Halk muhalefetine tesettür!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Halk muhalefetine tesettür!"

Transkript

1 POL T KA GÜNDEM Düzen, hizmetkârlar n dinlenmeye ald! 22 Ocak günü sürpriz bir flekilde 8 ayl k bir takip ve haz rl k sürecinin ard ndan yap ld söylenen Ergenekon Operasyonu yla 50 nin üzerinde insan gözalt na al nd. Sayfa 3 POL T K-GÜNDEM Türban toplumsal bask ya yeni k l ft r fl bafl na gelmesinden bu yana türban meselesi üzerinde daha temkinli denebilecek bir yaklafl m içinde olan AKP hükümeti, bu temkinli yaklafl m n geçti imiz günlerde bozdu! Sayfa 9 ENTERNASYONAL Dayan flma, mücadele ve direnifl Irak do umlu yazar ve eylemci Haife Zangana ülkelerinin kurtuluflu için savaflan Irakl kad nlar n mücadelesi hakk nda konufltu. Sayfa 10 iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin Tekel iflçilerinin eylemleri sürüyor Say : 10 *Y l:1 * 8-21 fiubat 2008 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X Halk muhalefetine tesettür! Fukaral n kahrolas çaresizli i Tıpkı sessiz bir filmin infaz sahnesi gibi bitiyor hayatlar Darac k sokaklar nda iç içe geçmifl sanayi siteleri, fabrikalar ve binalarda da tekstilden metal sanayine kadar atölyeleriyle kent içinde kalm fl bir sanayi bölgesi olan Davutpafla da ve daha birçok yerde t pk sessiz bir filmin infaz sahnesi gibi bitiyor hayatlar. flçi ö üten bu sistemin çarp k kenti içinde yaflad m z duyumsuyor, boynumuzu büküyoruz ac yla Ve elbette öfke doluyor içimiz, zapt edilemez bir öfke Sayfa 2 Filistin halk ablukay yard! Gazze ye kardefllik elini uzat! Siyonist srail in Gazze de yaflayan Filistin halk na dönük, ABD Baflkan Bush un ziyaretini izleyen günlerde ve sonras nda artan askeri sald r lar, bu bölgedeki Filistinlileri insanl k dram yla yüz yüze getirdi. Gaz, elektrik ve temel g da maddesi gibi, insani ihtiyaçlar n Gazze ye geçifline izin vermeyen Siyonistlerin açl a mahkum etti i Filistin halk srail ablukas n deldi. Dünyada ve Türkiye de konuyla ilgili yap lan aç klamalarda da srail k nand. Sayfa13 Nas l bir politikleflme istiyoruz? Emekçi kad nlar n siyaset yolu! Burjuvazi her fleyi ç kar için yapar. Bundan dolay burjuva ve burjuva-feodal sistemler içinde emekçi kad nlar n siyaset hakk da, göstermelik reformlar olarak kâ t üzerindeki yasalardan ibarettir. Ve bu yasalar n as l amac, emekçi kad nlar n gerçek anlamda siyaset yapmalar n engellemektir. Onlar n vitrinlerindeki siyaset sahas olan parlamento, emekçilere her zaman kapal yken, emekçi kad nlara ise daha bir s k ca kapal d r. Sayfa 12 İşsizlik, yoksulluk, özelleştirme, sefalet ücreti, geleceksizlik Türban, emekçilerin sorunlarını örtmez! Bugün türban tart flmalar nda din ve vicdan özgürlü ü, e itim hakk ve de k l k k yafet serbestli- inden dem vuran AKP Hükümetinin 6 y ll k dönemindeki prati ini emekçi halk iyi bilmektedir. TCK - dan CMK ya polisin yetkilerinin art r lmas ndan Kürt ulusal meselesine yaklafl m na kadar bu pratik ortadad r. A r sorunlarla yüklü süreci karfl lamay, halk muhalefetini yanl fl ve suni gündemlerle parçalamay, kendi taban n n deste ini diri tutmay ve yak n süreçteki yerel seçimler için yat r m yapmay hedefleyen AKP nin yalanlar na kanmayal m. 6 y ld r yapt klar, önümüzdeki süreçte de ne yapacaklar n n garantisidir! AKP nükleer santrallerin bir tercih de il zorunluluk oldu unun propagandas n yapm flt r. Do ru, nükleer santraller AKP için bir tercih de il, zorunluluktur. Çünkü efendileri, emperyalistler ufla AKP den bunu istiyorlar. Uflak için efendinin iste ini yerine getirmek tercih de il zorunluluktur. AKP nin yalanlar yla kurulan nükleer santraller Türkiye nin elektrik üretiminin dar bo azda oldu u, ülkenin her an karanl kta kalabilece i on y llard r egemenlerce anlat l r. Bu soruna köklü çözümler bulunmas gerekti i flark s n bizlere dinletenler, çözüm olarak da nükleer santrallerin, nükleer enerjinin zorunlu oldu unu da bu flark n n nakarat olarak tekrar edip duruyorlar y l ndan bugüne bu flark kimi zaman yüksek sesle, kimi zaman alçak sesle söylenerek devaml gündemde tutulmaya çal fl ld. Bu süreçlerdeki geliflmeler gelgitli bir seyir izledi. Nükleer santrallerin kurulabilece i yerler araflt r ld, kimi ihaleler aç ld, kimi nükleer santral infla eden flirketlerle özel görüflmeler yap ld. Tüm bu çal flmalar yukar da belirtti imiz Türkiye nin elektrik üretiminin dar bo azda oldu u propagandas eflli inde yap ld. Böylece halk n nükleer santrallere, nükleer enerjiye, nükleer tehdide karfl olan tepkisi törpülenmeye çal fl ld. Sayfa 9 TEKEL iflçilerinin, TEKEL in özellefltirilmesini geri püskürtmeyi hedefleyen eylemleri devam ediyor. zmir, Tokat, Diyarbak r vb. illerin yan s ra, stanbul Cevizli TEKEL iflçileri de bir dizi eylemle özellefltirme sald r s n geri püskürtmeye çal fl yor. Sayfa 4 Organik tar mda pazar sorunu Özellikle ülkemizde son y llarda popülerli ini art ran Organik Tar m Anadolu da ilk olarak Almanya n n kuru g - da talebiyle kay s ve incirle bafllam flt r. Avrupa Birli i süreciyle de gündemleflmifl ve çeflitli sivil toplum örgütleri taraf ndan yayg nlaflt r lmaya çal fl lm flt r. Sayfa 5 Amed halk elektrik rüflvetine kanma! Geçti imiz günlerde, Erdo- an n yerel seçimlerde kazan lmas için kurmaylar na emir verdi i belediyeler bas na yans d. Bu belediyeler zmir, Dersim ve Diyarbak r. Diyarbak r kazanmaya dönük ortaya at lan ilk proje önerisi AKP Diyarbak r milletvekillerinden Abdurrahman Kurt a ait. Sayfa 6 flçi köylü den Merhaba, Gazetemizin bir önceki say s n n kapak manfleti Toplumsal muhalefet sokakta adalet ar yor! idi. lk baflta abart l bir belirleme olarak görülebilirdi bu cümle. Ama gerçekler öyle mi? Sayfa 2 S n fsal Yaklafl m Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bak fl S n f mücadelesine tesettür, halk muhalefetine türban! flimiz, ifl güvenli imiz, sosyal haklar m z için... S n f savafl m nda örgütlülük bir zorunluluktur! Halklara son yalan! Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 11 Sayfa 13

2 Yaşamın İçinden İşçi-köylü Şubat 2008 Davutpafla daki ölümlerden yerel yönetimler ve hükümet sorumludur. Fukaral n kahrolas çaresizli inden, t pk sessiz bir filmin infaz sahnesi gibi Ege nin tuzlu sular n, Karadeniz in h rç n suyuna kar flt rmadan dengeleyen Marmara y koynuna alan yedi tepeli kent stanbul. Yüklendi i onca a rl k karfl s nda art k yedi tepeye s mayan, büyüdükçe büyüyen, bir yan yla çürüyen, bir yan yla geliflen büyük bir kent Bir taraftan yoksulluk kokar, slak çamafl rlardan sular damlar sokak aralar nda, bütün öteki kara kafal lar bar nd r r ba r nda, di er tarafta Gümüflsuyu-Kabatafl ve Cihangir de yoksulluk, açl k üzerinden yükselen s n f n zengin fertlerini al r koynuna Bir yan finans merkezlerine, di er yan iflçi havzalar na akan yol olur. Bir de e er bakarsan z, bakar da görmek isterseniz her mahallesinde Türkiye nin yoksul yüzüne ayna tutar. Etiler de iseniz Fatih Sultan Mehmet Mahallesi ne, Kad köy de iseniz Sahra-y Cedid in ara sokaklar na gitmeniz kâfi. S vas dökük, duvar çatlak, yollar çamurlu evler, yoksullu un en direkt tan m n yapar. Yüksek apartmanlar n arkas na gizlenmifl, iç içe sokulmufl her evde bir televizyon vard r. Ve sanki sahip olamad klar hayatlar n görüntüsü daha net düflsün oturma odalar na diye çat larda bir de çanak anteni. Sokaklar n üstünü kefen gibi örten kasvetli gölgeler, yoksullu un ve gizli ac - lar n gri ve kederli atmosferini gözlerden gizlemeye çal flsa da, tüyler ürpertici adaletsizli i ve zalimli i son haddine ulaflan bu vahfli sistem, kendi yaratt kay ts zl - n keflmekefliyle her geçen gün, yaflanan her olayda deflifre oluyor. 22 kiflinin ölümüne neden olan Davutpafla daki patlaman n ard ndan sorumlular n yarg lanmas talebiyle olay yerinde protesto eylemleri yap ld. Aralar nda Tekstil-Sen, Hava- fl, Limter- fl, Belediye- fl ve Genel- fl Sendikalar n n da bulundu u çok say - da kurum yapt ortak aç klama öncesinde, patlamada yaflam n yitirenler için sayg duruflunda bulundu. Çal flma ve Sosyal Güvenlik Bakan Faruk Çelik ile stanbul Büyükflehir Belediye Baflkan Kadir Topbafl n istifa etmesinin istendi i aç klamay Tekstil-Sen Genel Baflkan Ayfle Yumli Yeter yapt. Terazidere ve Türkiye genelindeki tüm iflyerlerinin h zla denetlenmesini ve bu denetimde sendikalar, tabipler ve mühendislerin de yer almas n isteyen Yeter, Daha kaç kiflinin ifl cinayetine kurban gitmesini bekleyeceksiniz? fl güvenli inin sa lanmas bitiyor hayatlar Kaçak iflçiler sigortas z hayatlar Davutpafla darac k sokaklar nda iç içe geçmifl sanayi siteleri, fabrikalar ve tekstilden metal sanayine kadar çeflitli atölyeleriyle kent içinde kalm fl bir sanayi bölgesi... Geçti imiz günlerde, her kat ayr bir atölye olan 4 katl binada 23 kiflinin ölümüne, yüzlercesinin de yaralanmas na neden olan iki patlama oldu. Patlaman n meydana geldi i bina 1. Matbaac lar Sitesi nin alt taraf nda dar bir sokakta bulunuyor. Dört katl binan n zemin kat nda kot y kama atölyesi, sonraki iki kat nda çorap atölyesi ve son kat nda da maytap atölyesi vard. Davutpafla n n bu küçük atölyelerinde birkaç dakika arayla iki patlama meydana geldi. Maytap atölyesinde meydana gelen birinci patlama çok büyük de ildi. Bu patlama üzerine çevredeki ifl yerlerinden insanlar camlara ç k p patlaman n oldu u yere bakt lar. Tam bu esnada ikinci patlama meydana geldi, alt kattaki çorap atölyesinde bulunan bir kazan büyük bir gürültü ile patlad. Binan n iki kat çökerken, etrafa savrulan demirler tüm çevreye zarar verdi. Yaralanmalar n hemen hepsi bu savrulan demir, cam ve beton parçalar ndan kaynakland. Patlama yerinde yitip gitmifl 23 iflçinin ard ndan koca bir enkaz y n ve onlar n yerinde ben de olabilirdim diyen öfkeli ve arkadafllar n kaybetmenin için gerekli önlemleri ne zaman alacaks n z? diye sordu. Yaflananlar art k Türkiye için al fl lageldik Bas n aç klamas na kat lan DTP stanbul Milletvekili Sabahat Tuncel ise yaflananlar n art k Türkiye için al - fl lageldik oldu unu söyledi. Sadece imalathanenin de il iflçilerin de kaçak oldu una dikkat çeken Tuncel, Yaflanan bu ifl cinayetlerinden bütün yöneticiler sorumludur. Bu yaflananlar dünyan n baflka bir yerinde olsa, de il yetkililer hükümet bile istifa ederdi. Bu durumdan sorumlu olanlar, biraz vicdan, biraz insaniyet sahibiyseler istifa etmelidirler. Tuzla da meydana gelen cinayetlerin ac s dinmeden Davutpafla n n ac s n yafl yoruz. Bu durumun üstesinden örgütlenerek, birleflerek ac s n yaflayan bir kalabal k vard. Bir de gözünüzden kaçamayacak bir ayr nt. Burada, t pk stanbul un zenginlikleri içinde yaflanan yoksullu u görüyorsunuz sanki. Prestij fl Merkezi lk gözünüze çarpan devasa camlar yla lüks ve modern bir bina. Ama sadece birkaç ad m ötesinde enkaz y n haline gelmifl, bak ms z ve eski binalar Eski binalar içinde duvara yap flm fl iflçi cesetleri Kaçak iflyerlerinde 300 YTL ye çal flan kaçak iflçiler, sigortas z hayatlar Sanayi Bölgesi nin içinde darac k bir sokakta bulunan atölyelerde meydana gelen bu katliam sömürü üzerine kurulu sistemin hiç de yabanc s olmad m z bir ürünüydü. gelebiliriz diye konufltu. lk de ildi Davutpafla. nsan hayat n n hiçe say ld atölyelerde, tersanelerde iflçi ö üten bir de irmen gibi iflliyor sistem y l nda da Ümraniye deki bir ruhsats z havai fiflek fabrikas ndaki patlamada 5 iflçi ve 1 iflçi çocu u ölmüfltü. Fabrika depo olarak görünüyordu. Fabrika sahibinin o lu olan ve depo sorumlusu olarak gözüken Cenk Acar birden fazla kiflinin ölümüne sebebiyet vermekten sadece 22 ay hapis yatt. Hepsi bu 1 i çocuk 6 kiflinin can sadece 22 ay hapis cezas Ümraniye de oldu u gibi Davutpafla da da y llar boyunca tek bir denetim yapmayan devlet, 23 iflçi parçaland ktan 100 den fazlas yaraland ktan sonra polisiyle, valisiyle cesetleri toplamak ve tepkileri engellemek için oradayd. Aç klamalar da kendilerine yak fl r cinstendi; stanbul Büyükflehir Belediye Baflkan Topbafl a göre kaçak iflyerinde bu kadar iflçinin ölümünden ihbar etmeyen vatandafl sorumlu. Vali Güler e sorarsan z Maalesef olurmufl böyle fleyler. Darac k sokaklar nda iç içe geçmifl sanayi siteleri, fabrikalar ve binalarda da tekstilden metal sanayine kadar atölyeleriyle kent içinde kalm fl bir sanayi bölgesi olan Davutpafla da ve daha birçok yerde t pk sessiz bir filmin infaz sahnesi gibi bitiyor hayatlar. flçi ö üten bu sistemin çarp k kenti içinde yaflad m z duyumsuyor, boynumuzu büküyoruz ac yla Ve elbette öfke doluyor içimiz, zapt edilemez bir öfke Daha kaç kiflinin ifl cinayetine kurban gitmesini bekleyeceksiniz? Katliamlar ancak örgütlenerek durdurabiliriz KESK stanbul fiubeler Platformu da hükümet ve yerel yönetimleri elefltirdi. KESK ad na aç klama yapan E itim-sen stanbul 3 No lu fiube Baflkan Dursun Y ld z, hükümet ve yerel yönetimlerin, gerekli yasal düzenlemeleri yapmad n ve var olan yasalar uygulamad n söyledi. Çal flma Bakan Faruk Çelik in, Tuzla tersanelerinde sürekli yaflanan ifl cinayetlerine iliflkin normaldir aç klamalar n hat rlatan Y ld z, Yetkililerin normaldir demekten öteye geçmeleri gerekiyor dedi. Telekom, Tekstil ve fiiflecam fabrikas nda çal flan Topkap flyeri Temsilcileri de yapt klar aç klamada, sorumlular n yarg lanmas n istedi. flçilere ve sendikalara da ça r yapan iflyeri temsilcileri, Biran önce bu bölgedeki iflçileri örgütlemek için harekete geçmeliyiz. Bu katliamlar ancak örgütlenerek durdurabiliriz dedi. Aç klamalar n ard ndan olay yerinde inceleme yapmak isteyen DTP stanbul Milletvekili Sabahat Tuncel ve sendika temsilcilerine, polis taraf ndan enkaz n alt nda patlay c madde oldu u gerekçesiyle izin verilmedi. Patlaman n nedeni sosyal güvenlik sistemi ve çal flma koflullard r Patlamaya iliflkin yaz l aç klama yapan D SK Genel Sekreteri Musa Çam ise Davutpafla da meydana patlama insan hayat n n ne kadar önemsiz oldu unu bir kez daha gösterdi ini belirtti. Çam, Patlaman n nedeni Türkiye deki sosyal güvenlik sistemi ve çal flma koflullar d r. Davutpafla da yaflanan katliam n sorumlusu insan hayat n dikkate almayan ifl sa l, ifl güvenli i ve sosyal güvenlik sistemidir. Yetersiz yasalar ve uygulamalard r. Yap Yol-Sen stanbul fiubesi de yapt yaz l aç klamada, ruhsat olmayan, her türlü kölece çal flma düzeninin hüküm sürdü ü ifl yerlerinde, sistemin gerçek yüzünün bir kez daha aç a ç kt n ifade etti. işçi-köylü den Merhaba, Gazetemizin bir önceki say s n n kapak manfleti Toplumsal muhalefet sokakta adalet ar - yor! idi. lk baflta abart l bir belirleme olarak görülebilirdi bu cümle. Ama gerçekler öyle mi? Gazetemizin ç kmas n n ard ndan bu belirlemeyi do rulayan bir dizi eylem ve etkinlikler düzenlendi. TEKEL in özellefltirilmesine karfl ç kan iflçilerin stanbul, Diyarbak r, Samsun, zmir vd. illerde yapt klar miting ve eylemlerde binlerce iflçi ve emekçi bir araya geldi. Emekliler kendilerine reva görülen % 2 lik sadaka zamm na karfl birçok ilde bas n aç klamalar yaparak, emekçilerin düflman AKP hükümetini protesto etti ve zamm n karfl l olan 10 YTL yi Baflbakan a gönderdi. Davutpafla da güvencesiz, sendikas z, asgari ücretle geçinmeye çal flan 23 kiflinin ifl cinayetine kurban gitmesi büyük bir kesim taraf ndan lanetlendi. AKP hükümetinin Alevilere yönelik son dönemde gerçeklefltirdi i kazanma hamleleri karfl s nda ilerici kültürüne sahip ç kan binlerce Alevi ve devrimci, stanbul Kad köy de yap lan mitingde buluflarak AKP yi protesto etti. zmir de, Marafl ta, Dersim de do ay katleden sistemin plan ve projelerini protesto etmek için çevreciler ve köylüler çeflitli etkinlikler ve eylemler düzenlediler. Kürt ulusal sorunu denilince akl na imha ve inkardan baflka bir çözüm yolu gelmeyen devletin sald r lar na karfl Kürt halk son on befl gün içinde defalarca çeflitli eylemler yapt lar. En son operasyonlara karfl düzenledikleri fi rnak a Demokratik Çözüm Yürüyüflü birçok engelleme ve gözalt terörüne karfl n sürüyor. Emekçi halk n sa l k ve sosyal güvenlik haklar n bir ç rp da ortadan kald ran SSGSS sald r s na karfl çeflitli illerde bildiri da t mlar, paneller, kitle toplant lar, hastane önlerinde bas n aç klamalar örgütleniyor. Hatta bunlar n yan na AKP nin türban n serbest b rak lmas için yapt hamleye karfl soka a ç kanlar da ekleyebiliriz. Sonuçta Kemalizm zehiri ile bilinçleri karart lm fl kitleler olsa da, AKP hükümetinin gericili ine karfl tepkilerini dile getirmek için alanlara ç kmaktalar. Bu toplumsal kaynaflman n devrimcilerin önderli inde geliflti ini söylemek ise mümkün de ildir. Daha çok kendili inden ya da reformistlerin (hatta kimi yerlerde gericilerin) önderli inde geliflen, kimisi Türk bayraklar yla yap lan bu hareketlenmelerin talepleri önemlidir. Bizler bu talepleri sahipleniyor muyuz, sahiplenmiyor muyuz? Türban meselesini bir kenara b rak rsak yukar da sayd m z eylemlerin talepleri olan özellefltirmelerin durdurulmas, tüm dinlerden ve mezheplerden insanlar n özgürce kendini ifade edebilmelerinin önündeki engellerin kald r lmas, Kürt Ulusunun Kendi Kaderini Tayin Hakk n n tan nmas, SSGSS Yasa Tasar s n n geri çekilmesi, insanca yaflayabilecek ücret, çevreye duyarl ekonomik ve sosyal politikalar vb. vb. Bu taleplerin hiçbirisine karfl ç kmam z mümkün de ildir. Bunlar n ço u Demokratik Halk Devrimi nin de talepleridir ayn zamanda. Yani devrimimizin özneleri olan kitlelerden bahsediyoruz soka a ç kan kitleleri tan mlarken. Ve kitleler özde Demokratik Devrimin taleplerini (ama kendili inden) hayk r yorlar. Bu noktada sorun, bu kitlelerle iliflkilenmekte yaflad m z s k nt dad r. Elbette ki, bu k sa vadeli, hemen çözülecek bir mesele de ildir. Bu noktalarda at lan ad mlar da görmezden gelmemiz mümkün de ildir. Ancak kitlelerle aram zdaki mesafeyi kapatmak için daha büyük ad mlar atmaya cüret etmeliyiz. Zira iktidara yüzünü dönmemifl olan, sistemle köklü bir kopuflun olmad bu kitle eylemleri kendi içinde sönerek, sistemle bütünleflecektir. Memlekette bunca mesele, halk kitlelerini etkileyen onca sorun varken düzenin teflhiri için konu bulmakta s k nt yaflamak mümkün de ildir. O zaman düzenin bizlere sa lad bu avantaj sonuna kadar kullanarak onu teflhir etme ve alternatifini göstermek için ifl bize düflmektedir. Yukar - da s ralad m z gündemlerin baz lar ile ilgili stanbul, zmir, Adana vb. illerde çeflitli platformlar oluflturulmufl ve süreci örgütleme ad mlar birlikte at lmaya çal fl lmaktad r. S n r ötesi operasyona karfl yap lan eylemlerin yan s ra SSGSS ile ilgili birçok yerde örgütlenen eylemlerde emekçiler gerçek gündemlerine sahip ç kman n ad mlar n atmaktad rlar. Bu eylemleri s ras nda genifl kitlelerle birlikte hareket etmek, örgütlenmek ve örgütlemek as l hedeflerimiz aras nda olmal d r.

3 8-21 Şubat 2008 İşçi-köylü 3 Politika gündem Düzen, aya na dolaflan hizmetkârlar n dinlenmeye ald! Gladio/K l ç ( talya), Koyun Postu (Yunanistan), Secret British Network ( ngiltere), Gehlen Harekat /Stay Behind/Sword (Bat Almanya), Rüzgar Gülü (Fransa), NATO Command (Hollanda), SDRA-8 (Belçika), Schwert (Avusturya), Anti-Terör Kurtarma Grubu/GAL ( spanya) ve nihayet bizde de en yayg n kullan m yla kontrgerilla Tüm bu isimler, 2. Emperyalist Paylafl m Savafl sonras CIA taraf ndan yani ABD emperyalizmi eliyle dünya halklar n Hitler faflizminden kurtar lmas nda esas rolü oynayan Sovyetler Birli i ne, dolay - s yla da sosyalizme yönelik sempatiyi k rmak için kurulan ve binlerce operasyona imza atan örgütlenmelere ait. Bu örgütlerin gerçeklefltirdikleri eylemlere sentetik eylemler deniliyor. Yani yapay eylemler Bu örgütlenme ülkemizde, Kore Savafl n n ard ndan yetkilendirilen Tu general Danifl Karabelen öncülü- ünde 1953 de, ad daha sonra Özel Harp Dairesi olarak de ifltirilen Seferberlik Tetkik Kurulu ad yla kurulmufl. Belki bu Tetkik Kurulu nun ad n çok duymad k ama, özellikle 1990 larda T. Kürdistan nda ifllenen faili meçhul cinayetleri, yine bu bölgede bir kontra örgüt olarak iflleyen Hizbullah, Susurluk kazas n n ard ndan yarg lanan Özel Harekatç lar, dönemin Baflbakan Çiller in örtülü ödenekten bu birime yapt ödenekleri vs. rahatl kla hat rlayabiliriz. O kadar na da haf zam z yetmezse, Gazi Mahallesi nde ç kan olaylar bafllatan ilk kurflunu, fiemdinli de patlayan bombalar, Cizre de tanklarla halka gözda verme geçidini vs. unutmufl olamay z. Kontrgerilla örgütlenmesinin emperyalizmin direkt yönlendirmesinde ve devletin bizzat bir kolu olarak gayet resmi bir örgütlenme oldu u bugüne kadar defalarca kan tland, kimi zaman da itiraflara konu oldu. Yine de iflin her zaman en kolay, sorunu derin lere havale ederek elleri temizlemek, devleti kutsay p aklamak tercih edildi. Kimi zaman da bu derin liklere inildi i görünümü yarat larak birkaç küçük, teflhir olmufl göstermelik operasyonla devletin de bu durumdan ne kadar rahats z oldu u izlenimi yarat lmaya çal fl ld. Ve pek tabi ki ne hikmetse devletin iradesinin d fl nda gösterilen bu örgütlenme ortadan kald r - lamad. Ama daha da vahim olan birçok kesim de bugün hala bu yalan n, bu manipülasyonun (yönlendirme), bu dezenformasyonun (yanl fl bilgilendirme) etkisi alt nda devletten, bizzat kendisinin kurdu u bu örgütlenmesinin üzerine gitmesini beklemektedir. Bugün bu sat rlar bir kez daha yazmam zdaki neden ise yine sözde derin devlet örgütlenmesinin üzerine gidildi i bir operasyondur. 22 Ocak günü sürpriz bir flekilde 8 ayl k bir takip ve haz rl k sürecinin ard ndan yap ld söylenen bir operasyonla 50 nin üzerinde insan gözalt na al nd ve bunlar n bir k sm tutukland. Bu operasyonun en flöhretli isimleri hiç kuflkusuz son y llarda defalarca ad n birçok çete ba lant l konuda duydu umuz ama bir türlü de el de memifl (dokunulmam fl) olan, erken emekli TSK orijinli Veli Küçük Pafla ve yine neredeyse onun kadar flöhretli, kendisini mahkeme kap lar nda ayd nlara yönelik dava sald r - lar nda a z ndan köpükler saçarak ortam k flk rtan birisi olarak tan d m z Kemal Kerinçsiz di. Ergenekon ad yla ortaya ç kan bu kontrgerilla örgütlenmesinin tabi ki temeli vatanseverlik üzerine kuruludur y l nda Celal Kazda l ile birlikte Ergenekon üzerine kitap haz rlayan Can Dündar, Milliyet teki köflesinde Tümgeneral Memduh Ünlütürk ün (kendileri ünlü iflkencehane Ziverbey Köflkünün de komutan d r 1971 rejimi döneminde) Erol Mütercimler e söylediklerini flöyle aktar yordu: Ergenekon, hükümetlerin de, Genelkurmay n da, bürokrasinin de üzerinde bir örgüttür. 27 May s tan sonra CIA, Pentagon taraf ndan kurdurulmufltur. Özellikle Amerika da kontrgerilla e itimi alm fl, kurslardan geçmifl generallerin bir bölümü, Vatan kurtar yoruz düflüncesiyle bu örgütte yer al rlar. Ergenekon un bir üst örgüt olup olmad, tüm çetelerin bu yap ya ba l olup olmad klar n bilemeyiz. Bilmemize de gerek yok. Ancak çok aç k olan bir gerçek var ki; ad her ne olursa olsun devletin kurdu u bir kontrgerilla örgütlenmesi oldu u ve bu operasyondan sonra da varl n (ister ayn, isterse de farkl bir adla) sürdürece idir. Çünkü bu ülkenin egemenlerinin onlara ihtiyac var. Egemenlerin baflta T. Kürdistan olmak üzere tüm halka karfl yürüttü ü savaflta eli aya d r kontrgerilla. Küçük Pafla tüm flöhretine ra men devlet için vazgeçilmez de ildir, Kerinçsiz ise ondan da küçük bir ayr nt d r. çeride ne kadar kalacaklar, tamamen harcan p harcanmayaca, sonra kurutulup kullan lan bir mendil olarak tekrar kullan l p kullan lmayaca kendi içlerindeki çeliflkilere de ba l olarak verilecek bir karard r. Kontrgerillan n bafl nda kim oldu u de il, ne ifle yarad d r bizler aç s ndan önemli olan. Onlar n kurtard klar vatan, egemen s n flar n kasalar ndaki parad r, vatanseverlikleri de hizmetlerinin karfl l nda efendilerinden alacaklar d r. fiimdilik film, Kartal Hapishanesi nde misafirlikle sonuçland, gerisini seyretmeye devam edece iz. Vatansever savc lar vatanseverlere karfl Operasyon sürerken derin düflüncelerine baflvurulan Baflbakan, süreci Güvenlik güçlerimizin belli bir safhaya kadar bu iflte müdahalesi olduktan sonra yarg - n n devam ettirdi i süreç var. Bizim memnun oldu umuz konu. Bu suçlarla ilgili son olay gerçekten yürütmeyle yarg - n n gayet güzel bir dayan flma içerisinde bu ifli yürüttü ünün ifadesi oldu sözleriyle özetliyordu. Bu sözler TESEV in k sa bir süre önce hakim ve savc lar üzerinde yapt birebir görüflmelerden ortaya ç - kan tabloyu hat rlat yor. Devletin ç karlar m adaletin gerekleri mi? sorusuna hâkim ve savc lar n büyük ço unlu u ne diyordu: Ben devletçi hukukçuyum. Devlet olmazsa hukuk olmaz, biz de olmay z. Benim ülkem söz konusu oldu unda hukuk dinlemem!!! Tam da egemen s n f sözcülerine yarafl r söylemler. Ama bunu söyleyenler devlet adam de il, ba ms zl k iddias ndaki hukuk insanlar! Dolay s yla bu hukuk insanlar n n devletin ç karlar denilen ama gerçekte egemen s n flar n ç karlar olan hesaplara ters bir harekette bulunmayacaklar n ortaya koyuyor bu araflt rma. Bu yan t vermeyerek nizam n d fl na ç kanlara da örnek haz rd r: Bak, Genelkurmay Baflkan Y. Büyükan t n ismini iddianameye koyma aymazl n gösteren fiemdinli savc s Ferhat Sar kaya gibi olursun! Her konuda bir fikri olan, aç klama yapmak için sabah bile bekleyemeyip gece yar lar e-muht ralar çeken (ama ne hikmetse bu konuda kendisine soru soruluncaya kadar sesini ç karmayan) Genelkurmay Baflkan Y. Büyükan t ise daha çarp c bir noktaya vurgu yap yordu Ergenekon operasyonu ile ilgili: Her f rsatta ortaya ç kan fleyleri TSK ile iliflkilendirmek çabas var. TSK bir suç örgütü de ildir. Onun için bu tür fleyleri TSK ile iliflkilendirmeye çal flmak beyhude bir çabad r. Ne diyelim, dil diflin a r d yere gidermifl. (Veli) Küçük içerde, Büyük (an t) görevde! TSK n n bu tavr na iliflkin bu operasyonu, son haftalardaki türban tart flmalar ve türban n serbest b rak lmas ile ilgili geliflmelerle birlefltirdi imizde iki olas l kl bir tablo ç k yor ortaya. Birincisi; AKP hükümeti bu iki süreci ayn anda yürüterek, TSK n n türban meselesinde ses ç - karamamas n sa lamak ve ordunun yetkilerini (ve de sesini) k smak için bir hamle yapt yönünde. Nitekim türban gerekçe göstererek seçimleri erkene ald rmaya, muht ralar vermeye, sivil darbe ortam yaratmaya kadar giden TSK, bugünlerde türban konusunda konuflmamay tercih ederek düflüncelerimiz biliniyor fleklinde geçifltirmeci yaklafl yor. kincisi ise; Erdo an ile Büyükan t n bas na kapal gerçeklefltirilen tarihi Dolmabahçe buluflmas nda bir tak m konularda anlaflmaya vard klar ve haz rlad klar dan fl kl dövüfl gösterisini canl yay nda emekçi halka izlettikleridir. Zaten kamuoyunda yeterince teflhir olmufl, gözden ç kart lmas nda bir sak nca olmayan kontrgerilla elemanlar n belli bir noktaya kadar (bu örnekte Veli Küçük e kadar) saf d fl b rakmak düzen aç s ndan bir sorun olmam flt r bugüne kadar, bundan sonra da olmayacakt r. Ucu nereye giderse Bu tür durumlarda düzenin siyasetçileri taraf ndan sonuna kadar gidilece i mesajlar n n yorumlar ve umut/umutsuzluk etraf nda dönen tart flmalar var. Sonuna kadar gidilip gidilmeyece i meselesinde umutsuzlu a kap lmak için hiçbir neden yoktur. Bu kadar karamsar olman n anlam da yoktur. Karamsarl a kap - lanlar, devletten devlet örgütlenmesini da tmas n ve temizlenmesini bekleyenlerdir. Bunu yapacak olan n bilinçlenen ve örgütlenen halk kitleleri oldu unu bilmeyen/kabul etmeyenlerdir. Bu kesimlerin örnekleri ise talya d r. talya n n Malkoço lu su cesur bir savc n n üzerine gitmesiyle Gladio nun çözüldü ü iddia edilmektedir. Birincisi böyle bir örgütlenmeyi bir savc n n çökertemeyece i aç kt r. Bunun ötesinde, sosyalizmin geçici yenilgisinden yani esas düflman n pratikte olmamas ndan kaynakl bu örgütlenmelerin biçim ve yap lanmas n n de ifltirildi i gerçe i vard r. Yeni konjonktüre uygun hale getirilen Gladio/kontrgerilla örgütlenmeleri tüm dünyada faaliyetini sürdürmektedir. Ve kimi zaman fevri ve kontrol d fl na ç kan yaflanm fll klar varsa da bunlar münferittir, istisnad r. Konuyla ba lant l olarak biraz sa l k meselelerine girelim: Safra hayati bir beden s v s d r. nsan hayat nda sindirim, a zdan bafllarsa da esas olan, sindirim art klar n n bedenden at lmas d r. Düzen için de böyledir. Safralar n bedenden at lmas gerekmektedir. Bugün yap lan da bundan öte de ildir. Sineklerden kurtulmak için batakl n kurutulmas esprisi halk içinde yayg n bir kullan ma sahiptir. Batakl k bu sömürücü, yalanc, talanc sistemdir, hem de her fleyiyle ve tüm kurumlar yla. Sistem ortadan kalkmad kça da sinekler hep uçuflacak, insanlar m z n kan n emmeye devam edeceklerdir. Bu haliyle Ergenekon operasyonuna bakt - m zda küçük sineklerin v z lt s n n bir süreli ine kesildi ini ama büyüklerinin s rça köflklerinde tüm ihtiflam ve flerefli konumlar yla oturdu unu görebiliriz. Ama bu Gladio büyüklere de kalmaz, onlar n da büyükleri ç kar bir gün. Bir kez daha; batakl kurutmak için halk kitlelerinin ayd nlat lmas, bilinçlendirilmesi ve örgütlenmesinden baflka bir yol yoktur. TC devletinin aklama operasyonu! Kamuoyunda Ergenekon Operasyonu olarak adland r lan sahtekârl kamuoyuna teflhir etmek için Partizan, ESP, DTP ve SDP taraf ndan ortak bir bas n aç klamas gerçeklefltirildi. 26 Ocak günü Ahmet Vefik Pafla Tiyatrosu önünde yap lan aç klamada okunan bas n metninde çeteleri Kürt illerinde yap lan yarg - s z infazlardan Musa Anter den Vedat Ayd n a U ur Kaymaz dan Hrant Dink katliam ndan biliyoruz denildi. Tunceliler Kültür ve Yard mlaflma Derne i nin de destek verdi i eylemde s k s k Kahrolsun M T, CIA, Kontrgerilla sloganlar at ld. (Bursa) S n fsal Yaklafl m SINIF MÜCADELES NE TESETTÜR, HALK MUHALEFET NE TÜRBAN! Türban meselesinde, di er boyutlar ve ortaya ç kard hararetli tart flmalar göz ard etmeksizin, ilk elden vurgulanmas gereken husus; AKP önderli indeki egemen s n f kli inin esas amac n n, ileri sürülen gerekçelerle (inanç özgürlü ü, e itim hakk ) hiçbir biçimde iliflkili olmad d r. At lan ço u ad mlar ve gelifltirilen hamlelerde genellikle amaç ve hedefler gizlenmektedir ama, bu seferki çarp tman n, belirli bir kitlenin öteden beri topluma yans yan bir talebi üzerinden gelifltirilmesi, meseleyi farkl k labilmektedir. Bu hamlenin Kemalist-laikçi klik ve onun etraf nda kümelenen çevreler taraf ndan fleriat devletine do ru gidifl ve laik cumhuriyetin temellerine sald r fleklinde nitelendirilmesi de ayn oranda aldat c d r. ABD emperyalizminin RP den yontarak flekillendirdi i ve l ml islam flablonuna uygun biçimde sahneye sürdü ü AKP nin devletin temelleri/esaslar ile bir sorunu yoktur. Bunun olmas da yap lanmas ve varl k koflulu itibar yla zaten olas de ildir. Kald ki TC nin AKP den sak n lacak laik bir düzeninden söz etmek, giderek daha az inand r c bir sav haline gelmektedir. Son sözümüzü baflta söylemeye devam ederek ilerleyelim; türban (ya da baflörtüsü) konusunu, din ve vicdan özgürlü ü, e itim hakk ve de k l k k yafet serbestli i gerekçeleriyle gündemlefltiren AKP hükümeti, a r gündemlerle (sorunlarla) yüklü süreci karfl lamay, halk muhalefetini yanl fl mecralarda parçalamay, istismar etti i belli de erler üzerinden kendi taban n n deste ini diri tutmay ve yak n süreçteki yerel seçimler için yat r m yapmay hedeflemektedir. Son ulusa seslenifl konuflmas nda, Türkiye yi özgürlükler ülkesi yapmak istiyoruz diyen Tayyip Erdo an n 6 y ll k AKP hükümetleri dönemindeki prati i ortadad r. Bu süreçte hak ve özgürlükler alan nda hiçbir geliflme ve aç - l m gösterilmedi i gibi aksine daha bask - c yasa ve düzenlemeler devreye sokulmufl (TCK, CMK, C K, PVSK vd.), ekonomik ve sosyal haklar budanm fl ve gasp edilmifltir. Ancak daha da önemlisi uygulama alan nda yaflanm fl ve baflta Kürt Ulusal Hareketi nin güçleri ve Kürt ulusu olmak üzere komünist ve devrimcilere yönelinmifl, yurtsever, ilerici, demokrat muhalif kim varsa faflist devlet terörünün hedefi olmufl, katliamlar, faili meçhul cinayetler, yarg s z infazlar, kay plar, sald r lar, iflkenceler, tutuklama ve gözalt lar yayg n bir hal alm flt r. Bütün bu pratiklerin flimdi türban sorununda AKP nin karfl s na büyük bir kararl kla ve cansiperane dikilen CHP ve hempalar n n tam deste iyle gerçeklefltirildi i de hat rlanmak durumundad r. Öyle ki hakim s n f partilerinin oluflturdu u ortak koruma kalkan hassas bir ifllev görmüfl, baz ünlü edebiyatç ve yazarlar hedef almas ve hedef göstermesiyle popüler hale gelerek deflifre olan TCK 301. maddesine dahi dokunulmam flt r. Türban konusu gündemlefltirilirken fitili ateflleyen T. Erdo an n sarf etti i, velev ki siyasi simge olsun sözü, politik özgürlükler ve sembollere karfl faflist yasa ve uygulamalarla beraber tam da konuya iliflkin bafll ca gerekçelerinden olan din ve vicdan özgürlü ü nden ne anlad klar n ortaya koymaktad r. Sünni islam devlet-tarikat zoruyla dayatan, bunun ad na da bafl ndan itibaren laik cumhuriyet diyen rejim; tarihi boyunca ne baflka dinler, ne baflka mezhepler, ne dinsizlik, ne de di er kanaatler karfl s nda hoflgörülü olmufltur. Osmanl gelene i, çok daha despot ve zorba yöntemlerle sürdürülmüfl; katliam ve provokasyonlarla, Alevilere, H ristiyanlara, ateistlere vd. bütün az nl klara kan kusturulmufltur. Türban sorunuyla iliflkilendirilen bir di er husus (yüksek ö renim ba lam nda) e itim hakk d r ki bununla ilgili sürecin daha nerelere kadar evrilebilece ini taze YÖK baflkan Yusuf Ziya Özcan n paral üniversite konusunda yapt aç klama oluflturmaktad r. Mevcut durumda ise, ekonomik ve sosyal nedenlerle ortaö retim kurumlar na devam edemeyenler bir yana, her y l milyonlarca ö rencinin ÖSS ile bertaraf edilmesi ile iflleyen sistem, YÖK ün kendi k y m düzeni ile beraber e itim hakk n n hakk n vermektedir. Bu koflullar n yarat c s, iflleticisi ve bekçisi olanlar n, türban vesilesiyle e itim hakk ndan bahsediyor olmalar, yine bunun içine alay eder biçimde k l k k yafet serbestisini de s k flt rmalar, son derece anlaml d r. Konuya iliflkin samimiyetsizli i (yayg n deyiflle takiyeyi) ele veren önemli hususlardan birisi de, sorunu bir yandan ciddi boyutlara sahip bir mesele olarak göstermekle beraber, di er yandan yar m yamalak çözmeye çal flmalar d r. Bunun en önemli göstergesi, getirilmekte olan düzenlemenin ortaö retim kurumlar n kapsamamas, daha da önemlisi üniversite sonras ndaki mesleki yaflamla ilgili kamusal alana yönelik hiçbir müdahale öngörmemesidir. Türbanl kiflilere sadece yüksek ö retimde sadece 2 ila 4 y l için özgürlük tan nm fl olmakta, bu kifliler kamuya iliflkin bir görev üstlenmeye kalkt klar nda yasak lara yine boyun e mek durumunda kalmaktad rlar. MHP destekli AKP nin türban hamlesine karfl, c.baflkanl seçim sürecindeki gibi rejim elden gidiyor hezeyan yla seferberlik bafllatan CHP de bu dönemi azami kârla de erlendirme hesaplar yapmaktad r. Toplumun hat r say l r bir kesiminde yank s n bulan bu propaganda üzerinden kitleleri harekete geçiren, ama öncesinde y llar n yetiflmifl kadrolar ve yerleflik kurumlar üzerinden art arda zehir zemberek demeçleri patlatan Kemalist-laikçi cephenin, tansiyonun yükselmesinde AKP den geri kalm yor olmas sürpriz de ildir. Bu çevrelere eklemlenen ilerici, demokrat baz kesim ve ayd nlar n, kad n n islamiyetteki konumunu ve tesettürü (kad n n bireysel özgürleflmesi) sorgulama üzerinden durufl sergilemeleri ne kadar yanl flsa, ayn biçimde AKP-MHP koalisyonuna paralel konuma düflen kimi ilerici ve demokrat kimlikli flahsiyetlerin e itim hakk ve inanç özgürlü ü çerçevesinde saf belirleme ihtiyac duymas da o denli yanl fl olmufltur. AKP san ld gibi sadece yüzde 47 lik oy deste inin verdi i cesaretle türban hamlesini gelifltirmifl de ildir. Bunda, ABD nin tam deste iyle beraber, TSK ile sa lanan mutabakat n getirdi i iflleri yoluna koyman n rahatl bafll ca rol oynam flt r. MHP nin deste inde de bu husus kritik bir ölçü kabul edilmelidir. MHP aç s ndan c.baflkanl na destekten daha ileri bir ad m olan türban konusu, ABD ve TSK n n rolü sayesinde olgunlaflm flt r. AKP yle türban konusundaki dayan flma bunlarla da bitmemifl, AB Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eflbaflkan Joost Lagendijk, baflörtüsünün üniversitelerde serbest olmas hususuna aç k destek verdiklerini aç klam flt r. ( ) Baykal n Hiçbir kurumdan bir bekleyiflimiz yok, kimse gölge etmesin, baflka bir fley beklemiyoruz sözleriyle de yorumlad üzere, Büyükan t n kaçak bir tav r sergileyerek AKP ye örtülü destek sunmas, di er yandan TÜS AD n MHP üzerinden AKP ile ekonomik sorunlar ve türban konusunu içeren a r dilli bir polemik içerisine girmesi, hakim s n f klikleri aras ndaki denge, çat flma ve kamplaflma sorunlar nda önemli geliflmelerin yaflanaca n göstermektedir. Geçerken not düflelim; AKP ile TSK aras ndaki paslaflma, kullan m tarihi geçmifl kontrgerilla art klar na yönelik Ergenekon operasyonu esnas nda da yaflanm flt r. Büyükan t ve Tayyip, pisliklerden ar nma gibi lanse ettikleri durumdan halka yönelik güven tazeleme mesaj ç karmay ihmal etmemifllerdir. Susurluk, fiemdinli türü keskin virajlar rahatça dönen devletin, brahim fiahin, Korkut Eken gibilerinden sonra, Veli Küçük e de çetesi ile birlikte bu tipte u urlama töreni yapt raca Allah n emriydi! Hakim s n f klikleri aras nda yaflanan çat flma ve saflaflmalar; türban sorununu da gündemlefltiren biçimde, sanki geriye ötelenmifl gibi duran Kürt sorunu ile birlikte, egemen s n flar n önümüzdeki süreçte karfl karfl ya bulunduklar yüklü ve kritik ajandayla yak ndan ilgilidir. SSGSS sald r s ile zaten aç lm fl bulunan süreç h zl biçimde örülmekte, sald r paketleri art arda servise haz r hale getirilmektedir. Dün sadece sözü edilen k dem tazminat konusu, bugün 3 seçenekli bir taslak durumundad r. Sendikalar Yasas ile Toplu Sözleflme ve Grev Yasalar ndaki haz rl klar da tamamlanm flt r. Milyonlarca iflçi ve emekçinin son derece ciddi ifl ve ekmek sorunu bulunmaktad r. Pahal l k ve yoksulluk giderek artmaktad r. Sosyal güvenlik, e itim ve sa l k konusunda, milyonlar zaten yetersiz olan haklar n da yitireceklerdir. Özellefltirmeler, onbinlerce iflçiyi ve ailesini sefalete ve açl a mahkum edecektir. Yeni sald r yasalar ile milyonlarca iflçinin birikim ve kazan mlar, örgütlenme haklar ve ifl güvenceleri ellerinden al nacakt r. Kürt ulusuna yönelik daha büyük çapl katliam haz rl klar yap lmaktad r... Hakim s n flar n faflist partileri, tam da bu süreçte suni bir gündem yaratarak kitleleri farkl bir alan ve zeminde karfl karfl ya getirmeye çal flmaktad rlar. Düzene olan tepkiyi köreltmenin, dikkatleri da tman n, güçleri bölmenin ve kendi etraflar nda yedeklemenin hesab n yapmaktad rlar. Komünistler ve devrimciler, demokratlar ve yurtsever güçler, iflte bu noktada, iflçi ve emekçi kitleleri, ezilen ve yoksul y nlar, kendi gerçek sorunlar etraf nda yo unlaflt rmay ve ayn saflarda buluflturmay baflarmak göreviyle yüz yüzedir.

4 İşçi/köylü İşçi-köylü Şubat 2008 TEKEL iflçilerinin eylemleri sürüyor TEKEL iflçilerinin, TEKEL in özellefltirilmesini geri püskürtmeyi hedefleyen eylemleri devam ediyor. Samsun, Tokat, Diyarbak r, zmir gibi illerde bulunan fabrikalarda çal - flan iflçilerin eylemlerinin yan s ra, stanbul Cevizli de bulunan TEKEL iflçileri de bir dizi eylemle özellefltirme sald r s n geri püskürtmeye çal - fl yor. Cevizli TEKEL iflçilerinin gerçeklefltirdi i eylemlerden biri de 2 fiubat tarihinde Kad köy de yap lan kitlesel eylemdi. TEKEL iflçileri bu eylemin, ihale tekliflerinin verilece i son gün olan 18 fiubat öncesi bir prova oldu- unu söylediler. flçilerin Ölmek var dönmek yok fliar n hayk rd eylem, 3500 TEKEL iflçisinin, aileleriyle birlikte, pankartlar ve dövizler eflli inde Kad - köy skele Meydan na do ru yürüyüfle geçmesiyle bafllad. TEKEL iflçilerinin, yürüyüfl s ras nda TEKEL, AKP yi iktidar yapan Ayd n Do an ve yabanc lara peflkefl çekilemez, Ülkenin gelirleri yok edilemez, IMF den para dilenilmez yaz l pankartlar ve Gözün ayd n Tayyib, bu senin eserin, s - ra sana da gelecek yaz l tabut maketi tafl d görüldü. Burada Türk- fl Genel Sekreteri ve Tek G da- fl Genel Baflkan Mustafa Türkel, kitleye hitaben bir konuflma yapt. flçiler Türkel in konuflmas bafllar bafllamaz, Türk- fl uyuma iflçine sahip ç k, flçiler burada Türk- fl nerede? sloganlar n atmaya bafllad lar ve Türk- fl bürokrasisinin, TEKEL in özellefltirilmesine sessiz kalmas n elefltirdiler. flçilerin bu hakl tepkisine ilk müdahale ise yine, sendika önderleri nden geldi. Sisteme olan yak nl ile bilinen Türkel in konuflmas na damgas n vuran esas nokta ise, konuflma boyunca öne ç kard milliyetçi duygular oldu. TEKEL in özellefltirme ihalesinde tekliflerin verilece i son gün olan, 18 fiubat günü, 20 bin TEKEL iflçisi ile ailelerinin Özellefltirme Dairesi önünde olaca n da aç klayan Türkel, Gelsinler görsünler bakal m el mi yaman, TEKEL iflçisi mi? dedi. Miting, Türkel in yapt bu konuflman n ard ndan at lan sloganlarla sona erdi. (Kartal) flçiler kararl ; TEKEL i satt rmayaca z! TEKEL iflçileri zmir de de alanlarda! zmir in Çi li ilçesinde bulunan Balatç k Tuzla Yaprak Tütün flletmeleri ve Çamalt Tuzlas nda çal flan 2 bin 500 iflçi, TEKEL in özellefltirilmesine karfl eylem yapt. Çi li Belediye binas ndan, AKP ilçe binas na Tekel e uzanan eller k r ls n, AKP flafl rma sabr m - z tafl rma sloganlar ile yürüyen iflçiler, sl k ve düdüklerle AKP yi protesto ederek, Sadaka de il, TEKEL i isteriz dedi. Tek G da- fl 7 No lu fiube Baflkan Nuri Y lmaz, y llard r özellefltirme politikalar ile TEKEL fabrikalar - n n çökertilmeye çal fl ld n belirterek, Siyasi iktidar, iflimizi, afl m z almak istiyor. Sosyal güvenlik hakk m - z almak istiyor dedi. Daha çok üretip ürettiklerini adil bir flekilde paylaflmak istediklerini belirten Y lmaz, Bizim bizden baflka dostumuz yok. flçisi, memuru, eksperi bu oyunu bozmak zorunday z dedi. Tek G da- fl Genel Sekreteri Mecit Amaç da, Tekel i ve tütün üreticilerini yaflatmak için mücadele verdiklerini belirterek, özellefltirmecilere daha önce geri ad m att rd klar n hat rlatt. Diyarbak r TEKEL iflçileri TE- KEL in özellefltirmesine karfl seslerini yükseltiyor. flçiler, 28 Ocak günü TEKEL in sat lmak istenmesini protesto etmek amac yla Diyarbak r TEKEL Tütün flleme Fabrikas önünde bir araya geldi. flçiler özellefltirmeye karfl seslerini yükseltmek amac yla 2 kilometre uzakl ktaki Büyükflehir Belediyesi Park Orman a kadar yürüdü. Yürüyüfl s ras nda TEKEL e uzanan eller k r ls n, AKP flafl rma sabr m z tafl rma, Direne direne kazanaca z sloganlar n hayk ran TEKEL iflçilerinin açmak istedi i pankart, polis engeline tak ld. Park Orman da iflçiler ad na bas n aç klamas n okuyan Tek G da- fl Sendikas Diyarbak r fiube Baflkan Mehmet Can Sar, TE- KEL in 146 y ld r ülkenin en önemli gelir kaynaklar ndan oldu unu, fabrikan n özellefltirmesi halinde bölge ekonomisinin altüst olaca - na söyledi. Fabrikan n özellefltirilmesinin sadece TEKEL iflçilerini de il üretici ailelerini de etkileyece ini ifade eden Sar, herkesin duyarl olmas n istedi. Emeklilerden Baflbakan a 10 YTL! stanbul da Galatasaray Postanesi önünde bir araya gelen Emekli-Sen üyeleri, Hakk m z istiyoruz yaz l yelekler giyerek hükümetin zam ad alt nda verdi i sadakay protesto etti. Emekliler ad na aç klamada bulunan Emekli-Sen stanbul fiube Baflkan Rahime ldemir Bayrak, AKP hükümetinin önce emeklileri sefalet ücretine mahkum etti ini, ard ndan da henüz y l dolmadan yapt zamlarla fazlas yla geri ald n söyledi. Konuflmas s k s k sloganlarla kesilen Bayrak, flunlar söyledi: AKP, düzenlemeleri yang ndan mal kaç r rcas na Meclis ten geçirmek istiyor. Bu yasay inceledi imizde reform de il, bir geriye dönüfl tasla n n oldu unu görüyoruz. Daha önce verilen baz haklar da geri al n yor. Tüm Emekli-Sen Mersin fiubesi üyeleri de yapt klar protesto ile hükümetin 2008 y l için çal flanlar ile emeklilere vermeyi kararlaflt rd yüzde 2 lik zam oran n protesto etti ve zamma denk gelen 10 YTL yi Baflbakan a gönderdi. Sendikan n zmir fiube üyeleri de, 2008 bütçesinde emeklilere ayr lan yüzde 2 lik zamm protesto etti. Cumhuriyet Postanesi önünde bir araya gelen emekliler, Sendikama Dokunma. Emekli-Sen Kapat lmaz yazan pankart açarak, sloganlarla hükümeti protesto etti. Ankara da da Sakarya Caddesi nde bir araya gelen emekliler, Sadaka de il, eme imizin karfl - l n istiyoruz pankart ile Hükümet zamm n al bafl na çal slogan atarak, G MA önüne kadar yürüdü. Emekli-Sen Genel Baflkan Veli Beysülen, burada yapt aç klamada, emekli maafllar na yap lan art fllar n enflasyon oran n bile karfl lamad na dikkat çekti. Emekçinin Gündemi flimiz, ifl güvenli imiz, sosyal haklar m z için Emperyalist-kapitalist sistemin iflçi ve emekçilere yönelik sald r lar, her geçen gün daha da artarak sürmektedir. Bu sald r lar n sürekli olmas sistemin özünden kaynakl d r. Çünkü emperyalist-kapitalist sistem; iflçileri, emekçileri ve dünyada yar sömürgesi durumuna getirdi i ülkeleri sömürme, talan etme üzerine kuruludur. Sistemin bu özelli inden kaynakl, ayakta durabilmesi için bu sömürüyü sürekli art rmas gerekmektedir. Emperyalist-kapitalist sistem, uzun zamand r krizlerle yüz yüzedir ve bu krizlerden kurtulman n yolu olarak iflçi ve di er emekçiler üzerindeki sömürüyü art r rken, dünyan n yeralt ve yer üstü kaynaklar n daha fazla talan etmenin yollar n aramaktad r. Bu her Emekli-Sen süreci, daha aktif mücadele demek Emekli-Sen Kartal fiubesi 31 Ocak günü gerçeklefltirdi i bir eylemle, kendilerine reva görülen 10 YTL lik zamm Baflbakan a geri gönderdiler. Emekli-Sen Kartal fiubesi Yönetim Kurulu nda yer alan Murtaza Y ld r m la bu eylem sonras nda k sa bir görüflme yaparak, hem eylem hem de genel süreçleriyle ilgili düflüncelerini ald k; Gerçeklefltirdi imiz bu son eylem, hükümetin bize lay k gördü ü % 2 lik zamm protesto amac tafl yordu. Bilindi i gibi kapatma davam za iliflkin süreç hala iflliyor. Biz bu süreçte hem zam vb. konulara hem de kapatma davas na karfl bir mücadele örmeye çal fl yoruz. Kapatma davas n kazanamad m z takdirde, mücadelemiz sona ermeyecek. Gerekirse isim de iflikli i yaparak mücadelemizi sürdürece iz, çünkü bizim amac m z örgütlülü ümüzü gelifltirmek. Bu süreçte ayr ca sadece kendi gündemlerimize iliflkin de il, SSGSS gibi gündemlere iliflkin de tepki göstermeye çal fl yoruz. Hem bu gündeme hem de genel gündemlere iliflkin mücadelemizi aktif olarak sürdürmekte kararl y z. Çünkü bizim için Emekli-Sen süreci daha aktif mücadele demektir. (Kartal) dönem ve koflulda kendine özgü bir yöntemle yap lmaktad r lerden itibaren bunun ad Neo-liberal politikalar ve uygulamalar olmufltur. Bu politikalar çeflitli söylemlerle süslenerek sürdürülmüfltür/sürdürülmektedir. Son 10 y lda ise küreselleflme söylemiyle Neo-liberal politikalar n ortaya ç kartt y k mlar, yoksulluklar, açl klar, zulümler, iflgaller, iflsizlik kamufle edilmeye çal fl lm flt r. Ancak küreselleflme nin de özde ne oldu u k sa sürede ortaya ç km flt r. Emperyalist-kapitalist sistemin efendileri, flimdi bu y - k m gizlemek için terörizm vb. gibi söylemleri kullanarak bekas n sürdürmeye, dünya halklar n n emperyalizme karfl tepkilerini dile getirmesini, onun ötesinde sistemin özüne yönelen mücadeleleri engellemeye çal flmaktad r. SSGSS protestolar devam ediyor Mersin Sigorta l Müdürlü ü nde bir araya gelen KESK, D SK, Türk fl, Tabipler Odas, Difl Hekimleri Odas ve TMMOB a ba l odalar n üyeleri, SSGSS yasa tasar s n protesto etti. Kat l mc lar ad na aç klama yapan KESK dönem sözcüsü Ünsal Y ld z, SSGSS yasa tasar s n n reform de il, kazan lm fl haklara sald r oldu unu vurgulad. Y ld z, Halk n sa l k hakk n gasp eden, çal flanlar n sosyal güvenlikle ilgili kazan lm fl haklar n elinden alan yasa tasar s na dün izin vermedik bugün de izin vermeyece iz. Fiili ve meflru mücadele ile Neo-liberal ekonomik politikalar n en önemli uygulamalar ndan biri özellefltirmelerdir. Özellefltirmeler yar - sömürge ülkelerin yeralt ve yer üstü kaynaklar n n, fabrikalar n, hizmet sektörlerinin emperyalist tekellere peflkefl çekilmesini amaçlamaktad r. Yine ülkede iflçilerin sosyal ve örgütlenme haklar n n gasp edilmesi, tafleronlaflma, esnek üretim, sendikas zlaflt rma, iflsizlik yarat larak emperyalist tekeller ve komprador burjuvazinin azami kâr elde etmesi için muazzam olanaklar yarat lmaya çal fl lmaktad r. Yar -sömürge ülkelerde neo-liberal politikalar n uygulanmas sonucunda iflsizlik, yoksulluk, açl k, örgütsüzlük ve bunlar n sonucu da kültürel yozlaflma muazzam derecede yayg nlaflm flt r. Güvencesiz ve sigortas z çal flma koflullar n n yaratt en büyük facialardan birini ise daha geçti imiz hafta stanbul Davutpafla da yaflanan ifl cinayetinde gördük. 23 kifli hiçbir önlemin olmad, sigortas z ve asgari ücret koflullar nda çal flt klar fabrikada meydana gelen fabrikada feci flekilde yaflamlar n yitirdiler. Devlet yetkilileri ise yapt klar aç klamalarda yine dönüp dolafl p halk suçlu ç kartarak kimse ihbarda bulunmad ki, haberimiz olsun dediler. Buna nas l bir aymazl kt r ki, ülke çap nda onlarca havai fiflek imalathanesi oldu u bilinmesine karfl n sadece (evet sadece) tek bir ruhsatl imalathane bulundu unu belediyesinden, Çal flma Bakanl na kadar devlet yetkililerinin bilmemesi mümkün mü? Havai fiflek imalathanelerinde çal flan iflçilerin dahi önemli oldu u bu iflletmelerin flehrin içinde olmas zaten bir cinayet davetiyesiyken, bu tip yerlerin sanayi bölgesinde olmas gerekti- ini söylüyor tek ruhsatl iflyeri sahibi. Çürük düzende sa lam çark olmaz sözünde oldu u gibi, iflçilerin sa l n n hiçe say ld, asgari ücretin sadakaym flças na belirlendi i bir düzende bu gereklilikler hayli komik kal yor. flçi ve emekçilerin sa l n n ne kadar önemsendi ini SSGSS Yasa Tasar - tüm emekçiler için mücadele verdik vermeye de devam edece iz dedi. Yap lan aç klamada s k s k Sa l kta ticaret ölüm demektir, IMF defol bu memleket bizim, AKP yasan al bafl na çal sloganlar at ld. Bursa da SSGSS ye karfl imza kampanyas! Bursa da bir araya gelen demokratik kitle örgütleri ilerici ve devrimci kurumlar ad yla bir internet sitesi kurarak imza kampanyas bafllatt. Kampanya ile ilgili olarak bir aç klama yapan Nilüfer Yerel Gündem 21 Genel Sekreteri ve Ça dafl Gazeteciler Derne i üyesi Mehmet Kartal, SSGSS nin sa l k ve sosyal güvenlikte reform ad alt nda büyük y - k m getirece ini söyledi. SSGSS, halk direnifliyle püskürtülecektir! SSGSS ile ilgili birçok bölgede bilgilendirme ve karfl durufl örgütleme amac yla etkinlikler düzenlenirken bu etkinliklerden biri de stanbul kitelli de 2 fiubat günü örgütlenen panel oldu. Birleflik flçi Derne i nde kitelli SSGSS Karfl t Platform (Partizan, ESP, EMEP, DHP, Küçükçekmece Tuncelililer Derne i, Birleflik flçi Derne i) olarak düzenlenen panele ESP ve Partizan dan panelistler kat ld. Panelistler ilk bölümde SSGSS nin nedenlerini ve sonuçlar n anlat rken, ikinci bölümde ise sorular al narak yan tland. (Mersin/Bursa/ stanbul) s nda da görmek mümkün. Mezarda emeklilikten, sa l n paral hale getirilmesine kadar bugüne kadar yap lmak istenen tüm sald r lar n ad olan Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Yasa Tasar s na karfl son dönemde baflta stanbul olmak üzere çeflitli illerde oluflturulan platformlar n dikkat çekti i gerçeklerden biri de sa l n, e itimin ve tüm hizmetlerin özellefltirilmesi yönünde at lan ad mlard r. Öyleyse denilebilir ki; emperyalizm ve kapitalizm var oldukça dünya halklar emperyalizmin k skac nda olmaktan kurtulamayacakt r. Ancak ve ancak emperyalizmin alt edilmesi bu bozuk sömürü ça n, çark n yok edebilir. Bunun için iflçi ve emekçilerin emperyalizme karfl birleflerek ve örgütlenerek mücadele etmesi gerekir. Bunun için sendikalardaki varl m z daha örgütlü hale getirmek, güçlerimizi toparlamak gerekir. Bunun için kurtar c lar beklemeksizin harekete geçmek, iflçi ve emekçi kitlelerle birlikte alanlara akmak gerekir. Kocaeli Üniversitesinde iflçiler direniyor! Kocaeli Üniversitesi nde hastane ve fakülte kantinleri ile uygulama otelinde çal flan, D SK e ba l Otel, Lokanta, E lence Yeri flçileri Sendikas na (OLEY S) ba l iflçiler yaklafl k bir ayd r grevde. Bu grev, ayn zamanda1980 AFC n n ard ndan bir üniversitede gerçekleflen ilk grev olma özelli ini tafl - makta. Greve ç kan iflçiler, greve gitmelerine iliflkin çok say da neden bulundu unu, ancak bafll ca nedenin iflverenin sendikas zlaflt rma dayatmas oldu unu söylüyorlar. OLEY S üyesi 37 iflçinin yaklafl k bir ayd r devam eden grevinde, gözalt ve grev k r c l gibi sald r lar yaflan rken, iflveren anlaflma yapmaya yanaflm yor. Direniflteki iflçiler, üniversite bünyesindeki birçok kantinin özellefltirildi ini ve çok say da çal flan n sürgüne gönderildi ini belirterek, direnifllerinin, jandarma sald r s na u rad n vurgulamaktalar. (Kartal) Demsafl direnifli sona erdi! Patronun iflyerini kapataca n gerekçe göstererek y lbafl öncesi iflten att, 21 deri iflçisinin sürdürdü ü direnifl sona erdi. Tuzla Deri Organize Sanayi nde bulunan deri fabrikas DEMSAfi ta çal flan 21 iflçi, patronun bu uygulamas na karfl direnifle geçerek, direnifllerini fabrika önünde sürdürmüfllerdi. 16 Ocak günü organize sanayi içinde kitlesel bir aç klama yapan di er fabrikalardaki deri iflçileri, DEMSAfi iflçisine destek vererek, seslerinin daha genifl kamuoyuna duyurulmas n sa lam flt. flte bu aç klamay takip eden günlerde yap lan anlaflmayla DEMSAfi iflçilerinin direnifli sona ermifl bulunmakta. 44. günde sona eren direnifle iliflkin yap lan anlaflmaya göre, daha önce tazminatlar zamana yaymak isteyen iflveren, tazminatlar peflin ödemeyi kabul etti. Anlaflmada ayr ca flu an faaliyeti durmufl olan fabrika 6 ay içerisinde tekrar üretime geçerse, ç kar - lan 21 iflçinin geri al naca na da yer verildi. (Kartal)

5 İşçi-köylü Şubat 2008 İşçi/köylü Gübre fiyatlar köylüleri vuruyor Organik tar mda pazar sorunu Özellikle ülkemizde son y llarda popülerli ini art ran bu tar m flekli, Anadolu da ilk olarak Almanya n n kuru g da talebiyle kay s ve incirle bafllam flt r. Avrupa Birli i süreciyle de gündemleflmifl ve çeflitli sivil toplum örgütleri taraf ndan yayg nlaflt r lmaya çal fl lm flt r. Çiftçi Sendikalar Konfederasyonlaflma Platformu Dönem Sözcüsü Abdullah Aysu, 24 Ocak 2008 tarihinde bir bas n aç klamas yaparak, Ocak ay itibariyle son bir y lda gübre fiyatlar % oran nda yükseldi dedi. Aysu, geçti imiz y l tar m kurakl n vurdu unu, bu y l da gübre fiyatlar n n yüksekli inin vuraca n, önlem al nmazsa ürün verimlili inin düflece ini belirtti. Hükümetin her f rsatta tar m ve tar mc y gelifltirdi ini propaganda etti ini, ancak gübre fiyatlar n n çok yükseldi ini ve herhangi bir destek de verilmedi ini söyleyen Aysu, hükümeti önlem almaya ça rd. Gübre fiyatlar artt kça köylülerin yoksullaflt n, ama gübre flirketlerinin kârlar n katlad klar n vurgulayarak özel gübre flirketlerinin daha önceleri fiyatlar bu kadar yükseltmeye cesaret edemezken, bugün bu cesaretin nedeninin kamunun elinde bulunan gübre fabrikalar n n gübre piyasas n düzenleyememesi oldu unu söyledi. Çünkü IMF talimat yla gübre fabrikalar n n bir k sm özellefltirilmifl durumda. Bu nedenle de gübre flirketleri fiyatlar istedikleri oranda belirleyebiliyor ve köylüleri sömürebiliyor. Sibirya so uklar narenciyeyi vurdu II. Emperyalist Paylafl m Savafl sonras dünyada g da k tl yaflanmas, artan tüketim ve sanayileflme ile birlikte az alanda daha fazla tar msal g da projeleriyle yeflil devrim gerçekleflti. Bu süreçte az bir alanda topra çeflitli girdilerle besleyerek daha fazla üretim hedeflenmekteydi. Bu hedef baflar y da getirdi. Bu baflar yla beraber önü al nmaz bir yola girilerek art k sadece insan sa l - de il, daha fazla üretim ad alt nda do a, yok olma noktas na getirildi. Avrupa da modern tar m gittikçe ilerledi, buna sanayinin geliflmesi, tar msal alanlar n azalt lmas, tar mdaki insan say s n n düflürülerek sanayiye kayd r lmas gibi geliflmeler yafland. Hormon girdisinin gittikçe art fl, kanser hastal ndaki anormal art fllar getirdi ve bununla birlikte ekolojik ya da organik tar m süreci bafllad. Özellikle ülkemizde son y llarda popülerli ini art ran bu tar m flekli, Anadolu da ilk olarak Almanya n n kuru g da talebiyle kay s ve incirle bafllam flt r. Avrupa Birli i süreciyle de gündemleflmifl ve çeflitli sivil toplum örgütleri taraf ndan yayg nlaflt r lmaya çal fl lm flt r. nsan eme inin çok daha fazla oldu u organik tar mda, ürünün ortaya ç kmas, bir alt n ifllerken çekilen çile kadar zor olmaktad r. Bu tar m fleklini, son dönemlerde gittikçe yok edilmek istenen köylü için bir alternatif olarak tespit edebiliriz. Fakat bu süreç, yani organik tar ma geçifl süreci hiç de kolay olmamaktad r. Tamamen kontrol ve kay t alt nda tutulan bu tar m flekli, 2 y ll k bir geçifl sürecinde sertifikaland rma süreci istemektedir. Bu duruma modern tar m n zorunluluklar fleklinde de bakabiliriz. Fakat Tar m Bakanl taraf ndan yetkilendirilmifl sertifika kurulufllar n n sertifika tutar n yüksek tespit etmesi ve yapt r mlar n sert oluflu yoksul köylünün geçiflini zorlamaktad r. Önemli bir miktar para gerektiren bu sertifikay almak gerçekten bir üretici için çok zordur. Bu durumda organik üretim yapan büyük çiftlik sahiplerinin sertifikas ndan yararlan larak üretime geçifl yap lmaktad r. Buna da Sözleflmeli Tar m, yani köleci tar m demek çok daha do rudur. Sonuçta üretim yaparken, pazarlarken sertifikas n kulland n di er üreticiye sormak zorundas n. Bir nevi ürün sat fl n, pazar n o kifli yönlendirmektedir. Ürünü ya ona satars n ya da elinde kal r. O da pazar n çok alt nda alarak bir y ll k eme inin alt nda vermektedir. Organik tar m n ülkemizdeki geliflimi, sorunlar ülkedeki köylülü ün di er problemlerinden farkl de ildir. Asl nda pazar sorunu konvansiyonel (geleneksel) tar ma göre çok daha geridedir. stanbul fiiflli de ilk organik pazar kurularak üreticiyi direkt tüketiciyle kaynaflt rmak ve sadece gelir düzeyi yüksek kesime de il daha fazla kesime hitap etmesi hesaplanm flt r. Daha çok büyük al flverifl merkezlerinde sat fla sunulan organik ürünler, ciddi bir ekonomik külfet getirmektedir. Organik tar m üretiminin di er üretime göre pahal oluflu do ald r. Kullan lan eme in fazla oluflu, girdilerin daha geliflmemesinden kaynakl pahal l bu tar m ürünlerini pahaland rmaktad r. Tabi direkt üreticiden tüketiciye ulaflmas zor oldu u için ortaya arac da girince fiyat katlanmaktad r. Türkiye de ekolojik tar m Türkiye deki potansiyelin art - fl yla pazar n geliflmesi büyük market sahiplerinin gözlerini kamaflt - r r oldu ve ülkenin her yerinden ürün toplanmaya baflland. Bunu yaparken de üreticiden çok tabi ki kendi ç karlar n hedeflemesi üreticiyi çok zor duruma düflürmektedir. Yine ülke pazar nda 2 büyük firman n tüm pazar kontrol alt na almas, bir nevi tekelleflmesi yüzünden üretici ürünü istedi i fiyattan satamay p sadece firman n verdi i fiyata mahkum kalmaktad r. Bu da üreticinin masraf n karfl lamamas n n yan nda tüketiciye pahal ya ürün sat lmas na neden olmaktad r. Organik tar ma ülkemizde sosyal bir oluflum olarak bak lmas, tekelleflmeyi zorlamaktad r. Ama organik tar mda üreticilerin örgütlenip birlik ya da kooperatif kurma çal flmas na girmedi i takdirde pazar tamamen ellerinden ç kacak ve pazara bir daha giremeyecekler. Ürünler ellerinde kalacak ya da eme inin çok alt nda satmak zorunda kalacaklard r. Pazar sorunu sertifika külfetinden kaynakl organik üretim yapan üreticilerin yeni bir olufluma gitmelerini mecbur hale gelmifltir. Ekolojik tar m 2008 de neler bekliyor? Ocak ay içerisinde Ekoloji 2008 Fuar gerçekleflmifl, burada üreticiler bir araya gelerek pazar sorununu da gündemlefltirmifllerdir. Yap lan toplant larda tekelleflme çabas nda olan firmalar n sadece kendilerine ayr lan konuflman n d fl nda tart flmalardan kaç nmas, kat lan tüm üreticilerin birlik söylemini art rm flt r. Fakat kimin birli i sorusu da yan t beklemektedir. Çünkü üreticilerin özellikle öncü olan firman n art k markalaflm fl, ekonomik anlamda sorunu olmayan üreticiler oluflu ve bu firmalar n sözleflmeli üretim yapmalar, farkl yerlerde yine küçük üreticinin bu iflten çok da bir kâr sa layamayaca n n iflaretleridir. Bundan kaynakl son dönemlerde Eko Köy ad alt nda köylerde üretici yo unlu u art r larak üretime geçilmifltir ama bu iflletmelerde sertifikalar genelde büyük üreticilerin elindedir. nsan sa l na zararl, hormonlu ürünlerin art fl, yanl fl uygulamalardan kaynakl tar msal arazilerin azalmas sonucu sürdürülebilir tar m ve insan sa l için organik tar m geliflmektedir. Ayaklar yere basmadan olsa da bir pazar oluflmaktad r. Bu pazar n üreticiler olarak, direkt içinde olmak tekelleflmeyi engellemek için birliklere kooperatiflere yönelmek gerekmektedir. Özellikle organik ürün alan büyük firmalar n geri göndermeli yani satamad n iade etme flartlar ürünün pazarda tüketimini zorlaflt rmaktad r. Bundan kaynakl hem ç kacak yasa hem kurulacak birlikler üreticiyi koruma hedefiyle kaliteyi art rmay hedeflemelidir. Çevreye yeni bir tehdit daha: Tufanbeyli Termik Santrali Köylüler bir yandan hükümetin sald r politikalar alt nda inim inim inlerken di- er yandan da tüm Türkiye yi etkisi alt na alan so uk hava dalgas yüzünden zor günler yafl yor. Özellikle Çukurova Bölgesindeki narenciye üreticileri, so uk havalardan dolay s k nt l. Ziraat Mühendisleri Odas Adana fiube Yöneticisi Saim nce yapt aç klamada, narenciyenin dondan etkilendi ini ancak meyvenin daha çok nakliyat esnas nda don etkisi alt nda kald n ifade etti. nce, Çukurova n n sahil kenarlar nda kalan kesimlerinde don olay n n etkili oldu unu belirterek, Adana ve Mersin aras nda kalan bölgede yapt m z araflt rma sonucu son 3 gün içerisinde, narenciye kategorisine giren bir kaç çeflit, portakal, greyfurt ve mandalinan n dondan etkilendi i görüldü dedi. Narenciye bahçelerinde kullan lan rüzgarla çal flan s t c pervanelerin meyveyi dondan büyük bir ölçüde korudu unu ifade eden nce, don olay n n dalda de- il, daha çok nakliyat esnas nda zarar verdi ini kaydetti. nce, Meyvenin içerisinde özellikle narenciyenin etkilendi i do rudur. Ancak daha çok nakliyat seferlerinde meydana gelmektedir. Bas n bunu sanki meyveyi daldayken don vurmufl gibi yans t yor diye konufltu. Termik Santral, geri dönülmez tahribatlar yaratacak. Hükümetin çevre katliam konusunda yeni ad mlar ndan biri de Adana da at ld. Kurulmas düflünülen Tufanbeyli Termik Santrali nin; Kayarc k köyü yak nlar na kurulmas Kayarc k köyü sakinlerini ve çevre köyleri tedirgin ediyor. Sözü edilen havzada ayr ca Yamanl, P narlar ve Taflp - nar köyleri bulunuyor. Bu köylerde 635 hanede yaklafl k 3500 kifli yafl yor. Santralde kullan lacak düflük kalorili linyit kömürü ve kireç tafl konvansiyonel ifl makineleri ile aç k ocak iflletme yöntemiyle ç kar lacak ve üretim s ras nda malzemeyi gevfletmek amac yla patlatma yap lacakt r. Linyit ve kireç tafl n n ç kar l p, santrale tafl nmas ile yaklafl k dekar verimli tar m arazisi yok olacak, geçim kayna tar m olan köylüler bundan do rudan olumsuz etkilenerek göç etmek zorunda kalacakt r. Termik santral, Tufanbeyli ye ba l köylerin tar m, mera, orman ve potansiyel orman alanlar ile yak n çevresindeki Saimbeyli ilçesinin köyleri ile orman alanlar n da etkileyecek. So utma suyunun s cak su olarak d flar ya verilmesi ile kaynak ve çevresinde önemli ekolojik de ifliklikler meydana gelecektir. Ayr ca kül ve baca gazlar yeralt ve yerüstü sular n n kirlenmesine neden olacakt r. So- utma suyunun al n p verilece i Göksu Çay Adana n n içme suyunun al nd Çatalan Baraj Gölüne akmaktad r. Sistem, bir yandan iflçi, köylü, emekçi tüm halk katmanlar na düflmanl n gösterirken di er yandan do aya da karfl oldu unu ald kararlarla ortaya koyuyor. Ülkenin birçok yerinde köylüler ve çevreci kesimler topraklar n n, sular n n zehirlenmesine, do an n tahrip edilmesine yönelik eylemler yap yor, hayli yo un olan ülke gündeminin içinde yer bulmaya çal fl yor. Elele Hareketi Dönem Sözcüsü Halil Gezer de, zmir in içme suyunu karfl layacak Çaml Baraj yerine Efemçukuru nda yap lmak istenen alt n madeninin tercih edilmesine tepki gösterdi. zmir-bergama, Eflme, Sivrihisar Havran, Küçükdere Elele Hareketi, alt n arama faaliyetleri ile gündemden düflmeyen ve zmir in içme suyu ihtiyac n karfl layacak Çaml Baraj na iliflkin 29 Ocak günü zmir Büyükflehir Belediyesi ZSU Genel Müdürlü ü önünde bas n aç klamas yapt. Elele Hareketi Dönem Sözcüsü Halil Gezer, Efemçukuru nda yap lmak Enerjisa n n yar hissesini sat n alan Verbund flirketi Avusturya n n en büyük elektrik flirketi ve bütün stratejik, mali ve iflletimsel kararlar için her iki orta n da onay n n gerekece i aç klanm flt r. Almanya n n atmosfere b rakt zehirli gaz kotas n doldurmas ve termik santraller kurmaktan vazgeçmesi üzerine yapt al m garantili kömür anlaflmas nedeniyle Sugözü Termik Santrali ni ihraç etmesi gibi Tufanbeyli de kurulacak Termik Santral için de Avusturya n n vazgeçmifl olabilece i sistem ve teknolojinin veya sökece i bir santrali Türkiye ye ihraç etmesi de olas d r. Bu konu ile ilgili aç klama yapan kurumlar ekonomik ömrü yaln zca 25 y l oldu u tahmin edilen, enerji üretimine ve istihdama fazlaca katk s olmayan, buna karfl l k yüzlerce ailenin sosyal ve ekonomik yaflam n do rudan olumsuz etkileyerek yerinden edecek, yüzlerce y l daha tar msal üretimde kullan labilecek yaklafl k 10 bin dekar verimli tar m arazisini bir daha geriye kazan lamayacak flekilde yok edecek, yol açaca toprak, su ve hava kirlili i ile dolayl olarak yöremizdeki milyonlarca insan n sa l n ve yaflam kalitesini olumsuz etkileyecek Tufanbeyli Termik Santrali - nin ak lc bir yat r m olmad n düflünüyor, henüz iflin bafl ndayken bu yanl fl yat r m karar ndan vazgeçilmesini talep ediyoruz dediler. Elele Hareketi nden Çaml Baraj tepkisi istenen alt n madenine kurban edilmek istenen zmir in içme suyunu karfl layacak Çaml Baraj na, zmirlilerin ihtiyac oldu unu söyledi. Gezer, Hani halka ra men madencilik yap lmayacakt? Yoksa kapal kap lar ard nda baflkalar na verilen sözler mi var? Yoksa DS Çaml Baraj ndan bu nedenle mi vazgeçti? Bu nedenle mi Çaml Baraj na ÇED olumsuz görüflü verilecek? dedi. Çaml Baraj n n zmir için gerekli oldu unu ifade eden Gezer, flunlar ifade etti: zmirliler musluklar nda Arsenikli su akmas n istemiyorsa, flimdiden tav r als nlar. Aksi halde çok geç olabilecek. Bizler meslek odalar, demokratik kitle örgütleri ile di- er sivil toplum kurulufllar n n ve bireysel kat l mc lar n oluflturdu- u Elele Hareketi olarak EGE- ÇEP in di er bileflenlerinin de deste iyle suyumuza, kentimize ve çevremize sahip ç k yoruz, ç kmaya devam edece iz.

6 Dengê azadî İşçi-köylü Şubat 2008 DTP den mektuplu eylem Mersin DTP l Baflkanl yöneticileri ve üyeleri ile Akdeniz Göç-Der, Özgür ve Eflit Yurttafl Derne i, Özgür ve Demokratik Kad n Hareketi, MKM- DER temsilcilerinden oluflan yaklafl k 200 kifli, Mersin DTP l Binas önünde toplanarak Merkez Postane önüne kadar alk fllarla yürüdü. Yo un güvenlik önlemi al nan yürüyüfl boyunca Çevik Kuvvet in müdahaleleri de yafland. Mektup eylemlerinin birçok ilde yap ld n ve yap lmaya devam edildi ini söylen Mersin DTP l Baflkan Selami Turhan; mral Hapishanesi nde tutuklu bulunan Abdullah Öcalan n sa l k koflullar n n kötüleflti ini söyledi. Kitle Öcalan n zehirlendi i iddialar na iliflkin inceleme yapan Avrupa Konseyi flkenceyi zleme ve Önleme Komiserli i raporu aç klanmad için Türkiye de gerginlik yarat ld n, raporun bir an önce aç klanmas n ve hapishane koflullar n n düzeltilmesi talebiyle, Avrupa flkenceyi Önleme Komiserli i, Avrupa Konseyi nsan Haklar Komiserli i ve TBMM nsan Haklar Komisyonu na mektup gönderdi. (Mersin) Edî Bes e yürüyüflüne polis sald r s Amed halk, elektrik rüflvetine kanma! Gerici her sistem, karfl t olarak gördü ü unsurlar yok etmek ya da bu unsurlar kabul edilebilir bir düzeyde tutmak amac n güder. TC için de Kürt ulusu, tam da Kürt olman n, Kürt kalman n yaratt sonuç itibariyle tehlike kapsam nda var olagelmifltir. Hatta bu tehlikeli durum un kökenini Osmanl ya kadar dayand rmak mümkündür. lk bafllarda farkl milliyetlerden halk birbirine karfl k flk rtarak bölen sistem, böylelikle ezilenler cephesindeki unsurlar yaln zlaflt rabilmifltir. Sadece varl k haliyle bile bir direnifle özne teflkil olabilecek her unsur inkara gelinmifl, imhaya u ram fl, u rat lmaya çal fl lm flt r. Bu durum özü itibariyle de iflmeden sürüyor. Geçti imiz günlerde, Erdo an n yerel seçimlerde kazan lmas için kurmaylar na emir verdi i belediyeler bas na yans d. Bu belediyeler zmir, Dersim ve Diyarbak r. AKP nin bu belediyeleri kazanmak için elinden gelen her fleyi yapaca yönünde aç klamalar na ilk cevap haliyle Diyarbak r Büyükflehir Belediye Baflkan Osman Baydemir den geldi. Diyarbak r kalemizdir, kimseye vermeyiz... dedi. Geçmiflten beri faflizm, özellikle T. Kürdistan na bütün araç ve yöntemleriyle sald rmaktan geri durmam flt r. nkar ve imha denilen bu konsept her platformda, her flekilde kendisini ilan etti-ediyor. Demokrasiye at f üstüne at f yapan bir hatipte de, cenneti vaat eden bir din adam nda da, vatanseverlik iddias ndaki asker veya poliste de temsiliyet bulsa faflizm, faflizmdir. Havuç ya da ücretsiz elektrik Bundan on-befl y l önce Amed te bir anket yapsak ve insanlara flunu sorsayd k: Elektrik deyince akl n za gelen ilk fley nedir? Bu durumda emin olal m ki iflkence cevab n n aç k ara önde kazanmas iflten bile olmazd. Tarihin cilvesi iflte! Diyarbak r kazanmaya dönük ortaya at lan ilk proje önerisi AKP Diyarbak r milletvekillerinden Abdurrahman Kurt a ait. Amed te yoksul halka elektri in en az ndan bir düzeye kadar ücretsiz da- t lmas n öngören bir proje bu. Bak - n z ne diyor Kurt: Zaten Diyarbak r n önemli bir kesimi kaçak elektrik kullan yor. Ücretsiz da t m sonucu onlar hem ekonomik bir yükten hem de h rs zl ktan kurtarm fl olaca z. Evet, durum bu; tarih ironisini örüyor: Bir tarafta ezen, cellat rolünü üstlenirken elektrikten geçiriyor halk, yani sopas n kullan yor. Di er taraftan ise havuç olarak ücretsiz elektrik da t - m ndan bahsediyor. Bu defa ise papazl n konuflturuyor ezen; kendilerine analar n n ak sütü gibi helal olan kaçak elektrikten dolay h rs zl kla itham ediyor ve kurtar c l a soyunuyor. Niteli i itibariyle faflizm yine de havuç yerine sopay esas araç olarak kullanmaktad r. Bundan sadece birkaç gün önce Amed te kaçak yap nedeniyle yoksullar n evleri bafllar na y - k lmaya çal fl lm fl, evlerine kendilerini siper edenler gaz bombas na, gözalt - na, fliddete maruz kalm flt r bir kez daha. Afl m za, ekme imize göz koyanlar n gözü doymam flt r, doymak bilmeyecektir. HD Diyarbak r fiubesi nin hak ihlalleri raporuna göre; 2007 hak ihlalleri aç s ndan 2006 n n 2.5 kat bir orana sahiptir. Hak ihlalleri 2006 y l nda 7 bin 733 iken, 2007 y l nda 18 bin 479 a kadar yükselmifltir. Amed halk! Ad n direniflle anlamdaflt r Bilmekteyiz ki sistem partileri aras nda halka yönelik hiçbir fark yoktur. AKP de faflizmin faflist sözcülerinden biridir yaln zca. Bu geçmiflte de böyle idi, flimdi de böyle. Hatta öyle ki, AKP; T. Kürdistan nda devlet partisi niteli- ine bürünmüfltür. Devlet partisinden kast m z faflizmin di er kurumlar yla aras ndaki çeliflkilerde bölge söz konusu oldu unda uzlafl n n oldu udur. Ancak ne var ki bu aç k gerçe e ra men, Kürt Ulusal Hareketi, AKP yi di er partilerden ayr bir yere koymufl, ordunun aksine Kürt ulusal meselesinde AKP yi l ml de erlendirerek bu konuda belli bir bilinç bulan kl na sebebiyet vermifltir. Nihayet ki bu konudaki tutum flimdilik terk edilmifltir. Oysa Amed halk 2006 Serh ldan s ras nda, Erdo an n katliama davetiye ç karan...kad n da olsa çocuk da olsa gereken yap lacakt r sözlerini unutmam flt r. Amed halk bugünlerde evlerinin üzerinden uçan savafl uçaklar n n sesini duymaktad r. Bakmay n durgunlu una Amed in: Amed üzerinde oynanan oyunlara karfl henüz son sözünü söylemifl de ildir. Amed halk son sözünü, en güzel, direniflleri ile söyleyeceklerdir. As l operasyon halk n cebine! 27 Ocak Pazar günü Kürt ulusuna yönelik sald r lar k namak amac yla Edî Bes e fliarl bir eylem düzenlendi. Mersin in Yenipazar Mahallesi nde saat te toplanan yaklafl k 300 kiflinin sloganlar eflli inde bafllatt yürüyüflün ard ndan DTP Akdeniz Belde Teflkilat n n önünde yap lan bas n aç klamas yla son dönemde artan bask lar k nand. YDG lilerin de destek verdi i eylemde Gençler da lara hesap sormaya, PKK halkt r halk burada vb. sloganlar at ld. Bas n aç klamas n n bitiminin ard ndan polis kitleye sald rarak 1 kifliyi gözalt na ald. Kitlenin polislere karfl l k vermesi üzerine mahallede ç kan k sa süreli çat flman n ard ndan eylem sona erdi. (Mersin YDG) En iyi asker ölü askerdir! PKK nin Da l ca (Oremar) bask n yla esir ald 8 askeri serbest b rak ld ktan sonra devletin Neden ölmediniz? dercesine tutuklanmas kamuoyunda ciddi rahats zl k uyand rm flt. 8 askerin iddianameleri de tüm gerçekli e karfl t ifadelerle doluydu. 8 askerin 1 fiubat günü bafllayan mahkemesi 2 fiubat günü sonuçland. Askeri Mahkeme askerlerin serbest b rak lmas na karar verdi. Askerlik süresi dolan Er Ramazan Yüce evine dönerken, di erleri birliklerine teslim edildi. 8 askerin duruflmas n n oldu u gün stanbul da aralar nda Partizan n da bulundu u kurumlar taraf ndan bir bas n aç klamas düzenlendi. Esir askerlerin mahkemeye ç kar ld 1 fiubat Cuma günü bir araya gelen kurumlar askerlerin tutuklanmas n protesto etti. Befliktafl DGM önünde bas n aç klamas yapmak isteyen kurumlara polisin izin vermemesi üzerine bas n aç klamas Befliktafl Meydan nda yap ld. Devletin asker ölümlerini rkç -floven sald rganl n malzemesi olarak kulland n n alt n n çizildi i aç klamada s n r ötesi operasyonlar n durdurulmas istendi. ( stanbul) Ovac k Demokrasi Platformu ndan halk toplant s Operasyonlara karfl s n ra yürüyüfl! Devletin s n r ötesine düzenledi- i operasyonlarla Kürt köylerini bombalamas n protesto etmek isteyen DTP, s n ra yürüyor. Egemenler PKK ye karfl kapsaml bir operasyon düzenlemek için yo- un bir haz rl k içine girmifl ve operasyondan önce rkç -flovenist dalga yükseltilmiflti. Özellikle Hakkâri Da l ca daki sald r y kullanarak milliyetçili i körükleyen egemen s n flar, son olarak s n r ötesi operasyon düzenlemifl ve büyük baflar lar kazan ld propagandas ile kamuoyuna yans tm flt. Operasyonun bir aya PKK ye darbe vurmak iken di er aya ise ülkede floven duygular n geliflimine daha fazla zemin haz rlamakt. Devletin bu sald r lar na karfl ilerici ve devrimci kurumlar oluflturduklar birliktelikler ile ortak bir durufl sergiliyor. Bu süreçte birçok il ve ilçe binas sald r ya maruz kalan ve sürekli bask alt nda tutulan DTP, operasyonlar n durdurulmas talebiyle bir eylem takvimi ç kard. 6 fiubat günü fi rnak ta bir yürüyüfl gerçeklefltirmeyi hedefleyen DTP, operasyonlar n son bulmas n isteyecek. zmir de yürüyüfl için Otogar dan hareket etmek isteyen kitle, polis engeli ile karfl laflt. Otobüslerin Otogar dan ç k fl na izin vermeyen polis, araçlar hukuksuz bir flekilde tutuyor. Durumu protesto eden DTP zmir l Bakan Mehmet Bayraktar, uygulamalar hukuki de il, keyfi uygulamalar olarak de erlendirdi. Kemalpafla giriflinde bekleyen grubun da zmir Otogar na do ru hareket etti ini söyleyen Bayraktar, Diyarbak r a gitmekte karal olduklar n dile getirdi. fi rnak ta düzenlenecek olan Demokratik Çözüm Yürüyüflü ne kat lmak için sabah saatlerinde Ayd n dan yola ç kan DTP liler, il ç - k fl nda jandarmalar taraf ndan durduruldu. Öte yandan Operasyonlara Karfl Demokratik Çözüm Yürüyüflü ne Siirt ten kat lmak isteyenler, devletin yeni bir uygulamas ile karfl - laflt. Güvenlik önlemleri çerçevesinde Siirt-Batman karayolu ulafl ma kapat l rken, baz mahalleler ise polisler taraf ndan ablukaya al nd. fiehir genelinde yo un önlem alan polis, Çakmak, Conkbay r ile çok say da mahalleyi ablukaya al rken, Siirt-Batman karayolu ulafl ma kapat ld. Araçlar n girifl ve ç k fllar na izin vermeyen polis, araç ve vatandafllar kimlik kontrolünden geçiriyor. DTP Siirt l binas da polis taraf ndan ablukaya al nd. Gazetemiz yay na haz rlan rken birçok ilde bekleyifl sürüyordu. Ovac k Demokrasi Platformu nun düzenledi i halk toplant s, 23 Ocak Çarflamba günü saat da Ovac k EMEP ilçe binas nda gerçeklefltirildi. Ovac k Demokrasi Platformu ad na yap lan aç l fl konuflmas ve sunumdan sonra, platform ve köy temsilcileri ve ayn zamanda halk tart flmaya bafllad. Köylüler ad na konuflan köy temsilcisi; yöremizin zehirlenmesine izin vermeyeceklerini, çünkü çocuklar m z n zehirlenmesini istemediklerini söyleyerek bu flirketin Bergama dan farkl bölgelere kadar teflhir oldu unu belirterek devletin iflbirlikçiler arac l yla bölgeye tutunmaya çal flt n söyledi. Devletin ve flirketin yapmaya çal flt bölgemizi zehirlemeye ve iflbirlikçileflmeye karfl mücadelede srar vurgusu yaparak sözü bir baflka Ovac k yerlisine b rakt. Sözü alan Ovac k köylüsü; emperyalizmin sömürgecilik politikas n n de iflti i, art k silahl gücüyle de il sermayesini ülkelere ak tarak sömürüsünü daha boyutland rd n ifadelendirdi. Konuflmac ayr ca daha fazla devrimci, muhalif bas n takip etmeliyiz dedi. Ve sözü bir baflka yerli temsilciye b rakt. Sözü alan köylü; sermayenin dini, mezhebi, rk yoktur vurgusunu yapt ve sözü Demokrasi Platformu sunucusuna b rakt. Ovac k Demokrasi Platformu ad na sözü alan temsilci flöyle devam etti; fiu an güçlü bir birlikteli- e ihtiyac m z var. Dünyan n hiçbir yerinde mücadeleler yasalarla kazan lmad, tek çözüm halk n kendi öz mücadelesiyle halk n birleflik mücadelesindedir. Ard ndan bir köy temsilcisi söz ald ; Hangi görüflte olursak olal m sorunumuz ortakt r. Bu do rultuda bir araya gelelim. Birbirimize güvenerek, elefltiri-öz elefltiri mekanizmas n oluflturarak birlikteli imize devam edelim dedi. Ard ndan soru cevap bölümüne geçildi ve toplant sona erdi. - Yörede ifl sorunu nas l çözülebilir? - (Yan tlayan yöreden bir köylü); Do am z, çevremizi, memleketimizi kirletmeden ifl olanaklar istiyoruz. Yan bafl m zda Erzincan/ liç ilçesinde sondaj çal flmas alt n rezervlerinin bulunmas yla sonuçland. Ona karfl da mücadele etmemiz gerekiyor. O da memleketimizi kirletiyor, ama ifle de ihtiyac m z var. Buna da bir çözüm bulmal y z. Sonuç olarak; Ovac k Demokrasi Platformu önüne koydu u görevleri flu flekilde aç klad ; Afiflleme çal flmas, stanbul dan köy dernekleri, TUDEF, Tunceli Belediyesi, Hozat Belediyesi, Pertek Belediyesi destek vereceklerini belirtmifllerdir. Ovac k karar merkezi olacakt r. Her köyden bir temsilci ve Ovac k merkezden temsilci bir kurulun oluflturulmas çal flmas olacakt r. Hafta sonu Konutlar Mahallesinde irtibat oluflturulacakt r. (Dersim K okurlar ) Kitleler Alevi oyununu bozmakta kararl AKP hükümetinin, Alevileri sisteme yedeklemek, asimile etmek ve daha birçok amac içeren Alevi aç l m na karfl tepkiler büyüyor. Genifl y nlar bu sahte aç l m oyununu bozmak için kitlesel tepkiler veriyor. Bu genifl kat l ml tepkilerden biri de 3 fiubat tarihinde Kad - köy de gerçeklefltirilen mitingle ortaya kondu. Binlerce Alevinin yan s ra, çok say da devrimci ve demokratik kurumun da kat l m yla gerçekleflen mitingde özelde AKP nin Alevi oyununa genelde ise sistemin tüm sald r lar na karfl öfke dile getirildi. Ö retimize ve özgürlü ümüze sayg mitinginde H z r Paflalar n oyununa gelmeyece- iz fliar hayk r ld. Pir Sultan Abdal Kültür Derne- i nin (PSAKD) öncülü ünde gerçekleflen miting için sabah erken saatlerden itibaren Tepe Nautilus önünde toplanmaya bafllayan kitle, buradan Kad köy skele Meydan na do ru yürüyüfle geçti. Mitinge, E itim-sen, ESP, HÖC, TKP, DHP ve çok say da sendika temsilcisi de kat larak destek verirken, Partizan da, Alevi nanc - S n r ötesi operasyon ile Kürt halk n n üzerine bomba ya d ran egemenler, bunun faturas n da halktan ç kar yor. Yeni zamlar ile devlet, operasyonun giderini halk n cebinden karfl l - yor. Elektri e, suya ve ulafl ma yap lan zamlarla emekçilerin yaflam daha da zorlaflacak. Yap lan zam furyas na ve s n r ötesi operasyona karfl bir araya gelen kurumlar bir eylem gerçeklefltirdi. 27 Ocak Pazar günü saat te AKP il binas önünde Savafla de il; emekçiye, sa l a, e itime bütçe. Yaflas n iflçilerin birli i, halklar n kardeflli i pankart açan kitle Savafla de il e itime bütçe, Katil ABD iflbirlikçi AKP, Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek sloganlar n hayk rd. ESP, DTP, HKM, PSAKD, Tektsil-Sen, Limter- fl, Kald - raç, Al nteri, BDSP, Partizan, PDD, SDP, TÖP ve birçok kurumun imzas yla yap lan eylemde yap lan aç klamada; stanbul da ulafl ma yüzde 50, suya yüzde 135 oran nda zam yap ld - dile getirilerek s n r ötesi operasyonlar n halk n cebinden yap lan soygunlarla karfl land ifade edildi. ( stanbul) n n Asimilasyonuna zin Vermeyelim- Alevilerin Devletle Bar flt r lma Sahtekarl na Kanmayal m- Partizan imzal bir pankart açarak, kat l m sa lad. Miting sadece bir konuflmayla s n rl tutuldu. Bu konuflma ise, PSAKD Genel Baflkan Kaz m Genç taraf ndan gerçeklefltirildi. Genç, konuflmas nda AKP nin toplumsal bar fl ve demokrasinin olmad bir ortamda, anayasa haz rl yapt na dikkat çekti. Genç in konuflmas n n sonunda yapt ortak mücadele ça r s ise, kitlenin Yaflas n devrimci dayan flma sloganlar yla karfl land. Miting, Hasan Sa lam, Vardiya Müzik Grubu ve Erdal Bayrako lu nun seslendirdi i Kürtçe, Lazca ve Türkçe ezgilerle sona erdi. (Kartal)

7 8-21 Şubat 2008 İşçi-köylü 7 Halkın gündemi Düflünce özgürlü üne(!) bir soruflturma daha Gazeteci yazar Temel Demirer e geçen y l düzenlenen Munzur Do a ve Kültür Festivali nde yapt konuflma nedeniyle yasad fl örgüt propagandas yapmak ve suç ve suçluyu övmek gerekçesiyle Malatya Cumhuriyet Baflsavc l taraf ndan bir soruflturma aç ld. Soruflturma kapsam nda Ankara Cumhuriyet Baflsavc l na ifade veren Demirer düflünce ve ifade özgürlü ünün bulundu u söylenen bir ülkede yapt m her konuflman n ya da bütün ifadelerimin herkes taraf ndan kabul edilir olmas gerekmez. Bu konuflma nedeniyle benim hakk mda soruflturma bafllat lmas benim düflüncelerimi aç klama özgürlü ümün k s tlanmas anlam na gelir. Konuflmada sözünü etti im kiflilerden brahim Kaypakkaya, Çorumlu olup benim hemflerimdir. Kendisini yak ndan tan rd m, bundan dolay her zaman gurur duydu um bir kifliliktir. Deniz Gezmifl ve Mahir Çayan da tan maktay m. Bu isimlerden söz etmifl olmak TKP/ML T KKO yu övmek anlam na gelmez dedi. fadesinin devam nda Tunceli k rsal nda öldürülen Ökkefl Karao lu nun manevi o lu oldu unu, Ökkefl in ve arkadafllar n n herhangi bir suçu olmad halde bir operasyon sonucu öldürüldüklerini ve suçlu ilan edildiklerini, bu olay n bir yarg s z infaz oldu unu dile getirdi. Savc l n açm fl oldu u soruflturma halen devam ediyor. (Ankara) Adana da tutuklama terörü! Adana da HÖC ün Kevser M zrak n katledilifli ile ilgili organize etti- i bas n aç klamas na kat ld klar gerekçesiyle 7 kifli gözalt na al nd. 22 Ocak 2008 Sal günü sabaha karfl Adana Emniyet Müdürlü ü ne ba l polisler ev bask nlar yaparak 7 devrimciyi gözalt na ald. fiakirpafla Temel Haklar Ve Özgürlükler Derne i Baflkan Mehmet B ld rc n, Adana Temel Haklar Ve Özgürlükler Derne i Baflkan fiemsettin Kalkan, fiakirpafla Temel Haklar üyesi lhan Sar - o lu, Adana Gençlik Derne i üyesi Halime Keçeli, HD yönetim kurulu üyesi Ethem Aç kal n, ÇHKM - den Hasan Yücel ve ESP den Dinçer, 23 Ocak 2008 tarihinde ç kar ld klar mahkemece DHKP/C üyeli i ve örgüt propagandas yapt klar gerekçesiyle tutukland lar. Akflam saatlerine kadar Adliye nin kap s nda bekleyen bizler, tutuklanan arkadafllar - m z ring arac na bindirilene kadar oradayd k. Adliye nin arka kap s ndan ç kar lan devrimciler Bask lar bizi y ld ramaz sloganlar yla ring araçlar na bindirildi. Tutuklanan arkadafllar m z n att sloganlara bizler de zafer iflaretleriyle efllik ettik. (Adana YDG) Hatay da bask ve gözalt lara protesto Kevser M zrak n katledilmesi ile ilgili yap lan bas n aç klamas n n ard ndan yaflanan ev bask nlar, gözalt lar ve tutuklamalara karfl Hatay da devrimci kurumlar biraraya gelerek ortak bir bas n aç klamas yapt lar. Partizan, HÖC, ESP, Al nteri ve HKM nin ortak örgütledi i bas n aç klamas Merkez Ulus Meydan nda yap ld. Bas n aç klamas na kat lanlar n gözalt na al narak hemen tutuklanmas, bas n aç klamas na kat lman n bile suç say lmas protesto edildi. Aç klamada Bask lar bizi y ld ramaz, Faflizme karfl omuz omuza vb. sloganlar at ld. Aç klaman n ard ndan kitle sloganlarla eyleme son verdi. (Hatay K okurlar ) Hapishanelerde tecrit a rlaflarak devam ediyor HD stanbul fiubesi nin oluflturdu- u Tekirda F Tipi Cezaevi Araflt rma ve nceleme Heyeti haz rlad hapishane raporunu aç klad. Raporda tutuklu ve hükümlülere yönelik her türlü hak gasp n n devam etti i vurguland. Hapishane idaresi ile yap lan görüflme sonuçlar ve tutsaklar n yapm fl oldu u baflvurular n de erlendirildi i raporda, her türlü iletiflim hakk gasp, anadil yasa ve görüfl yasaklar na dikkat çekildi. Rapor, HD stanbul fiubesi Gülseren Yoleri taraf ndan sunuldu. Tekirda 1 No lu F Tipi Cezaevi Müdürü Rahmi Güven ile görüfltüklerini belirten Yoleri, Kürtçe üzerindeki bask - lara dikkat çekti. Görüfl esnas nda tutsaklar n anadilinde konuflmalar na yasak konuldu unu, Kürtçe konuflmak için öncelikli olarak idareye dilekçe verme zorunlulu u oldu unu belirten Yoleri, Müdürün söz konusu sorunun srail ablukas alt nda her türlü olanaktan mahrum bir flekilde yaflamaya çal flan Filistin halk n n zd rab - na dikkat çekmek isteyen Filistin Halk yla Dayan flma Derne i, çeflitli eylemler gerçeklefltirdi. 26 Ocak Cumartesi günü saat da Taksim Tramvay dura nda bir araya gelen Dernek üyeleri, Siyonist srail in Filistin halk na uygulad zulmü k nad. Kahrolsun Siyonist katliam, Gazze de Gettoya son yaz l pankart açan kitle srail Siyonizmi ni protesto etti. Eylemde Gazze Siyonizm e mezar olacak, Filistin halk yaln z de ildir vb. sloganlar hayk ran kitle, ablukan n kald r lmas n istedi. Kat lanlar ad na bas n aç klamas n okuyan Dernek Baflkan Füsun Band r; Filistin halk n n aylard r srail ablukas alt nda yaflam savafl verdi ini, dünya ile iletiflimlerinin kesildi ini, her türlü sa l k olana ndan yoksun olduklar n, yaflanan bu insanl k dram na karfl kamuoyunun daha duyarl olmas gerekti ini dile getirdi. Eylemde Filistinli Yasmine nin gönderdi i mektup okundu. Gazze de yaflanan insanl k trajedisini dile getiren mektup oldukça etkileyici idi. yasal s k nt lar dan kaynakland yönünde aç klamada bulundu unu söyledi. Tutsaklar n üst aramas na iliflkin yaflad klar onur k r c davran fllar da Müdür e aktard klar n belirten Yoleri, kendisinin araman n yönetmenli- e göre yap ld n savundu unu söyledi. Raporda, ayakkab aramas na iliflkin Müdür e uygulama personelin keyfi dikkate al narak m yap l - yor? sorusu yöneltildi ini, müdürün ise Devlete karfl kurflun s kanlar n ayakkab lar n benim personelim niye ç kars n dedi i kaydedildi. Heyetin taleplerinin de yer ald raporda, tecrit, izolasyon ve süreklileflen disiplin cezalar nedeniyle artan intihar olaylar n n ciddiye al nmas, sa l a zarar vermeyecek bir infaz sisteminin gelifltirilmesi, iletiflim önündeki her türlü engelin kald r lmas, itiraz ve savunma dilekçelerinin aciliyetle yerlerine ulaflmas, Kürtçe üzerindeki yasa n kald r lmas ve her türlü keyfi uygulamalara derhal son verilmesi istendi. ( stanbul) F tiplerinde hak ihlalleri sürüyor, direnifl de! Marafl a ba l Narl ilçesindeki Narl ve Çevre Köylerini Koruma, Gelifltirme, Güzellefltirme ve Kültür Derne i, ilçeye ba l Pulyanl ve Maksutufla köyleri yak nlar na kurulmaya çal fl lan çöp rafinerine karfl 30 Ocak günü bir eylem yapt. Narl halk, ilçe merkezinden bafllayarak Hac Bektafli Cemevi yak nlar na kadar süren bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. Emekçiler, yürüyüfl esnas nda s k s k sloganlar atarak, sa l klar n tehdit eden çöp rafinerilerine karfl olduklar n hayk rd lar. Eylemde bir konuflma yapan Dernek Baflkan Mahmut Man fl, çöp rafinerisi istemediklerini dile getirdi. Konuflman n ard ndan bir süre bekleyen Narl halk halaylar HD Ankara fiubesi Cezaevi Komisyonu, 22 Ocak Sal günü yapt bas n toplant s ile F tipi hapishanelerde yaflanan hak gasplar ve keyfi uygulamalara iliflkin bilgilerine yer verilen üç ayl k raporunu aç klad. Komisyon ad na aç klama yapan Elif Zavar, 18 Ekim Ocak 2008 aras nda ç Anadolu Bölgesi nde bulunan F tipi hapishanelerde yaflanan sorunlara iliflkin haz rlanan raporu bas na sundu. Adalet Bakanl n n Ocak 2007 de yay nlad genelgeye de inen Zavar, Son dönemde cezaevlerinden gelen haberler ve derne imize yap lan baflvurular kayg vericidir, 10 kiflinin haftada 10 saat görüflmesine olanak tan yan genelgenin, asl nda sadece ölüm oruçlar n bitirmek amac yla yap ld ortaya ç kt diye belirtti. Yapt aç klamada hak ihlallerinden örnekler veren Zavar, Adli T p Kurumu taraf ndan ise Darbe rastlanmam flt r fleklinde rapor verildi ini, suç duyurusu dilekçelerinin yok edildi ini, hasta tutsaklar n tedavilerinin engellendi ini belirtti. Hapishane kantini fiyatlar n n piyasa bedelinin çok üzerinde oldu unu ve elektrik ücretlerinin tutsaklardan al nd n ifade eden Zavar, tutsaklara gelen faks ve mektuplar n 1-2 ay sonra teslim edildi ini, muhalif gazete ve dergilerin toplatma karar olmaks z n engellendi ini aç klad. Zavar, Bolu ve Sincan F Tipi Hapishanelerinde kalan tutsaklar n tek tek maruz kald klar keyfi disiplin cezalar, sald r lar ve yaflad klar sorunlara iliflkin de bilgi verdi. Zavar, Keyfi uygulamalar bize bir kez daha gösteriyor ki Adalet Bakanl bir an önce demokratik kitle örgütlerinden oluflan ba ms z izleme kurullar na cezaevlerini denetime açmal d r. Keyfi disiplin cezalar na son verilmeli ve 10 kiflinin haftada 10 saat yan yana gelebilmesinin önündeki engeller kald r lmal d r. Sa l k sorunlar olan tutuklu ve hükümlülerin tedavilerinin yap lmas için tahliye edilmelidir dedi. (Ankara) Vatan m heybem de il ve ben de yolcu de ilim Dernek taraf ndan 1-3 fiubat tarihleri aras nda düzenlenen Filistin de yaflam etkinli i Taksim Metro içindeki sergi salonunda bir kez daha dikkatleri srail iflgaline ve bunun karfl s nda yarat lan ntifadaya çekmeye çal flt. Etkinlikte sergi, panel ve sinevizyon gösterimi yap ld. Taksim Metro içindeki salonda yap - lan sergide çeflitli foto raflar n yan - s ra Filistin mücadelesini anlatan resim, afifl ve posterlere yer verildi. Geçti imiz günlerde yaflam n yitiren FHKC kurucusu Dr. George Habbafl an s na bir defterin de aç ld sergide, Gazzeli kad nlar n yapt - el eme i ürünlere de yer verildi. 1 fiubat Cuma günü saat de yap lan sergi aç l fl n n ard ndan film gösterimi yap ld ve gelen ziyaretçilere gerek dernek çal flmalar gerekse de Filistin deki son durum üzerine bilgi verildi. 2 fiubat Cumartesi günü sergi yine devam ederken saat te gazeteci Mete Çubukçu ve Sefer Turan n kat ld bir panel düzenlendi. Her iki gazetecinin de bölgeyi iyi biliyor olmas panelin canl bir ortamda geçmesine neden oldu. çekerek eylemi sürdürdü. Yaklafl k 1000 kiflinin kat ld eylemde Gün gelecek devran dönecek, ovay ve çevreyi katledenler halka hesap verecek, Onurlu bir yaflam için ovama dokunma sloganlar n atan kitle, öfkesini dile getirdi. Köylüler daha önce de Kat At k Depolama alan inflaat için yol çal flmalar n n bafllamas üzerine ifl makinelerinin çal flmas n önleyerek çal flmalar durdurmufltu. Eylem nedeniyle Kahramanmarafl-Gaziantep yolu bir saat trafi e kapanm flt. Köylüler çöp depolama alan n n kurulmas ile birlikte su kaynaklar n n kirlendi ini, çöplerin bölgeye tafl nmas ile birlikte köylülerin göç etmek zorunda kalaca n Beni nas l flikayet edersin daya! Adalet Bakanl : Zavar hapishanede kalabilir! Abluka alt ndaki Gazze ye Türkiye den kardefllik eli! lk olarak sözü alan Sefer Turan, yap m halen devam eden Ayr mc l k Duvar nedeniyle Filistin in adete bir F tipi hapishaneye döndü- ünü söyledi. Turan, duvar n en büyük tehlikesinin ise kurulacak olas bir Filistin devletinin s n rlar n belirlemek oldu unu söyledi. Daha sonra söz alan Mete Çubukçu da Annapolis Konferans nda 1967 s n rlar - n n geçerli olmas ndan bahsedilirken, o esnada Kudüs te srail buldozerlerinin yeni yerleflimler kurmas n n bar fl süreci kavram n n da hiçbir anlam olmad n ortaya koydu unu belirtti. Panelin ard ndan iki paneliste FHDD ye katk lar ndan dolay birer plaket verildi. ( stanbul) Narl halk çöpe karfl alanlara indi! dile getiriyor. Köylüler seslerini, sorunlar n duyurmak amac yla bir heyet oluflturarak vali ile de görüflmüfl ancak bir sonuç alamam fllard. Bolu F Tipi Hapishanesi nde gardiyanlar n kendilerine bask uygulad klar gerekçesiyle hapishane idaresine dilekçe veren PKK li tutsaklara gardiyanlar taraf ndan coplarla sald r ld. TU- HAD-FED Genel Baflkan Ali Erdemirci, sald r ya u rayan 3 PKK hükümlüsünün aileleri arac l yla kendilerine baflvurdu unu belirterek, yaflanan olaya sessiz kalmayacaklar n ve avukatlar n gerekli incelemesinden sonra hukuki giriflimlerde bulunacaklar n söyledi. Konuya iliflkin bilgi veren Erdemirci, Kand ra 2 Nolu F Tipi Hapishanesi nden Bolu F Tipi Hapishasi ne sürgün edilen 8 PKK linin daya a maruz kald n belirterek, Sevki gerçekleflen PKK hükümlüleri Bolu F Tipi Hapishanesi ne geldikleri günden beri, di er tutuklu ve hükümlülerle tamamen iliflkileri kopar lm flt. 3 ve 2 kiflilik farkl odalarda kal yorlard. Birbirleri ile görüfltürülmüyordu. Sürekli gardiyanlar n sataflmalar na, hakaretlerine ve provoke edici yaklafl mlar na maruz kald klar na iliflkin bilgiler ulafl yor bize dedi. Yaflanan bask lar üzerine 17 Ocak ta Muzaffer Akengin adl PKK hükümlüsünün yaz l olarak hapishane idaresine baflvurarak bu yaklafl mlar dile getirdi ini ve idarenin bunlara engel olarak olay çözmesini istedi ini ifade eden Erdemirci, Ancak ayn günün gecesi 20 civar nda gardiyan Muzaffer Akengin, Deniz Güzel ve Naif Bal n kald odaya girerek, hiçbir gerekçe göstermeden do rudan sald r yor. Gardiyanlar ellerindeki sopa ve cop gibi araçlarla sald r yorlar ve 15 dakika boyunca durmadan dövüyorlar. Ailelerin bize iletti- ine göre, bu esnada Muzaffer Akengin gö sünden ald darbe ile nefessiz kal yor. Halen nefes almakta zorlan yor. Naif Bal n kafl yar l yor ve vücudundan darp izleri bulunuyor. Deniz Güzel in ise duda çatl yor ve bafl yar l yor fleklinde anlatt y l nda mesane kanseri teflhisi konan Gazeteci Erol Zavar n infaz n n durdurulmas na gerek olmad n belirten Adalet Bakanl katliamc yüzünü bir kez daha sergilemifl oldu. DTP Diyarbak r Milletvekili Selahattin Demirtafl n, mesane kanseri teflhisi konmas na ra men hapishanede bulunan Odak Dergisi Yaz iflleri Müdürü Erol Zavar a iliflkin verilen soru önergesi, Adalet Bakan M. Ali fiahin taraf ndan olumsuz yan tland. Tutsak yak nlar na onur k r c dayatma! Sincan Kad n Hapishanesi nden Tutsak Partizanlar bize gönderdikleri mektuplarda hapishane idaresinin yeni uygulamalar n ve bask - lar dile getiriyor. Görüfl günlerinin hapishane idaresi taraf ndan tutsaklar tebli edilmesi gerekirken idare zaten görüflleri yoktu diyerek tutsaklar n görüfl haklar n gasp ediyor. Son olarak idare, görüfle gelen erkek ziyaretçilerin X-Ray cihaz ndan geçerken pantolon dü melerinin ötmesi üzerine ziyaretçilere etek giydirmifltir. PKK davas ndan tutuklu bulunan Sibel Bingöl ün abisine yap lan bu onur k r c dayatma devletin devrimci tutsaklar ailelerinden tecrit etme politikas n n bir sonucudur. dare toplumun de er yarg lar n kullanarak aileleri afla lamak istemektedir. Baz istasyonuna protesto zmir deki Evka-2 Türk Telekom Müdürlü ü binas na kurulan baz istasyonuna tepki gösteren halk, 24 Ocak günü bu durumu tencerelere vurarak ve düdük çalarak protesto etti. Telekom Müdürlü ü önünde toplanan kitle, maske takarak ve düdük çalarak baz istasyonunu protesto etti. Burada mahalle sakinleri ad na bas n aç klamas n okuyan ÇEKEV Üyesi K zbes Ayd n, Yasalar ve yönetmeliklere ayk r olarak GSM flirketlerine kim, nas l hangi hakla baz istasyonu kurmas na izin verir dedi.

8 Politik gündem İşçi-köylü Şubat 2008 Aç klama: Elimize yoluyla ulaflan bildiriyi haber de eri tafl d için oldu u gibi yay nl yoruz. Onlar ki yaflamlar n arma an ederek devrime, umuda can verdiler! Parti ve Devrim fiehitleri kavgam zda yafl yor! Çeflitli Milliyetlerden Halk m za, Komünizm yolunda ölümsüzlük mertebesine ulaflanlar, Devrim için topra a düflenleri, Halk u runa günefle gömülenleri, Parti ve devrim flehitlerini an yoruz! Devrim gibi büyük alt üst olufllar, nice devrimler sonucu ulafl lacak komünizm gibi davalar, elbette ki kitlelerin eseri olacakt r. Emekçi s n flar, ezilenler ve yoksullar; büyük savafl ve muharebeler yürütecek, kurtulufllar n kendi elleriyle gerçeklefltireceklerdir. Bunun kendili inden olmayaca da bir o kadar gerçektir. Bu kavga ve direnifllerin bedel ödeyen ve ödemeye haz r olan öncüleri komünistler ve devrimcilerdir. Ölüm göze al nmadan, bu kararl l k sergilenmeden, hiçbir davay ileri tafl mak ve zafere ulaflt rmak mümkün de ildir. Devrim için her biri y k lmaz bir an t olarak yaflayacak flehitlerimiz, kavgam za yenilmezlik tohumlar ekerek, bayra bizlere devrettiler. Onlar, hiçbir kiflisel ç kar gütmeden, özel bir hesap yapmadan, halk n kurtuluflu u runa savafl yaflam felsefesi edinmifllerdi. Bu yüzden yaflamla pazarl k etmedi, zalime boyun e medi, ölüme yenilmediler. Yolumuzu ayd nl k, umudumuzu gerçekçi, zaferimizi ulafl labilir k lan en somut varl m z onlard r. Ölümsüzlük yolculu unu büyük bir vakur ve gururla ad mlad lar. Bizlere meflale olacaklar n, artlar ndan gelece imizi, onlar gibi savaflacak, onlar gibi ölece imizi bilmenin inanc yla, kendilerinden önce ipi gö üsleyenlerin peflinden gittiler Devrimciler, Yoldafllar, deolojik-siyasal hatt m z n flekillenmesinde, önderlik kademelerinde onlar vard. Partimizin kurulup, gelifltirilmesi ve zaferlere tafl nmas nda baflrolü onlar oynad. Sahip oldu umuz de erlerin yarat lmas n onlara borçluyuz. Bulundu- umuz mevzilerin örülmesi onlar n sayesindedir Partimiz, flehit yoldafllar m z n omuzlar nda yükseldi. Onlarla var oldu. Onlar n üstün mücadele ruhu ile ilerledi. Tarihi sürecindeki en önemli kazan mlar n, yoldafllar n n kavgaya can bedeli at l m gösterdi i dönemlerde elde etti. Bütün yenilgilere, gerilemelere, hata ve zaaflara karfl n; lekelenemeyecek cevherini, özünü ve de erini, flehit yoldafllar na borçludur. Her türlü sald r ya, ihanete ve engellemeye ra men y k lmayacak bir yap oluflmuflsa; bütün zorluklar karfl s nda y lmayacak, umutsuzluk yayanlara ald rmayacak bir gelenek yarat lm flsa, bunu da flehit yoldafllar m za borçluyuz. Ölümsüz yoldafllar m z, komünizm u runa yürütülecek bir mücadelenin gerektirdi i bütün zorluklar n üstesinden gelmeyi bildiler. Bu u urda tam bir özveriyle hareket ettiler, azimli, kararl ve cesurdular. Devrim mücadelesinin ölümü hiçe sayan bir çizgide, k yas ya ve kesintisiz bir kavgayla sürdürülmesi halinde zafere tafl naca n biliyorlard. Bunu kan tlad lar. Bunun için kitlelerin onlar gibi sahici ö retmenlere ihtiyac vard. Tarih hep böylesi yol aç c lar, böylesi önderler ve öncüler ile yol ald. Onlar da bu misyonu yerine getirmekle, ard llar na devrettikleri bayra n daha da yükseklere tafl nmas yolunda mücadele gelene ini güçlendirmifl oldular. Bu savafl gelene i sayesindedir ki, flehit yoldafllar m z n gözü arkada kalmayacak, bedenleri topra a kar flsa da devrimci ruhlar kavgam zda yaflayacak, u runa can verdikleri devrim ve komünizm davas mutlaka zafere ulaflt r lacakt r. DEVR M VE KOMÜN ZM fieh TLER ÖLÜMSÜZDÜR! ANDIMIZ ODUR K, U - RUNA fieh T OLDUKLARI DEVR M ZAFERE TAfiIYA- CA IZ! KAHROLSUN EMPERYA- L ZM, FAfi ZM VE HER TÜR- DEN GER C L K! KAHROLSUN KOMPRA- DOR PATRON-A A DEVLE- T! YAfiASIN PART M Z TKP/ML, ÖNDERL NDEK T KKO ve TMLGB! YAfiASIN DEMOKRAT K HALK DEVR M! YAfiASIN HALK SAVAfiI! TKP/ML Merkez Komitesi Siyasi Bürosu Ocak 2008 Türban, toplumsal bask ya yeni k l ft r! Kürt Ulusal Hareketi ne dönük imha sald r lar n n s n r ötesi ve berisi olarak sürdürüldü ü, Alevilerin sisteme yedeklenmeye çal fl ld ve de iflçi-emekçi y nlara dönük SSGSS vb. kapsaml sosyal y k m sald r lar n n gündemde oldu u bir dönemde tart flmaya aç lan türban meselesi, tam da bu noktada önem tafl maktad r. fl bafl na gelmesinden bu yana türban meselesi üzerinde daha temkinli denebilecek bir yaklafl m içinde olan AKP hükümeti, bu temkinli yaklafl m n geçti imiz günlerde bozdu! Erdo an, s kça yapt d fl gezilerden birinde gitti i spanya da, gerçek niyeti nihayet aç a vurdu ya da kimilerinin deyimiyle baklay a z ndan ç - kard ve siyasi simge say labilecek fleyler yasaklanamaz mealinden bir aç klama yapt. Peki, ne oldu da, Erdo an bu ani denebilecek ç k fl yapt ve ülke gündeminde onca sorun varken, birden bire özgürlükçü kesildi de, mesele esas meselelerden uzaklafl p türbana kayd? Her fleyden öne, gündem kaymam fl bilinçli olarak kayd r lm flt r belli dönemlerde ve de özellikle son süreçte s kça yap ld üzere. Türban meselesinin bugün olmazsa bile, yar n bir biçimde gündemlefltirilece i daha AKP nin hükümet oldu u günden bu yana bilinmektedir. Sadece buna uygun bir konjonktür beklenmifltir. Söz konusu konjonktür ise, hem iç hem de d fl konjonktürdür. Her ikisinin de bu son ç k fla uygun hale gelmesi, dahas buna uygun olgunlu un yakalanmas beklenmifltir. Gerekli olgunlu a eriflti i düflünülmüfl olacak ki, beklenen ç k fl bugünlerde yap lm flt r. Mesele kiflisel özgürlüklerin genifllemesi de il Kürt Ulusal Hareketi ne dönük imha sald r lar n n s n r ötesi ve berisi olarak sürdürüldü ü, Alevilerin sisteme yedeklenmeye çal fl ld ve de iflçi-emekçi y nlara dönük SSGSS vb. kapsaml sosyal y k m sald r lar - n n gündemde oldu u bir dönemde tart flmaya aç - lan türban meselesi, tam da bu noktada önem tafl - maktad r. Bu önem tüm bu sald r lar n yafland bir döneme denk gelmesinden kaynaklanmaktad r. 22 Temmuz seçimleri öncesi yarat - lan laiklik-fleriat suni ikileminin tekrar ve daha uç boyutta t rmand r lmas n da beraberinde getiren türban meselesi, toplumun gündemini di er meselelerden uzaklaflt rm flt r bir kez daha. Genifl y nlar n, yoksullu unun, iflsizli inin, açl n n ve sefaletinin üstü türbanla örtülmeye çal fl lmaktad r. Topluma adeta (ve de alay edercesine) tüm bu sorunlar n n çözümü türban n serbest b rak lmas nda yat yormufl mesaj verilmek, temel mesele buymufl gibi gösterilmek, özgürlü ün s n rlar, türbanla çizilmek istenmektedir. Türban meselesine iliflkin üst boyutta seyreden bu tart flmalar, ayn zamanda ABD den bafllay p, giderek tüm dünyay saran ve dünya ölçe inde büyük bir ekonomik, buna ba l olarak da siyasal bir çöküntü getirmesine an meselesi olarak bak lan, ekonomik (ve siyasal) krize geçifl sürecine denk gelmektedir. Krizlerin derinleflti i süreçler ayn zamanda, sisteme karfl hoflnutsuzlu u artan y nlar n, bu hoflnutsuzlu- u d fla vurma e iliminin giderek artt süreçlerdir. Ve bu e ilim bugün gerek iflçi-emekçi y nlar n gerekse toplumun çeflitli kesimlerinin, kendilerine dönük sald r lara karfl gerçeklefltirdi i eylemlerde gün be gün artan biçimde d fla vurmaktad r. Egemenlerin krizlerini aflma süreçlerinde toplumlar eskisinden daha fazla bask alt na almaya çal flt, egemen ideolojiyi genifl y nlara empoze etmeye dönük çeflitli araçlar devreye soktu u ise bilinmektedir. Bu araçlar ise dönemsel ihtiyaca göre belirlenmekte ve buna uygun kesimlerin ülke yönetimlerinde ifl bafl na getirilmesiyle hayata geçirilmeye çal fl lmaktad r. Dönemin ihtiyac olan araç bugün dini gericili in daha genifl kesimler üzerinde etkili k l nmas n gerektirmektedir. Ve buna ihtiyaç duyanlar esas olarak ülke egemen s n flar de- il, bölgedeki ç karlar bunu gerektiren, baflta ABD olmak üzere, emperyalist güçlerdir. Kemalizm in, emperyalistlerin (ve de ayn zamanda ülke egemen s n flar n n) dönemsel ihtiyac n karfl layamaz hale geldi i, seçimlerin hemen öncesinden bafllayan ve seçimler sonras nda yaflanan tart flmalarda görülmüfl ve Anayasa tasla da yine Kemalizm in her anlamdaki ve her kesim aç s ndan iflas anlam na gelen bu tart flmalar n akabinde gündeme gelmiflti. Kemalizm in yerine konulmaya çal fl lan n ne oldu u ise bugün yaflanan tart flmalarda daha net bir biçimde ortaya ç km flt r. Emperyalizmin bölgedeki ihtiyac - n karfl lamaya aday oldu unu her vesile ile ispat eden, uflakl k pozisyonunu sad k bir biçimde sürdüren AKP, flu süreçte ortaya att türban meselesiyle birlikte, emperyalizmin bölgede hayata geçirmeye çal flt l ml slam projesinin alt yap s na hizmet etmektedir esasta. Böylelikle de, mesele kiflisel özgürlüklerin art r lmas de il, toplumsal bask n n, hem de bölgesel düzeyde, bir baflka biçim almas d r. De iflen faflizmin rengidir E-muht ralar vererek, erken seçime yol açan, cumhuriyet mitingleri düzenleyerek, yaratt klar suni laiklikfleriat ikilemini kendi lehine t rmand rmaya çal flan faflist TSK n n, bu dönem sergiledi i tav r, sürecin nerelerde planland na, arkas ndaki gücün/güçlerin, ülke içi dengeleri nas l aflt n da yeterince kan tlamaktad r. Kopar lan onca fleriat yaygaras, yerini bugün, ordunun bafl ve ayn zamanda kontra faaliyetlerin üst düzey sorumlular ndan Büyükan t taraf ndan Ordunun bu konudaki tutumu biliniyor la s n rl kalan, k sa aç klamalara b rakm flt r. Evet ordunun bu yönlü tutumu zaten öteden beri biliniyor. 12 AFC döneminde din dersinin zorunlu hale getirilmesi bile tek bafl na dinin toplum üzerinde bask arac olarak kullan lmas na katk lar n aç klamaya yetiyor. MHP, birçok yolsuzluk dosyas n n aklanmas ve ayn tabana oynama gibi nedenlerle, bu sürece tam destek verirken, CHP vb. çevreler taraf ndan kitlesel An tkabir ziyaretleri gibi giriflimler gündeme gelse de, CHP bu noktadaki en önemli dayana n yitirmifl gibi görünmektedir. Bu dayanak ise bugün süreci sessizlik içinde denebilecek bir yaklafl mla izleyen ordudur! Ayn günlerde gerçekleflen Ergenekon Operasyonu da ordunun son süreçteki tutumunda bir nebze de olsa rol oynamaktad r. Bu operasyon görüldü ü gibi art k iyice teflhir olmufl kontra elemanlar kapsamaktad r. Ve daha öncekilerde oldu u gibi, yine belli düzeydekilerle s n rl tutulmaktad r. Orduyla ba lant lar noktas nda çok say da veri ortaya ç kmas na ra men, yine Büyükan t taraf ndan orduyla iliflkilendirilmemeleri yönlü aç klamalar gündeme gelmektedir. Birincisi, ordu ve kontra faaliyetlerin tüm üst düzey uzant lar, art k bu teflhir olmufl kifliliklerle ifl yap lamayaca n bilmekteler. Bu teflhir olmufllar n bir dikkat çeken yan da (bir tanesinin gözalt na al n rken söyledi i Erdo an sevmek zorunda de- iliz sözlerinden de anlafl labilece i gibi) flu an AKP ile hayata geçirilmeye çal fl lan çizgiye çok denk düflmemeleridir. Bu sürecin, ayn zamanda kontra faaliyetlerin örgütleyicilerine dönük, yeniden yap land rman n da gündeme gelece i bir süreç olma ihtimali oldukça yüksektir. flte bunun içindir ki, ordu türban meselesinde, hem flu süreçte PKK ye dönük elinin güçlendirilmifl olmas ndan, hem de büyük olas l kla, bu operasyonlar n bir yerlere kadar uzanabilece inden duydu u kayg dan, ama esas olarak da emperyalist efendileri ile yap lan anlaflmadan kaynakl, durumu kabul etmifl olmaya tekabül eden bir suskunluk içindedir. Sonuç olarak: Türban meselesi, konjonktürel ihtiyac n ürünüdür ve faflizmin renginin, k rm z -beyazdan, yeflile evrilmesidir. AKP ise bu süreçten olabildi inde kârl ç kmaya çal flmaktad r. Bir yandan önümüzdeki yerel seçimlere yat r m yapmakta, di er taraftan yeflil sermayeyi daha da güçlendirmeye çal flmaktad r. Albayraklar, Çal k gibi slami sermayenin temsilcisi gruplar n flu süreçte h zla palazlanmas da yine bu politikan n sonucudur. AKP nin yine emperyalist projelerden kopuk olmayan bir projesi de Kürt meselesini, din birli i olarak özetlenebilecek bir yöntemle çözmeye çal flmas d r. lerici-devrimci-komünist güçler tüm bu tart flmalar n ve ülkenin içine sokulmaya çal fl ld sürecin, esas olarak ülkenin iflçi-emekçi y nlar n, daha da ötesinde tüm bölge halklar - n daha fazla bask alt na almaya, halklara dönük sald r lar art rmaya dönük oldu unu iyi okumal d r. Bunun içindir ki bu süreçteki en acil görevlerimizden biri de, türban n serbest olup olmamas üzerinden yap lan tart flmalarda serbest kals n-kalmas n yerine, sisteme karfl ortak bir mücadele hatt örme, genifl y nlar bu yönlü bilinçlendirme, örgütleme ve harekete geçirme çabalar na h z vermek olmal d r.

9 8-21 Şubat 2008 İşçi-köylü 9 Politik gündem Devrimci ve demokratik kamuoyuna zorunlu aç klama Halk m za, Bir grup siyasi parti ve yap taraf ndan oluflturulan Devrimci ve Demokratik Yap lar Aras nda Diyalog ve Çözüm Platformu nun kamuoyuna yapm fl oldu u 4 Ocak 2008 tarihli duyurunun ard ndan kimi gerçeklerin aç klanmas ve bu platformla ilgili görüfllerimizin kamuoyuyla aç k biçimde paylafl lmas amac yla bu yaz m z kaleme al nm fl bulunmaktad r. Öncelikle dikkat çekece imiz husus bu platformun oluflum fleklidir. sminden de anlafl laca üzere, bu platformun u raflaca bir sorunun olabilmesi için, ortada platform iradesini tan yan en az ndan bir siyasi yap lanman n varl gerekmektedir. Oluflumu sa l kl ve meflru bulmayarak platformun iradesini bafl ndan itibaren tan mayan Partizan söz konusu edilemeyece ine göre, bu sorun da platformun ifl görebilmesi için baflka bir gruba ihtiyaç olmaktad r. Kas tl tutum ilk önce burada kendini ele vermekte ve Partizan fliddetine maruz kald n iddia eden ve kendilerine bir de isim takan bir tak m kifliler, platform taraf ndan grup unvan ile taçland r larak siyaset dünyam za takdim edilmektedir. Do rusu, bunun bizim aç - m zdan herhangi bir sak ncas da yoktur. Zira, platform üyesi olup senelerdir Türkiye siyaset sahnesini iflgal eden kimi siyasi aktörler ile bu yeni figüranlar aras nda cereyan eden oyundan kim, neden rahats z olabilir ki? Ancak meselenin dikkat çekici yan, bu kiflilerin kendileri dahi henüz aç ktan bir grup/siyaset/yap olma iddias nda de illerdir. Ama çok daha önemlisi, bir k s m insan n kendini grup/yap olarak ifade etmesi siyaset arenas nda bu statüde kabul görmesi için yeterli de ildir. Bunun asgari düzeyde bir kurumsallaflma ve pratikle, belli bir ciddiyet ve süre- enlik içinde gösterilmesi halinde meflruiyet kazanaca, Türkiye devrimci hareketinin gelene idir. Bu gelene i bozmak, kurallar kendinden menkul platformun bize özel icraat olmufltur. S ra komünistlere geldi inde, tasfiyecili e prim vermenin de anlafl l r bir yan n n olmas gerekmektedir! Partizan n platform iradesini tan - mayan bir tutum tak naca bafl ndan beri bellidir. Bahsi geçen kiflilerle yaflanan sorunlar, siyasi gruplar/yap lar aras mesele üzerinden ele alan bir yaklafl m benimsemeyece i herkesin anlayabilece i bir husustur. Konuyu bu zemin üzerinden yürütmek, ne diyalog ne de çözüm anlay fl ile ba daflmaktad r. Bu kiflileri siyasi bir grup statüsünde Partizan la karfl karfl ya getirmek, çarp - t lan olay ve iftiralarla Türkiye devrimci hareketinin en köklü yap lar ndan birinin karfl s na dikilmek, ancak kas tla gelifltirilebilecek bir tutumdur. Partizan, platformu tan mad halde, içerisinde yer alan yap lar n ço unlu unu devrimci ve demokrat olarak nitelemesinden kaynakl, sorunun ve olaylar n bu kifliler taraf ndan çarp t lmas n engellemek ve kamuoyuna yönelik yanl fl kurgular n geliflmesini önlemek amac yla, platformun davetini kabul etmifl ve bilgilendirmede bulunmufltur. Önyarg s z biçimde hareket etmemiz, kendimize ve gerçeklere güvenli bir tutum sergilememiz ifle yaramam flt r. Sonuç olarak baz yap lar n yön verdi i ve etkide bulundu u (sorun özgülünde HÖC ve DHP) platform, misyon una uygun bir ifllev görmek yerine, bu gruplar n f rsat ganimet bilen bir tutumuna alet olarak Partizan hedefleyen bir karar alm flt r. Platforma bu karar ald ran yap lar için bu durumun anlafl labilir yan elbette vard r. Birincisi Partizan n bafl ndan beri böylesi bir olufluma tav r almas d r. kincisi, Partizan a karfl çok çeflitli alanlardan ve tarihi süreçten gelen husumetlerin birikimi olarak her f rsat n de erlendirilmeye çal fl lmas d r. Partizan, platform aç klamas na konu olan sorunda, söz konusu kiflilere karfl kendi grubundan ayr ld klar, farkl düflünceleri oldu u, baflka bir yap lanma oluflturmaya çal flt klar vb. nedenlerle özel olarak fliddet uygulamam flt r. Partizan gelene inde, bu ve benzeri nedenlerle hiç kimseye yönelik herhangi bir fliddet eylemi ve tutumu yoktur, olamaz! Bu konuda örnek arayanlar, k nama karar al nmas na önayak olan yap lar n geçmifline bakmal d r! Orada; çok say da devrimcinin katledildi i ve yaraland, evlerin, bürolar n, ko ufllar n, matbaalar n bas ld, yak ld, talan edildi i, her türlü sald r, provokasyon ve komplonun tezgahland say s z vakaya rastlayacaklard r! Partizan, söz konusu sorunda kendi taraftarlar na yönelik sald r lara yan t olarak baz sald rganlara karfl l k vermifl, bundan baflka kimi gaspç unsurlara yönelmifltir. Sorunun burada daha fazla ayr nt land r lacak boyutlar yoktur. Meselenin iç yüzünü platform üyesi baz siyasi gruplar çok iyi bilmektedir! Ortada bir fliddet varsa, buna bu kifliler kadar, Partizan taraftarlar da maruz kalm flt r. Bu durum kimi alanlarda çeflitli siyasi yap taraftarlar n n tan kl nda yaflanm flt r. Böyle olunca da, sorunu Partizan n özel olarak bir gruba karfl ve de ayr flma süreci * ile iliflkili fliddet eylemleri olarak tan mlamak ve k namak, platformun bizce zaten olmayan müdahale yetkilerini hayli genifl ve haddinden fazla tarafl kullanmas anlam na gelmektedir. Partizan fliddetinin ma durlar amaçlar na ulaflm fllar, hem kendilerine hamilik yapan kimi yap lar n yön verdi i platform arac l yla kamuoyuna grup ilan verdirmifller, hem de Partizan k - nama mesaj yay nlatm fllard r. Bu yaz ya konu edilmifl olmalar bile ne yaz k ki onlara zil takt racak bir durumdur. Bu oyunu gönüllüce oynayan ve aymazca alet olanlar, bu platformlar n n kimlerin elinde hangi ifle yarad n n hesab n tarihe ve kamuoyuna elbette vereceklerdir. Partizan gelene i, halk içi çeliflkilerin çözülmesi ve devrimci, ilerici, yurtsever yap lar aras ndaki sorunlar n giderilmesinde fliddetin araç olarak kullan lmamas ilkesine ba l l k konusunda, övünülecek bir tarihi geçmifle sahiptir. 35 y l aflk n dönemde, mensuplar ve taraftarlar - n n istisnai olarak kabul edilebilecek yanl fllar n n üstüne kararl l kla gitmifl, hatal pratikleri mahkum etmifl, saflar nda yanl fl bir anlay fl ve kültürün yerleflmesine izin vermemifltir. Ne var ki, Türkiye Devrimci Hareketi nin geçmifli bu konuda küçümsenmeyecek derecede olumsuz pratiklerle doludur. Bu geçmiflin muhasebesi yap lmadan, bu tarihi süreçten dersler ç kar lmadan, hatal anlay fllar ve pratikler mahkum edilmeden, bu ve benzeri platformlar n oluflturulmas do ru de ildir. Kimse geçmiflin üstünü böylesi platformlar arac l yla örtmeye kalkmamal - d r. Zerre kadar samimiyet ve dürüstlük tafl yanlar, önce kendi yapt klar n n hesab n vermeli, tarih önünde aklanmal, sonra kayg ve k nama sözcüklerini kullanmal d r. Ortada kayg duyulacak bir fley varsa; sol içi fliddet, halka karfl fliddet, devrimcilere karfl fliddet konusunda Türkiye Devrimci Hareketi nin tarihinde ne kadar olumsuz pratik varsa sergileyenlerin, karfl m za sütten ç km fl ak kafl k misali dikilerek ahkam kesmeleridir. Ortada kayg duyulacak bir fley varsa; platform üyesi di er bir k s m yap lar n, bütün bunlar bildikleri halde bu duruma alet olmalar d r! Ortada kayg duyulacak bir fley varsa; komünistler, devrimciler, iflçi s n f ve halk için birlik flampiyonlu u yapan bir k s m örgütlerin hem de diyalog ve çözüm ad na bir araya geldikleri bir platform arac l yla, komünistlere karfl ittifakla hasmane bir tutum örgütlemeleridir! PART ZAN *Platformun aç klamas nda, ayr flma süreci ifadesi geçmektedir. Ayr flma, genellikle birli in bozulmas /da lmas durumlar nda kullan lan bir sözcüktür. Herhangi bir yap dan kopma, uzaklaflma durumlar nda tercih edilen ifade ise ayr lma d r. E er ayr flma sözcü ü kas tl /bilinçli olarak seçilmiflse diyecek bir fley elbette yoktur, platformun tutumu ile uyumludur. Yani söz konusu fliddet ma durlar n n ayr flmas ile Partizan n birlik ve bütünlü ü bozulmufl durumdad r. Yok e er ayr lma ile ayr flma aras ndaki fark bilinmeden kullan lm flsa, ya da ikisi de olur deniyorsa, anl flanl parti ve grup imzal platform için bu savunma pek inand r c olmamakla beraber, bu durumda da sorun tarih platformuna havale edilmelidir. NOT: Medeni cesareti olmayan parti ve gruplara kolayl k olsun diye platformun aç klamas n biz de yay nl yoruz. Takip etti imiz kadar yla platform aç klamas yaln zca bir dergide (Yürüyüfl), ancak örgüt ve parti imzalar kullan lmaks - z n yay nlanm flt r. Herkes imzas n n arkas nda durabilmelidir. Platform, örgüt imzalar yla beraber aç klama yapmal d r. Kamuoyu, kimin hangi durumlarda kimlerle saf tuttu unu görebilmelidir. PLATFORMUN AÇIKLAMASI: Devrimci ve Demokratik Kamuoyuna, Devrimci Dönüflüm Grubu, ayr flma sürecinin ard ndan Partizan taraf ndan kendilerine yönelik uygulanan fliddet ve devam eden fliddet tehditleri dolay s yla platformumuza baflvuruda bulunmufltur. Platformumuz konuyu gündemine alm fl ve sorunlar n diyalog yoluyla çözülmesi için giriflimlerde bulunmufltur. Bu çerçevede yap lan görüflmelerde Partizan n platformumuzun iradesini tan mad n belirtmesinin yan s ra yanlar nda kim olursa olsun Devrimci Dönüflüm grubuna yönelik tutumlar nda bir de iflikli in olmayaca n ifade etmesi platformumuz taraf ndan kayg verici bulunmaktad r. Platformumuz Partizan ve Devrimci Dönüflüm aras ndaki sorunlar n diyalog yoluyla çözülebilece ini savunmaktad r ve bu noktada üzerine düflen her türlü görevi yapmakta kararl d r. Partizan taraf ndan bugüne kadar sergilenmifl olan fliddeti k nayan platformumuz, Partizan n söz konusu prati- ini sürdürmesi durumunda ilkeleri çerçevesinde fliddetin engellenmesi için ne gerekiyorsa yapacakt r. 4 Ocak 2008 Devrimci ve Demokratik Yap lar Aras nda Diyalog ve Çözüm Platformu HÖC, EHP, TKP, ÖDP, DHP, KALDIRAÇ, DEVR MC HARE- KET, BAR KAT, ODAK, BDSP, DEVR MC PROLETER DURUfi, DEVR M, D P G R fi M Not 1: Platformumuz bilefleni olan Devrimci Hareket, Sorunun Partizan n iç meselesi oldu unu söylemifl ve karara flerh koymufltur. Not 2: Platformumuz bilefleni olan BDSP, Partizan n uygulad fliddeti k namakla birlikte bu aflamada metnin kamuoyu ile paylafl lmas n uygun görmemifl flerh koymufltur. AKP nin yalanlar yla kurulan nükleer santraller Türkiye nin elektrik üretiminin dar bo azda oldu u, ülkenin her an karanl kta kalabilece i on y llard r egemenlerce anlat l r. Bu soruna köklü çözümler bulunmas gerekti i flark s n bizlere dinletenler, çözüm olarak da nükleer santrallerin, nükleer enerjinin zorunlu oldu unu da bu flark n n nakarat olarak tekrar edip duruyorlar y l ndan bugüne bu flark kimi zaman yüksek sesle, kimi zaman alçak sesle söylenerek devaml gündemde tutulmaya çal fl ld. Bu süreçlerdeki geliflmeler gel-gitli bir seyir izledi. Nükleer santrallerin kurulabilece i yerler araflt r ld, kimi ihaleler aç ld, kimi nükleer santral infla eden flirketlerle özel görüflmeler yap ld. Tüm bu çal flmalar yukar da belirtti imiz Türkiye nin elektrik üretiminin dar bo azda oldu u propagandas eflli inde yap ld. Böylece halk n nükleer santrallere, nükleer enerjiye ve tehdide karfl olan tepkisi törpülenmeye çal fl ld. Bununla birlikte kap da oldu u söylenen karanl k günler gerçekleflmedi, çünkü bu belirtti imiz gibi yalana dayal bir propagandayd. Santraller AKP için zorunluluktur AKP hükümeti, iflbafl na gelmesiyle birlikte yine bildik o eski flark eflli inde nükleer santralleri gündeme getirdi yaz aylar n n normalden daha s - cak geçmesi sonucu elektrik tüketimi artt. AKP hükümeti elektrik üretiminin, elektrik tüketimini karfl layamaz hale geldi ini söyleyerek bir taraftan nükleer santrallerin gereklili ini anlat yorken, di er taraftan mevcut günlük ihtiyac karfl lamak bahanesi ile özel sektörün iflletti i santrallerin kasas na milyon dolarlar ak t yordu. AKP hükümeti bu atmosferde nükleer santrallerin kurulmas için yasa çal flmalar n h zland rd. Ve haz rlad yasay Meclis e sevk etti. Meclis teki ço unlu una dayanarak yasay geçirmekte zorlanmad. Bu yasan n baz maddeleri dönem Cumhurbaflkan A. N. Sezer taraf ndan veto edildi. Sonraki süreçte yaflananlar ve erken genel seçimler nedeniyle yasa seçimlerden sonraya kald. AKP seçimler sonras nükleer santrallerle ilgili yasay tekrar Meclis gündemine getirerek Cumhurbaflkan n n A. Gül olmas n n rahatl yla 9 Kas m günü Meclis ten geçirdi. Bu süreç boyunca AKP nükleer santrallerin bir tercih de il zorunluluk oldu unun propagandas n yapm flt r. Do ru, nükleer santraller AKP için bir tercih de il, zorunluluktur. Çünkü efendileri, emperyalistler ufla AKP den bunu istiyorlar. AKP ayr ca ithal kömür, do algaz, petrole dayal elektrik üretiminin pahal oldu unu nükleer enerjinin daha ucuz oldu unu ayr ca petrol, do algaz vb. kaynaklar n rezervlerinin azald n, alternatif kaynak olarak nükleer enerjinin öne ç kt - n belirtmektedir. AKP ve önceki hükümetler emperyalizmin iste i ve ç karlar do rultusunda enerji üretimini do- algaz, petrol, ithal kömüre dayand rm fl ve milyarlarca dolar emperyalist flirketlere aktarm flt r. Bugün bu ba ml l a nükleer enerji de ekleniyor. Burada belirleyici olan enerji üretiminin hangi kaynaktan yap ld nda ucuz ya da pahal olmas de ildir. Belirleyici olan emperyalizmin en çok kâr nas l yapaca ve bunun koflullar n n yarat lmas d r. Üç kurufla bir santral AKP nin ç kard yasaya daha yak ndan bakt m zda gerçekler daha anlafl - l r olacakt r. AKP nin yasay anlat rken övünerek anlatt konulardan biri kurulacak nükleer santrallerde yerli pay - n n en az % 60 olmas gerekti idir. Nükleer enerjinin miktar ilk bak flta bak ld nda bir olumluluk gibi görünse de, bu olumluluk bir aldatmacad r. Türkiye nin kurmay planlad ilk santralin maliyeti 3-5 milyar civar ndad r. Bu rakam n en az % 60 n n yerli kaynaklarca sa lanmas n n mecburi olmas santrali kuracak flirkete milyarlarca dolar n aktar lmas anlam na geliyor. Özel sektör bu kayna bulamazsa bu paray devlet verecek ve santrale ortak olacakt r. Emperyalistler daha önce enerji sektörünü daha rahat talan edebilmek için devletin enerji sektöründen ç kmas n dayatm fl ve devletin enerji sektörüne yat r m yapmas n ç kartt yasalarla yasaklam fl ve Enerji Piyasas Denetleme Kurulu nu kurmufltu. Bunu kâr n art rmak için yapan emperyalistler konu yine kârlar olunca, kasalar na akacak para oldu unda yeni yasalar ç kart p istisnalar yarat yorlar. Yap lanlar bununla da s n rl de il. Ç kar lan yasan n ayr bir maddesiyle özel sektörün devletin bu alanda kuraca flirkete istedi i oranda sahip olacak. Devletin özellefltirdi i fabrika vb. nas l peflkefl çekti i düflünüldü ünde emperyalistler üç kurufla santrali alacaklar. Hem yap m aflamas nda hem sonras nda yani sürecin tamam nda emperyalistlerin azami kâr elde etmesi için her fley düflünülmüfl. Nükleer at klar n zararlar ve tehlikesi tüm dünyada yaflanan ac tecrübelerden ve bilimsel verilerden yola ç karak çok iyi bilinmesine ra men gerçekler sapt r l yor. Kendisinin de çevre profesörü oldu unu söyleyen Çevre Bakan Veysel Ero lu Nükleer enerji bir çevre problemi yaratmaz diyecek kadar gerçeklere gözlerini kapatm flt r. Nükleer santraller ve at klar tüm dünyada sorun, bir tek Türkiye de de il. Bu durum ç kar lan yasada da çok rahat görülmektedir. Ortaya ç kacak nükleer at klar n korunmas ve saklanmas ile ilgili bir tek düzenlemeye gerek duyulmam flt r. Bununla ba lant l olarak bu santrallerin çal flmas s ras nda al nacak tedbir ve güvenlik konular nda da yasada herhangi bir belirleme yoktur. Çevre ve insan sa l na önem vermeyen daha fazla kâr h rs yla çevreyi-insan talan ve yok eden bir anlay fltad r. Nükleer santrallerin flehirlerin içine kurulabilecek kadar güvenli ve sa l kl oldu unu iddia edenlere bir konuda insanl n yaflad facialar yeterli gelmiyor y l nda yay nlanan bir istatistikte aras ndaki 35 y lda 7 büyük kazan n oldu u ve her 5 y lda 1 büyük kazan n meydana geldi i gözler önüne serilmifltir. Yaflanan küçük, orta ölçekli kazalar bu istatisti e dahil de ildir. Nükleer çöplük; Türkiye Yasada yine nükleer santrallerin kurum teknolojisi ile ilgili hiçbir düzenleme bulunmamaktad r. Böylece eskimifl nükleer teknolojilerin, santrallerin kurulmas na giden yol yasallaflt r lm flt r. Emperyalist ülkelerdeki bu tür santrallerin Türkiye de kurulmas sa lanarak hem milyarlarca Dolar emperyalistlerce aktar lacak hem de bu sayede emperyalistler bu santralleri imha etmek için harcamalar gereken paradan kurtulmufl olacak. Ve Türkiye nükleer çöplü- e dönecek. Di er önemli bir nokta ömrünü dolduran santrallerin sökülmesinin maliyetidir. Yasaya göre nükleer santrali iflleten flirket bu ifllem için satt elektri in kilovat saati için 0,15 cent fon ay - racak. Ve santralin söküm zaman geldi- inde fonda biriken bu para söküm masraflar n karfl lamazsa hazine yani devlet bu fonda biriken paran n % 25 oran nda katk sa layacak. Yani yine yüz milyonlarca dolar ödenecek. Tüm bunlar emperyalistlere yetmedi i için ayr ca santralin devreye girdi i andan itibaren devlet ihtiyaç olmasa da santralin üretece i elektri i 15 y l boyunca alaca n garanti etmifltir. Bunun yan nda ayr ca santrali iflleten flirkete üretti i elektri i sat fl yetkisi de verilmifl bu sayede istedi i gibi at oynatmas n n imkan da sa lanm flt r. AKP yalan söylüyor! Tüm bu yasa nükleer santrallerin kim ve ne için kuruldu unu aç kça ortaya koymaktad r. Ama AKP hükümeti bu gerçe i gizlemek için her türlü yalana dayal propaganday yapmaktad r. Bu propagandalar n bafl nda dünyada nükleer santrallere, nükleer enerjiye h zl bir yönelim oldu udur. Bu do ru de ildir. flin do rusu emperyalist ülkeler kendi ellerinde bulunan eskimifl, çöplü- e at lacak durumdaki santralleri her türlü yolu ve bask y yar sömürgelere dayatmas, transfer etmesidir. Emperyalist ülkelerde bu olan yeni büyük yat r mlar n olmamas yan nda var olanlar n da sökümünün gündeme gelmesi emperyalist flirketleri yar -sömürge ülkelere yöneltmifltir. Bunun soncu emperyalist ülkeler de sökülen santrallerin imha masraf ndan kurtuluyorlar hem de bunun üstüne milyarlarca dolar kâr elde ediyorlar. Nükleer santrallere, nükleer enerjiye yo un ilgi duyan ülkelerin, Arnavutluk, Polonya, Belarus, stonya. Litvanya, ran, Yemen, Körfez ülkeleri, Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Ürdün, M s r, Tunus, Libya, Cezayir, Fas, Nijerya, Gana, Nassia, fiili, Venezüella, Endonezya, Filipinler, Vietnam, Tayland, Malezya, Bangladefl oldu u düflünüldü ünde gerçekler daha netleflecektir. Tüm bu yaflananlardan anlafl laca üzere sorun elektrik üretiminin yeterli olup olmad de- ildir. Türkiye zengin rmaklara sahiptir. Bunlar do ru kullan labildi inde barajlardan elde edilecek elektrik yeterli olacakt r. Kald ki, elektrik veya enerji s k nt s na karfl Türkiye nin rüzgar enerjisinden faydalanabilmesinin koflullar yüksektir. Birçok gerçek göz ard edilerek elektrik s k nt s ndan dem vuruluyor. Yoksul halk n kaçak elektrik kulland anlat larak sorunun kayna onlarm fl gibi gösteriliyor. Di er yandan ise özel sektöre ait say s z fabrika ve tesisin neredeyse hiçbir elektrik faturas ödemeden çal flmas na kap aralan yor. Bu fabrika ve tesislerde harcanan elektri in haddi hesab yoktur. Hükümet ise sokak lambalar n n elektri ini bile halka ödetmeye çal fl yor. Sorun emperyalist flirketlerin enerji sektöründeki kârlar - n n art r lmas ve emperyalist politikalar n hayata geçirilmesidir. nsanl k için en yararl fleylerin bile emperyalizm taraf ndan nas l bir kendi kâr h rslar için insanl a karfl kullan ld n biliyoruz. Bu anlam yla böylesine ciddi ve önemli konuda emperyalizmin daha fazla kâr için gelece imizi yok etmesine izin vermemek için tüm halk bu gerçekler fl nda bilgilendirmeli ve harekete geçirmeye çal flmal y z.

10 Enternasyonal İşçi-köylü Şubat 2008 S Ö Y L E fi Judith Orr, Ocak 2008 Irak do umlu yazar ve eylemci Haife Zangana hala ülkelerinin kurtuluflu için savaflan Irakl kad nlar n mücadelesi hakk nda konufltu. Dayan flma, mücadele ve direnifl Kad nlar Saddam rejimine karfl on y llard r seferber olmufl flekilde mücadele yürütmekteydiler ama kimse dikkat etmedi. Sonra birden bire kad n meselesine ilgi duymaya bafllad lar ve medya iflgalden aylar önce kad nlar n öykülerine yer vermeye bafllad. - Sizin yeni kitab n z, Dullar fiehri, genelde Irak özelde de kad nlar n rolü üzerine e iliyor ki, bu konu ço unlukla resmi tarihlerde gizlenir. - slam n ortaya ç k fl dönemi boyunca ve bir slam imparatorlu- unun kurulmas s ras nda kad n liderler, flairler, toplumda çok etkili olan kad nlar vard her zaman. Büyüme zamanlar nda kimi ünlü kad nlara daha s k rastlan - yordu; ulusal kurtulufl savafl n n oldu u zamanlarda da kad nlar oradayd ve oldukça güçlüydüler. Yani tarihsel olarak dönem dönem de iflen bir fley bu. - ran a sald r üzerine son zamanlarda çok laf edilmeye baflland. Bunun ABD nin Irak ta kaybetmeye bafllamas, dolay s yla dikkatleri baflka yöne çekmeye çal flmas ile bir ilgisi var m sizce? - Irak direnifli imparatorlu- un geliflmesini geciktiriyor. ABD bunu beklemiyordu. Onlar n beklentisi Irak halk n n onlar çiçeklerle karfl lamas, daha sonra Suriye ye ya da kontrol alt na almak istedikleri baflka bir ülkeye ilerlemekti. Irak ta baflar s zl a u rad lar ve bu da planlar n bozdu. lerleme konusunda kimi direnifl bloklar ç k yor karfl lar - na. ABD yönetiminin ve askeriyesinin içinde bile bir blok var. As l faktör gelecek y l Irak ta neler olaca. - Siz ö renciyken Saddam Hüseyin rejiminde siyasi olarak etkin bir komünisttiniz, tutukland n z ve tutsak edildiniz. Hayatta kalman z sa layan fley annenizin cesareti ve azmi olmufl. - E er öyle olmasayd sonum grubumdaki di er insanlar gibi olurdu. Dördümüz tutukland k; üç genç adam ve ben. Onlar ast - lar, ben kurtuldum. O s ralar, 1970 lerde kad nlar n idam edilmesi çok enderdi. Daha önceleri haklar nda idam karar verilen ama affedilen kad nlar n oldu u bir ko ufla koymufllard beni. Ama e er annem benim tutuklanmam konusunda tüm sesleri protestoya yönelterek hayatta olup olmad m konusunu gündeme getirmeseydi, tamamen unutulmufl olacakt m. Savunma Bakanl n n d fl nda ufak bir bölüm vard r; istihbarat servisi. nsanlar dertleri için bazen oraya giderlerdi ama çok yanaflamazlard da, çünkü ya afla lan rlard ya da fliddet uygulan rd kendilerine. Güneflin alt nda küçük kardeflimle birlikte annem günler boyu orada oturmufl, ta ki biri ona ac y p da neden orada bekledi ini soruncaya dek. Sonunda hayatta oldu um anlafl lm fl. - Sizce tüm bu deneyimlerin hem bir siyasi eylemci olarak hem de bir yazar olarak üzerinizdeki etkisi ne oldu? - flkencenin korkunçluklar beni hiç b rakmad. Bu yaflad klar m z di er insanlar yaflamas nlar diye mümkün olan her fleyi yapmak için yaflad m. Bizim iflkencecilerimizin takt intikam maskesini takmamam z gerekti ine de inan yorum. Çünkü bazen iflkence gördükten sonra gelecek kufla n iflkencecisi haline gelebiliyorsunuz. As l flok 2003 y l nda Irak n bombalanmas de ildi yaln zca, as l flok ABD ve Britanya n n Irak halk na tekrar iflkenceye bafllamas yd. Guantanamo da iflkenceye devam ettiler ve Ebu Garip in korkunç görüntülerinin ard ndan bile Irak ta iflkence bitmifl de il. - ABD ve Britanya hükümetleri kad nlar n özgürlefltirilmesinin Irak iflgal etme nedenlerinden biri oldu unu iddia ettiler. Bu tezgaha ortak olan kad nlar siz sömürge feministleri olarak tan mlad - n z. - Kad nlar Saddam rejimine karfl on y llard r seferber olmufl flekilde mücadele yürütmekteydiler ama kimse dikkat etmedi. Sonra birden bire kad n meselesine ilgi duymaya bafllad lar ve medya iflgalden aylar önce kad nlar n öykülerine yer vermeye bafllad. Özgür Bir Irak için Kad nlar adl bir organizasyon kuruldu. ki ay içinde tüm medyada ABD nin sa lad videolar, röportajlar ve Beyaz Saray da yap - lan toplant görüntüleri dönmeye bafllad. ABD Savunma Sekreteri Robert Gates, hükümeti Irak taki tüm askeri üsleri ilgilendiren bir anlaflmay imzalamas için zorluyor. Yeni Petrol Yasas da ayn flekilde, tüm kontrolü büyük firmalar n eline b rakacak. Irakl lar bu konuda hoflgörüsüzler ve Basra daki sendikalarla iflçiler difle difl bir Kad nlar yaflad klar ac lar anlat yorlard elbette anlat lanlar n baz lar do ruydu, ama sonra ortaya ç kt ki bunlar propaganda için özel haz rlanm flt. Bu hikayeler savafl hakl ç karmak için kullan ld. Bu kad nlar savafla feminist bir yüz takmak ve fliddete ahlaki bir hakl l k kazand rmak için kullan ld lar. Tüm bu yap lanlar Irakl kad nlara karfl yürütüldü ü anlafl lan bir savafl içindi. - Kad nlar geçmiflte Irak hükümetinde ve siyasi yaflant s nda rol sahibiydiler. - Irak kad nlar asla kurtar lmay bekleyen kurbanlar olmad - lar. Bu tüm Irak nüfusu için geçerlidir. ABD yi ve Britanya y asla kurtar c lar olarak kabul etmediler. Kad nlar n mücadele ve ilerlemelerle dolu uzun bir tarihi vard r ve bu mücadele, savafllar ya da 1990 daki BM önlemleri olmasayd daha da devam edecekti. flgal, Irakl kad nlar n mücadelesini tek bir iste e indirgedi. Bir Irakl kad na iste inin ne oldu unu sormufltum bir gün. fiu an istedi- imiz tek fley, ölülerimizi flerefli bir biçimde gömebilmektedir demiflti. Sabah pencerenizi aç nca sokakta cesetler görüyorsunuz ve onlar gömmek için yanlar na gitmeye bile cesaret edemiyorsunuz. flgal nedeniyle kad nlar n talepleri buna indirgendiler iflte. - Kitab n z n bafll erkeklerin katledilmesiyle ya da tutsak edilmesiyle kad nlar n s rtlar - na art k daha a r yükler bindi- i olgusuna dikkat çekiyor y l ndan beri 1.2 milyon Irakl öldürüldü. Kad nlarla çocuklar n as l kurbanlar olduklar di er savafllardan farkl olarak bu savaflta ölenlerin % 91 i erkeklerdi. Bunun nedeni iflgalin ilk üç y - l nda genç k zlar n güvenlikleri nedeniyle okula gönderilmeyiflleri mücadele veriyorlar. ABD baflka bir ülkeye yelken açmadan evvel bunlar halletmek istiyor. - Sizce Britanya daki ve ABD deki savafl karfl t hareketlerin rolü nedir? - Kan mca çok önemliler, çünkü Irak ve Afgan halk iflgale ve kad nlar n yanlar nda bir erkek olmaks z n soka a ç kamay fllar yd. Ama iflgal güçleri aç kça erkekleri hedef almaya bafllad ndan beri kad nlar n ev d fl ndaki ifllerle ilgilenmeye bafllamalar giderek art yor. Buna benzin almak için saatlerce s ra beklemek, ölüleri gömmek, kay plar n ve tutsaklar n pefline düflmek, elektrik gibi temel ihtiyaçlarla ilgilenmek de dahil. Bu günlük fleyler zaman harcay c ve riskli ifller. Son y llarda ölen kad nlar n say s nda bir art fl meydana geldi ve cesetler sokaklara f rlat l p at l r oldu. Bu, feministlerin cinsiyet eflitli i olarak görüp, hofl karfl layabilecekleri bir fley de il. Her Irakl ailenin ortalama befl çocu u var, dolay s yla ölen bir Irak taki baflar s zl k emperyalistlerin planlar n bozdu! kendi topraklar nda direnirken dayan flmaya ihtiyaçlar olduklar muhakkak. Hele ki iflgalci ülkelerin halklar ndan. Bunun ne kadar önemli oldu unu anlatamam. Ne zaman Irak içinden ya da d fl ndan bir Irakl yla karfl laflsam mücadelelerinde yaln z olduklar n hissetmemelerinin ne kadar önemli oldu unu vurguluyorlar. Hükümet politikas n etkilemek de önemli. Irak halk gururlu ve bar flsever bir halkt r. Savafltan b kt lar ve yoruldular. Dünyan n her yerinden halklar n yard m na ihtiyaçlar var. Ambargo y llar nda Irak halk yla birlikte olan örgütler ve insanlarla kurdu umuz ba lar n bugün Irak taki savafla karfl ç kmas bizim için çok önemli. erkek, kar s n befl yetimle dul b - rakarak gidiyor. Ba dat bir dullar flehri haline geldi. Burada , ülke boyunca bir milyon dul var. - ABD ve Britanya, buradaki fliddeti mezhep çat flmas olarak, Irakl lar n Irakl lar öldürmesi olarak gösterip propaganda yapmaya çal fl yor. - Irak ta asla bir mezhep çat flmas yaflam fl de ildik geçmiflte. flgal güçleri yaln zca befl y ld r burada ve Irak taki bu bölünme daha iflgalin birinci gününden itibaren ak llarda olan bir fleydi. ABD yönetimindeki Bölgesel Koalisyon un otoritelerinden olan Paul Bremer burada bir hükümet yarat lmas n n ve zaman çizelgesinin tamamen mezhepsel ve etnik ayr l klar temelinde olmas na karar vermifltir. Sünnilerin fiiileri, fiiilerin Sünnileri ya da H ristiyanlar öldürdü- ü iddias manipüle edilen bir iddiad r ve ABD güçlerinin burada sonsuza dek kalmas için kullan lmaktad r. Irak halk birbirini öldürmesin diye burada kald klar n söylüyorlar. Sömürgeci güçlerin bu mant na modern tarih içinde sürekli tan k olmaktay z. - ABD, Irakl lar n iflgale karfl gerçek bir direnifl gösterdikleri olgusunu da gizlemek istiyor. - Resmi bulutland rarak Irak halk n n iflgale karfl direnifl gösterdi inin de üstünü örtmeye çal fl yorlar ve onlar n terörist olduklar n -El Kaideli yahut d fl güçler olduklar n söylüyorlar. Ama Irak halk n n d fl güçlere ihtiyac yok; kendileri savafl yorlar. Irak direnifli büyüyor ve toplumda büyük bir destek var. Bu halk, ispiyonculardan, iflbirlikçilerden, güvenlik flirketlerinden ve müteahhitlerin paral ordular ndan da destek gören dünyan n en güçlü ordusuyla mücadele ediyor. E er Irak halk taraf ndan korunup desteklenmeseydi bu direniflin böyle büyümesini nas l aç klars n z? Ama hala ABD ve Britanya özgür iradeleriyle iflgale karfl savaflmak isteyen insanlar n varl n inkar ediyor. Biz kendi kendimizi yönetmek istiyoruz. Buna, özgürlü e, egemenli e ve kendi kaynaklar m z kontrol etmeye hakk m z var. - Kitab n z boyunca süregiden bir temay direnifl oluflturuyor, peki ya kültürel direnifl? Kültürel direnifl en kuvvetli direnifllerden biri, çünkü insanl n en derindeki katmanlar na dokunuyor. fiiir, edebiyat ve sanatta bu vard, art k bloglara yazmak gibi modern direnifl yollar da mevcut. Irak içinden yazan ve birço u kad n olan harika blog yazarlar m z var. Blog yazarlar olan biteni spontane, sansürsüz ve güzel bir biçimde ilk elden aktar yorlar. Anlat mlar n fliirlerle, mesellerle, hikaye anlat c l yla birlefltiriyorlar. fiiir önemli. Çünkü Irakl kad nlar Arap ülkelerindeki en iyi flairlerden baz lar n teflkil ediyor. Dolay s yla flairlerimizden baz lar direnifle destek sunuyor. flgal güçlerinin sansürlemeye çal flt direnifl flark lar m z var. Gençler direnifl flark lar n cep telefonlar arac l yla birbirlerine gönderiyor ve bu da iflgalcilerin üstesinden gelmesinin son derece zor oldu u bir fley. Direniflin pek çok veçhesi vard r. Burada savaflan herkes silahl de il. (Kaynak: Socialist Review Çeviri : Solun Do usu)

11 8-21 Şubat 2008 İşçi-köylü 11 Kavga okulu Devrimciler ve komünistler yaflama tutkuyla ba l d r, ba l d r çünkü her do- an günden bekledikleri bir umut, her batan güne katt klar bir emek vard r. Umut ve emek özgür gelece i yaratacakt r. Her devrimci ve komünist o büyük sars l fl görmek, o kutlu güne varmak ister. Mücadelenin bulundu u aflamaya göre bu umut, yak n ya da uzakta mutlaka gerçekleflecek bir gerçeklik olarak görülür. S n rl bir yaflama, s n rs z anlam yükleyenlere... Evrenin kurallar gere i her canl do ar, büyür, geliflir ve ölür. Henüz küçük bir çocukken bu evrenin kurallar gere i cümlesi oldukça anlams z gelir, ölümle karfl lafl ld nda. Madem ölece iz niye yafl yoruz? diye sorar bir çocuk büyümeye bafllad - nda. Esasen kültür dedi imiz, uygarl k dedi imiz insano lunun ölüme karfl yaflam anlamland rma çabas de il midir? Dünyadaki bütün dinler bu soruya cevap olmak istemez mi? Sanat n her kolu binlerce eser üretmez mi insano lunun ölüme karfl savafl nda? Kaç y l yaflayabilir bir insan en fazla? Hiçbir riske maruz kalmadan bir oda içerisinde, yaflasa bile en fazla kaç y l? 80, 90 en fazla 100 mü? Üst s n r n ne kadar olaca n bilemesek de hepimiz bir gün ölece imiz gerçe i ile yafl yoruz. Bu gerçek, yaflam anlaml k lmada iyi, güzel, do ru, erdem, adalet, özgürlük gibi kavramlar ç karm flt r insanlar n önüne. nsanl k de erleri olarak adland r labilecek bu de erler çok uzun y llarda oluflmufl ve pek çok toplum taraf ndan ortak kabul görmüfltür. Ancak insan n insana kullu u yani eflitsizlik ve sömürü düzeni insan n iyi bir insan olabilmesini ve öyle kalabilmesini ortadan kald rm flt r! Neden derseniz, bunca yoksunlu un ve mutsuzlu un milyarlarca insan n kaderi haline getirildi i bir dünyada buna karfl hiçbir fley yapmamak iyi bir insan olmaya tezat bir durum oluflturmaktad r. Hangi iyi insan bir y n aç insan n ortas nda ihtiyac ndan fazlas n alabilir? Devrimci de erler, insani de erlerin bir üst aflamas d r. Devrimci de erler, insani de erlerin üzerinden yükselir. Yaflam n devrime adam fl farkl kültürlerden, farkl ülkelerden binlerce insan n arkas ndan benzer bir söz söylenir: Çok iyi bir insand, fedakard, özveriliydi, dürüsttü... O bireyleri iyi yapan devrimci de erleridir kuflkusuz, ancak bu de erler de insanl n de erlerinin çok iyi özümsenmesiyle kazan lm flt r. Devrimciler; do um ve ölüm aras ndaki s n rl zaman, insanlar n eflit adil ve özgür yaflayacaklar s - n rs z bir dünya yaratma hayaliyle anlamland r rlar. S n rl bir yaflam n s n rs z bir davaya adanmas tan m buradan gelir. S n f mücadelesini, kavgay koca bir okyanusa benzetti imizde, buraya emek harcayan çorbada tuzu bulunan her devrimci, yaflam ve yapt klar yla deryada bir damla olurlar. Tek bafl na sadece bir damla iken birleflip ço ald nda, bir araya geldi inde koca bir okyanus olur. Damlay okyanusa dönüfltüren damlalar n süreklili i ve kararl l d r. Bu t pk ya mur sular n n yamaçlardan küçük bir ak nt olarak ak p coflkun bir nehri oluflturmas na benzer. Bir binay temelden örmek gibidir s n f mücadelesine kat lmak. Devrimciler ve komünistler yaflama tutkuyla ba l d r, ba l d r çünkü her do an günden bekledikleri bir umut, her batan güne katt klar bir emek vard r. Umut ve emek özgür gelece i yaratacakt r. Her devrimci ve komünist o büyük sars l fl görmek, o kutlu güne varmak ister. Mücadelenin bulundu u aflamaya göre bu umut, yak n ya da uzakta mutlaka gerçekleflecek bir gerçeklik olarak görülür. Bu zorlu yürüyüflte, inanc, özverisi ve kararl l yla en önde gidenler vard r bir de... Hesaps z, kitaps z ve duru bir su kadar nettirler kavgada. Daha yapacak çok ifl, yürünecek çok yol, gidilecek çok kap varken ans z n düflmek de vard r kavgada... Bazen hain bir pusuda, bazen difle difl bir çarp flmada bazen güpegündüz bir alanda olabilir bu... Karfl m zdaki s n f n elindeki ayr cal kaybetmek istemeyifli, tehlikenin artt n düflündü ü dönemlerde çok daha azg nca sald rmaya iter. Devletin a r bask s, bizim gibi ülkelerde dönem dönem azal r gibi olsa da daimi olarak varl n korur. Bu bask, kuflkusuz daha fazla insan n bu kavgaya girmesini engellemek, göz korkutmak amac na hizmet eder. Ancak yoldafll gerçek anlam yla yaflayabilmifl, kavgan n güzelli ini tatm fl bir devrimcinin saflardan ayr lmas alabildi ine zordur. Çünkü bu güzelliktir, zemheri so u unda içinizi s tan. Bu güzelliktir sarp yamaçlarda ter kan içinde yürürken sizi gülümseten. Bu güzelliktir elinizdekinin yar s n yoldafl n za verdi inizde açl n z dalga geçilir k vama getiren. Yat lan yer halk n ba r d r... Kavgada ölümsüzleflmifl her devrimci, birer yap tafl olmufltur art k... Bazen onbinlerle bazen bir elin parmaklar kadar dostla yap lsa da u urlama, her devrimcinin ancak u runa öldü ü de erlerin yükseltilmesiyle ad na lay k olunabilece i gerçe idir. Bu topraklarda isimsiz pek çok devrimci yat yor, pek ço unun bir mezar tafl bile yok. simlerin de il davan n kal c olmas gerekti ini anlat rken ne demiflti Naz m, Karadeniz in sular - n karartan Mustafa Suphi ve yoldafllar n n katline dair: Sen onlar n isimlerini akl nda tutma. Fakat 28 Kanunusani yi unutma!. Sabahattin Ali gibi kaybedilmifl, Mustafa Suphi, Ethem Nejat gibi derya dibine gönderilmifl yahut aç lan çukurlara gömülüp mezar kaybedilmifl kaç devrimci vard r kim bilir... Ancak ölünen yer neresi olursa olsun, yat lan yer halk n ba r d r... Mezar her ne kadar sembolik olsa da her devrim flehidinin yoldafllar, ailesi sevdikleri ve dostlar taraf ndan an lmas, kavga sloganlar n n hayk r ld, öfkenin bilendi i yerler olmas anlam yla da anlaml - d r. Proletarya Partisi, flehit düflen yoldafllar n hepsini tek tek anmak mümkün olmad ndan her y l Ocak ay n n son haftas n Parti ve devrim flehitlerini anma zaman olarak belirlemifltir. Bizler bu y l flehit yoldafllar m z n mezar olmayanlar n mezar n yapt rma, onar ma ihtiyaç duyulanlar ise onar mdan geçirmek için bir kampanya bafllatt k. Kampanya nedeniyle flehit ailelerimizi ziyaret ederek, hem onlarla ba lar m z gelifltirme hem de kampanyam z tan tmay amaçlad k. Kampanyam za destek sa lamak ayn zamanda uzun bir aradan sonra flehit ve tutsak ailelerimizi bir araya getirmek amac yla 10 fiubat ta stanbul da bir etkinlik düzenliyoruz. Tüm devrimci dostlar - m z, emekçi halk m z ve gazetemiz okurlar n bu etkinli e kat lmaya, duyurusunu yapmaya, kampanyam za destek olarak devrim flehitlerini sahiplenmeye ça r yoruz... Biliyoruz ki Unutmak ihanettir... Unutmamaksa, ideallerine ba l l kt r. Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri (PfiTA) Pusula S n f savafl m nda örgütlülük bir zorunluluktur! Örgütlenme, her ortak çaban n, her ortak faaliyetin ilk ad m say l r. Siyasal örgütlenmeler s n flar n ortaya ç kmas yla birlikte bafllam flt r. Her s n f kendi s n fsal ç karlar n korumak, kendi s n f ad na bir güç olmak için örgütlenmek zorundad r. Örgütlenme biçimleri koflullara ba l olarak de iflebilir. Koflullar hesaba katmayan, ondan ba ms z bir örgütlenme modeli de düflünülemez. Tüm bunlara ra men de iflmeyen tek fley örgütlenmenin gereklili i ve zorunlulu udur. Burada sözünü etti imiz örgütlülük veya örgütlenme, her fleyden kopuk veya amaç haline getirilmifl bir örgütlülük-örgütlenme de ildir. Tam aksine siyasi iktidar perspektifini gerçeklefltirme mücadelesindeki örgütlenme arac olan partiden söz ediyoruz. Tarihi olarak iflçi s n f ça m z n en ilerici, en devrimci s n f d r. Proletarya Partisi ise, iflçi s n f n n en ileri en bilinçli kesimini temsil etmektedir. Proletarya Partisi siyasal iktidar hedefinde baflar elde etmek için do ru bir siyasete ve örgütlülü- e sahip olmak zorundad r. Lenin yoldafl n flu de erlendirmeleri bizim ç k fl noktam z ve yol gösteren fenerimiz olmal d r: Proletaryan n iktidar mücadelesinde örgütünden baflka hiçbir silah yoktur. Devamla flçi s n f n n gücü örgütünde yatar, örgüt olmaks z n proletarya hiçbir fley gibidir. Örgütlü oldu unda her fleydir. Her fley gayet aç k ve nettir. Kitleleri temel teorik görüfllerimiz etraf nda, yani proletaryan n k z l bayra alt nda toplay p siyasal iktidara yöneltmek mi istiyoruz? O halde örgüt denilen silah yaratmam z gerekir. Bu silahtan yoksun iflçi s n f n n ezilen y nlar n yükselen öfke ve tepkileri kendini sistemin tatl ve sert sular nda bo ulmaktan kurtaramaz. Elbette ki kendili inden geliflen kitle hareketleri parti ve di er esnek örgütlenmeler için ortaya önemli f rsatlar sunabilir; ama bu f rsatlar MLM ideolojisinin yön verdi i bir siyasal iktidar mücadelesini yürüten araca kanalize edilmezse, süreç içinde ya kendili inden sönmeye yüz tutar ya da bu enerjiler sistem için göstermelik baz tamiratlara hizmet edecek bir ifllev görmekten öteye gitmez. Bu bilimsel bak fl aç s bize yaflam n her alan nda örgütlülü ü dayat - yor. Tabi ki parti örgütü ve bu örgütün yön verdi i di er esnek örgütlülükleri yaratmak için, kitle çal flmas, kitlelerin somut talepleri üzerinde propaganda-ajitasyon faaliyetlerinin yo unlaflt r lmas görevleri asla göz ard edilemez. Gözard edilmemesi gereken di er bir olgu da tüm bu faaliyetlerin yürütülmesinin de bir örgütlülü ü, bir siyaseti, bir kumanda merkezinin varl n dayatt gerçe idir. Bizim burada sözünü etti imiz örgütlülükler, ihtiyaca yan t olan, ortaya ç kan sorunlar çözme gücüne sahip olan ve dahas kendi haleflerini yetifltirme perspektifine ve öngörüsüne sahip olan örgütlülüklerdir. Bu nitelikten, yani pratik görev ve sorumluluklar n yerine getirmekten uzak, üreten de il, tüketen tüm bileflen veya adlar ne olursa olsun varolan tüm örgütlenmeler fleklen örgütlenmelerdir. E er bu de iflim yerinde ve zaman nda yap lamazsa, örgüt ve örgütsüzlük aras ndaki fark silikleflir. Bu da bir s n f örgütü için oldukça tehlikeli bir durumdur. fiöyle ki; e er Proletarya Partisi nin örgütlü güçleri aras nda bu tür düflüncelerin geliflimi söz konusuysa; bilin ki orada bir otorite sars lmas vard r. Bilin ki örgütlü güçlerdeki devrimci coflku ve heyecan zay flam flt r. Ve tüm bunlar da örgütlü olman n a rl n ve çekicili ini olumsuz yönde etkileyen faktörlerdir. Örne in, e er bir devrimci ya da örgütlü militan herhangi bir bileflende yer almama gerek yok, yer almadan da ben bu iflleri yapar m diyorsa, burada örgüt ve örgütlülük bilincinde çok ciddi bir k r lman n oldu u kesindir. Kesin olan di er bir fley ise; kolektif mekanizman n heyecan n, coflkusunu hissetmeyen hiçbir militan n bütünün bir parças olarak uzun vadede halk n davas na gereken ölçüde hizmet edemeyece i gerçe idir. En kötü örgütlülük, örgütsüzlükten daha iyidir esprisinin anlam da burada yat yor. Çünkü en geri örgütlülük, do ru bir pratik önderlik ve ideolojik siyasal e itimle ileri bir noktaya tafl nabilir. Her bak mdan tecrübe kazand r larak yetkinlefltirilebilir. Yani her fleyden önce burada geri düzeyde de olsa kolektif çaba için ortaya konulan bir irade vard r. Ama öte tarafta böyle bir irade yoktur. Kolektif bir çaba için sorumluluk alma eylemi söz konusu de ildir. Dolay s yla çal flmalar m zda her zaman örgütlü olanla olmayan, yak n olanla uzak olan aras ndaki fark görerek pratik tutumumuzu belirlemeliyiz. Bu tutumumuzdaki her belirsiz durufl özünde örgütlü olanla olmayan aras ndaki fark n silikleflmesine yol açar. Bu da parti ve devrim bilincinin giderek sakatlanmas na neden olur. Soruna böyle yaklaflmak, uzak olan daha da yak nlaflt rmak, örgütsüz olan örgütlü hale getirme görev ve sorumlulu umuzu ortadan kald rmaz. Evet, bireyleri ileriye do ru tafl mak için emek vermede s n r tan mamal y z. Ama ifl yapanla yapmayan, hayat n adamaya haz r olanla, bofl zamanlar n ay ran aras ndaki fark da asla siliklefltirmemeliyiz. Özcesi herkese hak etti i ölçüde de er vermek, herkese yüklendi i sorumluluklara göre yaklaflmak olmas gereken en do ru tutumdur. Devrimci adalet, devrimci hukukta böyle davranmay emreder. Her fleyden önce, örgütlülük yaln z sorumluluk alma eylemi de ildir. Ayn zamanda devrimci hukuka uygun olarak hesap verme ve hesap sorma yükümlülü ünü de içerir. Ama bu durum örgütsüz güçler için geçerli de ildir. Kendi kendini özgürlefltirenler özünde tüm bu sorumluluklardan kaçanlard r. Nereden, hangi cepheden bakarsak bakal m, e er devrim istemimizde samimiysek örgütsüz, plans z, flekilsiz olan her iliflkiye, iliflki tarz - na müdahale ederek, örgütlülü ü, planl ve disiplinli çal flmay önce kendimizden bafllatarak bütüne do ru geniflletmeliyiz. Çal flmalar - m z n oldu u her alanda mutlaka kendi içinde planl çal flan, fikir üreten, kolektif akl n gücüne baflvuran bir örgütlü mekanizmam z olmal - d r. E er böyle bir mekanizmam z yoksa, oradaki çal flmalar m z bir güce dönüfltürme, kolektifin bütününe yeni taze kan tafl na imkan m z zay flar. Düzensiz, kendi bafl na b rak lm fl kendili indenci pratikler esas olarak bunal m üretir. Canl ve diri olan dinamikleri de süreç içinde çürütür. Tüm bunlar önlemenin yolu, her alanda örgüt oluflturma ve örgütlü müdahale etmenin araçlar n yaratmaktan geçer. Eksikliklerine karfl uzlaflmaz, disiplinli ve inisiyatif sahibi örgütlülükleri ne kadar ço alt rsak, çal flmalar m zda o denli baflar l oluruz. Bugün aç s ndan bakt - m zda bu tür pratik ad mlar n at lmas daha bir zorunluluk haline gelmifltir. Di er bir ifadeyle, zay flayan örgütlülük bilincini ve s n f mücadelesinde örgütlü olman n gereklili ini kavratmak için bu çabalar n daha bir yo unlaflt r lmas gerekiyor. Ve tüm bu çabalar s n f mücadelesinin prati- inden ba ms z de il, bilakis onun içinde olmak zorundad r.

12 Göğün yarısı İşçi-köylü Şubat 2008 Kad nlara seçme ve seçilme hakk n n kabul edilme tarihi neredeyse tüm dünya ülkelerinde 1920 li ve 40 l y llar aras na rastlamaktad r. Yani burjuvalar taraf ndan kad nlar, bundan y l kadar önce hat rlanabilmifltir! Emekçi kad nlar n siyaset alan hayat n her alan d r. Kad nlar n gerçek anlamda siyasette birer özne olmalar n n en somut, en berrak örnekleri kuflkusuz ki flehit kad n yoldafllar m zd r. Yorumsuz... Erke in ve büyüklerinin yani her zaman kendisinden daha iyi bilen birilerinin gölgesinde b rak lan kad nlar n, siyasete-toplumsal yaflama müdahalede de gölgede kalmas, elinin hamuruyla burnunu sokmamas istenmekte ve bunun önlemleri al nmaktad r. Geçmifle dönersek; eflitlik-özgürlük-kardefllik sloganlar yla bafllayan burjuva devrimlerinde en önde mücadele edip, en çok bedel ödeyenler aras nda emekçi kad nlar n oldu unu görürüz. Ama emekçi kad nlar n bu derece deste ini de alarak iktidara gelen burjuvalar, kendi bayraklar ndaki eflitlik-özgürlük-kardefllik sloganlar n n yalan oldu unu aç kça ispat etmekte gecikmemifllerdi. Öyle ki; iki yüzy ldan daha fazla süre önce burjuva devrimler bafllam fl oldu u halde, kad nlar n duru- Kad n ö retmenlere yönelik ayr mc l k DTP li belediyeden iki evlili e geçit yok! Emekçi kad nlar n siyaset yolu fl yaflam n n tamam nda kad na yönelik ayr mc l k çok aç k bir olgu iken E itim-sen, düzenledi i sempozyumda sundu u araflt rmalarla ücretli ve sözleflmeli kad n e itim emekçileri aras nda sosyal haklar aç s ndan ciddi eflitsizlikler oldu unu ortaya koydu. Bu durum kad nlar ayr mc l a karfl korumas z hale getiriyor. Sendikan n Ocak ta E itim ve Bilim flkolunda Çal flan Kad nlar n Sosyal Haklar ve fl Güvenceleri bafll kl bir sempozyum düzenledi. Mu la Üniversitesi nden Yrd. Doç. Dr. Özlem fiahin, Çukurova Üniversitesinden Dr. Esmeray Yo un Erçen, Dr. Handan Ça layan, sözleflmeli ö retmen Sultan Kundurac ve dershane ö retmeni Sefa Yücel Akdemir in araflt rmalar ndan kad n e itim emekçilerine yönelik ç kan tablo flöyle: Tacizle mücadele zorlafl yor * Erkek ö renciler, özellikle ücretli kad n ö retmenlerin otoritesini tan m yor. * Evlilik ve çocuk dershanelerde iflten ç karma gerekçesi say l yor, ço unlukla ifle al m esnas nda evlenmeme ve çocuk yapmama koflulu getiriliyor. * Dershanelerde kad n ö retmenlere vitrin malzemesi fleklinde yaklafl l yor. * Araflt rmalar, ifl güvencesinden yoksunlu un, kad n ö retmenlerin ifl yerinde cinsel tacize u ramalar n ve buna karfl mücadele etmelerini olumsuz bir flekilde etkiledi ini gösteriyor. munda ciddi bir düzelme olmam fl, eski toplumdaki gibi birçok haktan mahrum olmaya devam etmifllerdir. Mesela kad nlara seçme ve seçilme hakk n n kabul edilme tarihi neredeyse tüm dünya ülkelerinde 1920 li ve 40 l y llar aras na rastlamaktad r. Yani burjuvalar taraf ndan kad nlar, bundan sadece y l kadar önce hat rlanabilmifltir! Üstelik bu hakk n ise birçok kad n n idam, hapsedilmesi gibi a r bedeller sonucu elde edildi i de hat rlan rsa, burjuvazinin sahtekârl daha net görülür. (Kald ki bu hakk n kad nlar taraf ndan ne derece kullan labildi i ve kullananlar n ise kendi iradeleri do rultusunda kullan p kullanamad klar da ayr bir tart flma konusudur.) Burjuvazi her fleyi ç kar için yapar. Bundan dolay burjuva ve burjuva-feodal sistemler içinde emekçi kad nlar n siyaset hakk da, göstermelik reformlar olarak kâ t üzerindeki yasalardan ibarettir. Ve bu yasalar n as l amac, emekçi kad nlar n gerçek anlamda siyaset yapmalar n engellemektir. Onlar n vitrinlerindeki siyaset sahas olan parlamento, emekçilere her zaman kapal yken, emekçi kad nlara ise daha bir s k ca kapal d r. Fakat bunu tam olarak göremeyen reformistler ve reformizmin etkisinde kalanlar kad nlar n siyasallaflmas n, siyaset hakk n parlamento seçimlerinde daha aktif olmalar ve milletvekili, bakan vs. olmalar ile gerçekleflece ini umuyorlar. Böylelikle kad nlar n siyaset yapma hakk n egemenlerin ifline gelecek flekilde onlar n belirtti i s n rlara s k flt rma niyetindeler. Onlar kad nlar n özgürleflmesinden flunu anl yorlar: Kad nlar ev hapsinden ç ks n ama sistemin s n rlar yla hapsolmaya devam etsin! Nas l bir politikleflmeden bahsediyoruz? Politik mücadele, iktidar mücadelesidir. ktidar n kimin elinde olaca - n n mücadelesidir. ktidar komprador-bürokrat burjuvazinin ve büyük toprak a alar n n elinde mi yoksa halklar n elinde mi olacak; mesele budur. Dolay s yla kad nlar n politikleflmesini tart fl rken bu gerçe i bilerek tart flmak gerekmektedir. Egemenlerin istedi i politikleflmenin ne oldu u ortadad r. Sadece veya esasta onlar n belirledi i alanda hareket etmek, onlar n çizdi i s n rlarda durmak ezenlere dokunmamak demektir. Oysa ezilen kad nlar n siyaset yapmas, erkek egemen burjuva-feodal sistemi alafla etmesi için mücadele etmesidir Bunun için egemenlerin dar s n rlar n n d fl na ç kma gerekir. Aksi halde onlarla, onlar n minderinde güreflmek/güreflmeyi kabul etmek yenilgiyi de bafltan kabul etmektir. Burada da görülüyor ki reformistler kad n n özgürlü ü, siyasette aktif birer özne olmalar önünde bilinç bulan kl yaratarak, köstek olmaktad rlar. Üstelik bunu özgürlük, politikleflme ad na yap yorlar! Emekçi kad nlar n düflman olan sömürücü erkek egemen sistemin çerçevesi içinde kalmak, egemenlerin de irmenine su tafl y p bu sistemin devam na katk sunmak anlam na gelir. Emekçi kad nlar egemenlerin de- il halk n saf nda örgütlenerek gerçek anlamda politika yapm fl ve gerçek anlamda özgürleflmifl olacaklard r. Kurtulufl, yasalardaki baz düzenlemeler, parlamentoda kad nlar n olmas gibi k r nt larla de il bir bütün Bitlis te kurulan Güldünya Kad n Derne i, Güldünya ya mektup kampanyas bafllatt. Dernek yöneticilerinden Mine fierefhano lu, Güldünya n n vahfli bir töre cinayetine kurban gitti ini hat rlatarak, O nu ölüm y ldönümünde yapacaklar etkinliklerle anacaklar n söyledi. Bu çerçevede Güldünya ya mektup adl kampanya bafllatacaklar n dile getiren fierefhano lu, cinayeti dünyan n dört bir yan na mektuplarla aktaracaklar n söyledi. Dernek yöneticilerinden Birsen Yaflar da, kampanyaya 1 fiubat ta start vereceklerini dile getirerek, Biz bir yandan mektup gönderirken di er yandan dünyan n her yerinden de mektup bekliyoruz. Kad nlar n bu konuda tepkilerini ve duygular n bizle paylaflmas n istiyoruz fleklinde konufltu. Gönüllü bafllad klar çal flmalara maddi imkans zl klarla devam ettiklerine vurgu yapan Yaflar, duyarl kesimlerinden kendilerine destek sunmas - n istedi. iktidar n al nmas yla mümkündür. Bunun için emekçi kad nlar n siyaset alan hayat n her alan d r. Kad nlar n gerçek anlamda siyasette birer özne olmalar n n en somut, en berrak örnekleri kuflkusuz ki flehit kad n yoldafllar m zd r. Ad llar na örnek olan flehitlerimizin zengin deneyimlerini kendinde flekillendirerek kad nlar n gerçek özgür siyaset yerini genç yaflta keflfetmifltir. Köylü, gecekondulu ve liseli genç kad n n ezilmiflli ini, hayat n k - y s nda tutulmas n fark ederek buna baflkald r p tüm varl ile özne olmaya, de iflme ve de ifltirme cüretini göstererek örgütlenmek, örgütlemek ve savaflmak ve de ölüm de dahil tüm bedelleri hiç çekinmeden ödemeye haz r olmak demektir siyaset yapmak Elbette ki birçok flehit kad n yoldafl m z yaflamlar, mücadeleleri ile sonsuz de erleri kad nlar m za b rak rken hepsinin söyledi i, anlatt, gösterdi i flu gerçek de il mi? Demokratik Halk ktidar n n kurulmas kad nlar kat lmadan mümkün de ildir. Kad nlar n özgürlü ü için erkek egemen sömürücü sisteme karfl örgütlenerek, siyasal mücadelenin her alan nda daha çok ve daha aktif olarak yer almak gerekir. Bundan dolay burjuva-feodal sisteme ve sisteme hizmet eden reformizme karfl mücadele ederek, flehitlerin izinden yürüyerek yar n n haz rlayanlar olmak için daha çok çal flmak, kendini ihtiyaçlara göre daha çok flekillendirmek için ileri! Daha fazla emekçi kad n özgürlük yolunda ilerletmeye sevk etmek için, onlar n içinde olmak için ileri! Güldünya ya mektup yaz! *** Güldünya Tören in 22 yafl nda son bulan öyküsü, Bitlis in Güroymak ilçesine ba l Budakl köyünde bafllad. Güldünya evli bir insanla birlikteydi ve bir süre sonra bu kifliden hamile kald. Güldünya n n ailesi hamileli ini fark etti. Bir odaya kapat ld. Ve ard ndan karar verildi, bu kifli Güldünya y kuma olarak alacak ve birlikte köyü terk edeceklerdi. Ama Güldünya kumal kabul etmedi. Ve aile Güldünya y stanbul daki amcas n n yan na gönderdi. Ancak kin bununla bitmedi. stanbul a gelen abisi Güldünya ya bir ip uzat p, kendisini asmas n söyledi. Güldünya ise pencereden atlay p evden kaçt. Polise s nd. Ancak yine de ailesine teslim edildi. Bu arada bebe ini dünyaya getirdi ve evlatl k verdi. Ancak dedikodular durmuyor, aile meclisi toplan yordu. Bir gün abisi Güldünya y teyzesinin yan na götürme bahanesi ile otogara götürdü. Güldünya n n 20 yafl ndaki kardefli Ferit Tören pusudayd. Güldünya, küçük kardeflinin yaklaflt n gördü. Eli paltosunun cebindeydi. Birden silah n ç kard, ateflledi. Güldünya kalças ndan vuruldu. Hemen hastaneye götürüldü, hastanenin bahçesinde iki kardefli vard. Polis ise ortada yoktu. Saat s ralar nda refakatçisi oldu unu söyleyerek kardefllerden biri içeri girdi. Namluyu Güldünya n n bafl na çevirdi ve iki kez atefl etti. K sa süre sonra Güldünya n n beyin ölümü gerçekleflti. Ölüm emrini veren aileye, yaflam destek ünitesinin fiflinin çekilip çekilmemesi soruldu. Yan tlar zaten biliniyordu. Fifli çektiler! Van n Özalp lçesi ne ba l Bo azkesen Köyü nde yaflayan 15 yafl ndaki Naciye A l, 30 Ocak gecesi ailesi ile birlikte yaflad evde as l halde bulundu. Ayaklar n n alt na yast k b rakarak, kendini ast belirtilen A l, olay yerinde yaflam n yitirdi. A l n zorla evlendirilmek istendi i için intihar etti i ileri sürüldü. Adana da evli bir polis memuru ile iliflki yaflad gerekçesiyle ailenin erkekleri taraf ndan dövülen ve evde 3 gün kilitlenen anne ve k z Sosyal Hizmetler l Müdürlü ü taraf ndan koruma alt na al nd. Komflular n n ihbar üzerine polis taraf ndan Köprübafl Polis Karakolu na götürülen anne ve k z ifadelerinin ard ndan Savc l a sevk edilirken, savc l k koruma alt na al nmalar talimat ile Sosyal Hizmetler l Müdürlü- ü ne gönderdi. Bu arada ailenin genç kad n hakk nda ölüm karar ald iddia edildi. 2 fiubat günü Ayd n da bir kiflinin, ayr yaflad eflini sokak ortas nda öldürdü ü iddia edildi. E.S, ayr yaflad efli Cemile S. ile buluflmak istedi. Buluflma yerine arkadafl M.A. ile motosikletle gelen E.S, Cemile S ye silahla atefl etti. E.S, kaçan eflini yakalayarak sokak ortas nda silahla öldürdü. E.S, arkadafl M.A ile motosiklete binerek kaçt. Hatay 1. Sulh Ceza Mahkemesi, efline fliddet uygulayan bir kifliye kamu sektöründe befl ay süreyle temizlik hizmetinde görev yapma cezas verdi. Hakim Mahmut Aktürk ün baflkanl k etti i mahkeme, efllerin daha sonra bar flmalar, san a verilen hapis cezas n n k sa süreli olmas, kiflili i, sosyal ekonomik durumu ve yarg lama sürecinde duydu u piflmanl k gerekçeleriyle bu cezay 5 ay süreyle kamu sektöründe temizlik hizmeti yapma cezas na dönüfltürdü. M.C.A n n cezas n 30 gün içinde yerine getirmek istememesi durumunda, hapis cezas uygulanacak. Batman Belediyesi ile Genel- fl Sendikas aras nda yap lan toplu ifl sözleflmesi görüflmelerinde, aile içi fliddeti önlemeye yönelik maddeler de eklendi. Var lan anlaflmaya göre ailesine fliddet uygulayan iflçiye maafl cezas verilecek, iki evlilik yapan çal flan n ifl akdi feshedilecek. Batman Belediyesi ile Genel- fl Sendikas aras nda 730 iflçiyi kapsayan Toplu Sözleflme Görüflmeleri nde Belediye Baflkan Hüseyin Kalkan, efli ile çocuklar na sorumluluklar n yerine getirmeyen ve ailesine fliddet uygulayan Belediye çal flanlar - n n maafl ndan yüzde 50 kesinti yap lmas önerisine destek verdi. flçilerden kesilecek paran n fliddet gören ma durlara verilece ini söyleyen Kalkan, Sadece bununla yetinmeyece iz. ki evlilik yapanlar n da ifl akitlerini feshedece iz. Belediye emekçilerinin efline ve ailesine karfl sorumluluklar n yerine getirmesi için toplu sözleflmeye böyle maddeler de ekledik dedi. 8 Mart Dünya Emekçi Kad nlar Günü, 21 Mart Newroz ve 1 May s ta belediye çal flanlar n n ücretli izinli say lmas için toplu sözleflmeye ek maddelerin de konuldu unu söyleyen Kalkan, Emekçilerin haklar na sayg l y z. 8, 21 Mart ve 1 May s ta personelimizin ücretli izinli say lmas için sendikam z n bize getirdi i öneriye s cak bak yoruz dedi. 26 Ocak Cumartesi günü Petrol- fl Sendikas Ankara fiubesi nde Ankara Kad n Platformu taraf ndan gerçeklefltirilen panel ve Novamed kad nlar yla dayan flma sergisi kokteylde Novamedli kad nlar n baflar s sergilendi. Beflinci katta bulunan salonun lobisinde Novamedli kad nlar n mücadele sürecini anlatan foto raflardan oluflan bir sergi aç ld. Aç l fl günü bir de panel gerçeklefltirildi. Aç l fl konuflmas n Petrol- fl ad na Cengiz Yavuz un yapt panele, stanbul Kad n Platformu ad na Candan Y ld z, Petrol- fl avukatlar ndan Serpil Aksakal, Mersin SCT Or-Turbo Fabrikas nda grevde olan iflçiler ad na Birleflik Metal- fl te örgütlü Ümmühan Do an, AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi nden Alev Özkazanç konuflmac olarak kat ld. Cengiz Yavuz un yapt konuflmada kapal mekânlarda insan n yaflam haklar ellerinden al nmakta, insan onuruna yak flmayacak yaflam koflullar dayat lmaktad r dedi. Grevdeki Novamed li kad nlar n yapt konuflmada ise hepimiz zincirlenmek isteniyoruz, bizi yaln zlaflt rabilmek için bize destek verenlere de gözda veriliyor fakat bizler bütün engellemelere ra men direniflimizi devam ettirdik ve sonunda kazand k dedi. Neo-liberal politikalar n kad n eme i üzerindeki sömürüsüne genifl yer ayr - lan panelde Novamed baflar s n n kad n hareketinin aç l mlar konusunda da örnek bir mücadele deneyimi oldu u vurguland. Panelin ard ndan gerçeklefltirilen kokteylde foto raf sergisi ilgiyle izlendi. Üç gün süren sergi 28 Ocak Pazartesi da son buldu. Ayn sergi 1 fiubat ta Kocaeli de de ziyaretçilere aç ld. (Ankara)

13 8-21 Şubat 2008 İşçi-köylü 13 Filistin halk srail ablukas n deldi! Filistin halk srail ablukas n delerek, Siyonistlerin kendilerini açl a mahkum etmesine izin vermedi! Siyonist srail in Gazze de yaflayan Filistin halk na dönük, ABD Baflkan Bush un ziyaretini izleyen günlerde ve sonras nda artan askeri sald r lar, bu bölgedeki Filistinlileri insanl k dram yla yüz yüze getirdi. Gaz, elektrik ve temel g da maddesi gibi, insani ihtiyaçlar n Gazze ye geçifline izin vermeyen Siyonistlerin hedefi, açl a mahkum etti i Filistin halk n n yaflam koflullar n tamamen ortadan Meksika kald rmak ve böylelikle direnifli bitirmekti. Ancak Filistin halk srail ablukas n delerek, Siyonistlerin kendilerini açl a mahkum etmesine izin vermedi! Emperyalistlerin bölgedeki en sad k iflbirlikçilerinden olan M s r hükümetinin Filistinlilerin geçiflini engellemek için Gazze s n r na ördü ü duvar, 23 Aral k günü direniflçiler Meksika da köylülerin öfkesi Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaflmas (NAFTA) kapsam nda yer alan tar m politikas na karfl ç kan 150 bin köylü, protesto eylemi gerçeklefltirdi. Eylem ayn zamanda Meksika hükümetinin tar m politikas n da hedef al yordu. Eylemin bugünlere denk gelmesinin nedeni ise, ABD ile Kanada ile 14 y l önce yap lan Serbest Ticaret Anlaflmas kapsam nda, 1 Ocak 2008 den itibaren son ithalat s n rlamalar n n da ortadan kald r lmas. Bununla birlikte, bundan böyle özellikle de temel g da maddeleri olan m - s r ve fasulyenin ithalat tamamen serbest olacak. Büyük eylem için protesto konvoylar oluflturarak, haftalard r ülkeyi dolaflan 30 un üzerindeki bölgesel ve ulusal çapl köylü organizasyonu yapt klar aç klamalarda, ABD li köylülerin rekabet avantajlar ndan kaynakl ekonomik bir jenosidle yüz yüze kal nabilece ini söylemekteler. Talepleri ise, anlaflmadaki tar mla ilgili kararlar n yeniden ele al nmas. Meksika hükümeti ise ithalat serbestli inin dramatik de iflimlere yol açmayaca n ve köylülerin rekabet gücüne sahip olmamalar n n ise, kendi suçlar oldu unu iddia etmekte. Köylüleri öfkelendiren de iflte bu iddia oluyor. Köylüler, geçmifl hükümetler gibi, bu hükümetin de kendilerini zor durumda b rakt n söylüyorlar. Meksika hükümetleri y llardan beri ülkenin temel g da maddelerinden olan m s r ve di er temel tar m maddelerinin üretimi için hiçbir yat r m yapmay p, ithalata yönelerek, ülkedeki tar - m n giderek zay flamas na neden olmakta. Köylülerin flu süreçte gerçeklefltirdikleri ve s n fsal zemin üzerinden yükselmeyen eylemlerin ise, önceki y llarda yaflanan baflar s zl kla yüz yüze kalma riski var y l n n bafllar nda da benzer köylü eylemleri gündeme gelmifl, ancak köylü temsilcileriyle yap lan görüflmeleri uzun bir sürece yayan dönemin hükümeti, bu süreç içinde köylü hareketini bölmeyi baflarm flt. Bu bölünmenin yaratt tahribat ise, bugüne kadar hala onar labilmifl de il. Fransa taraf ndan birçok yerinden bombaland! S n r duvar n n bombalarla aç lmas n n ard ndan M s r a geçen yüz binlerce Filistinli, burada uzunca süredir mahrum kald klar temel ihtiyaçlar n karfl lad lar. S n r n bombalarla delinmesinin ard ndan, ilk bafllarda duruma tepkisiz kalan, hatta Filistinlilerin ihtiyaçlar n karfl lamas na izin verilece i aç klamas yapan M s r hükümeti ise, ablukan n delinmesini hazmedemeyen Siyonistlerin tehditleri sonucu, s n r geçmeye çal flan Filistinlilere dönük gözalt furyas bafllatt. M s r polisi, ayn günlerde 3 bin civar nda Filistinliyi gözalt na al rken, Kahire ve di er kentlerde de Filistinli av na ç km fl bulunuyor. Filistin direniflinin s n r duvar n y karak, srail ablukas n delme eylemi dünya halklar taraf ndan coflkuyla karfl lan rken, Filistin davas n emperyalistlere ve Siyonistlere satan iflbirlikçi Mahmut Abbas, Filistin halk - na dönük düflmanl n bu eylem özgülünde bir kez daha ortaya koydu. Ayn günlerde Kahire ye geçen Abbas, burada yapt aç klamada, s n r duvar n n bombalanarak y k lmas n k nad! Filistin intifadas bir yi it önderini daha yitirdi Filistin halk na dönük emperyalist-siyonist sald r lar olanca h z yla sürerken, Filistin halk ntifadan n yi- it bir önderini daha yitirdi. Filistin Halk Kurtulufl Cephesi (FHKC) nin kurucu önderlerinden George Habbafl hayata gözlerini yumdu. 82 y ll k ömrünün 70 y l n Filistin halk n n intifadas na adayan Habbafl, daha ö rencilik y llar nda bafllad mücadele yaflam n, 1960 l y llar n bafl ndan itibaren s n fsal kurtulufl hedefiyle yürüttü. Geriye Dönüfl Yi- itleri, ntikam Gençli i ve Filistin Kurtulufl Cephesi nin birleflmesinden oluflan FHKC nin daha kuruluflundan itibaren önder kadrosu içinde yer alan Habbafl, Filistin davas n Filistinlilefltirenlerin bafl nda gelmektedir. Bir Marksist-Leninist olan Habbafl, mücadelesini Zafere kadar devrim ilkesiyle sürdürerek, her türden uzlaflman n, iflbirlikçili in, halk na ihanetin karfl s nda oldu. Bu tavizsiz tutumu ise, O nun Filistin halk n n beynindeki ve yüre indeki yerinin daha da pekiflmesini getirdi ve Filistin halk O nu ac lar na derman araman n ifadesi olarak El Hakim olarak and. Genelde Ortado u halklar n n, özelde ise Filistin halk n n mücadalesini devrimci-sosyalist bir rotada sürdürme ve güçlendirme misyonunun sembollerinden olan Habbafl n yaflam n yitirmesi, Filistin halk n n oldu u kadar, dünya ezilen halklar - n n mücadelesi aç s ndan da önemli bir kay pt r. E itim emekçileri greve gitti Frans z e itim emekçileri 24 Ocak ta ülke çap nda greve gittiler. Her iki e itimciden birinin kat ld greve, çok say da sendikan n yan s ra, lise ve kolej ö rencileri de kat larak, destek verdi. E itim emekçilerinin yan s ra, memurlarda ayn gün ücret art fl talebiyle ülke genelinde eylemler gerçeklefltirdiler. Ücret art fl ve iflin korunmas talebiyle gerçekleflen grev ve eylemlere on binlerce kiflinin kat ld belirtilirken, hükümet taraf ndan yap - lan aç klamada, ücret art fl yap laca, ancak ifl yerlerinin tasfiyesini içeren program n uygulanmaya devam edilece i vurguland. Hükümetin bu aç klamas na tepki gösteren eylemciler, önümüzdeki y l içinde 22 bin 900 ifl alan n n yok edilece ini söylüyorlar dan itibaren ise y lda 35 bin ifl alan n n ortadan kalkmas öngörülüyor. Bu da kamu hizmetlerinden her iki memurdan birinin emeklili e ayr laca anlam na geliyor. Fransa da son dönemde iyice h z kazanan sosyal y k m sald r lar na karfl gerçekleflen eylemler, giderek art fla geçmifl bulunuyor. En son 31 Ocak tarihinde Paris in Orly Havaalan nda gerçekleflen eyleme polis azg nca sald rd. Grevci çal flanlar zorla d flar ç karmaya çal flan polisle eylemciler aras nda çat flma yafland. Polisin takviye güç getirmesiyle birlikte grevci çal flanlar zor kullan larak, salondan d flar ç kar ld lar. Bunun üzerine güney terminaline yönelen eylemciler, burada da polis engeliyle karfl lafl nca, ifl bafl yapt lar. Grevin nedeni ise, sendikalar n, 4 ve 7 fiubat tarihlerinde yap lacak olan ücret görüflmeleri öncesi, taleplerini kabul ettirmek için a rl k koymaya çal flmas. Kenya George Habbafl Kenya da Aral k ay nda yap lan seçimlerin ard ndan patlak veren çat flmalar aral ks z sürerken, Kenya hükümeti, ya ma ve kundaklamaya karfl, polise vur emri verdi. Bir polis memurunun bir haber ajans na konuyla ilgili yapt aç klamaya göre, vur emri, Baflkan Kibaki ile muhalefet lideri Odinga aras nda, geçti imiz günlerde bafllayan görüflmelerin hemen ard ndan verildi. Bir hükümet yetkilisi ise, vur emrinin güvenlik önlemlerini art rmaya dönük oldu unu iddia ederek: nsanlar n sokaklara barikat kurmalar na, evleri yakmalar na ve sokaklarda silahla dolaflmalar na izin vermeyece iz aç klamas yapt. Kenya daki çat flmalar son günlerde tekrar t rmand ran en önemli etken ise, iki muhalif politikac n n öldürülmesi oldu. Ölüm olay n n ard ndan, sokaklara barikatlar kuruldu, fliddetli protesto gösterileri gündeme geldi. Polise verilen vur emriyle birlikte kitlesel bir halk katliam yaflanmas ndan endifle ediliyor. Muhalefet lideri Odinga ise vur emrini yasa d fl olarak tan mlad. Kenya da iç savafl and ran görüntüler eflli inde süren kriz, önümüzdeki günlerde Adis Abeba da yap lmas planlanan, Afrika Birli i Zirvesi için yap lan haz rl klar da olumsuz yönde etkilemifl bulunuyor. sviçre Dünya Ekonomi Forumu (DEF) taraf ndan Ocak tarihlerinde sviçre nin Davos kasabas nda gerçeklefltirilen Davos Zirvesi, daha bafllamadan çok say da protestoya sahne oldu. Zirvenin ana gündemini dünya piyasalar nda yaflanan ve giderek büyüyen kriz olufltururken, zirveye, dünyan n önde gelen siyasetçileri ve sermaye temsilcileri kat ld. 88 ülkeden toplam kiflinin kat ld zirveye Türkiye den de çok say da bakan kat ld. Zirveyi protesto gösterileri ise günler öncesinden bafllad. 19 Ocak günü yap lmas planlanan büyük gösteri ise polis taraf ndan yasakland. Ancak buna ra men binlerce kifli fiili olarak bir araya gelerek, zirveye karfl tepkilerini ortaya koydu. Bu fiili eyleme sald ran polis, aralar nda gazetecilerin de bulundu u, yüzden fazla kifliyi gözalt na ald. Zirve karfl t protestolar zirvenin yap ld günler boyunca da sürdü. Almanya Nokia çal flanlar, patronlar n n Bochum daki Nokia atölyelerini Romanya ya tafl ma planlar karfl - s nda grev haz rl klar na h z verdi. 3 binden fazla iflçinin iflini kaybetmesi anlam na gelen tafl ma ifllemine iliflkin naz rl klar sürerken, IGM sendikas n n tepesindeki uzlaflmac -reformist önderlikler hemen ve süresiz bir greve gidilmesine karfl ç kmaktalar. Grev yerine, iflletmenin kapanma tarihi olarak verilen 28 fiubat n beklenmesini öneren sendika önderli i, ayn tutumu Münih teki Infineon direniflinde ve Nürnberg deki AEG direniflinde de sergileyerek, buralardaki grevlerin, iflçilerin kararl mücadelesine ra men, yenilgiyle sonuçlanmas na neden olmufllard. Hindistan Hindistan daki bankalarda çal - flan yar m milyondan fazla memur, geçti imiz günlerde bir günlük grev gerçeklefltirdi. Grev ça r s ise, toplam 900 bin banka çal flan n temsil eden 9 sendika taraf ndan yap ld. Bankac l k iflleri tüm ülkede aksarken, greve kat l m n % 70 civar nda oldu u bildirildi. ngiltere Dünya Maafllar na yap lan zamm yetersiz bularak, protesto eden 23 bin civar ndaki polis, Londra da eylem yapt. Scotland Yard da görevli polisler, kendilerine % 2.5 art fl verilirken, parlamento üyelerine % 2.8 oran nda zam yap lmas n kabul etmediklerini belirterek, aradaki fark n Eylül 2007 itibariyle kendilerine ödenmesini talep etmekteler. Polisler ayr ca taleplerini kabul ettirmeye dönük grev haklar olmamas na da karfl lar. Evrensel Bak fl Halklara son yalan ABD destekli faflist bir darbeyle iktidara gelen, faflist bir diktatör daha maalesef halklara hesap vermeden öldü. Endonezya y 32 y l boyunca demir yumrukla yöneten Suharto, iktidara geldi i 1965 y l nda ilk ifl olarak dünyan n 3. en büyük Komünist Partisi ne sahip olan Endonezya da kitlesel bir komünist katliam gerçeklefltirdi. 3 milyon üyeli Endonezya Komünist Partisi nin en az 500 bin üyesi, aileleriyle birlikte katledildi. Tutsak düflen milyonlarca komüniste ise hapishanelerde ak l almaz iflkenceler yap ld, müslümanlaflt rma amaçl e itime tabii tutulmaya çal fl ld. Suharto da, bir çok faflist diktatör gibi görev süresi sona erdikten sonra yarg lanmad. Çünkü kendisinden sonra gelenler de yine kendisi gibi emperyalizmin hizmetinde olan ve halka karfl bir dizi suçlar ifllemeyi sürdüren kiflilikler oldu. Emperyalistler ise, özde kendi suçlar ortaya ç kmas n diye, bunlar n yarg lanmamas için, üzerlerinden korumalar n eksik etmediler. Emperyalizm dünyan n dört bir yan nda, çok say da ba ml ülkede uflak-iflbirlikçi diktatörler yaratmay hala sürdürüyor. Emperyalizmin 2000 li y llar n bafl ndan itibaren iyice derinleflmeye bafllayan kriziyle birlikte ifl bafl na gelen en faflist liderlerinden biri de hiç kuflkusuz, babas n n Ortado u da yar m b rakt ifli tamamlamaya and içmifl olan ve bu u urda baflta Ortado- u halklar olmak üzere, dünya halklar na dönük zulmün, katliam n artmas - n n bafl sorumlusu olan, ABD Baflkan Bush dur. Bush un en büyük özelliklerinden biri de, (düflük IQ sunun da etkisiyle olacak-ki kan tlanm fl bir durumdur) halklara yalan söyleme noktas ndaki beceriksizli idir. Bush geçti imiz günlerde Ulusa Seslenifl konuflmas n yapt. Bu konuflma ayn zamanda O nun son Ulusa Seslenifl konuflmas yd. Bu konuflmada en dikkat çekici nokta, Bush un, ABD emperyalizminin son dönemde üzerinde en çok yo unlaflt ülkelerden biri ve son sürecinin de bafll ca sorumlusu oldu u, bölgedeki en kilit müttefiklerinin bafl nda gelen Pakistan dan, sadece k sa bir iki de inmenin d fl nda, hiç söz etmeyifliydi. Ne ABD istihbarat birimlerinin 2007 de getirdi i, El Kaide nin burada sakland - na dair iddialara, ne de k sa bir süre önce öldürülen iflbirlikçisi Butto ya dair, en küçük bir de inme yoktu. Afganistan daki durumu ise, ABD ve müttefiklerinin, Afgan halk na, özgürlüklerine kavuflmalar ve yeni bir ülke infla etmeleri yönünde yard m ettikleri biçiminde aç klad. Bir halk, bu cesur askerlerin ve sivillerin sayesinde El-Kaide den kurtulmufl ve k zl -erkekli, herkesin okula gidebildi i, genç bir demokrasi yarat lm fl! Ancak Bush, Afgan halk n n iflgal alt nda yaflad ac dan, iflgal güçlerine dönük giderek derinleflen nefretten ve de bunlar n sonucu olarak, yükseliflini giderek sürdüren direniflten hiç söz etmedi. Lübnan daki geliflmeleri de yine ABD politikas n n baflar s olarak sundu, ancak bu ülkenin de yine emperyalist sald rganl k politikalar sonucu neredeyse iç savafl n efli ine geldi ini es geçti. Son dönem ABD politikas nda öne ç kan, Filistin- srail görüflmelerine ve böylelikle de buradaki bar fl a öncülük etmeye dönük propagandaya ise, sadece tek bir cümlenin içinde, o da srail in son süreçte Gazze de yaratt insanl k dram na hiç de inmeden, k saca yer verdi. Konuflman n içeri inin yar s ndan ço unu, ABD d fl politikas n n Irak özgülünde ne kadar baflar l oldu u böbürlenmesi oluflturdu. Burada içine girilen batak ve bata a girilmesinin bafll ca nedenini oluflturan güçlü direnifl ise yine görmezden gelindi. Bush, yine bildik argümanlar kullanarak, giderayak ran a dönük yeni tehditler savurmay da ihmal etmedi. Ancak flunu çok iyi görmek gerekiyor ki, ABD emperyalizminin dünya ezilenlerine dönük son y llardaki azg nca sald r lardan oluflan politikalar - n, (kimilerinin yapt gibi) Bush hükümetinin politikalar olarak görmek, abesle ifltigalden baflka bir fley olmaz. Mevcut sald rganl k politikalar n n Bush ve ekibine özgü politikalar olmad ise, flu süreçte içine girilen seçim çal flmalar nda, yeni adaylar n yaklafl - m nda da ayan beyan görülmektedir zaten. Bu hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat adaylar aç s ndan geçerlidir. Tüm söylemler ABD nin askeri vb. sald rganl n n bundan böyle de devam edece ine iflaret etmektedir. De iflen sadece, iktidar n ABD egemen güçleri aras ndaki el de- iflimi olacakt r. Hangi egemen güç gelirse gelsin, etkileri dünya çap nda giderek daha fazla hissedilen ekonomik (ve de siyasal) krizden ç k fl n yolunu, halklara dönük daha azg nca sald r larda görecektir. Bush ise, emperyalizmin yaratt Suharto vd. diktatörlerde oldu u gibi, kendisinden sonra gelecek olan burjuva iktidarlar taraf ndan yarg lanmayacakt r. Mevcut sistem sürdü ü sürece, halefleri iflledi i insanl k suçlar n n hesab n sormayacakt r. Çünkü kendileri de insanl k suçlar na O nun b rakt yerden devam edecektir. Gerek Bush gibi emperyalizmin temsilcilerinden gerekse onlar n uzant lar ndan ve de tüm halk düflman katillerden hesap soracak olanlar ise ancak, emperyalizme, faflizme ve her türden gericili e karfl mücadelelerini yükseltmekten baflka alternatifi olmayan, mazlum halklar olacakt r. flte o zaman hiçbiri rahat yataklar nda ölemeyecektir!

14 Tarihten sayfalar İşçi-köylü Şubat fiubat 1943, Hitler Almanya s nday z. Tarihin insan hayat n hiç olmad kadar ucuzlatt, insani de- erlerin hiç olmad kadar ayaklar alt na al nd bir dönemde Böylesine karanl k günlerde bu karanl a, beyaz bir gülü yüre ine en yak n yere takarak direnmekte olan Beyaz Gül Direnifl Örgütü nün hazin ama onurlu mücadelesi yaz m - z n konusu. Beyaz Gül, pasif bir direniflin ad d r. Bafl n Hans Scholl un çekti i bir avuç üniversiteli gencin, ülkelerine olan ba l l klar ad na, toplumu uyarmak üzere eyleme geçtikleri ve eylemleri sonucu canlar n vermelerinin hikayeleri... Sözünü etti imiz bu yirmili yafllar na henüz gelmifl befl genç, zamanla Hitler in çöküflünde etkili olacak; uluslararas propaganda arac olacak kadar de erli bulunacaklard r. Münih in zengin ailelerinden Scholl ailesinin iki çocu u Hans Scholl ve k z kardefli Sophie Scholl, o dönem kafas y kanm fl her Alman çocu u gibi bir süre Nazi gençli i e itim program ndan geçmifl, Hitler ci gençlik içinde bulunmufl; ama sonradan e itimlerinin yönünü t p fakültesine kayd rarak, anti-faflist mücadelenin sembolü haline geleceklerini bilmeden Almanya n n Hitler in peflinde uçuruma gitti ini düflünmeye bafllam fllard r yaz Haziran ay nda bu düflüncelerini yüksek sesle söylemeye hatta yazmaya bafllam fllard r. Beyaz Gül direniflçilerinin, eylem süresi sadece sekiz ayd r: Haziran 1942-fiubat Yapt klar ysa sadece alt kez bildiri da tmak ve birkaç duvara Katil Hitler ya da NSDAP a karfl mücadele edelim gibi sloganlar yazmakt r. Scholl kardefller; arkadafllar Christoph Probst, Willi Garf ve Alexander Schmorell le birlikte fliddetle nefret ettikleri silahl güce karfl ne yapacaklar n düflünürler bir zaman. Örgütün tek kad n üyesi Sophie Scholl un önerisiyle, masumiyet ve romantik baflkald r y temsil etti inden ötürü bir beyaz gül tüm bu karfl ç kman n sembolü olur. Art k Bizi yarg lad n z bu yerde çok yak nda siz yarg lanacaks n z! yakalar nda, çantalar nda ya da ellerinde beyaz bir gülle dolaflmaya bafllarlar. Direnifllerinin özü esas olarak pasiftir. Silahl bir örgütlenmeyi bafltan reddederler. Öncelikle yaflad klar kent olan Münih te bildiri yazmak/basmak ve da tmakla ifle bafllarlar. Amaç kand r lm fl Alman halk n uyarmak ve tarihe lanetlenmifl bir rk n evlatlar olarak geçmemektir. Beyaz Gül e göre savafl bir insanl k suçudur ve eli kolu ba l oturmak o suça ortak olmakt r. Scholl kardefllerin direniflinin karfl s nda muazzam flekilde örgütlenmifl faflizmin en azg n günleri yaflanmaktad r. Beyaz Gül ün üyeleri, bu saçma ve ölümcül savafl bitmeli, ifade ve kutsal yaflam hakk özgürce kullan lmal d r derken; SS lider Heinrich Himmler 6 Ekim 1943 te yap lan gizli bir toplant da flöyle diyordu kendisini dinleyen bir avuç generale: Sizden srarla flunu istiyorum; burada dediklerimi dinleyin ve kimseye söz etmeyin bunlardan. Bize flu soru soruldu: Kad nlar ve çocuklara ne yap l yor? Düflündüm ve aç k bir çözüm buldum. Üstün rktan olmayan çocuklar n büyümelerine izin verme hakk - n görmüyordum kendimde. Karfl tlar m z yeryüzünden silmek gibi önemli bir karar almak gerekiyordu... Öyle san yorum ki bizim halk m z için bu sorumlulu u yüklenmemiz gerekiyor. Korkunun oldu u yerde özgürlük yoktur! 3 fiubat 1943 te dünya bas n sevinçli bir haber geçer bültenlerinde: Stalingrad da Nazi ordusu bozguna u rad. Bu haber yenilmez san s yla dünyaya meydan okuyan Hitler ve Nazizm mitinin salland n n iflareti kabul edilir. Stalingrad direnifli çok kanl bir bilanço b rak r tarihe: Bir milyon Sovyet direniflçisi ve iki yüz otuz bin Nazi askeri ölür bu çarp flmada. Ama belki de dünyan n kaderi de iflecektir art k. Beyaz Gül ün duyarl gençleri ülkelerinin bu kayb na karfl büyük bir sevinç duyarlar. O güne kadar sadece bildiri da tmak eylemini gerçeklefltiren bu yakalar beyaz güllü çocuklar, o haber üzerine kentin duvarlar n Hitler ve faflizm karfl t sloganlarla doldururlar. O heyecan ve coflkuyla alt nc ve son bildirilerini haz rlamaya bafllarlar. Nazilerin iktidar çok k sa zamanda çökecektir. Etkin bir direnifl için birleflelim! Partiye (NSDAP) karfl mücadele edelim. Biz gerçek bilim ve düflünce özgürlü üne inan yoruz. Bu son bildiri Hamburg, Berlin, Saarbrücken, Freiburg gibi flehirlerde da t l r. lk bildirilerini sadece yüz adet basabilen Beyaz Gül ün çocuklar, sadece sekiz ay sonra yazd klar alt nc bildirilerinin milyonlarca bas laca n düflünmemifllerdir bile. Art k Beyaz Gül ün ad bir anti-faflist direniflin ad olarak an lmaktad r ve Gestapo bu çocuklar n pefline düflmüfltür. Bu heyecanl geliflmeler olurken 18 fiubat 1943 sabah, üzerinde Alman halk ne yap yor? Hiçbir fley görmüyor, hiçbir fley duymuyor. Hitler in peflinde körü körüne uçuruma gidiyor... Almanlar! Biz herkesin nefret etti i ve insanlar n d fllad bir toplum mu olaca z hep? Hay r!... Yüre inizdeki kay ts zl k örtüsünü y rt n! Nasyonal sosyalist görüfller insanl a ayk r d r! sat rlar n n yaz l oldu u Beyaz Gül imzal el ilanlar Münih Üniversitesi nin bahçesini kaplar. Havada uçuflan anti-faflist bildiriler sonbahar yapraklar gibi uçufla uçufla yere süzülürken, bu bildirileri okulun yüksek pencerelerinin birinden savuran Sophie Scholl ve kardefli Hans gören okulun NSDAP üyesi hademesi derhal Gestapo yu arar. Gestapo o gencecik çocuklar bulmakta gecikmez. flkenceye al nan Sophie ve Hans n odalar aran r. Gestapo, Hans Scholl un odas nda örgüte ait tüm bilgilere ve isimlere ulafl r. Beyaz Gül ün kurucusu di er gençler ve sempatizanlar çok k sa bir süre içerisinde tutuklan rlar. Sophie, sorgu odas nda soruflturmay yapan iflkenceci Robert Mohr a; Y llar önce yap lm fl kanunlar de il, vicdan n z dinleyin. O sizi yan ltmaz diyecek kadar cesur ama bir o kadar da saf bir durufl sergiler. Tüm bask lara ve eziyete ra men, Sophie karanl k hücresinde hayalinde dipdiri olan beyaz bir gülü severek direnir. Sorgu dört gün sürer. Sophie ve di er çocuklar direnir. Sonunda uydurma bir mahkemede Hitler in fleytan diye ün yapm fl yarg ç Roland Freisler in baflkanl nda kurulmufl bir Nazi mahkemesinde yarg - lanmaya bafllarlar. Freisler aya a kalkmadan yüzleri beyaz bir gülü and ran çocuklara suçlar n s ralamaya bafllar: Vatana ihanet, düflmanla iflbirli i yapmak, askerin moralini bozmak... Sonra savc aya a kalkar ve tarihe geçecek bir tahlil yapar Beyaz Gül le ilgili: Reiche n savafl s ras nda gördü ü en tehlikeli propagandac vatan ihaneti bu hainlerin yapt klar d r. O ana kadar sakin kalmay baflaran gençler bu söylemi duyduklar zaman yapt klar n n önemini en derinden duymufllar; Sophie nin söz almadan ba rarak, Bizi yarg lad - n z bu yerde çok yak nda siz yarg lanacaks n z sözüyle bafllar na gelece i nas l bir coflkuyla karfl layacaklar n tüm dünyaya hayk rm fllard r. Milyonlar n katline neden olan faflizmin yarg çlar karfl s nda onurlu bir direnifl gösterenler yakaland ktan sadece dört gün sonra, 22 fiubat 1943 te kafalar giyotinle kesilerek idam edilirler. Beyaz Gül ün di er üyelerinden Willi Graf, Kurt Hüber ve Alexander Schomell de sonradan idam edilirler ün Mart ay nda yakalanan Eugen Gormminger on y l hapse mahkum olur. (Savafl sonunda yatmakta oldu u Ludwigsburg Hapishanesi nden kurtar l r) Örgütün bildirilerini Münih ten Hamburg a tafl yan Heinz Kucharski belki de en flansl - s yd Beyaz Gül tafl yanlar n. Hitler faflizminin kesin olarak yenildi i 30 May s 1945 e sadece 43 gün kala yakalan p mahkemeye ç kar l r ve idam karar al r. dam edilmek üzere götürülürken kaçmay baflar r ve hayatta kal r. dam edildiklerinde; Sophie 22, kardefli Hans 25, Probst 24, Schmorell 26 yafl ndayd. Faflizme, tarihe gömülmüfl bir lanetli sayfa olarak de il de, yaflayan sürekli k p rdanan bir canavar olarak bakmal y z. Belki günümüzde toplama kamplar yok ama faflizmin türlü örgütlenme biçimleriyle karfl karfl yay z. Dün Almanya da Yahudi oldu u için katledilen insanlar bugün de ülkemizde Ermeni ya da Kürt oldu u için katlediliyor. Faflizme karfl direnen insanlar dün oldu u gibi bugün de bask, zulüm ve iflkenceyle karfl lafl yor. Faflizm hala yafl yor Kültür-Sanat Üretim araçlar n elinde bulunduran egemen s n f n boyunduru undaki halk, yüzy llarca ezen s n f ideolojisinin flekillendirdi i gerici kültürün etkisi alt nda kalm flt r. Ülkemizde de burjuva-feodal s n - f n zapturapt alt nda tuttu u halk, kendi yoz çürümüfl kültürüyle donatmas uzun bir sürecin eseridir. Ezen s n f n bask ve sömürü uygulamalar ezilen s n f taraf ndan karfl koyufllarla, isyanlarla karfl lanmaya baflland - nda ezen s n f çareyi, -genifl kitlelerin bu yanlar n törpüleyerekpasifleflmelerini, nötrleflmelerini h zland racak argümanlar kullanmakta bulmufltur. Art k tüm ezen s n flarda oldu u gibi Türk egemen s n flar da en ücra köflelere ulaflmak, oralara hâkim ideolojisini, kültürünü tafl mak için elinde bulundurdu u baflka bir gücü -kitle iletiflim araçlar n - kullanm flt r. Sürekli burjuva-feodal sistemin yoz kültürüyle bombard - man alt nda b rak lan kitleler, kültürel yozlaflmaya u rat larak, yaflamdan kopuk bir hale getirilmeye çal fl lm flt r. Çünkü onlar düflünmeyen, sorgulamayan, araflt rmayan, ben merkezci kiflilikler olmad müddetçe gerici düzenlerinin devaml bir tehdit alt nda bulunaca n bilmektedirler. Bugün televizyona çokça takip edilen programlar n, dizilerin, filmlerin ilerici de erler tafl d n, ilerici kültürün bir yans mas oldu unu söyleyebilir miyiz? Elbette hay r! Bunlar burjuva-feodal sistemin gerici ve yoz kültürünün propagandas n yapan bir içerik tafl maktad r. Sistemi elefltirmek ad na çekilen filmler, ç kan yaz lar bile alternatif sunan bir tutum Dizilerdeki gerçek(siz)lik üzerine sergilemedikleri müddetçe sadece flöyle kenardan bir dokundurman n ve takip edenleri mutlu etmenin ötesine gitmemektedir. Ancak muhalif olman n getirece i bask ve sald r y göze alabilenler, halka gerici yoz kültür-sanat yerine ilerici kültürsanat hizmeti götürebilmektedirler. Ekranlarda her akflam ayn anda yay nlanan dizilerin, verimli geçirilebilecekken bofl geçirilen bir zaman kayb olmas n n d fl nda bunlarda ifllenen konulara bak ld nda birço unun senaristlerin hayal güçlerini kulland klar masumane yap mlar olmad görülmektedir. Özel TV kanallar n n mantar gibi bitti i y llarla beraber bafllayan dizi furyas, bugün de birçok kesimi ekran bafl na kilitlemektedir. Halk n büyük bir kesiminin düzenli olarak takip etti i birkaç dizisi var. Bu dizilerde ilk dönemde yay nlananlarla, son yay nlananlar aras nda içerik olarak farkl l klar var elbette. Gündemde öne ç kan geliflmeler karfl s nda, kitlelerin nas l bir tutum sergilemesi bekleniyorsa, diziler de o konular üzerinden iflleniyor ço unlukla. 60 l y llar n filmlerine bakt m zda; babacan fabrikatörler, babacan emniyet müdürleri, zenginlerle yoksullar aras nda yaflanan s cak iliflkilerle s n flar n olmad fikrinin ifllendi ini görürüz. Bir dönem flaflaal yaflam n, zengin hayat n insanlara mutsuzluk getirdi i ifllenmifl, varolanla yetinen, elindekinin k ymetini bilen, daha fazlas n talep etmeyen özelliklere vurgu yap lm flt r. 90 sonras ndaysa televole kültürünün, BBG li yaflam n insanlar n hayatlar na sokulmas yla günübirlik yaflayan, vurdumduymaz, duyars z, benim rahat m, benim mutlulu um diyen kiflilikler normallefltirilmifltir. Toplumda bu kiflilik tahribatlar - n n yaflanmas ve umutsuz, bunal ml gençlerin say s n n giderek artmaya bafllamas yla sorun ç karan bir kuflak haline gelmesi, bu dizilerin konular - n n da de iflmesine sebep olmufltur. Kimilerinde din vurgusu, kimilerinde aile ba lar öne ç kar lmaya bafllanm flt r. Din konusunun ifllendi i dizilerde ço unlukla kader, al nyaz s, dini duygular n getirdi i huzur ifllenirken, aile iliflkilerinin verildi i dizilerde de aile ba lar n n kopmas sonucu mutsuz, piflman kifliliklerin olmas, aileyi bir arada tutma ad na verilen çaba ifllenmektedir. (S rlar Dünyas, Kader vb.) Tabi burada karfl ç k lan fley ailenin kutsanmas d r, yoksa aile bireyleri aras ndaki iliflkilerin kopmas, yabanc laflma ve duyars zl n artmas de il. Türkiye de devrimci hareketin yükseldi i y llar, devrimcileri ve 80 öncesi dönemini konu alan dizilerde -filmlerde de- her ne kadar iflkence, katliam, faflist devlet uygulamalar sahnelense de as l öne ç kan bunlar n belli bir döneme ait gerçekler oldu- udur. (Çemberimde Gül Oya, Hat rla Sevgili vb.) Bununla birlikte devrimci tiplerin maceraperest kiflilikler olarak verilmesi, sonras nda yaflanan y lg nl n öne ç kar lmas bu dizilerin-filmlerin esas mesaj olmaktad r. Yine son süreçte revaçta olan ve reyting rekorlar k ran derin devletin ve mafya ilifliklerinin ifllendi i dizilere bak ld nda da bu iliflkilerin halk n gözünde normallefltiren içerikle verilmesi ve hatta bu iliflkiler içindeki mafya babalar n n, kontr-gerillalar n kahramanlaflt r lmas ; faflist devletin yan örgütlerinin deflifre edildikten sonra gerekli tepkinin verilmemesinde az msanmayacak bir rol oynam flt r! (Kurtlar Vadisi gibi) Benzer dizilerde masum TC nin karfl s na düflman olarak menfaatçi ABD ve bölücü PKK modelleri ç kart lmas da bofluna de- ildir. Önceden Ermeni uflakl payesi biçilen PKK ye de iflen konjonktürden dolay flimdi uyuflturucu tüccarl uygun görülmektedir. (Gazi, Kurtlar Vadisi-Terör gibi) Bu dizilerde PKK nin mücadelesi, birkaç uyuflturucu ve silah taciri Kürt burjuvazisinin, toprak a as n n palazlanmak için Kürt gençlerini kullanmas olarak verilmektedir. Buradaki amaç da, kiral k kalemflörleriyle ya da sahibi oldu u kanallar n haber programlar nda flifline flifline yapt antipropagandayla ulaflamad kesime bu dizilerle ulafl p kendi propagandas n yapmaktan baflka birfley de ildir y l nda gerçeklefltirilen hapishaneler katliam n hayata dönüfl operasyonu ve F tiplerine befl y ld zl oteller olarak veren medya da hemen her filmde hapishanenin oldu- u sahnelerin oldu unu ve son olarak da direkt hapishane temal dizi çekildi ini görüyoruz. (Parmakl klar Arkas nda gibi) Buradaki amaç da yine devletin, hapishanelerde gerçeklefltirdi i katliamlardan, sald r lardan, iflkencelerden, hak gasplar ndan aklanmak istenmesinden baflka birfley de ildir. Hapishanelerde tutsaklara uygulanan sald r lar münferit olaylar olarak veren, bu uygulamalar n sistemli bir devlet politikas de il, hastal kl kifliliklerin yapt bireysel sald r lar gibi gösterilmesi elbetteki hizmetinde bulundu u s n f n hapishanelerdeki faflist uygulamalar n gözden gizlemek içindir. Burjuva-feodal ideolojinin kirli yoz kültürü her gün bu dizileri izleyen halk m za empoze edilmekte, yaflamdaki gerçekliklerle gün geçtikçe ba lar kopar lmaktad r. Art k sadece bize verilenle yetinmemiz beklenmekte ondan ötesini sorgulamam z, merak etmemiz, araflt rmam z istenmemektedir. Yarat lan suni gündemlerle kafalar meflgul edilirken kendi sorunlar m zdan uzaklaflt r lan y nlar haline getirilmemiz hedeflenmektedir. Tüm bunlardan hareketle sa ana- alt nda bulundu umuz bu yoz çürümüfl kültür dayatmas na karfl koymak için halk n ilerici ve zengin kültürünü öne ç kararak yayg nlaflt rmak gerekmektedir. Bunun için izledi imiz, okudu umuz herfleyi elefltirici, sorgulay c bir gözle de erlendirmeliyiz. Halk kültürüne proleter ideolojiye ait olmayan gerici unsurlar elemeliyiz. Kitlelerin ilerici de erlerle yarat lan kültürünü özümleyip, sahiplenmelerini sa layacak yarat c çözümler gelifltirmeliyiz.

15 8-21 Şubat 2008 İşçi-köylü 15 Okur syan K z lderililer bir buyurucunun emrine boyun e erek ya ba lamaktansa, özgürlük ve ba ms zl k u runa aç kalmay ye ledi. T pk di er ezilen ve direnen rklar ve uluslar gibi. Gençli- inde köle olan ve tüm sorumlulu u efendisine ait olan, bir konakta hizmetçi olarak çal fl p, mutfakta piflen yemeklerden istedi i kadar yiyebilen, özgürlü üne kavufltuktan sonra ise y - k k dökük bir kulübede yaflayan, komflular n n çamafl rlar n y kayan yafll bir siyahî kad n varm fl. Yafll kad na sormufllar köle iken daha rahat de il miydi durumun? diye. O da Evet o zamanlar rahat m yerindeydi, ama bugün daha mutluyum çünkü insan mutlu k lan duygular d r, midesinin dolu olmas de il demifl. Sabiha Serim taraf ndan Türkçe ye çevrilmifl ve Yar Yay nlar taraf ndan yay mlanan B.Traven in syan adl kitab nda Cuishin Bölgesi nde yaflayan ve t pk siyahî kad n gibi midelerinin doymas ndan önce gelen Meksika yerlilerinin aya a kalk fl n anlat yor. Küçük topraklara sahip olan ve ba ms z olarak yaflayan K z lderili köylülerinin iflgücünden yararlanabilmek için topraklar hükümsüz k l n p hile ve zorbal kla elinden al narak borçland r l yor, sonra da zenginlerin topraklar nda çal flt r l yorlard. Borçland r larak zorla ve insanl k d fl koflullarda çal flt r lan yerlilerin bir k sm n da Monteria Bölgesi nde çal flt r - lan orman iflçisi yerliler oluflturuyordu. Candido da ölmek üzere olan kar s n kurtarabilmek umuduyla borçlanm fl, kar s n n ölümünden sonra, iki küçük çocu u ile zorla Monteria ya destek olabilmek için iflçi kafilesine kat lm flt. Yine iflçi kafilesine toplama kamp ndan kaçm fl biri ö retmen olan Martin Trinidat ve ikisi asker olan üç devrimci tutsak da kat lm flt kafileye. Monterai da ise sömürünün, iflkencenin en yo unu yaflanmaktayd. Borçlu olan iflçilere verilen ücret, para biriktirmeyi b rak n kar nlar n doyurmaya bile yetmiyordu. Di- er taraftan normal koflullarda bir iflçi günde en fazla iki ton tomruk kesebiliyorken onlardan dört ton kesmeleri istenmekteydi. Kesemediklerinde de hakaret, dayak, kamç lanman n yan nda ters bir flekilde kollar ndan ve bacaklar ndan ba layarak asma ya da farkl iflkence çeflitleriyle cezaland r l - yorlard. Bazen günde onlarca iflçinin ifl kazalar ile ölmesi ola an hale gelmifl durumdayd. Martin Trinidat n dedi i gibi zulüm bir süre, ancak belirli bir süre devam eder ve hayvanca bir vahflete dönüflünce düflüflü, y k lmas yak nd r o zaman. Hayvanca vahflete dönüflen zulüm baflkald r - y da beraberinde do urmufltu. Monterai da orman iflçilerinin zulme, vahflete, iflkenceye baflkald r s yla tutuflan k v lc m Toprak ve özgürlük istiyoruz talebiyle genifl bir bölgeye yay lm fl, isyanc lar n say s 500 ü aflm flt. Kendilerini asanlar, ezenleri yok ettikten sonra iflçileri de birlefltirmiflti. Her türlü bask dan kurtulmak için savaflan isyanc lar, bilmeden ayn zamanda tüm halk n da hakk n savunmufl oldular. Onlar ülkenin di er taraflar nda neler oldu unu bilmeden ç km fllard uzun yola. Ama devrim gitgide ülkeyi sarmaya bafllam fl, her tarafa yay lm fl, ülke için için kayn yordu. K z lderili emekçilerle zafer aras nda ya mur mevsiminde batakl k bir ormanda haftalarca sürecek yürüyüfl, polis birlikleri, makineli tüfek ve toplar yla federal güçler bulunmaktayd Ama onlar çok ac çekmifl, eziyetlere katlanm fl, her fleye dayanm fllard. çleri öylesine kin ve nefretle doluydu ki, sonuç ne olursa olsun, yenilgiye u rasalar bile düflmanlar yla savaflmak onlar için kurtulufl olacakt. Yoldafllar; Hiçbir amaca, bedel ödemeksizin ulafl lamaz. Baflta en örgütlü ve devasa büyüklükteki fliddet ayg t olan devlet dahil, say s z güç ve olanaklar ellerinde bulunduran sömüren ve ezen s n flar, sömürüsüz ve s n fs z bir toplum olan komünizmi kurma ideali ile yenmeyi ve tarih mezarl na gömmeyi amaç edinen komünistler de, bedel ödemeksizin amaçlar na ulaflamazlar. Hiç kuflku yok ki bu bedelin en baflta geleni de kand r, cand r. Biz komünistlerin her y l n Ocak ay n n son haftas nda and t pk onlar gibi ölüm dahil her türlü bedeli ödemeyi göze alarak ideallerine ba l - l k and içti i Devrim ve Komünizm fiehitleri, s n fs z ve sömürüsüz toplumu kurma amac u runa ödenen bedellerdir. Devrim, komünizm u runa sürdürülen savaflta flahadet flerbetini içenlerimizin say s, art k say lamayacak düzeydedir. Türk, Kürt ve çeflitli milliyetlerden iflçi s n f n n ve ezilenlerin kurtuluflu u runa; s n fs z, sömürüsüz bir dünyaya ulaflmak için emperyalizme, komprador kapitalizme, sömürgecili e, faflizme, feodalizme ve her türden gericili e karfl sürdürdü ümüz savafl m n cepheleri olan da larda, tarlalarda, fabrikalarda, iflkencehanelerde, zindanlarda, meydanlarda, okullarda dört mevsimin 12 ay n, 365 günün ve 24 saatin her an nda, ölümsüzleflen flehitlerimiz vard r. Çok ama çok bedel ödedik. Ve henüz amac m za ulaflamad k. Ödedi imiz bunca bedele, say lamayacak kadar flehidimize ra men amac m za ulaflma kararl l m z zedeleniyor, dizlerimiz titriyor mu? Asla ve asla! Aksine daha da kinleniyoruz düflman m za karfl. Ve daha da bilinçleniyor, daha da öfkeleniyoruz. Düflman, ne kadar kurnaz, zalim ve haflin olursa olsun, ne Parti ve Devrim fiehitlerimizin ideallerine olan ba l l m zdan vazgeçirebilecek ne de devrimin, sosyalizmin ve komünizmin zaferini engelleyebilecektir. Zafer, mutlaka ama mutlaka Türk, Kürt ve çeflitli milliyetlerden iflçi s n f ile ezilenlerin olacakt r! Bilinçlerinde yenilgi yoktu. Ya ölürler ya da yenerlerdi. Kimse farkl bir fley istemiyordu. Onlara göre isyan etmifl olarak ölmek bir kez daha önemli ve anlaml yd. Asl nda K z lderili emekçilerin yaflad klar zulüm karfl s nda aya a kalk fllar, yakalam fl olduklar ya zafer ya ölüm bilinci bile bafll bafl na bir devrim demekti. Tam da bundan kaynakl esas devrim gerçeklefltirilmifl say l rd. Bunun için roman n sonunda K z lderili iflçilerle polis ve federal güçlerin girmesi beklenen çat flma bafllamadan roman bitiyor. syanc lar n siyasi komiserinin Meksika yerlilerine seslendi i ama tüm ezilen sömürülen halklara kurtulufl yolunu gösteren flu sözlerle bitirelim; Bask alt nda tutulanlar isyan ancak çetin savafllarla kazanabilirler. Size baflka türlü söyleyen, aldat yordur sizi çünkü o düflman n z n, zalimin yan ndad r. Bunu asla unutmay n arkadafllar! Bugün yar n ve yüzy l sonra da unutmay n! (Bir K okuru) flgalcilere, sömürgecilere, zalimlere karfl ezilenlerin isyan n terör ; taflla, bombayla, molotofla, çekiçle, dirgenle, her ne bulursa onunla savaflanlar da terörist olarak lanetleyip çarm ha germeye çal flanlar; ve en ileri teknoloji ile donanm fl silahlar na güvenerek, sömürü ve zulüm düzenlerinin ve flatafatl saltanatlar n n ebediyete kadar sürece ini sananlar, fena halde yan l yorlar. Çünkü hesaplaflma günü korkunç olacak! Sizin sesiniz olup, sizi hayk raca z: Biz Kazanaca z! Biz Kazanaca z! Biz Kazanaca z! Devrim ve komünizm flehitleri ölümsüzdür! Yaflas n Marksizm-Leninizm-Maoizm! Tekirda 1 Nolu Hapishanesi Tutsak Partizanlar Bofluna de il bu ölürcesine sevmek Ve ölürken bile yürümek; bofluna de il Sevgili yoldafllar; Alt nça a ulaflma mücadelemizde birçok yoldafl m - z, devrimciyi günefle u urlad k. ONLAR; s n f savafl m na korkusuzca at lman n, mücadelemize ba l l n, sürekli ilerlemenin ve devrimci kahramanl n ad oldular. ONLAR anmak; sorumluluklar m za dört elle sar lmakt r. ONLAR anmak; t pk ONLAR gibi kavgam za can bedeli ve hiç hesaps z at lmakt r. ONLAR anmak; bize emanet ettikleri k z l bayra- her daim yukar da tutmakt r. Ancak bu bilinç, zaferi kucaklamam z sa layacakt r. dealleriyle her daim içimizde olan flehitlerimizi; ONLAR n kararl l, cesareti ve ba l l yla bir kez daha Parti ve Devrim fiehitlerini Anma Haftam zda an yoruz. Gebze Hapishanesinden Tutsak Kad n Partizanlar Gazetemizi sahiplenmek için da t ma yo unlaflal m! Kad n n evrimi Medya tekelleri taraf ndan devrimci ve demokrat bas n n halka ulaflmas n engellemek için yap lan sansür uygulamalar na karfl Bak rköy de flçi köylü, At l m, K z l Bayrak, Proleter Devrimci Durufl ve Odak okurlar ve çal fl lanlar olarak devrimci ve sosyalist bas na yönelik sansür uygulamalar n teflhir etmek ve dayan flmay bir ad m ileri tafl mak için ortak da t m yapt k. 1 fiubat Cuma günü devrimci ve sosyalist yay nlar n ortak sorunlar n dile getiren konuflmalar yaparak gazete da t m gerçeklefltirdik. Da t m s ras nda Bak rköy Meydan na bas n aç klamas yap laca istihbarat gerekçe gösterilerek polis y na yap lm flt. Polisin kamerayla görüntü alma giriflimleri bizlerin müdahalesiyle engellendi. Da t m sansürünün emekçilere yönelik sald r lar n en yo unlaflt dönemlerde gerçekleflmesi tesadüf de ildir. Bir yandan halka sald ran hâkim s n flar, di er yandan da emrinde hizmet eden medya tekelleri arac l yla muhalif sesleri kesmeye ve halkla bütünleflmesini engellemeye çal flmaktad r. Tüm bask lara, sansürlere karfl her zaman dile getirilmesi gerekeni dile getirece iz ve yay n organ m zda halk n gerçek sorunlar n yans tmaya devam edece iz. Ayn amaçla Kad köy de bir araya gelen devrimci bas n emekçi ve okurlar da bir saat boyunca gazete da t m yapt. Burada da çevik kuvvet ekipleri kimlik kontrolü vb. uygulamalarla bask oluflturmaya çal flm fl ancak da t m planland gibi gerçeklefltirilmifltir. (Alt nflehir den bir K okuru) Bir Halk Düflman Yazan: Henrik bsen Çeviren: Y lmaz Onay Yöneten: Nurflim Demir Dekor Tasar m: Sertel Çetiner Giysi Tasar m: Sertel Çetiner Ifl k Tasar m: Ersen Tunççekiç Asistanlar: Alper Tazebafl, Ça lar Ekinci Dramaturg: Füsun Ataman Sahne Amiri: Erkan Ay Kondüvit: Taner Eser Ifl k Kumanda: Osman Bal Suflöz: Emine Özkan Bir Halk Düflman n n içeri i, 1882 de yaz ld ndan bu yana yüz y ldan uzun bir süre geçti i halde hiç eskimedi i gibi, oynand her toplumsal ortama göre yeni boyutlar yla öne ç kmakta. Klasik eserlerin genel insansal de erleri buradan geliyor zaten. Örne in Dr. Stockmann n bir dönem için önemini kaybetmifl say labilecek romantik insanc ll ve ayd n kahramanl, ba naz gericili in geliyorum diyen kapkara tehlikesi karfl - s nda nas l bambaflka bir önem kazanmakta? Veya dar bir mülk sahibi kesimin oy hakk na dayal o dönem demokrasisi ile her yurttafl n oy hakk na sahip oldu u ama hala büyük parasal güçlerin iktidar paylaflt günümüz demokrasileri aras ndaki flafl rt c temel benzerlik? Öte yandan böylesine kapsaml bir sorunsal ifllerken insanca duygular, ince ayr nt lar, derin çeliflkileri ikinci plana atmak bir yana, oyunun as l bu insan de erleri üstüne kurulup yükselifli, insan n sanattan Akademik bir e itim görmemifl olmas na ra men dünyada yetkin bir insan bilimci olarak kabul edilmifl, Kad n Ba ms zl Hareketi içerisinde çal flmalar yapm fl, birçok ülke üniversitelerinde kad n ba ms zl, evlilik, aile ve insan n evrimi konular nda dersler vermifl 1905 ABD do umlu Evelyn Reed in 25 y ll k insan bilimsel incelemelerinin ürünü olan Kad n n Evrimi kitab üniversitelerde ders kitab olarak okutulmufl, bir çok dile çevrilmifl hayvandan insana geçiflten, anaerkil klandan ataerkil aileye geçiflteki 1 milyon y ll k mücadeleyi mevcut verilerin fl nda diyalektik bir ba içerisinde bir çok araflt rmac ve bilim insan n n çal flmalar ndan yararlan larak haz rlanm fl panel yay nlar ndan ç km fl 2 ciltlik bir kitap. Yiyece in sa lanmas ndan tarihteki ilk hekimli e, halat yap m ndan dokumac l a, mimarl ktan mühendisli e uygarl k esas al narak kad nlar n omuzlar nda yükselmifltir. Bu nas l olmufl? Analar ve erkek kardeflleri temel alan anaerkil ça evrelerini anaerkillik ve ana ailesinden ataerkil ve baba ailesine geçifl süreçlerini merak ediyorsan z ve özellikle kad nsan z, dünün fl ndan güç al p bugününü sorgulayan yaflam ve kendini özgürlefltirme mücadelesi veren kad nlar iseniz veyahut ilk ad m için biraz cesarete ihtiyac n z varsa bu cesareti, ça lar önceki kad nda Kad n n Evrimi kitab yla bulabilir ya da bulman za yard mc olabilecek bilgilendirici keyifli bir yolculu a ç kabilirsiniz. Evelyn Reed; kad n cinsinin büyük ölçüde gözden rak tutulmufl ilk tarihini örten perdeyi kald rma yolunda yap lan bir katk diyor bu kitap için. yi yolculuklar. (Bir K okuru) neredeyse kovulmak üzere oldu u günümüz moderninde bafll bafl na bir yenilik de il mi? Hele oyunun, hiçbir kesitinde düz olmayan, hep çeliflkileri yakalayan dokusu, bizi de çeliflkilere dayal ça dafl bak fllara ve yöntemlere vard rmakta. Oyunun gözyafl ile kahkaha aras nda gidip gelen, trajediyle mizah iç içe bar nd ran ritmi de bu çeliflkilerden kaynaklan yor. Tüm tiyatro severlere bizden bir tavsiye. yi seyirler (Ankara dan bir K okuru) Ustalardan mücadelemize fl k tutan sözler Do ru bir görev, do ru bir siyaset, do ru bir çal flma tarz ; belli bir anda ve yerde daima kitlelerin taleplerine uygun düfler ve kitlelerle ba lar m z sa lamlaflt r r. (Mao, Seçme Sözler) nsanl k, kendi önüne, ancak çözebilece i görevleri koyar, çünkü yak ndan bak ld nda her zaman görülecektir ki, görevin kendisi ancak çözümün maddi koflullar n n mevcut oldu u ya da en az ndan oluflma sürecinde oldu u yerde ortaya ç kar. (Marks, Seçme Yaz lar, Cilt1, Sy 360) boya Tutsak alm fllar zulümcüler bo yu Y lmadan ayakta ilerliyor Düflmana muhtaç olmuyor Çünkü kavgas n n arkas nda Sonuna kadar direngen kal yor Bu u urda halk için Büyük bir önderlik gösteriyor Hayret içinde kalm fl zulümcüler Korkuyorlar bo nun sonsuz cesaretinden Ama bilmiyorlar ki bo gibi Binlerce, on binlerce cesaretin oldu unu Bu kavgan n zafere ulaflaca n Bu kavgay ölümün y ld ramayaca n flkencelerde sonlanmayaca n Kavgam z zafere ulafl ncaya kadar Devam edecektir yoldafllar (Dersim den bir YDG li)

16 iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R Düflenlerimizi gömer, UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) Cep: ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI fihani NO:11 KAT: 3 DA RE: 32 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: SMET YE MAH. N YAZ M SR CADDES ERSOY APT. NO:9 TEL: (0422) Cep: ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N Cep: AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: yaralar m z sarar, yolumuza devam ederiz! Onlar devrim davas n hiçbir kiflisel hesap gütmeden nas l verilmesi gerekti ini bizlere ö reterek, ölümsüzlük yolculu unu onurla ad mlad lar. Bunun içindir ki, yaflamla pazarl a girmediler, zalimlere boyun e mediler ve ölüme yenilmediler. Kitlelerin eseri olacak, devrim gibi büyük alt-üst olufllar, ayn zamanda büyük bedeller ödemeyi gerektirir. Çünkü, ezilen, sömürülen, katliamlara, iflgallere u rayan yoksul y - nlar, kurtulufllar n ancak can-kan bedeli mücadeleler sonucu elde edebileceklerdir. Bu kancan bedeli mücadeleler ise ancak ve ancak, çelik disiplinli bir devrimci komünist parti ve ona önderlik edecek, devrimci-komünistlerin varl yla baflar ya ulaflacakt r. nsanl n nihai kurtuluflu olan komünizme giden yola önderlik eden bu devrimci ve komünistler, ayn zamanda bu yolda en a r bedelleri ödeyenlerdir. Ve bu bedel ço u kez filizlenmek üzere topra a düflme olarak gerçekleflmektedir. Yüce komünizm davas n n ölümsüz önderleri, militanlar ve s ra neferleri, bedel ödemeden hiçbir davan n kazan lamayaca n, bu bedelin ise can bedeli olabilece ini pratikleriyle kan tlayarak, halk u runa günefle gömülmekte hiçbir zaman tereddüt etmediler. Onlar devrim davas n n hiçbir kiflisel hesap gütmeden nas l verilmesi gerekti ini bizlere ö reterek, ölümsüzlük yolculu unu onurla ad mlad lar. Bunun içindir ki, yaflamla pazarl a girmediler, zalimlere boyun e mediler ve de ölüme yenilmediler. Onlar bedenen aram zdan ayr larak, ölümsüzlü ü kucaklad lar, ancak hiçbir vakit unutulmad lar. flte bunun içindir ki, insanl k yürüyüflünün engebelerle dolu yollar nda ölümsüzlü ü kucaklayanlar her y l oldu u gibi bu y l da mezarlar bafl nda an ld lar. 27 Ocak Pazar günü Sar gazi Mezarl nda gerçekleflen anma, saat de Küçük Mezarl k önünden bafllad. Burada toplanan kitlenin en önünde Partizan Tutsak fiehit Aileleri, üzerinde Önce Çocuklar m z savunuyorduk, flimdi onlar n düflüncelerini yazan bir pankart açarak, yerlerini ald lar. fiehitlere ait çok say da resim, flama ve de birçok dövizin tafl nd kortejde, ailelerin hemen arkas nda, Partizan imzal, fiehitlere son sözümüz, devrim yeminimiz pankart aç lm flt. Küçük Mezarl k önünde haz rl klar n tamamlayarak yürüyüfle geçen kitle, yol boyunca s k s k at lan Devrim flehitleri ölümsüzdür!, Analar n öfkesi katilleri bo acak!, A a patron devletini y kaca z, halk iktidar n kuraca z!, Dersim Tokat Erzincan, savafl yor Partizan vb. sloganlar eflli inde, flehitlerin bulundu u mezarl a kadar yürüdü. Daha kitle toplanmaya bafllad s rada bölgeye gelen Jandarman n mezarl n etraf nda y nak yapt gözlenirken, sadece uzaktan izlemekle yetindi. Yürüyüfl korteji mezarl a geldi- inde, burada Proletarya Partisi nin 4. Genel Sekreteri Mehmet Demirda n mezar bafl nda toplan ld. Anma, parti ve devrim flehitleri an s na yap lan sayg durufluyla bafllad ve Partizan ad na yap lan bir konuflmayla devam etti. Onlar ki, yaflamlar n arma- an ederek devrime, umuda can verdiler! Parti ve devrim flehitleri kavgam zda yafl yor! sözleriyle bafllayan konuflmada, flehitlerin her birinin y k lmaz bir an t olarak kavgada yaflat laca vurguland. Onlar kavgam za yenilmezlik tohumlar ekerek, bayra bize devrettiler denilen konuflmada ayr ca, Parti flehitlerinin, Proletarya Partisi nin ideolojik-siyasal hatt n n flekillenmesinde oynad role de de- inildi. Konuflma, bugün sahip olunan de erlerin yarat lmas n n flehitlere borçlu olundu unun alt n n çizilmesinin ve bulundu umuz mevzilerin örülmesi onlar n sayesindedir denilmesinin ard ndan Parti, bütün yenilgilere, gerilemelere, hata ve zaaflara karfl n, lekelenmeyecek cevherini, özünü ve de erini flehitlere borçludur. Her türlü sald r ya, ihanete ve engellemeye ra men y k lmayacak bir yap oluflmuflsa, bütün zorluklar karfl s nda y lmayacak, umutsuzluk yayanlara ald rmayacak bir gelenek yarat lm flsa, bunu da flehit yoldafllar m za borçluyuz sözleriyle sürdürüldü. Partizan ad na yap lan konuflma s k s k at lan sloganlar eflli inde devam etti ve bedenleri topra a kar flsa da, devrimci ruhlar kavgam zda yaflayacak, u runa can verdikleri devrim ve komünizm davas mutlaka zafere ulaflacakt r sözleriyle bitti. Anmada ayr ca Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri ad na da bir konuflma yap ld. Aileler ad na yap lan ve Marks n insan m ve insani olan hiçbir fley bana yabanc de ildir sözleriyle bafllayan konuflmada, flehitlerin insan olman n gereklerine s rt çevirmeyerek, kavgada ödenmesi gereken bedellerin en büyü ünü ödeyerek, umutlara tohum olduklar vurguland ve Onlar dünyan n farkl yerlerinden farkl din, dil, rk, mezhep renklerinden koparak, özgür ve eflit bir dünya yaratma u runa halk düflmanlar na ve emperyalist güçlere karfl öne at larak, halk m za siper oldular denildi. Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri ad na yap lan konuflma Bugün duygu yo unlaflmas n, yoldafl özlemini ve s cakl n, yoldafl sevgisini daha fazla hissetti imiz bir gündür sözleriyle ve de kitlenin att coflkulu sloganlarla son buldu. Uzunca y llard r, her türden olumsuz koflula, düflman n engelleme, y ld rma, gözda verme çabalar - na ra men, geleneksel hale gelen ve gerçekleflmesi noktas nda taviz verilmeyen anma, kitlenin hep bir a zdan okudu u parti marfl yla sona erdi. (Kartal) Kavgam z n onurlu temsilcileri devrim flehitleri ölümsüzdür! 1 May s Mahallesi Ocak ay n n son haftas nda Parti ve devrim flehitlerini anmak amac yla mahallemizde baz etkinlikler gerçeklefltirdik. Bunlardan birisi de mahallede bir duvar gazetesi haz rlay p, mahallemizin en ifllek yerine asmak oldu. Bu gazete üzerinde Devrim flehitleri ölümsüzdür bafll alt nda devrimci önderlerin ve mücadelemizde ölümsüzleflen yoldafllar n foto raflar bulunmaktayd. Faflist TC nin kolluk kuvvetleri akrepler eflli inde duvar gazetemizin oldu u yere gelip, otomatik silahlarla güvenlik alarak, dikkatli bir flekilde duvar gazetemizi söküp götürdü. fiehitlerimizin resimlerine dahi tahammül edemeyen faflist TC güçleri, devrimden ve devrimcilerden ne kadar korktuklar n bir kez daha göstermifllerdir. Yine Yeni Demokrat Gençlik olarak mahallemizdeki flçi okurlar ve Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri nin de kat l m yla bir anma etkinli- i örgütledik. Anma etkinli i PfiTA - dan kat lan bir yoldafl n k sa bir konuflmas n n ard ndan sayg durufluyla bafllad. Ve ard ndan Umudun Atefl Toplar 3 adl sinevizyon gösterimi yap ld. Etkinli imiz söylefli k sm yla devam etti. Bu bölümde PfiTA n n flehit mezarlar n yapt rmak için bafllatt kampanya, 27 Ocak taki Sar - gazi mezar anmas ve 10 fiubat ta yap lacak etkinlik üzerine konufluldu. Ard ndan 1 May s Mahallesi Yeni Demokrat Gençlik ad na haz rlad m z yaz y bir yoldafl m z okudu. Yoldafl - m z n konuflmas nda devrim flehitlerini sahiplenmenin onlar n biz genç devrimcilere b rakt k z l bayra daha da yükseklere tafl mak oldu unu vurgulad. Ayr ca Sar gazi K okurlar da etkinli e gönderdikleri mesajla devrim flehitlerini ve etkinli- imizi sahiplendiler. Etkinli imiz analar m z n konuflmalar yla son buldu. (1 May s Mahallesi YDG) Trakya Parti ve Devrim fiehitleri Anma Haftas vesilesiyle Trakya da da bir anma gerçeklefltirildi. 27 Ocak tarihinde yap lan anmada öncelikle kat - lanlara bir bildiri sunuldu. Bildiride flehitleri anman n önemi vurguland. Devam nda tüm Parti ve devrim flehitleri ad na bir dakikal k sayg duruflunda bulunuldu. Ayr ca anmada Partizan pankart ve Yaflas n özü köylü gerilla savafl na dayanan Halk Savafl stratejisi yaz l Trakya Partizan imzal döviz de aç ld. Anma Parti ve devrim flehitlerimiz için okunan türkü ve fliirlerle devam etti. Son olarak günün anlam ve önemi hakk nda sohbet edildi, sohbet s ras nda söz alan arkadafl m z Bizler onlar n ard llar olarak, b rakt klar kavga bayra n yükseklere daha da yükseklere tafl makla yükümlüyüz. fiehitlerimizi anmak savaflmakt r dedi. Sloganlar n hayk r ld gelenekselleflmifl etkinlik, uygunsuz hava ve di er koflullar nda sebebiyle uzat lmayarak sona erdirildi. (Trakya Partizan okurlar ) Ulm Linz Parti ve Devrim fiehitleri Anma Haftas vesilesiyle Ulm de Ocak ay n n ikinci haftas nda bir anma yap ld. Onlar anmak, daha do rusu geride b - rakt klar idealleri daha ileriye tafl ma bilincini diri tutmak, güne fl k tutma anlam n yeni nesillere tafl ma bilinciyle gerçeklefltirdi imiz anmam z n sadece bütünün bir küçük parças olarak ele al nmas gerekti inin bilincindeyiz. Anma bir dakikal k sayg duruflunun ard ndan marfllar n söylendi i müzik dinletisi ile devam etti. Bir yoldafl n hafta ile ilgili süreci özetleyen konuflmas yap ld. fiehitlerimizi film karelerinde de olsa yine bir kez daha göz önüne getiren film gösteriminin ard ndan müzik grubu marfllar - m z seslendirdi. Bir yoldafl n son sürece iliflkin konuflmas n n ard ndan söylenen marfllarla anmam z son buldu. (Ulm Partizan okurlar ) Parti ve Devrim fiehitleri Haftas vesileyle 27 Ocak günü Linz Partizan okurlar olarak düzenlemifl oldu umuz etkinlikle flehitlerimizi and k. Anmam zda dünyada ve Türkiye de durum, Avrupa daki son geliflmeler, devrim flehitlerini anman n güncel anlam üzerinde durduk. 2 saatlik sunumun ard ndan, Umudun Atefl Toplar isimli sinevizyon gösterimi yap ld. Yan s ra, bölgemizin çabalar yla üretilen devrim flehitleri üzerine bir dia gösterildi. Gençli in haz rlam fl oldu u fiiir Grubu ile anma sona erdi. (Linz Partizan okurlar ) Elimize yoluyla ulaflan haberlere göre TKP/ML militanlar Parti ve Devrim fiehitlerini Anma Haftas vesilesiyle çeflitli eylemler yapt. lk aç klamada 27 Ocak 2007 Perflembe günü Alt nflehir-fiahintepe de gerçeklefltirdi imiz eylemde brahim Kaypakkaya ölümsüzdür, Parti ve devrim flehitleri ölümsüzdür, fiehitlerimiz toprakta tohum, hasad m z devrim olacak, Yaflas n Partimiz TKP/ML, Halk Ordusu T KKO ve TMLGB yaz - lamalar n n yan s ra yayg n bir flekilde TKP/ML imzalar n att k. Yaz lama eylemini baflar yla sonland rd ktan sonra sabah saat 5.00 te Alt nflehir-orta Mahalle de tekstil fabrikalar n n en yo un TKP/ML militanlar Parti ve Devrim fiehitlerini Anma Haftas vesilesiyle çeflitli eylemler yapt. fiehitleri anmak Halk Savafl na yüklenmektir! oldu u ve iflçilerin yayg n olarak kulland yol üzerinde fabrikan n duvar na TKP/ML imzal Parti ve devrim flehitleri ölümsüzdür yaz l pankart ast k denildi. Bir di er aç klamaya göre, kitelli de Atatürk Mahallesi nde bulunan cemevinin karfl s na Parti ve devrim flehitleri ölümsüzdür TKP/ML imzal bomba süsü verilmifl pankart as ld. Gelen haberde flu ifadeler yer al yor: 23 Ocak Çarflamba günü sabaha karfl as lan pankart eylemiyle bir kez daha flehitlerimize selam gönderdik. Ant olsun ki, bizlere devrettikleri k z l bayrak bir an bile yere düflmeyecek. Ant olsun ki Ya k z l kan m z topra a akacak, Ya k z l bayra m z göklerde dalgalanacak fliar n onlar gibi hayk rmaya devam edece iz. TKP/ML militanlar imzas yla gelen haberde ayr ca 30 Ocak 2008 tarihinde Esenler Mahallesi nin Turgut Reis ve Kaz m Karabekir Mahallelerinde yaz l ma eylemi gerçeklefltirildi i belirtiliyor. Haberde Yapt m z eylemle Parti ve devrim flehitlerinin belleklerimizden silinemeyece ini ve onlar n bizlere b rakt klar de erleri hedefinden sapmadan zafere tafl yaca m z belirtiyoruz. Emekçi halk m za bunlar duyurmak için Halk savaflç lar ölümsüzdür, bo yafl yor, T KKO savafl yor, Devrimci irade teslim al namaz, T K- KO gerillalar ölümsüzdür, fian olsun umudun atefl toplar na vb. yaz lamalar n yan s ra TKP/ML imzalar n yo un bir flekilde yaparak eylemimizi sonland rd k ifadelerine yer veriliyor. 1 May s Mahallesi nde de TKP/ML militanlar taraf ndan Parti ve devrim flehitlerini anmak için Parti ve devrim flehitleri ölümsüzdür yaz l TKP/ML T KKO imzal bir pankart as ld. Pankart 3001 caddesi üzerinde bulunan bir dükkana 3 fiubat akflam saat 19:00 da as ld. Pankart n uzun süre as - l kald da al nan bilgiler aras nda. Ayr ca TKP/ML MK SB imzal ve konuyla ilgili bildiri de genifl bir flekilde da t ld.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

Kuruluşumuz. Ocak 2011

Kuruluşumuz. Ocak 2011 Kuruluşumuz Ocak 2011 Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı nın çağrısıyla bir araya geldik. Kısa bir süre sonra, toplam üye sayılarıyla 100.000 e yakın kadını temsil eden 40 tan fazla sivil

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan;

Bunlar dışında kalan ve hizmet kolumuzu ilgilendiren konulardan; SAYI : 2012/ KONU : Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvuru /05/2012 KAMU GÖREVLİLERİ HAKEM KURULUNA (GÖNDERİLMEK ÜZERE) DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞINA 30 Nisan- 21 Mayıs 2012 tarihleri arasında yapılan

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul Yay n no: 07 Sohbet : 01 stanbul 2008, 1. Bask ISBN 978-975-8757-08-4 Editör: Necdet Y lmaz Hadis Tahriçleri Süleyman Sar Kitap konsept ve tasar m : GNG TANITIM Kitap iç uygulama: TN LET fi M Bask : Acar

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (TEKNE - SÜRE) (Yard mc tercüme metin) TEKNE 1/11/95

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (TEKNE - SÜRE) (Yard mc tercüme metin) TEKNE 1/11/95 ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (TEKNE - SÜRE) (Yard mc tercüme metin) 1/11/95 TEKNE 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak, geminin (afla dakiler) nedeniyle

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Bodrum da düzenlenen toplantıda yeni süreç ile ilgili büyükşehir daire başkanları tarafından Bodrum halkına

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

Eczacılık Günü Etkinlikleri

Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi ÇÖZÜM Say : 90-2008 KISM SÜREL VEYA ÇA RI ÜZER NE ÇALIfiANLAR LE BU KANUNA GÖRE EV H ZMETLER NDE AY ÇER S NDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIfiANLAR 01.10.2010 TAR H NE KADAR YEfi L KART ALAB LECEKLER Mustafa BAfiTAfi*

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

YAZARLAR HAKKINDA Alfabetik S rayla Yüksel Baykara ACAR Minhaç ÇEL K Bülent Ç ÇEKL Muharrem EKfi

YAZARLAR HAKKINDA Alfabetik S rayla Yüksel Baykara ACAR Minhaç ÇEL K Bülent Ç ÇEKL Muharrem EKfi Yüksel Baykara ACAR YAZARLAR HAKKINDA Alfabetik S rayla Yrd. Doç. Dr. Yüksel Baykara Acar Hacettepe Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü nde Ö retim Üyesi olarak görev

Detaylı

TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN

TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN 14. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2006-2007 105 TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN 105 106 14. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2006-2007 6. TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN ELAZIĞ İL TEMSİLCİLİĞİ 12 Mart 2007 tarihinde, Elazığ İMO İl Temsilciliği

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU 36 nsan Kaynaklar SMMMO Kurumsallaflma çal flmalar çerçevesinde; 2008 y l nda nsan Kaynaklar Birimi oluflturulmufltur. nsan Kaynaklar Biriminin

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Şam da Emevi Caminde namaz kılmayı hayal eden Başbakan, hava sahamızı koruyabilmek için NATO dan Patriot füzeleri istemekte, gençlerimize adam gibi ölmekten bahsetmektedir.

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir?

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir? DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Katılımcı tarafından ödenen katkı paylarının %25 i oranında devlet tarafından katılımcının emeklilik hesabına ödenen tutardır. Devlet katkısı başlangıç tarihi

Detaylı

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Değerli konuklar, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) çalışmaları kapsamında düzenlediğimiz Kurumsal Yönetim konulu toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. 11 Aralık 2001 tarihli Bakanlar

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU KARARLARI

BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU KARARLARI Oturum Tarihi : 21 Kasım 2013 Oturum No : 70 BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU KARARLARI 1- Cumhuriyet Savcılığından Bursa Tabip Odasına intikal eden belgelere dayanarak 04, 05, 06 ve 20 Mart 2010 tarihlerinde

Detaylı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - 2008 YILINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TEMELLERİ ATILDI - İLAÇ VE TIBBİ MALZEME KONUSUNDA

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur

Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur TES- fi Genel Baflkan ve TÜRK- fi Genel Sekreteri Mustafa Kumlu, 27 Ocakta yapt bas n aç klamas nda yaflanan do algaz krizinin hatal

Detaylı

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 1 2. B Ö L Ü M TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 199 12. Bölüm, TMS-19 Çal flanlara Sa lanan Faydalar

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev EGEM MARLIK 00/ - 0 Yap Tan t m Genel görünüm O live Park Evleri Mimari Tasar m : M art D Mimarl k, Metin K l ç Mimari Proje ve Uygulama Ekibi: Özgür Dinçer, Gökhan Yadel, Okan Taflk ran, brahim Deniz,

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL TESİSLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL TESİSLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL TESİSLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönergenin amacı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Tesislerinin kuruluşu ile çalışma usul

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI PROJE FİŞİ GİRİŞ Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yeni yapısıyla göreve başladığı günden bugüne yargının daha etkin ve verimli bir

Detaylı

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu yönetmeliğin

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

Avrupa Adelet Divanı

Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adalet Divanı Çev: Alpay HEKİMLER * Karar Tarihi : 22.11.2012 Sayısı : C-385/12 Kısmi süreli çalışan işçilerin diğer işçilere oranla daha uzun süreli emeklilik sigortasına prim

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ;

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; 1 BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; O gece en güzel yıldızlar kaydı, Nereden geliyordu bu aydınlık? Neydi insanları bu denli mutlu

Detaylı