavi öncesi değerlendirimi Migren tedavisi Migren hastasının tedavi öncesi değerlendirimi Tanıyı doğrulama Genel-fiziki değerlendirme Migren ataklarının özellikleri! Tetik faktörler Atak fazları & semptomları en çok rahatsızlık

Detaylı

Eþtaný (komorbidite), iki ya da daha fazla. Depresif Bozukluklarda Eþtaný (Komorbidite) Özet

Eþtaný (komorbidite), iki ya da daha fazla. Depresif Bozukluklarda Eþtaný (Komorbidite) Özet Depresif Bozukluklarda Eþtaný (Komorbidite) Prof. Dr. Olcay YAZICI* Özet Diðer psikiyatrik bozukluklarda olduðu gibi depresif bozukluklarda da sýklýkla tabloya baþka organik ya da psikiyatrik hastalýklarýn

Detaylı

Dünyada ortalama yaþam süresinde beklenen

Dünyada ortalama yaþam süresinde beklenen Yaþlýlýk Çaðý Depresyonlarý Yrd. Doç. Dr. Kamil Nahit ÖZMENLER* Dünyada ortalama yaþam süresinde beklenen artýþ ile birlikte yaþlý nüfus sayýsýnda da artýþ olmuþ, 1950'lerde ortalama yaþam süresi 36 yýl

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

Bir Anadolu Þehrinde Psikiyatri Kliniðine Baþvuran Hastalarýn Hastalýk Açýklama ve Çare Arama Davranýþlarý

Bir Anadolu Þehrinde Psikiyatri Kliniðine Baþvuran Hastalarýn Hastalýk Açýklama ve Çare Arama Davranýþlarý ARAÞTIRMA Bir Anadolu Þehrinde Psikiyatri Kliniðine Baþvuran Hastalarýn Hastalýk Açýklama ve Çare Arama Davranýþlarý Patients' Who Admitted to Psychiatry Clinic in a Anatolian City Explanation Models for

Detaylı

Açıklama 2012-2013. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2012-2013. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK Duygudurum Bozukluklarında Gelecek Sınıflandırma ve Tedaviler Kürşat Altınbaş Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri

Detaylı

Akne Vulgaris ve Psikopatoloji Ýliþkisini Aydýnlatmaya Yönelik Bir Çalýþma

Akne Vulgaris ve Psikopatoloji Ýliþkisini Aydýnlatmaya Yönelik Bir Çalýþma ARAÞTIRMA Akne Vulgaris ve Psikopatoloji Ýliþkisini Aydýnlatmaya Yönelik Bir Çalýþma Orhan Murat Koçak 1, Gökçe Silsüpür 2, Canan Görpelioðlu 3, Emel Erdal 4 1 Uz.Dr., Kýrýkkale Üniversitesi Týp Fakültesi

Detaylı

Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite

Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite Bedensel Hastalýklarda Depresyon Uz. Dr. Özen ÖNEN SERTÖZ*, Prof. Dr. Hayriye ELBÝ METE* Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite ve mortaliteyi etkileyen önemli bir klinik sendromdur (Cassem 1991,

Detaylı

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD tayfunturan@hotmail.com Müracaat eden herkese muayenede uyku durumu sorulmalı İnsomnia (Uykusuzluk)

Detaylı

Psikiyatrik bozukluklarýn sýnýflandýrýldýðý kitaba. Somatizasyon Bozukluðu. Özet

Psikiyatrik bozukluklarýn sýnýflandýrýldýðý kitaba. Somatizasyon Bozukluðu. Özet Somatizasyon Bozukluðu Yrd. Doç. Dr. Levent SEVÝNÇOK* Özet Somatizasyon genel týpta ve konsültasyon-liyazon psikiyatrisinde sýk karþýlaþýlan karmaþýk bir sorundur. Somatizasyon belirtileri ile baþvurulara

Detaylı

Depresif Bozukluklarda Risk Etkenleri

Depresif Bozukluklarda Risk Etkenleri Depresif Bozukluklarda Risk Etkenleri Süheyla ÜNAL*, Levent KÜEY**, Cengiz GÜLEÇ***, Mehmet BEKAROÐLU***, Yunus Emre EVLÝCE****, Selçuk KIRLI***** ÖZET * Prof. Dr., Ýnönü Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri

Detaylı

Ýntiharýn Nörobiyolojisi #

Ýntiharýn Nörobiyolojisi # Ýntiharýn Nörobiyolojisi # Prof. Dr. Nevzat YÜKSEL* GÝRÝÞ Genel toplumda intihar sýklýðý yýllýk yüzbinde 10-20 kadardýr. Deðiþik ülkelerde bu oranlar yüzbinde 10 ile 40 arasýnda deðiþmektedir. Ýntihar

Detaylı

Depresyonda biyolojik tedaviler, farmakoterapi, Depresyonun Biyolojik Tedavileri. Özet

Depresyonda biyolojik tedaviler, farmakoterapi, Depresyonun Biyolojik Tedavileri. Özet Depresyonun Biyolojik Tedavileri Doç. Dr. M. Emin CEYLAN*, Dr. Beril YAZAN* Özet Depresyon oldukça yaygýn, bireyi günlük yaþamýndan koparan ve zaman zaman tekrarlayýcý bir gidiþ göstererek yaþam boyu devam

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Dersin Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Kredisi AKTS Yoğun Bakım Hemşireliği I YBH 501 I.Yarıyıl 3 T+4 U 5 10

DERS BİLGİLERİ. Dersin Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Kredisi AKTS Yoğun Bakım Hemşireliği I YBH 501 I.Yarıyıl 3 T+4 U 5 10 DERS BİLGİLERİ Yoğun Bakım Hemşireliği I YBH 501 I.Yarıyıl 3 T+4 U 5 10 Dersin Süresi (Dönemlik /Yıllık) Dersin Öğrenim Çıktıları Dersin İçeriği Önerilen Kaynaklar Prof. Dr. Fatma Eti Aslan Prof. Dr. Fatma

Detaylı

Son yýllarda teknolojinin ve yaþam kalitesinin

Son yýllarda teknolojinin ve yaþam kalitesinin Yaþlýlýk Çaðý Depresyonlarý Yrd. Doç. Dr. Lut TAMAM*, Dr. Seva ÖNER* Son yýllarda teknolojinin ve yaþam kalitesinin geliþimine koþut olarak ortalama insan ömrü uzamaktadýr. Bunun sonucunda yaþlý olarak

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

Depresyonda taný ve ayýrýcý taný sorununu ele. Depresyonda Taný ve Ayýrýcý Taný. Özet. Bunun yanýsýra aþaðýdaki belirtilerden en az 5 i bulunmalýdýr.

Depresyonda taný ve ayýrýcý taný sorununu ele. Depresyonda Taný ve Ayýrýcý Taný. Özet. Bunun yanýsýra aþaðýdaki belirtilerden en az 5 i bulunmalýdýr. Depresyonda Taný ve Ayýrýcý Taný Prof. Dr. Nevzat YÜKSEL* Özet Depresyonun ayýrýcý tanýsýnda iyi bir klinik öykü alýnmasý önemlidir. Bu öykünün týbbi ve psikiyatrik yönü üzerinde ayrý ayrý durulmalýdýr.

Detaylı

Yaygýn Anksiyete Bozukluðu Tanýlý Bireylere Verilen Psikoeðitimin Tedavideki Etkinliðinin Ýncelenmesi

Yaygýn Anksiyete Bozukluðu Tanýlý Bireylere Verilen Psikoeðitimin Tedavideki Etkinliðinin Ýncelenmesi ARAÞTIRMA Yaygýn Anksiyete Bozukluðu Tanýlý Bireylere Verilen Psikoeðitimin Tedavideki Etkinliðinin Ýncelenmesi The Efficacy of Psychoeducation as an Adjuvant Therapy in Generalized Anxiety Disorder Havva

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Klinik açýdan anksiyete, yaygýn anksiyete ve panik. Panik Bozukluðu. Özet

Klinik açýdan anksiyete, yaygýn anksiyete ve panik. Panik Bozukluðu. Özet TÜKEL R. Panik Bozukluðu Doç. Dr. Raþit TÜKEL Özet Panik bazukluðunun en temel özelliði çoðu kez nerede ve ne zaman ortaya çýkacaðý kestirilemeyen, tekrarlayýcý panik ataklarýnýn görülmesidir. Panik nöbetleri

Detaylı

ARAÞTIRMA RESEARCH ARTICLE Acil Servisine Baþvuran Zehirlenme Olgularýnýn Deðerlendirilmesi Dr. Gürkan Genç, Dr. Avni Saraç, Dr. Ülker Ertan Dr. Sami Ulus Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Hastanesi, ANKARA

Detaylı

Özgül Serotonin Geri Alým Engelleyicilerine Baðlý Kesilme Sendromlarý

Özgül Serotonin Geri Alým Engelleyicilerine Baðlý Kesilme Sendromlarý Özgül Serotonin Geri Alým Engelleyicilerine Baðlý Kesilme Sendromlarý Lut TAMAM* ÖZET Selektif serotonin geri alým inhibitörleri (SSRI) depresyon baþta olmak üzere, anksiyete bozukluklarý, obsesif kompulsif

Detaylı

Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý

Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý ARAÞTIRMA Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý Symptoms and Diagnosies of Patients Referring to A Child and Adolescent Psychiatry Outpatient Clinic

Detaylı

Siklotimik bozukluk, hipomani ve hafif þiddette

Siklotimik bozukluk, hipomani ve hafif þiddette Siklotimik Bozukluk Yrd. Doç. Dr. Adnan CANSEVER*, Prof. Dr. Aytekin ÖZÞAHÝN* Siklotimik bozukluk, hipomani ve hafif þiddette depresyon dönemlerinin sýk aralýklarla yer deðiþtirdiði, kronik bir duygudurum

Detaylı

Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným

Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným Çocukluk ve Ergenlik Döneminde Þizofreni: Klinik Özellikler Doç. Dr. Selahattin ÞENOL* Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným alanlarýnda bozulmayla seyreden ciddi bir ruhsal hastalýktýr. Ýlk

Detaylı

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD

Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD 1 Psikiyatride İlaç Etkisinin Hastalık merkezli Modeli 2 Alternatif İlaç merkezli İlaç Modeli 3 Fiziksel Tedaviler Ve Hastalık merkezli Model 1 Psikiyatride

Detaylı

11 KLÝNÝK ARAÞTIRMA Deri Kanserleri: 10 Yýllýk Deðerlendirme Skin Cancers: Retrospective Analysis of 10 Years Yrd.Doç.Dr.Arif TÜRKMEN Dr.Ömer BERBEROÐLU Doç.Dr.Mehmet BEKERECÝOÐLU Prof.Dr.Mehmet MUTAF

Detaylı

Parkinson hastalığı beyindeki hücre dejenerasyonu (işlev kaybı ile hücre ölümü) ile giden bir nörolojik

Parkinson hastalığı beyindeki hücre dejenerasyonu (işlev kaybı ile hücre ölümü) ile giden bir nörolojik Parkinson Hastalığı Nedir? Parkinson hastalığı beyindeki hücre dejenerasyonu (işlev kaybı ile hücre ölümü) ile giden bir nörolojik hastalıktır. Bu hastalıkta beyinde dopamin isimli bir molekülü üreten

Detaylı

Bilindiði gibi genel toplumda depresyonun görülme

Bilindiði gibi genel toplumda depresyonun görülme Genel Týpta Antidepresan Kullanýmý# Prof. Dr. Nevzat YÜKSEL* Bilindiði gibi genel toplumda depresyonun görülme sýklýðý %3-5 kadardýr. Bazý fiziksel hastalýklarda ise depresyon olasýlýðý %50'ye dek çýkmaktadýr.

Detaylı

Motorlu Araç Kazasý Geçiren Kiþilerde Akut Stres Bozukluðu Semptomlarýnýn Deðerlendirilmesi #

Motorlu Araç Kazasý Geçiren Kiþilerde Akut Stres Bozukluðu Semptomlarýnýn Deðerlendirilmesi # Motorlu Araç Kazasý Geçiren Kiþilerde Akut Stres Bozukluðu Semptomlarýnýn Deðerlendirilmesi # M. Tayfun TURAN*, Ertuðrul EÞEL**, Salih KELEÞ*** ÖZET Motorlu araç kazalarý akut stres bozukluðunun ve travma

Detaylı

Cloninger'in Mizaç ve Karakter Boyutlarý ile Kiþilik Bozukluklarý Arasýndaki Ýliþki

Cloninger'in Mizaç ve Karakter Boyutlarý ile Kiþilik Bozukluklarý Arasýndaki Ýliþki ARAÞTIRMA Cloninger'in Mizaç ve Karakter Boyutlarý ile Kiþilik Bozukluklarý Arasýndaki Ýliþki Haluk Arkar 1 1 Doç.Dr., Ege Üniversitesi Psikoloji Bölümü, Ýzmir ÖZET Amaç: Bu çalýþma, Svrakic ve arkadaþlarý

Detaylı

Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði

Detaylı

Hemodiyaliz ve Periton Diyalizi Uygulanan Hastalarda Psikiyatrik Bozukluklar, Algýlanan Sosyal Destek ve Yaþam Kalitesi Düzeylerinin Karþýlaþtýrýlmasý

Hemodiyaliz ve Periton Diyalizi Uygulanan Hastalarda Psikiyatrik Bozukluklar, Algýlanan Sosyal Destek ve Yaþam Kalitesi Düzeylerinin Karþýlaþtýrýlmasý ARAÞTIRMA Hemodiyaliz ve Periton Diyalizi Uygulanan Hastalarda Psikiyatrik Bozukluklar, Algýlanan Sosyal Destek ve Yaþam Kalitesi Düzeylerinin Karþýlaþtýrýlmasý The Comparison of Psychiatric Disorders,

Detaylı

DSM-II'de kronik depresyonlar kiþilik bozukluklarý. Distimik Bozukluk. Özet

DSM-II'de kronik depresyonlar kiþilik bozukluklarý. Distimik Bozukluk. Özet Distimik Bozukluk Doç. Dr. K. Oðuz KARAMUSTAFALIOÐLU*, Uz. Dr. Nesrin KARAMUSTAFALIOÐLU* Özet Sinsi baþlangýçlý, eþik altý þiddet ve kronik seyir gösteren bir depresyon türü olan distimik bozukluk sýk

Detaylı

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Lityum psikiyatri 1950 1980lerde lityum bazı antikonvülzanlara benzer etki Ayrı ayrı ve yineleyen nöbetler şeklinde ortaya çıkan manik depresyon ve epilepsi Böylece

Detaylı

Dissosiyatif Kimlik Bozukluðu: Taný ve Nozolojik Sorunlar

Dissosiyatif Kimlik Bozukluðu: Taný ve Nozolojik Sorunlar Dissosiyatif Kimlik Bozukluðu: Taný ve Nozolojik Sorunlar Vedat ÞAR* ÖZET Dissosiyatif kimlik bozukluðu dissosiyatif bozukluklarýn en aðýr ve kronik olanýdýr. Bir zamanlar sanýldýðýnýn aksine, DSM-IV taný

Detaylı

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ İLE KLİNİK DURUM ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI*

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ İLE KLİNİK DURUM ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI* ALKOL BAĞIMLILIĞINDA ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ İLE KLİNİK DURUM ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI* Kalyoncu, A., Pektaş, Ö., Mırsal, H., Şatır, T., Pektaş, A., Mırsal, N., Yılmaz, S., Beyazyürek, M.

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse Perinatal Depresyon gebelik süresince veya gebeliği takip eden ilk 12 ay boyunca

Detaylı

Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi

Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi Dersin Adı ve Kodu: Psik 302 Psikopatoloji Dersin ön koşulları: Yok Ders yeri(sınıf): 312 nolu sınıf Ders Günü ve Saati: Salı: 08:30-11:20 Kredisi:

Detaylı