ISBN:

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ISBN: 978-605-63275-0-6"

Transkript

1 ISBN:

2 Osteoporozda Tanı ve Tedavi 2012

3 Editörler Prof. Dr. Jale Meray Prof. Dr. Özlen Peker Editör Yardımcıları Prof. Dr. Özlem El Doç. Dr. Zafer Günendi ISBN: Adres : Ataköy 4. Kısım O-121 Blokları, Kat:3 D:6 Bakırköy, İstanbul, Türkiye Tel. : Faks : E-posta : Yayınevi / Publishing House Molla Gürani Mah. Kaçamak Sokak No: 21, Fındıkzade-İstanbul-Türkiye Tel.: Faks: E-posta: Baskı: Özgün Ofset Tic. Ltd. Şti. Baskı Tarihi: Ekim 2012

4 İlim ve fen ve ihtisas nerede varsa, sanat nerede varsa gidip, öğrenmeye mecburuz MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

5 ÖNSÖZ Sayın Meslektaşlarımız, Osteoporoz, yaşam kalitesini bozan, fiziksel, sosyal ve psikolojik yönden bireyleri kısıtlayan, yaygın ve önemli bir sağlık sorunudur. Günümüzde kabul gören tanımına göre osteoporoz: düşük kemik kütlesi ve kemik mikromimari yapısında bozulma sonucunda kemik kırılganlığındaki artıştır. Osteoporozdan doğan kırıklar yaşamı olumsuz etkileyen komplikasyonların başında gelir. Osteoporoz ve komplikasyonlarının tedavisi için yapılan harcamalar yanı sıra, kişilerin iş gücü kayıpları sosyoekonomik boyutu daha da etkin kılar ve osteoporoz, insan ömrü uzadıkça önemli bir toplum sorunu haline gelir. Bu bilgiler bağlamında koruyucu hekimlik hizmetlerinin osteoporoz hastalığı yönünden de önemi açıktır. Birçok durumda olduğu gibi kemik sağlığının korunması için alınabilecek önlemler ve eğitim koruyucu sağlık hizmetlerinin temelini oluşturur. Bu amaçlarla kurulmuş olan Türkiye Osteoporoz Derneği nin temel hedefi de gerek meslektaşlarımızı gerekse halkı osteoporozdan korunma ve tedavisi ile ilgili konularda bilgilendirmektir. Bu amaçla dünya verileri takip edilir, ülkemize ait veriler toplanır, sempozyum, kongre ve toplantılar düzenlenir. Halk eğitim günlerinde osteoporozdan korunma ve tedavi ile ilgili bilgiler paylaşılarak çalışmaların Türkiye de farklı bölgelere yayılması hedeflenir. Aynı nedenlerle, derneğimiz tarafından kuruluşundan beri eğitim CD leri, broşürler, dergi ve kitaplar hazırlanır. Osteoporozda Tanı ve Tedavi kitabı da gerek ülkemize ait verileri, gerekse ulusal ve uluslar arası bilgileri, en yeni görüşleri sizlerle paylaşmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitaba emek veren, konularındaki deneyim ve birikimleri bizlerle paylaşan tüm yazarlara-hocalarımıza çok teşekkür ederiz. Bilgi aktarımlarının paylaşılacağı çalışma ortamlarında sizlerle buluşmak dileğiyle... Prof. Dr. Jale Meray, Prof. Dr. Özlen Peker

6 İÇİNDEKİLER OSTEOPOROZ TANIMI VE SOSYOEKONOMİK BOYUTU 1 OSTEOPOROZDA TEMEL FİZYOPATOLOJİ 8 EPİDEMİYOLOJİ-TÜRKİYE ÇALIŞMASI FRACTURK 22 OSTEOPOROTİK KIRIKLAR VE DÜŞMELER İÇİN RİSK DEĞERLENDİRMESİ 35 OSTEOPOROZDA KLİNİK DEĞERLENDİRME 45 TANI YÖNTEMLERİ 50 DXA YORUMLAMA VE KISITLILIKLARI KİMLER TEST EDİLMELİ? 60 DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ KIRIK RİSKİ ARACI: FRAX 71 OSTEOPOROZDA İLAÇ DIŞI TEDAVİLER TÜM HASTALAR İÇİN GENEL ÖNERİLER 83 KİMLERİ TEDAVİ EDELİM? 92 POSTMENOPOZAL OSTEOPOROZ MEDİKAL TEDAVİSİ 94 ERKEK OSTEOPOROZUNDA TEDAVİ 118 YAŞLI OSTEOPOROZU 131

7 OSTEOPOROZ TANIMI VE SOSYOEKONOMİK BOYUTU Prof. Dr. Jale Meray*, Prof. Dr. Özlen Peker** Prof. Dr. Özlem El**, Doç. Dr. Zafer Günendi* *Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Ankara **Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, İzmir Düşük kemik mineral yoğunluğu ve kemik dokunun mikroyapısında bozulma ile karakterize, kemik frajilitesinde ve kırık riskinde artışa neden olan sistemik bir iskelet hastalığı olarak tanımlanan osteoporoz genellikle kırık ortaya çıkana kadar ağrısız seyreden bir durumdur. Postmenopozal osteoporoz oldukça yaygın bir hastalıktır ve 50 yaşından sonra kadınlarda yaşam boyu kırık görülme oranı %40 dan daha fazladır. Vertebra, el bileği ve kalça en sık osteoporotik kırık görülen bölgelerdir. Osteoporoz kırık ile olan bu ilişkisi nedeni ile yüksek mortalite, morbidite ve sosyal maliyeti olan çok önemli bir sağlık problemidir. Tüm dünyada ortalama yaşam süresinin uzaması nedeni ile yaşlı nüfusun artması osteoporozun önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına neden olmaktadır. Osteoporotik kırıklar yaşlı populasyonda mobilite kaybına ve kendine bakım aktivitelerinin yerine getirilmesindeki güçlükler nedeni ile de önemli oranda yaşam kalitesinde bozulmaya neden olmaktadır. Kalça ve vertebra kırıkları sonrasında hastaneye yatış, immobilizasyon, pnömoni ve tromboembolik olayların ortaya çıkmasının kolaylaşması nedeni ile bir yıllık mortalite oranları %20 lere kadar çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü osteoporozda kalça, femur boynu ve lomber omurgada kemik mineral yoğunluk ölçümüne dayanan dört tanısal kategori belirlemiştir. Normal: T-skoru 1,0 veya üzerinde; (genç erişkin bir kadının değerleri ile karşılaştırılınca), Osteoporoz: T-skoru 2,5 veya altında; Düşük kemik kütlesi (Osteopeni): T-skoru 1,0 ile 2,5 değerleri arasında kullanılmalıdır. Yerleşmiş osteoporoz: T-skoru 2,5 veya altında ve en az 1 frajilite kırığı bulunması 1

8 2 OSTEOPOROZ TANIMI VE SOSYOEKONOMİK BOYUTU DXA ile yapılan osteoporoz tanımlaması yanında kişisel risk faktörlerinin ve ülkelerde görülen kalça kırığı prevelansının da kullanılmasıyla 10 yıllık kırık riski hesaplamalarının yapılması ve tedavide bunun da göz önüne alınması vurgulanmaktadır. Bu amaçla Dünya sağlık örgütü tarafından osteoporozu ve osteopenisi olan hastalarda kırık riskinin belirlenmesi amacıyla 2008 yılında FRAX aracı geliştirilmiştir. Kemik mineral yoğunluk ölçümleri ile birlikte risk faktörleri de sorgulanarak kişinin 10 yıllık majör osteoporotik kırık riski hesaplanabilmektedir. Ülkemizde de yapılan FRACTURK çalışması verilerinin de kullanılması ile bu risk hesaplamaları artık Türk toplumu için de yapılabilmektedir. Bir kırık ortaya çıktıktan sonra amaç tekrarlayan kırıkların önlenmesidir. Ancak risk hesaplamalarının yapılarak uygun tedavilerin düzenlenmesi ve iyi hasta izlemi ile ilk kırığın ortaya çıkışını önlemek hedef olmalıdır. Sosyal ve Ekonomik Boyut Dünya çapında yaşlı populasyonun artmasıyla, yaşlılığa bağlı tüm kronik hastalıklarda olduğu gibi osteoporoz prevalansı da önemli bir şekilde artmaktadır. Tüm etnik populasyonu ve her iki cinsiyeti de etkileyebilen bir problemdir. Hipertansiyon ve diyabetle birlikte osteoporoz, toplumu en sık etkileyen hastalıklar arasında yer almaktadır. Birincil osteoporoz genellikle 45 yaşından sonra başlar ve yaşla birlikte sıklığı artar. Gelişmiş ülkelerde artmış yaşam beklentisi nedeniyle daha sık gözükmektedir. Gerçek prevalans bilinmemekle birlikte tahmini prevalans kullanılan osteoporoz tanımlamasına ve veri kaynaklarına göre değişmektedir. Kemik mineral yoğunluğu verilerine göre 50 yaşın üzerinde en yüksek prevalans beyaz kadınlarda bulunmuş (%20), siyah ırkta ise %5 oranında saptanmıştır. Ulusal sağlık bakımı hizmet verilerine göre (osteoporoz tanı kodu ya da osteoporoz ile ilişkili kırık tanısı verileri) osteoporoz prevalansı %29,7 (kadınlarda %42,5, erkeklerde %10,1) olarak bildirilmiştir. Prevalans kadınlarda daha fazladır ve yaşla birlikte artmaktadır. Yıllık osteoporotik kırık insidansı ise Amerika da 2005 yılında 2 milyon olarak bulunmuştur. Türkiye de ise osteoporoz prevalansı 50 yaş üzerinde erkeklerde %7,5, kadınlarda ise %12,9 dur. Osteoporozun en önemli klinik sonuçları kırıklar ve ilişkili komplikasyonlardır. Osteoporozun kırıklar ile olan ilişkisi bu hastalığı önemli bir halk sağlığı sorunu haline getirmektedir. Kırıklar yaşla birlikte belirgin bir şekilde artmaktadır. 45 yaşından sonra gelişen kırıkların %70 i osteoporoz ile ilişkilendirilmektedir.

9 OSTEOPOROZ TANIMI VE SOSYOEKONOMİK BOYUTU 3 Osteoporotik kırıklar beyaz ırkta ve kadınlarda daha fazladır. Siyah ırkın kemik mineral yoğunluğu daha fazladır, ek olarak kas ve yağ kütlesinin de fazla olması kırıklardan koruyucu rol oynamaktadır. Her 8 kadından birinde meme kanseri görülürken, her 3 kadından birinde osteoporotik kırık gelişmektedir. Erkeklerde menopoz sonrası kadınlarda görülen hızlı kemik kaybı yoktur, kortikal kayıp daha azdır ve kortikal kalınlık daha fazladır. Bu nedenlerle erkeklerde apendiküler kemik kırıkları daha azdır. Beyaz ırkta 50 yaşındaki kadınların %40 ının, erkeklerin ise %13 ünün ileri yaşamlarında kırık geçireceği tahmin edilmektedir. Yirminci yüzyılın sonlarında Avrupa da ve Amerika da osteopororotik kırık insidansında, özellikle de kalça kırığı insidansında, olasılıkla giderek azalan fiziksel aktivite ve artan düşme riski nedeniyle artış bildirilmiştir. Ülkemizde de benzer şekilde kalça kırıkları insidansında son 20 yılda belirgin artış olmuştur. Kırıkların patogenezi osteoporozla beraber artan yaş, düşme riski gibi bir çok faktöre bağlıdır. Osteoporotik kırıkların görüldüğü en sık bölgeler omurga, kalça ve distal ön koldur. Kırıklar tam olarak iyileşebileceği gibi önemli morbidite ve mortaliteye de neden olabilir. Humerus, pelvis, kosta, klavikula ve alt ekstremite kırıkları da nadir olarak osteoporoz ile ilişkili olabilmekte ve morbidite artışından sorumlu olmaktadır. Osteoporoz ve osteoporotik kırıklar ağrı, dizabilite artışı, fiziksel kısıtlılıklar ve bağımsızlığın azalması, psikososyal bozukluklar ve yaşam kalitesinde azalma gibi morbiditeler ile ilişkilidir. Osteoporotik kırıklardan sonra hastaların %7-8 inde kalıcı sakatlıklar gelişmekte ve uzun süreli bakım ihtiyacı oluşmaktadır. Tam olarak iyileşenlerde bile düşme ve tekrar kırık gelişme korkusu olabilmekte ve bu durum da bireylerin aktivitelerini ciddi şekilde kısıtlamalarına neden olmaktadır. Kırıklara bağlı artmış morbidite ve bununla ilişkili olarak azalmış bağımsızlık hastanın diğer kişiler ve aile bireyleri ile olan ilişkilerini ve sosyal rolünü de önemli miktarda etkilemektedir. Özellikle kalça kırıkları ile ilişkili mortalite ve morbidite yüksektir. Genellikle düşmeler, özellikle de arkaya ve yana doğru düşmeler, sonrası olmakta ve kadınlarda daha fazla görülmektedir. Ulusal verilerimize göre kalça kırığı oranları yaş arasında her iki cinsiyette de benzer bulunurken, 64 yaşından sonra kadınlarda kalça kırık oranı daha baskın hale gelmektedir. Kalça kırıkları, omurga ve distal ön kol kırıklarından farklı olarak hemen her zaman hastane başvurusu gerektirdiğinden kalça kırıkları ile ilişkili verilere ulaşmak daha kolaydır. Kalça kırıkları insidansında coğrafik değişim gözlenmekle birlikte Avrupa ve Amerika da kadınlarda yaşam boyu kalça kırığı riski %14-20 arasındadır. Türkiye de de 50 yaşındaki bir kadında yaşam boyu kalça kırığı riski (%15) benzer orandadır, erkeklerde ise bu oran (%3,5) daha düşüktür. İskandinavya ülkelerinde diğer Avrupa ülkeleri ve Amerika dan daha fazla gözlenmektedir. Kalça kırıkları hemen her zaman hastanede yatış gerektirmektedir ve genellikle hastanede kalış zamanı

10 4 OSTEOPOROZ TANIMI VE SOSYOEKONOMİK BOYUTU ortalama 30 gündür. Kalça kırıklı hastaların yarısından azı önceki bağımsızlık düzeylerine ulaşırken %20 si uzun süreli bakım hizmeti gerektirmektedir. Kırık sonrası cerrahi gecikirse prognoz daha da kötüleşir. Mortalite oranları kalça kırığı sonrası ilk yıl içinde %20 lere varmaktadır ve özellikle kırık öncesi sağlık durumu bu oranları büyük oranda etkilemektedir. Mortalite, büyük olasılıkla komorbiditelerin daha fazla görülmesi nedeniyle erkeklerde daha fazladır ve olay sonrası erken dönemde en yüksek orandadır. Kalça kırığı sonrası 50 yaş üzerindeki erkeklerin %8 i, kadınların ise %3 ü hastanede iken ölmektedir. Bir yıl sonraki mortalite ise erkeklerde 1/3, kadınların ise 1/5 oranlarında bildirilmektedir. Omurga kırıkları ise genellikle asemptomatik olduğu için insidansını tahmin etmek güçtür. Tüm osteoporotik kırıklar içinde en sık gözükenidir. Kadınlarda daha fazla oranda görülmekle birlikte yaşla insidansı artmaktadır. Kalça kırıklarında olduğu gibi insidansda belirgin bir coğrafik varyasyon gözlenmemektedir. Avrupa da yaş arası kadın ve erkeklerde omurga kırığı prevalansı %12 olarak saptanmıştır. Omurga kırıkları spontan ya da eğilme, kaldırma gibi normal aktivitelerin sonucu gelişebilir. Yaklaşık 1/3 ü akut sırt ağrısına neden olur ve ağrı sıklıkla göğüs kafesine ve abdomene yayılır. Ağrı zamanla düzelir, fakat genelde tam olarak geçmez. Semptomatik omurga kırıkları yaşam kalitesinde önemli miktarda azalmaya neden olmaktadır ve bu azalma omurga kırık sayısı ve ciddiyeti arttıkça daha fazla olmaktadır. Nadiren hastanede kalış gerektirir. Omurga kırıklarının ağrı dışında getirdiği morbiditeler boy kısalması ve artmış kifozdur. Kifoza bağlı uzanma, eğilme gibi aktivitelerde kısıtlanma olabilmektedir. Çoklu torakal omurga kırıkları restriktif akciğer hastalığına neden olabilmektedir. Lomber omurga kırıkları ise abdominal anatomide değişiklikle sonuçlanarak abdominal ağrı, distansiyon, konstipasyon ve erken doyma gibi semptomlara neden olabilmektedir. Ayrıca omurga kırıklarının neden olduğu vücut imajı değişiklikleri kendine güven ve saygının azalmasına neden olabilmekte ve bu durum da sosyal izolasyon ile sonuçlanmaktadır. Omurga kırıklarından sonra da mortalite artabilmektedir. Ancak bu genellikle altta yatan hastalığa bağlıdır. Kalça kırıklarından farklı olarak mortalite artışı kırık sonrası geç dönemde olmaktadır. Omurga kırığı sonrası yaşam oranında birinci yılda %7, beşinci yılda %13 azalma saptanmıştır. Distal ön kol kırıkları genellikle ileriye doğru uzatılmış el üzerine düşmekle gelişir, orta yaş ve yaşlılıkta sıktır. Kadınlarda erkeklere göre 4 kat daha sık rastlanır. Kadınlarda insidans menopoz sonrası artmakta, yaşları arasında pik yapmaktadır. Erkeklerde ise yaşla ilişkili insidans artışı kadınlardaki kadar belirgin değildir. Distal ön kol kırıkları genellikle ağrılıdır ve iyileşmesi için cerrahi ya da manipulatif işlemler ve 4-6 hafta immobilizasyon gerekir. Kırık sonrası algodistrofi sık gözükür. Distal ön kol kırıkları el fonksiyonlarını gerektiren

11 OSTEOPOROZ TANIMI VE SOSYOEKONOMİK BOYUTU 5 spesifik aktivitelerde dizabiliteye neden olabilmektedir. Mortalite artışına neden olmaz fakat diğer osteoporotik kırıkların oluşma riskini arttırmaktadır. Osteoporotik kırık gelişimi, gelecekte aynı bölgede ya da başka bir bölgede yeni bir kırık oluşumu için risk faktörüdür. Distal ön kol kırığını takiben kalça kırığı gelişme riski yaklaşık 2 kat, omurga kırığı sonrası kalça kırığı gelişme riski yaklaşık 4-5 kat artmıştır. Omurga kırığı sonrası yeni bir omurga kırığı riski ise 7-10 kat fazladır. Omurga kırığı gelişen kadınların %20 sinde 1 yıl içinde yeni bir omurga kırığı gelişir. Distal ön kol kırığından sonra omurga kırığı gelişme riski her yaşta artmaktadır. Kalça kırıkları sonrası da kırık riski 2.5 kat artmaktadır. Bu veriler osteoporotik kırıklı bir hastanın gelecekteki kırık olasılığını azaltmak için acil ve detaylı bir şekilde değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin kapsamlı bir şekilde alınmasının önemini arttırmaktadır. Osteoporoz ve osteoporotik kırıklar sağlık bakım sistemine önemli miktarda ekonomik yük getirmektedir. Osteoporozun ekonomik maliyeti kronik obstruktif akciğer hastalığı, myokard enfarktüsü, inme ve meme kanseri gibi diğer önemli hastalıkların maliyetleri ile benzer düzeydedir. Yaşlanan populasyon ile birlikte bu durum giderek artan bir halk sağlığı problemi olmaktadır. Amerika da yaklaşık olarak den fazla hastane başvurularına ve kadar bakım evi başvurularına neden olmaktadır. Osteoporozun neden olduğu total maliyeti hesaplamak güçtür. Akut hastane hizmetleri, hastane sonrası bakım ve medikasyonlar direk maliyeti oluştururken, hasta ve bakım veren aile bireyleri için iş gücü kayıpları da indirek maliyeti oluşturmaktadır. Osteoporoz maliyetini tahmin etmede iki ana metod kullanılmakta; osteoporozlu bireyin yıllık masrafını osteoporoz tanısı olmayan benzer hastalarınkilerle karşılaştırmak ve osteoporotik kırıkların maliyetini kullanarak osteoporozun total maliyetini tahmin etmek. Bu yaklaşımlara göre osteoporoz ile ilişkili yıllık medikal maliyet Amerika da milyar Dolar olarak tahmin edilmektedir. Avrupa da ise bu oran daha fazladır (36 milyar Euro). Bu maliyetin önemli bir kısmını kalça kırıkları ile ilişkili harcamalar oluşturmaktadır. Bu harcamalardan da büyük oranda hastane yatışları, taburculuk sonrası evde ya da bakım merkezlerinde gerçekleştirilen bakımlar sorumludur. Poliklinik hizmetleri ise maliyetin az kısmını oluşturmaktadır. Akut hastanede kalış süresini kısaltma çalışmaları maliyeti azaltmak için uygun bir girişim gibi gözükmektedir. Tüm evde bakım ve hemşire hizmeti başvurularının %74 ü osteoporoz ile ilişkilidir. Kalça kırıkları osteoporotik kırıklarla ilişkili akut hastane masraflarının %90 ını oluşturmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde ise osteoporotik kırıklar ile ilişkili maliyet verisi kısıtlıdır. Türkiye de kalça kırıkları ile ilişkili akut hastane maliyeti hasta başına ortalama 5983 Dolar olarak bulunmuştur. Yaşlanan populasyon nedeniyle kalça kırıkları ve ilişkili maliyetin

12 6 OSTEOPOROZ TANIMI VE SOSYOEKONOMİK BOYUTU 2040 yılında 2-3 kat artacağı tahmin edilmektedir. Omurga kırıklarının getirdiği mali yük ise esas olarak poliklinik hizmetleri, hemşirelik bakım hizmeti ve iş gücü kayıpları nedeniyledir ve çoğu da ciddi ya da çoklu omurga kırıklarına bağlıdır. Osteoporotik kırık gelişmeden önce risk altındaki bireyleri tanımlayabilmek ve bu sayede alınabilecek önleme girişimleri osteoporozun getirdiği sosyal ve ekonomik maliyeti önemli oranda azaltabilecektir. Osteoporoz kırık gelişene kadar asemptomatik bir hastalıktır. Günümüzde osteoporoz tanısı için DXA ile kemik mineral yoğunluğu (KMY) ölçümü kullanılmaktadır. Fakat tek başına kırık riskinin değerlendirilmesinde kullanılamaz. Çünkü kırık riski, KMY den başka kemik ile ilgili diğer faktörler ve düşme ile ilgili faktörlerden de etkilenmektedir. Bu nedenlerle osteoporoz için evrensel bir tarama programı ekonomik olarak uygun değildir. Erken menopoz, kronik steroid kullanımı gibi risk altındaki kişilere yönelik tarama ise daha uygun bir alternatif olabilir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 50 yaş üzeri erkek ve kadınlarda kullanılabilen 10 yıllık kırık olasılığını gösteren kırık risk algoritması geliştirilmiştir. Bu algoritmada hem femur boynu KMY, hem de klinik risk faktörleri kırık riskini belirlemede kullanılır. Fakat bu algoritmada dezavantaj olarak önceki düşme hikayesi dışında düşme ile ilişkili risk faktörleri sorgulanmamaktadır. Esas olarak genel toplum sağlığı programları ile halk eğitimi, osteoporoz ve ilişkili kırıkların önlenmesi açısından maliyet-etkin bir yaklaşım olacaktır. Doruk kemik yoğunluğu yaşları arasında kazanılmaktadır. Bu nedenle bu yaşlardan önce başlayacak uygun diyet ve egzersiz programları doruk kemik kütlesinin daha yüksek olmasını sağlayacaktır. Fakat daha ileri yaşlarda başlanacak egzersizin de kemik sağlığı üzerine yararlı etkileri göz ardı edilemez. Dolayısıyla kemik sağlığı ve ileri yaşlarda düşmeleri önleme girişimleri açısından tüm toplumun uygun halk sağlığı programları ile bilinçlendirilmesi önemlidir. Sonuç olarak osteoporoz bireye ve topluma önemli etkileri olan bir hastalıktır. Aynı zamanda sağlık bakım sistemlerine getirdiği ekonomik yük de oldukça fazladır. Bu nedenle hem osteoporoz hem de osteoporotik kırıklar gelişmeden önce alınacak önlemler asıl üzerinde durulması gereken konulardan biri olmalıdır. Tanısal teknolojideki gelişmeler ve kırık riskini belirleme yolları hastalığı erken tanıma ve kırık olmadan önlem alma olasılığını beraberinde getirmektedir. Toplumun bu konudaki dikkatinin arttırılması da bireylerin ve ailelerin yaşam stillerini değiştirmelerine neden olması açısından önemlidir. Doruk kemik kütlesi gelişmeden önce başlanacak düzenli egzersiz ve uygun diyet tüketimi, her yaşta sigara-alkol tüketimi gibi risk faktörlerinin azaltılması ve özellikle ileri yaşta düşmeleri önleme girişimleri gerekli yaşam stili değişikliklerindendir.

13 OSTEOPOROZ TANIMI VE SOSYOEKONOMİK BOYUTU 7 Kaynaklar 1. Becker DJ, Kilgore ML, Morrisey MA. The societal burden of osteoporosis. Curr Rheumatol Rep 2010;12(3): Blume SW, Curtis JR. Medical costs of osteoporosis in the elderly Medicare population. Osteoporos Int 2011;22(6): Burge R, Dawson-Hughes B, Solomon DH, Wong JB, King A, Tosteson A. Incidence and economic burden of osteoporosis-related fractures in the United States, J Bone Miner Res 2007;22(3): Cheng H, Gary LC, Curtis JR, Saag KG, Kilgore ML, Morrisey MA, et al. Estimated prevalence and patterns of presumed osteoporosis among older Americans based on Medicare data. Osteoporos Int 2009;20(9): Clinician s Guide to Prevention and Treatment of Osteoporosis. National Osteoporosis Foundation. Washington DC, Colón-Emeric C, Kuchibhatla M, Pieper C, Hawkes W, Fredman L, Magaziner J, et al. The contribution of hip fracture to risk of subsequent fractures: data from two longitudinal studies. Osteoporos Int. 2003;14(11): Compston J. Osteoporosis: social and economic impact. Radiol Clin North Am 2010;48(3): Johnell O, Gullberg B, Allander E, Kanis JA. The apparent incidence of hip fracture in Europe: a study of national register sources. MEDOS Study Group. Osteoporos Int 1992;2(6): King E, Li G. The social and financial costs of osteoporosis. In: Deng H, Liu Y (eds): Current topics in osteoporosis. World Scientific NJ: USA; p Looker AC, Orwoll ES, Johnston CC Jr, Lindsay RL, Wahner HW, Dunn WL, et al. Prevalence of low femoral bone density in older U.S. adults from NHANES III. J Bone Miner Res 1997;12(11): Nakipoğlu GF, Özgirgin N. Epidemiyoloji. In: Kutsal YG, Arasıl T (eds): Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyonda Yeni Ufuklar: Osteoporoz. Güneş Tıp Kitabevleri: Ankara; p Prevention and Management of Osteoporosis: Report of a WHO Scientific Group. World Health Organization. Geneva: Switzerland; p Tanriover MD, Oz SG, Tanriover A, Kilicarslan A, Turkmen E, Guven GS, et al. Hip fractures in a developing country: osteoporosis frequency, predisposing factors and treatment costs. Arch Gerontol Geriatr 2010;50(3):e Tuzun S, Eskiyurt N, Akarirmak U, Saridogan M, Senocak M, Johansson H, et al. Incidence of hip fracture and prevalence of osteoporosis in Turkey: the FRACTURK study. Osteoporos Int 2011; van Staa TP, Dennison EM, Leufkens HG, Cooper C. Epidemiology of fractures in England and Wales. Bone 2001;29(6):

14 OSTEOPOROZDA TEMEL FİZYOPATOLOJİ Prof. Dr. Tansu Arasıl Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi, Ankara İskelet, vücutta vital organları koruyan, kas bağlantıları için etkin bir bölge olan ve kemik iliğine ev sahipliği yapan rijid bir çerçevedir. Total vücut kalsiyumunun %99 unu içerir ve kalsiyumun korunmasında, fosfat homeostazında önemli bir rol oynar ve bu iyonların dışarı, içeri taşınabilmesi için bir depo oluşturur. İskeleti oluşturan kemik ise, içinde kemik mineralinin depolandığı ekstrasellüler matriksten oluşan son derece özel bir dokudur. Kemik matriksi tip 1 kollajen, proteoglikanlar, osteopontin, osteokalsin, matriks GLA protein, trombospondin, fibronektin ve kemik sialoproteinleri dahil birçok non-kollajen proteinden oluşur (Şekil 1). Ayrıca, insülinbenzeri büyüme faktörleri (IGF ler), transforming büyüme faktörü beta (TGFβ), fibroblast büyüme faktörleri (FGF ler), trombosit-kökenli büyüme faktörleri (PDGF ler) ve kemik morfogenetik proteinler (BMP ler) dahil büyüme faktörlerinin de zengin bir deposudur. Kemik minerali ağırlıklı olarak hidroksiapatitten oluşur. Kemiğin makroskopik düzeyde kortikal (kompakt) ve trabeküler (kansellöz) kemik olmak üzere iki tipi vardır: kortikal kemik iskeletin yaklaşık %80 ini İnorganik (mineral): hidroksiapatit Kollajen (tip I) %70 %85 %85 %22 %15 %15 Su Organik Non-kollajen proteinler Ekstraselüler Selüler protein Şekil 1. Kemik kompozisyonu 8

15 OSTEOPOROZDA TEMEL FİZYOPATOLOJİ 9 oluşturur; uzun kemiklerin şaftlarında ve yassı kemiklerin dış yüzeylerinde bulunur; trabeküler kemik ise başlıca uzun kemiklerin uçlarında (metafiz ve epifiz) ve yassı kemiklerin iç kısımlarında ve vertebralarda bulunur. Kortikal kemik, kan ve lenfatik damarlar, sinirler ve konnektif doku içeren santral kanalların (Haversian sistemler) etrafında konsantrik şekilde düzenlenmiş kompakt kemikten oluşur. Trabeküler kemik ise, kemik iliğinde yer alan birbirine bağlı plakalardan oluşur. Kemiğin gücü, kollajenöz proteinler (gerilme direnci) ve mineralize osteoid (kompressif direnç/basınca dayanma) ile belirlenir. Kortikal kemiğin mekanik gücü çapı ile (veya cross-sectional alan ile) artar ve kalınlığı da yaşlılıkta olduğu gibi kortikal porozite ile azalır; kansellöz kemiğin gücü ise özellikle trabeküllerin sayısı, kalınlığı ve horizontal bağlantıları ile belirlenir. Kemikte osteoklastlar, osteoblastlar ve osteositler olarak adlandırılan üç tip kemik hücresi vardır. Osteoklastlar monosit/makrofaj soyunun hematopoietik hücrelerinden köken alan kemik-rezorbe edici hücrelerdir. Farklılaşmış osteoklastlar ise kemiğin yüzeyine odaklı kırışık membranlı multinükleer hücrelerdir, kemik matriksinin çözünmesi/sindirimi için gerekli matriks metalloproteinazları ve katepsin K gibi asit ve enzimleri salgılarlar. Osteoblastlar pluripotent stromal kök hücrelerinden (MSC ler) türemişlerdir ve ana fonksiyonları osteoidin sentezi ve sonraki mineralizasyonudur. Mineralizasyon için tip 1 kollajen ve alkalen fosfataz (ALP) gibi osteoblast aktivitesinin belirteçleri olan iki faktör gerekir. Ek olarak bu hücreler osteoklast gelişimini ve fonksiyonunu düzenleyen birçok faktör üretirler. Osteositler, son derece farklılaşmış osteoblastlardır ve kemik matriksine gömülüdürler. Kemik yüzeyinde kemik ekstrasellüler sıvısı içeren yaygın kanalcıklar şebekesi ile birbirlerine ve osteoblastik hücrelere bağlıdırlar ve mineralize kemik matriksini sentez etmedeki yeteneklerini muhafaza etseler de etmeseler de, erişkin iskeletindeki kemik hücrelerinin yaklaşık %90 ını oluştururlar. Osteositler kemikte fiziksel zorlamaları algılama, uygun modeling veya remodeling yanıtının başlatılması için mekanosensörler olarak hareket ederler. Kemik rezorpsiyonu ve kemik depolanması arasındaki denge, iki ana hücre tipi olan osteoklastlar ve osteoblastlar arasındaki aktivitelerle belirlenir (Şekil 2). Osteoklastların hücre membranında son derece aktif iyon kanalları olup, protonları ekstrasellüler mesafenin içine pompalarlar, böylece kendi mikroçevreleri içinde ph yı düşürürler. ph daki bu düşme kemik mineralini çözer, eritir. Bu iki hücre tipinin aktiviteleri arasındaki denge, kemiğin yapımını, korunmasını veya kaybını yönetir. Bu hücrelerin aktiviteleri büyük oranda iç içedir. Tipik kemik remodeling siklusunda önce osteoklastlar aktive olarak kemik rezorpsiyonuna yol açarlar. Kısa bir reversal fazdan sonra osteoblast öncüleri tarafından rezorpsiyon çukurları işgal edilir ve osteoblastların progressif dalgaları şeklinde kemik formasyonu

16 10 OSTEOPOROZDA TEMEL FİZYOPATOLOJİ Aktive dendritik hücre Aktive dendritik hücre RANKL RANK OPG Pre-füzyon osteoklast Çok hücreli osteoklast Aktive T lenfositler B lenfositler Osteoblastlar veya kemik iliği stromal hücreleri Aktive osteoklast Kemik formasyonu Kemik rezorbsiyonu Şekil 2. Osteoklastların farklılaşması başlar, yeni kemik matriksi oluşur. Kemiğin formasyon fazı tipik olarak rezorpsiyon fazından çok daha uzun olduğundan, remodeling aktivitesindeki herhangi bir artış kemikte net kayba yol açma eğilimindedir. Bu sürecin çeşitli evrelerinde prekursörler, osteoklastlar ve osteoblastlar, çeşitli sinyal moleküllerinin salınması ile birbirleri ile haberleşirler. Kemik fizyolojisinde bu sinyal moleküllerinin ve diğer çeşitli endojen (hormonlar gibi) ve ekzojen (diyet ve egzersiz gibi) faktörlerin hücreleri etkilemesi yoğun araştırma konusudur. Çocukluk çağında ve adolesan çağda kemik kütlesi yaşamın ikinci on yılında doruğa ulaşacak şekilde artar. Prepubertal çocuklarda kemik kütlesi ve boy arasında yakın bir ilişki vardır. Bu, puberte sırasında daha az belirgin olur. Kız çocuklarda kemik kütlesindeki artış hızı menarştan sonra hızla düşer; oysa ki erkek çocuklarda 17 yaşına kadar daha büyük kazançlar olur. Doruk kemik kütlesine ulaşmada seks steroidleri büyük rol oynar ve iskeletin seksüel dimorfizminden sorumludur. Erkek iskeleti daha büyük kemik boyutları ile karakterizedir; uzun kemiklerde daha geniş çap ve daha büyük kortikal kalınlık vardır. Yine de doruk kemik kütlesinde volümetrik kemik mineral dansitesi (BMD) genç erişkin kadın ve erkeklerde benzer şekildedir. Doruk kemik kütlesi etnik kökene göre farklıdır. Bu farklar kemik boyutlarındaki farklılıklar ile açıklanabilir. Estrojen, her iki cinste büyüme plaklarının normal kapanması için önemlidir. Doruk kemik kütlesi genetik, fiziksel aktivite, hormonal durum, kalsiyum alımı ve beslenmenin genel özellikleri dahil, birçok faktörle belirlenir. Doruk kemik

17 OSTEOPOROZDA TEMEL FİZYOPATOLOJİ 11 Cinsiyet Hormonlar Beslenme Genetik varyasyon (%60-80) Vücut kütlesi Kemik kütlesi Fiziksel aktivite Yaşam tarzı Hastalıklar Şekil 3. Vücudu ve kemik kütlesini etkileyen faktörler kütlesinin belirlenmesinde genetik faktörler belki de bu faktörlerin en önemlisidir ve yaş-ilişkili kemik kaybını da etkiler (Şekil 3). Aile öyküsü osteoporoz için önemli bir risk faktörüdür; bu, hastalığın patogenezinde genetik faktörlerin önemini belirtir. İkiz ve aile çalışmalarında, genetik faktörlerin BMD değişimlerinin %50 ila %85 ini oluşturduğu görülmüştür. Birçok gen vardır ve çoğu kişide tek bir genin büyük bir etkisi yoktur. Popülasyona-dayalı çalışmalarda kollajen tip 1 alfa I (COL1AI) geninin polimorfizmlerinin hem BMD hem de kırık ile ilişkili olduğu görülmüştür; bu etkinin fonksiyonel esasının osteoporotik genotipte kollajenin bir heterodimerinin formasyonuna bağlantılı olduğu bilinmektedir. Diğer birçok genin polimorfizmleri de araştırılmıştır; bunların arasında estrojen reseptörü (ER), vitamin D reseptörü (VDR), tümör nekrozis faktör alfa (TNFα), osteoprotegerin (OPG) ve paratiroid hormon-ilişkili peptid (PTHrP) genleri vardır. Ender monogenik kemik bozukluklarının araştırılması, kemik kütlesini etkileyen diğer genler hakkında da bilgi sağlamıştır. Böylece düşük-dansiteli lipoprotein reseptör-ilişkili protein-5 (LRP-5) geninin aktive bir mutasyonunun yüksek kemik kütlesi sendromundan sorumlu olduğu, bu genin inaktive mutasyonunun osteoporoz/psödoglioma sendromuna bağlantılı olduğu görülmüştür. Erişkin insan iskeletinde eski kemik, kemik remodelingi olarak adlandırılan bir süreç ile yenilenir. Bu, yüzey-tabanlı bir fenomen olup osteoklastlarla kemiğin bir miktarının giderilmesini içerir; bunu, oluşan kavite içinde osteoblastlarla yeni kemiğin depolanması takip eder. Osteoblastlar, yaklaşık 10 gün süren gecikme fazı sonrasında mineralize olmaya başlar ve osteoid olarak adlandırılan kalsifiye olmamış kemik matriksi oluştururlar. Normal şartlarda rezorpsiyonu daima formasyon takip eder (eşleme/coupling olarak bilinen bir ilişki); her remodeling üniti içinde rezorbe olan ve oluşan kemik miktarı kantitatif olarak benzer niteliktedir (denge) (Şekil 4). Trabeküler kemik daha hızlı remodele olur ve bu nedenle erken postmenopozal kadınlarda olduğu gibi artan kemik döngüsü ile ilişkili durumlardan kortikal kemikten daha hızlı etkilenir. Her kemik remodeling siklusunun tamamlanması için geçen süre 4 ila 6 ay arasındadır ve bu zamanın çoğunu formasyon işgal eder. Her yıl iskeletin yaklaşık %10 u remodeling ile yenilenir. Kemik kütlesi yaşamın üçüncü dekadında pik yapar ve daha sonra yavaşça azalır. Bu noktada optimal kemik gücüne

18 12 OSTEOPOROZDA TEMEL FİZYOPATOLOJİ Proliferasyon Farklılaşma Maturasyon ve yaşlanma Sağkalım x yaş Osteoklast rezorbsiyonu Reversal faz Osteoid formasyonu Mineralizasyon günler Şekil 4. Kemik remodelingi ulaşmada başarısızlık, osteoporoza katkı yapan bir faktördür. Kemik kaybı dördüncü dekadda yaklaşık %0,5 oranında başlar. Perimenopozal dönemde ve menopozdan sonraki yedi yılda kadınlarda doğrudan estrojen yetersizliği ile ilişikli yılda (değişken olmakla birlikte) %3 gibi kemik kayıp hızı olur ve bu, yılda %0,5-1 gibi sabit bir orana ulaşır. Bu kitabın temel konusu olan osteoporoz ise, kemik mimarisinin bozulması ve sonuçta kemik frajilitesinde, kırık riskinde artma ile ilişkili olarak kemik kütlesinde azalma şeklinde tanımlanır; osteoporoz hem kemik kütlesini hem de kemik kalitesini etkileyen herediter ve çevresel faktörlerin sonucu olan bir hastalıktır. Geleneksel olarak osteoporoz, tip I (postmenopozal) veya tip II (senil) olarak tanımlanmıştır. Postmenopozal osteoporoz primer olarak estrojen yetersizliğine, senil osteoporoz ise yaşlanan iskelete ve kalsiyum yetersizliğine bağlıdır. Ancak multipl patogenetik mekanizmaların yaşa bakmaksızın osteoporotik durumun gelişmesinde etkili olduğu giderek kabul edilmektedir. Kemikte kortekslerin incelmesi ve artan porozite ile birlikte trabeküler plakaların ince, çubuk-benzeri bir yapıya dönüşümü olur; ayrıca trabeküllerin perforasyonu, trabeküler kemik strüktürünün konnektivitesinin azalmasına yol açar. Günümüzde moleküler biyologlar kemik remodelinginin mekanizmalarını aydınlatmaya başladılar. Örneğin nükleer faktör kappa B ligandının (RANKL) reseptör aktivatörü/nükleer faktör kappa B nin (RANK) reseptör aktivatörü/osteoprotegerin (OPG) sisteminin, kemik rezorpsiyonu için son ortak yol olduğu şimdi anlaşılmaktadır. Osteoblastlar ve kemik iliğindeki aktive

19 OSTEOPOROZDA TEMEL FİZYOPATOLOJİ 13 Monositler E(-) Dendritik hücreler IL-1 IL-7 TNF-α TNF-α RANKL E(-) E(+) T hücreleri TGF-β Farklılışma+aktivasyon TNF-α RANKL E(-) Aktif osteoklast Sitmülatör faktörler İnhibitör faktörler Osteoklast apoptozisi Osteoklast öncüsü E(-) E(-) M-CSF E(-) RANKL E(+) OPG RANKL TGF-β E(+) E(+) TGF-β IL-6 PGE 2 GM-CSF Stromal hücre osteoblast Şekil 5. Estrojen ve estrojen yetmezliğinin kemik hücrelerine etkisi. T hücreleri RANKL, sitokin üretirler. RANKL, osteoklast farklılaşmasını teşvik etmek için osteoklastlar ve osteoklast prekursorları tarafından ekspresse edilen RANK a bağlanır. Osteoprotegerin bir solubl decoy reseptörü olup, RANKL a bağlanarak RANK-RANKL i inhibe eder. Özellikle postmenopozal osteoporoz olarak adlandırdığımız osteoporoz türünde görülen bu değişiklikler, bu durumu karakterize eden artmış osteoklastik aktivitenin ve azalmış osteoblast fonksiyonunun kombinasyonunun sonucudur (Şekil 5). Estrojen normal kemik maturasyonu ve mineral kazancı için gereklidir. Estrojen kıkırdağın ekstrasellüler matriksinin sekresyonundan sorumlu olan kondrositleri etkiler. Estrojen reseptöründeki bir mutasyon nedeni ile estrojen direnci veya bozulmuş estrojen sentezi (aromataz yetmezliği) olan ender bozukluklarda, osteopeni ve gecikmiş epifizeal kapanma vardır. Estrojen tedavisi ile iskelet maturasyonu ve kemik mineral kazancında artış elde edilebilir. Özellikle uzun kemiklerde normal kemik mineral artışı ve büyümesi için androjenler de zorunludur. Postmenopozal osteoporozun patogenezinde estrojen yetersizliğinin rolü iyi bilinmektedir ve son zamanda erkek osteoporozunda da estrojen yetersizliğinin önemi ortaya çıkmıştır. Ayrıca, estrojen yetersizliği kadında ve erkekte yaş-ilişkili kemik kaybının önemli belirleyicisidir. Kadınlarda estrojen üretimindeki büyük azalma menopoz ile ilişkilidir ve kemik kaybının hızlanmış fazından sorumludur. Kanda ve idrarda kemik rezorpsiyonu ve

20 14 OSTEOPOROZDA TEMEL FİZYOPATOLOJİ formasyonunun biyokimyasal belirteçleri ölçülebilir. Rezorpsiyon belirteçleri arasında deoksipiridinolin (idrarda ölçülür) ve tip 1 kollajenin karboksi-terminal çapraz-bağlı telopeptidleri (NTX ve CTX; serum veya idrarda ölçülen) vardır. Menopozda kemik döngüsü artar. Bu hem rezorpsiyon hem de formasyon belirteçlerinin artması ile gözlenebilir. Ancak bu değerler estrojen replasmanı ile premenopozal değerlere büyük ölçüde geri dönebilirler. Daha yaşlı postmenopozal kadınlarda estrojen yetersizliği kemik kaybında rol oynar ve estrojen replasmanı bu yaş grubunda kemik kaybının önlenmesinde etkilidir. Estrojenin iskeletteki etkilerinin mekanizmaları tam açık değildir. Nongenomik etkiler de olmakla birlikte, etkilerinin çoğu iki ana ER subtipi olan ERα ve ERβ aracılığı ile olur. Estrojen yetmezliği kemik iliğindeki megakaryositler ve T hücreleri gibi kemik hücreleri ve hücreler tarafından pro-rezorptif sitokinlerin artan üretimi ile olur. İlgili faktörler arasında interlökinler (IL)-1, -6 ve -11, TNFα, nükleer faktör kappa B ligandının reseptör aktivatörü (RANKL) ve granülosit-makrofaj koloni-stimulating faktör (GM-CSF) vardır. Estrojen yetersizliği, yetersiz kemik formasyonu ile birlikte aşırı kemik rezorpsiyonuna da yol açar. Osteoblastlar, osteositler ve osteoklastlar hepsi estrojen reseptörleri ekspresse ederler. Ek olarak, estrojenler kemiği sitokinler ve lokal büyüme faktörleri vasıtasıyla indirekt olarak da etkilerler. Estrojen ile dolu durum, transforming growth factor (TGF) betanın üretimini artırarak osteoklast apoptozisini artırabilir. Estrojen yokluğunda T hücreleri, interlökin (IL)-1, IL-6 ve tümör nekrozis faktör alfa yolağı ile osteoklast rekruitmentini, farklılaşmasını ve uzun süreli sağkalımı teşvik eder. T hücreleri aynı zamanda IL-7 gibi sitokinler vasıtası ile osteoblast farklılaşmasını ve aktivitesini inhibe eder ve osteoblastların prematür apoptozisine neden olurlar. Ayrıca, estrojen yetersizliği kemiği paratiroid hormonun etkilerine karşı duyarlı hale getirir. Paratiroid hormonda kemik döngüsünün regülasyonunda major bir rol oynar; hem primer hem de sekonder hiperparatiroidizm osteopeni/osteoporoz ile ilişkilidir. PTH kemik döngüsünü IGF-1, PTH-related protein (PTHrP) ve RANKL dahil lokal faktörlerin üretimi ile artırır (sklerostin ekspresyonunu inhibe ederek ve wnt/lrp5/6 sinyal yolağı ile çapraz konuşarak). Growth hormon (GH) ise, hem kemiğe doğrudan etki ederek hem de IGF-1 in sistemik üretimini yaparak kemik formasyonuna ve rezorpsiyonuna etki yapan önemli bir diğer stimulustur. IGF-1 ve/veya GH nın düşük düzeyleri de düşük diyetle protein alımı ve anoreksia nervosa ile birlikte osteoporoz patogenezine katılır, anoreksia nervosa da gonadal steroidlerin düşük düzeylerini içerir. Kemik metabolizması leptin ve diğer adipokinlere, nöropeptid Y (NPY) ve β-adrenerjik sistemle birlikte yağ ve enerji sistemine de bağlıdır. Serotonin de osteoblastlarda inhibitör fonksiyonlara neden olabilir ve Wnt/LRP5 etkilerinin bazılarının yanı sıra,

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ

TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ TALASEMİDE OSTEOPOROZ EGZERSİZLERİ DR. FZT. AYSEL YILDIZ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI Talasemi; Kalıtsal bir hemoglobin hastalığıdır. Hemoglobin

Detaylı

KEMİK VE MİNERAL YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ (KMY) Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı 6 Ekim 2013

KEMİK VE MİNERAL YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ (KMY) Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı 6 Ekim 2013 KEMİK VE MİNERAL YOĞUNLUĞU ÖLÇÜMÜ (KMY) Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı 6 Ekim 2013 SUNUM KAPSAMI Niçin KMY yaparız? Hangi yöntemi kullanırız? KMY sonuçlarını nasıl değerlendirmemiz gerekir? Kırık

Detaylı

İBH da osteoporoz. Dr. Ahmet TEZEL Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi İBH Okulu Mayıs 2013

İBH da osteoporoz. Dr. Ahmet TEZEL Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi İBH Okulu Mayıs 2013 İBH da osteoporoz Dr. Ahmet TEZEL Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi İBH Okulu Mayıs 2013 WHO a göre osteoporoz «Osteoporoz; azalmış kemik kitlesi, kemik dokusunun mikroçatısında bozulma, kemik frajilitesinde

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ ÖĞRENİM HEDEFLERİ KOAH tanımını söyleyebilmeli, KOAH risk faktörlerini sayabilmeli, KOAH patofizyolojisinin

Detaylı

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Hastalıkların tedavisinde kat edilen yol, bulaşıcı hastalıklarla başarılı mücadele, yaşam koşullarında düzelme gibi

Detaylı

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1 1 VÜCUT KOMPOSİZYONU VÜCUT KOMPOSİZYONU Vücuttaki tüm doku, hücre, molekül ve atom bileşenlerinin miktarını ifade eder Tıp, beslenme, egzersiz bilimleri, büyüme ve gelişme, yaşlanma, fiziksel iş kapasitesi,

Detaylı

OSTEOPOROZ Risk Faktörleri ve Tedavi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ABD

OSTEOPOROZ Risk Faktörleri ve Tedavi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ABD OSTEOPOROZ Risk Faktörleri ve Tedavi Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon ABD İçerik p Epidemiyoloji p Risk faktörleri p Medikal Tedavi p Rehabilitasyon Osteoporoz

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya

Kuramsal: 28 saat. 4 saat-histoloji. Uygulama: 28 saat. 14 saat-fizyoloji 10 saat-biyokimya HEMATOPOETİK SİSTEM Hematopoetik Sistem * Periferik kan * Hematopoezle ilgili dokular * Hemopoetik hücrelerin fonksiyon gösterdikleri doku ve organlardan meydana gelmiştir Kuramsal: 28 saat 14 saat-fizyoloji

Detaylı

OSTEOPOROZ. Prof. Dr. Semih AKI İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı

OSTEOPOROZ. Prof. Dr. Semih AKI İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı OSTEOPOROZ Prof. Dr. Semih AKI İstanbul Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı OSTEOPOROZ NEDİR? Osteoporoz; vücudumuzdaki tüm kemikleri (iskeletimizi) etkileyen sistemik bir hastalıktır.

Detaylı

OKUL ÇAĞINDA BESLENME

OKUL ÇAĞINDA BESLENME OKUL ÇAĞINDA BESLENME Doç. Dr. Yeşim ÖZTÜRK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi Nisan 2008-İZMİR ADÖLESAN DÖNEM 1. Biyolojik değişim BÜYÜME

Detaylı

OSTEOPOROZDA GÜNCELLEME. Prof. Dr. Alp Çetin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı 15 Mart 2014

OSTEOPOROZDA GÜNCELLEME. Prof. Dr. Alp Çetin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı 15 Mart 2014 OSTEOPOROZDA GÜNCELLEME Prof. Dr. Alp Çetin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı 15 Mart 2014 İçerik Osteoporoz tanımı Nasıl değerlendiriyoruz DXA Kimleri

Detaylı

Kemik dokusu, yapısı ve işlevi. Dr. Kutay Engin Özturan

Kemik dokusu, yapısı ve işlevi. Dr. Kutay Engin Özturan Kemik dokusu, yapısı ve işlevi Dr. Kutay Engin Özturan Kemik dokusunun görevleri Mekanik destek ve çatı Hayati organların korunması Mineral depolanması ve homestazisi Kemik iliği için ev sahipliği Hareket

Detaylı

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI Alzheimer hastalığı (AH) ilk kez, yaklaşık 100 yıl önce tanımlanmıştır. İlerleyici zihinsel işlev bozukluğu ve davranış değişikliği yakınmaları ile hastaneye yatırılıp beş yıl

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

KALSİYOTROPİK İLAÇLAR

KALSİYOTROPİK İLAÇLAR KALSİYOTROPİK İLAÇLAR Kalsiyumun vücut için önemi: Hücrede; membran, mitokondri, Endoplazmik retikulumda bağlı halde ve; stoplazmada serbest halde bulunur. Hücrenin canlılığı ve fonksiyonları için önemlidir.

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h)

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Sağlık Sisteminde Karışıklığa Yol Açabilecek Gelişmeler Bekleniyor Sağlık harcamalarında kısıtlama (dünya

Detaylı

FOSFOR DENGESİ ve HİPERFOSFATEMİNİN KLİNİK SONUÇLARI

FOSFOR DENGESİ ve HİPERFOSFATEMİNİN KLİNİK SONUÇLARI FOSFOR DENGESİ ve HİPERFOSFATEMİNİN KLİNİK SONUÇLARI Dr. Dilek TORUN Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı 13-17 Kasım 2013 30. Ulusal Nefroloji Hipertansiyon Diyaliz ve Transplantasyon

Detaylı

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI NA GİRİŞ KOŞULLARI : Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokullarının veya Yüksekokul ve Fakültelerin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Detaylı

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay ANEMİYE YAKLAŞIM Dr Sim Kutlay KBH da Demir Eksikliği Nedenleri Gıda ile yetersiz demir alımı Üremiye bağlı anoreksi,düşük proteinli (özellikle hayvansal) diyetler Artmış demir kullanımı Eritropoez stimule

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

OSTEOPOROZ Düşük Kemik Yoğunluğu (Kemik Erimesi)

OSTEOPOROZ Düşük Kemik Yoğunluğu (Kemik Erimesi) TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OSTEOPOROZ Düşük Kemik Yoğunluğu (Kemik Erimesi) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ OSTEOPOROZ NEDİR? Bu hastalık, kemik miktarında-yoğunluğunda

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

İMMOBİLİZASYON VE OSTEOPOROZ. Doç. Dr. Sevgisun Kapucu HÜ Hemşirelik Fakültesi

İMMOBİLİZASYON VE OSTEOPOROZ. Doç. Dr. Sevgisun Kapucu HÜ Hemşirelik Fakültesi İMMOBİLİZASYON VE OSTEOPOROZ Doç. Dr. Sevgisun Kapucu HÜ Hemşirelik Fakültesi Osteoporoz Osteoporoz önemli bir toplum sağlığı problemi olup, düşük kemik kitlesi ile karakterize sistemik bir hastalıktır.

Detaylı

Erkekte Osteoporoz Olur mu? Dr. Hasan Aydın Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları B.D.

Erkekte Osteoporoz Olur mu? Dr. Hasan Aydın Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları B.D. Erkekte Osteoporoz Olur mu? Dr. Hasan Aydın Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları B.D. Osteoporoz sıklığı > 50 yaş üzerindeki 3 kadından ve 5 erkekten biri osteoporoza

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant)

Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) 1 Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) 2 Prospektüs 3 Zoladex LA 10.8 mg Depot (Subkütan Implant) Steril,apirojen Formülü Beher Zoladex LA Subkütan implant, enjektör içinde, uygulamaya hazır, beyaz

Detaylı

Yazar Ad 41 Prof. Dr. Haluk ÖZEN Cinsel hayat çocuk yaştan itibaren hayatımızın önemli bir kesimini oluşturur. Yaşlılık döneminde cinsellik ayrı bir özellik taşır. Yaşlı erkek kimdir, hangi yaş yaşlanma

Detaylı

Osteoporozda doğrular, yanlışlar İZLEM. Prof. Dr. Sevinç ERASLAN DEÜTF, İzmir

Osteoporozda doğrular, yanlışlar İZLEM. Prof. Dr. Sevinç ERASLAN DEÜTF, İzmir Osteoporozda doğrular, yanlışlar İZLEM Prof. Dr. Sevinç ERASLAN DEÜTF, İzmir Osteoporoz tedavisinde amaç : Kemik gücünü artırarak kırık riskini azaltmaktır Kırık riskini azaltmak için yazılan reçete son

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

Total Kalça Protezi. Prof. Dr. Önder Yazıcıoğlu İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı

Total Kalça Protezi. Prof. Dr. Önder Yazıcıoğlu İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Total Kalça Protezi Prof. Dr. Önder Yazıcıoğlu İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Koksartroz Primer Önceden geçirildiği bilinen bir hastalık yok Genelde yaşlanmaya bağlı Eklemde

Detaylı

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA Hücre yapısını ve organelleri oluşturan moleküler yapılarından başlayıp hücre organelleri,hücre,doku,organ ve organ sistemlerine

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

raşitizm okul çağı çocuk ve gençlerde diş çürükleri büyüme ve gelişme geriliği zayıflık ve şişmanlık demir yetersizliği anemisi

raşitizm okul çağı çocuk ve gençlerde diş çürükleri büyüme ve gelişme geriliği zayıflık ve şişmanlık demir yetersizliği anemisi büyüme ve gelişme geriliği diş çürükleri zayıflık ve şişmanlık okul çağı çocuk ve gençlerde demir yetersizliği anemisi 0-5 Yaş Grubu Çocuklarda iyot yetersizliği hastalıkları vitamin yetersizlikleri raşitizm

Detaylı

2013 NİSAN TUS DAHİLİYE SORULARI

2013 NİSAN TUS DAHİLİYE SORULARI 2013 NİSAN TUS DAHİLİYE SORULARI Doğru cevap: B Referans: e-tus İpucu Serisi Dahiliye Ders Notları Cilt 2 Sayfa: 10 Doğru cevap: A Referans: e-tus İpucu Serisi Dahiliye Cilt 1 Ders Notları Sayfa: 233

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan

Detaylı

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet Chapter 10 Summary (Turkish)-Özet Özet Vücuda alınan enerjinin harcanandan fazla olması durumunda ortaya çıkan obezite, günümüzde tüm dünyada araştırılan sağlık sorunlarından birisidir. Obezitenin görülme

Detaylı

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011 Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği En İyi Genç Araştırıcı Ödülü-2011 Dr. Serhat IŞIK 13.10.2011 TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD PARATİROİD TİROİD

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Ünal ULUCA

Yrd. Doç. Dr. Ünal ULUCA Yrd. Doç. Dr. Ünal ULUCA KEMİKLERDE BÜYÜME Kemik büyümesi, fertilizasyonun altıncı haftasında başlar, puberte boyunca devam eder, iskeletin bazı bölümlerinde ise 25 yaşa dek devam eder. Kemik dokusunun

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

VİTAMİN D KİME? NE KADAR?

VİTAMİN D KİME? NE KADAR? VİTAMİN D KİME? NE KADAR? Dr Dilek Gogas Yavuz Marmara Üniversitesi Tıp fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma BD D Vitamini Olarak Adlandırılmış Olan molekül Steroid Hormondur Vitamin D reseptörleri hemen

Detaylı

Dr. Erdal DUMAN. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı. Şair Eşref Bulvarı No:65 Alsancak İzmir. Tel: 0232-4642932. www.erdalduman.

Dr. Erdal DUMAN. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı. Şair Eşref Bulvarı No:65 Alsancak İzmir. Tel: 0232-4642932. www.erdalduman. Dr. Erdal DUMAN Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Şair Eşref Bulvarı No:65 Alsancak İzmir Tel: 0232-4642932 www.erdalduman.com Söylenceler Erkeklerde osteoporoz olmaz Diyet yapınca vücuttaki

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik 2. Ders YB 205 Beslenme İkeleri 2015 Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr BESLENME Dünya Sağlık Örgütü (WHO-DSÖ)

Detaylı

her hakki saklidir onderyaman.com

her hakki saklidir onderyaman.com Andropoz: Yaşlanan Erkek: Tarihsel yaklaşım Yaşlanma ile beraber gonadal (testis) fonksiyonlarda azalma ve bu durumun kişi üzerine etkileri antik çağlardan beri bilinmekte ve araştırılmaktadır. Örneğin

Detaylı

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONLARI TİP I TİP II TİPII TİPIII TİPIV TİPIV TİPIV İmmün yanıt IgE IgG IgG IgG Th1 Th2 CTL Antijen Solübl antijen Hücre/

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ

İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ Dr. Sema ÖZBAŞ Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Çocuk ve Ergen Sağlığı Daire Başkanı Sağlık Bakanlığı Teşkilat Şeması Türkiye Halk

Detaylı

Prostat Kanseri Tanısında PSA yı Nasıl Kullanalım

Prostat Kanseri Tanısında PSA yı Nasıl Kullanalım Prostat Kanseri Tanısında PSA yı Nasıl Kullanalım Dr. Ö. Levent ÖZDAL Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Üroloji Kliniği, Ankara Tarihçe 1979 da Wang ve ark. Prostat dokusunda PSA yı pürifiye ettiler Serumda

Detaylı

YAŞLI FİZYOLOJİSİ. Seray ÇAKIR 0341110005

YAŞLI FİZYOLOJİSİ. Seray ÇAKIR 0341110005 YAŞLI FİZYOLOJİSİ Seray ÇAKIR 0341110005 Yaşlının Vücut Bileşimi İnsanda, kas yapısı ve gücü 25 yaşında doruğa ulaşır. Bu yaşlarda kadınların ortalama vücut ağırlığının %37 si, erkeklerin %45 i kadarını

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

SAĞLIKLI OBEZLERDE FİZYOTERAPİ VE REFLEKSOLOJİ UYGULAMALARININ ZAYIFLAMAYA ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

SAĞLIKLI OBEZLERDE FİZYOTERAPİ VE REFLEKSOLOJİ UYGULAMALARININ ZAYIFLAMAYA ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ SAĞLIKLI OBEZLERDE FİZYOTERAPİ VE REFLEKSOLOJİ UYGULAMALARININ ZAYIFLAMAYA ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ HAZIRLAYAN:FZT.MELTEM ERASLAN DANIŞMAN:PROF.DR.İSMET MELEK Obezite (şişmanlık),vücutta aşırı ölçüde

Detaylı

Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği

Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği Aysun Karabay Bayazıt, Bahriye Atmış, Deniz Kör, Neslihan Önenli Mungan, Ali Anarat Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Nefroloji ve Çocuk

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

Geriatri ve akılcı ilaç kullanımı: Vitamin D. Doç.Dr. İlker TAŞÇI GATA İç Hastalıkları BD, Ankara İç Hastalıkları & Geriatri Uzmanı

Geriatri ve akılcı ilaç kullanımı: Vitamin D. Doç.Dr. İlker TAŞÇI GATA İç Hastalıkları BD, Ankara İç Hastalıkları & Geriatri Uzmanı Geriatri ve akılcı ilaç kullanımı: Vitamin D Doç.Dr. İlker TAŞÇI GATA İç Hastalıkları BD, Ankara İç Hastalıkları & Geriatri Uzmanı Akılcı ilaç kullanımı Kanıta dayalı tıp Metaanaliz RCTs Centre for Evidence-Based

Detaylı

OSTEOPOROZDA EGZERSİZ PROGRAMININ SOLUNUM FONKSİYONLARINA VE YAŞAM KALİTESİNE ETKİSİ

OSTEOPOROZDA EGZERSİZ PROGRAMININ SOLUNUM FONKSİYONLARINA VE YAŞAM KALİTESİNE ETKİSİ T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İSTANBUL 70.YIL FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 2.KLİNİK OSTEOPOROZDA EGZERSİZ PROGRAMININ SOLUNUM FONKSİYONLARINA VE YAŞAM KALİTESİNE ETKİSİ (Uzmanlık

Detaylı

Osteoporoz. I. Epidemiyoloji. Ümit ÖLMEZ

Osteoporoz. I. Epidemiyoloji. Ümit ÖLMEZ 414 Osteoporoz Ümit ÖLMEZ Osteoporoz; düşük kemik kitlesi ve kemiğin mikromimarisinde bozuklukla giden, kemik frajilitesinde artma ve sonuçta kırık riskinin artmasıyla karakterize bir hastalıktır. Osteoporoz,

Detaylı

50 YAŞ VE ÜZERİ KALÇA KIRIKLI HASTALARDA OSTEOPOROZ ŞİDDETİNİN KIRIK TİPİ VE YERİNE ETKİSİ

50 YAŞ VE ÜZERİ KALÇA KIRIKLI HASTALARDA OSTEOPOROZ ŞİDDETİNİN KIRIK TİPİ VE YERİNE ETKİSİ 5 YAŞ VE ÜZERİ KALÇA KIRIKLI HASTALARDA OSTEOPOROZ ŞİDDETİNİN KIRIK TİPİ VE YERİNE ETKİSİ Caner Buğra AKDENİZ, Arda ERDUT, Ahmet SARMA, Atilla ŞAHİN, Ersin ŞENTÜRK Danışman: Doç. Dr. Hüseyin DEMİRÖRS ÖZET

Detaylı

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI RAPOR BÜLTENİ İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI Tarih: 10/09/2015 Sayı : 8 Dünya Lenfoma Farkındalık Günü 15 Eylül 2015 Hazırlayan Neşet SAKARYA Birkaç dakikanızı ayırarak ülkemizde 2011

Detaylı

PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ. Klinik ve patolojik özellikler

PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ. Klinik ve patolojik özellikler PAPİLLER TİROİD KARSİNOMLU OLGULARIMIZDA BRAF(V600E) GEN MUTASYON ANALİZİ Klinik ve patolojik özellikler Neslihan KURTULMUŞ,, Mete DÜREN, D Serdar GİRAY, G Ümit İNCE, Önder PEKER, Özlem AYDIN, M.Cengiz

Detaylı

Kas ve İskelet Metabolizması. Uzman Diyetisyen Burcu Aksoy 27.06.2015

Kas ve İskelet Metabolizması. Uzman Diyetisyen Burcu Aksoy 27.06.2015 Kas ve İskelet Metabolizması Uzman Diyetisyen Burcu Aksoy 27.06.2015 Lucy (Australopithecus) 1974 Etiyopya Yaş: 3.2 Milyon Yıl İnsan iskeleti Biyoantropoloji Kemik Bilim OSTEOPOROZ En önemli sonucu kalça

Detaylı

MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ

MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ MEME KANSERİ KÖK HÜCRELERİNİN GEN EKSPRESYON PROFİLİ Sait Murat Doğan, A. Pınar Erçetin, Zekiye Altun, Duygu Dursun, Safiye Aktaş Dokuz Eylül Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü, İzmir Slayt 1 / 14 Meme Kanseri

Detaylı

MENOPOZ DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ

MENOPOZ DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ MENAPOZDA VE YAŞLILIKTA BESLENME 1 MENOPOZ DÖNEMİNİN ÖZELLİKLERİ MENOPOZDA GÖRÜLEN SORUNLAR MENOPOZ DÖNEMİNDE BESLENME İLKELERİ YAŞLILIKTA BESLENME YAŞLILIKTA BESLENME İLKELERİ 2 3 YAŞAM BEBEKLİK ÇOCUKLUK

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

VİTAMİN D: GÜNCELLEME

VİTAMİN D: GÜNCELLEME VİTAMİN D: GÜNCELLEME Dr Dilek Gogas Yavuz Marmara Üniversitesi Tıp fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma BD D Vitamini Olarak Adlandırılmış Olan molekül Steroid Hormondur Vitamin D reseptörleri hemen

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

KARŞIYAKA HİPERTANSİYON PREVALANS VE FARKINDALIK (KARHİP) ÇALIŞMASI

KARŞIYAKA HİPERTANSİYON PREVALANS VE FARKINDALIK (KARHİP) ÇALIŞMASI KARŞIYAKA HİPERTANSİYON PREVALANS VE FARKINDALIK (KARHİP) ÇALIŞMASI Hipertansiyon (HT) çağımızın en önemli sağlık sorunu olup mortalite ve morbidite nedenlerinin başında gelmektedir. Türkiye de de tüm

Detaylı

Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim. Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN

Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim. Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN Bağışık Sistemler Bağışıklık sistemi insan vücudunun hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

EVDE BAKIM HİZMETLERİ. Ayşe Güler Aralık 2004

EVDE BAKIM HİZMETLERİ. Ayşe Güler Aralık 2004 EVDE BAKIM HİZMETLERİ Ayşe Güler Aralık 2004 Tanım Bireylere yaşam siklusu içinde, kendi yerleşim alanlarında sağlık hizmeti sağlayan, sağlık bakım sunum sisteminin geniş ve bütüncül bir parçasıdır. Diyabet

Detaylı

HALK SAĞLIĞI ANABĠLĠM DALI. Ders adı : Endokrin çevre bozucular ve tarama programı

HALK SAĞLIĞI ANABĠLĠM DALI. Ders adı : Endokrin çevre bozucular ve tarama programı HALK SAĞLIĞI ANABĠLĠM DALI Ders adı : Endokrin çevre bozucular ve tarama programı Öğretim Üyesi : Prof. Dr. A. Emel ÖNAL Endokrin sistemin çalışmasını değiştiren, sağlıklı insanda veya çocuklarında sağlık

Detaylı

TESTOSTERON (TOTAL) Klinik Laboratuvar Testleri

TESTOSTERON (TOTAL) Klinik Laboratuvar Testleri TESTOSTERON (TOTAL) Kullanım amacı: Erkeklerde ve kadınlarda farklı kullanım amaçları vardır. Erkeklerde en çok, libido kaybı, erektil fonksiyon bozukluğu, jinekomasti, osteoporoz ve infertilite gibi belirti

Detaylı

Nedenleri tablo halinde sıralayacak olursak: 1. Eksojen şişmanlık (mutad şişmanlık) (Bütün şişmanların %90'ı) - Kalıtsal faktörler:

Nedenleri tablo halinde sıralayacak olursak: 1. Eksojen şişmanlık (mutad şişmanlık) (Bütün şişmanların %90'ı) - Kalıtsal faktörler: Obezite alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olmasıyla oluşur. Bunu genetik faktörler, metabolizma hızı, iştah, gıdaya ulaşabilme, davranışsal faktörler, fiziksel aktivite durumu, kültürel faktörler

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi

Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi DİYALİZ-MORTALİTE 200 ölüm/1000 hasta-yıl. USRDS-2011 En önemli ölüm nedeni kardiyak hastalıklardır. USRDS -2011:

Detaylı

YAŞLILIK VE KANSER. Prof.Dr.A.Önder BERK

YAŞLILIK VE KANSER. Prof.Dr.A.Önder BERK YAŞLILIK VE KANSER Prof.Dr.A.Önder BERK Kanser ve diğer hastalıkların yaşla değişen sıklığı (%) YAŞ HASTALIKLAR 45 45-59 60-74 75+ Kanser 3,8 8,3 14,0 16,0 Kalp Hastalıkları 0,4 14,0 14,0 20,0 Periferik

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır.

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır. Sayın meslektaşlarım, Kişisel çalışmalarım sonucu elde ettiğim bazı bilgileri, yararlı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Çalışmalarımı iki ana başlık halinde sunacağım. MADDE BAĞIMLILIĞI

Detaylı

POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ

POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ POLİKİSTİK OVER SENDROMU VE GENİTAL KANSER İLİŞKİSİ Prof. Dr. Fırat ORTAÇ Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD. Jinekolojik Onkoloji Departmanı Polikistik Over Sendromu(PKOS)

Detaylı

RUMİNANTLARDA KALSİYUM,FOSFOR VE MAGNEZYUM YETMEZLİKLERİ-1

RUMİNANTLARDA KALSİYUM,FOSFOR VE MAGNEZYUM YETMEZLİKLERİ-1 RUMİNANTLARDA KALSİYUM,FOSFOR VE MAGNEZYUM YETMEZLİKLERİ-1 Kalsiyum, fosfor ve magnezyum, kas yapısı, fizyolojik olaylar ve birçok dokunun normal fonksiyonları için gereklidir. Kemik formasyonu, kas kontraksiyonu,

Detaylı

Yaşamsal fonksiyonların sürekli azalması, tüm organizmanın verimliliğinde görülen azalma,çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalması

Yaşamsal fonksiyonların sürekli azalması, tüm organizmanın verimliliğinde görülen azalma,çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalması Yaşlı sağlığı DSÖ yaşlılığı Yaşamsal fonksiyonların sürekli azalması, tüm organizmanın verimliliğinde görülen azalma,çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalması olarak tanımlamıştır 65 yaş

Detaylı

Canan Albayrak, Davut Albayrak Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Hematoloji Bölümü, Samsun

Canan Albayrak, Davut Albayrak Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Hematoloji Bölümü, Samsun Canan Albayrak, Davut Albayrak Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Hematoloji Bölümü, Samsun Talasemi takip ve tedavisi daha çok transfüzyon ve şelasyona yoğunlaşmıştır. Talasemilerde hemoliz,

Detaylı

OSTEOPOROZUN ANNE KARNINDA ATILAN TEMELLERİ

OSTEOPOROZUN ANNE KARNINDA ATILAN TEMELLERİ OSTEOPOROZUN ANNE KARNINDA ATILAN TEMELLERİ Doç.Dr.Ferit Saraçoğlu FemCARE Kadın Sağlığı Kliniği Osteoporoz Kemik kütlesinde azalma ve mikro mimarisinde bozulmaya neden olan kemik hastalığıdır Consensus

Detaylı

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir?

86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? 86. Doğum eylemi süresince fetal başın yaptığı eksternal rotasyon hareketi hangi aşamada gerçekleşir? A) Angajman B) Pelvik girimden geçiş C) Orta pelvise giriş D) Pelvik çıkım düzlemine giriş E) Omuz

Detaylı

İLK TRİMESTERDE PROGESTERON. Dr. Tuncay Nas Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim

İLK TRİMESTERDE PROGESTERON. Dr. Tuncay Nas Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim İLK TRİMESTERDE PROGESTERON Dr. Tuncay Nas Gazi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Progesteron Gebeliğin oluşumu ve devamında çok önemli bir hormondur Progestinler Progesteron (Progestan

Detaylı

DÜŞÜK PREVALANS HEKİMLİĞİ. Yrd. Doç. Dr. Yasemin ÇAYIR Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği AD

DÜŞÜK PREVALANS HEKİMLİĞİ. Yrd. Doç. Dr. Yasemin ÇAYIR Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği AD DÜŞÜK PREVALANS HEKİMLİĞİ Yrd. Doç. Dr. Yasemin ÇAYIR Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği AD Öğrenim amaç ve hedefleri Amaç Düşük prevalans hekimliği hakkında bilgi vermek Hedefler Bu dersin

Detaylı

Günde kaç saat, haftada kaç gün egzersiz yapılmalı?

Günde kaç saat, haftada kaç gün egzersiz yapılmalı? Başarılı bir kilo verme ve daha da önemlisi bu kiloyu korumada en önemli anahtar egzersizdir. Kilo verdikten sonra egzersiz yapmayı bırakanlar yeniden kilo alırken, egzersize devam edenlerde bu ihtimal

Detaylı

FİZİKSEL ETKİNLİĞİN SAĞLIK ÜZERİNE YARARLARI Doç. Dr. Ferda GÜRSEL

FİZİKSEL ETKİNLİĞİN SAĞLIK ÜZERİNE YARARLARI Doç. Dr. Ferda GÜRSEL FİZİKSEL ETKİNLİĞİN SAĞLIK ÜZERİNE YARARLARI Doç. Dr. Ferda GÜRSEL 1 MESAJLAR! Fiziksel etkinlik (FE) ve iyi bir fiziksel uygunluk, hastalık riskini azaltır uygun sağlık ve iyi olma haline katkıda bulunur.!

Detaylı

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER Siren SEZER, Şebnem KARAKAN, Nurhan ÖZDEMİR ACAR. Başkent Üniversitesi Nefroloji Bilim

Detaylı