AKUT İSKEMİK İNMEDE YUTMA DEĞERLENDİRMESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "AKUT İSKEMİK İNMEDE YUTMA DEĞERLENDİRMESİ"

Transkript

1 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI ŞİŞLİ ETFAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ NÖROLOJİ KLİNİĞİ Doç.Dr. Hulki Forta AKUT İSKEMİK İNMEDE YUTMA DEĞERLENDİRMESİ (UZMANLIK TEZİ) Dr. Çiğdem Türkmen İSTANBUL-2005

2 Uzmanlık eğitimim süresince engin bilgi ve tecrübelerinden yararlandığım değerli hocam Doç.Dr. Hulki Forta ya, tez danışmanım Uzm.Dr. Dilek Necioğlu na, KKTC deki eğitimim süresince olan değerli katkılarından dolayı Uzm.Dr. Sıla Usar a ve desteklerinden dolayı Nöroloji Kliniği nin tüm çalışanlarına teşekkür ederim. Dr. Çiğdem Türkmen

3 İÇİNDEKİLER GİRİŞ VE AMAÇ... 1 GENEL BİLGİLER... 2 GEREÇ VE YÖNTEM BULGULAR TARTIŞMA SONUÇ ÖZET EKLER KAYNAKLAR... 47

4 GİRİŞ VE AMAÇ İnme, dünya toplumlarında kalp hastalıkları ve kanserden sonra üçüncü ölüm nedeni olup, sakatlık ve özürlülük yapan en önemli nedenlerdendir. (1,2) Yapılan epidemiyolojik çalışmalara göre inmenin insidansı yaş arasında binde , yaş arasında binde 5-9 ve 75 yaşın üstünde binde olarak bulunmuştur. (3) Türkiye de ülke genelini kapsayan bir çalışma olmamakla beraber, Türk Çok Merkezli Strok Çalışması sonuçlarına göre (1996) her yıl yeni yeni beyin damar hastalığı olgusu görüldüğü tahmin edilmektedir. Mortalite oranı ise %24 olarak verilmektedir. (4) Bu durumda sıklığı, özürlülük yapması ve mortalitesi bu kadar yüksek olan inme için, risk fakörlerinin belirlenmesi ve koruyucu hekimlik önem kazanmaktadır. İnme sonrası gelişebilecek ve mortaliteyi ve morbiditeyi arttırabilecek bir çok komplikasyon vardır. Bunlardan biri yutma bozukluğudur. Tüm yutma bozuklukları ele alındığında, nörolojik hastalıklara bağlı yutma bozukluklarının %75-80 oranında olduğu görülmüştür. Akut nörolojik hastalıklarda diğer defisitlerle birlikte akut disfaji görülebilir.(5) Biz bu çalışmada, akut iskemik inmede yutma değerlendirme yöntemleri ve yutma bozukluğunun prognoza olan etkisini araştırmayı amaçladık. Ayrıca risk faktörlerinin varlığının yutma bozukluğu üzerine olan etkisi de değerlendirildi. 1

5 GENEL BİLGİLER İNME İnme, Dünya Sağlık Örgütü tarafından hızla gelişen, 24 saat veya daha uzun süren, serebral işlevlerin fokal veya global bozukluğu olarak tanımlamıştır. (2) İnme etyolojisine yönelik ilk sınıflamalar, genellikle lezyonun patolojisine göre yapılmış ve tüm inmeler, iskemik ve hemorajik olarak iki ana gruba ayrılmışlardır. Daha sonraki çalışmalarda ise ileri nöroradyolojik, kardiolojik, hematolojik ve biyokimyasal tetkiklerin kullanılmasıyla, lezyonun patolojisiyle birlikte, lezyonun lokalizasyonu ve oluş mekanizması göz önüne alınarak bazı sınıflamalar yapılmıştır. ( 3) Sınıflama: A. İnme tipleri a. İskemik (%60-80) b. Hemorajik (Subaraknoid kanama%3-10, İntraserebral hemoraji %10-15) B. Mekanizmalarına göre a. Trombotik infarkt b. Embolik infarkt c. Hemodinamik infarkt C.Klinik katogorilerine göre a. Büyük arter aterosklerozu b. Kardioembolizm c. Küçük damar hastalığı d. Diğerleri e. Nedeni saptanamayanlar D. Arter alanına göre a. Total anterior dolaşım infarktları (TACİ) b. Parsiyel anterior dolaşım infarktları (PACİ) c. Posterior dolaşım infarktları (PCİ) 2

6 d. Laküner infarktlar (LACİ) E. Klinik gidişe göre a. Tamamlanmış inme b. İlerleyen inme ( 1,2,3) İNMEDE RİSK FAKTÖRLERİ Akut inme tedavisindeki büyük gelişmelere rağmen, inme nedeniyle ölümler halen dünyada birçok ülkede 3. sırada yer almakta ve inmeye bağlı sakatlıklar ise büyük ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Bu durumda inme risk faktörlerinin epidemiyolojik çalışmalarla belirlenmesi ve önlenmesi önem kazanmaktadır. (3) Belirlenmiş olan risk faktörleri, değiştirilebilen ve değiştirilemeyen risk faktörleri olarak ikiye ayrılmıştır: 1.Değiştirilemeyen risk faktörleri: a. Yaş: Yaş ilerledikçe inme riski artmaktadır. 55 yaşından sonraki her dekatta bu risk iki kat artmaktadır. b. Cins:İnme erkeklerde kadınlara göre daha fazla görülmekle beraber, kadınlarda inme nedenli ölüm hızı daha yüksektir. c. Irk:Zencilerde, Çinlilerde ve Japonlarda inme insidansı beyazlara göre daha yüksektir. İnme insidansındaki bu artış, bazı risk faktörlerinin o toplumda daha fazla olmasıyla açıklanamayacak kadar yüksek bulunmuştur. d. Aile öyküsü: Aile öyküsünün risk faktörü oluşunda çeşitli etmenler rol oynamaktadır. Bunlar; benzer yaşam tarzları, beslenme alışkanlıkları ve bazı herediter özellikler olabilir. Monozigot ikizlerde strok riski, dizigotlara göre daha yüksektir. 2.Değiştirilebilir risk faktörleri A. Kesinleşmiş risk faktörleri 3

7 a. Hipertansiyon:Hipertansiyon toplumda prevalansı en yüksek olan, hem serebral infarkt hem de inrtaserebral hemoraji için en önemli risk faktörüdür. Yaş, atrial fibrilasyon, ateroskleroz gibi diğer risk faktörleri ile etkileşimi ve kan basıncının düzeyi ile riskin artması nedeniyle gerçek relatif risk değerinin belirlenmesi oldukça güçtür. Yapılan bir çok çaışmada, antihipertansif tedavinin inme riskini belirgin şekilde azalttığı ortaya konmuştur. b. Diabetes mellitus, hiperinsülinemi ve glukoz intoleransı: Çeşitli çalışmalarda diabetin, iskemik inme riskini 2-6 kez arttırdığı gösterilmiştir. c. Kalp hastalıkları: Kalp hastalıkları inme riskini 2-5 kat arttırmaktadır. Atrial fibrilasyon, kalp kapak hastalığı, miyokard infarktüsü, koroner kalp hastalığı, konjestif kalp yetmezliği, kardiomiyopati, mekanik protez kapak, sol ventrikül hipertrofisi, patent foramen ovale inme bu nedenler arasındadır. d. Hiperlipidemi: Prevalansı 65 yaş üzerindeki kadınlarda %40 a kadar çıkan hiperlipidemi, serebrovasküler hastalık için bir risk faktörüdür. Kolesterol ve LDL nin yüksek olması karotid aterosklerozunu hızlandırmaktadır. e. Sigara: Sigara içmenin kan fibrinojen konsantrasyonunu artırdığı, trombosit agregasyonunu, hematokriti arttırdığı ve böylece kan viskozitesini arttırarak özellikle iskemik inme için risk faktörü olduğu gösterilmiştir. Sigara tek başına inme riskini 1.8 arttırmaktadır. Sigara bırakıldıktan sonra bu risk azalmaktadır. f. Asemptomatik karotis stenozu g. Orak hücreli anemi B.Kesinleşmemiş risk faktörleri a. Alkol kullanımı b. Obezite c. Beslenme alışkanlıkları 4

8 d. Fiziksel inaktivite e. Hiperhomosisteinemi f. İlaç kullanımı ve bağımlılığı g. Hormon tedavisi h. Hiperkoagübilite i. Fibrinojen j. İnflamasyon (1,2,3,6) SEREBRAL VASKÜLER ANATOMİ Beyin arteriel kan akımını kökenlerini arkus aortadan alan başlıca 4 arteriel trunkustan sağlar: İki internal karotid arter ve iki vertebral arter. Bu arterler beynin ön kısmında, anterior sirkülasyon adı verilen karotis sistemini, arka kısmında ise posterior sirkülasyon denilen vertebrobaziler sistemi oluştururlar. KAROTİS SİSTEM (Ön Sistem) Sağ ve sol internal karotid arter ve dallarının oluşturduğu sistemdir. Bu sistemde kortikal olarak orta serebral arter frontal, parietal ve temporal lobların lateral yüzlerinin, anterior serebral arter ise frontal ve parietal lobların medial yüzlerinin arteriel dolaşımını sağlar. Bu arterlerden ayrılan perforan dallar ise arterlerin proksimal kısımlarından ayrılan uç dallardır ve diensefalon, internal kapsül, bazal ganglionlar gibi beynin derin kısımlarında yer alan oluşumların arteriel dolaşımını sağlarlar. VERTEBROBAZİLER SİSTEM (Arka Sistem) Bu sistem sağ ve sol subklavian arterlerden ayrılan vertebral arterler ve bunların birleşmesi ile oluşan baziler arter ve dallarından oluşmuştur. Sistemden ayrılan dallar spinal kord, beyin sapı, serebellum,talamus, internal kapsül, bazal ganglia, oksipital korteks ve inferior temporal korteksin arteriel dolaşımını sağlarlar. 5

9 WİLLİS POLİGONU İnterpedünküler sisterna içerisinde internal karotid arter ve baziller arterin dalları ve bunlar arasındaki anastomozların meydana getirdiği poligondur. Willis Poligonu, önde anterior serebral arterler ve bunları birleştiren anterior komminikan arter, arkada ise internal karotid arterleri posterior serebral arterlerle birleştiren posterior komminikan arterler ve posterior serebral arterlerden oluşur. ARTERİEL ANASTOMOZLAR Beyinde arteriel sirkülasyonlarda anastomik bağlantılar vardır. Willis poligonu ve diğer anastomotik bağlantılarla bir arterde stenoz ya da oklüzyon oluşması halinde o arterin sulama alanında sabit bir kan akımı sağlanabilir. Beyinde başlıca üç grup anastomik bağlantı vardır: 1. İntrakranial anastomozlar: Esas olarak Willis poligonunda ve ayrıca kortikal düzeyde, serebellumda superior, anterior-inferior ve posterior-inferior serebellar arterler arasında oluşur. 2. Ekstrakranial-intrakranial anastomozlar: İki gruptur. Birinci grup, eksternal karotid arter ve oftalmik arter arasında, ikinci grup ise eksternal karotid arterlerin meningeal ve etmoidal dalları ile serebral arterlerin leptomeningeal dalları arasındadır. 3. Ekstrakranial anastomozlar: Servikalde vertebral ve eksternal karotid arterler arasındadır. (4,7,8) Beyin kan akımının, nöronun yaşaması için gerekli olan kritik seviyenin altına düşmesi sonucu ortaya çıkan hücre hasarı ile karakterize tabloya serebral infarkt denir. Tutulan damar alanına göre; motor güç kaybı, duyu kusurları, görme alan defektleri, konuşma bozuklukları, denge bozuklukları vb. bulgular ortaya çıkar. (2) İnme sonrası nörolojik, psikiyatrik ve medikal birçok komplikasyon gelişebilmektedir. Bunlar arasında beyin ödemi ve transtentorial herniasyon, 6

10 tekrarlayan inme, hemorajik transformasyon, epileptik nöbet, hidrosefali, uygunsuz ADH salınımı, konfüzyon, depresyon, anksiyete bozukluğu, kardiovasküler, pulmoner, metabolik komplikasyonlar, enfeksiyonlar, GİS kanaması, venöz tromboembolizm, bası yaraları, malnütrisyon ve yutma bozuklukları vardır. (9,10) YUTMA VE ÇİĞNEMENİN FONKSİYONEL KONTROLÜ Yutma ve çiğneme olayı, SSS ve nöromusküler sistem arasında oluşan kompleks bir olaydır. Yutma olayına katılan kaslar, sabit bir sırayla inhibe ya da eksite olarak yutmayı gerçekleştirirler. Santral yutma yollarının lokalizasyonu tam olarak bilinmemekle beraber özel korteks bölgeleri ve beyin sapında çift halinde bulunan yutma merkezi vardır. Bunlarla bağlantıda olan kranial sinirleri içeren afferent ve efferent sinirler ile kaslar ve son organlar bulunur. (5) KRANİAL SİNİRLERİ İÇEREN AFFERENT VE EFFERENT LİFLER 1. TRİGEMİNAL SİNİR 5. kranial sinir karma bir sinirdir: porsio majör yüzden gelen duysal lifleri, porsio minör çiğneme kaslarına giden motor lifleri taşır. Duysal liflerin doğduğu trigeminal ganglionun (Gang. Semilunare Gasseri) periferik aksonları dokunma, diskriminasyon, basınç, ağrı ve ısı reseptörleriyle bağlantıdadır. Santral uzantıları ponsa girer, trigeminal sinirin Prinsipal Duysal Nukleusu nda(dokunma, diskriminasyon) ve spinal nükleusunda (ağrı, ısı) sonlanır. Buradan çıkan lifler talamusun ventral posterior medial çekirdeğinde sinaps yapmak üzere sonlanırlar. Trigeminal sinirin mezansefalik nükleusu, çiğneme kaslarındaki kas iğcikleriyle ve basınç reseptörleriyle bağlantıdadır. Mezensefalik çekirdekten çıkan lifler, serebelluma geçer. 7

11 Gasser Ganglionundaki nöronların periferik aksonları üç büyük sinir dalı oluşturur: 1)Oftalmik sinir: Kavernöz sinustan geçerek fissura orbitalis superiordan orbitaya girer. Tamamen duyusaldır. Alın, saçlı derinin bir kısmı, üst göz kapağı, kornea, konjonktiva, burun sırtı derisi, frontal sinüsler ile üst burun boşluğu mukozasının duyusunu sağlar. Kornea refleksinin afferent liflerini oluşturur. Göz yaşı bezi innervasyonunu sağlar. 2)Maxillar sinir: Foramen rotundumdan geçerek fossa pterigopalatinuma ulaşır. İnfraorbital foramenden geçip yüze dağılır. Yanak derisi, maksiller sinüs, alt burun boşluğu, üst dudak, yumuşak ve sert damak mukozası ile üst çenedeki dişlerin duyusunu sağlar. 3)Mandibular sinir: Duyusal ve motor lifler içerir. Foramen ovale yolu ile kafa boşluğuna girer. Alt çene, alt dişler, alt dudak ve dış kulağın bir bölümünün duyusunu sağlar. 3 dala ayrılır: a)bukkal sinir: Motor lifleri içerir. 5. sinirin motor komponenetidir. Çiğneme, yutma ile ilgili olarak; mylohyoid, digastrik kasın ön kısmı, masseter, pterigoid ve temporal kasları innerve eder. b)lingual sinir: Dilin 2/3 ön kısmının -tad hariç- duyusunu alır. c) İnferior alveolar sinir: Alt çene dişlerinin duyusunu sağlar.(7,11,12) 2. FASİAL SİNİR Miks bir sinirdir. Motor, duysal ve parasempatik sinir liflerini içerir. Fasial sinir yüzün tüm mimik kaslarının motor fonksiyonlarını sağlar. Ponsun alt bölümündeki motor nukleustan çıkan lifler, foramen stilomasteidumdan geçerek kafatasını terkeder ve orbikülaris oküli, oksipital, frontal, stapedius ile yutma ve çiğnemede rolü olan orbikülaris oris, buksinatör, stilohiyoid, posterior digastirik kasları ve platismayı innerve eder. 8

12 Nukleus salivatorius superiordan çıkan parasempatik lifler, N. İntermedius ile taşınarak, pterigopalatin ve submandibular gangliona taşınır ve buradan çıkan lifler lakrimal bezde, submandibular ve sublingual tükürük bezlerinde sonlanır. Duyusal lifler, Trigeminal. sinirin bir dalı olan lingual sinir ve korda timpani içinde ilerleyerek, dilin 2/3 ön kısmının tad duyusunu genikulat gangliona taşırlar. Buradan kalkan lifler N. İntermedius içinde ilerleyerek, Nuc. Traktus Solitarius da sonlanır. Dilin posteriorundan glossofaringeal ve epiglottan vagal duyusal liflerle gelen girdilerin lifleri Nuc. Traktus Solitarus ta birleşirler. Tat lifleri tek taraflı olarak talamusun ventro postero medial çekirdeğe yükselir, internal kapsülü geçip insulada sonlanır. Bir kısım tad lifleri otonom fonksiyonları oluşturmak üzere hipotalamusta sonlanır. (7,11,12) 3. GLOSSOFARENGEAL SİNİR Bulbustan çıkar. Motor, duyusal ve parasempatik fonksiyonları olan miks bir sinirdir. Kafatasını foramen jugulareden geçerek terk eder. Motor lifler nukleus ambiguustan çıkar, stilofaringeal dallar ile stilofaringeus kasını innerve eder. Bu kasın kasılması ile faringeal elevasyon olur, farinks genişler ve yükselir. Güvenli yutma için bu kas önemlidir. Faringeal dallar, vagustan gelen dallarla birlikte faringeal pleksusu oluşturur ve birlikte farinksin çizgili kaslarını innerve ederler. Preganglionik parasempatik lifler, nukleus salivatorius inferiordan doğar ve ganglion otikuma gider. Buradan çıkan lifler parotis bezini innerve eder. Duyusal lifler, farinks, larinks, yumuşak damak, dilin 1/3 arka kısmının, tonsillaların, östaki borusunun duyusunu sağlar. Gangliondan sonra tüm afferent lifler, 7 ve 10. kranial sinirle beraber nukleus traktus solitarusta sonlanırlar. Retiküler Formasyon a bir dizi uzantı verir. Motor nukleus iki taraflı kortikobulber traktustan uyarılar alır. 9

13 VELUM VE FARİNGEUM REFLEKSİ: Velum refleksi, yumuşak damağın; faringeum refleksi posterior faringeal duvarın stimülasyonu ile ortaya çıkar.duysal girdi beyin sapına hücre gövdeleri superior ganglionda bulunan 9 ve 10. kranial sinirlerle taşınr. İpsilateral faringeal kasların kasılması direkt, kontrlateral kasların kasılması indirekt yanıtı gösterir. Dilin retraksiyonuna, faringeal kasların elevasyonu ve kasılması eşlik eder. Efferent motor arkını ise glossofaringeal ve vagus siniri oluşturur.(7,11,12) 4. VAGAL SİNİR Motor, duyusal ve parasempatik fonksiyonları olan miks bir sinirdir. Ganglion superius ve ganglion inferius olmak üzere iki dalı vardır. Seyri sırasında verdiği dallar şunlardır: -Dural dal:ganglion superiustan doğar, posterior fossa duramaterini innerve eder. -Oriküler dal:kulağın posterior yüzünü ve dış kulak yolunun posterior duvarını innerve eder. -Faringeal dal:glossofarigeus sinirinin ve servikal sempatik zincirin lifleriyle birlikte faringeal pleksusa girer; farinksin ve palatum mollenin kaslarını innerve eder. -Süperior Laringeal dal:ganglion inferiustan larinkse girer. Eksternal dalı farinksin konstriktör kaslarını ve krikotiroideus kasını innerve eder. İnternal dalı duyusaldır; vokal kordların yukarısında kalan larinks ve epiglottis mukazasının impulslarını taşır.ayrıca epiglottisten tad duyusu lifleri alır ve mukoza bezlerine parasempatik lifler getirir. -Rekürrent Laringealdal:Krikotiroideus dışında tüm larinks kaslarını innerve eder. Bu dallardaki duyusal lifler de vokal kordların aşağısında kalan larinks mukozasını innerve eder. -Superior Servikal Kardiak dallar 10

14 -Bronşiallar dallar -Anterior gastrik, posterior gastrik, hepatik, çölyak ve renal dallar Motor lifler Nukleus Ambiguus ve vagusun dorsal motor nukleusundan ortaya çıkar. (7,11,12) 5. HİPOGLOSSAL SİNİR Somatik efferent bir sinirdir. Nukleusu 4. ventrikülün tabanında yer alır.sinir kafa boşluğunu foremen hipoglosusdan geçerek terk eder. Dili dışarıya çıkartan genioglosus, dili geriye çeken ve yükselten stiolglosus, dilin üst kısmını konveks hale getiren hyoglosus kasını innerve eder. Dilin supranukleer kontrolu, presantral gyrusta perisilvian alandadır. Geniohyoid kası çapraz olarak kontrol edilir. Diğer kaslar bilateral suprakortikal kontrole sahiptir. Ayrıca, hipoglosus çekirdeğine retiküler formasyondan, soliter nukleustan, tektospinal trakt yoluyla mezensefalonlandan ve trigeminus çekirdeğinden gelen afferent lifler, yutma, çiğneme, emme ve yalanma reflekslerinin bileşenlerini oluşturur. (7,11,12) 6. SERVİKAL PLEKSUS C1-C4 spinal sinirlerin anterior kısımlarından oluşur. Ansa servikalis, yutma sırasında hyoid kemiğin ve larinksin yükselmesinde önemli olan kasları innerve eder. (Sternohyoid, omohyoid ).(7,11,12) 11

15 YUTMANIN KORTİKAL KONTROLÜ BEYİN SAPI(BULBER) YUTMA MERKEZİ Beyin sapında yutma ile ilgili iki merkez bulunur. Bunlar bulbusun ventraline yerleşik olan N. Ambiguuus(NA) ve dorsalinde bulunan Nukleus Traktus Solitarus(NTS)dur. İki taraflı ve simetriktirler ve bu iki çekirdek bulber retiküler ağ (RF) içindedir. (5,13,14) Dorsal bölge; NTS ve traktus solitariusu içerir. Bu bölgenin faringeal ve özefagial yutma döneminin kontrolünü yaptığı ve bulber yutmayı başlattığı öne sürülür. Yutmanın tetiklenmesi, ardışık veya ritmik yutma paterninin şekillenmesi ve zamanlamasını sağlarlar. Ventral bölge; bu bölge NA ve çevresindedir. Yutmanın santral nöral kontrolü için esas bölge kabul edilir. VGS ler de yutmadaki bütün motonöron havuzlarını sıralı olarak aktive ederler. Bunlara 5,7,9,10,12. kranial sinir motonöron havuzları dahildir. DGS nöronları sayesinde, NA civarındaki VSG nöronları aktive edilir. Ventral yutma grubu içindeki premotor nöronlar ise DSG tarafından sağlanan bu nöral patterni birden çok motonöron havuzuna sıralı olarak dağıtırlar. Bunlardan dorsal gruptakilere generatör nöronlar, ventral gruptakilere ise switching=çeviren nöronlar adı verilir. Bu premotor nöronlar, motonöron havuzlarını, iki yanlı bağlantı nedeni ile bilateral aktive ederler. Her iki yanda bulunan yutma premotor nöronları yutma örneklerini birbirine transfer ederler. Yutmanın motor gelişimini başlatıp organize eden asıl bu premotor nöronlar veya internöronlardır. Bu nöral ağ(network) karşımıza Central Pattern Generator (CPG) olarak çıkar. (5,15) Yutma olayına perioral kaslar, dil, farinks, larinks, özefagus ve hatta solunum kasları katılırlar. Bu katılım rasgele olmaz. Perioral çizgili kaslardan, özefagusun mideye yakın düz kaslarına kadar zamansal ve topografik olarak 12

16 olarak sıralı ve ardışık bir kasılma ve gevşeme zinciri söz konusudur. Buna sıralı ve ardışık kas aktivasyonu denir. Böylesi bir sıralı aktivasyonda iki yanlı en az 5 kranial sinir çifti ve iki yanlı 30 civarında çizgili kas katılır. Tek bir lokmanın yutulmasında bile, bir orkestra organizasyonu şeklinde programlanma beyin sapındaki CPG tarafından sağlanır. CPG tarafından yutma kasları yutma olayını başlattığı zaman, bu durum organizma tarafından zorunlu bir şekilde uygulanır ve lokma mideye iner.cpg yi bazı duysal girdiler kısmen değiştirebilseler de temel programa engel olunamaz. Bu durum yutmanın en önemli özelliklerinden biridir. CPG kavramı içinde beyin sapı yapıları başlıca üç düzeyde incelenebilir: a)cpg yi yapan nöronlara ulaşan ve periferden gelen duysal girdilerle, kortikal subkortikal inici sinyallerin alındığı bir yutma algılama düzeyi(afferent). b)birçok kranial motor çekirdeğin motor nöron havuzu içinde yutmanın emirlerinin sıralı ve ardışık olarak gerçekleştiği motor düzey(efferent) c)afferent ve efferent düzey arasında yeralan ve yutmanın longutidinal ve bilateral bir şekilde bir program dahilinde yapılmasını organize eden premotor nöronlardan oluşmuş internöronal ağ düzeyi. (5,14) KORTEKS VE YUTMA Erişkin bir insan istemli olarak yutmayı başlatır. Bu durum kortikal bir emir ile bulber CPG nin aktive edilebileceğini telkin eder, Diğer taraftan normal bir insan fetusunun 12. gestasyonel haftadan sonra yutabileceği gösterilmiştir. Bu durum kortikal yapılar gelişmeden önce, sadece beyin sapı ile de yutmanın yapılabileceğini göstermektedir. Serebral korteksin yutma olayına katıldığına dair çok önemli bir kanıt, serebrovasküler hastalıklarda disfajinin çok sıklıkla meydana gelmesidir. Bir inmeyi izleyen günlerde bilinçli hastalarda disfaji görülme oranının %25-80 arasında değiştiği bildirilmiştir (30,34,35,36,37,38). Yani 13

17 serebral kortekse ait bir doku harabiyeti beyin sapı üzerindeki CPG üzerinde önemli etkiler meydana getirebilmektedir. İnsanda yutma, hiyerarşik dual projeksiyon ya da diğer bir deyişle paralel sistem modülüne göre organize olmuştur. (5,14) Fonksiyonel MRI, MEG (magnetoensefalografi), MRCPs (hareketle ilişkili kortikal potansiyeller) gibi fonksiyonel beyin görüntüleme teknikleri ile sağlıklı insanlarda yapılan çalışmalarda, yutma sırasında, yutmanın temsil edildiği kortikal bölgeler araştırılmıştır. Yutma ve yutma ile ilgili motor hareketler sırasında (dudakların büzülmesi, dilin yuvarlanması, çene sıkma hareketi gibi), bunlarla ilgili kortikal alanlar arasında en sık tespit edilen bölgeler şunlardır: Sensorimotor korteks, prefrontal korteks, girus singuli ön bölümü, insuler korteks, parieto-temporal korteks (15,16,17,18,19,20) İstemli ardısıra yutmanın kontrolünün organizasyonu, yüksek kompleks motor ardısıra hareketler temelinde, etkin olarak koordine ve entegre edilmiştir.(5,14) Yutma serebral kortekste asimetrik olarak bilateral ve birden çok fokus şeklinde temsil edilmektedir. Sağ elini kullananlarda yutmanın insuler kortekste sağ hemisfere lokalize olduğu bildirilmiştir.(5,16,21) İnsuler korteks, frontal, pariteal ve temporal operküler bölgenin derinliğinde yer alır. Bu bölge, tad duyusu, oral kaslar ve otonomik fonksiyonlar ile yakından ilişkilidir. Özellikle anterior insulanın oral ve faringeal motiliteden sorumlu olduğu ileri sürülür. (5,19) Yutmanın kortikal temsiliyetinin bilateral ve multifokal olması başlıca iki kavramın gelişmesine neden olmaktadır: 1)Kortikal ve subkortikal bu kadar çok yapının işe karışması serebrovasküler hastalıklarda disfajinin çok sıklıkla meydana gelmesini açıklığa kavuşturmaktadır. 2)Aynı multipl, bilateral temsiliyet anlayışı disfajinin düzelmesinde de sağlam kalan hemisfer bölgelerinin reorganize olmasını ve disfajinin hızla düzelmesini açıklar. Lezyona uğrayan hemisferin karşı tarafındaki hemisferde kortikal 14

18 yutma temsiliyet alanının genişlemesi ile disfaji düzelebilmektedir. (5) Ayrıca periferik manipülasyonlar ile(stimülasyon gibi) serebral korteksteki nöronal plastisite hızlandırılabilmektedir. (22) YUTMA FİZYOLOJİSİ Yutma, kompleks bir sensorimotor olaydır. Hem istemli hem de istemsiz devimleri içerir. Belli bir zaman sırası içinde dudaklar, dil, ağız tabanı, yumuşak damak, farinks, larinks, özefagus ve solunum kaslarının aktivasyonu ile oluşur.(23) Santral sinir sisteminin (SSS) serebral korteksten bulbusa kadar birçok düzeyde bulunan yapıları yutma olayına katılırlar. Otuz civarında kas çiftlisi ve bunları innerve eden kafa çiftleri ağız içindeki lokmanın mideye geçmesini sağlamada sıralı olarak çalışırlar (5). SSS içindeki yapılar, kranial sinirler ve ve çizgili kaslar hep birlikte orofaringeal yutma işlevini yerine getirirler. Bu nedenle yutma anormallikleri serebral korteksten kranial kaslara dek nöromusküler sistemin herhangi bir yerindeki hastalık nedeni ile ortaya çıkabilir.(23) Tüm yutma bozuklukları ele alındığında, nörolojik hastalıklara bağlı yutma bozulukları %75-80 oranında olduğu görülmüştür. Akut nörolojik hastalıklarda diğer defisitlerle birlikte akut disfaji görülebilir. Zamanla bu hastalar düzelirler. Serebrovasküler hastalıklar bunun başında yer alır (5). SVH hastalarında disfaji kötü prognozun bir göstergesidir, akciğer enfeksiyonu riski artar, malnütrisyon, dehidratasyon, kalıcı dizabilite, hastanede kalış süresinde uzama ve mortalitede nedenlerinden birisi olabilir (24,25,26,27). Yutma insanda 3 döneme ayrılmaktadır: Oral dönem, faringeal dönem ve özefagial dönem. Oral dönem istemlidir, faringeal dönem bir tür refleks aktivasyonla oluşur, özefagial dönem ise başlıca otonomik sistemin kontrolü altında kabul edilir (23,28). 15

19 ORAL DÖNEM Yutma olayının başlangıç dönemidir. İstemli bir eylemdir. Oral dönemde besinin, dudak, dil, çene, yumuşak damak, çiğneme kasları ve bukkal kaslarla manüplasyonu ve hazırlığı yapılır. Hazırlama fazı olan ve çiğneme işlevini de içine alan hazırlık dönemi dışında bu dönemin birincil işlevi, dilin hazırlanmış lokmayı, uç kısımdan toplayıp ağız boşluğunun arkasına göndermesidir. Bu olay sırasında dil ve dil tabanı yukarı yükselerek lokmanın dil ve sert damak arasında sıkışmasını sağlar. Böylece ağzın ön kısmı ve ağız boşluğunun üst ve altından dil aracılığı ile sıkışan gıda materyali ağız boşluğunun gerisinde farinkse gönderilmiş olur. Burada dil ve dil tabanı çok aktif görev almaktadır. Ağız tabanında bulunan suprahyoid-submental kasların dili kaldırmada önemli görevleri vardır. Submental kaslar bunu yaparken hyoid kemik ile bağlantıları nedeni ile dolaylı olarak larinksin yukarı çekilmesini tetikler. Bu dönem içinde dudak ve yanak kaslarının kontraksiyonu (orbikülaris oris, buksinatör kaslar gibi) çok önemlidir. Bu şekilde ağız boşluğunun sıkıca kapatılması katı veya sıvı lokmaların dışarıya kaçmasını engeller. Ağız ve çenenin kapatılmasında masseter gibi çene kapatıcı kasların rolü de vardır(5 ve 7. kranial motor sinirler). Bu dönem, yutmanın faringeal döneminin tetiklenmesi ile sonlanır.(5,23,28) FARİNGEAL DÖNEM Oral kaviteden faringeal boşluğa lokmanın düşmesi ile yutma refleksi tetiklenir. Bunu izleyen olaylar artık çok hızlıdır ve birbiri üzerine gelen, hemen hemen simültane olan devinimler kaçınılmaz hale gelir.. Tetiklemeden sonra faringeal dönemin tüm olayları özefagial döneme dek istem dışıdır ve başlıca beyin sapı yutma merkezinin kontrolü altında oluşurlar (5). Bu refleks ya da otomatik devinimler şöyle sıralanabilir: 16

20 a)nazofarinks, yiyeceğin nazal boşluğa kaçmasını önlemek üzere yumuşak damak tarafından kapatılır. b)palatofaringeal kıvrımlar ortaya doğru çekilerek yiyeceğin farinkse doğru hareketi için geçiş yolu oluşturur. c)glottis ve vokal kordlar kapatılır ve epiglottis, larinks üzerinde geriye doğru gelerek yiyeceği özefagusa doğru yönlendirir ve hava yolundan uzaklaştırır. d)lokma farinksin peristaltik kasılmaları ve üst özefagial sfinkterin gevşemesiyle özefagusa itilir. Solunum, yutmanın faringeal fazı sırasında inhibe edilir(1-2saniye) (23,28) ÖZEFAGİAL DÖNEM Özefagial dönem temel olarak otonomik sinir sisteminin kontrolü altındadır ve tamamen istem dışıdır, yutmanın en yavaş kısmını oluşturur (5). Yiyecek özefagusa ulaştıktan sonra peristaltik hareketlerle mideye iletilir. Peristaltik kasılmanın şiddeti özefagusa gelen lokmanın büyüklüğü ile orantılıdır. Peristaltizmde rol oynayan iki sfinkter vardır. Üst özefagial sfinkter ile özefagus ağızdan, alt özefagial sfinkter ile de mideden ayrılır (23,28,29). 17

21 GEREÇ VE YÖNTEM GEREÇ: Çalışmaya Ocak-Kasım 2004 Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği`nde yatırılarak izlenen, ilk kez iskemik inme geçiren, bilinci açık Glaskow koma skalası 10 nun üzerinde ve akciğer enfeksiyonu olmayan hastalar alındı. Malinitesi, geçirilmiş baş-boyun cerrahisi, geçirilmiş inme öyküsü olan ve kooperasyon kurulamayan hastalar çalışmaya alınmadı. YÖNTEM: Tüm hastalar cinsiyetlerine göre ayrıldı. Tüm hastaların yaşları kaydedildi. 50 yaş ve altında olanlar ile 50 yaş üstünde olanlar olmak üzere iki gruba ayrıldı. Tüm hastalar olayın ilk 72 saatinde değerlendirildi. Tüm hastaların nörolojik muayeneleri yapıldı. Nörolojik muayenede; velum refleksi, faringeum refleksi, palatal hareketler, dil hareketleri, yüzde parezi özellikle kaydedildi. Ayrıca baş kontrolü ve oturma dengesi de değerlendirildi. Burada palatal harekete normal-0 puan, asimetrik hareket-1 puan, palatal hareket yokluğu-2 puan olarak; dil hareketlerine protrüzyon güçsüzlüğü-1 puan, lateral harekette güçsüzlük-1 puan ve diğer parametrelerdeki patolojik olan bulgularının her birine 1 puan verilerek, muayeneye toplam 9 üzerinden puan verildi. Buna Nörolojik Muayene ile Disfaji Puanı dendi (NMDP). 0-3 arası puan alanlar normal olarak, 4-9 arası puan alanlar disfajik olarak kabul edildi. (EK 1) Her hastaya yatak başı yutma değerlendirme testi yapıldı; 10 ml suyu duraksamadan içerken ve sonraki 10 dk boyunca pulse oximetre ile oksijen 18

22 saturasyonuna bakıldı (normal koldan ve 2. parmaktan); %2 ve üstündeki düşme aspirasyon ile uyumlu kabul edildi. Suyu içerken ve sonraki 1 dk içindeki öksürük ve seste çatallanma aspirasyon ile uyumlu kabul edildi. Suyu tek seferde ya da bölerek içmek, su içme sırasında ya da sonrasında öksürük, seste çatallanma, ağızdan su akması, larinks hareketi ve pulse oksimetredeki oksijen saturasyonunda %2 ve üzerindeki düşmeler kaydedildi. Patolojik olarak değerlendirilenlerin her birine puan verilerek, toplam 6 üzerinden puan verildi. Buna Yatak Başı Disfaji Puanı dendi (YBDP). 0-2 arası puan alanlar normal olarak, 3-6 arası puan alanlar disfajik olarak kabul edildi. (EK 2) YBDP ve NMDP toplanarak elde edilen, toplam 15 puan üzerinden değerlendirildi. Buna yutma skoru denildi. Hastalar yutma skoruna göre; yutması normal olanlar yutma skoru normal (0-3 puan alanlar) ve disfajik olanlar yutma skoru patolojik (4-15 puan alanlar) olarak ayrıldı. 0-3 puan alanlar normal, 4-9 puan alanlar hafif disfajik ve puan alanlar ağır disfajik olarak değerlendirildi ve buna yutma skoru derecelendirmesi denildi. Çalışmaya alınan tüm hastalara ilk 24 saatte ve 1. hafta içinde kontrol olmak üzere kranial BT ve/veya MR yapıldı, lezyon gösterildi. Hastalar arka sistem ve karotis sistemi infarktı olmak üzere ikiye ayrıldı. Karotis sistem infarktları ACA ve MCA damar alanında infarktlar olarak ve MCA infarktları da kendi içinde total ve parsiyel olmak üzere ikiye ayrıldı. Arka sistem infarktları kendi içinde PCA ve PİCA infarktları olmak üzere ikiye ayrıldı. Tüm hastaların NIH Stroke Skalası (9) dolduruldu. NIH değeri 10 puanın altında alanlar hafif inmeli, 11 ve üzerinde puan alanlar ağır inmeli olarak kabul edildi.(ek 3 ) Tüm hastalarda serebrovasküler hastalık için risk faktörleri sorgulandı. (HT-4 puan, DM-2 puan, lipid yüksekliği-1puan, sigara içimi-1 puan, alkol kullanımı- 1 puan, sistemik hastalık-1 puan) Her hastanın sahip olduğu risk faktörlerinin puanları toplandı. Hastalar aldıkları puana göre 3 gruba ayrıldı: 0-3 puan alanlar 19

Çiğneme Kasları ve Çiğneme Fizyolojisi. Prof.Dr.Nurselen TOYGAR

Çiğneme Kasları ve Çiğneme Fizyolojisi. Prof.Dr.Nurselen TOYGAR Çiğneme Kasları ve Çiğneme Fizyolojisi Prof.Dr.Nurselen TOYGAR Çiğneme Kasları Masseter İç pterigoid Dış pterigoid Temporal Suprahyoid kaslar digastrik, geniohyoid ve stylohyoid Çeneyi Kapatan Kaslar Masseter

Detaylı

SİNİR SİSTEMİ Sinir sistemi vücutta, kas kontraksiyonlarını, hızlı değişen viseral olayları ve bazı endokrin bezlerin sekresyon hızlarını kontrol eder

SİNİR SİSTEMİ Sinir sistemi vücutta, kas kontraksiyonlarını, hızlı değişen viseral olayları ve bazı endokrin bezlerin sekresyon hızlarını kontrol eder SİNİR SİSTEMİ SİNİR SİSTEMİ Sinir sistemi vücutta, kas kontraksiyonlarını, hızlı değişen viseral olayları ve bazı endokrin bezlerin sekresyon hızlarını kontrol eder. Çeşitli duyu organlarından milyonlarca

Detaylı

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD HEMORAJİK İNME Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD İntraserebral kanamalar inmelerin %10-15 ini oluşturmaktadır. İntraparenkimal, subaraknoid, subdural ve

Detaylı

Santral (merkezi) sinir sistemi

Santral (merkezi) sinir sistemi Santral (merkezi) sinir sistemi 1 2 Beyin birçok dokunun kontrollerini üstlenmiştir. Çalışması hakkında hala yeterli veri edinemediğimiz beyin, hafıza ve karar verme organı olarak kabul edilir. Sadece

Detaylı

9-10-11-12. KRANİAL SİNİRLER. Dr.Sefer VAROL

9-10-11-12. KRANİAL SİNİRLER. Dr.Sefer VAROL 9-10-11-12. KRANİAL SİNİRLER Dr.Sefer VAROL N.GLOSSOPHARYNGEUS VE N.VAGUS Bu iki sinir fonksiyonları, çekirdekleri ve hastalıkları ortak olduğu için birlikte muayene edilir. 9-10-11.sinirler birlikte foromen

Detaylı

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi)

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) Otonom sinir sitemi iki alt kısma ayrılır: 1. Sempatik sinir sistemi 2. Parasempatik sinir sistemi Sempatik ve parasempatik sistemin terminal nöronları gangliyonlarda

Detaylı

İskemik Serebrovasküler Olaylarda Karotis Arterinin Cerrahi Tedavisi Prof. Dr. Ayla Gürel Sayın

İskemik Serebrovasküler Olaylarda Karotis Arterinin Cerrahi Tedavisi Prof. Dr. Ayla Gürel Sayın İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Ateroskleroz; Koroner, Serebral, Periferik Arter Tutulumu Sempozyum Dizisi No: 52 Ekim 2006; s. 99-107 İskemik Serebrovasküler Olaylarda Karotis

Detaylı

BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ...

BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ... BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ... 1 Bilinmesi Gereken Kavramlar... 1 Giriş... 2 Hücrelerin Fonksiyonel Özellikleri... 2 Hücrenin Kimyasal Yapısı... 2 Hücrenin Fiziksel Yapısı... 4 Hücrenin Bileşenleri... 4

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ 20.05.2010 Giriş I Renovasküler hipertansiyon (RVH), renal arter(ler) darlığının neden

Detaylı

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener Motor Nöron ve Kas Hastalıkları Uzm Dr Pınar Gelener Genel Bilgiler Vücudun herhangi bir bölümünde kas kuvveti azalması: parezi Tam kaybı (felç) : paralizi / pleji Vücudun yarısını tutarsa (kol+bacak)

Detaylı

Dr.Özlem Parlak, Dr.İbrahim Öztura, Dr.Barış Baklan

Dr.Özlem Parlak, Dr.İbrahim Öztura, Dr.Barış Baklan Dr.Özlem Parlak, Dr.İbrahim Öztura, Dr.Barış Baklan Tanı; Dört tanı kriteri Destekleyici tanı kriterleri Eşlik eden özellikler Bu skala; 10 sorudan oluşmaktadır en fazla 40 puan verilmektedir skor sendromun

Detaylı

Uzm. Dr. Haldun Akoğlu

Uzm. Dr. Haldun Akoğlu Uzm. Dr. Haldun Akoğlu Genel Bilgiler Çoğu intrakranyal lezyon kolayca ayırt edilebilen BT bulguları ortaya koyar. Temel bir yaklaşım olarak BT yorumlama simetriye odaklı olarak sol ve sağ yarıların karşılaştırılmasına

Detaylı

Uzm. Dr. Haldun Akoğlu

Uzm. Dr. Haldun Akoğlu Uzm. Dr. Haldun Akoğlu Genel Bilgiler Çoğu intrakranyal lezyon kolayca ayırt edilebilen BT bulguları ortaya koyar. Temel bir yaklaşım olarak BT yorumlama simetriye odaklı olarak sol ve sağ yarıların karşılaştırılmasına

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON YÜKSEK LİSANS PROGRAMI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI NA GİRİŞ KOŞULLARI : Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokullarının veya Yüksekokul ve Fakültelerin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Dönem T+U Saat Kredi AKTS. Sinir Sistemi TIP 204 2 103+40 9 10. Kurul Dersleri Teorik Pratik Toplam

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Dönem T+U Saat Kredi AKTS. Sinir Sistemi TIP 204 2 103+40 9 10. Kurul Dersleri Teorik Pratik Toplam DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Dönem T+U Saat Kredi AKTS Sinir Sistemi TIP 204 2 103+40 9 10 Kurul Dersleri Teorik Pratik Toplam Anatomi 42 16 58 Fizyoloji 39 18 57 Histoloji ve Embriyoloji 12 4 16 Biyofizik

Detaylı

Serebral Vasküler Alanlar Anatomi, Varyasyon, Kollateral Dolaşım

Serebral Vasküler Alanlar Anatomi, Varyasyon, Kollateral Dolaşım Öğrenim hedefleri Arterial sulama alanları ve varyasyonlarını öğrenmek Serebral Vasküler Alanlar,, Kollateral Dolaşım Kollateral dolaşımı öğrenmek Arterial sulama bölgelerindeki infarktları tanımak Sınır

Detaylı

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı REFLEKSLER. Dr. Sinan CANAN

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı REFLEKSLER. Dr. Sinan CANAN Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı REFLEKSLER Dr. Sinan CANAN scanan@baskent.edu.tr Bu Bölümde: Sinirsel refleksler: Tipleri ve yolları Otonom refleks yolları ve işlevleri İskelet

Detaylı

Kan Akımı. 5000 ml/dk. Kalp Debisi DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII. Dr. Nevzat KAHVECİ

Kan Akımı. 5000 ml/dk. Kalp Debisi DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII. Dr. Nevzat KAHVECİ MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİN İSKEMİK YANITI DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VII Dr. Nevzat KAHVECİ Kan basıncı 60 mmhg nın altına düştüğünde uyarılırlar. En fazla kan basıncı 1520 mmhg ya düştüğünde uyarılır.

Detaylı

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak Zeliha Korkmaz Dişli 1, Necla Tokgöz 2, Fatma Ceyda Akın Öçalan 3, Mehmet Fa>h Korkmaz 4, Ramazan Bıyıklıoğlu 2 1 Anesteziyoloji Bölümü, Malatya Devlet Hastanesi 2

Detaylı

UYKU. Üzerinde beni uyutan minder Yavaş yavaş girer ılık bir suya. Hind'e doğru yelken açar gemiler, Bir uyku âleminden doğar dünya...

UYKU. Üzerinde beni uyutan minder Yavaş yavaş girer ılık bir suya. Hind'e doğru yelken açar gemiler, Bir uyku âleminden doğar dünya... UYKU Üzerinde beni uyutan minder Yavaş yavaş girer ılık bir suya. Hind'e doğru yelken açar gemiler, Bir uyku âleminden doğar dünya... Sırça tastan sihirli su içilir, Keskin Sırat koç üstünde geçilir, Açılmayan

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

11. SINIF KONU ANLATIMI 25 İNSAN FİZYOLOJİSİ SİNİR SİSTEMİ-9 ÇEVRESEL (PERİFERİK) SİNİR SİSTEMİ SİNİR SİSTEMİ HASTALIKLARI

11. SINIF KONU ANLATIMI 25 İNSAN FİZYOLOJİSİ SİNİR SİSTEMİ-9 ÇEVRESEL (PERİFERİK) SİNİR SİSTEMİ SİNİR SİSTEMİ HASTALIKLARI 11. SINIF KONU ANLATIMI 25 İNSAN FİZYOLOJİSİ SİNİR SİSTEMİ-9 ÇEVRESEL (PERİFERİK) SİNİR SİSTEMİ SİNİR SİSTEMİ HASTALIKLARI B) ÇEVRESEL (PERİFERAL) SİNİR SİSTEMİ Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir

Detaylı

Nöroloji alanında güncel gelişmelerin olduğu konularda seminer Nöroloji Uzmanlık Öğrencileri tarafından sunulur.

Nöroloji alanında güncel gelişmelerin olduğu konularda seminer Nöroloji Uzmanlık Öğrencileri tarafından sunulur. NÖR 23 NÖROLOJİ Dr. Ali Kemal ERDEMOĞLU /1 Dr. Ersel DAĞ /2 Dr. Yakup TÜRKEL /3 KOD DERS ADI ÖÜ T P KREDİ AKTS NOR 7001 MAKALE SAATİ Nöroloji alanında yabancı dergilerde güncel gelişmelere yönelik yayınlanan

Detaylı

Sunu planı. Solunum yetmezliği NON-İNVAZİV MEKANİK VENTİLASYON NIMV

Sunu planı. Solunum yetmezliği NON-İNVAZİV MEKANİK VENTİLASYON NIMV Sunu planı NON-İNVAZİV MEKANİK VENTİLASYON DOÇ. DR. HAKAN TOPAÇOĞLU İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Neden Endikasyonlar Kontrendikasyonlar Hasta seçilmesi Komplikasyonlar Solunum yetmezliği IMV

Detaylı

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün;

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün; Epilepsi bir kişinin tekrar tekrar epileptik nöbetler geçirmesi ile niteli bir klinik durum yada sendromdur. Epileptik nöbet beyinde zaman zaman ortaya çıkan anormal elektriksel boşalımların sonucu olarak

Detaylı

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK ASTIM Dünya genelinde 300 milyon kişiyi etkilediği düşünülmekte Gelişmiş ülkelerde artan prevalansa sahip Hasta veya toplum açısından yüksek maliyetli bir hastalık

Detaylı

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon Granülom / Granülomatoz reaksiyon Non-enfektif granülomatozlar: Sinir sistemi tutulumu ve görüntüleme Küçük nodül Bağışıklık sisteminin, elimine edemediği yabancı patojenlere karşı geliştirdiği ve izole

Detaylı

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ

KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (KOAH) TANIMI SINIFLAMASI RİSK FAKTÖRLERİ PATOFİZYOLOJİSİ EPİDEMİYOLOJİSİ ÖĞRENİM HEDEFLERİ KOAH tanımını söyleyebilmeli, KOAH risk faktörlerini sayabilmeli, KOAH patofizyolojisinin

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ

DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ Kan, kalp, dolaşım ve solunum sistemine ait normal yapı ve fonksiyonların öğrenilmesi 1. Kanın bileşenlerini, fiziksel ve fonksiyonel özelliklerini sayar, plazmanın

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Dr. Melda Apaydın İKÇU Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İzmir. TNRD 1. Dönem, 4. Kursu, 26-28 Haziran, İstanbul, 2015

Dr. Melda Apaydın İKÇU Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İzmir. TNRD 1. Dönem, 4. Kursu, 26-28 Haziran, İstanbul, 2015 Dr. Melda Apaydın İKÇU Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İzmir TNRD 1. Dönem, 4. Kursu, 26-28 Haziran, İstanbul, 2015 Kranial Sinir İntra-aksiyal segment Sisternal segment Kraniyal segment Ekstrakraniyal

Detaylı

Yoğun Bakımda Nörolojik Resüsitasyon

Yoğun Bakımda Nörolojik Resüsitasyon Yoğun Bakımda Nörolojik Resüsitasyon Dr.Canan Aykut Bingöl Yeditepe Üniversite Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Kardiak Arrest 200 000-375 000 kardiak arrest/yıl (ABD) %20 spontan dolaşım sağlanıyor

Detaylı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Genel olarak; Tümör hacmi arttıkça Evre ilerledikçe Kombine

Detaylı

SİNİR R S İSTEMİ EGZE Z RS R İZ

SİNİR R S İSTEMİ EGZE Z RS R İZ SİNİR SİSTEMİ VE EGZERSİZ Sinir sistemi; hareket etme, konuşma ve vücudumuzdaki milyonlarca hücrenin koordineli bir şekilde çalışmasını sağlayan iç haberleşme yoludur. Bu nedenle, sinir sistemi hemostasizin

Detaylı

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI Alzheimer hastalığı (AH) ilk kez, yaklaşık 100 yıl önce tanımlanmıştır. İlerleyici zihinsel işlev bozukluğu ve davranış değişikliği yakınmaları ile hastaneye yatırılıp beş yıl

Detaylı

AKADEMİK TAKVİM Ders Kurulu Başkanı: Doç.Dr. Alp Bayramoğlu (Anatomi) Ders Kurulu 204 Akademik Yılın 20. Haftası. 23 Ocak Çarşamba

AKADEMİK TAKVİM Ders Kurulu Başkanı: Doç.Dr. Alp Bayramoğlu (Anatomi) Ders Kurulu 204 Akademik Yılın 20. Haftası. 23 Ocak Çarşamba AKADEMİK TAKVİM Ders Kurulu Başkanı: Doç.Dr. Alp Bayramoğlu () Ders Kurulu 204 Akademik Yılın 20. Haftası 21 Ocak 22 Ocak 23 Ocak 24 Ocak 25 Ocak Merkezi Sinir ne Giriş Gelişmesi ve Potansiyeller Cerebellum:

Detaylı

Yüz Felci (Fasiyal Palsi)

Yüz Felci (Fasiyal Palsi) Yüz Felci (Fasiyal Palsi) Yüz Felci Ne Demektir: Yüz hareketlerini (dudak, yanak, kaş,göz çevresi) yapmamızı yüz siniri (fasial sinir) aracılığı ile sağlarız. Beyinden gelen hareket emirlerini yüz siniri,

Detaylı

OFF-PUMP KORONER ARTER BYPASS GREFT CERRAHİSİ İÇİN YÜKSEK FEMORAL BLOK YÖNTEMİ

OFF-PUMP KORONER ARTER BYPASS GREFT CERRAHİSİ İÇİN YÜKSEK FEMORAL BLOK YÖNTEMİ OFF-PUMP KORONER ARTER BYPASS GREFT CERRAHİSİ İÇİN YÜKSEK TORAKAL EPİDURAL ANESTEZİ VE FEMORAL BLOK YÖNTEMİ A.DOSTBİL*, H.BAŞEL**, Ö.TEKİN***, M.ÇELİK*, A.AHISKALIOĞLU*, AF.ERDEM* *ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ

Detaylı

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Ass. Dr. Toygun Tok İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği

Detaylı

NAZOFARİNKS-OROFARİNKS-ORAL KAVİTE ANATOMİSİ. Dr. Nezahat Erdoğan İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi

NAZOFARİNKS-OROFARİNKS-ORAL KAVİTE ANATOMİSİ. Dr. Nezahat Erdoğan İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi NAZOFARİNKS-OROFARİNKS-ORAL KAVİTE ANATOMİSİ Dr. Nezahat Erdoğan İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hedefler ve sunum akışı Mukozal yüzey anatomisi Temel patolojileri Varyasyonlar / tuzaklar Radyolojik

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

Baş, Boyun ve Yüzün Gelişimi. Prof.Dr.Murat AKKUŞ

Baş, Boyun ve Yüzün Gelişimi. Prof.Dr.Murat AKKUŞ Baş, Boyun ve Yüzün Gelişimi Prof.Dr.Murat AKKUŞ Sunum Planı Farengeal Arkuslar Farengeal Cepler Farengeal Yarıklar Farengeal (membran) Zarlar Yüz gelişimi Farengeyal kompleks Farengeyal kompleks,farengeyal

Detaylı

Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi

Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi Ana başlıklar Demans nedenleri Normal yaşlanma bulguları Radyolojik görüntüleme yöntemleri Demansta radyolojik belirleyici bulgular

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h)

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h) Sağlık Sisteminde Karışıklığa Yol Açabilecek Gelişmeler Bekleniyor Sağlık harcamalarında kısıtlama (dünya

Detaylı

GEÇİCİ İSKEMİK ATAK: Görüntüleme Gerekli mi? Prof. Dr. Cem ÇALLI

GEÇİCİ İSKEMİK ATAK: Görüntüleme Gerekli mi? Prof. Dr. Cem ÇALLI GEÇİCİ İSKEMİK ATAK: Görüntüleme Gerekli mi? Prof. Dr. Cem ÇALLI Geçici İskemik Atak (GİA): Kan akımının azalmasına bağlı Geçici nörolojik defisit atağı Semptomlar 24 saatten az Semptom süresi genellikle

Detaylı

KAN AKIMININ KONTROLÜ. 1- Otoregülasyon veya Miyojenik Regülasyon 2- Metabolik Regülasyon KAN AKIMININ LOKAL KONTROLÜ DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ IV

KAN AKIMININ KONTROLÜ. 1- Otoregülasyon veya Miyojenik Regülasyon 2- Metabolik Regülasyon KAN AKIMININ LOKAL KONTROLÜ DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ IV KAN AKIMININ KONTROLÜ Nöronal Humoral Lokal Otonom Sinir Sistemi Plazma Epinefrin, Anjiyotensin II, Vazopressin, İyonlar Akut Kontrol DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ IV Uzun Süreli Kontrol Dr. Nevzat KAHVECİ

Detaylı

27.09.2014. Hiperakut İskemik İnme de Görüntüleme. Öğrenim Hedefleri. Sinonim. İnme tanımı. Beyin metabolizması

27.09.2014. Hiperakut İskemik İnme de Görüntüleme. Öğrenim Hedefleri. Sinonim. İnme tanımı. Beyin metabolizması Öğrenim Hedefleri RADYOLOJİ ANABİLİM DALI Hiperakut İskemik İnme de Görüntüleme Dr Alpay ALKAN Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji A.D İnme tanımı Beyin perfüzyon-otoregülasyon Difüzyon

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

Hemorajik Transformasyon Reperfüzyon kanaması

Hemorajik Transformasyon Reperfüzyon kanaması RADYOLOJİ ANABİLİM DALI Hemorajik Transformasyon Reperfüzyon kanaması (klinik ve radyolojik öngörü, prognoz) Dr Alpay ALKAN Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji A.D Öğrenim hedefleri İnme

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

Dural AVF lerde Tedavi. Prof.Dr.Saruhan Çekirge Bayındır Hastanesi Koru Hastaneleri Ankara

Dural AVF lerde Tedavi. Prof.Dr.Saruhan Çekirge Bayındır Hastanesi Koru Hastaneleri Ankara Dural AVF lerde Tedavi Prof.Dr.Saruhan Çekirge Bayındır Hastanesi Koru Hastaneleri Ankara İntrakraniyal dural AVF Dural arterler ile dural venöz sinüsler veya kortikal venler arası patolojik şantlardır.

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

SEREBRAL TROMBOZLU ÇOCUKLARDA KLİNİK BULGULAR VE TROMBOTİK RİSK FAKTÖRLERİ

SEREBRAL TROMBOZLU ÇOCUKLARDA KLİNİK BULGULAR VE TROMBOTİK RİSK FAKTÖRLERİ SEREBRAL TROMBOZLU ÇOCUKLARDA KLİNİK BULGULAR VE TROMBOTİK RİSK FAKTÖRLERİ Ankara Çocuk Sağlığı Hastalıkları Hemotoloji Onkoloji Eğitim Araştırma Hastanesi 2 Amaç Klinik bulguların özellikleri Kalıtsal

Detaylı

SEREBRAL ARTERİYOVENÖZ MALFORMASYONLAR VE SINIFLAMALARI. Prof. Dr. Işıl Saatci

SEREBRAL ARTERİYOVENÖZ MALFORMASYONLAR VE SINIFLAMALARI. Prof. Dr. Işıl Saatci SEREBRAL ARTERİYOVENÖZ MALFORMASYONLAR VE SINIFLAMALARI Prof. Dr. Işıl Saatci Vasküler Malformasyonlar: 1.AVM 2.Kavernöz malformasyonlar (kavernomlar) 3.Gelişimsel venöz anomaliler (DVA) 4.Kapiller telenjiektaziler

Detaylı

İskemik İnme ve Acil Yaklaşım(*)

İskemik İnme ve Acil Yaklaşım(*) İskemik İnme ve Acil Yaklaşım(*) Dr. Birsen İnce İnme, merkezi sinir sisteminde iskemi ya da kanamaya bağlı olarak aniden gelişen nörolojik defisit şeklinde tanımlanır. İskemik inme ise, inme olgularının

Detaylı

ANATOMİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI İLE

ANATOMİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI İLE ANATOMİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI İLE İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE FIRAT ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ANATOMİ ANABİLİM DALI ORTAK YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Program Yürütücüsü : Prof. Dr. Davut

Detaylı

Asendan AORT ANEVRİZMASI

Asendan AORT ANEVRİZMASI Asendan AORT ANEVRİZMASI Aort anevrizması, aortanın normal çapından geniş bir çapa ulaşarak genişlemesidir. Aorta nın bütün bölümlerinde anevrizma gelişebilir. Genişlemiş olan bölümün patlayarak hayatı

Detaylı

HİBRİD VASKULER CERRAHİDE ANESTEZİ DENEYİMLERİMİZ

HİBRİD VASKULER CERRAHİDE ANESTEZİ DENEYİMLERİMİZ HİBRİD VASKULER CERRAHİDE ANESTEZİ DENEYİMLERİMİZ Nagihan KARAHAN*, Murat AKSUN*, Senem GİRGİN*, Tevfik GÜNEŞ**, Levent YILIK**, Ali GÜRBÜZ** * İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi II. Anesteziyoloji

Detaylı

Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi

Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi Spontan Foot Drop (Düşük k Ayak) Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi Dr. Mustafa Akgün, Dr. Zehra Akgün, Dr. Christoph Garner Mentamove Merkezi Bursa Türkiye Keywords: Lumbar Disc Disease, Foot Drop,

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Sensitif lifleri Dışkulak yolu derisi, yumuşak damak ve buraya komşu pharynx bölümünden İnnerve ettiği kaslardan gelen proprioseptiv lifler

Sensitif lifleri Dışkulak yolu derisi, yumuşak damak ve buraya komşu pharynx bölümünden İnnerve ettiği kaslardan gelen proprioseptiv lifler N.facialis Somatomotor, duyusal ve parasimpatik For.stylomastoideum Somatomotor lifleri: Nuc.nervi facialis Yüzün mimik kasları, M.buccinator, platysma M.stapedius,M.stylohyoideus M.digastrcus un arka

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire ÜST SOLUNUM YOLU Farenjit :Farenks mukozasının iltihabi bir hastalığıdır. Akut ve kronik olarak seyreder. Larenjit :Üst solunum yolunun bir parçası

Detaylı

Hazırlayan: Hatice Şentürk Acıbadem Bursa Hastanesi Klinik Eğitim Hemşiresi Hazırlanma Tarihi: 01/08/2016

Hazırlayan: Hatice Şentürk Acıbadem Bursa Hastanesi Klinik Eğitim Hemşiresi Hazırlanma Tarihi: 01/08/2016 http://mahsunprenses.com/uploads/images/kahve-fal%c4%b1nda-ters-kalp%5b1%5d.jpg Hazırlayan: Hatice Şentürk Acıbadem Bursa Hastanesi Klinik Eğitim Hemşiresi Hazırlanma Tarihi: 01/08/2016 1.Kardiyak Arrest

Detaylı

DÖNEM II 4. DERS KURULU 10 Şubat 4 Nisan 2014. Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ

DÖNEM II 4. DERS KURULU 10 Şubat 4 Nisan 2014. Prof.Dr. Mustafa SARSILMAZ DÖNEM II. DERS KURULU 0 Şubat Nisan 0 Dekan : Dönem II Koordinatörü : Ders Kurulu Başkanı : Prof.Dr. Yrd.Doç.Dr. Yrd.Doç.Dr. KURUL DERSLERİ TEORİK PRATİK TOPLAM AKTS DERS VEREN ÖĞRETİM ÜYELERİ 0 (x) -

Detaylı

SSS Enfeksiyonlarının Radyolojik Tanısı. Dr. Ömer Kitiş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Nöroradyoji

SSS Enfeksiyonlarının Radyolojik Tanısı. Dr. Ömer Kitiş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Nöroradyoji SSS Enfeksiyonlarının Radyolojik Tanısı Dr. Ömer Kitiş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Nöroradyoji Nöroradyoloji de;doku kontrast mekanizmaları T1/T2/PD; T1-T2 relaksasyon zamanları

Detaylı

Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması. Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr

Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması. Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr Beyin Kan Akımı B.O.S. ve Beyin Metabolizması Dr Şebnem Gülen sebnem@baskent.edu.tr Beyin kan akımı Kalp debisinin %15 i 750-900 ml/dk Akımı regüle eden ve etkileyen üç temel faktör; Hipoksi Hiperkapni

Detaylı

BİLDİRİ. 3 (Bildiri ID: 60)/Travmatik orbital leptomeningeal kist Poster Bildiri

BİLDİRİ. 3 (Bildiri ID: 60)/Travmatik orbital leptomeningeal kist Poster Bildiri BAŞ-BOYUN RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 ( ID: 30)/İnfantil Subglottik Hemanjioma: Tedavi Öncesi Ve Sonrası Bilgisayarlı Tomografi Bulguları 3 ( ID: 60)/Travmatik orbital leptomeningeal kist Poster

Detaylı

¹GÜTF İç Hastalıkları ABD, ²GÜTF Endokrinoloji Bilim Dalı, ³HÜTF Geriatri Bilim Dalı ⁴GÜTF Biyokimya Bilim Dalı

¹GÜTF İç Hastalıkları ABD, ²GÜTF Endokrinoloji Bilim Dalı, ³HÜTF Geriatri Bilim Dalı ⁴GÜTF Biyokimya Bilim Dalı Dr. Derda GÖKÇE¹, Prof. Dr. İlhan YETKİN², Prof. Dr. Mustafa CANKURTARAN³, Doç. Dr. Özlem GÜLBAHAR⁴, Uzm. Dr. Rana Tuna DOĞRUL³, Uzm. Dr. Cemal KIZILARSLANOĞLU³, Uzm. Dr. Muhittin YALÇIN² ¹GÜTF İç Hastalıkları

Detaylı

KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ VE TÜTÜN KULLANIMI: MEKANİZMA. Mini Ders 2 Modül: Tütünün Kalp ve Damar Hastalıkları Üzerindeki Etkisi

KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ VE TÜTÜN KULLANIMI: MEKANİZMA. Mini Ders 2 Modül: Tütünün Kalp ve Damar Hastalıkları Üzerindeki Etkisi KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ VE TÜTÜN KULLANIMI: MEKANİZMA Mini Ders 2 Modül: Tütünün Kalp ve Damar Hastalıkları Üzerindeki Etkisi TEMEL SLAYTLAR Kardiyovasküler Hastalıkların Epidemiyolojisi

Detaylı

LAPAROSKOPİK SLEEVE GASTREKTOMİ SONRASI METBOLİK VE HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER

LAPAROSKOPİK SLEEVE GASTREKTOMİ SONRASI METBOLİK VE HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER LAPAROSKOPİK SLEEVE GASTREKTOMİ SONRASI METBOLİK VE HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER Varlık Erol, Cengiz Aydın, Levent Uğurlu, Emre Turgut, Hülya Yalçın*, Fatma Demet İnce* T.C.S.B. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi,

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

GÖRSEL OLMAYAN DUYU SİSTEMLERİ

GÖRSEL OLMAYAN DUYU SİSTEMLERİ GÖRSEL OLMAYAN DUYU SİSTEMLERİ MEKANİK DUYULAR İnsanlarda dokunma, basınç, sıcaklık ve ağrı gibi bir çok duyu bulunmaktadır. Bu duyulara mekanik duyular denir. Mekanik duyuların alınmasını sağlayan farklı

Detaylı

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5 Sorular Soru 1 T1 ve T2 ağırlıklı spin eko sekanslarda hiperintens görülen hematom kavitesinin evresini belirtiniz? a) Akut dönem b) Hiperakut dönem c) Subakut erken dönem d)

Detaylı

KALP KRİZİ UZ.DR.MUHAMMET HULUSİ SATILMIŞOĞLU

KALP KRİZİ UZ.DR.MUHAMMET HULUSİ SATILMIŞOĞLU KALP KRİZİ UZ.DR.MUHAMMET HULUSİ SATILMIŞOĞLU Türkiye ulusal düzeyde ölüm nedenleri arasında ilk sırayı 205.457 ölümle kardiyovaskülerhastalıklar (tüm ölüm nedenlerinin %47,73 ü) almaktadır. Kardiyovasküler

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

Kardiyovasküler Hastalıklarda Çekirdekli Kırmızı Kan Hücrelerinin Tanısal Değeri

Kardiyovasküler Hastalıklarda Çekirdekli Kırmızı Kan Hücrelerinin Tanısal Değeri Kardiyovasküler Hastalıklarda Çekirdekli Kırmızı Kan Hücrelerinin Tanısal Değeri Doç. Dr. Meral Yüksel Marmara Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Programı meralyuksel@gmail.com

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

BAŞ-BOYUN LENF NODLARI

BAŞ-BOYUN LENF NODLARI BAŞ-BOYUN LENF NODLARI Dr. Yusuf Öner GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ RADYOLOJİ A.D. ANKARA LENFATİK SİSTEM Lenfatik sistem farklı bölgelerdeki lenf nodlarından geçerek, lenf sıvısını venöz sisteme taşıyan

Detaylı

SİNİR SİSTEMİ. Santral Sinir Sistemi. Periferik Sinir Sistemi

SİNİR SİSTEMİ. Santral Sinir Sistemi. Periferik Sinir Sistemi SİNİR SİSTEMİ Santral Sinir Sistemi Periferik Sinir Sistemi Santral sinir sistemi beyin Spinal kord Periferik sinir sistemi Kranyal sinirler Sipinal sinirler Duysal lifler Motor lifler Somatik sistem (iskelet

Detaylı

Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER***

Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER*** Mustafa Kemal YILDIRIM*, Tülay TUNÇER PEKER*, Dilek KARAASLAN*, Betül MERMİ CEYHAN**, Oktay PEKER*** Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Anesteziyoloji AD*, Biyokimya AD**, Kalp Damar Cerrahi

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi VAKA SUNUMU Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi ÖYKÜ 58 yaşında, erkek hasta, emekli memur, Ankara 1989: Tip 2 DM tanısı konularak, oral antidiyabetik

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus komplikasyonlar Mikrovasküler Makrovasküler Diyabetik retinopati Diyabetik

Detaylı

9.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 7.Ünite Yaşam Bulguları NABIZ. 17.18.19. Hafta ( 6-24 / 01 / 2014 )

9.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 7.Ünite Yaşam Bulguları NABIZ. 17.18.19. Hafta ( 6-24 / 01 / 2014 ) 9.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 7.Ünite Yaşam Bulguları NABIZ 17.18.19. Hafta ( 6-24 / 01 / 2014 ) NABIZ 2 Kalbin sol ventrikülünün kasılmasıyla aorta gönderilen kanın neden olduğu basınç artışına karşı,

Detaylı

Nörolojik Hastalarda Tüple Beslenme Endikasyonları Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman

Nörolojik Hastalarda Tüple Beslenme Endikasyonları Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman Nörolojik Hastalarda Tüple Beslenme Endikasyonları Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman Acibadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji AD, Maslak Hastanesi Tüple Beslenme; Günlük protein, kalori ve sıvı gereksinimlerini

Detaylı

ENFEKTİF ENDOKARDİT: KLİNİK VE EKOKARDİYOGRAFİ BULGULARI

ENFEKTİF ENDOKARDİT: KLİNİK VE EKOKARDİYOGRAFİ BULGULARI ENFEKTİF ENDOKARDİT: KLİNİK VE EKOKARDİYOGRAFİ BULGULARI Dr. Sadık Açıkel Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM: II 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 1- NÖROENDOKRİN SİSTEM DERS KURULU. 19 Eylül 2011 02 Aralık 2011

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM: II 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 1- NÖROENDOKRİN SİSTEM DERS KURULU. 19 Eylül 2011 02 Aralık 2011 T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM: II 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 1- NÖROENDOKRİN SİSTEM DERS KURULU 19 Eylül 2011 02 Aralık 2011 KURUL DERSLERİ TEORİK LAB TOPLAM 1- ANATOMİ 39 22 61 2- BİYOFİZİK

Detaylı

Serap Kalaycı, Halide Oğuş, Elif Demirel, Füsun Güzelmeriç, Tuncer Koçak

Serap Kalaycı, Halide Oğuş, Elif Demirel, Füsun Güzelmeriç, Tuncer Koçak Koroner Arter Bypass Greftleme Operasyonlarında Esmolol Hidroklörür ve Magnezyum Sülfatın Laringoskopi ve Trakeal Entubasyona Bağlı Hemodinamik Yanıta Etkileri Serap Kalaycı, Halide Oğuş, Elif Demirel,

Detaylı

LK İNME SONRASI SAPTANAN RİSK FAKTÖRLERİNİN MORBİDİTE VE MORTALİTE ÜZERİNE ETKİSİ

LK İNME SONRASI SAPTANAN RİSK FAKTÖRLERİNİN MORBİDİTE VE MORTALİTE ÜZERİNE ETKİSİ T.C Sağlık Bakanlığı Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği Klinik Şefi: Doç.Dr.Ülkü TÜRK BÖRÜ LK İNME SONRASI SAPTANAN RİSK FAKTÖRLERİNİN MORBİDİTE VE MORTALİTE ÜZERİNE

Detaylı

* Kemoreseptör *** KEMORESEPTÖR REFLEKS

* Kemoreseptör *** KEMORESEPTÖR REFLEKS KEMORESEPTÖR REFLEKS DOLAŞIM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ VI Dr. Nevzat KAHVECİ Kemoreseptörler, kimyasal duyarlılığı olan hücrelerdir. Kan basıncı 80 mmhg nin altına düştüğünde uyarılırlar. 1- Oksijen yokluğu

Detaylı

Ölümcül Santral Sinir Sistemi Hastalıkları I epidural, subdural, intraparankimal kanamalar

Ölümcül Santral Sinir Sistemi Hastalıkları I epidural, subdural, intraparankimal kanamalar Ölümcül Santral Sinir Sistemi Hastalıkları I epidural, subdural, intraparankimal kanamalar Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Acil Tıp Anabilim Dalı Olgu 1 25 yaşında inşaat işçisi Yüksekten düşme E2M3V2

Detaylı