Namaz I. GENEL OLARAK BADETLER N AMACI. Alt nc Bölüm

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Namaz I. GENEL OLARAK BADETLER N AMACI. Alt nc Bölüm"

Transkript

1 Alt nc Bölüm Namaz I. GENEL OLARAK BADETLER N AMACI badet, Allah'a gönülden isteyerek yönelmek, tapmak, boyun e mek ve itaat etmek demektir. Türkçemizde kullan lan kulluk etmek deyimi de ayn anlam kar lamaktad r. badet, yarat c kudret kar s nda boyun bükmenin zirvesi ve O'na olan sevginin sonucu ve göstergesi olarak de erlendirilmi ve s rf Allah için, Allah' n r zâs için yap lmas ve sadece Allah'a tahsis edilmesi gerekti i belirtilmi tir. Gerçekten de yaratan, ya atan ve öldüren Allah'tan ba ka, ibadete lây k olan bir varl k yoktur. Hesap gününde muhatap olunacak olan "Neye tapt n z?" ve "Ne için ibadet ettiniz?" sorusunu insan daima hat r nda tutmal ve bu dünyada iken "Allah'a tap yorum ve ibadeti Allah için yap yorum" diyebilmeli, bunu gönlünde hissedebilmelidir. Esasen din duygusu gibi, belki de onun do al bir gere i olarak ibadet ihtiyac da f trî ve do ald r. nsanl k tarihi boyunca çe itli dinler, insan n bu do al duygu ve ihtiyac n gerçekle tirece i de i ik biçim ve ekiller öngörmü lerdir. Bu ibadet formlar, dinin ritüelini yani ibadet ve âyin merasimlerini olu turur. Dinlerin öngördü ü ibadet biçimleri, zaten do al olarak insan n yap s nda var olan ibadet duygu ve ihtiyac n n belli form ve biçimlere kanalize edilmesi ve o yolla sergilenmesi eklinde anla l nca; ibadetin esasen

2 218 LM HAL dinin bir emri olmas ndan önce, f trat n gere i oldu u, dolay s yla da mesele dinler aç s ndan ele al nd nda ibadet ekillerinin önem kazand söylenebilir. Kur'an'da ibadete ili kin emirler, ekil ve biçim olarak ibadete yönelik olmay p, büyük ölçüde ibadetin mahiyetine, ibadetin kime yap laca na ve nas l yap laca na yöneliktir. Hz. Peygamber de söz ve fiilleriyle, Kur'ân- Kerîm'de ad geçen ve ana çat s olu turulan ibadetlerin ayr nt l biçimlemesini yapm t r. Do all ve f trî olu u noktas ndan bak ld nda, ibadet için ferdin ihtiyac ve e itimi d nda bir amaç aramaya gerek bulunmamakla beraber, bireysel ve toplumsal motivasyon sa lamak, bireye moral dayan kl l k kazand rmak ve baz sosyal yararlar elde etmek gayesiyle ona birtak m hikmetler ve faydalar atfedilebilir. badetlerin s rf Allah' n emri oldu u için yerine getirilmesi gerekti i ve emir varken de hikmet aramaya gerek bulunmad dü üncesinde olan ve bu sebeple de ibadet için bir amaç ve yarar aramaya gerek olmad n söyleyen bilginler bulunmakla birlikte, bilginlerin ço u, insanlar taraf ndan bilinsin bilinmesin her emrin mutlaka bir hikmet ve maslahat bulunaca n söylemi lerdir. Bu bak mdan emre muhatap olan ki inin, o emri yerine getirirken ondaki maslahat ve yararlar, ne gibi amaçlar gözetilmi olabilece ini dü ünmesi ve ondaki hikmetleri anlamaya çal mas insan farkl bir uura ve farkl bir boyuta ta yabilir. badetin amac üzerinde dü ünürken onu bir tek boyuta indirgemek uygun de ildir. Bu hem ibadetin mahiyeti hem de bu ibadeti yerine getirenlerin bulunduklar mertebe ve seviye bak m ndan do ru de ildir. Çünkü bir seviyedeki insan için ibadetin amac n n, sadece imtihan ve deneme olmas uygunken, ba ka bir seviye için ibadetin amac nefsin terbiye edilmesi ve disiplin alt na al nmas yoluyla insan n yükselmesi olabilmektedir. Belki daha üst bir seviye için ise Allah'a ibadet, bütün bu amaçlar n üstünde ve ötesinde gönüller için üstün bir haz, bir zevk ve bir nimet, ruhlar için bir vuslat; k saca insan n mutlulu u olacakt r. Meselâ Hz. Peygamber'in "Benim mutlulu um namazdad r" sözü, namaz n öneminin yan s ra, Resûlullah n namaza atfetti i anlam da göstermektedir. Çünkü ibadeti en üst düzey duygu yo unlu unda ifa eden Hz. Peygamber için namaz, yüce yarat c ile bir bulu ma ve O'nun huzurunda münâcât haline dönü mektedir.

3 NAMAZ 219 badetlere ili kin hükümler, tabiatlar icab de i meye pek aç k olmad klar için, öteden beri genel kabul gören ibadet uygulamalar n, "ça a uydurma ve kolayla t rma" ad yla de i tirmeye çal mak, fayda yerine zarar vermekte ve insanlar n dine ba l l klar n ve samimiyetlerini zedelemekte ve sarsmaktad r. badetler, her ne kadar bizzat amaç olmay p öz itibariyle yüksek amaçlara basamak niteli inde ise de, dine ba l l n ve bir anlamda dindarl n d a yans yan bir göstergesi mesabesindedir. Bu bak mdan sosyoekonomik yönü bulunan zekât bir tarafa b rak lacak olursa namaz, oruç ve hac gibi ibadetlerde biçim ve ekli ikinci plana iterek, on dört as rd r süzüle süzüle gelen genel kabulün d na ç kmak birçok bak mdan sak ncal d r. II. NAMAZIN MAH YET ve ÖNEM Kur'an'da bizim Peygamberimiz'den önceki peygamberlerin namaz k lmakla emrolunduklar de i ik vesilelerle belirtilmektedir (bk. el-bakara 2/83; Yûnus 10/87; Hûd 11/87; brâhim 14/37, 40; Meryem 19/30-31, 54-55; Tâhâ 20/14; el-enbiyâ 21/72-73; Lokmân 31/17). Bundan anla ld na göre namaz ibadeti sadece Muhammed ümmetine has olmay p önceki dinlerde de bulunmaktayd. Siyer kitaplar ndaki mevcut bilgilere göre, ilk vahyin sonras nda Hz. Peygamber'e risâlet yüküne dayanmas n, sabretmesini öneren âyetler gelmi ve bunu izleyen fetret döneminden sonra namaz farz k l nm t r. Namaz n daha önceki dinlerde de emredilmi oldu u hat rlan nca, namaz n güçlüklere direnç göstermede bir fonksiyonu bulundu u anla lmaktad r. Nitekim bir âyette "Ey inananlar sab r ve namaz (salât) ile yard m isteyin" (el- Bakara 2/153) buyurulmaktad r. Namaz farz k l n nca Cibrîl, Hz. Peygamber'e gelerek onu vadi taraf na götürmü, orada f k ran su ile önce Cibrîl sonra Hz. Peygamber abdest alm ve beraberce iki rek at namaz k lm lard r. Hz. Peygamber mutlu bir biçimde eve gelmi, e i Hatice'nin elinden tutarak oraya götürmü ve ayn ekilde Hatice ile birlikte abdest al p iki rek at namaz k lm lard r. Kimi bilginlere göre srâ sûresindeki "Namazda yüksek sesle okuma" (el- srâ 17/110) âyeti, bu gizli namaz dönemiyle ilgilidir. slâm' n ba lang ç y llar nda namaz, sabah ve ak amleyin k l nan iki er rek attan ibaret iken, yayg n kabul gören görü e göre, Mi rac olay ndan sonra be vakit namaz farz k l nm t r. "Kendi nefsinde bir yakar ve ürperi içinde ve pek yüksek olmayan bir sözle sabah ve ak am Rabbini an; gafillerden

4 220 LM HAL olma" (el-a râf 7/205) âyeti namaz n ba lang çtaki durumuyla ili kili görülmektedir. Yine yayg n kabule göre, Cibrîl'in Hz. Peygamber'e Kâbe'de, namaz n vakitlerini göstermek üzere imaml k etmesi Mi rac olay n n ertesi günü olmu tur. Her din, yarat c kudret kar s nda boyun e mek ve kutsal ile ba lant kurmak temeli üzerine kurulur ve her dinde bunu sa lamak üzere öngörülen merasimler bulunur. slâm dininde yüce yarat c Allah'a yakla man n yolu, ona yükselmenin basama ve bu bak mdan en parlak ve önemli ibadet, namaz ibadetidir. Bu özelli inden dolay namaz di er bütün ibadetlerin özü ve özeti say lm t r. Nitekim Hz. Peygamber bir hadislerinde "Namaz dinin dire idir" (Tirmizî, Îman, 8; Müsned, V, 231, 237; Aclûnî, Ke fü'l-hafâ, I, 31-32) buyurmu, secdeyi de kulun Allah'a en yak n oldu u hal olarak nitelendirmi tir (Müslim, Salât, 215; Nesâî, Mevâkýt, 35). Kelime-i ehâdetten sonra slâm' n en önemli rüknü olan namaz, günde be ayr zaman diliminde olmak üzere kad n ve erkek her müslüman için bir görevdir. Esasen namaz ibadetinin hiçbir amaç ve hikmeti olmasa bile, di er ibadetlerde oldu u gibi, namaz ibadetini s rf inan lan dinin bir gere i, yüce yarat c n n bir emri oldu u için, hiç de ilse bunun için yerine getirmelidir. badetler, akla ayk r olmamakla birlikte, yap ve muhtevalar itibariyle ak l yoluyla kavranabilir, aç klanabilir konular d nda yer al rlar. Fakat namaz n, salt emredilmi ekillerden ibaret anlams z bir ey olmay p amaç ve hikmetlerinin bulundu una i aret eden âyet ve hadisler bulunmaktad r. Bir kere, namaz diye tercüme etti imiz salât kelimesi, Arapça'da dua etmek, övmek, tâzim etmek gibi anlamlara gelmektedir. lgili âyet ve hadislere göre namaz n farz k l nmas ndaki hikmetlerden biri de, namaz k lan kimsenin Cenâb- Allah' n kudret ve kuvvetini, azab n, rahmetini, hayal ve hâf zas na nak ederek nefsini tehzip etmesi ve bu suretle kendisini her türlü fenal klardan, hatalardan, suçlardan al koymas d r. Allah dü üncesi ve kalbi Allah'a ba lama, insan her türlü fenal ktan al koyar. Namaz da Allah' sürekli hat rlaman n en büyük vesilesidir. Nitekim âyette "Beni hat rlamak/anmak için namaz k l" (Tâhâ 20/14) buyurulmaktad r. Namaz emrini, Allah Teâlâ'n n yeryüzüne melek arac l yla göndermeyip Mi rac gecesi Hz. Peygamber'in huzuruna ç kt nda ona tebli etmesi de (Buhârî, Salât, 1; Müslim, Îmân, 263), bu ibadetin müslüman n dinî ve ruhanî hayat aç s ndan önem ve anlam n göstermektedir. Bu sebeple de dinî literatürde namaz ibadetinin bu yönünü, namaz n kulun Allah'a ula mas, kavu mas yolunda önemli bir araç oldu unu anlatmak için"namaz müminin mi rac d r" denil-

5 NAMAZ 221 mi, ümmetin namazla ilgili ortak bilinç ve de erlendirmesi âdeta bu cümleyle özetlenmi tir. Namaz belli eylemler ve özel rükünler ile yüce Allah'a kulluk etmektir. Namaz n d görünü ü birtak m ekiller ve zikirden ibaret ise de, içerisi ve gerçek mahiyeti, yüce yarat c ya münâcât etmek, O nunla konu mak, O na yak nla mak ve O nu mü ahede etmektir. Bu özelli inden dolay, yani yüce yarat c ile teklifsiz, arac s z bulu ma ve konu ma anlam na geli inden dolay, namaz ilâhî bir lutuf olarak kabul edilmi tir. Namaz terketmek, k lmamak büyük günaht r. Peygamberimiz, k yamet gününde hesab sorulacak ilk amelin namaz olaca n bildirmi tir (Tirmizî, Salât, 188). Namaz k lmak, Müslümanl n d a yans yan temel göstergelerinden biri say ld için slâm bilginleri farziyetini inkâr etmeksizin namaz terkeden kimse için, mevcut baz rivayetleri de kendi anlay lar na göre de- erlendirerek, baz müeyyideler öngörmü lerdir. Gayet tabiidir ki namaz ve di er ibadetler Allah r zâs için ve içten gelerek yap ld nda anlam n ve amac n gerçekle tirmi olur. Bunun d nda birtak m zorlamalarla veya gösteri için k l nan namazlar n bir de eri olmad na göre, namaz terkedenler için fakihlerin kendi zamanlar na göre öngördükleri müeyyideleri kamu düzeni ve genel ahlâk ilkesi aç s ndan de erlendirmek gerekir. Esasen bu müeyyidelerin dayand r ld hadislerin büyük ço unlu u, namaz n terkedilmesinin müeyyidesini de il, slâm dininde namaz ibadetinin önemini gösterme amac na yönelik bulunmaktad r. Kimsenin kimseyi zorla müslüman etme hak ve yetkisi bulunmad na göre, bu dine mensup olanlar kendi özgür iradeleriyle bu dini seçmi olacaklar ve bu dinde oldukça önemli bir yeri bulunan namaz ibadetinden haberdar olacak ve bunu zevkle yerine getireceklerdir. Namaz insan n maddî ve mânevî temizli inin vas tas olmaktad r. Çünkü namaz k lmak için gerekiyorsa gusül abdesti almak, normal durumlarda abdest almak suretiyle bir nevi vücut temizli i yap lm oldu u gibi, ayr ca elbisenin ve namaz k l nacak yerin de temizlenmesi gerekti i için bir üst ba temizli i yap lm olur. Daha da önemlisi namaz günahlardan ar nman n da bir yoludur. Namaz esas itibariyle insan günah i lemekten al koyar, günahtan uzakla t r r. Nitekim bir âyette "Sana vahyedilen kitab oku ve namaz k l; çünkü namaz çirkin ve kötü i lerden al kor. Allah' zikretmek en büyük eydir. Allah yap p ettiklerinizi bilir" (el-ankebût 29/45) buyurulmaktad r. Ayr ca namaz, i lenmi hata ve günah kirlerinin giderilmesini de sa lar. Peygamberimiz günde be vakit namaz, bir insan n kap s n n önünden ak p

6 222 LM HAL giden bir rma a, namaz k lmay da bu rmakta her gün be kere y kanmaya benzetmi ve öyle demi tir: "Ne dersiniz, birinizin kap s n n önünden bir rmak geçse ve o kimse orada günde be kere y kansa bedeninde hiç kir kal r m?" Sahâbîler, "Kalmaz, ey Tanr elçisi" deyince Peygamberimiz " te be vakit namaz buna benzer. Allah namaz sayesinde günahlar siler" demi tir (Buhârî, Mevâkýt, 6; Müslim, Mesâcid, 282). A a da namaz n biçimsel olarak sahih olmas n n artlar üzerinde durulacakt r. Fakat asla hat rdan ç karmamak gerekir ki, say lacak olan artlar, namaz n sadece d görünü ünü sa lam yapmaya yeterli olaca gibi, namaz n say lacak olan sünnetleri ve âdâb da onun d görünü ünün süslenmesini ve güzel görünmesini sa lamaya yeterli olacakt r. Fakat bu artlar yerine getirmek, namaz ikame etmek, ayakta tutmak say lmaz. Namaz n özü, kalbin hu û ve huzur içinde olmas d r. Kalbin huzur ve hu ûu yoksa k l nan namaz, bir heykeltra n özene bezene ve tüm sanatkarl n ortaya koyarak yapt bir insan heykelinden farkl olmayacakt r. Allah bu noktay öyle belirtmektedir: "Beni anmak için namaz k l" (Tâhâ 20/14). Bu âyetle namaz Allah' anman n bir yolu olarak önerildi i gibi, ayn zamanda namaz n Allah' anmaktan ibaret oldu u da vurgulanmaktad r. Çünkü Allah' anmak için namaza duran ki i, namaz boyunca Rabbin huzurunda durdu undan gaflet ederek namaza hakk n vermemi ise nas l Allah' anm say labilir? Devlet ba kan yla görü mek, ondan bir eyler talep etmek isteyen ki i, bu imkân bulup onun huzuruna ç kt nda onunla görü mek yerine, orada bulunan e ya ile ilgilense veya yan nda getirdi i kitab okusa veya bir ark n n veya iirin sözlerini m r ldansa, o devlet ba kan n n muhtemel tepkisini bir tarafa b rakal m, buna görü me denir mi, gelen ki i arzusunu iletmi olur mu? Bu basit örne in de gösterdi i gibi namaza duran ki i, Allah' n huzurunda oldu unu bilmeli, bunu hissetmelidir. "Ne dedi inizi bilinceye kadar namaza yakla may n" (en-nisâ 4/43) ifadesi ne dedi inden haberi olmayan sarho kimselere yönelik olmakla birlikte namazda tam bir uur ve hu ûun gerekti ini de anlatmaktad r. Yine Kur'an'da, namaz k larken gaflet ve ciddiyetsizlik içinde olanlar a r bir üslûpla zemmedilir (el-mâûn 107/4-5). Allah insanlar n kal plar na de il kalplerine bakar. Fakihler, zahire göre hüküm verdikleri ve görünür artlar n düzgün ekilde yerine getirilmesiyle ilgilendikleri için namaz n artlar ndan bahsederken namazda hu û ve huzuru, namaz n olmazsa olmaz artlar aras nda saymam lar, sadece bu yönde öneri ve uyar da bulunmakla yetinmi lerdir. Çünkü ihlâs, kalp huzuru ve hu û, kalbin ameli olup gizli, bât nî bir durumdur. Namaz n bât nî-derunî art ve gayelerinin gerçekle mesi mükellefin

7 NAMAZ 223 kendi seviyesiyle, gayret ve hassasiyetiyle ve biraz da ortamla alâkal sübjektif bir hal oldu undan bu konuda herkes için ortalama bir çizgiden söz etmek ve buna namaz n artlar aras nda yer vermek do ru olmaz. Namazda sözü edilen iç huzuru ve kalbî ba l l yakalamak, ruhun maddî âlemden Allah' n huzuruna yükseli ini hissetmek herkes için kolay olmad gibi arzu etmekle elde edilebilen bir sonuç da de ildir. Böyle bir mükellefiyet, insana gücünün üzerinde bir yük yüklemek anlam na gelir. Fakihlerin, zâhirî artlar n yerine getirilmesiyle mükellefin uhdesinden namaz borcunun dü ece ini ve bunun dünyevî hükümler bak m ndan yeterli olaca n söylemeleri bu sebepledir. K l nan namaz n kabul olunup olunmamas, âhirette fayda verip vermeyece i f kh n konusu de ildir. Ayr ca fakihler fetva verirken, insanlar n kusur ve eksikliklerini de dikkate alm lar, mükellefiyet artlar n ideal de il ortalama ölçülerde tutmaya çal m lard r. Bu gerekçe ve mülâhazalar sebebiyledir ki, namaz n ruhu olan kalp huzuru namaz n tamam nda art ko ulmam, namaza ba larken yap lan niyetteki ihlâs ve yöneli yeterli görülmü tür. III. NAMAZ ÇE TLER Hanefîler d ndaki ço unluk, vâcip hüküm kategorisini kabul etmedikleri için namaz genel olarak farz ve nâfile eklinde iki gruba ay rm lard r. Hanefîler'e göre ise namazlar: a) farz, b) vâcip, c) nâfile olmak üzere üç çe ittir. Bununla birlikte Hanefîler aras nda farkl gruplamalar da bulunmaktad r. Bunlardan birine göre namazlar; a) Allah' n farz k ld (mektûbe) namazlar, b) Hz. Peygamber'in sünnetiyle sabit olan (mesnûn) namazlar, c) nâfile namazlar olmak üzere üç çe ittir. Hz. Peygamber'in sünnetiyle sabit olan namazlar da vâcip olan ve vâcip olmayan k s mlar na ayr l r. A) FARZ NAMAZLAR Farz olan namazlar, aynî farz (farz- ay n) ve kifâî farz (farz- kifâye) olmak üzere ikiye ayr l r. Farz- ay n olan namazlar yükümlülük ça ndaki her müslümana farz olup, her biri ayr ayr bunu yerine getirmekle mükelleftir. Farz- ay n olan namazlar, her gün be vakit namaz ve her hafta cuma günleri k l nan cuma namaz ndan ibarettir. Günlük farz namazlar sabah namaz 2 rek at, ö le namaz 4 rek at, ikindi namaz 4 rek at, ak am namaz 3 rek at ve yats namaz 4 rek at olmak üzere toplam 17 (on yedi) rek att r. Cuma namaz, cuma günü ö le namaz n n vaktinde cemaatle k l nan ve farz olan k sm 2 rek at olan bir namazd r. Cuma namaz k l n nca ayr ca ö le namaz k l nmaz.

8 224 LM HAL Farz- kifâye olan namaz ise, bir müslüman öldü ünde ba ta yak nlar, kom ular ve tan yanlar olmak üzere müslümanlarca k l nmas gereken cenaze namaz d r. Bu namaz birileri k l nca öteki müslümanlar cenaze namaz k lmad klar için sorumlu olmazlar. Sevap ve fazileti ise namaz k lanlar elde etmi olurlar. B) VÂC P NAMAZLAR Vâcip namazlar, vâcip olu u kulun fiiline ba l olmayan (li-aynihî vâcip) ve vâcip olu u kulun fiiline ba l olan vâcip (li-gayrihî vâcip) olmak üzere iki k s md r. Yats namaz ndan sonra k l nan üç rek atl k vitir namaz ile ramazan ve kurban bayram namazlar birinci grupta yer al r. Tilâvet secdesi de, her ne kadar namaz olmay p bir secdeden ibaret olsa da, bu gruba sokulmaktad r. Ayr ca ço unluk taraf ndan sünnet kabul edilmekle birlikte, baz Hanefîler'in vâcip sayd klar küsûf namaz da (güne tutuldu unda k l nan namaz) bu gruba girer. kinci grupta ise nezir namaz, sehiv secdesi ve ifsat edilen nâfile namaz n kazâs yer al r. Nezir namaz, esasen gerekli ve görev olmamakla birlikte, ki i bir vesileyle namaz k lmay adad zaman kendi iradesiyle kendini yükümlü k lm olur; art k bu yükümlülü ü yerine getirmesi gerekir. C) NÂF LE NAMAZLAR Farz veya vâcip olan namazlar n d ndaki namazlara nâfile namazlar denir ve farz namazlar n öncesinde veya sonras nda k l nan sünnet namazlar nâfile namaz kapsam nda yer al r. Nâfile namazlar, sünnet namazlar n d nda ayr bir kategori olarak ele alan bilginler de bulunmaktad r. Buna göre namazlar; a) farz namazlar, b) vâcip namazlar, c) sünnet namazlar, d) nâfile namazlar olmak üzere dört çe it olmaktad r. Sünnet namazlar, vakit namazlar yan nda düzenli olarak k l nan sünnetleri (revâtib) ifade etmekte, nâfile namazlar ise düzenli olmayarak çe itli vesilelerle Allah'a yak nla mak ve sevap kazanmak maksad yla ayr ca k l nan namazlar (regaib) ifade etmektedir. Sünnet, Hz. Peygamber'in yapt ve bir ba lay c l k ve gereklilik olmaks z n yap lmas n istedi i ve te vik etti i eylerdir. Bu anlamda sünnet, hem Hz. Peygamber'in devaml olarak yapt, nâdiren terketti i eyleri yani Hanefîler'in st lah ndaki sünneti hem de devaml olarak yapmay p, yap lmas na te vikte bulundu u eyleri (mendup, müstehap) içine almaktad r. Buna göre meselâ sabah namaz n n farz ndan önce iki rek at namaz k lmak sünnet, ikindi ve yats dan önce k l nan dört rek at ise müstehap say lmaktad r.

9 NAMAZ 225 Fakat en do ru ve yayg n gruplama farz ve vâcip namazlar n d ndaki namazlar, genel olarak nâfile ba l alt nda ele al p bunlar kendi içinde k s mlara ay ran gruplamad r. Nâfile kelimesinin, farz ve vâciplerin d nda fazladan yap lan i ler anlam na gelmesi ve yayg n olarak mendup, müstehap ve tatavvu olarak da adland r lmas bu gruplaman n daha tutarl oldu- unu göstermektedir. Buna göre nâfile namaz ifadesi, bir vakti bulunan sünnetleri (müekked sünnet ve müstehap sünnet) ve vakte ba l olmayan tatavvu namazlar içine al r. Birincisi, sünen-i revâtib, ikincisi regaib türleri olarak adland r l r. Revâtib, belli bir düzen ve tertip içinde, be vakit farz namazlarla birlikte ve belli bir devaml l k içinde k l nd için revâtib ad n alm t r. Bu aç dan revâtib sünnetler, düzenli olarak k l nan sünnetler demektir. Bunlar, Hz. Peygamber'in sünnetine uyularak vakit namazlar ndan önce veya sonra yahut kimisinde hem önce hem sonra k l nan namazlard r. Peygamberimiz in devam edip etmemesine göre bunlar n baz lar sünnet-i müekkede, baz lar sünnet-i gayr-i müekkede olarak nitelendirilir. Hanefî literatürde, sünnet-i müekkede olan namazlar k saca "sünnet", gayr-i müekked olanlar ise "müstehap" veya "mendup" diye adland r lm t r. Ramazan ay nda yats namaz ndan sonra k l nan teravih namaz da, sünnet-i müekkede türünden bir namazd r. Revâtib sünnetler d ndaki nâfile namazlar ise regaib ad n al r. Bunlar, Hz. Peygamber'in uygulamalar na dayan larak belirli zamanlarda veya baz vesilelerle k l nan ya da ki inin kendi iste iyle herhangi bir zamanda Allah'a yak nla mak ve sevap kazanmak amac yla k ld namazlard r. Bunlar gönüllü olarak kendili inden k l nd için "gönüllü (tatavvu) namazlar veya arzuya ba l namazlar" olarak da adland r l r. Teheccüd namaz, ku luk (duhâ) namaz, istihâre namaz, ya mur duas, husûf namaz, küsûf namaz, tahiyyetü'l-mescid, tövbe namaz, evvâbîn namaz, tesbih namaz, ihrama giri namaz, yolculu a ç k ve yolculuktan dönü namaz, hâcet namaz, abdest ve gusülden sonra namaz regaib türünden nâfile namazlard r. slâm kültüründe sünnet namazlar, özellikle vakit namazlar n n öncesinde-sonras nda k l nan sünnet namazlar, farz namazlara haz rlay c ve onlar koruyucu ibadetler olarak de erlendirilmi, ayr ca Hz. Peygamber'e ba l olman n da bir göstergesi kabul edilmi tir. Bunun için de, bu namazlar n mümkün oldukça k l nmas tavsiye edilmi ve terkedilmesi kötü bir davran say lm t r. Bununla birlikte, sonuçta farz veya vâcip olmay p sünnet oldu u için de çe itli nedenlerle terkedilmesine müsaade ve müsamaha edilmi tir.

10 226 LM HAL IV. NAMAZIN FARZLARI ve VÂC PLER Ergenlik (bulû ) ya na ve belli bir aklî olgunluk düzeyine gelmi her müslüman n namaz k lmas farz- ay nd r. Buna göre namaz n ki iye farz olmas n n artlar, müslüman olmak, bulû ça na ula mak ve ak ll olmak üzere üç tanedir. Bu artlara namaz n vücûb artlar yani ki inin namaz k lmakla yükümlü olmas n n artlar denir. Sahih ve eksiksiz bir ekilde k l nabilmesi için namaz n birtak m farzlar ve vâcipleri (s hhat artlar ), sünnetleri ve âdâb bulunmaktad r. Farzlara riayetsizlik, namaz n bozulmas na yol açar. Vâcip, kesin olmayan bir delille sabit oldu u için, vâcibi inkâr eden ki i, kâfir olmaz. Ancak bir aç klama getirmeksizin ve te vil etmeksizin vâcibi terkeden kimse fâs k kabul edilir. Namaz n vâciplerinden herhangi birinin terkedilmesi namaz bozmaz. Namaz n vâciplerinden biri sehven terkedilmi se sehiv secdesi yapmak gerekir. E er kasten terkedilmi se, namaz n iade edilmesi yani yeniden k l nmas gerekir. Sünnet, Hz. Peygamber'in devaml olarak yapt (muvâzebe) ve bir mazeret olmaks z n terketmedi i eydir. Namazda sübhâneke okumak, eûzü çekmek bu mânada sünnettir. Sünnetin yap lmas na sevap olmakla birlikte terkedilmesine ceza (ikab) yoktur, sadece k nama ve sitem (itâb) vard r. Namaz n sünnetleri, namaz n vâciplerini tamamlar, onlardaki kusurlar telâfiye ve fazla sevaba vesile olur. Sünnetlere riayet etmek ve devam etmek Peygamber'i sevmenin bir ni anesi say l r. Bununla birlikte sünnetin terkedilmesi, ne farz n terkedilmesi gibi namaz n bozulmas n ve yeniden k l nmas n, ne vâcibin kasten terkedilmesi gibi tahrîmen mekruhlu u ne de vâcibin sehven terkedilmesi gibi sehiv secdesi yapmay gerektirir. Fakat sünnetlerin kasten terkedilmesi "isâet" (yanl ve kötü davran ) olur. sâet, Hanefîler'in tan mlamas na göre tenzîhen mekruhun üstünde, tahrîmen mekruhun alt nda yer al r. Edep (ço ulu âdâb), Hz. Peygamber'in devaml olmaks z n zaman zaman yapt eylerdir. Rükû ve secdede üçten fazla tesbih yapmak gibi. Mendup anlam na da gelir. Bunlar terketmek, her ne kadar isâet say lmaz ve k namay gerektirmez ise de bunlara riayet edilmesi daha faziletlidir (efdal). Esasen namaz n âdâb, yüce yarat c n n huzurunda duruldu unun fark nda olunarak, zâhiren mütevazi bir halde bulunmakt r.

11 NAMAZ 227 A) NAMAZIN FARZLARI Namaz n on iki farz vard r. Namaz n farzlar, namaz n d ndaki farzlar ve namaz n içindeki farzlar olarak iki gruba ayr l r. Namaz n d ndaki farzlar, namazdan önce ve namaza haz rl k mahiyetinde oldu u için namaz n artlar ( urûtü's-salât) olarak adland r l r. Namaz n içindeki farzlar ise, namaz n varl ve tasavvuru kendisine ba l oldu u, yani bu farzlar namaz n mahiyetini olu turdu u için namaz n rükünleri (erkânü's-salât) ad n al r. Bunlar namaz olu turan unsurlard r. Namaz n farzlar ndan herhangi birinin eksikli i durumunda namaz sahih olmaz. Buna göre; a) Namaz n artlar 1. Hadesten tahâret 2. Necâsetten tahâret 3. Setr-i avret 4. stikbâl-i k ble 5. Vakit 6. Niyet b) Namaz n Rükünleri 1. ftitah tekbiri 2. K yam 3. K raat 4. Rükû 5. Secde 6. Ka de-i ahîre eklinde s ralan r Bu say lan art ve rükünlerde fakihler görü birli indedir. Namaz n rükünlerinin düzgün bir ekilde yap lmas demek olan ta dîl-i erkân Ebû Yûsuf'a ve Hanefîler'in d ndaki üç mezhebe göre rükün kabul edilmi tir. Ki inin kendi iste i ve fiili ile namazdan ç kmas da (hurûc bi sun ih) Ebû Hanîfe'ye göre bir rükündür. Farzlar aras nda s raya riayet etmek (tertip), âfiî ve Hanbelî mezheplerine göre namaz n rükünlerindendir. a) NAMAZIN ARTLARI 1. Hadesten Tahâret Hades genel olarak hükmî kirlilik, hadesten tahâret de bu hükmî kirlilikten temizlenme demektir. Abdestsizlik durumu yani namaz abdestinin olmay ve cünüplük hali, dinî literatürde hades yani hükmî kirlilik olarak

12 228 LM HAL nitelendirilir. Hadesten tahâret, namaz abdesti olmayan bir kimsenin abdest almas, gusül yapmas gereken bir kimsenin gusül etmesi yani boy abdesti almas demektir. Bu çe it tahâret, maddî kirleri giderme, beden sa l n koruma gibi birçok yarar içinde bulundursa da esas itibariyle ba ka hikmetlere mebnî dinî muhteval ve ibadet içerikli (taabbüdî) bir temizliktir. Bilinen namaz abdestinin olmamas durumu, küçük hades diye; cünüplük, âdet görme (hay z) ve lo usal k gibi, gusül yapmay gerektiren durumlar ise büyük hades diye adland r l r. Cünüp olan kimseler, boy abdesti almadan namaz k lamazlar. Ayn ekilde âdet yahut lo usal k halinde olan kad nlar da bu halleri devam ediyorken namaz k lamazlar. Bu halleri sona erdikten sonra, namaz k labilmek için boy abdesti almalar gerekir. Boy abdesti almak için su temin edemeyen veya su buldu u halde bu suyu kullanma imkân bulamayan kimseler teyemmüm ederler. Ayn durum, namaz abdesti almak için su bulamayan kimse için de geçerlidir. Tilâvet secdesi ve ükür secdesi gibi namaz benzeri i ler (eksik namazlar) için de hadesten temizlenmi olmak yani abdestli bulunmak art görülmü tür. Namaz k larken herhangi bir sebeple abdest bozulursa namaz da bozulmu olur. Namaz k larken bilerek abdest bozucu bir fiil i leyen ki inin namaz bozulur. Ancak bu i, namaz n sonunda yap lm ise, ki i kendi fiili ile namazdan ç km say laca için Hanefîler'e göre namaz bozulmaz. Özel durumlar nda kad nlar namaz ve oruç gibi ibadetlerden muaft r. Kur'ân- Kerîm'de hay z durumunun bir eza ve rahats zl k hali oldu u bildirilmekte ve erkeklerin bu durumdaki e leriyle cinsel ili kide bulunmalar yasaklanmaktad r. Hz. Peygamber, bu durumda olan kad nlar n namaz k lmayacaklar n ve oruç tutmayacaklar n aç klam t r. Kad nlar bu dönemlerinde k lamad klar namazlar kazâ etmeyecekler, fakat tutamad klar oruçlar kazâ edeceklerdir. Bu hükümler üzerinde icmâ edilmi ve bu konuda ayk r bir görü öne sürülmemi tir. Öte yandan özel durumlar nda kad nlar n namaz ve oruç gibi ibadetlerden muaf tutulmas, bir "haktan mahrumiyet" de il, "görevden muafiyet"tir. badetler, bir dinin temel unsurlar içerisinde yer almas bir yana, o dinin alâmet-i fârikas, ay r c özelli idir. badetler, di er sosyal ve hukukî kurumlardan farkl olarak, zamana ve zemine göre de i me göstermeyen sabit konulard r. Üzerinde görü birli i sa lanm ibadet konular nda de i tirme yap lacak olursa, din, kendine mahsus özelliklerini yava yava yitirir ve tan nmaz hale gelir. Bu bak mdan özellikle ibadet konular nda gerçekle mi olan icmâlara dikkat etmek, bunlara ayk r

13 NAMAZ 229 davranmamak artt r. Zaten bu tür icmâlara ayk r davranmak, öteden beri âlimler taraf ndan bid at ve sap kl k olarak de erlendirilmi, hatta konunun önem derecesine göre baz icmâlar inkâr edip kar gelmenin küfür olaca belirtilmi tir. 2. Necâsetten Tahâret Necâsetten tahâret, vücut, elbise ve namaz k l nacak yerin, -insan kan ve idrar, at, koyun gibi hayvanlar n idrar ve d k lar gibi- dinen pis say lan eylerden temizlenmesi demektir. A r (galîz) necâset ve hafif necâsetin neler oldu u ve bunlar n hangi ölçüde bulunmalar n n namaza engel olaca konusu TEM ZL K bölümünde aç klanm t r. Namaz n s hhatine engel olacak ölçüde necâset ta yan bir elbise ile bilmeyerek namaz k lan kimsenin, bu durumu ö rendikten sonra namaz n iade etmesi gerekir. 3. Setr-i Avret Avret, insan vücudunda ba kas taraf ndan görülmesi ay p ya da günah say lan yerlerdir. Setr-i avret, avret say lan yerleri örtmek demektir. Avret yerlerinin namazda oldu u gibi, namaz d nda da örtülmesi ve ba kalar na gösterilmemesi gerekir. Avret kelimesi Kur'ân- Kerîm'de terim anlam na yak n bir ekilde iki yerde geçmi olmakla birlikte (en-nûr 24/31, 58), avret yerlerinin s n r ve ölçüleri gösterilmemi tir. Kur'an'da geçen "sev'e" (el-a râf 7/20, 22, 26, 27; Tâhâ 20/121; el-mâide 5/31) kelimesiyle de en dar anlamda avret yani erkek ve kad n n cinsel organ kastedilmi tir. Bunun Kur'an'da "sev'e" diye an lmas, onlar n örtülmesinin akl n ve f trat n da gere i oldu unu göstermektedir. Bu bak mdan buna galîz avret denilmektedir. Cinsel organlar n d nda nerelerin avret oldu u hususu büyük ölçüde hadislerle düzenlenmi tir. Hz. Peygamber'in bu düzenlemeyi yaparken, o dönemin giyim ku am tarz n da dikkate ald aç kt r. O dönemde bugünkü anlamda iç çama r n n olmad, en az ndan iç çama r giyme âdetinin bulunmad dikkate al n rsa, Hz. Peygamber'in erkekler için yapt bu düzenlemenin, gerek namazdaki hareketler gerekse namaz d nda oturup kalkmalar esnas nda, esas avret yerlerinin (cinsel organ ve makat) görünmemesi aç s ndan ne kadar yerinde oldu u görülür. Erkek için avret, yani örtülmesi gereken yerler, göbek ile diz kapa n n aras d r. Bu konuda biraz daha ihtiyatl davranan Hanefîler diz kapaklar n

14 230 LM HAL da avret olarak kabul ederken, di er üç mezhep, diz kapaklar n avret saymazlar. Kad n için avret, yüz, el ve ayak d ndaki bütün vücuttur. Onlar, yüzlerini namazda örtmedikleri gibi, ellerini ve ayaklar n da aç k bulundurabilirler. Saçlar yla beraber ba lar, bacaklar ve kollar örtülü bulunur. mam Mâlik, setr-i avretin (örtünme) namaza has olmayan genel bir farz oldu unu, namazda ve namaz d nda uyulmas gereken dinî bir emir bulundu unu dikkate alarak kad nlar n ba lar n örtmelerini ayr ca namaz n farzlar aras nda saymam t r. Onun bu görü ün bir uzant s olarak Mâlikî mezhebinde setr-i avret namaz n sünnetlerinden say l r. Di er üç mezhep imam ve Mâlikî mezhebindeki öteki görü e göre, namazda setr-i avret, t pk k bleye yönelmenin farz olu u gibi farzd r. Hz. Peygamber'in "Allah, bulû a ermi kad n n namaz n ba örtüsüz kabul etmez" ( bn Mâce, Tahâre, 132; Tirmizî, Salât, 160; Müsned, IV, 151, 218, 259) ve "Kad n bulû ça na erince elleri ve yüzü d nda ba ka yerlerinin ba kas na görünmesi helâl olmaz" (Ebû Dâvûd, Libâs, 31) eklindeki hadisleri göz önüne al n nca, ba örtüsüz k l nan namaz n geçerli olmayaca anla l r. Kad n n ba n n dörtte biri veya uylu unun dörtte biri aç k olarak namaz k lmas durumunda, Ebû Hanîfe ve Muhammed'e göre namaz geçersiz olur. Ebû Yûsuf'a göre ise, ba n n yar dan fazlas aç k olmad kça namaz geçerlidir. Çünkü bir eyin yar dan fazlas çok hükmündedir. Kad n, asgari bir ba örtüsü, bir de ayaklara kadar uzanacak bir gömlek giymi olmal d r. Ba örtüsüz namaz k lacak olursa bu namaz n, vakit içinde veya vakit ç kt ktan sonra iade eder. Mâlik'e göre ise vakit ç kt ktan sonra iade etmesine gerek yoktur. Çünkü mam Mâlik'e göre kad n n ba n örtmesi namaza has olmayan genel bir farzd r. Bu sebeple Mâlikîler namazda kad nlar n ba n örtmesini namaz n farzlar aras nda saymaz, âdeta onu namaz n sünnet veya müstehaplar ndan biri olarak görürler. Bu itibarla ba örtüsüz k l nan namaz, Mâlikîler'de a rl kl görü e göre sahih olmakla birlikte vakti içinde iade edilmesi tavsiye edilmi tir. Kad n n örtünmeyle ilgili genel farz ihlâl etmi olmas n n dinî sorumlulu u ayr bir husus olarak de erlendirilmi tir. Öte yandan kad nlar n kollar, kulaklar ve sal verilmi saçlar n n avret olmad n söyleyen Hanefî bilginler de bulunmaktad r. Mâlikî mezhebinde erkek ve kad n n avret yerleri a r avret (avret-i mugallaza) ve hafif avret olmak üzere iki k s mda de erlendirilmektedir. Erkek için galîz avret, cinsel organ ile makatt r. Bu k sm n kesinlikle örtülmesi gerekir. Göbekle diz kapak aras n n a r avret say lan bölgesinin d -

15 NAMAZ 231 nda kalan k s mlar ise hafif avrettir. Örtülmesi gerekli olmakla birlikte birincisi kadar a r de ildir. Kad n n gö sü, gö üs hizas nda bulunan s rt k sm, kollar, boynu, ba ve dizden a a s hafif avret olup, bunun d nda kalan yerleri galiz avrettir. Bu ay r m n pratik sonucu namazdaki örtünme hükümlerine etki eder. Buna göre, hafif avret say lan yerleri aç k olarak namaz k lan bir kimse genel dinî farz ihlâl etmi olman n günah n yüklenmekle birlikte, bu kimsenin namaz bât l olmaz. Mâlikîler in namazda ba örtmeyi sünnet, açmay da mekruh saymas n n anlam budur. Giyilen eyin, tenin rengini göstermeyecek kal nl kta veya dokuda olmas gerekir. Vücut hatlar n belli eden elbise ile namaz k lmak mekruh olmakla birlikte k l nan namaz geçerlidir. pek giysi giymek mekruh veya haram kabul edilse de, ipek elbise ile k l nan namaz geçerlidir. Namaz esnas nda avret mahallinin, ki inin iradesi d nda aç lmas durumunda, aç lan yer e er örtülmesi gereken yerin dörtte biri oran na ula m ve bir rükün eda edilecek bir süre (sübhânellâhi'l-azîm diyecek kadar bir süre) aç k kalm ise ki inin namaz bozulur. Kendi iradesi ile açacak olursa namaz hemen bozulur. 4. stikbâl-i K ble stikbâl-i k ble, namaz k larken k bleye yönelmek demektir. Müslümanlar n k blesi, Mekke'de bulunan Kâbe'dir. Kâbe denilince sadece bilinen bina de il, bunun yan nda, hatta daha öncelikle bu binan n bulundu u yer kastedilir. Kâbe'yi gözle gören ki i, bizzat Kâbe'ye yönelir. Kâbe'den uzakta olan ki i ise Kâbe'nin bizzat kendisine de il, onun bulundu u tarafa yönelir, yüzünü ve yönünü o tarafa çevirir. Namaz n amac, kalbin mâsivâdan (Allah'tan ba ka her eyden) ayr l p yaln zca Allah'a yönelmesidir. Elbetteki Allah herhangi bir yönle kay tl ve s n rl de ildir. Fakat, kalbin huzur ve sükûnetini sa lamak bak m ndan, namazda herkesin yönelece i bir yönün tayin edilmesi, belirlenmesi gerekir. Zâhirde, yüzümüzü Allah' n evi olan Kâbe'ye çevirdi imiz gibi, bât nen de, Allah' n nazargâh olan kalbimizi, gönlümüzü ba ka eylerden çekip alarak, ar nd rarak yaln z Allah'a yöneltmeli, Allah'tan ba ka eyleri kalpten atmal y z. K blenin ne tarafta oldu unu bilmeyen kimsenin, yan nda k ble yönünü bilen birisi varsa ona sormas gerekir. Böyle biri varken ona sormay p kendisi ictihad ederek, yani k ble yönünü bulmaya çal arak bir yöne yönelmi ve yöneldi i taraf n k ble yönü olmad ortaya ç km ise, namaz iade etmesi gerekir.

16 232 LM HAL Kâbe'nin bulundu u noktadan 45 derece sa a ve sola sapmalar k bleden (Kâbe yönünden) sapma say lmaz. Sapma derecesi daha fazla olursa "k bleye yönelme" art aksam olur. K blenin ne tarafta oldu unu bilmeyen kimse, soracak birini bulamad takdirde y ld z, güne, rüzgâr gibi birtak m do al alâmetlere dayanarak k ble yönünü bulmaya çabalar ve kanaat getirdi i tarafa yönelerek namaz n k lar. Namaz k ld ktan sonra k blenin kendi yöneldi i tarafta olmad ortaya ç ksa bile, kendisi bu yöne ictihad ederek, yani birtak m alâmetlere dayanarak bu sonuca ula t için, namaz yeniden k lmas gerekmez. Fakat namaz esnas nda k ble yönünü anlamas halinde, namaz n bozmadan o tarafa yönelir ve namaz n tamamlar. K ble yönünü bilmeyen kimse, birine sormadan veya k blenin ne tarafta oldu unu ara t rma zahmetine katlanmadan (ictihad etmeden) rastgele bir tarafa yönelse, namaz esnas nda yöneldi i taraf n kesin olarak k ble taraf oldu unu anlasa namaz yeniden k lar. Çünkü namaz n ilk k sm üpheli oldu u için, sa lam kanaate dayal ikinci k s m, üpheli birinci k s m üzerine bina edilemez. Ancak bu durumu namaz bitirdikten sonra anlayacak olursa, iade etmesi gerekmez. Ebû Yûsuf'a göre her iki durumda da iade etmesi gerekmez. ki ki i k ble cihetini ara t rsa ve her biri ayr bir yönün k ble oldu una kanaat getirse, bu durumda bunlar birbirlerine uyarak cemaatle namaz k lamazlar. Her biri kendi tesbit etti i k bleye dönerek ayr ayr namazlar n k larlar. Bir kimse namazda iken bir özür olmaks z n gö sünü k ble taraf ndan çevirecek olursa namaz bozulur. Yüzünü çevirecek olursa, derhal k bleye dönmesi gerekir. Bir kimse abdestsiz oldu unu zannederek namazdan ayr ld ktan sonra abdestli oldu unu hat rlasa, isterse henüz mescidden ç kmam olsun, namaz bozulmu olur. Fakat bir kimse mescidde namaz k larken abdestinin bozuldu u zann yla k bleden ayr l p da daha mescidden ç kmadan abdestinin bozulmad n anlasa, mâm- Âzam'a göre namaz bozulmu olmaz. Ama bunu mescidden ç kt ktan sonra anlayacak olsa namaz ittifakla bozulur. Çünkü mekân n de i mesi bir özüre mebni de ilse, namaz iptal eder. Hastal k veya dü man yahut y rt c hayvan korkusu gibi nedenlerle k bleye dönme imkân bulamayan kimse, kendisi için en rahat olan tarafa döner.

17 NAMAZ 233 Binek Üzerinde K bleye Yönelme Normal durumlarda binek üzerinde nâfile namaz k lmak câiz ise de, farz namaz k l nmaz. Ancak zaruret durumlar nda binek üzerinde namaz k lmak câiz görülmü tür. Hayvan üzerinde, otomobil veya otobüste namaz k l nd takdirde namaz n rükünlerinden olan k yam ve ço u kere istikbâl-i k ble yerine getirilemez. Fakat yerin çamur olmas, namaz k lacak uygun bir yer bulunmamas gibi durumlarda, hayvan veya otomobili durdurup, hayvan n veya ta t n üzerinde k bleye yüz tutarak namaz k l nabilir. Hanefî mezhebinde iki namaz n birlikte k l nmas (cem ), hac mevsiminde, Arafat ve Müzdelife d nda kabul edilmedi i için, ya mur, çamur ve yolculuk gibi sebeplerle iki namaz birlikte k lmak söz konusu edilmemi tir. Ancak di er mezhepler, say lan mazeretlere binaen iki namaz n birlikte k l nabilece ini kabul ettikleri için, uygun yer bulma ihtimali olan durumlarda, namaz binek üzerinde k lmay p uygun vakit ve mekânda iki namaz birlikte k l nabilir. Gemide namaz k lan kimse mümkünse k bleye do ru döner; gemi yön de i tirdikçe kendisinin de k ble taraf na dönmesi gerekir. 5. Vakit Namaz günün belli zaman dilimlerinde yerine getirilmesi gereken bir farzd r. Bu itibarla farz namazlar için vakit artt r. Yine her bir farz namaza ba l sünnet namazlar, vitir, teravih ve bayram namazlar için de vakit artt r. Bir farz namaz, vaktinin girmesinden önce eda edilemeyece i gibi, vaktinin ç kmas ndan sonra da eda edilemez. Bir farz namaz n vakti içinde k l nmas edâ, vaktinin ç kmas ndan sonra k l nmas da kazâ olarak adland r l r. Bir namaz n özürsüz olarak vaktinde k l nmamas ve ileriki bir vakitte kazâ edilmek üzere ertelenmesi do ru de ildir ve günaht r. lgili hadisten hareketle, unutma ve uyuma gibi mazeretler nedeniyle vaktinde k l namam olan namaz n daha sonra k l nmas gerekir. hmal ederek, gev eklik göstererek namaz n vakti içerisinde k l nmamas günah oldu u için kimi bilginler, bu ekilde mazeretsiz olarak vakti içerisinde k l nmam olan namazlar n kazâ edilemeyece ini, günah ndan kurtulmak için tövbe etmek gerekti ini ileri sürmü lerdir. Bu bilginler, ayn ekilde uyuma ve unutma mazereti sebebiyle vaktinde k l namam bir namaz n hat rlan ld nda eda niyetiyle k l naca n belirtmi lerdir. Esasen niyet ederken hangi farz namaz n k l nd - n n belirlenmesi (tayin) art olmakla birlikte, eda veya kazâ eklinde bir belirleme yapmak gerekli de ildir. Çünkü kazâya kalm bir namaz, eda niyetiyle kazâ edilebilece i gibi, henüz vakti ç kmam bir namaz da kazâ niyetiyle eda edilebilir.

18 234 LM HAL Kazâ, sadece be vakit farz namaz ve bir de vitir namaz için söz konusudur. Cuma ve bayram namazlar ve sünnet namazlar kazâ edilemez. aa) Be Vakit Namaz n Vakitleri 1. Sabah Namaz n n Vakti. Fecr-i sâd k da denilen ikinci fecrin do mas ndan güne in do mas na, daha do rusu güne in do mas ndan az önceye kadar olan süre sabah namaz n n vaktidir. Fecr-i sâd k, sabaha kar do u ufkunda tan yeri boyunca geni leyerek yay lan bir ayd nl kt r. Bu ikinci fecre f k h literatüründe "enlemesine beyazl k" anlam nda "beyâz- müsta razî" denilir. Bu andan itibaren yats namaz n n vakti ç km, sabah namaz n n vakti girmi olur. Bu vakit ayn zamanda, sahurun sona erip orucun ba lamas (imsak) vaktidir. Fecr-i kâzib de denilen birinci fecir ise, sabaha kar do uda tan yerinde ufuktan gö e do ru dikey olarak yükselen, piramit eklinde, akç l ve donuk bir beyazl kt r. F k h literatüründe buna uzay p giden beyazl k anlam nda "beyâz- müstetîl" de denilir. Bu geçici beyazl ktan sonra, yine k sa bir süre karanl k basar ve bunun ard ndan da ufukta yatay olarak boydan boya uzanan, giderek geni leyip yay lan fecr-i sâd k ayd nl ba lar. Sabah namaz n n ortal k ayd nland ktan sonra k l nmas (isfâr) müstehapt r. Bu ayd nl n ölçüsü, at lan okun dü tü ü yerin görülebilece i ölçüde bir ayd nl kt r. Bununla birlikte, k l nan namaz n fâsid olup yeniden k l nmas n n gerekebilece i ihtimaline binaen, güne in do u undan önce namaz yeniden k labilecek bir sürenin b rak lmas gerekir. Sadece kurban bayram n n ilk günü Müzdelife'de bulunan hac lar n o günün sabah namaz n, ikinci fecir do ar do maz, ortal k henüz karanl kça iken (taglîs) k lmalar daha faziletlidir. Di er üç mezhebe göre ise, sabah namaz n her zaman bu ekilde erken k lmak daha faziletlidir (fecir hakk nda bk. Tecrîd-i Sarih Tercümesi, II, ). 2. Ö le Namaz n n Vakti. Ö le namaz n n vakti, mâm- Âzam Ebû Hanîfe'ye göre, zeval vaktinden yani güne in tepe noktas n geçip bat ya do ru kaymas ndan itibaren ba lar ve güne tam tepedeyken e yan n yere dü en gölge uzunlu u (fey-i zevâl) hariç, her eyin gölgesi kendisinin iki misline ula aca zamana kadar devam eder. Bu zamana "asr- sânî" denir. Ebû Yûsuf, Muhammed ve di er üç mezhep imam na göre ise, ö le namaz n n vakti zeval vaktinden, her eyin gölgesi, fey-i zevâl hariç, kendisinin bir misline ula t ana kadard r. Her eyin gölgesi, fey-i zevâl hariç, kendisinin bir misline ç kt zaman, ö le namaz n n vakti ç km, ikindi namaz n n

19 NAMAZ 235 vakti girmi olur. Bu zamana "asr- evvel" denir. Bir cismin gölge uzunlu unun, kendi uzunlu una veya kendi uzunlu unun iki kat na ula p ula mad hesaplan rken, güne in tam tepe noktada iken cismin yere dü en gölge uzunlu u (fey-i zevâl) hariç tutulur, yani toplam uzunlu a dahil edilmez. Söz gelimi, yere dikilen 1 m. uzunlu undaki ç tan n güne tam tepedeyken yere dü en gölgesinin uzunlu u, ki buna fey-i zevâl denir, yar m metre olsun. Bu durumda ç tan n yere dü en gölge uzunlu u 1.5 m. oldu u zaman, gölgesinin uzunlu u kendi uzunlu u kadar (bir misli) olmu olur. Ç tan n gölge uzunlu u 2.5 metreye ula rsa, kendi uzunlu unun iki misline ula m olur. Bu ihtilâftan kurtulmak için, ö le namaz n her eyin gölgesi, fey-i zevâl d nda, gölgesi bir misli olana kadar geciktirmemek; ikindi namaz n da her eyin gölgesi, fey-i zevâl d nda, iki misli olmad kça k lmamak evlâd r. Normal kullan mda gündüz denilince, güne in do mas ndan batmas na kadar olan süre anla l r (örfî gündüz). Fakat er î bak aç s ndan ise gündüz, fecr-i sâd ktan güne in batmas na kadar olan süredir ( er î gündüz). er î gündüz örfî gündüzden daha uzun bir süredir. Ö le namaz n n vakti, güne in tepe noktas n geçip bat ya do ru kaymas ndan itibaren ba lar. Güne in tepe noktas n geçmesine "zeval" denilir. Zeval, örfî gündüzün tam ortas na denk gelir. Meselâ örfî gündüz on saat ise, bu sürenin yar s (be saat) zeval vaktidir ve güne görünü e göre gökteki yar yolu katetmi olur. imdiye kadar her eyin gölgesi do udan bat ya do ru dü mekte iken, bundan sonra bat dan do uya do ru dü meye ba lar. te güne in tam bu yar yola geldi i anda yere dü en gölgesine "zeval an ndaki gölge" anlam nda "fey-i zevâl" denir. Fey-i zevâlin yönü ve uzunlu u bölgenin ekvatordan uzakl na, kuzey veya güney yar kürede olu una göre de i ir. Bu anda yere dikilen 1 m. uzunlu undaki bir eyin gölgesi, meselâ yar m metre olsun, fey-i zevâldir. Bu andan itibaren o eyin gölgesi, fey-i zevâle ilâveten 2 metreye ula nca, yani 2.5 m. olunca, asr- sânî olmu, mâm- Âzam'a göre ö le vakti ç km, ikindi vakti girmi olur. Tam zeval vaktinde namaz k l nmaz. Namaz k l nmas câiz olmayan bu vakit, çok k sa süren bir ana m mahsustur, yoksa bu an n biraz öncesinden mi ba lar? Bir görü e göre bu hususta örfî gündüz esas al n r. Buna göre tam zeval vaktine, gündüzün bu ana kadar geçen süresi ile geri kalan süresinin birbirine e itli i anlam na gelmek üzere "istivâ vakti" denir ki, güne sanki herkesin ba n n üzerindeymi gibi görünür. te namaz k lman n câiz olmad vakit bu and r. Di er görü e göre ise, bu hususta er î gündüz esas al n r.

20 236 LM HAL er î gündüzde ise, gündüz güne in do mas ile de il, fecr-i sâd k n do mas ile ba lad için istivâ vakti, zeval vaktinden biraz önceye denk gelir. Bu bak a göre kerahet vakti, istivâ vakti ile zeval vakti aras ndaki süredir. Cuma namaz n n vakti de tam ö le namaz n n vakti gibidir. 3. kindi Namaz n n Vakti. kindi namaz n n vakti, ö le namaz n n vaktinin ç kmas ndan güne in batmas na kadar olan süredir. Ö le namaz n n vaktinin ne zaman sona erdi i konusundaki görü ayr l na göre söylenecek olursa, ikindi namaz n n vakti, Ebû Hanîfe'ye göre her eyin gölge uzunlu u, kendi uzunlu unun iki kat na ç kt andan itibaren, di erlerine göre ise bir kat na çakt andan itibaren ba lar. 4. Ak am Namaz n n Vakti. Ak am namaz n n vakti güne in batmas yla ba lar, afa n kaybolaca zamana kadar sürer. afak, mâm- Âzam'a göre ak amleyin ufuktaki k z ll ktan/k zart dan sonra meydana gelen beyazl ktan ibarettir. Ebû Yûsuf, Muhammed ve di er üç mezhebin imam na göre afak, ufukta meydana gelen k z ll kt r. Ebû Hanîfe'nin bu görü te oldu u rivayeti de vard r. Bu k z ll k kaybolunca ak- am namaz n n vakti ç km olur. Ak am namaz n n vakti dar oldu u için, bu namaz ilk vaktinde k lmak müstehapt r. Ufuktaki k z ll n kaybolmas na kadar geciktirmek uygun de ildir. 5. Yats Namaz n n Vakti. Yats namaz n n vakti, afa n kaybolmas ndan yani ak am namaz vaktinin ç kmas ndan itibaren ba lar, ikinci fecrin do mas na kadar devam eder. bb) Müstehap Vakitler Her vaktin namaz, kendisi için belirlenmi olan vaktin hangi parças nda k l n rsa k l ns n vaktinde k l nm olur. Farz namazlar vaktin ilk girdi i anda k lmak efdaldir. Nitekim Hz. Peygamber "Vaktin evveli, Allah' n ho nutlu udur, vaktin sonu ise aff d r" (Tirmizî, Mevâkýt, 13) buyurmu tur. Fakat namaz n ilk vaktinden sonraya b rak lmas nda bir fazilet varsa bu takdirde vaktin sonuna b rak labilir. Hz. Peygamber, sabah namaz n n ortal k biraz ayd nl kça iken k l nmas n n daha faziletli oldu unu belirtti i için, sabah namaz n n vaktin ilk k sm nda de il son k sm nda k l nmas (isfâr) Hanefîler ce daha faziletli kabul edilmi tir. Fakat sonras nda vakfe yap laca için Müzdelife'de k l nan sabah namaz n n, vaktin evvelinde k l nmas (taglîs) daha uygun ve faziletlidir.

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır.

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır. NAMAZ 1 Namazın önemi ve faydaları nelerdir? 1. İslam ın şartlarından biridir. 2. Kulu, Allah a yaklaştırır. 3. Cemaatle kılınması, birlik ve beraberliği pekiştirir. 4. Sorumluluk bilincini geliştirir.

Detaylı

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir.

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir. Gasl, yıkamak demektir. Gusül ve iğtisal da, yıkanma anlamını taşır. Din deyiminde gusül: Bütün bedenin yıkanmasıdır, boy abdesti alınmasıdır. Buna taharet-i kübra (büyük temizlik) denir. Böyle bir temizliği

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder.

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. 8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. Soru : Din nedir? Din, Allah tarafından gönderilmiştir. Peygamberler

Detaylı

İBADET 1 İBADET NEDİR?

İBADET 1 İBADET NEDİR? İBADET 1 İBADET NEDİR? Allah ın rızasını kazanmak ve ona yakın olmak için Allah tarafından emredilen Peygamberimiz tarafından uygulamalı olarak gösterilen namaz, oruç, hac gibi davranışlara denir. Ayrıca

Detaylı

Diyanet Đlmihali 1. Cilt (200 den 300 e) KADAR OLAN SAYFALARIN SORU CEVAP ŞEKLĐNDE ÖZETĐ

Diyanet Đlmihali 1. Cilt (200 den 300 e) KADAR OLAN SAYFALARIN SORU CEVAP ŞEKLĐNDE ÖZETĐ 2011 yeterlilik sınavına hazırlık soruları " Diyanet Đlmihali 1. Cilt" Diyanet Đlmihali 1. Cilt (200 den 300 e) KADAR OLAN SAYFALARIN SORU CEVAP ŞEKLĐNDE ÖZETĐ S 1- Hades-i asgar ve hades-i ekber nedir?

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

KURUL GÖRÜ Ü. TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler. Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A..

KURUL GÖRÜ Ü. TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler. Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A.. KURUL GÖRÜ Ü TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A.. Kurul Toplant Tarihi : 18/10/2011 li kili Standart(lar) : TFRS 2, TFRS

Detaylı

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ HÜKMÜ ŞARTI ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

Detaylı

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları Ön Söz Bu dergide namaz ibadetinden bahsedilmektedir. Namaz ibadetinin bize kazandırdıklarını, nasıl namaz kılacağımızı, namazın içindeki ve dışındaki şartları vb. gibi konuları özetlemektedir. Dergi kolay

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR

TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR TİSK GENEL SEKRETERİ BÜLENT PİRLER'İN DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ÇOCUK İŞGÜCÜNE İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİLERİDİR Çocuğun çalışması, hemen bütün ülkelerde yaşanmakta olan evrensel bir olgudur ve önemli bir sosyal

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri http://yenidunyadergisi.com// 2015 HAZİRAN sayısında yayınlanmıştır Ebû Hüreyre (ra) den Rasûlullâh In (sav) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Kim inanarak

Detaylı

DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 TÜRK MİTOLOJİSİNDE ÖNEMLİ RENKLER DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 RENKLER Türk mitolojisinde renklerin sembolik anlamları ilk olarak batılı Türkologların dikkatini çekmiş ve çalışmalarında bu hususa işaret etmişlerdir.

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TİREBOLU MÜFTÜLÜĞÜ AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU MUTLULUĞUNUZA REHBERLİK EDER Yüce Allah ın aileye bahşettiği sevgi ve rahmetin çeşitli unsurlarla beslenmesi gerekir. Bunların

Detaylı

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA İLİŞKİN GENELGE (2015/50) Bu Genelge, 25.05.2015

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim Kurulunun önerileri doğrultusunda bu çalışma yapılmıştır. GENEL KONULAR: Madde 1.Tanım: 1.1.

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

Ordu Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Staj Yönergesi Aralık 2007 T.C. ORDU ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU STAJ YÖNERGESİ

Ordu Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Staj Yönergesi Aralık 2007 T.C. ORDU ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU STAJ YÖNERGESİ T.C. ORDU ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU STAJ YÖNERGESİ AMAÇ Madde 1- Bu yönergenin amacı; Ordu Üniversitesi Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin eğitim-öğretim döneminde kazanmış oldukları bilgi, beceri

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir? Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir?

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir?    Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir? İş Sağlığı İş sağlığı denilince, üretimi ve işyerini içine alan bir kavram düşünülmelidir. İşyerinde sağlıklı bir çalışma ortamı yoksa işçilerin sağlığından söz edilemez. İş Sağlığı nedir? Bütün çalışanların

Detaylı

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ

BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ BİREYSEL SES EĞİTİMİ ALAN ÖĞRENCİLERİN GELENEKSEL MÜZİKLERİMİZİN DERSTEKİ KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE BEKLENTİLERİ Dr. Ayhan HELVACI Giriş Müzik öğretmeni yetiştiren kurumlarda yapılan eğitim birçok disiplinlerden

Detaylı

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 287-291 287 KİTAP İNCELEMESİ Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri Editörler Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice

Detaylı

KOOPERATİFLER HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ:

KOOPERATİFLER HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ: KOOPERATİFLER HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ: Soru: Bir yapı kooperatifi kaç kişi ile kurulur? Cevap: Bir yapı kooperatifi en az 7 gerçek ve/veya 1163 sayılı Kooperatifler kanununda belirtilen tüzel kişilerce

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ STAJ UYGULAMA ESASLARI 1. GENEL HUSUSLAR

DİCLE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ STAJ UYGULAMA ESASLARI 1. GENEL HUSUSLAR DİCLE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ STAJ UYGULAMA ESASLARI 1. GENEL HUSUSLAR Madde 1.1. Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencilerinin lisans derecesini alabilmeye hak kazanabilmeleri için

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU HAZIRLIK SINIFI YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU HAZIRLIK SINIFI YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU HAZIRLIK SINIFI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; İzmir Kâtip Çelebi

Detaylı

Abdeste mani olmayan şeyler

Abdeste mani olmayan şeyler Abdeste mani olmayan şeyler Sual: Boya işiyle uğraşıyorum. Elimde öyle kolay kolay çıkmayan boya izleri kalıyor. Namaz kılabilir miyim? Elbette kılabilirsiniz. Boyaları çıkarma imkanı yoksa, o haliyle

Detaylı

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI Halil YAVUZ Emekli müftü ÖNSÖZ Hamd, şânı yüce olan Allah(c.c) a, salât-ü selâm O nun kulu ve Rasûlü Muhammed

Detaylı

Avrupa Adelet Divanı

Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adalet Divanı Çev: Alpay HEKİMLER * Karar Tarihi : 22.11.2012 Sayısı : C-385/12 Kısmi süreli çalışan işçilerin diğer işçilere oranla daha uzun süreli emeklilik sigortasına prim

Detaylı

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI

Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2015-1-69 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 16-02/30-9 Karar Tarihi : 14.01.2016 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan Üyeler : Prof. Dr. Ömer

Detaylı

Tüketici Hukuku Enstitüsü. I. Kentsel Dönüşüm Raporu

Tüketici Hukuku Enstitüsü. I. Kentsel Dönüşüm Raporu Tüketici Hukuku Enstitüsü I. Kentsel Dönüşüm Raporu 1 16.05.2012 tarihinde kabul edilerek 31.05.2012 tarihinde yürürlüğe giren ve halk arasında kentsel dönüşüm kanunu olarak bilinen Afet Riski Altındaki

Detaylı

İŞLETMENİN TANIMI 30.9.2015

İŞLETMENİN TANIMI 30.9.2015 Öğr.Gör.Mehmet KÖRPİ İŞLETMENİN TANIMI Sonsuz olarak ifade edilen insan ihtiyaçlarını karşılayacak malları ve hizmetleri üretmek üzere faaliyette bulunan iktisadi birimler işletme olarak adlandırılmaktadır.

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

T.C. KAFKAS ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ LİSANS EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV UYGULAMA ESASLARI

T.C. KAFKAS ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ LİSANS EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV UYGULAMA ESASLARI T.C. KAFKAS ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ LİSANS EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV UYGULAMA ESASLARI Dayanak MADDE 1- (1) Bu esaslar 20 Mayıs 2008 tarih ve 26881 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Kafkas Üniversitesi

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Din Öğretimi Genel Müdürlüğü İMAM HATİP VE ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ TEFSİR OKUMALARI DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Din Öğretimi Genel Müdürlüğü İMAM HATİP VE ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ TEFSİR OKUMALARI DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Din Öğretimi Genel Müdürlüğü İMAM HATİP VE ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ TEFSİR OKUMALARI DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI ANKARA, 2015 1 T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu

Detaylı

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri

Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Yaşam Dönemleri ve Gelişim Görevleri Havighurst'un çeşitli yaşam dönemleri için belirlediği gelişim görevleri Gelişim psikolojisi, bireylerin yaşam boyunca geçirdiği bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal

Detaylı

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk.

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Sayı: 64597866-120[94-2014]-131 Tarih: 28/08/2014 T.C. GELİR

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU EĞİTİM, ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

OTOPARK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ KISIM. Genel Hükümler

OTOPARK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ KISIM. Genel Hükümler OTOPARK YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ KISIM Genel Hükümler Amaç ve Dayanak Madde 1-3194 sayılı İmar Kanununun 37 nci ve 44 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanan bu Yönetmeliğin amacı, yerleşme yerlerinde araçların

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com Giriş Yönetim alanında yaşanan değişim, süreç yönetimi anlayışını ön plana çıkarmıştır. Süreç yönetimi; insan ve madde kaynaklarını

Detaylı

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA Dersin Amacı Bu dersin amacı, öğrencilerin; Öğretmenlik mesleği ile tanışmalarını, Öğretmenliğin özellikleri

Detaylı

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK 24 Aralık 2010 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27795 YÖNETMELİK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından: YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ University Grants Committee (UGC) Çeviren : Doç. Dr. M. ÂDEM UGC, üniversitenin parasal gereksinmeleri konusunda Hükümete danışman olarak Temmuz 1919'da

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr.

: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2014-1-132 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 15-12/159-72 Karar Tarihi : 18.03.2015 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan Üyeler : Prof. Dr.

Detaylı

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ 22 Mayıs 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28300 Kafkas Üniversitesinden: YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve

Detaylı

Afyon Kocatepe Üniversitesi Yabancı Dil Hazırlık Sınıfı Eğitim-Öğretim

Afyon Kocatepe Üniversitesi Yabancı Dil Hazırlık Sınıfı Eğitim-Öğretim Afyon Kocatepe Üniversitesi Yabancı Dil Hazırlık Sınıfı Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, Afyon Kocatepe Üniversitesi zorunlu yabancı dil hazırlık sınıfının eğitim-öğretim

Detaylı

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba

Ara rma, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba 1.1 Ara rman n Amac Ara rmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geli tirme Daire Ba kanl na ba olarak hizmet vermekte olan; 1. Bütçe ve Performans Program ube Müdürlü ü 2. Stratejik Yönetim ve Planlama

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 23-26 MAYIS 2013 - İZMİR Grup Adı : Özel Hukuk 1. Grup Konu : İş ve sosyal güvenlik davaları Grup Başkanı : Mehmet YILDIZ (Yargıtay Tetkik

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 24 Mart 2016 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29663 YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Anaokulu /aile yuvası anketi 2015 Araştırma sonucu Göteborg daki anaokulları ve aile yuvaları ( familjedaghem) faaliyetlerinde kalitenin geliştirilmesinde kullanılacaktır. Soruları ebeveyn veya veli olarak

Detaylı

ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER

ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER Şekil-1: BREADBOARD Yukarıda, deneylerde kullandığımız breadboard un şekli görünmektedir. Bu board üzerinde harflerle isimlendirilen satırlar ve numaralarla

Detaylı

KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR. Adem Sezgin UZUN 1

KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR. Adem Sezgin UZUN 1 e-makâlât Mezhep Araştırmaları, VII/1 (Bahar 2014), ss. 261-265. ISSN 1309-5803 www.emakalat.com KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR Ali Rabbânî Gülpâyigânî, Önsöz Yayıncılık, İstanbul 2014 456 sayfa, Adem Sezgin

Detaylı

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ Deneyde dolu alan tarama dönüşümünün nasıl yapıldığı anlatılacaktır. Dolu alan tarama

Detaylı

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu Rapor No:01 Rapor Tarihi: 10.03.2011 muz İl Genel Meclisimizin 01.03.2011 tarih ve 2011/33 sayılı kararı doğrultusunda 08-09-10 Mart 2011 tarihlerinde toplanmıştır. İdaremiz araç parkında bulunan makine

Detaylı

MAT223 AYRIK MATEMATİK

MAT223 AYRIK MATEMATİK MAT223 AYRIK MATEMATİK Çizgeler 7. Bölüm Emrah Akyar Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü, ESKİŞEHİR 2014 2015 Öğretim Yılı Çift ve Tek Dereceler Çizgeler Çift ve Tek Dereceler Soru 51 kişinin

Detaylı

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi özcan DEMİREL 1750 Üniversiteler Yasası nın 2. maddesinde üniversiteler, fakülte, bölüm, kürsü ve benzeri kuruluşlarla hizmet birimlerinden oluşan özerkliğe ve kamu

Detaylı

Prof. Dr. Bilal Sambur ile Medya ve Dindarlık Üzerine 08/04/2015

Prof. Dr. Bilal Sambur ile Medya ve Dindarlık Üzerine 08/04/2015 Medya İslam ı ile karşı karşıyayız Batıda tırmanışa geçen İslamofobinin temelinde yatan ana unsurun medya olduğu düşünülüyor. Çünkü medyada yansıtılan İslam ve Müslüman imajı buna zemin hazırlıyor. Sosyal

Detaylı

KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜR?

KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜR? KİMLER KURBAN KESMEKLE YÜKÜMLÜDÜR? Müslüman olmak. Akıllı olmak. Ergenlik çağına gelmiş olmak. Hür olmak. Nisap miktarı mal yada paraya sahip olmak. Yolcu olmamak. DEVE En az 5 yaşını doldurmuş olmalı.

Detaylı

2 Gemi Kiralama ve Demuraj-Dispeç Hesapları

2 Gemi Kiralama ve Demuraj-Dispeç Hesapları GĠRĠġ Dünya ticareti insanlığın gereksinimleri, yaşam kalitesi ve refahı için vazgeçilmez bir unsurdur, dünya ticaretinin vazgeçilmezi ise ulaşım sistemleridir. Ulaşım sistemleri içinde, çok uzun, kıtalar

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını,

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını, NİĞDE ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı, Niğde Üniversitesine bağlı olarak kurulan

Detaylı

KARA SINIRLARININ KORUNMASI VE GÜVENLİĞİ HAKKINDA YÖNETMELİK

KARA SINIRLARININ KORUNMASI VE GÜVENLİĞİ HAKKINDA YÖNETMELİK Resmi Gazete Tarihi: 21.03.1991 Resmi Gazete Sayısı: 20821 KARA SINIRLARININ KORUNMASI VE GÜVENLİĞİ HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - Bu Yönetmeliğin

Detaylı

TEŞVİK BELGELİ MAKİNA VE TEÇHİZAT TESLİMLERİNE UYGULANAN KDV İSTİSNASINDA BİR SORUN

TEŞVİK BELGELİ MAKİNA VE TEÇHİZAT TESLİMLERİNE UYGULANAN KDV İSTİSNASINDA BİR SORUN Emre KARTALOĞLU Gelirler Kontrolörü TEŞVİK BELGELİ MAKİNA VE TEÇHİZAT TESLİMLERİNE UYGULANAN KDV İSTİSNASINDA BİR SORUN GİRİŞ Bilindiği gibi, 4842 sayılı Kanunla 1 vergi kanunlarında köklü değişiklik ve

Detaylı

T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1)Yönergenin Amacı, Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KOORDİNATÖRLÜĞÜ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İş Sağlığı

Detaylı

DEVLET DESTEKL SERA S GORTASI TEKN K ARTLAR, TAR FE VE TAL MATLAR

DEVLET DESTEKL SERA S GORTASI TEKN K ARTLAR, TAR FE VE TAL MATLAR DEVLET DESTEKL SERA S GORTASI TEKN K ARTLAR, TAR FE VE TAL MATLAR Bu sigorta ile 5363 say l Tar m Sigortalar Kanununun 12 nci maddesine istinaden, Bakanlar Kurulu karar ile kapsama al nan risklerin, Örtü

Detaylı

M i m e d 2 0 1 0 ö ğ r e n c i p r o j e l e r i y a r ı ş m a s ı soru ve cevapları

M i m e d 2 0 1 0 ö ğ r e n c i p r o j e l e r i y a r ı ş m a s ı soru ve cevapları M i m e d 2 0 1 0 ö ğ r e n c i p r o j e l e r i y a r ı ş m a s ı soru ve cevapları S1: Erasmus kapsamında yapılan projelerle yarışamaya katılınabilir mi? C1: Erasmus kapsamında gidilen yurtdışı üniversitelerdeki

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Muş Alparslan Üniversitesi Uzaktan

Detaylı

T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU

T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU 2015-2016 EĞİTİM ve ÖĞRETİM YILI MERKEZİ YERLEŞTİRME PUANIYLA YATAY GEÇİŞ İŞLEMLERİ (EK MADDE-1 E GÖRE) ve BAŞVURULARI Yükseköğretim Kurumlarında Ön lisans ve Lisans

Detaylı

İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ KURULUŞ, ÖRGÜTLEME ve İŞLEYİŞ YÖNETMELİĞİ

İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ KURULUŞ, ÖRGÜTLEME ve İŞLEYİŞ YÖNETMELİĞİ İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ KURULUŞ, ÖRGÜTLEME ve İŞLEYİŞ YÖNETMELİĞİ KURULUŞ: Madde 1 İstanbul Kültür Üniversitesi, Anayasa, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu ile Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliği

Detaylı

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler,

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Bu araştırmada Fen Bilgisi sorularını anlama düzeyinizi belirlemek amaçlanmıştır. Bunun için hazırlanmış bu testte SBS de sorulmuş bazı sorular

Detaylı

KAYSERİ ÇETİN ŞEN BİLİM VE SANAT MERKEZİ

KAYSERİ ÇETİN ŞEN BİLİM VE SANAT MERKEZİ KAYSERİ ÇETİN ŞEN BİLİM VE SANAT MERKEZİ ÖZEL YETENEKLİLER V. ULUSAL ROBOT VE TEKNOLOJİ YARIŞMASI ÇİZGİ İZLEYEN (LEGO VE BASKI DEVRE) ROBOT YARIŞMASI KURALLARI BÖLÜM 1: GENEL KURALLAR Madde 1 (Amaç): Bu

Detaylı

Özet şeklinde bilgiler

Özet şeklinde bilgiler Kurzhinweise in türkischer Sprache TR İşçi Temsilciliği seçiminin açılışı ve yapılış usulü hakkında Özet şeklinde bilgiler Bu nedenle yakında İşçi Temsilciliğinin seçimi yapılacaktır. Şu an okumakta olduğunuz

Detaylı

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş.

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. 27 Şubat 2016 ÜNSPED GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ VE LOJİSTİK HİZMETLER A.Ş. Kurumsal Yönetim Notu: 7.30 Priv. YÖNETİCİ ÖZETİ ÜNSPED Gümrük Müşavirliği ve

Detaylı

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ PROGRAMI PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ

DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ PROGRAMI PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ DOĞRUDAN FAALİYET DESTEĞİ PROGRAMI PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ PROJE UYGULAMA EĞİTİMLERİ 2 İÇERİK Eğitim temel olarak; Sözleşme yönetimini, Projelerin izleme çerçevesini, Proje yönetimi, uygulama usul ve

Detaylı