FRANSA'DA ADEMİ MERKEZİLEŞTİRMENİN BEKLENMEYEN BİR SONUCU: FEODALLEŞME

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "FRANSA'DA ADEMİ MERKEZİLEŞTİRMENİN BEKLENMEYEN BİR SONUCU: FEODALLEŞME"

Transkript

1 KİTAP İNCELEME si FRANSA'DA ADEMİ MERKEZİLEŞTİRMENİN BEKLENMEYEN BİR SONUCU: FEODALLEŞME Ömer BOZKURT' Thierry Coudert, La Republique feodale. Ces nouveaux princes qui nous gouvernent..., (Feodal Cumhuriyet, Bizİ Yöneten Şu Yeni PrensIer... ) Editions de la Table Ronde, Paris, pp.) 1982 yılında Fransa'da başlatılan geniş çaplı yönetsel değişiklikler, merkezi üniter devlet sisteminin klasik örneklerinden birini oluşturan bu ülkede, kapsamlı bir ademi merkeziyet girişimi olarak belirlenebilir. Gerçekten 3 Mart 1982 tarihinde Fransa'da, "Bölgelerin, illerin ve komünlerin hakları ve özgürlüklerine ilişkin" bir dizi kanun yayınlanmıştı. Aradan nerdeyse on yıl geçmiş bulunuyor. Thierry Coudert işte bu girişimin kapsamlı bir bilançosunu sunmaktadır. Kitabın adı, yazarın bilançonun genel dengesini nasıl değerlendirdiği hakkında sanıyorum ki yeterince açık bir fikir veriyor. Kanımca, Coudert'in anlattıklarına bakarak Fransa'da ademi merkezileştirme reformu sonucunda olup bitenlerin, aşağıda görüleceği gibi Türkiye' deki bazı oluşumlar ve bazı örnek olaylarla ilginç paralellikler sergilediği ifade edilebilir. Gerçekten Fransa'daki durumun okuyucuya ülkemizle ilgili bazı çağrışımlar yaptırmaması olanaksız. Oysa Türkiye' de yerel yönetimler alanındaki mevzuat değişiklikleri henüz o ülkedeki desantralizasyon girişimi kadar bir genişlik de kazanmış değildir. Ademi Merkezileştirme Girişiminin Önemi Yazara göre ademi merkezileştirme, Fransa'da en azından yüzyılın büyük olayıdır. Fransız toplumunda devlet istisnai bir yer tutagelmiştir. Devletin toplumun merkezinde olmasını sağlayan, Fransız siyasi ve iktisadi tarihinin somutlaşmış ifadesi olan jakobenizm ve kolbertizmin birbirleriyle bağlantılı çabalarıdır. Bu gelenekler devletin, sivil toplumu aşmasına yolaçmakta ve onu genel çıkarın müteyakkız savunucusu haline getirmektedir. * Prof.Dr., TODAİE Öğretim Üyesi Amme Idaresi Dergisi, Cilt 24, Sayı 4, Aralık 1990.

2 150 AMME İDARESİ DERGİSİ Nitekim yazarın görüşüne göre Fransa kimliğini, başından beri, emrindeki bütün araçları (resmi dil, hukuk sistemi, din, siyasi ve yönetsel yapılar, altyapı, haberleşme araçları) ülkenin bütünlüğü için seferber eden güçlü bir devlet geleneği ile kazanmıştır. Bu anlamda Fransa, Roma geleneğini sürdürmüştür. Böylece yüzyıllar içinde bu unsurlar bir yandan güçlü bir ulusal bilinç, bir yandan da devletin topluma aşkınlığını (transcendance) sağlamıştır. (s. 19) Bu aşkınıık yüzyıllar boyunca her türlü karşı-iktidarla mücadele edilerek gerçekleşmiştir. Bu çerçevede 1982'de başlayan ademi merkezileştirme Fransa tarihinde bir dönüm noktası oluşturmaktadır. Reformun Gerekçeleri 1980'lerİn başında ademi merkezileştirme, toplumu devletten özerk hale getirerek gerçek bir kuralsızlaştırma (deregulation) başlatmıştır. Birçokları işin başında bu girişimin yerel demokrasiyi geliştirmek, karar merkezlerini yurttaşa yaklaştırmak yolunda övülecek bir siyasi yönetsel reform olarak görmüşlerdir. Bu girişim aşağıdaki üç özlemin somutlaştırılmasıdır: - Siyasi-yönetsel planda devletin rolünü önemsizleştirme: Canlı bir demokrasiye doğru bir adım daha atma: - Karar merkezlerini yurttaşa yaklaştırma. (s. 14) Yazara göre bu reform sol görüşün temsilcileri açısından, seçilmiş kişilerin yüksek bürokratlar ve özellikle de hakimi mutlak valiler sınıfı (le corps prefectoral) karşısında hakettikleri yeri almaları anlamına da gelecekti. Yazar bu bakış açısını Cumhurbaşkanı Mitterand'ın 22 Mart 1990'da yaptığı söylevden naklettiği bir bölümde temellendirmektedir: "... Belediye Başkanı ve il Meclisi üyesi olarak sık sık bazı davranışlar karşısında rahatsızlık duyduğumu çok iyi anımsıyorum. Gerçekten ben, seçimle gelmiş mütevazi görevli, Nievre' e [Mitterand'ın ili) tayin olmuş bir sürü küçük Birincİ N apoleon'la karşı karşıya kalırdım. Hatta daha da kötüsü, 19S0'li yıllarda Deniz-aşırı Fransa Bakanlığı yapmış olduğum için, bu yörelerde kabile başkanlarını utangaç bir biçimde, üniformaları madalya ve kordonlarla süslü valilerin huzurunda gördüğümde hissettiklerimi anımsar ve kendimi, benim ulaşamayacağım muazzam bir bilgiye ve muazzam yetkiye sahip merkezi yönetimin karşısında bir kabile şef yardımcısı gibi görürdüm ve bundan sanki onurum kırılırdı." (s. 32) Yazar bu ~eformun açıkça ifade edilmeyen saikleri konusunda da şunu yazıyor: "Ademi merkezileştirme kamuoyunun isteğiyle kendiliğinden meydana gelmiş bir olay değildir. Hep iktidardan uzak kaldığı için, devletle görevdeki hükümetlerin tek bir bütün oluşturduğunu sanan, dolayısıyla tekrar ulusal muhalefete dönmeleri ihtimaline karşılık yerel iktidarlarını güçlendirmek isteyen bir sol hükümetin ilk işlemlerinden biri olmuştur. Kaldı ki, bu sol hükümet de giderek kendisini devletle özdeşleştirince, büyük çaplı ulusal dayanışma sorunları karşısında kamu gücünün yetersiz

3 FRANSA'DA ADEMİ MERKEZİLEŞTİRMENİN SONUCU: FEODALLEŞME 151 kaldığını farkedip yenidenjakoben reflekslerine geri dönmüştür." (s. 194) Öte yandan önceleri bir ölçüde direnen sağ eğilim de bu düzenlemelerden karlı çıkacağını kısa sürede farketmiştir. Reformun Temel Yönelimleri metinlerin ana çizgileri şunlardır: Coudert' e göre yerel yönetimler reforma ilişkin - Yerel yönetimler üzerindeki hertürlü vesayetin kaldırılması; yerel yönetimlerin işlemleri üzerinde idari denetim, teknik vesayet... Bölgenin icracı bir yerel yönetim kademesi niteliği kazanması. - Her birimin kendi İcra organına sahip olması ve valinin sadece devletin temsilcisi olması. - Valilerin yerel yönetimler üzerinde, bunların işlemlerinin düzensizliği halinde uyguladıkları yetkilerin artık sadece o yer ve konularda denetim yetkisine sahip yargı yerlerine başvurmakla sınırlandırılması. O zamana kadar devlet tarafından ya da devletle yerel yönetimlerin birlikte kullandıkları yetkilerin bu sonunculara bırakılması. Örneğin illere toplumsal hizmetler, bölgelere ise iktisadi kalkınmaya ilişkin görevlerin verilmesi. Öte yandan bazen aynı bir faaliyetin kademelerine göre farklı yönetimler arasında paylaştırılması: Örneğin karayollarında otoyolların ve ulusal yolların merkezi yönetime, il yollarının il yönetimine, komün yollarının komün yönetimine bırakılması; yahut da eğitim alanında ilkokulların komünlere, kolejierin illere, liselerin bölge yönetimine ve üniversitelerin de devlete bağlanması. - Yetki devriyle birlikte buna paralelolarak gerekli kaynakların ve uygulama araçlarının devrinin kabulü. Devletin ve yerel yönetimlerin kullandıkları bina, araç, gereç, personelin tefriki. (s ) Reformun Sonuçları Ne Olmuştur? 1982 reformu genelolarak devletten yerel yönetimlere çok büyük ölçüde yetkilerin devredilmesi şeklinde gerçekleşmiş olmakla beraber yerel yönetimlerin farklı kademelerine bırakılan yetki alanları değişiktir. En köklü yetkiler il yönetimlerine devredilmiştir. Toplumsal hizmetler (action sociale), il yollarının yapımı, öğrencilerin okullarına ulaştırılmaları, kolejler (liselerin dışında, yerel yönetimlerce desteklenen kimi zaman teknik konuları da kapsayan orta öğretim kurumları), huzur evleri... Bunlar yurttaşların günlük hayatlarında en duyarlı oldukları konulardır. Böylece (bir

4 152 AMME İDARESİ DERGİSİ yerel yönetim olarak) il yönetimi en somut biçimde gözler önüne gelmektedir. Bölge yönetimlerinin avantajı kendilerine bırakılan görevlerin niteliği gereği daha geniş bir bütçe kullanma özgürlüğüne sahip olmalarıdır. Böylece bölgeler yepyeni girişimlerde bulunabilmektedirler: Örneğin kültür ve turizm alanları. Ayrıca bölge planlaması da bölge yönetimlerine bırakılmıştır. Nihayet komünler ise çok temel nitelikteki imar planlama yetkisini kazanmışlardır. İlk bakışta bu yetki devrinin yukarda belirlenen amaçların gerçekleşmesine katkıda bulunacağı düşünülür. Ancak bunların beklenmeyen sonuçları da ortaya çıkmıştır. Bu metinlerin yürürlüğe girmesinden birkaç yıl sonra yazara göre Fransa'nın yeni siyasi-yönetsel görünümü şöylece belirlenebilirdi: devlet yerel düzeyde sarsıinnştı, yönetsel yetkileri ve otoritesi konusunda müteredditti. Ortaya yeni bir iktidar sahipleri kategorisi çıknnştı. Yazar bunlara yeni feodal beyler adını veriyor. Yeni Feodal Beyler Bu feodal beyler, uzun zaman kendilerine kullandırılmayan bir iktidara kavuşmuş bulunuyor fakat tedbir yetkilerini "incelikle ve ölçülü olarak" kullanmakta zorlanıyorlardı. Bu yeni feodal beylerin oluşmasının birkaç nedeni vardır. İlkin ademi merkezileşme, teknik ve parasal imkanları geniş olan yerel yönetimlerle olmayanlar arasında bir ayırım yaratmıştır. Birinciler sorumluluklarının da ötesine gidebilirken, ötekiler asgari hizmetler için dış yardıma ihtiyaç duymakta böylece yeni bağımlılık ilişkileri (vassahtes) ortaya çıkmaktadır. Böylece güçlü yerel yönetimlerin başındaki seçilmiş kişilerin kendilerine Roma' daki anlamıyla bir kliyantel (Lat. Clientİs: Eski Roma'da bir patrici'nin koruması altına girerek ona hizmet sunan pleb'ler topluluğuna verilen isim) grubu oluşturmalarına imkan vermektedir. Ayrıca, ademi merkezileştirme bir yandan Paris'ten taşraya önemli yetkilerin devrine yol açarken bir yandan da gerçek bir başkanlık sisteminin kurulmasına yol açmıştır. Çünkü desantralizasyon yasaları yerel yürütme görevini her yerel yönetim kademesinde doğrudan ve tekbaşına başkana bırakmaktadır. Başkan, seçilmiş başkan yardımcılarına devredeceği yetkilerin genişliğini tayinde tamamiyle serbesttir. Onlara hiçbir imza yetkisi devretmeyip, doğrudan kendisinin tayin ettiği ve sadece kendisine karşı sorumlu üst bürokratik kademeye, örneğin şube müdürlerine veya özellikle genel sekretere devretmesi mümkündür. Başkan ise hiçbir seçilmiş organa karşı sorumlu değildir. Yukarda özetlenen kişisel bağımlılık ilişkileri yerel yönetim birimleri arasında kurulan bağımlılık ilişkileri ile paralelolarak doğar ve gelişir. Yerel yönetimlerin, sahip oldukları teknik ve mali kaynaklar yönünden farklılaştıkları biliniyor. Merkezi yönetimin vesayetinden kurtulan güçlü yerel yönetimler (bunların ileri derecede başkanlarıyla özdeşleştiklerini de anımsayalım) ademi merkezileştirme girişimlerini, daha üstü örtülü ama en az o kadar etkin, yeni vesayet ilişkileri kurmakta kullanmışlardır. Bu durum özellikle küçük komünleri etkileri altına alan il yönetimlerinde

5 FRANSA'DA ADEMİ MERKEZİLEŞTİRMENİN SONUCU: FEODALLEŞME 153 görülmektedir. Komünlere büyük yetkiler devredilmiştir. Ama teknik ve mali yetersizlikleri nedeniyle bu yetkileri kullanamamaktadırlar. Bu durumda kendilerine hizmet sunacak kuruluşların yardımına muhtaç olmuşlardır. İşte bu noktada birçok il yönetimi, komünlere yol, şehircilik, yenileştirme konularında ya doğrudan kendi servislerinin ya da kendilerine yukarda sözü edilen vassalite ilişkileriyle bağlı özel statüdeki teknik şirketlerin (reform yasaları bu türden özel statülü kuruluşlarla mukaveleye bağlı olarak hizmetlerin yürütülmesine olanak tanımaktadır) yardımını önermişlerdir. Kimi zaman bu yardımın verilmesinin, işin bu şirketlere verilmesi koşuluna bağlandığından da söz edilmektedir. Böylece bir üst yerel yönetim kademesi (ve dolayısıyla onun başındaki seçilmiş yönetici) o komünlerde daha ilerde alınacak kararları da belirleyecek kararların alınmasında etkili hale gelmiş olmaktadır. Bu teknik vesayetin dışında bir de bölge ve il yönetimlerinin sübvansiyonlar yoluyla kurdukları ve genellikle bir öncekiyle paralelolarak yürüyen vesayet ilişkisi vardır; bunun sonucunda komünlerin yatırımları sübvansiyon sağlayanın tercihlerine göre şekillenmektedir. Yahut da sübvansiyon sözkonusu değilse, yatırımlar mali gücü fazla olan yerel yönetim birimlerinin lehine yönlendirilmektedir. Bu yönde bir örnek, bölge yönetimlerine bırakılan liseler konusunda, yeni yatırımların bunların finansmanını bütünüyle sağlamayı kabul eden komünlere kaydırılmasıdır. Bu tür tercihlerin ise herzaman genel çıkar ile uyuştuğu kesin değildir. Nihayet üçüncü vesayet ilişkisi bölge planlaması sırasında ortaya çıkmaktadır. Fransa coğrafyası devletin yerine geçen mahalli yönetim birimi tarafından şekillendirilmektedir. Yazar bu konuda Midi-Pyrenees bölgesini örnek göstermektedir. Yeni İktidarın Dışsal Göstergeleri Ademi merkezileştirme yeni bir belde-yöneticisi türü yaratmıştır. Bunlar için kentler sanki ulusal hatta uluslararası bir yarışa girmiş gibidir. Beldenin imajını parlatmak için çabalarlar. Cüretli yatırımlara girişirler. Dışsal zenginlik göstergelerine çok meraklıdırlar. Yeni ve ihtişamlı hizmet binaları yaptırır, yüksek düzeyde vasıflı personel istihdamının yollarını ararlar. "Yeni zenginlerin H en yenisi olan bölge yönetimlerinde olayın boyutları daha da belirgindir. Yazar, Pays de Loire Bölge Meclisi binasının tasvirini, Le Monde gazetesi muhabirinden şöyle naklediyor: Yörenin mimarlarından biri tarafından tasarlanmış ve en üstte rasathanelerinkine benzeyen bir kubbenin bulunduğu ilginç kübik hacimlerden oluşan bina, ihtişamlı teraslarla nehre doğru alçalırken insanın nefesini kesen bir görünüm sunuyor. Sütunlarla çevrili ve duvarları Carrare mermerleri ile kaplı uçsuz bucaksız holün pencerelerinden bakıldığında önce Fransız tarzında bahçeler, sonra İspanyol tarzında bir iç patio ve nihayet İtalyan tarzında bir panoramik kafeterya görülüyor. Krem rengi beton duvarları ve tuğla rengi halılarıyla, kubbenin altındaki yarım-küre şeklindeki toplantı salonu bütün teknik donanımlara sahip: sesin yankılanmasını önleyen duvarlar, video sistemleri, simültane tercüme kabinleri, elektronik oylama sistemi, vs. Bütün bunlar yılda sadece dört defa 48 saatlik otururnlar için. Mekanlar çok ihtişamlı ama üçte biri kullanıma müsait değil, bir süre sonra büro olarak kullanmak üzere yeni bina kiralamak gereği doğacak...

6 154 AMME İDARESİ DERGİSİ Yerel yönetimlerin yeni patronlarının bir diğer ilgi alanı da dış ilişkilerdir. Yazar bunu Talleyrand'hk rüyası (le fantasme de Talleyrand) olarak betimliyor. O zamana kadar sadece devletin tekelinde olan dış ilişkiler alanında da, yerel yöneticiler faaliyette bulunmaya başlarıar. Üçüncü Dünya ülkelerine, "şehir kardeşlikleri" kurarak yardım bunlara örnektir. Bu gibi girişimler yerel kamu oyunun sempatisini toplamakta hatta kimi zaman acıma duygularını güçlendirmektedir. Bölgeler ise ulusal sınırlar-aşırı işbirliklerine girişmektedirler." Bunların bazıları coğrafi bir mantığa dayansa bile, 1988 yılında Poitou-Charente bölgesinin (Batı Fransa'da, Atlantİk kıyısında bir bölge) Venedik'le bir kültürel, eğitim ve ekonomik değişim programı müzakere etmesine uygun bir coğrafi gerekçe bulmak o kadar kolay değildir." (s. S7-S8) Son yıllarda Fransız yerel yönetimlerinin Doğu Avrupa ülkelerine olan ilgileri de çok artmıştır. Yazara göre "Uluslararası planda yaratılan bu girişimcilik, folklorik niteliklerini aşan bir önemde incelenmek gerekir. Çünkü ulusal toprakların, Fransa' nın çıkarlarına kesin sadakatten uzaklaşır biçimde farklı yönlere meyletmelerine yolaçar. Yazar seçilmiş ve atanmış yöneticiler başka bir ifadeyle merkezi yönetimin taşra teşkilatı ile yerel yönetim sorumlularının karar alma özelliklerine de değinmekte ve sınırlı bir süre için bir yere atanmış görevlilerin kararlarında isabetsizlik aramanın yanlış olacağı, tam tersine kliyantelist ilişkiler dolayısıyla yerel düzeyde seçilmiş kişilerin birçok paskıya dayanamadıklarını belirtmektedir. Seçilmiş birinin karar alma mantığı atanmış birininkiyle aynı olamaz. Ikisinin genel yarar anlayışları aynı değildir. Yazara göre "kamu hizmeti kavramı bile yavaş yavaş «sizin için yatırım yapıyorum» türünden kliyantelist bir mesaj içinde erimektedir." (s. 64) Bu durumun en önemli sonuçlarından biri çevre konusunda ortaya çıkmaktadır. Ademi merkezileştirmenin birçok yönden çevre üzerinde vahim sonuçlar doğurduğu gözlenmektedir. Gayri menkul sahiplerinin baskısı altında, istihdamı geliştirme çabasında, vergi gelirlerini arttırma çabasında birçok belediye başkanı çevreden fedakarlık etmeye hazırdır. "Genelolarak yerel seçilmiş şahsiyetler, genel ya da ulusal çıkarları, yerel çıkarların üstüne koyamamışlardır -kaldı ki bu amaçla göreve getirilmiş de değillerdi." (s. los) Yeni Feodal Beyler ve Siyasi Partiler Ademi merkezileştirme ile ortaya çıkan bir başka sonuç yerel seçilmişlerin siyasi partiler içinde derebeylikler oluşturmalarıdır. Yukarda bölgelerinde kurdukları kliyantelist ilişkilere değinilmişti. Öte yandan, "Artık ulusal yaşamda, parlamanterlik görevine kıyasla daha büyük bir önem kazanan bu önemli yerel görevlerin başında bulunmak, bu kişilere hareketlerini özerkleştirme imkanını vermektedir. Kullandıkları yeni yetkiler [ve)... yönettikleri birimlerin hacimli bütçeleri sayesinde kendi imajlarını yüceltecek ya da bir seçim kampanyasını yürütecek birtakım harcamalar yapabilmektedirler. Bu bakımdan partilerine gerçekte ihtiyaç duymamaktadırlar. Eskiden bir seçilmiş kişi, bağlı olduğu partinin ulusalorganlarının desteğini almaksızın bir seçime katılamazdı. Çünkü bu parti ona ülke çapında bir etiketin yanısıra,

7 FRANSA'DA ADEMİ MERKEZİLEŞTİRMENİN SONUCU: FEODALLEŞME 155 kampanyası için gerekli mali ve maddi imkanları sağlamaktaydı. Yeni feodal beylerimiz ise kendi düzeylerinde bu imkanlara sahiptir ve partilerine bu açıdan yardım eden onlardır." (s. 120) Ne Yapmalı? Yazara göre ilke olarak ademi merkeziyetçiliğe karşı çıkılamaz. Fakat bunun bazı başka reformlarla desteklenmesi gereklidir. "Devlet ademi merkezileştirme hareketinden bitkin çıkmıştır." (s.152) Ademi merkeziyetçilik günümüzde Fransa'da yaşanan birçok sorunun doğrudan doğruya nedeni değilse bile, onların çözümünü güçleştirmektedir. Yazara göre "ademi merkezileştirmenin şimdilik elle tutulur tek sonucu Fransız toplumunda genelleşmiş bir karmaşa, genel çıkarın gözlerden uzaklaşması ve bir milli kimlik bunalımıdır." (s. 11) "Ademi merkezileştirme yerel demokrasinin değil yerel iktidarın güçlenmesi sonucunu vermiştir.". (s. 169) Ademi merkeziyet yeniden tanımlanmalı ve şimdiden başlamış bulunan feodal topluma geri dönüş süreciyle mücadele edilmelidir. Feodalitesiz bir ademi merkeziyet için devletin rolü canlandırılmalı, yerinden yönetim (deconcentration) [yetki genişliği] çabalarının devamı sağlanmalı, Fransa'nın siyasi yönetsel haritası yeniden çizilmelidir (s. 12). Feodalizme yolaçmayan bir ademi merkeziyet için devletin rolü güçlendirilmelidir. Ademi merkeziyetçi reformla birlikte yapılması planlanan yerinden yönetim reformu (yetki genişliği) birçok hükümetin sık sık tekrarladığı bir hedefolmakla birlikte birçok merkezi idarenin [bakanlığın] direnmesi yüzünden gerçekleşmemiştir. (s. 156) Devletin yeniden yapılaştırılması sırasında bakanlıklararası faaliyet (l'interministenalite) ilkesi önplana çıkmalıdır. Yeni yönetsel çerçevede geleneksel dikey ilişkiler mantığı yerine bölgeler veya iller düzeyinde bakanlıklararası koordinasyon sağlanmalıdır. (s. 165) Bölge valisi emrinde faaliyet gösterecek üniter bir idare kurulmalıdır. Ve bu ilke (interministenalite) yurttaş tarafından günlük hayatında algılanabilmelidir. Örneğin yurttaş tek bir makarnda yönetsel bütün bilgileri alabilmelidir. Böylece yazara göre Fransa'da girişilen ademi merkezileştirme bitmemiş bir reform niteliğindedir. Bunun yetki genişliği reformuyla tamamlanması gerekir ve "Bugün bertaraf edilmesi gereken tarihi tehlike bir üniter cumhuriyetten bir feodal cumhuriyete geçtikten sonra bu kez, yenileştirilmiş bir "Liman Kentleri Birliği" (ligue hanseatique) ile laik bir Kutsal Roma-German İmparatorluğu'nun özelliklerini taşıyan bir siyasi sisteme yönelmektir." (s. 198)

8 156 AMME idaresi DERGİSİ Bir Değerlendirme Coudert'in kitabı herhalde ilgi çekicidir. Ancak yansız bir kitap değildir. Nitekim yazar daha ilk sayfalarda kendisinin yenilenmiş bir jakobenizm yanlısı olduğunu belirtmektedir (s. 12). Ne var ki Fransa'da yerel yönetimlerin eylem ve işlemleri hakkında naklettiği disfonksiyonel unsurlar öyle kolayca önemsiz sayılarak geçiştirilecek şeyler değildir. Öte yandan Avrupa Topluluklarında yapısal ve bölgesel fonlar dolayısıyla bölgelerin bir yönetim çevresi olarak kazandıkları önem gözönüne alınacak olursa kitabının sonucunda anımsattığı "Laik bir Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu" imge si didaktik bir vurgulama yöntemi olmanın ötesine geçmektedir. Öte yandan bu disfonksiyonel unsur örneklerinin belli sayıda yerel yönetimlerden alındığı da gözden kaçmamalıdır. Örnekler hep birkaç belediye ve bölge yönetiminden alınmıştır. Angouleme, Toulouse, Nice belediyeleri -kitabın yayınlandığı sıralarda bu sonuncu belediyenin başkanı tutuklanmak üzereyken ABD'ne kaçmıştır-, Midi-Pyrenees ve Pays de Loire ve Poitou-Charente bölgeleri vs. Dolayısıyla bu disfonksiyonel unsurların ne ölçüde genelleştirilebileceği tartışılabilir. Ancak bu iki gözlem, yani yazarın belli bir açıdan meseleye bakması ve verdiği örneklerin sınırhlığı yaptığı analizin geçerliliğini ortadan kaldırmaz. Çünkü bu disfonksiyonel unsurların bir kuralolmamakla birlikte, olayı sorgulamak için yeterli derecede yaygın olduğu belirtilebilir. Başka bir ifadeyle kitapta teşhis ve teşhir edilen düzensizliklerin başka yerlerde de olmaması için bir neden yoktur. Çünkü bu beklenmeyen sonuçların yaratıcısı bireyler değil, reform yasalarının kurduğu sistemdir. Ya da en azından bu sistem belli bir yatkınlığın, bir eğilimin kuvveden fiile çıkmasına olanak sağlamaktadır. Böyle olunca sorun bu ademi merkezileştirme girişiminin işte bu disfonksiyonlarından arındırılmasıdır. Yazar bunun yolunu da göstermektedir: hep sözü edilen fakat bir türlü gerçekleştirilemeyen dekonsantrasyon -yerinden yönetim, yetki genişliği- reformunun da tamamlanması. Ademi merkezileştirme ile paralel yürütülecek bir yetki genişliği reformu işte bu feodalleşmeyi dengeleyebilir. Uzun vadeli ulusal çıkarlarla yerel ve dolaysız çıkarlar arasındaki dengeyi sağlar. Ademi merkezileştirme ya da yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, merkezi yönetimin taşra teşkilatının yok edilmesi, görevlerinin salt bir temsil göreviyle sınırlandırılması demek olmamalıdır. Coudert'in kitabının bir başka -ve herhalde ikincil- özelliği verdiği örnek olayların renkliliği dolayısıyla nerdeyse merakla okunabilmesidir. Ancak bir Fransız yazar için kitabın planının hayli dağınık olduğunu da eklemek gerekir. Bu da bazı tekrarlara yolaçmaktadır. Belki biraz hızlı yazılmış bir kitap olabilir. Türkiye' deki Duruma Ilişkin Bazı Görüşler Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi yoluyla halkın katılımını ve yerel demokrasiyi geliştirme yaygın kabul gören bir düşüncedir. Yerel demokrasinin geliştirilmesi,

9 FRANSA'DA ADEMİ MERKEZİLEŞTIRMENİN SONUCU: FEODALLEŞME 157 yurttaşların katılım tabanlannın genişletilmesi, "sivil toplumun" öne çıkarılması, yirminci yüzyılın şu son yıllarında hemen herkesin paylaştığı yaklaşımlardır. Ülkemizde de bu yaklaşım hemen bütün partiler tarafından genelde paylaşılmaktadır (kaldı ki iktidar ve muhalefet partileri, en azından üç büyük parti, arasında şu erken seçimler öncesinde, doktrin açısından farklılıkların ne ölçüde önemli olduğu tartışılabilir). Thierry Coudert'in yukarda özetlenen ve Fransa'da yerel yönetim reformunun beklenmeyen ve herhalde istenmeyen sonuçlarını irdelediği bu çalışması bizim için bu yönden aydınlatıcıdır. Çünkü kaş yaparken göz çıkarmamak gerekir. Okuyucu, yukarda okuduklarıyla Türkiye' de şahit olduğu bazı olaylar arasında mutlaka bir paralellik kurmuş olmalıdır: Henüz ülkemizde bir yerel yönetim reformu yapılmış değildir. Ademi merkezileştirme yönünde somut bir gelişme yoktur. Son dönemlerdeki başlıca gelişmeler özellikle belediyelere yönelik olmuş ve bunların gelirlerinin arttırılması, metropoliten alanlarda büyük şehir belediyelerinin kurulması ile sınırlı kalmıştır. Bunun dışında ne yerel yönetimlere yeni görevler ve yetkiler devredilmiş, ne il özel idareleri güçlendirilip yeni bir yapıya kavuşturulmuş ne de bölge idaresi kurulmuştur. Bununla birlikte bu yönde talepler hem siyasi çevrelerde hem de akademik ve yönetsel çevrede hemen hiçbir doktriner tercih farkı olmaksızın sergilenmektedir. Siyasi çevrelerin bu konudaki fikir ve programlarının kimi zaman hayli sathi olmaları, öne sürülen "çözümlerin ölçek farklılıklan" ve amaçta (yerel yönetimlere özerklik) anlaşmakla birlikte araçlarda birbirlerinden aynımaları, (örneğin Yerel Yönetimler Bakanlığı kurulması fikri) bu talep ve tercihlerin biraz ayaküstü düşünülüp formülleştirildiği intibaını vermektedir. 1 Ama öte yandan bu taleplerin daha işlenmiş ve temellendirilmiş bir biçimde ileri sürüldüğü de görülmektedir. Örneğin ademi merkeziyeti savunan bir teorisyen bir dizi ussal gerekçe ileri sürdükten başka, şöyle yazıyor: «...Halbuki, ülke çapında iktidara gelemediği dönemlerde bile, sosyal demokrasinin ve SHP'nin yerel idarelerde iktidarı paylaşması mümkündür... Merkezden atanan yönetimlerin yerini seçimle gelenler aldıkça, SHP'nin T.B.M.M.'de muhalefette kalsa bile ülkede iktidarı paylaşma olanakları yükselecektir. Salt bu gerçek bile, SHP'yi kendi parti çıkarları itibariyle Türkiye'de ademi merkeziyetçi bir yönetim yapısını savunmaya itmelidir."2 Ademi merkezileştirme için ileri sürülen bu gerekçenin Fransa'da Pierre Mauroy hükümetinin gerekçesiyle benzerlik derecesini farketmemek mümkün değil 1. BIm.: "Muhalefet partileri yerel yönetim hedeflerini açıkladı: Belediyelere özerklik". Milliyet Siyasi parti yetkililerinden alınan beyanatlardan oluşturulan bu "haber makale", önerilerin hem sistematik, hem muhteva hem de tutarlılık yönünden biraz hayal kırıcı olduklarını ortaya koyuyor. 2. Asaf Savaş Akat, Sosyal Demokrasi Gündemi, Armoni Yayıncılık, Istanbul 1991, s. 61.

10 158 AMME İDARE si DERGİsİ (ancak, onlar tekrar muhalefete düşmeleri ihtimaline dayanarak bunu istiyorlardı. Oysa Prof. Akat SHP'nin iktidara gelemeyeceğini düşünerek bunu önermektedir: "... SHP muhalefette kalsa bile... "); ama belirtilmesi gereken bunun Fransa'da da görüldüğü gibi diğer partilere de yarayacağıdır. O nedenle ademi merkezileştirmeyi bir iktidar paylaşma yolu olarak görmek yanlıştır. Kaldı ki amaç zaten Coudert'in Fransa' da teşhis ve teşhir ettiği durumu yaratmak değildir. Başka bir ifadeyle amaç yerel iktidar odaklarını değil yerel demokrasiyi geliştirmektir. İşte bu sebeple ademi merkeziyeti tek başına ve ne olursa olsun savunmak onu bir amaç haline getirmek doğru değildir. Ademi merkeziyetin yarattığı bu feodalleşme, bu merkezkaç eğilimler, ulusal çıkarların kliyantelist ilişkilere feda edilmesi gibi unsurlar eğer Fransa gibi bir coğrafyaya, bir gelişmişlik ve eğitim düzeyine, demokratik geleneklere sahip bir ülkede ortaya çıkıyorsa, bunun başka ülkelerde demokrasiyi geliştirmek için sihirli bir reçete olmadığı anlaşılır. Kaldı ki yönetim yapısı ve gelenekleri Fransa'ya bir ölçüde benzeyen ülkemizde, ademi merkezileştirme yolunda fazla bir ilerleme henüz olmamakla birlikte bugünkü koşullarda bile benzer durumlarla sıkça karşılaşılmaktadır. Belediyelerin ayrıcalıklı şirketlere kimi zaman fen hizmetlerini (pembe kaldırımları, kavşak projelerinin çizimlerini) hatta vergi toplamayı ihale etmeleri; gösterişçi yatırımlar, (yeşil alana belediye sarayı -ya da kalesi- diken ilçe belediyeleri), cadde röfüjlerine iki adımda bir ilçe belediyesinin amblemierini yerleştirme; hemşehrilik ilişkilerine göre atanan başkan yardımcıları ve özellikle belediye hizmetlerinde istihdam edilenlerin seçiminde liyakatten başka unsurların da, hatta belki öncelikle aranması; çıkar ilişkileri çerçevesinde çevrenin ihmal edilmesi, düzensiz yerleşmenin sürekli primlendirilmesi; kültür faaliyeti adı altında, içeriği hayli tartışmalı, şeftali, kayısı, kiraz, karpuz, patlıcan festivaileri düzenlenmesi; birtakım yabancı yerel yönetimlerden kullanılmış malzeme yardımları alma -Coudert'in bazı Fransız yerel yönetimleri için verdiği merkezden bağımsız dış ilişkiler kurma olayının öbür ayağı-; önceliklerin tespitindeki yanlışlar ve bir de mevzi imar planı değişiklikleriyle akılalmaz boyutlarda rantlar yaratılması vs. fazla bir özerkliğe sahip olmayan yerel yönetimlerimizde (belediyelerimizde) görülen olağan durumlardandır. Bunlara bir de belli bir siyasi partinin üyesi olarak yerel yönetim görevlerine seçildikten sonra o siyasi partilerden "bağımsızlaşan", hatta bir sonraki seçimler öncesinde parti değiştiren, ya da parti kuran yerel yöneticileri eklersek Coudert'in Fransa için sözünü ettiği kliyantelist ilişkilerden feodalizme geçiş eğiliminin başka yerlerde de ortaya çıkabileceğini düşünebiliriz. Tabiatıyla bu gibi olaylar yerel yönetimlerin ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi gereğini ortadan kaldırmaz. Ancak meseleye soyut kavramlarla değil, fonksiyonel açıdan, kamu hizmetinin etkinliği ve verimliliği açısından bakmak gerekir. Bunun yanısıra merkez yönetimi-yerel yönetim dengesinin korunması gerekir. Bu yapılırsa yukarda Coudert'in sergilediği disfonksiyonlardan korunmak mümkün olur.

11 FRANSA'DA ADEMİ MERKEZİLEŞTİRMENİN SONUCU: FEODALLEŞME 159 "Belediyelerdeki katılımları dolayısıyla halkımızın şekillendireceği imar planlarının, eğitim planlarının, merkezdeki bürokratların yapacağı planlardan daha kötü olacağını söylemek mümkün değildir"3 demek, bir tür popülist söylemden ibarettir. Çünkü merkezi yönetim bürokrasisini küçümsemek için de hiçbir neden yoktur. Seçilmişlerle atanmışların karar alma mantıklarının farklılığını kabul etmek bunlardan birini ötekine tercih etmek için yerli bir temel sağlamaz. Çok farklı yönetsel yapılardan ve geleneklerden -bunların sahipleri müreffeh toplumlardır diyerek- ithal çözümler peşinde koşmak da hayal kırıklığı yaratabilir. Türkiye, bu sistem şu ülkede iyi sonuç vermiştir türünden -üstelik o ülkede o sistemle ülkenin global refahı ya da demokratik gelişmişliği arasında tek taraflı ve kuşkusuz kanıtlanmamış, bir nedensellik bağını da veri kabul etmek gibi bir yanlışa düşerek- gerekçelerle yönetsel yapısını şekillendirecek bir ülke değildir. Türkiye'nin yönetsel tecrübe ve gelenekleri kendi sistemini sürekli iyileştirmesi için yeterlidir. Kaldı ki bir de meseleye yakından bakmak zorunluluğu vardır. Örneğin son zamanlarda eğitim alanında yerel yönetimlere daha fazla görev ve yetki vermekten bahsedilmeye başlanmıştır. Bu konuda örnek olarak da eğitim hizmetlerinin büyük ölçüde yerel yönetimlerce sağlandığı Birleşik Krallık gösterilmektedir. Loughborough Üniversitesi Profesörü John Frears 1989 Ekim ayında yapılan bir kollokyumda ülkesindeki durumu şöyle anlatıyor: "Ademi merkeziyet eğer birçok şeyin yerel düzeyde yönetimi demekse şüphesiz bizim ülkemiz ademi merkeziyetçi bir ülkedir; ama ademi merkeziyet birçok şeyin yönetiminde özerklik demekse, ademi merkeziyetçi olduğumuzdan o kadar emin değilim... Örneğin eğitimi yerel düzeyde yönetiyoruz, ama bunu hükümetin fevkalade sıkı denetimi altında yapıyoruz. Örneğin öğretmenlerin maaşları ki en büyük harcama kalemini oluşturur, ulusal düzeyde saptanır, biz sadece uygularız." (Coudert, s. 174) Tabiatıyla maaşlar bile ulusal düzeyde saptanırken süreleri, müfredatı yerel yönetimlerin tercihine bırakmak herhalde gerçekçi olmayacaktır. Bu ilginç kitabın okunmasının ve yaptığı çağrışımlarının bir sonucu olarak belki de ademi merkeziyet ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi sorununun bir ülkenin yönetsel ve tarihsel gelenekleri yokmuş gibi ele alınmasının yanlış olacağı söylenebilir. Amaç, sınırları herzaman biraz muğlak bir özerklik ve birbirlerinden yeterince ayrılmamış yerel demokrasi ve yerel iktidar kavramlarıyla örülmüş bir söylemle sınırlı kalmıyarak, toplumsal yapılar da gözönünde bulundurulmak suretiyle yurttaşların azami katılımı çerçevesinde en ussal yönetsel yapının ve yönetsel etkililik ve verimliliğin sağlanmasıdır. Yerel demokrasiyi güçlendirelim derken yerel derebeylerini güçlendirmekten böylece korunulabilir A.k.

1: YÖNETİM-YERİNDEN YÖNETİME İLİŞKİN KAVRAMSAL ÇERÇEVE...1

1: YÖNETİM-YERİNDEN YÖNETİME İLİŞKİN KAVRAMSAL ÇERÇEVE...1 bölüm 1: YÖNETİM-YERİNDEN YÖNETİME İLİŞKİN KAVRAMSAL ÇERÇEVE...1 1. Kavramsal Çerçeve: Yönetim-Yerinden Yönetim...2 1.1. Yönetim Kavramı...2 1.2. Yerinden Yönetim...4 2. Yerel Yönetimlerin Önemi ve Varlık

Detaylı

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ Mehmet Uçum 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri a. Tartışmanın Arka Planı Ülkemizde, hükümet biçimi olarak başkanlık sistemi tartışması yeni

Detaylı

Bölgesel kalkınmada BKA ların genel görünümü

Bölgesel kalkınmada BKA ların genel görünümü economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikalarıaraş tırmaenstitüsü Bölgesel kalkınmada BKA ların genel görünümü Derya Sevinç July 14, 2006, Kayseri Kalkınma Ajansları:Genel Görünüm Slide 2 Avrupa AB

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

İ Ç İ N D E K İ L E R

İ Ç İ N D E K İ L E R İ Ç İ N D E K İ L E R ÖN SÖZ.V İÇİNDEKİLER....IX I. YURTTAŞLIK A. YURTTAŞLIĞI YENİDEN GÜNDEME GETİREN GELİŞMELER 3 B. ANTİK YUNAN-KENT DEVLETİ YURTTAŞLIK İDEALİ..12 C. MODERN YURTTAŞLIK İDEALİ..15 1. Yurttaşlık

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: MAHALLİ İDARELERİN ORTAYA ÇIKIŞI VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE...

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: MAHALLİ İDARELERİN ORTAYA ÇIKIŞI VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: MAHALLİ İDARELERİN ORTAYA ÇIKIŞI VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE... 1 I. MAHALLİ İDARELERİN ORTAYA ÇIKIŞI... 1 A. Tarihsel Süreç... 1 B. Gelişim Sürecinde Kent ve İşlevleri... 2 C. Feodalite

Detaylı

Türkiye'de "Decentralization" Süreci

Türkiye'de Decentralization Süreci Türkiye'de "Decentralization" Süreci 30 Nisan 2013 Bahçeşehir Üniversitesi İlker Girit Ahmet Ketancı Türkiye'de "Decentralization" Süreci Decentralization Prensipleri Türkiye deki Tarihi Süreç Türkiye

Detaylı

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem NEDEN Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem YERLi VE MiLLi BiR SiSTEM Türkiye, artık daha büyük. Dünyada söz söyleyen ülkeler arasında. Milletinin refahını artırmaya başladı. Dünyanın en büyük altyapı

Detaylı

T.C AKDENİZ BELEDİYELER BİRLĞİ 2011 YILI ÇALIŞMA PROGRAMI

T.C AKDENİZ BELEDİYELER BİRLĞİ 2011 YILI ÇALIŞMA PROGRAMI T.C AKDENİZ BELEDİYELER BİRLĞİ 2011 YILI ÇALIŞMA PROGRAMI Akdeniz Belediyeler Birliği, üyelerine üst düzey hizmet sunan, yerel ölçekteki Reform süreçlerine ve Ülkemizin AB ile bütünleşme sürecine destek

Detaylı

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY YERELYÖNETİM REFORMUSONRASINDA İLÖZELİDARELERİ Dünyadayaşananküreseleşme,sanayitoplumundanbilgitoplumuna geçiş,şehirleşmeninartışı,ekonomikvesosyaldeğişimleryönetim paradigmalarınıveyapılarınıdaetkilemektedir.çevrefaktörlerinde

Detaylı

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ 1.Giriş Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı Kamu idarelerinin mali yönetimini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 10.12.2003

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

Kamu Yönetimi 2. Kısm Ders Notları. Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR

Kamu Yönetimi 2. Kısm Ders Notları. Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR Kamu Yönetimi 2. Kısm Ders Notları Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR Türkiye de Seçim Türkiye de Seçimler, yargı organlarının yönetim ve denetimi altında yapılmaktadır. Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ

Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...XIII KISALTMALAR...XXI TABLOLAR

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet ANAYASAL ÖZELLİKLER Ulus devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde belirli bir nüfus ve egemenliğe sahip bir örgütlenmedir. Ulus-devlet üç unsura sahiptir: 1) Ülke (toprak), 2) Nüfus, 3) Egemenlik (Siyasal-Yönetsel

Detaylı

Kamu kesiminde performans yönetiminin olumlu ve olumsuz yanları - Akademik araştırmadan sonuçlar

Kamu kesiminde performans yönetiminin olumlu ve olumsuz yanları - Akademik araştırmadan sonuçlar Kamu kesiminde performans yönetiminin olumlu ve olumsuz yanları - Akademik araştırmadan sonuçlar Jarmo Vakkuri Yerel Kamu Ekonomileri Profesörü Tampere Üniversitesi, İşletme Bölümü FI-33014 University

Detaylı

Yerelleşme ve İyi Yönetişim

Yerelleşme ve İyi Yönetişim economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikaları araş t ı rmaenstitüsü Yerelleşme ve İyi Yönetişim Emre Koyuncu 7.Yönetim ve Mühendislik Günleri 10 Mart 2007, Ankara Yurttaş ve Yönetim Hizmet İlişkisi

Detaylı

Merkezi İdarenin Taşra Teşkilatı. Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Merkezi İdarenin Taşra Teşkilatı. Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Merkezi İdarenin Taşra Teşkilatı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Merkezi idare, üstlendiği kamu hizmetlerini hizmetin gereklerine, ekonomik ve toplumsal koşullara, ülkenin coğrafya durumuna göre yürütmek, hizmetleri

Detaylı

(31.12.2005 tarih ve 26040 4. Mükerrer Sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır) Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1)

(31.12.2005 tarih ve 26040 4. Mükerrer Sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır) Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) (31.12.2005 tarih ve 26040 4. Mükerrer Sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır) Maliye Bakanlığından : Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) 1. Giriş Bilindiği üzere, 24/12/2003 tarihli

Detaylı

Bakanlık Sistemi. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Bakanlık Sistemi. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Bakanlık Sistemi Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Bakan Merkezi yönetim bakanlıklar biçiminde örgütlenmiştir ve her bakanlıkta en üst yönetici olarak bakan bulunur. Bakanlıklardaki yönetsel

Detaylı

Maliye Bakanlığı Tebliğin Adı. Kurum

Maliye Bakanlığı Tebliğin Adı. Kurum Resmi Gazete Tarihi: 31.12.2005 Resmi Gazete Sayısı: 26040 Maliye Bakanlığı Tebliğin Adı Harcama Yetkilileri Hakkında Genel Tebliğ Tebliğ No (Seri No: 1) Resmî Gazete Tarihi 31/12/2005 Resmî Gazete Sayısı

Detaylı

YEREL YÖNETİMLERDE İNTERNET KULLANIMI ve BULDAN BELEDİYE Sİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLERDE İNTERNET KULLANIMI ve BULDAN BELEDİYE Sİ ÖRNEĞİ YEREL YÖNETİMLERDE İNTERNET KULLANIMI ve BULDAN BELEDİYE Sİ ÖRNEĞİ Öğr. Gör. Özlem FEDAİ DENİŞ Pamukkale Üniversitesi, İ.İ.B.F GİRİŞ Türkiye de yerel yönetimlerin kamu bütünü içindeki payı 1950 li yıllardan

Detaylı

T.C. İzmir Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik

T.C. İzmir Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik T.C. İzmir Büyükşehir Belediyesi Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam Madde 1 Bu Yönetmeliğin

Detaylı

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ VE İL ÖZEL İDARELERİ TARAFINDAN AFET VE ACİL DURUMLAR İLE SİVİL SAVUNMAYA İLİŞKİN YATIRIMLARA AYRILAN BÜTÇEDEN YAPILACAK HARCAMALARA

Detaylı

SÖKE KENT KONSEYİ ÇOCUK MECLİSİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

SÖKE KENT KONSEYİ ÇOCUK MECLİSİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar SÖKE KENT KONSEYİ ÇOCUK MECLİSİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar AMAÇ Madde 1- Bu yönerge, Söke Kent Konseyi Çocuk Meclisi nin oluşumunu, organlarını, görevlerini ve çalışma

Detaylı

NİLÜFER KENT KONSEYİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ

NİLÜFER KENT KONSEYİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ NİLÜFER KENT KONSEYİ ÇALIŞMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Çalışma Yönergesi nin amacı; Bursa İli Nilüfer İlçesi kent yaşamında, kent vizyonunun ve hemşehrilik

Detaylı

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İÇ KONTROL SİSTEMİ ÇALIŞMALARI SUNUCU AYDIN GÜZHAN MALİ HİZMETLER DAİRE BAŞKANI

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İÇ KONTROL SİSTEMİ ÇALIŞMALARI SUNUCU AYDIN GÜZHAN MALİ HİZMETLER DAİRE BAŞKANI İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İÇ KONTROL SİSTEMİ ÇALIŞMALARI SUNUCU AYDIN GÜZHAN MALİ HİZMETLER DAİRE BAŞKANI * 5018 Sayılı Kanun Md.55 İç Kontrol Nedir? İç kontrol;idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara

Detaylı

İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYRAKLI SONUÇ RAPORU

İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYRAKLI SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYRAKLI SONUÇ RAPORU Tarih: 23 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 25 Katılımcı listesindeki Sayı: 19 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015

AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015 AVRUPA BİRLİĞİNE UYUM DANIŞMA VE YÖNLENDİRME KURULU 2015 YILI 1. TOPLANTISI 11 MART 2015 ANA EYLEM 2: YENİLİK ve İYİ UYGULAMALARIN DEĞİŞİMİ İÇİN İŞBİRLİĞİ Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi için İşbirliği;

Detaylı

5902 SAYILI YASA, AFAD ve AFET RİSKLERİNİ AZALTMA ULUSAL PLATFORMU

5902 SAYILI YASA, AFAD ve AFET RİSKLERİNİ AZALTMA ULUSAL PLATFORMU 5902 SAYILI YASA, AFAD ve AFET RİSKLERİNİ AZALTMA ULUSAL PLATFORMU ÖMER MURAT YAVAŞ GRUP BAġKANI PLANLAMA VE ZARAR AZALTMA DAĠRESĠ BAġKANLIĞI RĠSK BELĠRLEME VE STRATEJĠ GRUP BAġKANLIĞI YERİNDEN YÖNETİM

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm

KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm MSGSÜ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA BÖLÜMÜ PLN 703 KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm 2014-2015 GÜZ YARIYILI Prof.Dr. Fatma ÜNSAL unsal.fatma@gmail.com TÜRKİYE NİN KENTLEŞME DİNAMİKLERİ Cumhuriyet öncesi Cumhuriyet

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı

KAMU İDARELERİNDE STRATEJİK PLANLAMAYA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

KAMU İDARELERİNDE STRATEJİK PLANLAMAYA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK KAMU İDARELERİNDE STRATEJİK PLANLAMAYA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK Karar Tarihi Yönetmelik No: 5018 YT 015 Yürürlük Tarihi Yayın Tarihi RG Sayısı 26179 BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK

Detaylı

KMÜ İİBF KAMU YÖNETİMİ VİZE SORULARI

KMÜ İİBF KAMU YÖNETİMİ VİZE SORULARI KMÜ İİBF KAMU YÖNETİMİ VİZE SORULARI -A Grubu- AÇIKLAMA : Sınav 25 sorudan oluşmakta olup her soru 4 puan üzerinden değerlendirilecektir. Yanlış cevaplar doğruyu götürmemektedir. Sınav süresi 30 dakikadır.

Detaylı

Belediyenin gelirleri

Belediyenin gelirleri Belediyenin gelirleri a) Kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları. b) Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay. c) Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler. d)

Detaylı

Mevcut Durum ve Beklentiler. Programı

Mevcut Durum ve Beklentiler. Programı Kamu Yönetiminde Y Reform: Mevcut Durum ve Beklentiler bağlam lamında Türkiye Yerel Gündem G 21 Programı Anayasa daki yerinden y önetim netim ilkesi, yerel öz- y önetim netim ilkesini ya şama geçirmek

Detaylı

Yerel Yönetimler. Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Yerel Yönetimler. Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yerel Yönetimler Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yerinden Yönetim Yerinden yönetim bazı kamu hizmetlerinin devlet dışındaki kamu tüzel kişileri tarafandan yürütülmesi demektir. Özellik Merkezden Y. Yerinden Y.

Detaylı

Kamu Mali Yönetim Eğitimi

Kamu Mali Yönetim Eğitimi Hollanda Maliye Bakanlığı Maliye ve Ekonomi Ulusal Akademisi ve Türkiye Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından işbirliği içinde hazırlanan Eğitim Programı Kamu Mali Yönetim Eğitimi

Detaylı

KAMU İDARELERİNCE HAZIRLANACAK FAALİYET RAPORLARI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KAMU İDARELERİNCE HAZIRLANACAK FAALİYET RAPORLARI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar KAMU İDARELERİNCE HAZIRLANACAK FAALİYET RAPORLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmelik; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri,

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK

DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK 2 Takdim Planı Modernleşme Süreci Açısından Devlet Devlet-Toplum İlişkileri Açısından Devlet Teşkilatlanma

Detaylı

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER

WORLD FOOD DAY 2010 UNITED AGAINST HUNGER DUNYA GIDA GUNU ACLIGA KARSI BIRLESELIM Dr Aysegul AKIN FAO Turkiye Temsilci Yardimcisi 15 Ekim 2010 Istanbul Bu yılki kutlamanın teması, ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde dünyadaki açlıkla mücadele

Detaylı

BİRİNCİ BOLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BOLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER DAİRE BAŞKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ VE İSTANBUL ULUSLARARASI FİNANS MERKEZİ (İFM) ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BOLÜM

Detaylı

ŞEHİRCİLİK ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ

ŞEHİRCİLİK ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİRCİLİK ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ YÖNERGESİ 1 AMAÇ Madde 1. Bu Yönergenin amacı, şehircilik, yerleşmeler ve planlama alanlarında kamu

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI PARK VE BAHÇELER DAİRESİ BAŞKANLIĞI YEŞİL ALANLAR PLANLAMA PROJE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve

Detaylı

tepav Eylül2011 N POLİTİKANOTU Yerelde Siyasi Sorumlulukla Hizmet Sorumluluğunun Örtüşmemesi ve Seçim Sisteminden Kaynaklanan Temsil Sorunları

tepav Eylül2011 N POLİTİKANOTU Yerelde Siyasi Sorumlulukla Hizmet Sorumluluğunun Örtüşmemesi ve Seçim Sisteminden Kaynaklanan Temsil Sorunları POLİTİKANOTU Eylül2011 N201150 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Selçuk SERTESEN 1 Araştırmacı, Yönetişim Etütleri Yerelde Siyasi Sorumlulukla Hizmet Sorumluluğunun Örtüşmemesi ve Seçim

Detaylı

GENEL OLARAK DEVLET TEŞKİLATI SORULARI

GENEL OLARAK DEVLET TEŞKİLATI SORULARI 1.... ilkesi, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmez. Belli devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret olup bununla sınırlı medeni bir iş bölümü ve işbirliği olduğunu anlatır.

Detaylı

T.C. ANTALYA VALİLİĞİ İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü

T.C. ANTALYA VALİLİĞİ İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü T.C. ANTALYA VALİLİĞİ İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü Sayı : BO54VLK4070200-506-1665 22/01/2013 Konu : 2013 Yılı Yatırım Programının İl de Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesi GENELGE 2013/1 İlgi

Detaylı

Madde 3 - (1) Bu Yönetmelik; 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 76 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Madde 3 - (1) Bu Yönetmelik; 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun 76 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ İçişleri Bakanlığından: Resmi Gazete Tarihi : 08/10/ 2006 Resmi Gazete Sayısı : 26313 BİRİNCİ BÖLÜM : Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı;

Detaylı

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 Bu Yönergenin amacı; Yeditepe Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisinin yönetimi ve

Detaylı

AB de Yerel ve Bölgesel Yönetimler. Ders 2

AB de Yerel ve Bölgesel Yönetimler. Ders 2 AB de Yerel ve Bölgesel Yönetimler Ders 2 White Paper on European Governence Avrupa Yönetişimi Brüksel 25.07.2001 Yönetişim kavramının tanılanması. Gündem 21 Belgesi (1992 Rio Konferansı) Küresel Ortaklık

Detaylı

TEMEL İDARE HUKUKU KISA ÖZET KOLAY AÖF

TEMEL İDARE HUKUKU KISA ÖZET KOLAY AÖF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. TEMEL İDARE HUKUKU KISA ÖZET KOLAY AÖF

Detaylı

İDARE VE İDARE HUKUKU İLE İLGİLİ KAVRAMLAR

İDARE VE İDARE HUKUKU İLE İLGİLİ KAVRAMLAR İÇİNDEKİLER Önsöz Bölüm 1 İDARE VE İDARE HUKUKU İLE İLGİLİ KAVRAMLAR 1.1.İdare Kavramı 1.1.1.İdare Kavramının Tanımı 1.1.2.İdare ile Yasama, Yürütme ve Yargının İlişkisi- Organik Anlamda İdare 1.1.3. İdari

Detaylı

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 5-

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 5- ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 5- Değerlendirme Raporu Doğrudan ve Temsili Demokrasi Merkezi ve Yerel Yönetimler Şeffaflık www.tkmm.net 1 2 ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ (Halk konuşuyor, TBMM dinliyor) Türkiye

Detaylı

25.03.2010. Açık Sistem Öğeleri

25.03.2010. Açık Sistem Öğeleri Eğitim insanların mükemmelleştirilmesidir (Kant). İyi yaşama imkanı sunan etkinliklerin tümüdür (Spencer). Fizik ik ve sosyal faktörlarin insan üzerinde meydana getirdiği tesirlerdir (Durkheim). Bireyin

Detaylı

III-13 KAMU İDARELERİNCE HAZIRLANACAK PERFORMANS PROGRAMLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

III-13 KAMU İDARELERİNCE HAZIRLANACAK PERFORMANS PROGRAMLARI HAKKINDA YÖNETMELİK III-13 KAMU İDARELERİNCE HAZIRLANACAK PERFORMANS PROGRAMLARI HAKKINDA YÖNETMELİK KAMU İDARELERİNCE HAZIRLANACAK PERFORMANS PROGRAMLARI HAKKINDA YÖNETMELİK R.G. Tarihi : 05/07/2008 R.G. Sayısı : 26927 BİRİNCİ

Detaylı

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz,

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ

KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ KTO KARATAY ÜNİVERSİTESİ ANAYASA HUKUKU DERSİ 2014 2015 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM DERS PROGRAMI İÇERİĞİ DERS TARİHİ 1. DERS SAATİ 2. DERS SAATİ 15.09.2014 TANIŞMA DERSİ TANIŞMA DERSİ 17.09.2014 22.09.2014

Detaylı

İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı

İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı T. C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı Görev Yetki ve Sorumlulukları Birim Birimin Temel Görevi Görev, Yetki ve Sorumlulukları İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı

Detaylı

MALİYE YÜKSEK EĞİTİM MERKEZİ (MAYEM)

MALİYE YÜKSEK EĞİTİM MERKEZİ (MAYEM) MALİYE YÜKSEK EĞİTİM MERKEZİ (MAYEM) MİSYON ÇALIŞMASI Tablo 1. Misyon Çalışması Sonuçları Konsolide Misyon Oluşturulamamıştır Grup 1 İnsanımızın refahını arttırmak için, adaletli, etkin, verimli, şeffaf

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

Yönetimi Belirleyen Anayasal İlkeler. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Yönetimi Belirleyen Anayasal İlkeler. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yönetimi Belirleyen Anayasal İlkeler Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu I. Devletin şekli Türkiye Cumhuriyeti nin Temel MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. II. Cumhuriyetin nitelikleri

Detaylı

2. BÖLÜM Sinop Kent Konseyi Gençlik Meclisi Amacı, İlkeleri, Oluşumu ve Organları

2. BÖLÜM Sinop Kent Konseyi Gençlik Meclisi Amacı, İlkeleri, Oluşumu ve Organları Sinop Belediyesi Kent Konseyi Gençlik Meclisi Çalışma Yönergesi 1. BÖLÜM Amaç Kapsam Amaç: Madde - 1: Sinop Kent Konseyi Gençlik Meclisi nin oluşumunu, organlarını, görevlerini ve çalışma yöntemlerini

Detaylı

Planlama Kademelenmesi II

Planlama Kademelenmesi II Planlama Kademelenmesi II İMAR PLANLAMA SÜRECİ İmar Planı Elde Etme Yolları İmar planları İmar Planlarının Yapımını Yüklenecek Müellif ve Müellif Kuruluşlarının Yeterlilik Yönetmeliği nde tanımlanan niteliklere

Detaylı

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

Müdafaa-i Hukuk Hareketi bu hakları savunmak ve geliştirmek için kurulmuştur.

Müdafaa-i Hukuk Hareketi bu hakları savunmak ve geliştirmek için kurulmuştur. Parti varlık sebebi, isminden de anlaşılacağı üzere, hakların savunulmasıdır. Müdafaa-i Hukuk düşüncesine göre: 1. İnsanın 2. Toplumun 3. Milletin 4. Devletin 5. Vatanın hakları vardır. Şu anda bu haklar

Detaylı

Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı Görev Yetki ve Çalışma Yönetmeliği. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı Görev Yetki ve Çalışma Yönetmeliği. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Konya Büyükşehir Belediyesi Kaynak Geliştirme ve İştirakler Dairesi Başkanlığı Görev Yetki ve Çalışma Yönetmeliği Kabul Tarihi: 18/04/2008 Kabul Sayısı: 183 Sayılı Belediye Meclis Kararı Yayım Tarihi:

Detaylı

AB Destekli Bölgesel Kalkınma Programları

AB Destekli Bölgesel Kalkınma Programları T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü AB Destekli Bölgesel Kalkınma Programları Aralık 2004 AB Bölgesel Programları Dairesi Başkanlığı

Detaylı

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar Technical Assistance for Implementation of the By-Law on Strategic Environmental Assessment EuropeAid/133447/D/SER/TR Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği'nin Uygulanması Teknik Yardım Projesi

Detaylı

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür

Detaylı

Arnavutluk ta MYK Reformu

Arnavutluk ta MYK Reformu A joint initiative of the OECD and the European Union, principally financed by the EU Arnavutluk ta MYK Reformu Anila Çili, MYK/MUB Başkanı Maliye Bakanlığı EUROPEAN COMMISSION Ankara, 04 06 Haziran 2013

Detaylı

İŞLETME VE İŞTİRAKLER MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI

İŞLETME VE İŞTİRAKLER MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI İŞLETME VE İŞTİRAKLER MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI İşletme ve İştirakler Müdürü Şef İdari İşler Servisi İşletme ve İştirakler Servisi T.C. KARS BELEDİYESİ İŞLETME ve İŞTİRAKLER MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 i Bu sayıda; Haziran İşgücü ve İstihdam gelişmeleri; Ocak-Ağustos Bütçe verileri değerlendirilmiştir. i 1 Gerçek işsizlikte ciddi artış

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU Tarih: 15 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 60 Katılımcı listesindeki Sayı: 57 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan

Detaylı

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI 25-26 Kasım 2005, İstanbul Sivil Toplumun Geliştirilmesi İçin Örgütlenme Özgürlüğünün Güçlendirilmesi Projesi,

Detaylı

İSO Kadın Sanayiciler Platformu 8 MART MANİFESTOSU

İSO Kadın Sanayiciler Platformu 8 MART MANİFESTOSU İSO Kadın Sanayiciler Platformu 8 MART MANİFESTOSU 1- Kadın istihdamı özendirilmeli Sorun: Gelişmiş ülkelerin çoğunda kadınların işgücüne katılım oranları yüzde 60-80 aralığında. Gelişmekte olan ülkelerde

Detaylı

ÜNİTE:1. Anayasa Kavramı, Anayasacılık Akımı ve Anayasa Çeşitleri ÜNİTE:2. Türkiye de Anayasa Gelişmelerine Genel Bakış ÜNİTE:3

ÜNİTE:1. Anayasa Kavramı, Anayasacılık Akımı ve Anayasa Çeşitleri ÜNİTE:2. Türkiye de Anayasa Gelişmelerine Genel Bakış ÜNİTE:3 ÜNİTE:1 Anayasa Kavramı, Anayasacılık Akımı ve Anayasa Çeşitleri ÜNİTE:2 Türkiye de Anayasa Gelişmelerine Genel Bakış ÜNİTE:3 Millî Güvenlik Konseyi Rejimi, 1982 Anayasası nın Yapılışı ve Başlıca Özellikleri

Detaylı

2012 YILI YATIRIM PROGRAMI NIN

2012 YILI YATIRIM PROGRAMI NIN T.C. ANTALYA VALİLİĞİ İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü 2012 YILI YATIRIM PROGRAMI NIN Türkiye Cumhuriyeti nin 100 üncü yıldönümüne rastlayan 2023 yılına kadar uzanan gelişme stratejisi içerisinde,

Detaylı

YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SON 10 YILDA YAŞANAN GELİŞMELER BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU 2010

YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SON 10 YILDA YAŞANAN GELİŞMELER BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU 2010 YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SON 10 YILDA YAŞANAN GELİŞMELER BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU 2010 Sunum Planı Yolsuzlukla Mücadele Alanında Bugüne Kadar Yapılanlar Yapılan Çalışmaların Uluslar arası Yolsuzluk Ölçümlerine

Detaylı

Beykoz Muhtarlar Derneği'nden...

Beykoz Muhtarlar Derneği'nden... Beykoz Muhtarlar Derneği'nden... Beykoz Muhtarlar Derneği 27 Şubat 2010 günü Beykoz Kristal İş Sendikası Genel Merkez binasında, Beykoz'un mülkiyet sorunlarının tartışıldığı toplantı sonrasında da sorunun

Detaylı

T.C AKDENİZ BELEDİYELER BİRLİĞİ

T.C AKDENİZ BELEDİYELER BİRLİĞİ T.C AKDENİZ BELEDİYELER BİRLİĞİ BİRLİĞİN VİZYONU Akdeniz Belediyeler Birliği, Yerel Yönetimler Reformu ve AB ile bütünleme süreçlerine destek sağlayan, hizmetlerinde kalite, verimlilik ve güvenirliği esas

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 Dayanak Madde 3 Tanımlar İkinci Bölüm - Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve

Detaylı

ENGELLİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR BİLGİ NOTU

ENGELLİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR BİLGİ NOTU ENGELLİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR BİLGİ NOTU 7 OCAK 2015 Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz,

Detaylı

STRATEJİK AMAÇLARIN BELİRLENMESİ: STRATEJİK NİYET ANALİZİ

STRATEJİK AMAÇLARIN BELİRLENMESİ: STRATEJİK NİYET ANALİZİ STRATEJİK AMAÇLARIN BELİRLENMESİ: STRATEJİK NİYET ANALİZİ STRATEJİK NİYET HİYERARŞİSİ VİZYON-MİSYON AMAÇLAR-HEDEFLER STRATEJİLER, POLİTİKALAR, TAKTİKLER PLANLAR, PROGRAMLAR, BÜTÇELER VİZYON ve MİSYON VİZYON

Detaylı

Sibernetik Sistemler. İç Mevzuatın Önemi ve «Doğru Ellerde Hazırlanmış İç Mevzuatın Kuruma» Faydaları

Sibernetik Sistemler. İç Mevzuatın Önemi ve «Doğru Ellerde Hazırlanmış İç Mevzuatın Kuruma» Faydaları Sibernetik Sistemler İç Mevzuatın Önemi ve «Doğru Ellerde Hazırlanmış İç Mevzuatın Kuruma» Faydaları Yönetimin Tarihsel Gelişimi Bilimsellik Çarpanı İnovasyon Yeteneği NEWYORK + KABİL - Öğrenen Organizasyon

Detaylı

AB, 2030 İKLİM VE ENERJİ PAKETİ ÜZERİNDE ANLAŞMAYA VARDI

AB, 2030 İKLİM VE ENERJİ PAKETİ ÜZERİNDE ANLAŞMAYA VARDI Brüksel de yapılan AB Liderler Zirvesi nde, AB üyesi 28 ülkenin devlet ve hükümet başkanları 2030 İklim ve Enerji Paketi üzerinde anlaştı. Zirve de varılan mutabakat, sera gazlarının %40 azaltılması, yenilenebilir

Detaylı

ŞEFFAFLIK VE ETİK KÜLTÜRÜN GELİŞTİRİLMESİ

ŞEFFAFLIK VE ETİK KÜLTÜRÜN GELİŞTİRİLMESİ ŞEFFAFLIK VE ETİK KÜLTÜRÜN GELİŞTİRİLMESİ Doç.Dr. Uğur ÖMÜRGÖNÜLŞEN omur@hacettepe.edu.tr Hacettepe Universitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü 1 Şeffaflık Şeffaflık, en basit anlamıyla, devletin

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği www.irisakademi.com Resmi Gazete Tarihi:05.02.2013 Resmi Gazete Sayısı:28550 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ GÖREV TANIMLARI

ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ GÖREV TANIMLARI ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ GÖREV TANIMLARI Valilik Makamının 04/11/2015 tarih ve 1260 Sayılı Olur ları kapsamında şube müdürlüklerinin görev tanımları yeniden düzenlenmiştir. Buna göre; I- PLANLAMA VE ZARAR AZALTMA

Detaylı