SORUN DAVRANIŞLAR. SorunDavranışları Nasıl Yönetiriz? Eğilimler. Adnan Boyacı 1/2/2012 Ders Notu. Giriş

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SORUN DAVRANIŞLAR. SorunDavranışları Nasıl Yönetiriz? Eğilimler. Adnan Boyacı 1/2/2012 Ders Notu. Giriş"

Transkript

1 SORUN DAVRANIŞLAR Adnan Boyacı 1/2/2012 Ders Notu SorunDavranışları Nasıl Yönetiriz? Giriş Bireylerin sosyalleşme sürecinde, eğitim örgütlerinin sınıflarında kurulan ilişkiler, aileden sonraki en önemli ilişkiler sistemini oluşturur. Bir başka deyişle, bireyin bireysel ve toplumsal kişilik özelliklerinin oluşumunda sınıflar belirleyici bir rol üstlenir. Sınıflar yapıları gereği, içinde yer alan bireylerin benimsedikleri yazılı ve yazılı olmayan kurallar, değerler, inançlar, iletişim ve var olan sürekli ilişkilerden oluşur. Bütün bu ilişkilerin niteliği dikkate alındığında, sınıflar insanların yaşamları boyunca içinde en uzun süreli yer aldıkları önemli sosyal gruplardan biridir. Sorun davranışların yönetiminde amaç öğrenciyi kontrol etmek değili öğrencinin kendisini kontrol etmesidir. Eğilimler Küreselleşme ve bilişim devriminin yarattığı dönüşümler eğitim yönetimi dizgesinin en alt basamağı olan sınıf yönetimine ilişkin alternatif paradigmaları 1 ön plana çıkarırken; aynı zamanda bilgiyi edinen, kullanan, yeni bilgiler üretebilen, değişen topluma uyum gösterebilen ve problem çözme becerisine sahip bireyler yetiştirilmesi görüşü benimsenmeye başlamıştır. Temelde yapılandırmacı öğrenme yaklaşımının genel çerçevesini oluşturan bu dönüşüm eğitim öğretim uygulamalarının gerçekleştirildiği sınıfların yönetiminde de öğretim liderliğinin öğrenciyi merkeze taşıdığı bir yaklaşımı gerekli kılmıştır.

2 Yazı Başlığı Belgedeki seçili metnin biçimlendirmesini, Giriş sekmesindeki Hızlı Stiller galerisinden seçilen metin için bir görünüm seçerek kolay bir şekilde değiştirebilirsiniz. Metni doğrudan Giriş sekmesindeki diğer denetimleri kullanarak da biçimlendirebilirsiniz. Ekle sekmesindeki galeriler, belgenizin genel görünümünü düzenlemek için tasarlanan öğeleri ekler. Sınıflar, farklı aile yapıları ve sosyal çevrelerden gelen bireylerin, bireysel özellik ve gereksinmeleri, akademik yeterlikleri, ilgileri ve yetenekleri doğrultusunda oluşan sosyal çeşitliliği temsil eden oluşumlardır. Bu çeşitlik içinde en temel hedef bireylerin öğretim sürecinde, grup dinamikleri doğrultusunda akademik ve sosyal davranışlara dönük kazanımlar elde etmesidir. Bununla birlikte, bireyler sınıf ortamında öğretim sürecine yönelik düzenlenmiş uyaranlara sınıf grubunun var olan çeşitliliği doğrultusunda her zaman beklenen tepkilerde bulunmazlar. Sınıf grubunun sosyal dinamiği içinde oluşan farklı tepkiler kimi zaman öğrenci, akran grubu, fiziksel çevre, öğretim ortamı ve kimi zamanda öğretmen için sorun davranış olarak nitelendirilebilir. Sorun davranışın tanımını ve kapsamını belirlemede genel anlamda güçlük yaşanmaktadır. Bu durumun nedeni, sorun davranış olarak nitelendirilen davranışların, öğretmenin sınıf yönetimine ilişkin yeterlikleri, disiplin algısı, öğretmenin ve öğrencilerin bir başka öğrenciye ilişkin değer, inanç ve kabullerinin göreceli olabilmesidir. Ancak genel olarak sorun davranışlar; öğretmenlerin doğrudan kontrol edemedikleri davranışlar olarak tanımlanabilir. Sınıf içerisinde sorun davranışlar olarak tanımlanabilecek davranışlar; farklı nedenlerle ortaya çıkan, öğretim hedefine ulaşmayı engelleyen ve öğrencinin kendisine, arkadaşlarına ve yakın çevresine yönelik her türlü yıkıcı davranışı olarak da nitelendirilebilir. Öğretim hedeflerine ulaşmayı engelleyen ve yıkıcı nitelik taşıyan sorun davranışların yönetimiöğretim etkiliklerinin niteliğini arttırmaya dönük olarak sınıf yönetimi sisteminin sunduğu temel işlevlerden biridir. Bu işlev çağdaş gelişmeler ışığında yetiştirilmesi amaçlanan insan kaynağının özellikleri dikkate alındığında yeni anlamlar kazanmıştır. Bu bağlamda sorun davranışların yönetimi sınıf yönetim süreçlerinde öğrenciler üzerinde kurulacak bir kontrole ilişkin geleneksel anlamını yitirirken, öğrencilerin kendilerini kontrol etmelerine olanak sağlayacak bir ortamın yaratılmasına yönelik yeni bir anlam kazanmıştır. Bir başka deyişle, sorun davranışların yönetimi öğrencilerin kendi davranışlarına ilişkin bireysel sorumluluklarını öğrenebilmelerine yardımcı olan süreçleri tasarlamak ve yönetmek olarak ifade edilebilir.

3 noktadır. Bu ünite kapsamında örnek olaylar yoluyla sorun davranışların yönetimine ilişkin alt süreçler açıklanmaya ve bu süreçlere ilişkin oluşturulacak kimi stratejiler ortaya konulmaya çalışılmıştır. SORUN DAVRANIŞLARIN YÖNETİMİNİN AMAÇLARI Sorun davranışların yönetimi bir çok alt süreçten oluşmaktadır. Bu süreçler; sorun davranışların yönetimine ilişkin amaçların tanımlanması, sorun davranışlara neden olabilecek risk etmenlerinin belirlenmesi, öğrencilerin sorun davranışlarına neden olabilecek ifade etmedikleri amaçlarının belirlenmesi, sorun davranışların ortaya çıkmasını önlemeye dönük olumlu öğrenme ortamlarının özelliklerinin ortaya konulması ve sorun davranışlara müdahale stratejilerinin oluşturulması olarak sınıflandırılabilir. Sorun davranışların yönetimine ilişkin her alt süreç sorun davranışların ortaya çıkmasının önlenmesine ya da müdahalesine yönelik stratejilerin oluşturulmasına ilişkin ipuçları vermektedir. Bu bağlamda, sorun davranışların yönetimi süreçlerinde her öğrencinin ve karşılaşılan her sorun davranışın kendi koşulları doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği de göz önünde bulundurulması gereken bir diğer Sorun davranışların yönetiminde alt süreçlerden ilki olan sorun davranışların yönetiminin amaçlarının belirlenmesi, uzun dönemli ve kısa dönemli amaçların belirlenmesi aşamalarından oluşur. Bu aşamalar yönetim sistemde geliştirilecek stratejilere yönelik genel bir çerçeve oluşturması açısından önem taşır. Kısa Dönemli Amaçlar Sınıflarda ortaya çıkan sorun davranışların kimilerine anında müdahale etmek gerekebilir. Bu müdahalenin altında yatan en temel amaç öğrencinin kendisine, akranlarına ve yakın çevresine yönelik yıkıcı tehdidin ortadan kaldırılmasıdır. Kısa dönemli amaçların temel yaklaşımı sorun davranışların öğrenci ve çevresi için tehlike oluşturmasını önlemeye dayanmaktadır. Bu bağlamda, sorunlu davranışlar gösteren öğrencilerin kendileri ve çevreleri için güvenli bir sınıf yaratılmasına yönelik olarak kısa döneli amaçlar belirlenir. Uzun Dönemli Amaçlar Sınıf yönetimi süreçleri uzun dönemli amaçlara göre şekillenirken, sorun davranışların yönetimi de benzer biçimde uzun dönemli amaçların

4 Örnek Olay I- Sorun Davranışların Yönetimin Amaçları öğretmen sözlerini şöyle bitirir: ben olmasam da şu an olduğu gibi gürültü yapmadan, sanki ben varmışım gibi davranmanızı ve çalışmalarınızı devam ettirmenizi bekliyorum der ve ardından bir süreliğine sınıfı terk eder. Geldiğinde ise gürültü ve taşkınlıklarla bütün okulu inleten öğrencilerine müdahale etmek için gelen nöbetçi öğretmenin öğrencileri yatıştırmaya dönük çabalarıyla karşılaşır. Oysa kendisi sınıftayken en ufak bir gürültü sorunu yaşamamaktadır. bir davranış olarak kazandırılması sorun davranışların yönetimindeki uzun dönemli amaçlardır (Fields ve Boesser, 2002; Jones ve Jones, 2004). Soru: Yanda verilen örnek olayın sorun davranışların yönetilmesine ilişkin benimsenecek amaçlarla ilişkisi var mıdır? Varsa ne tür bir ilişki olabilir? Sınıf ortamında sorun davranışların yönetimi öncelikle öğretmenin öğretim lideri olarak yönetim sürecinde benimsediği amaçlarla ilişkilidir. Yönetim bizim amaçlarımıza göre şekillenir. Bu nedenle öğretmenin kendisine sorması gereken ilk soru sorun davranış yönetiminde amaçlarım nedir? olmalıdır. Eğer amaç sadece öğretim ortamında ve öğrenme zamanında sorun davranışlara sahip belirlenmesiyle başlar. Öğrencilerin kendi davranışlarının kontrollerini kazanmaları, uygun davranışları göstermelerine ilişkin kendilerinin karar verdiği süreçlerle kendilerini yönetmeleri sorun davranışların sınıf yönetimindeki uzun dönemli amaçlar olarak tanımlanabilir. Bu amaçların gerçekleştirilmesinde öz disiplin, olumlu benlik algısı ve ahlaki otonominin öğrencileri kontrol etmek ise, bu amaç öğrencinin gelişimine dönük kazanması hedeflenen özellikleri ve toplumun beklentilerini göz ardı edecek bir yaklaşımı da beraberinde getirecektir. Kontrol hangi konuda olursa olsun bitmiş bir eylem ya da eylemler için gerçekleştirilen bir etkinliktir. Eğitim öğretim sürecinde kontrol istendik olmayan davranış ortaya çıktıktan sonra gerçekleştirileceğinden maliyeti yüksek etkinliği düşük bir takım iyileştirme etkinliklerinin uygulanmasıyla sonuçlanır. Zaten öğretim ortamların en önemli sorunlarından birisi de gerçekte budur. Örnek olay I de görüldüğü gibi öğrencilerin sadece öğretmen sınıftayken uygun davranışları göstermesi, öğretmenin kontrol edici otoritesinin olmadığı durumlarda sorun davranışların ortaya çıkması öğretmenin sorun davranışların yönetiminde öz disiplin ve ahlaki otonomi gibi uzun dönemli amaçlarına yönelik eksikliğe işaret edebilir. Sorun davranışların yönetiminde öğretmenin koşulların gerektirdiği anlık amaçların ötesinde, öz disiplin, olumlu benlik algısı ve ahlaki otonomiye dayalı uzun dönemli amaçlara dayalı stratejileri benimsemesi gerekmektedir. Öz disiplin: Eğitim alan yazınında öz disiplinin eğitim öğretim süreçlerinde kazandırılması gereken temel bir amaç olduğu görüşü yaygınlıkla benimsenir (Fields ve Boesser, 2002).

5 Öz disiplin basitçe öğrencilerin karşılaştıkları farklı durumlarda bir dış uyaranın etkisinde kalmaksızın yapılması gereken uygun davranışa yönelik kedi kendilerine karar almaları ve bu kararı uygulamaları olarak tanımlanabilir (Manning ve Bucher, 2003). Soru: Örnek olay II de yaşanan sorun davranışın nedeni nedir? Nasıl bir çözüm önerisi getirilebilir? Örnek Olay II- Öz Disiplin Öğrencilere 11 yıllık ilk ve orta öğrenim yaşamları boyunca birlikte gerçekleştirilen etkinlikleri bir düzen içinde ve başkalarının haklarına saygılı biçimde gerçekleştirmeleri için sıraya girme davranışı kazandırılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öğrencilerin öğretmenlerinin gözetiminde 11 yıl her gün sıraya girerek okula girmeleri ve okul içerisinde bu tür etkinlikleri sıraya girerek gerçekleştirmeleri sağlanmıştır. 11 yıl üç ay sonra kayıt yaptırmak için geldikleri üniversitede öğrenciler, öğrenci işleri biriminin önüne yığılmışlar birbirlerini iterek bir karmaşa içinde kayıt sürecini tamamlamaya çalışmışlardır. Özellikle birçok disiplin yaklaşımı amaç ve işleyişleri itibariyle sorun davranışların yönetiminde öğrencilerde öz disiplin oluşturmayı, disiplin yaklaşımlarının temel hedefi olarak belirtirler. Disiplin yaklaşımları arasındaki fark öz disiplinin nasıl yaratılacağı konusundadır. Kimi yaklaşımlar ödül ve cezaya dayalı bir sistemin öğrencilerde öz disiplin yaratarak, sorun davranışların görülme sıklığını azaltacağını belirtir. Ancak bu yaklaşımlar, ödül ya da ceza gibi bir dış uyaran tarafından değiştirilen, özellikle sosyal davranışın öğrenci tarafından ne ölçüde akıl ve mantık süzgecinden geçirilerek içselleştirildiği konusuna bir açıklama getiremez. Bir başka deyişle, sadece ödül ya da ceza gibi bir dış uyarana bağlı olarak ortaya çıkan ve sadece ödülün çekiciliği ya da cezanın caydırıcılığına dayalı olarak gerçekleştirilen davranışın ödül ya da ceza ortadan kalktıktan sonra ne ölçüde gerçekleştirileceği özellikle karmaşık sosyal davranışların edinilmesi açısından bir tartışma konusudur. Bu doğrultuda, sorun davranışların tanımlanıp yönetilmesinde uzun dönemde öğrencilerin öz disiplin kazanmaları amaçlanmaktadır. Örnek olay II de görüldüğü gibi, öğrenciler 11 yıl boyunca her gün okula girmek de dahil olmak üzere okuldaki tüm etkinlikleri sıraya girerek düzen içinde gerçekleştirmektedir. Ancak, öğrencilerin bu davranışı kalıcı izli olarak edinememelerinin nedenleri davranışın ödül ve cezaya ya da otorite gibi bir dışsal uyarana bağlı olarak gerçekleştirmesinden kaynaklanabilmektedir. Dışsal uyaranlar ortadan kalktığında, istendik davranışlar da özellikle karmaşık sosyal davranışlarda belirsizleşebilir. Olumlu Benlik Algısı: Sorun davranışların yönetiminde uzun dönemli amaçlardan bir diğeri ise öğrencilerde olumlu bir benlik algısı yaratmaktır. Benlik algısı basitçe bireyin kendisine ilişkin tüm algılarını içerir. Öğretim sürecinde sınıflarda ortaya çıkan sorun davranışların yönetilmesinde gerçekleştirilecek etkinlikler ve müdahale mantığı öğrencilerin özsaygısına zarar vererek olumsuz bir benlik algısı yaratmamalıdır. Çevresindeki yetişkinler gibi saygı görmeyen, görmezlikten gelinen,

6 konularda kendi kendilerini yönetme deneyimi olmayan öğrenciler, evlerinden uzakta farklı durumlara ilişkin kendilerine ilişkin karar almak, kendi davranışlarını yönetmek ve kontrol etmek durumunda kaldıklarında güçlük çekebilirler (Fields ve Boesser, 2002). sorunlu davranışları karşısında fiziksel ya da sözel şiddete maruz kalan öğrencide kendisine ilişkin olumsuz bir benlik algısı gelişecek, bu durum ise diğer birçok sorun davranışa kaynaklık edebilecektir. Ahlaki Otonomi: Sorun davranışların yönetiminde dikkate alınması gereken bir diğer uzun dönemli amaç ise Jean Piaget tarafından ortaya konulan, öz disiplinin daha az bilinen ve daha karmaşık bir kavramsallaştırması olan ahlaki otonomi dir. Otonomi basitçe bireyin kendi inanç ve anlayışı doğrultusunda aldığı kararlarla kendisini yönetmesi ve kontrol etmesi olarak tanımlanabilir. Ahlaki otonomi bireyin kendisi ve çevresindeki insanlara karşı ahlak ilkelerini dikkate alarak herhangi bir dışsal uyaran olmaksızın doğru kararları alabilmesi ve bu kararlar doğrultusunda kendini yönetebilmesini öngörür. Ahlaki otonomiye sahip bireyler bir dış uyarana bağlı olarak kontrol edilmeye gereksinme duymaz, kontrolü beraberlerinde taşırlar. Ahlaki otonomiye sahip olamayan bireyler eğer dışsal bir uyaran ya da kontrol yoksa sorumsuz davranma eğilimi içerisinde olabilirler. Yüksek öğrenim için ilk kez evlerinden ayrılan öğrencilerin durumu buna tipik bir örnektir. Daha önce yaşamlarının çalışma, eğlenme, uyuma ve temizlik gibi Başta sınıf yönetim süreçleri olmak üzere eğitim öğretim sistemlerinin her ölçekteki yönetiminde yönetimin amaçlara göre şekilleneceği gerçeği göz önünde tutulduğunda, sorun davranışların yönetiminde; öz disiplin, olumlu benlik algısı ve ahlaki otonomi yaratmaya yönelik amaçların belirlenmesi sorun davranışların önlenmesinde Örnek Olay III Sorun Davranışların Nedenleri Zeynep öğretmen ve sınıftaki diğer öğrenciler için Kaan ın davranışları sürekli rahatsızlık kaynağıydı. Kaan sık sık Zeynep öğretmenin sınıfla paylaştığı konuları ilgisiz sorularla kesmekte, diğer zamanlarda ise, kazara düşürülen kitaplarla ve öğretmenin sorularına verdiği komik yanıtlarla sınıfın dikkatini dağıtmaktaydı. Bu davranışlarına benzer bir davranış sergilediği bir günde Zeynep öğretmen onu sessiz olması için azarlar bir biçimde uyardıktan sonra onu cezalandırmayı düşündüğünü söyledi. Ancak söylenenler sadece beş dakika işe yaradı. Bir süre sonra Kaan konuşmaya ve diğer öğrencileri rahatsız etmeye devam etti. temel aşama olarak görülmektedir. SORUN DAVRANIŞLARA NEDEN OLABİLECEK RİSK ETMENLERİ Sorun davranışların yönetimine ilişkin uzun dönemli amaçların belirlenmesinin ardından yönetim sisteminde yer alacak öğrencilerin sorun davranışlara neden olabilecek risk etmenlerinin belirlenmesi, oluşturulacak olumlu öğrenme ortamının ve müdahale stratejilerinin niteliğinin belirlenmesi açısından önem taşır.

7 Soru: Sizce Zeynep Öğretmen in Kaan ın sorun davranışının çözümüne yönelik olarak ilk yapması gereken ne olmalıdır? Örnek olay III te görüldüğü gibi, öğretmenler öğrencilerin sorun davranışları konusunda, öncelikle sorunlu davranışın nedeni belirlemek yerine bu davranışları durdurma üzerine odaklanırlar. Özellikle öğrencilerin ve okulun güvenliğine ilişkin kimi sorun davranışlara hemen müdahale gerekmesine karşın, bu davranışların nedenlerinin tanımlanma davranışların yönetiminde ilk basamaktır. Sorun davranışların yönetiminde sorun davranışların neden olabilecek risk etmenleri bilinmeden, sınıflarda bu davranışların önlenmesine ya da müdahale edilmesine ilişkin oluşturacak yapının işleyip işlemeyeceği bir belirsizlik taşıyacaktır. Sınıflarda sorun davranışların görülmesine ilişkin öğrenciden, aileden, sosyo-kültürel çevreden, okuldan, öğretim programından, öğretim yöntem ve tekniklerinden, sınıfın fiziksel düzeninden, yazılı ve görsel medyadan kaynaklanan risk etmenleri vardır. Sorun davranışların yönetiminde oluşturulacak olumlu öğrenme ortamı ve geliştirilecek müdahale stratejileri bu risk etmenlerinin yarattığı nedenleri dikkate alarak yapılanmalıdır. Bu bağlamda öğrenciden kaynaklanan risk etmenleri sorun davranışların nedenlerine ilişkin risk etmenleri arasında dikkate alınması gereken ilk özelliktir. Öğrenciden Kaynaklanan Risk Etmenleri Sınıflarda ortaya çıkan sorun davranışların öğrenciden kaynaklanan nedenlerine ilişkin risk etmenleri öğrencinin fiziksel ve psikolojik durumundan kaynaklanan ve karşılanmayan öğrenci gereksinmelerinden kaynaklanan risk etmenleri olmak üzere temelde iki grupta toplanabilir. Öğrencinin Fiziksel ve Psikolojik Durumundan Kaynaklanan Risk Etmenleri: Fiziksel ve psikolojik açıdan sorun davranışların ortaya çıkma sıklığını arttırabilecek risk etmenlerinden bazıları; öğrencinin prematüre (erken doğmuş) olması, düşük doğum ağırlığına sahip olması, doğum esnasında fiziksel ya da beyne ilişkin kalıcı bir hasara sahip olması, öğrenme güçlüğü ya da zekâ geriliğinin bulunması, işitme, görme ya da bedensel engeli olması, kronik bir hastalığının bulunması, dikkat eksikliği, hiperaktivite, saldırgan davranışlar ilişkin algı ve kabulleri, düşük sosyal beceriler ve düşük benlik algısıdır (Jones ve Jones, 2004; Sprague ve Golly, 2005). Karşılanmayan Öğrenci Gereksinmelerinden Kaynaklanan Risk Etmenleri: Öğrenciler temel bireysel ve psikolojik gereksinmelerinin karşılandığı, kendilerini güvende ve rahat hissettikleri öğretim ortamlarında etkili öğrenirler. Öğrencilerin gereksinmelerinin karşılanmaması; sorun davranışlar, öğrenme ve sınıf içi kurallara ilişkin olumsuz tutumlar ya da akran ve öğretmenle iletişim sorunları biçiminde kendini gösterebilir. Bu nedenle sorun davranışların yönetimi için öğrencilerin gereksinmelerinin ne ölçüde karşılandığı önemlidir. Öğrencilerin bireysel gereksinmelerine ilişkin farklı kuramlarda yer alan ilkeler ve sınıf yönetimine ilişkin yanıtlanması gereken sorular Çizelge 1 de verilmiştir.

8 Gereksinmele r Hiyerarşisi Piramidi (Abraham Maslow) Çizelge 1. Sorun Davranışların Yönetiminde Öğrenci Gereksinmelerine Yönelik ve Yanıtlanması Gereken Sorular Kuramın Adı İlkeler Yanıtlanması Gereken Sorular Bireylerin davranışlarına yön veren, doyurulmayan gereksinmeleridir. Bireylerin davranışlarına yön veren gereksinmelerinin bir öncelik sırası vardır. Bir üst basamaktaki gereksinin bir alt basamaktaki gereksinmenin belli bir düzeyde doyurulmasıyla ortaya çıkar. Mantıksal Sonuçlar Yaklaşımı (Rudolf Dreikurs) Öğrencilerin temel gereksinmesi sosyal olarak kabul görmektir. Sorun davranış sergileyen öğrenci cesareti olmayan, kendine grup içinde yer bulmaya çalışan öğrencidir. Öğrencilerin yaptıkları olumlu ya da olumsuz tüm davranışlar amaçladıkları sosyal kabulü elde etmeye dönük kurdukları mantıkla ilişkilidir. Öğrencilerin olumsuz davranış sergilemeye iten sosyal kabul gereksinmesi kendisini dikkat çekme, güç elde etme, öç alma ve yetersizlik gösterme olmak üzere dört biçimde gösterir. Öğrencilerin Fiziksel gereksinmelerini yeterince karşılanabiliyor mu? Yaş gruplarına uygun olarak beslenebiliyorlar mı? Uyuyorlar mı? Okulda, evde, okula giderken ya da gelirken kendilerini güvende hissediyorlar mı? Yaşamlarında öğretmenleri, arkadaşları ve ebeveynleri tarafından kendilerini değerli hissetmeleri sağlanıyor mu? Çevrelerindeki sosyal, kültürel, akademik ve kişisel etmenler onların kendilerini olumlu hissetmelerine olanak sağlıyor mu? Geleceğe dönük umut besliyorlar mı? Sorun davranışlar gösteren öğrencilerin öğretmeni, arkadaşları ve ailesi tarafından gösterilen sosyal kabulünü nasıl değerlendirirsiniz? Sorun davranışlar sergileyen öğrencilerle ilgilenildiğinde, sınıf grubu içinde başarı ve özellikleriyle bir statü elde etmesine yardımcı olduğunda ve başarıya dönük cesaretlendirildiğinde sorun davranışların görülme sıklığı azalmakta mıdır?

9 Kuramın Adı İlkeler Yanıtlanması Gereken Sorular Kontrol Kuramı (William Glasser) Öğrencilerin davranışları temel gereksinmeler olarak tanımlanabilecek varlığını sürdürme, ait olma ve sevilme, güç elde etme, özgür olma, eğlenme olmak üzere beş gücü doyurmakla ilişkilidir. Katıldığınız öğretim ortamlarında Glasser in tanımladığı temel gereksinmeler karşılanabiliyor mu? Öz Saygı Kuramı (Stanley Coopersmith) Öğrencilerin en önemli gereksinmesi öz saygıdır. Öğrencinin öz saygısını kazanabilmesi için kendini önemli, yeterli ve güçlü hissetmesi gerekir. Bir kâğıt alınız, üç temel sütuna bölünüz. Öğrenci olduğunuz sınıfta, sınıf yönetimi süreçlerinde gerçekleştirdiğiniz etkinlikleri dikkate alarak öğrencilerin öz saygılarını kazanmaya dönük Coopersmith in belirttiği üç duyguyu kazanmalarına olanak sağlanan durumları, ilgili duygunun altına yazınız. Sütunlarınızın tümü aynı uzunlukta mı? Yeterince durum var mı? Kaynak: Jones ve Jones, 2002; Woolfolk, 1980 den uyarlanmıştır.

10 Çizelge 1 de verilen kuramlar öğrencilerin farklı biçimde kavramsallaştırılan gereksinmeleri üzerine odaklanır. Bu gereksinmeler öğrencilerin davranışlarına yön verir. Gereksinmeleri karşılanmayan öğrenciler bu gereksinmelerine ilişkin bir arayış içine girebilirler. Bu arayışlar sınıflarda sorun davranışlara kaynaklık edebilir. Aileden Kaynaklanan Risk Etmenleri Örnek Olay IV-Aileden Kaynaklanan Risk Etmenleri Ayla Öğretmen veli toplantısında, Melek Hanım ı oğlu Sinan ın sınıfta saldırgan ve kabadayı davranışlar sergilediği konusunda uyarır. Ancak Melek Hanım ın Sinan ın davranışlarını teşvik ettiğini şaşırarak öğrenir. Melek Hanım ben anlattığınız konularda sorun göremiyorum. Oğlum kendi ayaklarının üzerinde durmalı ve hakkını gerektiğinde kavga yoluyla da korumalı. Ben de zaten ona bunları sürekli hatırlatıyorum. Ayla Öğretmen Melek Hanım a sınıfın düzeninden temel olarak kendisinin sorumlu olduğunu, diğer öğrencileri tehdit ederek fiziksel ya da psikolojik zarar vererek Sinan ın hakkını koruyamayacağını, buna izin vermeyeceğini açıklamasına karşın Melek Hanım öğretmeni dinlemeyi reddeder. Sinan herkes gibi kendini korumak zorunda. Bunu nasıl gerçekleştirdiğine ilişkin sorun olduğunu düşünmüyorum der. Sınıflardan ayrı olarak gereksinmelerin karşılandığı bir diğer yapı ise ailedir. Ailenin çocuğun gereksinmelerine ilişkin tutumları, davranışları, yapısı ve ebeveyn özellikleri sorun davranışların nedenlerine ilişkin risk oluşturabilir. Soru: Eğer siz Melek Hanım gibi düşünen bir veli ve Sinan gibi sorunlarını fiziksel güçle çözen bir öğrenci ile karşılaşsaydınız, nasıl davranırdınız? Sorun davranışların bir kısmının nedeni ailesel kaynaklıdır. Öğrenciler evde saldırgan ve olumsuz davranışlar gördüklerinde bu tür davranışların yaşamlarında karşılaştıkları sorunların çözümüne ilişkin kabul edilebilir yöntemler olduğunu düşünmeye başlarlar. Örnek olay IV te sorun davranışa yönelik geliştirilebilecek müdahale stratejilerinin altını Sinan ın sınıf grubunun saygı gören ve gösteren bir üyesi olmasını sağlamak çizer. Ancak sorun davranışların ailesel nedenli olanlarını belirlemek ve başa çıkmak öğretmenler için güçtür. Çünkü öğrenciler ailelerinin beklentilerine güçlü bir bağlılık hissederler. Öğrencilerin sınıflarda görülen sorun davranışlarına kaynaklık eden aileye ilişkin risk etmenleri üç grupta incelenebilir. Bunlar ebeveynlerin risk yaratabilecek özellikleri, çocuk yetiştirmeye ilişkin benimsedikleri tutum algı ve davranışları ve ailenin yapısıdır. Bu risk etmenler Çizelge 2 de belirtilmiştir.

11 Çizelge 2. Öğrencilerin Sınıflarda Görülen Sorun Davranışlarına Kaynaklık Eden Aileye İlişkin Risk Etmenleri Ebeveynlerin Risk Yaratabilecek Özellikleri Çocuk ebeveynler Anne ya da babanın olmaması Ebeveynlerdeki psikiyatrik bozukluklar Hükümlü ya da suça eğilimli ebeveynler Anti sosyal ebeveynler Ebeveynlerin Çocuk Yetiştirmeye İlişkin Benimsedikleri Tutum Algı ve Davranışları Çocuğun davranışlarına ilişkin; Katı otorite Tutarsız davranış Aşırı hoşgörü Belirsiz/kararsız tepkiler Suçlama Ölçüsüz ceza ya da ödül Başka çocukların davranışlarıyla karşılaştırma Ailenin Yapısına İlişkin Risk Yaratabilecek Etmenler Aile içi şiddet ya da uyumsuzluk Parçalanmış aile Ebeveynler arasında şiddetli geçimsizlik Uzun çalışma saatleri nedeniyle çocukla ilgilenememe Ailenin sosyal çevresine ilişkin yetersizlik ya da sosyal yalıtım Uzun süreli işsizlik Çok düşük gelir ya da ekonomik yetersizlikler Kaynak: Sprague ve Golly (2005) ten uyarlanmıştır. İ İçinde çocuğunda yer aldığı aile yapıları belli bir sosyo-kültürel çevre içinde yaşar. Bu çevrenin özellikleri sorun davranışların yönetiminde risk oluşturabilir.. Sosyo-Kültürel Çevreden Kaynaklanan Risk EtmenleriÖğrencilerin içinde bulundukları sosyal çevre kimi zaman onların olumsuz sorun davranışları sahip olmalarını destekler. Kimi öğrenciler, alaycılığı, dalga geçmeyi ve şiddeti içinde bulundukları sosyo-kültürel ortamlarda edinir ve bunu benzer durumlar için bir tepki verme aracı olarak kullanırlar. Arkadaş çevresinden ya da sokaktan öğrenilen mimikler ve saldırgan davranışlar taklit yoluyla sınıflara taşınabilir. Çünkü öğrenciler gözler, taklit eder ve oynarlar. Okula kesici ve yaralayıcı aletler getirme, kabadayılık (fiziksel, sözel, duygusal ve cinsel), tehdit yoluyla korku yaratma ve şiddet uygulama sosyal çevreden edinilen ve en çok karşılaşılan sorun

12 davranışlar olarak sıralanabilir (Manning ve Bucher, 2003). Bunların yanı sıra öğrencilerin kentsel alanlardaki gecekondu bölgeleri gibi düşük sosyo-ekonomik çevrenin sınırlılıkları ve sorunları içinde mücadele etmeleri ya da ekonomik olarak refah içinde bulunan bir çevrede kontrolsüz para harcamaları sınıflarda görülen sorun davranışların nedenleri arasında sayılabilir. Okuldan Kaynaklanan Risk Etmenleri Sorun davranış sergileyen öğrencilerin okul için de bir sorun oluşturduğunu düşünülebilir. Ancak gerçekte okul, öğrencilerde sorun davranışlara neden olabilir ya da öğrencilerin sorun davranışlara sahip olmasına ilişkin risk yaratacak bir ortam oluşturabilir. Okulda akranların, sorun davranış olarak kabul edilebilecek kabadayılık ve saldırganlığa ilişkin ortak inanç ve algıları, bu algı ve inançla oluşmuş öğrenci gruplarının oluşturduğu alternatif kural ve değerler, okulda davranışların yönetimine ilişkin yetersiz yönetim sistemi, okuldaki akran gruplarının okulda bulunmaya ilişkin olumsuz kabul ve inançları sınıflarda ortaya çıkabilecek sorun davranışlara kaynaklık eden risk etmenleri arasında sayılabilir (Sprague ve Golly, 2005). Bunun yanı sıra öğretmenler ve okul yöneticilerinin aşağıdaki davranışları sınıf örgütünde sorun davranışları görülme sıklığını artırabilir (Edwards, 1997): Öğrencilerden kendileri için anlamlı olmayan bilgileri öğrenmelerinin istenmesi, Öğrencilerde bağımsız düşünme becerisini cesaretlendirmeye ilişkin başarısız olunması, Öğrencilerin okul toplumuna kabul edilebilmeleri için (sorunsuz öğrenci olarak) katı koşulların ortaya konulması, Öğrencilerin büyük çoğunluğunun başarılı olmasını engelleyecek katı, rekabetçi bir not sisteminin uygulanması, Öğrenciler üzerinde aşırı kontrol uygulamaları ve öğrencilerin özerk olabilecekleri bir okul çevresini oluşturmada başarısız olunması, Sorun davranışları artıracak cezaya dayalı katı disiplin işlemlerinin uygulanması. Öğretim Programından Kaynaklanan Risk Etmenleri Öğrencilerin ilgileri doğrultusunda şekillendirilmeyen programlar ve öğretim hedefleri de öğrencilerin sorun davranışlar göstermelerinin nedenleri arasında sayılabilir (Jones ve Jones, 2004). Boyacı (2007 s. 642) tarafından yapılandırmacı sınıfların sınıf yönetimine ilişkin olarak öğretmenlerle görüşme yoluyla gerçekleştirilen araştırmada; sınıf yönetimine ilişkin sorun davranışların kaynaklarından birinin, öğretim programının yoğunluğu olduğunu ortaya koymaktadır. Fields ve Boesser (2002) göre öğretim programları doğrultusunda düzenlenen öğretim sürecinde; konular öğrencinin yaşamı ile ilişkilendirilmediğinde, konular bir bağlamda anlatılmadığında, gerçek deneyim ve materyalleri kullanılmadığında, öğrencinin yaparak yaşarak öğrenmesi sağlanmadığında ve

13 zaman etkili yönetilmediğinde öğrencilerin sorun davranışlarının görülme sıklığı artacaktır. Öğretim Yöntem ve Tekniklerinden Kaynaklanan Risk Etmenleri Örnek Olay V- Öğretim Yöntem ve Tekniklerinden Kaynaklanan Risk Etmenleri Beden eğitimi dersinden sınıfa dönüldüğünde öğrenciler son derse girmişti. Derste oynanan oyunların yorgunluğu ve rehavetine, kaloriferlerin bunaltan sıcağı eklenmişti. Arka arkaya dizilmiş sıralarda tüm öğrencilerin en az üç. kişi oturduğu sınıfta, öğretmenin konuyu anlatan tek düze sesi, öğrencileri konudan, dersten ve hatta sınıftan alarak rüya âlemine taşıyan bir ninni gibi geliyordu. Zamansız yanan kaloriferlerin yaydığı ısıya, yüzünü gösteren sonbahar güneşi de eklenince sınıfın içindeki sıcaklık katlanılmaz olmuştu. Öğretmenin konuyu sadece anlatarak aktardığı bu sınıfta, öğrenciler tek görevleri olan dinlemeyi artık başaramıyordu. Öğrencilerin bir kısmı kendi aralarında fısıltıyla konuşurken bir kısmı da camdan dışarıyı seyretmekteydi. Durumu fark eden öğretmenin öğrencileri uyarması etkili olmamış, fısıltılar uğultuya, küçük kıpırtılar gözle görülür bir hareketliliğe dönüşmüştü. Bu durumda öğretmen hışımla ayağa kalktı. Öğrencilere yanıtını alamayacağı sorular yönelttikten sonra birkaç öğrenciyi kulağından tutup dışarı attı. Biraz önceki tek düze sesi şimdi gür bir hal almış, bir yandan bağırken öbür yandan elindeki cetvelle masaya vuruyordu. Öğrenciler korkuyla ayıldı ve toplandılar. Zilin çalmasıyla anlatılan konunun bitmesine fırsat kalmadan öğrenciler kendilerini dışarı attı. Kızgınlığı geçmemiş öğretmen de öğrencilerin ardından sınıftan dışarıya çıktı. Koridorda yandaki sınıftan çıkan ve okula yeni atanan genç öğretmene olanları anlatmaya başladı. Son cümlesi... hepsini ayıltım, mum gibi oldular şeklindeydi. Konuşmanın başından beri sessiz kalan genç öğretmen sonunda; Sayın hocam, ben bu meslekte sizin kadar tecrübe sahibi değilim. Ancak sorun davranışların yönetiminde dikkat edilebilecek birçok farklı değişken var. Zor olan bunları sınıf içinde tanımlamak ve uygun olan stratejileri kullanmak, sizinle bu konularda konuşmak ve tartışmak isterim. Bu konularda kimi kaynaklardan da yararlanılabilir diye düşünüyorum diyerek öğretmenler odasına girdiler. Öğretim programların gerçekleştirilmesinde en önemli işlevsel araçlardan biri de öğretim yöntem ve teknikleridir. Amaca uygun kullanılmayan öğretim yöntem ve teknikleri sorun davranışların nedenlerine ilişkin risk yaratacak bir diğer etmendir Soru 1: Sizce yukarıdaki örnek olayda sorun davranışlarla öğretim yöntemi arasında ne tür bir ilişki vardır? Soru 2: Örnek olay V i temel aldığınızda, sizce sorun davranışların ortaya çıkması ile sınıfın fiziksel düzeni arasında bir ilişki var mıdır? Öğrenme öğretme sürecinde öğretim etkinliklerinin gerçekleştirilmesine yönelik kullanılabilecek birçok yöntem ve teknik bulunmaktadır. Bu yöntem ve teknikler, konunun, öğrencinin ve öğrenme ortamının özelikleri doğrultusunda kullanıldığında öğretim hedefinin gerçekleştirilmesinde etkin rol oynamaktadır. İlgi ve gereksinmeler doğrultusunda belirlenmeden, alışkanlıklar doğrultusunda kullanılan yöntem ve teknikler ilgi ve öğretimin etkinliğinin azalmasına neden olacağı gibi birçok sorun davranışın ortaya çıkmasını da destekleyecektir. Örnek olay V te görüldüğü gibi öğretmenin tek düze bir ses tonuyla düz anlatım yöntemini kullanması sınıf ortamındaki diğer olumsuz değişkenlerin etkisiyle öğrencilerin ilgilerinin azalmasına, dikkatlerinin dağılmasına ve dersten koparak sorun davranışlar göstermelerine neden olmuştur. Farklı öğretim yöntem ve teknikleri sınıfların farklı fiziksel düzenlemelerini gerektirir. Öğrencilerin oturma planları, sınıflar içindeki eşya ve materyallerin kullanımı benimsenen öğretim yöntem ve tekniğine göre değişiklik

14 gösterebilir. Bu bağlamda öğrencilerde sorun davranışlara neden olabilecek risk etmenleri arasında sınıfların fiziksel düzeni de dikkate alınmalıdır. Sınıfın Fiziksel Düzeninden Kaynaklanan Risk Etmenleri Sorun davranışların ortaya çıkmasındaki nedenlerden bir diğeri de sınıfın fiziksel düzenidir. Kuralların belirlenmesinden sonra öğretmenler öğrencilerin hareket serbestliğini artıracak ve öğrencilere olan yakınlığını en yüksek düzeyde sağlayacak biçimde sınıfı düzenlemeye gereksinme duyarlar. Etkili bir biçimde düzenlenmiş sınıf içerisinde hareket serbestliğine sahip olan öğretmen ve öğrencilerin güdülenmişlik düzeyi artacak ve sınıf içerisindeki etkinliklerde daha fazla yer alacaklarından sorun davranış görülme sıklığı azalacaktır. (Jones, ve Jones, 2004). Akademik başarısı yüksek olan öğrenciler genellikle derse daha iyi katılabilecekleri ve bu nedenle daha iyi notlar alabilecekleri ön sıralarda oturmayı tercih ederlerken sorun davranışa sahip öğrenciler öğretmenin görüş alanından alabildiğince uzakta arka sıralarda oturmayı tercih ederler. Dikkatli öğretmenler sorun davranışlara sahip öğrencileri kendilerine yakın oturtarak sınıfın arka sıralarını derse ilgisi daha yüksek öğrencilere yer verirler (Edwards, 1997). Bunun amacı sorun davranışa sahip olan öğrencinin sürekli kontrolü değil, ders içerisindeki etkinliklere etkin bir iletişimle öğretmen aracılığıyla katılımın cesaretlendirilmesidir. Örnek olay V te görüldüğü gibi sıkışık sıralar ve aşırı sıcaklık gibi fiziksel özellikler öğrencilerin dikkatlerinin dağılmasına, ders ortamından kopmalarına ve sınıfın rahatsızlık verici bir ortama dönüşmesine neden olabilir. Bu durum öğrencilerin dikkatlerinin öğretim etkinlikleri dışına kaymasına ve sorun davranışların ortaya çıkmasına katkı sağlar. Yazılı ve Görsel Medyadan Kaynaklanan Risk Etmenleri Bireylerin içinde bulundukları sosyo-kültürel çevreyi önemli oranda belirleyen bir diğer değişken de yazılı ve görsel medyadır. Günümüzde medyanın toplumsal davranışa yönelik etkisi göz önünde bulundurulduğunda, eğitim sistemi içinde yer alan öğrenciler için de kontrolsüz bir etki yaratabileceği görülmektedir. Bu bağlamda, medya sorun davranışların ortaya çıkmasında risk yaratan önemli etmenlerden birisidir. Soru: Görsel ve yazılı medyanın öğrencilerin sorun Örnek Olay VI-Yazılı ve Görsel Medyadan Kaynaklanan Risk Etmenleri Özel bir televizyon kanalında en çok TV izlenen yayın saatine konulan yeni dizi öğretmen ve öğrenciler için yeni bir ilgi konusuydu. Ancak öğretmenler ve öğrenciler için ilginin kaynağı farklıydı. Karanlık ilişkiler içinde sayısız insanın öldürüldüğü, yaralandığı ya da zarar gördüğü olaylar zinciri içinde dizinin kahramanın tüm bunları iyi bir amaç için yaptığı dizinin en önemli temasıydı. Rüşvet, uyuşturucu, silah kaçakçılığı, adam kaçırma ve öldürme gibi tüm bu suçlar izleyicilere hoş gösterilmekte ve tüm bunlardan sorumlu olan başrol oyuncusu dizide bir kahraman olarak ilan edilmekteydi. Yüksek izlenme rekorları kıran dizi bir süre sonra tüm ülkenin gündemine oturdu. Asıl ilginç olanda bundan sonra başladı. Okullarda ve sınıflarda öğrenciler arasında dizi kahramanı gibi giyinen ve tüm bunlardan daha önemlisi aynı dizi kahramanı gibi kendine göre ahlak kuralları olan, etrafı için bir tehdit oluşturan ve saldırgan davranışlı öğrenciler belirmeye başladı. Okullarda ve sınıflarda kavga, şiddet, çete kurma, kesici silah taşıma gibi birçok sorun davranış birden artma eğilimine girdi. Öğretmenlerin ilgisi, dizinin sorun davranışlarına olan etkisiyken, öğrencilerin ilgisi bu yeni davranış biçiminde taklit etmeye çalıştıkları rolün incelikleriydi.

15 davranışları üzerindeki etkisi sizce nedir? Televizyon ve internet gibi kitle iletişim araçlarının öğrencilerin bilişsel ve duyuşsal gelişimindeki etkisi sorun davranışların yönetiminde dikkate alınması geren önemli değişkenlerdendir. Kitle iletişim araçları öğretim etkinleri içerisinde belli bir plan çerçevesinde bir kaynak olarak kullanılabileceği gibi iyi planlanmadığı ve kontrol edilmediği takdirde çeşitli, yoğun, zengin ve çekici uyaranları ile sorun davranışlara neden olabilir. Öğrencilerin kendilerine ilişkin öz benlik ve yeterlilik algılarının oluştuğu, cinsel kimliğin belirginleşmeye başladığı ve kişiler arası ilişkilerde ahlaki ilke ve değerlerin yapılandığı 6-14 yaş dönemi arasında çocukların bu yaş dönemine uygun olmayan programlar izlemesi ve internet sitelerini kullanması çocuğun gelişimi üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Bu durum sorun davranışların yönetiminde olumsuz bir değişken olarak öğretmenlerin karşısına çıkabilir. Örnek olay VI da görüldüğü gibi şiddet içeren ve ahlaki ve toplumsal değerlere bir tehdit oluşturan televizyon programları ve programlarda yer alan kahramanlar gelişim dönemindeki öğrencilerin sorun davranışlarına kaynaklık eden modeller olabilir. Sorun Davranışlara Neden Olan Karşılanmayan Öğrenci Amaçları ve Mantıksal Sonuçlar Yaklaşımı Sorun davranışların oluşumuna neden olabilecek olan tüm risk etmenlerinin dışında, kişilik gelişimin farklı evrelerinde bulunan, dünyayı kendi öznel değerleriyle anlamaya çalışan ve sosyal kabule yönelik eğilimler gösteren öğrencilerin kendilerini gerçekleştirmek için benimsedikleri kişisel amaçları sorun davranışların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle öğrencilerin sorun davranışlarının altında yatan ve belirlenemediği için sorun olarak ortaya çıkan bu amaçların tanımlanmasında yarar görülmektedir. Örnek Olay VII- Amaca Yönelik Sorun Davranış Mustafa ilköğretim ikinci sınıf öğrencisidir ve yerine oturmak yerine sürekli sıraya dayanarak ayakta dersleri dinlemektedir. Öğretmenin zaman zaman Mustafa ya oturmasını söylemesine karşın Mustafa kısa bir süre oturmakta daha sonra yine ayağa kalkarak sırasına dayanmaktadır. Öğretmen ikinci haftanın sonunda Mustafa ya sıraya dayanarak dersi dinlemek yerine sırasına oturarak dinlemeyi tercih edip etmeyeceğini, eğer oturarak dinlemeyi tercih ederse daha az yorulacağını söyler. Mustafa öğretmenine ayakta yorulmadığını söyler. Öğretmen anlayışla başını sağlar ve Biliyorsun sınıf çok kalabalık Mustafa üç kişi oturan arkadaşlarında biri senin yerine geçecek der ve Mustafa nın yerini başka bir öğrenciye verir. Mustafa o gün tüm dersler bitinceye kadar ayakta kalır. Ertesi gün öğretmen Mustafa ya sırasını kullanmayı tercih edip etmeyeceğini eğer kullanmayacaksa bugün de sıranın başka bir arkadaşı tarafından kullanılacağını söyler. Mustafa bugün sırasına oturmak istediğini söyler ve yerine geçer İlerleyen günlerde Mustafa nın sıraya ayakta dayanarak dinleme davranışında gözle görülür bir azalma görülür. Soru: Sorun davranışın önlenmesine ilişkin öğretmenin kullandığı yöntemi Rudolf Dreikurs un Mantıksal Sonuçlar yaklaşımına göre irdeleyiniz.

16 sonucu olduğunu ifade eder. Öte yandan tüm insanlar bir gruba ait olmak isterler. Ait olma ve kabul görme isteğiyle çevremizdeki olaylara dönük önyargılı yorumlarımız bir araya geldiğinde insan ilişkilerinde sorun davranışlar ortaya çıkar. Öğrencilerin sorun davranışlarına neden olabilecek ve ulaşmayı bekledikleri dikkat çekme, güç gösterme, öç alma ve yetersizlik gösterme şeklinde dört amaçları vardır. Örnek olay V te görüldüğü gibi öğretmen öğrenciyi oturtmaya zorlamak yerine mantıklı bir seçenek sunmuş öğrenci kendi algısı doğrultusunda mantıklı bir karar almıştır. Rudolf Dreikurs un mantıksal sonuçlar yaklaşımı çocukların davranışlarına yön veren amaçları olduğunu ve bu amaçlarını karşılamaya yönelik olarak davrandıklarını belirtir. Bu amaçlara ulaşmaya dönük öğrenci davranışları kimi zaman sorun davranışlar olarak ortaya çıkar. Sorun davranışların nedenlerinin anlaşılabilmesinde öğrencilerin bu amaçlarının bilinmesi sorun davranışların yönetilmesi süreçlerinde işlevsel bir araç olarak kullanılabilir. Dreikurs günümüzde öğrencilerin zorlayarak uygun davranışları göstermelerinin artık olası olmadığını öğretmenlerin sorun davranışların yönetiminde öğrencilerin davranışlarına yön veren amaçlarına ilişkin gereksinmelerinin farkında olmaları ve bu doğrultuda stratejiler gerçekleştirmeleri gereğini ortaya koymuştur (Edwards, 1997). Sorun davranışların nedenleri arasında tanımlanan bu dört amacın tanımlanması ve işleyişi sorun davranışların yönetiminde öğrenci gereksinmelerinin tanımlanmasında ve sorun davranışın altında yatan nedenlerin belirlenmesinde oldukça önem taşır. Dikkat Çekme: Dikkat çekme yaygınlıkla öğrenciler arasında benimsenen ve sorun davranışlara neden olabilecek bir amaçtır. Bu amaca ulaşmayı amaçlayan öğrenciler yaptıklarını ya da materyallerini sürekli göstererek, etrafına rahatsızlık vererek, öğretmenden, ödevlerinde ya da başka konularda özel yardımlar isteyerek, ilgisiz sorular sorarak, ağlayarak ve eğer öğretmen orada değilse çalışmayı reddederek dikkat çekme amaçlarına ulaşmaya çalışır ve sorun davranışlar yaratabilirler. Genellikle bu tür öğrenciler öğretmenin zamanının ve dikkatinin büyük bir bölümünü alır ve öğrencinin talep ettiği ilgi öğretmence sağlanırsa sorun davranış artarak şiddetlenir. Sorun davranışlara neden olabilecek dikkat çekme davranışı; aktif-yapıcı, pasif-yapıcı, aktifyıkıcı, pasif-yıkıcı olmak üzere dört biçimde kendini gösterir. Edwards (1997) ın Dreikurs (1968) den aktardığına göre öğrencilerin bütün davranışlarının kendi aldıkları kararlara göre sonuçlandığını ve çocukların davranışlarının dünyayı öznel önyargılı anlamalarının bir

17 Örnek Olay VIII- Aktif-Yapıcı Öğrenci Davranışı Elif, öğretmenin tahtaya yazdığı matematik problemini çözer ve arkadaşlarının hala çözmeye çalıştığını görür. Hemen elini kaldırır Bakın öğretmenim ben bitirdim. Yapabileceğim başka bir soru var mı? diye sorar. Örnek olay VIII te görüldüğü gibi aktif-yapıcı öğrenciler dikkat çekme amaçlarına ulaşmak için yetişkinlerle işbirliği yapar ve onların beklentilerini karşılama eğilimindedirler. Başarı eğilimleri yüksek, mükemmeliyetçi ve rekabetçidirler. Diğer çocuklarla ve arkadaşlarıyla ilişkileri genellikle zayıftır. Ne olursa olsun başarıya dayalı üstünlüklerini sürdürmek ister ve öğretmenin gözde öğrencisi olmaya çalışırlar. Temel amaçları tanınarak ve övgü alarak dikkat çekmektir. Sorun davranışlar bu bağlamda ortaya çıkar ve sınıf grubu için bozucu etkiler doğurabilir. Örnek Olay IX- Pasif-Yapıcı Öğrenci Davranışı Mehmet sınıfa öğrenciler arasında çok popüler olan ancak okul ve sınıf kurallarına uyan giysilerle gelmiştir. Yanında oturan ve öğretmene kalemini unuttuğunu söyleyen arkadaşına yedek kalemini verir. Öğretmen Mehmet i giysileri ve yardımsever davranışı için över. Sınıfın gündeminde 23 Nisan gösterileri için hazırlanan etkinliklerde kimin hangi sırayla sahneye çıkacağı vardır. Mehmet in hazırladığı etkinliğin son sırada yer alması gerekmektedir. Ancak Mehmet ilk sırada sahneye çıkmak için arkadaşları ve öğretmenine ısrar eder. çekerler. Asla yıkıcı davranışlar göstermez, başkalarıyla ilgili görünür ancak daha çok kendileriyle ilgilidirler. Yardımseverlik görüntüsü altında model öğrenci olmak onlar için önemlidir. Ancak eylemlerinin altında kendilerini ön plana çıkararak dikkat çekme isteği vardır. Örnek Olay X- Aktif-Yıkıcı Öğrenci Davranışı Oktay beden eğitimi, dersinde ellerini yukarı kaldırarak kasanın üzerinde takla atamıyorum atlamak zorunda da değilim. Böyle mantısız bir etkinliğin bir işe yaradığını da sanmıyorum diye bağırır. Öğretmen Oktay a bakar ve davranışı ihmal eder. Örnek olay X da görüldüğü gibi aktif-yıkıcı öğrenciler, saygısız biçimde ortaya çıkan sorun davranışlarıyla dikkat çekmeye çalışırlar. Dikkat çekme amacına yönelik bu sorun davranışlarıyla ilgilenildiğinde bu öğrenciler sorun davranışı keserler. Örnek Olay XI- Pasif-Yıkıcı Öğrenci Davranışı Tüm sınıf tahtaya yazılan matematik problemini çözmeye çalışırken Neşe sınıfta sırasından öğretmene seslenerek Öğretmenin ben çözemiyorum der. Öğretmen Çözebilmen için öncelikle başlaman ve üzerinde düşünmen gerekir diye yanıt verir. Neşe Bu tür problemler bana zor geliyor, bana yardım eder misiniz? diye rica eder. Aslında Neşe birçok soru ve durumda aynı şeyi tekrarlamakta ve yardım teklifi dikkate alınmadığında ağlama davranışı göstermektedir. Öğretmen Neşe nin yanına gider ve sorusunun çözümünde yardım eder. Örnek olay IX da görüldüğü gibi sorun davranış gösteren pasif-yapıcı öğrencilerin temel amacı başkalarına çekici görünerek dikkat Örnek olay XI de görüldüğü gibi pasif-yıkıcı öğrencilerin sorun davranışları olumlu davranış göstermeye ilişkin yetersizliklerini dikkat çekerek ortaya koymalarıdır. Bu tür öğrenciler

18 genellikle tembel olarak nitelendirilir. Çevrelerindeki arkadaşlarını ve öğretmenlerini kendilerine yarım etmeye zorlarlar. Güç Gösterme: Dikkat çekmeye ilişkin amaçlarını gerçekleştiremeyen öğrenciler, genellikle öğretmen ve diğer yetişkinlerle bir güç mücadelesine girerler. Sorun davranışa kaynaklık eden, öğrencinin güç göstermeye ilişkin amacına ulaşma isteğidir. Örnek Olay XII-Güç Gösterme Ders Fatih in sınıfta sık sık yarattığı gürültü nedeniyle kesintiye uğramaktadır. Öğretmenin defalarca Fatih i uyarmasına karşın Fatih tekrar konuşmaya başlamış ve sorun davranış tekrar ortaya çıkmıştır. İbrahim öğretmen çok kızar ve Fatih in sınıfın dışında kapının önünde beklemesini ister. Ancak Fatih yerinden bile kıpırdamaz. Öğretmenin tüm ısrarlarına rağmen konuşmaya devam ederek yerinde kalır. Öğretmen kontrolü kaybeder ve bağırmaya başlar. Öğretmen sakinleşip sınıf tekrar normal haline dönerken Fatih in gizlice arkadaşlarına gülümsediği görülmektedir. Örnek olay XII de görüldüğü gibi öğretmenle girilen güç mücadelesine ilişkin bir savaş öğrencinin güç elde etmeye dönük amacının karşılanması biçiminde bir sorun davranışa neden olabilir. Örnek olay XII de öğretmen kontrolünü kaybetmiş ve öğrenci bu durumdan gizli bir memnuniyet duymuştur. Öğretmenler güç göstererek sorun davranış sergileyen öğrencilere doğru davranışı göstermeleri konusunda baskı uygulamamalıdır. Bu durum genellikle öğrenci için bir güç yarışına dönüşebilir. Bu güç yarışını öğretmenlerin kazanma şansı hemen hemen hiç yoktur. Çünkü öğretmenden her zaman sakin, kontrollü davranışlar göstermesine ilişkin kabul edilmiş bir toplumsal anlayış vardır. Ancak aynı beklenti öğrenciler için yoktur. Bu tür öğrencilerde sorun davranışlar ağlama, öğretmenle çatışma, yalan söyleme ve söylenenleri bilinçli bir biçimde yapmama şeklinde görülür. Öğretmenlerin bu durumda sakin yardımcı ve dürüst ve kontrollü olmaları gerekir. Öç Alma: Öç alma güç gösterme davranışı amacına ulaşamayan öğrenciler tarafından benimsenen bir amaçtır. Örnek olay XIII de olduğu gibi öğrencilerin güç elde etmeye ilişkin amaçları karşılanmadığı durumlarda sorun davranışlar öç alma şeklinde ortaya çıkabilir. Örnek Olay XIII- Öç Alma Sınıfın sorun davranışlar gösteren öğrencilerinden Fatih defalarca öğretmen tarafından farklı konularda uyarılması ve cezalandırılmasına karşın sorun davranışlarını sürdürmektedir. Bir önceki gün sınıftaki sorun davranışları nedeniyle oyun etkinliklerine katılmayarak ceza almıştır. Fatih ders arasında elindeki kuru sabunu tahtaya sürerek tahtayı tebeşirle yazılamaz hale getirmiştir. Derse Bu tür öğrenciler kendilerinin bilerek haksızca incitildiğini hisseder ve kendileri de çevrelerinde bulunan insan ve eşyalara zarar verme davranışı gösterirler. Sorun davranışa kaynaklık eden öç alma amacı saldırgan davranışlar olarak kendini gösterir. Yetersizlik Gösterme: Sorun davranışlara kaynaklık eden bir diğer amaç ise yetersizlik göstermedir. Dikkat çekme, güç gösterme ve öç almanın işe yaramadığı durumlarda ortaya çıkabilir.

19 Elif öğretmeninden ve arkadaşlarından farklı konularda sürekli yardım isteyerek dikkat çekmeye Örnek çalışmış Olay (pasif XIV- yapıcı) Yetersizlik ancak Gösterme başarılı olamamıştır. Defalarca uyarılmasına karşın sınıfta işbirliğine dayalı gerçekleştirilen öğretim etkinliklerinde üzerine düşen görevleri yapmamakta ısrar etmiş öğretmeni ile ciddi bir çatışma (güç mücadelesi) yaşamıştır. 23 Nisan için yapılan ve içinde kendisinin de yer aldığı etkinlikte kendisine düşen kısmı bitirememiş, etkinliği bitirmek üzere evine götürmüş ertesi gün tüm sınıf adına sergilenecek bu etkinliği evde unuttuğunu söyleyerek getirmemiştir (öç alma). Bu olay sonunda sınıfta tepkiler alan Elif artık sınıfın sessiz ve çekingen öğrencileri arasında yer almaktadır. Söz almaya ya da söz verildiğinde konuşmaya isteksizdir. Öğretmen Elif e sorduğu bir soruyu yanıtlaması için ayağa kaldır. Elif derin bir sessizlik içerisinde soruyu yanıtlamadığı gibi öğretmenin soruyu anlayıp anlamadığına ya da cevabı bilip bilmediğine ilişkin sorularını da yanıtsız bırakır. Başı önünde gözleriyle defterini süzen Elif öğretmenin tüm sorularına olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap vermeden sadece bekler. Sonunda Öğretmen Elif i oturtur ve soruyu bir başka öğrenciye sorar. Örnek olay XIV de görüldüğü gibi sorun davranışlara kaynaklık eden bir diğer neden ise öğrencilerin yetersizlik göstermesidir. Dikkat çekmeye, güç elde etmeye ya da öç almaya çalışarak kendini değerli hissetmeye çalışan öğrenci bu durumlarda başarısız olduğunda cesareti kırılır, her şeyi bırakır ve bir yetersizlik gösterir. Topluluk içerisinde ortaya çıkmamaya ve yalnız kalmaya çalışarak kendisine ilişkin öz saygısını korumaya çalışır. Bu tür öğrenciler yetersizlik gösterdiklerinde diğer öğrencilerin kendilerini yalnız bırakacakları kaygısı taşırlar. Bu nedenle sessiz ve toplum önünde bulunmaktan çekinirler böylece kabul görmeye ilişkin amaçlarını gerçekleştirmeye çalışırlar. Bu durum öğrencilerde yukarıdaki örnek olayda görüldüğü gibi çeşitli sorun davranışlara neden olabilir. Öğrencilerde sorun davranışlarının arka planında bu davranışlara neden olabilecek risk etmenleri ve bu etmenlerin etkisiyle ortaya çıkan ulaşılamamış öğrenci amaçları vardır. Bu bağlamda sorun davranışların yönetiminde müdahaleye ilişkin ilk aşama sorun davranışların ortaya çıkmasını önlemeye dönük olumlu öğrenme ortamı yaratmaktır. SORUN DAVRANIŞLARIN ORTAYA ÇIKMASINI ÖNLEMEYE DÖNÜK OLUMLU ÖĞRENME ORTAMI YARATMAK Sorun davranışların yönetilmesine ilişkin bir yönetim sisteminin kurulması sınıf örgütünün çevresinin etkili bir biçimde düzenlenmesine ilişkin kararların alınmasıyla başlar. Öğretmenlerin dönemin başında uygun öğrenci davranışlarını pekiştirecek, sorun davranışların görülme sıklığını azaltacak ve etkili bir öğrenmeye olanak sağlayacak yapılandırılmış bir sınıfın özelliklerine karar vermeleri gerekir. Bu özellikler fiziksel düzenleme, kurallar ve cezanın amaç, yapı ve işleyişi ve sınıf içi iletişime ilişkin kararlardır. Bu kararlar sınıfta yer alan öğrencilerle birlikte alınır ve öğretim ortamının gerektirdiği değişikliklere göre güncellenilir. Fiziksel Düzen Sorun davranışların önlenmesi ve etkin yönetiminde sınıfların etkin düzenlemesi önemli bir yere sahiptir. Sınıfın fiziksel düzeni tüm öğrencileri izleyebilmeye olanak tanımalıdır.

20 Örnek Olay XV- Sorun Davranışlar ve Fiziksel Düzen Yeni bir sınıfa olan gereksinme nedeniyle koridordan kazanılarak yapılan sınıfımız, ortada ve kenarlardaki kolanlar ve bu kolanlara göre dizilmiş sıralarıyla oldukça biçimsiz ve garipti. Öğretmen kolonların arkasında görüş alanı dışında kalan yerlere sınıfın efendi erkeklerini ve mazlum kızlarını oturtsa da, her dersin bir kısmı öğretmenin bu sıralarda oturan öğrencilerin neden olduğu sayısız sorunu çözmek için çalıştığı ya da bağırdığı etkinliklerle geçiyordu. Sınıf içinde yaptığımız küçük yaramazlıklarımız için kullandığımız sıranın altı ya da önümüzdeki arkadaşımızın kafasının arkası gibi yerlere yeni bir alan daha eklenmişti. Soru: Sorun davranışların önlenmesinde ve yönetilmesinde sınıfın fiziksel düzenin önemi nedir? Sınıfın fiziksel düzenine ilişkin kararlar öğretim yılı başında sınıfın düzenlenmesi açısından öncelik taşır. Başar a (2000) göre öğretmenin sınıfta her an öğrencileri görebilecek bir konum seçmesine, sıraların arasında gezerek ona yakın durmasına ve dikkatli bir biçimde izlenmesine gereksinme vardır. Öğrencilerin izlenmesi onların otorite yönelimli kontrollerinden öte öğrenim sırasında öğrencinin tepkilerinin izlenerek olumlu geri bildirimlerle desteklenmesi açısından önemlidir. Bunun yanı sıra tüm öğrenciler öğretmenleri tarafından fark edilmek isterler. Öğretmen ders işlerken tüm öğrencileri ile makul sürelerde göz teması kurarak sınıf grubunda etkinliğin içinde olduklarını fark ettiğine ilişkin sözel olmayan mesajlar düzenler. Öğretmenin öğrencilerin tümünü görmesine olanak sağlamayan fiziksel düzenlemelerde öğretmen ve öğrenme ortamı için istenmeyen sorun davranışların belirmesi çok karşılaşılan bir sorundur (Jones ve Jones, 2004; Sprague ve Golly, 2005; Fields and Boesser, 2002). Örnek olay XV te görüldüğü gibi sınıf olmaya uygun olmayan yerler, koridorlardan kazanılarak yapılan sınıflar ve başka amaçlar için tasarlanmış mekânların dönüştürülmesiyle oluşturulmuş sınıflar fiziksel yapı ve özellikleriyle öğrencilerin oturma düzenine ilişkin olumsuz sonuçlara neden olurlar. Bu sınıflarda gerçekleştirilen öğretim etkinlikleri sırasında öğrencilerin ilgilerini öğretmene ya da tahta ve tepegöz gibi kimi öğretim araçlarına yönlendirmelerini engelleyecek bir fiziksel düzen ve bu düzene uygun bir oturma planı öğrencilerin öğretim ortamından uzaklaşarak sorun davranışlara yönelmelerine neden olabilir. Fiziksel düzen oturma planı ve uygulanan öğrenme yaklaşımına ilişkin karşılaşılan bir diğer sorun davranış ise öğrencilerin ayakta dolaşmasıdır. Öğrencilerin fiziksel gereksinmeleri ve becerileri yetişkinlerden farklıdır. Çocuklar fiziksel ve bilişsel gelişimleri için dolaşmaya gereksinme duyarlar (Bruce ve diğerleri, 2000). Özellikle ilköğretim birinci basamakta yer alan öğrenciler dikkate alındığında sorun davranışların önemli bir kısmının da öğrencilerin çok uzun süre sırada oturmaya zorlandığı ve öğrencilerin sınıf içerisinde yeterince hareket etmelerine olanak sağlamayan öğrenme ortamlarında ortaya çıktığı gözlenmektedir.

21 Örnek Olay XVI- Bir Sorun Davranış Olarak Ayakta Dolaşma Yapılandırmacı öğretim programının uygulamaya girmesiyle birlikte Emre Öğretmen meslek yaşamında daha önce hiç yaşamadığı yoğunlukta bir sorunla karşılaşmıştır. Öğrenciler grup çalışmaları sırasında yerlerinden kalkmakta ve sınıf içerisinde sıraların arasında dolaşmaktadırlar. Sıraların arasında dolaşırken sıralarının yanına koydukları performans ödevleri ve çantaları devrilmekte ve sınıfta bir karmaşa ortamı doğmaktadır. Öğretmenin tüm uyarılarına karşın sorun davranışın görülme sıklığında hiçbir azalma olmamıştır. Emre Öğretmen aldığı tüm önlemler ve yaptığı uyarılara karşın kendisini bir polis gibi hissetmektedir. Yan sınıftaki Ahmet Öğretmen in öğrencileri ise grup çalışmasına yönelik küme şeklindeki bir fiziksel düzende çalışmakta dosya ve materyallerini sınıfın ilgili köşesinde tutmaktadırlar. Belli bir amaca hizmet etmesi koşulu ile sınıf içerisinde dolaşmaları konusunda özgürdürler. Ahmet Öğretmen çok ender olarak öğrencilerini yerlerine oturmaları konusunda uyarır ve sorun yaşar. Soru: Sizce sorun davranışın kaynağı ne olabilir? Uzun süre oturmaktan fiziksel olarak rahatsız olmuş ve sıkılmış öğrenciye yerinde oturması söylendiğinde oturabilir, ancak öğrencinin doğal tepkisi ayağa kalkmak ve sınıfın içerisinde dolaşmaktır. Sorun davranış iki biçimde ortaya çıkabilir. Öğrencilerin ayakta dolaşmasına ilişkin kurallar ve öğretmenin beklentiler açık değildir ya da öğrencinin sınıf içerisindeki hareket kalıpları dikkate alınmadan yapılmış bir oturma planı sınıf içerisinde karmaşaya neden olabilir. Örnek olay XVI da görüldüğü gibi öğrencilerin çantaları ve dosyalarının sıraların yanında bulunması öğretmen ve öğrencilerin hareket alanlarını sınırlamaktadır. Özellikle ilköğretim çağındaki öğrencilerin hareketli oldukları gerçeği dikkate alındığında fiziksel durumun yanı sıra öğretmenin ayakta dolaşmaya ilişkin katı kuralları sorun davranışlar için bir başka nedeni oluşturmaktadır. Page ve Marlow a göre (1998) yapılandırmacı sınıflar, uygulanan öğrenme yaklaşımı gereği hareketli ve gürültülü sınıflardır. Öğrencilerin hareketleri ve konuşmaları öğretim etkinlikleri içerisinde kabul gören işbirliğine dayalı olarak gerçekleşecek ve diğer öğrencilerin öğrenmelerini engellemeyecek nitelikte olmalıdır. Fiziksel düzen ise öğrencilerin birbirleri ve öğretmenleri ile iletişim kurabilecekleri ve deneyimlerini paylaşabilecekleri bir nitelik taşımalıdır. Bu nedenle sınıftaki oturma planın U ya da çember biçiminde düzenlenmesi veya işbirlikli öğrenmeye dönük olarak küme düzenin uygulanması fiziksel düzene bağlı olarak ortaya çıkabilecek sorun davranışların önlenmesine ilişkin olumlu bir öğrenme ortamı yaratabilecek düzenlemeler olarak görülmektedir. Kurallar ve Ceza Fiziksel düzen ve sınıf yönetiminin diğer boyutlarında sorun davranışlara ilişkin olumlu bir öğrenme ortamı yaratmada dikkate alınacak bir diğer değişken ise kurallar ve cezadır. Kuralların belirlenmesi ve uygulanması sorun davranışları önleyebileceği gibi sorun davranışlara da neden olabilir. Ceza ise yapısı ve işleyişi ile kendisi başlı başına sorun davranışı pekiştirebilir. Bu nedenle kuralların belirlenmesi

22 ve cezanın işlevsel sonuçlarının irdelenmesinde yarar vardır. Kuralların Belirlenmesi: Etkili bir sınıf yöneticisi ve öğretim lideri asla öğrencilerin kendilerinden neler beklendiğini bildiğini varsaymaz. Kurallar ve öğrenciden beklenenler her zaman açık bir dille belirtilmeli ve öğrenciye öğretilmelidir. Çoğu zaman.liseye geldiniz hala sınıf içinde nasıl davranılması gerektiğini bilmiyorsunuz gibi öğretmenlerin serzenişlerine tanık olmuşuzdur. Öğrenci bir sorun davranış sergiliyorsa bunun nedenlerinden birisi de öğrencinin kendisinden beklenenleri anlamamış olması ya da kurallara uymayı öğrenmemiş olmasıdır. Öğrenciler kuralları bilebilir ancak kurallara uymayı bir davranış olarak öğrenmemiş olabilir. Öğretmenin öncelikli görevi beklentilerini açık bir dille belirtmesi ve beklentileri doğrultusunda öğrenciye davranmasını öğretmesidir. Aksi bir durumda kuralları ve öğretmen beklentilerini bilen ancak bunları davranış olarak öğrenmeyen sorunlu bir öğrenci grubuyla ilgilenmek öğretmenler için öğretim etkinliklerinden çok zaman ayırdıkları bir konu olacaktır. Bunun için öğrencilere kuralları öğretmedeki ilk basamak kuralları öğrencilerle birlikte belirlemektir. Öğrencilere kuralları öğretme süreci aşağıdaki aşamaları içerir (Jones ve Jones, 2004): Kuralların öğrencilerle birlikte belirlenmesi sürecindeki ilk aşama öğretmenin kuralların neden önemli olduğunu öğrencileriyle birlikte tartışmasıdır. Bunun için öğretmen örnek olaylardan yararlanabilir. Daha sonra öğretmen sınıfların kendisinin de dâhil olmak üzere herkese uygun bir çalışma ortamı oluşturması için ne tür kurallar olması gerektiğini öğrencilerden listelemelerini ister. Bu aşamada öğretmen öğrencilerini davranış standartlarını olumlu bir biçimde ifade etmeye yönelik olarak cesaretlendirmelidir. Örneğin, öğrencileri Başkaları konuşurken konuşulmaz ifadesi yerine Bir başkası konuşurken sessiz ve dikkatlice dinlemeliyiz şeklinde daha olumlu ifadeler kullanmaları konusunda yönlendirmelidir. Üçüncü aşamada tüm kurallar öğrencilere sunulmalı ve öğrencilerin kuralı anlamlı bulup bulmadığı öğrenilmelidir. Bu aşamada öğrencilerin bir kısmı kurala uyabileceklerine inanmadıkları belirtebilirler. Bu durumda öğretmen kuralın sınıfa katkı sağlayıp sağlamayacağını ve alternatif olarak ne düşündüğünü sorabilir. Öğrencinin aklındaki sorunlar açığa kavuşturulabilir ya da kurala karşı olanların oluşturduğu daha küçük bir grupla daha sonra tartışmaya bırakılabilir. Bir kez öğrencilerin uyabilecekleri kurallar öğrenciler tarafından belirlenip kabul edildikten sonra kuraların uygulanmasını takiben, kurallar sınıfla birlikte tekrar gözden geçirilmeli ve işlemeyen kurallar değiştirilmelidir. Kurallarla birlikte belirlenmesi gereken bir diğer etmen ise sınıftaki işlemlerdir. Sınıfa girişte yapılacaklar, sınıfta yer alan kaynakları ve malzemeleri kullanmada, bahçe, tuvalet, spor salonu ve diğer öğretim alanlarında gerçekleştirilen etkinliklerde benimsenecek işlemler daha önceden sınıfla tartışılarak belirlenmeli ve beklentiler açıkça ifade edilmelidir. Bundan sonraki aşamada öğretmenin en önemli amacı kendisinden açıkça neler beklendiğini bilen, kendisinin de içinde yer aldığı grup tarafından kuralları oluşturan öğrencinin kurallara uymasını öğretmektir. Kuralların öğrenciler tarafından öğrenildiği ve

23 kendiliğinden işleyeceği bir sınıfta, olumlu bir öğrenme ortamının özellikleri önem taşır. Bu bağlamda; Sorun yaratan öğrenciyi kontrol altına almalıyım. Sınıfta kontrole gereksinme var. Etkinlik temelli bir öğrenme ortamında öğrencilere öğrenmeye ilişkin sorumluluk verilerek sürekli etkin tutulması, Olumlu davranışlara düzenli olarak olumlu dönütlerde bulunulması, Kuralların işlemesi konusunda sınıf grubunun baskısının kuralı bozan öğrenciye öğretmen kontrolünde yönlendirilmesi, Sınıfta başta kuralların işleyişi olmak üzere tüm öğretim etkinliklerinin gerçekleştirilmesinde biz duygusunun yaratılması ve öğrencilerin sınıfı ve öğrenme sürecini sahiplenmesi, Öğrencilere örnek olaylarla ya da tartışma yöntemi kullanılarak sorun davranışları tanımlamalarının istenmesi, Özeleştiri ve özür dilemenin bir erdem olduğunun öğretmen davranışlarıyla gösterilmesi ve olumlu bir model olunması, Sınıf içi iletişimde sorun davranış yaratan kişinin değil, davranışın merkeze alınarak irdelenmesi, Empatinin sadece öğrencilerin göstermesi gereken bir beceri olmadığı öğretmenin de bu beceriye sahip olduğuna ilişkin davranış modellerinin sergilenmesi, kuralların öğretilmesine ilişkin olumlu bir ortam oluşturabilir. Ceza: Sorun davranışların yönetiminde eğitimciler arasındaki önemli sorunlardan birisi de cezanın nerede yer alacağıdır. Sorun davranış ortaya çıktığında öğretmenlerin pek çoğu aşağıda belirtilen varsayımlara göre hareket eder (Sprague ve Golly, 2005): Bu varsayımlar öğretmenleri hızlı ama kalıcı olmayan sonuçlara neden olan cezalandırma yöntemlerine yönlendirebilir. Bu durum sorun davranışların yönetilmesi açısından çoğu durumda iki açıdan işlevsizdir. Sözel, fiziksel ya da başka açılardan şiddet görerek cezalandırılan öğrenci çoğu zaman gerçekleştirdiği sorun davranışla ceza arasındaki ilişkiyi kuramaz ya da bilinçli bir biçimde ihmal edebilir. Cezayı davranıştan çok kendisi ile ilişkilendirebilir. Bu durum genellikle saldırganlık ve yetişkinlere karşı kronik karşı çıkmayla sonuçlanabilir. Sorun davranışı gösteren öğrenci cezalandırmayı göze aldığı sürece sorun davranışı göstermeye devam edecektir. Sorun davranışı karşısında ceza almış öğrenci yaptığı davranışın bedelini ödemiş ancak o konuda sorumluluk almayı hala öğrenmemiştir. Ayrıca, cezalandırılmış davranış sınıfta tekrar tekrar ortaya çıkıyorsa cezalandıran öğretmen aslında sorun davranışın pekişmesine neden olmuştur. Sorun davranışın devam etmesine izin veremem. Eğer verirsem diğer öğrenciler ne düşünür? Sınıfta otorite kurmam lazım.

24 Örnek Olay XVII- Ceza Altıncı sınıfın ikinci döneminin ortasındaydık. Sınıfın haşarı öğrencilerinden Kerem derse yine geç kalmış, öğretmenin tüm uyarılarına karşın derste etrafındakilerle konuşmaya devam etmiş ve son olarak öğretmenin arkası sınıfa dönük tahtaya yazı yazarken ayağa kalkmış ve başka bir arkadaşına el şakası yapmıştı. Sınıfa dönmesiyle birlikte Kerem i ayakta arkadaşına el şakası yaparken gören öğretmen kendisini kaybetmişti. Kerem i tahtaya çağırdı ve Kerem her günkü olağan dayaklarından birisini yedi. Dayaktan kızarmış yanaklarını ve başını öne eğerek yerine doğru ilerleyen Kerem in yüzünde ceketinin önünü iliklerken kocaman bir gülümseme vardı. Sanki tokatı o yememişti. Soru: Sizce sürekli cezalandırılmasına karşın Kerem in davranışları neden değişmemektedir? Sorun davranışların yönetiminde sözel ve fiziksel şiddetin eğitimde kullanılması çok eski çağlara dayanır. Şiddetin öğrenciye vereceği fiziksel, psikolojik ve sosyal zararın yanı sıra şiddet uygulayanların kendilerine sorması gereken soru şiddetin uygulanması davranışın değişmesinde kalıcı bir işlev sağlar mı? olmalıdır. Örnek olay XVII de görüldüğü gibi sorun davranışları konusunda sınıfta fiziksel şiddete dayalı olarak cezalandırılan Kerem için ceza işlevini yitirmiştir. Sorun davranış ile davranışı gerçekleştiren Kerem arasında davranışın sahipliği konusundaki bağ kaybolmuştur. Daha da önemlisi Kerem sorun davranışı cezalandırılıncaya göstermekte ya da cezalandırılmayı göze aldıkça sorun davranışı göstermekten çekinmemektedir. Bir başka sorun ise, şiddet kullanarak cezalandırılan öğrenci şiddeti sorunların çözümünde bir yol olarak öğrenecek ve bu durum birçok diğer sorun davranışa neden olabilecektir. Sorun davranışlara cezaya yönelik tepki verme eğiliminde olan öğretmenler aşağıda belirtilen noktaları dikkate almalıdırlar (Jones ve Jones, 2004): Öğretmenler akademik ve sosyal davranış sorunlarına yönelik tepki verirlerken öğrencilerin yeni davranış ve beceriler geliştirme sürecinde yardıma gereksinme duyacakları gerçeğini göz ardı etmemelidir. Öğretmeni sınıfta cezalandırıcı olarak kabul eden öğrenci daha az öğrenir ve daha çok saldırganlık gösterebilir. Cezalandırma öğrencinin suçu başkasına atmasına ve sorun davranışa yönelik sorumluluklarını kabul etmemesi ile sonuçlanabilir. Fields ve Bosser in (2002) Piaget (1968) aktardığına göre çocukların kurallara ilişkin bakış açıları içinde bulundukları yaş gruplarına göre değişir. Küçük yaştaki çocuklar tüm kurallara uyamasalar da yetişkinler tarafından koyulduğu ve uyulmaya zorlandıkları için kuralları kutsal kabul ederler. Çocukların yaşları ilerledikçe yetişkinlilerle anlaştıkları sürece kuralları değiştirmek konusunda kendilerini daha özgür hissederler ama sonra kurallara kendileri bağlı bulurlar. Piaget yetişkinler tarafından zorlanan kurallarla çocukların kendileri tarafından gerekli bulunarak uyulan kurallar arasında bir ayırım yapar ve ikinci durumu ahlaki otonomi ile açıklar. Oyun oynarken, sınıfta ya da herhangi bir yerde kurallara uymayan çocuklar kuralların ne için var olduğunu ve ne anlam ifade ettiğini bilmeyebilirler. Piaget nin ahlaki gelişim ilkelerinin işaret ettiği gibi küçük yaştaki

25 çocuklar neden bazı davranışların kabul edildiği bazılarının kabul görmediğini anlama konusunda yetersizdirler. Bu nedenle sorun davranışların büyük bir kısmı kuralların işlevlerinin anlaşılamaması nedeniyle ortaya çıkar (Ülgen,1999). İletişim Kuralların anlaşılması ve sorun davranışların yönetiminin de yer aldığı sınıf yönetim süreçlerinde sınıf içi iletişim olumlu bir öğrenme ortamının oluşturulmasına ilişkin önemli bir rol oynar. Sınıf içi iletişim öğrencilerin gereksinmelerini, ilgilerini, duygu ve düşüncelerini ifade edebilmelerine olanak sağlayacak demokratik bir sınıf ortamının oluşturulmasına hizmet etmelidir (Celep, 2002). Aksi durumlarda gereksinmeleri karşılanmayan öğrencilerde sorun davranışlar gözlenebilir. Yetişkinler genellikle çocukların kendilerini dinlemediğinden şikâyet ederler. Ancak pek az yetişkin bunun kendi hatalarından kaynaklandığını düşünür. İnsanların kendilerine söylenen hoş olmayan şeylere ya da yapmaktan hoşlanmadıkları şeylere ilişkin taleplere bilinçli ya da bilinçsizce kulaklarını tıkamaları kendileri korumak için geliştirdikleri bir öz savunma mekanizması olarak düşünülebilir. Öğretmenler ya da yetişkinler çocukları kendilerini dinlemediklerinde, saldırganlığa varabilecek bir umutsuzluğa düşebilirler. Bu durumda öğretmenler ve sürekli hatırlatmaları ve düzeltmeleri bir çeşit öğretim olarak tanımlarlar. Sorun davranışların yönetilmesinde iletişim öğretici bir nitelik taşımalıdır. Kurala ilişkin hatırlatmalar ve çiğnendiğinde verilecek cezaların ifade edilmesi sorun davranışın nedeni ve önlenmesine ilişkin öğretici bir nitelik taşımaz Aynı zamanda bireyin kendince haklı gerekçesinin karşısı taraftan hiç dikkate alınmaması hayal kırıklığı, suçlama ve saldırganlığa varan bir karşı tepkiyi de doğurabilir (Fields ve Boesser, 2002). Örnek Olay XVIII- Öğretici İletişim Bir öğretmen olarak genelde düzenli ve dakiksinizdir. Ancak bir süredir çeşitli nedenlerle kendinizi dalgın ve dağınık hissediyorsunuz. Sabah kalktığınızda okula geç kaldığınızı fark ediyorsunuz. Saatiniz çalmamış ve geç kaldığınız için otobüsü kaçırmışsınız. Sonunda okula koşturmaktan yorgun ve telaşlı bir şekilde ulaşıyorsunuz. Okul yöneticiniz geçen ayda bir kez daha geç kaldığınızı, işe zamanında gelme konusunda yeterince hassas olmadığınızı ve bu sorumsuzluğunuz konusunda hayal kırıklığına uğradığını söyler ve okul yönetimi ve kurallar konusunda bir sorunuzun olabileceğini ve bunun devam etmesine izin vermeyeceğini ifade ederek işe zamanında gelmenin önemi konusundaki dersini bitirir. Soru: Bir öğretmen olarak yukarıdaki durumda olduğunuzu varsayın ve iletişimin öğreticiliğini konusunda ne düşünmektesiniz? Örnek olay XVIII de olduğu gibi iletişimin niteliğinin sorunun nedeninden çok sorun çıkarana yönelik olduğu durumlarda iletişimin öğretici niteliği kaybolur. Öğrencilerin sorun davranışları konusunda da öğretmenlerin sorun davranışa ilişkin nedenden çok kuralın önemine ve cezayı hatırlatan mesajları öğrenciler tarafından göz ardı edilebilir. Edwards ın (1997) Gordon dan (1989) aktardığına göre bu hayal kırıklığı yaratacak mesajlardır. Öğrenciler kendi öz saygılarına zarar verebilecek bu mesajlara ilişkin bilinçli ya da bilinçsiz ve öz savunma mekanizması geliştirirler. Öğretmeninin düzenleyeceği mesajlar sorunun nedenini ve zarar verici sonucunu tanımlarken öğrencinin

26 gerekçelerini dikkate alan bir öğretici nitelik taşımalıdır. Bu bağlamda sorun davranışların önlenmesine ilişkin oluşturulacak olumlu öğrenme ortamında iletişimin taşıması gerek özellikler şu biçimde sıralanabilir (Jones ve Jones, 2004; Fields ve Boesser, 2002): sorunun ve sorunun sonucu hakkında bilgi vermesi, öğrencinin sorunu sahiplenmesi ve çözüm üretmesi açısından fırsat tanıması, suçlayıcı bir anlam taşımaması, kişinin duyguları içeren mesajlar taşıması açısından daha işlevseldir (Fields ve Boesser, 2002). Öğrencinin sorun davranışı gösterdiği şimdiki zamana ilişkin mesajlar düzenlemek, Gruba değil öğrenciye ilişkin mesajlar düzenlemek, Öğrenci hakkında konuşmak yerine doğrudan öğrenci ile konuşmak, Kibar ve saygı içerikli mesajlar düzenlemek, Göz teması kurmak ve öğrencinin sözel olmayan mesajlarının farkında olmak, İletişimde sorudan çok yargı cümleleri kullanmak, Ben içerikli mesajlar düzenlemektir. Yukarıda listede yer alan Ben içerikli mesajlar düzenlemek sorun davranışın tanımlanması ve çözümlenmesine ilişkin öğrenciye fırsat verilmesi açısından önem taşır. Örneğin sınıfta öğretmen ya da öğrencilerden birisi konuşurken bir öğrencinin dikkati dağıtacak biçimde konuşması karşısında öğretmenin Cemil sana defalarca söyledim. Artık yeter şeklinde düzenleyeceği bir mesaj; öğrenciyi suçlar bir ifade taşıması, sorunun ne olduğu konusunda bilgi taşımaması, sorunun sahipliğine ilişkin bilgi vermemesi açısından işlevsizdir. Bunun yerine Cemil ders işlenirken arkadaşınla konuşman benim ve arkadaşlarının dikkatini dağıtıyor ifadesi, sorun davranış gösteren öğrenciye; SORUN DAVRANIŞLARA YÖNELİK MÜDAHALE STRATEJİLERİ Sorun davranışa neden olabilecek risk etmenlerinin belirlenmesi, bu etmenlerin neden olduğu bu davranışlara ilişkin öğrenci amaçlarının tanımlanması ve önlenmesine ilişkin olumlu öğrenme ortamının yaratılmasına karşın ortaya çıkabilecek bu davranışlara ilişin müdahale stratejilerinin geliştirilmesi gerekir. Sorun davranışların önlenmesine ilişkin müdahale stratejileri üç farklı düzeyde uygulanabilir. Uygulama düzeylerini belirleyen temel etmen, sorun davranışın öğrenciler arasındaki yaygınlığıdır. Bu anlamıyla okul ve sınıf genelinde sorun davranışların önlenmesinde tüm öğrencilere uygulanabilecek, sınıflarda göreceli olarak daha az sayıda öğrenci grubuna uygulanabilecek ve sınıflarda sorun davranışlar açısından özel müdahaleye gereksinme duyan az sayıdaki öğrenciye uygulanabilecek müdahale stratejilerinden söz etmek olasıdır. Okul Temelli Üçlü Disiplin stratejileri olarak da adlandırılan bu yapıda sınıflar okul örgütünün uyumlu bütüncül parçaları olarak sorun davranışların yönetiminin stratejik birimleri olarak kabul edilebilir. Sprague ve Walker in (2000) sınıfları da kapsayan Okul Temelli Üçlü Disiplin modeli müdahale stratejilerine ilişkin sistemli bir

27 yaklaşımı öngören bir yapı ortaya koymaktadır. Şekil 1 de bu yapı ve müdahale stratejileri irdelenmiştir. Tüm Öğrencilere Yönelik Müdahale Stratejileri Sınıflarla birlikte okul örgütünde yer alan tüm öğrencileri içeren genel bir müdahale sistematiğini içeren stratejiler bu gruba girmektedir. Bu grupta yer alan öğrencilere sınıftaki kural ve davranış beklentilerinin ötesinde okul toplumunun bir üyesi olarak beklenen davranışları göstermelerine ilişkin bir olumlu bir öğrenme çevresi yaratılır ve sorun davranışlara okul örgütünün genel davranış beklentileri içerisinde müdahale edilir. Bu yapı içerisinde; öğrencilere öğretime ilişkin etkili bir akademik destek verilmesi, sosyal becerilerin öğretilmesi, tüm boyutlarıyla etkili bir sınıf yönetim sisteminin kurulması, öğrencilerin sorun davranışlarının izlenmesi ve tanımlanması, öğrencilerin olumlu davranışlarının sınıf ve okul sistemi içerisinde desteklenmesi ve okul yöneticileri ve öğretmenlerce pekiştirilmesi, okul ve sınıf boyutunda davranışlara ve kurallara ilişkin beklentilerin açıkça belirtilmesi ve verilere dayalı bir davranış yönetim sistemi kurulması müdahale sisteminin temel öğelerini oluşturur. Bu temel öğeler çerçevesinde sorun davranışlara müdahaleye ilişkin genel yöntemlerden bazıları şöyle sıralanabilir (Jones ve Jones, 2004): Tüm Öğrencileri Görebilecek Bir Oturma Düzeni Sağlanmalı: Öğrenciler arasında öğretmenin rahatça dolaşabileceği ve tüm öğrencilere ulaşabileceği bir oturma düzeni oluşturulmalıdır. Bu öğretmene tüm öğrencileri öğretim etkinlikleri içinde izleyebilmesine ve sorun davranış ortaya çıkmadan sorun davranışa neden olabilecek koşulları gözleyebilmesine ve sorun davranışların nedenlerine ilişkin veri toplayabilmesine hizmet eder. Ayrıca öğretmenin tüm öğrencileri görebilmesine ve ulaşabilmesine dönük bir oturma düzeni sorun davranışa anında müdahaleyi de kolaylaştıracaktır. Küçük Sorun Davranışlar İhmal Edilmeli: Kimi zaman öğretmenlerin sınıf içerisinde küçük sorunlara dönük aşırı müdahaleleri öğrencilerin yarattıkların sorun davranışlardan daha yıkıcı olmaktadır. Örneğin düşen bir kitaba öğretmenin aşırı tepkisi sorunun büyümesine ve olumlu öğrenme ortamının bozulmasına neden olabilir. Sorun davranış anlık ve tekrarlanan nitelikte değilse ve öğretim ortamı için bozucu bir nitelik taşımıyorsa, sorun davranış gösteren öğrenciyle ders zamanı dışında konuşulmalı ve daha önce iletişim bölümünde tartışılan saygı ve öğretici iletişim bu konuşmanın temel niteliğini oluşturmalıdır. Öğretmen bir öğrencinin gösterdiği sorun davranışa ilişkin tüm sınıfa dönük mesajlar düzenlememelidir. Sorun Davranış Ortaya Çıktığında İlk Olarak Öğrenciyle Sessizce İletişim Kurulmalı: Bu öğrenciyle göz teması kurarak, öğrencinin yanına doğru yürüyerek, hafifçe omzuna dokunarak gerçekleşebilir. Bir başka yöntem ise dersi dinleyen bir öğrenciye sorulan sorunun yanıtını özetleyerek dinlemeyen öğrencinin bu konu hakkında ne

28 düşündüğünün sorulmasıdır. Derse olan ilgisi kopmuş olan öğrenciye doğrudan sorulacak bir soru bu öğrenciyi utandırabilir. Bunun yerine konuyu ve söylenenleri hatırlatan bir özetten sonra öğrenciye sorulacak soru öğrencinin dersle olan ilgisinin tekrar kurulabilmesini sağlayabilir. Öğrenciye İsmiyle Hitap Edilmeli: Bu durum öğrencinin sınıf ortamında öğretmen tarafından tanındığının bir göstergesi olarak öğrenciyi derse daha fazla yönlendirecek ve sorun davranışların görülme sıklığını azaltacaktır. Öğrenciye Uymadığı Kural Hatırlatılmalı: Öğrenciye Selim arkadaşını rahatsız etmeyi kes biçiminde bağırmak yerine Selim şu anda sizlerle birlikte koyduğumuz hangi kurala uymuyorsun? biçimindeki bir soru daha etkili olabilir. İki Öğrenci Davranışlarıyla Sorun Yaratıyorsa Öğretmenin İlgisi Dersi Dinleyen Öğrenciler Üzerine Odaklanmalı Sorun Yaratan Öğrencilerle Özel Olarak Konuşulmalı: Sorun davranış dersin bütünlüğünü bozacak nitelikte değil ise öğretmen sorun davranışla ilgilenmeyi ders içerisinde uygun bir zaman dilimine taşıyabilir. Çocuklar siz tahtadaki problemi çözerken ben arkadaşlarınız Ufuk ve Tolga nın aralarındaki sorunu çözmelerine yardım edeyim ifadesi sakin ve kontrollü bir yaklaşımı ifade eder. Eğer sorun daha uzun süreli bir müdahaleyi gerektiriyorsa ders sonrasına bırakılabilir. Öğrenciye Davranış Öncesinde Davranışının Olumlu Sonuçları Hatırlatılmalı: Eğer daha olumlu ve kibar biçimde sorarsan arkadaşın eşyalarını seninle paylaşabilir ya da Eğer sırada arkadaşlarını itmeden sabırla beklersen, sınıftan daha hızlı çıkıp oynamak için daha fazla zaman bulabilirsin biçiminde davranışın sonuçlarını hatırlatan ifadeler sorun davranışların önlenmesine yardımcı olabilir. Öğrencinin Olumlu Davranışları Pekiştirilmeli: Sorun davranış gösteren öğrenciye ya da yanında oturan arkadaşının olumlu davranışına ilişkin Selim, ben ders materyallerini düzenlerken sessizce sıranda oturarak bana çok yardımcı oldun. Teşekkür ederim. biçimindeki bir ifade olumlu davranışı pekiştirerek olumsuz davranışın görülme sıklığını azaltacaktır. Öğrenciye Olumsuz Davranışı Sonlandırmasına İlişkin Sadece Onun Görebileceği Bir Mesaj Düzenlenmeli: Bu bir bakış ya da işaret olabilir. Sorun Davranış Gösteren Öğrenciye Olan Fiziksel Mesafe Azaltılmalı: Öğretmen sorun yaratan öğrenciye doğru yürüyerek dersi bir süreliğine sorun yaratan öğrencinin yanında işleyebilir. Öğrencinin İsmi Bir Soru, Hikâye ya da Bir Örnek Olayda Tekrarlanmalı: Kimi zaman sıkılarak dersten kopma gibi göreceli olarak küçük sorun davranışlarda bu teknik kullanılarak öğrencinin dikkati tekrar derse yönlendirilebilir. Mizah Kullanılmalı: Ders işlenirken güncel olaylardan yola çıkılarak mizah konu içerisine dâhil edilebilir. Bu dikkati dağılmış öğrencinin sorun davranışa yönelmesinden önce onu tekrar derse dâhil edebilir. Öğrenci tüm bu müdahale stratejilerine karşın; yönergelere, kurallara ve öğretmenin yönlendirmelerine uymayı reddediyorsa (Sprague ve Golly, 2005): Öğrencinin benzer öğretim yeterliliklerine ve hazır buluşluk düzeylerine sahip olup olmadığından emin olunmalıdır. Öğrencinin fizyolojik ve/veya psikolojik sorunu olup olmadığından emin olunmalıdır. Öğrenci eğer yapamıyorsa bu bir beceri sorunudur, her seferinde yeni bir içerik ve durumda yeniden öğretmelidir. Eğer öğrenci yapmak istemiyorsa bu bir güdüleme sorunudur. Öğretmen etkili bir güdüleme yaklaşımı benimsemelidir. Tüm durumlarda sorun davranışı tanımlamak ve gereğini yapmak öğretmenin

29 görevidir. Öğretmenin bu görevini gerçekleştirirken ebeveynlerle işbirliği yapması ve ebeveyn desteğinin alması pek çok durumda bir gereklilik olarak ortaya çıkar. Sorun Davranışların Önlenmesinde Ebeveynlerle İşbirliği: Kalıcı izli davranış değişikliği bireylerin tüm yaşam süreçlerini kapsayan bir bütündür. Okullar ve sınıflar kalıcı izli davranış değişikliğine ilişkin önemli bir yere sahipse de, öğrencilerin davranış değiştirme süreci evde ebeveynleri ve birincil yakınlarının etkisiyle başlar. Öğretmenler okul bitimi sonrasında ayrıldıkları öğrencilerini ertesi gün farklı yeni davranışları edinmiş ya da okuldaki davranışlarını unutmuş bir biçimde bulabilirler. Davranış değiştirmede sınıflar ve evdeki yaşantılar bir bütünlük içinde düşünülmeli ve değerlendirilmelidir. Bu anlamıyla etkili sınıf yönetiminde ebeveynler yapılacak işbirliğinin etkisi yadsınamaz. Sorun davranışların nedenleri, ortaya çıktığı durumlar ve sonuçlarına ilişkin sınıflarda kurulacak bir yönetim sisteminde ebeveynler, öğretmen ve öğrenciyle birlikte bu sistemin temel öğelerini oluşturur. Sorun davranışların yönetiminde ebeveynlerin yer almasının nedenleri basitçe söyle sıralanabilir (Kaufmann ve diğerleri, 1998): Ebeveynler öğretmenler ile birlikte çocuğa ilişkin ortak bir sorumluluğu paylaşırlar ve çocuklarının sosyal ve akademik davranışları hakkında bilgi sahibi olmaya hakları vardır. Ebeveyn davranışları sorun davranışların nedenleri ya da sorun davranışı yaratan durumların temel belirleyicisi olabilir. Ebeveynler sorun davranışların önlenmesi ve yönetiminde çözüm süreçlerinin önemli bir öğesi olabilir. Sınıftaki öğrenci evdeki çocuk için ebeveynler örnek davranış modelleridir. Ebeveynlerin çocuklarının davranış kalıplarına ilişkin beklentileri vardır ve çocuk bu davranış kalıplarına göre davranmaya ilişkin bir bağlılık hisseder. Öğretmenlerin ebeveynlerle yapacağı işbirliği veli toplantıları, telefon, öğrenciyle not yollama ve e-posta biçimlerde düzenlenebilir. Sorun davranışların yönetiminde ebeveynlerle yapılacak işbirliği ve ebeveyn desteğini alınacağı konulardan bazıları aşağıda belirtilmiştir (Jones ve Jones, 2004): Sorun davranış yaratan durumlar, Sorun davranışların nedenleri, Sorun davranışın ev ve sınıflarda nasıl gerçekleştiği, benzerlikleri ve farklıkları, Sorun davranışın nasıl sonuçlandığı, Ebeveynlerle öğretmenin verdikleri tepkiler, davranışları bu davranışları kılavuzlayan ilke ve değerler, Sorun davranışı önlemeye ilişkin öğretmen ve ebeveynlerin yaklaşımları ve bu yaklaşımlar arasındaki uyum. Sorun davranışların önlenmesinde yukarıda belirtilen konularda alınacak ebeveyn desteği belli bir plan dâhilinde yapılandırılmalıdır. Froyen ve Iverson (1999) bu planın öğelerini şu şekilde belirlemiştir: Ev ve okul ortamlarında öğrencinin sorunlarının neden ve süreçleriyle ayrı ayrı belirlenmelidir. Yönetilecek hedef sorun davranışların belirlenmelidir. Hedef sorun davranışlar arasından müdahale edileceklerin önceliklerinin belirlenmelidir.

30 Ev ve okuldaki müdahale sürecinin planlanmalıdır. Bazı Öğrencilere Yönelik Müdahale Stratejileri Bu grupta yer alan öğrenciler okul ve sınıf örgütü içerisinde kronik davranış problemine sahiptirler ve daha özel bir hedef grubu oluştururlar. Bu grup içerisinde sorun davranışlar sergileyen öğrencilere sorun davranışın büyüklüğüne göre uygulanacak stratejiler; rehberlik ve psikolojik danışma uzmanın öğretmenle işbirliğini vurgulamaktadır. Öğrenciye yönelik sağlanacak yoğun sosyal beceri öğretimi, kendisini yönetmesine ilişkin uygulanabilecek kendini yönetme stratejilerinin uygulanması ve fazladan verilecek akademik destek bu grupta yer alan öğrencilere ilişkin geliştirilebilecek stratejilerdir. Bir Kaç Öğrenciye Yönelik Müdahale Stratejileri Bu grupta yer alan sorun davranışa sahip öğrenciler fazladan sunulan destek hizmetlerine cevap vermeyen öğrencilerdir. Sorun davranış gösteren öğrenciler arasında sayıları oldukça sınırlıdır. Bu grupta yer alan öğrencilere yönelik geliştirilebilecek öncelikli strateji sorun davranışın işlevini ve sonuçlarını anlamaya dönük davranışın İşlevsel Davranış Değerlendirme yönteminin uygulanması ve bireysel davranış yönetim planın oluşturulmasıdır. Sorun Davranışların Çözümlenmesi ve İşlevsel Davranış Değerlendirme: Sorun davranışların çözümlenmesine ilişkin yaklaşımlarda kullanılan en önemli araçlardan birisi de sorun davranışın işlevini bulmaya yönelik değerlendirilmesidir. Bu değerlendirme sürecine ilişkin çeşitli modeller vardır. Bu modellerden birisi de Sprague ve Golly (2005, ss ) tarafından bir model çerçevesinde yapılandırılan İşlevsel Davranış Değerlendirmesi (İDD) modelidir. 1 İDD basitçe sorun davranış kalıplarını öngören ve devam ettiren olayların tanımlanması sürecidir. Ceza, ödül ya da basit pekiştireçlere dayanan davranış yönetim stratejileri kronik sorun davranışların yönetiminde etkisiz kalabilir. İDD sorun davranışın nedenleri ve işlevi mantıksal olarak açıklanamıyorsa kullanabilecek bir tanımlama ve yönetim süreçlerini kapsar. İDD nin gerçekleştirilmesini bireysel davranış desteği planın hazırlanması izler. Bunun yanı sıra İDD öğretim programdan kaynaklanan sistemsel sorunların neden olduğu sorun davranışların ayıklanmasını da sağlar. Bu doğrultuda, IDD nin uygulanmasından beklenen sonuçlar şunlardır: Sorun davranışı tanımlama, Sorun davranış ortaya çıktığında var olan olayları, durumu ve zamanı tanımlama, Sorun davranışı devam ettiren sonuçları tanımlama, Sonuçta sorun davranışın işlevine ilişkin özet bir ifadeye ulaşabilmektir. Örnek Olay XIX- Etkisiz Müdahale ve İDD Ahmet ilköğretim 3. sınıf öğrencisidir. Genelde uyumlu bir öğrenci olmasına karşın sınıf öğretmeninin Ahmet le olan en önemli sorunu zaman zaman Ahmet in sınıfta sorun davranışlar göstermesidir. Ahmet ders sırasında zaman zaman arkadaşlarına uygunsuz şakalar yapmakta ve çevresindekilerin dikkatini dağıtmaktadır. Sınıf öğretmenin Ahmet e yaptığı tüm uyarılara, kullandığı ödül ve cezalara ve ebeveynleriyle konuşmasına karşın sorun davranışlar sürmektedir. 1 Bu bölümde kullanılan İDD modelinde Sprague ve Golly (2005, ss ) modeli temel alınmıştır.

31 Soru: IDD yi merkeze alan bir öğretmen olarak yukarıdaki 4 ilkeyi dikkate alarak ilk olarak ne yapardınız? Örnek olay XIX da görüldüğü gibi sorun davranışı önlemeye yönelik gerçekleştirilen etkinlikle kimi zaman yetersiz kalabilir. İDD merkeze alındığında ilk aşama sorun davranışı tanımlamak ve sorun davranışın işlevine ilişkin özet bir yargıya ulaşmaktır. Bu bağlamda sınıf öğretmen Ahmet i gözlediğinde sorun davranışa kaynaklı eden bir durum olduğunu, sorun davranış ortaya çıkmadan önce bir tetikleyicinin sorun davranışı tetiklediğini ve sorun davranışı göstermenin öğrencinin belli bir gereksinmesini ve amacı karşıladığını bulur. Bu doğrultuda, İDD yürütülmesine ilişkin gerçekleştirilmesi gereken 3 yöntem vardır. Görüşmeler Öğrenci Davranışlarının Gözlenmesi İDD Hipotez Görüşmeler: Görüşmeler öğretmenin sorun davranışı işlevsel bir bakış açısıyla görmesine yardımcı olmak amacıyla tasarlanır. İşlevsel bir bakış açısı ne tür bir nedenin ya da çevresel özelliğin sorun davranışı ortaya çıkarıp devam ettirdiğinin incelenmesi üzerine kuruludur. Ayrıca böyle bir işlevsel bakış açısı sorun davranış ortaya çıkmadan verdiği belirtilerin tanımlanmasında da yardımcı olabilir. Öğretmenler sorun davranışları sınıflarda gözlemleseler de sorun davranışlar öğrencilerin sosyal yaşamlarının farklı boyutlarında ortaya çıkabilir ya da okul yaşamının bütünlüğünün bir parçası olabilir. Bu anlamıyla görüşmeler öğrencinin kendisi ile gerçekleştirilebileceği gibi öğrencinin dersine giren farklı öğretmenler, okul yöneticileri, ebeveynler ve diğer ilgili personelle yapılmalıdır. Görüşmeler için hazırlanacak olan görüşme formu aşağıdaki bölümlerden oluşur: Şekil 2. İDD nin Yürütülmesi Süreci Kaynak: Sprague ve Golly 2005 ten uygulanmıştır. Öğrenci Davranışlarının Gözlenmesi: Bu yöntem öğrenci davranışlarının doğrudan gözlenmesini içerir. Öğrencinin sınıf başta olmak üzere okulun farklı fiziksel mekânlarındaki davranışları gözlenerek sorun davranış öncüleri ve sonuçları

32 Öğrencinin adı, soyadı tarih ve görüşmenin yapıldığı kişi Bu bölümde yer alan bilgiler öğrenciye ilişki verilerin kaydının tutulmasında kullanılır. Öğrencinin Profili Bu bölümde öğrenciye ilişkin olumlu ve olumsuz özellikler yer alır. Sorun Davranışın Öncülleri Bu bölümde sorun davranış ortaya çıkmadan önceki durum tanımlanır ve sorun davranışı tetikleyen olayların tanımlanmasına çalışılır. Örneğin sınıfta beceri gerektiren bir durumun ortaya çıkması ya da o becerinin gerektiği derse girilmesi bu tür bir öncül olabilir. Öğretmenin öğrenciye çok kolay ya da zor bir ödev vermesi, sınıfın duyamayacağı bir ses tonunda konuşması, bağırması bazı sorun davranışların öncülleri olabilir. Kimi zaman sorun davranışa neden olabilecek tetikleyici sorun davranış ortaya çıkmadan çok önce gerçekleşebilir. Bu durumda sorun davranışın zamanı önemlidir. Örneğin öğrencide sorun davranış Pazartesi ve/veya Cuma gibi haftanın belli günlerinde belli etkinlikleri gerçekleştirmeden önce ortaya çıkabilir. Öğrencinin yorgun ve aç olması, haftalık ders programında tekrarlan belli bir dersten sonra gerçekleşmesi bu tür öncüller arasında sayılabilir. Sorun Davranış Bu bölümde ortaya çıkan sorun davranış tanımlanır. Bu tanımlamalarda inatçı, yaramaz ya da söz dinlemez gibi sıfatlar yerine sorun davranışın kendisi tanımlanmalıdır (örneğin arkadaşlarına vurma, sınıfta dolaşma, dersle ilgilenmeme, kötü söz söyleme, etrafına fiziksel zarar verme gibi ). Öğrencinin adı, soyadı: Selim Varol Sınıfı: 7-B Tarih: Görüşmenin yapıldığı kişi: Resim Öğretmeni Çiçek Boyacıoğlu Öğrencinin Profili: Selim güzel sanatlara ve sosyal dersler yatkın arkadaşları arasında yardım severliği tanınır. Bilgisayar oyunlarını sever. Çabuk öfkelenir. En iyi anlaştığı arkadaşı Ahmet ve en çok sevdiği öğretmeni Beden Eğitimi öğretmenidir. Selim in babası geçen yıl işini kaybeder ve maddi sorunlar yaşamaktadırlar. Selim in geçen yıl derslerdeki akademik başarısı oldukça yüksektir. Selim in bu yıl derslerdeki akademik başarısı düşüktür. Sorun Davranışın Öncülleri Sorun davranışlar resim dersinde daha sık ve resim dersini takip ettiği sosyal bilgiler dersinde daha az sıklıkta gözlenmektedir. Diğer derslerde ve okulun diğer alanlarında sorun davranışın gözlenme sıklığı en azdır. Sorun Davranış Arkadaşlarına uygunsuz şakalar yapmak ve ilgisiz konularda konuşmak gözlenir. Bu gözlemlerde öğrencinin ne zaman sorunsuz davrandığı ya da günün hangi saatinde, hangi konularda, hangi yetişkin ve akranlarla, nerede, hangi durumlarda sorun davranışlar gösterdiği gözlenmeye çalışılır. Hipotez/Özet Yargı: Gözlem ve görüşme süreçleri tamamlandığında; sorun davranışa kaynaklık eden durum, sorun davranış ortaya çıkmadan önce ortaya çıkan öncüller, sorun davranışın kendisi ve sonuçları ve sorun davranışı devam ettirmenin öğrenciye sağladığı temel işlev hakkında temel birtakım bilgilere ulaşılabilir. Bundan sonraki aşama sorun davranış hakkında

33 bir hipotezin kurulmasıdır. Bu hipotez sorun davranış hakkında özet bir yargıdır. kaynaklara uygun geliştirilmelidir (Erbaş ve diğerleri, 2004). Örnek Olay XX- IDD 7. sınıf öğrencisi olan Selim resim derslerine resim malzemelerini getirmemekte, arkadaşlarına uygunsuz şakalar yaparak ve ilgisiz konularda konuşarak dersin düzenini bozmaktadır. Durumdan rahatsız olan resim öğretmeni Selim in sorun davranışlarına ilişkin uyguladığı tün ödül, ceza ya da dersten uzaklaştırma etkinlikleri sonuç vermemiştir. Selim in sorun davranışları resim dersini izleyen Soru: derslerde Yukarıdaki de örnek devam etmektedir. Resim öğretmeni olayı dikkate durumu alarak sınıf sınıf öğretmeni ve okul yönetimiyle öğretmenin paylaşır. Selim i sorun davranışına ilişkin İşlevsel Davranış Değerlendirmesi ni yapınız. Örnek olay XX de verilen durumda sınıf öğretmeni Selim in sorun davranışlarına ilişkin olarak öğrencinin öğretmenleri ve ebeveynleri ve yakın arkadaşları ile çeşitli görüşmeler yapar. Öğrenciyi gözler. Bu görüşmelerden biri aşağıda verilmiştir. Sorun davranışların görülme sıklığını azaltmak ya da ortadan kaldırmaya dönük bu davranışların işlevini tanımlaya yönelik İDD yi izleyen süreçte öğrenci için Bireysel Davranış Desteği Planın (BDDP) hazırlanması gereklidir. Bu plan davranışın değiştirilmesine yönelik bir planı içerir. Bu plan İDD den elde edilen verilere göre, sorun davranışa yönelik sadece öğrenciden beklenenler değil, öğrenciyle etkileşimi olan yakın çevresinde yer alan aile bireyleri, arkadaşları ve okuldaki diğer personeli de kapsayacak biçimde ve planı uygulayacak kişilerin bilgi beceri ve sahip oldukları Sorun Davranışa Kaynaklık Eden Durum Sorun Davranış Ortaya Çıkmadan Önce Ortaya Çıkan Öncüller Sorun Davranışın Kendisi ve Sonuçları, Sorun Davranışı Devam Ettirmenin Öğrenciye Sağladığı Temel İşlev Ailenin ekonomik sorunları Ekonomik sorunlar nedeniyle resim malzemelerine ilişkin gereksinmesini aileye iletmemesi Resim dersinde öğretmenin resim malzemelerini sorması ve çalışacakları konuyu söylemesi Uygunsuz şakalar ve ilgisiz konuşmalar Kaçınma

İÇİNDEKİLER. 2 Sınıfı ve Materyalleri Düzenleme 11

İÇİNDEKİLER. 2 Sınıfı ve Materyalleri Düzenleme 11 İÇİNDEKİLER 1 Sınıf Yönetimine Giriş 1 Sınıflar Karmaşık Yerlerdir 2 Sınıf Yönetimini Öğrenmek 3 Sınıf Yönetiminin Öğretimin Diğer Yönleriyle İlişkisi 7 Bölümün Özeti 9 Okunması Önerilen Yayınlar 9 Önerilen

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Adnan Boyacı

Yrd. Doç. Dr. Adnan Boyacı YAPıLANDıRMACıLıK DISIPLIN VE SORUN DAVRANıŞLARıN YÖNETIMI (BÖLÜM3) Yrd. Doç. Dr. Adnan Boyacı Disiplin Modelleri Disiplin modelleri nelerdir? Davranış Değiştirme Modeli, Canter Modeli [Güvengen Davranış

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

ORİON EĞİTİM VAKFI ÖZEL PİRİ REİS OKULLARI PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ NİSAN AYI VELİ BÜLTENİ 2016 ÇOCUKLA ETKİLİ İLETİŞİM

ORİON EĞİTİM VAKFI ÖZEL PİRİ REİS OKULLARI PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ NİSAN AYI VELİ BÜLTENİ 2016 ÇOCUKLA ETKİLİ İLETİŞİM ORİON EĞİTİM VAKFI ÖZEL PİRİ REİS OKULLARI PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ NİSAN AYI VELİ BÜLTENİ 2016 ÇOCUKLA ETKİLİ İLETİŞİM Sağlıklı iletişim, çocuğun ruhsal gelişimi açısından büyük önem taşır.

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DOÇ.DR. ZEHRA ALTINAY SINIF YONETIMI Bu derste, Sınıf ortamı ve grup etkileşimi Grup türleri Grup ve lider Liderlik türleri Grup içi etkileşimin hedefleri

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme Giriş Öğretim bir sanattır ve her sanat dalında olduğu gibi öğretim alanında da incelikler vardır. Disiplinler arası

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ VERİMLİ DERS ÇALIŞMA TEKNİKLERİ Çalışma becerileri zaman kullanımı, algılama, bilgiyi düzenleme, motive olma ve sorumluluk alma gibi geniş davranış alanı ve tutumları içerir. Okul başarısı, doğuştan sahip

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

ALİAĞA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME. Hazırlayan Semiramis Gülenç

ALİAĞA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME. Hazırlayan Semiramis Gülenç ALİAĞA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME Hazırlayan Semiramis Gülenç DAVRANIŞIN TANıMı Bir organizmanın gösterdiği her türlü tepki,organizmanın, çevrede ve/veya çevreyle olan ilişkisinde

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Tiedot turkiksi DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI GÜNCELLENMİŞ TEZ KONULARI LİSTESİ

MİLLÎ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI GÜNCELLENMİŞ TEZ KONULARI LİSTESİ MİLLÎ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI GÜNCELLENMİŞ TEZ KONULARI LİSTESİ (Not: Tez konuları listesi 25 yeni tez konusu da ilave edilerek güncellenmiştir.) 1. Öğretmen yetiştirme sisteminde mevcut durum analizi

Detaylı

AKRAN DOSTU OKUL MODELİ PROJESİ

AKRAN DOSTU OKUL MODELİ PROJESİ AKRAN DOSTU OKUL MODELİ PROJESİ 2013-2014 Eğitim-Öğretim Yılı Bu proje; okul yönetimi, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve okul personelini kapsayan geniş katılımlı bir çalışmayı amaçlar. Bu proje; tüm

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Okulöncesi eğitim çevresini merak eden, öğrenmeye ve düşünmeye güdülenmiş çocuğun bu özelliklerini yönetme, teşvik etme ve geliştirme gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir.

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Information på turkiska DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

BÖLÜM II : ÖĞRENCİ DAVRANIŞLARINI ETKİLEYEN SOSYALVE PSİKOLOJİK FAKTÖRLER... 29

BÖLÜM II : ÖĞRENCİ DAVRANIŞLARINI ETKİLEYEN SOSYALVE PSİKOLOJİK FAKTÖRLER... 29 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III BÖLÜM I :YÖNETİM VE SINIF YÖNETİMİ... 11 Yönetim... 13 Sınıf Yönetimi Kavramı... 15 Sınıf Yönetimi... 16 Sınıf Yönetimi Gelişimi... 17 Sınıf Yönetiminin Önemi... 18 Sınıf Yönetimi

Detaylı

KAYNAŞTIRMA NEDİR? Kaynaştırma:

KAYNAŞTIRMA NEDİR? Kaynaştırma: KAYNAŞTIRMA NEDİR? Kaynaştırma: Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin Akranları ile birlikte Eğitim ve öğretimlerini Bütün kademelerde sürdürme esasına dayanan, Destek hizmetlerinin sağlandığı; özel eğitim

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM SINIF YÖNETİMİNE ETKİ EDEN GENEL FAKTÖRLER

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM SINIF YÖNETİMİNE ETKİ EDEN GENEL FAKTÖRLER İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM SINIF YÖNETİMİNE ETKİ EDEN GENEL FAKTÖRLER A. Sosyal Değişim...2 B. Öğretmenlerin İşleri ve Kimlikleri...6 C. Akademisyen-Öğretmen Ayrımı...9 D. Geleceğe Bakış...10 E. Yapılandırıcılık

Detaylı

5. HAFTA PFS102 SINIF YÖNETİMİ. Yrd. Doç. Dr. Ali Çağatay KILINÇ. cagataykilinc@karabuk.edu.tr

5. HAFTA PFS102 SINIF YÖNETİMİ. Yrd. Doç. Dr. Ali Çağatay KILINÇ. cagataykilinc@karabuk.edu.tr 5. HAFTA PFS102 Yrd. Doç. Dr. Ali Çağatay KILINÇ cagataykilinc@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İÇİNDEKİLER VE DİSİPLİN 3 Temel Kavramlar SINIF YÖNETİM

Detaylı

ÖNSÖZ... IX 1. 10 12 13 10 14 2. 15 15 3. 20 20 24 27 28 29 30 30 33 34 36 39 40 41 42 III

ÖNSÖZ... IX 1. 10 12 13 10 14 2. 15 15 3. 20 20 24 27 28 29 30 30 33 34 36 39 40 41 42 III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... IX 1. Çocuklara Zarar Veren Anne-Baba Davranışları...1 Aşırı Koruyuculuk ve Kısıtlayıcılık...2 Reddetme; Maskelenmiş Mahrumiyet...4 Aşırı Hoşgörü ve Şımartma...5 Aşırı Beklentiler...6

Detaylı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Mesleki Gelişim Programı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Mesleki Gelişim Programı T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü 1. ETKİNLİĞİN ADI Zihinsel Engellilerin Eğitimi Kursu 4 Mesleki Gelişim Programı 2. ETKİNLİĞİN AMAÇLARI Bu faaliyeti başarı

Detaylı

Zirve Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ABD Ders Ġçerikleri

Zirve Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ABD Ders Ġçerikleri Zirve Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ABD Ders Ġçerikleri 5.DÖNEM 6.DÖNEM DERSLER T U K ECTS DERSLER T U K ECTS SNF 301 FEN VE TEK. ÖĞR. 4 0 4 6 SNF 304 TÜRKÇE ÖĞRETIMI 4 0 4 6 SNF 303

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır.

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır. K. K. T. C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM ORTAK HİZMETLER DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA ŞUBESİ 2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik

Detaylı

ŞİMDİ LYS ZAMANI FEM YAYINLARI REHBERLİK KOORDİNATÖRLÜĞÜ

ŞİMDİ LYS ZAMANI FEM YAYINLARI REHBERLİK KOORDİNATÖRLÜĞÜ ŞİMDİ LYS ZAMANI FEM YAYINLARI REHBERLİK KOORDİNATÖRLÜĞÜ Asıl puan LYS lerde gelecek YGS yi hedeflediği gibi sonuçlandıran adaylarda bir rahatlama gözlenirken sınavı hedeflediği biçimde sonuçlanamayan

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı

Esin TÜRKOĞLU Psikolojik Danışman. Manisa Rehberlik ve Araştırma Merkezi

Esin TÜRKOĞLU Psikolojik Danışman. Manisa Rehberlik ve Araştırma Merkezi Esin TÜRKOĞLU Psikolojik Danışman Manisa Rehberlik ve Araştırma Merkezi 1. Tütün Alkol ve Madde Bağımlılığı Önleme Programı 2. Trafik Dersinde Madde Bağımlılığının Trafiğe Etkisi Kazanımı 3. Okul Rehberlik

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

TREYT KURAMLARI. (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162

TREYT KURAMLARI. (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162 TREYT KURAMLARI (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) TREYT KURAMLARI Treyt Bireylerin farklılık gösterdiği kişilik boyutlarının temelini oluşturan duygu, biliş ve davranış eğilimleri Utangaç, açık,

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

ÖĞRENME PERFORMANSINI YÜKSELTME PROJESİ

ÖĞRENME PERFORMANSINI YÜKSELTME PROJESİ ÖĞRENME PERFORMANSINI YÜKSELTME PROJESİ Çağdaş eğitimin en önemli amaçlarından biri her öğrenciye kendi bireysel özelliklerine göre öğrenme fırsatı sağlamaktır. Bu yolla bireysel farklılıkları olan çocuklar

Detaylı

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu İÇERİK Rehberlik Birimi Tanıtımı Gelişim Dönemleri ve Okula Uyum Süreçleri Öğrencilerimizin; Zihinsel, bedensel, sosyal ve

Detaylı

Prof. Dr. Münevver ÇETİN

Prof. Dr. Münevver ÇETİN Prof. Dr. Münevver ÇETİN LİDERLİKLE İLGİLİ TANIMLAR Yönetim bilimcilerin üzerinde çok durdukları kavramlardan biri de liderliktir. Warren Bennis in belirttiği gibi, liderlik, üzerinde çok durulan, yazılan

Detaylı

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Yrd.Doç.Dr. Gülçin Tan Şişman Eğitim Programları ve Öğretim İletişim "Ne kadar çok bilirsen bil, söylediklerin karsındakinin anlayacagı kadardır."

Detaylı

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Medyada Riskler Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Plan Tarihsel arka plan: Çocukların medya kullanımı Günümüzde medya ve çocuk Medyada çocukları

Detaylı

ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL

ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON ELİF SANDAL ÖNAL ÇALIŞAN MEMNUNİYETİ VE MOTİVASYON Bireylerin günlük hayatlarının yaklaşık üçte birini geçirdikleri işyerleri, kişi için önemli bir ortamdır. İşyerlerinde

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Kanserli Hastalar Tarafından Sık Sorulan Sorular Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Hastaların Soruları Tıbbi tedavi Otonomi

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Rehberlik MB 403 7 3+0 3 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Rehberlik MB 403 7 3+0 3 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Rehberlik MB 403 7 3+0 3 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu / Yüz Yüze Dersin Koordinatörü

Detaylı

KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM. Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen

KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM. Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen İki öğenin birbiri ile kurduğu bağlantıya veya etkileşime ilişki denir. Eğer bu tek taraflı ise ilgi olarak tanımlanır.

Detaylı

YÖNETİCİLİĞİ GELİŞTİRME PROGRAMLARI

YÖNETİCİLİĞİ GELİŞTİRME PROGRAMLARI YÖNETİCİLİĞİ GELİŞTİRME PROGRAMLARI İçindekiler Koçluk Mini MBA... Motivasyon Toplantı Yönetimi Zaman Yönetimi ve Stratejik Önceliklendirme... Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Koçluk K im le r k a t ı

Detaylı

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ DÜNYANIN EN BÜYÜK MARKALARI, GÖRMENİN ÖTESİNE GEÇTİLER. Onlara Katılın, Bugün. GÖRMENİN ÖTESİNDE GELİŞMEK Karanlıkta Diyalog Nedir? Karanlıkta Diyalog atölye çalışmaları

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖZEL EĞİTİME GEREKSİNİMİ OLAN ÖĞRENCİLER VE ÖZEL EĞİTİM

İÇİNDEKİLER ÖZEL EĞİTİME GEREKSİNİMİ OLAN ÖĞRENCİLER VE ÖZEL EĞİTİM İÇİNDEKİLER ÜNİTE 1 ÖZEL EĞİTİME GEREKSİNİMİ OLAN ÖĞRENCİLER VE ÖZEL EĞİTİM GİRİŞ...1 ÖZEL EĞİTİMİN İLKELERİ...3 YETERSİZLİĞİN NEDENLERİ...4 Doğum Öncesinde Oluşan Nedenler... 4 Doğum Anında Oluşan Nedenler...

Detaylı

Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi

Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi Program geliştirme sürecinin üçüncü öğesi öğrenme öğretme süreci dir. Eğitim durumları olarak da bilinen bu öğe nasıl? sorusuna yanıt arar. Eğitim durumları, öğrencilere

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

İletişimin Öğeleri SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ 31.05.2014. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir.

İletişimin Öğeleri SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ 31.05.2014. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Bilgi ve duygu üretme, aktarma ve anlamlandırma sürecidir.

Detaylı

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler

Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenciler Zihinsel yetersizlik üç ölçütte ele alınmaktadır 1. Zihinsel işlevlerde önemli derecede normalin altında olma 2. Uyumsal davranışlarda yetersizlik gösterme 3. Gelişim

Detaylı

SINIF İÇİ DİSİPLİN VE DİSİPLİN MODELLERİ. Yrd. Doç. Dr. Adnan Boyacı

SINIF İÇİ DİSİPLİN VE DİSİPLİN MODELLERİ. Yrd. Doç. Dr. Adnan Boyacı SINIF İÇİ DİSİPLİN VE DİSİPLİN MODELLERİ Yrd. Doç. Dr. Adnan Boyacı a Bu derste: Kavramsal isimlendirmeler Disiplin ne olduğu ve ne olmadığı Disiplin sorunu yaratan rik etmenleri Disiplin modelleri sunulmaktadır.

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir? Rehberlik Nedir? Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri; bireyin kendini tanıması, anlaması, sahip olduğu gizil güçleri keşfetmesi, geliştirmesi ve bulunduğu topluma aktif uyum sağlayarak kendini gerçekleştirmesi

Detaylı

Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır.

Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır. Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır. Öğrenme bölümlere ayrılır Öğrenme gerçekleşmediyse ek süre ve ek öğrenme

Detaylı

ÖĞRETMENLER İÇİN YARATICI DRAMA

ÖĞRETMENLER İÇİN YARATICI DRAMA ÖĞRETMENLER İÇİN YARATICI DRAMA ETKİN ÖĞRENCİ REHBER ÖĞRETMEN AKADEMİK BAŞARI ARS TRAINING OLARAK AMACIMIZ; MİLLİ EĞİTİM MÜFREDATINA UYGUN OLARAK GELİŞTİRİLEN YARATICI DRAMA PROGRAMINI, UYGUN ÖĞRENME YAŞANTILARI

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

Öğretim Tasarımı ve Eğitim Teknolojisi. Yrd.Doç.Dr. Gülçin TAN ŞİŞMAN

Öğretim Tasarımı ve Eğitim Teknolojisi. Yrd.Doç.Dr. Gülçin TAN ŞİŞMAN Öğretim Tasarımı ve Eğitim Teknolojisi Yrd.Doç.Dr. Gülçin TAN ŞİŞMAN Öğrenme - Eğitim Teknolojisi Yaşantı ürünü Kalıcı izli Davranış değişikliği Nasıl Öğretirim? Öğrenme ile ilgili sorunların analizi ve

Detaylı

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) Eylül, 2009 Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi, Ankara Uzm. Seda YILMAZ İNAL AÇEV Ankara Temsilcisi Ailenin Önemi Anne-babalar, ilk eğiticiler olarak çocukların

Detaylı

OLUMLU ANNE-BABA YAKLAŞIMLARI

OLUMLU ANNE-BABA YAKLAŞIMLARI OLUMLU ANNE-BABA YAKLAŞIMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ Her anne baba çocuğunun sosyal duygusal ve bilişsel anlamda iyi yetişmesini arzu eder ve bunun için elinden geleni yapmaya çalışır.

Detaylı

Prof. Dr. Recep ŞAHİNGÖZ Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yozgat/2013. viii

Prof. Dr. Recep ŞAHİNGÖZ Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yozgat/2013. viii SUNU Zaman, sınır ve mesafe kavramlarının ortadan kalktığı, bir hızlı değişim ve akışın olduğu, metaforların sürekli değiştiği, farklılık ve rekabetin önemli olduğu yeni bir bin yılın içerisindeyiz. Eğitim

Detaylı

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu Cahit Kişioğlu, İzmir 9 Eylül Lions Kulübü ÖZET: Lion ve Leo iletişiminde kullanılan eleştirel veya koruyucu yetişkin tarzını yetişkin boyutuna taşıyarak, Lion - Leo

Detaylı

Ailenin çocuk yetiştirmedeki tutumunu ve çocuk yetiştirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli ni bilmek yararlı bir yaklaşımdır.

Ailenin çocuk yetiştirmedeki tutumunu ve çocuk yetiştirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli ni bilmek yararlı bir yaklaşımdır. AİLE TUTUMLARI Eğitimciler olarak bizler çocukların gelecekte uyumlu ve başarılı olabilmeleri için en sağlıklı eğitim yollarının geliştirilmesi çabası içindeyiz. Öğrenci eğitiminde ve çocuğa karşı doğru

Detaylı

Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması

Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması Prof. Dr. Esra ÖMEROĞLU Arş. Gör. Osman BASĠT Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi A.B.D Tematik Yaklaşım Tematik

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - NİSAN 2014 AİLE İÇİ ŞİDDET Çocuğun sağlıklı bir gelişim göstermesi ve sağlam bir kişilik kazanması için

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

10 yaş döneminin gelişim özelliklerine dil-bilişsel, bedensel, motor, duygusal, FATİH HANOĞLU

10 yaş döneminin gelişim özelliklerine dil-bilişsel, bedensel, motor, duygusal, FATİH HANOĞLU Öğrenme, insan davranışında sürekli bir değişimi ifade eder. Olgunlaşmayla birlikte çocuk, kendisinden beklenen davranış şekillerini oluşturur. Bu da çocuğun bu davranış ve becerileri geliştirmesi açısından

Detaylı

1 ÖZEL EĞİTİM VE ÖZEL EĞİTİME MUHTAÇ ÇOCUKLAR

1 ÖZEL EĞİTİM VE ÖZEL EĞİTİME MUHTAÇ ÇOCUKLAR İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 ÖZEL EĞİTİM VE ÖZEL EĞİTİME MUHTAÇ ÇOCUKLAR 13 1.1. Özel Gereksinimli Bireyler 16 1.2. Özel Eğitimin Amacı ve İlkeleri 18 1.3. Özel Eğitimin Önemi 19 1.4. Engelliliğin Genel

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Giriş...1

İÇİNDEKİLER. Giriş...1 İÇİNDEKİLER Giriş...1 BİRİNCİ BÖLÜM ÖĞRENME-ÖĞRETME SÜREÇLERİ Temel Kavramlar...5 Öğrenme ve Öğrenme İlkeleri...8 Öğretim ve Öğretme...10 Öğretim İlkeleri...12 1. Amaca Dönüklük İlkesi...12 2. Öğrenciye

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

ANNE-BABA TUTUMLARI. Aşırı Koruyucu Tutum

ANNE-BABA TUTUMLARI. Aşırı Koruyucu Tutum ANNE-BABA TUTUMLARI Anne-baba tutumu, anne-babanın, karşılıklı iletişim esnasında, çocuklarına yönelttikleri tutum ve davranışlarının bütünüdür. Çocukların bütün olarak sağlıklı bir gelişim göstermesi

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. Aytekin ERDEM Namık Kemal Üniversitesi Meslek Yüksekokulu

Yrd.Doç.Dr. Aytekin ERDEM Namık Kemal Üniversitesi Meslek Yüksekokulu FE EĞĐTĐMĐ DE PROJE TABA LI ÖĞRE ME Yrd.Doç.Dr. Aytekin ERDEM Namık Kemal Üniversitesi Meslek Yüksekokulu PROJE TABA LI ÖĞRE MEDE KAVRAMLAR Proje: Tasarı ya da tasarı geliştirme Taban: Temel, temel ilke,

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki Teorisi Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki ve Uyma Davranışı Sosyolojinin, toplumun bütününü kapsayan kanunu insan toplum hayatı yaşar kanunudur. İnsan bir toplumda

Detaylı

BÖLÜM 1 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR

BÖLÜM 1 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR I. Öğretimde Ölçme ve Değerlendirmenin Gerekliliği... 2 II. Ölçme Kavramı... 3 1. Tanımı ve Unsurları... 3 2. Aşamaları... 3 2.1. Ölçülecek

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ BÖLÜM 2 EĞİTİM SÜRECİNDE REHBERLİK HİZMETLERİ

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ BÖLÜM 2 EĞİTİM SÜRECİNDE REHBERLİK HİZMETLERİ İÇİNDEKİLER ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ BÖLÜM 1 Çağdaş Anlayışa Göre Eğitim...3 Eğitimin Amaçları...3 İşlevi....4 Okulun Yapısı...4 Öğrenci Kişilik Hizmetleri (Ö.K.H.)....5

Detaylı

Tam Öğrenme Kuramı -2-

Tam Öğrenme Kuramı -2- Tam Öğrenme Modeli Tam Öğrenme Kuramı Okulda öğrenme (Tam öğrenme) kuramı, başarıyı normal dağılım eğrisinden üçgen dağılıma götüren ya da okuldaki % 20 oranındaki beklendik başarıyı % 75 ile % 90'a hatta

Detaylı

SINIFIN FĠZĠKSEL ORTAMI VE YÖNETĠMĠ. Yrd.Doç.Dr. Muhammed Turhan

SINIFIN FĠZĠKSEL ORTAMI VE YÖNETĠMĠ. Yrd.Doç.Dr. Muhammed Turhan SINIFIN FĠZĠKSEL ORTAMI VE YÖNETĠMĠ Yrd.Doç.Dr. Muhammed Turhan NELER ÖĞRENECEĞĠZ? Sınıf ortamının özellikleri nelerdir? Fiziksel ortamın etkileri nelerdir? Sınıfın fiziksel ortamının değişkenleri nelerdir?

Detaylı

2014

2014 2014 DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU (DEB) ve MentalUP İçerik DEB e Klinik İlgi DEB Nedir? DEB in Belirtileri DEB in Zihinsel Sürece Etkileri DEB in Psikososyal Tedavisi MentalUP tan Faydalanma MentalUP İçeriği

Detaylı

Androgojik ve Pedagojik Yaklaşım

Androgojik ve Pedagojik Yaklaşım Androgojik ve Pedagojik Yaklaşım Pedagoji, Yunanca; paid (çocuk) ve agogos (rehberlik) köklerinden türetilmiştir ve özellikle "çocuklara öğretmenin bilim ve sanatı" anlamına gelir. Androgoji (ya da adragoloji)

Detaylı

Ünite 1: İşyerinde Etkililik. Ünite 2: Liderlik Becerileri Geliştirme PEARSON İŞ PASAPORTU

Ünite 1: İşyerinde Etkililik. Ünite 2: Liderlik Becerileri Geliştirme PEARSON İŞ PASAPORTU PEARSON İŞ PASAPORTU Ünite 1: İşyerinde Etkililik 1 İşyerinde etkili davranış biçimlerinin anlaşılması 2 Etkili çalışma davranışlarının sergilenebilmesi 3 Kendi performansını değerlendirebilme 1.1 Çalışanların

Detaylı

TİCARET BORSASI İLKOKULU UYUŞTURUCU KULLANIMI VE BAĞIMLILIKLA MÜCADELE OKUL EYLEM PLANI 2015

TİCARET BORSASI İLKOKULU UYUŞTURUCU KULLANIMI VE BAĞIMLILIKLA MÜCADELE OKUL EYLEM PLANI 2015 OCAK TİCARET BORSASI İLKOKULU UYUŞTURUCU KULLANIMI VE BAĞIMLILIKLA MÜCADELE OKUL EYLEM PLANI 2015 Planlama: 1. Uyuşturucu kullanımı ve bağımlılıkla mücadele okul komisyonunun kurulması. 2. Uyuşturu kullanımı

Detaylı

BAŞKA BİR OKUL MÜMKÜN DERNEĞİ DEMOKRATİK EKSEN DEĞERLENDİRME FORMU

BAŞKA BİR OKUL MÜMKÜN DERNEĞİ DEMOKRATİK EKSEN DEĞERLENDİRME FORMU BAŞKA BİR OKUL MÜMKÜN DERNEĞİ DEMOKRATİK EKSEN DEĞERLENDİRME FORMU Tarihi Okulun İsmi Formu Dolduranın Adı Soyadı Formu Dolduranın Asli Görevi : / / : : : Bu form Başka Bir Okul Mümkün Derneği ne protokolle

Detaylı

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu. SİSTEM SOSYAL BİR SİSTEM OLARAK SINIF Sınıfta Kültür ve İklim Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sistem: Aralarında anlamlı ilişkiler bulunan, bir amaç doğrultusunda bir araya getirilen

Detaylı

Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları

Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları Kimya Öğretmen de Hizmet İçi Eğitim Türkiye'de İhtiyaçları Murat Demirbaş 1, Mustafa Bayrakci 2, Mehmet Polat Kalak 1 1 Kırıkkale University, Education Faculty, Turkey 2 Sakarya University, Education Faculty,

Detaylı

T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı

T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı SORU VE CEVAPLARLA İÇ KONTROL Ankara-2012 İÇİNDEKİLER 1 Neden İç Kontrol? 2 İç Kontrol Nedir? 3 İç Kontrolün Amacı Nedir? 4 İç Kontrolün Yasal

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

THOMAS SATIŞ MOTİVASYONU & MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ EĞİTİMİ

THOMAS SATIŞ MOTİVASYONU & MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ EĞİTİMİ Eğitimin Amacı: Öncelikle kendinizi daha doğru, detaylı ve objektif olarak tanımanızı sağlamak ve bu gücü satışta nasıl başarıyla uygulayacağınız konusunda size yardımcı olmak. Karşınızdaki olası müşteri

Detaylı

İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri

İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri İstanbul Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projeleri Sosyal Sorumluluk Projelerinin Amacı Yaşamın sürdürülebilirliği, Toplumsal yaşamın iyileştirilmesi için ortak evrensel değerlerin toplumlar tarafından

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Biraz düşünelim... Alışverişe gittiniz; her zaman akıllı ve anlayışlı olan oğlunuz istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde

Detaylı

İlkokuma Yazma Öğretimi

İlkokuma Yazma Öğretimi İlkokuma Yazma Öğretimi Günümüzün ve geleceğin öğrencilerinin yetiştirilmesinde, ilk okuma-yazma öğretiminin amacı; sadece okuma ve yazma gibi becerilerin kazandırılması değil, aynı zamanda düşünme, anlama,

Detaylı