Gallus Spp. De Saldırganlık Davranışı (Sayı Dizisi II) Kanatlılarda Beslenmenin Bağırsak Sağlığı Üzerine Etkisi (Yazı Dizisi-1)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Gallus Spp. De Saldırganlık Davranışı (Sayı Dizisi II) Kanatlılarda Beslenmenin Bağırsak Sağlığı Üzerine Etkisi (Yazı Dizisi-1)"

Transkript

1 Gallus Spp. De Saldırganlık Davranışı (Sayı Dizisi II) Kanatlılarda Beslenmenin Bağırsak Sağlığı Üzerine Etkisi (Yazı Dizisi-1) Organik İz Mineraller ve Biyoyararlanımlarını Etkileyen Faktörler Mineral-Vitamin-Endokrin Etkileşimleri Salmonella 1

2

3 Başyazı Başyazı Prof. Dr. U. Tansel ŞİRELİ Yazı İşleri Sorumlusu Sevgili Meslektaşlarımız, Yeni bir sayıda sizlerle birlikte olmaktan inanın çok mutluyuz. Dergimiz her geçen gün sizlerin ilgi odağı olmaya devam etmekte ve sizlerden aldığımız bu heyecan da bizleri sizlere daha sorumlu ve daha geniş kitlelere ulaşma gücü katmaktadır. Öncelikle kanatlı sektörümüz için çok önemli bir adım olan Mayıs 2011 tarihlerinde yapılan I. Uluslar arası Beyaz Et Kongresi nin başarılı olması ve sektöre yeni kazanımlar sağlaması bizleri çok mutlu etmiştir. İnanıyorum ki birincisi bu sene kutlanan ve sektörün önemli bir kısmını kucaklayan ve sorunlarına değinen bu kongre gelecek için büyük umutlar getirmiş ve bu alanda nice yeni başarıların oluşmasına ışık tutmuştur. Buradan kongrede tüm emeği geçenleri gönülden kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum. VIV Tavukçuluk ve Teknolojileri Uluslararası İhtisas Fuarı 9-11 Haziran 2011 Tarihleri arasında İstanbul CNR düzenlenecektir. Derneğimizin standı her yıl olduğu gibi bu fuarda da yer alacaktır. Siz üyelerimiz ile Dernek yönetimini standımızda buluşturmaktan kıvanç duyacağız. ve hayvanların sağlık ve performans artışında kanatlı beslemesinin ve hayvan sağlığı açısından bağırsak sisteminin önemi güzel bir dille anlatılmış ve okuyuculara sunulmuştur. Bir diğer önemli makalede Dr. Emre BUĞDAYCI tarafından kaleme alınan mineraller maddelerin bioyararlılıklarının belirlenmesi ve öneminin ele alındığı bir eserdir. Genç meslektaşlarımızdan Damla Arslan Mineralvitamin-endokrin etkileşimleri adlı makalesi de yine beslenmenin önemli bir aşamasına açıklık getirecek önemli vurguları yapmaktadır. Umarım dergimizin bu sayısı da siz değerli okuyucularımız tarafından beğeniyle takip edilir. Siz değerli okuyucularımızın istekleri ve katılımları olduğu taktirde ileriki sayılarda sizlerin de sektörel ve bilimsel görüş, öneri ve yazıları ile yapacakları katkıları beklemekteyiz. Saygılarımla, Bu sayımızda sizlere yazı dizisi olarak yayınlamaya çalıştığımız Dr. Mehmet SOYLU nun kanatlılarda saldırganlık davranışları ile ilgili ilginç ve bir o kadar da bilgi kazanımlı bir yazısı bulunmaktadır. Bu yazı kanatlı davranışları hakkında sizleri bilgilendiren ve bu alanda çalışacak kişilere değerli kazanımlar sağlayacak bir yazıdır. Yine değerli dernek başkanımız Prof. Dr. Ahmet ER- GÜN ve Araş. Gör. Ali ÇALIK ın kanatlılarda beslenme ve bağırsak sağlığına etkileri konulu bir yazı dizisi başlamakta olup, bu makalede kanatlılardaki Gastrointestinal sistemdeki problemlerin, yetiştirilen hayvanların verim ve performanslarında düşmelere neden olduğu ve hatta mortalite oranlarının artması gibi etkilerinin yanında, en önemlisi halk sağlığı açısından gıda kaynaklı enfeksiyonların insidensinde artışa neden olduğu için, üzerinde önemle durulması gereken bir konuyu yazı dizisi olarak ele almışlar Yıl: 2011 Cilt: 9 Sayı: 2 MEKTUP ANKARA 1

4 Veteriner Tavukçuluk Derneği nin yayın organıdır. Yılda 4 kez 3 ayda bir yayımlanır. Veteriner Tavukçuluk Derneği Adına Sahibi Prof. Dr. Ahmet ERGÜN Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Prof. Dr. U. Tansel ŞİRELİ Yayın Kurulu Prof. Dr. Mehmet AKAN Doç. Dr. Erol ŞENGÖR Dr. Serdar ERTAŞ Uzman Vet. Hek. Mücteba BİNİCİ Vet. Hek. Ekrem T. YÜCESAN İdare Yazışma Adresi Arama Sokak No: 20/D Aydınlıkevler - ANKARA Tel: Faks: Banka Hesapları REKLAM GELİRLERİ Türkiye İş Bankası Dışkapı Şubesi IBAN No: TR ÜYE AİDATLARI Türkiye İş Bankası Dışkapı Şubesi IBAN No : TR Dergide yayımlanan yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir. Alıntı Yapılamaz. Grafik Tasarım ve Baskı Elma Teknik Basım Matbaacılık Ltd. Şti. Tel: Faks: Basım Tarihi: MEKTUP ANKARA Yıl: 2011 Cilt: 9 Sayı: 2

5 Gallus Spp. de Saldırganlık Davranışı (Sayı Dizisi II) GALLUS Spp. DE SALDIRGANLIK DAVRANIŞI (Sayı Dizisi II) Kaynak: Queiroz, S.A., Cromberg, V.U. (2006). Aggressive behaviour in the genus Gallus sp. Brazilian Journal of Poultry Science. 8(1): 1-14 Çeviren : Dr. Sadettin Mehmet SOYLU Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Fizyoloji Anabilim Dalı-SAMSUN E-posta: Tel: /3902 SALDIRGANLIĞIN ONTOGENEZİ VE HORMONAL ETKİ Sosyal hiyerarşilerin oluşumu ve lateralizasyon Evcil tavukta sosyal hiyerarşinin 5 veya 6 haftalık yaşta oluşmaya başladığı kabul edilmektedir (Guhl, 1958; McBride ve ark., 1969). Bununla birlikte, bu bakış açısı, sosyal hiyerarşinin tanınması agonistik etkileşimlere bakılarak yapılırsa doğrudur, çünkü çok genç civcivler çok az saldırganlık gösterirler veya hiç göstermezler. Rushen (1984) evcil bir soydan gelen erkeklerin yumurtadan çıktıktan sonra ikinci haftada saldırgan gagalama davranışı gösterdiklerini ve 8 ile 9 haftalık yaşlarda yetişkinlerinkine benzer bir davranış biçimine eriştiklerini bildirmiştir. Krujit (1964) Kırmızı Birman Orman Tavuğu nda (Gallus gallus spadiceus), ilk saldırgan gagalamanın 10. günde ve yavru kavgalarının 3 haftalık yaşta başladığını gözlemlemiştir. Eğer civcivlerde bir grubun üyeleri arasındaki hiyerarşik konum saldırgan gagalamanın ortaya çıkmasıyla ölçülürse, yumurtadan çıkışı takiben ilk bir hafta süresince sosyal hiyerarşiyi belirlemek mümkün olamaz. Bununla beraber konum, sınırlı kaynaklar için yapılan rekabet incelenerek belirlenebilir. Sınırlı bir besin kaynağı için yapılan iç rekabetin gözlemlenmesi sonucu, yaşamın ilk birinci haftasında dahi sosyal hiyerarşinin şekillendiği görülmüştür (Roger ve Astiningsih, 1991). Agonistik etkileşimlerle gelişen yetişkin tavuklar sosyal düzeni öğrenir ve hatırlarlar (Zayan, 1987). Rogers ve Workman (1989) embriyo pozisyonunun ışığa karşı konumunun sosyal hiyerarşinin oluşumuna etkisi değerlendirmişler. Embriyolu yumurtaların, inkubasyonun 19. gününde ışığa maruz kalmaları sonucu beyinde yapısal ve fonksiyonel asimetrilerin şekillendiği belirtmişlerdir. Karanlıkta inkube edilmiş yumurtalardan çıkan civcivlerde tutarlı bir asimetri görülmemektedir. Onyedinci günden itibaren karanlıkta inkube edilmiş yumurtalardan çıkan civciviler, bu dönem boyunca ışığa maruz bırakılmış yumurtalardan çıkan civcivlere göre daha esnek yapılı bir grup oluşturmuşlar, başka bir deyişle ışığa maruz bırakılmış yumurtalardan çıkan civcivlerin, ilk iki hafta, gıdadan faydalanmaya ilişkin testlerde daha sert bir sosyal hiyerarşi kurdukları belirlenmişdi. Öte yandan, inkubasyon boyunca karanlıkta tutulmuş yumurtalardan çıkan civcivlerin sosyal tabakalaşmalarında büyük bir çeşitlilik görüldü. Dolayısıyla karanlıkta inkube edilen gruptaki daha düşük rütbeli civcivler gıda için rekabet etmede, ışığa maruz kalan gruptaki civcivlerden daha fazla etkinlik gösterdiler. Karanlıkta inkube edilen gruptaki kuşlar gıda tablasına diğerlerinin üzerine tırmanarak ulaşırlarken, ışığa maruz kalan gruptaki kuşlar daha önceden tablanın yanında durmakta olan kuşların bacak aralarından geçerek gıda tablasına alttan yaklaşmışlar. Yazarlar, gruptaki aynı yönde asimetri gösteren bireyler ta- Global Expertise. Local Solutions. Dünya Çapında Uzmanlık. Yerel Çözümler. Pfizer Kanatlı Sağlığı olarak bizler; dünya çapında uzmanlığımızı ve sektörel tecrübemizi kullanarak, kanatlı sağlığında size özel çözümler sunuyoruz. Kanatlı sağlığı alanında uzmanlaşmış ekiplerimizle, damızlık, ticari yumurtacı ve etlik piliç yetiştiriciliğinde en iyi sonuçları almanız için çalışmaktayız. Araştırma ve Geliştirme faaliyetlerine verdiğimiz önemle, sektörün en güvenilir ilaç, aşılarını ve inovo aşı makinelerini üretmekteyiz. Sağlıklı bir sonuç için, size özel müşteri servislerimiz ve geniş ürün yelpazemizle hizmetinizdeyiz Yıl: 2011 Cilt: 9 Sayı: 2 MEKTUP ANKARA 3

6 Gallus Spp. de Saldırganlık Davranışı (Sayı Dizisi II) rafından oluşturulan hiyerarşinin, sosyal etkileşim daha tahmin edilebilir cevaplar oluşturacağından dolayı daha sabit olabileceği yorumunu yapmaktadırlar. Öte yandan, Diamond (1968) karanlıkta inkube edilmiş yumurtalardan çıkan civcivlerin, inkubasyonun son haftasında ışığa maruz kalan civcivlere göre daha az korktuklarını (hareket eden görsel uyaran varlığında, daha az sıkılıkta hareketsiz kalma davranışı gösterdiklerini) gözlemlemiştir. Korkunun azalması, karanlıkta inkube edilmiş gruptaki daha düşük konumlu bireylerin gıda rekabetinde gösterdikleri başarıyı açıklamaktadır. Korku cevabı kontrolünün beynin sağ yarımında lateralize olduğuna (Phillips ve Youngren, 1986) ve lateralizasyonun ışığın varlığı veya yokluğuna bağlı olduğuna dair kanıtlar vardır. Rogers (1995) yumurtadan çıkmadan önceki kritik evre süresince, embriyoların tavuğa çağrıda bulunduklarını (Tuculescu ve Griswold, 1983), tavuğun ayakta durarak ve yumurtaları çevirerek cevap verdiğini ve bu şekilde yumurtaların ışığa maruz kaldıklarını ifade etmektedir. Çağrı sıklığı (yumurtlamadan 30 dakika ile 3 saat öncesine kadar 90 veya 100 çağrı) yumurtaların maruz kaldığı ışık miktarını belirlemektedir; yaklaşık iki saat ışığa maruz kalma beyinde fonksiyonel ve yapısal lateralizasyonun sağlanması için yeterlidir. Birçok çalışmada civcivlerin kardeşlerini ve yabancıları ayırt ederken asimetri (sağ-sol) gösterdiklerine dair kanıtlar elde edilmiştir. Civciv sadece sol göz ile sınandığında, kardeşini seçebilmektedir, öte yandan sağ göz ile yapılan sınamalar rastlantısal sonuçlar vermektedir. Bu bulguya dayanarak tanımanın, sol gözden gelen bilgilerin görüntüye dönüştürüldüğü ve bireyleri tanımada kullanılan ayrıntıların işlendiği sağ hemisferde şekillendiği söylenebilir, öte yandan diğer hemisfer civcivleri bir topluluk olarak sınıflandırmaktadır (Vallortigara ve Andrew, 1991). Düşük konumlu yavru horozların, testosteron uygulaması sonrasında daha yüksek konumlar kazandıkları görüldüğünden ve gıda için rekabet veya solucan peşinden koşma testleri sonuçlarına dayanarak, yavru horozda testosteron seviyesinin hiyerarşik konumu etkileyebileceğine inanılmaktadır. Solucan kağıttan yapılmış bir modeldir; testte civcivin modele ulaşma ve ele geçirme hızı değerlendirilmektedir (Roger ve Astiningsih, 1991). Testosteron uygulaması agonistik davranışı artırdı (Andrew, 1975a) fakat konumun belirlenmesinde saldırgan gagalama testinden yararlanılmadı. Testosteron dikkati toplama gücünü etkileyerek veya belli bir hedefe odaklanmayı sağlayarak rekabeti etkiliyor olabilmektedir. Dikkatin belli bir hedefe yönelmesi, rekabette başarı kazanmayı ve böylece konum sıralamasında daha üst sıraya yerleşmeyi sağlayabilir. Tavuklarda sosyal hiyerarşiyi ölçmede kullanılan ikinci bir teknik sıçrama sırasının değerlendirilmesidir. Saldırı amaçlı sıçramalarda, kuş zeminden sıçrayarak ayaklarını rakibine doğru yöneltir. Saldırı sıçramaları, iki kuş temas halinde olduğunda, gagalamadan önce görülür. Evcil soydan gelen yetişkin erkekler 8 günden 8 haftaya kadar değişen sürelerde gruptan yalıtıldılar ve ardından çiftler halinde testlere tabii tutulmuşlar (Rajecki, 1988); hayvanlar temas halinde iken şekillenen sıçramalar sayılarak tanımlanan hiyerarşinin, saldırgan gagalama belirteci kullanılarak saptanan hiyerarşiyi yansıttığı görülmüştü. Yazar sıçrama tiplerini sınıflandırdı ve çok genç civcivlerde dahi hiyerarşiyi değerlendirdi; öte yandan genç kuşlarda agresif gagalama kullanılarak yapılan sınıflandırma kullanılarak sıçrama sırası tahmin edilemedi, sıçramalar kullanılarak yapılan sınıflandırmayla son 2010 AB Kalite Ödülü CP den Ödüllü Seçkin Lezzetler 4 MEKTUP ANKARA Yıl: 2011 Cilt: 9 Sayı: 2

7

8 Gallus Spp. de Saldırganlık Davranışı (Sayı Dizisi II) sıçrama ve gagalama sırasını tahmin edildi. Bu nedenle, sıçrama sırası kuşların yaşamları boyu, sosyal hiyerarşinin belirlenmesinde kullanışlı bir ölçüt olarak görülmektedir. Genç hayvanlarda liderliğe dayanan bir sosyal yapı benimsenmiştir. Adret-Hausberger ve Cumming (1987) bazı 2 3 aylık yaştaki civcivlerin diğerlerinden daha uzun sürelerde yemlenmeye dair güçlü bir eğilim gösterdiklerini gözlemlemiştir. Lider, grubun diğer tüm üyeleri tarafından takip edilmeye eğilimlidir. Ayrıca en yaşlı kuşun yapay inkubasyondan gelen ve önceden hiçbir deneyimleri olmayan genç kuşlar tarafından lider olarak kabul edildiği bildirilmiştir. Genç civcivler yemleme bölümüne giderken yaşlı olanı takip eder ve onu taklit ederler. Burada, aynı türden olana cazibe duyma, sosyalliğin öğrenilmesi ve liderlik kavramlarının etkileşebildikleri görülmektedir. Tavuklar tarafından eşlerine ve yabancı bireylere verilen cevaplarda cins farklılıkları mevcuttur. Yaklaşma cevabı testlerinde, dişiler eşleriyle beraber test edilirken yabancılarla birlikte yapılan testlere kıyasla yaklaşmaya daha kısa sürede cevap verirler, öte yandan erkeklerde durum tam tersidir (Vallortigara, 1992). Dişiler bir kafes arkadaşı ve dışarıdan bir birey kullanılarak, kendiliğinden seçim açısından test edildiğinde kafes arkadaşının yanında daha uzun süre geçirdikleri görülürken, erkekler dışarıdan gelen bireyle daha fazla zaman geçirmektedirler. Her iki cinsiyette de dışarıdan gelen bireylere yönelik saldırgan gagalama davranışı gözlenmiş fakat erkeklerde gagalama daha sık şekillenmiştir. Vallortigara ya (1992) göre, dişi civcivler erkeklerden daha güçlü sosyal bağlar kurmaktadırlar. Bu hipotezle tutarlı olarak, dişilerin erkeklerden daha az sıklıkta görüş alanı dışındaki bölgelere hareket ettikleri görülmüştür (Workman ve Andrew, 1989). Civcivin hayatının başlangıcından itibaren şekillenen bu cinsiyet farklılığı, McBride ve ark. nın (1969) yabani hayattaki evcil tavuklarda gözlemlediği üzere olgunluk dönemimde de devam etmektedir. Gelişme ve hormonların etkisi Gallus cinsinde, cinsel ve saldırgan davranışlar dolaşımdaki cinsiyet hormonları düzeylerine bağlıdır. Yumurtadan çıkma sırasında hipofiz, gonodal steroidogenezisin tek sorumlusudur. Ergenliğe yakın yaşta luteinize edici hormonların androjen üretimini uyarması sonucu ani bir artış şekillenir. Androjenler spermatozoon üretimini uyarırlar ve aynı zamanda ikincil cinsiyet karakterlerinden ve libidodan, kavga etme davranışından, kur yapma davranışından ve grup oluşumundan sorumludurlar. Testosteron bireyleri sosyal yoğun rekabete hazırlayan en önemli hormondur. Kuşlarda, testosteron saldırgan davranışı kolaylaştırır, kas gelişimini artırır ve yağ depolanmasını azaltır fakat aynı zamanda tüy dökülmesini ve anne bakımıyla ilgili davranışları inhibe eder. Evcil tavuk gibi poligamik türlerde, erkekler genelde yavru bakımıyla ilgilenmezler fakat testosteron düzeyinin yüksek seyrettiği üreme mevsimi boyunca şiddetli bir biçimde dişiler için yarışırlar (Ros ve ark., 2002). Andrew (1975a), genç civcivlerde eli kullanarak, saldırıları ve çiftleşme davranışlarını test etmek için yöntemler tasarladı. Bu testlerde bir başka tavuğu veya civcivi uyarmak için insan eli kullanıldı ve gençlerde, saldırı ve çiftleşmeyle ilgili davranışlar kanıt olarak kullanılarak çiftleşme değerlendirildi, örneğin eli adım atar gibi hareket ettirip erkeğin yaptığı gibi çömelterek (tavuğun boynunu sıkıca kavrayarak ve pelvisi iterek). El, avuç içi aşağıda olacak şekilde 6 MEKTUP ANKARA Yıl: 2011 Cilt: 9 Sayı: 2

9 Anti-Fly Program İNSEKTİSİT Güçlü Sinek Öldürücü Karasineklere Karşı Etkin Çözüm! Ani etki Kolay uygulama

10 Gallus Spp. de Saldırganlık Davranışı (Sayı Dizisi II) yatay biçimde yerleştirilir ve hayvanın kolaylıkla hareket edebileceği bir düzeyde yavaşça toraksa doğru itilir. Çiftleşmenin takdir edilebilmesi için, sakınma ve aktif davranışlara (civcivin ele doğru yürümesi, ona doğru adım atması ve pelvis hareketleri göstermesi) sıfırdan ona kadar skorlar verildi. Saldırı davranışı benzer biçimde değerlendirildi; kuşta saldırıyı tetiklemek için insan eli kullanıldı. Avuç içi, parmaklar civcivin gagasına doğru eğimli olacak şekilde civcivin karşında tutuldu. El, civcivin başına yakın tutularak boks yapar gibi bir taraftan diğer tarafa doğru hızlı bir biçimde hareket ettirildi. Saldırı davranışı için yine sıfırdan (kuş ele bakmaktan kaçındığında) ona kadar (saldırı sıçramaları ve tekrarlayan gagalamalar yaptığında) skorlar verildi. Andrew (1975a,b) IM 5 25 mg, yavaş salınan bir testosteron preparatı olan testosteron enanthate uygulanan 3 günlük erkek ve dişi civcivlerde yüksek oranda çiftleşme, saldırı, vals yapma ve gençlere özgü ötme davranışlarının gözlendiğini bildirmektedir. Vals yapma, genelde yetişkin horozlar tarafından sergilenen, erkeğin sabit bir biçimde, kanatlarını aşağıda ve dişiye yakın tutarak dişinin etrafında dolaşması şeklinde tanımlanan bir kur yapma davranışıdır. Testosteron uygulandıktan sonra erkek ve dişilerde benzer biçimde ötme ve vals yapma davranışları görüldü ve her iki cinste de bu davranışlar yüksek düzeyde 7 gün devam etti. Erkelerde üç gün sonra saldırılar ve çiftleşme davranışları arttı fakat bu davranışlar dişilerde artış göstermedi. Diğer steroid yapıda hormonlar da çiftleşme ve saldırgan davranış düzeylerini artırdı. Young ve Rogers (1978) çiftleşme skorlarının estradiol, 5α-dihidrotestosteron ve 9-dihidrotestosteron uygulandıktan sonra arttığını gösterdiler. Bunun yanında, etkinlikleri testosterona benzerdi. Estradiol uygulanan kısırlaştırılmış horozlar çiftleşme davranışı gösterdiler (Davis ve Domm, 1943, Andrew, 1975a tarafından site edildi). Young ve Rogers (1978) civcivlere estradiol uyguladılar ve çiftleşme davranışı görülmesine rağmen testosteron uygulaması sonrası elde edilen sonuçlardan farklı olarak kavga etme davranışı şekillenmediğini tespit ettiler. Normal büyüme ve gelişim sürecinde, artan androjen seviyeleriyle beraber, ergenlik döneminde erkeklerde kavga etme ve çiftleşme davranışları artar. Tanabe ve ark. na (1979) göre, erkeklerin plazmasındaki testosteron seviyeleri yumurtadan çıktıktan 21 gün sonra artmaya başlar, 35. günde platoya ulaşır ve 42. günde tekrar artar. Yaklaşık 6 haftalık yaşta, Avustralya daki Queesland yabani kuşlarında agonistik girişimler ve çiftleşme girişimlerinin başladığını gösterdiler (McBride ve ark., 1969). Çiftleşme girişimleri, tavuğun arkasına yaklaşan horoza izin vermesi ve çömelmesi şeklinde gözlendi. Bu davranış yaklaşık bir hafta süreyle devam etti. Çalışmada, muhtemelen tavuk erkek piliç yaklaştığında ayağa kalkmayı ve pozisyon değiştirmeyi öğrendi Testosterona duyarlılık bakımından ticari bir soy ve yabani bir soy arasındaki fark Astiningsih ve Rogers (1996) tarafından, testosteron enthate uygulanmış bir günlük erkek ve dişi civcivler kullanılarak tanımlandı. İbik boyutu ölçüldü, yukarıda bahsedilen el testleri ile saldırı ve çiftleşme davranışları değerlendirildi. Cinsiyetler ve soylara ait tüm veriler anlamlı bir şekilde farklı bulundu. Yabani soyun erkeklerine ait çiftleşme ve kavga skorları en yüksekti. Yabani soydan gelen testosteron uygulanmamış erkeklerin en yüksek skorlara sahip olması dikkate değerdir ki 8 MEKTUP ANKARA Yıl: 2011 Cilt: 9 Sayı: 2

11

12 Gallus Spp. de Saldırganlık Davranışı (Sayı Dizisi II) uygulama sonrası skorların daha da arttığı görüldü. Uygulama yapılan yabani dişiler yine ticari soya ait dişilerden daha yüksek skorlara sahip oldular. İbik ölçümleri tam tersi sonuçlar verdi; ticari soydan gelen kuşlar hem gerçek değerler açısından hem de canlı ağırlıkla oranlandığında en büyük hacimli ibiklere sahiptiler. Sonuçlar, yabani soydan gelen civcivlerin testosteron için daha fazla sayıda merkezi reseptörlere ve daha az sayıda çevresel reseptörlere sahip olduklarını ve yabani kuşlarda reseptör duyarlılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Yetiştirme koşullarının saldırganlık üzerine etkisi Yetiştirme sistemi ve yönetimi saldırganlığın gözükmesinde büyük etkiye sahiptir. Çevresel stres, saldırgan davranışların oluşumunda muhtemelen tetikleyici bir faktördür. Evcil kuş yetiştirmede gıda kısıtlaması, yoğun barındırma, yürüme, özel beslenme (gıda bulmak için toprağı karıştırma, eşeleme, kazma) veya temizlenme (tüylerin düzeltilmesi, kum banyosu) imkanlarının olmaması ve ışık yokluğu ve/ veya uzun suni ışığa maruz kalma. Leonard ve ark. (1933) tarafından, Beyaz Leghorn tavuklarında, dişinin varlığının cinsel ve saldırgan davranışların gelişimine etkisi kuş çiftleri arasındaki etkileşimle incelenmiştir. Kuşlar iki farklı gruba ayrıldılar: bir erkek sürüsü ve dişilerle beraber duran tek bir erkekten oluşan bir sürü. Her işlemde bir erkek bir dişiyle beraber ayrı bir padoka yerleştirildi. Testler 20 ve 47 günlük yaştan sonra gerçekleştirildi. Erkek sürüsü gelişimlerinin 2. gününde dişilerle karşılaştırılmışlardı. Sonuçlar, dişiler olmadan gruplar halinde yetiştirilen erkeklerde cinsel davranışın azalabileceğini ve saldırganlığın artacağını fakat daha yaşlı kuşlarda veya dişilerle karşılaştırılan erkeklerde durumun böyle olmadığını göstermektedir. (2000) yetişkin yumurtacı tip erkeklerde, yetiştirme süresince gıda kısıtlamasının saldırgan ve cinsel davranışlar üzerine çok az etkileri olduğu ve saldırganlık yönünde seleksiyonun erkeklerde dişilere karşı daha saldırgan davranışlar şekillenmesine neden olmadığı sonucuna vardılar. Çiftleşme için ve çiftleşme süresince saldırgan davranışlar sadece et tipi erkeklerde görüldü ve gıda kısıtlamasıyla ilişkilendirilmedi. Kavga etme ve çiftleşmede lateralizasyon ve hemisfer üstünlüğü İki günlük yaştaki erkek ve dişilere sikloheksimit ve glutamat uygulaması kavga etme ve çiftleşme davranışlarını artırdı (Bullock ve Rogers, 1985). Bu nedenle, ilaçların sadece bir beyin hemisferine uygulanması kontrolün lateralizasyonuyla sonuçlandı ve Roger ve ark. (1985) testosteron uygulaması sonrası el testlerini kullanarak tek gözü açık civcivleri değerlendirdiler. Testosteron uygulanan civcivler, testler sol göz açık bırakılarak yapıldığında yüksek çiftleşme düzeyleri gösterdiler fakat sağ göz açıkken yapılan testlerde elde edilen sonuçlar testosteron uygulanmadığı zaman elde edilenler gibiydi. Bu bulgu, sol gözden Yumurtacı soylardan gelen erkekler ad libitum beslendiklerinde veya yetiştirme boyunca gıda kısıtlaması uygulandığında dişilere karşı saldırgan tutum sergilememektedirler. Kavga etme yeteneği için doğal seleksiyon olmasına rağmen, kavga eden soylardan gelen erkekler de dişilere karşı saldırgan davranmamaktadırlar. Bu nedenle, Milman ve Duncan 10 MEKTUP ANKARA Yıl: 2011 Cilt: 9 Sayı: 2

13 Gallus Spp. de Saldırganlık Davranışı (Sayı Dizisi II) uyarı alan beynin sağ tarafındaki sinirsel devrenin çiftleşmeyi uyardığını öte yandan beynin sol tarafındaki sinirsel devrenin çiftleşmeyi baskıladığını göstermektedir. Bu devreler beynin sağ tarafında veya hipotalamusun sağ tarafında olabilir. Binoküler test edilen testosteron uygulanan civcivlerdeki çiftleşme değerlendirmesi sol gözleri açık tutularak test edilen civcivlerle benzer olduğundan dolayı, beynin sağ tarafının üstünlük gösterdiği söylenebilir. Sağ gözle test edilen kontrol grubu kuşlarda, beynin sol tarafındaki sinirsel devreler dominanttı (Rogers ve ark., 1985). Bu nedenle, sadece testosteron seviyesi yüksek olduğunda sağ taraf üstün olamamakta aynı zamanda sağ taraftaki hücresel süreçler de testosteronun bu yandaki etkinliğini artırmaktadır (Hutchison ve ark., 1986). Kavga etme davranışının tek gözle değerlendirmesinde daha fazla metodolojik zorluklar olsa da, sonuçlar çiftleşmeye dair elde edilenlerle aynıdır. Bu nedenle, erkek civcivlere kavgayı ve çiftleşmeyi artıracak steroid hormonlar uygulanmasının bu davranışlara rağmen hemisfer üstünlüğünü tersine çevirdiği görülmektedir. Bireyler ve popülasyonlar arasındaki genetik farklılık Kuşlarda saldırgan davranışların birikimsel genetik kontrol altında olduğuna dair güçlü kanıtlar sunan Siegel (1959) tarafından horozlarda saldırgan davranış ve cinsel dürtüyle ilgili çalışmalar yapıldı. Diğer taraftan, çalışılan soyların çaprazlanmaları ile elde edilen kuşların saldırganlık skorları parental fenotiplere göre orta dereceli olduğundan, birikimsel olmayan genlerin bir katkıları olmadığı söylenebilmektedir. Önceden cinsel deneyimi olan yavru horozlarda, saldırganlık ve cinsel davranışın özellikleri arasındaki genetik korelasyonlar orta dereceli değerler verdiler: saldırganlık ve kur yapma için 0,47, saldırganlık ve tam çiftleşme arasında 0,50, saldırganlık ve dişiye doğru adım atma arasında 0,36 ve saldırganlık ve vals yapma arasında 0,40; son iki test değeri anlamlı değildi (p>0,05). Sosyal saldırganlık ve cinsel davranışların özellikleri, sperm kalitesi ve fertilite de değerlendirildi (McDaniel ve Craig, 1959). Sosyal saldırganlığın orta dereceli fakat üreme davranışının özellikleri ve meni kalitesiyle aralarında bir ilişki olduğu görüldü; değerler 6,5 aylık iken saldırganlık ve Yıl: 2011 Cilt: 9 Sayı: 2 MEKTUP ANKARA 11

14 Gallus Spp. de Saldırganlık Davranışı (Sayı Dizisi II) cinsel etkinlik skoru arasında 0,32, dişinin çömelmesi ve işbirliği davranışı için 0,22 ve spermatozoon ve cinsel olgunluğa erişme yaşı arasında 0,30 du. Komai ve ark. (1959) dişilerin sosyal konumlarıyla değerlendirilen, sosyal saldırganlığın genetik temelini araştırdılar. Sosyal konum, her bireyin kavgaları kazanma ve kaybetme (zafer ve yenilgi), gagalama, tehdit etme ve kaçış yüzdelerine dayanmaktaydı. Kalıtılabilirlik, çalışmanın tümünde 0,30 olmak üzere, Leghorn kuşlarında 0,39 ve diğer kuşlarda 0,39 olarak hesaplandı. Bu bulgular, kuşlarda soy içinde ve soylar arasında saldırganlığın değişmesinde seleksiyonun etkili olduğunu göstermektedir. Düşük korelasyon değerleri görülmesine rağmen, daha saldırgan yumurtacı tavuk soylarıyla rekabet halindeki uysal ailelerden gelen kuşlarda daha büyük yaşta cinsel olgunluğa erişme ve daha düşük yumurta üretimi bildirilmektedir (Tindell ve Craig, 1959). Dört jenerasyonda divergent seleksiyon kullanılarak diğer kuşla ilk karşılaşmada elde edilen galibiyetler ve gagalama sırasında elde edilen sosyal konum (Guhl ve ark., 1960) ölçülerek sosyal saldırganlık incelenmek üzere bir deneme yapıldı. Üstünlük, pasif boyun eğmeyle (bir kuşun diğerinden kaçınması), pasif boyun eğmeyi takiben tehdit etmeyle, boyun eğmeyi takiben gagalamayla veya kaçınmayı takiben kavga etmeyle belirlendi. Başlangıçtaki Leghorn popülasyonu rasgele iki alt gruba ayrıldı. Birincisi sosyal saldırganlık için seçildi ve diğeri karşıt şekilde seçildi. Sosyal saldırganlığın kalıtılabilirliği 0,30 olarak hesaplandı ve saldırganlık değerlendirmesinin iki formu arasındaki korelasyon orta derecedeydi (0,60). Başlangıçtaki popülasyonu saldırganlık açısından çok farklı olan iki gruba bölmek için dört jenerasyon (bu çalışmada yaklaşık dört sene) yeterliydi ki ayrımlar ilk iki jenerasyonda da fark edilebiliyordu. Dördüncü jenerasyon sonrası seçimde, ilk temasta kazanan hayvanlar çoğu yüksek saldırganlığa sahip (% ) hayvanlardan elde edildiler. Yazarlar cinsiyete bağlı olarak saldırgan davranışta belirgin farklılıklar saptadılar. Erkekler dişilerden daha sık kavgalarda yer aldılar; bununla birlikte, kavganın sıklığı çok saldırgan olarak belirlenmiş hayvanlarda az saldırgan olarak belirlenmiş hayvanlara göre fazla değildi. Bundan başka, dominant erkekler diğerlerinin dişilerden daha fazla kaçınma davranışı sergilemesine neden oldular. Tehditler ve gagalamalar dişilerde erkeklere göre daha kararlıydı. Yazarlara göre, kavga eden horozlar teslimiyet göstermemekte, öte yandan Kırmızı Orman Tavuğu yüksek derecede saldırganlık ve boyun eğme sergilemektedir. Bu nedenle, ilk temasta zafer saldırganlık ve boyun eğmeye işaret edecek bir özelliktir veya bu özelliklerden biri hemen fark edilecektir. Bir taraftan az derecede saldırgan olan soylar sürü yönetimi açısından arzu edilseler de, diğer taraftan, yüksek saldırganlık reprodüktif davranış ve gamet üretimiyle ilişkilidir. Bu nedenle, kuşları genetik seleksiyonu sosyal davranış üzerine yoğunlaşmalıdır. Yetiştiricilerin saldırganlık kriterine dayalı seçimleri saldırganlık ve erkek cinsel aktivitesini içeren faklılıklar yaratacaktır. Bu farklılıklar androjen uyarımına verilen faklı cevaplardan kaynaklanabilmektedir. Seleksiyon androjenlere duyarlılığı değiştirir. Ortman ve Craig (1968) Beyaz Leghorn ve Kırmızı Rhode Adası Tavuğunda beş jenerasyon boyunca yüksek veya 12 MEKTUP ANKARA Yıl: 2011 Cilt: 9 Sayı: 2

15

16 Gallus S p p. d e S ald ı r g a n l ı k D a vr a n ı şı (Sa y ı D i z i si II) düşük sosyal dominantlığa göre seçim yaptı. Karşı- (Milman ve Duncan, 2000). Deney süresince soylar laştırmalar çok sayıda soydan gelen iki hafta önce arasında farklı yönetim tarzları gözlendi, başka bir kısırlaştırılmış dört aylık yaştaki erkeklerde yapıldı. deyişle kavgacı horozlar daha az uysallardı ve diğer Erkekler alt gruplara ayrıldı ve farklı dozlarda andro- erkeklerle kavga etme eğilimindeydiler. Bununla bir- jenler uygulandı. Değerlendirmeler yüksek ve düşük likte, erkeğin dişilere karşı saldırgan davranışı sade- sosyal üstünlüğe sahip soylardan gelen ve aynı mik- ce broylerlerde rapor edildi. Diğer iki soyda, erkek- tarda androjen uygulanan iki kısır horoz arasındaki ler dişileri tehdit etmeden ve onlara zarar vermeden rekabet bağlamında yapıldı. İki sonuca varıldı: 1) beklenen tüm reprodüktif ve çiftleşme görevlerini androjen uygulaması testis dokusu olmayan kastre yerine getirdiler. Broyler soyunda, erkeklerin rep- erkeklerde agonistik davranışları artırdı; 2) yüksek rodüktif davranış düzenlerinde anormallik gözlendi, derecede saldırgan olan soylardan seçilen erkekler diğer bir deyişle bazıları kur yapma davranışını yok kavgaları kazanmada düşük saldırganlık seviyesi- saydı ve direk olarak dişinin üzerine çıkarak çiftleş- ne sahip soylardan gelen erkeklere göre daha fazla ti. Dolayısıyla dişiler, erkeğin niyetini anlamadıkları başarı sağladılar. Genetik seleksiyonla oluşturulan için çiftleşmeye hazır değildiler ve beklenen çömel- değişiklikler temel olarak fizyolojik cevaptaki deği- me ve kloakayı açma davranışlarını sergilemediler. şimlere bağlıdır, ve androjen üretim seviyesindeki Bu soyda, erkeklerin reprodüktif davranışında göz- değişimlere bağlı değildir. lenen değişimler, yüksek büyüme oranları, göğüs ve Kümes hayvancılığında saldırganlığın neden olduğu sorunlar daha çok yumurta tavuklarıyla ilgilidir, öte but kasları gelişimine yönelik yapılan seleksiyonların indirek bir sonucu olarak şekillenmiş olabilir. yandan pasif ve uysal davranışlar daha çok broyler- Kaynaklar: lerde bildirilmektedir (Milman ve Duncan, 2000). Bu- Çevirmenden veya orijinal kaynaktan sağlanabilir (Queiroz, nunla birlikte, bu farklılıklar genetikten çok olgun- S.A., Cromberg, V.U. (2006). Aggressive behaviour in the genus luk farklılığından kaynaklanmaktadır. Zira broylerler henüz gençken, yaklaşık 42 günde pazarlanırlar. Bu yaştaki et tipi horozlar yumurta tipi horozlardan daha az saldırgandırlar (Mench, 1988). Fakat saldırganlığın broyler civcivlerde cinsel olgunluğa erişmeden önce artmaması da mümkündür. Milman ve Duncan a (2000) göre, broyler yetiştiricileri yetiştirme döneminde ve yakın zamanda reprodüktif dönemde de artan saldırganlık problemleriyle karşılaşmaktadırlar. Çiftleşme sırasında erkekler aşırı saldırganlık göstermekte, çiftleşme için zorlamada bulunarak dişide ciddi yaralanmalara hatta ölümlere neden olmaktadırlar. Bazı erkekler dişileri kovalayarak kümesin duvar köşelerinde tuzağa düşürmektedirler. Korkan dişiler kaçarak yuvalarda gizlenmektedirler. Böylelikle, gıda ve su bakımından yetersiz yerlerde kalarak yeterli beslenememekte ve bu da fertilitenin azalmasına böylelikle ekonomik kayba neden olmaktadır. Bu gözlemleri yorumlayabilmek için, üç soyda horoz saldırganlığı bakımından cinsel davranıştaki farklılıklar değerlendirildi: bir broyler soyu, bir yumurtacı soy ve kavgacı bir horoz soyu 14 MEKTUP ANKARA Yıl: 2011 Cilt: 9 Sayı: 2 Gallus sp. Brazilian Journal of Poultry Science. 8(1): 1-14)

17

18 Kanatlılarda Beslenmenin Bağırsak Sağlığı Üzerine Etkisi (Yazı Dizisi-1) Kanatlılarda Beslenmenin Bağırsak Sağlığı Üzerine Etkisi (Yazı Dizisi-1) Her geçen yıl modern ticari kümes hayvanlarının genetik gücü, verim ve performanslar yönünde artmaktadır. Bugün kuluçkadan çıkan bir broyler civcivinin canlı ağırlığı bir gecede çıkım ağırlığının %25 ine 5 hafta sonunda ise %5000 ine ulaşmaktadır. Performanstaki bu şaşırtıcı artışlara; a) performansa yönelik ıslah çalışmaları b) sağlık ve bakım koşularına gösterilen titizlik ve önemin artması c) rasyon formülasyonlarının ve yem işleme teknolojisinin gelişmesi, gereksinim duydukları besin maddesi ihtiyacını karşılayamaya yönelik dengeli rasyonların hazırlanabilmesi sonucu ulaşılmıştır (Choct, 2009). Rakamsal açıdan bakıldığında, büyüme hızında, karkas veriminde ve FCR da (yemden yararlanma oranı) gözlenen bu şaşırtıcı artışlarda genetik ilerlemenin etkisi sırasıyla % 85, % 91, ve % 62 iken beslenmenin etkisi % 15, % 9 ve %38 dir. Araş. Gör. Ali ÇALIK Prof. Dr. Ahmet ERGÜN Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara Antibiyotikler, gastro-intestinal sistemdeki patojen mikroorganizmaları kontrol altında tutmak ve yemden yararlanma oranını arttırmak için uzun yıllar rasyonlarda sub-therapeutik dozlarda büyütme faktörü olarak kullanılmıştır. Kullanılan antibiyotiklere karşı gelişen bakteriyel direncin insan ve hayvan sağlığı için bir tehdit oluşturması, ayrıca tüketicilerin antibiyotik kalıntısı içeren hayvansal gıdalara karşı artan endişeleri sonucu, rasyonlarda antibiyotik kullanımı 2006 yılı itibariyle yasaklanmıştır (Ewing, 2008). Yasaklama, rasyonlarda antibiyotiklerin yerini alabilecek, doğal alternatif ürünlere yönelik araştırmalara hız kazandırmıştır. Günümüzde antibiyotik büyütme faktörlerinin (AGP) rasyonlardaki yerini alabilecek probiyotik, prebiyotik, enzim, organik asit, çeşitli esansiyel yağlar gibi alternatif ürünlere yönelik çalışmalar halen devam etmektedir. Fakat artan verimler ile birlikte tüketim ihtiyacını karşılamak için oluşturulan kalabalık entansif sistemler bir takım sağlık ve altlık problemlerini de beraberinde getirmiştir. Günümüzde, broyler damızlık sürülerinde hastalıkların gelişmesini ve yayılmasını engellemek, vertikal bulaşmaların önüne geçebilmek için birtakım biyogüvenlik sistemleri oluşturulmuştur (Hafez, 1999). Buna bağlı olarak, antijenler ile karşı karşıya gelmeyen broyler anaçlarından elde edilen civcivlerde, yeterli pasif bağışıklık gelişmemektedir (Cook, 2000; Cheema et al., 2003). Bunun yanında; çeşitli stres faktörleri, yönetim hataları/eksiklikleri, aşılama, rasyondaki besin maddelerinin yetersizliği veya dengesizliği, antinutrisyonel faktörlerin varlığı ticari kanatlıları enfeksiyonlara (özellikle de gastrointestinal enfeksiyonlara) karşı duyarlı hale getirmektedir (Junior, 2005). Gastro-intestinal sistemdeki problemler, hayvanlarda verim ve performanslarının düşmesine, mortalite oranlarının artmasına ve en önemlisi de gıda kaynaklı enfeksiyonların insidensinde artışa neden olduğu için, üzerinde önemle durulması gereken bir konudur (Patterson ve ark., 2003). Gelecekte gıda güvenliği ve hayvan refahına ilişkin konular, kanatlı beslenmesinin büyük bir bölümüne yön verecektir (Kurum, 2010). Ferket (2009) e göre; kanatlı beslenmesine ve sağlığına gelecekte yön verecek 10 faktör arasında bağırsak sağlığı ve bunu etkileyen faktörler en üst sıralarda yer almaktadır. Bu nedenle, yetiştiriciliğin ekonomik bir şekilde devam edebilmesi, tüketiciye ucuz ve sağlıklı hayvansal ürünlerin ulaşabilmesi için hayvanların performansını ve enfeksiyonlara karşı olan dirençlerini arttıracak, bağırsak sağlığını ve mikroflorasını dengede tutabilecek yeni alternatif ürünleri ortaya koymak şarttır. Bağırsak Sağlığı Konsepti Sindirim sistemi, vücutta en geniş yüzey alanına sahip olan ve canlı cansız çok sayıda zararlı bileşen ile karşı karşıya gelen ve bu zararlı bileşenlere karşı çeşitli savunma mekanizmalarına sahip olan bir sistemdir. Fakat bu mekanizmaların bir veya bir kaçında gözlenen aksaklık bağırsak ortamının hassas dengesini bozarak kanatlının genel sağlık durumu ve performansını olumsuz yönde etkiler. Enterik patojen kaynaklı hastalıkların önlenmesinde veya tedavi edilmesinde elli yılı aşkın bir süredir ka- 16 MEKTUP ANKARA Yıl: 2011 Cilt: 9 Sayı: 2

19 Kanatlılarda Beslenmenin Bağırsak Sağlığı Üzerine Etkisi (Yazı Dizisi-1) natlı beslenmesinin vazgeçilmez bir temel taşı olan antibiyotiklerin rasyonlarda kullanımının yasaklanması ile birlikte doğal alternatif ürünlere ve bağırsak mikroflorasına yönelik çalışmalar hız kazanmıştır. Özellikle de kommensal bağırsak mikroflorasının doğal alternatif ürünlerle nasıl modifiye edilebileceği veya stabilize edilebileceği gündemdeki önemli konulardan biridir (Ferket ve ark., 2005). Bağırsak sağlığı terimi; rasyona, bağırsak mikroflorasına, intestinal mukozaya bağlı birçok faktörün etkisi altında olup (Grafik 1) bağırsak ortamında bulunan mevcut mikrofloranın sadece probiyotik veya prebiyotikler aracılığı ile yönetilmesinden çok daha kapsamlı ve karmaşık bir kavramdır. Ayrıca günümüzde, sadece insan sağlığına yönelik çalışmaların değil hayvan sağlığına yönelik çalışmaların da temelini oluşturmaktadır (Choct, 2008). BAĞIRSAK MUKOZASI Bağırsak Epiteli Mukus Tabakası Bağırsak İmmunitesi RASYON Makro/Mikro Besin Maddeleri Yem Katkılar Antinutrisyonel Faktörler Grafik 1: Bağırsak Sağlığını Etkileyen Faktörler Arasındaki Denge (Conway, 1994) Sayılan bu faktörlerin her biri bağırsak ortamının hassas dengesinin korunmasında, bağırsak fonksiyonlarının düzenlenmesinde ve patojen mikroorganizmalara karşı oluşacak direncin arttırılmasında etkilidir. Bu faktör arasında oluşturulan denge de sağlıklı bir bağırsak ortamını tanımlamaktadır (Junior, 2005). Kısacası sağlıklı ve yüksek performanslı bir yetiştiricilikte; hazırlanan rasyon, kaliteli ve nitelikli bağırsak mikroflorası, bağırsak duvarının morfolojik yapısı ve bağırsak immun sistemi anahtar bir rol oynar (Gauthier, 2002). Bağırsak Mikroflorası ve Önemi MİKROFLORA Kommensal Mikroorganizmalar Patojen Mikroorganizmalar Doğadaki bütün hayvanlar ve bitki türleri bakterilerle birlikte yaşamayı, çoğu durumda da birbirinden faydalanmayı tesadüfen öğrenmişlerdir. Ancak yeryüzünde yaşamın temel bir öğesi olan mikroorganizmalara gereken önem verilmemekte ve yalnızca hastalıklar patlak verdiğinde veya hijyen problemleri ortaya çıktığında tartışılmaktadır (Apajalahti ve ark., 2004; Ergün ve Saçaklı, 2008). Gastrointestinal sistemde sıklıkla bulunun Escherichia coli, Clostridium perfringens, Lawsonia intracellularis ve virüsler gibi çeşitli patojen mikroorganizmaların proliferasyonu ve gösterdiği metabolik aktivite, sindirim sistemi fonksiyonlarını sekteye uğratır. Bu patojenler, özellikle genç hayvanlarda diyareye, performans kayıplarına ve ölüm oranlarının artmasına neden olan çeşitli enterik problemlerin ortaya çıkmasına öncülük eder. Bu nedenle kompleks stabil bir gastrointestinal mikrofloranın gelişimi hayvanın genel sağlık durumunu korumak ve hastalıklara olan direncini arttırmak için büyük bir önem taşır (Adams, 2007). Mikroflora profilini ortaya koymak için kullanılan kültürel metotların yerini alan çeşitli moleküler teknikler (16S Ribozomal-rRNA), mikroflora komposizyonunun ve dış etkenlere bağlı olarak florada gözlenen çeşitli değişimlerin daha doğru ve ayrıntılı bir şekilde incelenmesine olanak tanımıştır (Lan ve ark., 2005; Montero, 2007). Kullanılan bu teknikler sayesinde, kanatlı bağırsak mikroflorasının %90 nın daha önce bilinmediği sonucuna varılmıştır (Lan ve ark., 2005). Bağırsak lümeni ve mukozası, 640 dan fazla bakteri türüne ev sahipliği yapan, her bir gram bağırsak içeriğinde nin üzerinde canlı bakteri barındıran büyük ve dinamik bir mikroorganizma popülasyonuna sahip doğal bir ortamdır (Lan ve ark., 2005; Junior, 2005; Donoghue ve ark., 2006). Bağırsak mikroflorası, kanatlının gereksinim duyduğu günlük enerji miktarının %20 sini tüketmektedir (Kurum, 2010). Ayrıca kanatlının bazal metabolizması için ihtiyaç duyduğu enerjinin %25 i de bağırsak hücrelerinin çeşitli fizyolojik gereksinimleri için kullanılmaktadır (Ferket, 2002). Bu nedenle bağırsak sağlığını etkileyen herhangi bir etken, hayvanın performansını ve genel sağlık durumunu da direkt olarak etkiler (Choct, 2008). Sindirim sisteminde bulunan toplam bakteri sayısı, canlı vücudunu oluşturan ökaryotik hücrelerin sayısından çok daha fazla olduğu belirtilmektedir. Kanatlılarda, bakteriyel aktivitenin gözlendiği asıl bölüm kursak ve sekum olup bunları ince bağırsak takip eder. Kursaktan terminal ileuma kadar olan bö- Yıl: 2011 Cilt: 9 Sayı: 2 MEKTUP ANKARA 17

20 Kanatlılarda Beslenmenin Bağırsak Sağlığı Üzerine Etkisi (Yazı Dizisi-1) lümde gram pozitif ve fakültatif anaerob karakter yoğunlukta iken (Tablo 1 ve Şekil 1) sekumda, anaerob karakterdeki bakteriler yoğunluktadır. (Gabriel ve ark., 2006). Tablo 1: İleum ve sekumda saptanmış çeşitli bakteri genusları1 (Lu ve ark., 2003) Genus Ileum % Genus Sekum Lactobacillus 67,59 7,75 Weisella 1,05 0,48 Clostridium 9,69 39,26 Ruminococcus 0,44 16,48 Eubacterium 0,73 9,85 Bacillus 0,67 1,45 Staphylococcus 0,95 0 Streptococcus 6,63 0,65 Enterococcus 6,43 0,97 Fusobacterium 0,73 13,89 Bifidobacterium 0,19 0 Ochrobacterium 0,18 0,81 Alcaligenes 0,88 0,65 Escherichia 0,35 1,29 Campylobacter 0,88 0 Flavobacterium 0 0,16 Bacteroides 0,60 5,01 1 Broylerler saha şartlarındaki standart koşullarda yetiştirilmiş, antibiyotik kapsamayan mısır-soya temelli rasyonlar ile beslenmiştir. Kursak Streptococcus+ Loctabacillus+ Escherichia coli- İnce Bağırsak Streptococcus+ Staphylococcus+ Loctabacillus+ Escherichia coli- Sekum Eubacterium+ Clostridium+ Fusobacterium- Bacteriodes- Şekil 1: Sindirim sistemi bölümlerinde bulunan önemli bakteri türleri (Ewing, 2008) Kuluçkadan çıkan civcivlerin sindirim kanalı steril olup patojen mikroorganizmaların kolonizasyonuna aşırı derecede duyarlıdır (Donoghue ve ark., 2006). Çıkımı takiben maternal, çevresel ve yem kaynaklı çok sayıda mikroorganizma hızlı bir şekilde sindirim kanalına yerleşir. Apajalathi ve ark, (2002) çıkımı izleyen birinci gün sonunda, civcivlerin bağırsaklarındaki bakteri yoğunluğunun her bir gramlık içerikte, ileumda 10 8 e sekumda ise a ulaştığı sonucuna varmışlardır. Üçüncü günün sonunda da ileumdaki bakteri sayısının 10 9 a sekumdaki bakteri sayısının ise e yükseldiğini ve takip eden 30 gün boyunca bakteri yoğunluğunda büyük bir değişiklik olmayıp neredeyse stabil kaldığını gözlemişlerdir. Saha şartlarında yetiştirilen kanatlılar ile aynı besinsel içeriğe sahip rasyonu tüketen patojen ari hayvanların büyüme ve yemden yararlanma oranlarının daha yüksek olduğu bildirilmektedir (Hruby ve Cowieson, 2006). Klasing ve ark. (1987) germ free tavukların saha şartlarındakilere oranla, büyüme hızının %15, yemden yararlanma oranının %10 daha fazla olduğu sonucuna varmıştır. Ancak ticari olarak patojenlerden ari bir yetiştiricilik mümkün değildir. Germ-free hayvanlar ile yürütülen çalışmalarda, mevcut mikrofloranın kanatlını fizyolojisi üzerine önemli metabolik ve koruyucu bir takım etkileri olduğu sonucuna varılmıştır (Junior, 2005). Metabolik fonksiyonları içersinde kısa zincirli yağ asidi üretimi (SCFA), vitamin K sentezi, epiteliyal hücre proliferasyonu ve farklılaşması (SCFA üretimine bağlı olarak), immun sistemin gelişimi ve homoestazsi; koruyucu fonksiyonları içersinde ise çok çeşitli mekanizmaları (rekabetçi dışlama, antibiyotik üretimi) saymak mümkündür (Junior, 2005; Ewing, 2008). Sentezledikleri poliaminler ve SCFA gibi çeşitli metabolitler sindirim siteminde bir takım fizyolojik ve anatomik değişikliklere neden olur (Gabriel ve ark., 2006). Yapılan çalışmalarda, saha şartlarındaki kanatlıların ince bağırsak ağırlığının germ-free kanatlılara oranla daha fazla olduğu sonucuna varılmıştır. Bu ağırlık artışının, bağırsak uzunluğundaki artışa, duvarındaki kalınlaşmaya (özellikle Lamina propria katmanında) ve ayrıca lenfoid dokularda gözlenen artışa bağlı olduğu vurgulanmaktadır. Yapılan histomorfolojik incelemelerde ise saha şartlarındaki kanatlıların jejunum ve ileumundaki villus yüksekliğinin daha fazla olduğu gözlenmiştir. Ayrıca kript derinliğinin tüm ince bağırsak bölümlerinde daha fazla olduğu da bildirilmektedir. Distal duedonumdan ileuma kadar olan bölümdeki hücre yenilenmesinin ise daha hızlı olduğu gözlenmiştir (Gabriel ve ark., 2006). Tappenden ve McBurney (2008) in erkek ratlar ile yürüttüğü çalışmada, SCFA nın mukoza üzerine olan proliferatif etkisinin plazmadaki glukagon benzeri peptit 2 (glucagon-like peptite-glp-2) ve ileumdaki pro-glukagon mrna oranının arttırması sonucu meydana geldiğini bildirmektedirler. 18 MEKTUP ANKARA Yıl: 2011 Cilt: 9 Sayı: 2

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta verimi Kabuk kalitesi Civciv kalitesi Döllülük Çıkım oranı Karaciğer sağlığı Bağırsak sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA

Detaylı

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hayvan Beslemede Vitamin ve Minerallerin Önemi Vitaminler, çiftlik hayvanlarının, büyümesi, gelişmesi, üremesi, kısaca yaşaması ve verim vermesi için gerekli metabolik

Detaylı

Kanatlı. Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık ve Yem Tüketimine Etkisi

Kanatlı. Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık ve Yem Tüketimine Etkisi Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık ve Yem Tüketimine Etkisi KONU etkisi İLGİ Tamponlanmış organik asit kombinasyonunun broyler performansına Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık

Detaylı

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ Protein Değerlendirilmesi Enerji Kullanımı Süt Kalitesi Karaciğer Fonksiyonları Döl Verimi Karlılık BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI

Detaylı

RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ

RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ Rumen mikroorganizmaların (bakteriler,protozoalar ve mayaların) bir denge içinde çalıştırdığı kusursuz bir makinedir. Yüksek et-süt verimi isterken bu hayvandaki

Detaylı

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK

BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK BESLENME İLKELERİ BESLEME, BESİN ÖĞESİ VE SAĞLIK Beslenme İle İlgili Temel Kavramlar Beslenme: İnsanın büyümesi, gelişmesi, sağlıklı ve üretken olarak uzun süre yaşaması, Yaşam kalitesini artırması için

Detaylı

İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM: DÜNYA KANATLI HAYVAN ÜRETİMİ 2. BÖLÜM: YEM HAMMADDE DEĞERİNİN SAPTANMASI VE YEM FORMULASYONU

İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM: DÜNYA KANATLI HAYVAN ÜRETİMİ 2. BÖLÜM: YEM HAMMADDE DEĞERİNİN SAPTANMASI VE YEM FORMULASYONU İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM: DÜNYA KANATLI HAYVAN ÜRETİMİ 1. Dünya hayvan üretimi 2. Kanatlı eti üretimi 3. Yumurta üretimi 4. Kanatlı üretiminin geleceği 5. Dünya yem üretimi 2. BÖLÜM: YEM HAMMADDE DEĞERİNİN

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları Süreyya ÖZCAN Besin Öğeleri Canlının yaşamını devam ettirmesi için gerekli olan kimyasal element veya bileşiklerdir. Hücrelerin

Detaylı

Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları. Süreyya ÖZCAN

Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları. Süreyya ÖZCAN Yemlerde Amino asitler ve B Grubu Vitaminlerinin Önemi ve Test Metotları Süreyya ÖZCAN Besin Öğeleri Canlının yaşamını devam ettirmesi için gerekli olan kimyasal element veya bileşiklerdir. Hücrelerin

Detaylı

Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ. Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Sığır yetiştiriciliğinde Sıcaklık Stresi ve Alınabilecek Önlemler Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü 01330 Adana Bir ineğin kendisinden beklenen en yüksek verimi

Detaylı

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ

SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ SÜTÜN BİLEŞİMİ ve BESİN DEĞERİ Prof. Dr. Metin ATAMER Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Aralık 2006 ANKARA Sütün Tanımı ve Genel Nitelikleri Süt; dişi memeli hayvanların, doğumundan

Detaylı

BAĞIRSAK YANGISINDA ÖNLEYiCi ETKi. Bağırsak Sağlığı Yem Sindirilebilirliği Hayvan Sağlığı Yüksek Performans Bitki Ekstraktı

BAĞIRSAK YANGISINDA ÖNLEYiCi ETKi. Bağırsak Sağlığı Yem Sindirilebilirliği Hayvan Sağlığı Yüksek Performans Bitki Ekstraktı BAĞIRSAK YANGISINDA ÖNLEYiCi ETKi Bağırsak Sağlığı Yem Sindirilebilirliği Hayvan Sağlığı Yüksek Performans Bitki Ekstraktı Bakterilerle mücadele onları sadece öldürmek ile olmaz. Öldükten sonra ortaya

Detaylı

Kırmızı Tavuk Biti (Dermanyssus gallinea, Tavuk Akarı)

Kırmızı Tavuk Biti (Dermanyssus gallinea, Tavuk Akarı) Kırmızı Tavuk Biti (Dermanyssus gallinea, Tavuk Akarı) - İnfeksiyöz Hastalıkların Bulaşma ve Yayılmasında Potansiyel Tehlike - Kırmızı tavuk biti ( Dermanyssus gallinae ) evcil kümes hayvanlarında özellikle

Detaylı

BOVİFİT FORTE İLE AVANTAJLARINIZ Optimal laktasyon başlangıcı Yüksek yem tüketimi İyi doğurganlık Yüksek süt verimi Uzun damızlık ömrü

BOVİFİT FORTE İLE AVANTAJLARINIZ Optimal laktasyon başlangıcı Yüksek yem tüketimi İyi doğurganlık Yüksek süt verimi Uzun damızlık ömrü BOVİFİT FORTE İLE AVANTAJLARINIZ Optimal laktasyon başlangıcı Yüksek yem tüketimi İyi doğurganlık Yüksek süt verimi Uzun damızlık ömrü BOVİFİT FORTE ÜRÜN ÖZELLİKLERİ Kurutulmuş bira mayası ve keten tohumu

Detaylı

Kanatlı. Üçüncü Jenerasyon Bütiratlar

Kanatlı. Üçüncü Jenerasyon Bütiratlar Kanatlı Üçüncü Jenerasyon Bütiratlar KONU İLGİ Bütiratların yeni bir formunun broyler sürülerindeki etkinliği TERCÜME VE DERLEME Üçüncü Jenerasyon Bütiratlar Kanatlı Özel Ürünler Teknik & Satış Müdürü

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ. Vet. Hek. Ümit Özçınar

ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ. Vet. Hek. Ümit Özçınar ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ Vet. Hek. Ümit Özçınar ORGANİK TARIM VE HAYVANCILIK NEDİR? Organik tarımın temel stratejisi, kendine yeterli bir ekosistem oluşturarak, bu ekosistemdeki canlıların optimum

Detaylı

Minavit Enjeksiyonluk Çözelti

Minavit Enjeksiyonluk Çözelti Prospektüs ; berrak sarı renkli çözelti olup her ml'si 500.000 IU Vitamin A, 75.000 IU Vitamin D 3 ve 50 mg Vitamin E içerir. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ uygun farmasötik şekli, içerdiği A, D 3 ve E vitamin

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

Hatice YILDIRAN. Gıda Mühendisi BURDUR İL MÜDÜRLÜĞÜ

Hatice YILDIRAN. Gıda Mühendisi BURDUR İL MÜDÜRLÜĞÜ Hatice YILDIRAN Gıda Mühendisi BURDUR İL MÜDÜRLÜĞÜ GIDA TAKVİYELERİ Eğitim Yeri Eğitim Konusu : HOLLANDA-TNO : Gıda Takviyeleri Eğitim Süresi : 21 Aralık 2012-20 Mart 2013 Danışman : Dr. Koen VENEMA Eğitim

Detaylı

KALSİYUM, FOSFOR, Vit-D 3 VE FİTAZ

KALSİYUM, FOSFOR, Vit-D 3 VE FİTAZ Sayı : 2003 / Lyr 04 Sayfa : 26 30 KALSİYUM, FOSFOR, Vit-D 3 VE FİTAZ KONU : Yumurtacı Rasyonları İLGİ : KANATLI BESLEME KELİMELER : Emilim ph Kemik Yapısı Yumurta Kabuğu KAYNAKÇA : Tercüme: Seyfi Ay -

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik 2. Ders YB 205 Beslenme İkeleri 2015 Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr BESLENME Dünya Sağlık Örgütü (WHO-DSÖ)

Detaylı

ŞELLAT MİNERALLER İNORGANİK FORMLARINDAN DAHA YARAYIŞLIDIR

ŞELLAT MİNERALLER İNORGANİK FORMLARINDAN DAHA YARAYIŞLIDIR Sayı:2008/Rm-30 Sayfa:155-161 ŞELLAT MİNERALLER İNORGANİK FORMLARINDAN DAHA YARAYIŞLIDIR KONU : Şelat Mineraller İLGİ : HAYVAN BESLEME KELİMELER : Şelat Tipleri Şelat Standartları Şelat Minerallerin Avantajları

Detaylı

KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER

KULLANIM KILAVUZUNDA BULUNACAK BİLGİLER İsim: Centrum Silver Birim formülü Bir film tablet içeriği : % ÖGD** Vitaminler Lutein 1000 mcg * A Vitamini 800 mcg 100 (% 50 Beta Karoten) B1 Vitamini 1.65 mg 150 B2 Vitamini 2.1 mg 150 Niasinamid 24

Detaylı

Yağ asidinin Hidrojen atomu ile Giliserolün hidroksili bağlanıyor.

Yağ asidinin Hidrojen atomu ile Giliserolün hidroksili bağlanıyor. FRA C serisi nedir? Bütün FRA C serisi ürünler yağ asitlerinin son teknolojiyle esterleştirilmesi temeline dayanır ( şekil 1). Bu yeni kovalent moleküller hayvan yemlerinde kullanılmak üzere patentlendi.

Detaylı

Kanatlı. Hindilerde salmonellanın başarıyla azaltılması

Kanatlı. Hindilerde salmonellanın başarıyla azaltılması Hindilerde salmonellanın başarıyla azaltılması KONU İLGİ Hindilerde pozitif salmonella koşullarında Fysal Fit-4 ve Selko-pH uygulamasının ardından kalan salmonella miktarının araştırılması Hindilerde salmonella

Detaylı

Buzağı İshalleri ve Koruma Yöntemleri. Dengeli ve Ekonomik Besleme

Buzağı İshalleri ve Koruma Yöntemleri. Dengeli ve Ekonomik Besleme Buzağı İshalleri ve Koruma Yöntemleri Buzağılar Sürünün Geleceğidir. Buzağı yetiştiriciliğinde anahtar noktalar! Doğum Kolostrum (Ağız Sütü) Besleme Sistemi Sindirim Sağlık Doğum ile ilgili anahtar noktalar

Detaylı

SÜT ĐNEKLERĐNDE DÖNEMSEL BESLEME

SÜT ĐNEKLERĐNDE DÖNEMSEL BESLEME SÜT ĐNEKLERĐNDE DÖNEMSEL BESLEME Dönemsel Besleme Sağmal ineklerin besin madde ihtiyaçları; laktasyon safhası, süt verimi, büyüme oranı ve gebelik durumuna bağlı olarak değişim göstermektedir. Bu açıdan

Detaylı

Önemli bir yem hammaddesi: Mısır

Önemli bir yem hammaddesi: Mısır Önemli bir yem hammaddesi: Mısır Besinsel Özellikleri Mısır; diğer tahıllar, tahıl yan ürünleri ve enerji sağlayan diğer hammaddeler ile karşılaştırıldığında standart bir hammaddedir. Birçok kanatlı rasyonunda

Detaylı

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet

Chapter 10. Summary (Turkish)-Özet Chapter 10 Summary (Turkish)-Özet Özet Vücuda alınan enerjinin harcanandan fazla olması durumunda ortaya çıkan obezite, günümüzde tüm dünyada araştırılan sağlık sorunlarından birisidir. Obezitenin görülme

Detaylı

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ VETERİNER FAKÜLTESİ DERS TANITIM FORMU Dersin Kodu / Adı : Bölüm / Anabilim Dalı : 100598 ATLARDA GEBELİK SÜRECİ ALANDIŞI DERS BÖLÜMÜ (VETERİNER) Öğretim Dili : Türkçe Yarıyılı

Detaylı

T.C. ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ BİGA MESLEK YÜKSEKOKULU MÜDÜRLÜĞÜ DERS İÇERİKLERİ

T.C. ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ BİGA MESLEK YÜKSEKOKULU MÜDÜRLÜĞÜ DERS İÇERİKLERİ BÖLÜM: Bitkisel ve Hayvansal Üretim T.C. PROGRAM: Büyük ve Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği I. YARIYIL 00101 Matematik I (2 0 2), Sayılar, Cebir, Denklemler ve Eşitsizlikler, Fonksiyonlar, Logaritma, Trigonometri,Geometri

Detaylı

Kanatlı. Broilerlerde Kesimden Bir Hafta Önce Selko ph Uygulaması

Kanatlı. Broilerlerde Kesimden Bir Hafta Önce Selko ph Uygulaması Broilerlerde Kesimden Bir Hafta Önce Selko ph Uygulaması KONU İLGİ TERCÜME Broilerlerde Kesimden Bir Hafta Önce Selko ph Uygulaması Broilerlerin kesim öncesi döneminde, Selko Ph, bağırsaklardaki mikrobiyal

Detaylı

KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ

KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ Karbonun önemi Hücrenin % 70-95ʼ i sudan ibaret olup, geri kalan kısmın çoğu karbon içeren bileşiklerdir. Canlılığı oluşturan organik bileşiklerde karbon atomuna

Detaylı

NORMAL ÖĞRETİM DERS PROGRAMI

NORMAL ÖĞRETİM DERS PROGRAMI NORMAL ÖĞRETİM DERS PROGRAMI 1. Yarıyıl 1. Hafta ( 19.09.2011-23.09.2011 ) Gıda maddelerinin kalite kriterleri Beslenmeyle ilgili genel bilgilerin verilmesi Gıda güvenliği Halk Sağlığı Zoonoz enfeksiyonlarla

Detaylı

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar

CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı CANLILIK NEDİR? Fizyolojide Temel Kavramlar Doç. Dr. Turgut GÜLMEZ CALILIK (hayat) NEDİR? FİZYOLOJİ Yaşamın başlangıcı- gelişimi ve ilerlemesini

Detaylı

DİYET POSASI VE SAĞLIK İLİŞKİSİ. Duygu PELİSTER

DİYET POSASI VE SAĞLIK İLİŞKİSİ. Duygu PELİSTER DİYET POSASI VE SAĞLIK İLİŞKİSİ Duygu PELİSTER Lif yönünden zengin diyet, sağlıklı beslenmenin olmazsa olmazlarındandır. Diyet lifinin, sadece gastrointestinal mukozadan sindirilmeden ya da herhangi bir

Detaylı

ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA

ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA ÇOCUKLARDA FİZİKSEL AKTİVİTE VE FİZİKSEL UYGUNLUK PROF. DR. ERDAL ZORBA Vücut Kompozisyonu Çocukluk ve gençlik dönemi boyunca beden kompozisyonu sürekli değişkenlik göstermektedir. Bu değişimler; kemik

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Verim Arzının Zaman İçinde Değişimi Verim Arzının dış görünümü olan iş verimi işin tekrarlanması

Detaylı

Beslenme ve Sağlık Beyanları

Beslenme ve Sağlık Beyanları Beslenme ve Sağlık Beyanları PROF. DR. SİBEL KARAKAYA E.Ü. MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ GIDA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BESLENME BİLİM DALI 12-14 KASIM 2014 Resmi Gazete Tarihi: 29.12.2011 Resmi Gazete Sayısı: 28157

Detaylı

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler MBG 111 BİYOLOJİ I 3.1.Karbon:Biyolojik Moleküllerin İskeleti *Karbon bütün biyolojik moleküllerin omurgasıdır, çünkü dört kovalent bağ yapabilir ve uzun zincirler

Detaylı

DÜNYADA ve TÜRKİYE DE YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER TARIMI

DÜNYADA ve TÜRKİYE DE YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER TARIMI DÜNYADA ve TÜRKİYE DE YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER TARIMI Prof. Dr. Cemalettin Yaşar ÇİFTÇİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Ankara 2004 1 TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI TEKNİK

Detaylı

PROF. DR. ERDAL ZORBA

PROF. DR. ERDAL ZORBA PROF. DR. ERDAL ZORBA Vücut Kompozisyonu Çocukluk ve gençlik dönemi boyunca beden kompozisyonu sürekli değişkenlik göstermektedir. Bu değişimler, kemik mineral yoğunluğundaki artış, beden suyundaki değişimler,

Detaylı

İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm HİJYEN ve SANİTASYON İkinci Bölüm GIDA HİJYENİ, TANIMI ve ÖNEMİ Üçüncü Bölüm PERSONEL HİJYENİ

İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm HİJYEN ve SANİTASYON İkinci Bölüm GIDA HİJYENİ, TANIMI ve ÖNEMİ Üçüncü Bölüm PERSONEL HİJYENİ İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm HİJYEN ve SANİTASYON Hijyenin Tanımı ve Önemi... 1 Sanitasyon Tanımı ve Önemi... 1 Kişisel Hijyen... 2 Toplu Beslenme Sistemlerinde (TBS) Hijyenin Önemi... 3 Toplu Beslenme Sistemlerinde

Detaylı

Doğum Sonrası (post-natal) Büyüme

Doğum Sonrası (post-natal) Büyüme Doğum Sonrası (post-natal) Büyüme Doğumdan ergin çağa kadar olan büyümedir. Neonatal (yeni doğan) dönemi Infancy (yavru) dönemi Puberty (ergenlik) dönemi Adölesan (gençlik) dönemi Adult (erginlik) dönemi

Detaylı

TÜRKİYE BEYAZ ET SEKTÖRÜ

TÜRKİYE BEYAZ ET SEKTÖRÜ TÜRKİYE BEYAZ ET SEKTÖRÜ 1. GİRİŞ Beyaz et insan beslenmesinde besin değeri açısından tartışılmaz bir öneme ve yere sahiptir. Tavuk eti; uluslararası terminolojide Kanatlı Eti kavramı içinde değerlendirilmektedir.

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 Eğitim Yılı Dönem II 3. Ders Kurulu GASTROİNTESTİNAL SİSTEM VE METABOLİZMA Eğitim Programı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2016 Eğitim Yılı Dönem II 3. Ders Kurulu GASTROİNTESTİNAL SİSTEM VE METABOLİZMA Eğitim Programı 2015-2016 Eğitim Yılı Dönem II 3. Ders Kurulu GASTROİNTESTİNAL SİSTEM VE METABOLİZMA Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü Dönem II Koordinatörü Koordinatör Yardımcısı : Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN : Doç.

Detaylı

Kanatlı. Bacillus Amyloliquefaciens in Enzim Aktivitesi

Kanatlı. Bacillus Amyloliquefaciens in Enzim Aktivitesi Bacillus Amyloliquefaciens in Enzim Aktivitesi KONU Bacillus amyloliquefaciens in enzim aktivitesi İLGİ Probiyotik türü olan Bacillus amyloliquefaciens in enzim aktivitesi üzerine yapılan değerlendirme

Detaylı

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi Âlim Çağlayan 1 Ertan Demoğlu 1 Besinlerin rolü Yeterli bir gübreleme programı sadece bütün besinlerin temel görevleri açık bir

Detaylı

NIRLINE. NIRLINE Amino Asit Analizleri İle Ekonomik Üretim Yaparak Gıda Kalitenizi Arttırın!

NIRLINE. NIRLINE Amino Asit Analizleri İle Ekonomik Üretim Yaparak Gıda Kalitenizi Arttırın! Amino Asit Analizleri İle Ekonomik Üretim Yaparak Gıda Kalitenizi Arttırın! KONU İLGİ Kanatlı beslemede amino asit, sindirilebilir amino asit parametrelerinin önemi ve analizleri amino asit analizleri

Detaylı

KEKLİK YETİŞTİRİCİLİĞİ

KEKLİK YETİŞTİRİCİLİĞİ KEKLİK YETİŞTİRİCİLİĞİ Resim 1:Doğada keklik 1.Genel bilgiler ve özellikleri Eti ve yumurtası için beslenen kekliklerin eti çok lezzetli ve yağ oranı düşüktür. ABD, Fransa, İspanya, Macaristan, Slovakya

Detaylı

Kanatlı. Gut Sağlığı ve Yem Katkıları

Kanatlı. Gut Sağlığı ve Yem Katkıları Gut Sağlığı ve Yem Katkıları KONU İLGİ Bağırsak sağlığının incelenmesi ve nekrotik enteritisin çözümü Gut sağlığı ve yem katkı maddeleri TERCÜME VE DEĞERLENDİRME Trouw TR Kanatlı Özel Ürünler Teknik &

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI

SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI SU ÜRÜNLERİ SAĞLIĞI BÖLÜM BAŞKANLIĞI Hacı SAVAŞ-SÜMAE, Su Ürünleri Sağlığı Bölüm Başkanı Su Ürünleri Sağlığı Bölüm Başkanlığı enstitümüz bünyesinde faaliyet gösteren bölümlerden birisidir. 2000 yılı başından

Detaylı

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA Hücre yapısını ve organelleri oluşturan moleküler yapılarından başlayıp hücre organelleri,hücre,doku,organ ve organ sistemlerine

Detaylı

Prospektüs. Sadece Hayvan Sağlığında Kullanılır. AMPROMED Oral Çözelti Veteriner Antikoksidiyal -Vitamin

Prospektüs. Sadece Hayvan Sağlığında Kullanılır. AMPROMED Oral Çözelti Veteriner Antikoksidiyal -Vitamin Prospektüs Sadece Hayvan Sağlığında Kullanılır. AMPROMED Oral Çözelti Veteriner Antikoksidiyal -Vitamin BİLEŞİMİ Ampromed Oral Çözelti, koyu sarı-açık kahverengi renkte, berrak bir çözelti olup her ml

Detaylı

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI GIDA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Dr. Nahit YAZICIOĞLU Daire Başkanı

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI GIDA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Dr. Nahit YAZICIOĞLU Daire Başkanı T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI GIDA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Dr. Nahit YAZICIOĞLU Daire Başkanı MEVZUAT 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Kuluçkahane ve Damızlık

Detaylı

Etoloji(Davranış Bilimi) :Doğal koşullarda hayvan davranışını inceleyen bilim dalına denir.

Etoloji(Davranış Bilimi) :Doğal koşullarda hayvan davranışını inceleyen bilim dalına denir. Etoloji(Davranış Bilimi) :Doğal koşullarda hayvan davranışını inceleyen bilim dalına denir. Uyarı: İç ya da dış ortamda meydana gelen ve canlıda tepki oluşturabilecek fiziksel, kimyasal ve biyolojik değişikliklerdir.

Detaylı

ISO 22000 TEHLİKE VE RİSK ANALİZİ TALİMATI

ISO 22000 TEHLİKE VE RİSK ANALİZİ TALİMATI SAYFA NO 1/5 1. AMAÇ Bu talimatta; - ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi içerisinde işletmede muhtemel olan bütün tehlikelerin veya risklerin tespit edilmesi, - Mevcut tehlike ve/veya risklerin tanımlanması,

Detaylı

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK Dünya nüfusundaki hızlı artış ile teknolojik gelişmeler insanları tarımsal

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

TÜRK GIDA KODEKSİ KİLO VERME AMAÇLI ENERJİSİ KISITLANMIŞ GIDALAR TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2012/ )

TÜRK GIDA KODEKSİ KİLO VERME AMAÇLI ENERJİSİ KISITLANMIŞ GIDALAR TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2012/ ) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: TÜRK GIDA KODEKSİ KİLO VERME AMAÇLI ENERJİSİ KISITLANMIŞ GIDALAR TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2012/ ) Amaç MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, kilo verme amacıyla enerjisi

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

KADIN VE EGZERSİZ PROF. DR. ERDAL ZORBA

KADIN VE EGZERSİZ PROF. DR. ERDAL ZORBA KADIN VE EGZERSİZ PROF. DR. ERDAL ZORBA MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ Ergenliğe kadar boy, ağırlık ve kuvvet bir cinsiyet farkı göstermezken, ergenlikten sonra cinsiyetler arasındaki bazı değişiklikler belirginleşir.

Detaylı

KALINTILARININ İNSAN LERİ. Veteriner Hekim

KALINTILARININ İNSAN LERİ. Veteriner Hekim VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ İNSAN SAĞLI LIĞINA INA ETKİLER LERİ Doç.Dr.Dr.. Uğur U GÜNŞENG Veteriner Hekim Bursa Gıda G Kontrol ve Merkez Araştırma rma Enstitüsü Veteriner Hekimliğinde inde Antibakteriyel

Detaylı

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS Aerobik Antrenmanlar Sonucu Kasta Oluşan Adaptasyonlar Miyoglobin Miktarında oluşan Değişiklikler Hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar dayanıklılık antrenmanları

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

Ruminant. Buzağıdan Süt Sığırına Bölüm ll: Sütten Kesimden Düveye Besleme ve Yönetim

Ruminant. Buzağıdan Süt Sığırına Bölüm ll: Sütten Kesimden Düveye Besleme ve Yönetim Buzağıdan Süt Sığırına Bölüm ll: Sütten Kesimden Düveye Besleme ve Yönetim KONU İLGİ Düvelerin beslenmesi Sütten kesimden tohumlamaya kadar olan dönemde besleme ve yönetimsel pratikler TERCÜME VE DERLEME

Detaylı

Nobilis Salenvac T. Salmonella ile mücadelede öldürücü yumruk

Nobilis Salenvac T. Salmonella ile mücadelede öldürücü yumruk Nobilis Salenvac T ile mücadelede öldürücü yumruk Yağ içermeyen adjuvant minimum aşı reaksiyonu, aluminyum hidroksit jel içerir. Yağ içermeyen bu adjuvant güçlü bir bağışıklık cevabını uyarır ve aşı reaksiyonlarını

Detaylı

Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ

Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı Prof. Dr. Serap GÖNCÜ Memeli hayvanlardan elde edilen süt, bileşimi türden türe farklılık gösteren ve yavrunun ihtiyaç duyduğu bütün besin unsurlarını içeren

Detaylı

Gıdalar ve Güzellik Ananas Armut Avokado Balık Balkabağı Biber Böğürtlen Brezilya fıstığı Çilek Elma

Gıdalar ve Güzellik Ananas Armut Avokado Balık Balkabağı Biber Böğürtlen Brezilya fıstığı Çilek Elma Gıdalar ve Güzellik Besinlerin dengeli bir şekilde tüketilmesi cildin sağlıklı bir görünüme sahip olmasını sağlar. Aşağıda cilt sağlığına katkıları olan besinler ve içerdikleri vitaminler ile mineraller

Detaylı

Performans ve Besin Değerleri. broyler. cobb-vantress.com

Performans ve Besin Değerleri. broyler. cobb-vantress.com Broyler Performans ve Besin Değerleri broyler cobb-vantress.com Giriş Bu kitapçık, Cobb5 broylerleri için saha performansları ve karkas randıman hedeflerini ve bunlara ulaşmayı sağlayacak besleme önerilerini

Detaylı

FEN ve TEKNOLOJİ / GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ. GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ

FEN ve TEKNOLOJİ / GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ. GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ 1 Genetik mühendisliği canlıların kalıtsal özelliklerinin değiştirilerek onlara yeni işlevler kazandırılmasına yönelik araştırmalar yapan bilim dalıdır. Genetik mühendisleri

Detaylı

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- 1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya

Detaylı

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi

Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Pazardan Sofraya:Pazarlama ve Tüketim Beslenmede Balığın Yeri ve Önemi Prof. Dr. Yasemen YANAR Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölüm Başkanı Tarih boyunca medeniyetler

Detaylı

TEBLİĞ. a) 29/12/2011 tarihli ve 28157 3 üncü mükerrer sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğine dayanılarak,

TEBLİĞ. a) 29/12/2011 tarihli ve 28157 3 üncü mükerrer sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğine dayanılarak, 15 Ağustos 2014 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29089 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: TEBLİĞ TÜRK GIDA KODEKSİ DEVAM FORMÜLLERİ TEBLİĞİ (TEBLİĞ NO: 2014/32) Amaç MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı; devam

Detaylı

KALINTILARI. Pestisit nedir? GIDALARDAKİ PESTİSİT KALINTILARI 1. pestisit kalınt kaynağı. güvenilirmidir. ? Güvenilirlik nasıl l belirlenir?

KALINTILARI. Pestisit nedir? GIDALARDAKİ PESTİSİT KALINTILARI 1. pestisit kalınt kaynağı. güvenilirmidir. ? Güvenilirlik nasıl l belirlenir? Tükettiğimiz imiz gıdalarg daların n güvenilirlig venilirliği i hayati derecede önemlidir KALINTILARI Dr. K.Necdet Öngen Gıdalarımızdaki pestisit kalıntıları konusunda neyi ne kadar biliyoruz? Tükettiğimiz

Detaylı

SÜT İNEKLERİNDE GEÇİŞ DÖNEMİ YAĞLI KARACİĞER SENDROMU VE KETOZİS

SÜT İNEKLERİNDE GEÇİŞ DÖNEMİ YAĞLI KARACİĞER SENDROMU VE KETOZİS SÜT İNEKLERİNDE GEÇİŞ DÖNEMİ YAĞLI KARACİĞER SENDROMU VE KETOZİS PROF. DR. NURETTİN GÜLŞEN S.Ü. VETERİNER FAKÜLTESİ HAYVAN BESLEME VE BESLENME HASTALIKLARI ANABİLİM DALI SÜT İNEKLERİNDE GEÇİŞ DÖNEMİ Kuru

Detaylı

İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri

İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri Prof. Dr. Öner Süzer Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı www.onersuzer.com Son güncelleme: 10.03.2009

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

Soru 5) Aşağıdakilerden hangisi laboratuvar hayvanı barınaklarında düşük nem seviyesinden kaynaklanan bir durum değildir?

Soru 5) Aşağıdakilerden hangisi laboratuvar hayvanı barınaklarında düşük nem seviyesinden kaynaklanan bir durum değildir? Soru 1) Aşağıdaki İfadelerden hangisi laboratuvar hayvanı barınakları için doğru değildir? a) Hayvanları dış etkenlerden korur b) Hayvanların doğal davranışlarını sergileyebilmelerine izin verir c) Hayvanlar

Detaylı

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü Proteinler, yağlar ve karbohidratlar balıklar amino asitlerin dengeli bir karışımına gereksinim tarafından enerji

Detaylı

Türk Gıda Kodeksi Özel Tıbbi Amaçlı Diyet Gıdalar Tebliği

Türk Gıda Kodeksi Özel Tıbbi Amaçlı Diyet Gıdalar Tebliği Türk Gıda Kodeksi Özel Tıbbi Amaçlı Diyet Gıdalar Tebliği Resmi Gazete Tarihi Sayısı Değişiklik Açıklaması İlk Yayın 24.12.2001 24620 1. Değişiklik 31.08.2003 25125 EK-1 in 7 inci maddesi, Madde 6 (Eklendi)

Detaylı

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir.

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir. Metabolizma, bedeninizdeki kimyasal tepkimelerin toplamını ifade eden sihirli bir sözcüktür. Özellikle orta yaşlar ve sonrasında görülen kilo artışlarının, çabuk yorulma, halsizlik ve yorgunlukların başlıca

Detaylı

Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015

Mikrobiyal Gelişim. Jenerasyon süresi. Bakterilerde üreme eğrisi. Örneğin; (optimum koşullar altında) 10/5/2015 Mikrobiyal Gelişim Tek hücreli organizmalarda sayı artışı Bakterilerde en çok görülen üreme şekli ikiye bölünmedir (mikroorganizma sayısı) Çok hücreli organizmalarda kütle artışı Genelde funguslarda görülen

Detaylı

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1 1 VÜCUT KOMPOSİZYONU VÜCUT KOMPOSİZYONU Vücuttaki tüm doku, hücre, molekül ve atom bileşenlerinin miktarını ifade eder Tıp, beslenme, egzersiz bilimleri, büyüme ve gelişme, yaşlanma, fiziksel iş kapasitesi,

Detaylı

Dünyaya siz de bir imza bırakın. Evsel Atıklarınızı Değerlendirerek Geri Dönüşüme Katkı Sağlayın! www.ekosol.com.tr

Dünyaya siz de bir imza bırakın. Evsel Atıklarınızı Değerlendirerek Geri Dönüşüme Katkı Sağlayın! www.ekosol.com.tr Dünyaya siz de bir imza bırakın. Evsel Atıklarınızı Değerlendirerek Geri Dönüşüme Katkı Sağlayın! www.ekosol.com.tr EkosolFarm KompostBox ile Evsel Organik Atıklarınızı Değerlendirin, Kendi Gübrenizi Kendiniz

Detaylı

BVKAE www.bornovavet.gov.tr

BVKAE www.bornovavet.gov.tr Türkiye Veteriner İlaçları Pazarı Sorunlar ve Çözüm Önerileri Uluslararası Süt Sığırcılığı ve Süt Ürünleri Çalıştayı ve Sergisi 28-29 Nisan, 2008 - Konya İsmail Özdemir VİSAD - Veteriner Sağlık Ürünleri

Detaylı

Damızlık İnek Seçimi. Zir. Müh. Zooteknist. Tarım Danışmanı Fatma EMİR

Damızlık İnek Seçimi. Zir. Müh. Zooteknist. Tarım Danışmanı Fatma EMİR Damızlık İnek Seçimi Zir. Müh. Zooteknist Tarım Danışmanı Fatma EMİR Süt sığırcılığını iyi seviyelere çıkarmak için seleksiyon ve çevre şartları önemlidir. Seleksiyon? Her yılın farklı dönemlerinde çeşitli

Detaylı

YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ

YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ 2014 2015 YUMURTA TAVUĞU YETİŞTİRİCİLİĞİ Kanatlı Hayvan Yetiştiriciliği 1 YUMURTA TAVUKÇULUĞU Yumurta tavukçuluğu piliçlerde 20.haftadan sonra klavuz yumurta görülmesiyle başlar. Yumurta verimi 23. haftada

Detaylı

YEM VE DİĞER TARLA BİTKİLERİ

YEM VE DİĞER TARLA BİTKİLERİ 21-22 Nisan 2015 / İZMİR YEM VE DİĞER TARLA BİTKİLERİ KANATLI HAYVAN BESLEMEDE DUT YAPRAĞI TOZU VE DUT YAPRAĞI SİLAJI TOZUNUN HAYVAN PERFORMANSI, SERUM PARAMETRELERİ, ET KALİTESİ VE YEM MALİYETİ ÜZERİNE

Detaylı

KİMYA haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 36 ders saati (18 haftada gerçekleştirilir)

KİMYA haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 36 ders saati (18 haftada gerçekleştirilir) 1 KİMYA haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 36 ders saati (18 haftada gerçekleştirilir) GİRİŞ Sekizinci sınıf Kimya dersi yedinci sınıf Kimya dersinin devamıdır. Sekizinci sınıfta gerçekleştirilmesi

Detaylı

Hemş.Dilek ZENCİROĞLU. Dr.Erhan KABASAKAL

Hemş.Dilek ZENCİROĞLU. Dr.Erhan KABASAKAL Dr.Erhan KABASAKAL Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sağlık Hizmet Standartları Daire Başkanlığı Hastane Enfeksiyonları Sorumlusu erhan.kabasakal@saglik.gov.tr Hemş.Dilek ZENCİROĞLU Dezenfeksiyon Antisepsi

Detaylı

Biyofilm nedir? Biyofilmler, mikroorganizmaların canlı/cansız yüzeye yapışmaları sonucu oluşan uzaklaştırılması güç tabakalardır.

Biyofilm nedir? Biyofilmler, mikroorganizmaların canlı/cansız yüzeye yapışmaları sonucu oluşan uzaklaştırılması güç tabakalardır. Biyofilm nedir? Biyofilmler, mikroorganizmaların canlı/cansız yüzeye yapışmaları sonucu oluşan uzaklaştırılması güç tabakalardır. Birbirine bağlı bu hücreler genellikle kendilerince üretilen hücre dışı

Detaylı

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ?

GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? GÜNLÜK OLARAK NEDEN YETERLİ MİKTARDA KALSİYUM ALMALIYIZ? Kalsiyum bir çok kişinin bildiği gibi kemik ve dişlerin yapı, oluşum ve sürdürülmesinde temel bir gereksinimdir. Kemik erimesini azaltmada yardımcı

Detaylı

Premium quality Dry Dog

Premium quality Dry Dog ECOPET Premium quality Dry Dog Food Happy pet. Happy you. Puppy Formula ECOPET Alimento completo ed equilibrato per cuccioli e per cagne in gestazione o in allattamento Happy pet. Happy you. Farmina Pet

Detaylı

ENERJİ METABOLİZMASI

ENERJİ METABOLİZMASI ENERJİ METABOLİZMASI Soluduğumuz hava, yediğimiz ve içtiğimiz besinler vücudumuz tarafından işlenir, kullanılır ve ihtiyaç duyduğumuz enerjiye dönüştürülür. Gün içinde yapılan fiziksel aktiviteler kalp

Detaylı

ELEMENT VE BİLEŞİKLER

ELEMENT VE BİLEŞİKLER ELEMENT VE BİLEŞİKLER 1- Elementler ve Elementlerin Özellikleri: a) Elementler: Aynı cins atomlardan oluşan, fiziksel ya da kimyasal yollarla kendinden daha basit ve farklı maddelere ayrılamayan saf maddelere

Detaylı