bozukluklar çok belirgin sonuçlara yol açmaz iken, akut ve ciddi değişiklikler

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "bozukluklar çok belirgin sonuçlara yol açmaz iken, akut ve ciddi değişiklikler"

Transkript

1 ASİT BAZ DENGESİ Hücre içi enzim aktivitelerinin yeterli bir şekilde yapılması ve hücre membranının bütünlüğünün korunması için kandaki serbest hidrojen konsantrasyonu [H + ] çok dar sınırlar içinde tutulur 1. Serbest H + daki ufak değişiklikler hayatı tehdit eden sonuçlara yol açabilir. H + konsantrasyonunun negatif logaritması ph dır. H + miktarı ile ph arasında ters bir ilişki vardır. H + düzeyi artınca ph düşer, H + düzeyi azalınca ph artar. Organizma, doku ve dolaşım tamponları, akciğerler ve böbrekler ile plazma ph sını 7.35 ile 7.45 arasında tutmaya çalışır. ph düzeyi 7.40 iken H + miktarı 40 nmol/l dir. Normal serum sodyum konsantrasyonu 140 meq/l, bu miktarın bir milyon katıdır 2. H + iyonu salma kapasitesi olan maddeler asit olarak tanımlanırlar. Serbest H + kimyasal maddelerden salındıktan sonra kana karışırlar. Bir solüsyondaki asitlerin miktarı ve kalitesi ne kadar fazlaysa H + düzeyi de o kadar yüksek olur. Kanda farklı asitler vardır ve bunlar serbest H + kaynağıdırlar. Solüsyona salınan tüm H + serbest olarak kalmazlar. Birçok H + diğer kimyasal maddeler ile ilişkiye girerler. H + ile birleşebilen kimyasal maddelere baz denir. Kan ph sı, asitler ve bazlar arasındaki dengeye göre belirlenir. Bu hassas denge bozulduğunda asitbaz denge bozukluğu söz konusu olur 3. Kronik ve hafif bozukluklar çok belirgin sonuçlara yol açmaz iken, akut ve ciddi değişiklikler ölümcül olabilir. Yaşamı tehdit eden kan ph sınırları < 6.80 ve > 7.70 olarak belirtilmiştir. 1

2 İnsan hücreleri ve organlar sabit iç ortam varlığında çalışabilmektedirler. Sabit iç ortam sağlanmasına homeostaz denir. Normal ph nın korunabilmesi için asitler ve bazlar sürekli olarak düzenlenirler. ph nın sabit tutulabilmesi için yapılan düzenlemelere ph homeostazı denir. ph nın dinamik regulasyonu akciğerler, böbrekler ve tampon sistemleri arasındaki ilişki ile sağlanır. Akciğerler ve böbrekler kan asit ve baz düzeyini sabit tutmaya çalışırlar. Tampon sistemlerinin birincil görevi ise asit baz bozukluklarında kan ph sındaki ciddi değişiklikleri önlemektir. ph ile HCO 3 ve PCO 2 değerleri arasında matematiksel bir ilişki vardır (şekil 1). Asitbaz bozukluğu bu değerlerin bir veya ikisinin değişimi ile oluşur. (HCO 3 ) ph = Sabit Değer PCO 2 ASİTBAZ FİZYOLOJİSİ Hücresel metabolik olaylar sonucunda vücudumuzda endojen asit yapımı süreklidir. Diyet ile alınan proteinlerin metabolize edilmesi, karbonhidrat ile yağların tam olmayan yıkımı ve feçes ile bikarbonat kaybı hidrojen oluşumu için en önemli üç nedendir. Karbonhidrat ve yağlar tam metabolize edilseler H + iyonu oluşmaz. Ancak karbonhidrat ve yağların tam olmayan yıkımda H + iyonu ortaya çıkmaktadır. Aynı şekilde glukozun tam olmayan yıkımında laktik asit, trigliseridin 2

3 tam olmayan yıkımında ketoasitler oluşmaktadır. Feçes ile bikarbonat kaybı da, H + iyonu yapımını uyarmaktadır. Her bir bikarbonat iyonunun feçes ile kaybı bir H + iyonu sekrete edilmesine yol açmaktadır. Günde ortalama milimol karbondioksid (CO 2 ) oluşur. CO 2 su ile bağlanarak karbonik asit (H 2 CO 3 ) yapar. H 2 CO 3 ün ayrışması ile (CO 2 +H 2 O H 2 CO 3 H + + HCO 3 ) serbest H + iyonu açığa çıkar. CO 2 potansiyel bir asittir. Protein, fosfolipid ve nükleik asitlerin metabolizması sonucu nonvolatil sülfürik, ksantinik, fosforik asitler oluşur. Bu maddeler ile erişinlerde günde 12 meq/kg, çocuklarda günde 23 meq/kg yeni serbest H + iyonu açığa çıkar 4. Bu asitler nonvolatil olduğu için akciğerlerden itrah edilemez. Dolaşım ve doku tamponları serbest H + birikmesine karşı esas savunmayı yapar ve bu nonvolatil asitler böbrekler yoluyla itrah edilirler. Doku ve dolaşım tamponları, akciğerler ve böbrekler plazma ph sının dar sınırda kalmasını sağlamak için senkronize çalışır. Bu sistemlerdeki bozukluklar asit veya alkali birikimi ile klinik problemlere yol açar. Vücudumuzda oluşan asit maddeler 2 ana guruba ayrılır: 1Volatil (Uçucu) asitler: Karbondioksite dönüşebilen asitlerdir. Karbonhidrat ve yağların yanması sonucunda ortaya çıkan CO 2 eritrositler tarafından tamponlanır ve akciğerlere taşınarak solunum ile atılır. 2Nonvolatil (Uçucu özelliği olmayan)asitler: Karbon dioksite dönüşemeyen asitlerdir. Metabolik işlevler sonucu sürekli H + oluştuğu halde, vucut sıvılarında ph gibi çok dar sınırlar arasında tutulması başlıca 3 mekanizma ile 3

4 sağlanır.bunlar; kimyasal tampon sistemi, akciğerler yoluyla CO 2 atılımının kontrolu ve böbreklerden amonyak üretimi yoluyla serbest H + atılımının sağlanması ile bikarbonatın reabsobsiyonu ve regenerasyonudur. Tampon Sistemleri: Tampon sistemleri bikarbonat (HCO 3 ) ve bikarbonat olmayan tamponlar olarak ikiye ayrılır. Bikarbonat olmayan tamponlar, kemik, proteinler ve fosfattır. Protein tamponları ekstrasellüler protein olan albumin ve hemoglobindir. Akciğerler yoluyla CO 2 atılımı: Bikarbonat anyonu en önemli ekstraselüler tampondur. H 2 CO 3 / HCO 3 tampon sistemi akciğer ve böbreklerle dinamik ilişkilidir. Serbest H + nin HCO 3 ile reaksiyonu sonucu CO 2 oluşur ve sağlıklı solunum sistemi ile hemen atılır. Solunum sistemi gerekirse tidal volümünü ve/veya solunum hızını arttırarak, fazla CO 2 yi vücuttan uzaklaştırır. AsitBaz Dengesinde Böbreğin Rolü : Normal koşullarda günlük asit baz dengesini düzenleyen en önemli organ böbreklerdir 5. Renal asitbaz dengesi,idrarla HCO 3 kaybının önlenmesi ve günlük nonvolatil asit yapımına eşit miktarda asit itrahı ile birlikte yeni HCO 3 yapılması ile sağlanır. HCO 3 diğer küçük moleküler ağırlıklı solütler gibi glomerulde serbest olarak filtre edilir. Filtre olan HCO 3 ün tüme yakını proksimal tubuluslarda reabsorbe olur. HCO 3 ün reabsorbsiyonu indirektir. Bu süreç hidrojenin sodyumla yer değişerek tubulus lümenine sekresyonu ile başlar (şekil 2). Sekrete olan H + filtre olan HCO 3 ile bağlanır ve H 2 CO 3 yapar. Proksimal hücre membranında bulunan karbonik anhidraz enzimi H 2 CO 3 ü 4

5 hızla CO 2 ve H 2 O ya dönüştürür. CO 2 ve H 2 O hızla hücre içine diffüze olur ve orada H 2 CO 3 oluşturur. İntraselüler karbonik anhidrazın H 2 CO 3 ü katalize etmesi sonucu H + ve HCO 3 açığa çıkar. H + lümene sekrete edildikçe HCO 3 bazolateral membrandan peritubuler kapillerlere, oradan da dolaşıma geçer. Bu mekanizma ile HCO 3 nefronun distal segmentlerine geçmez. Fazla miktarda HCO 3 filtre olması (yüksek plazma HCO 3 düzeyi veya glomerül filtrasyon hızının artması), PCO 2 nin yükselmesi, hipokalemi, ekstraselüler volümün azalması, renin anjiotensin sisteminin aktivasyonu proksimal tubuluslardan H + iyon sekresyonu ve buna paralel HCO 3 reabsorpsiyonunu arttırır. Serum HCO 3 düzeyi yükselir. Filtre olan HCO 3 ün azalması, plazma PCO 2 nin düşmesi, hipervolemi, karbonik anhidraz inhibisyonu (asetazolamid), anjiyotensin II'nin inhibisyonu hidrojen sekresyonunu, dolayısıyla HCO 3 reabsorpsiyonunu azaltır ve serum HCO 3 düzeyi düşer. Benzer şekilde primer proksimal tubuler asidoz, sistinoz, ağır metal zehirlenmeleri veya nefrotoksinler proksimal tubuluslarda yapısal veya fonksiyonel hasar yaparak HCO 3 reabsorbsiyonunu kısıtlayabilir, sonuçta plazma HCO 3 düzeyi düşer ve sistemik asidoz gelişir. Proksimal nefron plazmada net HCO 3 kazancı veya net H + kaybı sağlamaz. Asitin net eliminasyonu distal nefronda ve toplayıcı kanallarda olur. Bu süreç yeni HCO 3 yapımı ile ilişkilidir (şekil 3). Distal H + sekresyonu H + ATP pompası ile sağlanır. İntraselüler ph veya pco 2 de artmalar H + ATPaz pompasını uyarır. 5

6 Hidrojen lümene sekrete edilir. İntraselüler H 2 CO 3 ün karbonik anhidrazla parçalanması ile CO 2 +H 2 O H + +HCO 3 oluşur. Hidrojen lümene sekrete edilirken intraselüler yeni HCO 3 yaratılır. Bu yaratılan HCO 3 peritübüller kapillerlere geçer. Distal tubulus hücre membranında karbonik anhidraz yoktur. Sekrete olan H + iyonu lümende mevcut olan monohidrojenfosfat (HPO 4 ) ve amonyak (NH 3 ) ile bağlanarak tamponlanır. Dihidrojenfosfat (H 2 PO 4 ) ve amonyum (NH + 4 ) şeklinde idrarla atılır. ASİTBAZ DENGE BOZUKLUKLARI Plazma HCO 3 düzeyinde azalma veya CO 2 düzeyinde artma asidoz, HCO 3 düzeyinde artma veya CO 2 düzeyinde azalma alkaloza yol açar. Bikarbonatkarbonik asit (HCO 3 H 2 CO 3 ) sistemi ile ekstraselüler sıvının tamponlanması klinik olarak kan ph, PCO 2, HCO 3 veya total CO 2 ölçümleri ile değerlendirilir. Modifiye edilen Henderson denklemi ile bu ilişki basit olarak gösterilebilir H + =24 (PCO 2 / HCO 3 ) Serbest H + veya ph, PCO 2 nin HCO 3 e oranı ile ilişkilidir. Bu ilişki normal ph nın korunma mekanizmasıdır. Birincil bozukluk serum bikarbonat düzeyinde azalma ise metabolik asidoz söz konusudur. Bu durumda, kompansatris olarak alveoler ventilasyonda artış olur ve plazma CO 2 düzeyi düşer. Bu kompansasyon sayesinde kan ph sı normal düzeye yaklaştırılır. Fakat normal düzeye getirilemez (Ph<7.35). 6

7 Birincil bozukluk serum bikarbonat düzeyinde artış ise metabolik alkaloz söz konusudur. Bu durumda, kompansatris olarak alveoler ventilasyonda azalma olur ve plazma CO 2 düzeyi artar. Bu kompansasyon sayesinde kan ph sı normal düzeye yaklaştırılır. Fakat yine hiçbir zaman normal düzeye getirilemez (Ph>7.45). Birincil bozukluk kan CO 2 düzeyinde artış ise respiratuar asidoz söz konusudur. Bu durum saatten daha uzun sürerse (kronik respiratuar asidoz), kompansatris olarak böbreklerde bikarbonat sentezi artar ve kan ph sı normal düzeye yaklaştırılır. Fakat normal düzeye getirilemez. Birincil bozukluk kan CO 2 düzeyinde azalma ise respiratuar alkaloz söz konusudur. Bu durum saatten daha uzun sürerse (kronik respiratuar alkaloz), kompansatris olarak böbreklerde bikarbonat sentezi azalır ve kan ph sı normal düzeye yaklaştırılır. Bazen normal düzeye erişebilir. Asidoz ve Alkalozun Olumsuz Etkileri Asidemi ve alkalemi birçok sistemi olumsuz etkiler. Metabolik asidoz, temel olarak üç organ sisteminde önemli olumsuz etkilere yol açabilir: 1Kardiyovasküler Sisteme Etkileri: Metabolik asidoz periferik arter tonusu azalmasına ve vazodilatasyona yol açar. Aşırı vazodilatasyona bağlı hipotansiyon ve ciddi durumlarda şok tablosuna eğilim olur. Arteriyel ph 7.20 nin altına indikçe miyokard kontraktilitesi azalır. Hiperpotasemiye bağlı EKG değişiklikleri, ventriküler ve atriyal aritmiler 7

8 gelişebilir. Negatif inotrop etki ve kardiyak depresyon sonucu kalp yetersizliği riski artar. Aynı zamanda miyokardın ve periferik arterlerin katekolaminlere yanıtı azalır. Paradoks olarak, hastalarda santral ve pulmoner venlerde kasılma olur ve vasküler direnç artar, ventilasyon perfüzyon bozukluğu gelişebilir. Ciddi asidoz varlığında uygun olmayan sıvı replasmanı yapılması kolaylıkla akut akciğer ödemi tablosu oluşumuna neden olabilir. 2Solunum Sistemine Etkileri: Metabolik asidozda sıklıkla karşılaşılan bulgu, solunum derinliğinin ve sıklığının artmasıdır (Kussmaul solunumu). Bunun nedeni kan ph sındaki düşmenin, solunum merkezini uyarması ve bu uyarı etkisiyle PCO 2 azaltılarak ph nın dengelenmeye çalışılmasıdır (akciğer kompansasyonu). 3Santral Sinir Sisteme Etkileri: Metabolik asidozda, letarji ve hafif stupordan komaya kadar giden bilinç bozuklukları görülebilir. Asidoz derinleştikçe bulantı ve kusma tabloya eklenir. Metabolik alkaloz varlığında, birçok enzim ve proteinin fonksiyonları bozulabilmektedir. Ağır metabolik alkalozda ölüm oranı yüksektir. Ağır alkalemi çeşitli kardiyak aritmilere neden olabilir. Alkaloza bağlı gelişen aritmiler, antiaritmik ilaçlara dirençlidir, alkalozun düzeltilmesi ile tedaviye yanıt alınır. Alkaloz serebral vazokonstriksiyona neden olur. Serebral kan akımı azalır. Alkaloz çok ağır ise bilinç bozukluğu, parestezi, konvülziyon, larenks spazmı gibi nörolojik bulgular gelişir. Alkalozda iyonize kalsiyumun azalması ve hipopotasemi nöral irritabiliteyi arttırır. 8

9 Asitbaz denge bozukluklarında genel yaklaşım Asitbaz denge bozukluğunda olguyu anamnez, fizik muayene, kan gazı değerlendirilmesi, kan ve idrar incelemeleri ile ayrıntılı olarak incelemek gerekir. 1. Adım: Kapsamlı anamnez alınması ve fizik muayene yapılmasıdır. Hastanın anemnezi ve fizik muayene bulgularına göre ne tür asitbaz bozukluğu olabileceği düşünülmeli ve daha sonra laboratuar bulguları ile tanı kesinleştirilmelidir. Anamnezi ve fizik muayene bulguları bilinmeyen bir hastada, sadece laboratuar bulgularına bakılarak asitbaz bozukluğu ile ilgili bir tanı konulmamalıdır. Bu davranış yanlış tanılara yöneltebilir. Örnek olarak, anamnezde ağır ishal, metabolik asidoz u, kusma, metabolik alkaloz u, diüretik kullanımı, metabolik alkaloz u tanımaya yardımcı olur. Fizik muayenede, böbrek yetersizliği bulguları metabolik asidoz, siroz belirtileri respiratuar alkaloz, kronik obstruktif pulmoner hastalık ise respiratuar asidoz şeklinde asitbaz bozukluğunu düşündürür. Anamnez ve fizik muayene ile altta yatan hastalık ile ilişkili asitbaz denge bozuklukları tablo 1 de özetlenmiştir. Asitbaz bozukluğu tedavisinde ana prensip, altta yatan nedeni ortaya çıkarmak ve primer nedene yönelik tedavileri uygulamaktır. 2. Adım: Arteryal kan gazında ph ve PaC0 2 ile serumda biyokimyasal değerlerin (glukoz, üre, kreatinin, potasyum, sodyum, klor, kalsiyum, magnezyum, laktik asit, osmolarite) saptanmasıdır. 9

10 İdrar analizi böbrek hastalığı (hematüri, proteinüri vb.) ve ketoasidoz (ketonüri,glokozüri) hakkında bilgi verebilir. İdrar ph sı kan ph sı ile birlikte mutlaka aynı dönemde yapılmalıdır. İdrarda elektrolitlerin bakılması da tanıda yararlıdır. Asitbaz bozukluğununun değerlendirilmesinde venöz kan da kullanılabilinir. Çocuklarda normal değerler yaş ile farklı olabilmektedir. Arteriyel ph için prematürelerde , miad bebeklerde , çocuklarda , PCO 2 icin yenidoğanda 2740, büyük erkeklerde 3548, kızlarda 3245 mmhg normal sınırlar olarak verilmektedir. Venöz kanda bakılan PCO mmhg daha yüksek, ph daha düşüktür. Kapiller kan gazı, ph yönünden uyumlu, PCO 2 yönünden orta derecede uyumludur. Plazma bikarbonat duzeyi iki yaş altında 20 meq/l, daha büyük çocuklarda 2225 meq/l dolayındadır. Venöz kanda 13 meq/l daha düşük ölçülür. Klorür düzeyi meq/l dir. 3. Adım: Laboratuar sonuçlarının modifiye HendersonHasselbach eşitliği ile doğruluğunun değerlendirilmesidir. H + = 24X PaC0 2 / HC0 3 = 40 neq/l Normal ph olan 7.4 de, H + 40 neq/l düzeyindedir. ph 7,2 ile 7.50 arasında, ph daki her 0.01 değişiklik, H + miktarında ters olarak 1nEq/L değişikliğe neden olur. Sonuçlar modifiye Henderson formülüne yerleştirilerek asit yükü hesaplanır. Eğer ph ve H + değerleri uyuşmuyorsa, incelenmekte olan kan gazı sonuçları hatalıdır, örnek yeniden alınmalıdır. Kandan havaya CO 2 kaybını engellemek için örneğin anaerobik şartta alınması, hızlı şekilde incelemenin yapılması, aksi takdirde 4ºC de saklanması gerekir Oda ısısında eritrosit ve lökositlerde 10

11 anaerobik glikoliz devam ederek organik asitlerin oluşmasına yol açar ve ph ile HCO 3 düzeylerinde azalmaya neden olur. Hatalar ayrıca şu nedenler ile de olabilir: değişkenlerden biri hatalı ölçülmüştür, ya da değerler hatalı kayıt edilmiştir, ya da örnekler değişik zamanlarda alınmıştır. Bu adımı bir örnek ile açıklayalım. Alınan kan gazı sonucu: ph :7.1, PaCO 2 : 35 mmhg, HCO 3 : 12 meq/l ise değerler formüle yerleştirilir. H+ = 24 X PaCO2 / HCO3 = 40 neq/l (normal) H+ = 24 X 35 / 12 = 70 neq/l (olgu ) Olgu normal = 30 neq/l H+ fazlalığı olduğu görülmektedir. H+ fazlalığına göre beklenen ph değişikliği 30 X 0.01 = 0.3 olmalıdır. Bulunan ph = 7.1 Sonuç: Bulunan değer ile ölçülen ph eşittir. Değerler uygundur 4. Adım: Primer asitbaz denge bozukluğu tipinin saptanmasıdır. Hasta, ph<7.35 ise asidozda, ph>7.45 ise alkalozdadır. Plazma HCO 3 düzeyinde değişiklik öncelikli ise metabolik bozukluk söz konusudur. Metabolik asidozda HCO 3 düşer, alkalozda HCO 3 yükselir. PaCO 2 düzeyinde değişiklik öncelikli ise respiratuar bozukluk vardır. Respiratuar asidozda PaCO 2 yükselir, alkalozda PaCO 2 düşer. 5.Adım: Beklenen kompanzasyonun hesaplanmasıdır (tablo 2). Asit baz dengesindeki her değişiklik akciğer ve/veya böbrek ile kompanse edilmeye çalışılır. Amaç PaCO 2 ile HCO 3 arasındaki dengeyi normale getirmektir. 11

12 Kompansatuar yanıt tablo 3 de görüldüğü gibi uygun yönde ve derecede ise ikincil bir bozukluk yoktur. Hatırda tutulması gereken iki veya daha fazla primer asitbaz bozukluğunun birlikte olabileceğidir. Gerçek miks asit baz bozukluğu gelişebilir. Eğer primer respiratuvar asidoz ve primer metabolik asidoz birlikte ise ph değişikliği aşırı olabilir. Eğer primer metabolik asidoz ve primer respiratuvar alkaloz, ya da primer metabolik alkaloz ve primer respiratuvar asidoz birlikte ise ph değişikliği minimal olabilir. Üçlü veya dörtlü bozukluklarda ph değişikliği değişkendir. Hangi fizyopatolojik süreç baskın ise o yönde ph değişikliği olur. Asitbaz bozukluğunda, beklenen kompansasyon için diğer bir formül de kullanılabilinir. PCO 2 = (1.5 X [HCO 3 ]) + 8 ± 2 6. Adım: Anyon açığının hesaplanması: Serumda katyonların toplamı, anyonların toplamına eşit olmalıdır. Serum katyonları sodyum, kalsiyum, potasyum ve magnezyumdur 6. Serum anyonları klor, bikarbonat ve birçok ölçülemiyen anyonlardır (fosfat, sulfat, organik asitler ve protein). Anyon açığı, ölçülemiyen anyonlar ve ölçülemiyen katyonlar arasındaki farkı yansıtır. Anyon gap = Na + (Cl + HCO 3 ) denklemi ile hesaplanır. Normal değer = 10 ± 4 meq/ll düzeyindedir. Anyon Açığı iki şekilde olabilir. 1.Yüksek anyon açığı: Normokloremiktir. Ölçülemiyen bir anyon serumda birikir. Yüksek anyon açığında altta yatan metabolik asidoz araştırılmalıdır. Yüksek anyon açığı, laktik asidoz, ketoasidoz, renal yetersizlik, salisilat, metanol, etilen 12

13 glikol, paraldehit intoksikasyonlarında saptanır. 2.Normal anyon açığı : Hiperkloremiktir. H +, Cl tarafından tutulur. Bu nedenle anyon açığında değişme olmaz. Ancak şu özellikler hatırda tutulmalıdır: Yüksek anyon açığı ve normal anyon açığı olguları her zaman kolayca ayrılamıyabilir. Normal anyon açığı laktat gibi ölçülmeyen bir anyon un varlığını yok saymaz. Yüksek anyon açığında altta yatan metabolik asidoz araştırılmalıdır. Düşük anyon açığı ise pediatride çok ender görülür. Hipoproteinemi durumunda düşük anyon açığı olabileceği akılda tutulmalıdır. Plazma albumin konsantrasyonunda 1gr/dL lik bir düşüş anyon açığını 3 meq/l düşürür. 7. Delta anyon açığının hesaplanması Delta anyon açığı, yüksek anyon açığı olan olgularda önem kazanır. Anyon açığında artış ile HCO 3 de düşüş arasındaki ilgiyi gösterir. Normal olarak 1 ile 1.6 arasındadır. Delta anyon açığı = (anyon açığı 10) / (24 HCO 3 ) şeklinde hesaplanır. Delta anyon açığı > 1.6: Anyon açığı HCO 3 değişimine orantılı olarak artmamıştır. İlave metabolik alkalozun varlığını işaret eder. Delta anyon açığı < 1: HCO 3 anyon açığındaki artışa orantısız olarak azalmıştır. Nonanyon açığı olan metabolik asidoza işaret eder. 13

14 8. Serum osmolarite açığı hesaplanması Hesaplanan osmolarite (mosm/l) = (2X Na + ) + (glukoz/18) + (BUN/2.8) Normal değer : mosm/l dir. Örneğin diyabetik ketoasidozda bu değer artış gösterir. 9. İdrar anyon açığı hesaplanması İdrar anyon açığı = Na + + K + Cl şeklinde hesaplanır. Normal değer 20 ile 0 meq/l dir. İdrar anyon açığı, özellikle normal anyon açığı metabolik asidozlarda + önemlidir. Metabolik asidozda renal asidifikasyon kapasitesi bozuk değil ise NH 4 salınımı artar ve idrar anyon açığı 20 ile 50 arasında bulunur. Eğer renal tubuler asidozda olduğu gibi NH + 4 salınımı bozuk ise idrar anyon açığı pozitif olur. Bu adımların ışığında asitbaz dengesi bozukluğu ayrıntılı olarak ortaya konulur. Öncelikle altta yatan primer hastalığın tedavisi göz önüne alınarak uygun tedavi planı çizilir. METABOLİK ASİDOZ Metabolik asidozda birincil bozukluk serum bikarbonat düzeyinde azalmadır. İntestinal ya da renal yolla HCO 3 kaybına veya vücutta biriken asitlerin 14

15 tamponlanması için kullanılan endojen HCO 3 ın tüketimine bağlı gelişir. Anyon açığının normal ya da yüksek olmasına göre değerlendirme yapılmalıdır (tablo 4). Anyon açığı normal ise serum potasyumu değerlendirilmelidir. Hipopotasemide RTA, hiperalimentasyon, üreteral diversiyon, hiperpotasemide hipoaldolderonizm, ilaçlar, interstisyel nefrit düşünülür. Metabolik asidozda tamponlama, vücudun asidemiye ilk yanıtıdır. Akciğerler düşen ph ya ventilasyonu arttırarak yanıt verir. Kompansatuvar olarak PCO 2 azalır. Metabolik asidozda iki renal tampon sistemi devreye girer. Bunlar üriner H + iyonu atılımı ve yeni HCO 3 yapımıdır. Metabolik asidozda etkin renal kompanzasyon için yeterli renal kan akımı, glomerul filtrasyonu ve yeterli sayıda sağlam tubulus gerekir. Bunlardaki yetersizlikler metabolik asidozun düzeltilmesinde gecikmeye veya düzeltilememesine neden olur. Son yıllarda metabolik asidoz tanımlamasında kullanılan bir diğer kavram güçlü iyon farkıdır (strong ion difference=sid) (şekil 4). SID i bulan Stewarta göre ph yı belirleyen üç bağımsız değişken vardır 7. Bağımsız değişkenler SID, PCO 2 ve volatil olmayan zayıf asidlerdir. SID= [HCO 3 ] + Albumin+ iyonize fosfor toplamıdır. Güçlü iyonlar, yani tam çözünebilen iyonlar, Na +, K + katyonları ve Clanyonudur. Normal koşullarda SID 40 meq/l dir. Pratik olarak SID= [Na + ] + [K + ] [Cl ] olarak hesaplanabilir. Önemli Metabolik Asidoz Tipleri a. Laktik Asidoz 15

16 Laktik asidoz, laktik asitin aşırı yapımı ve laktatın piruvata dönüşümünün azalması sonucu gelişir. Yoğun bakımda yatan kritik hastalarda en sık görülen metabolik asidoz şeklidir 8. Azalan doku oksijenlenmesi ile birlikte olan Tip A laktik asidoz (ağır hipoksemi, ağır egzersiz, konvülsiyon, hipotermik titreme, ağır anemi, mezenter iskemisi, siyanür zehirlenmesi, şok, ağır kalp yetersizliği, SIRS (sepsis), CO 2 retansiyonu durumlarında) ve doku oksijenlenmesi korunmuş tip B laktik asidoz (diyabet, hipoglisemi, malinite, AIDS, konjenital enzim defektleri, epinefrin, norepinefrin,etanol, metanol, nitroprussid, demir eksikliği, karaciğer yetersizliği, tiamin eksikliği, feokromasitoma, salisilat, asetaminofen, nalidiksik asit, kloramfenikol nedeniyle) tipleri ayırt edilir 9. O 2 sunumu veya hücresel O 2 metabolizma bozuklukları ve buna bağlı gelişen laktik asidemiye kritik hastalarda sık rastlanır. Fizyolojik koşullarda glukozdan oksidatif fosforilasyonla ATP sentezi için mitokondri içindeki po 2 nin kritik düzeyin üzerinde olması gerekir. PO 2 azaldığı durumlarda, ATP gereksinimi anaerobik metabolizma ile sağlanmaya çalışılır. Anaerobik metabolizma ile enerji sağlanması yetersizdir, bu arada bir molekül glukoz metabolizması ile iki molekül laktik asit üretilir. Her ne kadar laktik asit potansiyel enerji kaynağı ise de ancak O 2 varlığında piruvik asite dönüşür ve sitrik asit siklusuna katılabilir. Normal koşullarda karaciğerin laktat uzaklaştırma kapasitesi çok fazladır. Ayrıca böbrek, gastrointestinal sistem ve kasta da laktat uzaklaştırılabilir. Karaciğer ve diğer organların laktat için eşik değerleri aşılana kadar laktat üretimi yavaş olarak artar. Laktat birikimi glikoliz hızına, laktatın membranlardan değişimine, dolaşımdan uzaklaştırılmasına ve dokular tarafından temizlenme ve tüketimine 16

17 bağlıdır. Karaciğer ve diğer organlardan laktat temizlenmesi, sepsisde ve respiratuar alkalozda azalır. Yüksek laktat konsantrasyonlarına sirkulatuar şokta, miyokardiyal yetersizlikte, yanıkta, sepsiste, kardiyopulmoner bypass ve karaciğer transplantasyonu sonrasında rastlanır. Laktik asidoz yalnızca hipotansiyon ve düşük kardiyak debi varlığında değil, aynı zamanda normal veya yüksek kardiyak debili normotansif hastalarda da görülebilir. Alkaloz, aşırı katekolamin salınımı gibi glikoliz hızının piruvat kullanım hızını geçtiği durumlarda ortaya çıkabilir. Artmış anyon açığı ile birlikte kan laktat düzeyi > 5 mmol/l ise laktik asidoz vardır. Laktik asidozun tedavisi bu duruma yol açan etiyolojik nedenin tedavisine ve sürecin düzeltilmesine bağlıdır. Doku perfüzyonun ve oksijenlenmesinin düzeltilmesi gerekir. Deneysel ve klinik araştırmalar, laktik asidozda sodyum bikarbonat tedavisinin, paradoks olarak, laktik asidemiyi ağırlaştırdığı ve kardiyak performansı kötüleştirdiği yönündedir. Laktik Asidozda Tedavi Yaklaşımı Laktik asidoz varlığında etiyolojik tanı önemlidir. Tedavi etiyolojiye ve devam eden sürece yönelik olmalıdır. Laktik asidozlu hastada HCO 3 tedavisi ancak arteriyel ph 7.10 dan, HCO 3 10 meq/l den azsa ph yı 7.20 nin, HCO 3 10 meq/l nin üstüne çıkaracak şekilde yapılmalıdır. HCO 3 tedavisi geçici bir destektir. Aynı zamanda solunum desteği uygulanmalıdır. Kardiyak debi dopamin ve/veya dobutamin ile desteklenmelidir. Transfüzyon gerekebilir. Laktik asideminin hafif şekillerinde HCO 3 tedavisi endike değildir. Hatta zararlı olabilir. Dikloroasetat, laktik asidoz tedavisinde önerilmektedir. Etkisini piruvat 17

18 dehidrogenaz ı stimüle ederek ve piruvatın oksidasyonunu artırarak göstermektedir. b. Bikarbonatın İntestinal Kaybı Biliyer sekresyonlar, pankreatik sekresyonlar ve ince barsak içeriği alkalendir. İntestinal HCO 3, ileum ve kolondan plazmaya geri emilir, asit baz dengesi korunur. Eğer biliyer, pankreatik veya intestinal sekresyonlar geri emilmeden vücuttan uzaklaşırsa asidoz gelişir. İshalde, intestinal içeriğin barsaktan hızlı geçişi sonucu bikarbonat emilimi azalır ve asidoz gelişebilir. İshale bağlı asidoz normal plazma anyon açıklı hiperkloremik asidozdur. Vücut sıvılarının elektro nötrolitesini korumak için kaybedilen HCO 3 yerine klor tutulur. İntestinal bikarbonat kayıplarına bağlı gelişen asidoz kolerada olduğu gibi çok ağır olabilir. İshal kronik ve dışkı volümü göreceli azsa, intestinal asidoz renal H + sekresyonunun artması ve yeni HCO 3 yaratılması ile kompanse edilir. Intravasküler volüm çok azalmışsa renal kan akımı da azalacaktır. Renal kan + akımının azalması sonucu NH 4 yapımı yeterli olmayacaktır. Buna bağlı olarak renal asit atılımı ve yeni HCO 3 yapımı azalacaktır. İntestinal HCO 3 kaybına bağlı asidozda tanı, öykü ile konur. Plazma anyon gap normaldir, idrar ph sı düşüktür. Tedavide, hastada intestinal HCO 3 kaybına yol açan neden mümkünse ortadan kaldırmalıdır. Dehidratasyon varlığında temel amaç, parenteral sıvı tedavisi ile hidrasyonunun sağlanmasıdır. Renal kan akımının düzeltilmesi ile renal kompansasyon sağlanır. Eğer hasta prerenal veya renal yetersizlik nedeniyle belirgin azotemik ise HCO 3 tedavisi endikasyonu 18

19 vardır. Çünkü bu hastalarda renal HCO 3 rejenerasyonu yavaş ve yetersizdir. HCO 3 düzeyini 1416 meq/l ye getirmek hastayı asidozun olumsuz etkilerinden korur. Renal perfüzyon düzeltildikten sonra ilave HCO 3 tedavisi genellikle gerekmez. c.renal Nedenler 1. Proksimal renal tubüler asidoz (prta) Normal şartlarda filtre edilen HCO 3 'ün %90'ı proksimal tubülde emilir ve serum HCO 3 'ü 2628mmol/L düzeyinde tutulur. Bu konsantrasyondan fazlası idrarla atılır. prta'da HCO 3 emilim eşiği düşmüştür ve kendi kendini sınırlayan bikarbonatüri mevcuttur. Proksimal tubül tarafından emilemeyen HCO 3 distal nefronun reabsorpsiyon kapasitesinin azlığı sebebiyle idrarla kaybedilir. Sonuçta filtre edilen tüm HCO 3 'ün emildiği kararlı bir duruma gelinir. Bu noktada idrar ph<5.5 ve serum HCO 3 konsantrasyonu 1618mmol/L' dir. prta'nın karakteristik özelliklerinden bir diğeri hipopotasemidir. Distal nefronda artmış sodyum bikarbonat akımı Renin Anjiotensin Aldosteron (RAA) sistemini aktive eder ve Na + reabsorpsiyonuna karşın K + sekrete edilir. Kararlı durumda distal nefronda sodyum bikarbonat yükü minimal olduğundan hipokalemi hafiftir. Metabolik asidozun alkali verilerek düzeltilmesinden önce potasyum replasmanı yapılmazsa RAA sisteminin aktivasyonuna bağlı ciddi hipopotasemi gelişebilir. prta asitifikasyonda izole bir defekt olabileceği gibi Fanconi sendromu adı verilen proksimal tubül fonksiyonlarında genel bir bozuklukla birlikte olabilir. Bu hastalarda HCO 3 'ün emilim bozukluğu yanında glukoz, fosfat, aminoasitler ve 19

20 düşük molekül ağırlıklı proteinlerin emilimleri de bozuktur. Birçok doğumsal ve edinsel hastalık, prta ve Fanconi sendromuyla ilişkilidir. prta ya yola açan en sık hastalık çocuklukta sistinoz, erişkinde multiple myelom gibi disproteinemik durumlardır. prta gelişiminde rol oynayan mekanizmalar 10 ; bazolateral membranda Na/K ATPaz aktivitesinde azalma, Na/H antiporterda defekt, karbonik anhidraz aktivitesinin azlığı veya yokluğudur. Distal RTA nın tersine prta da nefrolitiaz veya nefrokalsinoz görülmez, ama iskelet deformiteleri sıktır. Kronik hipofosfatemi sebebiyle osteomalazi görülür. Ek olarak bu hastalar D vitaminini proksimal tubülde aktif formu olan 125(OH)D 3 formuna çeviremezler. Erişkinlerde de asidozun indüklediği kemik deminerilizasyonu sebebiyle osteopeni gelişir. prta, hipokalemik normal anyon gapli metabolik asidoz varlığında, idrar ph<6.5 olan hastada akla gelmelidir. Fanconi sendromunun diğer bileşenlerinin bulunması tanıyı destekler. İdrar anyon gap'i pozitiftir. Tanıda şüphe varsa HCO 3 infüzyon testi yapılmalıdır. Bu testte kg başına 0.51 meq/h HCO 3 verilir. İdrar ph'sı hızla 7.5'in üzerine çıkar, bu durumda HCO 3 'ün fraksiyone ekskresyonu (Fe HCO3 ) >%15 (n<%5) ise tanı doğrulanır. Fe HCO3 =İdrar HCO 3 X Plazma Cr/ PlazmaHCO 3 X İdrarCr prta'nın tedavisi, verilen alkali hızla idrara geçtiği için oldukça zordur. Günde 3 5 meq/kg gibi yüksek dozlarda alkali tedavisi gerekebilir. Alkali tedavi, hipokalemiyi ağırlaştırdığından potasyum replasmanına alkali tedavisinden önce başlanmalı ve tedavi sırasında potasyum düzeyleri yakından izlenmelidir. Alkali tedavisinde seçilmesi gereken preparatlar, potasyum bikarbonat veya potasyum 20

21 sitrattır. Tiazid diüretikler glomerüler filtrasyon hızını ve distal nefron akımını azalttığından alkali tedavinin etkinliğini arttırırlar. Potasyum tutucu diüretikler, potasyum kaybını azalttığından tedavide kullanılabilir. 2.Distal renal tubüler asidoz (drta) Çocukluk çağında prta göre daha sık görülen drta'da, prta'nın tersine ağır metabolik asidoza rağmen idrar ph'sı asidifiye edilemez 11. drta'da, distal tubüldeki ara hücrede (intercalated hücre) H + ekskresyonu dolayısıyla HCO 3 rejenerasyonu bozulmuştur. Tanımlanmış üç patogenetik mekanizma mevcuttur. Apikal membran H + /ATPaz β alt ünitesinde mutasyon: Bu pompa aynı zamanda koklea ve endolenfatik kesede bulunduğundan mutasyonu taşıyan hastalarda sensorinöral tipte sağırlık da görülür. Bazolateral membranda HCO 3 /Cl değiştiricisinde mutasyon: Bu hastalarda drta'nın otozomal dominant tipi görülür. Sitozolik karbonik anhidraz2 enziminde mutasyon: Bu hastalarda serebral kalsifikasyon ve osteopetroz tabloya eşlik eder. drta da defekt, azalmış H + sekresyonu (sekretuar) veya distal nefronun aşırı artmış geçirgenliğine bağlı H + iyonunun artmış geri kaçışı olabilir (gradyent defekti). Bu ikisini ayırmanın yolu HCO 3 perfüzyonu altında idrar ve kan PCO 2 gradyentinin hesaplanmasıdır. Azalmış idrar kan PCO 2 gradyenti, distal H + sekresyonunun bozulduğunun göstergesidir. drta'lı hastaların büyük çoğunluğunda bu gradyent <10mmHg'dir (normalde >30mmHg). Sadece AmfoterisinB'ye bağlı gelişen drta'da gradyent normaldir. Gradyentin normal 21

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ AMAÇ: Katılımcıların bu sunumun sonunda kan gazı ve asit baz dengesi ile ilgili bilgilerini artırmaları amaçlanmıştır. HEDEFLER:

Detaylı

ph = 6,1 + log [CO 2 ]

ph = 6,1 + log [CO 2 ] ASİT-BAZ DENGESİ Asit-baz dengesi tanımı Biyolojik reaksiyonların hepsi optimum bir ph ortamında normal olarak cereyan ederler; ortamın ph değerinin değişmesi, önemli bozukluklara neden olur. Organizmada

Detaylı

GİRİŞ ASİT BAZ BOZUKLUKLARI. ph ve [H + ] İlişkisi 01.02.2012 ASİT DENGESİ PLAZMA ASİDİTESİNİN ÖLÇÜLMESİ

GİRİŞ ASİT BAZ BOZUKLUKLARI. ph ve [H + ] İlişkisi 01.02.2012 ASİT DENGESİ PLAZMA ASİDİTESİNİN ÖLÇÜLMESİ GİRİŞ ASİT BAZ BOZUKLUKLARI Dr. Şükrü GÜRBÜZ FIRAT ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ACİL TIP A.D. Yaşamsal denge spesifik asit baz aralığında iş gören protein fonksiyonlarına bağlıdır. Hayatı tehdit eden bir çok

Detaylı

27.09.2012. Plazma H konsantrasyonu Endojen üretim Atılım hızı Vücudun tamponlama kapasitesi. Tamponlama sistemi Hemoglobin Fosfat Proteinler HCO3

27.09.2012. Plazma H konsantrasyonu Endojen üretim Atılım hızı Vücudun tamponlama kapasitesi. Tamponlama sistemi Hemoglobin Fosfat Proteinler HCO3 Plan Asit Baz Bozuklukları Asidite ölçümü Asit üretim-atılım fizyolojisi Asit-baz bozukluklarına yaklaşım 18.09.12 Dr. Günay Yıldız A.Ü. Tıp Fakültesi Acil Tıp A.D. * klinik özellikler * anyon gap Asit

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

Asit-Baz Dengesi ve Bozuklukları

Asit-Baz Dengesi ve Bozuklukları Asit-Baz Dengesi ve Bozuklukları Prof. Dr. Aydın ECE Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi ph ın sıkı düzenlenmesi normal ph da optimal çalışan enzim ve metabolik olaylar için önemlidir. Asit-baz dengesindeki

Detaylı

ARTER KAN GAZI ANALİZİNİN ORGANİZMAYA AİT YANSITTIKLARI; Klinikte AKG ne işe yarar?

ARTER KAN GAZI ANALİZİNİN ORGANİZMAYA AİT YANSITTIKLARI; Klinikte AKG ne işe yarar? ARTER KAN GAZI ANALİZİNİN ORGANİZMAYA AİT YANSITTIKLARI; Klinikte AKG ne işe yarar? AKCİĞERLERİN PRİMER GÖREVİ GAZ ALIŞVERİŞİNİ SAĞLAMAKTIR. AKG analizi ile Asit Baz dengesi Oksijenizasyon Gaz alışverişi

Detaylı

Kan Akımı. 5000 ml/dk. Kalp Debisi DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII. Dr. Nevzat KAHVECİ

Kan Akımı. 5000 ml/dk. Kalp Debisi DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII. Dr. Nevzat KAHVECİ MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİN İSKEMİK YANITI DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII Dr. Nevzat KAHVECİ Kan basıncı 60 mmhg nın altına düştüğünde uyarılırlar. En fazla kan basıncı 1520 mmhg ya düştüğünde uyarılır.

Detaylı

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS

METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS METABOLİK DEĞİŞİKLİKLER VE FİZİKSEL PERFORMANS Aerobik Antrenmanlar Sonucu Kasta Oluşan Adaptasyonlar Miyoglobin Miktarında oluşan Değişiklikler Hayvan deneylerinden elde edilen sonuçlar dayanıklılık antrenmanları

Detaylı

Sıvı-Elektrolit ve Asit-Baz Dengesi

Sıvı-Elektrolit ve Asit-Baz Dengesi SıvıElektrolit ve AsitBaz Dengesi 1 Dr. Tevfik ECDER, 2 Dr. Sezai VATANSEVER, Dr. Kerim GÜLER İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, 1 Nefroloji Bilim Dalı, 2 İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Acil

Detaylı

İntradiyalitik Sıvı Elektrolit Bozuklukları

İntradiyalitik Sıvı Elektrolit Bozuklukları İntradiyalitik Sıvı Elektrolit Bozuklukları Doç. Dr. Eyüp KÜLAH Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi İstanbul Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi Kronik Böbrek yetmezliği (KBY) sıvı, asit-baz

Detaylı

8 Boşaltım Sistemi Fizyolojisi

8 Boşaltım Sistemi Fizyolojisi ÜNİTE 8 Boşaltım Sistemi Fizyolojisi Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar Nefronların yapısını ve idrar oluşumunu, Glomerul filtrasyon hızı ve klirens kavramını, Jukstaglomeruler aparatus ve renin-anjiotensin

Detaylı

Solunum Sistemi Fizyolojisi

Solunum Sistemi Fizyolojisi Solunum Sistemi Fizyolojisi 1 2 3 4 5 6 7 Solunum Sistemini Oluşturan Yapılar Solunum sistemi burun, agız, farinks (yutak), larinks (gırtlak), trakea (soluk borusu), bronslar, bronsioller, ve alveollerden

Detaylı

44 yaşında kadın hasta flask paralizi ile başvurduğu dış merkezden sevk edildi. Şiddetli hipokalemisi(2 meq/lt) olduğu için KCl içeren infüzyon

44 yaşında kadın hasta flask paralizi ile başvurduğu dış merkezden sevk edildi. Şiddetli hipokalemisi(2 meq/lt) olduğu için KCl içeren infüzyon Case 6 44 yaşında kadın hasta flask paralizi ile başvurduğu dış merkezden sevk edildi. Şiddetli hipokalemisi(2 meq/lt) olduğu için KCl içeren infüzyon başlandı. Ek labaratuvar verileri.. RF+ Anti-Ro/SS-A+,

Detaylı

Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler

Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler Hikaye: aşağıdaki özellikler sorulmalıdır. Diyet ve sıvı alımı ( et, süt, sodyum, potasyum, askorbik asit ) İlaç alımı :

Detaylı

İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri

İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri Prof. Dr. Öner Süzer Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı www.onersuzer.com Son güncelleme: 10.03.2009

Detaylı

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas MYOLOGIA CRUSH SENDROMU Dr. Nüket Göçmen Mas Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi AD Kas hücresi ve kas dokusu Kısalma özelliğini taşıyan hücreye kas hücresi denir. Bunların oluşturduğu dokuya

Detaylı

SIVI ELEKTROLİT DENGESİZLİKLERİ. Çocuklarda sıvı elektrolit dengesizliklerini anlamak ve gerekli tedaviyi uygulayabilmek için

SIVI ELEKTROLİT DENGESİZLİKLERİ. Çocuklarda sıvı elektrolit dengesizliklerini anlamak ve gerekli tedaviyi uygulayabilmek için SIVI ELEKTROLİT DENGESİZLİKLERİ 1- SIVI ELEKTROLİT FİZYOLOJİSİ 2- DEHİDRATASYON -TANIM -DEĞERLENDİRME - PARENTERAL TEDAVİ 3- PROTOKOL - ÖRNEK Çocuklarda sıvı elektrolit dengesizliklerini anlamak ve gerekli

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

Çocuklarda sıvı ve elektrolit tedavisi. Prof. Dr. Aydın Ece Dicle Üniv. Tıp Fak. Çocuk Sağ ve Hast AD

Çocuklarda sıvı ve elektrolit tedavisi. Prof. Dr. Aydın Ece Dicle Üniv. Tıp Fak. Çocuk Sağ ve Hast AD Çocuklarda sıvı ve elektrolit tedavisi Prof. Dr. Aydın Ece Dicle Üniv. Tıp Fak. Çocuk Sağ ve Hast AD Dehidratasyonda sıvı tedavisi Tedavinin amaçları Şoku önlemek için dolaşan sıvı hacmini düzelt (%10-%15

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

TAMPONLAR-pH ve pk HESAPLAMALARI

TAMPONLAR-pH ve pk HESAPLAMALARI Genel tanımlamalar TAMPONLAR-pH ve pk HESAPLAMALARI YRD. DOÇ.DR SEDAT MOTOR Tamponlarla ilgili açıklamalara geçmeden önce asit, baz, ph ve pk kavramlarını hatırlayalım. Suda çözündügü zaman (H + ) iyonu

Detaylı

ÖDEMATÖZ DURUMLARA YAKLAŞIM AİBÜ İZZET BAYSAL TIP FAKÜLTESİ NEFROLOJİ BİLİM DALI

ÖDEMATÖZ DURUMLARA YAKLAŞIM AİBÜ İZZET BAYSAL TIP FAKÜLTESİ NEFROLOJİ BİLİM DALI ÖDEMATÖZ DURUMLARA YAKLAŞIM AİBÜ İZZET BAYSAL TIP FAKÜLTESİ NEFROLOJİ BİLİM DALI KAYNAKLAR 1. Clinical Physiology of Acid-Base and Electrolyte Disorders Burton David Rose 5. Baskı 2. Comrehensive Clinical

Detaylı

Levosimendanın farmakolojisi

Levosimendanın farmakolojisi Levosimendanın farmakolojisi Prof. Dr. Öner SÜZER Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji AbD 1 Konjestif kalp yetmezliği ve mortalite 2 Kaynak: BM Massie et al, Curr Opin Cardiol 1996

Detaylı

İntrasellüler Sıvı (Hücre İçi Sıvı) Extrasellüler Sıvı (Hücre Dışı Sıvı) Total Vücut Suyu 60 = 42 lt Vücut Sıvı Bölmelerini Etkileyen Faktörler

İntrasellüler Sıvı (Hücre İçi Sıvı) Extrasellüler Sıvı (Hücre Dışı Sıvı) Total Vücut Suyu 60 = 42 lt Vücut Sıvı Bölmelerini Etkileyen Faktörler Vücut ağırlığının yaklaşık %60 ını su oluşturur. Ölçümünde Deuterium Oksid kullanılır. Yağ dokusu ve yaş ile ters, kas dokusu ile doğru orantılıdır. Total vücut suyu, genel anlamda iki büyük kompartmanda

Detaylı

POT K EFERVESAN TABLET

POT K EFERVESAN TABLET PROSPEKTÜS POT K EFERVESAN TABLET FORMÜLÜ Her bir efervesan tablet 1,56 g Potasyum a eşdeğer, 2,17 g Potasyum sitrat monohidrat ve 2,00 g Potasyum hidrojen karbonat içerir. Tatlandırıcı olarak şeker, sodyum

Detaylı

Salisilat ile Zehirlenmeler. Dr. Kasım Öztürk

Salisilat ile Zehirlenmeler. Dr. Kasım Öztürk Salisilat ile Zehirlenmeler Dr. Kasım Öztürk Analjezik Antipiretik Antienflamatuar tablet/ kapsül/ likit formlar Ticari formlar Aspirin tablet (100 mg, 500 mg) Aspirin forte tablet (500 mg salisilat +

Detaylı

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (

Detaylı

Sıvı - Elektrolit. Tintinalli 2011 Haldun Akoglu

Sıvı - Elektrolit. Tintinalli 2011 Haldun Akoglu Sıvı - Elektrolit Tintinalli 2011 Haldun Akoglu 40 yaşında, kronik böbrek yetersizliği olan erkek hasta İştahsızlık, bulantı ve kusma şikayetleri var. Glukoz: 108 mg/dl BUN: 140 mg/dl Na: 115 meq/l K:

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

Eser Elementler ve Vitaminler

Eser Elementler ve Vitaminler Doç. Dr. Onur POLAT Eser Elementler ve Vitaminler Esansiyel eser elementin temel özellikleri diyetten kesilmesi veya yetersiz alımıyla yapısal ve biyokimyasal değişikliklerin olması ve bu değişikliklerin

Detaylı

β Bloker ve Kalsiyum Kanal Bloker Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad

β Bloker ve Kalsiyum Kanal Bloker Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad β Bloker ve Kalsiyum Kanal Bloker Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad Sunu planı Sunu hedefleri Olgu örneği Genel yaklaşım Spesifik tedavi yöntemleri Yatış taburculuk

Detaylı

BULGULAR BİLGİLENDİRME

BULGULAR BİLGİLENDİRME BİLGİLENDİRME Kas- iskelet, boşaltım, endokrin sistemlerinin fonksiyonlarının gözlenmesi, hasta teşhis ve hasta tedavisin de daha hızlı sonuca gidilebilmesi için Elektrolitlerin takibi çok önemlidir. Öncelikle,

Detaylı

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROMLAR Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROM NEDİR? Akut böbrek yetmezliği bulguları ile gelen bir hastada gross hematüri, varsa tanı nefritik sendromdur. Proteinürü

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

Hipokalsemi. Prof.Dr.Enver ŞİMŞEK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı

Hipokalsemi. Prof.Dr.Enver ŞİMŞEK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı Hipokalsemi Prof.Dr.Enver ŞİMŞEK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı Kalsiyum 03.01.2014 57.Milli Pediatri Kongresi 2 Kalsiyum Fetal dönem Çocukluk çağı Erişkin

Detaylı

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi?

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi? ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE FARMAKODİNAMİK FARKLILIKLAR 17.12.2004 ANKARA Prof.Dr. Aydın Erenmemişoğlu ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE 2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru

Detaylı

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi

Ayxmaz/biyoloji Homeostasi Homeostasi - Değişen dış koşullara rağmen nispeten sabit bir iç fizyolojik ortamı sürdürme sürecidir. -Böylece vücut organlarının, normal sınırlarda verimli bir şekilde çalışması sağlanır. İki ana kontrol

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı ASİT Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 Eğitim yılı Ders programı Asitin tanımı Fizik muayene bulguları Asit miktarının ifadesi Asit yapan nedenler Asitli hastada ayırıcı tanı

Detaylı

Asit- baz denge bozuklukları ASİT- BAZ DENGESİ. Steward metodu (1983) Siggaard- Andersen Base excess (BE)

Asit- baz denge bozuklukları ASİT- BAZ DENGESİ. Steward metodu (1983) Siggaard- Andersen Base excess (BE) Asit- baz denge bozuklukları Ciddi asit- baz denge bozuklukları: ASİT- BAZ DENGESİ Organ yetersizliği, Beyin ödemi, nöbet aknvitesi, Miyokard kontraknlite bozukluğu, Pulmoner vazokonstriksiyon, sistemik

Detaylı

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER EGZERSİZ VE TERMAL STRES Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER TERMAL DENGE ısı üretimi BMH Kas etkinliği Hormonlar Besinlerin termik etkisi Postur Çevre ısısı Vücut ısısı (37 o C±1) ısı kaybı konveksiyon, radyasyon,

Detaylı

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ 2009-2010,Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun Dersin amacı Eritrositlerin yapısal özellikleri Fonksiyonları Eritrosit yapımı ve gerekli maddeler Demir metabolizması Hemoliz Eritrosit

Detaylı

2013 NİSAN TUS DAHİLİYE SORULARI

2013 NİSAN TUS DAHİLİYE SORULARI 2013 NİSAN TUS DAHİLİYE SORULARI Doğru cevap: B Referans: e-tus İpucu Serisi Dahiliye Ders Notları Cilt 2 Sayfa: 10 Doğru cevap: A Referans: e-tus İpucu Serisi Dahiliye Cilt 1 Ders Notları Sayfa: 233

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI VE FİZYOLOJİSİ FİZYOLOJİSİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Canlılığın sürdürülebilmesi için vücuda oksijen alınması gerekir. Solunumla alınan oksijen, kullanılarak metabolizma sonucunda karbondioksit açığa

Detaylı

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ Dr. Lale Sever Intradiyalitik Komplikasyonlar Sık Kalıcı morbidite Mortalite Hemodiyaliz Komplike bir işlem! Venöz basınç monitörü Hava detektörü

Detaylı

Boşaltım Sistemi Fizyolojisi

Boşaltım Sistemi Fizyolojisi Boşaltım Sistemi Fizyolojisi 1 Boşaltım sistemi (üriner sistem) Homeostasise katılan en önemli organ sistemlerinden biridir. Vücut sıvılarının hacim ve içeriğinin kontrolü Kan basıncının düzenlemmesi ph

Detaylı

Renal Tubuler Asidoz. GüncelPediatri

Renal Tubuler Asidoz. GüncelPediatri Dönmez ve ark. Renal Tubuler Asidoz Güncel Pediatri 2004 ; 2 : 58-63 Renal Tubuler Asidoz Osman Dönmez*, Filiz Kart** * Uluda Üniversitesi T p Fakültesi Çocuk Sa l ve Hastal klar Anabilim Dal, Çocuk Nefroloji

Detaylı

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1 YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1 BAŞVURU ÖZELLİKLERİ 28 yaşındaki gebe suyunun gelmesi nedeniyle acil servise başvurdu. İlk gebelik, gebelik takipleri yok Gebelik yaşı 39 hafta Amniyon

Detaylı

HASTANIN ÖNCELİKLİ OLARAK NUTRİSYON DURUMUNU BELİRLEMEK GEREKLİDİR:

HASTANIN ÖNCELİKLİ OLARAK NUTRİSYON DURUMUNU BELİRLEMEK GEREKLİDİR: NÜTRİSYONEL VE METABOLİK DESTEK: Malnütrisyon: Gıda tüketiminin metabolik hızı karşılamayamaması durumunda endojen enerji kaynaklarının yıkımı ile ortaya çıkan bir klinik durumdur ve iki şekilde olabilir.

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür 500 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR İNSUFOR, tip 2 diabetes mellitus tedavisinde, özellikle fazla kilolu

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

CHAPTER e15 Fluid and Electrolyte Imbalances and Acid-Base Disturbances: Case Examples

CHAPTER e15 Fluid and Electrolyte Imbalances and Acid-Base Disturbances: Case Examples CHAPTER e15 Fluid and Electrolyte Imbalances and Acid-Base Disturbances: Case Examples David B. Mount Thomas D. DuBose, Jr. İnt.Dr. Hulusi Kardaş Case 2 6 yıldır HIV/AİDS hikayesi olan 25 yaşındaki erkek

Detaylı

Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması. Dr. Ahmet U. Demir

Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması. Dr. Ahmet U. Demir Solunum Fizyolojisi ve PAP Uygulaması Dr. Ahmet U. Demir Solunum fizyolojisi Bronş Ağacı Bronş sistemi İleti havayolları: trakea (1) bronşlar (2-7) non respiratuar bronşioller (8-19) Gaz değişimi: respiratuar

Detaylı

Parasetamol ve Salisilat Zehirlenmeleri. Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad

Parasetamol ve Salisilat Zehirlenmeleri. Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad Parasetamol ve Salisilat Zehirlenmeleri Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Tıp Fak. Acil Tıp Ad Sunu planı Sunu hedefleri Olgu örnekleri Genel yaklaşım Spesifik tedavi yöntemleri Yatış taburculuk kriterleri

Detaylı

FOSFOR DENGESİ ve HİPERFOSFATEMİNİN KLİNİK SONUÇLARI

FOSFOR DENGESİ ve HİPERFOSFATEMİNİN KLİNİK SONUÇLARI FOSFOR DENGESİ ve HİPERFOSFATEMİNİN KLİNİK SONUÇLARI Dr. Dilek TORUN Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı 13-17 Kasım 2013 30. Ulusal Nefroloji Hipertansiyon Diyaliz ve Transplantasyon

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

Oksijen tedavisi. Prof Dr Mert ŞENTÜRK. İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilimdalı

Oksijen tedavisi. Prof Dr Mert ŞENTÜRK. İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilimdalı Oksijen tedavisi Prof Dr Mert ŞENTÜRK İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilimdalı OKSİJEN TEDAVİSİ Kime uygulanmalı? Endikasyonlar? Kaç litre? Ne şekilde? Kime uygulanmalı? Gereksinimi

Detaylı

Çocukta Sıvı-Elektrolit Dengesi. Prof. Dr. Aydın ECE Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD

Çocukta Sıvı-Elektrolit Dengesi. Prof. Dr. Aydın ECE Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Çocukta Sıvı-Elektrolit Dengesi Prof. Dr. Aydın ECE Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD 06.11.2013 A Ece 2 SU En önemli çözücü Denge başlıca böbreklerden sağlanır Glomerüler filtrasyon Tübüler sekresyon Tübüler

Detaylı

ÇOCUKLARDA KAN GAZLARI. Doç. Dr. Tanıl Kendirli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Yoğun Bakım BD.

ÇOCUKLARDA KAN GAZLARI. Doç. Dr. Tanıl Kendirli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Yoğun Bakım BD. 1945 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ÇOCUKLARDA KAN GAZLARI Doç. Dr. Tanıl Kendirli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Yoğun Bakım BD. Asit-Baz Dengesi Ortama proton

Detaylı

Potasyum Metabolizması Bozuklukları. Int. Dr Burcin DİKMEN Ekim 2012

Potasyum Metabolizması Bozuklukları. Int. Dr Burcin DİKMEN Ekim 2012 Potasyum Metabolizması Bozuklukları Int. Dr Burcin DİKMEN Ekim 2012 Potasyum insan vücudunda en fazla bulunan intraselluler katyon olup intraselluler enzim fonksiyonunu, nöromuskuler ve kardiyovasküler

Detaylı

RENAL TÜBÜLER TRANSPORT, DIURETİKLER, BARTTER VE GITELMAN SENDROMLARININ GENETİK TEMELİ

RENAL TÜBÜLER TRANSPORT, DIURETİKLER, BARTTER VE GITELMAN SENDROMLARININ GENETİK TEMELİ Türk Nefroloji Diyaliz ve Transplantasyon Dergisi/Office Journal of the Turkish Nephrology, Association 1998; 4:173-178 RENAL TÜBÜLER TRANSPORT, DIURETİKLER, BARTTER VE GITELMAN SENDROMLARININ GENETİK

Detaylı

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ)

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ) T.C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOKİMYA ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3

Detaylı

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT Prof.Dr.Fadıl Özyener Fizyoloji Anabilim Dalı Sempatik Sistem Adrenal Medulla Kas kan dolaşımı Kan basıncı Solunum sıklık ve derinliği Kalp kasılma gücü Kalp atım

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ

SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ SOLUNUM SİSTEMİ VE EGZERSİZ Egzersiz sırasında çalışan kaslar, ihtiyaç duydukları enerji için oksijen (O 2 ) kullanır ve karbondioksit (CO 2 ) üretir. Akciğerler, hava ile kanın karşılaştığı ı organlardır.

Detaylı

genellikle böbrek yetmezliği göstergesi preanalitik hata kaynakları çok sağlıklı değerlendirme için

genellikle böbrek yetmezliği göstergesi preanalitik hata kaynakları çok sağlıklı değerlendirme için Kreatinin yüksekliği genellikle böbrek yetmezliği göstergesi olarak bilinir ama birçok testte olduğu gibi farklı hastalıkların da tanısında kullanılır ve testi etkileyen faktörler yine her testte olduğu

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Glikoz, Amino asitler vs: Organik Besin Maddelerinin Geri Emilimi

Glikoz, Amino asitler vs: Organik Besin Maddelerinin Geri Emilimi Glikoz, Amino asitler vs: Organik Besin Maddelerinin Geri Emilimi Proksimal tubuluslar renal korpusküllerden hergün filtre edilen büyük miktardaki organik besin maddelerinin başlıca geri emilim yeridir.

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Dr. İsmail Yaşar AVCI GATA İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Dr. İsmail Yaşar AVCI GATA İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı KLİNİK BELİRTİ ve BULGULAR KOLERA Dr. İsmail Yaşar AVCI GATA İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 1 Koleranın temel kliniği yoğun ishal ve kusma ile seyreden ve sonucunda gelişen

Detaylı

Akciğer ve Dokularda Gazların Değişimi ve Taşınması

Akciğer ve Dokularda Gazların Değişimi ve Taşınması Akciğer ve Dokularda Gazların Değişimi ve Taşınması Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER Fizyoloji Anabilim Dalı Tartışma konuları: Eksternal ve internal solunum Oksijenin kanda taşınması Karbondioksidin kanda taşınması

Detaylı

KAN GAZI VE ELEKTROLİTLER

KAN GAZI VE ELEKTROLİTLER KAN GAZI VE ELEKTROLİTLER KAN GAZI DEĞERLENDİRMEDE PRATİK YAKLAŞIMLAR Durumlar Ph PaCO 2 HCO 3 PaO 2 Nedenler Normal 7.35-7,45 35-45 24-28 80-100 Solunumsal patalojik durumların olmadığı normal ventilasyon

Detaylı

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ) TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak

Detaylı

NEOFLEKS % 5 DEKSTROZ LAKTATLI RĐNGER SUDAKĐ SOLÜSYONU

NEOFLEKS % 5 DEKSTROZ LAKTATLI RĐNGER SUDAKĐ SOLÜSYONU NEOFLEKS % 5 DEKSTROZ LAKTATLI RĐNGER SUDAKĐ SOLÜSYONU STERĐL-APĐROJEN FORMÜLÜ Neofleks % 5 Dekstroz Laktatlı Ringer Solüsyonu, intravenöz uygulanıma yönelik steril, stabil ve pirojensiz bir çözeltidir;

Detaylı

ACİL SERVİSTE ŞOK YÖNETİMİ

ACİL SERVİSTE ŞOK YÖNETİMİ ACİL SERVİSTE ŞOK YÖNETİMİ Yrd. Doç. Dr. Z. Defne DÜNDAR Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fak. Acil Tıp AD. KONYA ŞOK Sistemik doku perfüzyonu bozulduğu ve dokulara oksijen sunumunun azaldığı klinik

Detaylı

DEĞİŞİK KOŞULLARDA SOLUNUM (İRTİFA VE SUALTI)

DEĞİŞİK KOŞULLARDA SOLUNUM (İRTİFA VE SUALTI) DEĞİŞİK KOŞULLARDA SOLUNUM (İRTİFA VE SUALTI) Prof. Dr. Fadıl ÖZYENER Fizyoloji Anabilim Dalı Yüksek irtifa fizyolojisi İrtifa (metre) Atm.P (mmhg) At.PO 2 (mmhg) P A CO 2 (mmhg) P A O 2 (mmhg) Art.O 2

Detaylı

24 Ekim 2014/Antalya 1

24 Ekim 2014/Antalya 1 Kronik Böbrek Hastalığının Kontrolü ve Yönetimi Doç. Dr. Öznur USTA YEŞİLBALKAN Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği o.u.yesilbalkan@ege.edu.tr 24 Ekim 2014/Antalya 1 SUNUM

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III 1: DİYABET...1 Diabetes insipedius...2 Diabetes mellitus...2 Diyabetin Etkileri...3 Belirtiler...4 Nedenler...4 Tedavi...4 Bitkilerin Rolü...5 Tıbbi Faydaları...6 2: KARACİĞER

Detaylı

Metabolizma ATP ATP 19/11/2015. BESLENME, METABOLİZMA ve TERMOREGULASYON. Enerji için Protein Kullanımı. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

Metabolizma ATP ATP 19/11/2015. BESLENME, METABOLİZMA ve TERMOREGULASYON. Enerji için Protein Kullanımı. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Metabolizma BESLENME, METABOLİZMA ve TERMOREGULASYON Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Metabolizma : Hücrelerin yaşamını sürdürebilmeleri için gerekli kimyasal süreçlerin tümüne metabolizma denir. Metabolik

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

AKUT ADRENAL YETMEZLĐK TEDAVĐ PROTOKOLÜ

AKUT ADRENAL YETMEZLĐK TEDAVĐ PROTOKOLÜ AKUT ADRENAL YETMEZLĐK TEDAVĐ PROTOKOLÜ GĐRĐŞ Aşağıdaki hastalarda adrenal kriz olabileceği düşünülmelidir. Bilinen primer adrenal yetmezliği olanlar Hipopituitarizm (herhangi bir hipofizer hormon eksikliği)

Detaylı

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi 1967: 18.07.2013 2 Tarihçe 1967 Acute Respiratory Distress in Adults 1971 Adult Respiratory Distress

Detaylı

Diyaliz Sıklığını Azaltma ve Diyalizden Çıkarma Kararı Nasıl Verilmeli. Dr. Hüseyin ÇELİKER Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı

Diyaliz Sıklığını Azaltma ve Diyalizden Çıkarma Kararı Nasıl Verilmeli. Dr. Hüseyin ÇELİKER Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Diyaliz Sıklığını Azaltma ve Diyalizden Çıkarma Kararı Nasıl Verilmeli Dr. Hüseyin ÇELİKER Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Hemodiyaliz Normal Diyaliz İşlemi Kronik böbrek yetmezliği

Detaylı

OBEZİTE-HİPOVENTİLASYON SENDROMU

OBEZİTE-HİPOVENTİLASYON SENDROMU OBEZİTE-HİPOVENTİLASYON SENDROMU Dr. Gökhan Kırbaş Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uyku Bozuklukları Merkezi TORAKS DERNEĞİ UYKU BOZUKLUKLARI ÇALIŞMA GRUBU MERKEZİ KURSLAR

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No 15.07.2014 Madde 5.5 teki Konsültasyon Formu yerine CureMed te 01 ilgili haneye kayıt edilmesi gerektiği, madde 5.16 daki Hasta Tedavi Takip ve İzlem

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

ALKOL ZEHİRLENMELERİ. Doç. Dr. Levent Avşaroğulları Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Kayseri

ALKOL ZEHİRLENMELERİ. Doç. Dr. Levent Avşaroğulları Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Kayseri ALKOL ZEHİRLENMELERİ Doç. Dr. Levent Avşaroğulları Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Kayseri SUNU DÜZENİ BÖLÜM I ETANOL İZOPROPİL ALKOL BÖLÜM II METİL ALKOL ETİLEN GLİKOL BÖLÜM

Detaylı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı. EGZERSİZ Fizyolojisi. Dr. Sinan Canan sinancanan@gmail.com

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı. EGZERSİZ Fizyolojisi. Dr. Sinan Canan sinancanan@gmail.com Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı EGZERSİZ Fizyolojisi Dr. Sinan Canan sinancanan@gmail.com Kaslarda güç, kuvvet ve dayanıklılık Maksimum kasılma kuvveti 3-4 kg/cm2 kesit alanı

Detaylı

Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı

Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı SIVI ELEKTROLİT T TEDAVİSİ,, TPN Doç.Dr. Gonca Tekant Cerrahpaşa a Tıp T p Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı GELİŞİ İŞİM M ESNASINDA TOTAL VUCUT SIVI DEĞİŞİ ĞİŞİKLİKLERİ Yaş TVS ESS ISS (% VA) (%

Detaylı

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ

HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ HAZIRLAYAN HEMŞİRE: ESENGÜL ŞİŞMAN TÜRK BÖBREK VAKFI TEKİRDAĞ DİYALİZ MERKEZİ RESİRKÜLASYON NEDİR? Diyaliz esnasında, diyaliz olmuş kanın periferik kapiller dolaşıma ulaşmadan arter iğnesinden geçen

Detaylı

Arter Kan Gazı Analizi. Doç. Dr. Banu Eriş Gülbay AÜTF Göğüs Hastalıkları AD

Arter Kan Gazı Analizi. Doç. Dr. Banu Eriş Gülbay AÜTF Göğüs Hastalıkları AD Arter Kan Gazı Analizi Doç. Dr. Banu Eriş Gülbay AÜTF Göğüs Hastalıkları AD Arter Kan Gazı (AKG) Analizi Klinik olarak; Oksijenizasyon ve Asit-baz bozukluğunun Tanı ve Tedavisinde temel bir inceleme yöntemidir

Detaylı

Böbrek Naklinde Bazal İmmunsupresyonda Kullanılan Ajanlar

Böbrek Naklinde Bazal İmmunsupresyonda Kullanılan Ajanlar Böbrek Naklinde Bazal İmmunsupresyonda Kullanılan Ajanlar Kalsinörin İnhibitörleri Siklosporin Takrolimus Antiproliferatif Ajanlar Mikofenolat Mofetil / Sodyum Azathiopurine Kortikosteroidler Sirolimus

Detaylı

Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi

Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi DİYALİZ-MORTALİTE 200 ölüm/1000 hasta-yıl. USRDS-2011 En önemli ölüm nedeni kardiyak hastalıklardır. USRDS -2011:

Detaylı

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür.

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. SİROZ Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. İlerleyici ilerleyici karaciğer hastalıkları sonuçta siroz ile sonuçlanan progresif fibrozise neden olur. Safra kanalikülü

Detaylı