İDEAL OKLÜZYONUN GELİŞİMİ VE MALOKLÜZYONLARIN ETİYOLOJİSİ

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İDEAL OKLÜZYONUN GELİŞİMİ VE MALOKLÜZYONLARIN ETİYOLOJİSİ"

Transkript

1 T.C. Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı İDEAL OKLÜZYONUN GELİŞİMİ VE MALOKLÜZYONLARIN ETİYOLOJİSİ BİTİRME TEZİ Stj. Dişhekimi Menije Menderes Danışman Öğretim Üyesi: Prof.Dr. Ali Vehbi Tuncer İZMİR-2006

2 ÖNSÖZ İdeal Oklüzyonun Gelişimi ve Maloklüzyonların Etiyolojisi konulu tez çalışmamda beni yönlendiren Sayın Hocam Prof. Dr. Ali Vehbi Tuncer e, beni daima destekleyen ve yanımda olan sevgili eşim ve aileme çok teşekkür ederim. İzmir Menije Menderes

3 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ OKLÜZYON Oklüzyon İdeal oklüzyonun altı anahtarı Angle Sınıflaması Oklüzyonun analizi Statik oklüzyon Dinamik oklüzyon İdeal oklüzyon Ortodontik açıdan oklüzyon OKLÜZYONUN GELİŞİMİ Dişsiz dönem (0-6 ay) Süt dişi sürme dönemi Fonksiyonel süt dişi dönemi Karışık dişlenme dönemi Fonksiyonel Daimi Dişlenme Dönemi Okluzal gelişimdeki ilerlemeler ve gerilemeler MALOKLÜZYONLARIN ETİOLOJİSİ Kalıtımsal anomaliler Konjenital anomaliler Travmatik anomaliler Fiziksel etiolojik faktörlere bağlı anomaliler...54

4 4.5. Beslenme faktörü Kötü Alışkanlıklara bağlı anomaliler Hastalıklar ÖZET KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ...72

5 1. GİRİŞ Alt çenenin istirahat durumundan yukarıya doğru hareket etmesiyle, alt ve üst dişlerin birbirleriyle en fazla ölçüde temasa geçerek kenetlenmeleri olarak tanımlanan okluzyon, günümüz diş hekimliği pratiğinde büyük bir role sahiptir. Sentrik okluzyonun sentrik ilişki ile birlikte bulunması durumu olan ideal okluzyonda, alt çene ve üst çene dişleri maksimum interküspidasyon durumunda iken alt çene eklem başları eklem çukurunda ideal konumlarında bulunmaktadır. İdeal bir okluzyon durumunda tüm çiğneme, yutkunma, konuşma, estetik ve solunum fonksiyonları genelde düzgündür. Okluzyon stabildir,çiğneme sisteminin hiçbir yapısında ağrı ve disfonksiyon belirtileri yoktur. Ancak yine de ideal okluzyonu doğru okluzyon olarak tanımlamak doğru bir yaklaşım değildir. Okluzyon, sistemi oluşturan dokuların birbirleriyle interaktif olarak etkileşimlerinin değerlendirilmesi ile anlaşılabilir. Alt ve üst dişlerin veya alt ve üst diş kavislerinin birbirleri ile olan anormal ilişkileri malokluzyon olarak tanımlanır.malokluzyon oluşumu için okluzyonu oluşturan temel yapılar olan alt ve üst dişler, alt üst çene kemikleri, nöromuskuler sistemi oluşturan çiğneme ve mimik kasları ve bunları innerve eden duyusal ve motor sinirler gibi yapıların çeşitli nedenlerle etkilenmeleri gereklidir. Etiyolojik faktörler doğum öncesi, doğum sonrası ya da değişik yaşlarda etki edebilirler, bu etkiler sürekli ya da aralıklı olabilir.

6 Bu çalışmada; okluzyon kavramı, normal okluzyonun gelişimi ve malokluzyonların gelişmesinde bir arada rol oynayan birçok neden gözden geçirilerek, ideal okluzyon ve malokluzyonların etiyolojisi üzerinde durulacaktır. 2. OKLÜZYON 2.1. Oklüzyon Dental oklüzyon dişlerin çiğneme yüzeylerinin fiziksel temasından daha fazla anlam içermektedir. Oklüzyon çiğneme sistemini oluşturan dişler, destek dokular, temporomandibuler eklem, nöromusküler sistem ve kraniofasiyal iskeletin fonksiyonel ilişkisi olarak tanımlanabilir (Şekil 1). Çiğneme sistemini oluşturan dokular birbirleriyle dinamik bir uyum içinde fonksiyon gösterirken dokuların farklılaşması ve remodelling için sinyaller oluşturur. Bu dokuları oluşturan hücrelerin davranışları biyolojik çevre tarafından belirlenmektedir. Bu dinamik fonksiyonel denge yaralanma, hastalık, hatalı fonksiyonel kullanım ya da dokuların adaptasyon kapasitesinde kayıp nedeniyle etkilendiğinde bozulabilir. Fakat çiğneme sistemini oluşturan hücre gruplarının yüksek fizyolojik tamir kapasiteleri tedavi gereksinimini azaltmaktadır. Bu yüzden oklüzyon tanımı morfolojik olarak değil daha çok fizyolojik olarak yapılmalıdır. Oklüzyon bir çok kaynakta olduğu gibi maksiller ve mandibuler dişlerin ya da dental arkların birbirleriyle olan teması şeklinde tanımlanmamalıdır. Oklüzyon statik, değişmez bir kavram olmaktan çok dinamik, fizyolojik bir ilişkidir. Bu hassas denge çeşitli nedenlerle bozulduğunda oluşan oklüzyon bozuklukları dişleri ve destekleyici periodontal yapıları olumsuz olarak etkiler (1-7). 2

7 Şekil 1: Çiğneme sistemini oluşturan yapılar Oklüzyon sınıflaması : Normal oklüzyon; bir hastalık ya da disfonksiyonun bulunmadığı herhangi bir tedavi gerektirmeyen fizyolojik bir oklüzyon olarak tanımlanabilir. Travmatik ya da patolojik oklüzyon; bir hastalık ya da disfonksiyon bulunan nonfizyolojik bir oklüzyon durumudur ve tedavi gerektirir. İdeal ya da terapötik okluzyon (1) Şekil 2: Normal okluzyonda molar ve keser diş ilişkisi 3

8 Modern ortodontinin kurucusu Edward H. Angle; normal oklüzyonun tanımını ve maloklüzyonların sınıflamasını yapmıştır. Angle a göre, üst birinci molar dişin mesiobukkal tüberkülü ile alt birinci moların bukkal oluğu temas ettiği durumda normal oklüzyon oluşmaktadır (Şekil 2). Oklüzyonun bu şekilde dişlerin kapanışta statik pozisyonuna dayalı tanımı; ortodontinin Angle ın normal oklüzyon tanımından sapmaların tedavisi ile uğraşan bir alan olarak ortaya çıkmasına neden olmuştur (2). BB Mc. Cullum (2) ise modern oklüzyonun babası olarak daha dinamik bir oklüzyon kavramı ortaya atmıştır. Bu görüş fonksiyonel hareketler sırasında tüberkül kontaktına odaklanmaktadır. Dinamik oklüzyon kavramı, dişleri ideal anatomik şeklinde onarmayı amaçlayan prostodontistler ve restoratif diş hekimlerince hemen kabul görmüştür (2). Günümüzde dinamik oklüzyon kavramı her zamankinden daha fazla kabul görmektedir; ancak bu kavram halen çelişkiler içermektedir. Bu kavramın geçerliliğini ortaya koyacak bilimsel veriler halen yetersizdir (1,2,5,6,7). 2.2 İdeal oklüzyonun altı anahtarı 1972 yılında Andrews tarafından yapılan çalışmada tanımlanan 6 temel özellik, ortodontik tedavinin amaçları haline gelmiştir. Andrews çalışmasında 120 adet ortodontik tedavi ihtiyacı olmayan, doğal olarak düzgün dişleri ve güzel gülüşü olan olguda tespit ettiği bu özellikler normal oklüzyonun altı anahtarı olarak tanımlanmaktadır (Şekil 3). 4

9 Şekil 3 : İdeal okluzyonun altı anahtarı Birinci anahtar: molar ilişki: Üst birinci moların distobukkal tüberkülünün distal yüzeyi alt ikinci moların meziobukkal tüberkülünün mesial yüzü ile temas eder. Üst birinci molar mesiobukkal tüberkülü alt birinci moların meziobukkal ve orta-bukkal tüberkülü arasındaki oluğa oturur. İkinci anahtar: Kron angulasyonu (mesio-distal tip) : Tüm dişlerin kronlarının gingival kısımları insizal ya da oklüzal kısımlarından daha distalde yer alır. Kron angulasyonu ön bölgede estetiğe arka bölgede ise kapanışa etki eder. Üçüncü anahtar: Kron inklinasyonu, tork ( labio-lingual, bukkolingual): Ön dişlerin labiolingual inklinasyonu ve posterior dişlerin bukkolingual inklinasyonudur. Üst kesicilerin labial kron inklinasyonu vardır ( pozitif tork). Alt kesicilerin hafif lingual inklinasyonu vardır (negatif tork). Üst küspid ve biküskidlerde inklinasyon benzerken molarlarda daha belirgindir. Lingual kron inklinasyonu aynı zamanda alt küspid ve posterior dişlerde bulunur ve küspidlerden ikinci molarlara doğru artar. Dördüncü anahtar: Rotasyon olmaması: Rotasyonu olan arka dişler dental ark içinde daha fazla yer kaplar, ön dişler daha az yer kaplar. 5

10 Beşinci anahtar: Boşluk olmaması: Dişlerin kontakt noktaları sıkıdır. Altıncı anahtar: Oklüzal plan: Oklüzal plan düz ya da hafif Spee Eğrisi şeklindedir (Şekil 4). Spee Eğrisi özellikle arka dişler bölgesinde belirgindir. Alt çenede konkav-içbükey, üst çenede ise konveks-dışbükeydir. Bu eğri mandibula hareketlerinin daha kolay olması maksillanın fonksiyon görebilmesi açısından önemlidir (2,6). Şekil 4 : Spee Eğrisi ve Wilson Eğrisi Angle Sınıflaması Angle sınıflaması, sagittal düzlem üzerinde diş dizilerinin karşılıklı ilişkilerine dayanır. Angle, 1898 yılında Amerika da açıkladığı kendi sınıflamasının çenelerin ilişkilerinde bir gösterge olduğuna inanmıştır. Fakat iskeletsel ilişkinin ayrı olarak değerlendirilmesi gerçeği ortaya çıkmıştır. Angle sınıflamasında kapanış anahtarı Key to Occlusion sürekli birinci büyük azıların ilişkileridir. Normal okluzyonda; üst birinci büyük azının mesio-bukkal tüberkülü, alt birinci büyük azının anterior bukkal girintisi ile kapanış yapar. Angle, düzensizlikleri üç sınıfta toplar Sınıf I Düzensizlikler: Birinci büyük azı ilişkisinin normal olduğu tüm düzensizlikleri kapsar (Şekil 5). Angle birinci sınıf düzensizliklerde büyük azı 6

11 kapanışı normal olmasına karşın; kesici, köpek dişi ve küçük azı bölgelerinide ilgilendiren konum ve kapanışla ilgili değişiklikler görülebilir. Şekil 5 : Sınıf 1 Düzensizliklerde 1. büyükazı ilişkisi Bunlar; anterior dişlerde çapraşıklık, üst ileri itim, üst kesiciler alt kesicilerin gerisinde kesici dişlerde çapraz kapanış, kesici ve köpek dişlerin gömük kalmaları, dişlerin vestibül veya palatinalde konumlanması, dişlerde çapraz kapanışlar, diş eksikliği veya fazlalıkları ve diş şekil bozuklukları şeklindedir (Şekil 8). Sınıf II Düzensizlikler: Üst birinci büyük azıya oranla alt birinci büyük azının en az yarım tüberkül genişliği kadar geri konumda olma durumudur. Alt-üst kesici ilişkisine göre iki divizyonu vardır. Sınıf II/ divizyon 1: Büyük azı kapanışı distaldir. Üst kesiciler belirgin olarak dudak yönünde eğilmişlerdir. Over-jet artmıştır (Şekil 6). Şekil 6 : Sınıf 2 Düzensizliklerde distal konumlu 1. büyükazı ilişkisi overjetli keser ilişkisi 7

12 Sınıf II/ divizyon 2: Büyük azı kapanışı distaldir. Üst kesici dişler damak yönünde eğilmişlerdir. Üst lateraller vestibüle eğilimli olabilir. Over-bite artmıştır. Sınıf II düzensizliklerin bir de alt bölümü (subdivision) vardır. Bir tarafta distal diğer tarafta nötral büyük azı kapanışı olduğu durumlarda Sınıf II division 1 subdivision veya Sınıf II division 2 subdivision olarak değerlendirilir. Sınıf III Düzensizlikler: Alt diş dizisi üst diş dizisine oranla mesial konumdadır (Şekil 7). Üst birinci büyük azıya oranla alt birinci büyük azının en az yarım tüberkül genişliği kadar ileri konumda olma durumudur.sınıf III düzensizliklerin de alt bölümü (subdivision) vardır. Şekil 7 : Sınıf 3 Düzensizliklerde mesial konumlu 1.büyükazı ilişkisi Bir tarafta mesial diğer tarafta nötral büyük azı kapanışı olduğu durumlarda Sınıf III subdivision olarak değerlendirilir. Maloklüzyonların sınıflandırılmasında çeşitli yöntemler olmasına rağmen bunların uygulamasında güçlükler vardır. Bu yöntemlerdeki oklüzal ilişkileri kaydetme ve değerlendirmedeki alışılmışın dışındaki çeşitliliğin çokluğu karşılaştırma ve değerlendirmede kullanmayı zorlaştırmaktadır. Bunlara bağlı olarak maloküzyonları tespit etmek çok fazla bir çaba gerektirmektedir. 8

13 Angle sınıflaması 1898 yılında ilk yayınlandığından beri kliniklerde maloklüzyonların sınıflandırılmasında geniş ve kullanılabilir bir yöntem olmuştur (Şekil 8). Angle ın maloklüzyonların sınıflamasına çeşitli eleştiriler olmasına rağmen hala yaygınlığını korumaktadır. Angle metodu dişin yüze oranını gözardı etmiştir. Angle sınıflaması vertikal ve transversal anomalilerde yetersiz olmasına rağmen; güvenilir, tekrar edilebilir ve kısa sürede değerlendirilebilme özelliğinden dolayı günümüzde yaygınlığını korumaktadır (8). Şekil 8 : Angle Sınıflaması Diş eksikliği-fazlalığı, open bite, dişlerde yıpranma Oklüzyonun analizi Oklüzyon kabaca dişler arasındaki kontakt olarak tanımlanabileceği için bu kavram mandibulanın kapandığı zaman oluşan statik oklüzyon ve mandibula hareket halindeyken oluşan kontaktlar da dinamik oklüzyon şeklinde ayrılabilir (1,5,6). 9

14 Statik oklüzyon Statik oklüzyonu değerlendirirken ilk bakılması gereken sentrik ilişki sırasında sentrik oklüzyon oluşup oluşmadığıdır. Sentrik oklüzyon: Alt ve üst çene dişlerinin en fazla tüberkül-fissür teması durumuna sentrik oklüzyon denir (maksimum interküspidasyon). Bu durumda senrtrik oklüzyon, maksimum interküspidasyon, habitüel oklüzyon eşanlamlı kavramlar olmaktadır. Bu hastanın dişlerini tam kapaması istendiğinde oluşturduğu oklüzyondur; en kolaylıkla kaydedilebilen ısırımdır ve unutulmamalıdır ki hastanın alışık olduğu habitüel ısırımdır (Şekil 9). Şekil 9: Sentrik okluzyonda orta çizgi ilişkisi ve sol taraf tüberkül fissür ilişkisi Sentrik ilişki: Sentrik ilişki aslında bir oklüzyon durumunu belirtmez. Sentrik ilişki maksilla ve mandibulanın birbirleriyle olan ilişkisini tanımlamaktadır. Alt çene eklem başlarının (processus condilaris), alt çene eklem çukurlarındaki (glenoid fossa) ideal konumlarına sentrik ilişki denmektedir. Ancak eklem başlarının eklem çukurundaki hangi konumunun ideal olduğu tartışmalıdır. Alt çene eklem başının eklem çukurundaki en arka konumu ( most retruded position of condyle), kondil başının en arka ve en üst pozisyonunu (most upper and most retruded position 10

15 of condyle) ya da en derin en üst konumu (most upper position of condyle) farklı yazarlar tarafından ideal olarak kabul etmektedir son zamanlarda ise kondil başının kondil çukurundaki en üst ve öndeki konumu(superior ve anterior position) ideal kabul edilmektedir. Ancak kondilin glenoid fossa içinde kesin yerini tespit etmek herzaman mümkün olmadığı için klinik olarak önemi düşüktür. Sentrik ilişkinin önemi: Sentrik ilişkinin kesin pozisyonu ya da bu pozisyonun nasıl bulunacağı konusunda tartışmalar olsa da mandibulanın maksillaya göre tekrarlanabilir bir pozisyonu olduğu ve bu pozisyonun dişlerin oklüzal yüzeylerinin yön göstermesine bağlı olmaksızın tekrarlanabildiği konusu yaygın olarak kabul görmektedir. İdeal oklüzyon her insanda olması mümkün olamayan bir noktadır. Sentrik ilişkiden sentrik oklüzyona ulaşmak için alt çenenin 1 milimetreye kadar kayma hareketi normal kabul edilmektedir (Resim 10). Bu duruma sentrik ilişkiden sentrik oklüzyona kayma (slide in centric) denilmektedir. Hem ön-arka (sagittal), hem de sağ-sol (transversal) düzlemde olabilmektedir. Sagittal yöndeki kaymaya uzun sentrik (long centric), transversal kaymaya geniş sentrik (wide centric) denilmektedir. 11

16 Resim 1 : Sentrik ilişkide 5mm. - sentrik okluzyonda 10mm. overjeti olan bir hasta Dinamik oklüzyon Dinamik oklüzyon mandibulanın maksillaya göre hareket halindeyken oluşan oklüzal temaslarını tanımlamaktadır. Mandibula kaslar tarafından hareket ettirilirken iki ana rehberliğe göre hareket eder. Posterior rehberi temporomandibuler eklem oluşturur. Kondil başı aşağı ve ileri doğru hareket ederken intraartiküler disk, eklem yüzeyleri, eklem kapsülü gibi faktörler harekete kılavuzluk ederler. Mandibula protrüzif ve lateral hareketler yaparken temas eden dişler de anterior kılavuzu oluşturur. Anterior kelimesi sadece anterior dişlerin kılavuzluğunu tanımlamaz, sonuçta bütün dişler temporomandibuler ekleme göre daha anterior yerleşimlidir. Anterior rehberlik de kendi içinde sınıflanabilir. Kanin rehberliği, mandibulanın lateral hareketi sırasında kaninler arasında oluşan oklüzyonu tanımlamaktadır. Kanin 12

17 korumalı oklüzyon kaninlerin bu hareket sırasında tek dinamik oklüzyon noktasını oluşturduğu durumdur (1,5,6) İdeal oklüzyon Sentrik oklüzyonun sentrik ilişki ile birlikte bulunması durumudur. Alt çene ve üst çene dişleri maksimum interküspidasyon durumunda iken alt çene eklem başları eklem çukurunda ideal konumlarında ise ideal oklüzyon var demektir. İdeal bir oklüzyon durumunda çiğneme sisteminin tüm bileşenleri tamdır; maksiller ve mandibuler dişler arasında klasik anatomik ilişkiler mevcuttur, dişler bazal kemik kaide ve diğer kraniofasyal yapılar ile uyumludur (Resim 2). Tüm çiğneme, yutkunma, konuşma, estetik ve solunum fonksiyonlarının düzgün olması için gerekli şartlar mevcuttur. Oklüzyon stabildir, yavaş fizyolojik kompansasyon hareketleri dışında dişlerde yer değiştirme yoktur. Kasların yardımı ile gerçekleşen kapanış şekli ile interkuspal konum aynıdır. Yani başı dik konumda iken birey rahatlıkla ve doğru bir şekilde çenesini kaydırmadan mandibulayı sentrik konuma getirebilir. Postural istirahat konumunda uygun bir interokluzal aralık mevcuttur. Alt çenenin öne ve yana hareketleri sırasında arka dişlerde temassızlık (disklüzyon) vardır, böylece arka dişler kesicilerin oklüzyon ve fonksiyonunu etngellemez. Lateral hareketler sırasında çalışmayan tarafta dişlerde disklüzyon olur böylece çalışan tarafta oklüzyon ve fonksiyon engellenmez. Lateral hareketler sırasında çalışan tarafta karşılıklı kanin dişler temas eder bu duruma aynı tarafta arka dişler de eşlik edebilir. Periodonsiyum sağlıklıdır, dişlerde sallanma (mobilite) yoktur, yaşla beklenenin dışında dişlerde aşınma yoktur. Değişen şartlara ve yaşlanmaya bağlı yapısal ve fonksiyonel uyum kendiliğinden gerçekleşir. Çiğneme sisteminin hiçbir yapısında ağrı ve disfonksiyon belirtileri yoktur. 13

18 Resim 2 : İdeal okluzyona sahip bir hasta İdeal oklüzyonu doğru oklüzyon olarak tanımlamak doğru bir yaklaşım değildir. Oklüzyonu doğru veya yanlış olarak tanımlamak fazla mekanik bir yaklaşımdır, oklüzyon ancak sistemi oluşturan dokuların birbirleriyle interaktif olarak etkileşimlerinin değerlendirilmesiyle anlaşılabilir (1,5,6) Ortodontik açıdan oklüzyon Ortodontide genellikle daha çok statik olarak, alt ve üst çene dişlerinin maksimum interküspidasyonu, sentrik oklüzyon, temel alınmaktadır. Ancak sentrik oklüzyon sırasındaki artmış overjet-overbite, çapraşıklık, distal kapanış gibi durumlar önem içermektedir. Fonksiyonel anomalileri tespit etmek için dinamik oklüzyon değerlendirilmeli, maksimum interküspidasyona gelirken alt çenenin yapmak zorunda kaldığı hareketler değerlendirilmelidir. Ortodontik açıdan normal oklüzyonu anlatabilmek için bazı kavramlar ihtiyaç vardır. Bu nedenle oklüzyon doğrusu tanımlanmıştır. Profil görüntüsünde oklüzyon doğrusunu belirlemek için iki nokta gereklidir. Birinci nokta, alt ve üst kesici dişlerin kesici kenar noktalarını birleştiren doğru parçasının orta noktasıdır; ikinci nokta ise 14

19 üst birinci molar dişin mesio-vestibuler tüberkülünün distal kenarının orta noktasıdır. Yani molar tüberkül yüksekliğinin orta noktası alınmaktadır. Bu iki noktanın belirlediği doğru oklüzyon doğrusudur. Baş-çene-yüz isketinde alt orta kesici dişlerin kesici kenarlarının kontakt noktası ile üst orta kesici dişlerin kesici kenarlarının kontakt noktası arasındaki doğru parçasının orta noktası belirlenir. Ayrıca üst sağ ve üst sol birinci molar dişlerde mesio-vestibuler tüberkülünün distal kenarının orta noktası tespit edilir ve bu üç noktanın belirlediği oklüzyon düzlemi saptanabilir. Overjet: Üst orta kesici dişin kesici kenar noktasının alt orta kesici dişin vestibül yüzeyine, oklüzyon düzlemine paralel olarak ölçülen uzaklığıdır. Overbite: Üst ve alt orta kesici dişlerin kesici kenarlar noktalarının oklüzyon düzlemine dik uzaklığıdır. Normal oklüzyon: Normal oklüzyon, ideal oklüzyon, anomali göstermeyen Angle sınıf 1 kapanış deyimleri eşanlamlı olarak kullanılmaktadır. Angle üst birinci molar dişi oklüzyonun anahtarı olarak görmekte ve yerini sabit olarak kabul etmekteydi. Normal oklüzyonda alt molar üst molara göre bir premoların mesiodistal çapının yarısı kadar önde, daha mesialde konumlanarak oklüzyon yapmaktadır. Normal oklüzyonda hem overjet hem overbite miktarı ortalama 3 milimetredir (10). 15

20 3. OKLÜZYONUN GELİŞİMİ Dişlerin oklüzyon oluşturacak şekilde sürmelerinin mekanizması, zamanlaması ve sıralamasına ve bu okluzyonun korunmasına oklüzal gelişim denir. Oklüzal gelişim 5 aşamada oluşur (10). Dişsiz dönem (0-6 yaş) Süt dişi sürme dönemi Fonksiyonel süt dişi dönemi Kalıcı dişlerin çıkışı, karışık dişlenme dönemi Fonksiyonel kalıcı diş dönemi. 3.1 Dişsiz dönem (0-6 ay) Doğumda yenidoğanda diş bulunmaz ve dişlere de ihtiyaç yoktur. Yenidoğanda diş yerine iki adet sert, sıkı dişsiz dişeti yastığı (gum pad) bulunur (Şekil10). Üst dişeti yastığı anteriorda yuvarlak atnalı şeklindedir, altta ise daha yassı U harfi şeklindedir (9,10,11). Şekil 10 : Yenidoğanda maksiler gum-pad 16

21 Çok ender olarak yenidoğan bebekte alt süt orta kesici dişler sürmüş ya da sürmekte olabilir. Bu durum dışında doğumdan sonraki 6-7 aylık dönemde bebekte dişsiz bir dönem söz konusudur. Bu dönemde yenidoğanın çene kemiği içinde sıkışık durumda sıralanmış olan süt kesicilere ve süt kaninlere yer sağlanması gerekmektedir. Bunun için henüz çok küçük olan çene kemiklerinin büyümesi gerekmektedir. Doğumda çene kemikleri hem çok küçüktürler, hem de alt çene üst çeneden geride konumlanmıştır. Buna bağlı olarak dil alt ve üst çene arasına girmekte, dudak ve yanaklarla temas etmektedir. Çünkü dil gelişimi hemen hemen sinir sistemi gelişimine paralel olarak çene kemik gelişiminin önünde gitmektedir. Hem çene kemiklerinin gövdelerinin hem de doğumda yok denecek kadar az olan alveol kemiklerinin üç boyutlu büyümesi ile hem dile, hem de kemik içinde sıralanmış olan süt dişlerinin sürmesi için yeterli yer sağlanmaktadır. Doğumda alt çene sağ ve sol iki kemik parçası halinde olup her iki kemik ortada bir bağ dokusu ile birleşmiş durumdadır. Bu bağ dokusu 6. ayda kemikleşerek ortadan kalkmaktadır. Kemikleşme gerçekleştikten sonra alt çene genişlemesi azalmakta ve yanlız yüzeyel kemik apozisyonları meydana gelmektedir (9,10,11). Doğumdan sonra dişeti yastıkları belirgin olarak her bölüme bir süt dişine denk gelecek şekilde bölünmüş olabilir. Gelişmekte olan süt kaninin distal kenarını gösteren sulkus özellikle belirgindir ve dişeti yastığının bukkal tarafına uzanır ve lateral sulkus olarak tanımlanır. Üst lateral sulkusun alt lateral sulkusla olan ilişkisi anteroposterior dişeti yastığı oklüzyonunun değerlendirilmesinde kullanılır (9). Dişeti yastıklarının normal ve doğru ilişkileri hakkında kesin bir görüş olmadığı gibi bunların birbirleriyle teması da tartışmalıdır. Fakat genel görüş olarak alt dişeti yastığı üste göre daha posteriorda yeralır ve dişli duruma göre değerlendirildiğinde Sınıf II maloklüzyon olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda 17

22 anteriorda oval vertikal bir boşluk bulunur ve bu da dişler çıktığında open-bite olarak tanımlanabilir (9,10,11). Dişeti yastıklarının bu özellikleri geçicidir. Mandibulanın doğumdan sonraki aylarda gösterdiği hızlı gelişm ile posterior konumu hızla düzelir. Vertikal boşluk ise daha sonra dişler sürdüğünde aşırı overbite gelişminin engellenmesi için faydalı bir özelliktir. Diğer taraftan çocuklarda dişeti yastıklarının ilişkilerinde yaygın olarak varyasyonlar tespit edilmiştir ve dişeti yastığı döneminde normalin tespit edilmesinin güçlüğü belirtilmiştir. (10,11) 3.2. Süt dişi sürme dönemi Süt dişleri normalde 6 ay ve 2.5 yaşlar arasında sürerler (Şekil 11). Erkeklerde süt insizivleri kızlara göre daha erken sürerler; kızlarda ise süt molarları ve kaninleri erkeklere göre daha erken sürerler. Mandibuler dişlerin daha erken sürmeleri normaldir. Antenatal olarak insisiv kronları hemen hemen tamamen kalsifiye olmuşlardır ve fetal çenenin içinde yer alırlar. Çıkmamış dişler rotasyonlu ve/veya üstüste pozisyonlarda olabilir ve dolayısıyla bu şekillerde sürerler. Çene büyümesi diş sürmesinden sonraki bir yıl içinde doğal olarak düzelme sağlar. Maksiller anterior dişler karşılıklarına göre daha büyüktür ve daha labialde oklüzyona gelirler. Mandibuler bukkal dişler daha büyüktür ve dental arkların aynı posterior noktada sonlanmasını sağlarlar (9,10). 18

23 Şekil 11 : Süt dişi sürme sırası Süt kesici dişlerinin kemik içindeki konumlarına göre biraz daha labial durumda sürmelerinin etkisiyle süt kesiciler ve kaninler arasında diastemalar yaparak sürerler. Süt dişlenmede çapraşıklık (yer darlığı) olması görülmezken olguların %70 inde süt dişleri arasında diastemalar görülmektedir. Süt dişlerinde çapraşıklık olması daimi dişlerde de çapraşıklığın göstergesidir. Alveol kemiği ve diş kavislerinin büyüme ve gelişme miktarı süt dişlerinin sürmesi sırasında 0 ile 2.5 yaş arasında çok fazladır. 7 aylıkken alt süt kesici dişler 10. ayda üst süt orta kesici dişler sürmektedir. Daimi kesici dişlerin sürme sıralarının aksine üst süt yan kesici dişler alt süt yan kesicilerden önce sürmektedir (9,10,11). Alt süt yankesici dişlerden 3 ay sonra alt ve üst birinci süt azıları sürmeye başlar. Birinci süt azıların sürmesi oklüzyonun oluşması açısından çok önemlidir. Birinci süt azıları sürerken artık birbuçuk yaşına gelmiş olan bebekte çeneler büyümüş, alt çenenin üst çeneye göre olan geriliği azalmış, alveol kemiği yüksekliği 19

24 artmış ve buna bağlı olarakta dil geriye çekilmiştir. Üst birinci süt azısının ortada tek büyük bir palatinal tüberkülü vardır. Alt birinci süt azısının çiğneyici yüzeyinde büyük bir fossası vardır. Alt ve üst birinci süt azıları sürdüğü zaman üst birinci süt azısının palatinal tüberkülü, alt birici süt azısının büyük olan distal fossasına oturduğunda birinci oklüzyon kilitlenmesi meydana gelir. Böylece süt dişlenmenin ve ilerde daimi dişlenmenin nötral oklüzyonuna (klas 1 oklüzyon, I.sınıf kapanış) adım atılmış olur. Üst birinci süt azısının palatinal tüberkülü alt birinci süt azısının distal fossasına oturunca alt birinci süt azısının hem mesial hem de distal kontakt noktaları biraz medialde bulunmaktadır. Bu duruma uygun olarak birinci süt azılarından 10 ay sonra ikinci süt azıları sürdüğünde alt ikinci süt azısının mesial kontakt noktası da üst ikinci süt azısına göre biraz mesialde konumlanmaktadır. Buna karşın alt ve üst ikinci süt azılarının distal kontakt noktaları aynı düzlemde bulunurlar; bu durum alt süt azılarının mesiodistal çapının üst süt azılardan daha büyük olması nedeniyledir. Üst süt ikinci azısının bukkomesial tüberkülü alt ikinci süt azısının bukkal tarafındaki mesial ve orta tüberkülleri arasındaki girintiye oturmaktadır. Üst ikinci süt azısının bukkodistal tüberkülü ise alt ikinci süt azısının bukkal tarfındaki orta ve distal tüberkülleri arasındaki girintiye oturmaktadır. Alt ikinci süt azısının bukkodistal üçüncü tüberkülü ise üst ikinci süt azısının distal fossasına oturarak alt ve üst ikinci süt azılarının distal kontakt noktaları aynı frontal düzlem üzerinde yer alır (postlaktal düzlem). Bu durum bireysel farklılıklar gösterebilir (9,10,11). 20

25 Şekil 12 : Alt çenenin üst çeneye göre daha geri konumu. Overjet-overbite miktarı. Çiğneme fonksiyonu sonucu aşınmış süt dişi tüberkülleri Alt ve üst kesici dişler sürdüğünde alt çene üst çeneye göre daha geride olduğundan overjet büyüktür. Ayrıca alt ve üst süt kesici dişler sürmelerini tamamladığında overbite da büyük olup üst kesici dişler alt kesicilerin beşte dördünü örtmektedirler (Şekil 12). Süt birinci ve ikinci azılar sürerek molar bölgenin alveol kemiği yüksekliği artınca overbite azalır (10,11). 3.3.Fonksiyonel süt dişi dönemi Doğumdan sonraki ilk iki yılda çok hızlı büyüme gelişmeden sonra 2-6 yaş arasında yani karışık dişlenme başlayana kadar ön bölgedeki diş kavislerinin transvers ve sagittal boyutları hemen hemen aynı kalır. Diş kavsi uzunluğu yaş arasında alt çenede biraz daha fazla olmak üzere hem alt hem üst çenede 1mm kadar azalmaktadır. Süt dişlerinin tam olarak geliştiği 2.5 yaştan sonraki dönemde süt 21

26 kesici dişler aralıklı ve dik yerleşmişlerdir. Bu boşluklar en sık olarak üst süt kesici dişlerin mesialinde ve alt süt kesicilerin distalinde görülür. Üst çenede yan kesici diş ile süt kanin arasındaki, alt çenede ise süt kanin ile birinci süt azısı arasındaki aralıklara Maymun Diasteması adı verilir (anthropoid diastema, primate diastema) (Şekil 13). Alt diş kavsinin biraz daha fazla azalmasının nedeni, alt süt azılarının maymun diastemasına doğru biraz daha fazla yürümeleridir (9,10,11). Şekil 13 : Maymun Diastemaları Bunun sonucunda alt ikinci süt azısının distal kontakt noktası üst ikinci süt azısı distal kontakt noktasına göre daha mesialde konumlanmakta yani süt ikinci azıların distal düzlemlerinde (postlaktal düzlem) mesial bir basamak oluşmaktadır. Bu durum nötral oklüzyona geçişi kolaylaştırmaktadır. Alt süt azılarının antagonistlerine göre daha fazla mesializasyonu için alt ve üst dişler arasındaki tüberkül fissür ilişkilerinin zayıflaması gerekmektedir. Süt dişlerinin mine sertliği daimi dişlere göre daha azdır. Çiğneme fonksiyonu sonucu süt dişleri tüberkülleri aşınarak tüberkül fissür ilişkisi zayıflar (Şekil 12). Böylece hem alt süt azılarının antagonistlerine göre daha fazla mesialize olmasına hem de üst çeneye göre daha geride olan alt çenenin öne doğru büyüme gelişmesine olanak sağlar. Böylece nötral oklüzyonun sağlanması kolaylaşır. 22

27 Süt dişlerinde görülen diastemaların kalıcı dişlerin de aralıklı çıkmasına neden olabileceği merak edilen bir durumdur. Ancak cevap genellikle böyle olmadığı şeklindedir. Eldeki verilere göre süt dişlerinde aralık bulunmaması durumunda kalıcı dişlerde %70 oranında çapraşıklık görülmektedir. 3 mm. den az aralık olması durumunda %50 oranında 6 mm. aralık olduğunda ise çok düşük olasılıkla kalıcı dişlerde çapraşıklık görülür (9,10,11). Şekil 14 : Süt dişlerinde ideal okluzyon İdeal olarak üst ikinci moların mesiobukkal tüberkülü alttakinin anterior bukkal oluğuna oturur, bu da kalıcı dişlerdeki birinci molar oklüzyonuna benzer (Şekil 14). Fakat alt süt ikinci azı dişi o kadar büyük bir diştir ki çoğu olguda alt ve üst süt ikinci azıları distal yüzeyleri aynı vertikal plandadır. Bu ilişki devam ederse birinci kalıcı molarlar sürdüğündeki oklüzyona etkileri olur (9,10,11). Süt dişi dönemindeki aşırı overbite ya da overjet kalıcı dişlerde de benzer bir dizilim olabileceğini gösterse de aşırı olmadığı durumlarda kesin tahmin edilemez. Süt kesiciler ilk sürdüğünde overbite çok hızla artsa da yaşlarda giderek azalır; bunun nedeni aşınma ya da mandibulanın öne doğru büyümesidir. Kalıcı kesiciler sürdüğünde ise overbiteda bir artış gözlenir ve yaşa kadar artış devam eder. Tamamlanmış süt dişlerinde openbite genellikle parmak emme durumunda ortaya çıkar ancak parmak emme bırakılırsa kalıcı dişlerde bu sorun görülmez (10,11). 23

28 Genellikle ebeveynler aşırı olmadığı takdirde overbite ve overjet nedeniyle tedavi talep etmezler ancak anterior ya da posterior crossbite durumunda sıklıkla başvurabilirler. Genel olarak çene ilişkilerinin bozulduğu düzensizlikler, kalıcı oklüzyonun normal gelişebilmesi için erken dönemde tedavi edilmelidir. Süt azı dişlerinde kontakt noktalarında meydan gelen çürükler nötral oklüzyonun gelişmesini tehlikeye atarlar. Süt dişleri çürükleri dişlerin mesiodistal çapları korunarak tedavi edilmelidir. Çürüyen üst ikinci azıların çekilmesi ise daha kötü sonuç doğurur, çünkü üst altı yaş dişleri öne yürüyerek distal oklüzyona kitlenirler (Sınıf II). Eğer süt ikinci azılar altı yaş dişlerinin sürmesinden önce çekilirse hem oklüzyon bozulacak hemde yerdarlığı meydana gelecektir. Yanlız süt azıları değil diğer süt dişlerinin zamanından önce çekilmesi büyüme ve gelişmeyi olumsuz yönde etkileyecektir. Çünkü fonksiyon halindeki süt dişlerinin kökleri tarafından çene kemiğine iletilen kuvvetler büyüme gelişmeyi uyarır (10,11) Karışık dişlenme dönemi Süt ve kalıcı dişlerin birarada bulunması nedeniyle adlandırılır. 6yaş civarında alt süt kesicilerin dökülmesi ile başlar. Genel olarak alt çene dişleri üstteki eşlerinden daha önce sürerler. İlk süren daimi dişler altı yaş dişi olarak adlandırılan daimi molarlardır. Daha sonra santral ve lateral kesiciler sürer. Çapraşıklık olmayan bir alt çenede bunları kaninler, premolarlar ve ikinci molarlar takip eder. Üst çenede ise premolarlar kaninlerden önce sürer. Birinci büyük azı dişleri altı yaşında sürdükleri için 6 yaş dişleri olarak da adlandırılmaktadırlar. Alt 6 yaş dişleri üsttekilerden 1-3 ay kadar önce sürerler. İlk süren daimi dişlerin oklüzyonuna oklüzyonun ikinci kilitlenmesi denir. Daha sürecek olan bütün daimi dişlerin oklüzyonu alt ve üst altı yaş dişlerinin oklüzyon 24

29 kilitlenmesine göre olacaktır. Alt ve üst altı yaş dişlerinin oklüzyon kilitlenmesi anormal (Sınıf II, Sınıf III) olursa daha sonra süren küçük azılar, daimi kanin ile, ikinci ve üçüncü azılar da aynı yönde oklüzyona gireceklerdir. Alt ve üst altı yaş dişlerinin normal okluzyona (Sınıf I) girmesi, bundan sonra sürecek diğer dişlerin de normal oklüzyona girmesini sağlar (Şekil 15). Yeni süren alt ve üst altı yaş dişlerinin hangi oklüzyonda kilitleneceği kendilerinden önce sürmüş olan en son dişler olan alt ve üst süt ikinci molarların oklüzyonuna bağlıdır. Çünkü altı yaş dişleri süt ikinci azılarının distalinde süreceklerdir. Alt ve üst ikinci süt azılarının oklüzyon halindeyken distal kontakt noktalarının bulunduğu postlaktal düzlemin durumu, süren altı yaş dişlerinin oklüzyonunu büyük ölçüde etkileyecektir. Altı yaşında çocukların bir kısmında görülen mesial basamak ( üst ikinci süt azısı distal kontakt noktasına göre, alt ikici süt azısının distal kontakt noktasının daha mesialde yer alması) bulunması birinci molarların sürdüğünde normal oklüzyona gelmelerini sağlar. Ancak çocukların ikinci süt azılarının distal yüzeyleri; %60 mesial basamak, %30 düz yani aynı vertikal planda, %10 ise distal basamak gösterir. Çocukların yaklaşık dörtte biri sağ ve sol tarafta farklılıklar göstermektedir. Distal basamak görülen olguların %100 ünde distal oklüzyon (Sınıf II) görülür. Ancak mesial basamak görülen olguların büyük çoğunluğunda Sınıf I oklüzyon gelişmektedir (9,10,11). Alt ve üst altı yaş dişlerinin normal oklüzyona gelmelerini şu faktörler sağlamaktadır. Süt ikinci azıların distal düzlemlerinin (postlaktal düzlem) mesial basamak göstermesi Üst çeneye göre alt çenenin daha fazla anterior deplasmanı 25

30 Alt çenede yer rezervlerinin daha fazla olması nedeniyle süt ikinci azılar düştüğünde alt altı yaş dişlerinin üst altı yaş dişlerinden daha fazla mesiale yürümesi (9) Daimi kesici dişlerin mesiodistal çapları süt kesicilerden daha fazladır. Daimi kesicilerin mesiodistal çapları toplandığında yerlerine sürdükleri süt kesicilerden daha fazladır. Bu durumda üst çenede 7 mm., alt çenede ise 5 mm.lik yer eksikliği ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden daimi kesiciler tam olarak sürdüğünde hem alt hem de üst çenede bir çapraşıklık ve yer darlığı kaçınılmaz olmaktadır. Ancak bu yer darlığı üç mekanizma ile karşılanmaktadır. 1- fizyolojik diastemaların kullanılması 2- diş kavsi uzunluğunun artması 3- diş kavsinin kaninlerarası genişliğinin artması Daimi kesici dişler arasında ilk süren dişler sürekli alt orta kesici dişler olup, altı yaş dişlerinden bir iki ay sonra sürmektedirler. Çocukların yaklaşık %70 inde süt kesici dişler arasında fizyolojik diestamalar olduğundan, sürekli alt orta kesici dişler genellikle problemsiz sürmektedirler. Eger fizyolojik diestamalar yoksa, alt orta kesici dişler yer eksikliği nedeniyle rotasyon yaparak veya süt yan kesici diş kökünü rezorbe edip düşürerek sürmektedirler. Eğer süt yan kesici tek taraflı düşürülmüşse orta çizgi kayması da meydana gelmektedir. Fizyolojik diestamalar yeterli değilse, alt daimi orta kesici dişler sürerken süt yan kesici dişleri distale doğru iterler ve süt kanin ile süt yan kesici dişler arasındaki diestamayı kapatarak sürmektedirler. Bunun sonucu alt süt kesici dişler bölgesindeki fizyolojik diastemalar kullanılmış olup daimi yan kesici dişler için yer darlığı fazlalaşmaktadır. Alt daimi kesici dişler düzgün 26

31 biçimde sürdükten sonra, alt süt yan kesici diş ile süt kanin arasında bir diestama kalmışsa, alt daimi yan kesici dişlerin sürmesinde bir problem olmayacak demektir. Alt daimi orta keserlerden bir yıl sonra üst daimi orta keserler sürmektedirler. Üst daimi orta kesici dişlerin mesiodistal çapları süt orta kesicilerden 2.5 mm. daha büyüktür. Üst daimi orta keserler sürerken kendilerine yer sağlamak için fizyolojik diastemaları kullandıkları gibi protrüzyon yaparak sürmektedirler. Sürmelerinden önce süt orta kesicilerin palatinalinde bulunan üst daimi orta kesiciler, süt orta kesici dişlerden daha labial konumda yerleşerek diş kavsi uzunluğunu da artırmaktadırlar. Hatta bunun sonucunda üst orta iki kesici diş arasında küçük bir diastema oluşabilmektedir. Bu orta hat diasteması, geçici bir anormallik olup üst daimi yan keserlerin çıkması ile düzelebilir. Ya da yeni süren üst daimi yan keserin kronunun distal, kökünün ise mezial yönde eğimli olmasından ugly duckling stage çirkin ördekçik safhası oluşur (Şekil 15) (9,10,11). Şekil 15 : Yeni süren molarların ilişkisi ve çirkin ördekçik safhası Sürmemiş daimi kanin kronu, daimi yan keser kökünün distal kısmına komşu olduğundan, yan keserin eksen eğimini düzeltmesi, daimi kaninin sürmeye başlamasıyla olacaktır. Böylece yan keserin eksen eğiminin düzelmesiyle orta hat 27

32 diasteması da kapanacaktır. Bununla birlikte üst daimi keserlerin kökleri arasındaki supernumerer bir dişin varlığı da orta hat diastemasına sebeb olacaktır. Eğer bu diastema kalıcı olursa, radyografi alınarak supernumerer diş varlığı araştırılmalıdır (Şekil 16). Şekil 16 : Süpernumerer diş varlığı Üst orta keserlerle hemen hemen aynı zamanda alt daimi yan kesici dişler de sürmektedirler. Alt daimi yan keser dişin mezio-distal çapı süt yan kesiciden 1.4 mm. daha büyüktür. Alt daimi orta kesici dişler sürdükten sonra, alt süt kanin ile süt yan kesici arasında küçük bir diestama kalmış olsa bile, yer yeterli değildir. Çünkü alt kesici dişler bölgesindeki bütün diastamaların toplamı 1.1 mm olup, 4 sürekli kesici diş için eksik olan 5 mm.lik yeri karşılaması mümkün değildir. Bu durumda kaninler arası genişlik artışı ile gerekli yer hazırlanıcaktır. Alt daimi yan kesiciler, sürmelerinden önce kemik içinde alt daimi orta kesicilerin lingual tarafında bulunmaktadırlar. Alt daimi yan kesici diş sürmeye başladığında kronu labial tarafa doğru hareket ederek daimi orta keser kökü ile süt kanin kökü arasına girmektedir. Çünkü kök genişliği daha azdır. Fakat kendisine sürmek için daimi orta keser ve süt kanin kronları arasında yeterli yer olmadığından, yer açmak için bu iki dişi dirseklemeye başlamaktadır. Daimi yan keserin dirseklemesi sonucu süt kanin ile birinci süt azısı arasında maymun diasteması kalmışsa bu diastemanın kapanmasının ötesinde, süt kaninler vestibül tarafa doğru itilerek kaninler arası genişlik artışı 28

33 sağlanmaktadır. Kaninlerarası genişlik artışı için, bu dirseklenme sonucu kanin köklerinin vestibüler yüzeyinde yeni kemik apozisyonu meydana gelecektir (9,10,11). Daimi yan keserlerin sürmeleri esnasında yer eksiklliğinin fazla olduğu durumlarda iki farklı sorun ortaya çıkabilmektedir. 1)Alt daimi yan keserlerin kronları, süt kanin kökü ile daimi orta keser kökü arasına giremeyerek dolayısıyla alt kaninler arası uzaklığı artıramazlar ve alt daimi yan keserler lingual pozisyonda sürerler. Yer olmadığından, dil basıncıyla vestibül tarafa doğru da hareket edemezler. 2)Alt daimi yan keser kronları, süt kanin kökü ile daimi orta keser kökü arasına girmesine rağmen, dirsekleme işleminde başarılı olamayıp kaninlerarası uzaklığı artıramazlarsa, süt kaninlerin kökünü rezorbe ederek, süt kaninlerin erken kaybına sebeb olabilirler. Bunun sonucu daimi yan keser daimi kaninin yerinden çalarak sürecek ve ileride daimi kanin için yer sorunu artacaktır. Eğer süt kanin tek tarafa kaybedilirse orta çizgi kayması da oluşacaktır. Üst daimi yan keserler 8.5 yaşına ve üst daimi orta keserlerden bir yıl sonra sürerler. Palatinal konumda bulunan üst daimi yan keserler de sürmek için; labial yönde hareket edip orta keser kökü ile süt kanin kökü arasına ve onları dirsekleyerek hem mevcut diastemaları kapatır hem de süt kanini vestibüle doğru iterek kaninler arası uzaklığı artırır. Diastemalar derken, varsa iki orta keser arasındaki diastema ile süt kanin ile birinci süt azısı arasındaki maymun diasteması kastedilmektedir. Üst daimi yan keserler kemik içindeyken, üst daimi orta keser ve daimi kaninin palatinal tarafında bulunmaktadır. Bu durumda üst daimi keser sürerken oldukça büyük bir protrüzyon yaparak kron kısmı distal kök kısmı mezial yönde eğimli bir şekilde sürer. Üst daimi kaninin sürmesiyle kendiliğinden düzelecek bu çirkin ördekçik durumuna tedavi amacıyla müdahele etmek henüz sürmemiş daimi kanin kronunun 29

34 üst daimi yan keserin kökünü rezorbe etmesine sebep olabilir. Daimi yan keserler sürmesi esnasındaki sorunlar, fizyolojik diastemalar yoksa veya fizyolojik diastemalar olmasına rağmen daimi dişlerin mesiodistal çapları çok büyükse meydana gelmektedir. Bunun sonucu ya daimi keserler palato pozisyonda sürmektedirler ya da daimi yan keserler daimi kanin kökünü mesial taraftan başlayarak eritmektedirler (9,11). Alt ve üst kesici dişlerin sürmesinden sonra kanin ve premolarların sürmesine kadar senelik karışık dişlenme ara dönemi mevcuttur. Bu dönemde daimi kanin ve premolarların kök gelişimi devam etmekte ve buna bağlı olarak sürmek için okluzal yönde hareket eden dişler üzerlerinde bulunan süt dişlerinin köklerini eritmektedirler. Üst sürekli kesici dişlerin protrüzyon yaparak sürmelerine karşın, alt sürekli kesiciler protrüzyon yapmadan sürdükleri için, overjet bir miktar artar. Bu şekilde artmış olan overjet, alt çenenin üst çeneye göre anterior yönde daha fazla büyüme ve gelişim göstermesiyle kendiliğinden düzelecek ve aynı zamanda alt ve üst altı yaş dişlerinin nötral okluzyonu sağlanmış olacaktır. Alt çenenin üst çeneden daha fazla deplasmanı için üst diş kavsinin alt diş kavsini ve dolayısıyla alt çeneyi bloke etmemesi gerekmektedir. Bu nedenle daimi kesici dişlerin sürmeleri tamamlandığında, diş kavislerinin kaninler arası uzaklık artışı alt çenede sona ermesine karşın, üst çenede ise daha uzun süre devam etmektedir (9,10,11). Sürekli kesici dişlerin sürmesi tamamlandıktan ve senelik diş sürmesinin görülmediği bu ara safhadan sonra premolarlar ve kaninler sürmeye başlarlar. Süt azıları ve süt kanin ile premolarlar ve sürekli kanin arasındaki boyut farklılıklarını inceleyecek olursak; alt ve üst daimi dişlerin meziodistal çapları süt 30

35 kaninlerden 1 er mm. daha büyük olmasına karşın; 1. ve 2. premolarların mesiodistal genişlikleri süt azılardan büyük değildir. Hatta alt 1. ve 2. süt azıları ile üst 2. süt azısının mesiodistal çapları, bunların yerine süren premolarlardan daha geniş olduğundan bu premolarlar için yer fazlalığı vardır. Bir çenede bir taraftaki süt kanin ve iki süt azısının mesiodistal çapları toplamı ile, bu dişlerin yerine gelen daimi kanin ve iki premoların mesiodistal çapları toplamı arasındaki farka leeway space leeway yer rezervi denir. Bu durumda leeway space üst çenede 1 mm., alt çenede ise 2.6 mm.dir (Şekil 17). Alt çenede yer rezervi daha fazla olduğundan alt ve üst ikinci süt azıları düştüğünde, alt altı yaş dişi üst altı yaş dişinden daha fazla mesiale yürüyerek, hem nötral okluzyonun sağlanmasına katkıda bulunmakta hem de alt ve üst oniki yaşlarına yer hazırlanmasına yardımcı olunmaktadır (9,10). Şekil 17 : Alt çenede üst çeneden daha fazla bulunan leeway space Önce üst 1. premolar sürmektedir. Bu dişin sürmesi için yer gereksinimi yoktur. Hemen hemen aynı zamanda alt 1. premolar ve alt kanin birlikte sürer, böylece alt kanin için gerekli olan 1 mm.lik yer 1. premolardaki 0.9 mm.lik fazlalıktan karşılanır. Yaklaşık 9 aylık bir aradan sonra önce alt 2. premolar, sonra üst 2. premolar ve üst kanin beraber sürer. Böylece üst kanin için gerekli olan 1 31

36 mm.lik yer de üst 2. premolardaki 2 mm.lik fazlalıktan kullanılır. Bunun için üst 2. süt azısı düştüğünde, daha önce sürmüş olan üst 1. premolar üst 2. süt azısındaki yer rezervine doğru distal yönde 1 mm. hareket ederek üst daimi kanin için eksik olan yer sağlanacaktır. Hem alt çenede hem üst çenede kalan fazlalıklarda 1. molarların normal okluzyona gelmesi için kullanılır. Görüldüğü gibi doğa çok hassas bir denge kurmuştur. Eğer üst 2. premolar kaninden önce sürerse aradaki fazlalığın tamamı 1. molar tarafından kullanılır ve kanin kendisi için gereken yeri kullanamadığı için vestibülde sürer. Leeway yer rezervlerinin kaybedilmemesi için; süt dişlerinin korunması, zamanından önce kaybedilmemesi gerekmektedir. Bu amaçla daimi kanin ve premolarların sürme yerlerinin daralmasına neden olan aşağıdaki olaylara dikkat edilmelidir: - Süt azıları ve süt kaninlerin kontak nokta çürükleri sonucu meydana gelen diş dokusu kaybı, daimi kanin ve premolar yerlerini daraltacaktır. - Çürük sonucu süt azıları ve süt kanin çekimi yer kaybını daha fazla artırır. - Daha çok üst çenede meydana gelen üst altı yaş dişleri tarafından, üst 2. süt azısı kökünün rezorbe edilmesi; - Sürekli yan kesici dişlerin sürmesi esnasında, süt kanin kökünün daimi yan kesici diş kronu tarafından eritilerek, süt kaninin düşürülmesi ; - Süt azıların ankilozu sonucu, ankiloz olan dişin vertikal alveoler kemik büyümesine devam eden dişlerin ankiloz diş üzerine doğru eğilmeleri (tippig) (9,10,11); 2. premolarlar sürdükten 6-9 ay sonra oniki yaş dişleri önce alt çenede sonra üst çenede sürmeye başlarlar. Oniki yaş dişlerinin sürebilmesi için; üst çenede tuber gelişimi, alt çenede ramus ön kenarında rezorpsiyon ve linea mylohyoidea üzerinde 32

37 tuberositas lingualis bölgesinde kemik apozisyonu ile teras oluşumu gerekmektedir. Bazı olgularda alt molar dişler için alt çene dişlerinin mezial göçüyle, protruzyonu ile de yer sağlanmaktadır. Altı yaş dişlerinden farklı olarak, oniki yaş dişlerine leeway yer rezervlerinden de, altı yaş dişlerinin mesiale yürümeleri sonucu yer sağlanmaktadır. Bu nedenle özellikle alt çenede, 2. premoların sürmesiyle oniki yaş dişlerinin sürmesi aynı zamana rastlarsa ve önceden buradaki süt 2. moların erken kaybı da sözkonusu ise, 2.premoların vestibülde veya lingualde sürmesi veya da gömük kalması söz konusu olabilir. Çünkü süt 2. moların eren kaybıyla, zaten leeway yer rezervi kullanılmıştır. Oniki yaş dişinin sürmeye geçmesi ile altı yaş dişi daha mesiale yürüyerek 2. premoların yerinden çalacaktır (9,10). Karışık dişlenmede sorunlar: - Yer kaybı: Süt kanin ve süt azılarının kontak çürükleri, erken çekimleri, daimi yan kesici dişlerin süt kanin dişlerin köklerini eriterek düşürmeleri gibi nedenlerle yer kayıpları oluşabilir. Yer kayıplarının oluşumundaki en büyük etken, altı yaş dişlerinin mesial yönde yürümeleridir. Bunun yanında özellikle alt çenede, süt kanin çürükleri veya kayıpları sonucu oluşan boşluğa, dudak basıncı etkisi ile alt kesici dişlerin lingual yönde hareket etmesi ile, hem yer kaybı meydana gelmekte hem de overbite artmaktadır. Hele alt dudak ısırması gibi kötü bir alışkanlık varsa alt kesici dişlerin retrüzyonu daha fazla olacaktır. Altı yaş dişlerinin mesial hareketi veya alt kesici dişlerin retrüzyonu sonucu sürecek yerleri daralan daimi kanin ve premolarlar, ya gömük veya yarı gömük kalmakta, ya da vestibulopozisyon veya lingopozisyonda sürebilmektedirler. Üst süt kaninlerin erken kaybı, üst daimi kesici dişlerin retrüzyonuna ve dolyısıyla yer kaybına sebeb olmayabilir; eğer alt kesiciler üst kesicilerin palatinal tarafına temas ediyorlar ve alt süt kaninler kaeybedilmemişler ise. Bu durumda üst süt kaninlerin kaybı sonucu, üst daimi yan 33

38 kesici dişlerin distal hareketiyle, kesici dişler arasında diestamalar oluşur. Altı yaş dişlerinin öne yürümesiyle kaybedilen yerin kazanılması oldukça güçtür. - Üst sürekli kaninin gömük kalması: Sürmesinden önce üst daimi daimi kanin kronu göz burun açısında, üst daimi yan kesici diş köküne komşu, yan kesertin vestibul tarafında ve mesial yönde eğimli bir konumuda bulunmaktadır. Üst daimi kanin kronu aynı zamanda, sürmesinden önce üst 1. premoların mine sement sınırına komşudur. Üst 1. premolar sürünce, üst daimi kanin distal tarafta 1. premolar kronundan boşalan yere doğru, göz burun açısından distale ve aşağıya doğru hareket eder. Sürmek için çok uzun bir yol alması ve mesial yöndeki eğimini düzeltmesi gereken üst kanin, bazı aksaklıklar olursa süremeyerek gömük kalabiler. Örneğin üst 1. süt azısı ankilozu sonucu üst 1. premolar sürmesi gecikirse üst kanin doğru yolunu takip edemez. Ayrıca yer eksikliği veya süt kanine gelen travmanın süt kanin köküyle daimi kanine iletilmesiyle sürme yönünün değişmesi de gömük kalmasına sebep olabilir. Daimi kaninlerin gömük kalması durumunda süt kaninler ileri yaşlara kadar ağızda persiste dişler olarak kalabilirler. - Konjenital diş eksikliği: Süt azıları altında konjenital premolar eksikliği varsa, bu süt azıları uzun süre ağızda kalabilirler ve uzun süre ağızda kalmaya ısrar ettiklerinden bu dişlere persiste dişler de denir. Fakat bu demek değildir ki; bir süt dişinin yerine gelecek daimi diş konjenital eksikse, bu süt dişinin kökü rezorbe olmaz. Bu tür süt dişlerinin kökleri geç rezorbe olarak normal zamanından 4 yıl sonra da düşebilir. Premolar konjenital eksikse ve yer darlığı, çapraşıklık yoksa ve bu eksik premolarlara ait süt dişinde ankiloz söz konusu değilse, süt dişi rezorbe olup düşünceye kadar ağızda bırakılabilir ve düşünce yerine protez yapılabilir. Çünkü çekim yapılarak konjenital eksik diş boşluğunun kendiliğinden kapanmasını beklemek yanlış olur. Böyle bir durumda eksik diş boşluğuna doğru hareket eden 34

39 dişler eğilme hareketi yaparak hem eksen eğimleri bozulacak, hem de diğer sürekli dişler arasında diastemalar oluşacaktır. Fakat konjenital diş eksikliği olan olgularda yer darlığı varsa pek tabi eksik olan diş boşluğu yer eksikliğini tedavi etmek için kullanılabilir. - Üst premolarların bukkal durumda sürmesi: Bazen üst premolar yerine geleceği süt azısı düşmediği halde, süt azısının dişeti üzerinde bukkal tarafta vestibuler tüberkülünü göstererek sürmeye çalışır. Bunun nedeni; üst premolar kronunun süt azısının vestibüler köklerini erittiği halde palatinal köklerini eritmemiş olmasıdır. Bu duruımda dikkatlice çekilmelidir. Çekimden sonra premolar normal sürmesine devam edecektir. - Oniki yaş dişlerinin 2. premolarlardan önce sürmesi: Oniki yaş dişi 2. premolarlardan önce sürdüğü halde, alt ve üst 6 yaş dişleri arasında nötral okluzyon varsa ve 2. süt azısı düşmüş olmasına rağmen antagonisti olan süt 2. azı düşmemişse büyük bir sorun olmayacaktır. Çünkü alt, üst 6 yaş dişlerinin nötral okluzyon tüberkül fissür ilişkisi, süt 2. azısının düştüğü çenedeki oniki yaş dişi basıncıyla altı yaş dişinin mesiale yürümesini engelleyecektir. Eğer alt ve üst 6 yaş dişleri arasında tüberkül tüberküle bir ilişki varsa ve alt 2. süt moları düştüğü halde antagonist üst 2. süt moları düşmemişse, erken süren alt oniki yaş dişi alt 6 yaş dişini mesiale iterek nötral okluzyona geçmesini sağlar ve bundan sonra alt 6 yaş dişinin daha fazla öne yürümesini nötral okluzyon tüberkül fissür ilişkisi engeller. En kötüsü; alt ve üst altı yaş dişleri arasında tüberkül tüberküle bir okluzyon olduğu halde üst 2. süt azısı düşmesine karşın antagonist alt 2. süt azısı düşmemişse, erken süren üst oniki yaş dişi üst altı yaş dişini mesiale iterek, hem Sınıf 2 okluzyonun hem de yer darlığının oluşmasına neden olmasıdır. Bu yer darlığı sonucu hem üst 2. premolar hem de üst 35

Prof. Dr. Gökhan AKSOY Prof. Dr. Cenk CURA Prof. Dr. Ebru ÇAL

Prof. Dr. Gökhan AKSOY Prof. Dr. Cenk CURA Prof. Dr. Ebru ÇAL Prof. Dr. Gökhan AKSOY Prof. Dr. Cenk CURA Dentes Decidui Dişlenme (Dentisyon) Dönemleri Süt dişleri dönemi Karışık dişlenme dönemi Daimi dişler dönemi Süt Dişleri Dönemi Karışık Dişlenme Dönemi Ece Çal

Detaylı

LEEWAY YER REZERVİ VE NÖTRAL OKLUZYONA GEÇİŞTEKİ ÖNEMİ

LEEWAY YER REZERVİ VE NÖTRAL OKLUZYONA GEÇİŞTEKİ ÖNEMİ T.C Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı LEEWAY YER REZERVİ VE NÖTRAL OKLUZYONA GEÇİŞTEKİ ÖNEMİ BİTİRME TEZİ Stj. Diş Hekimi Merve Alkış Danışman Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Ali

Detaylı

uzman yaklaşımı Branş Analizi öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı Dr. Levent VEZNEDAROĞLU

uzman yaklaşımı Branş Analizi öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı Dr. Levent VEZNEDAROĞLU Branş Analizi öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı de yer alan öğretim teknolojileri ve materyal tasarımı sorularının çoğunluğu kolay, bir kısmı da orta düzeydedir. Sınavda siz öğretmen adaylarını

Detaylı

Topluma Hizmet Uygulamaları ve Altındağ Belediyesi İş Birliği Örneği

Topluma Hizmet Uygulamaları ve Altındağ Belediyesi İş Birliği Örneği Topluma Hizmet Uygulamaları ve Altındağ Belediyesi İş Birliği Örneği Yrd.Doç.Dr. İlknur M. GÖNENÇ Ankara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü ANKARA ÜNİVERSİTESİ-ALTINDAĞ BELEDİYESi İŞ

Detaylı

1- Düz ( düzlem ) Ayna

1- Düz ( düzlem ) Ayna AYNALAR VE KULLANIM ALANLARI Düz aynada ışık ışınları düzgün olarak yansımaya uğrar. Bunun sonucunda düz ayna çok parlak görünür ve düz aynada cisimlerin çok net görüntüsü oluşur. Düz ayna önünde duran

Detaylı

Kursların Genel Görünümü

Kursların Genel Görünümü Yayınlanma tarihi: 15 Haziran 2013 YÖNETİCİ ÖZETİ İlki 15 Mart 2012 tarihinde yayınlanan UMEM Beceri 10 Meslek Kursları İzleme Bülteni, geçmiş dönemlere ait verilerin sistematik olarak takip edilmesi ihtiyacına

Detaylı

SANAYİNİN KÂRLILIK ORANLARI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE AZALDI

SANAYİNİN KÂRLILIK ORANLARI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE AZALDI SANAYİNİN KÂRLILIK ORANLARI ÖNEMLİ ÖLÇÜDE AZALDI 23 Kasım 2013 Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), hazırladığı araştırmaya dayalı olarak aşağıdaki görüşleri bildirdi: 2001 Krizi sonrasında

Detaylı

Biçimli ve güzel bacaklara sahip olmak isteyen kadınlar, estetik cerrahların

Biçimli ve güzel bacaklara sahip olmak isteyen kadınlar, estetik cerrahların Plastik Cerrahlar Biçimli Bacaklar için Çalışıyor Biçimli ve güzel bacaklara sahip olmak isteyen kadınlar, estetik cerrahların kapısını çalıyor. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel,

Detaylı

İhtiyacınız, tüm sisteminizin kurumsallaşmasını sağlayacak bir kalite modeli ise

İhtiyacınız, tüm sisteminizin kurumsallaşmasını sağlayacak bir kalite modeli ise EFQM MÜKEMMELLİK MODELİ Ve ÖZDEĞERLENDİRME İhtiyacınız, tüm sisteminizin kurumsallaşmasını sağlayacak bir kalite modeli ise 1 EFQM Mükemmellik Modeli toplamı 100 puan eden 9 ana kriter üzerine kurulmuştur.

Detaylı

-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onuncu kez gerçekleştirilmiştir.

-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onuncu kez gerçekleştirilmiştir. Bursa nın 25 Büyük Firması araştırması; -Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onuncu kez gerçekleştirilmiştir. -Bu çalışma Bursa il genelinde yapılmış,

Detaylı

Şeker Pancarı Hasadı. Hakan Yılmaz AYAN Mehmet BAKAY Emrah ASAR. Prof. Dr. Can ERTEKİN

Şeker Pancarı Hasadı. Hakan Yılmaz AYAN Mehmet BAKAY Emrah ASAR. Prof. Dr. Can ERTEKİN Şeker Pancarı Hasadı Hakan Yılmaz AYAN Mehmet BAKAY Emrah ASAR Prof. Dr. Can ERTEKİN 1 Şeker Pancarı Etli kökünden şeker elde edilen, ıspanakgillerden 2yıllık tarım bitkisidir. 1 yıl vejetatif organları,

Detaylı

ĐHRACAT AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Metin Taş

ĐHRACAT AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Metin Taş 1 ĐHRACAT AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Metin Taş Gazi Üniversitesi Arş. Gör. Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Giriş Bir ülke ekonomisine ilişkin değerlendirme yapılırken kullanılabilecek ölçütlerden birisi

Detaylı

İYON DEĞİŞİMİ AMAÇ : TEORİK BİLGİLER :

İYON DEĞİŞİMİ AMAÇ : TEORİK BİLGİLER : Gazi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü KM 482 Kimya Mühendisliği Laboratuvarı III DENEY NO : 3b İYON DEĞİŞİMİ AMAÇ : İyon değişim kolonunun yükleme ve/veya geri kazanma işlemi sırasındaki davranışını

Detaylı

DENEY NO: 9 ÜÇ EKSENLİ BASMA DAYANIMI DENEYİ (TRIAXIAL COMPRESSIVE STRENGTH TEST)

DENEY NO: 9 ÜÇ EKSENLİ BASMA DAYANIMI DENEYİ (TRIAXIAL COMPRESSIVE STRENGTH TEST) DENEY NO: 9 ÜÇ EKSENLİ BASMA DAYANIMI DENEYİ (TRIAXIAL COMPRESSIVE STRENGTH TEST) 1. AMAÇ: Bu deney, üç eksenli sıkışmaya maruz kalan silindirik kayaç örneklerinin makaslama dayanımı parametrelerinin saptanması

Detaylı

CSD-OS İşletim Sistemi Projesi - Fonksiyon Açıklama Standardı

CSD-OS İşletim Sistemi Projesi - Fonksiyon Açıklama Standardı CSD-OS İşletim Sistemi Projesi - Fonksiyon Açıklama Standardı C ve Sistem Programcıları Derneği Kasım 2002 İçindekiler: 1 -GIRIŞ 3 1.1.NEDEN STANDARTLARA IHTIYACIMIZ VAR? 3 2 -İMLA VE YAZIM 3 2.1.TÜRKÇE

Detaylı

Görsel Tasarım İlkelerinin BÖTE Bölümü Öğrencileri Tarafından Değerlendirilmesi

Görsel Tasarım İlkelerinin BÖTE Bölümü Öğrencileri Tarafından Değerlendirilmesi Görsel Tasarım İlkelerinin BÖTE Bölümü Öğrencileri Tarafından Değerlendirilmesi Cahit CENGİZHAN Duygu ATEŞ Öğretim Görevlisi Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 4 Mart 2008

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 4 Mart 2008 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 4 Mart 28 ÖZET Şubat ayında tüketici fiyatları yüzde 1,2 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde,1 olmuştur. Gıda fiyatlarındaki yüksek oranlı artış Şubat ayında enflasyona

Detaylı

TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJE ONAY FORMU

TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJE ONAY FORMU I TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJE ONAY FORMU Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve Ekonomisi Bilim Dalı öğrencisi Adem AKYOL tarafından hazırlanan Denizli İli Honaz İlçesinde

Detaylı

Daha Ne Kadar Sessiz Kalacaksınız?

Daha Ne Kadar Sessiz Kalacaksınız? Daha Ne Kadar Sessiz Kalacaksınız? 3 Eylül 2015 tarihinde Roman Hakları Derneği Başkanı Yücel TUTAL ve İzmir Çağdaş Romanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Halit KESER ile birlikte Bayındır

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Gelişim psikolojisi, bireylerin yaşam boyunca geçirdiği bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal

Detaylı

KATEGORİSEL VERİ ANALİZİ (χ 2 testi)

KATEGORİSEL VERİ ANALİZİ (χ 2 testi) KATEGORİSEL VERİ ANALİZİ (χ 2 testi) 1 Giriş.. Değişkenleri nitel ve nicel değişkenler olarak iki kısımda inceleyebiliriz. Şimdiye kadar hep nicel değişkenler için hesaplamalar ve testler yaptık. Fakat

Detaylı

Türk Musikisinde Makamların 53 Ton Eşit Tamperamana Göre Tanımlanması Yönünde Bir Adım

Türk Musikisinde Makamların 53 Ton Eşit Tamperamana Göre Tanımlanması Yönünde Bir Adım Türk Musikisinde Makamların 53 Ton Eşit Tamperamana Göre Tanımlanması Yönünde Bir Adım Türk musikisinde makam tanımları günümüzde çoğunlukla Çargâh makamı temelinde 24 perdeli Arel Ezgi Uzdilek () sistemine

Detaylı

Origami. Bu kitapç n sahibi. Haz rlayan: Asl Zülal Foto raflar: Burak Murat Bayram Tasar m: Ay egül Do an Bircan Çizimler: Bengi Gencer

Origami. Bu kitapç n sahibi. Haz rlayan: Asl Zülal Foto raflar: Burak Murat Bayram Tasar m: Ay egül Do an Bircan Çizimler: Bengi Gencer Origami Bu kitapç n sahibi Haz rlayan: Asl Zülal Foto raflar: Burak Murat Bayram Tasar m: Ay egül Do an Bircan Çizimler: Bengi Gencer A ustosböce i 1 2 Kâ d üçgen Üçgenin uzun kenar n n iki kö esi üçüncü

Detaylı

Soma Belediye Başkanlığı. Birleşme Raporu

Soma Belediye Başkanlığı. Birleşme Raporu Soma Belediye Başkanlığı Birleşme Raporu 2012 i GİRİŞ 1 MEVZUAT 2 2 SOMA NIN NÜFUSU 3 SOMA-TURGUTALP ARASINDAKİ MESAFE 4 GENEL İMAR DURUMU 5 TEMEL ALT YAPI HİZMETLERİ 8 DİĞER HUSUSLAR 13 25. Coğrafi Durum;

Detaylı

Page 1. Page 3. Not: Doğrusal ölçüde uzunlukların ölçülendirilmesi şekildeki gibidir.

Page 1. Page 3. Not: Doğrusal ölçüde uzunlukların ölçülendirilmesi şekildeki gibidir. TEKNİK BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULU Teknik Resim Ölçülendirmenin Gereği ve Önemi Parçaların üretimi için gerekli değerlerin belli kurallara göre resme (görünüşlere) yansıtılması işlemine ölçülendirme denir.

Detaylı

Ölçme ve Kontrol Ders Notları

Ölçme ve Kontrol Ders Notları Ölçme ve Kontrol Ders Notları Namık Kemal Üniversitesi Hayrabolu Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Ahmet DURAK ÖLÇME Bilinen bir değerin aynı cinsten bilinmeyen bir değer içinde ne kadar olduğunun

Detaylı

t xlo ) boyutlarında bir alan yükü etkir (P k ). t xlo )+( 2 t xlo ) boyutlarında bir alan yükü etkir (P m ).

t xlo ) boyutlarında bir alan yükü etkir (P k ). t xlo )+( 2 t xlo ) boyutlarında bir alan yükü etkir (P m ). 3. KES (KİRİŞ) SİSTEM HESI 3.1 Kafes Sistem Yük nalizi Kafes kirişler (makaslar), aşıkları, çatı örtüsünü ve çatı örtüsü üzerine etkiyen dış yükleri (rüzgar, kar) taşırlar ve bu yükleri aşıklar vasıtasıyla

Detaylı

ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi

ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi KİHG/İŞL-005 19.08.2009 07.08.2012 2 1/8 GÜNCELLEME BİLGİLERİ Güncelleme Tarihi Güncelleme No Açıklama 11.11.2009 1 Belge içeriğinde ve belge numarasında değişiklik yapılması 07.08.2012 2 Komite, başlık,

Detaylı

Bölüm 6 Tarımsal Finansman

Bölüm 6 Tarımsal Finansman Bölüm 6 Tarımsal Finansman 1. Tarımsal Finansman 2. Tarımsal Krediler İçerik 1 FİNANSMAN VE FONKSİYONLARI İşletmelerin öz varlıklarını güçlendirmek olan finansman önceleri sadece sermaye temini olarak

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 4 Eylül 2007

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 4 Eylül 2007 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 4 Eylül 27 ÖZET Ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde,2 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde 7, olarak gerçekleşmiştir. Geçtiğimiz ay yayımlanan Para Politikası

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

Davranışçı Yaklaşımda Öğrenme Kuramları

Davranışçı Yaklaşımda Öğrenme Kuramları Davranışçı Yaklaşımda Öğrenme Kuramları K LASİK K O ŞULLA M A : I. PAVL O V E D İMSE L K O ŞULLAMA: B U R K HUS F R E D E R IC SKıNNER KLASİK KOŞULLAMA Pavlov un, köpeklerin mide ve tükürük salgılarını

Detaylı

Fon Bülteni Haziran 2016. Önce Sen

Fon Bülteni Haziran 2016. Önce Sen Fon Bülteni Haziran 216 Önce Sen Fon Bülteni Haziran 216 NN Hayat ve Emeklilik Fonları Sektör Karşılaştırmaları Yüksek Getiri! Son 1 Yıl - 31/5/215-31/5/216 % 25 2 15 1 5-5 -1 9,88 7,82 11,7 6,36 1,5 9,81

Detaylı

BAĞDAT CADDESİ LEVENT ACARKENT www.dentram.com

BAĞDAT CADDESİ LEVENT ACARKENT www.dentram.com BAĞDAT CADDESİ LEVENT ACARKENT www.dentram.com Yüzünüzü güldüren uzmanlık ve teknoloji DENTRAM Dentram Diş Tedavi Kliniği, 1994 yılında Bağdat Caddesi nde, Ortodonti Uzmanı Dr. Aylin Sezen Yalçın ve Çene

Detaylı

Ders içeriği (10. Hafta)

Ders içeriği (10. Hafta) Ders içeriği (10. Hafta) 10. Makro ekonomik kavramlar 10.1. Mikro Ekonomi ve Makro Ekonomi Ayrımı 10.2. Makro Ekonominin İlgilendiği Konular 10.3. Ekonomik Süreç 10.1. Mikro Ekonomi ve Makro Ekonomi Ayrımı

Detaylı

Faaliyet Alanları. 22 Aralık 2014. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü

Faaliyet Alanları. 22 Aralık 2014. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 22 Aralık 214 Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 214 eğitim yılında doldurulmuş olan Bölümü Değerlendirme Anket Formları Raporu. Öğrencilerin staj yaptıkları firmaların doldurduğu

Detaylı

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 287-291 287 KİTAP İNCELEMESİ Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri Editörler Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice

Detaylı

Uzaktan Algılama Teknolojileri

Uzaktan Algılama Teknolojileri Uzaktan Algılama Teknolojileri Ders 9 Hiperspektral Görüntülemenin Sivil, Endüstriyel ve Askeri Uygulamaları Alp Ertürk alp.erturk@kocaeli.edu.tr Arkeoloji: Eser Analizi Arkeoloji: Eser Analizi Hiperspektral

Detaylı

KILAVUZ SORU ÇÖZÜMLERİ Matematik

KILAVUZ SORU ÇÖZÜMLERİ Matematik FRAKTALLAR -. Ünite 9. A seçeneğinde verilen şekil adet doğru parçası, B seçeneğinde bulunan şekil 6 adet doğru parçası C seçeneğinde bulunan şekil ise 0 adet doğru parçası kullanılarak oluşturulmuştur.

Detaylı

Dünya Turizm Organizasyonu 2011 Turizminin Öne Çıkanları

Dünya Turizm Organizasyonu 2011 Turizminin Öne Çıkanları Dünya Turizm Organizasyonu 2011 Turizminin Öne Çıkanları Uluslar arası Turizm Gelirleri 2011 yılının uluslararası turizm gelirleri, 1.030 milyar Amerikan dolarına ulaştı. Geçen sene bu rakam 927 milyar

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

HAREKET PROBLEMLERİ Test -1

HAREKET PROBLEMLERİ Test -1 HREKET PROLEMLERİ Test -. ir araç saatte 60 km hızla saatte kaç km yol alabilir? ) 560 ) 80 ) 0 60 00 5. ir araç şehrinden şehrine saatte 60 km hızla 0 dakikada gidiyor. una göre, ile şehirleri arasındaki

Detaylı

T.C. EGE ÜNİVERSİTESİ URLA DENİZCİLİK MESLEK YÜKSEKOKULU STAJ YÖNERGESİ

T.C. EGE ÜNİVERSİTESİ URLA DENİZCİLİK MESLEK YÜKSEKOKULU STAJ YÖNERGESİ T.C. EGE ÜNİVERSİTESİ URLA DENİZCİLİK MESLEK YÜKSEKOKULU STAJ YÖNERGESİ Amaç Madde 1: Bu yönergenin amacı; Ege Üniversitesi Urla Denizcilik Meslek Yüksekokulu nda öğrenim gören öğrencilerin eğitim-öğretim

Detaylı

DÜZLEM AYNALAR ÇÖZÜMLER . 60 N N 45. N 75 N N I 20 . 30

DÜZLEM AYNALAR ÇÖZÜMLER . 60 N N 45. N 75 N N I 20 . 30 Tİ Tİ 49 3 75 75 4 5 5 80 80 6 35 7 8 0 0 70 70 80 0 0 80 9 0 50 0 50 0 DÜZE AAAR DÜZE AAAR BÖÜ BÖÜ AŞTRAAR AŞTRAAR DÜZE AAAR ÇÖZÜER 5 9 3 3 3 6 0 3 3 3 3 7 3 3 3 4 8 3 3 3 50 Tİ 3 5 9 6 0 3 7 4 8 Tİ 5

Detaylı

Vidalı bağlantılar. Vidalı bağlantılar ile ilgili genel bilgiler. Sürtünme mafsalları ve kelepçe mafsallarının birleşimi

Vidalı bağlantılar. Vidalı bağlantılar ile ilgili genel bilgiler. Sürtünme mafsalları ve kelepçe mafsallarının birleşimi Vidalı bağlantılar ile ilgili genel bilgiler Vidalı bağlantılar ile ilgili genel bilgiler Vidalı bağlantılar sürtünme mafsalları, kelepçe mafsalları veya ikisinin birleşimi olarak yapılabilir. Bir sürtünme

Detaylı

ÖLÇÜ TRANSFORMATÖRLERİNİN KALİBRASYONU VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

ÖLÇÜ TRANSFORMATÖRLERİNİN KALİBRASYONU VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR 447 ÖLÇÜ TRANSFORMATÖRLERİNİN KALİBRASYONU VE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR Hüseyin ÇAYCI Özlem YILMAZ ÖZET Yasal metroloji kapsamında bulunan ölçü aletlerinin, metrolojik ölçümleri dikkate alınmadan

Detaylı

Araştırma Notu 15/188

Araştırma Notu 15/188 Araştırma Notu 15/188 10 Kasım 2015 ÇALIŞAN 757 BİN KİŞİ İŞ ARIYOR Seyfettin Gürsel *, Gökçe Uysal ** ve Mine Durmaz *** Yönetici özeti İşsizlerin ve çalışmak istediği halde iş aramaktan vazgeçmiş olan

Detaylı

Proje ve Programların Değerlendirmesi.

Proje ve Programların Değerlendirmesi. Proje ve Programların Değerlendirmesi Gerbrand.vanBork@ecorys.com IPA Değerlendirme Yükümlülükleri IPA regülasyonu değerlendirme yükümlülükleri: Program düzeyinde: - Uygulama Öncesi/Planlanan (Ex-ante)

Detaylı

Almanca da Sıfatlar (Adjektive) ve Sıfat Tamlamaları - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Almanca da Sıfatlar (Adjektive) ve Sıfat Tamlamaları - Genç Gelişim Kişisel Gelişim - I. SIFATLAR Varlıkların durumlarını, renklerini, biçimlerini, sayılarını, sıralarını, yerlerini vs. özelliklerini belirten sözcüklere sıfat denir. Sıfatlar, isimlerden önce gelir ve isimlerle birlikte

Detaylı

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com Giriş Yönetim alanında yaşanan değişim, süreç yönetimi anlayışını ön plana çıkarmıştır. Süreç yönetimi; insan ve madde kaynaklarını

Detaylı

Vektör Uzayları ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler. Yazar Öğr.Grv.Dr.Nevin ORHUN

Vektör Uzayları ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler. Yazar Öğr.Grv.Dr.Nevin ORHUN Vektör Uzayları Yazar Öğr.Grv.Dr.Nevin ORHUN ÜNİTE 4 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Matematik ve mühendislikte birçok uygulamaları olan cebirsel yapılardan vektör uzayı ve alt uzay kavramlarını

Detaylı

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ Deneyde dolu alan tarama dönüşümünün nasıl yapıldığı anlatılacaktır. Dolu alan tarama

Detaylı

Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri

Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri Dr. Levent Vahdettin Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri Ortodontik tedavilerin başlıca hedeflerinden biri de yüz estetiği ve güzelliğini sağlayıp, geliştirmektir. Yüz profilindeki değişiklikler,

Detaylı

E-OKUL TASDİKNAME GİRİŞİ

E-OKUL TASDİKNAME GİRİŞİ E-OKUL TASDİKNAME GİRİŞİ Öğrencilerin tasdikname ve öğrenim belgelerinin sol alt köşesinde e-okul logosu var ise bu durumdaki öğrencilerin girişleri e-okul sisteminden alınmalıdır. tasdikname ve öğrenim

Detaylı

Merhaba! Fatih ALKAN Yasin UĞURLU Mehmet ÜZER. Biz buradayız çünkü sizi ve yazılımı seviyoruz. Bize ulaşabilirsiniz: www.codingistanbul.

Merhaba! Fatih ALKAN Yasin UĞURLU Mehmet ÜZER. Biz buradayız çünkü sizi ve yazılımı seviyoruz. Bize ulaşabilirsiniz: www.codingistanbul. «MERHABA DÜNYA» Merhaba! Fatih ALKAN Yasin UĞURLU Mehmet ÜZER Biz buradayız çünkü sizi ve yazılımı seviyoruz. Bize ulaşabilirsiniz: www.codingistanbul.com PROGRAMLAMA NEDİR? Yeni bir dünya için hazırlanın!

Detaylı

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM; AKILCI İLAÇ KULLANIMI

SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM; AKILCI İLAÇ KULLANIMI SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM; AKILCI İLAÇ KULLANIMI Doç. Dr. Hanefi Özbek Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Sağlık Hakkı Sağlık, kaliteli yaşamın en temel yapı taşıdır. İnsan

Detaylı

Alıştırma Toleransı -TERMİNOLOJİ

Alıştırma Toleransı -TERMİNOLOJİ Alıştırma Toleransı -TERMİNOLOJİ Mil: Dış şekli belirtir. Silindirik olmayan şekilleri de kapsar. Normal Mil (Esas Mil): Bir alıştırma ş sisteminde esas olark seçilen mil. Delik: İç şekli belirtir. Silindirik

Detaylı

MESS ALTIN ELDİVEN İSG YARIŞMASI BAŞVURU VE DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ

MESS ALTIN ELDİVEN İSG YARIŞMASI BAŞVURU VE DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ MESS ALTIN ELDİVEN İSG YARIŞMASI BAŞVURU VE DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ MESS üyelerinde iş kazaları genellikle organlara göre el parmakları, el bilekleri ve ellerde; iki nesne arasında sıkışma ve bir nesnenin

Detaylı

Dişlerin Ark İçerisindeki ve Karşılıklı İlişkileri. Prof. Dr. Mutahhar Ulusoy

Dişlerin Ark İçerisindeki ve Karşılıklı İlişkileri. Prof. Dr. Mutahhar Ulusoy Dişlerin Ark İçerisindeki ve Karşılıklı İlişkileri Prof. Dr. Mutahhar Ulusoy Dişler belirli bir düzene uyarak, ağızda karşılıklı iki grup meydana getirmişlerdir: Maksiller kemiğe ve böylelikle sabit olan

Detaylı

YSÖP KULLANIM KILAVUZU

YSÖP KULLANIM KILAVUZU YSÖP KULLANIM KILAVUZU 1. Yetiştirici Sınıf Açılacak Okul İşlemleri (İlin Kullanacağı Ekran) İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri Yetiştirici Sınıf Öğretim Programını uygulayacak okul/okulları Yetiştirici Sınıf

Detaylı

1.0. OTOMATİK KONTROL VANALARI UYGULAMALARI

1.0. OTOMATİK KONTROL VANALARI UYGULAMALARI 1.0. OTOMATİK KONTROL VANALARI UYGULAMALARI Otomatik kontrol sistemlerinin en önemli elemanları olan motorlu vanaların kendilerinden beklenen görevi tam olarak yerine getirebilmeleri için, hidronik devre

Detaylı

MANDİBULA HAREKETLERİNİN OKLÜZAL MORFOLOJİYE ETKİLERİ

MANDİBULA HAREKETLERİNİN OKLÜZAL MORFOLOJİYE ETKİLERİ MANDİBULA HAREKETLERİNİN OKLÜZAL MORFOLOJİYE ETKİLERİ DR. HÜSNÜ YAVUZYILMAZ I- SAGİTTAL DÜZLEMDEKİ HAREKETLER 2- HORİZONTAL DÜZLEMDEKİ HAREKETLER 3- FRONTAL DÜZLEMDEKİ HAREKETLER I- SAGITTAL DÜZLEMDEKİ

Detaylı

Cebir Notları. Bağıntı. 1. (9 x-3, 2) = (27, 3 y ) olduğuna göre x + y toplamı kaçtır? 2. (x 2 y 2, 2) = (8, x y) olduğuna göre x y çarpımı kaçtır?

Cebir Notları. Bağıntı. 1. (9 x-3, 2) = (27, 3 y ) olduğuna göre x + y toplamı kaçtır? 2. (x 2 y 2, 2) = (8, x y) olduğuna göre x y çarpımı kaçtır? www.mustafayagci.com, 003 Cebir Notları Mustafa YAĞCI, yagcimustafa@yahoo.com (a, b) şeklinde sıra gözetilerek yazılan ifadeye sıralı ikili Burada a ve b birer sayı olabileceği gibi herhangi iki nesne

Detaylı

Mak-204. Üretim Yöntemleri II. Vida ve Genel Özellikleri Kılavuz Çekme Pafta Çekme Rayba Çekme

Mak-204. Üretim Yöntemleri II. Vida ve Genel Özellikleri Kılavuz Çekme Pafta Çekme Rayba Çekme Mak-204 Üretim Yöntemleri II Vida ve Genel Özellikleri Kılavuz Çekme Pafta Çekme Rayba Çekme Kubilay ASLANTAŞ Afyon Kocatepe Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Makine Eğt. Bölümü Üretim Yöntemleri 1

Detaylı

Doç. Dr. Cengiz ÇETİN, BEK166 Taş Malzeme Bilgisi ve Bozulmalar Ders Notu DERS 9

Doç. Dr. Cengiz ÇETİN, BEK166 Taş Malzeme Bilgisi ve Bozulmalar Ders Notu DERS 9 DERS 9 Resim 1. Kapadokya - Zelve Vadisi nde bir peri bacası. (, Kapadokya, 2012) 4. TAŞ ESERLERDE BOZULMA TÜR VE NEDENLERİ Koruma biliminde taş eserlerde bozulma terimi, doğal taşların bünyesinde taşın

Detaylı

PAS oyununda, kırmızı (birinci oyuncu) ve beyaz (ikinci oyuncu) şeklinde adlandırılan 2 oyuncu vardır. Oyun şu şekilde oynanır:

PAS oyununda, kırmızı (birinci oyuncu) ve beyaz (ikinci oyuncu) şeklinde adlandırılan 2 oyuncu vardır. Oyun şu şekilde oynanır: PAS (PArola Serisi) Kişi Sayısı: 2 Yaş grubu: 10 yaş ve üstü Oyun Türü: Şifreleme PAS oyununda, kırmızı (birinci oyuncu) ve beyaz (ikinci oyuncu) şeklinde adlandırılan 2 oyuncu vardır. Oyun şu şekilde

Detaylı

Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetlere İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 5)

Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetlere İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 5) Birsen Özdemir - Müdür / Audit Satış Amaçlı Elde Tutulan Duran Varlıklar ve Durdurulan Faaliyetlere İlişkin Türkiye Finansal Raporlama Standardı (TFRS 5) Amaç (a) Satış amaçlı elde tutulan olarak sınıflandırılma

Detaylı

Test Geliştirme. Testin Amacı. Ölçülecek Özelliğin Belirlenmesi 08.04.2014. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN 08.04.2014 3 08.04.

Test Geliştirme. Testin Amacı. Ölçülecek Özelliğin Belirlenmesi 08.04.2014. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN 08.04.2014 3 08.04. BÖLÜM 7 Test Geliştirme Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cetinerdogan@gmail.com Test Geliştirme Testler gözlenemeyen özelliklerin gözlenebilir hale getirilmesi veya hedef kazanımların kazandırılıp kazandırılmadığını

Detaylı

ÖĞRENME ALANI : FĐZĐKSEL OLAYLAR ÜNĐTE 3 : YAŞAMIMIZDAKĐ ELEKTRĐK (MEB)

ÖĞRENME ALANI : FĐZĐKSEL OLAYLAR ÜNĐTE 3 : YAŞAMIMIZDAKĐ ELEKTRĐK (MEB) ÖĞENME LNI : FZKSEL OLYL ÜNTE 3 : YŞMIMIZDK ELEKTK (MEB) C SE E PLEL BĞLM (5 ST) 1 Dirençlerin Bağlanması 2 Özdeş mpullerin Bağlanması 3 (*) Özdeş Olmayan mpullerin Bağlanması : 4 Kısa Devre 5 Pillerin

Detaylı

T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MEKATRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MEKATRONİK LABORATUVARI 1. BASINÇ, AKIŞ ve SEVİYE KONTROL DENEYLERİ

T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MEKATRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MEKATRONİK LABORATUVARI 1. BASINÇ, AKIŞ ve SEVİYE KONTROL DENEYLERİ T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MEKATRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MEKATRONİK LABORATUVARI 1 BASINÇ, AKIŞ ve SEVİYE KONTROL DENEYLERİ DENEY SORUMLUSU Arş.Gör. Şaban ULUS Haziran 2012 KAYSERİ

Detaylı

5. ÜNİTE KUMANDA DEVRE ŞEMALARI ÇİZİMİ

5. ÜNİTE KUMANDA DEVRE ŞEMALARI ÇİZİMİ 5. ÜNİTE KUMANDA DEVRE ŞEMALARI ÇİZİMİ KONULAR 1. Kumanda Devreleri 2. Doğru Akım Motorları Kumanda Devreleri 3. Alternatif Akım Motorları Kumanda Devreleri GİRİŞ Otomatik kumanda devrelerinde motorun

Detaylı

II. Bölüm HİDROLİK SİSTEMLERİN TANITIMI

II. Bölüm HİDROLİK SİSTEMLERİN TANITIMI II. Bölüm HİDROLİK SİSTEMLERİN TANITIMI 1 Güç Kaynağı AC Motor DC Motor Diesel Motor Otto Motor GÜÇ AKIŞI M i, ω i Güç transmisyon sistemi M 0, ω 0 F 0, v 0 Makina (doğrusal veya dairesel hareket) Mekanik

Detaylı

Otizm lilerin eğitim hakkı var mıdır? Nedir ve nasıl olmalıdır?

Otizm lilerin eğitim hakkı var mıdır? Nedir ve nasıl olmalıdır? Nisan, 01.04.2013 OTĠZM, EĞĠTĠM HAKKI VE UYGULAMALARI Nisan ayı otizm farkındalık ayı olarak belirlenmiştir. Gün, ay ve yıl olarak belli amaçlara hasredilen tema lar, toplumda dikkat çekmek, konunun önemini

Detaylı

Rusya'da Erken Çocukluk Bakımı ve Eğitimi (EÇBE)

Rusya'da Erken Çocukluk Bakımı ve Eğitimi (EÇBE) Rusya'da Erken Çocukluk Bakımı ve Eğitimi (EÇBE) Elena Yudina Moskova Devlet Psikoloji ve Eğitim Üniversitesi Ankara, 12-13 Ekim 2010 EÇBE sistemi nasıl düzenleniyor? Eyalet Düzeyinde Eğitim ve Bilim Bakanlığı

Detaylı

Elektrik Makinaları I. Senkron Makinalar Stator Sargılarının oluşturduğu Alternatif Alan ve Döner Alan, Sargıda Endüklenen Hareket Gerilimi

Elektrik Makinaları I. Senkron Makinalar Stator Sargılarının oluşturduğu Alternatif Alan ve Döner Alan, Sargıda Endüklenen Hareket Gerilimi Elektrik Makinaları I Senkron Makinalar Stator Sargılarının oluşturduğu Alternatif Alan ve Döner Alan, Sargıda Endüklenen Hareket Gerilimi Bir fazlı, iki kutuplu bir stator sargısının hava aralığında oluşturduğu

Detaylı

ç) Yönetim Kurulu: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Yönetim Kurulunu,

ç) Yönetim Kurulu: Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Yönetim Kurulunu, AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ PEDAGOJİK FORMASYON YÖNERGESİ Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönergenin amacı; ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans programlarında verilen pedagojik formasyon derslerinin,

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

Üç-fazlı 480 volt AC güç, normalde-açık "L1", "L2" ve "L3" olarak etiketlenmiş vida bağlantı uçları yoluyla kontaktörün tepesinde kontak hale gelir

Üç-fazlı 480 volt AC güç, normalde-açık L1, L2 ve L3 olarak etiketlenmiş vida bağlantı uçları yoluyla kontaktörün tepesinde kontak hale gelir Kontaktörler Röle kontakları üzerinden büyük bir miktar elektrik gücü anahtarlamak için kullanıldığında kontaktör terimi ile adlandırılır.. Kontaktörler tipik olarak çoklu kontaklara sahiptir ve kontakları

Detaylı

3- Kayan Filament Teorisi

3- Kayan Filament Teorisi 3- Kayan Filament Teorisi Madde 1. Giriş Bir kas hücresi kasıldığı zaman, ince filamentler kalınların üzerinden kayar ve sarkomer kısalır. Madde 2. Amaçlar İnce ve kalın filamentlerin moleküler yapı ve

Detaylı

KONYA TİCARET ODASI İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

KONYA TİCARET ODASI İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ HABER BÜLTENİ 05.09.2012 Sayı 7 Konya Ticaret Odası (KTO) İstihdam İzleme Bülteni, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) verilerinin bir araya getirilerek

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

MADDE VE ÖZELLİKLERİ. Katı-Sıvı-Gaz-Plazma / Özkütle /Dayanıklılık/Adezyon Kuvveti / Kohezyon / Kılcallık /Yüzey Gerilimi. Sorular

MADDE VE ÖZELLİKLERİ. Katı-Sıvı-Gaz-Plazma / Özkütle /Dayanıklılık/Adezyon Kuvveti / Kohezyon / Kılcallık /Yüzey Gerilimi. Sorular MA V ÖZLLİKLRİ Katı-Sıvı-Gaz-Plazma / Özkütle /ayanıklılık/adezyon Kuvveti / Kohezyon / Kılcallık /Yüzey Gerilimi Sorular MA GAZ PLAZMA ÖZKÜTL Maddenin 4 hali bulunmaktadır. KATI Tanecikler arası boşluk

Detaylı

BÖLÜM 3 FREKANS DAĞILIMLARI VE FREKANS TABLOLARININ HAZIRLANMASI

BÖLÜM 3 FREKANS DAĞILIMLARI VE FREKANS TABLOLARININ HAZIRLANMASI 1 BÖLÜM 3 FREKANS DAĞILIMLARI VE FREKANS TABLOLARININ HAZIRLANMASI Ölçme sonuçları üzerinde yani amaçlanan özelliğe yönelik gözlemlerden elde edilen veriler üzerinde yapılacak istatistiksel işlemler genel

Detaylı

İşletme Biliminin Temel İlkeleri

İşletme Biliminin Temel İlkeleri İşletme Biliminin Temel İlkeleri Bölüm 1:İşletme Bilimi İle İlgili Temel Kavramlar 1.İşletme Biliminin Tarihi Gelişimi: Bugünkü anlamda işletme biliminin henüz ortaya çıkmadığı devirlerde işletme konuları

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ORDU ÜNİVERSİTESİ 2012 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ORDU ÜNİVERSİTESİ 2012 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU TÜRKİYE CUMHURİYETİ ORDU ÜNİVERSİTESİ 212 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU TEMMUZ 212 1 İÇİNDEKİLER SUNUŞ... 3 I. Ocak - Haziran 212 Dönemi Bütçe Uygulama Sonuçları... 4 A. Bütçe Giderleri...

Detaylı

T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1)Yönergenin Amacı, Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

VII. VELİLER İÇİN ANKET GİRİŞİ

VII. VELİLER İÇİN ANKET GİRİŞİ VII. VELİLER İÇİN ANKET GİRİŞİ 27 1. Kurum Standartları anketine MEBBİS (http://mebbis.meb.gov.tr) ana sayfasında bulunan "Kurum Standartları Öğrenci ve Veli Girişleri" bağlantısını kullanarak veya e-okul

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ALANI ANKARA 2007 ÖĞRENME FAALİYETİ -7 ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ AMAÇ Bu faaliyet

Detaylı

Emeklilik Taahhütlerinin Aktüeryal Değerlemesi 31.12.2010 BP Petrolleri A.Ş.

Emeklilik Taahhütlerinin Aktüeryal Değerlemesi 31.12.2010 BP Petrolleri A.Ş. Emeklilik Taahhütlerinin Aktüeryal Değerlemesi 31.12.2010 BP Petrolleri A.Ş. 30 Eylül 2011 BP Petrolleri A.Ş. İçin hazırlanmıştır Aon Hewitt Tarafından hazırlanmıştır Bu rapor, içerdiği gizli ve kuruma

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım

Detaylı

0 dan matematik. Bora Arslantürk. çalışma kitabı

0 dan matematik. Bora Arslantürk. çalışma kitabı 0 dan matematik 0 dan matematik 1 çalışma kitabı Sıfırdan başlanarak matematik ile ilgili sıkıntı yaşayan herkese hitap etmesi, Akıllı renklendirme ile göz yoran değil ayrım yapmayı, istenileni bulmayı

Detaylı

TOPOĞRAFYA Takeometri

TOPOĞRAFYA Takeometri TOPOĞRAFYA Takeometri Yrd. Doç. Dr. Aycan M. MARANGOZ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ JDF 264/270 TOPOĞRAFYA DERSİ NOTLARI http://geomatik.beun.edu.tr/marangoz http://jeodezi.karaelmas.edu.tr/linkler/akademik/marangoz/marangoz.htm

Detaylı

Me Too. tasarım Nurus D Lab. teknik doküman

Me Too. tasarım Nurus D Lab. teknik doküman Me Too tasarım Nurus D Lab teknik doküman Me Too, bedeni mükemmel şekilde tamamlar ve çalışma hayatındaki gereksinimlere akıllı yanıtlar verir. Her detayı teknoloji, deneyim ve özenle tasarlanan Me Too,

Detaylı

FONKSİYONEL OKLÜZAL MORFOLOJİ. Dr. Hüsnü YAVUZYILMAZ

FONKSİYONEL OKLÜZAL MORFOLOJİ. Dr. Hüsnü YAVUZYILMAZ FONKSİYONEL OKLÜZAL MORFOLOJİ Dr. Hüsnü YAVUZYILMAZ FONKSİYONEL OKLÜZAL MORFOLOJİ Dişlerin oklüzal yüzlerindeki anatomik oluşumların, mandibula hareketleri ile fonksiyonel uyum içinde şekillendirilmeleri.

Detaylı

RUH SAĞLIĞI VE PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİ EĞİTİM VE UYGULAMASI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU 04.10.2012 ERZURUM

RUH SAĞLIĞI VE PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİ EĞİTİM VE UYGULAMASI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU 04.10.2012 ERZURUM RUH SAĞLIĞI VE PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİ EĞİTİM VE UYGULAMASI ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU 04.10.2012 ERZURUM Çalıştay, 04 Ekim 2012 tarihinde Erzurum da yapılan II.Uluslararası VI.Ulusal Psikiyatri Hemşireliği

Detaylı

Bu konuda cevap verilecek sorular?

Bu konuda cevap verilecek sorular? MANYETİK ALAN Bu konuda cevap verilecek sorular? 1. Manyetik alan nedir? 2. Maddeler manyetik özelliklerine göre nasıl sınıflandırılır? 3. Manyetik alanın varlığı nasıl anlaşılır? 4. Mıknatısın manyetik

Detaylı