Doğrudan Yabancı Yatırımlar- İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Doğrudan Yabancı Yatırımlar- İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği"

Transkript

1 Doğrudan Yabancı Yatırımlar- İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği M. Ozan SARAY * Özet Doğrudan yabancı yatırımlar ile istihdam arasındaki ilişki son otuz yıllık süreçte dış borçlanmanın göreceli olarak önemini yitirmesi ve doğrudan yabancı yatırım kavramının dış finansman kaynakları içinde birincil duruma gelmesi ile Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için önem kazanmıştır. Bu çalışmada da Türkiye de dönemine ilişkin doğrudan yabancı yatırım-istihdam ilişkisi incelenmiştir. Bu bağlamda dönemine ilişkin işgücü talep fonksiyonunun hesaplanmasında; gayrisafi milli harcamalar, gayrisafi ekonomik büyüme ve doğrudan yabancı yatırım değişkenleri açıklayıcı değişken olarak kullanılmıştır. Yapılan ARDL eşbütünleşme testi ve Hata Düzeltme Modelinin sonuçlarına göre bu konudaki literatür ile paralel olarak Türkiye ye gelen doğrudan yabancı yatırımlar ile istihdam arasında uzun dönemli ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Bu sonuca göre; Türkiye ye gelen doğrudan yabancı yatırımların işsizliği düşürücü bir etkisi yoktur. Anahtar Kelimeler: Doğrudan Yabancı Yatırımlar, İstihdam, ARDL Testi, Türkiye, Hata Düzeltme Modeli The Relationship of Foreign Direct Investments and Employment: Turkey Case Abstract Over the period of the last 30 years, as external debt has relatively lost ground and foreign investment has become initial in all foreign financing resources, the relationship between foreign direct investment and employment has gain importance for developing countries such as Turkey. In this paper the relationship between foreign direct investment and employment has been analysed. To compute the labour force function demand for period, the gross national expenditure, gross * Arş.Gör., İnönü Üniversitesi, İİBF, İktisat Bölümü, Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık

2 Doğrudan Yabancı Yatırımlar-İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği domestic product and foreign direct investment variables were used for explanatory variables. In accordance with the results of ARDL co-integration tests and Error Correction Model, as well as the literature on the relationship between foreign direct investment and employment in Turkey, there is no long term significant relationship found between foreign direct investment and employment in Turkey, too. Thus, our findings show that foreign direct investment did not have any contribution to reduce employment in Turkey. Key Words: Foreign Direct Investment, Employment, ARDL Test, Turkey, Error Correction Model JEL Classification Codes: F21, E24, C22 Giriş Son otuz yılda küreselleşme olgusu ile beraber esnek üretim yöntemlerinin yaygınlaştığı ve sermaye mobiletisinin gittikçe arttığı bir dönem yaşanmaya başlanmıştır. Söz konusu dönemde dünya ekonomik sistemi de büyük ölçüde değişmiştir. Bu değişikliklerin en önemlisi ise istihdam yapısıyla ilgilidir. Piyasaların büyük ölçüde liberalizasyonu ve sermaye hareketleri önündeki engellerin kalkmasıyla gelişmiş Batı Avrupa ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Japonya ve sosyalist bir sistem benimseyen Çin de bile istihdam yapısı değişmeye başlamıştır. Bu bağlamda gelişmekte olan ülkelerin (GOÜ) istihdam yapıları da değişmiştir. GOÜ lerin büyük bir çoğunluğu ve Türkiye, 1980 li yıllardan sonra hızlanan bu değişimlere ayak uydurmaya çalışmıştır. Bu ülkelerde önceki döneme göre daha liberal politikalar benimsenmiştir. Özelleştirme uygulamaları, sermaye hareketlerinin liberalizasyonu ve en önemlisi ithal-ikameci sanayileşme stratejilerinin yerini ihracata-yönelik (dışa açık) stratejilere terk etmesiyle beraber zamanla işgücü üzerindeki güvenceler azaltılmış ve işgücü piyasaları daha esnek hale gelmiştir. Tüm bu liberalleşme uygulamalarına borçlanmanın görece olarak zorluğu da eklenince doğrudan yabancı yatırım (DYY) kavramı da önem kazanmıştır. Son dönemdeki ekonomik literatürde DYY ve teorisinin özellikle ev sahibi ülkede (yatırımların giriş yaptığı) yarattığı/yaratacağı etkilerin ekonomik teoriye büyük ölçüde egemen olduğu görülmektedir. Bu etkiler üretim, istihdam, kişi başına gelir, fiyatlar, ihracat, ekonomik büyüme, genel refah ve teknoloji donanımına kadar geniş bir yelpazede sıralanmaktadır. Türkiye örneğine bakıldığında da ülkenin yaşanan bu yapısal değişime zamanla ayak uydurduğu görülmektedir sonrası Türkiye ye gelen DYY önceki dönemlere kıyasla ciddi oranda artmıştır; ancak Türkiye ye gelen DYY bakımından asıl önemli dönem 2000 yılı sonrasıdır. Çünkü 2001 krizinin etkilediği ve yapılandırdığı yeni dinamiklerle birlikte Türkiye ekonomisi dışa açık ve özelleştirmeler ile devletin ekonomideki rolünü sınırlayan bir politika demeti izlemiştir. Bu yeni yapı bir taraftan istihdam piyasasını daha rekabetçi kılarken diğer taraftan ülkeye önemli miktarda DYY gelmesine neden olmuştur. Türkiye de DYY çekme konusunda 1954 den bu yana çeşitli teşvik politikaları izlense de gelen yatırımlar 2000 yılından sonra anlamlı bir artış ivmesi göstermiştir arası GSYİH nin ortalama %0,12 si kadar olan Türkiye ye yönelik DYY girişleri, Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık 2011

3 1990 arasında %0,14 e, arasında %0,34 e ve 2000 sonrası dönemde nihayet %1,67 ye kadar çıkmıştır (UNCTAD, 2010). DYY çekme güdüsünün arkasında yatan nedenlerden bir tanesi de istihdam yaratıcı etkilerinden yararlanmaktır. DYY nin yurt içi istihdam üzerindeki etkileri doğrudan ve dolaylı olarak ortaya çıkmaktadır; özellikle yeni fabrika kurulması biçimde yapılan DYY (greenfield investment) de doğrudan etkileri nedeniyle istihdam yaratıcı etkiler beklenilmektedir. Aynı zamanda DYY yarattığı ileri ve geri (sektörel) bağlantıları nedeniyle de yerel istihdam üzerinde etki yaratabilmektedir, bu durum da DYY nin dolaylı etkileri olarak bilinmektedir (Asiedu, 2004:374). Ayrıca Türkiye de uzun bir dönemden beri kayda değer ölçüde işsizlik sorunu da gözlemlenmektedir. Nitekim 2000 yılı sonrası Türkiye de ortalama işsizlik oranı %10 civarlarındadır (TUİK, 2011). Bu çalışma, Türkiye nin mevcut istihdam sorununun önemini bir tarafa, DYY nin istihdam yaratıcı etkilerini diğer bir tarafa koyarak ve ayrıca Türkiye de bu konuya ilişkin yapılmış çalışmaların da eksikliğini de göz önüne alarak artan DYY nin istihdam üzerindeki etkilerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, dönemi verilerine göre; Türkiye ye gelen DYY nin toplam istihdam üzerinde ne kadar etki yaptığı zaman serisi regresyonu ile tahmin edilmeye çalışılmıştır. DYY ile istihdam arasındaki ilişki ARDL sınır testi yaklaşımı ile test edilmiştir. Buna göre, DYY ile istihdam arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunmuştur. Yapılan Genişletilmiş Dickey-Fuller ( Augmented Dickey-Fuller - ADF), Phillips-Perron (PP) ve Zivot-Andrews birim kök testi sonuçlarına göre değişkenlerin bütünleşme değerleri farklı bulunmuştur. Bu sebepten ötürü verilere ARDL eşbütünleşme modeli uygulanmıştır. ARDL test sonucuna göre DYY ile istihdam arasında uzun dönemli bir ilişki tespit edilememiştir. Hata Düzeltme Modeli (HDM) nin katsayısı ise beklenildiği üzere negatif ancak istatistiki olarak anlamsız bulunmuştur. Bu sonuca göre istihdam verilerinde uzun dönemli bir düzeltme mümkün görünmemektedir. Sonuç olarak Türkiye ye gelen DYY nin istihdamı düşürücü bir etkisi tespit edilememiştir. Çalışma, giriş ve sonuç bölümleri dışında dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, DYY ile istihdam kavramlarına ve ikinci bölümde, DYY-istihdam ilişkisi konusundaki literatüre yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Türkiye ye gelen DYY nin tarihçesi incelenmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümü, yapılan ampirik analiz ve sonuçlarına ayrılmıştır. 1. Doğrudan Yabancı Yatırım ve İstihdam Kavramları Yabancı yatırımlar, yatırılabilir kaynakların kişi ve kuruluşlar tarafından bir başka ülkeye taşınması olarak tanımlanmaktadır (DPT, 2000:1). DYY ise kredi, dış yardımlar ve sıcak para (portföy yatırımları) ile birlikte ev sahibi ülkeye yabancı yatırımların girmesinin üç yolundan bir tanesidir. Bu anlamda DYY, bir ülkede bir firmayı satın alma veya yeni kurulan bir firma için kuruluş sermayesi sağlama veya var olan bir firmanın sermayesini artırma yoluyla ev sahibi ülkedeki firmalara yurt dışından yapılan yatırımlar olarak tanımlanabilir (Karluk, 1983:14). Bir ekonomide sabit sermaye yatırımları toplam talebi etkilemekte ve yatırımları da teşvik ederek ekonomik büyüme ve istihdam artışına neden olmaktadır. Dolayısıyla yatırımların teşvik edilmesi bir taraftan gelir ve tasarrufları artırarak ilave yatırımları teşvik etmekte (dolayısıyla yeni DYY nin de) diğer taraftan çıktıyı Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık

4 Doğrudan Yabancı Yatırımlar-İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği artırarak istihdam üzerinde doğrudan etkiler yaratmaktadır. Ayrıca bir sektördeki yatırım artışları aynı sektörün alt sektörlerindeki yatırımları uyararak ve/veya diğer sektörlerdeki ileri geri bağlantılar ile pozitif dışsal ekonomilere neden olmakta, sonuçta çıktıyı artırmaktadır. Üretilen mal ve hizmet artışı ise işgücü talebini artırmakta ve yeni istihdam olanakları ortaya çıkarmaktadır. DYY nin etkileri, bu yatırımların belirleyicileri ve ev sahibi ülkelerdeki etkileri olmak üzere iki yöntemle ele alınmaktadır. Birinci yöntem, DYY nin pazar büyüklüğü, aksak rekabet piyasaları, dış ticaret kolaylıkları, vergi politikaları, döviz kurları ve sendikalar gibi belirleyicilerini incelemektedir. Buna göre; hangi durumlarda yatırımcı firmaların ev sahibi ülkelere yatırım yapma kararı alacakları söz konusu değişkenler çerçevesinde değerlendirilmektedir. İkinci yöntemde ise DYY nin ev sahibi ülkelere yatırım yapmaları durumunda ev sahibi ülkede ne gibi bir ekonomik etki bırakacakları incelenmektedir. Burada DYY nin ekonomik büyüme, sermaye sağlama, ücretler, ödemeler dengesi, teknoloji ve istihdam gibi başlıca makroekonomik değişkenleri nasıl etkiledikleri konu edilmektedir. Bu çalışmada, ikinci yöntemde olduğu gibi istihdamı etkilediği düşünülen diğer faktörlerle (kişi başına gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) artışı ve kişi başı gayrisafi milli harcamalar) beraber, DYY lerin Türkiye deki istihdam (işgücü talebi) üzerindeki etkisi araştırılmıştır. DYY lerın ev sahibi ülkelerde yaratacakları istihdam etkileri diğer etkiler arasında ev sahibi ülkelerin (özellikle GOÜ lerin) en fazla önem verdikleri konulardan bir tanesidir. Fakat ülke örneklerine bakıldığında, ev sahibi ülkelerin bu konuda çok da başarılı olamadıkları görülmektedir. UNCTAD ın yayınladığı Dünya Yatırım Raporu (World Investment Reports) (2007:10) na göre; DYY nin istihdam yaratma etkileri sınırlıdır döneminde DYY nin yarattığı istihdam artışı, bu yatırımların toplam stok artışlarının oldukça altında kalmıştır. Bu durum çok uluslu girişimlerin (ÇUG) daha sermaye yoğun ve daha fazla teknoloji içeren alanlara yönelmeleri ile ilgilidir. Ülkelere göre bakıldığında, örneğin DYY çekme konusunda son yılların lider ülkesi kabul edilen Çin, DYY nin de en fazla istihdam yarattığı ülkedir (miktar olarak). Fakat Çin de de 1991 yılında DYY 29 milyon kişiye istihdam sağlarken (UNCTAD, 1994:187) 2004 yılında bu rakam 24 milyon kişiye, toplam istihdamın ise %3 üne kadar düşmüştür (UNCTAD, 2007:10). ABD de ise 2004 yılında 5,5 milyon kişi ülkeye yatırım yapan yabancı şirketlerde çalışırken 2004 yılında bu rakam, yarım milyon kişi azalmış ve 5 milyon kişiye, toplam istihdamdaki payları da %3,9 a düşmüştür. Ev sahibi ülkelere giren DYY nin istihdamı artırdığı örnekler de mevcuttur; ancak bu örnekler sınırlıdır. Bu ülkelerin başında toplam istihdamın yaklaşık %50 sini ( kişi) yabancı yatırımcıların oluşturduğu İrlanda, %47 lik oranıyla ( kişi) Singapur, %28 lik oranıyla ( kişi) Lüksemburg ve %22 lik oranlarıyla Macaristan ( kişi) ve Hong-Kong un ( kişi) başı çektikleri görülmektedir (UNCTAD, 2007:10). Bu veriler DYY ve istihdam konusunda iki önemli noktayı ortaya çıkarmaktadır. Bunlardan birincisi, DYY nin son yıllardaki yapılış biçimlerine bağlı olarak (özelleştirmelerden doğan birleşme ve satın almalar, bilgi ve sermaye yoğun sektörler) yatırım yapılan ülkelerdeki istihdam oranının genellikle azalmasıdır. İkinci nokta ise DYY nin istihdam yaratma oranının yüksek olduğu ülkelere 384 Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık 2011

5 bakıldığında, bu ülkelerin büyük ölçüde istihdam piyasaları çok küçük ve jeopolitik öneme sahip ülkeler olmasıdır. Ayrıca DYY nin daha çok imalat sektöründe istihdam yarattığı da görülmektedir. Bunun nedenini de bu sektörün kendine has özelliklerinde aramak gerekir. Behrman (1972) ın sınıflandırmasına göre; DYY ev sahibi ülkeye genellikle dört amaca yönelik olarak girer. Bunlar; (1) (Doğal) Kaynak-arayan yatırımlar, (2) Etkinlik-arayan yatırımlar, (3) Pazar-arayan yatırımlar ve (4) Stratejik varlık-arayan yatırımlar olarak sıralanabilirler. Kaynak-arayan ve pazar-arayan DYY nin diğerlerine göre daha fazla istihdam yaratacağı iddia edilmektedir. Çünkü kaynakarayan yatırımlarda, madenlerde olduğu gibi yatırımların kaynakların bulunduğu yerde yapılması zorunluluğu vardır. Pazar-arayan yatırımlar ise doğaları gereği az sayıda şirketin bulunduğu ve bu nedenle rekabet ortamının sınırlı olduğu ülkelerde faaliyette bulunurlar. Bu yüzden her iki güdü de ev sahibi ülkeye yapılan DYY yi artırıcı etki gösterir. DYY nin dördüncü şekli olan stratejik (yaratılmış)-varlık arayan yatırımlar ise daha çok bilgi teknolojilerindeki ilerlemeden kaynaklandığı için bu tür yatırımların çok fazla istihdam yarattığını söylemek güçtür (UNCTAD, 1998:114). Aksine yukarıda da vurgulandığı gibi ev sahibi ülkedeki istihdamı da azalttıkları öngörülebilir. Aşağıda yer alan Tablo 1 de, DYY girişlerinin istihdam üzerindeki olası etkileri sıralanmıştır. Buna göre; istihdamın olumlu ya da olumsuz etkileri duruma ve yapıldığı bölgeye göre değişkenlik gösterir. Tablo 1: DYY Girişlerinin İstihdamın Nicelik, Nitelik ve Konumu Üzerindeki Etkileri Doğrudan Dolaylı Etki Alanı Olumlu Olumsuz Olumlu Olumsuz Net sermaye Şirket satın İleri-geri İthalat artışı ve kazandırır ve almaları sonucu bağlantılar ve yerli firmaların genişleyen Nicelik üretimin çarpan etkisi ile yerinden sektörlerde yeni modernleşmesi ile yerel ekonomide edilmesi iş istihdam iş kayıplarına istihdam kaybına neden olanakları neden olabilir. yaratabilir. olur. yaratır. Nitelik Konum Daha yüksek ücret ve daha fazla verimliliğe sahiptir. Yüksek işsizliğin görüldüğü bölgelerde yeni ve daha iyi iş imkânları yaratır. Kaynak: UNCTAD, 1994:167. Kiralama ve tanıtımda istenmeyen uygulamalar içerir. Hâlihazırda nüfusu fazla olan bölgelerde yığılma yaratarak bölgesel dengesizlikleri artırabilir. Yerli firmalara en iyi uygulama biçimini aktarır. Tedarikçi firmaları işgücü arzının daha uygun olduğu alanlara taşınmaya teşvik edebilir. Yerli firmaların rekabeti ücret seviyesini aşındırır. Yabancı firmalar yerli üretimi ikame eder veya ithalata dayanırsa yerel üreticileri yerinden edebilir ve bölgesel işsizliğe yol açar. Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık

6 Doğrudan Yabancı Yatırımlar-İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği 2. Doğrudan Yabancı Yatırımların İstihdam Üzerindeki Etkisi: Literatür Özeti DYY-istihdam ilişkisi özellikle sermaye sıkıntısı çeken ve bu nedenle yeterli ölçüde yatırım yapmayıp istihdam yaratamayan GOÜ ler açısından önemlidir. DYY akımlarının ev sahibi ülkelerde yeni tesisler kurarak istihdamı artırması beklenilir. Bununla birlikte DYY lerin istihdam üzerindeki etkileri iki şekilde daha ortaya çıkabilmektedir. Bir ülkeye yapılan DYY o ülkede bir taraftan satın alma yoluyla ve satın alınan firmaları yeniden yapılandırarak istihdamı koruyabilir. Diğer taraftan ise mevcut üretim tesislerini kapatarak ve yeni tesis açmayarak da istihdamı azaltabilir (Moosa, 2002:77). Davidson vd. (1985:890), DYY lerin ev sahibi ülkedeki istihdam yaratma etkilerini çok sınırlı bulmuşlardır. Bu konudaki ampirik çalışmalara bakıldığında ev sahibi ülkeye gelen DYY ile istihdam arasında anlamlı bir ilişki görülmektedir. Fakat DYY nin istihdamı artırıp artırmadığına dair olan ilişkide (mevcut verilerle) kesin bir sonuca varmak oldukça güç görülmektedir. Feldestein (1994:4) yaptığı çalışmada rekabetin yoğun olduğu, iyi işleyen piyasa mekanizmasına sahip ülkelerde DYY niteliğinin veya büyüklüğünün istihdam üzerinde herhangi bir etki bırakmayacağını bu durumun ancak yatırımları artıracağını öne sürmüştür. Baldwin (1995:51) de benzer şekilde bu konudaki tartışmaların üç temel konu etrafında döndüğünü belirtmiştir: DYY nin yerel yatırımların ne kadarlık bir kısmına ulaştığı; ihracat, ara malı ve sermaye malları artışlarına ne kadar katkıda bulunduğu ne kadarının mevcut tesisleri satın alma biçiminde gerçekleştiği. Lall (1995) çalışmasında ekonomik yönetimin liberal, özel sektörün ekonomideki rolünün kamu sektörüne kıyasla daha fazla olduğunu, dış ticaret ve sanayinin gelişmiş olduğu ülkelerde DYY nin istihdam üzerindeki etkilerinin daha fazla olduğunu ortaya koymuştur. Dolayısıyla DYY istihdamı artırabilir; ancak bu yukarıda da sıralandığı gibi belirli koşullara bağlıdır. Diğer taraftan Brainard ve Riker e göre; ABD kökenli ÇUG lerin ev sahibi ülkedeki istihdam sağlamadaki başarıları kendi ülkelerine göre oldukça düşük miktarlarda kalmaktadır. Bu çalışmadan DYY nin ev sahibi ülkede önemli bir istihdam katkısı sağlamadığı sonucuna ulaşılmaktadır (Brainard ve Riker, 1997:17). Yapılan pek çok çalışmada DYY nin ileri teknoloji ile geldiği zaman ev sahibi ülkede yatırım ve istihdam ortamını canlandırdığı yönünde bulgulara ulaşılmıştır. DYY nin yatırım ve istihdam yaratıcı etkileri bakımından İrlanda önemli bir örnek durumundadır (Barry ve Bradley, 1997; Figini ve Görg, 1999). Ancak varolan mevcut işletmelerin çalışanlarına yönelik istihdam talebi yaratmak durumda da DYY lerin ev sahibi ülkede marjinal etkilerinden bahsedilebilir. Driffield ve Taylor (2000), İngiltere üzerinde verileriyle yaptıkları analizlerinde DYY nin istihdama negatif ve pozitif etkilerini ortaya koymuşlardır. Brady ve Wallace (2000), ABD de DYY nin istihdam ve işgücü geliri üzerindeki etkilerini için incelemişlerdir. Bu konudaki teorik temelle paralel olan sonuçları DYY nin söz konusu dönemde ABD de istihdamı ve ücretleri negatif etkilediği yönündedir. Eckel (2003) ise yüksek kaliteli ürünlerde yapılan DYY nin, sermaye arzının esnek, maliyet üstünlüklerinin ve teşviklerin olduğu durumda çıktının artması ile istihdamı artıracağı sonucuna ulaşmıştır. 386 Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık 2011

7 Mariotti vd. (2003) İtalya ya ilişkin dönemi verilerini kullandığı çalışmasında DYY girişleri ile istihdam arasında bir ilişki saptayamamıştır. Williams (2003) ise İngiltere ye yönelik, 1980 yılı sonrasında gelen yabancı sermayeli firmaların verilerini analiz etmiştir. Buna göre; Avrupa dan gelen DYY İngiltere de istihdam kayıplarına neden olabilirken Asya-Pasifik bölgesinden gelen DYY daha fazla oranda istihdam yaratmaktadır. Goldberg (2004) in yakın zamanlarda yaptığı çalışma ise DYY istihdam etkileri üzerine oldukça şaşırtıcı sonuçlara ulaşmıştır. Buna göre; DYY nin istihdam üzerindeki etkileri yatırımın türüne göre değişiklik göstermektedir. Bu görüşe göre yapılan DYY eğer tam mülkiyete dayalı ise bu durumda DYY nin istihdamı artırması beklenir. Bu yatırım rekabeti düşük olan bir sektöre yapılıyorsa etki daha fazla olacaktır. Ortaya çıkan pozitif dışsallıklar sonucu istihdam etkisi daha da fazla olacaktır. Satın alma ve birleşmelerde ise bu etkinin daha az olması beklenmektedir. Bir de yetersiz altyapının varlığı söz konusu ise bu durumda DYY nin ev sahibi ülkedeki istihdam yaratma etkisi daha da düşük olabilmektedir (Goldberg, 2004:7). Ekholm ve Midelfart ise DYY nin ev sahibi ülkede istihdam yaratma etkisini dikey ya da yatay olarak yapılmalarına bağlamıştır. Araştırmacıya göre; DYY dikey olarak yapılıyorsa buradaki temel amaç, faktör fiyatlarındaki farklılıktan yararlanmak olmaktadır. Dikey DYY üretim maliyetlerini azaltmayı hedefliyorsa bu durumda ÇUG lerin karşılaştırmalı üstünlüğü artacaktır. Artan bu üstünlükler ÇUG lerin hem pazar paylarını hem de faaliyetlerini artıracaktır. Sonuçta işgücü talebinde bir artış meydana getirecektir (Ekholm ve Midelfart, 2005). Ernst (2005), Latin Amerika ülkeleri üzerinde yaptığı çalışmada özelleştirmeler sonucu gelen DYY nin birleşme ve satın alma biçiminde gerçekleştiği ve istihdamda azalmaya sebep olduğu (Arjantin ve Brezilya); girişlerin daha çok yeni yatırımlar biçiminde olduğu zaman ise istihdamın arttığı (Meksika) sonuçlarına ulaşmıştır. DYY-istihdam ilişkisi bağlamında Merkez ve Doğu Avrupa ülkelerinden AB ye üye olanlar (MDA) 1 üzerinde yapılan çalışmalar DYY nin bu ülkelerde başlangıçta bir yaratıcı yıkım (creative destruction) süreci izlediği ve böylelikle başlangıçta istihdamı azalttığı üzerinedir. Geçiş ülkeleri olarak da adlandırılan bu ülkeler için DYY nin istihdam üzerindeki etkileri ancak 1990 ların ortalarından itibaren önemli hale gelmeye başlamıştır. Nitekim 1999 yılındaki Dünya Yatırım Raporunda da belirtildiği üzere DYY akımlarının beraberinde getirdiği kısa dönemli istihdam kayıpları yerel firmaların kazandıkları rekabetçilik, verimlilik ve ihracata-yönelik yeni bir ekonomik yapı kazanmalarıyla dengelenmektedir (UNCTAD, 1999). Bu durum ise yaratıcı yıkım hipotezi ile açıklanmaktadır. Yaratıcı yıkım süreci verimsiz istihdamın yok olması ve daha verimli olanlara dönüşmesi için gereklidir (De Loecker ve Könings, 2003:6). Radoseviç vd. (2003) ne göre; yaratıcı yıkım süreci başlangıçta iş kayıplarına neden olsa da istihdamı kalıcı bir şekilde artırmaktadır. Yazarlar, DYY nin imalat sektörü üzerindeki etkilerine ilişkin yaptıkları çalışmalarında altı Merkez Avrupa ülkesinden (Estonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Slovenya ve Slovakya) sadece 1 MDA: Merkez ve Doğu Avrupa ülkelerinden 2004 de AB ye üye olanlar (Çek Cumhuriyeti, Estonya, Letonya, Litvanya, Macaristan, Polonya, Slovakya ve Slovenya) ile 2007 den önceki çalışmalarda aday ülke, 2007 den sonra üye olan Bulgaristan ve Romanya yı kapsamaktadır. Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık

8 Doğrudan Yabancı Yatırımlar-İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği Macaristan ve kısmen Estonya da istihdama pozitif katkı yaptığı sonucuna varmışlardır. Könings (2004), Avrupa ülkeleri üzerine yaptığı ve dönemine ilişkin firma verilerinin kullanıldığı çalışmasında DYY nin yatırımcı ve ev sahibi ülke üzerindeki istihdam etkilerini analiz etmiştir. Buna göre; DYY ev sahibi ülkelerde önemli ölçüde istihdam yaratamamıştır; ancak MDA pazarlarına girildiğinde ev sahibi ülkelerde yurt içi iştirakçilerin kurulması ile birlikte ana firmada ciro ve istihdam artışları sağlanmıştır. Hunya ve Geishecker (2005) e göre; ÇUG lerin yerel piyasaya girmeleri ile istihdam artışı yaşanır; ancak aynı zamanda bu firmaların sahip oldukları yoğun rekabetçi ve teknolojik üstünlükleri nedeniyle yerel firmalar ya işçi çıkarır ya da kapanmak zorunda kalırlar dönemi verileri ile MDA ülkelerinde DYY girişlerinin düşük, orta ve yüksek vasıflı çalışanlar üzerindeki etkilerini panel-çekim modeliyle ortaya koymuşlardır. Çalışmada öncelikle orta-vasıflı çalışanların istihdam oranlarının DYY girişleri sonrasında azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Düşük ve yüksek vasıflı çalışanların ise DYY girişlerinden yüksek-oranda olumlu etkilendiği (istihdamlarının arttığı) ancak bu sonuçların istatistiksel olarak anlamlı olmadığı bulgularına ulaşılmıştır. Chang (2007) döneminde, Tayvan üzerine yaptığı ve dönemlik verilerin kullanıldığı çalışmasında DYY girişleri ile istihdam arasında bir ilişki saptayamamıştır. Onaran ve Stockhammer (2008), beş Orta ve Doğu Avrupa ülkesinde (Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Slovakya ve Slovenya) dış ticaret-dyy ile istihdam-üretim (çıktı)-ücretler arasındaki ilişkiyi dönemi için araştırmıştır. Panel veri regresyon tekniği kullanılan çalışmada DYY nin istihdama etkisi niteliksiz işgücünde Slovakya için pozitif; nitelikli işgücünde Slovakya ve Slovenya için negatif bulunmuştur. Diğer ülkeler için (Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya) anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Nunnekamp ve Ajaga (2008), döneminde yapılan eşbütünleşme ve nedensellik testleri ile ABD nin kırk sekiz eyaleti için DYY ile istihdam arasında pozitif güçlü bir ilişki bulmuşlardır. Karlson vd. (2009), yüksek oranda mülkiyet sahipliği ile birlikte gelen DYY nin Çin de döneminde yüksek oranda istihdam yarattığı sonucuna varmışlardır. Türkiye ye gelen DYY nin yarattığı istihdam konusunda yapılmış olan ampirik çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu konuda Karagöz (2007), Aktar ve Öztürk (2009), Vergil ve Ayaş (2009) ile Hisarcıklılar vd. (2009) nin çalışmaları mevcuttur. Burada öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki DYY konusunda yeni yatırımların (greenfield investments) istihdam yarattığına dair bir algı mevcut olsa da satın almalar (brownfield investments) biçiminde yapılan DYY ler de firmaların üretici kapasitelerini artırarak istihdam artışına neden olabilir (Hisarcıklılar vd., 2009). Ancak Türkiye de bu konudaki genel algı DYY nin yeni yatırım biçiminde geldiği zaman istihdamı artıracağı aksi takdirde ise (birleşme ve satın alma şeklinde) istihdam düzeyi üzerinde negatif etkide bile bulunabilecekleri yönündedir (Vergil ve Ayaş, 2009:92). Karagöz (2007), yıllarını kapsayan çalışmasında Türkiye ye gelen DYY nin istihdama katkısını Granger-nedensellik testi ile değerlendirmiştir. Buna 388 Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık 2011

9 göre; Türkiye ye gelen DYY ile istihdam arasında anlamlı bir ilişki kurulamamıştır. Aktar ve Öztürk (2009), yılları arasında dönemlik verilerin kullanıldığı çalışmalarında benzer sonuçlara ulaşmışlardır. Hisarcıklılar vd. (2009), döneminde Türkiye ye gelen DYY nin istihdam üzerindeki etkilerini on sektör ve imalat sanayinin dokuz alt sektörü için incelemiştir. Metodoloji olarak dinamik panel veri ile genelleştirilmiş momentler yönteminin kullanıldığı çalışmasında DYY ile istihdam arasında negatif bir ilişki bulmuştur. Vergil ve Ayaş (2009), dönemi verileri ile DYY-istihdam ilişkisini Türkiye de dört sektör (imalat, mali aracı kuruluşlar, toptan ve perakendecilik ve taş ocakçılığı) için analiz etmişlerdir. Panel veri regresyon analizi sonuçlarına göre; Türkiye de DYY nin istihdama olumsuz etkilerine rastlanmıştır. Bu durumun nedenini ise Türkiye ye gelen DYY nin daha çok satın alma ve birleşme biçimde gelmesiyle açıklamışlardır. Tablo 2: Ev Sahibi Ülkeye Gelen Doğrudan Yabancı Yatırımların İstihdama Etkisi Konusundaki Literatür Özeti Yazar Yıl Etki Ülke Örneği ve Açıklamalar Lall 1995 (+) Gelişmekte olan ülkeler Breinard ve Riker 1997 (0) ABD, Driffield ve Taylor 2000 (+/-) İngiltere, Brady ve Wallace 2000 (-) ABD, Eckel 2003 (+) Düşük ve yüksek ücretli ülkeler Mariotti, Mutinelli ve Piscitello Williams 2003 (-/+) Radoseviç, Varblane ve Mickiewicz 2003 (0) İtalya, (-/+) İngiltere, Avrupa sahipli firmaların istihdam etkileri (-), Asya-Pasifik sahipli firmaların istihdam etkileri (+) bulunmuştur. Estonya(+), Çek Cumhuriyeti, Macaristan (+), Polonya, Slovenya, Slovakya, Macaristan ve Estonya zamanla yaratıcı yıkım ı pozitif çıktıya dönüştürmüşlerdir. Könings 2004 (0) MDA ülkeleri, Ekholm ve Batı Avrupa ülkeleri dikey DYY nin daha etkili 2005 (+) Midelfart olduğu sonuçlarına ulaşmışlardır Ernst 2005 (+/-) Arjantin ve Brezilya da (-), Meksika da (+) etkileri saptanmıştır MDA ülkeleri, Orta-vasıflı çalışanların Hunya ve istihdamı DYY girişleri sonrasında azalmıştır (+/0) Geishecker Düşük ve yüksek vasıflı çalışanlar için sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı değildir. Chang 2005 (0) Tayvan, Onaran ve Stockhammer Nunnekamp ve Ajaga Karlson, Lundin, Sjöhölm ve He 2008 (-/0) Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Slovakya ve Slovenya, Nitelikli işgücünde Slovenya için (+), niteliksiz işgücünde Slovakya ve Slovenya için (-). Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya için ilişki bulunamamıştır (0) (+) ABD, (+) Çin, Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık

10 Doğrudan Yabancı Yatırımlar-İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği Türkiye ye İlişkin Yapılan Çalışmalar Karagöz 2007 (0) dönemi yıllık verileri. DYY ile istihdam arasında herhangi bir nedensellik ilişkisi bulunamamıştır. Aktar ve Öztürk 2009 (0) çeyreklik veriler. Buna göre Türkiye ye gelen DYY istihdamın artmasına herhangi bir katkı sağlamamaktadır. Hisarcıklılar, Gültekin-Karakaş ve Aşıcı 2009 (-) döneminde yıllık veriler. DYY ile istihdam arasındaki ilişki negatiftir. Vergil ve Ayaş 2009 (-) Türkiye ye gelen DYY daha çok satın alma ve birleşme biçiminde geldiğinden istihdamı düşürücü etki gösterir. Kaynak: (Yıldırım, 2010:40) dan yararlanılarak yazar tarafından geliştirilmiştir. Not: (+) pozitif ve (-) negatif etki anlamına gelirken (0) işareti söz konusu çalışmalarda istihdam düzeyi ile DYY arasında ilişki bulunmadığı anlamına gelmektedir. 3. Doğrudan Yabancı Yatırımların Türkiye deki Kısa Tarihçesi Türkiye de DYY nin gelişimine bakıldığında Osmanlı İmparatorluğu döneminden beri ülkeye devamlı DYY geldiği söylenilebilir. Osmanlı İmparatorluğu na gelen DYY özellikle altyapı ve ticaret gibi üretimle doğrudan ilgili olmayan hizmet alt-sektörlerine gelen pazar-arayan ve madenciliğe gelen kaynak arayan niteliktedir (Emil, 2003:113) yılında imzalanan Balta Limanı Ticaret Anlaşması ve beraberinde yabancı yatırımcıları yerel üretici karşısında üstün kılan durum sonucu yabancı girişimciler sanayi mallarını iç piyasada kolayca satabilmişler ve böyle bir ortamda üretimle ilgili DYY yapmaya ihtiyaç duymamışlardır (Alpar 1980:154). Yurt içinde oluşan DYY karşıtı tutum nedeniyle Cumhuriyet hükümetlerinin de DYY ye bakışının hep kuşkucu olduğu ileri sürülmektedir. Oysaki 1920 li yıllar boyunca da hükümetler DYY yi teşvik edici politikalar izlemişler ve yerel şirketlerin yabancılarla ortaklık kurmasının önünde durmamışlardır (Boratav, 2002). Fakat Cumhuriyetin kuruluşundan sonra da ülkeye önemli miktarda DYY geldiği iddia edilemez. 2. Dünya Savaşı sonrasına kadar Türkiye ye DYY gelmemesinin iki temel nedeni vardır. Birincisi, 1929 yılında yaşanan Büyük Durgunluk (Great Depression) sonrası Türkiye de devletçi uygulamalara gidilmiş ve ekonomi politikası bakımından yabancı yatırımları teşvik, göreceli olarak önemini yitirmiştir. İkincisi, yine aynı dönemde, gelişmiş ülkelerin GOÜ lere yatırım yapma istekleri de önemli ölçüde azalmıştır. Böylelikle Türkiye nin DYY çekme isteğinin azalması ile yurt dışından Türkiye ye yatırım yapma isteklerinin azalması aynı döneme denk gelmiş, sonuçta 1950 lere kadar ülkeye takdire değer DYY girmemiştir (Tezel, 2002: ). 2. Dünya Savaşı nın bitiminden sonra ise ülkenin ekonomi politikaları da önemli ölçüde değişmiş ve DYY yi teşvik edici politikalar izlenmeye başlanmıştır. Bu süreçte DYY için 1951 yılında 5821 sayılı Yabancı Sermaye Yatırımlarını Teşvik Kanunu çıkarılmıştır. Ancak bu Kanun çıktıktan sonra da ülkeye beklenilen ölçüde DYY gelmemiştir. Türkiye deki yabancı-yatırımı teşvik edici kanunlar bakımında 1954 yılında çıkarılan 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu nun önemli bir yeri vardır. Bu Kanun, 2000 li yıllara kadar çeşitli değişikliklerle rağmen varlığını korumuştur. Kanun, çıkarıldığı tarihte dünyadaki en liberal DYY 390 Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık 2011

11 kanunlarından bir tanesidir; fakat yine de ülkeye önemli ölçüde DYY getirmemiştir (Karluk, 1983:50). Bu dönemde Cooley Fonu diye bir fondan yararlanarak istatistiksel olarak yetersiz olsa da yine bir miktar DYY gelmiştir (Avcıoğlu, 1969:362) dan sonra da DYY yi teşvik edici politikalar kısmen de olsa sürmüştür. Fakat bu dönemde kurulan Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) bürokrasinin bu yatırımları engellediği düşüncesi (özellikle 1966 yılı programıyla önemli kısıtlamalar getirilmiştir) de mevcuttur (Erdilek, 1982:27) lerde ise bir taraftan yurt içi ve dışında görülen istikrarsızlıklar diğer taraftan da GOÜ lerin genelinde (özellikle Güney Amerika ülkeleri) DYY karşıtı tutumların etkisi nedeniyle yine ülkeye yeterli DYY çekilememiştir (Kazgan, 2002:103 ve Dumludağ, 2003:261). Bu dönemde Moran (1978) ve Dos Santos (1970) gibi ekonomistlerin Güney Amerika ülkelerine giren DYY konusunda yaptıkları çalışmalar, bu ülkelere giren DYY nin yarardan çok zarar getirdiği yönündedir. Bu sebeple pek çok Güney Amerika ülkesi DYY girişlerini sınırlamaya ve mümkün olduğunca fazla oranda yerel girdi oranını artırmaya çalışmışlardır (Grieco, 1982 ve Grosse, 1989). Bu bakımdan 1970 lerde GOÜ lerdeki genel eğilim DYY karşısında kısıtlayıcı politikalar izlemek yönünde olmuştur. Dolayısıyla döneminde de Türkiye ye önemli miktarda DYY girdiğini söylemek güçtür. Tablo 3: Yılları Arasında Türkiye ye Gelen Doğrudan Yabancı Yatırım Miktarı (İzin Verilen*, milyon dolar, Cari Fiyatlarla) DYY Girişi (Ortalama) 0,13 11,9 632,5 2218,9 8036, ,2 Toplam 2,8 322,3 6325, , DYY Girişi Kaynak: Karluk (1983:116), Şahin (1978:67), Hazine Müsteşarlığı (2010:13) ve Yabancı Sermaye Özel İhtisas Komisyonu nun raporlarından derlenmiştir. Not: *DYY girişlerinin izin verilenler ile sınırlandırılmasının nedeni, 1980 öncesinde izin verilen ve gerçekleşen DYY konusunda veri bulmanın zorluğudur. Karluk (1983) ve Şahin (1978) in verileri örtüştüğü için izin verilen DYY alınmıştır. Tablo 3 den de görüldüğü üzere; dönemi gelen DYY yıllık ortalama olarak bir önceki dönemin ( ) yaklaşık altmış katıdır ve dönemlerindeki DYY girişleri kendinden önceki dönemlere göre dört kat atmışlardır. Dolayısıyla DYY girişleri bakımından 1980 sonrası dönem bir değişime işaret etse de asıl atılım 2000 dönemi sonrasında yaşanmıştır. Bu durumun temel nedeni, 1980 lere gelindiğinde, Türkiye nin ekonomik politikasında ve dolayısıyla DYY stratejisinde keskin bir dönüş yaşanmasıdır. Türkiye, 1980 lerle birlikte çeşitli ara dönemlere rağmen 1930 lardan beri uyguladığı dışa kapalı sanayileşme politikasından vazgeçmiş ve bunun yerine ihracata-dayalı sanayileşmeyi başlatmıştır. Bu dönemde Türkiye deki dışa açılma eğilimi diğer GOÜ lerdeki eğilimlerle de örtüşmektedir lerden sonra Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık

12 Doğrudan Yabancı Yatırımlar-İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği GOÜ lerin büyük bir bölümünde dış borç alma zorluklarının görülmesi ithal-ikameci politikaların büyük ölçüde başarısızlığa uğraması ve DYY yi sanayileşme yolunda kullanan Güney-Doğu Asya ülkelerindeki başarılı örneklerle birlikte diğer GOÜ ler de DYY çeken politikalar uygulama yolunu seçmişlerdir (Amirahmadi ve Wu, 1994: ) sonraki dönemde de Türkiye gelen DYY ler, dışarıdan gelen sıcak para ve büyük uluslararası yatırım bakımından da yerinde saymıştır yılında Türkiye gelen DYY içinde yeni yatırımların payı %40 larda iken bu oran 1994 de %11 e kadar düşmüştür (Arıman, 2002) yılından sonra ise Türkiye DYY bakımından büyük bir sıçrama yapmıştır. Bu sıçramada uygulanan liberal politikaların, ekonomik-siyasi istikrarın ve de DYY konusundaki mevzuat değişikliğinin büyük bir rolü vardır. Haziran 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ise bu düzenlemelerin en önemlisidir. Türkiye de bu yeni politikaların kabul edilmesi ile birlikte ülkeye gelen DYY de önemli ölçüde artış göstermiştir. Fakat yine de DYY konusunda lider sayılan diğer ülkelerle kıyaslandıklarında oldukça az miktarda kaldıkları görülmektedir. Türkiye, DYY konusunda bu alanda lider kabul edilen ve/veya rakipleri kabul edilen ülkelere göre (Brezilya, Bulgaristan, Çin, Mısır, Polonya ve Yunanistan gibi) anlamlı bir sıçramayı ancak 2003 den sonra gerçekleştirebilmiştir (UNCTAD, 2010). Son olarak Türkiye ye gelen DYY bakımından önem arz eden diğer bir konu, DYY nin sektörel dağılımıdır li yıllara kadar önem arz eden imalat sanayinin yapılan DYY içerisindeki payı giderek azalmış ve yerini ulaştırma-haberleşme ve finans gibi hizmet sektörünün alt sektörlerine bırakmıştır. Ayrıca gayrimenkul satın alımına da önemli miktarda DYY geldiği aşağıda yer alan Şekil 1 den görülebilir yılları arasında gelen DYY akımlarında ilk sırayı finans sektörü alırken ikinci sırada ulaştırma-haberleşme sektörü yer almıştır (Şekil 1). Fakat şunu önemle belirtmek gerekir ki finans ve ulaştırma-haberleşme sektörleri gibi hizmet alt sektörlerine gelen DYY lerin ev sahibi ülkede istihdam yaratma imkânları sınırlıdır. Kaynak: Hazine Müsteşarlığı, 2010: 66. Şekil 1: Türkiye ye Gelen Doğrudan Yabancı Yatırımların Sektörel Dağılımı 392 Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık 2011

13 4. Ekonometrik Yöntem Dördüncü bölüm, dört alt bölümden oluşmaktadır. Bu bölümde ilk olarak veriler ve ekonometrik yöntem tanıtılmış daha sonra analiz kısmında uygulanacak birim kök testleri ve eşbütünleşme testi olarak da ARDL yaklaşımına yer verilmiştir. Son olarak ise yapılan ARDL ve HDM sonuçlarına yer verilmiştir Veri ve Metodoloji Türkiye de döneminde işgücü talep fonksiyonun ( labour force demand -LD) hesaplanmasında; istihdamı etkilediği düşünülen gayrisafi milli harcamalar ( gross national expenditure -GNE), gayrisafi ekonomik büyüme ( gross domestic product -GDP) ve doğrudan yabancı yatırımlar ( foreign direct investments -FDI) değişkenlerine açıklayıcı değişken olarak yer verilmiştir. İşgücü talebi ise bağımlı değişkendir. Tablo 4: Türkiye nin İşgücü Talep Fonksiyonunun Belirleyicileri Değişken Adı Değişkenin Tanımı Veri Kaynağı Bağımlı Değişken LD t Açıklayıcı Değişkenler GNE t GDP t FDI t t dönemindeki toplam istihdamın kurumsal olmayan toplam nüfusa (15+) oranıyla hesaplanmıştır (%) t dönemindeki gayrisafi milli harcamaların GSYİH ye oranı (%) t döneminde GSYİH daki yıllık artış (%) t dönemindeki yıllık DYY girişinin GSYİH ye oranı (%) TUİK, 2011; TUİK, 2009; World Development Indicators, World Development Indicators, World Development Indicators, World Development Indicators, Çalışmada, DYY nin istihdama etkisini incelemek için regresyon analizi yapılması planlanmış ve regresyon analizine geçmeden önce verilerin zaman serisi araştırılmıştır. Buna göre; eşitlik, aşağıda yer alan Eşitlik 1 deki gibi bir doğrusal regresyon şeklinde yazılabilir: (1) Eşitlik 1 de yer alan bağımlı değişken ln(ldt); t döneminde Türkiye deki istihdam miktarındaki değişmeyi, c; kesme katsayısını, ln(fdit) açıklayıcı değişkeni; t döneminde Türkiye ye giriş yapan DYY lerin GSYİH ye oranını, (GDPt) açıklayıcı değişkeni; t döneminde Türkiye GSYİH sindeki değişimi ve ln(gnet) ise t döneminde Türkiye de Gayrisafi Milli Harcamaların GSYİH ye oranı göstermektedir. Modelde, ve katsayıları açıklayıcı değişkenlerin bağımlı değişkenle olan ilişkisini gösteren parametrelerdir ve teorik yaklaşımlarda bu parametrelerin sırasıyla pozitif değer alması beklenmektedir. t alt indisi ise incelenen yıllar ( ) arasındaki döneme ilişkin 40 yıllık zaman serisini göstermektedir. Modeldeki değişkenlerin normallik varsayımını (doğrusallığını) sağlamak için GSYİH ye oranları alınmıştır. Ekonomik değişkenlerin temel özellikleri asimetrik olmalarıdır (aşırı dalgalanmaların mevcut olması). Asimetri probleminin aşılması için veriler logaritmik forma dönüştürülmüştür. Sadece GDP değişkeni bazı yıllarda negatif değerler barındırdığı için (bazı yıllarda ekonomi küçüldüğünden) bu değişkenin logaritması alınamamıştır. Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık

14 Doğrudan Yabancı Yatırımlar-İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği 4.2. Birim Kök Testleri İktisadi veriler zaman serisi özellikleri itibarıyla durağan değildirler. Bu bağlamda zaman serisi üzerinde çalışıldığında verilerin durağanlıklarını tespit etmek bir gerekliliktir. Aksi halde bu durum sahte regresyona (spurious regression) neden olabilmektedir. Geleneksel eşbütünleşme testlerine göre veriler aynı seviyeden homojen olmalıdırlar. Bu bağlamda ampirik analize geçmeden önce verilerin durağanlığını tespit etmek için birim kök testi uygulanmıştır. Serilerin durağanlık özelliklerinin test edilmesinde en çok kullanılan yöntemler ADF (1981), PP (1988) testleridir. Çalışma kapsamında serilerin durağan olup olmadıklarının belirlenmesinde ADF ve PP birim kök testlerinden yararlanılmıştır. Yapılan birim kök testi sonuçlarına aşağıdaki Tablo 5 de yer verilmiştir. Tablo 5: Değişkenlerin Durağanlık (ADF ve PP) Test Sonuçları Değişken Düzey/Birinci ADF Test İstatistiği PP Test İstatistiği Sonuç Fark Trendsiz Trendli Trendsiz Trendli Düzey -0,305 (5) -3,583 (5)** -0,063 (3) -3,170 (3)* LNLD Birinci Fark -7,565 (0)*** -7,479(0)*** -7,914 (3)*** -7,826 (3)*** I(1)*** Düzey -4,102-4,396(0)*** -4,114-4,359 LNGNE (0)*** (3)*** (3)*** Birinci Fark -3,998-4,194(0)*** -4,017-4,167 I(0)*** (0)*** (3)*** (3)*** Düzey -4,125-4,089(3)*** -5,621-5,616 GDP (3)*** (3)*** (3)*** Birinci Fark -6,180-6,094(0)*** -6,181-6,096 I(0)*** (0)*** (3)*** (3)*** Düzey -1,674 (0) -3,695(0)*** -1,415 (3) -3,575 LNFDI (3)** Birinci Fark -1,436 (0) -3,540(0)*** -1,076 (3) -3,398 I(1)*** (3)** Not: ADF testinde parantez içindeki değerler Akaike Bilgi Kriteri kullanılarak seçilen gecikme uzunluklarıdır ve maksimum gecikme uzunluğu 9 olarak alınmıştır. PP testinde en uygun gecikme uzunluğu için Bartlett Kernel (default) Spectral Estimation yöntemi ve Newey-West Bandwidth (automatic selection) kriterlerinden yararlanılmıştır. *, ** ve *** işaretleri sırasıyla %10, %5 ve %1 anlamlılık düzeylerini ifade etmektedir. Uygulanan birim kök testlerinin sonuçları değerlendirildiğinde değişkenlerin bütünleşme derecelerinin aynı olmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Yukarıdaki Tablo 5 de çalışmada yapılan birim kök test sonuçları toplu olarak gösterilmektedir. Yapılan ADF ve PP birim kök testi sonuçları, %5 anlamlılık düzeyi için değişkenlerden iki tanesinin seviyede (GDP ve LNGNE), iki tanesinin ise birinci farklarda (LNLD ve LNFDI) durağan olduğunu göstermektedir. Bu durumda veri seti eşbütünleşik değildir. Çünkü genel olarak Y ve X gibi iki değişken için, Y, I(d) ve X de I(d) ise ve d aynı değerse iki dizi eşbütünleşik olabilir (Gujarati, 2005:726). Perron (1990) a göre; standart ADF testi, serilerdeki yapısal kırılmayı her zaman reddedemez. Bu nedende durağanlık (serilerin birim köke sahip olup olmadıkları), Perron (1990) un analizinde kırılma noktasının dışsal (egzojen) kabul edildiği üç farklı model ile test edilmiştir. Zivot ve Andrews (1992) ise Perron (1990) un kırılma noktasını dışsal kabul eden varsayımını eleştirmişler ve trend fonksiyonunda tahmini bir kırılmayı kabul eden alternatif bir varsayım altında, yeni bir birim kök 394 Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık 2011

15 test yöntemi geliştirmişlerdir. Kırılmayı içsel (endojen) kabul eden Zivot ve Andrews (1992) metodu aşağıdaki gibidir: Model I Model II Model III (2) (3) (4) Yukarıdaki üç modelde 2 Model I sabit terimdeki bir kırılmayı, Model II eğimdeki bir kırılmayı, Model III ise yapısal değişimin hem ortalama hem de eğimi değiştirdiğini gösteren denklemlerdir. Eğer kırılma yılı belirlendikten sonra hesaplanan t değeri Zivot ve Andrews in hesapladığı kritik değerden büyükse serinin birim köke sahip olduğu (durağan olmadığı) hipotezi reddedilmektedir (Zivot ve Andrews, 1992:254). 2 Burada DU ortalama DT ise trendde kırılmanın yerini tutan kukla değişkenlerdir. Eğer ise ve aksi durumda da 0 dır. şayet ( iken ve aksi durumda da 0 a eşittir. Söz konusu denklemlerden, hipotezini test etmek için kullanılacak olan t değerleri hesaplanır. KZ en küçük t değerinin olduğu modelde bulunan yıldır. Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık

16 Doğrudan Yabancı Yatırımlar-İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği Tablo 6: Zivot-Andrews Birim Kök Test Sonuçları Model I Model II Model III Model I Model II Model III LNLD -5,567** -2,775-5,575 ** LNFDI -6,435** -5,566** -6,471** KZ KZ k k GDP -5,772** -5,630** -6,235** LNGNE -4,818* -4,758* -5,430* KZ KZ k k Not: =Test İstatistiği, KZ=Kırılma Zamanı, k=gecikme Uzunluğu. Kritik Değerler, Zivot ve Andrews (1992) den alınan değerleri göstermektedir. k nın belirlenmesinde Akaike Bilgi Kriterinden yararlanılmıştır. Kritik Değerler; Model I için - 5,43(%1) ve -4,80(%5);Model II için -4,93(%1) ve -4,42(%5); Model III için -5,57(%1) ve - 5,08(%5). ** işareti %1, * işareti ise %5 anlamlılık düzeyini ifade etmektedir. Tablo 6 daki sonuçlara göre; LNLD değişkeni 1988 yılındaki kırılmayla durağan olduğu hipotezini kabul etmektedir (%1 anlamlılık düzeyinde) ve 1977 yılındaki kırılmayla durağan olduğu hipotezini reddetmektedir. GDP değişkeni ise (%1 anlamlılık düzeyinde) 1977, 1980 ve 2003 yıllarında meydana gelen kırılmayla durağan olduğu hipotezini kabul etmektedir. LNFDI değişkeni ise 1976, 1977 ve 1988 yıllarında meydana gelen kırılmaları (%1 anlamlılık düzeyinde) kabul etmektedir. Yine Tablo 6 daki sonuçlara göre; LNGNE değişkeni de (%5 anlamlılık düzeyinde) 1998, 2002 ve 2003 yıllarında meydana gelen kırılmalarda durağandır. Bu durumda Zivot-Andrews birim kök testi sonuçları %5 anlamlılık düzeyine göre değerlendirilirse sadece LNLD değişkeninin Model II ye göre (trend içeren model) durağan olmadığı sonucuna ulaşılır. Diğer değişkenlerin tamamı her üç model için de I(0) da durağandır. Tablo 7: Farklı Birim Kök Sonuçlarının Karşılaştırılması ADF PP Zivot Andrews Model I Model II Model III LNLD I(1) I(1) I(0) I(1) I(0) LNGNE I(0); I(1) I(0) ;I(1) I(0) I(0) I(0) GDP I(0) I(0) I(0) I(0) I(0) LNFDI I(1) I(1) I(0) I(0) I(0) Yapılan birim kök testlerinin sonuçları toplu olarak Tablo 7 de yer almaktadır. Buradaki üç farklı teste göre değişkenlerin bütünleşme dereceleri aynı değildir. Dolayısıyla I(0) ve I(1) gibi farklı bütünleşme dereceleri içeren değişkenlere klasik eşbütünleşme yaklaşımları (Engle ve Granger (1987); Johansen (1988)) uygulanamaz. Uygulanması durumunda ortaya çıkacak zaaf ve aksaklıklar hâlihazırda ortaya konulmuştur (Şimşek ve Kadılar, 2006:101). Bu sorunun üstesinden gelmek için Pesaran vd. (2001) tarafından geliştirilen ARDL (Auto Regressive Distributive Lags)-sınır testi yaklaşımı uygulanmalıdır. ARDL yaklaşımının teorik içeriği ve ampirik sonuçlarına aşağıdaki bölümde yer verilmiştir. 396 Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık 2011

17 4.3. ARDL (Eşbütünleşme) ve Hata Düzeltme Modelleri Pesaran ve Shin (1995) ve Pesaran vd. (2001) tarafından geliştirilen ARDL eşbütünleşme yaklaşımı, bütünleşme dereceleri farklı olan verilere uygulanır. ARDL diğer eşbütünleşme testlerine göre bazı üstünlükleri nedeniyle uygulanmalıdır (Güney, 2008:58-61). ARDL yaklaşımı üç aşamada uygulanır: Birinci aşama, H 0 : Eşbütünleşme yoktur, hipotezine karşın sınır testi yapılmasına dayanır. Uygulanan sınır testi ile elde edilen F değeri, üst-limit (sınır) değerinden daha büyükse değişkenlerin bütünleşme derecelerinin I(0) ya da I(1) olduğuna bakılmaksızın değişkenlerin eşbütünleşik olduğu sonucuna varılmaktadır. Aşağıda yer alan Eşitlik 5 de sınır testi için kullanılacak ARDL modeline yer verilmiştir: İkinci aşama, ARDL kullanılarak uzun dönem ilişkisi hesaplanır. Bağımlı değişken (LNLD) için ARDL(p,q 1,q 2,q 3 ) şeklinde uzun dönem denklemi tahmin edilir. Gecikme uzunluğu belirlenmesinde ise farklı yaklaşımlar vardır. Bu konudaki geleneksel yaklaşım Akaike Bilgi Kriteri (Akaike Information Criterion-AIC) ve Schwarz Bayezyen Kriter lerinden ( Schwarz Bayesian Criterion -SBC) hangisi daha düşük gecikme uzunluğu verirse onu tercih etmektir. Her iki kriter de aynı gecikme uzunluğunu verirse bu sefer de katsayı standart hataları daha düşük olan kullanılmalıdır (Pahlavani, 2005). Pesaran ve Shin (1998) e göre ise SBC seçim kriteri olarak tercih edilmelidir. Çünkü AIC den daha uygun bir model seçim kriteridir ve daha iyi performans gösterir. Buna göre tahmin edilecek olan uzun dönem ilişki denklemi aşağıdaki Eşitlik 6 daki gibidir: (5) (6) ARDL testinin üçüncü aşaması ise HDM yaklaşımıdır (Narayan ve Narayan, 2004). HDM ile kısa dönem meydana gelen sapmalardan sonra tekrar dengeye gelinip gelinmediği, dengeye geliniyorsa da ne kadarının telafi edildiği belirlenmektedir. HDM ye ilişkin eşitlik aşağıda yer almaktadır: 4.4. Ampirik Bulgular İncelenen veri seti yıllık olduğu için maksimum gecikme uzunluğu iki olarak alınmıştır. Eşitlik 5 e göre yapılan sınır testi sonuçlarına göre modelin F-istatistiği değeri %5 anlamlılık düzeyinde 4,4521 olarak bulunmuştur ve bu değer, Pesaran vd. (2001:300) deki kritik değerlerle (2,79 ve 3,67) karşılaştırıldığında üst kritik değerin üzerindedir. Sıfır hipotezi reddedilmektedir; diğer bir deyişle seriler arasında eşbütünleşme ilişkisi vardır. Bu sonuca göre uzun dönemde FDI, GNE ve GDP (7) Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık

18 Doğrudan Yabancı Yatırımlar-İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği değişkenleri LD bağımlı değişkenini açıklayıcı değişken olarak kullanılabileceklerdir. Dolayısıyla değişkenler arasında mevcut olan eşbütünleşme ilişkisi nedeniyle uzun ve kısa dönem ilişkileri belirlemek amacıyla ARDL modelleri kurulabilecektir. Uzun dönemli ARDL modelinin katsayı tahmin sonuçları aşağıda yer alan Tablo 8 de verilmiştir. Gecikme uzunluklarının belirlenmesinde ise AIC ve SBC bilgi kriterlerinden yararlanılmıştır. Ancak çalışmada hem AIC hem de SBC aynı gecikme uzunluğunu (2,0,0,0) ve aynı standart hataları işaret ettiği için değişkenler için en uygun ARDL modelinin ARDL (2,0,0,0) olduğu sonucuna varılmıştır. Tablo 8: ARDL (2,0,0,0) Modelinin Uzun Dönem Katsayılarının Tahminleri Bağımlı Değişken: Değişken Katsayı Std. Hata t-değeri p-değeri LNFDI -0,082 0,117-0,702 0,488 LNGNE 9,322 16,41 0,567 0,474 GDP -0,01 0,516-0,385 0,702 C -44,480 76,834-0,578 0,567 Not: *, ** ve *** işaretleri sırasıyla %10, %5 ve %1 anlamlılık düzeylerini ifade etmektedir. Model Akaike Bilgi Kriteri (AIC) ve Schwarz Bayesyen Kriteri (SBC) ile tahmin edilmiştir. Yukarıdaki Tabloda (Tablo 8) yer alan katsayı tahminlerine göre, istihdamı etkilediği düşünülen değişkenlerin dördünün de işgücü talebi üzerinde uzun dönem ilişkisi tespit edilememiştir. Eğer, etkinin istatistiki etkisi (olasılık değeri) dikkate alınmazsa DYY ile istihdam arasında negatif bir ilişkinin varlığından bahsedilebilir. Esasen, her iki etki de (anlamsız ya da negatif etki) daha önce yer verilen bu konudaki ampirik çalışmalarla uyumlu bir sonuç vermiştir (Karagöz, 2007; Aktar ve Öztürk, 2009; Hisarcıklılar vd. 2009; Vergil ve Ayaş, 2009). Bu kapsamda Tablo 8 deki sonuçlara bakarak Türkiye ye gelen DYY nin istihdam üzerinde kayda değer bir etki yapmadığı görülmektedir. Bu durumun temel nedeni gelen DYY lerin önemli bir bölümünün hizmet alt sektörüne yönelmesidir (Şekil 1). Tablo 9: ARDL (2,0,0,0) Modelinin Hata Düzeltme Modeli Katsayı Tahminleri Değişken Katsayı Std. Hata t-değeri p-değeri LNFDI1-0,332 0,182-1,8282 0,077* LNFDI -0,002 0,005-0,404 0,688 LNGNE 0,268 0,207 1,293 0,205 GDP 0,000 0,001-0,497 0,622 C -1,282 0,964 1,329 0,193 ecm(-1) -0,028 0,047-0,602 0,551 Kısa dönem ilişkilerine ilişkin değişken tahmini ARDL yaklaşımına dayalı HDM ile tahmin edilmiştir. Tahmin sonuçları Tablo 9 da yer almaktadır. HDM nin kararlı olabilmesi için hata düzeltme katsayısının (ecm(-1)) negatif işaretli olması gerekmektedir. Tablo 9 dan da görüldüğü gibi tahmin sonucuna göre negatif işaretlidir (-0,028), ancak istatistiksel olarak anlamlı değildir. Ancak istatistiksel 398 Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık 2011

19 olarak anlamlı olsa dahi istihdamdaki kısa dönemdeki dengesizliğin uzun dönemde giderilmesi de güç gözükmektedir (Tablo 9 daki katsayıya göre her yıl %0,028 oranında düzeltme beklenilir). Sonuç Artan nüfusu ile büyüyen yerel pazarı ve serbest piyasa ekonomisiyle gittikçe daha fazla bütünleşen yapısıyla Türkiye, önemli miktarda DYY çekme potansiyeline sahip bir ülkedir. Nitekim 2000 yılı sonrası Türkiye ye gelen DYY akımlarında bir önceki döneme göre ciddi oranda artışlar olmuştur ve artan büyüme rakamları da bu gelişmeye eşlik etmiştir. Ancak bu gelişmelere rağmen işsizlik rakamları da yüksek seyretmeye devam etmiştir. Türkiye ye gelen DYY ile işgücü talebi arasındaki ilişki bu bakımından üzerinde durulması gereken bir konudur, ancak yapılan çalışmalara bakıldığında DYY-istihdam ilişkisinin ihmal edilen bir çalışma alanı olduğu görülmektedir. Bu çalışmada sözü edilen eksikliği gidermek amacıyla Türkiye ye döneminde gelen, yıllık DYY ile istihdam (işgücü talebi) arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Öncelikle istihdamı etkilediği düşünülen DYY (FDI), GNE ve GDP değişkenlerinin birim kök sınamalarına yer verilmiştir. Yapılan ADF, PP ve Zivot- Andrews birim kök testleri ile veriler arasında farklı eşbütünleşme dereceleri bulunmuştur. Farklı bütünleşme içeren dizilere geleneksel eşbütünleşme testlerinin (Engle ve Granger (1987); Johansen (1988)) uygulanması doğru sonuçlar vermediğinden daha tutarlı ve iyi sonuç verdiğine inanılan ARDL-sınır testi yaklaşımına göre analiz yapılmıştır. Yapılan ARDL-sınır testi ile açıklayıcı değişkenler (DYY, GNE ve GDP) ile bağımlı değişken (LD) arasında eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. ARDL yaklaşımı çerçevesinde verilerin uzun dönemli ilişkilerini test etmek bakımından uzun dönem katsayı tahminlerine başvurulmuştur. Yapılan analizde AIC ve SBC ye göre en uygun model spesifikasyonunun ARDL (2,0,0,0) olduğu belirlenmiştir. ARDL (2,0,0,0) modelinden elde edilen uzun dönem katsayı tahminlerine göre ise istihdam düzeyi ile DYY, GNE ve GDP arasında anlamlı bir ilişki kurulamamıştır. Bu sonuçlara göre söz konusu dönemde Türkiye ye gelen DYY lerin istihdam üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görünmemektedir. Daha önce de belirtildiği gibi Türkiye üzerine yapılan ampirik çalışmalar gelen DYY akımlarının önemli ölçüde istihdam yaratıcı etkisi olmadığını ortaya koymuştur ve de Türkiye ye gelen DYY ler genellikle istihdam yaratma kapasitesi sınırlı olan hizmet alt sektörlerine (finans, haberleşme-ulaştırma) gelmektedir. Çalışmada bulunan sonuçlar, benzer şekilde DYY lerin istihdam yaratıcı etkileri olmadığını ortaya koymuştur. Bu kapsamda sonuçlar iki farklı noktaya işaret etmektedir. Birincisi, Türkiye nin DYY çekme potansiyelinin imalat, turizm veya madencilik gibi farklı alanlara kaydırılması daha uygun bir seçenek olarak belirmektedir. İkinci olarak ise DYY lerden istihdam yerine teknoloji transferi, ihracat ve fiyatlar gibi alanlarda yararlanılması ön plana çıkarılması alternatif bir politika aracı olarak gündeme gelebilir. Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık

20 Doğrudan Yabancı Yatırımlar-İstihdam İlişkisi: Türkiye Örneği Kaynakça Aktar, I. ve Öztürk, L. (2009), Can Unemployment be Cured by Economic Growth and Foreign Direct Investment in Turkey?, International Research Journal of Finance and Economics, 27, Alpar, C. (1980), Çok Uluslu Şirketler ve Ekonomik Kalkınma, Ankara: Turhan Kitabevi. Amirahmadi, H. ve Wu, W. (1994), Foreign Direct Invesment in Developing Countries, The Journal of Developing Areas, 28, Arıman, A. (2002), Türkiye ye Daha Fazla Yabancı Çekebilmek İçin İzlenmesi Gerekli Politikalar, A. Tarhan (der.), Ekonomik İstikrar, Büyüme ve Yabancı Sermaye içinde, Ankara: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Yayını. Asiedu, E. (2004), The Determinants of Employment of Affiliates of US Multinational Enterprises in Africa, Development Policy Review, 22(4): Avcıoğlu, D. (1969), Türkiye nin Düzeni (Dün-Bugün-Yarın), Ankara: Bilgi Yayınevi. Baldwin, R. E. (1995), The Effect of Trade And Foreign Direct Investment On Employment and Relative Wages, NBER Discussion Paper, 5037, National Bureau of Economic Research, Cambridge, Mass. Barry, F. ve Bradley, J. (1997), FDI and Trade: Irish Host-Country Experience, The Economic Journal, 107(445), Behrman, J. N. (1972), The Role of International Companies in Latin America: Autos and Petrochemicals, Lexington Books, Lexington MA. Brady, D ve Wallace, M. (2000), Spatialization, Foreign Direct Investment and Labor Outcomes in the American States, , Social Forces, The University of North Carolina Press, 79(1), Brainard, S.L. ve. Riker, D.A. (1997), Are U.S. Multinationals Exporting U.S. Jobs?, NBER Discussion Paper, 5958, National Bureau of Economic Research, Cambridge, Mass. Boratav, K. (2002), Türkiye İktisat Tarihi ( ), Ankara: İmge Kitabevi. Chang, S.C. (2007), The Interactions Among Foreign Direct Investment, Economic Growth, Degree of Openness and Unemployment in Taiwan, Applied Economics, 39(13), Davidson, C., Matusz, S.J. ve Kreinin, E.M. (1985), Analysis of Performance Standards for Direct Foreign Investments, The Canadian Journal of Economics, 18(4), Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), (2001) Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları, Ankara: ÖİK Raporu. De Loecker, J. ve Konings, J. (2003), Creative Destruction and Productivity Growth in an Emerging Economy: Evidence from Slovenian Manufacturing, LICOS Discussion Papers, 138/2003, Belgium. Dos Santos, T. (1970), The Structure of Dependence, The American Economic Review, 60(2), Driffield N. ve Taylor, K. (2000), FDI and the Labour Market: A Review of the Evidence and Policy Implications, Oxford Review of Economic Policy, 16(3), Dumludağ, D. (2003), Türkiye de Yabancı Sermaye Yatırımlarının Tarihsel Gelişimi, Toplum ve Bilim Dergisi, Bahar, 96, Maliye Dergisi Sayı 161 Temmuz -Aralık 2011

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ (Taslak Rapor Özeti) Faruk Aydın Hülya Saygılı Mesut Saygılı Gökhan Yılmaz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Uluslararası sermaye hareketleri temel olarak kalkınma amaçlı, hibe ve kredi şeklindeki resmi sermaye hareketleri ile özel sermaye hareketlerinden

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI İLE İSTİHDAM ARASINDAKİ İLİŞKİ: 1989-2011 DÖNEMİ İÇİN TÜRKİYE ÖRNEĞİ

DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI İLE İSTİHDAM ARASINDAKİ İLİŞKİ: 1989-2011 DÖNEMİ İÇİN TÜRKİYE ÖRNEĞİ DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI İLE İSTİHDAM ARASINDAKİ İLİŞKİ: 1989-2011 DÖNEMİ İÇİN TÜRKİYE ÖRNEĞİ Gülbahar Üçler Ahi Evran Üniversitesi, İİBF, İktisat Bölümü Yrd. Doç. Dr. gulbahar_boyaci@hotmail.com

Detaylı

HAM PETROL FİYATLARININ BİST 100 VE BİST ULAŞTIRMA ENDEKSLERİ İLE İLİŞKİSİ

HAM PETROL FİYATLARININ BİST 100 VE BİST ULAŞTIRMA ENDEKSLERİ İLE İLİŞKİSİ Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi Nisan 2016, Sayı:12 HAM PETROL FİYATLARININ BİST 100 VE BİST ULAŞTIRMA ENDEKSLERİ İLE İLİŞKİSİ Selçuk KENDİRLİ 1 Muhammet ÇANKAYA 2 Özet:

Detaylı

KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR

KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR KÜRESEL TİCARETTE TÜRKİYE NİN YENİDEN KONUMLANDIRILMASI-DIŞ TİCARETTE YENİ ROTALAR T.C. Ekonomi Bakanlığının gerçekleştirdiği Küresel Ticarette Türkiye nin Yeniden Konumlandırılması-Dış Ticarette Yeni

Detaylı

ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU

ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU Ağustos 2010 TÜRKİYE YE ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ 2010 YILI İLK YARISINDA 3,2 MİLYAR DOLAR OLDU 2010 yılının ilk yarısında, Türkiye ye

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU Berlin Ekonomi Müşavirliği Temmuz 2011 1 İÇİNDEKİLER Yönetici Özeti...3 1. Almanya dan Türkiye ye Doğrudan Yatırım Hareketleri...4 2. Türkiye den

Detaylı

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Yrd. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMĠR Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi 1. GĠRĠġ Avrupa Birliği (AB)

Detaylı

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Cahit YILMAZ Kültür Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İstanbul c.yilmaz@iku.edu.tr Key words:kredi,büyüme. Özet Banka kredileri ile ekonomik büyüme arasında

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 24 Eylül 2008 İstanbul 1 DÜNYA YATIRIM RAPORU Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD ın uluslararası yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

Kurumsal Şeffaflık, Firma Değeri Ve Firma Performansları İlişkisi Bist İncelemesi

Kurumsal Şeffaflık, Firma Değeri Ve Firma Performansları İlişkisi Bist İncelemesi T.C İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı Finans Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Özeti Kurumsal Şeffaflık, Firma Değeri Ve Firma Performansları İlişkisi Bist İncelemesi Prof.

Detaylı

Orta, Doğu ve Güneydoğu Avrupa: Küresel Likidite Dalgası Çekilirken Toparlanmayı Korumak

Orta, Doğu ve Güneydoğu Avrupa: Küresel Likidite Dalgası Çekilirken Toparlanmayı Korumak Orta, Doğu ve Güneydoğu Avrupa: Küresel Likidite Dalgası Çekilirken Toparlanmayı Korumak Yazan By Reza Moghadam, Aasim M. Husain ve Anna Ilyina 29 Nisan 214 Avro bölgesindeki toparlanmanın akabinde Orta,

Detaylı

A İKTİSAT KPSS-AB-PS / 2008 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden

A İKTİSAT KPSS-AB-PS / 2008 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden 1. Her arz kendi talebini yaratır. şeklindeki Say Yasasını aşağıdaki iktisatçılardan hangisi kabul etmiştir? A İKTİSAT 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 ULUSLARARASI YATIRIMCILAR DERNEĞİ 16.10.200.2006 İSTANBUL DÜNYADA DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR (milyar $) 1600 1400 1396 1200 1092 1000 800 693 826 716 710 916 600 400 331

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ Bugünki dersin içeriği: 1. MALİYE POLİTİKASI VE DIŞLAMA ETKİSİ... 1 2. UYUMLU MALİYE VE

Detaylı

TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. EKONOMİK VE SOSYAL ARAŞTIRMALAR MÜDÜRLÜĞÜ Ağustos 2008 ANKARA TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜ ÜZERİNE

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $)

Tablo 1. Seçilen Ülkeler için Yıllar İtibariyle Hizmetler Sektörü İthalat ve İhracatı (cari fiyatlarla Toplam Hizmetler, cari döviz kuru milyon $) 4.2. HİZMETLER 1. Hizmetler sektörünün ekonomideki ağırlığı bir refah kriteri olarak değerlendirilmektedir (1). (2) tarafından bildirildiği üzere, sanayileşmeyle birlikte, ulaştırma hizmetleri ve belirli

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara

AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER (Kasım 2011) Ankara İÇİNDEKİLER NÜFUS VE İŞGÜCÜ PİYASASI TASARRUFLAR 1. Nüfus 28. Gayri Safi Ulusal Tasarruflar 2. İstihdam 29. Gayri

Detaylı

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler Prof. Dr. Serdar TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Temmuz 2014 1 Milyar $ I. Cam Sektörü Hakkında 80 yıllık bir geçmişe sahip olan Türk Cam Sanayii, bugün camın ana gruplarını oluşturan düzcam (işlenmiş camlar dahil),

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

TÜRKİYE DE ENERJİ TÜKETİMİ, EKONOMİK BÜYÜME VE CARİ AÇIK İLİŞKİSİ

TÜRKİYE DE ENERJİ TÜKETİMİ, EKONOMİK BÜYÜME VE CARİ AÇIK İLİŞKİSİ TÜRKİYE DE ENERJİ TÜKETİMİ, EKONOMİK BÜYÜME VE CARİ AÇIK İLİŞKİSİ Rüstem YANAR Yrd.Doç.Dr., Gaziantep Üniv. İİBF, İktisat Bölümü E-posta: yanar@gantep.edu.tr Güldem KERİMOĞLU Gaziantep Üniv. SBE E-posta:

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz.

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz. 1. Emeğin marjinal ürününün formulü nedir? 2. İşçi fazlasının formulü nedir? 3. İşveren fazlasının formulü nedir? 4. İş fazlasının formulü nedir? 5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil

Detaylı

SORU SETİ 2 TOPLAM HARCAMALAR VE DENGE ÇIKTI

SORU SETİ 2 TOPLAM HARCAMALAR VE DENGE ÇIKTI SORU SETİ 2 TOPLAM HARCAMALAR VE DENGE ÇIKTI Problem 1 (KMS-2001) Bir ekonomiyle ilgili olarak aşağıdaki bilgiler verilmiştir: Y net milli geliri, Ca tüketimi, In net yatırımı, Xn net ihracatı, G hükümet

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

2001 ve 2008 Yılında Oluşan Krizlerin Faktör Analizi ile Açıklanması

2001 ve 2008 Yılında Oluşan Krizlerin Faktör Analizi ile Açıklanması 2001 ve 2008 Yılında Oluşan Krizlerin Faktör Analizi ile Açıklanması Mahmut YARDIMCIOĞLU Özet Genel anlamda krizler ekonominin olağan bir parçası haline gelmiştir. Sıklıkla görülen bu krizlerin istatistiksel

Detaylı

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır Türkiye, AKP iktidarı zamanında ekonomik büyüme ve istikrar elde etmiştir. Bu başarı, geçmiş hükümetler ve diğer büyüyen ekonomiler ile karşılaştırıldığında pek de etkileyici değildir Temel Mesajlar 1.

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

HAFTALIK RAPOR 23 Şubat 2015

HAFTALIK RAPOR 23 Şubat 2015 23Q4 24Q2 24Q4 2Q2 2Q4 26Q2 26Q4 27Q2 27Q4 28Q2 28Q4 29Q2 29Q4 21Q2 21Q4 211Q2 211Q4 212Q2 212Q4 213Q2 213Q4 214Q2 214Q4 HAFTALIK RAPOR 23 Şubat 21 Makro ekonomik değişkenlerin takipteki alacaklar üzerindeki

Detaylı

Sayı: 2012-35 / 13 Aralık 2012 EKONOMİ NOTLARI. Akım Verilerle Tüketici Kredileri Defne Mutluer Kurul

Sayı: 2012-35 / 13 Aralık 2012 EKONOMİ NOTLARI. Akım Verilerle Tüketici Kredileri Defne Mutluer Kurul Sayı: 212-3 / 13 Aralık 212 EKONOMİ NOTLARI Akım Verilerle Tüketici Kredileri Defne Mutluer Kurul Özet: Akım kredi verileri, kredilerin dönemsel dinamiklerini daha net ortaya koyabilmektedir. Bu doğrultuda,

Detaylı

Finansal Hesaplar İstatistik Genel Müdürlüğü

Finansal Hesaplar İstatistik Genel Müdürlüğü Finansal Hesaplar İstatistik Genel Müdürlüğü Parasal ve Finansal Veriler Müdürlüğü İçindekiler I-Giriş... 2 II- Mali Kuruluşlar... 3 III. Genel Yönetim... 6 1 I-Giriş Son yıllarda uluslararası kuruluşlar

Detaylı

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS MALİYE ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1. Yıl - GÜZ DÖNEMİ Doktora Uzmanlık Alanı MLY898 3 3 + 0 6 Bilimsel araştırmarda ve yayınlama süreçlerinde etik ilkeler. Tez yazım kuralları,

Detaylı

Türkiye nin Fasıllara Göre İthalat Talep Fonksiyonunun Ekonometrik Tahmini

Türkiye nin Fasıllara Göre İthalat Talep Fonksiyonunun Ekonometrik Tahmini Çukurova Üniversitesi İİBF Dergisi Cilt:16.Sayı:2.Aralık 2012 ss.95-110 Türkiye nin Fasıllara Göre İthalat Talep Fonksiyonunun Ekonometrik Tahmini Econometric Estimation of Sectoral Import Demand Function

Detaylı

Prof.Dr. Ayten Ayşen Kaya

Prof.Dr. Ayten Ayşen Kaya Dersin Adı DERS ÖĞRETİM PLANI Dersin Kodu ECO 516 Dersin Türü (Zorunlu, Seçmeli) Dersin Seviyesi (Ön Lisans, Lisans, Yüksek Lisans, Doktora) Dersin AKTS Kredisi 5 Haftalık Ders Saati 3 Haftalık Uygulama

Detaylı

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU Güldem Berkman YASED Fikri Ve Sınai Mülkiyet Hakları Çalışma Grubu Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi YATIRIMLARIN

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

TÜRKİYE DE SEÇİLMİŞ MAKROEKONOMİK DEĞİŞKENLERİN DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN YAPISAL VAR ANALİZİ: 1990-2009 DÖNEMİ

TÜRKİYE DE SEÇİLMİŞ MAKROEKONOMİK DEĞİŞKENLERİN DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN YAPISAL VAR ANALİZİ: 1990-2009 DÖNEMİ TÜRKİYE DE SEÇİLMİŞ MAKROEKONOMİK DEĞİŞKENLERİN DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN YAPISAL VAR ANALİZİ: 1990-2009 DÖNEMİ Fatma TURAN KOYUNCU Anadolu Üniversitesi Yunusemre Kampüsü,

Detaylı

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası

AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası AB Bütçesi ve Ortak Tarım Politikası OTP harcamalarının AB bütçesinin önemli bölümünü kapsaması, bu politikayı bütçe tartışmalarının da odak noktası yaparken, 2014-2020 Mali Çerçeve içinde tarım, kırsal

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

DERS BİLGİLERİ ULUSLARARASI İKTİSAT TPB 215 3 2+ 0 2 4

DERS BİLGİLERİ ULUSLARARASI İKTİSAT TPB 215 3 2+ 0 2 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI İKTİSAT TPB 215 3 2+ 0 2 4 Dersin Dili Türkçe Dersin Seviyesi Önlisans Dersin Türü Zorunlu Dersin Koordinatörü Öğretim Görevlisi Serkan

Detaylı

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI KKTC DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI 25.0 150 22.5 135 20.0 120 17.5 105 15.0 90 12.5 75 10.0 60 7.5 45 5.0 30 2.5 15 0.0 0 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7

Detaylı

11.10.2015. Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher Ohlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri. Heckscher Ohlin Modelinden Çıkartılan Teoremler

11.10.2015. Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher Ohlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri. Heckscher Ohlin Modelinden Çıkartılan Teoremler Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher hlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri Karşılaştırmalı üstünlükler teorisi uluslararası emek verimliliğindeki farklılıkların nedeni üzerinde durmamaktadır. Bu açığı

Detaylı

TÜRKİYE DE AR GE YATIRIMLARI VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİNİN VAR MODELİ İLE ANALİZİ

TÜRKİYE DE AR GE YATIRIMLARI VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİNİN VAR MODELİ İLE ANALİZİ Journal of Yasar University 2010 20(5) 3320 3330 TÜRKİYE DE AR GE YATIRIMLARI VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİNİN VAR MODELİ İLE ANALİZİ RESEARCH AND DEVELOPMENT INVESTMENTS IN TURKEY AND THE RELATIONSHIP

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1. BÖLÜM 2 Frekans Dağılımları 37

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1. BÖLÜM 2 Frekans Dağılımları 37 İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1 İstatistik 1 Yığın ve Örnek; Tümevarımcı ve Betimleyici İstatistik 1 Değişkenler: Kesikli ve Sürekli 1 Verilerin Yuvarlanması Bilimsel Gösterim Anlamlı Rakamlar

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

DÜNYA ÜRETİM RAPORU, 2014 YILI 1. ÇEYREK

DÜNYA ÜRETİM RAPORU, 2014 YILI 1. ÇEYREK 11/7/2014 DÜNYA ÜRETİM RAPORU, 2014 YILI 1. ÇEYREK (Çeviren:Şeyda YILDIZ, Aybüke Tuğçe KARABÖRK) MAKİNE ŞUBESİ Kaynak: Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) www.unido.org DÜNYA ÜRETİMİ 2014

Detaylı

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir BÖLÜM 5 Açık Ekonomi Açık Ekonomi Önceki bölümlerde kapalı ekonomi varsayımı yaptık Bu varsayımı terk ediyoruz çünkü ekonomilerin çoğu dışa açıktır. Kapalı ve açık ekonomiler arasındaki fark açık ekonomide

Detaylı

Geleceği Şimdiden Tüketmek Hazırlayan: Prof. Dr. Veysel ULUSOY Yard. Doç. Dr. Çiğdem Özarı

Geleceği Şimdiden Tüketmek Hazırlayan: Prof. Dr. Veysel ULUSOY Yard. Doç. Dr. Çiğdem Özarı CARİ AÇIK Geleceği Şimdiden Tüketmek Hazırlayan: Prof. Dr. Veysel ULUSOY Yard. Doç. Dr. Çiğdem Özarı II Yay n No : 2964 İşletme-Ekonomi Dizisi : 608 1. Baskı - Ekim 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-988

Detaylı

Türkiye de Tasarruf Açığını Etkileyen Faktörler. Ümit Özlale 20.12.2012 Türkiye Bankalar Birliği, İstanbul

Türkiye de Tasarruf Açığını Etkileyen Faktörler. Ümit Özlale 20.12.2012 Türkiye Bankalar Birliği, İstanbul Türkiye de Tasarruf Açığını Etkileyen Faktörler Ümit Özlale 20.12.2012 Türkiye Bankalar Birliği, İstanbul Sunum Planı Tasarruf (cari işlemler) açığının seyri Özel kesim tasarruf oranları Hanehalkı bütçe

Detaylı

1990 SONRASI DÖNEMDE TÜRKİYE DE DIŞ BORÇ STOKU ÜZERİNDE ETKİLİ OLAN EKONOMİK FAKTÖRLERİN ANALİZİ

1990 SONRASI DÖNEMDE TÜRKİYE DE DIŞ BORÇ STOKU ÜZERİNDE ETKİLİ OLAN EKONOMİK FAKTÖRLERİN ANALİZİ 1990 SONRASI DÖNEMDE TÜRKİYE DE DIŞ BORÇ STOKU ÜZERİNDE ETKİLİ OLAN EKONOMİK FAKTÖRLERİN ANALİZİ Fatma TURAN KOYUNCU Anadolu Üniversitesi İİBF Yunusemre Kampusu, Eskişehir E-posta: faturan@anadolu.edu.tr

Detaylı

Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi

Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi Büyükdere Cad. No. 106 34394 Esentepe - İstanbul AçıkDeniz Telefon Bankacılığı: 444 0 800 www.denizbank.com Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi 2013 Mali Verileri DenizBank bir Sberbank

Detaylı

www.kuzka.gov.tr 1.1. Mali Yapı ve Finans 1.1.1. Banka Şube Sayısı TR82 Bölgesi Kastamonu Çankırı Sinop

www.kuzka.gov.tr 1.1. Mali Yapı ve Finans 1.1.1. Banka Şube Sayısı TR82 Bölgesi Kastamonu Çankırı Sinop 1.1. Mali Yapı ve Finans Ekonomik olarak tanımlanmış sınırlarda sermayenin yaygınlığı ve verimliliği genellikle mali ve finansal göstergelerle ölçülür. Bölgedeki bankaların durumu şube sayılarıyla, sermayenin

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

DÖVİZ KURU, SERMAYE MALLARI, ARA MALI VE TÜKETİM MALI İTHALATI ARASINDAKİ UZUN DÖNEMLİ NEDENSELLİK ANALİZİ: 2000-2013 DÖNEMİ

DÖVİZ KURU, SERMAYE MALLARI, ARA MALI VE TÜKETİM MALI İTHALATI ARASINDAKİ UZUN DÖNEMLİ NEDENSELLİK ANALİZİ: 2000-2013 DÖNEMİ İktisat Politikası Araştırmaları Dergisi Journal of Economic Policy Researches Cilt/Volume:2, Sayı/Issue:1, Yıl/Year: 2015, 32-38 DÖVİZ KURU, SERMAYE MALLARI, ARA MALI VE TÜKETİM MALI İTHALATI ARASINDAKİ

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- ŞUBAT 2016 (SAYI: 84) GENEL DEĞERLENDİRME 24.02.2016 Ekonomide Güven Azaldı, Riskler Arttı. Sanayinin Maliyetlerini Artıracak Uygulamalardan Kaçınılmalı Dünya ekonomisi 2015

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

1. Toplam Harcama ve Denge Çıktı

1. Toplam Harcama ve Denge Çıktı DERS NOTU 03 TOPLAM HARCAMALAR VE DENGE ÇIKTI - I Bugünki dersin içeriği: 1. TOPLAM HARCAMA VE DENGE ÇIKTI... 1 HANEHALKI TÜKETİM VE TASARRUFU... 2 PLANLANAN YATIRIM (I)... 6 2. DENGE TOPLAM ÇIKTI (GELİR)...

Detaylı

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME VE MİLLİ GELİR Kişi Başına GSYH, cari fiyatlarla 2010 yılında

Detaylı

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 23.Uluslararası Finans. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 23.Uluslararası Finans Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 2 23.Uluslararası Finans 23.1.Dış Ödemeler

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü

Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü www.sde.org.tr ANALİZ 2014/2 2013 YILI ALTIN ANALİZİ Dr. M. Levent YILMAZ Ekonomistlerin çoğu zaman yanıldığı ve nedenini tahmin etmekte zorlandığı bir

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Ortak Doktora Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Ortak Doktora Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Ortak Doktora Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD

Detaylı

KONUT ELEKTRiK TALEP DENKLEMiNiN TAHMiNi: Türkiye Örneği, 1950-1991 (*)

KONUT ELEKTRiK TALEP DENKLEMiNiN TAHMiNi: Türkiye Örneği, 1950-1991 (*) EKONOMİK YAKLAŞlM 71 KONUT ELEKTRiK TALEP DENKLEMiNiN TAHMiNi: Türkiye Örneği, 1950-1991 (*) Rahmi YAMAK* * Bayram GÜNGÖR * * * GiRiŞ Bir çok ülkede olduğu gibi, Türkiye'de de konut elektrik tüketiminin

Detaylı

KONUT SEKTÖRÜNÜN ELEKTRİK TALEBİ: TÜRKİYE İÇİN TALEP TAHMİNİ VE ÖNGÖRÜ. Prof. Dr. Muammer YAYLALI. Yrd. Doç. Dr. Fuat LEBE

KONUT SEKTÖRÜNÜN ELEKTRİK TALEBİ: TÜRKİYE İÇİN TALEP TAHMİNİ VE ÖNGÖRÜ. Prof. Dr. Muammer YAYLALI. Yrd. Doç. Dr. Fuat LEBE 119 KONUT SEKTÖRÜNÜN ELEKTRİK TALEBİ: TÜRKİYE İÇİN TALEP TAHMİNİ VE ÖNGÖRÜ Prof. Dr. Muammer YAYLALI Erzurum Teknik Üniversitesi, muammer.yaylali@erzurum.edu.tr Yrd. Doç. Dr. Fuat LEBE Adıyaman Üniversitesi,

Detaylı

Madenlerde Yaşanan İş Kazaları ve Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme Selin Arslanhan Araştırmacı

Madenlerde Yaşanan İş Kazaları ve Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme Selin Arslanhan Araştırmacı Madenlerde Yaşanan İş Kazaları ve Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme Selin Arslanhan Araştırmacı Hüseyin Ekrem Cünedioğlu Araştırmacı TEPAV Değerlendirme Notu Temmuz 2010 Özet Türkiye maden sektörünün

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 Sayı: 2015-34 BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Nisan 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 1,19 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1 EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER 1 3 M A R T 2 0 1 4, P E R Ş E M B E Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1948 DEKİ EKONOMİK DURUM 2 TABLO I Ülke ABD Doları Danimarka 689 Fransa 482 İtalya

Detaylı

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I KÜRESEL KRİZ SONRASI TÜRKİYE EKONOMİSİNDE İKTİSAT POLİTİKALARI Prof. Dr. Adem ahin TOBB-ETÜ Öğretim Üyesi 14 Mayıs 2010, İSTANBUL KRİZLER 2008 2001 İç Kaynaklı Finansal Derinliği Olan Olumlu Makro Ekonomik

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Erdem Başçı Başkan 6 Ocak 212 Bursa Sunum Planı I. Küresel Gelişmeler II. Para Politikası III. Türkiye Ekonomisinde Son Gelişmeler 2 Sunum Planı I. Küresel

Detaylı

GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME

GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME İZSİAD/ GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME Ender YORGANCILAR EBSO Yönetim Kurulu Başkanı TOBB Yönetim Kurulu Üyesi İMALAT SANAYİSİ ÜRETİMİ EN BÜYÜK İLK 15 ÜLKE Türkiye nin %9,2 gibi çok yüksek bir oranda büyüdüğü

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Amerikan Merkez Bankası FED, tahvil alım programını 10 milyar

Detaylı

Türkiye de Sigara Fiyatları ve Tüketim İlişkisi

Türkiye de Sigara Fiyatları ve Tüketim İlişkisi Türkiye de Sigara Fiyatları ve Tüketim İlişkisi Zeynep Önder Giriş Türkiye dünyadaki en büyük sigara tüketici ülkelerden biridir. A.B.D. Tarım Bakanlığı verilerine göre, 199-1999 yılları arasında dünyadaki

Detaylı