EYLÜL 2014 DÖNEMİ 2. DENEME SINAVI KLİNİK BİLİMLER TESTİ SORU VE AÇIKLAMALARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EYLÜL 2014 DÖNEMİ 2. DENEME SINAVI KLİNİK BİLİMLER TESTİ SORU VE AÇIKLAMALARI"

Transkript

1 EYLÜL 2014 DÖNEMİ 2. DENEME SINAVI KLİNİK BİLİMLER TESTİ SORU VE AÇIKLAMALARI Bu metinde sırasıyla Dahili Bilimler, Pediatri, Cerrahi Bilimler, Kadın Doğum soruları ve açıklamaları bulunmaktadır. 121.Tip 2 diabetes mellitus tedavisinde kullanılan inkretinlerin etkileriyle ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? A) Pankreastan glukagon salgısını azaltırlar. B) Kortizol salgısını azaltırlar. C) İnsan pankreas Langerhans adacıklarında apoptozisi artırırlar. D) Gastrik boşalmayı hızlandırırlar. E) Glikozdan bağımsız bir şekilde etki gösterir. Doğru cevap: (A) Pankreastan glukagon salgısını azaltırlar. Son dönemin en popüler ajanı, inkretinlerle alakalı bir bilgi sorusudur. İnkretinler pankreastan insülin salıverilmesini artırırlar. Glukagon salıverilmesini baskılarlar. İNKRETİNLER Tip 2 diabetes mellitus tedavisinde gastrointestinal (inkretin) hormonlar ve bunların inhibitörleri üzerinden endojen insülin sekresyonunu artıran ajanlar mevcuttur. Bunlar: İnkretin mimetikler: GLP 1R (glucagon like peptide -1 reseptör) agonistleri (exenatide, liraglutid) GIP (glucose independent peptide) analogları DPP IV (dipeptidil peptidaz IV) inhibitörleri (vildagliptin, sitagliptine) GLP 1: İnsülinotropik etkili olup, bağırsak mukozasındaki L hücrelerinden salgılanır. Etkisini postprandiyal hiperglisemi üzerine gösterir. Glukozun insülin salgılatıcı etkisini artırır. Glukoza bağımlı etki gösterdikleri için hipoglisemiye sebep olmazlar. İnsülin sekresyonunu ve yapımını artırır. İnsülin sekresyonunu artırması ve glukagon salıverilmesini baskılaması glukoza bağımlıdır. Beta hücre çoğalmasını artırıcı ve apopitozu önleyici etkisi vardır. Subkutan olarak kullanılır. Kilo kaybı sağlar. Bu grup ilaçlarda en önemli yan etki bulantıdır. DPP IV inhibitörleri: Endojen inkretinlerin (GLP-1, GIP) yıkılmasını önler. Kilo açısından nötr etkilidir Tüberküloz nedeniyle iki yıl önce tedavi edilen 39 yaşında bir erkek hasta son 6 aydır devam eden halsizlik, kilo kaybı ve bulantı şikâyetleriyle Dahiliye polikliniğine başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kan basıncı 90/ 60 mmhg, aksiller ve pubik kıllanmada azalma, ağız mukozasında pigmentasyon artışı saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde serum sodyum, klor ve bikarbonat değerleri normalden düşük, kalsiyum yüksek olarak bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Tip 2 poliglandüler otoimmün sendrom B) Primer adrenokortikal yetmezlik C) Adrenokortikal karsinom D) Conn sendromu E) Ektopik ACTH sendromu Doğru cevap: (B) Primer adrenokortikal yetmezlik Kolay bir Endokrinoloji vaka sorusudur. Halsizlik, kilo kaybı, hipotansiyon, aksiller pubik kıllarda azalma, hiperpigmentasyon, hiponatremi, hiperkalsemi ile tipik primer adrenal yetmezlik bulguları verilmiştir. Tüberküloz öyküsünün de bulunması, adrenal yetmezliğinin etiyolojisi açısından yol gösterici olmaktadır. Bu hastada olası tanı, primer adrenal yetmezliktir. Kesin tanı koymak için de ACTH uyarı testi yapılmalıdır. Tip 2 poliglandüler otoimmün sendromda, adrenal yetmezlikle beraber otoimmün bir tiroid hastalığı ve tip 1 diabetes mellitus görülür. Vakada bu özellikler verilmemiştir. Adrenokortikal karsinomlar bizim karşımıza genellikle Cushing sendromu olarak çıkarlar. Conn sendromu, primer hiperaldosteronizme sebep olan bir patolojidir. Hasta hipertansiyon ile başvurur. Ektopik ACTH sendromunda da hiperpigmentasyon görülür, fakat Cushing tablosu vakada beklenilir Hipofiz bezi hasarında hormonların en fazladan en aza doğru etkilenme sırası aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A) ACTH, FSH-LH, GH, TSH B) GH, TSH, FSH-LH, ACTH C) GH, ACTH LH, TSH, FSH D) FSH LH, ACTH, TSH, GH E) GH, FSH-LH, TSH, ACTH Doğru cevap: (E) GH, FSH-LH, TSH, ACTH Dahiliye Yandal Uzmanlık Sınavı (YDUS) nda daha önce vurgulanan bir bilgidir. Progressif hipopituitarizmde öncelikle büyüme hormonu (en çok etkilenen) ve gonadotropinler (en sık bulgu) daha sonra TSH ve ACTH eksilir (GH>FSH-LH>TSH>ACTH>PRL). Hem çocukta hem de yetişkinde en çok etkilenen büyüme hormonudur. Yetişkinlerde büyüme hormonu eksikliğinin belirtileri silik olduğu için ilk belirtiler hipogonadizme aittir Graves hastalığı nedeniyle takip edilen bir hastada aşağıdaki semptom ve bulgulardan hangisi diğerlerine göre daha az görülür? A) Diyare B) Hepatomegali C) Kilo kaybı D) Tiroid bezinde üfürüm E) Dispne Doğru cevap: (B) Hepatomegali 48

2 Hastalıklarda görülen bulguların görülme sıklıklarıyla ilgili son dönemde sorular yer almaktadır. Graves hastalığı ile ilgili bir yorum sorusu Tirotoksikozlu bir hastada görülen semptom ve bulguların görülme sıklıkları tabloda verilmektedir. En sık semptom sinirlilik, en sık bulgu taşikardi ve diffüz guatrdır. Tablo (Soru 124): Tirotoksikozlu hastalarda semptom ve fizik bulguların sıklığı Semptomlar Sinirlilik...%99 Terlemede artışı...%90 Sıcağa aşırı hassasiyet...%90 Çarpıntı...%90 Yorgunluk...%90 Kilo kaybı...%85 Dispne...%75 İştah artışı...%65 Göz şikayetleri...%55 Bacaklarda şişme...%35 Hiperdefekasyon...%30 Diyare...%20 Anoreksia...%10 Konstipasyon...%5 Kilo alma...%2 Fizik Bulgular Taşikardi...%100 Guatr...%100 Deri değişiklikler...%95 Tremor...%95 Tiroid üzerinde üfürüm...%75 Göz belirtileri...%70 Atriyal fibrilasyon...%10 Splenomegali...%10 Jinekomasti...%10 Hepatomegali...%5 ATRİYAL FİBRİLASYON RİSK FAKTÖRLERİ: İleri yaş Kapak hastalıkları(ms, MY) Kalp yetmezliği Hipertiroidizim Diabetes mellitus, hipertansiyon Klinik olarak hastaların hepsi semptomatik değildir. Hastalar semptomatik olduklarında genellikle çarpıntı, terleme, halsizlik, hafif nefes darlığı gibi şikâyetlerle başvururlar. Tanı amaçlı olarak EKG ve EKO yapılır. EKG da düzensiz ritim vardır. P dalgaları gözlenmez, R-R aralıkları eşit değildir. EKO da kalp boşlukları değerlendirilir. Atriyal fibrilasyonlu hastalarda gözlenen en önemli komplikasyon arteriyel embolidir. Tedavide akut AF ile gelen bir hastada hız kontrolü sağlanmalıdır. Hız kontrolü ile birlikte antikoagülan tedavi açısından değerlendirme yapılmalıdır. Eğer hastanın AF si 48 saatten daha uzun süreli var ve stroke açısından risk faktörleri taşıyorsa IV heparin ile antikoagülasyon tedavisi başlanmalı, sonrasında INR 2-3 arasında olacak şekilde warfarin tedavisi eklenmelidir. Akut AF yi sonladırmak için farmakolojik ya da nonfarmakolojik kardiyoversiyon işlemi yapılır. Farmakolojik kardiyoversiyon için ibutilid tedavisinin, amiodarone ve prokainamide göre daha etkili olduğu gösterilmiştir. Digoksin, akut AF de tek başına kullanılmaz; diğer antiaritmiklere ilaveten eklenmektedir Yirmi bir yaşında futbol oynayan erkek hasta efor sonrası açığa çıkan göğüs ağrısı şikâyeti ile başvuruyor. Hastanın ara ara baş dönmesi ve senkop ataklarının olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede aort odağında kreşendo dekreşendo tarzında 2/6 dereceden sistolik ejeksiyon üfürüm alınıyor. Üfürümü valsalva manevrası ile artıyor; boyna yayılım göstermiyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? 125. Akut atriyal fibrilasyonu sinüs ritmine çevirmede aşağıdaki ajanlardan hangisi en etkilidir? A) Amiodaron B) Propafenon C) İbutilid D) Prokainamid E) Digoksin Doğru cevap: (C) İbutilid YDUS de sorulan zor bir soru Atriyal fibrilasyon (AF) en sık gözlenen kronik aritmidir. Hızlı, düzensiz atriyal aktivasyon vardır. Hızlı atriyal aktivasyona ventrikül yanıtı da oldukça düzensizdir. Kalp hızı dakikada arasında değişmekle beraber bazı hastalarda dakikada 200 ve üzerine çıkabilmektedir. AF görülme sıklığı yaşla beraber artmaktadır. A) Aort stenozu B) Mitral yetmezliği C) Ventriküler septal defekt D) Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati E) Aort koarktasyonu Doğru cevap: (D) Hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati TUS un vazgeçilmez konusu İHSS yeni ismiyle hipertrofik obstruktif kardiyomiyopati (HOKMP). HOKMP de aort stenozundakine benzer klinik ve fizik muayene bulguları vardır. Aort stenozundan farklı olarak sistolik ejeksiyon üfürüm boyna yayılmaz. Venöz dönüşü azaltan manevralar ile üfürüm şiddetlenir. Diğer sistolik ejeksiyon üfürümü yapan hastalık aort koarktasyonudur. Bu hastalarda arcus aortada sol subklavian arterin distalinde bir darlık vardır. Bundan dolayı bu hastalarda tansiyon-nabız farkı vardır. Ayrıca sistolik ejeksiyon üfürümü sırta yayılır. VSD ve mitral yetmezliğinin üfürümü pansistolik üfürüm. 49

3 127. Aort yetmezliğine bağlı gelişen mitral stenoz üfürümü aşağıdakilerden hangidir? A) Carey-Coombs üfürümü B) Austin Flint üfürümü C) Dock üfürümü D) Gibson üfürümü E) Rytand üfürümü Doğru cevap: (B) Austin Flint üfürümü Özel üfürümlerle ilgili güzel bir soru. TUS ta her zaman üfürümler spot olarak sorulabiliyor. Muhtemel soru olarak da Austin Flint üfürümünü söyleyebiliriz. Triküspid darlığı üfürümü: 4-5. interkostal aralığın sternal kenara yakın kısmında duyulur. Carey-Coombs üfürümü: En iyi apekste işitilir. Akut romatizmal ateşte duyulan mitral valvulitisine bağlı Carey-Coombs üfürümü de middiyastolik rulman özelliğindedir. Austin Flint üfürümü: Normal, fakat erken kapanan kapaktan kan akımının geçmesini ifade eder. Aort yetmezliğinde mitral kapak erken kapanır, devam eden AV akım daralmış açıklıktan geçer ve bu üfürüme Austin Flint üfürümü denir. Rytand üfürümü: AV tam blokta duyalan diyastolik üfürümdür. Dock üfürümü: Sol anterior desendan koroner arterin yüksek dereceli darlığına bağlı 2-3. interkostal aralıkta duyulan diyastolik üfürüme verilen isimdir. Brahman belirtisi: AV fistüllerde fistül üzerine basılınca nabız hızındaki yavaşlamaya denir. Mens-Lerman belirtisi: Hipertiroidili hastalarda duyulan çıtırtı sesidir. Gibson üfürümü: AV fistül ve PDA da duyulan devamlı üfürümün adıdır Miyokard infarktüsü geçiren bir hastanın kanında en erken yükselen enzim aşağıdakilerden hangisidir? A) Kreatin kinaz-mb B) Yağ asidi bağlayıcı protein C) Kardiyak troponin-i D) Kardiyak troponin-t E) Miyoglobin Doğru cevap: (A) Kreatin kinaz-mb Dikkat gerektiren güzel bir soru. Soruda enzim denmiş Bu soru da benzer bir şekilde TUS ta sıkça sorulan sorulardan bir tanesi... MİYOKARD İNFARKTÜSÜNDE ARTAN BELİRTEÇLER 1) Kreatin kinaz (CPK): İnfarktüsten 4-6 saat sonra yükselir saatte normale döner. Miyokard infarktüsü için en spesifik enzim kreatin kinaz-mb (CK-MB) dir. CPK - MM: İskelet kası CPK - MB: Kalp kası CPK - BB: Beyin ve böbrekte 2) AST veya SGOT: 12 saat sonra yükselir saatte normale döner. 3) Laktat dehidrogenaz (LDH): 24 saat sonra yükselir. 7 gün sonra normale döner. LDH1 / LDH2: Miyokard zedelenmesi lehine bir bulgudur. LDH1: daha çok kalpte LDH2: eritrositlerde, meninkslerde ve kaslarda LDH3: akciğerlerde LDH4: kaslarda ve karaciğerde LDH5: sadece karaciğerde 4) Troponinler (Troponin T ve I): Troponinlerin, miyokard infarktüsü tanısında üstünlüğü, küçük akut MI de, CK- MB normal iken artmasıdır. Küçük infarktları göstermek açısından daha güvenilirdir. Troponinlerden tropoin I troponin T ye göre kalbe daha özgündür. 5) Miyoglobin: MI da ilk yükselen belirteçtir. İlk saatte yükselir. Şekil (Soru 128): İnfarkt sonrası saatler 50

4 129. Aşağıda verilen nabız tiplerinden hangisi atriyal fibrilasyonun özgün bulgusudur? A) Pulsus alternans B) Pulsus paradoksus C) Pulsus defisit D) Corrigan nabız E) Pulsus celer et altus Doğru cevap: (C) Pulsus defisit Pulsus celer: Aort yetmezliği, hipertiroidi, PDA Corrigan nabız: Aort yetmezliği, AV blok, sinüs bradikardisi Pulsus bisferiens: Hipertrofik kardiyomiyopati, hiperkinetik durumlar Dikrotik nabız: Dilate kardiyomiyopati, tamponad, hipovolemik şok Pulsus defisit: Atriyal fibrilasyon Pulsus paradoksus: Kalp tamponadı, konstriktif perikardit, aşırı şişmanlık, gebelik, emboli, şok 130.Aşağıdakilerden hangisinde bronkoalveoler sıvıda CD4/CD8 oranı azalmıştır? A) Sarkoidoz B) Tüberküloz C) Asbestoz D) Lenfanjiyomiyomatozis E) Hipersensitivite pnömonisi Doğru cevap: (E) Hipersensitivite pnömonisi Bronkoskopik değerlendirme sırasında bronkoskoptan ml sıvı verilerek distal hava yollarından aspire edilen bu sıvının sitopatolojik değerlendirilmesi, bronkoalveoler lavaj olarak tanımlanır. Lavaj sıvısında normalde %95 makrofaj, % 5-10 lenfosit, % 1-5 civarında nötrofil saptanır. Bu dağılımda değişikliklerin saptanması, akciğeri tutan hastalıklar hakkında önemli ipuçları verebilir. Örneğin interstisyel akciğer hastalıklarında CD8 T lenfositler artarken, sarkoidozda CD4 T lenfositlerin artışı ayrıcı tanıda yardımcıdır. Hipersensitivite pnömonisinde CD4/CD8 oranı azalmıştır. Tablo (Soru 131): Lenfositik alveolitle giden akciğer hastalıklarında ayırıcı tanı CD4/CD8 ARTAN DURUMLAR Sarkoidoz Berilyoz Asbestoz Crohn hastalığı Romatoid artrit CD4/CD8 NORMAL Tüberküloz Lenfanjiyolei omiyomatozis CD4/CD8 AZALMIŞ Hipersensitivite pnömonisi Bronşiolitis obliterans organize pnönmoni (BOOP) Slikozis İlaca bağlı interstisyel akciğer hastalığı HIV infeksiyonu 131.Latent tüberküloz infeksiyonu tanısında kullanılan yeni testler aşağıdaki sitokinlerden hangisinin ölçümü ile ilişkilidir? A) TNF-alfa B) İnterferon-gama C) İnterlökin-10 D) İnterlökin-2 E) İnterferon-alfa Doğru cevap: (B) İnterferon-gama Tüberküloz basili ile karşılaşmayı gösteren yeni bir tanı yöntemi olan Quantiferon Kan Testi güncel olması nedeniyle beklenen sorudur QUANTİFERON KAN TESTİ: Latent Mycobacterium tuberculosis infeksiyonunun teşhisinde in-vitro olarak kullanılan bir tam kan testidir. Mycobacterium tuberculosis e maruz kalarak sensitize olan T hücrelerinin salgıladıkları interferon gama (IFN-γ) nın ölçümüne dayanmaktadır. Latent tüberküloz infeksiyonunu en iyi gösteren tanı testidir. Aktif infeksiyonu göstermede kullanılmaz Aşağıdakilerden hangisi KOAH fizyopatolojisinde ön planda yer almaz? A) CD8 T hücreler B) Nötrofiller C) Bronş mukoza hiperplazisi D) Fibroblastlar E) Makrofajlar Doğru cevap: (D) Fibroblastlar KOAH fizyopatolojisinde ve oluşan inflamasyonda ön planda ve ilk aşamada rol alan hücreler şunlardır: CD8 T hücreler Nötrofiller Bronş mukoza hiperplazisi Makrofajlar KOAH taki kaşeksiden sorumlu en önemli sitokin TNF-α dır. KOAH patogenezindeki en önemli sitokinler interlökin-6 ve interlökin-8 dir. Fibroblastlar daha çok interstisyel akciğer hastalığı ileri evresinde ön plandadırlar Aşağıdakilerden hangisi kompresyon atelektazisinin en sık sebebidir? A) Pulmoner emboli B) Kalp yetmezliği C) Akciğer kanseri D) Pnömoni E) Mediastinit Doğru cevap: (B) Kalp yetmezliği 51

5 ATELEKTAZİ Alveoler yapının kollabe olması sonucunda hava boşluklarında genişleyebilme yeteneğinin azalması ile ilişkilidir. Alveoler ventilasyon kaybının yanı sıra perfüzyon defekti de eşlik eder; sonuçta hipoksi meydana gelir. Atelektazi etiyolojik nedenleri ve yapısal olarak dört ana başlık altında ele alınır. REZORBSİYON ATELEKTAZİSİ (OBSTRÜKTİF ATELEKTAZİ): En sık konjestif kalp yetmezliğinde meydana gelir. Akciğerin kollabe olan bölümü 1/10 a ulaşıncaya kadar dansite artışı görülmez. Özellikle pnomotoraksa bağlı olan olgularda artan radyolusensinin de katkısı vardır. Bronşlarda kollaps olmadığından dolayı hava bronkogramları görülür. MİKROATELEKTAZİ (ADEZİV ATELEKTAZİ) Mikroatelektazi (non-obstrüktif atelektazi) sürfaktan yetersizliği sonucunda akciğerin periferik hava yollarında ve alveollerde meydana gelir. Yenidoğan RDS, akut radyasyon pnömonisi, viral pnömonilerde ve bazen de koroner by-pass cerrahisi sonrası meydana gelir. Özellikle diyafragmaya paralel lineer dansiteler şeklinde karşımıza çıkar. Sıklıkla akciğer bazallerinde meydana gelir. Pulmoner emboli sonucunda ventilasyon devam ederken perfüzyon defekte uğrar (ölü boşluk ventilasyonu). Ventilasyon/perfüzyon uyumsuzluğu hipoksinin en önemli nedenidir. Tip 2 pnömositler etkilendiğinde sürfaktan sentezi azalır ve mikroatelektazi ortaya çıkar. KONTRAKSİYON ATELEKTAZİSİ (SKATRİZASYON ATELEKTAZİSİ): Şekil (Soru 133/1): Rezorbsiyon atelektazisi Hava yolu obstrüksiyonu sonucunda havanın distal hava yollarına ulaşmasının engellenmesi sonucunda meydana gelir. Genellikle cerrahi operasyonlardan sonra meydana gelen mukus veya mukopürülan tıkaçlar sonucunda meydana gelir. Bu durumda distal hava yollarındaki hava absorbe olur ve yavaş yavaş akciğerler kollabe olur. Hava distal hava yollarından saat sonra absorbe edilir. KOMPRESYON ATELEKTAZİSİ: Şekil (Soru 133/3): Kontraksiyon atelektazisi Atelektaziler genel kural olarak reversibl akciğer lezyonlarıdır. Ancak bu durumun tek istisnası, kontraksiyon atelektazisidir. Lokalize veya generalize olabilir. Lokalize form tüberkülozda akciğer apeksinde meydana gelir. Genaralize form ise akciğerin tümünü kapsamaktadır. Generalize form sıklıkla idiopatik pulmoner fibrozise eşlik eder Ateş, öksürük ve solunum sıkıntısı nedeni ile değerlendirilen bir ilik nakli hastasının akciğer tomografisinde üç adet nodül tespit ediliyor. Serum ve bronkoalveoler lavajında bakılan galaktomannan antijen testleri pozitif bulunuyor. Şekil (Soru 133/2): Kompresyon atelektazisi Pasif atelektazi olarak da adlandırılır. Plevral aralıkta sıvı, kan veya havanın birikimi ve bunun sonucunda akciğer parankiminin basıya uğraması sonucunda meydana gelir. Bu aşamada hastaya başlanması gereken en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Flukonazol B) Vankomisin C) Meropenem D) Vorikonazol E) Asiklovir Doğru cevap: (D) Vorikonazol 52

6 İmmün sistemi baskılanmış bir hastada nodül şeklinde akciğer infiltratları, özellikle etrafında buzlu cam görünümü de mevcutsa, ön planda invazif aspergillozu düşündürür, bunu destekelmeye yönelik yapılacak en spesifik test ise galaktomannan antijen testidir. Test hastamızda pozitif bulunmuştur. Hastada kesin tanı ancak biyopsi ile konulabilecektir; ancak nodüler görüntü ve galaktomannan antijen pozitifliği yüksek olasılılıkla hastada aspergillozu desteklemektedir. İnvaziv aspergillozda ilk tercih olarak vorikonazol ya da amfoterisin-b kullanılır. Flukonazolun Aspergillus gibi küf mantarlarına etkinliği yoktur. 135.Ventilatör ilişkili pnömoni nedeni ile karbapenem ve kinolon kombinasyonu almakta olan hastada yeniden ateş, solunum parametrelerinde bozulma, sekresyon artışı ve akciğer grafisinde yeni infiltratlar saptanıyor. Alınan solunum sekresyonu örneklerinde Acinetobacter baumannii kompleks üremesi bildirilen hastanın empirik tedavisinde en uygun seçenek aşağıdakilerden hangisidir? A) Kolistin intravenöz ve inhaler B) Almakta olduğu tedaviye tobramisin inhaler eklenir. C) Piperasilin/tazobaktama geçilir. D) Trimetoprim/sülfametoksazol eklenir. E) Tedavi değişikliği yapmaya gerek Özefagus grafisinde mideden geriye doğru baryum kaçağının gösterilmesi tanıda yardımcıdır. Gastroözefagiyal sintigrafi radyoaktif işaretli bir maddeyi besinlerle vererek, daha sonra özefagusta bu maddenin tutulumunu araştıran ve reflü tanısı için kullanılan bir testtir. Bernstein testi (asit-perfüzyon testi) özefagus alt ucuna nazogastrik tüp ile asit damlatılarak semptomların reflü kaynaklı olup olmadığını araştıran basit bir testtir; ancak pratikte kullanılmamaktadır. Manometri ile alt özefagus sfinkteri ölçülerek reflü tanısında faydalı veriler elde edilebilir. Reflü tanısında en duyarlı yöntem özel olarak geliştirilmiş kateterler yardımıyla özefagus alt uç ph sının ölçülmesi ve izlenmesidir. Ancak pratik bir test değildir ve belli merkezlerde uygulanabilir. Endoskopi direkt olarak reflüyü göstermez, ancak özefagus alt uç sfinkteri hakkında indirekt fikir verir ve reflüye bağlı mukozadaki değişiklikleri göstererek tanıda yardımcı olur. Bentiromid testi pankreas yetersizliği tanısı için en kolay ve spesifik testtir. Bentiromide, paraaminobenzoik asit ve sentetik peptidin bileşimidir. Aradaki bağ sadece pankreatik kimotiripsin ile yıkılır. Azlığı pankreas ekzokrin yetmezliğini düşündürür. Bentiromid testinin reflü ile bir ilişkisi yoktur. Doğru cevap: (A) Kolistin intravenöz ve inhaler Günümüzde yoğun bakımlarda Acinetobacter türlerine bağlı pnömoni çok sık görülmektedir ve genelde geniş spektrumlu beta laktam antibiyotiklere dirençlidir. En etkili ajan kolistindir, genelde yanına beta laktam ya da aminoglikozit eklenmesi sinerjistik etki göstermektedir. Dirençli olsa da meropenemin kolistinin yanına eklenmesi önerilen bir başka kombinasyondur. 136.Kırk yaşında bir erkek hasta son 3 aydır günde 3-4 defa olan substernal yanma ve regürjitasyon yakınması ile başvuruyor ve fizik muayene normal saptanıyor. Aşağıdaki yöntemlerinden hangisi bu hastanın araştırılmasında seçilecek bir tanı yöntemi değildir? A) Bernstein testi B) Bentiromid testi C) Baryumlu özefagus grafisi D) Manometri E) Gastroözefageyal sintigrafi Doğru cevap: (B) Bentiromid testi Klinik olarak güncel olduğu için tekrar gündeme getirdiğimiz ve klinik yaklaşımın sorulduğu bir soru... Hastanın tipik reflü ile uyumlu yakınmaları vardır. Gastroözefagiyal reflü hastalığından şüphelenilen bir vakada öncelikle özefagus grafisi çekilmesi önerilir. Ayrıca, çok basit bir dikkat gerektiren sorudur: Bentiromid mi? Bernstein mi? 137.Kronik pankreatit tanısında kullanılan, duyarlılığı ve özgüllüğü yüksek olan test aşağıdakilerden hangisidir? A) Fekal elastaz tayini B) Fekal kimotripsin tayini C) Sekretin stimülasyon D) Kantitatif fekal yağ miktarı tayini E) Serum tripsinojen düzeyi tayini Doğru cevap: (C) Sekretin stimülasyon KRONİK PANKREATİT Kronik pankreatit asıl olarak orta yaşlı alkolik erkekleri etkiler. Hemen bütün hastalarda karın ağrısı vardır. Hastaların %50 sinde akut pankreatit atakları görülür ve her atak pankreas hasarının biraz daha artmasına neden olur. Ancak hastaların %35 inde akut atak olmaksızın yavaşça artan kronik ağrı olur. Geri kalan kısmında ise ağrı yoktur, ancak diyare vardır. Ağrının nedeni, pankreatik kanallardaki basınç artışı veya direkt olarak pankreatik ve peripankreatik sistemlerin inflamatuvar prosesinden etkilenmesidir. Ağrı öne eğilmekle azalır. Hastaların yaklaşık 1/5 i kronik olarak opiat analjezik kullanırlar. Kilo kaybı sıktır ve iştahsızlık postprandiyal ağrı nedeniyle yemekten kaçınma, malabsorbsiyon ve/veya diyabet ile birlikte görülür. Ekzokrin dokunun %90 ından fazlası hasara uğradığında steatore görülür. Protein malabsorbsiyonu ise ancak çok ilerlemiş vakalarda görülür. Hastaların %30 u diyabetiktir, fakat kronik kalsifik pankreatitli olanlarda bu miktar %70 e yükselir. Hastaların az bir kısmında splenik ven trombozu ve buna bağlı gastrik varisler görülebilmektedir. 53

7 TANI: 1. Sekretin ve kolesistokinin provakasyon testi: En sensitif testtir. Sekretin ve kolesistokinin verilince pankreas enzim sekresyonu artmıyorsa kronik pankreatit lehine önemli bir bulgudur. 2. Bentiromid testi: Pankreas yetmezliğinde tanı koydurucu bir testtir. Sadece pankreas yetmezliğinde bozulur. 3. Serum lipaz ve amilaz: Tanı değeri yoktur. Düşük veya normaldir. 4. Schilling testi: Evre 4 Schilling testinde bozukluk vardır. 5. Direkt grafi: Kalsifikasyon görülebilir. 138.Gebelik kolestazı tanısında aşağıdaki testlerden hangisinin yükselmesi tanısaldır? A) Gama glutamil transferaz (GGT) B) Alkalen fosfotaz (ALP) C) 5 nükleotidaz D) Alanin transaminaz (ALT) E) Laktat dehidrogenaz (LDH) 139.Aşağıdaki hastalıklardan hangisi zoonotik bir infeksiyon değildir? A) Bruselloz B) Kırım Kongo Kanamalı Ateşi C) Lyme hastalığı D) Lejyoner hastalığı E) Batı Nil Ateşi Doğru cevap: (D) Lejyoner hastalığı Zoonoz hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar için kullanılan terimdir. Bruselloz: Koyun, keçi ve sığır sütünden bulaşan Brucella türlerine bağlı olarak gelişir. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi: Kene ısırması ile bulaşır. Lyme hastalığı: Kene ısırması ile bulaşır. Lejyoner hastalığı: Legionella pneumophila ya bağlı atipik pnömoni etkenidir. Bekletilmiş suların inhalasyonuyla bulaşır. Hayvanlardan ya da insanlardan bulaşmaz. Batı Nil Ateşi: Kargalarla taşınır, Culex pipiens sivrisinekleri tarafından bulaştırılır. Doğru cevap: (A) Gama glutamil transferaz (GGT) Bu soru ile, bu sınavın 50. sorusunda vermek istenen bilgiyi de pekiştirmiş oluyoruz. Alanin transferaz (AST) ve aspartat transaminaz (ALT): Transaminazlar içerisinde karaciğere özgün olan ALT dir. ALT sitoplazmik bir enzimdir. Plazmada yükselmesi karaciğer hasarının göstergesidir. Laktat dehidrogenaz (LDH): LDH nın 5 izoenzimi vardır. LDH-5 karaciğere özgüdür. Hepatosit hasarı ile giden durumlarda LDH artar. Alkalen fosfataz (ALP): Değişik organ ve dokulardan kaynaklanabilir. Bunlar: Hepatobiliyer sistem: Hepatosit, safra kanalikülleri, safra kanalı epitelinde bulunur. Kemik (osteoblast): Kemik kaynaklı ALP yüksekliğinin en sık nedeni kemiğin Paget hastalığıdır. İnce bağırsak mukoza hücreleri: İskemik bağırsak hastalıklarında artar. Plasenta: Gebelerde yüksektir. Lökosit: KML ve paroksismal noktürnal hemoglobinüride düşer. Diğer lökositozlarda artar. Böbrek proksimal tüp epiteli: Metabolize olmadığı için kronik böbrek yetmezliğinde artar. Multipl miyelomda Fanconi sendromu geliştiği zaman da artabilir. Gamaglutamil transferaz (GGT): Kolestazın en sensitif göstergesidir. Gebelik kolestazında seviyesi yüksektir. Normal gebelikte diğer kolestaz testleri zaten yüksek olabilir. ALP ve 5 nükleotidaz: Gebelikte yükselir, bu nedenle kolestaz göstergesi olarak kullanılamazlar Bartter sendromlu bir hastada aşağıdakilerden hangisi görülmez? A) Dehidratasyon B) Hipopotasemi C) Üriner sistem taş hastalığı gelişimine yatkınlık D) Metabolik alkaloz E) Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi aktivasyonuna bağlı hipertansiyon Doğru cevap: (E) Renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi aktivasyonuna bağlı hipertansiyon Tübüler patolojiler içinde önemli bir lezyon olan Bartter sendromunun klinik ve laboratuvar özelliklerinin hatırlanmasını gerektiren bir bilgi sorusu. Bartter sendromu, Henle kulpunun çıkan kolunda yer alan Na-2Cl-K transport sisteminin genetik, konjenital defektidir. Bu transport sisteminin bozulan fonksiyonu, medulla hipertonisitesinin kaybına ve şiddetli poliüri ve renal tuz ve sıvı kaybına yol açmaktadır. Eşlik eden diğer anormallikler, hipopotasemi, metabolik alkaloz, hipomagnezemi, hipokalsemi, hiperkalsiüri ve buna bağlı nefrolitiazis, renal PGE 2 ve PGI 2 sentezinde artış ve renin-anjiyotensinaldosteron sistemi aktivitesinde belirgin artışa rağmen paradoksik olarak normotansiyon varlığıdır. 54

8 141.Uzun yıllardır devam eden kronik bronşit ve tip 2 diabetes mellitus sorunları olan hasta dispne, siyanoz, şuur bulanıklığı sorunları nedeniyle hastaneye yatırılıyor. Oda havası solurken alınan ilk arteriyel kan gazı örneğinde ph: 7,25, pco 2 : 67 mmhg ve HCO 3 : 22 meq/l olarak bulunuyor. Hastada mevcut asit-baz bozukluğu aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? A) Kompanse respiratuvar asidoz B) Kompanse respiratuvar alkaloz C) Dekompanse respiratuvar asidoz D) Dekompanse respiratuvar alkaloz E) Dekompanse metabolik asidoz Doğru cevap: (C) Dekompanse respiratuvar asidoz Asit baz metabolizması ile ilgili temel kavramların ve KOAH alevlenmesinin klasik olarak ortaya çıkardığı AKG ve asit baz metabolizması anormalliklerinin hatırlanmasını gerektiren bir olgu sorusu. Olgunun ph değerinin 7,25 oluşu (N: 7,35 7,45) bir asidozu, pco 2 basıncının 67 mmhg olarak tespit edilmiş olması (N: mmhg) respiratuvar bir asidozu ve HCO 3 konsantrasyonunun 22 meq/l olması (N: meq/l) mevcut respiratuvar asidoz için beklenen metabolik (renal) kompansasyonun gerçekleşmemiş olduğunu (dekompanse respiratuvar asidoz) ortaya koymaktadır. Ağır KOAH alevlenmeleri sırasında arteriyel kan gazı analizi tipik olarak hipoksi, hiperkapni ve respiratuvar tipte bir asidozun varlığını göstermektedir. 142.Aşağıda verilen klinik durumlardan hangisinde öncelikli olarak böbrek biyopsisi yapma zorunluluğu yoktur? A) Sistemik lupus eritematozus tanılı hastada idrar sediment anormalliğinin belirlenmesi B) Transplante böbrekte ortaya çıkan fonksiyon bozukluğu C) İdrar sediment anormalliği ile hızlı ilerleyen renal fonksiyon bozukluğu beraberliği D) Erişkin hastada nefrotik sınırda proteinüri varlığı E) Çocuk hastada nefrotik sendrom gelişmesi Doğru cevap: (E) Çocuk hastada nefrotik sendrom gelişmesi Böbrek biyopsisi endikasyonlarının ve glomerüler hastalıklar olmalarına rağmen klasik olarak ilk anda renal biyopsi endikasyonunun bulunmadığı iki patolojinin hatırlanması gereken bir bilgi sorusu. BÖBREK BİYOPSİSİ ENDİKASYONLARI: 1) Serolojik olarak teşhis edilemeyen hızlı ilerleyen glomerülonefrit (RPGN) tabloları (C seçeneği) 2) Sebebi bilinmeyen nefrotik sendromlar (erişkin hasta) (D seçeneği) 3) Transplante böbrekte rejeksiyon tanısı (B seçeneği) 4) Sebebi açıklanamayan ve/veya 4 haftadan uzun süren akut böbrek yetmezliği 5) Tübülointerstisyel hastalık 6) Sistemik hastalıklarda (SLE, vaskülitler vb.) böbrek tutulumu (A seçeneği) Çocuk yaş grubunda nefrotik sendromun en önemli nedeni minimal değişiklik hastalığı olduğundan ve bu lezyon glukokortikoidlere çok iyi cevap verdiğinden, bu yaş grubunda nefrotik sendrom kliniğinin belirlenmiş olması ilk anda bir renal biyopsi endikasyonu ortaya koymamaktadır. Olguda glukokortikoid cevapsızlığı belirlenmesi ise renal biyopsi endikasyonu olarak değerlendirilmektedir. Benzer şekilde, klasik öykü ve klinik özellikleri ile gelişen nefrit tablosuna eşlik eden geçirilmiş streptokok infeksiyonu serolojik kanıtları, ilk olası tanı olarak akut poststreptokoksik glomerülonefriti işaret ettiğinden ve bu hastalıkta % ay içinde spontan rezolüsyon kural olduğundan (en iyi prognozlu glomerülonefrit), bu olgularda da inisiyal olarak böbrek biyopsisi endikasyonu bulunmamaktadır. 1 2 aylık süre içinde, klinik ve laboratuvar iyileşme belirlenmediği ve/ veya kompleman düzeyleri normale dönmediği takdirde renal biyopsi endikasyonu oluşmaktadır. 143.Aşağıdaki sıvı-elektrolit ve asit-baz anormalliklerinden hangisi akut böbrek yetmezliğinin oligürik-anürik döneminin özelliklerinden değildir? A) Hipermagnezemi B) Anyon açığı normal metabolik asidoz C) Hipokalsemi D) Hiperpotasemi E) Hiponatremi Doğru cevap: (B) Anyon açığı normal metabolik asidoz Akut böbrek yetmezliğinin klasikleşmiş sıvı-elektrolit ve asit-baz anormalliklerinin hatırlanmasını gerektiren bir bilgi sorusu. AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ DURUMUNDA BELİRLENEN KLASİK SIVI-ELEKTROLİT VE ASİT- BAZ ANORMALLİKLERİ: 1) Hipervolemi ve eşlik eden hiponatremi 2) Hiperpotasemi 3) Hiperfosfatemi ve hipokalsemi 4) Hipermagnezemi 5) Anyon açığı artmış metabolik asidozdur. Aynı anormallikler, kronik böbrek hastalığının diyaliz gerektiren son döneminde de mevcuttur. 144.Akut faz reaktanları, klinikte daha çok hangi amaçla kullanılmaktadır? A) Tedaviye yanıtın belirlenmesinde B) Komplikasyonları saptamada C) Ayırıcı tanıda D) Tanı koymada E) Prognozun belirlenmesinde Doğru cevap: (A) Tedaviye yanıtın belirlenmesinde Daha önce Dahiliye Yandal Uzmanlık Sınavı nda sorgulanmış, direkt günlük pratiği sorgulayan bir sorudur. Akut faz reaktanlarının, klinikte en fazla yarar sağladığı nokta tedaviye yanıtın takibidir. 55

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Dr. Sıtkı Sarper SAĞLAM DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU 04.10.2011 1 Netter in Yeri: DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür.

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. SİROZ Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. İlerleyici ilerleyici karaciğer hastalıkları sonuçta siroz ile sonuçlanan progresif fibrozise neden olur. Safra kanalikülü

Detaylı

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl Karaciğer ve safra yolu hastalıklar klarında laboratuvar bulguları Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 5.Yarıyıl 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI 1. GÜN 08.15-09.00 Pediatri stajı hakkında bilgilendirme R. ÖRS 09.15-10.00 Hasta dosyası hazırlama H.YAVUZ 10.15-11.00 Hikaye alma H.YAVUZ 11.15-12.00 Fizik muayene H.TOKGÖZ

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi VAKA SUNUMU Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi ÖYKÜ 58 yaşında, erkek hasta, emekli memur, Ankara 1989: Tip 2 DM tanısı konularak, oral antidiyabetik

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROMLAR Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROM NEDİR? Akut böbrek yetmezliği bulguları ile gelen bir hastada gross hematüri, varsa tanı nefritik sendromdur. Proteinürü

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 1. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 49 yaşında kadın hasta, ev hanımı Yakınması: Öksürük, balgam Hikayesi: Yaklaşık 2 aydır şikayetleri olan hasta akciğer grafisinde lezyon görülmesi üzerine merkezimize

Detaylı

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Vena Cava Superiorda kan akımının tıkanıklığa uğraması sonucu gelişen klinik tablodur. Acil olarak tanısal değerlendirme ve tedaviyi

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (

Detaylı

İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN

İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN 08.15-09.00 Genel muayene semiyolojisi N.YILMAZ SELÇUK 09.15-10.00 Genel muayene semiyolojisi N.YILMAZ SELÇUK 10.15-11.00 Kardiyovasküler sistem semiyolojisi M.YEKSAN 11.15-12.00

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür

ÜRÜN BİLGİSİ. 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet. 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI İNSUFOR 500 mg Film Tablet 2. BİLEŞİM Etkin madde: Metformin hidroklorür 500 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR İNSUFOR, tip 2 diabetes mellitus tedavisinde, özellikle fazla kilolu

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Bağışıklığı baskılanmış hastaların akciğer komplikasyonları sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açan önemli sorunlardır.

Detaylı

Kronik HCV İnfeksiyonlarında Güncel Tedavi Yaklaşımları Dr. Kaya Süer

Kronik HCV İnfeksiyonlarında Güncel Tedavi Yaklaşımları Dr. Kaya Süer Kronik HCV İnfeksiyonlarında Güncel Tedavi Yaklaşımları Dr. Kaya Süer Near East University Faculty of Medicine Infectious Diseases and Clinical Microbiology HCV tarihçesi 1989 Hepatitis C (HCV) genomu

Detaylı

İÇ HASTALIKLARI. 2.GÜN 08.15-09.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK 09.15-10.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK

İÇ HASTALIKLARI. 2.GÜN 08.15-09.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK 09.15-10.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK 1.GÜN 08.15-09.00 Genel muayene semiyolojisi N.Y. SELÇUK 09.15-10.00 Genel muayene semiyolojisi N.Y. SELÇUK 2.GÜN 08.15-09.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK 09.15-10.00 Üriner sistem semiyolojisi

Detaylı

KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE TANI VE EPİDEMİYOLOJİ. İNT. DR. BURCU TURAN Nisan 2014

KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE TANI VE EPİDEMİYOLOJİ. İNT. DR. BURCU TURAN Nisan 2014 KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE TANI VE EPİDEMİYOLOJİ İNT. DR. BURCU TURAN Nisan 2014 EPİDEMİYOLOJİ Akciğer kanseri, günümüzde, kadınlarda ve erkeklerde en sık görülen ve en fazla ölüme yol açan

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp yetmezliği Ventrikülün dolumunu veya kanı pompalamasını önleyen yapısal veya işlevsel herhangi bir kalp bozukluğu nedeniyle oluşan karmaşık

Detaylı

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D.

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. OLGU 1 23 yaşında kadın hasta Ateş, yorgunluk ve anemi Lökosit: 6.800/mm3, %8 nötrofil, %26 blast,

Detaylı

Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk

Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk 62 y., kadın, emekli bankacı İzmir de oturuyor. Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk Öykü: 12 yıldır hipertansif. İlaçlarını düzenli aldığını ve diyete

Detaylı

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var

Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var Bilinen, 5000 den fazla fonksiyonu var KARACİĞER NEDEN ÖNEMLİ 1.Karaciğer olmadan insan yaşayamaz! 2.Vücudumuzun laboratuardır. 500 civarında görevi var! 3.Hasarlanmışsa kendini yenileyebilir! 4.Vücudun

Detaylı

SPORCULARDA KARDİYAK SEBEPLİ ANİ ÖLÜMLER

SPORCULARDA KARDİYAK SEBEPLİ ANİ ÖLÜMLER SPOR HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI SPORCULARDA KARDİYAK SEBEPLİ ANİ ÖLÜMLER DOÇ.DR.ERDEM KAŞIKCIOĞLU 1 35 yaşın altındaki sporcularda ani ölüm nedenleri 2% 1% 2% 4% 2% 2% 35% 3% 3% 3% 4% 5% 24% 10% Hipertrofik

Detaylı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Dr. Ömer DİZDAR Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Tümör markırları kanserli hastaların dokularında, serumda, idrarda ya da diğer

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Basit Guatr Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Amaç Basit (nontoksik) diffüz ve nodüler guatrı öğrenmek, tanı ve takip prensiplerini irdelemek. Öğrenim hedefleri 1.Tanım 2.Epidemiyoloji 3.Etiyoloji ve patogenez

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Sevcan A. Bakkaloğlu, Yeşim Özdemir, İpek Işık Gönül, Figen Doğu, Fatih Özaltın, Sevgi Mir OLGU 9 yaş erkek İshal,

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü Prof. Dr. Neşe Saltoğlu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı ASİT Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 Eğitim yılı Ders programı Asitin tanımı Fizik muayene bulguları Asit miktarının ifadesi Asit yapan nedenler Asitli hastada ayırıcı tanı

Detaylı

4. S I N I F - 2. G R U P 1. D E R S K U R U L U

4. S I N I F - 2. G R U P 1. D E R S K U R U L U (Hematoloji, Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi, Algoloji,, Kalp ve Damar Cerrahisi, Göğüs Hastalıkları, Göğüs Cerrahisi, Nükleer Tıp) H E M A T O L O J İ - O N K O L O J İ, D O L A Ş I M V E S O L U

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Plevral Sıvı Fizyolojisi Giriş: Plevral sıvının tespitinde; - Direk akciğer grafisi (Yan yatar pozisyonda) - Ultrasonografi

Detaylı

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş 12.06.2010. Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE): Pulmoner Emboli Profilaksisi Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD m Pulmoneremboli(PE): Bir pulmonerartere kan pıhtısının yerleşmesi Distaldeki akciğer parankimine kan sağlanaması Giriş Tipik

Detaylı

İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013

İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013 İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013 İlk kez 1855 te Thomas Addison tarafından tanımlanmıştır Sıklığı milyonda 60-120

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı

ÜNİTE ll- SIVI - ELEKTROLİT VE ASİT - BAZ DENGESİZLİĞİ. Sıvı ve elektrolit dengesizlikleri ve Hemşirelik Bakımı. Su- sodyum Dengesizlikleri

ÜNİTE ll- SIVI - ELEKTROLİT VE ASİT - BAZ DENGESİZLİĞİ. Sıvı ve elektrolit dengesizlikleri ve Hemşirelik Bakımı. Su- sodyum Dengesizlikleri ÜNİTE ll- SIVI - ELEKTROLİT VE ASİT - BAZ DENGESİZLİĞİ Sıvı ve elektrolit dengesizlikleri ve Hemşirelik Bakımı Su- sodyum Dengesizlikleri Potasyum Dengesizlikleri Kalsiyum Dengesizlikleri Magnezyum Dengesizlikleri

Detaylı

CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ ĠÇ HASTALIKLARI BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU. Lisans

CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ ĠÇ HASTALIKLARI BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU. Lisans CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ ĠÇ HASTALIKLARI BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU Bölüm Ġç Hastalıkları Yıl/yarıyıl 4/1-2 Dersin Adı Ders düzeyi (Önlisans, lisans,vb) Dersin Türü(Z/S) Dersin dili Kodu

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu Bölüm 21 Astımla Karışan Hastalıklar Dr. Alpaslan TANOĞLU ve Dr. Mustafa DİNÇ Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu hastalığıdır. Hastalığın en

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

44 yaşında kadın hasta flask paralizi ile başvurduğu dış merkezden sevk edildi. Şiddetli hipokalemisi(2 meq/lt) olduğu için KCl içeren infüzyon

44 yaşında kadın hasta flask paralizi ile başvurduğu dış merkezden sevk edildi. Şiddetli hipokalemisi(2 meq/lt) olduğu için KCl içeren infüzyon Case 6 44 yaşında kadın hasta flask paralizi ile başvurduğu dış merkezden sevk edildi. Şiddetli hipokalemisi(2 meq/lt) olduğu için KCl içeren infüzyon başlandı. Ek labaratuvar verileri.. RF+ Anti-Ro/SS-A+,

Detaylı

Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D.

Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D. Prof. Dr. Binali MAVİTAŞ Dicle Üniverstiesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi A.D. Endotel zedelenmesi ATEROSKLEROZ Monositlerin intimaya göçü Lipid yüklü makrofajlar Sitokinler İntimaya kas h. göçü

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ AMAÇ: Katılımcıların bu sunumun sonunda kan gazı ve asit baz dengesi ile ilgili bilgilerini artırmaları amaçlanmıştır. HEDEFLER:

Detaylı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Kronik Öksürük Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Epidemiyoloji Polikliniklerde en sık 5. şikayet %88-100 neden saptanıyor Spesifik tedavi

Detaylı

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM TORAKS RADYOLOJİSİ Prof Dr Nurhayat YILDIRIM PA AKCİĞER GRAFİSİNDE TEKNİK ÖZELLİKLER Film ayakta çekilmelidir. Göğüs ön duvarı film kasetine değmelidir. Işık kaynağı kişinin arkasında olmalıdır. Işık kaynağı

Detaylı

Tiroid nedir? BR.HLİ.058

Tiroid nedir? BR.HLİ.058 BR.HLİ.058 bezi boynun ön bölümünde adem elması adı verilen kıkırdağın hemen altında bulunan kelebek şeklinde bir organdır. Yaklaşık 20 gram ağırlığındadır. Vücudumuz için hayati önemi olan hormonlar salgılar.

Detaylı

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER EGZERSİZ VE TERMAL STRES Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER TERMAL DENGE ısı üretimi BMH Kas etkinliği Hormonlar Besinlerin termik etkisi Postur Çevre ısısı Vücut ısısı (37 o C±1) ısı kaybı konveksiyon, radyasyon,

Detaylı

Akut Pankreatit. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK-2012

Akut Pankreatit. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK-2012 Akut Pankreatit Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK-2012 Sunum Planı Anatomi ve fonksiyonlar Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Etyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Anatomi ve fonksiyonlar

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM NE YAKLAŞIM Prof. Dr. Sibel Güldiken TÜTF, İç Hastalıkları AD, Endokrinoloji BD PREVALANSI Palpasyon ile %3-8 Otopsi serilerinde %50 US ile incelemelerde %30-70 Yaş ilerledikçe sıklık artmakta Kadınlarda

Detaylı

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay ANEMİYE YAKLAŞIM Dr Sim Kutlay KBH da Demir Eksikliği Nedenleri Gıda ile yetersiz demir alımı Üremiye bağlı anoreksi,düşük proteinli (özellikle hayvansal) diyetler Artmış demir kullanımı Eritropoez stimule

Detaylı

24 Ekim 2014/Antalya 1

24 Ekim 2014/Antalya 1 Kronik Böbrek Hastalığının Kontrolü ve Yönetimi Doç. Dr. Öznur USTA YEŞİLBALKAN Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği o.u.yesilbalkan@ege.edu.tr 24 Ekim 2014/Antalya 1 SUNUM

Detaylı

4. SINIF 1.KURUL 3.Döngü

4. SINIF 1.KURUL 3.Döngü 4. SINIF 1.KURUL 3.Döngü GRUP 3 DERS PROGRAMI Hematoloji-Onkoloji,Dolaşım ve Solunum Sistemi Hastalıkları 1 H E M A T O L O J İ - O N K O L O J İ, D O L A Ş I M V E S O L U N U M S İ S T E M İ H A S T

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 1. ÜRÜN ADI ÜRÜN BİLGİSİ CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 2. BİLEŞİM Etkin madde: Her 5 ml de; Amoksisilin Klavulanik asit 250.00 mg 62.5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR

Detaylı

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ TORAKS DEĞERLENDİRME ŞEKLİ 2 ( ID: 64)/OLGU Sİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ SONRASINDA GELİŞEN ORGANİZE PNÖMONİ (OP/ BOOP) Poster 3 ( ID: 66)/Akut Pulmoner Emboli: Spiral

Detaylı

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk Hepatik Ensefalopati Prof. Dr. Ömer Şentürk Hepatik Ensefalopati : Terminoloji Tip A Akut karaciğer yetmezliği ile birlikte Tip B Porto-sistemik Bypass ile birlikte (intrensek hepatosellüler yetmezlik

Detaylı

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 Tiroid bezi boyun ön tarafında yerleşmiş olup, nefes, yemek borusu ve ana damarlarla yakın komşuluk gösterir. Kelebek şeklinde olup

Detaylı

PULMONER EMBOLİ TANISINDA

PULMONER EMBOLİ TANISINDA PULMONER EMBOLİ TANISINDA KARDİYAK BELİRTE AKDENİZ ÜNİVERSİTES TESİ TIP FAKÜLTES LTESİ ACİL L TIP ANABİLİM M DALI Dr. İlker GÜNDG NDÜZ 12-01 01-2010 ÖZET PE tanısı koymak veya onaylamak; Kısa vadeli prognoz

Detaylı

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1 YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1 BAŞVURU ÖZELLİKLERİ 28 yaşındaki gebe suyunun gelmesi nedeniyle acil servise başvurdu. İlk gebelik, gebelik takipleri yok Gebelik yaşı 39 hafta Amniyon

Detaylı

AMİLAZ (SERUM) Klinik Laboratuvar Testleri

AMİLAZ (SERUM) Klinik Laboratuvar Testleri AMİLAZ (SERUM) Kullanım amacı: Klinik uygulamada, pankreas dokusu ve tükürük bezleri ile ilişkili her türlü zedelenme olasılığının değerlendirilmesi amacıyla ihtiyaç duyulur. Akut ve kronik pankreatitler

Detaylı

Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler

Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler Hikaye: aşağıdaki özellikler sorulmalıdır. Diyet ve sıvı alımı ( et, süt, sodyum, potasyum, askorbik asit ) İlaç alımı :

Detaylı

HUMAN ALBÜMİN Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı

HUMAN ALBÜMİN  Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı HUMAN ALBÜMİN 2013 yılında Stok Takip ve Analiz Daire Başkanlığınca ilaç tasarrufuna teşvik etmek ve maliyetini azaltmak amacıyla Human Albümin çalışması yapılmıştır. ALBUMİN NEDİR? Albumin karaciğerde

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular

Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular Kronik Hepatit B Tedavisi Zor Olgular Dr. Faruk KARAKEÇİLİ Erzincan Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 22.01.2016 HATAY Tedavisi Zor Olgular! Zor hasta

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ALZAMED 5 mg Film Tablet 2. BİLEŞİM Etkin madde: Donepezil hidroklorür 5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde

Detaylı

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi TÜRKİYEDE BÖBREK NAKLİ 1975 yılında canlı 1978 yılında kadavra E.Ü.T.F Hastanesi Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezi 1988

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir. ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ETACİD % 0,05 Nazal Sprey 2. BİLEŞİM Etkin madde: Mometazon furoat 50 mikrogram/püskürtme 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ETACİD erişkinler, adolesanlar ve 6-11 yaş arasındaki çocuklarda

Detaylı

FK II çarpıntı. FK IV ödem KİT AML. 37y, ev hanımı. Miyeloablatif tedavi Busulfan Siklofosfamid İmmünsupresif tedavi Metotreksat

FK II çarpıntı. FK IV ödem KİT AML. 37y, ev hanımı. Miyeloablatif tedavi Busulfan Siklofosfamid İmmünsupresif tedavi Metotreksat OLGU 37y, ev hanımı AML KİT FK II çarpıntı FK IV ödem Eylül 2013 Ocak 2014 Mart 2014 Nisan 2014 İdarubisin ARA-C Miyeloablatif tedavi Busulfan Siklofosfamid İmmünsupresif tedavi Metotreksat Siklosporin

Detaylı

AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI. Hemş.Birsel Küçükersan

AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI. Hemş.Birsel Küçükersan AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI Hemş.Birsel Küçükersan Graft vs Host Hastalığı (GVHH) Vericinin T lenfositlerinin alıcıyı yabancı olarak görmesi ve alıcının dokularına karşı reaksiyon göstermesi Allojenik

Detaylı

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 Yeni Yüzyıl Üniversitesi TIP FAKÜLTESİ Prof. Dr. Demir Budak Dekan Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten 215 216 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2 DERS KURULU YÜRÜTME KURULU DÖNEM III KOORDİNATÖRÜ:

Detaylı

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları

ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları ANTİFUNGAL TEDAVİ: PRE-EMPTİF Mİ EMPİRİK Mİ? Prof. Dr. Ayper SOMER İstanbul Tıp Fakültesi Pediatrik İnfeksiyon Hastalıkları Ankara, 28 Şubat 2010 PEDİATRİDE İNVAZİF MANTAR İNFEKSİYONU İÇİN RİSK GRUPLARI

Detaylı

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi

Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi. Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuklarda Akut Solunum Sıkıntısı Sendromu (ARDS) ve Tedavisi Tolga F. Köroğlu Dokuz Eylül Üniversitesi 1967: 18.07.2013 2 Tarihçe 1967 Acute Respiratory Distress in Adults 1971 Adult Respiratory Distress

Detaylı